İnşaat sektörünün güncel proje bilgi ve satın alma platformu Yapiradar.com, bir yeniliğe daha imza attı. Yaklaşık 1,5 yıl süren yoğun çalışmalar sonucunda ortaya çıkardığı “İhaleler” ürününü yayına aldı.
Yapiradar.com ile güncel kamu yapım ihale duyuru ve sonuçlarını takip etmek artık çok daha kolay! 16.000’den fazla güncel inşaat projesi, 27.000’den fazla müteahhit ve çözüm ortağı bilgisi ve 11.000’den fazla aktif satın alma talebini tüm detaylarıyla üyelerinin bilgisine sunan platform; 1 Ağustos tarihinden itibaren kamu ihale duyuruları ve sonuçlarını da yayınlamaya başladı.
Yapiradar.com üyeleri kamu yapım ihale duyuru ve sonuçları sayesinde; güncel yapım ihale duyurularından anında haberdar olabilecek, ihale şartlarını ve son teklif verme tarihini görüntüleyebilecek, ihaleye en avantajlı teklifi veren firmaları listeleyebilecek, ihaleyi kazanan firma bilgilerine ve teklif tutarına kolaylıkla ulaşabilecek.
“Yapiradar.com Farkını Yine Yansıttık”
İhaleler ürünü için tüm ekibin, yaklaşık 1,5 yıl boyunca büyük bir özveri ile çalıştığını belirten Yapiradar.com Genel Müdürü Arif Burhan TARHAN, Yapıradarlılara bir yenilik daha sunmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
Yaptıkları her işte Yapıradarlıların dijital çözüm ortağı olmayı hedeflediklerini söyleyen Tarhan, yapiradar.com farkını ihale çalışmalarına da yansıttıklarını dile getirdi. Üyelerine fayda sağlamayı amaçladıklarını belirten Tarhan, “Diğer ihale sitelerinden farklı olarak avantajlı teklif veren firma bilgisini, yani kazanmaya en yakın olan firmanın bilgisini de paylaşıyoruz. Buna ek olarak, ihalelere teklif veren tüm firmaların detaylı bilgilerini de sunuyoruz. Böylelikle üyelerimiz firmaları inceleyerek yeni iş bağlantıları oluşturabiliyor” dedi.
İhaleler ürününü yayına alırken mevcut üyeleri de unutmadıklarını söyleyen Tarhan, “Mutluluğumuzu üyelerimize vereceğimiz bir hediye ile taçlandırmak istedik. Mevcut üyelerimiz, üyelik sürelerinin sonuna kadar “İhaleler” ürünümüzü ücretsiz olarak kullanabilecekler. Yeni üyelerimiz için ise avantajlı fiyatlar ve ödeme seçenekleri hazırladık.” diye konuştu.
Sektörün Dijitalleşmesine Büyük Katkı
Güncel inşaat projeleri takip platformu yapiradar.com, müteahhitler ile tedarikçiler arasında köprü kuruyor. Türk müteahhitlerinin hem yurt içi hem de yurt dışında başlaması planlanan ve devam eden projelerinin detaylarından oluşan büyük bir veriyi üyelerinin kullanımına açan platform, sektörün dijitalleşmesine önemli ölçüde katkı sağlıyor.
Yapiradar.com olarak Türkiye’yi karış karış gezdiklerini belirten Tarhan, bu geziler sayesinde üyelerine sundukları avantajları şu sözlerle özetliyor: “İşimiz dijital olsa da, bir ayağımız hep sahada! Pandemi şartlarına rağmen saha ekibimiz son bir yıl içerisinde 210.000 kilometre yol yaptı. Ülkemizin doğudan batıya 1.650 kilometre olduğunu düşünürsek; sadece son bir yıl içerisinde Türkiye’yi 127 kez gezmiş olduğumuzu söyleyebiliriz. Şantiye ziyaretlerimiz sırasında projelerin son durumlarıyla alakalı bilgiler topluyor, fotoğraflarını çekiyor ve tüm bu bilgileri sistemimize ekliyoruz. Bu sayede üyelerimiz adeta kendileri şantiyeleri gezmiş gibi tüm bu bilgilere ulaşabiliyor. Şantiye gezileri için araba kiralamalarına, yakıt harcamalarına veya bir personel istihdam etmelerine gerek kalmıyor. Dolayısıyla hem operasyonel süreçleri kolaylaşıyor hem de maliyet avantajı sağlıyoruz.”
Şirketimizin temelleri 2004 yılının sonunda atılmaya başlayarak şahıs işletmesi olarak 2014 yılı sonuna kadar devam etmiş ve aynı yıl içerisinde iki ortaklı olarak MAG Tasarım Mimarlık İnşaat Emlak San. Ve Tic. Ltd. Şti Ünvanı altında sektöründe faaliyetlerinde devam etmektedir. Şirketimiz Marka Patentine sahiptir. Son 16 yıldır bölgesinde Konut, Fabrika, Eğitim, Sağlık vb. yapılarda proje ve uygulama işleri yürütmeye devam etmektedir. Yenilikte ve gelişimde sürekliliği ilke edinen şirketimiz kaliteden ödün vermeden, geçmişten günümüze bölgesinde varlığını göstermeye devam edecektir. Şirketimiz, yatırımcılara emlak, proje ve teknik danışmanlık olarak da hizmet etmektedir. Tüketiciye saygı başta olmak üzere şeffaflık, dürüstlük ve güven değişmez prensipleriyle hizmetlerinde teknik esaslara dayanarak, kaliteli çözümler sunarız. 2020 yılı başında mevcut şirketten bağımsız, EKOARK İnşaat Emlak San ve Tic. Ltd. Şti. ni kurarak, aynı iş kollarına ilaveten Enerji, ( Enerji Kimlik Belgesi) Bina ve Toplu Yapı Yöneticiliği iş kollarını da yürütmektedir.
İletişim Bilgileri ( MAG Tasarım Mimarlık İnş. Eml. San. ve Tic. Ltd. Şti. ) 0282 650 02 28 0282 502 06 24 www.magyapi.com [email protected]
Yapı kimyasalları, beton katkıları ve çimento teknolojileri alanında yenilikçi çözümler sunan Yapıchem Kimya, 13–14 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen ICCX Türkiye 2026 Uluslararası Beton Konferansı ve Fuarı’na katıldı. Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen organizasyonda sektör profesyonelleri, teknik uzmanlar ve karar vericilerle bir araya gelen Yapıchem Kimya, beton teknolojilerindeki uzmanlığını ve uluslararası büyüme vizyonunu ortaya koydu.
13-14 Mayıs 2026’da İstanbul Yeşilköy Polat Renaissance Hotel’de düzenlenen ICCX Türkiye 2026, beton sektörünün üretici, tedarikçi ve teknoloji sağlayıcılarını aynı platformda buluşturdu. Yapıchem Kimya, etkinlik süresince standında yerli ve yabancı ziyaretçileri ağırlayarak beton katkıları, yapı kimyasalları ve performans odaklı çözümlerine ilişkin bilgi paylaşımında bulundu. Gerçekleştirilen görüşmeler kapsamında mevcut iş ilişkileri güçlendirilirken, yeni iş birliklerine yönelik önemli temaslar kuruldu.
Yapıchem Kimya, ICCX Türkiye 2026’da Yerini Aldı
ICCX Türkiye 2026, uluslararası ICCX etkinlik serisinin Türkiye’deki ilk organizasyonu olarak sektörde önemli bir buluşma noktası oluşturdu. Yapıchem Kimya’nın daha önce Fas ve Polonya’da düzenlenen ICCX organizasyonlarına katılımı, markanın bu platformla kurduğu güçlü bağı ortaya koyarken; Türkiye’deki organizasyona katılımı ise hem yerel pazardaki konumunu hem de uluslararası görünürlüğünü pekiştiren stratejik bir adım olarak öne çıktı.
Teknik Odak ve Sürdürülebilirlik Vurgusu
Etkinlik boyunca betonun işlenebilirliği, dayanımı, üretim verimliliği, sürdürülebilirlik ve uygulama performansı gibi başlıklar Yapıchem Kimya’nın öne çıkardığı konular arasında yer aldı. Şirket, yalnızca ürünlerini tanıtmakla kalmayıp, sektörün geleceğine yönelik beklentileri ve uygulama ihtiyaçlarını da yakından takip etti.
Yapıchem Kimya, yüksek teknolojiye dayalı ürün yapısı ve genişleyen lojistik, tedarik ağıyla, beton ve yapı kimyasalları sektöründe dünya pazarlarına yön veren uluslararası platformlarda aktif rol oynamaya ve küresel ayak izini genişletmeye kararlılıkla devam edecektir.
Yapıchem Kimya Hakkında: 2011 yılında kurulan Yapıchem Kimya Sanayi A.Ş. Türkiye’deki geniş üretim ağı, inovasyon ve teknoloji odaklı vizyonu ve her yıl genişleyen uluslararası bayi ağı ile küresel pazarda Beton, Çimento ve İnşaat sektörlerine yüksek kaliteli özel kimyasallar tedarik etmektedir. %100 Türk sermayesi ile kurulmuş olan Yapıchem Kimya; Türkiye sınırları içinde stratejik noktalarda faaliyet gösteren, yıllık toplam üç yüz bin tonluk üretim kapasitesine sahip üretim sahaları, en gelişmiş teknolojik imkânlar ile donatılmış Beton, Çimento ve Ar-Ge laboratuvarları ve konusunda uzman geniş teknik kadrosu ile müşterilerinin özel ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi ve performansı yüksek çözümler üretmektedir.
Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER), sektördeki sorunları masaya yatırmak, sorunlara çözüm önerileri bulmak adına her ay sektör temsilcileriyle bir araya gelmeye devam ediyor. AYİDER, sektör buluşmaları kapsamında Ege Seramik iş birliğiyle sektör temsilcileriyle 20 Mayıs Çarşamba günü İstanbul Büyük Kulüp’te bir araya geldi.
300’ü aşkın üyesiyle inşaat sektörünün en güçlü derneklerinden AYİDER, inşaat sektörünün nabzını “AYİDER Sektör Buluşmaları”nda tutmaya devam ediyor. AYİDER, sektörün paydaşlarını bir araya getirme ve iş birliği zeminini güçlendirme misyonu kapsamında düzenlediği “AYİDER Sektör Buluşmaları”na bir yenisini daha ekledi. Ege Seramik iş birliğiyle 20 Mayıs Çarşamba günü İstanbul Büyük Kulüp’te gerçekleştirilen kahvaltı organizasyonunda, inşaat ve malzeme sektörünün önde gelen temsilcileri bir araya gelerek güncel gelişmeleri değerlendirdi. Sektördeki yeniliklerin takibi ve üyeler arasındaki iletişimin artırılması amacıyla düzenlenen etkinlikte, inşaat dünyasının mevcut durumu ve gelecek vizyonu üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Organizasyonun ev sahiplerinden biri olan Ege Seramik temsilcileri de sektör paydaşlarıyla doğrudan temas kurarak güncel projeler ve çözüm önerileri üzerine istişarelerde bulundu. Organizasyonda konuşma yapan AYİDER Başkanı Hakan Şişik, sektörün sürdürülebilir büyümesi için bu tür bir araya gelmelerin kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: “AYİDER Sektör Buluşmalarımız kapsamında Ege Seramik iş birliğiyle düzenlediğimiz bu kahvaltı programında değerli üyelerimizle ve sektör temsilcilerimizle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Sektörümüzün geleceğine katkı sunan ve bağlarımızı güçlendiren bu organizasyona katkılarından dolayı Ege Seramik’e ve katılım sağlayan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. AYİDER olarak sektörümüzün gelişimine ışık tutacak etkinliklerimize hız kesmeden devam edeceğiz.” Etkinlik sonunda katkılarından dolayı Ege Seramik yetkililerine plaket verildi.
EDİTÖRE NOT:
Hakan Şişik’in Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yaptığı Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER)’in amacı; gayrimenkul ve inşaat konularında faaliyette bulunanları, bu konulara ticari, sosyal, teknolojik, endüstriyel, kültürel, eğitsel ve hukuki yönden katkı sağlayanları ve en geniş şekliyle her çeşit ticari ve fikri anlamda yatırım yapan gerçek ve tüzel kişileri bir araya toplayarak birbirleriyle tanışmalarına imkân yaratmak, aralarındaki ilişkileri sürdürmek, dayanışmayı sağlamak, gelişmelerini temin etmek ve üyelerine her bakımdan yardımcı olmaktır. AYİDER’in 300’ün üzerinde üyesi bulunmaktadır.
Nükleer santral inşaatı ve onarım projelerinde yüklenicilere yapılacak ödemelerde uygulanacak vergi kesintisi oranı yüzde 5’ten yüzde 1’e düşürüldü. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile nükleer enerji yatırımları, daha önce stratejik ulaştırma projelerine tanınan düşük tevkifat kapsamına alındı. Düzenleme ile yüksek finansman gerektiren nükleer projelerin mali yükünün azaltılması, yatırım süreçlerinin hızlandırılması ve enerji arz güvenliğinin desteklenmesi hedefleniyor.
Nükleer santral inşaatı ve onarım işleri kapsamında yüklenicilere yapılacak ödemelerde uygulanacak vergi kesintisi oranı yüzde 1 olarak belirlendi. Düzenlemeye ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Stratejik yatırımlara destek amacı taşıyor
Hazine ve Maliye Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, daha önce 29 Mart 2025 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile stratejik öneme sahip ulaştırma projelerinde uygulanan tevkifat oranı yüzde 1’e düşürülmüştü. Bu kapsamda demir yolu hatları, metro, tramvay, monoray, füniküler ve gemi inşa-onarım işleri düşük oranlı tevkifat uygulamasına alınmıştı.
Yeni düzenlemeyle birlikte nükleer santral inşaatı ve onarım işleri de aynı kapsama dahil edildi.
Finansman yükünün azaltılması hedefleniyor
Yayımlanan kararla, yüksek finansman ihtiyacı gerektiren ve uzun vadeli yatırım niteliği taşıyan nükleer enerji projelerinin desteklenmesinin amaçlandığı belirtildi.
Düzenlemenin, projelerin finansman maliyetlerini azaltarak yatırım süreçlerini hızlandırması ve enerji arz güvenliğine katkı sağlaması hedefleniyor. Ayrıca nükleer enerji yatırımlarının uluslararası rekabet gücünün artırılması ve stratejik altyapı projelerinin daha etkin şekilde hayata geçirilmesinin amaçlandığı ifade edildi.
Diğer inşaat işlerinde yüzde 5 uygulanacak
Karar kapsamında nükleer santral inşaatı ve onarım işlerinde uygulanacak tevkifat oranı yüzde 1 olarak belirlenirken, diğer yıllara sari inşaat ve onarım işlerinde mevcut yüzde 5’lik tevkifat oranının uygulanmaya devam edeceği bildirildi.
Düzenlemenin, yayımlandığı tarihi izleyen ay başından itibaren yapılacak ödemelerde geçerli olacağı kaydedildi.
Sefa Grup İnşaat Ankara’da 2 milyar liralık yatırımla 650 yeni konut hazırlıyor. Pursaklar ve Esenboğa projeleri yatırımcıların radarına girdi.
Sef Elite Sefa Grup İnşaat projesi Ankara’da başlıyor. Ankara’da konut yatırımı ile başkentte yeni bir büyüme hamlesi başlatmaktadır. Şirket, yaklaşık 2 milyar liralık yatırımla iki yeni projeye hazırlanmaktadır. Bu projelerle toplam 650 yeni konutun hayata geçirilmesi beklenmektedir. Ayrıca şirketin teslim ettiği konut sayısının 2 binin üzerine çıkması öngörülmektedir.
Başkentte yaklaşık çeyrek asırdır faaliyet gösteren Sefa Grup İnşaat, yeni yatırımlarıyla dikkat çekmektedir. Şirket bugüne kadar 1000’den fazla konutu sahiplerine teslim etmiştir. Bununla birlikte yapımı süren 400 dairelik projeler de devam etmektedir. Dolayısıyla Sefa Grup İnşaat Ankara konut yatırımı, şirketin büyüme planında önemli yer tutmaktadır.
Ankara’da 650 konutluk yeni proje hazırlığı yapılmaktadır
Sefa Grup İnşaat, Ankara’nın gelişim akslarında yeni projeler üretmektedir. Şirket özellikle Sincan, Etimesgut ve Esenboğa Havalimanı çevresinde faaliyet göstermektedir. Ayrıca Pursaklar bölgesi de yeni yatırım planında öne çıkmaktadır. Bu nedenle yatırımın başkent konut piyasasında hareketlilik oluşturması beklenmektedir.
Yeni yatırım kapsamında 400 konutun Pursaklar’da yapılması planlanmaktadır. Buna karşın 250 konutun Esenboğa Havalimanı çevresinde yer alması beklenmektedir. Karma konseptte tasarlanan projelerde farklı daire seçenekleri sunulacaktır. Ayrıca ticari alanların da projelere dahil edilmesi hedeflenmektedir.
2+1’den 4+1’e kadar farklı daire seçenekleri sunulacaktır
Projelerde 2+1’den 4+1’e kadar farklı daire tipleri yer alacaktır. Böylece farklı aile yapıları için seçenek oluşturulmaktadır. Ayrıca yatırım amaçlı alıcılar için de güçlü alternatifler geliştirilmektedir. Bu yaklaşım, değişen konut beklentilerine cevap vermektedir.
Sefa Grup İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Gülmez, projelerde kullanıcı ihtiyaçlarını merkeze aldıklarını belirtmektedir. Gülmez, yaşam ve yatırım değeri yüksek yapılar üretmeye odaklandıklarını ifade etmektedir. Bununla birlikte modern mimariyi doğru lokasyon seçimiyle birleştirdiklerini vurgulamaktadır.
Sosyal donatı alanları projelerde öne çıkmaktadır
Yeni projelerde sosyal donatı alanlarına geniş yer verilmesi beklenmektedir. Havuz, yeşil alan ve sosyal yaşam alanları projelerde bulunacaktır. Ayrıca konut sakinlerinin günlük ihtiyaçlarına uygun alanlar planlanmaktadır. Bu nedenle projelerin yalnızca konut değil, yaşam alanı sunması hedeflenmektedir.
Şirket, güven, kalite ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle hareket etmektedir. Bununla birlikte planlama, mühendislik ve uygulama süreçleri bütüncül biçimde yürütülmektedir. Dolayısıyla Sefa Grup İnşaat Ankara konut yatırımı, teknik altyapısıyla da dikkat çekmektedir.
Teslim edilen konut sayısının 2 bini aşması beklenmektedir
Sefa Grup İnşaat, tamamlanan projeleriyle önemli bir teslimat hacmine ulaşmıştır. Şirket bugüne kadar 1000’den fazla konut teslim etmiştir. Ayrıca devam eden 400 konutluk projeler de portföyü büyütmektedir. Yeni yatırımlarla birlikte toplam teslimat sayısının 2 bini aşması beklenmektedir.
Bu tablo, şirketin Ankara’daki konut üretiminde güçlü bir ivme yakaladığını göstermektedir. Ayrıca yeni projeler, şirketin orta vadeli büyüme hedeflerini desteklemektedir. Önümüzdeki dönemde yeni teslimat takvimlerinin açıklanması beklenmektedir.
Full eşyalı konut konsepti yatırımcıların ilgisini çekmektedir
Sefa Grup İnşaat, özellikle Esenboğa Havalimanı çevresinde farklı bir konsept geliştirmektedir. Şirket, full eşyalı konut modeliyle sektörde ayrışmayı hedeflemektedir. Bu modelde daireler kullanıma hazır şekilde teslim edilmektedir. Ayrıca yatırımcılar için kiralama süreci de kolaylaştırılmaktadır.
Dairelerde beyaz eşyadan oturma grubuna kadar birçok detay düşünülmektedir. Ayrıca çalışma masası, perde ve halı gibi ihtiyaçlar da karşılanmaktadır. Bazı mobilya ve ürünler projeye özel üretilmektedir. Böylece kiracılar yalnızca kişisel eşyalarıyla taşınabilmektedir.
Kira takip sistemi yeni projelere taşınacaktır
Şirketin kira takip sistemi de yoğun ilgi görmektedir. Bu sistem özellikle yatırım amaçlı konut alıcıları için avantaj sağlamaktadır. Ayrıca kiralama süreçleri yatırımcı adına yönetilmektedir. Dolayısıyla model, pasif gelir hedefleyen alıcılar için öne çıkmaktadır.
Serkan Gülmez, bu konseptin öğrenciler ve bekar çalışanlar tarafından tercih edildiğini belirtmektedir. Esenboğa Havalimanı çevresi ve üniversitelere yakın bölgeler bu nedenle önem kazanmaktadır. Bununla birlikte sistemin yeni projelere de taşınması beklenmektedir.
Müşteri memnuniyeti satışlarda güçlü referans oluşturmaktadır
Sefa Grup İnşaat, müşteri memnuniyetini güçlü bir referans olarak görmektedir. Şirket projelerinde satışların büyük bölümü tavsiye yoluyla gerçekleşmektedir. Ayrıca mevcut müşteriler yakın çevresini projelere yönlendirmektedir. Bu durum lansman sonrası satış hızını artırmaktadır.
Gülmez, bir kez konut alan kişilerin projeleri çevresine önerdiğini ifade etmektedir. Dolayısıyla güven ilişkisi şirketin satış performansına doğrudan katkı sağlamaktadır. Bununla birlikte yeni projelerde de benzer talep beklenmektedir.
Ankara dışından yeni proje talepleri gelmektedir
Sefa Grup İnşaat’a Ankara dışından da proje talepleri gelmektedir. Bodrum, İstanbul, Muğla ve KKTC gibi bölgelerden yatırımcılar şirketle iletişime geçmektedir. Ayrıca farklı şehirlerde yeni projeler geliştirme planı yapılmaktadır. Ancak şirketin bu süreçte sağlam adımlarla ilerlemesi beklenmektedir.
Serkan Gülmez, yeni şehirlerde proje geliştirmeyi planladıklarını belirtmektedir. Buna karşın doğru zamanın beklenmesi gerektiğini ifade etmektedir. Şirketin önümüzdeki dönemde farklı illerdeki projelerini açıklaması beklenmektedir. Dolayısıyla yatırım planı güncellenmeye açık görünmektedir.
Sefa Grup İnşaat Ankara konut yatırımı sektörde nasıl karşılık bulacaktır?
Sefa Grup İnşaat Ankara konut yatırımı, başkentte arz çeşitliliğini artıracaktır. Özellikle Pursaklar ve Esenboğa hattı yeni projelerle öne çıkacaktır. Ayrıca full eşyalı konsept, yatırımcı talebini güçlendirebilir. Bu nedenle projenin satış süreci yakından takip edilmektedir.
Yeni konutların kısa süre içinde duyurulması beklenmektedir. Bununla birlikte teslim takvimi ve satış detayları merak edilmektedir. Şirketin güncel açıklamaları, yatırımcı kararlarında belirleyici olacaktır. Dolayısıyla Ankara konut piyasasında yeni hareketlilik görülmektedir.
Rus e-ticaret platformu Wildberries, Türkiye’de ilk otellerini açtı. Fun&Sun iş birliğiyle yürütülen projede 4 otel Rus turistleri ağırlamaya başladı.
Rusya merkezli e-ticaret devi Wildberries, turizm sektörüne hızlı bir giriş yaparak Türkiye’de ilk otellerini hizmete açtı.
Tur operatörü Fun&Sun ile birlikte yürütülen WB Travel projesi kapsamında hayata geçirilen dört otel, ilk Rus misafirlerini ağırlamaya başladı. Türkiye’nin Rus turistler arasında popüler olan Tekirova, Kemer, Side ve Alanya bölgelerinde konumlanan tesisler, doğrudan Wildberries üzerinden satılan tatil paketleriyle dikkat çekiyor.
Türkiye’nin popüler tatil bölgelerinde yeni otel modeli
Wildberries’in hizmete açtığı oteller, Antalya’nın en çok tercih edilen turizm destinasyonlarında yer alıyor. Tekirova, Kemer, Side ve Alanya’da konumlanan tesislerin tamamı dört yıldızlı ve “her şey dahil” konseptte hizmet veriyor. Özellikle çocuklu aileler hedef alınarak tasarlanan otellerde çocuk kulüpleri, bebek ekipmanları ve aile dostu yaşam alanları gibi detaylar öne çıkıyor. Ayrıca bazı tesislerde çamaşır makineleri gibi uzun konaklamaya uygun imkanlar da bulunuyor.
“4 yıldız artı” konseptiyle yeni turizm modeli
Şirketin geliştirdiği konsept, sektör içinde “4 yıldız artı” olarak tanımlanıyor. Bu model, yüksek hizmet standardını daha erişilebilir fiyatlarla birleştirerek geniş kitlelere hitap etmeyi amaçlıyor. Uzmanlara göre bu yaklaşım, Wildberries’in mevcut müşteri kitlesiyle doğrudan örtüşüyor. Uygun fiyatlı ve kapsamlı tatil arayan Rus tüketiciler için entegre bir turizm deneyimi sunulması hedefleniyor.
Kapalı devre turizm ekosistemi hedefi
Wildberries’in turizm hamlesi yalnızca otel yatırımıyla sınırlı değil. Şirket daha önce büyük bir tur operatörünü bünyesine katarak sektöre giriş yapmıştı. Yeni stratejiyle birlikte Türkiye ve Mısır’da kendi markalı oteller açarak turizm değer zincirinin tamamını kontrol etmeyi hedefleyen “kapalı devre turizm ekosistemi” oluşturuluyor. Bu sistem; tur operatörlüğü, online satış platformu ve ulaşım hizmetlerini tek çatı altında toplamayı amaçlıyor.
Türkiye yatırımları hızla genişliyor
Wildberries, Türkiye’deki otel yatırımlarını genişletmeye hazırlanıyor. Alanya’nın ardından Kemer ve Side’de planlanan iki yeni otel ile Türkiye’deki tesis sayısının artırılması hedefleniyor. Şirketin uzun vadeli planı ise Türkiye ve Mısır’da toplamda sekiz otelle faaliyet göstererek bölgesel turizm pazarında güçlü bir oyuncu haline gelmek.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kentin denizle buluştuğu en simgesel noktalarından biri olan İzmit Marina Sahili’ni modern bir çehreye kavuşturmak için dev projeyi başlattı. Dolgu alanı olması sebebiyle zamanla çökmelerin yaşandığı ve ulaşım sıkıntılarının baş gösterdiği bölge, kentsel tasarım projesiyle bambaşka bir görünüme bürünecek. İşte ihale süreci tamamlanan ve imzaların atıldığı dev bütçeli projenin tüm detayları…
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kentin çehresini değiştirecek vizyon projelerine bir yenisini daha ekliyor. Etüt ve Projeler Dairesi Başkanlığı Kentsel Dönüşüm Tasarım Şube Müdürlüğü tarafından koordine edilen dev hamleyle, İzmit Marina sahili baştan aşağı yenileniyor. Özellikle zemin yapısı nedeniyle yaşanan çökmelerle gündeme gelen ve vatandaşların erişim sağlamakta güçlük çektiği marina bölgesi, kentsel bağlamına uygun, estetik ve modern bir yaşam alanı haline getirilecek. Toplamda 320 bin metrekarelik devasa bir sahil şeridini kapsayan proje için yürütülen ihale süreci resmen tamamlandı ve taraflar arasında imzalar atıldı.
İhaleyi İstanbullu Firma Kazandı: İmzalar Atıldı
Kamu İhale Kanunu kapsamında pazarlık usulüyle gerçekleştirilen ihale süreci büyük bir titizlikle yürütüldü. Yaklaşık maliyeti 2 milyon 958 bin lira olarak belirlenen “İzmit-Marina Sahili Kentsel Tasarım Projesi Kapsamında Tasarlanacak Yapı ve Peyzaj Düzenleme Ön Projelerinin Hazırlanması Hizmet Alım İşi” ihalesine güçlü firmalar katıldı. İhaleyi, 2 milyon 700 bin TL’lik teklifiyle İstanbul Şişli merkezli faaliyet gösteren Padablas Tasarım Danışmanlık Şirketi kazandı. Büyükşehir Belediyesi ile yüklenici firma arasında 13 Mayıs tarihinde resmi sözleşme imzalanarak süreç resmen başlatıldı.
