Kocaeli Müteahhitler Birliği Başkanı Oğuzhan Keleş, TÜİK’in 2026 yılı ikinci çeyrek Yapı İzin İstatistiklerini değerlendirdi. Yapı ruhsatı verilen daire sayısındaki yüzde 9,5’lik düşüşe dikkat çeken Keleş, yüksek inşaat maliyetleri, finansmana erişim güçlüğü, arsa fiyatları ve vatandaşın azalan konut alım gücünün Kocaeli’de yeni konut projelerini baskıladığını söyledi.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı 2026 yılı ikinci çeyrek Yapı İzin İstatistikleri, tamamlanan yapı sayısında artış yaşanırken yeni projelerde yavaşlama olduğunu ortaya koydu. Kocaeli Müteahhitler Birliği Başkanı Oğuzhan Keleş, yapı ruhsatlarındaki gerilemenin ilerleyen dönemde konut arzını, kira fiyatlarını ve kentsel dönüşüm çalışmalarını etkileyebileceğini belirtti.
YAPI RUHSATI VERİLEN DAİRE SAYISI YÜZDE 9,5 AZALDI
TÜİK verilerine göre 2026 yılının ikinci çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yapı ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 2, daire sayısı yüzde 9,5 ve toplam yüzölçümü yüzde 7,4 azaldı.
Aynı dönemde yapı kullanma izin belgesi verilen bina sayısı yüzde 13,7, daire sayısı yüzde 10,7 ve toplam yüzölçümü yüzde 5,8 arttı. Veriler, daha önce başlatılan inşaat projelerinin tamamlanmaya devam ettiğini ancak yeni yapı ruhsatlarında düşüş yaşandığını gösterdi.
“YENİ PROJELERİN BAŞLAMA HIZI YAVAŞLADI”
Yapı izin istatistiklerinin inşaat sektörü açısından iki farklı mesaj taşıdığını belirten Oğuzhan Keleş, yapı kullanma izinlerindeki artışın geçmişte başlayan projelerden kaynaklandığını söyledi.
Keleş, “Yapı kullanma izin belgelerindeki artış, daha önce başlamış ve tamamlanma aşamasına gelmiş projelerde üretimin sürdüğünü gösteriyor. Ancak yapı ruhsatlarındaki gerileme, yeni projelerin başlama hızında bir yavaşlama olduğunu ortaya koyuyor. Bugünün iskân verileri geçmişte alınmış kararların sonucuyken, bugün alınan yapı ruhsatları yarının üretim kapasitesini belirliyor” dedi.
KOCAELİ’DE KONUT İHTİYACI DEVAM EDİYOR
Kocaeli’nin sanayi, istihdam ve nüfus hareketliliği bakımından Türkiye’nin önde gelen kentleri arasında bulunduğunu hatırlatan Keleş, kentte güvenli ve nitelikli konut ihtiyacının sürdüğünü ifade etti.
Yeni konut projeleriyle ilgili kararların yalnızca talebe göre alınmadığını vurgulayan Keleş, yüksek inşaat maliyetleri, finansman koşulları ve arsa fiyatlarının yatırımcıları temkinli davranmaya yönelttiğini kaydetti.
Keleş, “İnşaat maliyetleri yüksek, finansman maliyetleri yatırım kararlarını sınırlıyor, arsa maliyetleri birçok bölgede projenin fizibilitesini zorluyor. Vatandaşın konut alma gücü ile konut fiyatları arasındaki makas da yatırımcı açısından öngörülebilirliği azaltıyor” ifadelerini kullandı.
İNŞAAT MALİYETLERİ YILLIK YÜZDE 28,66 ARTTI
TÜİK verilerine göre Haziran 2026’da inşaat maliyet endeksi yıllık bazda yüzde 28,66 yükseldi. Bina inşaatı maliyet endeksindeki yıllık artış yüzde 28,54 olurken işçilik maliyetlerindeki yükseliş yüzde 30,25’e ulaştı.
Bu koşullar altında yeni yapı ruhsatlarında yaşanan gerilemenin şaşırtıcı olmadığını belirten Keleş, üretim maliyetlerini düşürecek, finansmana erişimi kolaylaştıracak ve konut üretimini destekleyecek politikalara ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi.
KENTSEL DÖNÜŞÜM İÇİN “KRİTİK UYARI”
Kocaeli’nin 1999 Marmara Depremi’nden ağır şekilde etkilendiğini hatırlatan Keleş, yeni yapı üretimindeki yavaşlamanın yalnızca ekonomik bir gelişme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Kentsel dönüşümün Kocaeli’nin en önemli gündemlerinden biri olduğuna işaret eden Keleş, “Kentimizde güvenli olmayan yapı stokunun yenilenmesi yalnızca yeni bina üretimi değil, doğrudan can güvenliği meselesidir. Bu nedenle yeni yapı üretimindeki her yavaşlama, kentsel dönüşüm açısından da dikkatle değerlendirilmelidir” diye konuştu.
Keleş, deprem riski taşıyan yapıların yenilenmesini hızlandıracak finansman modellerinin geliştirilmesini istedi. Vatandaşın dönüşüm maliyetlerini karşılayabilmesi, müteahhidin projeyi sürdürülebilir biçimde tamamlayabilmesi ve finans kuruluşlarının uygun şartlarda kaynak sunabilmesi gerektiğini belirtti.
“İSKÂNDAKİ ARTIŞ YENİ ÜRETİMDE TOPARLANMA ANLAMINA GELMİYOR”
Yapı kullanma izin belgelerindeki artışın olumlu olduğunu ancak bu tablonun yeni konut üretiminde toparlanma şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Keleş, şu ifadeleri kullandı:
“İskân verilerindeki yükseliş elbette sevindirici. Ancak bu artış daha önce ruhsatı alınmış projelerin tamamlanmasıyla ilgili. Asıl bakmamız gereken, yeni ruhsatların nasıl bir eğilim gösterdiğidir. Çünkü bugün ruhsatı alınmayan proje, birkaç yıl sonra tamamlanacak yeni yapı stokunun oluşmaması anlamına gelir.”
TÜİK’in mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilerine göre de yapı ruhsatı verilen toplam yüzölçüm, 2026 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 2,1 azaldı.
KELEŞ’TEN KONUT ARZI VE KİRA FİYATLARI UYARISI
İnşaat sektörünün çok sayıda alt sektörü harekete geçirdiğini ve istihdam açısından yüksek çarpan etkisi oluşturduğunu belirten Keleş, üretimin sürdürülebilirliğinin korunması gerektiğini söyledi.
Finansman maliyetlerinin makul seviyelere çekilmesi, arsa arzının artırılması, ruhsat ve proje süreçlerinin hızlandırılması, kentsel dönüşüm finansmanının güçlendirilmesi ve konut alıcısının finansmana erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini ifade etti.
Yapı ruhsatlarındaki düşüşün ilerleyen yıllarda daha belirgin sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Keleş, “Bugün doğru adımları atmazsak bunun etkisini yarın konut arzında, konut fiyatlarında, kira artışlarında ve özellikle kentsel dönüşümün hızında görebiliriz” dedi.
Kocaeli’nin nüfusu, sanayisi ve ekonomik yapısı nedeniyle sürekli yeni konuta ihtiyaç duyduğunu kaydeden Keleş, güvenli ve sürdürülebilir yapı üretimi için kamu kurumları, yerel yönetimler, finans sektörü ve özel sektörün ortak hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Kaynak: www.bugunkocaeli.com.tr

