Ana Sayfa Blog Sayfa 28

2024 Yılı, Gaziantep OSB İçin Tamamlanma Yılı Olacak

0

Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Cengiz Şimşek, “Organize Sanayi Bölgesini, yatırım ve üretim açısından cazip hale getirecek projelerimizle sanayicimizin rekabet gücünü artırmayı hedefliyoruz” dedi.

Organize Sanayi Bölgesi’nde çok sayıda projenin devam ettiğini belirten Başkan Şimşek, “2024 yılı bizim için büyük yatırımlarımızın tamamlanma yılı olacak. Otoban bağlantımızı Ocak ayının sonunda tamamlıyoruz. Fırat’ın suyunu OSB’ye getirme projesine çok önem veriyoruz. Bu proje de 2024 yılı sonunda tamamlanacak. Diğer taraftan yapımı devam eden hastanemiz de 2024 yılı içinde hizmete girecek. Organize Sanayi Bölgemizde yaklaşık 300 bin kişi çalışıyor. Bu kadar nüfusun olduğu bir yerde bir hastanenin olmaması büyük bir eksiklikti. Diğer taraftan 6. OSB’nin imar planını bitirip, arsa dağıtımına başlamak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Gaziantep OSB olarak sanayicinin enerji maliyetlerini düşürmek amacıyla fabrika binalarının çatısına güneş enerjisi panellerinin kurulmasına büyük önem verdiklerini de dile getiren Başkan Şimşek, “Çatı güneş enerjisi panellerinin kurulması için bürokrasiyi en aza indiren, süreçleri kısaltan bir OSB’yiz. Şu anda Gaziantep OSB’de çatısına güneş enerjisi santrali kurulan fabrika sayımız 400’ü geçti. Sanayicilerimiz yenilenebilir enerji konusunda çok istekli. Bu nedenle de her geçen gün bu sayı artmaktadır.” şeklinde konuştu.

Başkan Şimşek sözlerini, “Hükümetin ekonomi politikasının meyvelerini 2024 yılının ikinci yarısından itibaren vereceğini tahmin ediyoruz. Haziran ayından itibaren piyasalarda belirgin bir iyileşme bekliyoruz. Geleceğin daha güzel olacağını düşünüyoruz.” dedi.

Malatya Deprem Konutları Bölgesine 46 Kilometrelik Yol Projesi

Malatya’da deprem konutlarının inşa edildiği İkizce ilçesinde 46 kilometrelik yol projesi için düğmeye basıldı.

Proje alanını ziyaret eden Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu,“Malatya’mız da,  İkizce’de 11 bin 131 konut için 46,3 kilometre imar ve bağlantı yolunda 100 adet iş makinesi ve 195 adet personel ile çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz. İlimizde 9 milyar 321 milyon lira proje tutarıyla tam 14 adet projemizin yapımına azimle devam ediyoruz.” dedi.

Konutla ilgili detaylı bilgi veren bakan, “Şu anda da çalışmalarımızın devam ettiği projelerimizden biri olan İkizce Toki Yolları şantiyesindeyiz. İkizce’de 11 bin 131 konut için 46,3 km imar ve bağlantı yolunda 100 adet iş makinesi ve 195 adet personel ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Projemiz kapsamında, 46,3 km uzunluğunda yol yapımı, altyapı işleri ve farklı seviyeli kavşak yapacağız. Bugün itibarıyla 7,5 km’lik kesimde çalışmalara devam ediyoruz. 4,5 km’lik kesimi ise terasman seviyesine getirdik. Yolumuzun üstyapı çalışmalarına da başladık.  Şubat 2024 sonu itibarıyla 9,4 km yolu altyapıları ile birlikte bitirmeyi hedefliyoruz. İhale kapsamında bağlantı yolunun devlet yolu ile kesiştiği kesimde farklı seviyeli kavşakta teşkil edeceğiz. Bu kavşak aynı zamanda deprem konutlarının karşısında bulunan Malatya OSB’ye de hizmet edecek. Malatya’nın gelişimi ve büyümesi için çalışmalarımıza hızla devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Konut Satışları, 2023’te Son 8 Yılın En Düşük Seviyesini Gördü

TSKB Gayrimenkul Değerleme tarafından yapılan ‘Bir Bakışta Konut Piyasası 2023’ isimli araştırmasına göre, Türkiye’de konut satışları 2023 yılında, son 8 yılın en düşük seviyesinde gerçekleşti.

TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş, “Bir Bakışta Konut Piyasası 2023” isimli araştırma raporunda konut yatırımlarını ele aldı. Konut piyasasının bireylerin hayatının yanı sıra ekonomide de önemli bir role sahip olduğuna değinen araştırma sonuçları, 2023 yılı değerlendirmesi ve 2024 yılı beklentilerine ilişkin önemli göstergeleri ortaya koyuyor.

Araştırma hakkında görüşlerini paylaşan TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, “Konut satışları 11 aylık dönemde toplam 1.087.349 adetle 2015 yılından bu yana en düşük seviyesine geriledi. Böylece konut satışları 2023 yılında yüzde 15 oranında gerileme kaydetti. Konut piyasasındaki yavaşlamada konut finansmanına erişimin zorlaşması ve konut fiyatlarındaki artışın etkili olduğu görüldü. 2023 yılında görülen gerilemede en dikkat çekici veri, ipotekli satışların toplam satışlar içindeki oranının bugüne kadarki en düşük seviyesi olan yüzde 16’ya gerilemesi oldu. 11 aylık dönemde; ilk kez satılan konut adedi 328 bin 299, ipotekli olarak satılan konut adedi 171 bin 706, iş günü başına konut satış adedi ise 4 bin 687 olarak gerçekleşti.” açıklamalarını yaptı.

“Konut fiyatlarının geldiği mevcut seviye, alım gücünde azalma ve kira fiyatlarında artış olarak kendini gösterdi”

2024 yılının önemli konu başlıklarından birinin konut fiyatlarındaki hızlı artış olduğuna işaret eden Makbule Yönel Maya, “Temmuz 2021 itibarıyla oluşan negatif reel faiz ortamı ve enflasyon, konut yatırımının güvenli liman konumunu pekiştirdi. Konut fiyatları artışındaki ivme özellikle son iki yılda görüldü. Konut fiyatlarının geldiği mevcut seviye ise alım gücünde azalma ve kira fiyatlarında artış olarak kendini gösterdi. Bunlarla birlikte konut fiyatları üçüncü çeyrekte aylık bazda enflasyonun altında artış göstererek yavaşlama sinyalleri verdi. Yıllık nominal konut fiyat artışı yüzde 86,5 seviyesinde olurken, yıllık reel konut fiyat artışı yüzde 15,6, Türkiye geneli ortalama birim fiyat 30 bin 36 TL/metrekare olarak gerçekleşti. Diğer yandan konut piyasasında 2024 yılında üç ana başlığın gündemde olacağını düşünüyoruz. Bunlardan ilki yeni konut üretimini özendirici araçların geliştirilmesi, ikincisi deprem bölgelerinin yeniden inşası ve bunun finansman kaynaklarının ve kaynak akış rotasının oluşturulması, üçüncüsü ise yalnızca ülkemizde değil tüm dünyada en önemli konu başlıklarından biri olan barınma sorunu.” diye konuştu.

“11 aylık dönemde ipotekli satılan konut adedi 171 bin 706”

Uygun faiz oranlarıyla desteklenen konut talebinin konut fiyatlarında önemli bir artış periyodunun öncüsü olduğunu ve sonrasında ekonomi politikaları doğrultusunda faiz oranlarında artışlar görüldüğünü belirten Makbule Yönel Maya, şöyle devam etti: “Konut kredisi faiz oranları Kasım ayı itibarıyla yıllık yüzde 42,2 ile son 10 yıldaki en yüksek seviyesine ulaşırken aynı ayda aylık bazda 5 bin 245 adet ile veri tarihindeki en düşük ipotekli satış adedi elde edildi. Türkiye’de azalan konut sahipliği oranları da dikkate alındığında, konuta erişimde finansman maliyetinin azaltılmasına yönelik adımlarla birlikte erişilebilir fiyatlı konut üretimi konut sahipliğinde eğilim yönünü artıya çevirebilir. İpotekli satışların toplam satışlar içerisindeki oranı yüzde 15,8, 11 aylık dönemde ipotekli satılan konut adedi 171 bin 706, diğer konut satış adedi ise 915 bin 643 olarak gerçekleşti.”

“11 aylık dönemde konut satışlarındaki yıllık azalma – yüzde 14,9 seviyesinde”

Türkiye’de konut sahipliğinin 2013 yılından beri düzenli olarak azalırken kiracı oranının artış gösterdiğini ifade eden Maya, “Bu veriyle birlikte konut fiyatları ve kiralardaki artış oranları ele alındığında uygun fiyatlı kiralama modellerinin önemi ortaya çıkıyor. Yıl içinde gerçekleşen depremler sonrası yaşanan iller arası göçün de kira fiyatları üzerinde etkisi hissedildi. Barınma sorunu konut alımının zorluğunun yanında kira fiyatlarının yükselişiyle de farklı bir alanda daha kendini gösteriyor. Bu doğrultuda uygun fiyatlı kiralık konut üretiminin mali politikalarla da desteklenmesi önem arz ediyor. 2022 yılı itibarıyla konut sahipliği oranı yüzde 56,7, kiracı oranı yüzde 27,2 11 aylık dönemde konut satışlarındaki yıllık azalma ise – yüzde 14,9 seviyesinde meydana geldi.” dedi.

“Ülke uyruklarına göre en çok satış, yüzde 30,2 pay ile Rusya Federasyonu vatandaşlarına yapıldı”

Dolar bazında konut fiyatlarının 2010 yılından bu yana en yüksek seviyeye ulaşarak Ekim 2023 itibarıyla 1.078 USD/m2 olduğunu kaydeden Maya, “Konut satışlarında yabancı payına baktığımızda ise geçtiğimiz yıl yabancıların toplam satışlar içindeki oranı yıllık bazda yüzde 4,5 ile zirve değerine ulaşmışken 2023 yılında bu oran yüzde 3 oldu. Aynı oran Kasım 2023 itibarıyla ise yüzde 2,5’e geriledi. Ülke uyruklarına göre en çok satış, yüzde 30,2 pay ile Rusya Federasyonu vatandaşlarına yapıldı. İl bazında ise 2015 yılından beri birinci sırada olan İstanbul’un yerini yüzde 36,7 ile Antalya aldı. Yıllık USD bazlı konut birim fiyat artışı yüzde 21,1, yabancıların konut satışlarındaki yıllık ortalama payı yüzde 3, 2023 yılında yabancılara yapılan konut satışı ise 32 bin 941 adet oldu.” diye konuştu.

“Konut fiyat artışlarının hızlı bir şekilde görüldüğü Antalya son iki yılda yaklaşık 85 bin göç aldı”

Göç konusunun konut piyasasında bir diğer önemli veri olduğuna dikkat çeken Maya, “Son altı yılda ortalama 200 bin net göç alındı. Konut fiyat artışlarının hızlı bir şekilde görüldüğü Antalya ise son iki yılda yaklaşık 85 bin net göç aldı. TÜİK’in nüfus projeksiyonlarına göre, önümüzdeki yıllarda yıllık nüfus artışının yaklaşık 1 milyon civarında olmasının beklendiği de dikkate alındığında hızlı bir şekilde konut üretiminin artırılması gerekiyor. Buna karşın kısıtlı arz, geciktirilmiş talep, göç ve finansman zorlukları konut fiyatlarındaki olası bir iyileşmenin önündeki en büyük engeller. Son 7 yılda alınan net göç 1 milyon 415 bin 179, 2022 yılı hane halkı sayısındaki artış 639 bin 765, 2022 yılı nüfus artışı 599 bin 280 seviyesinde.” dedi.

“Yurt kapasitelerinin artırılması barınma sorununun çözümü için de oldukça önemli”

İkamet ettiği ilden başka bir ildeki üniversiteye yeni kayıt yaptıran gençlerin sayısının 2021 yılında 386 bin 646 olduğunu hatırlatan Maya, “2022/2023 dönemi itibarıyla toplam yurt kapasitesi ise 1 milyon 322 bin 754 olmuştu. Barınma sorunu temel bir konu olmasının yanı sıra öğrenciler için de bir çözüme ihtiyaç bulunuyor. Yurt kapasiteleri bu başlık altında büyük bir öneme sahip. Bu alanda yapılan yatırımlar öğrenci ikametinin kolaylaştırılmasına olanak sağlayabilir. Başta özel yurt kapasiteleri olmak üzere, yurt kapasitelerinin artırılması barınma sorununun çözümü için de oldukça önemli. Toplam yurt kapasitesindeki yıllık artış yüzde 8,1, 2022/2023 dönemi kamu yurt kapasitesi 876 bin 942, 2022/2023 dönemi özel yurt kapasitesi ise 445 bin 812 olarak biliniyor.” açıklamalarını yaptı.

“İlk kez ev satın alacaklara sağlanacak teşvikler kira piyasası üzerindeki baskının hafifletilmesi açısından kritik önem taşıyor”

2024 yılına ilişkin sektör beklentilerini paylaşan Maya, konut kredilerindeki sıkılaşmanın devam etmesi durumunda konut piyasasında yavaşlamanın sürebileceğini ifade etti.  Ancak sıkılaşmadaki azalmayla birlikte 2024 yılının ikinci yarısından itibaren daha iyimser bir tablo ile karşılaşmanın mümkün olduğunu da belirten Maya, şöyle devam etti: “Konuta erişimi azalan genç nüfusla birlikte konut sahipliği belirli bir zümrede olacak şekilde sınırlanıyor. İlk kez ev satın alacaklara sağlanacak teşvikler kira piyasası üzerindeki baskının hafifletilmesi açısından kritik önem taşıyor. Düşük risk odaklı yatırımcılar için mevduat faizleri büyük bir öneme sahip. Geçtiğimiz dönem zarfında, riskten kaçınma ve paranın değerini koruma isteği nedeniyle artan gayrimenkul yatırımları alternatif getirilerin düşük olmasından da etkilenmişti. Mevduat faizlerindeki artışla birlikte ise yatırım amaçlı konut alımlarında azalma kaydedildi. Bu eğilim, 2024 yılı başlangıcı itibarıyla benzer şekilde devam edebilecekken arsa ve arazi satışlarının ise daha az etkilenmesi beklenebilir.”

“Yeşil dönüşüm için en doğru zamandayız”

Dar ve orta gelirli nihai tüketiciye yönelik ürün geliştirilmesinde artış sağlayacak çözümlerin bir diğer önemli odak noktası olacağının altını çizen Maya, “Arzın kısıtlı olması ve inşaatın belirli bir süre alması çözümün kısa bir süre zarfında mümkün olamayacağını ve bu sebeple hızla aksiyon alınması gerektiğini gösteriyor. Özellikle kentlerdeki yaşam maliyetindeki artış ve barınma sorunu dünya genelinde etkilerini hissettiriyor. Konut fiyatlarındaki ve kiralarda görülen artış, barınmanın yaşam maliyeti içerisindeki payında artışa yol açıyor. Ülkemizin deprem gerçeği ve sağlanan teşviklerle kentsel dönüşüm önümüzdeki yıl da en hareketli konulardan biri olacak. Diğer yandan yeşil dönüşüm için de en doğru zamandayız. Konut sektörü, ülkemizin 2053 yılı net sıfır emisyon hedefine ulaşılması için büyük öneme sahip. Başta enerji ve su verimliliğinin artırılmasıyla konut bakım ve işletme maliyetlerinde tasarruf sağlayarak hem bireysel hem de çevresel fayda yaratmak mümkün.” açıklamasını yaptı.

Bizim Evler 9 ve 10’da Erken Teslim Başladı

İhlas Holding İnşaat Grubu tarafından İstanbul’un Ispartakule ilçesinde yükselen Bizim Evler 9 ve 10 projelerinde daire teslimleri 1 yıl erken başladı.

İstanbul’da planlı şehirleşme ve kent yaşamının en başarılı örnekleri arasında yer alan Ispartakule’nin en yeni projeleri Bizim Evler 9 ve Bizim Evler 10’da 1 yıl erken teslim sevinci yaşanıyor. Bölgenin en büyük yatırımcısı olan ve bugüne kadar 8 projeyle Ispartakule’de yaklaşık 6 bin konut üreten İhlas Holding İnşaat Grubu, hemen teslim fırsatı ve cazip ödeme alternatifleriyle ev sahibi olma imkanı sunuyor.


Bugüne kadar 25 bin aileyi ev sahibi yapan ve imza attığı projelerin tamamında ferah yaşam alanları sunan İhlas Holding İnşaat Grubu, her detayı en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş yüksek malzeme kalitesine sahip yapılar inşa ediyor. Projelerinin tamamında aile konseptini ön planda tutan ve Ispartakule’de büyük yatırımlara imza atan İhlas Holding İnşaat Grubu, Bizim Evler 9 ve Bizim Evler 10 projelerinde yaşayacak sakinlere 1 yıl erken teslim sevinci yaşatıyor.

Geniş Tasarımlı Daireler

Ferah kullanım alanına sahip, yaşama değer katacak geniş metrekarelerde tasarlanmış 3+1 ve 4+1 tipinde konut alternatiflerinin olduğu Bizim Evler 9 projesinde ayrıca sosyal imkanlarla birlikte site sakinlerinin ihtiyaçlarına yanıt verecek 16 adet cadde dükkanı yer alıyor.

Geniş yeşil alanlarıyla ayrıcalıklı bir yaşamın kapılarının aralandığı ve 2+1, 3+1, 4+1 tipinde konut alternatiflerinin yer aldığı Bizim Evler 10 projesinde ayrıca sakinlerinin ihtiyaçlarına yanıt verecek ve bölgeye büyük bir hareketlilik katacak 44 adet cadde dükkanı bulunuyor. Projede kapalı yüzme havuzu, fitness center ve Türk Hamamı’yla birlikte çocuk oyun alanları, basketbol ve futbol sahaları yer alıyor.

Teslimleri 1 yıl erken gerçekleştirilecek Bizim Evler 9 ve Bizim Evler 10 projeleri, İstanbul’un en sağlam bölgelerinden Ispartakule’de, radye temel, tünel kalıp ve taşıyıcı perde duvar sistemleriyle hayata geçirilirken site sakinlerine eşsiz bir lokasyon avantajı da sunuyor. Her iki proje de TEM Otobanı, Yüksek Hızlı Tren,  Kuzey Marmara Otoyolu, İstanbul Havalimanı ve Çam ve Sakura Şehir Hastanesi gibi devlet yatırımlarına çok yakın bir mesafede konumlandırılıyor.

Ispartakule’nin Son İncisi

İhlas Holding İnşaat Grubu, Ispartakule’de Bizim Evler 9 ve 10 projelerinde ailelere erken teslim sevinci yaşatırken, bölgenin son incisi Bizim Evler 11’de de inşaat çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. 2+1, 3+1 ve 4+1 olmak üzere alternatif büyüklüklere sahip 582 daire ve 55 cadde dükkanının yer alacağı Bizim Evler 11 projesinde kapalı yüzme havuzu, çocuk oyun alanları, geniş peyzaj alanları, yürüyüş yolları, koşu parkuru, futbol-voleybol – basketbol sahaları, süs havuzları ve tenis kortu gibi sosyal donatıları ile site sakinlerinin kullanımına sunuluyor. Devlet yatırımları ve ulaşım akslarının tam merkezinde konumlandırılan Bizim Evler 11, eşsiz Küçükçekmece Gölü manzarasıyla da benzersiz bir hayata davet ediyor.

Enerjide İdari Cezalar Belli Oldu

0

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, enerji verimliliği kanunu kapsamında 2024 yılında uygulanacak idari para cezalarını açıkladı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının konuya ilişkin tebliği, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Enerji verimliliği kanununda belirlenen yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edilmesi halinde verilecek idari para cezaları, 2023 yeniden değerleme seviyesi olan yüzde 58,46 oranında artırıldı.

Buna göre, uygulanacak idari para cezaları 8 bin 918 lira ile 897 bin 945 lira arasında değişiklik gösterecek.

Kiralarda Fahiş Fiyatlar Düşüyor

0

İstanbul’da çeşitli nedenlerle artan kira fiyatları düşüşe geçti.

Dünyanın en pahalı şehirleri arasında 72’nci sırada gelen ve son bir yılda kiralık konut fiyatları yüzde 105,8 artış gösteren İstanbul’da, fahiş artışlar yerini düşüşe bırakmaya başladı.

Geçtiğimiz ay getirilen 100 günden az kısa dönemli (günlük) kiralamalara Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan izin belgesi şartı ve fahiş artışlarının kiralıklara erişimi iyice zorlaştırmasıyla konut kiraları, üç yılın ardından gerileme gösterdi. Piyasada şu anda bir durgunluk olduğuna işaret eden gayrimenkul sektör temsilcileri, “Kiralıklarda yüzde 5 ile yüzde 25 arası bir düşüş söz konusu. Boş tutulan evler de kiralanmaya başladı. Fiyatlardaki o fahiş balonlar, köpükler gidiyor” yorumunu yaptı.

Yüzde 110 artmıştı, şimdi düşüşe geçti

Keller Williams Ekol Yönetici Ortak Ahmet Kurşunlu, kiralarda yüzde 25 artış sınırına rağmen, reel artış oranlarının daha yukarıda olduğuna işaret etti. Yıl başından bu yana, reel piyasada kira artış oranlarının küçük dairelerde yüzde 110, büyük daireler de ve müstakil evlerde yüzde yaklaşık 65 arttığını belirten Kurşunlu, “Ancak son aylarda bazı illerde kira artış oranları aynı kalmakla birlikte, İstanbul ve İzmir de yüzde 5 ile yüzde 10 arasında kira oranlarında düşüş gözlemlenmekte” dedi.

Piyasa durgun kiralarda yüzde 20-25 düşüş var

İSTOÇ İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Gayrimenkul Uzmanı Şenay Araç, kiralık piyasasında bir durgunluk görüldüğüne işaret etti.

Araç, bunun nedenlerini şöyle açıkladı: 

“Fiyatlar çok yükseldi. Bir de insanları kışın taşınmak istemiyorlar. Şu anda kiralık evlere daha ziyade, oturduğu evden çıkmak zorunda kalan, ev sahibiyle mahkemelik olan kişilerden talep geliyor. Kiralarda yüzde 20-25 düşüşler var.”

İstanbul’da kira fiyatlarına da değinen Şenay Araç, şu bilgileri verdi: “Maslak Mashattan sitesinde 3 + 1 daire 60.000 TL, Vadistanbul’da Çamlı Vadisi Sitesi’nde 4 + 1 daire 110.000 TL, Ümraniye’de site içerisinde 3 + 1 daire 46.000 TL, Bağcılar Batışehir‘de 2 + 1 daire 25.000 TL.” Boş evler kiralanmaya başladı İstanbul Emlakçılar Odası Başkanı Nizamettin Aşa, kiralık piyasasında şu anda talebin azaldığını, bu durumun kiralıklara yansımaya başladığını söyledi.

Aşa, “Hemen hemen istenen fiyatın üzerinden, yaklaşık yüzde 20-25 düşüşler oldu. Eskiden 30 gündü ilanda kalma süresi, şimdi 90 güne kadar çıktı. Kiralık fiyatları, şu anda olması gereken bir seviye, yani o balonlar, köpükler gidiyor. Emlakçıların elinde şu anda 2-3 tane kiralık var, önceden hiç yoktu. Boş tutulan evler de kiralanmaya başladı. O eski, geçen yılki piyasa yok şu anda. Beşiktaş, Kadıköy, Şişli, Bakırköy, Fatih gibi merkezlerde de yakın tablolar var” diye konuştu. 

Aşa, ancak yeni konut ve bahçeli villa bölgelerinin yükseldiğinin de altını çizdi.

Kaynak: Dünya Gazetesi

Birden Fazla Evi Olanlara Ek Vergi Sistemi

0

Konut sektöründe yapılacak yeni düzenlemelerle birlikte, birden fazla evi olanlara ek vergi sistemi de devreye girecek.

Bu değişim ile birlikte ev fiyatlarındaki artışı dengelemek ve piyasadaki dalgalanmaların azaltılması amaçlanıyor. Evin değerine göre belirlenecek olan bu vergi, özellikle de yüksek fiyatlı konut sahiplerini etkileyecek.

Habertürk yazarı Rahim Ak, konut alımlarında vergi düzenlemelerinin değişeceğini belirtti. İlk konut alımında uygulanan yüzde 4 verginin, ikinci ve üçüncü konut alımlarında artacağını vurguladı.

Ak şu ifadeleri kullandı:

“Şu anda konut satın alınırken tapu harcı yüzde 2 satıcıdan yüzde 2 alıcıdan olmak üzere yüzde 4. Edindiğimiz bilgilere göre düşünülen düzenlemede de vatandaş ilk evini satın alırken harç yüzde 4 olacak. İkinci evi almaya çalıştığınızda bu tutar muhtemelen bir kat artacak. Üçüncü, dördüncü belki daha fazla evi almaya çalıştığınızda belki bir kaç kat daha artacak. Bakalım lobi gücünün fazla olduğunu bildiğimiz inşaat müteahhitlerine rağmen bu düzenleme yapılabilecek mi?”

Kaynak: Dünya Gazetesi

Ev Sahipleri Tahliye Bedelleri Nedeniyle Mağdur Oluyor

0

Emlak danışmanları ile avukatlar kiracıların fahiş tahliye bedelleri nedeniyle mağdur olan ev sahibi sayısında artış olduğunu söylüyor.

Hürriyet Gazetesi’nin haberine göre; gayrimenkul hukuku uzmanı Avukat Hikmet Güngör, geçmişte işyeri için ödenen hava parasının artık konutlarda da uygulandığını söyledi.

“Güncel durumda tahliye davası açan mal sahipleri davayı kazansalar bile dava süreci en az üç yıl sürmekte. Bunu bilen kiracılar maalesef bu durumu kötüye kullanabiliyorlar” diyen Güngör baktığı dosyalardan şu örnekleri paylaştı:

“İstanbul’un merkezi ilçesinde bir evi olan müvekkilim kiracısının çıkmasını istiyor, çünkü evine kendi geçecek. Kiracı taşınmazdan çıkmak için 4 milyon lira istedi. Üstelik bir de tarihe göre tarife hazırlamış. Hemen çıkmak için 4 milyon lira, 2024 yılı kasım ayında çıkmak için 2.5 milyon lira, 2025 kasım ayında çıkmak içinse 300 bin lira talep etti. Arabulucuda anlaşma sağlanamadı ve dava yoluna gidildi. Bir başka dosyamızda kiracı eve 500 bin dolar masraf yaptığını iddia edip bu bedeli istedi. Yeni bir evde böyle bir tadilat rakamı imkansız. Bunun adı tahliye fırsatçılığı.”

İstanbul Emlak Brokerleri Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Ulvi Özcan, taşınma parası istemenin kira piyasasında olağan bir hal aldığını söyledi. Kiracıların uzun süren yargı süreçlerini suistimal ettiğini belirten Özcan, bir ev sahibinin yaşadığı mağduriyeti şöyle anlattı:

“Ev sahibi evini satmak istiyor, evde bir kiracı var. Önce kiracı evi göstermek istemedi ve yer gösterme davası açıldı. 1.5 yıl sonra çilingir ve polis eşliğinde eve girdik. Şimdi de evden çıkmak için 150 bin dolar istiyor. ‘Yeni bir eve çıkarsam muadilinin kirası 5 katı’ diye bir savunması var. Ama bu durum ev sahibinin suçu değil. İstediği rakam başka bir ilçedeki ev fiyatı. Özellikle merkezi ilçeler ve lüks konutlarda böyle uçuk rakamlar görüyoruz. Daha uygun fiyatlı evlerde de taşınmak için bir bedel isteniyor. Tahliye için mülk sahibinde evin değerinin ortalama yüzde 5-10’u kadar rakamlar talep edildiğini biliyoruz. Kabul eden, etmek zorunda olan da var, dava yoluna gidenler de”.”

ADÜ Hastanesi’nde Yükselecek Yaşam Merkezi Projesinin İnşaatı Başladı

0

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yapılan Yaşam Merkezi projesinin temeli, düzenlenen törenle atıldı.

Temel atma törenine, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent’in yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Cemal İyem ve Prof. Dr. Nuh Kılıç, Genel Sekreter V. Doç. Dr. Bertan Akyol, Rektör Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Fatih Hacıyusufoğlu, Rektör Danışmanı ve ADÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mücahit Avcil ile idari personel ve vatandaşlar katıldı.

Törende konuşan ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, “Bilindiği üzere Hastane bölgesinde Üniversitemize ait üç adet kantin bulunmakta. Yerleşim yerlerine göre Poliklinik, Ziyaretçi ve Acil Kantini olarak isimlendirilen bu kantinlerimiz, oldukça eskimiş durumda. Bununla birlikte kapalı oturma alanları da bulunmuyor. Hasta ve hasta yakınlarına daha kaliteli hizmet verebilecek kapalı alanı bulunan nezih bir binaya ihtiyaç vardı. Bu nedenle hastane bölgesinde, hasta ve hasta yakınlarının, ziyaretçilerin ve personelimizin yiyecek içecek ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri, kapalı ve açık alanlardan oluşan 650 metrekare yerleşim alanına sahip yeni bir bina inşaatına başlamış bulunuyoruz. Aynı anda 500 kişiyi ağırlayabilecek kapasiteye sahip. İnşaatı, tüm tefrişatıyla birlikte 10.500.000-TL’ye mal olacak projenin bütçesi tamamen İktisadi İşletmemiz tarafından karşılanmaktadır.” dedi.

Temel atma töreni, dua okumasının ardından Rektör Bülent Kent’in yeni yapılacak binanın harç dökümü için butona basmasıyla sona erdi.

İzin Belgesi Olmayan Turizm Konutlarına 1 Milyon TL’lik Ceza

0

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan “Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik” yürürlüğe girdi. Kısa süreli konut kiralayanların izin belgesi bulundurmaması sonucunda 1 milyon TL’lik ceza uygulanacak.

Tek seferde 100 günden daha kısa süreli yapılan konut kiralamaları kanun kapsamına alındı. Resmi Gazete’de yer alan yönetmelik ile konutların günlük veya haftalık olarak kısa süreli turizm amaçlı kiralanabilmesi için, turizm amaçlı kiralama sözleşmesi yapılmadan önce izin belgesinin alınması zorunlu hale geldi.

Gerekli izin belgesinin alınabilmesi için kısa süreli kiraya verilecek konutlar ile ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bazı kriterler getirildi. Bu kriterlerde evlerin girişine plaket asılması, kiralanacak konutlara yangın dedektörü takılması ve tüm kat maliklerinden izin alınması gibi şartlar göze çarpıyor. 

Bu kriterlere uygun konutlara sahip kişiler kısa süreli kiralama belgelerini alabilmek için 1 Ocak 2024’ten itibaren e-devlet üzerinden başvurularını yapmak zorundalar. Bakanlığa yapılacak fiziki başvurular ise geçersiz sayılacak. 

Hürriyet’ten Eren Sakarya’nın haberine göre; Gayrimenkul Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, düzenleme öncesinde konutların vergi levhassız bir biçimde hiçbir kimlik veya tapu sahipliği olmayan binlerce kısa süreli kiralama ilanlarının sitelerde yayınlanabildiğini söylüyor. Özelmacıklı “Bu husus ayrıca bazı ilanların verilme amacının farklı nitelikteki hizmetlere aracılık şekli ile de kullanıldığı değerlendirilebilir” demekte.

Özelmacıklı bu yönetmeliğe göre sezonluk kiralamaların kanun kapsamı dışında olduğunu söylüyor. Gayrimenkul uzmanı “Ama haftalık, 10 günlük verilenler düzenlemeye uymak zorunda” diyor. Ayrıca Özelmacıklı “Bakanlıkça nitelikleri belirlenen plaket, turizm amaçlı kiralama yapılan konutun girişine asılmak zorunda” demekte.

Tüm Kat Maliklerinin Noter Tasdikli Onayı Gerekiyor

Gayrimenkul Uzmanı Nilüfer Kas, en önemli kriterin, 100 günden az kiraya verilecek olan konutlar için binada bulunan diğer kat maliklerinin onayını almak gerekiyor dedi. Kas “Yeni kanun ile bir apartmanda 10 daire varsa kalan 9 dairenin de kat maliklerinin noter tasdikli onayı gerekiyor. Bir kat maliki izin vermezse bile bu belge alınamıyor. 3 daireden az olan binalarda komşuların onayı gerekli değil” dedi.

Turizm belgesi alınmadan konutun kiraya verecekler ise çok ciddi cezalar ile karşı karşıya kalacak. Kas bu cezaları “Denetimler çok sıkı olacak. Bir komşunun şikayeti bile cezaya neden olacak. İlk ceza 100 bin TL. İlk ceza sonrası kriterlerin tamamlanması için 15 gün süre veriliyor. Tamamlanmamışsa ikinci denetim sonucu 500 bin TL ceza veriliyor. Yine 15 gün süre tanınıyor. Üçüncü sefer ceza ise 1 milyon TL” şeklinde açıklıyor.

Emlak Acentelerini de Kapsıyor

Gayrimenkul Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, bu yönetmeliğin emlak acentelerini de kapsadığını belirtti. Özelmacıklı “Emlak işletmesi de bu izin belgesi olmayan konutun kiraya verilmesine aracılık edemez. Ederse 100 bin TL’lik cezalar onları da bağlıyor” dedi.

Villa Tipi Mülkerin Belgeyi Alması Daha Kolay

Tatil bölgelerinde yazın mülkünü kiraya verenlerle ilgili ise Özelmacıklı “Villa tipi mülklerin bu izin belgesini alması nispeten çok daha kolay. Asıl sorun apartman tipi konutlarda yaşanacak” ifadelerini kullandı. Özelmacıklı bazı Rezidansların ve yüksek nitelikli konutların ise yönetmelik dışında bırakıldığını da sözlerine ekledi.

Gayrimenkul uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, “Belge alamayan vatandaşların kararı ve yapılacak denetimler sonrası Turizm Bakanlığı’nın getirdiği bu düzenleme ile önümüzdeki dönem kiralık konut sayısında artış yaşanacaktır” dedi.

Kira Fiyatlarında Esneme Olabilir

Gayrimenkul uzmanı Nilüfer Kas ise “Son 3 aydır konut kiralarında durgunluk söz konusu. Bu yasanın çıkmasıyla birlikte belgeyi alamayacağını düşünen kişiler evini kiralığa çevirdiler. Şubat ve Mart gibi daha fazla kiralarda arz göreceğiz. Bu durum sonucu belki kira fiyatlarına da bir esneme görebiliriz” dedi.

Getirilen En Önemli Kriterler Neler?

Tabi kısa süreli kiralamaya uygun hale getirilmesi için kiraya verilecek konutların bazı önemli kriterlere uymak zorunda. Uzmanlar bu kriterler tamamlanmadan belge alınamayacağını söylüyor.

İzin belgesinin alınabilmesi için uyulması gereken kriterler için en az bir yatak, tuvalet-banyo, yaşam alanı ile mutfak düzenlemesi yapılması gerekiyor. Bu düzenlenen alanda şu kriterlerin yer alması gerekmekte:

  • Konutta soğuk ve sıcak su, yatak odalarında nitelikli yatak, kişi başı bir yastık, yastık kılıfı, çarşaf, iklim koşullarına göre pike veya yorgan, banyoda kişi başı yüz ve banyo havlusu.
  • Kimyevi yangın söndürücüler ile banyo-tuvalet hariç sabit ayrımı olan tüm bölümlerde yangına karşı duman dedektörü, kapı arkalarında kaçış merdiveninin yerini gösteren kroki.
  • Konutta kullanılan tefriş, dekorasyon, donanım ve cihazların standartlara uygun, temiz ve bakımlı ve çalışır durumda olması.
  • Konutun kapasitesi; her yatak odası iki kişilik olacak şekilde hesaplanır, yatak odası sayıları haricinde en fazla iki kişilik kapasite ilave edilir. Bu şartları sağlayan oda sayısı daha fazla olsa dahi, aynı konutta konaklayabilecek kişi sayısı, üç yaşından küçük çocuklar hariç en fazla on iki kişidir. Belirlenen konut kapasitesi üzerinde kullanıcı alınamaz.

Maliyet Artışları İnşaat Sektörünü Vuracak

0

Özel tüketimi azaltmaya yönelik atılan adımların ve maliyet artışlarının inşaat sektörünü menfi yönde etkilediğini ifade eden Ankara Ticaret Odası Meclis Üyesi ve Mamak İnşaat Müteahhitleri Derneği (MİMDER) Başkanı Hamza Can, “2024 yılı zorlu bir yıl olacak. Herkesin ayağını yorganına göre uzatmalı ve iyi bir planlama yapmalıdır.” dedi.

Özel tüketim harcamalarındaki artışın 2023 yılında yüzde 11 düzeyinde gerçekleşmesinin beklendiğini ifade eden Ankara Ticaret Odası Meclis Üyesi ve Mamak İnşaat Müteahhitleri Derneği (MİMDER) Başkanı Hamza Can, “Sıkı para politikaları, yükselen tüketici kredisi faiz oranları sebebiyle özel tüketim harcamalarının 2024 yılında yüzde 3,5 civarında artması planlanıyor. Oysa bu artış oranı 2022 yılında yüzde 17,8 oranında gerçekleşmişti. Başta konut ve otomotiv satışlarındaki daralma tüm sektörlerde kendisini gösterecektir. Üzülerek ifade etmek gerekirse 2024 yılı zor bir yıl olacak.” diye konuştu.

‘’Maliyetler Yüksek, Konut Fiyatları Düşmez’’

Konut satışlarında ciddi bir azalma meydana geldiğine dikkat çeken MİMDER Başkanı Hamza Can, “Konut satışları Ocak-Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14,9 azalışla 1 milyon 87 bin 349 olarak gerçekleşti. Buna karşılık Eylül 2023 ayında inşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 67,93, aylık yüzde 2,46 arttı. İnşaat sektörde çok ciddi bir şekilde arz kaybı yaşanıyor. Çok sayıda müteahhit, inşaat firması sektörden çekilmek zorunda kaldı. Şimdi herkes böyle bir durumda fiyatlarının düşmesini bekliyor. Bu mümkün değil. Çünkü maliyetler durmadı, artış devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

‘’Fiyatlar Yüzde 10 Civarında Artar’’

İnsan emeğinin çok değerli olduğunu sözlerine ekleyen Ankara Ticaret Odası Meclis Üyesi Hamza Can, “Asgari ücretteki artış hepimizi sevindirmekle birlikte bu artış da maliyetleri olumsuz etkileyecektir. Asgari ücretteki artışın konut fiyatlarında yüzde 10 civarında bir artışa sebep olacağını tahmin ediyoruz. Burada temel nokta enflasyonist ortamı yok etmektir. Enflasyonu tek hanelere düşürme noktasında ise el birliği ile hareket etmek zorundayız” diyerek açıklamasını sonlandırdı.

‘’İyi Bir Planlama Yapmak Gerekiyor’’

Firmaların ayakta kalabilmesi için iyi bir planlama yapmak zorunda olduğunu sözlerine ekleyen Hamza Can, “Ayağımızı yorganımıza göre uzatmamız gerekiyor. Aksi takdirde ciddi olumsuzluklarla karşı karşıya kalabiliriz. Fakat şu durumun altını özellikle çizmek istiyorum; inşaat maliyetlerindeki kontrolsüz artışların denetim altına alınması gerekiyor. Türkiye bir deprem ülkesi. Eski konutların acilen yenilenmesi için maliyetlerin düşürülmesi gerekiyor. Devletimiz ve yerel yönetimler konut ve inşaat şirketleri üzerinden aldığı vergi, harç gibi giderleri artırtmak yerine azaltmalıdır. Hatta gereksiz olanları kaldırmalıdır. Bunlardan bir tanesi de hafriyat dökümünden alınan yüksek ücretlerdir” diyerek açıklamasını tamamladı.

Bir Yılda 140 Bin Ton Asfalt Serimi

0

Bodrum Belediyesi, kentteki altyapı çalışmalarının tamamlandığı bölgelerde yol çalışmalarına devam ediyor. Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri çalışmalar kapsamında 2023 ocak ayından bu yana kent genelinde 140 bin ton asfalt serimi gerçekleştirdi.

Bodrum Belediyesi, şehrin altyapısını güçlendirmek ve ulaşımın kalitesini artırmak amacıyla yol yapım çalışmalarına devam ediyor. Şehir genelinde gerçekleştirilen projeler, Bodrum’un daha modern ve güvenli bir ulaşım ağına kavuşmasını hedefliyor.

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, yol çalışmalarının ilçenin ulaşım kalitesini artırmaya yönelik olduğunu belirterek, “İlçemizin her noktasında yol çalışmalarını sürdürüyoruz. Bu çalışmalarla birlikte, Bodrum’un ulaşım ağını daha modern ve konforlu hale getirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Asfalt ve beton yol çalışması biten cadde ve sokaklar şöyle:

Küçükbük Mahallesi: Fevzi Çakmak Caddesi, Farilya Caddesi Gündoğan Mahallesi: Şehit Uğur Öztop Caddesi Akyarlar Mahallesi: Top Tepesi Caddesi, Şükrü Çürük Sokak Halil Saygı Sokak, Sığıralacak Caddes, Halil Saygı Sokak, 4339, 4279, 4289, 4290 ve 4360 Soakak. Bitez Atatürk Caddesi, Cevat Şakir Mahallesi Yosun  ve Ceyhan Sokak, Gümbet Mahallesi Ayaz Caddesi, Gümüslük Mahallesi 5213 ve 5105 Sokak , Gölbaşı Mahallesi 8137 Sokak, Gölköy Mahallesi Atatürk Caddesi, İslamhaneleri Mahallesi: 5262, 5266, 5268, 5280, 5265 Sokak, Arşipel Caddesi. Karaova Mahallesi: 8206 , 8207,8209, 8204 ve 8206 Sokak, Konacık Mahallesi Kanuni Sultan Süleyman Caddesi, Kumbahçe Mahallesi Begonvil Sokak, Mumcular Mahallesi 8287 ve 8233 Sokak. Müsgebi Şehit Polis Ercan Güleryüz Caddesi, Peksimet Mahallesi 5520 Sokak, Torba Mahallesi: Omarca Caddesi, Mustafa Kemal Caddesi, Cevdet Göktepe Caddesi, Ali Uğur Sokak, Funda Sokak, 3001 ve 3003 Sokak. Yahşi Mahallesi Hiral Sokak. Koyunbaba Mahallesi: İstiklal Caddesi, Hanımeli Sokak, Zambak Sokak, Şebboy Sokak, Çiğdem Sokak, 5466, 5351, 5363 ve 5476 Sokak. Turgutreis Mahallesi 4126 Sokak. Küçükbük Mahallesi 37. Sokak. Gündoğan Mahallesi 532 sokak. Dirmil Mahallesi 6202, Bahçelievler Mahallesi 7074 sokak, Dereköy 5724 sokak, Peksimet Mahallesi 5542 sokak.

Fen işleri ekipleri kadastral yol çalışmaları da gerçekleştirdi. Bu kapsamda Pınarlıbelen Mahallesi Köy İçi Mevkii, Yeniköy Mahallesi Köy İçi Mevkii, Çiftlik Mahallesi Alazeytin ve Küçüksarnıç Mevkii, Çamlık Mahallesi Ermene Mevkii, Çiftlik Mahallesi Yumurtaş Çukurgöl Yolu, Bahçeyakası Mahallesi Havaalanı Mevkii yol düzenleme çalışmaları tamamlandı.

Beşiktaş KİPTAŞ Erenler Apartmanı İnşaatı Tamamlandı

0

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) KİPTAŞ tarafından tek yapı dönüştürme projesi olan Erenler Apartmanı’nda inşaat çalışmaları tamamlandı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki KİPTAŞ, İstanbul’daki riskli yapıları dönüştürmek adına kurulan İstanbul Yenileniyor sistemi kapsamındaki tek yapı dönüştürme projesi olan Beşiktaş KİPTAŞ Erenler Apartmanı’nı tamamladı.

İstanbul Yenileniyor sistemi kapsamında 2 Kasım 2022’de temeli atılan ve tek yapıdan oluşan Erenler Apartmanı’nın hak sahipleri depreme dayanıklı yeni evleri 22 Aralık 2023 tarihi itibarıyla hak sahiplerine teslim edildi.