Proje Tasarımı 75 Günde Tamamlanacak
Sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte sahil geneline yönelik ilk etabın süresi de işlemeye başladı. İstanbullu tasarım şirketi, teknik şartnamede yer alan tüm mimari, peyzaj ve kentsel tasarım ön projelerini hazırlamak için 75 günlük bir süreye sahip olacak. Bu zaman zarfında 320 bin metrekarelik dev alanın mevcut durum analizi, stratejik değerlendirmesi, çevre ilişkileri ve potansiyelleri masaya yatırılacak. Ayrıca projenin ulaşım ve erişilebilirlik diyagramları, kütlesel yerleşim planları ve alan kullanım senaryoları ulusal ve uluslararası başarılı örnekler incelenerek belediyeye teslim edilecek.
Marinada Neler Olacak? İşte Yeni Yaşam Alanları
Yeni projeyle birlikte İzmit Marina sahilinde hem kapalı hem de açık sosyal alanların sınırları net bir şekilde çizilecek. Vatandaşların denizle çok daha kolay ve keyifli bir şekilde buluşması hedeflenen projede şu donatılar yer alacak:
Kapalı alanlar kapsamında sahil şeridine yakışır şık kafeler, deniz ürünleri restoranları, butik mağazalar ve pop-up satış noktaları kurulacak. Açık alanlarda ise doğrudan denizle temas kurmayı sağlayan modern bir kıyı kurgusu, geniş meydanlar, seyir terasları, sanatsal ve kültürel etkinlik alanları hayata geçirilecek. Kent estetiğine uygun gölgelikler, oturma duvarları, banklar, çok amaçlı toplanma alanları ile kesintisiz yaya ve bisiklet yolları da projede geniş yer kaplayacak.
Tüm bunların yanı sıra sahil konforunu artırmak adına geniş otopark alanları, mescit, tuvaletler ve idari tesis yapıları inşa edilecek. Yönetim binasından yeni vapur iskelesine, spor tesisi destek binalarından bahçıvan evine ve güvenlik noktalarına kadar her türlü lojistik ve idari destek yapısı da marinaya entegre edilecek.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Gebze bölgesinde gerçekleştireceği dev ulaşım yatırımı için yapım işi ihalesi gerçekleştirildi. Proje kapsamında Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası ilçelerinde altyapı ve üstyapıda yaklaşık 1 milyar 459 milyon TL maliyetinde kapsamlı yol yapım ve yenileme çalışmaları hayata geçirilecek. İhalede en düşük teklif 1 milyar 358 milyon 71 bin TL ile kayıtlara geçti.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Gebze bölgesinde hayata geçireceği dev ulaşım yatırımının yapım işi ihalesi gerçekleşti. Yol Yapım Şube Müdürü Turgay Yılmaz’ın başkanlığında gerçekleşen ihalede projenin yaklaşık maliyeti 1 milyar 459 milyon 993 bin TL olurken, ihale şartlarına yeterli uygunluk sağlayan istekliler arasında en düşük teklif 4 firma ortaklığında verildi. Bu rakam 1 milyar 358 milyon 71 bin TL olarak kayıtlara geçti.
PROJENİN TAMAMLANMA SÜRESİ 720 GÜN
Teklifler ilk olarak ihale komisyonu tarafından değerlendirilecek. Ardından şartlara uygunluk sağlayan istekli belirlendikten sonra ihaleyi kazanan firma ilan edilecek. Tamamlanma süresi 720 takvim günü olarak belirlenen projede yer teslimi, sözleşmenin imzalanmasının ardından 10 gün içinde gerçekleştirilecek ve akabinde çalışmalara başlanacak. Öte yandan ihale komisyonu, ihaleye katılan isteklilerden 1’inin şartlara yeterli uygunluk sağlamaması nedeniyle kalan 6 teklif üzerinden değerlendirme yapacak.
200 BİN TON ASFALT SERİMİ YAPILACAK
Bölgedeki ulaşım altyapısının daha dayanıklı, güvenli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması hedefiyle Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası ilçelerinde hem altyapı hem de üstyapı imalatları olmak üzere 200 bin metreküp kazı, 175 bin ton plent-miks temel, 200 bin tona yakın asfalt serimi ve 50 bin metrekare parke yapımı gibi çok sayıda imalat gerçekleştirilecek. Ayrıca yağmursuyu hatları, aydınlatma sistemleri ve yol çizgileri de proje dahilinde yapılacak.
İHALEYE KATILAN FİRMALAR VE TEKLİFLERİ
-SYA İnşaat Kurumsal Hizmetler Petrol Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, SBS Asfalt İnşaat Madencilik Nakliye Turizm Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, SYA Altyapı İnşaat Anonim Şirketi, ACS İnşaat Madencilik Kimya Nakliye Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi: 1 milyar 358 milyon 71 bin TL.
-ERK İnşaat Taahhüt Hazır Beton Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi: 1 milyar 384 milyon 807 bin TL.
-MAKİNSAN Asfalt Taahhüt İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi: 1 milyar 534 milyon 461 bin TL.
-YAFA Mühendislik Müşavirlik İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi: 1 milyar 560 milyon 860 bin TL.
-Heltaş İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Kibsaş Karadeniz İnşaat ve Beton Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, AKH Madencilik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi: 1 milyar 566 milyon 541 bin TL.
-AVOS Grup İnşaat Taahhüt Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, MESAM Yol Yapım Limited Şirketi: 1 milyar 568 milyon 524 bin TL.
Sakarya’da şehir içi ulaşımı rahatlatacak dev kavşak projelerinde detaylar netleşmeye başladı. Yusuf Alemdar, Mithatpaşa, TEK, Tunatan ve Yazlık Kavşağı projelerine ait görselleri kamuoyuyla ilk kez paylaştı.
Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilecek projelerin, kent trafiğinde önemli bir rahatlama sağlaması hedefleniyor. Özellikle yoğun araç geçişinin yaşandığı bölgelerde planlanan yeni düzenlemeler dikkat çekti.
Paylaşılan proje görsellerine göre, TEK Kavşağı’nda trafik alt geçit sistemiyle çözüme kavuşturulacak. Tunatan Kavşağı’nda ise araç trafiği yer altına alınacak. Yapım çalışmalarına başlanan Yazlık Kavşağı’nın katlı kavşak olarak inşa edileceği belirtildi.
Mithatpaşa Kavşağı için hazırlanan projede ise köprülü kavşak sistemi planlandı. Şehrin ulaşım altyapısına büyük katkı sunması beklenen projeler, vatandaşlar arasında da heyecan oluşturdu.
Atkaracalar Belediyesi’nin 132 milyon liralık dev projesinde inşaat çalışmaları başladı.
Çankırı’nın Atkaracalar ilçesi, Atkaracalar Belediyesi tarafından hayata geçirilecek yeni belediye hizmet binası ve ticaret alanı projesinde çalışmalar başladı. Selçuklu ve Osmanlı mimarisinden izler taşıyacak proje kapsamında 27 daire, 15 dükkân ve 3 katlı yeni belediye hizmet binası inşa edilecek.
Toplam 132 milyon lira bedelle ihale edilen projeyle birlikte ilçeye modern bir yaşam ve ticaret alanı kazandırılması hedefleniyor. Atkaracalar Belediye Başkanı Harun Oflaz, projenin sadece bugüne değil gelecek nesillere bırakılacak önemli bir eser olduğunu söyledi.
Başkan Oflaz, “Evliyalar diyarı Atkaracalar’a büyük değer ve güzellik katacak bu hizmet, geleceğe bırakılacak bir mirastır. Biz laf değil, eser bırakmaya devam edeceğiz” dedi.
İlçeyi hak ettiği noktaya taşımak için gece gündüz çalıştıklarını ifade eden Oflaz, “İnanç, kararlılık, azim ve gayretle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Daha birçok güzel proje yolda. Zamanı geldikçe kamuoyuyla paylaşacağız” ifadelerini kullandı.
Yeni projeyle birlikte Atkaracalar’ın gelişen, güzelleşen ve değer kazanan bir ilçe haline geleceğini belirten Başkan Oflaz, ilçenin bölgenin en yaşanabilir yerlerinden biri olması için çalışmaların devam edeceğini kaydetti.
Türkiye’nin ilk yerli otel zinciri Dedeman Hospitality, büyüme vizyonu kapsamında Düzce’de yeni bir yatırıma imza attı. Çağ Özel Güvenlik iş birliğiyle hayata geçirilecek ve 2027 yılında kapılarını açacak olan 72 oda kapasiteli Dedeman Düzce projesi; şehrin gelişen turizm, ticaret ve konaklama altyapısına güçlü bir katkı sunacak.
Türkiye’nin ilk yerli otel zinciri olarak altmış yılı aşkın süredir konaklama sektörünün gelişimine yön veren Dedeman Hospitality, büyüme vizyonunu Türkiye’nin yükselen şehirleriyle buluşturmaya devam ediyor.
Bu kapsamda, yatırımcı firma sahibi Halil Uzun liderliğinde, Çağ Özel Güvenlik Eğitim Danışmanlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yatırımıyla hayata geçirilen Dedeman Düzce projesi için imzalar atıldı. Düzce merkezde konumlanan proje, son yıllarda turizm, ticaret ve yaşam odaklı gelişimiyle dikkat çeken şehrin yükselen potansiyeline güçlü bir katkı sunmaya hazırlanıyor. Dedeman Hospitality markasını Düzce’nin büyüyen vizyonuyla buluşturan yatırım; şehrin iş dünyası hareketliliğini, bölgesel turizm gücünü ve gelişen konaklama altyapısını destekleyen önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
İmza programına Dedeman Hospitality üst yönetiminin yanı sıra Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, düzce Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Erdoğan Bıyık, BELTUR Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Cücü, Düzce TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cemal Aksan, Çağ Özel Güvenlik Eğitim Danışmanlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönetim kurulu üyeleri, iş dünyası temsilcileri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun üst düzey yöneticisi katıldı.
İstanbul ve Ankara arasında stratejik bir geçiş noktasında konumlanan Düzce; son yıllarda artan sanayi yatırımları, gelişen ticaret hacmi ve doğal destinasyonlarıyla dikkat çeken şehirler arasında yer alıyor.Yaylaları, şelaleleri, doğa sporları rotaları, Karadeniz’e uzanan sahil hattı ve tarihî mirasıyla öne çıkan şehir; aynı zamanda Konuralp Antik Kenti (Prusias ad Hypium) gibi kültürel değerleriyle de bölgesel turizm açısından güçlü bir potansiyel taşıyor.
Özellikle Sapanca ve Bolu gibi yoğun ziyaretçi hareketliliğine sahip destinasyonlar arasında konumlanan Düzce; gelişen ulaşım altyapısı, Kuzey Marmara bağlantıları ve artan iş seyahati trafiği ile birlikte yeni nesil şehir otelciliği açısından dikkat çeken bir merkez haline geliyor. Rafting, yayla turizmi, karavan turizmi, doğa yürüyüşleri ve hafta sonu kaçamakları açısından sunduğu çeşitlilik; Düzce’yi başlı başına güçlü bir yaşam ve deneyim destinasyonu olarak öne çıkarıyor.
Düzce’nin güçlenen turizm ve şehir altyapısı
Sanayi, tarım, ticaret ve turizm alanlarında her geçen gün yıldızı parlayan Düzce’nin gelişen konaklama ihtiyacına yanıt vermesi hedeflenen Dedeman Düzce; şehrin yükselen şehir vizyonuna güçlü bir katkı sunmaya hazırlanıyor.
Özellikle İstanbul ve Ankara arasında seyahat eden ziyaretçilerin konaklama tercihlerinde Düzce’nin daha güçlü şekilde konumlanması, hafta sonu seyahatleri ve kısa süreli kaçamaklar açısından şehrin yeni bir cazibe merkezi haline gelmesi amaçlanıyor.
Dedeman Düzce ile şehir otelciliğinde yeni bir dönem
Toplam 72 oda kapasitesiyle planlanan Dedeman Düzce, şehir oteli konseptiyle hizmet verecek şekilde kurgulanıyor. Toplantı salonları, restoran alanı, cafe konsepti ve iş dünyasına yönelik fonksiyonel şehir otelciliği yaklaşımıyla şekillenen proje; hem iş seyahati yapan misafirlere hem de bölgesel turizm hareketliliğine hitap eden çağdaş bir konaklama deneyimi sunmayı hedefliyor. 2027 yılı içerisinde hizmete açılması planlanan otel, Düzce’nin gelişen konaklama altyapısına güçlü bir katkı sunmaya hazırlanıyor.
Dedeman Hospitality’nin kalite standartları ve operasyonel deneyimi doğrultusunda geliştirilen tesis, misafir beklentilerine hızlı, erişilebilir ve konfor odaklı çözümler sunan güçlü bir şehir oteli yatırımı olarak konumlanıyor.
Düzce’nin yükselen potansiyeline güçlü bir güven mesajı
Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, şehrin özellikle turizm alanında büyük bir gelişim potansiyeline sahip olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Düzce’nin güneyinde yaylalar ve şelaleler, kuzeyinde ise tarih ve deniz bulunuyor. Son yirmi yılda, özellikle deprem sonrası sağlanan teşviklerle birlikte sanayi alanında çok önemli bir gelişim gösterdi. Bugün Türkiye’nin en fazla ihracat yapan illeri arasında yer alan Düzce’nin; turizm, ticaret ve iş dünyası hareketliliği açısından da güçlü bir potansiyel taşıdığına inanıyoruz. Dedeman Hospitality gibi uluslararası ölçekte faaliyet gösteren güçlü markaların şehirde konumlanmasıyla birlikte, Düzce’nin konaklama altyapısının çok daha güçlü bir noktaya taşınacağını düşünüyoruz.
”İmza sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray ise şunları söyledi:
“Düzce, doğal zenginlikleri, stratejik konumu ve gelişen ekonomik yapısıyla Türkiye’nin dikkat çeken şehirlerinden biri haline geliyor. Dedeman Düzce ile şehrin gelişen konaklama ihtiyacına güçlü bir marka altyapısı ve sürdürülebilir bir işletme yaklaşımıyla katkı sunmayı hedefliyoruz.
”Türkiye genelinde büyüyen Dedeman Hospitality yapılanmasının önemli halkalarından biri olarak konumlanan Dedeman Düzce’nin, şehirdeki konaklama standartlarına ve bölgesel turizm hareketliliğine uzun vadeli katkı sağlaması hedefleniyor.
Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Üyesi Banu Dedeman da Türkiye genelinde büyüyen Dedeman Hospitality yapılanmasının önemli halkalarından biri olarak konumlanan Dedeman Düzce’nin kendileri için özel bir yere sahip olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’nin farklı şehirlerinde büyüyen Dedeman ailesi olarak hedefimiz; şehirlerimizin sahip olduğu doğal, kültürel ve turistik potansiyeli uluslararası ölçekte daha fazla misafirle buluşturmak.
”Yatırımcı firma sahibi Halil Uzun ise yatırımın şehir için taşıdığı öneme dikkat çekerek şunları ifade etti:
“Bu iş birliğini yalnızca bir otel yatırımı olarak görmüyoruz. Dedeman markasının tecrübesi ve güvenini şehrimizle buluşturmak, bizim için aynı zamanda Düzce’ye duyduğumuz aidiyetin güçlü bir göstergesi. Bu yatırımın; yeni istihdam alanları oluşturacağına, şehrimizin turizm potansiyelini destekleyeceğine ve Düzce’nin marka değerine uzun vadeli katkı sağlayacağına inanıyoruz.”
Kentsel dönüşüm sürecindeki riskli yapıların, doğru analiz edilmediğinde alıcılar için ciddi hukuki ve finansal riskler barındırabileceğini belirten Kakıcı & Şimşek Hukuk Bürosu Kurucu Ortağı Av. Elvan Kakıcı Şimşek, “Satın alma kararı mutlaka yapının yıkım ya da güçlendirme senaryosuna göre verilmelidir” uyarısında bulundu.
Riskli yapıların düşük fiyat nedeniyle cazip göründüğünü ancak hukuki sürecin doğru analiz edilmemesi halinde büyük kayıplara yol açabileceğini belirten Av. Elvan Kakıcı Şimşek, yatırım kararında amacın belirleyici olduğunu vurguladı.
“Riskli yapı satışı engel değil, ama strateji gerektirir”
Kentsel dönüşüm kapsamına alınmış ve tapuda “riskli yapı” şerhi bulunan gayrimenkullerin satışına hukuki olarak herhangi bir engel bulunmadığını belirten Kakıcı & Şimşek Hukuk Bürosu Kurucu Ortağı Av. Elvan Kakıcı Şimşek, bu tür taşınmazların alımında en önemli noktanın yatırım amacının netleştirilmesi olduğunu vurguladı.
Şimşek’e göre, riskli yapı statüsündeki bir gayrimenkul “fiyat avantajı” nedeniyle cazip görünse de, süreç doğru analiz edilmediğinde ciddi kayıplara yol açabiliyor.
“Aynı bina, iki farklı sonuç: Yıkım mı güçlendirme mi?”
Riskli yapıların kentsel dönüşüm sürecinde iki temel senaryoyla ilerlediğini belirten Şimşek, süreci şöyle özetledi: “Ya bina güçlendirilir ya da yıkılarak yeniden inşa edilir. Burada kritik olan, yatırımcı ya da alıcının amacıdır. Eğer konut olarak kullanılacaksa güçlendirme kararı avantajlıdır çünkü kısa sürede yapı güvenli hale getirilir ve yaşam devam eder. Ancak yatırım amacıyla alım yapılıyorsa, yıkım kararı arsa değeri üzerinden daha yüksek kazanç potansiyeli yaratabilir.”
“51% kararı süreci tamamen değiştirir”
Kentsel dönüşümde en kritik eşiklerden birinin kat maliklerinin oy oranı olduğuna dikkat çeken Şimşek, şu değerlendirmeyi yaptı: “Yıkım mı yoksa güçlendirme mi yapılacağına, kat maliklerinin en az yüzde 51 çoğunluğu karar verir. Bu oran, gayrimenkulün geleceğini doğrudan belirler. Bu nedenle satın alma öncesinde mutlaka bu sürecin hangi aşamada olduğu araştırılmalıdır.”
“Devlet teşvikleri fiyat avantajını artırabilir”
Riskli yapıların dönüşüm sürecinde devlet tarafından sağlanan teşvik ve hibelerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Şimşek, bu desteklerin doğru değerlendirildiğinde yatırım maliyetini önemli ölçüde düşürebileceğini ifade etti.
“Riskli yapı raporu tek bir malik tarafından alınabilir”
Vatandaşların en çok merak ettiği konulardan birinin “riskli yapı tespiti nasıl yapılır?” olduğunu söyleyen Şimşek, hukuki süreci şu sözlerle anlattı:
“Riskli yapı; ekonomik ömrünü tamamlamış, yıkılma veya ağır hasar görme ihtimali yüksek binalar için kullanılan bir tanımdır. Bu tespiti yaptırmak için tüm kat maliklerinin onayı gerekmez. Bir bağımsız bölüm sahibi ya da hissedar dahi tek başına başvuru yapabilir.”
“Doğru analiz, doğru yatırımın anahtarı”
Riskli yapı tespitinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından lisanslandırılmış kurumlar aracılığıyla yapıldığını belirten Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı: “Üniversiteler, yapı denetim firmaları, lisanslı mühendislik büroları, bazı STK’lar ve belediyeye bağlı ilgili kuruluşlara başvuru yapılarak binanın risk durumu teknik olarak tespit ettirilebilir. Bu rapor, kentsel dönüşüm sürecinin ilk ve en kritik adımıdır. Kentsel dönüşüm sürecinde gayrimenkul alımı yapacak yatırımcıların yalnızca fiyat avantajına değil, hukuki sürecin tüm dinamiklerine odaklanması gerekir. Doğru analiz yapılmadığında fırsat görünen yapılar ciddi riskler doğurabilir.”
Elvan Kakıcı Şimşek, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Özel hukuk alanında yüksek lisans yapmıştır. 2003-2005 yılları arasında Londra’da bir hukuk bürosunda çalıştıktan sonra 2007 tarihinden bu yana Kakıcı Şimşek hukuk bürosunun kurucu ortaklarındandır. Özellikle Gayrimenkul hukuku, Aile hukuku, medeni hukuk başta olmak üzere özel hukuk alanında uzmanlaşmıştır. Ayrıca son zamanlarda girişimcilerin ihtiyaçları ile ortaya çıkan Girişim Hukuku üzerine de çalışmalar yapmaktadır. Makaleleri çeşitli yazılı ve dijital basımlarda yayınlanmakta olup hukukçunun akademik yönünü sürekli geliştirmesini çok önemsemektedir. Türkiye Kadın Girişimciler Derneği, Özyeğin Üniversitesi 10.000 Kadın Mezunları Derneği ve İstanbul Barosu üyesidir. Sosyal sorumluluk projelerini desteklemekte ve “toplumsal cinsiyet eşitsizliği” kavramı üzerinde Türk toplumundaki kadının yeri konusunda yapılan her türlü sosyal farkındalık çalışmalarının gönüllü destekçisi olmaktadır. 2 çocuk annesidir.
Aras İnşaat’ın Ankara’da hayata geçirdiği İvedikent Projesi; üretim, lojistik ve ticari alanları entegre eden yapısıyla sanayi yatırımlarında yeni bir model olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 190 bin metrekarelik dev bir inşaat alanı üzerinde yükselen proje; sunduğu 30 aya varan faizsiz vade imkanıyla yatırımcıya finansal kolaylık sağlarken, 8 bin kişilik istihdam potansiyeliyle de yeni nesil sanayinin yeni lokomotifi olmayı hedefliyor.
Ankara’nın yeni sanayi akslarından Anteks bulvarında yükselen ve bölgenin en büyük projesi olan İvedikent; üretim, depolama ve showroom gibi birimleri tek çatı altında buluşturan entegre bir merkez olarak Eylül 2026’da teslim edilmeye hazırlanıyor. Toplam 64.300 metrekare arsa üzerinde 190.000 metrekare inşaat alanına sahip olan dev proje; 467 üretim/lojistik alanı, 643 ticari ünite ve 176 yaşam alanı konseptiyle geniş bir kapasite sunuyor.. Operasyonel ihtiyaçlara göre değişken tavan yüksekliği seçenekleri ve ihtiyaca göre artırılabilir 40 kWA elektrik altyapısı ile donatılan proje, sanayi ve ticaretin tüm teknik gereksinimlerini karşılayan bütünleşik bir çalışma ekosistemi sağlıyor.
Finansal Çözümler ve Yatırım Fırsatı
İvedikent, finansman tarafında yatırımcı ve üretici dostu, stratejik bir model sunmaktadır. Teslime özel hazırlanan kampanya kapsamında “Kira öder gibi kendi iş yerinizin sahibi olun” mottosuyla, iş yeri olmayı kolaylaştıran faizsiz ve 30 aya varan vade imkânı sağlanmaktadır. Bu model, sanayicinin sermayesini koruyarak işini büyütmesine olanak tanırken; peşin ödemelerde uygulanan yüzde 35 iskonto ise yatırımcılara kazancı henüz başlangıç aşamasında garantileyen, yüksek katma değerli bir ödeme sistemi sunmaktadır.
Yarım Asırlık Tecrübenin Vizyon Projesi
İvedikent Yönetim Kurulu Üyesi Burak Yıldız, projeyi yalnızca bir gayrimenkul yatırımı olarak değil, sanayi üretiminin dönüşümüne yönelik bir model olarak değerlendirdiklerini belirtti. Aras İnşaat’ın 1971 yılından bu yana sektörde edindiği köklü tecrübeye dikkat çeken Yıldız, şunları kaydetti:
“İvedikent, uzun yıllara dayanan tecrübemizin sanayi üretiminin geleceğine dönük bir vizyon projesi olarak somutlaşmış halidir. Üretim, lojistik ve ticaretin aynı ekosistem içinde daha verimli çalıştığı bir yapı kurmayı hedefledik. Bu modelin en önemli çıktılarından biri de yaklaşık 8.000 kişilik istihdam kapasitesidir.”
Ankara’nın sanayi ticaretindeki en değerli arterlerinden biri olan Antek Bulvarı’na cephe konumuyla öne çıkan İvedikent, yüksek ticaret hacmi ve lokasyon avantajını tek bir noktada buluşturmaktadır. Ana ulaşım akslarına direkt bağlantı sunan proje, lojistik süreçlerin en hızlı şekilde yönetilmesine imkan tanıyarak zaman maliyetini minimize etmektedir. Proje, Çevre Yolu’na sadece 3 dakika, İvedik OSB ve Oto 88’e 3–5 dakika, Ostim ve diğer sanayi sitelerine ise 10–12 dakika mesafede yer alarak güçlü bir erişilebilirlik ağı sunmaktadır.
Endeksa ve Emlakjet’in hazırladığı Nisan 2026 Konut Değer Raporu yayımlandı. Türkiye’de satılık konut fiyatları yıllık bazda nominal olarak artışını sürdürürken, reel bazda zayıf görünüm devam etti. Türkiye genelinde Nisan 2026 itibarıyla konut birim metrekare fiyatı 39.939 TL seviyesinde gerçekleşirken, ortalama konut satış fiyatı 4 milyon 952 bin 436 TL oldu. İkinci el konut satışları ise Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %0,3 oranında azalarak 86 bin 502 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı %31,8, ikinci el konut satışlarının payı %68,2 oldu. Konut satışlarında en yüksek hacim yine İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa’da olurken, Nisan 2026’da en fazla konut satışı İstanbul’da gerçekleşerek, 23 bin 852 adet konut satıldı.
Türkiye’nin önde gelen emlak ilan platformlarından Emlakjet, Endeksa’nın yapay zeka destekli veri analizlerine dayanan Nisan 2026 Konut Değer Raporu’nu açıkladı. Nisan 2026 konut verileri, Türkiye genelinde fiyatların TL bazında artmaya devam ettiğini; ancak enflasyon etkisi dikkate alındığında reel olarak zayıf bir görünümün sürdüğünü ortaya koydu.
TÜİK Nisan 2026 verilerine göre, Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %9,6 oranında artarak 40 bin 306 oldu. İkinci el konut satışları ise Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %0,3 oranında azalarak 86 bin 502 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı %31,8, ikinci el konut satışlarının payı %68,2 oldu.
Ortalama Konut Satış Fiyatı 4 Milyon 952 Bin 436 TL
Türkiye genelinde Nisan 2026 itibarıyla konut birim metrekare fiyatı 39.939 TL seviyesinde gerçekleşirken, ortalama konut satış fiyatı 4 milyon 952 bin 436 TL oldu. Konut fiyatları yıllık bazda nominal olarak %24,2 artış gösterdi. Buna karşın reel değişim %-5,6 seviyesinde gerçekleşti. Bu tablo, konut piyasasında fiyatların nominal olarak yükselmeye devam ettiğini; ancak enflasyon karşısında değer koruma gücünün zayıfladığını gösterdi.
Türkiye Genelinde 126 Bin 808 Konut Satıldı
Nisan 2026’da Türkiye genelinde 126 bin 808 adet konut satışı gerçekleşti. İncelenen 30 ildeki toplam satış adedi ise 105 bin 509 oldu. Buna göre 30 il, Türkiye genelindeki konut satışlarının yaklaşık %83,2’sini oluşturdu.
Satışların Yarısı Beş Büyük İlde Toplandı
Konut satışlarında en yüksek hacim yine büyük şehirlerde ve güçlü talep alan illerde görüldü. İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa, 30 il içindeki toplam satışların %50,6’sını, Türkiye genelindeki toplam satışların ise %42,1 ‘ini oluşturdu.
İstanbul Satış Hacminde Açık Ara Lider
Nisan 2026’da en fazla konut satışı İstanbul’da gerçekleşti. İstanbul’da 23 bin 852 adet konut satıldı. İstanbul’u; Ankara 11 bin 680 adet, İzmir 7 bin 215 adet, Antalya 6 bin 165 adet ve Bursa 4 bin 498 adet satışla izledi. Bu veriler, konut piyasasında işlem hacminin hala büyükşehirler merkezli ilerlediğini ortaya koydu.
En Düşük Satış Adedi Van’da
İncelenen iller arasında en düşük satış adedi Van’da kaydedildi. Van’da Nisan 2026’da 832 adet konut satıldı. Van’ı; Ordu 880 adet, Mardin 948 adet, Kahramanmaraş 950 adet ve Çanakkale 1.088 adet satışla takip etti. Ancak düşük satış hacmi, her zaman zayıf fiyat performansı anlamına gelmedi. Özellikle Ordu, fiyat artış performansında öne çıkan illerden biri oldu.
