Ana Sayfa Blog Sayfa 26

Konut Dışı Yatırımlarda Artış

Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Yönetim Kurulu Üyesi, TÜGİAD Üyesi Dr. Mustafa Koçak, gayrimenkul sektöründe konut yatırımlarının değişken piyasaya bağlı olarak azaldığını belirtti. Koçak, “Yatırımın biraz daha konut dışına kaydığını gözlemliyoruz” dedi.

Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Yönetim Kurulu Üyesi, TÜGİAD Üyesi Dr. Mustafa Koçak, konut fiyatlarının nominal olarak artsa da son bir kaç aydır aylık bazda reel olarak düştüğünü, yani enflasyonun altında bir artış olduğunu söyledi. Bu durumun bir süre daha devam edeceğini ancak orta ve uzun vadede gayrimenkulün paramızı her zaman enflasyondan koruyan bir yatırım aracı olduğunu belirten Koçak, fiyatların düştüğü bu dönemlerin alım için güzel fırsatları barındırdığını ve konut piyasasında fiyat düşüşlerinin sürekli olmadığını ifade etti.

Konut piyasasındaki talebin düştüğünü ancak fiyatların düşmemesinin sebebinin maliyetlerdeki artış olduğunu söyleyen Koçak, “Artık konut yatırımdan biraz çıktı. Şimdi özellikle 2023 yılına baktığımız zaman gayrimenkul yatırımı sadece konuttan oluşmuyor. Bir de konut dışı yatırımlardan oluşuyor” ifadesinde bulundu. Koçak, “2020 yılına kadar konut ve konut dışı oranlara baktığımız zaman satışların yüzde 60’ı konut, yüzde 40’ı konut dışıydı. Konut dışı derken konut dışının büyük bir çoğunluğu arsa, arazi gibi mülkler oluyor. Ticari mülklerin oranı biraz daha az. 2020 yılının sonuna kadar konutun ağırlığı yüzde 60 iken, bu yıl yüzde 40’lara kadar düştü. Yani yüzde 60 konut dışı satışlar, yüzde 40 konut satışları olarak görülüyor. Yani aslında yatırımın biraz daha konut dışına kaydığını gözlemliyoruz” diye konuştu.

Kiralama piyasasında da mevsimsel etkilerin olduğunu ve kış aylarında talebin daha az olduğunu söyleyen Mustafa Koçak, “Kış aylarında olduğumuz için bu durağanlığı görmemiz normal. Ama önümüzdeki dönemlerde bahar döneminde, yaza doğru geldiğinizde bu fiyatlarda yine artış olmaya devam edecek” diyerek kiralarda da enflasyonun çok üstüne çıkacak bir artış beklemediğini ancak satıştaki sıkıntının devam etmesi halinde kira fiyatlarının artmasının kaçınılmaz olacağını dile getirdi.

Mimar Filiz Cingi Yurdakul: “Yeni Nesil konutlar İnsan Odaklı Tasarım Yaklaşımlarıyla Biçimlenecek.”

Ankara merkezli Aura Design Studio’nun kurucusu Mimar Filiz Cingi Yurdakul, 2024 yılına adım attığımız şu günlerde konut sektöründeki yeni eğilimleri değerlendirdi. Mimar Yurdakul, konut endüstrisinin yakın gelecekte değişen ihtiyaçlar ve beklentilere odaklı olarak sürdürülebilirlik, insan odaklı tasarım, iklim değişikliği ve çevresel tehditler gibi önemli odak noktalarını gözeterek biçimleneceğini dile getirdi. 

Mimarlık, kentsel tasarım ve iç mekan tasarımı alanlarında farklı tipolojilerde birçok ödüllü projeye imza atan Aura Design Studio kurucusu Mimar Filiz Cingi Yurdakul, 2024 perspektifinden konut endüstrisinin geleceğini değerlendirdi. Son dört yılda artan kriz ve değişim dönemlerinin, ekonomik baskıların, jeopolitik dalgalanmaların, iklim değişikliğinin ve çalışma ortamlarındaki evrimin yapı sektörünün en önemli belirleyicileri olduğunu vurgulayan Yurdakul, tüm bu şartların tasarımı da biçimlendirdiğini şu sözlerle dile getiriyor: “Dört yıldır kesintisiz devam eden kriz ve değişim süreçlerinde, projelerinin hayata nasıl anlam katmaya devam edeceğini sorgulayan bir aşamada bulunuyoruz. 2023’e damga vuran ekonomik baskılar, jeopolitik dalgalanmalar, iklim değişikliği, çalışma ortamlarının yeniden düzenlenmesi biz mimarlar için en belirleyici zorluklardı. Bu sebeple esnek tasarımlara, çoklu fonksiyon çözümlerine sıklıkla ihtiyaç duyduk.”

İnovatif tasarımları ile ön plana çıkan Aura Design Studio, tüm proje süreçlerinde tasarımın insan deneyimi üzerindeki dönüşümünü yakından gözlemliyor. İçinde bulunduğumuz koşullarda kentlerin ve yapıların, insanların daha fazla bağlantı kurabileceği bir biçimde tasarlanmasıyla, ulaşım sorunları, iklim değişikliği, altyapı ve konut sorunları gibi konulara yenilikçi çözümler getirilebileceğine inanan Filiz Cingi Yurdakul sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Son dönemde, tasarımın gücü ve önemi daha fazla hissediliyor. Tasarım, umudu ve iyileşmeyi simgeliyor. Artan savaşlar, toplumsal adaletsizlikler, iklim değişikliği ve sağlık krizleri ile birlikte, insanlar her geçen gün sosyal bağlantılar kurma ve daha fazla sosyalleşme arzusu içerisindeler. Bu durum, yenilikçi tasarımlara duyulan ihtiyacı daha da arttırıyor.”

Konut Projelerinde Yenilikçi Tasarım: 20 Dakikalık Şehir Kavramı

Pandemi sonrasında dünya genelinde yükselen bir trend olan “20 dakika şehir” konsepti, Aura Design Studio için üzerinde düşünce geliştirdikleri ilgi çekici bir konu olmuş. Bu yeni şehir yaşamı anlayışı, canlı ve yürünebilir mahallelerde, restoranlardan perakende alanlarına, sağlık tesislerinden çalışma ve eğitim alanlarına kadar temel ihtiyaçların 20 dakika içinde ulaşılabilir olduğu bir düzeni tanımlıyor. Bu sayede şehir yaşamı, konut alternatiflerinden sosyal ve iş hayatına kadar geniş bir perspektifte yeniden şekilleniyor. Bu eğilim, erişilebilir ve kapsayıcı kent alanları oluşturmanın yanı sıra eşitlik, bağlantı ve toplumsal gelişimin önemini vurguluyor. Mimar Filiz Cingi Yurdakul,tüm dünyada konut projelerinin ve master planların bu geniş çerçevede tasarlanmaya başlandığını belirtiyor ve ekliyor: “Pandemi öncesine kadar konutlarla ilgili farklı olanaklar için bir kontrol listesi vardı. Şu anda ise daha stratejik bir durum söz konusu. Hedef sağlıklı, sosyal ve sürdürülebilir bir çevreye sahip bir toplum oluşturmak. Bu bağlamda, gün boyunca farklı işlevlere sahip olabilen daha esnek mekanlar tasarlanmalı. İzole siteler yerine çevresine katkı sunan ve çevresinin olanaklarından yararlanan projeler geliştirmek gerekiyor. Güçlü, sağlıklı konut projelerine ulaşmak için karma kullanımlı, farklı yaş gruplarına hitap eden, yürünebilir çevreler oluşturmalıyız. Bu durum, konutları daha erişilebilir hale getirmenin önemli bir yolu, çünkü şehirde zaten var olan fonksiyonlardan daha fazla yararlanma imkanını artırıyor.”

Konut yatırımcıları için ekonomik dengelerin hızla değişmesi ve Türkiye etrafında devam eden savaşlardan kaynaklı toplumsal ve ekonomik huzursuzluk, genellikle uzun vadeli bir bakış açısıyla tasarlanan projelerde ekonomik öğelerin ön plana çıkmasına sebep oldu. Yapıların metrekare maliyeti hala belirleyici bir faktör olmakla birlikte, fark yaratma ihtiyacı, ek olanaklar ve hizmetlerle değer eklemek arasında bir denge kurma gerekliliğini ortaya çıkarıyor. Bu, maliyet dengesi, tasarım aracılığıyla mimarlar tarafından çözülmesi gereken bir konu.

Aura Design Studio için projelerin geliştiricisi yatırımcı olsa da, tasarım önerisi o evde yaşayacak nihai müşteriye yönelik planlanıyor. Mimarlar, yatırımcılarla işbirliği yaparken sadece tasarım kararları almıyor; aynı zamanda her projenin kullanıcı deneyimini geliştiren hizmetleri ve mimari tasarım ile farklı olasılıkları keşfetme fırsatlarını değerlendiriyor. Standart kullanım alanlarına sahip olanakların, son kullanıcılar tarafından belirlenen farklı kullanım olasılıklarına açık, çok işlevli alanlara dönüşmesi gerekiyor. Esneklik, tasarım sürecinde spontane veya içsel değil; önce zihinsel ardından ekonomik bir yatırım gerektiriyor. Bu yatırım hızla değişen bir geleceğe uyum sağlamak için stratejik bir tasarım kararı olarak ortaya çıkıyor.

Çok Fonksiyonlu ve Esnek Mekanlar: Tasarımın Geleceği

Mimar Filiz Cingi Yurdakul’a göre, günümüzde, tüm mimari programlarda, hem olanaklarda hem de birimlerin tipolojisinde esneklik, temel bir gereklilik haline geldi: “Bu programlar, yeni yaşama biçimlerine ve önceden belirlenmiş paradigmaların yıkılmasına uyum sağlamak durumunda. Bu hibridleşme, modadan kültürel tüketime kadar birçok sosyal alanda mevcut. Mimari, bir kültür ifadesi olduğu için toplumla uyumlu olmak zorunda.”

Yatırımcıların her girişimleriyle marka kimliklerini oluşturduklarını ifade eden Mimar Filiz Cingi Yurdakul, yatırımcının marka kimliğini zenginleştiren, vizyonunu gösteren aynı zamanda da yatırımcı ve nihai kullanıcının ihtiyaçlarını tek bir mimari eserde birleştirerek, yeni teknolojileri yapılara entegre ederek, şehirlerin ve farklı bölgelerin düzenlemelerine saygı göstererek tasarımların yapıldığını belirtiyor. Bu şekilde, yatırımcılar, Aura Design Studio’nun stratejik ortakları haline gelerek, gelişimini birlikte güçlendirecek ayırt edici bir değer eklemeyi amaçlıyor.

Toplu konutun temel amacı, şehirle aynı hedefi paylaşmaktadır: Altyapıyı ortaklaşa kullanmak. Konut projelerindeki ortak kullanım alanlarının da aynı paralellikte düşünülmesi gerektiğine inanan Aura Design Studio’nun tasarladığı ve European Property Awards’ta iki kategoride birden ödül aldığı Mira Rezidans projesinde konut bloğuna ait bir çocuk kulübü bulunuyor. Ayrıca, farklı yaş gruplarındaki çocuklar ve gençler için bir video oyun salonu da mevcut. Bunun yanı sıra, bu alanın içinde öğrencilerin özel ders alabilecekleri çalışma istasyonları, doğum günü partisi alanı ve küçük bir kafe de yer alıyor. Giriş lobisinin hemen yanında çok amaçlı toplantılar için kullanılabilecek bir toplama alanı bulunuyor. Bu alan, mutfağa ve ıslak hacimlere ek desteklerle güçlendirilmiş. Birinci bodrum katta konumlanan spor salonu, kot farklılıklarını avantajlı bir şekilde kullanarak geniş bir spor terasına açılıyor. Peyzaj tasarımı, çevresel alanın eğimini kullanarak geniş bir teras alanı oluşturmak üzere planlanmış. Bu bölge aynı zamanda bir kafe ve açık spor alanına (örneğin yoga veya pilates için) ev sahipliği yapıyor. Ayrıca, bu katta sakinlerin dinlenmek için kullanabileceği bir spa ve kapalı sinema salonu da bulunuyor.

Filiz Cingi Yurdakul, güncel projelerinde de çok fonksiyonlu ve esnek mekanları tasarım programının bir parçası olarak işleyişe dahil ediyor. Çok amaçlı salonlar, barbekü alanları, coworking alanları, havuz ve spa gibi fonksiyonları projelerinde sıklıkla kullanan Aura Design Studio, bu alanları kullanıcıları bir araya getiren, aynı zamanda da ihtiyaçlarını karşılayan birimler olarak tanımlıyor.

Sürdürülebilir ve İnsan Odaklı Tasarım

Mimar Filiz Cingi Yurdakul’a göre iklim değişikliği gerçeği, sürdürülebilir tasarımı bir seçenekten bir yükümlülüğe dönüştürüyor: “2024 itibarıyla dünya genelindeki inşaat ve gayrimenkul endüstrileri, çevre dostu tasarımın değerini ve riski azaltma olanaklarını kabul etmiş durumda. Ürün ve malzeme standartlarında yüksek değerler, mevcut binaların yeniden kullanımı, net sıfır enerji stratejileri ve rejeneratif tasarım prensipleri, sürdürülebilir geleceği tanımlıyor. İnsan sağlığı, sadece hastalık veya rahatsızlık olmaması anlamına gelmeyip, bir dizi çeşitli etkenin uyumu sonucu ortaya çıkan geniş kapsamlı bir olgudur. Bu, fiziksel, zihinsel ve sosyal açılardan insanın iyiliğini içerir. İnsan ömrü ile sağlıklı binalar arasında ilginç bağlantılar bulunuyor. Kentsel politikalar, şehir altyapısı ve bina inşaat stratejileri, sağlıklı binaların oluşturulmasını hedefler. Sağlıklı binalar, doğrudan bireylerin ve toplumların sağlıklı bir şekilde gelişmesine katkıda bulunabilir.”

Mimar Filiz Cingi Yurdakul konutlarda konumun her zaman çok önemli olduğunu belirtiyor ve sözlerini şöyle tamamlıyor: “Konut, kullanıcıları için işyerine yakınlığı, kolay erişimi, çevresindeki olanaklarından faydalanırken aynı zamanda hayatına yeni bir canlılık katmalı. Toplu konut yapılarının en önemli olanaklarından biri şehir olmalıdır. Çünkü şehir, yaşamın merkezidir ve sakinlerin birçok ihtiyacını karşılar. Bu nedenle, toplu konut binalarının çevresindeki şehir altyapısının ve olanaklarının sakinlerin yaşam kalitesini artırmak için düşünülmesi ve kullanılması önemlidir. Bu, toplu konutun bir parçası olmanın getirdiği avantajlardan biridir. Şehri sürdürülebilir bir şekilde kullanılabilir bir ortak kaynak olarak etkinleştirmek, herhangi bir gayrimenkul girişimi için bir avantajdır. Mimarlık ürününün kentsel mekanla olan bağlantısı, sonuçta ardışık yapı operasyonlarının eklenmesiyle oluşan daha iyi bir şehir oluşturur.” 

Eyüpsultan Belediyesinin Tüm Elektriği Güneş Enerjisi Santralinden Karşılanacak

Eyüpsultan Belediyesi tarafından Ağaçlı Mahallesi’nde kurulan Güneş Enerjisi Santrali, 1 Şubat’ta açılıyor.

Eyüpsultan Belediyesi tarafından Ağaçlı Mahallesi’nde kurulan Güneş Enerjisi Santrali ile belediyenin tüm kurumlarının elektrik ihtiyacı karşılanacak. 4 bin 700 KWE gücünde yapılan Güneş Enerjisi Santrali ile yıllık 6 bin 594 MWH yani 2 bin 198 hanenin tüketimine denk üretim sağlanırken, engellenecek karbon salımı ise 4 bin 274 ton. Bu da yaklaşık 10 bin 400 ağacın 1 yılda engelleyeceği karbon salımına denk geliyor.

İstanbul’da kurulan en büyük Güneş Enerjisi Santrali’nden biri olacak olan merkez, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Sayın Abdullah Tancan ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Fatma Şahin’in katılımlarıyla açılıyor.

Ekonomiye Güven Yüzde 3,1 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ekonomik Güven Endeksi Ocak ayı verilerini açıkladı. Endeks yüzde 3,1 artarak 99,4 seviyesine ulaştı.

Bir önceki aya göre Ocak ayında tüketici güven endeksi yüzde 3,9 oranında artarak 80,4 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi yüzde 0,5 oranında azalarak 102,9 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 4,0 oranında artarak 116,8 değerini, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 1,0 oranında azalarak 115,6 değerini, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 3,3 oranında artarak 90,9 değerini aldı.

ABD’de Proje İnşa Eden Yerli Şirket Bölgenin Avantajlarını Anlattı

0

Yurt dışında gayrimenkul yatırımı yapmak isteyenler, ülkelerin alım şartları, fiyat ve bölge araştırması gibi detaylar için yatırım şirketlerinden danışmanlık hizmeti alıyor. Bu ülkelerin en avantajlılarından biri de ABD olarak görülüyor. Bölgede 20 senelik inşaat deneyimine sahip Investhome Inc. Kurucusu Emin Berk Sever, sürecin nasıl işlediği konusunda tecrübelerini paylaştı. ABD’de sıfır projeler inşa eden müteahhitlik şirketinde yürüttükleri süreçten söz etti.

ABD başta olmak üzere yurt dışında yatırım yaparak döviz cinsinden kâr elde etmek isteyen birçok kişi, danışmanlık şirketlerinin kapısını çalarken konut gibi uzun vadede geri dönüş sağlayan güvenilir limanlara yöneliyor. Amerika’da ise kira geliri elde etmek için en güvenli şehir Washington D.C. olarak görülüyor. Bunun nedenlerinin başında ise bölgede Devlet Kira Destek Programı sunan en avantajlı şehir olarak öne çıkması yer alıyor. Bu yatırım avantajını sunan şirketler arasındaki Investhome Inc. Kurucusu Emin Berk Sever, Türk yatırımcılar için bu durumun fırsat olduğunu ve ABD’de yatırımın dikkat çekici avantajlarını aktardı.

“Yatırım için ideal projeler üretiyoruz”

Amerika’da kiralama hizmeti, ev sahibi temsilciliği, yatırım danışmanlığı gibi pek çok hizmet sunduklarını dile getiren Emin Berk Sever, 350 kişilik ekibi ile süregelen başarısının kilit noktalarına şu sözlerle değindi: ”En çok önem verdiğimiz nokta yatırım için ideal projeler üretmek. Müşterilerimize kazançlı gayrimenkul fırsatları oluşturmak üzere çalışıyoruz. Çünkü, sıfır projelere yoğun kiracı ilgisi aşikar. Bu anlamda Washington’ın yüksek talep gören bölgelerinde projeler her zaman için güvenli yatırım aracı olarak görülüyor.”

“Örnek daireler için sanal turlar oluşturuyoruz”

Sundukları hizmetlerin yanı sıra tüm süreçlerde şeffaflığa özen gösterdiklerinin altını çizen Emin Berk Sever, “Örnek dairelerimiz için sanal turlar yapıyoruz. Bu sayede, yatırımcı ABD’ye gelmeden satın alacağı konutun tüm detaylarını inceleyebiliyor. Projelerimizin yapım süreçlerini de çevrimiçi olarak müşterilerimizle paylaşıyoruz. Bu gibi birkaç noktaya daha dikkat etmemiz, yatırımcılarımız ve şirketimiz arasında bir güven oluşmasını sağlıyor” dedi.

Amerikada pek çok hizmet sunuyoruz”

Amerika’da ev satın almak için vatandaşlık, oturum izni hatta ülkeye giriş bile gerekmediğini belirten Investhome Inc. Kurucusu Emin Berk Sever, “Türk yatırımcılar için en kolay satın alım sürecini sunmaya çalışıyoruz. Bu nedenle ABD’de yatırım hizmeti sunan şirketlerden daha çok talep gören bir markayız. Çünkü güvenli yatırım imkanı sunuyoruz. Tüm projelerimiz inşaat bitirme teminatına sahip. Yatırım yapılan gayrimenkul için kiralama hizmeti, ev sahibi temsilciliği, kiracı ile iletişim, finans fırsatları, topraktan satın alım gibi pek çok işlemi yatırımcılarımız adına gerçekleştiriyoruz. Müşterilerimiz kârlı yatırım için ülkelerinden çıkış yapmaya bile ihtiyaç duymuyor” ifadelerini kullandı.

Bizzat inşaat şirketi olarak sektörde öne çıkıyoruz”

Investhome Inc. Kurucusu Emin Berk Sever, diğer yatırım danışmanlık şirketlerinden farklı olarak hem bir inşaat hem de bir yatırım danışmanlığı şirketi olduğunun altını çizerek, ” Amerika’da pek çok inşaat şirketi bulunuyor. Ancak Türk yatırımcılara bu kadar geniş çaplı yatırım olanağı sunan, teminat gösterebilen, kiralamadan yönetim hizmetine kadar pek çok hizmet sunan bir inşaat şirketi bulunmuyor. Her ne kadar, Türk emlak sektöründe kalıplaşmış ABD’de yatırım şirketi bulunsa da, bu kurumlar sattıkları konutu inşa etmiyorlar” şeklinde konuştu. 

Amerikada 75 milyon dolarlık yatırım olanağı sunuyoruz”

20 yılı aşkın tecrübeleriyle gayrimenkul sektöründe Amerika’da yatırım kalıbının dışına çıktıklarını dile getiren Investhome Inc. Kurucusu Emin Berk Sever, “Çeşitli, güvenli yatırım alternatifleri, kira garantisi, ev sahibi temsilciliği hizmeti, mortgage ile yatırım yapma olanağı sunuyoruz. Bizim amacımız Türk yatırımcılar için Amerika’da güvenli yatırım dendiğinde ilk akla  gelen şirket olmak. Şu ana dek 8 projemizle 75 milyon dolarlık yatırım sermayesine ulaşmış durumdayız” ifadelerini kullandı.

ABD 2024te Türk yatırımcılara fırsatlar sunuyor”

Şirketinin yüksek yatırım sermayesi ve geniş proje ağını Türk yatırımcılara sunan Investhome Inc. Kurucusu Emin Berk Sever,  sözlerini şöyle noktaladı: ”Ocak ayı sonunda gerçekleştireceğimiz 2617 Penn Residence isimli projemizin lansmanı ile müşterilerimize yeni fırsatlar sunacağız. Bu projemizde avantajlı ödeme seçenekleri de oluşturuyoruz. 50 bin dolar peşinatla ABD’de yatırım yapmayı mümkün kılacağız. Her projemizde olduğu gibi %35 peşinatla mortgage kullanımı sağlayacağız. 2024’te buna benzer 3 projemizi daha hayata geçireceğiz. 2024’ün ikinci yarısında ise yatırım sermayemizi 150 milyon dolara çıkarmayı hedefliyoruz.”

Malatya Deprem Konutlarında Yol Yapım Çalışmaları Sürüyor

6 Şubat tarihli depremler nedeniyle yıkıma uğrayan Malatya’da, depremzedeler için inşa edilen TOKİ konutları projesinde yol yapım çalışmaları devam ediyor.

Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar, konutların teslim edilmesiyle ilgili kura çekiminin yakın zamanda yapılacağını belirtti. Çınar ayrıca, İkizce ilçesinde deprem konutları inşaatının hızla devam ettiğini dile getirdi.

Projede ekiplerin gece-gündüz çalıştığını vurgulayan Çınar, şunları söyledi:

“TOKİ konutlarımızın depremzede ailelerimize bir an önce teslim edilmesi için gerek ilgili müteahhit firmaya bağlı ekipler gerek belediyemizin saha ekipleri koordineli bir şekilde çalışıyor. Konutların iç ve dış tasarımları, altyapı çalışmaları, çevre düzenlemeleri, sıcak asfalt serimleri, yolların düzenlenmesine kadar her alanda çok aktif ve dinamik bir çalışma yürütülüyor. Belediye olarak bölgeye ulaşımı rahatlatmak, konutlarımızın iç ve dış bağlantı yollarını tamamlamak için imkanlarımızı seferber ettik, ekiplerimiz gece gündüz burada çalışıyor. İlgili müteahhit firmanın talebi doğrultusunda burada görevli yetkililerle uyumlu ve planlı çalışarak yollarımızı teker teker yapıyoruz.”

Bodrum’a 420 Milyon TL’lik Otel Projesi

Muğla’nın Bodrum ilçesinde Gün Turizm Otelcilik tarafından 420 milyon TL yatırımla inşa edilmesi planlanan otel projesine ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı verildi.

Muğla’nın Bodrum ilçesi Kızılağaç Mahallesi 2 nolu özel parsele (kısmen 298 ada 1 parsel) Gün Turizm Otelcilik Ve İşletmecilik Tic. A.Ş. tarafından yapılması planlanan 5 yıldızlı otel projesi için ‘Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) gerekli değildir’ kararı verildi.

ÇED süreci için Muğla Valiliğine sunulan dosyada proje bedeli 420 milyon TL olarak belirlenen otel projesinde 245 oda ve 500 yatak kapasitesi yer alıyor.

Devre mülk, villa ve apart otel konseptiyle yapılması planlanan projede 15 adet villa, 7 oda içeren 8 lagoon oda (toplamda 56), 3 katlı her katında 7 oda olan 7 blok (toplam 147 oda) ve 3 katlı her katında 3 oda olan 3 blok (toplam 27 oda)  inşa edilecek. İnşaat alanı villa/oda, lobi ve restaurant dahil 22 bin 816 metrekare olarak belirlendi.

Kazım Karabekir Stadı Projesi 15 Şubat’ta Teslim Ediliyor

0

Erzurum Kazım Karabekir Stadı, 15 Şubat tarihinde Gençlik Spor ve İl Müdürlüğü’ne teslim edilecek. Projeye, Mayıs ayında ilk kazmanın vurulması planlanıyor.

Yeni stadın görünümü ve modernliği ile Erzurum’un sembolü olacağını belirten Gençlik ve Spor İl Müdürü Birdal Öztürk, stadın son durumu ile ilgili yaptığı değerlendirmede, “Erzurum’un seveceği ve hayranlıkla göreceği bir stat olacak. Bu bir tadilat projesi değil. Bütün kesimlerin fikir ve görüşlerini aldık. Görünümü ve modernliği ile şehrimizin en önemli sembollerinden biri olacak. Kazım Karabekir Stadı’nın yenileme projesi kapmasında stadın yüzde 80’lik bölümü değişecek. Proje sonrası ihale yapım ihalesi yapılacak. FIFA ve UEFA Kriterlerine uygun hazırlanan ve son dönemlerde ülkemize kazandırılan diğer modern statlardan farksız bir görünüme kavuşturulacak olan Kazım Karabekir Stadı’nın projesi, yüklenici proje firması tarafından 15 Şubat’ta edilecek.” dedi. 

“Tamamlandığında Modern Bir Görünüme Kavuşacak”

Kazım Karabekir Stadı’nın yenileme projesi 14 Şubat’ta teslim edildikten sonra, liglerin bitimiyle birlikte Mayıs ayında stada kazma vurulacağını ifade eden Öztürk, “ Stat bittiğinde FIFA ve UEFA Kriterlerine uygun olacak. Milli maçların oynanacağı bir stadyum haline kavuşturulacak. Stat tamamlandığında ülkemizdeki lüks statların özelliklerini taşıyacak. Stadın yeni zemini hibrit çim olacak. Tribünlerde ısıtma sistemiyle taraftarların kışın rahat bir ortamda maç izlenmesi sağlanacak. 25 tane 10’ar kişilik dev locaların olacağı Kazım Karabekir Stadı’nın bünyesinde fuaye alanları, bilet gişeleri, Erzurumspor Store ve kafeteryalar ile yaşam alanları olacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı yenileme yapılacak olan Kazım Karabekir Stadı için yoğun çalışırken, stat projesi tamamlandığında herkesin hayranlıkla gelebileceği modern bir görünüme kavuşacak. ” diye konuştu.

Nesos Fabrikası’nda Sona Gelindi

0

İnşaat çalışmaları Temmuz ayında Kandıra Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (GİOSB) başlayan Nesos Fabrikası, Nisan ayında üretime açılacak.

Yıldız Holding’e ait olan ve temelleri temmuz ayında atılan fabrika 10 bin metrekare alanda hızla inşa ediliyor. 500 milyon liraya mâl olacak fabrikada ilk etapta yaklaşık 60 işçi çalışacak. Üretim ilerledikçe işçi sayısı 120’ye çıkacak.

Altyapı Çalışmaları Tamamlandı

Toplam 1940 dönüm araziye sahip olan ve 79 yatırımcının bulunduğu Kandıra GİOSB’nin altyapı çalışmaları tamamlandı. Bu çalışmalar kapsamında doğalgaz ve atık su altyapılarının ihalesi de yapıldı. Doğalgaz ihalesinde firma ile sözleşmeyi imzalayan GİOSB yönetimi, atık su ihalesini alan firmayla da önümüzdeki günlerde sözleşme yapacak. Kısa zamanda tamamlanacak olan doğalgaz ve atık su altyapısı ile birlikte GİOSB’de altyapı adına hiçbir eksiklik kalmayacak ve alanda geriye sadece firmaların gelip fabrikasını kurması işlemi kalacak.

Ülker markasının da bağlı bulunduğu Yıldız Holding’in Nesos markasının üretileceği Kandıra GİOSB’deki fabrikayı yapan Sayın İnşaat, günlük üç vardiya şeklinde çalışarak inşaatı kısa zamanda bitirmeyi hedefliyor. Firmanın hedefi 1 Nisan itibariyle GİOSB’de üretime başlamak. Ancak hava koşulları göz önünde bulundurularak nisan ayı içinde üretimin yapılacağı düşünülüyor. Nesos Fabrikası’ndan sonra yerel seçimin tamamlanmasıyla birlikte yeni firmaların da alanda yatırım yapmaya başlaması bekleniyor.

Nesos Fabrika projesinin tüm detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak: Özgür Kocaeli

İstanbul Finans Merkezi Etkisini 2025’de Gösterecek

2024 yılındaki ofis piyasası öngörülerini paylaşan EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, ofisten uzakta bir yaşam tarzı benimsendiğini ve Nisan 2023’te açılan İstanbul Finans Merkezi’nin asıl etkisinin 2025 yılında görüleceğini açıkladı.

Yıllardır ofis üretimi yapılamadığının altını çizen EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, “Covid sebebi ile ofisten uzakta bir yaşam tarzı benimsendi. Ama artık ofislere dönüyoruz. Üretim de olmayınca talep ve arz arası açılmaya başladı. Yeni imalat görme olasılığımızda düşük, çünkü imalat maliyetleri kira bedellerini karşılamıyor. Yapıp satmak isteseniz finansman yok, mevcutların doluluklarının daha da arttığını göreceğiz. Öte yandan geçtiğimiz nisan ayında açılanİstanbul Finans Merkezi bir miktar stok yarattı. Bu yapıların kiralama maliyetleri ve genel giderleri yüksek, herkesin karşılayabileceği gibi değil. Piyasada bu sene bir miktar talep olsa da aslında esas finans merkezi etkisini 2025’de görebileceğimizi düşünüyorum.” dedi.

Türkiye’de belli şehirlere yığılmalar olduğunu da sözlerine ekleyen Yazıcı, “Bunun artık önüne geçilmeli ve sanayi, ticaret farklı şehirlere de yayılmalı. Köyden kente göç dönemi bitti, kentten köye geri dönüş dönemi gelmeli. Artık kısmen uzaktan da çalışılabildiği için bunu geliştirecek projeler yapmanın tam zamanı. Hem stratejik olarak hem de jeopolitik olarak ülkemizde bu tür bir yayılım büyük şehirlerdeki konut ve ofis fiyatlarını da aşağı çeker, Anadolu’da atıl duran birçok konut kullanılır hale gelebilir, olası depremin sonuçlarını azaltılır. Artık resme geniş açıdan bakıp önlemler almak gerekli. Kiralara sınırlama getirmek konuyu anlık müdahale olup uzun vadede sorunu çözmeyecektir.” diyerek sözlerini bitirdi. 

Gayrettepe-Kağıthane Metro Hattı Ulaşıma Açıldı

Gayrettepe-Kağıthane Metro Hattı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla ulaşıma açıldı. 

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün trafik sorunundan dolayı adeta omuzları çöken İstanbulumuzun yükünü hafifletecek bir projemizi daha hayata geçirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz.” dedi.

Proje ile Taksim’den İstanbul Havalimanı’na ulaşımın 41 dakikaya düştüğünü vurgulayan Erdoğan, “İstanbul Havalimanı ile Gayrettepe arasında kesintisiz metro ulaşımını sağlamış oluyoruz. Toplam 37,5 kilometre uzunluğundaki Gayrettepe-Kağıthane Metrosu, İstanbullu kardeşlerimizin hayatını kolaylaştıracaktır.

9 istasyondan oluşan hattımızın günlük yolcu kapasitesi 600 bin kişidir. Hattımızın devreye girmesiyle birlikte, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı arası 30 dakikaya, Göktürk-Mahmutbey arası 38 dakikaya, Tekstilkent-İstanbul Havalimanı arası 45 dakikaya, Taksim-İstanbul Havalimanı arası 41 dakikaya, Taksim-Göktürk arası 26 dakikaya, 4. Levent-İstanbul Havalimanı arası 35 dakikaya inecektir. Bu hatımızın da hizmete alınmasıyla, İstanbul’da tamamlanan raylı sistem ağlarının uzunluğu 338,5 kilometreye çıkıyor.” ifadelerini kullandı.

Gayrettepe-Kağıthane Metro Hattı ile Türkiye’de ilk defa bir metro projesinde 10 tünel sondaj makinası aynı anda kullanıldı. Kazı hızında ayda 1,233 metre ile rekor kırıldı. Türkiye’nin en hızlı metro araçları bu hatta kullanıldı. Gayrettepe istasyonu, 72 metreyle hattın en derin istasyonu oldu. 

Türkiye’de İnşaat Sektörü Büyümeye Devam Ediyor

0

Allianz Trade İnşaat Sektörü Risk Raporu açıklandı. Rapora göre, kentleşme, demografik yapı, altyapıya yönelik artan yatırımların etkisiyle inşaata olan talep artıyor.

Raporda, Çin, ABD ve Hindistan’ın başı çektiği küresel inşaat üretiminin 2030 yılına kadar 15,5 trilyon dolara ulaşacağı, bu üç ülkenin tüm küresel büyümenin yaklaşık yüzde 60’ını oluşturacağı öngörüsü de yer alıyor.

Raporu’a göre; Avrupa’da likidite küçük oyuncular için sorun olmaya devam ederken sektörde iflaslar artıyor. İnşaat sektörü ağırlıklı olarak daha uzun nakit dönüşüm çevrimleriyle çalışan KOBİ’lerden oluştuğu için faiz oranlarının yükseldiği ve finansal koşulların sıkılaştığı ortamda bu şirketler artan girdi maliyetleri ve finansman sorunlarıyla mücadele ediyor.  Bu nedenle, Batı Avrupa’da inşaat sektöründe iflas sayıları yüksek seyretmeyi sürdürüyor. Salt inşaat sektörü ve gayrimenkul alanındaki ticari iflas vakaları Almanya, Fransa, Birleşik Krallık ve İtalya’da toplam ticari iflasların yüzde 20’den fazlasını oluşturuyor.

ABD’de ise mevcut konut arzının kısıtlı olması nedeniyle yeni konut inşaatlarının hız kesmediğine değinilen raporda, ileriye dönük olarak, faiz oranlarının düşmeye başlaması ve makroekonomik zeminin iyileşmesiyle 2024 yılının ikinci çeyreğinden itibaren sektörün canlanabileceği belirtiliyor.

Allianz Trade İnşaat Sektörü Risk Raporu’nda, Türkiye’de inşaat sektörünün, dinamik yapısı ve proje çeşitliliği ile büyümeye devam ettiği belirtiliyor. Ancak, malzeme fiyatlarındaki dalgalanmalar, iş gücündeki sorunlar ve teknolojik adaptasyon gibi konuların sektörün karşılaştığı önemli zorluklar olduğunun da altı çiziliyor.

Allianz Trade’in hazırladığı rapora göre; 2023 yılı Ocak-Ekim döneminde Türkiye genelindeki konut satışları 993.835 oldu. 2023 yılının üçüncü çeyreğine ait GSYH’nin sektörel analizine göre inşaat sektörü yüzde 8,1’lik bir artışla öne çıktı.  Raporda ayrıca, Türkiye inşaat sektörünün gelecekte daha da rekabetçi ve sürdürülebilir olabilmesi için stratejik planlamaların sürekli olarak güncellenmesi, sektör paydaşlarının da bu zorluklara etkili çözümler bulması gerektiğine dikkat çekiliyor. Özellikle de bölgedeki savaş nedeniyle son yıllarda yurt dışı projelerde ivme kaybeden sektörün bölgede siyasi atmosferin iyileşmesiyle birlikte körfez ülkelerinde bu kayıpları telafi edebileceği öngörüsüne yer veriliyor.

Kaynak: Patronlar Dünyası

Bambu Mutfak Gereçleri Ambiente Fuarı’nda İlgi Odağı Oldu

Dünyanın en geniş ürün yelpazesine sahip ve Avrupa’nın ilk ve tek bambu üreticisi Bambum, Messe Frankfurt’ta gerçekleşen dünyanın en prestijli buluşması olan Ambiente Fuarında yerini aldı.

Türkiye’nin önde gelen markalarında aralarında olduğu Ambiente Fuarı’nda Bambum, 9.0 hall de A-43 stantta yerini aldı. Yüzde yüz yerli ürünleriyle global pazarda emin adımlarla ilerlediklerini belirten Bambum Genel Müdürü A.Selman Yar, “Geçtiğimiz yıl ihracat yaptığımız ülke sayısını 125’e çıkardık. Özgün ve inovatif ürünlerimizle cirodaki ihracat payımızı yüzde 20 oranına çıkarmayı amaçlıyoruz. Kısa sürede bambu pazarına katma değerli ürünler kazandırarak yüzde 100 büyüdük. İç pazarda elde ettiğimiz büyümeyi global arenada da sürdüreceğiz” dedi.

Züccaciye ve ev eşyaları, aydınlatma ve hediyelik eşyalar alanında endüstrinin trendlerinden gelecek planlarına kadar en yeni ürünleri ve tasarımların yer aldığı Ambiente Fuarı başladı. 

Fuarda hedefleri ve beklentileri hakkında bilgi veren Bambum Genel Müdürü Selman Yar, “Öncelikle Türk markalarının dünya çapında kalitesini ve tasarım gücünü sergilemek üzere Ambiente Fuarı’na katılmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Ülkemizin öne çıkan markalarının bu buluşmada yer alması, ürünleri ve tasarımları dünya genelinde tanıtmak ve küresel pazarda daha fazla görünürlük elde etmek için eşsiz bir fırsat sunmaktadır. Bambum olarak doğal ve sağlıklı ürünlerimiz ile fuarda yerimizi aldık. Özellikle yurt dışında ürünlerimiz yoğun ilgi görüyor. Bambum olarak kurulduğumuz günden bu yana sürekli büyüme ve uluslararası pazardaki etkinliğini artırma konusundaki kararlılığımızı sürdürüyoruz. Bu çerçevede, faaliyet gösterdiğimiz ülke sayısını 125’e çıkardık. Toplamda 3 bin çeşitten oluşan yüzde yüz yerli ürünlerimizle cirodaki ihracat payımızı yüzde 20 oranına çıkarmayı amaçlıyoruz. 2024 yılında 800 milyon TL’nin üzerinde ihracat gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Müşteri memnuniyeti ve kalite standartlarımızı yüksek tutarak, uluslararası arenada başarılı bir şekilde büyümeyi sürdüreceğimize inanıyoruz.

Mars International CEO’su Bucak: “2023, Gayrimenkul Sektörünün Gerileme Senesi Oldu”

Mars International CEO’su Hakan Bucak, “Sektörde bir sıkışma olduğu gerçek. Alanın ve satanın az olduğu, ender durumlardan birini yaşıyoruz. Talep daha az doğru. Ancak aynı zamanda üretim yani arz da eskiye göre daha az.” dedi.

Türkiye genelinde 2023 sonunda 1,2 milyon bandında konut satışı öngörüldüğünü, ilk 10 ayda 994 bin konut satışı gerçekleştiğini ve bu rakamın da bir önceki yılının yüzde 14 altında olduğuna dikkati çeken Bucak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sektörde bir sıkışma olduğu gerçek. Alanın ve satanın az olduğu, ender durumlardan birini yaşıyoruz. Talep daha az doğru. Ancak aynı zamanda üretim yani arz da eskiye göre daha az. Var olan konut talebi ve fiyatlanan arz, bir türlü ortak noktada buluşamıyoruz. Bugün yaşadığımız kısmi gerilemenin arkasında bu var. Konut satışında, faiz düşük ise yükselen talep karşısında, fiyatlar da yükseliyor. Faiz yüksek ise talep azalıyor. Bizde talep hala canlı. Ancak karşısında doğru fiyatı ve arz iştahını bulamıyor.” 

Söz konusu sıkışmanın, alternatif finansman yöntemleri ve inovatif ürünlerle çözülmesi gerektiğinin altını çizen Bucak, “Arzı yaratmanın ve korumanın en önemli yolu, halktan finansman sağlamak. Beraberinde projelere halkı ortak etmek. ABD’de bu alanda fazlasıyla ileride. Gayrimenkul Yatırım Fonları ve Proje Gayrimenkul Yatırım Fonları sektörde uzun zamandır kullanılan finansal enstrümanlar. Yeni yılda Türkiye’de bu alanda ciddi gelişmeler ve yeni ürünler göreceğimizi düşünüyorum” dedi.

Konut sektörü için 2024 yılının fonlar yılı olacağını ifade eden Hakan Bucak, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Sektör, Gayrimenkul Proje Finansman Fonu düzenlemesini bekliyor. Yine, Gayrimenkul Yatırım Fonları’na (GYF) olan talep çok arttı, bu taraf da çok büyüyecek. Yeni düzenleme yakında bekleniyor. Arsa geliştirme ve inşaat halindeki projelere fon ile finansman toplamanın önünün açılmasını bekliyoruz. Şu an Türkiye’de GYF’ler yoluyla, sadece iskanı alınmış gayrimenkullere veya devlet garantisinde olan inşaat projelerine yatırım yapabiliyorsunuz. Bu konuda yeni bir düzenleme ve açılımın genişlemesini bekliyoruz.”

