Ana Sayfa Blog Sayfa 27

Hassa Demiryolu Projesine Start Verildi

0

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Gaziantep’i İskenderun Limanı’na bağlayan “Dörtyol-Hassa Demiryolu ve Otoyolu Projesi” için start verildiğini açıkladı.

Patronlar Dünyası’ndan Toygun Atilla’nın haberine göre; projenin fikir babası olan iş insanı Adil Sani Konukoğlu, Hassa Projesi için, “Denize ulaşan modern yüzyılın İpekyolu’dur” dedi. Konukoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu proje bölgede birçok şeyi olumlu yönde değiştirecek. Bir kere lojistik anlamında büyük katkı sağlayacak. Sadece lojistik mi? Bunun yanında zaman. Önemli ölçüde ekonominin tesisi yönünde zaman kazanacağız. Bu da ekonomiyi direk etkileyecek. Ülkenin ekonomisine, bölgedeki ticaret yapan tüm şehirlere önemli ölçüde katkı sağlayacak. Dolayısı ile başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bu projede emeğe geçen herkese teşekkür ediyorum. Bölgenin ve ülkenin geleceği için çok büyük bir yatırım yapıldı.”

Projenin Detayları:

Bitiş tarihinden itibaren 2048 yılına kadar yapılan hesaplamalar ile ekonomik fayda açısından Türkiye ekonomisine yıllık ortalama 14 milyar 477 milyon (441 milyon 398 bin Euro) fayda sağlayacağı öngörülen Hassa projesinin detayları şöyle:

Proje ile Amanos Dağları’nın kuzey ve güney ucundan sağlanan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin ve Kahramanmaraş bağlantılı Doğu Anadolu Bölgesi’nin ulaşımı, Payas-Hassa arası olan ve Amanos Dağları’nın orta bölümünden geçirilerek karayolu ile ulaşım mesafesinde 52 km kısaltma sağlayacak.

Aynı şekilde, Payas-Hassa-Yolbaşı arasına yapılacak demiryolu ile Gaziantep, Suriye ve Hassa Lojistik Alanı arasındaki mesafe 30 km kısalacak.

Tüneller ve bağlantı yolları tamamlandığında, 250 bin kişiye istihdam sağlayan ve yılda yaklaşık 10 milyar dolarlık ihracat yapan Gaziantep, denizyolu ihracatı için 270 kilometre uzaklıktaki Mersin Limanı yerine, 107 kilometre mesafedeki İskenderun Limanı’nı kullanabilecek.

Buradan yapılacak ihracatla, ihracatta lojistik ve zaman maliyeti düşecek. Böylece dış ticarette önemli bir avantaj elde edilecek.

Özetle, bu proje tüm Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesinin hem ihraç mallarını hem de bu şehirleri denizle kestirmeden buluşturacak.  Gaziantep’i limanla buluşturan ve adeta İskenderun Dörtyol bölgelerini Singapur modeline dönüşecek. Bu da önemli bir gelişime ve büyümeye sebep olacak.

Geçen yıl yaşanan büyük deprem felaketinden etkilenen bölgedeki tüm iller için de adeta can suyu olacak, yaraların hızla sarılmasında ve geleceğin inşasında etken olacak.

Hassa Projesi, Çevre İllere de Fayda Sağlayacak

Hassa projesi sadece Gaziantep’e değil, Adıyaman, Şanlıurfa, Mardin ve Diyarbakır gibi son yıllarda sanayileşmenin arttığı bölgelerdeki çevre illerin limanlara erişiminde de ciddi bir avantaj sağlayacak.

Tüm bunların yanı sıra, bölgede oluşacak istihdam artışı da bunun cabası olacak.

Bundan sonra beklenen ise projenin kısa sürede hayata geçirilmesi ve ülkenin ekonomik geleceğine bir an önce katkı sunması.

Osmaniye’de 192 Deprem Konutu İnşaatı Sürüyor

Osmaniye’nin Sumbas ilçesinde Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen depremzede vatandaşlar için inşa edilen 192 konutta çalışmalar devam ediyor.

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Karaömerli Mahallesi’nde yapımına başlanan 192 kalıcı konutta sona gelindi. 

Depremzedeler için 3+1 ve 2+1 daireden oluşan 12 bloğun yer aldığı alanda çevre düzenlemesi devam ediyor.

Sumbas Belediye Başkanı Zeki Demiroğlu, 6 Şubat’ta yaşanan depremler öncesi ilçeye toplu konut yapılması için TOKİ’ye başvuruda bulunduklarını söyledi.

TOKİ’nin ilçeye 126 konut yapmak için proje hazırladığını aktaran Demiroğlu, 6 Şubat’taki depremlerle projenin ertelendiğini belirtti.

Depremlerin ardından 126 konutluk projenin 192 konuta çıkarıldığını anlatan Demiroğlu, “Depremden dolayı konut sayısını arttırarak 3+1 ve 2+1 toplam 192 konut olarak yapımı tamamlandı. Bu konutların yapımına başlanalı yaklaşık 4-5 ay oldu, kısa bir sürede de yapımı tamamlandı.” diye konuştu.

Demiroğlu, şu anda bölgede çevre düzenlemelerinin devam ettiğini kaydederek, konutları bir an önce depremzedelere vermek için çalıştıklarını sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

Akfen GYO, Bodrum, Yalıkavak Projesinden 182 Milyon TL Gelir Elde Etti

Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO), Bodrum, Yalıkavak’ta inşaat çalışmaları devam eden villa projesinin satım işlemlerinden elde ettiği geliri Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi.

Akfen GYO’dan KAP’a bildirilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Sermaye Piyasası Kurulu’nun III-48.1 sayılı Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliği’nin 40. maddesinin üçüncü fıkrasının (ç) bendi uyarınca; 01 Ocak – 31 Aralık 2023 döneminde kamuya açıklanan son finansal tablolarımızda yer alan aktif toplamının yüzde 2’sini geçmeyen alım, satım ve kiralama işlemlerinin toplu olarak bildirimi kapsamında, inşaatı devam eden Bodrum Yalıkavak projemiz kapsamında gerçekleştirilen satım işlemlerimizin toplamı 182.127.045, 45 TL+KDV olarak gerçekleştirilmiştir.”

38 Milyon Dolarlık Yatırım

Akfen GYO, 15 Eylül 2022’de Bodrum Yalıkavak’ta 22 bin 197 metrekarelik arsayı satın alarak önemli bir yatırıma imza atmıştır. Arsa üzerinde bir villa projesi inşa edilerek satışı planlanmaktadır. Yaklaşık 38 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu projede, Bodrum Yalıkavak’ta limana tepeden bakan ve önü kapanmayacak muhteşem bir noktada 29 villa inşa edilmesi planlanmaktadır.

Akfen GYO, villaların satışından yaklaşık 60 milyon dolar civarında gelir elde etmeyi hedeflemektedir. Tabanlıoğlu Mimarlık’ın üstlendiği projenin 2025 yılında tamamlanarak teslim edilmesi planlanmaktadır. Akfen GYO, bu yatırımıyla Bodrum’un var olan değerine değer katmayı ve yatırımcılarına benzersiz bir yaşam alanı sunmayı hedeflemektedir.

Akfen GYO’nun Bodrum, Yalıkavak’taki villa projesinin tüm detaylarını burada bulabilirsiniz.

BAB Architects, Habertürk TV’de Yayınlanan Beşinci Gece Programının Stüdyosunu Tasarladı 

Ulusal ve uluslararası alanda gerçekleştirdikleri farklı ölçeklerdeki mimari, iç mimari ve broadcast design projeleriyle tanınan BAB Architects, Habertürk TV ekranlarında Mehmet Akif Ersoy’un sunuculuğunda yayın hayatına başlayan Beşinci Gece programının stüdyo tasarımını üstlendi.

Mimar İrem Arıbaş ve İç Mimar Hüseyin Beş önderliğindeki BAB Architects, Türkiye ve dünyanın çeşitli bölgelerinde başarılı mimari, iç mimari ve broadcast design projelerine imza atmış bir ekip olarak, Habertürk TV kanalında yayın hayatına başlayan Beşinci Gece programı için özel bir stüdyo tasarımına imza attı. Eğlence, sohbet, sanat ve müziğin bir aradalığını içinde barındıran Beşinci Gece, Mehmet Akif Ersoy moderatörlüğünde her hafta farklı konuklarla izleyicilere unutulmaz bir deneyim vadediyor.

BAB Architects imzalı Beşinci Gece Stüdyosu, tasarımında ahşap malzemenin yoğunluklu kullanımıyla öne çıkıyor. Mimarlar, mekanın atmosferini sıcak ve davetkar kılmak amacıyla ahşap kullanımına odaklanmış. Stüdyonun sol tarafında konukların keyifli sohbetlere dalabileceği bir alan, ortasında etkileyici performans sahnesi ve sağ tarafta ise müzik grubunun konumlandığı bölüm yer alıyor. Mekandaki derinlik hissinin arttırılması amacıyla pencerelerde deniz manzarası görüntüsü tercih edilmiş. Özel tasarlanmış LED + pleksi malzemelerden oluşan renk değiştirebilen ambians ışıkları, mekanın estetik detaylarını zenginleştirmede katkı sağlıyor ve bu sayede izleyicilere görsel bir şölen sunuluyor.

Beşinci Gece Stüdyosu’nun tamamı, BAB Architects mimarları tarafından geniş ve parlak siyah bir zemin üzerinde konumlandırılmış. Bu şekilde, çarpıcı dekorun zemine yansıtılmasıyla daha geniş bir mekansal algı oluşturulmuş ve mekanın büyüklüğü daha etkili bir şekilde vurgulanmış. Ayrıca, planlanan tasarım konseptine uygun olarak, yüz ışıkları kontrastlı ve parçalı bir biçimde stüdyonun işleyişine entegre edilmiş; böylelikle zemin ve aydınlatma tasarımında yenilikçi ve modern çözümler elde edilmiş.

Beşinci Gece Stüdyosu, mimarların özenle detaylandırdığı dikeyde iki kat hissi veren balkonlar, merdivenler ve ahşap lambri uygulamaları ile sıcak bir atmosfere sahip olmuş. Bu detaylar, stüdyoya gelen konukların rahatça etkileşimde bulunabileceği ve programın samimiyetini artıran bir atmosfer oluşturuyor. Deri koltuklar ve sunucu masası tercihleri, “late-night talk show” program kültürünü modern bir dokunuşla birleştirecek şekilde yapılmış. Tüm bu tasarım unsurları, Beşinci Gece programının özel ve çağdaş bir kimlik kazanmasına katkı sağlamış.

TÜİOSB’de Fabrika İnşaatları Bu Yıl Tamamlanacak

0

Mersin-Tarsus Tarımsal Ürün İşleme İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (TÜİOSB) altyapı ihale süreci tamamlandı. Fabrikaların inşaatları bu yıl içerisinde tamamlanacak.

TÜİOSB temel altyapı ihale süreci tamamlandı. TÜİOSB ile ihaleyi kazanan AKM Yapı ve Dillingham Construction International ortak girişimi arasında imza töreni gerçekleştirildi. Ankara’da düzenlenen imza töreninde, TÜİOSB Başkanı ve OSBÜK Yönetim Kurulu Üyesi Gül Akyürek Balta, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürü Abdurrahman Aydın, TÜİOSB Başkan Vekili Armağan Öner, Mevzuat ve Teknik Hizmet Daire Başkanı Haşim Cihan Demirköprülü ile AKM YAPI Taahhüt San. ve Tic. AŞ ve Dillingham Construction International Inc. ortak girişimi yetkilileri yer aldı.

TÜİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Gül Akyürek Balta, 125 hektarlık ilave alan için yeni katılımcıların yoğun ilgisi olduğunu, bölgede inşaatların devam ettiğini belirtti. Bu yıl fabrika inşaatlarının büyük oranda tamamlanmasını ve 2025 yılında birçoğunun işletmeye geçmesini öngördüklerini ifade eden Balta, şunları kaydetti:

“Bölgemiz ‘Dünya Bankası Finansmanlı Organize Sanayi Bölgeleri Projesi’ kapsamında yer alıyor. Bu bağlamda temel altyapı projelerimiz Dünya Bankası tarafından finanse edildi. 2021 yılında yol ve arazi kazı-dolgu inşaat işlerimizi başlattık. Bölge arazi düzenleme çalışmalarımızı ve arsa tahsislerimizi 2023 yılı içerisinde gerçekleştirdik. Şimdi de 125 hektarlık ilave alanımız için çağrımızı yaparak yeni yatırımcı başvurularını almaya başladık. Temel altyapı ihale sürecimizi tamamladık ve sözleşmemizi imzaladık. Adım adım üretime yaklaşıyoruz.”

“Enerjide Kendi Kendine Yeten Bir OSB Olacak”

TÜİOSB’nin 100 fabrikayla, 10 bin kişiye istihdam imkanı sağlayacak bir dijital tarım ve gıda ekosistemi kurmak için hazırlandığını söyleyen Balta, OSBÜK ve MEXT Dijital Dönüşüm Yetkinlik Gelişim Merkezi ile yaptıkları işbirliği protokolüyle dijitalleşme projesinin hayata geçirileceğini ifade etti. Türkiye’nin tüm gıda ve tarımsal ürünlerini ihracata kazandıracak bir üretim üssünü oluşturmayı hedeflediklerini de sözlerine ekleyen Balta, şu değerlendirmede bulundu:

“Bölgemizde kurulacak yağmur suyu toplama merkezimizle, atık sular ileri teknoloji kullanılarak arıtılacak ve tarımsal sulama suyu olarak değerlendirilecek. TÜİOSB, aynı zamanda enerjide kendi kendine yetebilecek bir OSB olacak. Yatırımcımız fabrikasını kurarken eş zamanlı güneş enerji sistemini (GES) de kuracak. Böylece hem enerji verimliliği hem de uygun maliyetli enerji tüketimini sağlamış olacağız. OSB’lerimiz ve sanayicilerimiz bu gerçekle ilerlemeli ve yeşil dönüşümün temelini oluşturan AB Yeşil Mutabakatı kriterleri için hızlı hareket etmeliler. AB pazarından yararlanmak için yeşil dönüşüm olmazsa olmaz. TÜİOSB, Türkiye’nin yeşil doğan ilk OSB’si olarak bu bağlamda önemli bir örnek teşkil ediyor.”

Yabancıya Yapılan Gayrimenkul Satışlarından Elde Edilen Gelir Yüzde 41 Azaldı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıkladığı Ocak-Kasım 2023 dönemi ödemeler dengesi verilerine göre, yabancıya yapılan gayrimenkul satışlarından elde edilen gelir yüzde 41 azalarak 3,3 milyar dolar oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıkladığı Ocak-Kasım 2023 dönemi ödemeler dengesi verilerine göre, yurt dışı yerleşiklere gayrimenkul satışlardan elde edilen döviz geliri bu dönemde 3 milyar 346 milyon dolarla, önceki yılın aynı dönemindekinin yüzde 41 altına indi. 2022’nin ilk on bir ayında yabancıya gayrimenkul satışından 5 milyar 668 milyon dolar döviz girişi kaydedilmişti.

Dünya Gazetesi’nden Naki Bakır’ın haberine göre; TCMB’nin, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nden elde ettiği ve yurt dışı yerleşiklerin alımını yaptıkları gayrimenkullerin bedeli üzerinden toplulaştırılmış verilere göre hesapladığı söz konusu gelirler, 2023’ün ilk çeyreğinde önceki yılın eş dönemine göre yüzde 28,2 artarken, nisandan itibaren ise kesintisiz sert düşüş dönemi yaşandı.

Yabancıya gayrimenkul satış geliri geçen yıl, önceki yılın aynı aylarına göre nisanda yüzde 62,3, mayıstaki yüzde 40, haziranda yüzde 81,6, temmuzda yüzde 31,6, ağustosta yüzde 53,6, eylülde yüzde 50,7, ekimde yüzde 43,4, kasımda yüzde 47,4 düşüş gösterdi.

Yabancı gayrimenkul yatırımları, son yıllarda başta Ruslar ve Orta Doğu ülkeleri yurttaşları olmak üzere yabancıların konut alımları ile hızlı bir artış göstermişti. 2000’li yılların başlarında toplam doğrudan yatırım girişlerinde küçük bir paya sahip olan yabancı gayrimenkul yatırımları yoluyla Türkiye’ye giren döviz miktarı, 2022’nin tümünde 6 milyar 273 milyon dolarla en yüksek düzeyine ulaşmış ve aynı zamanda doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını yakalamıştı.

Ankara Adalet Sarayı 40 Ayda Tamamlanacak

0

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’de en büyük kapalı alana sahip olacak Ankara Adalet Sarayı projesinin 40 ayda tamamlanacağını söyledi.

Ankara Valisi Vasip Şahin’i ziyaret eden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, görüşmesinin ardından açıklamalarda bulundu. Tunç, yeni binanın sözleşmesinin 18 Aralık’ta yapıldığını belirterek, “Şu anda yüklenici firma Ankara Adliyemizin inşaat çalışmalarına başladı. 40 ay gibi bir süre içerisinde Ankara Adliyemiz tamamlanarak Ankaralıların hizmetine sunulmuş olacak. Toplam 662 bin metrekare alana sahip olacak Ankara Adliyemiz.” dedi.

Yeni adliyenin yatay mimariye sahip olacağını ve Yenimahalle ilçesinde bulunacağını bildiren Tunç, şöyle devam etti:

“Türkiye’nin en büyük kapalı alanına sahip olan adliyemiz olacak. İçerisinde 399 tane duruşma salonu olacak. 2 bin 640 araçlık otoparkı olacak. 650 kişilik de konferans salonu olacak. Özellikle yeşil bina dediğimiz, üzerinde güneş panellerinin ve doğal havalandırmalarının bulunduğu, akıllı bina şeklinde tasarlanan, Ankara’ya da yakışacak çok önemli bir projeyi inşallah hayata geçirmiş olacağız. 

“Dünyanın En Büyük Adalet Sarayı Olacak”

Hem Türkiye’mizin hem de dünyanın en büyük adalet sarayı olacak. Bunun içerisinde inşallah adaleti tecelli ettirecek olan hakim ve savcılarımız, vatandaşlarımızın yargı hizmetlerinden en etkin, en adil şekilde hizmet almalarını sağlamış olacak.

6 ayrı binada çok dağınık bir vaziyette şu anda yargı hizmetleri Ankara’da sürdürülüyor. Hem avukatlar açısından bu zor, hem hakim ve savcılar hem de vatandaşlarımız açısından. Şimdi artık Yenimahalle’de inşa edilecek adalet sarayımızla yargı hizmetlerimiz daha kaliteli şekilde vatandaşlarımıza sunulmuş olacak.”

Ankara Adalet Sarayı projesinin tüm detaylarına buradan göz atabilirsiniz.

Kamu-Özel Sektör İş Birliği İle Yeni Üretim Modeline Geçilmeli

0

Yapiradar.com’un sponsorları arasında yer aldığı 11. Gayrimenkulde Liderler Zirvesi, 11 Ocak’ta gerçekleştirildi. Zirvede sektör profesyonelleri, kamu-özel sektör iş birliği ile yeni üretim modeline geçilmesi gerektiğini belirtti.

2012 yılından bu yana Management Plus Danışmanlık ve Eğitim tarafından düzenlenen ve gayrimenkul sektörünü bir araya getiren 11. Gayrimenkulde Liderler  Zirvesi’nde, konuta erişim sorunu masaya yatırıldı. Artan arsa maliyetlerine dikkat çeken sektör temsilcileri, kamu-özel sektör işbirliği ile yeni üretim modellerine geçilmesini önerdi.

Zirvede, ulaşılabilir fiyatlı konut üretimi için yeni modeller ve kentsel dönüşüm ihtiyacı öne çıkan başlıklar oldu. İnşaat, gayrimenkul yatırım ortaklıkları, bankacılık, gayrimenkul danışmanlığı sektöründen üst düzey isimlerin katıldığı zirvede konuşmacılar konuta erişim konusunda özetle şunları söyledi:

Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) Başkanı Neşecan Çekici:

“Bugün rekabeti değil işbirliğini konuşmalıyız. Devlete yük olmadan, ayakları yere sağma basan yeni modeller oluşturduk ve kamu ile üzerinde çalışıyoruz.” 

Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Başkanı Ramadan Kumova:

“Piyasada arsa oranları yüzde 50 olduğu sürece konut fiyatı düşmez” diyen Ramadan Kumova, “Dünyada arsa oranı yüzde 8-25 arasında. Türkiye’de de devlete ait arazilerde bu oran yüzde 15’e çekilir ve özel sektöre ucuz konut yapma şartıyla verilirse sorun çözülebilir.”

İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Başkanı Engin Keçeli:

“Erişilebilir konut için çözümü devlet ortaya koymalı. Orman, mera, sit alanı dışında kalan araziler alt gelirliye üretim için kullanılmalı. Diğer yandan İstanbul’da 1.5 milyon riskli konut var. Bu alanda da özel sektör etkili olmalı.”

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen:

Açılış Oturumunu yöneten Prof. Dr. Ali Hepşen, son iki yılın en önemli gündem maddesinin konuta erişim sorunu olduğunu söyledi. Yüksek enflasyon ortamında konutun yatırım aracı olması, demografik yapının değişmesi, iç ve dış göç, öğrenci hareketliliği ve kentsel dönüşüm gibi etkenlerle fiyatlarda ve kiralarda ciddi artışlar olduğunu verilerle ortaya koyan Hepşen, “Sorun kar topu gibi büyümeden harekete geçilmeli.” dedi.

Artaş Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Serhan Çetinsaya:

“Görmezden geldiğimiz büyük deprem riski ile yüzleşmeli ve İstanbul’daki riskli yapıları 5-6 yılda yenilemeliyiz.”

Ege Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Kabadayı:

“Sektör SPK’nın çalıştığı ‘proje gayrimenkul yatırım fonları’ düzenlemesini bekliyor. Bu yolla konut üretiminde ciddi kaynak oluşacak. Gayrimenkul sertifikasının yeniden piyasaya kazandırılması da gündemde. Henüz hayatımızda olmasa da önümüzdeki yıllarda yeşil finansmanı da konuşacağız.” 

Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (Kentsev) Başkanı Haluk Sur önerilerini şöyle özetledi:

“Devletin arazilerinde özel sektörün iş kabiliyeti kullanılarak üretim yapılabilir. Vatandaş önce konutu alır, sora uzun vadelerle arsa bedelini öder. Maliyet ikiye bölünür. Ya da parçalı mülkiyet uygulanabilir. Evin yüzde 100’ünü alamayan yüzde 50’sini alır, kalanı için kira öder.”

Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profesyonelleri Derneği (GAPAS) Başkanı İsmail Özcan ise dünyada örnekleri olan ‘konutta kullanım hakkı satışı’ yöntemini önerdi.

Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Dr. Avukat Ali Yüksel ise kentsel dönüşümün finansman noktasında tıkandığını anlattı.

İnşaat Sektöründe Çalışan Sayısı Yüzde 10,2 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerine ilişkin ücretli çalışan istatistiklerini açıkladı. Buna göre inşaat sektöründe çalışan sayısı Kasım’da yüzde 10,2 arttı.

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2023 Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,8 arttı. Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 14 milyon 833 bin 144 kişi iken, 2023 yılı Kasım ayında 15 milyon 106 bin 556 kişi oldu.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2023 Kasım ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe yüzde 1,3 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 10,2 arttı ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 2,1 arttı.

Ücretli Çalışan Sayısı Aylık Yüzde 0,2 Azaldı

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2023 Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,2 azaldı.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2023 Kasım ayında ücretli çalışanlar aylık olarak sanayi sektöründe yüzde 0,5 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 0,2 arttı ve ticaret-hizmet sektöründe değişmedi.

Ev ve Mutfak Eşyaları Sektörü, Yerli Üreticilerle Avantajlı Ticaret Fırsatları İçin İstanbul’da Buluşuyor

Ev ve mutfak eşyaları sektöründe, sezonun bölgesindeki ilk fuarı olan HOST Istanbul, yurt içi ve yurt dışından gelecek satın almacılara, yerli üreticilerin en yeni koleksiyonlarını avantajlı fiyatlarla tedarik etme fırsatı sunacak.

Tarsus Fuarcılık tarafından Züccaciyeciler Derneği ZÜCDER işbirliğinde, 300 markanın katılımıyla gerçekleştirilecek HOST Istanbul, 15 – 18 Şubat 2024 tarihlerinde Tüyap Beylikdüzü’nde 17’inci kez kapılarını açacak. Dünyanın en büyük 10 ihracatçısı arasında yer alan Türkiye Ev ve Mutfak Eşyaları Sektörü’nü, yurt içi ve yurt dışından yaklaşık 15 bin satın almacıyla buluşturacak fuarda, sofra ve mutfak eşyalarından pişirme ekipmanlarına, plastik ev eşyalarından dekoratif tasarımları, elektrikli ev aletlerinden HORECA ürünlerine kadar pek çok yenilik bir arada sergilenecek. 

Türkiye’nin sürekli dış ticaret fazlası veren ve ulusal ekonomiye milyarlarca dolarlık ihracat girdisi sağlayan Ev ve Mutfak Eşyaları Sektörü, Şubat ayındaki HOST Istanbul fuarına odaklandı. Düzenlendiği her yıl, sektörün yurt dışı satışlarına yüzde 10-15 oranında doğrudan katkı sağlayan HOST Istanbul, bir taraftan katılımcılarının var olan ihracat pazarlarını güçlendirmelerine diğer yandan da onlara dünyanın farklı coğrafyalarından yeni satış kanalları açmaya devam ediyor. Özellikle yerli üretici firmaların, 2024 satış hedefleri için önemli bir adım olarak gördüğü fuarda, bu yıl da yine milyonlarca dolarlık ticaretin gerçekleşmesi bekleniyor.

Kızıldeniz taşımacılığındaki güvenlik endişeleri, Türkiye’nin dünya tedarik zincirindeki önemini yeniden gündeme getirdi

Pandemi dönemi sonrasında yeniden şekillenen dünya tedarik zinciri, Kızıldeniz’de artan güvenlik endişeleri sonucu denizyolu taşımacılığında rota değişikliğine gidilmek zorunda kalınmasıyla farklı rota arayışlarına girdi. Türkiye’nin üretim ve lojistik avantajlarının küresel ölçekte yeniden öne çıktığı bu gelişmeler, dünya ev ve mutfak eşyaları sektörünün en önemli tedarikçilerinden Türk üreticiler için, alternatif pazarlara erişim fırsatlarını da beraberinde getiriyor. Şubat ayında gerçekleştirilecek HOST Istanbul’da yer alan üretici markalar, yine eşsiz ticaret fırsatları yakalayacak. 

Kayaşehir’de 2 Bin 450 Konutun İnşaatı Tamamlandı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından İstanbul, Başakşehir Kayaşehir’de 4 etap halinde yükselen 2 bin 450 konutun inşaat çalışmaları tamamlandı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca (TOKİ) İstanbul Başakşehir Kayaşehir’de 4 etap halinde inşa edilen 2 bin 450 sosyal konut tamamlandı.

TOKİ’nin internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, Türkiye genelinde 50 bin ve 100 bin Sosyal Konut Projesi kapsamında Kayaşehir’de de konut teslimlerine başlanıyor.

Kayaşehir’deki 2 bin 450 sosyal konut, bugünden itibaren hak sahiplerine teslim edilecek.

Konutlar, millet bahçesi ve şehir hastanesi yakınında, 4 etap halinde yatay ve özgün mimariyle, sosyal donatıları, yeşil alanları, çocuk oyun alanları, kapalı otoparklarıyla inşa edildi.

İstanbul Modern’in Yeni Binası 2024’ün Harika Eserleri Arasında 

0

Doğuş Grubu ile Bilgili Holding iş birliğinde inşa edilen İstanbul Modern’in yeni binası, Architectural Digest tarafından yapılan “2024’ün Harika Eserleri” listesinde yer aldı.

Architectural Digest’in her yıl açıkladığı ve “Harika Eserler” (Works of Wonder) listesi olarak da bilinen “2024 WoW List”ine giren İstanbul Modern’in yeni binasının hem endüstriyel hem de şık tasarımından övgüyle bahsedildi.

İstanbul Modern’in yeni müze binasının da olduğu listede, açılışı büyük ses getiren ve dünyanın en büyük LED küresi olarak tanımlanan Las Vegas’taki Sphere‘den Madrid’deki Kraliyet Koleksiyonları Galerisi ve Hiroşima’daki Simose Sanat Müzesi’ne, dünyanın dört bir yanından 18 dikkat çekici yapı yer alıyor.

Türkiye’nin ilk modern ve çağdaş sanat müzesi İstanbul Modern’in Galataport içindeki yeni binası, müzenin kurucu sponsoru Eczacıbaşı Topluluğu ve ana sponsoru Doğuş Grubu-Bilgili Holding’in ortak katkısıyla inşa edildi.

İstanbul Modern’in yeni binası, dünyadaki simge kültür sanat kurumları ve müzelerin mimarisinde imzası olan Renzo Piano’nun liderliğindeki ekip tarafından tasarlandı.

Kaynak: NTV

Yavuz Sultan Selim Köprüsü Demiryolu Bağlantı İhalesi Bu Yıl Gerçekleştirilecek

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ndeki demiryolu bağlantısının ihalesini bu sene yapmayı planlıyoruz.” dedi.

Bakan Uraloğlu, İstanbul Ticaret Odası (İTO) ocak ayı olağan meclis toplantısındaki konuşmasında, yüzyıllardır medeniyetlere beşiklik eden, dünya ticaretinin merkezi olan İstanbul’un, Türkiye Cumhuriyeti’nin de kalkınma sürecinin tüm aşamalarında ticaretin lokomotifi olduğunu söyledi.

İstanbul’un, Türkiye ekonomisinin kapalı ekonomiden küresel ekonomiye geçiş serüvenine ışık tuttuğunu belirten Uraloğlu, Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünün gelişmesi ve ülke ekonomisinin güvenli ve istikrarlı bir ortamda büyümesine yönelik çok önemli çalışmalar yaptığını anlattı.

Uraloğlu, İTO’nun da köklü geçmişinden gelen geleneği ve tecrübesiyle yatırım, istihdam, üretim ve ihracatta İstanbul’un her daim birinci sırada olmasında da büyük rol oynadığına işaret ederek, şunları söyledi:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ülkemizin yatırım, istihdam, üretim ve ihracat yoluyla büyüme ilkelerine bağlı kalarak, başarı hikayeleri yazmayı sürdürüyoruz. Çok önemli hedeflerimizin olduğu Türkiye Yüzyılı’nda Cumhuriyet tarihimizin ihracat rekorunu yeniden kırdık. 2023 yılı ihracatımız yaklaşık 256 milyar dolara ulaştı. İstanbul her zaman olduğu gibi birinci, 59,4 milyar dolarlık ihracat yaparak her yıl olduğu gibi birinciliği sürdürdü. Ekonomik alanda yaşadığımız bu başarılar istikrar ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinin tezahürüdür.”

“Avrupa Birliği üyeliği ülkemiz için stratejik bir hedef olmayı sürdürüyor”


Bakan Uraloğlu, kendi alanında yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Türkiye’nin en önemli ticaret ortağı Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilere önem verdiklerini dile getiren Uraloğlu, “Avrupa Birliği üyeliği ülkemiz için stratejik bir hedef olmayı sürdürüyor. Ve AB’nin önümüzdeki yıllarda izleyeceği politikaların merkezinde ‘Yeşil Mutabakat’ politikası yer alıyor. Şüphesiz, ticaretinin yarısına yakınını AB ile gerçekleştiren bir ülke olarak Türkiye’nin sanayisini AB Yeşil Mutabakatı’na yönelik politikalarla bütünleştirmesi, kaçınılmaz bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Uraloğlu, iş dünyasını Yeşil Mutabakat’a hazırlamak ve bu dönüşümün ticari ve ekonomik yönden ortaya çıkaracağı yeni fırsatları değerlendirmek üzere, özel sektörle yakın temas halinde çalıştıklarını dile getirdi.

“Sürdürülebilir ve Akıllı Hareketlilik Stratejisi ve Eylem Planı”nda, sürdürülebilir ve akıllı taşımacılığın, yeşil denizcilik ve yeşil liman uygulamalarının, demiryolu taşımacılığının geliştirilmesi ile yakıt tüketiminin ve emisyonların azaltılması ve mikro hareketlilik araçlarının kullanımının yaygınlaştırılması hedeflerine yer verdiklerini anımsatan Uraloğlu, bu yöndeki hedeflere ulaşmak için Bakanlığın üst düzey strateji belgeleri ile gerekli mevzuat ve standartları oluşturarak yatırımları yeşil dönüşüm vizyonuna paralel olarak hayata geçirmek için çalıştıklarını anlattı.

Uraloğlu, “Ayrıca ülkemizin Paris Antlaşması’na taraf olması ile birlikte ‘2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi’ ve ‘Yeşil Kalkınması Politikası’ doğrultusunda kısa, orta ve uzun vadeli stratejik hedef ve eylemlerin belirlenmesi için de çalışmalara başladık. 2053 yılı için hedeflediğimiz sıfır emisyon doğrultusunda ulaşım odaklı sera gazı emisyonlarını sıfıra indirmeye yönelik somut adımlar da atıyoruz.” bilgisini verdi.

Bakan Uraloğlu, “Özellikle elektrikli araçların menzilleri ve mevcut şarj istasyonlarının konumları düşünüldüğünde, yolculukların daha verimli hale getirilmesi, şarj ihtiyacını karşılamak üzere katedilen mesafenin optimum düzeye getirilebilmesi ve elektrikli araç kullanımını teşvik etmek amacıyla Elektrikli Araç Şarj İstasyonlarının Uygun Konumlarının Belirlenmesine yönelik projeyi de hayata geçirmekteyiz.

“Komşu ülkeler ve Türk dünyasıyla münasebetlerimizi de tarihi zirvelere taşımaya devam ediyoruz”

Komşu ülkeler ve Türk dünyasıyla münasebetleri tarihi zirvelere taşımaya devam ettiklerinden bahseden Uraloğlu, geçtiğimiz yıl Ulaştırma ve Altyapı Bakanı olarak, Cezayir’den Özbekistan’a, Irak’tan Kazakistan’a, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden Azerbaycan’a defalarca yurt dışı temaslarında bulunduğunu anımsattı.

Uraloğlu, “Özellikle hem ihracatı artırmak hem de alternatif pazarlar oluşturmak için küresel ölçekteki önemli ulaşım projelerini gündemimize aldık ve paydaş ülkelerle gerekli adımları atmaya başladık.” dedi.

Türkiye’nin küresel güç mücadelesinin odağında olan ve merkezinde yer alan stratejik bir konumda bulunduğunu anımsatan Uraloğlu, şunları söyledi:

“Petrol ve doğal gaz başta olmak üzere, dünya ekonomisini ayakta tutan yer altı kaynaklarının büyük çoğunluğu yakın bölgemizde yer alıyor. Doğal zenginliklerin yanı sıra bölgemiz, dünya ticaret yollarının da tüm geneli itibarıyla kalbinde bulunuyor. Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan İstanbul ve Çanakkale Boğazı, Akdeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan Süveyş Kanalı, Basra Körfezini Hint Okyanusuna bağlayan Hürmüz Boğazı, Akdeniz’in Atlas Okyanusu’na açılan kapısı olan Cebelitarık Boğazı dünya ticareti için hayati öneme sahip. Küresel ticaret artıkça bu boğazların ehemmiyeti de özellikle artmakta ve ülkemizin önemini de öne çıkarmaktadır. Bu kapsamda Türkiye olarak hayata geçirdiğimiz Kalkınma Yolu ve Zengezur Koridoru projeleri ülkemizin ticari, lojistik ve siyasi bağlarını güçlendirmesi açısından çok önemlidir.

Her iki proje de özellikle Rusya-Ukrayna savaşının patlak vermesinden bu yana Avrupa’nın yeni ortaklar aradığı bir dönemde ülkemizi bölgesel ilişkilerin merkezine yerleştirecektir. Çin ve Hindistan gibi büyük ülkelerden Basra Körfezi’ne gelen her türlü emtia için FAW Limanı ve kalkınma koridoru lojistik dağıtım merkezi olacak. Basra Körfezinde elleçlenen bir ürün buradan yüklendiğinde Türkiye üzerinden Marmaray sayesinde aktarma yapmadan Avrupa’ya ulaşacak. İlerde de Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinde hayata geçirilecek demiryolu bağlantısı ile beraber buradaki kısıtlı kapasiteyi ve kısıtlı zamanı tüm zamanlara yayma imkanımız olacak. Ülkemizi planlamaya çalışıyoruz, kısa vadeli değil, uzun vadeli düşünüyoruz. Kalkınma Yolu projesi güney-kuzey koridorları arasındaki Uzak Doğu, Güney Asya ve Orta Doğu’yu Avrupa’ya bağlayacak en kısa ve en ekonomik koridor olacak.”

Uraloğlu, Türkiye ile Azerbaycan arasında doğrudan demir yolu ve kara yolu ulaşımı sağlayacak Zengezur Koridoru projesini de hayata geçireceklerini dile getirerek, projede gelinen nokta hakkında bilgi verdi.

“Dünyada ulaşamayacağımız yer kalmayacak.’ dedik ve bu hedefimizi büyük oranda gerçekleştirdik”

Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Türkiye’nin ekonomik, diplomatik ve ticari kazanımlarını korumak ve daha da geliştirmek için sürekli bir gayret içerisinde olduklarının altını çizerek, “1,4 milyar insanın yaşadığı ve 8 trilyon 600 milyar dolar ticaret hacmi bulunan 67 ülkeye, en fazla 4 saat uçuş mesafesinde olmak gibi coğrafi üstünlüğe sahibiz.” dedi.

2003’ten itibaren yürütülen hava ulaşım politikaları ve faaliyetleriyle, dünyada en hızlı gelişim gösteren ülkelerden biri haline geldiklerini belirten Uraloğlu, şu bilgileri verdi:

“2002 yılında 2 merkezle 26 noktaya yapılan iç hat uçuşlarımızı, bugün 7 merkezden 57 noktaya gerçekleştiriyoruz. 50 ülke ile 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken bugün 130 ülkede 343 noktaya ulaştık. Hava Ulaştırma Anlaşmamız bulunan ülke sayısını da 81’den 173’e çıkardık. ‘Dünyada ulaşamayacağımız yer kalmayacak.’ dedik ve bu hedefimizi büyük oranda gerçekleştirdik. İstanbul Havalimanımız dev kapasitesiyle, Türkiye’yi uluslararası bir aktarma merkezi haline getirmiş ve ülkemizi küresel havacılıkta zirveye taşımıştır. Avrupa’da en yoğun havalimanları sıralamasında İstanbul Havalimanı ilk sırada yer almaktadır. Sabiha Gökçen Havalimanı’mızın hizmet kapasitesini ikiye katlayacak 2. pistinin açılışını da gerçekleştirdik. Bu yatırımlarımız ile İstanbul, havacılık alanında dünyanın en büyük küresel transit merkezlerinden biri haline gelmiş durumdadır. Gökyüzünde kurduğumuz köprülerle havacılık alanında Avrasya bölgesinde lider, küresel bir havacılık merkezi haline geldik. Uçuş ağımızla tüm dünyayı sarmak ve küresel ticarete yön vereceğimiz güçlü ortaklıklar kurmak istiyoruz. Son 21 yılda İstanbul’un ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık sadece biz Bakanlık olarak 1 trilyon 163 milyar 200 milyon TL yatırımı hayata geçirdik.”

“Ülkemizin diğer bölgelerine ulaşım yatırımlarını yaparak İstanbul’un üzerindeki yükü hafifletiyoruz”

Bakan Uraloğlu, Marmaray, Avrasya Tüneli, İstanbul Havalimanı, Çamlıca Kulesi, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Kuzey Marmara ve İstanbul-İzmir Otoyolu ve İstanbul-Ankara Yüksek Hızlı Tren Hattı gibi dev yatırımları hayata geçirerek, İstanbul’u modern ve efektif bir ulaşım altyapısı ile hayallerin ötesinde bambaşka bir noktaya taşıdıklarını, İstanbulluların yaşam kalitesini yükselttiklerini ve İstanbul’u çok kıymetli bir marka şehre dönüştürdüklerini dile getirdi.