Metrekare Fiyatında Zirve Muğla’nın
Nisan 2026’da konut metrekare fiyatının en yüksek olduğu il Muğla oldu. Muğla’da konut birim metrekare fiyatı 81 bin 485 TL seviyesine ulaştı. Muğla’yı; İstanbul 62 bin 579 TL, Antalya 53 bin 797 TL, Çanakkale 51 bin 497 TL ve İzmir 50 bin 784 TL ile izledi. Bu tablo, yüksek fiyat seviyelerinin özellikle kıyı, turizm, ikinci konut ve yüksek gelir grubu talebinin güçlü olduğu illerde yoğunlaştığını gösterdi.
En Uygun Metrekare Fiyatı Mardin’de
Konut metrekare fiyatının en düşük olduğu il Mardin oldu. Mardin’de konut birim metrekare fiyatı 22 bin 158 TL olarak kaydedildi. Mardin’i; Şanlıurfa 22 bin 226 TL, Kayseri 22 bin 384 TL,Elazığ 24 bin 21 TL ve Kahramanmaraş 25 bin 349 TL takip etti. Bu iller, fiyat erişilebilirliği bakımından listenin daha uygun konut piyasaları arasında yer aldı.
Ortalama Konut Fiyatında Muğla 10,5 Milyon TL’yi Aştı
Ortalama konut satış fiyatında da ilk sırada Muğla yer aldı. Muğla’da ortalama konut satış fiyatı 10 milyon 511 bin 565 TL oldu. Muğla’yı; İstanbul 6 milyon 883 bin 690 TL, Aydın 6 milyon 675 bin 210 TL, İzmir 6 milyon 94 bin 80 TL ve Çanakkale 6 milyon 76 bin 646 TL izledi. Aydın’ın metrekare fiyatında ilk beş içinde yer almamasına rağmen ortalama konut fiyatında üçüncü sırada bulunması, ilde satılan konutların ortalama büyüklüğü veya segmentinin yüksek olabileceğine işaret etti.
Ortalama Konut Fiyatının En Düşük Olduğu İl Şanlıurfa
Ortalama konut satış fiyatının en düşük olduğu il Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa’da ortalama konut satış fiyatı 3 milyon 378 bin 352 TL seviyesinde gerçekleşti. Şanlıurfa’yı; Kayseri 3 milyon 491 bin 904 TL, Mardin 3 milyon 545 bin 280 TL, Elazığ 3 milyon 675 bin 213 TL, Tekirdağ 3 milyon 687 bin 810 TL takip etti.
Yıllık Nominal Artışta Ordu İlk Sırada
Nisan 2026 verilerine göre en çok satış olan 30 il içerisinde yıllık nominal fiyat artışında en güçlü performans Ordu’da görüldü. Ordu’da konut metrekare fiyatı yıllık bazda %35,0 arttı. Ordu’yu; Denizli %33,6 Elazığ %33,1 Ankara %31,6 ve Kocaeli %30,0 takip etti. Bu iller, yıllık nominal fiyat artışında Türkiye ortalamasının üzerinde performans gösterdi.
Reel Artış Sağlayan İl Sayısı Sınırlı Kaldı
Nominal fiyat artışlarına rağmen reel görünüm zayıf kaldı. 30 il içinde yıllık reel artış sağlayan il sayısı yalnızca üç oldu. Yıllık reel fiyat artışı görülen iller; Ordu %2,6, Denizli %1,5 ve Elazığ %1,1. Ankara’da yıllık reel değişim neredeyse yatay seyrederken, diğer illerin büyük bölümünde reel kayıp görüldü.
En Sert Reel Kayıp Hatay’da
Yıllık reel fiyat değişiminde en zayıf performans Hatay’da kaydedildi. Hatay’da konut fiyatları nominal olarak artsa da reel bazda %14,3 geriledi. Reel kaybın yüksek olduğu diğer iller; Aydın %-13,8, Tekirdağ %-12,2, Muğla %-11,0 ve Gaziantep %-10,0 oldu. Bu illerde fiyatlar TL bazında yükselse de enflasyon karşısında belirgin değer kaybı yaşandı.
Aylık Veriler Piyasada Soğumaya İşaret Etti
Türkiye genelinde konut metrekare fiyatı aylık bazda nominal olarak %1,1 geriledi. Reel aylık düşüş ise %4,0 oldu. Bu görünüm, Nisan ayında konut fiyatlarında kısa vadeli zayıflamanın belirginleştiğini gösterdi.
Aylık Reel Artış Sağlayan Tek İl Ordu Oldu
Nisan 2026’da aylık reel fiyat artışı sağlayan tek il Ordu oldu. Ordu’da konut metrekare fiyatı aylık bazda nominal olarak %4,3, reel olarak ise %1,2 arttı. Aylık nominal artış kaydeden diğer iller arasında Antalya, Kocaeli, Mersin, Sakarya, Bursa, Adana, Muğla, Van, Samsun, Manisa, Kahramanmaraş ve Denizli yer aldı.
Yatırım Geri Dönüşünde Ankara, Tekirdağ ve Şanlıurfa Öne Çıktı
Konut yatırımında kira getirisi açısından önemli göstergelerden biri olan dönüş süresi, iller arasında belirgin farklılık gösterdi. En kısa dönüş süresi 12 yıl ile Ankara, Tekirdağ ve Şanlıurfa’da görüldü. Bu illeri; İstanbul 13 yıl, Yalova 13 yıl takip etti. Kısa dönüş süresi, bu illerde kira/fiyat dengesinin yatırımcı açısından daha avantajlı olduğunu gösterdi.
En Uzun Dönüş Süresi Muğla’da
Konut yatırımında en uzun geri dönüş süresi Muğla’da kaydedildi. Muğla’da dönüş süresi 19 yıl olarak hesaplandı. Muğla’yı; Elazığ 18 yıl, Antalya 17 yıl, Aydın 17 yıl, Balıkesir 16 yıl ve Ordu 16 yıl takip etti. Muğla’da fiyat seviyesinin çok yüksek olması, yatırımın kira geliriyle kendini amorti etme süresini uzattı.
Büyükşehirlerde Fiyatlar Yüksek, Reel Performans Sınırlı
İstanbul, İzmir ve Antalya gibi yüksek fiyatlı büyük pazarlarda nominal fiyat seviyeleri güçlü kalmaya devam etti. Ancak reel performans incelendiğinde daha sınırlı bir görünüm ortaya çıktı. İstanbul’da yıllık reel değişim %-2,8, İzmir’de %-8,7, Antalya’da ise hafif negatif seviyede gerçekleşti. Bu durum, büyükşehirlerde fiyatların nominal olarak yüksek kalmasına rağmen reel getiri açısından seçici bir döneme girildiğini gösterdi.
Ankara Görece Dengeli Görünüm Sundu
Ankara, Nisan 2026 verilerinde hem satış hacmi hem de yatırım geri dönüşü açısından dikkat çekti. Başkentte 11 bin 680 adet konut satılırken, metrekare fiyatı 37 bin 6 TL oldu. Yıllık nominal fiyat artışı %31,6 ile güçlü seyretti. Reel değişim ise yataya yakın gerçekleşti. Ankara’nın 12 yıllık dönüş süresi, yatırımcı açısından görece avantajlı bir görünüm sundu.
Kıyı İllerinde Fiyat Seviyesi Yüksek, Reel Momentum Zayıf
Muğla, Antalya, İzmir, Aydın, Çanakkale ve Balıkesir gibi kıyı illeri, fiyat seviyesi bakımından Türkiye ortalamasının üzerinde yer aldı. Ancak bu illerin önemli bir bölümünde reel fiyat performansı zayıf kaldı. Özellikle Aydın, Muğla, Balıkesir ve Çanakkale’de yıllık ve 6 aylık reel kayıplar dikkat çekti. Bu tablo, yüksek fiyat seviyelerine ulaşan kıyı pazarlarında fiyat artış hızının enflasyon karşısında yavaşladığını gösterdi.
Ordu Verilerde En Güçlü Ayrışan İl Oldu
Ordu, Nisan 2026 verilerinde en dikkat çekici illerden biri oldu. İl, yıllık nominal artışta %35,0 ile ilk sırada yer aldı. Aynı zamanda Ordu; yıllık reel artışta, aylık reel artışta, 6 aylık reel performansta pozitif ayrışan iller arasında bulundu. Satış hacmi düşük olmasına rağmen fiyat momentumu açısından Ordu, listenin en güçlü illerinden biri oldu.
Verileri değerlendiren, Endeksa & Emlakjet CEO’su Görkem Öğüt, “Nisan 2026 konut piyasası verileri, Türkiye’de konut fiyatlarının nominal olarak artmaya devam ettiğini ancak reel olarak baskı altında kaldığını gösterdi. Satış hacmi büyükşehirlerde yoğunlaşırken, fiyat seviyesi kıyı ve turizm odaklı illerde yüksek seyretti. Buna karşın Anadolu illeri reel fiyat performansında daha dirençli bir görünüm sergiledi. Yatırım geri dönüşü açısından Ankara, Tekirdağ, Şanlıurfa, İstanbul ve Yalova öne çıkarken; Muğla, Antalya, Aydın ve Elazığ’da yüksek fiyatlar nedeniyle dönüş süreleri daha uzun hesaplandı. Öte yandan Nisan 2026 verileri, konut piyasasında tek yönlü ve genele yayılan güçlü bir artış döneminden ziyade, iller bazında ayrışmanın belirginleştiği bir döneme işaret ediyor. Nominal fiyat artışları sürse de reel getiride sınırlı sayıda il pozitif ayrışıyor. Bu nedenle konut piyasasında fiyat seviyesi, satış hacmi, reel değişim ve dönüş süresi birlikte değerlendirilmesi gereken temel göstergeler olarak öne çıkıyor.” şeklinde konuştu.
Endeksa Hakkında: Gayrimenkul değerleme alanında dijital teknolojilerin sunduğu gelişmiş olanaklardan yararlanan Endeksa, kullanıcıların herhangi bir konutun konum ve özelliklerini sisteme girerek piyasa değerini hızlı ve kolay şekilde öğrenmelerini sağlayan veri odaklı bir platformdur. “Yapay zekâ ile akıllı gayrimenkul kararları” sloganıyla faaliyet gösteren Endeksa, evini doğru fiyatla satmak isteyen milyonlarca kullanıcıya hizmet vermektedir. Gayrimenkul alanında uzmanlaşmış bir veri analitiği ve yapay zekâ şirketi olan Endeksa, lokasyon optimizasyonu ve öngörücü analiz yöntemleriyle sektöre katma değerli hizmetler sunmaktadır.
Endeksa, farklı veri kaynaklarından elde ettiği milyonlarca veriyi analiz ederek yapay zekâ destekli modellerle gayrimenkul değerleme ve lokasyon analizleri üretir. Geliştirdiği Otomatik Değerleme Modeli (AVM) sayesinde kullanıcılar, konutlarının satış ve kira değerlerini saniyeler içinde öğrenebilir. Dijital teknolojileri etkin biçimde kullanan Endeksa, Türkiye’de gayrimenkul değerleme alanında öncü platformlardan biri olarak sektörde önemli bir referans noktası haline gelmiştir.
2017 yılında kurulan Endeksa’nın çoğunluk hissesi, 2021 yılının sonunda Türkiye’nin önde gelen internet girişimlerinden biri olan iLab Ventures tarafından satın alınmıştır. 2026 itibariyle de Gayrimenkul teknolojileri alanında veri ve inovasyon odaklı çözümleriyle öne çıkan Emlakjet ve Endeksa, kullanıcıların ve sektör profesyonellerinin daha hızlı, doğru ve şeffaf kararlar almasını sağlayan dijital çözümler geliştirmek için güçlerini birleştirdi. Analitik içgörü ile güçlü pazar deneyimini bir araya getiren bu yapı, Türkiye’de proptech ekosisteminin gelişimine katkı sağlayarak kapsamlı bir gayrimenkul teknoloji ekosistemi oluşturuyor.
Emlakjet Hakkında:2006 yılında kurulan Emlakjet, kullanıcıların satılık veya kiralık gayrimenkulleri en hızlı ve en kolay şekilde bulabilmelerini sağlamak amacıyla faaliyet gösteren bir gayrimenkul teknoloji platformudur. Türkiye’de proptech (gayrimenkul teknolojileri) alanının güçlü ve dinamik oyuncularından biri olan Emlakjet, bugün aylık 60 milyon sayfa görüntülenme ve 15 milyon ziyaretçi sayısına ulaşarak sektörde önemli bir konuma sahiptir. Emlakjet, kullanıcı deneyimini geliştirmeye yönelik yenilikçi hizmetleriyle de öne çıkmaktadır. Şirket, gayrimenkul sektöründe uçtan uca inovatif çözümler sunma vizyonuyla hareket ederek, sektörde akla gelen ilk teknolojik platformlardan biri olmayı hedeflemektedir. Emlakjet, 2014 yılında erken aşama ve büyüme aşamasındaki teknoloji girişimlerine yatırım yapan iLab bünyesine katılmıştır. Kariyer.net, Sigortam.net, Arabam.com, Cimri.com, HangiKredi, Emlakjet.com, Endeksa, Neredekal.com, ChemOrbis ve SteelOrbis gibi güçlü dijital platformlardan oluşan iLab Grup şirketleriyle birlikte, bugün Türkiye’deki internet kullanıcılarının yaklaşık %65’ine ulaşan büyük bir dijital ekosistemin parçasıdır.
Romanya Ulusal Sağlık Altyapısını Geliştirme Ajansının (Agentia Nationala pentru Dezvoltarea Infrastructurii in Sanatate-ANDIS), “Cluj Bölge Acil Hastanesi Yapım İşleri (Paket 2)” ihalesi ile ilgili yeni gelişmeler kaydedildi.
Söz konusu ihaleyi kazanan CCN Altyapı Yatırımları ve İnşaat A.Ş. (Lider)-CCN Yatırım Holding A.Ş.-Bedamiro Holding Parcari Construct-CCN International-Rotary Constructii Mentenanta iş ortaklığı ile sözleşme imzalandı.
Yaklaşık maliyeti 2.015.359.357 Rumen Leyi olarak belirlenen ihaleye teklif veren istekliler şöyle belirlenmişti:
01. CCN Altyapı Yatırımları ve İnşaat A.Ş. (Lider)-CCN Yatırım Holding A.Ş.-Bedamiro Holding Parcari Construct-CCN International-Rotary Constructii Mentenanta
Birleşik Arap Emirlikleri’nde Belediyeler ve Ulaşım İdaresi tarafından gerçekleştirilen, “Abu Dabi Kentinde İnşa Edilecek Mid Island Parkway Projesi (MIPP)-Faz 1 Bölüm 1A” ile ilgili yeni gelişmeler kaydedildi.
Doğuş İnşaat iş ortaklığı projede önemli bir dönüm noktasına ulaştı. 19 Nisan 2026’da, projenin bir bölümü planlandığı gibi trafiğe açıldı. Ayrıca, projede 4 milyon kazasız insan-saate ulaşıldı.
Proje kapsamında mevcut Saadiyat Kavşağı’nın yenilenmesi ve Saadiyat Adası’nda yeni bir otoyol bağlantısının inşası ile birlikte yol donatıları, ITS (Akıllı Ulaşım Sistemleri) ve sokak aydınlatma işleri yer alıyor. Kapsam ayrıca dört adet otoyol köprüsü, MSE (Mekanik Olarak Stabilize Edilmiş Zemin) duvarları, kilometrelerce uzunlukta kuru ve ıslak altyapı hatları, bir yaya köprüsü ve bir sulama pompa istasyonunun inşasını da içeriyor.
Proje, Doğuş İnşaat’ın Ortadoğu’daki Katar ve Suudi Arabistan gibi pazarlardan sonra Birleşik Arap Emirliği’nde üstlendiği ilk proje olma özelliğini taşıyor.
Önceki Gelişmeler: Birleşik Arap Emirlikleri’nde Belediyeler ve Ulaşım İdaresi tarafından gerçekleştirilen, “Abu Dabi Kentinde İnşa Edilecek Mid Island Parkway Projesi (MIPP) – Faz 1 Bölüm 1A” ihalesini kazanan Doğuş İnşaat-Gulf Contractors Company LLC iş ortaklığı ile sözleşme imzalanmıştı.
Milas Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2025/3 sayılı genelgesi kapsamında, turizm sezonunda kıyı mahallelerde huzurlu bir yaz dönemi sağlamak amacıyla 15 Mayıs itibarıyla inşaat yasağını yürürlüğe aldı.
15 Ekim’e kadar sürecek uygulama kapsamında ağır nakliyat, hafriyat çalışmaları, beton dökümü ve çevreye gürültü ile görüntü kirliliği oluşturan faaliyetler durdurulacak. Belediye yetkilileri, yasağın yerli ve yabancı turistlerin konforunu korumak, çevre düzenini sağlamak ve turizm bölgelerinde yaşam kalitesini artırmak amacı taşıdığını belirtti.
Kurallara uymayan kişi ve işletmelere yönelik denetimlerin artırılacağı açıklanırken, bölge halkı ve sektör temsilcilerinin belirlenen tarihlere dikkat etmesi istendi.
Türkiye’de inşaat ve kentsel dönüşüm faaliyetleri sürerken boya sektöründe son iki yılda ciddi daralma yaşandı. Bianca Boya Kurucu Ortağı Veysel Feyzoğlu, sektörün 2024 ve 2025’te toplamda yüzde 50’ye yaklaşan tonaj kaybı yaşadığını, savaş kaynaklı hammadde krizi nedeniyle yeni fiyat artışlarının gündemde olduğunu açıkladı.
Türkiye’de konut üretimi, kentsel dönüşüm ve yenileme projeleri hız kesmeden devam ederken boya sektöründen dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Bianca Boya Kurucu Ortağı Veysel Feyzoğlu, inşaat sektöründeki hareketliliğe rağmen boya sanayisinin son iki yılda ciddi küçülme yaşadığını belirterek, özellikle iç pazardaki talep daralmasının üretim kapasitesini sert şekilde etkilediğini söyledi.
Son iki yılda yüzde 50’ye yaklaşan daralma
Feyzoğlu’nun verdiği bilgilere göre Türkiye boya sektörü, 2024 yılında yaklaşık yüzde 35, 2025 yılında ise yüzde 35-40 arasında tonaj kaybı yaşadı. İki yıl birlikte değerlendirildiğinde sektörün toplam daralmasının yüzde 50 seviyelerine ulaştığı ifade edildi.
Türkiye’nin yıllık yaklaşık 1 milyon tonluk kurulu boya üretim kapasitesiyle Avrupa’da beşinci, dünyada ise ilk 10 üretici arasında yer aldığını belirten Feyzoğlu, buna rağmen iç talepteki zayıflamanın sektörü baskıladığını kaydetti.
Savaş hammadde maliyetlerini vurdu
Ekotürk TV’de Gün Ortası programında Lale Elmacıoğlu’nun konuğu olan Feyzoğlu, sektörün yaklaşık yüzde 65 oranında ithal girdiye bağımlı olduğuna dikkat çekerek, savaşın doğrudan maliyet baskısı oluşturduğunu söyledi. Boya üretiminde kullanılan ana hammaddelerin önemli bölümünün Körfez, Çin ve Avrupa hattı üzerinden tedarik edildiğini belirten Feyzoğlu, son dönemde döviz bazında yüzde 50 ila 70 arasında fiyat artışı görüldüğünü aktardı.
Bu artışın yalnızca hammaddede değil, lojistik ve enerji maliyetlerinde de etkisini gösterdiğini söyleyen Feyzoğlu, mevcut stoklarla kısa süreli tampon sağlandığını ancak yeni alımlarda hammadde kıtlığı yaşanabileceğini belirtti.
“Fiyat artışı kaçınılmaz”
Boya sektöründe asıl yoğun satış döneminin nisan ortasından ekim ayına kadar sürdüğünü ifade eden Feyzoğlu, mevcut stokların tükenmesiyle birlikte yeni fiyat listelerinin gündeme geleceğini söyledi.
Özellikle titandioksit üretiminde kullanılan sülfat ve sülfürik asit tedarikindeki aksaklıkların küresel zinciri bozduğunu belirten Feyzoğlu, Çin üzerinden gelen mamul ürünlerin tedarik süresinin uzadığını ve bunun sektörde yeni maliyet artışlarını beraberinde getireceğini vurguladı.
İnşaat hareketli ama boya talebi aynı hızda büyümüyor
Sektörde yaygın algının aksine yeni konut projelerinin boya tüketimindeki payının sınırlı olduğuna dikkat çeken Feyzoğlu, toplam tüketimin yüzde 85-90’ının mevcut konutların yeniden boyanmasından kaynaklandığını söyledi. Yeni inşaat ve renovasyon tarafının ise yalnızca yüzde 10-15’lik bölüm oluşturduğunu ifade etti.
Bu nedenle inşaat faaliyetlerinin artmasının boya satışlarına birebir yansımadığını belirten Feyzoğlu, özellikle ekonomik koşullar nedeniyle hane halkının boya gibi ertelenebilir harcamaları ötelediğini kaydetti.
Kaliteli boya tüketim döngüsünü uzattı
Feyzoğlu, sektördeki daralmanın bir başka nedeninin ise ürün kalitesindeki artış olduğunu söyledi. Geçmişte konutların ortalama iki yılda bir boyandığını hatırlatan Feyzoğlu, günümüzde silinebilir ve uzun ömürlü boyalar sayesinde bu sürenin 5-6 yıla kadar uzadığını ifade etti.
Bu durumun da iç pazarda tüketim sıklığını düşürdüğünü belirten Feyzoğlu, ekonomik baskılarla birleşince sektörün son 30 yılın en sert daralmalarından birini yaşadığını dile getirdi.
Rakamlarla Türkiye boya pazarı
Rakamlarla
Dünya boya pazarı büyüklüğü: 210 milyar dolar
Türkiye boya pazarı: 3,8 – 4,5 milyar dolar
Türkiye’nin küresel payı: yaklaşık yüzde 2,5
Türkiye kurulu kapasitesi: 1 milyon ton
Son iki yıldaki tonaj daralması: yaklaşık yüzde 50
MLP Sağlık Hizmetleri A.Ş., İstanbul Ataşehir’deki 13 bin 625 metrekarelik arsasını 25 milyon dolar bedelle Sanport Gayrimenkul’e devretti. Anlaşma kapsamında, arsa üzerine inşa edilecek 50 bin metrekarelik hastane binası MLP Sağlık tarafından işletilecek.
MLP Sağlık Hizmetleri A.Ş. (MLP Care), mülkiyetinde bulunan değerli bir taşınmazın satışı ve sonrasındaki işletme modeline ilişkin süreci tamamladığını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi.
25 Milyon Dolarlık Satış ve Tapu Devri
Şirket portföyünde yer alan, İstanbul ili Ataşehir ilçesi Küçükbakkalköy Mahallesi’ndeki 13.625 metrekare yüzölçümüne sahip arsanın tamamı, 25.000.000 ABD Doları bedel karşılığında Sanport Gayrimenkul Geliştirme İnşaat ve Ticaret A.Ş.’ye devredildi. Şirketten yapılan açıklamada, tapu devri ve ödeme işlemlerinin 12 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla sonuçlandırıldığı ifade edildi.
İşletme Modeli: Arsa Satışı Sonrası Hastane İnşası
Anlaşmanın dikkat çeken maddesine göre, satışı gerçekleştirilen arsa üzerinde Sanport Gayrimenkul tarafından bir hastane binası inşa edilecek. Yapılacak olan bu tesisin işletmesini ise MLP Sağlık Hizmetleri A.Ş. üstlenecek. Yeni inşa edilecek hastane binasının toplam kapalı alanının yaklaşık 50.000 metrekare olması öngörülüyor.
Proje Süreci Başladı
Tapu işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte, taşınmaz üzerinde yükselecek hastane binasının yapım süreçlerine resmi olarak başlandığı belirtildi. Bu hamleyle MLP Sağlık, gayrimenkul varlığını nakde dönüştürürken, uzun vadeli işletme hakkı üzerinden operasyonel ağını genişletmeyi hedefliyor.
Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii A.Ş. (Türasaş) Satın Alma Daire Başkanlığı, “Türasaş Eskişehir Bölge Müdürlüğü Yeni Lokomotif Montaj Fabrikası Yapımı” ihalesinin tekliflerini 13 Mayıs 2026 tarihinde topladı.
Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, yaklaşık maliyeti 4.334.862.664 TL olarak belirlenen ihaleye 14 istekli teklif sundu.
İhalede 2.694.877.360 TL olarak hesaplanan (*) sınır değere göre en uygun teklifin sahibi Dibay İnşaat oldu.
İhaleye teklif sunan istekliler şöyle belirlendi:
No
İstekli
Teklif (TL)
01
Dibay İnşaat (*)
2.775.000.000
02
Cenpol Grup İnşaat-Turgut Fırat Proje
3.049.049.049
03
Yafa Mühendislik-Nebioğlu Prefabrik
3.269.000.000
04
Gintes Endüstriyel Tesisleri-Gintek İnşaat
3.322.000.000
05
Zirve Baraj Sanayi-Uğursal Elektrik
3.388.853.000
06
Akçadağ İnşaat-Makimsan Asfalt
3.421.000.000
07
Unitek İnşaat
3.725.000.000
08
Pasifik Gayrimenkul
3.737.000.000
09
MD İnşaat-Zerkon Beton
3.884.000.000
10
DBH Raylı Sistemler
3.933.000.000
11
Aga Enerji
4.222.804.102
12
Sintek İnşaat
5.375.000.000
13
Entaş Grup İnşaat (İptal)
2.908
14
Sam Teknik Yapı-Öz Aras Grup İnşaat-Arden Gelişim (İptal)
Akkuş’ta yapımı hızla devam eden 72 konutluk TOKİ projesinde sona gelindi. Modern mimariyle yükselen ve ilçenin konut ihtiyacını karşılaması beklenen projeyi yerinde inceleyen Belediye Başkanı İsa Demirci, çalışmaların yıl sonuna kadar tamamlanarak ilçe sakinlerinin konut sorununu hafifleteceğini belirtti.
Ordu’nun Akkuş ilçesinde vatandaşların beklediği konut hamlesinde mutlu sona yaklaşıldı. İlçeye modern ve güvenli yaşam alanları kazandırmak amacıyla başlatılan 72 konutluk TOKİ projesinde kaba inşaat çalışmaları tamamlanma aşamasına geldi.
Başkan Demirci: “Konut Sorununu Kökten Çözüyoruz”
Şantiye alanını ziyaret ederek Altaş TV’ye özel açıklamalarda bulunan Akkuş Belediye Başkanı İsa Demirci, projenin ilçe için taşıdığı öneme vurgu yaptı. Demirci, “İlçemizdeki konut sorununun kökten çözümü için yürüttüğümüz çalışmaların meyvelerini alıyoruz. 72 konutluk projemizde kaba inşaat bitti, ince işçilikler devam ediyor. Şantiyede muazzam bir çalışma var,” dedi.
“Yıl Sonunda Teslim Edilecek”
Projenin yıl sonuna kadar büyük ölçüde tamamlanacağını belirten Başkan Demirci, ilçedeki konut sıkıntısını bir nebze olsun gidermiş olacaklarını ifade etti. İlçe halkının büyük bir heyecanla beklediği proje; depreme dayanıklı binaları, çocuk oyun alanları ve peyzaj düzenlemeleriyle Akkuş’un yeni cazibe merkezlerinden biri olmaya hazırlanıyor.
Egesa Elektrik İnşaat Enerji Üretim A.Ş., bataryalı enerji depolama sistemleri için sözleşme imzaladı.
Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, söz konusu iş için YEO’nun 100% bağlı ortaklığı Reap Batarya Teknolojileri A.Ş. ile 16.093.186 $ üzerinden sözleşme imzalandı.
Sözleşme kapsamında 1C şarj deşarj oranına sahip batarya enerji depolama üniteleri, Reap Batarya Teknolojileri A.Ş.’ye ait İstanbul Tuzla’daki fabrikada üretilecek.
YEO Teknoloji Enerji ve Endüstri A.Ş. tarafından Kamuoyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada şöyle denildi: “Şirketimiz %100 iştiraklerinden Reap Batarya Teknolojileri A.Ş. ile Egesa Elektrik İnşaat Enerji Üretim A.Ş. arasında, bataryalı enerji depolama sistemlerinin satışına yönelik KDV hariç 16.093.186 ABD Doları tutarında sözleşme imzalanmıştır.
Söz konusu sözleşme kapsamında 1C şarj ve deşarj oranına sahip batarya enerji depolama üniteleri, Reap Batarya A.Ş.’ye ait İstanbul Tuzla’daki fabrikamızda üretilecektir.”
RAMS Türkiye’nin vizyon projesi RAMS Park House Maslak, geçtiğimiz ay MUSE Design Awards’tan kazandığı üç ödülün ardından, IADA 2026 ve New York Architectural Design Awards 2026’dan dört ödülle döndü. Proje, uluslararası mimarlık dünyasında toplam yedi ödülle başarısını taçlandırdı.