Kaynak: Emlak Dream

Türk Mimarın Berlin’de Yaptığı Bin Metrekarelik Sanat Eseri Almanya Basınında Haber Oldu

Niss Project’in kurucusu mimar Nisa Akar Almanya Berlin’de bin metrekarelik alana sahip bir evi sanat eserine çevirdi.

Proje sahiplerini modacı Hakan Akkaya aracılığı ile tanıdığını belirten Nisa Akar Berlin’in en güzel sokağı Grunewald’da bulunan bin metrekare alana sahip evin iç ve dış mimarisinin yanı sıra mutfak eşyalarından oturma gruplarına, aydınlatmalardan duvardaki tablolara kadar kendi zevki olduğunu belirtirken “İtalya’dan ve İspanya’dan özel seçtiğim parçalar oldu ama özellikle Türk ruhunu yansıtmak istedikleri için yerli üretim kullanmaya özen gösterdik. Proje sahiplerinin bana koşulsuz güveni beni o kadar motive etti ki şimdi binanın önünden geçenler araçlarından inip binanın fotoğrafını çekiyorlar. Gazeteler haberlerini yapmışlar. Bu benim için çok büyük bir gurur oldu.” dedi.

Projede İsmail Acar Dokunuşları

Evin girişinde ve salonda Türk ressam, enstelasyoncu- illüstrasyoncu İsmail Acar’a ait olan üç tanesi Türk motifleri ile tasarlanan kaftanlardan oluşurken diğer iki tablo ise İstanbul ve Berlin ismini taşıyor. Bu eve özel olarak hazırlanan eserlerin yanı sıra dekorasyonda Türk süsleme sanatında; bolluk, bereket ve bölünmez bütünlük kelimelerinin simgesi “Nar” motifleri de kullanıldığı görülüyor.

Ticari ve Endüstriyel Binalar Sektörü 2024 Trendleri

Eaton Ticari ve Endüstriyel Projeler Satış Müdürü Halit Kumral, Ticari ve Endüstriyel Binalar Sektörü 2024 Trendleri hakkında bilgi verdi.

Avrupa Birliği ülkelerdeki binalarda tüketilen enerjinin toplam içindeki oranı 40%’dır. Binalar, sera gazı emisyonunu oluşturan en büyük kaynaklardan bir tanesidir. Ancak yenilenebilir enerji alanındaki gelişmeler, binaların artık daha fazla enerji verimli olabileceği anlamına geliyor ve bu da binaları enerji dönüşümünde kritik hale geliyor. Bu nedenle ticari ve endüstriyel bina sektöründe gelecek trendleri belirlemenin önemi yüksektir.

2023 yılında küresel enerji krizi sert hava koşulları nedeniyle daha da arttı, petrol fiyatlarındaki yükseliş devam etti. Bu arada, Avrupa ve Orta Doğu’daki gerilim ve çatışmalar, küresel durgunluk endişelerini artırdı ve fosil yakıtlardan yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişi hızlandırdı. İlave yenilenebilir enerji üretimine rağmen, genel elektrik talebi arttıkça elektrik şebekelerinde aşırı yüklenmeye sebep oldu ve olmaya da devam ediyor.

2024 yılına baktığımızda, sürdürülebilirlik, enerji güvenliği ve maliyet tasarrufuna yönelik trendlerin artması bekleniyor. Bu trendler, bina sektöründeki inovasyonu tetikleyen unsurlardan biridir.

 Önümüzdeki yıl için Ticari ve Endüstriyel Binalar Sektörüne yönelik en önemli beş trendi şunlardır.

  1. Yenilenebilir enerji potansiyelinin kullanılması

Avrupa Birliği’nde üretilen tüm enerjinin %20’den fazlası yenilenebilir kaynaklardan gelmekte. Bu oran 2030 için belirlenen %42,5 hedefinin çok altında. Fitfor55 ve REPowerEU gibi Net Sıfır’a ulaşmaya yönelik AB yasama programları, binaların ve evlerin daha karbon verimli hale getirilmesi ihtiyacını hızlandırdı. AB’deki tüm yeni binalarda 2028’den itibaren, mevcut binalarda ise 2032’den itibaren güneş panelleri zorunlu olacak ve bunun kurulumları 2027’den itibaren başlayacak. 

Ev sahipleri ve işletmeler, ısı pompaları veya Elektrikli Araç şarj cihazları gibi yeni teknolojileri kullanmaya başladıklarında, binalarının kapasite sınırlarına ulaştıklarını fark ediyorlar.  Bu, sözleşmeye konu olan tahsisatların aşılması nedeniyle yüksek tarifelerle karşılaşacakları veya bazı durumlarda bina sahiplerinin ve projecilerin bir şebekeye olan bağlanıyı güvence altına almakta zorlandıkları anlamına gelebilir. Bina sahipleri emisyonları azaltma hedeflerine uyulması, gelecekteki büyümeye hazırlanılması ve aynı zamanda daha sürdürülebilir olunması konularında endişe duymaktadır.

İşletmelerin, karbon emisyon sıfır hedeflerine ulaşmak, hükümet hedeflerine ulaşmak ve ayrıca güç kaynağını desteklemek için kendi yenilenebilir enerji üretimlerini giderek daha fazla uygulamaya almaları gerekecek. Ancak enerji kriziyle mücadele etmek ve karbondan arınmış geleceğe hazırlanmak için yalnızca güneş panelleri kurmak yeterli olmayacaktır. Bina enerji yönetim sistemlerinin ve akülü enerji depolama sistemlerinin – BESS kurulması, yenilenebilir enerji kaynaklarının faydalarını önemli ölçüde artıracaktır; çünkü bu, ürettikleri enerjinin yalnızca üretim zamanında değil, optimum zamanda kullanılacağı anlamına gelir. 2023’te enerji 

depolama sistemlerinin benimsenmesinde artış olduğu görüldü ve özellikle Fit-for-55 hedeflerine ulaşmak için son tarih olan 2030’a doğru yaklaştıkça bunun artmaya devam etmesi bekleniyor. 

  1. Enerjinizin daha çok değil, daha akıllıca çalışmasını sağlayın

Birçok işletme, enerjiyi yönetmek, akıllı şebekeler veya enerji merkezleri oluşturmak için bilgisayar donanımı ve yazılımına yatırım yapıyor. Enerjiyi bu şekilde yönetmek zamandan dolayısıyla maliyetten tasarruf sağlar. 

Eaton Buildings as a Grid – Enerjisini Üreten Binalar yaklaşımımız, bir binayı mikro şebekeye dönüştürmek üzere yazılımı yenilenebilir enerji üretimi, enerji depolama ve elektrikli araç şarjı ile birleştirir. Bina enerji yönetimi yazılımımız (BEMS) gibi yazılımlar, enerji talebindeki pikleri azaltmak ve maliyetten tasarrufu en üst düzeye çıkarmak için enerji giriş ve çıkışlarını düzenler. 

Amsterdam’daki Florian Hotel, şebeke mevcudiyeti ile kısıtlanan bir işletmenin, kapsamlı elektrikli araç şarjı kapasitesine sahip başarılı bir enerji merkezi haline nasıl dönüştürülebileceğinin bir örneğidir.

Bu tür bir yaklaşımın maliyeti bazı işletmeler için endişe verici olabilir ancak BNP Paribas Leasing Solutions ve Eaton tarafından geliştirilen paketler gibi enerji geçişi finansman modelleri ortaya çıkıyor. İleriyi düşünen işletmeler, finans sayesinde enerji geçişine başlayabilir ve yenilenebilir enerji, enerji depolama ve enerji verimli sistem ve teknolojilerini kurarak karşılığını hemen almaya başlayabilir.

  1.   Renovasyon ne durumda?

AB binalarının %75’inde enerji israf ediliyor, eski binalar daha az verimli ve Avrupa’da 2001’den önce 220 milyondan fazla bina inşa edildi. Renovasyon, 2024 yılında Avrupa bina sektöründe belirleyici bir tema olmaya devam edecek. Bina yalıtımı ve ısıtma sistemlerinin iyileştirilmesi devam edecek, yenilenebilir enerji üretimi ve enerji yönetimi yazılımı gibi teknolojilere yatırım yapmak yine önemli olacaktır.

Renovasyon ve güçlendirme, enerji geçişinde kritik bir faktör olabilir, ancak sorunsuz değildir. Modern teknolojileri benimsedikçe, bunları kurmak için gereken vasıflı iş gücü eksik kalıyor. Yalnızca güneş enerjisi ile ilgili gündemdeki talepleri karşılamak için tahminen 1 milyon kişinin yeniden vasıflandırılması gerekiyor. İşgücü talebinde solar PV-fotovoltaik kurulumcuları gibi profesyonellere doğru bir yöneliş söz konusu. Aralık 2023 itibarıyla AB, Binalarda Enerji Performansı Direktifini revize ederek üye devletleri, finansman, eğitim ve vasıflı işçilerin güvence altına alınması gibi karbondan arındırmanın önündeki mevcut engelleri ortadan kaldıran ulusal Bina Yenileme Planları oluşturmaya zorladı.

Konut binaları piyasasındaki kurulumcu firmaların iş gücü kısıtlamalarını aşmasının bir yolu, önceden kablolanmış dağıtım panolarının kullanılmasıdır. Geleneksel olarak kurulumcular komponent ve özel yapım dağıtım panoları satın almayı tercih ederler. Ancak önceden kablolanmış alternatifler ve paket çözümler hızlıdır, kolaydır ve riski azaltır. Kurulum maliyetlerini önemli ölçüde azaltır ve çok daha kısa sürede daha fazla binayı dönüştürmelerine olanak tanır.

  1. Hangisi önce gelir, Elektrikli araçlar mı yoksa altyapı mı?

Elektrikli Araç (EV) satışları hızla artıyor ancak geleneksel içten yanmalı motorlu (ICE) filolar hâlâ AB karbon emisyonlarının %12’sinden sorumlu. Elektrikli Araç Şarj Altyapısının (EVCI) buna ayak uydurması koşuluyla Elektrikli Araç satışlarının katlanarak artması bekleniyor. Bazı Avrupa ülkeleri, gerekli altyapının geride kalması nedeniyle elektrikli araç satışlarının etkilendiğini görmeye başlıyor. Ancak AB, 2035’ten itibaren yeni içten yanmalı motorlu araçların satışını yasakladı, dolayısıyla geçiş yaklaşıyor.

AB yollarına daha fazla Elektrikli Araç çıktıkça, daha fazla şarj istasyonuna ihtiyaç duyulacak. Elektrikli araç şarj cihazlarının evlere kurulduğunu görüyoruz. Ayrıca ticari binalardan da giderek artan bir şekilde müşterileri ve personelleri için şarj cihazı sağlaması bekleniyor. Bütün bunlar elbette şebekeye duyulan güç talebini artırıyor. Tüm bunlar, Elektrikli araç filolarına geçiş yapan şirketlerin muhtemelen kendi lokasyonlarında şarja ihtiyaç duyacağına ve güç ihtiyacının ölçeğine bağlı olarak bu işletmelerin binalarındaki güç dağıtımını yönetmek için güneş panelleri ve BEMS gibi teknolojileri dikkate almaları gerekebileceğine işaret ediyor.

  1. Doğrusal ekonomi modeline veda etme zamanı geldi mi?

İş dünyasının ve dünyamızın geleceği için net bir şey söylemek gerekirse, o da ‘döngüsel ekonomi’ zihniyetini benimseme ihtiyacıdır. Küresel olarak atıkların mümkün olduğu kadar yeni kaynaklara dönüştürmemiz ve yeni kaynakların kullanımını %33 oranında azaltmamız gerekiyor. Yenilenebilir enerji tükenmeyebilir, ancak fotovoltaik paneller veya akü enerji depolama sistemleri gibi enerji geçiş ürünlerini oluşturmak için gereken malzemeler kesinlikle bitebilir. Şu anda tüm malzemelerin yalnızca %7,2’si geri dönüştürülüyor. Elektrikli araçlar ve yeşil enerji gibi endüstriler, kaynak kıtlığı nedeniyle halihazırda bazı darboğazlar yaşıyor.

Tüm paydaşların döngüyü kapatması ve israfı ortadan kaldırması gerekiyor. Bina sektörü halihazırda Avrupa Komisyonu tarafından binaların ömrünü, dayanıklılığını ve uyarlanabilirliğini artırmanın çeşitli yollarını düşünmeye davet ediliyor. Kullanılan ürün ve malzemeleri yeniden kullanmanın yeni yollarını bulmak bu denklemin bir parçasını oluşturacaktır. Örneğin, elektrikli araçların kullanımının artmasıyla birlikte kullanım ömrü sona eren aküler birikmekte ve bunların yalnızca tahminen %5’i geri dönüştürülüyor. Birçok şirket, atılan akülerin enerji depolama ve diğer ikinci yaşam uygulamaları olarak yeniden kullanmanın mümkün olduğunu gösterdi.

Avrupa Birliği genelindeki ülkeler döngüsel ekonomi eylem planının ayrıntılarını ele alırken, inşaat sektörünün doğrusal ekonominin sonunun yaklaştığını hissedeceğinden hiç şüphe yok. Bu anlamda 2024 önemli bir yıl olabilir.

Nef Başkanı Timur: “Türkiye Her Şeye Rağmen Konut Piyasası Lideri”

Nef Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur, Türkiye’de konut piyasasının Avrupa’ya kıyasla önde olduğunu belirterek, “Türkiye’de konuta talep var, ancak talep fiyatla buluşamıyor. Burada da arsa öne çıkıyor. Toplam gayrimenkul satışının yüzde 60’ı konut dışı.” dedi. Sektör liderleri fonların önünün açık olmasıyla gayrimenkul sektöründe canlanma olacağını ifade etti.

Enflasyonist ortam, krediye erişim zorluğu, yükselen fiyatlar ve daralan taleple konut sektörü, 2023’de zor bir yıl geçirdi. Konut satışları, geçen yıl yüzde 17,5, ipotekli satışlar yüzde 36,6 azalırken, inşaat maliyetleri yıllık yüzde 67 artış gösterdi.

Dünya Gazetesi’nden Hamide Hangül’ün haberine göre; sektörde bir sıkışma olduğu, alım-satımın azaldığı ender durumlardan birinin yaşandığına işaret eden sektör temsilcileri, “Konut talebi halen canlı, ancak talep doğru fiyatla buluşamıyor. Fonların önünün açılması durumunda, 2024’te bir canlanma oluşabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Stabil Maliyet Arzı Hareketlendirir

Sektörün 2023 yılını değerlendiren ve 2024 yılı öngörülerini paylaşan Nef Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur, konut satışlarındaki düşüşe işaret etti. Bu düşüşe rağmen Türkiye’nin, toplam konut satışında Avrupa’da liderliğe oturacağı öngörüsünde bulunan Timur, sözlerini şöyle sürdürdü: “Nitekim en yakın rakipleri İngiltere’de, geçen yıla kıyasla yüzde 21 düşüşle 1 milyon bandından ev satışı öngörülüyor. Türkiye her şeye rağmen konut piyasası ile Avrupa lideri. Bunun sürdürülebilir bir zemine oturması ülke adına daha kıymetli olur elbette.”

Sektörde inşaat maliyetlerinin, Eylül 2023’te, bir önceki yıla göre yüzde 67 arttığını, işçilik maliyetlerindeki artışın da devam edeceğini söyleyen Timur, “Maliyetler tarafında daha stabil bir piyasa oluşursa, artık sıkışmış olan arz tarafında da ciddi hareketlenme oluşabilir. Fonların da önünün açılması ile 2024’te bir canlanma oluşabilir” diye konuştu. Türkiye ile birlikte 6 ülkede yatırım yaptıklarını vurgulayan Erden Timur, “Türkiye’de konuta talep var, ancak talep fiyatla buluşamıyor. Burada da arsa öne çıkıyor. Toplam gayrimenkul satışının yüzde 60’ı konut dışı.

Bu sene 1,2 milyon konut, 1,4 milyon arsa gibi konut dışı emlak satılacak. Yatırımcılar enflasyon sebebi ile daha ulaşılabilir yatırımlarla ilerlemeye çalışıyor” diye konuştu. Mars International CEO’su Hakan Bucak, 2023 yılının, Türkiye gayrimenkul sektörü için duraklama ve kısmi gerileme senesi olduğunu söyledi.

Türkiye genelinde 2023 sonunda 1,2 milyon bandında konut satışı öngörüldüğünü, ilk 10 ayda 994 bin konut satışı gerçekleştiğini ve bu rakamın da bir önceki yılının yüzde 14 altında olduğuna dikkati çeken Bucak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sektörde bir sıkışma olduğu gerçek.

Alanın ve satanın az olduğu, ender durumlardan birini yaşıyoruz. Talep daha az doğru. Ancak aynı zamanda üretim yani arz da eskiye göre daha az. Var olan konut talebi ve fiyatlanan arz, bir türlü ortak noktada buluşamıyoruz. Bugün yaşadığımız kısmi gerilemenin arkasında bu var. Konut satışında, faiz düşük ise yükselen talep karşısında, fiyatlar da yükseliyor. Faiz yüksek ise talep azalıyor. Bizde talep hala canlı.

Ancak karşısında doğru fiyatı ve arz iştahını bulamıyor.” Söz konusu sıkışmanın, alternatif finansman yöntemleri ve inovatif ürünlerle çözülmesi gerektiğinin altını çizen Bucak, “Arzı yaratmanın ve korumanın en önemli yolu, halktan finansman sağlamak. Beraberinde projelere halkı ortak etmek. ABD’de bu alanda fazlasıyla ileride. Gayrimenkul Yatırım Fonları ve Proje Gayrimenkul Yatırım Fonları sektörde uzun zamandır kullanılan finansal enstrümanlar. Yeni yılda Türkiye’de bu alanda ciddi gelişmeler ve yeni ürünler göreceğimizi düşünüyorum” dedi.

2024 Fonlar Yılı Olacak

Konut sektörü için 2024 yılının fonlar yılı olacağını ifade eden Hakan Bucak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sektör, Gayrimenkul Proje Finansman Fonu düzenlemesini bekliyor. Yine, Gayrimenkul Yatırım Fonları’na (GYF) olan talep çok arttı, bu taraf da çok büyüyecek. Yeni düzenleme yakında bekleniyor. Arsa geliştirme ve inşaat halindeki projelere fon ile finansman toplamanın önünün açılmasını bekliyoruz. Şu an Türkiye’de GYF’ler yoluyla, sadece iskanı alınmış gayrimenkullere veya devlet garantisinde olan inşaat projelerine yatırım yapabiliyorsunuz. Bu konuda yeni bir düzenleme ve açılımın genişlemesini bekliyoruz.”

Sandıklı Hükümet Konağı Binası İnşaatı Hızla Sürüyor

0

Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde inşa edilen hükümet konağı binası projesinde çalışmalar devam ediyor.

Sandıklı Kaymakamı Önder Çengel, yeni Hükümet Konağı binası inşaat alanında incelemelerde bulundu. Kaymakam Çengel’e incelemeleri sırasında İGM Genel Sekreteri Osman Ziya Bilim, İl Özel İdaresi Yatırım ve İnşaat Müdürü Neriman Gül Albay ve yüklenici firma yetkilileri eşlik etti. Kaymakam Çengel, incelemeleri sonrası yaptığı açıklamada yeni binanın tamamlanması ile kaymakamlık çalışanlarının fiziki şartları daha uygun bir ortamda vatandaşlara hizmet edeceklerini ifade etti.

Öte yandan, bina inşaatında önemli oranda ilerleme olduğu ve yakın bir zamanda tamamlanacağı kaydedildi.

Göynük Mahallesi Pazar Yeri İnşaatı Yükseliyor

0

Antalya’nın Kemer ilçesinde yer alan Göynük’te 2 bin 592 metrekarelik alanda inşa edilen pazar yeri çalışmaları süratle devam ediyor.

Her mahalleye bir pazar yeri projesi kapsamında inşa edilen Göynük pazar yeri projesi hakkında konuşan Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu,  “Göynük Mahallesi’nde yapımı hızla devam eden kapalı pazar yerini en kısa sürede tamamlayarak esnafımızın ve vatandaşlarımızın kullanımına kazandıracağız. Şu anda çalışmalar hızla devam ediyor. Kaba inşaat tamamlanmak üzere. Göynük mahallemizden sonra da Tekirova mahallemizde kapalı pazar yeri yapacağız. Halkımız bize güvenmeye devam etsin.” dedi.

Kaba inşaat çalışmaları tamamlanmak üzere olan pazar yeri projesi, toplam 2 bin 592 metrekarelik alanda yer alıyor. Bi 835 metrekare kapalı alana sahip olacak projede, tuvaletler, zabıta odası, çay ocağı ve satış ünitesi yer alacak. Pazar alanında 80 esnaf tezgah açabilecek.

Gayrimenkulde Şişirilmiş Fiyatlar Son 6 Ayda Düşüşe Geçti

Gayrimenkul uzmanı Gamze Özlü, “Piyasadaki gayrimenkul rakamları çok şişmişti, yani değerinde değildi. Şişirilmiş fiyatlar, son 6 aydır düşüşe geçti. Neredeyse yüzde 20-22 oranında bir düşüş söz konusu.” dedi.


Yeni yapılacak projelerde müteahhitlerin büyük zorluklar içinde projelere girdiğinden bahseden Özlü, “İnşaat maliyetleri çok yükseldi, ancak konut fiyatlarının yükselmesi biraz da bizim halkımızla alakalı bir şeydi. Yabancı yatırımcının da çok rağbet gösterip konutu yatırım aracı olarak görmeleri nedeniyle işte ‘benim malım 5.000.000 TL ama yabancı alırsa 7.000.000 TL olur, yabancı alsın’ böyle böyle şişti rakamlar aslında. Şu anda fiyatlar, gerçek değerine gelmeye başlıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Konut satışlarının düşmesinin, fiyatlara etkisini de değerlendiren Özlü, “İhtiyacı olup da ev almak zorunda kalanlar, konut alıyor” dedi. Yüksek geliri olan yatırımcıların mevduat faizlerine yöneldiğine işaret eden Özlü, “Yatırımcı faizdeki getiri çok daha cazip bulduğu için mevduata yöneliyor. Ancak şu an parası olan ve alım yapmak isteyen için doğru zaman. Çünkü şu anda konut fiyatları gerilemiş durumda. 2024’ü ikinci çeyreğinden sonra, konut satışları tekrar çıkışa geçer. ‘Bugün almam’ dediğiniz evi, yarın aynı rakamlara bulup alamayabilirsiniz” diye konuştu. Konuta erişimin zorlaşmasıyla ev sahibi olmak isteyenlerin arsaya yöneldiğine işaret eden Gamze Özlü, “Toprak hiç kimseye kaybettirmez. Toprak alıp da uzun vadede beklemeyi ön görüyorsanız. Muhteşem bir kazanç olabilir.” diye konuştu.

‘BAŞAK’ Projesinde İnşaat Devam Ediyor

Ankara mimarisinin baz alındığı Başkent Ankara Köy Evleri Projesi’nde (BAŞAK) inşaat çalışmaları sürüyor.

Ankara Büyükşehir Belediyesinin kırsal kalkınmayı geliştirmek ve üretimi artırmak, kentten kırsala dönüş yapmak isteyen vatandaşları teşvik etmek, kaçak ve düzensiz yapılaşmanın önüne geçmek amacıyla başlattığı, yöreye özgü ‘Ankara Evi’ mimarisini yansıtan (Başkent Ankara Köy Evleri) BAŞAK Projesi vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor.

Proje, ‘Ankara Ev’i mimarisini yansıtan 11 farklı tip seçenekle vatandaşların tercihine sunuluyor. Ev tercihleri arasında, 60 metrekareden 199 metrekareye kadar tek katlı ve iki katlı olmak üzere 2 seçenek yer alıyor. Ankara’daki nüfusu 5 binin altında kalan 903 adet kırsal mahalle hizmetten yararlanabiliyor.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise proje hakkında şu notu paylaştı:

“Başkent Ankara Köy Evleri Projesi için söz vermiştik, sözümüzü yerine getirdik. BAŞAK projesiyle; Kentten kırsala dönüşü teşvik ediyoruz, kaçak ve düzensiz yapılaşmanın önüne geçiyoruz, vatandaşlarımıza çizim ve onay süreci için ücretsiz destek veriyoruz, Ankara Evi mimarisini yansıtan toplam 98 ev projesini hemşehrilerimize ettik.”

ABB Fen İşleri Daire Başkanlığı Üst Yapılar Şube Müdürlüğü Elektrik Mühendisi Aygül Gülsoy Türkoğlu, “BAŞAK Projesi kentten kırsala dönüşte kırsal kalkınmayı yüceltmek adına, artan inşaat ve proje maliyetlerinde bir nebze olsun yardımcı olabilmek adına Fen İşleri Daire Başkanlığımız tarafından oluşturulan vatandaşlara özel bir proje desteğidir. Vatandaşımız ada parsel verileriyle birlikte bizi arıyor, biz öncelikle proje kapsamının içinde olup olmadığını kontrol ediyoruz. Ardından bu kapsam içindeyse gerekli birtakım belgeleri istiyoruz.” dedi.

 Proje standartları içerisinde, 2 farklı boyutta cam seçeneği sunduklarını vurgulayan Türkoğlu, şunları söyledi:

“İsteklilerin maddi durumu ve parsellerinin büyüklüğüne göre seçip vaziyet planlarını oluşturuyoruz. Sonra vaziyet planını vatandaşa burada teslim ediyor kendisinin zemin etüdünü yapıp raporuyla bize tekrar dönüş yapmasını bekliyoruz. Bize zemin etüt raporunu getirdiği takdirde mimari, statik, mekanik, elektrik, peyzaj projeleri aynı zamanda çizilip ilçe belediyeleri tarafından onaylatılıp sıhhi tesisat ve elektrik projelerini tamamlayıp numarataj belgesini alırken de yardımcı olup kendilerine teslim ediyoruz. Biz burada proje müellifi imzalarını atıyoruz, vatandaşımız bizden onaylı projelerini alıp ilçe belediyesine gidip fenni mesulleriyle birlikte inşaat ruhsatını çıkartıp evini yapmaya başlayabiliyor.”

Vatandaşlarla yapılan görüşmeler sonrası arazilerinin proje kapsamında olup olmadığına dair ayrıntılı inceleme yapılarak, başvuru süreci hakkında gerekli bilgiler paylaşılıyor. Aplikasyon krokisi, imar çapı ve yol kotu belgelerini ilçe belediyesinden alan talipliler, resmi başvurularını tamamlamak üzere teknik ofise davet ediliyor. Seçtikleri tip projeye göre vaziyet planı çizilerek vatandaşa iletiliyor. Vatandaşlar vaziyet planıyla zemin etüdü yaptırarak raporunu proje ekibine ilettikten sonra mimari, statik, mekanik, elektrik, peyzaj projeleri çizilerek ilgili ilçe belediyesinin onayına sunuluyor.

İlk defa Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan projeye başvuran vatandaşlar, çizim ve onay süreçlerinden ücretsiz yararlanabiliyor. Onaylı projelerini alan vatandaşlar, bağlı bulunduğu ilçe belediyesinden inşaat ruhsatını çıkartarak evini yapmaya başlayabiliyor.

Dekar Yapı, “Boğaziçi’nin Ahşap Konutları ve Yalıları” Kitabının Sponsoru Oldu

Dekar Yapı, Reha Günay’ın Boğaziçi’nin yapı ve yaşam kültürünü eşsiz fotoğrafları aracılığıyla aktardığı “Boğaziçi’nin Ahşap Konutları ve Yalıları” kitabına sponsor oldu. 

Yıllar içinde biriktirdiği fotoğraflar ve yaptığı araştırmalarla İstanbul’un mimari tarihine ışık tutan ve ayrıca Boğaziçi’nin ahşap yalılarını fotoğraflarla okuyucuya sunan Reha Günay’ın İstanbul’un ahşap yapılarının bir gün yok olmasından duyduğu endişeyle fotoğraflamaya başladığı yapıları anlattığı “Boğaziçi’nin Ahşap Konutları ve Yalıları” kitabı, Dekar Yapı’nın katkılarıyla yayımlandı. 

İstanbul’un çeyrek yüzyıllık aralıklarla yenilenen ahşap konutlarının önemine vurgu yapılan bu önemli eserin sponsorluğunu üstlenen Dekar Yapı, İstanbul’un tarih kokan ahşap yapılarına destek veriyor. Bu değerli mirası yaşatma ve gelecek nesillere aktarma misyonunu üstlenen Reha Günay, “Boğaziçi’nin Ahşap Konutları ve Yalıları” adlı eseriyle bu önemli kültürel zenginliği belgeliyor. 

Sosyal sorumluluk bilincinin bir parçası olarak toplumun kültürel gelişimine katkı sunan önemli eserlere destek vermeyi sürdürdüklerini aktaran Dekar Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Salih Kuzu, “Bizi pek çok markadan ayıran özelliğimiz, daima ilkelerine sadık bir kurum olmamız. Bu ilkelerden biri de kentsel kültürümüzü korumak ve ileri taşımak. Bunu da ancak mimari belleğimize sahip çıkarak yapabiliriz. Bu bakımdan Sayın Reha Günay’ın Boğaziçi’nin ‘Ahşap Konutları ve Yalıları’ çalışması çok özel bir eser. Yıllar içinde bizzat kendisinin çektiği fotoğraflardan ve yaptığı araştırmalardan medyana getirdiği bu kitap, İstanbul Boğaziçi mimarisine ve özellikle ahşap konutlarına ışık oluyor. Bu değerli kitabın yayımlanmasına destek olmaktan büyük mutluluk duyuyor ve Sayın Günay’a toplumumuza kattığı bu değerli çalışmadan dolayı teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Gayrettepe-Kağıthane Metro Hattı Açılıyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Gayrettepe-Kağıthane Metro Hattı çalışmalarının sona erdiğini açıkladı. Projenin açılışı ise 29 Ocak’ta yapılacak.

Uraloğlu, “Gayrettepe-Kağıthane Metro Hattı’nın 9. ve son istasyonunun ‘Kağıthane-Gayrettepe hattı olduğunu belirterek, “Gayrettepe- Kâğıthane Metro Hattı’nın 3,5 kilometre uzunluğundaki ‘Gayrettepe-Kâğıthane’ etabındaki tamamlanan çalışmalarla toplam hat uzunluğumuz 37,5 kilometreye çıktı” dedi.

Uraloğlu tamamlanan proje ile; ‘Gayrettepe – İstanbul Havalimanı’ arası seyahat süresinin 30 dakika, Göktürk-Mahmutbey arası seyahat süresinin 38 dakika, Tekstilkent-İstanbul Havalimanı arası seyahat süresinin 45 dakika, Taksim – İstanbul Havalimanı arası seyahat süresinin 41 dakika, Taksim – Göktürk arası seyahat süresinin 26 dakika ve 4. Levent – İstanbul Havalimanı arasının ise 35 dakika olacağını ifade etti.

Hizmete açıklacak Gayrettepe İstasyonu’nun 72 metre derinliğiyle hattın en derin istasyonu olma özelliğine sahip olduğunu kaydeden Uraloğlu, “Bu istasyonumuzun inşası için 66 bin 577 metreküp beton imalatını tamamladık. 22 bin 824 metrekare kapalı alan inşa ettik.” dedi.

Uraloğlu, İstanbul’un en derin metro istasyonu olacak istasyona kusursuz erişimi sağlamak için yaya simülasyonları çalışıldığını belirterek, “32 adet yürüyen merdiven ile 8 adet asansör planlandık. Hattımız vatandaşlarımıza sağladığı hızlı ve konforlu ulaşım imkanının yanı sıra mimari detaylarıyla da İstanbulumuza yakışan ikonik mekanlar kazandırıyor. Bu istasyonun da hizmete alınmasıyla havalimanı metro hattımız Metrobüs ve M2 Yenikapı-Hacıosman metrosuyla entegre olacak, hattın erişilebilirlik fonksiyonu gelişecek aynı zamanda Şişli ve Beşiktaş’ta Kağıthane ve Eyüp ilçelerine metro ile bağlanmış olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Uraloğlu, projenin ‘en’lerin ve ‘ilk’lerin projesi olduğuna dikkati çekerek, şu ifadelere yer verdi:

“İlk olarak, 37,5 kilometre ile tek parça olarak ihale edilen en uzun metro oldu. Türkiye’de ilk defa bir metro projesinde 10 adet tünel delme makinası TBM aynı anda kullanıldı. Çok başarılı şekilde icra edilen kazı operasyonlarında gösterilen özen ve Türk Mühendis ve işçisinin çaba ve gayreti; bu çaptaki makinalar arasında kazı hızında dünya rekorlarını doğurdu. TBM ilerlemelerinde; günde 64,5 metre, haftada 333 metre, ayda 1.233 metre ile kazı rekorları kırdık. Saatte 120 kilometre hız ile Türkiye’nin en hızlı metro araçları da bu hattımızda kullanılıyor. Yine, ilk defa yerli ve milli imkanlarla, bakanlığımızca desteklenen bir proje ile Aselsan ve iş birliği içinde bulunduğu TÜBİTAK tarafından geliştirilen sinyalizasyon sistemini bu metro hattımızda kullandık.”

Systemair Türkiye, 880 Bin Avroluk GES Yatırımını Tamamladı

Systemair Türkiye, toplam 5 bin 500 metrekare alan üzerinde kurulu 880 bin avroluk yatırım bedeline sahip Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesini tamamladı.

880 milyon avroluk yatırımın detaylarına değinen Systemair Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Eroğlu, şunları söyledi:

“Sürdürülebilirliği üretim sahamızın en önemli yapı taşlarından biri olarak görüyor, Systemair olarak 2030/31 dönemine kadar çeşitli operasyonlardan kaynaklanan kapsam 1 ve kapsam 2 emisyonlarımızı 2019/20 dönemine kıyasla yüzde 50 oranında azaltmayı amaçlıyoruz.

Fabrikamızda yağmur suyunun toplanması, ısı yalıtımı, su ve enerji tasarruflu ekipman kullanımı, verimli ısıtma ve soğutma sistemleri, atıktan ısı geri kazanım sistemleri gibi geniş perspektife sahip verimli kaynak uygulamalarımız mevcut. Yine üretim süreçlerimizi de sürdürülebilirlik temelinde şekillendirirken imza attığımız GES yatırımımız, 5 bin 500 metrekare alan üzerinde 2 bin 200 adet 550Wpe nominal güç değerinde Tier-1 güneş paneline sahip.

Böylelikle harcadığımız enerjinin tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağlama şansı yakaladık.”

Enerji üretiminin yüzde 65’inin, fabrikanın yıllık tüm enerji ihtiyacını karşılayacağını belirten Eroğlu, “Ayrıca enerji fazlasını da şebekeye vererek Türkiye ekonomisine de yenilenebilir kaynaklarla katma değer sağlayacağız. Yatırımımızın en önemli özelliği ise yıllık olarak 717 ton CO2 salımının önüne geçecek olması.” dedi.

46 Bin Deprem Konutu 6 Şubat’ta Teslim Edilecek

İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, 6 Şubat 2023 tarihli depremlerin ardından inşa edilen 46 bin deprem konutunda kura çekiminin 1 Şubat’ta yapılacağını bildirdi. Karaloğlu, teslimlerin ise 6 Şubat 2024’te gerçekleşeceğini açıkladı.

Depremlerin merkez üssü Kahramanmaraş’ta çeşitli incelemelerde bulunan İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, şunları söyledi:

“Bu kapsamda 1 Şubat saat 16.00’da ilk kura törenini yapacağız. 41 bini şehir merkezlerinde, 5 bini de köylerde olmak üzere 46 bin konutumuz kura çekimi için hazır. İnşallah 1 Şubat’ta kuralları çekeceğiz ve 6 Şubat itibarıyla da anahtar teslimine başlayacağız. Vatandaşımız bir senedir önce çadırda sonra konteynerde epeyce sıkıntı çekti. İnşallah bu gördüğünüz daire, binalarda parkıyla, bahçesiyle, yoluyla kendilerine yakışır bir şehir yaşantısına kavuşacaklar. Kardeşlerimiz inşallah kısa zamanda yeni yaşam alanlarında, kalıcı konutlarda yaşamına devam edecek.”

Deprem bölgelerini AFAD ile birlikte incelediklerini vurgulayan Karaloğlu, “Hatay ve ilçelerini gezdik. Kahramanmaraş’a gelirken İslahiye ve Nurdağı ilçelerimizde kura çekeceğimiz konutlarda incelemelerde bulunduk. Bugünde Kahramanmaraş valimiz, büyükşehir belediye başkanımız, ilçe belediye başkanlarımız, kaymakamlarımız ve bölge müdürlerimizle özellikle konut alanlarında devam eden alt yapıları yeniden gözden geçirdik. Sorunumuz varsa onların çözümüyle ilgili hep beraber çözüm üretmeye çalıştık. Şimdi de yerinde bir inceleme yapıyoruz. Biz vatandaşa anahtarı verip de buraya gönderdiğimizde vatandaşımız bir sorunla karşılaşmasın, gelsin huzur içerisinde burada yaşamına devam etsin diye bir gayretimiz var.” dedi.

Konutların bulunduğu alanlarda okul, cami, park, alışveriş merkezi gibi sosyal ve ekonomik ihtiyaçların giderilmesi için de inşa çalışmalarının sürdüğünü aktaran Karaoğlu, “Çok yoğun bir çalışma var. Depremden sonra 45. gün temeller atıldı. Biz daha çok rezerv alan dediğimiz şehrin bitişiğindeki alanlarda, yeni konutlar yaptık ama şimdi döndük artık yıkılan şehir merkezlerinde devam eden konut alanlarımızda da incelemelerde bulunacağız. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızca dışarıda, rezerv alanlarda değil şehir merkezinde yıkılan bölgelerin yeniden ihyası ve inşasıyla ilgili yoğun çalışma var. İnşallah bundan sonra şehir merkezlerinin ayağa kalkmasıyla ilgili de çalışmalarımız devam edecek.” ifadelerini kullandı.

Sanayicilerin Tüketimine Yönelik Yenilenebilir Enerjiye 7 Bin 500  Megavat Kapasite Tahsisi Yapılıyor

0

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sanayicilerin kullanımına yönelik yenilenebilir enerjiye 7 bin 500 megavatlık kapasite tahsisi yapılacağını ifade ederek, “Bir an önce bu yatırımların gerçekleşmesini ve yeni kurulu güçlerin devreye girmesini bekliyoruz. Bu, 5 milyar dolarlık bir yatırım anlamına geliyor.” dedi.

Yenilenebilir enerjide hedefin her yıl 5 bin megavat ek kapasite olduğunu anımsatan Bayraktar, “İddialı bir hedefimiz var. Bu, Türkiye’nin cari açıkla, iklim değişikliğiyle mücadelesiyle ilgilidir. Önümüzdeki süreçte daha yoğun bir enerji yatırımını ülkemizde görmüş olacağız” ifadelerini kullandı.

Bayraktar, yenilenebilir enerji yatırımları kapsamında belli zamanlarda kapasiteler açıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti: 

“Uzun bir süredir teknik çalışmalarını yürüttüğümüz bir sürecin sonuna geldik ve bugün itibarıyla sanayicilerimizin kendi tüketimleri için kurmaları yönünde 7 bin 500 megavatlık yenilenebilir kapasiteyi ilan ediyoruz. Başvurularını yapabilecekler ve 7 bin 500 megavatı 2024 yılı içerisinde tahsis edeceğiz. Bir an önce bu yatırımların gerçekleşmesini ve yeni kurulu güçlerin devreye girmesini bekliyoruz. Bu, 5 milyar dolarlık bir yatırım anlamına geliyor.”

2026’da devreye girecek “sınırda karbon” düzenlemesinin sanayiciyi ve ihracatı etkileyeceğine işaret eden Bayraktar, bu kapsamda üreticilerin karbon emisyonlarını düşürmeye yönelik çalışmalar yapmaları gerektiğini ve yenilenebilir enerji kullanımının bu alanda önemli rol oynayacağını dile getirdi. Bayraktar, bu bağlamda tahsis edilecek 7 bin 500 megavat kapasitenin sanayiciler tarafından olumlu karşılanacak bir haber olduğunu söyledi.

2024’te Karadeniz’de yeni keşifler bekleniyor

Karadeniz’de 3 derin deniz sondaj gemisiyle doğal gaza yönelik çalışmaların devam ettiğini vurgulayan Bayraktar, bu yıl üretim odaklı bir süreç yaşandığını kaydetti. Bayraktar, 2020’de Sakarya Gaz Sahası’nda doğal gaz keşfi olduğunu anımsatarak, bugün itibarıyla sahada günlük 2,7 milyon metreküp üretim yapıldığını bildirdi.

Karadeniz’de doğal gaz üretimini artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğü bilgisini veren Bayraktar, “İlk fazda üretim hedefi 10 milyon metreküp diye ilan edilmişti. Dolayısıyla 2,7 milyondan 10 milyon metreküpe gelinmesi gerekiyor. İkinci fazda 40 milyon metreküp üretime ulaşmayı hedefliyoruz. Bu yıl denizlerde üretime odaklanıyoruz.

Temel hedefimiz üretimi artırmak ama keşifle alakalı özellikle Karadeniz’de birkaç sondaj hedefimiz var. 2024 yeni bir keşfin yılı olabilir” diye konuştu. 

Gabar’da günlük petrol üretiminin yaklaşık 33 bin varile çıktığını ve bölgede 27 sondaj kuyusu bulunduğunu ifade eden Bayraktar, “Bu yıl Gabar’da günlük 100 bin varil üretim hedefliyoruz. Yıl sonunda bu rakama ulaşmış olacağız.

Gayrimenkul Sektörü Alım Gücündeki Artış ve Dengelemeyle Yeni Bir Aşamaya Geçebilir

Geçtiğimiz yıl gayrimenkul sektörü, küresel ekonomik belirsizlikler ve pandeminin etkileriyle birlikte zorlu bir dönem geçirdi. Ancak, Perlanest Gayrimenkul Kurucu Ortağı Birsen Engin’e göre, 2024 yılı, sektörün toparlanma ve canlanma yılı olabilir. İnşaat maliyetlerindeki düşüş, alım gücündeki artış, fiyat dengesinin sağlanması ve bekleyen talebin teşvik edilmesi, gayrimenkul sektörünün eski gücüne geri dönmesine kapı aralayabilir.

İnşaat Maliyetlerindeki Düşüş Yeniden Canlanmayı Getirebilir

Birsen Engin’e göre, inşaat maliyetlerindeki olası düşüş, sektörde yeni projelerin başlatılmasını teşvik edebilir. Yüksek inşaat maliyetleri nedeniyle birçok projenin askıya alındığı dönem geride kalabilir. Bu durum, gayrimenkul geliştiricilerinin daha uygun maliyetlerle projeler gerçekleştirmelerine olanak tanıyarak piyasaya yeni bir enerji getirebilir.

