Ana Sayfa Blog Sayfa 67

Şaban Topal: ‘’Faiz İndirimi Bekleneni Vermedi’’

0

Şaban Topal İnşaat’ın kurucusu Şaban Topal, inşaat sektörünün canlandırılması için önerilerde bulundu. Sektör bazında düşüncelerini paylaşan Şaban Topal, üretim sıklığının arttırılmasını vurguladı. 

Yapı denetim konusunu gündemine alarak konuşmasına başlayan Şaban Topal, “30 yıllık bir firmayım. 3 ay önce kurulmuş bir firma beni denetlemeye kalkıyor. Böyle bir düzen yok, olmaması da gerekiyor. Denetime karşı değiliz, yapı denetim bizi denetlesin. Ama bir seçim hakkımızın olması lazım. Beni denetleyecek adamın benim vasfımda bir şirketi olması lazım. Bu da olmayınca bizde diyoruz ki 3-4 farklı şirket verilsin hangisi ile anlaşırsak onunla devam edelim. İnşaat maliyetlerinin yüzde 1,5’luk oranı çok fazla. Onun geriye çekilmesi lazım. Birileri benim sırtımdan para kazanırken ben zarar edeceğim. Birilerinin bunu görmesi lazım. Tüm bu sebeplerden ötürü hükümetimizin yapı denetime çeki düzen vermesi gerekiyor.” açıklamalarında bulundu. 

Arsa fiyatlarının üretimi engellediğini söyleyen Topal, “Önceden verilmiş bir oran olduğu için vatandaş geri adım atmıyor. Bu da daire sahibi olacak insanlara yük getiriyor. Sonuçta ben kat karşılığı aldığım yerde binanın genel maliyetini hesap edip ona göre satış yapacağım. Arsa payını düşecek bir halimiz yok. Şu an bina maliyetinin yüzde 40’ını arsa oluşturuyor. Belediye ya da hükümet arsa arzında bulunsa ona göre üretir ve satarım. Ayrıca son dönemlerde kiralık talebi çok fazla. Şu anda kiralık ev yok. Olanda 2 bin liradan başlayıp 10 bin liralara kadar yükseliyor. Bunu adam nasıl verecek. Şimdi asgari ücretle çalışan bir insan 2 bin liraya ev bulamıyor. Bulsa da gönlüne göre olmuyor. Bu yüzden üretimin olması gerekiyor. Üretim olacak ki hem kira fiyatları hem satış fiyatları aynı oranda düşsün.” dedi. 

İnşaat çalışmaları için çalışacak eleman bulamadıklarını belirten Topal, yabancı uyruklu vatandaşların ülkeden ayrılması durumunda inşaat işçisi kalmayacağını söyledi. 

Şaban Topal İnşaat tarafından uygulanan projelerden bahseden Topal, “Devam eden 4 projemiz var. Bunun 2 tanesi kooperatif 2 tanesi ise yap-sat. Kooperatife ise aşırı bir talep var. 200 bin lirası peşin 10 yıl boyunca ayda 5 bin lira taksitle. Vatandaş bunun haklı olarak bunun 5 yıla indirilmesini istiyor. 5 yıla indirildiğinde 400 bin lirası peşin ayda 10 bin lira almam lazım. Bunu ödeyecek durum yok. O yüzden 9 yakın projemiz var. Bunun ne kadarını yapabileceğimiz noktasında çalışma yapıyoruz.” cümleleriyle sözlerini noktaladı. 

MAKFED Makine Zirvesi Başladı 

0

Toplam 27 derneği çatısı altında birleştiren Türkiye Makine Federasyonu (MAKFED) tarafından düzenlenen Makine Zirvesi başladı. İmalatçı ve tedarikçileri bir araya getiren zirve, İstanbul Fairmont Quasar Hotel’de yapılıyor. 

‘’Yeşil Makineler, Yeşil Dünya’’ temasının ele alındığı Makine Zirvesi’nde birçok önemli isim konuşmacı olarak yer aldı. MAKFED Başkanı Adnan Dalgakıran’ın konuşmasıyla başlayan zirve, Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ve AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut’un konuşmalarıyla devam edecek. 

Sürdürülebilirlik konusunun ön plana çıkarıldığı zirve’de, ‘’Sıfır Karbon Hedefinde Yeşil Dönüşüm Politikaları’’, ‘’Sürdürülebilirliğin Finansmanı’’, ‘’Dijital ve Yeşil Dönüşümde Makineler’’ konu başlıkları ele alınacak. 

Karayolları Genel Müdürlüğü 2 Şehirde Otoyol Çalışması Yapılacağını Duyurdu

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM), Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu ile Antalya-Alanya Otoyolu ihalesini Resmi Gazete’de duyurdu. Toplam 50 milyon TL muhammen bedeli bulunan otoyol çalışmalarının ihalesi 24-25 Ağustos’ta görülecek. 

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı KGM, tarafından Resmi Gazete’de yayımlanan otoyolları ihalesi, ”Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu Projesi’nin 3996 sayılı Kanun ve bu Kanunun Uygulama Usul ve Esaslarına ilişkin 2011/1807 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde, finansmanı, projelendirilmesi, yapımı, işletilmesi, işletme süresi boyunca her türlü bakımı, onarımı ve sözleşme süresi sonunda Otoyolun her türlü borç ve taahhütlerden bakımlı, çalışır, kullanılabilir durumda ve bedelsiz olarak İdareye devredilmesi’’ ve “Antalya-Alanya Otoyolu Projesi’nin 3996 sayılı Kanun ve bu Kanunun Uygulama Usul ve Esaslarına ilişkin 2011/1807 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde, finansmanı, projelendirilmesi, yapımı, işletilmesi, işletme süresi boyunca her türlü bakımı, onarımı ve sözleşme süresi sonunda Otoyolun her türlü borç ve taahhütlerden bakımlı, çalışır, kullanılabilir durumda ve bedelsiz olarak İdareye devredilmesi.’’ cümleleriyle açıklandı. 

İhalelerin tarihleri ise Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu için 24 Ağustos saat 10,30, Antalya-Alanya Otoyolu için ise 25 Ağustos saat 10.30 olarak belirlendi.

TÜİK, Mayıs Ayı Konut Satış Verilerini Açıkladı

0

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mayıs ayı konut satış verilerini yayımladı. Açıklanan verilere göre Türkiye genelinde mayıs ayı verileriyle konut satışı yüzde 107’ye ulaştı.

Türkiye geneli konut satışında yaşanan artışı paylaşan TÜİK, toplamda 122 bin 768 konut ile verilerde yüzde 107,5 oranında artış yaşandığını gösterdi. İl bazında yapılan değerlendirmeler sonucunda ise, yüzde 18 pay ve 22 bin 148 konut ile birinci sırayı İstanbul aldı. İstanbul’un ardından sırasıyla yüzde 9,4 pay ve 11 bin 497 konut satışı ile Ankara, yüzde 5,8 pay ve 7 bin 159 konut satışı ile İzmir takip etti. Konut satışının en az yaşandığı iller ise toplam 21 konut ile Hakkari, 43 konu ile Ardahan ve 75 konut ile Bayburt oldu. Toplam konut satışları içerisinde ikinci el konutlar yüzde 73,2 oranlarına geldi. 

İkinci el konut satışlarının toplam değerlendirmelerinde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 119,5 artış ile 89 bin 907 satış gerçekleştirildi. 2022 yılı ilk çeyreği incelendiğinde 412 bin 170 adet ikinci el konut satışıyla yüzde 42 oranında artış gözlendi. 

Yabancıya yapılan konut satışlarında ise bir hayli artış oldu. Türkiye geneli yabancıya yapılan konut satışlarında, bir önceki yılın Mayıs ayına göre toplam 5 bin 962 konut satışı ile yüzde 235,7 seviyelerine gelindi. Yabancıların en fazla konut satın aldığı il ise 2 bin 451 konut ile İstanbul oldu. İstanbul’u bin 885 konut ile Antalya, 264 konut ile Mersin takip etti. Türkiye’den en fazla konut satın alan yabancıları ise Rus vatandaşları oluşturdu. Türkiye’den toplam bin 275 konut satın alan Rusları, 736 konut ile İran ve 617 konut ile Irak takip etti. 

Sıfır konut satışlarında ise yüksek fiyatlandırmalara rağmen yaşanan artış gözlerden kaçmadı. TÜİK verilerine göre 2022 Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 80,5 oranı ve toplam  32 bin 861 satış ile artış görüldü. Birinci el konut satışları, Ocak-Mayıs döneminde toplam 163 bin 719 konut satışı ile yüzde 28,1’e yükseldi. 

Bodrum’daki 2 Arsa 410 Milyon TL’ye Alıcılarını Buldu

0

Özelleştirme İdaresi tarafından satışa çıkarılan Muğla’nın Bodrum ilçesindeki 2 arsanın ihalesi yapıldı. Gökçebel mahallesindeki 28 bin 277 metrekarelik arsaya 210 milyon 500 bin TL, aynı mahalledeki 8 bin 030 metrekarelik arsaya ise 200 milyon TL teklif geldi.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından satışa çıkarılan Bodrum Gökçebel mahallesindeki arsaların nihai pazarlık görüşmeleri tamamlandı. 28 bin 277 metrekarelik 4 farklı parselden oluşan arsaya en yüksek teklifi 210 milyon 500 bin TL ile Yonpaş Gayrimenkul verirken, 8 bin 030 metrekarelik arsaya en yüksek teklif 210 milyon TL ile Mui İnşaat‘tan geldi. Cumhurbaşkanlığı onayından sonra arsaların satış işlemi tamamlanacak. Muğla ili, Bodrum ilçesi, Gökçebel Mahallesi, 577 ada 213, 214, 216 ve 219 parsel numaralı toplam 28 bin 277,12 metrekare yüzölçümlü taşınmazların (bir bütün halinde) özelleştirme ihalesi nihai pazarlık görüşmesinde en yüksek teklif 210 milyon 500 bin Türk Lirası bedelle Yonpaş Gayrimenkul Yatırım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından verilmiştir.Muğla ili, Bodrum ilçesi, Gökçebel Mahallesi, 781 ada 11 parsel numaralı, 8.030,52 m² yüzölçümlü taşınmazın özelleştirme ihalesi nihai pazarlık görüşmesinde en yüksek teklif 200 milyon Türk Lirası bedelle Mui İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından verilmiştir.

Adana’daki Metruk Bina Yıkım Aşamasında

0

Adana’da 30 yıldır birçok nedenden dolayı tamamlanamayan metruk binanın yıkım işlemleri başlatıldı. Kötü amaçlarla kullanılmaya başlanan binanın yıkımı çevre sakinlerini sevindirdi. 

Toplamda 11 kattan oluşan metruk bina, yerden değil çatıdan yıkılmaya başlandı. 30 yıldır maddi nedenlerden ötürü tamamlanamayan binanın, hukuki sorunlarının çözülmesi ile yıkımı başlatıldı. Çevrede birçok soruna yol açan metruk binanın yıkımı vatandaşları da oldukça sevindirdi. Yıkımı gören çevre sakinleri, “En başta görüntü kirliliği, çünkü çok merkezde. Kocaman binanın atıl durması hiç hoş değil. İçerisinde yaşayan ve uyuşturucu kullananlar sorun yaşatıyordu. Bizim de çocuklarımız var. Adana için hoş değildi. Yıkım kararından çok mutlu olduk. Umarım güzel bir proje olur.’’ şeklinde konuştu. 

Slovenya Tünel Projesinde İlk Işık Göründü

Türk inşaat firması Yapı Merkezi’nin Slovenya’da inşa edeceği tünellerden ilki olan Divaca-Koper Demiryolu projesi kapsamında bulunan T7 Mlinarji Tüneli’nin kazı çalışmaları tamamlandı. 

Uluslararası çapta dev projelerle adını duyuran Yapı Merkezi, geçtiğimiz pazartesi günü Slovenya’da inşa ettiği T7 Mlinarji Tüneli’nin kazı çalışmalarını bitirdiğini törenle duyurdu. Slovenya ekonomisi için önem taşıyan tünelin kazı çalışmasının tamamlanması nedeniyle yapılan törene katılan T.C Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu konuşma yaptı. İki ülke arasında olumlu gelişmeler seyrettiğini söyleyen Karaismailoğlu şu sözleri kullandı:

“2011 yılında imzalanan Türkiye ile Slovenya arasında Stratejik Ortaklık Belgesi sonrasında ekonomik ilişkilerimiz de büyük bir ivme kazandı. Bu çerçevede, ikili ticaret hacmimiz 2 milyar doların üzerinde seyretmektedir. 

Türkiye olarak, başta müteahhitlik olmak üzere hizmetler sektöründe gelişmiş bir altyapıya ve önemli bir deneyime sahibiz. 131 ülkede, 450 milyar doların üzerinde, 11 binden fazla proje üstlenildi. Dünyanın en büyük 250 müteahhitlik firması listesinde ülkemiz, 42 firma ile ilk üçte yer almaktadır. Türk müteahhitlik firmalarımız, Avrupa’da karayolu, tünel, köprü, demiryolu gibi yaklaşık 200 altyapı projesi üstlenmiştir. Karavenke tüneli de dahil Slovenya’daki birçok projede Türk müteahhitlerin imzasını görüyoruz.

Bu proje ile birlikte ise müteahhitlerimiz Slovenya’nın en stratejik ve önemli yatırımını üstleniyorlar. Slovenya’yı Avrupa’nın lojistik kapısı olarak konumlandıran Koper Limanı ile bu koridor üzerindeki hizmet kapasitesi artacak, hizmetin güvenilirliği de en üst seviyeye çıkacak. Lojistik bir süper güç olma yolunda ilerleyen ülkemiz, Orta Koridor’da, Asya ve Avrupa arasında alternatif, güçlü bir lojistik ve üretim üssüne dönüşerek önemli sorumluluklar üstlendi. Özellikle Çin’den Londra’ya kadar uzanan tarihi ipek yolunun ‘Orta Koridoru’nda yer alan Türkiye’nin uluslararası ticaretteki önemi bir kez daha kanıtlandı. Türkiye olarak hiç ara vermeden projelerimize devam ederek adeta dünyanın lojistik koridoru olduk. Önümüzdeki 30 yılda yapmayı planladığımız 189 milyar dolarlık ulaştırma yatırımında en büyük payı demiryolu sektörüne ayırmayı ve hali hazırda yük taşımalarındaki yüzde 5 olan demiryolu payını yaklaşık yüzde 22’ye çıkarmayı hedefliyoruz.

Kale Yangın Kapısı Güvenliği Üst Noktaya Taşıyor

0

Yangın kapısı gerek konutlarda gerekse iş yerlerinde olası bir yangın sırasında güvenli tahliye aşamasında önemli bir rol oynuyor.  Kale Çelik Kapı, bu noktada yangın kapılarıyla da yüksek güvenlik ve kaliteyi bir arada sunuyor. Kale yangın kapıları, yangın anında konut ve iş yerlerinin tahliyesini kolaylaştırarak can kaybı olasılığını en aza indirmeye destek oluyor. 

Yangın ve deprem gibi afetlere karşı zamanında alınan önlemler hayati önem taşıyor. Doğru yangın kapısı seçimi de bu önlemlerin başında geliyor. Güvenli yaşam alanlarının vazgeçilmez mimarı Kale Çelik Kapı’nın tasarım ve üretimini yaptığı Kale Yangın Kapıları, olası bir felaket anında konut ve iş yerlerinin tahliyesini kolaylaştırarak can kaybı olasılığını en aza indirmeye destek oluyor. Yangın esnasında EN 1634-1 Avrupa Standartları’na göre minimum 90 dakika boyunca yapısal bütünlük ve EI 60 sınıf özelliğiyle dikkat çeken Kale Yangın Kapısı, güvenli tahliye aşamasında önemli bir rol oynuyor. Kale Yangın Kapısı, ayrıca Türk Standartları Enstitüsü’nden CE Belgesi alarak güvenilirliğini ispatladı.

Alevlere Karşı 90 Dakika Boyunca Dayanıklılığını Koruyor

Kale Çelik Kapı’nın özel olarak geliştirdiği yangın kapıları ısıya dayanıklı yapısıyla yangının farklı noktalara yayılmasını engelleyerek binaların hızlı ve güvenle boşaltılmasına yardımcı oluyor. Yangın kapılarında çok etkili bir yangın yalıtımı malzemesi olan taş yünü kullanılıyor. Kale yangın kapılarında taş yünü ekstra 30+30 milimetre olarak iki katman şeklinde ve metreküp başına 15 kilogram olarak uygulandığı için yüksek koruma sağlıyor. Kale yangın kapıları, içerisinde bulunan ikili taş yünü katmanı ve özel kimyasalları ile alevlere karşı 90 dakika boyunca dayanıklılığını koruyor.

Yangın Anında Alevlerin Başka Noktalara Sıçramasını Engelliyor 

Kale yangın kapılarının menteşesinde bulunan kendinden kurmalı yay özelliği, kapının açıldıktan sonra otomatik olarak kapanmasını sağlıyor. Böylece yangın anında alevlerin başka noktalara sıçraması engelleniyor. Kapıda bulunan sıcak duman contası, 75 dereceden sonra genleşerek sızdırmazlık sağlıyor. Toz contası ise dışarıdan gelebilecek tozu, sıcak ve soğuk havayı engelleyerek normal şartlarda da konforlu bir kullanım imkânı yaratıyor. Kapıda bulunan Panik Bar seçeneği, kilitli olan kapıların içeriden butona basıldığı zaman açılmasını sağlayan özel bir kilit sistemi olarak ön plana çıkıyor. Panik Barlı ya da oynar kollu opsiyonları sunan bu kapılar ayarlanabilir kasası sayesinde farklı ölçülerde duvar kalınlığı olan alanlara montaj anında da kolaylık sunuyor.

Akrediteli Laboratuvarda Test Edildi ve Belgelendi

TSE Laboratuvarları’nda test edilmiş ve belgelenmiş olan Kale yangın kapılarının; E 120 sınıf yangın kapısı ve El 60 sınıf yangın kapısı seçenekleri bulunuyor. Tüm kapılar üç contalı olup dışta iki toz contası, içte bir ısı contasından oluşuyor. Isı contası 75 derecede genişleyerek duman ve sızdırmazlık sağlıyor. Yüksel kaliteli çelik sac levha kullanılan kapıların ısı genleşme boşlukları 5 mm ve ayarlanabilir kasa olması ile öne çıkıyor. Yüzeyleri elektrostatik toz boya ile boyanmış olan Kale yangın kapılarının panik barlı ya da oynar kollu opsiyonları da bulunuyor.

Çin İnşaat Demiri Fiyatlarında Artış

0

Çin Ulusal İstatistik Bürosu (NBS) tarafından yayımlanan veriler sonucunda Haziran ayı inşaat demiri ücretlerinin yüzde 1 oranında artış yaşandığı görüldü. 

Çin yerel inşaat demiri 16-25 mm HRB 400 fiyatlarının, Haziran ayının başında bir önceki ay sonuna kıyasla yüzde 1 oranla arttığı kaydedildi. Bu artışla Çin yerel demiri 699 dolar seviyelerine çıktı. 

NBS tarafından yapılan açıklama ile artan inşaat demiri fiyatlarının yanı sıra, filmsin yüzde 1,2, orta kalınlıkta levha yüzde 0,2 ve sıcak sac yüzde 0,7 arttı. Ayrıca, dikişsiz boru yüzde 0,7, köşebent ise yüzde 0,6 oranlarında düşüş yaşadı. 

Rize’de Kentsel Dönüşüm Çalışmaları Tüm Hızıyla Devam Ediyor

0

Rize’de deniz suyu nedeniyle yıkılacak duruma gelen binaların kentsel dönüşüm çalışmaları hızla devam ediyor. Projenin 2022 sene sonuna kadar bitirilmesi hedefleniyor.

Rize, Merkez Çarşı Mahallesi’nde yapılan kentsel dönüşüm çalışmaları sonucunda inşa edilecek 404 adet ofis ve 133 adet iş yerinin yapımı için düğmeye basıldı. Çift vardiya sistemiyle yapılan çalışmaların yıl sonuna kadar tamamlanması planlanıyor. Oldukça kısa bir zaman diliminde yükselmeye başlayan binaların yapımı için 290 kişi istihdam edildi. 

Proje hakkında bilgiler veren Şantiye Şefi Mustafa Arslan, “Çalışmalarımızın taban inşaatında yüzde 70 oranında tamamladık. İnşaatın totalinde ise yüzde 55 tamamlamış durumdayız. Çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor. Allah nasip ederse bu yılın sonunda da projeyi bitirmeyi hedefliyoruz. Bu alan 8 bloktan oluşuyor. 8 bloğun da 7’sinin temeli atılmış durumda. Diğer bloğumuzun da temeli bu hafta sonu atılacak ve bütün blokların temelini bitirmiş olacağız. Burada kaba inşaatlardan 4 blok tamamlandı. Diğer bloklarımızda ise 3 tanesinde de şu anda yüzde 51 seviyesindeyiz. Son bloğumuzda da temelle beraber yüzde 30 seviyesindeyiz. Bizim hedefimiz Eylül ayında kaba inşaatı bitirmek. Yıl sonuna doğru da ince imalatıyla beraber bu işimizi bitirmek istiyoruz. Tabi buna iklim şartlarını da ön görüyoruz. Yani burada zor bir iklimdeyiz. Yağmuru, yağışı hep düşünüyoruz. Güneşli havaların 1 saniyesinin bile kıymetini biliyoruz.” şeklinde konuştu. 

Rize’de deniz dolgusunun verdiği avantajların yanı sıra dezavantajlarının da bulunduğunu söyleyen Arslan, ‘’Şantiye alanımız 25 dönüm araziden oluşuyor. Burada yaklaşık olarak 560 tane fiksar kazımızla çevrili. Temel altında da bin 246 tane temel kazı yapıldı. Bunların totalinde ise 375 kilometrelik bir fore kazık imalatımız oldu. Bunla beraber etrafı güçlendirmek için jettırat imalatları oldu. Buda toplamda 72 kilometre uzunluğunda jettırat imalatı yapıldı. Hem temel altına yapıldı. Bunun amacı da deniz suyunu minimize etmekti. Temel altına yapılan iksa kazıklarımızı sert zemine vurup bunların 3 buçuk-4 metre soketlenerek binalarımızı sağlam bir zemin üzerine oturtturmaktı hedefimiz. Kazıklarımız aşağı yukarı 26 metreye kadar indi. Burası eskiden deniz dolgusuydu. Biz o malzemeyi çıkarttık. Tekrardan yerine çakıl ve dolgu malzemesi kullandık. Burada dolgunun verdiği dezavantajlar da vardı avantajlarda vardı” dedi.

Sektörün Kalbi Yine Asansör İstanbul’da Atacak

0

Dünyanın en canlı ticaret fuarı olan Uluslararası Asansör İstanbul, tüm hızıyla 2023 buluşmasına hazırlanıyor. Tarsus Türkiye tarafından, AYSAD’ın (Asansör ve Yürüyen Merdiven Sanayicileri Derneği) desteğiyle 18.’si düzenlenecek Asansör İstanbul, en az 400 firma ile yurt içi ve yurt dışından 30 bin ziyaretçiye ev sahipliği yapacak. Daha akıllı, daha güvenli ve daha hızlı asansör teknolojilerini bir arada sergileneceği fuar, 9-12 Mart 2023 tarihlerinde yine Tüyap Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

İlk kez 1992 yılında kapılarını açan Asansör İstanbul’un, sürdürdüğü istikrarlı büyüme ile bugün uluslararası asansör endüstrisinin dünya genelindeki en canlı ticaret buluşması haline geldiğini ifade eden Tarsus Türkiye Genel Müdürü Zekeriya Aytemur, “Asansör İstanbul, düzenlendiği her yıl yarattığı sinerjiyle sektörünün küresel ticaretine milyonlarca dolar katkı sağlıyor. Geçtiğimiz Mart ayında 17.’sini organize ettiğimiz ve sektörünün dünya ölçeğinde 3 yıl aradan sonraki ilk yük yüze buluşması olan fuar, yurt dışı satın almacı ziyaretçi oranını 2019’a göre yüzde 16 arttırdı. Türkiye ile birlikte 111 ülkeden 22 bin 348 profesyonelin geldiği Asansör İstanbul, 2023 yılındaki fuarda da yeni başarı hikayeleri yazmaya hazır” dedi.  

Asansör ve yürüyen merdiven sektörünün tüm paydaşlarını çatısı altında buluşturacak olan Asansör İstanbul 2023’te başta asansör montaj, taahhüt ve bakım firmaları ile asansör aksam üreticileri olmak üzere müteahhitlik ve inşaat firmaları, asansör aksam tedarikçileri, proje, mimarlık, mühendislik ve danışmanlık firmaları, apartman yöneticileri, bina sahipleri, asansör kullanıcıları, belgelendirme kuruluşları, kamu kuruluşları ile akademisyenler, Türkiye’nin lider asansör firmaları ile sektörün dünya markalarıyla bir araya gelecek. 

Yapı Denetim Kanunu Hakkında Bazı Değişikliklere Gidildi

0

Yapı denetim kanunu ile ilgili yapı kuruluşlarını alakadar eden bazı değişiklikler yapıldı. Cezai işlemler içeren kanun, Resmi Gazete’de yayımlandı. 

Bugün Resmi Gazete’de ilan edilen yeni kanun değişikliklerine göre çevre düzenlemeleri ve yapı denetim alanlarına zorunluluklar getirildi. Çevre düzenlemeleri ile ilgili olarak Devlet Su işleri (DSİ) tarafından yürütülen bazı maddelere ekler getirilirken yapı denetim kanunu maddelerinde cezai dönüşümler gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı tarafından Resmi Gazete’de ilan edilen maddeler şu şekilde:

Laboratuvarlara yaptırılacak olan taşıyıcı sisteme ilişkin tüm deney bedelleri mevcut hüküm gereğince yapı denetim hizmet bedeli içerisine dahil edilecek, bu suretle bu deneylerden Bakanlıkça belirlenenlerin masraflarının yapı denetim kuruluşunca ödenmesi sağlanacak.

Görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyen laboratuvar kuruluşları hakkında uygulanan idari para cezasının ve belge iptali işlemlerinin kapsamı genişletilerek, can ve mal güvenliğini teminen laboratuvar kuruluşlarının usulsüz deney yapmalarının engellenmesi amacıyla bir düzenlemeye gidildi.

Yapı denetim kuruluşlarına, son 1 yıl içinde üç ayrı idari para cezası verilmesi durumunda 1 yıl yeni iş almaktan men cezası getiren hüküm yürürlükten kaldırıldı. Laboratuvar kuruluşlarının dürüstlüğünü, yetkinliğini ve tarafsızlığını riske düşürecek bir faaliyette bulunduğunun tespiti halinde 1 yıl yeni iş almaktan men cezası uygulanacak.

Laboratuvar kuruluşu, beton deneyine ilişkin Bakanlıkça belirlenen azami fiyatın üzerinde bedel aldığının tespiti halinde idari para cezası alacak.

Laboratuvar kuruluşuna, beton, hazır beton, beton çelik çubuk ve benzeri yapı malzemesi üreten veya pazarlayan firmalar adına laboratuvar hizmetinde bulunduğunun tespit edilmesi halinde, Bakanlıkça 1 yıl yeni iş almaktan men cezası verilecek.

Laboratuvar kuruluşunun gerçeğe aykırı olarak düzenlediği raporu idarelere veya şahıslara sunduğunun tespiti halinde laboratuvar kuruluşunun izin belgesi iptal edilerek faaliyetine son verilecek.

Yapı denetim kuruluşunca ilgili denetim personeli Bakanlıkça belirlenen sürede görevlendirilerek yapının denetim sorumluluğunun üstlenilmemesi,

Denetim sorumluluğu üstlenilen ancak yapı denetim kuruluşundan kaynaklanan nedenlerle Bakanlıkça belirlenen sürede yapı denetim hizmet sözleşmesinin imzalanmaması,

Yapı denetim kuruluşunun; izin belgesinin geçici olarak geri alınması, iptal edilmesi, yeni iş almaktan men cezası alması veya o yapı için Bakanlıkça elektronik ortamdaki yapılan görevlendirilmesinin kaldırılması durumları hariç olmak üzere yapı denetim hizmet sözleşmesinin yapı denetim kuruluşundan kaynaklı sebeple feshi,

Yapı ruhsatı verildikten sonra, yapı denetim kuruluşunun gerçeğe aykırı beyan veya bilgi, belge vermesi sebebiyle o yapı için hatalı görevlendirme yapıldığının anlaşılması.

Elektronik ortamda sıralamadan çıkarılan yapı denetim kuruluşunun yeniden sıralamaya girmesi halinde, sıralamadan çıkarılmasına sebebiyet veren yapıda tekrar görevlendirilmesi mümkün olacak.

Yapı denetim kuruluşunun yürüttüğü denetimde, ruhsat eki onaylı statik projesine uygun olan ancak ruhsat eki diğer projelere uygun olmayan aykırılıkları tespit etmemesi halinde, yapı denetim kuruluşuna Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce o işe ilişkin aldığı hizmet bedelinin yüzde 20’si oranında idari para cezası uygulanacak.

Yapı denetim kuruluşunun yürüttüğü denetim görevinde; ruhsat eki onaylı statik projesine uygunsuzluğu ve yapısal hasar olduğu halde bu durumu tespit etmemesi, tespite konu statik projesine uygunsuzluğun ya da hasarın mahallinde olmadığı halde bu yönde tespitte bulunması, belirlenen sürede denetimi yerine getirmemesi hallerinde, yapı denetim kuruluşunun 1 yıl süre ile yeni bir denetim görevi üstlenmesinin engellenmesine yönelik idari müeyyide uygulanacak.

Bayview Hills Montenegro Sakinleri ile Buluşmaya Hazır!

0

Avrupa’nın göz bebeği Montenegro’da tapu teslimin gerçekleştiren ilk ve tek Türk firma Maya Montenegro oldu! Bayview Hills Montenegro ‘da yaşamın başladığını, Lüks Servisli Apartman Kompleksi sistemi ile kiralamaların ise Haziran ayında başlayacağı duyuruldu.

Avrupa’nın en lüks lokasyonlarından biri olan Porto Montenegro ile UNESCO koruması altındaki tarihi eski Kotor şehri arasında mükemmel bir konumda bulunan Bayview Hills Montenegro’da tapu teslimi başladı.

Uluslararası Tivat havalimanına 4 km mesafede bulunan, 1+1 ve stüdyo daireler barındıran 3 bloktan oluşan Bayview Hills Montenegro’da yaşam başladı. Lüks Servisli Apartman Kompleksi sistemi ile çalışan projede daire sahiplerinin yerleşmesinin ardından kiralama hizmetlerine de Haziran ayından itibaren başlanacağı duyuruldu.

Türk İşçiliği Türk Malzemeleri İlk ve Tek Tapu Teslimi

Maya Montenegro CEO’su Gani Uğur Bozel “Şimdiye kadar Montenegro’da pek çok Türk firma konut sektörüne yatırım yaptı. Bayview Hills ile pek çok açıdan ilklere imza attık. Bunlardan ilki, Türk malzemeleri ve işçiliğini kullanmamız oldu. Harfiyatın ardından kaba inşaatın başlamasıyla birlikte Türkiye’de çalıştığımız ekipleri Montenegro’ya götürdük ve tüm inşaatımızı onlara emanet ettik. İnce işçilikler dahil olmak üzere tüm aşamaları kendi ekiplerimiz ile yürüttük. Öte yandan Montenegro’da kaliteli malzeme anlayışı İtalya’dan gelen malzemeler ile sınırlıydı. Montenegro halkı, Bayview Hills ile birlikte, Türk markalarının sağlamlığı ve şıklığı ile tanıştılar ve çok güzel geri dönüşler aldık” diye konuştu.

Avrupa genelinde dairelerin mutfaksız ve otoparksız teslim edilme geleneği olduğunu söyleyen Bozel “Bölgenin inşaat dinamikleri çok farklı olmasına rağmen, Maya Montenegro olarak projemizde kaliteden ödün vermeyerek Türk inşaat kriterlerine uygun hareket ettik. Bayview Hills projemizde yatırımcılarımıza hem açık hem de kapalı otopark hakkı vererek yaklaşık 15.000 Euro’luk bir ek maliyetten kurtardık. Mutfaklarımız da tüm ankastreleri ve mobilyaları ile birlikte teslim ediyoruz.” diye konuştu.

Gani Uğur Bozel, bölgede çok sayıda Türk ve yabancı şirketin inşaat çalışmaları sürdürdüğüne dikkat çekerek, “Montenegro’da pandemiye rağmen çok kısa bir sürede inşaatımızı tamamlayarak tapularımızı dağıtmaya başladık. Bölgede yaşanan iskan problemini bildiğimiz için tüm çalışmalarımızı buna uygun hale getirmemiz sürecin hızlanmasını sağladı. Montenegro’da ilk kez tapu veren Türk şirketi olmanın haklı gururunu yaşıyoruz” dedi.

Lüks Servisli Apartman Kompleksi Sistemi ile Yatırımcılar Kira Geliri Kazanacak

Haziran ayından itibaren Bayview Hills’te kiralamaların başlayacağına vurgu yapan Maya Montenegro Ceo’su Bozel, “Daire sahiplerimize sunduğumuz Lüks Servisli Apartman Kompleksi sistemi çok ilgi gördü. Dairelerini kullanmadıkları süreçte gelir kazanabilecekleri sistemde bazı yatırımcılarımız dairelerini hemen kiraya vermek istediklerini belirttiler. Onlar için elektrikli ev aletlerinden havluya kadar bir evde ihtiyaç duyulan tüm eşyaları içeren alternatifli mobilya paketleri ile dekorasyon hizmeti sunduk” dedi.

Tapu Teslimi Takdir Getirdi

Tapu teslimine başlanması ile birlikte Montenegro’nun farklı pek çok bölgesinde iş birliği talebi aldıklarını belirten Maya Montenegro Ceo’su Gani Uğur Bozel, “Bayview Hills Montenegro’nun başarı ile tamamlanması bölgedeki pek çok arsa sahibi ve inşaat şirketi tarafından ilgi gördü. Arsasını kat karşılığı vermek isteyen ya da elindeki projelerde ortaklık yapmak isteyen çok sayıda kişi ile görüştük. Prensip olarak satın aldığımız arsalar üzerinde, kendi ekiplerimizle çalışmayı hedefliyoruz. Gelen projeleri de bu şekilde değerlendiriyoruz” diye konuştu.