Gayrimenkul sektöründe 38 yıllık köklü geçmişiyle “sadece yapı değil, yaşam üreten” RAMS Türkiye, prestijli projesi RAMS Park House Maslak ile dünya çapında bir başarıya daha imza attı. Geçtiğimiz ay kazandığı üç MUSE Design Awards ödülünün ardından proje; şimdi de International Architecture & Design Awards (IADA) 2026 ve New York Architectural Design Awards 2026 kapsamında toplam dört yeni ödülün sahibi oldu. DOME+Partners imzası taşıyan ve Murat Yılmaz liderliğinde hayata geçirilen RAMS Park House Maslak, estetikle mühendisliği buluşturan yenilikçi yaklaşımıyla küresel otoritelerden tam not aldı. Projenin elde ettiği uluslararası başarılar, markanın sadece konut üretimi ile değil mimari mükemmeliyet ve yenilikçilik konusundaki kararlılığını da gösterdi.
Dünya Sahnelerinden Büyük Övgü
RAMS Park House Maslak, International Architecture & Design Awards (IADA) 2026’da “High Rise & Skyscraper Architecture” kategorisinde Altın, “Household & Residential Building Design” kategorisinde ise Bronz ödül kazandı. IADA’nın mimarlık kategorileri; yüksek katlı yapılar, konut projeleri ve farklı yapı tiplerini kapsayan alt başlıklar altında değerlendirildi.Proje, New York Architectural Design Awards 2026’da ise “Residential Architecture” kategorisinde Altın, “Urban Residential Design” kategorisinde Gümüş ödül sahibi oldu. New York Architectural Design Awards jürisi, projeleri mimari tasarım kalitesi, özgünlük, planlama yaklaşımı ve işlevsellik gibi kriterler doğrultusunda değerlendirerek RAMS Park House Maslak’ı üstün başarıya layık gördü.Estetik, fonksiyonellik ve yenilikçi mimari yaklaşımı bir araya getiren RAMS Park House Maslak, farklı kategorilerde elde ettiği bu başarılarla uluslararası ölçekte güçlü bir mimari değer sunduğunu ortaya koydu.
“Şehir Yaşamını Yeniden Tanımlıyoruz”
Elde edilen bu uluslararası başarıların markanın mimari mükemmeliyet ve yenilikçilik konusundaki kararlılığını pekiştirdiğini belirten RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül, şunları söyledi: “38 yıllık köklü geçmişimizle yalnızca yapılar inşa etmenin ötesinde, yaşam alanlarını iyileştirerek topluma değer katmayı sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Mimari estetiği, fonksiyonel çözümleri ve kullanıcı deneyimini odağımıza alan yaklaşımımızla, RAMS Park House Maslak projemizde şehir yaşamına yeni bir perspektif sunuyoruz. Uluslararası arenada kazandığımız bu ödüller, sadece bir projenin başarısı değil, aynı zamanda RAMS Türkiye’nin ‘sadece yapı değil, yaşam üreten’ vizyonunun küresel ölçekteki yansımasını ortaya koyuyor.”
Başarı Zincirine Yeni Halkalar
Kısa süre önce MUSE Design Awards’tan üç ayrı ödülle dönen RAMS Park House Maslak, toplamda yedi uluslararası ödül ile Türkiye’nin modern mimari gücünü dünya genelinde temsil etmeye devam ediyor. Estetik ve fonksiyonelliği yüksek bir yaşam kültürüyle buluşturan proje, Maslak’ın silüetine prestij katmayı sürdürüyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen yeni düzenleme ile inşaat, yapı denetimi ve tapu işlemlerinde önemli değişiklikler hayata geçirildi. Kaçak yapılaşmayla mücadeleyi güçlendirmeyi hedefleyen yasa kapsamında ağır idari yaptırımlar dikkat çekti.
Yeni düzenlemeye göre ruhsatsız veya kaçak yapılara hazır beton sağlayan firmalara 500 bin TL’ye kadar idari para cezası uygulanacak. Kare kod sistemi olmadan beton dökümü yapanlara ise 250 bin TL ceza verilecek.
Yasa ile birlikte sahte belge kullanılarak alınan müteahhitlik sınıflandırma belgeleri 5 yıl süreyle iptal edilecek. Ayrıca zemin ve temel etüt kuruluşlarının faaliyetleri artık Bakanlık yetkilendirmesine tabi olacak. Gerçeğe aykırı rapor hazırladığı tespit edilen kuruluşlara para cezası, belge iptali ve faaliyet durdurma yaptırımları uygulanabilecek.
Tapu işlemlerinde dijital dönüşüm süreci de hız kazanacak. SPK ve BDDK lisanslı kuruluşlar tarafından hazırlanan taşınmaz değerleme raporları elektronik ortamda Tapu ve Kadastro sistemine aktarılacak. TOKİ taşınmaz satışlarında ise uzaktan iletişim ve elektronik doğrulama yöntemleri kullanılabilecek.
Düzenleme kapsamında 2/B arazileri ile Hazine taşınmazlarına ilişkin başvuru veya ödeme süresini kaçıran vatandaşlara yeni hak tanındı. Vatandaşlar, 31 Aralık 2026 tarihine kadar yeniden başvuru ve ödeme yapabilecek.
Yeni zemin ve temel etüt düzenlemelerinin ise 31 Aralık 2026 tarihinde yürürlüğe gireceği bildirildi.
DSİ 11. Bölge Müdürlüğü’nün gerçekleştirmekte olduğu projeler ile ilgili olarak Kırklareli Valisi Uğur Turan, DSİ 11. Bölge Müdürü Faruk Yücegök ve Lüleburgaz Kaymakamı Kemal Yıldız ile birlikte incelemelerde bulunuldu.
Ahmetbey Göleti İnşaat Sahasında İncelemeler
DSİ tarafından yapımı sürdürülen Lüleburgaz Ahmetbey Göleti inşaat sahasında gerçekleştirilen incelemelerde proje sahasında devam eden çalışmalar hakkında değerlendirmeler yapıldı.
Lüleburgaz ilçesine yıllık 5 milyon metreküp içme ve kullanma suyu sağlayacak olan proje ile birlikte Ahmetbey Beldesinde bulunan 2.700 dekar tarım alanının sulanmasına imkân sağlanması hedefleniyor.
Ahmetbey Göleti Projesi ile su kaynaklarının daha verimli değerlendirilmesi, içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanması ve tarımsal sulama altyapısının güçlendirilmesi amaçlıyor. Bölgenin su arz güvenliğine katkı sağlayacak proje kapsamında çalışmalar aralıksız şekilde devam ediyor.
Lüleburgaz Deresi Islahı Çalışmaları
Lüleburgaz Deresi Islahı kapsamında yürütülen Lüleburgaz 1 ve Lüleburgaz 2 işleri çerçevesinde devam eden çalışmalar yerinde incelendi. Şantiye sahasında yürütülen çalışmalar hakkında Bölge Müdürü Faruk Yücegök tarafından bilgi verildi.
Lüleburgaz Deresi Islahı Projesi ile taşkın risklerinin azaltılması, can ve mal güvenliğinin korunması, Tarihi Taş Köprü’nün ihya edilmesi ve yeni köprülerin inşa edilmesiyle bölgenin ulaşım altyapısının güçlendirilmesi hedefleniyor.
Kızılcıkdere Sulaması Projesi’nde İncelemeler
Kızılcıkdere Sulaması İkmali işi şantiyesinde incelemelerde bulunuldu. Şantiye sahasında yürütülen çalışmalar hakkında Bölge Müdürü Faruk Yücegök tarafından bilgi verildi. Kızılcıkdere Sulaması Projesi ile Kırklareli iline yılda 13,5 milyon metreküp içme ve kullanma suyu sağlanması, ayrıca 1.422 hektar tarım arazisinin sulamaya açılması hedefleniyor.
Kırklareli Atıksu Arıtma Tesisi Onarım Çalışmaları
Kırklareli Atıksu Arıtma Tesisi’nde yürütülen onarım çalışmaları yerinde incelendi. Tesis sahasında devam eden çalışmalar hakkında Bölge Müdürü Faruk Yücegök tarafından bilgi verildi.
Günlük 13.400 metreküp atıksu arıtma kapasitesine sahip Kırklareli Merkez Atıksu Arıtma Tesisi’nde yürütülen onarım çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte tesisin daha verimli ve etkin hizmet sunması hedefleniyor.
Hilton, İstanbul’un tarihi merkezlerinden Beyoğlu’nda yeni otelini hizmete açtı. Tapestry Collection markasıyla açılan tesis, tarihi mimariyi modern konforla buluşturuyor.
Hilton, Türkiye’deki yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Şirket, İstanbul Beyoğlu’nda konumlanan 79 odalı Palazzo Donizetti Istanbul’u Tapestry Collection by Hilton markası altında yeniden misafirlerle buluşturdu.
Pera bölgesinde yer alan otel, İstiklal Caddesi’ne yakın konumuyla dikkat çekerken tarihi yapısıyla da öne çıkıyor. Restore edilen binada hayata geçirilen proje, Hilton’un Türkiye’de büyüme stratejisinin son adımlarından biri oldu. Otelin hem yerli turistlere hem de İstanbul’u ziyaret eden yabancı misafirlere hitap etmesi hedefleniyor.
Tarihi yapı modern otel anlayışıyla yeniden tasarlandı
Beyoğlu’nun kültürel dokusu içinde yer alan Palazzo Donizetti Istanbul, geçmişin mimari izlerini koruyarak yeniden hizmete açıldı. Tarihi binada gerçekleştirilen restorasyon sürecinde yapının özgün detaylarının korunmasına özen gösterildi. Otelde modern konaklama ihtiyaçlarına uygun alanlar oluşturulurken tarihi atmosferin kaybolmaması öncelikli hedeflerden biri oldu. Tesisin Taksim ve İstiklal Caddesi’ne yakın konumu, özellikle şehir turizmine odaklanan ziyaretçiler için önemli avantajlar sunuyor. Bölgedeki sanat galerileri, restoranlar ve kültürel merkezlere yürüme mesafesinde bulunan otel, İstanbul’un hareketli turizm hattında konumlanıyor. Hilton’un lifestyle segment markalarından biri olan Tapestry Collection çatısı altında hizmet veren tesis, farklı konaklama deneyimi arayan misafirlere ulaşmayı amaçlıyor.
Hilton Türkiye’de yeni yatırımlara odaklanıyor
Hilton’un Türkiye’deki büyüme planı son yıllarda yeni otel projeleriyle genişlemeye devam ediyor. Şirket, farklı segmentlerde geliştirdiği yatırımlarla hem büyük şehirlerde hem de turizm bölgelerinde varlığını artırıyor. Palazzo Donizetti Istanbul da bu genişleme planının son halkalarından biri olarak öne çıkıyor. Şirket yetkilileri, Türkiye’nin turizm potansiyelinin uluslararası markalar açısından güçlü fırsatlar sunduğunu değerlendiriyor. Özellikle İstanbul’un kültür, tarih ve iş turizmini aynı anda taşıyan yapısı, küresel otel zincirlerinin yatırımlarında belirleyici rol oynuyor. Hilton’un yeni tesisi de bu strateji doğrultusunda Beyoğlu gibi yüksek ziyaretçi trafiğine sahip bir noktada hizmet vermeye başladı.
Otelin yönetimini Yiğit Doğan üstlendi
79 odalı Palazzo Donizetti Istanbul’un genel müdürlüğünü Yiğit Doğan yürütüyor. Otelin yönetim sürecinde hizmet kalitesi, tarihi yapı deneyimi ve uluslararası standartların bir arada sunulması hedefleniyor. Yeni tesisin özellikle butik otel deneyimi arayan ziyaretçilere hitap etmesi bekleniyor. Hilton’un Tapestry Collection markası, standart zincir otel yapısından farklı olarak bulunduğu bölgenin kültürel kimliğini öne çıkaran tesislerden oluşuyor. Palazzo Donizetti Istanbul da Beyoğlu’nun tarihi atmosferini koruyan yapısıyla markanın bu yaklaşımını İstanbul’a taşıyan yeni projeler arasında yer aldı.
Türkiye’de hızlanan şehirleşme, deprem riski ve yükselen arsa maliyetleri; özellikle büyükşehirlerde erişilebilir konut üretimini her geçen gün daha kritik hale getiriyor. İstanbul başta olmak üzere birçok şehirde dönüşüm ihtiyacının büyümesi, gayrimenkul sektöründe yeni finansman modellerini gündemin merkezine taşırken, Proje Gayrimenkul Yatırım Fonları (PGYF) da sektörün dikkat çeken alternatiflerinden biri haline geliyor.
Neo Portföy Yönetimi A.Ş Gayrimenkul Yatırım Fonları Direktörü Deniz Şahinkaya, Türkiye’de konutun yalnızca bir barınma ihtiyacı değil; aynı zamanda tasarruf, yatırım ve gelecek nesillere bırakılan önemli bir değer olarak görülmeye devam ettiğini belirterek, mevcut ekonomik koşulların erişilebilir konut üretimini daha karmaşık bir yapıya dönüştürdüğünü ifade etti.
Büyükşehirlerde imarlı arsa üretiminin giderek zorlaştığını vurgulayan Şahinkaya, özellikle İstanbul gibi metropollerde arsa maliyetlerindeki yükselişin sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Finansman maliyetlerinin artmasının da geliştiricilerin hareket alanını daralttığını belirten Şahinkaya, geleneksel finansman modellerinin büyük ölçekli projelerde tek başına yeterli olmamaya başladığını söyledi.
İstanbul’da deprem riski nedeniyle hız kazanan kentsel dönüşüm ihtiyacının artık ertelenemez bir zorunluluk haline geldiğini ifade eden Şahinkaya, uluslararası raporların da şehirde milyonlarca insanı ilgilendiren büyük bir dönüşüm ihtiyacına dikkat çektiğini söylüyor.
Kentsel dönüşüm yeni konut üretiminin merkezine yerleşiyor
Şahinkaya; “Son yıllarda Türkiye’de yeni konut arzının önemli bölümü dönüşüm projelerinden oluşuyor. Eski ve riskli yapı stokunun yenilenmesine dayalı projeler önümüzdeki dönemde de sektörün temel dinamiklerinden biri olmaya devam edecek. Bu süreçte sermaye piyasalarıyla gayrimenkul geliştirme süreçlerini bir araya getiren Proje Gayrimenkul Yatırım Fonları daha fazla önem kazanacak. PGYF modelleri özellikle uzun vadeli sermaye ihtiyacı bulunan projelerde önemli avantajlar sunuyor.” dedi.
“PGYF modeli sektöre kurumsal disiplin kazandırıyor”
PGYF’lerin yalnızca finansman sağlayan yapılar olmadığını ifade eden Şahinkaya, bu modelin aynı zamanda sektöre şeffaflık, profesyonel yönetim ve kurumsal yönetim anlayışı kazandırdığını belirtti.
Farklı yatırımcıların tek bir yapı altında buluşabilmesinin ölçek ekonomisi yarattığını söyleyen Şahinkaya, proje finansmanının yalnızca banka kredileri veya özkaynakla yürütülmesinin giderek zorlaştığı bir dönemde alternatif sermaye modellerinin öneminin daha da arttığını belirterek, “Özellikle bireysel nitelikli yatırımcılar açısından profesyonel yönetim mekanizmaları, projelerin daha sağlıklı ilerlemesine katkı sunuyor.” dedi.
Dünyadaki dönüşüm projelerinde fon modelleri öne çıkıyor
Şahinkaya, “Kentsel dönüşüm süreçlerinde gayrimenkul yatırım fonları dünya genelinde de yoğun şekilde kullanılıyor. İtalya ve İngiltere’deki örnekler ise dikkat çekici. Milano merkezli COIMA’nın geliştirdiği “Impact Fund” modeli sosyal fayda, sürdürülebilirlik ve kurumsal yatırım yapısını bir araya getirdi. Emeklilik fonları ve büyük yatırım kuruluşları da şehir dönüşüm projelerine doğrudan sermaye sağlıyor. İngiltere’de Manchester, Liverpool ve Londra gibi şehirlerde gerçekleştirilen dönüşüm projelerinde de özel sermaye ve kurumsal fonlama modelleri önemli rol oynarken, eski sanayi bölgelerinin yeniden yaşam alanlarına dönüşmesinde bu modeller etkili oluyor.
İstanbul’da erişilebilir konut ihtiyacı büyüyor
İstanbul’da merkezi bölgelerde arsa arzının azalması, yeni konut üretimini büyük ölçüde dönüşüm projelerine bağımlı getiriyor. Yükselen kira ve konut fiyatları orta gelir grubunun erişilebilir konuta ulaşmasını zorlaştırıyor. Önümüzdeki dönemde yalnızca lüks projeler değil; erişilebilir fiyatlı, sürdürülebilir, planlı ve deprem güvenliği yüksek projeler daha fazla öne çıkacak ve PGYF modelleri de bu noktada önemli bir rol üstlenecek.
“Şehirleşmenin geleceğinde sermaye piyasaları daha etkin olacak”
Türkiye’de sermaye piyasalarının derinleşmesiyle birlikte gayrimenkul sektöründe daha kurumsal finansman modellerine ihtiyaç duyuluyor. Özellikle kentsel dönüşüm projeleri, karma yaşam alanları, erişilebilir konut üretimi ve sürdürülebilir şehircilik yatırımlarında PGYF kullanımının yaygınlaşmasını bekliyoruz. Kentsel dönüşüm yalnızca eski binaların yenilenmesi anlamına gelmiyor, şehirlerin ekonomik, sosyal ve fiziksel olarak yeniden inşasını kapsayan çok boyutlu bir süreç aynı zamanda. Türkiye’nin yeni şehirleşme döneminde Proje Gayrimenkul Yatırım Fonları’nın sermaye piyasaları ile reel ekonomiyi buluşturan önemli araçlardan biri haline geleceğine inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu alanda gelişecek yeni proje modellerini ve iş birliklerini yakından takip ediyoruz” diyerek sözlerini bitirdi.
Antalya İli, Manavgat İlçesi, Çolaklı Mahallesi, Deniz Caddesi, Bina No: 27 İç Kapı No:1 (870 Ada, 2-3 Parsel) mevkiindeki Polen Turizm Yatırımları A.Ş. tarafından yapılması planlanan turizm konaklama tesisi kapasite artışı (Seaden Signature Resort & SPA) projesi ile ilgili olarak ‘ÇED Olumlu (Kapsam Ek-2)’ kararı verildi.
Proje kapsamında otelin, 5 blok şeklinde 2 bodrum kat, zemin kat, 3 kat (2B+Z+3 KAT) şeklinde 248 oda, 562 yatak kapasiteli olması planlanıyor. Toplam inşaat alanı 26.605 m2 olarak belirtildi. Maliye hazinesi adına kayıtlı 870 ada 2 ve 3 parsellerdeki taşınmazlar ve üzerinde yer alan yapılar (bir bütün halinde) yatırımcı firma tarafından satın alındı.
Faaliyet alanında daha önceden kurulu bulunan tesis bulunuyor. Bu binalar yıkıldıktan sonra yeni bir otel yapılması planlanıyor.
Proje alanı Antalya şehir merkezine kuş uçumu yaklaşık 55 km, Manavgat İlçe merkezine kuşuçumu yaklaşık 11 km mesafededir.
Turizm konaklama tesisi inşaat çalışmalarının yaklaşık 2 yıl süreceği tahmin ediliyor.
Erse Kablo olarak, 04 Mayıs tarihinde EMO Samsun Şubesi’nde düzenlenen “MÜHENDİSLİK YANGINI ÖNLER” teknik seminerinde, alanında uzman elektrik mühendisleriyle ve sektörümüzün önde gelen firmalarından Mavili Elektronik ve Pelsan firmalarıyla bu seminerde buluşmaktan mutluluk duyduk.
EMO Samsun Şubesi’nde gerçekleştirilen teknik seminerde; yangına dayanıklı kablolar, yangın algılama ve alarm sistemleri ile acil durum aydınlatmaları üzerine sektörel bilgi ve deneyim paylaşımlarında bulunuldu.
Erse Kablo Yurtiçi Satış Müdürü Cengiz Karaca, Karadeniz Bölge Satış Yönetici Orçun Turgut, Pazarlama İletişim Müdürü Begüm Sevinç, Kalite Kontrol Müdürü Berk Güney ve Fabrika Müdürü Murat Atasoy’un katılım gösterdiği teknik seminerde “YANGINA DAYANIKLI KABLOR VE YAPI MALZEMELERİ YÖNETMELİĞİ (CPR) İLE DOĞU KABLO SEÇİMİ” konusuyla Erse Kablo Kalite Kontrol Müdürü sunumunu gerçekleştirdi.
Ervital Marka Yangına Dayanıklı Kablolar Odak Noktamız
Erse Kablo’nun pazarlama, satış ve üretim paylarında önemli bir yere sahip olan Ervital Marka Yangına Dayanıklı Kablo ürünleri TSE, VDE, MPA, LPCB, BASEC, REACH, RoHS, CE (LVD, CPR) ulusal ve uluslararası standartlarda üretilmektedir.
Yangına Dayanıklı Kablolar; bir yangın sırasında, topluma açık yapılarda insanların can güvenliği, değerli eşya ve cihazların korunması ve yangına müdahalenin kolaylaştırılması için mutlaka çalışması gereken acil durum emniyet devrelerine enerji ve sinyal taşıyan kablolardır.
Yangına karşı güvenli kablolar; yapıları gereği, yapıda ortaya çıkacak bir yangın sırasında alevi geciktirebilir, zehirli ve korozif gaz yaymaz ve duman yoğunlukları düşüktür. Ancak yalıtım sürekliliğinin gerektiği elektrik devrelerinde (acil durum emniyet devreleri) kullanılamaz. Bu devrelerin kabloları, yangına karşı güvenli kabloların özelliklerini taşımalı aynı zamanda da elektrik iletiminin sürekliliğini yangın sırasında belli bir süre devam ettirmelidir.
Yapılardaki Acil Durum Emniyet Devreleri:
Yangın İhbar ve Alarm Sistemleri
Acil Durum Aydınlatma Sistemleri
Acil Anons Sistemleri
Yangın Söndürme Suyu Sistemleri
Yangın Kaçış Yolu Aydınlatması
Duman ve Isı Egzoz Fanları
İtfaiyeci Asansörleri
Tahliye Amaçlı Asansörler
EMO Samsun Yönetimine, Bölge Bayilerimize ve Tüm Katılımcılara Teşekkür Ederiz
EMO Samsun Başkanı Sn. Adnan Korkmaz ve Üst Yönetimine, Karadeniz Bölge bayilerimize ve tüm katılımcılara sektörümüzde farkındalık yaratmak adına sunulan yangın ekipmanlarıyla ilgili veri ve bilgilerle verimli geçen bu organizasyonda buluştuğumuz için teşekkürlerimizi sunarız.
Erciyes’te başlayan DAS yolculuğu Kapadokya’ya taşındı. Şahinler Holding tarafından Uçhisar’da hayata geçirilen DAS 1350, düzenlenen törenle hizmete başladı.
Kapadokya’nın doğal ve tarihi atmosferinde hizmete giren DAS 1350’nin açılışı, 8 Mayıs Cuma günü Uçhisar’da gerçekleştirildi. İş insanı Kemal Şahin’in başında bulunduğu Şahinler Holding’in yeni yatırımı olan otelin açılış programına çok sayıda davetli katıldı.
Açılışta Kemal Şahin ve Akın Şahin’in yanı sıra Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) Rektörü Prof. Dr. Semih Aktekin, Kapadokya Üniversitesi (KÜN) Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, Uçhisar Belediye Başkanı Abdullah Çamcı, Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Genel Sekreteri ve Nevşehir Gazeteciler Cemiyeti (NGC) Başkanı Bayram Ekici ve İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Orhan Kekeç de yer aldı. Programda Nevşehirli turizmciler, iş insanları ve şehir dışından gelen davetliler bir araya gelirken, konuklara çeşitli ikramlarda bulunuldu.
Uçhisar Kalesi’nin karşısında konumlanan DAS 1350’nin, konaklama anlayışını gastronomi ve sosyal yaşam deneyimiyle bir araya getiren konseptiyle öne çıktığı ifade edildi. DAS Otelcilik’in Erciyes’te hayata geçirdiği DAS 3917’nin ardından Kapadokya’da hizmete başlayan yeni yatırımın, bölge turizmine farklı bir yaklaşım kazandırması hedefleniyor.
Erciyes’te başlayan DAS markasının yatırım yolculuğunun Kapadokya’da devam ettiği belirtilirken, yatırımın bölge turizmine katkı sunması hedefleniyor.
Açılış programı, davetlilerin oteli gezmesinin ardından tamamlandı.
İzmit Cedit Mahallesi’nde kentsel dönüşüm çalışmalarında ilk etap TOKİ eliyle yapılırken ikinci etap çalışmalarının Kent Konut aracılığıyla yapılması için Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Encümen’e yetki verilecek.
Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi, 14 Mayıs Perşembe günü saat 15.00’te Kocaeli Kongre Merkezi’nde mayıs ayı olağan meclis toplantısı 1. birleşimi için toplanarak gündemindeki konuları görüşecek. Bu gündemlerden biri de Cedit Mahallesi’nde ikinci etap dönüşümünü kapsayan Kentsel Dönüşüm Dairesi Başkanlığı’nın teklifiyle, 4125 ada 1-15 no’lu parsellerde “Rezerv Yapı Alanı” olarak belirlenen yaklaşık 0,35 hektarlık bölgede dönüşüm için Kent Konut İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında iş birliği protokolü imzalanması raporu olacak.
Mecliste onay alınacak 80 konut inşa
Bu meclis oturumunda Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na ve Encümen’e yetki verilmesi raporu onaylanacak. Bölgede imar uygulaması tamamlandı ve askı süreci sona ermişti. Yaklaşık 84 bağımsız birimin bulunduğu alanda, Kent Konut eliyle yaklaşık 80 yeni konut inşa edilmesi planlanıyor.
Antalya’nın gözde turizm merkezlerinden Kaş’ta toplam değeri 818 milyon lirayı aşan iki yeni otel projesi için ÇED süreci başladı. Yüzlerce kişiye istihdam sağlaması beklenen yatırımlarla bölgenin turizm kapasitesinin artırılması hedefleniyor.
Antalya’nın turizm merkezlerinden Kaş’ta yapılması planlanan iki yeni otel yatırımı için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başladı.
İnkaş İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından gerçekleştirilecek projeler kapsamında toplam 818 milyon lirayı aşan yatırımla iki ayrı 3 yıldızlı otel inşa edilmesi hedefleniyor.
Projelerden ilki, 224 ada 3 parselde bulunan 8 bin 227 metrekarelik alanda yapılacak. Yaklaşık 393 milyon 720 bin lira yatırım bedeline sahip otelin, tek katlı 5 bloktan oluşacak şekilde planlandığı bildirildi. Tesiste 67 oda ile 140 yatak kapasitesinin yer alacağı, inşaat aşamasında 130, işletme döneminde ise 90 kişiye istihdam sağlanacağı ön görülüyor.
225 ada 1 parselde hayata geçirilmesi planlanan ikinci yatırımın ise “Novva-4 Hotel” adıyla hizmet vermesi hedefleniyor. Yaklaşık 424 milyon 285 bin lira yatırım bedeline sahip projede 6 bloklu otel konseptiyle 74 oda ve 162 yatak kapasitesi oluşturulacak. Projenin inşaat sürecinde 150, işletme aşamasında ise 100 kişiye iş imkanı oluşması hedefleniyor.
Her iki proje için de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce ÇED sürecinin başlatıldığı öğrenilirken, sürecin tamamlanmasının ardından projelerin yapım aşamasına geçileceği bildirildi.
İzmir’in özellikle lüks segmentteki konutlarıyla talep gördüğünü belirten Tanyer Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Münir Tanyer, Ege kültürü ve ikliminin belirleyici olduğunu söyledi.
İzmir’in, Ege’nin dünyaya açılan kapısı olduğunu vurgulayan Tanyer, binlerce yıllık tarihe sahip olan kentin, ticaret hacmi, iklimi, doğası ve tatil merkezlerine olan yakınlığıyla tercih edildiğini ifade etti.
