Ana Sayfa Blog Sayfa 38

Gümülcine’ye Yeni Hastane Geliyor

Stavros Niarhos Vakfı (ISN), Yunanistan’ın Trakya Bölgesi’nde yer alan Gümülcine’de yeni bir hastane inşa edecek.

IST, aylarca süren çabaların ardından tüm engellerin kaldırıldığını ve Vakıf Başkanı Andreas Drakopulos’un 2023 ISN Nostos Konferansı’ndaki açılış konuşmasında ima ettiği gibi, Selanik, Gümülcine ve Sparta’daki üç yeni kamu hastanesinin inşaat sürecini yeniden başlatıyor.

Azınlıkça’nın haberine göre; Vakfın geçen Şubat ayında yaptığı duyuruda, ilgili ihale beklenenden çok daha yüksek, iki buçuk katına varan teklifler aldığı için iptal edilmişti.

Bununla birlikte Vakıf, Yunanistan’daki Sağlık sektörünün ve genel olarak toplumun yararına, bu çok önemli inşaat projelerini mümkün kılmanın bir yolunu bulmak için gerekli süreçleri de başlattı.

Hill International, Renzo Piano ve Renzo Piano Building Workshop şirketinin yardımıyla, Betaplan ve nihai yüklenici ile Yunanistan ve Kıbrıs’ın en büyük inşaat gruplarından biri olan AVAX Group ile doğrudan müzakereler süreciyle 4 Ağustos 2023 Cuma günü, Gümülcine Yeni Hastanesi – ISN, Selanik Yeni Üniversite Çocuk Hastanesi – ISN ve Sparta Yeni Hastanesi – ISN’nin inşaatına başlama sözleşmesi imzalandı.

Projeler için bütçedeki artış, ISN’nin Uluslararası Sağlık Girişimi (DPY) için tam donanımlı olarak teslim edilecek üç yeni hastane ile 1 milyar doları aşan toplam yatırımını oluşturmakta.

Sakarya Afet Yönetim Merkezi İnşaatı Sürüyor

0

Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından kente kazandırılacak Güneşler Afet Yönetimi Eğitim Merkezi ve İtfaiye Binası’nın inşaat çalışmalarında yüzde 35 ilerleme kaydedildi.

Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından şehrin afet yönetim altyapısını güçlendirmek amacıyla yapımına başlanan Güneşler Afet Yönetimi Eğitim Merkezi ve İtfaiye Binası projesinde  yüzde 35’lik kısım tamamlandı. Proje ile Sakarya’nın en kapsamlı afet yönetimi ve hazırlık merkezi kente kazandırılacak. 11 bin 550 metrekarelik alan üzerinde yükselen projede, olası afet durumlarında hayati önem taşıyan insan gücünün eğitilmesi için, tüm tatbikatlar birebir gerçek şartlarda yapılacak, hayati öneme sahip tatbikatlar gerçekleştirilecek.

Kaba İnşaat Çalışmaları Tamamlandı

Kaba inşaat çalışmalarının tamamlandığı afet yönetim merkezinde, iki blok yer alacak. 2 katlı olarak planlanan merkezin içerisinde deprem, mutfak yangın ve dumanlı alanlardan kaçış simülasyonları bulunacak. Ayrıca projede, sanal gerçekliğe sahip deprem eğitim video seti, acil durum telefon ihbar simülasyonları, bilgilendirme ve test alanları ile fay kırılım, bina salınım ve zemin sıvılaşma eğitim modülü ile deprem aletsel büyüklük modülü ve diğer tüm detaylar yer alacak.

Son Teknoloji Ekipmanlar Kullanılacak

Eğitim tesisinde afet öncesi ve sonrası tüm eğitimler uygulamalı olarak sunulacak. Vatandaşlarında olası afetler durumda bilinçlenmesi için merkezde eğitimler verilecek. İtfaiye teşkilatını gün geçtikçe modern hale getiren Büyükşehir, tüm merkezlerini son teknoloji ekipmanlarla donatıyor. Şehrin muhtelif yerlerinde hizmette olan itfaiye noktalarıyla yangın, kurtarma, kırım olaylarına en hızlı şekilde müdahalelerde bulunan itfaiye teşkilatı, yeni afet merkeziyle çok daha güçlü bir yapıya dönüşecek.

Orta Hasarlı Binalar da Yıkılacak

0

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, kentsel dönüşüm sürecinde orta hasarlı binaların yıkılacağını, “Orta hasarlı binaların tamamı yıkılacak. Orta hasarlı demek yorulmuş bina demektir” sözleriyle açıkladı.

Bir süredir gündemde olan konuya açıklık getiren Bakan Mehmet Özhaseki, “Orta hasarlı binaların tamamı yıkılacak arkadaşlar. Orta hasarlıları ağır hasarlı grubuna alıyoruz ve yıkılacak. Orta hasarlı demek yorulmuş bina demektir. Yarın bir gün 5 ve 5,5 şiddetli şekilde sallandığında ve saniyesi uzun olursa aynı acıları bir daha yaşarız. Orta hasarlı bina sahibi vatandaşlar az hasarlıya çevirdikleri için ‘Ben güçlendiriyorum, kiraya vereceğim’ diyerek devam ediyorlar ya, boşuna etmesinler yıkacağız. Yıkıldıktan sonra da yerine yeni yerler yapacağız. Hak sahipliği için de AFAD’ın kriterlerinde biraz daha sertlik var. Ama bizim bakanlığımızın kentsel dönüşümü için sertlik yok. Bizler kentsel dönüşümü alarak vatandaşın birden fazla konutu veya iş yeri artı konutu varsa onları da hak sahibi yapmaya devam edeceğiz. Konutlar yapıldıktan sonra eski yapının yeri ve konumu ne ise o göz önünde yapılarak dağılacak. Yani üst sokakta bulunan adamın evini alıp en öne, en öndekini alıp da en arkaya götürmek gibi bir durum olmayacak” ifadelerini kullandı.

En Yüksek Konut Fiyat Artışı Türkiye’de

0

İngiltere merkezli emlak danışmanlık firması Knight Frank tarafından yayımlanan ve 2023 yılının ilk çeyreğini kapsayan Global Konut Fiyat Endeksi’ne göre, dünyada en yüksek konut fiyat artışı Türkiye’de meydana geldi. 

İngiltere merkezli emlak danışmanlık firması Knight Frank, 2023 yılının ilk çeyreğine dair Global Konut Fiyat Endeksi’ni yayımladı.

Küresel konut fiyatlarının 2015’ten bu yana en yavaş yükselişini yaşadığı 2023 yılı ilk çeyreğinde Türkiye, en yüksek artışın yaşandığı ülke oldu.

Türkiye’de konut fiyatlarının 12 aylık yükselişi yüzde 132,8 olarak kayıtlara geçerken, ilk çeyrekteki artış yüzde 22,2 oldu.

Türkiye’nin ardından en yüksek yıllık artış yüzde 18,8 ile Kuzey Makedonya’da gerçekleşti. Onu yüzde 17,3 ile Hırvatistan ve yüzde 16,6 ile Macaristan, yüzde 15,3’le Litvanya takip etti.

Raporda Türkiye’deki artışın büyük ölçüde yüksek enflasyondan kaynaklandığı belirtildi.

56 konut piyasasının değerlendirildiği rapora göre yılın ilk çeyreğinde 23 ülkede konut fiyatları düştü.

En çok fiyat düşüşü yaşanan ülkeler ise yüzde 15,7 ile Güney Kore, yüzde 13 ile Yeni Zelanda, yüzde 10,3 ile Hong Kong oldu.

Sektör Temsilcilerinden İstanbul’un Dönüşümü İçin 10 Kritik Öneri

0

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin İstanbul’da toplam 1,5 milyon konutun dönüştürülmesinde kararlı olduklarını açıklaması üzerine sektör temsilcileri, kentsel dönüşüm üzerine kritik önerilerde bulundu.

 Hürriyet’ten Gülistan Alagöz’ün özel haberine göre, sektör temsilcileri şu bilgileri paylaştı:

Şehir Plancısı Faruk Göksu: Eylem planı hazırlanmalı dönüşüm fonu kurulmalı

1- “İstanbul’un yapılaşma kapasitesinin yoğunluğu, kamusal alanların yetersizliği dikkate alınarak ’Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’ hazırlanması yeni yasada mutlaka yer almalı. Planda yeni şehirlerin/rezerv alanların nerelerde kurulacağı belirlenmeli, teknik ve sosyal altyapı kaldırma kapasitelerinin hesaplanması zorunlu hale getirilmeli. Öncelikli dönüşüm alanları planda yer almalı.

2- Merkezi ve yerel yönetim, mülk sahipleri ve özel sektör arasındaki işleyişleri yönetmek üzere özerk bir ’İstanbul Kentsel Dönüşüm Birimi’ ve asıl kilit nokta olan finansman sorunu için ‘İstanbul Dönüşüm Fonu’ kurulmalı. Fonun kaynaklarını ve işleyişini içeren madde yeni yasada yer almalı. Bu fonun geliri sadece İstanbul’un yenilenmesi için kullanılmalı.

3- Yerinde dönüşümün yanı sıra zorunlu ve gönüllü yer değiştirme olacağı için özellikle kiracılar ve yoksullar üzerinde olası olumsuz etkilerin azaltılması için ’Sosyal Etki Değerlendirme Raporları’ zorunlu olmalı. Zaten, Dünya Bankası, Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası gibi kurumlar bu rapor olmadan finansal destek sağlamıyor.

4- Rezerv alana insanlar taşınacaksa bu işleyişin nasıl olacağı netleşmeli. Mülklerin değer tespitine göre yer değiştirme olacağı belirtilerek, vatandaşın aklındaki soru işaretleri netleşmeli. Şehrin merkezinde değerli bir mülkten zorunlu olarak şehrin gelişim çeperine gidilecekse, vatandaşın zararı karşılanmalı.”

Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kalyoncu: Arabuluculuk sistemiyle anlaşmalar hızlanır

5- “Müteahhitlerle vatandaşlar karşı karşıya kaldığında dönüşümün yapılamadığını gördük. O yüzden bizim yeni bir birime ihtiyacımız var. Bunu uzlaşı yöntemi, dönüşümün arabuluculuğu gibi düşünebiliriz. Bakanlığın kuralları belirlediği, denetlediği kurumlar dönüşüm yapılacak alanı inceler ve hak sahibi ile müteahhit firmalar arasındaki paylaşıma karar verir. Vatandaşın 100 metrekare riskli evi varsa, yeni yapılacak evden kaç metrekare alacağını tespit eder. Bağımsız ve denetime tabi olduğu için hak kaybı olmaz ve süreç hızlanır. Özel sektör anlaşması bitmiş alanda kamunun planladığını modelle projeler geliştirir. Arsa maliyeti öngörülebilir, uzlaşma sağlanmış, ruhsata hazır yerde hızlıca konutlar üretilir.

6- İşin finansmanı boyutunda da vatandaş ve bankalar karşı karşıya gelmemeli. Görüyoruz ki bankalar kredi vermek istemiyor. Deprem Bölgesindeki gibi İstanbul için de devlet yeni bir sübvansiyon modeli geliştirilebilir. Uygunluk kriterleri belirlenir, hibe ve düşük taksitlerle sorun çözülür.

7- Riskli evler yıkılacak. Peki vatandaş yeni ev yapılana kadar nereye gidecek? Depremden önemli gündemimiz yok. Tersaneler 5 ay kapansın, sadece çelik için çalışsın, müteahhitler de hafif çelik binalar yapsın. 4 ayda bu tip binaları üretmek mümkün. Böylece dönüşümde evinden çıkan kişiler için geçici barınma ihtiyacı çözülür.”

Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz: Davalar inşaatları durdurmasın

8- “Tespitten yıkıma, uzlaşmadan yeniden yapıma kadar birçok aşamada atılacak adımlarla süreci hızlanırabiliriz. Şöyle ki; Dönüşümde ilk adım risk tespiti. Bakanlık lisanslı kurumlarca risk tespiti yapılıyor. Vatandaş karara 15 gün içinde itiraz ederse, yine Bakanlık teknik ekiplerince sonuç bir daha değerlendiriliyor. Hızlı dönüşüm diyorsak, riskli yapı kararına itiraz hakkını kaldıralım. Risk tespiti yapılınca sanki bir itiraz var gibi ilgili heyet bakıp kararı kesinleştirsin. İtirazla zaman kaybedilmesin.

9- İkinci büyük sorun tebligatlarla kaybedilen zaman. Yıkım kararı çıktığında vatandaşa tek tek tebligat gitmesin, ‘risklidir, yıkılacak’ kararı apartmana asılsın. Karara katılmayan kesime gönderilen ve ‘15 gün içinde sözleşmeyi imzalamazsan payın satışa çıkar’ denilen bir tebligat daha var. Bu tebligat için eğer mülk sahibine ulaşılamıyorsa e-devlet üzerinden tebligat yeterli olsun. Muhalif kesimin payı satılınca da ayrıca bir tebligat da gitmesin, belediyelerin sitesinde ilan edilsin.
10- Yasaya göre karara katılmayanların payı açık artırma ile satılıyor. Ancak bu sürede inşaat ruhsatı alınamıyor. Oysa sözleşmeler SPK lisanslı değerleme kurumlarınca incelenip hak ihlali olup olmadığına önceden bakılabilir. Eğer hak kaybı yoksa pay satışı da yapılmayabilir. Belediyelerce ruhsat verilerek inşaatlara başlanılır. Yeni yasada olması gereken diğer bir önemli konu da; kişiler arasında özel hukuk kaynaklı açılan davalarda verilen ihtiyati tedbir kararı yıkımı, yapımı, satışı engellememeli.”

Haziran Ayının İnşaat Malzemesi İhracatı 2,59 Milyar Dolar Oldu

0

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) Haziran ayına ilişkin Dış Ticaret Endeksi’ni açıkladı. Buna göre, inşaat malzemesi ihracatı 2,59 milyar dolar oldu.

Türkiye İMSAD tarafından hazırlanan İnşaat Malzemesi Sanayi Dış Ticaret Endeksi haziran ayı sonuçlarına göre, çalışma gün sayısındaki azalmaya bağlı olarak ihracatta gerileme yaşandı. Haziran 2023’te 2,59 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen inşaat malzemesi ihracatı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22,4 düşüş gösterdi. Haziran ayı ihracat miktarı 4,38 milyon tona yükselirken, yıllık (son 12 aylık) inşaat malzemesi ihracatı ise 30,34 milyar dolara geriledi.

Türkiye İMSAD İnşaat Malzemesi Sanayi Dış Ticaret Endeksi’nin 2023 yılı haziran ayı sonuçları açıklandı. Rapora göre dış ticaret, haziran ayında geriledi. Çalışma gün sayısındaki azalmaya bağlı olarak inşaat malzemesi sanayi ihracatı haziran ayında değer olarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22,4 azalarak 2,59 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu dönemde Türk lirasında yaşanan düzeltme, haziran ayındaki dış ticareti henüz olumlu yönde etkilemedi.

Yıllık İhracat 30,34 Milyar Dolara Düştü 

Rapora göre, Haziran 2023’te inşaat malzemesi ihracatı miktar olarak 4,38 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. Haziran ayında ihracat pazarlarındaki yavaşlama daha çok hissedilmeye başlandı. Pazarlardaki yavaşlamanın bir göstergesi olarak ihracat ve ithalat fiyatlarındaki düşüş dördüncü ayını tamamladı. Ortalama yıllık ihracat birim fiyatı 0,59 dolar/kg ile haziran ayında geçen yılın haziran ayına göre yüzde 6,3 düşüş gösterdi.

Haziran ayı performansına bağlı olarak yıllık (son 12 aylık) inşaat malzemesi ihracatı da 30,34 milyar dolara geriledi. Yıllık ihracat değer olarak geçen yılın aynı döneminin yüzde 11,9 altında kaldı. 2023 Haziran ayında ihracat miktar olarak ise yıllık bazda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22,7 azalarak 49,07 milyon tona indi. Yıllık ortalama ihracat birim fiyatı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14 artarak 0,62 dolar/kg’a yükseldi.

İnşaat Malzemesi İthalatı Yüzde 6,6 Geriledi

Sektöre dair ithalat rakamlarına ilişkin de bilgi verilen raporda, Haziran 2023’te inşaat malzemesi ithalatında gerileme olduğuna dikkat çekildi. Bu çerçevede haziran ayında 894 milyon dolar seviyesinde gerçekleşen ithalat, geçen yılın haziran ayına göre yüzde 6,6 düşüş gösterdi. Haziran ayında miktar olarak 346 bin 160 ton seviyesinde gerçekleşen ithalat, ortalama yıllık birim fiyatı açısından 2,28 dolar/kg oldu. İnşaat malzemesi ithalat birim fiyatı geçen yılın aynı dönemine göre düşüş gösterdi.

Alt Sektörlerde Genel Olarak Gerileme Eğilimi Öne Çıktı  

Haziran 2023’te sekiz alt ürün grubunun beşinde ihracat birim fiyatları geçen yılın haziran ayına göre düşük gerçekleşti. Küresel emtia ve nihai ürün fiyatlarındaki gerileme eğilimine bağlı olarak fiyatlar geçen yılın altında kaldı. Haziran 2023’te mineral, taş ve toprak ürünlerin ortalama ihracat birim fiyatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,1, demir çelik ürünlerin yüzde 8,9, metal bazlı ürünlerin yüzde 10,8, ağaç ve ahşap ürünlerin yüzde 5,6, prefabrik yapıların ise 10,5 gerileme gösterdi. Elektrik malzemesi ve teçhizatlarında ise aynı dönemde ortalama ihracat birim fiyatları yüzde 5,8, yalıtım malzemesinde yüzde 10,9 yükseldi.

Haziran 2023’te sekiz alt ürün grubunun yedisinde ihracat miktar olarak geçen yılın altında, birinde ise üzerinde gerçekleşti. Miktar olarak düşüş eğilimi öne çıktı. Pazarlardaki gelişmeler miktarlar üzerinde etkisini gösterirken çalışma gün sayısının azalması da ihracatı sınırladı. Buna bağlı olarak Haziran 2023’te miktar olarak ihracat düşüşleri geçen yılın haziran ayına göre demir çelik ürünlerinde yüzde 25,6, mineral, taş ve toprak ürünlerinde yüzde 15,2 oldu. Metal bazlı ürünlerin ihracatı yüzde 10,7, yalıtım malzemesi ihracatı yüzde 33,6 azalırken, prefabrik yapılar ihracatı yüzde 62,2 arttı.

Haziran 2023’te sekiz alt ürün grubunun yedisinde ihracat değer olarak azalırken birinde arttı. Rapora göre değer olarak düşüşler miktar ve fiyat gerilemelerinden kaynaklandı.  Haziran 2023’te bir önceki yılın haziran ayına göre değer olarak ihracat düşüşü demir çelik ürünlerde yüzde 32,2, metal bazlı ürünler ile mineral, taş ve toprak ürünlerinde yüzde 20,4, oldu. Aynı dönemde kimyasal bazlı ürünlerde ihracat değer olarak yüzde 8,1, elektrik malzemesi ve teçhizatlarında yüzde 10,6 azalırken prefabrik yapılarda ihracat değer olarak yüzde 45,4 arttı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘’Türkiye Genelinde 6,5 Milyon Konutu Dönüştüreceğiz’’

0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye genelinde toplam 6,5 milyon konutun dönüştürüleceğini açıkladı.

Kahramanmaraş’ta kentsel dönüşüm toplu temel atma törenine canlı bağlantıyla katılım sağlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın satır başları şu şekilde:

-’’Asrın felaketi olan depremlerin üzerinden 6 aydan fazla süre geçti. Sadece ülkemizin değil, insanlık tarihinin en yıkıcı doğal afetlerinden birini yaşadık. Eşimiz, dostumuz, çocuğumuz, akrabamız, komşumuz olan 50 binden fazla canımızı yalnızca bir gecede toprağa verdik. Depremden hemen sonra afetzede illerimizi farklı vesilelerle ziyaret etmiş, devletimizin tüm imkanlarıyla sizlerin yanında olduğunu ifade etmiştik. Seçim döneminde de deprem bölgesinden elimizi hiç çekmedik. Sahada yapılan çalışmaları, ihtiyaçları, sıkıntıları bizzat takip ettik. En acil olanlarından başlamak suretiyle depremzedelerimizin ihtiyaçlarını süratle gidermeye çalıştık. Tespitlerimize göre Maraş’ın neredeyse 3’te biri oturulamaz hale gelmişti.

– Şehrimizde yapılması gereken deprem konutu sayısı 19 bin 418’dir. Köy evleri ve ahırlarla birlikte bu rakam 29 bin 47’ye ulaşıyor. Deprem bölgesinde ise toplam 680 bin konutun ve 170 bin ahır, depo, iş yeri gibi bağımsız bölümün inşa edilmesi gerekiyor. Bu ağır tablo karşısında asla ümitsizliğe kapılmadık. Bir taraftan enkaz kaldırma çalışmalarını yürütürken, diğer taraftan evleri, iş yerleri yıkılan insanlarımızı yeni yuvalarına kavuşturmak için hemen kolları sıvadık. 325 konteyner kentte 178 bin 350 konteynerin kurulumu yapılmıştır.

15 Ağustos’a kadar inşallah tesislerde ve çadırlarda kalan az sayıdaki vatandaşımızı konteynerlere yerleştirmiş olacağız.

– İlk bir sene içinde 319 bin konutu inşa edip, hak sahiplerine teslim etmeyi hedefliyoruz. Ahdine sadık bir hükümet olarak yerine getirdiğimiz tüm vaatlerimiz gibi bu sözümüzü de inşallah tutacağız. Bölgede şimdiye kadar yaklaşık 180 bin konutun ihalesi gerçekleştirildi. Zemin etütleri yapılmış, rezerv alanlarda inşaatlar hızla yükseliyor. Gerek rezerv alan bulmakta çekilen zorlukların üstesinden gelmek gerekse vatandaşlarımızın taleplerini karşılamak amacıyla yerinde dönüşüm projesini başlattık. Hibe ve çok uygun şartlarda kredi desteği içeren projemiz, deprem bölgesinde büyük bir teveccühle karşılandı.

– Şimdiye kadar 160 binden fazla insanımız yerinde dönüşüm için başvuru yaptı. Bu vatandaşlarımız arasında 20 binden fazla Maraşlı kardeşimiz vardır. Yerinde dönüşüm projesi ile sadece inşaatlar hızlanmayacak. Aynı zamanda ekonomi canlanacak, yeni istihdam alanları oluşacak, mahalle kültürü hayat bulacak ve konutlar daha az maliyetle hayata geçirilecektir.

– Ayrıca depremde hasar gören illerimizde şehir meydanlarını hükümet olarak biz yapacağız. Böylece her bir şehrimize asırlar boyu yaşayacak bir merkez kazandırmış olacağız. Depremin yıktığı şehirlerimizi altyapısı ve üst yapıyla daha görkemli, daha dayanıklı, daha ferah bir şekilde inşa edeceğiz.

– Yaşadığımız her felaket bize alınması gereken tedbirleri tekrar tekrar hatırlatmaktadır. Hiç şüphesiz bu önlemlerin başında kentsel dönüşüm gelmektedir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan beri bu meseleyi sürekli işledik, sürekli gündemde tutmaya çalıştık. Özellikle çarpık ve sağlıksız kentleşmenin yaygın olduğu illerde bunun tercihten öte bir zorunluluk olduğunu ifade ettik. TOKİ bugüne kadar ülkemiz genelinde 1 milyon 200 bin proje üretti. Konut projeleriyle birlikte, evlatlarımızın eğitim gördüğü okulları, hastaneleri, kamu kurumlarını ve nice binayı TOKİ eliyle yeniden inşa ettik.’’

Kahramanmaraş’ta 9 Bin 76 Konutun Temeli Atıldı

0

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Kahramanmaraş Kentsel Dönüşüm Toplu Temel Atma Töreni ile 9 bin 76 konutun temelinin atıldığını açıkladı.

Toplu temel atma törenin konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, bölge genelinde 18 ilin depremden etkilendiğini hatırlattı.Bakan Özhaseki, tören konuşmasında şunları söyledi:

“Büyük bir yara. Arada ‘asrın felaketi’ diyoruz ya emin olun değil, bin yıllık Anadolu medeniyetimizdeki bu yolculuğumuzda karşımıza çıkan en büyük felaket bu idi. Bundan daha büyük bir felaketle karşılaşmamıştık. İki tane üst üste birkaç saat arayla deprem ve binlerce evin, yapının yıkılması toplamda bakıldığı zaman 680 bin konutumuz yerle bir oluyor. Ağır hasarlı veya orta hasarlı yıkılıyor 170 binde iş yerimiz. Kolay mı? Ve onlardan da önemlisi 51 bin canımızı toprağa vermişiz.”

180 bin konutun ihale sürecinin tamamlandığını belirten Özhaseki,”İnşaatlar devam ediyor. Hatırlarsınız bu bölgelerde, fay hatlarının geçtiği yerlerde yapı yasağı gelmişti. Onu biraz belki de ilk günlerin sıcaklığıyla bilim adamları geniş tutmuşlardı.

Şehrimizin en merkezindeki yapıyı yasaklı hale getirmek o şehrin bir noktada ölüm fermanını imzalamak gibi olur. Bilim adamlarımız yeniden çalıştılar, aylardır çalışırlar. En sonunda dediler ki şehrimizin merkezini biz imara açabiliriz. Ancak fay hatlarının ve fay kırıklarının olduğu yerlerde değil. 60 metre civarında orada bir boşluğun bulundurulması mecburi.

Çünkü fay kırıklarının üzerine çelik bile evler inşa etseniz aşağıdan öyle bir enerji vuruyor ki o sizin yaptığınız evi yerle yeksan ediyor. Tabiatla savaşmanın manası yok. Doğayla savaşılmaz. O gücün karşısında durulmaz. O anlaşılır ve ona uygun tavır alarak hayat devam ettirilir. Buralarda doğru. Biz fay kırıklarının olduğu yerde, fay hatlarının olduğu yerde 60 metre genişliğinde bir fay hattını boş bırakacağız. Buradaki vatandaşlarımızın haklarını da şimdi bu inşaatlarını yaptığımız yerlerden rezerv alanlardan vereceğiz.” dedi.

Konutların tamamının rezerv alanlara yapılamayacağını anlatan Özhaseki, evini yapmak isteyen depremzedelere de yardımcı olacakları kampanyanın detaylarını dile getirdi.

Özhaseki, imar planları üzerinden bundan sonra daha titiz davranacaklarını vurgulayarak, doğru imar işlerini yapmayı öncelikli hedef haline getirdiklerini belirtti.

Kahramanmaraş’ı yeniden inşa etmenin peşinde olduklarını aktaran Özhaseki, şunları kaydetti:

“Bu evler bitip sizler içerisine huzurla oturuncaya kadar buradayız. Sizler bize dua edip ‘Hakkımız helal olsun.’ deyinceye kadar buradayız. Onu bilin, inşallah bunları biz hakkıyla yerine getiririz. Biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Ben inanıyorum ki iyi niyetle yola çıkanın, gayret edenin, uğraşanın, yardımcısı Cenabıallah’tır. Bugün burada 9 bin 76 konutun hep birlikte temelini atıyoruz. Şehir meydanımızın projesine başlıyoruz. Şehrimizin merkezinde hepimizin hatırası olan Hükümet Caddesi’nde Azerbaycan Caddesi’ndeki konutların temelini atıyoruz.”

Sanayi Üretimi Yeniden Artışta

0

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) sanayi üretim endeksini açıkladı. Buna göre sanayi üretimi, yıllık bazda yüzde 0,6 arttı.

Sanayinin alt sektörleri  incelendiğinde, 2023 yılı Haziran ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,6 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,1 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,4 azaldı.

Sanayi Üretimi Aylık Yüzde 1,6 Arttı

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2023 yılı Haziran ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 4,2 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,3 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,1 azaldı.

İnşaat Maliyet Endeksi Haziran Ayında Yıllık Yüzde 49,32 Arttı

0

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, inşaat maliyet endeksi Haziran ayında bir önceki yıla göre yüzde 49,32, bir önceki aya göre ise yüzde 4,43 arttı.

İnşaat maliyet endeksi, 2023 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 4,43, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 49,32 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 5,81, işçilik endeksi yüzde 0,86 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 35,67, işçilik endeksi yüzde 105,11 arttı.

Bina İnşaatı Maliyet Endeksi Yıllık Yüzde 51,80, Aylık Yüzde 3,83 Arttı

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 3,83, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 51,80 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 5,04, işçilik endeksi yüzde 0,80 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 37,95, işçilik endeksi yüzde 105,53 arttı.

Bina Dışı Yapılar İçin İnşaat Maliyet Endeksi Yıllık Yüzde 41,69, Aylık Yüzde 6,45 Arttı

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 6,45, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 41,69 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 8,33, işçilik endeksi yüzde 1,05 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 28,91, işçilik endeksi yüzde 103,57 arttı.

İSO İhracat İklimi Endeksi Temmuz’da Düştü

0

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre; ihracat iklimi endeksi temmuz ayında 50,3’e geriledi.

Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi’nin Temmuz 2023 dönemi sonuçları açıklandı. Endekste eşik değer olan 50,0’nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50’nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.

Üst Üste Üç Kez Azaldı

Dünya Gazetesi’nin haberine göre; Haziran’da 51,1 olan İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi, üst üste üçüncü kez aylık bazda azalarak temmuzda 50,3’e geriledi. Bu rakam, uluslararası talep koşullarında yaşanan güçlenmenin çok hafif olduğuna işaret etti. Yaşanan iyileşme, son altı aydır devam eden pozitif dönemin en sınırlı düzeyinde gerçekleşti. 

Türk imalat sektörü ihracat pazarının yaklaşık yüzde 9’unu oluşturan Almanya’da üretim hazirandaki yatay seyrin ardından temmuzda son altı ayın ilk düşüşünü kaydetti. İtalya, Fransa, Hollanda, Polonya ve Çek Cumhuriyeti dahil olmak üzere diğer birçok Avrupa ülkesinde de ekonomik aktivite zayıfladı. Takip edilen tüm ekonomiler içerisinde en kesin üretim daralması Avusturya’da gerçekleşti. Birleşik Krallık, İspanya ve Yunanistan genişleme bölgesinde kalmaya devam etse de bunlardan sadece Yunanistan’da büyüme haziran ayına göre hız kazandı. ABD’de ekonomik aktivite temmuzda üst üste altıncı kez arttı ancak söz konusu artış ivme kaybederek şubattan beri en düşük oranda kaydedildi. 

Brezilya’da Üretim Son Beş Aydır İlk Kez Daraldı

Üçüncü çeyreğin başında küresel çapta en olumlu talep gelişmelerinin yine büyük ölçüde Orta Doğu’da yoğunlaştığı görüldü. Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Suudi Arabistan’da ekonomik aktivite hızlı artışlar gösterdi. Anket kapsamında takip edilen tüm ekonomiler içerisinde en belirgin büyüme Suudi Arabistan’da ölçüldü. Diğer ülkelere bakıldığında, Lübnan’da üretimin art arda ikinci ay arttığı, Mısır’da ise düşüşün hız kestiği görüldü. Temmuzda ekonomik aktivitenin önceki aya göre daha hızlı arttığı Hindistan güçlü performansını sürdürürken Rusya ve Çin’de ise büyüme ivme kaybederek de olsa devam etti. Brezilya’da ise üretim son beş aydır ilk kez daraldı. 

İstanbul Sanayi Odası Türkiye İhracat İklimi Endeksi hakkında değerlendirmede bulunan S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi: 

“Avrupa’da özellikle imalat sektöründe giderek bozulan ekonomik görünüm, Türk imalat sanayi ihracatçıları açısından iyileşme trendinin sona ermiş olabileceğine işaret ediyor. Firmalar, Orta Doğu’daki canlı talep koşullarının şu an için büyümeyi devam ettirmesini ümit ediyor olacak. Ancak dış talep koşullarının kötüleştiği bir dönemin açılmaması için küresel ölçekte büyümenin daha genele yayılı hale gelmesi gerekecek.” 

Türkiye Gayrimenkul Piyasası, 2023’ün İlk Yarısında 89,11 Milyar Dolara Ulaştı

0

Gayrimenkul piyasasındaki hareketlilik sürerken, sermaye kazancı ve brüt kira getirisinden oluşan dönüş potansiyeli yüksek şehirler yatırımcıların yüzünü güldürüyor. Türkiye’nin emlak yatırımcıları için cazip bir pazar olmaya devam ettiğini söyleyen Invest Global Gayrimenkul Kurucusu Uğur Öztürk, sektörün dinamiklerini değerlendirirken, yatırım için avantajlı bölgeleri açıkladı. 

Türkiye’deki emlak piyasasında hareketlilik devam ediyor. Veri analitiği şirketi REIDIN’in açıkladığı rapora göre, ülkemizde satılık ve kiralık konut fiyatlarındaki artış devam ediyor. Haziran 2023’te Türkiye Satılık Konut Fiyat Endeksi’nin bir önceki aya göre nominal olarak %5,57 arttığı kaydediliyor. Bu yükselişin geçen yılın aynı dönemine göre %85,06’lık bir yükselişe tekabül ettiği izleniyor. Sermaye kazancı ve brüt kira getirisine bağlı olarak dönüş potansiyeli yüksek olan şehirler ise yatırımcıların yüzünü güldürüyor. Türkiye’nin emlak yatırımcıları için cazip bir pazar olmaya devam ettiğini söyleyen Invest Global Gayrimenkul Kurucusu Uğur Öztürk ise sektörün dinamiklerini değerlendirirken, yatırım için avantajlı olan bölgeleri açıkladı. 

Uğur Öztürk, “2023’te 89,11 milyar dolar değere ulaşan gayrimenkul sektörünün 2028’e kadar 151,23 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu tablo ülkemizdeki yatırımcıların harekete geçmesi için yeşil ışık yakarken, yatırımların getiri potansiyeli bölgelere göre değişiklik gösteriyor. Örneğin son dönemde meydana gelen depremlerin etkisiyle birlikte özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerden başka illere göç dalgası, farklı şehirlerdeki gayrimenkullerin değer kazanmasına kapı aralıyor” dedi.

Kocaeli ve Muğla’daki kiralar yatırımcıları harekete geçirdi

Invest Global Gayrimenkul’ün Kurucusu Uğur Öztürk, yatırım açısından potansiyel barındıran bölgeleri şu sözlerle aktardı: “İstanbul’daki birçok vatandaş, son dönemde çevre illere taşınma eğilimi gösteriyor. Bu durumun gayrimenkullerin değerini etkilemesi yatırımcıların tercihlerinde kritik bir rol oynuyor. Örneğin Kocaeli’nde ortalama konut metrekare fiyatları son 3 yılda %565,2 artarak 14 bin 785 TL olurken, yatırımın geri dönüş süresi 16 yıl olarak hesaplanıyor. Aynı şekilde İzmir’den Muğla gibi illere göç hareketi de bu şehirlerdeki gayrimenkul değerlerini etkiliyor. Muğla’daki konut fiyatlarının 3 yılda %712.9 yükselişle metrekare 29 bin 539 TL’ye ulaştığı görülürken, geri dönüş süresi 21 yıl olarak ölçülüyor. Yatırımcılar da bu koşulları kirayla gelir etmek üzere avantaja çeviriyor. Öyle ki Kocaeli’de kira ortalaması 15.000 TL civarı iken, Muğla Bodrum çevresinde 25 bin civarında seyrediyor. Yani ikisi de büyük şehirlerle yarışıyor. Biz de Muğla’da Bodrum ve Kocaeli’de İzmit’teki ofislerimizle yatırımcıların bu bölgelerde en doğru gayrimenkulleri değerlendirmelerini sağlıyor, anahtar teslim projeler gerçekleştiriyoruz.” 

“100’ü aşkın proje gerçekleştirdik”

Şu ana kadar 100’ü aşkın gayrimenkul geliştirme projesinde stratejik planlama, gayrimenkul değerleme, portföy ve varlık yönetimi, proje finansmanı alanlarında hizmet verdiklerini belirten Invest Global Gayrimenkul Kurucusu Uğur Öztürk, “Proje geliştirme, yatırım danışmanlığı, planlama şeklinde üç ayrı alanda hizmet veriyoruz. Uzman kadromuzla, karmaşık projeleri öngörülen bütçeler dahilinde tamamlanması konusunda yatırımcılara ışık tutuyoruz. Satış projeksiyonu ve pazar analizi gibi verileri içeren sektör raporlarıyla birlikte tüm yönleriyle değerlendirilmiş yatırım maliyetlerini gözeterek çeşitli senaryolara yönelik nakit akış analizleri ve mimari konsept öngörüsüyle daha güvenli yatırım yapılmasının önünü açıyoruz” diyerek sözlerini şöyle sonlandırdı: 

“10 yılı aşkın tecrübemizle harmanlanmış danışmanlık hizmetlerimizle gayrimenkul yatırımlarında yerli ve yabancı yatırımcılara doğru ve sağlıklı adımlar atmaları için rehberlik ediyoruz. İşbirliğine dayanan ve sürdürülebilir çözümler üretiyoruz. Şeffaflığı ilke ediniyor, yasal hizmet bedellerinin üstüne çıkmıyoruz. Gelecek dönemde önce ülkemizin gayrimenkul konusundaki ihtiyaçlarını karşılamayı, ardından yurt dışında franchise vererek ofis ağımızı genişletmeyi hedefliyoruz.”

İBB’nin Elazığ’daki Okul Projesinde İnşaat Çalışmaları Devam Ediyor

0

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından Elazığ’da yapılan Gazi Meslek Anadolu Teknik Lisesi projesinde inşaat çalışmaları devam ediyor. 

Proje alanını ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Hatırlarsanız Elazığ depreminde yine burada ziyaretimiz olmuştu. Vekilimiz, sağ olsun büyük bir çalışmayla Elazığ’ı nasıl ayağa kaldırabilir ve memleketin her kurumu nasıl iş birliği yapabilir konusunda çaba gösteriyordu. Okulun teklifini bize getirdi. Biz kabul ettik. Ardından bu okulla ilgili bir proje süreci başlattık.” dedi.

‘’Bu Okulun Başka Bir Örneği Yok’’

Milli Eğitim Bakanlığı ile yürüttükleri sürecin ardından onay aldıklarını aktaran İmamoğlu, “Şu anda gördüğünüz bu okulun bir başka örneği yok. Bu bir tip proje değil. Genelde okullarda tip proje uygulaması yapılır ama bu okul, tam da buraya özenle çalışılmış çok kıymetli bir mimarımızın çalışması.” diye konuştu. 

Toplam 17 bin 71 metrekarelik kapalı alanlı olacak okul yerleşkesinde; idari ofisler, 24 derslik ile 6 farklı disiplin altında toplam 30 atölye ve laboratuvar, 330 kişilik konferans salonu, yemekhane ve kantin ile bin 250 metrekarelik kapalı spor salonu yer alacak.

İBB tarafından Elazığ’da inşa edilen okul projesinin detaylarını buradan inceleyebilirsiniz.

Bakan Uraloğlu, Ereğli-Devrek Yolu Çalışmalarını Yerinde İnceledi

0

Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Zonguldak’ta çalışmaları devam eden Ereğli-Devrek Yolu projesini yerinde inceledi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Zonguldak ilinin Ereğli ilçesi ile Devrek ilçesini birbirine bağlayan karayolu projesindeki ilerlemeleri yerinde incelemek üzere bölgeye geldi. Bakan Uraloğlu, yol yapım çalışmalarının hızını ve ilerlemesini yerinde gözlemleyerek, projenin aşamalarını değerlendirdi.

Zonguldak’a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Bakan Uraloğlu’na, Zonguldak Milletvekilleri Saffet Bozkurt, Muammer Ahmet Çolakoğlu, AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar eşlik etti. İnceleme sırasında Zonguldak Milletvekili Saffet Bozkurt, Bakan Uraloğlu’na yürütülen çalışmalar hakkında detaylı bilgi verdi.

Yapılan inceleme sonrasında Bakan Uraloğlu, yol yapım çalışmalarının hızını artırarak, tamamlanma süresini kısaltma gerekliliğini vurguladı. Ereğli-Devrek Karayolu projesinin, bölgenin ulaşım altyapısını güçlendireceği ve vatandaşların daha güvenli ve konforlu seyahat etmelerine olanak sağlayacağı önemli bir adım olduğunu ifade etti. Projenin bir an önce tamamlanarak hizmete girmesinin önemine vurgu yaptı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun Ereğli-Devrek yolundaki inceleme ve değerlendirmeleri, bölgenin ulaşım altyapısının güçlendirilmesi ve daha iyi hale getirilmesi için devam eden çalışmaların ne denli kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Ereğli-Devrek Yolu projesinin tüm detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak: Bolu Olay

Bakan Özhaseki: ‘’5 Yılda İstanbul’u Depreme Hazır Hale Getiririm’’

0

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, ‘’Ben beş yılda İstanbul’u depreme hazır hale getiririm. Kentsel dönüşümü hızlandırırız. Yasayı çıkarırız. Rezerv alanlarda konut veririz” dedi.

Katıldığı bir televizyon programında olası İstanbul depremine karşı alınabilecek önlemlerden bahseden Çevre, Şehircilik ve iklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, şu satır başlarını ele aldı:

Kentsel Dönüşüm

İçinde oturduğumuz konutları daha güvenli hale getirebilirsek, hiçbir şeyden korkmamıza gerek yok. Eğer sağlıklı değil ise her sallantıda korkabiliriz. Kentsel dönüşümle ilgili 2012’de bir yasa çıktı. Ondan öncesinde bir yasa yoktu. Uzunca bir süre belediye başkanlığı yaptım. Kendi gücümüzle yol bulmaya çalışırdık o dönemde. Yasa çıkınca, iyi bir zemine oturmuş oldu ve destekler başladı. Bakanlık planlamalarda yardımcı da oluyor. Yasa envai çeşit kentsel dönüşümü kolaylaştıracak çözüm getiriyor. Nüfusumuzun yüzde 71’i birinci ve ikinci derece deprem bölgesinde oturuyor. Bizim için milat 99 depremi. 99 depreminden yasal mevzuat öyle hazır hale getirildi ki, 8 büyüklüğündeki depreme dayanıklı binalar yapıldı. Tabii burada önemli olan mevzuata uygun yapılması. Eskiden yapı denetim firmaları yoktu. Bu eksik görülünce yapı denetim firmaları ihtas edildi. Yapı denetim binaları her aşamada kontrol ediyor. Şunu gördük; yapı denetim firmaları bağımsız olunca o firmaların mühendis dahi göndermediğini gördük. Biz de buna göre mevzuatı düzenledik. Daha sonra bir yasa daha çıktı. 5 yılda bir kolon kesilmiş mi vs diye kontrol ediliyor. Bu yasa da 6 şubat depremlerine yakın çıktı.

İstanbul’a Özel Deprem Yasası

İstanbul’da kentsel dönüşümün önünde çok engel var. Bugüne kadar 800 bini konutu dönüştürmüştür. 11 yıl içerisinde yapmışız bunu. Bu yeterli değil. İnsanların ihmalkarlığı, belediyelerin ağır davranması gibi nedenlerden rakam bu. Bir takım pürüzler karşımıza çıkıyor. İşi durdurmak için dava açılıyor. İdeolojik davranan avukatlar, binlerce insanın hakkına girecek şekilde olayı bir yere götürüyorlar. Fikirtepe’de bir faciayla karşılaştık. Aynı arsa üzerinde 3 müteahhit var. Böyle yapamazsınız. Biraz işi kolaylaştıran kötü insanların önünü kesen bir yasa yapmalıyız. 11 yıl daha süremiz var mı bilmiyorum. Bilim insanları daha kısa süre söylüyorlar. Hocalar hep süre doldu diyor. Allah inşallah hiç vermez. Verirse de geç versin.

“4’lü Bir Strateji Hazırladım”

Tüm çabamız yapabildiğimiz en kısa sürede kentsel dönüşümü yapmak. 4’lü bir strateji hazırladım. Birinde kentsel dönüşümün hızlanması. Yasayı çıkarmak için psikoloji uygun. 15-20 gün içerisinde yasa için ana çerçeveyi çizerim. Kabine’de sunum yaparım ve hükümetin programı haline getiririm. Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırırım eğer açılmamış olursa. Yerinden dönüşümde yeniden ev yaptırmayacağız evler var. Bunlara rezerv alandan yer vereceğiz. Boşalan yere bina yapmayacağız. Avrupa Yakası’nda bulduğumuz yer 6-7 ilçenin sınırında. Zemin artı 4’ü geçmeyecek müthiş proje hazırladık. Mali tablo uygun olursa, başlayıp biz yapabiliriz 350 bin konutun. Olmadı müteahhite verebiliriz. Altyapısını vs biz yapacağız tabii ki. Fatih, Bakırköy, Güngören’de o kadar sıkışık ki yerler, orada ortaya çıkacak alanı belediyenin hizmetleri için kullandıracağız. O alanları başka şekilde imara açmak yanlış olur. Ana prensip o alanların sosyal donatı alanı olarak kullanılması. Nüfusu artırmak asla istemiyoruz. Yarısı bizden kampanyası başlatıldı. vatandaş kendi evini yıkıp yeniden yapmak ya da güçlendirmek istiyorsa yarısı bizden. 1 milyon 20 bin müracaat var. İşe başlayacağız diyen 21 bin bina var. 3’te 2’sinde anlaşma sağlayan 14 bin bina var. Böylelikle 200 bin daireyi dönüştürmüş olacağız.