Beşiktaş’a bağlı Gayrettepe Sedat Sokak’ta bulunan Erenler Apartmanı sakinleri, yapılarının yenilenmesi için 13 Ağustos 2021’de İstanbul Yenileniyor’a tek yapı dönüşüm başvurusunda bulundu.. Hak sahiplerinin talepleri alındı, proje çalışmaları yapıldı. 25 Mayıs 2022 tarihinde sözleşme imzalanmaya başlanarak aynı gün hak sahiplerinin tamamıyla uzlaşıldı.

23 Haziran 2022’de riskli ilan edilen yapının tahliyesinin ardından 30 Eylül 2022’de yıkımına başlandı ve çok kısa süre içinde yıkım tamamlandı. 2 Kasım 2022’deJeoloji Mühendisi Prof. Dr. Naci Görür, KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt, İstanbul İmar AŞ Genel Müdürü Onur Soytürk, BİMTAŞ Genel Müdürü Özgür Bora Yaprak  ve hak sahiplerinin katılımıyla depreme karşı dayanıksız yapının  yerine yapılacak olan yeni projenin temeli atıldı.

11 konut ve 2 ticari birim olmak üzere 13 bağımsız birimden oluşan Erenler Apartmanı’nın yerine 13 konut bağımsız birimden oluşan depreme dayanıklı, modern mimariye ve konforlu dairelere sahip bir yapı inşa edildi.

Yıldızlar Yatırım Holding 2024’te Yeni Yatırımlara İmza Atacak

Yıldızlar Yatırım Holding, yeni yılda Hatay’da gübre fabrikası, Kocaeli’de ise demir-çelik fabrikası kurmaya hazırlanıyor.

İş Dünyası Söyleşileri kapsamında açıklamalarda bulunan Yıldızlar Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Hakkı Yıldız, tüm dünyada 2024’te küresel büyümenin yavaşlayacağına yönelik bir gündem olduğunu dile getirerek, büyümenin gerileyeceğinin öngörüldüğünü, bu beklentide artan emtia fiyatlarının, dünya ekonomilerindeki belirsizliklerin, yüksek enflasyon ve yüksek faiz oranlarının payının büyük olduğunu söyledi.

Avrupa ve Birleşik Krallık’ta hafif bir yavaşlama, ABD için de yumuşak bir iniş öngörüldüğünü ifade eden Yıldız, son yıllarda hızlı büyümesiyle dünya üzerinde büyük etkisi olan Çin’i yakından takip etmek gerektiğini, küresel talep düşüşünün Çin’in de büyümesini zayıflatacak gibi gözüktüğünü ifade etti.

BM Ticaret ve Kalkınma Örgütünün, küresel ticaretin 2023’te bir önceki yıla göre yüzde 5 daralacağını öngördüğünü belirten Yıldız, tüm dünya için 2024’ün hem ekonomik hem de siyasi açıdan kolay bir yıl olmayacağını dile getirdi.

Yıldız, 2024’te hem bazı riskler hem de bazı avantajların bir arada olacağına işaret ederek, 2024’te yüksek enflasyon ortamı, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve finansmana erişimdeki sorunların devam edeceğini, uluslararası kuruluşların raporlarının ‘2024’te dünya çapında ekonomik büyümenin düşük olacağını’ gösterdiğini, bu durumun, ihracatçı sanayi ve hizmet sektörleri açısından sorun olmayı sürdüreceğini vurguladı.

2023’ün tüm dünyada, özellikle Türkiye’nin ihracat pazarlarında zorlukların bulunduğu bir yıl olduğunu belirten Yıldız, dünyada önde gelen şirketlerin liderlerinin ‘çoklu kriz ortamını’ yönetmeyi gündeme aldığını, dijitalleşme ile bambaşka bir çağa doğru yol alındığını ifade etti.

Yıldız, ‘’Unutmayalım ki Türk yatırımcısının DNA’sında çoklu krizleri yönetmek var. Sadece enflasyon değil, 2023’te deprem, seçim gibi zorlu zamanlarımız oldu. Üstelik sadece ülkemizin değil, dünyanın gündeminde de savaşlar, seçimler ve iklim krizi nedeniyle gerçekleşen olağanüstü doğa olayları vardı. Bu da karşımıza ihracat pazarlarımızda zayıf talep olarak çıkıyor. Seçimlerden sonra kurulan yeni hükümet, özellikle de ekonomi yönetiminin attığı adımların meyvelerini toplayacağız. Özellikle yılın ikinci yarısında enflasyonun ve beraberinde faizlerin düşmesiyle yatırım ve iş ortamının daha sağlıklı bir sürece gireceğini bekliyorum.’’ diye konuştu.

Yeni ekonomi yönetiminin uluslararası piyasalarda güven oluşturduğunu memnuniyetle gördüklerini dile getiren Yıldız, ‘‘Tüm dünyanın yatırımcıları ile dirsek temasında bir ekonomi yönetimimiz var. 2023 yılı içinde hem mali hem de yapısal sorunları çözmek için çok önemli adımlar atıldı. Bu adımların mutlaka yatırımlara, yatırımcılara pozitif etkisi olacak. En büyük beklentimiz, ekonomi yönetimimizin de sıklıkla vurguladığı gibi enflasyonu düşürecek politikalardan taviz verilmemesi. Sadeleşme adımları finans sektörüne nefes aldırırken, yeni yatırım teşvikleri de biz reel sektör için takibimizdeki konular arasında yer alıyor.’’ dedi.

‘İhracat gelirlerimizin ciro içindeki payı yaklaşık yüzde 13 seviyesinde’

Hakkı Yıldız, Yıldızlar Yatırım Holding olarak 130 yıllık bir geçmişe sahip bulunduklarına dikkati çekerek, bu süreç içinde bu topraklarda çok inişli çıkışlı günler yaşadıklarını ancak odaklarının her zaman yatırım, istihdam ve Türkiye’ye katma değer sağlamak olduğunu söyledi.

2023’ün hemen başında, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli depremlerle ülke olarak yasa boğulduklarını, grup şirketleri ve tüm çalışanlarıyla deprem bölgesindeki ihtiyaç sahiplerine destek olmak için seferber olduklarını, ardından iki turlu bir seçim dönemi yaşandığını ifade eden Yıldız, şu değerlendirmede bulundu:

‘‘Tüm bu şoklara karşın Cumhuriyet’imizin 100. yılına yakışır işler yapmak için hem kamu tarafında hem de özel sektör tarafında önemli adımlar attık. Biz de 130 yıl önce orman ürünleriyle başlayan ve Türkiye’nin önemli holdinglerinden biri olmamızı sağlayan yolculuğumuzu Cumhuriyet’in 100. yılında yatırımlarla taçlandırdık. Bilançomuzda yer alan varlıkların TL bazında önceki yıla kıyasla yüzde 50’ye seviyesine yakın büyüyerek 2023’ü tamamlayacağımızı öngörüyoruz. Yine 2023’te TL bazlı olarak grubumuzun toplam ciroda yüzde 35 artışa imza atacağını söyleyebilirim. Rakamsal olarak büyümenin yanı sıra grubumuzda ve iştiraklerimizde kurumsallaşma süreci ile yeni departmanlar oluşturuldu ve istihdam artışı yaşandı. Holding ve grup şirketlerimiz bünyesindeki istihdamımız 5 bin 200 kişiye yaklaştı. Ekonomik zorlukların olduğu bir dönemde istihdam artışı sağlamanın çok önemli bir nokta olduğunu vurgulamak isterim. 2024 yılına dönük planlamalarımızı sürdürüyoruz. Şirketleri, ülke ekonomilerinden ayırmamak gerekiyor. Var olan sorunlar elbette tüm şirketlerin stratejilerine etki ediyor. Buna karşın 2024’te özellikle gübre ve demir çelik alanında aldığımız yatırım kararlarını hayata geçireceğiz. 2024, bizim için tam bir yatırım yılı olacak diyebilirim.

(İhracatta) 2023 sene sonu rakamları geldiğinde bir önceki yıla göre yüzde 15’lerde artış sağlayacağımızı öngörüyoruz. İhracat gelirlerimizin ciro içindeki payı yaklaşık yüzde 13 seviyesinde. 2024’te Yıldız Demir Çelik’in pozitif etkisiyle bu oranı yüzde 20 seviyesine ulaştırmayı hedefliyoruz. Orman ürünleri sektöründe Romanya ve Slovenya’da yatırımlarımız var. Amiral gemilerimizden biri olan Yıldız Entegre, 80 ülkeye ihracat yapıyor. Önceliklendirdiğimiz ülkeler arasında Romanya, İtalya, Almanya, İngiltere, İspanya, Fransa, Polonya, ABD, Kanada, İsrail, Fas, Tunus, Cezayir, Libya, Mısır, Suudi Arabistan, Irak, Gürcistan, Litvanya, Rusya ve Ukrayna yer alıyor. İGSAŞ, bugüne kadar iç pazar ağırlıklı olarak çalışan bir şirketti. Zira ülkemizin gıda güvenliği hepimiz için çok önemli. Ancak bu yıl kendimize ihracat hedefi koyduk ve gelen rakamlar oldukça sevindirici. Bu tarafta ihracata devam edeceğiz ama önceliğimiz yine ülkemiz olacak.’’

‘Hatay’da yıllık 200 bin ton kapasiteli kompoze gübre fabrikası kurmak için çalışmalara başladık’

Yıldızlar Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Yıldız, 2023’te uzunca bir yatırım ajandaları olduğunu, istedikleri çalışmaları gerçekleştirmeyi başardıklarını belirterek, İGSAŞ ve Yıldız Entegre özelinde yaklaşık 1 milyar lira yatırım yaptıklarını bildirdi.

Yıldız, sektörel kırılımlarla yatırımlarına ilişkin şunları söyledi:

‘‘Yarım asırdan fazla süredir Türk çiftçisinin yanında olan İGSAŞ’ın Kocaeli tesisinde yeni bir yatırıma hazırlanıyoruz. İGSAŞ, bu yeni yatırımıyla birlikte yıllık 600 bin ton olan üretim kapasitesine 700 bin ton daha ekleyecek. Böylece Türkiye’nin tek üre üreticisi olarak üre gübresindeki pazar payını yüzde 15’lerden yüzde 30’a çıkararak yılda 500 milyon dolarlık ithalatı ikame etmiş olacak. Sadece üre tarafına değil, amonyak tesisi kapasitesine de yıllık 400 bin ton üretim daha ekleyeceğiz. Bunun yanı sıra melamin, nitrik asit gibi yine hem tarım hem sanayimiz için önemli girdileri de üretmeye başlayacağız.

Kocaeli’deki bir diğer yatırımımız ise limanımızı genişletme projemiz olacak. Yeni tesisimizle birlikte artacak üretim kapasitemiz için limana olan ihtiyacımız artacak. Bunun yanında İGSAŞ, Kütahya, Hatay ve Samsun’da da yeni yatırımların hazırlıklarını sürdürüyor. Kütahya’da şu anda Türkiye’de üretilmeyen farklı bir gübre üretmeyi hedefliyoruz. Ürün gamımızı genişletmeye devam edip hem Türk tarımına hem de sanayisine katma değeri yüksek ürünler sunmaya devam edeceğiz.’’

Yatırımlarında aslan payının Kocaeli’nin olduğunu, kentin 1999 yılında Gölcük depremiyle çok büyük yara aldığını ancak ekonomik hayatındaki yaraların çok hızlı bir şekilde sarıldığını belirten Yıldız, Kocaeli’nin bir cazibe merkezi olması kadar kendileri gibi yatırımcıların yeni yatırımlarının devreye alınmasının da bunda çok etkili olduğunu vurguladı.

Yıldız, ‘Bu süreçte Yıldızlar Yatırım Holding olarak şehirdeki yatırımlarımıza devam ettik. Şimdi depremin en çok etkilediği şehirlerimizden biri olan Hatay’da hayata geçireceğimiz yeni yatırımla birlikte şehrin ve bölge ekonomisinin toparlanmasına destek sağlayacağız. İGSAŞ olarak Hatay’da yıllık 200 bin ton kapasiteli kompoze gübre fabrikası kurmak için çalışmalara başladık. Bu yatırımla bölgedeki ekonomik hayatın canlanmasına katkı sağlayacağımız gibi istihdamı artırıp ve bölgenin yeniden bir cazibe merkezine dönüşmesine destek sağlayacağız. Ayrıca, bu yatırımla Türk tarımı için son derece değerli olan bu bölgede tarım ekonomisinin daha güçlü bir şekilde geri gelmesinde paydaş olacağız.’ diye konuştu.

Yıldız Demir Çelik de Kocaeli’de yeni bir yatırıma başlayacak’

Hakkı Yıldız, hem iç pazarda hem de ihracat pazarlarında yüksek performans gösteren ve kuruluşunun 5. yılını kutlayan Yıldız Demir Çelik’in de Kocaeli’de yeni bir yatırıma başlayacağını, yapacakları sıcak haddehane yatırımıyla Türk sanayisinin ihtiyaç duyduğu katma değerli çeliği burada üreteceklerini, tesiste otomotivden beyaz eşyaya kadar birçok sektörün ihtiyaç duyduğu yassı çelik sac üretiminin gerçekleştirileceğini anlattı.

Özellikle otomotiv sektörünün Türkiye için büyük önem taşıdığını vurgulayan Yıldız, hem yabancı markaların Türkiye’deki üretim faaliyetleri hem de yerel markaların ihtiyaçlarını karşılamak anlamında bu yatırımın Türkiye adına çok önemli olduğunu düşündüklerini kaydetti.

Yıldız, ‘Yeni tesisimiz devreye girdiğinde büyük bir oranda ithal ikamesi sağlayacağız. En son teknolojiyle en verimli çelik üretimini yapacak bir tesis kurmayı planlıyoruz. Çevresel değerler göz önüne alınıyor. Dünyada da çelik sektörünün gündeminde Yeşil Mutabakat var. Dolayısıyla Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında yeni düzenlemelere uygun bir tesis yapacağız.’ diye konuştu.

‘Kütahya’da 30 megavat kurulu güce sahip GES’i devreye almaya hazırlanıyoruz’

Tüm şirketlerindeki üretim yatırımlarını çevreyle uyumlu, sürdürülebilirlik ve Endüstri 4.0’ı işin merkezine alan bir şekilde yapmanın öncelikleri olduğunu, bütün üretim proseslerini en verimli şekilde kurguladıklarını belirten Yıldız, sadece finansal sonuçları daha iyi kılmayı değil, çevresel etkileri de en aza indirmeyi hedeflediklerini dile getirdi.

Yıldız Enerji’nin temelini attıklarını ve Kütahya’da 30 megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santralini (GES) devreye almaya hazırlandıklarını söyleyen Yıldız, bu yatırımla karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik önemli bir adım atmış olacaklarını, enerji yatırımlarıyla sürdürülebilir ekonomiye katkıda bulunmayı devam ettireceklerini ve bunun için gerekli yatırımları sürdüreceklerini ifade etti.

‘Yeşil enerji yatırımları, yeni iş kolu olarak yatırım yapacağımız sektörlerden biri’

Yıldız, holding olarak, orman ürünleri, demir çelik, gübre sanayi, kimya, liman işletmeciliği, enerji, lojistik ve sigortacılık olmak üzere 8 farklı sektörde faaliyet gösterdiklerini belirterek şunları kaydetti:

‘Tüm sektörlerimizde sürdürülebilir karlı büyümeyle nakit yaratmak, pazar payımızı artırmak ve akabinde katma değeri yüksek yatırımlar yapmayı hedefliyoruz. Cumhuriyet’imizin ikinci yüzyılında da bu politikaları sürdürmeye devam edeceğiz. Söz konusu yatırmları gerçekleştirecek rotamızı çizmiş durumdayız. Kendi üretim faaliyetlerimizdeki tüm alanlara yatırım yapmaya devam edeceğiz. Ayrıca, yeşil enerji yatırımları, yeni iş kolu olarak yatırım yapacağımız sektörlerden biri. Bunu çok önemsiyoruz. Çünkü enerji, tüm dünyanın sorunu. Hemen yanı başımızdaki coğrafyalarda yaşananları hep birlikte izliyoruz. Enerji yatırımlarımızla bir yandan girdi maliyetlerimizi minimize etmek bir yandan da enerji dönüşümüne ve karbonsuz bir dünyaya ulaşmak için çalışacağız. 2024 ajandamızda tesislerimizin kendi enerjisini üreteceği bir seviyeye ulaşması var.’

Grup olarak son 10 yılda hem organik hem de inorganik büyüme sağladıklarını ifade eden Yıldız, ‘Bu da hem faaliyet gösterdiğimiz sektörleri hem de bu sektörle bağlantılı işleri çok iyi takip etmemizle gerçekleşti. Biz 2024’ü de bir fırsat yılı olarak görüyoruz. Bu kapsamda akılcı ve yenilikçi fırsatları değerlendirmeye devam edeceğiz.’ dedi.

Kaynak: AA

TÜİK, H-ÜFE Kasım Ayı Sonuçlarını Açıkladı

0


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) Kasım ayı verilerini açıkladı. Endeks, yıllık bazda yüzde 77,36 arttı.

H-ÜFE 2023 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,46, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 74,89, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 77,36 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 76,01 artış gösterdi.

Gayrimenkul Hizmetleri Yüzde 77,45 Arttı

Bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 65,01, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 92,00 bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 80,37, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 75,45, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 94,88, idari ve destek hizmetlerde yüzde 94,75 artış gerçekleşti.

Bir önceki aya göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 1,05 artış, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 0,16 artış, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 2,33 artış, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 1,78 azalış, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 0,12 artış, idari ve destek hizmetlerde yüzde 1,23 azalış gerçekleşti.

Bina ve Çevre Düzenleme Hizmetlerinde Yüzde 125,13’lük Artış

H-ÜFE sektörlerinden su yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 16,68, hava yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 42,35, depolama ve destek hizmetleri (taşımacılık için) yüzde 61,34 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu. Buna karşılık sinema filmi, video ve televizyon programı yapımcılık hizmetleri, ses kaydı ve müzik yayımlama yüzde 125,25, bina ve çevre düzenleme (peyzaj) hizmetleri yüzde 125,13, veterinerlik hizmetleri yüzde 111,98 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

H-ÜFE sektörlerinden konaklama hizmetleri yüzde 8,08, reklamcılık ve piyasa araştırması hizmetleri yüzde 5,33, seyahat acentesi, tur operatörü, diğer rezervasyon hizmetleri ve ilgili hizmetler yüzde 5,20 ile endekslerin en fazla azalış gösterdiği alt sektörler oldu. Buna karşılık veterinerlik hizmetleri yüzde 4,56, sinema filmi, video ve televizyon programı yapımcılık hizmetleri, ses kaydı ve müzik yayımlama yüzde 4,27, telekomünikasyon hizmetleri yüzde 4,09 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Dış Ticaret Açığı Kasım’da 28 Milyar Dolar Olarak Gerçekleşti

0

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Ticaret Bakanlığı, Kasım ayı dış ticaret verilerini açıkladı. Dış ticaret açığı geçtiğimiz ay yüzde 32,6 azalarak 28 milyar 916 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2023 yılı Kasım ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,2 artarak 22 milyar 999 milyon dolar, ithalat yüzde 5,7 azalarak 28 milyar 916 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Genel ticaret sistemine göre ihracat 2023 yılı Ocak-Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,7 artarak 232 milyar 810 milyon dolar, ithalat yüzde 0,5 artarak 332 milyar 736 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2023 Kasım ayında yüzde 1,6 artarak 20 milyar 451 milyon dolardan, 20 milyar 773 milyon dolara yükseldi.

Kasım ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat yüzde 6,7 artarak 20 milyar 294 milyon dolardan, 21 milyar 650 milyon dolara yükseldi.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Kasım ayında 877 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 4,1 artarak 42 milyar 423 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 96,0 oldu. 

Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2023 Kasım ayında imalat sanayinin payı yüzde 93,3, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 4,8, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,3 oldu.

Ocak-Kasım döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 94,4, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,7, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,5 oldu.

Kasım ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı yüzde 67,6 oldu

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2023 Kasım ayında ara mallarının payı yüzde 67,6, sermaye mallarının payı yüzde 16,9 ve tüketim mallarının payı yüzde 15,4 oldu.

İthalatta, 2023 Ocak-Kasım döneminde ara mallarının payı yüzde 72,5, sermaye mallarının payı yüzde 14,3 ve tüketim mallarının payı yüzde 13,0 oldu.

Kasım ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu

Kasım ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 750 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 365 milyon dolar ile Birleşik Arap Emirlikleri, 1 milyar 285 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 262 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 103 milyon dolar ile İtalya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,4’ünü oluşturdu.

Ocak-Kasım döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 19 milyar 415 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 13 milyar 519 milyon dolar ile ABD, 11 milyar 535 milyon dolar ile Irak, 11 milyar 359 milyon dolar ile İtalya ve 11 milyar 265 milyon dolar ile Birleşik Krallık takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 28,8’ini oluşturdu.  

İthalatta ilk sırayı Çin aldı

İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Kasım ayında Çin’den yapılan ithalat 3 milyar 555 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 458 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 374 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 467 milyon dolar ile Birleşik Arap Emirlikleri, 1 milyar 361 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 42,2’sini oluşturdu.

Ocak-Kasım döneminde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 41 milyar 711 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 41 milyar 395 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 26 milyar 170 milyon dolar ile Almanya, 18 milyar 815 milyon dolar ile İsviçre, 14 milyar 448 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 42,8’ini oluşturdu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat yüzde 0,7 arttı

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2023 Kasım ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 0,7 artarken, ithalat yüzde 3,1 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2023 yılı Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 5,4 artarken, ithalat yüzde 5,6 azaldı.

Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı yüzde 4,0 oldu

Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Kasım ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 93,3’tür. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 4,0’dır. Ocak-Kasım döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,4’tür. Ocak-Kasım döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,7’dir.

Kasım ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 81,1’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 12,6’dır. Ocak-Kasım döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 80,9’dur. Ocak-Kasım döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 10,5’tir.  

Özel ticaret sistemine göre ihracat 2023 yılı Kasım ayında 21 milyar 9 milyon dolar oldu

Özel ticaret sistemine göre, 2023 yılı Kasım ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,9 artarak 21 milyar 9 milyon dolar, ithalat yüzde 2,9 azalarak 27 milyar 475 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Kasım ayında dış ticaret açığı yüzde 21,8 azalarak 8 milyar 268 milyon dolardan, 6 milyar 467 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Kasım ayında yüzde 70,8 iken, 2023 Kasım ayında yüzde 76,5’e yükseldi.

İhracat 2023 yılı Ocak-Kasım döneminde 211 milyar 647 milyon dolar oldu

Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2023 yılı Ocak-Kasım döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,3 azalarak 211 milyar 647 milyon dolar, ithalat yüzde 0,1 artarak 311 milyar 739 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ocak-Kasım döneminde dış ticaret açığı yüzde 3,2 artarak 96 milyar 992 milyon dolardan, 100 milyar 92 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Ocak-Kasım döneminde yüzde 68,9 iken, 2023 yılının aynı döneminde yüzde 67,9’a geriledi.

Anadolu Yakası’na Yeni Tramvay Hattı Geliyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Anadolu Yakası’nda Üsküdar, Maltepe ve Kadıköy’ü birbirine bağlayacak tramvay projesi için çalışmaların başladığını duyurdu.

Sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Anadolu Yakası’nda trafik yoğunluğu oluşturan Maltepe, Kadıköy ve Üsküdar arasında yeni bir tramvay hattı inşası için çalışmalara başladığını söyledi.

Anadolu TRAM adı verilen Anadolu Yakası’nın tramvayı yaklaşık 21.3 kilometre uzunluğunda olacak ve 33 istasyondan oluşacak.

Tramvay hattının birinci etabında Kadıköy’deki meydan düzenlemesiyle beraber bu nokta rıhtım durağı olacak. Ayrıca buradan Üsküdar’a ve Maltepe’ye kesintisiz ulaşım sağlanacak.

Tramvay hattı birçok raylı sistemle entegre olacak

Tramvay hattı, yolcularını Kadıköy ve Üsküdar meydanlarında denizle buluşturacak. Söğütlüçeşme durağında Marmaray, hızlı tren ve yeni projelendirilen Yenidoğan-Söğütlüçeşme metro hattı ile entegrasyon sağlayacak. Minibüs Yolu Caddesi boyunca ise Sahrayıcedit durağında Ümraniye-Ataşehir-Göztepe hattıyla, Ayşekadın ve Şenesenevler duraklarında ise Dudullu-Bostancı metro hatlarıyla entegrasyon sağlayacak.

Malatya, Battalgazi’de Depremzedeler İçin Prefabrik Konut Yapılacak

0

Malatya Büyükşehir Belediyesi, İsviçre merkezli finans kuruluşu ile birlikte Battalgazi ilçesinde depremzede vatandaşlar için 310 adet çelik prefabrik konut projesini hayata geçirecek.

Malatya Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, imza töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Malatya’da vatandaşlara yardımcı olmak ve barınma imkanı sunabilmek için çalıştıklarını belirtti.

İsviçre merkezli finans kuruluşu ile yaptıkları görüşmeler neticesi Çamurlu Mahallesi’ne 310 konut yapılarak depremzedelere teslim edileceğini aktaran Gürkan, şunları kaydetti:

“Konutlar çelikle yapılacağı için dayanıklı olacak. Biz sözleşme gereği su, kanalizasyon gibi altyapılarının yanında, su basmanı diye tabir ettiğimiz kısımları tamamlayacağız. Daha sonra ilgili müellif firma konutların çelik konstrüksiyonunu sağlayacak ve 2 ay gibi kısa bir zaman içinde de teslim edecek. Biz 15 gün içinde altyapısını tamamlayacağız. Akabinde ilgili firma önce örnek konutunu, daha sonra geri kalan konutları hızlı bir şekilde yapacak.”

Arman Şahin Danışmanlık İnşaat Türkiye Temsilcisi Nazmi Ölmezyiğit de Büyükşehir Belediye Başkanı Gürkan’ın daveti üzerine geldiklerini belirterek, görüşmeler sonucu 31 metrekarelik hafif çelik 310 afet evini yapıp teslim edeceklerini vurguladı.

Diğer yardım çalışmalarına da katkı sunmak istediklerini belirten Ölmezyiğit, “Teknik ve finans desteği anlamında uygulama projeleri üreteceğiz.” ifadesini kullandı.

Dalsan, Cumhuriyetin 100. Yılında 100 Milyon Metrekare Üretim Kapasitesine Ulaştı

0

Dalsan Alçı, Cumhuriyetimizin 100. yılında, ulaştığı 100 milyon metrekare üretim kapasitesini bayileri ile birlikte kutladı! 

8-10 Aralık 2023 tarihleri arasında düzenlenen Dalsan Alçı bayi toplantısı Antalya’da gerçekleştirildi. “100’ümüz Gülecek” konseptli, 650’yi aşkın katılımcının yer aldığı toplantıda hem Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı hem de 100. yılda açılan Turgutlu Tesisi ile beraber toplam 5 tesiste ulaştığı 100.000.000 metrekare alçı levha, 2.250.00 ton silolu ve torbalı ürün, 60.000.000 mt. profil imalatı kapasitelerine sahip olmayı kutladı. Bu toplantı aynı zamanda, yapı malzemesi sektöründe, son yılların en büyük ortaklıklarından birisi olan Dalsan Yatırım ve Saint-Gobain’in güçlerini birleştirmesinden sonra, Dalsan Alçı’nın ilk toplantısı olma özelliğini de taşıyor. 

Üretim ve İhracat Artacak, Türkiye Kazanacak

Temelleri 1932 yılında Kayseri’deki bir ekmek fırınında atılan Dalsan, bugün 91 yıllık bilgi birikimiyle, 70’den fazla ülkeye alçı ve alçı levha sistemleri ihraç eden küresel bir şirket haline geldi. Türkiye’nin en büyük alçı ve alçı levha sistemleri üreticisi olan Dalsan Alçı’nın Genel Müdür Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Timuçin Daloğlu, Manisa Turgutlu’da yaklaşık 72.000 metrekare büyüklüğündeki arazide, alanında Avrupa’daki en gelişmiş tesislerden birisi olma özelliğine sahip, yaklaşık 2 milyar TL’ye  mal olan yeni fabrikanın, üretimi ile ilgili teknik detayları anlatırken, aynı zamanda bu tesisin ülkemizin istihdamına sağladığı katkıya ve ihracat potansiyeline de değindi. Bu tesis ve ortaklıkla ihracat hedeflerinin de ciddi oranda arttığını söyleyen Daloğlu, “Bugün bu ortaklık sadece Türkiye’de gibi görünse de, Saint-Gobain ile görüşmelerimiz esnasında, bir iyi niyet anlaşması yaptık. Şartlar olgunlaştığında yurt dışında da ortak yatırımla yeni tesisler inşa etmek gibi yeni hedeflerimiz olacak.” şeklinde konuştu. Toplantılar esnasında şirket yetkilileri sürdürülebilirlik gibi önemli konularda sunumlar yaparak bayileri bilgilendirdiler. 

Asuman Krause’nin sunucu olarak görev yaptığı toplantıda; Süheyl-Behzat Uygur, Hey Gidi Günler gösterisi ile katılımcılarla buluştu. Gala yemeğinde ise Ebru Gündeş sahne aldı. Katılımcılar yoğun toplantıların ardından, sosyal etkinliklerde keyifli dakikalar geçirdiler.

6. Tesis Çerkezköy’de Yükselecek

Avrupa’nın en büyük alçı levha üreticileri arasında yer alan Dalsan Alçı’nın Genel Müdürü Bahattin Daloğlu ise, Çerkezköy’de açılması planlanan 6. tesisinin müjdesini verdi. Çimento ve alçı bazlı torbalı, silolu sevk edilecek ürünleri üretmesi planlanan tesisin en kısa zamanda bitirilmesinin hedeflendiğini söyleyen Daloğlu, “Dalsan tarafından uzun zamandır üretilen, nitelikli ve standart kalite sunan yapısı ile öne çıkan Probase markalı ürünlerin, yakın zamanda yapılacak lansman sonrasında yoluna, GRİO markası ile devam edecek.” dedi.

DASK, Deprem Bölgesinde Hasar Durumu Değişen Konutlara İlişkin Açıklama Yaptı

0

Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) Koordinatörü Erdal Turgut, deprem bölgesinde güçlendirilerek yıkılmasının önüne geçilen konutlara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından ağır hasarlı raporu verilen ancak daha sonra hasar durumu değişen konutlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan DASK Koordinatörü Erdal Turgut, apılan son tespitlerde eskisine göre hasarın artması durumunda aradaki fark tazminatını hemen ödediklerini dile getirdi. Turgut, bunun tam tersi durumların da görülebildiğini söyledi.

Deprem bölgesindeki hak sahiplerine bir ev için destek verildiğini anımsatan Turgut, sözlerini şöyle sürdürdü:

“O bölgede birden fazla dairesi olan vatandaşlarımız var. Onlar hak kaybı olacağı için evlerini, konutlarını güçlendirerek yaşatma yolunu tercih edebileceklerini belirttiler. AFAD tarafından yayınlanan genelgeye göre orta hasarlı olan konutlar ağır hasarlı gibi işlem görecek ancak bu konutlarını güçlendirmek isteyenlere izin verilecek. Konutunu güçlendiren vatandaşlar burada yaşamaya devam edebilecek.”

Turgut, deprem bölgesindeki hasar durumu değişikliklerinin farklı sebeplerle fakat çoğunlukla vatandaşların itiraz ve talepleri doğrultusunda gerçekleştiğini kaydederek, şu açıklamalarda bulundu:

“Bu değişiklikler farklı sebeplerle çoğunlukla vatandaşlarımızın itiraz ve talepleri doğrultusunda gerçekleşiyor. Bu itirazların en önemli sebeplerinden birisi de tam hasar tespiti yapılarak yıkılmasına karar verilen bina sahiplerinin, binalarını güçlendirerek yıkımının önüne geçme arzusu. Bu durumda, tam hasar olarak tespit yapıldığı için DASK tarafından vatandaşlara tam hasar ödemesi yapılan bu tür konutların hukuki hükmü kalmamış olmaktadır.”

“Güçlendirme Sonrası Konutlar Tekrar DASK Kayıtlarına Giriyor”

Erdal Turgut, 6 Şubat’ta yaşanan depremlerin ardından çok hızlı hareket ederek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın “yıkılacak ya da yıkılmış” dediği binaların tazminatını ödediklerini söyledi.

Ağır hasarlı tazminat ödenen ancak hasarı ortaya dönmüş konutların sahiplerinin aradaki tazminat farkını iade etmesi gerektiğini yineleyen Turgut, şu ifadeleri kullandı:

“Çünkü o ev bizim nazarımızda tam hasar ödendikten sonra artık bizim üretim listemizden çıkıyor, kara listeye giriyor tabir yerindeyse. Başka bir deyişle artık DASK yapılamaz hale gelmektedirler. Dolayısıyla güçlendirilerek tekrar yaşatılması sağlanacak konutların tapuda, elektrik ve su idaresindeki işlemlerin yapılabilmesi için DASK kayıtlarına tekrar alınması gerekmektedir. Sonuç olarak, binaların son hasar tespitine göre evvelce yapılan hasar ödemesinden fazla olan kısmın iadesi söz konusu olmaktadır. Yıkılması gerektiği belirtilen ancak son genelge ya da yapılan itirazlar sonucunda orta hasarlıya çevrilen ve güçlendirilerek yoluna devam edebilecek binalar için ödediğimiz tazminatın fazla kısmının iade sürecini başlatıyoruz. Aradaki farkın iade edilerek ve güçlendirildikten sonra artık konut kara listeden çıkarılacak ve normal olarak değerlendirilebilecek. “

Turgut, “Orada zaten tespit değişikliği oluyor. Biz ağır hasarlıya göre ödeme yapmışız, tam ödemişiz ama Bakanlığa yapılan itiraz sonucu bu orta hasarlıya çevrilmiş ve artık yıkılmasından vazgeçilmiş olan binalardan bahsediyorum. Dolayısıyla bu artık bizim nazarımızda da orta hasarlı bina. Yüzde 50 tazminat ödenecek bir bina. Biz yüzde 100 ödemişsek aradaki farkı vatandaşlarımız bize iade ediyor.” şeklinde konuştu.

“Hatalı Tespitler Nedeniyle de Risk Durumu Değişen Örnekler Var”


DASK Koordinatörü Erdal Turgut, hasar durumunun değişmesi hususunun maddi hatalara yapılan itirazlar sonucunda da görülebildiğini belirterek, “Yani tespit yapılırken zaman zaman maddi hatalar da görülebiliyor. Mesela çok acıdır, geçen gün bir eksper için yol tarifi istediğimizde, orada bir tane teyzemiz, ‘Ya çocuğum sokak yok ki nasıl tarif edeyim sana’ diyor. Maalesef öyle durumlar da var. Hatalı tespitlerden de kaynaklanan hasar durumu değişikliği söz konusu. Bu gibi durumlarda süreç aynı oluyor.” diye konuştu.

Ağır hasarlı kategorisinde çıkarılıp güçlendirildikten sonra konuta tekrar DASK yaptırılabildiğini dile getiren Turgut, “Güçlendirmesini yaptırdıktan sonra bizim için artık normal bir bina haline geliyor.” ifadesini kullandı.

Erdal Turgut, hasar durumu değiştiği için DASK tarafından ödenen tazminatın bir kısmının iadesi sürecine ilişkin, “Bizimle bağlantı kuranlara yolunu gösteriyoruz. Diğerlerine de biz gideceğiz, soracağız, sigortalılarımıza kolaylık da sağlayarak çözüm yolu bulacağız. Dolayısıyla çok bir endişelenecek durum yok orada.” açıklamasında bulundu.

DASK yaptırılan tüm konutlar için kurum tarafından tazminat ödendiğini dile getiren Turgut, bu konuda zaman zaman farklı bilgilerin dolaşabildiğini ancak sigorta yaptırılan her bağımsız bölüm için hasar tazminatı ödediklerini sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

Doğan Holding, GAMA  ile Ortaklık Anlaşması Sağladı

Doğan Holding, Öncü Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.Ş. aracılığıyla,  Recycle Sürdürülebilir Teknolojiler A.Ş. (GAMA) ile yüzde 70 ortaklık anlaşmasına vardı.

Doğan Holding’in açıklamasına göre, iki şirket arasındaki hisse devri için resmi işlemler başlatılırken, hisse devri, resmi işlemlerin sona ermesini takiben gerçekleşecek.

Kullanılmış kıyafet ve tekstil üretim atıklarından rejenere elyaf ve iplik, pet şişe ve ambalaj atıklarından da polyester elyaf üretimi ile geri dönüşümde sektörünün en büyük kurulu kapasitesine sahip geri dönüşüm şirketi olan GAMA, geri dönüşüm ve döngüsellik konusundaki inovasyon odaklı çalışmalarıyla Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden tekstil başta olmak üzere birçok farklı sektörün, yerel ve ulusal markanın da en önemli iş ortaklarından biri olarak görülüyor.

Doğan Holding, bir taraftan katma değerli alanlara ve geleceğin işlerine yatırım yapmaya devam ederken portföyünü de sorumlu yatırım anlayışı ile dönüştürmeye devam ediyor.

Doğan Holding Üst Yöneticisi (CEO) Çağlar Göğüş, yatırımlarına dair şunları kaydetti: 

“2018 yılından beri yürüttüğümüz dönüşüm ve büyüme stratejimiz doğrultusunda makro trendlere uygun, ülkemizin gelişim alanları ile uyumlu ve rekabet avantajımızın güçlü olacağı alanlara yatırıma devam ediyoruz. Sorumlu yatırım holdingi perspektifiyle daha iyi bir dünya için sürdürülebilir iş modellerine yatırımı önemli buluyoruz. Aldığımız her yatırım kararının sadece kendi alanıyla sınırlı kalmadığını da biliyoruz. Bu bağlamda Türkiye’nin lider geri dönüşüm şirketlerinden biri olan GAMA’ya ve sektörün geleceğine inanarak yaptığımız yatırımı çok değerli buluyor, başlattığımız bu ortaklıktan büyük heyecan duyuyoruz. GAMA’nın yerel ve global markalarla ilişkilerini ve inovasyon odaklı çalışmalarını güçlendirerek artırması için yatırım yapmaya devam edeceğiz. İnanıyoruz ki GAMA uluslararası alanda da büyüyerek ülkemize ve sanayimize daha da güçlü bir şekilde değer katmaya devam edecek.”

Konut Piyasasında Ağustos’tan Beri Beklenenin Üzerinde Fiyat Artışı Yaşanmadı

0

Endeksa Genel Müdürü Görkem Öğüt, 2024 konut piyasasındaki ön görülerini paylaştı. Öğüt, fiyatların Ağustos ayından bu yana stabil seyrettiğini belirtti.

2024’te konut piyasasının neler olacağıyla ilgili paylaşımlarda bulunan Endeksa Genel Müdürü Görkem Öğüt, şu ifadeleri kullandı:

“Artış trendi devam ediyor ancak daha stabil bir seviyede seyrettiği gözlemleniyor. Türkiye’de ortalama bir konut fiyatı şu anda 3 milyon TL’nin biraz üzerinde. 2024 itibarıyla fiyatların enflasyona daha da yaklaşan bir zemine oturması bekleniyor. Konut fiyatlarındaki azalan yükseliş hızının devam etmesi halinde, reel fiyat düşüşleriyle birlikte, gayrimenkul yüksek kar getiren bir yatırım aracı olmaktan çıkabilir.”

Önümüzdeki yıl konut kampanyalarının harekete geçirilmesi gerektiği belirten Öğüt, “Bu kampanyalar konut faizlerini yüzde 2’nin altına çekmeyi ve 15 yıllık ödeme planları vaat ediyor. Düzenlemeler hayata geçerse, özellikle ilk konut satışlarında ciddi bir hareketlenme olması mümkün. Ayrıca yatırımcı tereddütleri ve kredi koşulları konut stokunu hızla artırıyor. Bu da 2024’te arz ve talebin daha sağlıklı bir şekilde buluşmasını sağlayacaktır.” dedi.

Kırklareli’nde Arsa Talepleri 15 Kat Arttı

0

6 şubat tarihli depremler ve konut fiyatlarında yaşanan artışlar vatandaşı arsaya yöneltti. Türkiye’de en fazla arsa talebi yapılan il ise Kırklareli oldu.

Emlakjet Gayrimenkul Raporu’na göre site üzerinden Türkiye genelinde arsa aramaları 2023’te geçen yıla göre yüzde 251 arttı.

Aramalarda en popüler il yüzde bin 643’le Kırklareli oldu. Onu yüzde bin artışla Manisa, yüzde 604 ile Çanakkale, yüzde 450 ile Balıkesir, yüzde 441 ile Muğla izledi.

Emlakjet Üst Yöneticisi (CEO) Tolga İdikat, Emlakjet platformunda 2023’te arsa aramalarında ciddi bir talep artışı gözlemlediklerini bildirdi.

İdikat, “Bu yıl arsa aramalarında en popüler şehrin açık ara Kırklareli olduğunu görüyoruz. Bu talebin sebebini nüfus yoğunluğunun düşük olması ve deprem açısından en güvenli kentlerden biri olarak kabul edilmesi şeklinde yorumluyoruz.” dedi.

Artan yoğun talep doğrultusunda Kırklareli’ndeki arsa fiyatlarının da yükseldiğinden bahseden İdikat, arsa aramalarının bölgesel olarak Kuzey Ege ve Akdeniz’de yoğunlaştığını anlattı.

İdikat, arsa almanın konuta göre daha teferruatlı bir işlem olduğunu kaydederek, yatırımcıların konu hakkında detaylı araştırmalar yapmasının ve ilgili belediyelerden bilgi talep etmesinin yatırımlarını güvenli hale getireceğini vurguladı.

Emlakjet’in yeni projesi Arsa Dünyası’ndan da bahseden İdikat, “Arsaya olan talebi öngördüğümüz için sitemizde bir ‘Arsa Dünyası’ alanı oluşturduk. Kullanıcılarımız buradan rahatlıkla uzman görüşü alabilir ve ilgili mevzuatları inceleyebilir. Önümüzdeki yıl itibarıyla arsaya olan talebin daha da artacağını öngörüyor, bununla eş zamanlı olarak bu alana yatırımlarımızın devam edeceğini belirtiyoruz.” açıklamasında bulundu.

Ekonomik Güven Endeksi Aralık’ta 96,4 Değerine Ulaştı

0

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Aralık ayına ilişkin ekonomik güven endeksi verilerini açıkladı. Buna göre endeks, yüzde 1,1 artarak 95,3’ten 96,4 değerine yükseldi.

Bir önceki aya göre Aralık ayında tüketici güven endeksi yüzde 2,6 oranında artarak 77,4 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi yüzde 0,5 oranında azalarak 103,4 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 1,2 oranında artarak 112,3 değerini aldı. 

İnşaat Sektörüne Güven Azaldı

Açıklanan verilere göre, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 4,5 oranında artarak 116,8 değerini alırken  inşaat sektörü güven endeksi yüzde 3,3 oranında azalarak 88,0 değerini aldı. 

Deniz GYO’dan Muğla’ya Otel Projesi

Deniz Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) Muğla’nın Ortaca ilçesine, 408 milyon TL yatırımla otel projesi geliştirecek.

Muğla’nın, Ortaca İlçesi, Fevziye Mahallesi, 136 Ada 2 ve 3 parselde bulunan toplam 113 bin 850 metrekarelik arazilere, DenizBank Finansal Hizmetler Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Deniz Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi (Deniz GYO) tarafından yapılması planlanan Le Chic Sarıgerme Resort Otel projesi için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci başlatıldı.

234 Oda Bulunacak

ÇED süreci için Muğla Valiliğine sunulan dosyada proje bedeli 408 milyon 650 bin TL olarak belirlenen otel projesinde 234 oda bulunacak.

Deniz GYO bünyesinde İstanbul, Ankara ve Muğla-Bodrum’da konut, otel ve ticari alan yatırımları bulunuyor.

Yenişehir Arnavutköy’de Temel Atıldı

0

Türk Hava Yolları (THY) ile Emlak Konut iş birliği ile İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde yükselecek Yenişehir Arnavutköy projesinde temel atılarak inşaat çalışmaları başladı.

