21-23 Ekim tarihinde Anadolu Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ile iktidar Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümleri’nin ev sahipliğinde yapılan Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi’ne Mega Yalıtım destek oldu.
İlki 1998 yılında İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nde gerçekleştirilen kongrenin bu yılki teması ‘’Cumhuriyetin 100’üncü Yılı Eşiğinde Çalışma İlişkileri’’ oldu. Bu başlık altında düzenlenen kongrenin açılış konuşmasını Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Elif Dağdemir yaptı.
İki gün süren kongrede; işsizlik sigortası politika önerilerinden, 100’üncü yılda işçilerle ilgili sigorta mevduatının gelişimi konusuna, simülatif emek ve üretüketici kadın kimliğinin inşasından ILO’nun 190 sayılı şiddet ve taciz sözleşmesinin kabulü süreçlerine, stajyerlik, finansman, yeterlilik, covid sonrası çalışma modelleri, yoksulluk ve zorunlu olarak değişen tüketici davranışları gibi birçok konu başlıkları gündeme getirildi.
Marmara Çeko’dan Mega’ya Destek Teşekkürü
İstanbul Marmara Üniversitesi ÇEKO Kulübü’nün kongre desteğini Türkiye’nin önde gelen yalıtım çözümleri üreticisi MEGA Insulation Solutions / MEGA Yalıtım Çözümleri firması üstlendi. MEGA’ya desteklerinden dolayı teşekkür eden Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkiler Kulübü (Marmara ÇEKO) üyeleri bu yıl düzenlenen kongre ile ilgili ‘’Bu yıl Cumhuriyetin 100. yılı temalı kongre kapsamında Türkiye’nin çalışma hayatının dünü, bugünü ve geleceği harmanlanarak birçok içerik oluşturuldu. Amacımız bu bilgilendirici içerikleri geniş bir tabana yaymak. Kulübümüz 1998’den bu yana her yıl düzenlenen bu kongreyi oldukça önemsiyor. Hedef kitlemiz adı üstünde Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünün öğrencilerinin tamamı ve bölümle ilgili olan herkes. Türkiye’de çalışma ekonomisi, çalışma psikolojisi, çalışma sosyolojisi, endüstri ilişkileri ve sosyal politikalar konusunda ilgili herkesi aydınlatmak için çalışıyoruz. Bu konuda bilgi ve deneyim sahibi olmanın ileriye dönük sağlayacağı katkının farkındayız’’ diyerek konu hakkında görüşlerini paylaştılar.
‘’Her Zaman Olduğu Gibi Eğitimle İlgili Çalışmalarda da Gençlerimizin Yanındayız”
Sosyal sorumluluk kapsamındaki bu tür çalışmalara çok kıymet verdiklerini söyleyen MEGA Yalıtım Çözümleri Genel Müdürü Selçuk Vanlı ‘’Bizim gibi Türkiye ekonomisine katma değer sağlayan firmaların eğitimin her alanında yapılan çalışmalara destek olmasının gerekliliğine inanıyorum. Bu nedenle, bizler MEGA olarak elimizden gelen desteği eğitime vermeye hazırız. Ülkemiz adına hayata geçirilen bu tarz çalışmaların destekçisi olmaktan mutluluk duyuyoruz. Yarınlarımız için, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceği için, ülkemizin refahı için eğitimin her alanında yapılan ve yapılacak olan çalışmaları çok değerli buluyoruz. Bugün bizler onların, yarın onlar gelecek nesillerin elinden tutacaklar’’ dedi.
23 Ekim Pazar günü tamamlanan kongre Odunpazarı’nda yapılan sosyal programla bitti. Kongreye yerli ve yabancı birçok üniversitenin ilgili bölümleri katıldı.
Kayseri’nin Erciyes bölgesinde hayata geçirilen ve 65 Mw gücüne sahip RES projesi, Enerjisa tarafından 70 milyon dolar yatırım bedeliyle hayata geçirildi. Rüzgara dayalı elektrik üretimi yapılan projenin üretim kapasitesi 277 Mw seviyesine ulaştı. Yine, Enerjisa tarafından faaliyete alınan Çanakkale, Dağpazarı ve Balıkesir tesisleri ile toplam elektrik üretim kurulu gücünü 3 bin 672 megavata yükselten firma, Erciyes RES’i hibrit elektrik üretim tesislerinden biri olarak aktif edecek.
Konuyla ilgili konuşan Sabancı Holding Enerji Grubu Başkanı Kıvanç Zaimler, “Ekim ayında Enercon ile imzalanan bin Mw’lik rüzgâr türbini tedarik anlaşmasının ardından, yeni devreye aldığımız Erciyes RES ile bu alandaki hedeflerimize daha da yaklaştık.’’ ifadelerini kullandı.
Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl ise, “Önümüzdeki beş yılda sadece yenilenebilir enerjiye yatırım yaparak üretim kapasitemizi 5 bin megavata çıkartacağız. Böylelikle yenilenebilir enerji payımızı yüzde 60’a yükseltmeyi hedefliyoruz. 2032’de ‘karbon nötr’, 2045’te ise ‘net sıfır’ olma hedefiyle yenilenebilir enerji yatırımlarına ve sürdürülebilirlik hedeflerimize yönelik projelere devam edeceğiz.” açıklamasını yaptı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Çam ve Sakura Hastanesi’ne ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla metro inşaat çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu duyurdu.
Metro projeleri hakkında yaptığı konuşmada Çam ve Sakura Hastanesi Metro Hattı’nın da tamamlanmak üzere olduğunu belirten Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, ‘’Pendik-Tavşantepe-Sabiha Gökçen Havalimanı hattının açılışının ardından İstanbul’da Gayrettepe, İstanbul-Kağıthane metro hattı, Halkalı-Başakşehir-İstanbul Havalimanı metro hattı, Altunizade-Çamlıca-Bosna Bulvarı metro hattı, Kazlıçeşme-Sirkeci raylı sistem projesiyle Başakşehir Çamsakura-Kayaşehir Metro hattı olmak üzere 96 kilometre uzunluğundaki 6 hatta 7/24 esasıyla çalışmalara devam ediyoruz.’’ dedi.
Türkiye’nin en büyük 500 şirketinden biri olan Alışan Lojistik, 50 milyon TL’lik yatırım yaptığı “Alışan Den Hartogh (ADH) Tank Depolama Tesisi” nin inşaatında hızla ilerliyor. 16 yıldır bulunduğu Gebze Bölgesi’nde, Muallimköy’de yer alacak olan tank depolama & dolum & ısıtma tesisin 5 Ocak 2023 tarihinde tamamlanması planlanıyor.
Tehlikeli kimyasallar dahil olmak üzere, kimya sanayisi ile hızlı tüketim ürünleri, gıda, tarım ve daha birçok sektördeki müşterilerine uluslararası nakliye, depo / antrepo, dökme kuru yük, dökme likit ve enerji taşımacılığı gibi hizmetler sunan Alışan Lojistik, yeni yatırımları ile adından söz ettirmeye devam ediyor. Son olarak, ADH Tank Depolama Tesisi ile tank depolama & dolum & ısıtma tesisi yatırımı ile dikkat çeken Alışan Lojistik, 12.000 m2’lik alanda hizmet sunacak tesiste günlük 150 ton dolum, 1000+ Iso konteyner depolama ve aynı anda 25 tank ısıtma kapasitelerine sahip olacak. Tamamı ADR uyumlu, uzun yıllardır Alışan’ın kalite ve iş güvenliği kültürü haline gelmiş uluslararası ve Sürdürülebilirlik için Güvenlik ve Kalite Değerlendirmesi (SQAS) standartları ile tam uyumlu, ex-proof ekipmanlı donanımlı tesisin 5 Ocak 2023 tarihinde tamamlanması planlanıyor.
Konuya ilişkin açıklama yapan Alışan Lojistik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Damla Alışan, “Sektörde 37 yıldır ulusal ve global pazar ihtiyaçları doğrultusunda yaptığımız yatırımlar ve büyük bir titizlikle devam ettirdiğimiz çalışmalarımız güçlü bir şirket olmamıza imkan sağladı. Son olarak Hollandalı Den Hartogh firması ile Joint Venture girişimi olan Alışan Den-Hartogh’un yatırımı ile “ADH Tank Depolama Tesisini” 2014 yılında kurduğumuz ADH Tank Yıkama tesisinin tam karşısında Gebze Muallimköy’de hizmete sunacağız. Bu yeni tank depolama & dolum & ısıtma tesisimiz 12.000 m2 alanda kurulu. Tesisimizde, konteynerdan IBC, varil ve bidon dolumu, ihtiyaca yönelik farklı ambalaj ebatlarına uygun dolum ve aktarım hizmetleri de sunulacak. Bu yeni tesisimizle birlikte yaklaşık 50 personelin daha istihdam edileceğinin haberini vermek isterim. Alışan Lojistik olarak çalışmalarımıza, yeni yatırımlarımıza tüm hızımızla devam edeceğiz” dedi.
Tesisin çevre bölge için önemine de vurgu yapan Alışan, yeni tesisde sunacakları hizmetin amacının, bölgede halihazırda standartlara uygun olmayan şartlarda depolama ve elleçlemesi yapılan ISO Konteynerlerin uluslararası yönetmeliklere uygun şekilde depolanması olduğunu belirtti. Tüm güvenlik tedbirleri alınmış ve kontrollü bir alanda konsolide edilen bu depolama işlemi sayesinde trafiğe açık alanlarda araç üstünde bekletilen konteynerların bölgenin trafiğini artık tehdit etmeyeceğini, bir tehlike oluşturmayacağını ve özellikle çevre dostu bir tesis inşa ettiklerini sözlerine ekledi.
Konutlarda güneş enerjisi ile elektrik üretimi yapılması için Gelir Vergisi muafiyeti kapsamı genişletildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Kaynakları Dairesi Başkanı Mustafa Çalışkan, kentsel dönüşüm nedeniyle site yapılaşmalarının arttığını vurguladı. Bu nedenle yüksek fiyatlandırmalarla karşı karşıya kalındığını söyleyen Çalışkan, “Sitelerde çok yüksek elektrik faturaları ile karşılaşılabiliyor. Ortak kullanım alanları, asansör, hidrofor, çevre aydınlatması gibi nedenlerle yüksek elektrik kullanımı yapılıyor. Bunun için en az 50 kilovatlık tesisler bu kullanımı karşılayabiliyor.” dedi.
Şu an Türkiye’de 102 bin megavatlık bir kurulu gücün bulunduğunu belirten Çalışkan, “Kurulu gücün 8 bin küsürü güneş enerjisinden oluşuyor. 54 bini de yenilenebilir enerji kaynaklarından meydana geliyor. Biz elektriğinin tüketildiği yerde üretilmesini önemsiyoruz. Lisanslı üretim başvurusu yapanlar arasında hem mesken aboneleri hem de sanayicilerimiz yer alıyor. Daha önce 10 kilovat olarak belirlenen ve sonrasında 25 kilovata çıkan değer aslında konutlar için uygulanıyordu. Bugün kentsel dönüşüm ile siteler yaygınlaşınca bu yetersiz kaldı.’’ açıklamalarında bulundu.
Sistemin kolaylıkla kurulabileceğini söyleyen Çalışkan, maliyet hakkında şu bilgileri verdi:
“50 kilovatlık bir sistem kurmak isterseniz yaklaşık 50 bin dolar maliyet ile karşılaşıyorsunuz. Bu büyüklükte bir tesisten yıllık 60-65 bin kilovat saat elektrik üretebiliyorsunuz. Bu şekilde bir sitenin yıllık ortalama kullanımı olan 60 bin kilovat saatlik elektriği bu tesislerle üretmek mümkün. Üstelik bu kurulumlarda üretilen elektriğin fazlasının satışında da bir kısıtlama yok. Sitelerde bu sistemleri kurmak için yer olarak çeşitli alternatifler var. Binanın kendi çatısına da kurabilirsiniz, bahçedeki diğer çatılara da yerleştirebilirsiniz. Örneğin bir otopark varsa onun çatısında bu sistemi kurmanızda herhangi bir mahsur yok. 50 kilovatlık bir tesis için 200-250 metrekarelik bir yüzey alanı yeterlidir.”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Güneybatı Çevre Yolu projesi tamamlanarak hizmete açıldı.
Hizmete giren Diyarbakır Güneybatı Çevre Yolu’nun yanı sıra bin 525 konut, 17 iş yeri, 1 cami ve Büyükşehir Belediyesi yatırımları ile hayata geçirilen 140 adet projenin toplu açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şu açıklamaları yaptı:
“Şehrimize kazandırdığımız yatırım bedeli 5 milyar 125 milyon lirayı geçen 140 kalem eseri açıyoruz. Biz bugüne kadar Diyarbakır’ı yapmış olduğumuz 57 milyar liralık kamu yatırımıyla her alanda geliştirmenin gayreti içinde olduk. Biz Diyarbakır’ı bir kenarda bırakmadık. Batıya ne yaptıysak doğuya, güneydoğuya da onu yaptık.’’
7-11 Kasım tarihlerinde İstanbul Expo Center’da gerçekleştirilecek, alanında dünyanın en büyük ikinci ihtisas fuarı olan UNICERA, yerel ve uluslararası birçok markaya ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Karo, vitrifiye ve yapı kimyasalları ile zengin bir ürün yelpazesi sunan Seramiksan, 2023 için hazırladığı yeniliklerini ilk kez UNICERA’da sergileyecek.
Seramik sektörü uluslararası çapta büyümesini sürdürürken, ülkemizde düzenlenen etkinlikler de sınırları aşarak, yerel ve global markaları İstanbul’da buluşturuyor. Alanında dünyanın en büyük ikinci ihtisas fuarı olan UNICERA, 7-11 Kasım tarihlerinde sektörün öncü markalarına ev sahipliği yapıyor. Her yıl 130 ülkeden yaklaşık 130 bin ziyaretçiyi ağırlayan seramik, banyo ve mutfak fuarında, zemin-duvar kaplamaları, seramik işleme teknolojileri, mutfak ve dekorasyon, ambalajlama, depolama gibi alanlardaki pek çok ürün ilk defa CNR Expo’da görücüye çıkıyor. Sektörünün en önemli yerli oyuncularından biri olan Seramiksan da 2023 için hazırladığı en yeni ürünlerini ilk kez UNICERA’da tanıtmaya hazırlanıyor. Standını ve fuar etkinliklerini sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm temasıyla tasarlayan Seramiksan fuarda, banyolarda tasarım algısını güçlendiren vitrifiye ürünlerinin yanı sıra, dekorasyonun vazgeçilmezi parlak mermer ve taş görünümlü, büyük ebatlı porselen karolarını sergileyecek.
Tüm yaşam alanları için tasarladıkları en yeni karo ve vitrifiye serilerinden fuar için özel koleksiyon oluşturduklarını aktaran Seramiksan Direktörü Süreyya Çağlar, “Hem ülkemizden hem de dünyadan şirketler ve alıcılar arasında yeni ortaklıkların doğmasına kapı aralayan UNICERA’ya katılmak için gün sayıyoruz. 1994’ten bu yana edindiğimiz bilgi ve deneyimle, çevreye duyarlı yöntemlerle ürettiğimiz en yeni koleksiyonlarımızı fuarda sergileyeceğiz. Bu sayede Türk seramiğinin kaliteli ürün ve trendlerini de profesyonellere sunacağız” dedi.
Fuar Konseptleri Geri Kazanım ve Sürdürülebilirlik
Fuar temalarını geri kazanım ve sürdürülebilirlik üzerine şekillendirdiklerini belirten Seramiksan Direktörü Süreyya Çağlar, “Fuar için belirlediğimiz konsept kapsamında 8-9 Kasım’da ‘İyi Yaşam İçin İyi Dönüşüm Atölyesi’ düzenleyeceğiz. Seramiksan’ın geri kazanım tesisindeki kırık seramik parçalarının altınla birleşmesinden doğan ve 15. yüzyıla dayanan bir Japon tamir sanatı olan Kintsugi ile seramiği farklı objelere dönüştüreceğiz. Ünlü mimarları ağırlayacağımız “İyi Yaşam İçin İyi Dönüşüm Atölyesi”nde bu uygulama ile kırık seramiklerin ömrünü uzatarak, geri kazanıma ve sürdürülebilirliğe dikkat çekeceğiz. Ayrıca yine geri kazanımı vurgulamak için kırık seramiklerden oluşturduğumuz fotoğraf alanındaki büyük çerçeve onlarca kişinin el emeği ile ortaya çıktı. Bu etkinlikler ile birlikte banyo ve mutfak gibi tüm yaşam alanları için tasarladığımız en yeni koleksiyonlarımızı fuarda tanıtmanın ötesine geçerek iyi dönüşüm hareketi başlatmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Büyük Ebatlı Karolar Dikkat Çekiyor
2023 için hazırladığı koleksiyonların çoğunu ilk kez fuarda sergileyecek Seramiksan’dan edinilen bilgilere göre, global tasarım trendine dönüşen parlak mermer ve taş dokusunu yüzeylere taşıyan büyük ebatlı karolar dikkat çekiyor. Farklı coğrafyaların tarihi zenginliklerinden ve doğasından ilham alınan karolar, mermer ve taş dokusunun renk kartelalarını yansıtıyor. Amos, Bahama, Rosella gibi isimler taşıyan seriler, renk, doku ve desenleriyle kullanıcıların farklı yaşam tarzlarına hitap ederken, Seramiksan’ın vitrifiye ürünleriyle de birleşerek mekanlarda tasarım bütünlüğü yaratıyor.
Seramiksan Klozetler Su Tasarrufu Sağlıyor
Seramiksan’ın vitrifiye grubunda ilk kez sergilenecek ürünlerin başında Klasik stildeki etajerli lavabo yer alırken, Aura Koleksiyonu’na da iki yeni formda çanak lavabo ekleniyor. Hem batarya delikli hem de batarya deliksiz olarak üretilen lavabolar, geniş haznesiyle kullanıcıya rahat ve işlevsel bir alan açıyor. 2,5 – 4,5 litre ile fonksiyon yaparak yaklaşık yüzde 30 su tasarrufu sağlayan Rim-out asma klozetler ise banyolardaki hijyen ve konforu arttırıyor. Bir pisuvardan çok daha fazlasını sunan Hill Akıllı Pisuvar serisine yeni eklenen, Rim-out asma bide ve klozetler ise birbirini tamamlayarak bütünsel bir banyo konsepti sunuyor.
Osmaniye’nin Şehit Kansu Küçükateş Mahallesi’nde 2 yeni projeye başlayan Alasırt İnşaat, yeni projeleriyle dikkat çekti.
Projeler hakkında konuşan Alasırt İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Alasırt, “İnşaat sektörü Türk ekonomisi için en önemli katma değerlerinden birisi. Yaşam kalitesinin yükselmesi ile birlikte insanların barınma ihtiyaçlarında da yüksek kalite beklentileri oluşmaya başlandı. Bizlerde inşaat sektörünün temsilcileri olarak arz talep dengesini kurmaya çalışıyoruz. Artan maliyetler bu süreçte bizleri zorlaşsa da istihdama önem verdiğimiz için anahtar kapatmadık. Kansu küçük Ateş mahallesi 3 yeni projemizi vatandaşlarımızın kullanımına sunmayı düşünüyoruz. Bu projelerimizden ikisinin temelini attık. Diğer projemizin de temelini önümüzdeki günlerde atacağız. Kadirli bölgesi inşaat olarak Osmaniye’nin en önemli ilçelerinden birisi. Kadirlimize yeni modern binalar kavuşturmayı devam edeceğiz.” ifadelerine yer verdi.
Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Derneği Genel Başkanı Tayfun Gücenmez, geçtiğimiz günlerde inşaat alanında yaşanan olayla ilgili açıklamada bulundu.
Genel Başkan Gücenmez tarafından yayımlanan açıklama şu şekilde;
‘’Alanya’da laboratuvar teknikeri arkadaşımız Şirin Kartal, 17 Ekim 2022 tarihinde kontrolde olduğu bir şantiyede ciddi şekilde darp edilmiştir. Bu, görevini yerine getirmek isteyen denetim personellerine karşı gerçekleşen ilk saldırı değildir ancak biz son olmasını istiyoruz. Bu tür olaylar, depremle mücadelemize de birer saldırıdır.
Yapı Denetim firması adına Alanya’daki bir inşaatın beton dökümünden numune almak üzere Sistem Beton Laboratuvarı tarafından görevlendirilen tekniker Şirin Kartal, teknik aksaklıklardan dolayı uzun süre bekleyen araçlardaki betonlardan numune alınması gerektiğini belirtmiş, akabinde 2 santral çalışanı tarafından yumruk, biber gazı ve tekmelerle saldırıya uğramıştır.
Bilindiği gibi beton, zaman geçtikçe yapısı değişen bir malzemedir. Priz aldıkça formu, mukavemeti değişir. Santralden çıkıp şantiyeye gönderilen bir betonun birkaç saatten fazla bekletilmemesi gerekir. Ayrıca dökülen beton miktarına göre, Bakanlıkça belirlenen adetlerde taze beton numuneleri laboratuvar firmaları tarafından ve yapı denetim firması şahitliğinde alınır ve laboratuvarlarda dayanım testlerine tâbi tutulur. İnşaatlar bu beton dayanım testlerinin sonucuna göre ilerler ya da durdurulur. Betonun kalitesini bu testler belirler.
Alanya’daki olayda beton dökümü esnasında beton pompası arıza veriyor; santralden yeni pompa gelene kadar zaten ciddi bir zaman kaybı yaşanıyor. İkinci pompa da arıza verdiğinde santralden üçüncü bir pompanın gönderileceği söyleniyor. Saatler alan bu süreçte, bekleyen araçlardaki betonun kıvamı laboratuvar çalışanı tarafından kontrol edildiğinde priz aldığı yani sertleştiği görülüyor. Bekleyen araçların bir kısmı, içindeki beton kullanılamayacağı için santrale geri gönderiliyor, diğerlerinden de laboratuvar çalışanı numune almak istiyor. Ancak santral çalışanları numune alınmasını istemiyor ve bir noktada laboratuvar çalışanını güvenlik kameralarının görmediği bir noktaya çağırıp darp ediyorlar. Şiddetli bir yumrukla yere düşen laboratuvar çalışanı Şirin Kartal’ın yüzüne biber gazı sıkılıyor ve tekmeleniyor. Bir şekilde kameraların görüş alanına kaçmayı başaran teknikerin darp edildiğini kameralardan gören şantiye şefi olay yerine gelip müdahale ettiği esnada ise santral çalışanları alınan beton numunelerini tekmelerle dağıtıp numunelere zarar veriyor.
Bu saldırıda tekniker arkadaşımızın darp edilmesinin yanı sıra
1. yapı denetim hizmetini yerine getirmek isteyen yapı denetim firmasının görevi engellenmiştir.
2. Kontrol ve deney hizmetini yerine getirmek isteyen laboratuvar firmasının görevi engellenmiştir.
3. Ülkemizin depremle mücadele kapsamında koyduğu kanunlara karşı gelinmiştir.
4. Söz konusu yapıda yaşayacak olan insanların hayatları tehlikeye atılmak istenmiştir.
Yapı denetim hizmeti insan hayatını konu alan ve direkt etkileyen bir kamu görevidir. Laboratuvar hizmetleri de yapı denetim hizmetlerinin bir parçasıdır. Bu hizmetlere müdahale, depremle mücadeleye müdahaledir.
Yönetmeliklere ve mühendislik kurallarına uygun projeler, projelere uygun imalat ve kalite standartlarını karşılayan malzeme kullanımı; bizi depreme karşı koruyacak olan bu üç unsurdur. Biz yapı denetim kuruluşları olarak bu üç unsurun her birinin takibi için sahada olduğumuzu ve bu gibi saldırıların bizi yıldıramayacağını, şantiyede şiddetin sonuna kadar karşısında duracağımızın bilinmesini istiyoruz. Biz sadece kanun ve yönetmelikler veya yasal sorumluluklarımızla değil, vicdanımızla da hareket ediyoruz. Bu anlamda kamuoyundan da şantiyelerde maruz kaldığımız şiddet olaylarına karşı destek bekliyoruz.’’
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Balamir Gündoğdu, Kocaeli’de devam eden inşaat projelerini yerinde inceledi.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Balamir Gündoğdu, inşaatı devam eden Kültür Sanat ve İhtisas Merkezi ve Gıda Üretim Tesisi projelerini ziyaret ederek süreç hakkında bilgi aldı.
Kocaeli Seka Kağıt Fabrikası yerleşkesinin bir bölümü olan Taşlı Değirmen, Seka Kültür Havzası projesi kapsamında Kültür ve Sanat İhtisas Merkezi’ne çevrilecek. Yapılan çalışmaların ardından proje, Kocaeli kültür ve sanat çalışmalarına ev sahipliği yapacak. Öte yandan Kocaeli’de yaşanan deprem sonrasında yaraları sarmak amacıyla inşa edilen Gıda Üretim Tesisi’nde olası afetin ardından birçok ihtiyaca cevap verilecek.
Veri merkezlerinin elektromekanik tasarımı komple değiştirebilen yapılar olduğunu söyleyen Serban İnşaat Veri Merkezi Direktörü Mesut Küçük, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Veri Merkezi projelerinin ayrı bir uzmanlık istediğini belirten Serban İnşaat Veri Merkezi Direktörü Mesut Küçük, “Veri merkezleri, sahip olduğu veriler ve teknolojik cihazlar sebebiyle diğer endüstriyel yapılardan farklı olarak birçok dinamiği içerisinde barındırıyor. Bir veri merkezi projesinde alan seçiminden soğutma sistemlerine, inşaat sürecinde kullanılacak teknolojilerden enerji yönetimine kadar her detay, yapı için büyük önem arz ediyor. Serban İnşaat, kritik tesisler içerisinde bu kadar farklı dinamiklerle ayrışan veri merkezleri için uçtan uca çözümler sunan ve Türkiye’nin lider şirketlerinin projelerini üstlenen bir şirket.” dedi.
Önümüzdeki yıllarda veri merkezi sayılarının artacağını ifade eden Küçük, şu açıklamaları yaptı:
“İnternet var oldukça veri üretecek ve daha fazla veri merkezine ihtiyaç duyacağız. Teknoloji, hayatları ve sektörleri değiştiren büyük bir güç. Veri merkezleri de hayatımıza girdikçe, sayısı artıkça dönüşüme uğrayacak ve ihtiyaçlara göre yapısal değişikliklere uğrasa da her zaman önemini koruyacak. Gelişen ve gelişmekte olan tüm teknolojilerin doğal bir sonucu olarak hayatımıza giren veri merkezlerinde uzmanlaşmak, hızlı aksiyon alabilmek ve yapının her ihtiyacına çözüm üretebilmek önemli. Serban İnşaat ülkemize değer katan yapıları inşa etmiş ve hizmete sunmuş bir şirket olarak, veri merkezi projeleriyle de sektörün nabzını tutuyor ve anahtar teslim çözüm sunan profesyonel anlayışı sayesinde çağın değişen ihtiyaçlarına cevap veriyor. Üretim, telekomünikasyon, sağlık, finansal hizmetler, konaklama, seyahat ve pazarlama gibi çeşitli alanlarda faaliyet gösteren şirketlere yenilikçi veri merkezi çözümleri sunarken, yaşanan dijital dönüşümün de önemli bir parçasını tamamlıyoruz.”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Kanal İstanbul projesi hakkında yeni bir açıklamada bulundu.
Kanal İstanbul projesinin dünyanın en büyük altyapı projelerinden biri olduğunu vurgulayan Bakan Karaismailoğlu, bu yatırım ile İstanbul Boğazı’ndaki tehlikelerin ortadan kaldırılacağını söyledi.
Projenin bir gereklilik olduğunu belirten Karaismailoğlu, “İstanbul Boğazı’nda sirkülasyon nedeniyle yoğunluk yaşanıyor. Bunun için ticari tıkanıklığın önünü açmamız gerekiyor. Buna dair de yatırımlar yapılması bir zorunluluk. Kanal İstanbul da bu zorunluluk nedeniyle küresel lojistik hareketti ihtiyaçtan doğdu. Dünya ticaret hacmi büyüyor. Her geçen yıl daha fazla gemi İstanbul Boğazı’ndan geçiyor ve geçmeye de devam edecek. Bu da İstanbul Boğazı’nda tehlikelere neden oluyor. Bunun için alternatif bir su yolu projelendirdik. Bu da dünyanın en büyük altyapı projelerinden birisi olan Kanal İstanbul oldu.” dedi.
Projenin yapım aşamasına da değinen Bakan, ‘’Kanal İstanbul projesi farklı yapım aşamalarına sahip bir proje olacak. Böylesine devasa bir projeyi bir anda yapamazsınız. Birkaç yılda bunu bitirmek zaten mümkün değil. Önümüzdeki yıllarda kanalın ana güzergahına ve ana inşaatına da başlayacağız. Yıllar içerisinde tamamını bitireceğiz ve bu projeyi hem ülkemize hem de dünyaya kazandırmış olacağız. İstanbul Boğazı elbette ticarete kapatılmayacak. Ancak orada bir yoğunluk oluşuyor. O yoğunluğu ortadan kaldırıp ilerleyen yıllarda yaşanabilecek tıkanıklığı ortadan kaldıracağız. Bu proje alternatif bir su yolu projesidir. Boğazdaki yoğunluğu biz biliyoruz. Orada yaşadığımız sıkıntıları, kaza olmasın diye aldığımız tedbirleri biz biliyoruz. Bu tedbirler gelecek yıllarda kazaları da engellemeyebilir. Bunun için Kanal İstanbul bir gerekliliktir.” ifadelerini kullandı.
Son dönemde yüksek maliyetlerden seyreden inşaat demiri fiyatları Ekim ayında düşüş yaşadı.
Sektör temsilcilerinin yakından takip ettiği inşaat demiri fiyatlandırmasında bu ay düşüş gözlendi. Açıklanan tabloya göre en fazla düşüş 14 bin 650 TL ile İzmir’de yaşandı. Fiyatlar ortalama 15 bin TL bazında ilerliyor. İşte, Ekim ayı demir fiyatları;
Şanlıurfa’da gerçekleştirilen Tanıtım Toplantısı’nda konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, kentsel dönüşüme dair açıklamalarda bulundu.