Alım Gücündeki Artış Piyasayı Canlandırabilir

2024 yılında, alım gücündeki artışın etkisiyle konut talebinde bir artış bekleniyor. Engin, kredi koşullarının iyileşmesi sayesinde daha fazla kişinin konut sahibi olma potansiyeline sahip olacağını belirtiyor. Bu durum, gayrimenkul satışlarını artırabilir ve sektörde pozitif bir momentum yaratabilir.

Fiyat Dengesinin Sağlanması: Köpük Fiyatların Erimesi

Geçmiş yıllarda yaşanan köpük fiyat artışları, sektörde bir miktar belirsizliğe neden olmuştu. Ancak, Engin’e göre, piyasadaki dengeleme çabaları ve rekabetin etkisiyle fiyatlar daha sağlıklı bir seviyeye oturabilir. Bu durum, konut alıcıları için daha uygun fiyatlarla karşılaşma şansı yaratırken, aynı zamanda gayrimenkul yatırımcıları için de çeşitli fırsatları beraberinde getirebilir.

Bekleyen Talebin Teşviki ile Yeni Kampanyalar

Birsen Engin, sektörde bekleyen talebin canlandırılması için yeni kampanyaların önemli bir rol oynayabileceğine dikkat çekiyor. İndirimler, özel finansman seçenekleri ve cazip ödeme planları gibi kampanyalar, potansiyel alıcıların kararlarını hızlandırabilir ve piyasada hareketlilik sağlayabilir.

Gayrimenkul sektörü, 2024 yılında umutlu bir döneme giriş yaparken, sektör oyuncuları ve tüketiciler, uzman görüşleri ve sektöre dair öngörülerle adım atmaya hazırlanıyor. Bu yılın, sektörde istikrarlı bir toparlanma ve büyüme dönemine işaret etmesi bekleniyor.

Anatolia, Seramik Sektöründe 2023’te Ege’nin En Fazla İhracat Yapan Markası Oldu

Farklı ülkelerden tedarik ettiği seramik ve doğal taşları, başta ABD ve Kanada olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerine ihraç eden Anatolia, Ege İhracatçı Birlikleri tarafından sektöründe 2023’te en fazla ihracat gerçekleştiren marka seçildi.

Yerli seramik markaları, yurt dışındaki faaliyetleriyle ülke ekonomisine yaptığı katkılarla başarıya imza atmaya devam ediyor. Son olarak, farklı ülkelerden tedarik ettiği seramik ve doğal taşları başta ABD ve Kanada olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerine ihraç eden Anatolia Doğaltaş Seramik, Ege İhracatçı Birlikleri tarafından her yıl düzenlenen İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde seramik ve toprak ürünleri sektöründe 2023’te en fazla ihracat gerçekleştiren markası seçildi. Ödülü, Anatolia Genel Müdürü Sayın Şemun Alp Biber’e İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer ve Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi takdim etti.

Anatolia Genel Müdürü Şemun Alp Biber, konuya dair düşüncelerini şöyle açıkladı: “Ege bölgesinde sektör ihracat birinciliğini elde etmemizde emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ederim. Geçtiğimiz yılın sonunda İzmir Aliağa’daki fabrikamızın devreye girmesi ile üretime başladık ve hedefimiz sektörümüzde ülke çapında ihracat şampiyonu olmak” dedi.

“Yıllık 10 milyon metrekare üretim yapacaklar”

200 bin metrekare kapalı alana sahip tesiste 1,6 x 3,2 ve 1,2 x 2,8 metre ebadında teknik porselen plakalar ürettiklerini belirten Anatolia Genel Müdürü Şemun Alp Biber, “İlk ürünlerimizi pazara sunduk. Eylül sonunda İtalya, kasımda ise İstanbul’da düzenlenen fuarlarda da sergiledik. Tesisimizin 2. ve 3. hatlarının montajı da yakın zamanda bitecek. 250 milyon dolara mâl olacak bu 3 hatta, yıllık toplam 10 milyon metrekare üretim yapmayı hedefliyoruz” diyerek sözlerine şunları ekledi: 

“İşin gelişimine ve pazarın durumuna göre, 3 yıl içinde hat sayımızı 11’e ulaştıracağız. Bu hatlar tamamlandığında yatırımın maliyeti 500 milyon doları bulacak. Yatırımlarımızın neticesinde şu an 300’ü Kanada ve ABD’de olmak üzere 500 kişiye istihdam sağlıyoruz. İlk 3 hattımız devreye girdiğinde bu sayı 600’ü, tüm hatlar devreye alındığında da 800’ü aşacak.”

“Ürünlerimiz kutuya girene kadar el değmeden otomatik işleniyor”

Şemun Alp Biber, “Tamamen katma değerli ürünler üretiyoruz. Tesisimiz, ürün portföyünde olduğu gibi üretim teknolojisi olarak da benzersiz bir modele sahip. Hammadde hazırlama ve stoklaması tamamen otomatik yapılıyor. Kutuya girene kadar ürüne hiç el değmiyor. Büyük ebatlı seramiklerimiz, daha çok mutfak tezgahlarında kullanılıyor. Muadili oldukları kuvars, mermer, granit, MDF gibi ürünlere göre çizilmeme, sıcağa dayanıklılık, hijyenik olma, sınırsız tasarım alternatifi gibi avantajları olduğundan, bu ürünlerin pazarı da giderek büyüyor. 2 senedir ürün tasarımları üzerinde çalışıyoruz. Şimdiye kadar dünyada yapılamayan metotlarla bu tarz ürünleri, başka bir seviyeye çıkarabileceğimizi düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

“Platin LEED Sertifikası alacağız”

Tesisin çatısına güneş enerjisi santrali (GES) kuracaklarına da dikkat çeken Anatolia Genel Müdürü Şemun Alp Biber, “Tek çatı üzerinde 200 bin metrekarelik GES uygulaması dünyada çok nadir görülüyor. Biz de projemizin montajına geçen sene başladık. 21.5 megawatt’lık enerji üretimiyle ilk 3 hattın tüm elektrik ihtiyacını buradan karşılayacağız. Atık suyun geri kazanılmasıyla ilgili bir yatırımımız var. Tüm su ve katı atıklarımızı geri dönüştüreceğiz. Yeşil binalara verilen LEED Sertifikası’nı en üst seviyeden almayı planlıyoruz. Ayrıca tesisimizi bu işin inovasyon ve Ar-Ge’sinin de yürütüldüğü bir merkez haline getirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Akkuyu NGS İle Türk Firmaları Deneyim Kazandı

0

Nükleer Sanayi Derneği (NIATR) Başkanı Alikaan Çiftçi, Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) ile Türk firmalarının çok büyük deneyim sahibi olduğunu belirterek “Türk nükleer sanayiciler, dünyaya açılmaya hazır.” dedi.

Nükleer Sanayi Derneği (NIATR) Genel Kurulu yapıldı. Alikaan Çiftçi, yeniden NIATR Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçildi. Yeni dönemde Türkiye’nin nükleer hedefleriyle uyumlu olarak daha etkin çalışmalara imza atacaklarını kaydeden NIATR Başkanı Alikaan Çiftçi, “Nükleer enerji ise bugün dünyada enerji sorunlarının bir çözümü olarak hükümetlerin programlarında yer alıyor. Hem yeni nükleer santral projeleri hem de küçük nükleer reaktörler (SMR) için yoğun çalışmalar sürüyor” dedi.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun (IAEA) nükleer enerjinin geleceğine ilişkin tahminine göre, nükleer elektrik üretim kapasitesinin 2050’ye kadar iki katından fazla artacağını kaydeden Çiftçi, “Bu kapsamda hem Türkiye’nin büyüyen nükleer hedefleri hem de dünyadaki bu tablo nedeniyle biz nükleer sanayiciler olarak rolümüzü ve etkinliğimizi güçlendireceğiz. Ortadoğu ve Afrika’da yeni nükleer santral projelerinde Türk şirketlerinin imzası olsun istiyoruz.

Akkuyu NGS ile Türk firmaları nükleer enerji sektöründe hem inşaat yapımı hem de malzeme üretimi konusunda büyük deneyim ve know-how kazanmaya devam ediyor. Türk nükleer sanayiciler, yeni projelere, dünyaya açılmaya hazır” diye konuştu. NIATR’ın Türk iş dünyasının nükleer sektördeki hedefleri için rolünün önemli olduğuna dikkat çeken Çiftçi, “Dünya nükleer sektöründe NIATR’ın tanınan ve bilinen bir kuruluş olması için çok emek harcadık.

Dünya Nükleer Birliği dâhil çok sayıda kuruluşa üye olduk, çok sayıda iş birliği anlaşması yaptık. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) bünyesinde yer alan Nükleer Enerji Ajansı (NEA) ve IAEA dâhil çok sayıda önemli kuruşla güçlü bir iletişim köprüsü oluşturduk. Yolumuz uzun ancak geldiğimiz noktayı da çok iyi buluyoruz. Türk nükleer iş dünyası dünyada da tanınmaya başladı” dedi.

Akkuyu NGS proje detaylarını buradan takip edebilirsiniz.

Babacan Yapı, 10 Projeye 20 Milyar TL Yatırım Yapacak

Babacan Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Babacan, “10 projeye toplamda 20 milyar TL yatırım gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Markalı konut sektöründe 22 yılı geride bırakan Babacan Yapı, 2024 yılına yeni yatırım hamlesiyle giriş yaptı. Kurulduğu günden bu yana 30 projede 4 binden fazla konut ve işyeri inşa eden şirket, yeni yatırımlar için de düğmeye bastı.

Yeni yatırım planlarını gayrimenkul editörleriyle buluştuğu basın toplantısıyla açıklayan Babacan Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Babacan, “Kendi arazilerimiz üzerinde geliştireceğimiz projelerle birlikte önümüzdeki 2 yılı ‘yatırım dönemi’ ilan ettik. Bu dönemde 10 projeye toplamda 20 milyar TL yatırım gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bazılarının proje çalışmaları ve ruhsatlandırma işlemleri tamamlandı; bir kısmının ise devam ediyor.” dedi.

“5 Proje İçin Düğmeye Bastık”

Planladıkları 10 projeden 5 tanesi için düğmeye bastıklarını açıklayan İbrahim Babacan “Şirketimizin yeni başlayacağı projeler, Gaziosmanpaşa Küçükköy, Gayrettepe, Halkalı, Başakşehir ve Tuzla’da yer alıyor. Sonraki planlamada ise yine arsaları bize ait olan 4 tanesi İstanbul ve 1 tanesi de Gaziantep’te olmak üzere 5 yeni proje eklenecek. Projelerimizde; konut, ticari alan, AVM ve oteller yer alacak.” diye konuştu.

Üç Projede Bin Bağımsız Ünite

Babacan Yapı’nın devam eden projeleri hakkında da bilgi veren İbrahim Babacan, şunları söyledi: 

“Tüm ulaşım akslarının merkezinde, E-5 üzerinde inşa edilen ve üç blok ve cadde dükkânlarından oluşan Babacan Central projemiz 6 milyar TL yatırım değerine sahip.

Projemizde şu an devam eden kampanyamızda şirket bünyesinde 60 aya kadar vade yapıyoruz. Babacan Gardenia Bahçelievler de bir aile projesi olmasının yanı sıra sakinlerine doğanın ve şehrin birbiriyle buluştuğu konforlu bir yaşam sunuyor. Bu projemizin de yatırım değeri 1 milyar TL.

Bu prestijli projemizde, lansman öncesi şirket bünyesinde 18 ay vadeyle satışlara başlandı. Üçüncü projemiz ise Gaziantep’te yer alan 750 milyon TL değerindeki kat karşılığı projemiz. Toplamda 42 bin metrekare inşaat alanına sahip bu Gaziantep projesinin 28 bin metrekaresi Babacan Yapı’ya ait. Üç proje, bin bağımsız üniteden oluşacak.”

“Halka Arz Hazırlığımız Sürüyor”

Babacan Yapı’nın hedeflerinin arasında bir GYO şirketine dönüşmek olduğunu söyleyen Babacan, “Hemen ardından da halka açılmayı planlıyoruz. İlk günden bu yana halka açık firma mantığı ve kurumsallığında faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Halka arzla birlikte, bunu tescillemeyi hedefliyoruz” dedi.

Dar ve Orta Gelirliye Konut Modeli Geliştiriyor

Babacan Yapı’nın, kendi öz sermayesi ve finansal yeterliliğiyle, herkesin konut sahibi olma ihtiyacını karşılayacak yenilikçi bir konut sahipliği modeli üzerinde çalıştığını da açıklayan İbrahim Babacan, söz konusu projenin İstanbul’un Asya ve Avrupa yakasında yer alacağını söyledi.

Babacan, şu bilgileri paylaştı: 

“Babacan Yapı’nın en büyük gücü, yatırımlarıyla ve geliştirmeleriyle kendi bünyesine kattığı geniş arazi stoku. Sahip olduğumuz arsalar hem gelecekteki projelerimiz için sağlam bir temel oluşturuyor hem de rekabet gücümüzü artırıyor.

Halkımızın alım gücüne ve depreme güvenli yaşam alanı ihtiyacına yönelik; alternatif bir model üzerinde çalışıyoruz. Son aşamaya getirdik. Şirketimizin arazi varlıklarını, rekabet gücümüzü de kullanarak insanların ev sahibi olmasını sağlayacak bir sistem geliştiriyoruz. Bu çalışmayı da mart ayında duyuracağız.”

Finansal Yeterlilik Öne Çıkacak

Markalı konut sektöründe finansal yeterliliği yüksek ve öz sermayesi güçlü şirketlerin öne çıkacağı bir dönemden geçildiğini belirten İbrahim Babacan, “Arazi geliştirme bizim en önemli alanımız. Biliyorsunuz ki; gayrimenkul sektörünün en önemli maliyeti arsadır. Biz, bu konuda yere sağlam basmaya, sağlam adımlarla ilerlemeye özen gösterdik. Yüksek finansal yeterliliğimiz ve güçlü sermaye yapımızla gayrimenkul sektöründe sürdürülebilir bir büyüme sergiliyoruz.” şeklinde konuştu.

Babacan Yapı’nın firma bilgileri ve tüm projelerine buradan göz atabilirsiniz.

İstanbul’a İki Yeni Tünel Geliyor

0

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’da iki yakaya tünel projesi yapılacağını ayrıca, Silivri’ye de metrobüs projesi olduğunu açıkladı.

“İstanbul’da 2019’da yüzde 47 olan trafik yoğunluğu bugün +64’e yükselmiş durumda. Zirve saatlerinde bu oran yüzde 90’ları aşıyor.” diyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “İstanbul’da iki yakaya iki tünel projesi yapıyoruz. İstanbul’un merkezi bölgelerindeki trafik sıkışıklığını gidereceğiz. İlk olarak Çayırbaşı, Ayazağı, Levazım ve Dolmabahçe olmak üzere tünel projemizi yapacağız. 25,7 km uzaklığında olacak. D-100 karayolunun trafik yoğunluğunu azaltacak Bayrampaşa- Büyükçekmece 50,9 km’lik tünel yapacağız. Sahil yoluna alternatif Harem Çekmeköy’e 23,8 km’lik tünel daha yapacağız. Göztepe-Çayırova arasına 30 km’lik yan yol.” ifadelerini kullandı.

İki otogarın da taşınacağını duyuran Bakan Kurum, “Esenler ve Harem otogarlarını taşıyoruz. İki yakada 6 yeni lojistik merkez kuracağız. Bu iki projeyle kent içinde bulunan yaklaşık 1 milyon ağır vasıta trafiğini şehrin çeperlerine taşımış olacağız. Filolarımıza her yıl 100 metrobüs ve 250 otobüs kazandıracağız.” dedi.

“Silivri’ye Metrobüs Projesi”

Silivri ilçesine metrobüs hattı çekileceğini belirten Bakan Kurum, açıklamalarında şu bilgileri verdi:

“Amacımız İstanbul’un şehrimizin her yerinde aynı hizmetlerini götürmek ve şehir merkezindeki yoğunluğu çeperlere taşımaktır. D100 karayolunu düzenleyerek metrobüs hattımızı Silivri’ye kadar uzatacağız.

5 yılda 250 bin araçlık otopark yapılacak. Bu otoparklarımız aynı zamanda deprem esnasında toplanma vazifesi görecek. İSPARK bugün baktığınız liyakatsiz ellerde kötü yönetildiği için zarar ediyor. Aracını evinin önüne park eden insanlardan aldığı paraya rağmen zarar ediyor. Buradan söz veriyoruz, biz bu zararı ortadan kaldıracağız. İSPARK’ta uygulanan tarifelerde yüzde 25 indirim yapacağız. İlk yarım saatte ücretsiz olacak.

Taksi Sorunu Çözülüyor

Taksi sorununu tamamen çözeceğiz ve öncelikle doğrudan sistem kurarak. Tüm sistemleri merkezi taksi çatısı altında birleştireceğiz. Burada yapılması gereken düzenlemelerle bu çalışmaları yaparak, taksi sayısında eksiklikler varsa ihaleler yaparak şehrimizdeki taksi sayısını artıracağız. Etkili denetim, eğitim, ceza, ödül uygulamalarını da hayata geçireceğiz. Orada vatandaşlarımızın arzuladığı hizmetleri bir an önce İstanbullularımıza kazandıracağız.

Bisiklet, Cazip Ulaşım Aracı Haline Gelecek

Deniz ulaşımının payını 2 kat artıracağız. İş saatlerinde verilecek sık seferlerle hizmeti artıracağız. Deniz ulaşımında 3 tane yeni hat ekliyoruz. Görevi devraldığımızda İstanbul’da bisikleti cazip ulaşım aracı haline getireceğiz. Biz herkesin kapısında bir bisiklet olsun istiyoruz. İstanbul’u bisiklet şehri yapmak istiyoruz sağlıklı bir nesil için. Scooter park alanları da yapacağız. Yapacağımız elektrikli şarj yerleriyle birlikte TOGG’umuzun ve diğer elektrikli araçların şarj edilmesini sağlayacağız. Paylaşımlı bisikleti de yaygınlaştırmak istiyoruz. Bisiklet yolu uzunluğunu 2029’da 2 katına, 2034’te bin 500 km bisiklet yolumuz olsun istiyoruz.”

Kentsel Dönüşümde Önemli Adımlar

İstanbul’da seferberlik başlatılacağını belirten Bakan Kurum, “kentsel dönüşüme özel 100 bin konut yapıp, ihtiyaç sahiplerine uygun fiyata kiralayacağız. Bu konutlardan 39 ilçemiz faydalanacak. Bu konutlar kesinlikle satılmayacak. İhtiyaç sahiplerine kiralanacak. Böylece kira artışlarını durduracak ve vatandaşlarımıza yardımcı olacağız.

Olası depremlere karşı afet olduğunda hangi adımları atmamız gerektiğini bileceğiz. İstanbul’un her sokağının her binasının görebileceği İstanbul’un dijital ikizini hayata geçireceğiz. Şu anda 39 ilçemizde bulunan toplanma alanlarını afete hazır hale getireceğiz.

2 Yeni Acil Durum Hastanesi

Toplanma alanlarında 2 milyon kişiye hizmet verilecek. Atatürk Havalimanına afet yönetim merkezi kuruyoruz. Bunun yanında İstanbulumuza 6 yeni lojistik destek merkezi kuracağız. Toplam sayıyı 7’ye çıkaracağız. 9 noktada ise afet müdahale merkezi kuruyoruz. Arnavutköy ve Pendik olmak üzere İstanbulumuza 2 yeni acil durum hastanesine daha kavuşturacağız.” diye konuştu.

Ağır Bakım Kentsel Dönüşümü ve 56. Bakım Fabrika Müdürlüğü’nün Temeli Atıldı

0

Konya’daki en yüksek bütçeli yatırım olan Ağır Bakım Kentsel Dönüşümü ve 56. Bakım Fabrika Müdürlüğü’nün temeli atıldı.

Temel atma töreni Konya’nın merkez Selçuklu ilçesi Aşağı Pınarbaşı Mahallesinde gerçekleştirildi. Törende konuşan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, temeli atılan fabrikanın, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin bugüne kadarki en büyük bütçeli yatırımı olmasının yanı sıra, aynı zamanda stratejik bir niteliğe sahip olduğunu söyledi. 

Bakan Güler, “1950’den beri hizmet veren 56. Bakım Fabrikamızın; bu yatırımla yeniden iskan edilmesi, imkan ve kabiliyetlerinin artırılması, kahraman ordumuzun kritik ihtiyaçlarının karşılanması noktasında son derece önemli bir projedir. İnanıyorum ki Konya’mız, bu projeyi de alnının akıyla ve başarıyla tamamlayacak, ülkemizin savunma sanayii alanındaki gelişimine katkılarını artırarak devam ettirecektir. Konya, sahip olduğu stratejik coğrafi konumu ve geniş ulaşım ağı sayesinde silah, mühimmat ve malzemenin yanı sıra iaşe, ikmal ve lojistik malzemelerin temini ve cepheye gönderilmesinde de önemli roller üstlenmiştir. 

Konya, 3. Ana Jet Üs Komutanlığı, 56. Bakım Fabrika Müdürlüğü ve 47. Mühimmat Bölüğüne de ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca Konya’da bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri KBRN Okulu ile Hava Savunma Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığımız da faaliyetlerine büyük bir başarıyla devam etmektedir. Cephanelik Dönüşüm Projesi çerçevesinde 47. Mühimmat Deposu Bölük Komutanlığının, Çumra’daki yeni ve modern tesisine çok yakın bir zamanda taşınacağının da müjdesini vermek isterim” dedi.

Mısır’daki El-Dabaa NGS’nin 4. Güç Ünitesinde Ana İnşaat Çalışmaları Başladı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından hayata geçirilen El-Dabaa Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) 4. güç ünitesinde temel plaka betonu dökülerek ana inşaat çalışmalarına başlandı.


Rosatom’dan yapılan açıklamaya göre, dört üniteden oluşacak El-Dabaa NGS, Afrika kıtasındaki en büyük nükleer inşaat projesi haline geldi.

İlk betonun dökülmesi dolayısıyla düzenlenen törene Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi video konferans aracılığıyla katıldı. Mısır Başbakanı Mustafa Madbouly, Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev, Mısır Elektrik ve Yenilenebilir Enerji Bakanı Muhammed Şakir, Mısır Nükleer Güç Santralleri Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Emced El-Vekil ve diğer yetkililer törende hazır bulundu. İki ülkenin liderleri El-Dabaa NGS’nin 4. ünitesinin temel plakasına ilk betonun dökülmesine sembolik olarak onay verdi.

Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev törende yaptığı konuşmada, ‘Bugün Mısır’ın nükleer enerji tarihinde ve Rusya-Mısır ilişkilerinde dönüm noktası niteliğinde bir gelişmeye tanıklık ediyoruz. 4. ünitenin temel plakasına ilk betonunun dökülmesiyle Asvan Barajı’nın inşasından bu yana ülkelerimiz arasındaki en büyük iş birliği projesi olan Mısır’ın ilk nükleer güç santralinin inşası tam anlamıyla başlatılmış oluyor. Artık El-Dabaa NGS’nin dört güç ünitesi de yapım aşamasında bulunuyor. Bu da Mısır’daki sahamızın dünyanın en büyük iki nükleer inşaat projesinden biri haline geldiği anlamına geliyor.’ değerlendirmesinde bulundu.

Mısır Elektrik ve Yenilenebilir Enerji Bakanı Muhammed Şakir de 4. ünitenin temel plakasına ilk betonun dökülmesinin Rus ve Mısırlı uzmanlar arasında sürdürülen verimli iş birliğinin bir kanıtı olduğunu vurguladı. Bakan Şakir, betonun dökülmesinin hem Mısır hem de Rusya’nın siyasi liderleri tarafından sağlanan desteğin yanı sıra her iki tarafın proje ekiplerinin gece gündüz devam eden sıkı çalışmaları ve özverilerinin bir sonucu olduğunu kaydetti.

Nükleer teknoloji ihracatında küresel lider konumunda bulunan Rosatom, 2023 boyunca önemli işlere imza attı. Beş set reaktör ekipmanı üreterek bir rekor kıran Rosatom, Belarus NGS’yi tamamlamayı başardı. Ayrıca, Mersin’de yapımı devam eden Akkuyu NGS’nin 1. ünitesinin devreye alınması için gerekli izin de aynı yıl içinde alındı.

Kaynak: AA

İnşaat Güven Endeksi Yüzde 3,3 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ocak ayına ilişkin hizmet, perakende ticaret ve inşaat güven endeksi verilerini açıkladı. Buna göre inşaat sektörüne güven, yüzde 3,3 artarak 90,9 oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Ocak ayında bir önceki aya göre; hizmet sektöründe yüzde 4,0 oranında artarak 116,8 değerini, perakende ticaret sektöründe yüzde 1,0 oranında azalarak 115,6 değerini ve inşaat sektöründe yüzde 3,3 oranında artarak 90,9 değerini aldı.

Çanakkale’de 4. Köprü İnşaatı Devam Ediyor

Çanakkale’de ulaşım ağını güçlendirme amacıyla inşa edilen 4. köprü projesinde çalışmalar sürüyor.

Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından Sarıçay üzerinde inşa edilen köprünün ayakları tamamlandı. Çanakkale’nin her geçen gün genişleyen Tekzen bölgesine entegre olan bu köprü, şehir içi ulaşımda önemli bir rol oynayacak. Geçtiğimiz haftalarda Çanakkale’yi ziyaret eden DSİ Bölge Müdürü Murat Lütfü Güldoğan, köprü inşaatındaki gelişmeleri yerinde inceledi. Ayakların tamamlanmasının ardından sıra üst kirişlerin konulmasına geldi. Bu aşama ile birlikte köprünün fiziksel yapısı daha da belirgin hale gelmeye başlayacak.

Tekzen Bölgesi, Çanakkale’nin Önemli Bir Parçası Haline Geliyor

Çanakkale’nin günlük hayatını etkileyen bu projede kaydedilen ilerlemeler, şehir halkı tarafından olumlu bir şekilde karşılanıyor.  Özellikle son yıllarda bölgedeki yerleşim alanlarının artması ve buna bağlı olarak artan araç trafiği, şehir içi ulaşımda zorluklara yol açmıştı. DSİ tarafından başlatılan 4. Köprü inşaatı, bu zorlukları hafifletmek ve şehir içi ulaşımı daha efektif hale getirmek adına önemli bir adım olarak görülüyor. Tamamlandığında şehir içi trafiğine önemli katkı sağlayacak olan 4. Köprü, Sarıçay üzerindeki stratejik konumuyla dikkat çekiyor.

Kaynak: Boğaz Gazetesi

Doğu Akdeniz Projesi 2026’da Tamamlanacak

0

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Kurulumu Projesi’nin 2026 yılının ilk yarısında tamamlanacağını açıkladı.

JW Marriott Otel’de düzenlenen, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın da katılımıyla Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Kurulumu Projesi İmza Töreni’ne katılan Bakan Uraloğlu, 22 yılda denizcilik sektöründe çok önemli atılımların yapıldığına işaret ederek, “2002’de Türk sahipli deniz ticaret filosu 8,9 milyon detveyt ton ile dünyada 17. sıradayken bugün 45,7 milyon detveyt ton ile 12. sıradadır. Türk Bayraklı gemilerimiz denizcilik alanında dünyanın en prestijli denetim rejimi olan Paris Memorandumunda 2008’den bu yana beyaz listededir ve bugün Türk Bayrağı, denizcilik sektöründe dünyanın en prestijli bayrakları arasında yer almaktadır.” dedi.

Yat liman kapasitenin 25 binin üzerine çıkarıldığına dikkati çeken Uraloğlu, ülke limanlarına uğrayan kruvaziyer gemi sayısının da geçen yılın bir önceki yıla kıyasla yüzde 20 artışla 1192’ye, kruvaziyer yolcu sayısının ise yüzde 53 artışla 1 milyon 542 bine yükseldiğini söyledi. Uraloğlu, söz konusu artışın bu yılda devam edeceğini ve 2 milyon yolcuyu aşmayı hedeflediklerini vurguladı.

Uraloğlu, denizyolu taşımacılık faaliyetlerini geliştirmek için ÖTV’si sıfıra indirilmiş yakıt uygulamasıyla de denizcilik sektörünü desteklemeye devam ettiklerinin altını çizerek, bu kapsamda 2004’ten bu yana yaklaşık 11,5 milyar lira destek ve 6,7 milyon ton yakıt desteği sağladıklarını aktardı.

Bayrak ayrımı gözetmeksizin Ro-Ro ve Ro-Pax gemilerinin limanlarda ödediği kılavuzluk ve römörkaj ücretlerinin Bakanlıkça karşılanacağını belirten Uraloğlu, “Bu kapsamda verilen ilk teşvikle İzmir-Sete arasında yeni bir Ro-Ro hattı açılmıştır. Açılan bu hatta şu ana kadar yaklaşık 25 milyon lira destek sağlanmış ve 5 bin 361 yük taşıyan araç, kara yolunu kullanmadan ve sınır kapılarımızdaki sıkışıklığı yaşamadan Fransa’dan Avrupa Birliği topraklarına ulaşmıştır.” ifadelerini kullandı.

KKTC ile Deniz Yolu Ticaretinde Elleçleme Miktarı 2,45 Milyon Tona Çıktı

Uraloğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye arasında gerçekleşen deniz yolu ticaretine değinerek, “2022’de 1,9 milyon ton olan yük elleçleme miktarı 2023 sonu itibariyle yüzde 29 artışla 2,45 milyon tona yükselmiştir. Araç taşımacılığında 2022’de 68 bin 300 araç taşınmış iken 2023 yılında bu sayı yüzde 8 artarak 73 bin 800’e çıkmıştır. Bu artışların önümüzdeki yıllarda da devam edeceğine ve hem Kıbrıs Türk halkanın hem de anavatanımızın huzur ve refahı için üzerimize düşeni yapmaya kararlılıkla devam edeceğimize canı gönülden inanıyorum.” diye konuştu.

Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Kurulumu Projesi’nin faydalarına dikkat çeken Uraloğlu, şunları kaydetti:

“Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Kurulumu Projesi ile Doğu Akdeniz’de etkinliğimizi arttıracak, mavi vatanımızda çıkarlarımızı koruyacak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çevre denizleri ve ülkemiz arasındaki deniz alanında tüm deniz trafiğini izleyebileceğiz. Ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de bu anlamda bir kapasiteye sahip olması amaçlarıyla geliştirilen projede tamamen milli olarak geliştirilecek yazılım ile tüm altyapımızı millileştirerek, bu alanda teknolojik bağımsızlık sağlamış olacağız.”

Uraloğlu, projenin 3 trafik gözetleme istasyonu ve 1 gemi trafik hizmetleri merkezinden oluşan çeşitli entegrasyonlardan oluşacağının altını çizerek, “Gemi kimliklendirilmesi, gemi trafiğinin kesintisiz izlenmesi ve düzenlenmesi, gemilere seyir bilgileri ve genel uyarıların iletilmesi, özellikli alanların kontrol yönetimi, kaçakçılığın önlenmesi, kaza risklerinin tespiti ve uyarıların yapılması, kaza, yangın gibi acil durumlarda ilgililerin bilgilendirilmesi, petrol kirliliği ile mücadeleye destek olmak, meteorolojik verilerin gerektiğinde gemilerle paylaşılması gibi işlemleri bu sistemler sayesinde sağlayacağız. Proje 2026’nın ilk yarısında tamamlanacak.” dedi.

Aryap İnşaat, Eskişehir’in İlk Sismik İzolatörlü Konut Projesini İnşa Ediyor

Bursa ve Eskişehir’de hayata geçirdiği konut projeleriyle tanınan Aryap İnşaat, Eskişehir’in sismik izolatör sistemine sahip ilk konut projesini gerçekleştirecek.

Yaklaşık 20 yıllık tecrübeleri ve bugüne kadar hayata geçirdikleri birçok projeyle kendilerini kanıtladıklarını belirten Aryap İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bülbül, geçmişte birçok sektörde faaliyet gösterirken son yıllarda tüm kaynaklarını inşaat sektörüne yönlendirdiklerini söyledi. Diğer iş kollarındaki hizmetlerine son vererek inşaata yönelik uzmanlıklarını artırdıklarını aktaran Bülbül, Eskişehir ve Bursa’da lüks projeler geliştirerek büyümeye odaklandıklarını dile getirdi. 

Aryap İnşaat olarak güvenilir, sağlam ve katma değeri yüksek orta ve büyük ölçekli birçok proje ürettiklerini aktaran Ahmet Bülbül, “Yaratıcılık ve inovasyonu önde planda tutarak gerçekleştirdiğimiz ciddi yatırımlarla bugüne kadar birçok konut, AVM, rezidans ve işyeri projesine imza attık.  Projelerimizi sürdürülebilirlik ilkelerine dayalı olarak tasarlayarak çevreye saygılı inşaat uygulamaları ile gerçekleştiriyoruz. Yeşil bina standartlarına uygun projeler geliştirme konusunda öncü olduğumuzu söyleyebilirim” diye konuştu.

Hali hazırda devam eden birçok projeleri olduğunu kaydeden Bülbül, “Eskişehir’deki faaliyetlerimize bakıldığında yaklaşık 1000 konut hacmine ulaştık. Bunların bir kısmı teslim bir kısmı ise inşaat aşamasında. Ayrıca 2024 yılının ilk çeyreğinde  tamamlamayı hedeflediğimiz bir AVM projemiz de bulunuyor. Bursa’da ise 40 bin metrekarelik inşaat alanına sahip olan ve içerisinde 150 daire ile 11 işyerini barından lüks konseptli ‘Vitrin’ projemizi tamamlayarak kısa süre önce teslimatına başladık” dedi.

İnşaat teknolojileri konusunda güncel kalmaya ve en son teknikleri projelerine entegre etmeye özen gösterdiklerinin altını çizen Bülbül, sözlerine şöyle devam etti:

“Firmamız, inşaat sektöründe lider olan teknoloji ve malzeme sağlayıcıları ile iş birliği yapmaktadır. Özellikle inşaat malzemeleri, ekipman ve teknoloji konusunda uzman firmalarla yakın ilişkiler geliştirmekteyiz. Bu iş birlikleri, projelerimizi daha kaliteli ve verimli hale getirmemize yardımcı oluyor. İnşaat projelerimizde kullandığımız kalıp malzemeleri ve inşaat sistemleri, yüksek kalite ve dayanıklılık standartlarına sahiptir. Bu sistemler, hızlı ve güvenilir inşaat süreçleri sağlar. Özellikle betonarme yapılar için gelişmiş kalıp sistemleri kullanıyoruz. Ayrıca, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedeflerimize uygun olarak tasarlanmış sistemlere öncelik veriyoruz.”

İnşaat sektörünün sürekli değişen ve büyüyen bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Ahmet Bülbül, “Ana odak noktaları sürdürülebilirlik, teknoloji, dijitalleşme, inşaat malzeme maliyetleri ve müşteri ihtiyaçları olan inşaat sektöründe yasal düzenlemelerin takip edilmesi ve çevre ile toplumsal sorumluluğun önemi giderek artıyor. Bu sektörde başarılı olabilmek için inovasyon ve değişime açık bir yaklaşım gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Eskişehir’de deprem riskinin diğer bölgelere göre daha zayıf bir ihtimal olmasına rağmen insanlara daha güvenli yaşam alanları oluşturmayı hedeflediklerini belirten Ahmet Bülbül, kentin sismik izolatörlü ilk konut projesini hayata geçirmeye hazırlandıklarını söyledi. Kısa süre içerisinde inşaata başlayacakları projeleri hakkında bilgi veren Bülbül, “Bu yıl yaşadığımız ve büyük yıkımın görüldüğü depremlerin ardından güvenli yapı ihtiyacına yanıt vermek için yeni bir konut projesi tasarladık. 75 bin metrekare inşaat alanına sahip olan ve 288 konut içeren bu projemizde, sismik izolasyon teknolojisi ile donatılmış konutlar sunacağız. İnşaatı iki yıl içinde tamamlayarak müşterilerimize daha güvenli ve konforlu bir yaşam sunmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Kaynak: Ekonomim

Trabzon Şehir Hastanesi İnşaatı Hızla Sürüyor

0

Trabzon’un Ortahisar ilçesinde 275 bin metrekarelik alanda yükselen şehir hastanesi projesinde inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor.

Hastane projesiyle ilgili açıklamalarda bulunan İl Sağlık Müdürü Hakan Usta, sağlık anlamında Trabzon’un en önemli dinamosu olacağını belirterek şunları söyledi:

“Sağlık Bakanlığımızın belirlemiş olduğu proje kapsamında Şubat 2025’te bitmesi öngörülüyor. İnşallah bu yıl ayrılmış olan bütçe de bunun bitirilmesi yönünde bir iradenin ortaya konulmasının yansıması olarak değerlendirilebilir. Gerçekten 3 milyar 200 milyon civarında bir bütçe ile bu yıl bitirilmesine karar verilmiş olduğunu buradan anlıyoruz. Belirtilen tarihte bitmesi anlamında şu an yüzde 30’larda görülmekle birlikte kaba inşaatı mart içerisinde nasipse bitmiş olacak. Ondan sonraki süreçte de firmamız hızlıca diğer ince detaylara girerek bu işin bitmesini sağlamış olacak.”

Usta, öncelikle konforun sağlanmasının önemli olduğunu vurgulayarak, “Vatandaşımız her şeyin en iyisine layık. Burada 900 yataklı hastaneden bahsediyoruz. Bunun 235 yatağı yoğun bakım olacak. 43 ameliyathanesi olacak.” 

Yatak kapasitesinin 1461’e çıkarılabilecek potansiyele sahip olacağını aktaran Usta, şunları kaydetti:

“Her tür kriz anında da gerektiğinde bizim yükümüzü çekebilecek bir hastane durumunda. Özellikle hizmetleri içerisinde barındırabilecek bütün diğer hastanelerimizde olan kardiyovasküler cerrahisinden kardiyolojisine, kadın doğumundan çocuğuna, ortopedik ameliyatlarına varıncaya kadar üst düzey bütün işlemlerin yapılabileceği bir hastane konumunda olacak.”

Usta, hastanenin pratik bir döngüsü olacağına işaret ederek, “Yoğun bakımlarıyla, ameliyathaneleriyle hem çalışan hem hasta dostu bir hastane olarak karşımıza çıkacak.” dedi.

Şehir Hastanesinin yapımı ile yoğun bakım yatak kapasitesinin de yüzde 50 artacağını belirten Usta, hastanenin tamamlanmasıyla vatandaşların tek elden sıkıntılarını giderebilecekleri mekana sahip olacaklarını da sözlerine ekledi.

Trabzon Şehir Hastanesi projesinin tüm detaylarını buradan inceleyebilirsiniz.

Kaynak: AA

Ahlatcı Holding, Konya ve Elazığ’a 350 Milyon Dolar Yatırım Yapıyor

Ahlatcı Holding, Konya ve Elazığ’da toplam 350 milyon dolarlık yatırımla Alışveriş Merkezi, konut ve ofis projelerini hayata geçirmeye hazırlanıyor.

Ahlatcı Holding bünyesinde bulunan Ahlatcı Gayrimenkul Geliştirme, 145 bin metrekare alana sahip Çorum AHL Park Alışveriş ve Eğlence Merkezinden sonra Konya ve Elazığ illerinde yaklaşık 350 milyon dolar yatırım bedeliyle, şehrin ihtiyaçlarına göre belirlenen AVM, ofis ve konuttan oluşan 2 dev karma projeyi hayata geçirecek. İnşaatlara 2024 yılı ilk çeyreğinde başlanması planlanıyor.

Konya’da 120 Bin Metrekare İnşaat Alanı

Konya’da 2015 yılında satın alınan ve Sille Kavşağı’nda bulunan eski Kipa AVM arsasına yapımına başlanacak olan proje 25 bin 337 metrekare arsa üzerinde yaklaşık 120 bin metrekare inşaat alanına sahip olacak. Proje, 2 kat kapalı otopark, Kafeler ve restoranlar caddesi ile birlikte 88 adet işyerinden oluşan 2 kat Alışveriş Merkezi, 94 adet ofisten oluşan 1 ofis bloğu ve ihtiyaca göre farklı metrekarelerde 167 adet konuttan oluşan 2 blok rezidanstan oluşacak.

Elazığ Projesinde Çalışmalar, 1. Çeyrekte Başlayacak

Elazığ’da Atatürk Bulvarı üzeri 27 bin 295 metrekare alan sahip eski sebze hali arsasına yapımına başlanacak olan projede daha önce ruhsat aşamaları sadece Alışveriş Merkezi olarak tamamlanmış ve inşaat hazırlıklarına başlanmıştı. Fakat şu anki şehrin ihtiyaçlarına göre projeler revize edilerek yaklaşık 115 bin metrekare inşaat alanına sahip, 2 kat kapalı otopark, 100 adet iş yerinden oluşan 2 kat Alışveriş Merkezi, 81 adet ofisten oluşan 1 ofis bloğu ve ihtiyaca göre 3+1 ve 4+1 olmak üzere 140 adet konuta sahip 5 blok konut bloğundan oluşan karma projeye çevrilmiştir. Proje ile ilgili gerekli çalışmalar tamamlanmış, inşaat ruhsatları alınmış ve 2024 yılı 1. çeyreğinde inşaata başlanması planlanıyor.

Kumluca Atatürk Stadyumu’nun Kaba İnşaatı Yüzde 85 Tamamlandı

0

Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Kumluca Belediyesi iş birliğinde yükselen Atatürk Stadyumu projesinde kaba inşaat çalışmaları yüzde 85’e ulaştı.

Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Kumluca Belediyesi arasında yapılan ortak hizmet projesi ve iş birliği protokolü doğrultusunda yapımı devam eden Atatürk Stadyumu projesi, güreş, deve güreşi, futbol ve konser gibi çeşitli etkinliklere ev sahipliği yaparak Kumlucalı vatandaşların hizmetine sunulacak.

Kumluca’ya kazandırılacak stadyum projesinde çalışmalar hummalı şekilde sürüyor. Dört etaptan oluşan tribünlerin üç etabında kaba inşaat tamamlandı. Dördüncü etapta betonarme işleri devam ediyor. 

Yapının kaba inşaatı yüzde 85 oranında tamamlanırken çelik konstrüksiyon çatı karkası imalatlarına başlanıldı. Betonarme istinat duvarı ve dolgu işleri yüzde 70 seviyesinde devam ediyor. Ekipler bazı etaplarda da bina içi sıhhi tesisat işleri ile elektrik tesisatı işlerine ve bina içi yükseltme dolgularına başladı.