‘’İstanbul’da 1,5 Milyon Bağımsız Birim Riskli’’

Bu yasanın detayları için epeyce bir şeyler söyleyebilirim ama birkaç örnek vermek istiyorum. Çukur eylemlerinin olduğu dönemde teröristler birçok evi siper olarak kullanmıştı. Burada evleri yapamıyorduk. Çünkü ev üzerinde çok ortak vardı. Mülkiyete bakılmaksızın bakanlık gelir evi yapar ve sonra mülk sahiplerine dağıtır şeklinde bir yasa çıkardık. Yaptık ve teslim ettik. Bu gerçekten bir beka meselesi. 3’te 2 yerine yüzde 50 hususunda ısrar edeceğim. Bir binanın kentsel dönüşüme tabii olması için hak sahiplerinin yarısı evet derse, işe başlayalım diyorum. Ben beş yılda İstanbul’u depreme hazır hale getiririm. Kentsel dönüşümü hızlandırırız. Yasayı çıkarırız. Rezerv alanlarda konut veririz. Yarısı bizden kampanyasıyla da 200 bini konutu dönüştürürüz. Çok iyimser bir şey ama dönüştürme imkan ve kabiliyetimiz var diye düşünüyorum. Kentsel dönüşüm 2012 yasasında çıktı. 2012’den bu yana yapılan 800 bin konut dönüştürüldü. Bu 800 bin daire demek. 5.8 milyon bağımsız birim var İstanbul’da. Bunun içinde 1,5 milyonu riskli. 600 bini ilk olarak yapılması gerekiyor. 188 yerde kentsel dönüşüm çalışmaları devam ediyor İstanbul’da. Rezerv alanlar ise 350 bin konutu kurtarıyor.

Yıl 2017 ya da 2018’di. Antakya’da bir belediye başkanımız vardı. Arkadaşımız bana gelerek buranın dönüşmesi gerektiğini yardım edersek, işin altından kalkabileceğini söyledi. Atladık gittik Antakya’ya yıkımı yapmaya. Alana gittik ama bakışlar nahoştu. Onları gördüm ama bir şey demeden geçtim yerime oturdum. Belediye başkan arkadaşımız, ‘Sayın Bakanım hoşgeldiniz’ derken küfürler başladı. O adamcağız o iki üç cümleyi nasıl kurdu bilmiyorum. Belediye başkanı tedirginlikle selam verdi ve oturdu. Sonra beni çağırdılar. Protokol konuşması yapmadan, ‘Kentsel dönüşüm istemiyorsunuz değil mi?’ dedim. ‘Hayır istemiyoruz’ dediler. Ben de ‘Tamam yapmıyoruz’ dedim. ‘Rahat olun’ dedim. ‘Sizden bir ricam var’ dedim. ‘Sizin için geldim’ dedim. ‘Mümkünse oturun sohbet edelim ve yine yapmayın derseniz yapmayacağız’ dedim. Türkiye’de 2 müthiş fay hattı var, biri İstanbul’a doğru gidiyor biri de Doğu Anadolu Fay Hattı. Bunlar hareket ediyor. Burada felaket durum bizi bekliyor, bu evlerde a partili b partili kalmayacak, hepimizi götürecek dedim. Belediye başkanı size az verdiyse size çok vermek uğraşayım. Sabaha kadar sizi dinleyeceğim sonra da sizinle kentsel dönüşüme burada başlayalım. Buradaki tehlikeyi uzun uzun anlattım. Ofise oturdum ve uzun bir kuyruk oluştu. Her gelen derdini anlattı. Saatlerce dil döktüm ve ikna edemedim. Deprem olduğunda da ilk oraya baktım. O mahalle yok olmuş. O insanlar da yok. Maalesef hayatını kaybettiler. Kimse orada rantsal dönüşüm olsun istemiyor ki, kentsel dönüşüm olsun istiyoruz. Kolaycı bir laf bulmuşlar ve oradan yürüyorlar.

“İstanbul’u Depreme Hazırlamanın 3 Ayağı Var”

İşin 3 tarafı var. İstanbul’u depremi hazırlamanın 3 ayağı var. Birisi bakanlık. Zaten bizde o irade var. Çatı kuruluş bakanlık. İkincisi belediyeler. Belediyelerin riskli yapıları tek tek tespit edip, vatandaşı çağırıp konuşması gerekiyor. Sadece ilçe değil büyükşehrin de bu işe iyi bakması gerekiyor. Bakanlıkta toplantı yaptık. 39 belediyeden ve büyükşehirden geldiler. 2-3 daha toplantı yapıp herkesin ne düşündüğünü tespit edeceğiz. Çalışmaya en son halini verdikten sonra arkadaşlarla ben toplantı yapacağım. Sonra da kabineye sunup hükümet tasarısını haline getireceğiz. Üçüncüsü de elbette vatandaş. Mülk sahibi o. 2-3 yıl kirada oturacak da onlar. Vatandaş olumlu yaklaşırsa işimiz çok kolaylaşır. 10 kişi var diyelim. 9 kişiyle anlaşın sonra bana gelin diyor. Anlaşıp gidiyoruz ve 2-3 mislini istiyor. Ve bu noktada süreç 2-3 yıl uzuyor. Yeni yasayla bu süreç uzamayacak. Bilim adamaları şöyle söylüyor. Bir kenti depreme hazırlamak için binaları yenilersiniz. Bunun masrafı 1 birim ise deprem olduktan sonra masraf bunun tam 7 katıdır diyor. Ve canlar hayatını kaybediyor. Onun için bu işlerde daha hızlı davranmamız gerekiyor. Keşke 11 ilde 850 bin bağımsız birimden söz ediliyor. Bunun için harcanacak para 100 milyar doların üstünde. Eğer kentsel dönüşüme 15 milyar dolara harcasaydık o canlarımız toprak altında olmazdı şimdi. Deprem bölgesindeki tüm belediyeleri davet ettim bakanlığa. CHP’li belediyeler de geldi. Orayla ilgili düşündüğümüz konuları kendilerine anlattım. ‘Size de uygun geliyorsa, bakanlığa alıp devam etmek istiyorum’ dedim. Onlar da kabul ettiler. 25 yerde dönüşüm ofisleri açtık ve imar yetkisini aldık. Bunun yasal altyapısını da hazırladık.

Bundan sonra yapılacak binalarda 4 kırmızı çizgimiz var. Birincisi fay hatlarının olduğu yerde yapılaşma olmayacak. İkincisi sıvılaşmanın olduğu zeminlerde yapılaşmaya izin verilmeyecek. Üçüncüsü dere yatakları asla imara açılmayacak. Dördüncüsü mimarlık/mühendislik hizmetlerinde sıfır tolerans uygulanacak. Bunlar deprem bölgesinde geçerli. İnşallah İstanbul’da arkadaşlar bunu uygularlar. Çünkü imar yetkisi ilçe belediyelerde. Bu kırmızı çizgilerin tüm Türkiye’de geçerli olması için zorlayacağız. Japonya’da insanlar ne kadar evlerinde oturuyorsa bizim insanlarımız da öyle oturacak.

Şu ana kadar bulabildiğimiz fikirler projeler bunlar. Bunları söylemek çok kolay, teoride anlatmak çok kolay ama uygulaması önemli. İlk etapta bunların uygulanması için gayret edeceğiz. Bunlar uygulanırsa zaten birçok sorunumuz çözülecek.

Bankaların Kentsel Dönüşüm İçin Kredi Vermemesi

Bankaların ne durumda olmadığını bilmiyorum ama bizim de vereceğimiz destekle yaptırabilir. Bankaların durumu ne, hangi şartlarda veriyorlar ya da vermiyorlar çok bilmiyorum.

Yerinde Dönüşüm Kampanyası

500 bin lira hibe, 800 bin lira da kredi vereceğiz konutlar için. Dükkan için de 200 bin TL hibe, 500 bin TL’ye kadar da kredi desteği vereceğiz. 100 metrekarelik ev için ortalama maliyet 10 bin TL. TOKİ standartında bir ev yapması için 1 milyon TL’ye ihtiyaç var. Siz yapın, biz 2-3 aşamada vereceğiz diyoruz. En düşük verilen para 1 milyon TL. Şuan 164 bin vatandaşımız başvurdu. Depremzedenin işini kolaylaştırmak için her şeyi yaptık. Deprem bölgesinde 180 bin konutun ihalesini yaptık. Bulabildiğimiz rezerv alanlarda bu konutlara başladık. Kasım ayında teslim edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın 319 bin konut sözü var. Yarın da Kahramanmaraş’a gideceğim ve temel atacağız. Vatandaş anlaşırsa inşaat en fazla 2 sene sürer. Böylelikle 3 yılı bulmadan hayat orada normalleşmiş olur.

“Vatandaş Elindekini Dönüştürürse Sorunun Büyük Bölümü Çözülür”

1 yıl içerisinde 319 bin konutu yapacağız. 680 bin konutu yapacağız. Bunun 140 bini köy evi. Diğerleri şehirdeki konutlar. 319 bin konutu yaparsak, vatandaş da 200 bin konutu yerinde dönüştürürse, sorunun büyük bölümünü çözmüş oluruz. Yerinde dönüşüme başvuru yapanların sayısında memnunum. Günde 2-3 bin kişi başvuru yapacağız. Bu işin özeti; alın parayı binanızı yapıyorum diyoruz. Bu işin en önemli kısmı finansal kısmı. Kolay değil 100 milyar dolar. İller Bankası’nın belediyelere verdiği krediyi durdurduk. Elimizdeki tüm imkanları o bölgeye aktarıyoruz. 465 bin kişi konteynerde yaşıyor. 80 bin kadar insan sosyal tesislerde kalıyor. 320 bin aileye de kira yardımında bulunuyoruz.

Konut ve Kira Krizi

Pandemiyle başlayan süreç, Rusya-Ukrayna savaşı arz talep dengesini bozdu. Deprem bölgesindeki 320 bin aileye kira yardımı yapıyoruz. Bunlar oradan çıkıp diğer şehirlere gitti. Belki de İstanbul’a 50 bin aile geldi. Bunlar da evlere talip oldu. Kiralık ev sayısı da azalınca fiyatlar yükseliyor. Arz-talep dengesi bozulmuş. Arsa üretmemiz gerekiyor. Bunun için de en iyi yer Hazine arsaları. İstanbul’da rezerv alanlarda 20 milyon metrekare yer bulduk. Yasaklı yerler var. Oralar boş görünse de bir şey yapılamıyor. Kimse kirada kalmak istemiyor. İnsanlar konut sahibi olmak istiyor kültürel olarak. Önümüzdeki dönemde de konuta yatırım artacak gibi gözüküyor. Bizim için önemli olan arsa üretmek ve bunu arza dönüştürmek.

BGN Energy, Stratejik Yatırımlarla Büyümeye Devam Ediyor

0

BGN Energy, Kanada orijinli Mediterra Energy Corporation’in yüzde 19,97 hissesini satın aldı.

BGN Energy Holding SA, özel bir enerji şirketi olan Kanadalı Mediterra Energy Corporation’ın (MEC) yüzde 19,97 hissesini satın aldığını duyurdu. BGN Energy’nin stratejik büyüme planları çerçevesinde yürütülen satın alma 20 Temmuz 2023’te tamamlandı. Böylece BGN Energy, Mediterra Energy Corporation’ın ikinci en büyük hissedarı oldu.

MEC, yüzde 100 hisseye sahip olduğu Komombo İmtiyaz Anlaşması ve Sudr, Matarma ve Asl (SMA) sahaları için Arama ve Üretim Hizmetleri Anlaşması çerçevesinde, Mısır’da, arama, geliştirme ve üretim faaliyetlerinde bulunmaktadır. Ayrıca MEC, iki ayrı arama sahasında da yüzde 40 ortaklığa sahip.

Bağımsız Değerlendirme Raporuna (CPR) göre MEC, SMA sahalarında 100 milyon varilden fazla geri kazanılabilir petrol rezervi bulunuyor. SMA sahaları Arama ve Üretim Hizmetleri Anlaşması Şubat 2037 tarihine kadar geçerli.

SMA ve Komobo sahalarındaki toplam üretim şu anda günde yaklaşık 17 bin varil petrol civarında.

BGN Energy İcra Kurulu Başkanı Murat Özgül satın alma ile ilgili şunları söyledi:

“Mediterra Energy Corporation’daki hisse alım sürecini tamamladığımız için mutluyuz. Bu anlaşma ile, BGN Energy olarak geliştirme fırsatları ve büyüme potansiyeline sahip Mısır’daki SMA ve Komombo sahalarına erişim ve Mısır Hükümeti ile heyecan verici bir işbirliği fırsatı sağlamış bulunuyoruz. Böylece, BGN Energy açısından enerjiyi ekonomik olarak verimli, sosyal açıdan sorumlu ve sürdürülebilir bir şekilde üretme hedefimizi bir adım daha ileriye taşıdığımız önemli bir dönüm noktasına ulaşmış oluyoruz.”

2023’ün İlk 6 Ayında Yabancı Yatırımlar 2022’nin Aynı Dönemine Göre Metrekare Bazında Yüzde 50 Azaldı

0

EVA Gayrimenkul Değerleme, son iki yılda yabancı yatırımcıların Türkiye’de gerçekleştirdikleri gayrimenkul yatırımlarını ilk 10 ülke bazında ve en fazla tercih edilen ilk 10 ili temel alarak masaya yatırdı.

Türkiye’de gerçekleştirilen yabancı yatırımlarını toplam hisseye isabet eden yüzölçümü ve tüm işlemler bazında değerlendiren EVA Gayrimenkul Değerleme, yatırımların 2023’ün ilk 6 ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre metrekare bazında yüzde 50 azaldığını ortaya koydu.  

Yabancı yatırımcıların 2023 ve 2022 ilk 6 ay itibariyle Türkiye’de gerçekleştirdikleri tüm gayrimenkul cinsinden alımları mercek altına alan EVA Gayrimenkul Değerleme, alan bazında 2023 yılının ilk 6 ayı itibariyle 2022 yılının aynı dönemine kıyasla metrekare bazında %50, işlem sayısında ise %46 düşüş olduğunu belirledi.

EVA Gayrimenkul Değerleme, yabancı yatırımcıların 2022 yılı ilk 6 ay verileri ile 2023 yılı aynı döneminde Türkiye’de gerçekleştirdikleri gayrimenkul alımlarını inceledi. Tapu yabancı işler daire başkanlığı verilerine göre; 2022 yılı ilk 6 ay sonunda 4 milyon 883 bin 482 metrekare olan yabancıların gayrimenkul edinimleri 2023 yılı aynı döneminde yüzde 50 azalarak 2 milyon 422 bin 222 metrekare oldu. 

TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde, yabancılara toplam 19 bin 275 adet konut satıldı

Konut satışı özelinde TÜİK tarafından açıklanan verilere göre; adet bazında, 2023 ilk 6 ayı itibariyle Türkiye genelinde, toplam 19 bin 275 adet konut satıldı. 2022 yılının aynı dönemine göre 2023 yılı 2.çeyrekte yüzde 45,5 düşüş görüldü. Yabancılara satılan konutların toplam konut satışları içindeki oranı 2022 yılı ilk 6 ay sonu itibariyle yüzde 3,41 iken bu oran 2023 yılı aynı döneminde yüzde 4,87’ye yükseldi.

Gayrimenkulde yüzölçümü bazında Suudi Arabistan, satış adedi olarak Rusya Federasyonu ilk sırada

2023 yılı ilk 6 ayı itibariyle, yabancıların Türkiye genelindeki toplam hisseye isabet eden yüzölçümü bazında tüm gayrimenkul yatırımları incelediğinde,  yüzölçümü bazında ilk sırada Suudi Arabistan yer alıyor.  Suudi Arabistan’ı Almanya, Rusya Federasyonu, Irak, Kuveyt, İran, Afganistan, Azerbaycan, Kazakistan ve Ukrayna takip ediyor.

Rusya Federasyonu ilk sırada

2023 yılı ilk 6 ayı itibariyle Türkiye genelinde yabancılara yapılan toplam gayrimenkul satış adetinde ise geçtiğimiz sene de ilk sırada yer alan Rusya Federasyonu ilk sırayı aldı. Rusya Federasyonu’nu İran, Irak, Ukrayna, Almanya, Kazakistan, Kuveyt, Azerbaycan, Suudi Arabistan ve Afganistan takip etti.

Gayrimenkul yatırımında İstanbul, Mersin ve Antalya ilk üçte 

Tüm gayrimenkul cinsinden en çok tercih edilen illerde toplam hisseye isabet eden yüzölçümü bazında 2023 yılı ilk 6 ay itibariyle yabancıların gayrimenkul yatırımlarında en çok tercih ettiği il İstanbul olurken, İstanbul ilini sırası ile Mersin, Antalya, Yalova, Bursa, Kocaeli, Muğla, Ankara, Aydın ve İzmir izledi. 

Tüm gayrimenkul cinsinden 2023 yılı ilk 6 ay itibariyle en çok tercih edilen illerde satış adeti bazında ise ilk sırayı Antalya aldı. Antalya ilini sırası ile İstanbul, Mersin, Yalova,  Ankara, Bursa, İzmir, Muğla, Kocaeli ve Aydın izledi. 

Yabancı gayrimenkul yatırımlarında Körfez ülkelerinin payı değişmedi

Yabancı gayrimenkul yatırımlarında önemli bir ağırlığa sahip olan Körfez ülkelerinin, 2022 yılı ilk 6 ayında 1 milyon 258 bin 3 m² büyüklüğündeki tüm gayrimenkul cinsinde metrekare bazında yaptıkları yatırımlar 2023 yılı aynı döneminde yüzde 53 oranında azalarak 589 bin 826 m²’ye düşmüştür. Ayrıca, toplam yabancı yatırımlarının içinde Körfez ülkelerinin durumunu değerlendiren EVA Gayrimenkul Değerleme, 2022 yılı ilk 6 ayında metrekare bazında toplam yabancı yatırım içinde payı %26 olan Körfez ülkelerinin 2023 senenin aynı dönemindeki payının %24’e düştüğünü ortaya koyuyor. 

İstanbul’da yabancılara yapılan gayrimenkul satışlarında m2 bazında 2022 yılının aynı dönemine göre 2023’de %44’lük düşüş yaşandı

Yabancı yatırımcıların 2022 yılı ilk 6 ay sonunda ve 2023 yılı aynı döneminde İstanbul’da gerçekleştirdikleri gayrimenkul alımlarımda ise, Tapu Yabancı İşler Daire Başkanlığı verilerine göre; 2022 yılı ilk 6 ayında 519 bin 955 metrekare olan yabancıların gayrimenkul edinimleri 2023 yılı aynı döneminde yüzde 44 azalarak 293 bin 28 metrekare oldu.

İstanbul’da Yabancılara Konut satışında Rusya Federasyonu birinciliği aldı

2023 yılı ilk 6 ay sonu itibariyle, yabancıların toplam adet bazında İstanbul genelindeki tüm gayrimenkul yatırımlarında, ilk sırada Rusya Federasyonu yer alıyor. Toplam adet bazında Rusya Federasyonu’nu Irak, Çin, Afganistan, Suudi Arabistan, Azerbaycan, Mısır, Pakistan, Filistin ve Amerika Birleşik Devletleri takip ediyor. 

İstanbul’da Yabancılara Konut satışında 2022 yılının aynı dönemine göre 2023 yılında adet bazında yüzde 58’lik düşüş yaşandı

Konut satış adedi özelinde ise Tapu Yabancı İşler Daire Başkanlığı’ndan alınan verilere göre yabancılara adet bazında, 2023 ilk 6 ayında İstanbul genelinde, toplam 7 bin 548 adet konut satıldı. Bu rakamla, 2022 yılının aynı dönemine göre yüzde 58’lik bir düşüş görüldü. Tüm Türkiye’de yabancılara satılan konutların toplam konut satışları içindeki oranı TÜİK verilerine göre, 2022 yılı ilk altı ay sonu itibariyle yüzde 4,87 iken bu oran 2023 yılı aynı döneminde yüzde 3,41’e düştü.

İlçe tercihleri, Esenyurt, Beylikdüzü, Küçükçekmece

İstanbul’daki gayrimenkul edinimlerinde yabancılar tarafından adet bazında en çok tercih edilen ilçeler sırasıyla Esenyurt, Beylikdüzü, Küçükçekmece, Başakşehir, Kağıthane, Kartal, Büyükçekmece, Şişli, Avcılar ve Bağcılar ilk onda yer aldı. 

Nakamura Tome WY-100II İle Esnek ve Hızlı Üretim

0

GNC Makina güvencesiyle üretim sektörüne sunulan Japon CNC makine üretici markası “Nakamura-Tome” üstün özellikleriyle üreticinin ihtiyacına çözümler sunuyor.

Multi-tasking tornalamada dünya lideri olan Nakamura-Tome; özellikle çift taretli (y eksen), çift spindle WY-100II modeliyle tornalama işlemlerinde yüksek hız, kalite ve verimlilik sunuyor. 4 makinenin özelliklerini tek bir makinede taşıyan “Nakamura-Tome” zamandan, üretim alanından ve enerjiden tasarruf etmenize olanak sağlıyor. 

CNC üretimini 1949 yılından bu yana sürdüren dünya devi Japon CNC makine üreticisi sürekli yenilenen teknolojisi ile kalite, hız ve hassasiyet konusunda üretici firmalara büyük avantajlar sağlıyor. 

İnsan kaynağını doğru kullanmak isteyen üreticiler için çözüm sunan Nakamura-Tome; üretim sürecinde, tezgâhın verimliliği, takımların ömrü, operatörlerin yönetimi, parçaların işlemi gibi bilgileri tek tuşla takip etmenize imkân tanıyor.

ÜRETİCİNİN YANINDA

4 makinenin yaptığı üretimi, aynı zaman diliminde, tek bir makine ile yapan Nakamura-Tome üretim alanından enerjiden, takımlardan ve fireden tasarruf etmenizi sağlıyor. Sektörde, her bir parçayı hassasiyetten ödün vermeden, mümkün olan en az operasyonda işleyerek, üretim yapma ihtiyacına çözüm sunan Nakamura-Tome tek operasyonda minimum maliyetle, firesiz bitmiş ürünler çıkarıyor.

Multi-tasking tornalamada dünya lideri olan Nakamura-Tome; çift taretli (y eksen), çift spindle WY-100II modeliyle tornalama işlemlerinde yüksek hız, kalite ve verimlilik sunuyor. Maksimum tornalama çapı 200 mm ve maksimum tornalama boyu 570 mm, alt ve üst taret aynı anda tek parçada işlem yapabilme özelliğine sahip makinede, 42 mm’den 65 mm’ye kadar fener milli seçenekleri de bulunuyor. 8500 kg’lık ağırlığı ile üretilecek olan parçalarda maksimum hassasiyet elde edilebiliyor.

Nakamura-Tome’ye yapılan yatırım 6 ay ile 1 yıl gibi kısa bir sürede yatırım finansmanını geri kazandırarak ekonomiye katkı sağlıyor.  Otomotiv ve savunma sanayinde dünyanın önde gelen markalarının da tercih ettiği Nakamura-Tome, GNC Makina’nın yetkin ve güçlü servis ağıyla ülkemizde üretime katkıda bulunuyor. 

Poelsan’dan Peyzaj Sektörüne 2 Milyar TL’lik Teknolojik Yatırım

0

Sulama sistemleri sektörünün lider ve yenilikçi markası Poelsan, 1 milyar TL yatırım ve yerli üretim ile geliştirdiği PoelsanARC Sprey ve Nozulları satışa sundu.

Otomatik sulama sistemleri alanında 2025 yılına kadar 2 milyar TL’ye varan stratejik yatırımlara imza atacak olan Poelsan, global pazarda Türk peyzaj sektörünün yerlilik oranını artırmayı hedefliyor. Geleneksel sulama sistemlerine göre yüzde 30 ile yüzde 50’ye varan su tasarrufu sağlayan PeolsanARC Sprey ve Nozullar, bitkilerin kök bölgelerine yönlendirmeyle su israfını minimize ediyor.

İleri teknoloji ve yerli mühendislikle geliştirilen PoelsanARC Spreyler ve Nozullar ile Türkiye’de bir ilki başardıklarını ifade eden Poelsan Yönetim Kurulu Başkanı Yeliz Dağdelen Gür, “Sektörün lider markası olarak ilk günden itibaren büyük sorumlulukla hareket ediyoruz. Hayata geçirdiğimiz her üründe yenilikçilik metodolojisini benimseyerek sürdürülebilirliği merkeze alan bir yaklaşımla adımlarımızı atıyoruz. En temel ihtiyacımız olan suyun kısıtlı bir kaynak olduğu bilinciyle tüm ürünlerimizi geleceğin beklentilerine yönelik geliştiriyor ve çeşitlendiriyoruz.” dedi.

Stratejik Bir Hamle

PoelsanARC markasının 30 yıllık başarı hikayesinde yine fark yaratan yeni bir kilometre taşı olduğunu paylaşan Yeliz Dağdelen Gür, “Sektörel dinamikleri değiştirecek nitelikte dünya standartlarında ürettiğimiz çevreci ve kaliteli ürünlerimiz ile otomatik sulama sistemleri alanında verimliliğin arttırılmasını hedefliyoruz. Otomatik sulama sistemleri gerek peyzaj gerekse tarımsal alanlarda geleceğin teknolojisi olarak nitelendiriliyor. Doğa dostu ve son teknoloji ile geliştirilen kaliteli ürünlerimizle ülkemizi bu alanda temsil edecek olmaktan dolayı gurur duyuyoruz.” dedi.

Sadece bugünün değil geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda projeler geliştirdiklerini belirten Dağdelen Gür, “Tarım alanları, peyzaj, içme suyu şebekeleri, seralar ve damla sulama sistemlerinde son teknoloji ürünlerimiz ve yenilikçi yaklaşımımızla 80’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Sektörün lider markası olarak sürdürülebilir bir gelecek için gayret gösteriyor ve aynı zamanda stratejik anlamda özel projelere imzamızı atıyoruz.” diye konuştu.

İzmirli Mimarlar ve İç Mimarlar Ekolojik Farkındalık İçin Kolları Sıvadı

0

Tolstoy’a göre ‘’Hayatın anlamı insanlığa hizmet etmektir.’’ Bu bakış açısı ile yola çıkan ARCHIMIM,İzmir’de yer alan İç Mimarlar Odası, Mimarlar Odası, Serbest Mimarlar Derneği ortaklığı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi desteğiyle  sürdürülebilir dünya ve yapılaşma için bir etkinlik düzenliyor. “Architecture forMediterranean ECOLOGY” (‘’ARCH FOR M.E.’’) adıyla düzenlenen etkinlik 20-21 Eylül tarihleri arasında İzmir ‘’Bıçakçı Han’da gerçekleşecek.

Artık hepimizin bildiği bir gerçek var,dünyamız büyük bir tehdit altında. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in bildirdiği gibi artık  küresel ısınma çağı bitti ve bunun yerine küresel kaynama çağı başladı. Yapılan tüm araştırmalar da gösteriyor ki gerekli önlemler alınmazsa 2050 yılına kadar birçok bitki örtüsü ve hayvan türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. 

Dünyanın içinde bulunduğu bu tehdidin oluşmasına neden olan en önemli alanlardan biri de binalardaki enerji tüketimi. Bir başka deyişle bu tehdidin üçte birinden fazlasını yani %40’lık bölümünü binalardaki enerji tüketimi oluşturuyor. Ayrıca bina sektörü karbon salınımının da yaklaşık üçte birinden sorumlu. Bunun için bir yapının nasıl sürdürülebilir olacağı, nasıl ekolojik hale geleceği, yapılarda enerji tasarrufunun nasıl sağlanacağı öncelikli konu başlığı olarak karşımıza çıkıyor. Burada kilit aktörler tabii ki mimarlar ve iç mimarlar. Sürdürülebilir yapılar tasarlamak, doğru malzemeyi seçmek, doğru uygulamayı önermek, enerji tasarrufunu gözeten çözümler üretmek, mimarlığın sorumluluğunda.

İşte tüm bunları düşünerek yola çıkan ve sürdürülebilir yapılaşma için önemli çalışmalara imza atan ARCHIMIM, İzmir’de yer alan İçmimarlar Odası, Mimarlar Odası ve Serbest Mimarlar Derneği ortaklığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi desteği ile‘’ARCH FOR M.E.’’“Architecture forMediterranean ECOLOGY’’) adı altında bir etkinlik düzenliyor. ARCH FOR M.E. , İzmir’de ulusal ve uluslararası sektör profesyonellerini bir araya getiriyor. Etkinlik, 20-21 Eylül tarihlerinde İzmir Bıçakçı Han’da düzenlenecek. Organizasyonun ana konusu geleceğe yönelik yapılaşmanın nasıl tasarlanması gerektiği hakkında olacak. 

EKOLOJİK VE SÜRDÜRÜLEBİLİR YAPI MALZEMELERİ

Etkinlikte, mimari için gereken malzemelerin tanıtılacağı alanlardan, ulusal ve uluslararası tedarikçilerin ekoloji ve sürdürülebilirlik üzerine sundukları ürünlerin alanlarına, ulusal ve uluslararası  ekolojik proje deneyimi olan mimarların vizyonlarını ve deneyimlerini paylaştıkları sahne sohbetlerinden, sergi alanlarına kadar birçok unsur bir arada bulunacak.Ulusal ve uluslararası sektör profesyonellerini bir araya getirecek bu platforma Akdeniz Bölgesi’nden birçok yabancı mimarlar ve içmimarlar odası başkanlarının da katılım göstermesi bekleniyor.

ARCHIMIM: ‘’NEDEN BU PLATFORMU DÜZENLİYORUZ?’’

Leo Tolstoy’a göre ‘’Hayatın tek anlamı insanlığa hizmet etmektir.’’ Yapı sektörünün kilit aktörleri mimarların hayatın tek anlamı olan insanlığa hizmet için harekete geçme zamanlarının geldiğini düşünüyoruz. Bu sebeple ‘Architecture forMediterranean ECOLOGY’’yi, yani ARCH FOR M.E.’yi düzenliyoruz. 

  • Ana konumuz iklim değişikliği için harekete geçmek ve iş birliği yapmak.
  • Siyasi haritayı coğrafyadan ayırmak. 
  • Ecolabel, EPD sertifikalı, VOC seviyelerine sahip sürdürülebilir yapı malzemelerinin öğrenilmesi ve kullanılmasına öncülük etmek.
  • Mimari çözümler yardımıyla sürdürülebilir yapıların gelişmesini sağlamak.
  • Ve tabii ki ekolojik farkındalık.

KUTU /KUTU

NEDEN İZMİR’DE, NEDEN TÜRKİYE’DE

İnsanlık tarihinin merkezi olarak kabul edilen, dünyanın bilinen ilk şehri olan Çatalhöyük, 9000 yıl önce kurulmuş. UNESCO tarafından dünya mirası konumundaki şehir, kentsel uygarlık türünün başladığı ilk yer. Yazılı tarihi ya da insan uygarlığını değiştiren ilk insan yapımı tapınak olan Göbeklitepe de Türkiye’de.Üç farklı dinin bir arada barış içinde yaşadığı birkaç ülkeden biri Türkiye. 

İzmir ise tarih boyunca farklı kültür ve inançlara ev sahipliği yapmış bir şehir. İnsan yerleşimi olarak 8500 yıllık bir geçmişe sahip. Akdeniz’in önde gelen ticaret şehirlerinden biri olmuş aynı zamanda. Meryem Ana’nın Evi’nden, 17’nci yüzyıldan kalma dokuz ünlü sinagoga, Mimar Sinan’ın son eseri olan Muradiye Camii’ne kadar birçok tarihi mekânının yer aldığı bir yerleşke. 

90 Metrekarede Fonksiyonel ve Ferah bir Poliklinik: Hospitaprime

0

Agız ve Diş sağlığı polikliniği ve sağlık alanında pek çok projeye imza atan İpek Baycan Architects’in son projelerinden biri olan Hospitaprime Poliklinik, 90 metrekarelik bir alana sahip. İstanbul’da bulunan Hospitaprime’da, kısıtlı metrekarede oldukça fonksiyonel ve ferah bir mekan yaratan BA Clinics’in projede yansıttığı bütünsel tasarım detaylarda da hissediliyor.

90 metrekarelik bir alana sahip olan Hospitaprime diş polikliniği, 2 muayene odası ve polikliniğin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde; minimum metrekarede oldukça ferah ve fonksiyonel olarak İpek Baycan Architects tarafından tasarlandı. Kullanılabilir alandan maksimum şekilde faydalanabilmek adına oluşturulan planda, akışkan formlar girişten itibaren kendini hissettiriyor. Özgün tavan tasarımı ve gizli aydınlatmalar sayesinde bekleme/karşılama alanı ve sirkülasyon rotası bütünleşerek ziyaretçilere minimal, aynı zamanda etkileyici bir poliklinik deneyimi sunuyor.

Aydınlatma elemanlarının gözü yormayan, yumuşak etkisi ferah bir atmosfer oluşmasına yardımcı oluyor. Bu ilüzyonlar mekana görsel bir derinlik kazandırmanın yanı sıra ziyaretçilere net bir yönlendirme sağlıyor. 

Beyazın ve grinin açık tonlarının uyum içerisinde kullanıldığı tasarım dili, tavanda yer alan ve tüm iç mekanın izdüşümü boyunca yerleştirilmiş homojen endirekt aydınlatmalarla tamamlanıyor.

Tasarımın minimal ve güçlü tavrı, sirkülasyonu odağa alarak, her iki tarafta bulunan mekanları poliklinik yönetmeliğine uygun bir şekilde dağıtıyor. Muayene odaları cepheye doğru konumlandırılarak doğal ışık ve havalandırma ön planda tutuluyor.

İpek Baycan Architects’in mekana yaklaşımı; kamusal alanı mümkün olan en geniş halde kullanıma sunarken, duvarların akışkan formu ile sirkülasyonu sürekli hale getiriyor. Koridor sonunda bulunan, tavan yüzeyinin devamı niteliğindeki pano üzerinde, Hospitaprime polikliniğin çene cerrahisi ve estetik diş hekimliği üzerine özelleşen pratiğinini yansıtan temadaki bir illüstrasyon yer alıyor. Bu yüzeyin arkasında da, tavanda kullanılan endirekt aydınlatmalar devam ettirilerek yüzeylerin devamlılığı daha etkili hale getiriliyor.

Kliniğin duvarlarının yuvarlatılmış köşeleri davetkar, yumuşak ve rahatlatıcı bir görsel etki bırakıyor. Bu uygulama, mekanın olduğundan daha geniş algılanmasını sağlayan görsel bir illüzyon yaratırken aynı zamanda kullanıcıya daha geniş bir perspektif sunmakta.

Polikliniğin duvarlarında ve lake kapılarda kullanılan parlak yüzeyler, sterilizasyon hissini artırırken güven duygusunu ve kalite algısını güçlendiriyor. Bekleme bölümünde yer alan banko, sedir, oturma grubu ve panoramik odasının kontrolünde kullanılan ankastre konsol gibi fonksiyonlar kliniğin kimliğini yansıtmakta. Bu alanda minimal tasarım dilini koruyacak nitelikteki illüstrasyon ve heykel gibi yardımcı sanatsal öğeler kullanılarak tasarımda bir bütünlük oluşturulmuş.

Yakınca TOKİ Konutları Projesinde İnşaat Çalışmaları Hız Kazandı

0

Malatya’nın Yeşilyurt Mahallesi’nde deprem nedeniyle yıkılan konutların yerine yapılan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) konutlarında inşaat çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Projenin yıl sonunda teslim edilmesi bekleniyor.

24 Ocak 2020 tarihinde yaşanan Elazığ- Malatya Depreminde evleri yıkılan deprem mağduru vatandaşlar için Yakınca Mahallesinde yapılan ve ilk etabı teslim edilen TOKİ Konutlarının bulunduğu bölgede inşaatına başlanan 541 adet Afet Konutu ve 22 İşyerinin bu yılın sonlarına doğru hak sahiplerine teslim edilmesi planlanıyor.

Yeşilyurt Belediyesinin mülkiyetinde olmasına rağmen 2020 yılı Ocak Ayında meydana gelen Elazığ-Malatya depreminden sonra TOKİ Konutlarının yapımı için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına devri yapılan alanda TOKİ tarafından inşa edilen konut ve işyerleri için titiz bir çalışma yürütülüyor.

Yakınca Mahallesinde deprem yönetmeliğine uygun, şehrin yöresel mimarisine uygun kaliteli binaların deprem mağduru vatandaşlara teslim edileceğini söyleyen Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar ise, 541 konut ve 22 işyerinin bulunduğu deprem konutlarının bulunduğu alanın sosyal donatılar ve yeşil alanlarla birlikte Malatya’nın yeni alt merkezlerinden bir tanesi olacağını ifade etti.

TOKİ Konutlarının bu yılın sonlarına doğru hak sahiplerine teslim edileceğini hatırlatan Başkan Çınar, “TOKİ tarafından Yakınca mahallemizde yapımı planladığı gibi ilerleyen deprem konutları ve işyerlerini yerinde ziyaret ederek yetkililerden bilgiler aldık. Burası bilindiği üzere 24 Ocak 2020 tarihinde yaşanan Elazığ-Malatya Depreminden sonra kentsel dönüşüm ve sosyal konut projelerinin uygulanması için belediyemizden TOKİ’ye devredilen bir alandır. Toplam 541 konut ile 22 işyerinin bulunduğu deprem konutlarının imalatları ve iç yapımları tüm hızıyla sürmektedir. 

Buradaki ilk etap konutlar tamamlanıp Elazığ-Malatya depreminde evlerini kaybeden vatandaşlarımıza teslim edilmişti, bu yılın sonlarına doğru teslim edilmesi hedeflenen ikinci etap konutların olduğu bölgede hummalı ve planlı bir çalışma yürütülüyor. Bizlerde sık sık inşaat alanını ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgiler alıyoruz. Sağlam ve güvenilir konutların yanı sıra sosyal donatıları ve çevre düzenlemesi ile birlikte burayı yeni bir yaşam merkezine dönüştürmek içinde bizlerde tüm desteği veriyoruz.” şeklinde konuştu.

Projenin tüm detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

ISK-SODEX ARENA, Ustalar Ligi ve Geleceğin Ustaları Yarışmaları ile Sektörün En İyilerini ve Geleceğin Ustalarını Belirleyecek 

0

İklimlendirme sektörünün Avrasya Bölgesi’ndeki en büyük buluşma noktası ISK-SODEX ISTANBUL, “Sağlıklı İklimlendirme Çözümleri” mottosuyla 25-28 Ekim 2023 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek.

Fuar kapsamında özel olarak hazırlanacak “ISK-SODEX ARENA” alanında düzenlenecek yarışmaların ilk iki gününde “Ustalar Ligi” başlığı altında sektör profesyoneli ustalar, son iki günde ise “Geleceğin Ustaları” başlığı altında lise öğrencileri yarışacak. Ustalar Ligi’nde dereceye giren ustalardan 1’inciye 15 bin TL, 2’nciye 10 bin TL ve 3’üncüye 5 bin TL; Geleceğin Ustaları’nda 1’inci ve 2’nci takımdaki okullara klima ve plaket, öğrencilere de madalya ve 1’inci takıma 5’er bin TL, 2’inci takıma 3’er bin TL teknoloji mağazası hediye çeki ödülleri takdim edilecek.

Organize edildiği her yıl dünyanın dört bir yanından konusunda uzman sektör profesyonelleri, katılımcıları ve ziyaretçileri ile iklimlendirme sektörünün geleceğine ışık tutan ISK-SODEX ISTANBUL bu yıl da dikkatleri üzerine çekecek. Oluşturduğu ticaret hacmi ile firmaların uluslararası pazara açılmasına olanak tanıyan, iklimlendirme alanındaki son gelişmeleri takip etmek isteyen sektör profesyonellerine birçok yeniliği bir arada sunan fuar; özel olarak hazırlanan ISK-SODEX ARENA alanında gerçekleşecek yarışmalarla da ziyaretçilerine renkli anlar yaşatacak. Fuarın ilk iki gününde sektörde çalışan ustalar kombi ve radyatör montajı üzerine, son iki günde ise geleceğin ustaları olmak isteyen lise öğrencileri klima montajı üzerine yarışacak. 

Ustalar yeteneklerini sergileyecek

ISK-SODEX ISTANBUL kapsamında gerçekleşecek Ustalar Ligi yarışmasında 5 turda toplamda 10 usta yarışacak.Warmhaus, Formül Plastik, Rothenberger, Giacomini Unival, Yıldırım Klima markalarının sponsor olduğu yarışma için öncelikle https://www.sodex.com.tr/tr/etkinlikler/isk-sodex-arena/ustalar-ligi  web sitesinde çoktan seçmeli bir sınav yapılacak. 7 Ağustos – 8 Eylül tarihleri arasında online olarak gerçekleştirilecek sınavda yer alan 10 soruyu en doğru ve en hızlı şekilde bitiren 10 usta, finalist olarak 25-26 Ekim 2023 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek ISK-SODEX ISTANBUL’daki pratik uygulama etabına katılmaya hak kazanacak. 5 turdan oluşan 

uygulama yarışmasında 10 finalist, sponsor firmalar tarafından sağlanan ekipmanlar ile zamanlama, doğru montaj, projeye uygunluk ve estetik değerlendirme kriterleri kapsamında kombi ve radyatör montajı uygulaması gerçekleştirecek. Değerlendirmeleri sponsor firmalardan ve ISKAV’dan olacak şekilde yaklaşık 7 jüri üyesinin yapacağı yarışmada dereceye giren ustalardan 1’inciye 15 bin TL, 2’nciye 10 bin TL ve 3’üncüye 5 bin TL olmak üzere ödülleri takdim edilecek. 

Fuarda geleceğin ustaları da yarışacak 

Sektörün tüm bileşenlerini aynı çatı altında buluşturan yapısıyla bir deneyim merkezi konumunda bulunan ISK-SODEX ISTANBUL, “Geleceğin Ustaları” başlığı altında düzenleyeceği yarışma ile de lise öğrencilerine hünerlerini sergileme fırsatı sunacak. Geleceğin Ustaları’nda yarışacak öğrenciler Hannover Messe Sodeks Fuarcılık A.Ş. ve ISKAV (Isıtma Soğutma Klima Araştırma ve Eğitim Vakfı) tarafından belirlenecek. Ayrıca yarışan öğrenciler sponsor firmalardan ve ISKAV’dan oluşacak jüri üyeleri tarafından değerlendirilecek. Değerlendirme sonrası 1’inci ve 2’nci takımdaki okullara klima ve plaket, öğrencilere de madalya ve 1’inci takıma 5’er bin TL, 2’inci takıma 3’er bin TL teknoloji mağazası hediye çeki ödülleri takdim edilecek.

Kentsel Koruma Uzmanı Başak Kamacı Budak: ‘’Parsel Parsel Değil, Ülke Yüzölçümünde Arazilerimiz Satılıyor’’

0

Kentsel Koruma Uzmanı Başak Kamacı Budak, yaptığı yazılı açıklama ile Türkiye’de yaşanan ekonomik zorluklar nedeniyle devlet malı niteliğindeki hazine arazileri “acil nakit ihtiyacını karşılamak” amacıyla satışa çıkarıldığını söyledi. Budak, “Parsel parsel değil, ülke yüzölçümünde arazilerimiz satılıyor” dedi.

“Devlet malı niteliğindeki hazine arazileri, ülkemizin yaşadığı ekonomik buhran nedeniyle satışa çıkarılmaya devam ediyor” ifadelerini kullanan Başak Kamacı Budak yaptığı açıklama ile acil nakit ihtiyacını gidermek için satışa çıkarılan arazilerin toplam büyüklüklerine de vurgu yaptı. Budak; satışa çıkarılan arazilerin Belçika, Arnavutluk, Slovenya ve Makedonya gibi ülkelerin yüzölçümlerinden fazla olduğuna dikkat çekti.

Son olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından 33 bin 53 kilometrekarelik hazine arazisinin satışa çıkarıldığını hatırlatan Budak, “Çok sayıda basın kuruluşunun haber yaptığı, bir ülke büyüklüğündeki satış ihalesine ilişkin ilanlara şu anda ne Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın ne de Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın web sitelerinden ulaşılamıyor. Satışı yapılan hazine parsellerinin listesini de içeren İlanlar kaldırıldı.” ifadelerini kullandı.

Kentsel Koruma Uzmanı Başak Kamacı Budak’ın yazılı açıklamasında yer alan ifadeler şöyle:

“MAALESEF KAMU YARARI KAVRAMI TAMAMEN UNUTULDU”

“Hazine taşınmazlarının korunması ve idaresinden sorumlu esas kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Milli Emlak Genel Müdürlüğü. Ancak hazine taşınmazları, doğrudan Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na devrediliyor ve satışlar gerçekleştiriliyor. 

Tüm kamu kurum ve kuruluşlarının herhangi bir iş ve işlem gerçekleştirirken birinci önceliği “kamu yararı ilkesi” olmalıdır. Ancak maalesef Kamu Yararı kavramı tamamen unutuldu. Bu büyüklükteki devlet arazilerinin ihale sonrası kimlerin eline geçeceği ve hangi amaçlarla kullanılacağı ise belirsiz. Ülke topraklarının bu şekilde el değiştirmesi milli bir sorun ve tehdit olarak da değerlendirilmeli. Yabancıların mülk edinmesi ve ülke topraklarının uluslararası şirketlerin mülkiyetine geçmesi ulusal bir mesele olarak ele alınmalı. 

“MADENCİLİK VE ENERJİ SEKTÖRÜNÜN TALEPLERİ DOĞRULTUSUNDA TARIM ARAZİLERİN YOK EDİLDİĞİNE TANIK OLUYORUZ”

Bu nedenle milli bir mesele ve kamu yararı bakımından değerlendirmemiz gereken hazine arazilerimizin kullanım hakkı ve devrinde merkezi hükümet ile yerel yönetimler birlikte öncelikleri belirlemeli. Kentlerin öncelikli sorunlarına uygun olarak önce belediyelerin hizmetlerine ve yatırımlarına uygun olarak hazine arazilerinin kullanım kararları alınmalı. Üretimin arttırılması amacıyla da vatandaşa tarım, hayvancılık veya diğer yatırımlar için bu arazilerin satışını değil, tahsis edilerek kullanım hakkının verilmesi yoluna gidilmesi gerekiyor. Ama maalesef son yıllarda üretimin devam ettiği tarım arazilerinin bile satışa çıkarıldığını, madencilik ve enerji sektörünün talepleri doğrultusunda tarım arazilerin yok edildiğine tanık oluyoruz.

Bu güzel ve bereketli ülkenin tüm kaynaklarını sorumsuzca tüketen mirasyediler gibiyiz. Bu nedenle acilen yerel yönetimler öncülüğünde kentsel kalkınma ve gelişim stratejilerinin belirlenmesi gerekiyor.”