Ulaşım Master Planından Raylı sisteme Özdiker Kuyumcular Çarşısından Karakoyun Direkli Kentsel Dönüşüm Alanına Şanlıurfa Kuzey Şehir Konut Projesinden Gölbaşı Tarihi Turizm Bölgesi gelişim alanlarına kadar Şanlıurfa’nın uzun dönemde kaderini değiştirecek ve şehre nefes aldıracak projeleri sinevizyon gösterimi ile paylaşan Başkan Beyazgül Şanlıurfa’nın bu dönüşüme ihtiyacı olduğunu söyledi.
Raylı Sistem için çalışmaların devam ettiğini belirten Başkan Beyazgül, “Evet Urfa gözün gördüğü kadar değişiyor. Ben de çok sahadayım. Ve buna şahit oluyorum. Şehrin üçte ikisine yakın gecekondu ve şehrin merkezinde parklarımız yok Mevcut parklar ki belediye binası önceden park olduğu halde sonradan hizmet binası yapılmış. Parklarımız yapılarla işgal edilmiş. İşte Kızılay binası bizim geçmişte park alanı üzerine kurulmuş bir bina yine yol olarak açılması gereken yerlerin üzerine bina yapılmış, tarihi eserlerimizin üzerine gecekondular yapılmış. Böyle bir şehirde yaşıyoruz. Şehri değiştirdik, zenginleşiyor, güzelleşiyor, değişimi yaşıyor. Şanlıurfa’ya bir raylı sistem olması gerektiği inancındaydık. Eğer Ulaşım Master Planı yapılmış olsaydı geçmişte belki şu anda raylı sistemin ihalesine çıkacaktık. Raylı sisteminin bir güzergâhını sizinle paylaşalım dedik. Diyarbakır yolundan başlıyor. Abide kavşağını geçiyoruz. Akçakale yoluna kadar devam ediyoruz. Ulaşım master planı bitmek üzere. Bittikten sonra raylı sistem projesini ihaleye vereceğiz. Raylı sistem projesi de bittikten sonra raylı sistemin inşaat yapım ihalesini yapacağız.” dedi.
Tarihi Hanlar Bölgesini gün yüzüne çıkarmak için ön kısmında bulunan Özdiker Kuyumcular Çarşısının yıkılıp yerine meydan yapılacağını aktaran Başkan Beyazgül, “Özdiker Kuyumcular Çarşısında yüzde elliye yakın kamulaştırmamız tamam. İç kısımda kamulaştırmalarımız duruyor şu anda. İç kısımdaki arkadaşlarımız biz dükkân sahibiyiz. Bize dükkân verilirse daha iyi olur deniliyor. Bu nedenle de böyle bir imkân sağlayabilir miyiz diye düşündük. Belediye binamızın hemen altında. Resmi olarak işlettiğimiz bizim birimlerimizi aldık. Vakıflardan kiraladığımız bir binaya taşımış olduk. Belediyemize ait dükkânları onlara takas teklifi yapıyoruz. Diyoruz ki gelin. Madem öyle işte size dükkân. Biz kendi resmi birimlerimizi boşalttık. Ticaret Sanayi Odası karşısında bir büyük binayı kiraladık, oraya taşıdık. İşte şimdi oraları açtık. Gelin buyurun diyoruz. Bu dükkânları isterseniz kiraya isterseniz satılık olarak sizlere verelim. Özdiker Kuyumcular Çarşısının yerine yapılacak projemizi size sunalım istedik. Bu projeyle Şanlırufa’daki tarihi hanlar bölgesinin önü açılacak. Haşimiye Meydanında yapılacak olan projemizle Şanlıurfa çok değişecek. Şanlıurfamıza ayrı bir değer katacak.” ifadelerine yer verdi.
Şanlıurfa’da artan konut ihtiyacına cevap veren Beyazgül, şu açıklamaları yaptı:
“Şanlıurfa Kuzey Şehir Konut Projesinde sona geldik. 2 bin 500 konut yapacağız. Bir yandan bize neden arsalarınıza konut yapmıyorsunuz diyorlar. Diğer taraftan da konut yapımı için girdiğimiz alan ki bu alan bir uydu kent niteliğinde şuan da 100 metrelik yollarının yapımına başladık. Bu alan için birçok mahkeme açılıyor. Yürütmeyi durdurması kararları isteniyor. Buralarla ilgili ciddi bir uğraş veriliyor olmasın diye elimizi nereye atsak bir dirençle karşılaşıyoruz. Şanlıurfa’ya yazık ediliyor. Bu güne kadar böylesi durumlarla karşılaştık durduk mu durmadık. Devam edeceğiz. Çünkü biz Şanlıurfa’nın buna ihtiyacı olduğunu gördük. Başardık mı evet başardık. Başarmaya devam edecek miyiz evet edeceğiz.”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İlk Evim İlk İş Yerim projesinde temelleri 25 Ekim’de 17 ilde atılacağını duyurdu.
Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut projesi olarak nitelendirilen İlk Evim İlk İş Yerim projesinde temel atımı 25 Ekim tarihinde başlıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile Ankara, Sincan ilçesinde düzenlenecek birinci temel atma törenine vatandaşları davet etti.
Bakanlık tarafından yapılan açıklama ile hangi ilde kaç konutun temelinin atılacağı bilgisi verildi. Açıklama şu şekilde:
Şu ana kadar toplam 7,5 milyonluk müracaat gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, “Dev projeyle 500 bin toplumsal konut yapılacak. Vatandaşlar mahallî ve yatay mimari, yer artı 5 katı geçmeyecek, sıfır atık uyumlu, güç verimli, iklim dostu materyallerden yapılmış, yenilenebilir güç sistemiyle donatılmış konutlara 2 bin 280 lira taksitle sahip olabilecek. Projeyle 1 milyon arsa vatandaşa sunulacak. Emlak elektrik, su ve stabilize yol altyapıları tamamlanmış, imar planı yapılmış, inşaat yapmaya hazır olarak teslim edilecek. Konutlar müstakil ya da müşterek olarak, 5 katı geçmeyecek formda yapılabilecek. TOKİ mimari, mühendislik ve üretim takviyesi verecek. Bin 604 liradan başlayan taksitlerle, 10 yılda faizsiz ve sabit fiyatla ödenebilecek. Ayrıyeten bu projeyle TOKİ kuruluşundan bugüne kadar birinci defa küçük ve orta ölçekli sanayicimize iş yeri sunuyor. Bu proje hem vatandaşımızın iş yeri sahibi olmasına imkân tanırken hem de istihdama katkı sağlayacak. Tamiratla uğraşan küçük işletmelerden oto tamirhanelerine, mobilyacılardan makine üreticilerine kadar onlarca farklı dalı içinde barındıracak sanayi alanları olacak. Birinci etapta 28 vilayetimizde 10 bin iş yeri, toplamda ise 50 bin iş yeri kurulacak.” bilgisi paylaşıldı.
Rize’de deniz dolgusu üzerine inşa edilen ve korozyon nedeniyle riskli duruma geldiği belirlenip yıkılan binaların yerine yapılan yeni binaların inşaatı tamamlanmak üzere.
Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin, kentsel dönüşümün çok hızlı devam etiğini belirterek, “Zeminleri ve oradaki 2 kat temelleri, denizaltını, yer altı sularını düşündüğümüz zaman aslında mevcuttan çok çok ilerdeyiz. Biz buna rağmen söylediğimiz gibi inşallah yıl sonunda hak sahiplerine buraları çok güzel bir törenle teslim etmiş olacağız. Önemli olan orada inşaatın bir iki ay gecikmesinden ziyade, alttan hiç su almayan, mükemmel fiziksel bir görüntüye sahip olan bir projenin ortaya çıkması bizi daha memnun ediyor” dedi. Projeyi destekleyen esnafa teşekkür eden Metin, şunları kaydetti: “Projenin bu kadar hızlı ilerlemesi esnafımızın, güzel projeleri iyi anlatıldığı zaman, iyi hissettiği ve projeye inandığı zaman ne kadar çabuk yerlerini teslim edip, belediyesine, devletine, bakanlarına, hükümetine güvendiğini gösteriyor. Yerinde, gerçek projeler devam ederse, demek ki Rize halkı, esnafı bu konuda ciddi anlamda özveriyle bunu göstermiş oldu. Birçok ilde yıkımlar, oradaki kamulaştırmalar, çok uzuyor ve inşaat sıkıntıya giriyor ama ben buradan tekrardan esnafımıza teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanımızın himayelerinde, bakanımızın arkamızda ciddi anlamda durmasıyla Rize’deki siyasilerle, esnaf ve halk elbirliği yaparak bu projeler bu şekilde hızlandı ve bu şekilde hızlı ilerledi.” dedi.
Kentsel dönüşümde 1’inci etap çalışmaları tamamlandıktan sonra 2’nci etapta ilgili görüşmelerin başlayacağını söyleyen Metin, “2’nci etapta daha büyük bir alan var. 3 bin 800’ün üzerinde konut var. Konut alanı olduğu için burada yaşayanların bir rezerv alana taşınması gerekiyor. Yağlıtaş’taki konutlar buna bir alternatif olarak gözüküyor. 2’nci etabı konuşmak için henüz zaman var” diye konuştu.
Adıyaman, Besni Kaymakamı Çağlar Partal ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Demirel, ilçede yapımı devam eden okul inşaat alanlarını ziyaret etti.
Kaymakam Partal, yapımı devam eden Besni Şehit Abidin Tanrıkolu Anadolu Lisesi, Besni Dumlupınar Ortaokulu, Besni İlkokulu ve Merinos Ali Erdemoğlu Fen Lisesi Pansiyonu inşaatlarını gezdi. Özel İdare Müdürü Vekili Ahmet Tanrıkolu ve okul müdürlerinin de katılım sağladığı incelemelerde, inşaatların son durumları değerlendirilirken yapım işini üstlenen firma yetkililerinden de bilgi alındı.
Kaymakam Çağlar Partal, eğitim binalarının planlanan teslim tarihinde bitirilmesi için gerekli kontrolleri yaptıklarını ve öğrencilerin daha modern ortamlarda ders görmesini temin etme konusunda devletin kararlı olduğunu belirtti.
Beşiktaş’ın ilk kentsel dönüşüm çalışmaları Akat Mahallesi, Zeytinoğlu Caddesi’nde bulunan iki binanın yıkımıyla başladı. Yıkıma Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ta katıldı.
Kentsel dönüşüm alanında konuşma yapan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, ‘’Beşiktaş Belediyesi açısından bugün tarihi bir gün. Beşiktaş yapı stokunun yüzde 78’i, 1980 öncesi yapılmış riskli yapılardan oluşuyor. Bütün komşularımız hem binalarının dönüşümüyle ilgili hem de diğer hukuki süreçlerle ilgili Beşiktaş İmar A.Ş.’ye başvurarak doğru bilgi ve belgeye ulaşabilirler. Biz onların yerine dönüşüm süreçlerini baştan sona yönetmeye talibiz.’’ dedi.
Sakarya İl Milli Eğitim Müdürü Ebubekir Sıddık Savaşçı, Adapazarı İlçe Milli Eğitim Müdürü Coşkun Bakırtaş ile birlikte Güneşler Mahallesi’nde inşaatı devam eden okulu ziyaret etti.
Okul yapımı için tüm imkanların seferber edildiğini söyleyen İl Milli Eğitim Müdürü Ebubekir Sıddık Savaşçı, ‘’Devletimiz tüm imkanlarıyla çocuklarımızın çok daha müreffeh bir ortamda çok daha ihtiyaçları karşılanmış iyi bir ortamda eğitim-öğretim alması için çok daha güçlü bir şekilde destek olmaya devam ediyor.’’ dedi.
EVA Gayrimenkul Değerleme Uzman Yardımcısı Muammer Durmuş, artan inşaat maliyetlerinin konut satış ve kira fiyatlarını yükseltmeye devam ettirdiğini söyledi.
Tüm sektörlerde döviz kuru artışının hissedildiğini söyleyen Eva Gayrimenkul Değerleme Uzman Yardımcısı Muammer Durmuş, “Günümüzde özellikle büyükşehirlerde, konut satış fiyatları ve kira fiyatları, daha öncelerde hiç olmadığı kadar yükselişte. Bu yükselişin birçok sebebi var. Özellikle pandemi süreci sonrasında fiyatların yükselişine hepimiz şahit olduk. Konut fiyatlarının bu yükselişinde inşaat maliyetlerindeki artış ve değişimin etkisi oldukça yüksek. Her geçtiğimiz dönemde inşaat maliyetleri katlanılamaz şekilde artmaya devam ediyor. Müteahhitlerin kar oranı oldukça düştü, kat karşılığı inşaatlarda azalmalar yaşandı. TÜİK inşaat maliyetleri endeksi ve değişim oranlarına göre, 2022 yılı temmuz ayı ile 2021 yılı temmuz ayı arasında inşaat maliyetlerinde yüzde 114,74’lük bir artış var. 2020 yılı temmuz ayına kıyasla yüzde 210,85’lik bir ciddi artış görülmekte olup, maliyetlerin son 2 yılda yaklaşık 3 kat arttığını görüyoruz. Bu veriler üzerinden bakıldığında özellikle son 2 yıl içerisinde inşaat maliyetlerinde çok ciddi artış var.” açıklamalarında bulundu.
İnşaat maliyetlerinin de döviz kurunda yaşanan dalgalanmalar nedeniyle arttığını belirten Durmuş, “Demir fiyatları için, 2019 ile 2022 yılları arasında Ekim aylarındaki fiyatlardan yola çıkarak, 2019 yılında İstanbul’da 3,235 TL birim fiyattan işlem gören demir, 2020 yılında yüzde 7 lik bir artış ile 3,460 TL birim fiyattan işlem görmüş. Aynı ayın 2021 yılında ise, yüzde 116’lık ciddi bir artış ile 7,490 TLbirim fiyattan fiyatlanmış. Günümüzde ise bir önceki yıla göre yüzde 114’lük bir artış ile 16,000 TLbirim fiyattan pazarlanmaktadır. Bu verilere göre, günümüzde demir fiyatları, 2019 yılına göre yaklaşık olarak 5 kat, 2020 yılına göre 4,5 kat, 2021 yılına göre ise yaklaşık olarak 2 kat artmış.
Tuğla fiyatları için, 2019 ile 2022 yılları arasında Ekim aylarındaki fiyatlardan yola çıkarak, örnek olarak da ‘’20’lik Asmolen’’ tuğla fiyatlarından bahsedecek olursak, 2019 yılında 2,25 TL birim fiyattan işlem gören tuğla, 2020 yılında yüzde 13’lük bir artış ile 2,55 TL birim fiyattan işlem görmüş. 2021 yılında ise, yüzde 14’lük bir artış ile 2,90 TL birim fiyattan fiyatlanmış. Günümüzde ise bir önceki yıla kıyasla yüzde 110’luk bir artış ile 6,10 TL birim fiyattan pazarlanmaktadır. 2022 yılında tuğla fiyatlarının, bir önceki yıla göre yaklaşık 2 kat fiyatların arttığını görmekteyiz.’’ dedi.
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yapılan yüzde 25 indirim kampanyasına 38 bin 532 kişi katılım gösterdi.
Hürriyet Gazetesi’nden Gülistan Alagöz’ün haberine göre; TOKİ tarafından sosyal konut projeleri için yapılan yüzde 25 indirim kampanyasına rekor derecede katılım oldu. Kampanyaya katılan 38 bin 532 kişi arasından 35 bin 257’si tapularını almaya hak kazandı. 3 bin 275 konut ve iş yeri alıcısı da yaptıkları ödemeler ile yüzde 25 indirimden faydalandı.
Ayrıca kampanyadan yararlananların yüzde 83,87’si borçlarını kişisel tasarrufları ile kapatırken kalan kısım kredi imkanından yararlandı. Kampanya kapsamında arsa alıcılarının borçları üzerinden de yüzde 12,5 oranında indirim sağlandı.
Ak Yapı tarafından İstanbul’un Büyükçekmece ilçesine konumlandırılan Big Country projesinde satışlar başladı.
Proje kapsamında önleri kesinlikle kesilmeyen tek katlı muhteşem yaşam alanları ile alıcısını etkileyen Big Country Büyükçekmece projesinde 4 farklı etap halinde olan villa tipinde evler yer alıyor. Projede 259 metrekare büyüklüğünde 4+1 villaların yer aldığı etap Sunset olarak adlandırılırken, 5+1 villa seçeneklerinin yer aldığı etaplar Sunrise, 6+1 tipindeki villa seçenekli etap Rainbow ve son olarak 7+1 tipinde villaların yer aldığı Starlight etabı dolu dolu, yeşil ve doğaya hakim olarak tasarlandı.
Big Country villa projesinde özenle tasarlanan 4+1, 5+1, 6+1 ve 7+1 tipinde lüks villa seçenekleri yer alıyor. Proje örnek villa daireleri büyük beğeni topladı. Projede fiyatlar 22 milyon TL’den başlıyor.
Esas Gayrimenkul, ‘shopla’ isimli uygulamasıyla MarCom Awards Dijital Medya/Mobil App Kategorisinde Platin Ödül almaya hak kazandı.
Esas Gayrimenkul’un MarCom Awards Dijital Medya/Mobil App Kategorisinde Platin Ödül alması hakkında konuşan Esas Gayrimenkul COO’su Nevzat Yavan, “Pazarlama iletişimi alanında dünyanın en önemli ödüllerinden biri olan MarCom Awards’ta “Dijital Medya/Mobil App” kategorisinde Platin ödüle layık görüldüğümüz için çok mutluyuz. Bildiğiniz gibi shopla, kısa bir süre önce de Stevie Uluslararası İş Ödülleri 2022’de “Mobil Site & Uygulama” kategorisinin “Alışveriş” başlığında Altın Stevie ödülünü aldı ve bu kategoride Türkiye’den ödül kazanan tek marka oldu. Aynı zamanda shopla ile Fast Company Dergisi’nin “En İnovatif Şirketler 2021” listesinde yer aldık. DX Burda platformumuzun en önemli dijital varlıklarından biri olan shopla; son 1 yıldır aldığı ödüllerle, gerçekten üzerinde ne kadar çok emek harcandığını ve gelecek vizyonumuzu yansıtan bir proje olduğunu ispatlıyor. Bugüne kadar 250 binden fazla indirilen ve mağazalarımızın %65’ini sisteme dahil ettiğimiz bu özel uygulamaya ilk günden itibaren inanan ve tasarımından hayata geçirilmesine bütün süreçlerinde büyük emekler veren tüm ekip arkadaşlarımıza ve iş ortaklarımıza en içten teşekkürlerimizi iletiyoruz.” dedi.
Mardin Valisi Mahmut Demirtaş, 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde inşaat çalışmaları devam eden tekstil fabrikalarını yerinde inceledi.
Mardin tekstil sektörünü canlandırmak amacıyla inşa edilen 2. Organize Sanayi Bölgesi’ndeki çalışmaları ziyaret eden Mardin Valisi Mahmut Demirtaş, genel gidişat hakkında bilgi aldı.
Ziyaretin ardından yazılı açıklama yapan Demirtaş, “Mardin’imizi tekstil sektöründe cazibe merkezi haline getirmek ve şehrimizin istihdamına katkı sunmak için, 2. Organize Sanayi Bölgemizde yapımı devam eden Tekstil Atölyeleri inşaatında incelemelerde bulunduk. Hayırlı olsun.” dedi.
Elazığ Belediyesi ile Elazığ Mobilyacılar Üretim ve Pazarlama Toplu İş Yeri Kooperatifi iş birliğinde inşa edilecek olan Mobelyum AVM’nin lansman töreni gerçekleştirildi.
Elazığ Mobilyacılar Sitesi’nin yapım anlaşması protokolü kapsamında Elazığ Belediyesi ile Elazığ Mobilyacılar Üretim ve Pazarlama Toplu İş Yeri Kooperatifi birlikteliğinde Mobelyum AVM inşa edilecek.
Ahmet Tevfik Ozan Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapılan lansman törenine İl yöneticileri, STK temsilcileri, mobilya esnafları ve davetliler katılım gösterdi.
Lansmanda konuşma yapan Elazığ Mobilyacılar Üretim Ve Pazarlama Toplu İş Yeri Kooperatifi Başkanı Muhammet Fethi Dilek, “Mobelyum Alışveriş Merkezimizin toplamda 8 bin 400 metrekare alam üzerine inşa edilecek olup, 500’er metrekareden oluşan 80 iş yeri bulunacaktır. İsteğe göre 1000-1500-2000 metrekare halinde de esnafımıza teslim edilecektir. İş yerlerimizin satışı an itibariyle başlamış bulunmaktadır. Dünya genelinde devam eden ekonomik istikrarsızlık biz yatırımcıları ziyadesiyle zor durumlara sokmaktadır. Zorda olsa da bu yatırımlara başlamış olmamız böylesine bir yatırımın ne kadar kıymetli olduğunu göstermektedir. Bu nedenle ilimiz ve bölgemiz için bir hayli öneme sahip olan Mobelyum Alışveriş Merkezi sizlerin de destekleriyle inşallah 2 yıl gibi kısa sürede bitmiş ve görkemli bir açılışla Elazığ’ımıza, bölgemize hitap etmeye başlamış olacaktır. Mobelyum Alışveriş Merkezi’ndeki öncelikli amaçlarımız ilimiz ve bölgemizde bulunan halkımıza kolaylıklar sağlamak ve tüm ihtiyaçlarını tek çatı altında toplayarak alışverişlerini rahatlıkla yapmalarını yardımcı olmaktır. İlimizin mobilya sektöründe cazibe merkezi haline getirmektir. Bölgemizde katılımcılarla bizlerle beraber ve bölgemizin önemli firmalarını inşallah Mobelyum’da görme imkânımız olacaktır. Birçok sektörde cazibe merkezi olan Elazığ’ımız böylesi devasa bir yatırım ile mobilya sektöründe de cazibe merkezi olacaktır ve bundan hiç şüphe duymamaktayım. Bir diğer önemli amacımız ise ilimizin istihdamında büyük katkı sağlamak ve iş imkanları ile gençlerimizin geleceğine yön vermektir. Hedefimiz ilk etapta istihdam da bin kişi hem yatırımlarıyla hem çalışmalarıyla büyük ve güçlü bir ailenin sahibi olacağız.” dedi.
Seramik sektörünün yenilikçi markası Seramiksan, bayileri ile Türkiye çapında müşterilerine kaliteli hizmet vermeye devam ediyor. Koşulsuz müşteri memnuniyeti ilkesiyle Türkiye’deki bayi ağını genişletmeye devam eden Seramiksan’ın, Şanlıurfa Karaköprü’deki bayisi Tuğra Yatırım İç Mimarlık düzenlenen açılış töreniyle Şanlıurfa halkının hizmetine açıldı.
19 Ekim Çarşamba günü gerçekleşen açılış törenine; Seramiksan Direktörü M. Süreyya Çağlar, Seramiksan Yöneticileri, firma sahipleri İç Mimar Büşra Çaplı, Müslüm Çaplı ve çok sayıda davetli katıldı. Seramiksan müşterilerinin ihtiyaç ve beklentilerini tek çatı altında hizmet verme hedefiyle oluşturduğu bin metrekarelik yeni showromunda seramik, vitrifiye ve yapı kimyasallarından oluşan geniş ürün portföyünü müşterilerinin beğenisine sunacak. Tuğra Yatırım İç Mimarlık yeni showroomunda, banyolarda İtalyan stilini yansıtan banyo mobilyası markası VOQ‘un birbirinden farklı dekorasyon tarzlarına hitap eden tasarımlarını da müşterileriyle buluşturacak.
Tuğra Yatırım İç Mimarlık firma sahipleri İç Mimar Büşra Çaplı ve Müslüm Çaplı’yı tebrik eden Seramiksan Direktörü M. Süreyya Çağlar: “Türkiye’nin dört bir yanında Seramiksan markasını başarıyla temsil eden bayilerimiz ile büyük bir aileyiz ve tüm başarılarımızın arkasında bir olmanın, birlik olmanın gücü ve motivasyonu var. Müşteri beklentilerini karşılamanın her geçen gün daha da zorlaştığı günümüzde, yenilikçi, yaratıcı, kaliteli, güler yüzlü ve çözüm üreten bir anlayışla hizmet verme konusunda bayilerimizden yana oldukça şanslı olduğumuzu biliyorum. Başarımızın aramızdaki bu bağın güçlü olmasına bağlı olduğuna inanıyoruz. Bayimiz Tuğra Yatırım İç Mimarlık ile başlayan iş birliğimizin uzun yıllar devam edeceğine inanıyorum. Anadolu’da bayi ağımızı genişletmemizi sağlayan yeni mağazamızla, müşterilerimize ulaşarak ürünlerimizi buluşturduğumuz için gururluyuz. Tuğra Yatırım İç Mimarlık‘a bol kazançlı günler diliyorum. Seramiksan olarak her zaman tüketiciyi dinleyen ve onların beklentilerini dikkate alan bir marka olarak müşteri memnuniyetine önem veriyoruz. Amacımız koşulsuz müşteri memnuniyeti ilkesiyle müşterilerimize kaliteli hizmet sunmak. Artan tüketici ihtiyaçlarına tek çatı altında hizmet verme hedefiyle oluşturduğunuz yeni mağazacılık konseptimizle bugün Türkiye çapında 76 şehirde 240’ı aşkın mağazamızla hizmet veriyoruz’ dedi.
1954 yılında yapı malzemeleri üretimiyle sektöre adım atan Çuhadaroğlu, belli bir dönemin ardından inşaat sektöründe mimari uygulamak için alüminyum kapı ve pencere doğrama üretimi ile uygulaması alanında faaliyet göstermeye başladı.
Hilton İntercontinental Hotel’in yapımı ile inşaat sektöründeki ilk doğrama projesini başarıyla sunan Çuhadaroğlu, zamanla daha büyük projelerin kapısını araladı. İnşaat sektöründeki üstün başarılarını ortaya koyarak önemli yerlere gelmeyi başaran firma, 1668 yılında Çekomastik isimli ünlü silikon markasının yaratıcısı ve öncüsüdür. Ayrıca firma, gerek geliştirdiği alüminyum sistemleri gerek Türkiye ve yurt dışındaki taahhüt projeleriyle alanında akla gelen ilk marka halini almıştır.
Bünyesine uluslararası ürünlerin temsilciliklerini alan Çuhadaroğlu, 12 ayrı firma ile hizmet ağını yeni cephe alanlarıyla genişletti. Öte yandan proje, taahhüt ve uygulama işlerinden sorumlu olan Çuhadaroğlu Metal iştiraki, inşaat sektöründe ilk ve tek yerli üretici kimliği ile faaliyetlerine devam ediyor.
Firma, grup şirketleri bünyesinde yer alan Ar-Ge merkezi ile sektörde ihtiyaç duyulan ve müşterinin isteğine cevap verecek hizmet ile sistemler üzerinde çalışma yapıyor. Her projede müşterilerine özel hizmet sağlayan Çuhadaroğlu, kapı-pencere, sürme-doğrama sistemleri, ışıklık sistemleri ve sistem evi prensibinde yaptığı çalışmaları sürdürüyor.
67 yıldır sektördeki varlığıyla adından söz ettiren Çuhadaroğlu, Türkiye Cumhuriyeti Finans Merkezi alanında Merkez Bankası, BBDK ve Ziraat Bankası Podyum Alanı projeleri gibi birbirinden değerli referansların altına imzasını atmıştır.
2021’in En Önemli Ödüllerine Layık Görüldü
Kurulduğu günden bu yana yer aldığı döneme ve çağa ayak uydurmayı başaran firma, mimari ve endüstriyel sistemleri kapsayan interal, kapı ve aksesuar sistemlerini kapsayan interax, ofis içi bölme sistemlerini kapsayan interwall, güvenlik grubu doğrama sistemlerini kapsayan intersecure ve dijital pazarlama faaliyetlerinin yürütüldüğü interdigi markalarıyla müşterilerine kusursuz hizmet sağlama amacını yerine getiriyor.
Var olduğu her alanda başarı ve özgüvenle yer bulan Çuhadaroğlu, sunduğu kaliteli üretimler ile 2021 yılında RedDot tasarım ödülü ve Sektörel Pazarlama Kategorisi’nde Altın Çekül-En iyi Tanıtım Projesi ödüllerine layık görüldü.
2023 yılındaki hedeflerinden kısaca bahseden Çuhadaroğlu’nun Pazarlama Müdürü Ali Tuna Şenatlı,‘’Çuhadaroğlu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ruhi Çuhadaroğlu’nun da 2022 hedefleri konulu demeci bizlere pusulalık ediyor diyebiliriz. Kendisinin de ifade ettiği gibi, mevcutta duran ve yavaşlayan projelerin de başlaması ile bu seneki performansımızın üstünde bir çalışma gösterdik gerçekten. Tam olarak ifade ettiği gibi; ‘ihracat rakamlarının alüminyum profil satışlarındaki toplam cironun yüzde 60’ını hedefleyip, başardık. Alüminyum profil satışlarımıza ilaveten, biyet satışlarını da devam ettirerek, hammadde ihracatını arttırdık.‘ Kısaca, 2023 yılında şirketimizi daha iyiye ve daha başarılı işlerle, sektöre ve ülkemize hizmet etmeye hazırlıyor olacağız.’’ şeklinde konuştu.
Sunduğu kaliteli hizmet anlayışından vazgeçmeyerek her geçen gün başarısını ortaya koyan Çuhadaroğlu, inşaat sektörünün tüm alanlarında aranan isim olmaya devam ediyor.
İzmir’de modern ve son teknoloji imkanlarla donatılan Buca Seyfi Demirsoy Hastanesi’nin inşaat çalışmaları tamamlanmak üzere. Hastanenin kasım ayında hizmete açılması planlanıyor.
Yaşanan İzmir depreminde ağır hasar gören hastanenin yerine inşa edilen Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 40 bin metrekare kapalı alana sahip. Toplam 814 milyon TL’lik yatırımı bulunan hastane, 304 yatak ve 152 yoğun bakım yatağı kapasitesiyle hizmet verecek. Tek kişilik odalar şeklinde tasarlanan hastanede modern tıbbi cihazlar bulunacak. Ayrıca hastanede, organ/doku nakli yapılabilecek. Hastane içerisinde 6 ameliyathane, 3 küçük müdahale odası, endoskopi ünitesi, kemoterapi ünitesi, hemodiyaliz ünitesi, fizik tedavi ve görüntüleme merkezi yer alacak.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ticaret Bakanlığı, 2022 Eylül ayına ilişkin konut başlangıçları ve inşaat izin istatistiklerini yayımladı.