Kumluca Karatepe mevkiinde bulunan stadyum projesi yaklaşık 6 bin 650 metrekarelik alana inşa edilecek. Projede, idari alan, tuvalet, engelli tuvaleti, duş, soyunma odaları, depo alanları, enerji odası ve su deposu yer alacak. 2 bin metrekare yeşil alana da sahip olan projede, 97 araç kapasiteli otopark da yer alacak.

Kumluca Atatürk Stadyumu projesinin tüm detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Türkiyeʼde 2022 Başından Bu Yana Satıştaki Mülk Stoku Toplamda Yüzde 21 Arttı

EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, 2023 yılı konut piyasasının genel değerlendirmesini yaparak, 2024 yılı için öngörülerde bulundu.

EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, bundan birkaç yıl önce Türkiye’de barınma sorunu olacağını söylediklerini belirterek, “2021’den bu yana Gayrimenkul de fiyatlar yukarı doğru gidiyordu ve 2023 ilk çeyreğinde de bu devam etti. Müteahhitler satarken, mal sahipleri yüksek fiyatlardan yabancılara kiralarken çok memnundu, derken denkleme enflasyon canavarı katıldı ve işler hızla tersine döndü. “Şimdi devlet anlık önlemler almaya çalışıyor, fiyat artışları duruldu, hatta bir miktar geriliyor ama halen sorunların kökeni çözülemedi. Önce hastalığın doğru teşhis edilmesi gerekli ki tedavi edilebilsin. Bugün geldiğimiz durumda mal sahibi olmak da dert kiracı olmakta dert. Yeni yılımız 2024’de bu sorun değişmeyecek ve barınma sorunu devam edecek gibi duruyor. Artan faiz oranları ve kredi olanaklarının sınırlandırılması gayrimenkul alım satımını azalttı. Bu fren ile piyasa bir süre sakin kaldı kalmaya da devam edecek gibi duruyor, enflasyonun gerilemesi için gereken de bu.” dedi.

Yazıcı şöyle devam etti:

Ülkemizde kurumsal konut yatırımı anlayışı geliştirilmeli

Acı bir gerçek var ev almak artık yatırım olmaktan çıktı, alınabiliyorsa artık sadece barınma amaçlı ev alınmalı. Gayrimenkulde yatırım ancak dükkan, arsa gibi mülkler için söz konusu olmalı. Yatırım için ev almak demek ülkenin tüm tasarrufunu buna

yatırması demek oluyor. Gayrimenkulde sağlıklı büyüme için özellikle konut geliştirmede ülkemizde kurumsal konut yatırımı anlayışı geliştirilmeli, özendirilmeli, mevcut fonlar daha aktif olmalı. Ama söylemesi kolay olsa da kira- yatırım-maliyet matematiği tutmuyor, o zaman nasıl olacak? Kurumsal konut üreticiliği özendirilmeli, bu yatırımcılar öyle teşvik edilmeli ki gayrimenkulleri satmayıp kiraya vererek konut sorununa destek olacak matematiği yakalayabilsinler. Bunun içinde sermayesi olan yatırımcı gerekiyor. Maalesef şu anda bu durumdan oldukça uzaktayız.

2024 senesine girdiğimiz bugünlerde gayrimenkul sektöründe ne kadar satışta mülk var inceliyoruz, bakalım neler tespit ediyoruz: Satıştaki konut sayısı 500 binler civarında, milyonları konuşmuyoruz. Üretim hala yeterince cazip değil, orta ve uzun vadede barınma sorun olmaya devam edecek durumda. Öte yandan 2022 başından bu yana iki senede Türkiyeʼdeki satıştaki mülk stokunun toplamda %21 arttığını görüyoruz. Kiralıklarda ise aynı dönemde stok artış rakamı %60ʼa çıkıyor. Stok dinamikleri deprem ve arkasındaki 2-3 ay çok değişse de, sonrası bir raya oturdu. Üç büyük şehri incelediğimizde ise son 2 yılda kiralık stok birikmesinde en büyük travmayı yaşayan ilin %29 ‘a yakın bir artış rakamı ile Ankara olduğunu görüyoruz. Son bir seneyi izlediğimizde benzer dinamikler görüyoruz.

Gayrimenkulün orta, kısa, uzun vadeli birtakım çözümlere ihtiyacı var

2024 yılı kiracılar açısından da zorlu geçecek. Ev sahibi ile mal sahibi arasında değişiklikler yapılmazsa maalesef problemler görmeye devam edeceğiz. Devlet “arabulucu çözsün” dedi ama arabulucunun elinde sihirli değnek yok, dolayısıyla sorunları öteliyoruz, sorunları çözmüyoruz. Basit bir örnek neden taraflar önce değerleme raporu alıp sonra arabulucuya gelmek zorunda bırakılmıyorlar, uzlaşma için zemini hazır masaya oturamıyorlar, bu sayede arabuluculuğun başarısı artar yargının yükü azalır. Gayrimenkulün orta, kısa, uzun vadeli birtakım çözümlere ihtiyacı var ve şu anda maalesef bunu yapamıyoruz. Hukuk mahkemelerinin yükünün ciddi bir kısmı bugün artık kira davalarından oluşuyor, çok aylar sonraya Ankaraʼdan İstanbulʼa gelen kamu kurumlarının taşınmasının bu durumda etkisi olabileceğini düşünüyoruz. İzmirʻin her şeye rağmen satılıklarda yılın başından sonuna stok artış hızı %12ʼlerde kalmış durumda. Türkiye genelinde İşyerleri dinamiğinde ise 2023 başı ve sonu arasında satışta da kiralıkta da birikme yok gibi, önceki yıla benzer rakamlar süregeliyor.

2023 yılında Türkiye genelinde satılık konut stokunda yüzde 5-7 artış var

Rakamları son bir yıla bakarak analiz edince de şunları görüyoruz: Satılıklarda Türkiye genelinde %5-7 artış var. Ankara en fazla artış olan şehir %10ʼla sıranın başını çekiyor. Kiralıklarda ülke genelinde stok artışı %53 gibi duruyor. İlk sırayı %58 stok artışı ile İstanbul alıyor; bunu %50 rakamı ile İzmir, %42 gibi bir seviye ile de Ankara izliyor.


2023 yılında 1 milyon 225 bin konut satışı gerçekleşti

TÜİK en son Aralık ayı konut satış verilerini açıkladı. Bu veri ile birlikte 2023 yılını toplam 1 milyon 225 bin konut satışı ile kapattık. 2022 yılı toplam satış rakamı 1 milyon 485 bin konut satışını yakalayamadık. Buna sevinmeliyiz, çünkü fiyatların rasyonel seviyelere düşmesi en azından gerilemesi için bu gerekli. Bu yazıyı yazdığımızda Merkez bankası konut fiyat endeksi en son Kasım ayı artışlarını açıklamıştı. Bu verilere göre ülkemiz genelinde Kasımʼdan Kasımʼa bir senelik artış %82,8 olarak gerçekleşti. 

Birçok AVM borçlarını ödeyemediği için bankalara geçti

Ama yıllık bazda baktığımız son 12 ayın en düşük artışını Kasım ayında gördük. Muhtemelen Aralık ayı onlardan da düşük gelecek. Özetle artış devam ediyor ama artış hızı yavaşladı. Alışveriş merkezlerinde kiralama rakamlarının TLʼye dönmesi başka bir sorun oldu. Ülkemizdeki en büyük yabancı AVM yatırımcılarından biri mülklerini sattı, alan yatırımcı da çok geçmeden konkordato ilan etti. Diğer AVM yatırımcıları ise hızla satarak gitmeye çalışıyor, kapanan açılamıyor. Alışveriş merkezi sektörü için maalesef sona ulaşıyoruz, oralarda artık ciddi düzenleme hatta tedaviye ihtiyaç var yoksa bu sektör için de başka sıkıntılar gelecek. Birçok AVM borçlarını ödeyemediği için bankalara geçti.

Deprem, ülkede güneyden kuzeye, doğudan batıya göçü hareketlendirdi

Yabancı ülke vatandaşlarının mülk alımları ülkemizin dinamiklerini ciddi şekilde sarstı. Vatandaşlık için alınan mülklerin sayısı toplam mülklerin içinde tahminen %25’i geçmese de, diğer amaçlarla satın alma ve kiralama talepleri, birçok şehri etkilese de yabancı talebine bağlı artan kira fiyatları özellikle Antalya ili veya Alanya ilçesi gibi bazı

şehirlerde barınma travması yarattı. Şubat ayındaki Deprem, ülkede güneyden kuzeye, doğudan batıya göçü hareketlendirdi. Yaşadığımız deprem felaketi orada olmayanları dahi derinden etkiledi. Demografimizi değiştiren bu afet farkındalığımızı geç de olsa arttırdı, kentsel dönüşümü tekrar hızlıca gündeme getirdi, ama bu konuda da yeterince hızlı olamadık. İstekler olanaklarla sınırlı kaldı.

Ortak akıl için çalışmalıyız

Sonuçta 2024 yepyeni bir yıl, yapılacak çok şey var, gayrimenkulde sorunları doğru tespit edersek çarelerini de bulabiliriz. Ancak bunun için rant için değil doğru olan için

çalışılması ve kısa vadede bize sorun olsa bile uzun vadede çoğunluğun iyiliğini sağlayan yöntemlerin geliştirilmesi gerekli. Tüm gayrimenkul branşlarını birbirinden ayırıp hepsine ayrı ayrı teşhis ve tedavi uygulanması gerekiyor. Ortak akıl için çalışmalıyız, hadi gayrimenkulcüler çalışmaya, yapacak çok işimiz var.

Konut Kredilerinde Ödemeler

Şu anda 1 Milyon TL bir konut Kredisi alırsanız bunun için 120 ay boyunca ayda 30 bin TL ödemek gerekiyor. Aylık faiz seviyeleri % 2,79 başlayarak yukarı seyrediyor. Bir kıyaslama yapmak gerekirse bu rakam aylık %1,29’larda iken aylık ödemeler 16 bin TL seviyelerinde oluyordu.

İstanbul’da Ortalama Konut Fiyatı 4 Milyon TL’yi Geçti

Endeksa tarafından açıklanan verilere göre, İstanbul’da konut metrekare satış fiyatı 36 bin 262 TL, ortalama konut fiyatı ise 4 milyon 170 bin 130 TL oldu.

Konut fiyatların son bir yılda yüzde 102 artış gösterdiği Ankara’da ortalama konut fiyatı 2 milyon 570 bin 100 TL, metrekare fiyatı ise 19 bin 770 TL seviyesinde.

En çok konut satışının gerçekleştiği üçüncü il olan İzmir, 2023’ü yüzde 78’lik değer artışı ile kapattı. Yıl sonu itibarıyla kentte ortalama metrekare satış fiyatı 30 bin 39 TL, ortalama konut fiyatı ise 3 milyon 754 bin 875 TL olarak hesaplandı.

Konut Fiyatlarının En Çok Arttığı İlk 3 İl: Hatay, Elâzığ ve Ordu

Aralık 2023’te en çok konut satılan 30 kenti değerlendirdiği çalışmasına göre Türkiye’nin en çok değerlenen ilk üç kenti Hatay, Elâzığ ve Ordu oldu.

Hatay’da konut fiyatları son bir yılda yüzde 124 arttı. Kentte metrekare satış fiyatı 17 bin 834 TL, ortalama konut fiyatı ise 2 milyon 764 bin 270 TL.

Elazığ’da kaydedilen değer artışı ise yüzde 107 olarak belirlendi. İlde ortalama metrekare satış fiyatı 11 bin 918 TL, ortalama konut fiyatı ise 1 milyon 966 bin 470 TL.

Ordu’da son bir yılda yaşanan değer artışı yüzde 106 seviyesinde. Şehirde bir konut almak için ortalama metrekare satış fiyatı 20 bin 5 TL, ortalama konut fiyatı ise 2 milyon 600 bin 650 TL.

Türkiye’de konut fiyatları bir yılda yüzde 84 değer kazandı. Türkiye’de ortalama konut fiyatı 3 milyon 92 bin 700 TL ve metrekare satış fiyatı ise 230 bin 790 TL olarak gerçekleşti.

AS Yapı, AS Concept Projesi’nde Ön Talep Toplamaya Başlıyor

AS Grup iştiraki AS Yapı, İstanbul Basın Ekspres Yolu üzerinde, mahalle konseptiyle modern ve özel yaşam fikrini birleştirdiği AS Concept projesinde ön talep toplamaya başladı.

AS Yapı, yüzde 10’dan başlayan peşinatlar ve 60 aya varan vadelerle, konut sahibi olmak isteyenlerin dilediği gibi belirleyebilecekleri ödeme planı imkânı sağladığı AS Concept projesinde 11 Mart’a kadar sürecek olan ön talep toplama dönemini başlattı.

Güneyinde Bahçelievler ve Bakırköy, doğusunda Ataköy ve Yeşilköy, batısında Küçükçekmece ve Başakşehir olan AS Concept, Basın Ekspres bölgesindeki en önemli sürdürülebilir konut projesi olarak öne çıkıyor. Bunun yanı sıra, Altınbaş ve Kültür üniversitelerine yürüyüş mesafesinde, Medipol Mega ve Acıbadem Atakent hastanelerine rahatça ve hızlıca ulaşılabilen, Masko, İstoç, Oto Center, Tekstilkent ve Kuyumcukent gibi önemli ticaret merkezlerinin göbeğinde, Mall Of İstanbul, 212, Nurol Park ve Ocassion gibi Alışveriş Merkezleri’nin ve TEM otoyolunun yanı başında olan AS Concept, biri 300 metre uzaklıkta olmak üzere 3 adet yakın metro istasyonları ile ulaşımı sorun olmaktan çıkarıyor, bu özelliklerinden dolayı da Basın Ekspres Yolu üzerindeki en değerli projelerden biri olarak görülüyor.

Toplam 13.839 metrekare arsa üzerine inşa edilen AS Concept’te 1+1’den 4+1’e kadar farklı büyüklüklerde 605 daire yer alıyor. Rakiplerinden farklı olarak tamamen kendi arsası üzerine geliştirilen proje kapsamındaki sosyal donatılar, açık yüzme havuzu, fitness alanları, sinema odaları, etkinlik alanları ve cafe-restaurant ile diğer tüm ihtiyaçları karşılamaya yönelik ticari alanlarla bulunduğu bölgede fark yaratıyor. 

Lansman öncesi ön talep dönemine özel uygun fiyatlar ile birlikte, düşük peşinat, uzun vadeli ve düşük taksitli ödeme seçenekleriyle yeni nesil rezidans daire imkanı sunan AS Concept’te projenin Aralık 2025’te teslim edilmesi hedefleniyor. 

Titiz mimari detayları ve kaliteli kaplama malzemeleri ile göze hitap eden AS Concept, şehrin göbeğinde olup kalabalıktan uzak bir şekilde yaşanabilecek modern daire tipleriyle yepyeni bir hayatın kapılarını aralıyor. 

AS Concept projesinin detaylarını buradan inceleyebilirsiniz.

Alumil’e, ‘Loop 60’ ile yeni bir “Bravo”

Alumil’in çevresel koruma ve doğal kaynakların sorumlu kullanımı ilkesi, sürdürülebilirlikte 3’üncü ödülü getirdi!

Yüksek segment ürün yelpazesini sürekli genişleten Alumil, çevresel ayak izini azaltan, enerji ve hammadde kaynaklarını koruyan uzun vadeli sürdürülebilirliği destekleyen “Loop 60” ile iddialı.

Alumil’in sürdürülebilirliğe olan taahhüdünün en büyük kanıtı olan Loop 60, Ulusal Akreditasyon Sistemi tarafından onaylanmış “OK Recycled” sertifikasına da sahip olmasıyla öne çıkıyor.

Uzun vadeli sürdürülebilirliği desteklemek amacıyla “yeşil büyüme” modelini benimseyen, çevresel ayak izini azaltan ve enerji ile hammaddeyi koruyan sürdürülebilir uygulamaları hayata geçiren Alumil, çevre ve sürdürülebilirlik yatırımlarının meyvelerini toplamaya devam ediyor. 

Alumil; 10 yıldan fazla bir süredir sürdürülebilir kalkınmaya öncülük eden inisiyatifleri teşvik eden bir platform olarak takdir toplayan ve her yıl ortalama 160’ın üzerinde kuruluşun başvurduğu “Bravo Sürdürülebilirlik Ödülleri”nde, 3. kez bu ödüle layık görüldü. 12 Aralık 2023’te Yunanistan’da gerçekleşen etkinlikte öne çıkan konulardan biri Loop 60’ın sahip olduğu, küresel ölçekte sayılı şirkete sunulan “OK Recycled” sertifikasıydı. Bu prestijli sertifika, geri dönüştürülmüş içerik kullanımında şeffaflığın ve güvenilirliğin bir kanıtı olarak kabul ediliyor.

Tüm mimari profillerin üretiminde yüzde 60 geri dönüştürülmüş alüminyum kullanma taahhüdüne istinaden “OK Recycled” sertifikasına sahip olan Alumil, “Çevre” kategorisinde “Kaynak Yönetimi, Ham Maddeler ve Çevresel Ayak İzi” teması ile dikkatleri üzerine çekti. 

Ödül törenine katılan Alumil Grup Sürdürülebilirlik Müdürü Georgios Fytianos şunları ifade etti: “Bu onur, çevreyi korumaya olan bağlılığımızı ve uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma arzumuzu daha da güçlendirerek motivasyonumuzu artırıyor.” 

LOOP 60: SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK TAAHHÜDÜNÜN KANITI  

Enerji ve kaynak koruma konusundaki sürdürülebilir uygulamaların temelini “geri dönüşüm” üzerine kuran Alumil, sürdürülebilirliğe olan taahhüdünün en büyük kanıtı olarak, Yunanistan’ın mimari sistem profilleri için üretilen ilk sertifikalı geri dönüştürülmüş alüminyumu olan Loop 60’ı, sektöre sunduğu mimari çözüm sistemlerinde kullanmaya başladı.

Alumil böylece, yüksek kaliteli ve yüksek performanslı, çevresel sorumluluk anlayışına sonuna kadar bağlı alüminyum sistemlerle yaşam kalitesi yükseltme misyonuna bir adım daha yaklaşmış oldu. 

Üretim ve geri dönüşüm süreçleri yüksek prestijli “OK Recycled” sertifikasına sahip olan Loop 60, EN 15343 ve ISO 14021 standartlarına uygun olduğu gibi geri dönüştürülen içerik konusunda güvenilirlik ve şeffaflık sağlamaktadır.

SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMAYA 4,6 MİLYON EURO

Alumil, sürdürülebilir kalkınma alanındaki girişimlerinin bir parçası olarak, 4,6 milyon Euro’luk bir yatırım olan modern bir alüminyum hurda ayırma ve işleme tesisini 2020 yılında Yunanistan’ın Kilkis Endüstri Bölgesi’nde tamamladı. Bu tesis, birinci sınıf alüminyum sağlayan son derece verimli bir üretim, işleme ve geri dönüşüm hattı barındırmaktadır.

Uzmanlara göre ise geri dönüştürülebilir malzemelerden ikincil alüminyum üretimiyle, %95’e ulaşan inanılmaz bir enerji tasarrufu ile karbondioksit emisyonunda %76’dan fazla azalma sağlanabilir. 

LOOP 60 VE ÇEVRESEL ETKİLERİ 

Loop 60 alüminyum sistemlerin çevresel avantajları, şu şekilde:

  • %95 enerji tasarrufu: Geri dönüştürülmüş malzemeden ikincil alüminyum üretimi, birincil üretime göre ciddi derecede daha az enerji tüketerek %95’e kadar enerji tasarrufu sağlar. Enerji kullanımındaki bu önemli fark, alüminyum endüstrisinde sürdürülebilirliğe ve çevre korumaya yönelik önemli bir adımı temsil eder.
  • %76 daha az karbondioksit (CO2) emisyonu: Loop 60 kullanımı CO2 emisyonunu birincil alüminyum üretimi küresel ortalamasına kıyasla %76’dan fazla azaltır. Birincil ve ikincil alüminyum üretimi arasındaki bu önemli sera gazı emisyonu ve enerji kullanımı farkı, geri dönüştürülmüş alüminyumun döngüsel ekonomide ve metalürji endüstrisinin sürdürülebilirliğindeki rolünü net bir şekilde ortaya koymaktadır.
  • Hammadde çıkarımında ve atık üretiminde azalma.

Tüketici Güven Endeksi 80,4’e Ulaştı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Tüketici Güven Endeksi Ocak ayı verilerini açıkladı. Endeks, yüzde 3,9 artarak 80,4 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Aralık ayında 77,4 iken Ocak ayında yüzde 3,9 oranında artarak 80,4 oldu.

Geçen ay 77,4 olan endeks, bu ay 80,4 olarak kayıtlara geçti. Böylece endeks, son 7 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Endeks Haziran 2023’te 85,1 seviyesini görmüştü.

Mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksi geçen ay 63,4 iken ocakta yüzde 6 artışla 67,2’ye yükseldi.

Gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi endeksi Aralık 2023’te 76,1 iken ocakta yüzde 4,5 artış göstererek 79,5 oldu.

Geçen ay 75,8 olan gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi endeksi yüzde 1,8 değer kazanarak bu ay 77,2 olarak kayıtlara geçti.

Gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi endeksi ise Aralık 2023’te 94,5 iken ocakta yüzde 3,6 yükselerek 97,9 olarak belirlendi.

Mistral GYO’nun İzmir Projesi Yeniden Satışta

Mistral Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO), İzmir’e saygı projesi olarak hayata geçirdiği Mistral İzmir’i yeniden satışa açtı.

Yeni yatırımlarla yeni projelere odaklanan Mistral GYO, İzmir’in yükselen değeri Bayraklı’da hayata geçirdiği Mistral İzmir projesinde son daireleri satışa sundu. Mistral İzmir, lüks segmentte mimari uygulamaları, akıllı ev teknolojisi, yüksek tavanları, panoramik manzarayı kesintisiz sunan cam formları ile körfezin tüm güzelliğini yaşamın içine katan daireleri, prestijli markaları buluşturan kafe ve restoranları ile her ihtiyaca cevap veren açık plan çarşısı ile İzmir’in yeni cazibe merkezinde A plus yaşam fırsatı sunuyor.  İzmir konut sektörüne imza proje geliştiren Mistral GYO, son açtığı portföyü 2024’ün ilk ayına özel bir kampanya ile satışa çıkardı. Mistral İzmir’de yaşama hazır daireler yüzde 50 peşin, 24 aya varan vade farksız taksitlendirme, yüzde 35 peşin, 12 aya varan vade farksız taksitlendirme ve peşin ödemede yüzde 10 indirim olmak üzere avantajlı ödeme seçenekleri ile ev sahiplerini bekliyor.

Şehrin en prestijli daireleri ‘Akıllı Ev Sistemi’ ile uzaktan yönetilebiliyor

İnsan ve çevre odaklı, yapısal kalitesi yüksek, yenilikçi ve prestijli proje uygulamaları ile Türkiye inşaat sektörüne öncü projeler üretme hedefi ile kurulan Mistral Gyo’nun inşa ettiği Mistral İzmir, şehrin en prestijli yapısı olarak gösteriliyor. “Konut”, “otel”, “ofis” ve “çarşı” olarak bütünleşik bir yapıda oluşturulan 37 katlı projenin konut bloğunda toplam 110 konut yer alıyor.  Mistral GYO’nun konut bloğunda açılan envanterde 2+1 ve 3+1 daireler açık ve kapalı mutfak alternatifleriyle sunuluyor. A’dan Z’ye her detayı titizlikle hazırlanan dairelerde kullanılan ‘Akıllı Ev Sistemi’ ile evin tüm ihtiyaçları ekran üzerinden saniyelerde çözülüyor. Akıllı telefon ile entegre çalışan sistem, evden uzakta iken evin kontrolünü parmak uçlarına getiriyor.

İster hemen yaşam ister yüksek kira getirisi

Yeni açılan portföydeki büyüklüğü 168 m2 ile 234 m2 arasında değişen ve özel fiyatlarla satışa çıkan 2+1, 3+1 dairelerde ev sahipleri hemen yaşamaya başlayacağı gibi yüksek kira getirisi ile de kiraya verilebiliyor. En yeni teknolojiye sahip ankastre ürünlerle donatılan mutfaklar, çift banyo, geniş balkonlar ve yüksek tavana sahip daireler, yüksek kaliteli ve lüks yaşamı odağına alan malzeme kullanımı ile de farklılaşıyor. Çelik kompozit yapıya sahip Mistral İzmir, AFAD ve ODTÜ’nün dayanıklılık testlerine düzenli olarak tabi tutuluyor ve güvenliği kurumlarca onaylanıyor.

İzmir’in gelişen ilçesi Bayraklı’da tüm ihtiyaçlar bir adım ötede

İzmir’in her geçen gün yeni yatırımlarla gelişen ilçesi Bayraklı’da şehrin gözde alışveriş merkezleri, iş merkezleri, eğlence ve kültür merkezleri, eğitim kurumları ve tüm ana arter ulaşım kanallarına yakınlığı ile öne çıkan proje, beklentilerin üzerinde ayrıcalıklı bir yaşam deneyimi sunuyor. Ofis projelerinin artması ve şirket genel merkezlerinin taşınmasıyla beyaz yakalı nüfusun artış gösterdiği bölge, kira getirileri ile de dikkat çekiyor. Hastaneler, üniversiteler, adliye sarayı gibi kamu yatırımlarının yanında bölgedeki alışveriş ve eğlence merkezleri ile büyük zincir otel grupları Bayraklı’nın cazibesini artıyor.

Kaynak: Emlak Dream

Sultangazi 3 Katlı Otopark Projesi İçin Start Verildi

0

İstanbul’un Sultangazi ilçesinde, belediye tarafından projelendirilen 350 araçlık 3 katlı otopark projesi için start verildi. Projede otoparkın yanı sıra park, aile sağlığı merkezi ve kütüphane hizmetleri de verilecek.

Belediyesi, 50. Yıl Mahallesi’ne 350 araç kapasiteli 3 katlı otoparkıyla hizmet verecek olan çok fonksiyonlu bir hizmet kompleksi kazandırıyor. Hizmet tesisi, sadece otoparkı değil; yeşil alanları, parkı, aile sağlığı merkezi ve kütüphanesi ile de bölge halkına hizmet verecek.

Sultangazi Belediyesi, ilçeyi önemli projelerle buluşturmayı sürdürüyor. Trafik sirkülasyonunun yoğun olduğu noktalardan biri olan 50.Yıl Mahallesi’ne önemli bir tesis kazandırılıyor. 50. Yıl Mahallesi D Caddesi Zemin Altı Katlı Otopark, Yeşil Alan ile Park, ASM ve Kütüphane bölgedeki önemli bir boşluğu dolduracak. 350 araç kapasiteli 3 katlı yeraltı otoparkıyla mahallenin yükünü alacak otopark, vatandaşa rahat bir nefes aldıracak. Yeşil alanlarıyla ve oyun gruplarıyla dikkat çekecek parkta çocuklar gönül rahatlığıyla oynarken tesis, aile sağlık merkeziyle de vatandaşın hizmetinde olacak. İnşaatı hala devam eden tesis bünyesinde bir de kütüphane hizmet verecek.

Tesisin kısa zamanda tamamlanacağını belirten Sultangazi Belediye Başkanı Av. Abdurrahman Dursun, “Mahallelerimizin ihtiyaçları doğrultusunda komşularımızın hayatını kolaylaştıracak projeleri hayata geçirmeye devam ediyoruz. Onlardan biri de 50. Yıl Mahallesi D Caddesi üzerince inşaatına hızla devam ettiğimiz Zemin Altı Katlı Otopark, Park ile Yeşil Alan, ASM ve Kütüphaneden oluşan hizmet kompleksimiz. Burası, bölgenin önemli sorunu olan araç park yükünü büyük ölçüde alacak. Tesisimiz; yeşil alan ve oyun parkıyla, aile sağlığı merkezi ve kütüphanesi ile komşularımızın uğrak noktası olacak. Sultangazi Belediyesi olarak komşularımızın yaşam kalitesini artırmaya yönelik, günlük hayatını kolaylaştıran projeleri gerçekleştirmeye devam ediyoruz” dedi. 

TOKİ Menteşe 3. Etap İnşaatı Devam Ediyor

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Muğla’nın Menteşe mahallesinde yükselen sosyal konut projesinde inşaat çalışmaları yüzde 25 tamamlandı.

TOKİ tarafından 2020 yılında kura çekimi yapılan Menteşe ilçesi 3. etap sosyal konutları inşaatının yüzde 25’lik bölümü tamamlandı. 21 bloktan oluşan 150 adet 3+1 ve 350 adet 2+1 konutların 2024 yılı sonunda hak sahiplerine teslim edilmesi hedefleniyor.

Menteşe ilçesi Akçaova- Yeşilyurt Mahallesi yolu üzerinde Muğla Büyükşehir Belediyesi Geçici Havyan Bakım Merkezinin alt tarafından 2023 Temmuz ayında başlayan inşaat alanında hummalı çalışma devam ediyor. Zeminin kaya olması nedeniyle çalışmaların büyük bölümünü temel kazı çalışmaları alırken, toplam 21 bloktan 13’ünün kaba inşaatı tamamlandı.

Menteşe 3. etap TOKİ sosyal konutları 2019 yılında 100 bin sosyal konut projesi çerçevesinde Muğla Menteşe’de 500 adet 3’üncü etap konut projesinin 2020 Mart ayında kuraları çekildi. 350 adet 2+1, 150 adet 3+1 sosyal konut için çekilen kura ile hak sahipleri belli olmuştu. 3. etap 500 adet konut (+2 KD), 1 adet cami ve 1 adet 6 dükkanlı ticaret merkezi inşaatları ile altyapı ve çevre düzenlemesi işlerinin ihalesi 15 Şubat 2023 tarihinde yapıldı.

64 bin 658 metrekare toplam alana sahip Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Menteşe 3. etap konutlarının arıtması paket arıtma yapılacak. 500 adet sosyal konutların 2024 yılı sonunda hak sahiplerine teslim edilmesi bekleniyor. 

TOKİ Menteşe 3. Etap konut projesinin tüm detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

ATSO Başkanı Bahar: “Konut Satışlarındaki Gerileme Devam Edecek”

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, konut satışlarında yaşanan düşüşün bir süre daha devam edeceğini belirtti.

ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, TÜİK tarafından açıklanan konut satış verilerini değerlendirdi. Konut satışında yaşanan gerilemeye dikkat çeken Başkan Bahar, “Satışlarda yaşanan gerileme beklentimiz dahilindeydi, yaşanan bu düşüşün bir süre daha devam edeceğini düşünüyoruz” dedi.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, TÜİK verilerine göre Aralık ayında Türkiye genelinde yapılan toplam konut satışları geçen yılının aynı ayına göre yüzde 33,4 oranında azalarak 138 bin 577 adet olarak gerçekleştiğini açıkladı. 

2023 yılının tamamında toplam konut satışının geçen yıla oranla yüzde 17,5 artış gösterdiğini kaydeden Bahar, “2023 yılının tamamında, toplam konut satışları geçen yıla göre yüzde 17,5 oranında artış kaydetmiştir. Aralık ayında 6 bin 743 konut satışının gerçekleştirildiği Antalya’da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 39,6, oranında gerileme yaşanmıştır” diye konuştu. 

Bahar, “Açıklanan veriler bize konut satışlarında ciddi bir gerileme olduğunu gösterse de, Antalya’nın aylık bazda toplam konut satışlarında İstanbul, Ankara ve İzmir’in ardından birçok alanda olduğu gibi dördüncü sırada yer aldığını gösteriyor. Ayrıca bu düşüş trendi gerek yabancı vatandaşların oturum izinlerine getirilen kısıtlama, gerekse konut fiyatlarındaki yükseklikler nedeniyle bir süre daha devam edecek” ifadelerini kullandı.

Aralık ayında Türkiye genelinde 2 bin 64 adet yabancıya konut satışı gerçekleştirildiğini kaydeden Başkan Bahar, “Toplam konut satışları içerisindeki yabancılara yönelik konut satış payı yüzde 1,5 olmuştur. Bu pay Antalya’da ise yüzde 9 olarak gerçekleşmiştir. Hem yerli hem yabancıya yönelik konut satışlarında gerileme yaşandığını görebiliyoruz” dedi. 

Aralık ayında Antalya’da satılan 6 bin 743 adet konutun yalnızca 609 adedinin yabancılara satıldığını belirten Başkan Ali Bahar, “Bu sayı 2021 yılı Mayıs ayından bu yana yaşanan en düşük aylık satış adedidir. Özellikle Rusya- Ukrayna savaşı sonrasında aylık 2 bin 500 adetleri bulan yabancı konut satışları ciddi şekilde gerileme eğilimine girdi. Bu durum konut fiyatlarında da kendisini gösterdi” diye konuştu.

Özellikle son iki yıldır yoğun bir dış göç alan Antalya’da konut talebinde hızlı bir yükseliş yaşandığını dile getiren ATSO Başkanı Bahar, “Bu nedenle de Antalya Türkiye’nin en yüksek konut fiyatlarına sahip il haline geldi. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye’de yabancılara satılan her 2 konuttan 1’i Antalya’da satılmaktaydı, ancak gelinen noktada yabancı vatandaşların oturma izinlerinde yaşadıkları problemler ve artan konut fiyatları nedeniyle satışlarda hızlı bir gerileme yaşanmıştır” ifadelerini kullandı. Başkan Bahar, “2022 yılı Ekim ayından bu yana Antalya yabancı konut satışlarında Türkiye’de ilk sıradaydı. Ancak yılın son ayında 609 adet gibi son yılların en düşük satış sayısı ile İstanbul ‘un ardından ikinci sıraya gerilemiştir” dedi.

Faiz Artışları Konut Satışlarını Etkiledi

Konut fiyatlarındaki artışlar ile birlikte faiz oranlarındaki artışa da dikkat çeken Başkan Bahar, “Konut talebinde yaşanan gerileme yalnızca yabancı talebindeki azalıştan kaynaklamamıştır. Kredi faizlerindeki artışlar da bu gerilemede önemli bir etken oldu” diye konuştu. 

TÜİK verilerine göre 2023 yılında kredi çekerek ev sahibi olmak isteyenlerin sayısında ciddi bir azalmaya işaret eden Bahar, “2022 yılında Antalya’da 661 adet kredili konut satışı gerçekleşirken bu sayı 2023 yılında 171 adette kalmıştır. Bu da bize kredi ile ev sahibi olmak isteyenlerin sayısında ciddi bir gerileme olduğunu kanıtlamaktadır. Bu rakamlar, kredi faizlerindeki artışın konut piyasasına etkisini açıklar niteliktedir” dedi.

Konut Fiyatlarındaki Artışın Yavaşlama Sebebi Talebin Azalması

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre konut fiyat endeksi 2023 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 1,9 oranında arttı. Veri, konut fiyatlarında üç yılın en yavaş artışı yaşandığını gösterdi. Verileri değerlendiren Fenercioğlu Yönetim Kurulu Başkanı Aycan Fenercioğlu, konut fiyatlarındaki artışın yavaşlama sebebinin tamamen talebin azalması ile ilgili olduğunu söyledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Kasım ayı Konut Fiyat Endeksi (KFE) verilerini yayımladı. 2023 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 1,9 oranında artan KFE, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 82,8, reel olarak ise yüzde 12,4 oranında arttı. Veri konut fiyatlarında üç yılın en yavaş artışı olarak kaydedildi.

Verileri değerlendiren Fenercioğlu Yönetim Kurulu Başkanı Aycan Fenercioğlu,  “Konut fiyatlarındaki artışın yavaşlama sebebi tamamen talebin azalması ile ilgili. Özellikle 2023 yılı ikinci yarısından itibaren uygulanan faiz politikaları ile paraya erişim zorlaştı. Öte yandan yerli tüketici yüksek faizlerle alım yapmayı tercih etmediği için konuta talep azaldı. Bu nedenle arz talep dengesiyle konut fiyatlarında ciddi bir ilerleme olmadı. Aynı şekilde yabancıya satıştaki bazı yaptırımlardan doğan talep azalması da direkt konut fiyatlarına etki yaptı. Eskiden yabancıların talebi de fiyatlarda bir artışa sebep oluyordu. Özellikle son çeyrekte hem faiz baskısı hem de yabancı alımların azalmasından dolayı konut fiyatlarındaki fiyat artışı durağan seviyeye geldi.” şeklinde konuştu.

Konut Satışlarının Artması İçin Konut Kredi Faizlerinin Düşmesi Gerekiyor

Özyurtlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Özyurt, dar ve orta gelirlilerin yüksek fiyatlar nedeniyle konuta erişemediğini bu nedenle kredi faizlerinin düşürülmesi gerektiğini söyledi.

Özyurtlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Özyurt, satışların artması için konut kredi faizlerinin düşmesi gerektiğini belirterek, “2024’te konut satışlarını artırmaya yönelik bazı kampanyaların hayata geçmesini bekliyoruz. Konut almak isteyip de bekleyen 3 milyon civarı bir kitlenin var olduğunu biliyoruz.” ifadesini kullandı.

Holding açıklamasında görüşlerine yer verilen Özyurt, konut satışlarının 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 17,5 azaldığını aktararak, sektörün ve piyasaların dengeye gelmesi için ciddi tedbirler alınması gerektiğini kaydetti.

Özyurt, 2023 yılının, konut satışlarının yüzde 17,5 azalarak 1 milyon 225 bin 926’ya gerilediği bir yıl olduğunu belirterek, “Kredili satışlarda ise yıllık yüzde 36,6 azalış söz konusu. Sadece aralık ayındaki kredili satışlardaki düşüş yüzde 72,3 olarak gerçekleşti. Bu da ev almak isteyen vatandaşın, yüksek faizler nedeniyle banka kredisi kullanamadığını gösterdi. 

Türkiye’nin normal şartlarda yıllık konut satışları 1,5 milyon adet bandında. Konut fiyatları, inşaat girdi maliyetlerindeki yüksek artış ve enflasyonist ortam nedeniyle zirve yaptı.” değerlendirmesinde bulundu.

Konut fiyatlarının dar ve orta kesim için ulaşılmazken, şimdi herkes için zor bir hale geldiğini aktaran Özyurt, şunları kaydetti: 

“Konut satın almak ancak banka kredisi kullanmakla mümkün. Nakdi olan yatırımcı ise konut almak yerine parasını yüksek banka faizlerine yöneltti. Satışların artması için konut kredi faizlerinin düşmesi gerekiyor. 2024’te konut satışlarını artırmaya yönelik bazı kampanyaların hayata geçmesini bekliyoruz. Bu düzenlemeler konut faizlerini yüzde 2’nin altına indirecek şekilde ve 15-20 yıllık ödeme planları halinde olmalı. Konut almak isteyip de bekleyen 3 milyon civarı bir kitlenin var olduğunu biliyoruz.

Üstelik bu kesim ev alamadığı için kirada oturmak zorunda kalıyor. Vatandaşın kira öder gibi ev sahibi olması sağlanmalı. Sektörel denge, arz ve talebin daha sağlıklı bir şekilde buluşmasını sağlayacak tedbirlerle mümkün olacaktır. Diğer yandan üretici için de kredi kullanımı çok zor hale geldiğinden konut arzı yavaşlamış durumda, ruhsatı alınan projeler bile beklemede. Yeni konut projesi açmak yerine, var olan projeleri bitirmeye odaklanmış önünü görmekte zorlanan bir sektörde iş yapıyoruz.”

Özyurt, barınmanın öncelikli ihtiyaç olduğunu ve devreye alınacak sistemlerle konut arzının artırılması gerektiğini belirterek, “Kredi muslukları hem üretici ve hem de alıcı için açılmalıdır. Yüksek maliyetlerin dizginlenmesi, yatırımları artıracak şartların sağlanması, üretim ve satışları artırıcı uygulamaları devreye alınması gibi çalışmaların olacağı bir yılın içerisindeyiz. Konut üreticileri olarak şimdi gözlerimiz kamunun çizeceği yol haritasına çevrildi.” ifadesini kullandı.

Kaynak: AA

Pamukova’ya İkinci GES Geliyor

0

Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Pamukova’da ikinci güneş enerjisi santrali için hazırlıklarını tamamladı.

Sakaray Büyükşehir Belediyesi, Pamukova’dahayata geçireceği şehrin ikinci güneş enerji santrali için sondaj çalışmalarını tamamladı. Tamamlanan çalışmalar çerçevesinde 6 bin 408 güneş panelinin yer alacağı sahanın zemin örnekleri alındı.

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ), 48 bin metrekarelik alanda inşa edeceği Pamukova Güneş Enerji Santrali Projesi’nin sondaj çalışmalarını tamamladı. Ekiplerin titizlikle yürüttüğü proje neticesinde yapılan zemin etüt çalışmaları ile GES için önemli bir adım atılmış oldu. Zemin uygunluğunun müsait olduğu 48 bin metrekarelik alanda toplam 6 bin 408 adet güneş paneli ile güneşten enerji üretilecek. 2023 yılında hizmete alınan ve 55 bin metrekarelik alanda güneşten aldığı enerjiyi elektriğe çeviren Karaman GES Projesi’nden sonra çalışmalarına başlanan Pamukova GES Projesi ile şehir ikinci güneş enerji santraline kavuşacak.

Kurum tarafından yapılan açıklamada, “Pamukova İsabalı Mahallesi’nde zemin etüdü için başlattığımız sondaj çalışmalarını tamamladık. Pamukova GES Projesi kapsamında yapılan çalışmalar ile zeminin uygunluğu tüm detayları ile titizlikle incelendi. 6 bin 408 adet panel ile güneşten enerji üreteceğimiz GES Projemizin saha çalışmalarına an itibariyle hız kazandırıyoruz. Çevreci yaklaşımla yürüttüğümüz projeler ile Sakarya yenilenebilir enerji alanında öncü olacak. Atılan adımlar ile elde edilen tasarruf sonucunda ise Sakarya için yeni projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz.” ifadeleri kullanıldı.

İBB Kira Yardımlarını Yüzde 55 Artırdı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kentsel dönüşüm kapsamında kirada oturmak zorunda kalan vatandaşlar için yapılan kira yardımını yüzde 55 artışla 4 bin 500 TL’den 7 bin TL’ye çıkardı.

İBB, ikamet ettiği bina kentsel dönüşüm kapsamına alınan ve kiraya çıkmak zorunda kalan vatandaşlara yaptığı kira yardımını yüzde 55 oranında artırdı. Buna göre kira yardımı 4 bin 500 TL’den 7 bin TL’ye çıkarıldı.