Seramiksan Yeni Bayisini Bursa’da Açtı

0

Seramik karo pazarında dünyada sekizinci, Avrupa’da üçüncü sırada konumlanan Türkiye’deki seramik üreticileri, bu başarının etkisiyle büyüme ivmelerine hız kazandırıyor. Son olarak 76 şehirde 240’tan fazla satış noktası bulunan Seramiksan, yeni bayisini 4 Ağustos’ta Bursa’da açtı.

Mordor Intellegent’ın yayınladığı verilere göre, 330 milyon metrekareden fazla üretim kapasitesiyle dünyada sekizinci, Avrupa’da üçüncü sırada konumlanan Türkiye seramik karo pazarının önümüzdeki yıl 598 milyon doları aşması bekleniyor. Yerli şirketler ise bu başarının etkisiyle büyüme ivmelerine hız kazandırıyor. Son olarak ülkemizde 76 şehirde 240’tan fazla satış noktası bulunan Seramiksan’ın yeni bayisi Şahika Group Erzurum’da bulunan Seramiksan mağazasının ardından, ikinci yeni mağazasını 4 Ağustos’ta Bursa’da açtı.  

Açılışa Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Arif Bayrak, Erzurum Ticaret Odası Başkanı Saim Özakalın, Seramiksan Direktörü M. Süreyya Çağlar Ak Parti Önceki Dönem Bursa Milletvekili Ali Kul ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Ayhan Alpkılıç katıldı.

İzmir ve Antalya mağazaları yolda

Kusursuz müşteri deneyimi yaratmayı ilke edindiklerini söyleyen Seramiksan Direktörü M.Süreyya Çağlar , konuya dair şu açıklamayı yaptı: “1994’ten bu yana son teknolojileri kullanarak uzun ömürlü, fonksiyonel ürünler üretiyoruz. Gerek hizmette gerekse tedarikçi ve bayi ilişkilerimizde en iyisini yapmak ve sahip olduğumuz itibarı korumak için çalışıyoruz. Büyüme stratejilerimiz doğrultusunda, yeni satış noktalarıyla ürünlerimizi ülkemizin dört bir yanındaki tüketicilerle buluşturuyoruz. Bursa’da da son dönemde hızlanan kentsel dönüşüm çalışmalarıyla vatandaşlarımızın yeni yaşam alanları için yapı malzemeleri ihtiyacı ortaya çıktı. Biz de Bursa’da açılışını yaptığımız en yeni ve en büyük mağazamızdaki güncel ürün portföyümüzle, farklı tarzlara sahip tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamaktan mutluyuz. 

Türkiye’deki bayi ağımızı genişletmemizi sağlayan yeni mağazalarımızla, müşterilerimize ulaşarak ürünlerimizi buluşturduğumuz için gururluyuz.  Amacımız koşulsuz müşteri memnuniyeti ilkesiyle müşterilerimize kaliteli hizmet sunmak.  Artan tüketici ihtiyaçlarına tek çatı altında hizmet verme hedefiyle oluşturduğumuz yeni mağazacılık konseptimizle bugün Türkiye çapında 76 şehirde 240’ı aşkın mağazamız ve 1.000’in üzerinde alt bayimizle hizmet veriyoruz. Geçtiğimiz günlerde Yalova’da açtığımız yeni mağazamız Ertanlar Yapı Market’in ardından, İzmir ve Antalya’da da yeni açılacak mağazalarımız ile iyi tasarımı müşterilerimizle buluşturmaya devam edeceğiz.’’ dedi.  

M.Süreyya Çağlar’dan dan edinilen bilgilere göre markanın en yeni konseptiyle Bursa’daki yeni mağazası, bin metrekarelik teşhir alanının yanı sıra, 4 bin metrekare açık alana sahip. Şahika Group yeni mağazasında , seramik, vitrifiye ve yapı kimyasallarından oluşan geniş ürün portföyünün yanı sıra, mobilyalarıyla banyolara İtalyan stilini taşıyan VOQ’un farklı dekorasyon tarzlarına hitap eden tasarımlarını da beğeniye sunuyor.

Gayrimenkul Danışmanları İçin Yapay Zeka Destekli Kişisel Asistan Geliştirildi 

0

Son dönemde manşetlerden düşmeyen yapay zekanın son durağı gayrimenkul sektörü oldu. Küresel veriler, 2 gayrimenkul profesyonelinden birinin, yapay zeka kullanımının işletme maliyetlerini azalttığını söylediğini gösterirken, gayrimenkul danışmanları için tasarlanmış yapay zeka destekli kişisel asistan da piyasaya sürüldü. 

Son yıllarda güçlü bir ivme kazanan ve dijital dönüşüm gündeminin ilk sıralarına yerleşen yapay zeka, 2023’ün başından bu yana işletmeler tarafından hızla benimseniyor. Küresel danışmanlık şirketi McKinsey’nin son araştırması, katılımcı şirketlerin üçte birinin en az bir iş fonksiyonunda yapay zekayı düzenli olarak kullandığını gösteriyor. Konuyla ilgili bir gelişme de gayrimenkul sektöründe yaşandı. RE/MAX Türkiye, gayrimenkul danışmanları için tasarlanmış yapay zeka destekli kişisel asistanı devreye aldı. 

Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan RE/MAX Türkiye Bölge Direktörü Murat Goldştayn, “RE/MAX Türkiye olarak gayrimenkul sektörünün dijital dönüşümündeki yenilikçi adımlarımıza bir yenisini daha ekliyoruz. REMAXY adını verdiğimiz çözüm, dünyada gayrimenkul danışmanları için tasarlanmış yapay zeka destekli kişisel asistan olma niteliği taşıyor. Bu araçla gayrimenkul profesyonellerinin günlük iş akışlarını kolaylaştırmayı, verimliliklerini artırmayı ve müşteri ilişkilerini güçlendirmeyi amaçlıyoruz” dedi.

Yapay zeka maliyetleri azaltıyor

Yapay zekaya ilişkin araştırmalar, 2 gayrimenkul profesyonelinden birinin yapay zeka kullanımının işletme maliyetlerini azalttığını söylediğini ortaya koydu. Yapay zekanın gayrimenkul sektöründe pazar tahminleme, gelişmiş analitikler, kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi, güçlendirilmiş gayrimenkul yönetimi ve ileri pazarlama olanakları gibi kullanım senaryoları bulabildiğine dikkat çeken Murat Goldştayn, “Sektörel trendler, gayrimenkul sektörünü etkileyecek en önemli üç teknoloji arasında yapay zekanın başı çektiğine işaret ediyor. REMAXY’nin kullanıcı dostu arayüzü ve akıllı algoritmaları, gayrimenkul profesyonellerine portföy yönetimi ve pazarlama stratejilerini optimize etme konusunda önemli olanaklar sunuyor. RE/MAX Türkiye olarak yapay zeka destekli kişisel asistan REMAXY’yi, danışmanlarımıza sunduğumuz sürekli destek ve eğitimin bir parçası olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı. 

Danışmanları için yeni mobil uygulama

Murat Goldştayn, “Kapsamlı danışman ağımızın iş başarısını daha üst seviyelere çıkarmak için kişisel asistanımızın yanı sıra MYRE/MAX APP adını verdiğimiz mobil uygulamayı da devreye aldık. iOS ve Android platformlarında çalışan mobil uygulamamız, RE/MAX Türkiye danışmanlarının kolayca ilan yüklemelerine, aylık raporları kontrol etmelerine, RE/MAX Türkiye olarak düzenlediğimiz eğitim ve etkinliklerden haberdar olmalarına olanak tanıyor. Bu sayede RE/MAX Türkiye’nin her geçen gün genişleyen danışman ağıyla etkileşimini de yeni bir boyuta taşıyoruz” diye konuştu.

Gayrimenkul sektörüne liderlik etmeyi sürdüreceğiz” 

Yapay zeka ve makine öğrenimi teknolojilerinin gayrimenkul sektörünün geleceğini şekillendiren teknolojiler olduğunu vurgulayan RE/MAX Türkiye Bölge Direktörü Murat Goldştayn, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı: “Sektördeki lider pozisyonumuzu güçlendirmek ve gayrimenkul profesyonellerine en iyi araç ve kaynakları sunmak konusundaki kararlılığımızın somut bir göstergesi olan REMAXY’nin lansmanını, danışmanlarımızın işlerini daha etkili ve etkin bir şekilde yapmalarına yardımcı olacak bir kilometre taşı olarak görüyoruz. Profesyonel gayrimenkul danışmanlarına ulaşarak sektördeki liderliğimizi kanıtladığımız bu dönemi takip eden süreçte de yapay zeka destekli dijitalleşme adımlarımızı genişleterek, sektöre liderlik etmeyi sürdüreceğiz.”

İnşaat Seramikleri Yine İhracatın Zirvesine Yerleşti

0

Türkiye Seramik Federasyonu’nun liderliğinde, ekonomistler tarafından her yıl düzenli olarak hazırlanan ‘Türkiye İhracat Katkı Endeksi’nin bu yıla ait ilk yarı sonuçları açıklandı.

Tüm dünyada yaşanan olumsuz ekonomik seyir endekse olumsuz yansımış olsa da; ilk yarı verileri inşaat seramiklerinin yine en yüksek ihracat katkı oranına (7,36) sahip olduğunu gösteriyor. Bu sektörü; 6,36’lık katkı oranıyla giyim ve 6,86 ile mobilya sektörleri takip ediyor.

2023 yılı ilk yarısında yüksek enflasyona karşı uygulanan küresel sıkı para politikaları dünya ticaretini ve ihracat pazarlarını olumsuz etkiledi. Türkiye’nin ihracat performansı da bu koşullar içinde yavaşladı. Şubat ayında yaşanan deprem afeti, Mayıs ayındaki uzun seçim süreci ile Nisan ve Haziran aylarında çalışma gün sayısındaki azalmalar da ihracatı sınırlayan faktörler oldu. 2023 yılının ilk yarısında Türk lirası aşırı değerlenirken, çoklu kurlar oluştu, finansmana erişim zorlaştı ve ekonomi politikalarına ilişkin belirsizlikler yaşandı. Bu seyirden etkilenen endeks, ilk yarı sonunu 0,82 puan ile negatif kapadı. 2022 yılını 0,89 puan ile negatif kapatan Türkiye İhracat Katkı Endeksi 2023 yılı ilk çeyreğinde 0,79, ikinci çeyreğinse ise 0,82 puan oldu. İhracat artışı yavaşlarken ithalat daha hızlı artış gösterdi. 

Düşüşe Rağmen Liderliğe Devam

2023 ilk yarı sonu endeks verilerine göre; en yüksek ihracat katkı oranını puanında düşüş olmasına rağmen 7,36’lık oranla inşaat seramikleri gerçekleştirdi. Hemen hemen tüm sektörlerin katkı oranlarında, ihracattaki yavaşlamadan ve ithalattaki artıştan kaynaklı düşüş yaşandı. 20 sanayi kolu içinde ihracat katkı oranı pozitif olan sektör sayısı da 10’a geriledi. İnşaat seramikleri ile yüksek katkı oranına sahip sektörler 6,36 ile giyim eşyaları ve 6,86 ile mobilya oldu. 2023 ilk yarısında en yüksek ihracatı motorlu kara taşıtları sanayi yaptı ve katkı oranı 0,92’yi buldu. 10 sanayi kolunun ihracat katkı oranları ilk yarıda negatife dönerken, en yüksek negatif oran 0,17 puan ile elektronik ve bilgisayar sanayinde görüldü. 

İnşaat Malzemesi Sanayine Deprem Etkisi

2023 ilk yarısında Türkiye’nin ihracatında yüzde 1,9 düşüş gerçekleşti ve ihracat 123,34 milyar dolara indi. İçeride deprem afeti, seçim süreci, değerlenen Türk lirası, dışarı da ise parasal sıkılaşma sonucu pazarlardaki yavaşlama Türkiye’nin ihracatında düşüşe yol açtı. İnşaat seramikleri ihracatı da 2023 yılının ilk yarısında yüzde 31,6 düşüş gösterdi. 2023 yılının ilk yarısında ihracat pazarları ve özellikle Avrupa’daki yavaşlama etkili oldu. Depremin etkisi inşaat malzemesi sanayi üzerinde daha olumsuz bir etki yarattı. İnşaat seramikleri ihracatı 2023 yılı ilk yarısında 522 milyon dolar olarak gerçekleşirken ihracata mutlak katkısı ise 422 milyon dolara indi. 2023 yılının ilk yarısında seramik kaplama malzemeleri ihracatı değer olarak yüzde 38,3 azalarak, 361 milyon dolara geriledi. Seramik sağlık gereçleri ihracatı yılın ilk yarısında yüzde 9,6 azaldı ve 161 milyon dolar olurken, seramik kaplama malzemeleri ihracatı miktar olarak 50,8 azalarak 707.845 tona indi. Seramik sağlık gereçleri ihracatı ise miktar olarak yüzde 20,5 düşerek 78.537 ton oldu.

Olumlu Gelişme, Birim İhracat Fiyatlarındaki Artış 

2023 yılının ilk yarısında inşaat seramikleri ihracatında yaşanan olumlu gelişme, ihracat birim fiyatlarındaki artışın sürmesi ile sonuçlandı. Seramik sağlık gereçleri ihracat birim fiyatı 2022 yılı ilk yarısında ortalama 1,80 dolar/kg iken 2023 yılı ilk yarısında 2,05 dolar/kg’ye yükseldi. Seramik kaplama malzemeleri ihracat birim fiyatı 2022 yılının ilk yarsında ortalama 41 cent/kg iken 2023 yılı ilk yarısında ortalama 51 cent/kg’ye yükseldi.

“Modern Üretim Tesislerimiz ve Her Koşulda En İyiyi Üretme Motivasyonumuz Var”

Türk seramik sektörünün dünyada önemli bir oyuncu olduğunun altını çizen Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı İlter Yurtbay; “Gerek ülkemizde gerekse tüm dünyada yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, yerli kaynaklarla üretim yapan ve ihracatta öne çıkan seramik sektörü ekonomimize katma değer sağlamaya ve ihracatta liderliğini korumaya devam ediyor. Hedefimiz, yeniden şekillenen dünya pazarında ve tedarik zincirinde Türk seramiklerinin kalıcı olarak yer almasıdır. 2023 yılının ilk yarısında, büyük bir deprem felaketi yaşanmış olsa da inşaat seramiklerinin ihracata olan katkısı göz ardı edilemez. Bugün bu kadar iyi ihracat yapabiliyor olmamızın altında yatan en önemli sebeplerden biri de, son derece modern üretim tesislerimizin olması ve her koşulda üretmeye devam edebilme motivasyonumuz. Başta Amerika pazarı olmak üzere ihracat yaptığımız ülkelerde daha da güçlenmeye ve yüksek yerli katma değer oranımızla net döviz girişini artırmaya devam edeceğiz” dedi. 

Erse Kablo Ürün Sertifikalarına “ETL Belgesini” Ekledi

0

Yeni nesille gelişen, teknolojinin hızla ilerlediği dünyamızda veri iletişimindeki güvenlik standartlarına uygunluk her gün daha önem kazanmaktadır.

Erse Kablo ürün sertifikalarına bir yenisini daha ekleyerek, ETL Belgesi (Thomas A. Edison’un Elektrik Test Laboratuvarları) ile “Veri İletişim Kabloları” ürün grubundaki CAT-6, U/UTP, 23AWG, LSZH ürünlerinin ANSI/TIA‐568.2‐D, EN 50173‐1 ve ISO/IEC 11801‐1 standartlarına uygunluğunu onaylatmıştır. 

“Uluslararası Standartlar, Gelişimin Anahtarıdır.”

Erse, kurulduğu günden itibaren kalite standartlarına uygun, çevreye duyarlı çalışma anlayışı çerçevesinde, “Entegre Yönetim Sistemi” (ISO 9001, ISO 14001, ISO 45001) oluşturarak bu sistemi belgelendirmiştir. ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi belgesi ile de müşteri memnuniyetinin önemi kurumsal değerler çerçevesinde esas alınmaktadır. Erse Kablo, üretmiş olduğu ürünlerde ulusal ve uluslararası standartları esas alarak, “TSE, VDE, MPA, LPCB, REACH, RoHS, CE (LVD, CPR), ETL ve SASO” normlarında ürün belgelerine sahiptir.

İş ortaklarıyla güvene dayalı müşteri ilişkileri yönetimine önem veren Erse Kablo, ürün gruplarına değer katan onaylı yeni test standartlarıyla bu yönetimi destekleyerek “Geleceğe Birlikte İlerliyoruz” mesajını veriyor.

Erse Kablo’nun güncel sertifikalarına web sitesinden ulaşabilirsiniz. www.ersekablo.com.tr

Evgör Mobilya Katma Değeri Yüksek Özel Tasarım Projelere Odaklanacak

0

Türkiye, 2023’ün ilk 6 ayında 2,3 milyar dolarlık mobilya ihracatı gerçekleştirdi. Sektör olarak dünya mobilya pazarından çok daha fazla pay alabilecek tasarım, üretim ve lojistik avantajlara sahip olduklarını vurgulayan Evgör Mobilya sahibi Mahmut Kır, “Perakende satışlar kadar, yüksek katma değerli özel dekorasyon projelerine daha fazla ağırlık vererek, ihracat liginde hızla yükselebiliriz.” dedi.

Evgör Mobilya’nın Türkiye’nin en yetenekli mobilya ustalarıyla çalıştığını belirten Kır, şimdiye kadar farklı ülkelerde özel dekorasyon projelerine imza attıklarını, yeni mimari işbirlikleri üzerinden hem yurt içinde hem de yurt dışında kişiye ve kuruma özel tasarım mobilya hizmetlerine daha fazla ağırlık vermeyi hedeflediklerini açıkladı.

Türk Mobilya sektörüne 2004 yılında giriş yapan Evgör, yurt içinin yanı sıra ABD, Japonya, Avustralya, Kanada gibi uzak ülkelere de özellikle lüks segmentte perakende ve toptan mobilya satışı gerçekleştiriyor. Geçtiğimiz yıl, eriştiği ülke sayısını 100’ün üzerine çıkan, yurt dışı satışlarını da bir önceki seneye göre yüzde 90 arttıran marka, hem yurt içinde hem de yurt dışında, yüksek katma değere sahip özel tasarım projelere odaklandı. 

Firma, sürekli yenilenen zengin ürün koleksiyonunun yanı sıra, salondan yatak odasına, mutfaktan banyoya kadar evlerin tüm mobilya & dekorasyon ihtiyaçlarında, kişiye özel tasarım çözümleri de sunuyor. Mimari ortaklarıyla birlikte, yurt içi ve yurt dışından gelecek tüm dekorasyon taleplerine cevap verebilen Evgör Mobilya, müşterilerine ücretsiz keşif ve mimari destek hizmeti de sunuyor. 

İstanbul’daki merkez mağazasından hizmet veren Evgör Mobilya, dört ayrı dilde yayın yapan e-ticaret sitesi üzerinden dünyanın her noktasına ihracat yapıyor. 

Yiğit Akü, Automechanika İstanbul’da İnovatif Çözümleriyle Geleceğin Vizyonunu Tanıttı

0

Yiğit Akü, Türkiye’nin uluslararası otomotiv endüstri fuarı olan Automechanika İstanbul’da, inovatif çözümleriyle geleceğin vizyonunu tanıtarak, güçlü performansı, dayanıklılık ve çevre dostu özellikleri ile öne çıkan ürün gamında sektörün nabzını tuttu.  

Automechanika İstanbul’da yerini alan Yiğit Akü, nitelikli ürünleri ve teknolojik yenilikleriyle sektöre önemli katkı sağladı. Yüksek inovasyonla geliştirilen üstün nitelikli ürünleri arasında, EFB teknolojisiyle üretilen Stop-Start aküler, endüstriyel alanda kullanılan jel aküler ve elektrikli araçlara özel lityum aküler ile sektöre alternatif ve eşsiz yenilikler sunarak, ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Akü ihtiyaçlarına çözüm sunma konusunda öncü bir rol üstlendi.

Yüksek yatırım gücü, uluslararası fuar katılımları ve sektördeki başarıları ile adından söz eden Yiğit Akü, çözüm odaklı yaklaşımı, güçlü inovasyon girişimleri, Ar-Ge ve Ür-Ge’ye dayalı yatırımlarıyla sektördeki liderliğini gözler önüne serdi. Fuar kapsamında geliştirdiği yenilikler ve verimli enerji depolama teknolojileri ile çevre dostu üretim yöntemlerini sektörle buluşturan Yiğit Akü, sektöre öncülük etmeye devam ediyor.    

Ekonomik gelişmenin kaynağı olarak 5 kıtada 100’den fazla ülkeye ihracat yaparak hem ülkemizde hem de uluslararası arenada başarılı bir yükseliş sergilemeye devam eden Yiğit Akü, yüksek kalite standartları, müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşımı ve sürekli gelişen alt yapısıyla akü sektöründe başarıları ile adından söz ettiriyor.  

Fenercioğlu, Kıbrıs’ta Büyümeye Devam Ediyor

0

Yurtiçi ve yurtdışında projeleri devam eden Fenercioğlu A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Aycan Fenercioğlu, Ağustos’un ikinci yarısında Kıbrıs’ta 3 bin dairelik projelerine başlayacaklarını ve bölgede yatırımlarının devam edeceğini belirtti.

Antalya, Bodrum, Kıbrıs ve İspanya’da devam eden projeleri olduğunu belirten Fenercioğlu A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Aycan Fenercioğlu, “Kıbrıs’ta Ağustos’un ikinci haftasından sonra yeni bir yatırıma imza atmaya hazırlanıyoruz. Takip ettiğimiz son gelişmelere göre, Kıbrıs’a olan yabancı talebinde ciddi bir artış söz konusu. Kıbrıs’ın yerleşime yeni açılan ve turistik açısından yeni bir bölgesi olan Gaziveren’de 3 bin daire yapacağız. İlk etapta bin 50 daire ile başlayarak, dört yıl içinde de etap etap bu yatırımı bitireceğiz. Yine Kıbrıs’ın farklı bölgelerinde ticari yatırımlarımız da sürecek. Gaziveren ve Girne bölgesi değer artışı gösterecek bölgelerin başında geliyor, biz Fenercioğlu A.Ş. olarak Kıbrıs’ın potansiyeline inanıyoruz.” dedi.

100’e yakın mühendisle çalışmalarına devam ettiklerini belirten Fenercioğlu, “Hali hazırda devam eden 20 projemiz var. Önümüzdeki iki yıl içinde ise hedefimiz aynı anda dünyanın farklı lokasyonlarında 50 şantiyeye çıkabilmek. Başta İstanbul lokasyonlu birçok bölgede proje hedefimiz var. Bodrum, İspanya, Kıbrıs, Antalya ve Alanya bölgesinde yatırımlarımız devam ediyor. Antalya’da yeni imara açılan Altıntaş bölgesinde projemiz mevcut. Antalya, Bodrum, Kıbrıs ve İspanya’da yeni projelere başlıyoruz.” şeklinde konuştu. 

Adı Kadar Güçlü ve Etkileyici Bir Renk, Cubo’dan ‘Mira’

0

Türkiye’nin yerli boya üreticisi Cubo, inovatif ürünleriyle sektöre hem renk hem de nitelikli ürünler katmaya devam ediyor. Cubo’nun iç cephe duvar boyası olarak kartelasında yer alan ‘’Mira’’ rengi mavinin etkileyici tonuyla yaşam alanlarında varlığını ortaya koyuyor.

Dünyadan sınıra, güçten okyanusa birçok manası olan Mira ismi, Cubo’nun da renk kartelasında mavinin özel bir tonu olarak yerini aldı. Özellikle dilimizde gücü temsil eden anlamıyla ‘’Mira’’ rengi yaşam alanlarında da bu duyguyu tattıracak nitelikte.

Mavi tonuyla düzen ve disiplini de temsil eden Cubo’nun ‘’Mira’’ rengi, tercih edildiği alanlarda mekâna rahatlatıcı bir etki veriyor. Özellikle yatak odalarında öncelikli tercih edebileceğiniz Mira rengi, oturma odalarından çalışma odalarına kadar yaşamın her alanında kullanabileceğiniz bir renk. Yatak odalarına huzur ve sakinlik kazandıran renk, çalışma odalarında yaratıcılığı ve üretkenliği artırıyor, oturma odalarında da dinlendiren özelliği ile yorgunluğunuzu atmanıza yardımcı oluyor. 

Cubo’nun iç cephe renk kartelasından tercih edeceğiniz “Mira” rengi, ipek mat, soft mat, mat görünümlü, su bazlı ve silinebilir özellikteki tüm ürün gruplarında hazır olarak bulunuyor.

Cubo’nun “Mira” rengini “Boyacı Küpü Renklendirme Sistemi” ile yaratacağınız farklı ve kontrast renk tonlarıyla bir arada kullanarak, kendinizi ifade eden yaşam alanları oluşturabilirsiniz.

Türkiye’nin İlk 6. Seviye Güvenlikli Çelik Kapısı

0

Dayanıklılık ve direnç açısından yüksek özelliklere sahip, kaliteli çelik malzemeden ürettiği 6. seviye güvenlikli çelik kapılar ile Kale Çelik Kapı, tehlikelere karşı yüksek dayanıklılık sağlarken sektörde yenilikçi ve öncü yapısını devam ettiriyor.

Uluslararası boyutta, çelik kapıların güvenlik düzeyini ve dayanıklılığını belirlemek için çeşitli seviyeler içeren sınıflandırma sistemleri kullanılıyor. TS 12655 standardı, kapıların dayanıklılığı ve güvenlik seviyelerini belirlemek için ülkemizde kullanılan bir standartlar serisi; bu standartlara göre kapılar, düşük güvenlik olan RC1’den yüksek güvenlik olan RC6’ya kadar çeşitli seviyelerde sınıflandırılıyor. Hırsızlık ve güvenlik tehditlerine karşı üstün koruma sağlamak üzere tasarlanmış kaliteli kilit ve güvenlik sistemleri sunan marka, tüm uluslararası standartları bir araya getirerek Türkiye’de üretilen en üst kriter olan 6. seviye çelik kapıları müşterileriyle buluşturuyor.

Güvenlikte en üst seviye

Türkiye’de bir ilk olan 6. seviye çelik kapılar, dayanıklılık ve direnç açısından yüksek özelliklere sahip kaliteli çelik malzemeden üretiliyor. 1,5 ila 2 mm kalınlığında çelik levhalar kullanılarak tasarlanan bu çelik kapılar, güçlü ve karmaşık kilit sistemleriyle donatılarak kullanıcılar için maksimum güvenlik standartları sağlıyor. Güvenlik için tercih edilen bu kilitler, zorlamalara, kırılmalara ve diğer saldırı türlerine karşı yüksek düzeyde koruma sunuyor. 6. seviye çelik kapılar özellikle, bankalar, mücevherat dükkanları, hükümet binaları, askeri tesisler ve diğer yüksek güvenlik gerektiren alanlar için ideal bir tercih olarak öne çıkıyor. 

Gayrimenkul İlanlarında Fiyat ve İlan Aldatmacası Yapılıyor

0

Seri ilan sitelerinde yayınlanan gayrimenkul ilanlarında kolaylıkla fiyat ve ilan manipülasyonlarının yapıldığını belirten Gayrimenkul PR şirketi ‘ilan oyunları’nın arkasında yatan gerçekleri açıkladı.

Tıpkı ikinci el otomobil sektöründe olduğu gibi sahte ve şişirilmiş fiyat ve ilan oyunları emlak sektöründe de yapılıyor.

Gayrimenkul ekonomisi ve ileri düzeyde pazarlama alanında faaliyet gösteren Gayrimenkul PR şirketi, tüketicileri uyararak şu önemli açıklamaları yaptı;

”Seri ilan siteleri aracılığı ile fiyatlar suni olarak şişirilmektedir. Özellikle küçük şehirlerde ve site şeklinde konutlar da aralarında anlaşan inşaat firmaları ve mülk sahipleri sahte isimler ile organize bir şekilde ilan yayınlayıp fiyatları manipüle etmektedir.

Kötü niyetli kimi mülk sahipleri almak istediği gayrimenkulü tespit ettikten sonra kendi gayrimenkulünün fotoğraflarını çekip fahiş fiyattan ilana giriyor. Benzer fotoğraflardan sahte isimler üzerinde aynı kategoride fahiş fiyatlardan yeni ilanlar yayınlıyor. Kendi gayrimenkulünün fiyatını daha düşük göstererek fiyatı uygunmuş gibi bir algı yaratıyorlar.

Tüketiciler ilan sitelerine girdiğinde ve emsal ilanlara baktığında gerçekten de o gayrimenkulün fiyatının diğer gayrimenkullere göre daha uygun olduğu zannederek takasa girebiliyor veya satın almaya yanaşabiliyor. Oysaki yapılan ilan oyunu ve fiyat manipülasyonundan başka bir şey değildir.

Ankara’da site şeklindeki konutlarda mülk sahibi olanlar bu ilan oyununu daha organize bir şekilde kolaylıkla yapabiliyor. Aynı sitede oturan mülk sahipleri aralarında anlaşarak ilanlarda ortalama 7 Milyon TL civarında olan gayrimenkullere karşın birkaç mülk sahibi aynı kategoride 10-11 Milyon TL civarında sahte isimler ile ilana girerek suni olarak fiyat şişiriyorlar. O şişirilmiş fiyatı görenler kendi evinin fiyatını da bir anda 7 Milyon TL’den 11 Milyon TL’ye çıkarabiliyor.

Tüketicilerde ilanlara bakarak ‘o sitede konut fiyat piyasasının 10-11 Milyon TL civarında’ olduğunu sanıyor. İşte tüketiciler ilanlar yolu ile böyle kandırılmaya çalışılıyor.”

İlanları İyi Araştırın Konusunun Uzmanlarından Destek Alın 

Seri ilan sitelerinde yayınlanan gayrimenkullerin yüzde 70’inin fiyatının şişirilmiş yüzde 30’unun da sahte ilan olduğunu belirten Gayrimenkul PR şirketi, ‘hayatımızın en önemli kararlarından biri ev almaktır. Bu kararı vermeden önce mutlaka konusunun uzmanlarından fikir almanızda uzun vadede sonsuz faydalar görmekteyiz’ önerisinde bulundu.

Piyalepaşa İstanbul Premium Projesinde Temel Atıldı

0

Piyalepaşa Gayrimenkul tarafından Polat güvencesi ile İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde yükselecek Piyalepaşa İstanbul Premium projesinin temeli atıldı.

Temel atma töreninde konuşan Piyalepaşa Gayrimenkul Genel Müdürü Kaan Yücel, lansmanın ardından konutların yarısından fazlasının satıldığını söyledi. Projenin gördüğü ilgiden memnun olduklarını dile getiren Yücel, şunları söyledi:

“Türkiye’nin özel sektör eli ile yapılan en büyük kentsel dönüşüm projesi olan Piyalepaşa İstanbul, bu 1000 yıllık şehrin en önemli yaşam merkezlerinden biri olan Beyoğlu’nu, dokusuna uygun olarak günümüz teknolojisi ile modernize ediyor. Polat Holding olarak, böylesine önemli bir dönüşüm projesini sahiplenmekten gurur duyuyoruz. Beyoğlu’na premium yaşam deneyimini yeniden getirecek Piyalepaşa İstanbul Premium’un Polat güvencesi, kalitesi ve finansal getirisi ile yatırımcısı için prim potansiyeli çok yüksek. Projemiz içinde yer alan sosyal yaşam alanları, sanat ve eğlence merkezi, yeme-içme alanlarının yaratacağı istihdam ve ziyaretçi popülasyonunun, bölge ekonomisine büyük katkı sağlamasını umuyoruz.”

Piyalepaşa İstanbul Premium; merkezi ve popüler lokasyonu  ile Beyoğlu’nda,  konut, ofis, mağazalar ve  COURTYARD By Marriott markası altında 201, Residence INN By Marriott  markası altında 128 odalı oteli ile şehrin yeni yıldızı. Şık tasarımı ve modern dizaynı ile şehrin yeni gözdesi olan proje; konforlu rezidans daireleri, geniş balkonları, doğaya açılan terasları ile yaşam deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Yüksek tavanları ve büyük pencereleri ile gün ışığı ve aydınlıktan maksimum faydalanan dairelerin büyüklükleri  73 m2 -129 m2 arasında değişip, 1+1, 2+1 ve istenirse 3+1’e dönüştürülebilecek şekilde tasarlanıyor.

ESO Başkanı Kesikbaş: ‘’Eskişehir’de Konut Fiyatları Neredeyse İstanbul İle Yarışıyor’’

0

Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir’de 100 metrekarelik bir konutun ortalama satış ve kiralama bedellerinin neredeyse İstanbul ile yarışacak seviyeye ulaştığını belirtti.

Eskişehir Sanayi Odası (ESO) tarafından hazırlanan “Topluma Dönük Eskişehir Sanayi Odası / Eskişehir Konut ve Barınma Sorunu Üzerine” adlı rapor kamuoyuna sunuldu. Raporda Eskişehir’de kayıtlı nüfusun ihtiyacı olan konut sayısının 345 bin 801 olduğu, ortalama hane halkı ve mevcut konut sayısı istatistikleri dikkate alındığında kısa vadede ilave 38 bin 167 adet konuta ihtiyaç olduğu belirtildi. 

Rapor ile ilgili değerlendirmelerde bulunan ESO Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir’de 100 metrekarelik bir konutun ortalama satış ve kiralama bedellerinin Ankara, Bursa, Kütahya, Afyonkarahisar ve Bilecik’in çok üstünde olduğunu belirterek, rakamların neredeyse İstanbul ile yarışacak seviyeye ulaştığına vurgu yaptı.

Kesikbaş, raporun, Eskişehir’de yaşayan ve geçimini sanayi sektöründen sağlayan 100 binin üzerindeki çalışanın konut ve barınma ihtiyacına perspektif oluşturulması amacıyla hazırlandığını aktardı.

‘’Alternatif Kent Merkezleri Önerilmeli’’

İl genelinde belirli noktalarda yapılaşmanın arttığını ifade eden Kesikbaş, “Alternatif merkez kademelenmeleri oluşturulmadığından, Eskişehir kent merkezi gitgide mekânsal kaliteden uzaklaşmakta. Tek merkezli bir kent gelişimi ulaşım maliyetlerinin yanı sıra, teknik altyapı ve trafik sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Eskişehir’de tek merkezli, niteliksiz ve afet riski taşıyan yoğun konut dokusunun dönüşümünün sağlanması gerekmektedir. Bunun için yeni ve alternatif kent merkezleri önerilmesi ve örnek yaşam alanlarının oluşturulması beklenmekte.” dedi.

Eskişehir’de kentsel konut alanların yaklaşık 2/3’ünün riskli bölgelerde yer aldığına dikkat çeken Başkan Kesikbaş, Eskişehir’de yaşanan konut ve trafik sıkıntılarını çözmesi beklenen imar planlamalarının yıllardır uygulamaya geçirilemediğini ifade etti.

Kesikbaş, sözlerine şöyle devam etti: 

“Özellikle Kahramanmaraş merkezli deprem felaketinden sonra yaşanan göç dalgası ile kentteki nüfusun artmasıyla kiralık veya satılık ev bulmanın zorlaştığı, her geçen gün yoğunlaşan trafiğin işkence haline geldiği görülmekte.

Kentsel Konut Alanlarının Üçte İkisi Riskli Bölgelerde

Ayrıca bugün Eskişehir’de kentsel konut alanlarının yaklaşık üçte ikisi riskli bölgelerde yer almakta. İmar alanlarının genişletilmemesi ve arsa üretilememesi sebebiyle meydana gelen sorunlar ve çevre yolunun kent için artık yetersiz kalmasından dolayı yaşanan yoğun trafik, bunun neden olduğu kazalar her gün yüz binlerce insanı etkiler hale geldi.

Bu noktada, imar planlamasında yaşanan problemlerin ortadan kaldırılması için, ilgili tüm kurum ve kuruluşların, şehirde yaşayan insanların refahı adına, uzlaşı ve iş birliğine gitmesi gerekmekte. Biz de bu noktada üzerimize düşen görevi yerine getirdik ve sayısı 100 bin’i aşkın sanayi çalışanlarımızın konut ve barınma sorununa ilişkin çözüm önerilerimizi bu rapor ile paylaştık.”

Türkiye’de İlk Kez 1,6 x 3,2 Metre Porselen Plaka Üretimi Başladı

0

Karo seramik sektörü sürdürülebilirlik odağında dönüşüyor. Son olarak merkezi Kanada’da bulunan Anatolia, 250 milyon dolar yatırım yaptığı İzmir’deki tesisinde üretim faaliyetlerine başladı. Marka, tesisle birlikte Türkiye’de ilk kez 1,6 x 3,2 metre boyutlarında porselen plakalar üretecek. Ayrıca pek çok sürdürülebilir uygulamadan entegre bir biçimde yararlanacak. 

Türkiye seramik kaplama sektöründe her geçen yıl vites büyütüyor. World Production and Consumption of Ceramic Tiles Raporu’na göre seramik kaplama malzemeleri üretiminde dünya çapında ilk 10’da yer alan ülkemizin üretimini 2025’e kadar her yıl %4,5 artırarak 461 milyon metrekareye ulaştırması bekleniyor. Son olarak merkezi Kanada’da bulunan sektörün en büyük oyuncularından biri olan Anatolia, 250 milyon dolar yatırım yaptığı İzmir’deki üretim tesisinde faaliyetlerine başladı. Sürdürülebilir, ekolojik pek çok uygulamanın entegre bir biçimde hayata geçirildiği tesiste marka, Türkiye’de ilk kez 1,6 x 3,2 metre boyutlarında porselen plaka üretimine imza atacak. 

Anatolia Genel Müdürü Şemun Alp Biber, “İnovasyon çalışmalarımızla sektörümüze her daim yenilik katmayı misyon ediniyoruz. Üretim kapasitemizi sürdürülebilir uygulamalarla artırarak kendi tasarımlarımız ile yeni pazarlara açılmaya devam ediyoruz. Bu doğrultuda İzmir’de faaliyete başlayan üretim ve lojistik üssümüzle de hedefimize bir adım daha yaklaştık” dedi. 

Tesisle birlikte sürdürülebilir uygulamaları entegre biçimde hayata geçirecek

Şemun Alp Biber’den edinilen bilgilere göre Anatolia, son teknoloji fırın ve üretim hatları, tam otomasyonlu hammadde karışım tesisi, sürücüsüz otomatik taşıma araçları, geri dönüştürülebilir atık sistemi, çatı üzeri güneş enerjisi sistemi ve Endüstri 4.0 uygulamalarıyla birlikte sektörün en gelişmiş örneklerine entegre olarak hayata geçirecek. 200 bin metrekarelik tesiste dünyanın tek çatı üzerindeki en büyük uygulamalarından biri olacak güneş enerjisi sistemini yakın zamanda devreye alacak. Bu sayede 21,5 megavat enerji elde edecek. 

Anatolia, toplam 9 hat olarak projelendirilen tesisteki 283 metrelik dünyanın en uzun fırınlarından biri olan ilk hattını devreye aldı. Marka, kurulumuna henüz başladığı 2 ve 3. hatları da bu yılın sonunda devreye almayı planlıyor. Böylece 3 hatta toplam 10 milyon metrekare yıllık üretim kapasitesine ulaşarak farklı renk ve yüzey alternatiflerle büyük ebatlı porselen plakalar üretecek. Tesisi için ilk etapta 200 kişi istihdam edecek olan Anatolia, toplam yatırımını 5 yılda 400 milyon dolara ulaştırmayı ve çalışan sayısını da 500’ün üzerine çıkarmayı hedefliyor.

Bilgiçler Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Emre Bilgiç: ‘’Ticari Gayrimenkulleri Dönüştürmek 20 Yılımızı Alır’’

0

Bilgiçler Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Emre Bilgiç, olası İstanbul depremine karşın ‘’Ticari gayrimenkulleri dönüştürmeye şimdi başlasak en az 20 yılımızı alır.” dedi.

Her an yıkıcı bir deprem bekleyen İstanbul’da, konutlarda kentsel dönüşüm hareketi sürerken, ticari gayrimenkullerdeki dönüşümün de hız kazanması bekleniyor. 300 bine yakın dönüşmeyi bekleyen işyeri olduğuna dikkat çeken Bilgiçler Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Emre Bilgiç, “İstanbul’un ticari ünitelerinde yapı stoğunun çok büyük bir kısmı depreme direnç gösteremeyecek durumda. Olası bir depremde ciddi can ve mal kaybı yaşanması muhtemel. Bunun önüne geçmek için ticari gayrimenkulleri dönüştürmeye şimdi başlasak en az 20 yılımızı alır.” şeklinde konuştu.

Eyüp-Topkapı-Bayrampaşa’da Binlerce Yapı Riskli

Yaşam alanlarımızdan birinin de işyerlerimiz olduğuna vurgu yapan Ali Emre Bilgiç, “İşyerlerinin bulunduğu bölgeler, çalışan sayıları, faaliyet alanları her biri kentsel dönüşümde çok iyi incelenmesi ve riskli yapıların bir an önce dönüştürülmeye başlanması gerekiyor” dedi. İstanbul’un Avrupa Yakası’ndaki ticari yapı stoğuna da dikkat çeken Bilgiç, “Topkapı, Eyüp, Bayrampaşa, Merter gibi bölgeler, İstanbul’un ticaretinin nabzının attığı yerler. Bu bölgelerdeki ticari yapı stoğuna baktığımızda miladını doldurmuş binlerce ticarethane olduğunu görüyoruz” diye konuştu. Bugüne kadar 141 bin metrekarelik ticari gayrimenkul ürettiklerini de kaydeden Bilgiç, “Ürettiğimiz ticarethanelere olan ilgiden de anladığımız üzere, depreme dayanıklı dahi olsa şu anki mevcut ticarethaneler ihtiyaçları karşılamıyor. Deprem haricinde de ihtiyaçlara cevap verecek şekilde mevcut stokların yenilenmesi gerekiyor.” dedi.

Acil Eylem Planı Yapılmalı

Eski ticarethanelerin depreme karşı dayanıklılığının yanı sıra, olası bir afette, yangın söndürme, havalandırma gibi eksiklikleri olduğuna da vurgu yapan Bilgiç, “İstanbul’da beklenen deprem gerçekleştiğinde araç giriş çıkışları dahi yapılamayacak derecede çarpık kentleşme var. İşyerlerinde milyonlarca insanın can güvenliği için acil eylem planlarının yapılması gerekiyor” diye konuştu.

İstanbul’un yatay mimariye dönüştürülmesi gerektiğinin de altını çizen Bilgiç, “Eski ve yüksek yapılar da yine ciddi can güvenliği tehdidi oluşturuyor. Dönüşümü sadece konut olarak düşünsek de, öncelikli olarak işyeri güvenliklerinin de sağlanması gerekiyor.” şeklinde açıklamalarını sürdürdü.

6,6 Milyar TL’lik Yatırım Yolda

Bugüne kadar 97 villa ve 72 konut projesine imza attıklarını kaydeden Ali Emre Bilgiç, son 7 yılda 75 bin metrekare konut, 141 bin metrekarelik ticari üniteyi hayata geçirdiklerini belirtti. 2025 yılına kadar 6,6 milyar TL’lik yeni yatırım planladıklarını da söyleyen Bilgiç, Bayrampaşa’da hayata geçirecekleri AKTİM Çarşı projesinde 95 bin metrekare üzerinde 338 bağımsız bölüm hayata geçireceklerini duyurdu. Ticari gayrimenkul ihtiyaçlarını önceki projelerinde çok iyi gözlemlediklerini belirten Bilgiç, “Ticari projelerin lokasyonları çok önemli. Lojistik açıdan otoyollara ve havalimanlarına yakınlık, iş yapma süreçlerini kısaltacak imkanlar sunuyor. Yeni nesil mimari avantajlar da eklenince, yatırımcıları memnun edecek yatırım süreci başlamış oluyor.” diyerek açıklamalarını tamamladı.

2022’de Sağlık ve Tıbbi Nedenlerle Gelen Turistler 2 Milyar Dolar Harcama Yaptı

0

Türkiye’deki sağlık turizminin gayrimenkul sektörüne ve olası gelişimine etkilerini inceleyen EVA Gayrimenkul Değerleme’den Değerleme Departmanı Yöneticisi Ahmet Durmuş, 2022 yılında sağlık ve tıbbi nedenlerle gelen turistlerin toplam yaklaşık 2 milyar dolar harcama yaptığını ve yükselişin de sürdürdüğünü açıkladı.

EVA Gayrimenkul Değerleme’den Değerleme Departmanı Yöneticisi Ahmet Durmuş, sağlık turizminin gayrimenkul sektörüne ve olası gelişimine etkilerini mercek altına aldı. Sağlık Turizmi Türkiye’de özellikle son yıllarda hızla gelişen sektörlerden biri olarak ön plana çıktığını belirten Durmuş, “2012 – 2023 yılı 1. çeyrek arasında ülkemize gelen ziyaretçi sayıları ile birlikte toplam harcama tutarları ve ortalama kişi başı harcama tutarları incelendi.  Buna göre 2012 – 2023 yılı 1. çeyrek arasında gelen ziyaretçi sayıları ile birlikte harcama tutarları da ele alındı. 