ABD Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan rapora göre, piyasa genelinde 1 milyon 475 bin olması öngörülen konut başlangıçları, eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 8,1 azalarak 1 milyon 439 bine geriledi. Yükselen malzeme fiyatları ile mortgage faiz oranlarından etkilenen konut başlangıçları eylül ayında bir önceki yıla göre yüzde 7,7 azaldı.
Diğer taraftan 1 milyon 530 bin olması öngörülen inşaat izinleri, eylül ayında aylık bazda yüzde 1,4 artarak 1 milyon 564 bine ulaştı. Ağustos ayında 1 milyon 542 bin seviyesine ulaşan inşaat izinleri, yıllık bazda yüzde 3,2 azaldı.
Çinli üreticiler tarafından kurulan proje olan Katar’ın ilk fotovoltaik elektrik santrali üretime başladı.
Çinli işletmelerin inşaatına katıldığı Katar’daki ilk fotovoltaik elektrik santrali Alcazar resmen üretime geçti. Katar’ın başkenti Doha’nın 80 kilometre batısındaki çöl bölgesinde yer alan kurulu gücü 800 megavat olan Alcazar Fotovoltaik Elektrik Santrali için yapılan toplam yatırımın 417 milyon doları aştı. Proje, 10 kilometrekarelik bir alanda kurulurken bölgeye toplam 2 milyon adet güneş paneli yerleştirildi.
İnşasına Temmuz 2020’de başlanan fotovoltaik tesislerinde yer alan donanımın tamamının Çin yapımı olup, bu donanımların toplam yatırımındaki payının yüzde 60’ın üzerinde olduğu bildirildi. Alcazar Fotovoltaik Elektrik Santrali, Katar’ın fosil yakıtlı olmayan ilk elektrik santrali ve Ortadoğu bölgesinin en büyük fotovoltaik elektrik santrallerinden biri olma özelliğini taşıyor. Alcazar Fotovoltaik Elektrik Santrali’nin hizmete girmesi, Katar’ın yeni enerji endüstrisinin gelişmesi için kilometre taşı niteliği taşıyor.
16. TÜRKÇİMENTO Uluslararası Teknik Seminer ve Sergisi Programı, 24-28 Ekim tarihinde Antalya, Belek’te dünya çimento sektörünü buluşturacak.
TÜRKÇİMENTO tarafından 1987’den bugüne değin düzenlenen etkinlik bu yıl “Yeşil Dönüşümde Çimentonun Geleceği” temasına odaklanacak. Etkinlik çimento sektörüne teknoloji ve ekipman sağlayan ulusal ve uluslararası tedarikçi firmalar ile sektörü bir araya getirmeyi hedefliyor. Program kapsamında bu yıl ilk kez 2023 yılı çimento sektörü dış ticaret öngörüleri ve ihracat yol haritasının belirlenebilmesi ve pazarların çeşitlendirilmesi için çimento sektörüne özel olarak CEMINT 2022 programı da organize edilecek.
Pandemi nedeniyle 2019’dan bu yana gerçekleştirilemeyen program, 3 yıl aradan sonra ilk kez gerçekleştirilecek. TÜRKÇİMENTO Uluslararası Teknik Seminer ve Sergisi; üreticilere son gelişmeleri takip etme ve katılımcılara iş alanlarını kıyaslama şansı vermekle birlikte yeni yatırımları değerlendirme şansı da sağlıyor.
16. TÜRKÇİMENTO Uluslararası Teknik Seminer ve Sergisi Programı’nın, enerji başlığında kapanış oturumuyla son bulması planlanıyor. Oturumda enerji dünyasında yaşanan gelişmeler, enerji krizinin küresel yansımaları ve yeşil enerji konusu dünya çapında saygınlığı olan uzmanlar tarafından ele alınacak.
Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından düzenlenen Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde aday gösterilen Çimsa, Karbon Yönetimi kategorisinde ödül kazandı.
Böyle bir ödülü almaktan gurur duyduklarını belirten Çimsa CEO’su Umut Zenar şu değerlendirmeyi yaptı: “Sürdürülebilirlik alanında böyle bir projede ödül kazanmaktan mutluluk duyuyoruz. Çimsa olarak, içinde yaşadığımız dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek, diğer canlılarla uyumlu bir şekilde yaşamak için katkıda bulunuyor, üzerimize düşeni yapıyoruz. Özellikle sürdürülebilirlik konusunu çevremize ve toplumumuza olan sorumluluğumuz bilinciyle, ana stratejimizin bir parçası olarak ele alıyoruz. Ar-Ge ekibimiz çevreye daha az zarar veren, sürdürülebilir, katma değerli alternatif ürünler ortaya koymak için çalışmaya devam ediyor.”
Çimsa’da ödüle layık görülen karbon yönetimi konusunda yürütülen projeler hakkında da bilgi veren Umut Zenar şunları söyledi: “Parçası olduğumuz Sabancı Holding tarafından verilen 2050 yılı karbon nötr taahhüdüne istinaden tüm operasyonlarımızı düşük karbon ekonomisine geçirecek çözümlere odaklanmaya başladık. Üretim operasyonuna dahil olan hammadde, yakıt gibi ana girdilerin seçimi, enerji verimliliği çalışmaları, yeni ürün geliştirme süreçleri ve AR-GE projeleriyle pazarda yer alacak ürünlerin dönüştürülmesi dahil büyük bir açıdan konuyu ele alıyoruz. Çok yönlü sürdürülebilirlik stratejimiz ile iklim krizinin çözümüne dikkatle eğiliyor, emisyonları ölçüp izliyoruz. Bu emisyonların azaltılmasına dair 2025-2030 aksiyon planlarımız üzerinde çalışıyoruz. “From Grey to Green” tüm değer zincirimizin karbon nötr dönüşümüne dair yol haritamızı içeriyor. Proje, Çimsa’nın düşük karbon ekonomisine geçişte tüm emisyon türlerini sıfırlamak için değer zincirindeki tüm süreç ve departmanları dahil ederek belirlediği ana yol haritasını kapsıyor.”
Çanakkale’nin Ezine ilçesinde bulunan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) ilk fabrikası kasım ayında açılacak.
Ezine Gıda İhtisas Organize Saniye Bölgesinde açılacak olan 52 fabrikanın ilki kasım ayında açılıyor. Açılacak olan ilk fabrikanın şimdiden 200 kişinin iş başvurusu kabul edildi. Başvurularında daha da kabul edileceği öğrenildi.
Ezine Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin 160 futbol sahası büyüklüğündeki alanı ise drone ile havadan görüntülendi.
Fabrika açılışı hakkında konuşan Bülent Turan, “Ezine OSB’nin ilk fabrikasını kasım ayında açıyoruz. Şimdiden 200 kişinin iş başvurusu kabul edildi. Burada 52 fabrika olacak. Bunlar kıymetli işler” dedi.
Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün sorumluluğunda bulunan Ulu Cami, 1 Kasım’da ihale edilerek restore edilecek.
Ulu Cami’nin restore edilmesi hakkında konuşan Çorum Milletvekili Oğuzhan Kaya, “Aslına uygun yapılacak restorasyon ile caminin iç kısımları boyanıp, çürümüş ahşaplar değiştirilecek. Bu işlemlerin yanı sıra, çevre duvarları, minareler ve çatılar olmak üzere Ulu Cami’de kapsamlı bir restorasyon yapılarak Çorumlu hemşerilerimizin hizmetine sunacağız.” dedi. Kaya, restorasyon ihalesinin 1 Kasım’da yapılacağını hatırlatarak, Murad-i Rabi Ulu Camii’nde restorasyon çalışmalarına hemen başlanacağını, restorasyonun 2023 yılında tamamlanacağını vurguladı.
İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen ”30 Büyükşehir 100 Muhtarlık” projesi kapsamında Silivri’nin Cumhuriyet Mahallesi’nde muhtarlık binasının temeli atılarak inşaatı başladı.
Türkiye’nin 30 büyükşehrindeki muhtarlık binası temel atma törenleriye eş zamanlı olarak yapılan Cumhuriyet Mahallesi muhtarlık binası temel atma törenine, Silivri Kaymakamı Tolga Toğan, Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz, Belediye temsilcileri ve STK temsilcileri katılım gösterdi.
Törenin kapanış konuşmasını yapan Silivri Kaymakamı Tolga Toğan, ‘’Türkiye genelinde 100 muhtarlık binasının temel atma tören eş zamanlı olarak yapılıyor. Bugün İstanbul’da da 14 muhtarlık binasının inşaatı başlıyor. Bir tanesi de Silivri’mizin Cumhuriyet Mahallesi’ne nasip oldu. Muhtarlarımızın çok daha sağlıklı koşullarda hizmet verebilmesi hepimizin ortak arzusudur. Bu binanın yapımında emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.’’ şeklinde konuştu.
Elazığ Belediyesi tarafından vizyon projeler kapsamında hayata geçirilen Elazığ Otobüs Terminali inşaat çalışmalarında son seviyelere gelindi.
Yüzde 75 oranında tamamlanan yeni terminal, Güney Çevre Yolu üzerinde yaklaşık 85 bin metrekare alan üzerinde inşa ediliyor. Projede dış cephe kaplama, çatı imalatı, iç mekan ince imalatı, mekanik ve elektrik tesisat imalatı çalışmaları hızla sürüyor.
Projenin bu yıl sonunda tamamlanarak hizmete açılacağını bildiren Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, “Elazığ Belediyemiz tarafından şehre değer katan dev yatırımları bir bir hayata geçiyoruz. Bu kapsamda Güney Çevre Yolu üzerinde yapımına başladığımız Yeni Şehirler Arası Otobüs Terminali’nde çalışmalarımızı hummalı bir şekilde sürdürüyoruz. Şu an çalışmalarda yüzde 75 seviyesine geldik. Terminal binamızda iç mekan ince imalatı, mekanik ve elektrik tesisat imalatı yapımı gerçekleştiriliyor. Büyüyen ve gelişen Elazığ’ımızda vatandaşlarımızın daha hızlı ve konforlu seyahat etmelerine olanak sağlayacak Yeni Şehirler Arası Otobüs Terminali’mizin çalışmalarını kısa sürede bitirip modern terminal binamızı bu yılın sonunda hemşehrilerimizin hizmetine sunacağız.” dedi.
REIDIN-GYODER Yeni Konut Fiyat Endeksi Eylül 2022 sonuçları yayımlandı. Açıklanan verilere göre konut fiyatları 2022 Eylül ayında bir önceki yıla göre yüzde 94,75 oranında arttı.
Eylül ayında, satışı gerçekleştirilen markalı konutların yüzde 55,83’ü bitmiş konut stoklarından, yüzde 44,17’si bitmemiş konut stoklarından oluştu. Ağustos ayında satışı gerçekleştirilen konutlarda bu oranlar bitmemiş konut stoğu için yüzde 26,67, bitmiş konut stoğu için ise yüzde 73,33 seviyesindeydi.
Eylül ayında, Markalı konut projeleri kapsamında gerçekleştirilen satışların yüzde 2,45’lik (son 6 aylık ortalama 18,11%) kısmının yabancı yatırımcılara yapıldığı açıklanırken, yabancıların daire tipi tercihinde ağırlıklı olarak “Diğer” kategorisinde bulunan konutların yüzde 36,36’lık tercih oranı ile öne çıktığı görüldü.
2022 Eylül ayında peşinat kullanım oranı yüzde 63,79, banka kredisi kullanım oranı yüzde 5,50 ve senet kullanım oranı yüzde 30,71 olarak gerçekleştiği ortaya çıktı.
Kırşehir’de vatandaşların sosyal konut projesi ile ilgili sorularını yanıtlamak amacıyla tanıtım tırı buluşturuldu. Vatandaşlar projeyi sanal gözlük ile izledi.
Sanal gözlük ile tanıtılan sosyal konut projesi, Kırşehirliler tarafından büyük ilgi gördü. Toplamda 4 bin 333 kişinin başvuru yaptığı Kırşehir projesinde, 139 sosyal konut ve 5 bin merkez 7 bin 500 adet ilçelerde olmak üzere 12 bin 500 konut arsası verilecek.
Vatandaşların ilgisinden memnun kaldıklarını söyleyen Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) Uzmanı Hüseyin Çelik, ‘’Kırşehir’e bin 189 adet konut yapmaya karar verdik. 4 bin 333 kişi başvuruda bulundu. Ayrıca 12 bin 500 adette arsa ayrıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’ndan Kırşehir’imize hayırlı uğurlu olsun. Toplu Konut İdaresi olarak gerçekleştirilen başvurulardan oldukça memnunuz. Konutlar için başvuru şartlarında 18 yaşını doldurmuş olması yetiyor. 500 TL başvuru bedelimiz var bankaya ödenmesi gereken. E-Devlet üzerinden de başvurular yapılabiliyor. İkamet şartımız var aynı zamanda. Ya Kırşehir il nüfusuna kayıtlı olacak ya da 1 yıl Kırşehir’de ikamet etmiş olacak. Çünkü o ilde bulunanlar bu projeden faydalansın istiyoruz. 6 kategoride bir başvuru topluyoruz. Cumhurbaşkanımız gençlere de bir alan açtı.’’ dedi.
Başvuru ödemelerinin iadesi hakkında bilgi veren Çelik, ‘’Konut başvurularında bankalar aracılığıyla ödenen 500 TL başvuru bedelleri eğer kişiye konut çıkmazsa, projeden faydalanmaz ise 3 iş günü içerisinde geri hesaplarına iade edilecek.’’ ifadelerini kullandı.
Uluslararası otel markası InterContinental Hotels & Resorts ile anlaşma sağlayan Atış Yapı, Bursa’da 7 yıldızlı otel hayata geçirecek.
Atış Şirketler Grubu, yeni inşa edilen otel ile 3 milyondan fazla nüfusuyla Türkiye’nin dördüncü büyük şehri konumundaki Bursa’ya lüks bir seçenek getirmeyi hedefliyor. 2024 sezonunda açılması planlanan otelin 192 lüks konseptte oda ile hizmet vermesi planlanıyor.
Ortak firmanın Fransa Türkiye Kıdemli İş Geliştirme Direktörü Henry Simpson konu ile ilgili gelişim aşamalarından şöyle bahsetti: “Türkiye,IHG için önemli bir büyüyen pazardır ve Bursa’daki ilk tesisimizle ilgili imzaların atılması da muhteşem bir dönüm noktası oldu. Proje yatırımcısı Atış Yapı ile çalışmaktan büyük mutluluk duyuyoruz, uzun ve verimli bir ortaklık için sabırsızlanıyoruz. Bu imza, IHG’nin, pazar lideri olan markalarımızı Avrupa’nın dört bir yanındaki yeni ve cazip hedeflere taşıma konusundaki kararlılığının bir göstergesidir. Bu imzanın ardından IHG, 2022 yılında global lüks ve yaşam tarzı düzenine 50 yeni otel ekleyecek.”
İş Geliştirme Direktörü Nilsun Tümer de Grup olarak Bursa’nın gerek coğrafi, gerek tarihi konumunun, gerekse ülkenin gayri safi milli hasılasına koyduğu katkının ne kadar önemli olduğunun farkında olduklarını dile getirdi. Atış Şirketler Grubu ile yaptıkları ortaklık anlaşması ile çok önemli bir adım attıklarını ifade eden Tümer, bu projenin Bursa için çok büyük bir değer olacağına inandıklarını söyledi.
Atış Şirketler Grubu CEO’su Ahmet Atış, süreç ile ilgili bilgileri şu şekilde aktardı:
“Bursa’nın luxury segmentindeki ilk otelini, dünyanın önde gelen otel şirketlerinden biri ile Downtown Eğlence ve Yaşam Merkezi bünyesinde hayata geçiriyoruz. 75 bin metrekarelik alana sahip 850 konutu, 112 marka konutu, 200 seçkin mağazayı, son teknoloji sinema salonları ile kültür, eğlence, sağlık ve eğitim merkezlerini bünyesinde barındıran Downtown, ultra lüks oteli ile de misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor. Hizmet vermeye başladığında en yüksek standartlara sahip 192 odaya, farklı türde restoranlara, toplantı merkezlerine, yüzme havuzlarına, spa ve fitness tesislerine ev sahipliği yapacak. Otelin 2024 sezonunda misafirlerini ağırlamaya başlamasını planlıyoruz. Yapacağımız otelin Bursa’nın şehrimizdeki konaklama standartlarını daha önce hiç görülmemiş bir seviyeye taşınacağına inanıyoruz.”
Önümüzdeki yıl harçlardan toplam 107 milyar TL gelir beklenirken, tapu harçlarından 54,7 milyar TL gelir öngörülüyor.
Tapu harçlarından gelecek yıl 54,7 milyar lira gelir beklenirken, yargı harçlarından 21,7 milyar lira, noter harçlarından 4,5 milyar lira, pasaport ve konsolosluk harçlarından 7,6 milyar lira, trafik harçlarından 3,7 milyar lira ve diğer harçlardan da 13,9 milyar lira gelir elde edileceği öngörüldü. Yurtdışı çıkış harcından ise gelecek yıl 295 milyon liralık gelir elde edilmesi bekleniyor.
Değerli konut vergisinden bu yıl sonuna kadar 46,3 milyon liralık gelir elde edileceği, gelecek yıl ise bu yıla göre yüzde 49,1 oranında artışla 69 milyon lira olacağı tahmin ediliyor.
2023 yılı bütçe teklifine göre taşınmaz satış gelirinden 5 milyar 961 milyon liralık gelir elde edilmesi planlanıyor. Lojman satışından 570,3 milyon liralık gelir beklenirken, arazi satışından da 3 milyar 201 milyon liralık gelir elde edilmesi hedefleniyor.
Türkiye genelinde konut metrekare birim fiyat ortalaması 15 bin TL’yi aşarken İstanbul’da metrekare birim fiyatı Türkiye ortalamasının yüzde 39 üzerinde seyretti.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Ağustos ayına ilişkin konut fiyat endeksini yayımladı. Türkiye’de konut fiyatları ağustos ayında yıllık yüzde 184,6 artış kaydetti.
Merkez Bankası tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye’deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan Konut Fiyat Endeksi (KFE), 2022 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 8 oranında artarak 548,5 oldu.
Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 184,6 oranında artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 57,2 oranında artış gösterdi.
İstanbul, Ankara ve İzmir’in fiyat endekslerindeki gelişmeler değerlendirildiğinde, ağustos ayında bir önceki aya göre sırasıyla 7,9, 7,8 ve 9,1 oranlarında artış gözlendi.
Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 210,8, 193,5 ve 175,7 oranlarında yükseliş kaydetti.
Türkiye genelinde metrekare birim fiyatı 15 bin 076 TL oldu. Metrekare birim fiyatı İstanbul’da 24 bin 524 TL, Ankara’da 10 bin 780 TL, İzmir’de 17 bin 305 TL olarak gerçekleşti.
Kalelkim yılın ilk dokuz ayında net dönem karını bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 186 oranında artırdı ve net dönem karını, 274 milyon TL’ye yükseltti.
Kalekim, 2022 yılının 9 aylık dönemine ait finansal sonuçlarını açıkladı. Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan bildirime göre Kalekim, küresel resesyon endişesi ve enerji krizi ile artan maliyet artışlarına rağmen 2022 yılının üçüncü çeyreğinde de başarılı performansını sürdürdü.
“Avrupa ve Orta Doğu’da yeni yatırımlar için önemli adımlar attık”
Kalekim’in yapı kimyasalları sektöründeki başarısına her çeyrekte bir halka daha eklediğini belirten Kale Holding CFO’su Haluk Alperat, “Pandemi, küresel resesyon endişesi, savaş ve enerji krizine rağmen 2022 yılının ilk iki çeyreğindeki ulaştığı finansal başarısını üçüncü çeyrekte de devam ettirerek, gücünü ve potansiyelini bir kez daha ortaya koydu. Bu başarıda şüphesiz geçen yılın sonlarına doğru ve bu yılın başında yaptığımız yatırım ve iş birliklerimizin çok önemli katkılarını gördük. Yurt içi ve yurt dışına yönelik faaliyetlerini başarı ile sürdüren Kalekim Lyksor Kimya A.Ş., Eylül ayında üretim rekoru kırarak, önemli bir başarıya imza attı. Özellikle ciro noktasında gerek Mardin’deki ek hat yatırımımızın gerekse de yüzde 75’ini satın aldığımız sektörünün güçlü firması Kalekim Lyksor Kimya A.Ş.’nin bize çok daha önemli katkılar yapacağını öngörüyoruz.
Bunlarla birlikte bu dönemde de yeni yatırım ve iş birlikleri noktasında önemli adımlar atmaya devam ediyoruz. Mevcut iş modelimiz doğrultusunda Romanya’da yerel bir partner ile yüzde 50 ortaklı kurduğumuz Kalekim Romania S.A.’nın kuruluşu Eylül ayı içerisinde tescil edildi. Yine Eylül ayı içerisinde en büyük ihracat pazarımız olan Irak’taki faaliyetlerimize katkı amacıyla Duhok şehrinde bir şube açma kararı aldık. Yapı kimyasalları, boya ve sıva başta olmak üzere şirketimizin faaliyet gösterdiği alanlarda satış ve pazarlama yapacak olan Kalekim Romania S.A.’nın ve Duhok Irak Şubemizin hem Doğu Avrupa hem de Orta Doğu’daki faaliyetlerimizde bize çok önemli katkılar yapacağına inanıyoruz” dedi.
“Yıl içindeki başarımızı üçüncü çeyrekte de devam ettiriyoruz”
Kalekim’in geçen yıl olduğu gibi 2022 yılında da hedeflerine emin adımlarla yürümeye devam ettiğini vurgulayan Kalekim Genel Müdürü Timur Karaoğlu da “Kalekim olarak, 2022 yılına yaptığımız başarılı başlangıcı üçüncü çeyrekte de devam ettiriyoruz. Yılın ilk dokuz ayında net dönem karımızı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 186 oranında artırdık. Bu artışla 2021 yılının ilk dokuz ayında 95,9 milyon TL olan net dönem karımız, 2022 yılının aynı döneminde 274 milyon TL olarak gerçekleşti.
Yurt içi satışlarımız bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 149, yurt dışı satışlarımızı ise yüzde 183 artırarak, ulusal pazarın yanında, uluslararası pazarlarda da önemli bir başarıya imza attık. Tüm bunlarla birlikte yılın ilk dokuz ayındaki net satışlarımız yüzde 160’lık artışla 1,4 milyar TL’ye aştı.
Aynı dönemde yüzde 36,8 olarak gerçekleşen brüt kar marjımızda yaklaşık 100 baz puanlık bir gerileme oldu. Bu gerilemede, özellikle yurt içi pazarda son çeyrekte yaşanan hacimsel daralmanın ve uluslararası pazarlarda yavaşlayan büyümenin etkisi vardır. Ancak operasyonel giderlerde sağlanan verimlilik ve Kalekim Lyksor Kimya A.Ş.’nin katkısıyla, yılın ilk dokuz ayında yüzde 21,7 olarak gerçekleşen FAVÖK marjımızda 220 baz puanlık bir iyileşme sağladık. Böylece ortaya koyduğumuz performansla finansal başarımızı sürdürmüş olduk. Ulaştığımız rakamlar Kalekim’in sektördeki gücünü ve potansiyelini açıkça ortaya koyuyor.
Kalekim olarak, yeni yatırım ve iş birliklerimizden de aldığımız güç ile yılın sonu için belirlediğimiz hedeflere de ulaşacağımızdan hiç şüphemiz yok. Önümüzdeki süreçte de yine sürdürülebilir, yenilikçi ürünlerimiz ve bize güvenen paydaşlarımız ile birlikte Kalekim’i küresel pazarın güçlü bir oyuncusu haline getirmeye devam edeceğiz. Kalekim’in sahip olduğu potansiyel, insan kaynağı, üretim gücü ve ürün çeşitliliği ile bunu başaracağına yürekten inanıyoruz” diye konuştu.
Devlet Su İşleri (DSİ) 8. Bölge Müdürü Oğuzhan Yavuz, Narman Şehitler Barajı inşaat alanını ziyaret ederek incelemelerde bulundu.
Narman Şehirler Barajı çalışmaları hakkında bilgi alan DSİ 8. Bölge Müdürü Oğuzhan Yavuz, incelemenin ardından yazılı açıklamada bulundu. Yavuz, şu açıklamaları kamu ile paylaştı:
‘’Bugün ekibimiz ile birlikte yapım çalışmaları devam eden Narman Şehitler barajı inşaatımızda incelemede bulunduk. Bu güne kadar barajda ulaşım yolları, derivasyon tüneli ve gövde sıyırma kazılarını tamamladık. 02.09.2022 tarihinde gövde dolgu imalatlarına başladık, 17.10.2022 tarihine kadar 350 bin m3 dolgu imalatı tamamladık. 2022 yılı sonuna kadar gövde dolgusunun, memba batardo üst kotu olan 2007 metre seviyesine çıkarılması için 400 bin m3 dolgu imalatı yapılmasını hedefledik. Barajda çalışmalar hızla devam etmektedir. Çalışmalarımız yedi yirmi dört esasına dayalı olarak devam ediyor. İnşallah Şehitler Barajını tamamladığımız da bölgedeki 47 bin 60 dekar tarım arazisine can suyu olacak. Bölgede yapılacak sulu tarım ile hem üreticimiz hem ülkemiz kazanacak. Barajın tamamlanması ile milli ekonomiye yıllık 141 milyon 180 bin TL katkı sağlamayı hedeflemekteyiz.”
Otosansit ile Değirmenönü Mahallelerini birbirine bağlayan Balıklıdere Köprüsü inşaatı düzenlenen temel atma töreniyle başladı.
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından ulaşım sorununa çözüm sağlaması amacıyla yapımı planlanan toplam 120 metre uzunluğunda 4 şeritlik Balıklıdere Köprüsü’nün temeli düzenlenen törenle atıldı. Törende konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, “Yıldırım ilçesindeki Cumalıkızık ve Değirmenönü mahalleleri arasında yer alan Balıklıdere üzerinde yol geçişi bulunmaması ve arazinin sarp olması nedeniyle, iki mahalle arasındaki geçiş Ankara-İzmir Yolu üzerinden sağlanıyor. Bu da yol üzerinde trafik sıkışıklığına neden oluyor. Bu sebeple iki mahalleyi birbirine bağlamak amacıyla; 20 bin 60 metre genişliğinde, 2 gidiş-2 geliş olmak üzere 4 şeritli, 120 metre uzunluğunda, 4 açıklıklı köprü inşa edeceğiz. 4 ay içerisinde bitirmeyi hedefliyoruz. Birileri gibi ‘Gelirimiz azaldı, iş yapamıyoruz’ demiyoruz. Devletimize ve milletimize güveniyoruz. Ayrıca BUSKİ marifetiyle Yiğitler, Şirinevler ve Değirmenönü mahallelerinde dere ıslahı çalışmaları yapılıyor. Bu çalışmayla Balıklıdere’nin yatağı düzenlenecek, dere yatağı kıyısında oluşacak su taşkınları engellenecek. Burada rekreasyon, park, yürüyüş yolu ve dinlenme alanları oluşturulacak. Burayı halkımızın kullanabileceği alanlar hâline dönüştüreceğiz. Bursa, sevdamız ve rüyamızdır. Balıklıdere Köprüsü ile çevre düzenlemesinin Bursa’mız ve Yıldırım ilçemiz için hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.
İş dünyasındaki 40 yılı aşkın köklü geçmişi ışığında 2011 yılından bu yana kente değer katan yapılar inşa etmeye odaklanan Siltaş Yapı’nın yeni projesi Siltaş Panorama’da avantajlı kampanya fırsatları sürüyor.
Pendik’te denize ve yeşile komşu olarak konumlanan ve ilçenin en büyük kentsel dönüşüm projesi olan Siltaş Panorama’da devam eden kampanya kapsamında peşin alımlarda yüzde 10 indirim uygulanıyor. Taksitli alımlarda ise yüzde 5 indirime ek olarak yüzde 40 peşinat ile 24 ay şirket bünyesinde sıfır faizli vade imkanı sağlanıyor.
Kente değer katma hedefiyle güven, kalite ve insan odaklı yaşam alanları inşa eden Siltaş Yapı’nın, adını panoramik deniz ve adalar manzarasından alan yeni projesi Siltaş Panorama’da avantajlı kampanya fırsatları devam ediyor. 23 bin metrekarelik arazi alanında yükselen proje, 7 ve 11 katlı 13 bloktan oluşuyor. Projede çeşitli büyüklük ve özellikte 650 konut ve 24 ticari ünite bulunuyor. Yüzde 65’i sosyal donatı ve peyzaj alanlarına ayrılan projenin LifeX konsepti sayesinde sadece bir ev değil, komple bir yaşam alanı sunuluyor.
İndirimli Fiyatlar ve Kişiye Özel Ödeme Planları
Pendik’in yeni gözde projesi Siltaş Panorama’da devam eden kampanya kapsamında peşin alımlarda yüzde 10 indirim uygulanıyor. Taksitli alımlarda ise yüzde 5 indirime ek olarak yüzde 40 peşinat ile 24 ay şirket bünyesinde sıfır faizli vade imkanı sağlanıyor. Banka kredisi kullanmak isteyenler için de pek çok kamu bankası ve özel banka alternatifi sunuluyor. Yanı sıra kişiye özel alternatif ödeme planları da geliştirilebiliyor.
2+1’den 5+1’e Bahçeli ve Havuzlu Daire Seçenekleri
Anadolu Yakası’nın her geçen gün hızla değerlenen yerleşim alanlarından Pendik’te denize ve yeşile komşu olarak konumlanan ve ilçenin en büyük kentsel dönüşüm projesi olan Siltaş Panorama’da 2+1, 3+1, 3,5+1, 4+1 ve 5+1 daire seçenekleri yer alıyor. Bu daireler içinde dubleks, havuzlu ve teras bahçeli seçenekler de bulunuyor. Projede metrekare fiyatları 35 bin liradan başlıyor. Daire tiplerine göre ise fiyatlar; 2+1’lerde 3 milyon ila 4,5 milyon arasında, 3+1’lerde 4,5 milyon ila 7 milyon lira arasında, 4+1’lerde 7 milyon ila 9,5 milyon lira arasında, 5+1’lerde ise 10 milyon ila 19 milyon lira arasında değişiyor.