İnşaat alanının ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgiler alan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat, dairelerin İstanbul’da evi olmayan ve yönetici vasfı bulunmayan THY personellerine verileceğini söyledi.

2025 Yılında Teslim Edilecek

Binaların yüzde 60’ının temelinin atıldığını kaydeden Bolat, örnek dairelerin birkaç ay içinde hazır olacağını belirterek 3 bin konutun Mayıs-Haziran 2025 tarihlerinde teslim edileceğini söyledi.

Daha önceden fiyat, ara ödeme, taksit tutarları belirlenen konutların 1+1 olanları 2 milyon 088 bin lira, 2+1 olanları 2 milyon 592 bin lira, 3+1 olanları ise 3 milyon 672 bin liradan satışa çıkacak. 10 yıl vadeli olarak ara ödemeler ve taksitlerle konutlara sahip olunacak. Taksitler 7 bin 500 liradan başlayacak.

Yenişehir Arnavutköy projesinin tüm detaylarını burada bulabilirsiniz.

213 Millet Bahçesi Projesi Tamamlandı

0

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, ‘’100 milyon metrekare yeşil alan ve millet bahçesi yapılması için zamanında bakanlığımızda proje başlattık. Şu anda 213’ü tamamlandı, 280’den fazlası da devam ediyor” dedi.

Çeşitli temaslar ve ziyaretlerde bulunmak üzere Isparta’ya gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Karaağaç Mahallesi’nde Millet Bahçesi ve 100’ncü Yıl Millet Camii’nin açılışına katıldı. Törende yaptığı konuşmada güller diyarında olduklarını belirten Bakan Özhaseki, millet bahçesinin ve caminin Isparta’ya hayırlı olmasını diledi. 

Bakan Özhaseki, devam eden 4 millet bahçesini daha Isparta’ya kazandıracaklarını belirterek, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla 100 milyon metrekare yeşil alan ve millet bahçesi yapılması için zamanında bakanlığımızda proje başlattık. Şu anda 213’ü tamamlandı, 280’den fazlası da devam ediyor. Yeşile bu kadar önem vermemizin sebebi dünyanın yemyeşil olması, dengenin korunması, biraz da kirliliği gideren en önemli unsur olduğu için, inancımız gereği olduğu için önem veriyoruz. Değerli dostlar yaklaşık 200 yıldır dünyadaki sistem biraz değişmeye başladı. Özellikle sanayi devrimiyle birlikte dışarı salınan karbon diye tabir ettiğimiz veya başka türlü atmosferi kirleten gazlar dünyanın başına bela olmaya başladı. Dünyanın ortalama ısısı 1.1 derece arttı. Eğer 2 dereceye çıkarsa bu ısı artışı gıda krizleri başlıyor. Gıda krizlerinin başladığı yerde kavga başlar, savaş başlar, insanlar göç etmeye başlar” dedi.

2 derece ısı artışı olması durumunda insanoğlunun artık dünyada yaşayamayacağına dikkat çeken Bakan Özhaseki, “3 derece artarsa dünya yaşanmaz hale geliyor. Bizim bu atmosferi kirletme noktasındaki dikkatlerimizi son derece hassas bir vaziyette sürdürmemiz gerekiyor. Yeşili artırmamız gerekiyor. Korunmuş alanları çoğaltmamız icap ediyor. Aslında dünyayı kirleten ülkeler sınıfına baktığınız zaman bugün dünyada ahkam kesenlerin özellikle Amerika, Avrupa Birliği ülkeleri, Çin, Rusya ve Hindistan gibi ülkelerin dünyayı çok çok kirlettiğini görüyoruz. Türkiye’nin kirletme oranları çok düşük ama yine de biz elimizden gelen mücadeleyi yapıyoruz. Bir taraftan Paris İklim Anlaşması’na taraf oluyor, bir taraftan ülkemizdeki yeşil alanları çoğaltıyoruz. Bir taraftan sıfır atık gibi bir proje başlattık. Sayın Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi bu projeyi üstlendiler, bütün dünyaya tanıttılar. Şu anda sıfır atık öncülüğünü Türkiye ve Sayın Cumhurbaşkanımızın eşi yapıyor. Sıfır atık Türkiye’de başladıktan sonra şu anda 432 milyon ağaç kesilmekten kurtuldu ve ülkemize 96 milyar lira gibi ciddi bir kazanç girmiş oldu. Bir taraftan dünyayı kirletmemek adına ama bir taraftan da inancımız gereği doğadaki bu dengeyi bozmamak için bu mücadeleleri sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Türkiye’deki tüm millet bahçesi projelerine buradan göz atabilirsiniz.

Tatlıpınar Enerji Büyümesini Sürdürüyor

0

Tatlıpınar Enerji, Ağaoğlu Yenilenebilir Enerji Yatırım Holding’in tüm yönetim imtiyazları ile yüzde 30 hisse devri sözleşmesi imzaladı.

Sözleşme kapsamında halihazırda Yalova, Bursa ve Amasya’da işletmede olan 89,90 MW kapasiteye sahip iki rüzgâr ve bir hidroelektrik olmak üzere üç enerji santralini bünyesinde bulunduran ve mevcut kapasite artırımı yatırımları sonunda toplam kapasitesini 121 MW’a ulaştıracak olan Ağaoğlu Yenilenebilir Enerji Yatırım Holding, yönetim imtiyazı sahibi olduğu hisseler de dâhil yüzde 30 hissesini Tatlıpınar Enerji’ye devredecek. İlk aşamada yapılan yüzde 22,50’lik yönetim imtiyazlı hisselerin devri sonrası Tatlıpınar Enerji’nin yönetimde söz sahibi olduğu işletmedeki kurulu güç 215 MW’a ulaştı.

Satın alma sonrası mevcut işletmedeki kurulu güç olan 215 MW’a ek olarak, şirketin yönetiminde söz sahibi olduğu, tüm hibrit yatırımları ve kapasite artışları da gerçekleştiğinde kurulu gücün 349,1 MW’a ulaşması hedefleniyor. Bununla birlikte 2024’ten itibaren mevzubahis yatırımları da tamamlayarak Tatlıpınar Enerji’nin halka arzından bu yana yönetiminde söz sahibi olduğu enerji üretim kapasitesini 3 kattan fazla arttırması bekleniyor.

Ağaoğlu Şirketler Grubu CEO’su ve Tatlıpınar Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Burak Kutluğ, “Tatlıpınar Enerji’nin halka arz sürecinde de söylediğimiz gibi şirketimizin halka arzı konjonktürel bir halka arz değildi. Halka arz bir gün, halka arz sonrası ise bir maraton. Tatlıpınar Enerji’nin halka arzından bu yana verdiğimiz sözün de ötesine geçerek ortak satışından yine şirkete aktardığımız kaynağı yenilenebilir enerji alanında yatırıma dönüştürebilmek ve Tatlıpınar Enerji’yi grubumuzun çatı yenilenebilir enerji şirketi haline getirebilmemiz açısından çok önemli bir satın almayı gerçekleştirmiş olduk. Satın alma ve kapasite artışları sonucu portföyümüzün yüzde 69,8’i rüzgâr, (243,6 MW) yüzde 24,1’i güneş (84 MW) ve yüzde 6,2’si (21,5 MW) ise hidroelektrik santrallerinden oluşacak. Bunun yanı sıra kapasite artışları ile ilgili yerli ve yabancı finansman kuruluşlarıyla en uygun, uzun vadeli ve avantajlı proje finansmanı oluşturma görüşmelerimiz çok olumlu şekilde devam ediyor. 2024 yılı ve akabinde tüm bu kapasite artışlarını tamamlamayı hedefliyoruz” dedi. 

349,1 MW’lık portföy devreye alındığında üretimin yıllık 900 milyon kilowatt saate (kWh) ulaşacağını belirten Kutluğ açıklamalarına şöyle devam etti: “Tatlıpınar Enerji’yi ülkemizin gurur duyacağı ve yabancı yatırımcıların da doğrudan ilgileneceği bir şirket haline getirmek öncelikli hedeflerimizden biri. TATEN koduyla işlem gören şirketimiz 21 Aralık Cuma günü itibarıyla BIST 100 endeksine girdi. Dalgalanmalara karşı yatırımcıyı rahatlatabilmek adına da bir likidite programı açıkladık. Gelecek yıl hedefimiz, şirketimizi sürdürülebilirlik endeksine sokmak, bu konuda da çalışmalara başladık. Hep daha iyiye sağlam adımlarla ilerleyeceğiz.”

Yakın coğrafyadaki yenilenebilir enerji yatırımları ile girişimleri olduğunu belirten Kutluğ, “Ağaoğlu Enerji Grubu ve Tatlıpınar Enerji olarak, yenilenebilir enerji kaynakları olan rüzgâr ve güneş enerjisi ile ilgili projelerimizi sadece Türkiye’de değil yurt dışında da hayat geçirmek istiyoruz. Yakın coğrafyamızda yenilenebilir enerji alanında çok ciddi fırsatlar var. Balkan ülkeleri, Türk Cumhuriyetleri ve Doğu Avrupa’daki fırsatları yakından inceliyoruz, çok detaylı şekilde çalışıyoruz ve hazırlanıyoruz. Umarım gelecek yıl paydaşlarımızı mutlu edecek yurt dışındaki başarılarımızı paylaşırız” dedi.

Kaynak: Dünya Gazetesi

Seramiksan, Yılın Rengini Karo Serisiyle Buluşturdu

0

Hem yerli hem de global markalar, 2024’e yılın rengine uygun ürünler sunarak giriyor. Karo, vitrifiye ve yapı kimyasalları markası ise Pantone Renk Enstitüsü’nün belirlediği yılın rengi şeftali tüyünü karo serisiyle yüzeylere taşıyarak mekanlarda tasarım bütünlüğü yaratıyor.

İş dünyası tüketici davranışlarına göre şekillenirken modadan dekorasyona, güzellikten yapı kimyasallarına kadar birçok sektör, 2024’e yılın rengine uygun ürünlerlerle merhaba demeye hazırlanıyor. Pantone Renk Enstitüsü’nün yılın rengini şeftali tüyü (peach fuzz) olarak seçtiğini aktaran seramik, vitrifiye ve yapı kimyasalları markası Seramiksan ise yılın rengini karo serisiyle yaşam alanlarına taşıyor. 

Seramiksan Pazarlama Müdürü Görkem Helvacıoğlu, “Renklerle eşyaların uyumu, bulundukları mekâna anlam kazandırarak kendine has ve uyumlu bir atmosfer oluşturuyor. Üstelik hem ortamın hem de kişinin enerjisini etkiliyor. Elbette herkesin renkler konusunda ayrıntılı bilgi sahibi olması mümkün değil. Bu yüzden profesyonellerin belirlediği yılın renk paletlerinden yararlanarak ürün seçmek, yaşam alanlarını dekore etmeyi kolaylaştırabiliyor. Biz de Pantone Renk Enstitüsü’nün belirlediği yılın rengi şeftali tüyüne uyumlu Sahra serimizle, müşterilerimize aradıkları dekorasyon fikrini hazır halde ürünlerimizle sunuyoruz” dedi. 

Doğal taş dokusunu doğanın renkleriyle buluşturuyor

Yılın rengi şeftali tüyünü taşıyan ürünlerle harmanlanabilecek Seramiksan’ın Sahra serisi, doğal taş dokusunu doğanın renkleri ve dinlendirici etkisi ile ferah ve sakin mekanlar vaat ediyor. Sahra, hem yer hem de duvar karosundan oluşurken farklı geometrik ve floral desenli motifleriyle mekanlara hareketlilik katıyor, ortamdaki enerjiyi yükseltiyor. 

Ankara Marus ART Beytepe Projesinde Sona Yaklaşıldı

0

Ankara’da lüks villa projeleriyle öne çıkan Marus Yapı’nın modern ve sade tasarım anlayışıyla inşa ettiği Marus ART Beytepe villalarında çalışmaların büyük çoğunluğu tamamlandı

Ankara’da inşa edilen villa projeleri arasında öne çıkan projede inşaat çalışmalarının çoğu tamamlandı ve peyzaj düzenlemesine geçildi. Tamamlanmış olarak kullanıcılarına teslim edilecek olan proje, bodrumsuz ve 3 kat olarak tasarlandı. 460 metrekare arsa payı olan 5+1 400 metrekare net kullanım alanı sunan Marus Art Beytepe projesinde her bir villaya ait elektrikli araç şarj istasyonu kurulacak. 2 araçlık kapalı otopark ve misafirler için açık otopark imkanı olan proje yerden ısıtma sistemi sunuluyor. 

Çevreye duyarlı olarak tasarlanan projede yağmur suları depolanarak bahçe sulamasında yeniden kullanılacak. Akıllı ev teknolojisiyle inşa edilen projede, 7/24 teknik ve fiziki güvenlik sunuluyor

Gayrimenkul PR, ‘Lüksün en fonksiyonel hali ile inşa edildi’

Projenin kullanıcılarına standartların üstünde bir yaşam kültürü sunduğu belirten Gayrimenkul PR şirketi, villaların lüksün en fonksiyonel hali ile bütünleştirerek, standartların üstünde bir kaliteyle inşa edildiğini açıkladı. 

5 bin 600 metrekare arsa alanında toplam 12 villadan oluşan projede Çatı katında ferah ve huzurlu bir çalışma ofisinin olduğu villalarda her odanın kendisine ait banyosu bulunuyor. Yerden ısıtma sistemi olan Marus Art Beytepe projesi konumunun verdiği avantajları en elverişli bir şekilde kullanıcılarına sunuyor

Kentin ana arterlerine hastane, okul, AVM, market ve restoranlara kolaylıkla ulaşılabilir bir konumda bulunan projedeki villaların iç tavan yüksekliği 3.40 metre olarak inşa edildi. 

Projedeki villaların çoğu satıldığı ve oturumların yakında başlayacağını belirten Gayrimenkul PR şirketi, son 4 villanın uygun ödeme koşulları ve kısmı takas seçeneğiyle tüketicilerin ilgisine sunulduğunu açıkladı

İzolasyon Sektörü 7 Milyar Dolarlık Büyüme Seviyesine Geldi

0

Isı, Su, Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER) Başkanı Emrullah Eruslu, “Bugün yalıtım sektörümüzün üretimden satışlarının 2 milyar dolara, toplam yalıtım sektörünün tüm hizmetler dahil 7 milyar dolara yakın bir büyüklüğe ulaşmış olduğunu görüyoruz.’’ dedi.

2023 yılında en önemli gündemlerinin deprem bölgesindeki yaraları sarmaya katkı sağlamak olduğunu söyleyen İZODER Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Eruslu, “İZODER olarak depremin hemen ardından resmi kurumlarla iş birliğiyle çalışarak birçok üyemizin de desteği ile depremzedelerin çetin kış şartlarından korunmaları için çadır kentlere yalıtım malzemesi gönderimini sağladık. Bölge ile temaslarımız devam ediyor. Ülkemizin deprem kuşağında olduğunu unutmadan, acil bilim temelli yapılaşmaya ihtiyacımız olduğu acı bir şekilde tekrar ortaya çıktı. Benzer acıları yaşamamak için geç kalmadan gerekli adımları atmak gerekiyor. Yeniden inşa süreçlerinde, binaların en büyük düşmanı olan korozyona karşı bir kalkan görevi gören su yalıtımının, bina dayanımının muhafaza edilmesi ve yapı güvenliği noktasında hayati öneme sahip olduğunu göz önünde bulundurmalıyız. İZODER olarak kentsel dönüşüm sürecinde doğru yapılaşma için yalıtım alanında her türlü katkıyı vermeye hazırız” dedi.

Yalıtım sektörü 150 bin kişiye istihdam sağlıyor

Yalıtım sektörünün üretimden satışlarının 2 milyar dolara, toplam yalıtım sektörünün tüm hizmetler dahil 7 milyar dolara yakın bir büyüklüğe ulaştığını belirten İZODER Başkanı Emrullah Eruslu, şunları söyledi: 

“Söz konusu büyüklüğümüzün yanı sıra direkt ve dolaylı olarak yaklaşık 150 bin kişilik bir istihdam oluşturarak ülkemizin kalkınmasında etkin rol alıyoruz. Yine ihracat tarafında son yıllarda ciddi bir ivme kaydettiğimizi, sektörümüz için küresel bir üretim merkezi olma yolunda ciddi yatırımların hayata geçtiğini sevinerek görüyoruz. Sektör olarak 2024 yılında büyüme ivmemizi artırmayı, ülkemiz ekonomisine ve istihdamına katkılarımızı sürdürmeyi hedefliyoruz.”

Yalıtımsız binalar yüzünden her yıl 12-15 milyar dolar havaya uçuyor

İZODER olarak 2024 yılında da güvenli, enerji verimli, sağlıklı ve konforlu binalarda yaşamanın en önemli koşullarından olan ısı, su, ses, yangın ve tesisat yalıtımının katkılarını anlatmayı sürdüreceklerini dile getiren Emrullah Euslu açıklamalarına şu sözlerle devam etti; 

“Ülkemizde yüzde 80’i enerji verimliliği ile ilgili yasal düzenleme kapsamının dışında kalan yalıtımsız binalar yüzünden yer yıl yaklaşık 12 ila 15 milyar dolar boşa harcanıyor. Kentsel dönüşüm ve yerinde dönüşüm ile enerji verimli, güvenli, konforlu ve çevre dostu yapılaşmanın artması 2024 yılındaki en önemli beklentilerimiz arasında yer alıyor. Yeni yıl ajandamızda sektörümüzün daha iyi anlaşılması ve ileriye taşınması için çok sayıda eğitim, proje, çalışma ve kamu iş birlikleri yer alacak.”

Yalıtım sektörü 2024 yılında TS 825 Revizyonunu Bekliyor 

Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı TS 825 revizyonu ile ilgili 2024 yılının başında müjdeli haber almayı beklediklerininin altını çizen Eruslu, “Gelişmiş ülkelerde binalarda enerji verimliliğine yönelik birçok adım atılarak enerji limitleri düşürülürken, ülkemizde 2008 yılında tanımlanmış enerji limitleri kullanılıyor. Özetle; enerji israfımız gelişmiş ülkeler ile mukayese edildiğinde 3 ila 5 kat daha fazla. Bir an önce Enerji Verimliliği Strateji Belgesi’nde de tanımlandığı üzere enerji limitlerimizi ve U değerlerimizi gelişmiş ülkeler seviyesine getirmeliyiz. Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı TS 825 revizyonunun daha fazla vakit kaybetmeden gerçekleştirilmesi gerekiyor.” şeklinde konuştu.

Deprem ve Kentsel Dönüşümde Mimarlıkta Yeni Yol Haritası

0

Ülke genelinde yaşanan doğal afetler, özellikle depremler, kentsel dönüşümün önemini defalarca kez gündeme getiriyor. Aydınlar Mimarlık Kurucu Ortağı Mert Aydın, bu konuda önemli görüşlerini paylaştı. Aydın, deprem riski altındaki bölgelerde kentsel dönüşümün sadece bir zorunluluk olmakla kalmayıp aynı zamanda şehirlerin geleceği açısından kritik bir faktör olduğunu vurguladı.

Deprem ve Kentsel Dönüşüm: Bir Zorunluluk ve Fırsat

Mert Aydın, depremlerin yıkıcı etkileri karşısında kentsel dönüşümün sadece bir güvenlik meselesi olmanın ötesinde bir fırsat olduğunu belirtiyor. “Kentsel dönüşüm, sadece binaları güçlendirmekle kalmaz, aynı zamanda şehir planlamasını daha sürdürülebilir ve yaşanabilir hale getirir. Bu süreç, şehirlerimizi gelecek nesiller için daha dirençli ve estetik açıdan çekici kılar” diyen Aydın, deprem riski taşıyan bölgelerde sürdürülebilir mimari prensiplerine dayalı projelerin hayata geçirilmesinin önemine vurgu yaptı.

Toplumsal Katılımın Rolü

Mimarlık sektöründe toplumsal katılımın önemli bir etken olduğunu belirten Aydın, “Kentsel dönüşüm projelerinde yerel halkın görüşleri dikkate alınmalıdır. Bu, sadece mimari açıdan değil, aynı zamanda toplumsal uyum ve kabul açısından da kritik bir öneme sahiptir. Halkın sürece dahil edilmesi, projelerin daha başarılı ve sürdürülebilir olmasına katkı sağlar” dedi.

Teknolojinin Kullanımı ve Yeşil Mimarlık

Mert Aydın, teknolojinin kentsel dönüşüm süreçlerinde etkili bir şekilde kullanılmasının önemini vurgulayarak, “Akıllı binalar, enerji verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik konularında teknolojinin nimetlerinden faydalanmak, şehirleri daha güvenli ve yaşanabilir hale getirir. Aynı zamanda yeşil mimarlık prensiplerini benimsemek, çevre dostu şehirlerin oluşturulmasına katkı sağlar” diye ekledi.

Gayrimenkul Yatırımlarının Yoğun Olduğu Dönemler Tespit Edildi

0

Gayrimenkul yatırımı yapılırken birçok faktörün göz önünde bulundurulması gerekiyor. Mevsimsel geçişlerden iş dünyasına, ekonomiden arz – talep dönemlerine kadar birçok unsur, yatırımlarda fiyat ve kârlılığı etkiliyor. Yatırımlarından yüksek geri dönüş almak isteyenler ise profesyonel gayrimenkul şirketlerinden destek alıyor.

Her yıl sonbahara yaklaşırken tayinlerin gerçekleşmesi, öğrencilerin okullarının belli olması gibi sebepler, vatandaşları taşınma, yatırım yapma gibi süreçlerini yaz aylarında tamamlamaya yönlendiriyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2023’ün Ocak-Ekim döneminde Türkiye genelinde toplam 993 bin 835 konut satışı gerçekleştiği kaydediliyor. Satışların yüzde 71,94’ünün ise mayıs – ekim döneminde yapıldığı görülüyor. Dreamland Gayrimenkul Yatırım Şirketi CEO’su Deniz Tüzüner, gayrimenkul alım – satımlarının yılın hangi dönemlerinde ve şartlarda daha verimli olduğunu paylaştı.

Emlak, arsa, arazi gibi taşınmazların geliştirme hizmetini verdiklerini  belirten Deniz Tüzüner, “İstanbul ve Bodrum başta olmak üzere Tüm Ege’de Sektördeki 10 yıllık tecrübemizle müşterilerimizin doğru zaman ve bölgelerde yatırım yapmalarına yardımcı olarak kâr elde etmelerini sağlıyoruz” dedi.

“Bahar ve yaz aylarında konut satışları artıyor” 

Gayrimenkul yatırımı öncesinde ayrıntılı bir araştırılma yapılması gerektiğini belirten Dreamland Gayrimenkul Yatırım Şirketi CEO’su Deniz Tüzüner, “Yatırım geri dönüşü yüksek gayrimenkul almak isteyenlerin dikkat etmesi gereken bazı önemli noktalar var. Konut alım ve satımı yılın belli dönemlerinde daha yoğun oluyor. Ülkedeki ekonomik koşullardan bağımsız düşünürsek, özellikle bahar ve yaz aylarında konut satışlarında artış yaşanıyor. Öyle ki insanların kışa hazır olma isteği yaz döneminde gayrimenkul yatırımlarına talebi artırıyor. Bu durum, elbette fiyatlarda artışı tetikleyebiliyor. Ancak, bu dönemde daha çok seçeneği değerlendirme avantajı doğuyor” ifadelerini kullandı.

“Kış mevsimi gayrimenkul yatırımı için bir fırsat”

“Gayrimenkul yatırımlarının yavaşladığı kış aylarında düşen talebin neticesiyle yaşanan durgunluğu fırsata çevirmek isteyen yatırımcılar kış aylarında yatırım yapmayı tercih ediyor. Kış aylarında talebin az olmasıyla birlikte gayrimenkul yatırımlarında fırsatları yakalamak kolaylaşıyor.”

“Tek etken mevsimler değil, global etkenler de ön planda”

Mevsimlerin gayrimenkul yatırımlarında tek kriter olmadığının altını çizen Dreamland Gayrimenkul Yatırım Şirketi CEO’su Deniz Tüzüner “Bu süreçte uzman ekibimiz gayrimenkullerle ilgili farklı detayları da inceliyor. Sadece Türkiye’de değil, globalde yaşanan ekonomik, politik ya da çevresel gelişmeleri de takip ediyor. Konut teşviklerinde ya da faiz oranlarında verilecek olan olumlu kararlar, dönem fark etmeksizin tüm seyri değiştirebilir. Bu yüzden, gayrimenkul yatırımı farklı metriklere göre karar verilmesi gereken bir süreçtir. Süreci uzman yatırım danışmanlarıyla sağlıklı bir şekilde yönetmek mümkün” şeklinde konuştu.

’Gayrimenkulde kazançlı Yatırımlar için stratejik fırsatlar yaratıyoruz‘‘ 

Arsa, arazi, bağ, bahçe gibi konut dışı alımlarda ise yine benzer faktörlerin söz konusu olduğunu söyleyen Dreamland Gayrimenkul Yatırım Şirketi CEO’su Deniz Tüzüner, sözlerini şöyle tamamladı: 

“Arsa ve arazi yatırımlarında müşterilerimiz için fizibilite çalışmaları yapıyoruz. Bir yatırımın fiziksel, teknik ve finansal açıdan kâr getirip getirmeyeceğini araştırıyoruz. Alanın imara açılma olasılıklarını değerlendiriyoruz. Çevresindeki elektrik, su, yol, proje, kamu yatırımları gibi faktörleri inceliyoruz. Gayrimenkulleri satın almadan önce detaylıca analizlerini gerçekleştiriyor, satın aldıktan sonra ise üst ölçekli planlarına uygun olucak şekilde gayrimenkullerin geliştirilmesini sağlıyoruz.”

Türk Müteahhitlerinin İş Hacmi Son 5 Yılda 2 Kat Arttı

0

Türkiye-Özbekistan İş Forumu’nda konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıkoğlu,”Ticaretimiz son beş yılda yaklaşık iki katına çıktı. Tercihli Ticaret Anlaşması’nın 1 Temmuz itibarıyla uygulanmaya başlamasından mutluyuz.” dedi.

Türkiye-Özbekistan İş Forumu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) işbirliğinde TOBB İkiz Kuleler’de düzenlendi.

Forumun açılış konuşmaları, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Özbekistan Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi ve Maliye Bakanı Jamshid Kuchkarov, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, DEİK Başkanı Nail Olpak ve Özbekistan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davron Vahabov tarafından yapıldı.

Hisarcıklıoğlu, burada yaptığı konuşmada, Özbekistan’ın, Türk kültürü ve ilminin geliştiği topraklar olduğunu söyledi.

Biruni, Uluğ Bey, İbn-i Sina, Harezmi, Ali Kuşçu gibi dünyayı aydınlatan, insanlığın ufkunu genişleten bilim adamlarının Özbekistan’da yetiştiğini anlatan Hisarcıklıoğlu, “İmam Buhari, İmam Maturidi, İmam Tirmizi gibi manevi önderlerimiz buranın, bu toprakların armağanıdır. Onların bıraktıkları miras, sadece Özbekistan’ı değil, Anadolu’yu da aydınlatmaya devam ediyor. Taşkent ile Ankara, Semerkant ile Konya, Buhara ile Bursa, Hiva ile Edirne asırlardır işte bu manevi havayı teneffüs ediyor. Bundan dolayı da Özbekistan ile Türkiye, iki devlet ve tek millettir.” diye konuştu.

Hisarcıklıoğlu, Özbekistan Cumhurbaşkanlığına Şevket Mirziyoyev’in seçilmesinden sonraki süreçte ülkeler arasındaki ilişkilerin gelişiminden mutlu olduğunu, liderler düzeyindeki iyi ilişkilerin iş ilişkilerine de doğrudan yansıdığını aktardı.

Özbekistan’da gerçekleştirilen iktisadi reformların, burayı yatırım için cazip hale getirdiğine dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti:

“Reformlarda, girişimciliğin ve özel sektörün önemli yeri olduğunu biliyorum. Bu açıdan oda sisteminin güçlendirilmesi, reformların derinleştirilmesi ve uygulanmasına ciddi katkı sağlayacaktır. Reform sürecinin önemli alanlarından biri de rekabet gücünün artırılması ve ihracat için uygun ortam oluşturulmasıdır. Bu açıdan ihracatçıya sağlanacak hizmetler önemlidir. İhracat yapmak isteyen firmalara eğitim dahil gerekli destek, oda sistemi tarafından sağlanmalıdır. Oda sisteminin bu yönden geliştirilmesi ve desteklenmesi de doğru ve faydalı bir adım olacaktır.”

Hisarcıklıoğlu, Özbekistan ekonomisindeki ilerlemelerden gurur duyduğunu, 7 yıl içinde ülke ekonomisinin adeta ikiye katlandığını belirterek, “Türkiye-Özbekistan ilişkileri gelişmeye devam ediyor. Ticaretimiz son beş yılda yaklaşık iki katına çıktı. Tercihli ticaret anlaşmasının 1 Temmuz itibarıyla uygulanmaya başlamasından mutluyuz. Tercihli ticaret anlaşması ile ticaretimizin artmaya devam edeceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Türk müteahhitlerinin iş hacminin de son beş yılda iki kattan fazla artış gösterdiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:

“Yatırımlarımız da artmaya devam ediyor. Karşılıklı daha fazla ticaret ve yatırım yapmamız gerekiyor. Bunun farkındayız. Bunun için üyelerimizi bir araya getirecek platformlara önem vermeye devam edeceğiz. Türk-Özbek Ticaret ve Sanayi Odası Forumu’nu bu amaçla kurduk. Eş-Başkanlar Osman Doğan Şahlan ve İslam Casimov’a teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönem daha fazla çalışacaklar. Az sonra imzalayacağımız mutabakat zaptı ile TOBB ve Özbekistan Ticaret ve Sanayi Odası olarak sektörel önceliklerimizi belirlemiş olacağız. Bu sektörlere ağırlık vererek karşılıklı yatırımlarımızı ve işbirliğimizi artıracağız. Karşılıklı olarak deneyimlerimizi paylaşacağız.”

Hisarcıklıoğlu, TOBB ETÜ Taşkent’in bu yıl ilk mezunlarını vereceğini, benzer ortaklıkların Türkiye ile Özbekistan arasında daha geniş alanlarda sürdüğünü ve bundan da gurur duyduğunu dile getirdi.

İmalat Sanayisinde Kapasite Kullanım Oranı Düştü

0

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından (TCMB) tarafından yapılan açıklamada imalat sanayisinin Kapasite Kullanım Oranı’nın (KKO) yüzde 77,5 seviyesine düştüğü belirtildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından (TCMB) yapılan açıklamaya göre, imalat sanayisinde faaliyet gösteren 1735 iş yeri tarafından aralık ayı İktisadi Yönelim Anketi’ne verilen yanıtlar toplulaştırılarak değerlendirildi.

Anket sonuçlarına göre, imalat sanayisi genelinde kapasite kullanım oranı, aralıkta geçen aya kıyasla 0,5 puan azalarak yüzde 77,5’e geriledi.

Mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı ise (KKO-MA) geçen aya göre 0,2 puan azalarak yüzde 77,3’e indi.

Bakan Şimşek:  ‘’Yenilenebilir Enerjide Oldukça Büyük Potansiyelimiz Var’’

0

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ‘’Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjide oldukça büyük bir potansiyelimiz var. Bu potansiyelimizi en iyi şekilde kullanarak enerjide dışa bağımlılığımızı azaltıyor ve arz güvenliğimizi güçlendiriyoruz.’’ dedi.

Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı (IEA) Fatih Birol’u Bakanlıkta ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.

‘’2023 Yılında Net Sıfır Emisyona Ulaşmayı Hedefliyoruz’’

İş dünyasının önde gelen temsilcilerinin de katılımıyla gerçekleşen toplantıda konuşan Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Küresel enerji piyasalarındaki son eğilimleri, yenilenebilir ve temiz enerjide Çin’in artan ağırlığını, COP28’de çizilen çerçeveyi ve Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi temel konuları derinlemesine tartışma fırsatı bulduk. Enerji alanındaki paradigma değişimlerine hazır olmayı çok önemsiyoruz. Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjide oldukça büyük bir potansiyelimiz var. Bu potansiyelimizi en iyi şekilde kullanarak enerjide dışa bağımlılığımızı azaltıyor ve arz güvenliğimizi güçlendiriyoruz. Türkiye’nin bu alanda rekabet gücünü artırmayı ve 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyoruz. Orta Vadeli Program’ımızda, makrofinansal istikrarı sağlamanın yanında yapısal dönüşüme de büyük önem veriyoruz. Bu çerçevede mali disiplinin tesisiyle oluşturacağımız alan, yeşil ve dijital dönüşümde hedeflerimize ulaşmamızı kolaylaştıracak.”

Yüzde 25 Sınırlama Uygulaması Sembolik Kaldı

0

2024 yılının Temmuz ayında konut kira fiyatlarına uygulanan yüzde 25 sınırlaması tekrar gözden geçirilecekken uzmanlar, uygulamanın sembolik kaldığını söyledi.

Türkiye’de fahiş kira artışları karşısında son iki yıldır uygulanan konut kirasına yüzde 25 zam tavanında sona yaklaşıldığı sinyali gelirken gayrimenkul sektör temsilcileri, kiralık piyasasında yüzde 25 zammın sembolik kaldığını vurguladı. Uzmanlar, enflasyonist ortamda yüzde 25’in üzerinde kira artışlarının görüldüğünü, mülk sahibi ile kiracı arasında bazen uzlaşmayla sonuçlandığını bazen de davaların mahkemeye taşındığını söyledi.

“Düzenleme uzamaz ancak davalar azalmaz”

Gayrimenkul Hukuku Uzmanı Avukat Mehmet Aslan, konut kiralarına yüzde 25 tavanının, Temmuz 2024’ten itibaren uzamaması durumunda bile, ev sahipleri ve kiracılar arasındaki azalmayacağını söyledi. Aslan, “Azalmaz çünkü konut üretimi az, talebi karşılamıyor. Bu da kira fiyatlarını enflasyondan daha fazla artırıyor” diye konuştu. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi’nin kararına da dikkati çeken Aslan, enflasyon ile kira artış hızının aynı gitmediği bilindiği için Türk Borçlar Kanunu’nun 344. Maddesi ile kiraya verenlere beş yılda bir kere kiranın güncel duruma getirilmesine dair bir hak tanındığını belirtti.

“Uzamayacağını gösteriyor”

Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Ahmet Büyükduman, “Yüzde 25 sınırı piyasada karşılığı olmayan bir düzenleme” diye konuştu. Kiralarla ilgili kısıtlamanın, kiralık konut piyasasına yeni girişleri de engellediğini söyleyen Büyükduman, “Kira artışları üzerinde baskı var. Kira sınırından dolayı gelecek yıl artışları dikkate alarak rayiç belirleniyor. 10 bin lira olan bir yere 15 bin lira kira belirleniyor.Şimdi temmuzdan itibaren bir rahatlama sağlanır diye umuyoruz. Tekrar eski uygulamaya dönüş olur, son 12 aylık ortalama TÜFE verileriyle uyumlu hale getirilir” dedi.

Kira kaybına önden önlem

İTO Gayrimenkul Komite Başkanı Hakan Akdoğan ise, “Sabit artışlardan dolayı bir çok insan evini yüksek fiyattan kiraya vermek istiyor. Aradaki kaybı önlemeye çalışıyor” dedi.

“Piyasa koşullarına dönüşü gösteriyor”

TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Makbule Yönel Maya da, yüzde 25 sınırlamasının son iki yıldır uygulandığını ve serbest piyasa ekonomisinde kira değerlerini frenleyen bir unsur olduğunu söyledi. Uygulamanın her yıl tekrarlanmasınının beklenemeyeceğini kaydeden Maya, “Bir gün bitecekti. Normal koşulda kira artış oranı son 12 aylık TÜFE ortalamasıyla belirlenir.

Enflasyonun düşeceği beklentisi ile kira artış oranlarının da daha makul olacağı düşünülebilir’ dedi. Kira tavanının uygulandığı iki yılda, bütün piyasada yüzde 25 konut kira zammı oluşmadığını, bazı örneklerde piyasa koşullarını yansıtan artışların olduğuna dikkat çeken Maya, “Bu süreçte, konut kira artışının tamamı o oranda artmamıştı, çok üzerinde artışlar da yaşanmıştı. Temmuz 2024 itibarıyla koşul şartı da kalkıyor demek olacak” diye konuştu.

“Sembolik kalmıştı”

İstanbul Emlakçılar Odası Başkanı Nizamettin Aşa, yüzde 25 sınırının piyasa koşullarında çok fazla uygulanmadığını gördüklerini, bazı ihtilafların da uzlaşmayla çözüldüğünü söyledi. Aşa, “Bizim tavsiyemizi hep uzlaşma yönündeydi. Ancak bunu kabul eden, etmeyen oldu. Bu işin artık adı sembolik kaldı. Ancak tabi uygulayanlar, ‘yüzde 25’den fazla zam yapmam’ diyenler oldu. Mahkemeye intikal edenler oldu. En iyisi serbest piyasaya bırakılmalı. TÜFE oranında yine devam etmeli” dedi.

Kaynak: Dünya Gazetesi

Türkiye’de Yeşil Dönüşümün Yolu Yenilenebilir Enerjiden Geçiyor

0

Türkiye genelinde sanayi odaları, sivil toplum kuruluşları ve organize sanayi bölgeleri arasında yapılan bir araştırma, Türkiye’de yeşil dönüşümü sağlamanın yenilenebilir enerji kaynakları kullanımıyla gerçekleştirileceğini belirledi.

İklim Değişikliği ve Politika Araştırmaları Derneği tarafından hazırlanan raporda Enerji Bakanlığı’nın son 14 yılda 2 bin 781 yenilenebilir enerji projesine 829 milyon euro destek verdiği belirlenirken, bu kapsamda 1 milyon 132 bin konutun temiz enerjiden faydalandığı ortaya çıktı.

Dünya Gazetesi’nden Nagihan Kalsın’ın haberine göre; İklim Değişikliği ve Politika Araştırmaları Derneği, “Dünyada ve Türkiye’de Yenilenebilir Enerjinin Durumu ve Türkiye’de Ara Karar Vericilerin Durum Değerlendirmesi Raporu”nun sonuçlarını açıkladı. Türkiye genelinde aralarında ticaret ve sanayi odaları, sivil toplum kuruluşları ve organize sanayi bölgelerinin bulunduğu kuruluşlar arasında yapılan araştırma, Türkiye’nin yeşil dönüşümü için enerji alanında yapılması gerekenleri ortaya koydu.

“Dışa bağımlılık yenilenebilir enerji ile azaltılabilir”

Raporda Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’ne (IPCC) göre 3.3 ila 3.6 milyar insanın iklim değişikliğine karşı oldukça savunmasız oldukları belirtilirken, çok sayıda bilimsel çalışmaya göre ise iklim değişikliğine karşı gerekli önlemler alınmadığı takdirde bu yüzyılın sonuna ulaşmadan yerküre üzerindeki canlı yaşamının kayda değer şekilde azalacağının tahmin edildiği ifade edildi.

Araştırma sonuçlarına ilişkin bilgi veren Proje Yöneticisi Nuray Çaltı, raporda ara karar vericileri OSB’ler, ticaret ve sanayi odaları ve iklim, çevre ve enerji alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğunu belirterek, “Araştırmaya göre, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması için yenilenebilir enerji kaynaklarını geliştirmesi ve enerji depolamaya yatırım yapılması gerekiyor. Araştırmamızda ara karar vericiler, Türkiye’deki en önemli yenilenebilir enerji kaynaklarının rüzgar, güneş, hidrojen, biyokütle, biyogaz ve jeotermal olduğunu düşünüyor.

Bu kaynakların iklim değişikliği ile mücadelede oynadığı kritik rolün, düşük karbon salımı, sürdürülebilir enerji üretimi, hava ve su kirliliğini azaltma ve yerel ekonomik kalkınmada önemli olduğu konusunda hemfikirler” dedi.

Ara karar vericilerin yenilenebilir enerji projelerini teşvik eden politikaların güçlendirilmesi için beş temel öncelik belirlediklerini ifade eden Çaltı, “Bunlar arasında daha kapsamlı teşvikler, hızlandırılmış lisans ve ruhsat, enerji depolama ve taşımaya teşvik, özel finansman fonları ve kredi ürünleri oluşturulması ve yeşil taksonomi ve emisyon ticaret mevzuatının tamamlanması bulunuyor” dedi.

1 milyon 132 bin konuta temiz enerji

Raporda ayrıca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Türkiye Sürdürülebilir Enerji Finansman Programı kapsamında yaklaşık 14 yılda 2 bin 781 projeye 829 milyon euro tutarında finansman sağlayarak 698 megawat yenilenebilir enerji gücünü hayata geçirdiği belirtildi. Üretilen temiz enerji ile her yıl 1 milyon 132 binden fazla konutun enerji ihtiyacı karşılanırken, 1 milyon 248 bin otomobilin karbon salımına eşdeğer bir salımın önüne geçildiği ifade edildi.

Hatay, Payas’taki Deprem Konutları Yüzde 71 Tamamlandı

0

6 Şubat tarihli depremlerden etkilenen Hatay’ın Payas ilçesinde yükselen bin 351 konut ve 36 iş yeri projesinde inşaat çalışmaları yüzde 71 tamamlandı.

Hatay’da 33 farklı noktada konut ve iş yeri inşaatları sürerken Payas’ın Çağlalık Mahallesi’nde 6 Mart’ta temeli atılan bin 351 konut ve 36 dükkanın inşası hızla yükseliyor.


İlk etap, 22 blok 2+1, 7 blok ise 3+1 olacak şekilde 821 konut ve 36 dükkandan oluşuyor. İkinci etaptaki 28 blokun tamamı 3+1 şeklinde 530 konut olarak inşa ediliyor.

Projeye ilişkin konuşan Hatay Valisi Mustafa Masatlı, 6 Şubat ve devamındaki depremlerde il genelinde 80 bin 325 binanın ya yıkıldığını ya da ağır hasar aldığını söyledi.

“Açta ve açıkta hiçbir insan bırakılmayacak” anlayışıyla şehrin birçok noktasında deprem konutlarının yükseldiğini ifade eden Masatlı, Payas’taki çalışmaların da bunlardan biri olduğunu belirtti.

Payas’taki deprem konutlarının iki etaptan oluştuğunu anlatan Masatlı, “Çağlalık Mahallemizde bin 351 konut ve 36 dükkanın inşaatı tüm hızıyla devam ediyor. Payas TOKİ konutlarımızda şu an itibarıyla fiziki gerçekleşmemiz yüzde 71 düzeyindedir. İnşallah şubat itibarıyla hak sahiplerine teslim edilmesini öngörmekteyiz. O gün de o mutluluğu beraber yaşayacağız.” dedi.

Anadolu Sigorta 2025’te 100’üncü Yılı Kutlayacak

0

2025 yılında kutlayacakları 100’üncü yıldönümüne hazırlanan Anadolu Sigorta’nın Genel Müdürü Mehmet Tuğtan, 2023 yılının ilk dokuz ayında konsolide kârı yüzde 800 artırdıklarını açıkladı. 

2025 yılında 100’üncü yılını kutlamaya hazırlanan Anadolu Sigorta bu yıla ilişkin iddialı hedefler koyuyor. Öncelikle kendilerine 100’üncü yıla milyar doları aşan bir özsermaye ile girme hedefi koyduklarını açıklayan Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mehmet Mehmet Tuğtan, “Bugün sigorta sektöründe 15 tane ana branş bulunuyor. Biz şu anda 10 branşta ilk üç içerisinde yer alıyoruz. Önümüzdeki dönemde de yine kurum olarak her alanda yaygın büyüme hedefimiz var” diyor.

Dünya Gazetesi’nden Esin Çetinel’in haberine göre; Anadolu Sigorta’nın geçen yılın dokuz aylık dönemine göre bu yıl üçüncü çeyreğinde karını yüzde 800 oranında artırarak 5.7 milyar TL konsolide kar açıkladığını da hatırlatan Tuğtan, şirketin 2002 sonunda 6 milyar TL olan özsermayesinin bu yılın dokuz aylık döneminde 14.6 milyar TL, 10’uncu ay itibariyle prim üretiminin ise 32 milyar TL seviyesine ulaştığı bilgisi paylaşıyor. 2023 başında Anadolu Sigorta Genel Müdürlük koltuğuna oturan Mehmet Tuğtan, aradan sadece 15 gün geçtikten sonra büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş depremi ile sarsılıyor.