Maya Montenegro’nun, Montenegro yerel makamlarınca verilen “müteahhitlik belgesini” alan sayılı şirketlerden biri olduğunu belirten Gani Uğur Bozel “Bu belge sayesinde kendi projelerimizi inşa etmekle kalmıyor aynı zamanda birçok firma ve kuruma taahhüt hizmetleri verebiliyoruz. Tüm taahhüt işlerimizde de yine Türk çalışanlarımızla hizmet sunuyoruz. Şu ana kadar kısa süre içerisinde Kotor Belediyesi ve birçok yatırımcının projelerini tamamladık. Özellikle Kotor Belediyesi ile olan iletişimimiz ve firmamıza duyulan güven sayesinde tarafımıza verilen yol projelerini tamamladık ve akabinde ikinci bir yol projesi daha üstlendik. Ayrıca stratejik bir proje olan ‘Capital Project’de 1200 m2’lik Arnavut kaldırımı yol yapım işini de başarıyla tamamladık. Bu çalışmamızla da yerel makamlardan tebrik alıyoruz” dedi.

Niğde Organize Sanayi Bölgesi’ne 16 Milyar TL Yatırım Yapılacak

Niğde Organize Sanayi Bölgesi’ne (OSB) 16 milyar TL’lik yatırım ile fabrikalara yeni iş olanakları sunulacak. Konuya ilişkin detayları Niğde OSB Bölge Müdürü Mahmut Peşin açıkladı. 

Niğde OSB’ye tahsis edilen 230 hektarlık alanda 16 milyar TL yatırım sağlanarak yeni fabrikalar inşa edilecek. Fabrikaların tamamlanmasının ardından bölgede istihdam oranı arttırılacak. Niğde OSB Bölge Müdürü Mahmut Peşin, bölgede yıl sonuna kadar önemli şirketlerin faaliyete geçeceğini sözlerine ekleyerek, “OSB’de yıllık yaklaşık 300 milyon dolarlık ham madde ithalatının önüne geçecek elastan kumaş üretecek fabrika kurulacak ve 2 bin kişi çalışacak. Yine Çin menşeli ama Vietnam’da faaliyet gösteren firma fabrika kuracak, likralı iplik üretecek, 170 bin metrekare kapalı alanda 2 bin kişi istihdam edecek. Gaziantepli bir yatırımcımıza 4 ayrı fabrika yeri tahsis ettik.” dedi. 

Peşin, 31 Martta temeli atılan OSB’nin yeni alanı ile kaç kişiye istihdam sağlanacağını, “Yeni yaptığımız tahsisler yıl sonunda tamamen faaliyete geçmiş olacak. Tamamlandığında ilimize 16 milyar TL’lik yatırım yapılmış olacak ve sene sonu itibarıyla Niğde’de 6 bin 350 kişiye yeni istihdam alanı sağlanacak.” sözleriyle açıkladı. 

İZODER 29. Yılını Yalıtım Kredisi’yle Taçlandırdı

0

Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER), sektördeki 29. yılını Yalıtım Kredisi’yle taçlandırdı. Uzun yıllardır verdikleri emeğin sonucunda yalıtım kredisi alan İZODER durumu ‘’sektöre armağan’’ sözleriyle değerlendirdi. 

Kuruluşunun 29. Yılını kutlayan İZODER Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Uslu, “Bir yaşımızı daha geride bırakırken yıllardır emek harcadığımız yalıtım seferberliği kapsamında önemli bir adım olarak gördüğümüz Yalıtım Kredisi’nin hayata geçmesi, emeklerimizin karşılığını alma noktasında bize büyük bir armağan oldu. Emeği geçen herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz. İZODER olarak ülkemizin enerjisini yükseltecek, verimliliğini ve konforunu artıracak çalışmaların içinde yer almaya devam edeceğiz. Sektörümüze ve üyelerimize başarılarla dolu nice 29 yıllar diliyorum.” açıklamalarında bulundu. 

Yalıtım sayesinde ayda 10 bin TL’ye varan tasarruf imkanı bulunduğunu söyleyen Emrullah Uslu, sözlerine şöyle devam etti:

“Cumhurbaşkanımızın açıkladığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız ile Hazine Maliye Bakanlığımız öncülüğünde, sektör temsilcileri olarak bizlerin de katkı sağladığı çalışmalar sonucunda ortaya çıkan Yalıtım Kredisi ile halkımız yüzde 0,99 faiz oranıyla 50 bin TL’ye kadar 60 ay vadeli olarak kredi kullanabilecek ve evlerini daha düşük faturalarla kışın ısıtabilecek, yazın da serinletebilecek. Yalıtım Kredisi ile her yıl 300 bin hanenin (daire) yalıtılması durumunda 5 yıl sonunda toplam 4,8 milyar metreküp doğalgaz tasarruf edilmiş olacak. Tasarruf edilen bu miktar 2020 yılında konutlarda tüketilen toplam enerjinin yüzde 15,5’ine karşılık geliyor ve parasal karşılığı 60 milyar TL’yi aşıyor. Türkiye’deki binaları ısı yalıtımlı hale getirerek, ülkemizin toplam enerji tüketimini yaklaşık yüzde 15, hane halkının yakıt giderlerini yüzde 50 azaltmamız mümkün. Sadece binaların enerji verimli hale getirilmesiyle (En az C sınıfı binalar) her yıl 9-10 milyar dolar tasarruf elde etme potansiyelimiz var. Yalıtım Kredisi sadece vatandaşa değil devletimize de kazandıracak.”

Konya Mevlana Çarşısı İnşaatı Tamamlanmak Üzere

Konya Büyükşehir Belediyesi tarafında inşa edilen Mevlana Çarşısı ve Altın Çarşı inşaatlarında sona gelindi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile birlikte yürütülen yenileme çalışmalarında tarihi dokuya uygunluk esas alındı. 

Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile birlikte yürüttüğü Mevlana Çarşısı ve Altın Çarşı inşaat çalışmaları tarihi dokuya uygun olarak yapılıyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Milletvekilleri Leyla Şahin Usta ve Gülay Samancı ile birlikte proje alanını ziyaret ederek yetkililerden bilgi aldı. 

İncelemeler sırasında açıklama yapan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay devam eden çalışma ile ilgili, ‘’Şehrimize değer katacak tüm projelere destek veren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum ve Genel Başkan Yardımcımız Leyla Şahin Usta başta olmak üzere milletvekillerimize, il başkanımıza, belediye başkanlarımıza ve teşkilatımıza teşekkür ediyoruz. Şehrimizin yarınları için el ele vererek var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz.” şeklinde konuştu. 

TOKİ 22 İl’de İnşa Edeceği Projelerin İhale Tarihlerini Açıkladı

0

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), 22 ilde toplam 11 bin 476 konut inşaat ihalesi için düğmeye bastı. Hedeflerini yüksek tutan TOKİ 2023 yılına kadar 1 milyon 200 bin konut inşa etmeyi planlıyor. 

Merakla beklenen yeni konut ihalelerini ilan eden TOKİ, ihale tarihlerini il il açıkladı. TOKİ’nin açıkladığı ihale tarihleri şu şekilde: 

  1. Ankara Çubuk projesinin ihalesi 26 Temmuz’da saat 11:30’da yapılacak. Projeyle toplam 503 yeni konut hayata geçirilecek.
  2. Kahramanmaraş Çağlayancerit projesinin ihalesi yarın saat 11:30’da yapılacak. Söz konusu projeyle birlikte toplamda 121 yeni konut hayata geçirilecek.
  3. Bilecik İnhisar projesi kapsamında 144 yeni konut ve 1 adet ticaret merkezi hayata geçirilecek. Projenin ihalesi perşembe günü gerçekleştirilecek.
  4. Kocaeli projesinin ihalesi perşembe günü saat 14:00’te yapılacak. Kocaeli Cedit projesi kapsamında yer alan projede 1105 konut, 6 dükkan hayata geçirilecek.
  5. Çanakkale Merkez projesinin ihalesi 17 Haziran’da saat 11:00’de gerçekleştirilecek. Çanakkale projesi kapsamında 509 yeni konut ve 25 dükkan inşa edilecek.
  6. Erzurum Aziziye projesinin ihalesi 20 Haziran tarihinde yapılacak. Proje kapsamında toplamda 738 konut inşa edilecek.
  7. Bolu projesinin ihalesi 27 Haziran’da  saat 14:00’te gerçekleştirilecek. TOKİ Bolu Yeniçağa projesinde 206 yeni konuta yer verilecek.
  8. Bursa Kestel projesinin ihalesi 1 Temmuz tarihinde yapılacak. Projeyle beraber  Bursa Kestel’e 251 konut yapılacak.
  9. Bayburt Merkez’de inşa edeceği 327 konutluk yeni projenin ihalesi 4 Temmuz tarihinde yapılacak.
  10. Kırklareli Merkez projesinin ihalesi 7 Temmuz’da gerçekleştirilecek. Projeyle birlikte toplam 380 yeni konut hayata geçirilecek.
  11. TOKİ Antalya’da 2 yeni proje inşa edecek. Projeler Alanya ve Akseki ilçelerinde hayata geçirilecek. TOKİ Alanya projesinde 250 yeni konut yer alacak ve söz konusu projenin ihalesi 8 Temmuz’da gerçekleştirilecek. Akseki projesinde ise toplam 126 konut yer alacak ve projenin ihalesi 25 Temmuz’da saat gerçekleştirilecek.
  12. İstanbul’da 1000’e yakın konut yapılacak. Ataşehir 2. Etap projesinin ihalesi 18 Temmuz tarihinde  saat 14:00’te gerçekleştirilecek. Projede 718 konut mevcut. İstanbul Ataşehir 3. Etap projesinde ise 211 konut yer alacak. Projenin ihalesi 20 Temmuz tarihinde gerçekleştirilecek.
  13. Şanlıurfa projesi kapsamında 246 yeni konut inşa edilecek. Şanlıurfa projesinin ihalesi 18 Temmuz 2022 tarihinde gerçekleştirilecek. 
  14. Aydın projesi kapsamında ise 393 yeni konut inşa edilecek. Söke ilçesinde yükselecek olan projenin ihalesi 19 Temmuz’da saat 14:00’te gerçekleştirilecek.
  15. Muğla Köyceğiz projesiyle toplamda 574 yeni konut inşa edilecek. Muğlalıların merakla beklediği projenin ihalesi 20 Temmuz’da saat 14:00’te yapılacak.
  16. TOKİ yeni projeleri kapsamında Zonguldak Merkez’de de 183 konutluk yeni proje inşa edecek. Projenin ihalesi 21 Temmuz tarihinde saat 14:00’te yapılacak.
  17. Trabzon Ortahisar TOKİ projesiyle 411 yeni konut hayata geçirilecek. Merakla beklenen projenin ihalesi 21 Temmuz tarihinde saat 14:30’da yapılacak.
  18. TOKİ Bayburt Merkez projesinde toplam 367 yeni konut bulunacak. Bayburt TOKİ projesinin ihalesi 22 Temmuz tarihinde yapılacak. 
  19. TOKİ dört gözle beklenen Gaziantep projeleri için de ihale tarihlerini duyurdu. TOKİ Gaziantep’te 4 yeni projeyle 2 bin 429 yeni konut hayata geçirecek. Gaziantep Şehitkamil 7. Etap 1. Kısım 1. Bölge 541 Konut ihalesi 25 Temmuz tarihinde, Gaziantep Şehitkamil 7. Etap 1. Kısım 2. Bölge 587 Konut ihalesi 26 Temmuz tarihinde, Gaziantep Şehitkamil 7.Etap 2.Kısım 1.Bölge 675 Konut ihalesi 27 Temmuz tarihinde, Gaziantep Şehitkamil 7.Etap 2.Kısım 2.Bölge 626 konut ihalesi 28 Temmuz tarihinde yapılacak.
  20. Tekirdağ Çorlu projesiyle toplam 400 adet konut inşa edilecek. Projenin ihalesi 26 Temmuz tarihinde yapılacak.
  21. Konya’da 2 yeni proje inşa edilecek.-206 konutun yer aldığı Kadınhanı projesinin ihalesi 28 Temmuz’da gerçekleştirilecek. 188 konutun yer aldığı Taşkent projesinin ihalesi ise 29 Temmuz’da gerçekleştirilecek.
  22. Yozgat Şefaatli projesi kapsamında 104 yeni konut inşa edilecek. Proje 29 Temmuz’da ihaleye çıkıyor.  

Çimento Üretimi Azaldı

0

Türkiye Çimento Sanayicileri Birliği (TÜRKÇİMENTO), çimento üretim ve satış verilerini açıkladı. Toplam çimento üretimi, 2022 yılı ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11,7 düşüşle 14,5 milyon tona indi. 

Çimento sektörünün kaynak birliği olan Türkiye Çimento Sanayicileri Birliği (TÜRKÇİMENTO), 2022 yılı ilk üç ayının satış ve üretim verilerini açıkladı. Açıklanan değerlendirmeler sonucunda çimento üretimi yüzde 11,7, satışı ise yüzde 19,7 oranlarına geriledi. Türkçimento Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yücelik ise, “2022 yılının ilk çeyreğine baktığımızda enerji maliyetlerimizdeki inanılmaz boyutlara ulaşan artışın sektörümüzün büyümesine ciddi engel teşkil ettiğini ifade edebiliriz. İç pazarda yaşadığımız gerilemenin önümüzdeki dönemde toparlanacağına ve Rusya-Ukrayna krizinin derinleştirdiği enerji maliyetlerimizdeki artışa bir çözüm bulunacağına dair inancımızı korumak istiyoruz.” şeklinde açıklama yaptı. 

Rusya-Ukrayna savaşının olumsuz etkiler yarattığını söyleyen Yücelik sözlerine şu şekilde devam etti:

‘’Enerji maliyetlerinde, Rusya-Ukrayna krizi sebebiyle gerçekleşen olağanüstü artışlar, biz çimento üreticilerinin girdi maliyetlerini de geçmiş dönemlerde görülmedik ölçüde olumsuz etkiledi. Bu krizin uzaması sebebiyle üretim maliyetlerimizin artmaya devam edeceği tahmin edilmektedir. Sektörümüzün iç piyasadaki satışlarının 2022 yılının ilk üç ayında Ege Bölgesi dışındaki ciddi düşüşü dikkate alındığında, 2021 yılındaki yüzde 6 civarındaki büyümeyi yakalayabilmemiz bugünkü koşullarda mümkün görünmüyor. Rusya-Ukrayna krizinin en kısa zamanda sona ereceğine ve iç piyasadaki durgunluğun yaz dönemiyle birlikte düzeleceğine dair inancımızı korumaya devam ediyoruz. İhracatımız ilk üç ayda artış göstermiş olsa da, sektörümüzün bugün yaşadığı maliyet artışlarıyla baş edebilmesi için iç piyasadaki satışların geçtiğimiz yıldaki seviyelere ulaşması gerekiyor.”

İnşaat Demiri Fiyatlarına FED Baskısı

0

İnşaat demiri yeni haftaya düşüşle başladı. FED tarafından faiz artışı yapılacağı düşüncesi ile tüm metal fiyatlarında indirime gidildi. 

Döviz bandında yaşanan tüm yükselmelere rağmen inşaat demirinde bu hafta zam yaşanmadı. FED kararının beklenmesinin yanı sıra son dönemde yaşanan talep azlığı da demir fiyatlarının yükselmesini engelledi. 

İl il açıklanan inşaat demiri fiyatlandırmaları şu şekilde:

İstanbul’da 8 mm inşaat demiri 14 bin 900 TL, 10 mm demir 14 bin 800, 32 mm ise 14 bin 700 TL’den satışa çıktı. Ankara’da ise durum, 8 mm ve 10 mm 14 bn 800, 32 mm 14 bin 400 TL açıklandı. İzmir demir fiyatlandırmalarında 8 mm demir 14 bin 550 TL, 10 mm 14 bin 350 TL ve 32 mm 14 bin 200 TL’den satışa çıktı. 

8 Bin Metreküp Beton 3 Günde Dökülecek

0

Antalya, Alanya ilçesinde Kapalı Otopark, Pazar Alanı, Sinema ve Dijital Kütüphane projesinde beton dökme çalışmaları başladı. Beton dökümünün 3 gün içerisinde bitirileceğini söyleyen Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, ‘’Proje, Alanya’nın cazibe merkezi olacak.’’ dedi. 

Mega vizyon projesi olarak değerlendirilen Alanya Kapalı Otopark, Pazar Alanı, Sinema ve Dijital Kütüphane projesi, 8 bin metreküp betonun 50 adet mikser ve 300’e yakın personel ile dökme işlemi 3 günde tamamlanacak. 

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel konuya ilişkin, “Alanya’mızın merkezde bulunan gerek kamu kurum kuruluşları gerekse tüzel kişilikler arasında en büyük çalışmayı gerçekleştiriyoruz. Projemizin geleceği için burayı iyi bir izolasyonla yapıyoruz. Yeraltında gerçekleşen çalışmalar sırasında doğal şartlardan dolayı aksamalar olmuştu. Temel atma işlemimizi 3 gün içerisinde tamamlayacağız. Bu sürede alanımızın kargasını yaparak kışa çalışma olanağını oluşturacağız.” şeklinde konuştu. 

Esnaftan özür dileyerek konuşmasına devam eden Yücel, “Şu anda gerçekleştirdiğimiz çalışmayla çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı vatandaşlarımızdan ve çevre esnafından çok özür diliyoruz. İnşallah gelecek yıl burası bölgemizin en büyük cazibe merkezi olacak. 50’ye yakın mikser ve 300’e yakın personelle aralıksız çalışarak 8 bin metreküp betonu, 3 gün içerisinde tamamlayacağız. Perde duvarlarıyla birlikte üst meydanı da yaparak inşaatımıza ara vereceğiz. Kalan bölüme de sezon biter bitmez başlayacağız. Şimdiden kentimizin en büyük projelerinden biri olan bu projemizin Alanya’mıza hayırlı olmasını temenni ediyorum.” dedi. 

Manavgat Toptancı Hal Projesinde İnşaat Çalışmaları Hızla Devam Ediyor

0

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Manavgat’a konumlandırılan Toptancı Hal projesinin inşaat çalışmalarında ilerleme kaydedildi. Çalışmaların sürdüğü proje 32 bin metrekare alan üzerinde yer alıyor. 

Tarıma ve üretime destek verme amacıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından planlanan Toptancı Hal projesi, Antalya’da bulunan hallerin yetersiz kalması nedeniyle hayata geçiriliyor. Manavgat ilçesine konumlandırılan halin inşaat çalışmaları büyük ölçüde tamamlandı. 

En kısa sürede tamamlanarak hizmete açılması düşünülen Toptancı Hal projesinde toplam 11 bin 110 metrekare inşaat alanı bulunuyor. A1, A2, B1 ve B2 olmak üzere toplam 4 bloktan oluşacak olan proje, 20 adet komisyoncu dükkanı ile 20 adet tüccar ardiyesi yer alacak. İdari binanın da inşa edildiği projede, elektrik odası, zayıf akım odası, wc, iş yeri ve dükkanlar ile mutfak, restoran, toplantı salonu, mescit, teknik oda gibi alanlar bulunacak. Bodrum katta ise hidrofor, yangın suyu ve kullanım suyu odaları yer alacak. 

TÜİK: İnşaat Sektörü Yıllık Ciro Endeksi Yüzde 108,9 Oranında Arttı

0

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) inşaat sektörü ile diğer sektörlerin ciro endeksi verilerini yayımladı. Açıklanan verilere göre Nisan 2022 yılı toplam ciro yüzde 128,8 artarken inşaat sektöründe de yüzde 108,9 ile yükseliş yaşandı.

TÜİK, yayımladığı veriler ile sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinin toplam ciro endeksi Nisan 2022 yılında yüzde 128,8 ile artış kaydettiğini gösterdi. Alt sektörler incelendiğinde bir önceki yılın aynı ayına göre inşaat sektöründe bu oran yüzde 108,9, sanayi sektöründe yüzde 125,2, ticaret sektöründe yüzde 128,9, hizmet sektöründe ise 145,7 artış görüldü. 

Sektörlerin aylık bazda değerlendirme sonuçlarına göre ise sanayi sektörü yüzde 4,1, inşaat sektörü yüzde 8,2, ticaret sektörü yüzde 7,1 ve hizmet sektörü yüzde 6,5 oranlarında arttı. 

Küresel Satın Almacılar Yeni Fırsatlar İçin İstanbul’a Geliyor

0

Tarsus Türkiye tarafından T.C. Ticaret Bakanlığı, İMMİB (İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri), ZÜCDER (Züccaciyeciler Derneği) ve KOSGEB destekleriyle bu yıl 32.’si düzenlenen Zuchex, sektöründe 2022’nin en büyük ölçekli küresel ticaretine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Son iki fuarda başarıyla uyguladıkları yurt dışı satın almacı programı “Overseas Buyer”ı Zuchex 2022 için de tekrarladıkları bilgisini paylaşan Tarsus Türkiye Genel Müdürü Zekeriya Aytemur, “Program sayesinde AB ülkeleri, Orta Doğu, Balkanlar, Orta Asya ve Kuzey Afrika’nın yanı sıra başta ABD olmak üzere okyanus ötesi ülkelerden, aralarında büyük bütçeli küresel perakende devlerinin de olduğu binlerce satın almacıyı, ev ve mutfak eşyası üreticilerimizle buluşturacağız.” dedi. 

Tarsus Türkiye tarafından 15-18 Eylül tarihlerinde 32. kez kapılarını açmaya hazırlanan Ev ve Mutfak Eşyaları Fuarı Zuchex, çoğunluğu yerli üretici 650’den fazla firmayı, 7 bini yurt dışından olmak üzere yaklaşık 37 bin profesyonelle buluşturacak. Sektörel ihracata ortalama 1,5 milyar dolar katkı yapması beklenen Zuchex 2022’de “Sofra ve Mutfak Eşyaları”, “Pişirme Ekipmanları”, “Plastik Ev Eşyaları / Bahçe Aksesuarları”, “Ev Eşyaları”, “Dekoratif Ev ve Mutfak Eşyaları” ile “Elektrikli Ev Aletleri” kategorilerinde lider firmaların en yeni koleksiyonları ve 2023 tasarımları bir arada sergilenecek.

Aytemur; “Eylül’deki Fuara Şimdiden Yoğun Bir Ziyaretçi İlgisi Var”

Dünyanın dört bir yanından yüksek bütçelerle satın alma yetkisine sahip binlerce profesyonel iş insanının 2023’e yönelik satın alma planlarını uygulamaya koyacakları en büyük fuar olan Zuchex’e şimdiden yoğun bir ilgi olduğunu açıklayan Aytemur, “Tüm dünyadan zincir perakende firma yetkilileri ve satın alma heyetleri Türkiye’nin üretici markalarıyla birebir görüşmeler yapmak üzere Zuchex 2022’ye gelecek.” dedi. 

#buradaolmalısınız sloganıyla Tüyap Beylikdüzü’nde, 12 salon ve toplam 100 bin metrekare alanda gerçekleşecek Zuchex 2022’de katılımcı olarak bulunmak ya da fuarı ziyaret etmek için fuarın kurumsal web adresini ziyaret edebilirsiniz.

BOSS4 Gayrimenkul, Cityscape Qatar Fuarı’na Katılım Gösterecek

BOSS4 Gayrimenkul, 20-22 Haziran tarihleri arasında Doha Sergi ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen ve dünyanın en prestijli gayrimenkul fuarları arasında yer alan Cityscape Qatar Fuarı’nda yer alacak.

Katılacağı Cityscape Qatar Fuarı ile yepyeni gayrimenkul bağlantılarına ulaşmayı hedefleyen BOSS4 Gayrimenkul’un Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Akkuş, fuarda kendi standlarıyla bulunacaklarını bildirdi. 

Cityscape Qatar ile bölgesel ve uluslararası yatırımcılara yönelik fırsatlar yakalayacaklarını söyleyen Akkuş, şu açıklamalarda bulundu:

“Dünyanın farklı bölgelerinden gelen katılımcılara şirketimizi ve projelerimizi tanıtacağız. Dünyanın en büyük firmalarıyla birlikte uluslararası arenada boy göstererek ülkemizi temsil edecek olmanın sorumluluğunu üzerimizde hissediyoruz. İstanbul Ticaret Odası’nın organizasyonuyla katılacağımız ve 45 bin ziyaretçinin beklendiği bu fuarda pek çok bağlantı kurarak güzel işlere imza atmayı hedefliyoruz.

Tüm dünyada olduğu gibi zor bir yılı geride bıraktıklarını belirten Akkuş, pandemi sürecinde herkesin evinde fazlaca vakit geçirmesinden dolayı daha geniş balkonlu, bahçeli, ferah konut satışlarında ciddi artış yaşadık ve projelerini bu standartta üretmeye devam ediyoruz.

Salgın sürecinde ofislerini kapatmadan, inşaat süreci ve satış sürecini durdurmadan yatırımcılara hizmet edebildiklerini aktaran Akkuş, “Değişen taleplere hızlıca ayak uydurabildik, kişiye özel ödeme planları yaptık. 2021 yılında üç projemizi sıfır stokla sahiplerine teslim ettik ve yeni projeler açtık. Şu anda 5 projede 650 adet konut ve 35 ticari gayrimenkul alanının inşaatı sürecine devam ediyoruz. 2022 yılında da yatırımlarımıza ve yeni arazi geliştirme çalışmalarına devam edeceğiz.” 

Kira Düzenlemesinin Detayları Açıklandı

0

2023 Temmuz ayına kadar geçerliliğini koruyacak olan yeni kira düzenlemesine ilişkin detaylar Resmi Gazete’de yayımlandı. Alınan yeni karara göre mevcut kira üzerinden en fazla yüzde 25 oranında zam yapılabilecek. 

Son günlerde gündemden düşmeyen yeni kira düzenlemesine ilişkin detaylı bilgilere Resmi Gazete’de yer verildi. Açıklamanın ana hatlarında, “Konut kiraları bakımından bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih ilâ 1/7/2023 (bu tarih dahil) tarihleri arasında yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmalar, bir önceki kira yılına ait kira bedelinin yüzde yirmi beşini geçmemek koşuluyla geçerlidir.” cümleleri yer aldı.

Resmi Gazete’de ilan edilen açıklamanın detayları şu şekilde:

Konut kiraları bakımından bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih ilâ 1/7/2023 (bu tarih dahil) tarihleri arasında yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmalar, bir önceki kira yılına ait kira bedelinin yüzde yirmi beşini geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranının yüzde yirmi beşin altında kalması halinde değişim oranı geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır. Bu oranları geçecek şekilde yapılan sözleşmeler, fazla miktar yönünden geçersizdir. Bu fıkra hükmü, 344 üncü maddenin ikinci fıkrası uyarınca hakim tarafından verilecek kararlar bakımından da uygulanır.”

Deprem Sonrası Yangınla Mücadelede Cvsair Farkı

0

Kapalı ve geniş alanlar içerisinde deprem, yangın gibi doğal afet olayları hali hazırda yeterince risk taşırken bu alanda mahsur kalan insanlar için ve veya o anda popülasyon bulunmayan ortamlarda sonrasında meydana gelebilecek zehirlenmeler konusunda gerekli havalandırmanın sağlanamıyor olması riskleri hat safhaya çıkarabilir. Bu nedenle bu tip doğal afetler sırasında kullanılan cihazların afete ve doğabilecek risklere karşı dayanıklı olması gerekir. Cvsair dünya üzerinde AMCA’nın deprem dayanıklılık testini geçen nadir havalandırma firmalarından bir tanesi.

AMCA (Air Movement and Control Association International), Amerika merkezli kar amacı gütmeyen bir havalandırma kontrol kuruluşu. Sektördeki firmaları detaylı testlerden geçirerek ürünlerin farklı durumlardaki dayanıklılık seviyelerini ölçen ve sertifikalar veren AMCA sektörel anlamda havalandırma firmaları açısından en güvenilir referans noktası.

Özellikle kapalı otopark, sığınak, kazan daireleri, kat koridor, atrium, sprinkler sistem bulunan mahaller, endüstriyel mutfaklar, tüneller ve diğer yangın riski bulunduran büyük hacimli yapılar söz konusu olduğunda deprem anında yapı içerisi insansız olsa ve veya kişilerin dışarı tahliyesi başarıyla gerçekleşmiş olsa da bu tip ortamlardaki asıl risk depremi takiben çıkabilecek yangınlardır. Deprem süresince içerideki havalandırma cihazlarının titreşim ve etkilere dayanıklı olmayışı bu alanlarda deprem sonrasında çıkacak yangınlarda içerideki zehirli gaz ve dumanların tahliyesinin başarıyla yapılamamasına neden olur. İstatistikler duman içine giren kişilerin yüzde 90’ının 9 metreden fazla yürüyemediklerini göstermiştir. İnsanlar için asıl risk yangın anından ziyade sonrasında solunacak olan zehirli kimyasallardır. New York Department of Health’in yayımladığı makalede yangın sonrasında kısa süreli yaşanan solumalarda bile karbonmonoksit ve onun yanı sıra insan gözüyle görülemeyecek kadar küçük parçacıkların sonrasında insan sağlığı üzerinde büyük ölçüde etki yaptığı açıklanmıştır.

The University of Columbia’dan Nina N Sun, The University of Arizona’dan Clark Lantz ve Odyssey Research Institute’dan Mark L Witten’ın “Yangın dumanı solumasını takiben akut solunum sıkıntısı sendromunun gelişiminde Madde P ve Nötr Endopeptidaz” makalesinde yaptıkları deneyde solunan dumanların etkilerini inceleyerek bulgularında bu dumana maruz kalınan sürecin abartılı bir nörojenik inflamasyonu indüklediğini ve bunun artan vasküler geçirgenliğin bir sonucu olarak proteinden zengin ödem sıvısı ve hücrelerinin alveollere kontrolsüz bir akışına yol açabileceğini tespit etmişlerdir.

Deprem sırasında yangın riski taşıyan ortamlarda duman tahliyesini sağlayacak havalandırma cihazlarının mühendislik tasarımlarının depreme ve risklere dayanıklı olması sonrasında gerçekleşebilecek zehirli gaz ve duman salınımları açısından kurtarıcı niteliktedir. Özellikle son dönemlerde ülkemiz için sıkça yapılan ve hatırlatılan deprem uyarıları göz önüne alındığında deprem sonrası yangın riski taşıyan toplanma ve kullanım alanlarındaki gaz ve duman tahliyelerini deprem ve yangın kapımızı çalmadan hatırlama ve önlem almanın bizler ve etrafımızdakiler için hayati önem taşıdığını unutmamalıyız.

Türkiye konumu tektonik bir aktivite alanı olan fay hatlarının üzerinde bulunmakta bu nedenle de yüksek deprem riski taşımaktadır. Uzmanların sürekli olarak yaptığı uyarılar bir yana deprem ne zaman ve nerede olacağı konusunda kesin tahminlerde bulunulamayan bir doğal afet olduğu için alınması ertelenen önlemlerin hayat kurtarıcı olduğunu hatırlamak ve en kısa zamanda harekete geçmek gerekmektedir. Depremin ve sonrasında getireceği felaketlerin her an kapımızı çalabileceğinin bilincinde olarak hem deprem sırasında dayanıklılık gösterecek hem de sonrasında çıkabilecek olası yangınlarda hayat kurtarıcı ve alınacak riski yok edici şekilde çalışabilecek havalandırma sistemlerini tercih etmek hem afetleri kazasız atlatmamızı hem de afete kadarki süreyi endişe ve kaygıdan uzak yaşamamızı sağlar.

Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen havalandırma firmalarından Cvsair, AMCA’nın deprem dayanıklılık sertifikasına sahip olarak gerekli kullanım alanlarında sizlere olası her riski gözetmiş şekilde hizmet ve kullanım sunmaktadır.

İnşaat Maliyet Endeksinde Artış!

0

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), inşaat maliyet endeksi Nisan 2022 verilerini yayımladı. Veri sonuçlarında inşaat maliyet endeksinin bir önceki aya göre yüzde 6,12 bir önceki yıla göre ise yüzde 106,6 oranında arttığı görüldü.

TÜİK’in açıkladığı Nisan 2022 verileri incelendiğinde, bir önceki aya göre bina inşaatı malzeme endeksinde yüzde 7,47, işçilik endeksinde yüzde 1,35 artış görüldü. Yıllık bazda ise malzeme endeksi yüzde 133,71, işçilik endeksi yüzde 43,75 arttı. 

Diğer kategoriler incelendiğinde ise bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi bir önceki yıla göre yüzde 117,36, bir önceki aya göre yüzde 5,27 arttı. Malzeme endeksi geçen aya göre yüzde 6,10, işçilik endeksi yüzde 1,81 oranında arttı. Bir önceki yıl bazında ise malzeme endeksinde yüzde 145,83, işçilik endeksinde yüzde 44,61 artış yaşandı. 

İzocam Bu Yıl Da Sanayinin Devleri Arasında!

0

İstanbul Sanayi Odası tarafından hazırlanan “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” 2021 listesi açıklandı. Yalıtım sektörünün lider kuruluşu İzocam, bu yıl da Türkiye’nin dev sanayi kuruluşları arasında yer aldı.

Türkiye’de yalıtım sektörüne 57 yıldır liderlik eden İzocam, yurtiçi ve yurtdışı pazarlarda başarı çıtasını yükselterek bu yıl da İSO 500’deki yerini aldı. İSO 500 listesi, İstanbul Sanayi Odası tarafından; firmaların 2021 yılındaki üretimden satışları, net satışları, katma değeri, özkaynakları, aktif toplamı, vergi öncesi dönem kar/zararı, faiz, amortisman ve vergi öncesi kar/zararı, ihracat ve çalışanlar ortalaması ile belirlendi. 2021 yılında satış ve karlılıkta atağa geçen İzocam, bu başarısıyla İSO 500 listesinde bir önceki yıla oranla 8 basamak daha yükselerek 456. sıraya yerleşti.

İzocam’ın her ihtiyaca uygun ürün ve çözümleri ile gerek yurt içinde gerekse yurtdışında dünya çapındaki önemli projelerin aranan markası olduğunu vurgulayan İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, sektördeki lider konumlarını her yıl İSO 500 listesine girerek ve Türkiye’nin en büyük ilk 500 sanayi kuruluşundan biri olmayı başararak taçlandırdıklarını belirtti. 2021 yılını çift basamaklı büyüme rakamlarına ulaşarak ve 2020 yılındaki cirolarının neredeyse 2 katına yakın bir büyüme elde ederek kapattıklarını kaydeden Savcı, yılı 1,2 milyar TL’lik bir satış hasılatı ile tamamladıklarını aktardı. İç piyasadaki pazar paylarının %25’lere yaklaştığını söyleyen Savcı, ihracatı 800 bin metreküp’ü aşan bir şirket olarak geçen seneki cirolarının %20’sini ise ihracat gelirlerinin oluşturduğunu açıkladı.