Türkiye’nin belli bölgelerine yatırım yapıldığı, özellikle doğu bölgelerinin ihmal edildiğine ilişkin eleştirilere yanıt veren Uraloğlu, “Hiçbir ihmal söz konusu değil, bu yatırımları ülkemiz geneline yaygınlaştırarak, ülkemizin diğer bölgelerine ulaşım yatırımlarını yaparak İstanbul’un üzerindeki yükü hafifletiyoruz.” dedi.

“Marmaray’da günlük ortalama seyahat sayısı 600 bin civarında”

Bölünmüş yol uzunluğunu 350 kilometreden 794 kilometreye, bitümlü sıcak kaplama yol uzunluğunu 358 kilometreden 802 kilometreye çıkardıklarına dikkati çeken Uraloğlu, köprü, tünel projeleri ile yapımı devam eden metro hatlarına ilişkin bilgi verdi.

Uraloğlu, Bakırköy-Bahçelievler-Kirazlı, Kağıthane-Gayrettepe, Halkalı-Başakşehir-İstanbul Havalimanı metro hatları gibi toplam uzunluğu 55,7 kilometre olan 5 ayrı hatta da çalışmalara devam ettiklerini belirterek, yapımı süren projeler bittiğinde İstanbul’daki raylı sistem ağı uzunluğunun 394,5 kilometreye yükseleceğini anımsattı.

İstanbul’u baştan başa metro ağları ile kendi yetkileri çerçevesinde donatmak istediklerinin altını çizen Bakan Uraloğlu, Marmaray’da günlük seyahat rakamlarının 650 bin, 700 binlere kadar çıktığı günler olduğuna dikkati çekerek, ortalamanın 600 bin civarında olduğunu söyledi.

Uraloğlu, “Kalkınma Yolu projemizin en önemli parçalarından, Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçecek olan demiryolu projemizin ihalesini bu yıl içerisinde yapmayı planlıyoruz. İnşallah 2028’de de hayata geçirmiş oluruz.” dedi.

“Süper hızlı tren hattımızın güzergah uzunluğu 344 kilometre olacak”

Uraloğlu, İstanbul-Ankara Yüksek Hızlı Tren hattından sonra tamamen yeni proje olan Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren Hattı projesini gündeme aldıklarını hatırlatarak, süper hızlı tren hattının güzergah uzunluğunun 344 kilometre olacağını, saatte 350 kilometre hıza ulaşacak trenlerle seyahat süresini 80 dakikaya indireceklerini bildirdi.

Çankırı Büyük Cami Önü Meydan Düzenlemesi ve Yer Altı Otoparkı Projesinde Açılış Yapıldı

0


Çankırı Belediyesi tarafından yapılan ‘Büyük Cami Önü Meydan Düzenlemesi ve Yer Altı Otoparkı’ projesindeki inşaat çalışmaları tamamlanarak açılışı gerçekleştirildi.

Cami önünde düzenlenen açılış töreninde konuşan Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, proje ile yukarı çarşı bölgesinin rahatladığını söyledi.

Bölgenin Çankırı’nın eski yerleşim yerlerinden biri olduğunu belirten Esen, Osmanlı mirası Büyük Cami’nin silüetine uygun ve tarihi yapı ile bütünleşecek bir hizmet sunduklarını dile getirdi.

Proje hakkında bilgi veren Esen, şunları kaydetti: 

“İki bin metrekare alan üzerine inşa ettiğimiz çalışma, yaklaşık 25 milyon liraya mal oldu. Büyük Cami önündeki bu alanı mezbelelikten kurtararak bölgeye artı değer katmak istedik. Alanı kullandıkça işlevselliğini hep birlikte göreceğiz. Sizlerden aldığımız güçle şehrimizin birçok önemli sorununa çözüm getirdik. Allah’ın izni ve sizlerin desteğiyle daha fazlasını hep birlikte yapacağız. Büyük Cami Önü Meydan Düzenlemesi ve Yer Altı Otopark alanının üst bölümünde meydan, rekreasyon alanı, kafeterya, süs havuzu gibi alanlar yer alırken, alt kısmında ise 54 araçlık kapalı otopark olacak. Bölgede yeşil alan ve engelli vatandaşlar için engelli rampaları da bulunuyor.”

Gayrimenkul Yatırım Fonları Önümüzdeki Süreçte Gündemde Olacak

0

View Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ali İmran Bozdoğan, “Alışveriş merkezimizi de gayrimenkul yatırım fonuna dönüştürdük. Gayrimenkul yatırım fonları önümüzdeki süreçte daha fazla gündemde olacak. 2024’te gayrimenkul yatırım fonları kullanarak sektördeki yenilikleri hızlandırmayı planlıyoruz.” dedi.

Şirketin projelerine dair detayların ve sektöre ilişkin gelişmelerin paylaşıldığı etkinlik İstanbul’da gerçekleştirildi.

Etkinlikte konuşan Bozdoğan, 2023’ün sektör açısından zorlu geçtiğini belirterek, enflasyonla maliyetlerin yükselmesi ve talepteki daralmayla zorlu bir yıl geçirildiğini anlattı.

Bozdoğan, “2024’te beklentilerimiz daha farklı. Şu anda Ankara’da proje geliştiriyoruz. Ankara’nın bir dönüşüm bölgesi olan İskitler’de Metafor Ankara projemizi teslim aşamasına zor şartlara rağmen getirmiş olduk. Bu yıl proje geliştirmeye devam edeceğiz.” dedi.

Alım gücündeki düşüşün finansman araçlarını cazip kılmadığını aktaran Bozdoğan, şunları kaydetti:

“Talebin fiyat artışlarından dolayı azalması proje geliştirilmesine, arzın artırılmasına da engel oluyor. Arzda yaşanan bir problem, sektörümüzde fiyatların yükselmesine sebebiyet veriyor. 2024’ün ikinci yarısında iç piyasada bir hareketlilik oluşacağına inanıyoruz. Sermaye piyasası araçlarını önemsiyoruz. Bir karma yaşam projesi Metafor Ankara projemiz, ofis, rezidans ve alışveriş merkezini bir arada bulunduruyor. Alışveriş merkezimizde proje tamamlandıktan sonra yatırımcı olarak kalmaya devam edeceğiz.

Alışveriş merkezimizi de gayrimenkul yatırım fonuna dönüştürdük. Gayrimenkul yatırım fonları önümüzdeki süreçte daha fazla gündemde olacak. 2024’te gayrimenkul yatırım fonları kullanarak sektördeki yenilikleri hızlandırmayı planlıyoruz. Bu, gayrimenkul yatırımlarını daha adil ve erişilebilir hale getirecek, böylece daha geniş bir yatırımcı kitlesinin sektöre katılımını sağlayacak. Bu fonları küçük tasarruflarla büyük kazançların elde edilebileceği bir yatırım aracı olarak görüyoruz. View Yapı’nın 2024 vizyonu, gayrimenkul yatırım fonları aracılığıyla piyasayı demokratikleştirmek ve böylece yatırım eşitliğini sağlamak üzerine kurulu. Bu strateji, sosyal refahın artırılmasına katkıda bulunurken, herkesin gayrimenkul yatırımı yapabilmesine olanak tanıyor. Bunların da yaygınlaşmasıyla birlikte 2024’ün ikinci yarısına doğru sektörde bir hareketlilik bekliyoruz.”

“Büyüme odaklı bir strateji izliyoruz”

Bozdoğan, 2023 içerisinde zaman zaman gerileme de gözlemlediklerine ancak ortalama yüzde 5 seviyelerinde büyümenin de görüldüğü aylar olduğuna dikkati çekti.

Özellikle talep noktasındaki rakamların çarpıcı olduğunu, istatistiklerde geçen aylarda son 8 yılın en düşük rakamlarının görüldüğünü belirten Bozdoğan, “Talebin fiyat artışları sebebiyle gerilemesi, konut arzının artışına da etki ediyor. Yatırımcı ihtiyaç halinde olmuş olsa bile mevcut tasarruflarıyla ulaşabileceği yeni bir gayrimenkul edinimi mümkün olmadığı zaman bu arzı da etkiliyor.” ifadelerini kullandı. 

Uzun ve orta vadeli hedeflerinin büyüme odaklı olduğunu vurgulayan Bozdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Önemsediğimiz bir diğer konu globalde de sektörün büyüme odaklı devam etmesi ve sadece iç piyasa değil, dış piyasa olarak da değerlendirdiğimiz zaman bu değerin içerisinde yer almamız gerektiğine inanıyoruz. Uzun ve orta vadeli hedeflerimizle biz de büyüme odaklı bir strateji izliyoruz. Metafor Ankara projesi 3 yıldır devam eden bir projemiz. Şu anda belli alanlarında teslim aşamasına geldik, yıl içinde tamamı teslim edilecek. Ardından hem alışveriş merkezimiz hem de ofis ve rezidanslarımızda hayat başlamış olacak. Bunlarla alakalı kiralama süreçleri devam ediyor. Piyasanın gerilediği dönemlerde satışlarımızı ciddi oranda artırdık. Doğru zamanda doğru kampanyalarla talebi artıracak çalışmalar gerçekleştirmemiz bize başarı getirdi.”

Mersin Yapı Fuarı’na Yerli ve Yabancı Alıcılardan Yoğun İlgi

0

Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat sektürne katma değer sağlayan, yeni iş fırsatları sunan ve ticari olanaklara ev sahipliği yapan CNR 9.Mersin Yapı İnşaat ve Tedarikçileri Fuarı, Mersin ekonomisine de katkı sağlıyor. CNR Holding’in liderliğinde, Yenişehir Belediye Başkanı Sn. Abdullah Özyiğit, Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Sayın Tarık İrde, AKP Mersin Milletvekili Ali Kıratlı, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Sayın Abdulhamit İZOL ve birçok önemli isimlerin katılımıyla açılışı yapılan fuar, Mersin’in yapı sektöründeki stratejik önemini vurguluyor.

CNR 9. Mersin Yapı İnşaat ve Tedarikçileri Fuarı, 14 Ocak 2024 tarihine kadar ücretsiz olarak ziyaretçilere açık olacak. İskele sistemlerinden, yalıtım malzemelerine, sismik izolatörlerden, güvenli yapı teknolojilerine kadar sektöre dair her şey ve daha fazlası bu fuarda olacak.

Yabancı Alıcılardan Yoğun İlgi

Fuar, Türkiye ve Irak arasındaki ticaret anlaşmanın ardından Ortadoğulu alıcıları çekerek, iş bağlantıları kurma şansı sunuyor. Aynı zamanda uzun vedeli ticari işbirlikleri, inovasyon, ve teknolojideki son gelişmeleri keşfetme fırsatı da Mersin Yapı Fuarı’nda yer alıyor. Depremden etkilenen 11 ilin yeniden yapılanma sürecinde ortaya çıkan fırsatlar da fuarın önemli konularından biri olarak öne çıkıyor.

Fuar 9. Kez Mersin’de

Mersin’in coğrafi konumu ve liman avantajları, CNR Holding’in öncülüğünde düzenlenen bu fuarın sektöre değer katma potansiyelini artırıyor. 9.su düzenlenen CNR Mersin Yapı İnşaat ve Tedarikçileri Fuarı, sektör profesyonellerini bir araya getirerek, işbirlikleri ve yeni projelerin önünü açacak nitelikte bir platform sunuyor.

Fuar Ziyaretçilere Ücretsiz Olarak Sunuluyor

Bu önemli etkinlik, Mersin’in yapı sektöründeki stratejik konumunu pekiştirerek, sektöre yön veren isimleri bir araya getirme amacı taşıyor. 14 Ocak 2024 tarihine kadar devam edecek olan fuar, yapı sektöründe inovasyon ve işbirliği için önemli bir buluşma noktası olmaya devam edecek.

Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi Kapılarını Açıyor

Ege’nin incisi Ayvalık’ın endüstriyel mirası, Rahmi M. Koç Müzeleri tarafından yaşatılıyor. 200 yıllık tarihi zeytinyağı fabrikası kapsamlı bir restorasyon sonucunda Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi olarak 19 Ocak’ta kapılarını açıyor. Koleksiyonu dünya endüstri tarihinin seçkin örneklerinden oluşan müzede arkeolojik eserler de görülebilecek

Türkiye’nin ulaşım, endüstri ve iletişim tarihindeki gelişmeleri yansıtan ilk ve tek sanayi müzesi Rahmi M. Koç Müzesi, kültür sanat dünyasına yeni bir müze daha kazandırdı. İstanbul, Ankara ve Cunda’daki üç müzenin ardından Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi de dünya endüstri tarihinin seçkin örneklerini ziyaretçileriyle buluşturacak.

Zengin koleksiyonu ile her yaşa hitap ediyor 

19 Ocak’ta kapılarını açacak olan müzenin giriş katında klasik otomobiller, motosikletler, bebek arabaları, buharlı makine modellerinden oluşan kıymetli objeler yer alıyor. Binanın üst kat sergileme alanında ise birbirinden değerli lokomotif modelleri, oyuncaklar ve denizcilik ile ilgili objeler bulunuyor. İstanbul, Ankara ve Cunda Rahmi M. Koç Müzeleri’nin bir benzeri gibi oluşturulan koleksiyonda ayrıca çeşitli arkeolojik eserler de görülebilecek.

Yapım teknikleri korunarak restore edildi

Müzenin bulunduğu bina, 200 yıllık geçmişiyle Ayvalık’ın en önemli endüstriyel miraslarından biri. 19’uncu yüzyılda kentte inşa edilen avlusuz tipteki fabrikaların mimari özelliklerini yansıtan bir örnek olan yapı, fabrika binası, ızgara sistem yapı adaları ve bir doku içinde yer alan birbirini dik kesen sokaklarla çevrili. Yağhane ve sabunhane olmak üzere iki bölümden oluşan fabrika, kâgir duvarlar içine ahşap döşeme kirişler yerleştirilerek inşa edilmiş. Kuruluşundan itibaren 1950’li yıllarda en gelişmiş haline ulaşan fabrika, 2000’li yılların başında kullanım dışı kaldı ve zamanla çeşitli tahribatlara uğradı. 2021 yılında RMK Kültür Faaliyetleri A.Ş. tarafından satın alındı ve Ark İnşaat A.Ş. tarafından yapının özgün malzeme ve yapım teknikleri korunarak onarımı gerçekleştirildi. Titizlikle yürütülen restorasyon çalışmasından sonra kültür sanat odaklı bir konseptle Ayvalık’a kazandırıldı.

Eşsiz Ayvalık manzarası eşliğinde mola

Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi, pazartesi günleri hariç, 10.00 – 17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Müzenin deniz kıyısında yer alan kafesi ise gerek müze ziyaretçilerinin yorgunluk atmak için soluklanacakları gerekse dışarıdan gelen misafirlerin müzenin hoş ve keyifli ortamında vakit geçirip sunulan lezzetlerle günlerine keyif katacakları eşsiz bir mekan olarak hizmet verecek. Koleksiyona özgü tasarlanmış hediyelik eşyalar ise müze girişindeki mağazadan satın alınabilecek.

İngiltere’de 5 Nükleer Santrale 1,5 Milyar Avro Yatırım Yapılacak

İngiltere’de 5 nükleer santrale kullanım ömürlerinin artırılması amacıyla 1,5 milyar avroluk yatırım yapılacağı açıklandı.

Fransız basınındaki haberlere göre Fransız nükleer enerji firması EDF, 2026’ya kadar İngiltere’de işlettiği 5 nükleer santral için ömür uzatma çalışmaları yürütecek.

Bu kapsamda EDF tarafından isimleri Sizewell-B, Torness, Heysham 2, Heysham 1 ve Hartlepool olarak açıklanan nükleer santrallere 1,5 milyar avro yatırım yapılacak.

Ömür uzatma çalışmalarının İngiliz hükümetinin onayının ardından gerçekleştirilmesi bekleniyor.

İngiltere’de 30 ila 40 yıl önce elektrik üretimine başlayan santrallerin bakım ve ömür uzatma çalışmalarına ihtiyacı bulunduğu belirtiliyor.

EDF, İngiliz nükleer enerji piyasasında sahip olduğu 8 santral ile tek oyuncu konumunda bulunuyor. Şirketin işlettiği santrallerin 3’ünün ise hizmetten çıkarılma süreci devam ediyor.

Dünya Nükleer Enerji Derneği’nin, Ekim 2023 verilerine göre, İngiltere’de toplam kurulu gücü 5,8 gigavata ulaşan nükleer enerji santralleri, ülkenin elektrik talebinin yüzde 15’ini karşılıyor.

İngiliz hükümeti, 2050’ye kadar nükleer güç kapasitesini 24 gigavata, nükleerin, toplam elektrik üretimindeki payını da yüzde 25’e çıkarmayı hedefliyor.

İngiltere’nin 2023’te nükleer güç santrallerinden sağladığı elektrik üretimi 37,3 milyar kilovatsaat olarak gerçekleşirken, üretim geçen yıl bir önceki yıla göre bazı santrallerin kapanmaları ve bakım çalışmaları nedeniyle yüzde 15 azalmıştı.

Kaynak: AA

‘Çelik Dikiş’ Deprem Testini Geçti

0

Konya Teknik Üniversitesi (KTÜN) öğretim üyeleri tarafından gerçekleştirilen, binalarda çelik dikiş tekniği uygulaması deprem dayanıklılık testini geçti

KTÜN Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Musa Hakan Arslan ve Doç. Dr. Ceyhun Aksoylu, betonarme kirişlerin onarım ve güçlendirmesi için bir proje üzerine çalıştı.

Fakültenin Yapı ve Mekanik Laboratuvarı’nda yürütülen çalışma sonunda kirişlerin kısa sürede ve düşük maliyetle güçlendirilmesine imkan sağlayan bir teknik geliştiren akademisyenler, bu çalışmanın patentini de aldı.

Yapılan depremi benzeştiren itme ve çekme testlerinde, deprem anında mekanik çelik dikiş uygulaması yapılan kirişlerde, meydana gelecek kırılmalara karşın koruma sağlandığı ortaya çıktı.

Doç. Dr. Aksoylu, “mekanik çelik dikiş” ismini verdikleri ve patenti alınan güçlendirme yönteminin uygulamada kullanılması için deneyleri sürdürdüklerini söyledi.

TÜBİTAK projesi kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların ikinci aşamasında olduklarını vurgulayan Aksoylu, “Bu aşama bizim için deprem testi aşaması. Yani deprem anında mekanik dikişler işe yarayacak mı? Bunu test etmek üzere birçok parametreyi dikkate aldığımız çok kapsamlı bir deneysel çalışma başlattık. Bu noktada çok ciddi kazanımlar elde ettik.” diye konuştu.

Aksoylu, yaptıkları deneysel çalışmalarda çelik dikişin çok net şekilde işe yaradığını gördüklerine dikkati çekerek, şöyle konuştu:

“İçindeki sargı donatısı az olan kirişlerin mekanik dikişlerle güçlendirilebileceğini ispat ediyoruz. Yapı elemanı, deprem anında kırılmadan kendi içinde deplasman yapacak. Buna yer değiştirme diyoruz. Bunu mekanik dikişlerle sağlayabiliyoruz. Ani bir kırılma, toptan bir göçme istemiyoruz. Dolayısıyla her bir yapı elemanının sünek (yer değiştirme, enerji yutma kapasitesi) davranması gerekiyor, deplasman yapması gerekiyor. Yük taşıma kapasitesini kaybetmeden bunları yapması gerekiyor. Bugün bulduğumuz bu patentli güçlendirme tekniği de bunu sağlıyor. Bu güçlendirmeyle kirişin hem sünekliliğini artırıyoruz, aynı zamanda da yüzde 100’e yakın dayanım artışı gerçekleşiyor. Kirişin güçlendirilmesi yüzde 100 oranında sağlanmış oluyor.”

Uygun Maliyetle Güçlendirme Yapılabiliyor

Bazı güçlendirme tekniklerinin maliyetli olduğuna işaret eden Aksoylu, “Bazı binalar güçlendirildikten sonra ‘keşke yıkılıp yeniden yapılsaydı’ durumuna gelebiliyor. Ancak mekanik çelik dikişler, uygulamadaki yöntemler arasında maliyeti en uygun olanı. Bütün yapı elemanlarındaki kirişler güçlendirilebilir diyemeyiz. Bunun bir sınırı var ve zaten biz de bu projeyle bu sınırları belirleyip uygulayıcılara sunacağız.” ifadelerini kullandı.

Aksoylu, amacının, 2019’da yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğine bu tekniğin yer alması olduğunu belirterek, bu sayede tekniğin hızlı şekilde güçlendirilmeyi bekleyen kiriş elemanlarında kullanılacağını kaydetti.

Kaynak: AA

EYODER Başkanı Ünlü: “Türkiye’nin Enerji Yoğunluğu AB Ülkelerinden Daha Fazla”

0

Enerji Verimliliği ve Yönetimi Derneği (EYODER) Yönetim Kurulu Başkanı Onur Ünlü, “Küresel olarak enerji yoğunluğunun iyileşmesi 2022’de yüzde 2 iken, Türkiye yüzde 6,2’ye ulaştı.” dedi.

Enerji Verimliliği Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulunan EYODER Yönetim Kurulu Başkanı Onur Ünlü, Türkiye’de enerjide temiz kaynak kullanımını artırmaya ve bu alandaki maliyetleri düşürmeye yönelik yatırımların 2022’de yaklaşık 2 milyar dolara ulaştığını söyledi.

Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı’na göre, Türkiye’nin 2024-2030 döneminde sadece enerji verimliliği ile enerji tüketimini yüzde 16 azaltarak 100 milyon ton emisyon azaltımı hedeflediğine dikkati çeken Ünlü, bu yıl itibarıyla enerji verimliliği alanına yapılan yatırımların hızla artacağını aktardı.

Ünlü, plana göre gerçekleştirilmesi hedeflenen yatırımların 20 milyar dolar tutarında olduğuna işaret ederek, “Bu da yıllık yaklaşık 3,3 milyar dolarlık yatırıma karşılık geliyor. Bu yatırımlar sayesinde de 2040’a kadar 46 milyar dolar değerinde enerji tasarrufu sağlayabiliriz.” ifadelerini kullandı.

Karbon nötr ekonomiye geçişte yoğun enerji tüketen sistemlerin enerji tüketiminin düşürülmesini sağlayan enerji verimliliği konusunun enerji sektöründe yaşanan sorunların çözümü için kritik rol üstlendiğini vurgulayan Ünlü, “Öyle ki 2040’a kadar ihtiyaç duyulan emisyon azaltımının yüzde 40’ının enerji verimliliğinden sağlanacağı öngörülüyor.” diye konuştu.

Enerji Verimliliğiyle Sanayi Sektörünün Enerji Tüketimi Yüzde 32 Azaltılabilir

Türkiye’nin 100 milyon ton emisyon azaltımı hedefi için 2024-2030 yıllarında enerji tüketiminin 37,1 milyon ton eşdeğer petrol (TEP) azaltılmasının planlandığını ifade eden Ünlü, toplam miktarın 11,7 milyon TEP’inin sanayi tarafında gerçekleşeceğini aktardı.

Ünlü, bu kapsamda 2030’a kadar yapılması planlanan 20 milyar dolarlık yatırımın yaklaşık 7 milyar dolarının sanayi alanına ayrılması gerektiğine değinerek, şöyle devam etti:

“Türk sanayisi bu dönüşüm sürecine önem veriyor ve yatırıma hazır. Bu kapsamda özellikle uluslararası yeşil kaynaklı fonlar, sanayiye yönelik hibe desteklerinin artırılması, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yeşil dönüşümün finansmanına yönelik katkıların artması, başta teminatlar alanında olmak üzere bankacılık tarafında yapılacak düzenlemeler ve Enerji Performans Sözleşmeleri’nin yaygınlaşmasıyla birlikte sanayicilerin bu dönüşüm sürecine büyük katkı vermesini bekliyoruz.”

Ünlü, Türkiye’de tüketilen enerjinin yaklaşık üçte birinin endüstriyel işletmelerde kullanıldığını ve sanayide tüketilen enerjinin, enerji verimliliği ve tasarruf çalışmalarıyla yüzde 32 azaltılabileceğini aktardı.

Enerji verimliliğini en fazla odağına alan iki sektörün çimento ve gübre sektörleri olduğunu ifade eden Ünlü, şunları kaydetti:

“Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na tabi olmayan sektörlerde ise gıda, ilaç, uluslararası tedarik zincirlerinin etkisiyle tekstil ve özellikle son bir yıldır otomotiv ön plana çıkıyor. Bir işletmede yenilenebilir enerji yatırımı yapıldığı zaman, tüketilen enerjinin kaynağı değişir ancak kullanılan enerji miktarı değişmez. Dolayısıyla tüketimi düşürmek için öncelikle enerji verimliliği çalışmaları yapılmalı, ardından bu sayede düşen enerji tüketimi, yenilenebilir enerji kaynaklarından tedarik edilmelidir. Böylece yenilenebilir enerji yatırımının maliyeti de ciddi oranda azaltılabilir.” 

Türkiye’nin Enerji Yoğunluğu Enerji Verimliliği Çalışmalarıyla Azaltılabilir

Ünlü, enerji konusunun son yıllarda gündemde olan enerji arzı, güvenliği ve maliyetinde yaşanan sorunlar nedeniyle ülkelerin ve şirketlerin gündeminde ilk sıralarda yer almaya başladığını ifade ederek, enerji sektörünün, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 75’inden sorumlu olduğunu söyledi. 

Türkiye’nin enerji yoğunluğunu 2021 ve 2022’de iki yıl üst üste düşürdüğünü ve bunu yapabilen iki ülkeden biri olduğunun altını çizen Ünlü, “Küresel olarak enerji yoğunluğunun iyileşmesi 2022’de yüzde 2 iken, Türkiye yüzde 6,2’ye ulaştı. Ancak dünya genelinde 2050 karbon nötr hedefine ulaşabilmek için çalışılan senaryolarda bu oranın her yıl yüzde 4 olması gerektiği hesaplanıyor. Dolayısıyla her yıl bu yüksek seviyelere ulaşmalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

Ünlü, 2022 Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre Türkiye’nin enerji yoğunluğunun AB ülkelerinden yaklaşık yüzde 28 daha fazla olduğuna işaret ederek, “Bu durum enerji yoğun sektörlerimizin fazlalığını ve enerji verimliliği potansiyelimizi gösteriyor. Enerji yoğunluğumuzu azaltmayı ya katma değerli ürünlerimizi artırarak ya da enerji verimliliği çalışmalarıyla enerji tüketimimizi azaltarak sağlayabiliriz.” ifadelerini kullandı.

Zengezur Koridoru’nda İnşaat Aralıksız Devam Ediyor

Azerbaycan, batı illeri ile Nahçıvan’ı birleştirecek, aynı zamanda Çin’den Orta Asya, Hazar Denizi, Kafkasya ve Türkiye’ye uzanan Orta Koridor’u da yol kapsamına alacak Zengezur Koridoru’nda inşaat çalışmaları devam ediyor.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun, “Türkiye, Azerbaycan ve İran’ın çalışmalar yürüttüğünü” açıkladığı Zengezur Koridoru’na uzanan Azerbaycan topraklarındaki kara ve demir yolu ağındaki çalışmalar görüntülendi.

Fuzuli ilinin Horadiz kasabasından Ermenistan sınırına, Zengilan ilinin Ağbend kasabasına uzanan Horadiz-Ağbend hattının inşasını Azerbaycan Devlet Demir Yolları gerçekleştiriyor. Hattın yapımında Türk şirketleri de aktif yer alıyor.

110,4 kilometrelik hattın üzerinde 9 istasyon ile köprü, araç geçidi, tünel, drenaj borusu gibi yaklaşık 500 yapı bulunuyor.

Horadiz-Ağbend hattında projelendirmenin yüzde 82’si, inşaat çalışmalarının ise yüzde 45’i tamamlanarak 69,7 kilometrelik ray döşendi. Hattın her iki kısmındaki 30’ar metre alan mayınlardan temizlendi.

Ermenilerin işgal döneminde döşediği mayınların ve zor arazi koşullarının yapımında birtakım zorluklara neden olan hattın 2025’te tamamlanması öngörülüyor.

Kara Yolunun Yüzde 80’inden Fazlası Tamamlandı

Demir yoluna paralel olarak Azerbaycan, Horadiz’den Ağbend kasabasına 123,5 kilometrelik yeni kara yolu inşa ediyor.

Azerbaycan Otoyolları Devlet Ajansının koordinesinde gerçekleştirilen inşaatı Türk şirketleri hayata geçiriyor.

Bazı bölümleri 4, bazı bölümleri ise 6 şeritli olan kara yolunun üzerinde 58 alt geçit, 27 köprü ve 3 tünel bulunuyor. Edinilen bilgiye göre, kara yolunun yüzde 80’inden fazlası tamamlandı.

Bakü’den Horadiz kasabasına kadar kara yolu ve demir yolu hatları işlek durumda. Bu hatların Horadiz’den Ermenistan sınırına kadarki kısmının bazı bölümleri Ermenistan işgali döneminde tahrip edildi, bazı bölümleri ise yapılan barajın suları altında kaldı. Dolayısıyla Horadiz’den Nahçıvan’ın Ordubad iline uzanan 166 kilometrelik yeni demir yolu hattı inşa edilecek.

Hattın Ermenistan kısmından, Zengezur bölgesinden geçecek 43 kilometrelik bölümünün inşaatı iki ülke arasında sağlanacak nihai mutabakattan sonra başlayacak.

Ordubad’dan, Nahçıvan’ın kuzeyinde bulunan, Türkiye, Ermenistan ve İran’a yakın Velidağ İstasyonu’na kadarki 158 kilometrelik hat ise kapsamlı tamir edilecek.

Türkiye ve Azerbaycan’ın, Kars’ı, Nahçıvan’a bağlayacak demir yolu hattı projesi de bulunuyor. İhalesi yapılan projenin çalışması yıl içerisinde başlayacak.

Bu projelerin tümü gerçekleştirildiğinde Türkiye ile Azerbaycan arasında yeni ulaşım bağlantısı sağlanacak. Aynı zamanda Türkiye ile Rusya arasında Azerbaycan üzerinden kesintisiz kara ve demir yolu iletişimi sağlanmış olacak.

Kaynak: AA

Konut Kredi Hacmi 438,88 Milyar TL Oldu

Bankacılık  Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından açıklanan bültene göre konut kredi hacmi 5 Ocak itibarıyla 31 milyar 707 milyon TL artarak 438,88 milyar TL oldu.

Söz konusu dönemde toplam kredi hacmi 11 trilyon 630 milyar 252 milyon liradan 11 trilyon 661 milyar 959 milyon liraya yükseldi.

Bankacılık sektöründe toplam mevduat ise bankalar arası dahil geçen hafta 162 milyar 821 milyon lira azaldı. Yüzde 1,1 gerileyen bankacılık sektörünün toplam mevduatı 14 trilyon 680 milyar 260 milyon lira oldu.

Tüketici kredilerinin tutarı, 5 Ocak itibarıyla 2 milyar 509 milyon lira artışla 1 trilyon 516 milyar 260 milyon liraya çıktı. Söz konusu kredilerin 437 milyar 883 milyon lirası konut, 95 milyar 329 milyon lirası taşıt ve 983 milyar 48 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

Bu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 8 milyar 744 milyon lira artarak 1 trilyon 393 milyar 482 milyon liraya çıktı.

İhracat Yüzde 0,2 Yükseldi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan dış ticaret Kasım ayı verilerine göre, ihracat birim değer endeksi yüzde 0,2 arttı.

İhracat birim değer endeksi Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,2 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde yüzde 1,0 arttı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 5,9 azaldı, yakıtlarda yüzde 19,0 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 1,7 arttı. 

İhracat Miktar Endeksi Yüzde 5,0 Arttı 

İhracat miktar endeksi Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,0 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde yüzde 6,1 arttı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 4,1 azaldı, yakıtlarda yüzde 52,6 arttı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 1,3 azaldı. 

İthalat Birim Değer Endeksi Yüzde 7,8 Azaldı 

İthalat birim değer endeksi Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,8 azaldı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde yüzde 6,2 azaldı, yakıtlarda yüzde 27,8 azaldı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 12,2 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 2,3 azaldı. 

İthalat Miktar Endeksi Yüzde 2,3 Arttı 

İthalat miktar endeksi Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,3 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde yüzde 3,9 azaldı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 0,2 azaldı, yakıtlarda yüzde 6,1 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 12,8 arttı. 

Mevsim ve Takvim Etkilerinden Arındırılmış İhracat Miktar Endeksi Yüzde 0,5 Azaldı 

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat miktar endeksi; 2023 Ekim ayında 152,5 iken 2023 Kasım ayında yüzde 0,5 oranında azalarak 151,7 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise ihracat miktar endeksi; 2022 yılı Kasım ayında 150,3 iken 2023 yılı Kasım ayında yüzde 5,0 oranında artarak 157,7 oldu. 

Mevsim ve Takvim Etkilerinden Arındırılmış İthalat Miktar Endeksi Yüzde 7,2 Azaldı 

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ithalat miktar endeksi; 2023 Ekim ayında 133,4 iken 2023 Kasım ayında yüzde 7,2 oranında azalarak 123,8 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise ithalat miktar endeksi; 2022 yılı Kasım ayında 119,0 iken 2023 yılı Kasım ayında yüzde 2,3 oranında artarak 121,7 oldu. 

Dış Ticaret Haddi 2023 Yılı Kasım Ayında 86,3 Olarak Gerçekleşti 

İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve 2022 yılı Kasım ayında 79,4 olarak elde edilmiş olan dış ticaret haddi, 6,9 puan artarak, 2023 yılı Kasım ayında 86,3 oldu.

İnşaat Ciro Endeksi Yüzde 98,7 Artış Gösterdi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerine ilişkin Kasım ayı ciro endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, inşaat sektörü ciro endeksi yüzde 98,7 arttı.

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi, 2023 yılı Kasım ayında yıllık yüzde 66,1 arttı. 

Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında; 2023 yılı Kasım ayında yıllık sanayi sektörü ciro endeksi yüzde 54,6 arttı, inşaat ciro endeksi yüzde 98,7 arttı, ticaret ciro endeksi yüzde 71,3 arttı, hizmet ciro endeksi yüzde 61,2 arttı.

Toplam Ciro Aylık Yüzde 3,0 Arttı 

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi, 2023 yılı Kasım ayında aylık yüzde 3,0 arttı. 

Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında; 2023 yılı Kasım ayında aylık sanayi sektörü ciro endeksi yüzde 2,5 arttı, inşaat ciro endeksi yüzde 3,8 arttı, ticaret ciro endeksi yüzde 3,4 arttı, hizmet ciro endeksi yüzde 2,3 arttı.

DSİ, Çamlıdere Barajı Projesini Hızlandırdı

Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ), Ankara’da Çamlıdere Barajı’ndan içme suyu sağlayacak projenin ihale aşamasına geldi.

DSİ, yürütülen çalışmalar kapsamında Ankara’ya içme suyu sağlayan İçmesuyu 2. Merhale Projesi Gerede Sistemi Regülatörü’nü de tamamladı.

Ankara’nın 2050’de ortaya çıkacak içme suyu ihtiyacını garanti altına alan ve 2019’da devreye alınan Gerede Sistemi’yle, Bolu Gerede Havzası’ndaki sular, Işıklı Regülatörü ve 31,6 kilometre uzunluğundaki Türkiye’nin en uzun içme suyu tüneliyle Çamlıdere Barajı’na cazibeli olarak aktarılıyor.

DSİ, kentin su ihtiyacı için Ankara Çamlıdere Barajı İçmesuyu Temini Projesi’ni de yürütüyor. Bu kapsamda, DSİ tarafından yapılan girişimlerle Ankara Çamlıdere Barajı İçmesuyu Temini işi 2023 Yılı Yatırım Programı’na alınarak ihale süreci başlatıldı.

Proje İki Aşamada Yapılacak

“Ankara Çamlıdere Barajı İçme Suyu Temini” işi iki aşamadan oluşuyor. İlk aşamada, Kınık Tünel çıkışı ile İvedik su arıtma tesisi arası Çamlıdere-1 öngerilmeli beton boru hattının yeniden yapılması sağlanacak.

İkinci aşamada ise Güdül, Beypazarı, Ayaş ilçe merkezleri ile bağlı mahallelere içme ve kullanma suyu sağlanması için 397 kilometrelik isale hattı yapılacak.

DSİ, projenin ilk etabı için ihaleye çıkarken, ihalenin ilk aşaması olan ön yeterlilik oturumu, 29 Ocak’ta gerçekleştirilecek. İlk etabın inşaat sürecinin takip ve yönetimi de DSİ tarafından yürütülecek.

Bakırköy-Kirazlı Metro Hattı Yakında Ulaşıma Açılıyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bakırköy-Kirazlı Metro Hattı projesinin Şubat sonunda hizmete alınacağını açıkladı.

Metro hattının Molla Gürani istasyonunda incelemelerde bulunan Uraloğlu, burada yaptığı açıklamada, artan nüfusa ve araç sayısına karşın trafik sorununu ortadan kaldırmanın en önemli yolunun raylı sistemleri yaygınlaştırmaktan geçtiğini söyledi.

Bu noktada ülke genelinde 12 ildeki yaklaşık 922 kilometrelik şehir içi raylı sistem hattının 395,3 kilometresinin Bakanlık tarafından yapıldığını dile getiren Uraloğlu, “Şu anda da ülkemiz genelinde 9 projede toplam 101,5 kilometre uzunluğunda raylı sistem hattı inşaatı bulunmaktadır. İstanbul’u da bir baştan diğer başa modern raylı sistem ağlarıyla donatıyoruz.” diye konuştu.

Uraloğlu, megakentte bugüne kadar Bakanlık tarafından 127,5 kilometre uzunluğunda raylı sistem hattının hizmete alındığını, şu anda da toplamda 55,7 kilometrelik 5 ayrı projenin inşasının sürdüğünü ifade etti.

Bakan Uraloğlu, “Yapımı devam eden projelerimiz bittiğinde İstanbul’daki raylı sistem ağı uzunluğu 338,8 kilometreden 394,2 kilometreye yükselecek ve İstanbul raylı sistem ağının yüzde 50’den fazlasını Bakanlığımız kazandırmış olacak.” bilgisini verdi.

Bakan, Bakırköy-Kirazlı Metro Hattı’nın 8,4 kilometre uzunluğunda olduğunu ve 7 istasyonu bulunduğunu belirterek, bu durakların Özgürlük Meydanı, İncirli, Haznedar, İlkyuva, Yıldıztepe, Molla Gürani ve Kirazlı olarak sıralandığını söyledi.

Saatte 80 kilometre hızla günde 1 milyon yolcunun bu hatta seyahat edebileceğini dile getiren Uraloğlu, projenin tamamlanmasıyla Kirazlı, İncirli, Özgürlük Meydanı ve Bakırköy İDO duraklarından diğer raylı sistemlere ve İstanbul Deniz Otobüsü’ne entegre olarak kesintisiz ulaşım sağlanabileceğini anlattı.

Uraloğlu, “Bu sayede Kayaşehir-Bakırköy İDO arası seyahat süresi 39 dakika, Çam ve Sakura Şehir Hastanesi-İncirli arası 31 dakika, Kayaşehir-Kirazlı arası 27 dakika, Metrokent-Özgürlük meydanı arası 30 dakika olacaktır. Bakırköy-Kirazlı Metro Hattı’mızın 25 yıllık projeksiyondaki kara yolu bakım, işletme ve zaman kazancı gibi etkenlerden ekonomik kazancı 6,1 milyar dolar olacaktır.” diye konuştu.