YILLARÇEYREK TOPLAM GELEN ZİYARETÇİ SAYISI SAĞLIK VE TIBBİ NEDENLERLE GELEN ZİYARETÇİ SAYISI SAĞLIK VE TIBBİ NEDENLERLE GELEN ZİYARETÇİLERİN TOPLAM GELEN ZİYARETÇİ SAYISINA ORANI (%) TOPLAM TURİZM GELİRLERİ (USD) TOPLAM TURİZM GELİRİ KİŞİ BAŞI HARCAMA (USD/KİŞİ) SAĞLIK VE TIBBİ NEDENLERLE HARCAMA TÜRLERİNE GÖRE TURİZM GELİRLERİ  (USD) SAĞLIK VE TIBBİ NEDENLERLE KİŞİ BAŞI HARCAMA (USD/KİŞİ) 
20121. Çeyrek 4.219.16263.8431,51%3.571.808.038847100.917.4251.581
2. Çeyrek 9.323.45958.2830,63%7.253.848.289778157.296.5902.699
3. Çeyrek 15.437.12344.9050,29%11.346.251.113735170.236.9643.791
4. Çeyrek 7.484.17773.6520,98%7.517.341.1761.004199.411.2082.707
TOPLAM 36.463.921240.6830,66%29.689.248.616814627.862.1882.609
20131. Çeyrek 4.773.82686.9231,82%4.707.529.765986168.431.3281.938
2. Çeyrek 10.267.77880.0540,78%8.542.206.448832199.050.0852.486
3. Çeyrek 16.057.65151.2990,32%11.902.865.835741179.736.3003.504
4. Çeyrek 8.126.97181.8251,01%7.920.899.972975225.683.1222.758
TOPLAM 39.226.226300.1010,77%33.073.502.020843772.900.8352.575
20141. Çeyrek 5.065.759103.8712,05%4.871.184.505962217.761.1312.096
2. Çeyrek 10.967.100123.1621,12%9.211.958.643840242.500.4091.969
3. Çeyrek 17.084.013107.9910,63%13.235.861.656775180.751.9301.674
4. Çeyrek 8.298.198138.8721,67%7.818.944.359942196.782.8521.417
TOPLAM 41.415.070473.8961,14%35.137.949.164848837.796.3211.768
20151. Çeyrek 5.344.575116.5432,18%4.990.276.873934166.654.1571.430
2. Çeyrek 10.751.351101.4310,94%7.981.917.252742159.229.7721.570
3. Çeyrek 17.408.99461.0840,35%12.758.420.443733126.101.2742.064
4. Çeyrek 8.112.611115.9611,43%6.761.597.410833186.636.7931.609
TOPLAM 41.617.531395.0190,95%32.492.211.978781638.621.9971.617
20161. Çeyrek 5.107.553113.5332,22%4.153.889.733813174.128.2791.534
2. Çeyrek 7.495.03594.1151,26%5.135.024.353685175.987.8571.870
3. Çeyrek 12.063.31179.7210,66%8.629.734.571715161.952.5482.031
4. Çeyrek 6.699.430113.3291,69%4.920.819.558735203.369.1881.795
TOPLAM 31.365.330400.6981,28%22.839.468.215728715.437.8721.785
20171. Çeyrek 4.844.761123.3262,55%3.442.494.707711208.050.8731.687
2. Çeyrek 8.863.391108.9291,23%5.585.194.239630182.099.8411.672
3. Çeyrek 16.663.265106.7110,64%11.761.803.053706206.338.1061.934
4. Çeyrek 8.248.929128.3361,56%6.255.049.256758230.841.7951.799
TOPLAM 38.620.346467.3021,21%27.044.541.255700827.330.6151.770
20181. Çeyrek 6.122.182124.6542,04%4.503.731.384736191.616.7431.537
2. Çeyrek 11.067.987165.0671,49%7.289.761.547659248.328.3931.504
3. Çeyrek 18.786.765128.1380,68%12.025.328.763640176.276.3261.376
4. Çeyrek 9.651.740176.9931,83%6.727.101.910697247.085.9051.396
TOPLAM 45.628.673594.8521,30%30.545.923.604669863.307.3671.451
20191. Çeyrek 6.644.391179.6792,70%5.126.533.610772260.431.4991.449
2. Çeyrek 12.762.346201.6721,58%9.135.321.667716377.938.9881.874
3. Çeyrek 21.611.964141.7230,66%15.843.016.772733540.378.7473.813
4. Çeyrek 10.841.340177.9721,64%8.825.601.552814313.688.3181.763
TOPLAM 51.860.042701.0461,35%38.930.473.6017511.492.437.5522.129
20201. Çeyrek 5.639.413148.9342,64%4.664.391.952827327.653.6822.200
2. Çeyrek 647.474.48892.277.933
3. Çeyrek 5.604.155106.3901,90%5.122.304.545914386.014.5603.628
4. Çeyrek 4.582.698152.0993,32%4.383.102.359956358.832.7542.359
TOPLAM 15.826.266407.4232,57%14.817.273.3449361.164.778.9292.859
20211. Çeyrek 2.600.468115.7264,45%2.635.969.2881.014184.735.4521.596
2. Çeyrek 4.066.210113.1332,78%4.104.081.7361.009257.262.9472.274
3. Çeyrek 13.640.672161.5171,18%14.126.732.0401.036796.355.8014.930
4. Çeyrek 9.050.112280.3543,10%9.306.804.3901.028488.619.2131.743
TOPLAM 29.357.463670.7302,28%30.173.587.4541.0281.726.973.4132.575
20221. Çeyrek 6.451.657293.7214,55%6.561.010.6621.017400.428.3951.363
2. Çeyrek 11.939.131310.2032,60%10.515.168.101881518.130.9251.670
3. Çeyrek 21.000.128272.5971,30%17.834.521.644849567.080.2402.080
4. Çeyrek 11.978.111381.8613,19%11.374.206.295950440.454.5871.153
TOPLAM 51.369.0261.258.3822,45%46.284.906.7029011.926.094.1471.531
20231. Çeyrek 8.181.566411.4905,03%8.690.504.7751.062453.714.4721.103
TOPLAM 8.181.566411.4905,03%8.690.504.7751.062453.714.4721.103

2023 yılı ilk çeyrek verileri incelendiğinde ise geçmiş yıllara göre sağlık ve tıbbi nedenlerle gelen ziyaretçi sayıları kişi başı harcama tutarında düşüş göstermiş olduğu görülmektedir. Bu durumun ana sebepleri incelendiğinde ise kur piyasasındaki ani yükselmeler ve dalgalanmalar olarak nitelendirilebilir.  Bu bilgiler doğrultusunda turizm verileri ve sağlık  / tıbbi nedenlerle ülkemizi ziyaret eden yabancı sayıları incelendiğinde yıl bazlı olarak hazırlanmış olan özet tablo aşağıda yer almaktadır. 

YILLARTOPLAM GELEN ZİYARETÇİ SAYISI SAĞLIK VE TIBBİ NEDENLERLE GELEN ZİYARETÇİ SAYISI SAĞLIK VE TIBBİ NEDENLERLE GELEN ZİYARETÇİLERİN TOPLAM GELEN ZİYARETÇİ SAYISINA ORANI (%) TOPLAM TURİZM GELİRLERİ (USD) TOPLAM TURİZM GELİRİ KİŞİ BAŞI HARCAMA (USD/KİŞİ) SAĞLIK VE TIBBİ NEDENLERLE HARCAMA TÜRLERİNE GÖRE TURİZM GELİRLERİ  (USD) SAĞLIK VE TIBBİ NEDENLERLE KİŞİ BAŞI HARCAMA (USD/KİŞİ) 
201236.463.921240.6830,66%29.689.248.616814627.862.1882.609
201339.226.226300.1010,77%33.073.502.020843772.900.8352.575
201441.415.070473.8961,14%35.137.949.164848837.796.3211.768
201541.617.531395.0190,95%32.492.211.978781638.621.9971.617
201631.365.330400.6981,28%22.839.468.215728715.437.8721.785
201738.620.346467.3021,21%27.044.541.255700827.330.6151.770
201845.628.673594.8521,30%30.545.923.604669863.307.3671.451
201951.860.042701.0461,35%38.930.473.6017511.492.437.5522.129
202015.826.266407.4232,57%14.817.273.3449361.164.778.9292.859
202129.357.463670.7302,28%30.173.587.4541.0281.726.973.4132.575
202251.369.0261.258.3822,45%46.284.906.7029011.926.094.1471.531
2023 – 1. Çeyrek8.181.566411.4905,03%8.690.504.7751.062453.714.4721.103

Kaynak: TUİK – 2023

 Türkiye’ye gelen toplam turist sayısı ile sağlık ve tıbbi nedenlerle gelen ziyaretçi sayılarına bakıldığında 2012 – 2023 yılı ilk çeyrek arasındaki veriler incelenmiş olduğunda 2012 yılında toplam gelen ziyaretçiye oranı %1 oranın altında olan kişi sayısı, geride bıraktığımız 2022 yılında sağlık ve tıbbi nedenlerle gelen ziyaretçilerin toplam turist sayısının yaklaşık %2,45 oranlarına ulaşmıştır. 2023 yılı ilk çeyrek verileri incelendiğinde ise bu oranın yaklaşık %5,03 düzeyine ulaştığı gözlemlenmiştir. Özellikle son 3 yıldır bu yükseliş devam etmektedir. Gelecek dönemde bu oranın pozitif yönde artması ve yıl bütününde %5 – 10 seviyelerine kadar yükselmesi durumunda turizm amaçlı ülkeye giren dövizde ciddi artışların meydana geleceği düşünülmektedir. 

Türkiye’ye sağlık için gelen turistler tatil için turistlere göre yaklaşık 2 kat daha fazla harcama yapıyor

 Sağlık turizmi katma değeri en yüksek turizm çeşidi olması bakımından özellikle gelecek dönemde sektöre yeni gelecek oyuncular ile birlikte büyük bir gelişim kazanacağı öngörülmektedir. Türkiye’ye sağlık ve tıbbi nedenlerle gelen turistlerin kişi başı harcama tutarları incelendiğinde ülkeye tatil amacıyla gelen turistlere göre yaklaşık 2 kat daha fazla harcama yapmaktadırlar. 2023 yılı ilk çeyrek verileri incelendiğinde kişi başı harcama tutarlarında düşüş gözükse de bu durumun döviz kurlarında ani artış ve dalgalanmalardan kaynaklandığı düşünülmektedir. 

 Geride bıraktığımız 2022 yılı ve 2023 yılı ilk çeyrek verileri incelendiğinde sağlık ve tıbbi nedenlerle gelen ziyaretçilerin harcadıkları kişi başı harcamada ciddi düşüşler meydana geldiği gözlemlenmiş, bu durumun özellikle son 1,5 yıldaki kur fiyatlarındaki ani artışların meydana gelmiş olması neden olarak gösterilebilir. 

2 milyar dolar harcama yapıldı

 Ancak genel olarak bakıldığında geride bıraktığımız 2022 yılında sağlık ve tıbbi nedenlerle gelen turistlerin toplam yaklaşık 2 milyar dolar harcama yapmıştır. 2023 yılı ilk çeyrek verileri incelendiğinde ise geçmiş yıllar ilk çeyrek verilerine göre yaklaşık 2 – 3 kat artış göstermiş olduğu görülmektedir. Bu kapsamda bakıldığında sağlık turizmi gelirlerinin ülke ekonomisine de önemli bir katkı sağladığı görülmektedir. Sağlık ve tıbbi nedenlerle ülkeye gelen yabancı ziyaretçi sayısının artırılması ile birlikte önümüzdeki süreçte ve yıllarda toplam harcama tutarları ve kişi başı harcama tutarlarının da artış göstereceği öngörülmektedir. 

SAĞLIK TURİZMİ YETKİ BELGESİ ALMAYA HAK KAZANAN SAĞLIK TESİSLERİTOPLAM 
Hastaneler 615
Tıp Merkezleri 162
Diğer Sağlık Tesisleri 820
Muayeneler 1.309
  
TOPLAM2.906

Kaynak: https://shgmturizmdb.saglik.gov.tr/TR-76664/yetkili-saglik-tesisleri.html – 2023 Verileri

Buna göre Türkiye’de sağlık turizmi sektörünün de büyümesi ile birlikte özellikle yurtdışından gelecek olan yabancı ziyaretçi sayılarındaki artış ile gelecek talepleri karşılayabilmek için yeni sağlık tesis alanları, otellere de yeni ihtiyaçların duyulacağı öngörülmektedir.  Sağlık turizmi için ülkenin kış döneminde sezonun kapalı olduğu dönemlerdeki Antalya, Muğla, Aydın, İzmir gibi illerde teşviklerin ağırlaştırılması durumunda kış döneminde sezonu kapalı olarak geçiren yaz tatili oteller ve tatil köylerinde konaklamaları sağlanabilir ve ekonomiye ekstra gelir elde etmesi sağlanabilir.  Özellikle geride bıraktığımız 3 yılda ülkemize sağlık ve tıbbi nedenlerle gelen yabancı ziyaretçi sayılarındaki artışların 2023 yılı ve gelecek yıllarda yeni yapılacak yatırımlar, teşvikler, reklam ve tanıtımlar ile birlikte artırılması ile birlikte ciddi bir döviz katkısı sağlanacaktır. “ şeklinde konuştu. 

Eyrice Dental Grubu’nun Türkiye’deki Yeni Fabrikası İhracat’a Katkı Sağlayacak

0

Eyrice Dental Grubu, Amerika, Çin ve Hindistan’ın ardından Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) yeni fabrika kurmaya hazırlanıyor. Firmanın üretim merkezi ile Türkiye’nin ihracat payının artması hedefleniyor.

Dünya Gazetesi’nden Kenan Sertalp’in haberine göre; Fabrikanın Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’nde (TEKNOSAB) yer alacağını belirten Eyrice Dental Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Türkay Eyrice, “Buradaki hedefimiz dünyanın ihtiyaç duyulan tüm ülkelerine diş protezi ihraç etmek” dedi.

Diş protezinin endüstriyel bir ürün olmadığını ve kişiye özel bir üretim süreci gerektiğinin altını çizen Eyrice, “Teknolojinin desteklemesiyle bu tür büyük projeye giriştik. Dijital diş hekimliği diye bir kavram gelişti. Artık dünyanın bir ucunda tedavi gören ve diş protezi yapılacak hastanın ağzının dijital ölçüsü alınıp, datası size ulaştırılabiliyor.

Burada dijital datayı fiziki bir modele çevirip üzerine protezini yapıp yerine ulaştırma imkânı var. Dolayısıyla kişiye özel üretimin önünü anca böyle bir teknoloji desteğiyle yapabiliyoruz” diye konuştu.

“İhracat Potansiyelini Artıracağız”

Dental sektörünün dünya genelinde yıllık 500 milyar dolar bir bütçesi olduğunu ifade eden Eyrice “Bu bütçede Türkiye’nin şu an 200 milyon dolar civarında bir payı var. Çok düşük bir pay. 2021 yılında Türkiye 100 milyon dolarlık diş protezi ihraç etmiş. Yatırımımızla kısa ve orta vadede bu payın 1 milyar dolar olabileceği öngörüsündeyim” şeklinde konuştu. 

Tesiste endüstri 4.0’ı tam manasıyla kullanılacağını vurgulayan Eyrice “Tesis teknolojinin tüm olanaklarından yararlanacak. Her ne kadar ABD, Hindistan ve Çin’de bu tür diş protezi üretim merkezleri endüstriyel kuruluşlara dönüşmüş ise de bunlar aynı zamanda eski kuruluşlar. Biz, bu kuruluşların ölçeğinde ama aynı zamanda en yeni teknolojiyle donatılmış bir kuruluş olacağız. Buda bizi farklı kılan ayırt edici özelliklerden. Enerjisini kendi üreten, tıbbı atıklarını kendi imha eden akıllı bir fabrika olacak. Böyle bir tesis Türkiye’de ilk. Diş protezi üreten Türkiye’de birçok tesis var.

Bizde hâlihazırda bu sistemin içerisindeyiz. Bursa Yıldırım’daki fabrikamız bu yönde hizmet veriyor. Ancak bahsettiğimiz bu yeni tesisimiz teknolojiyi, sosyal donatıyı sitemi hepsini bir arada barındıran bir tesis haline dönecek” açıklamasında bulundu.

Eğitim ve Üretim Bir Arada

Ajay Kumar Singh, MIP’nin yaptığı proje ve çalışmaların kent ve ülke ekonomisinin toplumsal refah düzeyine katkı sağlamayı amaçladığını aktardı.

MIP olarak geçtiğimiz yıllarda açılan Toroslar Mersin Uluslararası İlköğretim Okulu’na ek olarak bu yıl Yenişehir ilçesinde Valilik ve Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda ikinci bir ilköğretim okulunun daha yapılacağının bilgisini paylaşan Ajay Kumar Singh, ileriki süreçte uluslararası standartlarda yabancı dil eğitim veren ve dezavantajlı bölgelerde yaşayan ancak yüksek potansiyelli çocukların daha iyi koşullarda eğitim alabilmesine yönelik çalışmalar yapmayı hedeflediklerini de belirtti.

TEKNOSAB’da yer alacak tesisin aynı zamanda hem eğitim hem üretim merkezi olacağını vurgulayan Türkay Eyrice, “Birinci önceliğimiz orada bir akademi kuruluşu. Kendi içerisinde bir akademisinin olması.

O akademi, üniversitelerdeki meslek yüksek okullarıyla birlikte çalışacak. Tüm üniversitelerle protokoller yapılıp o üniversitedeki teknolojiyi barındıran tesiste bu öğrencinin mükemmel bir şekilde yetişmesi sağlanacak. Dünya ile rekabet etmemiz ve kaliteli ürünler üretmemizi için bu şart” ifadelerini kullandı.

Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde İnşaat Sürüyor

0

İstanbul’un Sultangazi ilçesinde hayata geçirilen Zübeyde Hanım Kültür Merkezi projesinde inşaat çalışmaları hızla devam ediyor. 

Sultangazi Belediyesi, ilçe halkına sosyal, sportif ve kültürel alanlarda hizmet vermesi amacıyla yeni hizmet tesislerinin inşaatına devam ediyor. Zübeyde Hanım Mahallesi’nde bu kapsamda hizmet verecek olan kültür merkezinin inşaatı sürüyor. 

Yaşam Gazetesi’nin haberine göre; İnşaatı hızla devam eden Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nin pek çok önemli fonksiyonu bulunuyor. Tesiste gençlerin ve çocukların yüzme öğrenebileceği, aynı zamanda ilçe halkına hizmet verecek bir yüzme havuzunun yanı sıra kadınların yararlanabileceği bir spor salonu da yer alacak. Zübeyde Hanım Mahallesi Kültür Merkezi’nde ayrıca sanat ve mesleki alanlarında hizmet verecek eğitim atölyeleri ve derslikler de yer alacak. Tesiste yer alacak çok amaçlı salon ve taziye salonu da vatandaşlara hizmet verecek. Mahalle halkına çeşitli alanlarda kamu hizmeti verecek birimlerin de bulunacağı tesiste bu kapsamda 112 Hızır Acil Servisi, muhtarlık ve fatura ödeme merkezine yer verilecek. 

İlçe halkının sosyal, sportif ve kültürel alanlardaki faaliyetlerine yönelik ihtiyaçlarını karşılamak için yeni tesisler inşa etmeye devam ettiklerini belirten Sultangazi Belediye Başkanı Av. Abdurrahman Dursun, “Sultangazi’de komşularımıza en iyi hizmeti sunmak ve ilçemizdeki hizmet kalitesini yükseltmek için çalışıyoruz. Bugüne kadar ilçemizde 5 yeni kültür merkezini tamamlayarak komşularımızın hizmetine sunduk. 4 yeni kültür merkezimizin inşaatı ise devam ediyor. Zübeyde Hanım Mahallemizdeki kültür merkezimiz de bunlardan biri. Bu mahallemizde özellikle yüzmeye meraklı komşularımızı, çocuklarımızı ve gençlerimizi memnun edecek bir tesis kazandırmayı düşündük. Zübeyde Hanım Kültür Merkezimizde yer alacak yüzme havuzu, Özdemir Bayraktar Gençlik ve Kültür Merkezi’nden sonra ilçemize kazandırdığımız ikinci yüzme havuzumuz olacak. Tesisimizde bunun yanı sıra kadın spor salonu ile çok amaçlı salon, sanat ve mesleki eğitim atölyeleri ve derslikler bulunacak.  112 Hızır Acil Servisi, muhtarlık ve fatura ödeme merkeziyle mahallemize yeni kamu hizmet birimleri kazandırmış olacağız. Bu tesisimizin inşaatı büyük bir hızla devam ediyor. İnşallah en kısa zamanda bitirerek, halkımızın hizmetine sunacağız.” dedi.

Enerji Bakanı Bayraktar: ‘’Yusufeli Barajı’nda Islak ve Kuru Testler Tamamlanmak Üzere’’

0

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Yusufeli Barajı’nın son durumuyla ilgili, “Hem ıslak testler hem kuru testler bitmek üzere. Bundan sonra hedef kota 4 metre daha yükseldiğinde inşallah bu tesislerde elektrik üretmeye başlayacağız.’’ dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yapımı tamamlanarak su tutma işlemi süren Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nde (HES) incelemelerde bulundu. Bayraktar, “Bu ay sonunda elektrik üretimi için test aşamasına başlamış olacağız” dedi.

2,5 Milyon Hane Halkı Bu Elektrikten Yararlanabilecek

İncelemeleri sonrasında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Bayraktar “Bugün burada Türkiye yüzyılını enerjinin de yüzyılı yapacak en müstesna, en önemli projelerinden birini yerinde incelemeye geldik. 

Burada Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali’ni yerinde incelemede bulunduk, arkadaşlarımızdan bilgi aldık. 588 megavatlık kurulu güce sahip mühendislik açısından, kurgulanan teknik, yenilikler açısından dünyada literatüre girebilecek bir projeyi yerinde görme fırsatı bulduk. Yılda yaklaşık 1.8 -1.9 milyar kw saat elektrik üretecek inşallah yaklaşık 2,5 milyon hane halkının, vatandaşımızın evine elektrik buradan gidebilecek. 

Bizim Türkiye yüzyılını enerjinin de yüzyılı yapma hedefi doğrultusunda gerçekleştirileceğimiz projelerden en önemlisi olan yenilenebilir projelerine, yerli kaynak kullanacağımız projelere çok önemli bir örnek. Dolayısıyla bu projenin hayata geçmesinde bu işe vizyon olarak, hedef olarak bize bunu sunan başta sayın cumhurbaşkanımıza, bu projede emeği geçen bütün çalışanlara, DSİ çalışanlarımıza yüklenici firma çalışanlarımıza, bölge halkına şükranlarımı sunuyorum, teşekkürlerimi sunuyorum. 

Gerçekten ülkemize müstesna bir eser kazandırılmış ve bu sayede ülkemizin enerjideki dışa bağımlılığını azaltma anlamında çok önemli bir adım atılmış oluyor.” şeklinde konuştu.

‘’Hedef Kota Yükseldiğinde Elektrik Üretmeye Başlayacağız’’

Son durum bilgilendirmesi veren Bakan Bayraktar sözlerini şöyle tamamladı:

“Testlerimiz başlamak üzere, bu testlerden sonra hem ıslak testler, hem kuru testler bitmek üzere. Bundan sonra hedef kota 4 metre daha yükseldiğinde inşallah bu tesislerde elektrik üretmeye başlayacağız ve Türkiye’nin enerji ihtiyacının çok önemli bir miktarını buradan karşılamış olacağız. Testler için 4 metreye daha ihtiyaç var. Bu ay sonunda elektrik üretimi test aşamasına başlamış olacağız.”

Tiny House Akımı Konut Sorununa Çare Olabilir Mi?

0

Bazılarınızın başlığı okuduğunuzda “Neydi bu tiny house?” diye mırıldandığını duyar gibiyim. TDK sözlüğünde henüz yerini almamış olsa da bu ifadenin günlük hayatta kullanılmaya başladığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Aslında, kelime anlamı “küçük ev” ama burada kastedilen, özel olarak belli bir formdaki küçük ev. Yaklaşık 10 yıllık bir mazisi olan, özellikle Covid-19 pandemisi döneminde tanınmaya başlayan tiny house’lar, bu dönemde ülkemizde de popüler olmaya başladı.

Genellikle ahşap ve çelik malzemeden yapılmış, içinde asma katı, dışında verandası bulunan, kendi imkânlarını kendi içinde karşılayabilen tekerlekli ev olarak tanımlayabileceğimiz tipik bir tiny house, 20-30 metrekare civarında kullanım alanına sahiptir. Aslında, çekilebilir karavanın biraz geliştirilmiş halidir, tiny house. Tam bu noktada, konu başlığımıza uygun olarak tiny house’ların konut sorununa çare olup olamayacağını tartışmak için şu sorudan başlayalım: 

Tiny House Yapı mıdır yoksa Karavan mı? 

“Yapı”, tanımı itibarıyla toprağa bağlı olarak inşaatı yapılmış olan tesistir. Bugün üretilmekte olan tiny house’lar ise römorklu karavan ya da kamp taşıtı kategorisindedir. Karayolları yönetmeliğine göre O-1 ya da O-2 motorsuz taşıt grubu olarak sınıflandırılmakta ve şasi numarası almak durumundadır. Ağırlıkları genellikle 3-4 tonu bulan bu minik evlerin, binek araçların çeki demiriyle trafikte taşınabilmelerinin pek mümkün olmadığını söyleyebiliriz. Bu yüzden de üretici firma, tiny house’u tır yardımıyla teslim noktasına kadar götürmektedir. 

Tiny house’unuzu teslim aldıktan sonra nasıl kullanabileceğinizden de biraz bahsedelim. Tiny house’larda moto-karavanlardaki gibi kaset sistemi bulunmadığından, su ihtiyacınızı karşılamak için artezyen kuyusu açmaya (bu işlem için resmi kurumlardan izin almanız gerektiğini hatırlatalım) ve bazen de hidrofor sistemine ihtiyacınız olacaktır. Bununla beraber, atık su gideri için de bir foseptik çukuru açmak gerekecektir. Basit elektrik kullanımı için güneş enerjisi panelleri yeterli olsa bile, klima gibi ihtiyaçlarınızı karşılamak için jeneratör almakta fayda vardır. Tabii, burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus da tiny house’ların kolayca tutuşabilecek ahşap malzemeden imal ediliyor olmasıdır. Bu yüzden de çok fazla elektrik enerjisi yüklenmemesi tavsiye ediliyor. Aslında, tiny house’ların, bu özellikleriyle tatil evi gibi kullanılmak için tasarlandığını söylemek yanlış olmaz.

Peki, tiny house’ları kalıcı konut gibi kullanmak ne derece mümkündür? 

İşte bu aşamada, işler biraz çetrefilli hale geliyor. Tiny house’u imarlı bir arsaya götürüp, oradaki altyapıdan yararlanarak konut olarak kullanmak istediğinizde, yapı ruhsatı almanız gerekiyor. Tekerlekleri olmaksızın beton zemin üzerine yerleştiriliyor ve taşınabilir bir varlık olmaktan çıkıyor. Bu durumda, imar mevzuatına uygun bir mesken olup olmadığına da bakılıyor. Buradaki en önemli açmaz da; planlı alanlar tip imar yönetmeliğinin 29. maddesinde belirlenmiş olan minimum konut büyüklüğü ve piyes ölçüleri oluyor. Bu maddeye göre, sözgelimi, stüdyo tipi ya da 1+0 gibi tek hacimden oluşan mesken tasarlamak mümkün olmadığı gibi orada belirlenmiş olan oda büyüklükleri genellikle tiny house mantığına da uygun olmuyor. Aslında, bu sorun sadece ülkemizde değil, dünyanın birçok ülkesindeki birbirinden farklı imar rejimlerinde de yaşanıyor. Bazı kentler, kendilerini “tiny house dostu kent” olarak ilan ederek bunlara uygun yerleşim yerleri ayırmayı da denemekteler ancak şimdiye kadar çok fazla başarılı uygulama gerçekleştiğini söyleyemeyiz. 

İmarlı yerlerde tiny house kullanmanın pek de faydalı olmadığına kanaat getirdiysek, gelelim şu seçeneğe: Tiny house’ları imarsız bir arazide, kamp taşıtı gibi, zararsız bir biçimde kullanmakta bir sakınca var mıdır? Genel olarak bu konuda belirgin yasal bir kısıtlama bulunmuyor. Özellikle köy yeri ya da yazlık kasaba gibi kırsal alanlarda, kendinize ait bir araziye tiny house’u götürüp yerleştirebilirsiniz ama bir şartla: Tekerlekleri üzerindeyken. Bu kısım önemli.  Basit bir yaklaşımla, tiny house’u, kendi arazinize kalıcı olarak değil, park etmek için oraya getirdiğinizi öne sürebilirsiniz. Bu durumda, yapı gibi değerlendirilmeyecek ve imar kirliliğine neden olduğu iddia edilemeyecektir. Ancak bazı bölgelerdeki belediyelerin, tiny house’ların atıklarını ve foseptiklerini toplamayı kabul etmedikleri gibi haberleri şimdiden duymaya başladık. Son olarak şunu da unutmamak gerekir ki, tiny house’u bu haliyle sürekli ikamet adresi olarak kaydetmeye de imkân bulunmuyor.  

Biraz da tiny house’un avantajlarından bahsedelim. Tiny house, herşeyden önce, barınma ihtiyacının karşılanması için oldukça ekonomik ve pratik bir çözüm gibi görünüyor. Hafif malzemelerden imal edildiği için hızlıca tamamlanıp teslim edilebiliyor; inşaat süreci gibi uzun ve karmaşık bir üretim prosedürü bulunmuyor. Ülkemizin deprem riski düşünüldüğünde, oldukça güvenli ve yıkılması neredeyse imkânsız bir strüktürü olduğu da söylenebilir. Bununla beraber, sürdürülebilir çevreye ve yeşil mutabakatlara da uygun bir yapı tarzı olduğunu, içinde oturanların doğayla iç içe bir yaşam tarzına erişimi olacağı öngörülebilir. Isı yalıtımı, ahşap malzemeye bağlı olarak yazın serin kışın ılık olacak şekilde ayarlanmaya da elverişli sayılabilir. 

Her ne kadar sempatik bir barınma yeri gibi algılansa da tiny house’ların bazı dezavantajları da bulunuyor. Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre, okul çağında çocuğu olan ailelerin sürekli olarak ikamet etmeleri için pek uygun bir yaşam tarzı sunmuyor ve çocukların akademik başarısını olumsuz yönde etkileyebiliyor. Buna karşın, yalnız yaşayan bireylerin ya da 55 yaş üzeri emekli kesimin ihtiyaçlarına daha uygun olduğu ifade ediliyor. 

Toparlayacak olursak; tiny house’lar geniş aile olmayan kitlelere pratik ve hesaplı bir barınma imkânı sunuyor diye çerçevelemek mümkün. Türkiye pazarındaki kullanım şekli, içinde bulunduğumuz konjonktürde daha çok tatil evi ya da hobi evi gibi algılanıyor. Gerekli yasal düzenlemelerin yapılması halinde, nüfusun belli bir kesiminin barınma ihtiyacını, kısa ya da orta vadede çözümleyebilecek bir araç olabileceğini söyleyebiliriz. Yine de Türkiye’deki hane halkının geniş evlere olan ilgisini ve genel yaşam alışkanlıklarını düşündüğümüzde, tiny house’ların geleneksel inşaat sektörünün yerini tutabilmesi ya da o pazardan pay koparabilmesi şimdilik pek mümkün görünmüyor diyebiliriz.

İskenderun’a 60 Milyon Avro Yatırımla Gübre Fabrikası Kuruluyor

0

İstanbul Gübre Sanayii (İGSAŞ), Hatay’ın İskenderun ilçesinde 60 milyon avroluk yatırımla gübre fabrikası kurulacağını açıkladı. Projenin 2024 sonunda üretime açılması hedefleniyor.

Hatay’ın İskenderun ilçesinde, evleri yıkılan ve çadırlara yerleştirilen afetzedelerin barınması amacıyla 213 konteynerlik İGSAŞ Yaşam Kentinin kurulumunu geçtiğimiz günlerde tamamlayan İstanbul Gübre Sanayii A.Ş. (İGSAŞ), bölgenin tekrar eski haline gelmesi ve iş imkanları sağlanması için İskenderun’a fabrika açacak. Yıllık 250 bin ton kapasitelik kompoze gübre fabrikasının, bölgenin sanayisine ve tarımına da büyük katkı sağlaması bekleniyor.

İGSAŞ Genel Müdürü İlkay Ünal, 60 milyon avroluk yatırımla hayata geçecek tesisin 2024’ün sonunda üretime başlayacağını söyledi. 

300 Kişilik Çalışma Ekibi Kurulacak

Ünal, “Fabrikada 100’e yakın kişi istihdam edilecek. Beraberinde farklı alanlarda da yeni iş imkanlarının oluşmasıyla sayının bin civarında olmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı. 

Ünal, şantiye aşamasında da farklı periyotlarda 250-300 kişilik bir çalışma ekibi kurulacağını belirtti.

‘’Proje, Hatay Halkı İçin İstihdam Alanı Oluşturacak’’

Ünal, yönetim kurulunun kararının ardından hemen kamu kurumlarıyla görüşmelere başladıklarını, ilgili bakanlıkların ve yerel yönetimlerin koordinasyonunda yatırımla ilgili çalışmaların sürdüğünü vurguladı. İlkay Ünal, yeni fabrikanın hem yapım aşaması hem de üretime geçmesinin bölgenin ekonomisini canlandıracağının altını çizerek, şunları kaydetti: 

“Biz, şirket olarak yatırım süreciyle ilgili tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Bölgedeki diğer yatırımcıların da önünü açtığımıza inanıyoruz. Bu yatırımın moral motivasyon anlamında büyük bir desteği olacağını söyleyebiliriz. Bu proje, Hatay halkı için de yeni bir istihdam alanı oluşturacak.” 

Deprem Yönetmeliğine Uygun

Fabrikanın yapılacağı alanda deprem riski ile ilgili çalışmalarda çok titiz davranacaklarını belirten Ünal, “Tesisin yapılacağı bölge, depremi en sert yaşayan yerlerden biri. Bu denli yıkıcı bir etki sonrası çok uzun yıllar büyük depremlerin beklenmediğini biliyoruz. Buna rağmen elimizde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ÇED olumlu raporu olmasına karşın, yatırımın her aşamasında zemine yönelik tüm etütler tekrar yaptırılacak ve yatırım esnasında da deprem yönetmeliğine ve diğer tüm ilgili regülasyonlara uyumlu bir proje hayata geçirilecek” dedi.

Konut ve İş Yerleri İçin Faizsiz Kredi Uygulaması Başlatıldı

0

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, yerinde dönüşüm kampanyası kapsamında konut ve iş yerleri için hibe ve faizsiz kredi desteği uygulamasının başlatıldığını duyurdu.

Hatay’da Afet Koordinasyon Merkezi’nde STK temsilcileri ile bir araya gelen Bakan Bolat, bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) koordinatörlüğünde yerinde dönüşüm kampanyasının başlatıldığını hatırlatan Bolat, şu açıklamalarda bulundu:

“Hatay’ın bir an önce eski günlerine kavuşması, hatta eskisinden daha güzel bir şehircilik ve modern bir şehir konumuna erişmesi, yaşanabilir, huzurlu güzel bir şehir haline gelmesi için canla başla bir çalışma içindeyiz. Depremin üçüncü haftasından itibaren kalıcı konutlarla ilgili rezerv alanları tespiti ve temel atma çalışmaları yapıldı. Başta hastaneler olmak üzere geçici ve kalıcı yatırımlar yapılıyor.

TOKİ’nin koordinasyonunda vatandaşlarımızın yerlerini yapmasıyla alakalı yeni bir model de geliştirildi. Bu model çerçevesinde büyüklüğüne göre konut için 500 bin TL hibe ve 500 ile 800 bin TL arasında faizsiz kredi iki yıl ödemesiz, on yıl vadeli, iş yerleri için de 250 bin TL hibe ve 250-500 bin TL yine faizsiz kredi uygulaması başlatıldı. Gördük ki vatandaşlarımız bu modeli de benimsemişler. Bu modelle de çalışmalar hızlandırılacak ve depremin maliyetlerinin biraz daha düşürülmesi noktasında önemli bir adım olacak. Biz de Ticaret Bakanlığı olarak depremin ilk anından itibaren tüm kadromuzla başta yurt dışından gelen yardımların Türkiye’ye girişi noktasında gümrüklerde her türlü kolaylığı sergiledik.

Esnaf için destek paket sunduk, bu noktada kredi geri ödemeleri en az 6 ay uzatıldı. Şimdi hükümetimiz bu kredi borcu geri ödemelerini bir altı ay daha uzatma kararı aldı. Yeni olarak, Hatay ilimizde 3 bin 836 esnafa kullandırılan deprem destek süreci yaklaşık 1 milyar lira olmuştur. Bu noktada ayrıca 5 bin 984 esnaf ve sanatkara yüzde 50 ve yüzde yüz hazine faiz destekli yatırım kredileri toplamı da 2 milyar 700 milyon liraya ulaşmıştır.”

İnşaat Malzemesi Sanayi Üretimi Yüzde 2,8 Arttı

0

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) Aylık Sektör Raporu’nun Temmuz 2023 verilerini açıkladı. Buna göre inşaat malzemesi sanayi üretimi bir önceki yıla göre yüzde 2,8 oranında arttı. 

İnşaat malzemesi sektörünün çatı kuruluşu Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından her ay hazırlanan Aylık Sektör Raporu’nun Temmuz 2023 sonuçları açıklandı. Açıklanan verilere göre 2023’ün mayıs ayında inşaat malzemesi sanayi üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 arttı. İnşaat malzemesi sanayisindeki 22 alt sektörün 18’inde üretim yükselirken, 4’ünde ise geriledi. Böylece yılın ilk 5 ayında toplam inşaat malzemesi sanayi üretimi geçen yılın ilk 5 aylık üretiminin yüzde 2,8 üzerinde gerçekleşti.

Ahşap İnşaat Malzemesi Üretimi Yüzde 27,4 Arttı 

Yılın ilk beş ayında, geçen yılın ilk beş ayına göre en yüksek üretim artışı yüzde 48,9 ile metal yapı ve yapı parçalarında yaşandı. Yılın ilk beş aylık döneminde yüzde 43,4 ile metalden kapı ve pencereler, yüzde 27,4 ile ahşap inşaat malzemesi üretimi ve yüzde 18,7 ile plastik inşaat malzemesi üretimi metal yapı ve yapı parçalarından sonra üretimin en çok arttığı diğer alt sektör dalları oldu. Üretimin en çok azaldığı alt sektör ise yüzde 18,5 ile demir çelik inşaat ürünleri olurken, onu yüzde 17,6 ile inşaat camları ve yüzde 13,3 ile seramik kaplama malzemesi izledi.

Doğayla İç İçe Özel Bir Proje: Mansion Park

0

Mansion İnşaat tarafından Antalya’nın Kepez ilçesinde hayata geçirilen Mansion Park projesi, zengin donatıları ile doğayla iç içe keyifli bir yaşam imkanı sunuyor.

Antalya merkezli Mansion İnşaat, 2013 yılından bu yana hizmetlerini sürdürmeye devam ediyor. Kurulduğu günden bu yana yenilikçi yaklaşımıyla konforlu yaşam alanlarını birleştiren Mansion İnşaat, son olarak Kepez ilçesinde projelendirdiği Mansion Park ile keyifli ve huzurlu yaşam standardını hayata geçirmeyi hedefliyor. 

İnşaat sektörünü olumlu yönde dönüştürmeyi vizyon edinen Mansion İnşaat’ın yeni projesinde çalışmalar devam ediyor. Mansion Park, hayatı kolaylaştıran alternatifleriyle ve göz alıcı iç-dış tasarımıyla müşterilerini bekliyor.

Tüm Dairelerin Tasarımında Birinci Sınıf Markalar Yer Alıyor 

Toplam 55 daireden oluşan Mansion Park projesinde daireler iç mimarlar tarafından özenle tasarlandı. Projede daireler, ayrı mutfaklı olarak düşünülürken, Falez marka çelik kapılar, özel tasarım lake vestiyer ve kapılar, birinci sınıf AGT ahşap parkeler, 70’lik pimapen pencereler, ankastre set, çimstone tezgahlar, manuel panjur ve klima altyapıları ile donatıldı.

Lüks, Konfor ve Doğallığın Harmanlandığı Yer: Mansion Park

Dairelerin dış kısımları ise göz alıcı peyzaj tasarımı, basketbol sahası, 142 metrekare yüzme havuzu, havuz başı snack bar, yürüyüş yolu, dış cephe söve kaplama, kamera sistemi, açık otopark, çocuk parkı ve güvenlik sistemleriyle dikkat çekiyor.

İnşaat çalışmalarının sona geldiği Mansion Park projesi, Düden Şelalesi, Kent Ormanı, Antalya Hayvanat Bahçesi, Kepez Masal Parkı, Kurşunlu Şelalesi Tabiat Parkı, Köprülü Kanyon Milli Parkı ve Antalya Akvaryum’a yakınlığı ile şehir ve doğayı bir arada sunuyor. 

Aliağa OSB’ye Otel Projesi

0

İzmir, Aliağa Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) ofis ve mağaza olarak planlanan iş merkezi, 75 odadan oluşan otele dönüştürülecek.

İzmir Aliağa Kimya İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi müdürlüğü, ofis ve mağaza olarak planlanan, kaba inşaatı tamamlanmış binayı, otele çevirmek için harekete geçti. ÇED onayı alınan bina, 75 oda ve 150 yatak kapasiteli olarak dönüştürülecek.

Yaklaşık 88 Milyon TL Yatırım Bedeline Sahip

4 yıldız konseptinde hizmet verecek otelin zemin katında 9 adet dükkan, çatı katında 20’şer kişilik 4 toplantı odası, 90 kişilik restoran, 15 kişilik VIP toplantı odası, 2 hamam, masaj odası ve SPA merkezi de yer alacak. Projenin toplam maliyeti, 87 milyon 991 bin 400 TL olarak açıklandı.

Karacabey Kültür Merkezi Projesinde İnşaat Devam Ediyor

0

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Karacabey ilçesine kazandırılacak olan kültür merkezi projesinde inşaat çalışmaları hızla devam ediyor.

Ulaşımdan altyapıya, spordan tarihi ve kültürel mirasa kadar her alanda önemli yatırımları hayata geçiren Bursa Büyükşehir Belediyesi, 17 ilçede yaşam kalitesini yükseltecek projeleri bir bir devreye alıyor. Bu projeler çerçevesinde ele alınan ve yıllardır Karacabey halkı tarafından özlemle beklenen Kültür Merkezi’nin temeli de 2019 yılında atılmış ancak pandemi süreciyle birlikte inşaat durma noktasına gelmişti. Büyükşehir Belediyesi, ilçe girişindeki Atatürk Kültür Parkı’nda konuşlandırılan kültür merkezi inşaatında çalışmalara hız verdi. Farklı büyüklüklerde 4 salon, düğün salonu, kütüphane, fuaye alanı, çok maksatlı salon, iki adet sinema salonu, idari birim ofisleri ve vatandaşların ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri sosyal donatıların bulunacağı merkezdeki fiziki gerçekleşme yüzde 50’yi aştı. Kaba inşaat ve çatı imalatlarının devam ettiği kültür merkezinin kasım ayı sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Karacabey’in, Bursa’nın batısında, 100 bine dayanan nüfusu ile gelişime çok açık bir ilçe olduğunu hatırlatarak, kültür merkezinin de özellikle ilçe gençleri açısından önemli bir ihtiyaç olduğunu kaydetti. Pandemi sürecinde başlayan inşaatın yarım kaldığını hatırlatan Başkan Aktaş, “Kültür merkezi inşaatında çalışmaları hızlandırdık. Şu anda fiziki gerçekleşme yüzde 50’leri aştı. Bu proje, özellikle çocuklarımız ve gençlerimizin için çok güzel bir eser olacak. Zemin+2 kattan oluşan ve 5 bin 500 metrekare kullanım alanıyla ferah ve görkemli bir yapı olacak. Özellikle gençlerimiz ve çocuklarımız için bütün detaylar düşünüldü. Bittiğinde gençlerimizin burayı dolu dolu kullanacağına inanıyorum. Karacabey ilçemize şimdiden hayırlı olsun” dedi.

Türkiye’nin İlk Uçak Fabrikası Yeniden Faaliyete Geçiyor

0

1926 yılında hayata geçirilen Türkiye’nin ilk uçak fabrikası TOMTAŞ, yeniden faaliyete geçiyor.

Cumhuriyetin ilanından 3 yıl sonra açılan, 2 yıl hizmet verdikten sonra Kayseri Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı’na dönüştürülen fabrika, TUSAŞ, ASFAT, Erciyes Teknopark ve Kayserili iş adamlarının ortak girişimiyle yeniden üretime başlıyor. Havacılık sektörünün ihtiyaç duyduğu bütün alt sitemlerin üretileceği ve uçak bakım faaliyetlerinin gerçekleştirileceği fabrikaya 200 milyon dolarlık yatırım yapılacak, 2 bin nitelikli istihdam sağlanacak.

Havacılık ekosisteminin üzerinde bulunacağı yaklaşık 800 dönüm arazinin tahsisi için ilk adım Kayseri Büyükşehir Belediyesi Meclisinden geldi. Farklı siyasi partilere mensup meclis üyelerinin oy birliği ile arazi TOMTAŞ’a tahsis edildi. Tesiste hangarlar, AR-GE merkezleri, test laboratuvarları, rüzgar türbinleri, simülasyon merkezleri olacak. Deneme uçuşlarına elverişli pistler ve entegre bir kampüs içerecek proje kapsamında uçak yapısalı imalatından uçak bakımına, genel havacılık faaliyetlerinden uçuş eğitim programlarına, alt birim montajından retrofite, özgün ve milli platform üretimine kadar birçok temel alanda faaliyet gösterilecek.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan TOMTAŞ Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekşi, “TOMTAŞ ailesi dünyanın en önemli havacılık firmalarından TUSAŞ, Kayseri’deki 70 yıllık havacılık birikiminin imtiyaz sahibi ASFAT, Orta Anadolu’nun en büyük teknoloji geliştirme bölgesi Erciyes Teknopark ve Kayserili iş adamlarından oluşmaktadır. Ülkemizin sahip olduğu girişimcilik kültürü, jeostratejik konumu, neredeyse 100 yıllık havacılık birikimi ile sahip olduğu rekabet gücü ve hiçbir zaman sınırlanamayan potansiyeli TOMTAŞ’ı doğurmuştur. Ülkemizin Türkiye Yüzyılı vizyonuna uygun bir şekilde 100 yıllık hayallerin gerçekleşmesine omuz veriyor, havacılık ve uzay teknoloji ekosisteminin can bulacağı bir merkez kuruyoruz” dedi. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin bu yıl 6 milyar dolar seviyesinde savunma sanayii ihracatı hedeflediğini açıkladığını belirten Ekşi, “Ülkemiz için Cumhurbaşkanımızın belirlediği hedefe sonuna kadar destek olacağız. Ülkemizin bugüne kadar karşılaştığı engelleri aşmak için birlikte çalışacağız. Ortak projeler ile uzun vadeli işlere imza atacağız. Bugünü değil daha güçlü yarınları inşa etmek için birlikteliklerimizi güçlendireceğiz, kimseyle rakip olmayacağız, yeniliklere kapı aralayıp, sektörümüzün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışacağız. TOMTAŞ’a her yönüyle büyük teveccüh var. İnsan kaynakları anlamında projelerde çalışmak isteyen idealist gençler, alt yüklenici olarak katkı sağlamak isteyen işletmeler, büyük vizyona sermayedar olarak dahil olmak isteyen yurt içinden ve yurt dışından şahıs ve kurumlarımız var. Bu durum ekip olarak sorumluluğumuzu daha da artırıyor. Bu doğrultuda yenilikçi yöntemlerle çok sayıda insanımızın yatırımcı olarak projenin paydaşı olmasını sağlayacak bir yatırım fonu kuruyoruz. Birçok ilki bünyesinde barındıran projemiz, oluşturulacak yatırım fonu sayesinde geniş tabanlı, şehrimize yakışan bir proje olarak yoluna devam edecek. En başından beri çok büyük bir özenle oluşturulan iş modeli ve yapısı içinde çalışmalarımız devam ediyor. Bu arada bir müjdeyi paylaşmak istiyorum. Birinci faz imalat alt yapısına ait tezgahlarımız gelmeye başladı. Eylül ayı içerisinde deneme üretimlerine inşallah başlıyoruz” şeklinde konuştu.