Açıklamasında 2022 yılı hedeflerine de yer veren İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, 2022 yılında 2 milyar TL’lik bir satış rakamının üzerine çıkmayı amaçladıklarını kaydetti. İhracat satışlarını ise 30 milyon dolar seviyesinin üzerine çıkartmayı hedeflediklerini vurgulayan Murat Savcı, “İhracatın ciromuz içindeki payını, orta vadede yüzde 30’un üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda 2022’de yeni pazar arayışlarımız devam edecek. Yurtdışında başta Türki Cumhuriyetler, Afrika, Balkanlar, Asya ve Orta Doğu’da olmak üzere ihracat faaliyetlerimizi aralıksız devam ettiriyoruz. İzocam, özellikle Orta Doğu ve Balkanlarda tercih edilen bir marka. Orta Doğu iklimlendirme pazarının en önemli üreticisi konumundayız. Bu sene de iklimlendirme için çıkaracağımız yeni ürünlerimizle bu güçlü konumumuzu korumaya devam edeceğiz. İhracat gelirlerimizin ciromuz içindeki payını artırma hedefimiz doğrultusunda, yeni pazar arayışlarımızı sürdüreceğiz. Mevcutta yer aldığımız ülke pazarlarındaki bayi ağımızı genişletirken, potansiyel olarak gördüğümüz ülkelerde de yeni bayilikler vereceğiz. Özellikle son yıllarda odaklandığımız Orta Afrika’daki pazar arayışlarımız 2022’de de devam ediyor. BDT ülkelerinde ise tanıtım faaliyetlerimizi artırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Nasmed, GES Projesi İçin 42 Milyon TL’lik Yatırım Yaptı

0

Egepol Yönetim Kurulu Başkanı, İzmir Milletvekili ve Nasmed Sağlık Hizmetleri’nin Kurucusu Necip Nasır, Güneş Enerjisi Santrali için 42 milyon TL yatırım yaptıklarını açıkladı.

İzmir, Ödemiş ilçesinde Güneş Enerjisi Santrali (GES) kurulması sebebiyle ÇED raporu alımı adına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına başvuruda bulunan Necip Nasır, proje için 42 milyon 541 bin TL maliyet çıktığını bildirdi. Ödemiş, Orhangazi mahallesi 44 bin 837 metrekarelik arsa üzerine inşa edilecek olan projede, ÇED çalışmaları start verildi. 

Nasmed bünyesinde bulunan dev araziye konumlandırılacak proje için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan arsa değerlendirmesinde, ‘’Kuru ve marjinal tarım arazisi’’ tespitinde bulunuldu.

Toplam maliyeti 42 milyon 541 bin 600 TL olan GES projesinde 8 bin 586 adet panel ve 27 adet invertör yerleştirilecek. 

Dekar Yapı, 15. Yılını 4 Yeni Proje ile Taçlandırıyor

0

Doğa dostu bahçeli evler üretme vizyonuyla çıktığı yolda 15’inci yılını geride bırakan Dekar Yapı ve Yatırım A.Ş., 2023 yılında 2 milyar 900 milyon TL’lik yatırımla 4 yeni proje hayata geçirecek.

Geliştirdiği bahçeli ev konsepti ile öne çıkan gayrimenkul sektörünün öncü markası Dekar Yapı, sahip olduğu deneyim ve yüksek kaliteli üretim gücüyle 2022 ve 2023 yılında 2 milyar 900 milyon TL’lik yatırım ile Dekar Uskumruköy, Dekar Şehirbahçe, Dekar Zekeriyaköy ve Dekar Kemerburgaz olmak üzere 4 yeni projeyi hayata geçirecek. Dekar Uskumruköy ve Dekar Şehirbahçe projelerinde satışa başlayan Dekar Yapı, diğer iki projesini ise yılın son çeyreğinde satışa sunmayı planlıyor. 

“Projelerimizi Doğaya Göre Şekillendiriyoruz”

Dekar Yapı ve Yatırım A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Salih Kuzu, basın toplantısında yaptığı konuşmada Dekar Yapı’nın faaliyetleri ve gelecek hedefleri ile gayrimenkul sektörü hakkında bilgi verdi. Kurulduğu günden bugüne geçen 15 yıllık süre zarfında geliştirdikleri 8 proje ile 2 binin üzerinde bahçeli konut üreterek bulundukları bölgelerde yaşam standartlarının en iyi seviyeye gelmesi için gayret gösterdiklerini anlatan Salih Kuzu, “Gayrimenkul geliştirme konusundaki uzmanlığımızla 15 yılı geride bırakmanın gururunu yaşıyoruz. Sektöre değişim kazandıran inovatif ve özgün binalar inşa ederek, bahçeli ev alanında Türkiye’nin öncü gayrimenkul geliştirme şirketi konumundayız. Kurulduğumuz günden itibaren az katlı bahçeli evler üretmeyi misyon haline getirdik. Az katlı bahçeli bir yaşamın en tercih edilen yaşam şekli olduğuna inanan bir şirket olarak, ulaşılabilir fiyatlarla bahçeli ev sahibi olmak isteyen ailelerimize uygun evler inşa ediyoruz. Projelerimizde bahçeli bir hayatın yanı sıra birbirinden farklı imkânlar sunan sosyal bir yaşam da kurguluyoruz. Biz, doğanın dokusunu koruyarak projeler geliştiriyor, projeye göre araziyi değil, araziye ve koşullara göre projelerimizi şekillendiriyoruz.” dedi.

Gayrimenkul sektörüne ilişkin değerlendirmede bulunan Salih Kuzu, “Konut sektöründe arz son birkaç yıldır yavaşlamış durumda. Bunun da en büyük sebebi olarak hem maliyetlerdeki ciddi artış hem de arsa geliştirme konusundaki zorluklar öne çıkıyor. Şu anda genel olarak bakıldığında hem özel sektör tarafında hem de kamu sektörü tarafında arzın düştüğünü görüyoruz. Özellikle artan maliyetler sebebiyle gayrimenkul geliştiricileri yeni proje geliştirmede zorluklar yaşıyor.” dedi. Küresel salgın dönemini uyguladıkları şirket politikalarıyla çok fazla etkilenmeden kapattıklarını belirten Kuzu, sözlerine şöyle devam etti; “Küresel salgın ve ekonomik konjonktürden kaynaklı inşaat maliyetlerindeki artış, özellikle daha önce satmış olduğumuz evlerin yapımında bizi olumsuz etkiledi. Fakat daha sonra benimsediğimiz üretime paralel satış politikasıyla piyasa koşullarına uygun bir şekilde işlerimize devam etme olanağı bulduk. Pandemi dönemi özellikle bahçeli konuta olan ilginin öne çıkmasında çok etkili oldu. İnsanlar uzun süre evde kaldıkça yaşadıkları mekânların hayatlarında ne kadar önemli olduğunu gördüler. Yaşanan küresel salgın döneminde evlerde daha fazla vakit geçirdikçe, herkes en büyük ihtiyacın temiz havanın tadını çıkartabilecekleri özel alanlar olduğunu tecrübe etti. Aslında, Dekar Yapı olarak yıllardır benimsediğimiz söylemimizi birebir test ettiler. Dolayısıyla bahçeli ev üretme konusundaki uzmanlığımızla, geride kalan bu 2 yıllık dönemi yeni projeler geliştirerek verimli bir şekilde geçirdiğimizi söyleyebilirim.”

Mevcut projelerle ilgili son durumu aktaran Dekar Yapı ve Yatırım A.Ş. Projeler Koordinatörü Orçun Oğlakcıoğlu, “Özellikle tüm dünya olarak deneyimlediğimizsalgın dönemi sonrasında; doğayla iç içe, az katlı yaşamın ne kadar önemli olduğunu fark eden herkes projelerimize çok yoğun bir ilgi gösteriyor. Asmalı Bahçe Şehir projesindeki 499 konutun tamamının teslimlerini tamamladık. İstanbul’un en yeşil bölgelerinden biri olan Çekmeköy-Ömerli’de inşa edilen Dekar Kıyıbahçe projesinde ise ilk 5 etapta teslimler, 6’ncı etapta ise satışlar tamamlandı. Son etap olan 7. etapta da sınırlı sayıda kalan bahçeli evlerin satışları devam ediyor. Projenin tamamının ise Ekim 2022’de tamamlanması ve teslim edilmesi planlanıyor. Bizim için evleri en kısa sürede inşa etmek ve tam zamanında teslim etmek çok önemlidir. Teslim sürelerimizi genellikle projenin başında belirliyor ve bu süreye sadık kalarak söz verdiğimiz zaman içerisinde projelerimizi teslim etmeye özen gösteriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Doğa İçerisinde, Sosyal İmkânlarla Çevrili 4 Yeni Proje

Yeni projeler hakkında açıklamalarda bulunan Dekar Yapı ve Yatırım A.Ş. Satış ve Pazarlama Koordinatörü Gülin Kuzu Fellows ise,“2023 yılında 2 milyar 900 milyon TL’lik yatırım ile Dekar Uskumruköy, Dekar Şehirbahçe, Dekar Zekeriyaköy ve Dekar Kemerburgaz olmak üzere 4 yeni projemizi hayata geçireceğiz. Dekar Uskumruköy ve Dekar Şehirbahçe projelerinde satışlarımıza başlarken, diğer iki projemizi ise yılın son çeyreğinde satışa sunmayı planlıyoruz. Satışa sunduğumuz Dekar Uskumruköy, toplam 450 milyon TL yatırımla 25 bin 800 metrekare bir arazi üzerinde 27 blokta 63 bahçeli evden oluşacak. 2+1’den 4+1’e kadar farklı bahçeli ev seçeneklerinin yer alacağı projede zengin sosyal imkânlar da mevcut. Proje, Sarıyer-Uskumruköy’de doğa ile içi içe konumu itibarıyla çok değerli bir lokasyonda yer alıyor. Toplam 1 milyar 750 milyon TL yatırımla geliştirdiğimiz Dekar Şehirbahçe’de ise 41 bin metrekare bir arazi üzerinde 51 blokta, 2+1’den 4+1’e kadar farklı büyüklükte 181 bahçeli ev yer alacak. İstanbul Bahçeşehir’de Dekar olarak hayata geçirdiğimiz bu 7. projemiz de, Bahçeşehir’in en sakin bölgesinde, tamamen bahçeli evlerle dolu bir lokasyonda, ev sahiplerine huzurlu bir yaşam sunacak.” dedi. 

Tayvanlı YC Inox’tan Iglo Architects İmzalı Yeni Bir Yatırım Daha

0

Dilovası Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçireceği 50 bin metrekarelik kapalı alana sahip üçüncü yatırım olan mimari projesinde Tayvanlı çelik devi YC Inox’un seçimi yine Iglo Architects’ten yana oldu.  

Türkiye’nin ilk Tavyan yatırımını 2019 yılında başlatan YC Inox firması, iki yeni fabrikasını tamamladıktan sonra hız kesmeden yeni yatırım kararı aldı. Boru ve yüzey işlemi yapan iki fabrika yatırımından sonra, büyük çaplı endüstriyel borular üretmek için planlanan 50 bin metrekarelik kapalı alana sahip fabrikanın tasarımını da Türkiye’de konunun en yetkin mimarlık ve tasarım ofislerinden biri olan Iglo Architects üstlendi. 

Tasarım süreci Mimar Zafer Karoğlu ve Mimar Esen Akyar Karoğlu ortaklığındaki Iglo Architects tarafından yürütülen projenin Dilovası Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi içindeki 40 bin metrekarelik arazide inşaa edilecek binası için yapım ihalesi başlatıldı.

Arazi eğimlerini baz alarak yerleştirilen bina, gün ışığından ve güneş panellerinden faydalanılarak enerji tasarrufu sağlanacak şekilde tasarlanmış. 3 bin metrekarelik yönetim ve ofis binası ise arazinin ormana bakan yüzüne yerleştirilerek daha sessiz, ferah ve verimli bir çalışma ortamı sağlanmış. Arazi kademelendirmeleri bahçe ve merdivenlerle oluşturulan amfili oturma mekanları, bahçeli meydanlarla bütünleştirilmiş.

Iglo Architects tarafından hayata geçirilecek YC Inox’un Türkiye’deki yeni yatırımının inşaat sürecinin 2023 yılının sonunda tamamlanması bekleniyor.

ABD İnşaat Demiri İthalatına Nihai Antidamping Vergisi Getirdi

0

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ticaret Bakanlığı, Meksika’dan ithal edilecek inşaat demiri kapsamında nihai antidamping vergisi inceleme sonuçlarını açıkladı. 

Yapılan nihai antidamping vergisi incelemeleri sonucunda, Meksika inşaat şirketlerinin demir ürünlerini normal değerlerin altında sattığı tespit edildi. Bunun yanı sıra Bakanlık, Deacero’nun bir aracıya satmış olduğu inşaat demirinin Amerika’ya gönderildiği konusunda bilgisi olmadığını ifade etti. 

Ağırlıklı ortalama damping marjı incelemeleri kapsamında Deacero için sıfır oran uygulanırken, Grupo Simec için yüzde 66,70, Grupo Acerero ve Sidertul için ise yüzde 33,5 uygulamaya gidildi. 

Söz konusu nihai antidamping vergisi uygulaması 8 Haziran tarihinden itibaren yürürlüğe alındı. 

Kocaeli Gıda Üretim Tesisi Projesinin İnşaat Çalışmaları Başlatıldı

0

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından projelendirilen ve Afet Mutfağı adıyla hizmet verecek olan Gıda Üretim Tesisi projesinin inşaat çalışmaları başlatıldı. 

Kocaeli ilinde hizmet verecek olan proje, herhangi bir olası afet durumunda Marmara Bölgesi’ne yarar sağlamak amacıyla projelendirildi. Geçtiğimiz gün ihale süreci tamamlanan Gıda Üretim Tesisi projesi 61 milyon 490 bin TL teklifte bulunan RHZ İnşaat tarafından inşa edilecek. 10 Haziran’da yer teslimi yapılan tesisin bir an önce tamamlanması için Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından talimat verildi. 

Tesis, Başiskele İlçesi Kullar Mahallesi’ne konumlandırılacak. Projenin teslim tarihi ise yer tesliminden itibaren 420 takvim günü olarak açıklandı. Toplam 5 bin 300 metrekare alana sahip olacak olan tesiste, 5 bin metrekare çevre düzenlemesi yapılacak. Kuru ve soğuk depo, yemek hazırlık ve pişirme, paketleme, sevkiyat bölümlerini de barındıracak olan projenin, afet zamanlarında hizmet verilmesi planlanıyor. 

TK Elevator Sefine Denizcilik’in Uluslararası Feribot Projelerinde Mobilite Çözümleriyle Yer Alıyor

0

TK Elevator, Yalova bölgesinin önde gelen kuruluşlarından biri olan Sefine Denizcilik firmasının yeni feribotunda asansör, yürüyen merdiven ve engelli platformları ile gemi içinde güvenli ve sorunsuz ulaşım sağlıyor. Şirket, denizcilik sektörüne yönelik çözümlerinde yüksek mühendislik uzmanlığı ile sınıfının en iyi müşteri hizmetini sunuyor. TK Elevator Anadolu Bölge Müdürü Cumhur Durmuş, TK Elevator’ın denizcilik sektörüne yönelik çözümlerindeki üstün uzmanlığı sayesinde uluslararası üne sahip gemi inşa şirketi ile uzun vadeli iş birliğinin altını çiziyor.

TK Elevator, 4 binden fazla tersane çalışanı ile Yalova bölgesinin önde gelen kuruluşlarından biri olan Sefine Denizcilik firmasının tamamlandığında Norveç’te faaliyet gösterecek olan yeni feribot yapım projesinde asansör, yürüyen merdiven ve engelli platformları ürünleriyle yer alıyor. 

Sefine Denizcilik, feribotlarında kullanılan TK Elevator ürünleriyle uluslararası hizmet almanın avantajını yaşıyor. Bu noktada global bir firma olmanın farkını ortaya koyan TK Elevator, müşterilerine uluslararası bakım imkanı ve güvenilir servis hizmeti sağlıyor. TK Elevator, uzman ekibi, 7/24 servis hizmetiyle, ihtiyaç duyulan her zaman ve her yerde üstelik dünya genelinde müşterilerine bu hizmeti veriyor. 

TK Elevator’ın kalite standartlarının müşterileri için önemli bir kriter olduğunu belirten TK Elevator Anadolu Bölge Müdürü Cumhur Durmuş, “Denizcilik sektöründe müşteriler için en önemli unsur, asansör ve yürüyen merdiven ürünlerini ihtiyaca göre seçip, monte edip, farklı uluslararası bayrak kurallarına ve küresel standartlara göre üretiyor olmamız. Dünya genelinde hizmet veren feribotlara yönelik ikinci önemli unsur da montaj ve servis ekibimizle hızlı bir hizmet sağlayıcı olmamız. Böylece Sefine Denizcilik gibi müşterilerle uzun vadeli iş birliği avantajından yararlanıyoruz.” şeklinde konuştu. 

Müşterilere ve Projelerine Göre Standart ve Özel Çözümler Geliştiriyor

2018 yılından bu yana Sefine Denizcilik’in toplam 12 feribot projesinde çözüm ortağı olarak çalışan TK Elevator, denizcilik sektöründe mobilite alanında standart ve özel çözümler geliştirerek yolcular ve feribot personeline yönelik güvenliği ve kullanım kolaylığını ön planda tutan çözümler sunuyor. TK Elevator, ürünlerini dünyada kabul görmüş marin standardı olan ISO8383 ve feribotun faaliyet göstereceği ülkenin bayrak kurallarına uygun olarak ürettiği, monte ettiği ve devreye aldığı uzmanlığı ile de tanınıyor.

Siirt TOKİ Konutları’nın Temeli Atıldı

0

Siirt, Kurtalan ilçesinde yapılacak olan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) konutları için konut inşaatı, altyapı ve çevre düzenlemelerine ait temel kazı çalışmaları başladı. 

Kurtalan ilçesinde yükselecek olan TOKİ Konutları, toplam 79 adet daireden oluşacak. Konut inşaatı, altyapı ve çevre düzenlemeleri için temel kazı çalışmaları başlatılan proje hakkında, ihale sahibi iş insanı Adil Uyanık açıklamalarda bulundu.

Projenin başlatılması ile büyük bir sevinç duyduklarını dile getiren Adil Uyanık, “Allah nasip etti buranın ihalesini de biz aldık. 79 konut da burada yapacağız. Bunun 48 tanesi 2+1’dir. 31 tanesi de 3+1’dir. Burada 2 tane de iş merkezi var. Buraya TOKİ’nin yapılmasıyla güzel hizmetler gelecek. Özellikle de bizim bölgede ihtiyaç duyulan konutların bir nebze olsun kiraların düşmesinde, binaların maliyetinin düşmesinde fayda olacaktır. Allah devletimize zeval vermesin ve dileğim bu projelerin devamıdır.” dedi.

Copa Klima Üçlemesi Yayında

0

İklimlendirme sektörünün öncü markalarından Copa, “Takın, Unutun” sloganını bu kez yaz aylarında klima iletişimi için kullanıyor. Marka dijitalde viral olan yeni reklam filmlerinde, çevre dostu teknolojisiyle maksimum tasarruf sunan klimalarının düşük şikâyet oranını öne çıkarıyor. 

Çevre dostu ve yüksek verimli iklimlendirme çözümleriyle öne çıkan Copa, klimalarını tanıttığı yeni reklam filmlerinde “Diğer Şikayetlerinize Zaman Ayırın. Takın Unutun.” diyor. Gerçek bir datadan yola çıkan marka, klimalarının neredeyse yok denecek kadar az olan şikayet oranını kampanyanın merkezine alıyor. Filmde Copa Klima kullananlar, klimalarından o kadar memnun kalıyor ki diğer şikayetlerine de bol bol vakit ayırabiliyor.

Karakterlerin birbirinden farklı şikayetlerini uzun uzun anlattıkları seride sevilen stand up’çılar Deniz Özturhan, Tuna Kalınsaz ve Akın Aslan rol alıyor. Klasikleşmiş klima kampanyalarından esprili bir şekilde ayrışan 3 film, izleyicilerle dijital platformlarda buluştu.

Peli Konya’daki Ustalarıyla Bir Araya Geldi

0

Peli, hem ustalara hem de bayilerine özel hayata geçirdiği, uzun yıllardan beri sürdürdüğü Sadakat Programı’nı tüm Türkiye genelinde daha çok ustaya tanıtmak ve duyurmak amacı ile farklı bir organizasyona imza attı. Ustaları ziyaret için üçüncü durak Konya oldu.

Türkiye genelindeki toptancı bayileri ile birlikte en çok puan toplayan ustaları kendi şehirlerinde ziyaret eden firma, ustalarına hediyelerini de bu defa yüz yüze vermeyi tercih etti.

Malatya ve Trabzon’dan sonra Konya’da ustalarıyla bir araya gelen firma, buluşmayı Konya toptancı bayisi Teknik Orman Ürünleri’nin Showroom’unda gerçekleştirdi. Peli, geçtiğimiz günlerde gerçekleşen organizasyonda Peli, ustalarla bir arada olma fırsatı yakaladı. Firma çalışanları, ustalarla sohbet ederek onları daha yakından tanıma imkanı buldu ve ustaların sorularını yanıtladı.  

Ustalar ve bayilerine özel hayata geçirdiği Sadakat Programı ve Peli puan hakkındaki yeniliklerle ilgili tüm bilgileri de paylaşan firma, en çok puan toplayan ustalara hediyelerini de elden teslim etti. 

İç Anadolu Bölge Müdürü Emre Oyanık, İletişim Yöneticisi Meltem Öztaş, Bölge Uzmanı Yavuz Demirkol, Bayi Geliştirme Uzmanı Resul Aksoy, Teknik Orman Ürünleri Bayi sahibi ve ustaların katılımı ile gerçekleşen etkinlikte amaç puan hediye sistemini anlatmak, hediye hak edişi olan ustaları tanımak ve onlarla bir araya gelmek.

Konya’da konuşma yapan İç Anadolu Bölge Müdürü Emre Oyanık ‘’Peli ustasının uygulama yaptığı zaman aldığı bir hediye puan var, döşemeyi yaptıktan sonra bir sorun yaşarsa çözüm ortağı var. Ustalarımız hiçbir zaman sahipsiz değil. Onların arkasında Peli gücü var’’ dedi. 

”Gerekli Adımlar Atılırsa Yapı Sektörü Yeniden Canlanır”

0

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İç Mimarlar Odası Bursa Şube Kurucusu Nur Gül Arslan, yapı ve inşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Sektörün sıkıntılı bir süreçten geçtiğini belirten Arslan, gerekli adımların atılmasıyla sektörün tekrar canlanacağını söyledi.

Pandemi ve döviz kurunda yaşanan yükseliş ile enflasyonun sektörü oldukça zor durumda bıraktığını söyleyen TMMOB İç Mimarlar Odası Bursa Şube Kurucusu Nur Gün Arslan, ”Sektörü canlandıracak pek fazla yeni proje yok. Girdi maliyetlerindeki artış, döviz kurundaki dalgalanmalar ve enflasyon-faiz etkileri gibi nedenlerle önünü göremeyen pek çok müteahhit, yeni yatırımlara girmeyip şu an beklemeyi tercih ediyor. Ülkede yaşanan finansal dalgalanmalar sebebiyle piyasalardaki belirsizlik, planlama ve yatırım yapmayı oldukça güç hale getirdi. Son 1 yıl içerisinde inşaat malzemelerinde yüzde 65 gibi bir oranda artış oldu. Tüm bunların yanında düşen alım gücü nedeniyle talebin azalması ve ödeneklerin yetersizliği de sektörü iyice çıkmaza soktu.’’ şeklinde konuştu. 

Yaşanan tüm sorunlara rağmen sektörün canlanacağını söyleyen Arslan, “Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede, istihdama bağlı göçü ve doğumlarla birlikte sürekli artmakta olan genç nüfusu hesaba katarsak, şüphesiz ki yapı sektörü tekrar canlanacak. Nüfus artışı, sadece konut ve gayrimenkule olan talebi artırmakla kalmayacak; ulaşım, sosyal ve altyapı tesis ihtiyaçlarının da tekrar düşünülmesini ve üretilmesini sağlayacak.’’ ifadelerinde bulundu. 

Sektörde yaşanacak canlanmanın uygulanabilmesi adına bir takım adımlar atılması gerektiğini açıklayan Arslan, ”İnşaat malzemelerindeki artışları önleyemiyorsak, inşaatlardaki diğer bir önemli payın sahibi arsalarla ilgili yeni planlamalar yapılmalı. Örneğin; yeni rezerv konut alanları üretilmeli. Böylelikle mevcuttaki arsa sayısının artırılması söz konusu olacak. Bir diğer önemli konu da kentsel dönüşümlere teşvik edecek düzenlemelerin yapılması gerektiği. Bu alanlarda yapılacak çalışmalar konut, inşaat ve yapı sektörünü yeniden hareketlendirecek, böylece ülke ekonomisine de katkı sağlanmış olacak.’’ dedi.

”İnşaat Maliyetleri Kontrolden Çıkıyor”

0

Müteahhitler Federasyonu Başkan Yardımcısı ve İzmir Ticaret Odası İnşaat Komitesi Başkanı Barış Öncü, inşaat maliyetlerinde yaşanan artış nedeniyle sektörün daha düşük bütçeli projelere yöneleceğini ifade etti.

Barış Öncü, inşaat maliyetlerinde yaşanan aşırı fiyat fiyat yükselmelerinin sektöre yansımalarını anlattı. Öncü, büyük çaplı projelerin risk haline geldiğini söyleyerek, Büyük işler artık çok büyük risk. Maliyeti öngörmeniz mümkün değil. Bu yüzden 10-20 dairelik projelere döneceğiz. Müteahhitlikte büyük işlerden büyük paralar kazanma dönemi bitti. Büyük iş yapacağız diye arsa sahiplerine çalışıyoruz.”dedi.

Proje ve yatırım düşünmek yerine piyasanın halini düşünüyoruz şeklinde konuşan Öncü, “Her gün maliyet hesaplar hale geldik. Bugün bir arsa alıp proje geliştirmek istesek kaç paraya mal edeceğimizi, dolayısıyla kaç paraya satacağımızı bilmiyoruz. Paydaşlarımız yatırım yapmaya korkuyor. İzmir’de deprem ve pandemiden dolayı ciddi bir talep var. Müteahhit, kontrol edilemeyen maliyetlerden dolayı yatırım yapmaktan çekiniyor. 1 yıl önce 2-3 bin liraya mal ettiğimiz metrekare inşaatını bu yıl 7-8 bin liraya mal ediyoruz. Malzeme satın alırken vade konuşmuyoruz, çek konuşmuyoruz, pazarlık zaten yok buna rağmen ürün bulamıyoruz.’’ açıklamalarında bulundu.

Siltaş Yapı Pendik’in En Büyük Kentsel Dönüşüm Projesini Hayata Geçiriyor

0

İş dünyasındaki 40 yılı aşkın köklü geçmişi ışığında 2011 yılından bu yana kente değer katan yapılar inşa etmeye odaklanan Siltaş Yapı, yeni projesi Siltaş Panorama’nın lansmanını 9 Haziran Perşembe günü Çırağan Palace Kempinski’de gerçekleştirdi. Siltaş Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Özdemir, Siltaş Yapı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Özdemir ve Siltaş Yapı Satış ve Pazarlama Koordinatörü Erdinç Tunç’un ev sahipliğinde gerçekleşen lansmanda, Pendik’in en büyük kentsel dönüşüm projesi konumunda olan Siltaş Panorama’nın hayata ekstra konfor katan tüm detayları ve lansmana özel kampanyası hakkında bilgi verildi.

Kente değer katma hedefiyle 2011 yılından bu yana güven, kalite ve insan odaklı yaşam alanları inşa eden Siltaş Yapı, şimdi de Pendik’teki en büyük kentsel dönüşüm projesini hayata geçiriyor. Adını, önü hiç kapanmayacak panoramik deniz ve adalar manzarasından alan Siltaş Panorama’nın lansman toplantısı 9 Haziran Perşembe günü Çırağan Palace Kempinski’de gerçekleşti. Siltaş Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Özdemir, Siltaş Yapı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Özdemir ve Siltaş Yapı Satış ve Pazarlama Koordinatörü Erdinç Tunç’un ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda projenin detaylarından ve avantajlı satış koşullarından bahsedildi. 

“Ülkemize Her Geçen Gün Artan Bir İvmeyle Yatırım Yapmaya Devam Ediyoruz”

Etkinliğin açış konuşmasını Siltaş Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Özdemir yaptı. Şirketin geçmişinden bahseden İhsan Özdemir; “Tekstil sektöründe başlayan hikayemizle iş dünyasında 40 yılı aşkın geçmişe sahip bir aile şirketiyiz. 2011 yılında ise tüm enerjimizi inşaat sektörüne yoğunlaştırma kararı aldık ve Siltaş Yapı’yı hayata geçirdik. O günden bu yana da kendimizi insan odaklı ve bulunduğu bölgeye değer katan yapılar üretmeye adadık. Bu sayede inşaat sektöründe de kısa sürede güvene dayalı bir ilişki geliştirmeyi başardık. Bugün de ülkemize her geçen gün artan bir ivmeyle yatırım yapmaya devam ediyoruz. Çünkü biz Türkiye’mize, ekonomimize ve inşaat sektörünün geleceğine inanıyoruz. Bu inançla yeni projemiz Siltaş Panorama’yı hayata geçiriyoruz.” dedi.

“Sadece Bir Ev Değil, Hayata Ekstra Konfor Katan Komple Bir Yaşam Alanı”

Siltaş Panorama hakkında detayları paylaşan Siltaş Yapı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Özdemir, “Biz projelerimizi kendi hayatlarımızda eksik gördüğümüz ve ihtiyaç hissettiğimiz unsurları göz önüne alarak tasarlıyoruz. Keşkelerin olmadığı bir yaşam inşa etmeye odaklanıyor; özellikle insanı merkeze koyan bir anlayış benimsiyoruz. Adını, önü hiç kapanmayacak panoramik deniz manzarasından alan Siltaş Panorama projemizi de yoğun şehir rutininde hep istenen ama ikinci plana atılan o yaşamı sunmak için tasarladık. Anadolu Yakası’nın her geçen gün hızla değerlenen yerleşim alanlarından Pendik’te denize ve yeşile komşu olarak konumlanan projemizde kayıpsız alan felsefesiyle modern bir mimari, trafikten uzak, doğanın içinde huzurlu bir ortam ve eksiksiz bir sosyal yaşam deneyimi vadediyoruz. 

23 bin metrekarelik arazi alanında yükselecek projemiz 7 ve 11 katlı 13 bloktan oluşuyor. Projede çeşitli büyüklük ve özellikte 650 konut ve 24 ticari ünite bulunuyor. Projemizin yüzde 65’ini sosyal donatı ve peyzaj alanlarına ayırdık. Ayrıca LifeX konseptimiz ile sadece bir ev değil, komple bir yaşam alanı planladık. LifeX konseptinin içerisinde proje sakinlerinin misafirlerini beş yıldızlı otel konforunda ağırlayabilecekleri misafir süiti, geniş ekranda film ya da maç izleyebilecekleri cep sineması, klasik bir kafeterya yerine içeceklerini yudumlarken aynı zamanda kütüphaneden seçtikleri bir kitabı okuyabilecekleri bir kafe-kütüphane başta olmak üzere yaşama ekstra konfor katacak pek çok detay bulunuyor. Elektrikli araçlar için e-şarj istasyonu altyapısının bulunduğu projemizde; yüzme havuzu, toplantı odası, çocuk oyun odası, fitness salonu ve sauna da yer alıyor. Projemizde bulunan yürüyüş ve bisiklet parkuru, kamelya ve dinlenme alanları, spor ve oyun sahaları, süs havuzları, şelaleler ve koku bahçeleri de küçük büyük herkesin hayatını renklendirecek detaylardan. Projemizde ayrıca sedye taşınabilecek genişlikte asansörler de bulunuyor.” diye konuştu.

Çok Farklı Ulaşım Alternatifinin Kesişim Noktasında 

Siltaş Panorama’nın kara, deniz, hava yolu ve raylı sistem gibi pek çok farklı ulaşım alternatifinin kesişim noktasında yer almasıyla da ön plana çıktığını söyleyen Murat Özdemir sözlerine şöyle devam etti: “Projemiz; metroya 4 dakika, Pendik sahiline 5 dakika, Pendik Marina’ya 9 dakika, yüksek hızlı trene ve İDO Pendik Terminali’ne 5 dakika, Sabiha Gökçen Havalimanı’na 10 dakika mesafede konumlanıyor. E -5’e 2, TEM’e 10 dakika uzaklıkta bulunan projemiz; okul, market, AVM, kuaför, hastane gibi önemli noktalara yakınlığıyla da yaşam standartlarını yükseltiyor.”

Pendik’in En Büyük Kentsel Dönüşüm Projesi

Siltaş Panorama projesinin Pendik’in en büyük kentsel dönüşüm projesi olduğuna dikkat çeken Murat Özdemir sözlerini şöyle tamamladı: “Bu projenin bizim için anlamı çok büyük evet ama aynı zamanda İstanbul için de anlamı çok büyük. Çünkü Siltaş Panorama sunduğu tüm üst düzey özelliklerin yanı sıra aynı zamanda bir kentsel dönüşüm projesi. Türkiye bildiğiniz gibi bir deprem bölgesi. Ülkemizin yüzölçümünün yüzde 92’si, nüfusunun yüzde 95’i ne yazık ki deprem kuşağında bulunuyor. Olası bir deprem anında can ve mal güvenliğini sağlamak için binaların depreme karşı güvenli durumda bulunması hayati önem taşıyor. Kentsel dönüşümün bu anlamda en önemli gücümüz olduğu düşüncesiyle Pendik’in en büyük kentsel dönüşüm projesini hayata geçiriyor olmaktan dolayı gururluyuz.”