Ailesinin Antakya’da olmasının ve bölgede yaşanan yıkımın kendisini insani olarak çok etkilediğini paylaşan Tuğtan, buna rağmen üç gün sonra bölgeye gidip aktif kriz yönetimi yaptıklarını söylüyor. Depremin ilk haftasında hasar ödemelerine başladıklarını ve bugüne kadar 9,5 milyar TL’lik hasar ödemesi gerçekleştirdiklerini kaydeden Tuğtan, olası bir Marmara Depremi’nde de hızlı aksiyon alabilmek adına bir dizi önlem aldıklarını açıklıyor.

Bu kapsamda Genel Müdürlük’te çalışan 150 çalışanını gönüllülük esasıyla Ankara’ya gönderme kararı aldıklarını söyleyen Mehmet Tuğtan, “Ankara’ya gidecek olan arkadaşları belirledik. Süreç Eylül 20024’te tamamlanacak. Marmara’da olağanüstü bir durum olması durumunda ki en büyük risk deprem, operasyonumuzu Ankara’dan kesintisiz ve hızlı yapmayı amaçlıyoruz. 35 tane aksiyon programımız var” dedi.

Dört alana fokuslandık

Anadolu Sigorta’nın dört temel alana odaklandığını da değinen Mehmet Tuğtan 2024 yılında da yine bu alanları fokuslanacaklarını söyleyip sözlerini şöyle sürdürdü; “Birinci önceliğimiz müşterilerimiz. Onların bütçesine uygun, basit ve ihtiyaçlarına yönelik doğru hesaplı ürünler çıkartmak önceliğimiz oldu. İkinci odağımız çalışanlarımız. Hem mutlu hem de donanımlı bir çalışan grubuna ulaşmayı hedefliyoruz.

Üçüncü öncelik yatırımcılarımız. Biz halka açık bir şirketiz. Güçlü finansallarla sürdürülebilir karlılığı önceliklendiriyoruz. Dördüncü odak noktamız toplum. Ormanın Gözleri önemli projelerimizden biri. İki yıldır proje kapsamında ormanlarımıza yangın gözetleme kuleleri kuruyoruz. 2023 yılında dört kuleyi hizmete açtık. 2024 yılında 5 kule daha açacağız. Geçen sene devreye aldığımız Adana kulemiz bu yaz 11 tane olası tehlikeli yangını önledi.”

Kütüphane kuruyor

 2023 yılında okullara kütüphane açma projesini de hayata geçirdiklerini açıklayan Tuğtan, “Devlet okullarına kütüphane kuruyoruz. Kütüphane kurmanın yanında içine kitapları da İş Kültür’den getirip teslim ediyoruz. 2023’te üç tane okulda kütüphane açtık. 2024 yılında beş tane daha okula kütüphane kuracağız” dedi.

Kahramanmaraş depreminde sigorta şirketlerinin değil riski devrettikleri uluslararası reasürans firmalarının büyük bir mali yükle karşılaştığını ifade eden Tuğtan, bu yüzden 2023 yılında sigorta şirketlerinin yüksek kar açıklayabildiğini belirtip sözlerini şöyle sürdürdü; “Türkiye’de faaliyet gösteren sigorta şirketleri risklerinin yüzde 95’ini reasürans firmalarına devretti. Yani bugün depremde ödenen hasarların ortalama yüzde 95’ini reasürans firmaları karşıladı.

Deprem bu nedenle sigorta şirketlerine değil riskleri satın alan reasürörlere yansıdı. Ancak reasürörler bu ödediklerini 3 ila 5 yıl içinde sigorta şirketlerinden tahsil edeceklerdir. 2024 yılı için şu anda reasürans firmaları ile görüşülüyoruz. Ve hem fiyatlarda hem koşullarda ağırlaşmalar oldu. Geçen yıla göre reasürörlerin fiyatları üç ile beş kat arasında artmış durumda. Bu nedenle Kahramanmaraş depreminin etkisini asıl önümüzdeki yıllarda göreceğiz. Sektördeki kar artışında ikinci nedeni ise gelirlerin ağırlıklı faiz, hisse senedi, dövizden yani yatırım gelirlerinden oluşması.”

“Marmara’da deprem primleri pahalı olacak”

Bazı sigorta şirketlerinin 2024 yılında özellikle Marmara bölgesinde deprem teminatı vermeyeceğine ilişkin söylentileri ilettiğimiz Mehmet Tuğtan, bu konuda şunları söylüyor; “Marmara havzasında deprem teminatı vermeyeceği hatta bazı şirketlerin buralardan çıkacağı gibi şeyler piyasada duyuluyor. Bilemem.

Bizde böyle bir şey olmayacak. Marmara havzasında da deprem teminatı vermeyi devam edeceğiz. Ama Marmara havzasında işin yine doğası gereği yangın ve deprem branşında maliyetler olağanın üstünde gerçekleşecektir. Özellikle Marmara havzası ile birinci ve ikinci deprem bölgelerinde… Maliyetini düşürmek için bir firma ben bu bölgeden yazmayacağım diyerek reasürans firması ile görüşebilir. Ama biz böyle bir şey yapmayacağız.”

Sigortada primler ne kadar artacak?

Sigorta sektörünün 2024 yılında artan reasürans maliyetlerini müşterilerine daha az yansıtabilmek için daha çok müşteriye ulaşması gerektiğine vurgu yapan Tuğtan, 2024 yılı prim artışlarına ilişkin şu tahminde bulunuyor; “Ancak sigortadaki prim artışları sadece reasürans maliyetlerine bağlı değil. Ülkede bir de yüksek bir enflasyon ve aynı zamanda medikal enflasyon var.

Bu yıl yüzde 80’leri aşan bir medikal enflasyon söz konusu. 2024 yılsonunda enflasyon yüzde 40-45’ler seviyesinde gerçekleşse bile medikal enflasyonun onun üzerinde gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Kasko tarafında ise son birkaç aydır primlerde düşüş görüyoruz. Bu düşüşlerin 2024 ilk yarısına kadar devam edeceğini düşünüyorum.

Ama bu tarihten sonra kur artışı, enflasyon, parça maliyetleri, asgari ücret etkisi nedeniyle yeniden yükseliş görebiliriz. Ama ben bunun enflasyondan çok çok yüksek bir artış olacağını tahmin etmiyorum. Sağlık tarafında ise durum biraz daha farklı. Sağlık poliçelerinde bir miktar daha enflasyonun üzerinde prim artışları yaşanacaktır. Ticari sigortalarda ise nasıl reasürans maliyetleri üç ile beş oranında arttı diyorsak bu oranlarda artışlar görebiliriz. Tabii işletme özelinde farklılıklar olabilir.”

Bu nedenle 2024 yılında özellikle bireylerin kullandığı kasko ve sağlık sigortalarında kişiselleştirilmiş uygun fiyatlı ürünleri daha fazla göreceğimizi söyleyen Tuğtan, “2024 yılında da Anadolu Sigorta olarak bireysel ürünlerimizde bu özellikler öne çıkacak. Bu sayede müşterilerimize bütçelerine daha uygun daha anlaşılır ürünler sunmaya çalışacağız. 2024 bu ürünlerin yılı olacak diyebiliriz” diyor.

Sağlıkta yüzde 80-85 aşılmamalı

Sigorta şirketlerinin sağlık sigortalarında kişinin ödediği primlerin yüzde 80-85’ini kullandığında zarar etmeye başladığını bunun da bir sonraki yıl sigorta fiyatlarına yansıtıldığını ifade eden Mehmet Tuğtan, sözlerini şöyle sürdürüyor; “Poliçe kullanılmaya başlanır ve tazminat prim oranınız belli bir seviyenin üzerine çıkarsa ki bu aslında bugünkü sağlık poliçelerinde yüzde 80-85 oranlarındadır…

İşte bu seviyede sigorta şirketi artık o işten kar edemez noktaya gelir. Ve o seviyeye geldiğinde bir yıl sonra yenilenen poliçelerde olağan seviyenin üzerinde bir artış yaşanabilir. Buna dikkat etmek lazım. Yüzde 80-85 kritik bir orandır. Kişinin onu aştığı ölçüde bir sene sonra fiyatlamasında bir takım farklılıklar olabilir. Burada online randevular tercih edilebilir. Online randevular yakın dönemde bazı rahatsızlıklar için çok önemli hale gelecek. Basit soğuk algınlığı hastalığında o poliçeyi kullanmak yerine bence online randevu ve online tedavi sürecinde devam edebileceksiniz.”

Aremas Gayrimenkul Başkanı Arslan: ‘’Konut Satışları 2023’te 1,1 Milyon Seviyesinde Kapanır’’

0

Aremas Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Arslan, konut satışlarının 2023 yılında 1,1 milyon seviyesinde kapanacağını öngördü.

Gayrimenkul editörleriyle biraraya gelen Aremas Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Arslan, 2021 ve 2022’de hemen hemen aynı kalarak yaklaşık 1,5 milyon seviyelerinde gerçekleşen konut satışlarının, 2023’te 1,1 milyon seviyesinde kapanacağı öngörüsünde bulunarak, “Bu durum, daralmanın önemli bir istatistiki göstergesi ile karşı karşıya kaldığımızı gösteriyor” dedi.

Arslan, 2023’ün başında yaşanan deprem ve sıkılaştırma politikaları ile daralmanın kaçınılmaz olarak yaşandığını ifade etti.

Arslan; “Yüzde 8‘lere kadar inmiş olan Merkez Bankası faizleri geldiğimiz noktada yüzde 40’lara çıkmış durumda, ikinci konutunu isteyenlere yönelik caydırıcı politikalar ile genel yaklaşım neredeyse konut almayın yönünde olmuştur” yorumunu yaptı. 

Kentsel dönüşüme de değinen Arslan, şu önerilerde bulundu: 

“Kentsel dönüşüme özel bir mortgage sisteminin kurulması ve bu şekilde riskin tabana yayılması sağlanmalı. Bu mortgage sistemini destekleyecek yapılar; gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve fonları, emeklilik fonları veya portföy yönetim şirketleri vasıtasıyla kurulması ve bu yapıların satışın güçlü kılınarak desteklenmesi gerekiyor. Güçlü satış için ise kurumsallaşmasını tamamlamış organizasyonlara ihtiyaç bulunuyor. Ekonomi yönetiminin güncel politikaları doğrultusunda artmaya başlayan yabancı sermaye akımının, yapılacak düzenlemelerle ilerleyen dönemde sektörümüze de yönleneceğini bekliyoruz.”

Yabancılara konut satışı hakkında da değerlendirmelerde bulunan Arslan şöyle konuştu: 

“Suudi Arabistan, İran ve Irak uzun yıllar lokomotif ülkelerdi ancak Ukrayna savaşıyla birlikte Rusların ciddi alım talebine karşı öngörümüz bunun en fazla bir yıl süreceği yönündeydi. Geçtiğimiz yılsonu itibariyle yüksek fiyatların da etkisiyle, hareketlilikte ciddi bir azalma oluştu. 2023’te zirvede Rusya olsa da satış adeti bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 45 seviyesinde azalmış durumda. 2022’yi yaklaşık 6 milyar dolarlık satışla kapatan gayrimenkul sektöründe 2023 yılı için bu rakam 4 milyar doları bulamayacak gibi görünüyor.

Her 100 konuttan 3’ü yabancıya satıldı

Dünyada yabancıya satışın en yoğun olduğu ülkeler ABD, İngiltere, Portekiz, Almanya ve Birleşik Arap Emirlikleri (Dubai) olarak sayılabilir. Dünyada gerçekleşen toplam yabancıya gayrimenkul satışı pazarı yaklaşık 400 milyar doların üzerinde ve Türkiye’nin bundan aldığı pay yüzde 1 bile değil. Türkiye’de 2023’te satılan her 100 konuttan sadece 3 tanesi yabancılara satılırken, Antalya’da satılan her 100 konutta yaklaşık 20 tanesi yabancılara satılmış.”

İnşaat Sektörü Güven Endeksi Aralık Ayında Yüzde 3,3 Azaldı

0

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre inşaat sektörü güven endeksi Aralık ayında yüzde 3,3 azalarak 88,0 seviyesinde gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) hizmet, perakende, ticaret ve inşaat sektörlerine ilişkin Aralık ayı güven endeksi verilerin açıkladı. Açıklanan verilere göre, mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Aralık ayında bir önceki aya göre; hizmet sektöründe yüzde 1,2 oranında artarak 112,3 değerini, perakende ticaret sektöründe yüzde 4,5 oranında artarak 116,8 değerini ve inşaat sektöründe yüzde 3,3 oranında azalarak 88,0 değerini aldı. 

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksleri ve değişim oranları, Aralık 2023

EndeksBir önceki aya göre değişim oranı (%)
KasımAralıkKasımAralık
Hizmet sektörü güven endeksi110,9112,3-2,41,2
Son 3 aylık dönemde iş durumu110,0110,0-4,00,0
Son 3 aylık dönemde hizmetlere olan talep108,0112,1-4,63,8
Gelecek 3 aylık dönemde hizmetlere olan talep beklentisi114,8114,71,6-0,1
Perakende ticaret sektörü güven endeksi111,7116,8-1,94,5
Son 3 aylık dönemde iş hacmi-satışlar116,4127,9-3,39,9
Mevcut mal stok seviyesi(1)95,494,60,0-0,9
Gelecek 3 aylık dönemde iş hacmi-satışlar beklentisi123,4127,9-2,13,7
İnşaat sektörü güven endeksi91,088,02,2-3,3
Alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi83,579,01,7-5,4
Gelecek 3 aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi98,697,12,6-1,5

Kızılay-Hocabey Kentsel Dönüşüm Projesinde Ev ve İş Yerlerinin Teslim Tarihi Belli Oldu

0

Erzincan’da Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından inşaat çalışmaları devam eden Kızılay-Hocabey kentsel dönüşüm projesindeki ev ve iş yerleri 2025 yılında teslim edilecek.

İnşaat çalışmaları süren Kızılay-Hocabey kentsel dönüşüm projesini yerinde inceleyen Erzincan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Selçuk Aydın, yüzde 30 oranında ilerleme kaydedildiğini ifade etti. Projenin ilerleyişi ile ilgili ise, şu bilgiler paylaşıldı:

‘’’Kızılay-Hocabey Kentsel Dönüşüm Projesi yapım işi bakanlığımız Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca 10.04.2023 tarihinde ihale edilen ve 10.05.2023 tarihinde sözleşmeye bağlanarak Müşavir firma uhdesinde kontrol ve denetimi yürütülen Erzincan ili merkez ilçesi, Kızılay ve Hocabey Mahalleleri, Kentsel Dönüşüm Projesi 532 adet konut, 107 adet dükkân inşaatı ile altyapı ve çevre düzenlemesi işi Ekap: 2023/231171 kapsamında İl Müdürümüz Selçuk Aydın ve ilgili teknik personeller tarafından yerinde incelenmiş olup, inşaatın işleyişine dair herhangi bir olumsuzluk gözlenmemiştir. An itibariyle inşaatın yüzde 30 seviyesinde olduğu ve teslim süresi olan 06.01.2025 yılında tamamlanarak hak sahiplerine teslim edilebileceği değerlendirilmektedir. Bu beyanda riskli alan ilan edilen bölgedeki sağlıksız, mühendislik hizmeti almayan yapılar yerine deprem güvenliği bulunan ve sosyal donatı alanları ile projelendirilmiş sağlıklı yaşam alanları hak sahibi olan vatandaşlarımıza teslim edilecektir.’’

TOKİ Kızılay-Hocabey kentsel dönüşüm projesinin tüm detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Kocaeli Şehir Hastanesi Tramvay Projesinde Test Sürüşü Yapıldı

Kocaeli Şehir Hastanesi Tramvay Hattı projesinde test sürüşü aşaması tamamlandı. Hattın Şubat ayında ulaşıma açılması hedefleniyor.

Bugüne kadar aldığı tüm projeleri zamanında teslim etmesi ile bilinen Eze İnşaat, Kocaeli Şehir Hastanesi tramvay inşaatında da aynı hassasiyeti gösterdi. Kasım 2022 tarihinde inşaatına başlanan tramvay hattında, tüm çalışmalar tamamlandı. Bugün de test sürüşü yapıldı. İlk test sürüşü başarıyla sona ererken, bundan sonraki süreçte hattaki sinyalizasyon sistemi kurulacak. Ardından da çevre düzenlemesi yapılacak. Yeni güzergahta ilk seferlerin, Şubat 2014’te başlaması bekleniyor.

Eze İnşaat, itirazlar nedeniyle 3 kez durdurulan projeyi çok kısa sürede tamamladı. Proje sadece 13 ayda bitti. Çalışma kapsamında güzergah altında yer alan ve menfez şeklinde daha önce yapılan beton kanal temizlendi. Yeni beton kanallar yapıldı. İki ay önce de ray döşeme çalışmaları tamamen bitirildikten sonra projedeki 5 durağın kurulum çalışması yapıldı. Aynı anda elektrik direkleri de dikildi.

Kaynak: Özgün Kocaeli

KONUTDER Başkanı Kumova: ‘’Arsa Maliyeti Yüzde 15’e Çekilirse Konut Fiyatları Düşer’’

0

Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği’nin (KONUTDER) Başkanı Ramadan Kumova, ‘’Arsa maliyetlerinin dünyada olduğu gibi yüzde 15’lere çekilmesi halinde konut fiyatları yaklaşık olarak yüzde 40 geriler.’’ dedi.

Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği’nin (KONUTDER) Başkanı Ramadan Kumova, konuttaki en büyük maliyet kaleminin arsa olduğunu belirterek, “Arsa maliyeti Türkiye’de bütün dünyadaki örneklerine göre çok pahalı. Hamburg’ta yüzde 8, Nişantaşı gibi yerde yüzde 25. Dünya ortalaması yüzde 15. Türkiye’de ise yüzde 50 ve üstü. Arsa nedeniyle ürettiğimiz her konut için maliyeti önce ikiyle çarpıyoruz. Arsa maliyetlerinin dünyada olduğu gibi yüzde 15’lere çekilmesi halinde konut fiyatları yaklaşık olarak yüzde 40 geriler. Örneğin; yüzde 50 kat karşılığı olan bir projede, konutun metrekaresi 65 bin liraysa arsa maliyeti yüzde 15’lere düştüğünde aynı konutu 38 bin lira metrekare fiyatıyla satabilirsiniz” dedi.

Sabah Gazetesi’nden Dilek Güngör’ün haberine göre; arsa maliyetlerini ucuzlatmadan konuta erişimin mümkün olmayacağını vurgulayan Kumova, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki ile de geçtiğimiz aylarda görüştüklerini söyledi. Kumova, “Arsaların özel sektör-kamu işbirliği ile üretilmesinin daha doğru bir model olacağını, arsa maliyetinin düşmesi halinde konut fiyatlarının yüzde 40 ucuzlayacağını anlattık” dedi. Beyaz yakalıların dahi konuta ulaşmada zorluk yaşamaya başladığını söyleyen Kumova, “Türkiye’de ağırlıklı olarak sosyal konut projeleri konuşuluyor. Ama artık orta segmentte de sıkıntı yaşamaya başladık. Gelinen noktada herkes bir alt segmente geçiyor” diye konuştu.

Konutta kredili satışın payının 2008-2011 yılları arasında yüzde 11.5 olduğuna da dikkat çeken Kumova kredi piyasanın işlerlik kazanmasının önemli olduğunu şu sözlerle anlattı: “2014-2018’de yüzde 8.5’e düştü. Mart 2023 itibarıyla yüzde 4.6’ya geriledi. Bizde proje finansmanı çok az. Yüklendiğimiz yer satıştır. Bu yıl satışlarımız yüzde 20 geriledi ve 2024’ün 2023’ten parlak olmayacağını düşünüyoruz. Satışın olmadığı yerde arz da geriye gidecektir. Çünkü biz ancak sattığımızdan elde ettiğimiz ciroyla yeni proje üretebiliriz. Ayrıca projeden satış yaptığımız konutu 36 ay sonra teslim ediyoruz. Bu arada artan maliyetlere de katlanıyoruz. Türkiye’deki ev sahipliği oranı yüzde 56.7. Ev sahiplik oranını muhakkak arttırmalıyız, bunun için arsa maliyetlerini uygun koşullara getirmeliyiz. Ayrıca faizler de tek haneli olmalı. 2024’te arzın azalacağı kesin. Çok fazla stok kalmadı. 150-200 bin konut stoğu var, ikinci eller bitmek üzere. Her yıl 750 bin yeni konut ihtiyacı oluşuyor.”

Birinci El Satışlar Düşüyor

2018’de 700 bin adet birinci el konut satılırken bu sene rakamın 350 bin civarında olacağını belirten Kumova, “Birinci elde yarı yarıya düşüş var. Birinci elin yerini ikinci el aldı. 2012-2017 yılları arasında Türkiye’de 5 milyon adet ev satılmış. 2018-2022 arasında 3 milyon satılmış. Yüzde 40 eksideyiz. 2024’te arzda sıkıntı yaşanabilir. Konut fiyatlarının baskılanacağını düşünüyorum” diye konuştu.

Maliyet Endeksi Daha Çok Arttı

Konutta maliyetlerdeki artışın göz ardı edildiğini belirten Kumova, “Fiyatlar arttı evet doğru ama maliyetler de arttı. 2017’den bu yana baktığımızda maliyet endeksi 903’e gelmiş. Konut fiyat endeksi 1010’a gelmiş. 9-10 katlık bir artış var. Konut üreticileri olarak bu algıyı yönetmek zorundayız” dedi.

Lapseki’de Tarım ve Orman Müdürlüğü Binası İnşaatı Devam Ediyor

0

Çanakkale’nin Lapseki ilçesinde inşaat çalışmaları devam eden Tarım ve Orman Müdürlüğü Binası’nın Şubat ayında hizmete açılması planlanıyor.

İnşaat çalışmaları tüm hızıyla süren İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Binası proje alanını ziyaret eden İlçe Kaymakamı Emre Öztürk, Lapseki Belediye Başkanı Eyüp Yılmaz, İlçe Başkanı Hasan Engin, İlçe Özel İdare Müdürü Aydın Şafak Kılıçaslan ve İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ali Kaçan incelemelerde bulundu.

Proje hakkında bilgi alan İlçe Kaymakamı Emre Öztürk, “İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün kendi binası yok idi, ilçe içinde bir alanda birkaç yıldır hizmet veriyordu. Bakanlık tarafından yapımına başlanan şık bina 2024 şubat ayından bitirilmesi hedeflendiğini çalışanlardan öğrendik. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü kendi yerine geçtiğinde çok rahatlamış olacak bunun yanında vatandaşlarımızda işlerini kolay bir şekilde yaptırmış olacak.” dedi.

Proje alanı hakkında konuşan İlçe Başkanı Hasan Engin ise, ”İnşaatı hızla devam eden, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yeni hizmet binası 362 metre oturma alanı, inşaat alanını gezdiğimizde yetkililerden edindiğimiz bilgi çerçevesinde şubat ayı sonlarında bitirilmesi hedeflediğini öğrendik. Lapseki ilçemiz geçimini bitkisel hayvansal ve su ürünlerinden karşılayan bir ilçemizdir. Türkiye’de şeftali üretiminin birincisi Çanakkale’yi birinci yapan ilçede Lapseki’dir. üretilen tüm ürünleriyle bir değer olan ve bu değeri üreticilerle birlikte koordine eden İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüdür.” ifadelerini kullandı.

Konuyla ilgili Lapseki İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ise, şunlar kaydedildi: 

“2 bine yakın Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı üreticisi ile 500 yakın kayıtlı gıda işletmesi ilaç yem gübre bayileri ve bunların denetiminden sorumlu, arazi satışı işlemleri yürüten Tarım ve Orman Müdürlüğüne yeni hizmet binası, çelik konstrüksiyon tek katlı deprem yönetmeliğine uygun içerisinde hizmet kalitesi açısından da Lapseki ve bölge uygun özellikler ve örnek nitelik taşıyacağı aşikârdır. Yapım işi ve diğer tüm iş ve işlemleri Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü İdari ve Mali İşler bünyesinde yürütülmekte Lapseki İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından da bu iş ve işlemler koordine edilmektedir. Şimdiden ilçemize ve üreticilerimize hayırlı olsun.” 

Copa, Yeni Ürünü Doğa Dostu Isı Pompası ile ‘Her Mevsim Yanınızda’

0

Sağlam ve kaliteli duruşunun altını Takın Unutun mottosuyla çizen Copa, doğa dostu yepyeni ürünü Isı Pompası’nın tanıtımını dikkat çekici bir jingle çalışmasıyla yaptı. Kombiden klimaya birçok ürün ile her mevsim yanımızda olduğunun altını çizen Copa, şimdi de Isı Pompası ürünüyle hem bizim hem doğanın yanında olmaya devam ediyor.

Copa, ürün gamını artırarak, müşterilerinin her mevsim yanında olduklarını vurgulayan bir jingle’a imza attı. “Her Mevsim Yanında Copa” sloganıyla hazırlanan jingle, hem günümüzün en önemli konularından biri olan enerji tasarrufunu hem de müşterisine sağladığı güveni odağına alıyor. 

Copa’nın jingle ile birlikte ısı pompası ürünü için hazırladığı yeni reklam kampanyası outdoor, dijital ve radyo olmak üzere 3 mecrada yer almaya başladı. Lokal İstanbul tarafından hazırlanan reklam filminde, ısı pompasının kullanıcıların her mevsim yanlarında olduğunun vurgusu yapılıyor. Reklam filminde, ısı pompasıyla birlikte birdenbire değişen mevsim değişiklikleri görüntüleriyle Copa, konforu ve enerji verimliliğini “Her Mevsim Yanında” jingle’ı ile müşterilerine duyuruyor.

Müziğin gücünü kullanarak markanın yenilikçi ve müşteri odaklı ruhunu, müşterilerine aktaran Copa, yeni jingle’ı ile mesajını güçlü ve akılda kalıcı bir şekilde iletirken yepyeni ürünü ısı pompasının avantajlarını da geniş bir kitleye ulaştırmayı hedefliyor. 

Jingle’ın her notasında ve her sözünde, Copa’nın müşterilerine sunduğu rahatlık, güven ve ekonomik faydayı hissetmek mümkün. “Takıp Unut, Sıkıntı Yok, Takıp Unut, Şikayet Yok” sözleri, Copa’nın yeni ısı pompasının günlük yaşamdaki pratikliğini ve sorunsuz kullanımını vurgularken, “On Numara Tasarrufta, Kabarmıyor Hiç Fatura” sözleriyle, ürünün enerji tasarrufu sağladığına dikkat çekiliyor. 

Video: https://www.youtube.com/watch?v=lU7h98XYPkU

Yeşim Kozanlı Mimarlık’tan Tasarımı Sofistike Bir Deneyime Dönüştüren Seraf Vadi Restoran

0

Yeşim Kozanlı Architecture tarafından, Anadolu’nun birleştirici, sıcak ve samimi kültüründen ve hislere yoğun bir şekilde dokunan geleneksel el sanatlarından ilham alınarak sofistike detaylarla ve çağdaş bir anlayışla biçimlendirilen Seraf Vadi Restoran, tasarımın insan duyguları ölçeğinde deneyime dönüşmesini sağlıyor.

Hikayesi Anadolu’nun sıcak ve samimi kültürüne, geleneksel el sanatlarına ve zanaatlerindeki özene dayalı olan Seraf Vadi Restoran, ağırlama ve gastronomi sektörlerinde 25 seneyi aşkın deneyimi ile ulusal ve uluslararası ölçekte mimari ve iç mimari projelere imza atan İç Mimar Yeşim Kozanlı liderliğindeki Yeşim Kozanlı Architecture tarafından tasarlandı. 

Yeşim Kozanlı Architecture, Türk mutfağının lezzetleri ve birleştirici sofra kültürüyle biçimlenen Seraf Vadi Restoran’ıniç mekanlarında Anadolu’nun kültürel bağlamından ve insan duygularına dokunan inceliklerinden ilham alarak çağdaş ve sofistike bir tasarım ortaya koymuş. 

Yaşamın köklerini ve birlikteliği simgeleyen “hayat ağacı” formu modernize edilerek, aynı zamanda işlevler de yüklenerek tasarımın referans noktasını oluşturacak şekilde merkezde konumlandırılmış. Renkler, kullanılan malzemeler ve tüm iç mimari öğeler hayat ağacı etrafında genişleyerek kendine yer bulmuş. 

Seraf Vadi Restoran’da ahşap, doğal taş ve seramik malzemelerin yoğun olarak kullanımı sıcak ve modern bir atmosferin elde edilmesini sağlamış. Mimarlar, toprak tonlarıyla kontrast yaratan mobilyalar ile doğallık vurgusu yaparken mekanın kalite standartlarını da yansıtmayı hedeflemiş. 

Özel aydınlatma seçimleri ile doğru ambiyansın oluşturulduğu Seraf Vadi Restoran, tasarımın insan duygularına dokunan bir ölçekte deneyime dönüştüğü, misafirlerin keyifli vakit geçirebildiği bir ortam sunuyor.

“CYC Select Urla” ile Başka Bir Hayat Mümkün Olacak

0

İnşaat ve madencilik sektörlerinin çeşitli projelerinde yer alan CYC Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Cabir Yıldız, 2024 yılında başlayacakları “CYC Select Urla projesi ile Urla’da başka bir hayatı mümkün kılacaklarını açıkladı.

2023 yılının inşaat sektöründe mevcut olan planların bir adım ötesine geçilen bir yıl olduğunun altını çizen CYC Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Cabir Yıldız, “2023 yılı teslim ettiğimiz ve başladığımız projelerimizin yanında 2024 yılında başlayacağımız sürpriz projelerimizin de hazırlık süreçlerini tamamladığımız keyifli bir yıl oldu. Diğer taraftan piyasalarda belirsizliklerin ve dalgalanmaların yoğun olduğu bir yıl yaşadık. Ancak tüm bu olumsuz gelişmelere rağmen inşaat sektöründe yatırımlar hız kesmeden, gelişen piyasa ortamına kendini adapte ederek devam etti. An itibariyle piyasadaki belirsizlikler azaldı, ortam daha öngörülebilir ve yatırıma elverişli bir duruma geldi.” dedi.

Urla’da proje geliştirmek bizim için ticari bir faaliyetin çok ötesinde 

2024 hedeflerinden de bahseden Yıldız, “Çok yakında 2024 yılının ilk projesi “CYC Select Urla” ile başka bir hayatı mümkün kılacağız. Müşterilerimizin beklentilerini en üst seviyede karşılayacak olan bu projemiz yeni bir hayata yolculuk edecekler için iyi bir fırsat olacak. Urla’da proje geliştirmek ve hayata geçirmek bizim için ticari bir faaliyetin çok ötesinde bir anlam taşıyor. Sektördeki genel faaliyetlerimizin tamamını büyük bir özenle yürütüyoruz ama söz konusu Urla olunca çok daha hassas parametreler gündemimizde yerini alıyor. 

2024 yılı artık karar yılı olacak 

2024 yılı bize göre finans piyasaları açısından daha rasyonel verilere ulaşmamıza imkan sağlayacak. Bunun konut sektörüne yansıması hem konut üreticileri hem de konut sahibi olmak isteyenler açısından önemli. Ülkemizde konuta yatırım yapmak barınma ihtiyacının çok ötesinde nedenlere dayanıyor. 2023 yılı talepçiler için biraz düşünme ve toparlanma yılı oldu diyebiliriz ama 2024 yılı artık karar yılı olacak. Piyasadaki konut arzının azaldığı ve ihtiyacın sürekli arttığını da göz önüne aldığımızda stokların hızlıca eridiği, en önemlisi de konforlu yaşama dönük yatırımların artacağı ve güvenli bölgelere dönük hareketliliğin hız kazanacağını ön görüyoruz. 

CYC Yapı için en önemli hedef Urla

Sadece 2024 yılı için değil 2024-2027 yılı iş ve yatırım programımızı da büyük ölçüde tamamladık. 2024 yılı hedeflerimiz, programa konu olan yatırımları iş programına göre hayata geçirmek olacak. CYC Yapı için en önemli hedef Urla’mız için yeni bir heyecan yaratmak ve müşterilerimizle keyifli bir yolculuğa çıkmak olacak.” diyerek sözlerini tamamladı.  

Sada Hastanesi’nde İnşaat Çalışmaları Tamamlanıyor

Ekol Sağlık Grubu tarafından İzmir’in Menemen ilçesinde hayata geçirilen Özel Sada Hastanesi projesinde inşaat çalışmaları tamamlanmak üzere.

Hastane projesiyle ilgili açıklamalarda bulunan Ekol Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Üyesi ve Sada Hastanesi Sorumlu Müdürü Sami Baz, şunları söyledi:

Her yıl yeni ek branşlarla daha geniş kitlelere sunduğumuz sağlık hizmeti ve sonrası yoğunlaşan hasta talebi, bizi yeni yatırımlara yönlendirdi. Geçtiğimiz yıl Balçova Ekol Tıp Merkezi başta yarımada olmak üzere bu bölgede ciddi ilgi gördü. Şimdi de bünyemize katmış olduğumuz Sada Hastanesi’nin yeni binasını 6 ay içerisinde tamamlıyoruz ve kalitemizi İzmir’in kuzeyine de götürmüş olacağız. 

35 Bin Metrekare Kapalı Alan

Sada Hastanesi’nin 35 bin metrekare kapalı alanlı yeni binasını 6 ay süre içerisinde bitirerek tüm branşlarda hizmete sunacağız. Yine aynı alandaki başka bir binada da yaşlı bakım merkezi kuruyoruz. Burası yurt dışından gelen hastalarımızın konaklama ihtiyacını da karşılayacağımız merkezimiz olacak.” ifadelerini kullandı

Ekol Sağlık Grubu’nun tüm firma bilgileri ile proje detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Manisa Cider Yolu’nda Altyapı Çalışmaları Başladı

Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından  Cider Yolu projesi kapsamında altyapı çalışmaları başlatıldı.

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’ün talimatları doğrultusunda Cider yolunu İzmir’in Menemen ilçesine bağlamak ve Alparslan Türkeş Kavşağı bölgesindeki trafik sıkışıklığını azaltmak amacıyla başlatılan Cider Yolu Projesi kapsamında MASKİ Genel Müdürlüğü de 3 bin 200 metrelik yağmur suyu hattı döşeme işine başladı. MASKİ Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanı Hilmi Serkan Emir, yürütülen çalışmaları yerinde inceledi.

Çalışmalar hakkında detaylı bilgi alan Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanı Hilmi Serkan Emir, “Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cengiz Ergün’ün talimatlarıyla Manisa merkez trafiğini rahatlatmak amacıyla yapılan Cider Yolu Projesi kapsamında toplamda 3.200 metrelik yağmursuyu hattı çalışmalarımıza start vermiş bulunmaktayız. Altyapı çalışmalarımız tamamlandığında gerekli yol çalışmaları da devam edecektir. Şimdiden vatandaşlarımıza hayırlı olsun.” dedi.

57 Binanın Yıkımı Gerçekleştirildi

Kamulaştırma çalışmalarının son durumu hakkında bilgi veren Manisa Büyükşehir Belediyesi Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanı Mehmet Kara, “Cider yolu ile Menemen yolu arasında kamulaştırma çalışmalarına hızla devam ediyoruz. Uzlaşma sağlanan hak sahiplerine bedellerini ödeyerek binaların yıkımlarını sürdürüyoruz. Bölgede 57’nci binanın da yıkımını gerçekleştirdik. Kalan binaların kamulaştırılması için de hukuki süreç devam ediyor. Kamulaştırma çalışmalarımızın tamamlanmasının ardından bölgede Muradiye ve Menemen güzergâhını kullanacak araçlar için alternatif yol oluşturulacak ve aynı zamanda şehir merkezimizde trafik akışı daha sağlıklı hale getirilecek.” dedi.

Manisa’da gerçekleştirilen tüm altyapı projelerini buradan inceleyebilirsiniz.

Osmaniye’de Deprem Konutları İnşaatı Sürüyor

0

Osmaniye’de depremzedeler için Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından başlatılan 3 bin 875 konutun inşaat çalışmaları sürüyor.

Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen kent merkezi ve ilçelerinde, evleri yıkılan veya ağır hasar gören depremzedelerin barınma ihtiyacının karşılanması için başlatılan çalışmalar devam ediyor.

Vali Erdinç Yılmaz, Osmaniye merkez ve ilçelerinde kalıcı deprem konutlarının yapımının sürdüğünü anlattı.

Kent merkezi ve ilçelerde yapımına başlanan 3 bin 875 konutun inşaat çalışmalarında sona yaklaşıldığını aktaran Yılmaz, “TOKİ tarafından Osmaniye genelinde toplam 211 bloktan oluşan 3 bin 875 kalıcı deprem konutu yapılmaktadır. Söz konusu 211 bloktan 130’unun kaba inşaatları tamamlanmış olup, ince imalatları devam etmektedir. Geriye kalan 81 bloğun ise inşaat yapımı, hızlı bir şekilde devam etmektedir.” diye konuştu.

Yılmaz, Toprakkale ilçesi Fatih Sultan Mehmet Mahallesi’nde 152 konuttan oluşan 7 bloğun ve Sumbas ilçesi Karamerli Mahallesi’nde 190 konuttan oluşan 12 bloğun tamamının da bitme aşamasına geldiğini belirtti.

Düziçi ilçesi Gökçeçayır Mahallesi’nde 1209 konuttan oluşan 65 bloktan 44’ünün ince işlerinin sürdüğünü anlatan Yılmaz, geriye kalan 21 bloğun ise kaba inşaatının devam ettiğini söyledi.

Vali Yılmaz, Hasanbeyli ilçesi Merkez Mahallesi’nde de 504 konuttan oluşan 37 bloğun 24’ünün ince, geriye kalan 13 bloğun kaba inşaatıyla ilgili çalışmaların sürdüğünü dile getirdi.

Konutlar İleri Teknolojiyle İnşa Ediliyor

Osmaniye merkezde yapımı süren 190 bloktan oluşan 1820 konutun da yapımının devam ettiğini aktaran Yılmaz, şunları kaydetti:

“1820 konuttan oluşan 90 bloğun 43’ünün ince imalatları yapılmakta olup, geriye kalan 47 bloğun ise kaba imalatları devam ediyor. Konutlar gerçekten standartları yüksek, depreme dayanıklı, son derece ileri teknoloji kullanılarak yapılmaktadır. Bizler de kıymetli hemşerilerimizim en kısa zamanda bu konutlara kavuşmaları için var gücümüzle çalışıyoruz. Konutlarımızın bir an evvel bitirilip kıymetli hemşehrilerimize teslim edilmesini sabırsızlıkla bekliyoruz. Bu konutlarımızın, kıymetli hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Osmaniye’deki tüm TOKİ projelerine buradan göz atabilirsiniz.

Kaynak: AA

Türkiye İMSAD Açıkladı: Beklenti Endeksi Düştü

0

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) tarafından açıklanan İnşaat Malzemesi Sanayi Bileşik Endeksi Kasım ayı verilerine göre, beklenti endeksi 0,1 puan geriledi.

Rapora göre, eylül ve ekim aylarında düşüş gösteren Beklenti Endeksi de kasım ayında durağanlaşarak 0,1 puan geriledi. Beklentileri, yeni ekonomi politikaları ile alınan yurt içi ve yurt dışı siparişleri şekillendirdi. Kasım ayında yeni ekonomi politikalarının daha etkili hale gelirken, yurt içi ve yurt dışı siparişlerde ise düşüşler yaşandı. Bu kapsamda kasım ayında yeni ekonomi politikalarıyla yurt içi siparişler ve dışarıdaki yavaşlama ile ihracat siparişlerindeki düşüşler, beklentileri olumsuz etkilemeye devam etti. Mevsimselliğin de beklentileri sınırlamaya başladığına dikkat çekilen rapora göre, önümüzdeki üç ayın üretim, yatırım ve istihdam beklentileri ise kasım ayında bir önceki aya göre sınırlı artışlar gösterdi. Üretim beklentileri de yeniden sınırlı ölçüde toparlandı.

Yarısı Bizden Kampanyasıyla 1,5 Milyon TL’lik Destek Sağlanacak

0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yarısı Bizden Kampanyası ile dönüştürülen konutlar için 1,5 milyon TL’lik destek verileceğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’daki Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen Yüzyılın Dönüşümü İstanbul Programı’nda kentsel dönüşüm kampanyasını anlattı.

Erdoğan, İstanbul’da bu programa şimdiye kadar 1 milyon 233 bin bağımsız bölüm başvurusu geldiğini belirtti.

Erdoğan, “Bugünkü programımızda imza, yıkım ve yapım dahil tüm aşamalarıyla İstanbul’da Yüzyılın Dönüşümü projemize start veriyoruz.” dedi.

Kredilerin Ödemesi Evler Tamamlandıktan Sonra Başlayacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Kampanyamız kapsamında her bağımsız bölüm için toplamda 1,5 milyon liralık destek vereceğiz. Bunun 100 bin lirası kira desteği olmak üzere 800 bin lirası hibe, 700 bin lirası çok uygun şartlarda kredi şeklinde verilecektir. Kredilerin ödenmesi evler tamamlandıktan sonra başlayacak ve ilk yılı faizsiz olarak tahsil edilecektir.”

Sabiha Gökçen’de İkinci Pist Yarın Açılıyor

0

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda kapasite artırımı için yapılan ikinci pistin 25 Aralık’ta açılacağını duyurdu.

Uraloğlu, sosyal medya hesabından Sabiha Gökçen Havalimanı’na yapılan ikinci piste ilişkin paylaşımda bulundu.

Pistin açılışının, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın teşrifiyle 25 Aralık Pazartesi günü saat 12.00’de yapılacağına işaret eden Uraloğlu, “Yolcu trafiğinin en çok olduğu ikinci havalimanımızın kapasitesini ikinci pist ile ikiye katlıyoruz. Gökyüzüne mührümüzü, yeryüzüne imzamızı atıyoruz.” ifadesini kullandı.

Ulusoy Un, Fabrika Sayısını 5’e Çıkardı

Ulusoy Un, beşini fabrikasını Hatay Antakya Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) üretime açtı.

Aktif fabrika sayısını 5’e çıkardıklarını belirten Ulusoy Un Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Eren Günhan Ulusoy, şunları söyledi:

“Ulusoy Un, 2023’ün ilk 9 ayında 24 milyar TL satış hasılatı gerçekleştirerek geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 75 oranında bir büyüme kaydetti. Bugün 102 ülkeye ihracat yapıyoruz.

Samsun, Çorlu, Aydın ve Ankara fabrikalarında toplam üretim kapasitemiz 3.925 ton/güne ulaşmıştı. Hatay’daki fabrikanın faaliyete geçmesiyle birlikte toplam üretim kapasitemiz 4.200 ton/güne ulaşarak Türkiye’nin açık ara en büyük un üreticisi konumumuzu korumaya devam ediyoruz.

Mersin, Adana, İskenderun bölgesindeki limanların hammadde temininde kullanılarak maliyet avantajı ve Türkiye’nin güney komşularına yakınlık sayesinde ihracat tonajında artış yakalamayı hedefliyoruz. Şirketimiz ülkemizin güney ve güneydoğu bölgesindeki iç piyasaya daha uygun maliyetli nakliyeyle erişim imkanına kavuşacak. Böylelikle şirketimiz bünyesinde 5 ayrı bölgede yer alan fabrikalarımızla, Türkiye’nin bütün bölgelerine satışı yaygınlaştıracak aktif üretim kapasitesine ulaştık.”

TİM1000 listesine göre Türkiye’nin en büyük 247. ihracatçısı, İSO500 listesine göre Türkiye’nin en büyük 273. sanayi kuruluşu ve kendi sektörünün en büyük firması olan Ulusoy Un, Fortune500 listesine göre 69. ve Capital dergisinin Capital500 araştırmasına göre de Türkiye’nin en büyük 84. firması olarak yer alıyor. Geçtiğimiz günlerde alternatif finansman kanallarına erişim kapsamında ilk sukuk ve finansman bonosu ihracını gerçekleştiren ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırımlarına devam eden Ulusoy Un, Ekonomist dergisinin “Anadolu’nun En Büyük 500 Şirketi” araştırmasına göre de Anadolu’nun en büyük 17. firması olarak konumlanıyor.