Kaba İnşaatın Yüzde 97’si Tamamlandı

Bakan Uraloğlu, projedeki hat işlerini tamamladıklarını, istasyonlara ait kaba inşaat işlerinin yüzde 97’sinin, ince işlere ait imalatların yüzde 65’inin ve elektromekanik işlere ait imalatların yüzde 73’ünün bittiğini söyledi.

İstasyonlarda zarif, modern ve yenilikçi tasarımlar uyguladıklarını, elektromekanik sistemler için son teknoloji ve üstün kaliteli sistemleri tercih ettiklerini dile getiren Uraloğlu, “Artık test ve devreye alma çalışmalarına başladık. Projemizi şubat sonunda hizmete alarak İstanbul’a yeni bir hat daha kazandıracak olma heyecanıyla çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.” dedi.

Uraloğlu, İstanbul ulaşım ana planının, kentin 1100 kilometre metro hattına ihtiyacı olduğunu gösterdiğini belirterek, “İstanbul’un her köşesine raylı sistemi eriştirmemiz lazım ve biz Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak adımlarımızı bu yönde atıyoruz ve çalışıyoruz. İstanbullular Bakanlığımızın projelerini yakından takip ediyor.” ifadesini kullandı.

Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren Hattı’nda Ön Proje Çalışmaları Bitti

Megakentte hayata geçirdikleri tünel ve köprülerle kent içi trafiğine adeta nefes aldırdıklarını dile getiren Uraloğlu, Halkalı-Kapıkule hızlı tren projesinin yapım çalışmalarının sürdüğünü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinde hayata geçirecekleri demir yolu bağlantısının İstanbul’un uluslararası yük taşımacılığındaki konumunu daha da güçlendireceğini, İstanbul-Ankara Yüksek Hızlı Tren Hattı’ndan sonra tamamen yeni bir hat planladıklarını, Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren Hattı projesini gündeme aldıklarını ve ön proje çalışmalarını tamamladıklarını anlattı.

Uraloğlu, “Süper hızlı tren hattımızın güzergah uzunluğu 344 kilometre olacak. Saatte 350 kilometre hıza ulaşacak trenlerimizle seyahat süresini 80 dakikaya indireceğiz.” diye konuştu.

Bakırköy-Kirazlı Metro Hattı’nın tüm proje detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Küresel Yenilenebilir Enerji Kapasitesi 2023’a Kadar 2,5 Katına Çıkacak

0

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından açıklanan Yenilenebilir 2024 raporuna göre, küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin 2023 yılına kadar 2,5 katına çıkması öngörülüyor.

Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) Yenilenebilir 2024 raporuna göre, dünya yenilenebilir enerji kapasitesinde yaklaşık son 30 yıldaki en hızlı büyüme görülüyor.

Dünyada geçen yıl 2022’ye göre 510 gigavatla yüzde 50 daha fazla yenilenebilir enerji kapasitesi devreye alındı, bu artışın yüzde 75’i güneş enerjisinden sağlandı.

Küresel yenilenebilir enerji gücündeki büyümede Çin başı çekerken, Avrupa, ABD ve Brezilya’daki yenilenebilir enerji kapasite artışı da rekor seviyeye ulaştı.

İklim değişikliğiyle mücadelenin yanı sıra ülkelerin enerji arz güvenliğinde kritik rol oynayan yenilenebilir enerjide büyümenin giderek hızlanacağı öngörülürken, 2028’e kadar dünyanın yenilenebilir enerji kapasitesinin 7 bin 300 gigavata ulaşacağı hesaplanıyor.

Bu artış hızının sürmesiyle, küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin 2030 itibarıyla bugünkü seviyesine göre 2,5 katına çıkacağı öngörülüyor. Söz konusu büyümenin yüzde 95’inin güneş ve rüzgar enerjisinden sağlanması beklenirken, yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretiminde en büyük kaynak olan kömürü 2025 itibarıyla geride bırakacağı tahmin ediliyor.

Yenilenebilir enerjideki benzeri görülmemiş büyümeye rağmen geçen ay Dubai’de düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nde (COP28) anlaşmaya varılan “yenilenebilir enerji kapasitesini 2030 itibarıyla üç katına çıkarma” taahhüdünün gerçekleşmesi için yatırımların hızlanması gerekiyor.

Küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin üç katına çıkarılması, söz konusu kapasitenin 2030 itibarıyla 11 bin gigavata ulaşması anlamına geliyor.

Bu hedefin başarılması için politikalara ilişkin belirsizliklerin giderilmesi, yetersiz şebeke yatırımlarına ilişkin sorunların çözülmesi ve bürokratik bariyerlerin kaldırılarak izin süreçlerindeki aksamaların giderilmesine ihtiyaç duyuluyor.

IEA Başkanı Fatih Birol, rapora ilişkin değerlendirmesinde, mevcut politikalar ve piyasa koşullarında küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin 2030 itibarıyla 2,5 katına çıkacağını belirterek, “Bu, COP28’deki hedef için yeterli değil ancak bu hedefe yaklaşıyoruz ve hükümetler bu arayı kapatmak için gereken araçlara sahip. Şu anda kara rüzgar ve güneş enerjisi dünyanın neredeyse her yerinde yeni fosil yakıt santrallerinden daha ucuz. Bu kaynaklar, birçok ülkedeki mevcut fosil yakıt santrallerinden de daha ucuz.” ifadesini kullandı.

Birol, buna rağmen başa çıkılması gereken bazı büyük problemler olduğuna işaret etti.

Makroekonomik zorlukların bunlar arasında olduğunu belirten Birol, şunları kaydetti:

“Bana göre uluslararası toplum için en büyük zorluk, gelişmekte olan ekonomilerde yenilenebilir enerji projelerine hızla finansman sağlanması ve kapasitenin artırılması. Bu ülkelerin birçoğu yeni enerji ekonomisinde geride kalıyor. Küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin üç katına çıkarılmasında başarıya ulaşılması, bu ülkelerde söz konusu zorlukların aşılmasına bağlı olacak.”

Siirt Atatürk Stadı Projesi İçin Ek Protokol İmzalandı

0

Siirt Belediyesi ile Spor Toto Teşkilat Başkanlığı arasında, tribün inşaatı tamamlanmak üzere olan Atatürk Stadı projesi için ek protokol imzalandı.

Protokol ile stadyum yeni tribün inşa çalışmaları en kısa sürede tamamlanarak hizmete girecek. Vali Kızılkaya, Spor Toto Teşkilat Başkanı Dr. Mehmet Ata Öztürk ile yaptığı görüşmede, Siirt il genelinde planlanan ve devam eden yatırım ve projeleri de ele aldı. Vali Kızılkaya, yatırımın vatandaşlara, gençlere ve spor camiasına hayırlı olması dileğinde bulundu.

Kahramanmaraş’ta 150 Yataklı Hastane İnşaatı Başladı

0

Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde konumlandırılan 150 yataklı hastane projesinde inşaat çalışmaları başladı.

Efsus Turan Mahallesi Devlet Bahçeli Bulvarı üzerinde 44 bin 707 metrekare alana inşa edilecek, bodrum, zemin dahil 7 kattan oluşacak 150 yataklı hastanenin temel kazı çalışmaları başladı.

Afşin Belediye Başkanı Mehmet Fatih Güven, inşaat alanını ziyaret ederek yetkililerden bilgi aldı.

150 yatak kapasiteli yeni Afşin Devlet Hastanesinin ilçeye hayırlı olmasını dileyen Güven, “Temel kazı çalışmaları kapsamında 12 ila 19 metre arasında dekapaj yapılacak ve yaklaşık 200 bin metreküp toprak taşınacak. İlçemiz öngörülen süre içerisinde yeni hastanemize kavuşacak” diye konuştu.

Hastanenin kısa süre içerisinde temel atma aşamasına getirilmesi ve 700 takvim gününde tamamlanması için yoğun bir çaba verildiğine değinen Güven, yatırımda emeği bulunanlara teşekkür etti.

Hastane projesinin tüm detaylarını buradan inceleyebilirsiniz.

Enerjide Yenilebilirin Payı Yüzde 42’ye Yükseldi

0

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, ‘Yenilenebilir Enerji Sektörü 2023 Değerlendirmesi ve 2024 Projeksiyonu’ kapsamında düzenlenen toplantıda, Türkiye’nin son 10 yıldaki gelişmeleri ele alındı.

SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi, ‘Yenilenebilir Enerji Sektörü 2023 Değerlendirmesi ve 2024 Projeksiyonu’ kapsamında toplantı düzenledi. Toplantıda enerjide dönüşümün yanı sıra, son 10 yıllık gelişmeler kapsamında 2023’te nelerin yapıldığı ve 2024’te nelerin yapılması gerektiği konuşuldu.

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Yönlendirme Komitesi Başkanı Selahattin Hakman, “Küresel enerji tüketimi hızla artmaya devam ediyor. Arz güvenliği, enerjiye ekonomik erişim ve sürdürülebilirlik bu dönemde üç ana ihtiyaç ve hepsi yeni teknoloji desteğiyle çözülebilir” dedi.

Çin, ABD ve Hindistan Kapasitede Zirvede

Küresel çapta enerji talebinde  yavaşlama olduğunun altını çizen Hakman,  birincil enerji tüketiminin yüzde 7,5’ini hidroelektrik hariç yenilenebilir enerji kaynaklarının, yüzde 82’sini ise fosil yakıtların oluşturduğu bilgisini vererek, “Yenilenebilir  enerji,  toplam küresel elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor. 2015 yılından beri istikrarlı bir şekilde artan  rüzgâr  ve güneş enerjisinin küresel elektrik üretimindeki toplam payı yüzde 12. Güneş PV, yenilenebilir enerjinin toplam kapasite artışının (348 GW) yüzde  70’ini oluştururken, onu  77 GW (yüzde 22) ile rüzgâr ve 22 GW (yüzde  6,3)  ile  hidroelektrik izliyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde en yüksek kapasite artışına sahip ilk üç ülke Çin, ABD ve Hindistan” ifadelerinde bulundu.

“Karbonsuzlaşmaya Yönelmeliyiz”

Toplantıda 2023 yılında yenilenebilir enerji sektöründe yaşanan değişim ve gelişmelere değinen SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Alkım Bağ Güllü ise Türkiye’nin önceliğinin, halihazırda en ucuz kaynak olan, teknolojisi gelişmiş ve yerli ekipman imalat kapasitesine sahip olduğu, yerli ve temiz yenilenebilir enerji kaynaklarını geliştirmek olması gerektiğine vurgu yaptı. Güllü, “Ekonomik kalkınma ve karbonsuzlaşma hedeflerine ulaşabilmek için sadece yeşil/ikiz dönüşüm odaklı politikalar yerine sürdürülebilir kalkınma/büyüme ile uyumlu, enerji, sanayi, ulaştırma, finans ve ticaret politikalarının bütüncül olarak ele alınması önemli” diye konuştu.

Toplantıda, SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi’nin yıl boyu yayınladığı raporlar üzerinden, 2023 yılında  yenilenebilir enerji sektöründe yaşanan değişimler ve gelişmelere ilişkin konuşan Güllü, “2013-2023 yılları arasında Türkiye’de elektrik üretiminin  yüzde 36 artmasına rağmen yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payı yüzde 29’dan yüzde 42’ye çıktı.

Türkiye bu başarıyı, yenilenebilir enerji maliyetlerinin yüksek olduğu bir dönemde YEKDEM I kapsamındaki dolar bazlı alım garantisi ile sağladı. Aynı dönemde verilen yerli katkı teşvikiyle de Türkiye’de rüzgâr ve güneş ekipman imalatı yerli olarak yapılmaya başlandı.  Küresel olarak  bu dönemde karasal rüzgâr enerjisinde seviyelendirilmiş elektrik maliyetinin  yüzde 69, güneşte ise yüzde 89 düşmesiyle rüzgâr ve güneş enerjisi en ucuz enerji kaynakları haline geldi” dedi.

Toplantıda, hedeflerin kısa-orta-uzun vadeli aksiyon planlarına dönüştürülmesi hem elektrik sektöründe hem de son kullanım sektörlerinde destekleyici politikaların belirlenerek uygulamaya konulmasının, gerekli piyasa ve mevzuat düzenlemelerinin yapılmasının önemli olduğu vurgulandı. Dünya zor bir dönemden geçerken ABD seçimleri, İsrail-Filistin savaşı, Rusya-Ukrayna savaşı gibi küresel olarak enerji sektörünü etkileyebilecek gelişmelerin Türkiye’yi de etkileyeceği anlatıldı.

Bu süreç içinde Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarını artırması, enerji verimliliği alanında çalışmalara  hız vermesi, elektrifikasyon ile nihai enerji tüketiminde elektriğin payını yüzde 56’ya çıkarması gerektiği kaydedildi. Yeşil finansman ve yeni teknolojiler de 2024’ün gündeminde yer alacak konular arasında.

Enerji İthalatı Yüzde 29 Azaldı

2022 yılında küresel piyasalarda yaşanan jeopolitik gelişmeler ve özellikle küresel doğalgaz fiyatlarındaki oynaklık nedeniyle elektrik fiyatlarında ciddi yükseliş yaşandığını belirten Güllü, “2023’te doğalgaz ve kömür fiyatları normale dönmeye başladı ve Türkiye’de de hem doğalgaz hem de elektrik fiyatlarında 2022 yılına göre düşüş gözlendi.

Rusya-Ukrayna savaşı ile artan enerji fiyatlarından dolayı Türkiye’nin Enerji ithalatı 2022’de 97 milyar dolara çıktı. 2023’ün ilk 10 aylık verilerine göre ise 2022 yılının aynı dönemine göre yüzde 29’luk bir azalma söz konusu.Diğer yandan yılın ilk 10 ayında enerji kaynaklı dış ticaret açığı,toplam dış ticaret açığına oranla yüzde 74’ten yüzde 47’ye geriledi” diye ekledi.

Kapasite Artışında Gerileme Yaşandı

Türkiye’nin kurulu gücünün artmasına rağmen artış oranının önceki yıllara göre düşük kaldığını belirten Alkım Bağ Güllü, “2012-2022 yılları arasındaki dönemde, yıllık kurulu güç net artışının ortalaması 4,6 GW olmuştu.Talep artışının üzerinde olmakla birlikte bu artışın en önemli nedenlerinden biri, bu dönemde yenilenebilir enerji santrallerine verilen teşviklerdi. 2023 yılında ise yaklaşık 2,5 KW’lık yeni kurulu güç artışı oldu yani, yeni kapasite artışında bir gerileme söz konusu. Kurulu güç artışının neredeyse tamamı yenilenebilir kaynaklarından sağlandı” bilgisini verdi.

Demir ve Demir Dışı Metaller Sektörü Bu Yıl 100 Yeni Proje İle İhracatı Artıracak

0

İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Çetin Tecdelioğlu, 2023 yılında küçülen sektörün bu yıl, 100 yeni proje ile ihracat değerinin artırılacağını belirtti.

İDDMİB Başkanı Çetin Tecdelioğlu, “2023 Ocak-Aralık döneminde sektörümüz ihracatı değer olarak yüzde 13,3 azalışla 12,7 milyar dolara ulaşırken, miktar olarak yüzde 10,5 azalışla 2,84 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. Demir ve demir dışı metaller sektörünün 2023 Ocak-Aralık döneminde birim ihraç fiyatı ise 2022 Ocak-Aralık dönemine kıyasla yüzde 3 düşüşle kilogram başı ihracatı 4,47 dolar oldu” dedi.

Dünya Gazetesi’nden Nurdoğan Arslan Ergün’ün haberine göre; 2024’te ihracatı 14.4 milyar doların üzerine çıkarmak için 100’den fazla faaliyet gerçekleştireceklerine dikkat çeken Tecdelioğlu, “4 alım heyeti, 10 sektörel ticaret heyeti, 14 fuar faaliyeti, 8 seminer, 7 URGE kümelenme projesi, 20 sektör toplantısı, 4 sektör çalıştayı, 25 iş birliği ziyareti ve sektörel üye ziyaretleri ile Made in Türkiye algısını oluşturmaya devam edeceğiz” bilgisini verdi. Küresel dengelerde Türkiye’nin öneminin bir kez daha ortaya çıktığını kaydeden Tecdelioğlu, “2024 yılında da yapacağımız B2B’ler, alım heyetleri, info stantlar, sektörel ticaret heyetleri ve fuarlarla hiç durmayacağız. 7/24 ihracatçımızı artırmak için çalışacağız” diye konuştu.

Artık her yerde en büyük rakiplerinin Çin olduğunu dile getiren Tecdelioğlu, “Ancak Çin’e karşı ticaretini azaltmak isteyen ülkelerde bize fırsat doğuyor. Rekabetçiliğimizi kaybettiğimiz için buralarda da fiyat tutturmayla ilgili ciddi sıkıntılar yaşıyoruz ama ziyaretlerimiz, hızlı teslimatımız, parsiyel mal yapabilme kabiliyetimiz gibi birçok fırsatı değerlendirerek ihracatımızı düşürmeden hatta üzerine koyarak çalışmalara devam edeceğiz” vurgusu yaptı.

2024 yılında dünyanın ‘değişik’ bir yıl geçireceğini söyleyen Tecdelioğlu, dünyada daha majör hareketlerin olması, İsrail-Filistin savaşının büyüyüp çevre ülkelere sıçramasının ciddi bir tehdit olacağını ifade etti. Tecdelioğlu, “Bu tehditten dolayı ciddi anlamda kaygılıyız. Ülkemiz ekonomisinin geçtiği dar boğazdan sonra otoriteden, yeni dönemde ciddi anlamda faizlerde gerileme, kur politikalarında iyileşme bekliyoruz.

Elektrik ve doğalgaz tüketiminin en fazla olduğu sektörlerden biriyiz. Enerji fiyatları, maliyetlerimiz de yüzdesel olarak çok yüksek miktarda. Bu sebepten dolayı enerji politikalarıyla ilgili metal sektörüne yönelik özel fiyat tarifesiyle enerji fiyatlarında destek istiyoruz” dedi. Tecdelioğlu, deprem bölgesindeki sanayiciler için de işveren katkı payında teşvik talep etti.

Alüminyum ve Bakırda Sert Düşüş

Demir ve demir dışı metaller sektörü 2023 yılında en çok ihracatını 1,66 milyar dolar ile Almanya’ya gerçekleştirdi. İkinci sıradaki İtalya’ya 764 milyon dolar, üçüncü sırada yer alan ABD’ye ise 648 milyon dolar ihracat yapıldı. Bir önceki döneme göre en fazla ihracat artışı Suudi Arabistan’a yüzde 275 artışla 185 milyon dolar olarak gerçekleşerek 3,7 katına çıktı. Sektörde ihracat birim fiyatı ise 4.38 dolar oldu. Alt sektörlerde ise; alüminyum sektöründe 4,89 milyar dolar, armatür sektöründe 4,03 milyar dolar, bakır sektöründe 2,07 milyar dolar, mutfak sektöründe 5,73 milyar dolar, hırdavat sektöründe 2,37 milyar dolar, yapı sektöründe 30,05 milyar dolar ve döküm sektöründe 11,33 milyar dolar ihracat gerçekleşti.

Akıllı Ev Teknolojisiyle İnşa Edilen Gökdemir Villaları Projesinde Sona Gelindi

Ankara’nın en lüks villa projeleri arasında gösterilen, standartların üstünde bir inşaat kalitesi ve kusursuz işçilikle Beytepe’de inşa edilen Gökdemir Villaları projesinde sona yaklaşıldı. Projede yaşam Mart 2024’te başlayacak.

20 yılı aşkın inşaat ve mimari tecrübesi ile bugüne kadar 5 bin konutu başarıyla tamamlayan Ankara’nın en büyük konut üreticileri firmalarından biri olarak gösterilen Emre Gökdemir İnşaat’ın Beytepe’de inşa ettiği villa projesi büyük oranda tamamlandı.

7 bin 134 metrekare arsa alanında yüzde 65’lik bir yeşil alan sunan toplam 14 villadan oluşan sitede bahçe sulama sisteminde gri su teknolojisi kullanılıyor. 7/24 teknik ve fiziki güvenlik olduğu sitede, her bir villaya 4 araçlık kapalı otopark ve elektrikli araç şarj ünitesini yer alıyor.

Standartların Üstünde Yaşam Konforu

Akıllı ev teknolojisiyle, en kaliteli inşaat malzemelerinin kusursuz bir işçilikle uygulandığı proje, kullanıcılarına mükemmeli yaşatmak üzerine inşa edildi. 8 oda 1 salon 6 banyo 600 metrekare brüt, 456 metrekare net kullanım olanı dört katlı villalarda panoramik asansör yer alıyor. 

Bahçe ile iç içe salonu ve mutfağı, ev hizmetleri görevlisi odası, sauna, fitnes alanı ve hobi atölyesi daha fazla kullanılabilir alanlar sunuyor. Kullanıcılarının yaşam kalitesini en üst seviyeye çıkaran bir mimari anlayışla inşa edilen Gökdemir Villaları yaşamda konforu ulaşımda rahatlığı sunuyor.

Projenin tüm detaylarına buradan göz atabilirsiniz.

Seranit Banyo Mobilyalarında Designist İmzası

Designist, hayata ve mekâna değer katan seramik ve banyo ürün gruplarıyla tanınan Seranit markası için banyo mobilyası koleksiyonu tasarladı. İlk kez Unicera 2023 Fuarı’nda yine Designist tarafından tasarlanan Seranit standında lanse edilen koleksiyon, doğa ile insanın yarattığı çevre arasındaki güçlü bağların pozitif etkilerinden ilham alan, kullanıcı ihtiyaçlarının gözetildiği, sade, net, organik ve sürdürülebilir tasarımlardan oluşuyor. 

İç Mimar Aslı Arıkan Dayıoğlu liderliğinde ulusal ve uluslararası ölçekte ödüllü projelere imza atan Designist, seramik ve banyo ürünleri alanındaki global markalardan biri olan Seranit için banyo mobilyası koleksiyonu tasarladı. İlk kez Unicera 2023 Fuarı’nda yine Designist tarafından tasarlanan Seranit standında lanse edilen koleksiyonda; banyolar, “modern dünya koşullarında yaşamlarının büyük bir kısmını kapalı ortamlar içerisinde geçiren insanlar için doğa ile tekrar bağ kurabileceği alanlardan biri” olarak yorumlanmış ve günümüz teknolojilerinin de tasarıma entegrasyonu ile dingin ve huzurlu banyolar oluşturmak hedeflenmiş. 

Koleksiyonda yer alan beş adet banyo mobilyasının tasarımında doğa ile insan arasındaki güçlü bağların yarattığı pozitif etkilerden ilham alan ve kullanıcı ihtiyaçlarını gözeterek, estetik ve fonksiyonel ürünler oluşturmayı hedefleyen Designist; “Stone”, “Natur”, “Net”, “Cool” ve “Recta” serisi banyo mobilyalarında doğadan alınan ilham ile organik formları nötr tonlar ile bütünleştirmiş. 

Stone ürün grubundaki lavabo, formunu deniz ve okyanus dalgalarının güçlü akışı ile şekillenen çakıl taşlarının görünümlerinden alıyor. Aynı tonda ve dokuda tasarlanmış olan tezgâh ile birlikte sunulan Stone, yine çakıl taşı formundaki aydınlatma, askı ve ahşap kulp gibi aksesuarlar ile tamamlanıyor. Stone banyo dolabının tasarımında kullanılan katmanlar ile malzeme, doku ve renk farklılıkları; dolabın kabuğunu oluşturan ve çevreleyen dış gövdede kayanın çakıla, çakılın kuma dönüşüm hikayesinin katmanlarını simgeliyor. 

Natur’un tasarımındaki çıkış noktası ise doğadan ilham alarak her gün kullandığımız banyo mobilyalarını özelleştirmek olmuş. Tıpkı suyun, istiridye mantarının organik formuna katkısı olduğu gibi, Natur da şekillenirken banyolarda akışkan formuyla hayat buluyor. Doğada nadir bulunduğu için değerlenen istiridye mantarları gibi Natur’un da kullanıcılar için banyolardaki en değerli ürün olmasını amaçlayan Designist, dolap kapaklarındaki detaylarda ve ürünü oluşturan malzemelerde istiridye mantarının dokusundan esinlenmiş. 

Sade, yalın ve çeşitlendirilebilen tasarım anlayışı ile hayata geçirilen Net, modüler yapısı ile kullanıcıların ve mekanların ihtiyaçları doğrultusunda değiştirilebilme esnekliğine sahip. Designist, Net tasarımında; opsiyonel ayak kullanımı, çekmece çeşitleri, açılı ayna, yan havluluk, cam raf, mermer ya da metal aksesuar sistemleri gibi eklenebilir ürünlerle kullanıcıları tasarım sürecine dahil etmeyi ve çok amaçlı bir kullanım sunmayı hedeflemiş.

Endüstriyel şıklık ile rafine estetiği birleştiren bir tasarım anlayışı ile kullanıcı odaklı, ulaşılabilir bir ürün olarak tasarlanan Cool ise metalin hamlığını ve camın gücünü, ahşabın yalınlığı ile birleştirerek pastel renklerle bütünleştiriyor ve bazen de terrazzo gibi daha dinamik bitişlerle kontrast sergiliyor. Tezgâh ya da lavabo malzemesi ile aynı bitişteki arkadan ışıklı aynası, opsiyonel alt dolap ya da perfore rafı ve yanlarındaki havluluk detayı, kullanıcıya kompakt ve flexible çözümler sunarak banyoda keyifli ve yeni bir deneyim yaşatmayı hedefliyor.

Recta, hiçbir duvar taşıyıcısına gerek kalmadan, özel boyalı zarif ayakları ile banyoda kendi başına ayakta durarak güçlü bir duruş sergiliyor. Recta, havluluğu ve deri kaplı çekmeceleri ile misafir banyolarının vazgeçilmezi olmayı hedefliyor. 

Seranit’in Unicera 2023 Fuar Standını da Designist Tasarladı…

6-10 Kasım tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde ziyaretçileri ile buluşan Unicera 2023 fuarındaki 1300 metrekarelik Seranit standı da Designist imzasını taşıyor. Fuar ziyaretçilerinin büyük ilgi gösterdiği Seranit standının tasarımında banyo ve su ilişkisini ele alarak yola çıkan Designist, doğanın eşsiz dengesini, su ile kumun birleştiği anda oluşturdukları ahengi ve dinginliği tasarımına yansıtmış. Bununla birlikte evren ve içinde barındırdığı hayat ile nesneler arasındaki kusursuz denge ve doğadaki mucizevi mühendisliğin saf ve el değmemiş muhteşem güzelliği, tasarımın çıkış noktalarını oluşturmuş. Döngünün bir parçası olarak insanın günlük yaşamında da denge ve ahengi hissedebilmesi için renklerin ve dokuların sadeliği ile amorf formları tasarımlarında kullanan Designist, bu dinginliği kullanıcıya yansıtmayı hedeflemiş.

Seranit fuar standının tasarım konseptinde, su ve seramiğin ham maddesi olan kum ile deniz kabuğu imgelerinden ilham alan Designist, tüm stant alanını deniz kabuğunun dairesel ve akışkan formundan esinlenerek biçimlendirmiş. Tasarımda tercih edilen soft, sıcak renkler ve malzemeler ile de bu fikir desteklenmiş. Aynı zamanda Seranit’in banyolarının istiridyenin içindeki bir inci gibi değerli olduğunu vurgulamak amacıyla banyo mobilyası koleksiyonu fuar alanının tam ortasına yerleştirilmiş ve birer mücevher gibi sergilenmiş. Konseptin bir diğer parçası olan kum elementi ise tüm fuar alanında ön plana çıkarılmış ve 2024 yılı seramik koleksiyonlarının sergilenebileceği bir sergileme elemanı olarak kullanılmış.

Fuzul GYO Portföy Değerini Yüzde 68 Artırdı

Fuzul Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı’na (GYO) yapılan gayrimenkul değerlemesine göre, şirketin portföy değeri yüzde 68,28 artarak 8 milyar 165 milyon TL oldu.

Borsa İstanbul’da işlem gören şirketten Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na gönderilen bilgilendirme açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Güncel yayınlamış olduğumuz Şirketimiz gayrimenkul değerleme raporları kapsamında;

Toplam portföy değerimizin bir önceki değerleme raporlarına göre 4 milyar 852 milyon TL’den yüzde 68,28 artış göstererek 8 milyar 165 milyon TL’ye ulaşmış olduğu hususunu kamuoyunun bilgisine sunarız.”

Fuzul GYO’nun tüm firma bilgileri ile proje detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Milsan Elektronik, Türkiye’nin İlk Uluslararası Test Merkezi Onaylı Solar İnverter’ini Üretiyor

Milsan Elektronik Türkiye’nin, Uluslararası Test Merkezi’nden onay almış yerli ve milli Solar İnverter’ini üretiyor. 

Milsan Elektronik Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Nursaçan, bu yıl toplam 35 farklı Solar İnverter’i piyasaya sunmaya hazırlandıklarını belirtti. Başkan Nursaçan, şirkette gerçekleşen önemli gelişmeler ve yeni ürünleri Solar İnverter hakkında bilgi verdi:

Milsan Elektronik hakkında bilgi alabilir miyiz? 

Üretim faaliyetlerimize 1995 yılında, yaylı yatak, yaylı kanepe, otomotiv, mobilya ve izolasyon sektöründe kullanılan keçe ve vatkaların üretimi ile  Milkay Teknik Tekstil A.Ş ile Kayseri Organize Sanayi Bölgesinde başladık. Dünya üzerinde sektörünün ilk 5 ‘i içindeyiz. 60’ın üzerinde ülkeye ihracat yapmaktayız.

Globalde ve ülkemizdeki teknolojik gelişmeler, yatırım anlamında bizleri teknoloji tabanlı sektörlere hizmet verecek yatırımların ülkemiz ekonomisine ve şirket geleceğine büyük katkı sağlayacağını düşünerek  2022 yılında Milsan Elektronik Sanayi T.A.Ş’yi Niğde–Bor Organize Sanayi Bölgesi’nde kurduk.

PCB (Baskılı Devre Kartı), SMD (Yüzey Montaj Teknolojisi) ve THT (Delik Montaj Teknolojisi) hatlarımızla, proje aşamasından üretim entegrasyonuna kadar tüm süreçleri, global teknoloji devleri ile aynı segmentte elektronik kart üretimi yapmaktayız. Şubat 2024 itibari ile PCB üretimini bünyemizde yapmaya başlıyoruz.

Firmanız kaç kişiye istihdam sağlıyor? Sektörün kalifiye eleman durumuna dair değerlendirmeniz nedir?

35’i mühendis olmak kaydıyla toplam 40 kişilik bir kadromuz var. Sektörde ülkemizdeki diğer endüstriyel üretim yapılan alanlarda olduğu gibi Ara Eleman Tekniker/Teknisyen ihtiyacı var. Bu konuda nitelikli ara eleman yetişmesi için, Meslek Liselerinde ve Meslek Yüksek Okullarında eğitimin teorik ve uygulama anlamında gelişmiş mezunlar vermesi için çalışmalarını ümit ediyoruz. 

Son dönemde geliştirdiğiniz teknolojik yenilikler neler oldu?

Mühendislik çalışmalarından savunma sanayisine, medikal alandan otomotive, telekomünikasyondan enerjiye ve endüstriyel elektroniğe kadar çeşitli sektörlerde kullanılan elektronik kartları üretme yeteneğine sahibiz. Gelişmiş test alt yapımızla birleşen mühendislik uzmanlığımız, yenilikçi ve yüksek kaliteli ürünler sunmamıza olanak sağlıyor.

Yenilenebilir enerji kaynaklarından temiz elektrik üretimi için dünya ve ülkemizde seferber olunduğu ve öncelikli, yatırım anlamında güneş enerji santralleri proje ve kurulumlarının parladığı günümüz enerji trendine nasıl katkıda bulunacağımızı düşündük. PV solar panellerden, aksesuar kısmına kadar birçok yatırımcı hizmet vermek üzere işletmelerini kurduğunu oluşan pazara hizmet verdiğini gördük. Ancak teknoloji ve yazılım olarak çok emek verilmesi gereken Solar İnverter (Evirici) kısmında halihazırda başta Uzakdoğu ve Avrupa Üreticilerinin pazara hakim olduğunu ve güneş enerji santrallerinde İnverter‘lerde dışa bağımlı olduğumuzu, tamamı ithal edildiği için ülkemizde ciddi anlamda cari açığa neden olduğunu gördük.

Sektörel bilgi ve tecrübe yetkinliği yüksek Türk mühendisine inanarak, güvenerek, hayalindeki olması gereken en iyi cihazı üretme fırsatı vererek uluslararası standartlara uygun ve uluslararası test merkezleri onayını almış olan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yerli ve milli teknoloji yazılımına sahip, solar inverteri olan Pixel Solar İnverter’i 2023 yılında üretmeye başladık.

Hızla gelişen yapay zekâ teknolojisini firmanıza nasıl uyarladınız? 

Teknolojisi ile birlikte Türk mühendisinin emeği olan Pixel Solar İnverter Yazılımı sayesinde  global tüm muadillerinden güvenlik, verimlilik, veri kullanımı ve değerlendirmesi konusunda en üstün performansa sahip solar inverteri olduğu, uluslararası test merkezlerinde alınan sonuçlarla tescil de edilmiş oluyor.

Çalıştığınız sektörde yaşanan değişimleri/ gelişimi bize anlatır mısınız? Sektörü nasıl bir gelecek bekliyor?

Global anlamda yenilenebilir enerji konusunda önder dernek ve kuruluşların güneş enerji santralleri için 2027 yılına kadar tüm dünyada yaklaşık 290 milyar dolarlık bir büyüme öngörülüyor. Ülkemizde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Ulusal Enerji Planı’na bu süreçte, 13 GW ‘lık bir büyüme öngörüyorlar.

Firmanızın sektördeki konumu, pazardaki yeri ve hedefleri konusunda bilgi verebilir misiniz?

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın ülkemiz için öngördüğü 13 GW lık (Lisanssız santraller ile birlikte 15 GW) pazarın en az  yüzde 20’sinde olmamız gerektiğine inanarak hedeflerimizi belirledik. Bu konuda amacımız, ülkemizde oluşabilecek cari açığı en az seviyeye indirme çabasıdır. 

2023 yılı nasıl geçti, 2024 yılına dair sektör ve firma adına beklentileriniz – öngörüleriniz nelerdir?

Global ekonomiyi ve dolayısıyla ülkemizi etkileyen pandemi sonrası, ülkemizde yaşanan acı kayıplara neden olan depremler sonrasında hala yatırım yapabilme gücünü içimizde hissederek, oluşan pazarda sağlam ve emin adımlarla ilerleyeceğiz. Solar İnverter pazarına, yeri ve kullanım amacına göre 35 farklı Pixel Solar İnverter modeli ile hizmet vereceğiz.

Son olarak hedefleriniz nelerdir?

Öncelikle Türk mühendisinin emeği ile üretilen Pixel Solar İnverter’in ülkemizde marka değerini oluşturarak, sektördeki ithalat nedeni ile oluşan cari açığı en düşük seviyesine getirme çabasında olacağız.  

Şubat 2024 de devreye alınacak olan PCB üretim hattımız ile ülkemizin savunma sanayisine, medikal alandan otomotive, telekomünikasyondan enerjiye ve endüstriyel elektroniğe kadar çeşitli sektörlerde kullanılan elektronik kartları üretmeye devam edeceğiz.

Bunların dışında  paylaşmamızı istedikleriniz nelerdir?

Şu ana kadar yapmış olduğumuz ciddi yatırımları da düşünerek, ülkemizde ve sektörde ciddi anlamda cari açık oluşmasına engel olmak ve yatırımcıları desteklemek için, devletimizden ithalat gümrük oranlarını artırarak yerli ve milli üretimi ve ürün grubunu destekleyecek teşvik ve hibeleri açıklamasını ve süreçleri kolaylaştırmasını beklemekteyiz.

Yapiradar.com’un Sponsorları Arasında Yer Aldığı 11. Gayrimenkulde Liderler Zirvesi Bugün Başlıyor

0

2012 yılından bu yana Management Plus Danışmanlık ve Eğitim tarafından düzenlenen ve Yapiradar.com’un sponsor olduğu Gayrimenkulde Liderler Zirvesi bu yıl, Radisson Collection Hotel Vadi İstanbul’ da düzenleniyor.

Gayrimenkul sektöründe kiralardaki artış ve konuta erişebilme konusunda yaşanan sorunlar dahil olmak üzere, sektöre ilişkin tüm olumlu ve olumsuz süreçleri ele alarak bir yol haritası oluşturabilmek amacıyla, bu yıl zirvenin 11. si bugün başladı. 

Yapiradar.com’un da sponsorlar arasında bulunduğu zirvenin ana teması “Konuta Erişebilirlik” olacak. “11. Gayrimenkulde Liderler Zirvesine”, gayrimenkul ve inşaat, gayrimenkul yatırım ortaklıkları, bankacılık, gayrimenkul danışmanlığı sektöründen üst düzey isimlerin konuşmacı ve katılımcı olarak yer alacağı zirve, her yıl olduğu gibi bu yıl da sektörün liderlerini ve profesyonellerini bir araya getirecek.

Saat 09.45 de açılış konuşmasıyla başlayacak olan zirvenin genel akışı şu şekilde :

  • Açılış konuşması
  • Açılış Oturumu: Gayrimenkul Sektörünün Güncel Sorunları ve Konuta Erişebilirliğe STK’ların Önerileri
  • Özel Oturum
  • 1. Oturum: Konuta Erişebilirlik İçin Çözümler
  • 2. Oturum: Konuta Erişebilirliğin Hukuksal ve Yönetsel Boyutları
  • 3. Oturum: Verilerle Konuta Erişebilirlik
  • Kokteyl ve Gayrimenkul Sektörüne Katkı Sağlayanlar Ödül Töreni

Karacadağ Kayak Merkezi’ndeki Otel Projesi Tamamlandı

0

Şanlıurfa’da kış turizminin önemli noktalarından Karacadağ Kayak Merkezi’nde yapılan otel projesinin inşaat çalışmaları tamamlandı.

Güneydoğu Anadolu Bölgesinin tek kayak merkezi olan Karacadağ Kayak Merkezi’nde başlatılan otel ve park çalışması Şanlıurfa’da kış turizmini önemli ölçüde geliştirecek. Karacadağ Kayak Merkezinde yapımına başlanılan otel inşaatı tamamlandı. Karacadağ Kayak Merkezinde bodrum, zemin, 1. ve 2.kat olmak üzere 3 bin 600 metrekare kapalı alandan oluşan yapı içerisinde restoran, kafeterya 18 oda yer alacak.  Kayak yapmak için çevre illere gitmek istemeyenler için de merkezde araçlarını koyabilecekleri 2 açık otopark yapılacak. Bölgede ayrıca çocuklar için oyun alanları, etkinlik alanları da yapılarak ilerleyen dönemlerde bölgede yapılacak kış festivallerinin de önü açılmış olacak.

Almanya’da Sanayi Üretimi 6 Aydır Gerilemesini Sürdürüyor

Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis), 2023 Kasım ayına ilişkin sanayi üretimi geçici verilerini açıkladı.

Buna göre, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi, 2023 Kasım’da bir önceki aya kıyasla yüzde 0,7 düştü. Piyasa beklentisi yüzde 0,2 artış olacağı yönündeydi. Böylece, ülkede sanayi üretimi art arda altı ay geriledi.

Ekimde aylık yüzde 0,4 gerileme olarak açıklanan sanayi üretimi verisi de yüzde 0,3 düşüş olarak revize edildi.

Sanayi üretimi verileri, 2023 Kasım’da önceki aya göre enerji ve inşaat hariç sanayi üretiminin yüzde 0,5 azaldığını ortaya koydu.