Lansmana Özel Kampanya Fırsatı

Siltaş Panorama’nın satış koşullarından ve lansmana özel başlattıkları kampanyadan bahseden Siltaş Yapı Satış ve Pazarlama Koordinatörü Erdinç Tunç ise “Projemizde 104 adet 2+1, 485 adet 3+1, 50 adet 4+1, 6 adet 5+1 ve 5 adet dubleks dairemiz bulunuyor. Açık ve kapalı mutfak seçenekleri bulunan 2+1 dairelerimiz; 70 m²’den 115 metrekare’ye kadar değişiyor. 30’a yakın farklı alternatifle sunduğumuz 3+1 ve 3,5+1’lerin büyüklükleri 120 m²’den 170 metrekare’ye kadar değişiyor. 7 farklı çeşidi bulunan 4+1’lerin büyüklükleri 190 metrekare’den başlayıp 270 metrekare’ye kadar çıkıyor. Bunların içinde dubleksler ve teras bahçeli seçenekler de mevcut. Çok özel olan 5+1 dairelerimizin büyüklüğü 625 metrekareye kadar çıkıyor. Bu dairelerimizin terasları ve kendilerine ait yüzme havuzları bulunuyor. Projede metrekare fiyatlarımız şu an itibarıyla 28 bin liradan başlıyor. Daire tiplerine göre ise 2+1’lerde 2 milyon ila 3 milyon arasında, 3+1’lerde 3 milyon ila 6 milyon lira arasında, 4+1’lerde 6 buçuk milyon ila 8 buçuk milyon lira arasında, 5+1’lerde ise 9 milyon ila 18 milyon lira arasında değişiklik gösteriyor. Kampanyamız kapsamında lansmana özel yüzde 10 indirim uyguluyoruz. Ödemenin yüzde 40’ını peşin alıyor, kalan kısmında da şirketimiz bünyesinde 24 aya kadar taksit yapıyoruz. Banka kredisi kullanmak isteyenler için de pek çok kamu bankası ve özel banka alternatifi sunacağız. Tabii bunun yanı sıra kişiye özel alternatif ödeme planları da geliştirebiliyoruz. Çünkü biz konforlu ve özel bir hayat arayanların hayal ettiği eve kavuşmasını ve doğru bir gayrimenkul yatırımı ile kazançlı çıkmasını amaçlıyoruz. Konsept peyzajlı yeşil alanlar, zengin sosyal olanaklar, LifeX çözümleri ve deniz manzarasına karşı yeşilin içinde özgün bir yaşam için herkesi Siltaş Panorama’ya davet ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Irak’ta GF Hakan Plastik’e Büyük İlgi

0

GF Hakan Plastik, Irak’ın en büyük inşaat endüstrisi fuarı “Construct Iraq” fuarına katıldı. Üstyapı ve altyapı ürünlerinin sergilendiği stantta en ilgi gören ürünler Silenta Extreme ve Silenta Premium oldu.

24-26 Mayıs 2022 tarihleri arasında Erbil Uluslararası Fuar Merkezi’nde dördüncü kez gerçekleştirilen Contruct Iraq, bölgenin en etkili inşaat endüstrisi fuarı durumunda. 7.889 profesyonel alıcı ve satın almacı karar merciinin ziyaret ettiği fuarda GF Hakan Plastik, üstyapı ve altyapı ürünleri ile yer aldı. Ayrıca GF Global’in U-PVC ve PE100 ek parçaları da sergilenen ürünler arasındaydı. 

Özellikle Silenta Ürün Grubu’ndan halojen içermeyen ve yanmaya karşı dayanıklı atık su sistemi GF Silenta Extreme ile 4 l/s debide 13 dB(A) ses geçirgenliğine sahip Silenta Premium, hakkında en fazla soru sorulan ve ilgi gören ürünler oldu. 

Gerek Erbil, Bağdat, Kerkük ve gerekse diğer bölgelerden ziyarette bulunan potansiyel müşteri adaylarıyla buluşmayı hedefleyen firma, fuar katılımıyla Türkiye’de üretim yapan bir marka olmasının yanı sıra kalitesi ve GF marka değerini, ziyaretçilere aktarma imkanı buldu. Halihazırda proje alanında Irak’ta başarılı çalışmalar yürüten marka, devam eden büyük projeler ve çalışma aşamasında olan yeni projeler için de başarılı bir fuar süreci geçirdi.

GF Hakan Plastik, ihracat hedefleri doğrultusunda önümüzdeki dönemde Nijerya ve Özbekistan’da da fuar katılımları gerçekleştirecek. 

Lisanssız Güneş Yatırımları İçin Yeni Esneklikler Gerekiyor

0

Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Genel Sekreteri Hakan Erkan Türk, firmalarının Avrupa pazarında rekabet güçlerini korumaları için lisanssız elektrik üretim mevzuatında yeni esneklikler sağlanması gerekliliğinin ortaya çıktığını söyledi.

Erkan, GENSED tarafından yayınlanan basın açıklamasındaki değerlendirmesinde Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat kapsamında Sınırda Karbon Vergileri uygulamasını hayata geçirmeye hazırlandığını hatırlatırken, bu nedenle Türk sanayi kuruluşlarının birlik ülkelerinde rekabetçi konumu sürdürmek için karbon ayak izlerini hızla düşürmek zorunda olduğunun altını çizdi.

Lisanssız güneş enerjisi yatırımlarının bu hedefe ulaşmada en hızlı ve etkin çözümlerin başında geldiğini ve ilgili mevzuatta son dönemde yapılan güncellemelerin büyük ölçekli yatırımların önünü açtığını kaydeden Erkan, buna karşın sanayi kuruluşlarının mevzuatın da izin verdiği büyüklüklerdeki lisanssız güneş enerjisi projeleri için uygun arazi bulmada çok zorlandığını kaydetti.

GENSED olarak bu sorunun çözümü için önerilerini Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na ilettiklerini söyleyen Erkan, kuruma 5.1.h kapsamında güneş enerjisi yatırımları için, hazine arazilerinin tahsisi imkanlarının getirilmesi ve yüksek gerilimden (154kV) bağlı tüketim tesislerine aynı dağıtım bölgesi sınırları içerisinde kalma kısıtının kaldırılması önerisini sunduklarını belirtti.

Erkan, sanayi kuruluşlarının GES yatırımlarını hızlı devreye almaları ile karbon ayak izlerini ve üretim maliyetlerini düşüreceğini ve bu durumun da, Türk firmalarının AB ülkelerindeki rekabet gücünü korumasına önemli katkı sağlayacağına vurgu yaptı.

GENSED Genel Sekreteri Hakan Erkan sözlerinin devamında şunları söyledi;

“Lisanssız güneş enerjisi yatırımları Türkiye’de güneş enerjisi yatırım kültürünün oluşmasında ve sektörel gelişiminde adeta ana belirleyici oldu.Bu yatırım alanının gelişmesi için sağlanan esneklik ve destekler yerli güneş enerjisi sanayisinin oluşumundan, sektörde nitelikli iş gücü ile kurumsal hizmet sağlayıcılarının artmasına kadar birçok alanda ülkemize önemli faydalar sağladı. Sanayi kuruluşlarının lisanssız yatırımları için sağlanabilecek önerdiğimiz yeni esneklikler de Türk sanayicilerinin AB pazarlarında uygulamaya girecek karbon vergilerine karşı rekabet güçlerini korumalarını hatta arttırmalarını sağlayacaktır.Bu yüzden sektör olarak beklentimiz GENSED görüşlerinin de yer aldığı yeni düzenlemeleri kapsayan Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinin bu ay içinde yayınlanmasıdır.”  

Velux Yalıkavak Projesinin Temeli Atıldı

0

SF Yıldız İnşaat, Fırat Lifestyle ve Ata Yıldız Grup ortaklığıyla Muğla Bodrum’da temelleri atılan Velux Yalıkavak projesi; 2+1, 3+1, 5+1 ve 6+1 tipte, tümü deniz manzaralı olan 18 adet rezidans ve 65 adet özel villadan oluşuyor. 

64 bin metrekarelik proje alanına sahip ve toplam 83 adet konutun yer alacağı Velux Yalıkavak, Bodrum’un yeni gözdesi olmaya hazırlanıyor. Kullanıcılarına 2023 yılında teslim edilecek projede, ön talep toplama süreci ise devam ediyor. 

Bodrum’un en gözde turizm merkezlerinden biri olan Yalıkavak’ta yer alan SF Yıldız İnşaat, Fırat Life Style ve Atayıldız Grup’un yeni yatırımında, her konuta özel havuzlar bulunurken, projenin kendine ait sahil ve iskelesi de kullanıcılarına ayrıcalık sağlıyor.  

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Fırat Life COO’su Ahmet Fırat, “Doğanın içinde, doğayla bütünleşik mottosu ile hayata geçirdiğimiz Velux Yalıkavak, bölge mimarisi esas alınarak ve yöreye özgü dokunuşlarla inşa ediliyor. Projede yer alan her konutta kullanıcılarımız muhteşem bir manzaraya uyanacak. Ayrıca çevre düzenlemesi yapılmış, yemyeşil bahçesinde keyifle vakit geçirilebilecek ve engin deniziyle, sımsıcak güneşin ve doğanın tüm ihtişamının seyre dalınacağı bir yaşam alanını da kullanıcılarımıza sunmayı hedefliyoruz.” dedi. 

Ahmet Fırat ayrıca; “Diğer tüm projelerimizde olduğu gibi yeni projemiz için oldukça heyecanla çalışıyoruz. Her bir detay incelikle düşünülüyor ve büyük bir özenle hayata geçiriliyor. Deniz taksiden, çocuk kulübüne, ısıtmalı kapalı yüzme havuzundan, eğlence alanlarına kadar, her şey lüks yaşam standartları düşünülerek kullanıcılarımız için hazırlanıyor.” diye ifade etti. 

Ahmet Fırat: “Bodrum Dört Mevsim Güzel!”

“Projemiz Bodrum Gümüşlük ile Yalıkavak arasındaki Koyunbaba mevkiinde ve Yalıkavak Marina’ya 5-7 dakika uzaklıkta bulunuyor” diye belirten Fırat Life Style COO’Su Ahmet Fırat, “Zemin etüdü ve yapı denetimi yapılmış, deprem ve yalıtım yönetmeliğine uygun şekilde inşa edilen proje, açık otopark, teras ve tek villa içinde özgürce yaşanan otonom odalar gibi özellikleri de barındırıyor. Velux Yalıkavak’ın sosyal donatıları arasında; açık ve kapalı havuz, mülk özelinde sahil ve iskele, spor salonu, spa, restoran ve sahil kafeleriyle market ve ev servis hizmetleri de yer alıyor. Böylece kullanıcılarımıza dört mevsim boyunca konforlu yaşama uygun imkanlar sunuluyor.” diyerek sözlerini noktaladı. 

Deniz manzaralı 18 rezidans ve 65 özel villa 2023 yılında kullanıcılarına teslim edilecek.

Türkiye’de Gayrimenkul Göçü Yaşanacak!

Özellikle İstanbul, Antalya ve İzmir başta olmak üzere kiralık ya da satılık gayrimenkul fiyatlarında yaşanan artış hızla devam ediyor. Realtyplus Franchising A.Ş Kurucu Ortağı Özhan Carda büyükşehirlerde gayrimenkul göçü beklendiğini vurgulayarak konuya ilişkin düşüncelerini paylaştı. 

Döviz kuru nedeniyle ekonomik kriz yaşanması ve bu ekonomik krizin gayrimenkul fiyatlarına olumsuz artışlarla yansıdığını söyleyen Realtyplus Franchising A.Ş Kurucu Ortağı Özhan Carda, “Gayrimenkul fiyatlarında yaşanan bu aşırı değerlenme etkisini kısa sürede aşırı yüksek kira artışı olarak hissettirmeye başladı. İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya gibi büyükşehirlerde bu artış yüzde 100’ün üzerinde gerçekleşirken; Denizli, Trabzon, Van gibi Anadolu’daki bazı şehirlerde ise yüzde 50’nin altında bir artış görüldü.  Türkiye’den üç ilimiz son bir yılda küresel konut kira fiyat artışları sıralamasında ilk ona girdi.’’ şeklinde konuştu.

Gayrimenkul sektöründe yaşanan fiyat artışlarıyla büyükşehirlerde konut sahibi olan kişilerin buradaki evlerini yüksek ücretlerden kiraya vererek daha küçük şehirlerde yaşamaya başlayacağını söyleyen Carda, “Ancak bu durum şu anda hissedilir bir şekilde görülmüyor. Zaman içinde insanların büyükşehirlerdeki gayrimenkullerini yüksek bedellerle kiraya verip kiraların daha düşük olduğu bölgelerde yaşamaya karar vermeleri gayrimenkul kaynaklı göç hareketlerinin nedeni olacaktır. Konut kiralarındaki fahiş artışı tetikleyen en önemli etkenlerin başında 2018 yılından beri ülkemizde konut üretiminin daralması ve enflasyon etkisiyle yükselen inşaat maliyetleri gelmektedir. Bazı bölgelerde başta savaştan kaçan Rus ve Ukrayna vatandaşlarının sığınacak evlere dolar bazında yüksek kiralar ödemeye razı olmaları da başka bir neden olarak göze çarpmaktadır.” dedi.

Üçay Mühendislik Uyarıyor: Doğalgazda İlk Kurulumun Uzman Mühendis Kadrolarla Yapılması Gerekiyor

0

500 binden fazla evi doğalgaz ile buluşturan Türkiye’nin en büyük doğalgaz dönüşüm şirketlerinden Üçay Mühendislik, tüketicilere tasarruf ve verimlilik avantajı sağlıyor. “Doğalgaz kullanımı kolay ve aynı zamanda kurallara uygun kurgulanıp işletildiğine oldukça güvenlidir.” diyen Üçay Mühendislik Genel Koordinatörü Özgür Şahin, hedeflerinin Türkiye’de doğalgazın ulaştığı her noktada hizmet verebilmek olduğunu söyledi.

Ülkemizdeki bireysel doğalgaz dönüşümü artarak devam ediyor. Doğalgazın güvenilir, temiz ve çevreci olması bu dönüşümdeki belirleyici etkenlerin başında geliyor. Türkiye’nin öncü firması Üçay Mühendislik, doğalgaz konusunda kesintisiz hizmet sunarak farkını ortaya koyuyor.

İlk Kurulum Uzman Personel ve Mühendis Kadrolarca Yapılmalı

Türkiye çapındaki 65 şube ile yaygın hizmet ağına sahip olduklarını ve bu şubelerin tamamının mühendislik hizmeti veren yapılar olduğunu söyleyen Üçay Mühendislik Genel Koordinatörü Özgür Şahin, “Doğalgaz kullanımı kolay ve aynı zamanda kurallara uygun kurgulanıp işletildiğine oldukça güvenlidir. Bu sebep ile ilk kurulumun uzman personel ve mühendis kadroları ile yapılması gerekmektedir. Türkiye geneli şubelerimizde doğalgazı olmayan konutlarda ana kolon doğalgaz tesisatı, daire içi gaz tesisatı, kombi montajı, radyatör montajı ve kalorifer tesisatı uygulamalarını gerçekleştirmekteyiz” dedi. 

Tasarruf ve Verimliliğin Maksimum Olması İçin Çalışmaktayız

Üçay Mühendislik olarak tüketicilere bireysel doğalgaz dönüşümü konusunda önemli avantaj sağladıklarını belirten Şahin, “Yaptığımız işin ve kullandığımız her ekipmanın kalitesine güveniyoruz bu güveni müşterilerimize verdiğimiz 6 yıl tesisat ve işçilik garantisi ile de sunuyoruz. Aynı zamanda müşterilerimize 1 günde iş teslimi ve 7/24 çağrı merkezi desteği ile avantaj sunmaktayız. Tabii ki asıl bilinmesi gereken kısa vadede ölçülmesi güç olan faydalardır. Doğru mühendislik yaklaşımı ile kurgulanmış olan bir sistem yıllar içerisinde sağladığı tasarruf ve verimlilik ile müşterilerimize asıl faydayı sağlamaktadır. Biz Üçay mühendislik ile yaptığımız en ufak sistemde bile tasarruf ve verimliliğin maksimum olması için çalışmaktayız” ifadesini kullandı.

Hedefimiz Türkiye’de Doğalgazın Ulaştığı Her Noktada Hizmet Verebilmek

Doğalgaz sistemlerinin katı yakıtlı (kömür, odun vb) veya sıvı yakıtlı (fuel-oil,mazot vb) sistemlerine göre oldukça düşük karbon emisyonuna sahip sistemler olduğunu bu sebeple daha çevreci bir yakıt türü olarak ortaya çıktığını ifade eden Şahin son olarak şu bilgileri verdi: 

“Şubelerimiz ile müşterilerimize yaptığımız sözlü veya yazılı tanıtımlarda bunu detaylı olarak anlatmaktayız. Doğalgazın ulaştığı her noktada hızlı dönüşümü hedefliyor, yaptığımız dijital reklam çalışmalarında bu konuları anlatmaya çalışıyoruz. 

Üçay Mühendislik olarak hedefimiz Türkiye’de doğalgazın ulaştığı her noktada hizmet verebilmektir. Tabi bunun yapılabilmesi işinde uzman mühendis kadrolara sahip olmayı gerektirmektedir. Üçay Mühendislik her şubesi bir okul gibi teknik personel yetiştirmekte ve bu personeller hem şubelere hem de sektöre deneyimleri ile hizmet vermektedirler. Aynı zamanda tüm platformlarda müşterilerimize dönüşüm noktasında bilgilendirmeler yaparak çevreci bir yapı oluşturma hedefindeyiz.” 

ABD, Türk mobilyasına yöneldi

0

Mayıs ayında ihracatını yüzde 22,4 artırarak 613,4 milyon dolarla Türkiye’nin toplam ihracatından 3,2’lik pay alan mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörü ABD pazarında hedeflerini tutturuyor. Stratejik pazar olarak belirlenen dünyanın en büyük ithalatçısı ABD’ye mayıs ayında yüzde mayıs ayında yüzde 28,4’lük artışla 25,2 milyon dolarlık ihracat yapılırken, ilk 5 ayda ise yüzde 17,5’luk artışla 138,2 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. 

ABD pazarına yönelik yapılan çalışmaların meyvelerini vermesinin oldukça sevindirici olduğunu kaydeden AKAMİB Başkanı Onur Kılıçer, “Türk ürünlerini tanıtmak ve farklı pazarlarda ihracatımızı artırmak için kıta kıta gezeceğiz” dedi.

Türkiye, mayıs ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 15,2 artışla 19 milyar dolara ulaştı. Tüm zamanların en yüksek mayıs ayı ihracatına ulaşan Türkiye ihracatına mobilya sektörü de önemli destek verdi. Türkiye mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatı, 2021 yılının mayıs ayına kıyasla yüzde 22,4 oranında artış göstererek, 613 milyon 440 bin dolara ulaştı. Sektörün Mayıs ayı Türkiye toplam ihracatındaki payı yüzde 3,2 oldu. Akdeniz Mobilya, Kağıt Ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (AKAMİB) de bu dönemde yüzde 5,2’lik artışla 62 milyon 950 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

Sektörün ilk 5 aylık verilerine bakıldığında da ihracattaki büyüme dikkat çekiyor. 2022 yılı Ocak-Mayıs dönemi Türkiye mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatı, 2021 yılına kıyasla yüzde 28 oranında artış göstererek 3 milyar 322 Milyon 608 bin dolar oldu. Aynı dönem içinde AKAMİB yüzde 13,5 artış ile 390 milyon 477 bin dolar ihracat sağladı.

ABD’ye Yapılan Çalışmalar Meyvelerini Verdi

Mayıs ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (AKAMİB) Başkanı Onur Kılıçer, mevcut pazarlarda büyürken yeni pazarlar da kazandıklarını belirtti. Pazar çeşitliliği sağlamanın önemine değinen Kılıçer, şu bilgileri verdi: “Yaşanan küresel bir gelişmenin sektörü olumsuz etkilememesi için pazarlarımızı çeşitlendirmemiz gerekiyor. Bunun için çalışmalar yapıyoruz. Mayıs ayında ihracat yaptığımız ülkeler arasında değişmez pazarımız Irak, liderliğini korudu. Ancak, dünyanın en büyük ithalatçı ülkesi olan ABD pazarına yönelik yaptığımız çalışmaların meyvelerini vermesi bizleri oldukça sevindirdi. ABD’ye mayıs ayında yüzde 34,1’lik artış ile 3,3 milyon dolar, ilk 5 ayda ise yüzde 49,5’luk artış kaydederek 17,5 milyon dolarlık ihracat yaptık. Yılsonu hedefimiz de 40 milyon doları aşmak. ABD ihracatımızda sektörümüzün Türkiye geneli performansı da çok başarılı. Mayıs ayında yüzde 28,4’lük artışla 25,2 milyon dolar, Ocak-mayıs döneminde ise yüzde 17,5’luk artışla 138,2 milyon dolarlık ihracat yapıldı. Yılsonunda ABD’ye Türkiye geneli sektör ihracatımız 300 milyon doları aşacaktır. İhracatı artırmak için dünyanın dört bir yanına gideceğiz. Önümüzdeki dönemde Avrupa ve Asya’da yapacağımız çalışmalara ek olarak ABD, Kanada ve Avusturalya’ya da sektörel ticaret heyetler düzenleyeceğiz. Türk ürünlerini tanıtmak ve farklı pazarlarda ihracatımızı artırmak için kıta kıta gezeceğiz.”

AKAMİB, İhracatını Uzakdoğu’da Da Büyüttü

Türkiye geneli sektörün 2022 yılı Mayıs ayı ihracat rakamlarına göre değer bazında en önemli pazar Irak oldu. Irak’ı İsrail, Birleşik Krallık, ABD ve Almanya izledi. İlk 10 ülke arasında en çok artış yüzde 185,8 ile Yunanistan’a gerçekleştirildi. 2022 yılı Ocak-Mayıs dönemi Türkiye geneli ihracat rakamları incelendiğinde ise en çok artışı yüzde 132,3 oranında Yunanistan’a yapıldı. 

AKAMİB’in 2022 yılı Mayıs ayı değer bazında ihracatı ülkelere göre incelendiğinde yine Irak’ın ilk sırada olduğu görüldü. Irak’ı sırasıyla; Almanya, İsrail, Birleşik Devletler ve Libya takip etti. Bu ayda en çok artış yüzde 294,1 ile Katar’a yapılan ihracatta gerçekleşti. İlk 5 ayda ise ihracatın ilk sırasında Irak yer aldı. En çok artış da yüzde 427,7 ile Tayvan’a yapıldı. 

Kayseri, 4’üncü Sıraya Yükseldi

Mayıs ayında il bazında yapılan ihracatta İstanbul liderliğini korudu. 251 milyon 591 bin dolar ihracat yapan ili sırasıyla; İzmir, Bursa, Gaziantep ve Kayseri takip etti. İhracatında en çok artış görülen il yüzde 652,3 artış oranıyla Kahramanmaraş oldu. Ocak-Mayıs döneminde ise en başarılı beş il sırasıyla İstanbul, Bursa, İzmir, Kayseri ve Gaziantep oldu. Kahramanmaraş ilk 5 aylık dönemde de ihracatını en fazla artıran il olmayı başardı. Bu ilden Ocak-Mayıs döneminde yapılan ihracat artışı yüzde 441,4 oldu. 

Mobilya Yine Zirvede

Sektörün mayıs ayı ihracatında alt grup bazında ilk sırayı kağıt-karton ve matbu yayınlar aldı. Bu grupta değer bazında yaklaşık yüzde 42’lik artış sağlandı. Ocak-mayıs ihracat rakamları incelendiğinde ise en çok artışın yüzde 40 ile Diğer Ahşap Mamülleri ürün grubunda yaşandığı görüldü. Mobilyalar grubunda da yüzde 18,5 oranında artış gerçekleşti. 

AKAMİB’in 2022 yılı mayıs ayı ihracatı alt grup bazında değerlendirildiğinde ise mobilyalar ürün grubu yüzde 11,7 artışla ilk sırada yer aldı. Alt gruplar içerisinde keresteler-sandık-kafes-palet ürün grubunda yüzde 14 oranında artış olduğu görüldü. Ocak-mayıs dönemi ihracat rakamları incelendiğinde ise ilk sırada yine mobilyalar ürün gurubu yer alırken en çok artış yüzde 51,5 ile diğer ahşap mamülleri ürün grubunda gerçekleşti. 

Van – Gevaş İkizler Göleti İnşaat Çalışmaları Devam Ediyor

0

Van – Gevaş İkizler Göleti inşaat çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından yapılan yazılı açıklama ile tarımda modern sulama işlemleri yaygınlaştırılacak.

Van – Gevaş İkizler Göleti’nde yapılan çalışmaların tamamlanması ile toplam 4 bin 690 hektarlık tarımsal alan sulanabilecek. Son dönemde artan su yapılarının artması bölgedeki tarımsal faaliyetlerin gelişmesine katkı sağladı. Gölet inşaat çalışmaları hakkında açıklama yapan Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürü Profesör Doktor Lütfi Akca, çalışmaların hızla devam ettiğini sözlerine ekleyerek, “Temelden yüksekliği 43 metre olacak olan ve 1.388.000 metreküp depolama hacmine sahip ‘Van Gevaş İkizler Göleti ve sulaması’ işinin tüm bileşenlerinin tamamlanması neticesinde 4 bin 690 dekar tarımsal arazi sulanması hedeflenmektedir.” dedi.

Akkuyu NGS’de İnşaat Çalışmaları Yüzde 80 Oranında Tamamlandı

0

Akkuyu Nükleer AŞ Üretim ve İnşaat Organizasyon Direktörü Denis Sezemin, Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) inşaatı hakkında bilgiler verdi. 

4. Nükleer Santraller Fuarı ve 8. Nükleer Santraller Zirvesi’nde Akkuyu NGS hakkında açıklamalar yapan Denis Sezemin, “Genel olarak inşaat ve kurulum çalışmaları birinci güç ünitesinde gerçekleştirilmektedir. Geçtiğimiz mayıs ayında türbin tesisinin ana ekipman ile özellikle reaktör ile bağlanması konusunda çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bu da proje kapsamındaki önemli olaylardan birini temsil etmektedir. Birinci güç ünitesinin türbin binasında hali hazırda gereken tüm altyapı çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmaların tamamlanması, inşaat ve kurulum aşamasına geçmek için olanak sağlamaktadır.” dedi.

İkinci güç ünitesinde de çalışmaların hızlandırıldığını aktaran Sezemin, “İkinci ünitenin yine reaktör binasında üçüncü iç koruma binası dediğimiz binanın üçüncü katmanıyla ilgili çalışmaları yapmaktayız. Aynı zamanda türbin tesisinin ikinci binasıyla ilgili çalışmalarımız da devam etmektedir. Yine ikinci ünitede pompa istasyonu binasının temel yapımıyla ilgili çalışmalar, özellikle betonlama çalışmaları şu anda yürütülüyor.” sözlerini kullandı. 

Üçüncü güç ünitesinde ise reaktör ve türbin tesisi binalarında beton çalışmaları yapıldığını ekleyen Sezemin dördüncü güç ünitesiyle ilgili “Dördüncü ünitede gerek reaktör binasının gerek türbin tesisi binasının temel altındaki hazırlık betonlama çalışması tamamlanmıştır. Yine türbin tesisi binasındaki temel plakasının demir donatıyla güçlendirilmesiyle ilgili çalışmalarımızı başlatmış ve son aşamasına gelmiş bulunmaktayız.” diyerek konuşmasını tamamladı. 

GAPAS’tan Konut Krizine Çözüm Önerisi

Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profesyonelleri Derneği (GAPAS) İngiltere’de yürürlükte olan kullanım hakkı satışı uygulamasının konut krizine çözüm getireceğini söyledi. 

Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profesyonelleri Derneği (GAPAS) Başkanı İsmail Özcan, Türkiye’deki konut krizinin İngilterede uygulanan kullanım hakkı satışı modeli ile çözümlenebileceğini söyledi. Önerilen sistem ile arsa maliyetinin konutun ilk yatırım maliyetinden çıkarıldığını sözlerine ekleyerek, “Yeni mülkiyet sistemiyle; arsanın mülkiyeti ilk sahibinde kalıyor, daire veya dükkan alan, satış fiyatı olarak arsanın bedelini değil, müteahhidin inşaat maliyetini ödüyor, arsa sahibine de uzun süreli olarak kira ödüyor.” dedi.

Bu sistemin tamamen hak satışı anlamına geldiğini ifade eden Özcan, “Vatandaş fiyatı erişebilir bir konuta sahip oluyorken, müteahhit inşaat yapıp satıyor. Arsa sahibi arsayı elden çıkarmadan uzun vadeli getiriye kavuşuyor. Arsa sahibi, binanın kullanım ömrü dolduğunda arsaya istediği başka bir gayrimenkulü yapabilir. İsterse toplu para alıp fonlara projeyi kiralayabilir. Bu açıdan büyük avantaj sağlıyor.” açıklamalarını yaptı. 

İngiltere modelinin kamuya da büyük avantaj sağlayacağını söyleyen Özcan,  “Bugün kentsel dönüşüm önünde en büyük engel parçalı mülkiyet yapısı ve artan maliyetler. Tek mülkiyeti olacağı için sonrasında kamunun dönüşüm yapması da çok daha rahat olacak.” dedi. 

Brezilya İnşaat Sektöründe Türkiye’den İnşaat Demiri İthal Edilmesi İçin Grup Kuruldu

Brezilya Sao Paulo eyaletinde bulunan İnşaat Firmaları Birliği, Türkiye’den inşaat demiri ithal etmek için özel bir grup kurdu. İnşaat Firmaları Birliği konuyla ilgili Türkiye’den ithal etmenin yerel fiyatlandırmaya göre daha uygun olduğunu söyledi. 

Steelorbis’in haberine göre Brezilya’da inşaat sektöründe yaşanan yüklü fiyat dalgalanmaları nedeniyle Türkiye’den demir ithal edilmesi için özel grup kurulduğu açıklandı. Daha öncesinde de Santa Marina eyaletinde bulunan Cooperscon SC de Türkiye’den inşaat demiri ithal edilmesine yönelik çağrıda bulunmuştu.

Sinduscon SP Başkanı Odair Senra ithalat konusuna ilişkin, ‘’Çelik ve çimento gibi ürünlerin geçtiğimiz yıldan bu yana yüksek seviyelerde yer alması ve inşaat demiri ithalatına uygulanan verginin yakın zamanda yüzde 4 dolaylarına düşürülmesi göz önüne alındığında Türkiye’den ithal edilmesi daha cazip geliyor.’’ dedi.

Bu konuşmanın yanı sıra Senra, ülkede çok az miktarda demir üreticisi bulunduğunu ve bu sebeple rekabet olmadığını vurgulayarak, ‘’Daha fazla çelik üreticisinin gelmesini teşvik edici bir sanayi politikası devreye alınmalı.’’ açıklamasını yaptı. 

Mercan Tuzla Vesen Yalıları Projesinin Tanıtımı Yapıldı

Vesen Yapı tarafından İstanbul, Tuzla ilçesinde projelendirilen Mercan Tuzla Veren Yalıları projesi lansmanı basın toplantısı ile yatırımcılara tanıtıldı. Tanıtımın ardından lansman satışları hakkında bilgi verildi. 

Vesen Yapı tarafından inşa edilecek olan Mercan Tuzla Veren Yalıları projesi, toplam 158 adet yalıdan oluşuyor. 40 bin 795 metrekarelik arsa üzerine konumlandırılacak olan proje, 3 katlı 16 blok halinde tasarlandı. Tanıtım toplantısında açıklanan kat planları ile projede, 3,5+1, 4,5+1 ve 5,5+1 olarak 3 tipte yalı inşa edileceği söylendi. 

Yapılan basın toplantısında söz hakkı alan Veren Yapı Genel Müdürü İbrahim Yıldız, “Mercan Tuzla Vesen Yalıları ile markalı konut sektöründe seçkin ve mimarisiyle sembol niteliğinde bir projeye imza atıyoruz. İnsan ve çevre odaklı bir anlayışla tasarladığımız projemiz bir tarafında sahil şeridiyle, diğer tarafında ise yeşil alanlarıyla yatay bir düzlemde bütünleşiyor. İstanbul’un yeni yalı dairelerini oluşturduğumuz Mercan Tuzla Vesen Yalıları ile bölgenin siluetine modern bir çizgi katarken, Tuzla’nın doğal karakterine de uyum sağlıyoruz. Dairelerin deniz ve peyzaj manzarasına hakim olduğu proje denizden ulaşım ayrıcalığıyla benzersiz bir niteliğe ulaşıyor. Böylesine kıymetli bir noktada tasarladığımız projenin mimarisi ve donatılarıyla da markalı konut alanında sembol olarak konumlanmasını hedefledik. Her bir donatısıyla sakinlerine ayrıcalıklı bir yaşam sunan projeye bugünün beklentilerinden öte yarının ihtiyaçlarını karşılayacak teknolojik donatıları dahil ettik.” açıklamalarında bulundu. 

Yüksek tavanlı olarak tasarlanan Mercan Tuzla Veren Yalıları, her daireye özel teras alanı, akıllı ev sistemi, geniş yeşil alan ve donatılı sosyal imkan özelliklerine sahip olacak. Projenin lansman sürecine özel olarak döviz kurunun 15’e sabitleneceği metrekare satış fiyatının ise 5 bin dolardan başlayacağı belirtildi. Toplamda en düşük konut fiyatının 1 milyon 259 bin dolar olarak fiyatlandırıldığı Mercan Tuzla Veren Yalıları projesinde Halkbank Bankası ile aylık 1,37 vade seçeneğiyle yalı sahibi olabilmek mümkün. Projenin tanıtım toplantısının ardından lansman satış sürecinde konutların yüzde 43’ü satıldı. 

Satılık Konut Fiyatları Yüzde 172 Oranında Arttı

0

Endeksa tarafından yapılan araştırma raporuna göre Türkiye genelinde Mayıs ayı itibarıyla satılık konut fiyatlarında yüzde 172 oranında artış görüldü. Bunun yanı sıra kiralık konut fiyatları yüzde 152 oranına yükseldi. 

Bir gayrimenkul değerleme şirketi olan endeksa, yeni araştırma raporunu yayımladı. Açıklanan rapora göre Türkiye genelinde konut satışlarında değer artışı yüzde 172 seviyelerine geldi. Ortalama konut metrekare satış fiyatı ise 9 bin 363 TL oldu. Genel konut satışlarının ortalaması alındığında ise fiyatlar 1 milyon 264 bin TL dolaylarına geldi. Yatırımın geri dönüş süresi ise 17 yıl olduğu belirtildi. Türkiye geneli kira fiyatlandırmaları göz önüne alındığında ise yüzde 152 oranında artış yaşandığı görüldü. Son 4 yılın değerlendirmesinde ise kiralık konut fiyatlarındaki artık yüzde 233 seviyesine geldi. Satılık ve kiralık konutlarda yaşanan fiyat artışının en fazla yaşandığı il ise Antalya oldu. 

Toplamda 30 ilin göz önüne alındığı konut değerlerinde en fazla yıllık değer artışı yaşayan iller Antalya, Mersin ve İstanbul oldu. Antalya’da konut fiyatların yıllık yüzde 210 artış yaşanarak metrekare satış fiyatı 13 bin 351 TL, İstanbul’da yıllık değer artışı yüzde 209 ile metrekare satış fiyatı 15 bin 775 TL ve Mersin’de yıllık değer artışı yüzde 194 ile ortalama metrekare satış fiyatı 7 bin 907 TL oldu. İstanbul’da konut satışı 1 milyon 892 bin TL, Mersin’de 1 milyon 186 bin TL ve Antalya’da 1 milyon 735 bin 500 TL seviyelerine çıktı. 