Pendik Sahiline 5 Dakika, Metroya 4 Dakika
Siltaş Panorama’nın komple bir yaşam alanı sunan LifeX konsepti; içerisindeki misafir süiti, cep sineması, kafe-kütüphane başta olmak üzere yüzme havuzu, toplantı odası, çocuk oyun odası, fitness salonu ve saunası ile yaşama ekstra konfor katacak çok sayıda detaya sahip. Kara, deniz, hava yolu ve raylı sistem gibi pek çok farklı ulaşım alternatifinin kesişim noktasında yer alan Siltaş Panorama; metroya 4 dakika, Pendik sahiline 5 dakika, Pendik Marina’ya 9 dakika, yüksek hızlı trene ve İDO Pendik Terminali’ne 5 dakika, Sabiha Gökçen Havalimanı’na 10 dakika mesafede konumlanıyor.
Tokat’ın Turhal ilçesinde 2021 yılında yapımına başlanan yarı olimpik yüzme havuzu inşaat çalışmaları tamamlanırken spor salonu çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor.
Turhal Belediyesi tarafından Osmangazi Mahallesi’nde yükselen yarı olimpik yüzme havuzunun yanında yapılan kapalı spor salonunun inşaat çalışmaları hızla devam ederken, Turhal Belediye Başkanı İlker Bekler, proje alanını ziyaret etti.
Yetkililerden çalışmalar hakkında bilgi alan Bekler, “Osmangazi Mahallemiz bir kısmında güreş eğitim merkezi hemen aşağısında kapalı yüzme havuzumuzla beraber bir spor kompleksi haline gelecek. Turhallı gençlerin, sporu seven gençlerimizin ilçemizin ismini ülkemizde ve bütün dünyada duyurmak için gösterdikleri çabaya bizde bu vesile ile gayret gösterip destek olmaya devam edeceğiz.” açıklamalarında bulundu.
Turhal’da ilk kez inşa edilen yarı olimpik yüzme havuzu ve spor salonu projelerinde, 30 araçlık otopark, voleybol, hentbol, basketbol ve tenis sahaları da yer alacak.
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) tarafından yapılan araştırmaya göre, konuta erişim iki yılda 2 kat zorlaştı.
Araştırma verilerine göre 2017 Eylül ayından 2020 Mayıs ayına kadar konut fiyatının artış hızı oldukça düşük kaldı ve ortalama konut fiyatı 127 bin TL’den başlayarak yaklaşık 143 bin TL’ye yükseldi. Haziran 2020’den itibaren kamu bankalarının başlattıkları düşük faiz oranlı konut kredi kampanyası ile konut fiyatlarındaki artış hızlandı. Bu hızlanma 2021 Aralık ayına kadar devam etti ve ortalama ucuz konut fiyatı yaklaşık 289 bin TL’ye yükseldi. Daha sonra dolar kurunun ve enflasyonun yükselmesiyle konut talebindeki fiyatlardaki artışın hızla yükselmesine sebep oldu. 2021 Aralık-2022 Ağustos arasındaki dönemde konut fiyatlarının artış oranı yaklaşık yüzde 106 oldu. 2022 Ağustos verilerine göre 90 metrekarelik ucuz bir konutun ortalama fiyatı 594 bin TL’ye çıktı. 2017 Eylül döneminde bir asgari ücretlinin konut sahibi olabilmesi için yaklaşık 90 aylık kazancı biriktirmesi gerekirken bugün aynı konuta sahip olmak için en az 110 aylık asgari ücret gerekiyor.
Araştırmada hanelerin gelir düzeylerinin çoğunlukla uygun barınma şartlarına erişimi kısıtladığı belirtildi. Bu kısıtlamanın özellikle mal ve hizmet fiyatlarının arttığı bir ortamda düşük gelirli hanelerde daha belirgin hale geldiğine dikkat çekildi.
Ege Bölgesi’nde çimento, hazır beton ve madencilik sektörlerinin en önemli markalarından biri olan Kent Grubu, Muğla ilinde yaptığı çimento fabrikası yatırımının ardından hazır beton ve agrega tesislerini de satın aldı.
Çimento, hazır beton, kimya, maden, demir, akaryakıt, ve yol/yapı müteahhitliği olmak üzere 10 farklı sektörde yatırımları bulunan Kent Şirketler Grubu, 2022 yılında yatırımlarına hız verdi.
Ege Belgesi’nde 2 çimento değirmeni, 14 hazır beton tesisi, çimento ve beton kimyasalları üretim tesisi ile sektördeki önemli aktörlerden olan Kent Grubu, yıllık 3 milyar TL üzerinde cirosuyla büyümesini sürdürüyor.
2022 yılı içerisinde iki önemli yatırıma imza atan Kent Şirketler Grubu, 140 milyon dolar yatırımla Muğla Çimento Fabrikası inşaatına başladı. İnşaatı 18 ayda tamamlamayı düşünen Grup, yeni yatırımıyla 250 kişiye de istihdam sağlayacak.
75 Mikser ve 20 Pompayla Hizmet Verecek
Bu yıl önemli bir satın almaya da imza atan Kent Şirketler Grubu, Çağdaş Holding bünyesindeki tüm beton santrallerini ve agrega tesislerini bünyesine kattı. Bodrum Kent Beton ismiyle bölgedeki faaliyetlerine devam edecek olan Grup, 75 mikser ve 20 pompayla hizmet verecek. Satın alma sürecinde Çağdaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Çağlar’a devir sürecindeki desteğinden dolayı teşekkür eden Kent Şirketleri Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Karakurt ve Abdullah Karakurt, “Bu güvenilir markayı yepyeni bir heyecan ile daha da ileri seviyelere taşıyacağımıza inanıyoruz. Çözüm odaklı çalışmalarımızla, müşterilerimize kaliteli, güvenilir hizmetler sunmak ve Bodrum inşaat sektörüne katkıda bulunmak birinci önceliğimiz olacaktır.” ifadelerini kullandı.
Ardahan Valisi Hüseyin Önel, inşaat çalışmaları devam eden Türkgözü Sınır Kapısı’nı ziyaret etti.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Gümrük ve Turizm İşletmeleri Genel Müdürlüğü (GTİ) tarafından yeniden yapılan Türkgözü Sınır Kapısına giden Vali Hüseyin Öner, Kaçkar Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürü Recep Bilgin ve diğer yetkililerle birlikte gümrük sahasını gezerek, gümrük binaları, lojmanlar, yolcu ve TIR geçiş üniteleri inşaat çalışmalarını denetledi.
Yetkililerden inşaat çalışmalarında gelinen son durum hakkında bilgi alan Vali Öner, Türkgözü Sınır Kapısı’nın, ülkemiz ve Ardahan’ın Gürcistan üzerinden Orta Asya ve Kafkaslara açılan önemli bir kapısı olduğunu belirterek şunları söyledi: “İnşaatın büyük bir kısmı yapılmış durumda. Çalışmalar hızlı bir şekilde devam ediyor. İnşallah tüm çalışmalar tamamlandığında Türkgözü Sınır Kapımız hem ticaretçilerimize hem vatandaşlarımıza, hem de dışarıdan ülkemize gelecek olan turistlere daha iyi ve daha kaliteli hizmet verecektir. Modern bir kapı haline dönüşecek olan Türkgözü kapımız aynı zamanda ülkemizin ticari faaliyetlerden elde ettiği katma değerini de arttıracaktır.”
Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe alınan karara göre İzmir, Adana, Sakarya ve Kocaeli’de bulunan bazı üretim tesisi yatırımlarına devlet yardımı yapılmasına karar verildi.
Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye AŞ tarafından hibrit ve şarj edilebilir hibrit otomobil ve batarya üretim tesisi, çeşitli vergi, enerji ve prim desteklerini içeren proje bazlı devlet yardımı kapsamına alındı.
Proje başlangıç tarihi 7 Temmuz olarak belirtilen ve 6,9 milyar TL sabit yatırım bedeli öngörülen tesisin, 4 yıllık yatırım süresi sonunda yıllık 162 bin hibrit ve şarj edilebilir hibrit otomobil, 44 bin adet batarya üretimi gerçekleştirmesi hedefleniyor.
Adana’da Beyaz Kağıt ve Hijyenik Ürünleri AŞ tarafından 1 Haziran yatırım başlangıç tarihine sahip olan ve proje bazlı devlet yardımı kapsamına alınan bulaşık makinesi kapsül üretim tesisinin yatırım süresi 5 yıl olarak belirlendi.
Öngörülen toplam sabit yatırım tutarı 657,4 milyon TL olan tesisin yatırım süresi sonunda yıllık 2,4 milyar adet bulaşık makinesi kapsülü üretim hedefine ulaşacağı hesaplanıyor.
Smart Güneş Enerjisi AŞ tarafından İzmir’de yatırım başlangıç tarihi 1 Mayıs olarak belirtilen fotovoltaik güneş paneli üretim tesisine proje bazlı devlet yardımı verilecek.
Yatırım süresi 4 yıl olarak belirlenen ve toplam 7,6 milyar TL sabit yatırım bedeline sahip tesisin yatırım süresi sonunda yıllık 2,048 MW fotovoltaik güneş paneli üretim kapasitesine ulaşması bekleniyor.
Kocaeli’de TN Maleik Petrokimya AŞ tarafından başlangıç tarihi 1 Nisan olarak belirtilen maleik anhidrit üretim tesisinin proje bazlı devlet yardımı kapsamına alınmasına karar verildi.
Öngörülen sabit yatırım tutarı 3,2 milyar TL olarak belirtilen tesiste 3 yıllık yatırım süresi sonunda yıllık 50 bin ton maleik anhidrit üretim kapasitesine ulaşılması hedefleniyor.
Maleik anhidrit, cam, tekne ve inşaat tribün kanatları için cam elyaf kompozitlerin üretiminde yer alan doymamış polyester reçinelerin imalatında kullanılıyor.
Söz konusu tesislere proje bazlı devlet yardımı kapsamında gümrük vergisi KDV istisnası ve iadesi, çeşitli vergi indirimleri, sigorta primi işveren hissesi, sınırlı veya süreli olmak üzere nitelikli personel ve enerji desteklerinin sağlanması öngörülüyor.
Anatolia, İzmir’deki 250 milyon dolarlık yatırımını tamamlamak üzere olduğunu duyurdu. 160 x 320 cm ebadında porselen plakaların üretileceği Aliağa’daki tesis, teknoloji ve sürdürülebilirlik odağındaki donanımıyla dikkat çekiyor.
Seramik sektöründeki oyuncularıyla uluslararası pazarlarda rekabet eden Türkiye, yeni bir markaya daha ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 1995’te Kanada’da kurulan Anatolia, 250 milyon dolarlık yatırımla İzmir’de inşa edilen tesiste Türkiye’de ilk kez 160 x 320 cm büyük ebat porselen plakalar üretecek. Aliağa’da yapımı devam eden 200 bin metrekarelik kapalı alandaki üretim ve lojistik tesisi, 2023’ün ilk çeyreğinde tamamlanacak.
Kanada ve Amerika’da kapalı alanda 210 bin metrekarelik depoları bulunan şirket, 2017’den bu yana İzmir Aliağa’da 40 bin metrekarelik dağıtım merkezi, ofis ve showroom ile Türkiye’deki faaliyetlerini sürdürüyor.
Büyüt Ebatlı Porselen Plakalar, Yaşam Alanlarına Tasarım ve Kaliteyi Getirecek
Karo seramik, doğal taş ve mozaik ürün gruplarında distribütörlerin ve zincir marketlerin ana tedarikçisi olarak faaliyet gösteren Anatolia’dan yapılan açıklamaya göre, İzmir’deki tesislerinde üretecekleri üstün teknik özellikli porselen plakalar, yaşam alanlarını estetik mekanlara dönüştürecek. Porselen plakalar, mutfak ve banyo tezgahları, zemin ve duvar kaplamaları, dış cephe giydirme, masa ve mobilya kaplamaları gibi birçok alanda kullanıma uygun olarak tasarlanacak.
Teknoloji ve Sürdürülebilirlikte İlklere İmza Atacak
Anatolia, sürdürülebilirlik odağında geliştirdiği entegre projelerini fabrikanın açılışı ile hayata geçirecek. Son teknoloji fırın ve üretim hatları, tam otomasyon hammadde karışım tesisi, sürücüsüz taşıma araçları, geri dönüştürülebilir atık sistemi, çatı üzeri güneş enerjisi sistemi ve Endüstri 4.0 uygulamaları ile birlikte sektörün en gelişmiş örneklerini dünyada ilk kez entegre olarak hayata geçirecek.
Kızılay Haftası kapsamında Türk Kızılay iş birliği ile 14 Ekim Cuma günü Bolu fabrikasında kan ve kök hücre bağışı etkinliği düzenleyen Başoğlu Kablo, sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini daha ekledi.
Üretimde imzasını attığı başarıların yanı sıra toplumsal kalkınma ve sosyal sorumluluk projelerine yönelik hassasiyeti ve özeni ile adından sıkça bahsettiren Başoğlu Kablo, Kızılay Haftası için Türk Kızılay Bolu Şube Başkanlığı iş birliği ile kan ve kök hücre bağışı etkinliği organize etti. Kızılay kan toplama aracı gün boyunca firmanın Bolu fabrikasında gönüllülerin kan ve kök hücre bağışını kabul etti. 14 Ekim Cuma günü gerçekleştirilen kan bağışı etkinliğine firma bünyesinde çalışan 110 personel katıldı.
2013 yılında kan bağışına verdiği desteklerden dolayı Türk Kızılay’ı tarafından teşekkür belgesine layık görülen Başoğlu Kablo, düzenli aralıklarla personellerini kan bağışı yapmaya teşvik ediyor. Neredeyse her yıl kan toplama aracını Bolu fabrikasında ağırlayan firma, bu yıl da 110 kişinin katıldığı sosyal sorumluluk projesi aracılığıyla onlarca yardıma ihtiyacı olan vatandaşımıza can verdi.
Kan ve Kök Hücre Bağışı Etkinliğinde Teknoloji İyiliğe Hizmet Etti
Başoğlu Kablo tarafından düzenlenen Kızılay kan ve kök hücre bağışı etkinliğinde teknoloji iyiliğe hizmet etti. Kan ve kök hücre bağışı etkinliğinden birkaç gün önce, insan kaynakları tarafından hazırlanan Google anket linkleri sayesinde etkinliğe katılacak personel sayısı ve bağış türü netleştirildi. Etkinlik kapsamında kan ve kök hücre vermek isteyen personeller, tek tuşla bağış talebini insan kaynaklarına bildirdi. Netleştirilen sayı sayesinde Kızılay’ın 14 Ekim gününe tüm hazırlıklarını tamamlayarak katılması sağlandı ve Başoğlu Kablo Bolu fabrikasında anlamlı bir sosyal sorumluluk projesi daha titizlikle gerçekleştirilmiş oldu.
ECE Türkiye Uluslararası Perakende Kiralama Günü’ne katılım gösteren İsra Holding, en yeni projeleri V Mall İstanbul ile V Metroway AVM’yi görücüye çıkardı.
Konuyla ilgili detaylardan bahseden İsra Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahim Tavlı, “İsra Holding olarak projelerimizde öz sermaye ve çoklu ortaklık yapısına dayanan bir finansman modeli ile hareket ediyoruz. V Mall İstanbul projemizde şu an 14 farklı ülkeden yatırımcımız bulunuyor. Ortaklarımız, yatırım yaptığımız V Mall İstanbul projesinden pay satın alarak yatırımlarını gerçekleştiriyorlar. Bununla birlikte V Mall İstanbul projemiz yeni nesil AVM konsepti doğrultusunda, gerek projenin iç ve dış mimarisinde gerekse fonksiyonel özellikler olarak ziyaretçilerimize son teknolojilerin kullanıldığı dijital çözümler sunacağız. Bu da V Mall İstanbul’u diğer AVM’lerden ayrıştıracak en önemli özellik olacak.” dedi.
V Metroway AVM hakkında da konuşan Tavlı, “V Metroway AVM’nin kaba inşaatı tamamlandı. Cephe işleri devam ediyor. V Metroway AVM de 2023’ün 2. çeyreğinde ziyaretçilerimizi ağırlamayı planlıyoruz. V Mall İstanbul projemizde ise bu tarih 2024 yılı ortasında olacak şekilde planlıyor ve çalışmalarımıza bu doğrultuda devam ediyoruz. Bu iki alışveriş merkezimiz, Türkiye’nin en hızlı gelişen ilçelerinden olan Başakşehir’de birlikte oluşturacakları sinerji ile bölgede hakim bir organize perakende arzı sunacaklar. ECE Türkiye’nin uzmanlığı ve bu konuda bize verdiği danışmanlıkla bu süreci başarılı şekilde yöneteceğimize inanıyoruz.’’ ifadelerini kullandı.
Mersin, Gülnar’da yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) birinci güç ünitesinde yer alan reaktör binasına yapılan iç koruma kabuğu tamamlanmak üzere.
Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin inşaat sahasında çalışmalar 7/24 sürüyor. Çalışma takviyi kapsamında birinci güç ünitesinin reaktör binasına, nükleer santrallerin güvenlik sisteminin ana unsurlarından biri olan iç koruma kabuğunun (İKK) 6’ncı katmanı kuruldu. 2022 yılı sonuna kadar tamamlanması planlanan kubbe montajının yapılmasıyla, birinci ünitenin reaktör bölümü tamamlanmış olacak. Reaktör binasının sızdırmazlığını sağlayan çelik kaplama ve özel betondan oluşan İKK, reaktör binasını korumanın yanı sıra boru geçişlerine ve santralin işletme aşamasında nükleer reaktörde bakım işlemlerini gerçekleştiren kutup vincine destek oluyor.
İKK’nin 6’ncı katmanı, 30 bloktan oluşan çelik bir yapı olma özelliği taşıyor. Toplam ağırlığı 224 ton olan 44 metre çapındaki katmanın montajı, Liebherr LR 13000 ağır paletli vinç kullanılarak Akkuyu NGS inşaat sahasında gerçekleştirildi. Katmanın kurulumu 8 saat sürdü. Kurulumdan sonra 1’inci güç ünitesinin reaktör binası 8,4 metre daha yükselerek 51,5 metreye ulaştı.
Akkuyu Nükleer A.Ş. Genel Müdürü Anastasia Zoteeva, Akkuyu NGS”de çalışmaların bütün hızı ile devam ettiğini belirterek, “Bugün önemli bir aşama gerçekleşti. 6’ncı katman kurulduktan sonra, geriye sadece reaktör binasının kubbesini kapatılması kaldı. Kurulum işlemi kusursuz bir şekilde gerçekleştirildi. İnşaatçılarımız, montajcılarımız, teçhizatçılarımız ve vinç operatörlerimiz profesyonel becerilerinin en üst düzeyde olduğunu bir kez daha kanıtladılar. Tonlarca ağırlıktaki bir yapıyı 1 santimetrelik bir hassasiyetle kurmak son derece zor bir iştir. İyi iş çıkardık ve bu da Akkuyu NGS ekibinin son derece profesyonel olduğunu bir kez daha gösterdi.’’ dedi.
2022 yılı sonuna kadar 1’inci güç ünitesinin için iç koruma kabuğunun montajı, reaktör kabının suyla temizlenmeye başlanması ve kutup vincinin devreye alınması gibi ön işletmeye alma çalışmalarının başlaması planlanıyor.
Akkuyu NGS sahasındaki inşaat ve montaj çalışmaları, dört güç ünitesi, kıyı hidrolik mühendislik yapıları, bir güç dağıtım sistemi, idari binalar, bir eğitim merkezi ve gelecekteki NGS’nin fiziksel koruma tesisleri olmak üzere ana ve yardımcı tesislerin tümünde devam ediyor.
Ulusal ve uluslararası alanda gerçekleştirdikleri farklı ölçeklerdeki mimari ve iç mimari ofis projeleriyle tanınan BAB Architects kurucu ortakları Mimar İrem Arıbaş ve İç Mimar Hüseyin Beş, pandemiyle birlikte evrilen çalışma alışkanlıklarının dönüştürdüğü yeni nesil ofis tasarımlarındaki güncel trendleri aktardı.
Mimar İrem Arıbaş ve İç Mimar Hüseyin Beş liderliğindeki İstanbul merkezli mimarlık ve iç mimarlık ofisi BAB Architects, ulusal ve uluslararası ölçekte imza attıkları yeni nesil ofis tasarımlarında pandemiden sonra farklılaşan ihtiyaçlara ve alışkanlıklara uygun, yenilikçi çözümler üretiyor.
Pandemi sonrası değişen çalışma alışkanlıklarının ofis tasarımları üzerindeki etkilerini aktaran BAB Architectsortakları, ofislerde kullanıcı taleplerinin yön değiştirdiğini, mekan içerisinde oluşturulmuş mekanlardan uzaklaşıldığını, sınırları tanımlı oda duvarlarının ortadan kalktığını ve kolektif kullanım imkanlarına olanak sağlayan yeni nesil, esnek,açık ofis tasarımlarına hızlı bir geçiş yapıldığını dile getiriyor.
Pandemi sürecinde dünya genelinde verilen sağlık mücadelesi, ofis yapıları gibi çoklu kullanım alanları başta olmak üzere yaşadığımız tüm mekanlarda uygulanan mimari yaklaşımların, kullanıcıların sağlığı ve esenliği için ne denli önemli olduğunu hepimize bir kez daha hatırlattı. Pandemi öncesi düzende en köklü, en büyük ofislerde dahi mekansal kalite ve konfor düzeyinin optimum seviyelerin altında kaldığını ve pandemik koşullar karşısında işlerliğini yitirdiğini dile getiren BAB Architects kurucuları Mimar İrem Arıbaş ve İç Mimar Hüseyin Beş, pandeminin ilk yarısında uzaktan çalışmak şirketlere belirli açılardan cazip gelmiş olsa da buna rağmen bir çok sektör için sürdürülebilir olmadığını şu sözlerle aktarıyor: “Ofislerin kullanıcı konforu ve memnuniyeti önceliğiyle yeniden elden geçirildiği bu dönemde, yeni nesil çalışma alanları bizleri düşünsel yönde işten kopmadan bir arada tutarken aynı zamanda sosyal mesafeyi koruyabildiğimiz, kullanıcıların birbirleriyle ve mekanla fiziksel temaslarını en aza indirgeyen, mekanda dönüşüm ve esneklik gözeten, içeride soluduğumuz havadan kullandığımız ekipmanlara kadar akıllı sistemlerle kurgulanmış, kendimizi güvende hissedebileceğimiz mekan çözümlerine ve tasarımlarına evrildi.”
BAB Architects mimarları, pandemi sonrası yaptıkları yeni ofis tasarımlarında teknoloji kullanımını öncelikli tuttuklarını ve hatta planlamanın merkezine aldıklarını belirtiyor ve giriş çıkışlarda sensörlü kapılar, temassız geçiş kontrol sistemleri, ıslak hacimlerde fotoselli bataryalar ve sabunluklar, klozetlerde fotoselli kumanda panelleri, havayı her daim taze tutan akıllı havalandırma ve dezenfeksiyon sistemleri, gün ışığının en verimli şekilde kullanılmasına ve kullanıcı yoğunluğuna göre kendini ayarlayan aydınlatma otomasyon sistemleri gibi faktörlerin hızlı bir şekilde tasarım kriterlerinin olmazsa olmazı haline geldiğini dile getiriyor.
Mimar İrem Arıbaş’a göre eski nesil ofislerde verimlilik, mekanın ideal konfor kapasitesi ne olursa olsu sınırlı bir mesai saati içerisinde aynı ortamda bulunan kişi sayısının çokluğu ile ölçülüyordu. Yeni düzende ise hijyen standartlarının kontrol altında tutulması ve bireysel teması indirgemek gereksinimi ile ofis kullanım yoğunluğunda programlı bir azaltıma gitmenin verimliliği artırdığı anlaşıldı.
BAB Architecs mimarları ofislerin genellikle çalışma alanlarına ve birimlerine göre gruplara ayrıldığını ve grupların ofis alanlarını farklı saatlerde, farklı günlerde dönüşümlü şekilde kullanmaya başladığını dile getiriyor. Bu yeni iş programları ile çalışma saatleri esnedi ve neredeyse bir tam gün içerisine yayıldı. Ofis alanları böylece 24 saat yaşayan mekanlar halini aldı ve bu işleyiş yeni ofis planlamalarında sürdürülebilir mimari çözümleri kaçınılmaz yaptı. Bu nedenle pandemi sonrası yeni tasarımların esnek ve ihtiyaca göre dönüştürülebilir mekansal kurguları beraberinde getirdiğini söylerken BAB Architects mimarları sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Bu yönde kullanıcı talepleri yön değiştirdi ve artan bir taleple bizler ofis projelerimizde mekan içerisinde mekanlar oluşturmayı bıraktık, sınırları tanımlı oda duvarlarını kaldırdık ve asgari sayıda bölüntülenmiş geniş hacimlerin çok yönlü kullanıma uygun planlamalarıyla eski nesil oda tipi kapalı ofislerden, kolektif kullanım imkanlarına olanak sağlayan yeni nesil esnek açık ofis tasarımlarına bu süreçte hızlı bir geçiş yaptık.”
Hibrit Çalışma Alışkanlıklarının Ofis Tasarımlarına Etkisi
Hibrit çalışma alışkanlıkları ülkemizde yeni edinilen bir kazanım. Hiyerarşik düzeni önceleyen ve herkesin kendi birimi ve kabuğu içerisinde çalıştığı eski nesil mekan çözümlerinin yarattığı mahremiyet alışkanlığının direncini kırmanın oldukça zor olduğunu dile getiren BAB Architects Kurucu Ortağı İç Mimar Hüseyin Beş, teknolojinin hayatımıza dahil ettiği, ihtiyaç olana çok daha hızlı erişim imkanının aynı işi yapan firmalar arasında dolaylı yoldan bir rekabet ortamı oluşturduğunu şu sözlerle açıklıyor: “Bu durum ofislerin kendi içerisindeki işleyiş sisteminde artık her birimin aynı ölçüde çok daha hızlı iletişim, etkileşim kurma ve böylece sonuç alma süresinin kısa tutulması ihtiyacını doğuruyor. Bu ihtiyacı karşılamak yönünde revize edilmesi gereken ilk bakış açısı ise aslında ofislerde en iyi iletişim ve etkileşimin çalışanların kendi inisiyatifi ve çabalarıyla değil, uygun mimari çözümlerle, çalışma ortamlarının çalışanlara sunduğu mekansal yönlendirme ve birleştirici alt yapı sayesinde mümkün olabileceğidir.”
Bu mekansal alt yapıya ofislerde en verimli şekilde imkan veren tasarım biçiminin açık ofisler olduğunu dile getiren İç Mimar Hüseyin Beş, açık ofislerin kazandırdığı hibrit çalışma alışkanlıkları sayesinde tasarımların da kullanıcıların dadaha özgür hale geldiklerini vurguluyor. Yeni nesil tasarımlarda şirketlerin ortak çatısı altında hiyerarşik baskıları bir parça esnetmeyi, aynı amaca hizmet eden farklı alanların farklı görüşlerini birleştirmeyi ve temasta tutmayı hedeflediklerini eklerken, üretimin organik bir yapı, yaşayan bir form olduğunu ve içinde bulunduğu çevreye göre şekil aldığını, sürekli olarak geliştiğini, değiştiğini ve kolektif çalışma gücünden ve fikir zenginliğinden beslendiğini savunuyor.
Yeni düzenlemelerde, öncelikle eski nesil ofislerdeki sabit bölücü duvarların yıkılmış olduğunu dile getiren BAB Architects mimarları bunlar yerine esnek ve dönüştürülebilen mekanlar tasarladıklarını vurguluyorlar: “İşlevlere imkan sunan esnek çözümleri katlanır seperatörler ve taşınabilir mobilya bölücülerle sağladık. Öznel çalışma gerektiren durumlar ve kısa süreli özel görüşmeler için “booth” adı verilen çalışma kabinleri ofislerin yeni kapalı odaları oldu. Bunun yanı sıra uzun süreli özel görüşmeler ve toplantılar için teknolojik alt yapılarla geliştirilen konferans odaları elbette korunuyor ve buralar açık ofislerin mahrem alanları niteliğinde. Buna ek olarak açık ofislerde dolaşırken sirkülasyon alanlarının bir köşesinde bir yazı panosu etrafında kurgulanmış ufak toplantı ve toplanma alanları da görebiliyoruz.”
Bu açık toplantı alanlarının, çalışanları anlık gelişen bir çözüm ihtiyacı karşısında bile hızlıca beyin fırtınası yapmaya teşvik eden, bir görüşün sıcağı sıcağına tüm katılımcılarla objektif şekilde ele alınabildiği, yani üretkenliğe de doğrudan hizmet eden faydalı çalışma alanları olduğunu dile getiren İrem Arıbaş, açık ofislerin aynı zamanda rekreatif faaliyetlere imkan veren çeşitli sosyal alanları da bulunduran bir konsept anlayışına sahip olduğunu da sözlerine ekliyor: “Eski nesil ofislerin aksine, yeni ofisler kullanıcıyı ara sıra oturduğu masadan kaldırmayı, saplandığı iş döngüsünden bilerek koparmayı, çalışanın üzerinde çalıştığı konuya bu sosyal alanları kullanmak fikriyle verdiği bir mola dönüşü dışarıdan ve daha sağlıklı baktırabilmeyi hedefliyor. Aynı zamanda şunu da kabul etmeliyiz ki bu tür kalabalık ofislerde bir arada medeni şekilde çalışmanın koşulu önce bir arada medeni şekilde yaşamaktan geçiyor. Çalışanların bu eğlenceli sosyal alanlarda kurdukları temas birbirlerini daha iyi tanımalarını sağlıyor. Bu tip ofisler insanların empati yetisini pekiştirdiğinden, karşılıklı anlayışın, yardımlaşmanın olduğu, herkesin bir arada çalışmanın bireysel sorumluluğunu üstlendiği medeni ve kaliteli çalışma ortamlarına kendiliğinden dönüşüyor.”