Söz konusu dönemde ara malı üretimi yüzde 0,5, sermaye malı üretimi yüzde 0,7 ve tüketim malları üretimi yüzde 0,1 düşüş gösterdi. Enerji üretiminde yüzde 3,9 artış ve inşaatta yüzde 2,9 düşüş kaydedildi.

Destatis, enerji yoğun sanayi kollarında söz konusu ayda üretimin ekime göre yüzde 3,1 arttığını ve Kasım 2022’ye göre yüzde 4 azaldığını kaydetti.

Federal İstatistik Ofisi, daha az değişken olan üç aydan üç aya karşılaştırmanın, Eylül-Kasım 2023 döneminde üretimin önceki üç aya göre yüzde 1,9 daha düşük olduğunu gösterdiğini belirtti.

Almanya Ekonomi ve İklimi Koruma Bakanlığından yapılan açıklamada, alınan siparişler ve iş ortamı gibi mevcut öncü göstergeler dikkate alındığında sanayide hızlı bir toparlanma beklenmediği belirtilerek, “Bununla birlikte yıl içinde beklenen iç ekonomik toparlanma ve artan ihracat zemininde sanayi üretiminde en azından bir toparlanma işaretinin görülmesi muhtemel.” ifadesi kullanıldı.

Commerzbank Başekonomisti Jörg Kramer, sanayi üretiminde yeniden görülen önemli düşüşün, şirketlerin boşalan sipariş defterlerine giderek daha fazla tepki verdiğini gösterdiğini belirterek, “Yüksek enflasyona tepki olarak son dönemde yapılan küresel faiz artışları etkisini gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski de Alman ekonomisinde yeni yılda da eski sorunların devam ettiğini vurgulayarak, “Sanayi üretimindeki düşüş eğilimi kasım ayında da devam etti ve ekonominin teknik resesyona girme ihtimalini artırdı.” dedi.

Brzeski, şunları kaydetti:

“Hükümetin mali sıkıntıları, Süveyş Kanalı’ndaki sıkıntılar ve zayıf olduğu bildirilen Noel satışlarının ekonomik yansımalarının ilk işaretleri ile Aralık 2023’ün daha olumsuz sürprizler getirmesi muhtemeldir. Tüm bunlar Alman ekonomisinde dördüncü çeyrekte bir başka küçük daralmaya işaret ediyor ve ekonomiyi 2020’den bu yana ilk -kuşkusuz çok küçük- teknik resesyona itiyor. Dediğimiz gibi, yeni yıl, eski sorunlar.”

Alman ekonomisi geçen yılın üçüncü çeyreğinde, zayıf satın alma gücü ve yüksek faiz oranları nedeniyle bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,1 daralmıştı. Almanya Merkez Bankası (Bundesbank), zayıf dış talep ve bir önce yıl enerji fiyatlarındaki şokun sonuçlarının üretimi yavaşlatması nedeniyle 4. çeyrekte ekonominin küçülmesini bekliyor.

Ülkenin, ekonominin son çeyrekte küçülmesi halinde art arda iki olumsuz çeyrek daralarak teknik resesyona gireceği öngörülüyor.

Hükümet 11 Ekim’de, 2023 için daha önce yüzde 0,4 olarak açıklanan büyüme beklentisini küresel ekonomideki durgunluk nedeniyle eksi yüzde 0,4 olarak güncellemişti.

Uluslararası Para Fonu da Almanya için büyüme beklentisini yüzde eksi 0,3’ten eksi 0,5’e indirerek 2023’te küçülen tek gelişmiş ülkenin Almanya olacağını bildirmişti.

Kaynak: Dünya Gazetesi

İnşaat Sektörü, 2023’ü Mücadeleyle Geçirdi

0

Teknik Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Umut Durbakayım, talep daralması ve artan maliyetler sebebiyle inşaat sektörünün, 2023 yılını sancılı geçirdiğini söyledi.

Zorlu bir yılın ardından 2024’e merhaba diyen inşaat sektörü, krediye erişim zorluğu, satışlardaki düşüş, yükselen maliyetleri ve nitelikli istihdam açığıyla mücadelesine kaldığı yerden devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2023 yılının 11 ayında konut satışları yüzde 14,9 azalırken, inşaat maliyet endeksi yüzde 66,46 arttı. Aynı zamanda konut fiyatları da kiralar da durulmadı. Endeksa verilerine göre, 2023 Kasım’da konut fiyatları yüzde 96 artarken, ortalama konut fiyatı 3 milyon TL’yi aştı. TÜİK verilerine göre de gerçek kira endeksi, Aralık 2023’de, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 108,6 artış kaydetti.

Kredi Taksitleri Gelirin Çok Üzerinde

Dünya Gazetesi’nden Hamide Hangül’ün haberine göre; inşaat sektörünün 2023’ü mücadeleyle geçirdiğini söyleyen Teknik Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Umut Durbakayım, şu değerlendirmelerde bulundu: 

“Konut kredilerindeki yüksek faizler, mevcut satışların istendiği düzeyde gerçekleşmesini engelliyor. Bir başka ifadeyle kredi taksitlerinin, aylık maaşların çok üzerinde olması, yani alım gücünün düşük kalması arzu edilen satış rakamlarının gerçekleşmesini engelliyor. Kamu bankalarının yaptığı kampanyalar çok iştah açıcı ve cazip. Ancak kampanya kriterlerinin karşılanması çok zor. Bu kriterler biraz esnetilirse, istenilen satış başarısı daha kolay yakalanır diye düşünüyorum.”

Açılan Makas İştahsızlık Getiriyor

 Ev sahipliğinin artması ve fiyatların dengelenmesi için konut arzının önemine vurgu yapan Durbakayım, ancak buradaki engelleri şöyle özetledi: “Erişilebilir metrekare birim fiyatları ile üretim maliyeti arasındaki makasın giderek açılması, diğer taraftan malzeme ve işçilik maliyetlerindeki göreceli sıkıntılar konut arzının önündeki engellerden en önemlileri diyebiliriz. Konut ihtiyacı olanların krediye ulaşmasının güçlüğü de göz önüne alındığında talep eğrisinin düşey ivme kazanması kaçınılmaz oluyor. Konut üreticilerinin iştahsızlığı da bunun doğal bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.”

Maliyetle Mücadele Sürecek

 Sektörün maliyetlerle mücadelesinin devam ettiğini ve edeceğinin altını çizen Durbakayım sözlerini şöyle sürdürdü: “Sektörün yaşadığı en önemli sorunlardan biri inşaat malzemelerinde ve işçilikte ortaya çıkan arz talep dengesizliğidir. Bilindiği gibi yılın başında yaşadığımız deprem nedeniyle yıkılan konutların yeniden inşası için oldukça hummalı ve hızlı bir çalışma başladı. Bu nedenle demir, çimento gibi inşaat malzemelerinde ‘temin’ ve ‘fiyat’ sıkıntısı yaşandı. Fakat asıl sorun işçilikte ortaya çıktı. İnşaatlarda çalışacak alt ve ara kademe personelde büyük bir sıkıntı oluştu. Ancak deprem konutlarının tamamlanmasıyla, sektördeki malzeme ve istihdam tekrar dengeye oturacağını biliyoruz. Söz konusu dengenin de 2024 ortasında tekrar sağlanacağını öngörüyoruz.”

Yerel Seçim Sonrası İki Karma Proje Yolda

Teknik Yapı olarak devam eden projeleri arasında Evora İzmir’de son aşamaya geldiklerin açıklayan Durbakayım, “2024’ün sonunda tamamını teslim etmeyi planlıyoruz. Kartal ve Maltepe’deki Deluxia Residence ve Deluxia Business’de de teslimlere 2024’ün sonunda başlamay hedefliyoruz. Özellikle kentsel dönüşüm projelerine odaklanıyoruz. 2024’de biri Avrupa diğeri Anadolu yakasında olmak üzere iki karma projeyi hayata geçirme hedefimiz var. Hazırlıklarımızı tamamladık ve yerel seçimlerden hemen sonra hayata geçirmeyi düşünüyoruz” diye konuştu.

Kiralardaki Artış, Konut Fiyatlarını Katladı

Konut ve kiralardaki artışa da değinen Umut Durbakayım, konut fiyatlarındaki artışın, kira artışlarının çok gerisinde kaldığının altını çizdi. Durbakayım, şöyle devam etti: “2022 sonunda faiz ve maliyet artışı, konut fiyatlarını tekrar yükseltmeye başladı ve bu artışlar da konut satış fiyatlarına tamamen yansıtılmadı. Yine 2009 – 2020 döneminde kira gelirlerinin konut fiyatını karşılama süresi 20-25 yıllık bir periyod içindeydi. 2021’den sonra bu oran 15-16 yıl gibi süreye geriledi. Diğer bir ifadeyle konut kiraları, konjonktürel sürece uyum sağlarken, konut fiyatları çok geride kaldı.”

İşsizlik Oranı Kasım’da 3 Milyon 116 Bine Yükseldi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Kasım 2023 işsizlik verilerini açıkladı. İşsiz sayısı 115 bin kişi artarak 3 milyon 116 bin kişi oldu.

Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2023 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 115 bin kişi artarak 3 milyon 116 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,4 puan artarak yüzde 9,0 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 7,5 iken kadınlarda yüzde 11,8 olarak tahmin edildi. 

Mevsim Etkisinden Arındırılmış İstihdam Oranı Yüzde 48,2 Oldu 

İstihdam edilenlerin sayısı 2023 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 236 bin kişi azalarak 31 milyon 611 bin kişi, istihdam oranı ise 0,4 puan azalarak yüzde 48,2 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 65,4 iken kadınlarda yüzde 31,3 olarak gerçekleşti. 

Mevsim Etkisinden Arındırılmış İşgücüne Katılma Oranı Yüzde 52,9 Olarak Gerçekleşti 

İşgücü 2023 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 122 bin kişi azalarak 34 milyon 726 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,2 puan azalarak yüzde 52,9 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,7 iken kadınlarda yüzde 35,5 oldu. 

Genç Nüfusta Mevsim Etkisinden Arındırılmış İşsizlik Oranı Yüzde 16,5 Oldu 

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,3 puan artarak yüzde 16,5 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 14,2, kadınlarda ise yüzde 20,7 olarak tahmin edildi. 

Mevsim ve Takvim Etkilerinden Arındırılmış Haftalık Ortalama Fiili Çalışma Süresi 43,8 Saat Oldu 

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2023 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 0,2 saat azalarak 43,8 saat olarak gerçekleşti. 

Mevsim Etkisinden Arındırılmış Âtıl İşgücü Oranı Yüzde 22,7 Oldu 

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2023 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 1,3 puan artarak yüzde 22,7 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 14,9 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 17,3 olarak tahmin edildi.

Sanayi Üretiminde Artış

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) sanayi üretim endeksi Kasım 2023 sonuçlarını açıkladı. Buna göre sanayi üretimi, yüzde 0,2 artış gösterdi.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2023 yılı Kasım ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,5, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 0,1 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 4,5 arttı.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2023 yılı Kasım ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 4,5, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,3 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,0 azaldı.

İnşaat Maliyetleri 2023 Kasım’da Yüzde 66,49 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2023 Kasım ayına ilişkin inşaat maliyet endeksini açıkladı. Endeks söz konusu ayda bir önceki yıla göre, yüzde 66,49 oranında artış gösterdi.

İnşaat maliyet endeksi, 2023 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 1,52 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 66,49 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 2,06 arttı, işçilik endeksi yüzde 0,19 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 53,46 arttı, işçilik endeksi yüzde 110,77 arttı. 

Bina İnşaatı Maliyet Endeksi Yıllık Yüzde 66,06 Arttı, Aylık Yüzde 1,87 Arttı 

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,87 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 66,06 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 2,55 arttı, işçilik endeksi yüzde 0,28 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 52,38 arttı, işçilik endeksi yüzde 110,73 arttı. 

Bina Dışı Yapılar İçin İnşaat Maliyet Endeksi Yıllık Yüzde 67,91 Arttı, Aylık Yüzde 0,40 Arttı 

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,40 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 67,91 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 0,60 arttı, işçilik endeksi yüzde 0,15 azaldı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 56,83 arttı, işçilik endeksi yüzde 110,94 arttı.

Enerjisa’nın Kurulu Gücü 3 Bin 792 Megavata Ulaştı

0

Enerjisa Enerji Üretim’in 2023 yıl sonu itibarıyla toplam kurulu gücü 3 bin 792 megavat seviyesine ulaştı.

Sabancı Holding, Enerjisa Üretim’in Türkiye yenilenebilir enerji pazarındaki lider konumunun güçlendirilmesi hedefleri doğrultusunda yürütülen rüzgar enerji santrali yatırımlarına ilişkin gelişmeleri KAP’a duyurdu.

Devam eden yatırımların tamamlanması ve devreye alınacak kapasite artışları ile birlikte Enerjisa Üretim 2026 yılı itibarıyla yaklaşık 5 bin MW’lık kurulu güce ve yüzde 60 yenilenebilir enerji payına ulaşması bekleniyor.

Sabancı Holding’den yapılan açıklamada şu bilgiler verildi: 

“Toplam 1.000 MW’lık Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı 2 (YEKA-2) projelerinin 2026 yılının ilk çeyreğine kadar kademeli olarak tamamlanarak devreye alınması için çalışmalar tüm hızıyla devam etmektedir.

Yüzde 75’lik kısım için önemli tedarik sözleşmelerinin tamamı imzalanmış, imalat ve sevkler başlamıştır. Kalan yüzde 25’lik kısım içinde sipariş aşamasına geçilmiştir. Daha önce kamuya duyurulan ve yatırım süreci devam eden 250 MW’lık Aydın Bölgesi YEKA-2 projelerinden ilki olan 25,2 MW kapasiteye sahip Akköy Rüzgar Enerji Santrali’nin kurulumu tamamlanarak devreye alınmıştır. Ayrıca, tamamlandığında toplam 185 MW kapasiteye sahip olacak santrallerin de saha inşaat faaliyetleri başlamıştır.

YEKA-2 proje bölgelerindeki büyümeyi stratejik olarak desteklemek amacıyla, 2015 yılından bu yana faaliyet gösteren ve 18,9 MW kurulu güce sahip Çeşme RES ile 2020 yılından itibaren faaliyet gösteren ve 7,2 MW kurulu güce sahip Dikili RES’in sahibi olan şirketlerin hisselerinin tamamının Enerjisa Üretim tarafından devralınması işlemleri tamamlanmıştır. Çeşme RES’in ilave 3,6 MW ve Dikili RES’in ise ilave 19,2 MW kapasite artış hakkı bulunmakta olup, buna yönelik planlamalar ayrıca yapılmaktadır.”

Çukurova Bölgesel Havalimanı Projesinde Sona Gelindi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çukurova Bölgesel Havalimanı projesinde inşaat çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu belirtti.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yerli ve milli projeler ile ulaşım hatlarına yönelik çalışmalarda gelinen noktaya ilişkin açıklama yaptı. Uraloğlu, Yozgat, Bayburt-Gümüşhane, Hatay ve Çukurova havalimanlarında inşaatların devam ettiğini belirterek, Çukurova Bölgesel Havalimanı’nı bu ay bitirmek üzere çalışmaları hızlandırdıklarını belirtti.

Hava, kara, demir ve deniz yolları ile iletişimde önceliklerinin yerli ve milli teknolojiyi kullanmak olduğunu vurgulayan Uraloğlu, “Demir yolu araçlarının yerli ve milli olması yönündeki çalışmalara ağırlık veriyoruz. Milli Metro Projesi, lokomotif üretimi ve milli elektrikli tren seti gibi projeler ülkeye değer kattı. Akıllı ulaşım yollarında da kullanılan teknolojiler de Türkiye’de üretiliyor” diye konuştu.

“Hatay Havalimanı Önümüzdeki Sene İçinde Bitecek”

 Uraloğlu, 2002’de 26 olan havalimanı sayısını 57’ye yükselttiklerine dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı: “Havalimanı sayımız aşağı yukarı Türkiye’deki ihtiyacı karşılama noktasına geldi. Yozgat, Bayburt-Gümüşhane ve Çukurova bölgesel havalimanlarının inşaatları devam ediyor. Çukurova Bölgesel Havalimanı bitmek üzere.

Bu ay içinde açmak için 7/24 çalışıyoruz. Sabiha Gökçen Havalimanı’nın üçüncü pistinin inşaatına ve Antalya Havalimanı’nda da yeni bir terminal binasına başladık. Depremde hasar gören Hatay Havalimanı’na ilişkin çalışmalar yaptık. Hatay ve çevre illerde yer araştırmaları yaptıktan sonra Hatay Havalimanı’nı kendi yerinde yapma kararı aldık ve inşaatına da başladık. Hizmete açacağız. Muhtemelen önümüzdeki sene içinde bitirmiş olacağız.”

İstanbul-Ankara Hattında Yeni Otoyolu Projelendiriliyor

İstanbul ile Ankara arasında taşıt trafiğinin artma eğiliminde olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, bu hatta yürütülen çalışmalara ilişkin şu bilgiyi verdi: “İstanbul ile Ankara arasında gelecek yıllar için bize mutlaka yeni bir otoyol lazım. Daha kısa gidecek bir tren hattı da lazım. Ankara’dan başlayıp Ayaş, Beypazarı, Nallıhan üzerinden Akyazı’ya kadar giden 276 kilometrelik bir otoyolu projelendirmeye başladık.

Bunu bitirdiğimiz zaman hem daha kısa bir güzergahtan seyahat edeceğiz hem de kapasitemiz artmış olacak. Biz demir yolunu biraz daha önceliyoruz. Onun için bir projemiz daha var. Bunun proje çalışmalarına başladık. Hem otoyol hem de demir yolu için 2028 projeksiyonunda inşaatına başlarız diye düşünüyorum. Proje olarak başladık ama yapım olarak biraz daha vaktimiz var.”

Türkiye Kart 10 İlde Daha Kullanılabilecek

Yapılan projelerde “sıfır emisyon” hassasiyetini göz önünde bulundurduklarını vurgulayan Abdulkadir Uraloğlu, kara yolu taşımacılığını demir yoluna aktarmak için çalıştıklarını anlattı. Uraloğlu, bu kapsamda elektrikli araç ve şarj istasyonlarının yapılmasını teşvik ettiklerini bildirdi. PTT aracılığıyla uygulamaya alınan Türkiye Kart Projesi’nin ilk etapta Konya’da hayat geçirildiğini anımsatan Uraloğlu, kartın bu yıl en az 10 ilde daha kullanılabileceğini ifade etti.

Kalyon Gayrimenkul, 3 Yılda 3 Bin Konutu Sektöre Kazandıracak

Kalyon Gayrimenkul İcra Kurulu Üyesi Ayşegül Öztürk, “Önümüzdeki üç yıl içinde 3 bin yeni konutu sektöre kazandıracağız.” dedi.

Kalyon Gayrimenkul Yatırım (Kalyon GY), Kemerburgaz’da yükselen Nevbahar Kemer Konakları’na 2,5 milyar TL yatırım gerçekleştirdi. Daire ve müstakil villa seçeneklerinin de bulunduğu 137 konutun yer aldığı ve 16 bloktan oluşan projenin yüzde 55’i satıldı.

Projenin metrekaresi ise 110 bin TL’den başlıyor. Kaba inşaatında sona yaklaşılan ve bu yıl teslim edilmesi planlanan projeyle ilgili gayrimenkul editörleriyle buluşan Kalyon Gayrimenkul Yatırım İcra Kurulu Üyesi Ayşegül Öztürk, “Bir yandan yatırımı devam eden mevcut projeleri teslime hazırlarken, diğer yandan da önümüzdeki üç yıl içinde 3 bin yeni konutu sektöre kazandıracağız” dedi Kalyon GY olarak tüm projelerde yatırım yaptıkları bölgeye değer katma vizyonuyla hareket ettiklerine dikkat çeken Ayşegül Öztürk, şunları söyledi: “Kent estetiğine yakışır, insan hayatını kolaylaştıran projeler için büyük bir titizlikle çalışıyoruz. Hayata geçirdiğimiz tüm projelerde sadece bugüne değil, geleceğe de imzamızı atma heyecanıyla hareket ediyoruz.

Bu yaklaşımın bir ürünü olan Nevbahar Üsküdar ve Nev Çarşı’da geçmiş ve geleceği büyük bir uyum ile buluşturduk. Nevbahar Kemer Konakları’nda da aynı sorumlulukla projemiz yükselmeye devam ediyor. Kaba inşaatında sona yaklaştığımız projemizi 2024 yılı içinde teslim etmeyi planlıyoruz. 2023 yılında satışına başladığımız projenin yüzde 55’inin satışını tamamladık.

2,5 milyar TL yatırım değerine sahip projemizde metrekare fiyatları ise 110 bin TL’den başlıyor. Proje özelinde avantajlı bir kampanya da başlattık. Nevbahar Kemer Konakları’nda ev sahibi olmak isteyenler Kalyon GY’nin sunduğu yüzde 0,99 vade farkı ile 48 ay vadeli ödeme planından yararlanabiliyor.”

“Değer Yönetimine Önem Veriyoruz”

 Kalyon GY’nin tüm projelerini “değer yönetimi” başlığı altında ele aldıklarını dile getiren Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Değer yönetimi ile nihai kullanıcı için yatırım değeri yüksek projeler oluştururken, aslında her metrekaresine kadar yaşanabilir ve verimli alanlar üretiyoruz.

Yapı ve şantiye yönetiminde ise değer mühendisliği ile maliyetlerimizi kontrol altında tutup, mühendisliğe gerçekten faydalı bir değer kazandırmak için öncelikle inşaat ve tasarım ekibimiz projeyi bir bütün olarak değerlendiriyor ve proje için vizyon ve hedeflerini tanımlıyor.” Projeleri geliştirirken, Kalyon GY’nin ‘4T’ olarak adlandırdığı değerler zincirine özen gösterdiklerini belirten Öztürk, “Yani ürettiğimiz konutlar, iyi bir tasarıma sahip olmalı… Teknolojinin hayatı kolaylaştıran tüm imkânlarını kullanmalı…

Tabiata saygılı ve içinde bulunduğu topluma katkı sunmalı… 7’den 70’e herkese hitap eden projelerimiz şehrin ve tabiatın tüm olanaklarına erişimi mümkün kılan heyecan verici bir yaşam alanı özelliğine sahip. Nevbahar Kemer Konakları da bu bakış açısıyla hayata geçirildi” ifadelerini kullandı.

Türk Vatandaşların Yurt Dışından Konut Satın Alımı Arttı

TEKCE Kurucu ve CEO’su Bayram Tekçe, Türk vatandaşların yurt dışından konut edinme eğiliminin artışa geçtiğini söyledi.

Küresel gayrimenkul trendleri, Türk vatandaşlarının yurtdışı yatırım eğilimleri hakkında konuştuğumuz TEKCE Kurucu&CEO’su Bayram Tekçe, bugün geldiğimiz noktada sektörün birçok faktörün etkisi altında karmaşık bir şekilde şekillendiğini anlattı. Tekçe, “Güçlü ekonomik büyüme, iş fırsatları, düşük faiz oranları ve artan gelir, gayrimenkul yatırımını cazip hale getirebiliyor. Ayrıca, demografik faktörler de etkili. Nüfusun büyümesi, kentsel gelişim ve talebi artırabilir, ancak yaşlanan bir nüfus, emekli mülkleri için talebi artırabiliyor.” tespitini yaptı.

İspanya, Dubai ve KKTC En Çok Tercih Edilenler

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türk vatandaşlarının 2020 yılında 35 bin 184 adet olan yurt dışından konut satın alımı, 2021 yılında 45 bin 789 adete yükseldi. 

Dünya Gazetesi’nden Sevilay Çoban’ın haberine göre; Bayram Tekçe, Türklerin yurt dışında gayrimenkul satın alma isteğinin ardında iki temel neden olduğuna işaret ederek, “Öncelikle hem döviz bazında gayrimenkulün değer kazanacağı hem de yatırım geri dönüşümü yüksek ülkelerde fırsatlar kovalıyorlar. Ayrıca AB ülkelerinde serbest dolaşım hakkı kazanmak bir diğer motivasyon. Oturum ve çalışma izni sağlayan Golden Visa programlarını sunan ülkeler de bu kapsama giriyor. Tüm bu açılardan İspanya, Dubai, KKTC gibi ülkeler en çok tercih edilen ülkeler oluyor.” açıklamasını yaptı. 

Bayram Tekçe, son dönemde dünyadaki gayrimenkul yatırım hareketlerini etkileyen temel trendlerin başında sürdürülebilirlik, yeşil inşaat uygulamaları ile teknoloji ve dijital dönüşümün geldiğini söyledi.

Birçok ülkede, yabancı yatırımcıyı çekmek ve gayrimenkul alımını teşvik etmek amacıyla çeşitli fırsatlar sunulduğunu ifade eden Tekçe, “Bunlar arasında en çok öne çıkanları şöyle sıralayabiliriz; oturum izni ve vatandaşlık programları, vergi avantajları, iş fırsatları, kira getirisi ve getiri potansiyeli. Bazı ülkeler, gayrimenkul sahibi olan yatırımcılara vergi avantajları sunuyor. Yurtdışında çalışıp başka ülkelerde yaşayan dijital göçmenler, çifte vergilendirme engellendiği için rahatlıkla bir ülkede çalışıp diğerinde yaşayabiliyorlar. Aynı şekilde emekliler de maaş aldıkları ülkenin dışında bir ülkede ekstra vergi ödemeden yaşayabiliyorlar.” ifadelerini kullandı.

“İlk Eve Kampanya Hareket Getirmez”

İlk kez ev alacaklara düşük faizli konut kredisi kampanyalarının başlatılmasının, aslında sınırlı bir kitleyi kapsayacağı için gayrimenkul sektörüne çok fazla hareket getirmeyeceğini dile getiren Tekçe, “Ancak yine de devletin geniş kitlelerin konuta erişim hakkını kullanabilmesi için bu gibi uygulamaların sayısını artırması önemli.” diye konuştu.

Konut Kredi Faizleri Yüzde 41,50’ye Geriledi

TL bazlı konut kredi faizleri, 34 baz puan azalışıyla yüzde 41,50 oldu

Bankaların TL mevduat için uyguladıkları faiz oranı 29 Aralık haftasında bir önceki haftaya göre 69 baz puan artışla yüzde 47,06 olurken, dolar mevduat faizi 12 baz puan artışla yüzde 2,89 ve Euro mevduat faizi 3 baz puan azalışla yüzde 1,24 oldu.

TL bazlı ticari kredilerin faiz oranı ise aynı haftada bir önceki haftaya göre 105 baz puan artışla yüzde 53,48 oldu. TL bazlı konut kredi faizleri 34 baz puan azalışla yüzde 41,50; taşıt kredi faizleri 263 baz puan azalışla yüzde 33,31 ve ihtiyaç kredi faizleri 50 baz puan azalışla yüzde 61,75 olarak gerçekleşti.

Dolar bazlı ticari kredilerin faiz oranı aynı haftada 93 baz puan artışla yüzde 9,47 olurken, Euro bazlı ticari kredilerin faiz oranı 117 baz puan artışla  yüzde 8,60 oldu.

Sabancı Holding, Sürdürülebilirlik Notunu 4 Kademe Yükseltti

0

Sabancı Holding, açıkladığı 2025 net sıfır hedefinin ardından sürdürülebilirlik notunu, son 4 yılda 4 kademe yükseltti.

Açıkladığı 2050 net sıfır hedefiyle, Türkiye’de uzun vadeli taahhütte bulunan ilk Topluluk olan Sabancı, sürdürülebilirlikte bir önemli başarıya daha imza attı. Sürdürülebilirlik alanında dünyanın en saygın platformları arasında yer alan MSCI tarafından gerçekleştirilen değerlendirme sonucunda, Sabancı Holding’in MSCI ESG Derecelendirmesi notu, çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki kapsamlı ve uluslararası standartlar ile iyi uygulamalara dayanan süreçleri sayesinde AA’ya yükseltildi. Bu not artırımıyla birlikte, Sabancı Holding’in MSCI ESG Derecelendirmesi notu, son 4 yılda 4 kademe birden yükselmiş oldu. Sabancı Holding, şirketlerin uzun vadeli ÇSY risklerine karşı dayanıklılığını ölçen MSCI ESG Derecelendirmesi tarafından Türkiye’de AA notuyla değerlendirilen ilk ve tek Holding oldu.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper, “Topluluk olarak sürdürülebilirlik alanında attığımız her adımın bizi iklim acil durumunun çözümüne, dünyada eşitsizliklerin bertaraf edilmesine biraz daha yaklaştırdığını çok iyi biliyoruz. Sürdürülebilirliği sadece doğayı ve yeşili koruma gibi dar bir tanımda ele almıyoruz. ESG’nin (ÇSY – çevresel, sosyal, yönetişimsel) 3 unsurunu da kapsayan detaylı sürdürülebilirlik yol haritamız kapsamında kararlılıkla ilerlerken, bir yandan da döngüsel ekonomiyi mevcut işlerimizin, yatırımlarımızın merkezine yerleştiriyoruz. Her yıl uluslararası standartlara ve iyi uygulamalara göre boşluk analizi gerçekleştirip daha da iyileşmek için gerekli adımları atıyoruz. MSCI gibi finans dünyasının yakında takip ettiği platformlar tarafından, bu çalışmalarımızın takdir edilmesi de bizleri cesaretlendiriyor. Holding olarak son 4 yılda elde ettiğimiz 4 kademelik not artışında emeği geçen tüm Sabancı çalışanlarına yürekten teşekkür ediyorum” dedi.

“Doğrudan Emisyonlarımızı 2023’a Kadar Yüzde 42 Azaltacağız” 

2050 net sıfır hedeflerine doğru ilerlerken, kendilerine çok zorlu hedefler koyduklarının altını çizen Cenk Alper, “Bunun için de en öncelikli konumuz sözden aksiyona geçmek. İşlerimizi dönüştürmenin yanında çevremizi ve paydaşlarımızı aktive etmeyi bir iş kültürü olarak kodlamak. Ayrıca tüm bunları, bilimin, teknolojinin izinde ilerleyerek yapmak.  Bu doğrultuda, Bilime Dayalı Hedefler Girişimi (SBTi) ile koordinasyon halinde, en geç 2030 yılında doğrudan karbon emisyonlarımızı 2021 yılına göre en az yüzde 42 seviyesinde azaltacağız. 2025 sonunda ise Holding olarak yüzde 15’lik azaltımı yakalamış olmayı amaçlıyoruz. Bununla birlikte, 2022-2027 dönemini kapsayan 6 yıllık dönemde sürdürülebilirlik bağlantılı alanlara gerçekleştireceğimiz yatırımlarımızı da 5 milyar dolara tamamlayacağız” ifadelerini kullandı.

Temiz Enerji İçin Yol Haritası

Türkiye’nin 2050’de enerji üretiminin yüzde 91’inin temiz enerji kaynaklarından sağlanabilmesi hedeflenirken, başta iklim krizi ve temiz enerji kaynakları gibi başlıklarda üye iş insanlarını bilgilendirerek güncelleyen EGİAD Ege Genç İş İnsanları Derneği, son olarak “Türkiye’nin Mevcut Temiz Enerji Durumu ve Geleceği” başlıklı seminer ile Enerji Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (ENSİA) Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı’yı ağırladı.

Türkiye’nin Karbonsuzlaşma yolundaki çalışmalarını ve iklim krizine yönelik alınması gereken önlemleri her fırsatta masaya yatırarak iş dünyası için yol haritası çizme hedefiyle hareket eden EGİAD, dernek merkezinde düzenlediği etkinlik ile Türkiye’nin Mevcut Temiz Enerji Durumu’nu değerlendirdi.

EGİAD Başkan Vekili Kaan Özhelvacı’nın açılış konuşmasını gerçekleştirdiği etkinlikte, yenilenebilir ve temiz kaynaklarına dayalı bir enerji sistemiyle 2053’te net sıfır emisyon hedefine ulaşmanın mümkün olduğu belirtilerek, Yenilenebilir enerjide dünya sıralamasında basamakları tırmanan Türkiye’nin temiz enerji haritasında İzmir’in güneş ve rüzgâr gücüyle önemli bir yer edinebileceği vurgulandı.

Enerji sektöründeki değişimler, küresel iklim sorunları ve sürdürülebilirlik hedeflerinin, herkesi temiz enerji çözümlerine yönlendirdiğini hatırlatan Özhelvacı, “Hiç kuşkusuz, Türkiye, enerji sektöründe önemli bir potansiyele sahip.  Özellikle temiz enerji kaynaklarının tümüne sahip olan ülkemizde, rüzgâr, güneş, hidroelektrik gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının arttığını görmekteyiz. Ancak, bu alanda daha fazla yatırım ve yenilik gerekiyor. Teknolojik gelişmelerle birlikte, enerji verimliliği ve temiz enerji üretimi konusunda önemli adımlar atılabilir. Sürdürülebilir bir geleceğe ulaşmak için temiz enerji kaynaklarına yönelmemiz şart.  Temiz enerji hem kaynakların verimli kullanımı hem çevresel sürdürülebilirlik hem de enerji güvenliği açısından kritik bir öneme sahip. Bildiğiniz gibi EGİAD olarak sürdürülebilirlik ana başlığında pek çok konuyu ele alıyoruz. Yeşil dönüşüm, hidrojen, karbon gözüyle enerji yönetimleri gibi konularda düzenlediğimiz seminerle iş dünyasında farkındalık yaratmaya devam ediyoruz. Bugün de burada yenilenebilir olan ve enerjiye dönüştürülürken çevreye zarar vermeyen temiz enerji kavramını ele alacağız” dedi. 

Doğada tükenmeksizin var olan bu enerji kaynaklarının, fosil yakıtlara çevreci bir alternatif sunarak karbon emisyonu meydana getirmeden enerji ürettiğini hatırlatan Özhelvacı, “Günümüzde gelişen teknolojiler ile bu kaynakların farklı kullanımları ile alternatif üretimleri de mümkün oluyor. Örneğin ülkemizde ve dünyada giderek artan güneş enerjisi tarlaları görürken diğer taraftan birçok ülkede artık su yüzeylerinde güneş panelleri kullanılarak üretilen floating solar (yüzen güneş enerjisi) projeleri hayata geçiyor. Su üzerinde yüzen güneş panelleri, daha fazla elektrik üretirken aynı zamanda buharlaşma kayıplarını azaltmak için suyu da gölgelendiriyorlar. Ayrıca deniz üstü rüzgâr enerji santralleri de başka bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor. Diğer taraftan birçok ülkede yeşil hidrojen üretimine yönelik projeler geliştiriliyor. Güneş veya rüzgâr enerjisi kullanılarak suyun elektrolizi ile elde edilen “yeşil hidrojen,” enerji depolama ve temiz enerji taşıma konularında çözüm sunma potansiyeli taşıyor. Özetle, gelişen teknolojiler pek çok entegre sistemi de beraberinde getiriyor. Bize doğanın sunduğu bu kaynakları doğru değerlendirmek için doğru stratejiler belirlemek ve bu stratejilerle yatırım yapmak hem ülkemizin kalkınmasını doğrudan etkileyecek hem de gelecek nesiller için sürdürülebilir bir çevrede yaşam ve üretim fırsatı verecektir. Hep birlikte, daha temiz, daha sürdürülebilir bir enerji geleceğine doğru ilerlemek için elbirliğiyle çalışacağımıza olan inancımı ifade etmek isterim” dedi.

Türkiye’yi yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanında teknoloji ve proje üreten uluslararası bir merkeze dönüştürmek amacı ve vizyonu ile hareket eden; temiz enerji alanında ülkemizin en kapsamlı kümelenme adresi olarak faaliyetlerini sürdüren Enerji Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (ENSİA) Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı ise temiz enerji, Türkiye’nin bu alandaki potansiyeli ve geleceği konusunda değerli bilgiler sundu. Ülkemizin bu alandaki üstünlüklerini ve yatırım potansiyelinin altını çizen Kalaycı, “Türkiye dünyada temiz enerji kaynaklarının tümüne ve en yüksek seviyede sahip olan ülke, bazı ülkelerin güneşi var ama rüzgârı yok. Rüzgâr olan ülkelerde jeotermal enerji yok. Bizde bu kaynakların hepsi var ve en yüksek potansiyel seviyesinde var. İçinde bulunduğumuz hafta Enerji Verimliliği Haftası ve herkesin söylediği gibi en ucuz enerji kullanmadığımız enerji. Biz enerji verimlilik konusunda bile o farkındalığı daha tam oluşturamadık.  Türkiye hala enerji tüketimini arttıran bir ülke yani kişi başı enerji tüketimi artarak devam ediyor” diye konuştu.

Samsun Şehir Hastanesi’nde Fiziki İlerleme Yüzde 90’a Ulaştı

0

Tamamlandığında Türkiye’nin en büyük şehir hastanesi olacak olan Samsun Şehir Hastanesi projesinde fiziki gerçekleşme oranı yüzde 90’a ulaştı.

‘Sağlık Bakanlığının öz kaynaklarıyla yapılan Türkiye’nin en büyük şehir hastanesi” olma özelliğini taşıyan Samsun Şehir Hastanesinde fiziki gerçekleşme yüzde 90’a ulaştı. Bin 103 yatak kapasiteli Şehir Hastanesinin bu yılın ilk yarısında hizmete girmesi planlanıyor.

İnşaat alanını ziyaret ederek yetkililerden bilgi alan Samsun Valisi Orhan Tavlı’ya İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras da eşlik etti.

Kaba inşaatı tamamlanan ve fiziki gerçekleşmesi yüzde 90’a ulaşan Samsun Şehir Hastanesi inşaatı hızla devam ediyor. Hastanede genel tedavi üniteleri dışında onkoloji hastanesi, son teknoloji tetkik cihazlarıyla donatılmış bir nükleer tıp merkezi, kalp damar cerrahi ve göğüs merkezi, genetik hastalıkların tedavi sürecinin yönetileceği genetik hastalıklar merkezi, üreme yardımcı tedavi merkezi, organ ve doku nakli merkezi, inme merkezi, yanık merkezi, 40 ameliyathane ve 1 hibrit ameliyathane de bulunduracak. 234 bin 371 metrekare arsa alanı ve 68 bin 990 metrekare oturum alanı olan hastanenin 2024 yılının ilk yarısında tamamlanması hedefleniyor.

Akkuyu NGS, Türk İş Dünyası İçin Hazırlık Fırsatı Oldu

0

Akkuyu NGS’nin tedarikçi şirketlerinden BVS Bülbüloğlu Vinç’in İş Geliştirme ve Pazarlama Müdürü Akın Önder Topuz, “Ülkemizin bu ilk nükleer tesisinde yer almak bize gurur verdiği kadar gelecekteki Türk veya uluslararası nükleer yatırımlar için de önemli bir referans ve hazırlık fırsatı olmuştur” dedi.

Rosatom’un Mersin’de inşa ettiği Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde (NGS), ilk ünitenin devreye alınması için geri sayım sürüyor. Nükleer Düzenleme Kurumu’nun (NDK), inşaat projesini yürüten Akkuyu Nükleer A.Ş’ye ilk güç ünitesini devreye almak için gerekli işletmeye alma iznini vermesiyle sahada çalışmalar hız kazandı. Farklı alanlarda 400’ü aşkın şirket de malzeme, ekipman ve hizmet tedarik ederek ve çeşitli inşaat ve montaj işlerini yürüterek projeye katkı sağlıyor. 

Şirketin bugün 6 kıtada 93 ülkeye ihracat yaptığını belirten Topuz şunları söyledi:

“Şirketimiz, 2021 yılından itibaren dahil olduğu Akkuyu NGS projesine özellikle tesisin imalatını gerçekleştiren sahalarda çok sayıda yüksek tonajlı portal vinç temin ederek katıldı. Ayrıca nükleer tesisin içinde kullanılmak üzere ayarlanabilir kancalı travers olarak adlandırılan bazı özel vinç kaldırma ekipmanları da temin etti.  Vinç üretimi hangi sektörde olursa olsun yüksek ağırlıkların güvenle hareket ettirilmesini ve iş süreçlerinin verimli yürütülmesini içeren bir konu. BVS Bülbüloğlu on yıllardır her türlü güç santraline, örneğin barajlar, termoelektrik santraller, doğalgaz çevrim santralleri gibi tesislere her türden ağır tonajlı türbin binası vinçleri ve servis vinçleri temin etmektedir.”