Yayımlanan verileri değerlendiren Endeksa Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Görkem Öğüt, ‘’Bakanlığın konut piyasasında düzenleme yapma girişimleri sürerken satılık ve kiralıkta artış trendi devam ediyor. Mayıs ayında özellikle yazlık konut piyasasındaki hareketliliğin yansımalarını görmeye başladık. Sahil şeridindeki illerde ay bazında artışlar dikkate değer oranda artıyor. İstanbul hem kira hem de satılık konutta değer artışının en fazla olduğu illerden. İstanbul’daki artış trendine baktığımızda gelecekte de konut piyasasının gündemin önemli başlıklarından olacağını söyleyebiliriz. Konuttaki artış trendine rağmen ilan sitelerindeki sahte ilanların kaldırılmasına yönelik düzenlemenin olumlu bir gelişme olduğunu ve kısmi bir düşüş yaratabileceğini düşünüyorum. En azından spekülatif fiyat hareketlerine yönelik az da olsa bir çözüm olabilir.” şeklinde konuştu. 

İzocam, Sıfır Atık Hedefini Gerçekleştirdi

0

Doğadan ilham alarak doğal olanı destekleyen İzocam, tüm tesislerinde Temel Seviye Sıfır Atık Belgesi’ni almaya hak kazandı. İzocam, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde çevreye ve insan sağlığına yaptığı yatırımlara dikkat çekti.

Dünya Çevre Günü, İsveç’in Stockholm kentinde 1972 yılında düzenlenen Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’ndan bu yana, her yıl 5 Haziran tarihinde, çevrenin korunması konusunda dünya çapında farkındalık yaratılması ve eylemde bulunulması amacıyla kutlanıyor. Türkiye’de yalıtım sektörüne 57 yıldır liderlik eden İzocam, pek çok alanda olduğu gibi ürettiği ürünlerle ve çevresel modernizasyon projelerine yaptığı yatırımlarla sürdürülebilirliğe olan katkısını üst seviyelere taşıyor. 

Yakın dönemde çevre dostu tesis hedeflerine katkı yapan önemli bir adım attıklarını belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, tüm tesislerinde Temel Seviye Sıfır Atık Belgesi’ni almaya hak kazandıklarını açıkladı. Bu belgeye ilk olarak 2021’in Temmuz ayında Tarsus Tesislerinin aldığını kaydeden Savcı, “Geçen yılın sonuna kadar da tüm tesislerimiz bu belgeye sahip oldu. T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen bu belge; tesisin, temel seviyede israfın önlenmesini, kaynakların daha verimli kullanılmasını, atık oluşum sebeplerinin gözden geçirilerek atık oluşumunun engellenmesi veya minimize edilmesini, atığın oluşması durumunda ise kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanımının sağlanmasını kapsayan bir dizi süreci tamamlamış olduğunu ifade ediyor” diye konuştu. 

‘Sürdürülebilir yarınlar’a ulaşma hedefiyle tesislerini çevresel koşullar ile uyumlu olacak şekilde modernize etmeyi sürdürdüklerini vurgulayan Murat Savcı, “İzocam olarak, 2050 yılına kadar karbon nötr olma yönünde hedefler belirledik, bu kapsamda 2025 ve 2030 yılları için yol haritalarımızı oluşturduk. 2030 yılına kadar direkt ve indirekt sera gazı emisyonlarını en az %33 azaltmayı sağlayacak yatırım planlarını devre aldık. Yeni yatırımlarımız ile sürdürebilir bir dünya için yaptığımız katkıyı bir üst seviyeye taşımayı amaçlıyoruz. Diğer taraftan tesislerimizde enerji izleme sistemleri kurarak geri kazanım, verimlilik projeleri uyguladık. Aydınlatma tiplerini çevreci uygulamalarla yeniledik. Sera gazı emisyonlarımızın azaltılması, su tüketimlerinin ve atık su oluşumlarının sınırlandırılması, alternatif hammadde kaynaklarının üretim süreçlerine adapte edilmesi ve döngüsel ekonomiye katkı sağlayacak birçok proje çalışması sürdürülebilirlik hedeflerimize uyum sağlamak için detaylı programlar halinde ele alınıyor” dedi.

“İzocam Mineral Yünler Dünyada En Çok Bilinen ve En Güvenilir Ürünler Arasında”

Tesislerinde olduğu gibi ürettikleri ürünlerle de çevre ve insanı göz önünde tuttuklarını belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Ürünlerimizin içeriğinden, ambalajına kadar her detayda sürdürülebilirlik katkısını ön planda tutuyoruz. Ülkemizdeki yasaların zorunlu tutmamasına rağmen, yapımında geri dönüşümlü malzemeler kullanılan, insan sağlığına zarar vermediği ve doğa dostu olduğu kanıtlanmış ürünler üretmeye özen gösteriyoruz. Çevre dostu malzemeler içeren İzocam camyünü ve taşyünü yalıtım malzemeleri, dünyada en çok bilinen ve en güvenilir ürünler arasında yer alıyor. İzocam, üretiminin yüzde 80’inde kum, bazalt, doğal mineraller ve geri dönüşümlü camlar kullanıyor. Üretim artıkları da tekrar ürün imalatında değerlendiriliyor. Bu kapsamda 14 yıldır İzocam Taşyünü ve 13 yıldır İzocam Camyünü ürünlerde EUCEB sertifikası için yaptığımız sürekli yatırımlarla sektöre liderlik ediyoruz. İzocam marka mineral yünler, sahip oldukları EUCEB sertifikası ile insan sağlığına zarar vermeyen ve doğada çözünebilen ürünler olduklarını kanıtlıyor. Deri ve solunum yoluyla vücuda nüfuz eden elyafların, vücuttan çözünerek atıldığını ispatlayan EUCEB sertifikası ile İzocam Taşyünü ve İzocam Camyünü ürünlerin kanserojen olmadığı bağımsız bir kurum tarafından belgelenmiş oluyor. EUCEB sertifikası olan ürünler sürekli test edilerek, elyafların zararsız olduğu sertifika süresince garanti ediliyor. TSE ve CE belgelerine de sahip olan İzocam mineral yün ürünleri, üretimlerinde kullanılan geri dönüştürülmüş malzemeler sayesinde, kullanılan binaların LEED – BREAM gibi yeşil bina sertifikası almalarına da olanak sağlıyor” dedi.

İzocam’ın çevreye katkı sağlayan bir diğer önemli çalışmasının ise ambalaj yenileme projesi olduğunu kaydeden İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Öncelikli olarak İzocam Camyünü ambalajlarını Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma için belirlediği küresel hedeflere olan katkısını vurgulayacak şekilde yenilemiştik. 2021’de İzocam Taşyünü ambalajları da ürünün insan sağlığına ve çevreye duyarlılığını ifade edecek şekilde yenilendi. Yarı şeffaf beyaz olan yeni ambalajlarda daha az boya kullanımına yer verilerek, ambalaj boyları ve kullanılan paketleme miktarları yeniden düzenlendi. Bu sayede atık oluşum miktarı azaltıldı ve çevre dostu bir ambalajlama ile sürdürülebilirliğe katkı sağlandı” şeklinde konuştu.

Sürdürülebilir ve sağlıklı yarınlar için farkındalıkla hareket eden İzocam’ın ürünlerinin diğer bir önemli özelliği ise; Birleşmiş Milletler’in küresel iklim değişikliği ile mücadele kapsamında geliştirdiği “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları”nın 8’ine de doğrudan katkıda bulunmalarıdır. İzocam ürünleri, sahip oldukları özellikler ve sundukları faydalar sayesinde; “Sağlık ve Kaliteli Yaşam”, “Erişilebilir ve Temiz Enerji”, “İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme”, “Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı”, “Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar”, “Sorumlu Üretim ve Tüketim”, “İklim Eylemi” ve “Amaçlar için Ortaklıklar” gibi 2030 yılına kadar tamamlanması beklenen ve geleceğimize yatırım yapan önemli hedeflere ulaşılmasına destek oluyor.

Soft Şile Ön Talep Fırsatları Başladı

0

Soft Yapı tarafından Şile çevresine inşa edilmesi planlanan Soft Şile projesinde ön talep toplama süreci başladı. 24 adet villadan oluşan projede ayrıca, 8 adet ticari alan bulunuyor. 

Soft Yapı’nın yeni gözdesi Soft Şile Villaları’nda başvuru süreci başladı. Çayırbaşı sınırlarında inşa edilecek olan projede 2 tip villa seçeneği yer alıyor. Proje içerisinde, yaşam çarşısı konsepti uygulayan Soft Yapı, villa sakinlerinin alışveriş imkanını kolaylaştırmak amacıyla bu konsepti hayata geçireceğini söyledi. Yemyeşil doğa içerisinde yer alan projede her villanın kendine ait özel havuzu bulunuyor. Satış rakamlarının açıklandığı proje için en düşük fiyat 7 milyon TL’den başlıyor. 

Sessiz ve sakin bir hayat garantisi sunan villa projesi, 8 bin metrekare proje alanına ve 6 bin metrekare peyzaj alanına sahip. Projenin lokasyonunun da oldukça kolay bir konumda olması İstanbul’dan Kuzey Marmara Otoyolu ile rahatlıkla ulaşım imkanı tanıyor. 

‘’Kira Artış Oranı Yüzde 25’i Aşmayacak’’

Uzun zamandır gündemden düşmeyen fahiş kira artışları konusu için Bakanlık’tan yeni bir açıklama geldi. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın duyurusuna göre, kira artış oranı yüzde 25 sınırını aşamayacak. 

Kira artışı konusunda yaşanan dalgalanmalara son vermek için geçtiğimiz haftalarda 4 ayrı bakanlık tarafından toplantı düzenlenmişti. Yapılan çalışmalar sonucunda 2023 yılı Temmuz ayına kadar kira artış oranının yüzde 25 sınırını aşmayacak şekilde uygulanmasına karar verildi. Konuyu, Adalet Bakanı Bozdağ, “Konut kiraları bakımından 1 Temmuz 2023 yılına kadar yenilenecek kira sözleşmelerinde bir önceki seneki kiranın yüzde 25’ini geçmeyecek şekilde bir artış yapılması imkanı getiriliyor.” şeklinde açıkladı. 

Konuşmasının devamında, “Böylelikle konut kiralarında, bir yıl süreyle, bir önceki yılın yüzde 25’ini geçmeyecek şekilde bir artış yapılabilmesi getiriliyor. Bunun üzerinde yapılacak artışların geçerli olmadığı ifade ediliyor. Geçici olmasına özellikle önem verdik. Geçici bir düzenleme. Kiracı ve ev sahibi hukukuna halel vermeden ikisinin de ortak fedakarlık yapmasına özen gösterdik.’’ Diyerek konuşmasını tamamladı. 

İnşaat Sektörüne Güven Artıyor

0

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), her ay merakla beklenen inşaat ve bununla bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durum ile beklenen gelişmeleri gösteren “Hazır Beton Endeksi” 2022 Mayıs Ayı Raporu’nu açıkladı. Geçen ay uygulamaya konulan konut destek paketi sonrasında piyasa oyuncularının güveni yükselirken bunun henüz beklentiye ve faaliyete yansımadığı görülmektedir.    

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye’de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan en önemli göstergelerden biridir.

THBB, her ay merakla beklenen Hazır Beton Endeksi’nin 2022 Mayıs Ayı Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, Son 3 aydır eşik değerin üstünde yer alan Faaliyet yeniden aşağı yönlü hareket etmiş ve mayıs ayında eşik değerin altına inmiştir. Sınırda hareket eden Güven Endeksi mayıs ayında yükseliş göstererek eşik değerin üzerinde konumlanmıştır. Toparlanma gösteren Beklenti Endeksi ise henüz istenilen düzeyden uzak görünmektedir. Birleşik Beton Endeksi, faaliyetteki daralmanın etkisiyle sınırlı da olsa aşağı yönlü hareket göstermiştir.

Geçen yılın aynı ayına göre mayıs ayında güven hariç diğer endekslerde bir gerileme dikkati çekmektedir. Faaliyet nisan ayındaki yükselişini devam ettirememiş görünmektedir. Özellikle faaliyetteki düşüşe kıyasla beklenti düzeyindeki gerilemenin daha yüksek olması dikkat çekicidir. Geçen ay uygulamaya konulan konut destek paketi sonrasında piyasa oyuncularının güveni yükselirken bunun henüz beklentiye ve faaliyete yansımadığı görülmektedir.    

“Mayıs ayında açıklanan Konut Finansman Desteği’nin Ne Kadar Önemli Olduğu Bir Kez Daha Anlaşılmaktadır.”

Raporun sonuçlarını değerlendiren THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “TÜİK tarafından son açıklanan Yapı Ruhsatı sayıları 2022 yılında inşaat sektörünün rotasının anlaşılması açısından önemlidir. Bina sayısı, daire sayısı ve yüz ölçümü verilerine bakıldığında yapı ruhsatı sayısının 2022 yılının ilk çeyreğinde, önceki yılın aynı dönemine kıyasla %20’nin üzerinde azaldığı görülmektedir. Geriye dönük 8 çeyrek yani son 2 yılda, Yapı Ruhsatı sayılarında bir azalma görülmemişti.” dedi.

Mayıs ayında açıklanan Konut Finansman Desteği’ne değinerek sözlerine devam eden Yavuz Işık “2022 yılının geride bıraktığımız ilk çeyreğindeki veriler, Türkiye’nin pandeminin ekonomik etkilerinin ortadan kalkmaya başladığı 2020 yılının 3. çeyreğine geri döndüğünü göstermektedir. Bu yönüyle mayıs ayında açıklanan Konut Finansman Desteği’nin ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır. Söz konusu paketlerin, henüz piyasayı etkileyecek düzeye ulaşmadığı ancak inşaat sektörünün 2022 yılındaki rotasının belirleyicisi olacağı tahmin edilmektedir.” diye konuştu.

İnşaat Mühendisleri Odası Konut Finansman Paketlerine İlişkin Açıklama Yaptı

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) ev sahibi olmak isteyenler için uygulanan konut finansman paketi konusunu ele aldığı yazılı bir açıklamada bulundu. 

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası’nın yapmış olduğu yazılı açıklamada, Türkiye’de yılda 1,5 milyon konut satışı gerçekleştirilmesi vurgulandı. 

Yapılan yazılı açıklamanın detayları ise şu şekilde:

‘’İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı’nın çalışmasına göre, İstanbul’da 400-700 bin civarı boş ev olduğu tahmin edilmektedir. Bu boş konutların çoğu üst gelir grubuna hitap etmektedir. Depreme karşı güvenli yapılaşma gerekçesiyle boş arsaların kentsel dönüşüme açıldığını da hatırlatmak gerekir. Açık ki sorun konut arzı ya da boş arsa bulunamaması sorunu değildir. Sorun, konut üretiminin barınma ihtiyacına yönelik değil, inşaat sektörüne dayalı kâr hırsına göre şekillenmesindedir. Temel insan haklarından biri olan barınma hakkı piyasanın insafına terk edilince ortaya böylesi akıl dışı bir tablo çıkmaktadır. Yaşadığımız konut krizi bir yandan ihtiyacın varlığını gösterirken diğer yandan da konut fazlalığını, plansızlığı ve sadece rant odaklı hareket edildiğini göstermektedir. Sonuçta yurttaşlar barınma sorunu yaşarken konutlar ya yatırım amacıyla değerlendirilmekte ya vatandaşlık için yabancılara satılmakta ya da boş kalmaktadır. Çözüm olarak; kamucu bir anlayışla konut üretimi halkın ihtiyacına göre planlanmalı, ekonomide ısrar edilen akıl dışı uygulamalardan vazgeçilmelidir.’’

Master veya slave: Modbus RTU İletişim Modülü, easyE4 Kontrol Rölesi için Yeni Uygulamalara İmkan Sunar

0

Güç yönetimi şirketi Eaton, easyE4 kontrol rölesinin haberleşme seçeneklerini desteklemek için Modbus RTU iletişim modülünü sunuyor. İyi kurulmuş ve yaygın olarak kullanılan bu seri fieldbus, otomasyon görevlerinin uygun maliyetli ve kolay bir şekilde uygulanmasına izin veren açık ve standartlaştırılmış bir arayüz sağlar.

Geleneksel makine ve sistem yapımında, bina otomasyonunda ve DNV sertifikası sayesinde denizcilik sektöründeki uygulamalarda kullanılabilir. Modül, sezgisel easySoft 7 programlama yazılımı kullanılarak hızlı ve kolay bir şekilde yapılandırılabilir. easyE4 kontrol rölesi, master veya slave birim olarak kurulabilir. Bu da Eaton’ı nano PLC pazarında Modbus RTU ana birimi olarak da kullanılabilen küçük bir kontrolör sunan tek üretici yapar.

easyE4 için yeni Modbus RTU modülü, kontrol rölesini farklı haberleşme yapılarına esnek bir şekilde entegre etmek için başka bir seçenek sunar. easyNet arayüzüne ek olarak, temel cihaz Modbus TCP istemci ve sunucu işlevselliği sağlar. Bu, entegre Modbus TCP arayüzünün, bir Modbus RTU modülü paralel olarak bağlandığında da kullanılabileceği anlamına gelir. Sonuç olarak easyE4, Modbus RTU kullanarak saha seviyesindeki ölçüm cihazlarından kolayca veri toplayabilir ve verileri Modbus TCP üzerinden daha yüksek seviyeli kontrol çözümlerine aktarabilir. easy SmartWire-DT modülü, cihazların iletişim kurması için başka bir yol sağlar: SmartWire-DT ekipmanlarının durumu hakkındaki bilgi, kontrol rölesi için saha seviyesinde mevcuttur. Bu makinelerin ve tesislerin kolay izlenmesini sağlar.

Modbus RTU haberleşme modülü ve network’ü, 7.40 sürümünden itibaren sezgisel easySoft 7 programlama yazılımı kullanılarak yapılandırılır. Burada kullanıcı ayrıca kontrol rölesini Modbus RTU master veya slave ünite olarak ayarlar. Bir ana ünite olarak kurulduğunda easyE4, bağlı Modbus RTU modülleri için proses verilerine, durum bilgilerine ve parametre ayarlarına erişebilir. Markadan bağımsız olarak veri toplama ve programlama gerçekleştirilebilir, yani üçüncü taraf Modbus RTU cihazları da entegre edilebilir.

Otomasyon Kıdemli Uygulama Mühendisi Ulaş Cihangir, “Modbus RTU, dünyadaki en önemli seri fieldbuslardan biridir ve uygun maliyetli endüstriyel ağların hızlı ve kolay bir şekilde uygulanmasına olanak tanır. Standard ve basit konfigürasyon sunar, verilerin ek tekrarlayıcılara ihtiyaç duymadan birkaç yüz metreye kadar uzanan kablolar aracılığıyla iletilmesine olanak tanır.” dedi.

Atapark Konutları’nın 3 Dairesi gayrimenko.com’da Online İhale İle Satışa Çıkıyor

0

Ataşehir Belediyesi iştiraki olan Atabel İnşaat’a ait Atapark Konutlarında farklı metrekarelere sahip 3 adet gayrimenkul online ihale yöntemi ile gayrimenko.com web adresli internet sitesi üzerinden satışa çıkıyor. 

Türkiye’nin her ilinde bankalara, finans şirketlerine, çeşitli kurum ve kuruşlara ait konut, ticari, arsa, tarla, arazi gibi gayrimenkullerin online ihale yöntemi ile pazarlanmasını sağlayan bir e-ticaret platformu olan gayrimenko.com, yüzde 100’ü Ataşehir Belediyesi iştiraki olan Atabel İnşaat ile yeni bir işbirliğine gidiyor. 

Gayrimenko.com ve Atabel İnşaat arasında yapılan işbirliğine göre Atabel şirketine ait İstanbul İli, Ataşehir İlçesi, Atatürk Mahallesinde konumlu Atapark Konutlarındaki 3 adet konut, (C1 9, C1 102,C1 142 nolu daireler ) online ihale yöntemi ile gayrimenko.com adresi üzerinden satışa çıkacak. 

Gayrimenko internet sitesi üzerinden online ihale ile gayrimenkullere teklif vermek çok kolay. İhalelere teklif verebilmek için yapılması gereken ilk iş web sitesine ücretsiz üye olmak. Ardından ilgili konutların ihalesine teklif verebilmek için muhammel satış bedelinin yüzde 3’üne karşılık gelen geçici teminat bedeli Atabel İnşaat hesabına yatırılır. 

Dekontun gayrimenko.com müşteri ilişkileri yetkilisine gönderilmesi ile birlikte sistem üzerinden ihaleye teklif verme hakkı tanınır. İhalenin kazanılmaması halinde yatırılan geçici teminat bedeli 15 iş günü içerisinde mülk sahibi şirket tarafından eksiksiz şekilde iade edilir. 

Atapark konutlarındaki ilk gayrimenkul C1 blok 9 numaralı konut ihalesi 08.06.2022 tarihinde başlayacak ve 6 gün sürecek.

Malta Sosyal Tesisi Tamamlanmak Üzere

İzmit Belediyesi tarafından Malta Mahallesi’ne inşa edilen sosyal tesis çalışmaları tamamlanmak üzere. Kaba inşaatı bitirilen sosyal tesis projesinde son ince işçilikler yapılıyor.

İzmit sakinleri tarafından merakla beklenen Malta Sosyal Tesisi’nin inşaat çalışmalarında sona gelindi. Ferah ve konforlu bir alan hedeflenen proje, 92 metrekare kapalı alan ve 93 metrekare açık alandan oluşuyor. Tesis içerisinde ayrıca, tuvalet, bebek bakım odası, mutfak, kafeterya ve depo alanı bulunuyor. Çevre düzenleme işleri devam eden projede merdiven çalışmaları bitirildi. Çevre alanı bitkilendirme çalışmaları ise halen sürüyor. 

Yakın bir zamanda vatandaşların hizmetine açılacak olan projenin yanı sıra aynı alanda bulunan Sardunya Parkı çalışmaları da sürüyor. Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından yapılan düzenleme çalışmaları kapsamında toplamda 28 metreküp beton atıldı. Sert zemin çalışmaları, elektrik tesisatı ve sulama çalışmaları ise devam ediyor.

İnvest Vadi Satışta

0

İnvest İnşaat tarafından İstanbul, Sarıyer’de yükselen İnvest Vadi projesinin lansman satışları başladı. Proje, 23 bin 500 metrekare arsa üzerine konumlanan 444 bağımsız bölümden oluşuyor. 

Türkiye’nin en kapsamlı konut üretici firması İnvest İnşaat’ın yeni projesi İnvest Vadi için lansman toplantısı yapılarak satış aşamasına geçildi. Dev bir arsa üzerine konumlandırılacak proje, toplamda 444 adet bağımsız bölümden oluşacak. Lansman toplantısında söz hakkı alan İnvest İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Bahattin Uçar, “Lansman dönemine özel olarak konutların metrekare satış fiyatını 87 bin TL’den başlattık. Önümüzdeki birkaç gün içinde fiyatları güncelleyerek satışları tamamlamayı hedefliyoruz. Geçtiğimiz 10 yıl içinde İstanbul’un farklı noktalarında 2.5 milyon metrekare inşaat alanını tamamladık. Sarıyer – Ayazağa aksında yer alan Vadi bölgesi bizler için son derece kıymetli.” dedi.

Metrekare fiyatı 87 bin TL olarak açıklanan İnvest Vadi projesinde, güvenlik, çocuk oyun alanları, spor salonları, buhar odası, peyzaj, koru yürüyüş yolu ve yemek alanları gibi sosyal imkanlar mevcut. 

Projede ayrıca, 1+1, 2+1, 3+1, 4+1 ve 5+1 olarak çeşitli konut tipleri bulunuyor. Bunların yanı sıra 7 adet triplex villa ve 13 adet ticari ünite de proje içerisine dahil edildi.

Metex Studio Erk’ten Moskova’da Konut Kompleksi: SOHO + NOHO

0

Moskova’nın gelişen rezidans alanı Bumazhny’de, iş ve sosyal hayatın merkezinde, şehrin önemli simgelerinden Beyaz Meydan’ın yanında yer alan Soho+Noho Residence’ın mimari projesini Metex Studio Erk Architecture üstlendi.

20 yılı aşkın tecrübesiyle Türkiye’de ve yurtdışında pek çok farklı ölçek ve fonksiyonda mimari ve iç mimari projelere imza atan Kağan Erk ve Hüray Erk liderliğindeki MSE Architecture (Metex Studio Erk) Bumazhny, Moskava’da yer alan Soho + Noho Residence’ı tasarladı.

Büyüklükleri 25 m²’den 244 m²’ye uzanan, toplam 338 dairenin yer aldığı ikili konut kompleksi, barındırdığı spor salonu, yüzme havuzu, oyun odası, sinema salonu gibi eklentileriyle ayrıcalıklı bir yaşam stili sunuyor. Eski fabrika binalarının yer aldığı bir arsa üzerine inşa edilen konut kuleleri ön cephesinde cadde ve yaya yolu, arka cephesinde ise tren yoluyla sınırlandırılmış. 

Bulunduğu arsanın dar ve uzun yapısını en verimli şekilde değerlendirmeyi amaçlayan MSE Architecture (Metex Studio Erk), manzara yönüne doğru konumlandırılan uzun bir podyum tasarlayarak iki konut kulesini bu hat üzerine, kulelerin arasından araç giriş-çıkışının sağlanabileceği ve sosyal alan olarak ayrılabilecek mekanları en uygun şekilde planlayarak fonksiyonlaştırmıştır. 

Soho + Noho Residence’ın dış cephesinde dinamik bir görünüm sağlayan, farklı yüksekliklerdeki ileri-geri yönlü parçalamalar ise estetik katkısının yanı sıra teras ve balkonlardan kesintisiz manzara hakimiyeti sağlıyor. 

Mersin Büyükşehir Belediyesi İnşaat Atıklarını Geri Dönüştürecek

0

Mersin’de bir ilk yaşanarak Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıkları Geri Dönüşüm Tesisi kuruldu. Yenişehir, Emirler Mahallesi’nde yer alan tesis 102 dönüm arazi üzerine konumlandırıldı. 

Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan İnşaat Yıkıntı Atıkları Geri Dönüşüm Tesisi ile ilde yapılan tüm inşaat çalışmalarının artıkları toplanacak ve geri dönüştürülecek. Geri dönüştürülemeyen atıklar ise Kazı Fazlası Döküm Alanı’na depo edilecek. Mersin Büyükşehir Belediyesi İmar İnşaat Genel Müdür Yardımcısı Emir Can Özgür, “Büyükşehir Belediyesi İmar İnşaat A.Ş. bünyesinde yaptığımız ve sonuna yaklaştığımız tesisimiz yaklaşık 102 dönüm alan üzerine kurulu. İnşaat atıkları, depolama ve geri dönüşüm üzerine hizmet verecek. Tesisimiz faaliyete girdiğinde yaklaşık 500 bin metreküp hatta daha fazla inşaat atığını bu alanda depolamayı hedefliyoruz.” şeklinde açıklama yaptı.

Geri dönüştürülemeyen malzemelerin depolanacağını vurgulayan Özgür, “Buraya gelen atıklardan da ayrıştırma prosesi uygulayıp geri dönüşüme uygun olanları makinalarımızla ekonomiye tekrar kazanılabilir çeşitli malzemelere dönüştüreceğiz ve bunların satışını sağlayacağız. Bu yolla da şirketimize bir gelir elde etmeyi hedefliyoruz. Geri dönüştürülemeyecek malzemeleri depolama alanımızda kademeli olarak depolamaya başlayacağız. Bu alan yaklaşık 5-6 yıl içinde ömrünü tamamladığında tekrar ağaçlandırılarak yeni bir orman alanı kazandırılacak. Bu süre boyunca şehrimizdeki potansiyel çevre kirliliğinin önüne geçmiş olacağız.” dedi. 

Tesiste günde 3 bin tona kadar kırım yapılacağını da sözlerine ekleyen Emir Can Özgür, “Dönüştürülen malzeme yine şehrimizde kullanılmak üzere belirlenen uygun fiyatlarla satışa sunulacak. Buradan da bir gelir elde etmeyi hedefliyoruz. Hem gelir elde edip hem de çevreye zararın önüne geçme hedefimiz var. Günlük kırım kapasitemiz günde yaklaşık 2 bin 500-3 bin ton civarında. Bu gelen malzemenin cinsine de bağlı. Yine bu projeye entegre olacak şekilde hedeflediğimiz mobil hafriyat taşıma araçlarımızla şehirde kaçak dökümünün de önüne geçmeyi hedefliyoruz. O araçlarla topladığımız malzemeyi sahamıza getirip işleyeceğiz. Tesisimiz bölgemizde ilk defa yapılacak olup yakın civarda buna benzer bir tesis bulunmuyor. Hedefimiz buna benzer bir tesisi şehrimizin başka bir noktasına daha kazandırmak.” diyerek konuşmasını tamamladı. 

GNC Makina ADSİAD’a Hızlı Giriş Yaptı

0

Geçtiğimiz hafta Adana’da Adana Sanayici ve İşadamları Derneği’nce (ADSİAD), düzenlenen Ticaret Köprüsü Etkinliği’nin ana sponsoru GNC Makina oldu. Aynı zamanda derneğin yeni üyesi de olan GNC Makina, etkinlikte Adanalı İş İnsanları ile bir araya gelerek, hem bölgesel hem ulusal çalışmalarından ve sundukları çözümlerden bahsetti.  

Adana Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (ADSİAD), yeni üyesi GNC Makina Adana’da gerçekleşen Ticaret Köprüsü etkinliğinin platin sponsoru oldu. Derneğe yeni katılan üyelerin tanıtılması ile başlayan etkinliğin açılış konuşmasını yapan ADSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Gizer, GNC Makina’yı da aralarında görmekten mutluluk duyduklarını ifade etti. 

Tüm üyelerin üçer dakikalık periyotlarla faaliyet alanlarını anlattığı ve birbirleriyle tanıştığı Ticaret Köprüsü Etkinliği’nde GNC Makina şirketin ana faaliyetlerini anlattı. Adana Bölgesi ve sanayicilerinin Türkiye ekonomisinde oldukça önemli bir yeri olduğunu belirten GNC Makina Yetkilileri, talaşlı imalat alanındaki deneyimlerini de aktararak, bölge ekonomisine nasıl katkıda bulunabileceklerini açıkladı. 

Nakamura-Tome, Grob Werke, Victor Taichung, Vision Wide, Lico, Romi gibi yüksek hız ve niteliğe sahip CNC makine markalarının Türkiye’deki yetkili distribütörü olduklarını da ifade eden GNC Makina Satış Direktörü Berkin Bilge ‘’İstanbul, Ankara, Adana, İzmir, Bursa ve Konya’da bulunan bölge temsilciliklerimiz ile tüm Türkiye’ye hizmet veriyoruz. Verdiğimiz hizmetle sektörün ihtiyaçlarını, hem yaygın servis ağımızın bizlere verdiği saha avantajıyla hem de hızlı bir şekilde cevaplıyoruz. Otomotivden savunma sanayine, havacılıktan kalıp ve kalıp endüstrilerine, enerji teknolojilerinden medikal endüstrisine kadar birçok sektöre hizmet sağlıyoruz. Hizmetini verdiğimiz tüm bu alanlarda distribütörlüğünü yaptığımız dünya devi markaların makinaları kullanılıyor. Ülkemizde, üretim yapan, birçok sanayi kuruluşuna makine tedariki sağlıyoruz. Ayrıca İstanbul’da 2200 metrekarelik bir alana sahip genel merkezimizde, showroom’umuz, eğitim salonlarımız ve demo üretim alanlarımız bulunuyor diyen Bilge, GNC Makina’yı genel hatlarıyla tanıttı.

GYODER Gayrimenkul Satış Raporunu Yayımladı

Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER), Ziraat Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) işbirliğinde hazırladığı Türkiye Gayrimenkul Sektörü 2022 birinci çeyrek raporunu duyurdu.

Ziraat GYO katkıları ile hazırlanan rapora göre, 2022 ilk çeyrekte konut satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21,6 oranında artarak 320 bin 63 adete çıktı. Ay bazında değerlendirildiğinde ise Mart ayında 134 bin 170 satış yapılarak en yüksek sonuç elde edildi. İlk çeyrekte sıfır gayrimenkul satışları yüzde 17,5 oranında artarak 94 bin 437 adet seviyelerindeyken ikinci el satış yüzde 23,5 oranla 225 bin 626 adet oldu. 

GYODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Neşecan Çekici, barınma ihtiyacına yönelik çözüm bulma adına önemli bir veri ortaya çıktığını ifade ederek, “Türkiye’de ortalama gelire sahip bireyler, kendi birikimlerinin yanında kredi kullanımı ile gayrimenkul sahibi oluyor. Bu endekste bir ailenin ya da bireyin 120 ay vadeli konut kredisi kullanarak konut sahibi olup olamayacağını ölçen önemli bir ekonomik değerlendirme. Endekste referans noktası olarak görülen 100 değerinin altındaki değerler mevcut finansal koşullarda konut kredisi kullanarak konut sahibi olunamayacağına işaret eder. 2022 yılında bu değer  yüzde 68 olarak açıklandı.’’ dedi. 

Elektra Elektronik Yılın İlk Yarısında Döviz Bazında Yüzde 25 Büyüdü 

0

Üretim kapasitesi, çalışan sayısı ve ihracat oranı açısından Türkiye’de alçak gerilim trafo ve reaktör sektörünün lider firması konumunda olan Elektra Elektronik, sektörde 42. yılını kutladığı ve Ar-Ge merkezi olduğu 2022 yılının ilk yarısına ilişkin değerlendirmelerini açıkladı. Tüm dünyada yaşanan ekonomik dalgalanmalar ve Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı bölgesel zorluklara rağmen yeni piyasa koşullarına adapte olduklarını ifade eden Elektra Elektronik Satış Direktörü İlker Çınar, yılın ilk yarısını döviz bazında bekledikleri büyüme hedefini aşarak kapattıklarını belirtti. 

Türkiye’den 6 kıtada 60’ı aşkın ülkeye trafo ve enerji kalitesine yönelik elektronik ürünler ihraç eden Elektra Elektronik, 2022 yılının ilk yarısında yüzde 20 olan büyüme hedefini aşarak döviz bazında yüzde 25 büyüme sağladı. Ekonomik dalgalanmalar ve Rusya-Ukrayna savaşının etkisiyle dünyada yaşanan tedarik sıkıntılarına değinen Elektra Elektronik Satış Direktörü İlker Çınar, yeni pazarlarda yeni müşterilere erişerek büyümesini sürdüren şirketin yıl sonu hedeflerini de açıkladı. 