Öte yandan yeni nesil ofislerin kullanıcıya vadettiği imkanlar sonucu çalışanlar artık ofislerinde kendilerini rahat, güvende, üretken ve önemli hissediyorlar. Çalışanların ofislerinden bir an önce kaçma duyguları bu tip yeni ofisler sayesinde artık tarihe karışmış durumda. Bunun aksine ofiste maksimum verimli süreyi geçirmek, bireysel ihtiyaçlarla bu süreleri bölerek ziyan etmemek öncelikli hale geldi.
Bu durum, yeni nesil ofis tasarımlarını mekansal kurgular anlamında bir adım daha öteye taşıyor ve fonksiyon şemalarına çalışanların bireysel ihtiyaçlarına yönelik geliştirilmiş spor salonu, güzellik salonu, berber, sağlık birimleri, kreş gibi mahal çözümlerinin de eklenmesini beraberinde getiriyor.
Açık Ofis Kurgusunda Yeni Nesil Yaklaşımlar
Yeni nesil ofis ihtiyaçlarıyla tasarımda “açık ofis” olarak yerini alan kolektif çalışma düzenini son derece faydalı bulan BAB Architects Kurucu Ortağı İç Mimar Hüseyin Beş ofisler artık sadece çalışılan, işinizi yapıp döndüğünüz yerler olmaktan daha çok yaşam alanı hatta yaşamımızın çok büyük bir kısmının geçtiği alanlar olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Ofisler, sabah yoğun trafik sonrası kendimizi içerisine girdiğimizde rahat hissedeceğimiz, günün ilk kahvesini içtiğimiz büsbütün yaşam alanları. Tasarım karmaşık bir konu. Bazı tasarım türleri daha özneldir, “sanatsaldır”; bazıları ise daha faydalıdır ve daha katı kuralları izler. Sanat ve tasarım arasındaki ilişki genellikle yanlış anlaşılır ve bir tasarımın sonucu sanatsal olabilse de arkasındaki süreç çok farklıdır. İhtiyacı doğru anlamak tasarıma başlamak için çok iyi bir nokta. Alınan sorumluluk sadece iyi görünen bir yerin ötesine geçmeyi gerektirir. Bu bağlamda belirleyici olan, arka fonunu tasarladığınız alanın işlevlerini tam olarak yerine getirebilmesidir. Bizler bu yönde her zaman iyi görünen ama yaşam alanlarını ve çalışma ferahını önceleyen bir yerden bakmayı tercih ediyoruz. İnsanların bir arada çalıştığı fakat sınırların tam olarak belli olduğu alanları tasarlamayı önemsiyoruz. İhtiyaçların göreceli olmadığı, üretim yapılan alanların, insanı ve insan ilişkilerini sağlıklı kılacak şekilde dizayn edilmesi gerektiğini biliyoruz.”
Ofislerde Sürdürülebilir Tasarımlar
Oldukça geniş kapsamlı bir konu olan sürdürülebilirlik kavramını “daimî olma, olanı ya da önceden yapılmış olanı fonksiyonlarını değiştirerek tekrar kazanma, kazandırma bilinci” olarak açıklayan BAB Architects Kurucu Ortağı İç Mimar Hüseyin Beş sürdürülebilirliğin dürtüsellikten değil, uzun vadeli planlardan beslenen bir kavram olduğunu vurguluyor ve ekliyor: “Sürdürülebilirliği temelde kaynakların üretilebilir süresinden daha hızlı tüketilmesinin önüne geçmek olarak adlandırabiliriz. Tabii ki beşer her daim istediğini alma ve sahip olma güdüsü ile yaşıyor. Kısa ömrümüzün hızlı döngüsüne ayak uydurmaya, hatta bazı durumlarda normal yaşam süremizin ihtiyacı olmayan bir hızda üretime ve tüketime meyilliyiz. Bunların sonuçlarının farkındalığı 80’li yıllarda kendini göstermeye başladı. Sürdürülebilirlik nesillerin ihtiyaçlarını görmezden gelmeden bugünün ihtiyaçlarını karşılama, karşılarken de mevcut ekolojiye ve dengelere zarar vermeme disiplini.”
Ofislerde Biyofilik Tasarım ve Doğallık Arayışları
İç Mimar Hüseyin Beş’e göre ofis alanlarında biyofilik tasarım bu yıl da tasarımın vazgeçilmezleri arasında. Ofislerin bir dış mekanı olsun olmasın iç mekanlarını doğanın unsurlarıyla birleştiren biyofilik tasarımda ahşap, bitkiler ve su; duvarları, tavanları sarıyor. Bu noktada az bakım gerektiren bitkilerin tercih edilmesinin ise kritik önem taşıdığını vurgulayan Hüseyin Beş, ofislerde sade bir zarafeti yansıtan açık pastel tonların doğal malzemeler ile harmanlandığını, sürdürülebilir ve dayanıklı malzemelerin tercih edildiğini de ekleyerek sözlerine devam ediyor: “Ofis iç mekanlarında yapay görüntülerden uzaklaşılıyor; doğal ve uzun ömürlü malzemeler talep ediliyor. Taş ya da ahşapla harmanlanan tasarımlar doğallığı yansıtırken, mobilyalarda da ergonomi ön planda tutuluyor. Geleceğin ofislerinde, çalışma hayatının değişen doğasına uyum sağlamak için malzeme seçimleri önemli bir rol oynayacak.”
Ofislerde geçmiş dönemde revaçta olan “work-as-lifestyle” modelinin eksikliklerinin artık bariz şekilde görünür olduğunu vurgulayan Hüseyin Beş’e göre, salgın dönemindeki evden çalışma sürecinde, milyonlarca insan iş ve eğlenceyi birbirine karıştırmak istediklerinde bunu oturma odalarının güvenliği ve konforundan kolayca yapabileceklerini fark etti. Bunun sonuncunda çalışmayı daha keyifli, daha çekici bir girişim haline getirmeyi amaçlayan eğlenceli alanlar daha verimli hale geldi. Yeni nesil çalışma alışkanlıklarıyla gündeme gelen bu parametrelerin, ofislerde tasarımcılara çok büyük bir iş düştüğünün de göstergesi olduğunu dile getiren BAB Architects kurucu ortakları Mimar İrem Arıbaş ve İç Mimar Hüseyin Beş geleneksel çalışma alanlarının artık rağbet görmediğini vurguluyor ve ofislerdeki yeni eğilimleri şu sözlerle özetliyorlar: “Giderek sanal ofislere ve hazır ofislere olan ilgi artıyor, büyük ve pahalı şehirlerden küçük ve güvenli şehirlere dönüş başlıyor, sürdürülebilir ofisler trend oluyor ve ofis kültüründen önce kurum kültürü ön planda tutuluyor.”
Samsun’da 2. Abdülhamit döneminde inşa edilen Canik Hamidiye Hastanesi, restore edilerek aile ve yaşam merkezine dönüştürülecek.
Samsun Büyükşehir Belediyesi, 2. Abdülhamit döneminde inşa edilen Canik Hamidiye Hastanesi’nin restore edilerek aile ve yaşam merkezi olarak hayata geçirileceğini belirten bildiri yayınladı. Sağlık Bakanlığı tarafından belediyeye tahsis edilen bina hakkında şu sözler paylaşıldı:
“Tarihi binanın restorasyonu için harekete geçildi. Hazırlanan proje ile konsepti, içeriği ve özellikleriyle Türkiye’ye örnek teşkil edecek Aile ve Yaşam Merkezi, 7’den 70’e herkese hitap edecek. Toplam kapalı inşaat alanı 11 bin 537 metrekare olan 3 ana kütleden oluşan yerleşkede, tek katlı kadın merkezi, aile danışma merkezi, kadın spor salonu yer alacak. Projede kadın merkezinin yanı sıra çocuk ve spor salonu yapıları, çocuk ve gençlik merkezleri, spor kompleksi, konferans, toplantı, sergi salonları, müzik ve sanat atölyeleri, bilim sınıfları, bilgisayar ve eğitim derslikleri, kütüphane, misafirhane, tanıtım merkezi, zeka gelişim, bireysel çalışma, ticari ve gezinti alanları bulunacak. Robotik kodlamadan masala, dramadan tiyatroya kadar sanatın her alanında eğitim görebilme imkanına kavuşacak vatandaşlar için sinema ve butik otel de yapılacak. Bina çevresindeki yeşil alan ve ağaçlar korunarak yeni peyzaj düzenlemeleri yapılacak.”
Restorasyon çalışmaları için ihale düzenlenceğini duyuran Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir ise, “120 yıllık maziye sahip Canik Hamidiye Hastanesi için çok güzel ve özel bir proje hazırladık. Alandaki tarihi değerimiz olan tescilli binayı restore edip koruyarak aile ve yaşam merkezine dönüştürüyoruz. 28 dönümlük alanı çevreleyen duvarları kaldırıp, alanı çocuklarımızın, gençlerimizin, kadınlarımızın ve yaşlılarımızın rahat nefes alacakları, hoş vakit geçirecekleri yaşam alanına çeviriyoruz. Yemyeşil alanda mahalle kültürünü, sevgiyi, saygıyı, dostluğu orada yaşatacağız. Yapımı tamamlandığında hem geleneksel mahalle kültürü yeniden oluşup yaygınlaşacak hem de çocuk, genç ve yaşlılar keyif alacakları bir ortama kavuşacak. 7’den 70’e tüm halkımız, tarihi mirası koruyarak sosyal ve kültürel amaçlı faaliyetlerden en üst seviyede istifade edip, gelecek kuşaklara aktaracak.” açıklamalarında bulundu.
Endeksa tarafından hazırlanan verilere göre; Türkiye Eylül ayı itibarıyla konut satış fiyatlarında senelik değer artışı yüzde 202 seviyesine ulaştı. Türkiye genelinde ortalama konut fiyatları ise 1 milyon 556 bin 360 TL oldu.
Eylül 2022’de Türkiye’de 113 bin 402 konut satışı yapıldı. Konut satışları Eylül 2022’e bir önceki aya göre yüzde 8, 2021’in aynı ayına göre ise yüzde 23 geriledi. Ocak – Eylül dönemi değerlendirildiğinde ise konut satış adedinin geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 11.4 yükselişle 1 milyon 57 bin 193 olduğu görülüyor.
Teknoloji odaklı gayrimenkul değerleme platformu Endeksacom tarafından hazırlanan verilere göre; Türkiye’de Eylül ayı itibarıyla konut satış fiyatlarında senelik değer artışı yüzde 202 seviyesinde olurken, Türkiye genelinde ortalama konut metrekare satış fiyatı 11 bin 972 lira, ortalama konut fiyatı 1 milyon 556 bin 360 lira ve konut yatırımının geri dönüş süresi ise 19 sene olarak belirlendi.
Endeksa verilerine göre Eylül ayı sonu itibarıyla İstanbul’da konut satış fiyatlarında senelik değer artışı yüzde 241, ortalama konut metrekare satış fiyatı 20 bin 208 lira, ortalama konut fiyatı 2 milyon 424 bin 960 lira oldu.
Ankara’da ise konut fiyatları son bir senede yüzde 212 arttı. Buna göre başkentte ortalama konut metrekare satış fiyatı 9 bin 47 lira, ortalama konut fiyatı 1 milyon 176 bin 110 lira olarak belirlendi.
İzmir’de ise senelik değer artışı yüzde 190, ortalama konut metrekare satış fiyatı 15 bin 362 lira, ortalama konut fiyatı 1 milyon 997 bin 60 lira oldu.
Endeksa verilerine göre, Eylül ‘de en çok konut satışının olduğu ilk 30 şehre bakıldığında, senelik değer artışı en yüksek olan yerler sırasıyla Antalya, Mersin ve İstanbul olarak belirlendi. Antalya’da konut fiyatları son bir senede yüzde 244 yükseldi, ortalama konut metrekare satış fiyatı 17 bin 123 lira, ortalama konut satış fiyatı 2 milyon 54 bin 760 lira oldu. Mersin’de yıllık değer artışı yüzde 243, ortalama konut metrekare satış fiyatı 10 bin 923 lira, ortalama konut satış fiyatı 1 milyon 583 bin 835 lira oalrak gerçekleşti. Mega kent İstanbul’da ise konut satış fiyatlarında değer artışı yüzde 241, ortalama konut metrekare satış fiyatı 20 bin 208 lira, ortalama konut fiyatı 2 milyon 424 bin 960 lira oldu.
Endeksa Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Görkem Öğüt, konut satışlarını ve konut fiyatlarını değerlendirdi.
“Konut satışlarında son 2 aydır gözlemlenen yavaşlamanın Eylül’de de devam ettiğini görüyoruz. Eylül’de mevsimsel etki nedeniyle piyasasının hareketlenmesi beklenirken, konut satışlarında bir önceki aya ve geçen yılın aynı dönemine göre bir düşüş gerçekleşti” ifadelerini kullanan Görkem Öğüt, satış adedindeki düşüşün iki temel nedeninin piyasadaki stok azlığı ve fiyatlardaki düşüş beklentisi olduğuna dikkat çekti.
Görkem Öğüt, konu ile ilgili açıklamasını, “Endeksa verilerine göre de konut fiyatlarındaki artışın yavaşladığını görüyoruz. Son çeyrekte piyasanın şartlarının daha fazla oturmasını ve yıllık konut satış adedinin artışla kapanmasını bekliyorum” şeklinde konuşarak tamamladı.
Cengiz Holding, Bodrum sahil şeridinde yer alan 147 bin 803 metrekarelik alana otel ve dört farklı tipten oluşan 42 adet konut inşa edecek.
Göl Mahallesi içerisinde bulunan ve aynı zamanda 2020’de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından “Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Alan” ilan edilen alandaki turizm konaklama tesisinin ÇED süreci dün başladı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın e-ÇED sisteminde yayımlanan bilgiye göre, projenin maliyeti 568 milyon 831 bin 860 TL.
Cumhuriyet Gazetesi’nden Şeyda Öztürk’ün haberine göre projede, 305 ada 1 parselde 147 bin 803 metrekarelik alana otel blokları ve dört faklı villa tipinden oluşan toplam 42 adet konut yapılacak. Ayrıca 306 ada 1 parselde ise yine dört farklı villa tipinden toplam 58 adet konut yapılması planlanıyor. Projenin toplam kapasitesinde ise 101 apart oda ve 83 suit oda olmak üzere toplam 184 oda olacak. Öte yandan projede, 1200 kişilik yedi farklı lokanta da bulunacak. Yüzme havuzları, 300 kişilik toplantı salonu, otopark, çocuk oyun alanı ve aletli jimnastik salonu da proje içerisinde yer alıyor. Projede gösterilen iki parselin güneyinde ise birinci derece arkeolojik sit alanı bulunuyor. Raporda, arkeolojik sit alanına müdahalede bulunulmayacağı bilgisi de paylaşıldı.
Türkiye’nin global emlak markalarından biri olan Gred, Londra’daki projesi The Verdean’ın 2. etabını Türkiye’de satışa çıkardı.
Hong Kong, Beijing, Singapore, Shangai, Middle East ve Londra da dahil olmak üzere diğer tüm pazarlardan 10 gün önce Türkiye’de satışa sunulan projeyle ilgili olarak 7 Ekim Cuma günü İstanbul’da özel bir ön lansman gerçekleştirildi. Proje 42’si stüdyo, 91’i 1+1 ve 37’si de 2+1 olmak üzere toplamda 170 daireden oluşuyor.
Toplantıda konuşan Knight Frank Yönetici Ortağı Emma Fletcher Brewer, dolar ve pound paritesindeki düşüşün Londra emlak pazarını fırsat haline dönüştürdüğüne dikkat çekti. Parasını dolarda tutan Türk yatırımcıların dolar/pound paritesindeki düşüşten faydalanabileceğini belirten Brewer, “Londra gayrimenkul pazarı, parite bazlı etkiyle beraber artık yüzde 20 – 30 aralığında değişen oranlarla ucuz konut alma fırsatı sunuyor. Bu da bir fırsat pazarı haline gelen Londra gayrimenkul pazarına ilgiyi yoğunlaştırıyor.” dedi.
Knight Frank Finance Mortgage Departman Yönetici Ortağı Nathan Bakhbaki de Türk vatandaşlarının, İngiltere’de yüzde 10 peşin, yüzde 10 ara ödeme taksitlerinden sonra, ev tesliminde yüzde 75 orana kadar konut kredisi kullanmalarının mümkün olduğunu belirtti. Küçük birikimlerle dahi Londra’da ev sahibi olabilmenin mümkün olduğuna dikkat çeken Bakhbaki, yanı sıra İngiltere’de yaşama şartının da aranmadığını söyledi. Bakhbaki, gayrimenkulun kiraya verilmesi şartıyla, isteğe bağlı olarak sadece faiz ödemesi yapmanın mümkün olduğu akıllı kredi ürünleriyle, küçük yatırımların her ay düzenli bir döviz getirisine dönüştürülebileceğini aktardı.
Türkiye’de yabancıya konut satışında azalma yaşansa da Rusların talebi artmaya devam ediyor. Gayrimenkul Yurtdışı Tanıtım Derneği (GİGDER) Başkanı Faruk Akbal, Rusların neredeyse her beş konuttan birini satın aldığını vurguladı.
Ocak-Eylül döneminde yaklaşık 50 bin adet konut satıldığını söyleyen GİGDER Başkanı Faruk Akbal, bu süreçte 5 konuttan birinin Rus vatandaşlar tarafından satın alındığını belirtti. Konuyla ilgili konuşan Akbal, şunları söyledi:
“Türkiye’nin yakaladığı bu talebi iyi değerlendirmesi önemli. Nitekim Ruslar 2015’te yurt dışında yaklaşık 25 milyar dolarlık emlak edinmişti. Uluslararası emlak komisyonculuğu şirketi Tranio tarafından yapılan bir araştırmaya göre Rus vatandaşlarının yurt dışındaki gayrimenkul talebi bu sene üçüncü çeyrekte 2021’in aynı dönemine göre yüzde 84 arttı. Londra merkezli Henley&Partners firmasının verilerine göre, hazır varlıkları 1 milyon dolardan fazla olan Rusların yaklaşık yüzde 15’inin 2022 sonuna kadar başka ülkelere göç etmesi bekleniyor. Emlak talep eğiliminde Ruslar için şu an Türkiye lider. Türkiye’yi Birleşik Arap Emirlikleri, Tayland, Yunanistan, İspanya ve Gürcistan takip ediyor. Bu sene toplamda belki de yurt dışında 30 milyar doları aşan bir emlak alımına ulaşacak Rusya’yı iyi okumak, iyi takip etmek gerekiyor.”
En yeni teknolojiyle üretim yapan Cubo Boya’nın su bazlı, mat görünümlü dekoratif son kat dış cephe boyası Maestro, üstün özellikleri ile yapıların korunmasını sağlar. Ultraviyole ışınlarına dayanımlı olan Maestro, binaları her türlü hava koşuluna karşı korurken estetik görünümü ile de mükemmel çözümler oluşturur.
Tamamen yerli sermaye ile faaliyetlerini sürdüren boya markası CUBO’nun akrilik kopolimer bağlayıcı esaslı son kat dış cephe boyası Maestro’nun özellikleri saymakla bitmiyor. Maestro silikonlu, UV dayanımlı, nefes alan, suya ve dış etmenlere karşı koruyucu olma özellikleri ile dikkat çekiyor.
Dış hava koşullarından kaynaklı, boyanın maruz kaldığı alkali içerikli su buharı, deniz suyu gibi etkenler, çelik yapılarda korozyona, sıvalarda ise zaman içerisinde yüzeysel olarak tozuma ve dökülmelere sebep olur. Özellikle deniz kenarında bulunan yapılarda, deniz suyunun buharlaşması ve soğuk cephelere teması sonrası yoğuşma meydana gelir. Bu yoğuşma, içeriğinde de alkali tuzlar içerir. Eğer binalar bu duruma karşı güçlü bir boya ile korunmazsa, açıkta kalan sıvalarda zamanla yüzeysel ve yapısal bozulmalar, aşınmalar olur.
Boya sektörünün hızlı yükselen değeri CUBO Boya’nın çatlama ve dökülme yapmayan, mükemmel örtücülüğe sahip dış cephe boyası Maestro, alkali dayanımı özelliği ile, uygulandığı yapılarda alkali tuzlarının yarattığı olumsuz etkilere karşı yüksek koruma sağlar.
CUBO’nun kolay uygulanabilen, mat görünümlü Maestro dış cephe boyası, zorlu iklim koşullarında mükemmel su, nem ve alkali dayanım gerçekleştirerek, sahip olduğu tüm bu özellikleri ile duvarlarınızın canlılığını her mevsimde korumaya büyük katkı sağlar.
İnce sıvalı her türlü beton, gaz beton, briket, tuğla ve benzeri duvar yüzeyler üzerine dekoratif ve koruyucu amaçlı olarak uygulanabilen Maestro son kat dış cephe boyası, CUBO’nun ‘Boyacı Küpü Renklendirme Sistemi’yle deuyumlu olmasıyla sınırsız renk seçeneği de beraberinde sunuyor.
Asansör ve yürüyen merdiven sanayinin Türkiye’de lider, dünyada ise en canlı ticaret fuarı olan Uluslararası Asansör İstanbul, Tarsus Türkiye tarafından AYSAD’ın desteğiyle 09-12 Mart tarihlerinde TÜYAP’ta düzenlenecek.
Dünya asansör endüstrisini İstanbul’da buluşturacak olan organizasyona yurt içi ve yurt dışı firmalardan yoğun bir katılım olduğunu açıklayan Tarsus Türkiye Genel Müdürü Zekeriya Aytemur, “Şimdiden stand alanlarının neredeyse tamamı doldu. Firmaların birçoğu yeni ürünlerinin dünya lansmanı için fuarı bekliyor. Asansör İstanbul, bu sektördeki tüm paydaşların ajandalarında mutlaka yer alan bir organizasyon. Online yapılan kayıtlara göre ziyaretçi tarafındaki ilgi yine oldukça yoğun” dedi. 18.’si düzenlenecek olan Uluslararası Asansör İstanbul’un 2023 buluşmasına 400 firma katılırken, fuarı 7 bin 400’ü yurt dışından olmak üzere 30 bin satın almacının ziyaret etmesi bekleniyor.
Konut ve ticari bina asansörlerinden hastane asansörlerine, ev içi asansör ve kişisel taşıyıcılardan oto asansörlerine, yük ve servis asansörlerinden engelli asansörlerine kadar dikey ulaşım teknolojileri ile yürüyen merdiven ve yollara ilişkin tüm yeniliklerin bir arada sergileneceği 18. Uluslararası Asansör İstanbul’da geri sayım başladı. Tüyap Beylikdüzü Fuar Merkezi’nde toplam 60 bin metrekare alanda gerçekleşecek fuar, dünya asansör endüstrisine yine damga vurmaya hazırlanıyor. Sektörünün küresel ölçekli en önemli ticaret fuarlarından birisi olan Uluslararası Asansör İstanbul, Türkiye’nin lider firmaları ile dünya markalarını çatısı altında buluşturacak.
Uluslararası Asansör İstanbul 2023’ün, katılımcı firmalara yeni ihracat kanalları açacağını söyleyen Tarsus Türkiye Genel Müdürü Zekeriya Aytemur, “Katılımcılarımız, yurt içi ve yurt dışından büyük satın almacılarla, kendi standlarında doğrudan ticaret fırsatı bulacak. Hem yurt içinde hem de yurt dışında yeni iş birliği fırsatları yakalayacak. Farklı pazarlara açılma olanağı yakalayan firmalar, bu sayede küresel rekabette de avantajlı konuma geçebilecekler” dedi. Fuarın ziyaretçilerine de önemli avantajlar sağlayacağını ifade eden Aytemur, Asansör İstanbul 2023’e gelenlerin, bir taraftan sektördeki tüm yenilikleri tek çatı altında göreceğini, diğer yandan da alternatifli ve uygun maliyetli satın alma anlaşmaları gerçekleştirebileceklerini belirtti.
Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından sunulan 1 milyon arsa projesi ile gayrimenkul taleplerinde değişim yaşandı.
Kamunun, dar gelirli vatandaşlar için satışa sunduğu 1 milyon arsa, piyasada dengeleri değiştiriyor. Uygun fiyatlı arsa almayı planlayanlar, projeye başvuru yapıp kurada şansını denemek istediği için beklemeye geçti. Arsa fiyat artış hızında gerileme olduğunu belirten sektör temsilcileri, bu proje ile arz talep dengesinin sağlanacağını dile getirdi.
Pandemiyle birlikte gayrimenkulde talepler değişti. Az katlı konut isteği arsaya olan ilgiyi arttırdı. Bununla birlikte konut fiyatında yaşanan fahiş artış nedeniyle, daha uygun fiyatla yatırım planlayanlar da arsaya yöneldi. Böylece arsa satışları hiç olmadığı kadar arttı. Bu talep fiyat artışını da beraberinde getirince, birçok kişi için arsa almak da zorlaştı. Bu dönemde Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesinin devreye girmesi dar gelirli için umut oldu. 81 ilde 1 milyon arsanın satışa çıkacağı açıklandı. Projenin açıklanmasıyla birlikte arsa piyasasında değişimler başladı.
Beşiktaş Belediyesi, semt sakinlerinin yaşam kalitesini artırmak amacıyla “Semtini Yaşat” adlı bir proje başlattı. Proje, Beşiktaş ilçesinde yaşayan insanların, ihtiyaç ve beklentileri göz önüne alınarak hazırlanıyor. Proje tamamlandığında, yerel yönetim kararlarına yön verecek bir yaşam rehberi elde edilecek.
Proje, bugüne kadar yapılmış tasarım rehberi çalışmalarını bir adım daha ileriye taşıyarak tüm birimlerin aynı anlayışla koordine edilmesini sağlayacak. Semt sakinlerinin ihtiyaçları, istekleri ve hayalleri dikkate alınarak hazırlanacak olan yaşam rehberi, yerel yönetim politikaları üzerine bir dizi çalışmayı kapsıyor. “Semtini Yaşat” adıyla hayata geçirilen proje tamamlandığı zaman, Beşiktaş semti için yönetilebilir ilkeler de tespit edilmiş olacak.
Projenin yöneticisi, Beşiktaş Belediyesi Kentsel Dönüşümden Sorumlu Başkan Yardımcısı Oylum Işık; Mimar Sinan Üniversitesi’nde görevli Doç. Dr. Ümit Arpacıoğlu ve bu proje için oluşturulan akademik ekipten destek aldı.
Proje için; genç akademisyenler, doktora ve yüksek lisans öğrencileri, Beşiktaş Belediyesi çalışanları, semt sakinleri ve sivil toplum kuruluşları, bir araya gelerek çalıştı.
“Beşiktaş İçin Birlikte Düşünmek”
Beşiktaş Belediyesi Kentsel Dönüşümden Sorumlu Başkan Yardımcısı Oylum Işık, projeyi anlatırken “Beşiktaş için sürekli birlikte düşünmeye, konuşmaya ve üretmeye ihtiyacımız var” dedi. Oylum Işık, ‘semt kullanıcısının beklentilerinin ve ihtiyaçlarının değişebildiğini ve bu değişimin de sürekli güncellenmesi gerektiğini’ söyledi.
Oluşturulacak yaşam rehberinin en önemli özelliği, mahallenin sorunlarına sistematik bir bakış açısı getirmek. Böylece belediyenin alacağı kararların sürdürülebilir ve yönetilebilir olması sağlanacak.
“Yaşam Rehberi”nin Kriterleri
Proje tasarlanırken önce Arnavutköy, Bebek ve Beşiktaş merkezde yaşayan insanların görüşleri alınarak sorunları belirlendi. Böylece, rehberin yaklaşım ilkeleri ve ölçülebilir kriterleri tespit edildi. Ortak akıl oluşturmak ve katılımcılık, yaşam rehberinin esas odağını oluşturdu.
Yaşam rehberinin temel ilkeleri de şu şekilde tanımlandı.
Hareket Kolaylığı
Mekânsal Düzen
Çevresel Kalite
Ekoloji / Doğaya Duyarlılık
Enerji Verimliliği
Üretkenlik
Mekânsal Değer ve Okunabilirlik
Güvenlik / Afet
Sağlık
Sanat
Spor
Sosyal Sorumluluk
Sürdürülebilir Katılımcı Yönetim
Projenin ilk adımı, Beşiktaş semt sakinleriyle Beşiktaş merkez, Arnavutköy ve Bebek mahallelerinde yaşayan insanlarla bir araya gelinerek atıldı. Oluşturulan çözüm masalarında yerel yönetimlerin tüm ilgili birimleri ve kurumları birlikte karar alacaklar. Proje tamamlandığında semt sakinlerinin beklentileri semtte hayat bulacak.
İhracattaki ve iş güvenliğindeki başarılarını ödüllerle taçlandıran İzocam’a bir ödül de MTSO’dan geldi! Bu yıl da sanayinin dev şirketleri arasında yer alarak İSO 500 listesine giren İzocam, bu başarısıyla “Mersin’in Sanayi ve İhracat Yıldızları Ödül Töreni”nde ödüle layık görüldü.
Yalıtım sektörünün lider kuruluşu İzocam, ödüle doymuyor. İhracattaki ve iş güvenliğindeki başarılarını ödüllerle taçlandıran İzocam’a bir ödül de Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’ndan (MTSO) geldi! Geçen yıllarda olduğu gibi 2022’de de sanayinin dev şirketleri arasında yer alarak İSO 500 listesine giren İzocam, bu başarısıyla “Mersin’in Sanayi ve İhracat Yıldızları Ödül Töreni”nde ödüle layık görüldü.
Mersin Valiliği’nin himayesinde ve Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nın (MTSO) iş birliğinde düzenlenen “Mersin’in Sanayi ve İhracat Yıldızları Ödül Töreni” 3 Ekim 2022 tarihinde gerçekleşti. Törende 2021 yılı verilerine göre İSO ilk 500, ikinci 500 ve TİM ilk 1000 listesinde yer alan Mersin firmalarına ödülleri verildi. İzocam adına, Tarsus Tesis Müdürü Mehmet Akarca’nın katıldığı törende İzocam’ın ödülü, İSO ilk 500 içinde 456’ncı sırada yer aldığı anons edilerek takdim edildi.