İBB Encümeninde kabul edilen karara göre İstanbul’da ikamet eden maliklere 12 ay boyunca verilen aylık 4 bin 500 TL kira yardımı 7 bin TL’ye çıkarılırken binada ikamet etmeyen maliklere 18 ay boyunca yapılan aylık 3 bin TL yardım ise yüzde 50 artırılarak 4 bin 500 TL’ye çıkarıldı.

İstanbul’daki tüm kentsel dönüşüm projelerini buradan inceleyebilirsiniz.

2022 Senesine Göre Konut Satışlarında Yüzde 17,5 Düşüş Yaşandı

TÜİK Aralık ayı konut verileri açıklandı. Türkiye’de 2023 senesinde toplamda 1 milyon 225 bin 926 konut satışı yapıldı ve 2022 senesine göre yüzde 17,5 düşüşle kapattı. 2022 senesinde ise bu rakam 1 milyon 485 bin 622 adet olarak gerçekleşmişti. Öte yandan Aralık ayında gerçekleşen ilk el konut satışları bir önceki aya göre yüzde 68,2 oranında artarak 51 bin 243 adet açıklandı.

Verileri değerlendiren Eva Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, “2023 yılında Aralık ayında 138 bin 577 adet konut satışı ile 2022 yılında olduğu gibi yılın en yoğun satış gerçekleşen ayı oldu. 2023 yılı Aralık ayında gerçekleşen konut satışlarına baktığımızda 138 bin 577 adet konutun satılmış olduğunu görüyoruz. Konut satış seviyeleri 2022 Aralık ayında gerçekleşen 207 bin 963 adet satışa göre 2023 yılı Aralık ayında yüzde 33,4 oranında düşüşle kapattı. Yılsonuna kadar olan satışları ve bunların içindeki ipotekli satışları kıyasladığımızda yüzde 18,9’dan yüzde 14,5’e düştüğü görülüyor.” dedi.

İpotekli Konut Satışları Aralık Ayında Bir Önceki Yılın Aynı Dönemine Kıyasla Yüzde 72,3 Oranında Düştü

pastedGraphic.png

Yazıcı, değerlendirmelerine şöyle devam etti:


“İpotekli satışlar 2023 yılı Aralık ayında 6 bin 042 olarak gerçekleşti, 2022 Aralık ayında ise 21 bin 796 olarak gerçekleşmişti. Bu açıdan bakıldığında yüzde 72,3 oranında düşüş olarak görülüyor. 

2020 yılında yüzde 38 civarında olan ipotekli konut satışları ilerleyen yıllarda düşüş trendine girerek 2023 yılında yüzde 15 seviyelerine kadar gerilemiş oldu.

İpotekli satışlar tarihinden en düşük dönemini yaşıyor Aralık ayında aylık 138 bin 577 adet satışın sadece 6 bin 042’sinde konut kredisi kullanıldı. Yani toplam aylık satış içindeki ipotekli satışın payı yüzde 5 bile olamadı  yüzde 4,32’de kaldı. Kredi kullanımındaki sınırlandırmaların sonuçlarını burada görebiliyoruz. Kredi almak isteyen vatandaşın krediye ulaşma imkanı azalınca ipotekli satışların büyüklüğü artmadı.

Özetle İpotekli satışlar 2023 yılı Aralık ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 4,3 oranında azaldı.  2023 yılı Aralık ayında, toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 14,58 olarak gerçekleşti. 

Diğer bir açıdan baktığımızda yılsonu kümülatif veriler bize başka bir şey söyledi:

2023 yılı Aralık ayı sonu itibariyle baktığımızda gerçekleşen toplam ipotekli konut satışları 2022 yılının aynı döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışlarına kıyasla yaklaşık yüzde 72,3 oranında düşüş gösterdi. 

2023 yılı Aralık ayı sonu itibariyle gerçekleşen kümüle konut satışlarının içinde ipotekli satışların oranı yüzde 14,5 mertebelerinde gerçekleşti. 2022 yılında ise bu oran yüzde 18,9 seviyelerindeydi. 

Aralık Ayında 51 Bin 243 Adet Konut İlk Defa El Değiştirdi

pastedGraphic_1.png

Bir başka önemli veri de ilk satışlar, Aralık ayında gerçekleşen ilk el konut satışları bir önceki aya göre yüzde 68,2 oranında artarak 51 bin 243 adet açıklandı. Aralık ayında, toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı yüzde 30,96 olarak gerçekleşti.

Ancak çok önemli bir gerçek var ki ilk satış rakamları 2023 yılı 11 ayı boyunca 30 bin seviyelerinde gerçekleşirken Aralık ayında en yüksek rakamını yakaladı ve 51 bin 243 adet ilk konut tapuda işlem gördü. İlk satışların toplam satış içindeki içinde ki payını kıyasladığımızda son yıllarda hep yüzde 30 civarında olduğunu görüyoruz, yine değişmedi değişiklikler minör seviyede.

Büyükşehirlerde Durum Nasıl Değişti? 

pastedGraphic_2.png

İstanbul, İzmir ve Ankara özelinde bakacak olursak; 2023 yıl sonu itibariyle kümüle konut satışlarının, 2022 yılı aynı dönemine nazaran İstanbul’da yaklaşık yüzde 23,5 İzmir’de yüzde 21,6 ve Ankara’da ise yüzde 9,3 oranında azaldığı görülmektedir. İstanbul konut satışında yine lider ilimiz.  Türkiye’ de satılan her 100 konuttan takribi 17’si İstanbul’da satılıyor. 

Aralık Ayında Yabancılara Yapılan Konut Satışları Bir Önceki Aya Göre Yüzde 11,9 Oranında Azaldı.

Yabancı satışları 2022-2023 yılları kümülatif olarak kıyaslandığında yaklaşık 67 binden 35 bine geriledi. 2023 yılı Aralık ayı sonu itibariyle yabancılara yapılan konut satışlarına baktığımızda bir önceki yılın aynı dönemine göre satışlar yüzde 67,7 oranında azaldı. 

Aralık ayında toplam 2 bin 064 adet yabancıya konut satıldığı açıklandı. 2023 yılı Aralık ayı sonu itibariyle yabancıya satılan kümüle konut adedinin Türkiye geneli toplam satışlar içindeki oranı sadece  yüzde 2,86 oldu. 2022 yılı aynı döneminde bu oran yüzde 4,54’dü. 

Aralık ayında yine Rusya açık ara konut alımında birinci sırada oldu. 2023 yılı kümülatif toplam satış sayısında Ukrayna birinci oldu. İran ve Irak onu takip etti.

Yabancıya satışta Aralık ayında ilk sırayı 796 adet konut satışı ile İstanbul ili aldı. İstanbul’u sırasıyla 609 adet konut satışı ile Antalya ve 230 adet konut satışı ile Mersin ili izledi.”

Megra Yapı Gelişim Merkezi Kapılarını Açıyor

Yapı sektörü, projelerin her türlü ihtiyacını karşılayan tedarik merkezleriyle büyüyor. Yaşam alanları için A+ yapı malzemelerinin tedariki, projelendirme ve uygulama konularında hizmet veren yapı gelişim merkezi, paydaşlarının çözüm ortağı olma amacıyla kapılarını Beşiktaş’ta açıyor. Çevre dostu ve sürdürülebilir mimari ve tasarım çözümleri sunacak marka, evler için lider bir tedarik noktası olarak konumlanmayı hedefliyor. 

Geleneksel yapıların enerji israfı, çevresel etkileri ve yüksek maliyetleri yapılara talebi artırırken, pazarın büyümesini tetikliyor. Precedence Research’ün açıkladığı verilere göre 2023’ü 90,72 milyar dolarla kapatan yapı sektörünün 2032’ye kadar her yıl ortalama %11 büyüyerek 232,23 milyar dolara ulaşması bekleniyor.Yaşam alanları için A+ yapı malzemelerinin tedariki, projelendirme ve uygulama konularında hizmet veren yapı gelişim merkezi Megra ise paydaşlarının çözüm ortağı olarak Beşiktaş’ta kapılarını açmaya hazırlanıyor. Sektördeki 20 yılı aşkın tecrübesiyle son teknolojiyi kullanarak çevre dostu ve sürdürülebilir mimari ve tasarım çözümleri sunan marka, konut projelerinde lider bir tedarik noktası olmayı hedefliyor. 

Megra İcra Kurulu Başkanı Orkun Beyaz, konuya ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Mükemmellik, standardınız olsun!’ mottosuyla çıktığımız yolda, yaşam alanlarına elit bir dokunuş yapmayı amaçlıyoruz. Dünya standartlarında malzemelerle projelerin kalitesini artırmayı hedefliyoruz. Projelerin uzun ömürlü, dayanıklı ve estetik açıdan tatmin edici olmasına katkıda bulunacağız. Vizyoner ve güvenilir yapı malzemelerini alışılmışın dışında bir bakış açısıyla sunarak üst düzey mimari çözümleri insan odaklı estetik anlayışı ile terzi usulüyle işleyeceğiz.”

Mimarlara Özel Kolektif Çalışma Alanı Oluşturdular

Beyaz’dan edinilen bilgilerden hareketle Meyra, bünyesinde “Archtive” adında mimarlara özel kolektif çalışma alanı da oluşturdu. Kolektif mimarlık alanı, inovasyon ve tasarımı bir araya getirerek konut projelerini daha özel kılma fırsatı sunuyor. Mimarlar ve danışanlarının ortak buluşma noktası niteliğini taşıyan mekan, bir konutun ihtiyacı olan tüm malzemeleri tek noktadan seçilebilme olanağını da tanıyor. Megra’da ortaya çıkan tasarımlar 3 boyutlu yazıcılarla çıktı alınabilecek ve bu yazıcılardan hem mimarlar hem de danışanlar hayallerinin çıktılarına ulaşabilecekler. 

Megra, geliştirdiği konut projelerinde kişiye özel yapılar tasarlamayı ve inşa etmeyi, kapsül evler ve karavanlar tasarlamayı ve üretmeyi, tüm projelerinde çevre dostu ürünler kullanarak sürdürülebilirlik odaklı hareket etmeyi planlıyor.

Megra’nın portföyünde halihazırda ankastre ve beyaz eşya, küçük ev aletleri, banyo ve vitrifiye ürünleri, elektrikli mobilite çözümleri, elektrikli araç şarj istasyonları, seramik, granit, mermer, mozaik, ahşap, metal, cam, doğal taş ve modern kompozit malzemelerin yanı sıra duvarlar için kağıt,  panel ve kaplamalar bulunuyor. Zemin için de kaplama ve döşemeler yer alırken, markanın kapı, aydınlatma gibi bir konutta ihtiyaç duyulabilecek tüm ürünleri de renk, desen, boyut ve şekil çeşitliliğiyle sunması dikkat çekiyor. 

Binaların Güçlendirilmesine İlişkin Mevzuat Kolaylığı Getirildi

0

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, imar kurallarına uyularak inşa edilen yapıların güçlendirilmesinde mevzuat kolaylığı getirildi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, geçen günlerde Resmi Gazete’de yayınlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde yaptığı düzenlemeyle güçlendirmesi mümkün olan binalardaki güçlendirme ruhsat başvurularında uyulacak esasları belirledi.

Böylece, deprem riskine karşı önlem olarak yapıların güçlendirilmesi önündeki bürokratik engeller azaltılarak mülk sahiplerine kolaylık sağlandı.

Yeni düzenlemeye göre, belediyeye, güçlendirme ruhsatı için tapu bilgileri, statik güçlendirme projesi, müteahhit ve şantiye şefi ile yapı denetimine dair belgelerle müracaat edilebilecek.

Maliklerden 5’te 4’ünün ‘Tamam’ Demesi Yeterli

Güçlendirilmesi mümkün olan bir yapı için belediyeye güçlendirme ruhsatı başvurusu yapılırken, güçlendirme işlemi için tüm maliklerin muvafakati yerine sadece Kat Mülkiyeti Kanunu’ndaki hükümlere göre, maliklerin en az 5’te 4’ünün olur vermesi şartı aranacak.

Ruhsat aldıkları tarihteki imar kurallarına göre inşa edilmiş yapılar, yönetmelikte belirlenen kurallar hariç başka şart aranmaksızın yürürlükte olan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’nin esaslarına göre güçlendirilebilecek.

Taşıyıcı sistemde yapılacak zorunlu kesit değişiklikleri için mimari, elektrik ve mekanik projelerin yeniden tanzimi istenmeyecek. Kanal kotu, aplikasyon krokisi gibi mimari projeye esas diğer belgeler de aranmayacak.

Ayrıca, kolon ve perde gibi taşıyıcı sistemin ebatlarının büyütülmesi, parselin emsal ve taban alanı hesabına konu edilmeyecek, böylelikle imar inşaat alanı haklarında bir eksilme yaşanmayacak.

Kaynak: AA

Enerji Bakanı Bayraktar: “Elektrik Kurulu Gücündeki Artışın Yüzde 95,5’i Yenilenebilir Enerjiden Sağlandı”

0

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, elektrik kurulu gücündeki artışın yüzde 95,5’inin yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edildiğini ifade etti.

Konuyla ilgili yazı açıklamada bulunan Bakan Bayraktar, elektrikte geçen yıl 2 bin 845 megavatlık ilave yenilenebilir kurulu güç artışı yaşandığını belirtti.

053 karbon sıfır hedefleri doğrultusunda yaşanan enerji dönüşümünün en büyük destekçisinin yenilenebilir enerji olduğuna işaret eden Bayraktar, “2023 yenilenebilirin yılı oldu. Geçtiğimiz yıl yaşanan 2 bin 858 megavatlık kurulu güç artışının yüzde 99,5’ini yenilenebilir kaynaklardan sağladık. Böylece yenilenebilir enerji kurulu gücümüzü 59 bin 236 megavata çıkarmış olduk.” ifadelerini kullandı.

Bayraktar, geçen yıl 326,3 teravatlık elektrik üretimi yapıldığına dikkati çekerek, şunları söyledi: 

“Yenilenebilir kaynakların üretim içindeki payı yüzde 42 oldu. Buna karşın kurulu güç içindeki payı ise yüzde 56 olarak gerçekleşti. Hedefimiz, 2035 yılında yenilenebilirin kurulu güç içindeki payını yüzde 65’e, üretim içindeki payını ise yüzde 55’e yükseltmek.” 

Geçen yıl elektrik kurulu gücü içindeki enerji kaynaklarının dağılımı:

KaynaklarKurulu güç (megavat)
Doğalgaz25.350,6
Barajlı23.650,2
Rüzgar11.803,3
Güneş11.315,6
İthal Kömür10.373,8
Linyit10.194
Akarsu8.313,9
Biyokütle2.076,6
Jeotermal1.691,3
Taşkömür840,8
Asfaltit Kömür405
Atık Isı384,5
Fuel Oil260,1

Cengiz Enerji, 58 Milyon Dolarlık Hibrit Santral Yatırımı Gerçekleştirdi

Cengiz Enerji, Sinop’un Gerze ilçesinde, 22 milyon doları GES, 36 milyon doları RES olmak üzere toplamda 58 milyon dolar değerinde hibrit santral yatırımı gerçekleştirdi.

Yenilenebilir enerji alanındaki kurulu gücünü birkaç yıl içinde 3 bin 900 MW’a çıkarmayı hedefleyen Cengiz Enerjinin, Cengiz Holding’in sanayi ve enerji odaklı sürdürülebilir büyüme stratejisinin itici güçlerinden biri olduğunu söyleyen Cengiz Enerji İcra Kurulu Üyesi Mustafa Eskiçırak, “Grubun yeşil sanayi vizyonuna yaptığı katkıların yanında, Türkiye’nin enerji arz güvenliğinin de özel sektördeki en büyük temsilcilerinden biri konumundayız. Ülkemizin doğal kaynaklarının daha fazla kullanılmasına destek vermeye, bu alanda yatırım yapmaya devam ediyoruz. Hibrit projelerle de mevcut yatırımlarımızın verimliliğini ve kapasitesini maksimum seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz.” dedi.

Yeni yatırımlarla kısa vadede şirketin portföyünde bulunan yenilenebilir kaynaklı üretimi artıracaklarının altını çizen Eskiçırak, “Kısa dönemde yenilenebilir enerjideki kurulu gücümüzü 2 bin 800 MW’den 3 bin 900 MW’ye çıkaracağız. Türkiye’deki ilk hibrit enerji santralini yapan şirket olarak, iki kaynaktan elektrik üretimine olanak veren bu yatırımlarımız sürecek. Rüzgâr enerji santrallerinin sahasına güneş enerji santrali kurulumlarına Sinop’ta başladık. Normalde düz bir arazide 12 bin metrekareye 1000 megawatt sığdırmak mümkün fakat burası engebeli bir arazi olduğu için 500 bin metrekarelik bir alanda yatırımı gerçekleştirmek durumunda kaldık. Buradaki santral ile yıllık 44 bin hanenin elektrik ihtiyacı karşılanacak. Bundan sonrasında hibrit enerji santrali çalışmalarımızı diğer rüzgâr santrallerimizde de sürdürmek istiyoruz.” diye konuştu. 

Daha fazla yenilenebilir enerji yatırımı için şebekenin işletilebilir olması gerektiğine değinen Eskiçırak, “Burada depolama yatırımlarının önemi ortaya çıkıyor. Bu doğrultuda yenilenebilir enerji yatırımlarına devam ederken, depolama yatırımları için de başvurularımızı yaptık. Cengiz Enerji, grubun sanayi tesislerinin iç tüketimine yönelik yatırımlar da gerçekleştiriyor. Eti Alüminyum’la başladığımız güneş enerji santralleri yatırımına Eti Bakır için devam ediyoruz. Tüm sanayi tesislerimizin elektriğini yenilenebilir kaynaklardan sağlamak öncelikli hedefimiz arasında yer alıyor.” ifadelerinde bulundu.

Cengiz Enerji’nin tüm yatırımlarına buradan göz atabilirsiniz.

Dedeman, İlk Village Konseptli Otel Projesini Sapanca’da Hayata Geçiriyor

Dedeman Hotels & Resorts International bünyesindeki Suites & Residences’ın ilk village konseptli otel projesi, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde yükselecek.

Dedeman Hotels & Resorts International Yönetim Kurulu Başkanı Banu Dedeman 2024’ün ilk otel yatırımı olan Dedeman Village Sapanca projelerinin Dedeman Hotels & Resorts International çatısı altındaki 9 markadan biri olan Suites & Residences’ın da ilk village konseptli oteli olacağını açıkladı. Dedeman toplam 15 bin metrekarelik alanı, rengarenk çiçekli botanik bahçeleri, hemen önünde yer alan plajı, göl iskelesi ve yılın her anı canlı habitatıyla Dedeman Village Sapanca’nın misafirlerine yepyeni ve sıra dışı bir tatil deneyimi yaşatacağını da söyledi. Dedeman Village Sapanca, Sapanca’nın kalbinde, göle sıfır konumuyla bölgenin huzurlu atmosferini Dedeman kalitesiyle buluşturacak.

Dedeman Village projesinin tüm detaylarını burada bulabilirsiniz.

Akfen GYO, Muğla’ya 548 Milyon TL’lik Otel Yatırımı Yapıyor

Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO), Muğla, Milas’ta 464 odalı ‘Loft İasos’ otel projesi için toplam 548 milyon TL yatırım yapıyor. 

Akfen GYO bünyesinde faaliyet gösteren Gökliman Yatırım İnş. Tur. Ve Jeotermal Tic. A.Ş tarafından Muğla’nın Milas ilçesi Kıyıkışlacık Mahallesi 310 ada 1 parseldeki 52 bin metrekarelik araziye yapılması planlanan otel projesi için ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu’ kararı verildi. 

Loft İasos isimli 37 bloktan oluşan 464 odalı apart otel için belirlenen proje bedeli ise 547 milyon 785 bin TL oldu.

Restoran, kafe – ortak çalışma alanları, havuz, çocuk kulübü ve spa alanların bulunduğu günübirlik tesis alanları da planlanan projede arsa alanının 30 bin 714 metrekaresi turizm tesisi alanı, 21 bin 306 metrekaresi ise günübirlik tesis alanı olarak kullanılacak.

Akfen GYO’nun tüm turizm tesisi projelerine buradan göz atabilirsiniz.

Akçakoca Devlet Hastanesi’nde İnşaat Çalışmaları Başladı

0

Düzce’nin Akçakoca ilçesinde 50 yataklı olarak yükselecek devlet hastanesi projesinde, yer teslimi yapılarak inşaat çalışmaları başlatıldı.

Sağlık Bakanlığı tarafından Düzce’nin Akçakoca ilçesine 50 yataklı devlet hastanesi yapılıyor. Akçakoca’nın Kapgirli Mahallesinde yapılacak hastane için yer teslimi geçtiğimiz aylarda yapılmıştı. Yer tesliminin ardından firma sahada çalışmalarını hızlandırdı. Ekipler temel atmak için kazı çalışmalarını sürdürüyor.

22 bin metrekare kapalı alana sahip olacak hastane inşaatı 500 günde teslim edilecek ve sadece Akçakoca ilçesine değil bölgeye de hitap edebilecek özelliklerde olacak.

Hastanenin yoğun bakım ve son teknoloji özelliklerine sahip donanımlı cihazları ile hizmet vermesi planlanıyor.

YD-ÜFE Aralık’ta Yüzde 58,40 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2023 Aralık ayına ilişkin Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) verilerini açıkladı. Buna göre YD-ÜFE, bir önceki yıla göre yüzde 58,40 artış gösterdi.

YD-ÜFE,  2023 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 2,28, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 58,40, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 58,40 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 50,92 arttı.

İmalat Yıllık Yüzde 58,35, Aylık Yüzde 2,28 Arttı

Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 60,92, imalatta yüzde 58,35 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 51,29, dayanıklı tüketim malında yüzde 62,73, dayanıksız tüketim malında yüzde 63,44, enerjide yzde 55,06, sermaye malında yüzde 66,37 artış olarak gerçekleşti.

Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,64, imalatta yüzde 2,28 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara malında yüzde 1,98 artış, dayanıklı tüketim malında yüzde 3,31 artış, dayanıksız tüketim malında yüzde 2,30 artış, enerjide yüzde 3,32 azalış, sermaye malında yüzde 4,04 artış olarak gerçekleşti.

Mobilya ve Ekipman En Fazla Artış Yaşanan Alt Sektörler Oldu

YD-ÜFE sektörlerinden kağıt ve kağıt ürünleri yüzde 40,87, ağaç ve mantar ürünleri (mobilya hariç) yüzde 43,50, basım ve kayıt hizmetleri yüzde 44,99 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu. Buna karşılık diğer mamul eşyalar yüzde 71,40, mobilya yüzde 71,29, b.y.s. makine ve ekipmanlar yüzde 70,74 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

YD-ÜFE sektörlerinden tütün ürünleri yüzde 10,09, kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 3,32 ile endekslerin azalış gösterdiği alt sektörler oldu. Buna karşılık motorlu kara taşıtları, römork ve yarı römork yüzde 4,92, diğer mamul eşyalar yüzde 4,37, bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler yüzde 4,00 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

2023’te Ankara’da 1 Milyonun Üzerinde Konut Satıldı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı konut satış istatistiklerine göre, 2023 yılında Ankara’da toplam 1 milyon 225 bin 926 adet konut satışı yapıldı.

Ankara’da 2023’de gerçekleşen konut satış adetleri geçtiğimiz senenin aynı dönemiyle karşılaştırıldığında yüzde 9.3 düşerek 114 bin 432 adet oldu. Geçen sene satılan konutların 26 bin 150’si (yüzde 22.85) banka konut kredisi kullanarak alımı ifade eden ipotekli satışlar olarak kayıtlara geçti.

Satılan konutların 25 bin 148 tanesi (yüzde 21.98) yeni (sıfır) konut olarak, 89 bin 284’ü de (yüzde 78.02) ikinci elde konut satışı olarak gerçekleşti.

2023 yılında Ankara’da satılan konutların Türkiye satışları içindeki payı yüzde 9.33 oldu.

Yabancıya Satışta Dördüncü Sırada

Yabancıların 2023 yılında Ankara’dan aldıkları konut sayısı bir önceki seneye göre yüzde 61.93 azalarak 1023 adet oldu. Ankara; yabancıya satışta Antalya, İstanbul ve Mersin’in ardından dördüncü sırada yer aldı.

Toplam yabancı alımları içinde Ankara’nın payı yüzde 2.92 oldu.

En Fazla Konut Satışı Yapılan İlçe Keçiören Oldu

2023 yılında Ankara ilçeleri arasında en çok konut satışının yapıldığı ilçe 24 bin 689 adetle Keçiören oldu. Bu ilçeyi 19 bin 957 adetle Mamak, 19 bin 738 adetle Çankaya, 19 bin 521 adetle Etimesgut, 17 bin 820 adetle Yenimahalle izledi.

Ankara’daki tüm konut projelerine buradan ulaşabilirsiniz.

THBB Başkanı Işık: “İnşaat Faaliyetlerinde Ciddi Bir Yükseliş Beklenmemeli”

0

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Hazır Beton Endeksi Raporu’nda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Hem Beklenti hem de Güven Endeksleri aralık ayında negatif tarafta yer almıştır. Bu kapsamda 2024 yılının ocak ayında faaliyette ciddi bir yükseliş beklenmemelidir.” dedi

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye’de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içerisinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan öncü bir göstergedir.

Hazır Beton Endeksi 2023 Aralık Ayı Raporu’na göre, 6 aydır pozitif tarafta yer alan Faaliyet Endeksi kasım ayında daralarak negatif tarafa geçmiş, aralık ayında ise toparlanma gösterse de eşik değerin üstüne çıkamamıştır. 6 aylık yükseliş periyodundan sonra kasım ve aralık aylarında süreç tersine dönmüş görünmektedir. Hem Beklenti hem de Güven Endeksleri aralık ayında negatif tarafta yer almıştır. Faaliyete kıyasla Beklenti ve Güven Endekslerinde aralık ayındaki değişim oldukça sınırlı kalmış durumdadır. Bu kapsamda 2024 yılının ocak ayında faaliyette ciddi bir yükseliş beklenmemelidir.

Geride bıraktığımız aralık ayında tüm endeksler geçen yılın aynı ayına göre azalmış durumdadır. En fazla daralma Beklentide, en düşük ise Güven Endeksi’nde olmuştur. Her 3 endeks de hem azalmış hem de eşik değerin altında kalmıştır. 3 endeksin durumu da geçen yılın aynı ayına kıyasla negatif durumda olması nedeniyle Hazır Beton Endeksi de gerilemiş durumdadır.

Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “6 aydır pozitif tarafta yer alan Faaliyet Endeksi kasım ayında daralarak negatif tarafa geçmiş, aralık ayında ise toparlanma gösterse de eşik değerin üstüne çıkamamıştır. Hem Beklenti hem de Güven Endeksleri aralık ayında negatif tarafta yer almıştır. Bu kapsamda 2024 yılının ocak ayında faaliyette ciddi bir yükseliş beklenmemelidir.” dedi.

Türkiye ekonomisi ve inşaat sektörüne yönelik değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Konut satışlarında Türkiye 2023 yılını, bir önceki yıla kıyasla ciddi bir düşüş ile kapattı. Kasım ayındaki yüzde 20 oranındaki düşüş, yılın bütününde yüzde 15 olarak gerçekleşmiştir. Bu düşüşte özellikle ipotekli yani banka finansmanıyla yapılan satışlardaki yüzde 33 oranındaki azalmanın büyük etkisi görünmektedir. 2023 yılının neredeyse genelinde tüm kredi türlerinde yaşanan erişim sorunu konut satışlarını geriletmiştir. Aynı zamanda yıllık bazda yüzde 67 ile enflasyona paralel bir artış sergileyen inşaat maliyetlerinin de konuta olan talebi aşağı çektiği yadsınamaz bir gerçektir.” dedi.

ABD’de İkinci El Konut Satışları 1995’ten Beri En Düşük Seviyeyi Gördü

Ulusal Emlakçılar Birliği (NAR), 2023 Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ikinci el konut satışı verilerini açıkladı. Verilere göre ülke genelinde 1995 yılından bu yana en düşük seviye yaşandı.

Ulusal Emlakçılar Birliği (NAR), Aralık 2023’e ait ikinci el konut satış verilerini açıkladı. Buna göre ülkede ikinci el konut satışları, geçen yıl aralıkta mevsim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 1 azalarak 3,78 milyona düştü. Piyasa beklentilerinin üzerinde düşüş kaydeden ikinci el konut satışlarının bu dönemde yüzde 0,3 artışla 3,82 milyon seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyordu.

Söz konusu dönemde Ağustos 2010’dan bu yana kaydedilen en düşük seviyeye inen ikinci el konut satışları, geçen yıl kasımda yüzde 0,8 artışla 3,82 milyon olarak kaydedilmişti. Ülkede ikinci el konut satışları, geçen yıl aralıkta bir önceki yılın aynı ayına göre de yüzde 6,2 düştü.

ABD’de ikinci el piyasasında medyan konut fiyatları, geçen yıl aralıkta yükselişini 6’ıncı aya taşıdı ve yüzde 4,4 artarak 382 bin 600 dolara çıktı.

Geçen yıl genelinde ise ikinci el konut satışları yüzde 19 azalarak 4,09 milyonla 1995’ten bu yana en düşük seviyesine gerilerken, medyan konut fiyatları 2023’te 389 bin 800 dolarla rekor seviyeye ulaştı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen NAR Başekonomisti Lawrence Yun, geçen yılın son ayında konut satışlarının yeni yılda yükselmeden önce dip yaptığını belirtti.

Yun, mortgage (konut kredisi) faiz oranlarının sadece 2 ay öncesine kıyasla önemli ölçüde düştüğünü ve gelecek aylarda piyasada konut stokunun artmasının beklendiğini aktardı.

Konut fiyatlarında son 3 yılda yaşanan hızlı artışın sürdürülebilir olmadığına işaret eden Yun, “Günümüzün kiracıları için ev sahibi olmaya giden yolu oluşturmak çok önemli. Ekonomik ve gelir büyümesi ile en önemlisi istikrarlı bir konut inşaatı gerektirir.” ifadelerini kullandı.

ABD Merkez Bankasının (Fed) yüksek enflasyona karşı uyguladığı agresif para politikası sıkılaşması geçen yıl mortgage faiz oranlarını da artırmıştı. ABD’de 30 yıl vadeli mortgage (konut kredisi) için ortalama faiz oranı geçen yıl yüzde 8’e yaklaşmıştı.

Konut stokunun düşük seviyelerde kalması ise talepteki azalışa rağmen konut fiyatlarının düşmesini engellemişti.

Konut Dışı Satışlar 1,5 Milyonu Aştı

0

Nef Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur, Bursa’da ikincisi gerçekleştirilen Nef Yatırım Sohbetleri’nde konuştu. Timur, 2023’te başta arsa olmak üzere konut dışı satışın 1,5 milyonu aştığına dikkat çekerek, “Nef olarak arsaya geçmemizin sebebi erişilebilir gayrimenkul üretmek” dedi.

Gayrimenkul sektörünün yenilikçi markası Nef’in başlattığı Nef Yatırım Sohbetleri’nin ikincisi Bursa’da gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşan Erden Timur, Türkiye’de emlak piyasasının Avrupa’da lider olduğuna işaret ederek, enflasyonist ortamda arsanın yıldızının parladığın, 2024’te de bu durumum devam edeceğimin mesajını verdi. Arsaya talebin yine yüksek olacağını kaydeden Timur, 2023’te arsanın konuttan, altından, dövizden ve borsadan daha fazla kazandırdığınının altını çizerek bu sebeple konut satışının 1,2 milyon civarında olduğu, 2023’te başta arsa olmak üzere konut dışı satışın 1,5 milyonu aştığına dikkat çekti. Timur, “Nef olarak arsaya geçmemizin sebebi erişilebilir gayrimenkul üretmek” dedi.

Nef ve Ekonomi Gazetesi iş birliğinde Gaziantep’in ardından ikincisi gerçekleşen “NEF Yatırım Sohbetleri”nde konuşan Timur, konut meselesinin sosyal bir meseleye döndüğünü ifade ederken, “Gayrimenkul yatırımı enflasyondan korunmak için bizde çok geleneksel bir yatırım refleksi. Biz de bu anlamda bir ürün çeşitliliğine gittik. Arsaya ilgi çok yoğun. Biz de burada önce altyapı sorunlarını hallederek daha doğru bir yatırım fırsatı sunuyoruz ve yatırımcılarımızı bürokratik süreçlerini tek elden çözmüş oluyoruz.” dedi.

Timur, Türkiye’nin en değerli bölgelerinde sıfır riskli, sürekli kazandıran arsa yatırımı sunan Nef Arsa’yı Bursa Orhaneli’ne taşıdıkları bilgisini de verdi.

Nef Yatırım Sohbetleri, tüm Türkiye’ye yayılacak

Dünya ve Türkiye ekonomisine dair öngörülerin, gayrimenkul sektöründe dönüşümün ve piyasalardaki gelişme ve beklentilerin konuşulduğu etkinliğe yoğun katılım sağlandı. İkinci etkinliği Bursa’da gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını ifade eden Timur, etkinliğin tüm Türkiye’ye yayılmasını hedeflediklerini belirtti. Timur şu yorumları yaptı:

“Kentlerde, sanayicilerle, iş insanlarıyla toplantılar organize ediyoruz. Bu toplantıların faydalı olmasını umuyoruz. İnsanlar da genellikle faydalarını görüyor. Bu toplantıları Türkiye geneline yaymayı düşünüyoruz. Türkiye ekonomisinin ve dünyanın gittiği yönü farklı şehirlerde anlatmayı sürdüreceğiz. Otomotiv, tekstil, mobilya gibi sektörlerde önemli bir üretim merkezi konumunda olan Bursa, bizim için çok önemli bir yere sahip.”

Türkiye’de 6-7 Milyon Bina Riskli Durumda

0

İnşaat Mühendisleri Odası ve Adana Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği “İnşaat / Deprem Mühendisliği Açısından Şubat 2023 Depremleri Sempozyumu” başladı. Sempozyumda, 10 milyon civarındaki yapı stokunun 6-7 milyonunun riskli yapı statüsünde olduğu belirtildi.

Sempozyumun açılış konuşmaları; İMO Adana Şube Başkanı Hasan Aksungur, Sempozyum Danışma Kurlu Başkanı Mehmet Nuray Aydınoğlu, İMO Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürü Banu Aslan tarafından yapıldı.

“Depremi Afete Çeviren, Depreme Dayanıksız Yapılardır”

İMO Adana Şube Başkanı Hasan Aksungur gerek merkezi gerekse yerel yönetimler tarafından 1999 Marmara Depremi milat kabul edilmesine rağmen niteliksiz yapılaşmanın yenilenmesinin ağır aksak devam ettiğini dile getiren Aksungur, “İnsanların depreme dirençli konutlarda barınma sorunu yeterince karşılanmayınca, 6 Şubat 2023 saat 4.17 ve sonrası depremlerde; ülkenin yakın tarihinde görülmemiş bir yıkım ve can kaybı ile karşılaştık. Bu yaşanan sonuca gelinceye kadar aralıklarla çıkarılan imar affı, imar barışı da yıkımların üzerine tuz biber ekti. ‘Asrın Felaketi’, ‘Doğal Afet’ vb. yaklaşımlar öne sürülmekle birlikte, deprem doğal bir afet değildir, önlenemez bir doğa olayıdır. Bunu afete çeviren, depreme dayanıklı olmayan yapılardır” dedi.

“Afet Hazırlığının Temelini Güvenli Yapılaşma Oluşturuyor”

İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç 6 Şubat depremlerinin sadece büyüklükleri açısından değil şiddeti, yıkıcılığı ve ivmeleri açısından da yer bilimcilerin, sismologların beklentisini aşan depremler olduğunu ifade etti. Bu gerçeğin başka gerçeklerin üstünü örtmemesi gerektiğini dile getiren Yüzgeç, “Çünkü Afete hazırlığın temelini güvenli yapılaşma ve sağlıklı kentleşme çalışmaları oluşturmaktadır. Bunlar yapılmadığı takdirde böylesine yaygın bir yıkımın oluşmasının önüne geçilemiyor ve deprem sonrası müdahalenin altından kalkmak mümkün olmuyor. Bize göre en büyük suç da günah da burada yatıyor” dedi.

“10 Milyon Yapı Stokunun 6-7 Milyonu Riskli Yapı”

Ülkemizde var olan yapı stokunun büyük çoğunluğunun, deprem yönetmelikleri dikkate alınarak yapılmadığını söyleyen Yüzgeç, “TBMM’nin İzmir Depremi sonrası kurduğu Araştırma Komisyonun Temmuz 2021 tarihli raporuna göre Türkiye’de 10 milyon civarında olan yapı stokunun 6-7 milyon civarında olan kısmı riskli yapı statüsündedir. Bu risk ortadan kaldırılmadığı veya azaltılmadığı sürece ülkemiz büyük yıkımlarla defalarca yüzleşeceği gibi, depremler sonrası müdahalelerde de yetersiz kalmaya mahkum olacaktır.” dedi.

“Sadece Yüzde 3-4’e Tekabül Eden Rantı Yüksek Bölgeler Yenilendi”

TBMM’nin 6 Şubat depremlerine ilişkin çıkarmış olduğu Mayıs 2023 tarihli raporundan anlaşıldığı üzere, son 11 yıl içerisinde ülke genelinde sadece 238 bin civarında riskli yapının dönüştürüldüğünü ifade eden Yüzgeç, “Yani 2012 yılından buyana riskli olduğu varsayılan yapı miktarının sadece yüzde 3-4 civarındaki kısmı yenilenebilmiştir. Kaldı ki yapılan kentsel dönüşüm uygulamalarının doğruluğu ve sağlıklılığı şüphe götürür niteliktedir. Çünkü riskli yapı veya riskli bölge tespiti yapılmadan gerçekleştirilen kentsel dönüşümler sadece ve sadece rantı yüksek bölgelerle sınırlı kalmıştır” dedi.

“Somut Tespitlere Dayalı Verilere İhtiyaç Var”

Atkaya’da yıkımın ve hasarı oranının İstanbul için ön görülen deprem risk tahminlerinin üzerinde gerçekleştiğini ifade eden Yüzgeç, “Dolayısıyla artık tahminlerden istatistiki sonuçlardan ziyade somut tespitlere dayalı verilere ihtiyacımız vardır ki riskli yapı stokuna müdahale edilebilsin” şeklinde konuştu.

Son 20 yılda yaygınlaştırılan yapı denetim düzeninin kısmi iyileştirmeler getirse de sağlıksız inşaat ve yapılaşma kültürünü ortadan kaldırmadığını ifade eden Yüzgeç, “Sadece devletin sorumluluğunu üzerinden atacağı mekanizmalar halini almıştır. Yapı denetim sistemi, yapı üretim sürecinin en temel ihtiyacı olan mühendislik ve mimarlık hizmetlerinin gerçekten verilmesini değil, mühendislerin, mimarların kağıt üzerinde sorumluluk almasını, bunu da cüzi ücretler karşılığında yapmasını tasarlamıştır. Çünkü mühendislik mimarlık hizmetleri maliyet artırıcı bir unsur olarak değerlendirilmektedir” dedi.

Sadece ücretleri açısından değil gerek teknik, gerekse imar açısından uygunsuz imalatlara onay vermemesinin de kar kaybına sebebiyet verdiğini dile getiren Yüzgeç, “Dolayısıyla fiilen inşaat süreçlerinin dışında tutulmaktadırlar. Sonuçta, yaratılan bataklıkta sivrisineklerin peşine düşerek meseleyi çözemeyiz. Mevcut Yapı Denetim Yasası’nın öngördüğü, ticari yanı ağır basan yapı denetim şirketi modeli yerine; mesleğinde yetkin yapı denetçilerinin faaliyetlerine dayalı, meslek odalarının sürece etkin katılımını sağlayacak yeni bir model hayata geçirilmelidir” dedi.

Sempozyum açılış konuşmalarının ardından “Şubat 2023 Depremlerinin Yeniden Gündeme Getirdiği Mühendislik, Mimarlık, Müteahhitlik Sorunları” paneli gerçekleştirildi. Prof. Dr. Mehmet Nuray Aydınoğlu’nun moderatörlüğünü yaptığı panelde İMO Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç, Prof. Dr. Haluk Sucuoğlu, Prof. Dr. Erdem Canbay, Mimarlar Odası Hatay Şube Başkanı Mustafa Özçelik, Deprem mühendisi Dr. Barış Erkuş, Şubat 2023 depremlerinin yeniden gündeme getirdiği mühendislik, mimarlık ve müteahhitlik sorunları ile afet yönetimi, yapılaşma gibi temel konuları konuştu.

Kaynak: Evrensel.net

Bodrum’da Hafriyat Denetimleri Sürüyor

Bodrum Belediyesi tarafından çevre düzenini sağlamak amacıyla moloz ve hafriyat atığı denetimleri sürdürülüyor.

Yarımadada çeşitli bölgelere dökülen molozlar ve hafriyat kamyonlarının atıklarıyla ilgili rutin denetimler yapan Bodrum Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından gelen şikâyetler de değerlendiriliyor. İnşaat artıklarını, toplanmasına veya depolanmasına özgü yerler dışına atarak çevreyi kirleten kişi ve firmalar tespit edilerek yasal işlem yapılıyor. 

Ekipler tarafından Bodrum’un her bölgesinde yapılan denetimlerde özellikle Torba, Çırkan, Konacık, Kızılağaç, Dirmil mahallelerinde işlemler gerçekleştirildi. 

Tespit edilen bölgelerde 5326 Sayılı Kabahatler Kanununun 41/4 Maddesine istinaden yapılan işlemler kapsamında 2023 yılı Aralık ayından bu yana 24 işlem gerçekleştirilirken toplam 440 bin lira idari para cezası kesildi. 

Zabıta Müdürlüğü ekipleri, kamuya ait yolların temizliği ve güvenliğini sağlamak amacıyla denetimlerini sürdürecek.

KİPTAŞ Yeşilpınar Evleri 2. Etabı Tamamlandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki KİPTAŞ tarafından hayata geçirilen Eyüpsultan Yeşilpınar Evleri projesinin 2. etabı da tamamlandı. Projenin teslimleri 20 Ocak’ta başlayacak.

25 Mayıs 2021 tarihinde temeli atılan KİPTAŞ Eyüpsultan Yeşilpınar Evleri; 664 konut ve 14 dükkan olmak üzere toplam 678 bağımsız birimden oluşuyor. Projede 113 hak sahibi ve 197 bağımsız birimin bulunduğu 2. Etap’ta teslimler 20 Ocak Cumartesi günü saat 11.00’de yapılacak törenle başlıyor.