Honduras ve Guatemala’ya Elektronik Ürün İhraç Etti

2022 yılının ilk yarısında dünyada yaşanan sıkıntılara paralel olarak ham madde ve ürün fiyatlarındaki değişiklik süreçlerini de etkili bir şekilde yönettiklerini ifade eden İlker Çınar, “Yaşanan tüm zorluklara rağmen yılın ilk yarısını hem bu yılki hedeflerimiz ışığında hem de geçtiğimiz yılın ilk yarısına kıyasla oldukça verimli kapattık. Dünyada yaşanan tedarik sıkıntılarına kendi sektörümüz için destek olmak adına çok yoğun çalıştık, bu sayede yeni pazarlarda yeni müşterilere ulaştık. Daha önce girmediğimiz pazarlardaki ülkelerin yıllardır sipariş verdiği firmaların ani fiyat artışlarına gitmesi, yeni marka arayışlarına girilmesine sebep oldu. Biz de bu ülkelerde sürdürdüğümüz pazarlama faaliyetlerimizle öne çıktık ve Honduras, Guatemala gibi ülkelerden bile siparişler aldık.” şeklinde konuştu.

İhracatta Geçtiğimiz Yıla Kıyasla Yıl Sonunda Yüzde 30 Büyüme Bekliyor

İhracatta ilk yarı hedeflerine ulaştıklarını açıklayan Çınar, sözlerine şöyle devam etti; “Elektra Elektronik olarak İstanbul’daki fabrikamızdan başta Çin, İspanya, Almanya, Fransa, Yeni Zelanda ülkeleri olmak üzere Afrika, Ortadoğu ve Güney Amerika bölgeleriyle birlikte toplamda 6 farklı kıtada 62 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Bu yılın ilk yarısında beklediğimiz ihracat hedefine ulaştık. Yıl sonunda ise geçtiğimiz yıldan yüzde 30 fazlasını hedefliyoruz. Pandemi döneminde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de tüm sektörlerde durağanlık oluştu. Ancak bu sürecin sona ermeye başlamasıyla fuarlar da başladı. Üç yılın ardından ilk yurt dışı fuarımız Hannover Messe’ye 30 Mayıs-2 Haziran 2022 tarihleri arasında katıldık. Yurt dışı ziyaretlerimiz de başladı. Eskisinden daha yoğun bir tempoda bu sürecin devam edeceğini öngörüyoruz.”

Anadolu’da Eğitim ve Pazarlama Faaliyetlerine Ağırlık Verecek

Yılın ikinci yarısında Ar-Ge yatırımlarıyla geliştirdikleri elektronik ürünlerinin pazarlamasına ağırlık vermeyi planladıklarını açıklayan İlker Çınar, “Anadolu’da eğitim ve pazarlama faaliyetlerimizi tek çatıda toplayacak buluşmalar yapmayı amaçlıyoruz. Bu kapsamda seminer ve konferanslar düzenlemeyi hedefliyoruz. Ayrıca yeni bayi anlaşmaları yaparak yurt içi ağımızı da artırmayı düşünüyoruz.” dedi.

Güneş Mahallesi Kentsel Dönüşüm Çalışmaları Tüm Hızıyla Devam Ediyor

0

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Güneş Mahallesi’nde başlatılan kentsel dönüşüm çalışmaları hızla devam ediyor. 8 bloktan oluşan projede 335 adet konut bulunacak. 

Kimlikli kent mottosunu benimsediklerini söyleyen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, projenin inşaat çalışmaları için Antepe İnşaat firmasını görevlendirdi. 

29 Mart 2022 tarihinde temeli atılan kentsel dönüşüm projesinde 30 bin metreküp hafriyat çalışması yapıldı. 18 ay içerisinde tamamlanması hedeflenen proje içerisinde 27 bin metrekare yeşil alan bulunuyor. Hak sahiplerinin yapılan çalışmalardan dolayı mutlu olduklarını söyleyen Güneş Mahallesi Muhtarı Mehmet Özgan, oldukça kısa bir süre içerisinde çalışmaların hızla devam etmesinden dolayı mutluluk duyduklarını ifade etti. 

İnşaat Yatırımları Son 15 Çeyreğin 13’ünde Küçüldü 

İnşaat yatırımları bazında yaşanan daralma 2013 düzeyine indi. ”Geçen hafta açıklanan Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) verilerinde tüketim harcamalarının ilk çeyrekte yüzde 19,5 büyüdüğünü gördük. Buna karşılık yatırımlar sadece yüzde 1,1 yatırımlardaki bu sınırlı büyümenin nedeni inşaat yatırımlarındaki daralma.’’

Dünya Gazetesi’nde Bader Arslan’ın haberine göre, inşaat yatırımları ilk çeyrekte yüzde 9,8 daralırken, makine-teçhizat yatırımları yüzde 10,5 büyüdü. Bader Arslan’ın inşaat sektöründe yaşanan daralma hakkında kaleme aldığı yazı şu şekilde: 

İnşaat yatırımları hakkında dikkat çeken iki nokta var:          

1-İnşaat yatırımları son 15 çeyreğin 13’ünde küçüldü.            

2-İnşaat yatırımları böylece 2013’teki düzeyine gerilemiş oldu. Hatırlayalım: İnşaat yatırımları ile konut satışları birbirine karıştırılmamalı.       

Ekonomi literatüründe ilki (yani konut, fabrika, iş merkezi vb inşaat etmek) yatırım iken, ikincisi tüketim başlığına giriyor. Ekonomi bilimi açısından konut satın almak bir tüketim davranışı olmakla birlikte, son dönemdeki fiyat artışları (alternatif getirileri çok daha düşük olduğu için) konut almayı, insanlar için bir yatırım aracına dönüştürdü. Ancak fiyatlar öyle yükseldi ki; artık 0,99 faizle dahi konut almak, orta gelirli bir aile için imkansız hale geldi. Durum böyle olunca, yeni konut alımı üst gelir grubu için bir tercih oldu. Bu nedenle alıcı-satıcı sayısı da azalmaya başladı. Konut piyasasının canlanması için ya fiyatların düşmesi ya da insanların gelirlerinin artması gerek. Bu da yakın zamanda olası değil. Bu nedenle önümüzdeki dönemde inşaat yatırımlarında bir canlanma beklememeli.               

Mayıs boyunca TL yüzde 10’u aşan değer kaybı yaşadı. Bunun reel kuru nasıl etkilediğini bugün öğleden sonra göreceğiz. Aralık ayında 47,7 ile şimdiye kadarki en düşük düzeyine inen reel efektif döviz kuru, izleyen üç ay boyunca hafif toparlanmış ve martta 57’ye yükselmişti. Bu veriler, ülkeler arası enflasyon farklarını baz alarak, TL’nin ticaret ortaklarımızın para birimlerine göre yaklaşık olarak yüzde 40 değersiz olduğunu gösteriyor. Bu hafta nisan inşaat maliyet endeksi açıklanacak. Martta endeks 500’ün üzerine çıkmıştı. Geçen yıl bu günlere göre endeks iki katına ulaşmış durumda. 2015’ten bugüne dek ise beş katına ulaştı.              

Maliyetlerdeki artışın ana nedeni kur artışı. Bunun yanında hammadde fiyatlarının küresel bazda yükselişinin de etkisi var. Ancak TL’deki değer kaybı, küresel fiyat artışından çok daha büyük bir etkiye sahip.

Folkart Yapı İzmir’de Yükselecek Yeni Projesini Duyurdu

İzmir, Konak’ta hayat geçirilmesi planlanan proje, Folkart Yapı tarafından inşa edilecek. Toplam 4 milyar TL yatırım değerine sahip olan proje, 3 kuleden oluşacak.

Geçtiğimiz yıl satın aldığı 50 milyon 500 bin dolarlık arazi üzerine inşa edeceği projeyi duyuran Folkart Yapı, proje detaylarını açıkladı. 3 adet kule yükseltilmesi planlanan proje içerisinde 292 adet konut, 398 adet ofis ve dükkan bulunacak. 726 adet bağımsız bölümden oluşan proje, 150 bin 83 metrekarelik inşaat alanına sahip. 44’er kattan oluşan 2 kulenin yanı sıra 7 katlı bir kule daha projede yer alacak. Zemin katta yer alan 36 adet iş yeri ile mini çarşı kurulacak.

1+1, 2+1,3+1 ve 4+1 tiplerinde daire seçenekleri bulunan projede 13 bin 500 metrekare yeşil alan yer alacak. Ayrıca sosyal olanakların unutulmadığı Folkart Yapı yeni projesinde çocuk oyun alanı, SPA, spor salonu, güvenlik ile kapalı ve açık yüzme havuzu bulunacak. 

Maliyetinin 748 milyon 500 bin TL tutacağı tahmin edilen projenin 2025 yılında teslim edilmesi planlanıyor. 

Sapanca’da Bambaşka Bir Yaşamın Anahtarı: Gate 41

Sapanca, Maşukiye’de hayata geçirilecek olan Gate 41, doğanın yanı başında huzurlu bir yaşam sunuyor. Yaklaşık 25 bin metrekare alana konumlandırılan proje, 76 adet konut ve 93 adet iş yeri barındırıyor. 

Sapanca’nın en güzel yerinde yükselecek olan proje 24 bin 460 metrekare alanda inşa edilecek. Projelendirme çalışması tamamlanan Gate 41 Maşukiye’de 2+1, 3+1 ve 4+1 olmak üzere 3 ayrı tipte daire seçenekleri bulunuyor. Tüm konut tipleri için farklı metrekarelerin bulunduğu Gate 41’de ticaret alanlarındaki çeşitlilik de unutulmadı.

Toplam 8 bloktan oluşan Gate 41 proje içerisinde sosyal imkanlar, alışveriş alanları, yürüyüş alanları, havuz, güvenlik gibi birçok seçenek yatırımcılarının beğenisine sunuluyor. Modern iç mimarisiyle öne çıkan Gate 41’de 2+1 dairelerde 135 metrekareden 175 metrekareye, 3+1 dairelerde 195 metrekareden 270 metrekareye, 4+1 dairelerde ise 280 ve 310 metrekare seçenekleri bulunuyor. 

Proje, Kamışoğlu Grup ve Tayba Mühendislik ortaklığından inşa edilecek. 

Copa Isı Sistemleri Viva Line Serisi ile Yaz Aylarında Doğal Serinlik

0

İleri teknoloji iklimlendirme çözümleriyle sektöründe öne çıkan Copa Isı Sistemleri, yeni ürünlerini tüketicileriyle buluşturmaya devam ediyor. Zarif, konforlu ve çevre dostu Viva Line serisi, yaşam alanlarına temiz, ferah ve sağlıklı bir hava sunuyor. Kullanıcılarına dilediklerinde dört mevsimi yaşatan Copa’nın yeni kliması Viva Line, düşük seste çalışmasıyla konforu daha da yukarıya çıkarıyor.

Çevre dostu ve tasarruf sağlayan özelliklerinin yanında, şık ve çarpıcı tasarımlarıyla da tüm mekanlara uyum sağlayan Copa klima ailesi genişlemeye devam ediyor. Kullanıcılarına dilediklerinde dört mevsimi yaşatan Copa’nın yeni kliması Viva Line, zarif, konforlu ve çevre dostu özellikleriyle dikkat çekiyor. Soğutmada A++, ısıtmada A+ enerji sınıfında olan Copa Viva Line klimaların 9 bin BTU, 12 bin BTU, 18 bin BTU ve 24 bin BTU olarak 4 farklı kapasitesi bulunuyor. Bütçe dostu ve yüksek verimli R32 soğutucu akışkana sahip Copa Viva Line inverter klimalar, çalışırken hem cebinizi hem de doğayı düşünür.

COPA Viva Line, kendi kendini temizleyen eşanjörü ile kullanıcılarına daha temiz ve sağlıklı bir hava sağlıyor. Soft LED aydınlatmalı ön paneliyle göz dolduran Copa Viva Line, sıcak ve soğuk havayı ayrı ayrı kanallardan veren çift hava kanadı sayesinde ortamdaki hava deformasyonunu önleyerek konforlu bir hava dolaşımı sağlıyor. 

Generali Sigorta İlk Kez Ev Alacaklar İçin Tavsiyelerini Paylaştı

0

150 yılı aşkın köklü geçmişiyle müşterilerine hizmet veren Generali Sigorta, birçok dinamiğin ev sahibi olmak isteyenleri etkilediği döneme dair 7 tavsiyeyi paylaştı.

Son dönemlerde artan konut fiyatları ve aile başına düşen kira giderlerinin yükselişi, gayrimenkul yatırımlarının seyrini değiştiriyor. Özellikle fiyatlarda yaşanan değişimler, konut alımına yönelik teşvikler, mülk sahiplerinin belirlediği farklı bedeller gibi birçok unsur gayrimenkul yatırımlarını belirleyen faktörler olarak öne çıkıyor.

Generali Sigorta’nın 7 tavsiyesi şu şekilde:

Doğru Lokasyonu Belirleyin

Gayrimenkul yatırımları günümüzde yeniden önem kazanmaya başladı. Bu noktada ilk kez ev alacak kişilerin gayrimenkul yatırımı yaparken riskleri minimuma indirmesi gerekiyor. Uzmanlara göre satın alınacak konutun lokasyonu, konutun değerini doğrudan etkiliyor.  Lokasyonların seçiminde; eğitim, sağlık ve ulaşım olanakları ve sosyal yaşam kalitesi bütçe ekseninde göz önünde bulundurulması gereken özellikler arasında belirtiliyor.

Araştırma Yapın

Günümüzde birçok inşaat firmasının yanı sıra bireysel müteahhitler de çeşitli konut projelerine imza atıyor. İlk kez ev alacak kişilerin evi inşa eden firmayı veya kişiyi detaylı bir şekilde araştırması gerekiyor. Uzmanlar bu noktada daha önce yaptığı projelerle güven kazanmış kurumsal firmaların tercih edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Bina Yaşını Öğrenin

Bina yaşı ilk kez ev alacak kişiler için önemli bir ipucu kaynağı olarak öne çıkıyor. Evin değerini belirleyen en önemli unsurlardan biri olan bina yaşı, aynı zamanda binanın zemini, depreme karşı dayanıklılığı ve geleceği hakkında da önemli bilgiler veriyor. İlk kez ev alacak kişilerin doğal afetleri ve çevresel faktörleri göz önünde bulundurarak bütçeleri dahilinde yeni evleri tercih etmesi gerekiyor.

Metrekareye Dikkat Edin

Evin metrekare oranı ve büyüklüğü evin değerini belirleyen bir diğer unsur olarak ön plana çıkıyor. İlk kez ev alacak kişilerin net ve brüt metrekare oranı arasındaki ayrımı sağlıklı bir şekilde yapması gerekiyor. Uzmanlar net ve brüt metrekare arasındaki farkı gözeten kişilerin önemli ölçüde maliyet tasarrufu sağlayacağını belirtiyor.

Ek Masraflar İçin Bütçe Ayırın

İlk kez ev alacak kişilerin daha önce kullanılmamış konutlar satın almadığı takdirde, olası dosya masrafları ve tadilatlar için ek bütçe ayırması gerekiyor. Uzmanlara göre satın alma işlemi gerçekleştirilmeden önce ev içi kullanım durumun ve eksikliklerin dikkatli bir şekilde gözden geçirilmesi önem taşıyor.

Bina Özelliklerini Es Geçmeyin

İlk kez ev alacak kişilerin bina özelliklerini ve binanın gider kalemlerini göz önünde bulundurması da oldukça önemli. Binanın ses ve ısı yalıtımı, aidat miktarı, büyüklüğü ve güvenliği hakkında bilgi sahibi olmak satın alma kararını doğrudan etkiliyor.

Resmi İncelemeleri Unutmayın

İlk kez ev alacak kişilerin dikkat etmesi gereken bir diğer husus ise resmi incelemeler olarak öne çıkıyor. Evin daha önceki döneme ait elektrik, doğalgaz ve su gibi abonelik borçları, tapu durumu, rayiç bedeli, deprem riski ve raporlarına dikkat edilmesi gerekiyor.

Mimar Beysun Mert: “Sürdürülebilir mimari yaklaşımlar yapı sektöründeki standart ve tercihleri değiştiriyor”

0

Farklı ölçek ve fonksiyonlardaki ses getiren yapıların mimari ve iç mimari tasarım ve uygulama projelerine imza atan Mimar Beysun Mert, Çevre Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada sürdürülebilirliğin ve yeşil mimarinin yapı sektöründeki önemine vurgu yaptı.  

Konut, ofis ve endüstri yapıları gibi farklı fonksiyonlardaki mimari ve iç mimari projelerin yanı sıra, restorasyon ve rekonstrüksiyon alanlarındaki tasarımları ile de öne çıkan Beysun Mert Mimarlık Hizmetleri’nden Beysun Mert, Çevre Haftası kapsamında yaptığı açıklamada çevreci tasarım ve yeşil mimaride yol alınabilmesi için öncelikle kural koyucu konumdaki merkezi yönetimlerin bu konudaki yaklaşımlarını değiştirmeleri ve sürdürülebilirlik standartlarını bu doğrultuda koymaları gerektiğini belirtti. 

İklim krizinin son yıllarda çok şiddetlenerek kendini göstermesiyle dünyanın buna karşı alması gereken önlemler konusunda uluslararası iklim sözleşmelerinde olumlu gelişmeler yaşandığını dile getiren Mimar Beysun Mert, son Glasgow toplantısında ülkelerin iklim değişikliğine karşı alınacak bir dizi önlemi içeren bir anlaşma imzaladıklarını da aktararak kömürün aşamalı olarak azaltılması, emisyon azaltma planlarının düzenli olarak gözden geçirilmesi ve gelişmekte olan ülkelere daha fazla finansal destek gibi önemli kararlar alındığını vurguladı. 

Dünyada kendi politikaları bunu gerektirdiği için yeşil yenilemeye yönelen kamu kurum ve kuruluşlarının büyük bir dilim oluşturduğunun altını çizen Mimar Beysun Mert nüfusunun neredeyse yüzde 80’i kentlerde yaşayan Avrupa’da 2010 yılından beri “yeşil kentler” çabasını teşvik etmek üzere konan Avrupa Yeşil Başkenti Ödülü ile belediyelerin strateji ve eylem planlarını 12 adet göstergeye göre tanımladıklarını dile getiriyor: “Bu göstergeler ‘küresel iklim değişimine yapılan yerel etki, yerel ulaşım, kentsel yeşil alanlar, sürdürülebilir arazi kullanımı, doğa ve biyoçeşitlilik, hava kalitesi, gürültü kirliliği, atık üretimi ve yönetimi, su tüketimi, atık su arıtma, belediyenin çevre yönetimi, uygulama ve deneyiminin paylaşımına yönelik program’ olarak sıralanıyor.’’ Finalist kentlerin bu kriterlere göre değerlendirilmesi sonucu Stockholm’ün 2010 yılında ilk yeşil başkent seçildiğini sözlerine ekleyen Mimar Beysun Mert, Stockholm’ün 1970’ten beri sürdürdüğü ve yeşil başkent olmasını sağlayan politikaların diğer şehirlerin de belediyecilik anlayışlarına yerleşmiş olduğunu vurguluyor.

Sürdürülebilir ve yeşil mimaride ikinci büyük dilimi ise Fortuna 500 içerisindeki kurumsal sürdürülebilirlik raporları olan çok uluslu kurumların oluşturduğunu aktaran mimar, bu kurumların etaplar halinde Yeşil Yenileme Uygulaması’na geçtiklerini sözlerine ekliyor: ‘’Yeşil Yenileme var olan bir binada tümüyle ya da kısmen enerji verimliliğini ya da çevresel performansı arttıran her türlü yenilemedir. Enerji tüketimi, su kullanımının azaltılması, gürültünün azaltılması ve benzeri faktörler bu yenilemeler arasında yer alır. Var olan yapılarda Yeşil Yenileme’nin ve yeni yapılacak yapılarda sürdürülebilir yeşil mimari uygulamasının yapı sektöründe köklü değişikliklere neden olacağına inanıyorum.’’

Binalarda uygulanan Yeşil Bina Sertifikası uygulamasının da son yıllarda farkındalığı artan bilinçli tüketici açısından, önem kazanmaya başladığını aktaran Mimar Beysun Mert, yeşil bina sertifikasyon sürecinde projenin, sürdürülebilir arazi, su verimliliği, enerji ve atmosfer, malzeme ve kaynaklar, iç mekan yaşam kalitesi gibi başlıklar altında değerlendirilerek sertifikalandırıldığını dile getiriyor ve ekliyor: “Sürdürülebilir ve yeşil mimari için çalışmalara tasarım sürecinden başlanması ve çevre dostu tasarımların, proje yönetim süreciyle sürdürülüp sonlandırılması gerekiyor. Sürdürülebilir ve yeşil mimari, hayatın dayatması ve bilinçlenme ile birlikte yapı sektöründeki standart ve tercihleri değiştirecek.”

Villanova Yeniköy Satışa Çıktı

Gültekin İnşaat tarafından hayata geçirilen Villanova Yeniköy projesi satış aşamasına geçti. İzmir Foça’da yükselecek olan projede 3+1 ve 4+1 villa seçenekleri bulunuyor.

Taş ev olarak tasarlanan proje 13,5 dönüm arazi üzerinde konumlandırıldı. 3+1 ve 4+1 seçeneklerinin bulunduğu projede, 3+1 villalar 184 metrekare, 4+1 villalar ise toplamda 198 metre büyüklüğe sahip. Kaba inşaat çalışmalarının tamamlandığı projenin anahtar teslimi ise 2023 yılında yapılacak. 

Foça ilinin antik mimarisinin göz önüne alındığı Villanova Yeniköy projesi taş ev şeklinde yapısı ve rustik dekorasyonuyla dikkat çekiyor. Toplamda 8 bin 454 metrekare yeşil alana sahip olan projede bin 263 metrekare doğal orman bulunuyor. Hali hazırda çam ağaçlarının içerisinde yer alan Villanova Yeniköy’de ağaç ve bitki çeşitlendirme çalışmaları da yapılacak. 

Bol peyzaj alanları ile öne çıkan projede fiber altyapı, yüzme havuzu, güvenlik, çocuk oyun alanları ve sosyal donatılar bulunuyor. 

Türkiye İMSAD Türkiye Çevre Haftası’nı ‘’Sıfır Atık’’ Temasıyla Kutladı

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın önerisiyle Çevre Haftası’nı ‘’Sıfır Atık’’ temasıyla kutladıklarını söyledi. 

Çevre koruması ve sürdürülebilir çevre oluşturulması konusunda önemli çalışmalar yürütüldüğünü söyleyen Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, konuya ilişkin detaylı açıklamalarda bulundu. İklim değişikli ile mücadele ve uyum konularında Çevre Bakanlığı’nın yönlendirmelerini yakından takip ettiklerini belirten Küçükoğlu, “İklim değişikliğiyle mücadele, tek başına bir mücadele olmadığından tüm ülkelerin kararlılıkla çevre hassasiyetini gözetmesini bekliyoruz. Ülkemizin Paris İklim Anlaşmasına katılımı ve Türkiye İMSAD olarak bizim de yer aldığımız İklim Şurası’nda atılan adımları yakından izliyor, üyelerimizin farkındalıklarını artırmaya yönelik çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.” şeklinde konuştu.

Sürdürülebilir binaların gelecekte tüm ülkelerin gündemi olacağını söyleyen Küçükoğlu sözlerini, “Yakın zamanda küresel enerji arz dengesinde yaşanan gelişmeler her geçen gün artan enerji ihtiyacımız için yenilenebilir kaynaklara daha hızlı yönelmemizi, mevcut enerjimizi de verimli kullanmamızı işaret ediyor. Tüm dünya savaşın devam ettiği şu dönemde bir taraftan yüksek maliyetler diğer taraftan sürdürülebilirlik arasında kaldı. Enerji krizi, gıda krizi, su krizi kapımızda! Sürdürülebilir yaşam için yapılması gerekenleri, iklim değişikliği ile mücadeleyi dünyamızın geleceği için bir kenara bırakmamız mümkün değil. Önceki yıllarda vurguladığımız ‘gelecekte enerji verimli, sürdürülebilir binalar ülkelerin önemli gündemi olacak’ tespitlerimiz bugün karşılığını buluyor. Yaklaşık yüzde 70’ini ithal yollardan elde ettiğimiz toplam enerjimizin yaklaşık yüzde 31 gibi büyük bir kısmı binalarda kullanılıyor. Küresel sera gazı emisyon kaynaklarının yüzde 75’i enerji eldesi, sanayi, ulaşım, ısıtma-soğutma ve binalar nedeniyle oluşuyor. Binalarda enerji verimliliğini artırıp, enerji ithalatını ve sera gazı salımını azaltarak, ekonomiye ve çevreye büyük katkılar sağlayabiliriz.” şeklinde devam ettirdi. 

Kullanılan kaynakların akılcılığa ve etkinliğe uygun olması gerektiğini savunan Tayfun Küçükoğlu şu sözlerle konuşmasını tamamladı:

“Dünyada sadece son 30 yılda ormanların 5’te 1’i yok oldu. Çevreyi korumaya yönelik tedbirler, ekolojik dengeyi koruyarak sürdürülebilir bir gelecek inşa etmemizde önemli rol oynuyor. Dünyada yeşil bina ve sürdürülebilir malzemelerin kullanımına yönelik talep artarken, inşaat malzemesi sanayisinin sorumluluğu da artıyor. Sürdürülebilir yapılara odaklanmalı, bunun için de çevre dostu inovatif malzemeler geliştirmeye öncelik vermeliyiz. Türkiye’yi üretim üssü olarak düşünürsek, bizim gibi enerji yoğun sektörlerin ağırlıklı olduğu bir ülkede Yeşil Mutabakat ve Sınırda Karbon Vergisi konusunda gerekli dönüşümü sağlamamız ve bu süreci iyi yönetmemiz gerekiyor. Bugün bazı bölgelerimizde döküm alanları artık ‘hafriyat dağına dönüşmüş durumda. Özellikle kentsel dönüşüm sürecinde moloz yönetimi ve geri dönüşümle ilgili noktaların çözülerek hem görüntü olarak hem de çevreye olan zararları bakımından etkileri en aza indirgenmeli. Bu alanlarda gelişmemiz gerekiyor. Gelecek nesillere daha temiz ve sağlıklı bir dünya bırakmak adına uzun vadeli stratejiyle hareket etmeliyiz.” 

Cubo Boya’nın Romantizm Rengi İle Yaşam Alanlarınıza Farklı Bir Enerji Kazandırın

0

Zengin ürün gamı ile yapı sektörünün iddialı markası Cubo, renk kartelasındaki ‘Gül Kurusu’ rengi tercih edildiği alanlarda enerjisini hissettiriyor. Cubo’nun iç mekan duvar boyası olarak kartelasında yer verdiği yılın iddialı rengi Gül Kurusu, yaşamın birçok alanına alternatif oluyor. 

Renklerin de sayılar gibi insan psikolojisinde önemli yeri var. Her renk kendince farklı özelliklere sahip. Mavi huzur verirken, kırmızı heyecanı, siyah asaleti, beyaz ise rahatlığı simgeler. Yılın popüler renkleri arasında bulunan ve kartelada yer alan Gül Kurusu rengi; kırmızının heyecanı ve beyazın rahatlığını taşıyan melez bir renk. Dekorasyonda sıklıkla rastladığımız renk ortama hem enerji hem de rahatlama hissini birlikte veriyor. 

Sağlığın ve her zaman genç kalmanın bir ifadesi olarak da tanımlanabilen pembenin tonlarından olan Gül Kurusu, özellikle yatak odaları, çocuk odaları ve oturma odalarında tercih ediliyor.

Gül Kurusu rengini, Cubo Boya’nın ‘Boyacı Küpü’ Renklendirme Sistemi’yle elde edeceğiniz sınırsız tonlarla buluşturarak hayalinizdeki atmosferi yakalayabilirsiniz. Gül Kurusu, ipek mat, soft mat, mat görünümlü, su bazlı ve silinebilir özellikteki tüm ürün grubunda hazır olarak bulabileceğiniz bir renk aynı zamanda. 

Tan Urla’dan Doğayla Uyumlu Modern Köy Yaşamı

0

Tanyer Yapı’nın Urla Bademler’de gerçekleştirdiği Tan Urla projesi, Ege’nin özlenen doğal köy yaşamını modern mimariyle ve sosyal alanlarla buluşturuyor. 

Tanyer Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Münir Tanyer, bölgenin doğal yapısını koruyarak, topografyaya uygun şekilde konumlanan konutların hem çevreci hem de mimari özellikleriyle farklı bir konsept ortaya koyduğunu söyledi. 

Projenin ilk anlarından itibaren imar Nevzat Sayın ile birlikte bölgede detaylı incelemeler ve araştırmalar yaptıklarını dile getiren Tanyer, insanların kendisini ait hissedebileceği; bölgeyle bütünleşen özel bir projeyi hayata geçirdiklerini kaydetti.

Bölgeye Değer Katacak

Projenin konumu ve donatılarıyla hem yurtiçi hem de yurtdışından yatırımcıların ilgisini gördüğüne dikkat çeken Münir Tanyer şu bilgileri verdi: “Yaşam devam ettikçe insanların konut ihtiyacı da sürecek. Bu nedenle insanların konforu için doğayla iç içe yaşam konseptiyle hareket ediyoruz.  Mimar Nevzat Sayın’ın projenin başında belirlediği prensiplerden ve tasarımlardan taviz vermiyoruz. Binaların iç tasarımlarında da aynı özeni gösteriyoruz. Tanıtım ofisimizde konuklarımızı ağırlıyoruz. Ada bazında, batı parselinden başlayarak ilk kazmayı Haziran ayında vuruyoruz. Tan Urla, yarımadaya açılan bir kapı üzerinde ve bölge gelişime çok açık. Seferihisar, Sığacık Körfezi, Azmak Koyu, Çeşme ve Kuşadası aksına da çok yakınız. Proje 20 bin metrekarelik ticari alana sahip. Tan Urla’nın tüm bölgeye değer katacağı ve çekim merkezi olacağı kanaatindeyiz. Toplam 36 ay inşaat süresi olacak, fakat projeyi daha erken bitirmeyi planlıyoruz. 300’e yakın anahtar teslim edeceğiz. Bankalarla garantörlük anlaşması imkanı da sunacağız. Projemiz hem yurt genelinden hem de yurtdışından yoğun ilgi görüyor.”

Donatılarıyla Dikkat Çekiyor

Proje içerisinde sosyal alanların da öne çıkacağını vurgulayan Tanyer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tan Urla’da şef restoranları, yöresel yemekler sunan restoranlar, sağlık merkezi, spor salonu olacak. Hem siteye hem de bölge geneline hitap edecek. Sosyal etkinlikler, toplantı ve gösterilerin yapılabilmesi için bir köy meydanı kuracağız. Çeşitli ihtiyaçları karşılanması için sağlık merkezi, eczane, el sanatları, terzi, ayakkabı tamircisi, kreş ve petshop gibi dükkanlar da olacak. Yeşil alan ve hobi bahçelerine de özel önem verdik. Tan Urla’da artık değeri giderek daha çok anlaşılan elektrikli araçlar için AC ve DC hızlı şarj istasyonları da bulunacak. Güneş enerjisini de en etkin şekilde kullanmak için gerekli altyapıları kuracağız. Peyzaj ve ziraat mühendisleriyle birlikte karar vererek bölgenin bitki yapısını da düşünerek hangi kuşların yöreye gelmesini istiyorsak, böceğin sevdiği bitkiyi dikeceğiz. O böceği seven kuş gelecek. Proje içerisinde bölge iklimine uygun incir, armut ve zeytin gibi farklı meyve ağaçları da dikeceğiz.” 

Avcılar İnşaat İki Yeni Projesini Teslim Etti

Avcılar İnşaat, Avcılar Exclusive Bayraklı Projesi ve Avcılar Next projelerinin teslimini yaptı. Planlanan tarihten önce bitirilen iki proje, bin adet bağımsız bölümden oluşuyor.

İzmir projeleriyle öne çıkan Avcılar İnşaat tarafından inşa edilen Avcılar Next projesi ili Avcılar Exclusive Bayraklı projesi planlanan teslim tarihinden önce bitirilerek yatırımcılarına erken teslim edildi. Avcılar Exclusive Bayraklı projesinin ofis bölümü planlanan tarihten 9 ay önce aynı projenin konut kısmı ise 8 ay önce tamamlandı. Konut ve ofislerin anahtar teslimleri ise projenin satış ofisinde gerçekleştirilen törenle yapıldı. 

Toplamda 10 bin metrekare arsa üzerinde yükselen Avcılar Next projesi ise temeli atılmadan yüzde 85 oranında satış yaparak rekora imza atmıştı. Yatırımcılarına erken teslim edilen proje hakkında konuşan Avcılar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı İdris Avcı, ‘’Erken teslim ofis ve iş yeri sahipleri için büyük bir avantaj. Bu avantaj ortalama 10 bin TL’lik kiradan yıllık 120 bin TL kazanç demek. Ayrıca, proje teslimine kadar geçen sürede yüzde 300-400 civarında bir kâr elde etmek söz konusu.’’ dedi.

2023 yılında da yeni projeler sunacaklarını açıklayan Avcı, “Erken teslim geleceğimizi burada da sürdüreceğiz. 2023 yılında 2 bin 500 adetli bir kaç projeyi hayata geçireceğiz ve tamamlanma tarihinden önce yine sahiplerine teslim edeceğiz.” şeklinde konuştu. 

Bornova-Çamdibi, Kazımdirik Mahallesi, Gaziemir ve Bayraklı’da yeni araziler üzerinde çalıştıklarını ve yatırımcıların Avcılar’a duyduğu güveni kırmamak adına taahhütlerin yerine getirilmesi için sıkı bir şekilde çalıştıklarını vurgulayan İdris Avcı,  “Çünkü biliyoruz ki ev sahibi, iş yeri sahibi olmak için yatırımcımız birçok fedakarlıkta bulunuyor. Bu fedakarlıklarını karşılıksız bırakmayız. İzmir’e gönülden bağlıyız. Bizi var eden bu şehir için en büyük hedefimiz hak ettikleri modern ve rahat yaşam alanlarını sağlayarak, her anlamda ‘kazanan’ yatırımcı yaratabilmek.” açıklamalarında buldundu. 

El Değmeden Hijyen: Artema Root

0

Artema Root armatürleri, temassız teknolojisiyle el değmeden hijyen sunarken; form ve boyut çeşitliliğiyle, banyo tasarımının önemli bir tamamlayıcısı oluyor.