Sanayicilerin ihtiyaç ve beklentilerinin ele alınıp değerlendirildiği geceye Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan, Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Gülcan Kış, MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kızıltan, Meclis Başkanı Hamit İzol ve yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgesi (MTOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Tekli, Tarımsal Ürün İşleme ve İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (TÜİOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Gül Akyürek Balta, Ticaret İl Müdürü Hüseyin Güçlü, Sanayi İl Müdürü Hasan Gül ile ödül alan sanayici ve ihracatçılar katıldı.
İzocam, Başarılarıyla Ödüle Doymuyor!
Türkiye’yi 57 yıl önce yalıtımla tanıştıran lider marka İzocam, her ihtiyaca uygun ürün ve çözümleri ile gerek yurt içinde gerekse yurtdışında dünya çapındaki önemli projelerin aranan markaları arasında yer alıyor. 2021 yılında cirosunu bir önceki yıla oranla neredeyse 2’ye katlayan İzocam, böylece bu yılki İSO 500 listesinde bir önceki yıla oranla 8 basamak daha yükselerek 456. sıraya yerleşti. Bu başarısıyla “Mersin’in Sanayi ve İhracat Yıldızları” arasında yer alan İzocam, bu ödülün yanı sıra, iş sağlığı ve güvenliğindeki başarıları ve ihracat hamleleriyle de ödülleri evine taşımayı sürdürdü.
“Güvenlik seninle başlar!” sloganıyla gerçekleştirdiği çevre, iş sağlığı ve güvenliği (EHS) çalışmalarını kurumsal işleyişinin ayrılmaz bir parçası haline getiren İzocam, geçtiğimiz günlerde bu alandaki başarılarını uluslararası arenada aldığı ödülle taçlandırdı! İzocam, her yıl Saint-Gobain tarafından organize edilerek uluslararası jürinin seçimleriyle takdim edilen Çevre İş Sağlığı ve Güvenliği Ödülleri (EHS Awards) çerçevesinde, “İş Güvenliği Kültürü Değişimi” (Safety Cultural Transformation) kategorisinde “Safety Diamond” ödülüne layık görüldü. İzocam’ın ödülü 27 Eylül tarihinde Saint-Gobain CEO’su Benoit Bazin tarafından Paris’te düzenlenen özel bir törenle takdim edildi.
Sağlıklı, güvenli ve tasarruflu yalıtım ürünleriyle ülkemizde olduğu gibi yurtdışındaki büyük projelerde de tercih edilen İzocam, cirosunun yüzde 20’sini ihracat gelirlerinden elde ediyor. İhracat çalışmalarını da ödüllerle taçlandıran İzocam, İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (ISIB) tarafından firmaların ihracat performanslarına göre verilen “Başarılı İhracatçılar” ödülleri kapsamında; “En Çok İzolasyon Malzemesi İhracatı Yapan Firma” kategorisinde her yıl ödüle layık görülüyor.
Malatya’nın Arguvan ilçesinde yapılan Yoncalı Barajı’nda inşaat çalışmaları tamamlanarak su tutmaya hazır hale getirildi.
Yoncalı Barajı inşaatının tamamlanması hakkında açıklama yapan Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, şu bilgileri verdi:
“Malatya ilimiz için çok büyük önem arz eden Malatya Yoncalı Barajı inşaatı tamamlanarak su tutmaya hazır hale getirilmiştir.
Bununla birlikte Malatya Yoncalı Sulaması kapsamında yapımı devam eden 9.040 metre uzunluğundaki Yoncalı Sulaması İsale Tünelinde de çalışmaların devam ettiğinin altını çizen DSİ Genel Müdürü Prof. Dr. Lütfi Akca, ‘TBM ile tünel açmada 4.560 metre ilerleme sağlanmış olup işte fiziki gerçekleşme yüzde 65 seviyesindedir.’’
Artan enerji faturalarının getirdiği yüksek maliyet, marka ve AVM’leri harekete geçirdi. Markalar kendi bünyelerinde ‘enerji tasarruf ve takip birimi’ kurarken, 50 AVM kendi elektriğini üretmek için GES yatırımı yaptı. Alınacak tedbirlerle doğalgaz ve elektrik maliyetlerinde yüzde 40 tasarruf sağlanması hedefleniyor.
Son zamlarla birlikte enerjinin maliyetler içindeki payı 3’e katlanan ve birçok noktada kirayı yakalayan perakende noktaları ve AVM’ler, tasarruf için geniş kapsamlı tedbir paketleri uygulamaya başladı. Bu kapsamda markalar bünyelerinde yeni istihdam sağlayarak enerji tasarruf ve takip birimleri kurarken AVM’ler ise yenilenebilir enerji atağı başlattı. Satış noktalarında uygulanan tedbirler arasında cadde mağazalarının erken kapanması, gündüz 12:30’a kadar aydınlatmaların yarıya düşürülmesi, ısıtma, soğutma ve havalandırmanın 2 saat erkene alınması, aydınlatmaların tasarruflu ve fotoselli muadilleri ile değiştirilmesi, vitrinlerin güneş aldığı saatlerde ışıklandırılmaması gibi birçok uygulama hayata geçti, geçiyor. Birçok markada bu yolla yüzde 40’a varan tasarruf sağlanıyor. Öte yandan 6 AYD üyesi alışveriş merkezi GES yatırımı ile kendi enerjisini üretmeye başlarken planlama aşamasında olan çok daha fazla AVM olduğu bilgisi verildi. 1 yıl içinde 50 AVM’nin yenilenebilir enerji yatırımı ile kendi kendisini kendisinin üretmesi bekleniyor.
AB’de Tedarik Bizde Maliyet Sorun
Söz konusu önlemler, bu kış enerji maliyetinden çok tedariki ile ilgili sıkıntı yaşayacak olan Avrupa’da çok daha sert bir şekilde uygulansa da Türkiye’de tedarikten çok yüksek maliyetler nedeni ile öne çıkıyor. Bu kapsamda Birleşmiş Markalar Derneği de (BMD) geçtiğimiz günlerde bir anket çalışması yaparak üyelerin söz konusu tasarruf tedbirlerine yaklaşımlarını ölçtü. Geçen hafta yapılan üye toplantısında ise hayata geçirilecek tasarruf tedbirleri masaya yatırıldı. BMD Başkanı Sinan Öncel, “Öğlen 12:30’a kadar mağaza aydınlatmalarını yarıya düşürme konusunda üyelerimizin yaklaşımı nedir diye sorduk. Yüzde 90’ı ‘iyi olur’. Bir kısmı da ‘biz zaten yapıyoruz’ dedi. Bazı üyelerimiz uyguladıkları tasarruf tedbirlerini anlattı. Güneş olduğu günlerde vitrin ışıklarını kapatma, klimaları mağaza kapanmadan 1-2 saat önceden kapatma, sokak tabelalarının çok daha erken saatlerde kapanacak şekilde ayarlama gibi… 12:30’a kadar aydınlatmaların tasarrufl u bir şekilde düzenlenmesi konusunda zaten herkes hemfikir” diye konuştu. Enerji faturalarının korkunç düzeylere ulaştığına dikkat çeken BMD Başkanı Öncel, söz konusu giderin birçok noktada kiraya yaklaştığına dikkat çekerek toplam maliyetler içindeki payının da yüzde 7-8’lerden yüzde 30’lara kadar çıktığını belirtti. Öncel, bu nedenle de bu önlemlerin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
Markalar ve AVM’ler Yine Karşı Karşıya
Enerji giderlerinde iki konuya dikkat çeken Sinan Öncel, “Birincisi biz kendi iç tedbirlerimizi artırıyoruz ama öte yandan çıkan AVM’lerde ortak giderlerden biri de enerji ve ağustos ayında değişen yönetmeliğe rağmen AVM’lerin uygulamalarıyla ilgili çok fazla şikayet alıyoruz üyelerimizden. Yüzde 90’ı şikayetçi. Düzenleme yapıldı ama hesap vermiyorlar, detay alamıyoruz. Mağaza elektriği ile ortak alan elektriği ayrılmaz bir parçadır” diye konuştu.
Gizia Yüzde 30 Tasarruf Sağladı
Söz konusu tasarrufları ilk uygulayan markalardan biri de BMD üyesi hazır giyim markası olan Gizia oldu. Marka, uygulanacak tasarruf tedbirleri ile ilgili bir liste hazırladı ve tüm mağazalarına gönderdi. Sürdürülebilirlik kapsamında da önem arz eden maddelerin hayata geçmesi sonucu Gizia, enerji giderlerinde yüzde 30 tasarruf sağladı. Markanın uyguladığı tedbirler arasında; uygun alanlarda sensörlü aydınlatma, enerji tasarrufuna dikkat uyarıları, elektrik harcayan elektroniklerin ayarlarının mevsimsel şartlara göre düzenlenmesi, güneş alan saatlerde aydınlatmanın minimum düzeyde tutulması gibi önlemler yer aldı.
Kiğılı da Özel Birim Oluşturdu
Yine bünyesinde enerji tasarrufu birimi oluşturan başka bir marka ise Kiğılı oldu. Kiğılı, mağazalarından depolarına ve tedarikçilerine kadar enerji verimliliği ve sürdürülebilirliğine yönelik önemli uygulamalar hayata geçirdi. Kiğılı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hilal Suerdem, “Marka olarak bir komisyon kurduk ve komisyon içinde enerji giderlerini nereden takip edebilir ve nasıl tedbirler oluşturabiliriz diye çalışmalar yaptık. Örneğin depolardaki aydınlatmalar sensörlü oldu. Elektrikleri her yerde sensörlü yaptık. Vitrin aydınlatmalarını projektörlerden ledlere çevirdik. Merkezimize ısıtmadaki 22 dereceyi 21 dereceye düşürdük. Hatta ürünlerin imalatında bile ütü kullanımına kadar birçok alanda maliyeti aşağı çekecek tedbirler uyguluyoruz. Bunların 2-3 ay içinde bize tasarruf olarak döneceğini düşünüyoruz. Bu kapsamda yüzde 25 tasarruf öngörüyoruz” dedi. Başka bir erkek giyim markası olan Avva’nın Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Atik de son dönemde artan enerji maliyetlerini yönetmek için çalışmalar yaptıklarını dile getirdi. Atik, “Ancak bunları yaparken tüketicinin alışveriş konforunu etkileyecek önlemlerden kaçınıyoruz. Aydınlatma elemanlarını, armatürleri daha tasarruflu muadilleri ile değiştiriyoruz” dedi.
50 AVM 1 Yıl İçinde GES İle Kendi Enerjisini Üretir Duruma Gelecek
Enerji verimliliği AVM’lerin de en önemli gündem maddesi. Bu konuda yapılan çalışmalar ile ilgili bilgi veren Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları (AYD) Başkanı Hüseyin Altaş, “enerji verimliliği ve sürdürülebilirliği ile ilgili bir komisyon kurduk. Çalışmaya başladı. Aydınlatmaların daha az tüketim daha fazla verim olacak şekilde düzenliyoruz. İkincisi de tükettiğimiz enerjiyi güneşten elde etmek. Bu konuda son dönemde üyelerimizce çok sayıda GES yatırımı yapıldı. Bu yatırımlar da devam ediyor. Birlikte hareket ediyoruz. Firmalara yardımcı oluyoruz. Şu ana kadar 6 AVM, GES’e geçti ama önümüzdeki 1 yıl içinde 50 AVM, GES yatırımı ile kendi elektriğini kendisi üretecek hale gelecek” dedi. Ortak alan giderleri konusunda BMD üyelerinin şikâyeti konusunda ise Altaş, “Markalar her şey bir anda hallolsun istiyorlar. Bu yönetmeliğin oturması zaman alacak bir şey. Yönetmelik geçmiş dönem sözleşmelerini kapsamıyor. Perakendeci bu nedenle şikâyette bulunuyor ama geldiğinde de resmi cevabını alıyor” açıklamasında bulundu.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), tüm ihalelerin Resmi Gazete’de yayınlandığına dikkat çekerek vatandaşları sahte ihalelere inanmamaları konusunda uyardı.
Son dönemde artan ihale dolandırıcılığına karşın uyarı yazısı yayımlayan Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), şu açıklamaları vatandaşlarla paylaştı:
4046 sayılı Kanun kapsamında özelleştirme programına alınan varlıklara ilişkin özelleştirme uygulamaları İdaremizce yürütülmektedir. Tüm özelleştirme işlemleri Resmi Gazete ve basın organlarında ilan edilen kamuoyuna açık surette yapılan ihaleler yoluyla gerçekleştirilmektedir. Yapılan ihaleler neticesinde alınan nihai devirlere ilişkin tüm Cumhurbaşkanı ve ÖİB kararları da yine Resmi Gazetede yayınlanmaktadır. Söz konusu süreçlere ilişkin tüm aşamalar bilahare İdaremizin internet sitesinden şeffaf bir şekilde duyurulmaktadır.
Son yıllarda, İdaremizde görevli olmayan şahıslar tarafından dolandırıcılık amacıyla İdaremiz personelinin adı kullanılarak sahte ihale evrakı ve satış kararları düzenlendiği görülmekte ve bu kişiler hakkında Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunulmaktadır.
Vatandaşlarımızın, İdaremizle bağlantılı olduklarını, kendilerine vekâlet verilmesi halinde ihale işlemlerini takip ederek kısa sürede sonuçlandırabileceklerini veya satın almak istedikleri varlıkları ihaleye katılmaksızın uygun bir fiyatla satın almalarını sağlayabileceklerini ileri süren şahısların beyanlarına itibar etmemeleri gerekmektedir. Bu gibi şüpheli durumlar hakkında gerekli incelemelerin yapılması ve adli makamlara intikal ettirilmesi amacıyla İdaremize bilgi verilmesi önem arz etmektedir.
Olivia Group ile Huasheng Electric Group’un Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Peker, inşaat sektöründe pek çok teknolojik inovasyonlar bulunduğunu söyledi.
Hangi sektör olursa olsun yenilikleri yakından takip etmenin değerli olduğunu belirten Tolga Peker, konuyla ilgili açıklamalarını genel olarak şu sözlerle sürdürdü: “Bir sektörde teknoloji ne kadar etkili kullanılırsa o sektörün gelişmesi çok daha kolay olur. Bilindiği üzere teknoloji hızlı bir gelişme süreci içinde. Dolayısıyla yenilikçi teknolojileri inşaat sektöründe kullanmak, başarılı çalışmaları mümkün kılacaktır. Bu nedenle sektörde yer alan firmalar, yenilikleri yakından takip etmeli, bu yenilikleri çalışmalarında kullanmalı. Ancak bu şekilde sektörün gelişimi olanaklı hale gelir.”
Gelişen Teknolojiye Ayak Uydurmak Yenilikçi Çalışmaları Mümkün Kılıyor
İnşaat sektöründe sanal gerçeklik, modüler inşaat, kendini iyileştirilebilen beton gibi yeniliklerin önemli bir konumda bulunduğunun altını çizen Tolga Peker, konuyla ilgili açıklamalarını şu sözlerle noktaladı: “Yapıların inşasında kullanılan her bir teknoloji, çok daha yenilikçi ve sağlam yapıların oluşmasını sağlayacaktır. Örneğin kendini iyileştirebilen beton, yapıların sağlamlığını arttırıyor. Beton içinde meydana gelen sorunlar büyük bir probleme yol açmadan beton kendisini iyileştirmeye başlıyor. Bunun yanı sıra arttırılmış gerçeklik ile kullanıcı dostu yapılar inşa edilebiliyor. Bu tür teknolojileri kullanmak, inovatif çalışmalar içinde olmak anlamına geliyor. Bu nedenle sektörde yer alan ve çalışmalarda bulunan firmaların belirtilen teknolojileri incelemesi ve bu teknolojilerle entegre bir çalışma içinde olması oldukça değerli.”
Avrasya Uluslararası İnşaat, Kartal’da inşa edilecek bin 200 konutluk karma projesi Sunset Kartal’ın temel atma hazırlıklarına başladı.
Sunset Kartal Konutları’nı yaklaşık 2 milyar liralık yatırımla hayata geçireceklerini ifade eden Avrasya Uluslararası İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sesli, “İnşaat alanını 200 bin metrekareye çıkardık. Sektörde arz açığının olduğu bir dönemde bu denli büyük bir projeyebaşlamanın gururunu yaşıyoruz” dedi. Kartal Kentsel Dönüşüm Alanı ile ilgili gelişmeleri yakından takip ettiklerinin bilgisini paylaşan Sesli, kentsel dönüşüm bölgesindeki yasal imar haklarına ilişkin çalışmaların sonuçlanmasının ardından Sunset Kartal Konutları’nın temelini atacaklarını açıkladı.
Gayrimenkul sektöründe ayrıcalık oluşturabilecek projeler tasarlayıp hayata geçirdiklerini söyleyen Sesli, “Sunset Kartal Konutları’nın tasarımını Türkiye’nin en iyi mimari ofislerinden birisi yapıyor. Akıllı şehircilik felsefesiyle sürdürülebilir yaşamı merkeze koyan Sunset Kartal Konutları, alternatif kaynaklarla kendi enerjisini üretebilen, enerjisini verimli kullanan, doğal ışıktan maksimum düzeyde yararlanan, yeşil alan yoğunluğuna sahip, atıklarını geri dönüştürebilen bir mimariye sahip olacak” dedi.
İnşaat sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip Avrasya Uluslararası İnşaat, teknik hazırlıklarıbitmek üzere olan yeni karma projesi Sunset Kartal Konutları’nda geri sayıma başladı. İstanbul Anadolu Yakası’nın en güzide lokasyonlarından birisi olan Kartal sahil bandında yükselecek olan projede bin 200 konut ile birlikte ticari üniteler ve butik bir alışveriş merkezi yer alıyor. Sunset Kartal Konutları için global müteahhitlik firmalarıyla ve en elit mimarlık ofisleriyle iş birliği yaptıklarını söyleyen Ali Sesli, İstanbul’a ileri teknolojiyle modern mimariyi bütünleştiren akıllı, sürdürülebilir ve çevreci bir yaşam alanı kazandıracaklarını açıkladı. Sunset Kartal’ın akıllı şehircilik konseptiyle tasarlandığını ifade eden Sesli, temelden başlayarak projenin her her aşamasında sürdürülebilirliğe odaklandıklarını söyledi.
Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), her ay merakla beklenen inşaat ve bununla bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durum ile beklenen gelişmeleri gösteren “Hazır Beton Endeksi” 2022 Eylül Ayı Raporu’nu açıkladı.
Faaliyet Endeksi, ağustosta yukarı yönlü bir hareketin sonrasında eylülde yeniden eşik değerin altına gerileyerek istikrarsız bir hareket gösterirken Birleşik Beton Endeksi, beklentideki yükselişe rağmen faaliyetteki azalmanın etkisi ile geçen ay ile aynı düzeyde kaldı.
Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye’de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan en önemli göstergelerden biridir.
THBB, her ay merakla beklenen Hazır Beton Endeksi’nin 2022 Eylül Ayı Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, Faaliyet Endeksi ağustosta yukarı yönlü bir hareketin sonrasında eylülde yeniden eşik değerin altına gerilemiştir ve istikrarsız bir hareket göstermektedir. Eylül ayında, geçen ay olduğu gibi beklenti ve güven endeksleri eşik değerin altında kalmıştır. Beklenti Endeksi ağustos ayındaki dip noktadan yükselişe geçmiş ancak eşik değeri aşamamıştır. Birleşik Beton Endeksi, beklentideki yükselişe rağmen faaliyetteki azalmanın etkisi ile geçen ay ile aynı düzeyde kalmıştır.
Raporun sonuçlarını değerlendiren THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “İnşaat faaliyetleri ağustosta yukarı yönlü bir hareketin sonrasında eylülde yeniden eşik değerin altına gerilemiştir ve istikrarsız bir hareket göstermektedir.” dedi.
Önceki yılın aynı ayına göre endeks değerlerindeki değişim oranlarını değerlendiren Yavuz Işık, “Her 4 endeks de geçen yılın aynı dönemine kıyasla gerilemiş görünmektedir. Özellikle faaliyetteki gerileme daha yüksek durumdadır. Beklenti ve güvenin de geçen yıla kıyasla düşük kalması, hem mevcut durumda hem de önümüzdeki dönem için inşaat sektöründe canlanmanın beklenmediğini göstermektedir. Yılın ikinci çeyreğinde Türkiye ekonomisi içerisindeki sektörlerden en fazla daralan inşaat sektörü, son çeyreğe de yavaşlayarak girmiş görünmektedir. İstikrarsız bir faaliyet düzeyi ile birlikte beklentinin ve güvenin de düşük seviyede kalması, inşaat sektörünün gerçek potansiyelinden hâlen uzak olduğunu ortaya koymaktadır.” dedi.
Isparta Büyükşehir Belediyesi tarafından inşa edilen tam donanımlı hayvan hastanesinde sona yaklaşıldı.
Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in talimatıyla 23 bin metrekare alana sahip olan barınak, daha modern bir hale getirilirken 15 bin metre ilave alan ile toplam 38 bin metrekareye çıkarıldı.
Hayvan hastanesi eksikliği nedeniyle yapılması planlanan barınak, 2 ameliyathane, yoğun bakım ünitesi, röntgen odası ve muayene odaları barındırıyor. Kaba inşaatı tamamlanan hayvan hastanesinde, kaplama, mantolama ve dış cephe sıva ile iç kısımda elektrik tesisatları döşeme çalışmaları devam ediyor.
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) Başkanı Ömer Bulut, sosyal konut projesi başvurusu yapan 7 milyon kişiden 4,7 milyon kişinin şartları sağladığını açıkladı.
Proje hakkında detaylardan bahseden Ömer Bulut, “İlk etapta kuralar 250 bin konut için çekilecek. Şu an sahada fiilen konut yapımı devam ediyor. Bugün bile yapılan ihale var. 20 yüklenicinin katıldığı ihale yapıldı. Yapımı devam eden inşaat sayısı 130 bin.” ifadelerini kullandı.
Proje kapsamı içerisinde yer alan arsaların yüzde 40’nın merkezlerde, yüzde 60’nın da ilçelerde olacağını belirten Ömer Bulut, “Tahsis edilecek arsaların 400 bini merkezlerden, 600 bini ilçelerde olacak. Böylece, 250 bin sosyal konuta ilave olarak 1 milyon insana da konutunun nasıl olacağına dair bir netlik kazandırmış olunuyor” şeklinde açıklamalar da bulundu.
TOKİ Sosyal Konut Projesi kapsamında yer alan1 milyon arsa için bugüne kadar 134 bin 780 başvuru yapıldı. Bulut açıklamalarına şu sözlerle devam etti:
“Arsa ve işyeri için de süreç devam ediyor. Vatandaşlar öncelikle konuta yöneldi. Daha önce netlik yoktu. Konuta baş vuran arsaya da başvuracak ancak kura sonunda eğer ikisi de çıkarsa birini tercih edecek”
Arsada ödemeler 10 yıla yayılarak alınacak ve taksitler her ay sabit olacak diyen Bulut vatandaşların sorularına yanıt verdi. Bulut açıklamalarına şu şekilde devam etti: “Konutlara güncelleme yapılacak ve bu memur maaş artışlarına paralel olacak. Ancak son üç yılda sözleşmelerdeki artış oranları uygulanmadı, artışlar yüzde 25 olarak uygulandı” dedi. Bulut işyeri için de bugüne kadar 28 bin 499 başvuru yapıldığını söyledi. İşyerinin konut gibi olmadığını tahsislerin aksın kaydığı alanlarda, iş yapılabilecek alanlarda tahsis edileceğini ifade etti.
Kablo sanayisinin başarılı yerli üreticilerinden Başoğlu Kablo, Light+Building Frankfurt Fuarı’nda aydınlatma sektörü için ürettiği kablo ve profiller ile Avrupa pazarının beğenisini topladı.
Uluslararası katılımcılara ev sahipliği yapan aydınlatma ve yapı endüstrisi fuarı Light+Building Frankfurt 2-6 Ekim 2022 tarihlerinde Almanya’da düzenlendi. Fuar, bina hizmetleri teknolojisi ve elektrik mühendisliği alanında dünyanın önde gelen ticaret devlerinin katılımlarına ev sahipliği yaptı. 2000 yılından beri her iki yılda bir düzenlenen Light+Building Frankfurt dünyanın her yerinden mimarlar, elektrik mühendisleri, teknisyenler, planlamacılar ve perakendeciler için bu sene de büyük bir değer yarattı. Türk kablo sanayisinin en önemli üreticilerinden biri olan firma, aydınlatma sektörü için ürettiği kablo ve profiller ile ülkemizi temsil etti.
Başoğlu Kablo Avrupa Pazarının Yoğun İlgisini Gördü
Fuarın ilk 2 gününün Almanya resmi tatiline denk gelmesine rağmen fuar boyunca yoğun ilgi gören Başoğlu Kablo standı, sektörel paydaşlarının ve mevcut iş birlikçilerinin yanı sıra birçok yeni firmayı da ağırladı. Fuar teması kapsamında aydınlatma sektörü için ürettiği kablo ve profilleri yeni ziyaretçilerine sunan Başoğlu Kablo, Dünya’nın dört bir yanından gelen katılımcıların yoğun ilgisini gördü. Ağırlıklı olarak Avrupa pazarının ilgi ve beğenisini kazanan Başoğlu Kablo, Light+Building Frankfurt Fuarı’nda Avrupa menşeili birçok firma ile yeni dostluklar ve potansiyel iş ilişkileri kurdu.
Hayatın ve geleceğin enerjisini taşımayı kendine misyon edinen Başoğlu Kablo, kurulduğu günden günümüze kadar İngiltere, Fransa, Almanya, Çin gibionlarca ülkeye yaptığı ihracat ile uluslararası anlamda bilinirliği yakalayan Türk kablo sanayicilerinden biri olarak bu yıl da Light+Building Frankfurt Fuarı’nda Türkiye’yi başarıyla temsil etti.
Nexonya İnşaat’ın Ümraniye Dudullu’da hayata geçirdiği Element projesinde ikinci etaba geçildi. Element 1, Element 2 ve Element 3 olarak üç etap halinde yükselecek konut projesinde ikinci etabın temelleri atıldı.
İnşaat çalışmalarının hızla sürdüğü Nexonya Element 1-2 ve 3’te projeler toplam 12 dönüm arsa üzerine inşa ediliyor. Element 1 toplamda 4 bin 289 metrekare, Element 2 ise toplam olarak 3 bin 915,34 metrekare arsa üzerinde hayata geçiyor.
Element 2 projesi 10 bin 820 metrekare inşaat alanına sahip proje; 1+1, 2+1 ve 3+1 daire tiplerinden oluşuyor. 15 ve 9 katlı 2 blok halinde tasarlanan Element 2 projesinde 37 adet 1+1, 41 adet 2+1, 14 adet 3+1 olmak üzere toplam 92 adet daire bulunuyor.
Element 1’de Tapu Teslimleri Başladı
Toplam Arsa Alanı: 4 bin 289 metrekare, toplam kapalı inşaat alanı ise 10 bin 902 metrekare olan Nexonya Element 1’de 3 bin 521 metrekare peyzaj alanı yer alıyor. Kullanıcılarının her yönüyle kalbini fethedecek proje merkezi konumuyla Dudullu’da yer alıyor. Proje, 2 Blok üzerine 9’ar kat ve 72 daireden oluşuyor. 2+1 ve 3+1 daire seçeneklerinin sunulduğu projede, her daireye 1 araç ve açık misafir otoparkı imkanı da sunuluyor. Nexonya, ev sahibi olmak isteyen kullanıcılarını bekliyor. Tapu teslimlerinin başladığı projede, erken teslim avantajı da devam ediyor. Mart 2023’te teslimatların yapılması planlanan Element 1‘de, inşaat çalışmaları hızla devam ettiğinden konutların ilk teslimatlarının öne çekilerek Aralık 2022’de başlaması bekleniyor.
Nexonya Element 2, Hayata Açılan Kapınız Olacak…
Temelleri atılan Element 2, yüksek deprem güvenliğine sahip ve son teknoloji ile hayata geçirilirken, kullanıcılarına bir evden daha fazlasını sunuyor. Projenin sosyal donatıları arasında havuz, çocuk parkı, kamelya, basketbol sahası, teras park dinlenme alanı, hobi odasının yanı sıra projede 7/24 güvenliği sağlayan kapalı devre kamera sistemi yer alıyor. Ayrıca her daire için kapalı otoparktan çift asansörle daireye çıkış imkânı da sunuluyor.
Modern mimarinin ve estetiğin kaliteli birlikteliği ile yükselen Nexonya Element’de teslimatlar Aralık 2023’de başlayacak. Ön talep sürecinin devam ettiği konut satışlarında kullanıcı dostu yaklaşım sergileyen Nexonya, ev sahibi olmak isteyenler için ön talep döneminde yüzde 50 peşin, yüzde 50 ise teslimatta ödeme imkânı da sunuyor.
Yaklaşık 40 yıl ve 2 kuşaktır Bursa-İstanbul hattında aydınlatma sektörünün öncülerinden biri olmaya devam eden Elmastaş Avize, dekorasyoncular tarafından geliştirilen ürünlerin imalatını yapıyor.
Bursa ve İstanbul’un aranan aydınlatma firmalarından Elmastaş Avize, avize imalatının yanı sıra aydınlatmaya dair her türlü ekipman tedariğini de sağlıyor.
Bursa’nın Nilüfer ilçesindeki ofisini atölye-mağaza konseptiyle birleştiren firma, neo-klasik ve art-deco tarzı aydınlatma ürünlerini müşterilerine sunuyor. Ayrıca firma, üretim parkurunda yer alan makineleşme çalışmalarının yanı sıra bilgisayar destekli çizimlere de geniş yer veriyor.
Önümüzdeki dönemde tasarımcı ve mimar müşteri sayısını artırarak hizmetlerini geniş kitlelere yaymayı hedefleyen firma, üretim tesisini dış kaynak desteğinden sıyırarak tamamen entegre bir yapı alanı oluşturmayı planlıyor.
Çalıştığı belediyelerden birine 6 aşamalı büyük bir proje teslim etmeye hazırlanan firma, birçok kez kendini kanıtlayan değerli markaların tercihi haline geldi. Yaptığı büyük işlerle gündemde yer alan firma; Sheraton Otel, Karacabey Ramada Otel, Bursa Sınav Koleji, FSM Diş Hastanesi, Bursa Bahçelievler Cami, Bursa Ali Üsküdar Cami gibi önemli referanslara sahip.