MÜSİAD Başkanı Asmalı: ‘’Fiyat Artışları 2024’ün İkinci Yarısında Gerileyecek’’

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı, fiyat artışlarının 2024 ikinci yarısında makul düzeylere gerileyeceğini söyledi.

MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı, 2023 değerlendirmeleri ve 2024 öngörülerine ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sarsıcı küresel etkilerinin gölgesinde geçen 2022 yılında yüzde 5,6 ile G20’nin en çok büyüyen 3’üncü ülkesi olma başarısı gösteren Türkiye’nin, 2023 yılına bu motivasyonla girdiğini söyledi.

Ocak ayında yıllık bazda ihracatta yüzde 10,3, sanayi üretiminde yüzde 4,5, perakende satışlarda yüzde 33,9, toplam ciroda yüzde 94 artış yaşandığını, işsizlik oranının ise yüzde 9,7 seviyesine gerilediğini hatırlatan Asmalı, “Maalesef 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen depremler neticesinde tarihinin en büyük felaketiyle karşılaşan ülkemiz; GSYİH’deki payları yüzde 10’u aşan ve toplam ihracatın yüzde 8,6’sını gerçekleştiren 11 ilde ekonomik aktivitenin ciddi anlamda sekteye uğramasıyla, büyük bir şok yaşamıştı.” diye konuştu.

Asmalı, deprem sürecinde devlet ve milletin milli bir dayanışma ruhu içerisinde ve olağanüstü bir gayretle hareket ederek yaraları sardığını, felaketin yaşandığı illerin yeniden imar ve inşasının hızlı bir şekilde başladığını anlattı.

Depremlere rağmen yılın ilk çeyreğinde yüzde 4 büyüyerek büyük bir direnç gösteren Türkiye ekonomisinin, ikinci çeyrekte de bu performansını sürdürdüğünü ve yüzde 3,9 büyüyerek küresel ekonomi içerisinde pozitif ayrışmayı başardığını dile getiren Asmalı, üçüncü çeyrekte yakalanılan yüzde 5,9’luk büyümeyle G20’nin en çok büyüyen ikinci ülkesi olunduğunu vurguladı.

“Türkiye ekonomisi için enflasyonist sürecin henüz sonuna gelinmedi”

Mahmut Asmalı, Rusya-Ukrayna savaşının küresel enerji ve emtia fiyatları üzerinde oluşturduğu baskının ve artan döviz kurunun üretim maliyetleri üzerindeki etkisiyle fiyatların genel düzeyinde son dönemde ciddi artışlar yaşandığını belirterek, “Elbette Türkiye ekonomisi için enflasyonist sürecin henüz sonuna gelinmiş değildir.” şeklinde konuştu.

Asmalı, “Öncü ekonomilerle birlikte ülkemizin de enflasyon sorunuyla yüzleştiği ve parasal sıkılaşma sürecinde olduğu böyle bir dönemde, Türkiye ekonomisinin büyüme hızının artması takdir edilmesi gereken bir gelişmedir. Nihayetinde fiyat artışlarının da 2024 yılının özellikle ikinci yarısı itibarıyla çok daha makul düzeylere gerileyeceğini tahmin ediyoruz.” diye konuştu.

Üçüncü çeyrekte hizmetler sektörünün yüzde 4,3, sanayi sektörünün yüzde 5,7, tarım sektörünün yüzde 0,3 ve inşaat sektörünün yüzde 8,1 genişlemesinin topyekun bir büyümeye işaret ettiğine dikkati çeken Asmalı, yüzde 5,9’luk büyüme performansının, yılın sonuna yaklaşılan günlerde, 2024 için çok büyük bir motivasyon kaynağı olacağını söyledi.

“Dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına gireceğimize inancımız tam”

MÜSİAD Genel Başkanı Asmalı, Cumhuriyet’in ilanının 100. yıl dönümünün yaşandığı bugünlerde, özellikle son 20 yılda atılan adımlar sayesinde 905,5 milyar dolarlık milli gelire, 250 milyar dolar seviyesini geride bırakan ihracata ve istihdamda 31 milyonu aşan iş gücü piyasasıyla Türkiye’nin hem küresel hem de bölgesel anlamda büyük bir güce dönüşmeyi başardığını vurguladı.

Asmalı, “İhracat bayrağını 200’den fazla ülkeye ulaştıran, ekonomiden altyapı ve şehirleşmeye, eğitimden sağlığa kadar birçok sahada oldukça büyük atılım yapan Türkiye’mizin, bu başarısını önümüzdeki dönemde de sürdürerek ve Cumhuriyetin ikinci yüzyılında orta gelir tuzağını aşarak, dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına gireceğine olan inancımız tamdır.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

Kayseri Serbest Bölge’de İnşaat Çalışmaları Sürüyor

0

Türkiye’nin en büyük yüzölçümüne sahip Kayseri Serbest Bölge’deki tüm inşaat çalışmaları sürüyor.

Konuyla ilgili konuşan Kayseri Serbest Bölge Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Palancıoğlu, bölgede faaliyet gösteren 150 firmanın, kentin ihracatının yüzde 25’ini karşıladığını ve yaklaşık 6 bin kişiye istihdam sağladığını söyledi.

Serbest bölgede farklı alanlarda üretim yapıldığına değinen Palancıoğlu, şöyle konuştu:

“Serbest Bölgeler, Türkiye’nin yurt dışına açılan kapısı, ihracat kapısı. Burada yeni firmaların yer almasını sağlıyoruz. 2,5 yıl içinde 39 firma yatırıma başladı. Bir kısmı açılışlarını yaptı, üretime geçti. Bir kısmının inşaat çalışmaları devam ediyor. Kayseri’nin ihracatına, istihdamına, gelişmesine katkı sunuyorlar. Burada farklı alanlarda, farklı sektörlerde üretim var. Bunlar arasında kablo üretimi, elektrikli ev aletleri üretimi son derece önemli. Metal eşyalar, çelik kapılar, mobilyalar, bahçe mobilyaları gibi farklı yelpazede üretim söz konusu. Burada üretiminin yüzde 100’ünü ihraç eden firmalarımız var. Dolayısıyla sanayiciler buraya oldukça ilgi gösteriyor.”

Nitelikli Firmaların Tercih Ettiği Bölge

Serbest Bölge ile organize sanayi bölgeleri (OSB) arasındaki farkı anlatan Palancıoğlu, “Katma Değer Vergisi olsun, Gümrük Vergisi olsun, çalışanlarla ilgili çeşitli muafiyetler olsun eğer ihracat yapıyorsanız normal OSB’lere göre burada birçok avantajınız var. İhracat yapan firmaların odaklandığı, yoğunlaştığı bir nokta burası. Özellikle OSB’lerde üretim yapan Kayseri içi ve dışındaki firmalar, buraya çok rağbet gösteriyor. Tabii buranın özellikle gümrüklü olması, giriş çıkışının kontrollü olması, tüm girişlerde gerekli dokümanların olması, güvenlik açısından burayı önemli kılıyor. Bu açıdan da nitelikli firmaların tercih ettiği bir bölge, bir alan diyebiliriz.” ifadelerini kullandı.

Palancıoğlu, serbest bölgeye yoğun talep olduğunu bildirerek, “2,5 yıl içinde 39 firmanın temeli atıldı, 7’si üretime başladı, 10 civarında fabrika önümüzdeki günlerde üretime başlayacak. Diğer firmalar da bir yıl içerisinde üretime başlayacaklar. Bu sayede 6 bin olan çalışan sayısı ilk etapta 8 bine, daha sonra 12 bine çıkacak. İhracat rakamlarımız da giderek artacak. Şu anda yüzde 22-25 arasında değişiyor. Bu oran da yüzde 50’ye kadar çıkacak. Dolayısıyla ihracat odaklı bir yatırım söz konusu.” diye konuştu.

Yeşil Serbest Bölge Olacak

Palancıoğlu, Kayseri Serbest Bölge’yi “yeşil serbest bölge” formatına getirmeye çalıştıklarını, çevreci bir üretim yapılması için de atıksu arıtma tesisi, kanalizasyon, doğalgaz, alternatif enerji kaynakları başta olmak üzere çeşitli çalışmalar yürüttüklerini aktardı.

Bölgeye arıtma tesisi yaptıklarını, yatırımcıları “yeşil üretim” için teşvik ettiklerini aktaran Palancıoğlu, “Buradaki yeşil üretim sertifikasına sahip fabrika sayısını hızlı bir şekilde artırmamız lazım ki Avrupa’ya, Avrupa Birliği ülkelerine ürün satabilelim. Bu kapsamda da firmalar şimdiden hazırlık çalışmalarını yapıyor.” dedi.

Selimiye Camii’nin 4 Minaresinden 3’ünde Restorasyon Çalışmaları Tamamlandı

0

Restorasyon çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiğini belirten Edirne Valisi Yunus Sezer, 4 minareden 3’ünde çalışmaların tamamlandığını bildirdi.

Selimiye’deki restorasyonun bitirilme tarihinin 2025 olarak gösterildiğini ifade eden Sezer, “Bizim buradaki yüklenici firma çok güzel çalışıyor. Yaptığımız değerlendirmelerde bunun öne çekilebileceği ve 2024 yılında bitirilmesi için biraz hızlandırıldığını belirtiyorlar. İnşallah 2024 yılında tamamlanacak.” dedi.

Selimiye’nin üç minaresinde çalışmaların tamamlandığı ve kalıpların söküldüğü bilgisini veren Sezer, “Dördüncü minarede şu anda çalışmalar yapılıyor. Yine içerideki el işleriyle ilgili çalışmalar yapılıyor. Çok hızlı bir şekilde Selimiye Camisi’nde çalışmalar devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Selimiye Camii’ndeki tüm restorasyon proje detaylarını burada bulabilirsiniz.

ABD Mortgage Faizleri En Düşük Seviyesinde

0

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) vadeli mortgage faizleri Haziran ayından bu yana en düşük seviyesinde gerçekleşti.

Mortgage Bankalar Birliği (MBA) verilerine göre, mortgage başvuruları, 15 Aralık ile sona eren haftada bir önceki haftaya kıyasla yüzde 1,5 azaldı.

Bu dönemde konut satın almaya yönelik başvurular önceki haftaya kıyasla yüzde 1 ve yeniden finansman başvuruları yüzde 2 düştü.

Ülkede 30 yıl vadeli mortgage için ortalama faiz oranı ise yüzde 7,07’den yüzde 6,83’e gerileyerek düşüşünü 5’inci haftaya taşıdı.

Aynı dönemde 15 yıl vadeli mortgage için ortalama faiz oranı da yüzde 6,67’den yüzde 6,41’e düştü.

MBA Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Başekonomisti Mike Fratantoni, verilere ilişkin değerlendirmesinde, enflasyondaki düşüşe dair olumlu haberlerin gelmesi ve ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine başlayacağına dair beklentilerin de etkisiyle 30 yıl vadeli mortgage için ortalama faizin hazirandan bu yana en düşük seviyesine gerilediğini belirtti.

Orta Afrika’nın En Büyük Finans Merkezi Milvest’ten

Miller Holding iştiraki Milvest, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde, (KDC) Kinşasa Kongre ve Finans Merkezi’nin inşaat çalışmalarını tamamlayarak açılışını gerçekleştirdi.

Türkiye’nin en yenilikçi holdinglerinden Miller Holding’in iştiraki Milvest, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin siluetini değiştirecek ve ekonomik kalkınmasını destekleyecek Kinşasa Kongre ve Finans Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi. Dev merkez sadece yapılarıyla değil, yaşam alanları ile de kent kimliğine katkıda bulunacak.

Afrika’nın en iddialı projelerinden birini tamamlamaktan gurur duyduklarını söyleyen Miller Holding Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Mildon, “Kinşasa Kongre ve Finans Merkezi sadece ülkenin kalkınmasına değil, Türkiye ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti arasında güzel bir iş birliği gerçekleşmesine de öncü oldu” diye konuştu. Mildon, inşa ettikleri merkezle ile ilgili bilgiler de vererek, “Burası aslında iki büyük projeden oluşuyor. Bir yandan, yedi binadan oluşan bir tesis inşa ettik. Bu binalardan biri bölgenin en lüks oteli olacak. Yüksek teknolojiyle inşa edilen 3 bin metre kare alanı kaplayan gösteri havuzu, alışveriş mekanları, sosyal alanlarla kentin çehresini değiştiriyoruz.  Tüm bunların yanında burada ticaretin gelişmesini sağlayacak başka yapılarımız da olacak. Kongre salonu ve iki kiralanabilir ofis blokunu da tamamladık” dedi.

Bu mega projenin 3 bin Kongolu ve 2 bin 300’den fazla Türk’ün üstün gayretleri ile hayat bulduğunun altını çizen Mildon, şunları söyledi: “Burası sadece inşa sırasında değil, sonrasında da istihdam yaratmaya devam edecek. Sadece finansın değil istihdamın da kalbi olacak. Kinşasa Kongre ve Finans Merkezi, maliye ve bütçe bakanlıklarından gelen hizmetler de dahil olmak üzere yaklaşık 5 bin kişinin çalıştığı bir şehir olacak.”

Otel İçin 60 Milyon Dolardan Fazla Öz Sermaye Yatırımı

Finans Merkezi’nin tüm altyapısının Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ne ait olduğunu vurgulayan Mildon, “Önemli bir anlaşma yaptık. İnşa ettiğimiz lüks otel küresel bir zincir otel markası olacak ve bu oteli biz işleteceğiz sonra da Kongo Demokratik Cumhuriyeti yönetimine devredeceğiz. Bu otel için 60 milyon dolardan fazla öz sermaye yatırımı yaptık ve Kongo için örnek bir kamu özel sektör iş birliğine imza attık” şeklinde konuştu.

“Bizim holding olarak bir mottomuz var. Hep diyoruz ki; ‘Güçlü adımlarla geleceğe yürüyoruz’!” ifadelerini kullanan Mildon, şöyle konuştu: “İşte bu mottomuz Demokratik Kongo Cumhuriyeti için de geçerli. Burada yaptığımız her iş geleceğe güç ve güven veriyor. Merkezin Kinşasa’nın kalkınmasının sembollerinden biri olacağını düşünüyoruz. Ayrıca proje Türkiye’nin Kongo Demokratik Cumhuriyeti ile bağlarını güçlendirecektir.”

Kinşasa Finans Merkezi’nin tüm proje detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak: Emlak Dream

Kahramanmaraş’ta Zemin Etüt Çalışmaları Devam Ediyor

0

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, kentin yeniden imar ve inşası için zemin etüt çalışmalarının büyük önem arz ettiğini kaydetti.

Trabzon Caddesi’nde yıkılan valilik hizmet binası bahçesindeki çalışmaları inceleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kent genelinde mikro bölgeleme çalışması yapıldığını hatırlattı.

Zemin etüt çalışmalarının ardından yeniden inşaat çalışmalarına başlanacağını kaydeden Güngör, şunları söyledi:

“Bakanlığımızla yaptığımız görüşme sonrasında akademisyenlerimizden bir ekip oluşturduk. Ekibimiz sahada çalışmalarını sürdürüyor. Belirlenen alanlarda gözlem çukurları açılıyor, fay hatlarıyla alakalı durumlar inceleniyor. Bu noktada bakanlığımızla yüksek bir koordinasyon içerisindeyiz. Zemin etüt çalışmalarının tamamlanmasının ardından hocalarımızın hazırlayacağı rapor doğrultusunda şehrimizin imar ve inşasını sürdüreceğiz. Bu süreçte Jeoloji Mühendisleri Odamız, İnşaat Mühendisleri Odamız ve Mimarlar Odamızla da koordinasyon halindeyiz.”

10 Bin Konut ve İş Yeri Projesi İçin Çalışmalar Devam Ediyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen “Kentsel tasarım projesi” kapsamında şehir merkezinde 10 bin konut ve iş yeri yapılması için çalışmaların devam ettiğini aktaran Güngör, ilerleyen günlerde yeni alanların projeye ilave edilerek şehrin dönüşümünün hızla devam edeceğini sözlerine ekledi.

Antakya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Projesinde Yüzde 90 İlerleme Kaydedildi

0

6 şubat tarihli depremlerden etkilenen Hatay’ın Antakya ilçesinde yükselen eğitim ve araştırma hastanesi projesi, yüzde 90 oranında tamamlandı.

Merkez Antakya ilçesi Gülderen Mahallesi’nde 57 bin metrekaresi kapalı olmak üzere 122 bin metrekare alanda kurulan hastanenin inşaat çalışmaları hız kesmeden sürüyor.

Temeli 24 Mart’ta atılan ve çok sayıda personelle çalışmaların sürdüğü hastane inşaatının yüzde 90’ı tamamlandı.

Tüm branşlarda hizmet verecek, 2 katlı çelik yapı olarak inşa edilen hastanenin, gelecek ay hizmet vermeye başlaması planlanıyor.

Yeni yılda kent genelinde sağlık alanındaki ihtiyaçlara büyük oranda cevap verecek hastanede, 72 poliklinik, 89 yoğun bakım yatağı, 11 ameliyathane, 8 diyaliz, 13 görüntüleme odası, MR, tomografi, tam kapasiteli laboratuvar, KVC (Kalp ve Damar Cerrahi) Merkezi, bilgisayarlı tomografi, 16 fizik tedavi ve rehabilitasyon alanı, 18 onkoloji alanı, 3 endoskopi, 2 anjiyografi ve yanık ünitesi yer alacak.

6 Şubat ve devamındaki depremlerde yıkılan veya ağır hasar alan yapıların arasında hastanelerin de olduğunu söyleyen Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Sağlık alanındaki ihtiyaçları karşılamak için çalışmaların süratle sürdüğünü ve bunlardan birinin de Antakya Eğitim ve Araştırma Hastanesi olduğunu ifade eden Masatlı, şunları kaydetti:

“Hastanemiz bitme noktasına geldi, yüzde 90’lar seviyesindeyiz. Hastanemiz 400 yatak kapasitesine sahip olup vatandaşlarımızın her tür sağlık ihtiyacına, sağlık sorununa hizmet edecektir. Yeni yılda başta merkez ilçemiz Antakya’mızın olmak üzere ilimizin sağlık alanındaki bütün ihtiyaçlarıyla ilgili bu hastanemizin kullanılacağını düşünüyoruz, öngörüyoruz. Şimdiden ilimize ve hastanemize gelen tüm hastalarımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

Hatay ilindeki tüm sağlık tesisi projelerine buradan göz atabilirsiniz.

Yalova Makine İhtisas OSB’de Fabrikalar Yükseliyor

0

Yalova’nın Çiftlikköy ilçesinde hayata geçirilen Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) fabrika inşaatları yükselmeye başladı.

Çiftlikköy’de 640 hektar alanda 320 fabrikanın bulunacağı Yalova Makine İhtisas OSB, 2028 yılı içinde 320 üretim tesisinin faaliyete geçmesiyle yaklaşık 25 bin kişinin istihdam edileceği bir bölge olacak.

“Yerli, yenilikçi, yeşil bir OSB” mottosuyla kurulumuna devam eden Yalova Makine İhtisas OSB’de temeli atılan fabrika, sosyal tesis, idari ve sosyal donatılar “Anadolu 5.0” adı verilen mimari konsepte uygun yapılıyor.

Türkiye’nin yedi bölgesinden alınan ilhamla özel mimari tekniklerle binaların yapımı devam eden OSB, son olarak Çinli elektrikli otomobil üreticisiyle de üretim tesisi için görüşme yaptı.

Yalova Makine İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Direnç Özdemir, İstanbul-İzmir Otoyolu’nun hemen yanı başında konuşlandıklarını ifade etti.

Yaklaşık 50 kilometre yarıçaplı bir daire içerisinde yaklaşık 15 milyon nüfusa ulaşılabilen bölgede kurulduklarını anlatan Özdemir, “Milli gururumuz TOGG’dan Bilişim Vadisi’ne kadar uzanan bir hinterlanda hitap eden bir noktadayız. OSB’miz 2019 yılında faaliyetlerine başladı. Sahada şu an 40’ın üzerinde fabrikamız, üretim tesisimiz inşaat halinde. 5 fabrikamız üretime geçmiş hatta ihracatlarına başlamış durumda. Önümüzdeki yıla çok daha umutlu bakabilecek bir noktadayız. 350’ye yakın üyemiz var. Üyelerimizin kilogram başına ihracat değeri 7 dolarlar mertebesinde. Bu 1,2 olan Türkiye ortalamasının çok çok üzerinde. Halihazırda mevcut işletmelerindeki ticari çıktılarını değerlendirdiğimizde, 2029 yılı itibarıyla yaklaşık 4 milyar dolara kadar ulaşabilecek bir ihracat potansiyeli inşallah Yalova’dan yükseliyor olacak.” diye konuştu.

Gelecek yıldan itibaren çok hızlı bir artış yaşayacaklarına inandığını belirten Özdemir, şunları kaydetti:

“En geç 2029 yılı itibarıyla yüzde 100 doluluğa gelme gibi bir hedefimiz halen canlılığını koruyor. Özellikle OSB’mizdeki uluslararası ölçekte çok büyük firma üyelerimiz de var. BMC, Tosyalı Holding gibi üyelerimizin de önümüzdeki yıl yatırımlarına başlaması, kendi networklerini, ekosistemlerini bölgemize taşımasıyla oluşacak çarpan etkisi tabii ki çok daha fazla olacak. Pandemi sürecinde de olduğu gibi ülkemiz girişimcileri, müteşebbisleri, sanayi kapasitesi ve sanayi birikimi, bunu kısa sürede fırsata çevirebiliyor. Bu pratiği pandemi döneminde de yaşadık ve biz bu dönemde de yine aynı pratiği daha güçlenerek, daha yüksek katma değerli ürünler üreterek, daha yüksek teknolojiye yönelerek yine yeni fırsatlar çıkarabileceğimize inanıyoruz. Elimizde çok iyi bir reçete de var. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade etmiş olduğu yatırım, üretim, istihdam ve ihracat vizyonu yeni Türkiye’nin büyümesini, kalkınmasını hangi prensipler çerçevesinde yürüteceğinin bir nevi anayasası. Bu anlamda reçetemiz çok sağlam.”

Nitelikli genç nüfusu, stratejik konumu, uzun yıllara dayanan endüstriyel birikimi ve kapasitesiyle Türkiye’nin bunu başarabileceğine vurgu yapan Özdemir, Türkiye’nin artık dünyanın çok önemli üretim üslerinden biri olduğunu ifade etti.

Daha yüksek teknoloji, daha yüksek katma değerli ürünler üretmeye odaklanmaları gerektiğini belirten Özdemir, şöyle konuştu:

“Çok şükür artık yapmaya çalıştıklarımız, ortaya çıkarttığımız sonuçlarla gerek ulusal gerek uluslararası büyük oyuncuların artık çekim merkezi, odak noktası haline gelmiş durumdayız. Hemen hemen her hafta benzer nitelikte uluslararası bir firma ile görüşmelerimizi yürütüyoruz. Artık 21. yüzyılın kodlarıyla yeni şeyleri ortaya çıkartmamızın gerekliliği ile biz klasik manada bir sanayi bölgesi olarak değil burayı bir yaşam alanı olarak ele aldık. Bu uluslararası büyük oyuncuların biraz radarına girmemizdeki temel etkenlerden biri bu.”

Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Makine İhtisas OSB’ye Taşınacak

Yalova Üniversitesinin, bir devlet üniversitesinin mühendislik fakültesini OSB’ye taşıyacağını anlatan Özdemir, “Bu, Türkiye’de bir ilk, belki dünyada da çok sayılı örneği olan bir uygulama. Diğer tarafta kamu kampüsümüz, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğümüz, KOSGEB, Doğu Marmara Kalkınma Ajansının yerleşkeleri yükseliyor. Bir diğer tarafta Sanayi Bakanlığımızın destekleriyle kurduğumuz Mesleki Eğitim Merkezimiz faaliyete geçmek üzere. Onun hemen ilerisinde TSE ile yaptığımız çalışmada oluşturduğumuz TSE Test ve Kalibrasyon Merkezimiz bitmek üzere.” dedi.

Özdemir, OSB’deki bütün üretim tesisleri ve sosyal donatıların TSE’nin Yeşil Bina sertifikasyonuna tabi olduğunu ve sanayi bölgesinde üretim yapmak isteyen tüm üyelere de bunu zorunluluk haline getirdiklerini söyledi.

Yalova Makine İhtisas OSB’de gerçekleştirilen projeleri buradan inceleyebilirsiniz.

Galata Kulesi’nde Restorasyon Çalışmaları Devam Ediyor

0

Galata Kulesi Müzesi Müdürü Murat Bozcu, kulenin külah kısmında başlatılan restorasyon çalışmalarının hızla sürdüğünü açıkladı.

Çalışmalar kapsamında külahtaki kurşunların yenilendiğini aktaran Bozcu, “Bu kurşunlar izabe işlemi için Galata Kulesi’nden nakledildi. Yani eritilip, tekrar kurşun levhalar haline getirilip, yine aynı kulenin külahında kullanılacaklar. Kurşunların söküm işlemi tamamlandıktan sonra çalışmanın önemli bir aşaması olan bakır alem söküldü. Bunda da çok büyük 120 tonluk vinçlerle beraber profesyonel iple erişim uzmanları bu çalışmaya destek verdi.” dedi.

Sökülen alemin özel bir laboratuvara nakledildiğini aktaran Bozcu, şöyle devam etti:

“Bakırdan yapılmış alemin, altın varak işçiliğiyle dış yüzeyindeki altın kaplamalar yenilenecek. Kurşunlar izabeden gelip yerine takıldıktan sonra son olarak alem, Galata Kulesi’nde tepe noktaya takılarak külah etrafındaki çalışmalar tamamlanmış olacak. Bu çalışma genel olarak kulenin dış cephesiyle ilgili bir restorasyon çalışması. Dış cephede de taş, tuğla, derz adı verilen geleneksel bir harç dokusu var. Bunlarla ilgili şu ana kadar gerekli tespit çalışmaları yapıldı. Külahtaki çalışmalar tamamlanıp, 8. kat ziyarete açıldıktan sonra, bunun da en kısa zamanda tamamlanması hedefleniyor. İkinci aşamada da dış cephede, duvar yüzeyinde bozulan, düşme riski bulunan, kötü durumdaki unsurların restorasyon ve konservasyon ilkelerine uygun şekilde onarımları yapılacak. Bütün restorasyon çalışmasının göçmen kuşların İstanbul’a dönme tarihi olan nisan sonu öncesinde tamamlanması planlanmıştır.”

Murat Bozcu, periyodik olarak Galata Kulesi gibi tarihi eserlerin restore ve konserve edilmesi gerektiğine işaret ederek, “Burada doğal yaşam söz konusu. Bu anlamda bir hassasiyet gösterilmesi bakımından restorasyon çalışması için zor bir mevsim olan kış ayında çalışmalar tercih edildi. Ayrıca dış cephenin tamamına bir iskele kurulsa bu çalışmalar daha rahat yapılabilirdi ama doğal hayatla ilgili bir olumsuzluk olmaması, göçmen kuşlar, bina cephesinde konaklayan canlılarla ilgili olumsuzluk olmaması adına büyük platform vinçlerle bu çalışmalar yapılacak. Normal ziyaretçi akışı bakımından da turizm sezonu öncesi bu çalışmalar tamamlanacak.” diye konuştu.

Kaynak: AA

Ral Yatırım Holding, 2024’te Enerji Projelerine Ağırlık Verecek

0

İnşaat ve enerji sektörlerinde ön plana çıkan Ral Yatırım Holding, 2024 yılında yenilenebilir enerji projelerine ağırlık vermeyi hedefliyor.

2023 yılını şirket açısından değerlendiren Ral Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rıza Kandemir, “Ülkemizde seçim yılı olmasına ve kurda dalgalanmaların yaşanmasına rağmen 2023 yılının ilk dokuz aylık döneminde şirketin gerek hasılat ve karlılıkta gerekse nakit yaratma kapasitesinde başarılı sonuçlar elde ettik. 

2023 yılının ilk dokuz ayında satış hasılatımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 335 oranında artarak 1 milyar 24 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Toplam net kârımızı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 206 oranında artırarak 286 milyar TL’ye çıkardık.  Net kâr marjımız ise bu dokuz aylık dönemde de yüzde 28 olarak devam etti. Borsa İstanbul Ana Pazar’da işlem gören hisselerimiz ise 2023 sene başından bu yana yatırımcısına yüzde 150 oranında değer kazandırarak BİST-100’ün üzerinde performans gösterdi. Bu sonuçlar doğrultusunda 2023 yılını hedeflerimiz doğrultusunda başarılı bir şekilde tamamlayacağımıza inanıyoruz.” dedi.

5,3 Milyar TL’lik Konut Projesi Tamamlandı

Holding bünyesinde şimdiye kadar 5,3 milyar TL değerinde toplam 3 bin 756 adet konutun tamamlandığını ifade eden Rıza Kandemir, “Kars, Gaziantep, Hatay ve Ankara’da devam eden projelerimiz bulunuyor. Bu projelerimizin öngörülen hasılat bedeli toplam 5,9 milyar TL’ye ulaştı. Mevcut ve yeni inşaat taahhüt projeleriyle sürdürülebilir nakit yaratma kapasitemizi daha da artırıyoruz.” diye konuştu.

“Viranşehir’de 130 MW’lık GES Projemizi Haziran 2024’te Devreye Almayı Hedefliyoruz”

Yenilenebilir enerji alanında güçlü bir oyuncu olmayı hedeflediklerini vurgulayan Kandemir, “Viranşehir projelerimiz bizler için oldukça önemli. YEKA GES-4 kapsamında toplamda ön lisansı alınan 100 MWe/130 MWm kapasiteli Viranşehir 4 ve 9 projelerimiz için Elektrik Enerjisi İletim Hattı ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunulan ÇED Raporu için de olumlu karar çıktı. Çalışmalarımız tüm hızıyla sürüyor, santralimizi Haziran 2024’te devreye almayı hedefliyoruz. Bununla beraber Manisa Efkaftepe’de 24 MWm kurulu güce sahip, Afyonkarahisar İscehisar’da ise 30 MWm kurulu güce sahip RES projelerimiz için de ön lisansımızı aldık. Afyonkarahisar ve Diyarbakır’da hayata geçirmeyi planladığımız toplam 44 MWm kurulu güce sahip GES ve RES projelerimiz için ön lisans işlemleri devam ediyor. Projelerimizin toplam yatırım değeri ise 250 milyon dolar değerine ulaştı.” diye belirtti.

“Ral GYO’nun Kuruluşunu Gerçekleştirip Halka Arzını Gerçekleştirmeyi Planlıyoruz”

Ral Yatırım Holding için bir 2024 projeksiyonu sunan Kandemir, “Ral Yatırım Holding olarak en önemli önceliğimiz YEKA GES-4 kapsamında toplamda 100 MWe/130 MWm kapasiteli Viranşehir santralimizi 2024 yılı içinde devreye almayı hedefliyoruz. İnşaat taahhüt alanında ise Kars, Gaziantep, Hatay ve Ankara’da projelerimize devam ediyoruz. Ankara’da Mustafa Kemal mahallesinde hayata geçireceğimiz proje için ruhsat çalışmaları devam ediyor. Ruhsat alıp 2024 yılında projemizin inşaatına başlamayı hedefliyoruz. Hatay’daki New Tower projemizde de inşaat çalışmalarımız hızla sürüyor. 2024 yılında projemizi tamamlayıp teslimlerini gerçekleştirmeyi öngörüyoruz. Projemizden şirketimize 900 milyon TL civarında kaynak yaratacağız. Bu kaynağı yenilenebilir enerji projelerinin finansmanında kullanacağız. Tüm bunların yanı sıra Ral Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı’nın kuruluşunu gerçekleştirip 2024 yılı içinde halka arzını gerçekleştirmek de hedeflerimiz arasında yer alıyor.” dedi.

Ral Yapı Viranşehir GES projesinin tüm detaylarını buradan inceleyebilirsiniz.

Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Öngören: ‘’Kentsel Dönüşümün Önündeki Engeller Kalktı’’

0

Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Prof. Dr. Gürsel Öngören, yeni kentsel dönüşüm kanun düzenlemesi ile dönüşümün önündeki engellerin kalktığını belirtti. Öngören, ‘’Bu yeni düzenleme kentsel dönüşüm davalarının hızlanmasına yüzde 30-40 oranında katkı sağlayacak.” dedi.

​​Kentsel dönüşüme yönelik düzenlemeler içeren “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, 8 Kasım’da TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

“Asrın felaketi” olarak nitelendirilen 6 Şubat’taki depremlerin acısı tazeliğini korurken, kentsel dönüşümü hızlandırmak için yapılan yeni düzenlemeyle, ilgililere ulaşmayan tebligatlar, risk tespitini engellemek için açılmayan kapılar, küçük farklarla sağlanamayan 3’te 2 çoğunluk, dönüşüm için karşılanamayan finansman gibi sorunlara çözüm getirildi.

“Mümkün olan en hızlı şekilde riskli yapıların dönüştürülmesi hedefleniyor”

Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Prof. Dr. Öngören, kentsel dönüşümü çoğu zaman yavaşlatıp hatta durma noktasına getiren sorunlara çare olması için yapılan düzenlemenin getirdiği yenilikleri anlattı.

Yeni düzenlemelerle bu tip senaryoların önüne geçilerek, mümkün olan en hızlı şekilde riskli yapıların dönüştürülmesinin hedeflendiğini belirten Öngören, daha önce bir apartman ya da sitede kentsel dönüşüm yapabilmek için 3’te 2 çoğunluk gerektiğini hatırlattı.

Yüzde 51 ‘Tamam’ Derse Dönüşüm Başlayacak

Öngören, kanun değişikliğiyle 3’te 2 çoğunluğun yüzde 50 artı 1’e çekildiğini vurgulayarak, “Yani 100 daireli ve eşit hisseli bir apartmanda yüzde 51 ‘tamam’ derse dönüşüm sağlanabilecek.” dedi.

İkinci büyük değişikliğin ise deprem bölgesindeki kentsel dönüşüm davalarında olduğunu dile getiren Öngören, şöyle konuştu:

“Bu davalar uzun süren davalar haline gelmişti. Bu da kentsel dönüşüm sürecini tıkıyordu. İşte bu süreci hızlandırmak için tebligat usulünde bir değişiklik yapıldı. Eskiden tapuda belirtilmiş adreslere tebligatlar yapılıyordu. Şimdi öncelikle ‘riskli olduğu için yıkılacağı’ binanın girişine asılacak. Kişinin e-Devlet adresine tebliğ yapılacak. Üçüncü olarak da muhtara tebligat yapılacak. Muhtarlıkta kentsel dönüşüm süreci, ilgililere tebliğ edilecek. Binanın dönüşüme girdiği bilgisi, muhtarlıkta 15 gün süreyle askıya çıkacak. Bu 15 günlük askı süresi dolduktan sonra isteyen dava açabilecek. Bu yeni düzenleme kentsel dönüşüm davalarının hızlanmasına yüzde 30-40 oranında katkı sağlayacak. “

Şehir Merkezlerindeki Yaşam Alanları da Rezerv Alanı Olarak Belirlenebilecek

Bir başka yeniliğin ise rezerv yapı alanlarıyla ilgili olduğunu ifade eden Öngören, yeni yerleşme alanı oluşturma konusundaki düzenlemenin değiştirildiğini söyledi. Öngören, şehir merkezlerindeki yaşam alanlarının da rezerv yapı alanı olarak belirlenmesi imkanının getirildiğini bildirdi.

Rezerv yapı alanlarıyla ilgili değişikliğin, “İnsanların zorla şehir dışına itilmesi veya mülksüzleştirilmesi” gibi eleştirilere maruz kaldığını hatırlatan Öngören, “Bunun çok doğru bir eleştiri olduğunu düşünmüyorum. Zaten kentsel dönüşüm yasasında kamulaştırma ve acele kamulaştırma gibi iki aracın kullanılması söz konusu. Ayrıca riskli alan denilen bir araç var. Zaten depreme dayanıklı olmayan yerler riskli alan da ilan edilebiliyordu. O yüzden riskli alan, sadece boş alanlar için değil, doğrudan insanların yaşadığı alanlar için de ortaya konmuş bir kentsel dönüşüm aracıydı.” ifadelerini kullandı.

“Dava Süreçlerinin Kısaltılması İçin Değişiklik Yapıldı”

Yeni düzenlemeyle, deprem bölgesindeki dava süreçlerinin kısaltılması için idari yargılama kanununda da değişiklik yapıldığını vurgulayan Öngören, “Bu davalardaki 30 günlük cevap süreleri, 10-15 güne indirildi. Hakimlere dosyayı 15 gün içerisinde oluşturma sorumluluğu getirildi. Temyiz süreleri açısından var olan 30-60 günlük süreler, 15 güne indirildi. Davaların hızlanarak, deprem bölgesindeki insanların konutlarına bir an evvel kavuşması için genel bir düzenleme yapıldı.” diye konuştu.

“Kentsel Dönüşümle Yeşil Binalar Yapılmalı”

Deprem bölgesinde yaklaşık 850 bin konut yapılacağını aktaran Öngören, “İstanbul’da kentsel dönüşüm kapsamında yaklaşık 1,5 milyon, Türkiye genelinde ise toplam 5 milyon konutun değiştirilmesi, dönüştürülmesi hedefleniyor.” dedi.

Bunların yeşil bina olarak yapılması gerektiğini vurgulayan Öngören, “Yeşil bina, suyunu arıtan, yeniden kullanılmasını sağlayan, yağmur sularını biriktiren binalardır. Aynı zamanda bu binaların çatısı ve cephelerinde solar sistemleri, güneş panelleri var. Yeşil bina, 32 yılda harcanan bütün parayı geri kazandırıyor. Kendini amorti ediyor. O yüzden yeşil bina yapımını teşvik edip, gerek kamu gerek özel sektörün kaynağını boşa harcamayalım.” diye konuştu.

Prof. Dr. Öngören, her binanın yıkılıp yeniden yapılmasına da gerek olmadığını dile getirerek, şunları kaydetti:

“Yeni inşaat teknolojileriyle güçlendirme denilen bir imkan var. Bugün bir binanın yeniden yapılması yaklaşık 36 ay gerektiriyor. Halbuki bir binanın güçlendirilmesi 6 ayda bitiyor. Böylece insanların kirada oturma süreleri kısalır. Aynı zamanda yeni bir bina yapmakla, bir binanın güçlendirilmesi arasında yaklaşık bire üç oranında bir maliyet farkı var. Güçlendirmeyi bir birim, yeni binayı üç birim parayla yapabiliyoruz.”

Türkiye genelindeki 5 milyon konutun depreme dayanıklı hale getirilmesi ve dönüştürülmesi açısından bakıldığında, en az 1 milyonunun güçlendirilerek korunmasının mümkün olduğuna işaret eden Öngören, özellikle tarihi binalarda bunu yapmanın çok daha mantıklı olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

Türk İnşaat Firmaları Bugüne Kadar 135 Ülkede 492,6 Milyar Dolarlık Proje Üstlendi

0

Ticaret Bakanı Yardımcısı Mahmut Gürcan, Türk inşaat firmalarının bugüne kadar 135 ülkede toplam 492,6 milyar dolar değerinde proje üstlendiğini açıkladı.

Eş zamanlı olarak 20-21 Aralık’ta İstanbul Pullman İstanbul Airport and Convention Center’da düzenlenen TÜRAP ile TurabExpo tarafından düzenlenen, 9. Türk-Arap Yapı-İnşaat Malzemeleri ve Teknolojileri, İç Mimari, Mobilya Fuarı, İşbirliği Organizasyonu ve 6. Türk- Arap Gayrimenkul, Proje, Yatırım, Finansman Fuarı, İşbirliği Organizasyonu’nda konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Türk inşaat firmalarının beşeri sermayesi, teknik birikimi, teknolojiye adaptasyonu ve disipliniyle Türkiye’nin kültürel yakınlığı olan kardeş coğrafyalarda beğenilir işler yaptığını söyledi.

Gürcan, “Bunun yanı sıra gayrimenkul faaliyetleri gayrisafi yurt içi hasıladan 3,7 oranında bir yer tutmaktadır. İnşaat firmalarımız tarafından bugüne kadar 135 ülkede 492,6 milyar dolar değerinde proje üstlenilmiş ve tamamlanmıştır.” diye konuştu.

Türk Yapı Sektörü Yoğun Bir İş Gücü Barındırıyor

Yapı sektörünün devasa altyapı projelerinden havalimanlarına, hastanelere, okullara ve elbette ve sıcak yuvalara kadar insan hayatının her alanına dokunan sektör olmasıyla ön plana çıktığını belirterek, “Pek çok meslek grubunu ilgilendiren birçok üretim ve istihdam sürecini etkileyen ve kendisine bağlı alt sektörleri harekete geçiren özelliğiyle lokomotif sektör büyük istihdam oluşturma özelliğiyle sünger sektör olarak kabul görmektedir. Türk yapı sektörü çeşitli mal ve hizmet üretimi nedeniyle bünyesinde yoğun bir iş gücünü barındırmaktadır.” dedi.

Gürcan şöyle devam etti:

“Türkiye temel yapı malzemeleri üretiminde ve ihracatında dünyanın sayılı ülkeleri arasındadır özellikle çimento, inşaat demiri, demir çelik aksamı, plastik ve alüminyum inşaat malzemeleri, seramik, mermer, cam, boya, elektrik malzemeleri ve ısıtma soğutma ekipmanları gibi ürünlerde fiyatı ve kalitesiyle ülkemizi uluslararası alanda ön plana çıkarmaktadır. Bu noktada 1972 yılından beri dost ve kardeş ülkelerde 11 bin 901 proje üstlenmiş ve alnının akıyla bitirmiş olan Türk yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörümüzde anmadan geçemeyeceğiz. Türk inşaat sektörü 2022 yılı verilerine göre, gayri safi yurt içi hasılamızın (GSYİH) yüzde 4,9’unu oluşturmaktadır. Sektörün istihdamdaki payı ise yüzde 6 civarındadır.”

Boğazlıyan Belediyesi Konukevi İnşaatı Hızla Sürüyor

0

Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde belediye tarafından başlatılan konukevi projesinde inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor.

Konuyla ilgili bilgi veren Boğazlıyan Belediye Başkanı Gökhan Coşar, inşaat çalışmalarının aralıksız sürdüğünü ifade ederek, “Güzel ilçemize değer katacak nice projeleri hizmete sunduk, sunmaya devam ediyoruz” dedi.

Boğazlıyan’da turistik gelişime katkı sağlanması amacıyla yapılan konukevi projesi, modern mimarisi ve sunduğu olanaklarla dikkat çekiyor. Belediye tarafından yapılan açıklamaya göre, konukevi bölge halkının ve ziyaretçilerin ihtiyaçlarına yönelik tasarlandı. Projede, misafirperverlik ve konfor ön planda tutuluyor.

Yozgat’taki tüm inşaat projelerine buradan göz atabilirsiniz.

Bursa’ya 5 Yeni Hastane

Bursa’da 2024 yılında hayata geçirilmesi planlanan toplam 2 bin 500 yataklı 5 yeni hastane projesi için önemli adımlar atıldı.

Bursa’da inşaat çalışmalarının 2024 yılında başlaması hedeflenen 5 hastane projesi için Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı, Bursa milletvekilleriyle birlikte Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile görüştü. Daha sonra Vali Mahmut Demirtaş başkanlığında, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ve Sağlık Müdürü Dr. Orkun Yıldırım’ın da bulunduğu heyet biri bin yataklı 5 yeni hastanenin yer seçimi için incelemelerde bulundular. 

Konuyla ilgili konuşan Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Osmangazi ile Yıldırım’a hizmet verecek bin yataklı yeni hastane için 6-7 farklı alternatif nokta olduğunu belirterek, “Bursalı vekillerimizle Bakan Fahrettin Koca’yı ziyaretimizde konuyu gündeme getirdik. İlk olarak Acemler’deki 1315 yataklı Ali Osman Sönmez Hastanesi’nin inşaatı ile Muradiye Devlet Hastanesi’nin 200 yataklı yeni bölümünün inşaatlarının hızlandırılması için gerekli talimatları verdi. Osmangazi ile Yıldırım’a hizmet verecek bin yataklı yeni büyük hastane için de Valimiz ile birlikte 6-7 noktada yer incelemesi yaptık.” dedi. 

