6 Şubat 2023’te yaşanan ve 11 ilimizi derinden etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümünde Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD), hayatını kaybeden vatandaşlarımızı saygı ve rahmetle anarken, deprem gerçeğiyle yaşamaya yönelik kalıcı ve bilim temelli adımların önemine bir kez daha dikkat çekti.
Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, depremlerin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen acının ve sorumluluğun hala çok taze olduğunu belirterek, “6 Şubat depremleri, yalnızca yaşadığımız büyük bir felaket değil; aynı zamanda ülke olarak almamız gereken dersleri çok net biçimde önümüze koyan bir kırılma noktasıdır. Kaybettiğimiz on binlerce canın hatırasını yaşatmanın en anlamlı yolu, benzer acıların bir daha yaşanmaması için kararlılıkla harekete geçmektir” dedi.
“Deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmek zorundayız”
Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayan Tayfun Küçükoğlu, deprem riskinin dönemsel değil, sürekli bir gündem olması gerektiğini ifade ederek şunları söyledi: “Depremler geçmişte kaldı ya da yalnızca belirli bölgelerin sorunu gibi düşünülemez. 2025 yılı verilerine baktığımızda Türkiye’de 53 bin 262 deprem kaydedildiğini görüyoruz. Bu depremlerin 437’si 4 büyüklüğünün üzerinde gerçekleşti. Bu tablo, ülkemizde ortalama olarak her gün 4 büyüklüğünde bir deprem, yaklaşık 15 günde bir 5 ve üzeri, 73 günde bir ise 6 ve üzeri büyüklükte bir deprem yaşandığını gösteriyor. Bu veriler doğrultusunda Türkiye’nin saatte ortalama 6, günde ise 146 depremle sarsıldığını söyleyebiliyoruz. Nüfusumuzun en az yüzde 90’ı fay hatlarının doğrudan etki alanında yaşamını sürdürüyor. Bu coğrafyada yaşıyorsak, depremle yaşamayı öğrenmek zorundayız. Bunun yolu da güçlü bir deprem bilinci, nitelikli yapılaşma ve sürdürülebilir kentsel politikalar geliştirmekten geçiyor.”
“Hem şehirlerimizi hem toplumumuzu dirençli hale getirmeliyiz”
Depreme dirençli şehirlerin yalnızca sağlam binalarla sınırlı olmadığını vurgulayan Tayfun Küçükoğlu, şu değerlendirmede bulundu: “Şehirlerimizi dönüştürürken geleceği de düşünmeliyiz. Dolayısıyla planlama, altyapı, çevre düzenlemesi, enerji verimliliği ve sosyal yaşamı bir bütün olarak ele almalıyız. Çevre dostu, kaynakları verimli kullanan ve iklim krizini de gözeten yapılaşma anlayışı artık bir tercih değil, zorunluluktur. Hem şehirlerimizi hem de toplumumuzu depreme karşı dirençli hale getirmeliyiz.”
“Farkındalık ve bilinç çalışmaları sürekli ve sistemli olmalı”
Deprem bilincinin ve depreme hazırlığın toplumsal bir kültür haline gelmesi gerektiğine dikkat çeken Küçükoğlu, kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının ortak sorumluluğuna işaret ederek şöyle konuştu: “Depremin yerini ve zamanını önceden bilme şansımız yok. Bu nedenle yaşamsal faaliyetlerimizi her an deprem olacakmış gibi düzenlemeliyiz. Tatbikatlar, eğitimler, bilgilendirme çalışmaları ve yerel düzeyde yürütülen hazırlık programları sistemli ve sürekli hale gelmelidir. Deprem farkındalığı sadece afet sonrası hatırlanan bir konu olmaktan çıkarılmalı; günlük yaşamın doğal bir parçası haline getirilmelidir. Bu kültürü çocukluktan başlayarak toplumun geneline yaymak zorundayız.”
“Toplumun deprem algısını ve hazırlık düzeyini ortaya koyacak çalışmalar yürütüyoruz”
Türkiye İMSAD olarak deprem bilincini güçlendirmeye yönelik çalışmalara ayrı bir önem verdiklerini belirten Tayfun Küçükoğlu, şu bilgileri paylaştı: “Türkiye, son yıllarda yaşanan depremlerle birlikte deprem gerçeğini daha güçlü biçimde gündeminde tutuyor. Yapı güvenliği, bireysel hazırlık ve toplumsal bilinç bugün her zamankinden daha fazla önem taşıyor. Bu gerçekten hareketle Türkiye İMSAD olarak, toplumun deprem kaygısını, hazırlık düzeyini, bina güvenliği algısını ve güvenli konut tercihlerine bakışını ortaya koyacak kapsamlı bir bilinç araştırmasının hazırlıkları içindeyiz. Elde edilecek verilerin hem kamu politikalarına hem de sektörümüzün yol haritasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.”
“Türkiye İMSAD olarak sorumluluk almaya devam edeceğiz”
Türkiye İMSAD’ın güvenli ve sürdürülebilir şehirler için uzun yıllardır çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Küçükoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “İnşaat malzemesi sanayisi, güvenli ve dayanıklı yapılaşmanın temel taşıdır. Bizler sektörümüzün bilgi birikimi ve üretim gücüyle daha güvenli, daha sürdürülebilir şehirler için üzerimize düşen sorumluluğu almaya devam edeceğiz. 6 Şubat’ta kaybettiğimiz vatandaşlarımızı saygıyla anıyor, aynı acıların bir daha yaşanmaması için kararlılıkla çalışmayı sürdürüyoruz.”
Türkiye İMSAD Hakkında
Kuruluşundan bu yana geçen 42 yılda, Türkiye inşaat sanayisini gerek yurt içinde gerekse yurt dışında temsil eden bir sivil toplum örgütü olan Türkiye İMSAD, 85 firma, 60 dernek, 5 üniversite ve 1 sendika üyesiyle, pazarda 32 binden fazla noktaya etkin bir şekilde ulaşmaktadır. Sürdürülebilir büyüme için yurt içinde ve yurt dışında iş birlikleri geliştiren Türkiye İMSAD, iç pazardaki gelişmeleri yakından izlemekte ve ihracatta ulaşılan başarının artarak sürdürülebilmesi için, dış pazarları yakından takip etmektedir. Türkiye İMSAD, inşaat sektörünün çok önemli grupları olan 36 farklı alt sektörü temsil etmektedir. Sektörel projeler yürüten, raporlar yayınlayan Türkiye İMSAD, Avrupa Komisyonu’nun fonladığı birçok projeye de liderlik etmektedir. 2018 yılından bu yana buildingSMART Türkiye şubesine ev sahipliği yapmaktadır.