Kaliteli ve uygun tasarımlarıyla müşterilerinin değerini kazanan firma, gününde teslim projeleriyle herkesin güvenini kazanmayı da başarıyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, konaklama vergisinin uygulamaya hazır olduğunu belirtti. Uygulama, 1 Ocak 2023’te yürürlüğe girecek.
2023 yılının ilk gününde uygulamaya alınacak olan konaklama vergisinin taslağı ise şu şekilde;
Konaklama vergisi Otel, motel, tatil köyü, pansiyon, apart otel, termal tesis, misafirhane, yayla evi gibi tesislerden alınacak.
Konaklama tesislerinde geceleme hizmetinden bağımsız olarak sunulan sünnet, düğün, kokteyl, toplantı, kongre, sempozyum ve benzeri organizasyon hizmetleri verginin kapsamında olmayacak.
Bu organizasyon hizmetlerinin konaklamayı içerecek şekilde sunulması halinde, düzenlenen faturada organizasyon hizmetinin mahiyeti ve tutarının açıkça gösterilmesi veya bu hizmet için ayrıca fatura düzenlenmesi halinde bu hizmetler üzerinden konaklama vergisi hesaplanmayacak. Vergi, sadece konaklama hizmetleri üzerinden alınacak.
Konaklama vergisine ilişkin yasal düzenleme 2019 yılında çıkarıldı ancak uygulaması yapılan değişiklikle ertelendi.
2021 yılındaki 7338 sayılı yasaya göre konaklama vergisi 1 Ocak 2023 tarihinde yürürlüğe girecek.
Gelir İdaresi Başkanlığı da verginin uygulamasına açıklık getirdi.
Tebliğ taslağına göre geceleme hizmeti alan kişinin gecelemeyi tamamlamaksızın tesisten ayrılması vergilendirmeyi etkileyemeyecek.
Kampinglerde, konaklayanların geceleme ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla karşılayıp karşılamaması veya gecelemenin, işletmeye ait olsun olmasın çadır, çadır-araba, çekme karavan, motokaravan, bungalov gibi ünitelerde yapılması, hizmetin geceleme hizmeti mahiyetini etkilemeyecek.
Konaklama tesislerinde geceleme hizmetiyle birlikte satılan konaklama tesisi bünyesinde sunulan diğer tüm hizmetler konaklama vergisine tabi olacak.
Konaklama tesisi bünyesinde sunulan yeme, içme, aktivite, eğlence hizmetleri ve havuz, spor, termal ve benzeri alanların kullanımı gibi tüm hizmetler konaklama vergisine tabi tutulacak.
Bu çerçevede, oda+kahvaltı, yarım pansiyon, tam pansiyon, her şey dahil, ultra her şey dahil ve benzeri adlar altında pazarlanan veya satılan tesis bünyesinde geceleme hizmetinin yanı sıra konsept kapsamında verilen tüm hizmetler verginin konusuna girecek.
Örneğin bir pansiyonda oda+kahvaltı konaklama seçeneğinde yer alan kahvaltı hizmeti, düzenlenen konaklama faturasında ayrıca gösterilse ya da bu hizmet için ayrıca fatura düzenlense dahi, geceleme hizmetiyle birlikte pazarlandığı veya satıldığı için tesis bünyesinde sunulan söz konusu hizmet konaklama vergisine tabi olacak.
Ancak termal otelin bünyesinde bulunan SPA ve yüzme havuzu alanlarında, otelde konaklamayanlara günübirlik hizmet verilmesi halinde bu hizmet konaklama vergisine tabi olmayacak.
GYODER, Türkiye Gayrimenkul Sektörü 2022 2. Çeyrek Raporu’nu yayımladı.
GYODER tarafından hazırlanan rapora göre; 2022 yılı 2. çeyrek konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40,2 oranında artış göstererek 406 bin 335 adete ulaştı. Bu veri ile ikinci çeyrek konut satışları veri tabanındaki en yüksek seviyeye geldi. Toplam satışlar arasından birinci el satışlarını aldığı pay ise yüzde 28,1 ile en düşük seviyesini gördü. İkinci el konut satışları yüzde 71,9 oranında pay aldı.
Konut fiyatlarında ise Mayıs ayı verilerinde bugüne kadarki en yüksek artış oranları görülerek konut fiyat endeksinin yıllık değişimi yüzde 151,4, yeni konut fiyat endeksinin yıllık değişimi yüzde 145,5 olarak gerçekleşti. Konut üretimindeki yavaşlama, enflasyonist etkiler ile konut talebinde görülen süreklilik konut fiyatlarını olumlu yönde etkilemeye devam etti. Bu sonuçlarla konut fiyatları 13 ay art arda artış göstermiş ve Mayıs ayı itibarıyla reel olarak konut fiyatlarının getirisi yüzde 44,9’a, yeni konutlarda ise yüzde 41,5’e yükselerek en yüksek seviyelerine ulaştı. Türkiye genelinde konut birim fiyatları ise 11 bin 945 TL/m² olarak gerçekleşmiştir. Üç büyük ilden İstanbul’da konut birim fiyatları 19 bin 615 TL/m² ile 20 bin TL/m²’ye yaklaşırken İzmir’de 13 bin 797 TL/m², Ankara’da 8 bin 421 TL/m² oldu.
Yabancılara yapılan satışlar bir önceki çeyreğe göre yüzde 46,7 oranında, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 98,4 oranında artış gösterirken, ikinci çeyrekte yabancılara toplam 21 bin 039 adet konut satışı gerçekleştirildi. Böylelikle, yabancıların toplam satışlar içerisindeki payı geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 3,7’den yüzde 5,2’ye yükseldi. İkinci çeyrekte yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırada yüzde 42,4 pay ile İstanbul, ikinci sırada yüzde 30,4 pay ile Antalya bulunuyor. Ülke uyruklarına göre en yüksek alım birinci çeyrekte İran vatandaşları tarafından yapılırken, ikinci çeyrekte ise yüzde 20,3oranı ile Rusya Federasyonu vatandaşları tarafından yapıldı.
Yabancıya Satış Yüzde 72,20 Arttı
Yabancılara yapılan konut satışları; 2022 yılı 2. çeyreği sonu itibariyle ilk 6 aylık periyotta geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 72,20’lik büyüme ile 35 bin 383 adet seviyesinde gerçekleşti. 2022 yılı 2. çeyreği sonunda, yabancıların gayrimenkul yatırımlarında en çok tercih ettiği il İstanbul oldu. Yabancıların 2021 ve 2022 yılı tüm gayrimenkul çeşitleri bazında Türkiye’de yaptıkları yatırımlar incelendiğinde, 2022 yılı 2. çeyreği sonunda 2021 yılı aynı dönemine göre toplam taşınmaz adedi bazında yüzde 68,1 artış görülmektedir. 2022 yılı 2. çeyrekte yabancıların edindiği gayrimenkullerin yüzde 29,3’ünün ise “Vatandaşlık” işlemine konu olduğu görülmektedir. Yabancıların tüm gayrimenkul çeşitleri bazında Türkiye’de yaptıkları yatırımları incelendiğinde; 2022 yılı 2. çeyreği sonunda 2021 yılı aynı döneminden farklı olarak Ukrayna ve Kuveyt’in Türkiye’yi tercih eden ilk 10 ülke arasında yer aldığı görülüyor. Rusya Federasyonu, İran ve Irak ise sırasıyla ilk üçü paylaşmaya devam ediyor.
Ekim ayı divan kurulu toplantısında konuşan Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, kulüp bünyesindeki gayrimenkullerin yabancılara satılacağından bahsetti.
Mecidiyeköy’deki kulüp binasını rezidans haline getirip değerlendirmek istediklerini belirten Dursun Özbek, şu açıklamaları yaptı:
“Seçimden önce, Galatasaray Adası’nın tekrar üyelerin hizmetini açılmasını vaat etmiştik. Yoğun bir çalışma neticesinde, 26 gün gibi bir sürede adayı sizin hizmetine sunduk. Tamamını yapamadık. Bazı kısımlarını ikinci kademe olarak inşa etmeyi planladık. O bölümlerin de yakında faaliyete geçeceğini bilmenizi istiyorum. Ada konusunda çok hassasız. Galatasaray’a yakışan bir şekilde hizmete girmesi için arkadaşlarımızla çalışıyoruz.
Mecidiyeköy’deki kulüp binasını rezidans haline getirerek değerlendirmek istiyoruz. Gereken temaslar yapıldı, proje değişikliğine gidildi. Yeni yapılan projede 180 tane 1+1 ve 2+1 şeklinde daire yapıyoruz. Bir rezidans işletmesi şeklinde olacak. Ayrıca 5 tane ticari dükkanımız var. Satış ofisi önümüzdeki hafta hizmete girecek. Yabancılara satış söz konusu. Yeni yasal düzenleme çerçevesinde 400 bin dolarlık gayrimenkul sahibi olan yabancılara vatandaşlık vermesine bağlı olarak, binamızın konumu itibariyle merkezde olması bu manadaki talepler için cazibe merkezi şeklindedir. Bunu değerlendireceğiz. Orası Galatasaray’ın malı. Oranını ekonomik değerini yükseltmek için bir proje geliştirdik. Bütün Galatasaraylılara çağrı yapıyorum, lütfen gelin oradan bir parça alın.
Galatasaray’ın tüm gayrimenkullerini mevcut şeklinde satması halinde kulübün borcunu kapatamayacak. Bu gayrimenkuller zamanında alınmış, bunların geliştirilmesine ihtiyaç var. Benim ve arkadaşlarımın yaptığı en önemli husus budur. Mecidiyeköy’deki gayrimenkulün satılmasıyla masraflar çıktıktan sonra 1 milyar liranın üzerinde bir fon kalacak. Türkiye Bankalar Birliği ile yapılan anlaşmaya göre bunun yüzde 50’si Galatasaray’ın borçlarından mahsup edilmek üzere onlara verilmesi lazım. Yaptığımız görüşmede, ‘Bu payınızı bugün almayın. Bize 6-8 ay müsade edin. Biz burayı daha yüksek bir seviyeye getirmenin bir çaresine bakacağız.’ dedik. Çeşitli finansal enstrümanlar var, sermaye artışı, fonlarda kullanmak gibi… Kısa sürede 1 milyarlık fonun, 1 milyar 600 milyon seviyesine yükselmesi söz konusu. Bu durumda 800 milyon lira alabileceklerini söyledik. Kabul ettiler. Mecidiyeköy’deki binamızın süratli satışı, bu finansal projeyi gerçekleştirmemize büyük destek verecektir. Bu sayede ilk aşamada Bankalar Birliği’ne olan 2 milyar 200 milyon ana para borcumuz 1 milyar 400 milyona inecektir. Bu da süreç içerisinde ödeyeceğimiz faiz miktarının düşmesi demektir.
Florya’daki geliştirme projesine bağlı olarak, oradaki tesisleri Kemerburgaz’a taşımak istiyoruz. Metin Oktay Tesisleri olarak adını şimdiden koyduk. İki fazda yapmayı düşünüyoruz. Birinci fazda A takımının Florya’daki yerleşkesini Kemerburgaz’a taşıyoruz. Bunu yapmak için hazırlıklarımız ve projelerimiz hazır. Sahaya şimdi makinalarımız, kamyonlarımız indi. Finansal yapı nedeniyle iki faz olarak yapmayı planlıyoruz. Modern bir tesis yapıyoruz. Bunun seneler evvel önce yapılması gerektiğini düşünüyorum. 40 sene önce yapılmış Florya Metin Oktay Tesisleri artık çağdışı kalmıştır.
Florya’daki araziyi de geliştirmeye çalışıyoruz. Yeşil alan niteliğinde olan arsanın imara açılmış ve bunun Galatasaray’ın kullanımda olmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Burada inşaata başlamak için gerekli olan ilk paranın, Mecidiyeköy’deki gayrimenkulün satışından gelecek finansmanla yapılacaktır. Evet, hepsine yetmez. Projeyi başlattıktan sonra satış imkanı da doğmaktadır.
Birinci hedefimiz Galatasaray’ın mali bağımsızlığına kavuşması. Geliştirdiğimiz projelerle Galatasaray’ı bu sarmaldan, günde 1.2 milyon lira faiz ödemekten çıkarmak istiyoruz. Bu hedefe ulaşmamız için bize yardım edin. Sportif faaliyetlerde de çok başarılı bir çizgi yakaladık. Futbolda, basketbolda, voleybol ve diğer amatör sporlarda… Galatasaray’ın misyonu olan spordaki faaliyetlerinin hiçbirisinden vazgeçmeden, Galatasaray’ı sürdürülebilir sportif faaliyetleri yakalaması için her şeyi yapıyoruz. Bankalar Birliği anlaşmasından çıkmayı hedefliyoruz.’’
Türk Serbest Mimarlar Derneği (TürkSMD) tarafından iki yılda bir verilen Mimarlık Ödülleri’nin 15. dönem sahipleri belli oldu. 8 Ekim’de Ankara’da düzenlenen ödül töreninde pRchitect İletişim Kurucusu, Mimar ve Gazeteci Yasemin Şener “Basın Yayın Ödülü”ne layık görüldü.
Türk Serbest Mimarlar Derneği (TürkSMD) tarafından bu yıl 15. kez takdim edilen 2021–2022 Dönemi Mimarlık Ödülleri’nin kazananları açıklandı. 8 Ekim’de Ankara’da düzenlenen ödül töreninde Büyük Ödül, Basın-Yayın Ödülü, Mimarlığa Katkı Ödülü, Yapı Ödülü ve Jüri Özel Ödülü kategorilerinde 5 dalda ödül sahiplerini buldu.
pRchitect iletişim kurucusu, Mimar ve Gazeteci Yasemin Şener, jüri heyetinin belirttiği gibi “ülkemizde gerçekleştirilen mimari projelerin geniş kitlelere tanıtılmasına, yapı sektörü oyuncularının birbirleriyle sinerji yaratmasına olanak sağlayacak girişimlerini tarafsız, vizyoner ve son derece profesyonel şekilde yöneterek mimarlık mesleği için verdiği hizmetlerden dolayı” TürkSMD 15. Mimarlık Ödülleri Jüri Heyeti tarafından Basın Yayın Ödülü’ne layık bulundu.
2021–2022 Dönemi TürkSMD 15. Mimarlık Ödülleri’nin Enis Öncüoğlu (Jüri Başkanı), Kerem Erginoğlu, Orçun Ersan, Tülin Hadi, Metin Kılıç, Özcan Uygur, Kerem Yazgan ve Tülin Çetin’den (yedek üye) oluşan Jüri Heyeti’nin raporu şu şekildeydi:
“Mimar, iletişimci ve yayıncı Yasemin Şener, dergilerin yazı işlerinde başladığı meslek hayatı boyunca tasarım, mimarlık ve yapı dünyasının iletişim alanına odaklanan farklı disiplinlerde başarılı işlere imza attı. 2012 yılında Türkiye’de mimarlık alanına odaklanan ilk iletişim ajansı olan pRchitect iletişim firmasını kurdu. 2017 yılında Türkiye’nin en köklü mimarlık dergisi Yapı’nın imtiyaz haklarını alarak, yaklaşık 50 yıldır yayınlanan bu önemli yayının, kesintisiz devam etmesini sağladı. Geçtiğimiz yıldan bu yana, Milliyet Gazetesi ile YAPI dergisinin ortak yayın projesi olan Milliyet Mimarlık Eki’ni de yayın hayatına kazandıran Şener, bu yayın aracılığıyla mimarlığın ulusal ölçekte daha fazla görünür ve tartışılır olmasına katkıda bulundu. Ülkemizde gerçekleştirilen mimari projelerin geniş kitlelere tanıtılmasına, yapı sektörü oyuncularının birbirleri ile sinerji yaratmasına olanak sağlayacak girişimlerini tarafsız, vizyoner ve son derece profesyonel şekilde yöneten Yasemin Şener, mimarlık mesleği için verdiği hizmetlerden dolayı Basın Yayın Ödülüne layık bulunmuştur.”
RE/MAX Global tarafından verilen ve ödüllerin en üst seviyesi olan “The Luminary Of Distinction” RE/MAX 7 Tepe Ofisi Brokerı Hasan Can’ın oldu. Bu ödülü RE/MAX Türkiye ve RE/MAX Avrupa’da alan ilk ve tek kişi olan Hasan Can, “20 yıl önce hayalini kurduğum ödülü almış olmanın mutluluğunu yaşıyorum” dedi
Dünyada en çok gayrimenkul satışı gerçekleştiren, 113 ülkede 7 bin franchise ofisi ve 130 binden fazla gayrimenkul danışmanı bulunan RE/MAX’ın uluslararası ödülleri sahiplerini buldu. RE/MAX Global tarafından verilen ve ödüllerin en üst seviyesi olan “The Luminary Of Distinction”, RE/MAX 7 Tepe Ofisi Brokerı Hasan Can’ın oldu. 20 yıl boyunca kesintisiz hizmet eden ve 20 milyon dolar hizmet bedeli kazananlara verilen “The Luminary Of Distinction” ödülünü RE/MAX Türkiye ve RE/MAX Avrupa’da alan ilk ve tek kişi Hasan Can oldu.
20 Yıllık Hayal Gerçek Oldu RE/MAX 7 Tepe Ofisi Brokerı Hasan Can, RE/MAX ödüllendirme sisteminin en üstünde olan “The Luminary Of Distinction” ödülünü aldığı için büyük bir gurur duyduğunu belirterek, “Mesleğe 20 yıl önce başladım. O zaman koyduğum ilk hedefim bu ödülü almaktı. Bu ödülü almış olmanın büyük mutluluğunu yaşıyorum” dedi.
Seçkin Acentelere Veriliyor 20 yılı aşkın süredir müşterilerine örnek bir şekilde hizmet etmiş, seçkin acentelere verilen “The Luminary Of Distinction” ödülü, tanınma ödülleri grubunda yüksek bir onur ödülü olarak görülüyor. Bu ödülü almaya hak kazanan gayrimenkul danışmanlarına, ücretsiz kalıcı R4 kaydı veriliyor. Ayrıca yıllık aidatlardan kalıcı olarak feragat ediliyor.
Diamond Club’ı 12 Yıldır Alan Tek İsim 2002 yılında kurulan 7 Tepe ofisi tüm Türkiye ve Avrupa’da hep ilklerin başaran ofis oldu. 20 yıllık kariyerine bir çok ödül sığdıran Hasan Can, Avrupa kıtasında Circle of Legends Award’ı kazanan ilk Gayrimenkul Danışmanı oldu. İlk Hall of Fame ve İlk Lifetime Achievement ödüllerinin yanı sıra Circle of Legends ödüllerini de alan Hasan Can, en büyük kulüp ödülü olan Diamond Club’ın son 12 yıldır aralıksız alan ilk ve tek üyesi olarak adını yazdırdı.
5 Kez Dünya Birincisi Oldu Hasan Can, sadece Türkiye’de değil tüm Avrupa kıtasında da bu başarıyı gösteren ilk kişi. Kariyerinin her yılını özel bir ödül, unvan ve çeşitli başarılarla taçlandıran Hasan Can, defalarca Konut ve Ticari Gayrimenkul alanlarında dünya çapında dereceler elde etti ve dünya birinciliğine ulaşmayı başardı. Hasan Can, 20 yıllık kariyeri boyunca, 5 kez Dünya birinciliği, 10 kez Avrupa birinciliği ve 20 kez üst üste Türkiye ciro birinciliğini kazandı. Bugüne kadar alınması en zor ödülleri almayı başaran Hasan Can, ödüllendirme sisteminde yeni ödül alacak kişiler yetiştirmek ve mentorluk yapmak için kendi isteğiyle ödüllendirme sisteminden çekildiğini açıkladı.
Bilecik’in Bozüyük ilçesi, 4 Eylül Mahallesi’nde inşa edilecek olan Metristepe Cami’sinin temeli düzenlenen törenle atıldı.
Cami inşaatı için düzenlenen temel atma törenine katılan Bozüyük Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu, ‘’Belediyemize ait bu gördüğünüz yerde bir cami planlamak istedik. Şimdi bu camiyi planlarken de derneği kurduk, dernek başkanımız ve yönetim kurulu oluştu. Adını şekillendirirken hep şunu düşündük. Kurtuluş Savaşı’nda Yunanla ilk cephe hattında savaşan İnönü Savaşlarındaki askerlerimizin cephe hattındayız şu anda. Bu 4 Eylül Mahallesi uzanarak Akpınar’a Karağaç’a kadar giden Metristepe’ye çıkan bir cephe hattıdır. İnönü şehrinde değildir cephe hattı, cephe hattı burası. Belki şu anda bastığımız topraklarda şehitlerimizin kanı var, ruhları şad olsun. Onun için camimizin adını Kurtuluş Savaşındaki şehitlerimizin anısına Metristepe Camii koyalım dedik. Onun projelendirmesini yaparken de Selçuklu mimarisinin sekizgen çatılı ve iç hacmi olan çok güzel bir cami projesi oluşturduk. Alt katında eğimden dolayı kazandığımız bodrumunda birçok mekânlar var. Caminin geleceğinde derneğin gelir kaynağı olabilecek hacimler var. Caminin arazisi belediyemize aittir. Belediye olarak biz bunu ihale edipte camimizi yapabilirdik. O imkânımızda var. Ama camiler hepimizin paylaşım yapması uygun olan yerler. Onun için derneğimizle birlikte yapıyoruz. Ama biz son noktasına kadar caminin tümünü karşılayacak imkânı göze alarak yola çıktık. Metristepe Camimizin bugün temelini atıyoruz. Bugün burada 400 metreküp beton dökülecek. Donanımlı asansörü bile olan bir camimiz olacak inşallah. Bu ülkenin kurtuluşunda bize emanet ettikleri bu ülke için canlarını veren şehitlerimize, başta Mustafa Kemal Atatürk’e, silah arkadaşlarına ve onların ruhlarının şad olmasını dileyerek, minnetlerimizi tekrar sunuyoruz. Bu ülke uğruna şehit olan tüm şehitlerimizin hepsini rahmetle anıyoruz.” dedi.
Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan, Akdeniz Sahil Yolu’nda inşa edilen 3 tünel ve 1 viyadüğün bu yıl hizmete açılacağını bildirdi.
Akdeniz Sahil Yolu’nda yürütülen inşaat çalışmalarını inceleyen Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan, projenin Türkiye için çok önemli olduğunu belirtti.
Proje kapsamında bugüne kadar toplam 196,5 kilometre bölünmüş yol yapıldığını vurgulayan Pehlivan, “Proje içerisinde 28 tünel var, bu tünellerin 16’sının inşaatı tamamlandı. 10 tünel vatandaşların hizmetine açıldı. Yine bu projede 16 viyadük var. 16 viyadüğün 5’i tamamlandı, 2’si hizmete açıldı. Bu yol tamamlandığında 264 kilometre olan yol 30-35 kilometre kısalmak suretiyle 228 kilometreye inecek. Bu da zamandan yaklaşık 2 saat avantaj ve tasarruf elde etmek anlamına geliyor. Tüneller duble şekilde açılıyor. Toplam uzunluğu 76 kilometre. Viyadüklerin uzunluğu da yine gidişli gelişli duble olarak düşündüğünüz zaman 10 kilometrenin üzerinde.” dedi.
Yolun tamamlanmasıyla turizmin daha da canlanacağını söyleyen Pehlivan, “Bu yıl itibarıyla 3 tünelimizi T6, T7 ve T8 tünellerimizi, bir viyadüğümüzü hizmete açıyoruz. Nükleer santralin olduğu Büyükeceli’deki viyadükte, malumunuz santralde 26 bin kişi çalışıyor. Orada viyadükle geçmek suretiyle altta da akıllı kavşak ve yol bağlantılarıyla orada müthiş rahatlık sağlıyor. 1-2 ay içerisinde orası da trafiğe açılacak. Bu 3 tünel ve bir viyadükte yolun standartlarının yükselmesine katkı sağlayacak.” açıklamasını yaptı.
Güç yönetimi şirketi Eaton, en güncel ürün ve teknolojilerini otomotiv sektörü kullanıcıları ile buluşturmak üzere 29 Eylül’de Bursa’da düzenlenen Otomotiv Zirvesi’ne katılım sağladı.
Tarihindeki en önemli dijital ve yapısal dönüşümlerinden birine sahne olan otomotiv endüstrisinin 29 Eylül 2022 tarihinde Bursa Hilton Otel’de bir araya geldiği etkinlikte, otomotivde dijital dönüşüm, otomotiv montaj hatlarının geleceği, makine emniyeti, üretim, bakım ve enerji verimliliğinde yenilikçi çözümler anlatıldı.
Bursa başta olmak üzere Eskişehir, Kocaeli ve İstanbul bölgesinden 150’nin üzerinde otomotiv üreticisi ve makine imalatçısını ağırlayan etkinlikte Eaton geleceğin otomotiv üretim dünyasına dair önemli ip uçları paylaştı. Eaton Alçak Gerilim Pano Sistemleri Ürün Müdürü Zafer Budak ve Kıdemli Otomasyon Uygulama Mühendisi Ulaş Cihangir’in birlikte sunduğu “Geleceğin Teknolojisi Akıllı Kontrol Panoları” başlıklı oturumda, yüksek seviyede makine ve sistem kapasitesi gerektiren endüstriyel üretim uygulamaları için bilgiler paylaşıldı.
Bunun yanında öğleden sonraki oturumlarda gerçekleştirilen workshop çalışmaları ile kullanıcılar farklı bir deneyim yaşarken, sahada yaşadıkları sorunlar hakkında konusunda uzman Eaton Mühendis ekibina danışarak çözüm ve önerileri dinleme şansı buldular.
Etkinliğinde sonunda yapılan yarışmalar ile katılımcılar eğlenceli ve keyifli anlar yaşadılar.
Eaton Ülke Müdürü Yılmaz Özcan “Bursa’da gerçekleştirdiğimiz etkinliğimizde tüm katılımcılara gösterdikleri yoğun ilgi ve alaka için teşekkürlerimizi sunuyoruz. Günümüzün akıllı fabrikalarına giden yol akıllı sistem ve çözümlerden geçmektedir. Eaton olarak bu noktada öngörülebilir kestirimci bakım sağlayan teşhis sistemlerimiz, enerji verimli ürünlerimiz, kolay devreye alma ve arıza tespiti sağlayan endüstri 4.0 hazır akıllı kablolama ve sistem mimarimiz, verilerin sağlıklı izlenmesi ve aktarılması için yazılımlarımız ile enerji sektöründe uçtan uca hizmet sağlayan bir tedarikçi olmanın gururunu yaşıyoruz.” dedi.
70 yıllık köklü tecrübesini inovatif bakış açısı ve gelişen teknolojilerle harmanlayan Kale Kilit, Almanya’da düzenlenen güvenlik sektörünün önemli fuarlarından Security Essen 2022’ye katılarak ürünlerini sergiledi. Fuarla ilgili değerlendirmede bulunan Kale Kilit İhracat Satış ve Pazarlama Direktörü Hakan Mumcu, ziyaretçilerin ürünlerine olan ilgisinden oldukça memnun olduklarını dile getirdi.
Kaliteli ürünleri ile tüketicilere güvenlik çözümleri sunan Kale Kilit, Almanya’da düzenlenen ve güvenlik sektörüne ilham veren Security Essen 2022’de son teknoloji ürünleriyle dikkat çekti. Ağırlıklı olarak elektronik kilit ürünlerinin sergilendiği fuarda; mekanik kilit, çelik kasa ve kapı, pencere, panik bar ve hidrolik ürünlerine de yer verildi.
Son dönemde yerli üretim dijital ürünlere ağırlık veren Kale Kilit, yakın zamanda pazara sunacağı yeni nesil akıllı silindir ve kilit sistemlerini de ziyaretçilerine tanıttı.
Kalite ve Fonksiyona Odaklanıyoruz
Fuarla ilgili değerlendirmede bulunan Kale Kilit İhracat Satış ve Pazarlama Direktörü Hakan Mumcu, “Kale Kilit olarak her geçen gün gelişen ve teknolojik olarak dönüşüm gösteren güvenlik sektöründeki yenilikleri yakından takip ediyoruz. Sektörün dünyadaki en önemli buluşma noktalarından biri olan Security Essen 2022 fuarına katılmak ve ülkemizi burada da temsil etmek bizler için çok değerli. Mevcut ürünlerimiz ve yakın zamanda pazara sunacağımız yeni nesil akıllı kilit ve silindir sistemlerimiz sektördeki oyuncular tarafından ilgi ile karşılandı. Standımız mevcut ve yeni iş bağlantılarımız için buluşma noktası oldu. 70 yıldır yaşam alanlarını güvenli hale getirmek için çalışıyoruz. Tüm ürün ve çözümlerimizde kalite ve fonksiyona odaklanıyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hayata geçirdiğimiz son teknoloji ürünler ile kullanıcılarımızın yaşamlarını daha güvenli bir hale getirmeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.
TOKİ projelerinin duyurulması ile konut fiyatlarındaki artışın durduğunu söyleyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, konuyla ilgili açıklama yaptı.
İlk Evim İlk İş Yerim projesi sayesinde kira ve konut fiyatlarındaki artışın aşağı gelmeye başladığını belirten Bakan Kurum, “Bu proje duyulur duyulmaz ev fiyatları durdu. Vatandaşımız bu noktada bir beklenti içerisine girdi. Biz de beklentiyi devletimizin yüzde 40-50’ye varan sübvansiyonu ile birlikte açıkladık. Şimdi görüyoruz ki hem konut fiyatları hem de kira fiyatları aşağı gelmeye başladı. Biz, TOKİ ile yıllar itibarıyla baktığınızda yapılan projelerin yüzde 13’ünü yapıyorduk, bu oranı yüzde 20-25’lere çıkardık. Dolayısıyla arzı artırdığınızda daire fiyatının da düşmesine sebep olacaktır. Arzı artırdık ve konut fiyatlarının kiraların da aşağıya geldiğini görüyoruz. Daha da aşağı inecek. Orta ve orta üstü gelir grubuna hitap eden projeyi de açıkladığımızda artık o bizim istediğimiz seviyeye ikisi de erişmiş olacak.” şeklinde konuştu.
Türkiye’nin en yüksek, dünyanın ise çift eğrilikte ince kemer baraj tipi kategorisinde en yüksek 3’üncü en yüksek barajı olan Yusufeli Barajı’nın gövde inşaat çalışmalarında sona gelindi.