Artema’nın Root armatür koleksiyonu, form ve boyut çeşitliliğiyle, hayal edilen banyo tasarımlarının önemli bir tamamlayıcısı oluyor. Vitra Tasarım Ekibi’nin imzasını taşıyan koleksiyonun temassız teknolojiye sahip armatürleri, el değmeden hijyen sunuyor. Özellikle toplu kullanım alanlarında tercih edilen armatürler, patojenlerin (hastalığa neden olan her türlü organizma) çapraz bulaşma riskini de azaltıyor.

Güvenlik ve su tasarrufunu bir arada sağlayan Root armatürler, sensörü sayesinde farkına vardığı kullanıcı algı alanından çekildiğinde, suyun akışını otomatik durdurarak suyun boşa harcanmasının önüne geçiyor. Artema Root’un termostatik bataryaları ise ayar gerektirmeden su sıcaklığını sabit tutuyor. Soğuk su kesildiğinde sıcak suyu da keserek kullanıcıların zarar görmesini engelliyor. Enerjisini elektrik veya pilden alan bataryalar, su geçirmeyen kablolarıyla güvenli kullanım sunuyor.

Gayrimenkul Fiyatlarında Normalleşme Olacak

0

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın eş zamanlı erişimi sayesinde, gayrimenkul ilanlarının kanunlar nezdinde disiplin altına alınmasının en çok emlak ofislerini memnun ettiğini söyleyen Remax Borsa Brokeri Halil Egemen, ‘Konut fiyatları ilan siteleri aracılığı ile kolaylık manipüle ediliyordu. Alınan bu kararla, sahte ilanlara ve suni fiyat artışlarının önüne geçilmiş oldu.’ dedi.

Seri ilan sitelerine dileyenin dilediği fiyatı girerek, satılık ve kiralık konut fiyatlarını spekülatif ataklar ile yukarı çektiğini söyleyen Halil Egemen, ‘’Bundan böyle ilana girilen gayrimenkulün bilgileri kişisel resmi beyan niteliğinde oldu. Keyfi fiyat artışlarına, sahte ilanlara ve konut fiyatlarını manipüle edilmesine son verilmiş oldu. Alınan bu kararla hem devletimizin tapu gelirleri artıracak hem de gayrimenkul piyasası spekülasyonlardan korunacak.’ şeklinde konuştu.

İlanların Güvenirliği Artacak

Gayrimenkul fiyatlarını artıran en önemli unsurların başında, talepten ziyade suni fiyat artışlarının olduğunu söyleyen Egemen, ‘’Kimi zaman mülk sahipleri emlak danışmanlarına, ‘ilan fiyatımı arttırın’ taleplerinde bulunmaktaydı. Doğru fiyat prensibiyle çalışan emlak ofisleri bu türden fiyat artışlarını müşterilerine izah etmekte zorlanıyordu. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın ilanı verenlerin tüm bilgilerine doğrudan erişebilmesi sayesinde, gerçekte satılık olmayan, sahte ilanlar ortadan kalkacak, fiyatı ve bilgileri doğru olan gayrimenkul ilanları yayınlanacak.’ dedi.

Satıcılar ve Alıcılar Doğru Fiyata Odaklanmalı

Gayrimenkul konusunun insanların hayatlarında verdiği en önemli kararların başında olduğunu söyleyen Halil Egemen şunları kaydetti;

‘’Gayrimenkul alımı ve satımı, sadece yer gösterimi yapmanın ötesinde, ekonomisi ve hukukuyla öne çıkmıştır. Gayrimenkul ilanı yayınlamak dijital beyan niteliğinde olduğu gerçeğinden yola çıkılarak, herkes doğru fiyatlandırmaya odaklanmalı. Yetkilendirme sözleşmesiyle, prensipli çalışan emlak ofislerinin hizmet kalitesi daha da artıracak. Alıcı ve satıcı kitlesi, konusunda uzman ve gayrimenkulünü en iyi temsil edecek emlak ofisleriyle çalışmalarında uzun vadede sonsuz faydalar görmekteyiz.’’ dedi.

Kahramanmaraş’ta Kavşak Çalışması Başladı

Kahramanmaraş’ta Tevfik Kadıoğlu Caddesi üzerinde planlanan köprülü kavşak çalışmaları başladı. 

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör başlayan çalışmaları yerinde inceledi. İnşaat çalışmaları hakkında yetkililerden bilgi alan Güngör, “Şehrimizin pek çok noktasında yatırımlarımız devam ediyor. Tevfik Kadıoğlu Köprülü Kavşağı projesi de şehrimiz için çok önemli bir yatırım. 55 milyon liralık yatırım bedeli var. İhale ve yer teslim süreçlerinin tamamlanmasının ardından yüklenici firmamız derhal çalışmalara başladı. Bugün de çalışmaların gayet hızlı bir şekilde ilerlediğine şahit olduk. Önümüzdeki günlerde de temel atma törenimizi gerçekleştireceğiz. İnşallah hedeflediğimiz gibi 150 gün içerisinde projemizi tamamlayarak hemşehrilerimizin hizmetine sunacağız.” dedi. 

Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Necati Okay ise bölgede devam eden çalışmalara ilişkin, “Büyükşehir Belediyemiz tarafından hayata geçirilen Tevfik Kadıoğlu Köprülü Kavşak projesinde çalışmalar başladı. Bugün de bölgedeki esnaflarımızla birlikte bir bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdik. Büyükşehir Belediye Başkanımız Hayrettin Güngör, çalışmalar hakkında esnaflarımıza bilgiler aktardı. Esnaflarımız da taleplerini ilettiler. Hayrettin Güngör Başkanımız yol haritasını net bir şekilde ifade etti. İnşallah belirlenen süre içerisinde proje tamamlanarak hemşehrilerimizin hizmetine sunulacak. Bu proje sayesinde hem bölgede trafik sorunu çözülmüş olacak hem de bölgenin gelişmişlik düzeyi artacak.” açıklamalarını yaptı. 

‘’Konut Fiyatları Düşmeyecek’’

0

Konut fiyatlarında yaşanan dalgalanmaların akıbeti merak edilirken sektör temsilcileri yorumlarını aktarmaya başladı. FGM Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Fecri Koça da konut piyasasını değerlendirdi. 

Özellikle büyükşehirlerde yaşanan konut fiyatlarındaki artışın sonuçları herkes tarafından merak ediliyor. FGM Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Fecri Koça, konut fiyatlarında düşüş yaşanmayacağını ve imkanı olanların şimdiden bir konut satın almaları gerektiğini tavsiye etti. 

Bir dönem boyunca herkesin konut inşa ettiğini vurgulayan Koça, “Daha önce inşaat yapımı kimseyi zorlamıyordu. Topraktan, projenin temeli bile atılmadan konutların satışı yapılıyordu ve piyasa yükselişteydi. Sonra herkes inşaat yapmaya yöneldi. Her meslekten; yani inşaattan anlayan, anlamayan herkes inşaatlar yapmaya başladı. Piyasada çok fazla müteahhit yer aldı ve Türkiye’de ciddi manada konut yapıldı. İnşaata başlamadan satış yapılıyordu ve gelen nakit akışıyla diğer konut projelerine başlıyorlardı. Maliyetler artınca konut satışı da sıkıntıya girdi. Maliyet hesapları istedikleri gibi gitmeyenler inşaat işinden çekildi.” şeklinde açıklama yaptı. 

Son 3 yılda yaşanan mali krizi de değerlendiren Fecri Koça, “Son 3 yıla baktığımızda sektörel manada bir kriz yaşandı ve konut üretimi çok çok azaldı. Kimse konut üretemedi, üstüne pandemiyi yaşadık. Pandemi herkesi derinden sarstı. Özelikle inşaat ham maddelerinin bir kısmını yurt dışından ithal ediyoruz. Dünya genelinde pandemi koşulları etkin olduğu için malzemelerde de sıkıntı yaşandı. Bu durumda, mevcut konut fiyatları da yukarı yönlü tırmandı. Fiyat artışları aslında dünya genelinde var. Biz sektör temsilcileri olarak, aslında sonbahar ve kış aylarında fiyatların azda olsa düşmesini bekliyoruz. Şunu söyleyebilirim; yeni yapılacak konutların maliyetleri daha yüksek olacağı için, yeni yapılarında fiyatları yüksek olacaktır. Bu bir müddet daha böyle devam edecektir. Bu nedenle, alım gücü olanların bir şekilde konut almalarını tavsiye ederim. Özelikle ülkemizde bir ürüne zam gelmesi durumunda indirimi çok fazla göremeyiz. Biz çok fazla konut fiyatlarında düşüş beklemiyoruz.” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı Fahiş Fiyatlı İlanları Sildi

0

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yayımladığı tebliğ’e göre internet ortamından yayımlanan ilanlar takibe alınarak fahiş fiyat uygulayanlar ya da sahte duyuru açanların ilanlarının 1 Haziran itibarıyla kaldırılacağını söylemişti. Geçtiğimiz günlerde başlayan yeni uygulama hakkında sektör yetkilileri, düşüncelerini paylaştı. 

Online emlak platformlarına yüklenen ilanların denetleme çalışması uygulamaya başlandı. Uygulamayı değerlendiren Emlakjet Genel Müdürü Tolga İdikat, “Şu anda intibak dönemindeyiz. Sahte ilanlar konusunda hem Gelir İdaresi hem de Ticaret Bakanlığı’na çok fazla şikayet gittiğine dair duyumlar oluyordu. Piyasada fiyatları yukarı çekmek için bu tip ilanlar yayımlanıyor. Zaten gayrimenkul biraz emsale göre gidiyor. Bölgedeki fiyatları gören mal sahipleri fiyatları artırıyor ve yapay bir enflasyon oluşuyor. Bu nedenle böyle bir karar alınmış olabilir. Uygulama kapsamında ilan siteleri, artık Gelir İdaresi’nin Bilgi Transfer Sistemi’ne ilan sahibinin kimlik bilgileri, onu yayımlayan emlak firmasının kimlik bilgileri, ticaretle ilgili bilgileri, ilgili taşınmaz adresin ve herhangi bir ilan yayından kalktığında neden kalktığıyla ilgili bilgileri aylık olarak düzenli verecek.” açıklamalarını yaptı. 

Uygulamanın disiplinli bir iş adaptasyonu sağlayacağını söyleyen TURYAP Genel Müdürü Kemal Karadağ ise  “Uygulama kapsamında artık sadece gerçek anlamda sözleşmesi yapılan ilanlar girecek. Bu yönetmeliğin esas amacı emlak alım satım ile ilgili kaçağı önlemek. Dolayısıyla uygulama ile spesifik olarak emlak firmalarından ziyade, esas aranılan şey emlak alım satımında oluşan emlak vergisinin doğru verilmesini sağlamak. Çünkü insanlar tapuda gerçek fiyatını düşük gösterebiliyorlar. Bankadan 1 milyon TL kredi çekip, evin fiyatını 500 bin TL gösterebiliyorlar. Neden bu kadar kredi çekip böyle yapanlara yönelik geçtiğimiz dönemde çıkan yasayla geriye dönük cezalar kesildi? Bu düzenlemede de maksadın aynı olduğunu düşünüyorum” dedi. Uygulamanın fiyatlar üzerinde arttırıcı etki sağlayacağını söyleyen Karadağ, “Bence bu uygulama fiyatları çıkarır. Çünkü uygulama en çok mülk sahiplerini etkileyecek. Çünkü tapu harcının bir kısmını mülk sahibi de ödüyor. Ayrıca bir konut 5 yıl içinde satıldığında oluşan değer artışından dolayı mülk sahibi emlak kazanç vergisi ödüyor. Dolayısıyla değer ne kadar düşükse o kadar az ödüyor. Şimdi gerçek fiyatlar olunca mülk sahibi bu farkı birinden çıkarmak zorunda kalacaktır. Genele yayılmasa da bu tarz artışları da duyacağız. Bu nedenle kısa vadede fiyatları yükselteceğini düşünüyorum.” şeklinde konuştu. 

İstanbul Havalimanı Karbon Salımı Sertifikası’nda Seviye 3’e Yükseldi

0

Uluslararası Havalimanları Konseyi, İstanbul Havalimanı’nın Havalimanı Karbon Akreditasyonu bünyesindeki Karbon Salımı Sertifikasını Seviye 3’e yükselttiğini açıkladı. 

Karbon ayak izi kapsamında tüm değerlendirmelerden geçen İstanbul Havalimanı Karbon Salımı Sertifikası derecesini seviye 3’e getirdi. İstanbul Havalimanı Genel Müdürü Kadri Samsunlu, karbon emisyonunun azaltılmasına yönelik yapılan çalışmaları, “Birinci Seviye Karbon Salımı Sertifikası’nı almaya hak kazandığımızda 2., 3. ve 4. seviyelerdeki sertifikaları da alacağımızdan hiç şüphem yok açıklamasında bulunmuştum. Kısa bir sürede Seviye 3’e yükselmeyi başararak önemli bir ilerlemeye imza attığımız için son derece mutluyum. İnsan hayatını, çevre ve topluma saygıyı odağımıza alarak, sürdürülebilirlik faaliyetlerimize hız kesmeden devam ediyoruz. Bir yandan bugünün ihtiyaçları için daha verimli çözümler sunarken bir yandan da sektörümüzün, paydaşlarımızın, çevrenin ve gelecek nesillerin ihtiyaçlarını gözeterek, kaynakların sürdürülebilirliğini önceliklendiren yaklaşımlar geliştiriyoruz. Bu yaklaşımları da uluslararası kuruluşlar vasıtasıyla sertifikalandırıyoruz. İGA olarak, İstanbul Havalimanı’ndaki karbon ayak izimizi azaltarak iklim üzerindeki etkimizi en aza indirmeye kararlıyız. Amacımız, gelecek nesillere örnek bir model oluşturarak, atığını dönüştürebilen, sürdürülebilir örnek havalimanları ve örnek şehirler oluşturabilmek. Dünya’nın, çevrenin kendine yetebilir bir devamlılık sağlaması noktasında sürdürülebilirlik konusu her zaman odak noktamızda olacak.” şeklinde değerlendirdi. 

Uluslararası Havalimanları Konseyi Genel Direktörü Olivier Jankovec ise İstanbul Havalimanı’nın sertifika derecesini 3. Seviyeye ulaştırması hakkında şu açıklamaları yaptı:

“İstanbul Havalimanı’nın açılışından itibaren İGA, hizmet kalitesi ve operasyonel performans bakımından her geçen gün yükseliş göstermektedir. Bugünkü başarılarından da açıkça görüldüğü üzere, Türkiye’ye ait bu merkezin doğaya olan duyarlılığı, mükemmellik ilkelerinin bir sonucu olarak temel öncelikleri arasındadır. Özellikle de Covid-19 pandemisinin etkilerini henüz yeni atlatmakta olduğumuz bu dönemde, Havalimanı Karbon Akreditasyonu’nda bir değil iki seviye birden yükselmek, havalimanı açısından kararlılık ve yatırım gerektiren kayda değer bir başarıdır. Havalimanı kontrollü karbondioksit salınımını büyük ölçüde düşürdüklerini ve operasyonel paydaşlarının da kendi üzerlerine düşeni yapmalarını sağladıklarını gösteren 3. Seviye ‘Optimizasyon başarıları için İGA İstanbul Havalimanı ekibini tebrik ediyorum. Bu geniş kapsamlı sorumluluk alanı, ACI EUROPE öncülüğünde oluşturulan ve farklı endüstrileri kapsayan 2050 Net Sıfır Karbon Emisyonu hedefine ulaşmak adına önemli bir adımdır.”

Siltaş Yapı Sürdürülebilir Projelere Yatırım Yapıyor 

0

Dünya Çevre Günü kapsamında yaptığı açıklamada sürdürülebilirlik bilincinin arttığını ifade eden Siltaş Yapı Satış ve Pazarlama Koordinatörü Erdinç Tunç, şirket olarak sürdürülebilir kentsel dönüşüme uygun projelere odaklandıklarını vurguladı. 

Küresel iklim değişikliği etkisini artırdıkça, sürdürülebilirlik hayatın her alanında büyük önem kazanıyor. Türk ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan inşaat sektöründe de artık çevre dostu, sürdürülebilir projeler öne çıkıyor. İş dünyasındaki 40 yıllık köklü geçmişiyle insan odaklı ve kente değer katan projeler inşa eden Siltaş Yapı da yeşil alanların yoğunlukta olduğu, enerji ve su verimliliği sağlayan çevre dostu projeleriyle dikkat çekiyor.

Küresel ısınmanın etkisini artırmasıyla sürdürülebilirlik tüm sektörlerde olduğu gibi inşaat sektöründe de öncelik kazanıyor. Sürdürülebilirlik bilincinin artmasıyla insanların yaşam alanlarından beklentileri de değişiyor. Projenin kalitesi, bulunduğu semti, yatırım değeri gibi faktörlerin yanı sıra yeşil alanı bol, enerji ve su verimliliği sağlayan çevre dostu özelliklerinin olması önem kazanıyor. 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında açıklamada bulunan Siltaş Yapı Satış ve Pazarlama Koordinatörü Erdinç Tunç, çevre dostu proje yatırımlarının arttığını ve sürdürülebilir kentsel dönüşüme yoğunlaştıklarını söyledi.

“Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Çevre Dostu Projelere Yatırım Yapıyoruz”

Sürdürülebilir bir gelecek için çevre dostu projelere yatırım yapmak gerektiğini belirten Tunç,“Kentleşmenin artmasıyla çevre dostu projelere olan ihtiyaç da artıyor. Enerji kaynakları gün geçtikçe azalırken enerji ihtiyacı da artıyor. Bu kapsamda verimlilik ve tasarruf büyük önem kazanıyor. Diğer taraftan ülkemiz birinci derece deprem kuşağında bulunuyor. Depremi önlemek mümkün olmasa da zamanında alınacak önlemlerle kayıpları en aza indirmek elimizde. Bu noktada Siltaş Yapı olarak hem çevre bilinci hem de deprem gerçeğine karşı ortak bir bilinçle hareket edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Yatırımlarımızı da bu alanda yoğunlaştırıyoruz. Bu yönde hayata geçirdiğimiz son projemizi ve yapımı devam eden projemizi çevreci akıllı ev altyapısı ile kurguladık.” şeklinde konuştu.

LifeX Konsepti İle Doğaya Dost Yaşam Alanları İnşa Ediyor

Son projeleri olan Siltaş Marina’nın yüksek ağaçlarla, ferahlık hissi oluşturan peyzaj düzenlemesiyle insana ve doğaya dost bir proje olarak öne çıktığını ifade eden Tunç, sözlerine şöyle devam etti; “İlk kez Siltaş Marina’da hayata geçirdiğimiz LifeX konsepti ile sadece bir ev değil, insan ve doğa dostu bir yaşam alanı vadediyoruz. Bu projemizin yüzde 75’i yeşil alan ve sosyal donatılardan oluşuyor. Projede elektrikli araçlar için e-şarj istasyonu da bulunuyor. Yapımı devam eden ve gelecek tüm projelerimizde de çevre dostu LifeX konseptimizin yer almasını planlıyoruz.”

TK Elevator Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

0

Şehirleri ve binaları daha akıllı ve yaşanılası yerler haline getirirken yenilikçi mobilite çözümleri ile de sürdürülebilir bir geleceğe yatırım yapan TK Elevator, dünyanın önde gelen sürdürülebilirlik raporlama standardı GRI’ye uygun ilk sürdürülebilirlik raporunu yayınladı. Karbon ayak izini azaltma konusunu kendine hedef belirleyen TK Elevator; kendi ticari faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını 2030 yılına yüzde 53, değer zinciri boyunca emisyonlarını 2021 yılına kıyasla yüzde 23 azaltmayı taahhüt ediyor. 

Sürdürülebilirliği şirket kültürünün önemli bir parçası olarak kabul eden TK Elevator; ilk sürdürülebilirlik raporunu yayınladı. Önde gelen sürdürülebilirlik raporlama standardı Global Reporting Initiative’e (GRI) uygun olarak derlenen rapora göre; 2020-2021 mali yılında TK Elevator’ın kendi faaliyetlerinden kaynaklanan emisyonlar, 2018-2019 temel yılına kıyasla yüzde 19 oranında azaltıldı. Ayrıca şirketin yenilenebilir kaynaklardan elde ettiği elektriğin oranı yüzde 45’in üzerine çıkarıldı. İklim değişikliğiyle mücadelede üzerine düşeni yapmak için kendisine iddialı hedefler belirleyen TK Elevator, ticari faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını 2030 yılına yüzde 53, değer zinciri boyunca emisyonlarını 2021 yılına kıyasla yüzde 23 azaltmayı amaçlıyor. İklim korumasının yanı sıra sosyal sorumluluk ve özellikle iş güvenliğinin sürekli iyileştirilmesini de bir öncelik olarak kabul eden TK Elevator’da son beş yılda, işle ilgili olayların sayısı (Toplam Kaydedilebilir Olay oranı / TRC oranı) yüzde 50 oranında düşürüldü. Ayrıca TK Elevator, tüm çalışanların potansiyellerini tam olarak kullanmalarını sağlayan çeşitli, açık ve kapsayıcı bir şirket kültürünü teşvik etme taahhüdünü pekiştirerek ilk kez küresel bir çalışan anketi gerçekleştirdi.

Net Sıfır Karbon Emisyonuna Ulaşmayı Taahhüt Ediyor

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan TK Elevator Türkiye CEO’su Artuğ Özeren, “Sürdürülebilirlik ve ekonomik başarının ayrılmaz bir şekilde bağlantılı olduğuna inanıyoruz. İlk sürdürülebilirlik raporumuzla, kurumsal sorumluluklarımızı nasıl sürdürdüğümüz konusunda daha fazla şeffaflık sağlamak için ESG çabalarımızın arkasına rakamlar ve yeni somut hedefler koyuyoruz.” dedi 

TK Elevator; BM desteğiyle başlatılan ve sıfır emisyonu hedefleyen ‘Sıfır için Yarış’ kampanyasına katılarak karbon emisyonunu 2050 yılına kadar ‘net sıfıra’ düşürmeyi amaçlıyor. Bunu yaparken şirket Bilime Dayalı Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından yönetilen, küresel ısınmayı 1,5°C’de tutmayı amaçlayan ‘1.5°C İçin İş Dünyası Harekete Geçiyor’ girişimini de destekleyerek tüm adımlarını bu yönde atıyor. Şirket; küresel operasyonlarda kullanılan elektriği 2030 itibarıyla yüzde 100 yenilenebilir kaynaklardan tedarik etmeyi taahhüt ediyor. 

Bozkurt 11 Ağustos Yıldönümünde Eski Haline Kavuşacak

0

Geçen yıl 11 Ağustos’ta büyük bir sel felaketi yaşanan Kastamonu, Bozkurt’ta yenileme çalışmaları hızla devam ediyor. Bozkurt kaymakamlık binasında gerçekleştirilen değerleme toplantısında konuşan Kastamonu Valisi Avni Çakır, ‘’Bozkurt’u 11 Ağustos yıldönümünde eski haline kavuşturacağız’’ dedi.

Yaşanan sel felaketine değinen Vali Avni Çakır yenileme çalışmalarıyla ilgili, “12 Ağustos’tan itibaren başlayan iyileştirme süreci bugün de aynı şekilde devam ediyor. Şu an üzerinde bulunduğumuz köprü ilçenin iki yakasını bağlayan can damarı niteliğinde bir köprü. Bu köprü yapılarak ihtiyaç halinde kullanıma hazır hale getirildi.” açıklamalarında bulundu. 

Devlet Su İşleri tarafından çalışmaları yürütülen kanal tahkimatlarının tamamlandığını açıklayan Vali, kanal temizleme çalışmalarının başladığını bildirdi. Çalışmaların ardından ikinci köprü inşaatının başlayacağını söyleyen Vali sözlerini şöyle devam ettirdi:

“Hemen ikinci köprümüzün imalat süreci başlayacak. 11 Ağustos itibarıyla hem iki köprümüz hem de yaya köprümüz açılacak. Hemen arkamızda gördüğünüz kent meydanında çalışma sürüyor. 12 dükkan 1 pazar yeri ve millet kıraathanesi çalışması devam ediyor. Onu da ağustos ayı içerisinde tamamlamayı planlıyoruz. Kaymakamlık hizmet binamızda çalışma sürüyor. Şehrin 5 ayrı noktasında 679 konuttan oluşan TOKİ çalışmaları hızla sürüyor. Merkezde 123 dükkanımızın inşaatı yoğun şekilde devam ediyor. Sanayi sitesinin zemin betonları kaldı. Haziran ayı içerisinde onları da hak sahiplerine teslim etmeyi planlıyoruz. Spor sahalarımız hızla yapılıyor. Afette ilçe merkezinde İmam Hatip Lisesi etkilenmişti. Oranın tadilatı bitti ama bölgesinde yoğun inşaat olduğu için açmadık. Hazır ama önümüzdeki yıl eğitim başlayacak. Hemen yanında 100 öğrenci kapasiteli yurdumuz var. Anaokulumuzun restorasyon çalışması devam ediyor. Kanalizasyon, içme suyu ve yağmur suyu şebekesine yönelik çalışmada da yüzde 90’lardayız. “

Çalışma sürecini aktaran Vali sözlerini, ”Bozkurt’u inşallah 11 Ağustos’un yıl dönümünde eski haline kavuşturacağız. İnşallah Bozkurtlulara devlet olarak verdiğimiz sözü yerine getireceğiz. Bu doğrultuda tüm kurumlarımız hızla çalışıyorlar. Şehrin her noktası büyük bir şantiye görüntüsünde. 11 Ağustos’ta meydan, köprüler, yaya yolu, spor sahalarımızı, sanayi sitelerimizi vatandaşlarımıza açacağız. İşlerimizin büyük kısmını yıl içerisinde teslim edeceğiz. Herhangi bir sıkıntımız yok. Devlet olarak vatandaşımızı yanındayız. İnşallah verdiğimiz sözü alnımızın akıyla yerine getireceğiz.” diyerek bitirdi. 

2022 Haziran Ayı Kira Artış Oranı Açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2022 yılı Haziran ayı kira artış oranlarını açıkladı. Yayımlanan verilere göre Haziran ayında konut ve iş yeri kiralarına yüzde 39,33 oranında zam yapılacak. 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mayıs ayı enflasyon rakamlarını bugün açıkladı. Açıklanan resmi verilerle birlikte Haziran ayı kira artış oranı da belli oldu. Buna göre; Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık bazda yüzde 132,16 aylık bazda ise yüzde 8,76 oranında arttı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) de yıllık bazda yüzde 73,50 oranında artarken aylık bazda yüzde 2,98 oranında yükseldi. 

Böylelikle Haziran ayında, kira bedeli bin TL olan bir konut ya da iş yeri için yüzde 39,33 oranlık zam uygulanırsa 393 TL zam bedeli kiraya yansıtılacak. Bin TL’lik bir kira bedeli bin 393 TL’ye çıkacak. 

Sertaç Karaağaoğlu: ‘’Eylül’de Öğrenci Yurtları Büyük Sorun Yaratacak’’

0

Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) Genel Müdürü ve Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) Başkan Yardımcısı Sertaç Karaağaoğlu, eylül ayında üniversitelerin açılmasıyla birlikte öğrenci yurtlarının büyük bir sorun yaratacağını söyledi.

Geleneksel Yatırımlarının Varisi: Alternatif Modeller Paneli’nde konuşan Sertaç Karaağaoğlu, yaşanan yurt problemlerinin eylül ayında üniversitelerin açılmasıyla büyük bir sorun haline geleceğini açıkladı. Panelde, öğrencilerin barınma sorununa değinen Karaağaoğlu, “Türkiye’de 5 bin 200 yurt var. Bunların yüzde 15’i özel sektöre ait. Son 6 yılda ise yurt sayısı yüzde 3 azaldı ve halihazırda yurtlardaki yatak kapasitesi üniversite öğrenci sayısının yüzde 14’ü kadar.” dedi. 

Kütahya ve Isparta’da 7 bin 232 yatak kapasiteli iki adet öğrenci yurdunu bünyelerinde barındırdıklarını söyleyen Sertaç Karaağaoğlu, “Akfen GYO olarak yurtlarımızı, Kredi Yurtlar Kurumu’na kiraladık. Başlangıçta bizde işten memnunduk ve hatta yurt işini büyütmeye karar verdik. Çünkü biz yurdu yatak başına 5 bin 171 dolara mal ettik. 15 yılın altında geri dönüş sağlarsa gayet güzel olacaktı. Ancak Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 122, Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki (TÜFE) artış ise yüzde 34 olunca, bizim oda başına Kredi Yurtlar Kurumu’ndan aldığımız net kira 220 dolara düştü ve geri dönüş sürelerimiz 23 yıla çıktı. Dolayısıyla yurtların, yatırımcı için anlamlı hale gelmesi geri dönüş sürelerinin 14 yıl ve yatak başına yıllık ödenen ücretinde 390 ila 400 dolara gelmesi gerekir.” açıklamalarında bulundu. 

Panelde söz hakkı alan İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi ve GYODER İcra Kurulu Üyesi Ali Hapşen de ele alınan yurt sorununa değinerek, her 3 üniversiteliden 2’sinin başka yerde eğitim aldığını sözlerine ekleyerek, “Yüksek Öğretim Kurumu yeni bir düzenlemeye gitti ve baraj puanlarını kaldırdı. Baraja takılan öğrenci sayısı 195 bindi. Ayrıca öğrenci sayısında yüzde 25’lik artış olmuştu. Bu yıl barajlar kalkacağı için eylül ayında ciddi bir barınma sorunu ortaya çıkacak.” şeklinde konuştu.

Türkiye’de konut talebinde yaşanan artışı da değerlendiren Sertaç Karaağaoğlu çözüm önerilerini, “Çeşitli başka sebepleri olsa da yurt bulamayan ucuz konuta gidiyor. Bu da konut talebini artırıyor. Çözüm basit, yapılması gereken KYK’nın (Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü) yatak başına ödediği rakamı yükseltmesi. Bunun için de KYK’nın kiracıyı koruyan TÜFE yasasından çıkarılması lazım. Başka bir konuda arsayı devletin ücretsiz tahsis etmesi. Bu tahsis kredi yurtlarına verilmek ve yurt yapılmak kaydıyla yapılırsa en azından geri dönüş süresi kısalabilir. Bu sayı 4 ila 5 milyona düşmeyecekse yurt ihtiyacı var. Üniversite sayısı çok hızlı artıyor. Şu an tedbir alınmazsa daha da artacak.” ifadeleriyle belirtti. 

İnşaat Sektörü İç Piyasasında Talep Azaldı

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD), Mayıs ayı inşaat malzemeleri sanayi üretimi verilerini yayımladı. Açıklanan rapora göre sanayi üretimi yüzde 4,7 artarken iç talepte yavaşlama yaşandı.

2022 Mayıs ayı inşaat sanayi üretimi raporunu açıklayan İMSAD, üretimin yılın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,7 oranında artış yaşadığını açıkladı. Enerji kesintilerinin etkilerine karşın büyümeye geçen üretimin yanında talep bazında azalma yaşandı. 

Yayımlanan verilerde 2022 yılında toplamda 13 alt sektörde büyüme görülürken toplam 9 sektörde gerileme olduğu kaydedildi.

Alt sektörler incelendiğinde geçen yılın aynı dönemine göre değerlendirilen verilerde, seramik kaplama malzemeleri yüzde 31,8, parke ve yer döşeme sektöründe yüzde 27,5, seramik sağlık malzemelerinde yüzde 24,7 büyüme gerçekleşti. Demir çubuk ve profil üretimi sektöründe ise 19,6, plastik inşaat malzemeleri üretimi sektöründe yüzde 21,3 oranında yükselme görüldü. Yükselen bu sektörülerin yanı sıra; tuğla ve kiremit üretimi yüzde 22, metal kapı ve pencere üretimi sektöründe ise yüzde 9,6 gerileme yaşandı. 

İç talebin küçülmesi ile üretim verilerinin azalması beklenirken yaşanan dış talep artışı ile sektörde üretim de yükselmeye geçti. Bu da Türkiye ekonomisinin yüzde 7,3 oranında büyümesini sağlarken inşaat sektöründe 7,2 oranında düşüş gerçekleşmesine ön ayak oldu. 

İnşaat sektöründe önemli bir yere sahip olan yapı ruhsatlarında ise daralma yaşandı. 2022 yılı ilk çeyrek döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre değerlendirilen verilere göre yeni yapı ruhsatı alımında yüzde 21,6 azalma yaşandı. Tam sayım verilerinde ise geçen yıl satın alınan yapı ruhsatı 34,38 milyon metrekare iken 2022 yılı ilk çeyreğinde bu rakam 26,87 milyon metrekare dolaylarında seyretti. 

Özhan Carda: ‘’Yapı Kooperatiflerine Destek Verilmeli’’

0

İnşaat sektöründe yaşanan zorluklar ve konut fiyatlarındaki artışlar gündemden düşmüyor. Realtyplus Franchising A.Ş Kurucu Ortağı Özhan Carda, durumun bir an önce çözüme kavuşturulması için yapı kooperatiflerine destek verilmesi gerektiğini söyledi.

Konut kira fiyatlarında yaşanan artış hızla yükselmeye devam ediyor. Son açıklanan verilerde kira fiyatları İstanbul’da yüzde 112,3, İzmir’de yüzde 74 ve Ankara’da yüzde 106,7 olduğu görüldü. Kira fiyatlarında yaşanan artışın önünün alınmadığını vurgulayan Realtyplus Franchising A.Ş. Kurucu Ortağı Özhan Carda konuya dair, “Bu konuda hem devlet tarafında hem de çeşitli gayrimenkul platformlarında nasıl bir önlem alınması gerektiğine dair çalışmalar yapılıyor. Kira bedellerinin kontrol altına alınabilmesi için üç farklı model üzerinde görüşülüyor. Bu üç modelden sadece inşaat şirketleri, belediyeler ya da Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından kiraya verilmek üzere konut üretimi gerçekleştirilmesi, kira bedellerinin yükselmesindeki en önemli faktör olan kiralık konut sayısındaki yetersizliğin giderilmesi konusunda faydalı olabilir. Ancak bence en önemli adım kentlerimizin düzgün yapılaşmasında göz ardı edilemeyecek bir etkisi olan Konut Yapı Kooperatifleri’nin desteklenmesi olacaktır.” açıklamalarında bulundu. 

Kooperatiflerin kar amacı gütmeyen kuruluşlar olduğunu söyleyen Carda, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Bugüne kadar ki uygulamalarda büyükşehirlerde hem TOKİ hem de belediyeler konut üretiminde müteahhitlerle birlikte lüks konut üretti. Yaşadığımız süreçte de bu alışkanlığın devam edebileceği ve bu uygulamalardan kira bedellerinin düşürülmesi için bir fayda sağlanamayabileceği endişesindeyim. İnsanlığın geçmişi kadar eski bir model olan kooperatiflerin devlet tarafından sisteme dahil edilmesinin çok faydası olacağını düşünüyorum.”