Yapımı devam eden TanUrla’nın, İzmir ve İstanbul başta olmak üzere; yurt genelinden ilgi gördüğünü dile getiren Münir Tanyer, “TanUrla’da yatırım için değil, yaşamak için alan bir profil var. Konut sahiplerinin yüzde 90’ı oturum amaçlı satın alıyor. Önümüzdeki Haziran ayında ilk etabımızı teslim edeceğiz. Haziran 2027’de ise son etabı teslim edeceğiz. 1+1’den 6+2’ye kadar toplam 274 bağımsız bölüm var. Ayrıca projemizde 20 bin metrekarelik ticari alanımız var. Ticari alanların altında dükkanlar var. 2 bin 400 metrekare büyüklüğünde bir spor salonumuz olacak. Onun üzerinde de 4 tane padel kortu bulunuyor. Açık kapalı yüzme havuzumuz ve büyük bir supermarket de projede yer alacak.
450 metrekarelik hayvan hastanemiz de önemli bir ihtiyacı karşılayacak. Urla’nın mottosu gastronomi, sanat, sağlık ve spor. Biz bu 4 ana unsuru bir araya getiren özel bir yaşam alanı kurguladık” diye konuştu.
TİCARİ ALANLAR DA ÖN PLANDA
Tanyer, “Ticari alanlar Tanurla’daki çalışmaların önemli bir kısmını oluşturuyor. İmar planlarını önemseyerek konut yapıyoruz. Bu nedenle ticari alanların üst katlarında 5,5 metre tavan yüksekliğiyle loft daireler oluşturduk. Tabanda 22 metrekare, yukarda, asma katta da 19 metrekare alan var. Yatak odası, tuvalet, banyo da bulunuyor. Dolayısıyla orası hem ticari hem ofis olarak kullanılabilir. Özel ders veren öğretmenler, doktor, avukat ve mühendisler için ideal bir ortam. Pandemide herkes evden çalışmayı öğrendi. Bu yeni çalışma sistemine uygun tasarımları yaşama geçiriyoruz” ifadelerini kullandı.
KENTSEL DÖNÜŞÜM HIZLANMALI
İzmir’de kentsel dönüşüm konusunda atılması gereken adımlar olduğuna dikkat çeken Münir Tanyer, “Kentsel dönüşümde bazı yasaların düzenlenmesi gerekiyordu. Aksaklık tespit edildikçe yasal düzenlemeler yapılıyor. Kentsel dönüşüm hem mal sahipleri hem müteahhitler açısından karmaşık bir konu. Müteahhidin maliyetini çıkarıp kâr edebilmesi için imar yoğunluğunun yeterli olması gerekiyor. Rantı yüksek, kıymetli bölgelerde daha hızlı ilerliyor. Ada bazında dönüşüm en ideali; daha fazla yeşil alan, otopark ve sosyal donatı bırakılabilir; ancak bir adadaki tüm mal sahiplerini ikna etmek en zor iş. Kentsel dönüşüm sabır gerektiriyor” dedi.
DOĞRU PLANLAMA YAPILMALI
İnsanlar için birinci önceliğin depreme karşı dayanıklı konutlar ve can güvenliği olduğunun da altını çizen Tanyer, şöyle devam etti: “Bu durumun vatandaşları kentsel dönüşüme yöneltiyor. İmar planı değişikliği olmasa bile bazıları metrekare kaybına razı oluyor. İzmir’de Ankara ve İstanbul’a nazaran arsa üretimi konusunda işler biraz yavaş ilerliyor. Tabii, arsa üreteceğiz diye aceleyle de çok uygun olmayan yerlerin imara açılması, her yerde konut üretilmesi doğru değil. Doğru planlama her işte olduğu için de kentsel dönüşümde de çok önemlidir. Biz Türk milleti olarak hem zeki hem çalışkan bir milletiz. Biz çok başarılı olacağız ve önümüz de açık”
Kepez’de 28550 ada 13 parselde hayata geçirilecek Four Points by Sheraton Antalya Airport projesi 134 oda kapasitesiyle bölgeyi dönüştürecek.
Turizm yatırımlarında hareketlilik sürerken, Antalya’nın Kepez ilçesi dikkat çeken yeni bir projeye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. MAY Ankara A.Ş. – HOTKİ A.Ş. iş ortaklığı tarafından geliştirilen Four Points by Sheraton Antalya Airport projesi, hem konaklama hem de ticari alanlarıyla bölgeyi yeni bir çekim merkezine dönüştürmeyi hedefliyor.
904,5 milyon TL yatırım, 134 oda kapasite
Toplam 904.546.500 TL yatırım bedeline sahip proje, 134 oda ve 268 yatak kapasitesiyle 5 yıldızlı otel standardında inşa edilecek. Antalya İli, Kepez İlçesi, Sinan Mahallesi’nde yer alan 28550 ada 13 numaralı parsel, projenin merkezini oluşturuyor.
Toplam 19.869,63 m² arsa üzerinde geliştirilecek projede, yalnızca otel fonksiyonu için 17.657 m² inşaat alanı planlanıyor. Bu ölçek, yatırımın orta segmentten üst segmente hitap eden bir konaklama konseptiyle kurgulandığını gösteriyor.
Karma proje: Otel + ticari alanlar
Proje yalnızca bir otelden ibaret değil. Toplam 5 bloktan oluşan kompleks yapıda:
A Blok: Otel (10 kat) B Blok: 6 ticari dükkan C Blok: 7 dükkan + 71 ofis D Blok: 1080 ofis E Blok: Loft ofis alanları
yer alacak.
Ancak ÇED kapsamı yalnızca otel bloğunu içerirken, ticari alanlar proje bütünlüğünde ayrı bir ekonomik değer yaratacak şekilde konumlanıyor. Bu yapı, projeyi klasik otel yatırımından çıkarıp çok katmanlı bir gayrimenkul geliştirme modeline dönüştürüyor.
İmar ve lokasyon avantajı
Proje alanı, 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli planlarda “ticaret alanı” olarak tanımlanıyor. Antalya şehir merkezine yaklaşık 5,76 km mesafede bulunan parsel, havaalanı aksına yakınlığıyla özellikle iş ve transit turizmine hitap edecek güçlü bir konum avantajı sunuyor.
Dikkat çeken bir diğer detay ise projenin yerleşim alanına olan yakınlığı. En yakın konut alanına mesafe yalnızca 5 metre. Bu durum, projenin şehirle iç içe, yüksek erişilebilirlik sunan bir noktada konumlandığını gösteriyor.
İstihdam etkisi: 600 kişilik ekonomik katkı
Projenin inşaat sürecinde 250 kişi, işletme aşamasında ise 350 kişi olmak üzere toplamda yaklaşık 600 kişilik istihdam yaratması planlanıyor. İnşaat süresi ise 24 ay olarak öngörülüyor.
Arsa modeli: Hasılat paylaşımı benzeri yapı
Proje, 13 hissedarlı arsa üzerinde geliştiriliyor. MAY Ankara A.Ş. – HOTKİ A.Ş. iş ortaklığı ile arsa sahipleri arasında arsa payı karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmeleri imzalanmış durumda. Bu model, yatırımın finansal riskini dağıtan ve geliştiriciye esneklik sağlayan bir yapı sunuyor.
Antalya’da yeni bir odak noktası oluşuyor
Four Points by Sheraton markasının Antalya Airport aksında konumlanması, bölgenin turizm çeşitliliğini artıracak kritik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Otel + ofis + ticaret bileşenlerinden oluşan proje, sadece konaklama değil, aynı zamanda iş ve yaşam alanı olarak da konumlanıyor.
Bu yatırım, Kepez bölgesinin değer artışını hızlandırabilecek ve Antalya’nın şehir otelciliği segmentinde yeni bir rekabet dalgası yaratabilecek potansiyele sahip.
Karmod, Libya’da inşaat işçilerinin kullanımı için konteyner işçi kampı kurdu.
Şirketten yapılan açıklamaya göre Libya’nın Bingazi şehrinde 360 kişi kapasiteli konteyner işçi kampının kurulumu tamamlanarak teslim edildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Karmod İhracat Müdürü Muzaffer Doğrul Ergüçlü, Libya’da bu yıl ikinci konteyner işçi kampı projesini tamamladıklarını belirtti.
Konteyner mobilizasyonunda proje özelinde anahtar teslimi kurulumlar gerçekleştirdiklerini kaydeden Ergüçlü, Karmod’un kaynaksız üretimli hızlı kuruluma sahip konteyner yapılarıyla şantiye projelerinde tercih edilen bir marka olduğunu anlattı.
Ergüçlü, konteyner mobilizasyonunda ofis mobilyalarından yatakhane ve yemekhane ekipmanlarına varana kadar anahtar teslimi kurulumlar gerçekleştirdiklerinin altını çizerek, ‘Yalıtım uygulamalarını yapıların kullanılacağı projeye ve iklim özelliğine göre özelleştirebiliyoruz. Demonte özellikteki yapıların lojistik ve kurulum avantajları saha kullanımında sunduğu ergonomisiyle proje çalışanlarının da beğenisini kazanıyor.’ ifadelerini kullandı.
Bingazi projesi kapsamında 8 bloktan oluşan konteyner işçi kampının kurulumunu tamamladıklarından bahseden Ergüçlü, şunları kaydetti:
‘Bingazi projemizde şantiye ihtiyaçlarının tamamını kapsayan toplam 8 bloktan oluşan konteyner işçi kampı yapılarının kurulumunu tamamladık. Toplam büyüklüğü 2 bin 430 metrekare olan yapı grubunda yönetim ve şantiye ofisleri, yemekhane binası, mühendis ve mavi yaka yatakhane binaları, sağlık binası ve çamaşırhane konteyner binası yer aldı. 360 personel kapasitesine sahip konteyner işçi kampı sosyal konut projesinin inşa aşamasında görev alan çalışanlarca kullanılacak.’
Kentin inşaat ve emlak sektöründeki potansiyelini ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtmak, sektördeki ticari hareketliliği artırmak ve bölge ekonomisine katkı sağlamak amacıyla Elazığ Belediyesi tarafından ikincisi düzenlenecek Elazığ İnşaat Fuarı, 7 Mayıs Perşembe günü kapılarını ziyaretçilere açacak.
Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın şehre kazandırdığı Ahmet Tevfik Ozan Fuar ve Kongre Merkezi, Elazığ’ın ekonomisi ve ticari sektörüne katkı sağlayacak yeni bir organizasyona daha ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.
Bu kapsamda Elazığ Belediyesi tarafından ikincisi düzenlenecek Elazığ İnşaat Fuarı, 07–10 Mayıs tarihleri arasında Ahmet Tevfik Ozan Fuar ve Kongre Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlayacak.
BÖLGENİN EN KAPSAMLI FUARI
Bölgenin en kapsamlı inşaat fuarı olma özelliğini taşıyacak etkinlik; sektörün önde gelen firmalarını, STK temsilcilerini, akademisyenleri, öğrencileri ve binlerce ziyaretçiyi bir araya getirecek. Ayrıca fuara katılımcı emlak firmaları lansmanlarını gerçekleştirecek olurken üretici ve satıcı firmalar sektör temsilcileriyle buluşacak. İl dışından katılım sağlayacak yaklaşık 120 marka, ürünlerini sergileyerek şehrin inşaat ve emlak potansiyeline katkı sunacak. Elazığ İnşaat Fuarı; kurumların satın alma birimleri, evini yenilemek veya yeni konut sahibi olmak isteyen vatandaşlar ve sektördeki yenilikleri takip eden profesyonelleri de ağırlayacak.
FUARDA, ENERJİ VERİMLİLİĞİ VE DİJİTAL ÇÖZÜMLER KONUŞULACAK
Fuarda, sektörün geleceğine yön verecek bilgi ve deneyimlerin aktarılacağı konferanslar da düzenlenecek. Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü Enerji Verimliliği ve Tesisat Dairesi Başkanı Hüseyin Namık Sandıkcı ile Proje ve Araştırma Şube Müdürü Yıldız Ağaya Çağan, “Binalarda Enerji Verimliliği ve Yeşil Sertifika Uygulamaları” konulu konferansta katılımcılarla buluşacak.
Ayrıca Belgelendirme Hizmetleri Dairesi Başkanı Adem Sankur ve Şantiye İşleri Şube Müdürü Mehtap Akgül, “Şantiye-M Mobil Uygulaması” başlıklı konferansta yer alarak sektöre yönelik önemli bilgiler paylaşacak.
Hem gençlerin teknik bilgi ve becerilerini geliştirmelerine hem de üniversiteler arasında iş birliği ve paylaşım ortamı oluşmasına katkı sağlamak amacıyla fuarda üniversite öğrencileri için de özel programlar düzenlenecek. Organizasyon kapsamında öğrencilerin mühendislik becerilerini ortaya koyacağı köprü yapım yarışması gerçekleştirilerek fiili maket köprüler hazırlanacak. Yapılan köprüler, dayanım ve kalite açısından, oluşturulacak jüri tarafından değerlendirilecek. Jüri üyeleri arasında üniversite rektörleri ve akademisyenler de yer alacak. Dereceye giren öğrenciler ise ödüllendirilecek.
TÜM VATANDAŞLAR FUARA DAVET EDİLDİ
Elazığ Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Elazığ İnşaat Fuarı’nın resmi açılışının 7 Mayıs Perşembe günü saat 14.00’te gerçekleştirileceği duyuruldu. Açıklamada ayrıca; fuarın, dört gün boyunca 10.00–21.00 saatleri arasında ziyaretçilere açık olacağı belirtilerek tüm vatandaşlar fuara davet edildi.
Romanya Ulusal Karayolu Altyapı Yönetim Şirketi SA (Compania Nationala de Administrare a Infrastructurii Rutiere SA-CNAIR) ile Mapa İnşaat-Cengiz İnşaat iş ortaklığının sözleşme imzaladığı, “Sibiu-Pitesti Otoyolu, Kesim 2: Boita-Cornetu Tasarım ve Yapımı” projesi ile ilgili yeni gelişmeler kaydedildi.
Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, söz konusu ihale kapsamında iş ortaklığı Robești tünelinin (900 m) ilk galerisini açtı. İkinci galeride (Sibiu–Pitești yönü), tünelin açılması için yaklaşık 113 metre daha kazılması gerekiyor.
Her iki galerinin de delme işlemi tamamlandıktan sonra, iş ortaklığı iç kaplamanın uygulanması için kalıpları kurmaya başlayacak. Robești tüneli inşaatındaki ilerleme oranı %32’ye yaklaşıyor.
Şu anda, 264 m (Sibiu-Pitești yönü) ve 247 m (Pitești-Sibiu yönü) olmak üzere iki galeriden oluşan Boita 1 tünelinde de çalışmalar devam ediyor. Sol galerinin (Pitești-Sibiu yönü) ilk 22 metresi zaten kazılmış olup, giriş ve çıkış portallarının sağlamlaştırılması çalışmaları devam ediyor.
Daha Önceki Gelişmeler: “Sibiu-Pitesti Otoyolu, Kesim 2: Boita-Cornetu Tasarım ve Yapımı” projesi için Mapa İnşaat-Cengiz İnşaat iş ortaklığı ile 08 Şubat 2022 tarihinde 4.250.006.315 Rumen Leyi üzerinden sözleşme imzalanmıştı.
İhale, 2×2 şeritli 31,33 kilometre uzunluğunda otoyol, 24 viyadük, 25 köprü ve 7 adet tünel yapımını kapsıyor.
Ankara’da inşa edilen yeni 55 bin kişilik stadyumun yapısal iskeleti tamamlandı, çatı montajı sürüyor. 2026’da açılması hedeflenen tesis, modern mimarisi ve çok amaçlı yapısıyla dikkat çekiyor.
Başkent Ankara’da, eski 19 Mayıs Stadyumu’nun yerine inşa edilen yeni spor kompleksi çalışmalarında sona yaklaşılıyor. Son havadan çekilen görüntüler, projenin ana yapısal iskeletinin büyük ölçüde tamamlandığını ve çelik çatı montajının aktif olarak devam ettiğini gözler önüne seriyor.
MODERN MİMARİ VE KAPASİTE
Yaklaşık 55 bin seyirci kapasitesiyle inşa edilen stadyum, modern mimarisi ve iddialı çatı sistemiyle Türkiye’nin önde gelen spor tesislerinden biri olmaya hazırlanıyor. Bu kompleks, sadece futbol maçlarına değil, çeşitli spor dallarına, kültürel etkinliklere ve büyük organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek çok amaçlı alanlara sahip olacak şekilde tasarlandı.
MÜHENDİSLİK HARİKASI VE HEDEF TARİH
Kaba inşaatın büyük bölümü tamamlanmış durumda olan stadyumun, 2026 yılı içinde tamamlanarak uluslararası organizasyonlara kapılarını açması hedefleniyor. Özellikle dünyanın sayılı örnekleri arasında yer alan geniş açıklıklı çelik çatı sistemi, projeye mühendislik açısından da önemli bir değer katıyor. Tamamlandığında, başkentin yeni simgelerinden biri olması beklenen stadyumun, 7 gün 24 saat yaşayan bir spor ve yaşam kompleksi olarak hizmet vermesi planlanıyor.
Konya’da 29 kilometrelik, 26 istasyonlu metro hattı için 142,7 milyar TL’lik yatırım planlandı. Projenin 2032’de hizmete alınması hedefleniyor.
Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından planlanan Konya Metrosu (HRS) Hattı Projesi, Türkiye’nin en yüksek bütçeli kentsel ulaşım yatırımları arasında yerini aldı. Toplam 142 milyar 766 milyon 540 bin TL yatırım büyüklüğüne ulaşan proje, Konya’nın özellikle Meram ve Selçuklu ilçelerinde yoğunlaşan ulaşım talebine kalıcı çözüm üretmeyi hedefliyor.
Konya Ulaşım Ana Planı (KONUAP) kapsamında geliştirilen metro hattı, artan nüfus, genişleyen yerleşim alanları ve yükselen yolculuk talebi dikkate alınarak şekillendirildi. Planlama sürecinde özellikle toplu taşıma öncelikli bir ulaşım modeli benimsenirken, çevreci ve sürdürülebilir sistemlerin geliştirilmesi temel hedef olarak belirlendi.
29 kilometrelik yer altı metro hattı
Projeye göre metro hattı toplam 29,01 kilometre uzunluğunda olacak ve tamamı yer altında inşa edilecek. Bu yönüyle Konya’nın ilk tam kapsamlı metro sistemi olma özelliğini taşıyan proje, çift hatlı tünel sistemi ile yüksek kapasitede yolcu taşıyabilecek şekilde tasarlandı.
Hat üzerinde toplam 26 istasyon yer alacak. Bu istasyonların:
İstasyonların her biri 90 metre uzunluğunda planlanırken, yolcu kapasitesi yüksek peron yapısı (paxlı sistem) ile yoğun saatlerde bile kesintisiz hizmet verilmesi hedefleniyor.
Tam otomatik metro sistemi
Konya metrosu, ileri teknoloji işletme sistemi ile dikkat çekiyor. Hat, GoA4 seviyesinde tam otomatik (sürücüsüz) olarak işletilecek. Bu sistem sayesinde:
– Sefer sıklığı optimize edilecek, – İnsan hatası minimize edilecek, – Enerji verimliliği artırılacak, – İşletme maliyetleri düşürülecek,
Bu teknoloji, Konya’yı Türkiye’de en ileri raylı sistem altyapısına sahip şehirlerden biri haline getirecek.
Stratejik güzergah: Kampüsten otogara
Metro hattı, şehirdeki en yoğun yolculuk talebinin oluştuğu aksları kapsayacak şekilde planlandı. Güzergah:
– Necmettin Erbakan Üniversitesi Köyceğiz Kampüsü, – Meram Tıp Fakültesi, – Beyşehir Caddesi, – Kültür Park, – Alaaddin bölgesi,
üzerinden ilerleyecek.
Şehir merkezinden sonra hat:
– Nalçacı Caddesi, – Selçuklu YHT Garı,
noktasına ulaşacak.
Bu noktada yüksek hızlı tren, bölgesel trenler ve banliyö hatları ile entegrasyon sağlanarak Konya’nın ulaşım altyapısında önemli bir entegrasyon merkezi oluşturulacak.
Şehir içi entegrasyon güçleniyor
Metro hattı kuzeye doğru ilerleyerek:
– Çevre Yolu aksı, – Kent Plaza, – Kadın Doğum Hastanesi, – Sakarya Depo Sahası, – Binevler,
bölgelerine hizmet verecek.
Otogar istasyonu, projenin en kritik entegrasyon noktalarından biri olacak. Bu noktada metro hattı, Stadyum-Şehir Hastanesi Tramvay Hattı ile entegre çalışacak.
Hat daha sonra:
– İstanbul Yolu, – Bosna Hersek Mahallesi, – Selçuk Üniversitesi kampüsü,
üzerinden ilerleyerek, Konya Teknik Üniversitesi bölgesinde son bulacak.
Yolcu talebinde büyük artış bekleniyor
Projeye ilişkin yapılan ulaşım modellemeleri, metro hattının yüksek yolcu kapasitesi ile çalışacağını ortaya koyuyor.
2032 yılında saatlik yolcu talebi: 19.513 kişi 2056 yılında saatlik yolcu talebi: 33.539 kişi
Günlük yolcu sayısının ise:
341 bin seviyesinden 499 bin yolcuya çıkması öngörülüyor.
Bu artış, Konya metrosunun yalnızca bugünün değil, geleceğin ulaşım ihtiyacına da cevap verecek şekilde planlandığını gösteriyor.
3,18 milyar dolarlık dev finansman
Projenin uluslararası maliyet analizine göre toplam yatırım büyüklüğü 3,18 milyar dolar seviyesinde hesaplandı. Bu tutarın dağılımı:
1,96 milyar dolar: İnşaat maliyetleri 586 milyon dolar: Elektromekanik sistemler 632 milyon dolar: Araç alımı (49 set – 147 vagon)
Bu büyüklük, Konya metrosunu Türkiye’deki en yüksek bütçeli raylı sistem projelerinden biri haline getiriyor.
2026–2032 takvimi netleşti
Projeye ilişkin zamanlama planı da netleşmiş durumda:
– 2026 sonunda inşaat başlayacak, – 2026–2030 arası yoğun yapım süreci, – 2031 sonunda tamamlanma, – 2032 başında işletmeye açılış,
Projenin işletme süresi ise 25 yıl olarak planlandı ve bu süreçte gelir-gider dengesi farklı finansman modelleri ile analiz edildi.
Mühendislik altyapısı güçlü
Projede öne çıkan teknik detaylar:
– Minimum kurp yarıçapı: 200 metre, – Maksimum eğim: %4, – Ortalama istasyon aralığı: 1,2 km, – Hat boyunca 10 adet çapraz makas sistemi,
Bu altyapı sayesinde hem operasyonel esneklik hem de yüksek güvenlik standartları sağlanacak.
Depo ve bakım sahası planlandı
Metro araçlarının bakım, onarım ve park işlemleri için Selçuklu ilçesinde hazine arazisi üzerinde geniş kapsamlı bir depolama ve bakım sahası kurulacak. Bu alan aynı zamanda inşaat sürecinde şantiye olarak kullanılacak.
Çevresel hassasiyet ön planda
Projenin inşaat sürecinde çevresel etkilerin minimize edilmesi için çeşitli önlemler alınacak:
– İnşaat alanları bariyerlerle sınırlandırılacak, – Toz ve gürültü kontrolü sağlanacak, – Gece saatlerinde gürültülü çalışmalar yapılmayacak, – Çalışmalar 2 vardiya sistemiyle yürütülecek,
Bu yaklaşım, projenin sürdürülebilir şehircilik ilkeleriyle uyumlu olduğunu ortaya koyuyor.
Konya’nın ulaşım omurgası yeniden kuruluyor
Konya Ulaşım Ana Planı kapsamında yapılan analizler sonucunda metro hattı, mevcut alternatifler içinde en verimli ve sürdürülebilir çözüm olarak belirlendi.
Projenin tamamlanmasıyla birlikte:
– Şehir içi trafik yoğunluğu azalacak, – Toplu taşıma payı artacak, – Karbon emisyonu düşecek, – Ekonomik verimlilik yükselecek,
Özellikle üniversiteler, hastaneler ve ticaret merkezlerini birbirine bağlayan hat, Konya’nın kentsel gelişiminde belirleyici rol oynayacak.
Antalya Kaş’ta 67 odalı turizm tesisi için 393,7 milyon TL’lik yatırım planlandı. 140 yatak kapasiteli proje, bölgenin turizm potansiyelini güçlendirecek.
Antalya’nın yükselen turizm destinasyonlarından Kaş’ta, İnkaş İnşaat San. ve Tic. A.Ş. tarafından hayata geçirilmesi planlanan “Turizm Konaklama Tesisi” projesi için önemli bir adım atıldı. Toplam 393.720.600 TL yatırım bedeline sahip proje, Antalya ili, Kaş ilçesi, Kaş (Merkez) Mahallesi, 224 ada 3 parsel üzerinde inşa edilecek.
Kaş’ta 67 odalı, 140 yatak kapasiteli, 5 bloklu yapı
Proje kapsamında tesisin 67 oda ve 140 yatak kapasitesine sahip olması planlanıyor. Otel, 5 bloktan oluşacak ve her blok zemin + 1 kat şeklinde tasarlanacak. Toplam 3.509 metrekare inşaat alanına sahip proje, butik ölçekli ancak yüksek nitelikli bir turizm yatırımı olarak konumlanıyor.
8.227 metrekarelik arsada geliştirilecek
Yatırım, toplam 8.227,87 metrekare büyüklüğündeki arsa üzerinde gerçekleştirilecek. Söz konusu taşınmaz için yatırımcı firma ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı belirtilirken, proje alanının mülkiyet ve planlama süreçleri de tamamlanmış durumda.
Turizm potansiyeli yüksek lokasyon
Proje sahası, Kaş ilçe merkezine yaklaşık 4 kilometre, Antalya şehir merkezine ise yaklaşık 190 kilometre mesafede bulunuyor. Bölge, “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” statüsünde yer alırken, bu durum projenin çevresel hassasiyetler gözetilerek geliştirileceğini ortaya koyuyor.
Turizm talebinin güçlü olduğu Kaş’ta, özellikle butik ve doğa ile uyumlu tesislere olan ilginin artması, yatırımın geri dönüş potansiyelini destekleyen önemli faktörler arasında gösteriliyor.
2 yılda tamamlanacak, 50 yıl hizmet verecek
Projenin inşaat süresinin yaklaşık 2 yıl sürmesi planlanıyor. İşletme ömrü ise 50 yıl olarak öngörülüyor. Bu süre boyunca tesisin, yenilenen konsepti ve modern altyapısıyla yerli ve yabancı turistlere hizmet vermesi hedefleniyor.
Yatırımcı açısından dikkat çeken fırsat
393,7 milyon TL’lik yatırım büyüklüğüyle dikkat çeken proje, Kaş’ın artan turizm talebi ve sınırlı arz yapısı sayesinde yatırımcı açısından önemli bir fırsat sunuyor. Özellikle düşük katlı mimari, sınırlı oda sayısı ve yüksek hizmet kalitesi hedefi, tesisin segmentinde rekabet avantajı yakalamasını sağlayabilir.
İzmir’in en büyük inşaat firmaları, Ege Bölgesi’nin yükselen şehirleşme ivmesiyle birlikte son yıllarda Türkiye genelinde markalaşmış isimlerden oluşuyor. Folkart Yapı, Ege Yapı, Tekno İnşaat, Egeli Yapı ve Koç İnşaat gibi köklü kuruluşlar, hem konut hem ofis hem de karma yaşam projeleriyle şehrin silüetini şekillendiriyor.
Kentsel dönüşüm ve deprem güvenliği konularındaki talep artışı, İzmir’in en büyük inşaat firmaları arasındaki rekabeti keskinleştirdi. Yüksek yapı projelerinden müstakil villa konseptlerine kadar geniş bir yelpazede iş üreten bu firmalar, Bayraklı, Mavişehir, Bornova, Çeşme ve Urla gibi yatırımın yoğunlaştığı bölgelerde imza attıkları işlerle dikkat topluyor.
İzmir’in en büyük inşaat firmaları arasında Folkart Yapı
Saya Holding bünyesinde 2006 yılında temelleri atılan Folkart Yapı, İzmir merkezli faaliyet gösteren markalar arasında en görünür isim. İzmir’in ilk ikiz kulesi olarak inşa edilen ve Bayraklı’da yükselen 200 metre yüksekliğindeki Folkart Towers, firmanın imzasını taşıyor. İzmir’in ilk A+ konut projesi olarak hayata geçirilen Folkart Narlıdere de aynı ekibin işi.