Akkuyu NGS projesine katılımın büyük deneyim kazandırdığına dikkati çeken Topuz, “Akkuyu projesinde her zaman ürettiğimiz kalite ve uluslararası sertifika seviyelerimizde işimizi en iyi şekilde yaptık. Çok önemli bir fark ise özel ve detaylı kalite izleme ve dokümantasyon süreçlerinde Rus ve Türk atom enerjisi kurumlarının taleplerine uygun olarak müşterimiz Titan 2 IC İçtaş, Akkuyu Nükleer, Rosatom, TSE ve Enerji Bakanlığımızın uzman ve denetçileri ile büyük bir iş birliği içinde çalışmak oldu. Zor bir süreçti ama inanılmaz güzel bir bilgi birikimi sağladık. Bu tecrübe, potansiyel müşterilerimiz üzerinde olağanüstü bir izlenim bıraktı. Akkuyu NGS projesi kapsamında devam edecek vinç ve vinç ekipmanı ihtiyaçlarına, yedek parça ve servis gereksinimlerinde hizmet vermeye devam etmeyi diliyoruz” ifadelerini kullandı.

“Projeye Katılmak Uzmanlığımızı Çeşitlendirmemize Olanak Sağladı”

Projeye katkı sağlayan Vis Vana San. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti’nin Satış Müdürü Doğukan Yıldız ise projeye 2022 yılında dahil olduklarını tamamlana kadar da projede yer alacaklarını söyledi.  Yıldız, “Akkuyu NGS projesi, nükleer enerji, mühendislik gibi alanlarda bir dizi uzmanlık becerisi ve bilgisi gerektiriyordu. Bu sebeple şirketimizde sadece Akkuyu projeleri için Ar-Ge, Dizayn ve Planlama alanlarında 4 mühendis çalışmaktadır. Üretimde ise 2 mühendisimiz görev yapmaktadır. Satış ve satış sonrası destek ekibimizde ise 2 mühendisimiz görev almaktadır” dedi. 

Akkuyu NGS projesinde çalışmanın iş genişlemesi ve gelir artışı açısından önemli faydalar sağladığına değinen Yıldız, “Akkuyu projesi gibi karmaşık ve büyük ölçekli bir projeye katılmak, uzmanlığımızı çeşitlendirmemize ve yeteneklerimizi genişletmemize olanak sağladı. Bu sadece portföyümüze değer katmanın yanı sıra dünya çapındaki benzer projelerde bize yeni fırsat pencereleri açıyor. Akkuyu gibi prestijli ve ulusal öneme sahip bir projede yer almak, şirketimizin sektördeki itibarını ve güvenilirliğini artırmıştır. Bizi gelecekteki müşteriler ve yatırımcılar için güvenilir bir ortak haline getirerek diğer yüksek profilli projeleri kazanma şansımızı yükseltti. Şirketimizin geleceği açısından Akkuyu projesine katılmanın uzun vadeli birçok katkısı olacaktır” diye konuştu.

Akkuyu NGS projesinde uluslararası ortaklar ve uzmanlarla çalışmanın, nükleer enerjiyle ilgili çok değerli bilgi ve beceriler kazandırdığını da belirten Yıldız, şunları kaydetti:

“Akkuyu projesinin başarılı bir şekilde yürütülmesi, nükleer santral inşaatı, bakımı ve diğer ilgili hizmetlerle ilgili gelecekteki fırsatlar açısından bizi olumlu bir konuma getirecektir. Bu, işimizin sürdürülebilir büyümesine katkıda bulunacak ve gelir elde etmek için sağlam bir temel sağlayacaktır. Projeye katılmak, şirketlerin sektördeki hem yerel hem de uluslararası oyuncularla ortaklıklar, iş birlikleri ve potansiyel iş fırsatlarına olanak tanıyan değerli ağ oluşturma imkanları sağlayabilir. Akkuyu projesinin bir parçası olmak, nükleer sektördeki şirket için önemli bir referans olabilir. Bu yüksek profilli projeye başarılı katılım, şirketin itibarını artırabilir ve onu ülke içinde veya yurt dışında gelecekteki projeler için güvenilir bir ortak haline getirebilir.”

Akkuyu projesi kapsamında bölgeye yakın petrol terminalleri ve demir çelik fabrikaları ile de çalıştıklarını ve projenin yürütüldüğü bölgeye yapılan yatırım ile dolaylı olarak genel istihdama katkıda bulunduklarını belirten Yıldız şunları söyledi:

“Projeye katılımımızın yalnızca ekonomik büyümeyi desteklemekle kalmayıp aynı zamanda yerel işgücünün gelişimini de desteklediğinin farkındayız. Öncelikle yerel işletmelerle bölgesel sanayinin büyümesini teşvik ediyoruz. Şirketimiz bünyesinde pozisyonlar sunarak bölgedeki genel istihdam oranına katkıda bulunuyoruz. Bu da yerel çalışanların ve ailelerinin yaşam standartlarının iyileştirilmesine yardımcı oluyor. Ayrıca, Akkuyu gibi yüksek profilli bir projede çalışarak kazanılan beceri ve deneyim, bu kişilerin gelecekteki istihdam edilebilirliğini artırabilir ve daha fazla ekonomik kalkınmaya katkı sağlayabilir. Bu çabalar sayesinde bölgede sürdürülebilir ekonomik büyümeyi teşvik etmeyi ve yerel toplumun refahını sağlamayı amaçlıyoruz.”

Yıldız, “Şirket olarak, Türkiye için tarihi ve stratejik bakımdan büyük önem teşkil eden Akkuyu NGS projesinin bir parçası olmaktan onur duyuyoruz. Türkiye’nin ilk nükleer santralinde yer almak, uzmanlığımızın, yeteneklerimizin ve ülkenin enerji sektörüne katkıda bulunma konusundaki kararlılığımızın bir kanıtıdır. Proje, daha sürdürülebilir ve çevre dostu bir enerji geleceğinin önünü açması açısından hayati önem taşıyor. Çeşitli uluslararası ortakların katılımıyla proje, bilgi paylaşımını, deneyim alışverişini ve ileri teknolojilerin transferini teşvik ediyor. Akkuyu NGS projesinin bir parçası olmak şirketimiz için gurur kaynağıdır. Bu projeyle Türkiye’nin enerji güvenliğine, çevresel sürdürülebilirliğine ve teknolojik ilerlemesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz” dedi.

Standart Pompa ve Makina Sanayi Tic. A.Ş Ar-Ge Müdürü Eyüp Cezmi Nurşen de Akkuyu Nükleer Güç Santrali projesi kapsamında 3’üncü ve 4’üncü Güvenlik Sınıfı’na uygun santrifüj pompa sistemleri tedariği yaptıklarını belirtti. Nurşen, “Firmamız, 2020 yılından itibaren Akkuyu Nükleer A.Ş’nin bünyesindeki çeşitli ihalelere üst yüklenicimiz vasıtasıyla katılmıştır. İnşa tamamlanana kadar projede yer almaya devam etmeyi düşünüyoruz” diye konuştu. 

Türkiye’de inşa edilen ilk nükleer güç santrali olması sebebiyle özel ve tarihi bir öneme sahip olan projenin bir parçası olmaktan gurur duyduklarını belirten Nurşen, “Türkiye için önemli bir proje olan Akkuyu NGS’ye tek pompa tedarikçisi olmak, firmamız için gurur vericidir ve bizler için önemli bir referans kaynağıdır. Firmamız ve çalışanlarımız çok farklı tecrübeler ediniyorlar” ifadelerini kullandı.

“Bu Deneyim, Yurt İçinde ve Yurt Dışında Katkı Sağlayacaktır”

Projede yer almanın firmanın geleceği adına pek çok katkı sunduğunu vurgulayan Nurşen, proje tamamlandığında firmanın Akkuyu NGS’ye 250’ye yakın santrifüj pompa temin etmiş olacağını belirterek “Bu deneyim bize gerek yurt içinde gerekse yurt dışındaki benzer özel işlerde ana referans proje olarak katkıda bulunacaktır. Türkiye için yeni bir alan olan nükleer sektörde yer almak, aynı sektörde yurt içinde veya dışında yapılacak diğer projeler için önemli avantajlar sağlayacaktır” diye konuştu.

Bakan Kurum: “İstanbul’un Deprem Riskini Bertaraf Edecek Adımları Atacağız”

0

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’un deprem riskini bertaraf edecek adımları da kararlı bir şekilde atıyor olacağız.” dedi.

Üsküdar’da Balıkçılar Çarşısı esnafını ziyaret eden Bakan Kurum, “Gayretimiz, güzel İstanbul için. Bu güzellikleri daha da zenginleştirmek için olacak ve 16 milyonla birlikte yapacağız. Buradaki balıkçı esnafımızla şuradaki kasabımızla manavımızla birlikte bu süreci yürüteceğiz. Çünkü burada 5 binin üzerinde esnafımız var. Esnafımız bu işin bir parçası, paydaşı. Gençlerimiz, kadınlarımız yine paydaşı ve onlarla el ele inşallah bu sürecimizi yürüteceğiz.” dedi.

Kurum, deprem riskinin ortadan kalkmasıyla ilgili açıklamalarının ardından imar affıyla ilgili soru üzerine, şunları anlattı:

“Ülkemizdeki deprem riskini görmezden gelemeyiz. Deprem tehdidi emin olun bu ülke için terörle mücadele kadar önemlidir. Deprem riskini bertaraf etmek için de siyasi bir malzeme yapmadan siyaset üstü bir bakışla anlayışla İstanbul’un 5 bin 461 kilometrekare alanında çalışmalıyız. 39 ilçesinde çalışmalıyız. Bakın burada pazarın sonuna geldiğimizde vatandaşlarımız sorunlarını söylüyor.

Diyor ki ‘Ev sorunum var. Mülkiyet sorunum var. Tapu sorunum var.’ Dolayısıyla bunu dinlemek zorundasınız ki soruna çözüm bulasınız. 6 Şubat’ta Allah bir daha yaşatmasın bu milletimize, ülkemize 50 binin üzerinde canımızı kaybettik değerli arkadaşlar. Dolayısıyla biz bu acıları bir daha yaşamamak için kararlı bir şekilde siyaset üstü bir bakış açısıyla deprem dönüşümünü gerçekleştirmek zorundayız.”

İSO İhracat İklimi Endeksi Aralık Ayında 49,7 Olarak Gerçekleşti

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksinin Aralık 2023 dönemi sonuçlarını açıkladı.

Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksinin Aralık 2023 dönemi sonuçları açıklandı.

Buna göre, endekste eşik değer olan 50’nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50’nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.

Kasımda 49,5 olan İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi aralıkta 49,7’ye yükseldi. Endeks üst üste beşinci ay 50’den düşük olmasına rağmen eşik değerin çok hafif altında kaldı ve ihracat pazarlarındaki talep koşullarının hemen hemen değişmediğine işaret etti.

Avro Bölgesi’nde devam eden ekonomik zayıflık genel anlamda ihracat iklimini olumsuz etkiledi. Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda ve Avusturya’da ekonomik aktivite daralırken, büyüme bölgesinde yer alan ülkeler İspanya, İrlanda ve Yunanistan oldu. Diğer Avrupa ülkelerine bakıldığında, Polonya ve Çek Cumhuriyeti’nde imalat sanayi üretiminin azaldığı görüldü. Anket kapsamında takip edilen ülkeler içerisinde en belirgin daralma Çekya’da gerçekleşti.

Aralık ayında en hızlı büyüyen ekonomi ise Birleşik Arap Emirlikleri oldu. Türk imalat sektöründe ihracat artışının ana kaynaklardan biri olmaya devam eden bu ülkede, büyüme güçlü seyrini sürdürerek kasımdaki 5 aylık zirve seviyesinde gerçekleşti. Orta Doğu’nun diğer bölgeleri incelendiğinde üretimin Suudi Arabistan’da keskin bir şekilde artmasına karşılık Katar, Mısır ve Lübnan’da düştüğü gözlendi.

Aralıkta Üretim Artışı Son 6 Ayın En Yüksek Hızında 

Aralık ayında ABD’nin üretim artışı eğilimi 11. aya ulaştı. Kasım ayında yeniden büyüme bölgesine geçen Birleşik Krallık da yılı genişlemeyle kapatmayı başardı. Aralıkta üretim artışı son 6 ayın en yüksek hızında kaydedildi.

Geçen ay Orta Doğu dışında en güçlü büyüme Hindistan’da kaydedildi. Bu ülkenin yanı sıra Rusya ve Çin’de de ekonomik aktivitedeki artış kasıma göre hızlandı. BRIC ülkeleri içerisinde büyüme sağlayamayan tek ülke, ekonomik aktivitenin yatay seyrettiği Brezilya oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, Birleşik Krallık, ABD ve Orta Doğu gibi önemli ihracat pazarlarında gerçekleşen büyümenin aralık ayında Avro Bölgesi’ndeki zayıflığın etkilerini azalttığını bildirdi.

Harker, “Böylece Türk imalatçılarının ihracat iklimindeki bozulma durma noktasına yaklaştı. Öte yandan, Avro Bölgesi’nin Türkiye’nin ihracatı içerisindeki payı göz önüne alındığında, anlamlı ihracat fırsatlarının ortaya çıkması için bu bölgedeki ekonomik koşullarda da iyileşme olması gerekecektir.” ifadesini kullandı.

Kaynak: Dünya Gazetesi

İhracat Beklenti Endeksi 104,9 Puana Geriledi

Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı dış ticaret beklenti endeksi 2024 ilk çeyrek verilerine göre, ihracat beklenti endeksi, 9,1 puan azalarak 104,9 puana düştü.

Bakanlık, bu yılın ilk çeyreğine ilişkin Dış Ticaret Beklenti Anketi’ni açıkladı. Buna göre, ihracat beklenti endeksi, bu dönemde bir önceki çeyreğe göre 9,1 puan azaldı. 2023 yılının son çeyreğinde 114 seviyesinde olan endeks, son çeyrekte 104,9’a geriledi. Endeks geçen yılın aynı dönemine göre ise 8,9 puan artış gösterdi.

Endeksi, gelecek 3 aya ilişkin ihracat beklentisi, ihracat sipariş beklentisi ile son 3 aya ilişkin ihracat sipariş düzeyi azalış yönünde, şu anda kayıtlı sipariş düzeyine yönelik değerlendirmeler artış yönünde etkiledi.

İthalat Beklenti Endeksi

Bu yılın ilk çeyreğine ilişkin ithalat beklenti endeksi ise bir önceki çeyreğe göre 6,7 puan azalarak 114,6 seviyesinde gerçekleşti. Endeks geçen yılın aynı dönemine göre de 11,5 puan azaldı.

İthalat beklenti endeksini, gelecek 3 aya ilişkin ithalat beklentisi, ithalat birim fiyatı beklentisi ile son 3 aydaki ithalat sipariş düzeyi sorusuna yönelik değerlendirmeler azalış yönünde, şu anda kayıtlı ithalat sipariş düzeyi sorusuna yönelik değerlendirmeler artış yönünde etkiledi.

Cubo Marmorizzare İle Mermerin Cazibesi Duvarlarınızda

Yenilikçi ürünleriyle iddialı Cubo’nun 2023 yılı son çeyreğinde koleksiyonunu zenginleştirdiği CuboArte Dekoratif Efekt Boya Boya grubunda yer alan Marmorizzare, uygulandığı mekanlarda modern görünümüyle öne çıkıyor. Marmorizzare, mermerin gücünü ve etkisini duvarlara yansıtarak mekanlara hareket kazandırıyor.

Çağdaş mekanlara ilham olan ve mimarinin güçlü yapı taşı olarak nitelendirilen mermerin gücünü, Cubo’nun CuboArte Dekoratif Efekt Boya grubundaki mermer görünümlü dekoratif kaplama boyası Marmorizzare ile duvarlara taşımak mümkün. 

Cubo’nun, boyama tekniği ile mermer görünümün en ince detaylarını oldukça çarpıcı bir şekilde yansıtan mermer görünümlü dekoratif kaplama boyası Marmorizzare, mekanlara modern bir kimlik ve prestij kazandırıyor. 

Günümüz koşullarında sürekli değişen ve yenilik gerektiren dekorasyon eğilimleri inovatif ürünler ve yaratıcı teknikler ile birlikte her geçen gün farklı kullanım alanları oluşturuyor. Bu anlayışla ürünlerini geliştiren ve çeşitlendiren Cubo’nun, ‘’Marmorizzare’’ dekoratifkaplama boyası ile mermerin ihtişamı mekanlarda hayat buluyor. 

FARKLI RENKLERDE KULLANIMA İMKAN TANIYOR

Cubo’nun CuboArte ürün grubunda yer alan Marmorizzare, mermer deseni verilen dekoratif iç cephe son kat kaplamasıdır. 

Ürün, mermer efektli dokusu, parlaklığı, yüksek kapatma gücü ve yüzeye mükemmel yapışması ile duvarlarınıza yük bindirmeden mermer görünüm elde etmenizi sağlar. Buhar geçirgenliği yüksektir. Silinebilir ve su bazlı olduğu için çevre dostudur. Beyaz renkte üretilen Marmorizzare Cubo’nun, “Boyacı Küpü Renklendirme Sistemi” ile yaratacağınız farklı renklerde de hazırlanarak size sınırsız mermer desen alternatifleri sunar. 

Marmorizzare, zemin hazırlığı yapılmış tüm eski boyalı yüzeyler, beton, alçı, kara sıva, betopan ve ahşap yüzeylerde uygulanabilir.

Kepez’de Kapalı Pazaryeri İnşaatı Sürüyor

0

Antalya’da, Kepez İlçesi Santral Mahallesi Kentsel Dönüşüm proje alanında yükselen kapalı pazar Yeri inşaatı tüm hızıyla devam ediyor.

6 bin 500 metrekare inşaat alanına sahip, 210 pazarcı yeri, 130 araçlık otopark alanına sahip olacak şeklinde planlanan iki katlı kapalı pazar yeri inşaatında hummalı bir çalışma sürüyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANTEPE firması tarafından yapılan Kapalı Pazar Yeri projesinde inşaat çalışmalarının yaklaşık yüzde 60’ı tamamlandı. 

Başkan Muhittin Böcek, Kepez ve Santral Mahalleleri Kapalı Pazar Yeri temel atma töreninde, inşaat süresinin 12 ay olmasına rağmen projenin 6 ay içerisinde tamamlanmasını istemişti. Yaklaşık 60 milyona mal olacak Kapalı Pazar Yeri projesinin yanı sıra bölgeye 32 dönüm alanda park yeri, sağlık ocağı gibi projelerde gerçekleştirilecek.

Ankara-İzmir Hızlı Tren Projesi Yüzde 62 Tamamlandı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Ankara- İzmir Hızlı Tren Projesi ile Ankara-Manisa arası seyahat süresi 11 saat 45 dakikadan 2 saat 50 dakikaya düşecek. Ankara-İzmir Hızlı Tren Projesi’nde yüzde 62,9 ilerleme sağladık.” dedi.

Bakan Uraloğlu, yeni yılın ilk il ziyaretini gerçekleştirmek için gittiği Manisa’da, yapımı devam eden önemli karayolu projelerinden biri olan ‘Akhisar – Gördes Yolu Projesi’nin şantiyesine giderek, projede gelinen son aşamaya dair bilgi aldı.

Ankara-İzmir hızlı tren çalışmalarını da yerinde inceleyen Uraloğlu, açıklamalarda bulundu.

İnşaat Çalışmaları Hızla Devam Ediyor

Uraloğlu, Ankara-İzmir Hızlı Tren Projesi kapsamında çalışmaların tüm hızıyla devam ettiğini ifade ederek, “Yapım çalışmalarımız etap etap devam ediyor. Altyapı yapım çalışmalarında yüzde 62,9 fiziksel ilerleme sağladık. Kalan altyapı, üstyapı ve elektromekanik yapım işleri de hızla sürüyor” dedi.

Teşvikli Yatırımlar Düşüyor

2023 yılı Kasım ayında Türkiye’de teşvik alan otel yatırımı sayısında, Haziran’dan sonra görülen gerileme devam etti. Bu ayda, gerileme; proje sayısında yüzde 13 bütçe rakamında yüzde 34 oldu. 

Turizm Databank’ın Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerinden yaptığı analize göre, 2023 yılı Kasım ayında Türkiye’de teşvik alan otel yatırımı sayısında, Haziran’dan sonra görülen gerileme devam etti.

Haziran-Kasım döneminde Türkiye’de teşvik alan otel yatırımı sayısı yüzde 36 daralarak 133 adede, bütçede ise yüzde 20 düşerek 20,7 milyar TL’ye indi.

Ocak-Kasım döneminde ise teşvik alan otel yatırımı sayısı yüzde 6 artarak 319’a ve toplam bütçe de yüzde 23 artarak 40,6 milyar TL’ye çıktı.

Teşvikli otel yatırımları (Kasım)

ProjeBütçe-TLİstihdam
2022394.303.028.3751.611
2023342.845.665.789678
Değişim-12,8-33,9-57,9

Teşvikli otel yatırımları (Haziran-Kasım)

ProjeBütçe-TLİstihdam
202220926.082.719.1468.893
202313320.745.880.3464.684
Değişim-36,4-20,5-47,3

İnşaat Maliyetlerindeki Artış: Yapı Malzemelerinde Fiyatlar Hızla Yükseliyor

İnşaat sektöründe faaliyet gösteren firmalar, yapı malzemelerindeki artan maliyetlerin sektörü olumsuz etkilediğini bildirdi. Aydınlar Mimarlık kurucu ortağı Mert Aydın, sektördeki bu gelişmeleri değerlendirdi.

Mert Aydın, yapı malzemelerindeki fiyat artışlarının genel ekonomik durumla yakından ilişkili olduğunu belirtti. “Küresel ekonomik dalgalanmalar, malzeme fiyatlarını etkileyerek inşaat maliyetlerini artırıyor. Bu durum, sektörde faaliyet gösteren birçok firmayı zorluyor” dedi.

Sektör Zor Süreçte

Özellikle çelik, beton, ahşap gibi temel yapı malzemelerinde gözlemlenen fiyat artışlarının, inşaat projelerinin bütçelerini sıkıntıya soktuğuna dikkat çeken Aydın, “Müteahhitlik sektörü zaten zor bir süreçten geçiyor. Malzeme maliyetlerindeki artışlar, projelerin bütçe planlamalarını ciddi şekilde etkiliyor ve sektördeki aktörleri zor durumda bırakıyor” şeklinde konuştu.

Esnek Bütçe Modeli

Aydın, müteahhitlik firmalarına ve mimarlık ofislerine, bu zorlukları aşabilmek adına esnek bütçe modelleri oluşturmayı ve alternatif malzeme seçeneklerini değerlendirmeyi önerdi. Ayrıca, tedarikçi çeşitliliğinin artırılmasının da önemli olduğunu vurguladı.

“İnşaat projelerini planlarken, malzeme maliyetlerindeki olası artışları göz önünde bulundurmalıyız. Esneklik, bu tür belirsizliklerle başa çıkmanın anahtarıdır” diyen Aydın, sektördeki paydaşların işbirliği yaparak çözüm arayışına girmelerinin önemine dikkat çekti.

İnşaat Malzemesi Üretimi Yüzde 8,7 Arttı

0

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) Aylık Sektörü Raporu Aralık 2023 sonuçlarını açıkladı. Buna göre, inşaat malzemesi sanayi üretimi yüzde 8,7 arttı.

İnşaat malzemesi sanayisinin 2023 ilk 3 çeyreğinde farklı oranlarda büyüme gösterdiğine işaret edilen raporda, yılın son çeyreğine giriş yapılan ekim ayında da üretim artışının sürdüğü belirtildi. Dış pazarlarda talep koşullarının ekim ayında zayıf kaldığına değinilen raporda, yurt içinde seçimler sonrası yeni fiyatlamalar ve yeni ekonomi politikalarının etkisiyle beklentilerin üzerinde bir üretim artışı yaşandığına dikkat çekildi. Rapora göre, inşaat malzemesi sanayi üretimi 2023 yılının ekim ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8.7 arttı. Yeni ekonomi politikalarına uyum gösterildiği yeni süreçte, inşaat malzemesi sanayi üretiminde beklenenden yüksek büyüme gerçekleşti.

İnşaat sektörünün son dört çeyrek dönemdir genel ekonominin üzerinde büyüme gösterdiğine vurgu yapılan Türkiye İMSAD raporunda, şu ifadelere yer verildi: 

“Uzun süreli daralmanın ardından baz etkisiyle inşaat sektörü büyüme gösteriyor. 2024 yılında genel ekonomide yüzde 4 büyüme hedefi bulunuyor. Ancak iç talep kısılırken, ihracat ve yatırımlar ile büyüme desteklenecek ve büyümenin kompozisyonu değişecek. İnşaat sektöründe ise 2024 yılında hem genel ekonomik koşullar hem de sektörün kendi dinamikleri belirleyici olacak. İnşaat sektörünün genel ekonominin üzerindeki büyümesini sürdürmesi halinde 2024 yılında yüzde 4.5-5 büyümesi muhtemel görünüyor. 

Ancak inşaat sektöründe büyümeyi sınırlayacak iki unsur bulunuyor. Bunlardan ilki 2024 yılının son çeyreğine kadar sürmesi beklenen sıkı para politikası ve yüksek faizler. İkincisi ise kamu bütçesinde deprem bölgesi dışındaki yatırımlarda çok sınırlı büyüme hedeflenmesi.2024 yılında inşaat sektöründe büyümeyi destekleyecek daha çok kendi dinamikleri kaynaklı unsurlar bulunuyor. Öncelikle 2023 yılında alınan yapı ruhsatlarında artışların yaşanması ve yerel seçimler öncesi izinler ve tek yapılarda yıkım-yeniden inşa işlerinin hız kazanması bu unsurların başında geliyor.”

DOSABSİAD Başkanı Nilüfer Çelikel’den Enflasyon Değerlendirmesi: ‘’Maliyetlerin Artması Kârlılığı Etkileyebilir’’

Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş Adamları Derneği (DOSABSİAD) Başkanı Nilüfer Çevikel, “Aylık bazda tüfe yüzde 2,93, Yİ-ÜFE yüzde 1,14 artış gösterdi. TÜİK verilerine göre, Aralık 2023 itibarıyla 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında, tüketici fiyatları yüzde 53,86, yurt içi üretici fiyatları yüzde 49,93 arttı” dedi.

Yıllık Enflasyon Yüzde 64,77 Oldu

Yıllık enflasyonun tüketici fiyatlarında yüzde 64,77, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 44,22 olarak açıklandığını söyleyen DOSABSİAD Başkanı Nilüfer Çevikel, “Üreticiler açısından düşünüldüğünde, yüksek enflasyon verileri üretim maliyetlerinde önemli bir baskı oluşturuyor. Artan maliyetler, özellikle enerji, hammadde ve işgücü maliyetleri gibi unsurlarda yaşanan artışlar, işletmelerin karlılığını olumsuz etkileyebilir” dedi.

“Enflasyonla Mücadele Kararlılıkla Devam Etmeli’’ 

Yüksek enflasyon ile sürdürülen mücadelenin önemine dikkat çeken Başkan Nilüfer Çevikel, “Yüksek enflasyon, genellikle ücret talepleri ve işletmeler için personel maliyetlerini artırıcı bir etkiye sahip. Bu durum, işletmelerin karar alma süreçlerini ve istihdam politikalarını olumsuz etkileyebiliyor. İş dünyası olarak, ekonomi yönetimince devreye alınan tedbirlerin firmaların maliyet yükünü hafifletmeye devam edeceğine olan inancımız tam. ” diye konuştu.

“Destekleyici Finansal Koşullar Üretime Güç Verecek’’

Ekonomi yönetiminin etkili maliyet kontrolü, finansmana erişim ve istihdam konularındaki stratejilerinin sürdürülebilirliğin devam etmesi gerektiğine vurgu yapan DOSABSİAD Başkanı Nilüfer Çevikel, “Bu hem işletmelerin rekabet güçlerini korumasına hem de çalışanlarla olan ilişkilerini dengeli bir şekilde yönetmelerine yardımcı olacaktır. Sonuç olarak, enflasyonun yüksek seyrettiği bu dönemde, üreticilerin maliyetlerini kontrol etmeleri, fiyatlandırma stratejilerini revize etmeleri ve operasyonel verimliliklerini artırmaları kritik öneme sahip. Bu süreçte iş birliği ve etkili stratejiler hem sanayicilerin sürdürülebilirliğini sağlama hem de enflasyonla mücadele için önemli konu başlıkları arasında yer almalı. İş dünyası olarak, destekleyici finansal koşulların da etkisiyle üretim ve rekabet gücümüzü artıracak ve küresel ekonomide büyük başarılara imza atmaya devam edeceğiz” dedi.

IC Holding’in Enerjideki 25 Yıllık Uzmanlığının Adı “IC Enterra Yenilenebilir Enerji” Oldu

Doğanın gücüyle sürdürülebilir bir geleceğin inşasına katkı sunmayı hedefleyen IC Holding, enerji sektöründe 25 yıla uzanan uzmanlığı ile yenilenebilir enerji alanında yaptığı yatırımlarını, IC Enterra çatısı altında topladı. Bünyesinde hidroelektrik, güneş enerji santralleri ile rüzgar ve enerji depolama gibi yenilenebilir enerji yatırımlarını bulunduran  IC Enterra Yenilenebilir Enerji, “dünya için enerji üretirken, dünyayı korumayı” amaçlıyor.

Yarım asrı aşan tecrübesi, uluslararası başarıları ile bir dünya markası olan IC Holding, yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarını “IC Enterra Yenilenebilir Enerji” çatısı altında bir araya getirdi. IC Holding’in enerji sektöründeki 25 yıllık deneyimi ile kurulan IC Enterra Yenilenebilir Enerji şirketinin, bünyesinde hidroelektrik, güneş enerji santralleri ile rüzgâr ve enerji depolamaya yönelik yatırımlar yer alıyor.

LOGOSUNDA “TOPRAK, HAVA, SU VE ATEŞ” VAR

Dinamik, aydınlık ve umut dolu bir geleceği mümkün kılmak misyonuyla yola çıkan, adını enerjinin “en”inden ve yerküre anlamına gelen “terra”dan alan IC Enterra’nın temelinde; sürdürülebilir bir gelecek, doğadan aldığını doğaya vermek ve gezegenimize saygılı bir üretim felsefesi bulunuyor. Şirketin bu bakış açısı özel olarak tasarlanan logosunda da yer alıyor. Terra’yı simgeleyen “toprak, hava, su ve ateşi” logosunda taşıyan IC Enterra Yenilenebilir Enerji, “dünya için enerji üretirken dünyayı korumayı” hedefliyor.

5 AYRI İLDE 9 HES’İ VE DEVAM EDEN YATIRIMLARI BULUNUYOR

Sürdürülebilir bir geleceğin inşasında yer almak hedefi ile yola çıkan IC Enterra Yenilenebilir Enerji’nin bünyesinde Trabzon, Erzincan, Tokat, Mersin, Giresun’da elektrik üretimine devam eden 9 hidroelektrik santrali (HES) bulunuyor. Toplam kurulu gücü 388 MW olan ve yılda ortalama 1 milyar 400 bin kWh elektrik üreten söz konusu santraller yaklaşık 935 bin konutun yıllık enerji ihtiyacını karşılayacak kapasiteye sahip. 

Mevcut HES’lerin yanı sıra rüzgâr ve güneş santrali projeleri bulunan IC Enterra Yenilenebilir Enerji’nin Hatay’da 136 MW ve Erzincan’da hibrit 61 MW olmak üzere toplam 197 MW kurulu güçte güneş yatırımları da devam ediyor. 

Buna ek olarak, şirketin geleceğe dönük projeleri arasında yenilenebilir enerji kaynaklarından maksimum düzeyde yararlanma imkânı sağlayan depolamalı RES ve GES projeleri de yer alıyor.  IC Enterra Yenilenebilir Enerji’nin Türkiye’nin en büyük ikinci YEKA kapsamındaki GES projesi ile ilgili çalışmaları devam ediyor. Enerji sektöründeki uzmanlığını Türkiye’nin dışına da taşımayı planlayan şirket, küresel ölçekte yenilenebilir enerji projelerini hayata geçirmeyi, enerjide dönüşüme öncülük etmeyi amaçlıyor. 

Zonguldak’a Değer Katacak Proje “Del Marin” 

Zonguldak’ın yeni gözdesi olan Kozlu’da emsalsiz deniz manzarasına sahip bir lokasyonda yer alan Del Marin projesi ile 64 konut ve 11 ticari ünite ile standartların üzerinde keyifli bir yaşam başlayacak. Proje Aralık 2024’te teslim edilecek.

CYC Yapı tarafından Mayıs 2023’te temelleri atılan, Zonguldak’ın gözde ilçelerinden Kozlu’da deniz manzarasına sahip bir lokasyonda konumlanan Del Marin bölgeye değer katmaya hazırlanıyor. Özenle tasarlanmış toplam 64 konut ve 11 ticari üniteden oluşan proje, Aralık 2024’te teslim edilecek.    

Bölgenin iklim koşullarına göre malzemeler tercih edildi

2+1, 3+1, 4+1 lüks ve konforlu, ferah yaşam alanlarına sahip 64 seçkin konut ve tüm ihtiyaçlara hizmet edecek 11 ticari ünite ve detaylı düşünülerek özenle tasarlanmış sosyal donatıları ile Del Marin Zonguldak’a değer katacak. Del Marin projesinin dış cephesinde bölgenin iklim koşulları göz önünde bulundurularak, nemi önleyen ve dış cephe dokusunu koruyup yalıtımı artıran prekast beton ve yine yalıtım sağlayan özelliği ile dikkat çeken dış cephe rengini uzun yıllar koruyan alanında öne çıkan markalar tercih edilecek.

2.750 metrekarelik özel olarak tasarlanmış peyzaj alanı var

Del Marin projesi profesyonel site yönetimi, 7/24 resepsiyon, danışma ve güvenlik hizmeti, her dairenin ihtiyacını karşılayacak kapalı otopark, depolama alanı imkanı, motosiklet ve bisiklet park alanları, elektrikli şarj istasyonu, açık ve kapalı çocuk oyun alanı, fitness, yoga alanı, site sakinlerine özel tasarlanan teras katında manzara ve kafe alanı ile konforlu bir yaşamı hedefliyor. Del Marin Kozlu’da ayrıca 2.750 metrekarelik özel olarak tasarlanmış peyzaj alanı var. Marin projesi sınıfının üst segment markalarından oluşan 3’lü ankastre ürün ile donatılmış modern tasarımlı mutfakları, yerden ısıtma sistemi, duvarlar arasında ısı ve ses yalıtımı, ortalama 29 metrekare geniş balkonları ile yepyeni bir yaşam tarzı sunacak.

Del Marin projesinde ayrıca CYC Yapı tarafından sağlanan finansman ile kişiye özel vadeli ödeme seçenekleri de bulunuyor.

Del Marin projesinin tüm detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Çakmak Barajı İnşaatında Tüm Çalışmalar Devam Ediyor

0

Edirne Valiliği tarafından yapılan açıklamaya göre, tamamlandığında 520 bin dekar araziyi suya kavuşturacak Çakmak Barajı projesinde inşaat çalışmaları devam ediyor.

Edirne’de yapımı devam eden Çakmak Barajı’nın tamamlanmasıyla 520 bin dekar arazi suya kavuşacak. Edirne Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, tarımda modern sulamayı yaygınlaştırmak amacıyla çalışmalar sürüyor. Bu çerçevede Uzunköprü ve Meriç ilçelerinde 67 köyde toplam 520 bin 560 dekarlık araziyi sulayacak Çakmak Barajı Sulaması’yla ilgili eksik imalatların tamamlanmasına yönelik iş sözleşmesi imzalandı. Devlet Su İşleri (DSİ) 11. Bölge Müdürlüğü sorumluluğunda yürütülen projeyle Çakmak Barajı Sulaması 1. Kısım İnşaatı yapım işinde 520 bin 560 hektar tarım arazisi suya kavuşturulacak. 

Meriç Nehri’nden kış aylarında pompa istasyonu ile alınan su, iletim kanalı aracılığıyla barajın dip savağına aktarılacak. İletim kanalı hem barajın doldurulmasında hem de sulama amaçlı olarak kullanılacak. Çakmak Barajı Sulaması 1. Kısım işine ait olan Çakmak Barajı Yaklaşım Kanalı P2B Pompa İstasyonu ve ENH Eksik İmalatların tamamlanması işi için imzaların atıldığını belirtilirken, 3 bin 250 metre uzunluğundaki kanal 4 metre taban uzunluğunda, 4,60 metre yüksekliğinde ve 4,30 genişliğinde olacak. Kanal 520,560 dekar tarım arazinin sulanmasını sağlayacak. Proje çerçevesinde Meriç Nehrinden, kış aylarında P1 Pompa istasyonu ile alınan sular, A2 iletim kanalına verilecek ve A2 iletim kanalından alınan sular, A iletim kanalına verilerek 169.85 hm/yıl su P2B pompa istasyonu ve baraj dipsavağı vasıtasıyla Çakmak Barajı rezervuarına terfi edecek. Projenin Sulama sahası Uzunköprü ve Meriç ilçeleri ile Kırklareli Pehlivanköy ilçelerine hizmet edecek. Bölge insanına ek gelir sağlayacak Çakmak Barajı Sulaması inşaatı işinin tamamlanması ile hem tarlalardaki verim artarak, hem de yörede ürün çeşitliliği sağlanacak.

Çakmak Barajı Sulama Projesinin tüm detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Konya Yeni Motorlu Sanayi Sitesi İnşaatı Sürüyor

0

Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından arsa tahsisi yapmasının ardından TOKİ’nin inşaat çalışmalarına başladığı Yeni Motorlu Sanayi Sitesi projesinde inşaat çalışmaları hızla devam ediyor.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, yeni yılın ilk mesai gününde Eski Sanayi ve Karatay Sanayi’nin taşınması için Aslım bölgesinde inşaatı süren Yeni Sanayi Sitesi’nde incelemelerde bulundu.

Devam eden çalışmalarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Altay, yeni sanayi alanında hummalı bir çalışma yürütüldüğünü belirterek, Konya’nın bir hayalini daha gerçekleştiriyor olmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.

“Konya’ya ve Esnafımıza Yakışır Bir İş Oldu”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Konya Büyükşehir Belediyesi ve Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ile birlikte 2 bin 690 dükkan ve 134 ticari iş yerinin inşaatının devam ettiğini kaydeden Başkan Altay, “İnşallah inşaatımız tamamlandığında Eski Sanayi ve Karatay Sanayi’nde önceden hak sahipliği belirlenen vatandaşlarımız, kura yöntemine, dükkan büyüklüklerine göre yeni dükkanlarına taşınmış olacak. İnşaatlarımızı 4 etapta yürütüyoruz. 3 etapta fiziki olarak gerçekleşme oranları çok yüksek. Bir etapta da yüzde 40’lara yaklaşmış durumdayız. İnşallah 2024 yılı sonu gelmeden esnafımızı buraya taşımakla ilgili bir toplantı gerçekleştirdik. Ekipler yoğun bir şekilde gayret ediyor. Hedefimiz inşallah 2024 yılı sonunda Eski Sanayi’yi ve Karatay Sanayi’yi bu yeni güzel dükkanlara taşıyabilmek. Burada hem esnafımız uzun vadeli iş yeri sahibi oldu hem de fiziki olarak Konya’ya ve esnafımıza yakışır bir iş yeri inşaatını gerçekleştirmiş olduk. Emeği geçen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’mıza ve TOKİ’ye teşekkür ediyorum.” açıklamalarını yaptı.