Bursa’ya yeni bin yataklı hastane yeri aradıklarını; önceliğin depremsellik olduğunu ifade eden Gürkan, “Ankara Caddesi, Demirtaş bölgesi, Samanlı ve İstanbul yolunda muhtemel 6-7 arsada inceleme yaptık. Bursa’ya 2024 yılı içerisinde yeni 5 hastane kazandıracağız. Bin yataklı olan devlet hastanesi merkezi bölgelere yakın olacak. Çekirge Devlet Hastanesi’nin Ali Osman Sönmez Hastanesi’ne taşınmasıyla bölgeye 400 yataklı fizik tedavi rehabilitasyon ve geriatri merkezi kazandırmayı hedefliyoruz. 

Ankara Caddesi Yüksek İhtisas Kavşağı’ndaki eski fakülte binasına Yıldırım’a hizmet verecek 200 yataklı butik hastane ile karşısına yeni bir diş hastanesi kazandırmayı amaçlıyoruz. Nilüfer’de Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’ndaki 27 dönümlük hastane alanına 400 yataklı Nilüfer Devlet Hastanesi ya da branş hastanesi inşa edeceğiz. Özlüce’deki Dörtçelik Çocuk Hastanesi’nin bir bölümü Ali Osman Sönmez Hastanesi’ne taşınacak. Bir kısmını da Fethiye’deki Yüksek İhtisas Hastanesi’nin ek binasında değerlendirebiliriz. Özlüce Ertuğrul bölgesinde çocuk hastanesinin boşaltacağı arsaya 400 yataklı yeni hastane yapmayı planlıyoruz.” dedi. 

Acemler’de bin 315 yataklı Ali Osman Sönmez Sağlık Kompleksi inşaatının hızlandırılması için Bakan Fahrettin Koca’nın talimat verdiğini kaydeden Başkan Davut Gürkan, “Hastanenin bir an önce açılması için gerekli çalışmalar biraz daha hız kazandırıldı. 1315 yatak ve bir çok hastane olacak. 2024 yılı içerisinde bir trafik düzenlemelerine de ihtiyacımız var. Vali bey özellikle onu takip ettiriyor. Orayı da rahatlatmak istiyoruz. Muradiye’deki Memleket Hastanesi’nin hayata geçirilmesi için 200 yatak artı Onkoloji Hastanesi’nin Acemler’e taşınmasıyla buradaki işlerin de hızlandırılması yönünde Bakan Bey talimat verdi. Bunlarla beraber bir çok yerde aile sağlığı merkezi vardı. Sağlık Bakanımız projelerine baktı. Hızlandırıldı. 11 yeni aile sağlığı merkezi kurulması gündemde.” ifadelerini kullandı. 

Bursa’da yatak sayısı 2 bini aşkın 5 yeni hastanenin temelini 2024 yılı içerisinde atmayı hedeflediklerini vurgulayan Başkan Davut Gürkan, Ali Osman Sönmez Hastanesi’nin de devreye girmesiyle Bursa’da sağlık alanında hiç bir sıkıntı kalmayacağını sözlerine ekledi.

Bursa’daki tüm hastane projelerini burada bulabilirsiniz.

JICA, Deprem Bölgesine Finansal Destek Sağlayacak

0

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı’nın (JICA) deprem bölgesine finansal destek sağlayacağını açıkladı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sosyal medya hesabından, KOSGEB ve Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) işbirliğiyle hayata geçirilen “Mikro, Küçük ve Orta büyüklükteki İşletmelerin Deprem Sonrası Desteklenmesi Projesi”ne ilişkin paylaşımda bulundu.

Projeyle deprem bölgesindeki KOBİ’lere finansman sağlanacağını belirten Kacır, “KOBİ’lerimize 36 ay vadeli, ilk 24 ayı ödemesiz, kalan 12 ay için faizsiz, 3 eşit taksit imkanıyla 4 milyar lira yeni finansman imkanı sunuyoruz. Kasımda Dünya Bankası işbirliğiyle başlattığımız programda bugüne dek deprem bölgesindeki 39 bin 680 KOBİ’mize toplam 12,8 milyar lira destek verdik. Söz verdiğimiz gibi depremden zarar gören işletmelerimizin yanında olmaya ve bölge ekonomisini yeniden ayağa kaldıracak adımlar atmaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye Deprem Sonrası Mikro, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Canlanması Projesi kapsamında Dünya Bankası ve KOSGEB iş birliğinde 6 Şubat tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremden etkilenen 11 ildeki işletmelere yönelik 450 milyon dolarlık finansman desteğinin ardından JICA ile de yeni bir kredi anlaşması imzalandı.

JICA tarafından sağlanacak finansmana ilişkin Kredi Anlaşması ve Kredi Garanti Protokolü imza töreni KOSGEB binasında gerçekleştirildi. Kredi Anlaşması, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ile JICA Başkanı Yuko Tanaka tarafından imza altına alındı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, imzalanan protokol çerçevesinde JICA tarafından sağlanan 20 milyar Japon Yeni (Yaklaşık 4 Milyar TL) tutarındaki kaynağında “Mikro, Küçük ve Orta İşletmelerin Deprem Sonrası Desteklenmesi Projesi” kapsamında bölgedeki işletmelere aktarılacağını açıkladı.

Bakan Kacır, 31 Ekim tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamasının ardından destek başvurularının alınmaya başlandığını, bugüne kadar 75 bin 415 işletme başvurusu alındığını belirterek, JICA tarafından sağlanan finansmanın da başvurusu onaylanan işletmelere aktarılacağını söyledi.

Uluslararası kuruluşlarla yeni finansman kaynaklarının bulunması konusunda bakanlık olarak çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Kacır, İspanya İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (AECID) ile de görüşmeler gerçekleştirildiklerini ve AECID tarafından da bölgeye finansman sağlanacağını duyurdu.

Finansman desteği; 36 ay süreyle uygulanacak. İlk 24 ayında KOBİ’ler ödeme yapmayacak. Sonraki 12 ayda ödemeler 3 taksitte gerçekleştirilecek.

Kaynak: Hürriyet

Çelik İhracatı 13 Milyon 5 Bin Tona Geriledi

0

Çelik sektörünün ihracatı son 11 ayda yüzde 28,8 düşüşle 18 milyon 341 bin tondan 13 milyon 55 bin tona geriledi. Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Aslan, ‘’Türkiye artık çelik ürününde net ithalatçı konumundaydı. İthalatta yaşanan artış ülkemiz çelik üreticilerine zarar verecek noktaya erişti.” dedi.

Türkiye 2023 yılını 255 milyar doların üzerinde bir mal ihracatı rakamıyla kapatmaya hazırlanırken, çelik sektörünün 11 aylık ihracat verilerinde ‘dramatik’ bir düşüş yaşandı.

Çelik sektörünün ihracatı yılın 11 aylık döneminde miktar bazında yüzde 28.8, değer bazında ise yüzde 31.2 geriledi. Yıla 16 milyon ton ihracat hedefiyle başlayan sektörün Kasım 2023 itibariyle ulaştığı ihracat miktarı 13 milyon 55 bin ton oldu. 2021’de 23 milyar dolar, 2022’de 19 milyar 697 milyon dolar ihracat geliri elde eden sektörün bu yılki 13 milyar 545 milyon dolara düştü. Yılın ilk 10 ayında ithalat ise yüzde 14.8 oranında arttı. Çelik ihracatında yaşanan düşüşe dikkat çeken Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Aslan, aynı dönemde ithalattaki yükselişe işaret etti.

Dünya Gazetesi’nden Nurdoğan Arslan Ergün’ün haberine göre; Aslan, “2015’ten bu yana ilk kez nihai çelik ürünlerinde net ithalatçı konumuna düştük. Bu kapsamda ithalatın yarattığı haksız rekabetin önüne geçilmesi için resmi kurumlarımıza anti damping başvurusunda bulunduk. Yapılacak inceleme sonucunda ithalat yapılan ülkelerin rekabete aykırı davrandığı ortaya çıkarsa ek vergi uygulanacak. Böylece haksız rekabetin önüne geçilecek” dedi.

Türkiye Çelikte Açık Pazar Olmamalı

 İlk 11 ayda ihraç edilen miktarın da 28.8’lik düşüşle, 18 milyon 341 bin tondan 13 milyon 55 bin tona gerilediğini aktaran Aslan, “2023’ün ilk 10 ayında ise ithalat 2022’nin aynı dönemine göre yüzde 14.8 artışla 15 milyon 366 bin tondan 17 milyon 639 bin tona çıktı. Türkiye artık çelik ürününde net ithalatçı konumundaydı. İthalatta yaşanan artış ülkemiz çelik üreticilerine zarar verecek noktaya erişti” diye konuştu.

Tüm dünyada yönetimlerin çelik sektörlerini korumaya yönelik politikalar uyguladığını, Türkiye’nin ise hala açık pazar konumunda olduğunu belirten Aslan, “Ülkelerin korumacılık önlemleri, Avrupa Birliği’nin uyguladığı kotalar, ABD vergileri ve Kuzey Afrika’dan Mısır, Cezayir gibi ülkelerin net ihracatçı konumuna gelmesi bizim ihracatımızın düşmesine neden oldu. İhracatımızdaki düşüşte diğer bir etken ise navlun ve konteyner fiyatlarının gerilemesiydi. Bu düşüşle birlikte Uzak Doğu ülkeleri yeniden pazara girmeye başladı. 2022’de konteyner ve navlun fiyatlarının çok yükselmesiyle birlikte sektörde ciddi bir avantaj elde etmiştik. Bu avantajı kaybetmemiz ihracata da yansıdı” dedi.

Kapasite Kullanımı Yüzde 50’lere Geriledi

Çelik sektöründe üretimin de gerilediğini kaydeden Aslan, “2022’nin ilk 10 ayında üretimimiz 30 milyon 91 bin tondu. 2023’te yüzde 8.8 gerileyerek 27 milyon 454 bin tona düştü. Türkiye, üretiminin yüzde 50-55’lik kısmını ihraç ediyor. 2022’de ihracatımız 20 milyon ton üzeri seviyelere çıkmıştı. 2023’ün tamamında ise 14 milyon ton seviyelerine yaklaşacaktır.

Normal şartlar altında 2023 hedefimiz 16 milyon ton, 16 milyar dolar ihracattı. Ancak gerisinde kaldık. 2024’te de 15 milyon tonluk ihracat hedefliyoruz. 2022’deki 20 milyon tonluk ihracat seviyesine yeniden ulaşmamız biraz daha zaman alacak gibi gözüküyor. 2028 için İSE 32 milyar dolarlık ihracat hedefi belirledik” diye konuştu.

Çelik sektöründe kapasite kullanım oranlarının da yüzde 50-55 seviyelerinde olduğuna dikkat çeken Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu düşüşteki en önemli sebepler arasında talepsizlik ve enerji maliyetlerinin yüksekliği var. Kapasite kullanım oranlarının düşük olması sektör adına olumlu gözükmese de, çelik sektörünün sermaye yapısının çok güçlü olduğunu söylemeliyiz.

Diğer taraftan kapasite kullanım oranları bu kadar düşükken, hem Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzaladığımız ülkelerden hem de farklı ülkelerden çelik ithal ediliyor. Ancak ithalat yapılan ülkelerden gelen ürünler iç piyasadaki dengeleri bozuyor. Bu noktada bizim de resmi kurumlara başvurularımız oldu. Yapılacak incelemeler sonucunda bu ithalatlarda bir sübvansiyon uygulandığı ortaya çıkarsa söz konusu ithalata ek vergi uygulanmasını talep ettik. Yaklaşık 1,5 ay önce başvurumuzu yaptık. Sürecin 6-12 ay içinde netleşmesini bekliyoruz.”

“Emisyon Düşürerek Ek Vergi Önlenebilir”

ÇİB Başkan Yardımcısı Uğur Dalbeler, enerjinin çelik sektörünün en önemli girdilerinden biri olduğunu söyledi. Dalbeler, “Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması da (SKDM) bazı zorunlulukları beraberinde getiriyor. Sektörümüzde cevherden ve hurdadan üretim yapılıyor. Türkiye aslında bu alanda avantajlı konumda. Çünkü cevherden üretimde yaklaşık 2 bin kilogram, hurdadan üretimde ise yaklaşık 400 kilogram emisyon oranı ortaya çıkıyor. Sektör olarak biz de yenilenebilir enerji yatırımlarında öncelik bekliyoruz. Bu yatırımlarda önceliklendirilir ve destek alırsak rekabette avantaj kaybetmemiş oluruz. Emisyon oranlarını düşürerek ek vergilerin önüne geçebiliriz” ifadelerini kullandı.

DTÖ’den Türkiye Aleyhine Karar

Dünya Ticaret Örgütü, ABD ile çeliğe ek vergi anlaşmazlığında Türkiye aleyhine karar verdi. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), Türkiye’nin ABD’nin çelik ve alüminyum vergilerine misilleme olarak uygulamaya aldığı ek vergileri örgütün politikaları ile “tutarsız” bularak Türkiye’nin vergileri kaldırması gerektiğine karar verdi. DTÖ’nÜn anlaşmazlıkların çözüme kavuşturulmasından sorumlu organı tarafından yayımlanan raporda “Panel, Türkiye’nin DTÖ ile uyumsuz olan tedbirini yükümlülüklerine uyumlu hale getirmesini tavsiye ediyor” denildi. Türkiye, ABD’nin Donald Trump yönetiminde çelik ve alüminyum ithalatına yönelik “madde 232” olarak adlandırılan ulusal güvenliğe dair incelemesine dayanarak Mart 2018’de çelik ithalatına yüzde 25, alüminyum ithalatına yüzde 10 vergi uygulamasının ardından misillemede bulunmuştu.

Ortalama Konut Satış Fiyatlarında Düşüş Var

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) ile sahibinden.com iş birliğiyle hazırlanan “sahibindex Kiralık ve Satılık Konut Piyasası Görünümü” Aralık raporu açıklandı. Rapora göre, son 5 aydır ortalama konut satış fiyatlarında düşüş gözleniyor.

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) tarafından sahibinden.com’un ilan verileri üzerinden hazırlanan ‘’sahibindex Kiralık ve Satılık Konut Piyasası Görünümü” raporunda, son dönemde konut piyasasında yaşanan değişimler incelendi. Rapora göre Türkiye genelinde ve üç büyük ilde Ekim’den Kasım’a satış fiyatları azaldı. Reel fiyatların düşmesine bağlı olarak reel fiyatlardaki yıllık artış oranı da ülke genelinde yüzde 5,4’e, Ankara’da yüzde 20,1’e, İzmir’de ise yüzde 5’e geriledi. İstanbul’da ise yıllık reel fiyat çok uzun bir aradan sonra ilk kez yüzde 1,4 azaldı. Öte yandan cari fiyatlardaki yıllık artış oranı ise geçen yılın Ekim ayına kıyasla ülke genelinde 6,5 puan azalarak yüzde 70,7’ye geriledi. Ülke genelinde ortalama satılık konut metrekare fiyatları İstanbul’da 35.556 TL, Ankara’da 19.373 TL ve İzmir’de 29.032 TL oldu.

2020 mayıs ayından itibaren sürekli artan ülke genelindeki reel konut satış fiyat endeksi önceki 4 ayda olduğu gibi Kasımda da geriledi. Reel konut fiyat endeksi Kasımda Ekime kıyasla 4,5 puanlık azalışla 189,1 oldu.  Ekimden Kasıma enflasyon oranı yaklaşık yüzde 3,3 olurken Türkiye genelinde cari konut fiyat artışı aynı dönemde yüzde 0,9’da kaldı. 

Reel Satış Üç Büyükşehirde de Düşüşte

Konut reel satış fiyatı son 4 ayda olduğu gibi üç büyükşehirde Kasım ayında da düşüş gösterdi. Endeks; İstanbul’da 185,3’e Ankara’da 211,6’ya İzmir’de ise 192,2’ye düştü. 


Reel Fiyatlarda Yıllık Artış Hızla Yavaşlıyor

Türkiye genelinde, büyük depremin etkisiyle Şubat 2023’te geçici olarak yükselen yıllık reel fiyat, Mart’tan itibaren yeniden azalmaya başladı ve Kasım 2023’te yıllık fiyat artışı oranı Ekime kıyasla 4,4 puan azalışla yüzde 5,4’e kadar geriledi. 

Konut Arzı Ülke Genelinde ve Üç Büyükşehirde Azaldı

Kasım ayında satılık konut ilan sayısı hem ülke genelinde hem de üç büyükşehirde azaldı. Satılık konut arzında geçen aya kıyasla ülke genelinde yüzde 5,8, İstanbul’da yüzde 4,9 Ankara’da yüzde 5,2, İzmir’de ise 7,4’lük bir azalış yaşanmıştır. 


Konuta Talep Son İki Yılda En Düşük Seviyede 

2023 Şubat ayındaki depremden sonra düşüş gösteren konut talebinde Temmuzda bir miktar artış gerçekleşmiş olsa da Ağustostan itibaren belirgin bir düşüş söz konusu. Kasım ayında Ekime kıyasla yüzde 9,1 azalan konut talebi endeksi 88,7 seviyesinde gözlemlendi. Bu değer konut talep endeksinin son iki yıldaki en düşük seviye olarak dikkat çekiyor. Konut talebi geçen yılın Kasım ayına kıyasla yüzde 19,9 daha düşük oldu.

Summa’nın Yıldızı “Kısıklı Park” Vitrine Çıktı

0

Toplam 18 dönüm arazi üzerine inşa edilen Kısıklı Park Projesi’nde 2+1’den 6+1’e kadar balkonları, terasları, bahçe ve çatı dubleksleriyle farklı ihtiyaçlara uygun 177 adet daire bulunuyor. Hemen yanı başındaki yemyeşil korusu, sahip olduğunu sosyal donatılar, blokları çevreleyen peyzajı ve arkasında uzanan Çamlıca ormanlarıyla dikkat çeken Kısıklı Park’ta daire fiyatları 16.500.000 TL’den başlıyor. Proje değeri 200 milyon dolar olan Kısıklı Park’ın Eylül 2024’te teslim edilmesi hedefleniyor.

Sahip olduğu 34 yıllık sektör tecrübesiyle dört kıtadaki 14 ülkede projeler yürüten Summa Turizm Yatırımcılığı, İstanbul Boğazı ve şehir manzarasına hâkim konumda yemyeşil korusu, oyun alanları ve çepeçevre peyzajıyla dikkat çeken Kısıklı Park Projesi’ni duyurdu. 

Kısıklı Park’ın basın toplantısı, Summa Turizm Yatırımcılığı A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Okan Sargın,  Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Meriç Kibar ve projenin mimarı CA2O Architects Kurucusu Yüksek Mimar Aybala Öz’ün katılımıyla 20 Aralık’ta Hilton İstanbul Maslak Hotel’de gerçekleştirildi. 

Türki Cumhuriyetler’den Afrika Kıtasına Yayılan Faaliyet Alanı

Toplantıda ilk sözü alan Summa Turizm Yatırımcılığı A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Okan Sargın, Summa’nın 1989’da Ankara’daki Atakule Projesi’nin yaratıcısı merhum Mete Bora tarafından kurulduğunu, 1990’dan itibaren yurtdışı taahhüt projelerine Türkmenistan ile başlayıp Rusya Federasyonu, Moldova, Romanya’da faaliyetlerine devam ettiğini dile getirdi. 

Faaliyetlerin 2007 itibarıyla Libya’dan tüm Afrika kıtasına yayıldığını belirten Okan Sargın, şu bilgileri aktardı: “Aralarında Senegal, Ruanda, Benin, Nijer, Ekvator Ginesi, Sierra Leon, Venezuela gibi farklı coğrafyalarda bulunan 12 ülkede oteller, ofis binaları, kongre merkezleri, stadyumlar, kapalı spor sahaları, havaalanları, hastaneler ve benzeri yüze yakın projeyi anahtar teslim olarak tamamladık. Summa’nın Türkiye’deki projelerine örnek olarak Bodrum Yalıkavak Marina ve Hilton İstanbul Maslak Otel projesini gösterebiliriz. Bugün için işletmesini de yaptığımız 3 havaalanı, 4 otel, 1 alışveriş merkezi ve 1 hastane gibi büyük yatırım projelerin yanı sıra yurt dışında birçok konut projesine imza atarak bu sektörde adımızı duyurduk. Şu anda halen yurtdışında devam eden 1 havaalanı, 1 otel ve 2 alışveriş merkezi yatırımımızla da büyümeye devam ediyoruz. 

Okan Sargın: “Kısıklı Park, Summa’nın değerlerini yansıtıyor”

“Kısıklı Park, sahip olduğumuz değerleri en iyi şekilde yansıtan projelerimizden biri… Modern aile konseptini benimseyen Kısıklı Park, bölgesel değerlere saygı gösterirken, çağdaş mimari ve sosyal donatılarla zenginleştirilmiş bir yaşam alanı sunuyor” diyen Summa Turizm Yatırımcılığı A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Okan Sargın, projeye dair şunları söyledi: “Toplam 18 dönüm arazimiz üzerinde yükselen ve inşaat aşamasında %60 oranına ulaştığımız Kısıklı Park, sadece bir konut projesi değil, aynı zamanda kaliteli yaşam standartları, çevresel duyarlılık ve sosyal sorumluluk anlayışımızı bir araya getirerek yaşam tarzını yeniden tanımlayan bir deneyimi simgeliyor. Şehrin ritmini yakalayan, sürdürülebilir ve çağdaş bir yaşam alanı sunduğumuz Kısıklı Park, bize göre yatırımcısına büyük bir kazanç vadediyor. 200 milyon dolar değere sahip bu projede çevresel etkiyi en aza indirmek adına bir dizi enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik öğeleri de yer alıyor. İstanbul’un yükselen yıldızı olmaya aday Kısıklı Park, geniş sosyal donatıları, yeşil alanları ve çeşitli ulaşım olanakları ile sadece bir konut projesi değil, aynı zamanda bir yaşam tarzını temsil ediyor. Amacımız insanların daha iyi bir yaşam sürmelerine olanak sağlayan projeler hayata geçirmek, sadece yapı inşa etmekle kalmayıp aynı zamanda topluluklarımıza ve çevremize değer katma taahhüdümüzü yerine getirmek. Summa olarak Sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk odaklı projelerimizle insanlarımızın yaşam kalitesini artırmak, çevremize katkıda bulunmak ve toplumumuza fayda sağlamak için çalışıyoruz.”

Meriç Kibar: “Doğallığın ön planda olduğu, aile yapısına uygun geniş alanlara sahip bir proje inşa ediyoruz”

Summa Turizm Yatırımcılığı A.Ş. Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Meriç Kibar da sözlerine Kısıklı Park’ın bölgesine değer katan simge projelerden olacağını dile getirerek başladı. 

Meriç Kibar, projeye dair şu detayları aktardı: “Tamamı Summa’ya ait toplam 18 dönüm arazi üzerine kurulan Kısıklı Park, hemen yanı başındaki yemyeşil korusu, sahip olduğunu sosyal donatılar, blokları çevreleyen peyzajı ve arkasında uzanan Çamlıca ormanları ile dikkat çeken bir proje oluyor. Kısıklı Park’ta, 2+1’den 6+1’e kadar balkonları, terasları, bahçe ve çatı dubleksleriyle farklı ihtiyaçlara uygun 177 adet daire bulunuyor. Bölgenin mimari sistematiğine uygun, doğallığın ön plana çıkartıldığı bir mimari konsept içinde, doğal taş cephe sistemi ve aile yapısına uygun geniş balkonları ile inşa ettiğimiz Kısıklı Park’ta kapalı ve açık yüzme havuzları, kapalı ve açık basket sahası, squash salonu, mini golf, kapsamlı bir fitness alanı, çocuk kulübü, seyir terasları ve dinlenme alanları ve projeye özel 5.500 m2’lik korusu ile benzersiz bir yaşam alanı sunuyoruz. Ayrıca, konut tiplerine göre daire başına 3 adede ulaşabilen kapalı otopark alanı da sağlıyoruz. Günümüzde hayatın sadece daire içinde değil, ortak alanlarda ve sosyal donatılarda da mutluluk ve huzur içinde yaşanabileceğinden yola çıkarak Kısıklı Park’ı tasarladık, tamamlandığı zaman da tüm vaatlerini yaşatan bir proje olacak.”

Yalın, İşlevsel ve Dinamik Bir Mimari  

Kısıklı Park’ın mimarı CA2O Architects Kurucusu Yüksek Mimar Aybala Öz, uzun zamandır üzerinde çalıştıkları projeye dair şunları dile getirdi: “Kısıklı semti, konum olarak şehrin merkezinde yer alıyor ve Boğaz hattını tepeden gören bir açıklığa sahip… Projenin ana fikri;  yapının, topografyasındaki dinamizmi sayesinde şehir ve boğaz siluetine hâkim bir şekilde yerleşebilmesi üzerine kurularak her bir konut biriminin şehir, boğaz, koru veya iç peyzaj panoramasına yönelecek bir aks doğrultusunda inşa edilmesi sağlanıyor. Yalın, işlevsel ve dinamik bir tasarım diline sahip olan projede, kullanılan tüm renkler, dokular ve malzemeler de mimari yaklaşımın bir uzantısı… Projenin ritmik cephesi ise farklı yaşam biçimlerine göre çeşitlendirilmiş daire planlarının cepheye bir yansımasını ifade ediyor. Benzer şekilde konut birimlerinin büyüklükleri de farklı yasam tarzlarına hitap ediyor. Projede yer alan koru, peyzaj tasarımına referans olurken sosyal alanlar da peyzajın devamı olacak nitelikte kurgulanıyor. Otopark katları da aynı şekilde toprak altında kalarak, site içerisinde tamamen peyzaj ve yaya erişimini özellikli kılıyor. Bulunduğu doğal ve yapılı çevreyle anlamlı bir ilişki kuran Kısıklı Park projesi, gerek yerleşim kurgusu gerek kendi içinde oluşturduğu ortak alanlar ve peyzaj mimarisiyle bölge için referans bir proje olma niteliği taşıyor.”

Günümüz Dünyası ile Uyumlu Konforlu Alanlar

Kısıklı Park’ta dengeli bir yaşam biçimi için günümüz dünyası ile uyumlu konforlu alanlar oluşturulmak istenirken projede Siemens, Lineadecor, Hans Grohe, Eczacıbaşı-Vitra, Raynaers, Fraenkische ve Samsung gibi markalarla iş birliğine gidildi. 

Lansmana Özel %10 İndirim, Teslimler Eylül 2024’te

Lansman sürecine özel olarak yüzde 10 indirimle satışa sunulan Kısıklı Park’ta daire fiyatları, 16.500.000 TL’den başlıyor. Kişiselleştirilmiş ödeme imkânlarına ek olarak anlaşmalı bankalar aracılığıyla finansman alternatifleri sunulan Kısıklı Park’ın 2024 yılı Eylül ayında teslim edilmesi hedefleniyor. 

Kısıklı Park projesinin tüm detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Bilgiçler Yapı, 10 Milyar 200 Milyon TL Yatırım Yaptı

0

Bilgiçler Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Emre Bilgiç, AKTİM projelerinin yatırımcılara yüksek kazanç elde ettirdiğini belirterek, ‘’24 ayda teslim edeceğimiz projemizi 13 ayda bitirdik.’’ dedi.

7 yılda 7 milyar 100 milyon TL’lik yatırımla konut ve ticari projelere imzasını atan Bilgiçler Yapı, 2023 yılını 3 milyar 100 milyon TL’lik yeni projesi AKTİM Çarşı – Ofis projesinin temel atma hazırlıklarıyla tamamladı.

2007 yılında kendi arazilerine, kendilerine ait konut ve ticari projeleri inşa etmek ve kiralamak üzerine kurulan Bilgiçler Yapı, 2016 yılında vites büyüterek 5 projede 75 bin metrekare konut, 141 bin metrekare ticari proje hayata geçirdi.

Göl İstanbul ve Minas Park projeleriyle 97 villa ve 72 konut projesinin teslimini tamamlayan Bilgiçler Yapı, AKTİM 1, AKTİM 2 ve AKTİM 3 projeleriyle ticari gayrimenkul üretiminde de kendini gösterdi.

Bugüne kadar 7 yılda 7 milyar 100 milyon TL’lik yatırım yapan Bilgiçler Yapı, eylül ayında 110 bin metrekarelik yeni projesi AKTİM Çarşı – Ofis projesini lanse etti. Lansman sonrasında 2 ayda yüzde 37’lik satış gerçekleştiren Bilgiçler Yapı, daha önceden projelerinden satın alma yapan yatırımcılardan ilgi gördüklerini belirtti.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Bilgiçler Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Emre Bilgiç, ilk olarak Beylikdüzü’nde konut, Büyükçekmece’de villa projesiyle Bilgiçler Yapı’nın faaliyetlerine başladığını aktararak, ‘’Sanayicilikten geldiğimiz için ticaret merkezleri yapmaya yönelme kararı aldık. Özellikle İstanbul’da merkezde yer alan esnaflar, KOBİ’ler çok dağınık bir şekilde faaliyet gösteriyor. Deprem konusu hep gündemde ve toplu ticaret alanlarında ciddi eksik var. Ticaretin hızla dönüşmesi gerekiyor. Tavan yüksekliklerinden, ulaşım kolaylığına kadar pek çok ayrıntıyı düşünerek, ilk akıllı ve ticaret merkezimiz olan Esenyurt AKTİM 1’i hayata geçirdik. Yüzde 95’ini 2,5 ayda satınca, hemen AKTİM 2’yi hayata geçirdik.’’ ifadelerini kullandı.

Tüm inşaatlarını öz sermaye ile tamamladıklarını, projeyi tamamen bitiren bütçe olmadan inşaata başlamadıklarını belirten Bilgiç, ‘’AKTİM 1’den dükkan satın alanlar çok yüksek prim kazancı elde ettiler. Bu kazanç, yatırımcıları ikinci projemize yöneltti. 24 ayda teslim edeceğimiz projemizi 13 ayda bitirdik.’’ değerlendirmesinde bulundu.

Bilgiç, Avcılar AKTİM 3 projesinde ise yine ilk 2 projedeki yatırımcıların yoğun talebi ile karşılaştıklarını kaydederek, ‘’Teslim sonrasında da projelerin yönetiminde oluyoruz. Bu da yatırımcıların bize güvenini oldukça artırdı. Bayrampaşa AKTİM Çarşı projemizin lansmanı için gün sayan yatırımcılarımız var.’’ dedi.

Açıklamada verilen bilgilere göre, Bilgiçler Yapı, bugüne kadar edindiği tecrübeleri de kattığı “ustalık projesi” olarak nitelendirdiği AKTİM Çarşı-Ofis projesinde temel atma hazırlıkları sürüyor. Bayrampaşa’da 110 bin metrekare üzerinde hayata geçirilecek olan projede, 338 bağımsız bölüm bulunacak. Yeni nesil ticarethaneler ve ofislerden oluşacak projede, temel atma işlemleri başlıyor. 3 milyar 100 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirilecek olan AKTİM Çarşı – Ofis projesinin iş geliştirme süreci 1 yıl sürdü.

İstanbul’da lojistik açıdan önemli değere sahip noktalarda ticari gayrimenkul ihtiyacının fazlalığına dikkati çeken Bilgiç, Bayrampaşa’da hayata geçirecekleri AKTİM Çarşı-Ofis projesiyle, bu ihtiyaca cevap vermeye hazırlandıklarını belirtti. Bilgiç, ‘’Bayrampaşa AKTİM Çarşı-Ofis projemiz, her iş modeline uygun ticari dükkanlar ve modern ofislerden oluşuyor. Projemizi geliştirirken ticari işletmelerin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak detaylandırmaları gerçekleştirdik.’’ bilgisini verdi. 

Bilgiç, AKTİM Çarşı projesinin lokasyon olarak çok önemli bir noktada olduğunu vurgulayarak, ‘’Projemiz şehir merkezine, otoyollara ve havalimanlarına oldukça yakın. Lokasyon avantajı iş yapma süreçlerini kısaltacak imkan sunuyor. Yeni nesil mimari avantajları da eklenince yatırımcıları memnun edecek bir yatırım süreci başlamış oluyor.’’ açıklamasında bulundu. 

Bayrampaşa AKTİM Çarşı projesinin avantajlarına da değinen Bilgiç, ‘’Projemiz gerek mimari yapısı, gerek sosyal donatı alanları, gerekse 32 bin metrekare büyüklüğünde kapalı otoparkıyla bölgeye yepyeni bir soluk kazandıracak. İnşaat teknikleri, enerji verimliliği, güvenlik sistemleri ve işlevsellik bakımından çoktan miadını doldurmuş birçok ticaret merkezinin yanı sıra, her bakımdan günümüze modernize edilmiş haliyle AKTİM Çarşı projemiz işletme sahiplerine derin bir nefes aldıracak.’’ yorumunu yaptı.

Açıklamaya göre, Bilgiçler Yapı, AKTİM Çarşı – Ofis projesinin ardından, 2024 yılında yeni arazi arayışlarına devam edecek. Konut projesi için Boğaz hattında arazi arayışı bulunan Bilgiçler Yapı, şehir merkezinde de ticari gayrimenkul projesi için arsa satın alacak.

Yeni projesi için 6,6 milyar TL’lik bütçe ayırdıklarını aktaran Bilgiç, ‘’Avantajlı lokasyonlarda yatırım fırsatı yakalarsak bütçemizi artırabiliriz” diye konuştu. Ağırlıklı olarak az katlı ve yatay mimariye odaklanacaklarını kaydeden Bilgiç, “Depreme dayanıklı yapılar önceliğimiz olacak. Bunun yanı sıra günümüz ihtiyaçlarına cevap veren akıllı yapılara da imzamızı atacağız.’’ duyurusunda bulundu.

Bilgiçler Yapı’nın tüm projeleri ve detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak: AA

Bakan Özhaseki: ‘’Fay Hatları Üzerinde Yapılaşmaya İzin Vermeyeceğiz’’

0

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, TBMM 2024 Yılı Bütçesine ilişkin konuşmasında ‘’Bundan sonra Türkiye’nin hiçbir yerinde hangi belediye izin verirse versin el koyarak asla ve asla fay hatları üzerinde bir yapılaşmaya izin vermeyeceğiz.’’ dedi.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki, TBMM Genel Kurulunda Bakanlığının 2024 yılı bütçesine ilişkin konuşmasında hedeflerinin afetlere karşı dirençli, yatay mimariye sahip, mahalle kültürünü yaşatan, sıfır atık uyumlu ve yeşil varlığı artırılmış akıllı şehirler inşa etmek olduğunu belirterek “Bizim medeniyetimizde şehirlerin yeri apayrı. Şehirlerde ekonomi, ticaret ve hayat var. Bir taraftan da kültür, sanat ve estetik var. Medeniyetler şehirlerde doğuyor ve gelişiyor.” dedi.

Bakan Özhaseki, şehirlerin de onlara anlam katan insanlar gibi canlı organizmalar olduğunu ifade ederek, şehirlerin taşla topraktan ibaret görülmemesini iyi bir bakım gösterilirse ömürlerinin uzun olacağını değilse önce küçük şehirler haline geleceğini, sonra da yavaş yavaş yok olup gideceğini söyledi.

Şehir ve insanın birbirinin aynası olduğunu ifade eden Özhaseki, “Bir şehre bakış atmak bir insana, bir millete bakmak demektir. Bugün ülkeler arasında rekabet olduğu gibi şehirler arasında da bir rekabet var. Bu rekabette başarılı olmak için zamanın ruhunu iyi okumak gerekiyor. Teknolojik ve bilimsel gelişmelerle birlikte şehirlerimiz akıllı şehir konseptine doğru büyük bir hızla evriliyor.” dedi.

Özhaseki, akıllı şehirlerin afetlerden iklim değişikliğine, enerji verimliliğinden ulaşıma ve sağlığa kadar birçok yenilik ve kolaylıklar sunduğunu dile getirerek, “Bize düşen ise şehircilik alanında bu treni yakalamak hatta bu yolculuğun öncüsü ve lokomotifi olmaktır.” ifadesini kullandı.

Bin yıldır üzerinde yaşanılan Anadolu coğrafyasının üzerinde önemli iki medeniyet olduğunu belirten Özhaseki, birisinin Osmanlı medeniyeti ikincisinin ise Selçuklu medeniyeti olduğunu, genç Cumhuriyet döneminde ise yeni bir medeniyeti hep birlikte inşa etmeyi temenni ettiklerini söyledi.

Özhaseki, son 70 yılda görülen manzaranın ürkütücü olduğunu ifade ederek, “Herhangi bir partiyi asla suçlamak için söylemiyorum. Bu son 70 yılda kentlere kontrolsüz başlayan göçler sebebiyle denetimsiz, kaçak hatta gece birkaç saat içerisinde yapılıp, sabah içerisine çoluk çocuğun atıldığı birçok evlerin inşa edildiğini gördük. Bunun sonucunda karşılaştığımız manzara şu; bir taraftan sağlıksız evler ve mahalleler bir taraftan da kimliksiz şehirler. Üzülerek söylüyorum, en önemlisi depreme de dayanıksız milyonlarca konut stoku bizi bekliyor. Bugün afetlerde pek çok canımıza mal olan ve hala kalıcı çözümler üretmek için uğraştığımız temel şehircilik sorunlarımızın kaynağı da burada yatıyor. Türkiye Yüzyılı’na yakışır afetlere karşı güvenli, kimlikli, çevre dostu ve sıfır atık uyumlu şehirler inşa etmeyi kararlılıkla sürdüreceğiz.” diye konuştu.

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayan Özhaseki, bilim insanlarına göre dünyanın en eski tarihlerinde oluşan Anadolu’nun büyük deprem hareketlerine maruz kaldığını söyledi.

Araştırmalara göre Türkiye’nin Alpler’den Himalayalar’a kadar uzanan hat üzerinde en riskli 5 ülkeden biri olduğuna işaret eden Özhaseki, “Üzerinde yaşadığımız bu cennet vatanın yüzde 66’sı birinci ve ikinci derecede deprem bölgesinde bulunuyor. Nüfusumuzun da yüzde 70’inden fazlası bu bölgelerde yaşıyor. Aletli ölçümlerin başladığı 1900 tarihinden itibaren denizlerimizde ve ana karamızda meydana gelen 6 ve üzerinde yıkıcı diye tarif edebileceğimiz deprem sayısı 231. Neredeyse her sene iki tane yıkıcı deprem yaşıyoruz. Ana karamızda meydana gelen deprem sayısı ise 60’ın üzerinde. Toprağa verdiğimiz canların sayısı 130 bin. Maddi olarak hasar, milyarlarca dolar ama manevi hasarın karşılanacak bir sözü dahi yok.” değerlendirmelerinde bulundu.

Özhaseki, Türkiye’yi tehdit eden depremleri oluşturan fay hatlarına ilişkin de bilgi vererek, “Şu anda ülkemizde 500’ün üzerinde hala hareketli fay hattı var. Hiçbir yerde ‘biz güvendeyiz’ ‘bir şey olmaz devam et’ diyemeyiz. Bu bizim tarihsel borcumuz, sorumluluğumuz. Şu anda hala 1 milyon 900 binden fazla vatandaşımız evinden dışarıda yaşıyor. Ya konteynerde yaşıyor ya da kira parası veriyor. Eğer ülkemizi seviyorsak, İstanbul depremi öncesinde ne gerekiyorsa onu yapmalıyız.” dedi.

1999 yılında meydana gelen Gölcük depreminde 18 binden fazla vatandaşın hayatını kaybettiğini, 50 binden fazla vatandaşın da yaralandığını anımsatan Özhaseki, deprem sonrasında Yapı Denetim Kanununun çıkarılmasının ve yeni yapı standartlarının belirlenmesinin önemli adımlar olduğunu söyledi.

Özhaseki, 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin 18 şehirde 14 milyon insanı doğrudan etkilediğini belirterek, “Büyük bir afet. Bin yıllık Anadolu medeniyeti üzerinde rastlayabildiğimiz en büyük felaket. Bütün bir millet ayaktaydı. Böyle bir afetin altından millet olarak kalktığımız için böyle bir milletin ferdi olmak gerçekten hepimiz için bir onur kaynağı.” dedi.

Depremler sonrasında 6 milyon yapının incelendiğini belirten Özhaseki, yıkılması gereken yapı sayısının 680 bin civarında konut, 170 bin civarında da iş yeri olduğunu bildirdi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden geçen 10 aylık süreçte neler yapıldığına ilişkin Özhaseki şöyle konuştu:

“TOKİ Başkanlığımız, Emlak Konut, Yapı İşleri o bölgelerde rezerv alanlarda olmak üzere 207 bin civarında konutun inşaatına başladı. Deprem Şurasında hocalarımızın bize tavsiyesi; köy evlerini çelikten yapın. O tavsiyeye uyarak şu anda 50 bin civarındaki köy evimizin ihalesi yapıldı. Kent meydanlarını hem de çevresindeki ana caddeleri yapım kararı aldık.”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki, yerinde dönüşüm projesi başlattıklarını belirterek, bu kapsamda kendi evini yapmak isteyen vatandaşları desteklediklerini söyledi. Proje kapsamında 250 bin müracaatın olduğunu bildiren Özhaseki, şunları kaydetti:

“İnşaatına başladığımız betonarme evleri bir yıl içerisinde çelikten yaptığımız köy evlerimizi de 6-8 ay gibi bir süre içerisinde teslim edeceğiz. Kredi bölümünde 2 yıl ödeme alınmayacak. Taviz vermeyeceğimiz 4 kırmızı çizgimiz var. Bundan sonra Türkiye’nin hiçbir yerinde hangi belediye izin verirse versin el koyarak asla ve asla fay hatları üzerinde bir yapılaşmaya izin vermeyeceğiz. Zemin sıvılaşması olan yerlerde yapılaşma yasağını sıkı bir şekilde takip edeceğiz. Dere yataklarının imara açılması söz konusu değil. Mimarlık, mühendislik hizmetlerinde sıfır tolerans uygulanacak.”

81 vilayetin deprem bölgesi olarak kabul edilerek çalışılacağını vurgulayan Özhaseki, “31 milyon konutumuz var. 6 milyon kadar da iş yerimiz var. 37 milyon bağımsız birimden 6 milyonu risk altında. 2012 yılında çıkan yasayla; yurdumuz genelinde 2 milyon 200 bin bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. 400 bin bağımsız bölümün dönüşümü ise sürüyor. Kentsel dönüşüm çalışmaları için bugüne kadar 480 milyar TL para harcandı.” dedi.

Özhaseki, İstanbul’da 6 milyon konut, 1,5 milyon civarında da ticari işletmenin risk altında olduğunu belirterek, şunları belirtti:

“600 bini çok acil olarak değiştirilmek zorunda. Kentsel dönüşüm çalışmalarımızın odağında yer alan İstanbul’da 2012’den bu yana 800 bin bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. 170 bin 941 bağımsız bölümün dönüşümü ise sürüyor. İstanbul’da yol haritamız belli oldu. Bunu titizlikle takip edeceğiz. Meclis’ten geçen yasadan dolayı kentsel dönüşümde İstanbul’un önü açılmış olacak ve çok hızlanacak.

İstanbul’da ‘Yarısı Bizden Kampanyası’ ile de 350 bin yakın konutu da değiştirmiş olacağız. Kampanyaya müracaat eden 1 milyondan fazla vatandaşımız var. Yüzde yüz anlaşmış binadakilerin tamamı bir araya gelerek ‘evet biz konutumuzu, binamızı yıkıp yapmak istiyoruz’ diyen vatandaş sayısı 70 bin civarında. Önce onlardan başlayacağız. Sonra yüzde 50’yi geçen 158 bin civarında vatandaşımız var. Onlara da diyeceğiz ki ‘kendi aranızda lütfen toplantılar yapın. Yüzde yüze çıkın, gelin sizin de dönüşümünüze başlayalım.’ Aynı deprem bölgesinde yaptığımız yardımlar gibi benzer bir yardım usulüyle de İstanbul’da ‘Yarısı Bizden Kampanyası’nı devam ettirmiş olacağız. Böyle olunca çok kısa bir süre içerisinde neredeyse 750 bine yakın bir konutu değiştirmiş, dönüştürmüş olacağız.”