Şirket, yıllar içinde Folkart Mavişehir, Folkart Vega, Folkart Time, Folkart Çeşme Paşalimanı ve Folkart Life Bornova gibi pek çok büyük ölçekli projeyi tamamladı. Avrupa Gayrimenkul Ödülleri’nde dört ödül kazanan firma, son dönemde İstanbul, Ankara ve Bodrum gibi şehirlere de açıldı.
Ege Yapı’nın İzmir hamleleri
2006 yılında temelleri atılan Ege Yapı, hem yurt içinde hem de yurt dışında konut, ofis, otel ve alışveriş merkezi projeleri geliştiriyor. Türkiye’nin tüm fonksiyonlarıyla hayata geçen ilk karma yaşam projesi olan Batışehir başta olmak üzere İz Tower, İz Park, Pega Kartal gibi işlerle toplam 1 milyon metrekarelik inşaatı tamamlamış durumda.
Alsancak’ta sürdürdüğü 132 konut ve 7 ticari üniteden oluşan Ege Yapı Alsancak projesi, firmanın İzmir’deki son dönem yatırımlarından biri. Urla’da geliştirdiği 80 binin üzerinde metrekareye yayılan villa projesi de gündemde.
Tekno İnşaat ve Egeli Yapı kentsel dönüşümde öne çıkan inşaat firmaları
İzmir’de kentsel dönüşüm denildiğinde akla gelen markalardan Tekno İnşaat, planlama, ihale ve yapı süreçlerindeki tecrübesiyle toplu konut alanında geniş bir referans listesine sahip. 1985 yılında Yüksek Mimar Hüseyin Egeli tarafından kurulan Egeli Yapı ise 35 yılı aşan tasarım ve uygulama deneyimiyle özgün, sürdürülebilir projelere odaklanıyor. Güzelbahçe ve Seferihisar aksındaki Rhythm & Style Evleri firmanın bilinen işlerinden biri.
Koç İnşaat ve diğer köklü markalar
1994’te kurulan Koç İnşaat A.Ş., 30 yılı aşan geçmişiyle İzmir’in en köklü markaları arasında sayılıyor. Adres35 A.Ş. ile birleşerek faaliyetlerini büyüten şirket, kamu ve özel sektör projelerinde aktif rol alıyor. 1987 kuruluşlu Günkon İnşaat ise sanayi yapıları ve fabrika inşaatlarında uzmanlaşmış bir başka köklü Egeli marka.
Ünye’nin tanınmış iş insanlarından Dursun Çivici, uluslararası arenada ses getirecek bir yatırıma daha hazırlanıyor. İnşaat ve geri dönüşüm sektörlerinde önemli projelere imza atan Çivici, bu kez rotasını İngiltere’nin başkenti Londra’ya çevirdi.
Ünye’nin tanınmış iş insanlarından Dursun Çivici, uluslararası arenada ses getirecek bir yatırıma daha hazırlanıyor. İnşaat ve geri dönüşüm sektörlerinde önemli projelere imza atan Çivici, bu kez rotasını İngiltere’nin başkenti Londra’ya çevirdi.
Anlaşma Sağlandı, İmzalar Bekleniyor
Edinilen bilgilere göre Çivici, Londra’nın merkezi ve stratejik bir noktasında bulunan yaklaşık 14 milyon sterlin değerindeki bir otelin satın alımı için anlaşmaya vardı. Taraflar arasında büyük ölçüde uzlaşma sağlanırken, resmi imzaların önümüzdeki hafta atılması bekleniyor.
Ünye’den Dünyaya Açılan Başarı Hikayesi
Daha önce Ünye’de hayata geçirdiği Uniport AVM projesiyle dikkat çeken Dursun Çivici, bu yatırımıyla yerelden globale uzanan başarı grafiğini bir üst seviyeye taşıyor. Çivici’nin bu hamlesi, bölgedeki girişimciler için de ilham kaynağı olarak görülüyor.
Turizm Sektöründe Yeni Bir Sayfa
Londra’daki otel yatırımının, Dursun Çivici’nin turizm ve konaklama sektörüne yönelik daha büyük planlarının başlangıcı olduğu ifade ediliyor. Otelin işletme modeli ve marka yapılanmasına ilişkin detayların ise kısa süre içinde kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.
Urla Bademler’de “modern köy” konseptiyle hayata geçirilen TanUrla projesi, yaklaşık 20 bin metrekarelik ticari alan ve yeni nesil loft konseptiyle bölgenin en önemli iş ve yaşam merkezlerinden biri olmaya hazırlanıyor.
Sanat, gastronomi, sağlık ve ticareti aynı noktada buluşturacak proje, özellikle çok amaçlı kullanılabilen ticari loft alanlarıyla Urla’da yeni bir çalışma ve yatırım modeli sunuyor.
TİCARİ LOFT KONSEPTİYLE YENİ NESİL İŞ MODELİ
Tanyer Yapı Genel Koordinatörü Taylan Tanyer, projede klasik alışveriş merkezi anlayışı yerine yaşayan bir ticari ekosistem oluşturduklarını belirtti.
Tanyer, “TanUrla’da yalnızca ticari alan üretmiyoruz; insanların çalıştığı, sosyalleştiği ve yaşadığı bütüncül bir merkez kuruyoruz. Loft alanlarımız ister ofis, ister konut, ister ticari kullanım için tasarlandı. Yeni çalışma dünyasının ihtiyaçlarına cevap veren esnek bir model oluşturduk. 1+1 ve 2+1 tiplerinde toplam 94 adet tasarlanan loftlar, modüler mimarisi sayesinde farklı kullanım senaryolarına dönüşebiliyor. 5,5 metre tavan yüksekliğiyle ferah ve prestijli bir çalışma ortamı sunuyoruz. Ticari loft sahipleri isteğe bağlı olarak, housekeeping, kuru temizleme gibi residence hizmetlerinden faydalanabilecek. Bu model, TanUrla’yı özellikle uzaktan çalışan profesyonel, girişimci ve yatırımcılar için cazip hale getiriyor” diye konuştu.
URLA’NIN YENİ TİCARET MERKEZİ
TanUrla’da yer alacak ticari loftların özellikle, doktor muayenehaneleri, klinik, hukuk büroları, mimarlık ve ajans ofisleri, yazılım şirketleri ve danışmanlık firmaları tarafından yoğun ilgi gördüğünü belirten Taylan Tanyer, projenin bölgedeki önemli bir ihtiyaca cevap verdiğini söyledi.
Tanyer sözlerini şöyle sürdürdü: “Güzelbahçe, Yelki ve Urla hattında hızla artan profesyonel ofis ihtiyacını öngörerek bu modeli geliştirdik. TanUrla sadece bir yaşam alanı değil, aynı zamanda yeni bir iş merkezi olacak. Otopark sorunu bulunmayan projemizde, restoranlar, spor alanları, etkinlik meydanı ve sosyal yaşam olanaklarıyla çalışan ve ziyaretçiler için tam gün yaşayan bir merkez oluşturuyoruz”
Franchise zincirler yerine özgün markaları tercih ettiklerini vurgulayan Taylan Tanyer, şunları söyledi: “TanUrla ticari alanları gastronomi, sanat, spor ve sağlık konsepti altında şekilleniyor. Chef restoranları, butik markalar, sanat atölyeleri ve haftanın belirli günlerinde kurulacak organik pazarlar sayesinde proje, klasik ticalan anlayışının ötesine geçerek, deneyim odaklı bir destinasyon olmayı hedefliyor. Amacımız insanların özellikle gelmek isteyeceği, yollarını değiştirip vakit geçireceği bir çekim merkezi yaratmak”
YATIRIMCIYA GÜÇLÜ GETİRİ POTANSİYELİ
TanUrla’daki loftların hem ticari kullanım hem de kısa dönem kiralama seçenekleriyle yatırım avantajı sunduğunu hatırlatan Tanyer, airbnb ve günlük kiralamaya uygun yapı, kira garantili yönetim modeli, 7 – 8 yıl amortisman hedefiyle yatırımcıların projeye Türkiye genelinden yoğun talep gösterdiğini sözlerine ekledi.
Ataşehir otel yatırımı kapsamında Sar Elektronik, Ramada Encore markasıyla 933 milyon TL’lik iki otel projesi planlıyor.
İstanbul’un yükselen iş ve yaşam merkezlerinden Ataşehir, yeni bir otel yatırımıyla gündeme geldi.
Sar Elektronik Gıda ve Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, uluslararası otel zinciri Wyndham’ın Ramada Encore markasıyla ilçede iki ayrı otel projesi planlıyor. Toplam 933 milyon 980 bin TL’lik yatırımın Küçükbakkalköy Mahallesi’nde hayata geçirilmesi öngörülüyor. Biri 4 yıldızlı, diğeri 3 yıldızlı olacak tesisler için ÇED süreci başlatılırken, projelerin bölgedeki konaklama kapasitesini artırması bekleniyor.
Ataşehir’de Ramada Encore markalı iki otel projesi
Ataşehir’de planlanan yatırım, iki ayrı otelden oluşuyor. Projelerin uluslararası zincir Wyndham çatısı altındaki Ramada Encore markasıyla işletilmesi hedefleniyor. İş dünyasının yoğun olduğu bölgede konumlanan Küçükbakkalköy’de hayata geçirilecek tesislerin, hem iş hem de şehir otelciliğine hitap etmesi planlanıyor. Yeni yatırımla birlikte bölgedeki otel çeşitliliğinin artması öngörülüyor.
4 yıldızlı otel 132 oda kapasiteyle geliyor
Küçükbakkalköy Mahallesi 1900 ada 67 parselde inşa edilecek 4 yıldızlı otel için yaklaşık 685 milyon 775 bin TL yatırım yapılacak. 2 bin 290 metrekarelik arazi üzerinde yükselecek tesis, 132 oda ve 364 yatak kapasitesine sahip olacak. 13 katlı olarak planlanan otelde sosyal tesisler, spor alanları ve restoran gibi hizmet birimleri yer alacak. Toplam kapalı alanın 10 bin 587 metrekareyi bulması bekleniyor.
3 yıldızlı otel 84 odalı olacak
Aynı bölgede geliştirilecek ikinci proje ise 3 yıldızlı otel olarak planlandı. 2129 ada 6 parseldeki 1.221 metrekarelik alanda inşa edilecek tesis için 248 milyon 205 bin TL yatırım öngörülüyor. 8 katlı olacak otel, 84 oda ve 168 yatak kapasitesine sahip olacak. Projede sosyal alanlar, spor alanı, restoran ve kafe gibi bölümler de yer alacak.
Projeyle istihdam ve ekonomik katkı hedefleniyor
Her iki otel projesinin inşaat ve işletme süreçlerinde istihdam oluşturması planlanıyor. 4 yıldızlı otelde inşaat aşamasında 40, işletme döneminde 35 kişi çalışacak. 3 yıldızlı otelde ise inşaat sürecinde 40, işletme aşamasında 30 kişiye iş imkanı sağlanması hedefleniyor. Projelerin tamamlanmasıyla birlikte bölge ekonomisine doğrudan ve dolaylı katkı sunulması bekleniyor.
ÇED süreci başlatıldı
İki otel projesi için de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından süreç başlatıldı. Çevresel etki değerlendirmesinin tamamlanmasının ardından projelerin hayata geçirilmesine yönelik nihai kararın verilmesi bekleniyor.
Bolu’da yeni otel yatırımı hayata geçiyor. 3,3 milyar liralık proje 248 oda ve 786 yatak kapasitesiyle turizme katkı sağlayacak.
Bolu’da turizm yatırımlarına bir yenisi daha ekleniyor.
Bersen Sportif Yatırımlar A.Ş. tarafından Merkez ilçeye bağlı Berk Köyü Karapınar Mevkii’nde hayata geçirilecek otel projesi için düğmeye basıldı. Toplam 100 bin 326 metrekarelik alanda inşa edilecek tesis, 248 oda ve 786 yatak kapasitesine sahip olacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan yatırım belgesi alan projenin yaklaşık 48 ayda tamamlanması planlanıyor. Kent merkezine yakın konumu ve doğayla iç içe yapısıyla dikkat çeken yatırımın, bölge turizmine yeni bir hareketlilik getirmesi bekleniyor.
Bolu’da turizm yatırımı büyüyor
Bolu, son yıllarda özellikle doğa ve hafta sonu turizmiyle öne çıkarken yeni yatırımlar da bu potansiyeli destekliyor. Berk Köyü Karapınar Mevkii’nde yapılacak otel projesi, şehrin konaklama kapasitesini artırmayı hedefliyor. Kent merkezine yaklaşık 3 kilometre mesafede yer alan proje alanı, ulaşım açısından avantajlı bir noktada bulunuyor. Aynı zamanda doğal yapısını koruyan çevresiyle dikkat çeken bölgenin, yatırım tamamlandığında daha fazla ziyaretçi çekmesi bekleniyor.
248 odalı dev tesis planlandı
Proje kapsamında inşa edilecek otel, 248 oda ve 786 yatak kapasitesiyle bölgenin en büyük konaklama tesislerinden biri olmaya aday. Geniş arazi üzerine kurulacak yapı, modern turizm ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde planlandı. Yatırımın tamamlanmasının ardından özellikle hafta sonu ve kısa süreli tatiller için tercih edilen Bolu’nun cazibesinin daha da artacağı öngörülüyor. Projenin hem yerli hem de yabancı turistlere hitap etmesi hedefleniyor.
3,3 milyar liralık yatırım ekonomiye katkı sağlayacak
Toplam yatırım bedeli 3,3 milyar lira olarak açıklanan proje, sadece turizm değil istihdam açısından da önem taşıyor. Tesisin faaliyete geçmesiyle birlikte yaklaşık 100 kişiye doğrudan iş imkanı sağlanması planlanıyor. Bununla birlikte ulaşım, yeme-içme ve yerel ticaret gibi birçok alanda dolaylı ekonomik katkı oluşturması bekleniyor. Bolu’nun turizm gelirlerini artıracak bu yatırımın, bölge ekonomisine uzun vadede önemli katkı sunacağı değerlendiriliyor.
Doğa turizmine yeni ivme kazandıracak
Bolu’nun doğal güzellikleriyle bilinen yapısı, yeni projeyle birlikte daha fazla öne çıkacak. Doğa ile iç içe konumda planlanan tesis, şehir hayatından uzaklaşmak isteyen ziyaretçiler için alternatif bir konaklama seçeneği sunacak. Özellikle hafta sonu kaçamakları ve kısa tatil planları için tercih edilen bölgenin, bu yatırımla birlikte daha geniş bir kitleye ulaşması bekleniyor.
Manisa Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanlığı’na yeniden seçilen Sait Türek, önceliklerinin sanayicinin rekabet gücünü artıracak projeler olduğunu söyledi
Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştirilen Genel Kurul Toplantısı’nda mevcut Yönetim Kurulu Başkanı Sait Türek, sanayicilerin oylarıyla yeniden başkanlığa seçildi. Türek, Manisa OSB’de yeni dönemde de görevine devam edecek.
Genel Kurul sonrası oluşan yeni yönetim kapsamında; Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Sait Türek, Yönetim Kurulu Başkanvekilliği’ne Kadir Murat Çam seçilirken, Yönetim Kurulu Üyeliklerine Semih Vardarer, Gökhan Sığın, Abdulaziz Meydan, Levent Sarıgözoğlu ve Doğan Çelik getirildi. Denetim Kurulu ise Faruk Can ve Aksel Gürkan’dan oluştu.
“ÖNCELİK REKABET GÜCÜNÜ ARTIRACAK PROJELER”
Türek, sanayicilere teşekkür ederek, “Manisa OSB çatısı altında uzun yıllardır birlikte yürüdüğümüz sanayicilerimizin güveniyle bu göreve yeniden layık görülmek benim için büyük bir onur ve aynı zamanda güçlü bir sorumluluktur. Bugüne kadar attığımız her adımda ortak aklı ve istişare kültürünü esas aldık. Genel kurulumuzda şahsıma ve Yönetim Kurulumuza gösterilen güven için tüm sanayicilerimize gönülden teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Türek, yeni dönemde de sanayicilerin rekabet gücünü artıracak projelere öncelik vereceklerini belirterek, istişare kültürü ve ortak hedefler doğrultusunda çalışmaların süreceğini kaydetti.
İzmir’in hızla değer kazanan bölgelerinden Urla Bademler, son yıllarda doğa dostu ve sürdürülebilir konut projeleriyle dikkat çekiyor.
Doğal yaşamı koruyan mimari yaklaşım, düşük karbon ayak izi hedefi ve çevreyle uyumlu yaşam modeli sayesinde bölge, hem yatırımcıların hem de doğayla iç içe bir yaşam arayanların radarına girmiş durumda.
Bu vizyonun önemli merkezlerinden biri olan Bademler ise doğayla uyumlu yapılaşma, temiz enerji çözümleri ve sağlıklı yaşam alanlarıyla yeni nesil yaşam trendlerinin temsilcisi haline geliyor.
SÜRDÜRÜLEBİLİR KONUT, SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM
Günümüzde iklim krizi, enerji maliyetleri ve kent yaşamının yoğunluğunun, sürdürülebilir konutlara ilgiyi hızla artırdığını kaydeden Tanyer Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Münir Tanyer, Bademler’de yapımını sürdürdükleri TanUrla projesinde 2 etabın kısa süre içinde teslim edileceğini ve yaşamın başlayacağını söyledi.
TanUrla projesinde güneş enerjisi sistemleri, yağmur suyu toplama ve geri kullanım çözümleri doğal havalandırma ve enerji verimli mimari, yerel malzeme kullanımı, doğayla uyumlu peyzaj planlaması gibi çevre dostu uygulamaları ön plana çıkardıklarına dikkat çeken Tanyer,
“Bu yaklaşım yalnızca çevresel fayda sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda enerji giderlerini azaltarak uzun vadede ekonomik avantaj sunuyor” dedi.
GAYRİMENKUL YATIRIMCILARI İÇİN YÜKSELEN DEĞER
Uzmanlara göre Urla ve özellikle Bademler bölgesinin, sürdürülebilir konut konsepti sayesinde İzmir’in en güçlü yatırım potansiyeline sahip bölgeleri arasında yer aldığını hatırlatan Münir Tanyer, sözlerine şöyle devam etti: “İzmir merkeze yakınlığı, temiz doğası, düşük yoğunluklu yapılaşması ve sürdürülebilir yaşam vizyonu sayesinde bölge; uzun vadeli değer artışı, yüksek yaşam kalitesi ve alternatif turizm potansiyeliyle bölge yatırımcıların ilgisini çekiyor. Gayrimenkul uzmanları da, doğa dostu projelerin geleceğin şehircilik anlayışını temsil ettiğini ve bu tür projelerin yatırım değerinin klasik konut projelerine göre daha hızlı artacağını belirtiyor”
DOĞA İLE UYUMLU YENİ BİR YAŞAM MODELİ
Bademler’de gelişen sürdürülebilir konut projelerinin, sadece bir yatırım fırsatı değil; aynı zamanda doğayla uyumlu, sağlıklı ve dengeli bir yaşam modeli sunduğunu belirten Tanyer şunları söyledi: “Kent yaşamının yoğunluğundan uzaklaşmak isteyenler için bölge; temiz hava, doğal üretim, sakin yaşam ve çevreci mimariyi bir araya getiren yeni nesil bir yaşam alanı olarak öne çıkıyor. TanUrla’da ilk iki etabı kısa süre içinde teslim edeceğiz. Bu bizim için de önemli bir dönüm noktası olacak. Burada yaşamın başlıyor olması, projenin ileriye dönük daha fazla ilgi odağı olmasını sağlayacak. Ticari alanlara da başlıyoruz, bu konuya özel bir önem veriyoruz. Çünkü yakın çevrede böyle bir habitat yok. Toplamda 20 bin metrekarelik bir ticari alan planladık. Çok büyük ve işlevsel olacak. İçinde site sakinlerinin aradığı her şey bulunacak. Zaten projenin önündeki Gölcük Gödence yolu da bağ yolu olarak geçiyor. Biz TanUrla’nın gastronomi yönüyle de ön plana çıkmasını arzu ediyoruz. Kendi markamız olan Eşlikçi’yi de buraya taşıyacağız. Ayrıca Ege lezzetlerinin sunulduğu ev yemekleri restoranı, balık restoranı ve farklı chef restoranları da bu yapı içinde hizmet verecek. Ticari tarafta, alışverişten spora, eczaneden veterinere kadar kendi içinde birbirini dengeleyen, tamamlayan bir yapı kurguladık”
Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde 50 bin metrekarelik alanda yükselen dev depo projesinin inşaatı başladı. Uluslararası gıda ve içecek devi PepsiCo’nun projede yer alacağı belirtilirken, Kartepe’nin lojistik üs olma yolundaki gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Kocaeli’nin lojistik açıdan stratejik ilçelerinden Kartepe’de yeni bir yatırım daha hayata geçiriliyor. PAK Holding’e ait ECE Ticari Gayrimenkul Yatırım ve Yönetim Hizmetleri A.Ş. tarafından hayata geçirilen lojistik depo projesinin inşaat süreci başladı. Projenin, uluslararası gıda ve içecek devi PepsiCo’nun bölgedeki operasyonlarına hizmet etmesi bekleniyor.
UZMAN EKİPLER GÖREVLİ
16 Mart 2026 tarihinde Kartepe Belediyesi’nden inşaat ruhsatı alınan proje, 344 ada 39 parsel 50 bin metrekare alan üzerinde yükselecek. Modern lojistik ihtiyaçlara uygun olarak tasarlanan tesisin, yüksek kapasiteli depolama alanları ve tır yükleme-boşaltma rampalarıyla bölgesel dağıtım merkezi olarak kullanılması planlanıyor.
Projenin ana yükleniciliğini Gültaş Endüstriyel İnşaat üstlenirken, mimari tasarım Erkan Karacan tarafından hazırlandı. Projede ayrıca statik, mekanik ve elektrik alanlarında uzman ekiplerin görev aldığı öğrenildi. Projenin inşaatında ise şu an da 90’a yakın personel çalışmakta.
1 YIL İÇİNDE TAMAMLANMASI BEKLENİYOR
Öte yandan proje görsellerinde yer alan “PepsiCo” ibaresi, yatırımın doğrudan şirket adına ya da uzun vadeli kiralama modeliyle gerçekleştirileceği ihtimalini güçlendiriyor. Bu durum, Kartepe’nin ulusal ve uluslararası markalar açısından cazibesini bir kez daha ortaya koydu.
Sanayi ve ulaşım altyapısıyla dikkat çeken Kocaeli, son yıllarda lojistik yatırımların merkezi haline gelirken, Kartepe bölgesi de TEM Otoyolu ve D-100 Karayolu’na yakınlığıyla öne çıkıyor. Yeni depo projesinin 1 yıl içerisinde tamamlanması beklenirken bölgedeki lojistik ağın daha da güçlenmesi ve büyük ölçekli firmaların Kocaeli’yi tercih etmeye devam etmesi bekleniyor.
Romanya Ulusal Karayolu Yatırım Şirketi (Compania Nationala de Investitii Rutiere S.A.-CNIR), “A8 Targu Neamt (Motca)-Lași-Ungheni Karayolu 3. Bölüm Yapım Kontrollüğü” ihalesinin tekliflerini 28 Nisan 2026 tarihinde topladı.
Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, yaklaşık maliyeti 56 milyon Rumen Leyi olarak belirlenen ihaleye 13 istekli teklif sundu.
Söz konusu istekliler şöyle belirlendi:
01. Activ Proiectare Infrastructura (Lider)-Emay Uluslararası Mühendislik
02. Consitrans (Lider)-Via Design
03. Daio Total Construct (Lider)-M Infra Design&Management-Romconsult Avm-Ecm Group Polska-Viadif Consult
04. Egis Romania
05. IRD Engineering
06. Konsent (Lider)-Mggp Engineering-Mggp
07. Peyco Proyectos, Estudios Y Construcciones S.A. (Lider)-We Project Engineering-K-Box, Construction Design
08. Septembrie Consulting (Lider)-Constantina-Tamara Olcer-Cundiev Cabinet Avocat-Search Corporation
09. Smart Infrastructure Solutions (Lider)-Padeco Company Limited
İhale 17.7 km yol, tünel, köprü ve kavşak yapım işlerinin kontrollüğünü kapsıyor.
Önceki Gelişmeler: Romanya Ulusal Karayolu Yatırım Şirketinin (Compania Nationala de Investitii Rutiere-CNIR), “A8 Targu Neamt (Motca)-Lași-Ungheni Otoyolu’nun 3. Kesiminin (3 Letcani (DN28)-DN 24 (Iași)) Tasarımı ve Yapımı” ihalesini 3.93 milyar Rumen Leyi teklifi ile FCC Construccion kazanmıştı.
Yaklaşık maliyeti 5.29 milyar Rumen Leyi’nin üzerinde olan ihaleye Türkiye’den Cengiz İnşaat, Makimsan Asfalt firmaları ile Biskon Yapı-Ilgaz Construction, Mapa İnşaat-Günal İnşaat ve Özaltın İnşaat-Fernas İnşaat-Özkar İnşaat iş ortaklıkları katılmıştı.
Türkiye’nin en çok kar alan illerinden biri olan Bitlis’te kışın ardından havaların ısınmasıyla inşaat sezonu başladı.
Bitlis’te uzun ve zorlu geçen kış mevsiminin ardından hava sıcaklıklarının mevsim normallerine dönmesiyle birlikte inşaat sezonu resmen başladı. Kış boyunca ara verilen konut, kamu binası ve altyapı projelerinde çalışmalar yeniden hız kazandı.
Kent merkezi ve ilçelerde havaların ısınmasını fırsat bilen müteahhitler ve işçiler, yarım kalan projeleri tamamlamak ve yeni temeller atmak için şantiyelere geri döndü.
Önümüzdeki günlerde hava sıcaklıklarının daha da artmasının beklendiği kentte, inşaat faaliyetleri ekim ayı sonuna kadar yoğun bir tempoda devam edecek.
Muradiye’de 150 yataklı devlet hastanesinin yapımı başladı; 45 bin metrekarelik alanda yükselen projenin 2 yıl içinde tamamlanması hedefleniyor.
Van’ın Muradiye ilçesinde sağlık alanında önemli bir yatırım hayata geçiriliyor. Muradiye Belediyesi tarafından yürütülen süreç kapsamında, 150 yatak kapasiteli devlet hastanesinin yapımı için ruhsat işlemleri tamamlandı ve inşaat süreci resmen başladı.
Ruhsat Verildi, Süreç Hızlandı
Muradiye Belediyesi İmar İşleri Müdürlüğü tarafından verilen ruhsatla birlikte proje resmiyet kazanırken, belediyenin sağlık yatırımlarına güçlü destek sunduğu vurgulandı.
45 Bin Metrekarelik Modern Sağlık Alanı
Hastane, Kandahar Mahallesi’nde 234 ada 1 parsel üzerinde toplam 45 bin 701 metrekarelik alan üzerine inşa edilecek. Geniş bir alana yayılacak proje, modern sağlık hizmetlerine uygun şekilde planlandı.
Taşınmaz Hastane İçin Tahsis Edildi
Proje kapsamında belediyeye ait taşınmaz hazineye devredilerek sağlık yatırımı için tahsis edildi. Böylece kamu yararına yönelik önemli bir adım atılmış oldu.
2 Yılda Tamamlanması Hedefleniyor
Ruhsat işlemlerinin ardından başlayan inşaatın yaklaşık iki yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor. Projenin hayata geçmesiyle birlikte vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı ve kolay erişimi amaçlanıyor.
Muradiye Belediyesi, sağlık başta olmak üzere eğitim ve altyapı gibi alanlarda da kamu yararını önceleyen projelere destek vermeyi sürdürüyor.
Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü (AYGM), “Adapazarı-Serdivan Tramvay Hattı İnşaat ve Elektromekanik Sistemler Temin, Montaj ve İşletmeye Alma İşi” ihalesinin tekliflerini 28 Nisan 2026 tarihinde topladı.
Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, yaklaşık maliyeti 14.535.595.800 TL olarak belirlenen ihaleye 11 istekli teklif sundu.
İhalede 10.675.587.518 TL olarak hesaplanan (*) sınır değere göre en uygun teklifin sahibi Doğuş İnşaat oldu.
İki hat şeklinde işletilecek olan “Adapazarı-Serdivan Tramvay Hattı” projesi toplam 15,5 km uzunluğunda olacak. Projenin işletme hızı 30 km/s, istasyonlarda bekleme süresi 30 saniye, tüm hattı dolaşım süresi 49 dakika olarak belirlendi.