“Konya Rahat Bir Nefes Alacak”

Eski Sanayi ve Karatay Sanayi’nin taşınmasıyla Konya’nın çok rahat bir nefes alacağını kaydeden Başkan Altay, “Mevcut yerde çok yoğun bir kirlilikle uğraşıyoruz. Bir taraftan şehir merkezinde çok yoğun bir trafik oluşuyor. Ayrıca fiziki mekanın zorluğundan dolayı hem gürültü hem de çevre kirliliği oluşturan bir alanı Konya sanayisinin geliştiği yeni bir alanda nezih yerlere taşımış olacağız. Ayrıca içinde çalışan esnafımızın mülkiyet sahibi olacağı bir yöntem oluşturduk. Hem vergi levhası olanlar hem de belli bir süre kalfa olarak başka bir iş yerinde çalışan kalfalarımız 8 yıla varan vadelerle dükkan sahibi olma imkanına kavuşmuş olacak. Yeni sitede Konya’ya yakışır bir halde güzel bir ortam oluştu. Şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Konya’nın hayallerini gerçekleştirmek için gece gündüz demeden çalışıyoruz” diye konuştu.

Konya Yeni Motorlu Sanayi Sitesi projesinin tüm detaylarını burada bulabilirsiniz.

Deprem Endişesi, Karavan ve Taşınabilir Evlere Olan İlgiyi Artırdı

Deprem korkusu karavan ve Tiny House satışlarını uçurdu. Son bir yılda Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşen vatandaşlar, depreme dayanıklı ve taşınabilir olan karavan ve Tiny House’lara ilgiyi artırdı. “İlerleyen zamanlarda deprem gibi doğal afetler toplumun farklı ve güvenli barınma arayışını hızlandıracağını öngörüyoruz” diyen İdeal Caravan Genel Müdürü Mehmet Kaya, bu yeni yaşam trendinin Türkiye’de konut tercihlerini değiştirdiğini belirtti.

Deprem, Türkiye’de son bir yıldır gündemden düşmüyor. Ülkenin çeşitli bölgelerinde meydana gelen depremler, Türk insanını güvenli yaşam alanları bulmaya yönlendiriyor. Karavan ve taşınabilir evler (Tiny House) 2023’ün son çeyreğinde yüzde 45 oranında ilgi gördü. İnsanlar, bu seçeneklerle deprem riskinden uzaklaşmayı hedefliyor.

Güvenli yaşam alanları, insanlar için her zaman önemli olsa da, doğal afetler sonucunda daha çok öne çıkıyor. Deprem riskinin yüksek olduğu bir zamanda, vatandaşlar güvenli yaşam alanlarına yöneliyor. Karavan ve Tiny House’lar, son yıllarda taşınabilir olmaları ve depreme dayanıklı olmaları nedeniyle insanların ilgisini daha çok çekiyor. Şehir hayatının getirdiği sorunlar ve doğal afetlerle mücadele etme isteği, mobil yaşam trendini artırıyor. Karavan sahipleri, riskli durumlarda ve ihtiyaç duyduklarında güvenli bir yere gidebilme imkânına sahip oluyorlar. Ayrıca, dışarıda kalmak zorunda kaldıklarında karavanlarında konaklayabiliyorlar. Bu yeni yaşam trendi, Türkiye’de konut tercihlerini değiştirirken, karavan ve Tiny House üreticileri de talebi karşılamak için farklı projeler geliştiriyor.

Talep, deprem kuşağında olan bölgelerden

Karavan sektörü temsilcilerinden İdeal Caravan Genel Müdürü Mehmet Kaya, “Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleştiği özellikle son birkaç yılda, vatandaşlar güvenli konut arayışlarında sıra dışı çözümlere yöneliyor. Karavan ve Tiny House’lar bu çözümler arasında yer alıyor. Güvenli yaşam endişesi karavan yaşamını alternatif olarak karşımıza çıkarıyor. Son istatistiklere ve bize gelen taleplere baktığımızda karavana olan talepte %45 seviyelerinde bir artış gözlemliyoruz” dedi. 

Kaya; “Özellikle İstanbul başta olmak üzere deprem riski yüksek bölgelerden daha fazla talep alıyoruz. İstanbul’u İzmir ve Antalya takip ediyor. Türkiye’nin deprem kuşağında olması, insanları güvenle konaklayabilecekleri yapılara yönlendiriyor. 2023 yılının son ayında Marmara’da, İstanbul’da da hissedilen biri 4.1 diğeri 5.1 şiddetinde iki deprem yaşandı. Haliyle bir ayda yaşanan bu iki deprem insanları endişelendirdi. En azından böylesi durumlarda geceyi tedirgin ve dışarıda özel araçlarda geçirmek yerine karavanlarında geçirmek isteyen ailelerin sayısının her geçen gün artıyor” ifadelerini kullandı.

İlerleyen zamanlarda güvenli barınma arayışı hızlanacak

Karavan yaşamı genellikle doğayla iç içe, minimalist yaşam tarzı ve esnek tatil anlamları taşırken özellikle deprem bölgelerinde farklı anlamlar taşımaya da başladığını belirten Mehmet Kaya, “Barınma adına toplumsal yapıyı etkileyen doğal afetler, karavan yaşamını da bir alternatif olarak ortaya çıkarıyor. Görülen o ki ilerleyen zamanlarda deprem gibi doğal afetler toplumun farklı ve güvenli barınma arayışını hızlandıracağını öngörüyoruz” dedi.

Türk Müteahhitler Makedonya ve İspanya’da Önemli Görevler Üstlendi

0

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Makedonya ve İspanya’da müteahhitlerimiz önemli görevler üstlendi. İspanya’da Barcelona Futbol Kulübü’nün stadyum yenileme projesi yurt dışında kazanılan sembol projelerimizden biridir.” dedi.

Rusya ve Ukrayna arasında devam eden savaşın yalnızca müteahhitlik sektörünü değil, küresel mal ve hizmet ticaretini de olumsuz etkilediğini kaydeden Bakan Bolat, “7 Ekim’den bu yana Ortadoğu’da yaşanan ve yüreğimizi kanatan İsrail katliamının, bitmek bilmeyen insanlık dışı saldırıların küresel ekonomi üzerindeki olumsuz etkileri giderek belirginleşmektedir” ifadelerini kullandı.

Yurtdışı Türk müteahhitlik sektörünün 2023 yılında başarıdan başarıya koştuğunu aktaran Bakan Bolat, “Yurtdışı müteahhitlik sektörümüz 2023 yılını 27 milyar 400 milyon dolar gibi büyük bir proje değeri ile kapatmış bulunmaktadır. Tüm müteahhitlerimizi, müşavirlerimizi, mühendislerimiz ve işçilerimizi yürekten tebrik ediyorum.” ifadelerine yer verdi.

2023 yılı sonu itibarıyla Türk müteahhitlerinin 135 farklı ülkede toplam 12 bin 71 projenin altına imza attığını dile getiren Bolat, açıklamalarının devamında şunları söyledi:

“1972’den bu yana 135 ülkede üstlenilen 12 bin 71 projede toplam değeri 501 milyar 900 milyon dolara yükselmiştir. Bu 502 milyar doların 452 milyar doları son 21 yılda elde edilmiştir.

Türk müteahhitlerinin 2023 yılında aldıkları 27,4 milyar dolarlık inşaat işlerinin bölgesel dağılımına ilişkin olarak, proje büyüklüğü bakımından bağımsız devletler ülkeleri yüzde 38 ile yine birinci sırada geliyor. İkinci sırada ise payı yüzde 27,1’e çıkan Avrupa Bölgesi bulunuyor. Ortadoğu ise yaklaşık yüzde 20 ile bu sene üçüncü sırada yer alıyor. Afrika kıtası ise yüzde 11,6’lık bir pay ile yerini sağlamlaştırmış bulunuyor.

Projelerin büyüklüğü bakımından ilk sırada Rusya bulunuyor. İkinci sırada demiryolu, metro ve karayolu projeleri ile 3,6 milyar dolarlık büyüklükle Romanya bulunuyor. Türkmenistan ve Suudi Arabistan’ın ise üçüncü ve dördüncü sırada yer alıyor. Karabağ savaşından sonra Azerbaycan’ın alt yapı konusundaki büyük ihtiyacını yine Türk müteahhitlerinin kapattı.

Avrupa’da Türk müteahhitlerinin kazandığı proje sayısı artıyor. En fazla proje üstlenilen ikinci ülke konumunda olan Romanya’dan başka Makedonya ve İspanya’da müteahhitlerimiz önemli görevler üstlendi. İspanya’da Barcelona Futbol Kulübünün stadyum yenileme projesi yurt dışında kazanılan sembol projelerimizden biridir.”

Sazak Alan Cami İnşaatında Sona Gelindi

0

Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde inşa edilen Sazak Alan Cami projesinde çalışmalar tamamlanmak üzere.

Konuyla ilgili konuşan İlçe Müftüsü Ahmet Karagöz inşaatın durumu hakkında, “Sazak Alan Camiimiz bitmek üzere. Başta Köyceğizli hayırseverler olmak üzere Devlet-Millet işbirliğinde yapımına başlanılan yeni camiinin son olarak halıları serilmiş, elektrik aksamı bitirilmiş olup, dış cephesinde yapılacak işlemler devam etmektedir. Dış cephesinde yapılacak yağmur giderleri ve çevre düzenlemesi de bitince en kısa sürede açılışını gerçekleştireceğiz. Camimizin yapımında emeği geçen başta Köyceğizli hayırseverlerimize, Kaymakamımıza, Belediye Başkanımıza, mimarından ustasına varıncaya kadar zerre miktarı da olsa emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.” dedi.

Minia Çanakkale Projesi Hayata Geçiyor

0

Biga Belediyesi, 12 bin 500 metrekarelik alanda birçok temanın yer alacağı Minia Çanakkale projesini hayata geçiriyor.

Biga’da Şirintepe mahallesi Pancar deposu olarak bilinen 12 bin 500 metrekarelik alanda Minia Çanakkale projesini hayata geçiriyor. 2 bin metrekaresi kapalı alan olacak Minia Çanakkale’de, kadın girişimcilerin üretimleri ile yöresel ürünlerin satışının yanı sıra kafeterya ve restoranlar yer alacak.

Çanakkale ve Biga’nın değerlerinin yer alacağı 6 bin metrekarelik bölümde ise Köprülülü Hamdibey ve Bigalı Mehmet Çavuş’un da ayrı yerleri olacak. 200 araçlık otoparka sahip olacak Minia Çanakkale Projesinin müjdesini veren Biga Belediye Başkanı Bülent Erdoğan, “Startını verdiğimiz proje, şehrimize ayrı bir değer katacak. Hem Bigalı hemşehrilerimizin hem de gelip geçen yolcularımızın uğrak noktası olacak bu alanın Biga ekonomisine ve tanıtımına büyük katkısı olacak.” dedi.

Türkoğlu Acil Durum Hastanesi’nde İnşaat Devam Ediyor

0

Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesinde yükselen Acil Durum Hastanesi projesinde inşaat çalışmaları sürüyor.

Yol ve temel kazı çalışmaları tamamlanan, ağır çelik konstrüksiyon tekniğinin uygulanacağı hastanede, çelik yapının birinci katının çelik montajına devam ediliyor.

Ağır çelik konstrüksiyon tekniğinin de uygulanacağı hastanede birinci ve ikinci katların çelik yapı montajı tamamlandı.

6 Şubat’ta meydana gelen Pazarcık ve Elbistan merkezli, 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki 11 ili etkileyen depremlerde Kahramanmaraş’ta birçok kamu ve özel hastane binası zarar görmüştü.

Bu kapsamda Türkoğlu’na 120, Nurhak’a 50 ve Onikişubat ilçesine 400 yatak kapasiteli acil durum hastanesi yapılması planlanırken, Dulkadiroğlu’na 400 yataklı “Ferhuş Sağlık Kompleksi” ve Onikişubat ilçesine 1000 yataklı “Kahramanmaraş Şehir Hastanesi”yapılması kararlaştırılmıştı.

2024 yılında hizmete açılması planlanan acil durum hastaneleri, ağır çelik yapı tekniği ve modüler duvar sistemi kullanılarak yapılacak.

Türkoğlu Acil Durum Hastanesi’nin tüm proje detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak: Maraş Gündem

Bodrum Belediyesi İle İMO Arasında Protokol Anlaşması İmzalandı

0

Bodrum Belediyesi ve TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Muğla Şubesi işbirliğinde “Mevcut Yapı Stoku Envanterinin Oluşturulması ve Yapı Güvenliğinin Deprem Riski Açısından Değerlendirilmesi Ortak Hizmet Projesi Protokolü” imza töreni gerçekleştirildi. 

Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın ev sahipliğinde düzenlenen protokol törenine, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Muğla Şube Başkanı Engin Fırat Ata, Şube Sekreteri Ahmet Özakçan ve yönetim kurulu, İMO Bodrum Temsilcisi Metin Soylu ve yönetim kurulu, Belediye Genel Koordinatörü Emel Çakaloğlu ile basın mensupları katıldı. 

Bodrum ilçesi sınırları içinde bulunan on bin yapının envanterinin oluşturulması ve bu yapıların deprem riski açısından güvenliğinin değerlendirilmesi amacıyla hazırlanan ortak hizmet projesi protokolü 6 ay süreyle uygulanacak. Muğla’nın deprem açısından oldukça riskli bir bölgede bulunduğunu belirten TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Muğla Şube Başkanı Engin Fırat Ata sözlerine şu şekilde devam etti: 

“Bugün imza altına alacağımız protokol yapı envanterinin çıkarılması ile ilgili. Bodrum’daki on bin adet binanın incelemesini yapacağız. Bunların depreme karşı dayanıklılığını da birinci derece gözleme dayalı olarak risk teşkil edip etmediğine dair elimizde bir veri oluşmuş olacak” 

Yapılacak çalışmalar hakkında bilgilendirme yapan, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Bodrum Temsilcisi Metin Soylu şunları söyledi: 

“On bin blok için bir tarama yapacağız. Buradaki temel amaç depremin afete dönüşmeden, daha risk aşamasında planlamasının yapılması. Riskli bölgeleri, yaklaşık kaç binamızın hasar göreceğinin tespitini yapacağız. Gözlemsel ve yönetmelikler açısından binaları değerlendireceğiz”

Dirençli kentler açısından yapılan bu işbirliği için teşekkür eden Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, “İlk planda 1999 öncesi yapılan on bin blokta analiz yapılacak. Bu analiz ilk planda depremsellik riskini biraz daha ana hatlarıyla ortaya koyacak. Sonrasında eğer o binalarda gerekirse bina sahiplerinin de rızası alınarak daha detaylı analizler yapılabilecek. Burada önemli olan konu vatandaşlarımızın yuvalarında güvenle yaşadıklarını hissedebilmeleri. Herhangi bir deprem riskinde binaların insanı öldürmeyeceği, onların hayatını koruyabileceğini düşünmeleri. Biz bu güveni sağlamak zorundayız. Biz bu çalışmayı Bodrum’un direncini ölçmek için yapıyoruz. 6 aylık bu çalışma sonrasında hazırlanacak rapor doğrultusunda inşaat mühendisleri odamızla ve diğer sivil toplum örgütlerimizle çalışmalara devam edeceğiz” dedi.

Mapa İnşaat, Mekke’de ‘Su Depolama Tesisi İnşaatı’ İhalesini Kazandı

MNG Holding iştiraki Mapa İnşaat, Mekke’de inşa edilecek Rezervuar ve Su Depolama Tesisi Projesinin ihalesini kazandı.

Türkiye ile Suudi Arabistan arasında futbol gerilimi devam ederken, Mekke’de önemli bir gelişme yaşandı. Suudi Arabistan’ın Mekke kentinde ilk büyük bağımsız stratejik su deposu (ISWR) projesini geliştirme ve işletme ihalesini sonuçlandı. Bu ihaleyi Mehmet Nazif Günal’ın şirketi MNG Holding kazandı. İstanbul’daki 3’üncü Havalimanı projesinin yapımında da yer alan, son dönemde yurt dışında aldığı büyük işlerle öne çıkan MNG’nin şirketi MAPA İnşaat, projenin ekip, projenin mühendislik, tedarik ve inşaatını (EPC) üstlendi. Anlaşma, dün imzalandı.

Patronlar Dünyası’ndan Gökmen Mert Kural’ın haberine göre; projenin ana üstlenicisi Suudi Arabistanlı Vision International Investment Company, Kuveytli Gulf Investment Corporation ve BAE’nin Abu Dabi Ulusal Enerji Şirketi’nin (Taqa) oluşturduğu grup olacak. 2 milyon metreküp rezervuar ve 500.000 metreküp operasyonel tank kapasitesine sahiptir. Suudi devletine ait su işletmecisi Saudi Water Partnership Company (SWPC), sözleşmeyi imzaladığını duyurdu.

İhaleye Suudi Arabistanlı Abdul Aziz al-Ajlan Sons Group, Mısırlı Orascom gibi Ortadoğu’nun en önemli şirketleri de teklif vermişti. Rezervuar projesinin 2027 yılında ticari faaliyete geçmesi bekleniyor. Suudi devlet yönetimi, su depolama kapasitesini Mekke’deki 20 günlük Hac talebine çıkarmayı hedefliyor.

Adana’da 2,9 Milyar Dolarlık İhracat Gerçekleştirildi

0

Adana Sanayi Odası (ADASO) Başkanı Zeki Kıvanç, 2023 yılında Adana’dan gerçekleştirilen ihracat tutarının 2,9 milyar dolar olduğunu vurguladı.


Türkiye İhracatçılar Meclisi’nce açıklanan ihracat rakamlarını değerlendiren Zeki Kıvanç, ilden geçen yıl gerçekleştirilen ihracatın önceki yıla göre yüzde 4,8 azalarak 2 milyar 901 milyon dolar olduğunu bildirdi.

“5 yeni OSB, ülke ekonomisine güç verecek”

 Küresel ticarette yaşanan zorlu bir ortamda, Türkiye ekonomisinin yakaladığı büyüme ivmesini sürdürdüğünü, ihracatını yüzde 0,6 artışla 255,8 milyar dolara çıkararak da Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını anımsatan Kıvanç, “Adana, 2022 yılında 3 milyar 46 milyon dolar ile tarihinin en yüksek yıllık ihracatına ulaşmıştı.

2023’te, 2022’ye yakın bir seviyede ihracat gerçekleştirdik. 2 milyar 901 milyon dolar ihracat performansı ile iller yıllık ihracat sıralamasında 13’üncü sırada yer alıyoruz. 2023 yılında 3 defa aylık 250 milyon dolar seviyesini aşan rakamlarla Adana ihracatı, Kasım 2023’te 290,6 milyon dolar ile tarihinin en yüksek aylık ihracat seviyesine ulaştı” dedi.

Adana’nın ihracattan aldığı payı her geçen gün artırmanın gayretinde olduklarını vurgulayan Zeki Kıvanç, ihracat rakamlarını Adana için yeterli bulmadıklarını, 2024 yılı itibarı ile gelecek 5 yıl içinde ülkemiz endüstrisinin ilk nefes aldığı, tarımdan sanayiye geçişin doğduğu şehir Adana’nın öneminin artacağını bildirdi.

Kıvanç, “Adana, Türkiye’nin ikinci yüzyılında yeni yatırım alanları ve mevcut üretim kapasitesi ile ülkemizin gelişimine en büyük katkı sağlayan lider şehirlerin başında geliyor. 5 yeni organize sanayi bölgesi ve birçok küçük sanayi sitesinin kurulmasıyla birlikte ülkemiz ekonomisine daha fazla katkı sağlayacak bir merkez olmayı hedefliyoruz. İhracat rakamlarını kentimizdeki yeni yatırım alanlarıyla daha üst seviyelere taşıyacağız. Adanalı sanayicilerimizi, gerçekleştirdikleri ihracatla ülke ve bölge ekonomisine katkılarından dolayı tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Dünya Gazetesi

Denge Değerleme, Avrupa Gayrimenkul Piyasası 3. Çeyrek Raporunu Yayımladı

0

Denge Değerleme tarafından hazırlanan Avrupa Gayrimenkul Piyasası 3. Çeyrek Raporu yayımlandı.

Ülkelerin tek tek ele alındığı raporda, şu ifadelere yer verildi:

ALMANYA

Son yıllarda Almanya’da gayrimenkul piyasasında eşi benzeri görülmemiş fiyat artışlarının yavaşladığı görünse de birçok insanın kişisel ve yatırım amaçları için konut mülkü edinme ve inşa etme isteği hala devam ediyor. Ancak, mevcut sosyal, ekonomik ve jeopolitik dinamikler, birçok geliştirici ve yatırımcının mülk inşa etme konusunda belirsizlik yaşamasına neden oldu.

Avrupa’nın en büyük ekonomisinde, düşük borçlanma maliyetlerinin etkisiyle son yıllarda hızla daha pahalı hale gelen konutlar, onlarca yıllık artış trendinin ardından düşüşe geçmiş durumda.

Son yıllarda Almanya’da gayrimenkul fiyatları sürekli olarak yükselmeye devam etti ve uzun bir süre boyunca bu durumun böyle devam edeceği düşünülmüştü. Ayrıca, kendi mülkiyetine ait bir evde oturmak, birçok insan için hala uygun bir seçenek olarak kabul ediliyordu. Düşük faiz oranları nedeniyle aylık kredi taksitleriyle kira bedelleri arasındaki farkın çok yüksek olmamasından dolayı, satın almak mantıklı seçenek olarak görülüyordu.

Bu düşük faiz seviyesi, gayrimenkul fiyatlarının pandemi döneminin büyük bir kısmında dahi yükselmeye devam etmesine neden oldu. Ucuz finansmanın yanı sıra yapı malzemelerinin kıtlığı ve buna bağlı olarak inşaat maliyetlerinin artması da bu eğilime katkıda bulundu. Geçen yılın başlarında, alıcılar bir mülk için 2021’e kıyasla ortalama olarak yüzde 12,5 daha yüksek fiyatlarla karşı karşıya kaldılar.

Reuters tarafından gayrimenkul danışmanları arasında yapılan ankete göre, Almanya’da ev fiyatları bu yıl yüzde 5’ten fazla düşecek ve 2024’te durgunlaşacak. Analistler, potansiyel alıcıların fiyatların yüksekliği nedeniyle pazardan ayrılmalarının kiraları daha da artıracağını belirttiler.

Şu an için yüksek enflasyon, inşaat ve enerji fiyatlarının artışı ve faiz oranlarının yükselmesi, talebi azaltan başlıca faktörler olarak görülüyor. Bu ortamda fiyatların hafifçe düştüğünü gördük. Aynı zamanda, konut arzı sıkı kalmaya devam ediyor. Bu arz kıtlığı, fiyatların tekrar yükselme olasılığını artırıyor. Muhtemel alıcılar ve yatırımcılar böylece çelişkili bir durumla karşı karşıya ve geleceğe nasıl plan yapmaları gerektiğini haklı olarak sorguluyorlar.

AVUSTURYA

2022 yılında, yatırımcıların reel değerlere yönelmesi ve aynı zamanda Avusturya’da konut kredi standartlarının sıkılaştırılmasından önce borçla finanse edilen mülk alımlarının öngörülen etkileri nedeniyle mülk fiyatlarında bir artış yaşandı. Bu artış, 2022 yılı boyunca hız kazandı. Yıllık artış oranı ilk çeyrekte yüzde 12,3’ten ikinci çeyrekte yüzde 13,1’e yükseldi ve ardından fiyatlar açısından 2022’nin üçüncü çeyreğinde zirveye ulaştı.

2020 yılının dördüncü çeyreğinden 2022 yılının üçüncü çeyreğine kadar geçen dönemde, Avusturya’da ortalama konut fiyatları iki haneli bir artış kaydetti. Ancak bu ivme, 2022 yılının üçüncü ve dördüncü çeyreklerinde ülke genelinde yavaşladı; konut fiyatları sırasıyla yüzde 10,8 ve yüzde 5,2 arttı. Avusturya genelindeki endeks, üçüncü çeyrekte 278,3 puanla zirve yapmışken, 2023 yılının ilk çeyreğinde 271.8 puanla bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,3’lük bir düşüş yaşadı. Viyana dışındaki tek ailelik evlerdeki önceki büyük artış ani bir şekilde son buldu. 2022 yılının üçüncü çeyreği (endeks seviyesi: 237,1) ile 2023 yılının ilk çeyreği (endeks seviyesi: 229.6) arasında yüzde 3,2’lik bir düşüş kaydedildi. Yıllık büyüme, 2022 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 12,5’ten 2023 yılının ilk çeyreğinde yüzde 1,0’a geriledi. Yeni ve kullanılmış daireler arasında performans farkları gözlendi. Örneğin, Viyana’da 2023 yılının ilk çeyreğinde yeni dairelerde %5,1’lik bir artış, kullanılmış dairelerde yüzde 1,3’lük bir düşüşle dengeledi.

Viyana’da müstakil evlerdeki patlama da sona erdi. 2022 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 16,3’lük bir artışın ardından, 2023 yılının ilk çeyreği zaten yıllık bazda yüzde 1,7’lik bir düşüş kaydetti. Bu yılın başlarında faiz oranlarının yükselmesi nedeniyle, kira getirisi yüzde 2.5’in altında olan yatırım daireleri daha az çekici hale geldi. Özellikle gayrimenkul fiyatlarının durgunluk veya hatta geçici bir düşüşün görülebileceği öngörüldüğünde. Çünkü yatırımcılar şimdi yüzde 3’ün üzerinde getiri sunan uzun vadeli tahvillerle rekabet halindeler. Aynı zamanda, 2023 yılının ilk çeyreğinin ilerleyen döneminde kredi ile finanse edilen alıcıların talebi yüzde 62 düştü (Avusturya’daki özel hanelere konut kredisi verme konusundaki yeni kredilendirme ile geçen yıla göre karşılaştırıldığında). Ek bir faktör olarak ESG kavramı da ön plana çıkıyor. Çevre dostu bir özelliklere sahip binalar, fiyat istikrarını giderek daha fazla korurken, enerji verimliliği değerleri düşük olan mülklerin değer gelişimlerinde yatırımcı gelecekteki yenileme maliyetlerini önceden tahmin ederek karar alıyor.

BELÇİKA

Belçika’da mortgage talebi 2007’den beri en düşük seviyeye geriledi ve ev fiyatları şaşırtıcı bir şekilde iyi duruyor ancak bu, gerçekliği çok iyimser bir şekilde yansıtıyor olabilir. Bu yılın ikinci yarısında fiyatların düşmesi bekleniyor, ancak şu an için büyük bir düzeltme olasılığı düşük görünüyor.

Talepteki keskin düşüşe rağmen, fiyatlar üzerindeki etki oldukça sınırlı gibi görünüyor. Son fiyat göstergeleri, ev fiyatlarında aynı kesinlikte düşüş yaşanmadığını gösteriyor. Statbel’in mülkiyet fiyat endeksi, 2022’nin son çeyreği ile karşılaştırıldığında 2023 yılının ilk çeyreğinde yüzde 1,5 artmıştır. Haziran ayına kadar olan satış sözleşmelerine ait verileri içeren noter endeksi, Belçika’da ev fiyatlarının geçen yılın ortalama fiyatına kıyasla bu yılın ilk yarısında sadece yüzde 0,30 düştüğünü gösteriyor. Bu düşüş özellikle Valonya ve Brüksel’deki fiyat düşüşlerinden kaynaklanmakta olup, Flaman Bölgesi’nde ise fiyatların daha da yükseldiği görülüyor.

Piyasa, çalışanlara yapılan otomatik ücret endekslemesi ve ortalama kredi vadesinin uzatılması sayesinde geçen yıl da oldukça güçlü ücret artışı ile desteklendi. ING Bank verilerine göre yeni konut kredilerinin ortalama vadesi 2021’de 18.9 yıldan 2022’de 19,8 yıla yükseldi. 2023’ün ilk yarısında ortalama vade daha da artmaya devam etti. Ayrıca, ilk kez ev satın alan genç alıcılar arasında daha uzun vadeli borçlanma görüyoruz. Bu yatırımcılar genellikle aylık geri ödeme tutarı aynı olsa da daha fazla borç almalarına izin veren 25 yıllık bir vade seçeneği üzerinde karar kılıyorlar.

DANİMARKA

Mortgage faizlerinin artması, konut talebini sınırlayacaktır ve bu etki ekonomiye yayılacaktır. Ancak, Danimarka nüfusunun daha sıkı konut kredisi düzenlemeleri ve sağlam finansal durumu sayesinde, ciddi bir konut kaynaklı resesyon olasılığı düşüktür.

GSYİH ve kamu finansmanı gibi geleneksel göstergeler henüz yaklaşan bir resesyonu göstermemiş olsa da enflasyon ve şirketlerin finansal performansları gibi diğer faktörler kötüleşmeye başlamıştır. Ayrıca, faiz oranlarının artacağı beklentisi gelecek yılın görünümünü daha da karmaşık hale getirmiştir.

Faiz oranları uzun yıllardır olduğu gibi en yüksek seviyede bulunmaktayken, enflasyon ve ekonomik belirsizlik nedeniyle fiyatlar düşüş gösteriyor. 2025’ten 2030’a kadar ki süreçte ise ev fiyatlarının keskin bir şekilde yükselmesi bekleniyor.

Eğer bu gerçekleşirse, ev sahipleri bu dönemden büyük bir artıyla çıkacaklar demektir, yani sahip oldukları varlık değerlerinde ciddi bir artış olacaktır.

Tahminlerin gerçekleşmesi halinde, ev fiyatları 2030’da bugünkü seviyeleri neredeyse yüzde 30 daha fazla yukarısına çıkması bekleniyor. Mevcut durumdaki faiz oranları konut sahipleri için o kadar olumlu değilken, birçok aile yüksek faiz oranlarından etkileniyor ve yakın gelecekte önemli faiz oranı düşüşü olasılığı da görünmüyor. Ancak birkaç yıl sonrasına bakarsak, tablonun daha parlak hale gelmesi bekleniyor.

FRANSA

Paris ev fiyatları, Covid-19 pandemisi sırasında ivme kazanan ve yükselen faiz oranlarıyla uzayan bir düşüşle dört yılın en düşük seviyesine geriledi. Haziran’da talep fiyatları bir yıl öncesine göre yüzde 4,1 düşerek, metrekare başına 10.936 Euro’ya düştü ve Le Figaro tarafından derlenen verilere göre, Ocak 2019’dan bu yana görülen en düşük seviyede.

Bu gelişme Fransız başkentini istisna bir durum haline getiriyor. Avrupa şehirlerindeki en son konut piyasası trendlerini yakalamak için Bloomberg, çeşitli veri sağlayıcılardan gelen bilgileri derliyor. Bazıları talep fiyatları ve işaret edici seviyeleri içerirken, diğerleri resmi rakamlardır.

Fransız bankalarına, Bank of France tarafından belirlenen maksimum bir oran olan “taux d’usure” adı verilen oranın üstünde konut kredisi verme izni verilmiyor. Bu kısıtlama, faiz oranlarının yükselmesinin etkisini müşterilere aktarma kapasitesini sınırladı ve bazılarını kredi başvurularını reddetmeye yöneltti.

Ülkede kredi erişimini kolaylaştırmak amacıyla, tavan faiz oranı 2023’ün ilk yarısında her üç ay yerine aylık olarak gözden geçirilmiştir. Ayrıca, Paris’teki ev sahipleri bu yıl mülk vergisinde yüzde 52’lik bir artışla karşı karşıya kalırken, geçen yıl belediye başkanı Anne Hidalgo, bu artışı yaygın enflasyon ve yükselen enerji maliyetleriyle haklı çıkardı.

Ev fiyatlarının istikrarlı bir şekilde düşmesine rağmen, Paris, büyük Avrupa şehirleri arasında en pahalı konut pazarı olarak kalmaya devam ediyor ve Madrid ve Berlin’in iki katından fazla seviyede bulunuyor.

HOLLANDA

2023 yılın ilk yarısı değer kaybı, yatırım stratejilerinin yeniden değerlendirilmesi ve yeni fiyat seviyesinin arayışıyla geçti. Tüm bunlar, geçtiğimiz yıla göre yaklaşık yüzde 60 oranında bir düşüşle, tarihsel olarak düşük seviyede bir ilk yarı yatırım hacmine (3,2 milyar avro) yol açtı.

Ancak 2023’ün ikinci yarısı için daha pozitif bir tablo oluşması bekleniyor. Beklenen enflasyon düşüşü, faiz oranlarının istikrarı ve emlak piyasasındaki yeni fiyat seviyesi konusundaki netlik, alım-satım yapmak için tarafların giderek daha fazla ortak noktada buluşmaya yaklaştığını ortaya koyuyor. Ancak bu durum gayrimenkulün türüne bağlı olarak farklı hızlarda gerçekleşiyor. Lojistik pazarında ve daha az ölçüde perakende pazarında ivme hızla dönüyor olsa da bu ofis, konut, bakım ve otel yatırım pazarları için daha düşük seviyede kalıyor. Bununla birlikte, CBRE raporuna göre bu sektörlerde de hareketin sonbaharda ivme kazanması bekleniyor.

Faiz oranlarının arttığı bir yılın ardından, çekirdek enflasyonun düşmesi bekleniyor. Tüketici harcamalarındaki düşüş, ekonominin soğumasının ilk belirtisi olup, bunun sonucunda enflasyon da kontrol altına alınabilir hale geldi. Güçlü kollektif ücret artışları ve satın alma gücünü desteklemeye yönelik önlemler, enflasyondaki düşüşün belirgin bir şekilde yavaşlamasına neden oldu. Bununla birlikte, çekirdek enflasyonun sonbaharda ilk aşağı yönlü adımlarını atması bekleniyor, ardından 2024’ün sonlarına doğru istenen seviyeye düşecek.

İNGİLTERE

Geçen yıl ev fiyatları rekor seviyelere yükseldi, ancak artan faiz oranları ve yaşam maliyeti krizi fiyatları düşürdü. Ancak bu, konut piyasasına girmek isteyen insanlar için tüm koşulların elverişli olduğu anlamına gelmiyor. Peşinat ödemeleri hala birçok alıcı için ulaşılamaz durumda ve konut kredisi temin etme konusundaki zorluklar nedeniyle ev sahibi olmak hala zor bir hedef olmaya devam ediyor.

Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) verilerine göre İngiltere, Galler ve İskoçya’da 2022 yılında ortalama fiyatlar rekor seviyelere ulaşmıştı ancak o zamandan bu yana bir gerileme söz konusu. ONS, Temmuz 2023’te, İngiltere’de ölçülen ortalama ev fiyatlarının, Kasım 2022’deki zirve fiyatlarına göre 2.000 sterlin azalarak 290.000 sterlin olduğunu tespit etti. Ancak bu yine de Temmuz 2022 verilerine kıyasla 2.000 sterlin daha yüksekti.

Nationwide’ın en son istatistikleri, ev fiyatlarının Eylül ayında durağan hale geldiğini ancak yıllık bazda hala yüzde 5,3 oranında düştüğünü gösteriyor, bu da ortalama 14.500 sterlinlik bir düşüş anlamına geliyor.

Esasında, İngiltere’deki konut krizi yeni bir sorun değil. Talep yıllardır arzı aşmış durumda, ancak pandeminin neden olduğu sıkıntılar, Covid kısıtlamalarını takip eden rekor yüksek fiyat artışlarını daha da ileri boyuta taşıdı.

Damga vergisi indirimleri 2021 ve 2022 yıllarında ilk kez ev alıcılarını teşvik etmek amacıyla tanıtıldı, ancak bu, ev fiyatlarının artmasına yol açtı. Pandemi başladığından beri uygun fiyatlı evlerin eksikliği ve artan talep, fiyatların hızla yükselmesine neden oldu.

Ağustos 2022’ye gelindiğinde, Halifax’un analizine göre tipik bir İngiliz evi 293.992 sterlinlik rekor bir fiyat seviyesine ulaştı. Ancak bu, ekonomik sıkıntının kısa bir süre sonra konut piyasasına etki etmeye başlamasıyla zirve noktası görüldü.

Bank of England, enflasyonu frenlemek amacıyla son aylarda faiz oranlarını artırmaya devam ederken; yüzde 10’un üzerine çıkmış olan enflasyon, yakın dönemde yüzde 6,80 seviyesine çekilebildi.

Zoopla’nın ölçümleri, 2022 yılı Eylül ayında Birleşik Krallık genelindeki ilk konut fiyatı düşüşünü kaydetti ve yıllık bazda yüzde 0,5’lik bir düşüş yaşandı. Emlak portalının analistleri, faiz oranlarının yüzde 4,5’e düştüğünde daha fazla alıcının konut piyasasına dönmesini beklediklerini belirttiler.

Ancak erişilebilirlik sorunu, hala ev sahibi olmak ve bir ev satın almak isteyen insanları hayal kırıklığına uğratmaya devam ediyor. ONS, İngiltere’deki tam zamanlı çalışanların 2022 yılında bir ev satın almak için yıllık kazançlarının 8,3 katını, Galler’deki insanların yıllık maaşlarının 6,2 katını harcamaları gerekeceğini buldu.

Son 25 yılda evler önemli ölçüde daha az erişilebilir hale geldi. 1997 yılında, ülkenin yüzde 89’unda yaşayan insanlar yıllık maaşlarının beş katından daha azını ödeyebiliyordu. 2022 yılında bu, bölgelerin sadece yüzde 7’sinde geçerliydi.

İTALYA

19 Haziran- 19 Temmuz 2023 tarihleri arasında gerçekleştirilen 1,455 gayrimenkul acentesinin katıldığı ankete göre, konut fiyatlarındaki düşüş işaretleri ikinci çeyrekte daha yaygın hale geldi, ancak fiyat istikrarı hala baskın görünüyor. Artış ve düşüş değerlendirmeleri arasındaki denge negatif yönde döndü ve fiyatlar 2021’in başlarına geri döndü.

Gayrimenkullerin satışa sunulduktan sonra pazarda geçirdiği ortalama süre ve talep fiyatlarından yapılan ortalama indirim bir miktar arttı, ancak hala düşük seviyelerde seyrediyor. Talep koşulları, potansiyel alıcı sayısının değerlendirmelerindeki kötüleşme ile gösterilen yaygın bir zayıflığı yansıttı. Yaklaşık her üç katılımcıdan biri, konut kredisi temin etmekte zorlanan ev alıcıları bulunduğunu belirtirken, bu durum 2014 yılının sonundan beri görülen en yüksek seviyeye ulaşmış durumda. Kiralık pazarında ise, kiraların yükseldiği ve acentelerin yılın geri kalanında da daha fazla artış bekledikleri bildiriliyor. Genel konut piyasasında geleceğe dönük değerlendirmeler, hem şu anki çeyrekte -satış fiyatlarının düşeceği beklentilerinin hakim olduğu- hem de iki yıllık bir perspektifte keskin bir kötüleşmeye işaret ediyor.

İtalyan ekonomisi, son yıllarda yüksek kamu borcu ve kırılgan bankacılık sistemi nedeniyle önemli bir ekonomik yavaşlama yaşıyor. Ancak özellikle Roma, Milano, Torino ve Floransa gibi büyük şehirlerde gayrimenkul piyasası nispeten istikrarlı kalmıştır. Mülk fiyatları halen diğer Avrupa ülkelerine göre daha düşük olup, özellikle Airbnb gibi platformlar aracılığıyla kısa vadeli kiralamalar için kira verimleri cazip durumda.

Bu nedenle İtalya, zengin kültürü, güzel manzaraları ve lezzetli mutfağıyla yabancı yatırımcılar için son derece çekici bir destinasyon olmakla birlikte, İtalyan gayrimenkul piyasasına yatırım yapma konusunda, birçok insan hala riskler ve getiriler konusunda kararsız durumda.