Van’a Yeni AVM İnşa Edilecek

0

Van’ın üçüncü büyük Alışveriş Merkezi (AVM) olacak yeni proje Edremit ilçesinde planlandı.

Geçtiğimiz günlerde Doğu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zahir Kandaşoğlu yaptığı açıklama ile Van’ın Tuşba ilçesine 130 bin metrekarelik bir alanda AVM ve ticaret merkezi yapılacağını duyurmuştu.

Edremit Güzel Kent’e yapılacak olan AVM’nin Van AVM ve Doğu Şirketler Grubu’nun Tuşba’ya yapacağı 130 bin metrekarelik ticaret merkezinden sonra 3’üncü büyük AVM’si olacak. Sosyal medya hesabı üzerinden AVM projesi müjdesini duyuran Osman Nuri Yıldız, “Bir AVM de Edremit’te düşünülüyor. 2000’li yılların başında Edremit’e Güzel Kent’i kazandıran iş insanı Seyfettin Gözel bir yıla yakındır hazırladığı AVM ve Rezidans projesini yakında kamuoyuyla paylaşacak. Hazır olan projenin adresi Güzel Kent olacak. Proje için 30 dönüm yer hazır” dedi.

Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Derneği’nden Saldırı Açıklaması

0

Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Derneği, Uşak’ta inşaat mühendislerine yapılan darp eylemi üzerine basın açıklaması yayımladı.

Dernek tarafından yapılan basın açıklaması şu şekilde;

”Ülkemiz 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerinin acısı devam ederken Uşak’ta Yapı Denetimde görevli meslektaşlarımız inşaat mühendisi arkadaşlarımız darp edildi. Deprem felaketinden ders alınmadığı gerçeğini bir kez daha görmüş olduk.

Daha öncede aynı ilimizde  Ankara, Antalya,İzmir,İstanbul,Yalova ve daha birçok ilde denetim sırasında yaşanan saldırılara bir kez daha  meslektaşlarımız maruz kaldı. 

Olay uşak merkezde devam eden inşaatta denetime giden meslektaşlarımız beton dökümü sırasında betonun vibratörle sıkıştırılmasını isteyince, bir inşaat ustası ile aralarında tartışma çıktı.

Tartışma sonucu elindeki keserle mühendislere saldıran inşaat ustası, mühendisleri kol ve boyun bölgelerinden yaraladı. Ambulansla hastaneye sevk edilen yaralı mühendislerin vücutlarına dikiş atıldı.

Yapı Denetim Kuruluşları Birliği olarak, her bir yapı denetim çalışanının, denetim görevlerini yerine getirirken şantiyelerde aynı riskle karşı karşıya olduğunu belirtmek isteriz. Hakaret, tehdit, taciz, küfür -maalesef ki- sıklıkla karşılaştığımız durumlar. Oysa biz, halkın can güvenliği için binaların mühendislik kurallarına göre yapılmasını sağlamak üzere görevli kuruluşlarız. Denetimlerimiz sırasında yaptığımız her uyarı, düzeltilmesini istediğimiz her yanlış imalat, yaşadığımız depremleri ve daha önce defalarca yaşadığımız büyük acıları yaşamamak için. Ancak geldiğimiz noktada görüyoruz ki, kendi can güvenliğimiz yok. Böylesine önemli bir kamu görevini yerine getirirken karşılaştığımız şiddetin hiçbir izahı, gerekçesi, affı olamaz. Bu yüzden tüm halkımızı ve yetkilileri yanımızda durmaya, destek olmaya davet ediyoruz. Özellikle kamu adına çalışan firmalar olarak yaptırımların kamu personeline karşı işlenen suçlardaki şekilde yani TCK Madde 265  tabi tutulması talep ediyoruz. (“Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. “) ”

Akiş GYO 2022 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

0

Akiş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO), 2022 yılına ilişkin ‘Sürdürülebilirlik Raporu’nu’ yayımladı.

Sürdürülebilirlik bakış açısını dijitalleşme, bilgi güvenliği, iklim güvenliği, çevrecilik gibi pek çok farklı alanda tüm süreçlerine entegre eden Akiş GYO, 2022 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladığını duyurdu. 1 Ocak 2022-31 Aralık 2022 arası faaliyetlerini kapsayan raporda, Akiş GYO; kurumsal yönetişim, dijitalleşme ve inovasyon, iklim değişikliği ile mücadele, çalışma hayatı,müşteri memnuniyeti, iş sağlığı ve güvenliği, toplumsal gelişime katkı ana başlıklarında sürdürülebilir değer yaratmaya odaklanırken hızla ilerleyen teknolojiye uygun süreç ve yöntemler geliştirmeyi sürdürüyor.

Türkiye’de varlık ve piyasa değeri olarak sektörünün en büyük oyuncularından biri olan Akiş GYO, sahip olduğu ticari gayrimenkulleri ile geniş sosyal, çevresel ve ekonomik etki alanları oluşturarak, tüm paydaşları için değer üretiyor, operasyonel coğrafyasının sürdürülebilir kalkınmasına öncülük etmeye devam ediyor.

BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde İşlem Gören Tek GYO

Dördüncü kez yayımlanan rapor üzerine değerlendirmede bulunan AKİŞ GYO A.Ş. Genel Müdürü Levent Çanakçılı, “2022 yılı sürdürülebilirlik konusunda başarılarımızı taçlandırdığımız bir yıl oldu. Kurumsal sürdürülebilirlik performansı üst düzeyde olan şirketlerin yer aldığı BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde işlem gören tek GYO şirketi olmanın yanı sıra, bu yıl ilk kez raporlamasını yaptığımız Karbon Saydamlık Projesi (CDP) İklim Değişikliği Programından “B Yönetim Seviyesi” notunu alarak, sektörümüzde halka açık raporlama yapan tek GYO olmanın gururunu yaşadık. Ayrıca Kurumsal Yönetim Derecelendirme notumuzu 9,63’ten 9,64’e yükselterek, gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve inşaat şirketleri arasında Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notu en yüksek şirket konumumuzu korumayı başardık” şeklinde bilgi verdi.

‘’Karbon Ayak İzi Doğrulama Sertifikası Aldık’’

Akbatı ve Akasya’nın, sahip olduğu ISO: 14001 Çevre Yönetim Sistemi, ISO: 45001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetimi Sistemi ve I-REC sertifikalarına ek olarak, ISO: 50001 Enerji Yönetim Sistemleri ile “Green Check- Yeşil Kontrol” belgesini almaya hak kazandığının altını çizen Çanakçılı, Akiş GYO olarak, Karbon Ayak İzi Raporlamasının yanı sıra bu yıl ‘Karbon Ayak İzi Doğrulama’ hizmeti denetim sürecini başarı ile tamamlayarak ‘Karbon Ayak İzi Doğrulama Sertifikası’ almaya hak kazandıklarını paylaştı. Ayrıca; sürdürülebilir uygulamaları teşvik etmek üzere Akasya’da özgün projelere imza attıklarını, bu projelerin en yenisi olarak Akasya’da konumlandırılan “Geri dönüşümün en renkli hali ‘Pet Avcısı Kaplumbağa’ile plastik şişeleri toplayarak Bio Print teknolojisi ile geri dönüşüme kazandırıp yılbaşı süslerine dönüştüreceklerini ve  2022 yılında Türkiye’nin ilk döngüsel mağazası olan Nivogo mağazasını açtıklarını da aktardı.

Kaynak: Emlak Dream

Kırklareli, Demirköy’de Yol Yapım Çalışmaları Devam Ediyor

Kırklareli’nin Demirköy ilçesinde Belediye Fen İşleri Müdürlüğü tarafından başlatılan beton yol yapım çalışmaları hızla devam ediyor.

Kırklareli, Demirköy ilçesi Hamdibey Mahallesi’nde Demirköy Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından yapılan beton yol yapım çalışmaları hakkında bilgi alan Demirköy Belediye Başkanı Recep Gün, en kısa sürede çalışmaları tamamlayıp yolu araç ve yaya trafiğine açmayı hedeflediklerini belirtti.

Ayrıca, Kırklareli’nde ‘Atıl Seraların Üretime Kazandırılması Projesi’ sürüyor. İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce yürütülen proje kapsamında hibe almaya hak kazanan üreticilerin listesi açıklandı. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy, yaptığı yazılı açıklamada, il proje uygulama komisyonunun aldığı karar ile proje için yapılan müracaatların tamamı değerlendirildiğini bildirdi. Hibe desteği almaya hak kazanarak asil listede bulunan üreticilerin 9 ağustosa kadar il ve ilçe müdürlüklerine başvuru yapmaları gerektiğini belirten Aksoy, üreticilerin kendileri için belirlenmiş olan katkı paylarını ödeyip proje hibe sözleşmesini imzalamaları gerektiğini kaydetti.

Eczacıbaşı, Üç Yıl İçinde 18,8 MW Yenilenebilir Enerji Kurulu Gücüne Ulaşacak

0

VitrA, Artema, İntema ve burgbad markalarıyla faaliyet gösteren Eczacıbaşı Yapı Gereçleri, 2022 yılında kullandığı elektriğin yüzde 93,4’ünü yenilenebilir kaynaklardan sağladığını açıkladı. Kuruluş, toplam karbon emisyonlarını 2021 yılına göre yüzde 38,5 azalttı.

4 ülkede 12 üretim tesisi, 105 uluslararası pazarda faaliyetleri bulunan Eczacıbaşı Yapı Gereçleri, “Sağlıklı bir geleceği birlikte inşa ediyoruz” mottosuyla 2022 için hazırladığı sürdürülebilirlik raporunu yayımladı.

Kuruluş bu yıl, Eczacıbaşı Yapı Gereçleri’nin sürdürülebilirlik stratejisini, performansını, hedeflerini ve bunlara ulaşma yolundaki ilerlemesini şeffaf bir şekilde aktaran iki kapsamlı rapor oluşturdu. “Tutkumuzun Hikayesi (Story of our Ambition)” başlıklı raporda, kuruluşun sürdürülebilirlik stratejisinin yanı sıra sürdürülebilirlik girişimleri, iyi uygulama örnekleri ve hedefleri yer alıyor. “Eylemlerimizle İlgili Gerçekler (Facts about our Actions)” başlıklı ikinci rapor ise Eczacıbaşı Yapı Gereçleri’nin sürdürülebilirlik performansını analiz etmek için veriye dayalı bir yaklaşım ortaya koyarak sürdürülebilirlik uygulamalarına ilişkin ayrıntılı içgörüler sunuyor.

Yenilenebilir Kaynaklardan Elektrik Temini Yüzde 93’ü Aştı”

2021 baz yılına göre Kapsam 1 ve 2 doğrultusunda toplam karbon emisyonunu yüzde 38,5, ton ürün başına karbon emisyonlarını ise yüzde 36 oranında azalttıklarını belirten Eczacıbaşı Yapı Gereçleri CEO’su Özgen Özkan, raporda yer alan mesajında, “Enerji yoğun olan yapı ürünleri sektöründe faaliyet gösteren uluslararası bir oyuncu olarak, gezegen sınırlarına saygı gösterme ve çevresel ayak izimizi azaltma sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Bu doğrultuda yenilenebilir enerji yatırımlarımıza hız veriyor ve düşük karbona geçiş yol haritamızı desteklemek için tüm olanakları değerlendiriyoruz. 

2022 yılında Bozüyük tesisimizin çatısına 4 MW’lık ilk güneş enerji santralimizi başarıyla kurduk. Türkiye’deki operasyonlarımızda elektrik kaynaklı karbon emisyonlarımızı yeşil elektrik temin ederek sıfırladık. İleriye dönük olarak, güneş enerjisi kurulu gücümüzü 2025 yılına kadar 18 MW’a çıkarmayı planlıyoruz. Bu da yıllık elektrik ihtiyacımızın yüzde 30’unu, kuracağımız yenilenebilir enerji santrallarından karşılamamızı sağlayacak. Buna paralel olarak saha dışı yenilenebilir enerji projelerine yatırımlarımızı da hızlandırarak elektrik tüketimimizde yüzde 50 yenilenebilir enerji üretimine ulaşmayı hedefliyoruz. Geri kalan elektrik kullanımımız için yeşil elektrik sertifikaları temin etmeye devam edeceğiz. 2030 yılı sonuna kadar ise Türkiye’de elektrik tüketimimizin tamamını kendi ürettiğimiz yenilenebilir enerjiden karşılamayı hedefliyoruz” dedi. 

Banyolarda Tüketilen Su ve Enerjiyi Azaltacak

Kullanıcıların, ürünlerin çevresel etkilerinin farkında olduğunu ve şirketlerin bu konuda aldığı aksiyonları giderek daha fazla önemsediklerini, artık bunun bir rekabet avantajı haline geldiğini ifade eden Özgen Özkan, sözlerine şöyle devam etti: 

“Ağırlıklı olarak suyla çalışan bir ürün yelpazesine sahibiz. Kaynakları verimli kullanarak en düşük çevresel etkiye sahip ürünler tasarlamaya ve geliştirmeye, ürünlerimizin ömrünü uzatmaya ve doğa dostu malzemelerin payını artırmaya odaklanıyoruz. Başta ortak kullanım alanları olmak üzere, hanelerde de tüketilen su ve enerji miktarını azaltmak için tasarlanmış akıllı ve yenilikçi ürünler sunuyoruz. Sürdürülebilirliği gündemimizden hiç düşürmeden, tüm insanların hijyen ve esenlik ihtiyaçlarını karşılayan ürünler geliştirmek için, inovasyon ve dijitalleşme konusundaki uzmanlığımızdan yararlanmaya devam edeceğiz.”

Atıkların Yüzde 87si Geri Dönüştürüldü

Üretimden kaynaklanan atıklarda yaklaşık yüzde 87’lik geri dönüşüm oranını yakaladıklarını belirten Eczacıbaşı Yapı Gereçleri CEO’su Özgen Özkan, 80’e yakın enerji verimliliği projesiyle 8 bin 700 MWh karşılığında yıllık enerji kullanımının yüzde 2’si kadar ve yaklaşık 2 bin 290 hanenin 1 yıllık elektrik tüketimine eşdeğer enerji tasarrufu sağlandığının altını çizdi. “Ton ürün başına enerji tüketimini 2020’ye göre yüzde 4 azalttık, 2025’e kadar bu oranı yüzde 14’e çıkarmayı hedefliyoruz” diyen CEO, Türkiye’de kadınların payını yeni işe alımlarda yüzde 50’ye, çalışanlarda yüzde 38’e, yönetimde yüzde 40’a yükseltmekten gurur duyduklarını belirtti. 

“Sürdürülebilir kaynaklar, toplum ve iş dünyasının hassas dengesini korumanın öneminin farkındayız. 2022’de Eczacıbaşı Topluluğu ile birlikte çevresel, sosyal, kurumsal yönetişim alanında bir dönüşüm yolculuğuna çıktık ve sürdürülebilirlik odaklı inisiyatifleri geliştirmek için tüm departmanlarda çalışma grupları oluşturarak sürdürülebilirliği tam anlamıyla kucaklayan bir kurum kültürünü pekiştirdik” diyen Özgen Özkan, bu süreçte kuruluşun sürdürülebilirlik hedeflerini ve yol haritasını da gözden geçirerek güncellediklerini, hedeflerinin insan, ürün ve üretim olmak üzere üç ana başlıkta ele alındığını belirtti. 

Alya Dolunay Projesinde Teslimler Başladı

0

BOSS4 İnşaat tarafından karma proje olarak İstanbul’un Beylikdüzü ilçesinde hayata geçirilen Alya Dolunay projesinde teslimler başladı. 

Temelleri 2020’nin sonunda atılan ve kentsel dönüşüm projesi olarak hayata geçirilen ‘Alya Dolunay’da 80 daire dönüştürülerek tamamlandı. Toplam 5 bin 56 metrekarelik alan üzerinde iki blokta 108 daire ve 12 ticari alandan oluşan ‘Alya Dolunay’da, büyüklükleri 183 ila 357 metrekare arasında değişen 3+1 ve 5+2 dubleks olmak üzere daire tipleri yer alıyor.

AA’nın haberine göre; açıklamada görüşlerine yer verilen Boss4 İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Akkuş, Alya Dolunay’ın Beylikdüzü’nün merkezindeki konumu ve üst düzey donanımı ile örnek bir proje olduğunu belirtti.

Proje, Bölgeye Vizyon Kazandırdı

Alya Dolunay’ın çevredeki kentsel dönüşüm projelerine prestij kattığını aktaran Akkuş, ‘’2021 yılında start verdiğimiz projelerimizden biri olan ‘Alya Dolunay’ hem ticari hem de konut projesi olarak bölgeye vizyon kazandıran bir proje oldu. 

Projelerimizi söz verdiğimiz zamanda ve hatta zamanından önce teslim ediyoruz. Geçtiğimiz ay da 12 lüks villadan oluşan ‘Alya Bella’ projemizi tamamlayarak teslim etme aşamasına getirdik. Hemen ardından şimdi de ‘Alya Dolunay’ı teslim ediyoruz. Yatırımcısına hem güvenli, hem konforlu, hem de kazandıran projeler sunmaya devam ediyoruz.’’ ifadelerini kullandı.

Sosyal Donatılar Dikkat Çekiyor

Geniş daire seçenekleri ve dükkanlarıyla hem konut hem de ticari alanda tüm ihtiyaçlara cevap veren Alya Dolunay geniş peyzaj alanı, kapalı havuz, spor salonu, etkinlik-toplantı odası, Türk hamamı ve saunadan oluşan sosyal donatı alanları ile de dikkati çekiyor.

Beylikdüzü Yaşam Vadisi’nin yanı başında yer alan proje, civardaki alışveriş merkezleri, hastane ve eğitim kurumları ile ulaşım noktalarına yürüme mesafesinde yer alıyor.

Karmod, Fransa’daki Müstakil Çelik Ev Projesini 60 Günde Tamamladı

0

Karmod, Fransa’nın Montargis kentinde hayata geçirdiği ‘müstakil çelik ev’ projesi 60 günde tamamlandı. Firmanın, İspanya’nın Tenerife kentinde başlattığı projesinde ise inşaat çalışmaları sürüyor.

Firma tarafından yapılan bilgilendirmelere göre, Fransa konut standartlarına göre inşa edilen evin kurulumunun 60 günde tamamlandı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Karmod Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çankaya son dönemde Avrupa genelinde çelik evlere yönelik önemli talepler aldıklarına dikkati çekti.

‘’Avrupa Ülkeleri Çelik Sistemli Konutlar İçin Son Derece Uygun’’

İki ülkede daha yeni çelik ev projelerinin üretim ve inşa sürecinin devam ettiğini belirten Çankaya şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ortadoğu, Asya ve Afrika ülkeleri genelinde yoğunlaşmış bulunan konut üretimimizi Avrupa ülkelerine taşımak istiyoruz. Bu doğrultuda gerçekleştirdiğimiz pazarlama faaliyetlerinin meyvelerini almaya başladık. 

Fransa’da çelik ev kurulumumuz tamamlandı. Şu aşamada İspanya’nın Tenerife adasında konut inşamız sürüyor. Bir diğer projemiz Portekiz’in Başkenti Lizbon’da. Bu projenin de fabrika ön üretimi tamamlanmak üzere. 

Yakın zamanda sevkini gerçekleştireceğiz. Avrupa ülkeleri çelik sistemli konut projeleri açısından son derece uygun lokasyon. Ülkelerde müstakil konut alanında önemli ihtiyaç var. Bu ülkelerde bizim açımızdan temel sorun ülkelerin özel yapı prosedürlerinin bilinmesi. İmar şartları bilindiğinde çelik ev sistemimizle Avrupa ülkelerinde proje gerçekleştirmek organizasyonumuz açısından son derece kolay.”

Konutlar Müşteri Tercihine Göre Şekilleniyor

Çankaya, Avrupa’ya yönelik projelendirilen çelik evleri, ülkedeki ruhsat aşaması sonrası Tuzla Orhanlı’da bulunan modern fabrika tesislerinde ön üretimini gerçekleştirdiklerini ifade ederek, ‘’Kapıdan pencereye, elektrik ve su armatürlerine varan kadar her parça Türkiye’de hazırlanıyor. Paketli sistemle sevk edilen ürünlerimiz kurulum yerine ulaştığında profesyonel montaj ekiplerimizi gönderiyoruz. Müşteri tercihine göre ekiplerimiz çelik evi anahtar teslimi veya çelik kurulumunu tamamlayarak ülkemize dönüş yapıyor.” açıklamasında bulundu.

Montargis şehrinde anahtar teslimi tamamlanan çelik ev 3+1 planda 82 m2 büyüklükte. Evin yapı statiği, elektrik ve diğer mekanik tesisat uygulamaları Fransa konut imar yönetmeliğine göre hazırlanarak uygulandı.

TOKİ’den Tuzla’ya 577 Yeni Konut 

0

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), İstanbul’un Tuzla ilçesinde inşa edeceği 577 konutun detaylarını paylaştı.

TOKİ’nin Tuzla, Orhanlı Mahallesi’nde inşa edeceği 577 adet konut ve 20 iş yeri projesinin ihale tarihi 31 Ağustos olarak belirlendi. Tuzla projesinin ilanı ise şu şekilde:

‘’İKN : 2023/769062

1-İdarenin

a) Adı : T.C. ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI TOPLU KONUT İDARESİ BAŞKANLIĞI

b) Adresi : Bilkent Plaza B1 Blok 06800 Bilkent ÇANKAYA/ANKARA

c) Telefon ve faks numarası : 3125652000 – 3122667748

ç) İhale dokümanının görülebileceği ve e-imza kullanılarak indirilebileceği internet sayfası : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/

2-İhale konusu yapım işinin

a) Adı : İstanbul İli Tuzla İlçesi Orhanlı Mahallesi 2Etap 577 Adet Konut, 20 Adet Dükkan ve 1 Adet Cami İnşaatları İle Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi

b) Niteliği, türü ve miktarı : Tünel Kalıp Sistemiyle 577 Adet Konut, 20 Adet Dükkan, Konvansiyonel Kalıp Sistemiyle 1 Adet Cami İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi

Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.

c) Yapılacağı/teslim edileceği yer : İstanbul

ç) Süresi/teslim tarihi : Yer tesliminden itibaren 500 (BeşYüz) takvim günüdür.

d) İşe başlama tarihi : Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 10 gün içinde

yer teslimi yapılarak işe başlanacaktır.

3-İhalenin

a) İhale (son teklif verme) tarih ve saati : 31.08.2023 – 14:30

b) İhale komisyonunun toplantı yeri (e-tekliflerin açılacağı adres) : Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (Toki) – Toplantı Salonu

4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:

4.1. İsteklilerin ihaleye katılabilmeleri için aşağıda sayılan belgeler ve yeterlik kriterleri ile fiyat dışı unsurlara ilişkin bilgileri e-teklifleri kapsamında beyan etmeleri gerekmektedir.

4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren bilgiler

4.1.2.1. Tüzel kişilerde; isteklilerin yönetimindeki görevliler ile ilgisine göre, ortaklar ve ortaklık oranlarına (halka arz edilen hisseler hariç)/üyelerine/kurucularına ilişkin bilgiler idarece EKAP’tan alınır.

4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.

4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.

4.1.5İhale konusu işte idarenin onayı ile alt yüklenici çalıştırılabilir. Ancak işin tamamı alt yüklenicilere yaptırılamaz.

4.1.6 Tüzel kişi tarafından iş deneyimi göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren belge.

4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:

4.2.1. İsteklinin ihalenin yapıldığı yıldan önceki yıla ait yıl sonu bilançosu veya eşdeğer belgeleri:

İsteklinin ihalenin yapıldığı yıldan önceki yıla ait yıl sonu bilançosu veya eşdeğer belgeleri;

a) İlgili mevzuatı uyarınca bilançosunu yayımlatma zorunluluğu olan istekliler yıl sonu bilançosunu veya bilançonun gerekli kriterlerin sağlandığını gösteren bölümlerini,

b) İlgili mevzuatı uyarınca bilançosunu yayımlatma zorunluluğu olmayan istekliler, yıl sonu bilançosunu veya bilançonun gerekli kriterlerin sağlandığını gösteren bölümlerini ya da bu kriterlerin sağlandığını göstermek üzere yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir tarafından standart forma uygun olarak düzenlenen belgeyi sunar.

Sunulan bilanço veya eşdeğer belgelerde;

a) Cari oranın (dönen varlıklar / kısa vadeli borçlar) en az 0,75 olması,

b) Öz kaynak oranının (öz kaynaklar/ toplam aktif) en az 0,15 olması,

c) Kısa vadeli banka borçlarının öz kaynaklara oranının 0,50’den küçük olması, yeterlik kriterleridir ve bu üç kriter birlikte aranır.

Yukarıda belirtilen kriterleri bir önceki yılda sağlayamayanlar, son üç yıla kadar olan yılların belgelerini sunabilirler. Bu takdirde belgeleri sunulan yılların parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanmadığına bakılır.’’

Kayseri OSB’ye Hastane İnşa Edilecek

0

Kayseri Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın, bölgede nüfus yoğunluğunun artması nedeniyle bir hastane inşa edileceğini açıkladı.

Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın, organize sanayi bölgesinin nüfusunun 100 bine yaklaştığını ve bu nüfusa hizmet verecek bir hastane yapmayı planladıklarını söyledi.

Kayseri OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın; göreve geldiklerinden itibaren organize sanayi bölgesinin kredi borçlarını ödediklerini ve şu anda hizmet yapar hale geldiklerini kaydederek projeler hakkında bilgiler verdi. 

Yıllardır boş duran binayı hastane olarak düzenleyerek organize sanayi bölgesine kazandırmayı planladıklarını ifade eden Başkan Yalçın, “Organize Sanayi Bölgesi’ni 24 Haziran 2022 tarihinde yapılan seçimli genel kurulla devraldık. Sanayicimiz bize teveccüh etti, hizmetkârlık görevini verdi. Devraldığımızda organize sanayi bölgemizin kredi borçları vardı. Devraldıktan sonra bütün kredi borçlarını ödedik. Şu anda organize sanayi bölgemiz artı durumda, temel atacak şekilde artı duruma geçmiştir. Elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz. Sanayicimize hizmet etmek istiyoruz. Bir hastane projemiz var. Hemen organize sanayi bölgemizin karşısında yıllardır boş olan bir binamız var. Biz bu binayı hastane şekline dönüştürmek istiyoruz. Neden hastaneye dönüştürmek istiyoruz? Organize sanayi bölgemiz 22 milyon metrekare, 1457 tane elektrik abonesi olan sanayicimiz var. Bundan dolayı da diyoruz ki; 1500’e yakın fabrikamız, sanayicimiz var. 

Haliyle bu kadar fabrika olunca 100 bine yakın çalışan bir nüfus var. Yani Orta Anadolu’da küçük bir şehir nüfusuna tekabül ediyor. 100 bine yakın nüfus olunca da hastanenin olması gerekliliğini gördük. Buradaki boş duran binamızı organize sanayi bölgemize hastane olarak kazandırmak istiyoruz. Çünkü burada çalışan 100 bine yakın insanların çarşı merkezine gitmeleri bizlere zaman açısından büyük bir kayıp olarak yansıyor. Bizler de diyoruz ki; hemen organize sanayi bölgemizin içinde hastanemiz olsun, burada çalışanlarımız herhangi bir sağlık sorunu olduğunda buraya gitsinler ve gerekli ihtiyaçlarını burada görsünler istiyoruz. Şu an binamız hazır. Biz bu binamızda gerekli düzenlemeyi yapacağız. Sayın valimiz bize destek verdi, İl Sağlık Müdürümüz ile istişare ettik, gereken doktor ve hemşireleri gönderecek. Burası sanayicimizin, çalışanlarımızın sağlık sorunlarını halledeceği bir merkez haline gelecek inşallah.” diye konuştu.

Caddebostan’da Satılık Konutlarda Metrekare Fiyatı 90 Bin TL’yi aştı 

0

İstanbul, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle birlikte hızla gelişen ve modernleşen bir metropol olarak dikkat çekiyor. Özellikle İstanbul Anadolu Yakası ve Bağdat Caddesi, son dönemde gayrimenkul yatırımcıları için öncelikli hedefler haline geldi. London Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Parmak, bu bölgelerde yabancı yatırımcıların gösterdiği ilgi hakkında değerlendirmelerde bulundu ve gayrimenkul yatırımcılarına önemli tavsiyeler sundu.

Mesut Parmak, İstanbul’un eşsiz coğrafi konumu, zengin tarihî mirası ve sürekli artan nüfusu ile gayrimenkul yatırımcıları için cazip bir pazar olduğunu vurguladı. Aynı zamanda şehrin Anadolu Yakası’ndaki hızlı gelişimi, modern altyapı çalışmaları ve ulaşım imkânlarının sürekli iyileştirilmesinin de bölgeye olan ilgiyi artırdığına dikkat çekti.

Bağdat Caddesi’nin lüks mağazaları, restoranları, kafeleri ve yeşil alanlarıyla bilinen prestijli bir bölge olduğunu ifade eden Parmak, bu bölgede yaşamın kalitesinin yüksek olmasının yatırımcıları cezbettiğini belirtti. Anadolu Yakası’nın diğer semtlerinde de benzer bir ilginin arttığını ve kentsel dönüşümün hız kazanmasıyla birlikte modern konut projelerinin bu bölgelerde yoğun bir şekilde geliştirildiğini söyledi.

Mesut Parmak, son dönemde yabancı yatırımcıların İstanbul Anadolu Yakası ve Bağdat Caddesi’ne artan ilgisinin altını çizdi. Türkiye’nin ekonomik ve kültürel açıdan cazibe merkezi olması, yabancı yatırımcıları bu bölgedeki gayrimenkullere yönlendiren önemli etkenlerden biri oldu. Özellikle Arap ve Avrupalı yatırımcıların, İstanbul’da konut ve ticari gayrimenkul yatırımlarına yönelik taleplerinin arttığına dikkat çekti. Son 1 yılda emlak piyasasındaki değişimler incelendiğinde, bölgenin yatırımcı ilgisi gören konumlarından Caddebostan’da satılık konut metrekare fiyatlarında yüzde 50’ye varan artış görüldü. Bu durumu Suadiye’de yüzde 60 ve Feneryolu’nda ise yüzde 75’lere varan artışlar takip etti. Metrekare başına fiyatlarda ise sırasıyla Feneryolu’nda ortalama 70 bin TL, Suadiye’de 80 bin TL ve Caddebostan’da ise yaklaşık 90 bin TL ile fiyat artışı yansımaları gözlemlendi. Bölgeye Körfez ülkeleri ve İran’dan gelen yatırımcı ilgisinde de artışın sürmesi bekleniyor.     

Mesut Parmak, gayrimenkul yatırımcılarına, yükselen piyasada doğru adımlar atmaları için bazı önemli tavsiyelerde bulundu:

“Gayrimenkul yatırımı yaparken, alanında uzman ve güvenilir bir emlak danışmanından destek almak büyük önem taşır. Uzman rehberlik, doğru yatırımı yapma olasılığını artırır. Yatırım yapmayı düşündüğünüz bölge hakkında detaylı araştırma yapın. Bölgenin gelecekteki potansiyeli, altyapı çalışmaları ve çevredeki sosyal yaşam olanakları gibi faktörleri değerlendirin. Yatırım yapacağınız gayrimenkulün kira getirisi ve geri dönüş süresini mutlaka hesaplayın. Gayrimenkul yatırımı her ne kadar güvenli bir yatırım türü olsa da, riskleri göz ardı etmemek önemlidir. Finansal durumunuzu ve yatırım hedeflerinizi dikkate alarak riskleri en aza indirmeye çalışın. Dolayısıyla, uzun vadeli bir perspektifle plan yapmak, yatırımın getirisinden tam anlamıyla yararlanmak açısından önemlidir.”

Bakan Özhaseki: ‘’İstanbul’a Özel Kentsel Dönüşüm Yasası Gündemde’’

0

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İstanbul’a özel bir kentsel dönüşüm yasası çıkarılabileceğini duyurdu.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 39 ilçe belediye başkanı ve AFAD’ın dahil olduğu bir komisyon kurulduğunu, İstanbul kentsel dönüşümü ile ilgili iki haftadır çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Olası Depremde 600 Bin Bina Yıkılabilir

İstanbul’a yönelik özel kentsel dönüşüm projesinin yasal altyapısının hazırlanması gerektiğini, Meclis’in olağanüstü toplantıya çağrılarak İstanbul için özel yasa çıkarılabileceğini belirten Özhaseki, olası bir 7 büyüklüğündeki depremde yıkılabilecek 600 bin bina olduğunu söyledi.

Kanal İstanbul Hattına 150 Bin Konut İnşa Edilecek

“Her sokakta iki bina yıkılsa, her şey durur. İstanbul kocaman hapishaneye döner.” diyen Özhaseki, ilk etapta yıkılma riski olan 600 bin binayı Anadolu ve Avrupa yakalarındaki rezerv alanlarına taşıyacaklarını aktardı. Özhaseki, Kanal İstanbul hattında da 150 bin konut yapılacağını bildirdi.

Rams Global, 4 Milyon Metrekare İnşaatı Tamamladı

0

6 farklı ülke ve 11 farklı şehirde faaliyet gösteren Rams Global, bünyesindeki 92’nci projesini de bitirerek toplam 4 milyon metrekare inşaat tamamladı.

Grubun amiral gemisi olan gayrimenkul sektöründe 6 ülkedeki 11 farklı şehirde 92. projesini tamamlayan Rams Global, inşaat başta olmak üzere faaliyet gösterdiği alanlardaki güncel gelişmeleri paylaştı. İnşaat sektöründe 4 milyon metrekare inşaatı tamamlayan Rams Global’in, 2 milyon metrekare de devam eden inşaatı bulunuyor.

Emlak Dream’den Ayla Özer’in haberine göre; Basın toplantısında konuşan Rams Global Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül, görüşlerini şu şekilde dile getirdi: 

“Bu topraklarda doğmuş, Türki Cumhuriyetlerde (başta Kazakistan olmak üzere) büyümüş ve bilgi birikimiyle deneyimiyle ve sermayesiyle Türkiye’ye değer katmak, ihtiyaç duyulan her alana ‘can suyu olmak’ için kolları sıvamış bir kurumuz. 

Hayatın her alanında insanların yanında olmak bizim ana stratejimiz. Önce ev dedik… Sonra o evleri yuvaya dönüştürdük. Bugün 20 binden fazla kişi Rams konutlarında oturuyor. Yuvada buluşan aile bireylerinin hayatlarına değer katmak için GAIN ile medya-eğlence sektörüne girdik. Yeme-içme sektöründe Kazakistan’daki restoranlarımızın yanı sıra bu alanda Türkiye’de de yatırımlarımıza devam ediyoruz. Paylaşımlı ofis sektöründe yatırımlarımız mevcut. Turizm ve maden sektörü de diğer öncelikli alanlarımız. Hepsinin ötesinde, işe, ‘Her şeyin başı sağlık’ diyerek başladık… Sağlık sektörüne değer katacak yatırımlar yaptık.  Bugün olduğu gibi önümüzdeki dönemde de bu topraklara değer katmak için var gücümüzle çalışacağız.”

Rams Global’in İstanbul’daki ilk projesi Ümraniye’deki Quattro Istanbul’da 8 ayda yaşamı başlatan grup, 210 dairenin satışını 59 gün gibi rekor bir sürede tamamladı. Projede BigChefs ve Migros markası da yerini aldı. Eylül 2022’de temel atma törenini yapılan Rams Garden Bahçelievler’de ise 24 ay planlanan teslim süresi erken tamamlanarak 14 ayda İstanbul severlerle buluşacak.

Lansmanı Mart ayında yapılan ve 2 etaptan oluşan Rams City Haliç’in ise yüzde 87’si satıldı. Ödüllü mimarisiyle Maslak’ın boğaz manzarasına açılan kapısı Rams Beyond İstanbul bünyesinde paylaşımlı çalışma ve kültür sanat alanları, 360 seyir terası, seçkin dünya markaları, Michelin yıldızlı restoran, İstanbul Boğazı ile birleşen sonsuzluk havuzu ve heliport gibi lüks olanakları olacak. Daire sahiplerine ve bölgeye ayrıcalıklı olanaklar sunan projede Stefona Ricci, Zilli, Birioni, Berluti, Frette, Dream grubu gibi dünyaca ünlü ve prestij sahibi birçok marka yer alacak.

Son Gözbebeği Rams Denizkent Bayramoğlu

‘’İstanbul’un Kıyısında Bir Deniz Kenti” kurmak için hayata geçirilen Rams Denizkent, Bayramoğlu’nun en nadide konumunda, 1,5 milyon metrekarelik alanda yer alıyor. 8 etap ve 4400 konuttan oluşan projede, ilk etapta 5 blok ve 425 modern ve estetik tasarıma sahip konut bulunuyor.

Dünya Çapında Projeler

Türkiye dışında Almanya, Tayland, Dubai (BAE), Rusya ve Kazakistan’da da projeler geliştiren Rams Global, buralardaki işleri ile de ön plana çıkıyor. Rams Global’in, Almanya’daki projesi Magdeburg şehrinde 257 bin metrekare arsa üzerine 440 bin metrekare karma kullanıma alanına sahip. Tayland’da bin odadan oluşan 2 projeden biri ise Eylül başı itibarıyla açılacak.

“Hayatın Her Alanında İnsanlara Değer Katmak İçin Varız”

Hayatın her alanında insanların hayatına değer katmak için çalışan Rams Global, mobilya, yeme-içme, medya-eğlence, paylaşımlı ofis, turizm ve maden sektöründe de yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Paylaşımlı ofis ile yeme-içme sektörlerinde Kazakistan’da ve Türkiye’de yatırımları olan Rams Global’in turizm sektöründe ise Kazakistan’da 2, Tayland’da 2, İstanbul’da 1, Bodrum’da 2 olmak üzere toplam 7 otel projesi bulunuyor.

Maden sektörü, kurumun oluşturduğu üretim değeri ve sağladığı istihdam düşünüldüğüne öncelikli faaliyet alanlarından biri. Öte yandan Sağlık sektörüne değer katacak yatırımlar yapmak için kolları sıvayan Grup, Gaziantep Liv Hospital’in yanı sıra Kazakistan’da biri anne-çocuk olmak üzere 2 hastanesiyle faaliyet gösteriyor.

Rams Global’in tüm firma ve proje bilgilerine buradan ulaşabilirsiniz.

Saraçoğlu Mahallesi’nde Restorasyon Çalışmaları Tamamlandı

0

2016 yılında Ankara’nın Saraçoğlu Mahallesi’nde başlatılan restorasyon çalışmaları tamamlandı. 125 bin metrekarelik yenilenen alandaki konutlar e-ihale usulü satışa çıkarılacak.

Saraçoğlu Mahallesi projesi, Türkiye’nin ilk toplu konut projesi olma özelliğine sahip. Milli mimarlık anlayışının önde gelen örneklerinden olan Saraçoğlu Mahallesi, geçmişine uygun olarak geleneksel Türk evi temasının yansımalarının görüldüğü, tarihi dokusunu oluşturan tüm tescilli yapıları bulunduran ve yarım asrı aşan ağaçları koruyarak özgün yaşantısını gelecek nesillere taşıyan bir proje olma özelliğini taşıyor.

Saraçoğlu Mahallesi Aslına Uygun Olarak Yenilendi

Ankaralıların yeni buluşma merkezi olacak olan Kızılay’daki Saraçoğlu Mahallesi’nde restorasyon çalışmaları tamamlandığını sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımla duyuran Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’nin ilk toplu konut projesi olan Saraçoğlu Mahallesi’ni aslına uygun olarak yeniledik. 2016 yılında başlattığımız koruma, yenileme ve yaşatma projesiyle 125 bin metrekare alana sahip Saraçoğlu Mahallemiz yeniden Ankara’nın göz bebeği ve cazibe merkezi oluyor. 119 konut, 104 dükkân, 164 ofis ve işyeriyle birlikte toplam 387 bağımsız bölüm ve 155 odalı otel ile 210’u tescilli 3 bini aşkın ağacı ve biyolojik göletiyle sağlıklı, güvenli ve yeşil bir hayat alanını Ankaralı hemşehrilerimizin hizmetine sunuyoruz. Konutlar, Emlak Konut tarafından e-ihale usulü ile çok yakında satışa sunulacaktır.”

BAB Architects Tasarımı Anadolu Ajansı İstanbul Genel Müdürlük Binası Tamamlandı

0

Ulusal ve uluslararası alanda gerçekleştirdikleri farklı ölçeklerdeki mimari ve iç mimari ofis projeleriyle tanınan BAB Architects, Anadolu Ajansı’nın İstanbul’daki Genel Müdürlüğü Binası’nın iç mimari tasarımında yayıncılık dünyası ile ilgili teknolojik ve alt yapısal konuları çözüme kavuştururken kurumun prestijini ve yenilikçi vizyonunu da yansıtan bir dil kullanmış. 

İstanbul merkezli mimarlık ve iç mimarlık ofisi BAB Architects, Anadolu Ajansı İstanbul Genel Müdürlüğü ve Açık Ofisi projesinin iç mekanlarını tasarladı. Üç bodrum kat, zemin kat ve 12 normal kat olmak üzere toplam 15.000 metrekare inşaat alanına sahip olan yapının tüm iç mekan tasarımlarını ve kontrolörlüğünü gerçekleştiren BAB Architects yapının iç mimari konseptini kurgularken ortaya koyduğu tasarım, mimari planlama ve çözümlerin yayıncılığı da içine alan teknolojik ve alt yapısal konular dahil olmak üzere kurumun prestijini ve yenilikçi vizyonunu da yansıtmasını amaçlamış. Anadolu Ajansı İstanbul Genel Müdürlüğü ve Açık Ofisi, üst yönetim katı, açık plan ofis katları, bina ana giriş ve personel giriş lobileri ile kafe-bistro, mini amfi, seminer alanı, spor salonu, mescit gibi ortak alanların konumlandırıldığı zemin ve bodrum katlar olmak üzere üç ana bölümden oluşuyor. 

Üst yönetim kat konsepti; açık gri ve tonlarının dengeli şekilde mat ve parlak yüzeyler halinde kullanılmasıyla oluşturulan yalın bir arka plan üzerine sofistike ve aynı zamanda Amerikan ceviz mobilya yüzeyler ve duvarlarda kahve tonlarda tekstil tabanlı vinil dekoratif duvar kağıtlarının kullanımıyla katın ağırlığını da koruyan bir yaklaşım ile geliştirilmiş. Mimari planlamada yönetim odalarının kat planının cephe yönlerine yeterli boyutlarda yerleştirilmesinden sonra geriye kalan geniş ortak alanda BAB Architects mimarları tarafından ‘cam fanus’ adı verilen bir bekleme alanı oluşturulmuş. Katın merkez aksında konumlandırılan bu eliptik bekleme alanı aynı zamanda kat sirkülasyonuna yön veriyor. Anadolu Ajansı İstanbul Genel Müdürlüğü ve Açık Ofisi projesinin kat genelinde de yer verilen kapsamlı bir peyzaj proje ile fanus içerisi aynı zamanda canlı bitkilerle öne çıkartılmış ve katta yeşil, rahatlatıcı bir ortam yaratılmış. Bekleme alanının tam üst hizasında ortadaki bu eliptik formun bir yansıması olan ve kat konseptinin bir diğer etkili elemanı olarak tasarlanan eğrisel merdiveni de içine alan, toplamda iki kata yayılan bir ışıklık tasarlanmış. BAB Architects, kat konseptine bu ışıklık detayını da ekleyerek katın renk ve malzeme seçimleriyle kurgulanan yalın karakterinin yapısal olarak çarpıcı bir kimlik kazanmasını hedeflemiş. 

Açık ofis katlarının konsepti; yeni nesil ve şeffaf bir çalışma ortamı yaratmak amacıyla geliştirilmiş. Katlara ait idari odalar dışında kalan tüm alanların işlevsel ve mekansal ayrımları sadece kot farklılıkları oluşturan platformlar ve geçirgen özel imalat mobilyalar ile sağlanmış. Yalın fakat sofistike bir çalışma ortamı yaratmayı hedefleyen BAB Architects ekibi, malzeme ve renk seçimlerinde arka planda açık gri tonlar ve ufak ahşap dokunuşlar ile dingin, aydınlık bir fon tercih etmiş. Oluşturulan bu aydınlık fon her bir ofis katının ve Anadolu Ajansı İstanbul Genel Müdürlüğü ve Açık Ofisi projesinin genel konseptinin ortak tasarım dilini temsil ediyor. Bir diğer taraftan ise her bir açık ofis katının tekrarlanan ortak yüzeylerinde öne çıkartılmak üzere kata özel bir renk seçilmiş. Böylece ofis katlarının tasarım kurgusu aynı zamanda her katı temsil eden ayrı bir renk konsepti üzerine oluşturulmuş. 