Önceki Gelişmeler: Adapazarı-Serdivan Tramvay Hattı (1. Etap) Projesi’nin belediyeden Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına (UAB) devri ile ilgili Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Daha sonra Bakanlık ile belediye arasında protokol imzalanmıştı. AYGM tarafından 04 Mart 2025 tarihinde pazarlık usulü ile gerçekleştirilen ve yaklaşık maliyeti 56.920.789 TL olan, “Adapazarı-Serdivan Tramvay Hattı Etüt Proje ve Mühendislik Hizmetleri” ihalesini kazanan Tekfen Mühendislik ile 25 Mart 2025 tarihinde 46.000.000 TL üzerinden sözleşme imzalanmıştı. Proje için Sakarya Valiliğince Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı verilmişti. Proje 2026 yılı yatırım programına toplam 14.911.583.000 TL ile alınmıştı.
Gürcistan’da Open Net N(N)LE tarafından gerçekleştirilen Dünya Bankası finansmanlı, “Fiber Optik Altyapı Kurulumuna Yönelik İnşaat İşleri Faz 4 (Tsalka-Akhalkalaki-Akhaltsikhe) (İhale No: GE-OPEN NET-525537-CW-RFB)” ihalesi için sözleşme daveti yapıldı.
Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, söz konusu ihaleyi kazanan Emreray Enerji ile önümüzdeki günlerde 18.876.543 GEL üzerinden sözleşme imzalanması bekleniyor.
Gebze ilçesine bağlı Balçık Mahallesi’nde faaliyet gösteren Safter Marin, üretim kapasitesini genişletmeye hazırlanıyor. Firma, yeni yatırımı kapsamında yat üretimine başlamayı planlarken proje için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecini başlattı.
Yaklaşık 4 bin metrekarelik bir alanda yürütülmesi planlanan projede, farklı boyutlarda polyester yat ve teknelerin yanı sıra modüler kabinler, kanolar, deniz bisikletleri ve çocuk oyun kabinleri üretilecek. Toplam yatırım bedelinin 5 milyon 178 bin lira olacağı belirtiliyor.
KİMYASAL DEPOLANACAK Tesiste üretim sürecinde çeşitli kimyasallar da kullanılacak. Bu maddeler, üretim alanından bağımsız şekilde tasarlanmış kapalı bir depoda muhafaza edilecek. Yaklaşık 30 metrekare büyüklüğünde ve 2 metre yüksekliğinde olacak bu alanın toplam hacmi 60 metreküp olacak. Depolama alanında sızdırmazlık önlemleri alınacak ve kimyasallar ayrı raf sistemlerinde düzenli şekilde tutulacak.
36 PERSONEL ALINACAK İşletmenin faaliyete geçmesiyle birlikte toplam 36 personelin istihdam edilmesi planlanıyor. Tesisin yılda 300 gün, ayda 25 gün ve günde tek vardiya halinde 8 saat çalışacağı ifade ediliyor. Öte yandan proje kapsamında herhangi bir inşaat sürecinin öngörülmediği de belirtiliyor.
Romanya Ulusal Karayolu Altyapı Yönetim Şirketi SA (Compania Nationala de Administrare a Infrastructurii Rutiere SA-CNAIR) ile Mapa İnşaat-Cengiz İnşaat iş ortaklığının sözleşme imzaladığı, “Sibiu-Pitesti Otoyolu, Kesim 2: Boita-Cornetu Tasarım ve Yapımı” projesi ile ilgili yeni gelişmeler kaydedildi.
Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, söz konusu ihale kapsamında iş ortaklığı Robești tünelinin (900 m) Pitești-Sibiu yönündeki ilk tünel kazısı için hazırlık yapıyor.
Kazı aşaması:
* Sol galeri: 821 m kazıldı
* Sağ galeri: 741 m kazıldı.
Tünel çalışmalarının fiziki aşaması %27,59’a ulaştı. 264 m’lik (Sibiu-Pitești yönü) ve 247 m’lik (Pitești-Sibiu yönü) iki galeriye sahip Boița 1 tünelinde de çalışmalar devam ediyor. 2. Bölüm güzergahında, tamamı NATM (Yeni Avusturya Yöntemi) kullanılarak inşa edilecek 7 tünel bulunacak.
Daha Önceki Gelişmeler: “Sibiu-Pitesti Otoyolu, Kesim 2: Boita-Cornetu Tasarım ve Yapımı” projesi için Mapa İnşaat-Cengiz İnşaat iş ortaklığı ile 08 Şubat 2022 tarihinde 4.250.006.315 Rumen Leyi üzerinden sözleşme imzalanmıştı.
İhale, 2×2 şeritli 31,33 kilometre uzunluğunda otoyol, 24 viyadük, 25 köprü ve 7 adet tünel yapımını kapsıyor.
Doğuş İnşaat liderliğindeki DVU21 ortaklığı tarafından yürütülen Sofya Metro Genişletme Projesi’nde yeni gelişmeler kaydedildi.
Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, Bulgaristan Sofya Metro Projesi Lot 3 kapsamında 2000 ring TBM kazısı tamamlandı. Tünel içerisinde kullanılan precast segment üretimi, toplam 3.100 ring (segment seti) ile %98 seviyesine ulaştı.
Toplam 5,67 km uzunluğa sahip bu proje; 9,39 m kazı çaplı TBM tünel kazısı, 3 adet şaft inşaatı, ileri mühendislik çözümleri ve yüksek üretim kapasitesiyle Sofya’nın ulaşım altyapısına uzun vadeli değer katacak.
Albayrak Beton Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Albayrak, inşaat ve gayrimenkul sektörünün yılın ilk çeyreği itibarıyla toparlanma sinyalleri vermeye başladığını söyledi. Albayrak “Ocak ayında satışlar beklenenin altında gelirken, şubatta ciddi bir toparlanma oldu ve satışlar arttı. Mart ayında ise artış dengeli şekilde devam etti. Yılın ilk üç ayı toparlanmanın sinyallerini verdi. İnsanlar daha dikkatli ve seçici şekilde ev almaya devam ediyor” dedi.
İnşaat ve gayrimenkul sektörünün 2026 yılı ilk çeyreği itibarıyla toparlanma sinyalleri vermeye başladığını dile getiren Albayrak Beton Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Albayrak, sektörün koşullar gereği istenildiği gibi bir tablo sergilemese de olumlu etkilerin gözlemlendiğini belirtti.
Durgun seyreden bir dönemin ardından 2025 yılında başlayan hareketlenmenin dikkat çekici şekilde sürdüğünü ifade eden Erdal Albayrak, yılın ilk çeyreğini inşaat ve gayrimenkul sektörü açısından değerlendirdi. Albayrak “Sektörel açıdan 2025 yılı için çok iyi bir yıl olmadı. Piyasalardaki finansmana ulaşımın zorluğunun olumsuz etkileri pek çok sektör gibi bizim sektörümüzde de görüldü. 2026 yılın ilk üç ayı ise bize toparlanmanın sinyallerini veriyor. Ocak ayında satışlar beklenenin altında gelirken, şubatta ciddi bir toparlanma oldu ve satışlar arttı. Mart ayında ise artış dengeli şekilde devam etti. Ev almak isteyen bir kesim her zaman var ama faizler yüksek olduğu için piyasadaki hareket sınırlı kalıyor ve istediğimiz seviyeye ulaşamıyoruz.
Konut üreticileri yüksek finansman maliyetleri nedeniyle temkinli davranıyor. Banka kredilerine erişim zor olduğu için arz artışı sınırlı kaldı. Diğer yandan; İstanbul başta olmak üzere deprem riski yüksek bölgelerdeki kentsel dönüşüm projeleri ve kamu destekli projeler önemli bir hareketlilik sağlıyor ve sektörü canlı tutuyor. Konut satış rakamları da yukarı yönlü hareketini çok büyük ivmelenmeler olmasa da sürdürüyor.
Kısacası piyasa çok güçlü değil ama durgun olduğunu da söyleyemeyiz. İnsanlar daha dikkatli ve seçici olarak ev almaya devam ediyor” diye konuştu.
“Özellikle peşin parası olan için en doğru yatırım zamanı”
Konut satın almak için doğru bir zaman sürecinde olunduğunun da altını çizen Erdal Albayrak, şunları söyledi: Özellikle elinde peşin parası olanlar için yatırımın en doğru zamanı diyebiliriz. Kira vermek istemeyen, kendi evinde oturmak isteyen ya da yatırım sonrası kira beklentisi olan kesim için uygun zamanlardayız. Çünkü, konut fiyatları şu an daha önceki dönemlere kıyasla daha dengeli seyrediyor.
Ayrıca ileride konut kredi faizlerinde bir düşüş olduğunda fiyatlar talep hareketlenmesinden dolayı yükselebilir. Sektörümüzün tekrar ekonomide lokomotif sektör olarak yerini alması için sektörün arsa bulma sorununun çözülmesi, inşaat maliyet girdilerinin dengelenmesi, kentsel dönüşümü hızlandırıcı desteklerin oluşturulması ve sürdürülebilir finansman kaynaklarının sağlanması şeklinde bir takım tedbirlerin alınması da sektöre katkı sağlayacaktır.”
Gayrimenkul sektörünün önemli göstergelerinden Savills’in 2025/26 raporuna göre markalı konutlar küresel ölçekte markasız muadillerine göre ortalama yüzde 33 prim üretirken, resort lokasyonlarda bu oran yüzde 39’a çıkıyor
Gayrimenkul sektörünün önemli göstergelerinden Savills’in yayımladığı küresel veriler, markalı konut segmentinin dünya genelinde güçlü bir değer algısı oluşturduğunu ortaya koyuyor.
Açıklanan detaylara göre markalı projeler, standart konutlara kıyasla ortalama yüzde 33 prim sağlarken, bu oran tatil destinasyonlarında yüzde 39’a, şehir merkezlerinde ise yüzde 30 seviyesine ulaşıyor.
Özellikle Dubai gibi pazarlarda markanın etkisiyle prim oranının yüzde 90’a kadar çıkması, segmentin bazı bölgelerde ne denli ayrışabildiğini gösteriyor.
Küresel ölçekte büyümesini sürdüren bu segmentte, markalı konut sayısının 2025 sonunda 910’un üzerine çıkması, 2032 yılına kadar ise 1.747 projeye ulaşması bekleniyor. Bu tablo, markalı konutların yalnızca değer artışı değil, aynı zamanda arz tarafında da hızlı bir genişleme sürecine girdiğini ortaya koyuyor.
Denge Gayrimenkul Değerleme’nin analizine göre Türkiye, bu küresel yükselişin dışında kalmıyor. Özellikle İstanbul ve Bodrum gibi lokasyonlarda geliştirilen projeler, Avrupa ortalamasına yakın prim oranlarıyla dikkat çekiyor.
İstanbul’da daha çok merkezi bölgelerde konumlanan bağımsız markalı konut projeleri öne çıkarken, Bodrum gibi turizm odaklı destinasyonlarda otel konseptiyle entegre projeler ağırlık kazanıyor.
Büyük şehirlerde arsa sınırlamaları ve yoğun yapılaşma, bağımsız projeleri öne çıkarırken, tatil bölgelerinde turizm altyapısıyla birleşen projeler daha baskın bir model oluşturuyor.
YÜKSEK BEDEL ÖDENİYOR
Uzmanlara göre markalı konutların yüksek prim üretmesinin temelinde, alıcıların markaya duyduğu güven ve standartlaşmış hizmet beklentisi yatıyor. Daha önce deneyimlenmiş hizmet kalitesi, yatırımcıların daha yüksek bedel ödemeye istekli olmasını sağlıyor.
Ayrıca bu segmentin hedef kitlesini oluşturan yüksek gelir grubunun ekonomik dalgalanmalardan daha az etkilenmesi, markalı konutların kriz dönemlerinde dahi değerini korumasına katkı sağlıyor.
Ancak uzmanlar, yalnızca marka isminin yeterli olmadığını; sürdürülebilir değer artışının operasyonel kalite ve hizmet sürekliliği ile doğrudan ilişkili olduğunu vurguluyor.
Türkiye’nin 2024 yılında 60 milyonu aşan yabancı ziyaretçi sayısı ve özellikle Körfez ülkelerinden gelen yatırımcıların bilindik markalara duyduğu ilgi, bu segmentin büyümesini destekleyen önemli faktörler arasında yer alıyor.
Genel tabloya bakıldığında, markalı konutların Türkiye’de giderek daha belirgin bir pazar oluşturduğu ve ortalama yüzde 30-40 prim bandı ile geleneksel projelerden ayrıştığı görülüyor.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, CNN Türk’te canlı yayımlanan “Özel Röportaj” programında Fulya Öztürk’ün konuğu oldu. Bakan Memişoğlu, “Türkiye’de 27 şehir hastanesi hizmet sunuyor. 12 şehir hastanesinin inşaatı devam ediyor.” dedi.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, CNN Türk’te canlı yayımlanan “Özel Röportaj” programında Fulya Öztürk’ün sorularını yanıtladı. Sağlık Bakanı Memişoğlu programda, yeni açılacak ve hâlihazırda hizmet sunan şehir hastaneleriyle ilgili bilgiler verdi.
Tamamlanan ve Açılışa Hazırlanan Şehir Hastaneleri
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “hayalim” dediği şehir hastanelerinin sağlık alanında dünyaya örnek olduğunu belirten Bakan Memişoğlu, “Şimdiye kadar 27 tane şehir hastanesi Türkiye’de açıldı. En son biliyorsunuz Aydın’ı açtık. Esasında Samsun’da da şehir hastanemiz hasta kabulüne başladı ama resmî bir açılış yapmadık. Bunun yanında Ordu’nun artık bitti. Ordu Şehir Hastanesi de en kısa zamanda hasta kabulüne başlayacak. Ordu, Şanlıurfa, Trabzon, Rize bunlar bitme aşamasında olan, 2026’da bitmesini planladığımız hastaneler.” diye konuştu.
İnşaatı Devam Eden Şehir Hastaneleri
Sağlık Bakanı Memişoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Bunun yanında bu 12 tane şu anda inşaatı devam eden şehir hastanelerimiz var. Yani 27 şehir hastanesi aktif, 12 tanesini inşaata almış durumdayız. İnşaatlardan da az önce söylediğim 5-6 tanesi erken safhada bitme aşamasında. İşte Kahramanmaraş’ta var, Van’da var inşaatlarımız, Sancaktepe’de var. Sakarya var, Trabzon, Rize, Ordu ve Samsun’un da açılışını yapmadığımız için o da var. Bir de Şanlıurfa var. Hasta kabullerine Samsun başladı, Ordu da başlayacak. Sonra da Şanlıurfa, Trabzon ve Rize’yi inşallah bu sene sonuna kadar yetiştireceğiz. Mardin var, Kahramanmaraş var, Van var. Bunların inşaatları devam ediyor. Bunlar 1.000’er yataklı. Trabzon 1.000 yataklı. Şanlıurfa da 1.000 yatağın üzerinde.” Bakan Memişoğlu, dünyanın sayılı hastanelerinden biri olacağını vurguladığı 4 bin 200 yataklı Sancaktepe Şehir Hastanesinin inşaatının devam ettiğini aktararak bu hastanenin de 2028 yılında hizmete gireceğini duyurdu.
Planlanan Yeni Hastaneler ve Yenileme Projeleri
Planladıkları hastaneler hakkında detaylı bilgiler paylaşan Sağlık Bakanı Memişoğlu, “9 tane de planladığımız var. İzmir’de, Tokat’ta, Konya’da, Muğla’da planlıyoruz. Bunlar da en kısa zamanda ihaleye çıkacak. Hatay’da şehir hastanemiz var. Esasında baktığınız zaman Fatih Sultan Mehmet’in inşaatı başladı. Biliyorsunuz Bostancı’da eski FSM Hastanesi 1.453 yataklı, o da büyük bir şehir hastanesi. Süreyya Paşa’nın projesini bitirdik. Süreyya Paşa’da da 1.800 yataklı çok güzel bir hastane olacak. Bakırköy Ruh ve Sinir ile Bakırköy Sadi Konuk’un büyük bir kampüs olarak yenilenmesi var. Haydarpaşa Siyami Ersek’in orada çok yakın zamanda inşaatına başlayacağımız yine büyük bir hastanemiz var. Biz baktığımız zaman şu anda 2026-2027’de bitireceğimiz toplam -bunların haricinde- hastane sayısı 117 tane, şehir hastanesi haricinde.” dedi.
Sağlıkta Dönüşüm ve Artan Yatak Kapasitesi
Sağlık Bakanı Memişoğlu, Türkiye’de 2003 yılından itibaren sağlıkta dönüşümle beraber altyapının yenilenmesinin planlandığını ve bunun uygulandığını ifade ederek “Şu anda 1.532 tane hastanemiz var Türkiye’de. Özel sektör, kamu üniversiteleri, devlet hastaneleriyle beraber 971 devlet hastanemiz var. Bu 971 devlet hastanesinin 794’ünü yeni yaptık biz. Diğer bir kısmını da yeniledik. Yani esasında baktığınız zaman bütün altyapımızı tek kişilik, çift kişilik insanlarımızın en iyi şekilde hizmet alabileceği binalar olarak milletimizin hizmetine sunduk. Şu anda 18 bin eskiden tek kişilik, çift kişilik odası olan kamu hastaneleri, şu anda 184 bin tek ve çift kişilik tuvaletli banyolu hasta odalarıyla insanlarımıza hizmet veriyor. Toplam 271 binin üzerinde de Türkiye’nin yatak kapasitesi var.” şeklinde konuştu.
Hastane Arazilerinin Satışı İddialarına Yanıt
Bakan Memişoğlu programda ayrıca, sağlık taşınmazlarının satışa çıkarıldığına dair son günlerdeki iddialara yönelik şöyle konuştu: “Biz hiçbir hastanemizi satmıyoruz aktif olarak veya kullandığımız arazileri özelleştirmiyoruz. Bunu bilmenizi istiyorum. Kullanmadığımız, atıl kalmış veya onun yerine yenisini yapacağımız alanlarda kullanmadığımız yerlerle ilgili bir tasarrufta bulunduk. O da şu; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile beraber çalışıp bunların bir kısmının bazı parçalarını mı satacağız, bölgelerini mi satacağız veya bunları kullanacak mıyız, kullanmayacak mıyız, bunların değerini ifraz edecek miyiz, etmeyecek miyiz? Bununla ilgili bir çalışma var. Bunu değerlendirmek ve fiyatlandırmak veya bununla ilgili planlama yapmak için Özelleştirme İdaresi Başkanlığının listesinin olması gerekiyor. Onun Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile yayımlandığını görenler bunu bazen yanlış anlamayla, bilmemekle veya kötü niyetle ‘Sağlık Bakanlığı arazilerini satıyor, hastaneleri satıyor.’ gibi bir algı oluşturmaya çalışıyorlar. Biz kullandığımız hiçbir hastaneyi satmayız. Hatta hepsini yenileriz.”
Çeşme Alaçatı’da 40 milyon dolarlık 4 yıldızlı otel yatırımı için ÇED süreci tamamlandı. 300 yataklı proje yaz sezonu sonrası başlayacak.
İzmir’in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı Mahallesi’nde planlanan 40 milyon dolarlık otel yatırımı için süreçte önemli bir aşama tamamlandı.
11 iş insanının ortaklığıyla kurulan Royal Alaçatı Turizm Otelcilik Gayrimenkul Yatırım A.Ş. tarafından yürütülen projeye ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci tamamlandı. Alaçatı Liman Mevkii’nde 30 bin metrekarelik alanda hayata geçirilecek 4 yıldızlı otelin 249 oda ve 300 yatak kapasitesine sahip olacağı belirtildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan 49 yıllığına kiralanan arazi üzerinde yükselecek yatırımın, turizm sezonu sonrası başlaması planlanıyor.
40 milyon dolarlık otel yatırımının detayları belli oldu
Alaçatı’da 40 milyon dolarlık otel yatırımı kapsamında planlanan proje, bölgenin turizm potansiyeline yönelik en büyük ölçekli girişimlerden biri olarak öne çıkıyor. Tapuda 4477 ada 1 parsel üzerinde yer alan arazi üzerinde yükselecek tesisin, 4 yıldızlı otel konseptinde hizmet vereceği ifade ediliyor. Projenin yatırımcıları arasında İzmir iş dünyasından 11 isim bulunuyor.
Royal Alaçatı A.Ş. bünyesinde Azat Yeşil, Cenk Karace, Mustafa Karabağlı, Cem İnam, İlker Mehmet Ergüllü, Efrahim Çekiç, Hasan Yıldırım, Yücel Yetik, Mehmet Kızılkan, Yaşar Taşbunar ve Baran Yeşil yer alıyor. Projenin, Alaçatı’nın mimari dokusuna uygun şekilde tasarlandığı ve üst segment yerli ve yabancı turistlere hitap etmesinin hedeflendiği belirtiliyor.
ÇED süreci tamamlandı, inşaat için geri sayım başladı
Alaçatı’daki 40 milyon dolarlık otel yatırımı için hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi süreci sonuçlandı ve 16 Nisan 2026 tarihli kararla “ÇED Olumlu” raporu verildi. Bu karar ile birlikte projenin önündeki en önemli idari aşamalardan biri tamamlanmış oldu.
İnşaat sürecinin, Çeşme’de uygulanan sezonluk yapı yasağının sona ermesinin ardından başlaması bekleniyor. Şirket yetkilileri, proje kapsamında yüklenici firma ve teknik detaylara ilişkin görüşmelerin sürdüğünü, temel atma aşamasına kısa sürede geçilmesinin planlandığını ifade ediyor.
İstihdam ve turizme etkisi
Alaçatı’da hayata geçirilecek 40 milyon dolarlık otel yatırımı, istihdam açısından da bölgeye katkı sağlayacak. Proje kapsamında yaz sezonunda yaklaşık 100 kişi, sezon dışında ise ortalama 40 kişi istihdam edilecek.
Yetkililer, Çeşme’de turizm sezonunun sınırlı süreyle devam etmesi nedeniyle işletme modelinde farklı alternatiflerin değerlendirildiğini belirtiyor. Otelin faaliyete geçmesiyle birlikte bölge turizminin canlanması ve sezonun daha uzun bir döneme yayılması hedefleniyor.
Burdur İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Asım Ertilav Gölhisar’da yapımı süren hastane ve okul projeleri yerinde inceledi.
Burdur İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Asım Ertilav, Gölhisar’da devam eden kamu yatırımlarını yerinde inceledi. Gölhisar Kaymakamı Emre Çifci’yi ziyaret eden Ertilav’a, İl Genel Meclis Üyeleri Sultan Karagöz ve Abdullah Aksoy da eşlik etti.
Heyet, ilçede yapımı süren Gölhisar Devlet Hastanesi ek bina inşaatı, Anadolu İmam Hatip Lisesi, 100 öğrenci kapasiteli pansiyon ve Atatürk İlkokulu projelerini sahada inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Program kapsamında ayrıca Gölhisar Meslek Eğitim Kursları da ziyaret edilerek yürütülen faaliyetler değerlendirildi.
İzmit’te yapımı sürdürülen Kuruçeşme Merkez Cami projesinde, üst yapı ve teknik imalatlar eş zamanlı olarak devam ediyor.
Büyükşehir Belediyesi tarafından Kuruçeşme bölgesine kazandırılacak ibadet alanı için yürütülen çalışmalarda önemli bir eşik daha geride bırakıldı. Yoğun tempoda ilerleyen projede, minare önünde bulunan küçük kubbelerin yan kalıp imalatları sürerken, yarım kubbe taşıyıcı kemer kirişinin kalıp ve demir imalatlarına yönelik işlemler gerçekleştiriliyor.
Küçük kubbelerin beton döküm işlemini tamamlayarak yapının ana gövde imalatlarına odaklanan ekipler, aynı zamanda minarelerdeki betonarme çalışmalarına da başladı. Yapının teknik altyapısı kapsamında bodrum katındaki sıhhi tesisat çalışmaları tamamlanırken, mermer kaplama aşaması için malzeme temin sürecine geçildi. Önümüzdeki günlerde mermer kaplama uygulamalarının başlamasıyla caminin mimari estetiği de belirginleşecek.
Toplam 2 bin 75 metrekare inşaat alanı üzerinde yükselen Kuruçeşme Merkez Cami’de, 871 metrekarelik taban oturumu bulunacak. Yapının bodrum katında 165 kişi kapasiteli çok amaçlı salon, Kur’an kursu, abdesthaneler ve görevli odaları yer alacak.
Caminin ana ibadet alanını oluşturan harim katı 492, mahfil katı ise 153 kişilik kapasiteyle hizmet verecek. Giriş revakları, müezzin mahfili ve avlusunda bulunan 14 metrekarelik şadırvanıyla dikkat çeken camide, toplam 1091 kişi aynı anda ibadet edebilecek.
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Körfez İlimtepe Mahallesi’nde hayata geçirilen, istekli Haldız İnşaat Otomotiv ve Ticaret Anonim Şirketi’nin yapımını tamamladığı 4’üncü etap 564 konutluk projenin teslimleri yarın itibariyle başlıyor. Konutlar 22 Mayıs’a kadar etap etap sahiplerine teslim edilecek.
TOKİ, Körfez İlimtepe Mahallesi 4. Etap 564 adet konut ve 16 adet dükkân inşaatları ile altyapı ve çevre düzenlemesi işi kapsamında 2023 yılında ihaleye çıktı. İhaleyi kazanan Haldız İnşaat Şirketi ile sözleşme imzalandı. Konut ve işyeri proje tamamlandı.
İNŞAAT TAMAMLANDI
Yüklenici firmanın inşaatı tamamlamasının ardından TOKİ, söz konusu konutların teslim tarihini açıkladı. Toplam 562 konutun 28 Nisan-22 Mayıs tarihleri arasında teslim edileceği belirtilen duyuruda teslim programı da belli oldu. TOKİ’den yapılan duyuruda, “ Kocaeli İli Körfez İlçesi İlimtepe Mahallesi 4. Etap 564 Konut Projesi’nde yer alan satışı gerçekleştirilen 2+1 tipi ve 3+1 tipi konutların hak sahiplerine 28 Nisan 2026 – 22 Mayıs 2026 tarihleri arasında Web sayfamızda yayınlanan teslim programı çerçevesinde konutların teslimi yapılacaktır” ifadelerine yer verildi.
ŞANTİYEDE TESLİM EDİLECEK
TOKİ, konut teslimlerinin toplu konut şantiyesinde yapılacağını duyurdu. Konut alıcısının bankada işlemlerinin tamamlamasının ardından teslim işlemlerine saat 09.00’dan sonra başlayacağı belirtilen duyuruda “Şantiyede yapılacak konut/işyeri teslimi sırasında kimlik belgesi (nüfus cüzdanı), konut/işyeri vekâleten teslim alınacak ise vekâletnamenin aslı ve fotokopisi, KDV tutarının yatırıldığına dair belge veya fatura yanlarında bulundurmaları gerekmektedir” ifadeleri yer aldı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Menemen’de hayata geçireceği 25 bin sosyal konut hedefinin ikinci etabında ihale tamamlandı. 1.106 konutun altyapı ve çevre düzenleme işi, 3 milyar 78 milyon TL bedelle Okçuoğlu İnşaat’a verilirken, çalışmaların 700 gün içinde tamamlanması planlanıyor.
Cemil Tugay’ın seçim döneminde açıkladığı 25 bin sosyal konut hedefinin ilk ayağını oluşturan Egeşehir Menemen Konutları Projesi’nde ikinci etap süreci tamamlandı.
Projenin ikinci etabı kapsamında 1.106 adet konutun altyapı ve çevre düzenlemesi yapım işi için açılan ihale sonuçlandı. 4567 ada 1 parsel üzerinde inşa edilecek konutlar için düzenlenen ihalede sözleşme imzalandı.
3 MİLYAR 77 MİLYON TL’LİK SÖZLEŞME 22 Nisan 2026 tarihinde imzalanan sözleşmeye göre ihaleyi Okçuoğlu İnşaat Mühendislik Müşavirlik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi kazandı. Şirket ile 3 milyar 78 milyon TL bedelle sözleşme imzalandı.
İhalenin yaklaşık maliyeti 3 milyar 508 milyon 662 bin 595 TL olarak açıklanırken, en yüksek teklif 3 milyar 330 milyon TL, en düşük teklif ise 3 milyar 77 milyon TL oldu. Böylece ihale, yaklaşık maliyetin yaklaşık 431 milyon TL altında sonuçlandı.