Anahtar teslim töreni; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt ve hak sahiplerinin katılımıyla Eyüpsultan Yeşilpınar Evleri’nde gerçekleşecek.

Depreme Dayanıklı Konutlar

2016 yılında Bakanlar Kurulu tarafından riskli alan ilan bölgede hak sahiplerinin 50 yıllık çözüm arayışı KİPTAŞ yeni yönetim döneminde çözüme kavuştu. Geçmiş yönetim döneminde bir adım atılmayan hatta satışa çıkarılan alanda KİPTAŞ; kararlı, şeffaf ve doğrulardan taviz vermeyen duruşuyla, çok kısa süre içerisinde 192 bağımsız birim ve 201 hak sahibinin yüzde yüzüyle uzlaşarak, 18 ay içinde tüm sorunları çözerek Eyüpsultan Yeşilpınar Evleri’nin temelini attı. İnşaatın başlamasının ardından sürecin önü yine kesilmeye çalışılsa da zorlu ekonomik koşullara rağmen özveri ile 1. Etap tamamlanarak anahtar teslimine 26 Ocak 2023’te başlanmıştı..

KİPTAŞ, Ocak 2024 itibarıyla 113 hak sahibi ve 197 bağımsız birimin bulunduğu 2. Etabı da tamamlayarak teslime hazır hale getirdi.  Böylece hak sahiplerinin tamamı deprem dirençli evlerine kavuşmuş olacak.

En İyi Kentsel Dönüşüm Projesi

Eyüpsultan Yeşilpınar Evleri; tasarım odaklı, yoğun yapılaşmadan uzak mimarisi, sosyal donatıları, parkları, cadde üstü dükkanları, oyun ve yeşil alanları ile bulunduğu bölgeye değer katacak. Projede kreş, kütüphane, aile sağlığı merkezi de yer alacak. Tüm sosyal alanlar KİPTAŞ’ın yeni dönem vizyonuyla hayata geçirilen diğer projelerinde olduğu gibi duvarların ardında kalmayıp Eyüpsultan Yeşilpınar Mahallesi’ndeki herkese açık olacak şekilde tasarlandı. Eyüpsultan Yeşilpınar Evleri projesi kısa süre önce gayrimenkul sektörünün en prestijli yarışması Sign of the City Awards’ta “En İyi Kentsel Dönüşüm / Sağlıklaştırma Projesi” kategorisinde ödül kazandı.

Üretken Yapay Zekâ Seferberliği Yapılmalı

0

Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper, Türkiye’de ihracat seferberliğine dikkat çekerek, “İhracat seferberliğini yanına şimdi üretken yapay zekâ seferberliği koymak zorundayız. Yoksa Türkiye olarak hem coğrafi konumu hem yetenekli iş gücümüz nedeniyle kazanmış olduğumuz rekabetçi iş gücümüzü kaybedebiliriz” dedi. 

Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper, katıldığı televizyon programında önemli açıklamalarda bulundu. Alper, “Dünyada rekabetçilik değişiyor dolayısıyla Türkiye olarak bizim bir ihracat seferberliğimiz var. Bence bu ihracat seferberliğini yanına şimdi üretken yapay zekâ seferberliği koymak zorundayız. Yoksa Türkiye olarak hem coğrafi konumu hem yetenekli iş gücümüz nedeniyle kazanmış olduğumuz rekabetçi iş gücümüzü kaybedebiliriz.” dedi. 

Enerji dönüşümündeki en kritik konunun malzeme tedariğinde Çin’e bağlı kalınması olduğunu söyleyen Cenk Alper, “Biliyoruz ki hem kritik mineraller hem de kritik malzemelerde Çin çok büyük bir hâkimiyeti var. Çin’in Avrupa’ya bağlanması konusunda Türkiye’nin çok önemli bir köprü görevi olacak” ifadelerini kullandı.

Enerji Yatırımları Devam Edecek

Sabancı Holding’in 2024 yatırımları hakkında konuşan Alper, “Öncelikle enerjide büyümeye devam edeceğiz. Bankamız dijital yolculuğuna devam ediyor. Bir yeni dijital iş yaratıyoruz. Bizim için en önemli olan şey bizim genlerimizde olan sanayicilik alanında büyük yatırımların peşinde olmak. 2024 yılının sonundaki en önemli şey inşallah büyük bir yatırım olacak, hep birlikte göreceğiz” dedi.

Alper, “Enerjisa’nın şu anki sadece değeri 4 milyar dolar. Bu yatırımları bir kenara koyarsak o yatırımları da eklediğinizde değerin çok rahat 5 milyar doların üzerine çıktığını biliyoruz. Şirketimiz hazır ama hem dünya piyasaları, hem de Türkiye piyasalarının daha hazır olmadığını görüyoruz. Seçimler sonrasında inşallah bugün yürütülen ekonomik politikalar devam ederse Türkiye için bir fırsat penceresi açılır. Piyasalar doğru olduğunda ortaklarımızla hemfikir olduğumuzda zamanlamasını hep birlikte göreceğiz” ifadelerini kullandı.

İstanbul Uluslararası Mobilya Fuarı 23 Ocak’ta Başlıyor

0

Sektörde 3 milyar dolarlık iş hacmi yaratması beklenen İstanbul Uluslararası Mobilya Fuarı 3 Ocak’ta kapılarını açıyor.

200 bin mobilya profesyonelini İstanbul’da buluşturan organizasyonda bini aşkın firma 3 binden fazla markasıyla yer alacak. Dünya mobilya pazarında 7’nci sırada yer alan ve ilk 5’i zorlayan Türkiye mobilya sanayii, fuarın da getireceği ivme ile ihracatta çıtayı yükseltmek istiyor.

2023 yılında 4.6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, 2028’de ihracatı 12 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Sektör, böylece iç pazardaki daralmanın getirdiği yükü de minimize etmeyi amaçlıyor. Mevcut pazarların yanında rotasını ABD, Çin, Hindistan gibi ülkelere çeviren mobilya sektörü, 12 milyar doların 1 milyar dolarını sadece ABD’den elde etmek istiyor.

“İstanbul’u dünya mobilya sektörünün buluşma merkezlerinden biri haline getiren fuarımızın bu nedenle artık dünden daha büyük bir görev ve sorumluluğu var” diyen Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, IIFF’nin üreticilerle dünyanın önemli satın almacılarını bir araya getirdiğini vurguladı.

Dünya Gazetesi’nden Nurdoğan Arslan Ergün’ün haberine göre; fuarda Türk mobilya üreticisinin yanı sıra Hindistan, Almanya, Azerbaycan, Lübnan, Mısır, Yunanistan, Rusya ve Amerika’dan milli ve bireysel katılımcı firmaların da yer alacağını açıklayan Güleç, “200 bin ziyaretçi hem trendleri görmek hem de yeni iş birlikleri sağlamak için bu organizasyona geliyor. Bunun arkasında büyük bir emek ve organizasyon becerisi bulunuyor. Geçen yıl deprem, enflasyon ve konut satışlarının düşmesi nedeniyle iç pazarda daralma yaşadık. Bu nedenle ihracat ve verimliliği ön plana çıkaracağız” dedi.

Mobilyanın gücü KOBİ’lerden geliyor

TÜİK’in rakamlarına göre sektörün 10 milyar dolarlık bir üretim hacmi, 11 milyar dolarlık bir cirosu bulunduğunu aktaran Güleç, şöyle devam etti: 

“4,6 milyar dolarlık ihracata sahip olan sektörümüzdeki üretici firma sayısı 45 bin 277. Üretim tarafında 242 bin, mağaza tarafında ise 250 bini aşkın kişiye istihdam sağlıyoruz.

Türkiye’nin her bölgesinde bulunmamız ve yan sanayinin ciddi bir müşterisi olmamız büyük bir ekosistem yaratıyor. Genelde sektörlerde ihracatı 5-10 tane büyük firma yapar. Mobilyada ise küçük ve orta ölçekli işletmeler üretim ve ihracatı yapıyor. Katma değer ve istihdam gücümüz de burada. Avrupa’nın mobilya fabrikası gibiyiz. Bugün dünyanın yedinci büyük ihracatçısıyız ve 2028 yılına kadar ilk beş ihracatçıdan biri olma hedefi ile çalışıyoruz.”

Maddi olarak yüzde 80 yerli sanayi

Mobilya sektörünün Türkiye imalat sanayiinin yüzde 10’unu oluşturduğunu kaydeden Güleç, “200 ülkeye ihracat yapıyoruz. Kg birim fiyatımız 3.5 dolar oldu. Toplam ihracattaki payımız ise yüzde 2 civarında. Hedefimiz yüzde 3. Maddi olarak yüzde 80 yerli bir sektörüz.

Sadece mobilya kısmında 2023 ithalatımız 600 milyon dolar. 4 milyar dış ticaret fazlası verdik” bilgisini verdi. Öte yandan ithalat kısıtlamalarına da değinen Ahmet Güleç, “Herkes üretiyor. Biz kısıtlama getirdiğimizde satış yaptığımız ülkeler de korumacılık önlemleri alabiliyor. Dengeleri iyi gözetmek lazım” dedi.

“Asgari ücret arttı diye yakınmıyoruz, işçimiz daha çok kazansın”

İşveren tarafından asgari ücret artışlarına yönelik eleştirilere atıfta bulunan Ahmet Güleç, “Biz asgari ücret arttı diye yakınan bir sektör değiliz. İşçimiz daha çok kazansın istiyoruz. Sorun sadece işçilik maliyetinde değil. Burada hedef enflasyon canavarı olmalı. Bunun için de kamu da tasarrufu artırmalı” vurgusu yaptı. Güleç, mobilyada maaşların asgari ücretin iki katı olduğunu da ekledi.

Türkiye vize kolaylığı sağlasın

Pandemiden sonra fuarcılık anlamında Türkiye’nin yıldızı parlarken Başkan Ahmet Güleç, Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan fuar katılımcılarına vize kolaylığı sağlanmasını talep etti. Güleç, fuara gelenlerin vize kısıtlamasına maruz kalabildiğini söyledi.

Alanında Avrupa’nın en büyük fuarı

Fuara ilişkin bilgi veren TÜYAP Fuarlar Yapım AŞ Genel Müdürü İlhan Ersözlü, fuara ilginin çok yüksek olduğunu belirterek, “IIFF, mobilya sektörünün ihracat hedeflerine ulaşmasında büyük bir katkı sağlıyor. Türkiye’nin mobilyada üretim üssü konumunu daha da yukarılara taşıyor.

TÜYAP Fuarcılık Grubu olarak MOS Fuarcılık AŞ iş birliği ve MOSFED’in desteğiyle iki yıldır Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi ile İstanbul Fuar Merkezi’ndeki bütün salonlarda, net 125 bin metrekare alan üzerinde çok başarılı bir organizasyon düzenliyoruz. Çok yoğun bir hazırlık süreci yaşadık. IIFF2024 kapsamında yurt dışında bulunan ofislerimiz ve küresel bağlantı ağımız sayesinde onlarca ülkeden 200 bin iş insanını 3 bin marka ile buluşturacağız. Alanında Avrupa’nın en büyük sektörel etkinliği” diye konuştu.

Türkiye Enerji Sektöründeki Hareketlilik Devam Ediyor

PwC Türkiye’nin 16. kez hazırladığı Türkiye Enerji Sektöründe Birleşme ve Satın Almalar Raporu’na göre 2023 yılında söz konusu piyasada gerçekleşen tahmini toplam işlem değeri bir önceki yıla göre yüzde 10 geriledi.

PwC Türkiye, Türkiye enerji sektöründeki birleşme ve satın alma işlemlerini analiz ettiği ve sektörü etkileyebilecek gelişmeleri yorumladığı Enerji Sektöründe Birleşme ve Satın Almalar Raporu’nun 16.sını yayınladı. Rapora göre Türkiye enerji sektöründe toplam işlem sayısı 2023’te 29’da kalırken, tahmini toplam işlem değeri 2 milyar ABD dolarından 1,8 milyar ABD dolarına geriledi. 

Araştırmaya göre enflasyon, yüksek faiz oranları, jeopolitik krizler ve emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar gibi unsurlar, küresel enerji piyasalarında olduğu gibi Türkiye’de de satın alma ve birleşme müzakerelerinin tamamlanma süresini ve işlem değerlerini olumsuz yönde etkiledi. 


Akaryakıt piyasasındaki hareketlilik sert düşüşü engelledi.

Önceki yıllardan farklı olarak, tahmini toplam değeri 1,1 milyar dolara ulaşan ve içinde BP’nin Türkiye’deki varlıklarının Petrol Ofisi’ne satışının da olduğu beş işlem petrol ve doğalgaz segmentini 2023’te öne çıkardı. 

Geri kalan 24 işlemin tamamı elektrik üretim tesisleri için gerçekleşirken, geçmiş yıllarda olduğu gibi ilgi yine yenilenebilir enerji portföylerine yoğunlaştı.

Temkinli yaklaşım sürüyor.

PwC Türkiye Şirket Satın Alma ve Birleşme Hizmetleri Ortağı Engin Alioğlu rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: 

“Bu yıl 16’ıncı kez gerçekleştirdiğimiz araştırmamız, makroekonomik reformların enerji piyasasındaki satın alma ve birleşmelere henüz tam anlamıyla yansımadığını gösteriyor. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması’ndaki (YEKDEM) bir dizi iyileştirmenin de şimdiye kadar bu işlemleri teşvik etmekte yetersiz kalması ve alternatif finansman yöntemi olarak halka arzların tercih edilmesi, Türkiye enerji piyasasındaki varlıklara yönelik ilgiyi korumak ve geliştirmek için yeni, güvenilir ve sürdürülebilir cazibe noktaları oluşturulması gerektiğini bize gösteriyor.

Yabancı yatırımcı ilgisi hâlâ canlı olsa da bu ilgi önümüzdeki dönemde gerçekleşecek işlemlerin şu andaki ‘alıcı piyasası’ndan daha ziyade, yüksek kaliteli varlıklara ve iş gücüne sahip hedef şirketlerin gerçek değerini daha iyi yansıtacak şekilde ‘satıcı piyasası’nda el değiştirebilmesi için uygun ortamın oluşturulması gerekiyor. 

Öte yandan, Türkiye’de enerji yönetiminin politika ve uygulamalarını Paris İklim Anlaşması ile şekillenen küresel örneklerle uyumlu hale getirme çabasını, sektörün geleceğine yönelik umut veren bir işaret olarak değerlendiriyoruz.” 

Raporda öne çıkan başlıklar

  • 2023 yılında Türkiye enerji piyasasında gerçekleşen 29 anlaşmanın toplam değerinin bir önceki yıla göre %10’luk düşüşle 1,8 milyar ABD dolar olarak gerçekleşti. Ortalama anlaşma değerinin ise %5’lik düşüşle 62 milyon ABD dolarında kaldı. Global ve iç piyasadaki makroekonomik belirsizlikler, özellikle elektrik ve doğalgaz piyasalarında satışa çıkarılan varlık sayısının azalması, finansman yöntemleri arasında halka arzların tercih edilmesi ve Türk şirketlerinin ilgisinin yurtdışına kayması bu düşüşün sebepleri arasında sıralanıyor.
  • Üçü akaryakıt dağıtım ve ikisi petrol arama ve çıkarma sektörlerinde gerçekleşen beş işlemin 1.1 milyar ABD dolarına ulaşan tahmini değeri, tahmini toplam işlem değerinin %61’ini oluşturdu. 
  • Elektrik üretim, dağıtım, perakende ve doğalgaz dağıtım alt segmentlerinden oluşan altyapı sektöründeki 2022’de 30 olarak açıklanan işlem sayısı 2023’te 24’e düşerken toplam değer de 2 milyar ABD dolarından 700 milyon ABD dolarına geriledi. 
  • Tüm satın alma işlemlerinin üretim tesisleri için gerçekleştiği elektrik piyasasında küçük kapasiteli yenilenebilir enerji portföyleri ön plana çıktı. El değiştiren termal enerji üretim tesis ve lisansları arasında ise özellikle jeotermal enerji varlıkları ilgi gördü. Doğalgaz dağıtım ve perakende cephesinde 2023 yılında herhangi bir işlem açıklanmadı.
  • Açıklanan tüm işlemler özel sektör oyuncuları arasında gerçekleşti.
  • Yabancı yatırımcıların alıcı tarafta yer aldığı dört satın alma işlemi, 2022’ye kıyasla önemli bir toparlanma kaydederek toplam işlem değerinin %60’ina ulaştı. 

2024 ve sonrası için belirleyici olacak etkenler 

Raporda 2024 ve sonrasını etkileyebilecek bazı gelişmelere de yer veriliyor. Bunlar arasında öne çıkanlar şu şekilde sıralanıyor:

  • Makroekonomik gelişmeler: 2023 genel seçimleri sonrasında pozitif yönde önemli değişikliklere sahne olan makroekonomi politikaları henüz enerji piyasasındaki satın alma ve birleşme işlemlerine yansımamış olsa da, bu konudaki potansiyel kararlılığın önümüzdeki dönemde özellikle temiz enerji yatırımlarına olan yerli ve yabancı ilgisini artırabileceği öngörülüyor.
  • 12. Kalkınma Planı: 2024-2028 yılları için açıklanan 12. Kalkınma Planı’nın enerji sektörüne ilişkin hedeflerinin bu sektördeki satın alma ve birleşme işlemlerini etkileyebileceği tahmin ediliyor. Bu plan dahilinde 2053 net sıfır emisyon hedefi, enerji verimliliği yatırımları, elektrik ve doğal gaz piyasalarında maliyet bazlı fiyatlandırma uygulamaları, talep tarafı katılımının sağlanmasına yönelik mevzuat, ısı piyasası mevzuatı ve küçük nükleer santral yatırımlarına bulunulan atıflar dikkat çekiyor. 
  • İklim değişikliğiyle ilgili taahhütler: Karbon Piyasalarının İşletilmesine İlişkin Yönetmelik taslağı, Kredi Garanti Fonu kapsamında KOBİ’lerin yeşil dönüşüm ve enerji verimliliği projelerine verilecek destek ve Emisyon Ticaret Sistemi’nin 2024’te işler hale getirilmesi gibi taahhütlerin satın alma ve birleşmeleri etkileyebileceği öngörülüyor.
  • Halka arzlar: Özellikle elektrik üretim piyasasında, varlıkların satışına alternatif bir finansman yöntemi olarak son birkaç yılda öne çıkan halka arz eğiliminin 2024’te de devam edeceği tahmin ediliyor.
  • Akaryakıt dağıtım piyasasındaki yeniden yapılanmanın sürmesi: Uzun bir aradan sonra2023’te akaryakıt piyasasında başlayan hareketliliğin 2024’te de yeni satın alma işlemleriyle devam etmesi bekleniyor. Toplam 35 oyuncudan en büyük onunun piyasanın %73’üne hakim olduğu bu kalabalık ortamda potansiyel alıcı ilgisinin özellikle orta büyüklükte ve finansman sıkıntısı çeken şirketlere yoğunlaşacağı tahmin ediliyor.

GYODER’den Barınma Krizine Çözüm

Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) Başkanı Neşecan Çekici, yeni konut modeli ile barınma krizinin çözüme kavuşacağını belirterek, “Devletten arsa ve altyapı istiyoruz. Hatta KÖİ modellerinin aksine işletmesini de biz yapacağız ve devlet ciddi sayıda kiralığa sahip olacak.” dedi.

Seçim sonrası hızlanması beklenen model kapsamında gerçekleştirdikleri görüşmeleri anlatan GYODER Başkanı Neşecan Çekici, “Arsa için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Hazine Bakanlığı ve İstanbul’da 4 belediye ile görüştük. Bizim bir arsa ihtiyacımız var. Ve bu arsayı bir şekilde almamız gerekli. Bir tane iyi uygulama oluşturmamız gerekiyor. Biz burada kamuyu iş birliğine davet ediyoruz, bir tıkanıklığı çözmek istiyoruz, bir hizmet sağlamak istiyoruz. Devletten arsa ve altyapı istiyoruz. Hatta KÖİ modellerinin aksine işletmesini de biz yapacağız ve devlet ciddi sayıda kiralığa sahip olacak. Bu modelde devletten bir tek şey istiyoruz, arsa.” dedi.

“Tıkanıklığı Çözücü Bir İlaçtan Bahsediyoruz”

Kiraların yarı yarıya düşmesini hedeflerini modele ilişkin Neşecan Çekici, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Erişilebilir konut demek hane halkı gelirinin yüzde 30’unun barınmaya ayrılması demek. Karı-koca çalışıyor, eve 100 lira giriyorsa bunun yüzde 30’unu kiraya veya konut kredisine ayırmanız demek. Şu anda ikamet için bir yer kiralamak üzere hane halkı harcanabilir net gelirinin 1.95 kat artması, krediyle konut almak için ise (uçurum iyice açıldı) hane halkı harcanabilir net gelirinin 5 kat artması gerekiyor. Evinize giren hane halkı gelirinin 5 katı kazanmalısınız ki ev alabilesiniz, mevcudun 2 katı kazanmalısınız ki kiralık evde oturabilesiniz. Çok kısa bir süre sonra sistem tıkanacak. Biz bu tıkanıklığı çözücü bir ilaçtan bahsediyoruz. Herkes rolünü iyi üstlenip ısrarcı olmalı yoksa bu sistem iyice sekteye uğrayacak.” dedi.

“Finansman İçin Yurtdışında Yatırımcılarla Görüşmeye Başladık”

Söz konusu modelin dünya örneklerinden yola çıkılarak hazırladıklarını söyleyen Çekici, “Biz Malezya’dan tutun, Kanada’ya, Singapur’a kadar tüm erişilebilir konut modellerini inceleyerek bu modeli oluşturduk” dedi. Çekici, finansmanı için de yurt dışında yatırımcılarla görüşmeye başladıklarını duyurdu. 

İstanbul’da arsa maliyetlerinin merkezi yerlerde yüzde 50’lerden yüzde 70-80’lere kadar çıktığına işaret eden GYODER Başkan Yardımcısı Burak Kutluğ, “Şu anda bir barınma krizimiz var. Mevcut modeller bunu desteklemiyor. Şu anda hem kredilerdeki erişim problemi hem fiyatların çok yukarı gitmiş olması nedeniyle bir beyaz yakalı kesimin konut alması gündemden kalkmış durumda. Biz GYODER olarak bu konu üzerine çalışalım, barınma sorununu çözelim diye yola çıktık. Çünkü şehrin merkezinde 1 artı 1’lerin kiralarının 50-60 bin liralara geldiği noktalardayız artık.” dedi.

Söz konusu modelle iki asgari ücretlinin kira ödeyebilirlik durumuna yönelik bir soru üzerine Kutluğ, “GYODER Yeni Konut Modeli, hane halkı gelirinin yüzde 30’uyla, yani 10-12 bin TL bandında kiralık ev bulunabilmesine olanak tanıyacak.” yanıtını verdi.

Modelin finansmanı için yurt dışında yatırımcılarla da görüşeceklerini söyleyen Kutluğ, “MIPIM’de de yatırımcılarla görüşeceğiz. Biz şimdi Dünya Bankası, Avrupa’dan, Uzak Doğu’dan kaynak oluşturmaya çalışıyoruz. Dünyada finansman maliyetleri yükseldi. Bunu da aşacak bazı fikirlerimiz var.” diye konuştu.

İnşaat ve gayrimenkulü 3.6 trilyon aktif büyüklüğe sahip bir sektörü oluşturduğunu anımsatan Neşecan Çekici, “Bunun yaklaşık 500 milyar lirası gayrimenkulden, 3.1 trilyon lirası ise inşaat tarafından geliyor. Enflasyon muhasebesi sektörümüzü çok ciddi etkileyecek. Çok ciddi peşin vergi çıkıyor sektörümüze.” dedi.

GYODER İcra Kurulu Üyesi Burak Kutluğ ise “Enflasyon muhasebesi doğru bir şey. Ancak parasal sıkılaştırmanın bu kadar fazla olduğu bir dönemde, 2024’ten itibaren enflasyon güncellemesinde henüz bir gelir oluşturmadan nakden vergilendirilecek. Kazanılmayan bir şeyin nakden vergilendirilmesi pek çok sektörü derinden etkileyecek.” dedi.

2023’te 1 Milyon 225 Bin Konut Satıldı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2023 konut satış istatistiklerini açıkladı. Türkiye genelinde 2023 yılında 1 milyon 225 bin 926 konut satışı yapıldı.

Konut satışları 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 17,5 azalarak 1 milyon 225 bin 926 olarak gerçekleşti. Konut satışlarında İstanbul 198 bin 739 konut satışı ve yüzde 16,2 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u 114 bin 432 konut satışı ve yüzde 9,3 pay ile Ankara, 65 bin 465 konut satışı ve yüzde 5,3 pay ile İzmir izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 426 konut ile Ardahan, 501 konut ile Hakkari ve 970 konut ile Tunceli oldu.

Aralık’ta 138 Bin 577 Konut Satıldı

Türkiye genelinde konut satışları Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 33,4 azalarak 138 bin 577 oldu. Konut satışlarında İstanbul 23 bin 714 konut satışı ve yüzde 17,1 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u 11 bin 458 konut satışı ve yüzde 8,3 pay ile Ankara, 7 bin 166 konut satışı ve yüzde 5,2 pay ile İzmir izledi. Konut satışlarının en az olduğu il 65 konut ile Hakkari oldu.

İpotekli Konut Satışları 6 Bin 42 Olarak Gerçekleşti

Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 72,3 azalış göstererek 6 bin 42 oldu. 2023 yılında gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yıla göre yüzde 36,6 azalışla 177 bin 748 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı Aralık ayında yüzde 4,4, 2023 yılında yüzde 14,5 olarak gerçekleşti.

Aralık ayındaki ipotekli satışların, bin 831’i; 2023 yılındaki ipotekli satışların ise 53 bin 455’i ilk el satış olarak gerçekleşti.

Diğer Satış Türleri Sonucunda 132 Bin 535 Konut El Değiştirdi

Türkiye genelinde diğer konut satışları Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,8 azalarak 132 bin 535 oldu. 2023 yılında gerçekleşen diğer konut satışları ise bir önceki yıla göre yüzde 13,0 azalışla 1 milyon 48 bin 178 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı Aralık ayında yüzde 95,6, 2023 yılında yüzde 85,5 olarak gerçekleşti.

İlk El Konut Satış Sayısı 51 Bin 243 Olarak Gerçekleşti

Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 34,2 azalarak 51 bin 243 oldu. İlk el konut satışları 2023 yılında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 17,5 azalışla 379 bin 542 olarak gerçekleşti. Toplam konut satışları içinde ilk el satışların payı Aralık ayında yüzde 37,0, 2023 yılında yüzde 31,0 oldu.

İkinci El Konut Satışlarında 87 Bin 334 Konut El Değiştirdi

Türkiye genelinde ikinci el konut satışları Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32,9 azalış göstererek 87 bin 334 oldu. İkinci el konut satışları 2023 yılında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 17,5 azalışla 846 bin 384 olarak gerçekleşti. Toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı Aralık ayında yüzde 63,0, 2023 yılında yüzde 69,0 oldu.

Yabancılara 2023 Yılında 35 Bin 5 Konut Satıldı

Yabancılara yapılan konut satışları 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 48,1 azalarak 35 bin 5 oldu. 2023 yılında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 2,9 oldu. 2023 yılında yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı 12 bin 702 konut satışı ile Antalya aldı. Antalya’yı sırasıyla 11 bin 229 konut satışı ile İstanbul, 3 bin 16 konut satışı ile Mersin izledi.

Yabancılara Aralık Ayında 2 Bin 64 Konut Satışı Gerçekleşti

Yabancılara yapılan konut satışları 2023 yılı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 67,7 azalarak 2 bin 64 oldu. Aralık ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 1,5 oldu. Aralık ayında yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı 796 konut satışı ile İstanbul aldı. İstanbul’u sırasıyla 609 konut satışı ile Antalya, 230 konut satışı ile Mersin izledi.

Uyruklara Göre 2023 Yılında En Çok Konut Satışı Rusya Federasyonu Vatandaşlarına Yapıldı

Rusya Federasyonu vatandaşları 2023 yılında Türkiye’den 10 bin 560 konut satın aldı. Rusya Federasyonu vatandaşlarını sırasıyla 4 bin 272 konut ile İran vatandaşları ve bin 917 konut ile Irak vatandaşları izledi.

Aralık ayında ise Rusya Federasyonu vatandaşları Türkiye’den 527 konut satın aldı. Rusya Federasyonu vatandaşlarını sırasıyla 205 konut ile İran, 113 konut ile Ukrayna vatandaşları izledi.

Türkiye’de 2023 Yılında Kadınlar 401 Bin 933, Erkekler 690 Bin 438 Konut Satın Aldı

Türkiye genelinde 2023 yılında, kadınlar yüzde 32,8 pay ile 401 bin 933, erkekler yüzde 56,3 pay ile 690 bin 438 konut sahibi olurken, yüzde 1,6 pay ile 19 bin 610 konut, kadın ve erkek tarafından ortaklaşa alındı.

Konut Kredi Hacmi 437,7 Milyar TL Oldu

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) açıkladığı haftalık bültene göre konut kredi hacmi, 12 Ocak itibarıyla 437,7 milyar seviyesini gördü.

Söz konusu dönemde toplam kredi hacmi 11 trilyon 661 milyar 959 milyon liradan 11 trilyon 750 milyar 166 milyon liraya yükseldi.

Bankacılık sektöründe toplam mevduat ise bankalar arası dahil geçen hafta 352 milyar 715 milyon lira arttı. Yüzde 2,4 yükselen bankacılık sektörünün toplam mevduatı 15 trilyon 32 milyar 975 milyon lira oldu.

Tüketici kredilerinin tutarı, 12 Ocak itibarıyla 9 milyar 111 milyon lira artışla 1 trilyon 525 milyar 370 milyon liraya çıktı. Söz konusu kredilerin 437 milyar 709 milyon lirası konut, 95 milyar 66 milyon lirası taşıt ve 992 milyar 596 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

İstanbul’un 10 Yıllık Konut İhtiyacı 1,23  Milyon

Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER), İstanbul Konut Stratejisi Raporu’nda, Megakentin 10 yıllık 1,23 milyon, yıllık ise 123 bin yeni konuta ihtiyacı olduğunu açıkladı.

Rapora yansıyan verilerin sunulduğu toplantıda konuşan KONUTDER Başkanı Ramadan Kumova, “Konut ihtiyacını derli toplu bir biçimde ortaya koyan bir araştırma raporuna ihtiyacımız vardı. Yalnızca biz markalı konut üreticisi firmalarındeğil, bütün sektörün, belediyelerimizin ve konuyla ilgili bakanlıklarımızın da böyle bir rapora ihtiyacı vardı. Oldukça önemli olduğunu düşündüğüm veriler elde ettik. Umarım tüm taraflara fayda sağlayacak bir rapor hazırladık” dedi.

Markalı konut üreticisi bir şirketin kurucusu, aynı zamanda Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği’nin Başkanı olarak bu raporu konut sektörü ve diğer tüm taraflar açısından bir milat olarak kabul ettiğini vurgulayan Kumova, raporu birlikte hazırladıkları PwC Türkiye’ye ve PwC Gayrimenkul Sektörü Lideri Ersun Bayraktaroğlu ve ekibine emekleri için teşekkür etti.

Konut sektörünü şekillendiren tüm sosyal ve ekonomik dinamiklerin incelenerek orta vadeli bir projeksiyon geliştirdiklerini belirten Kumova, PwC Türkiye ile İstanbul özelinde ihtiyacı ortaya koyma yönelik ilk kez hazırlanan ayrıntılı bir araştırmaya dayanan raporun, İstanbul’un 10 yıllık konut ihtiyacını ortaya koymayı amaçladığının altını çizdi.

Rapor birçok başlığın ayrı ayrı incelenmesinden oluşuyor

Rapor, konut sektörü açısından ihtiyacı ortaya çıkaran; demografik gelişmeler, İstanbul’un aldığı ve verdiği göçlerden oluşan göç hareketliliği, yeni nesil turizm faaliyetlerinin etkileri, başka bir kentte ikamet etmesine rağmen iş insanlarının, yabancıların ve öğrencilerin İstanbul’da bulundukları süreyi göze alarak oluşan konut talepleri gibi birçok kriteri göz önüne alan gelecek 10 yıllık konut ihtiyacına dayalı verilerden oluşuyor.

İstanbul’un yıllık konut ihtiyacı 123 bin

İstanbul’da önümüzdeki 10 yılda hane oluşumundan kaynaklı 1.084 milyon, diğer talep faktörlerinden kaynaklı 143.4 bin konut olmak üzere toplam 1.23 milyon, yıllık ortalama 123 bin yeni konut ihtiyacı oluşması bekleniyor.

Nüfus değişimi

• Nüfus artış hızımız düşüyor.

İstanbul’da nüfus artış hızı 2010’dan 2022’ye kadar yıllık ortalama %1.5 artarken 2023’den 2032’ye gelindiğinde ise yıllık % 0.5 artmaktadır. Artış hızı üçte bire düşmektedir.

• Evlilik artıyor
Evlilik sayısı numerik olarak artmasına rağmen artış hızındaki yavaşlama etkisiyle oransal

olarak azalmaktadır.

• Nüfus yaşlanıyor.
Gelecek 10 yılda doğum artış oranı azalacak ve yaşam koşullarının da iyileşmesiyle

birlikte yaşlı nüfus oranı artacaktır. • Hane halkı

Hane halkı sayısı 3.18’den 2.74’e düşecek buna paralel olarak hane sayısı %20 artacaktır.

Göç Hareketleri :

İstanbul göç veren bir şehir haline geliyor.

➢ Daha iyi yaşam koşullarına erişim, ekonomik ve diğer nedenlerle İstanbul’dan diğer illere göçün artması tahmin edilmektedir. Buna karşın, expatlar (doğduğu ülke dışında çalışan bireyler) başta olmak üzere yurt dışından gelenlerde belirgin bir değişim olmayacağı varsayılmaktadır.

Göç hareketleri nedeniyle İstanbul’da 10 yılda nette 136 bin konutun eksileceği yani boşalacağı öngörülmektedir. Böylelikle, önümüzdeki 10 yılda nüfus ve göç hareketlerinde değişimler neticesinde; nüfus 15.9 milyondan 16.7 milyona çıkarken yıllık ortalama 108.4 bin konut ihtiyacı oluşması tahmin edilmektedir.

İkamete Dayalı Olmayan Konut Talebi

Turizm, Öğrenciler, Yabancılar ,İkinci Konutunu Alanlar, İl Dışından İş İnsanları İstanbul’daki konut ihtiyacını etkileyen ikametgaha dayalı olmayan faktörlere bakıldığında ise: ➢ İstanbul’da turistik amaçla kullanılmak üzere 2032 yılında İstanbul’da yaklaşık 34 bin yeni konuta ihtiyaç doğacaktır.

➢ Yapılan hesaplamaya göre İstanbul’da hâlihazırda bulunan 21 bin İstanbul’da okuyup ikametgahını aldırmayan öğrenciler temsil eden hane seviyesinin nüfus değişimine göre 2032’de 25 bin haneye yükseleceği tahmin edilerek, mevcut talebe eklenecek toplam konut talebinin 10 yılda yaklaşık 4 bin olacağı beklenmektedir.

➢ İkincil konuta olan talebin geçmiş trendler dikkate alınarak senede yüzde 4.6 artacağı varsayımı ile ek konut talebi hesaplanarak 10 yıl içerisinde toplam 51 bin konut talebi oluşturması tahmin edilmektedir.

➢ İkametgahı İstanbul dışında olup, İstanbul’da kısa süreli kullanım amaçlı konutu bulunan yüksek gelirli kişilerin toplam 10 bin ek konut talebi oluşturması öngörülmektedir.

➢ Yabancılara yapılan konut satışı kapsamında 10 yıl içerisinde toplam 45 bin ek konut talebi oluşması beklemektedir.

çekiyor. Bu değişkenlerin bütüncül etkisiyle İstanbul’un ortalama hane halkı büyüklüğü 2022 yılında 3.18 iken bu ortalamanın 2032 yılında 2.74’e düşmesi bekleniyor.

Daha iyi yaşam koşullarına erişim, ekonomik ve güvenlik nedeniyle, halen var olan İstanbul’dan diğer illere göçün artacağı da yapılan tahminler arasında bulunuyor. Buna karşın, Expatlar (şirketlerin yabancı üst düzey yöneticileri) başta olmak üzere yurt dışından gelenlerde ise belirgin bir değişim olmayacağı varsayılıyor. Böylelikle, önümüzdeki 10 yılda nüfustaki ve göç dengesinde değişimler sonucunda İstanbul’un yıllık ortalama 123 bin konut ihtiyacının yalnızca 108 bininin, ikametgâha bağlı konut ihtiyacından oluşması öngörülüyor.

Raporun sonuçlarını değerlendiren KONUTDER Başkanı Ramadan Kumova, “raporumuz için İstanbul şehrini seçtik. Bu seçimde şehrimizin ekonomideki payının yanı sıra ülkemizin marka değerine katkısı temel nedeni oluşturdu” diyerek şöyle devam etti:

“Belediyeler bu rapordan hareketle elde edecekleri ruhsat gelirini hesaplarken daha doğru bir öngörüde bulunabilirler. Şehirlerin ihtiyacına yönelik mekansal planlama için bu raporu referans alabilirler. Alt yapılara harcanacak bütçenin planlanmasında ilgililere bu rapor önemli bir katkı sağlayabilir. Üretici ve proje geliştirici firmalar için hane halkı büyüklüğü hareketlerine bakılarak projedeki konut tiplerinin doğru planlanmasını bu rapordan hareketle sağlayabilir. Hem sektör oyuncularının hem de kamu kaynaklarının doğru kullanımına imkân tanıyarak yanlış yatırımların önüne geçilecektir.”

PwC Türkiye Ortağı ve Gayrimenkul Sektörü Lideri Ersun Bayraktaroğlu ise rapora ilişkin yaptığı açıklamada; “ülkemizin ana sorunlarından birinin güvenilir ve karşılaştırılabilir veriye ulaşmak olduğuna dikkat çekerek, “bu çalışmada çok derinden ve detaylı çalıştık. İnanıyorum ki bundan sonrasını doğru takip edebilmek için iyi bir temel oluşturduk. Tahminlerimizi nüfus ve göç gibi ikametgâha dayalı göstergeler ile ikametgâha dayalı olmayan konut ihtiyacını oluşturan faktörlerden oluşturduk” diyerek, araştırmaları sırasında göstergelere bağlı olarak regresyon, nüfus simulasyonu, çeşitli zaman serisi tahmin metodları ve farklı istatistiksel yöntemler kullandıklarını belirtti.

Konut Fiyat Endeksi Kasım’da Yüzde 82,8 Arttı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan verilere göre Konut Fiyat Endeksi (KFE), Kasım ayında yüzde 82,8 arttı.

Konut Fiyat Endeksi (KFE), 2023 Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 1,9 artarken, önceki yılın aynı ayına göre yüzde 82,8 artış göstererek 1.150,4 seviyesinde gerçekleşti. 

Yapım yılı son iki yıl olan konutlar için hesaplanan Yeni Konutlar Fiyat Endeksi (YKFE) ise Türkiye genelinde, geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 88,2 artışla 1250,2 seviyesinde gerçekleşirken, yapım yılı son iki yılı aşan konutlar için hesaplanan Yeni Olmayan Konutlar Fiyat Endeksi (YOKFE) ise Türkiye genelinde yüzde 82,6 artışla 1133,3 seviyelerinde gerçekleşmiştir.

Türkiye genelinde Birim Konut Fiyatları yıllık yüzde 78,6 artışla metrekare başına  30.319  TL olarak hesaplandı.

Türkiye genelinde ortalama bir konutun metrekare fiyatı kasımda 30 bin 318,6 TL’ye yükseldi. Böylece 100 metrekarelik ortalama bir konutun fiyatı da 3 milyon 31 bin 860 TL’ye ulaştı.

İstanbul, Ankara ve İzmir’in konut fiyat endekslerindeki gelişmeler değerlendirildiğinde, 2023 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 0,8, 1,8 ve 2,8 oranlarında artış gözlendi. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 69,2, 96,3 ve 76,9 oranlarında artış gösterdi.

Ortalama konut fiyatı İstanbul’da 4 milyon 453 bin 250 TL’ye, Ankara’da 2 milyon 329 bin 160 TL’ye, İzmir’de 3 milyon 546 bin 530 TL’ye ulaştı.

Avrupakent GYO, Swissotel Residences Bodrum Hill’i Satın Aldı

0

Avrupakent Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO), Swissotel Residences Bodrum Hill’i 580 milyon TL bedelle satın aldı.

Satın almayla ilgili Avrupakent Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıklama yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: 

“Yönetim Kurulumuzun 16.01.2024 tarihinde yapılan toplantısında; Çağdaş Bodrum İnşaat ve Turizm Sanayi Ticaret A.Ş. mülkiyetinde bulunan ve İnvest Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş.’nin 16.01.2024 tarihli Değerleme Raporu ile KDV hariç toplam piyasa değeri 665.000.000 TL olarak takdir edilen Muğla İli, Bodrum İlçesi, Turgutreis Mahallesi 186 ada, 1 nolu parsel üzerinde kayıtlı bulunan Swissôtel Resort Bodrum Beach, Şirketimizin mevcut yatırım stratejisi kapsamında portföy yapımızı güçlendirmek ve çeşitlendirmek amacıyla 580.000.000 TL bedel üzerinden değerleme raporunda bahsi geçen ipoteklerin fekki sonrasında satın alınmasına ve bedelin peşin olarak ödenmesine karar verilmiştir. Tapu işlemlerinin tamamlanmasını müteakip kamuya duyuru yapılacaktır. Yatırımcılarımızın ve kamuoyunun bilgilerine sunarız.” 

124 Odalı Lüks Otel ve Rezidanslar

Bodrum Kalesi, Kos Adası ve Karaada manzarasına hakim olan Swissotel Residences Bodrum Hill, Çağdaş İnşaat tarafından 32 dönüm üzerinde hayata geçirildi. Proje 124 odalı otel ve bağlı rezidanslardan meydana geliyor. Toplam 55 ünitenin bulunduğu projede konutlar 90-559 metrekare aralığında daire, dubleks ve villa seçeneklerinden oluşuyor. Projedeki villalar şahıslara ait ancak villa sahipleri otelin açık/kapalı havuzları, restoran-bar, spa, fitness center, masaj odaları, Türk hamamı, toplantı odaları ve diğer seçkin hizmet ünitelerinden yararlanabilme imkanına sahip olacaklar. Ayrıca, projedeki ev sahipleri Swissotel kiralama sistemine dahil edilerek dilerlerse konutlarını işletmeye kiraya verebiliyor.