Birinci bodrum kat ve zemin kat konsepti; bu iki kat için beş buçuk metreyi bulan kat yüksekliklerinin etkili bir şekilde kullanılmasını amaçlayan mimari çözümlerle, özel imalat mobilyalar ile zemin, tavan ve duvar yapı elemanlarının genel tasarımın da bir parçası olan eğrisel formlarla tasarlanmasıyla dinamik, çok amaçlı ve fonksiyonel ortak alanlar yaratmayı amaçlayan bir yaklaşım ile geliştirilmiş.  Proje genel konseptinde olduğu gibi bu iki katta da açık gri ve tonlarını tercih eden BAB Architects mat ve parlak yüzeyler halinde yer yer ahşap yüzeyler kullanılmasıyla oluşturulan yalın bir arka plan üzerinde esasen sofistike bir etki hedeflemiş. Bu katlar da kapsamlı bir peyzaj projesi beraberinde yeşilin mekan içerisine en etkili şekilde taşındığı katlar olmuş. 

Yüreğir’de Kentsel Dönüşüm Çalışmaları Sürüyor

0

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Adana’nın Merkez Yüreğir İlçe Belediyesi ile başlattığı kentsel dönüşüm çalışmaları hızla devam ediyor.

803 konut ve 60 işyerinin yapılacağı projede, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) inşaat yapım çalışmaları için 1 milyar 420 milyon 899 bin TL ödeyecek. Konut ve işyerlerinin 15 Mart 2025’te hak sahiplerine teslim edilmesi hedefleniyor.

Belediye, mahallede 952 binanın yıkımını gerçekleştirirken, toplu konut ve işyerlerinin yanı sıra peyzaj düzenlemeleri ile birlikte 110 dönümlük bir alanda dönüşüm gerçekleştiriliyor. Yüreğir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Kocaispir, İlçede kentsel dönüşümün çok önemli olduğunu ve mahallede ayrıca 40 bin metrekare alan içinde; mesire yerleri, otopark, kreş ve sağlık merkezini de hayata geçirmeyi planladıklarını ifade etti.

Bakan Bolat: ‘’İhracat En Yüksek Temmuz Ayı Değerine Ulaştı’’

0

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Temmuz ayına ait ihracat rakamlarıyla ilgili, “İhracatımız Temmuz ayında yüzde 8,4 artışla 20 milyar 93 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Böylelikle tarihin en yüksek Temmuz ayı ihracat değerine ulaşılmıştır.” dedi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Temmuz ayına ait dış ticaret verilerini basın toplantısıyla açıkladı. Bakan Bolat’ın açıklamaları şu şekilde:

‘’Pandemi ve devamındaki Rusya-Ukrayna savaşının üzerine gelen deprem felaketine karşın ülkemiz ekonomisi, 2023 yılının ilk çeyreğinde de büyüme trendini koruyarak son 11 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürmüştür (2023 ilk çeyrek büyüme: %4,0).

İhracatımızda da benzer performansı göstermeye devam ediyoruz. 2021 yılında, tarihinde ilk defa %1 seviyesinin üzerine çıkan küresel ihracattan aldığımız payı; 2022 yılında %1,02’ye; 2023 yılı ilk çeyreğinde ise %1,04 oranına yükselttik.

Söz konusu gelişmelere paralel olarak, deprem felaketinin ekonomik etkilerinin telafi edilmeye başlandığını da gözlemliyoruz.

Mayıs 2023 itibarıyla istihdamda, geçen yılın aynı ayına kıyasla 858 bin kişi ve pandemi öncesine göre (2020 Ocak) yaklaşık 4 milyon kişi artış yaşanmıştır.

İmalat sanayi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış Kapasite Kullanım Oranı, Temmuz ayında bir önceki aya göre 0,3 puan artarak %76,9 seviyesinde gerçekleşmiştir.

İhracatımız Temmuz ayında %8,4 artışla 20 milyar 93 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Böylelikle tarihin en yüksek Temmuz ayı ihracat değerine ulaşılmıştır.

2023 yılı Ocak-Temmuz döneminde ise ihracatımız küresel üretim ve ticaret de düşüş ile deprem felaketine rağmen geçtiğimiz yılki seviyelerine yakın 143 milyar 435 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. (Bir önceki yılın aynı dönemine göre ihracatımız yılın ilk altı ayında %0,6 oranında düşmüştür.)

Temmuz ayı itibarıyla son 12 aylık ihracat ise %2,1 oranında artış ile 253 milyar 379 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.

Bu sonuç küresel üretimdeki ve özellikle en büyük ihracat pazarlarımız olan AB ülkelerindeki durgunluğa, dünya ekonomisinde zayıflayan üretime ve ticaret hacmine ve ayrıca dünya ticaret fiyatları ile emtia fiyatlarındaki ciddi düşüşe rağmen başarılmıştır.

Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, motorlu kara taşıtları ihracatı %36,0 oranında artarak 2,4 milyar dolar; kazan ve makine ihracatı %24,9 oranında artarak 1,9 milyar dolar; elektrikli makine ve cihaz ihracatı ise %30,7 oranında artarak 1,2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

Önemle vurgulamak istediğim bir diğer gelişme ise katma değerli ihracattaki artıştır.

Bu kapsamda, 2022 yılında %36,9 olan orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatının imalat içindeki payı, bu yılın ilk yedi ayında %40,8’e yükselmiştir.

Önümüzdeki dönemde de katma değeri yüksek ürünlerin üretimini ve ihracatını artırarak daha fazla değer yaratılmasını sağlayacak ve sürdürülebilir refah artışlarını elde edeceğiz.

Temmuz ayında ithalatımız ise %11,1 artışla 32 milyar 475 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.

Ocak-Temmuz dönemde ithalatımız ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %5,1 oranında artışla 217 milyar 52 milyon dolara ulaşmıştır.

İthalattaki artış önemli oranda işlenmemiş altın ithalatından kaynaklanmaktadır. Nitekim bu dönemde işlenmemiş altın ithalatı 12,5 milyar dolar, yani %180,4, artarak 19,4 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

2022 yılında ithalattaki artışın temel belirleyicisi olan enerji ithalatı ise %26,0 oranında gerileme ile 41,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

Bir önemli sevindirici husus ise, TL ile yapılan ithalattaki artıştır. Ocak-Temmuz döneminde TL ile ithalatımız %157,1 artarak 309,5 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Bu artış ödemeler dengesi finansmanı açısından olumlu bir gelişmedir.’’

6 Şubat tarihinde yaşanan depremin ardından yapılan çalışmaları değerlendiren Bakan Bolat, şunları söyledi:

‘’Bölgede yerleşik esnaf ve sanatkârlarımızın mali kayıplarının telafisi noktasında; Türkiye Halk Bankası kaynaklarından; %50 Hazine faiz sübvansiyonlu, 250 bin liraya kadar limitli, 12 ayı ödemesiz olmak üzere 60 ay vadeli deprem destek kredisi kullandırılmaya başlanmış (Kahramanmaraş ilimizde 2.757 esnaf ve sanatkâra kullandırılan deprem destek kredisi tutarı 679.337.000 lira olmuştur. Bununla birlikte il genelinde 1 Ocak-30 Haziran 2023 döneminde 3.843 esnaf ve sanatkâra kullandırılan %50 ve %100 Hazine faiz destekli işletme ve yatırım kredilerinin toplam tutarı ise 1 milyar 437 milyon liraya ulaşmıştır),

6 Şubat’ta meydana gelen depremler nedeniyle işleri veya işletmesi zarar gören esnaf ve sanatkarların kredi ödemeleri 6 aylığına faizsiz ertelenmişti. Bu defa, Adıyaman, Kahramanmaraş, Hatay, Malatya, Osmaniye illeri ile Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde depremden zarar gören esnaf ve sanatkarların kredi geri ödemelerine 6 ay daha erteleme getiriyoruz.

TESKOMB (Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği) tarafından, esnaf ve sanatkârlarımızın kooperatiflere olan gecikmiş borçlarına yönelik yapılandırma uygulaması hayata geçirilmiş Esnaf ve sanatkârların meslek kuruluşlarına olan borçları için ödeme kolaylığı sağlanmış ve belirli işlemlerinden ücret alınmaması imkânı getirilmiştir.

Hazine ve Maliye Bakanlığınca; Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya illeri ile Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçelerindeki mükellefler için mücbir sebep hali 30 Kasım 2023’e uzatılmıştır. Böylelikle beyanname verme süresi 15 Aralık 2023’e, bu beyannamelere ilişkin ödeme süresi 29 Aralık 2023’e kadar ötelenmiştir.

Deprem bölgesine yardım malzemelerinin ulaştırılmasına yönelik çalışmalar kapsamında ise;

Vatandaşlarımızın e-ticaret sitelerinden satın aldığı yardım malzemelerinin AFAD ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı koordinasyonunda deprem bölgelerine ulaştırılması amacıyla “Deprem Yardımlaşma Seferberliği” başlatılmış (75 e-ticaret ve kargo şirketi katılım sağlarken, seferberlikte satılan toplam ürün sayısı 4 milyon 718 bin adet, satılan ürünlerin toplam bedeli ise 397 milyon 337 bin TL olarak gerçekleşmiştir)

Gurbetçi vatandaşlarımız başta olmak üzere, dost ve kardeş ülkelerde toplanan yardım malzemelerinin ülkeye girişi ve AFAD koordinasyonunda deprem bölgesine ulaştırılması noktasında gümrüklerimiz 7/24 esasına göre ve ilgili kurumlarımızla koordinasyon halinde faaliyet göstermiş,

Bölge sanayicisi ve ticaret erbabı için önem arz eden Hizmet binası depremde ağır hasar gören Kahramanmaraş Gümrük Müdürlüğü Sanayi Ticaret Odası ve Ticaret Borsası ile yürütülen çalışmalar neticesinde, Ticaret Borsası yerleşkesinde oluşturulan geçici tesislerde dün hizmete açılmış,

Deprem bölgesine yardım amacıyla serbest bölgelerden gönderilen mallardan binde 9 oranında Özel Hesap ücretinin alınmaması sağlanmıştır.

Öte yandan, acil barınma ihtiyacı ortaya çıkan vatandaşlarımıza,

AFAD tarafından konteyner sağlanması çalışmaları kapsamında; ilgili kurumlar ve üretici firmalar nezdinde koordinasyon sağlanarak tedarik süreci yakından takip edilmiş,

Ayrıca yurt dışından konteyner tedarikini kolaylaştırmak adına gümrük vergileri bu yılın sonuna kadar kaldırılmış,

Yine afet bölgesinde yeniden inşa faaliyetlerinde ihtiyaç duyulan kullanılmış iş/inşaat makinelerinin ithalatında bazı kolaylıklara gidilerek, bu imkanlar yıl sonuna kadar uzatılmıştır.

Diğer taraftan, deprem bölgesine yardımların ulaştırılması esnasında fırsatçılık yapan gerçek ve tüzel kişiler için caydırıcı nitelikte tedbirleri de vakit kaybetmeksizin hayata geçirdik.

Özellikle acil ihtiyaç malzemelerinde fahiş fiyat artışı yapıldığına ilişkin iddiaları incelemeye alarak, ticaret il müdürlüklerimiz aracılığıyla Türkiye genelinde 5.100 işletmeye ve 23.000 ürüne denetim gerçekleştirdik.’’

İş Yerlerine İlişkin Temmuz Ayı Kira Artış Oranı Belli Oldu

0

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2023 yılı temmuz ayı enflasyon oranlarını açıkladı. Bunun sonucunda ise kira artış oranı da belli oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından temmuz ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) rakamları 3 Ağustos tarihinde açıklandı. Enflasyon oranlarının TÜİK tarafından açıklanmasıyla birlikte işyerleri için kira artış oranları belli oldu. 

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 47,83, aylık yüzde 9,49 oldu. TÜFE’deki (2003=100) değişim 2023 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 9,49, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 31,14, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 47,83 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 57,45 olarak gerçekleşti.

Yeni Kira Bedeli Hesaplama:

Mevcut Kira Bedeli: 10.000,00 TL
Kira Artışı Yapılacak Ay: Ağustos 2023
Girdiğiniz Artış Oranı: yüzde 57,45
Kira Artış Tutarı: 5.745,00 TL
Aylık Yeni Kira Tutarı: 15.745,00 TL
Yıllık Yeni Kira Tutarı: 188.940,00 TL

Konut Kira Zammı Sınırlaması Devam Ediyor

Konut kiraları için yüzde 25 zam sınırlaması Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı, “Fahiş kira artışlarına karşı geçen sene devreye aldığımız üst sınır uygulaması bu tedbirlerden biriydi. Konut kira sözleşmelerinde artırım oranı yüzde 25 ile sınırlandırılmıştır. Temmuz ayında yenilenecek konut kira sözleşmeleri için de aynı sınır uygulanmaya devam edecektir.” açıklaması sonucunda 1 Temmuz 2024 tarihine kadar devam edecek.

Kahramanmaraş’a İki Hastane İnşa Edilecek

0

Kahramanmaraş’ta planlanan 250 yataklı Acil Durum Hastanesi ile 850 yataklı Şehir Hastanesi projelerinde inşaat çalışmaları yakında başlayacak.

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Başkanı Prof. Dr. Vahit Kirişçi, ilde inşa edilecek şehir hastanesi ve acil durum hastanesinin proje alanlarının belirlenmesi için saha gezisinde bulundu.

Gezinin ardından konuşan Prof. Dr. Vahit Kirişçi, ‘’Kalıcı konutların inşası büyük bir hızla devam ederken şehrimize kazandırılacak acil durum hastanesi ile şehir hastanesi için alan belirliyoruz. İnşallah Kahramanmaraşımızda çok kısa sürede acil durum hastanesi ve şehir hastanesinin inşaatları başlayacak. Bu yatırımlarla şehrimizin sağlık alanında eksiğinin kalmayacağını ümit ediyoruz.’’ dedi.

Yaklaşık 5 Bin Konutun İnşaatı da Devam Ediyor

Hastanelerin değerlendirmesini yapan ve Kahramanmaraş’ta inşa edilen konutlar hakkında bilgi veren Kirişçi, ‘’TOKİ’mizin Önsen bölgesinde yapımına başladığı kalıcı konutları yerinde inceledik. Çalışmalar hızla devam ediyor. Bin 500 dekarlık bu alan yaklaşık 5 bin konutu içerisinde barındıracak. Depremde sağlık tesislerimiz de hasar gördü. Tesislerimizin ihyası noktasında çalışmaları devam ederken bir taraftan da şehrimize kazandırılacak acil durum hastanesi ve şehir hastanesi için alan belirliyoruz. Sağlık Bakanlığımız ile görüşmelerimiz devam ediyor. İnşallah Kahramanmaraşımızda çok kısa sürede acil durum hastanesi ve şehir hastanesinin inşaatları başlayacak. 250 yataklı acil durum hastanesinin yanı sıra 850 yataklı şehir hastanesi için de çalışmalar sürüyor. İnşallah memleketimiz kısa sürede bu hizmetlere kavuşmuş olacak.’’ ifadelerini kullandı.

Kahramanmaraş’taki tüm hastane projelerini buradan inceleyebilirsiniz.

Çayırova’da Saha İnşaatları Hızla Sürüyor

0

Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde planlanan 10 yeni halı sahanın inşaat çalışmaları hızla devam ediyor.

Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi’nin duyurduğu 10 yeni halı saha projesi olan ve ilçenin farklı noktalarında konumlandırılan halı sahalar şekillenmeye başladı. Hummalı bir şekilde devam eden proje çalışması kapsamında, ekipler en kısa sürede halı sahaları tamamlayarak, Çayırovalı gençlerin hizmetine açmayı planlıyor.

8 Bin Metrekare Spor Alanı

Şekerpınar Mahallesi Cemal Murat Parkı’nda inşa edilen halı saha ile Kuştepe Stadyumu arkasında inşa edilen iki halı sahada çalışmalar son sürat devam ediyor. Çalışmaların aralıksız sürdüğü halı saha inşaatlarının en kısa sürede tamamlanması hedefleniyor. Yapımı süren 20×40 metre ebatlarındaki halı sahalar tamamlandığında, kente 8 bin metrekare yeni spor alanı kazandırılmış olacak.

Çayırova 10 halı saha projesinin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Bakan Özhaseki: ‘’İstanbul’un 4’te 1’i Risk Altında’’

0

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “İstanbul için özetle 5,8 milyon bağımsız birim var. Bunun 1,5 milyonu riskli. 4’te 1’i riskli.’’ dedi.

İstanbul’da acilen dönüştürülmesi gereken alanlar olduğunu belirten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, bir televizyon programına katılım göstererek önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Özhaseki’nin açıklamalarından satır başları şöyle:

-‘’Yerinde Dönüşüm’e 146 bin 376 başvuru oldu. 125 bin kişi konut yapmak için müracaat etmiş. 21 bin kişi ticari dükkan yapmak için müracaat etmiş. Bunu kolaylaştırıcı o kadar çok tedbir aldık ki. Müteahhitle anlaşacak vatandaşlara sözleşmeler veriyoruz. Özel çalışma yaptıramayacak vatandaşlara TİP projeler veriyoruz. Yapı denetim masrafından da muaf tuttuk. Kendisi yerinde dönüştürmek istediğinde harç, pul onları da almıyoruz. Vatandaş evini yapmak isteyecek, sözleşmeyi yapacak, biz ona 500 bin lira hibe, 500 bin lirayı da kredi olarak düşünüyoruz. 2 sene ödemesiz, 10 yıl sıfır faizli. Yap-satçı arkadaşlar var, 9-10 bin liraya metrekaresini mal ediyorlar. Rezerv alanlara yapılanlar daha pahalıya mal oluyor. Oraya yol lazım, elektrik, su, doğalgaz, kanalizasyon hatları çekmek lazım. Okul, cami, sağlık ocağı lazım.

‘’Sıvılaşma Olan Yerler Hariç Her Yere Yapı Yapılabilir’’

-Binaların büyük çoğunluğu 1970-80’li yıllarda o günkü teknik ve şartlara göre yapılmış. Birçoğu 7 şiddetindeki depreme uygun tasarlanmamış. Az bir kısmı da dere yatağı ya da sıvılaşma olan yerlere yapılmış. Fay hatlarının geçtiği yerlere yapı yapılamayacak. Dere yataklarının olduğu yerlerde de bina yapılmayacak. Sıvılaşma olan yerlerde de yapı yasağı var. Bunların dışındaki her yere yapı yapılabilir. Fay hatları yeşil alan olarak kalacak. Mevzuattan taviz vermeyeceğiz.

-Vatandaş kendi evini yapmak istediğinde önünü açacağız, denetleyeceğiz, herhangi bir şekilde sıkıntı olmayacak. Müteahhit yarıda bırakıp giderse TOKİ marifetiyle biz yapacağız. Şehirlerin merkezleri meydanları, tarihe iz vuran, insanların aklında kalan siluetlere dönüşüyor. Şehir merkezlerini biz yapmaya karar verdik.

-TOKİ Türkiye’de herkesin gururu olan bir kuruluş. Yıllık 60 bin konut kabiliyeti var. O taraflarda tamamını TOKİ yapsın demek hayalcilik olur. TOKİ’nin 600 çalışanı var, 920 şantiyesi var. Her şantiyede 3 bin-5 bin konut yapılıyor. Vatandaş kendisi o bölgede bulunan yerel müteahhitlerle yola çıktığında hem o şehrin ekonomisine katkısı olacak hem de kendi başına devam edecek.

Deprem Bölgesi Bir Yıl İçerisinde Değişecek

-Bir sene içinde şehirlerin çevresi çok değişecektir. Çadırlarda 55 bin kişi var. Konteyner kentlerde 465 bin insan var. 320 bin aileye de kira yardımı yapılıyor. 1,9 milyon kişi dışarıdayken siz burada rahatça nasıl oturursunuz? Depremzedelerin evlerini teslim edip, Allah sizden razı olsun deyinceye kadar oradan ayrılmayacağız. Bakanlar Kurulu’nda her seferinde birinci gündem maddesi deprem. Ne yaptık, neredeyiz, eksiğimiz nedir… Uzun uzun tartışıyoruz. Yıkım masrafı yüz milyonları geçiyor. Bunların altından kalkabilmek kolay değil. Ufak tefek de olsa vergilere yükleniliyor. Bizim bizden başka dostumuz olmadığını bilelim. Deprem bölgesine gelen yabancılar, böyle bir felaketin dörtte biri bizde olsaydı altından kalkamazdık dediler.

-Belediyeler de depremzede. Yanımıza kolumuza giren belediye bulmakta zorlanıyoruz. Fabrikalarda çalışanlar ya yakınını ya çocuğunu kaybetmiş, bırakmış gitmiş. Kiraların yükselmesinin sebebi de bu. Bir anda elde bulunan kiralık evler bu insanlar tarafından kiraya tutulmuştur.

Türkiye Deprem riski taşıyan 5 ülkeden birisi. Deprem riski taşıyan 10 büyükşehir varsa biri de İstanbul. Bunu bilerek hareket etmeniz gerekiyor. 6 ve üzeri yıkıcı deprem sayısı 60 civarında. Bu topraklarda 1,5 yılda bir yıkıcı deprem olmuş. Maddi hasar söylememize gerek yok, müthiş rakamları buluyor. Kadim şehirlerimiz var, eski yapılar var ve 60-70’li yıllardan itibaren büyükşehirlere göçlerle birlikte varoşlar oluşmuş. Briket yığıp sabah içine girdikleri evler var, bu evlerin risk taşıdığını düşünüyoruz. Kentsel dönüşüm yasaları çıktı. 2000’li yıllardan itibaren gecekonduların önlerini kesmek için millete 250 metrekarelik parseller vermiştim. Yeni yasalar çıkarmak için zorluyoruz. Vatandaşın gönlüne bırakınca bin bir türlü zorlukla karşılaşıyorsunuz.

‘’İstanbul’a 300-350 Bin Konut Yapacağız’’

-İstanbul için özetle 5,8 milyon bağımsız birim var. Bunun 1,5 milyonu riskli. 4’te 1’i riskli. İlk etapta yıkılabilecek olan yapı ne kadar 600 bin civarında. 7 ve üzeri depremde 600 bin daire yerle yeksan olur. 600 bin Konut İstanbul’da yıkılacaksa her sokakta 2 bina yıkılsa her şey durur. İstanbul böyle olursa kocaman hapishaneye döner. Hem yasal hem de bir elden İstanbul’a özel dönüşüm projesi. Sırf İstanbul için çıkarmamız lazım.

-15-20 günlük çalışma devam ediyor. Belediyelerin tamamı komisyonda yer alıyor. AFAD, Valilik dahil ettik. İBB, ilçe belediyelerinin tamamını dahil ediyoruz. Bir sonuca varmak için çalışıyoruz. Kabinede sunum yapacağım, açığa çıktıktan sonra yasal düzenleme de olacak. Rezerv alanlar belirledik, 300-350 bin konut yapacağız. Yarısı bizden kampanyasıyla ona destek verip daha güvenli konutlar yapmaya çalışacağız. Kanal İstanbul civarındaki depremzedeler ya da depremde yıkılacak konutlar için yer vermeye çalışacağız. Meclis açılıyor, bütçe başlıyor falan, ilk yasalar Aralık’ta geliyor. 1-2 ay içinde Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırıp görüşmeye açmaya çalışıyoruz.”

Erdek Jandarma Binası İnşaat Çalışmalarında Sona Doğru

0


Balıkesir’in Erdek ilçesinde konumlandırılan Jandarma Komutanlığı Binası’nın inşaat çalışmalarında sona gelindi. İlçe Kaymakamı Abdullah Atakan Atasoy, çalışmaları yerinde inceledi.

Çalışmalarının 2021 yılında başlatıldığı Jandarma Komutanlığı Binası’nı yerinde inceleyen Kaymakam Abdullah Atakan Atasoy, yetkililerden bilgi aldı. Proje alanını ziyaret eden Atasoy, inşaat çalışmaları hakkında son durum bilgisi aldı.

İncelemelerinin ardından konuyla ilgili açıklama yapan Kaymakam Abdullah Atakan Atasoy, ‘’Erdek İlçesi Alaattin Mahallesi’nde yapımına 2021 yılında başlanan ve 2 bin 700 metrekare arsa üzerine yapılan Erdek Jandarma Komutanlığı yeni hizmet binası yapımında sona gelindi.’’ dedi.

Projede son olarak peyzaj düzenlemesi ile binada kullanılacak demirbaş alınmasıyla tefrişatın tamamlanacağını belirten Atasoy, Jandarma Komutanlığı Binasının yakın bir zamanda hizmete açılacağını söyledi.

Bodrum, zemin ve +1 katlı olmak üzere toplam 3 kat olarak planlanan yeni Jandarma Komutanlığı binasının Ağustos ayı içerisinde tamamlanarak hizmete girmesi bekleniyor.

ABD’nin İnşaat Harcamaları Haziran’da Arttı

0

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan Haziran ayına ilişkin inşaat harcamaları verilerinde artış gözlendi.

ABD Ticaret Bakanlığı haziran ayına ilişkin inşaat harcama verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre ülkede inşaat harcamaları, mevsim etkilerinden arındırılmış olarak haziranda bir önceki aya kıyasla yüzde 0,5 artarak 1 trilyon 938,4 milyar dolar oldu.

Beklentilerin Altında Gerçekleşti

Piyasa beklentilerinin altında gelen verinin bu dönemde yüzde 0,6 artması öngörülüyordu. İnşaat harcamaları, mayısta da yüzde 1,1 yükselmişti.

Haziranda kamu inşaat harcamaları yüzde 0,3 ve özel sektör inşaat harcamaları yüzde 0,5 arttı. İnşaat harcamaları, haziranda yıllık bazda da yüzde 3,5’lik artış kaydetti.

EİB, Güney Afrika Gezisi ile 150 İhracat Sözleşmesi Yapacak

0

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nden (EİB) 18 firmanın katılacağı ve 2-5 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek Güney Afrika gezisi ile 150’ye yakın ikili ihracat sözleşmesi imzalanacak.

Güney Afrika gezisi ile ilgili bilgi veren Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, Sektörel Ticaret Heyeti görüşmesi ile 150’ye yakın ikili sözleşme imzalanacağını belirtti. Gürle heyetin, Güney Afrika Bölgesi’nde 13 ülke ziyaret edeceğini de sözlerine ekledi. 

Sırada İsrail ve Suudi Arabistan Gezileri Var

Heyete yoğun ilgi gösterildiğini ifade eden Gürle, “İhracatçılarımıza yeni pazarların kapısını açmak için hedef ülke olarak seçilen Güney Afrika Cumhuriyeti’ne 2020 yılında yaklaşık 518 milyon dolar mobilya ihracat yaparken 2022 yılında yüzde 30 artışla 672 milyon dolar civarında ihracat gerçekleştirdik. Heyet uzun yıllar sonra Birliğimizce düzenlenen ilk sektörel ticaret heyeti. Heyete yoğun ilgiden memnuniyet duyduk. İhracatçı firmalarımız pazarın avantajlarından en yüksek şekilde faydalandırılacaktır. İzmir mobilya sektörünün gelişimi için en önemli bölgelerden biri. Bunun için gerekli know-how firmalarımızda var.” dedi. 

Gezi ile Ege Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin marka değerini artırmayı hedeflediklerini söyleyen Başkan Fuat Gürle,  “Uluslararası düzeyde sektörlerimizin rekabet gücünü artırmayı hedefleyerek Güney Afrika’ya heyet programı gerçekleştiriyoruz. İhracatımızda yaşanan artışın istikrar kazanması ve önümüzdeki dönemlerde daha fazla artarak devam etmesi için çalışmalarımıza ara vermeden yoğun bir şekilde devam edeceğiz. Yurtdışı pazarlama faaliyetlerimize önümüzdeki dönemde Aralık ayında İsrail ve 2024 başında Suudi Arabistan heyetleri ile hızlandıracağız.” ifadelerini kullandı. 

Türk Ürünleri Kaliteli ve Uygun Fiyatlı Olarak Değerlendiriliyor

Yurt dışında Türk markalarının pozitif algıya sahip olduğunu açıklayan Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör ise şunları söyledi:

“2022 yılı Güney Afrika mobilya ithalat rakamlarına göre yüzde 50’lik pay ve 338 milyon dolar ile Çin açık ara liderken, Çin’i sırasıyla 46 milyon dolarla Polonya ve 34 milyon dolarla Almanya takip etti ve Türkiye ise 8,5 milyon dolar ile Güney Afrika’nın mobilya ithalatında 16’ıncı sırada yerini aldı. Türk markası ve Türkiye algısı son derece pozitif, kaliteli ve uygun fiyatlı olarak biliyor. Pazarda Türk markası tercih ediliyor.

Güney Afrika Cumhuriyeti’nde 2021 yılı sonu itibariyle 19 milyon dolar değerinde üç müteahhitlik projesi üstlenildi. Hızla kentleşen Güney Afrika Cumhuriyeti’nde 2030 yılına kadar nüfusun yüzde 70’inin şehirlerde yaşayacağı tahmin edilmektedir. Sürdürülebilir kentsel tasarımlar ve mekânsal planlama çözümlerine duyulan ihtiyacın, inşaat sektörü için önemli fırsatlar sunmaya devam edeceği değerlendirilmekle birlikte, bu süreçte yapı ve inşaat malzemelerine talebin artması da öngörülüyor.”

Türkiye’de HES’ler 31 Bin 588 Megavat Kurulu Güce Ulaştı

0

Hidroelektrik Santralleri Sanayi İşadamları Derneği (HESİAD) Başkanı Fahrettin Amir Arman, ülkemizde haziran ayı sonu itibarıyla Hidroelektrik Santrallerinin (HES) 31 bin 588 megavat kurulu güce ulaştığını söyledi.

Hidrolik güçten faydalanarak elektrik üretiminin temiz, ucuz ve güvenilir olduğunu kaydeden Hidroelektrik Santralleri Sanayi İşadamları Derneği (HESİAD) Başkanı Fahrettin Amir Arman, ülkemizde hesaplanan teorik hidroelektrik potansiyelinin 433 milyar kilovatsaat, ekonomik hidroelektrik enerji potansiyelinin ise revize edilen rakamlarla 180 milyar kilovatsaat olduğunu bildirdi.

Hidroelektrik potansiyelinin; dünyada yüzde 1, Avrupa’da ise yüzde 15’lik paya sahip olduğuna dikkat çeken Arman, bu yıl haziran sonu itibarıyla HES’lerin; 31 bin 588 megavat kurulu güce ulaştığını, potansiyelinin yüzde 61’ine denk gelen 110 milyar kilovatsaat enerji üretim kapasitesini karşılayabileceğini söyledi. Arman, ayrıca 3,6 milyar kilovatsaat enerji üretim kapasiteli 1.010 megavatlık HES tesisi inşaatının da sürdüğünü kaydetti.

Yerli kaynaklardan üretilemeyen enerjinin, ithal kömür ve doğalgaz santrallerinden karşılandığını anımsatan Arman, ilk yatırım tutarı yüksek olan HES’lerin işletme maliyetinin çok düşük ve avantajlı olduğunu söyledi. HES’lerin işletme ömürlerinin uzun, türbin ve jeneratör imalatındaki teknolojik gelişmelerle de verimliliklerinin yüzde 95’lerin üzerine çıkarıldığını dile getiren Arman, HES’lerin işletmeye geçtikten sonra da sulamaya katkısı yönüyle büyük önem taşıdığını, ayrıca teşvik süreleri bittiğinde; üretim hammadde maliyetleri olmadığından piyasada oluşacak elektrik enerjisi fiyatlarına da büyük katkı sağlayacağını bildirdi.

Hidroelektrik üretiminin yaygınlaştırılması için alım garantisi ve yeterli olmayan Türk Lirası bazlı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) fiyatı dışında bir destek ve teşvik kalmadığını kaydeden Amir Arman, sözlerine şöyle devam etti: 

“Ülkemizde HES yatırımlarının cazibesi, Azami Uzlaştırma Fiyatı’ndan (AUF) kaynaklanan gelir kayıpları, finansman bulmadaki zorluklar, tesis yatırımlarının geri dönüş sürelerindeki uzamalar, YEKDEM fiyatları, küresel ısınmaya bağlı su rejiminde yaşanan bozulma ve kuraklık, hızlı şehirleşme ve artan su ihtiyacı, sistem kullanım ücretlerindeki ciddi artışlar ve izin süreçlerindeki sıkıntılar gibi sebeplerle kaybolmaktadır.”

Enerjide dışa bağımlılığın azaltılabilmesi için yerli ve yenilenebilir kaynaklardan yeni yatırımların teşvik edilmesi gerektiğine dikkat çeken Arman, özel sektörün enerji yatırımları için döviz bazlı yurtdışı kredi temin edebildiğini, bu sebeple uygulanacak teşviklerle, kredi geri ödemesinin kur riski olmadan gerçekleşmesine imkân sağlanmasını istedi.

Türbin Üretimi Beklenenin Gerisinde

Hidroelektrik yatırımlarının yüzde 80’ini oluşturan inşaat sektöründe ülkemizin ön sıralarda yer aldığına dikkat çeken Arman, “İnşaat işlerinin tamamı milli olarak yapılıyor. Ama ne yazık ki milli kuruluşumuz olan Türkiye Elektromekanik Sanayi A.Ş. önderliğinde türbin üretimi yapılmakta olsa da beklentilerin çok gerisindedir. Bu alanda yeni yatırımlara ihtiyaç duyulmaktadır.” açıklamasını yaptı.

HES’lere Kapasite Mekanizması Desteği Verilmeli

Türkiye’nin son yıllarda kurak bir periyottan geçtiğini, haziran ayı sonu itibariyle ana havza barajlarına gelen yağış miktarının uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 36 az olduğuna vurgu yapan Arman, kuraklık sebebiyle HES’lerde üretilen enerji miktarının düştüğünü, bu durumun özellikle finansman borcu olan HES’leri sıkıntıya soktuğunu açıkladı. 

Arman, “Kuraklık sebebiyle HES’lerin desteklenmesi gerekiyor.Cirolardan alınan binde 15’lik harç net kardan alınmalı, arazi izin bedellerinde ve sistem kullanım bedellerinde indirim yapılmalı ve sistem kullanım bedeli hesabı daha çok üretimle orantılı olmalı, kurulu güce bağlı sabit bölümün düşürülmesi doğru ve adil bir uygulama olacaktır. Ayrıca doğalgaz santrallerine verilen kapasite mekanizması desteği, kurak yıllarda tüm HES’lere de sağlanmalı” diye konuştu.

TMB Başkanı Erdal Eren İnşaat Sektörü İçin Ek Ödeme Talebinde Bulundu

0

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, inşaat sektöründe yaşanan fahiş fiyat artışlarını vurgulayarak ed ödeme talebinde bulundu.

TMB Başkanı Erdal Eren, sektörde küresel ve ulusal bazda yaşanan gelişmelerle beklenmeyen şekilde artan girdi maliyetleri yükünün ağırlaştığına işaret etti.

Özellikle Anadolu’daki müteahhitler için fiyat artışlarının önüne geçilmesi zor hale geldiğini ifade eden Eren,”Geçen dönemde maliyet artışı sorununun aşılamamasıyla teminat mektupları nakde çevrilen kamu projeleri üstlenmiş müteahhitlik firmalarına tek seferlik mali sicil affı getirilmesi yoluyla yasaklar kaldırılmalı. İrat kaydedilen teminat mektuplarının iadesi ve rücu davalarından vazgeçilmesi, şartsız tasfiye hakkı, ek fiyat farkı ödenmesi hususları Anadolu’nun dört bir yanındaki müteahhitler için hayati hale gelmiştir.” dedi.

Söz konusu artışların 200’ü aşkın alt sektöre talep oluşturan inşaat sektörünü zor durumda bıraktığını vurgulayan Eren, bu durumun ekonomik konut üretimini ve kamu yatırımı projelerini de olumsuz etkilediğini savundu.

Kahramanmaraş merkezli deprem felaketi sonrasında yeniden inşaat çalışmalarının yarattığı ivmeyle inşaat sektörünün 2023’ün ilk çeyrek döneminde büyüme kaydettiğine dikkati çeken Eren, sektörün geneli için bu durumun söz konusu olmadığını kaydetti.​​​​​​​​​​​​​​

Value Solution Partners, PMD Group LLC ile Büyük Bir İş Birliğine İmza Attı

0

Value Solution Partners (VS Partners), PMD Group LLC ile gayrimenkul yönetim danışmanlığı sözleşmesi imzaladı. Bu iş birliği ile birlikte VS Partners, lider PMD Group LCC’ye gayrimenkul yönetimi, gayrimenkul danışmanlığı ve varlık yönetimi hizmetleri verecek ve birlikte ortak projeler geliştirilecek.

Azerbaycan merkezli gayrimenkul yatırım devi PMD Group LLC, Tarkan Ander ve Dora Şahintürk tarafından kurulan sektörün lider ve öncü firması Value Solution Partners (VSPartners) ile gerçekleştirdiği önemli ortaklığı duyurdu. Bu işbirliği ile iki şirket gayrimenkul sektöründe önemli projelere imza atacak.

VS Partners; gayrimenkul yatırım devi PMD Group LCC’ye varlık yönetimi, proje geliştirme, konsept geliştirme, özel perakende alanları kiralaması, marka danışmanlığı, yeme&içme ve eğlence konsept önerileri alanlarında danışmanlık sağlayacak.

Bu işbirliği ile birlikte mülke özel en doğru konseptler belirlenip uzman rehberlik sağlayarak, gelir ve değerin artırılması hedeflenecek. Mimari proje alternatifleri oluşturularak, konseptlerin seçim sürecinde danışmanlık sağlanacak. Ayrıca, mülk yönetimi ve operasyonlarının takibi yapılarak butik hizmet anlayışı ile hareket edilecek.

Eğlence ve tema parkı konseptlerinin geliştirilmesi için çalışmalar yapılacak ve uygun arazi bulma sürecinde destek olunacak. Proje planlaması ve konsept geliştirme süreçleri yönetilecek ve operasyonel hizmetler koordine edilecek.

PMD Group LLC Ceo’su Ruslan Mikailov Azerbaycan pazarındaki ticari gayrimenkul ihtiyaçları için en kaliteli hizmeti almak istediklerini; amaçlarının sadece kar elde etmek değil, aynı zamanda Azerbaycan’daki gayrimenkul piyasasının gelişimine yatırım yaparak, etkin yönetilen ve yenilikçi projeler üzerinde çalışmak olduğunu dile getirdi.

Value Solution Partners’ın kurucu ortağı Tarkan Ander: “Bu anlaşma için duydukları heyecan mutluluğu duyuyoruz. Yeni çalışma modelinin sektöre yeni bir soluk kazandırıp öncülük edecektir’’ dedi.

PMD Group LLC ve VS Partners, bu anlaşma ile birlikte tüm mevcut ve potansiyel müşterilerine daha geniş bir hizmet yelpazesi sunmayı hedefliyor. İki şirketin uzmanlığı ve deneyimi, gayrimenkul sektöründeki başarıyı ve değeri artırma yolunda güçlü bir işbirliği oluşturacak.

Value Solution Partners’ın kurucu ortağı Dora Şahintürk: ‘’Yeni çalışma modeli Azerbaycan pazarındaki fırsatlara odaklanıp, mevcut operasyonunu hızlı ve çeviklik esasında geliştirmeye, pazarın ihtiyaçlarını karşılamaya olanak sağlayacaktır’’ dedi.

Gürsu Yeni PTT Binasında İnşaat Çalışmaları Devam Ediyor

0

Bursa’nın Gürsu ilçesinde Kent Meydanı projesi için yıkılarak yeniden yapılan PTT Binasında inşaat çalışmaları hızla sürüyor.

Bursa’da Bugün’ün haberine göre; Gürsu Kent Meydanı projesinin önündeki son engel olan Gürsu ilçe merkezindeki hizmet binası kısa bir süre içinde yıkılacak. Bu proje sürecinde ve sonrasında vatandaşların bir an bile hizmet sorunu yaşamaması için hazırlıklarını tamamlayan Gürsu Belediyesi, yeni PTT binasının yapımına hızla devam ediyor.

Yeni Meydanın Çalışmaları Devam Ediyor

Mevcut PTT binasında elli metre uzaklıktaki yeni PTT binasının inşaatı yükselirken, yerinde incelemelerde bulunan Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, ” Burada yapımına devam ettiğimiz PTT binamızda hemşehrilerimiz en küçük bir aksaklık ya da zaman kaybı yaşamasınlar diye adeta zaman ile yarışıyoruz. Diğer yandan da mevcut binamızın yıkım işlemlerinin çalışmalarına devam ediyoruz. En büyük heyecanı ise PTT binası yıkıldıktan sonra meydanımızın asıl alanı ortaya çıktığında yaşayacağız” dedi.

Mezitli Devlet Hastanesi’nin İnşaatı Başladı

0

Mersin’in Mezitli ilçesinde yükselecek olan 150 yataklı devlet hastanesi projesinde inşaat çalışmaları hızla başladı.

2 yıl içerisinde tamamlanması planlanan Mezitli Devlet Hastanesi’nin toplam inşaat alanı 50 bin 618 metrekare olarak belirlendi. 

Başkan Neşet Tarhan’ın eski Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’la görüşmeleri sonrası başlayan proje ve inşaat ihalesi süreci tamamlanarak hastanenin hizmete girmesi bekleniyor.

Mezitli’de yaşayan vatandaşların en büyük sıkıntılarından birisinin de uzak olması nedeniyle Mersin Şehir Hastanesine ulaşım olduğunun altını çizen Başkan Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan, hastane inşaatının hızlı bir şekilde devam etmesinden dolayı mutlu olduklarını söyledi.

‘’Sağlık Alanındaki Büyük Sıkıntı Giderildi’’

İnşaat sürecinin başlaması ve hızlı bir şekilde devam etmesi nedeniyle büyük emeği geçen Lütfi Elvan olmak üzere Sağlık Bakanlığına da teşekkür eden Başkan Tarhan, “Göreve geldiğim günden bu yana en büyük şikâyetlerin başında Mersin Şehir Hastanesine ulaşımı bulunuyordu. Özellikle uzak olmasından dolayı vatandaşlarımız birkaç dolmuş ya da otobüse binmek zorunda kalıyor, hatta Erdemli Devlet Hastanesi tercih ediliyordu.Bu da sağlık hizmetlerine ulaşmalarının gecikmesine neden oluyordu. Gelen yoğun talep sonrası Ankara’ya defalarca giderek dönemin Bakanı Lütfi Elvan’a bir dizi ziyarette bulunmuş ve Mezitli’ye devlet hastanesinin yapılmasının önemine dikkat çekmiştik. Girişimlerimiz sonrası hastane inşaatının başlamasından dolayı son derece mutluyuz. Kısa sürede tamamlanarak hizmete girmesi en büyük dileğimiz. Her geçen gün daha fazla gelişen ve büyüyen Mezitlimizde sağlık alanında yaşanan en büyük sıkıntılardan birisi de bu şekilde giderildi.’’ dedi.

Mezitli Devlet Hastanesi’nin tüm proje detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin En Uzun Demiryolu Tünelinde Işık Göründü

Tamamlandığında Türkiye’nin en uzun demiryolu tüneli olacak Gaziantep Bahçe-Nurdağı Fevzipaşa Varyantı Demiryolu Tüneli’nin ışık görme töreni, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. 

Gaziantep’te gerçekleştirilen törene katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Gaziantep Bahçe-Nurdağı Fevzipaşa Varyantı Demiryolu Tüneli, Türkiye’nin en uzun demiryolu tüneli (17 km) olması özelliğine sahip. Proje tamamlandığında Adana-Gaziantep seyahat süresi 1 saat 30 dakikaya, yük trenlerinde seyir süreleri 80 dakikadan 15 dakikaya, yolcu trenlerinde seyir süreleri ise 60 dakikadan 10 dakikaya düşecek.” dedi.

Projenin Türkiye’nin en uzun çift tüplü tüneli olacağına dikkat çeken Bakan Uraloğlu, detaylar ile ilgili şunları söyledi:

“Bahçe – Nurdağı Hızlı Tren projemiz ile Bahçe- Nurdağı İstasyonları arası 32.5 kilometreden 17 kilometreye düşecek. 60 km olan işletme hızı 160 km’ye çıkacak. Yük trenleri seyir süreleri 80 dakikadan 15 dakikaya, Yolcu trenleri seyir süreleri 60 dakikadan 10 dakikaya düşecek. Projemizde yer alan çift tüplü tünelimizin birincisinin; açma işlemini 2020 yılı şubat ayında tamamlamıştık. 2021 yılı şubat ayında delme işlemine başladığımız T1 Tüneli’nde de bugün ışığı görüyoruz. Türkiye’nin en uzun çift tüplü demiryolu tüneli sayesinde Bahçe İstasyonu’nu Nurdağı İstasyonu’na bağlayacağız. Projemizle birlikte aynı zamanda Adana- Gaziantep arası seyahat süresi de 1 saat 30 dakikaya düşecek.

‘’Yeşil Enerji Koridoru’nun Önemli Bir Bölümünü Oluşturacağız’’

Nurdağı-Başpınar arasındaki yaklaşık 70 km’lik Hızlı Tren Hattı yapım çalışmalarımız devam etmektedir. Projelerimiz tamamlandığında, yenilenebilir enerji kaynaklarından temin edilebilen elektrikli işletmecilik sayesinde “yeşil enerji koridorunun” önemli bir bölümünü oluşturacağız. Hatlarımızı elektrikli hale getirerek aynı zamanda fosil yakıt tüketiminin ve dışa bağımlı olan enerji ihtiyacının azalmasını sağlayacağız. Projelerimizle vatandaşlarımıza güvenli, konforlu bir ulaşım imkânı sağlarken, çevreci ve doğa dostu olmasını da önemsiyoruz. Gaziantep’teki ilimizdeki demiryolu projelerimiz sayesinde enerjiden yıllık 280 milyon lira tasarruf, karbon salınımından ise 26 bin ton azalma sağlamış olacağız. Ayrıca, İstanbul-Eskişehir-Ankara-Konya YHT hatları ve Konya-Karaman ile Konya-Aksaray-Ulukışla üzerinden Mersin Yenice’ye bağlanan Hızlı Tren projelerimizin devamı niteliğinde olan Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Projemizde yapım çalışmalarımız devam ediyor. Projemiz tamamlandığında Mersin-Gaziantep arası 361 kilometre olan mesafeyi, 295 kilometreye düşüreceğiz. 6 saat 23 dakika olan seyahat süresi de 2 saat 15 dakikaya düşecek. Bu projemiz ile zamandan yıllık yaklaşık 2 milyar TL tasarruf elde edeceğiz. Konya’dan Osmaniye ve Gaziantep’e kadar uzanan hızlı tren koridoru Konya, Karaman, Aksaray, Niğde, Mersin, Adana, Osmaniye, Kahramanmaraş ve Gaziantep il sınırlarından geçerken, tamamlandığında çevre iller ile birlikte 10’dan fazla il ve çok sayıda ilçeye hizmet verecek. Bu projemizi 2025 yılında tamamlayarak vatandaşlarımızın hizmetine sunmayı hedefliyoruz. Dolayısıyla, İstanbul’dan trene binen vatandaşlarımız Eskişehir-Ankara-Konya-Karaman-Niğde-Mersin ve Adana üzerinden Hızlı Tren konforu ile güvenli bir yolculuk yaparak Osmaniye’ye, oradan da Gaziantep’e ulaşabilecek.”