İstanbul-Ankara Arası 80 Dakikaya Düşecek

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2024 bütçesiyle ilgili yaptığı konuşmada, ‘’İstanbul-Ankara arası süper hızlı tren ile 80 dakikaya düşecek’’ dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TBMM Genel Kurulu’nda, bakanlığı ve bağlı kuruluşların 2024 Yılı bütçesi ile ilgili konuştu. Bakanlığının faaliyet, proje ve hedeflerini anlatan Bakan Uraloğlu, “Karayolu, demiryolu, havayolu, denizyolu ve haberleşme projelerimizle ülkemizin ulaşım ve iletişim ağını nakış gibi işledik. Böylece, bilgi, yük ve yolcu taşımacılığında daha hızlı, daha güvenli ve daha ekonomik bir dönemi başlattık.” dedi.

Bakan Uraloğlu, bakanlık bünyesindeki yatırımlardan bahsederek, “Son 21 yılda 198 milyar dolar yatırımı hayata geçirdik. Uluslararası döviz emtia fiyatlarını dikkate aldığımızda, bakanlık yatırımlarımızın bugünkü varlık değeri toplam 250 milyar dolardır. Bu durum, doğru zamanda doğru finansman yöntemleriyle verdiğimiz yatırım kararlarının ülkemize ne derece katkı sağladığının bir örneğidir” değerlendirmesinde bulundu.

Bu yatırımların, 42 milyar dolarlık bölümünün, Kamu Özel İşbirliği Projeleri kapsamında yapıldığını aktaran Bakan Uraloğlu, “Küresel eğilimleri dikkate alarak planladığımız ulaştırma politikalarımızı yatırımlara dönüştürüyor, yatırımlarımızı, insanımızın yaşam kalitesini yükseltmek ve ülkemizin kalkınmasına destek olmak için gerçekleştiriyoruz. Büyük bir aile olarak bugün itibarıyla; ülke sathında 2 bin 751 projede görev alan arkadaşlarımız ile birlikte toplam 223 bin kişiyle, çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz” dedi.

Bakan Uraloğlu, Türkiye Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı, 12’nci Kalkınma Planı ve Orta Vadeli Program hedefleri doğrultusunda; lojistik sektöründe demiryolunun etkin bir şekilde kullanımını sağlayacaklarını kaydederek, “Mevcut 439 kilometre olan iltisak hattı uzunluğunu 2028 yılına kadar 663 kilometreye çıkartacağız. 2053 hedeflerimiz kapsamında, demiryolu ve haberleşme sektörlerine ağırlık vererek yatırımlarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu.

Bakan Uraloğlu, demiryollarında tamamlanan projelerle ilgili, “10 bin 948 kilometre olan ağımızı 13 bin 919 kilometreye, 2 bin 505 kilometre olan sinyalli hat uzunluğunu 8 bin 046 kilometreye, 2 bin 122 kilometre olan elektrikli hat uzunluğunu 7 bin 142 kilometreye, ülkemizi hızlı trenle buluşturarak hızlı tren ağımızı 2 bin 251 kilometreye çıkardık. Havayollarında; 26 olan aktif havalimanı sayısını 57’ye, 55 milyon olan havayolu terminal kapasitesini 337 milyona, 60 olan toplam yurtdışı uçuş noktasını 343’e, 150 olan uçak sayısını 658’e çıkardık” bilgisini paylaştı.

Denizcilikte, 152 olan uluslararası liman sayısını 190’a, haberleşmede; 23 milyon olan mobil abone sayısını 91 milyonun üzerine çıkardıklarını belirten, Bakan Uraloğlu, 81 bin 304 kilometre olan fiber hat uzunluğunu ise 536 bin kilometreye çıkardıklarını anlattı.

Bakan Uraloğlu, devam eden projelere ilişkin, “Şehir içi raylı sistem taşımacılığına desteğimiz de devam ediyor. 12 ilimizde toplam 922 kilometre şehir içi raylı sistem hattı işletilmektedir. Bunun 395 kilometresi de bakanlığımızca yapılmıştır. Başta İstanbul olmak üzere İzmir, Ankara, Konya, Kocaeli, Kayseri, Gaziantep, Bursa, Erzurum ve Erzincan’da raylı sistem projelerimiz bulunuyor. Şu anda da bakanlığımızca İstanbul, Bursa, Kocaeli ve Konya olmak üzere 4 ilde 9 ayrı hatta toplam 119,5 kilometrelik kent içi raylı sistem hattının yapımı devam ediyor” dedi.

34 milyon olan toplam havayolu yolcu sayısını; 2021 yılında pandemi şartlarına rağmen 128 milyonun üzerine, 2022 yılında 182 milyonun üzerine çıkardıklarını vurgulayan Bakan Uraloğlu, “2023 yılı sonunda ise yolcu sayımızın 216 Milyonu aşmasını bekliyoruz” açıklamasında bulundu.

Bakan Uraloğlu, bakanlığının öne çıkan çalışmaları hakkında da şu bilgileri verdi:

“Ülkemiz; Asya, Afrika ve Avrupa olmak üzere üç kıtayı birbirine bağlayan jeopolitik konumu itibarıyla oldukça stratejik bir noktadadır. Asya’dan Avrupa’ya yeni lojistik koridorları oluşturuyoruz. Kalkınma Yolu Projesi ile Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi ülkelerinden Irak’ın güneyinde inşa edilmekte olan FAV Limanına gelecek yüklerin, Türkiye’ye ve oradan Avrupa’ya ulaştırılması amacıyla 1200 kilometrelik çift yönlü otoyol ve demiryolu inşa edilmesi planlanmaktadır. Bu koridorun ülkemizdeki demiryolu geçişi 2 bin 88 kilometre olacaktır. Önemli bölümü halen işletmede olan güzergahın eksik bölümlerini hızla tamamlıyoruz. Kalkınma koridorunun ülkemizdeki karayolu geçişi ise 1912 kilometre olacaktır. 1592 kilometrelik mevcut otoyolumuza ilaveten, ‘Şanlıurfa-Ovaköy’ arasında 320 kilometre uzunluğunda ve yaklaşık 2 milyar dolarlık yeni otoyol yatırımımızla, karayolu geçişi tamamlanacaktır.”

Bakan Uraloğlu, deprem konutları bağlantı ve rezerv alanlarının 180 kilometre uzunluğundaki bağlantı yolları ile altyapısının, bakanlığı tarafından yapıldığını duyurdu.

Bakan Uraloğlu, yeni projelerle ilgili, “Erzurum- Kars güzergahında bölgesel turistik tren seferlerini başlatacağız. Çeşmeli-Kız Kalesi otoyol çalışmalarını hızlandıracağız. Akdeniz sahil yolunun yapım çalışmalarına devam edeceğiz” dedi.

Bakan Uraloğlu, Çanakkale Köprüsünün yıl içinde 23 defa ödüle layık görüldüğünü söyledi. Bakan Uraloğlu, ‘Milli Hızlı Tren Seti Projesi’nde tasarım çalışmalarını tamamlayıp prototip üretimine başlayacakları hızlı tren hatlarını da şöyle sıraladı:

“Ankara- İzmir hızlı tren hattı, Mersin- Adana- Osmaniye-Gaziantep hızlı tren hattı, Bandırma-Bursa-Yenişehir- Osmaneli hızlı tren hattı, Ispartakule- Çerkezköy hızlı tren hattı, Yerköy- Kayseri hızlı tren hattı, Eskişehir- Antalya hızlı tren hattı ve Karadeniz Sahil Demiryolu İşi Etüt Projesi.”

Bakan Uraloğlu, 25 Aralık tarihinde de Sabiha Gökçen Havalimanı 2’nci Pisti’ni hizmete açacaklarını duyurdu. Bakan Uraloğlu, TÜRKSAT 6A’nın 2024 yılının mart ayında yer teslimini gerçekleştirecek ve SpaceX firması ile yapılan anlaşma doğrultusunda, haziran ayı içerisinde yörüngesine fırlatacaklarını kaydetti.

Bakan Uraloğlu, yeni bir projenin müjdesini de vererek, “Milli maçımız 90 dakika, biz Ankara’dan İstanbul’a 80 dakikada gideceğiz, süper hızlı trenle bunu gerçekleştireceğiz. Amanosları, geçilmez olan Amanosları, Dörtyol- Hassa Projesi’yle hem demir yolu hem kara yolu tünelleriyle geçiyoruz. Zengezur Koridoru. Ermenistan topraklarından geçmesini planladığımız, o ‘Buradan geçilmez’ diye konuşuluyordu, halbuki şimdi gelinen süreçte Paşinyan artık bu koridorun kendi topraklarından geçmesi gerektiğini söylüyor. Biz de bunu hayata geçireceğiz” diye aktardı.

Gayrimenkul Sektörünün ‘En’leri  Sign of the City Awards İle Belirlendi

0

Emlak Konut katkılarıyla, Kelebek Mutfak-Banyo proje ortaklığında ve EY stratejik ortaklığında gerçekleştirilen Sign of the City Awards Ödül Töreni ile inşaat ve gayrimenkul sektörünün ‘en’leri belirlendi.

Türkiye’de inşaat ve gayrimenkul sektörünün uluslararası platforma taşınmasını amaçlayan, Sign of the City Awards ödülleri bu yıl 7’nci kez sahiplerini buldu. Emlak Konut katkılarıyla, Kelebek Mutfak-Banyo proje ortaklığında ve EY stratejik ortaklığında gerçekleştirilen törende sektörün önde gelen marka, kurum ve STK üyeleri ile akademisyenler bir araya geldi.

Ödül töreninde konuşan Jüri Başkanı Dr. Sinan Genim, Sign of the City Awards katılımcılarına ve jüri üyelerine teşekkür ederek “Hepimizin müşterek amacı yapı sektörünün gelişmesi ve sektörün uluslararası değeri kazanmasıdır. Bu anlamlı etkinlikte burada olmaktan memnuniyet duyuyoruz.” dedi.

Sign of the City Awards’te 150 ye yakın başvurunun arasından 89 proje ön elemeye girmeye hak kazandı. Ön değerlendirme aşamasının tamamlanmasından sonra Dr. Sinan Genim’in Jüri Başkanlığındaki üyeler, önce online bir eleme toplantısı ardından da iki gün boyunca süren değerlendirmeler sonucu ödül alacak projeleri belirledi.

Jüri üyeleri ilan edilmiş kategorilerde ‘Tamamlanmış’ ve ‘Devam Eden’ projeleri, ilke olarak ayrı ayrı incelemeye aldı. Değerlendirme kriterleri olarak; projelerin yenilikçi ve yaratıcı özellikleri göz önüne alındı. Sektörde öne çıkan başarılı duruşları, bölgelerine kattıkları değer, sürdürebilir gelişmeye verdikleri önem ve yaklaşımları incelenerek 22 proje ‘Sign of the City’ ödülünün sahibi olurken 20 proje de ‘Premium Proje’ olarak ödüllendirildi.

Gayrimenkul sektörünü en iyiye teşvik etmek amacıyla gerçekleştirilen törende ödüller ‘En İyi Konut Projeleri’, ‘En İyi Ticari Projeler’, ‘En İyi Hizmet Yapıları’, ‘Kent ve Mimarlık Kategorisi’, ‘Ütopya Proje’ ve ‘En İyi Sosyal Sorumluluk Projeleri’ kategorilerinde dağıtıldı.

Sign Of The City Awards Kazananları:


En İyi Ticari Projeler Kategorisi 

En iyi Ofis Yapısı – Devam Eden Proje

Göktekin S1 İş Merkezi

En İyi Turizm Yapıları – Tamamlanmış Proje

Radisson Blu Hotel, Mount Erciyes

En İyi Endüstriyel Yapı – Devam Eden Proje

Teba Work

En İyi Karma Kullanımlı Proje – Tamamlanmış Proje

Galataport İstanbul

En İyi Karma Kullanımlı Projeler – Devam Eden Proje

Mahall Bomonti İzmir

En İyi Hizmet Yapıları Kategorisi

En İyi Sağlık Binası – Devam eden Proje

Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri

En İyi Eğitim Binası / Kampüsü – Tamamlanmış Proje

Avrupa Konutları Çamlıvadi Özel Eğitim Uygulama Okulu

En İyi Sosyokültürel Yapı – Tamamlanmış Proje

Yeni Nesil Şehit Kütüphanesi

En İyi Konut Projeleri Kategorisi

En İyi Bağımsız Konut – Devam Eden Proje

Mesa Urla Kekliktepe 

En İyi Rezidans – Tamamlanmış Proje

The Ritz Carlton Residences, İstanbul

En İyi Konut – Tamamlanmış Proje

Kiptaş Silivri 4.Etap Sosyal Konutları

Kent ve Mimarlık Kategorileri 

En İyi Mimari Tasarım (Kamu ve Özel Sektör) – Tamamlanmış Proje

Kıbrıs Developments Head Office

En İyi Mimari Tasarım (Kamu ve Özel Sektör) – Devam Eden Proje

Divan Residence

Genç Mimar Teşvik

Odunluk Anıt Ağaç Karma Kullanım

Tokadi Hayrettin Cami

En İyi Kentsel Dönüşüm / Sağlıklaştırma Projesi – Devam Eden Projeler

Sille Kaya Islahı

Kiptaş Eyüpsultan Yeşilpınar Evleri

En Yeşil Yapı / Yapılar Topluluğu – Tamamlanmış Proje

Galataport İstanbul

Diğer Kategoriler

En İyi Ütopya Proje

Hazine Destekli Konut Kampanyası ve Yaşanası Pilot Şehirler

En İyi Sosyal Sorumluluk Projeleri

Kemerburgaz Kent Ormanı

Okul Dışı Öğrenme Ortamları

Jüri Özel Tasarım Ödülü

BMC Teknoloji Üssü ve Yönetim Merkezi

Sign Of The City 2023 Premium Projeler:

En İyi Ticari Projeler Kategorisi

En iyi Ofis Yapısı (devam eden) ​

SANKO Plaza​

Vakıf GYO IFM VakıfBank Genel Müdürlük Hizmet Binası

En İyi Turizm Yapıları (tamamlanmış) ​

Bodrum Loft

En İyi Turizm Yapıları (devam eden) ​

Joon Cunda Otel

En İyi Endüstriyel Yapı (tamamlanmış) ​

Artesa Kumaş Boyahane Fabrikası

En İyi Lojistik Yapı (devam eden) ​

Teba Work

En İyi Karma Kullanımlı Proje (devam eden) ​

Tema World

En İyi Hizmet Yapıları Kategorisi

En İyi Sağlık Binası (devam eden) ​

Saye Residence Yeşilköy Huzurevi

En İyi Eğitim Binası / Kampüsü (tamamlanmış) ​

TED Üsküdar Koleji

En İyi Sosyokültürel Yapı (tamamlanmış) ​

Tema İstanbul Camii

Vadistanbul Camii

En İyi Konut Projeleri Kategorisi

En İyi Bağımsız Konut (devam eden) ​

Nidapark Gündoğan

En İyi Rezidans (devam eden) ​

Divan Residence

Barbaros 48

Kent ve Mimarlık Kategorileri

En İyi Mimari Tasarım (Kamu ve Özel Sektör) (tamamlanmış) 

Bodrum Bodrum Kıyı Evleri

En İyi Mimari Tasarım (Kamu ve Özel Sektör) (devam eden) ​

Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri

En İyi Kültürel Mirası Koruma ve Kullanma​

Gevale Kalesi 2. Etap Restorasyonu

En İyi Kentsel Dönüşüm / Sağlıklaştırma Projesi (tamamlanmış) ​

Galataport İstanbul

Le Chic Tarabya

En Yeşil Yapı / Yapılar Topluluğu (tamamlanmış) ​

Kıbrıs Developments Head Office

Akkuyu NGS’de İlk Reaktörün Devreye Alınması İçin Son Çalışmalar Tamamlanıyor

0

Akkuyu Nükleer AŞ Üretim ve İnşaat Organizasyon Direktörü Denis Sezemin, Akkuyu NGS’de tam kapsamlı çalışmalara başlandığını açıkladı.

Akkuyu Nükleer AŞ Üretim ve İnşaat Organizasyon Direktörü Denis Sezemin, yaptığı açıklamada NDK’nin, santralin ilk reaktörünün işletmeye alınması için gerekli izni vermesine değindi. “Bu durum ‘Hem Türkiye hem de uluslararası mevzuat açısından her şeyi doğru yaptık’ demektir” diyen Sezemin, önemli aşamadan geçildiğini vurgulayarak “Bu izin, bize tam kapsamlı ayarlama ve çalıştırma aşamalarına başlama imkanı veriyor. Bu da üniteyi devreye almadan önce çok önemli bir işlem. Teknolojik ekipmanların denenmesi ve bu çalışmalar sonucunda santralin devreye alma işlemine hazır oluşu tespit edilmiş olacak.” ifadelerini kullandı.

Diğer Ünitelerde Çalışmalar Plana Uygun İlerliyor

İlk ünitenin inşaatında sona yaklaşıldığını dile getiren Sezemin, şu değerlendirmede bulundu:

“İşletmeye alma izniyle beraber tam teşekküllü denemelere başlıyoruz. Türbin binasında 300 tonluk köprülü vinç monte edildi. Şu an turbo jeneratör ekipmanının kurulumu yapılıyor. Reaktör binasında kurulu olan kutup vinci yardımıyla çok önemli bir teknolojik işlem yaptık. Akkuyu Nükleer AŞ ve diğer paydaşların kalifiye elemanları, reaktör içi cihazların ve kapağının test kurulumunu yaptı. Kurulumunu yaptıktan sonra tekrar demonte ettiler. Bu işlemle reaktör, iç cihazlar ve diğer bütün elemanların tasarım dokümantasyonuna uygunluğu tespit edilmiş oldu. Böylece reaktörün bir sonraki aşamaya, yakıt yüklemeye hazır olduğu tespit edildi.”

Akkuyu NGS’nin, dünyanın en büyük nükleer inşaat sahası olduğuna dikkati çeken Sezemin, diğer ünitelerindeki çalışmaların da planlamaya uygun ilerlediğini kaydetti.

2,1 Milyar Karbon Emisyonunu Engelleyecek

Türkiye ile Rusya arasında 12 Mayıs 2010’da imzalanan hükümetlerarası anlaşma kapsamında Mersin’in Gülnar ilçesine bağlı Büyükeceli bölgesinde yapımı sürdürülen Akkuyu NGS, her biri 1200 megavatlık VVER-1200 tipi “III+” nesil reaktörlü 4 üniteden oluşacak ve toplam 4 bin 800 megavat kurulu güce sahip olacak.

Türkiye’nin en büyük yatırımları arasında bulunan santralin, tam kapasite devreye girdiğinde Türkiye’nin elektrik talebinin yüzde 10’unu tek başına karşılaması öngörülüyor.

Akkuyu NGS’nin 60 yıl olarak planlanan işletme ömrünün ise 20 yıl daha uzatılma imkanı bulunuyor.

Sıfır emisyonla, çevreye zararlı sera gazı salımı yapılmadan kesintisiz elektrik üretilebilecek santral, Türkiye’nin “2053 net sıfır emisyon” hedefine katkı sağlayacak.

Akkuyu NGS’nin işletmede kalacağı 60 yılda toplam 2,1 milyar ton karbon emisyonunu engelleyeceği hesaplanıyor.

Kuzey Marmara Otoyolu Büyüyor

Kuzey Marmara Otoyolu’nda çalışmaların hızla devam ettiğini belirten Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, projenin 2026 yılında tamamlanacağını açıkladı.

Kuzey Marmara Otoyolu’nun 8. ve son kesimi olan Nakkaş-Başakşehir kesimindeki çalışmaları yerinde inceleyen Bakan Uraloğlu, çalışmalar hakkında bilgi aldı. 

Ülkedeki en önemli ulaşım yatırımlarından birinin Kuzey Marmara Otoyolu olduğunu ifade eden Uraloğlu, “Yavuz Sultan Selim Köprüsü de dâhil olmak üzere ilk tasarlanan 398 kilometrenin tamamını önceki yıllarda trafiğe açtık. Ancak her geçen gün büyüyen ve gelişen İstanbul’un ulaşım ihtiyaçları da artıyor. Bu nedenle Kuzey Marmara Otoyolu kapsamına Nakkaş-Başakşehir kesimini de dâhil ettik ve 30 Haziran 2020’de ihale ettik. 24,2 kilometre ana gövde ve 20,8 kilometre bağlantı yolu olmak üzere 45 kilometrelik Nakkaş-Başakşehir kesimiyle projemizin toplam uzunluğu 443 kilometreye ulaştı” dedi.

Tüm Çalışmaların Tamamlanması 2026 Yılını Bulacak

Nakkaş-Başakşehir kesimindeki tüm çalışmaları 2026 yılı içerisinde tamamlayarak, hizmete açmayı hedeflediklerini söyleyen Uraloğlu, “Nakkaş-Başakşehir kesiminin trafiğe açılmasının ardından; İstanbul’un gelişmekte olan Bahçeşehir, Kayaşehir, Başakşehir gibi yerleşim alanlarının ulaşım problemlerinin çözülmesine katkı sağlanacaktır. Günlük trafik hacmi her geçen gün artmakta olan TEM Otoyolu’ndaki trafik yükünün önemli bir bölümünü alarak da mevcut trafiği rahatlatacaktır. Çam Sakura Şehir Hastanesi ile Olimpiyat Stadına ulaşım kolaylaşacaktır. Proje güzergâhı üzerinde yer alan Hadımköy Sanayi Bölgesi, Deliklikaya OSB ve İkitelli OSB’yi birbirlerine bağlayarak buradaki tesislere doğrudan otoyol erişimi sağlanacaktır.” diye konuştu. 

Nakkaş-Başakşehir kesiminin en önemli yapısının Kanal İstanbul Sazlıdere Köprüsü olduğunu ifade eden Uraloğlu, “Ülkemizin en önemli atılımlarından biri olan Kanal İstanbul kapsamında yapılan ilk köprü olma özelliğine de sahiptir” diye konuştu.

Köprü hakkında bilgiler vererek, çalışmaların hızla devam ettiğini belirten Uraloğlu, şunları söyledi:

“Köprü, 2×4 şeritli ve 46 metre tabliye genişliği olacak şekilde tasarlanmıştır. 440 metre orta açıklık ve 210 metre yan açıklıklı olan köprümüz, 196 metre yüksekliğinde iki adet elmas geometrisinde pilona sahiptir. 136 adet eğik askı halatı ve bunların ankre olacağı 272 adet ankraj bulunacaktır. Orta ve iki yan açıklığıyla beraber toplam 860 metre uzunluğundaki köprümüz, yaklaşım viyadükleriyle beraber 1.618 metrelik bir uzunluğa sahip olacaktır. Başakşehir Sular Vadisi geçişini sağlayacak olan viyadük, bölge insanının sosyal ve kültürel faaliyetlerine engel oluşturmamak adına itme-sürme yapım yöntemiyle inşa edilecektir. Proje bünyesindeki 7 adet viyadüğün toplam uzunluğu da çift yönde 6.782 metre olacaktır. Şu anda Kanal İstanbul Sazlıdere Geçiş Köprüsü’nün 196 metre olan pilon imalatlarında; hem doğu hem de batı pilonlar 48,5 metre yüksekliğe kadar tamamlanmış ve 10 bin 358 m3 beton kullanılmıştır.

Proje güzergâhı boyunca sıyırma kazıları olarak başlanan toprak işlerinde de yer yer yarma kazılarına ve dolgu yapılacak yerlerde de menfez ve alt geçit gibi sanat yapılarına da başladık. Proje sonunda yer alan Sular Vadisi geçişini sağlayan VY-05 viyadüğünün bulunduğu bölgede de izin süreçleri tamamladık ve deplasman işlerinde sona geldik. Güzergâh boyunca imalat çalışmalarına başlanan 1 adet altgeçit ve 8 adet menfezden, 6 adet menfezin imalatlarını da bitirdik. Proje genelinde toplam 91 bin 409 m3 beton imalatı gerçekleştirdik.”

Otoyol, 9 Büyüklüğündeki Bir Depreme Dayanabilecek

“Kuzey Marmara Otoyolumuz yapım aşamasında hayata geçen birçok teknik özelliğiyle  ‘en’lerin projesi olarak da tarihteki yerini almıştır” diyen Uraloğlu, “Otoyolumuzun 4 şeritli tünelleri dünyanın en geniş karayolu tünelleri olma özelliğini taşımaktadır. Bu özelliğinin yanı sıra yapım aşamasında kullanılan birçok farklı sismik izolatörlerle 2 bin 475 yıllık deprem döngüsünde 9 büyüklüğündeki bir depreme dahi dayanabilecek şekilde inşa edilmiştir. Olası büyük bir depremde otoyolumuz zarar görmeyecek ve İstanbul, Kocaeli ve Sakarya’ya her türlü ulaşım Kuzey Marmara Otoyolu üzerinden yapılabilecektir.” ifadelerini kullandı.

8 Ekolojik Köprüden Biri Kuzey Marmara Otoyolu’nda

Kuzey Marmara Otoyolu’nun, aynı zamanda çevreye ve tabiat varlıklarına da duyarlı bir proje olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, “Ülkemizde yaban hayatın korunması için inşa edilen 8 ekolojik köprüden bir tanesi Kuzey Marmara Otoyolumuzda bulunuyor. Ayrıca bütün imalatları doğal hayata, iklim ve yer altı sularına, tarihi ve doğal dokuya zarar vermeyecek şekilde inşa edilmiştir.Her türlü iklimlendirme, elektronik sinyalizasyon sistemi ile hız, konfor ve güven sağlayan işletmesi ile de ‘akıllı otoyol’ özelliği kazanmıştır” dedi.

Kanal İstanbul’da Son Durum

Son olarak Kanal İstanbul’da gelinen son noktaya da değinen Bakan Uraloğlu, “Kanal İstanbul İle Birlikte Hayata Geçecek İstanbul Limanı, Airport City, Teknoloji Vadisi, Akıllı Şehirler ve Lojistik Üsler İle Dünya’nın Yeni Lojistik Üssü İstanbul olacaktır. Şu anda Kanal İstanbul güzergâhındaki yeraltı sularının ve orman alanlarının olumsuz etkilenmemesi için çalışmalar belirlenen koridorda hassas bir şekilde devam etmektedir. Ormanların,  yeraltı sularının ve temiz su havzalarının etkileşimleri detaylı bir şekilde haritalandırılarak, gerekli önlemler alınmıştır. Yapımına devam ettiğimiz Halkalı-Ispartakule Hızlı Tren Hattı ve az önce de belirttiğim üzere Sazlıdere Köprümüz Kanal İstanbul ile entegre olacak şekilde tasarlanmıştır.” şeklinde konuştu.

Mersin’e 888 Milyon TL’lik Otel Yatırımı

EKOS İnşaat, Mersin’in Silifke ilçesinde 888 milyon TL’lik yatırım bedeliyle 246 odalı otel projesi geliştirecek.

Mersin’in Silifke ilçesi Akdere/Cumhuriyet Mahallesi, 3 Nolu özel parsele EKOS  İnş. Taah. Dan. San. Ve Tic. Ltd. Şti.tarafından 246 oda 876 yatak kapasiteli otel yapılacak.

Otel projesi ile ilgili Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci başlatıldı.

Şirket tarafından ÇED süreci için Mersin Valiliğine sunulan dosyaya göre proje bedeli 888 milyon 477 bin TL olarak belirlendi.

Otel projesi 131 bin 549 metrekarelik alan içerisinde gerçekleştirilecek

Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Alt Bölgesinde yapılması planlanan otelin arazisi, ‘Turizm Alanı, Önemli Doğa Alanı, Akdeniz Foku Yaşam Alanı Sınırında’ ve orman/hazine alanı içerisinde yer alıyor.

Tüketici Güven Endeksi Aralık’ta 77,4 Oldu

0

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) iş birliğinde açıklanan tüketici güven endeksi, Aralık ayında yüzde 2,6 aratarak 77,4’e yükseldi.

Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Kasım ayında 75,5 iken Aralık ayında yüzde 2,6 oranında artarak 77,4 oldu. 

Mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksi, aylık bazda yüzde 3,4 artışla 63,4 oldu.

Gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi endeksi, kasımda 74,5 iken bu ay yüzde 2,1 artışla 76,1 olarak hesaplandı.

Kasımda 73,4 olan gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi endeksi, yüzde 3,3 artışla bu ay 75,8’e çıktı.

Gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi endeksi ise kasımda 92,6 iken aralıkta yüzde 2 yükselişle 94,5’e çıktı.

TÜİK Açıkladı: Yurt Dışı ÜFE Kasım Ayında Yükselişe Geçti

0

Türkiye İstatistik Kurumu, (TÜİK) Kasım ayı yurt dışı üretici fiyat endeksi (ÜFE) verilerini açıkladı. Endeks, yıllık yüzde 59,15 aylık ise yüzde 3,51 arttı.

YD-ÜFE 2023 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 3,51, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 54,86, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 59,15 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 50,10 artış gerçekleşti.

Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 59,51, imalatta yüzde 59,14 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 51,39, dayanıklı tüketim malında yüzde 63,86, dayanıksız tüketim malında yüzde 64,38, enerjide yüzde 55,05, sermaye malında yüzde 66,60 artış olarak gerçekleşti.

İmalat Sektörü Aylık Yüzde 3,50 Artışa Geçti

Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 4,29, imalatta yüzde 3,50 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara malında yüzde 3,37 artış, dayanıklı tüketim malında yüzde 4,43 artış, dayanıksız tüketim malında yüzde 4,35 artış, enerjide yüzde 1,39 azalış, sermaye malında yüzde 4,16 artış olarak gerçekleşti.

YD-ÜFE sektörlerinden kağıt ve kağıt ürünleri yüzde 42,72, ana metaller yüzde 44,07, basım ve kayıt hizmetleri yüzde 44,24 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu. Buna karşılık tütün ürünleri yüzde 92,02, makine ve ekipmanlar b.y.s. yüzde 71,59, içecekler yüzde 70,74 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Aylık azalış gösteren tek alt sektör yüzde 1,39 ile kok ve rafine petrol ürünleri oldu. Buna karşılık içecekler yüzde 6,98, metal cevherleri yüzde 5,49, elektrikli teçhizat yüzde 4,88 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Türkiye’de Enerji Sektörü İçin Yıllık 15 Milyar Dolar Yatırım Gerekiyor

0

SHURA Direktörü Alkım Bağ Güllü, “Türkiye’de sadece elektrik sektörünün karbonsuzlaşması için yıllık 15 milyar dolarlık bir yatırıma ihtiyaç var.’’ dedi.

Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD), ‘İklim ve Ekonomi Konferansı’ kapsamında ekonomi basını ve iklim uzmanlarını Sapanca’da düzenlediği etkinlikle bir araya getirdi. 16-17 Aralık tarihlerinde Sakarya’da gerçekleştirilen etkinlikle, küresel ısınma sonucu yaşanan iklim değişikliği tüm etkileriyle masaya yatırılırken, yeşil dönüşüm, yenilenebilir enerji, dönüşümün dünya ve Türkiye ekonomisine etkileri tüm detaylarıyla ele alındı.

İklim ve enerji konularının alanında uzman isimlerce ele alındığı konferansa katkı sağlayanlar arasında Columbia Global Centers İstanbul, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF-Türkiye), SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFİA), KONDA Araştırma ve Danışmanlık, Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi (IPM), Solar3GW ile ATENA İletişim yer aldı.

Yüksek katma değerli üretime geçilmeli

Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGD Başkanı Recep Erçin, “İklim değişikliği her yönüyle güncel meselelerimizden biri. 2 gün boyunca gerçekleşecek panellerde, tüm dünyanın gündeminde yer alan iklim değişikliği konusunu detaylarıyla konuşacağız. İklim krizi meselesi, kalkınma politikaları belirlenirken göz ardı edilemez. Biz ekonomi gazetecileri de iktisadi gelişmeleri bu çerçeveden bakarak haberleştirmeliyiz. İçinde bulunduğumuz yeşil dönüşüm sürecini ekonomiden bağımsız düşünemeyiz çünkü kalkınma ve büyüme iklim odaklı düşünülmesi gereken bir konu. Hatta ben üzerinde durulması gereken şeyin büyüme hedeflerinden ziyade, büyümemenin konuşulması olduğuna inanıyorum.

Bu kapsamda meslektaşlarımızın temel bilgilerden ve son gelişmelerden haberdar olması için konferansı düzenlemeye karar verdik” dedi. ‘Güneş ve Rüzgâr Bize Yeter mi?’ adlı panelde konuşan ve Türkiye’de sadece elektrik sektörünün karbonsuzlaşması için yıllık 15 milyar dolarlık bir yatırıma ihtiyaç olduğu bilgisini veren SHURA Direktörü Alkım Bağ Güllü, “Ancak merkezinde enerji ve dijital dönüşümün yer aldığı ‘yeşil yeni düzen’ diye de adlandırılan yeşil dönüşüm, bir taraftan yatırım ihtiyacını arttırırken diğer taraftan da yatırım kaynaklarını çeşitlendiriyor ve fazlalaştırıyor. 2030 yılına kadar Türkiye’de enerji sektörü için gereken finansman, dünyada bu dönemde oluşturulacak kaynakların yaklaşık 1000’de 5’ine tekabül ediyor. Türkiye’nin doğru politikalarla yeşil finansman stratejisi geliştirerek düşük karbon yoğunluklu ve yüksek katma değerli, yüksek teknolojili üretime geçmesi gerekiyor” diye konuştu.

Türkiye, en hızlı emisyon artıran ülke konumunda

‘İklim Krizi Neden Ekonomistlerin İşi?’ adlı panelde konuşan Prof. Dr. Erinç Yeldan da, ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) bulgularına göre ısı stresi nedeniyle 2030’da küresel gelir kaybının 2.5 trilyon dolara ulaşabileceğinin tahmin edildiği bilgisini vererek, “Türkiye, en hızlı karbon emisyonu artıran ülke konumunda yer alıyor. Bu hızla devam etmek, itibarsızlaştırır ve yalnızlaştırır.

İklim değişikliği ile mücadelede önemli 2 odağın dekorbonizasyon ve enerji verimliliği artırma olduğunu düşünüyorum. Kömürden çıkış için net sıfır emisyon hedefi olmazsa olmazdır. Bu süreçte acilen hayali kapitalizm modelleri üzerinden yapılan çalışmalardan vazgeçilmesi, karbonda gerçek fiyatlandırmanın sağlanması gerekiyor. Ayrıca stratejik sektörlerin desteklenmesi ve iklim değişikliği ile mücadelenin finansal spekülasyon ve rant alanına dönüştürülmesine engel olunmalıdır. Türkiye’nin hızlı bir şekilde fosil yakıtlara olan bağımlılığını azaltması gerekiyor” ifadelerinde bulundu.

Isınma sebebiyle deniz seviyesi 30 cm yükseldi

‘Nedenlerinden Sonuçlarına İklim Değişikliği’ adlı panelde konuşan Prof. Dr. Murat Türkeş de, “Biz şu anda aslında iklim değişikliğini değil, iklimsel değişkenlikler sonucu gerçekleşen şeylere tanıklık ediyoruz. Yaşanan bu değişimlerde en büyük pay insanda denilebilir. Özellikle de insan kaynaklı değişimlerin hızlanması, son 150 yılda ciddi bir gerileme yaşanmasına neden oluyor. Bu yaşananlar neticesinde buzulların çoğunun tümüyle ortadan kalktığını, erimeler sebebiyle de deniz seviyesinde ise 25-30 cm’lik bir yükselme yaşlandığını biliyoruz. Bu yükselme devam ederse, dünya sular altında kalacak” diye konuştu.

Türkiye’nin yüzde 73’ü endişe duyuyor

Türkiye İklim Değişikliği Konusunda Ne Düşünüyor’ adlı panelde konuşan KONDA Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Ağırdır da iklim değişikliği konusunda farkındalığın yüksek olduğuna dikkat çekerek, “Araştırmalarımıza göre Türkiye’de iklim değişikliğinden endişe duyanların oranı yüzde 73. Fakat asıl sorun farkındalığı gayretle çözümlendirme meselesi. Teknolojik sıçrama her şeyi etkiledi. Bu da doğru haberi önümüze düşürmüyor ve herkesin başka bir korku hikâyesini anlatmasına ortam hazırlıyor. Türkiye’nin bu konuda ilerlemesi için başarı hikâyelerini çoğaltmasına, karamsarlığın dışına çıkarak yürümesine ihtiyaç var” önerisinde bulundu.

Rüzgâr enerjisi kapasitesi 837 gigavata çıktı

Türkiye’deki potansiyelin yüzde 90’ının kullanılmadığına dikkat çeken SHURA Direktörü Alkım Bağ Güllü ise “Enerji dönüşümü iklim kriziyle mücadelede büyük bir rol sahibi. Dönüşümün farklı unsurları olsa da en temel unsur rüzgâr ve güneş enerjisini de kapsayan yenilenebilir enerji kaynaklarında güçlü bir büyüme yaşıyoruz. 2000- 2022 döneminde karasal rüzgâr enerjisi kapasitesi dünyada 178 gigavattan 837 gigavata çıkarken, aynı dönemde güneş enerjisi, solar fotovoltaik tam 26 kat artarak 1000 gigavatın üzerine ulaştı. Gelecekte bu ivmelerde hızlanma bekleniyor” diye ekledi.

Kaynak: Dünya Gazetesi/Başak Nur Gökçam

Yarımca Kent Meydanı Yüzde 95 Tamamlandı

0

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan Yarımca Kent Meydanı projesinde inşaat çalışmaları yüzde 95 oranında tamamlandı.

Kent genelinde birçok noktaya sosyal yaşam alanları oluşturan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, insan odaklı çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Bu bağlamda Büyükşehir, Körfez Yarımca Kent Meydanı ve 75. Yıl Cumhuriyet Parkı projesinin ilerleme oranında yüzde 95 seviyesine ulaştı. Bölgeye meydan kazandırma amacıyla yapılan çevre ve peyzaj düzenleme projesi Büyükşehir Belediyesi ve Körfez Belediyesi işbirliğinde yürütülüyor. Mehmet Akif Ersoy Cami ve 75. Yıl Cumhuriyet Parkı’nı bütünleştirerek şehir meydanına dönüştürecek proje tamamlandığında, 8 bin metrekarelik alanda sosyal donatılar, voleybol sahası, basketbol sahası, taksi durağı, yürüyüş yolları ve çocuk oyun grupları yer alacak.

Proje kapsamında Körfez Mimar Sinan Mahallesi’nde bulunan Mehmet Akif Ersoy Cami önündeki meydanı, Mehmet Akif Ersoy Caddesi ve caddenin güney kısmında kalan 75. Yıl Cumhuriyet Parkı ile bütünleştirerek bölgeye güzel ve ferah bir alan kazandırılması amaçlanıyor. Bu kapsamda 8 bin metrekarelik alanda çevre düzenlemesi, peyzaj çalışması ve diğer inşa faaliyetleri gerçekleştiriliyor.

75. Yıl Cumhuriyet Parkı’nda bir adet voleybol-basketbol sahası, oturma grupları, bir adet taksi durağı, totem, yürüyüş yolları, çocuk oyun grupları, spor aletleri bulunacak. İş dahilinde Cumhuriyet Parkı bölümünde sulama alt yapı sistemi döşendi, bitki ve ağaç dikimi yapıldı. Bitkisel toprak, torf ve çim serme işleminin de tamamlandığı çalışmalarda oyun grupları, spor aletleri ve ahşap oturak montajları da bitti.

Yarımca Kent Meydanı’nda sağlık ocağı, kafeterya ve kütüphane de olacak. Sağlık ocağı çevresi de yapısal ve bitkisel peyzaj imalatları ile zenginleştiriliyor. Modüler oturma banklarının montaj yapım işlemleri tamamlandı. Caminin iki minaresinin yapımı da proje kapsamında gerçekleştiriliyor.

Kaynak: Kocaeli Büyükşehir Belediyesi

Kira Artışları Hız Kesti

0

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre ülke genelinde konut fiyatları ekimde aylık yüzde 3.8, yıllık yüzde 86.5 arttı. Aylıkta son 5 ayın, yıllıkta 21 ayın en düşük oranı görüldü.

Hürriyet’ten Gülistan Alagöz’ün haberine göre; milyonlarca vatandaşın ortak sorunu ev fiyatları ve kiralar olmaya devam ediyor. Artan fiyatlar ve yüksek faiz oranları nedeniyle ihtiyacı olan kesim konuta ulaşamıyor, ev sahipliği oranı düşüyor. Ne var ki bugün artık ev sahibi olmak gibi kiracı olmak da haneleri zorluyor. Ancak yapılan araştırmalar ve açıklanan raporlara göre evde son dönemde tablo değişiyor. Fiyat ve kira artışı sürse de hızının önemli ölçüde yavaşlaması dikkat çekiyor.

​​Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) dün, ekim ayına ilişkin konut fiyat endeksini açıkladı. Fiyatlar ülke genelinde aylık 3.8, yıllık yüzde 86.5 arttı. Aylıkta son 5 ayın, yıllıkta ise son 21 ayın en düşük artış oranı görüldü. Geçen yıl ekimde yıllık artış 188.2 olarak açıklanmıştı.

İstanbul’da aylık artış yüzde 2.89, yıllık ise yüzde 74.45 oldu. Böylece aylıkta son 5 ayın, yıllıkta ise son 22 ayın en düşük seviyesi görüldü. Geçen yıl ekimde megakentte yıllık artış yüzde 205’e yaklaşmıştı.

Hızın düşmesi fiyatların ulaşılabilir olduğu anlamına gelmiyor. Ülke genelinde ortalama metrekare fiyatı 30 bin liranın üzerinde, yani 100 metrekare evde ortalama fiyat 3 milyon liradan fazla. İstanbul’da metrekare fiyatı 44 bin 386 lira. Ankara’da ortalama metrekare fiyatı yıllık yüzde 101.5 artışla 23 bin 303, İzmir’de yüzde 80.1 artışla 34 bin 774 lira olarak açıklandı.

Kiraların Seyri

Kiralarda da konuttaki gibi artış hızı düşüyor. Hatta çok sınırlı olsa da rakamlarda da düşüş var. Gayrimenkul değerleme platformu Endeksa’nın verilerine göre, Türkiye genelinde eylülde kiralarda aylık değişim yüzde 1.42, ekimde yüzde 0.22, kasımda ise yüzde 0.81 oldu. Son bir yıla baktığımızda aylık artış yüzde 14’e kadar çıkmıştı.

İstanbul’da 3 yıl sonra ilk kez kiralarda düşüş ekim ayında yüzde 1 gerileme ile görülmüştü. Kasımda da aylık yüzde 1 gerileme yaşandı. Son bir yıla bakıldığında bu oran yüzde 8’e kadar çıkmıştı. 

Yoğun göç alan, konut ve kira fiyatlarının en hızlı arttığı il Ankara’da da dikkat çeken yavaşlama ve hatta düşüş görüldü. Endeksa raporuna göre, kiralar ekimde yüzde 0.59,  kasımda yüzde 1.63 geriledi. Şehirde son bir yıldaki aylık artışlara bakıldığında ise özellikle deprem sonrası yüzde 21 seviyesine çıkıldığı hesaplandı.

İzmir’de ise kiralar stabil. Şehirde son bir yılda aylık 12’ye kadar kira artışları görülse de son üç ayda aylık artışlar yüzde 1.5- 2 seviyesinde kaldı.

Hız Kaybının Nedenleri

İstanbul Gayrimenkul Değerleme (İGD) Yönetici Ortağı Dr. Ahmet Büyükduman piyasadaki durgunluk için şunları söyledi:

Fiyatlar geçmişte enflasyonun çok üzerinde arttı. Şimdi ortalamaya dönüş eğilimi gösteriyor. Bunu ‘hızlı koşan atın yorulup dinlenmesi’ olarak görebiliriz. Fiyatlardaki artış ve yüksek kredi faizi nedeniyle konuta erişim zorlaştı, talep geriledi. Bu da fiyatlara yansıdı.