İSPANYA

Danışmanlık şirketi Gesvalt’in 2023 2. Çeyrek raporu, İspanya’da konut fiyatlarının bu yılın ilk yarısında, 2022’nin aynı dönemiyle karşılaştırıldığında yüzde 6’nın üzerinde arttığını ortaya koyuyor. Bu oran, enflasyon oranının üzerinde bir artış anlamına geliyor.

Ancak, bu artış ülke genelinde eşit bir şekilde gerçekleşmedi ve bazı bölgelerde daha yüksek oranda artışlar görüldü. Örneğin, Costa del Sol’da, konut fiyatları yıllık bazda yüzde 12,4 artarak, ülke ortalamasını iki katından fazla aştı. Costa Blanca ise yüzde 11,4’lük bir artışla ikinci sırayı aldı.

Euroval’a göre, Madrid’ın kuzeyinde bulunan Guadalajara ilçesi, 2025 yılına kadar en yüksek artışı yaşayacak. İspanya’nın bu bölgesinde, konut fiyatları yüzde 16,64 artacak.

Merkezi şehirler, 2025 yılında İspanya’daki konut fiyat artışları sıralamasında ilk sıralarda yer alıyor. İkinci sırada yüzde 15,73 artış beklentisiyle Toledo yer alırken, üçüncü sıradaki Badajoz ile dördüncü ve beşinci sıradaki Avila ve Segovia ise sırasıyla geliyor. Toplam 11 şehirde çift haneli fiyat artışları bekleniyor.

Danışmanlık şirketi Euroval’in raporu, önümüzdeki iki yıl boyunca konut değerlerinde nispeten küçük bir artış öngörüyor. 2025 yılına gelindiğinde, fiyatların yüzde 6 artacağı ön görülürken bu tahmin, İspanya’daki ortalama metrekare fiyatını 2022’nin sonundan 103 € daha pahalı olacak şekilde 1,809 €’ya çıkaracaktır.

Ancak Euroval, ülkenin birçok bölgesinde çift haneli artışların olası olduğunu düşünüyor. Rapor, şehir bazlı performans farklılığın dikkate değer olduğunu belirterek, her şehrin, kendi pazarındaki belirli bir talep dinamiğine sahip olduğunu ifade ediyor.

Sonuç olarak, 28 şehrin ulusal ortalamanın yüzde 6’sından yüksek fiyat artışları yaşarken, 24 şehir daha düşük artışlar yaşaması ön görülüyor. 3 ilde ise fiyatlar önümüzdeki iki yıl boyunca düşeceği tahmin ediliyor.

İSVİÇRE

2023 yılının ikinci çeyreğinde İsviçre emlak piyasasında, büyük şehirlerdeki konut fiyatları yüzde 1,9’a kadar düşmeye devam etti. Yıllık bazlı karşılaştırmada, alım-satım işlemlerinin yüzde 20 oranında önemli bir düşüş gösterdiğini ortaya koyuyor. Aynı zamanda, uzun vadeli faiz oranları zirveye ulaştı ve önümüzdeki aylarda bir düşüş eğilimi bekleniyor.

2023 yılının ikinci çeyreğinde İsviçre genelinde emlak fiyatlarında bir düşüş yaşandı. Cenevre, yüzde 1,2’lik bir düşüşle düşüşü öncülük ederken, yüzde 1,0 ve yüzde 0,8 düşüş yaşayan Lozan ve Basel takip etti. Bern’de daire fiyatlarında yüzde 0,8’lik bir düşüş yaşandı. Bununla birlikte, tüm şehirler bu aşağı yönlü trendi takip etmedi. Zug ve Zürih, sırasıyla yüzde 0,6 ve yüzde 0,3’lük hafif artışlarla bu trende karşı geldi.

Müstakil konutlar için de piyasa benzer bir eğilim oluşurken, ülkede fiyatlar ortalama yüzde 0,8 düştü. Cenevre, yüzde 1,9’luk en büyük düşüşü gördü, onu sırasıyla yüzde 1,0 ve yüzde 0,9’luk düşüş yaşayan Basel ve Bern izledi. Daire fiyatlarında hafif bir artış yaşayan Zürih bile müstakil ev fiyatlarında yüzde 0,40 bir düşüş yaşadı.

Bu eğilimler, özellikle büyük şehirlerde İsviçre emlak piyasasının soğumakta olduğunu ortaya koyuyor. Fiyat düşüşleri, ekonomik koşullar, faiz oranları ve piyasa duyarlılığı gibi çeşitli faktörlerden etkileniyor.

PORTEKİZ

2023 yılı şimdiye kadar Portekiz’deki gayrimenkul piyasası için oldukça hareketli bir dönem oldu. Sektördeki “balonun patlaması” konusundaki endişelere rağmen, piyasa beklentilere meydan okuyarak artan talep ve istikrarlı fiyatlar yakaladı.

Ancak son dönemdeki Golden Visa programının sona ermesi gibi politika değişiklikleri, özellikle yatırım pazarında bazı belirsizlik ve istikrarsızlık getirdi.

Portekiz gayrimenkul piyasası, para politikasının 2022 yılının ikinci yarısında ivme kazanmaya başlamasıyla birlikte yavaşlamaya başladı. Avrupa Merkez Bankası’nın, Temmuz 2022 ile Temmuz 2023 arasında temel faizleri 425 baz puan artırmasına rağmen, Portekiz gayrimenkul sektöründeki yavaşlama, en azından konut fiyatları açısından beklenenden daha az belirgin görünüyor ve bu durum

2023 için daha iyimser bir artış tahminine yönlendirdi. Ancak önümüzdeki çeyreklerde Portekiz gayrimenkul piyasasında önemli bir yavaşlama ön görülüyor.

Piyasa üzerindeki etki yaratan başka önemli bir faktör ise yeni konut önlemleri oldu. Portekiz vatandaşlarının karşılaştığı konut krizini ele almak amacıyla hükümet, Golden Visa programının sona ermesi de dahil olmak üzere yeni konut önlemleri önerdi. Bu karar hem gayrimenkul piyasasında hem de daha geniş ölçekte ulusal ekonomide önemli belirsizlik ve istikrarsızlığa neden oldu. Yerel halk için konut pazarı bu önlemlerden büyük ölçüde etkilenmemiş olsa da yatırımcı pazarı, önerilen değişiklikler nedeniyle bazı yatırımcıların geri çekilmesi nedeniyle sorunlar yaşadı.

YUNANİSTAN

Yunan ekonomisinin istikrara kavuşmuş olması ve büyüme belirtileri göstermeye başlamasıyla birlikte, son yıllarda Yunan gayrimenkul piyasası da önemli değişiklikler geçirmiştir.

2000’lerde birkaç krizle karşı karşıya kalan Yunan ekonomisi, direnç göstermiş
ve büyümüştür. Pandeminin yol açtığı belirsizliklere rağmen, Yunan ekonomisinin 2023 ve 2024 yıllarında büyümeye devam etmesi bekleniyor. Uzmanlar, 2023’te yüzde 1,0 ve 2024’te yüzde 2,0 oranında gerçek GSYİH büyüme hızı tahmin ediyorlar. Bu olumlu görünüm, özel tüketimin kademeli olarak toparlanmasına ve dış talebin artmasına bağlanmaktadır.

Yunanistan’ın başkenti Atina, ülkenin gayrimenkul piyasasının itici gücü olmaya devam ediyor. Şehir, geleneksel villalardan eski dairelere ve kentsel peyzaja sorunsuz bir şekilde entegre olan yeni projeler dahil olmak üzere çeşitli mülk seçenekleri sunuyor.

Bank of Greece’un verilerine göre, Atina, 2022’nin üçüncü çeyreğinde apartman daireleri yıllık yüzde 13 oranında fiyat artışıyla en fazla artış gösteren konut tipi oldu.

Yunanistan genelindeki gayrimenkul piyasası artış yaşamış olsa da mülk türüne ve konumuna bağlı olarak fiyat artış oranlarında farklılıklar görülüyor. Örneğin, eski daireler son aylarda yüzde 10,5 oranında fiyat artışı yaşarken, yeni projelerde ise yüzde 12,2 oranında fiyat artışı görüldü. Yunanistan’ın ikinci büyük şehri olan Selanik’te önemli fiyat artışları görüldü ve apartman dairelerinin fiyatlarında yıllık yüzde 11,1 artış yaşandı. Ancak Atina, Yunan gayrimenkul piyasasının öncüsü konumunu korumaya devam ediyor.

Türk Lirası ile Dış Ticaret Arttı

2023 yılında Türk Lirası ile dış ticaret bir önceki yıla göre artarak 821 milyar 569 milyon dolara ulaştı.

Ticaret Bakanlığı verilerinden yaptığı derlemeye göre, Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracatı gerçekleştirilen 2023’te Türk lirasıyla yapılan ticaretteki artış da dikkati çekti.

Türk lirasıyla ihracat geçen yılın ocak ayında 14 milyar 587 milyon lira, ithalat 30 milyar 738 milyon lira olurken dış ticaret hacmi 45 milyar 325 milyon liraya çıktı.

Bu kategoride ihracat, Kahramanmaraş merkezli depremlerin gerçekleştiği Şubat 2023’te 13 milyar 760 milyon liraya gerilerken ithalat 40 milyar 364 milyon lira oldu. Dış ticaret hacmi de söz konusu ayda 54 milyar 124 milyon lira olarak hesaplandı.

Mart 2023’te ihracat 17 milyar 882 milyon liraya, ithalat 45 milyar 754 milyon liraya, dış ticaret hacmi de 63 milyar 636 milyon liraya ulaştı.

Geçen yılın nisan ayında Türk lirasıyla ihracat 14 milyar 298 milyon lirayı, ithalat 43 milyar 123 milyon lirayı, dış ticaret hacmi de 57 milyar 421 milyon lirayı buldu.

Mayıs 2023’te bu kategorideki ihracat 16 milyar 218 milyon lira, ithalat 49 milyar 481 milyon lira, ticaret hacmi ise 65 milyar 699 milyon lira oldu.

En Yüksek Dış Ticaret Hacmi Ekim’de Gerçekleşti

Türk lirasıyla dış ticaret hacmi, yılın ikinci yarısında artış eğilimi yakaladı.

Geçen yıl haziranda ihracat 16 milyar 532 milyon lirayı, ithalat 45 milyar 487 milyon lirayı gördü. Dış ticaret hacmi de söz konusu ayda 62 milyar 19 milyon lira olarak hesaplandı.

İhracat tutarı, Temmuz 2023’te 16 milyar 388 milyon lira, ithalat 54 milyar 592 milyon lira olurken dış ticaret hacmi 70 milyar 981 milyon lira olarak kayıtlara geçti.

Türk lirasıyla ihracat, geçen yılın ağustos ayında 20 milyar 656 milyon lira, ithalat 52 milyar 72 milyon lira oldu. Dış ticaret hacmi bu dönemde 72 milyar 728 milyon lira olarak belirlendi.

İhracat Eylül 2023’te 20 milyar 33 milyon lira olurken ithalat 54 milyar 501 milyon lira olarak hesaplandı. Bu dönemde dış ticaret hacmi 74 milyar 535 milyon lira olarak tespit edildi.

Geride kalan ekim ayında Türk lirasıyla ihracat 25 milyar 311 milyon lira oldu. Bu ayda ithalat 62 milyar 659 milyon lira, dış ticaret hacmi 87 milyar 970 milyon lira olarak belirlendi. Bu tutarlar, yıl içindeki en yüksek değerler olarak dikkati çekti.

Türk lirasıyla ihracat Kasım 2023’te 24 milyar 524 milyon lira olurken ithalat 61 milyar 661 milyon lira, dış ticaret hacmi 86 milyar 186 milyon lira olarak hesaplandı.

Geçen yılın aralık ayında Türk lirasıyla ihracat 23 milyar 865 milyon lira olarak belirlendi. Bu dönemde ithalat, 57 milyar 81 milyon lira, dış ticaret hacmi ise 80 milyar 946 milyon lira olarak kayıtlara geçti.

Geçen yılın tamamında ise Türk lirasıyla ihracat, önceki yıla göre yüzde 73,6 artarak 224 milyar 56 milyon lira oldu. İthalat ise bu dönemde 597 milyar 513 milyon liraya ulaştı. Türk lirasıyla dış ticaret hacmi bir önceki yıl 398 milyar 371 milyon lira seviyesinden katlanarak 821 milyar 569 milyon liraya ulaştı.

Kira Gelir Vergisi İstisnası 33 Bin TL Oldu

Gelir İdaresi Başkanlığı, kira gelirlerinde, gelir vergisi istisnasının 2024 yılı için 33 bin TL olarak belirlendiğini açıkladı.

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından açıklanan bilgilere göre bu yıl, kira gelirlerinde gelir vergisi istisnası 33 bin lira olarak ifade edildi. Böylece evini kiraya vermiş kişiler bir yıl boyunca 33 bin liranın altında kira geliri elde etmişse herhangi bir gelir vergisi ödemeyecek.

Bununla birlikte 33 bin liranın üstünde gelir elde etmişse 33 bin lira istisna sayılacak ve üstünde kalan rakam vergilendirilecek.

Gayrimenkul, Hâlâ Dünyadaki En Güvenilir Yatırım Aracı

The Best Invest CEO’su Dara Altunyay, “Doğru yönetilen pasif gelirin de 0,10 yıllık katkısı göz önüne tutulduğunda, gayrimenkulün hala dünya üzerindeki en güvenilir ve kazançlı yatırım enstrümanlarından olduğu açıkça görülüyor” dedi.

Gayrimenkul sektörü için 2023’te oldukça zor bir yıl geçirirken; özellikle geçtiğimiz yılın başlarında yaşanan deprem felaketi, kredi oranlarındaki artış ve kurlardaki yükselmenin sektörü olumsuz yönde etkiledi. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından farklı tarihlerde açıklanan verilere göre konut fiyat endeksinde ve inşaat maliyet endeksindeki artışlara rağmen, ipotekli konut satışlarının ve özellikle yabancıya konut satışının ciddi bir düşüş yaşandı. 

2023 yılında gayrimenkul sektörünü değerlendiren The Best Invest CEO’su Dara Altunyay, tüm bu olumsuzluklara rağmen sektörün yılı yüzde 6’lık bir büyümeyle kapadığını vurguladı. Seçim sonrası belirsizliklerin azalmasının, deprem bölgesi inşaat ile altyapı faaliyetlerinin artmasının ve kentsel dönüşümün verilen devlet destekleriyle hız kazanmasının gayrimenkul sektörüne büyümesi için gerekli olan desteği sağladığını vurgulayan Altunyay, “Her ne kadar şu anda konut alımı kredi kısıtlarından dolayı zorlaşsa da uzun vadede gayrimenkule olan yatırımın artacağını düşünüyorum. Zira gayrimenkulün döviz ve altına nazaran 1.2 oranla yıllık artışı dünya standardıdır. Doğru yönetilen pasif gelirin de 0,10 yıllık katkısı göz önüne tutulduğunda, gayrimenkulün hala dünya üzerindeki en güvenilir ve kazançlı yatırım enstrümanlarından olduğu açıkça görülüyor.” dedi.

Ege ve Akdeniz Kıyılarında Net Artışlar Oldu

Geçtiğimiz sene Türkiye’de alıcı portfolyosunun geniş olacağı bölgelerin yani yabancı alıcının da oyunun içinde olduğu il ve ilçeler öne çıktığını belirten Dara Altunyay sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Bunun alt kırılımı olarak şehir merkezlerine yakınlık, toplu taşımaya yakınlık gibi faktörler de bundan etkili oldu. Örneğin İstanbul’da Kadıköy ve Beşiktaş gibi önde algılanan ilçelere nazaran yabancı alıcıların tercih ettiği Başakşehir, Maltepe, Kartal, Bahçeşehir gibi ilçeler diğer ilçelere göre 1,5 misli değer artışı yaşadı. Bu mantık üzerine geliştirilen senaryoda Türkiye için Çanakkale, Ege kıyıları ve Akdeniz kıyılarında daha net artışlar gözlendi. Bu unsura ilaveten sanayii ve eğitim de gayrimenkul yatırımında takip edilmesi gereken kriterlerin başında geldi. Örneğin Eskişehir ve Kocaeli gibi birçok öğrencinin hareketliliği, nispeten küçük metrekareli dairelerin değer artışını rakiplerinin önünde tuttu.”

Çayırova Sporcu Fabrikası’nda İnşaat Çalışmaları Hızla Sürüyor

0

Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde hayata geçirilen Sporcu Fabrikası projesinde inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor.

Aynı anda 9 branştan sporcunun spor yapabilmesine olanak sağlayacak ve Çayırova’nın spor kimliğine sınıf atlatacak Kapalı Spor Salonu ve Sporcu Fabrikası projesinde inşaat çalışmaları hız kazandı. Atatürk Mahallesi’nde yükselen kapalı spor salonunda önemli bir imalat tamamlandı. Proje kapsamında inşa edilen 2 bin kişilik spor salonunun çatı makasları takıldı. Spor salonunda süratle devam eden çalışmalar kapsamında çatı makasları işleminin bitmesinin ardından dış cephe imalatına başlanacağı belirtildi.

Kaynak: Ray Haber

Ahmetli’de Köprü İnşaatı Tamamlandı

0

Manisa’nın Ahmetli ilçesinde Büyükşehir Belediyesi ile İlçe Belediyesi iş birliğinde yapılan köprü projesi tamamlandı.

Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Ahmetli Belediyesi işbirliğinde yapımına başlanan 27 metre uzunluğunda ve 8 metre genişliğinde araç ve yaya trafiğini sağlayacak şekilde menfez geçişli köprünün imalatı, 20 gün gibi kısa bir sürede tamamlandı.

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün ile Ahmetli Belediye Başkanı Ahmet Alhan imzaladığı protokol çerçevesinde, Ahmetli’de yapımına başlanan Güldede ve Altı Eylül Mahallelerini birbirine bağlayan, 3 açıklıklı betonarme menfez köprünün çalışmaları tamamlandı. 27 metre uzunluğunda 8 metre genişliğindeki köprünün yapımı yüzde 50 Büyükşehir Belediyesi ve yüzde 50 Ahmetli Belediyesi tarafından karşılandı. Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Öztozlu da, Ahmetli Belediye Başkanı Ahmet Alhan, Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanı Kurtuluş Kuruçay, Fen İşleri Dairesi Başkanı Uğur Topkaya, Meclis Üyeleri, Şube Müdürleri ve Güldede Mahalle Muhtarı Recep Mercan, ile birlikte çalışmaları yerinde inceledi. Çalışmalar hakkında mahalle muhtarları ve vatandaşlara bilgi veren Genel Sekreter Yardımcısı Ali Öztozlu ve Belediye Başkanı Ahmet Alhan, köprünün ilçeye halkına hayırlı olmasını temenni etti.

Plastik Sektörü 2023 Yılında da Büyüdü

2023 yılının gerek ülkemize özgü sorunlar gerek ticareti zorlaştıran bölgesel gelişmeler sebebiyle bir hayli zorlu geçtiğini dile getiren Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, “Tüm bu olumsuz gelişmelere rağmen plastik sektörümüzün miktar bazında ihracatını artırdığı gibi toplam üretimde de yılı büyümeyle kapattığını görüyoruz” dedi.

Hem İhracat Hem Üretimde Artış

Plastik sektörünün 2023 yılını hem ihracatta hem üretimde artışla kapattığını belirten Karadeniz, “2023 yılında, çok sayıda insanın hayatını ve malını kaybetmesine neden olan ve ülkemizi yasa boğan depremler, ihracat pazarlarındaki talep daralması, seçim süreci, bölgesel çatışmalar ve finansmana erişimdeki zorluklar gibi çeşitli olumsuz faktörlerin etkisiyle plastik sektörünün performansı yavaşladı. İlk üç çeyrekte yalnızca %2,5 oranında büyüyen sektör, son çeyrekte ise sevindirici bir performans sergileyerek yılı %5 civarında bir büyümeyle tamamladı. Türkiye’nin dış ilişkilerde doğru konumlanması sayesinde, coğrafyamızda yaşanan bölgesel çatışmaların ülke ticaretimizi olumsuz etkilemediğini gözlemledik. Hatta geleneksel ihracat pazarlarımızdaki talep daralmasına bağlı ihracat kayıplarımız, bu doğru konumlanma sayesinde gelişen yeni pazarlara açılmamız sayesinde telafi edildi. Bu gelişmelerle birlikte, plastik ihracatımız yılsonu itibariyle yaklaşık %2’lik artışla 4,6 milyon tona yükseldi. Ancak, küresel piyasalarda plastik hammadde fiyatlarında yaşanan düşüş, ihracatımızın değer bazında gerilemesine neden oldu ve ihracatımız değer bazında yılı yaklaşık %7 civarında bir kayıpla tamamladı. Plastik sektörü, otomotiv başta olmak üzere 30’dan fazla sektöre ara girdi sağlamaktadır. Bu nedenle, ihracatının önemli bir bölümü dolaylı olarak gerçekleşmektedir. Hesaplamalarımıza göre, dolaylı ihracatı da dikkate alarak plastik sektörünün 2023 yılı ihracatının yaklaşık olarak 16 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyleyebiliriz.” dedi.

Katma Değerli Üretimin Anahtarı Nitelikli İşgücü

Yüksek katma değerli üretim için sektörün üretim kompozisyonunda değişikliğe gidilmesi gerektiğini ifade eden Karadeniz, “Sektörümüzün yıllardır süre gelen en başat sorunlarından biri düşük katma değerli üretim yapıyor olmamız. Yüksek katma değerli üretime geçmek adına sürekli hedefler konuluyor olsa da üretim kompozisyonunu değiştirmek için en önemli ihtiyaç olan nitelikli insan kaynağına erişimin çok kısıtlı olduğunu göz ardı etmemeliyiz. Eğer ülke olarak verimliliği artıracaksak kaynaklarımızı mutlaka eğitime aktarmamız gerekiyor. Öte yandan, son yıllarda önemi hızla artan bir diğer önemli sorun ise yaşanmakta olan finansman darboğazı. Ne yazık ki, içinden geçtiğimiz dönemde finans kuruluşlarının vadeleri kıstığını ve finansmana erişimin giderek zorlaştığını görmekteyiz. Firmalar işletme sermayesi bulmakta dahi güçlük çekerken yatırım planları ötelenmekte ve buna bağlı olarak ülkemiz dış ticaretteki rakiplerine pozisyon kaybetmektedir. İmalat sanayimizin büyüme potansiyelini gerçekleştirebilmesi adına finansmana erişim imkanlarının geliştirilmesi gerekiyor” dedi.

Yalova, Kayseri ve Kars’a Otel Projesi Geliyor

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından Yalova, Kayseri ve Kars’taki 3 yeni otel için izin süreci başladı.

Yalova’nın, Armutlu İlçesi, Karşıyaka Mahallesi, 619 ada 4 parselde bulunan 53 bin 111 metrekarelik araziye Tor Global İnşaat Ve Yatırım A.Ş. tarafından yapılacak konut, villa ve otel projesi için “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir.” kararı verildi.

ÇED süreci için Yalova Valiliğine sunulan dosyada proje bedeli 1 milyar 502 milyon TL olarak belirlendi.

Proje kapsamında 42 adet villa 8 adet 5 katlı konut bloğu (612 konut) ve 249 odalı otel inşa edilecek.

Projenin tüm detaylarını burada bulabilirsiniz.

Kayseri’ye 89 Milyon 239 Bin TL’lik Yatırım

Kayseri’nin Melikgazi ilçesi Gülük Mahallesi 13 bin 600 ada 1 parselde bulunan 400 metrekarelik araziye Büyükpatır İnşaat Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti tarafından yapılması planlanan otel için ÇED süreci başlatıldı.

89 milyon 239 bin TL yatırım bedeliyle yapılması planlanan otel projesinde 113 oda ve 226 yatak kapasitesi bulunuyor.

Büyükpatır İnşaat’ın tüm projelerine buradan göz atabilirsiniz.

Kars’ta 4 Yıldızlı Otelin Bedeli: 52 Milyon TL

Kars’ın Sarıkamış İlçesi, İnönü Mahallesi, 434 ada, 3 parselde bulunan 6 bin 637 metrekarelik araziye Çelik Yaşam İnş. Mim. Müh. Proje Gel. Kuyum. Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan 4 yıldızlı otel projesi için ÇED süreci başladı.

ÇED süreci için Kars Valiliğine sunulan dosyada proje bedeli 52 milyon 500 TL olarak belirlendi.

Otelde 80 oda ve 80 yatak kapasitesi olması planlanıyor.

Çelik Yaşam İnşaat firmasının tüm detaylarını ve proje bilgilerini buradan inceleyebilirsiniz.

Teknik Yapı, Bu Yıl İki Yeni Projeye İmza Atacak

Teknik Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Umut Durbakayım, bu yıl İstanbul’da iki yeni proje başlatacaklarını duyurdu.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Durbakayım, şunları söyledi:

“Devam eden projeler arasında Evora İzmir’de son aşamaya geldik. 2024’ün sonunda tamamını teslim etmeyi planlıyoruz. Kartal ve Maltepe’de yer alan Deluxia Residence ve Deluxia Business projelerimizdeki teslimlere de 2024’ün sonunda başlamayı hedefliyoruz. Bu aşama yeni proje çalışmalarımızı hiç durdurmadık. Özellikle kentsel dönüşüm projelerine odaklanıyoruz. 2024’de biri Avrupa diğeri Anadolu yakasında olmak üzere iki karma projeyi hayata geçirme hedefimiz var. Hazırlıklarımızı tamamladık ve yerel seçimlerden hemen sonra hayata geçirmeyi düşünüyoruz.  Bu projeler orta çaplı büyüklükte –yaklaşık 1000 konut- ve marka değeri yüksek. Ancak bir kez daha altını çizmek istiyorum. Sektördeki konjonktüre bağlı olarak somut adım atmayı uygun buluyoruz.”

Türk Müteahhitler Yurt Dışında 27,4 Milyar Dolarlık Proje Üstlendi

0

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türk müteahhitlerin 2023 yılında yurt dışında toplam 27,4 milyar dolar değerinde proje üstlendiğini açıkladı.

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) ev sahipliğinde düzenlenen “Yurt Dışı Müteahhitlik ve Teknik Müşavirlik Hizmetleri Değerlendirme Toplantısı”nda konuştu.

Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren Türk müteahhitleri yurt içinde “ekonominin lokomotifi”, yurt dışında ise “dünyayı inşa edenler” olarak tanımlayarak, “Sektörümüz için yıllık 10 milyar dolarlık yeni iş potansiyeli taşıyan Suudi Arabistan’ı en önemli hedef olarak belirledik. Yıl içerisinde Ticaret Bakanlığımız öncülüğünde Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiğimiz müteahhitlik heyeti ziyaretinin ardından; Suudlu işveren kuruluşlardan üst düzey yetkililer ile üyelerimizi bir araya getiren toplantılar düzenledik.” dedi. Önümüzdeki dönemde Irak’ın kalkınmasına ve bölgenin istikrarına büyük katkı sağlayacak Kalkınma Yolu projesine dikkat çeken Başkan Eren; “Müşavirlerimiz ve  müteahhitlerimizin önemli roller üstlenmeleri gayreti içerisindeyiz. Proje tamamlandığında, ihracatçılarımız da ülkemizden Basra Körfezi’ne kadar modern kara ve demir yolu ağı ile ulaşım imkanı elde edecekler.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin en rekabetçi hizmet alanlarından olan yurt dışı müteahhitlik hizmetleri kapsamında Türk müteahhitler, küresel ekonomik ve jeopolitik zorluklar ile yılın hemen başında ülkemizde yaşanan deprem felaketine rağmen 2023 yılında 27,4 milyar dolarlık proje üstlendi.

Sektörün 2023 yılı yurt dışı performansı ve 2024 yılı vizyonu ile hedefleri, Türkiye Müteahhitler Birliği’nin (TMB) ev sahipliğinde ve Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla, TMB Başkanı M. Erdal Eren ile Türk Müşavir, Mühendisler ve Mimarlar Birliği (TürkMMMB) Başkanı İrfan Aker’in yer aldığı “Yurt Dışı Müteahhitlik ve Teknik Müşavirlik Hizmetleri Değerlendirme Toplantısı”nda ele alındı.

Toplantıda konuşan Bakan Prof. Dr. Bolat, müteahhitlik ve müşavirlik firmalarının yurt dışında tamamladığı her projenin, sadece bir yapı olmanın ötesinde, ülkemizi temsil eden birer eser niteliğinde olduğunu vurguladı. Türk yurt dışı inşaat sektörünün aynı zamanda ülkemizin temsilinde de kritik bir görevi ifa ettiğini kaydeden Bolat, “Sektörün her zaman bu bilinçle hareket ettiğini de memnuniyetle görüyoruz.” dedi.

Toplamda Yarım Trilyon Dolarlık Proje Üstlenildi

Yurt dışı müteahhitlik sektörünün 2023 yılını, 27,4 milyar dolar gibi ciddi bir toplam proje değeri büyüklüğü ile kapattığını dile getiren Bakan Bolat, “2023 yılı başında hedefimiz 20 milyar dolardı. Bu hedefi üçte bir oranında bir artışla kapatmayı birlikte başardık. Böylelikle 2023 yıl sonu itibarıyla toplam proje sayısı 12.071’e ulaşırken, tam 135 ülkede bu projeler kazanılmış ve tamamlanmaktadır. 1972’den bu yana üstlenilen toplam değer 501 milyar 900 milyon dolara, yani yarım trilyon dolara yükselmiştir.” ifadelerini kullandı.

Rusya Liderliğini Sürdürüyor

Üstlenilen toplam proje bedelinin 452 milyar dolarının son 21 yılda elde edildiğini kaydeden Bakan Bolat, “Proje büyüklüğü bakımından bağımsız devletler ülkeleri yüzde 38 ile yine birinci sırada geliyor. İkinci sırada ise payı yüzde 27,1’e çıkan Avrupa Bölgesi bulunuyor. Ortadoğu ise yaklaşık yüzde 20 ile bu sene üçüncü sırada yer alıyor. Afrika kıtası ise yüzde 11,6’lık bir pay ile yerini sağlamlaştırmış bulunuyor. İlk 10 ülkeye baktığımızda, Rusya birinci sıradaki yerini her şeye rağmen korumaktadır. Bu yıl Rusya’da 4,6 milyar dolarlık bir proje büyüklüğüne ulaştık. İkinci sırada ise, firmalarımızın demiryolu, metro ve karayolu projeleri üstlendiği Romanya, 3,6 milyar dolarlık bir büyüklükle bulunmakta. Türkmenistan ve Suudi Arabistan üçüncü ve dördüncü sırada.” dedi.

Teknik Müşavirlikte 233 Milyon Dolar Aşıldı

Bakan Bolat, son yıllarda, Türk yurt dışı teknik müşavirlik sektörünün de, müteahhitlik gibi marka haline geldiğini ve dünyadaki konumunu yükselttiğine şahit olduğumuzu söyleyerek, “Sektör son iki yılda, çok önemli bir ivme kazanmış durumda. 2023 yılında 233,4 milyon dolar gibi, sektörün küresel büyüklüğüne nispetle ciddi bir rakam yakalandı. 2024 yıl başı itibariyle, geçmişten günümüze toplam teknik müşavirlik proje değeri ise 137 farklı ülkede yaklaşık 3,22 milyar dolara; proje adedi 2.828’e ulaşmıştır” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan’da Çok Daha Büyük Rakamlara Ulaşılacak

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren ise 6 Şubat 2023’te yaşanan depremler sonrası yaraları sarmak ve deprem bölgesini yeniden inşa etmek için tek vücut halinde, yoğun bir çalışmanın içine girdiklerini ifade etti. Tüm olağanüstü koşullar altında, yurt dışına yönelik faaliyetlerine de hız kesmeden devam ettiklerini anlatan Başkan Eren, “Yurt içinde “ekonominin lokomotifi”, yurt dışında ise “dünyayı inşa eden” müteahhitler olarak, üzerimize düşen görevi layıkıyla yerine getirmeye gayret ettik. En büyük pazarımız olan Rusya ile ilişkilerimizi muhafaza edip geliştirirken, Ukrayna’nın yeniden inşasında yer almak için çalışmalarımızı sürdürdük. Savaşın neden olduğu kaybı, farklı pazarlara açılarak telafi etmeyi hedefledik. Bu doğrultuda dikkatimizi özellikle Körfez ülkelerine çevirdik. İlk aşamada sektörümüz için yıllık 10 milyar dolarlık yeni iş potansiyeli taşıyan Suudi Arabistan’ı en önemli hedef olarak belirledik. Yıl içerisinde Ticaret Bakanlığımız öncülüğünde Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiğimiz müteahhitlik heyeti ziyaretinin ardından; Suudlu işveren kuruluşlardan üst düzey yetkililer ile üyelerimizi bir araya getiren toplantılar düzenledik.  Bu girişimlerimizin, üstlendiğimiz yeni projeler halinde somut yansımaları olduğunu da memnuniyetle belirtmek istiyorum. Ancak, bunun daha bir başlangıç olduğunu, önümüzdeki dönemde Bakanlığımız öncülüğünde gerçekleştireceğimiz çalışmaların neticelerinin, yakın gelecekte çok daha büyük rakamlarla ifade edileceğini şimdiden söyleyebilirim” dedi.

Kalkınma Yolu Projesinde Türkiye’nin Önemi Büyük Olacak

Türk müteahhitlerin geleneksel pazarı ve yakın komşumuz olan Irak’a da özel önem atfettiklerini hatırlatan TMB Başkanı Eren, şöyle devam etti: “Bu çerçevede, Sayın Bakanımızın başkanlığında Bağdat’a geniş katılımlı bir müteahhitlik heyeti programı düzenledik. Ziyaretimiz sırasında üst düzey temaslarda bulunarak Irak’ta gerçekleştirilecek alt ve üst yapı projelerinde iş birliği hususunda mutabakat sağladık. Önümüzdeki dönemde Irak’ın kalkınmasında ve bölgenin istikrarında çok büyük rol oynayacağına inandığım Kalkınma Yolu projesinde müşavirlerimiz ve müteahhitlerimizin önemli roller üstlenmeleri gayreti içerisindeyiz. Proje tamamlandığında, ihracatçılarımız da ülkemizden Basra Körfezi’ne kadar modern kara ve demir yolu ağı ile ulaşım imkanı elde edecekler. Türk müteahhitler olarak önümüzdeki dönemde yurt dışında her yıl üstleneceğimiz yeni proje tutarı hedefimizi; kısa vadede 30 milyar dolar, orta vadede ise 50 milyar dolar olarak korumaktayız.”

‘Yurt Dışında Daha Fazla İstihdam Yaratacağımıza İnanıyorum’

Koşulların değişken ve rekabetin çetin olduğu günümüzde, yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde başarı elde etmenin ancak uyumlu bir takım çalışması ile mümkün olduğunu vurgulayan Başkan Eren, “Bizler, devletimizin desteği ve takım oyuncularımızın gücü ile yolumuzda ilerlemeye ve başarılar kazanmaya devam ediyoruz. Dolayısıyla elde ettiğimiz başarılar hepimizindir. Bu kapsamda, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Sayın Ticaret Bakanımıza ve kendisinin şahsında Bakanlık mensuplarımıza, öncü kuvvetimiz olan Büyükelçilerimiz ile Ticaret Müşavirlerimize, bu mücadeleyi güç birliği içinde sürdürdüğümüz teknik müşavirlik ve mühendislik firmalarımız ile tüm meslektaşlarımıza, sektörümüze emek veren tüm çalışanlarımıza şükranlarımızı sunuyorum. Türkiye’nin ikinci yüzyılında, önümüze çıkacak tüm zorluk ve engellerin üstesinden kararlılıkla gelerek başka ülkelerin bütçelerinden Türk insanına daha fazla istihdam ve Türk sanayisine daha fazla ihracat imkanı yaratacağımıza inanıyorum” diye konuştu.

Müşavirler 150 Milyon Dolarlık Projelere İmza Atıyor

Türk mühendislik, müşavirlik ve mimarlık firmalarının 2023 yılında 3 yeni ülkede daha (Sierra Leona, Lüksemburg, Grenada) daha teknik müşavirlik hizmetlerine başladığını belirten Türk Müşavir Mühendisler ve Mimarlar Birliği (TürkMMMB) Başkanı H. İrfan Aker de, “2023 yılı içerisinde 166 yeni proje üstlendiğimizi ve üstlenilen proje bedellerinin bir önceki yıl ile aynı mertebede olduğunu belirtmek isterim. Bu hizmetlerin kapsamında altyapı projeleri yüzde 55 ve üstyapı projeleri ise yüzde 45 paya sahiptir. Son yıllarda, teknik müşavirlik firmalarının yurt dışında sözleşme bedeli 100-150 milyon dolar olan ihalelerde başarılı olduklarını özellikle belirtmek isterim. Teknik müşavirlik açısından firmalarımızın yurtdışında daha fazla proje gerçekleştirmesi, hem sektörümüzün küresel gücünü arttıracak hem de firmalarımızın marka değerlerini güçlendirmesine neden olacaktır. Müteahhitlik, lojistik ve inşaat malzemeleri ihracatı gibi alanlara da pozitif etki yaratılmasına imkan sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

İnşaat Demirine Yeni Düzenleme

0

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürürlüğe giren etiketi olmayan inşaat demirlerine ilişkin düzenlemede süre uzatımına gidildi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın hazırladığı “İnşaat Demiri İzleme Sistemi Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Geçen yılın mart ayında yürürlüğe giren tebliğde, üretici ve ithalatçılar hariç olmak üzere, stoklarında güvenlikli etiket ve/veya işareti olmayan inşaat demiri bulunduranların, söz konusu stokları 31 Ocak’tan sonra satışa konu edemeyecekleri belirtilmişti.

Yapılan değişiklik sonucunda bu tarih 30 Nisan 2024’e uzatıldı.

Ocak Ayında İş Yeri Kiralarına Yüzde 53,86’dan Fazla Zam Yapılamayacak

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) enflasyon sonuçlarını açıklamasıyla birlikte ocak ayı iş yeri kira artış oranı da belli oldu. Açıklanan rakamlara göre bu ay en fazla yüzde 53,86 oranında zam yapılabilecek.

İşyeri mülk sahipleri ile kiracılar arasında düzenlenen ve 2024’ün Ocak ayı içinde yenilenecek olan kira sözleşmelerine göre yapılacak maksimum yasal artış oranı 3 ocak 2024 çarşamba günü açıklanan son 12 aylık ortalama enflasyon rakamlarına göre belirlendi. Buna göre kiralara son 1 yıllık ortalama TÜFE oranı olan yüzde 53,86’nın üzerinde zam yapılamayacak. Her iki tarafın aralarında anlaşmaları halinde bu orandan farklı olarak bir artırıma gidebilir ancak tarafların aralarında anlaşamamaları halinde ocak ayında yenilenecek işyeri (dükkan, mağaza, ofis, büro, depo, lojistik depo, atölye, üretim tesisi vb) kira kontratlarında yasal olarak bu oran baz alınır.

Buna göre aylık kirası 10 bin TL olan ve sözleşmesi ocak 2024’de yenilenmesi gereken işyerlerinin kirası 10 bin TL + yüzde 53.86= 15 bin 860 TL olur.

İstanbul’dan Göç Edilen İlk 5 Şehir Arasında Kocaeli, Ankara, Tekirdağ, İzmir ve Bursa Var

Göç, dünyanın en büyük sorunlarında biri olmaya doğru ilerliyor. Eva Gayrimenkul Değerleme’den Yasemin Zaimoğlu, İstanbul’da Göç Hareketliliğini mercek altına aldı. Son yıllarında İstanbul’dan göç edilen ilk 10 şehir arasında Kocaeli, Ankara, Tekirdağ, İzmir, Bursa, Sakarya ve Antalya yer alıyor.