Depremin Yaraları Sarılmaya Devam Ediyor

Tünel projesinin ardından depremin bıraktığı olumsuz izlere de değinen Bakan Uraloğlu, “Bakanlığımızca, Deprem hasarlarının giderilmesi için depremden etkilenen illerdeki mevcut demiryolu hatlarımızdaki altyapı, sanat yapıları, üstyapı, EST, gar ve istasyon binalarımız ile diğer bina ve tesislerimizde meydana gelen hasarların giderilmesine yönelik çalışmaları ivedilikle hayata geçirdik. Söz konusu hatlarda altyapı, üstyapı, elektrifikasyon, sinyalizasyon, haberleşme ve sanat yapılarının yenilenmesi, iyileştirilmesi, güçlendirilmesi, gar ve istasyon binalarımız ile diğer bina ve tesislerimizde meydana gelen hasarların giderilmesiyle işletmecilik faaliyetlerine devam ederken, deprem nedeniyle seyrüsefer hizmetlerinin aksatılmadan yürütülmesi amacıyla ‘Deprem Hasarlarının Giderilmesi’ projemizi 2023 Yılı Yatırım Programına aldık. Yüzyılın en büyük felaketinde, yüzyılın en büyük dayanışmasını sergiledik.” dedi. 

Konut Kiraları İstanbul’da 0-5 Yaş Binalarda Yüzde 40, Kadıköy’de İse Yüzde 32 Arttı

0

EVA Gayrimenkul Değerleme Koordinatörü Serkan Bal, İstanbul ve Kadıköy’deki konut kiralarını mercek altına aldı. İstanbul geneli ortalamasında minimum kira bedeli güncel koşullarda aylık 12.500 TL’ye ulaşırken,  İstanbul’da konut kiraları 0-5 yaş binalarda yüzde 40, Kadıköy’de ise yüzde 32 arttı.

Günümüz koşullarında hızlı artış seyrinde olan kira bedellerinin artık kişileri merkezi ilçe konumlarından uzaklaştırdığını vurgulayan EVA Gayrimenkul Değerleme Koordinatörü Serkan Bal, “İstanbul genelinde konutların ortalama kira rakamları 2023 yılı içerisinde Ocak ayında aylık 12.500 TL iken Haziran ayı itibariyle bu tutar 17.500 TL seviyesine ulaştı. Konutları bina yaşlarına göre ayrıştırdığımızda 0-5 yaş aralığındaki daireler Ocak ayı içerisinde aylık 15 bin TL iken Haziran ayında ortalama 21.000 TL rakamlarına ulaştı. Dairenin bulunduğu konum, site özellikleri, manzara durumlarına göre kira rakamları 21 bin TL’nin çok üzerine de çıkabilmektedir, binanın yaşı, yer aldığı kat ve merkezi konumlardan uzaklığına göre 12 bin TL rakamının altına da inebilmektedir.” dedi.

İLTARİHBİNA YAŞIAYLIK ORTALAMA
KİRA TUTARI
6 AY
İÇERİSİNDEKİ DEĞİŞİM
İSTANBUL2023 Haziran0-521.000 ₺40%
6-1417.500 ₺30%
15-3015.000 ₺26%
30+12.500 ₺30%

Kadıköy ilçesi özelinde yaptıkları çalışmadan da bahseden Bal, “Kadıköy’de Ocak ayı içerisinde ortalama kira tutarları aylık 22 bin TL rakamlarında iken Haziran ayı içerisinde 27 bin TL seviyelerine ulaştı. Kira tutarları 0-5 yaş binalarda yüzde 32, 6-14 yaş binalarda yüzde 39, 15-30 yaş binalarda yüzde 23, 30 yaş üstü binalarda ise yüzde 26 arttı.” şeklinde konuştu. 

BÖLGETARİHBİNA YAŞIAYLIK ORTALAMA KİRA TUTARI6 AY
İÇERİSİNDEKİ DEĞİŞİM
İSTANBUL
/
KADIKÖY
2023 Haziran0-536.500 ₺32%
6-1432.000 ₺39%
15-3022.000 ₺23%
30+19.000 ₺26%

İstanbul’a ve Kadıköy’e atanan bir memur kira bedelini ödeyebilir mi?

Memur olarak çalışan bir kişinin kiralık konut bulabilmesiyle ilgili de çalışma yapan Bal,” İstanbul’a yeni atanmış bir memur ilçe merkezli konumlarda değil ancak şehrin çeperlerinde kiralık konut bulabilecektir. Ya da şehir merkezinde yakın konumda fakat daha eski yapılmış binaları tercih etmek durumunda kalacaktır. Kadıköy genelinde durumu değerlendirdiğimizde minimum kira ücreti ortalaması 19 bin TL tutarlarındadır. Bu rakam ortalamayı temsil etmekte olup; Merdivenköy, Sahrayı Cedit, Dumlupınar, Eğitim Mahallesi bölgelerinde eski binalarda yer alan konutlar 13 bin TL ile 17 bin TL aralığında kiraya verilebilmektedir.” 

Ancak konut stokunun artırılması ile birlikte alternatifler de çoğalabilecek

Kira rakamlarındaki artışları dikkate aldığımızda memurların atandıkları ilin kira seviyelerine bağlı olarak kira desteği alması gerekliliği doğduğunu görüyoruz. Her şehrin veya hatta her büyükşehrin ilçelerine bağlı olarak kira desteği şartlarının değişken olması günün koşullarına göre daha adil olacak gibi duruyor. Dünya değişiyor, şartlar da değişiyor. Büyük şehirlerdeki kira desteğinin arttırılması memurların da bu şehirlerde kira tutarlarını karşılayabilmesi adına önemli rol oynayacaktır. 

Ülke genelinde özellikle İstanbul’da ki hızlı kira artışlarının da önüne geçebilmek ancak barınma sorununun çözülebilmesi ile etkili olacaktır. Konut stokunun artırılması ile birlikte alternatifler de çoğalacaktır, bununla birlikte gayrimenkulde kira rakamları kiracılar tarafından daha da rahat ödenebilir bir ortam oluşturabilecektir. Normalde hane halkı gelirinin %25’inden fazla gideri olmaması gereklidir, ancak bu rakam ülkemizde son 10 yılda %30-35 seviyelerine çıkmışken son bir yılda %50-55 seviyelerine gelmiştir. 

Kira konusunda hızlı çözüm önerilerinden biri olarak binalarda kullanılmayan çatı aralılarına iskan izni verilmesi ve bina sakinlerinin bu alanı kiraya vermesi imkanı geliştirilebileceğini düşünüyoruz. Bu alanların kullanılabilir konut niteliğine dönüştürülerek iskana açılması en azından 1-2 kişinin barınma ihtiyacını bir kısmını karşılayacaktır. Bina sakinleri bu alanlardan kira geliri elde ederken kiralanacak yer ihtiyacı duyanlarında barınma sorununa bir nebze çare olacaktır, aynı zamanda devlette yapılan bu kira kontratlarından vergi alabilecektir. İstanbul’da bu şekilde kullanılabilecek en az 15 bin binanın oluğu düşünülürse, bu alanlar hazırlanıp ortalama 1 kişiye kiralansa en az 10 bin kişinin kiralama sorunu çözülmüş olur. Aslında bu rakamın çok daha büyük olduğunu düşünüyoruz. Şirket olarak uzun süredir bu konuya değiniyoruz ve yetkililerin bu konuya eğilmesini bekliyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.

TÜSİAD Başkanı Turan: ‘’Finansmana Erişimde Henüz Bir Rahatlama Görünmüyor’’

0

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Orhan Turan, Türk iş dünyasının çıkmazlarından biri olan finansmana erişimde henüz bir rahatlama olmadığını belirtti.

TÜSİAD Başkanı Orhan Turan, Türkiye’de iş dünyasının enerjisini kısa vadeli gelişmeleri takibe harcamak durumunda kaldığını, bu süreçte global temanın kaçırıldığını söyledi. Ne bu global tema? Pandemi sonrası global tedarik zinciri kırıldı.

Dünya Gazetesi’nden Özlem Ermiş Beyhan, . TÜSİAD Başkanı Orhan Turan ile Türkiye ekonomisini ve global ticaretin yeniden şekillendiği bu dönemde şirketlerimizin finansman sorununun çözümünün ne kadar kritik olduğunu konuştu.

Seçim sonrası Türkiye ekonomisinin görünümünü nasıl resmedersiniz?

Ekonomide bir yavaşlama olduğunu görüyoruz. Global koşulların da etkisiyle ihracatımız yılbaşından bu yana daralıyor. Bu durum üretime de yansıyor. Kredi piyasasında sıkışıklığın devam ettiği bir süreçteyiz. Finansmana erişim giderek güçleşti. Enflasyonun bundan sonra daha hızlanması olası ve ekonomide döviz ihtiyacımız net. Dolayısıyla yatırım ortamının öngörülebilirliği açısından halen oldukça zorlu bir dönemdeyiz. Bununla birlikte, ekonomi yönetiminin hem döviz girişi için hem de ihracatı desteklemek adına yeni adımlar da attığını görüyoruz.

Geçen hafta TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan ilk enflasyon görünüm raporunda bu yılın enflasyon tahminini yüzde 58 olarak revize etti. Siz nasıl gördünüz yeni MB yönetimini?

Sunum teknikti, tatmin ediciydi, tahminler gerçekçiydi. Açıklamalara baktığımda kararlı olduklarını da görüyorum. Enflasyonla mücadelede biraz daha hızlı olmamız gerekiyor. Burada şu da dikkatimi çekti; bugüne kadar olan süreç bu konunun iletişimini de çok iyi yapacaklar izlenimini yarattı bende. OVP ile ilgili bir süre önce Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile bir araya geldiğimizde de bunu gördüm, toplumun değişik kesimlerini bir araya getirerek fikirlerini almaları olumlu.

Sıkılaştırma devam edecek gibi görünüyor. “Seçici kredi” iş dünyasını nasıl etkiler?

İhracat ve yatırımı pozitif ayrıştıran bir kredi sistemi öngörülüyor. Bizim ihracatla büyüme stratejimiz var; dünya ekonomisinden aldığımız payı artırmak zorundayız. Maalesef son 30 yıldır yüzde 0.65 ile 1.2 arasında gidip geliyor bu pay. İhracatla büyümemiz için yüksek teknolojinin toplam ihracat içindeki payını artırmalıyız, Türkiye için rekabetçi kur ve ucuz iş gücü ile ihracatı artırma hikayesi geçen yüzyılın hikayesiydi. Bu yüzyılın değil… Şimdi marka, katma değer, teknoloji zamanı. Oysa cari açığımızın 60 milyar dolara yükselmesi, dış ticaret açığımızın genişlemesi, aslında gitmek istediğimiz istikametin aksine bir tablo ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.

Hangi adımlar atılmalı ihracatla büyüme hedefinin gerçekleşmesi için?

Türkiye’ye bu yolda ne engel oluyor? Öncelikle enflasyon problemimizi çözmemiz gerekiyor. Ardından ülke para birimi sağlıklı bir patikaya oturmalı. Verimlilik artışı sağlamamız ve yüksek katma değerli üretim süreçlerine geçmemiz lazım. Bu sürecin temeli de nitelikli insan kaynağı, eğitim reformu, teknolojiye dayalı büyümeye kadar gidiyor. Üretim sürecimizi bu çerçevede şekillendirmeliyiz. Pandemi Türkiye’yi ön plana çıkardı, bunu değerlendirmeliyiz.

Bu fırsat var yani Türkiye ekonomisi için?

Evet. Globaldeki temayı kaçırıyoruz. Niye? İçerde günlük gelişmelerle uğraştığımız, operasyonel işlere boğulduğumuz için… Bu ülkemiz için de geçerli şirketler için de… Enflasyon, nakit akışı, finansmana erişim, değişen regülasyonlar ile uğraşmaktan globaldeki trendleri kaçırıyor iş dünyamız. Bizim sık değişen regülasyonları anlamaya uğraşmakla enerji kaybetmememiz, verimliliğe odaklanmamız gerek. Pandemiden sonra kartlar yeniden dağıtılıyor. Avrupalı firmalar bugün tedarik zincirini çeşitlendirmek için arayışta. Burada Türkiye ön planda zaten. Ama biz içeride enerjimizi günlük işlerle harcadığımız için bu gelişmeyi kaçırıyoruz.

Gümrük Birliği sürecini bu perspektiften mi okumalıyız?

Evet. AB de Türkiye’nin öneminin farkında. Gümrük Birliği güncellemesini çok önemsiyoruz. Almanya’nın doğusu ile Hindistan’ın batısı arasında Türkiye ile rekabet edebilecek ülke yok. Yabancı yatırımlara bakıyorum; üretiminin önemli bölümünü ihraç eden şirketleri gelip alıyor yabancı yatırımcılar. Bir ilgi artışını görüyoruz. Ancak uzun vadeli yabancı yatırımcı için öngörülebilirlik, hukukun üstünlüğü çok önemli.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek gri listeden çıkma ile ilgili adımlar atıldığını belirtiyor. Etkisi olur mu?

Gri listeden çıkmak amacıyla adım atılması kuşkusuz çok önemli. Yabancı yatırımcının doğru politikalar uygulama kararlılığına ikna olması gerekli. Ancak o zaman uzun vadeli yabancı yatırımcı çekebiliriz. Öngörülemezlik ve belirsizlik iş dünyası için en kötü şeydir. Yatırımcı bir projeksiyon görmek ister. Bu kapsamda yeni ekonomi yönetiminin çalıştığını görüyoruz.

AB Yeşil Mutabakatı risk değil aslında bir fırsat

Şimdi önümüzde riskler de var. AB ile Yeşil Mutabakat kapsamında bir dönüşüme de ihtiyaç var iş dünyamız açısından.

Ama bence o bir fırsat. Türkiye bu dönüşümle ihracatında önemli bir ivme yakalayabilir. Bu aslında Avrupa Birliği’nin bir büyüme stratejisi. Karbonsuzlaşma, enerji ve kaynak verimliliği yoluyla daha rekabetçi bir yapı hedefi var burada. Şirketlerimizi bu dönüşüme hazırlayamazsak kısa bir süre sonra öncelikle 6 sektörde karbon vergisi ile karşı karşıya kalınacak. Ama sektörlerin bilinçlenme noktasında hızlandıklarını söyleyebilirim. TÜSİAD olarak ikiz dönüşüm dediğimiz Yeşil Dönüşüm ve Dijital Dönüşüm’ün iş dünyasındaki farkındalığını artırmak için çalışıyoruz. Bu dönüşümleri gerçekleştirebilmek için insan kaynağı ve finansman gerek. AB 750 milyar Euro’luk pandemi toparlanma planının yüzde 30’unu yeşil dönüşüme ayırdı. Bizim de Türkiye olarak bu finansman desteğini önceliklendirmemiz gerekiyor.

Peki iş dünyasının en büyük sorunu finansmanken, yeşil dönüşüme finansman bulabilecek mi size göre?

Evet, iş dünyasının son dönemdeki en önemli sorunu finansmana erişim. Katıldığım tüm toplantılarda herkesin söylediği ilk cümle bu. Çünkü şirketlerin önündeki en önemli sorun bu dönemde nakit akışını yönetmek ve işletme sermayesini fonlamak. Eğer bunları yapamazsak şirketleri zor duruma sokarız.

Tekerleği döndürmek için bu finansman elzem diyorsunuz…

Kesinlikle. Hep söylüyorum; finansman iş dünyasının damarlarındaki kan gibi. Uzun vadeli yatırım için finansman kaynakları açılmış değil.

Ne zaman düzelir diye düşünüyorsunuz bu sorun?

Bakan Mehmet Şimşek’in iki ay önce göreve başladığındaki rasyonel politikalara dönüş vurgusu çok önemli. Ekonomi politikalarında tutarlı bir dizaynın olması, verimlilik artışının desteklenmesi, sürdürülebilirlik ve hesap verilebilirlik çok önemli unsurlar. Bu unsurlardan uzaklaşıldığında reel sektör, finansal kesim ve hane halkında geleceğe dair bir öngörülebilirlik sağlamak mümkün olmuyor. Ekonominin sağlıksız bir patikaya oturması süreci fakirleşmeyle sonuçlanıyor.

Kur ve faiz kıskacından kurtulmak kısa vadede pek olası görünmüyor. İş dünyası olarak toparlanma için öngörünüz ne?

Toparlanmaya dair bir öngörü oluşturmak için, ekonominin doğru, rasyonel bir zemine oturması gerekiyor. Kısa vadede nasıl bir regülasyonla karşılaşacağınızı kestiremediğiniz bir süreçte sağlıklı bir öngörü oluşturmanız ya da yatırım kararı almanız çok güç. Bugün geldiğimiz noktada nakit akışını yönetmenin, işletme sermayesini sürdürmenin son derece zorlaştığı, krediye erişimin halen çok sınırlı olduğu bir süreçteyiz. Enflasyonu kontrol etmek istiyorsak da maalesef ekonomiyi soğutmamız şart. Gereken adımları zamanında atamadığımızda süreç uzuyor, bu da katlanılması gereken maliyeti artırıyor. Faiz ve kur kıskacı aslında bir sonuç. Duruma bütünsel bakmak gerekiyor. Önümüzde yerel seçimler olsa da hızlı ve birbirini tamamlayıcı adımların kararlılıkla atılması çok önemli.

Kısa vadede sizi en çok tedirgin eden riskler neler?

En önemli risk, global temayı kaçırmak. İhracat performansımızın yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre düştüğünü rakamlardan görüyoruz. Dünya ekonomisinden aldığımız pay da düşüyor. İçerideki enflasyon başta olmak üzere sorunlarımızı hızla aşıp, global ekonomiden aldığımız payı nasıl artırırız konusuna odaklanmalıyız.

Gelir vergisi dilimleri yeniden düzenlenmeli

Türkiye’de orta sınıfın yok olduğu, çalışanların büyük bölümünün asgari ücret düzeyinde eşitlendiği saptaması yapılıyor. Çalışanların büyümeden aldığı payın azalmasının etkilerini nasıl yorumluyorsunuz?

Orta sınıfın ekonomiden aldığı pay son yıllarda düşüyor. Gelir dağılımı da 10 yıl öncesine kıyasla daha bozulmuş durumda. Dediğiniz gibi çalışanların ekonomiden aldığı pay azalırken, işletmelerin aldığı pay artıyor. Bu da bir tur daha refah tarafında eşitsizliğin artışı ile sonuçlanıyor. Burada yeri gelmişken şuna da değineyim; enflasyondan dolayı gelir vergisi dilimlerinde de yeniden bir düzenlemeye ihtiyaç var. Gelir dağılımının daha da bozulduğu süreçlerde ekonominin toplamında fayda sağlanamaz. Verimlilik artışı, kalkınma gibi uzun vadeli konulardan da uzaklaşırız.

KKM’ye bir yama olarak bakılmalı

Kur korumalı mevduatı yarattığı yük nedeniyle çok eleştiren de var, dolardan tasarrufları TL’ye çekmeyi başarması ile öven de. Sizin bakışınız nedir?

Eylül 2021’de hızlı faiz indirimlerine geçtikten sonra TL’de muazzam bir değer kaybı ve dövize talep gördük. Bunun karşısında finansal mühendislikle Kur Korumalı Mevduat ürünü oluşturuldu. O dönem daha kısıtlayıcı politikalar uygulanmasındansa bu tarz bir ürünün yaratılması elbette finansal piyasalara zaman kazandırdı. En başta yapılan hatayı düzeltmek yerine sürece devam etmek amacıyla yapılan bir yama gibi bakmalıyız KKM’ye. Zaten şu anda da son regülasyonlarla KKM’den çıkış kademeli olarak özendiriliyor.

Yeni nesillere net milli serveti artırarak bırakmalıyız

“Ekonomik gelişme, enerji güvenliği, madencilik gibi alanlarda ne adım atıyorsak, bu net toplamda çevre ve toplumun yararına olmalı. Gelecek nesillere net milli servetimizi artırarak bırakmalıyız. Çevre, enerji ve ekonomi politikaları birbiriyle tutarlı, iklim perspektifinde uluslararası düzenlemelerle uyumlu olmalı. 2053 Net Sıfır hedefiyle su kaynakları ve ormanların korunması önemli. Şirketlerin 2053 ve 2030 için iklim hedeflerini bilimsel veriye dayalı oluşturmasını değerli buluyorum.”

Beklentilerle yetkinlikler arasındaki mesafe açılıyor

“İşletmelerin beklentileri ile insanların yetkinliği arasındaki aralık açılıyor. Şirketler aradığı insanı, insanlar da iş bulamıyor. Daha analitik düşünen, veriyi anlamlaştırıp katma değere dönüştürecek insan kaynağına ihtiyaç var. Bu da gelip nitelikli eğitime dayanıyor.”

Sanayide enerji verimliliği endeksi geliştirecek

“Sanayicilerin enerjiyi verimli kullanması şart. TÜSİAD olarak önemli bir çalışma başlattık. Biz bir ürünü 10 birim enerji ile üretirken rakip ülke 5 birim ile üretiyorsa, bizim maliyetimiz yüksek olur. Şimdi bir endeks yapıyoruz. Her iş için bir kıyaslama ortaya koyacağız. Cari açığı azaltmak için Türkiye’nin enerji verimliliği seferberliği ilan etmesi gerek.”

Enerji Maliyetlerini Düşürürken Sürdürülebilirliği Destekleyen Teknoloji

0

Endüstriyel işletmelerde enerjinin verimli şekilde kullanılması hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemli avantajlar sağlıyor. İşletmelerin üretim ve işletme sürekliliği ile otomasyon ve kontrol süreçlerinin kesintisiz ve sorunsuz ilerlemesi için elektrik enerjisinin verimli kullanılması kritik önem taşıyor.

Endüstriyel işletmelerde elektrik enerjisini verimli kullanmak, kompanzasyon ile sağlanabiliyor. 6 farklı kıtada 60’ı aşkın ülkedeki çok sayıda kuruma enerji kalitesi ve verimliliği konusunda çözüm ortaklığı sağlayan Elektra Elektronik, kompanzasyon çözümleri kapsamında endüstriyel işletmelerin hizmetine sundukları DynamiX Static Var Generator’ın dengeleme ve harmonik filtreleme özellikleri sayesinde hassas şebeke koşullarına sahip olan bütün tesislerde eksiksiz kompanzasyon çözümleri sağlıyor. Bunun yanı sıra Deşarj Ünitesi, AG Kondansatörler, Endüktif Yük Sürücü ve Tristör Modülü ile işletmelerin üretkenlik, güvenlik ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarında önemli bir rol oynuyor. 

Endüstriyel şirketlerde enerji verimliliği, maliyetleri düşürürken çevresel sürdürülebilirliği destekleyen önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Elektrik enerjisini etkin şekilde kullanabilen endüstriyel şirketlerin enerji maliyetleri azalırken, elektrik ekipmanları da daha verimli çalışıyor ve daha uzun kullanım ömrüne sahip oluyor. Daha az enerji kullanımı sera gazı emisyonlarını azaltarak işletmelerin çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlarken, doğal kaynakların korunmasına da yardımcı oluyor. Endüstriyel işletmelerde verimli elektrik enerjisi kullanımı için kompanzasyon çözümlerinin gerekliliğine işaret eden Elektra Elektronik Satış Direktörü İlker Çınar, markanın kompanzasyon süreci ve arkasında yatan teknolojileri hakkında önemli bilgiler verdi.

Ar-Ge Çalışmaları Kesintisiz Devam Ediyor

Elektra Elektronik olarak 40 yılı aşkın süredir sahip oldukları tecrübe ve müşterilerine katkı sunmak için kesintisiz devam ettirdikleri Ar-Ge çalışmaları ile enerji verimliliğini sağlayan, sürdürülebilirlik hedeflerine katkıda bulunan ve elektronik cihazlarının ömrünü uzatan kompanzasyon çözümleri sunduklarını ifade eden İlker Çınar, “Kompanzasyon, elektrik akımı ile gerilim arasındaki faz farkının en ideal olabilecek açıya getirilerek sistemi olumsuz etkileyen reaktif güçlerin sıfıra yaklaştırılması anlamına geliyor. Böylece enerji iletim hatlarının ve şebekelerin gereksiz yere yüklenmesine sebep olan ve kayıplarını artıran reaktif gücü minimum seviyede tutuyoruz.” dedi.

Milli Kaynakların Korunması İçin Reaktif Güç Kompanzasyonu Önemli

Reaktif enerji sonucu kaybedilen milli kaynaklarının bedelinin işletmelere reaktif güç cezası olarak yansıtıldığına dikkat çeken İlker Çınar, “Reaktif gücü dengeleyerek akım ile gerilim arasında oluşan faz farkını olabildiğince azaltmak için reaktif güç kompanzasyonu uyguluyoruz. Bu işlem uygulanmadığı takdirde şebekede kayıplar oluşuyor, iletim hatları ile kablolar daha fazla akım çekiyor ve bu da büyük gerilim düşümleri meydana getirerek enerji kapasitesini düşürüyor. Reaktif güç kompanzasyonunun başarılı bir şekilde gerçekleştirilemediği şirketlerdeki elektrik sistemi, ihtiyaç duyulan aktif elektrik enerjisinin dışında şebekeden düzensiz olarak güç çekiyor. Sürekli olarak çekilen ve tüketilmeyip üretim tesisine geri gönderilen bu reaktif enerji milli kaynakların kaybedilmesine neden oluyor. Elektra Elektronik olarak değişken elektrik enerjisi yüklerine sık rastlanılan otomotiv, beyaz eşya gibi sektörlerde kritik önem taşıyan reaktif güç kompanzasyonunu sorunsuz ve hızlı bir şekilde gerçekleştirebilen aktif harmonik filtrelerimiz sayesinde işletmelerin yüksek meblağlarda reaktif güç cezası ödemelerinin önüne geçiyoruz” dedi. 

Deşarj Üniteleri ile Kompanzasyon Sisteminin Ömrünü Uzatıyor

Endüstriyel üretim, medikal ve sağlık, veri merkezleri gibi sektörlere sundukları ileri teknoloji kompanzasyon ürünleri ile işletme ve tesislerin enerji kalitesini iyileştirdiklerini ve teçhizat bakım giderlerini azalttıklarını açıklayan İlker Çınar, Elektra Elektronik’in kompanzasyon sisteminin ömrünü uzatan Deşarj Ünitesi hakkında şu bilgileri verdi: “Düşük kayıp özelliği taşıyan Deşarj Ünitesi, hızlı değişen reaktif güç ortamında kondansatörlerin deşarj zamanlarını azaltıyor ve bu şekilde kompanzasyon sistemlerindeki kondansatörlerin ve kurulu/kurulan kompanzasyon sisteminin ömrünü uzatıyor. Kompanzasyon sisteminin bileşenlerinden biri olan deşarj ünitelerimiz CE işaretli ve ISO 9001 kalite yönetim sistemi altında üretimi yapılıyor. Deşarj ünitelerimiz elektrik ve elektronik bileşenlerin DIN Rail (Deutsches Institut für Normung Rail) adı verilen, özellikle endüstriyel otomasyon ve kontrol sistemlerinde yaygın olarak kullanılan bir montaj yöntemi ile başarılı bir şekilde monte ediliyor. Endüstriyel işletmelerde güvenli ve verimli bir çalışma ortamı sağlamak için statik elektriği kontrol altına almaya yardımcı olan deşarj ünitelerimiz 690V’a kadar operasyonel gerilim ve 100 kVAR’a kadar deşarj özelliğine sahip.”

Enerji Verimliliği Sağlayan Kesintisiz ve Güvenli Üretim

Elektra Elektronik olarak işletme ve tesislerin enerji sistemlerindeki güç faktörünü optimize eden, harmonikleri filtreleyen, enerji sistemlerinin performansını iyileştiren ve enerjinin verimli kullanılmasını sağlayan AG Kondansatörler ürettiklerini ifade eden Çınar, ürünün özelliklerini açıkladı: “İşletme ve tesislerin enerji verimliliğini artırmak üzere ürettiğimiz AG kondansatör, PCB bulundurmayan, çevre dostu bir ürün. Kompanzasyon sistemleri, motor kompanzasyonu ve filtreli kompanzasyon gibi alçak gerilim uygulamalarında kullanılan AG kondansatör düşük ağırlığı ve uygun boyutu ile alandan tasarruf sağlıyor. Kolay yükleme, bağlantı ve montaj özellikleri ile her işletme tarafından rahatlıkla kullanılabilen AG kondansatör, aynı zamanda bakım gerektirmeyen ve kendi kendini tamir eden bir ürün. Bu özellikler sayesinde tesis ve işletmelerde üretim sürecinin kesintisiz devam etmesini, verimliliğin artmasını, bakım maliyetlerinin azaltılmasını ve kaynakların etkin kullanımını sağlıyoruz. Aşırı basınç emniyetine sahip olan AG kondansatör ile işletmelere güvenli bir kullanım deneyimi sunuyoruz. Enerji sektöründe ve endüstriyel işletmelerde yaygın olarak kullanılan AG kondansatörlerimiz silindirik alüminyum bir tasarıma ve 1.0 kVAr ile 30 kVAr arası güç ile 30V / 400V / 440V / 525V gerilim opsiyonlarına sahip.”

Tesislerin İhtiyaç Duyduğu Endüktif Yükü Bire Bir Karşılayan İleri Teknoloji

Tesislerin ihtiyaç duyduğu endüktif yükü bire bir karşılayan GAMMA serisi endüktif yük sürücülerle uzun ömürlü kompanzasyon sağladıklarının altını çizen İlker Çınar, “GAMMA serisi endüktif yük sürücü modüllerimiz, dinamik güç faktörü kontrolü uygulamalarında 30kVAr’a kadar olan şönt reaktörleri sürmek için tasarlanıyor. Modüller, üçer adet tek fazlı üniteden oluşuyor ve her fazı bağımsız olarak kontrol ediyor. Uygulanan tetikleme sinyallerine göre şönt reaktöre uygulanan net gerilim değiştiriliyor ve bu sayede tesisin ihtiyaç duyduğu endüktif yük bire bir karşılanıyor. Piyasada bulunan her röle ile uyumlu şekilde çalışabilen endüktif yük sürücüler, şönt reaktörleri aşırı ısınmalardan ve şebekeden gelebilecek aşırı gerilimlerin zarar verici etkilerinden koruyarak uzun ömürlü kompanzasyon sağlıyor. Bakım gerektirmeyen ve sessiz çalışan GAMMA serisi endüktif yük sürücü modüllerimiz çalışma gerilimi, çalışma durumu ve sıcaklığı sürekli olarak kontrol ediyor ve ön panelinde bulunan dört adet LED ile kullanıcıya bildiriyor. Harici termik bağlantı terminalleri sayesinde kompanzasyon sisteminde kullanılan şönt reaktörleri de aşırı ısınmalara karşı koruyan bu ürünle müşterilerimizin enerji verimliliği, enerji tasarrufu, sistem stabilitesi ve ekipman koruması ihtiyaçlarını karşılıyoruz” dedi.

Güçlü Anahtarlama Sistemi ile Enerji Kullanımını Optimize Ediyor

Kompanzasyon sistemlerindeki aşırı akımları kontrol etmek ve enerji sistemlerinin daha verimli ve güvenli çalışmasını sağlamak için müşterilerine ALPHA serisi tristör modüllerini sunduklarını söyleyen Çınar, modüllerin özelliklerini şu şekilde açıkladı: “ALPHA serisi tristör modüllerini dinamik güç faktörü uygulamalarındaki 50kVAr’a kadar olan kapasitif yükleri anahtarlamak için üretiyoruz. Tristör modüllerimiz tetikleme sinyalinin uygulanmasından itibaren 10 milisaniye içinde kondansatörleri devreye alabiliyor. Mikroişlemci tabanlı mimarisi ve algoritması modüllerin sıfır geçiş anında devreye girmesini sağlayarak kondansatörlerde tahribat oluşmasının önüne geçiyor. 480V’a kadar, yıldız veya üçgen, simetrik veya asimetrik yükleri anahtarlayabilen ve reaktif güç röleleri veya PLC’ler tarafından kolaylıkla tetiklenebilen modüllerimiz çalışma gerilimi, durumu ve sıcaklığını kontrol ederken, harici termik terminalleri sayesinde harmonik filtre reaktörünü aşırı ısınmalara karşı koruyor. Uzun ömürlü, sessiz çalışan ve bakım gerektirmeyen ALPHA serisi tristör modüllerimizle müşterilerimize enerji verimliliği, güç faktörü optimizasyonu ve sistem kontrolü gibi önemli avantajlar sunuyoruz.”

Hassas Şebeke Koşullarında Eksiksiz Kompanzasyon

Yüksek THD değerine sahip gerilimin olduğu, dinamik yükte değişimlerin yaşandığı, yük dengesizlikleri bulunan ve yüksek akım harmoniğine sahip plastik endüstrisi, ofis binaları ve alışveriş merkezleri, endüstriyel üretim tesisleri, endüksiyon ocakları, UPS sistemleri ve veri merkezleri gibi hassas şebeke koşullarına sahip bütün tesislerde DynamiX Static Var Generator ile eksiksiz kompanzasyon çözümleri sunduklarının altını çizen İlker Çınar, “DynamiX Static Var Generator’ın modüler tasarımı sayesinde birden fazla ünitenin paralel bağlanmasını sağlayarak kompanzasyon gücünü kolaylıkla artırabiliyoruz ve bu şekilde işletmelerin enerji verimliliğine katkıda bulunuyoruz. IGBT tabanlı yapısı sayesinde harici bir kompanzasyon panosu gerektirmeden kademesiz olarak güç kontrolü yapan Static Var Generator, bunun yanı sıra dengeleme ve harmonik filtreleme özelliklerine de sahip. Tek bir pano içerisinde 200kVAr güce kadar kompanzasyon kapasitesi olan DynamiX Static Var Generator; 25µs dinamik tepki süresi, güç faktörünü 0.99’un üzerinde tutma kabiliyeti ve 13. harmoniğe kadar aktif harmonik filtre özelliği ile yük dengeleme yapabiliyor ve yüzde yüz kapasitesi ile hem endüktif hem kapasitif kompanzasyon işlemi gerçekleştirebiliyor” diyerek sözlerini tamamladı.

Bakan Özhaseki: ‘’Kahramanmaraş’a Toplam 112 Bin 414 Konut İnşa Edilecek’’

0

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Kahramanmaraş’ımıza, 82 bin 104 konut, 30 bin 310 köy evi olmak üzere, toplamda 112 bin 414 konut yapacağız.’’ dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kahramanmaraş’ta 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerin yaralarının sarılması için çalışmalara devam ediyor. Son durumu değerlendiren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, toplamda 112 bin 414 konutun yapılacağı Kahramanmaraş’ta, ihalesi tamamlanan 19 bin 418 konutun inşaatının hızla yükseldiğini bildirdi.

Konut İnşaatları Devam Ediyor

Bakan Mehmet Özhaseki, resmi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Depremden en çok etkilenen illerimizden Kahramanmaraş’ta da kalıcı konutlarımızın inşasına devam ediyoruz. Kahramanmaraş’ımıza; 82 bin 104 Konut, 30 bin 310 köy evi olmak üzere, toplamda 112 bin 414 konut yapacağız. 19 bin 418 konutun inşasına başladık. Vatandaşlarımız sağlam ve güvenli yuvalarına yerleşene kadar biz buradayız.” ifadelerini kullandı.

Konutların Yanı Sıra Sosyal Donatılar da Yer Alacak

Depremzedelerin biran önce evlerine kavuşmaları için 24 saat aralıksız çalışmaları sürdüren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın, Kahramanmaraş’ta inşaatını başlattığı 19 bin 418 konutta çalışmalar şekilde sürdürülüyor. İlk etapta ihalesi gerçekleştirilmiş olan deprem konutları, Kahramanmaraş’ın, Afşin, Andırın, Çağlayancerit, Dulkadiroğlu, Ekinözü, Elbistan, Göksun, Onikişubat, Nurhak, Pazarcık, Türkoğlu ilçelerinde inşa ediliyor. Depremzede vatandaşların tüm ihtiyaçları düşünülerek tünel kalıp ve radye temel sistemi ile yatay mimariye uygun olarak yapılan konutlar, zemin artı 3 ve zemin artı 4 katı geçmeyecek. 2+1 evlerin 85 metrekare, 3+1 evlerin de 105 metrekare olarak tasarlandığı konutlarda, ailenin ortak vakit geçirme alanı salon, kullanışlı bir mutfak, çocuk odası ve ebeveyn odası yer alıyor. Konutların yanı sıra çocuk oyun alanları, peyzaj çalışmaları, sosyal donatı alanları, camiler ve otoparklar da yapılacak.

Fuat Oktay OSB’de Yeni Fabrikalar Yükseliyor

0

Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde yer alan Fuat Oktay Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) altyapı çalışmalarının ardından üstyapı çalışmaları başladı.

Fabrika inşaatlarının tüm hızıyla sürdüğünü belirten Boğazlıyan Belediye Başkanı Gökhan Coşar, Fuat Oktay OSB’de yatırımların devam edeceğini ifade etti. Çalışmaları yerinde inceleyen Coşar, şunları söyledi:

‘’Fuat Oktay Organize Sanayi Bölgemizde altyapı çalışmalarımızı tamamen tamamladık ve şimdi üstyapı çalışmalarına başladık. Planlı bir şekilde yatırımlarımıza yön vererek hedeflerimize emin adımlarla ilerliyoruz. Hayırlı olsun’’

Fuat Oktay OSB Yatırımın Merkezi Olacak

Fabrika inşaatları hakkında konuşan Coşar, ‘’Kivi teknoloji fabrika inşaatı hız kesmeden devam ediyor. Bölgede üretim yapacak tüm yatırımcılar bizim için önemlidir. Fuat Oktay Organize Sanayi Bölgesi, yatırım ve istihdam konusunda önemli bir merkez olacak.’’ dedi.

İSO İmalat PMI Yılın En Düşük Seviyesinde

0

İstanbul Sanayi Odası (İSO) İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), Temmuz ayında yüzde 49,9 ile yılın en düşük seviyesinde gerçekleşti.

Haziranda 51,5 olan endeksin temmuzda 49,9 düzeyinde gerçekleşmesi faaliyet koşullarının genel olarak değişim göstermediğine ve böylece altı aylık genişleme döneminin sona erdiğine işaret etti. Sektörün büyümesindeki duraksama, genel olarak enflasyonist baskıların güçlenmesine bağlandı. Girdi maliyetleri enflasyonu üst üste ikinci ay keskin bir şekilde hızlandı ve mart 2022’den bu yana en yüksek düzeyde gerçekleşti.

İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI temmuz raporuna göre takip edilen 10 sektörün tamamında girdi maliyetleri enflasyonu üst üste ikinci ay hızlanırken, sektörlerin çoğunda maliyet baskıları güçlü bir yoğunlaşma sergiledi. Girdi fiyatlarında en hızlı artış gıda ürünlerinde, mamul fiyatlarında da en yüksek artış ağaç ve kağıt ürünlerinde oldu. Yeni siparişlerde artış sadece gıda ürünlerinde olurken, tekstil ürünleri ve ana metalde belirgin düşüş yaşandı. Üretimde büyüme 10 sektörden elektrikli ve elektronik ürünler, giyim ve deri ürünleri ile kara ve deniz taşıtlarında oldu. Genel olarak imalatçılar istihdamı artırma eğilimi gösterdi.

Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Temmuz 2023 dönemi sonuçları açıklandı. Eşik değer olan 50,0’nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, manşet PMI temmuz ayında nötr seviye 50,0’ın hafif altına geriledi. Haziranda 51,5 olan endeksin temmuzda 49,9 düzeyinde gerçekleşmesi faaliyet koşullarının genel olarak değişim göstermediğine ve böylece altı aylık genişleme döneminin sona erdiğine işaret etti. 

Firmalar, sektörün büyümesindeki duraksamayı genel olarak enflasyonist baskıların güçlenmesine bağladı. Temmuzda girdi maliyetleri enflasyonu üst üste ikinci ay keskin bir şekilde hızlandı ve Mart 2022’den bu yana en yüksek düzeyde gerçekleşti. Anket katılımcılarının yarıdan fazlası (yüzde 52), girdi fiyatlarının ay içerisinde yükseldiğini ve bunun genel olarak döviz kurlarındaki artıştan kaynaklandığını ifade etti. Bazı katılımcılar ise ücretlerdeki yükselişin genel girdi maliyetlerinde artışa yol açtığını bildirdi. Bu gelişmelerin sonucunda nihai ürün fiyatları da artış gösterdi ve son 16 ayın en yüksek düzeyine ulaşan enflasyon, geçmiş dönem ortalamasının da oldukça üzerinde kaydedildi. 

Fiyat baskılarının güçlenmesi, temmuz ayında müşteri talebini olumsuz etkiledi ve yeni siparişlerde son beş aydır ilk kez yavaşlamaya yol açtı. Benzer şekilde yurt dışından alınan yeni siparişler de ivme kaybetti. Fiyat artışlarının talep üzerindeki etkisini yansıtacak şekilde, üretimde de dört aylık büyüme eğilimi sona erdi. Diğer taraftan, yılın başında gerçekleşen depremin ardından devam eden toparlanmanın etkisiyle, geçen aya göre üretim hacminde önemli bir değişim gözlenmedi. Firmaların kapasite genişletmeye çalışması istihdamın üst üste üç ay artmasını sağladı. Ancak söz konusu artış ılımlı düzeyde kaydedildi. İmalatçılar yeni sipariş akışlarındaki yavaşlama doğrultusunda satın alma faaliyetlerini azalttı. Girdi talebinin azalması ve tedarikçilerin ürün teslimatlarındaki gecikmeler, girdi stoklarının Mayıs 2020’den bu yana en yüksek oranda azalmasına yol açtı. 

İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI anket verileri hakkında değerlendirmede bulunan S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi: 

“Yeniden güçlenen fiyat baskıları, temmuz ayında Türk imalat ürünlerine yönelik talebi olumsuz etkiledi. Hem girdi maliyetleri hem de satış fiyatları üçüncü çeyreğin başında çok daha yüksek oranlarda artarak firmaların yeni sipariş almasını zorlaştırdı. Bunun sonucu olarak üretimde dört aydır süren büyüme eğilimi durdu. İmalatçılar, yeni sipariş alma yönündeki çabalarını desteklemesi bakımından enflasyonun yeniden dengelenmeye başlamasını ümit ediyor olacak.” 

Sektörlerde Girdi Maliyetleri Enflasyonu Yine Hızlandı

İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI temmuz ayı raporu, üçüncü çeyreğin ilk ayında Türk imalat sanayii genelinde artan enflasyonist baskıların birçok sektörde talep ve üretimi sınırladığına işaret etti. 

Temmuzda takip edilen 10 sektörün tamamında girdi maliyetleri enflasyonu üst üste ikinci ay hızlanırken, sektörlerin çoğunda maliyet baskıları son anket döneminde güçlü bir yoğunlaşma sergiledi. Girdi fiyatlarında en hızlı artışın kaydedildiği gıda ürünleri sektöründe, maliyet enflasyonu Ekim 2018’den bu yana en yüksek düzeye ulaştı. Bu gelişmelere bağlı olarak nihai ürün fiyatları enflasyonu da hız kazandı. Mamul fiyatlarında da en sınırlı artış kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe gerçekleşirken en yüksek oranlı artış ise ağaç ve kağıt ürünlerinde kaydedildi.

Satış fiyatlarındaki yükseliş, üçüncü çeyrek başında müşteri talebini genel olarak olumsuz etkiledi. Yeni siparişler sadece gıda ürünleri sektöründe artarken söz konusu büyüme güçlü düzeyde, ancak haziran ayına kıyasla yavaş gerçekleşti. Özellikle tekstil ürünleri ve ana metal sektörlerinde yeni siparişlerin belirgin şekilde düştüğü görüldü. 

Temmuzda dış talep koşullarındaki tablo ise kısmen daha olumluydu. Gıda ürünleri öncülüğünde dört sektörün yeni ihracat siparişleri artış gösterdi. Hazirandaki gibi temmuzda da üretim 10 sektörden üçünde büyüme kaydetti. Büyümenin devamlılık gösterdiği tek kategori olan elektrikli ve elektronik ürünlerde üretim son beş ayın dördünde arttı. Giyim ve deri ürünleri ile kara ve deniz taşıtları sektörlerinde de üretim yeniden büyümeye geçti. Üretimde en sert yavaşlama ise kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe kaydedildi. Yavaşlayan talep koşullarına rağmen, imalatçılar genel olarak istihdamı artırma eğilimi gösterdi. Takip edilen 10 sektörün yarısında çalışan sayıları artış gösterdi. En keskin yükseliş, istihdam yaratma hızının anket geçmişindeki rekor seviyeye ulaştığı gıda ürünlerinde kaydedildi. Satın alma faaliyetlerinde ise nispeten daha az olumlu eğilimler gözlendi ve girdi alımları yalnızca üç sektörde artış kaydetti. Özellikle tekstil ile giyim ve deri ürünlerinde belirgin yavaşlamalar gerçekleşti.