Özhan Carda yapı kooperatiflerinin devlet tarafından desteklenmesi gerektiğinin altını çizerken konuşmasını, “Devletin bir düzenlemeyle, belirlenecek tavan bedel üzerinden sadece kiraya verilmek üzere konut üretimi amaçlı uygun bedelli hazine arazileri tahsisi ve imar kolaylıkları sunması sağlanabilir. Bu da yatırımcıların gayrimenkul yatırımına tekrar ilgi duymasını sağlayacak ve kooperatiflere ortak olmaları sonucunu doğuracaktır.” şeklinde sonlandırdı. 

Oltu Çuval Fabrikası İnşaatı Başladı

0

Erzurum, Oltu Organize Sanayi Bölgesi’ne konumlandırılan Oltu Çuval Fabrikası’nın inşaat çalışmaları başladı.

Oltu Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulacak olan Oltu Çuval Fabrikası inşaatı İş insanları Murat Güzel ve Erkan Güzel tarafından inşa ediliyor. Fabrika, 7 bin 200 metrekare kapalı alan olmak üzere toplamda 20 bin 500 metrekare alanı kaplayacak. Toplam 270 kişiye istihdam sağlayacak fabrikanın 60 gün içerisinde tamamlanması planlanıyor. Ayrıca, Oltu Çuval Fabrikası, Erzurum Büyükşehir Beldiye Başkanı Mehmet Sekmen tarafından destekleniyor. 

İş insanı Mehmet Güzel fabrikanın inşaat çalışmaları hakkında, “Kocaeli’nde 20 yıllık ticaret tecrübemizle 60 gün sonra şirin ilçemize ve insanımıza A.Ş. kapısı olacak. Fabrikamızın inşaat çalışmalarına başladık. Bizlerden desteğini esirgemeyen Erzurum Valimiz Okay Memiş, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Sekmen’e, Oltu Belediye Başkanımız Necmettin Taşçı’ya ve emeği geçen herkese teşekkür ederim” açıklamalarında bulundu. 

Zeray Dora Hill Lansman Satışları Başladı

0

Zeray İnşaat Kocaeli İzmit’te inşa edilmesi üzerine planladığı Zeray Dora Hill projesinin lansman satışları yapıldı. Etrafı ormanla çevrili proje 720 bin metrekare alana kurulacak.

Kocaeli ilinde yaptığı projelerle ünlenen Zeray İnşaat, yeni projesinin lansmanını basın toplantısıyla düzenledi. Konut projesinin detaylarını aktaran Zeray İnşaat, yatırımcılara ve konut satın almak isteyen kişilere aktardı. Toplantıda söz hakkı alan Zeray İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Zeray şu sözlerle projeyi tanıttı:

“Bugün lansmanını yaptığımız proje; bölge olarak, İzmit’te yeni yerleşim alanı ve emsali oldukça düşük olan bir bölgededir. Bu aks geçmiş dönemde hak ettiği değeri görmemiş olsa da Dora Hill projemizle, hak ettiği değeri yakalayacaktır. Adeta Zeray markasıyla, proje geliştirdiğimiz arazileri ve bölgesini hak ettiği değere taşımayı misyon edindik. Projeye ayak bastığım ilk andan beri, bir yanı deniz, bir yanı göl, alabildiğince orman manzarasıyla, projenin tamamlandığındaki atmosferini yaşayabildim. Bu daha önce yaptığımız projelere kıyasla yeni bir keşif boyutunda. Bizler de böyle özel bir arazide, yaşanabilir her türlü ihtiyacın düşünüldüğü bir konsept geliştirdik.İnşallah bu projemiz; 5 binin üzerindeki her bir kalemde yer alan tüm paydaşlarımıza, kentimize ve ilçemize ‘iyi ki’ dedirtecek bir katkıyla, imza bir proje olacaktır.”

Projenin mimarı Figen Erturan ise projenin ferah bir şekilde tasarlandığını sözlerine ekleyerek, “Proje alanımız rakım olarak bölgenin en yüksek noktasında, adeta tüm körfezi kucaklayan konumda. Arazinin topoğrafik yapısı ve konumu, mimari konseptin de ilham kaynağı oldu. Blok formu ve yerleşimleri tüm körfeze hâkim, arazi eğimine uygun farklı kotlarda konumlanırken sosyal aktivite alanlarımız, projenin ana aksı üzerinde blokların merkezinde projelendirildi. Projelerimiz de çok fazla tercih edilen geniş terasları olan, yeşil alanlara bakan bahçe dubleksleri, deniz ve göl manzaralı çatı dubleksleri ile farklı daire seçenekleri oluşturduk. Tüm daireler yüksek tavanlı olup, pencereleri geniş ve yere kadar düşünülerek, dairelerin ferah olmaları, güneş almaları ve manzarayı görmeleri sağlandı.” dedi.

Projenin satış detaylarını açıklayan Satış Genel Müdür Yardımcısı Şüheda Turoğlu fiyat bilgisini, “Metrekare birim fiyatımız ortalama 16 bin 750 TL olmakla beraber, kişiye özel sunmuş olduğumuz esnek ödeme planları gerek yatırım yapmayı gerekse ev sahibi olmayı kolaylaştırıyor. Lansman dönemine özel yüzde 10 indirim, yüzde 5 peşinat ve vade farksız esnek ödeme imkanlarını kendi bünyemizde sunabiliyoruz.” sözleriyle verdi. 

Teknik Yapı İzmir’e İkinci Projesini İnşa Edecek

İzmir, Konak’ta hayata geçirdiği Evora İzmir projesinin ardından yeni bir proje planlayan Teknik Yapı, kentsel dönüşüm kapsamında karma bir proje sunacak.

Emlak Konut ve Halk Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı ile işbirliği kurarak Evora İzmir projesini hayata geçiren Teknik Yapı, İzmir’e yeni proje inşa etmek için düğmeye bastı. İzmir’de kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında yapılacak olan gayrimenkullerin bazılarında Teknik Yapı’nın imzası olacak. Kentsel dönüşüm çalışmaları hakkında açıklama yapan Teknik Yapı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Umut Durbakayım, ‘’Maalesef ülkemizdeki deprem endişesi halen devam ediyor. İnsanlarımıza güvenli bir konut sunma amacıyla yürüttüğümüz faaliyetlere elimizden geldiği kadar devam ediyoruz. Bu kapsamda İstanbul’daki kentsel dönüşüm projelerimizin verdiği deneyim ve tecrübeyi kullanarak, İzmirli vatandaşlarımızın da deprem riskinden arındırılmış güvenli konutlar yapacağız.” ifadelerini kullandı. 

Evora İzmir projesinin büyük ilgi gördüğünü söyleyen Umut Durbakayım, kentsel dönüşüm kapsamında gerçekleştirilen karma projenin İzmir, Alsancak bölgesine yapılacağını duyurdu. 

Türkiye’nin öncü enerji firması Üçay Grup Prosumer 2022: Üreten Tüketiciler Kongresi ve Fuarı’nda

0

Üçay Grup, Prosumer 2022: Üreten Tüketiciler Kongresi ve Fuarı’nda yenilenebilir enerji ve GES alanında yürüttükleri Ar-Ge çalışmalarını tüketiciyle buluşturdu. Üçay Grup İcra Kurulu Üyesi İlgin Eray, “Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyeli çok yüksek. Yenilenebilir enerjiyi evsel kullanıma açarak hem karbon salınımını azaltabilir hem de enerji maliyetlerinde önemli miktarda tasarruf sağlayabiliriz” dedi.

Prosumer 2022: Üreten Tüketiciler Kongresi ve Fuarı gerçekleşti.  İki gün süren etkinlik programında güneş enerjisi sektörünün önde gelen oyuncuları, kamu kurumları ile kurumsal elektrik tüketicileri bir araya gelme fırsatı buldu. Güneş Enerjisi Potansiyeli Atlası’na göre Türkiye’nin günlük 7,5 saatlik verimli güneş kullanımı ve 48 bin megavatlık rüzgâr enerjisi potansiyeli ile Avrupa’da ilk sıralarda yer aldığını belirten Üçay Grup İcra Kurulu Üyesi İlgin Eray, bu potansiyeli değerlendirmek, Türkiye’yi enerji üretiminde kirletici yakıtlardan kurtarmak mümkün” açıklamasında bulundu.

‘Türkiye’nin Yenilenebilir Enerji Potansiyeli Çok Yüksek’

Fuarda, karbon salınımının önemli bir bölümüne neden olan enerji üretiminde yenilenebilir kaynakların kullanımına dikkat çeken Üçay Grup İcra Kurulu Üyesi İlgin Eray, “İklim krizi tahmin edilenden daha hızlı ilerliyor. Çevresel felaketlerin dünyanın her yerinde artış göstermesi, karbon emisyonunu düşürerek küresel ısınmanın önüne geçmemiz için gezegenimizin bizlere verdiği son ve ciddi mesaj. Bunu engellemek enerji üretiminde yenilenebilir kaynaklara yönelmekten geçiyor. Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyeli çok yüksek. Yenilenebilir enerjiyi evsel kullanıma açarak hem karbon salınımını azaltabilir hem de enerji maliyetlerinde önemli miktarda tasarruf sağlayabiliriz” dedi. 

‘Yenilenebilir Enerjinin Evsel Kullanımını Teşvik Etmeliyiz’

Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelimin arttığı günümüzde prosumer yani kendi enerjisini kendi üreten tüketiciler sektörün önemli parçası haline gelmiş bulunuyor. Düzenlenen organizasyon ile de üreticiler ve kendi elektriğini üretmek isteyen tüketiciler buluşma imkânı yakalıyor. Kongre ayağı 8 oturumdan oluşan Prosumer 2022 kapsamında yaklaşık 40 konuşmacı, kendilerini dinleyen kurumsal elektrik tüketicilerine sürecin tüm detaylarını anlattı.

Fuarda 18 m2 büyüklüğünde alana sahip olan ve sektörün önde gelen firmalarıyla güneş enerjisine dikkat çeken Üçay Grup’un İcra Kurulu Üyesi İlgin Eray, ‘’Yenilenebilir enerjinin evsel amaçla kullanımı uzun bir süredir gündemimizdeydi. Bugüne kadar ortaya konulmuş en verimli yenilenebilir enerji çözümünü ‘zero house’ konseptimizle sunmuştuk. Evlerden, ofislere ve büyük yapılara kadar yenilenebilir enerji çözümlerimiz mevcut. Hem dünyamız hem de bizler için yenilenebilir enerjinin ve GES’lerin kullanımı en iyi seçenek. Bu konuda farkındalık yaratmalı, yenilenebilir enerjinin evsel kullanımını teşvik etmeliyiz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Sürdürülebilir Gayrimenkul Talebi Artıyor 

0

Yaklaşık 20 yıldır gayrimenkul sektöründe değerleme hizmeti sunan Denge Değerleme’nin konunun uzmanlarının katılımıyla Digital Network Alkaş platformu üzerinden online olarak düzenlediği ‘Kalıcı Refahın Anahtarı Sürdürülebilirlik’ konusu webinarında tüm yönleriyle masaya yatırıldı.

Dünya iklim değişikliği, nüfus artışı, kaynakların artan ihtiyaçlar karşısında yetersizliği, ekonomik ve sosyal eşitsizlikler gibi sorunlar ile karşı karşıya. Pandemi süreci de dünyaya, doğaya ilişkin bakış açısının yeniden gözden geçirilmesi ve sürdürülebilirliğin öneminin artması konusuna ciddi bir ivme kazandırdı.  Bu sorunlara çözüm bulmak sadece ekonomik bir bakış açısı ile mümkün görünmüyor. Öte yanda, insanın refah arayışı ve ekolojik sürdürülebilirlik birbirini tamamlayıcı olabiliyor. Refaha odaklanmak, toplumsal düşünce yarattığı gibi zorluklara karşı birlikte mücadele etme dürtüsü de oluşturuyor. Ne mutlu ki;  yaşamın sürdürülebilirliği ve bu sürdürülemez anlayışın değişmesi için uzun yıllardır mücadele eden, topluma liderlik eden sivil toplum örgütü, kurum, şirket ve bireyler var.

Sürdürülebilirliğin, hayatımızdaki önemli önceliklerden biri konumuna geldiği bir gerçek. Öyle ki,sürdürülebilirliğin stratejik önemi giderek daha fazla anlaşılıyor. Bugün kurumlar tüm yönetim süreçlerinde uçtan uca dijitalizasyon süreçlerini tamamlama yolunda emin adımlarla ilerlerken çalışanları, tedarikçileri, müşterileri ve tüm paydaşları kapsayan bir sürdürülebilirlik anlayışını benimsiyor. 

Günümüzde; başarmak, geleceğe taşımak için odaklanmamız gereken anahtar kelimemiz ‘sürdürülebilirlik’. Şu an yaşadığımız hayatı, konforu ne kadar çok sevsek de bu haliyle sürdürmemiz mümkün değil. Üretimden tüketime tüm anlayışımız kökten değişmeli, ama nasıl?Yaklaşık 20 yıldır gayrimenkul sektöründe değerleme hizmeti sunan Denge Değerleme, sürdürülebilirliğin stratejik önemine de dikkat çekmek her gün gelişen, değişen ve evrilen, ‘sürdürülebilirlik’ kavramanı en etkin anlamda özümsemek adına konunun uzmanları ile ‘Kalıcı Refahın Anahtarı Sürdürülebilirlik’ webinarı düzenledi. Etkinlik; iş dünyasının dijital etkinlik ve sektörel içerik platformu bilgi ve paylaşım merkezi Digital Network Alkaş(DNA)’da online olarak gerçekleşti. Aynı zamanda tüm ziyaretçiler için arşiv olarak yerini alan bu önemli  etkinliğin moderatörlüğünü deneyimli Ekonomi TV Programcısı Hande Berktan üstlenirken, TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, Reckitt Amerika Pazarlama Direktörü Tarık Bayar, Brika Sürdürülebilirlik Yönetici Ortağı Gülin Yücel, Divan Çevre ve Sürdürülebilirlik Yöneticisi Nur Çelik, Doğan Holding Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Başkan Yardımcısı Neslihan Sadıkoğlu ve Denge Değerleme Avrupa Bölge Müdürü Cem Kurt, konuşmacı olarak yer aldı.

Moderatör Hande Berktan, sürdürülebilir yaşam ilkesiyle başta topraklarımız olmak üzere tüm doğal varlıkların korunması için bilim temelli çalışan, TEMA Vakfı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç’a ‘sürdürülebilirlik ve toprak ilişkisini’ sordu. 

“Sürdürülebilirliğin Başlangıcı Toprağı Korumaktan Geçiyor”

30 yıla dayanan köklü bir sivil toplum kuruluşu olarak Türkiye’de toprağın önemine ve özellikle de erozyonla mücadele konusunda gece gündüz demeden çalıştıklarının altını çizerek sözlerine başlayan Deniz Ataç; TEMA Vakfı’nınvaroluş nedeni yaşama yani toprağa sahip çıkmak ve onu korumak olduğuna vurgu yaparak toprağın varlığının sağlıklı şekilde korunmasının sürdürülebilirlik kavramıyla doğrudan bağlantısı olduğunu söyledi. Ataç sözlerini şöyle devam ettirdi: “Toprak hepimizin yuvası, gıdamızın %95’inin doğrudan ya da dolaylı kaynağı, habitatlarımızın dayanıklılık kaynağıdır. Toprağımız varsa ormanımız, tarımımız, meralarımız ve hayvancılığımız var. Toprağın 1 santimetresinin oluşması için 500 yıl gerekirken her yıl 642 milyon ton toprağımız erozyona uğruyor. Modernleşme ile birlikte insanoğlu şimdiye kadar ABD kadar bir toprağı yok etti ve maalesef bu devam ediyor. Unutulan ana konu toprağın sadece çiftçiyi değil toplumu, toplumları dahası insanoğlunun geleceğini etkilemesi.  Yaşama ve dolayısıyla toprağa sahip çıkmak sürdürülebilir bir dünya geleceği için ana odak noktası olmalı.  Dünya nüfusu giderek artıyor ama buna rağmen hem topraklarımız azalıyor hem de toprakların verimsizliği artıyor. Dünya böyle giderse 2050 yılında tarımsal üretiminin yüzde 50’sini kaybetme riski ile karşı karşıya. Bu da açlık, kıtlık, yoksulluk ve daha kötü bir dünya demek. Özetle toprağı korumazsak dünyada sürdürülebilirlikten bahsetmek imkansız olacak. Oysa toprak kendisine yatırım yapıldığı zaman hızlı geri dönüşleri olan bir değerdir. Erozyonun panzehri yeşil örtüdür, ağaçlandırmaktır.”

“İkinci Dünya Savaşı Sonrası Büyüme Modelinden Acilen Uzaklaşmalıyız”

Moderatör Hande Berktan, sürdürülebilir bir refah modeline dair nasıl bir yol haritası çizilmesi gerektiğini Brika Sürdürülebilirlik Yönetici Ortağı Gülin Yücel’e sordu.Sürdürülebilirlik kavramında ikinci dünya savaşının çok önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekerek sözlerine giriş yapan Yücel,  ekonomik buhranın üstesinden gelmek için ülkelerin ekonomik gelişim için ‘büyüme odaklı ekonomik model’ seçtiklerini ama hiçbir sistemin sonsuz bir büyüme kurgusu üzerine kurulamayacağının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün itibarıyla en temel insanlık ihtiyacı olan açlığı bile ortadan kaldıramamış durumdayız. Maalesef dünyada her 9 kişiden biri aç! Gelir dağılımı çok eşitsiz bir durumda. Ekonomik aktivite yaratmak pahasına doğa üzerinde ciddi zararlar vermeye devam ediyoruz. Gayri Safi Yurtiçi Hasılalar artarken devletlerin vergi toplama becerileri artmamış durumda – yani toplumsal refaha ve çevreye yönelik kullanılacak gelir artmıyor. Yaratılan gelir ise ne derece doğru kullanılıyor, tartışılır. Örneğin ABD’nin 3 günlük harcama ile ($6 milyar/yıl) sıtmadan ölümler sıfırlanabilir; 5 günlük harcama ile ($10 milyar/yıl) sıtma, AIDS ve tüberküloz ölümleri sıfırlanabilir. Yani milyonlarca insanı etkileyen salgın hastalıklar ortadan kaldırabiliriz. Aynı şey Covid için de geçerli. Maalesef yaratılan gelir kalkınma odaklı ve adil dağılmıyor. Bir tarafta pandemi döneminde ortalama her 33 saatte bir milyarder çıkarken yine aynı sürede bir milyon insan fakirleşebiliyor. Özetle bu yanlışın sistematik bir problem olduğunu kabul edip, sürdürülebilir bir dünya için önce bu yanlışların üzerine gidilmesi gerekiyor.”

“Sürdürülebilirliğe Tehdit Olarak Değil Fırsat Olarak Bakmalıyız” 

Özellikle pandemi sonrası için arz fazlalığına ek olarak iklim değişikliği ve çevre tahribatı ile yoğunlaşan tüketici tercih ve davranışlarında değişiklikler global ekonomi destekçilerinin umduğu büyüme ve karlılığın sürdürülebilir olmaması olasılığının en azından tartışılmasını zaruri kıldığına değinerek, global kapitalizm yerine paydaş kapitalizmdeki sürdürülebilirlik konusunu Divan Çevre ve Sürdürülebilirlik Yöneticisi Nur Çelik, ‘Kalıcı Refahın Anahtarı Sürdürülebilirlik’ başlıklı webinar da şu sözlerle destekledi: “Tüketim odaklı düşünce yerine ekonomik bütünlüğe ve paydaş kapitalizmine evrilmemiz gerekiyor. Dünya, sürdürülebilir ve kolektif bir çabaya ihtiyaç duyuyor. Bu çaba da büyüme ve kârlılık odaklı bir yaklaşımdan paydaş odaklı, değer üretimine doğru bir anlayışa kayıyor. Bunun için de dönüşüme ihtiyacımız var.  Sürdürülebilirliğe tehdit olarak değil fırsat olarak bakmak gerek. Özellikle son on yılda yeni bir ivme yakalandı. Bugün sürdürülebilirlik denildiğinde, kritik paydaş- tüm paydaşlar çok önemli bir hale geldi. Çok paydaşlı entegre bir yaklaşımla, finansal ve finansal olmayan risklerin ve fırsatların birlikte yönetimi çevrenin geleceği ve sürdürülebilirlik kavramı bir değer olarak öne çıkabilir. Uzun vadeli şirket başarısı ve şirket geleceğini belirleyecek olan  hissedarlar değil, paydaşlar çok önemlidir.”

“Sürdürülebilirlik Yeni Bir Kaldıraç Olacak”

Günümüzde artık sadece şirketlerin ulaştığı finansal sonuçlarla ilgilenilmediği;  sürdürülebilir, çevreye duyarlı ve topluma fayda sağlayan firmaların öne çıktığını belirten Ekonomi TV Programcısı Hande Berktan, şirketlerin sürdürülebilir yaklaşımının gelecek için önemini Doğan Holding Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Başkan Yardımcısı Neslihan Sadıkoğlu’na sordu. Sürdürülebilirlik kavramının daimi olma yeteneği ve en önemli değer olarak anlamamız gerektiğini belirterek sözlerine başlayan Neslihan Sadıkoğlu, günümüzde en fazla içselleştirmemiz gereken konunun sürdürülebilirlik olması gerektiğini belirtti. Sadıkoğlu ayrıca; “Dünya kritik bir eşiğin içinde bizleri bekleyen çok fazla sorun var. Fakat yapılan birçok araştırmada toplum iş dünyasının çok önemli adımlar atmasını bekliyor. İş dünyası için sürdürülebilirlik kavramı olmazsa olmaz konumunda. Günümüzde şirketler sürdürülebilir değerler yaratmakla yükümlü. Ama bu sadece bir yükümlülük değil aynı zamanda bunu fırsat ve hatta bunu yerine getirmeyenler içinse bir tehdit. Dolayısıyla; şirketlerin geleceği ve yatırımcılar için cazip bir varlık olmanız ve büyümeye hedeflerinizin devam ediyor olması için uçtan uca sürdürülebilir bir organizasyon yönetimine sahip olmanız gerekiyor. Özetle sürdürülebilirliğin yeni ve gelişen dünya ekonomisinde çok önemli bir kaldıraç olacağına inanıyorum. Sürdürülebilirlikte başarı ise ancak bu kavramı, süreci içselleştirir ve bunu Yönetim Kurulu Başkanımızın hep söylediği gibi bir değer olarak yaşatabilirsek gelecek.” dedi.

“Mega Markalara Büyük İş Düşüyor”

Hem üretici hem tüketici konusunda sürdürülebilirlik kavramından ne anlamalıyız?  Bu noktada şirketlere düşen görev ve sorumluluklar ne olmalı? Sorularına ise yanıtı etkinliğin bir diğer önemli katılımcısı Reckitt Amerika Pazarlama Direktörü Tarık Bayar verdi. “Denizin sonuna geldik, vahşi kapitalizm böyle devam edemez özellikle pandemi bize gösterdi ki bir dizayn değişikliğine gitmemiz lazım” diyerek sözlerine başlayan Bayar, ayrıca şu önemli bilgileri de aktardı: “Günümüzde insanların mega şirketlerden ya da markalardan beklentisi de artık bu değişiklik noktasında eylem bekliyor oluşları. Topluma ve çevreye geri kazanım vermeyen şirketlerin önümüzdeki 10 sene içinde geleceğinin olduğunu söylemek artık çok zor. Burada sürdürülebilirlik kavramının geleceği için en önemli konu tüketici davranışlarının değiştirilmesi olarak öne çıkıyor. Bu yüzden bizim gibi büyük markalara çok büyük görevler düşüyor. Bu da etkili iletişimden geçiyor. Markalar gümümüzde siyasi partiler kadar etkili bir güce sahip. İşte bu yüzden günümüzde şirketler sürdürülebilirliğe önem veriyor ve bu konuda çalışmalar yapıyorlar, özel departman ve yönetimsel süreçlerini buna göre dizayn ediyorlar. ”

“Sürdürülebilir Gayrimenkul Talebinde Ciddi Artış Söz Konusu”

En çok merak edilen soruların başında gelen “Sürdürülebilirlik Gayrimenkul İlişkisi ve Sektördeki dönüşüm” konusu hakkında Denge Değerleme Avrupa Bölge Müdürü Cem Kurt, şunları söyledi: “Gayrimenkul yatırımlarına ilişkin olarak artık beklenti sadece yatırımcısına yüksek kazançlar üretmenin dışında bireye, topluma ve çevreye de duyarlı ve faydalı olması yönünde. Dünyadaki toplam karbon salınımı içerisinde gayrimenkullerin yaklaşık %25-30 arası bir paya sahip olduğu biliniyor. Hatta buna inşaat faaliyetlerini de kattığımızda %40’lara ulaştığını söyleyebiliriz. Çevresel boyutuyla ele aldığımızda, karbon salınım miktarının düşük olması, su tasarruf ve geri kazanım becerisinin yüksek olması, yenilenebilir enerji üretebilmesi, enerji verimliliğinin yüksek olması, atık geri dönüşümü kabiliyetine sahip olması gibi özellikler ESG politikaları kapsamında yeni dönemde gayrimenkullere ilişkin çevresel beklentiler. Günümüzde yatırımcılar artık günden güne, daha ekolojik ve geri dönüştürülebilir inşaat malzemelerinin kullanıldığı, akıllı ısıtma ve soğutma sistemlerine sahip, en az tükettiği kadar üretme becerisine sahip “sıfır karbon” temalı gayrimenkul yatırımlarına yönelmeye başladı.”

Sürdürülebilir gayrimenkul talebine ciddi eğilim olduğuna da dikkat çeken Cem Kurt, RICS Sustainable Building Index verilerine göre, 2021 yılında yatırımcıların sürdürülebilir gayrimenkul talebinin dünya genelinde ciddi bir artış göstererek %55 seviyesine ulaşmış durumda olduğu bilgisini verdi.  Gayrimenkul sektöründe sürdürülebilirliğe yönelik yatırımlarınbireye ve topluma sağladığı faydalara da bakılması gerektiğine de vurgu yapan Cem Kurt, panel takipçilerine şu örneği vererek konuşmasını tamamladı: “Örneğin bir ofis binasının sürdürülebilirlik derecesinin, ofiste çalışanların üretkenliğine, verimliliğine, beden ve ruh sağlığına olan etkisi ciddi şekilde değişkenlik gösterebiliyor. Yapılan araştırmalar, sürdürülebilir ofislerde çalışan insanların işe daha erken geldiğini, ofiste daha uzun kaldığını, zamanını daha verimli kullandığını, daha az hastalandığını, daha az mazeret izni kullandığını ortaya koyuyor.”

Adana’dan Van’a, Antalya’dan İzmir’e, İstanbul’a, Ankara’ya kadar Türkiye’nin dört bir tarafından 200’den fazla kişinin online olarak takip ettiği webinar, izleyicilerden gelen soruların cevaplanması ile sona erdi.

Adalet Bakanı Bozdağ Kira Düzenlemesine İlişkin Açıklama Yaptı

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ kira düzenlemesine ilişkin yapılan uygulama hakkında açıklamalarda bulundu. Bozdağ, düzenlemenin geçici bir süreliğine uygulanacağını söyledi.

Konut sektöründe yaşanan kira artışlarının önüne geçmek için yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Adalet Bakanı Bozdağ, kira artışlarını önlemek için sabit bir oran üzerinde yapılan çalışmaların devam ettiğini söyledi. Çalışma detaylarına göre kira artış oranı hesaplanırken Tüketici Fiyat Endeksi esas alınacak. Kiralara yapılabilecek en yüksek zam oranı ise çalışmalar tamamlandığında açıklanacak.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ çalışma detaylarını, “Oran üzerinden belirleme yapacağız, miktar üzerinden değil. Çünkü oran üzerinden yaptığımızda maliyet her miktara göre farklı şekilde oluşacaktır. Külfeti paylaştıran bir formülü ortaya koyacağız. Yine ÜFE-TÜFE olacak ama her tarafın makul kabul edebileceği. Oranlar konulursa oranı kimse geçemeyecek.Evini kiraya verecek olanlara yönelik çalışmada da kontrol mekanizmaları üzerinde çalışılıyor. Bunlarla ilgili çalışmalar yapılıyor bunun denetimi nasıl olabilir buna bakılıyor. Buradaki amaç birilerini cezalandırmak değil, işin doğrusu teraziyi dengeli tutabilmek.Düzenlemeye rağmen ev sahibi ve kiracı anlaşamazsa bu kez mahkemeden önce ara bulucuya gidilecek. Çözüm için bir ay süre hedefleniyor.Çalışmalarla ilgili 3 hedefimiz var. Birincisi, kısa sürede mesele halledilecek. İkincisi, usul ekonomisi bakımından tasarruf yapılacak. Üçüncüsü, mahkeme masrafları, diğer masraflardan tasarruf edilmiş olacak, taraflar arasındaki ihtilafın husumete dönüşmesi önlenmiş olacak. Tedbirlerin uygulaması kalıcı değil dönemsel olacak. Geçici dalgalanmalara karşı kalıcı düzenleme yapmak doğru değil. Geçici düzenleme yapmak lazım. Allah’ın izniyle enflasyonu Türkiye’de geçmişte biz indirdik şimdi gene indireceğiz.” şeklinde verdi. 

İTO Başkanı’ndan Konutta Kira Fiyatlarını Düşürecek Çözüm Önerileri

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, konutta artan kira fiyatlarına yönelik çözüm önerileri sundu.

İstanbul’da konut fiyatlarının arsa maliyetleri nedeniyle yükseldiğini söyleyen İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, “İstanbul’da özellikle ilçe belediyeleri yeni konutlar için arsa üretilmeli. Bu, beton fiyatından da, demir fiyatından da daha önemli. İstanbul’un en uzak köşelerinde bile arsanın konut maliyeti içindeki payı yüzde 60’larda. Merkeze doğru geldiğinizde bu oran yüzde 75-80leri buluyor. Dolayısıyla daha çok konut arsası üretebiliyor olmamız lazım.” açıklamalarında bulundu. 

Belediyelerin imar çalışmalarında daha hızlı ve etkin rol oynaması gerektiğini söyleyen Avdgaiç, “Son olarak da belediyelerin maliyet artırıcı yaklaşımları gündemden kaldırması lazım. Ayrıca, şu anda ticari imarı olan parsellerin hızlı bir şekilde ticari/konuta dönüştürülmesi gerekiyor. Son önerimiz ise büyük ticari alanların önemli bir bölümü pandemiye bağlı olarak şu anda kullanım dışı kaldı. Bunların belli kısımlarının konuta çevrilmesi konusunda uygulamaların önünün açılması lazım.” dedi.

Bir an önce konut arzının yerine getirilip sorunun çözülmesi gerektiğini vurgulayan Şekib Avdagiç, “Çok önemli bir inşaat kuruluşunun sahibi, bizim de çok sevdiğimiz, bizim üniversitede mütevelli heyetimizde olan kıymetli bir büyüğümüzün bir önerisi oldu. Diyor ki, ‘Şimdi bir yerde bir proje var. Bir emsal var, 50 bin metrekare bir inşaat yapacağım. Siz orada bana yüzde 10 fazla imar verin, orada oluşan gelir artışıyla da ben sizin adınıza, gösterdiğiniz yerde sosyal konut inşa edeyim.’ Burada emsal 1 ise 2 vermeyin, yani şehri de boğmayalım.” şeklinde konuştu. 

Cubo Üst Düzey Atama Gerçekleştirdi

0

2016 yılından bu yana Cubo’da Satış ve Pazarlama Direktörü olarak görev yapan İsmail Helvacıoğlu Cubo Genel Müdür Yardımcılığı görevine atandı.

2016 yılında katıldığı Cubo ailesinde Satış ve Pazarlama Direktörü olarak görevini sürdüren Helvacıoğlu, bugünden itibaren görevine Genel Müdür Yardımcısı olarak devam edecek. 

Üniversite eğitimini yurt dışında işletme alanında tamamlayan 1978 doğumlu İsmail Helvacıoğlu, 20 yıla yakın süredir inşaat malzemeleri sektöründe profesyonel yöneticilik yapıyor.

Başergün Boya ve Kimya A.Ş. unvanına sahip firma, “Cubo” markası ile sektöre hizmet vermeye devam ediyor. Firmanın yeni Genel Müdür Yardımcısı İsmail Helvacıoğlu.

‘’Yapıda Kusursuz Çözümler’’ misyonu ve “Sektörün Lider Firması” olma hedefi ile son yıllarda dikkat çeken firmanın vizyonuna öncülük edecek olan Helvacıoğlu evli ve iki çocuk babası. 

Anadolu Yakası’nın Yeni Karma Projesi: Kartal Sunset Konutları

0

Avrasya Uluslararası İnşaat, hazırlık aşaması tamamlanmak üzere olan yeni karma projesi Kartal Sunset Konutlarını, 1 milyar 200 milyon liralık yatırımla hayata geçirecek. İstanbul Anadolu Yakası’nın en güzide lokasyonlarından birisi olan Kartal sahil bandında toplam 120 bin metrekare alan üzerinde yükselecek olan projede 1.200 konut ile birlikte ticari üniteler ve butik bir alışveriş merkezi yer alacak.

Kartal Sunset Konutları için global müteahhitlik firmalarıyla işbirliği yaptıklarını söyleyen Avrasya Uluslararası İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sesli, ileri teknolojiyle modern mimariyi bütünleştiren akıllı, sürdürülebilir ve çevreci bir proje tasarladıklarını açıkladı. 

İnşaat sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip Avrasya Uluslararası İnşaat, hazırlığını Türkiye’nin en iyi mimarlık ofisleriyle birlikte yaptığı, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin deneyimli akademisyenlerden proje yönetim danışmanlığı aldığı yeni karma projesinin geliştirme aşamasında sona yaklaştı. 

Sunset Kartal Konutları, Anadolu Yakası’nın çok özel bir yerinde konumlanıyor. Sadece yeni bir karma proje olmakla kalmayacak, lokasyonunun mimari, sosyal ve finansal gelişimine de katkı sağlayacak” diyen Ali Sesli, Sunset Kartal Konutları’nda temelden başlayarak her aşamada sürdürülebilirliğe odaklandıklarını söyledi. “Projemiz, alternatif kaynaklarla kendi enerjisini üretebilen, enerjisini verimli kullanan, doğal ışıktan maksimum düzeyde yararlanan, yeşil alan yoğunluğuna sahip, atıklarını geri dönüştürebilen bir mimariye sahip olacak” diyen Sesli, Sunset Kartal Konutları’nı çok yakında alıcıların ve yatırımcıların beğenisine sunmaya hazırlandıklarını ifade etti.