Geçtiğimiz yıl Kurban Bayramı tatilinin haziran ayına denk gelmesi ve uzun tatil süresi nedeniyle çalışma gün sayısı azalmış, bu da satışların tescil sürecini bir miktar yavaşlatmıştı. Bu yıl ise Kurban Bayramı’nın mayıs ayında kutlanması sayesinde haziran ayında tam çalışma kapasitesiyle hizmet verildi.
Geçen yılın bu baz etkisi, yıllık karşılaştırmada bu ayki rakamları çok daha güçlü bir noktaya taşıdı. Nitekim takvim etkisinden arındırılmış verilere baktığımızda, pazarın aslında kendi doğal ve dengeli seyrini koruduğunu görüyoruz. Haziran ayında ipotekli konut satışlarının geçen yıla göre yüzde 72,1 oranında artarak 25 bin 993 adet olarak gerçekleşmesi, bankacılık kanadındaki hareketliliğin sürdüğünü gösteriyor. Ancak toplam satışlar içindeki yüzde 20’lik pay, bize asıl lokomotifin halen “diğer satışlar” olarak adlandırılan alternatif modeller olduğunu hatırlatıyor.
Krediye erişimin sınırlandırıldığı bu dönemde, inşaat firmalarımızın kendi bünyelerinde sunduğu vadeli ödeme planları, senetli satışlar ve esnek çözümler piyasayı canlı tutan en büyük güç oldu. Müteahhitlerimizin bu yapıcı ve kolaylaştırıcı duruşu, konut sahibi olmak isteyen vatandaşlarımız için çok değerli bir köprü görevi görüyor. Aynı zamanda ikinci el satışlarının birinci eldekilere göre daha yüksek olması da inşaat maliyetlerinin yüksekliğinden dolayı vatandaşın daha çok birinci elden ziyade ikinci ele yöneldiğini gösteriyor.
İlk yarı yıla baktığımızda geçen yıla göre yüzde 3,1’lik bir azalış söz konusu olsa da yine ipoteklide ki yüzde 32’lik güçlü artış ve insanların altından çıkıp artık gayrimenkule geçiş yapmasıyla birlikte eylül itibariyle birlikte özellikle satışların artacağını ve geçen yılla aradaki açığın rahatlıkla kapanacağını düşünüyoruz.