Baraj inşaatı ile birlikte ilçe merkezi ile köylerde yaklaşık 5 bin konut, 270 iş yeriyle 9 bin 430 dönüm tarım arazisi su altında kalacak. Yusufeli’nde yeni yerleşim yerinde 4 etap halinde sürdürülen alt ve üst yapı ile bina ve çevre düzenleme çalışmaları tamamlanırken; 7 farklı köyde yöresel mimaride 2 katlı modern evler yapıldı. Toplam 520 köy evi inşa edildi. Yusufeli’nde alt ve üst yapı ile bina ve çevre düzenleme çalışmaları tamamlanan 2 etap taşınmaya hazır hale getirildi. Yeni yerleşim yerinde 2 bin 698 konut 321 iş yeri 22 arsa için hak sahibi bulunuyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İçişleri Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile birlikte Artvin’in Yusufeli ilçesini yeni yerine taşımaya başladıklarını belirterek “TOKİ’mizle inşasını yaptık. Ve Türkiye’nin en büyük iskan projesinde sona geldik. Baraj nedeniyle sular altında kalacak Yusufeli ilçemizi yeni yerine taşımaya başladık. Yeni Yusufeli’ni biz çok beğendik.” dedi.
Sektörde ısı, su ve ses yalıtımı ve inşaat projeleriyle yer alan Lega Yapı, iç mekan tasarımı uygulamalarına ağırlık verecek.
2011 yılından bu yana faaliyet gösteren Lega Yapı, yalıtım ve inşaat hizmetlerinin yanı sıra iç mekan tasarımları konusunda da hizmet vermeye başlıyor. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Firma Sahibi Kerim Bingölballı, “Bugün herkes sürdürülebilirliği ve enerji tasarrufunu konuşuyor. Biz yıllardır bu konuda kalitemizle adımızdan söz ettiriyoruz. Enerji tasarrufunun sağlanabilmesi için kullanılan malzemelerin de kaliteli olması gerekir. Ama ne yazık ki bu konuda teknik bilgiler yetersiz olduğundan merdiven altı diyebileceğimiz firmalar sektörde haksız rekabet oluşmasına neden oluyor. Gelecek nesiller için yapmamız gereken en önemli şey doğaya olan zararımızı azaltmak. Biz bu bilinçle kaliteden ödün vermeden işimizi yapıyor ve verimliliği birinci planda tutuyoruz.” dedi.
İç mekan projeleri hakkında bilgi veren Bingölballı, “İç mekan tasarımı kişinin sürekli kendini geliştirmek zorunda olduğu çok dinamik bir alan. Dolayısıyla çok heyecan verici ve motive edici bir meslek. Projelerimizi devam ettirirken tasarımın sürekliliğini sağlamak bir yana şaşırtıcı projelere imza atmak istiyoruz. Tasarımda kurgu eğer işlev odaklıysa mekan sınırlarını belirleyen öğeler en çok değer verilmesi gereken yerler oluyor.” ifadelerini kullandı.
TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu), sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerine ilişkin aylık ciro endeksini yayımladı.
TÜİK tarafından açıklanan endekse göre; sanayi, inşaat, hizmet ve ticaret sektörleri toplam ciro endeksi ağustos ayında yüzde 6,8 oranında arttı. Yıllık bazda ise yüzde 130,3 oranında artış yaşandı.
Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında; ağustos ayında aylık sanayi sektörü ciro endeksi yüzde 5,7, inşaat ciro endeksi yüzde 10,7, ticaret ciro endeksi yüzde 6,3, hizmet ciro endeksi yüzde 9,2 arttı. Endekste azalış gösteren tek kalem, sanayi sektöründe yer alan maden ve taşocakçılığı sektörü oldu. Maden ve taşocakçılığı cirosunda aylık yüzde 1,7 gerileme hesaplandı.
Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi ağustos ayında yıllık yüzde 130,3 arttı.
Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında; ağustos ayında yıllık sanayi sektörü ciro endeksi yüzde 123,7, inşaat ciro endeksi yüzde 111,5, ticaret ciro endeksi yüzde 127,3, hizmet ciro endeksi yüzde 160,1 arttı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İlk Evim İlk İş Yerim projesi kapsamında konut ve arsaların yüzde 40’ının şehir merkezlerinde yüzde 60’ının ise ilçelerde yer alacağını açıkladı.
İlk Evim İlk İş Yerim projesi kapsamında video mesaj yayımlayan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 7,2 milyon kişinin sosyal konuta başvurduğunu, 4,5 milyon kişinin ise başvuru süreçlerinin tamamlandığını belirtti.
Dağılımın il ve ilçelere göre yapıldığını ifade eden Kurum, “81 ilimizde arsaların yüzde 40’ını şehir merkezlerinde, yüzde 60’ını ilçelerde olacak şekilde belirledik. Milletimizin istifadesine sunacağımız toplam 1 milyon konut amaçlı arsamızın bazı illerdeki dağılımını da paylaşmak isterim. 50 bin İstanbul’da, 100 bin Ankara’da, 25 bin İzmir’de, 45 bin Gaziantep’te, 55 bin Konya’da, 25 bin Kayseri’de, 30 bin Diyarbakır’da, 28 bin Eskişehir’de, 26 bin 700 Van’da, 23 bin Antalya’da olmak üzere 81 ilimizde 1 milyon konut amaçlı arsamızı vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız.” dedi.
Bakanlık ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın (TOKİ) tüm vatandaşlara her türlü desteği sunacağını söyleyen Kurum, “Vatandaşımız hem konuta hem de konut amaçlı arsaya başvuru yapabilir. Her ikisinin de kurasına katılabilir. Şayet ikisi birden çıkarsa birini tercih ederek ev sahibi olabilir.” şeklinde konuştu.
Kura ile dağılımı yapılacak arsalar hakkında bilgi veren Bakan, “İlk grupta 350 ila 500 metrekarelik alanlardan oluşan müstakil parsel şeklindeki arsalar, ikinci grupta müşterek parseller bulunuyor. Yine müşterek parsellerde hak sahiplerinin çoğunluk sağlamaları durumunda TOKİ Başkanlığımız buradaki konutları yapma hususunda da her türlü proje desteğini verecek. Bu parsellerde inşa edilecek binalar zemin artı 4-5 katı geçmeyecek. Müstakil parsellerde ise hak sahipleri belirlenen proje doğrultusunda evlerini inşa edebilecekler. İnşallah en geç iki yılda arsaların altyapısını tamamlayarak eksiklerini gidereceğiz. Aralık ayı itibarıyla planları onaylanan illerde ve ilçelerde hak sahipleri belli olan arsaların tapularını vatandaşlarımıza inşallah teslim edeceğiz. Müstakil parsel grubundaki arsalarımız 192 bin 500 liradan başlayan fiyatlarla ve 1604 liradan başlayan sabit ödemelerle, 10 yıl vadeyle faizsiz şekilde ödenebilecek. Müşterek parsellerin ödemesi ise 112 bin 500 liradan başlayan fiyatlarla ve 937 liradan başlayan taksitlerle yine 10 yıl vadeyle faizsiz ve sabit ödemelerle yapılabilecek.” ifadelerini kullandı.
Kartepe Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan Çerkes Müzesi’nin inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor.
Müze çalışmaları hakkında konuşan Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, Söz verdiğimiz gibi. Uzuntarla Mahallemizde ihalesi yapılan ve inşaat çalışmaları hızla devam eden Çerkes Müzesi hayırlı olsun. Müzemizin kaba inşaatı tamamlandı. Kısa bir zaman diliminde Çerkes Müzesi Kartepe’mizde önemli bir kültürel mirasımız olacak.” ifadelerinde bulundu.
Uzuntarla Mahallesi’nde inşa edilen Çerkes Müzesi, toplam 337 metrekare alandan oluşuyor. Bina içerisinde depo ve atölye gibi imkanlar da yer alacak.
Bahaş Holding, Fkg İnşaat ve Stta İnşaat iş birliği ile İstanbul, Büyükçekmece’de hayata geçirilen Hilal Hill projesinin 2’nci etap satışları başladı.
Birinci etap daire teslimlerine kısa bir süre kala ikinci etap satışlarının başlatıldığı proje, 135 metrekare ile 270 metrekare arasında değişkenlik gösteriyor. İkinci etap dairelerinin fiyatları ise 2 milyon 050 bin TL ile 6 milyon 425 bin TL aralığında satışa sunuldu.
Proje hakkında detaylı bilgi veren Bahaş Holding CEO’su Abdüssamet Bahadır, “Büyük bir depremin beklendiği İstanbul’da riskli konutları dönüştürmeyi kendimize görev edindik. Kentsel dönüşüm projelerine özel önem veriyoruz. Hilal Hill Büyükçekmece, 13 ayrı parselde 80 bin metrekarelik alanda 10 etaptan oluşan çok kapsamlı bir proje. Projenin ilk etabı son derece hızlı ilerliyor. Teslimine çok kısa bir zaman kaldı. İlk etabın satışları neredeyse tamamlandı, hatta 2+1 ve 3+1 daireler tükendi. Şimdi de ikinci etap için düğmeye bastık. Hilal Hill Büyükçekmece Kentsel Dönüşüm Projesi ikinci etapta inşaat başladı, satış ofisimiz hazır. Bu alanda 70 daireyi dönüştürüyoruz. İkinci etap bittiğinde toplam 138 daire inşa edilmiş olacak, bunun 77 adetlik kısmı Bahaş Holding, Fkg İnşaat ve Stta İnşaat Ortaklığı’na ait bulunuyor. Projemizin bu kısmını 18 ayda teslim etmeyi planladık.” dedi.
1945 yılından bu yana sanayi sektörüne hizmet veren Hidromekanik Makine San. ve Tic. A.Ş., 1988 yılında Papatya markası ile plastik bahçe mobilyaları üretimine başladı. Değişen trendler ve ihtiyaçlar doğrultusunda, bahçe koleksiyonlarına ek olarak design ve contract grubu üzerine yoğunlaşan Papatya Mobilya dünya markası olma yolunda ilerliyor.
Firmanın Yönetim Kurulu Üyesi Begüm Özbakar ile Papatya’nın üretim gücünü ve hizmet verdiği alanları konuştuk;
30 yılı aşkın süredir, kalite ve konfordan ödün vermeden sürdürdüğümüz bu yolculukta; tasarım, farklılık, ulaşılabilirlik esasları bizi tüm müşterilerimizin mobilya anlayışına şekil veren Papatya yaptı.
Plastik enjeksiyon alanında yüksek üretim kapasitemizin yanında, metal, ahşap ve tekstil departmanlarımızın gücüyle uluslararası kalite standartlarına uygun olarak üretim yapmaktayız. Şuanda toplamda 46 bin metrekare kapalı alanda tamamı son teknoloji ile donatılmış üretim tesislerimizde, uzman Ar-Ge ekibimizle ve tamamen yerli sermaye ile Papatya’yı bir dünya markası yapmak adına emin adımlarla ilerliyoruz. Dağıtım ağımız Türkiye’de 160’tan fazla noktaya, globalde 80’i aşkın ülkeye ulaşıyor. Bayilik ve satış noktalarımız haricinde proje yönetim sistemimizin kalbini oluşturan proje satış ekibimiz mevcut. Bizler gerçekleştirdiğimiz proje sayısına baktığımızda piyasalardaki tüm dalgalanmalara rağmen artış gözlemliyoruz. Bunun kaynağının da her yıl gelişime ve değişime verdiğimiz önem olduğu inancındayız.
Papatya’yı tercih eden kişi ya da kurum sadece mobilya sahibi olmuyor. Deneyim, kalite ve üstün hizmet anlayışı bizi biz yapan değerlerimiz. Yüksek stok adetlerimiz ve operasyonel gücümüzle çok kısa zamanda harikalar yaratabiliyoruz.
Mobilya tedarikçisi olarak hizmet verdiğimiz başlıca alanlar; turizm tesisleri, alışveriş merkezleri, kafe ve restoranlar, hastaneler, okullar, ofisler, kamu kuruluşları gibi pek çok alan sıralayabiliriz.
Papatya olarak global pazarda da ciddi bir payımız var. Üretim kapasitemiz, tasarıma olan tutkumuz ile yenilikçi bakış açımızı birleştirerek dünya standartlarında mobilyalar üretmeye devam ediyoruz.
Süleymanpaşa Belediyesi ile Namık Kemal Üniversitesi arasında imzalanan protokolün ardından 80 hastaya hizmet verecek Kemoterapi Merkezi’nin inşaatı başladı.
Temel atma hazırlıklarının tamamlandığı Kemoterapi Merkezi’nin inşaat alanını ziyaret eden Süleymanpaşa Belediye Başkanı Cüneyt Yüksel, Allah kimseyi hastanelere düşürmesin ama eksikliğini de göstermesin, özellikle kanser hastalarımız için önemli bir yatırıma imza atıyoruz. Namık Kemal Üniversitemizin kemoterapi merkezi çok dar alanda hizmet veriyordu. Sayın Rektörümüz Mümin Hocamız ve Sayın Dekanımız Erdoğan Hocamız ile yaptığımız görüşmeler sonucu, belediye-üniversite iş birliği ve hayırsever vatandaşlarımızın da destekleri ile Araştırma Hastanesi bünyesinde aynı anda 80 hastamızın kemoterapi alabileceği bir Kemoterapi Merkezi için çalışmalara başladık. Yılbaşına kadar inşaatını tamamlamayı hedeflediğimiz projemizin şimdiden hayırlı olmasını diliyor, tüm hemşerilerimize sağlıklı günler diliyorum.” dedi.
Ukrayna Altyapı Bakan Yardımcıları Anna Yurchenko ile Mustafa Masi Nayyem başkanlığında yapılan, Ukrayna’nın yeniden inşası hakkında düzenlenen oturumda Tük müteahhitlik firmalarına yer verildi.
Ukrayna Altyapı Bakan Yardımcıları Anna Yurchenko ve Mustafa-Masi Nayyem başkanlığındaki Ukrayna Heyeti, Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Genel Merkezi’nde 10 Ekim 2022 tarihinde Türk müteahhit ve müşavirlik firmaları ile biraraya geldi. Yaklaşık 70 firmanın katıldığı toplantıda Türk müteahhitler, savaşın izlerini silme konusunda büyük bir irade ortaya koydu. Toplantıda TMB ile Ukraynalı yetkililer arasında öncelikli projeler ele alındı ve Ukrayna’nın yeniden inşasına yönelik işbirliği öngören bir mutabakat zaptı imzalandı.
Geniş katılımlı toplantının açılışında konuşan TMB Başkanı M. Erdal Eren, dünya inşaat sektöründe önemli bir paya ve deneyime sahip olan Türk müteahhitlerin, Ukrayna’nın yeniden inşası konusunda en doğru seçim olacağını söyledi. Toplantıyla birlikte, Türk müteahhitleri ve teknik müşavirleri için başlayan verimli sürecin gelişerek devam edeceğine inandığını dile getiren Erdal Eren, şunları kaydetti:
“Ukrayna’da süren ve binlerce can kaybına neden olan savaştan dolayı derin üzüntü duyuyoruz. Bir an önce sarf edilen tüm çabaların kalıcı barışı getirmesi ve ülkede refahın yeniden sağlanması tek dileğimizdir. Ukrayna’nın geleceğine olan güçlü inancımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bu çerçevede Türk müteahhitlik ve müşavirlik şirketleri, ülkenin yeniden inşa sürecine katkıda bulunmaya fazlasıyla hazırdır.”
Eren, kısa bir süre önce TMB’nin “Ukrayna’nın Yeniden İnşası Karma Görev Gücü” kurulması teklifiyle başlayan ve Türk ve Ukraynalı makamların güçlü desteğiyle devam eden sürecin sonucunda, Ağustos ayında iki ülke arasında bakanlar düzeyinde bir mutabakat zaptı imzalandığını hatırlattı. TMB Başkanı Eren, “Ukrayna’nın yeniden inşası için Bakanlarımızdan güçlü bir destek alıyoruz. Söz konusu girişimlerimiz ile Ağustos’ta imzalanan mutabakat zaptının bir yansıması olarak bugün gerçekleştirdiğimiz toplantıda da süreçte ilerleyebilmek adına üyelerimizle birlikte Ukrayna makamlarından ilk ağızdan bilgi almayı bekliyoruz.” dedi.
Çerkezköy Belediyesi tarafından Fatih Mahallesi’nde hayata geçirilen Ek Tesis Binası inşaatı hızla devam ediyor.
Fatih Mahallesi Ambardere mevkiinde yapımı devam eden Ek Tesis Binası hakkında konuşan Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay, Çerkezköy Belediyesi Ek Tesis Binası yapım işi kapsamında ilk olarak temel hafriyat kazısı yapıldı. Stabilize malzeme serimi ve sıkıştırma işlemlerinin ardından temel betonu döküldü. Temel drenajı ve subasman perdelerinin yapılmasının ardından saha içi kazım yapılan alanların dolgu işlemleri tamamlandı. Daha sonra üst kat kolon kalıp ve demirleri yapılıp betonları döküldü. Akabinde tabliye betonları atıldı.” bilgisini verdi.
Çalışmaların tüm hızıyla sürdüğünü söyleyen Akay, “Bundan sonraki süreçte kolon betonları dökülecek ve tuğla duvarlar örülecek. Adından çelik çatı montajı yapılacak. Bina içi saha betonların da dökülmesinin ardından 2 bin 560 metrekare kapalı alana sahip olacak yeni tesis binamız kullanıma hazır hale gelecek.” dedi.
Sertürk İnşaat tarafından İzmir, Menemen’de hayata geçirilen Sertürk Villa Life projesinin inşaat çalışmaları tamamlandı. Anahtar teslim töreni düzenlenen proje, yüzde 90 satış oranına ulaştı.
Anahtar teslim töreni gerçekleştirilen Sertürk Villa Life projesinde yaşam başladı. Proje hakkında konuşan Sertürk İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Serdar Işıldar, Tüm projelerimizi eksiksiz ve zamanında teslim etmeye devam ediyoruz. Bu projemizi de taahhüt ettiğimiz süre içerisinde tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Çevre yoluna ve şehir merkezine çok yakın mesafede olan projemizde müstakil bir yaşam ve geniş sosyal olanaklara yer verdik.” dedi.
Fiyatların yüzde 400’ün üzerinde getiri sağladığını belirten Işıldar, “Tüm projelerimizde yatırımcılarımıza kazandırmaya devam ediyoruz. Villa Life projemizden ev alanlar enflasyonun çok üstünde bir kazanç elde etti. Lansman fiyatlarından faydalananlar yüzde 400 kazanç elde etmiş oldu.” ifadelerini kullandı.
Pandemi süreci ve artan girdi maliyetleri nedeniyle konut üretiminde azalma yaşandı; gayrimenkul sektöründe yükselen fiyatlar da konut talebinin düşmesine neden oldu.
Türkiye’nin her yıl artan bir konut ihtiyacı bulunduğuna dikkat çeken Gayrimenkul Hizmet Ortaklığı (GHO) Kurucusu Hasan Can Çalgır, hem yatırımcıların hem de inşaat firmalarının düşük faizle verilecek kredileri beklediğini söyledi.
Döviz artışına bağlı olarak demir, çimento ve cam gibi malzemelerin fiyatlarının yükseldiğini ve arsa fiyatlarının da son bir yılda 2 – 3 katına çıktığını belirten Çalgır, tüm bunlara rağmen gayrimenkulün hala en güvenilir yatırım aracı olduğunu kaydetti.
26 Şubeye Ulaştı
GHO olarak gayrimenkul sektöründe Türk modeli danışmanlık sistemini geliştirdiklerini ifade eden Hasan Can Çalgır, Davutlar, Datça ve son olarak Aydın Efeler’de hizmete sundukları ofisleriyle birlikte yurt genelinde toplam 26 şubeye ulaştıklarını söyledi.
Nitelikli ve kaliteli bir hizmet anlayışının kendileri için ön planda olduğunu vurgulayan Çalgır, sözlerine şöyle devam etti: “Amacımız hızlı değil, nitelikli büyümek. Son dönemde aramıza katılan ofislerle birlikte 26 şubeye ulaştık. Gerek tanıtımlarımız, gerekse de referanslarımız sayesinde farklı illerden franchise talepleri almaya devam ediyoruz. Gayrimenkulün her alanında profesyonel çözümler üretiyoruz. Konut ve işyeri satış kiralamaları, arsa satışı, sanayiciler için depolama ve fabrika alanları ile araziler konusunda deneyimli ekiplere sahibiz. GHO ofislerinde verdiğimiz eğitimlerle danışmanların bilgilerini ve müşterilerimizle iletişimimizi de her zaman güncel tutuyoruz”
Gayrimenkul İstikrarlı Yatırımın Adresi
Konut fiyatlarındaki yükselme trendinin 2023 yılında da devam edeceğini dile getiren Hasan Can Çalgır, “İnşaat girdi maliyetleri yükselmeye devam ediyor. Konut üretimi hala beklenen seviyede olmadığı için fiyatlar da artmayı sürdürecek. Son 2 yılda döviz, altın ve kripto paralar yatırımcılarına zarar ettirdi. Gayrimenkul ise istikrarlı yatırımın adresi olmayı sürdürüyor. Parası olan yatırımcılar gayrimenkule yönelmeye devam ediyor. GHO olarak yurtdışına da önem veriyoruz. Yatırımcılar için yeni iş ortaklıkları yapıyoruz. Türkiye’den yurt dışına yatırım yapmak isteyen birçok insan var. Şu anda İzmir, Eskişehir, Denizli, Antalya gibi kentlerdeki bir villa için ayıracağınız bütçenin yarısıyla Miami’den bir villa alabilmeniz artık mümkün” diye konuştu.
Yapısal ahşap alanında uluslararası ticaret faaliyeti yürüten Türkiye’de sektörün öncü kuruluşlarından LSK Yapısal Ahşap, yaşanan krizin ülke ekonomisine katkısının artması için elini taşın altına koyarken LSK Holding Yönetim Kurulu Başkanı Recep Yağcızeybek, şirketlerin devlet kurumlarıyla birlikte hareket etmesinin Türk ekonomisi için hayati önem taşıdığını vurguladı.
İstihdam ve ihracat bakımından en önemli sanayi sektörlerinden biri olan orman ürünleri, Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan kriz sonrası yön değiştirdi. Rusya ekonomisinin önemli bir bileşenini oluşturan orman ürünleri sanayisi, dünya ülkelerinin Rusya’ya uyguladığı birtakım ambargo ve yaptırımlar sonrası gözleri Türk ahşap ve mobilya ürünlerine çevirdi. Bu süreçte, Türk mobilya ihracatı yükselişini sürdürürken, Rusya’dan da Türkiye’ye sipariş yağdı. Yapısal ahşap alanında uluslararası ticari faaliyet yürüten LSK Yapısal Ahşap’ın çatı kuruluşu LSK Holding, krizi fırsata çevirerek Türk ekonomisine katkıda bulunuyor.
LSK Holding Yönetim Kurulu Başkanı Recep Yağcızeybek, dünya ekonomisinde yaşanan genel durgunluğun yanı sıra, yüksek enerji fiyatları ve Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan krizin, yeni pazarlar oluşmasına yol açtığını belirtti. Rus ekonomisinin önemli bileşenlerinden biri olan mobilya ve ahşap sektörünün, başta Amerika ve Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülkenin Rusya’ya yaptırım uygulaması, lojistik, hammadde, ürün tedariki gibi konularda yeni Türkiye’yi bir adım öne çıkardığını ifade etti. Özellikle yaz döneminde ahşap üzerine çok sayıda sipariş alındığını kaydeden Recep Yağcızeybek şunları söyledi:
“Türk Mobilya ve Ahşap Sektörü Pazarda Büyüyor, Büyümeye de Devam Edecek”
“Enerji krizi, ekonomik kriz, göç dalgası derken dünya ticareti büyük bir dönüşüm içinde.Ticaret yolları yön değiştirirken yeni pazarlar oluşmaya başladı. Bu oluşumda Türkiye’nin jeopolitik ve stratejik konumu oldukça önemli. Türkiye, kıtaların buluşma noktası. Ayrıca şu an bir savaşın içinde olan iki ülkeye de coğrafi olarak oldukça yakın bir konumda. Bu olumsuzluklar silsilesi içinde oturup kara kara düşünmekten ziyade bu krizi, hatta krizleri nasıl fırsata çeviririz onu düşünmeliyiz. Rusya’ya uygulanan ambargo, ticaretin eksenini Türkiye’ye kaydırdı. Bu kapsamda Türkiye’de özellikle ahşap sektörü, pazardaki yerini yeniden konumlamak durumunda kaldı. Rakamlar, Türkiye’nin pazarda büyüdüğünü ve büyümeye devam edeceğini gösteriyor ancak bunu sürdürülebilir hale getirebilmek için devlet kurumları, şirketlerle birlikte hareket etmeli. Çünkü sektör paydaşlarının potansiyeli en iyi ancak bu şekilde kullanılabilir. Bu da ülkemiz için çok daha fazla katma değer yaratacaktır.”
“Kriz Sonrası Yeniden Yapılanma Süreci, Daha da Büyük Fırsatları Beraberinde Getirebilir”
İstanbul İhracatçı Birlikleri’nin açıklamasına göre mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörünün 2022 yılının ilk 8 ayında Türkiye ihracatına 5,45 milyar dolarkatkı yaptığına dikkat çeken Recep Yağcızeybek, “Bu rakamları daha da üst seviyelere çıkarmak bizim elimizde. Evet şu an dünya ticareti bir yön değiştirme eşiğinde. Yeni ticaret yolları, yeni pazar arayışları, hammade tedarik zincirleri… İşte tam bu noktada Türkiye kendini iyi konumlandırmak zorunda. Hem coğrafi hem de jeopolitik avantajlarını iyi kullanarak arka arkaya ihracat rekorları kırmaya devam edebiliriz. Yaşanan krizlerin sona ermesi sonucu başlayacak olan yeniden yapılanma süreci, özellikle sektörümüz açısından oldukça önemli. Daha da büyük fırsatların beraberinde geleceğini düşünüyorum. Bu yüzden de ihracat yapan şirketlerimiz dünya ekonomisini yakından takip etmek zorunda.” dedi.
“Sektörün Gelişimi ve Ülke Ekonomisine Katkısının Artması İçin Elimizi Taşın Altına Koyuyoruz”
LSK Holding olarak sektörel bilgi ve birikimlerini Türk ekonomisi için aktarmaya hazır olduklarını da ifade eden LSK Holding Yönetim Kurulu Başkanı Recep Yağcızeybek, “Sektörün gelişimi ve ülke ekonomisine katkısının artması için elimizi taşın altına koyuyoruz. Farklı pazarlarda ihracatımızı artırma çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor. Devletimizin de bu alanda şirketlerin işlerini kolaylaştırıcı düzenlemeler yapması büyük bir ticaret hacmine ulaşmamızı sağlayabilir.” diyerek açıklamasını sonlandırdı.
Türkiye’nin 81 iline ücretsiz nakliye imkanı sunan LSK Yapısal Ahşap, dijital teknolojiyi de kullanarak ürettikleri ürünlerin duvarda ve zeminde nasıl duracağını gösteren bir uygulama ile de müşterilerine büyük kolaylık sağlıyor.
Sunduğu ürün ve güvenlik çözümleri ile evleri aşılmaz kalelere dönüştüren Kale Kilit, tüketicileri konu güvenlik olduğunda kaliteli ürünlerden vazgeçmemeleri ve seçimlerini yaparken yalnızca fiyata değil performansa da odaklanmaları konusunda uyarıyor.
Konut sektöründe güvenliğin önemi her geçen gün daha da artıyor. Güvenlik sektöründe her bütçeye uygun ürün seçenekleri bir hayli fazla olsa da her ürün kötü niyetli kişi ve girişimleri durdurmak için yeterli olamıyor. Bu anlamda insanların başta canlarını, ailelerini ve değerli eşyalarını emanet ettiği evlerinin güvenliğinde kaliteli çözümlerin kullanılması kritik önem taşıyor. Tam 70 yıldır yaşam alanlarını güvenli hale getirmek için çalışan Kale Kilit, kullanıcılara kilit seçimleri konusunda önerilerde bulunuyor.
Güvenlik İçin Kaliteli Seçimler Yapılması Gerekiyor
Dünya Konut Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Kale Kilit Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Semih Teker,“Konut güvenliği büyük bir hassasiyetle, kapsamlı bir biçimde ele alınması gereken çok önemli bir konu. İnsanlar kapısını kilitlediğinde evini güvende bıraktığından emin olmak istiyor. Kilit ise bu noktada ilk güvenlik tedbiri olarak dikkat çekiyor. Ancak yine de gerek dünyada gerekse ülkemizde her yıl canı ve malı hedef alan birçok olumsuz girişim gerçekleşiyor. Tam da bu noktada Kale Kilit olarak, çok önemli bir hususun altını çizerek tüketicilere ekonomik sebeplerle güvenliklerinden ödün vermemeleri gerektiğini hatırlatmak istiyoruz. Daha ekonomik gibi görünen ürünler ne yazık ki güvenlik zafiyeti yaratabiliyor. Bu da aslında çok daha büyük maddi ve manevi kayıp anlamına geliyor. Dolayısıyla kaliteye, tecrübeye, fonksiyona odaklanmak önem taşıyor. Bu süreçte evlerde güvenlik için kaliteli kilit çözümlerine başvurmak en etkili yol olarak ön plana çıkıyor.” dedi.
İleri Teknoloji Artık Evlerin Kapılarına Entegre Ediliyor
Dijitalleşmeyle birlikte konutlara daha kapsamlı güvenlik çözümleri sunabildiklerini belirten Semih Teker sözlerine şöyle devam etti: “Gelişen teknolojiler karşısında güvenlik sistemleri de kabuk değiştiriyor. İnovatif teknolojilerle şekillenen yenilikçi yaklaşımlar, kapı kilitlerinde de büyük bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Özellikle de anahtar anlayışını değiştiren ve ileri teknolojiyi evlerin kapılarına entegre eden gelişmeler hem yaşam kalitesini hem de güvenlik seviyesini maksimuma çıkarıyor. Kale Kilit olarak bu yenilikleri yakından takip ediyor; hayata geçirdiğimiz son teknoloji ürünlerle kullanıcılarımızın yaşamlarını daha güvenli bir şekilde geçirmelerini hedefliyoruz.”