Antalya’da Yaşam Boyu Tatil Fırsatı

Emlak Konut GYO A.Ş.güvencesi ve İzka İnşaat vizyonuyla geliştirilen Park Yaşam Antalya projesinin lansmanı yapıldı.

Emlak Konut GYO A.Ş. ve İzka İnşaat işbirliği ile hayata geçirilen Park Yaşam Antalya,  ev sahibi olmak isteyenlere kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor. Park Yaşam Antalya, yüzde 35 peşinat ve 48 aya varan taksit avantajıyla gelecek için kârlı bir yatırım fırsatı olarak Antalya Havaalanına ve Lara Plajına çok yakın konumda yer alıyor.

Antalya’da güvenli yaşam

Antalya’nın sağlam zemini üzerinde yer alan Park Yaşam Antalya, son deprem yönetmeliğine uygun inşaat teknikleri ve yeni nesil tasarımıyla güven ve konforun buluştuğu proje olarak dikkatleri çekiyor.

Antalya’da yeni bir yaşam başlıyor

Park Yaşam Antalya; 1+1’den 5+1’e kadar farklı daire seçenekleri ile ferah ve olabildiğince özgür mekânlar sunuyor.

Yeşil ve konfor bir arada!

Gelenekten geleceğe bakışıyla, kentin özgünlüklerini yaşama taşıyor. Çağdaş ihtiyaçlar ışığında şehir insanının özlemini duyduğu doğal çevreyi yaşamın içine katan, yüzde 70’ i peyzaj alanı olarak tasarlanan Park Yaşam Antalya’da, sağlıklı ve keyifli zaman geçirmek için tüm imkanlar mevcut.

Kaliteli ve konforlu iç mimari ile özel tasarım peyzaj tecrübesinin hayat bulduğu projede, açık/kapalı havuz, fitness salonu, yeni nesil çocuk aktivite alanları, su parkı, koşu-yürüyüş-bisiklet parkurları, basketbol sahası, tenis kortu, kondisyon parkı, parti alanları, güneşlenme terasları, süs havuzu, pergolalar, çim tepeleri ve yeşil alan teraslamaları, ortak alanların elektrik ihtiyacına katkıda bulunacak güneş panelleri, elektrikli araç şarj noktaları, konforlu dinlenme alanları, kapalı ve açık otopark, 7/24 güvenlik hizmeti ve ticari üniteler yer alıyor.

Park Yaşam Antalya projesinin tüm detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesinin İlk Etabı 2025 Sonuna Kadar Tamamlanacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, inşaat çalışmaları devam eden Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren projesi için, “Projemizin İlk etabı olan Çerkezköy Kapıkule arasındaki 153 kilometrelik kesimi 2025 yılı sonuna kadar bitirmeyi planlıyoruz.” bilgisini verdi.

Bakan Uraloğlu Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi’nin Çerkezköy- Kapıkule arasındaki 153 kilometrelik kesiminde incelemelerde bulundu. Uraloğlu, Türkiye’de yapımı devam eden en önemli demir yolu projeleri arasında yer alan Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Projesi’nde yapılan çalışmalarında gelinen son noktayı anlattı. 

Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Asya-Avrupa arasında taşımacılık yönünden bir köprü konumunda olduğunu belirterek, “Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi, Asya-Avrupa koridorunun ilk parçasını oluşturmaktadır. Bu proje İpek Demiryolu güzergahının ülkemizden geçen bölümünün Avrupa bağlantısını oluşturan en önemli halkalarından birini teşkil etmektedir” dedi.

“Halkalı-Kapıkule Arasında 229 Kilometre Uzunluğunda Dev Demir Yolu Projesi” 

Halkalı-Kapıkule hattının “153 kilometrelik Kapıkule-Çerkezköy”, “67 kilometrelik Çerkezköy-Ispartakule” ve “9 metrelik Ispartakule-Halkalı” arası olmak üzere 3 fazdan oluştuğunu bildiren Uraloğlu, şu bilgileri verdi:

“Projemizin İlk etabı olan Çerkezköy Kapıkule arasındaki 153 kilometrelik kesimi 2025 yılı sonuna kadar bitirmeyi planlıyoruz. Projenin diğer bir fazları olan; Ispartakule-Çerkezköy arasındaki 67 kilometrelik kesim ve Halkalı-Ispartakule arasındaki 9 kilometrelik kesimi de 2028 yılına kadar tamamlamayı hedefliyoruz. Böylelikle projemizin tamamını 2028 yılında faaliyete geçirmiş olacağız. Halkalı – Kapıkule arasında toplam 229 km uzunluğundaki güzergahta 200 km/s hıza uygun, çift hatlı, elektrikli ve sinyalli olarak hem yük hem de yolcu taşımacılığı yapılabilecek yeni hızlı tren hattı inşa ediyoruz. Projenin yaklaşık 55 km’si Edirne, yaklaşık 62 km’si Kırklareli, 68 km’si İstanbul, 44 km’si ise Tekirdağ il sınırları içerisinde yer almaktadır. Hattımızın Kırklareli, Edirne ve Kapıkule’de istasyonları olacak. Tekirdağ ilimizde Çerkezköy yeni yolcu istasyonu ve yeni yük istasyonları kurulacaktır. İstanbul ilimizde ise Halkalı, Çatalca ve Ispartakule istasyonları olacaktır.”

“Halkalı-Kapıkule ARası 4 Saatten 1 Saat 30 Dakikaya Düşecek”

Uraloğlu, Halkalı-Kapıkule projesinin tamamlanmasıyla; Halkalı-Kapıkule arası yolcu seyahat süresinin 4 saatten 1 saat 30 dakikaya; yük taşıma süresinin ise 6 saat 30 dakikadan 2 saat 30 dakikaya düşeceğini, mevcut hat kapasitesinin ise 4 kat artacağını belirtti.

Yüzde 73 Fiziki İlerleme

Bakan Uraloğlu, Halkalı-Kapıkule hattının ilk etabı olan Çerkezköy-Kapıkule kesimi olan 153 kilometre uzunluğundaki güzergahta 200 km/s hıza uygun, çift hatlı, elektrikli ve sinyalli olarak hem yük hem de yolcu taşımacılığı yapılabilecek yeni hızlı tren hattı inşa edildiğini belirterek, “Çerkezköy-Kapıkule kesimi 275 milyon avro Avrupa Birliği Hibe Fonlarından (IPA) faydalanılarak yapılıyor. Çerkezköy- Kapıkule kesiminde yapım çalışmalarımız hızla devam ediyor. 153 (349 hat km) kilometrelik bölümün 53 kilometrelik (106 hat km) kesiminin hat serimi işlemini tamamladık böylelikle yüzde 73 fiziki ilerleme sağladık” ifadelerine yer verdi.

Uraloğlu, projenin diğer etapları olan Ispartakule-Çerkezköy arasındaki 67 kilometrelik ve Halkalı-Ispartakule arasındaki 9 kilometrelik üçüncü fazın ihale edildiğini ve çalışmaların devam ettiğini de ifade etti.

Hat İle Türkiye ve AB Arasındaki İlişkiler Güçlenecek

Türkiye’nin AB açısından çok önemli bir paydaş olduğunu vurgulayan Uraloğlu, “Avrupa için Türk üreticiler üretim ve tedarik zincirinin önemli bir parçası ve vazgeçilmez ticari ortaklardır. Bu noktalardan bakıldığında Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren projemizin önemi daha da iyi anlaşılmaktadır. Bu demir yolu hattı Türkiye ve AB arasındaki ilişkileri daha güçlendirecek ve dostluğumuzu perçinleyecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı projesinin tüm detaylarını buradan inceleyebilirsiniz.

Fuzul GYO Bin 100 Konutluk Projeye Hazırlanıyor

Fuzul Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO), İstanbul’un Avcılar ilçesinde bin 100 konuttan oluşacak yeni proje için hazırlıklara başladı.

Halka arz sonrası yeni projeler için çalışmalar yürüten Fuzul GYO, İstanbul, Avcılar’da bin 100 konuttan oluşan yeni projesi için görüşmelerin başladığını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklama ile duyurdu.

Yeni gelişmeleri KAP’a bildiren Fuzul GYO’nun açıklamasında, şu ifadelere yer verildi:

“Şirketimiz tarafından İstanbul İli, Avcılar İlçesi, Firuzköy Mahallesi, Ispartakule Mevkiinde konumlu arsa üzerinde 1.100 konut ve 50 ticari üniteden oluşan kat karşılığı sözleşme akdedilmesinde ilişkin görüşmelere başlanmıştır.”

Gaziantep’e Metro Müjdesi

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gar-Düztepe-Hastane Sürücüsüz Metro Hattı projesinin, Cumhurbaşkanlığı tarafından 2024 yatırım programına alındığını duyurdu.


Karar sonrası 15 milyar TL’lik dev yatırım için Gaziantep’in tüm planlamalarının hazır olduğunu belirten Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, “Bu karar bizim için çok hayati, çok kıymetli. 1 milyonluk Şahinbey’i, 900 binlik Şehitkamil’e bağlamış olacağız.” dedi.

Kuzey-Güney Aksı Birleşecek

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından Büyükşehir Belediyesi’nin kesin projesi olarak onaylanarak Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nca yatırım programına sunulan metro hattının bütçesinin onaylanıp tamamlanmasıyla kentin kuzey – güney aksında, yer altından toplu ulaşım raylı sistemi ile çevreci, sürdürülebilir ve konforlu şekilde sağlanacak.

9 İstasyon Belli Oldu

Gaziantep bu proje ile; Gar İstasyonu’ndan başlayarak, Şehir Hastanesi’ne kadar ulaşımını hızlı, güvenli ve yeşil şehir şartlarına uygun standartlarda sağlayabilecek. Gaziantep metrosu, derinlikleri 22 ile 53 metreyi bulan 9 istasyonla 10,4 km boyunca şehir içi seyahatini yeniden düzenleyecek. Gaziantep Metrosu, Gar’dan başlayan, Millet Bahçesi, Dr. Ersin Arslan Hastanesi, Düztepe, Kahvelipınar, Yeşilvadi, Akkent Parkı, Akkent Merkez İstasyonları ile devam eden ve şehir hastanesi istasyonu ile son bulan bir güzergaha sahip olacak.

Projenin yatırım programına alınmasından sonra açıklamada bulunan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, proje için kurum olarak yıllarca mühendislik ve mimari alanda çalışıldığını aktararak, şunları söyledi:

“Metro projemiz bizim için çok hayatiydi. Büyükşehirlerin en büyük meselesi ulaşım. İrileşmememiz, sağlıklı büyümemiz gerekiyor. Ulaşım yatırımları bu konuda önemli. Hafif raylı sistemler ve Gaziray yapıldı. Ama bu metrosuz olmazdı. 15 Ocak itibarıyla 2024 Yatırım Programı’na alındı.

Bu bizim için çok önemli ve hayatiydi. Gaziantep’i demir ağlarla örmeye devam ediyoruz. Yatırım programına metronun alınması en büyük hayalimizdi. Hayaldi gerçek oldu.”

Projenin Gaziray ve diğer ulaşım sistemlerine entegre çalışacağını konuşmasının devamında aktaran Başkan Şahin, sözlerini şöyle tamamladı:

“Metromuz Gar’dan başlayarak Maarif Kavşağı, Düztepe, Kahvelipınar, Yeşilvadi ve Akkent’ten geçerek Şehir Hastanesi’ne varacak. 9 istasyon var. Bu istasyonların özelliklerine baktığımızda konforlu, çevreci, sıcağa soğuğa değmeden, 50 metre derinliğe inip şehri demir ağlarla örerek, 1 milyon nüfusa sahip Şahinbey’i 900 bin nüfuslu Şehitkamil’e bağlayacağız ve burada Gaziray ile OSB’ye götüreceğimiz büyük bir ulaşım projesi. En önemli ve zor kısmı geçtik. 15 milyarlık bir yatırım. Hızlı bir şekilde başlayacağız.

Proje çok hızlı bir şekilde kendini amorti edecek. Trafikte en büyük sıkışıklık yaşanan noktalarda yer altına metroyla inmek bize ilaç gibi gelecek. 1 Nisan’da inşallah ve Allah’ın izniyle ustalık dönemimiz başladığında, ilk yapacağımız iş metronun çalışması olacak ve inşallah 2 yıl içerisinde bu şehri metroyla buluşturmuş olacağız.”

Konut Kira Artışı Aralık’ta Hız Kesti

Endeksa tarafından açıklanan değerlendirmeye göre, 2023 yılında ortalama konut kira fiyatları 14 bin 472 TL oldu. 2023 yılı Aralık ayında kira fiyatları durulmaya geçti.

Aralık 2023’e dair Endeksa değerlendirmesine göre Türkiye’de kiralık birim değeri en yüksek il İstanbul. Aralık ayında, İstanbul’da ortalama konut kira fiyatı 17 bin 594 TL ve birim metrekare kira fiyatı 176 TL olarak gerçekleşti. Endeksa verileri mega kentte kiralık konut fiyatlarının son bir yılda yüzde 78 oranında arttığını gösteriyor.

Öte yandan mega kentin kozmopolit yapısı kira piyasasında da kendini gösteriyor. Sektörel dalgalanmaların ve kira fiyat artışlarının pek çok bölgesinde net bir şekilde hissedildiği İstanbul’da, bazı ilçelerde değer azalışı yaşandı. Örneğin, aralık ayında Şile’de birim metrekare kira fiyatları yüzde 3 düştü ve 165 TL seviyesine indi. Benzer şekilde, Başakşehir’de ve Küçükçekmece’de de yüzde 2’lik azalış yaşandı ve birim metrekare kira fiyatı 181 TL ve 168 TL olarak kaydedildi. Kentin daha merkezi ilçelerinden Beşiktaş’ta metrekare başına kira fiyatı 331 TL ile yüzde 6, 267 TL olan Beyoğlu ve 382 TL olan Sarıyer’de ise yüzde 5 oranında yükseliş yaşandı.

Ankara aralık ayını metrekare başına kira fiyatında 118 TL ve ortalama kira fiyatında ise 14 bin 188 TL ortalama ile kapattı. 

Yıllık perspektiften yapılan değerlendirmeler kentin 2023 boyunca inişli çıkışlı bir grafik çizdiğini gösteriyor. Örneğin, şubat ayında Ankara’da yüzde 21’lik bir kiralık konut değer artışı görülmüş ve metrekare fiyatı 52 TL’den 63 TL’ye çıkmıştı. Başkentte kasım ayında yüzde 2 oranında bir azalış yaşanırken aralık ayında yüzde 4’lük bir yükseliş yaşandı.

2023’te Pek Çok İlde Yüzde 100’ün Üzerinde Değer Artışı Yaşandı

Aralık ayı verilerine göre Türkiye’nin kiralık konutlar özelinde en değerli ikinci ili ortalama 16 bin 399 TL ile Muğla oldu. Temmuz ayından bu yana süreklilik arz eden ve toplamda yüzde 13’e varan bir azalış yaşanmasına rağmen kent, listenin üst sıralarındaki yerini koruyor. Son altı ayda birim metrekare kira fiyatının 186 TL’den 164 TL’ye gerilediği Muğla’da düşüşün temel nedeni olarak yaz sezonunun sona ermesi gösteriliyor. Turizme bağlı konut talebi azaldıkça bu eğilim kira değerlerine de yansıyor.

Ege’nin bir diğer önemli kenti İzmir 2023 yılını kira fiyatı açısından yüzde 119’luk bir artış ile yılı kapadı. Aralık ayı bazında yüzde 4 artış kaydedildi. Kentte güncel ortalama konut kira fiyatı 15 bin 926 TL ve birim metrekare kira fiyatı ise 145 TL. Öte yandan, Bergama İzmir’in aralık ayı kira artış şampiyonu oldu. yüzde 6’lık yükselişin kaydedildiği ilçede kiralık konut metrekare fiyatı 100 TL ve ortalama kiralık konut fiyatı da 12 bin 200 TL seviyesinde.

Akdeniz Bölgesinin gayrimenkul piyasası açısından en canlı kentlerinden Antalya’da da kış mevsimiyle gelen durağanlık etkisini gösterdi. Kentte değer değişimi sabit kaldı ve ortalama kiralık konut metrekare fiyatı 145 TL ve kiralık konut fiyatı da 15 bin 38 TL olarak belirlendi. Antalya’nın belirgin bir azalış yaşayan tek ilçesi ise yüzde 5’lik oran ile Gazipaşa oldu.

Artış Yavaşladı Ancak Devam Ediyor

Endeksa verileri Türkiye’nin pek çok kentinde kiralık konut değerlerinin artmaya devam ettiğini ancak bu artışın hız kesmeye başladığını gösteriyor.

Buna göre, Bursa’da aralık ayında %2’lik bir konut değer değişimi yaşandı ve yıllık kira değer artışı yüzde 125 olarak tespit edildi. Bursa’da şu anda konut metrekare fiyatı 111 TL ve ortalama kira fiyatı 13 bin 309 TL. Öğrenci kenti Eskişehir de 2023 yılını yüksek değerlenme ile kapatan illerden oldu. Eskişehir’de 2023 yılında kiralar yüzde 152 arttı. Aralık ayında ise değer değişimi yüzde 3 seviyesinde gerçekleşti. Eskişehir’de şu anda ortalama konut kira fiyatı 10 bin 162 TL ve metrekare başına kira ortalaması ise 103 TL.

Karadeniz Bölgesi’nin en büyük kentlerinden Trabzon da önemli oranda kira değer artışı kaydedilen illerden biri oldu. Kentte son bir yıl içinde %146 seviyesinde bir artış kaydedildi. Aralık 2023 itibarıyla Trabzon’da ortalama konut kira fiyatı 11 bin 46 TL, kiralık konut birim metrekare fiyatı ise 78 TL civarında. Trabzon’da metrekare fiyatları eylül ayında 85 TL’ye kadar yükselmişti.

Fuyapı, 2025-2035 Yıllarında 4 Bin Konut Üretecek

Fuyapı Yönetim Kurulu Başkanı Özer Ünsal, önümüzdeki 2025-2035 yıllarında 4 bin bağımsız bölüm ile konut üretimini daha da artıracaklarını ifade etti.

Bugün konut fiyatlarındaki artışta en büyük etkenin arz yetersizliği olduğunu, geçmiş dönemde yıllık yaklaşık 900 bin adet olan konut üretiminin, son yıllarda 600 bin adete kadar gerilediğinin altını çizen Ünsal, önümüzdeki 2025-2035 yıllarında 4 bin bağımsız bölüm ile konut üretimini daha da artıracaklarını söyledi.

Sektördeki gelişmeleri, projelerini ve yeni hedeflerine ilişkin konuşan Fuyapı Yönetim Kurulu Başkanı Özer Ünsal, sektöre ilk adımı 2009 yılında Jotun Boya ile attıklarını ve 2014 yılında Fuyapı’yı kurarak, Kuşadası’nda çevre dostu, lüks konutlar inşa ettiğini söyledi. Ünsal, “Bugün toplamda 103 bin metrekarelik bir alanda 400 bağımsız bölüm inşa ederek, sahiplerine teslim ettik.” dedi.

“Green Concept’de Teslimlere Başladık”

 Şu anda Kuşadası’nda villa ve lüks konut projelerini tüm hızıyla sürdürdüklerini açıklayan Özer Ünsal, “Şu anda Green Concept projemizde teslimlere başladık. Idealife ve Citylife projelerimizde de üretim, teslim olacak şekilde tüm hızıyla sürüyor” bilgisini verdi. Türkiye’de yıllık konut ihtiyacının yaklaşık 900 bin olmasına rağmen, son yıllarda ortalama 600 bin konut üretildiğine işaret eden Ünsal, “O nedenle düşük üretiminin, konut fiyatlarını artıran en büyük etken olduğunu söyleyebiliriz.” dedi.

Konut arzının önemine işaret eden Ünsal, hedeflerini şöyle açıkladı: 

“Gayrimenkul ihtiyacını göz önünde bulundurarak, 2025-2035 yılları arasında Kuşadası, Çeşme, Bodrum ve Antalya bölgelerinde de olmak üzere 4 bin bağımsız bölüm ile konut üretimini daha da artırıp, ülkemizdeki konut yatırımını artırmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, farklı bölgelerde de faaliyet göstererek toplamda 1 milyon metrekarelik alanda yaşam alanları oluşturmak. Bu doğrultuda tüm ekibimizle birlikte çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz.” 

Talep konusuna da değinen Ünsal, “Konut projelerimize, gerek yurt içinden, gerekse yurt dışından gelen misafirlerimizin gösterdiği ilgiden çok memnunuz. Bugüne kadar toplamda 400 aileye huzurlu yaşam alanları sunduk.” diye konuştu.

“2024 İkinci Çeyrekten İtibaren Talep Artar”

Krediye erişim zorluğunun sektöre etkilerine de değinen Ünsal, sektörün 2024 yılı beklentilerine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: 

“Faizlerin yükselmesi ile oluşan krediye erişim zorluğu gayrimenkul sektöründeki hareketliliği oldukça azalttı. Buna karşın, konutun, tüm yatırım araçları arasında en güvenli liman olma statüsü hiçbir zaman değişmeyecektir. Artan nüfus ve göçle oluşan ihtiyacı göz önüne aldığımızda, konuta talebin devam edeceği bir gerçek.

Gayrimenkul sektörünün, 2024 yılında da yoluna hız kesmeden devam edeceğine ve ikinci çeyrekten itibaren iç ve dış taleplerin artacağına inanıyorum. Dolayısıyla kredi kaynaklı daralmaların azalacağını ve sektörün alışılan dinamiğine döneceğini düşünüyorum.”

Kaynak: Dünya Gazetesi

Hem Kalifiye Hem Vasıfsız İşçi Sıkıntısı Büyüyerek Devam Edecek

Türkiye Müteahhitler Birliği’nin (TMB) 2023 yılının son çeyrek dönemine ilişkin İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nda, sektörde orta kademe eleman bulmakta zorluk yaşandığı ve ücretlerin aylık 150 bin lira seviyelerine çıktığı belirtildi. Raporu değerlendiren Fenercioğlu Yönetim Kurulu Başkanı Aycan Fenercioğlu, 6 Şubat’ta yaşanan depremin ardından Türkiye’de hem kalifiye hem de vasıfsız işçi sıkıntısı yaşandığını ve bu durumun artacağını öngördüklerini açıkladı.

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nun Ocak 2024 sayısını yayımladı. Yeni Yüzyılda Eski Sorunlar, Zorluklara Rağmen Gelen Başarılar başlıklı analizde, küresel ve ulusal ekonomi ile inşaat sektörüne ilişkin veriler değerlendirildi. Raporda, inşaat sektörünün 2023 yılı boyunca girdi maliyetlerindeki yüksek artışlardan etkilendiği ve sektörün ara eleman sorununun iyice derinleştiği açıklandı. Ücretlerin ise yıl sonunda aylık 150 bin TL seviyelerine kadar çıktığına vurgu yapıldı. 

Raporu değerlendiren Fenercioğlu Yönetim Kurulu Başkanı Aycan Fenercioğlu, pandemi ile beraber inşaat sektörünün hız kazandığını belirterek, “Ülkemizde 6 Şubat’ta yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremden sonra bölgedeki hızlı inşaat hamlesiyle beraber birçok insan kaynağı deprem bölgesine kaydı. Orada depremi yaşayan vatandaşlarımızın bir an önce yeni binalarına, evlerine kavuşması için çok hızlı bir yapı çalışması başladı. Bu sebeple özellikle ülke içinde hem kalifiye eleman hem de vasıfsız işçi sıkıntısı yaşandı. Tabii ki bu talepten ötürü maaşlarda da ciddi bir artış söz konusu oldu. 

Aynı zamanda Türk müteahhitlerin yurtdışında da devam eden birçok inşaatı var ve bu anlamda dünya üzerinde aktif bir ülkeyiz. Bu nedenle de insan kaynakları noktasında sıkıntılar yaşıyoruz, birçok çalışanı maalesef belli bütçelerle bile yönetemiyoruz. Uzun vadede bu sorunun giderek artacağını düşünüyorum.” dedi.

Niğde’de 400 Yataklı Ek Hastane Binasının Çevre Düzenleme Çalışmaları Sürüyor

0

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin yapımı devam eden 400 yataklı ek hizmet binasının çevre düzenleme çalışmaları hızla sürüyor.

Belediyeden yapılan açıklamaya göre, ekipler, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin yapımı devam eden 400 yataklı ek hizmet binasının etrafında çevre düzenlemesi, yol ve kavşak yapımı çalışmalarını sürdürüyor.

Bağlantı yollarında altyapı çalışmalarını tamamlayan ekipler, asfalt serimini de bitirdi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Belediye Başkanı Emrah Özdemir, kent için önemli sağlık yatırımı olan 400 yataklı ek hastane binasının yakın zamanda hizmet vermeye başlayacağını belirterek, “Hastanemize daha hızlı ve kolay ulaşım sağlanması noktasında ekiplerimizle tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Sabancı Holding, Exsa İle Birleşti

0

Sabancı Holding, Exsa ile birleşme işlemlerinin tamamlandığını açıkladı.

Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıklama yapan Sabancı Holding, birleşme duyurusunu şu ifadelerle yaptı:

“Exsa’nın finansal varlıkları ile Temsa Skoda Sabancı Ulaşım Araçları A.Ş.’nin yüzde 50 sermaye payı, Temsa Motorlu Araçlar Pazarlama ve Dağıtım A.Ş.’nin yüzde 100 sermaye payı ile Exsa Gayrimenkul Proje Geliştirme A.Ş.’nin yüzde 100 sermaye payı Şirketimiz mülkiyetine geçmiş bulunmaktadır. Birleşme neticesinde, Şirketimizce 59.972.038,18 TL nominal değerde sermaye artırımı gerçekleştirilmiş olup, bu suretle ihraç olunacak paylar Sermaye Piyasası Kurulu nezdinde gerekli olan yasal süreçlerin tamamlanmasını takiben Exsa’nın Şirketimiz dışındaki diğer ortaklarına tahsis edilecektir” 

GÜYAD Başkanı Özkök: “Enerji Yatırımları Artırılmalı”

0

Enerji Yatırımcıları Derneği (GÜYAD) Başkanı Cem Özkök,  “Dağıtık enerjinin yaygınlaştırılması dahil, sisteme yüksek kapasitelerde yenilenebilir enerji kaynaklarının entegre edilebilmesi için yenilikçi yaklaşımlara ihtiyaç var.” dedi.

Türkiye’nin enerji dönüşümü için tüketicilerin odak noktasında olduğu daha dağıtık ve etkileşimli bir sisteme geçiş yapılması gerektiğini vurgulayan GÜYAD Başkanı Özkök, “Dağıtık enerjinin yaygınlaştırılması dahil, sisteme yüksek kapasitelerde yenilenebilir enerji kaynaklarının entegre edilebilmesi için yenilikçi yaklaşımlara ihtiyaç var.” ifadelerini kullandı.

Yenilenebilir enerji yatırımlarının ‘sermaye yoğun’ yatırımlar olduğunu söyleyen Özkök, “Bunlar doğrudan ülke ekonomisine ve enflasyonla mücadeleye katkı yapan yatırımlardır. Bu nedenle ABD’de yapıldığı gibi bir enflasyonla mücadele yasası çıkartılıp, yasa çerçevesine giren yatırımların desteklenmesi gerekiyor.” şeklinde konuştu.

Konfor Grup’tan 30 Milyon Dolarlık Yeni Tesis

0

Konfor Grup İcra Kurulu Üyesi Akın Can, İzmir’de 30 milyon dolarlık yeni tesis yatırımı gerçekleştireceklerini açıkladı.

1978 yılından bugüne mobilya sektöründe faaliyet gösteren Konfor, alt markaları Konfor Yatak, Konfor Mobilya, Çetmen Mobilya ve Landor İnşaat’ı tek bir çatı altında birleştirdi.

Konfor Grup, bu hamleyle birlikte 2024 yılına da iddialı hedeflerle başladı. 2024 yılının ‘Konfor Yılı’ olacağını belirten Konfor Grup İcra Kurulu Üyesi Akın Can, bu hedeflerdeki ilk büyük adımın İzmir Kemalpaşa’da 2024 yılının ilk çeyreğinde faaliyete geçmesi planlanan 30 milyon dolarlık yeni yatırımları Konfor Park Üretim ve Yaşam Kampüsü olduğunu söyledi.

“Artan üretim adetleriyle rekabette öne çıkacağız”

Yeni üretim tesisinin aynı zamanda bir yaşam kampüsü olduğuna da vurgu yağan Akın Can, Şubat ayı itibariyle genel merkezlerini de buraya taşıyacaklarının bilgisini verdi. 163 bin m2 üzerine kurulu, 30 bin m2 yeşil alana sahip modern bir yapı olarak Türkiye’nin en büyük entegre mobilya üretim tesisi olacağını söyleyen Akın Can konuya ilişkin şunları kaydetti:

Globalde 30, Türkiye’de 130 yeni mağaza açılacak

“Konfor Park Üretim ve Yaşam Tesisimiz aynı zamanda İzmir’in de en büyük 2. fabrikası olarak dikkat çekiyor. Konfor Park Üretim ve Yaşam Kampüsü sayesinde 2024 yılında istihdam hedefimizi 2 bin 500 kişiye çıkardık. Ek 2 bin istihdam hedefimiz bulunuyor. Ayrıca, yeni üretim tesisimizle kapasitelerimizde de ciddi bir artıp planlıyoruz. Yeni üretim tesisinde günlük 3 bin yatak, 500 takım ev mobilyası ve 250 takım koltuk üretim kapasitemiz olacak. Bu üretim adetleriyle de rekabette seri üretimle fark yaratmayı hedefliyoruz.” 

Konfor Grup olarak 2023’ü yurtiçinde 130, yurtdışında 32 ülkede 14 adet mağaza ile kapattıklarını söyleyen Akın Can, yılı toplamda 1.5 milyar TL’lik mobilya pazar payı ile tamamladıklarının altını çizdi. 2023 yılında 15 milyon dolarlık ihracat yaptıklarını belirten Can, 2024 ihracat hedeflerinin ise toplamda 44 ülkeye ulaşarak 25 milyar dolar olduğunu belirtti.

2024 yılına ilişkin 130 yeni mağaza ve 2 milyar 750 milyon TL’lik pazar payı hedefi ile önümüzdeki üç yılın sonunda toplam 450 mağaza ve 9 milyar TL’lik pazar payı hedefi itibariyle hareket ettiklerinin altını çizen Akın Can, “2023 yılı iç pazar açısından hedefe paralel, ihracat açısından ise yeni pazarların açılmadığı mevcut pazarlarda hedefin korunduğu bir yıl oldu. 2024 yılında özellikle iç pazarda tüketicinin alım gücüne paralel hareket eden firmaların pazar payında ciddi bir artış öngörüyoruz. İhracat pazarı açısından da Amerika ve Afrika’nın yeni pazarlar arasında yerlerini alacağını düşünüyoruz.

Konfor Grup olarak 2024 yılının en önemli projelerinden birinin ‘Konfor’da Kadın Gücü’ çalışmaları olduğunu söyleyen Akın Can, “Konfor Grup olarak iş hayatımızda kadın gücüne her daim önem vermiş ve buna uygun çalışma prensipleri edinmiş bir firmayız. Bu doğrultuda başlattığımız ‘Konfor’da Kadın Gücü’ projemizle birlikte, 2024 istihdam hedeflerimize uygun olarak, işe alım süreçlerinde pozitif ayrımcılık politikası ile hareket edeceğiz. Öte yandan yıl boyu gerçekleştireceğimiz çeşitli sosyal sorumluluk projeleri ile destekleyeceğimiz “Konfor’da Kadın Gücü”nü Konfor Park Üretim ve Yaşam Kampüsü ile birlikte hayata geçireceğiz” dedi. 

Bu projeyle birlikte 3 yılın sonunda bin 500 kadın çalışanı istihdam etmeyi planladıklarını söyleyen Akın Can, Konfor’da çalışan kadın oranını da yüzde 65’e çıkarmak istediklerini belirtti.

Adıyaman Kent Meydanı Proje Çalışmaları Yeniden Başladı

0

Adıyaman’da 6 Şubat tarihli depremler nedeniyle çalışmalarına ara verilen kent meydanı projesinde inşaat yeniden başladı.

Yapımına bir süre önce tekrardan başlanılan kent meydanı projesi; 12 bin 154 metrekare arsa alanına 24 bin 280 metrekare proje alanına sahip. 740 araçlık iki katlı yeraltı kapalı otoparkı, bin 240 kişi kapasiteli camii, 250 metrekare kitap kafe, kütüphane, kuru havuzları, bebek bakım odası, abdesthanesi, umumi tuvaletleri ve yeşil alanlarıyla sosyal bir alan haline gelecek.

Çalışma hakkında bilgi veren Belediye Başkanı Dr. Süleyman Kılınç, “Adıyaman’ın ilk meydanı olacak olan kent meydanı projemize depremden önce başladık ancak deprem felaketinin yaşanmasının ardından çalışmalar durdu. Normalleşme sürecinin de verdiği sorumlulukla çalışmalara kısa süre içerisinde tekrardan başladık ve ivedilikle çalışmalarımızı sürdürmeye devam ediyoruz. 12 bin 154 metrekare arsa alanına ve 24 bin 280 metrekare proje alanına sahip olan kent meydanı projemizin içerisinde 740 araçlık iki katlı yeraltı kapalı otoparkı, cami, kitap kafe, kütüphane, kuru havuzlar ve yeşil alanlar olacak. Yoğun bir tempoyla sürdürülen çalışmaların meyvesini en kısa sürede kent meydanımızı halkımızın hizmetine açarak alacağız.” dedi.

11. Gayrimenkulde Liderler Zirvesi Sonuç Bildirgesi Belli Oldu

0

Yapiradar.com’un altın sponsorları arasında yer aldığı, Management Plus Danışmanlık Eğitim tarafından düzenlenen 11. Gayrimenkulde Liderler Zirvesi 11 Ocak’ta Radisson Collection Vadi İstanbul Otelde gerçekleştirildi.

Ana sponsorlarının Emlak Konut GYO, platin sponsorları Ege Yapı Artaş Holding, Erkonut ve Mars International’ın yaptığı zirvenin altın sponsorları ise, Omurga Yapı, Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü, Edis ve Yapiradar.com oldular.

Sektörel STK lar KENTSEV, İNDER, ÇEDBİK tarafından desteklenen zirvede, sektörel bilgi sponsoru REIDIN oldu. Sektörel iletişim sponsorları ise; Emlakdream.com, Baretdergisi.com, İnşaat Yatırım Dergisi, Yeni Emlak, Emlak Project, Emlak Haber Ajansı, Emlak News ve Gayrimenkul Haber oldular. 

İnşaat ve Gayrimenkul ve sektöründen önemli konuşmacıların katıldığı zirveye, her yıl olduğu gibi yoğun bir katılım oldu. Ana teması “Konuta Erişilebilirlik” olan zirve, açılış oturumu ve 3 ana oturum ve kapanış oturumundan oluştu.

Ayrıca bu yıl da Gayrimenkul Sektörüne Katkı Sağlayan Profesyoneller Ödüllleri sahiplerini buldu: Gayrimenkul Sektörüne Katkı Sağlayan Profesyonel CEO Ödülünü DAP Yapı CEO’su Zafer Baysal, Gayrimenkul Sektörüne Katkı Sağlayan Profesyonel Kurumsal İletişimci Ödülünü Artaş Holding Kurumsal İletişim Müdürü Özlem Çalık, Gayrimenkul Sektörüne Katkı Sağlayan Profesyonel Haberci ödülünü, Hürriyet Gazetesi Ekonomi Yazarı Gülistan Alagöz aldılar.

Açılış Oturumu: “Gayrimenkul Sektörünün Güncel Sorunları, ve Konuta Erişebilirliğe STK’ların Çözüm Önerileri” adlı açılış oturumu İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen’in oturum başkanlığında, GYODER Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği Başkanı Neşecan Çekici, KENTSEV / Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Sur, İNDER / İstanbul İnşaatçılar Derneği Başkanı Engin Keçeli, KONUTDER / Konut Geliştiricileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ramadan Kumova, GAPAS Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profesyonelleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Özcan’ın katılımı ile gerçekleşti. Açılış oturumunda öne çıkan sonuçlar aşağıda derlenmiştir.

1. Ana Oturum: “Gayrimenkul Sektöründe Yenilikçi Çözümler” adlı birinci oturumu; SMR Strategy Kurucusu Dr. Levent Sümer’in oturum başkanlığında, Ege Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Kabadayı, Edis Yönetim Kurulu Başkanı Ali Emre Erişen, MARS International CEO’su Hakan Bucak ve Watermark Investment Ortağı Çağrı Kanver’in katılımıyla gerçekleşti. 1. ana oturumda öne çıkan sonuçlar aşağıda derlenmiştir.

2. Ana Oturum: “Konuta Erişebilirlik İçin Gayrimenkul Geliştiricilerinin Kentsel Dönüşüm Çözüm Önerileri ve Hukuksal Boyutları” adlı ikinci ana oturum, Hürriyet gazetesinden Noyan Doğan başkanlığında, Artaş Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Serhan Çetinsaya, GHE -Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Dr. Av. Ali Yüksel’in katılımıyla gerçekleşti. 2. oturumda öne çıkan sonuçlar aşağıda derlenmiştir.

3. Ana Oturum: “Konuta Erişebilirlikte GYF lerin Önemi” adlı üçüncü ana oturum, ID Consultancy Yönetim Kurulu Başkanı Işıl Dinçer’in başkanlığında, Omurga Yapı Genel Müdürü Oğuz Kösebay ve Hakan Aygen’in katılımıyla gerçekleşti. 3. oturumda öne çıkan sonuçlar aşağıda derlenmiştir.

Kapanış Oturumu: “Verilerle Konuta Erişebilirlik” adlı kapanış oturumu, PWC Gayrimenkul Sektörü Lideri Ersun Bayraktaroğlu’nun başkanlığında, TSKB Gayrimenkul Değerleme’den Dr. Çağdaş Coşkun ve REIDIN Veri Analitiği ve Yapay Zeka Direktörü Emre Durgut’un katılımıyla gerçekleşti. Kapanış oturumda öne çıkan sonuçlar aşağıda derlenmiştir

Zirve Oturumlarında Ortaya Çıkan Sonuçlar :

• 2022 yılında inşaat ve arsa maliyetlerinin çok artmasının Konuta Erişebilirlik açısından büyük bir sorun yarattığı

• Türkiye’de gayrimenkul ve inşaat sektörü olumsuz eleştirilere maruz kaldığı

• Konuta Erişimde erişilebilir konutlar için alım gücüyle doğru orantıda konutlar üretilmelidir. Mevcutta yükselen arsa maliyetleri ile müteahhit karı minimize edilse de erişilebilir konut fiyatlarının sağlanamadığı

• Uygun fiyatlı konut üretimi için Arsanın 49 yıllık Kiralaması ve Kiralanabilir Konut üretimi çözüm getirebilir

• İlk evini alacaklara düşük faizle ve 30 yıllık bir ödeme planı ile konut sahibi olmalarının önünün açılması gerektiği

• 12. Kalkınma planının konuta erişimde fırsat olabileceği

• Sosyal konutlar ve temiz enerji saklama sistemleri gibi gelişmiş sistemlere odaklanılması gerektiği

• Uzun vadeli ödeme planları, uygun ödeme koşulları ve çeşitli modeller üzerinde düşünmeli ve sektördeki değişen taleplere cevap verebilmenin gerektiği

• Sektördeki düzenlemelerin yapılması gerektiği

• İnşaat maliyetlerinin kontrol altına alınarak konut edinme sürecinin kolaylaştırılması gerektiği

• Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile ayrıca Hazine ve Maliye Bakanlığı ile yakın temas içinde olmak gerektiği

• Paydaşlarla iş birliği yapılmasının bu sorunun çözülmesi için çok önemli olduğu yoksa sorunun kartopu gibi büyüyerek çok tehlikeli boyutlara gelebileceği

• Konut politikalarının yeniden belirlenmesi gerektiği

• Konut üretimi, satışı ve kiralamalarına dönük, konut piyasaları düzenleme kurulunun (KPDK) oluşturulmasının gerekliliği

• Kira ödeyen ve ilk evini alacaklara taksit ödemelerini proje bittikten sonra yapmaya başlamalarının önünün açılması ile vatandaşların konuta erişebilmeleri açısındanönemli olduğu

• Demografik yapının hızla değişmesi, iç ve dış göç olgusu, öğrenci sirkülasyonu, yabancıların etkisi, arsa kıtlığı, artan kur ortamında yükselen üretim maliyetleri, enflasyonist ortamda yükselen üretim maliyetleri, finansmana erişimin zor ve maliyetli olması, kentsel dönüşüm gibi etkenlerde fiyatlarda ve kiralarda ciddi artışların olması

• Konut kredi – taksit hane halkı gelir oranı verilerine göre İstanbul’ da Ekim ayında 100 metrekare bir ev için kullanılacak konut kredisi aylık taksitleri hane halkı net harcanabilir aylık gelirinin üzerinde olması

• Kamuya yük olmadan yeni bir model oluşturulması yönünde GYODER’ in Erişilebilir Kiralık Konut Üretimi İçin Kamu – Özel sektör işbirliği modelini geliştirmesi çerçevesinde kamu otoritesinin serbest piyasa dinamiklerine az müdahale ederek hedeflenen sonuçlara ulaşmak adına belirlemiş olduğu regülasyonlar ile kiralık yeni konut üretimini teşvik etmesinin sağlanması.

• Toprak değil üzerindeki yapı mülkiyetinin el değiştirmesi ve İngiltere örneklerine benzer nitelikte, arsanın sahibinin kamu olmaya devam ettiği, gayrimenkul geliştiriciler eliyle üzerinde gayrimenkul geliştirilen arsanın ilgili gayrimenkulü satın alacaklara uzun vadeli bir şekilde kiralandığı ve kamu adına topraktan düzenli kira geliri elde edilmesinin bir çözüm olduğu. .

• Konut üretimi kapsamında kentsel dönüşüme hız verilmesi gerektiği

• Özel sektörün yapacağı projelerde sosyal konut için kote getirilmesi gerektiği

• Kamu arazilerinin doğru şekilde planlanarak alt gelir grubunun konuta erişebilmesinin önünün açılması gerektiği

• Gelir gruplarının TÜİK tarafından yeniden belirlenmesi gerektiği

• Arsa maliyetinin yüzde elliyi bulduğu bir ortamda arsa maliyetinin

• Maliyetler %150 artmış durumdayken, inşaat sektörünü yeniden büyümeye

geçirebilecek şey İnsanların Konuta Erişiminin sağlanmasıdır.