Kira için düşüş değil durağanlık denilebilir.Yabancı sayısındaki azalma, günlük kiralıklara gelen düzenleme ve büyük şehirlerden tersine göç hareketi etkili oldu. Bunlar arzı bir miktar destekledi. Artışın hızı azaldı.

Sektör Profesyoneli, Endüstriyel Çadırların Avantajlarını Anlattı

0

Tarım, hayvancılık, inşaat gibi sektörlerde tek katlı kapalı yapılara yatırım yapmak isteyenler betonarme, prefabrik ve endüstriyel çadır seçeneklerini karşılaştırıyor. Yerli endüstriyel çadır üreticisi ise bu seçenekler arasındaki farkları açıkladı.

Hayvancılıkta hayvanların barınması, tarımda kapalı alanda yetiştirilen ürünler, depo, hangar gibi malzemelerin saklanma alanları için Türkiye’deki birçok sektörde tek katlı ve işlevli ticari yapılara ihtiyaç duyuluyor. Farklı endüstrilerdeki bu ihtiyacın karşılanması için harekete geçen Ekin Çadır Kurucusu Serkan Erözgün ise kişisel, ticari, askeri, tıbbi kamplar gibi çok geniş kullanım alanı bulunan endüstriyel çadırların avantajlarını anlatırken betonarme yapılarla farklarını açıkladı. 

Depo, hangar, tavuk kümesi, mantar yetiştiriciliği, solucan gübre, şantiye gibi birçok alanda çadır imalatı gerçekleştirdiklerini ve her bölgeye dayanıklı çadır kurulumu yaptıklarını dile getiren Serkan Erözgün, “Betonarme yapıların verdiği konforu fazlasıyla veren çadırların en büyük avantajı istenildiğinde sökülerek farklı yerlere kurulabiliyor olması” dedi.

 “Çadırların maliyeti betonarme yapıların 4’te biri kadar”

Çadırların demonte olmasından dolayı, genel ve özel şartlara uygun sektörlerde ruhsata tabi olmadan kullanılabildiğini belirten Ekin Çadır Kurucusu Serkan Erözgün, çadırların betonarme yapılara göre avantajlarını şu şekilde anlattı:  

“Endüstriyel çadırların maliyeti, bina veya prefabrik yapıların 4’te biri kadar. Maliyetlerin bu denli fark ediyor olması, bu yöntemi daha cazip hale getiriyor. Öte yandan, şantiye çadırlarının inşaat bittikten sonra yeni bir inşaat alanına taşınması söz konusu olabiliyor. Bu aşamada, çadırları rahatlıkla söküp başka bir yere taşıyarak yine ilk günkü gibi sağlam şekilde kurulumunu yapabiliyoruz. Betonarme yapılarda ise bu mümkün olmuyor. Normal şartlarda tekerleği olmayan tüm yapılar ruhsata tabidir. Fakat çadırın istenildiğinde başka yere taşınabiliyor olmasından dolayı ruhsata gerek duyulmuyor ve böylece, maliyetten tasarruf edilmesi de sağlanıyor. Yine de çadır içinde gerçekleştirilecek olan hizmetin belediyeye bildirilerek konuyla ilgili izinlerin alınması gerekiyor.”

“İklim koşullarına uygun kalınlıkta profiller kullanılmalı”

Yoğun kar yağışı, şiddetli rüzgar ya da aşırı sıcak bölgelerde kurulacak çadırlar için farklı profillerin kullanılması gerektiğinin altını çizen Ekin Çadır Kurucusu Serkan Erözgün, “Çadır kurulumu çok basit gözüküyor ama endüstriyel anlamda kullanılacak olan çadırların çok iyi seçilmesi gerekiyor. Kullanım amacı ne olursa olsun çadır seçiminde iklim koşullarına çok dikkat edilmeli. Çünkü, çadırlarda kullanılan her profil, mevcut iklimi kaldırmayabilir. Profil kalınlığı mutlaka ortama göre ayarlanmalı. Bazen sırf maliyetlerden kısmak için profil kalınlıkları gerekli boyutlarda yapılmıyor. Aşırı kar yağışlarında, şiddetli rüzgarlarda çadırın demir aksamlarıyla yıkıldığını bile görüyoruz. Bu da kullanıcıları mağdur oluyor ediyor. Bu yüzden, biz de çadır kurulumu yapılacak alanı, zemini, iklimi, kullanım amacını inceliyoruz. İncelemeler sonucunda büyüklük ve kullanılabilinecek materyallerle ilgili tavsiyelerde bulunuyoruz” ifadelerini kullandı. 

“Mevsim geçişlerinde çadır sahiplerini arayarak durum bilgisi alıyoruz”

Ekin Çadır Kurucusu Serkan Erözgün, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Çadırlar, ihtiyaca uygun ebatlarda, penceresi, havalandırma sistemleri ve ısı yalıtımlarıyla büyük bir titizlikle üretiliyor. Türkiye’nin her yerinde 5’er kişilik 3 ayrı montaj ekibimizle kurulu yapıyoruz. Halihazırda bin 500’den fazla müşterimiz var. Kendileriyle iletişimimizi hiç kesmiyoruz. Mevsim değişimlerinde çadır sahiplerimizi görüntülü arayarak çadırın durumu hakkında bilgi alıyoruz. Ayrıca, her yıl çadır sahiplerini ziyaret ediyoruz. Çadır hakkında daha uzun süre dayanması ve ihtiyacı karşılaması için tavsiyelerde bulunuyoruz. Müşteri memnuniyetini her zaman önceliklendiriyoruz.”

Yerinde Dönüşüm’e 250 Bin 170 Başvuru Yapıldı

0

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Bugün itibarıyla ‘Yerinde Dönüşüm’ projemize; 210 bin konut, 40 bin iş yeri olmak üzere toplam 250 bin 170 başvuru aldık.’’ dedi.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, ‘Yerinde Dönüşüm’ projesine başvuruların her geçen gün daha da arttığını belirtti. Vatandaşların bu ilgisinin ‘Yerinde Dönüşüm’ projesinin ne kadar yerinde ve doğru bir proje olduğunu gösterdiğini ifade eden Bakan Özhaseki, “Bugün itibarıyla ‘Yerinde Dönüşüm’ projemize; 210 bin konut, 40 bin iş yeri olmak üzere toplam 250 bin 170 başvuru aldık. Vatandaşlarımızın bu teveccühü, projemizin ne kadar doğru ve yerinde bir proje olduğunun net bir göstergesidir. Bu kapsamda ev ve iş yerlerini yerinde dönüştürmek isteyen, bizlere ve projemize güvenini gösteren, her daim omuz omuza olduğumuz tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

‘Yerinde Dönüşüm’ projesinde 4 kırmızı çizgiyi tavizsiz uyguladıklarını belirten Bakan Mehmet Özhaseki, “Fay hatları ve kırıklarının olduğu alanlarda, sıvılaşmanın olduğu yerlerde, dere yatakları ve zeminin uygun olmadığı bölgelerde yapılaşmaya asla müsaade etmiyoruz. Mühendislik ve yapım işlerinde sıfır tolerans gösteriyoruz.” dedi.

‘Yerinde Dönüşüm’ projesiyle inşaatına başlanılan yapıların her aşamasının Bakanlığın denetiminde ve TOKİ güvencesinde olduğunu belirten Bakan Özhaseki, “Zemin etütleri yapılmış yerlerde, ruhsattan meskene kadar her bir safhası ‘Bakanlığımızın Denetiminde ve TOKİ Güvencesi’nde olan ‘Yerinde Dönüşüm’ ile sağlam, güvenli ve hızlı dönüşümü el birliğiyle gerçekleştiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Beykoz Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnşaatı Yakında Başlıyor

0

İstanbul’un Beykoz ilçesinde teknik hazırlıkları süren 500 yataklı eğitim ve araştırma hastanesi projesinin inşaat çalışmaları yakında başlayacak.

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın Beykoz’u ziyaretinde duyurulan ve Belediye Başkanı Murat Aydın’ın Nisan 2024’e yetiştirilmeye çalışılacağını söylediği Eğitim ve Araştırma Hastanesinin planları İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclis oturumunda oybirliğiyle kabul edildi.

İmar ve Bayındırlık Komisyonunun raporu oybirliği ile kabul edilirken, Ortaçeşme Mahallesindeki alanda 500 yataklı hastanenin inşaatına yakında başlanacağı öğrenildi.

Vatandaşların yıllardır beklediği Eğitim ve Araştırma Hastanesi 125 bin metrekare kapalı alan içerisinde 200 poliklinik, 22 ameliyathane, 90’ı yenidoğan olmak üzere 139 yoğun bakım yatağı, 14 yetişkin ve çocuk diyaliz yatağına sahip olacak.

Hastane içerisinde çocuk, kadın doğum, KVC, Ortopedi ve nöroloji bölümleri yer alacak.

ATSO Komite Başkanı Tükenmez: ‘’Antalya’da Hazine Arazilerine Acilen TOKİ Yapılmalı”

0

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Gayrimenkul Faaliyetleri Komite Başkanı Hülya Tükenmez, ‘’Antalya’da çok fazla hazine arazisi var. Buralara acilen TOKİ yapılmalı.” dedi.

Antalya’da Ukrayna-Rusya Savaşı’nın meydana gelmesiyle yaşanan göçler il genelinde konut fiyatlarının artışa geçmesini sağlamıştı. Ayrıca bu göç, kaçak emlakçıların da ortaya çıkmasına neden olmuştu. Son düzenlemeler ile Antalya’da konut fiyatları, geri çekilme dönemine girdi.

Antalya Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı İsmail Çağlar, Aralık ayında konut fiyatlarının yerine oturduğunu belirterek, “Üyelerimizle kapsamlı bir çalışma yaptık. Aralık ayı verilerine göre yılın ortası ile sonu arasında yaklaşık yüzde 20’lik bir değişim var. Bu da çok ciddi bir oran. Bu orana nasıl ulaşıldığını da inceledik. Özellikle ilanların denetim altına alınması, yapılan düzenlemeler, denetim faaliyetlerinin artması, Rus ve Ukraynalı sığınmacıların ülkelerine geri dönmesi, kiralık ve satılık konut bedellerini olması gerektiği noktaya getirdi. Ben daha önce de fahiş bedellerin balon olduğunu söylemiştim. Mevcut rakamlar sektörümüzü haklı çıkardı.

İlan düzenlemesi kayıt dışı emlakçıların deyim yerindeyse ocağına incir ağacı dikti. Denetim ve ceza korkusu bu kişileri sektörümüzden uzaklaştırdı. Biz tüketiciden de olumlu dönüşler alıyoruz. Bazı kira bedellerinde tüketici lehine 5 bin TL’ye ulaşan değişimler var. Satışlarda da bu farkı görüyoruz.” dedi.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Gayrimenkul Faaliyetleri Komite Başkanı Hülya Tükenmez, son yapılan müdahalelerle kiralık ve satılık konut fiyatlarının makul seviyelere geldiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“20-25 kişi yurtlarına döndü. Bu fiyatlara yansıdı. Şu anda fiyatlar yatay seyrediyor. Kalıcı çözüm için inşaat maliyetlerinin düşürülmesi gerek. Devlet inşaat maliyetleri konusunu daha iyi denetlemeli. Çünkü bu alanda kartel oluşmuş durumda. İnşaat maliyetleri enflasyonun üzerinde artıyor. Antalya’da çok fazla hazine arazisi var. Buralara acilen TOKİ yapılmalı.”

Konut Arayanların Yüzde 44’ü Kiralık Ev Bakarken Yüzde 56’sı Satılık Ev Baktı

0

Emlakjet, Kasım ayına ilişkin emlak verilerini yayımladı.Buna göre Türkiye genelinde konut arayanların yüzde 44’ü kiralık, yüzde 56’sı ise satılık konut baktı.

Emlakjet tarafından açıklanan verilerde, kadınların erkeklere oranla daha fazla konut aradığı görüldü. Kasımda kadın/erkek konut arama oranı son ayların tersi yönde, kadınlarda yüzde 60, erkeklerde yüzde 40 şeklinde seyretti. Verilen bilgiye göre, Emlakjet kullanıcılarına, “Yeni İlan Düzenlemesinin Gayrimenkul Sektörüne Etkileri” de soruldu. Kullanıcılar, düzenlemenin gayrimenkul arama platformlarına güveni artıracağını bildirdi. Ankete katılanların yüzde 60’ı, yeni düzenlemenin sahte ilanların önüne geçeceğini düşünüyor.

“Kimlik Doğrulama İşi Güvenilir Kılacak”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Emlakjet CEO’su Tolga İdikat, gayrimenkul sektöründe, bilgi kirliliğinin ve ilan kirliliğinin fazla, şeffaflığın düşük olması gibi endişelerin yaşandığını belirterek, “Aynı ilanın farklı platformlarda farklı fiyatlardan yayınlanmasının da önüne geçecek tek fiyat düzenlemesinin ve TC kimlik numarası ile ilan girişi yapılacağına dair yeni ilan düzenlemesinin sektörel manada olumlu katkıları olacağını öngörüyoruz.” dedi.

Emlakjet Prestige Plus üyesi Ayten İpek de emlak ofislerinin ve bireysel kullanıcıların artık kimlik doğrulamasıyla ilan girişi yapacak olmasının yapılan işi daha güvenilir kılacağını kaydederek, “Gayrimenkul sektöründe hem emlak danışmanları hem de listeleme platformları sahte ilanlardan dolayı yanlış şekilde gündeme geliyordu. Artık bu kontrol sistemiyle birlikte yayınlanan ilanların doğruluğu netleşmiş olacak. Bu durumun sektörümüze olumlu katkıları olacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Konut Fiyat Endeksi Yıllık Yüzde 86,5 Arttı

Konut Fiyat Endeksi (KFE), ekimde aylık yüzde 3,8 ve yıllık yüzde 86,5 artışla 1129,6 oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından Ekim 2023 dönemine ilişkin Konut Fiyat Endeksi verileri açıklandı. Türkiye’deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan KFE, ekimde bir önceki aya göre yüzde 3,8 artarak 1129,6 seviyesinde gerçekleşti. KFE, ekimde yıllık bazda yüzde 86,5 artarken, bu dönemde reel yükseliş yüzde 15,4 oldu. Üç büyük il için KFE değişimine bakıldığında, ekimde bir önceki aya göre İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 2,9, yüzde 4,7 ve yüzde 3,3’lük artış görüldü. Endeks değerleri geçen yılın aynı ayına göre ise İstanbul’da yüzde 74,4, Ankara’da yüzde 101,5 ve İzmir’de yüzde 80,1 yükseldi.

Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu 43 İli Güzergahına Alacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 43 ilden geçecek Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu ile Antalya-Alanya Otoyolu projeleri hakkında bilgi verdi.

Karayolları Genel Müdürlüğü, Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu ve Antalya-Alanya Otoyolu’nun ihalelerini yaptı. İki projeye de firmaların büyük ilgi gösterdiğini aktaran Bakan Uraloğlu, Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu’nun kapalı teklif alma usulü ile yapılan ihalesinde en düşük teklifi Fernas İnşaat Şirketi’nin verdiğini belirterek, “Böylece Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu yapımının gerçekleştirilmesi yönünde büyük bir adım atıldı. Ardından Antalya-Alanya Otoyolu ihalesini de gerçekleştirdik. Burada da en düşük teklif Limak İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından verildi. Projelerimizin ülkemize şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.

120 Kilometre Uzunluğunda Olacak

Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu’nun; 101 kilometre 2×3 şeritli otoyol ve 19 kilometre 2×2 şeritli bağlantı yolu olmak üzere toplam 120 kilometre uzunluğunda olduğunu ifade eden Uraloğlu, “Proje kapsamında 7 kavşak, 4 tünel, 8 viyadük ve 3 otoyol hizmet tesisi yapılacak.” dedi.

Uraloğlu, Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu projesinin Marmara-Doğu Anadolu, Ege-Karadeniz ve Akdeniz-Karadeniz koridorları arasında ve 43 ilin geçiş güzergâhında yer alan önemli bir köprü özelliği taşıyacağını belirterek, “Otoyol projemizin güzergâhı mevcut Ankara Çevre Yolu’nda yer alan Karapürçek Kavşağı ve Samsun Yolu Kavşağı’nın arasındaki Kızılcaköy mevkiinden başlayacak; Çerikli ilçesinin kuzeyinden Kırıkkale-Yozgat Devlet Yolu’na bağlanacak.” açıklamasında bulundu.

“Proje ile bahsedilen istikametlerde yük ve yolcu taşımacılığının daha güvenli, hızlı ve konforlu bir şekilde “Ankara’nın doğu ve kuzey koridoruna, buradan da Ortadoğu ve Kafkas ülkelerine aktarılmış olacak.” diyen Uraloğlu, “Ankara-Kırıkkale arasında bulunan mevcut devlet yolundaki trafik yoğunluğu da yapılması planlanan otoyol ile azaltılmış olacak. Otoyolun hayata geçmesi ile birlikte; yakıt tüketimi, araç bakımı ve onarım giderleri gibi ekonomik kayıplar, trafik yoğunluğunun neden olduğu gürültü, çevre kirliliği ve emisyon salınımını en aza inecek.” değerlendirmesini yaptı.

Antalya-Alanya Otoyolu’nun İhalesini Limak İnşaat Aldı

Bakan Uraloğlu ayrıca, seyahat süresini kısaltacak ve konforlu yolculuk imkânı sağlayacak Antalya-Alanya Otoyolu ihalesinin de yapıldığını ve 3 firma arasından en düşük teklifi sunan Limak İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ihaleyi kazandığını belirtti.

Projeye dair bilgiler paylaşan Uraloğlu, “Proje Serik Kavşağı’ndan başlayacak, daha sonra doğuya yönelerek, Serik ve Manavgat ilçeleri sınırları içinde Toros Dağları’nın eteklerindeki koridoru takip edecek ve Konaklı’nın kuzeyinde Batı Kavşağı’nda sona erecek” dedi.

Antalya-Alanya Otoyolu Projesi’nde, 84 kilometre 2×3 şeritli otoyol ve 38 kilometre 2×2 şeritli bağlantı yolu bulunduğu aktaran Bakan Uraloğlu, otoyolun toplam uzunluğunun 122 kilometre olduğunu bildirildi. Projede 7 kavşağın 8 tünel, 19 viyadük bulunduğuna dikkati çeken Uraloğlu, otoyolun Serik, Manavgat ve Alanya ilçelerinden geçtiği bilgisini de verdi.

Fenercioğlu’nun 2024 Hedefi 150 Milyon Euro

0

Fenercioğlu Yönetim Kurulu Başkanı Aycan Fenercioğlu, sektör adına zor geçen 2023 yılını 85 milyon Euro ciro ile kapatacaklarını, 2024 yılında ise 150 milyon Euro hedeflediklerini, ayrıca Kıbrıs ve İzmir’e olan açılımlarının büyüyeceğini belirtti.

Fenercioğlu Yönetim Kurulu Başkanı Aycan Fenercioğlu, “2023 yılı gayrimenkul ve inşaat sektörü adına ne yazık ki zorluklarla geçti. Şubat ayında yaşanan deprem hepimizi derinden etkiledi. Ülkemizdeki seçim dönemi ve depremin etkisiyle inşaat maliyetlerindeki arş göz ardı edilemeyecek kadar fazlaydı. Bu artışlardan kaynaklı yeni konut üremi ve inşası geçen yıla göre azalış gösterdi. TÜİK verilerine göre inşaat malzeme ve işçilik fiyatları da her ay artış gösteriyor. Ne yazık ki önümüzdeki yıl güçlü finansal yapıya sahip olamayan inşaat firmalarında küçülmeler göreceğimiz bir yıl olacak.” dedi.

Sektörün içinde bulunduğu olumsuz tabloya rağmen 2023 yılının Fenercioğlu A.Ş için yenilikler ve başarılarla dolu geçtiğini sözlerine ekleyen Aycan Fenercioğlu, “2024 yılında Türkiye, Kıbrıs ve İspanya’da konut üretmek adına önemli adımlar attık. 3000 konuttan oluşan Costal Heaven projemiz ile Kıbrıs’a, şehrin en büyük kentsel dönüşüm projesi ile İzmir’e açıldık. Bunlara ek olarak Neo Portföy iş ortaklığımız ile gayrimenkul yarım fonumuzu kurduk. 2024’in ilk çeyreğinde Lüksemburg’ta yeni bir gayrimenkul yatırım fonu daha hayata geçireceğiz. 2024 yılı hedefimiz 2023 yılındaki ciromuzu iki katına çıkartabilmek yönünde. Şu anda 5 bölgede hem inşaat hem de 10 farklı sektörde aktif rol oynuyoruz.” şeklinde konuştu.

İstanbul’daki Paylaşımlı Ofis Alanları, İlk Çeyrekte Yüzde 25 Büyüdü

0

İnşaat maliyetleri ve küresel enflasyona bağlı fiyat artışları, ticari gayrimenkul kiralarını da etkiledi. Artan ofis kiralarının her ölçekten işletmeyi servis modeliyle sunulan, paylaşımlı ofislere yönlendirdiğini gösterirken, küresel ticari gayrimenkul hizmetleri sağlayan CBRE tarafından yayımlanan 2023 yarı yıl raporunda, yılın yalnızca ilk çeyreğinde paylaşımlı ofis stokunun yüzde 25 büyüdüğüne dikkat çekildi. 

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Ekim 2023 inşaat maliyet endeksindeki görülen yıllık yüzde 65,93’lük artış ve küresel enflasyonist ortam, özellikle büyükşehirlerde ofis kiralarına da yansıdı. Bu durum, Türkiye pazarında 1999 itibarıyla görülmeye başlanan, 2013 itibarıyla yükselişe geçen ortak ofis, paylaşımlı ofis ve sanal ofis modeliyle sunulan ofis sektöründe büyümeyi beraberinde getirdi. Küresel ticari gayrimenkul hizmetleri sağlayıcısı CBRE tarafından yayımlanan rapor, yılın yalnızca ilk çeyreğinde paylaşımlı ofis stokunun yüzde 25 arttığını ve ülke çapında 300 bin metrekare stok seviyesine ulaştığını gösterdi. 

Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan eOfis Pazarlama ve İş Geliştirme Yöneticisi Melda Çelik,  “Özellikle büyükşehirlerde konut fiyatlarında yaşanan yükselişlerin bir benzeri A+ olarak tabir edilen premium ofis stoklarında da yaşandı. İşletmeler, bir yandan ofise dönüş politikalarını belirlemeye çalışırken, bir yandan da hızlı yükselen maliyetlerle karşı karşıya kaldı. İlk dönemlerde yalnızca girişimciler ve serbest çalışanlar tarafından tercih edilen paylaşımlı ofis modeli, bu sebeple bölge ofislerinin, kurumsal şirketlerin de radarına girdi” dedi. 

Levent – Etiler Bölgesi Metrekare Başına Yıllık 415 Euro’yu Buluyor

Statista verileri, İstanbul’da plazalar bölgesi olarak bilinen Levent – Etiler konumunda birinci sınıf ofis kiralarının yıllık metrekare başına 415 Euro’ya kadar yükseldiğini gösterdi. Maslak’ta bu rakam 245 Euro olarak ölçülürken; Esentepe, Gayrettepe, Zincirlikuyu bölgesinde 279 Euro olarak kaydedildi. Rakamların Mayıs 2023’te yayımlandığını ve seçim sonrasını da göz önünde bulundurmak gerektiğini dile getiren Melda Çelik, “Yalnız İstanbul’da değil, İzmir ve Ankara’da da metrekare başına yıllık prime ofis metrekare kiraları 125 – 145 Euro arasında değişiyor. Bu sebeple hibrit bir çalışma stratejisi uygulayan, bir ofisin genel maliyetleriyle uğraşmak istemeyen girişimcilerden kurumsal şirketlere pek çok farklı sektörden kullanıcı, paylaşımlı ofis modeline yöneliyor. Paylaşımlı ofisler, teknolojik altyapı, merkezi konum, modern tasarım, toplantı alanları ve iş ağı avantajlarıyla daha cazip bir seçenek olarak öne çıkıyor” diye konuştu.

İstanbul Dışındaki Paylaşımlı 5 Ofisten Birini O İşletiyor

2023’te görülen trendin pazarı da canlandırdığına dikkat çeken Melda Çelik, “Bir iş sürecinin dış kaynak kullanımıyla yürütülmesi ve hizmet olarak sunulan çözümlere başvurulması, maliyetleri etkin yönetmek isteyen sektör ve işletmeler için öncelikli konulardan biri. Hizmet olarak ofis veya ofiste servis modelinin yükselişini bu yaklaşım da destekliyor. Bu kapsamda Türkiye paylaşımlı ofis sektörünün liderleri arasında yer alan eOfis, 2023’ü büyümeyle tamamlıyor. Sadece İstanbul, İzmir ve Ankara gibi büyükşehirlerde değil, Bursa, Gaziantep, Adana, Muğla, Antalya, Diyarbakır, Kayseri, Konya gibi illerde de genişleyerek, bu yıl 13 ilde, 60 lokasyonda paylaşımlı ofis hizmeti sunmaya başladık. CBRE verilerine göre eOfis, kiralanabilir alan bakımından, İstanbul dışındaki servis modeliyle sunulan ofislerin yüzde 20’sini tek başına yönetiyor. 32 bin 500 metrekare kiralanabilir alanla İstanbul dışındaki 5 paylaşımlı ofisten biri, eOfis tarafından işletiliyor” diye konuştu.

Hizmet Olarak Ofis, Yüzde 80 Maliyet Avantajı Sağlıyor” 

Yeni yıla dair de umutlu olduklarının altını çizen eOfis Pazarlama ve İş Geliştirme Yöneticisi Melda Çelik, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı:

“Hazır ofis, paylaşılan ofis gibi modeller, ofis maliyetlerinde yüzde 80 maliyet avantajı sağlıyor. Bu, her ölçekten işletme için büyük bir fırsat. Tek bir sözleşmeyle 60 ofise erişim olanağı sunan eOfis olarak 2024’te hem lokasyon, hem faaliyet gösterdiğimiz il, hem de sayıları 10 bini aşkın şirkete ulaşan müşteri sayımızı üstüne katarak büyütmeyi sürdüreceğiz 60 A+ plazada hizmet veren eOfis, müşterilerini Türkiye çapında modern ofis çözümleriyle buluşturmayı yeni yılda da sürdürecek.”

TÜRAP, Arap Yatırımcılarla Türk Gayrimenkul Sektörünü Bir Araya Getirecek

0

Türk ve Arap Ülkeleri İş Birliği Derneği (TÜRAP) ile TurabExpo tarafından düzenlenen zirve ile Türk gayrimenkul sektörü, Arap yatırımcılarla buluşacak.


21.Türk-Arap İşbirliği Zirvesi çatısı altında, 9. Türk-Arap Yapı-İnşaat Malzemeleri ve Teknolojileri, İç Mimari, Mobilya Fuarı, İşbirliği Organizasyonu ve 6. Türk-Arap Gayrimenkul, Proje, Yatırım, Finansman Fuarı, İşbirliği Organizasyonu eş zamanlı olarak 20-21 Aralık tarihleri arasında İstanbul’da Pullman İstanbul Airport and Convention Center’da gerçekleştirilecek.

Fuar sayesinde inşaat sektörünü aracısız şekilde Arap yatırımcılarla buluşturacaklarını vurgulayan TÜRAP Genel Başkanı Sabuhi Attar, “Arap iş insanları, ticari heyetler ve yatırımcıları Türkiye’ye getirmeyi amaçlıyoruz. Bu konuda çok iyi bir organizasyon çalışması yapıyoruz. Bu anlamda 20 organizasyona imza attık. Bu yıl 21. organizasyonumuzu gerçekleştireceğiz. Yapı inşaat malzemeleriyle ilgili çok önemli bir fuara imza atıyoruz. Türkiye’de inşaat malzemeleri üzerine yaklaşık bin farklı ürünün üretimi yapılıyor. Arap ülkelerinde özellikle Suudi Arabistan’da çok ciddi bir inşaat çalışması olduğu için inşaat malzemelerine büyük ihtiyaç var. Bu noktada hedefimiz Türk ürünlerini Türk markalarını Arap ülkelerine pazarlamaktır. Fuarımızla ilgili olarak geçtiğimiz haftalarda Suudi Arabistan’da çok önemli görüşmeler yaptık. Fuarımızı tanıttık ve güzel geri dönüşler aldık.” dedi.

Yaptıkları çalışmalarla Körfez ülkelerinin Türkiye ile işbirliğini ciddi oranda arttıracaklarını belirten Attar, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyaretleri de önemli katkı sağladı. Bu sayede büyük projeler hayata geçecek. Mümkün oldukça Arap ülkeleri ile işbirliğini ve o ülkelerde bayiliklerimizi arttırmamız, ihracatımız açısından da olumlu sonuçlara yol açacak. Bu noktada körfez ülkelerinde oldukça olumlu bir hava hakim. Cumhurbaşkanımızın son dönemdeki ziyaretleri de, bu konuya önemli katkı sağlayacaktır. Biz TÜRAP olarak bu konuda profesyonel çalışıyoruz. Bu alana katkı sağlamak için ne isteniyorsa yapmaya hazırız. Gerek fuar, gerekli işbirliği anlaşmaları ihracat görüşmeleri her alanda çalışma yürütebiliriz. Her yıl yaptığımız fuarlardan sonra ihracatın ve ticaret hacmi hacmi giderek arttığını görüyoruz bu rakam daha da yükselecek.” diye konuştu.

Tanyer Yapı, Sanayi Tesisleri İnşaatı İle Büyümesini Sürdürüyor

0

Tanyer Yapı Genel Koordinatörü Taylan Tanyer, Tan Urla projelerinde inşaat çalışmalarının devam ettiğini açıkladı. Tanyer, son iki yılda inşaat çalışmalarını sürdürdükleri sanayi tesisi projeleri ile hızla büyümeye devam ettiklerini söyledi.

Şu an farklı sanayi bölgelerinde toplam 10 şantiyelerinin bulunduğunu kaydeden Taylan Tanyer, bir yandan da kurumsallaşma yolunda önemli adımlar attıklarını ve kadro olarak ta büyüdüklerini dile getirdi.

Ekonomim’den Nurettin Baki’nin haberine göre; Tanyer Yapı Genel Koordinatörü Taylan Tanyer, şirketin faaliyetleri ile ilgili olarak yaptığı açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:

“Şirketin kurumsal kimlik kazanmaya başlamasından sonra kadro olarak da büyüdük. Şu ana kadar geldiğimiz noktada bir aile şirketi kültürü vardı. Şimdi kurumsal, sürdürülebilir, kontrol edilebilir, şeffaf bir sisteme geçmek üzereyiz. Sürecin yüzde 75’ini tamamladık. 2 yıllık değişim sürecinde beyaz yaka personelimizde önemli değişikliklere gittik.

Son yıllarda makine ve Ar-Ge’ye de yatırım yaptık. Hep zor yerlerde inşaatlar yaptık. Başarma arzusu, bizim için paradan daha öncelikli oldu. ‘Ne işiniz var orada, orada daire satılır mı?’ dedikleri yerde biz inadına iş yaptık. İnşaatın en büyük sermayesi arsadır. Bu enflasyonist ortamın da geleceğini tahmin ettiğimiz için, 2 sene önce ciddi yatırımlar yaptık. Makine, ekipman parkımızı kuvvetlendirdik. Bu ekipmanlarımızla Ege Serbest Bölge’ne (ESBAŞ) girdik, burada 4 tane şantiyemiz var. Batı Anadolu Serbest Bölgesi’nden de (BASBAŞ) iş aldık. Şu an toplamda 10 tane şantiyemiz bulunuyor. Bu şantiyelerimizle İzmir’in en prestijli hem inşaat şirketlerine hem de sanayi şirketlerine mühendislik, altyapı, anahtar teslim fabrika gibi hizmetler veriyoruz.

6’ncı konut projemiz olan Tan Urla, Bademler Köyü’nün bugüne getirilmiş hali. Projenin aşağı yukarı yüzde 40’ı bitti. Projemizi 2025 senesi içerisinde hak sahiplerine teslim edeceğiz. Tan Urla, İzmir’e değer katacak. Dünya çok hızlı değişiyor, buna bağlı olarak konut trendi ve insanların ihtiyaçları da değişiyor. Çağın getirdiklerinin başında güneş enerjisi ve elektrikli araçlar geliyor. Bu noktada biz neler yapabiliriz, çağ nereye doğru gidiyor diye bakarak altyapıya önem verdik. Tan Urla’da oturacak insanların neredeyse yüzde 80’i elektrikli araç kullanacak. Bu araçların şarj istasyonu ihtiyacı olacak. Burada 278 tane hane olacak, bu da 200 tane aracın aynı anda şarj edilmesi anlamına geliyor. Bunu sağlamak kolay değil. En başta elektrik altyapısının buna uygun olması gerekiyor. Biz trafoyu buna göre talep edeceğiz ve insanların konforunu sağlayacağız. Ticari alanlarda da sunacağımız hızlı şarj istasyonları olacak.

Tan Urla’da yalnızca mimari özellikleri değil, sürdürülebilir enerjiyi kullanan, doğaya ve çevreye saygılı bir yaşam şeklini de tasarladık. Projemizin lokasyonuna uygun olan ve zaten bu bölgede doğal olarak yetişen bir peyzaj uygulayacağız. Her evin çatısında güneş panelleri yer alacak. Temel aşamasında bunu planladığımız için mimari anlamda doğru bir kurguyla sanki konutun bir parçasıymış gibi uyumlu şekilde görünecek. Yenilenebilir enerjiyi doğal yaşamla birleştiriyoruz. Elektrikli araçlar için her evde şarj istasyonu olacak. Herkesin aynı anda araçlarını şarj edebileceği kapasitede bir altyapı ve donanım uygulaması yapacağız. Güneş enerjisini belli merkezlerde depolayarak ortak alanlarda ve evlerdeki enerji ihtiyacına da çözüm getiriyoruz. İsteyenler kendi evlerinde kullanacakları aküyle birlikte konutlarındaki enerji ihtiyacının tümünü güneşten elde edebilecek.”

Tan Urla projesinin tüm detaylarına buradan göz atabilirsiniz.

IC İçtaş İnşaat, ‘Sürdürülebilirlik’ Ödülüne Layık Görüldü

0

IC İçtaş İnşaat, Platin Global 100 ödülleri kapsamında ‘Sürdürülebilirlik’ ödülüne layık görüldü.

Sürdürülebilir yaklaşımı benimseyen ve ülkemizi uluslararası arenada başarıyla temsil eden şirketler, Platin Global 100 ödülleri kapsamında ‘Sürdürülebilirlik’ temasıyla ödüllendirildi. Enerji, inşaat, gıda gibi farklı alanlar için tasarlanan ödüllerde her kategoriden yalnızca bir firma ödül aldı. İnşaat sektörü kategorisinde IC İçtaş İnşaat ödüle layık görülerek, sürdürülebilirlik alanındaki öncü konumu ile bir kez daha öne çıktı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu’nun da katıldığı ödül töreni, iş dünyasından çok sayıda önemli ismi bir araya getirdi.

“Sadece Bugünü Değil, Gelecek Nesilleri de Düşünüyoruz”

İlk kez 2017 yılında başlayan Platin Global 100 Endeksi ile Endüstri 4.0, Dijitalleşme, Eğitim ve İnovasyon gibi farklı temalar altında Türkiye’nin dünya sahnesindeki başarılı şirketleri ödüllendiriliyor. Bu yıl, “Sürdürülebilirlik” teması ile Türkiye’nin ihracat hedeflerine katkı sağlanmasının yanı sıra sürdürülebilirlik ilkelerine uygun şekilde faaliyet gösteren firmaların teşvik edilmesi de hedeflendi.

İnşaat sektörü kategorisinde ödülü alan IC İçtaş İnşaat Genel Müdür Yardımcısı İlker Öksüz, yaptığı konuşmada, “Bu ödül, sürdürülebilirlik alanında attığımız adımların ve sektördeki öncü rolümüzün bir tescilidir. IC İçtaş olarak, sadece bugünü değil, gelecek nesilleri de düşünerek hareket ediyoruz. Bu başarı hem şirketin iç vizyonuna hem de Türkiye’nin global arenada sürdürülebilir gelişimine katkı sağlayan önemli bir adım olacak. Emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma ve iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

IC İçtaş İnşaat, Sürdürülebilirlik Konusunda Sektöründe Öncü Rol Oynuyor

Sürdürülebilirlik anlayışını tüm sektörel faaliyetlerine başarıyla entegre eden IC İçtaş İnşaat, çevresel, sosyal ve yönetişimle ilgili küresel trendleri yakından izliyor ve bu alanlarda geniş çaplı projeler geliştiriyor. Şirket, sürdürülebilirlik farkındalığı oluşturma, dijital dönüşüm, çalışanların gelişimi ve toplumsal sorumluluk gibi alanlarda önemli adımlar atıyor. Ayrıca yeşil enerjiye yatırım yapıyor; döngüsel ekonomi modelleriyle sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmayı amaçlıyor. IC İçtaş İnşaat’ın bu çabaları, sektöründeki öncü rolünü de güçlendiriyor.

Konya’ya Şehir Hastanesi Konutları Geliyor

0

Konya Büyükşehir Belediyesi, Şehir Hastane Konutları projesini hayata geçiriyor. Karatay ilçesinde bulunan hastane çevresine 200 konut inşa edilecek.

Konya Büyükşehir Belediyesi Şehir Hastane konutları için çalışmalarına başladı. Büyükşehir Belediyesi, Karatay İlçesinde bulunan Şehir Hastanesi civarına 200 konut inşa edecek.

Geçtiğimiz günlerde 600 konut projesi ile gündeme gelen Karatay Belediyesinden sonra Konya Büyükşehir Belediyesi de harekete geçti. 

Karatay ilçesi Akabe Mahallesi’nde inşa edilecek olan ve yaklaşık 27 bin 532 metrekare inşaat alanına sahip 10 blok bina inşaatı için ilk adım atıldı.

İhale şartnamesine göre; Konutlar Yer tesliminden itibaren 600 takvim günü içerisinde teslim edilecek.

Söz konusu konut ihalesi 12 Ocak 2024 tarihinde belli olacak. Konya Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Yerleşkesi Yapım İhaleleri Şube Müdürlüğünün izlemesini yürüttüğü 200 konutun şehre yeni soluk getirmesi bekleniyor.

Bina Kimlik Sistemi İle Kolon Kesme ve Kaçak Kat Çıkma Gibi Durumların Önüne Geçilecek

0

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, ‘’Bina Kimlik Sistemi ile kolon kesme, kaçak kat çıkma gibi durumların önüne geçeceğiz.’’ dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü, yapıların kontrolünü sağlamak amacıyla ‘Bina Kimlik Sistemi’ni hayata geçirdi. 

Sosyal medya hesabından konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, şunları söyledi:

“Yapı İşleri Genel Müdürlüğümüzce yapıların kontrolünü sağlamak amacıyla 81 ilde eş zamanlı olarak uygulamaya başladığımız ve belirli periyotlarla denetleyeceğimiz ‘Bina Kimlik Sistemi’ ile kolon kesme, kaçak kat çıkma gibi durumların önüne geçeceğiz. Vatandaşlarımız, telefonlarından QR kodları okutarak o bina hakkında genel bilgi sahibi olabilecekler. Bina sakinleri ise, e- Devlet üzerinden daha detaylı bilgiye ulaşabilecekler.” 

Bakan Özhaseki’nin paylaştığı konuşmada Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı Denetim Daire Başkanı Doğan Yorulmaz’ın görüşlerine yer verildi. Kolon kesilmesi, kaçak kat çıkılması gibi bina içerisinde istenmeyen etkilerin yaşanmaması için belirli periyotlarla kontrollerin yapılacağını ifade eden Yorulmaz, “Denetim faaliyeti sona eren bir binada kimlik belgesi takılması aşamasında ekip arkadaşlarımız dijital kimlik belgesini oluşturuyor, binaya gidip monte ediyor.” dedi. 

Yorulmaz, 2021’den önceki yapıların da benzer şekilde kimlik bilgileri oluşturulmak suretiyle onların da denetime katılmasının hedeflendiğini kaydetti.

Alor Orman Ürünleri İnşaat Projelerine Kalitesiyle Damga Vuruyor

0

İnşaat projelerine imalattan ürettiği ürünleri direkt olarak ulaştıran Alor Orman Ürünleri, kalitesi ve fiyat güvencesiyle projelerin aranan ismi oldu.

Zonguldak’ın Alaplı bölgesinde kurulan Alor Orman Ürünleri, merkez ofisi İstanbul’da müşteri desteği sağlarken, Rize, Güneysu ve Kütahya, Simav’da üretim tesisleriyle ürünlerini imal ediyor. Kaliteli ürün ve fiyat güvencesiyle ön plana çıkan firma, Türkiye geneline h20 ve plywood imalatı ile tedariki alanında hizmet veriyor.

Alanında uzman personelleriyle ürettiği ürünlerini direkt olarak tedarik eden Alor Orman Ürünleri, satış öncesi ve sonrasında sağladığı kesintisiz müşteri hizmetleri ile müşterilerini güvende hissettiriyor. Kaliteli ürün ve fiyat garantisinin yanı sıra mutlu müşteri deneyimi kavramına önem veren firma bu bağlamda sektörün en çok aranan markası haline geldi.

Sürdürebilirlik, Güvenilirlik ve Kalite Denince Akla Gelen İlk İsim: Alor Orman Ürünleri

Türkiye’nin her yerinde inşaat projelerinin en büyük çözüm ortağı olan Alor Orman Ürünleri, Orman Bakanlığı ve Genel Müdürlük izinleri ile yaptığı tüm işlemleri Türkiye Cumhuriyeti kanununları çerçevesinde gerçekleştiriyor. Her sene Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA)  başta olmak üzere bir çok doğa koruma vakfına gerekli desteği gösteren firma, sürdürülebilir ekolojik sistemin de büyük destekçileri arasında bulunuyor. Firma, bünyesine kattığı birçok hizmet, kalite ve güven sertifikalarıyla sektördeki güvenilirliğini ortaya koyuyor. Bu bağlamda Alor Orman Ürünleri, inşaat sektörünün yanı sıra birçok sektörde güvenilir paydaşlar arasında yer alıyor.

6 Şubat tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremler sonucunda, bölgenin kalkınması için var gücüyle destek çalışmaları yapan Alor Orman Ürünleri, üretmiş olduğu kaliteli ürünleriyle deprem bölgesindeki önemli çalışmalara katkıda bulundu.

Başarı Dolu Bir Yıl

2023 yılını gerek yurt içi gerekse yurt dışı projeleriyle verimli geçiren firma, inşaatlık kereste çeşitleri haricinde ithal ve yerli plywood, h20 ve su kontrası imalatı ile tedariki gibi alanlarda iş ortaklarıyla birlikte birbirinden önemli projelere imza attı.

Ayrıca firma, kendi bünyesinde kurmuş olduğu Alor Lojistik markası ile de ürünlerinin teslimatını güvenle ve zamanında yaparak müşteri deneyimine büyük bir katkı sağladı. Bunun üzerine firma, 100. Yıl Ekonomi ve Proje Ödülleri kapsamında en iyi Orman Ürünleri firması seçilerek tarihine büyük bir gurur kaynağı ekledi. Birinci kalite ürünleri, tecrübeli ekibi ve geniş mutlu müşteri portföyü ile sektördeki yerini sağlamlaştıran firma, başarılarına başarı katmaya devam ediyor.

Yeni Yıl Yeni Projeler

2023 yılında geçirdiği başarı dolu anları 2024 yılında da devam ettirmeyi hedefleyen Alor Orman Ürünleri, inşaatlık kereste çeşitlerinin bir yana ithal ve yerli plywood çeşitleri, h20 ve su kontrası çeşitlerinde de verimli atılımlar gerçekleştirdi. Firma, kısa bir süre içerisinde büyük bir yüzdelik büyüme gösterdi. Tüm bu başarılarının ardından firma, 2024 yılında ihracat hedefini bir üst sıraya taşıyor. Ayrıca, Alor Orman Ürünleri, yeni yılda Alor Wood markası ile ahşap ev, bungalov ev imalatı ve tedariki alanlarında hizmet göstermeye başlayacak. Firma, inşaatlık yapı malzemelerinde gösterdiği büyüme hızını yeni yılda Alor Wood markasına yansıtarak sektördeki yeniliklere imza atmayı planlıyor.