Göç hareketliliğinin ikiye ayrıldığını belirten Eva Gayrimenkul Değerleme’den Yasemin Zaimoğlu, “Ülke içerisinde yapılan hareketlilik iç göç, bir ülkeden başka bir ülkeye yapılan ise dış göç olarak adlandırılıyor. İç göç ve dış göç kavramlarının dışında son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz tersine göç kavramı da bulunmaktadır. Tersine göç, ekonomik, siyasal ve sosyal sebeplerle yapılmış olan göç hareketinin yön değiştirmesidir. İstanbul, en çok göç alan illerin başında geliyor üstelik en çok göç veren illerin de başında.” dedi.

İstanbul’dan Göç Edilen İlk 10 Şehir

Pandemi ile birlikte göç hareketliliğinin arttığını da sözlerine ekleyen Zaimoğlu, “Son yıllarında İstanbul’dan göç edilen ilk 10 şehir sıralamasına baktığımızda son dört yılda dikkati çeken nokta Kocaeli’nin ilk sırada yer aldığı ve temelde Ankara, Tekirdağ, İzmir, Bursa, Sakarya ve Antalya’nın dört yıldır da listede olduğu. İstanbul her sene daha fazla göç veriyor. Bu sıralamalarda sanayileşmenin fazla olduğu dolayısıyla da iş imkanlarının çok olduğu illerin yer aldığını ve İstanbul’a kıyasla konut satış ve kira fiyatlarının daha uygun olan illerin olduğu gözlemlenebilmekte. Bu verilere bakarak önümüzdeki senelerde de Kocaeli, Tekirdağ, Ankara, İzmir, Bursa, Sakarya ve Antalya’nın listede varlığını sürdüreceğine hatta son iki yıldır listede yerini alan Balıkesir’inde Antalya ve Muğla’yı geçmeye devam ederek listede yerini koruyacağı düşünülmektedir.

Toplamda rakamları analiz ettiğimizde İstanbul’un verdiği göçün aldığı göçten son üç yıldır fazla olduğunu görebiliyoruz. Bu veriler İstanbul’ dan Anadolu’ya son üç yıldır dönüşün başladığını, ilerleyen yıllarda da bu göç hareketinin devam edeceğini ancak yine de İstanbul’dan yapılan göçün şehrin ekonomik yükünü azaltacak nitelikte olmayacağını söyleyebiliriz.

Konut Satış verileri ve Göç İstatistiklerinin İncelenmesi

İstanbul’dan göç edilen şehirlerin başında gelen Kocaeli, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya konut satış sıralamasında son dört yıldır ilk onda yer alıyor. Tekirdağ son üç, Balıkesir son iki yıldır listeye girmiş durumda. İstanbul’dan göç alan iller arasında son iki yıldır bulunan Balıkesir’in konut satış verilerinde de bulunması, ilerleyen yıllarda da listelerde olabileceğini düşündürmektedir. Tekirdağ’ın göç veren iller arasında ilk 10’da yer alırken konut satışlarında ilk 10’a son 2 yıldır girmesi göç eden kişilerin konut satış ve kira fiyatlarından kaynaklı olarak göç etmiş olabileceğini ve göç eden kişilerin konut sahibi olup göç kararının geçici olmadığını düşündürmekte.

Türkiye Geneli Göç Sebepleri

Türkiye genelinde göç sebepleri verileri incelendiğinde, pandeminin bitişiyle eğitim amaçlı göçlerin arttığı, genel olarak aile fertlerine bağlı göçün zirvede olduğunu bunu daha iyi konut ve yaşam koşullarının ve iş değişikliğinin takip ettiği gözlemlenmektedir. Türkiye geneli göç sebeplerine baktığımızda barınma konusundaki maliyetleri artmasından kaynaklı İstanbul’daki konut fiyatlarındaki hareketlilik İstanbul’un göç vermesindeki en önemli alt sebeplerden birisi olabileceğini söyleyebiliriz. 

Ülkemizde belli şehirlere yığılmalar var. Bunun artık önün geçilmeli ve sanayi, ticaret farklı şehirlere de yayılmalı. Köyden kent göç dönemi bitmeli ve kentten köye geri dönüş desteklenmeli. Artık kısmen uzaktan da çalışılabildiği için bunu geliştirecek projeler yapmanın tam zamanı. Hem stratejik olarak hem de jeopolitik olarak ülkemizde bu tür bir yayılım büyük şehirlerdeki konut ve ofis fiyatlarını da aşağı çeker, Anadolu da atıl duran birçok konut kullanılır hale gelebilir, olası depremin sonuçlarını azaltacağını söyleyebiliriz.” şeklinde konuştu.

Copa Isı Pompası Her Mevsim Yanında

Copa Isı Sistemleri, enerji sektöründe fark yaratan yeni ürünü ‘Copa Trion Isı Pompası’nı pazara sundu. Doğal kaynaklardan enerji üreten devrim niteliğindeki bu ürün, yalnızca enerji verimliliğini en üst seviyeye çıkarmayı hedeflemiyor, aynı zamanda çevreci bir yaklaşımla doğanın korunmasına da katkıda bulunuyor. Copa, bu yenilikçi ve üstün teknolojili yeni ürünüyle sürdürülebilir enerjinin yönünü bugünden belirleyerek, kullanıcıların her mevsim yanında olduğunu vadediyor.

Copa Isı Sistemleri, enerji tasarruflu ve çevre dostu bir teknolojiyle donatılmış yeni ürünü Copa Trion Isı Pompası’nı pazara sundu. Sürdürülebilirlik ve verimlilik ilkesini merkezine alarak geliştirilen bu ürün, kullanıcılarına sadece enerji tasarrufu değil, aynı zamanda üstün bir performans sunmayı hedefliyor. Doğa ile uyumlu çalışma prensibi sayesinde Copa Trion Isı Pompası, hem bireylerin yaşam kalitesini yükseltiyor hem de gezegenin korunmasına katkıda bulunuyor. Bu yeni nesil ısı pompası, Copa’nın teknoloji ve ekoloji arasında mükemmel bir denge kurma vizyonunu yansıtıyor.

Enerji Verimliliğini Bir Adım Öteye Taşıyor

Havadan suya çalışma prensibine sahip Copa Trion Isı Pompası, enerji verimliliğini ve sürdürülebilir enerji kullanımını bir adım öteye taşıyor. Ürün sadece enerji tasarrufu sağlamıyor, aynı zamanda doğal kaynakları koruma ve çevresel etkileri azaltma hedeflerini de hayata geçiriyor. R32 gazının kullanımı, bu ürünün çevresel ayak izini daha da azaltarak, daha yeşil ve sürdürülebilir bir enerji çözümü sunuyor. Aynı zamanda, Copa Trion’un sunduğu üstün enerji verimliliği sayesinde kabarmayan faturalarla kullanıcıların yüzünü güldürüyor. Copa Trion’un enerji verimliliğindeki başarısı, EVI Teknolojisi’ne dayanıyor. Bu teknoloji sayesinde üretilen ısı tekrar kullanılırken, yüksek verimliliği destekleyen kaliteli komponentler de enerji tasarrufuna katkıda bulunuyor, böylece COP değeri önemli ölçüde arttırılıyor. 

Sessizliğin Gücü ve Kontrolün Rahatlığı

Copa Trion Isı Pompası, -25 ile +46 derece arasında çalışabilen geniş bir sıcaklık aralığına sahip. Ortalama 65 dB ses seviyesi ile çalışan ürün, yoğun kullanımlarda bile gözlemlenen ortalama gürültü seviyesini aşmıyor. “Takıp Unut, Şikayet Yok” diyen Copa, kullanıcılara hem yüksek performans hem de sessiz bir deneyim sunuluyor. Copa Trion Isı Pompası, Wi-Fi kontrol ile uzaktan çalıştırılabiliyor. Bu sayede kullanıcılar mobil uygulama entegrasyonu sayesinde Copa Trion Isı Pompası’nı her an kontrol edebilir ve enerji tasarrufu sağlayabilir. 

Copa yeni ürünü Trion Isı Pompası ile enerji verimliliği ve sürdürülebilirlikteki mükemmeliyetini yansıtmakla kalmıyor, aynı zamanda müşterilere sunduğu kaliteli servis ve destek hizmetlerine olan bağlılığını da pekiştiriyor. Copa Trion Isı Pompası, kullanıcılara 2 yıl garantisiyle gelirken, yıllık bakım ihtiyacını da ortadan kaldırıyor. Copa, Türkiye genelindeki geniş servis ağı ve sürekli online desteğiyle müşteri memnuniyetini her zaman ön planda tutmayı hedefliyor. Her mevsim tüketicilere eşsiz bir konfor deneyimi sunmayı amaçlayan Copa Trion Isı Pompası, geniş sıcaklık aralığıyla yazın serinlik, kışın ise sıcaklık vaadiyle öne çıkıyor. Bu dikkat çekici özellikleriyle Copa, tüketicilere yıl boyunca konforlu bir yaşam sunma misyonunu sürdürerek, her mevsimde onların yanında olmayı hedeflediğini vurguluyor.

Sakarya Şehir Hastanesi’nde Altyapı Çalışmaları Başlıyor

0

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, bin yataklı şehir hastanesi projesinde altyapı çalışmalarının yakında başlayacağını duyurdu.

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, bin yataklı Şehir Hastanesi’nin altyapı çalışmalarına kısa süre içerisinde başlayacaklarını açıkladı. İmzaları atılan 21 Milyon TL’lik projenin saha çalışmaları ise hafta içinde başlayacak. Çalışmalar kapsamında bin 540 metre kanalizasyon hattı ile 2 bin 300 metre içme suyu hattı Şehir Hastanesi’ne kazandırılacak.

Yakın zamanda başlayacak projeyle ilgili konuşan Yüce, şunları söyledi:

“Gerek ulaşım, gerek sanayi, gerek ise sağlık konusunda hayata geçirilen projeler şehrimizi yaşanabilir şehirler arasında her zaman daha ileri taşıyor. Göreve geldiğim ilk günden beri Sakarya ve Sakaryalılar her zaman daha güzelini daha iyisini hak ediyor diyerek çalışmalarımızı aralıksız şekilde sürdürdük. Bugün ise şehrimizin dev projelerinden biri olan Şehir Hastanesi’nin altyapı hatları projesini başlatıyoruz. Her adımını yakından takip edeceğim altyapı projesini kısa sürede tamamlamayı hedefliyoruz. Vatandaşlarımızın sağlığı ve ihtiyaçları için uzun ömürlü ve kusursuz bir altyapı hizmeti sunacağız”

Van’a 17 Adet Yol Projesi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Van’da hayata geçirilen 17 adet yol projesinden 10’unun tamamlandığını 7’sinde ise çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Konuyla ilgili açıklama yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Van ilinde 2016 yılından bugüne kadar 10 adet yol projesi tamamlanmış olup 7 adet projede ise yapım çalışmaları devam etmektedir. Ayrıca, Kocaeli Parkı ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hastanesine kadar olan kesim için; yan yollu, transit ve kesintisiz trafiğe imkân verecek olan farklı seviyeli kavşak projesi bulunmaktadır. 

Ayrıca, Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluk ağında bulunan tüm yollarda 7 gün 24 saat esasına göre; trafik, can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla bakım-onarım çalışmaları rutin olarak devam etmektedir. Diğer yandan, Van ilinde merkez ve köy yolları ile otopark inşaatının AVM’ye çevrilmesi işi Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda değildir.”

Sivas-Malatya Arası Hızlı Tren Projesi Onaylandı

Malatya Büyükşehir Belediyesi Koordinasyon Toplantısı’nda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sivas-Malatya arasında hareket edecek 224 kilometrelik hızlı tren projesinin onay sürecinin tamamlandığını açıkladı.

Malatya’da 6 Şubat depremlerinde yaşanan kayıplar ve tahribatı üzüntüyle anan Bakan Uraloğlu, devletin depremin hemen ardından vatandaşların yanında olduğunu vurguladı. Deprem sonuçlarını ortadan kaldırma amacıyla devletin çalışmalar yürüttüğünü ve Malatya’daki vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak adına gerekli adımları attıklarını belirtti. Ayrıca, Ulaştırma Bakanlığı olarak altyapı çalışmalarını sürdürdüklerini ve önemli sıkıntılarının olmadığını ifade etti.

Deprem konutlarına bağlantı yollarının Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yürütüleceğini açıklayan Bakan Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün Malatya’da yürüttüğü çalışmalara da değindi. Kuzey Kuşak Yolu’ndaki ilerlemeleri incelediklerini ve Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Kuzey Çevre Yolu’nun tamamlanması için çalışmalara devam edildiğini belirtti.

Bakan ayrıca, Sivas’tan Malatya’ya uzanacak olan 224 kilometrelik hızlı tren projesinin onay aşamasını tamamladıklarını ve yatırım programına sunduklarını belirtti. İhale aşamasının 2024 veya 2025 yılına bağlı olduğunu söyledi.

İmalat Endeksi Yıllık Yüzde 53,68 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Aralık ayı verilerini yayımladı. Sanayinin dört ana sektöründen imalat endeksi yıllık yüzde 53,68 arttı.

Yİ-ÜFE  2023 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 1,14, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 44,22, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 44,22 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 49,93 artış gösterdi.

Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 65,59 artış, imalatta yüzde 53,68 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 29,69 azalış, ve su temininde yüzde 66,97 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 47,72 artış, dayanıklı tüketim malında yüzde 60,07 artış, dayanıksız tüketim malında yüzde 64,37 artış, enerjide yüzde 1,69 azalış ve sermaye malında yüzde 65,07 artış olarak gerçekleşti.

Sanayinin Dört Ana Sektöründen İmalat Endeksi Aylık Yüzde 2,00 Arttı

Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,00 artış, imalatta yüzde 2,00 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 11,40 azalış ve su temininde yüzde 7,34 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara malında yüzde 2,54 artış, dayanıklı tüketim malında yüzde 2,50 artış, dayanıksız tüketim malında yüzde 2,23 artış, enerjide yüzde 6,63 azalış ve sermaye malında yüzde 2,27 artış olarak gerçekleşti.

Yıllık azalış gösteren tek alt sektör yüzde 29,69 ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme oldu. Buna karşılık diğer madencilik ve taş ocakçılığı ürünleri yüzde 84,96, basım ve kayıt hizmetleri yüzde 70,67, motorlu kara taşıtları, römork ve yarı römork yüzde 70,34 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Aylık en yüksek azalış; yüzde 11,40 ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme, yüzde 3,63 ile kok ve rafine petrol ürünleri, yüzde 2,27 ile ham petrol ve doğal gaz alt sektörlerinde gerçekleşti. Buna karşılık temel eczacılık ürünleri ve müstahzarları yüzde 7,35, su ve suyun arıtılması ve dağıtılması yüzde 7,34, giyim eşyası yüzde 4,30 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Enflasyon Aralık’ta Yüzde 64,77 Oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Tüketici Fiyat Endeksi Aralık sonuçlarını açıkladı. Buna göre enflasyon, yüzde 64,77 oldu.

TÜFE’deki değişim 2023 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 2,93, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 64,77, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 64,77 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 53,86 olarak gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 40,39 ile konut oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 93,24 ile lokanta ve oteller oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla 2023 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde -1,33 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, 2023 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 5,30 ile eğlence ve kültür oldu.

Endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5’li Düzey) 2023 yılı Aralık ayı itibarıyla, 20 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 11 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 112 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2023 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 2,39, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 68,02, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 68,02 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 58,58 olarak gerçekleşti.

ISO İmalat PMI, Aralık Ayında da Daralmasını Sürdürdü

İSO Türkiye,  İmalat sanayi satın alma yöneticileri endeksi (PMI) anketinin aralık ayı sonuçlarını açıkladı. Aralık ayında 47,4 değerine yükselen PMI, artışın olduğunu fakat daralmanın süregeldiğini ortaya koydu.

Eşik değer olan 50’nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, kasımda 47,2 olan manşet PMI, Aralık 2023’te 47,4’ye yükselse de üst üste altıncı ay 50 eşik değerin altında kaldı.

Aralıkta imalat sanayi üretimi büyük ölçüde zorlu piyasa koşullarına bağlı olarak kasım ayına yakın düzeyde azaldı. Hem toplam yeni siparişlerde hem de yurt dışından alınan yeni işlerde devam eden yavaşlamalar talepte zayıflığın sürdüğünü gösterirken, bu durum aralıkta da firmaların birikmiş işlerine ağırlık vermesine imkan sağladı.

İş yüklerindeki azalışa rağmen istihdam aralıkta yatay seyretti ve bu durum iki aylık daralma dönemini sona erdirdi. Bazı anket katılımcıları kapasite artırma eğiliminde olduğunu bildirirken, kimileri de yeni siparişlerde azalma ve istifalar nedeniyle istihdam azalttı.

Satın alma faaliyetlerinde azalış son 4 ayın en yüksek oranında gerçekleşti. Bunun sonucu olarak, girdi stokları da düşüş gösterdi. Girdilere yönelik zayıf talep, tedarikçilerin teslimatlarını hızlandırmasına olanak sağladı ve böylece teslimat sürelerindeki 11 aylık uzama eğilimi sona erdi. Liradaki değer kayıpları, yükselen ücretler ve artan hammadde fiyatları, girdi maliyetlerinin aralık ayında da artmasına yol açtı. Ancak enflasyon oranında üst üste beşinci ay gerileme kaydedildi. Buna karşın nihai ürün fiyatlarında ağustos ayından bu yana en hızlı artış gerçekleşti.

Yeni siparişler 10 sektörün 9’unda yavaşladı

İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI raporu, 2023 yılının son ayında yeni siparişlerin 10 sektörden 9’unda yavaşladığına, yalnızca gıda ürünlerinde arttığına işaret etti. Benzer bir durum, üretim için de söz konusu oldu. Buna karşılık istihdam tarafında daha olumlu bir tablo ortaya çıktı.

Takip edilen 10 sektörün yarıdan fazlası çalışan sayısını artırdı. Diğer yandan, maliyet enflasyonu genel olarak yüksek seyretmeyi sürdürdü. Aralık ayında yeni siparişlerini artıran tek sektör gıda ürünleri olurken bu artış üst üste ikinci ay gerçekleşti. Yılın sonunda en keskin yavaşlama ise kimyasal, plastik ve kauçuk ürünleri kategorisinde görüldü. Toplam yeni siparişlere göre daha olumlu bir tablonun ortaya çıktığı yeni ihracat siparişleri, kara ve deniz taşıtları başta olmak üzere 4 sektörde artış kaydetti.

Yeni siparişlere benzer şekilde üretimde de yalnızca gıda ürünleri sektörü büyüme bölgesinde kaldı. En belirgin üretim kaybı ise metalik olmayan mineral ürünlerde görüldü, bu düşüş kasım ayındaki artışı takip etti.

Aralık ayında üretim ve yeni siparişler genel olarak durgun seyrederken, istihdama ilişkin tablo daha olumluydu. Kasım ayında takip edilen 10 sektörden 4’ünde istihdam artışı yaşanırken aralıkta bu sayı 6’ya çıkarak mayıstan bu yana en yüksek düzeye ulaştı.

İstihdamda en keskin artış kara ve deniz taşıtları sektöründe gerçekleşti. En sert düşüş ise iş yükünün keskin bir şekilde azalmaya devam ettiği giyim ve deri ürünlerinde kaydedildi.

Girdi maliyetleri artmaya devam etti

Girdi maliyetleri sektörlerin büyük çoğunluğunda hızlı bir şekilde artmaya devam ederken, bunun tek istisnası, enflasyonun belirgin bir şekilde gerileyerek 7 ayın en düşük seviyesine indiği kimyasal, plastik ve kauçuk ürünleri oldu.

Anket kapsamında izlenen 10 sektör içinde girdi fiyatlarındaki en hızlı artış kara ve deniz taşıtlarında gerçekleşti. Satış fiyatlarının artış hızında makine ve metal ürünleri sektörü başı çekerken, en yavaş artış ise firmaların talebi canlandırmak için fiyat artışlarını sınırlamaya çalıştığı tekstil ürünleri sektöründe izlendi.

Satın alma faaliyetleri aralık ayında hemen hemen tüm sektörlerde zayıflarken bunun tek istisnası girdi alımlarını hafif artıran gıda ürünleri sektörü oldu. Girdi stokları ise yine gıda üreticileri ile makine ve metal ürünler olmak üzere sadece 2 sektörde artış kaydetti.

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, Türk imalat sektöründe 2023’ün son ayında görülen yavaşlamanın, yılın ikinci yarısında zayıf talebin etkisiyle ortaya çıkan zorlayıcı koşulların bir özeti olduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Yine de firmaların yeni yıla girerken çalışan sayılarını koruma eğiliminde olması, iş gücü piyasaları açısından olumlu sinyaller verdi. Maliyet baskılarının zayıfladığına ilişkin belirtiler devam etmekle birlikte bu durum aralık ayında satış fiyatlarındaki artışın hız kesmesini sağlamadı. Enflasyonun 2024 yılında daha fazla gerileme potansiyeli taşıması, sektörde talebin toparlanması konusunda bir miktar iyimserlik sağlayabilir.”

TÇÜD Duyurdu: Ham Çelik Üretimi Kasım’da Arttı

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) 2023 Kasım ayına ilişkin ham çelik üretim, tüketim ve dış ticaret verilerini açıkladı. Buna göre ham çelik üretimi söz konusu ayda 3 milyon tona ulaştı.

TÇÜD tarafından açıklanan verilerde ham çelik üretimi, kasımda bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 25,4 artışla 3 milyon ton olarak hesaplandı.

Söz konusu üretim, Ocak-Kasım 2023 döneminde ise yüzde 6,1 azalışla 30,5 milyon ton seviyesinde gerçekleşti.

Nihai mamul tüketimi, kasımda bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 30 artışla 3,2 milyon ton, ocak-kasım döneminde ise yüzde 18,3 artışla 35,1 milyon ton oldu.

Kasımda çelik ürünleri ihracatı, 2022 yılının aynı ayına kıyasla miktar yönünden yüzde 3 azalışla 0,8 milyon tona, değer yönünden ise yüzde 19,8 azalışla 617,9 milyon dolara geriledi.

İhracat, geçen yılın 11 aylık döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla, miktar yönünden yüzde 34,4 azalışla 9,4 milyon ton, değer yönünde ise yüzde 43,4 azalışla 7,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Çelik ürünleri ithalatı, kasımda 2022’nin aynı ayına göre, miktar yönünden yüzde 12,4 artışla 1,2 milyon ton, değer yönünden ise yüzde 0,1 azalışla 1 milyar dolar oldu.

İthalat, ocak-kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla, miktar yönünden yüzde 18,3 artışla 16 milyon ton, değer yönünden yüzde 4,9 azalışla 13,7 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.

Bir önceki yılın ocak-kasım döneminde yüzde 91,6 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, 2023’ün aynı döneminde yüzde 54,5 seviyesine geriledi.

TÇÜD’ün yaptığı açıklamaya göre; 2023 yılının 2. yarısında devreye giren yeni kapasiteler sayesinde, 2024 yılında üretim ve ihracat rakamlarında önemli artış öngörülüyor.

İhracat, 2023 Yılında Rekor Kırdı

2023 Yılı Dış Ticaret Rakamları programında konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “2023 yılı ekim ayı itibarıyla yıllık hizmet ihracatı tarihi rekor seviye ile 99 milyar 254 milyon dolar olarak gerçekleşti.’’ dedi.

2023 yılına ilişkin dış ticaret verilerini açıklayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ihracat rakamlarının 2022 yılına göre yüzde 0,6 oranında artarak 255 milyar 809 milyon dolara ulaşarak, Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldığını söyledi.

Bu rakamla Orta Vadeli Program’daki 255 milyar dolarlık ihracat hedefinin aşıldığını ifade eden Erdoğan, “2023 yılı ekim ayı itibarıyla yıllık hizmet ihracatı tarihi rekor seviye ile 99 milyar 254 milyon dolar olarak gerçekleşti. Son 5 aydır dış ticaret açığı ve cari işlemler açığının kalıcı olarak düşmeye başladığını görüyoruz. Önümüzdeki dönemde iyileşmenin süreceğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

2024’te 375 Milyar Dolar Hedefleniyor

“Yola çıktığımız 2002 yılında aylık ortalama 3 milyar dolar ihracat yaparken bugün aylık ortalama 21,3 milyar dolar ihracat gerçekleştiriyoruz.’’ diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“2024’te mal ve hizmet ihracatımızı 375 milyar doların üstüne çıkarabileceğimize inanıyoruz. Türkiye bunu başaracak güce fazlasıyla sahiptir. Amacımız, Türk ürünlerinin tanınmadığı, ihracatçımızın ayak basmadığı ülke bırakmamaktır. 2024 yılında mal ve hizmet ihracatımızı 375 milyar doların üzerine çıkarabileceğimize inanıyorum. 2023 yılında en fazla ihracat yapan 5 ilimiz İstanbul, Kocaeli, İzmir, Bursa ve Tekirdağ oldu.”

Yükka İnşaat’tan Tarsus’a Otel

0

Yükka İnşaat, Mersin’in Tarsus ilçesinde otel projesi geliştirecek. Projede, ‘ÇED gerekli değildir’ kararı alındı.

Yükka İnşaat Tur. Tic. A.Ş. tarafından Mersin’in Tarsus ilçesi Kulak Mahallesi 613 parseldeki 13 milyon metrekarelik arazinin 2 milyon 492 bin metrekarelik kısmına yapılması planlanan Saturn Palace Tarsus isimli 4 yıldızlı tatil köyü golf tesisi projesi Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir kararı verildi.

Şirket tarafından ÇED süreci için Mersin Valiliğine sunulan dosyada proje bedeli 2 milyar 621 milyon TL olarak belirlendi.

Projenin otel kısmında 249 oda ve 2 bin yatak kapasitesi yer alırken golf tesisi kapsamında; 2 adet 18 delikli golf sahası, 3 adet futbol sahası, 1 adet 9 delikli antreman sahası, 2 adet golf kulübü ve diğer üniteler yapılması planlanıyor.

Hazine mülkiyetindeki orman arazisinde ve Mersin-Tarsus Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesinde yer alan proje için şirket tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığına yapılan tahsis talebinin değerlendirilmesi neticesinde projeye 2022 yılının Aralık ayında 2 yıl süre ile ön izin verildiği ve 2023 yılının Mart ayında ‘Turizm Yatırım Belgesi’ verildiği öğrenildi.

Projenin tüm detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak: Patronlar Dünyası

Parsel Bazlı Değil Ada Bazlı Kentsel Dönüşüm

0

İnşaat Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi tarafından düzenlenen geleneksel buluşma programına katılan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, kentsel dönüşümde parsel değil ada bazlı ilerlenmesi gerektiğini kaydetti.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli İnşaat Mühendisleri Odası arasında yapılan protokol ile hayata geçirilen ve kısa süre içerisinde tamamlanması planlanan yapı envanter çalışmalarında görev yapan mühendislere teşekkür ederek konuşmasına başlayan Başkan Büyükakın, “‘Bina öldürüyor deprem öldürmüyor’ diye sürekli konuşuyoruz. O konu ile ilgili çalışması gerekenler sizlersiniz. Sonuçta biz hangi kaynakları ayırırsak ayıralım, öncelikli olanları belirleyelim, sonuçta bu konuya çalışacak olanlar teknik arkadaşlardır. İki tane üniversitemiz ve ilgili bölümlerden ilgili uzmanlar çağırdık. Alt çalışma grupları oluşturduk. Hem zeminle hem de diğer alanlarla ilgili çalışmalar yapıldı. Ardından İnşaat Mühendisleri Odası ile hızlı tarama yöntemi esas alınarak riskli yapıların taranmasına yönelik karar verildi. Çünkü ölçmediğiniz bir şeyi iyileştiremezsiniz. Bir taraftan taramalar yapılırken diğer taraftan alt çalışma gruplarındaki çalışmalar raporlanırken ben de bir başka ekibimizle dönüşümle ilgili çalışmaların ana taşlarını döşemeye çalışıyorum” diye konuştu. 

Konuşmasını sürdüren Başkan Büyükakın, “Parsel bazlı düzenleme hakkını verirsek bugün şehre deniz kıyısından tepeye doğru baktığımızda gördüğümüz görüntünün aynısıyla karşı karşıya kalırız. Ulaşımla ilgili bize sıkıntı oluşturan yolların birbiri ile üst seviyeli yollardan alt seviyeli yollara kadar bir hiyerarşi içerisinde olmamasından kaynaklanan problemleri, otopark problemini ve sosyal donatı problemini çözemeyiz. Dolayısıyla bizim bu kentsel yenilenme fırsatını, kentin topyekûn yenilenme fırsatına döndürmemiz gerekir. Burada yaptığımız çalışmayı aslında dirençli şehirler dediğimizde anladığımız başlığın altına giren her şeyi içerecek bir fırsata döndürmemiz gerekir. Bir taraftan imar düzenlemeleri ile yeni binaların yapımına imkan tanırken bunların parsel bazlı olmamasını, büyük adalar bazında dönüşüm imkanının sağlanmasını ama bunu yaparken de aynı zamanda ulaşım merkezli dönüşüm mantığını da harekete geçirmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu. 

“Türkiye’ye Örnek Olduk” 

6 Şubat depremlerinde tüm şehrin bölge için seferber olduğunu söyleyen İnşaat Mühendisleri Odası Kocaeli Şube Başkanı Ali Akgün, “Arama kurtarma, hasar tespit ve insani yardımlarda bulunduk. 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından İnşaat Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olarak hayata geçirdiğimiz yapı envanter çalışmasında bu kentteki 1999 Gölcük Depremi öncesi yapılan tüm binaları incelemek üzere protokol imzaladık. Aynı zamanda Kocaeli Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünden teknik işbirliği protokolü ile yardım aldık. Proje kapsamında eğitim verilen 110 inşaat mühendisi meslek taşımızla deprem öncesi inşa edilen yapıları incelemek üzere sahaya inerek temmuz ayında çalışmalara başladık ve aralık ayı sonu itibari ile çalışmaları bitirmiş bulunmaktayız. Bu projeyle Türkiye’ye örnek olduk. Ayrıca Kocaeli’deki yapı envanteri protokolü kapsamında bize, mesleğimize ve şehrimize en büyük desteği veren Başkan Büyükakın’a da teşekkürlerimi sunuyorum” açıklamasını yaptı.

Suriçi-Cami Kebir Kentsel Yenileme Projesinde Çalışmalar Sürüyor

0

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ile birlikte inşaat çalışmalarının devam ettiği Suriçi-Cami Kebir kentsel yenileme projesini yerinde inceledi.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın birlikte yürüttüğü Suriçi-Cami Kebir Kentsel Yenileme Projesi çalışmaları tüm hızıyla devam ederken Bakan Özhaseki ve Başkan Büyükkılıç, kentin simge eserlerinden tarihi Kayseri Ulu Cami (Cami-i Kebir) önünde projeyi inceledi. 

Projeyi inceleyen Bakan Özhaseki ve Başkan Büyükkılıç, proje ile ilgili Genel Sekreter Yardımcısı Hamdi Elcuman ve Kentsel Dönüşüm Daire Başkanı Hasan Cihat Türkmen’den detaylı bilgi aldı. Suriçi-Cami Kebir Kentsel Yenileme Projesi incelemesini değerlendiren Büyükkılıç, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Mehmet Özhaseki ile birlikte Sur İçi- Cami Kebir Kentsel Yenileme Projesi’nde incelemelerde bulunduk” dedi. Başkan Büyükkılıç, Bakan Özhaseki’nin destekleriyle Cami Kebir ve Suriçi bölgesinin Kayseri’nin cazibe noktalarından biri olacağını kaydederek, “Şehrimiz için çok önemli olan bu bölgede Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın destekleriyle hayata geçireceğimiz proje Kayseri’nin tarihi dokusunu ön plana çıkarma ve buraya yeni bir çehre kazandırma açısından özel önem taşıyor. Bakanımız Sayın Mehmet Özhaseki’nin destekleriyle Cami Kebir ve Suriçi bölgesi Kayseri’nin cazibe noktalarından biri olacak.” ifadelerini kullandı.

Bodrum’da Konut Satışları Arttı

Çağdaş Holding CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Dağlarca Çağlar, Muğla’nın Bodrum ilçesinde bünyelerindeki konut satışlarının yükseldiğini söyledi.

Muğla’nın Bodrum ilçesinde pandemi döneminden bu yana kentte konut satışlarında artış yaşandı. Yarımadanın farklı noktalarında projelerin devam ettiğini söyleyen Çağdaş Holding CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Dağlarca Çağlar, “Hızla inşaat çalışmalarına devam ettiğimiz projemizin lansmanını takip eden ilk 3 aylık süreçte satış oranımız yüzde 30’un üzerinde. 2024 yılı bahar döneminde satış hızının artacağını ve aynı yıl satışlarımızı tamamlayacağımızı öngörüyoruz.” dedi.

Dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri Bodrum, pandemi döneminden bu yana kente başta İstanbul olmak üzere Anadolu’nun birçok noktasından göç aldı. Bu göçle birlikte yarımada genelinde evlere talep artarken, yeni projelerle birlikte inşaat sektörü ivme kazandı. Bölgede yatırımlarını sürdüren Çağdaş Holding’in, yarımadanın farklı noktalarında inşa ettiği villalar, konutlar ve lüks dairelere talep yoğunlaştı. 

Bu kapsamda, yarımada genelinde devam projeler ile ilgili konuşan Çağdaş Holding CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Dağlarca Çağlar, “Biz 2023 yılında ülkemizi etkileyen tüm faktörlere rağmen, Konacık bölgesindeki 2. Projemiz olan ve Ekim ayında lansmanını yaptığımız Çağdaş Mahal Bodrum projemizi hayata geçirdik. Hızla inşaat çalışmalarına devam ettiğimiz projemizin lansmanını takip eden ilk 3 aylık süreçte satış oranımız yüzde 30’un üzerinde. 2024 yılı bahar döneminde satış hızının artacağını ve aynı yıl satışlarımızı tamamlayacağımızı öngörüyoruz. 2023 yılında Çağdaş Konacık Villaları, Çağdaş Gündoğan Evleri, Çağdaş Cennet Koyu Evleri, Şalvarağa Evleri II gibi lüks konut projelerimizin satış çalışmalarına devam ettik ve bu projelerde çok sınırlı sayıda villamız kaldı satışta. 

2024 yılında ise satışta kalan son villalarımızı da yeni ev sahipleriyle buluşturacağımıza inanıyoruz. 2024 yılı içinse şu an planlama aşamasında olduğumuz yeni projelerimiz olacak. Turgutreis’te 6 dubleks villadan oluşan; her villanın özel bahçe, yüzme havuzu ve otoparkının olacağı butik bir projeyi hayata geçireceğiz. Turgutreis’in eşsiz gün batımı manzarasına hakim projemizde her villamız manzaraya kucak açan çok özel bir lokasyonda konumlanıyor. Bir diğer yeni projemiz ise Ortakent-Yahşi bölgesi’nde Bağla lokasyonunda hayata geçecek. Şu an bu 2 projemizin çalışmalarına fokuslanmış durumdayız.” diye konuştu.

Pandemi dönemiyle birlikte Bodrum’a ilginin arttığını söyleyen Çağlar, “Pandemi dönemiyle birlikte Bodrum’a yönelik artan ilginin etkilerini halen gözlemlemekle birlikte, 2023 yılı içinde ülke ekonomisinin genel seyri, inşaat maliyetlerindeki artış, global ve yurtiçi siyasi gündemin yanı sıra yaşadığımız doğal afetler ve etkileri, gayrimenkul sektörü özelinde, müşterilerimizin satın alma davranışlarını ve yatırım eğilimini etkileyerek daha temkinli bir yaklaşımla, mevcut finansal pozisyonlarını korumaya yönelik bir bekleme dönemine yöneltti. Özellikle faiz oranlarında yaşanan artış, yatırımcının nakit gücünü faizde bekleterek seneyi emniyetli ve daha az riskli yatırım enstrümanlarıyla geçirmesine sebep oldu. Ancak şu bir gerçek ki birbiriyle etkileşim içinde olan tüm faktörlere rağmen, Bodrum her zaman bölgenin cazibe merkezi olma özelliğini korumaya devam ediyor. Üst gelir grubuna yönelik lüks konut projeleri, yeme-içme alanlarındaki dünyaca ünlü markaların ilçemizde şube açması, dünyaca ünlü isimlerin yazın bölgeye geliyor olması ve halen yeni yatırımlar için girişim ve girişimcilerin hız kesmeden yollarına devam etmesi, 2024-2025 yılı için Bodrum’un kendi dinamikleriyle yoluna devam edeceğinin en net göstergelerinden.” ifadelerini kullandı.

Sivrihisar Devlet Hastanesi Ek Binasında İnşaat Çalışmaları Sürüyor

0

Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde yer alan devlet hastanesinde yapılan ek bina projesinde inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor.

İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yaşar Bildirici, Hastanenin Başhekimi Uzman Dr. Ebru Özden Yılmaz ile birlikte Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde yapımı süren 40 Yataklı Sivrihisar Devlet Hastanesi ek binasında incelemelerde bulundu.

İnşaat çalışmaları incelemesinin ardından açıklama yapan Bildirici, 2025 yılında hastanenin tümüyle hizmete gireceğini belirterek, “Sivrihisar ek hizmet binamızın inşaatında bulunuyoruz şu an. İnşaatımız yüzde 20 seviyelerinde. İnşaat yaklaşık 12 bin 500 metrekarelik kapalı alanda olacak. 25 bin metrekarelik bir bahçe içerisinde. Binamız dört katlı. Her katta farklı hizmetleri ifa edeceğiz. Bu hastanede ortalama 40-50 yataklı bir sağlık hizmeti sunacağız. 

2025 Yılında Tümüyle Hizmet Verecek

Hastanemizin zemin katında polikliniklerimiz olacak. Bunların yaklaşık 7 tanesi Aile Hekimliği Polikliniği, 5 tanesi Genel Poliklinik hizmeti verecek, 2 tane de Diş Hekimliği Polikliniği olacak. Altı yataklı yoğun bakım ünitesi ve 6 yataklı Palyatif bakım ünitesi olacak. Bir kat yukarıda ise yaklaşık 32 sağlık hizmeti sunacağımız servis olacak. Hastanenin ilk etabını inşallah 2024’ün 6 veya 7’nci ayında bitirmeyi planlıyoruz. İkinci etap inşaat devam edecek. 2025 yılında da hastane tümüyle sağlık hizmeti sunmaya hazır hale gelecek.’’ dedi.

Hastanenin hizmete girmesiyle vatandaşların daha konforlu bir  hizmet alacağını belirten Bildirici, şunları söyledi:

“Bu hizmetin Sivrihisar’a sağlık hizmetini zenginleştireceği gün gibi ortada. Bu hastane ile birlikte yataklı servislerin tümü nitelikli yatak haline gelecek. Tüm odalarımızda tuvalet ve banyo olacak. Dolayısıyla daha nitelikli, daha konforlu bir sağlık hizmeti sunacağız. Aynı zamanda vatandaşlara böyle bir sağlık hizmeti sunarken de iyi bir fiziksel mekânda sağlık personeli de çalışma konforuna ulaşacaklar. Burada sadece genel poliklinik hizmetleri verilmeyecek. Aynı zamanda son derece modern bir doğumhane hizmeti de verilecek. Ayrıca yoğun bakım hizmeti olacak. Bir de çok kıymetli olan Sivrihisar ilçemiz için bir Palyatif Bakım Ünitesi de bu hastanede hizmet vermeye başlayacak. En kıymetlisi tabi ki daha konforlu daha kaliteli sağlık hizmeti sunabileceğimiz bir hastanede sağlık personeli daha konforlu alanda çalışacak. Bur da hizmet veren hekim sayısının artmasına vesile olacak. Vatandaşlarımızdan da olumlu tepkiler alacağımızı öngörüyoruz.”

Projenin tüm detaylarına buradan göz atabilirsiniz.