• Konut satışının %70’I ilk ev olarak ihtiyaç temellidir. İnsanların konut kredisi kullanımı

çok önemlidir.• 2018’den den beri ülkemizdeki toplam mevduat içinde Konut Kredisi kullanımı önemli ölçüde sürekli düşmektedir.

• Gayrimenkul sektöründe yenilikçi finansman çözümlerine ihtiyaç olduğu ve özellikle de konut projelerinin finansmanında alternatif yollar aranması gerektiği

• GYF ler ve gayrimenkul sertifikaları gibi dünya genelinde kullanılan enstrümanlara yönelmemiz gerektiği

• Yeşil ve ESG kredileri ve bunları içeren projelere kaynak sağlamanın önemli bir araç olacağı

• Ülkemizdeki şeffaflık sorununun giderilmesi gerektiği, değerlemeden emlak portallarına kadar güvenli satış ve pazarlama araçlarını dijital hale getirilmesi gerektiği

• ABD ve Dubai de olduğu gibi fiyat disiplini oluşturulması gerektiği

• Kentsel dönüşüm sürecinin hızlanması için müteahhit, kamu ve STK ların taşın altına elini koyması gerektiği

• Özellikle apartman dönüşümünde katılmayan maliklerin paylarının satılması sürecinin hızlandırılması gerektiği

• Konut fonlarının avantajları arasında profesyonel bir yapıyla kiralanabilen konut projeleri yer alıyor. Bunun mal sahibi ve kiracı arasındaki sorunları çözebileceği

• Yeni bir fon tipi olan proje gayrimenkul yatırım fonunun da sektörde dikkat çektiği

• SPK nın yayınladığı tebliğe göre projeler genellikle konu ağırlıklı bu da yatırımcılara daha fazla seçenek sunulmasını sağlayabileceği

• GYF ler ile finansman sağlanabileceği ve bu şekilde konuta erişimin çözüm olabileceği

• Gayrimenkul sektöründe uygun maliyetli ve sürdürülebilir finansmana ihtiyaç olduğu

• Dijital dönüşümün gayrimenkul sektörünün gelişimi açısından çok önemli olduğu ve sektörde bu anlamda çok büyük eksikler olduğu

• Deprem sürecinden sonra kentsel dönüşümün daha da hızlanacağı

• Kentsel dönüşümün konuta erişilebilirlik açısından en büyük çözüm olduğu

• Kentsel dönüşümü destekleyecek finansal çözümler bulunması gerektiği

• GYF lerin gayrimenkul sektörünün geleceğinde çok önemli bir yer almaya başladığı

• Hisse senetleri ile katılım payı arasındaki hukuki farkın GYF ler için avantajlı olduğu

• Konuta erişimin aslında tüm dünyanın ortak sorunu olduğu

• Verilere yaklaşırken birbiriyle ilişkili faktörlerin göz önünde bulundurulması gerektiği• Ev almanın veya kiralamanın 3 yıl öncesine göre 2 kat zorlaştığı

• 2050’ ye kadar Türkiye’nin de Karbon Nötr hedefi bulunmakta iken Enerjiyi Verimli kullanmak zorundayız.

• En sürdürülebilir enerji kaynağı Tasarruf Edilen Enerji’dir. Bu sebeple binalarımızın yapılış şeklinin değiştirilmesi gerektiği

• Karbon salımı düşük ve enerji verimliliği yüksek konutlar üretilmesinin artık vazgeçilmez olduğu

• Binaların sürdürülebilir şekilde üretimi için; Planlama (kamu ayağı ve STK’lar), İnşaat (nitelikli üretim), İşletme (binaların organizma gibi düşünülmesi ve Yaşam Ömrü ( binaların yıkıldığında geri dönüştürülebilir malzemeden üretilmesi) en önemli 4 başlıktır.

• Gayrimenkul satın alma aşamasında insanlara çevre bilinci aşılanmalı ve Yeşil binalar mevzuata uygun olarak zorunlu hale getirilmelidir.

• 2023’te inşaatlarda kullanılacak enerjinin %5’inin yenilenebilir enerji ile olması ve binalarda elektrik şarj istasyonu olması zorunlulukları gibi olumlu çevreci uygulamalar artırılmalıdır.

• Gayrimenkul sektöründe yeşil dönüşüm ve yeşil mutabakat önem kazanmıştır.

• Pandeminin de etkisiyle belirgin hale gelen proptech gibi dijital uygulamalar

gayrimenkul sektörüne yön verirken, gayrimenkul kullanım alışkanlıklarını da büyük ölçüde değiştirmiştir.

• Enflasyon, resesyon beklentisi ve faiz ortamında global ölçekte gayrimenkul projelerinde farklı modellere gidildiği görülmektedir.

• Yaşanabilir meskenler üretebilmek için; İnsan, İsrafı önlemek, Değer üretmek ve Sürdürülebilirlik en önemli unsurlardır.

• İnsanların aidiyet hissedebildiği, inşaat yapım süreçlerinde israfın önlenebildiği, yeni teknolojiyi kullanan, iyi planlanan, anlık israf denetimi gibi modellerin hayata geçirildiği sürdürülebilir konut üretimi anlayışı getirilmelidir.

• Gayrimenkulde Ar-ge teknolojileri üretimi, akıllı fiyatlama sistemleri, geliştirici ve bina sahipleri arasında işbirliği ortamının teknoloji desteğiyle sağlanması dünyada önem kazanmaktadır.

İhracatta En Fazla Değer Artışı BAE İle Oldu 

0

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye’nin ihracatının değer bazında en fazla arttığı ülke, 2 milyar 269 milyon dolarla Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) oldu. BAE’yi Rusya ve Suudi Arabistan takip etti.

Türkiye ve BAE arasında özellikle Kovid-19 salgını sonrası ilişkilerin her alanda güçlendirilmesi amacıyla başlatılan yoğun diplomasi trafiği ticari ilişkileri de olumlu etkiledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BAE ziyareti kapsamında geçen yıl 50,7 milyar dolarlık anlaşma imzalanmıştı. Anlaşma kapsamında, BAE ile enerji, ulaştırma, altyapı, lojistik, e-ticaret, finans, sağlık, gıda, turizm, emlak, inşaat, savunma sanayisi, yapay zeka ve ileri teknolojiler gibi alanlarda mevcut iş birliğinin derinleştirilmesi kararlaştırılmıştı.

BAE, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de geçen yıl Körfez ülkeleri programı kapsamında temaslarda bulunduğu ülkeler arasında öne çıktı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlenen bilgilere göre, geçen yıl Türkiye’nin ihracatının değer bazında en fazla arttığı ülkeler arasında başı 2 milyar 269 milyon dolarla BAE çekti.

BAE’yi, 1 milyar 776 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 1 milyar 325 milyon dolarla Suudi Arabistan, 889 milyon dolarla Fransa, 606 milyon dolarla Cezayir izledi.

Türkiye, 2023 yılında Rusya Federasyonu’na 9 milyar 424 milyon dolar, Suudi Arabistan’a 2 milyar 274 milyon dolar, Fransa’ya 9 milyar 736 milyon dolar, Cezayir’e 2 milyar 518 milyon dolarlık dış satım yaptı.

BAE En Fazla İhracat Yapılan 11. Ülke Oldu

Geçen yıl, BAE, 5 milyar 915 milyon dolarla Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı 11. ülke oldu.

Türkiye’nin en fazla dış satım gerçekleştirdiği ülkeler 2023’te 18 milyar 462 milyon dolarla Almanya, 12 milyar 197 milyon dolarla ABD, 11 milyar 444 milyon dolarla Birleşik Krallık, 11 milyar 200 milyon dolarla İtalya, 9 milyar 755 milyon dolarla Irak olarak sıralandı.

BAE’ye en fazla ihracatı 3 milyar 205 milyon dolarla mücevher sektörü gerçekleştirdi.

Ülkeye, kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü 263 milyon dolarlık, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri 222 milyon dolarlık, elektrik ve elektronik 215 milyon dolarlık, su ürünleri ve hayvansal mamuller 190 milyon dolarlık ürün satışı gerçekleştirdi.

İstanbul’dan BAE’ye ihracat 4 milyar dolara dayandı

BAE’ye en fazla dış satımı 3 milyar 931 milyon dolarla İstanbullu şirketler yaptı. İstanbul’u, 767 milyon dolarla Çorum, 175 milyon dolarla İzmir takip etti.

Kaynak: AA

MERYAP Başkanı Ekinci: “Konuta Erişime Yönelik Çözümlere İhtiyaç Var”

Mersin Yapı Müteahhitleri Derneği (MERYAP) Yönetim Kurulu Başkanı Nesim Ekinci, “Konuta erişimin arttırılmasına yönelik çözümlere ihtiyaç duymaktayız” dedi.

MERYAP Yönetim Kurulu Başkanı Nesim Ekinci, son yıllarda ortaya çıkan konuta erişim zorluklarının, özellikle ilk evini alacaklara uygun kredi fırsatlarının sağlanması ve genel olarak ev alımlarına kapsamlı teşviklerin gelmesi gerektiğini belirterek, “Sektörümüzün yeniden ivme kazanması ve bu krizlerle mücadele edebilmesi için özellikle konuta erişimin arttırılmasına yönelik çözümlere ihtiyaç duymaktayız.” dedi.

Dünya Gazetesi’nden Müjde Demir’in haberine göre; son büyümesini 2017 yılında gerçekleştiren inşaat sektörünün, uzun zamandır kriz ile mücadele verdiğini, 2024 yılına da sıkıntılar ile girdiğine dikkat çeken MERYAP Başkanı Nesim Ekinci, “İstihdama büyük katkı veren ve 200’ün üzerinde alt sektöre talep yaratarak ekonomide lokomotif görevi üstlenen inşaat sektörümüzdeki daralma son 6 yıldır artarak maalesef devam etmektedir.” diye konuştu.

MERYAP Başkanı Ekinci, bu kadar krizle mücadele ederken bile yatırımların hiçbir zaman durmadığını, Mersin genelinde de sektörün ekonomiye güç vermeye devam ettiğinin altını çizerek, şunları söyledi: 

“Malzeme fiyat artışlarından ve konut satışlarının düşmesi nedeniyle sermayesi düşen inşaat şirketlerimiz durmadı ve bu topraktan kazandığını tekrar yatırıma çevirmeye devam etti.

Bu kriz döneminde özellikle Yenişehir Bölgemizde markalı kurumsal projelerimiz dahi sürdürüldü. Aslında mevcut sıkıntılara rağmen talepleri karşılamaya istekli ve hazır olduğunu da sektörümüz bu özverisi ile de gösterdi.

Bu nedenle kesinlikle verilecek teşvikler ile sektör tekrar canlanır ve ekonominin lokomotifi olmaya devam eder. Bu nedenle, öncelikle uygun oranda, ödenebilir sürede ve yeteri miktarda konut kredisi sağlanmalı. Konut alıcısının uygun faiz oranlarıyla konut kredisine ve dolayısıyla konuta erişiminin sağlanması şart. Burada hem konut alamayan vatandaşa hem de sektörümüze destek olunacaktır.”

İnşaat Sektöründe Eleman Sıkıntısı Yaşanıyor

İnşaat sektöründe yaşanan mevcut zorluklara bir de ara eleman sorununun eklendiğine de değinen Ekinci, “Sıvacıdan, demirciye, kalıpçıdan, boyacıya kadar yetişmiş elemanımız artık sektörümüzde yok. İvedilikle, bu konunun hükümetimiz nezdin de gündeme alınmasını istiyoruz. Yoksa tüm krizleri geride bıraksak bile bu kez eleman sorunundan dolayı şantiyelerimizde işler duracaktır.” dedi.

Tasarruf Finans Sektöründe Konut İçin Tavan Tutarı 7,2 Milyon TL Oldu

Tasarrufa dayalı faizsiz finans sektöründe konut için sözleşme tavan tutarı 7,2 milyon TL’ye yükseldi.

Finansal Kurumlar Birliği Tasarruf Finansman Şirketleri Sektör Kurulu Başkanı Eyüp Akbal, Resmî Gazete yayımlanarak 29 Aralık 2023 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Tasarruf Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile ilgili açıklamalarda bulundu. Eyüp Akbal, mevzuat değişikliğini tasarruf finansman sektörünün sürdürülebilir büyümesinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirdi.

Eyüp Akbal, “Tasarruf finansman sektörü olarak 2022 yılında Finansal Kurumlar Birliği bünyesine dâhil olmamızın hemen akabinde bu alanda faaliyet gösteren altı şirketimizle birlikte bu çatı altında birçok çalışma gerçekleştirip hazırladığımız önerileri yetkili mercilerle paylaştık. Sektörümüzün daha iyi bir noktaya gelmesi için atılması gereken adımlar ve iyileştirmeler ile ilgili, çok daha fazla kişinin ev, araç ve çatılı iş yeri sahibi olmasına kolaylık sağlayabilmek adına pek çok görüşmeler gerçekleştirdik. Bunun geri dönüşlerini geçen ay yayımlanan yönetmelik değişikliğinde gördük.” dedi.

Yönetmelik Değişikliği ile Tasarruf Finansman Şirketleri Hızlı Bir Büyüme Sürecine Girecek 

Tasarruf finansman sektörüne dair sayısal verileri de paylaşan Akbal, “Tasarruf finansman sektöründe bugün 420’ye yakın şube, 4 bin 200’ün üzerinde çalışan ve 370 bin müşteri bulunuyor. Aralık 2022 itibarıyla 14,3 milyar TL aktif büyüklüğü olan sektörün Kasım 2023’te aktif büyüklüğü 24 milyara ulaşmış durumda. Diğer yandan toplam sözleşme tutarı Aralık 2022 dönemine göre yüzde 96 oranında büyüyerek 154 milyar TL hacme ulaştı. Mevzuat değişikliğinin de tasarruf finansman sektörünün sürdürülebilir büyümesinde önemli bir dönüm noktası olduğu kanaatindeyim. Yapılan değişiklikler ile birlikte sektörde faaliyet gösteren altı şirketin hızlı bir büyüme sürecine gireceğini öngörüyorum. Diğer yandan sektörümüzün bilinirliğinin artmasını ve yeni müşterilerin sisteme dâhil olmasını bekliyorum. Dolayısıyla, yüz binlerce kişinin faiz ve kredi maliyetine katlanmadan kendi ödeme gücüne göre taksit tutarını belirlediği bir ödeme planıyla ev, araç ve çatılı iş yeri sahibi olmasının önü açılmış oldu. Ayrıca yönetmelik değişikliği; tasarruf sahiplerinin birikimlerinin artması, istihdam oranlarının yükselmesi ve yastık altı birikimlerin ülke ekonomisine kazandırılması konusunda önemli bir rol oynayacaktır.” şeklinde konuştu.

Sözleşme Tavan Tutarındaki Değişiklik Kritik Öneme Sahip

Bugünkü ekonomik konjonktürdeki enflasyonist ortamı göz önünde bulundurduğumuzda tasarrufun öneminin bir kez daha ortaya çıktığına dikkati çeken Akbal, “Sözleşme tavan tutarındaki artış, kişilerin daha fazla tasarruf yapmasına imkân sağlarken diğer yandan uzun yıllardır, faaliyet gösterdiğimiz sektörün hedef kitlesini de genişletti. Yeni düzenlemeyle genel olarak ev ve araç sahibi olmak isteyen herkes, artık bizi tercih edebilir noktaya geldi. Bunun gerçekleşmesi için sözleşme tavan tutarındaki değişiklik kritik bir öneme sahipti. Sözleşme tavan tutarındaki artış, konut için 7,2 milyon TL’ye ve araç için ise 2.8 milyon TL’ye yükseltilerek sektörümüze rahat bir nefes aldırırken müşterilerimizin ve vatandaşlarımızın da taleplerine daha iyi cevap verilmesini sağlayacak.” diye konuştu.

Tahsisat Uygulamasının Standartizasyonu, Sistemin Anlaşılabilirliğine Kolaylık Sağladı 

“Tasarruf finansman şirketlerinin tahsisat süreçleri, şirketlerin inisiyatifinden bağımsız hâle getirilerek standartlaştırıldı.” diyen Akbal, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Yönetmelikle sözleşmede öngörülen tahsisat tarihinden itibaren 1 ay içerisinde tahsisat yapma yükümlülüğü getirildi. Sektördeki tahsisat uygulamasının standart hâle getirilmesi, tasarruf sahipleri nezdinde de sistemin anlaşılabilirliği ve müşteri memnuniyeti adına önemli bir adım oldu. Diğer yandan dikkat çekmek istediğim bir husus da dijitalleşme olacak. Finans sektöründe sıkça kullanılan uzaktan iletişim araçlarının tasarruf finansman sektöründeki kullanımının genişletilmesine yönelik yapılan değişiklik de bizleri memnun etti. Bilindiği gibi dijitalleşme, sürekliliği olan ve yaşayan bir süreç… Bizler de teknolojinin gelişimine hızla karşılık verebilecek refleksleri geliştiriyoruz.”

Ürün çeşitliliği ve kâr dağıtımı konusunda da adım beklediklerini vurgulayan Akbal, “Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğin artırılması ve kâr dağıtımı konusunda atılmasını beklediğimiz adımların da atılması durumunda sektörümüze yeni oyuncuların dâhil olabileceği ve tasarruf finansman sektörünün sürdürülebilirliğine katkı sağlayacağı kanaatindeyim.” dedi.

Bu Yıl Enerji Projelerine 75 Milyar Lira Yatırım Yapılacak

2024 yılı yatırım programı belli oldu. Program kapsamında enerji projelerine toplam 75,6 milyar TL yatırım yapılacak.

2024 Yılı Yatırım Programı’na göre, bu yıl kamu kurumları tarafından yürütülecek 3 bin 799’u ana proje olmak üzere toplam 12 bin 41 projeye 1 trilyon liranın üzerinde ödenek tahsis edildi. Yatırım ödeneğinde enerji sektörünün payı yüzde 7,5 olarak kayıtlara geçti.

Bu yıl enerji sektöründe yeni projeler için 6 milyar 690 milyon 853 bin lira, devam eden projeler için 68 milyar 464 milyon 625 bin lira yatırım yapılacak. Bu yıl etüt projelerine yönelik ayrılan bütçe ise 536 milyon 670 bin lira oldu. Böylece kamunun enerji sektörü yatırımları için bu yıl ayırdığı kaynak miktarı toplam 75 milyar 692 milyon 148 bin lira oldu. Söz konusu ödeneğin 65 milyar 440 milyon liralık kısmı kamu iktisadi teşebbüsleri (KİT) yatırımlarına ayrıldı.

En Fazla Ödenek Tahsisi BOTAŞ’a 

Kamunun bu yıl enerji yatırımları için en fazla ödenek tahsis ettiği kurum ise 29 milyar lirayla Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) oldu.

BOTAŞ’a ayrılan bütçede en büyük pay 8 milyar 417 milyon 611 bin lira ile Tuz Gölü Doğal Gaz Depolama Projesinde kullanılacak. 2027’de tamamlanması öngörülen projede depolama ve üretim kapasitesinin artırılması hedefleniyor. 7 milyar 866 milyon 576 bin lira ile ikinci sırada yer alan proje kapsamında belirlenen 26 ilde ilçelere doğal gaz ulaştırılması için çalışmalar yürütülecek. BOTAŞ bu yıl 6 milyar 515 milyon 795 bin lira tutarında yatırımı ise 81 ilde boru hatları ve tesislerin modernizasyonu ile rehabilitasyonuna ilişkin çalışmalar için kullanacak.

Yatırım büyüklüğü bakımından enerji sektöründe ikinci sırada yer alan kurum 28 milyar lira ile Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) olurken, onu 8 milyar lira ödenekle Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) takip etti.

Bu yıl enerji sektöründe 163 proje için kaynak ayrıldı. Sektörde planlanan yatırımların kuruluşlara göre dağılımına bakıldığında 63 projeyle TEİAŞ başı çekerken, bu kurumu 30 projeyle EÜAŞ ve 20 projeyle BOTAŞ izledi.

Söz konusu programa göre, sektörde proje bazında önemli gelişmelerin kaydedilmesi bekleniyor. Öne çıkan projeler arasında, ülkede dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik petrol ve doğal gaz kaynaklarının keşfine ve geliştirilmesine yönelik faaliyetler yer alıyor.

En Yüksek Pay Ulaştırma ve Haberleşme Sektörüne

2024 Yılı Yatırım Programı’na göre, program kapsamındaki ödenekten en yüksek payı yüzde 31,7 ile ulaştırma ve haberleşme sektörü yatırımları aldı.

Sektördeki yatırımların dağılımına bakıldığında 543 kara yolu, 57 kent içi ulaşımı, 45 hava yolu, 52 demir yolu, 36 deniz yolu, 20 haberleşme ve 20 otoyol olmak üzere toplam 773 proje öne çıkıyor.

318 milyar 965 milyon 570 bin liralık sektör yatırımları listesinin ilk sırasında 150 milyar 282 milyon 76 bin liralık tutarla demir yolları bulunuyor.

Demir yolu ulaştırmasında, TCDD Genel Müdürlüğüne 60 milyar 846 milyon 122 bin lira, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek diğer demir yolu projelerine 69 milyar 694 milyon 125 bin lira ve TCDD Taşımacılık AŞ Genel Müdürlüğüne 19 milyar 741 milyon 829 bin liralık pay ayrıldı.

Kara yolu yatırımları için 125 milyar 302 milyon 232 bin lira ödenek öngörüldü. Bu kapsamda, Karayolları Genel Müdürlüğüne 124 milyar 188 milyon 332 bin lira tahsis edilirken Bakanlık ve Emniyet Genel Müdürlüğüne toplam 1 milyar 113 milyon 900 bin lira verilecek.

Otoyol yatırımları için ayrılan tutar ise 7 milyar 646 milyon lira oldu.

Kent İçi Ulaşım Projeleri

Kent içi ulaşımına ilişkin yatırım tutarı bu yıl 16 milyar 947 milyon 464 bin lira olarak öngörüldü. Bu ödeneğin tamamı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının kullanımına ayrıldı.

Hava yolu ulaştırmasına da 12 milyar 632 milyon liralık yatırım ödeneği tahsis edildi. Bu kapsamda Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne 10 milyar lira, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına yaklaşık 2 milyar lira ayrıldı. Ayrıca, hava yolu yatırımları kapsamında Meteoroloji Genel Müdürlüğü için 600 milyon lira, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü için 40 milyon lira yatırım tutarı belirlendi.

Deniz yolu ulaştırması için ayrılan 4 milyar 357 milyon 448 bin liranın 3 milyar 193 milyon lirası Bakanlığa tahsis edildi. Ödeneğin, yaklaşık 788 milyon lirası Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, 288 milyon lirası TCDD ve 88 milyon lirası Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından kullanılacak.

Haberleşme için öngörülen toplam 1 milyar 798 milyon liralık ödeneğin 253 milyon lirası Bakanlığın, 1 milyar 400 milyon lirası TRT Genel Müdürlüğünün, 145 milyon lirası ise İletişim Başkanlığının oldu.

Ulaştırmada Öne Çıkan Projeler

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının yatırımları içinde milli elektrikli tren seti için 1 milyar 962 milyon lira, 95 adet elektrikli ana hat lokomotif temini için 798 milyon 600 bin lira ödenek planlandı.

Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Projesi altyapısı için 13 milyar 45 milyon lira, Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi’nde depo, hat ilavesi, hızlı tren seti için 4 milyar 319 milyon lira, Vezirhan-Köseköy Yüksek Hızlı Tren Hattı Projesi için 1,9 milyar lira ayrıldı.

Yatırım Programı’nda Bakanlığa Ankara-Polatlı-Afyonkarahisar-Uşak-Manisa İzmir Hızlı Tren Hattı altyapısı için 21 milyar 400 milyon lira yatırım öngörüldü.

Güney aksında yük ve yolcu taşımacılığında önemli paya sahip olacak Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Yüksek Standartlı Demir Yolu Projesi’ne yaklaşık 12 milyar 883 milyon lira sağlanacak.

Yerköy-Kayseri Yüksek Standartlı Demir Yolu Projesi için 11 milyar 74 milyon lira tahsis edildi.

Trafik Güvenliği İçin Özel Ödenek

Kara yollarında kazaların önlenmesi ve trafik güvenliğinin sağlanması için de bütçeye yatırım ödeneği konuldu. Bu kapsamda, beton ve çelik korkuluk, işaretleme ve sinyalizasyon gibi çalışmalar için 7 milyar 580 milyon lira ödenek harcanacak.

Kaza kara noktalarının iyileştirmeleri için de 900 milyon lira ödenek ayrıldı. Bu kapsamda kavşak düzenlemelerine ağırlık verilecek.

Akıllı ulaşım sistemlerinin tesisi ve bu kapsamdaki sinyalizasyon çalışmaları için 1 milyar lira ödenek ayrıldı.

Bursa, Yıldırım’da Kentsel Dönüşüm Çalışmaları Hızla Devam Ediyor

Bursa’nın Yıldırım ilçesi Mimarsinan Mahallesi’nde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor.

Yıldırım Belediyesi, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından rezerv yapı alan olarak ilan edilen yaklaşık 6 bin metrekarelik alana sahip Mimarsinan Mahallesi 8019 ada 1 parsel kentsel dönüşüm projesinde çalışmalarını sürdürüyor.

Yıldırım’ın dört bir yanında gerçekleştirdikleri bölgeye özgün kentsel dönüşüm çalışmaları ile ilçenin çehresini değiştirdiklerini vurgulayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Mimarsinan Kentsel Dönüşüm Projesi çalışmalarının yüzde 50 seviyesine yaklaştığını belirterek, “Yıldırım Belediyesi olarak dönüşümü sadece eski binaları yıkıp yeni binalar yapmak olarak görmüyoruz. Bu çerçevede 9 bin metrekarelik dönüşümünü yaptığımız arazinin 3 bin metrekaresini yola ve yeşil alana ayırıyoruz. Böylece kentsel dönüşüm çalışmalarımızla ilçemize sadece yeni binalar yapmakla kalmıyor, yeni sosyal yaşam alanları da kazandırıyoruz.” diye konuştu.

Bölge sakinlerinin tamamı ile uzlaşma sağlanan proje çerçevesinde bölgeye sadece yeni binalar inşa etmekle kalmayıp sosyal donatı alanları, otopark ve yeşil alanlar kazandıracaklarını ifade eden Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, şunları söyledi: 

“Mimarsinan Kentsel Dönüşüm Proje Alanı üzerinde bulunan 13 bina, 32 bağımsız bölüm, 33 hak sahibi ile yüzde 100 uzlaşı ile yıkıldı. İnşaat çalışmaları süren proje çerçevesinde zemin üstü 5 kat olacak şekilde 3 blok inşa edilecek. Toplam 131 konutun yer alacağı projede 2 bin 118 metrekare işyeri, 600 metrekare park alanı ve 110 araçlık otopark bulunacak. Yıldırım Belediyesi olarak dönüşümü sadece eski binaları yıkıp yeni binalar yapmak olarak görmüyoruz. Bu çerçevede 9 bin metrekarelik dönüşümünü yaptığımız arazinin 3 bin metrekaresini yola ve yeşil alana ayırıyoruz. Yıldırım’da yaşamı değiştirecek önemli kentsel dönüşüm planlarımız var. Yıldırım için büyük düşünüyor, büyük dönüşüyoruz.”

Armis’in İnovatif Yatak Ürünleri Almanya’da

Mobilya sektörünün en büyük global buluşması olan, Uluslararası Mobilya ve İç Dekorasyon Fuarı (IMM Cologne), 14 Ocak 2024 tarihinde Almanya’nın Köln şehrinde bulunan Körlmesse Fuar Merezi’nde kapılarını ziyaretçilerine açtı.  Sektöre yaptığı yatırımlar ve inovatif ürünler ile global arenada da önemli bir başarıya sahip olan Armis Yatak, fuarın 09.1 salon B021 nolu standında yerini aldı.

Avrupa pazarına açılmak isteyenler için fuarın önemli bir konumu olduğunu söyleyen Acme Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kürşat Batallı, “Avrupa’ya gerçekleşen ihracatımızda Almanya önemli bir paya sahip. 2024 yılı içerisinde ilk olarak Almanya’nın stratejik bölgelerinde satış nokta sayımızı artırmayı hedefliyoruz” dedi.

Dünyanın birçok ülkesinden gelen potansiyel müşteriler, ortaklar, temsilciler ve distribütörler ile tanışarak, yeni pazarlar ve müşteriler kazanma fırsatı sunan Uluslararası Mobilya ve İç Dekorasyon Fuarı (IMM Cologne), bugün Kölnmesse Fuar Merkezi’nde başladı. 

Almanya’yı Avrupa pazarına açılan önemli bir kapı olarak değerlendiren Acme Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kürşat Batallı, “Armis Yatak olarak, bu fuar vesilesiyle Türkiye’nin yatak sektöründeki başarılarını uluslararası bir platformda sergileme imkanı bulduk. Üretim gücümüz ve yenilikçi ürün portföyümüzle Türkiye’nin önde gelen yatak üretim merkezlerinden biri olmanın gururunu yaşıyoruz. Alman tüketicileri, yüksek kalite standartlarına ve yenilikçi tasarımlara olan talepleriyle bilinirler. Bu talep doğrultusunda Armis Yatak’ın ürünlerinin bu pazarda başarılı olabilmesi kaçınılmazdır. Ürünlerimizdeki kalite ve yenilikçi tasarımlarımız ile Türkiye’nin yatak teknolojilerindeki lider konumunu vurgulayarak, global arenada dikkat çeken bir marka olmayı hedefliyoruz” açıklamasında bulundu.

“Armis Yatak olarak 2024 yılında yurt dışına yönelik stratejik yatırımlarımızı, ihracat ağımızı güçlendirmek.” diyen Batallı, sözlerine şöyle devam etti:

“Yatırımlarımızın öncelikli hedefi, yurt dışına sevk ettiğimiz ürünlerin hızlı ve güvenilir bir şekilde müşterilere ulaşmasını sağlamak olacak.  Güçlü bir ihracat zinciri kurarak markamızın uluslararası alandaki varlığını güçlendirecek ve müşteri memnuniyetini en üst düzeye çıkaracağız. Sonsuz gökyüzünde parlayan pek çok yıldız vardır ve bu yıldızları yatak sektöründeki önemli markalar olarak düşünebiliriz. Hiç şüphesiz ki Armis Yatak da parlayan bir yıldız olarak gökyüzünde yerini almaktadır. Armis’i bu doğrultuda ihracatta zirveye yükselen bir yıldız olarak düşünebiliriz. 40’ın üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Avrupa, Amerika ve Orta Doğu’da yeni ülkeleri ağımıza ekleyerek bu sayıyı artırmayı hedefliyoruz. 2024 yılında yapacağımız önemli ihracat yatırımlarıyla global arenada başarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.”

Eryaman-İstanbul Bağlantı Kavşağı  İhalesi 14 Şubat’ta Gerçekleştirilecek

Ankara Büyükşehir Belediyesi, toplam 8 şeritten oluşacak Eryaman-İstanbul Yolu Bağlantı Kavşağı projesinin ihalesini 14 Şubat’ta gerçekleştirecek.

Ankara Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Yolu-Eryaman Bağlantı Kavşağı için çalışmalarını tamamladı. Gidiş geliş toplam 8 şeritten oluşacak köprülü kavşak ve gidiş geliş toplam 4 şeritten oluşacak vadi köprüsünün yapım ihalesi 14 Şubat tarihinde gerçekleşecek. 

Ankara Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Yolu’ndan Eryaman’a daha güvenli giriş ve çıkışların yapılabilmesi için harekete geçti. Büyükşehir Belediyesi tarafından daha önce hazırlanan Köprülü Kavşak ve Yaya Geçidi proje çalışmalarının Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi’nin açtığı dava sonucu imar planının iptal edilmesinin ardından Fen İşleri Daire Başkanlığı ile İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı yeni bir imar planı hazırladı. Onaylı güncel imar planı doğrultusunda İstanbul yoluna bağlanacak yeni Köprülü Kavşak ile Vadi Köprüsünün yapımı için 14 Şubat 2024 tarihinde yapım ihalesine çıkılacak.

Eryaman-İstanbul Yolu Bağlantı Kavşağı ile ilgili sosyal medya hesaplarından paylaşım yapan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “İlk projenin iptalinin ardından İstanbul Yolu-Eryaman Bağlantı Kavşağı için yapım ihalesini 14 Şubat’ta gerçekleştiriyoruz. Bölgede daha güvenli girişlerin yapılması, trafiğin rahatlaması ve kazaların önüne geçilmesini hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı

Bölge trafiğini rahatlatması ve kazaların önüne geçilmesinin hedeflendiği projede Fen İşleri Daire Başkanlığı; Göksu Mahallesi’ni İstanbul Yolu üzerindeki giriş kapısının sonrasına yapılacak 800 metre uzunluğunda 4 gidiş- 4 geliş olmak üzere toplam 8 şeritten oluşan bir köprülü kavşak ile Akıncılar Caddesi’ne, 150 metre uzunluğunda 2 gidiş-2 geliş olmak üzere toplam 4 şeritten oluşan bir vadi köprüsü ise Bozüyük Caddesi’ne bağlantı sağlayacak.

Proje tamamlandıktan sonra; Eryaman bölgesine ulaşmak isteyen vatandaşlar için ikinci bir giriş çıkış güzergahı oluşturularak 1. TBMM Caddesi’ne alternatif olarak hizmet verilecek.

Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetlerinde Yeni Rekor Kırıldı

0

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) 2023 son çeyrek dönemine ilişkin İnşaat Sektörü Analiz Raporu’nu yayımladı. 

Salgın sonrası toparlanma sürecine giren ekonomilerdeki sıkılaşma ve yaşanan savaşların neden olduğu tüm olumsuzluklara rağmen yurt dışı müteahhitlik hizmetleri alanında, 2023 yılında 389 projeyle 27 milyar 392 milyon dolar tutarında yeni iş hacmine ulaşıldığının belirtildiği raporda, “İnşaat sektörünün ilk kez 1972 yılında Libya ile yurt dışı pazara açılmasından bu yana ulaştığı uluslararası proje portföyü büyüklüğü, 135 ülkede üstlenilen 12 bin 71 projeyle toplam 501 milyar 878 milyon ABD Doları ile rekor düzeye ulaşmıştır.” ifadelerine yer verildi. 

2024’te Hedef Körfez Ülkeleri ve Irak

2023 yılı boyunca siyasi ilişkilerde olumlu gelişmelerin yaşandığı başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez bölgesi ülkeleri ve Irak’a yönelik yoğun çalışmalar yürütüldüğünün vurgulandığı raporda; “Ülkemizin Suudi Arabistan ile mevcut ilişkilerinin gelişimi çerçevesinde, ülkenin Türk inşaat sektörü için yıllık 10 milyar ABD Dolarlık yeni iş potansiyeli taşıyan bir pazar konumuna geldiği görülmektedir. “ değerlendirmelerinde bulunuldu. 

Bununla birlikte “Basra Körfezi’nden Türkiye’ye kara ve demir yolu ağı ile ulaşacak Kalkınma Yolu projesinin önümüzdeki süreçte inşaat sektörümüzün yurt dışı faaliyetleri açısından büyük önem taşıyacağı düşünülmektedir.” ifadelerinin yer aldığı raporda, inşaat sektörünün 2024 yılı rotası vurgulanarak, yurt dışı müteahhitlik faaliyetlerine önem vereceğinin de altı çizildi.

TMB Başkanı Eren: “Yürürlüğe Giren Düzenleme Mevcut Hali İle Sektörün Beklentilerini Karşılamıyor.”

0

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, sektörde fiyat farkı, tasfiye ve süre uzatımı düzenlemelerinin yetersiz bulunduğunu açıkladı.

İnşaat maliyetlerinde yaşanan olağanüstü artışın kamuya iş yapan müteahhitleri derinden etkilediğini söyleyen Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, “Kamu yatırımları için ayrılan ödenek yetersizliği, hak ediş tahsilatlarındaki gecikmeler, krediye erişimdeki kısıtlar ve sektörde kalifiye işgücü bulunmaması sorunlarıyla boğuşan müteahhitlik firmaları, işlerini devam ettiremeyecek noktaya geldi. Kamu müteahhitlerinin fiyat farkı, tasfiye ve süre uzatımı taleplerini ilgili bakanlıklarımızla paylaştık” dedi.

“Kapsam Genişletilmeli”

Torba kanunda yer alan fiyat farkı düzenlemeleri kapsamının genişletilmesi çağrısında bulunan Eren, şunları söyledi: “Özellikle deprem bölgesinde yapımı devam eden işleri de dâhil edecek şekilde genişletilmesi; ayrıca, yüksek maliyet artışlarının yaşandığı 2023 yılı içerisinde yapılan imalatlara da fiyat farkı ödenmesi, mevcut metinde öngörüldüğü biçimde fiyat farkı ödemelerinin sadece 2024 yılında yapılacak imalatlarla sınırlı tutulması eksik bir düzenleme anlamına gelir. Şartsız tasfiye olanağı sağlanması mutlaka gerekli.

7491 sayılı Kanun ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa eklenen geçici madde ile 1 Mart 2023 tarihinden önce ihalesi yapılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle devam eden yapım işlerine ilişkin TL üzerinden yapılan sözleşmelerde, sözleşmenin 1 Ocak 2024 tarihinden 31 Aralık 2024 tarihine kadar gerçekleştirilen kısımları için ek fiyat farkı verilmesine karar verildi. Yürürlüğe giren düzenleme mevcut hali ile sektörün beklentilerini karşılamıyor.”

Aksi takdirde önümüzdeki süreçte bu sorunun firmalar için daha da yıkıcı hale geleceğine işaret eden Eren, “Anadolu’nun dört bir tarafında yükleniciler projelerini yüksek borçlulukla tamamlamaya çalışıyor. Müteahhitlik firmalarının borçluluk oranları 2023 yılı boyunca yüksek seyretti, borç stokundaki artış da belirgin biçimde devam etti. BDDK’nın verilerine göre Kasım 2023 itibarıyla sektörde takipteki kredi hacmi 25,5 milyar TL olup takipteki kredi oranı yüzde 3,2” yorumunu yaptı.

Maliyet Artışı Yüzde 335’i Buldu

Salgın, ekonomi ve savaş üçgeninde zor bir süreçten geçen inşaat sektörünün son yıllarda yaşadığı en büyük sorunu temel girdi maliyetlerindeki yüzde 335’e varan artış olarak gösteren Eren, “İşçilikte yaklaşık yüzde 300, çimentoda yüzde 441, mazotta yüzde 391, asfaltın ana maddesi olan bitümde yüzde 227, inşaat demirinde yüzde 159 düzeylerine ulaşan bu artışlar faaliyetlerimizi sekteye uğrattı.

Bu Sene Müteahhitlere Kamu İşi Yok

Ayrıca makine/ekipman satın alma ve kiralama bedellerinde özellikle deprem sonrası yaşanan yoğun talep yüzünden olağanüstü artışlar görüldü” değerlendirmesi yaptı. Öte yandan 2024 yılında müteahhitlerin kamu projelerinden iş alamayacağını söyleyen Erdal Eren, Cumhurbaşkanlığı’nın, 2024- 2026 dönemine ilişkin yatırım programı hazırlıkları ile ilgili Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan genelgeye göre, tasarruf tedbirleri kapsamında zorunlu haller dışında 2024 yılı yatırım programına yeni proje alınmayacağını hatırlattı.

Eren, “Bu karar kamuya iş yapan müteahhitlerimizin 2024 yılında kamudan yeni proje alamayacağını gösteriyor. Bu nedenle 2024 yılının Türk müteahhitlerinin yurt dışındaki başarılı işlerine daha fazla önem vereceği bir yıl olacağını düşünüyorum” dedi.

İşçilik Ücretleri Aylık 150 bin TL’ye Kadar Çıktı

Türkiye Müteahhitler Birliği’nin (TMB), “Yeni Yüzyılda Eski Sorunlar, Zorluklara Rağmen Gelen Başarılar” başlıklı, 2023 yılının son çeyreğine ilişkin, “İnşaat Sektörü Analizi Raporu” yayımlandı. Raporda, inşaatlarda çalışacak demirci, kalıpçı, iş makinesi operatörü ve düz işçi gibi orta kademe eleman bulunmasında yaşanan sıkıntılara işaret edilerek, sorunun kalıcı çözümü için eğitim politikalarında değişiklik yapılması tavsiye edildi.

Özellikle işçilik endeksindeki artışın dikkat çekici boyutlara ulaştığına işaret edilen raporda, sektörün 2023 yılı boyunca girdi maliyetlerindeki yüksek artışlardan etkilendiği, ara eleman sorununun ise iyice derinleştiği belirtildi.

Raporda, “Sektörün ara eleman sorunu iyice derinleşmiştir. İnşaatlarda istihdam edilmek üzere demirci, kalıpçı, iş makinesi operatörü, hatta düz işçi gibi “mavi yaka” olarak nitelendirilen orta kademe eleman bulmakta zorluk yaşayan sektörde, ücretler yıl sonunda aylık 150 bin TL seviyelerine kadar çıkmıştır. Mevcut sistemde tamamı üniversiteye yönlendirilen gençlerin meslek ve sanat okullarına yönlendirilmesi, hem sektörün ihtiyaç duyduğu nitelik ve nicelikte elemana kavuşması, hem de ülkemizdeki işsizlik sorununun çözümüne katkı bakımından önemlidir” ifadelerine yer verildi.

Yurt Dışı İş Hacmi 27,3 Milyar Dolar Oldu

Raporda, yurt dışı müteahhitlik hizmetleri kapsamında Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türk müteahhitlik firmalarının 2023 yılında 389 projeyle 27 milyar 392 milyon ABD doları tutarında yeni iş hacmine ulaştığı vurgulandı. Yurt dışında Türk müteahhitlerinin 2023 yılında en fazla yeni proje üstlendiği ilk 5 ülke Rusya Federasyonu (4,6 milyar ABD doları), Romanya (3,6 milyar ABD doları), Türkmenistan (3,3 milyar ABD doları), Suudi Arabistan (2,8 milyar ABD doları) ve Irak (1,4 milyar ABD doları) olarak sıralandı. Raporda, TÜİK verilerine göre inşaat sektöründe düşüşün yaşandığı istihdam rakamlarının deprem felaketinin etkisiyle artarak 2023 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla yeniden 2 milyon kişiye ulaştığı ve sektörün istihdamdan aldığı payın yüzde 6,4 olduğu da vurgulandı.