Kaynak: İSO

Astor Enerji, Farklı Ülkelere 50 Milyon Dolarlık İhracat Yapacak

0

Astor Enerji, birçok farklı ülkeden toplam 50 milyon dolar değerinde anlaşma sağladı. Firmanın ihracat yapacağı ülkeler arasına Sırbistan da katıldı.

Konuyla ilgili Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıklama yapan Astor Enerji, şu bilgileri verdi:

Sırbistan’da yerleşik özel bir firmayla 10 Temmuz’da 1 milyon 740 bin avro (49 milyon 395 bin 294 TL) tutarında, 3 adet Güç Transformatörü satış sözleşmesi imzalandı. Bu sözleşmeyle Astor Enerji ihracat yaptığı ülkeler arasına Sırbistan’da katıldı. Sözleşmenin 2022 yılı hasılatına oranı yüzde 0,66 olarak gerçekleşti.

Şirket, 6 Temmuz’da Fas’ta yerleşik özel bir firmayla 3 milyon 435 bin 720 avro tutarında 5 adet Güç Transformatörü satış sözleşmesi; 7 Temmuz’da Fas’ta yerleşik özel bir firmayla 1.008.000.- USD (Bir milyon sekiz bin Amerikan Doları) tutarında, 2 adet Güç Transformatörü satış sözleşmesi imzaladığı duyuruldu. Yapılan sözleşmelerin 2022 yılı hasılatına oranı yüzde 1,67 olarak belirtildi.

Irak ile gerçekleştirilen iş sözleşmesi hakkında yapılan açıklamada ise “Irak’ta yerleşik özel bir firma ile 05.07.2023 tarihinde 4.740.000.- USD (Dört milyon yedi yüz kırk bin Amerikan Doları) tutarında, 12 Adet Güç Transformatörü satış sözleşmesi imzalandığı duyuruldu. Yapılan sözleşmenin 2022 yılı hasılata oranı yüzde 1,67 olarak belirtildi.

İspanya’da yerleşik üç ayrı özel firma ile Temmuz ayında yapılan toplam 8.945.500.- EUR (Sekiz milyon dokuz yüz kırk beş bin beş yüz Avro) tutarında, 36 Adet Dağıtım, 5 Adet Güç  Transformatörü satış sözleşmesi imzalandığı açıklandı. Sözleşmelerin 2022 yılı hasılatına oranı yüzde 4,06’ olduğu açıklandı.

Ayrıca yurt içinde, Almanya ve Türkmenistan’da yerleşik 5 ayrı firma ile 16,5 Milyon USD’lik sipariş sözleşmesi imzalandı. Almanya için yapılan satış sözleşmesi; Güç Trafosu ürün grubundan Almanya’ya yapılan ilk satış olması nedeni ile pazara bu ürün grubunun da sunulması önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.

Yeni hedef pazarlardan olan İngiltere’de yerleşik özel bir firma ile 11.250.000.-GBP (On bir milyon iki yüz elli bin Sterlin, TCMB Satış kuru ile 390.450.375 TL) 3 adet Güç Transformatörü satış sözleşmesi imzalandığı 24.07.2023 tarihinde KAP’ ta duyuruldu.

Mepet Metro Petrol ve Tesisleri San. Tic. A.Ş ile elektrikli araç şarj istasyonu kurmak için de 19 Temmuz’da sözleşme imzaladı. 

Sözleşme uyarınca Mepet Petrol istasyonlarında kurulacak elektrikli araç şarj üniteleri listesi şu şekilde:

Edirne/Merkez Metro Tesisleri, Mersin/Silifke Bumer Dinlenme Tesisleri, Samsun Otogar Akaryakıt İstasyonu, Konya/Seydişehir Manavgat Yolu Akaryakıt İstasyonu, Manisa Ege Park Tesisleri, Çorum/Sungurlu Mavi Ocak Dinlenme Tesisleri, Çorum/Osmancık Metro Tesisleri,

-Yozgat/Sorgun Mepet Metrol Petrol, Denizli Suitpark Dinlenme Tesisleri, Balıkesir/Susurluk Metro Dinlenme Tesisleri, Tekirdağ/Çorlu Metro Turizm (Karşılıklı İki Tesis), Kırklareli/Babaeski Metro Park Tesisleri (Karşılıklı İki Tesis).

Hizmet Üretici Fiyat Endeksi Yüzde 68,90 Arttı

0

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) verilerine göre, yıllık yüzde 68,90 aylık ise yüzde 9,57 artış yaşandı.

H-ÜFE 2023 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 9,57, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 40,88, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 68,90 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 82,20 artış gösterdi.

Ulaştırma ve Depolama Hizmetleri Yükselişte

Bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 49,14, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 87,40, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 80,15, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 61,75, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 94,59, idari ve destek hizmetlerde yüzde 98,90 artış gerçekleşti.

Bir önceki aya göre ise, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 10,26, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 11,36, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 8,29, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 7,91, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 3,02, idari ve destek hizmetlerde yüzde 12,37 artış gerçekleşti.

Mimarlık ve Mühendislik Hizmetleri En Yüksek Artış Görülen Sektörler Arasında

H-ÜFE sektörlerinden su yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 9,27, havayolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 36,07, depolama ve destek hizmetleri (taşımacılık için) yüzde 49,66 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu. Buna karşılık bina ve çevre düzenleme (peyzaj) hizmetleri yüzde 130,04, istihdam hizmetleri yüzde 126,21, mimarlık ve mühendislik hizmetleri; teknik test ve analiz hizmetleri yüzde 109,72 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

H-ÜFE sektörlerinden programcılık ve yayıncılık hizmetleri yüzde 10,64, bilimsel araştırma ve geliştirme hizmetleri yüzde 7,35 ile endekslerin azalış gösterdiği alt sektörler oldu. Buna karşılık konaklama hizmetleri yüzde 28,18, seyahat acentesi, tur operatörü, diğer rezervasyon hizmetleri ve ilgili hizmetler yüzde 23,60, hava yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 17,69 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Türk Yatırımcılar Rotasını İngiltere’ye Çevirdi

0

Yatırım denildiğinde akla ilk gelen gayrimenkul sektörü oluyor. Özellikle son yıllarda yükselişe geçen konut kiraları gayrimenkul yatırımcıların iştahını kabartıyor. Türk yatırımcılar ise bu süreçte rotasını İngiltere’ye çeviriyor.

İngiltere başta olmak üzere Birleşik Krallık’taki kira artışları Türk yatırımcıların yüzünü güldürüyor. HomeLet’in açıkladığı verilere göre Birleşik Krallık’ta Haziran’daki kira fiyatlarının bir önceki yıla kıyasla %10,4 arttığı kaydedilirken, bu tablo Avrupa’nın gayrimenkul sektörünün merkezi Londra özelinde de görülüyor. Londra’daki kiraların geçtiğimiz yıla göre %11,3 yükseldiği belirtiliyor. Türk yatırımcılar ise bu gelişmeleri fırsata çevirmek isterken, yasal prosedürleri yürütmek ve doğru gayrimenkulü bulmak için profesyonel danışmanlıkların arayışına giriyor. Türkiye’deki yatırımcılara döviz bazında kira geliri sağlayan gayrimenkul şirketi İngiltere Investment ise Londra’daki gayrimenkul piyasasını değerlendirdi. 

İngiltere Investments Genel Müdürü İsmail Gürkan, “Ülkemizdeki pek çok yatırımcı, İngiltere’de yatırım yapmanın yollarını arıyor. Özellikle pandemiden sonra bölgedeki gayrimenkul fiyatlarının artması ve döviz bazlı kira getirisinin daha cazip hale gelmesi İngiltere’ye olan ilginin yoğunlaşmasına kapı aralıyor. İş dünyasının merkezi konumundaki Londra da yatırım bölgelerinin başında geliyor. Londra, finans, eğitim, bilim, sanat ve spor alanlarında da öne çıkıyor. Bu faktörler, şehrin dünyanın başka hiçbir yerinde olmadığı kadar gelir ve ziyaretçi çekmesini sağlıyor. Biz de İngiltere’de gayrimenkul yatırımı yapmak isteyenlerin yüksek getiri potansiyeli olan, kaliteli, güvenilir en büyük inşaat firmalarının yeni projelerini özenle seçerek sizlere sunuyoruz” dedi. 

“İstanbuldaki etkinliklerimizle yatırımcı ve İngiliz inşaat şirketlerini buluşturuyoruz”

Müşterilerinin bütçesine en uygun projeleri bulana ve süreci tamamlayana kadar rehberlik ettiklerini söyleyen İngiltere Investments Genel Müdürü İsmail Gürkan, yatırımcılar için düzenledikleri bilgilendirme etkinliklerine şu sözlerler değindi: “İngiltere’nin ünlü inşaat şirketlerini İstanbul’a davet ediyoruz. Burada yatırımcıyla buluşmalarına aracılık ediyoruz. Birçok yatırımcı bu etkinliklerimizden oldukça memnun. İlerleyen dönemde İstanbul dışındaki çeşitli büyükşehirlerde de bu etkinlikleri düzenlemeyi ve Türkiye’nin dört bir yanındaki gayrimenkul yatırımcılarının yüzünü güldürmeyi hedefliyoruz.”

Müşterilerimiz sadece para değil prestij de kazanmak istiyor”

İngiltere’de gayrimenkul yatırımı yapan kişilere dair detaylı bilgiler aktaran İngiltere Investments Genel Müdürü İsmail Gürkan, “Müşterilerimiz için bir gayrimenkulün maddi anlamda kazanç sağlaması yeterli gelmiyor. Sadece maddi kazanç arayışı içerisinde olan yatırımcı genelde farklı lokasyonlara odaklanıyor. Fakat gayrimenkul alanında uzman olan yatırımcı, hem para hem de prestij kazandıran İngiltere’yi tercih ediyor” ifadelerini kullandı.

İngiltere Investments Genel Müdürü İsmail Gürkan, sözlerine şöyle sonlandırdı: “Ekimizdeki uzmanlar, bize ulaşan danışanlarımızla detaylı bir görüşme gerçekleştiriyor. Yatırım yapacak müşterimizin bütçesi başta olmak üzere çeşitli değişkenler de hesaplanarak en kazançlı ve prestijli gayrimenkul örneklerini sunuyoruz. Müşterinin onayını takip eden süreçteki yasal prosedürleri yerine getiriyoruz.  Üstelik pazarlamasını yaptığımız projelerden gayrimenkul satın alan müşteriler hiçbir komisyon ödemiyor.”

EagleBurgmann, Mas Academy’nin Konuğu Oldu

0

Yarım asırdır Türkiye pompa sektörünün lider firması olan Masdaf, pompa sektörünün yenilikçi okulu Mas Academy kapsamında düzenlediği eğitimlerle insana yatırım yapmaya devam ediyor.

Masdaf, son olarak 24 Temmuz’da çözüm ortağı EagleBurgmann ile satış ve AR-GE ekibine yönelik bir eğitim düzenledi.  Masdaf Tuzla Genel Müdürlük binasında bulunan Özer Polatoğlu Oditoryumu’nda düzenlenen eğitimde EagleBurgmann Satış Destek Mühendisi Gürçay Gürpınar, “akışkan teknolojilerinde kullanılan salmastra tipleri” konusunda önemli bilgiler paylaştı.

Masdaf, pompa sektörünün yenilikçi okulu Mas Academy kapsamında düzenlediği eğitimlerle insana yatırım yapmaya devam ediyor. 

‘Birlikte daha ileri’ mottosuyla düzenlediği eğitimlerde hem çalışanlarının hem de iş ortaklarının bilgilerini güncel tutmalarını hedefleyen Masdaf, son olarak 24 Temmuz’da çözüm ortağı EagleBurgmann ile satış ve AR-GE ekibine yönelik bir eğitim düzenledi.  Masdaf Tuzla Genel Müdürlük binasında bulunan Özer Polatoğlu Oditoryumu’nda düzenlenen eğitimde EagleBurgmann Satış Destek Mühendisi Gürçay Gürpınar, “akışkan teknolojilerinde kullanılan salmastra tipleri” konusunda önemli bilgiler paylaştı. 

“Sektörel uzmanlıkların geliştirilmesi amacıyla hayata geçirdiğimiz Mas Academy kapsamında eğitim programlarımızdan birini daha başarıyla tamamladık” diyen Masdaf Endüstri Teknolojileri Satış Müdürü Cem Hanedanoğlu, EagleBurgmann iledüzenledikleri eğitimin önemine dikkat çekti: 

“Masdaf olarak yarım asra yaklaşan geçmişimiz boyunca eğitimlere önem verdik.  Çünkü ileri teknoloji bir ürün geliştirmek ve yüksek müşteri memnuniyeti sunabilmek için ekibinizin becerilerini artıracak eğitimler düzenlemeniz gerekiyor. Bu nedenle Mas Academy kapsamında hem teknik eğitimler hem de kişisel gelişim eğitimleri düzenliyoruz. Ekibimizin donanımlı olması bizim için önemli. Yani sadece bir pompanın sunduğu faydaya değil, ürünlerimizde kullandığımız her bir komponenti neden tercih ettiğimize ve komponentlerin ürünün performansı üzerindeki etkilerine de hakim olmalarını önemsiyoruz.. Kısacası iyi bir satış mühendisi olabilmek için ürünün tüm komponentlerine de hakim olmak gerekiyor. 

EagleBurgmann ile gerçekleştirdiğimiz ‘akışkan teknolojilerinde kullanılan salmastra tipleri’ konulu eğitim de bu kapsamda planladığımız eğitimler arasında yer alıyor. Çünkü salmastra, akışkan teknolojilerinin üretiminde kritik öneme sahip. Ancak doğru salmastra kullanarak, akışkan sızıntılarının giderilmesini ve basınç kayıplarının önlenmesini sağlayabilirsiniz. 

Düzenlediğimiz bu tür eğitimler ile ürünün tüm komponentlerine hakim olan satış mühendislerimiz, ürün tercihi noktasında müşterilerimizi de bilgilendiriyor. Kısacası eğitimli satış mühendisi, müşterinin de bilinçlenmesi anlamına geliyor. Bilinçli  müşteriler ise ürün ve hizmet tercihinde yalnızca fiyata değil, faydaya da odaklanıyor” diyerek sözlerini tamamladı. 

Fenercioğlu’ndan İki Yıl İçinde Dünyanın Farklı Lokasyonlarında 50 Şantiye Hedefi 

0

Fenercioğlu A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Aycan Fenercioğlu, yurtiçi ve yurtdışında devam eden 20 projelerinin olduğunu, iki yıl içinde bu sayıyı dünyanın farklı lokasyonlarında 50 şantiyeye çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Antalya, Bodrum, Kıbrıs ve İspanya’da yeni projelere başlayan şirket, kısa vadede 3.000 daireye ulaşmayı hedefliyor. 

Fenercioğlu A.Ş. uzun yıllardır Antalya ve Alanya’da kentsel dönüşüm, inşaat, tarım gibi birden fazla sektörde faaliyet gösterirken, hızlı bir yükselişle sektöründe öncü firma haline gelerek İspanya, Bodrum ve Kıbrıs’ta da başarılı çalışmalarını sürdürüyor. 

Yüze yakın mühendisle projelerine devam ettiklerini belirten Fenercioğlu A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Aycan Fenercioğlu, “Hali hazırda devam eden 20 projemiz var. Önümüzdeki iki yıl içinde ise hedefimiz aynı anda dünyanın farklı lokasyonlarında 50 şantiyeye çıkabilmek. Başta İstanbul lokasyonlu birçok bölgede proje hedefimiz var. Bodrum, İspanya, Kıbrıs, Antalya ve Alanya bölgesinde yatırımlarımız devam ediyor. Antalya’da yeni imara açılan Altıntaş bölgesinde projemiz mevcut. Antalya, Bodrum, Kıbrıs ve İspanya’da yeni projelere başlıyoruz. Kısa vadede 3 bin daireye ulaşmak istiyoruz.” dedi.

Kıbrıs ve İspanya’da Yeni Projeler

Fenercioğlu A.Ş. olarak yurtdışındaki çalışmalarına değinen Aycan Fenercioğlu, “Kıbrıs’ta yatırımlarımıza başladıktan sonra İspanya’nın güney kısımlarında sahil alanlarında yatırıma başladık. İspanya’dan başlayarak turistlerin ilgi gösterdiği lokasyonlarda inşaat yapmayı hedefliyoruz. Projelerimizin % 90 gibi önemli bir kısmını yabancı müşterilerimiz oluşturuyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşından sonra Antalya bölgesine çok ciddi bir yabancı talebi oluştu. Rusya ve Ukrayna’dan sonra Kazakistan ve Afganistan bölgelerinde yaşanan belirsizliklerden ötürü de birçok ülke vatandaşı ülkemize geldi. Son dönemde yapılan istatistiklere göre yaklaşık 111 ülke vatandaşı Antalya bölgesinde mülk edinmiş durumda.” şeklinde görüşlerini aktardı.

Yargıtay’dan Ev Sahipleri ve Kiracılar İle İlgili Önemli Karar

0

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ev sahipleri ve kiracıları ilgilendiren önemli karar ile ilgili, “Kiralanan kullanıma elverişli bir durumda bulunmasa bile kira bedelinin tam olarak ödeneceği yönünde sözleşmeye konulan hükümler geçersizdir” dedi.

Davacı; 2019 tarihli ve 10 yıl süreli sözleşme ile davalıya ait taşınmazda kiracı olduğunu, sözleşmede kiralananın düğün salonu olarak kullanılacağının ve başka hedefle tasarruf edilemeyeceğinin kararlaştırıldığını, Türkiye’de artan Covid-19 salgını sebebiyle tüm illerde düğün ve nişan salonları faaliyetlerinin durdurulması sonucunda, 17 Mart 2020 tarihli ihtarname ile faaliyete yeniden izin verilene kadar kira ödemesi yapamayacağını davalıya bildirdiğini, 1 Temmuz 2020 tarihinden itibaren belirlenen kurallara uyulma şartı ile faaliyete izin verilmesine rağmen, alınan önlemlerin düğün etkinliklerine katılımcı sayısını, kiralananın kullanabileceği alanı ve dolayısıyla kiralanandan beklediği faydayı ciddi şekilde düşüreceğini, böylece başlangıçta var olan edimler dengesinin aleyhine bozulduğunu ileri sürerek; aylık net 62 bin 573 lira 50 kuruş olan kira bedelinin 1 Temmuz 2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık net 30 bin liraya uyarlanmasına karar verilmesini talep etti.

Davalı; kira sözleşmesinde uyarlama talep edilmeyeceğinin, hatta mücbir sebep halinde kiralanan kullanılmasa dahi kira bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu nedenle kiracının Covid-19 salgını nedeniyle müşterilerinin azaldığı gerekçesiyle kira bedelinin uyarlanmasını talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istedi.

İlk Derece Mahkemesince; kira sözleşmesinde olumsuz uyarlama kaydı bulunmasına rağmen yine de kira sözleşmesinin değişen şartlara göre uyarlanmasının Yargıtay içtihatlarında da kabul gördüğü, 2020 yılı Mart ayından beri dünya çapında yaşanan salgın hastalığın sosyal dengeyi etkilediği, bu salgın hastalığın öngörülebilir nitelikte olmadığı, düğün salonlarının çalışmasına resmi kararlarla ara verildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 138. maddesinde uyarlama için öngörülen şartların oluştuğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne karar verildi.

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, taraflarca istinaf yoluna başvuruldu.

Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu 2019 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesinin (1.3.) maddesinde; kiracının her ne sebeple olursa olsun kira sözleşmesi devam ettiği sürece kira bedelinden bir tenzilat ya da uyarlama talep edemeyeceğinin belirtildiği ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 12. maddesi gereğince tacir sıfatını taşıyan davacının basiretli davranması gerektiği, kira sözleşmesindeki açık hükümler karşısında davacı kiracının kira bedelinden indirim yapılmasını isteyemeyeceği, İlk Derece Mahkemesince kira bedelinden indirim yapılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın ve ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verildi. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edildi.

Dosyayı ele alan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, bozma ilâmında şu ifadelere yer verdi;

“Söz konusu sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; kiraya verenin, kiralananı kullanıma elverişli halde bulundurmasa dahi kiracının kira bedelini ödeme borcunu tam olarak yerine getireceğine ilişkin hükümler ile 6098 sayılı Kanun’un 301. maddesinin emredici hükmü, davacı kiracı aleyhine (davalı kiraya veren lehine) değiştirilmiştir. Dolayısıyla sözleşmenin anılan bu hükümleri, aynı Kanun’un 27. maddesi uyarınca kesin olarak geçersizdir. Diğer taraftan, bu hükümlerin geçersiz olması, sözleşmenin diğer hükümlerini etkilememektedir.

Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince; kira sözleşmesinde yer alan, kiraya verenin, kiralananı sözleşmede kararlaştırılan kullanım amacına elverişli halde bulundurmasa dahi her durumda kiracının kira bedelini ödeme borcunu tam olarak yerine getirmekle yükümlü olduğuna dair hükümlerin geçersiz olduğu; Covid-19 salgın hastalığı sebebiyle alınan idari yasak ve tedbirlerin etkin olduğu dönemle sınırlı olmak üzere, davacı kiracının 6098 sayılı Kanun’un 138. maddesi uyarınca uyarlamaya dayalı olarak kira bedelinin tenzili talepli dava açmakta haklı bulunduğu gözetilmek suretiyle, istinaf incelemesinin gerçekleştirilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”

Kaynak: Emlak Dream

YAFA Group’tan Bursa’ya Otel Yatırımı 

0

YAFA Group, iştiraki YAFA Otelcilik bünyesine katmak üzere Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yeni bir otel projesi gerçekleştirecek. Projenin yatırım bedeli ise 27,5 milyon dolar değerinde.

“DoubleTree By Hilton Bursa Nilüfer” adıyla projelendirilen bu yeni otel, termal otel konseptiyle bölgede konaklama standartlarını yükseltmeyi hedefliyor.

Türkiye’nin öncü otel yönetim şirketi Turizoom International Hotel Management tarafından yönetilecek proje kapsamında 128 standart oda, 20 süit oda ve 2 bedensel engelli odası olmak üzere toplamda 150 odadan oluşan otel, zengin içerikli hizmetleriyle misafirlerine rahat ve unutulmaz bir konaklama deneyimi sunacak. Toplamda 300 yatak kapasitesine sahip olan otel, Bursa’nın gözde merkezlerinden Nilüfer Beşevler Mahallesi’nde hayata geçirilecek.

YAFA Otelcilik, bu projeyle birlikte Bursa’ya 27 milyon 500 bin dolarlık önemli bir yatırım yapacak. İnşaatın planlanan sürede tamamlanmasıyla birlikte otel, bölgede istihdama da katkı sağlayacak ve yaklaşık 150 kişiye istihdam olanağı sunacak.

YAFA Otelcilik yönetim kurulu üyeleri, “DoubleTree By Hilton Bursa Nilüfer” termal otel projesinin, bölgenin turizm potansiyelini artıracağına inandıklarını ve modern tasarımıyla misafirlerin memnuniyetini en üst düzeyde tutmayı amaçladıklarını belirtti.

Projenin hayata geçmesiyle birlikte Bursa, hem yerli hem de yabancı turistlerin gözde konumlarından biri olmaya devam edecek.

Kaynak: Norm Haber

Algün İnşaat İş Ortaklarıyla Buluştu

0

Düzce’de faaliyet gösteren Algün İnşaat, iş ortaklarıyla bir araya geldi. Firma bu etkinlik ile İstanbul’da hayata geçirecekleri  yeni projelerini duyurdu.

Modern yaşamın mimarı Algün İnşaat, Düzce’de iş ortakları ile buluşma etkinliği gerçekleştirildi. 25 yıllık tecrübesini Düzce’de gerçekleştirdiği onca yapı ile taçlandıran Algün İnşaat, Düzce’den İstanbul’a açılarak 2 büyük projeyi hayata geçirmek için kolları sıvadı. Algün Ataşehir ve Algün Beylerbeyi projeleri ile İstanbul’da binlerce aileyi ev sahibi yapmayı planlayan Algün İnşaat, iş ortakları ile Düzce’de yemekte bir araya geldi. Yapılacak yeni çalışmalar hakkında iş ortaklarına bilgilendirmelerde bulunan Algün İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Algün, Düzce’de binlerce aileyi ev sahibi yaptıklarını, modern bir yaşam için ellerinden gelen herşeyi en iyi şekilde yaptıklarını belirtti.

Düzce’de 500 çalışanı ve 100’lerce taşeronları ile 2-3 bin ailenin ekmek kazandığı bir organizasyon olduklarını belirten Algün İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Algün, “ Bu akşam uzun zamandır yapmak istediğimiz fakat yapamadığımız bir etkinlik gerçekleştirdik. Biz 500 çalışanı olan 100’lerce taşeronu olan bunu da sayıya vurduğunuz zaman 2-3 bin ailenin ekmeğini kazandığı bir aileyiz. Ciddi bir organizasyonuz. Bir araya gelelim istedik. Hele hele memleketin böyle zor zamanında iş yapan insanlar olarak ekip ruhu içerisinde bir arada olalım istedik. Güzel bir etkinlik oldu.

​​Burada malum Düzce’nin yerel bir firmasıyız. Uzun yıllardır bu işleri yapıyoruz. 20 yıldır sektörün içerisindeyiz. Yaklaşık 4 bin aileyi ev sahibi yapmış bir aileyiz. Yeni projelerimiz ile 2-3 bin aileyi daha dahil etmiş olacağız. Yaptığımız projeler ile Düzce’nin hep modern bir kent olarak katkı sunacak projeler sunmaya çalıştık. Yaptığımız işlere bugüne kadar dikkat ettik. Daha kaliteli daha güzel nasıl yapabilirizi düşündük. Son zamanlarda yaptığımız projeler ile adından söz ettiren marka değeri yüksek projeler oldu” şeklinde konuştu.

Düzce’de ki başarılı projelerin ardından İstanbul’a açılan ve kabuklarına sığmadıklarını belirten Algün, “ Ama bir noktaya kadar Düzce’de bir noktaya kadar. Düzce’de kabuğumuza sığmayan bir firma olduk. Yeni dönemde de İstanbul’da ilk etapta Algün Ataşehir ve Algün Beylerbeyi projelerimiz ile 2 noktada proje geliştiriyoruz. Beylerbeyinde ki projemiz 81 bin metrekare bir alan üzerinde hayat bulacak. Yaklaşık bin 250 konuttan oluşan İstanbul’da adından söz ettirecek bir proje ile giriyoruz. Diğer projemiz de Ataşehir’de rezidans tarzında olacak bir proje. 2 bloktan oluşuyor.

250 rezidanstan oluşan proje. Merkez bir ofis yapacağız Ataşehir’de. Dolayısı ile her iki projemiz ile İstanbul’da iddialı bir giriş yapmış olacağız. Devamını da getirmiş olacağız. Düzce bizim memleketimiz. Ekmek yediğimiz, emek verdiğimiz bir yer. Düzce’yi boş bırakmak tabi ki mümkün değil. Bir taraftan burada bir taraftan İstanbul’da rezerv proje alanlarımızda işbirliklerimize devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“İnşaat Maliyetleri Yüzde 1000’e Kadar Arttı”

Gerçekleştirdikleri projelerde neyi taahhüt ettilerse yaptıklarını belirten Algün İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Algün, “ İmzasını attığımız proje gerçekten sonuna kadar neyi gösterdiysek neyi taahhüt ettiysek onu yapmaya çalışıyoruz. Ancak malum Düzce’de hele hele şu son dönemde piyasada ki gerginlikler ile birlikte alım gücü maalesef düştü. Maliyetler çok arttı. İnşaat maliyetleri yüzde 300-500 hatta bazı kalemlerde yüzde 1000 artanlar oldu. Bu maliyetleri ortaya koyduğunuzda en azından karşılığını almak istiyorsunuz. Maalesef Düzcemizde onu almak çok mümkün olmuyor. Bu anlamda alternatif olarak İstanbul’u düşündük” dedi.

Düzce’nin her geçen gün gelişen ve büyüyen bir şehir olduğunu gelecek vaat eden yatırım yapılmaya değer fırsatlar içinde geliştiğini belirten Algün, “ Düzce’nin de konumu itibari ile İstanbul ve Ankara’nın tam ortasında olması sebebi ile olağanüstü tabiat güzelliğine sahip olması, doğal güzelliklere sahip olması, Konuralp’te Düzce Belediyesi’nin katkılarının ortaya çıkması, bölgemizde olmayan eserlerin çıkarılması, Düzce Üniversitesi’nin her gün büyümesi, sanayimiz başlı başına büyüyor. Düzce her gün gelişen her gün büyüyen bir şehir. 3-5 yıl içerisinde belki Büyük şehir statüsüne gelebilecek belki de büyükşehir olmayı konuşabilecek bir şehir olacak Düzce. Gelecek vaat eden yatırım yapmaya değer fırsatları içinde barındıran büyük bir şehir olma yolunda Düzce ilerliyor. Bizim de Düzce’de bu kadar eser kazandırmış bir firma olarak bu kadar yatırım yapmış bir firma olarak Düzce’yi bırakma gibi bir düşüncemiz yok. Yatırımlarımıza devam edeceğiz. Diğer taraftan da büyükşehirlerde projelerimizi hayata geçireceğiz” şeklinde konuştu.

Tarihi Bakırcılar Çarşısı’nın Temeli Bakan Özhaseki’nin Katılımıyla Atıldı

0

Malatya’da ‘Yerinde Dönüşüm’ kampanyasına dahil edilen Tarihi Bakırcılar Çarşısı’nın temeli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin katılımıyla atıldı.

Yerinde Dönüşüm projesi kapsamında depreme son derece dayanıklı yapılar inşa edileceğini belirten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Depreme karşı sağlam, güvenilir konutlar yapacağız. Bu konuda taviz vermeyeceğiz. 8-9 şiddetinde bile olsa deprem anında evimizden çıkmayacağız. Yok efendim alelacele yap, gel şuraya. Ne olacak? Sen buna da göz yum. Yok arkadaşlar. Göz yummadan, tavizsiz şekilde gideceğiz. Bunu yapacağız.” dedi.

‘’Şehir Merkezlerini İnşa Ederek Devam Edeceğiz’’

Yerinde Dönüşüm kampanyası kapsamında ilk kazmanın vurulduğu Tarihi Bakırcılar Çarşısı ile ilgili konuşan Bakan Özhaseki, “Daha önceki geldiğimiz seferlerde de hep buralarda gezdik. Esnaf kardeşlerimizin ikramlarıyla karşılaştık. Sohbet ettik onlarla. ve bu bölgede şehrin kalbinin attığı bu bölgede biz bir an önce işe başlamalıyız diye düşündük. Daha önce rezerv alanlarda elbette ki birtakım inşaatlara başladık ama şehir merkezlerindeki Yerinde Dönüşümü ve meydan projelerini çıkarabilmek adına ilk Malatya’dan başlatıyoruz. Daha sonra inşallah devamında inşallah Kahramanmaraş’ta da Adıyaman’da da Hatay’da da şehir merkezlerini inşa ederek devam etmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bütün süreç tamamlanıncaya kadar kontrol edileceğini vurgulayan Özhaseki, “Biliyorsunuz büyük bir felaketle karşı karşıya kaldık. Bu felaket gerçekten bizim bin yıllık Anadolu medeniyetimizde yaşamaya çalıştığımız bu topraklarda karşımıza çıkan herhalde en büyük felaket idi. Bundan daha büyük bir felaketle karşılaşmadık. 11 il deniyor ama 18 il etkilendi. 14 milyon nüfus etkilendi. 680 bin konut 170 bin de iş yeri yıkıldı arkadaşlar. Söylemesi çok kolay. Bir çırpıda söyleniyor. 850 bin bağımsız birim. Evet, böyle büyük bir hasar vardı. Bunlardan en önemlisi de belki 50 bin canımızı toprağa verdik. Ama bize düşen de bir an önce bu hasarların sarılması, bu yaraların sarılması, bu zararların giderilmesidir ki, el birliğiyle de bunun altından kalkacağız. Emin olun bütün evler yapılıncaya kadar, bütün dükkanları yapıp esnaf kardeşlerimizi yerleştirinceye kadar içimiz rahat etmeyecek.” şeklinde konuştu.

Adıyaman Deprem Konutlarında Dış Cephe Çalışmaları Başladı

0

Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Adıyaman’da Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından başlatılan 2 bin 312 konutun kaba inşaatı tamamlandı. Projenin dış cephe çalışmaları başladı.

Depremlerin en fazla yıkıma yol açtığı kentler arasında yer alan Adıyaman’da kent merkezi ile Besni, Tut, Gölbaşı ve Kahta ilçelerinde TOKİ ve Emlak Konut tarafından yapımına başlanan 26 bin 312 konutun inşası hızla devam ediyor.

AA’nın haberine göre; TOKİ uzmanı ve inşaat mühendisi Yılmaz Ceylan,, Örenli Mahallesi’nde 159 blok 3 bin 34 konutun yapımını gerçekleştirdiklerini söyledi.

Bölgedeki inşaatların hızlı bir şekilde tamamlanması için yoğun çalıştıklarını aktaran Ceylan, şöyle konuştu:

“Betonarme ve duvar imalatları tamamlanan bloklarımızda cephe kaplama imalatlarımıza geçiliyor. İçeride duvar akabinde sıvı imalatlarımız devam ediyor. Sıva imalatlarımızın akabinde binalarımızda seramik imalatlarımız, ondan sonra ahşap mobilya, boya imalatlarımız devam edecek. Hızlı bir şekilde afetzedelerimize konutlarını teslim etmek için 7/24 canla başla çalışmalarımız devam etmektedir.”

Emlak Konut tarafından yapılan konutlarda görev yapan inşaat mühendisi Ferhat Karakuş da kent merkezindeki İndere bölgesinde deprem konutlarının yapımının sürdüğünü ifade etti.

Depremin ardından bölgede zemin etüdü gerçekleştirilmesinin ardından hızlı bir şekilde inşaata başladıklarını belirten Karakuş, “Zemin etüt raporları çıkan projelerimizde imalatlarımız devam ediyor. Bizim uhdemizde 108 bloğumuz, 2 bin 400 dairemiz var, inşaat çalışmalarımız hızlı devam ediyor. Şu anda bir bloğumuz bitti. Biten blokumuzda ince işlerimize başladık. En hızlı bir şekilde vatandaşlarımıza kavuşturmak için deprem yönetmeliğine uygun binalarımızı hızlıca yapacağız.” diye konuştu.

Aydın Şehir Hastanesi’nde İnşaat Çalışmaları Hızla Sürüyor

0

Türkiye’nin 21’inci Şehir Hastanesi olacak Aydın Şehir Hastanesi projesinde inşaat çalışmaları hızla devam ediyor.

İnşaat çalışmalarını yerinde inceleyen Aydın İl Sağlık Müdürü Dr. Eser Şenkul, hastanenin yataklı servisler, acil servis, ameliyathane, tutuklu servisi, özellikli birimler, teknik ve tıbbi birimlerinde yerinde inceleme ve gözlemlerde bulundu. Yüklenici firma yetkililerinden şehir hastanesinin son durumu ve inşaat aşamaları hakkında bilgiler aldı.

İl Sağlık Müdürü Dr. Eser Şenkul inşaatta devam eden çalışmalar ile ilgili olarak, Aydın’ın deprem yönünden riskli bölge de yer almasından dolayı şehir hastanesinin zemin çalışmalarında günümüz inşaat sektörün modern teknikleri olan ‘sismik yalıtım’ olarak da ifade edilen deprem izolatör sistemlerinin kullanıldığını belirterek, şunları söyledi:

“Temelde 24 Metre derinlikli 3276 adet fore kazık, 16 metre derinlikli 718 adet sismik izolatör, 16 metre derinlikli 290 adet sismik damper ve 700 metre uzunluğunda da diyafram perde beton kullanılmıştır. Hastane inşaatımız bittiğinde bölgemizin deprem açısından en sağlam binalarından olacak. Aydın Şehir Hastanesi, Aydınlı hemşerilerimiz ve çevre illerdeki vatandaşlarımız ile en kısa sürede buluşturmak için çalışmaların yoğun bir şekilde devam ediyor.” 

ERG Grubu, Kazakistan’da Yeni Projelere İmza Atacak

0

Kazakistan’da yatırımcılarla yapılan toplantıya katılım gösteren ERG Grubu, “Aktobe Karabutak-Ulgaysyn” otoyolunun yeniden inşasını sağlayacak. 

Kazakistan’a bağlı Aktobe Bölgesi’nin Valisi Akim Yeraly Tugzhanov’un, Astana’da yabancı yatırımcılarla bir araya geldiği zirveye Türkiye’den sadece ERG Grubu katıldı. Zirveye katılım gösteren ERG Grubu Şirketleri, SSB İnşaat A.Ş. Genel Müdürü İnş. Yük. Müh. Uzi Sezer, Kazakistan için büyük öneme sahip “Aktobe Karabutak-Ulgaysyn” otoyolunun yeniden inşasına talip olduklarını belirtti. Ankara- Niğde Otoyolu Projesi’nin inşasını gerçekleştiren ve şu anda otoyolu işletmesine devam eden ERG Grubu, buradaki deneyimini Kazakistan’a taşıyacak. 

Türkiye’nin en köklü müteahhitlik firmalarından ERG Grubu, Kazakistan’da önemli projelere imza atmaya hazırlanıyor. Ankara’da kurulan ve son yıllarda yurtdışında büyümeye odaklanan ERG Grubu, Kazakistan’a bağlı Aktobe Bölgesi’nin Valisi Akim Yeraly Tugzhanov’un yabancı yatırımcılarla bir araya geldiği yatırımcı zirvesine katılan tek Türk şirketi oldu.

Astana’da gerçekleşen zirveye NC QazaqGaz JSC, DBK, NC KTZh, NC Kazavtozhol, NC Kazmunaigas, NC Kazakh Investment, SK-Pharmacy LLP şirketleri ile Aktobe Bölgesi’nde en önemli projeleri başlatan yatırım şirketlerinin başkanları katıldı. Zirveye Türkiye’den katılan tek şirket olan ERG Grubu adına söz alan ERG Grubu Şirketleri, SSB İnşaat A.Ş. Genel Müdürü İnş. Yük. Müh. Uzi Sezer, Kazakistan için büyük öneme sahip olan ve İngiltere’nin resmi ihracat kredi kuruluşu olan UK Export Finance (UKEF) tarafından finanse edilen “Aktobe Karabutak-Ulgaysyn” otoyolunun yeniden inşasını gerçekleştirmeye hazır olduklarını belirtti. 

1,7 milyar Euro’yu aşan maliyetle, planlanandan 11 ay önce tamamladığı Ankara Niğde Otoyolu’nun işletmesine devam eden ERG Grubu, buradaki deneyimi ile Kazakistan’ın en önemli projelerinden birine imza atacak.

1960’lı yılların ikinci yarısında kurulan ERG Grup, Türkiye’nin en eski müteahhitlik şirketlerinin başında geliyor. ERG Grup çatısı altındaki şirketler, 1966 yılından beri havaalanı inşaatları, yol, köprü inşaatları, baraj ve hidroelektrik santral inşaatları, termik santral inşaatları, sulama inşaatları, sinai tesis inşaatları gibi altyapı müteahhitlik hizmetlerini projelendirme, finansman ve yatırım boyutlarıyla bütün olarak yürütüyor. 

Orta Asya, Doğu Avrupa, Afrika’nın tamamı ve Latin Amerika’da faaliyetlerini sürdüren şirketin ana merkezleri Ankara ve Londra’da bulunuyor.

Kaynak: Emlak Dream

Tarsus Belediye Başkanı Bozdoğan Devam Eden Projeleri İnceledi

0

Mersin’in Tarsus ilçesinde inşaat çalışmaları devam eden Kent Meydanı, Ekmek Fabrikası ve Sağlık Tesisi gibi projeleri inceleyen İlçe Belediye Başkanı Dr. Haluk Bozdoğan, çalışmaların yakın zamanda tamamlanacağını açıkladı.

İnsan odaklı hizmet anlayışı ile altyapıdan eğitime, sosyal ve kültürel aktivite alanlarından hizmet binalarına kadar her alanda Tarsus’u geleceğe taşıyacak projeleri hayata geçiren Tarsus Belediyesi, projeleri birer birer vatandaşların hizmetine sunuyor. Tarsus Belediye Başkanı Dr. Haluk Bozdoğan’ın daha önce müjdesini verdiği projeler yakın zamanda vatandaşların hizmetine sunulacak. Bu kapsamda hayata geçirilecek olan projelerin ivme kazanması ile Tarsus Belediye Başkanı Dr. Haluk Bozdoğan sahada devam eden çalışmaları yerinde inceledi.

Sağlık Yerleşkesinde Çalışmalar Son Hızla Sürüyor

Sağlık alanında önemli bir projeyi halka kazandıran Başkan Bozdoğan, “Sağlık Yerleşkesi” projesinin devam eden inşaat çalışmalarını yerinde inceledi. İş sağlığı ve güvenliği, meslek hastalıkları, çevre sağlığı, ana çocuk sağlığı ve spor sağlığı gibi birçok alanda faaliyet gösterecek olan bu yerleşke, Türkiye’de ve dünyada bir ilk olma özelliği taşıyor. Başkan Bozdoğan, bu projenin Tarsus halkının sağlık hizmetlerine erişimine büyük katkı sağlayacağını ifade ederek, “Tarsus’ta sözünü verdiğimiz Sağlık Yerleşkesi için geri sayım başladı. Tarsus’umuza büyük kazanımlar sağlayacak Sağlık Yerleşkesi’nin devam eden inşaat çalışmalarını yerinde inceledik.  Çok yakında tamamlıyoruz. Kentimize ve halkımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı. 

Tarsus, Kent Meydanı’na Kavuşuyor

Başkan Bozdoğan, Caminur Mahallesi’nde devam eden “Kleopatra Kent Meydanı” projesini de ziyaret etti. Bu önemli meydan, Tarsus’un merkezi bir noktasında konumlanacak ve halkın sosyal etkileşimini artıracak.  Tarsus Belediyesi’nin en büyük ve en önemli projelerinden biri olan Kent Meydanı Projesi için çalışmalar hızla devam ediyor. Arkeopark niteliği taşıyan meydanın tamamlanmasıyla, gerek Tarsus’ta yaşayan gerekse Tarsus’u ziyaret eden birçok insana, şehrin çok katmanlı zenginliğini gözlemleyebileceği, keyifle vakit geçirebilecekleri örnek bir yaşam alanı sunulacak. Başkan Bozdoğan Kent Meydanı’nın devam eden çalışmalarına değinerek, “Yıllardır özlemle kavuşmayı beklediğimiz meydanımıza kavuşuyoruz. Kleopatra Kent Meydanımızın devam eden çalışmalarında incelemelerde bulunduk. Alanda çalışmalar devam ediyor. ” dedi. 

2. Ekmek Fırını İle Oluşan Kuyrukların Önüne Geçilecek

Tarsus halkının ekonomisine destek olmak amacıyla önemli bir adım atan Başkan Bozdoğan, ekmek fiyatlarının artışına çözüm olacak “İkinci Ekmek Fabrikası”nın çalışmalarını da yerinde inceledi. Fabrikada üretilecek ekmeğin uygun fiyatı sayesinde Tarsus halkının ekonomik yükü hafifleyecek ve ekmek alımında yaşanan zorlukların önüne geçilecek. 

“Projelerimiz Bir Bir Hayata Geçiyor’’

Başkan Bozdoğan, yerinde yaptığı incelemelerle projelerin hızlı ve başarılı bir şekilde tamamlanması için ekibine ve çalışanlara verdiği destekle dikkat çekiyor. Bu büyük projelerin Tarsus’a getireceği değer ve katkılar, şehir halkının heyecanla beklediği gelişmeler arasında yer alıyor. Başkan Bozdoğan, projelerin vatandaşlarla buluşması için gün saydıklarının müjdesini vererek, “Vatandaşlarımızın refahını ve yaşam kalitesini artıracak olan projelerimiz bir bir hayata geçiyor. Projelerimizin kentimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Kaynak: Tarsus Belediyesi

İnönü’de Yol Yapım Çalışmaları Devam Ediyor

Eskişehir’in İnönü ilçesinde başlatılan yol yapım ve asfaltlama çalışmaları tüm hızıyla sürüyor.

İnönü Belediyesi tarafından ilçe merkezinde sıcak asfalt yol yapım çalışmaları devam ederken bir yandan da dış mahallelerde stabilize yol yapım çalışmaları da aralıksız devam ediyor. 

İlçe merkezinde bulunan İstiklal Caddesi ve Karayel Caddesindeki yaklaşık bin metrelik yollarda asfalt yol yapım çalışmaları hız kesmeden sürüyor. Çok yakında İnönü Belediyesi vatandaşların hizmetine sunulacak olan yollarda çalışmaları yerinde inceleyen İnönü Belediye Başkan Vekili Serhat Hamamcı, yetkili ekiplerden çalışmalar hakkında da bilgi aldı. 

Gerçekleştirdiği yatırım ve hizmetlerle İnönü’nün çehresini değiştiren Eskişehir İnönü Belediye Başkanı Kadir Bozkurt, “Vatandaşlarımızın iyi ki İnönü’de yaşıyorum diyebilecekleri hizmetleri birer birer yerine getiriyoruz. İlçe sakinlerimizin kendilerini rahat, huzurlu ve mutlu hissedecekleri bir İnönü için tüm çalışma arkadaşlarımızla gece gündüz çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Deprem Bölgesindeki İşyerleri İçin Kısa Çalışma Ödeneğinin Süresi Uzatıldı

0

Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illerde yer alan işyerleri için kısa çalışma ödeneğinin süresi, Cumhurbaşkanı kararınca uzatıldı.

Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre; 8 Mayıs ve öncesinde kısa çalışma başvurusunda bulunan işyerleri için kısa çalışma ödeneğinin süresi yeni uygunluk tespiti yapılmasına gerek bulunmadan 7 Ağustos tarihine kadar uzatıldı.

Destekten yararlanmak isteyen işyerlerinin tekrar başvurması gerekecek. Destek kısa çalışmadan yararlanan aynı işçiler için ve aynı şartları aşmamak koşuluyla sağlanacak.

Kararın hükümleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yürütülecek.