Verilen teklifler şu şekilde idi:
– Kayasan Yapı İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi – 3 milyar 330 milyon TL
– Biroğlu İnşaat Anonim Şirketi – 3 milyar 321 milyon TL
– Okçuoğlu İnşaat Mühendislik Müşavirlik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi – 3 milyar 77 milyon TL
– Burakcan İnşaat Ve Ticaret Limited Şirketi ve Barsoy İnşaat Taahhüt Mühendislik Müşavirlik Ticaret ve Sanayi Limite Şirketi Ortaklığı– 3 milyar 264 milyon TL
700 GÜNDE TAMAMLANACAK Sözleşme kapsamında yer tesliminin ardından ikinci etapta altyapı ve çevre düzenleme çalışmalarının 700 gün içinde tamamlanması planlanıyor.
DİYARBAKIR MERKEZLİ Diyarbakır merkezli Erensan İnşaat’ın sahibi Salih Eren olurken, Okçuoğlu İnşaat ise iş insanı Muzaffer Özpolat’a ait.
Şirket, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Örnekköy’deki 2’nci, 3’üncü, 4’üncü ve 5’inci kentsel dönüşüm etaplarının ihalelilerini de almıştı.
ÇED ONAYI ALMIŞTI Proje için daha önce Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ÇED onayı verilmişti. Koyundere Mahallesi sınırlarında yükselecek proje toplamda yaklaşık 195 bin metrekare alanı kapsıyor.
Konutların yanı sıra spor salonu, kapalı yüzme havuzu, fitness salonu, kafe, kreş, restoran, market ve otopark alanları da projede yer alacak.
İLK ETAPTA DA MİLYARLIK İMZA Projenin ilk etabının ihalesini KMC Proje İnşaat – Öbek İnşaat ortaklığı kazanmış, sözleşme bedeli 1 milyar 61 milyon TL olarak açıklanmıştı.
Krizden çıkmaya çalışan Rusya’nın en büyük konut inşaatçılarından Samolet Grubu, Yeni Moskova bölgesinde 736 hektarlık arazi üzerinde planlanan büyük karma proje yatırımından çıktı.
Şçapovskoye bölgesindeki arazide 825 bin metrekarelik konut, sıra ev, müstakil ev, ticari alanlar ile sosyal altyapı inşa edilmesi, toplamda 7 binden fazla villa ile yaklaşık 1.900 dairenin yapılması öngörülüyordu. Projenin inşaatına 2026–2027 döneminde başlanması planlanmıştı.
Kommersant’ın haberine göre Samolet (Samolyot diye okunur) projedeki yüzde 75 payı 2025 yılında 4 milyar rubleye, yani yaklaşık 53,3 milyon dolara satın almıştı. Ancak şirket bu hisseleri bir yıldan kısa süre içinde Moskova Belediye Varlık Yönetimi yapısına devretti. Böylece proje tamamen devlet kontrolüne geçti.
Şirketin geri adımında ağır borç yükü ile zayıflayan piyasa koşulları etkili oldu. Samolet’in proje borcu 650 milyar rubleye, yani yaklaşık 8,7 milyar dolara ulaşırken, emanet hesaplarındaki kaynak bunun oldukça altında, 400 milyar ruble yani 5,3 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Şirket 2025’te gelirini yüzde 8 artırarak 366,8 milyar rubleye çıkarsa da, yılı 2,3 milyar ruble zararla kapattı. Bir yıl önce 8,2 milyar ruble kâr açıklamıştı.
Yıl başında devletten düşük faizli kredi desteği isteyen Samolet, bu talebe olumlu yanıt alamadı. Ardından şirket varlık satışlarını hızlandırdı, Moskova ile çevresindeki çeşitli projelerini elden çıkarmaya başladı. Uzmanlara göre Yeni Moskova’daki bu dev alanın geliştirilmesi için yaklaşık 100 milyar ruble, yani 1,3 milyar dolar yatırım gerekiyor. Projenin tamamlanma süresinin ise 10 yılı bulabileceği hesaplanıyor. Bu nedenle arazinin ileride yeniden ihaleye çıkarılması bekleniyor.
Turizm sektöründe faaliyet gösteren Karaderili Şirketler Grubu, Yalova’da hayata geçirdiği 60 milyon dolarlık Terma Garden otel projesini tamamladı. Şirket, yeni tesisin 15 Mayıs itibarıyla misafir kabulüne başlayacağını açıkladı.
Grubun Yalova’daki yeni yatırımıyla birlikte toplam kapasitesi 5 bin 259 yatak ve 278 apart daireye ulaştı. Şirket yetkilileri, Yalova’da bugüne kadar gerçekleştirilen toplam yatırım tutarının ise 230 milyon dolar olduğunu belirtti.
378 oda ve bin yatak kapasitesine sahip Terma Garden, termal turizm odaklı bir konaklama tesisi olarak planlandı. Tesiste 2.500 metrekarelik spa ve wellness alanı, farklı konseptlerde havuzlar ve termal su kullanımına yönelik özel alanlar yer alıyor.
Şirket, yeni yatırımla birlikte Yalova’da ağırlanan yabancı turist sayısını artırmayı ve bölgeye döviz girdisi sağlamayı hedefliyor. Karaderili Şirketler Grubu’nun mevcut pazarlama ağı kapsamında Türk Cumhuriyetleri, Orta Doğu ve Asya ülkelerinden gelen turistlerin önemli bir yer tuttuğu ifade edildi.
Projenin, Yalova’nın termal turizm alanındaki konumunu güçlendirmesi, bölge ekonomisine katkı sağlaması ve yeni istihdam alanları oluşturması bekleniyor. Terma Garden’ın resmi açılışına ilişkin detayların ise önümüzdeki günlerde açıklanacağı bildirildi.
Karaderili Şirketler Grubu, Kuşadası, Bodrum, Kütahya, Afyon ve Yalova’daki yatırımlarıyla turizm ve gayrimenkul alanında faaliyetlerini sürdürüyor.
Tokat TOKİ projesinde yeni süreç başladı. Kura tamamlandı, binlerce konut için gözler inşaat aşamasına çevrildi.
Tokat’ta hayata geçirilen sosyal konut projesinde önemli bir süreç tamamlandı. TOKİ tarafından yürütülen 500 bin sosyal konut kampanyası kapsamında Tokat’taki hak sahipleri için kura çekimleri 2026 yılının Ocak ayında gerçekleştirildi.
Kura sürecinin tamamlanmasıyla birlikte projede artık inşaat aşamasına geçilmesi bekleniyor.
İlçe İlçe Konut Dağılımı Netleşti
Tokat genelinde yapılacak sosyal konutların ilçe bazlı dağılımı da belli oldu:
Planlamaya göre konutların inşaat sürecinin 2026 yılının ortalarında başlaması öngörülüyor. Şu aşamada net bir gün açıklanmasa da, saha hazırlıklarının ardından çalışmaların hız kazanması bekleniyor.
İlk teslimlerin ise 2027 yılının başlarında yapılması hedefleniyor.
Tokat’ta Büyük Konut Hamlesi
Kura sürecinin tamamlanmasıyla birlikte Tokat’ta binlerce vatandaş için yeni bir dönem başladı. Proje tamamlandığında hem şehir merkezinde hem de ilçelerde önemli bir konut dönüşümü yaşanması bekleniyor.
Önümüzdeki süreçte TOKİ’nin yapacağı resmi açıklamalar, inşaat başlangıç takvimini daha da netleştirecek.
Artan şehir nüfusu ve yükselen konut maliyetleri, konut üretiminde alan büyüklüğünü değil, mekânsal verimliliği tartışmaya açıyor.
Bugün mesele daha küçük alanlar üretmek değil; sınırlı alan içinde daha nitelikli yaşam kurguları oluşturmak. Mikro-mimarlık, estetik bir tercih olmanın ötesinde; mekânın kullanım potansiyelini artırmaya odaklanan bir tasarım yaklaşımıdır…
Aura Design Kurucusu ve Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Cingi Yurdakul’a göre, şehirlerde kişi başına düşen yaşam alanı azalırken, doğru planlama kararları ile %30’a varan alan verimliliği elde edilebilmektedir. Türkiye’de özellikle büyük şehirlerde 50–75 m² aralığındaki konutların oranı %40 seviyelerine yaklaşmaktadır. Bu değişim; hane yapısındaki dönüşüm, bireysel yaşam senaryolarının çeşitlenmesi ve konut erişilebilirliği ile doğrudan ilişkilidir.
TÜRKİYE’DE DEĞİŞEN KONUT PROFİLİ
Bu ölçekte tasarım, yalnızca küçülme değil; mekânsal organizasyonun yeniden tanımlanması anlamına gelir: Modüler ve çok amaçlı mobilyalar ile %20–25 oranında ek kullanım potansiyeli oluşturulabilir. 35-45 m² aralığındaki yaşam birimleri, farklı kullanım senaryolarına uyum sağlayan esnek kurgular sunar. Özel depolama çözümleri, mekânın fiziksel sınırlarını değil, kullanım kapasitesini belirleyici hale getirir.Küçülen yapı ölçeği, doğrudan kaynak kullanımı ve enerji performansı üzerinde etkili olur.
Daha kompakt yapılar: Daha düşük enerji tüketimi ile işletme verimliliğini artırır. Daha az malzeme kullanımı ile yapım sürecinin çevresel etkisini azaltır. Kent ölçeğinde altyapı yükünü dengeler. Bu çerçevede sürdürülebilirlik, tasarımın sonucu değil; başlangıç kararlarının bir parçasıdır.
MEKÂNSAL KALİTE VE KARAR DİSİPLİNİ
“Artık alan büyüklüğünü değil, mekânsal verimliliği konuşuyoruz.
Kullanıcının ihtiyaçlarına yanıt veren esnek ve dönüşebilir alanlar tasarlamak, mimarlığın temel sorumluluklarından biri haline geliyor.” Mikro-mimarlık; tek kişilik haneler, genç profesyoneller ve esnek yaşam modellerini benimseyen kullanıcılar için erişilebilir çözümler üretir. Ancak etkisi yalnızca kullanıcı tercihleri ile sınırlı değildir. Bu yaklaşım, konut tipolojilerini yeniden tanımlarken; proje geliştirme stratejileri ve kentsel planlama kararları üzerinde de belirleyici bir rol üstlenmektedir.
İnşaat ve gayrimenkul sektörünü buluşturan Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı, Bursa Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. Fuar kapsamında 18 ülkeden 200’ü aşkın yabancı alıcı da Bursalı firmalarla işbirliği masasında buluştu.
İnşaat ve gayrimenkul sektörünü buluşturan Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı, Bursa Fuar Merkezi’nde 26 Nisan tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.
Fuarın açılış töreni, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın yanı sıra Vali Yardımcısı Salih Altun, İMSİAD Başkanı Şeref Demir, Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, BTSO Yönetim Kurulu, meclis ve komite üyeleri, ilçe oda ve borsaların başkanları ile sektör temsilcileri katıldı.
“Fuar kapasitesini güçlendiriyor”
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı’nın Bursa’nın fuarcılık vizyonunu güçlendiren önemli organizasyonlardan biri olduğunu söyledi. Fuarın her geçen sene katılımcı ve metrekare olarak kapasitesini artırdığını dile getiren Burkay, “Uzun bir aradan sonra geçtiğimiz yıl güzel bir fuara imza atmıştık. Bu sene de geçen yıla göre metrekare ve katılımcı ilgisi arttı. Sektörümüz fuara büyük önem veriyor. Bu bizim için çok değerli.” dedi.
18 ülkeden 200’ü aşkın alıcı Bursa’da
Kalkınmış ve medeni toplumların en önemli göstergesinin inşa ettiği şehirler olduğunu belirten Burkay, dünyada yaşanan koşullara rağmen sektörün ciddi potansiyele sahip olduğunu ifade etti.
Burkay, fuarda 18 ülkeden 200’ü aşkın nitelikli yabancı alıcıları firmalarla buluşturduklarını söyledi. Türkiye’nin farklı şehirlerinden de ziyaretçileri Bursa’da ağırladıklarını vurgulayan Burkay, “Sektörümüz 200’ün üzerinde farklı alanı doğrudan etkileyen bir yapıya sahip. Bu sektörde paydaşlarımızın desteğini önemsiyorum. Bizim de Bursa’da akademik odalarla ve sektörel derneklerimizle birlikte yaptığımız çalışmalar şehrimizin önümüzdeki süreçte sadece kalkınma değil, gelişmesinin sağlayacak adımların atılmasını kapsamaktadır.” ifadelerini kullandı.
“Fuarlar Bursa’ya değer katıyor”
Vali Yardımcısı Salih Altun, Bursa’nın Türkiye ekonomisine değer katan büyük bir şehir olduğunu belirterek, “Dünyanın farklı coğrafyalarından birçok firmayı Bursa’da ağırlıyoruz. Güzel bir fuara imza atıldığını görüyoruz. Bursa’da görev yaptığım süre içerisinde çok sayıda fuara katıldım. Sadece protokol icabı kurdele kesmek değil, bu fuarlar kente önemli bir değer kattığını görüyorum. Burada da güzel bir sinerji var. Bursa’mız makro ekonomik rakamlardaki başarısını ve liderliğini şehirleşme ile kentleşmede gösterir. Bu konuda kamu ve özel sektör arasında büyük bir uyum var.” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından protokol üyeleri fuarda stant açan firmaları ve kurumları ziyaret etti.
“Fuara yoğun bir ilgi var”
İMSİAD Başkanı Şeref Demir, fuarın sektörün geleceği için büyük bir buluşma olduğunu dile getirerek, “Sektörümüz adına anlamlı bir organizasyon hazırlandı. Rising City Fuarımızı uzun bir aradan sonra ilk defa geçen yıl düzenlemiştik. Bu yıl da fuara yoğun bir ilgi var. Sektörümüz için verimli geçeceği kanaatindeyim. Bizler elimizden geldiğince destek olmaya devam edeceğiz. Fuarımız sektörümüzün birbirini tanımalarının yanı sıra yerli ve yabancı alıcılarla buluşması açısından önemli. Emek veren herkese teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Yerli ve yabancı yatırımcıların buluşma noktası
Yerli ve yabancı yatırımcıları, sektör profesyonellerini ve nitelikli alıcıları bir araya getiren Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı; konut projelerinden yapı teknolojilerine, mimari çözümlerden inşaat malzemelerine kadar geniş bir yelpazede ürün ve hizmetlerin sergilendiği önemli bir platform olma özelliği taşıyor.
Ertok Enerji İnşaat ve Sanayi Ticaret Ltd. Şti. tarafından Artvin ili, Borçka ilçesi, Maralköy ve Uğurköy köyleri sınırları içerisinde Uğur Deresi üzerinde Uğur 1-2 Hidroelektrik Santrali’nin (HES) kurulması planlanıyor.
Toplam maliyeti 860 milyon lirayı aşması beklenen proje, 22,24 MWm / 21,58 MWe kurulu güce sahip olacak.
Santralin işletmeye geçmesiyle birlikte yılda toplam 62.152.000 kWh elektrik üretilmesi hedefleniyor. Üretilen enerji, 154 kV gerilimle Muratlı HES Transformatör Merkezi üzerinden ulusal şebekeye bağlanacak. Yaklaşık 2.700 kişinin yıllık enerji ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede olan santralin ekonomik ömrü ise 49 yıl olarak öngörülüyor.
İnşaat süreci 4 yıl olarak planlanan projede, yapım aşamasında 50 personelin, işletme döneminde ise 10 personelin çalıştırılması hedefleniyor. Yatırım, Türkiye’nin yerli ve yenilenebilir enerji kapasitesini artırma hedefleri doğrultusunda bölgedeki su potansiyelini ekonomiye kazandırmayı amaçlıyor.
Albayrak Grubu, Konya, Balıkesir, Orhangazi ve Erzurum’da kurduğu 4 özel endüstri bölgesiyle Türkiye sanayisine güç katıyor. Yatırımcılara %50 daha fazla inşaat alanı, sınırsız yükseklik ve devlet teşvikleri sunuluyor.
Türkiye’de sanayi yatırımları yeni bir ölçeğe taşınıyor. Albayrak Grubu, farklı bölgelerde kurduğu dört özel endüstri alanını devreye alarak üretim kapasitesini büyütmeye dönük önemli bir adım attı. Konya, Balıkesir, Orhangazi ve Erzurum’da hayata geçirilen bu yatırımlar, yalnızca yeni üretim sahaları oluşturmakla kalmıyor; aynı zamanda sanayicinin uzun süredir ihtiyaç duyduğu esneklik ve hız beklentisine de yanıt veriyor.
Projelerin ortak paydası, klasik organize sanayi yapısının ötesine geçmesi. Bu bölgelerde yatırımcıya daha geniş inşaat hakkı tanınırken, yapı yüksekliği konusunda getirilen esneklik üretim planlamasını doğrudan etkileyen bir unsur olarak öne çıkıyor. Süreçlerin merkezi idare üzerinden yürütülmesi ise izin ve ruhsat aşamalarında zaman kaybını azaltıyor.
Konya’daki bölge, mevcut sanayi birikimi ve lojistik erişimiyle dikkat çekiyor. Havalimanı, organize sanayi alanları ve lojistik merkezlere yakınlık, üretimin pazara ulaşma süresini kısaltıyor. Bu yapı, özellikle yüksek hacimli üretim yapan firmalar için operasyonel verimlilik anlamına geliyor.
Balıkesir’de kurulan endüstri bölgesi ise daha entegre bir model sunuyor. Enerji üretimi, arıtma altyapısı ve sanayi tesislerinin aynı çerçevede kurgulanması, maliyet kontrolünü kolaylaştırırken üretim sürekliliğini destekliyor. Liman bağlantısının sağladığı avantaj da bu yapıyı ihracat açısından daha işlevsel hale getiriyor.
Marmara hattında konumlanan Orhangazi bölgesi, doğrudan dış pazara çalışan üreticiler için öne çıkıyor. Otoyol ve liman bağlantıları, tedarik zincirinin en kritik halkası olan lojistiği daha öngörülebilir kılıyor. Bu durum, özellikle zaman hassasiyeti yüksek sektörlerde belirleyici bir avantaj yaratıyor.
Erzurum’daki yatırım ise coğrafi denge açısından ayrı bir yerde duruyor. Doğu Anadolu’da üretim altyapısını güçlendiren bu adım, hem bölgesel kalkınma hem de lojistik çeşitlilik açısından önemli. Demiryolu ve karayolu bağlantılarıyla desteklenen bölge, üretimin farklı pazarlara yönlendirilmesine imkan tanıyor.
Bu dört yatırım birlikte değerlendirildiğinde, yalnızca yeni tesis alanları değil, aynı zamanda daha esnek, daha hızlı ve daha düşük maliyetli bir üretim modeli ortaya çıkıyor. Sanayi kuruluşlarının aynı çatı altında toplanması, ölçek ekonomisini güçlendirirken altyapı yatırımlarının ortak kullanımı da verimliliği artırıyor.
Albayrak Grubu’nun attığı bu adım, Türkiye’de üretim kapasitesinin genişlemesi kadar, üretim biçiminin dönüşümü açısından da dikkat çekiyor. Yatırımların tam kapasiteye ulaşmasıyla birlikte hem istihdam hem de ihracat tarafında belirgin bir hareketlilik oluşması bekleniyor.
Ukraynalı milyarder Rinat Ahmedov, Monaco’nun Mareterra bölgesinde beş katlı bir daireyi 554 milyon dolar karşılığında satın aldı. 21 odalı daire tarihin en pahalı konutu olarak kayıtlara geçti
Ukrayna’nın en zengin insanı milyarder Rinat Ahmedov, Monaco’da beş katlı bir daireyi 554 milyon dolar karşılığında satın aldı. Bloomberg’e göre, deniz gören 21 odalı konut tarihin en büyük emlak satışlarından biri olarak kayıtlara geçti.
Apartmanın yer aldığı Mareterra bölgesi denizin doldurulmasıyla inşa edilmiş ve 2024’te Prens Albert tarafından açılışı yapılmıştı. Bölge o günden itibaren dünyanın dört bir yanından süper zengin yatırımcıları cezbetti.
Ahmedov’un satın aldığı daire, bölgenin önde gelen projelerinden Le Renzo binasında yer alıyor. Balkonlar ve teraslar hariç 2 bin 500 metrekareye yayılan dairede özel yüzme havuzu, jakuzi ve en az sekiz araçlık otoparkı bulunuyor.
Satış 2024’te tamamlansa da satışa dair detaylar Bloomberg Businessweek tarafından yeni ortaya çıkarıldı.
Ahmedov’un şirketi System Capital Management, satın alma haberini doğruladı ancak detaylara ilişkin bir açıklama yapmadı. Bloomberg’ün aktardığı satın alma fiyatı doğruysa, bu rakam tarihte bir konut için yapılan en büyük ödeme olarak kayıtlara geçecek.
Daha önce İngiliz iş insanı Nick Candy, Chelsea’deki malikanesini 350 milyon dolara, hedge fon yöneticisi Ken Griffin ise New York’taki dairesini 240 milyon dolara satarak listenin zirvesine yerleşmişti.
Bölgede metrekare fiyatları 100 bin euronun üzerinde
Fransa ile İtalya arasında kayalık bir çıkıntı üzerinde yer alan Monako, küçük yüzölçümü ve vergi cenneti statüsü nedeniyle uzun süredir dünyanın en pahalı gayrimenkul piyasası olarak biliniyor. Mareterra projesi ise denizden kazanılan arazi üzerinde on yılı aşkın sürede inşa edildi. Bölge bahçeler, bir liman ve halka açık yürüyüş yolu etrafına konumlanmış 114 lüks villa ve daireden oluşuyor.
Mareterra’da daire fiyatları metrekare başına 100 bin euronun üzerine çıkmış durumda. Üç odalı bir dairenin fiyatı yaklaşık 76 milyon euro olarak hesaplanırken, dört-beş odalı daireler için aylık 150 bin euroya kiralık ilanları bulunuyor.
Ahmedov daha önce de gayrimenkul yatırımlarıyla gündeme gelmişti
Bloomberg Milyarderler Endeksi’ne göre Rinat Ahmedov’un serveti 7 milyar doların üzerinde. Servetinin temelini ise, metalurji, madencilik ve enerji başta olmak üzere gayrimenkul dahil birçok alanda yatırımları bulunan Ukrayna’nın en büyük sanayi holdingi System Capital Management oluşturuyor.
Rinat Ahmedov, geçmişte başka ultra lüks gayrimenkul alımlarıyla da anıldı. Bunlar arasında, 2019’da Fransız Rivierası’ndaki tarihi Villa Les Cèdres’i 200 milyon euroya satın alması da yer alıyor. Seçkin Saint-Jean-Cap-Ferrat’da bulunan bu geniş malikâne, bir dönem Belçika Kralı II. Léopold’a aitti.
Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi olan “Ev Sahibi Türkiye” projesinde heyecan İstanbul’a taşınıyor. Şehirde inşa edilecek 100 bin konutun hak sahiplerini belirleyecek kura çekimleri, yarın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katılacağı geniş kapsamlı bir törenle start alacak.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde yürütülen 81 ilde 500 bin sosyal konut projesinin İstanbul ayağında vatandaşların büyük bir merakla beklediği 100 bin konutluk dev projede kura çekimleri, yarın başlıyor.
İlk kura heyecanı yarın
İstanbul’un konut ihtiyacına ve deprem direncine büyük katkı sunması beklenen projenin kura süreci, 25-27 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Kura maratonu, yarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılacağı geniş kapsamlı bir törenle başlatılacak.
Yarın başlayacak çekilişlerle birlikte, on binlerce vatandaşın güvenli ve uygun fiyatlı yuva hayali gerçeğe dönüşecek.
Teslimler 2 yıl içinde yapılacak
81 ili kapsayan sosyal konut hamlesinin en büyük payını alan İstanbul’da, kura çekimlerinin tamamlanmasının ardından inşaat çalışmalarına hız verilecek. Belirlenen takvim doğrultusunda, hak sahiplerine konutlarının kura tarihinden itibaren en geç 2 yıl içerisinde teslim edilmeye başlanması hedefleniyor.
Kiralık konut projesinde de inşaatlar başladı
Sosyal konut satışının yanı sıra İstanbul’daki yüksek kira sorununa çözüm getirmek amacıyla geliştirilen “kiralık konut” modeli için de düğmeye basıldı. TOKİ eliyle yürütülen çalışma kapsamında, uygun fiyatlarla vatandaşlara sunulacak olan kiralık konutların inşasına başlandığı bildirildi.
İstanbul genelinde hem mülkiyet hem de barınma ihtiyacına çözüm sunacak projelerin, şehrin kentsel dönüşüm sürecini hızlandırması ve konut piyasasında fiyat dengesi sağlaması bekleniyor.
Turizm sektöründe önemli yatırımları bulunan Gürok Grup, köklerinin bulunduğu Kütahya’da yeni oteli Gül Palas Vistayı hizmete açtı.
Turizm sektöründe önemli yatırımları bulunan Gürok Grup, köklerinin bulunduğu Kütahya’da yeni oteli Gül Palas Vistayı hizmete açtı. Şehir merkezinde konumlanan tesis, 40 oda ve 72 yatak kapasitesiyle şehir ve iş turizmine hitap edecek.
Grubun Kütahya’daki ikinci otel yatırımı olan Gül Palas Vista’nın, kentin artan turizm potansiyeline katkı sağlaması hedefleniyor. Açılışta konuşan Gürok Grup Yönetim Kurulu Başkan Vekili Esin Güral Argat, “Turizm, Kütahya’nın en büyük fırsatlarından biri. Bu yatırımın şehrin ekonomik ve sosyal canlılığına katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.
Modern şehir oteli konseptiyle tasarlanan tesis; gastronomi alanları, kafe ve restoranlarıyla da öne çıkıyor. Yerel üreticilerle iş birlikleri kuran otelin, bölge ekonomisine doğrudan katkı sunması planlanıyor.
Gürok Grup, Antalya ve Maldivler’ndeki turizm yatırımlarından edindiği deneyimi Kütahya’ya taşıyarak, şehir turizminde yeni bir hareketlilik oluşturmayı amaçlıyor.
Samsun Yeni OSB’de süren sanayi yatırımlarını inceleyen Vali Orhan Tavlı, üretim kapasitesi ve istihdamı artıracak projelerde son durumu yerinde gördü.
Samsun’da sanayi yatırımlarının merkezi konumundaki Yeni Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Samsun Valisi Orhan Tavlı, devam eden projeleri yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.
KUZEYİN ÜRETİM MERKEZİ HEDEFİ
“Kuzeyin üretim merkezi” olma hedefiyle büyüyen Samsun’da, yüksek teknoloji ve katma değer odaklı üretim yatırımlarının geldiği nokta dikkat çekti. Yeni OSB’de devam eden projelerin kentin ekonomik gücüne önemli katkı sunması bekleniyor.
AĞIR TİCARİ ARAÇ PARÇALARI ÜRETİLECEK
İncelemeler kapsamında ilk olarak ağır ticari araçlara yönelik motor, süspansiyon, kabin ve elektrik sistemleri başta olmak üzere on binlerce ürünün üretileceği fabrikanın inşaat sahası ziyaret edildi. Projenin geniş ihracat ağıyla bölge ekonomisine katkı sağlaması hedefleniyor.
ALTYAPI VE TARIMA YÖNELİK TESİS DEĞERLENDİRİLDİ
Program kapsamında içme suyu şebekeleri ile tarım ve sulama sistemlerinde kullanılacak ürünlerin üretileceği tesisin yapım süreci de ele alındı. Yetkililer, çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda sürdüğünü aktardı.
YÜZLERCE KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLAYACAK
Yüksek yatırım bedeliyle hayata geçirilen kablo üretim tesisindeki çalışmalar da yerinde incelendi. Tamamlandığında yüzlerce kişiye istihdam sağlaması planlanan tesis hakkında bilgi alındı.
ÇELİK VE DEMİR ÜRETİMİ DE YOLDA
Vali Tavlı, inşaat demiri ve çelik ürünleri üretecek fabrikanın şantiyesinde de son durumu değerlendirdi. Yeni OSB’de süren yatırımların Samsun’un sanayi altyapısını güçlendirmesi ve üretim kapasitesini artırması bekleniyor.
HEYETE EŞLİK EDEN İSİMLER
Vali Orhan Tavlı’ya incelemeleri sırasında Tekkeköy Belediye Başkanı Mustafa Candal ile Yeni OSB Müdürü Oğuz Keleş eşlik etti.
Kastamonu Ağlı ilçesi Danacı Mahallesi’nde inşa edilecek 250 konutluk TOKİ Sosyal Konut projesinin imar planları onaylandı. Projenin konumu ve tüm detayları haberimizde.
Kastamonu ili Ağlı ilçesinde yaşayan vatandaşların uzun süredir merakla beklediği konut hamlesinde tarihi bir adım atıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Ağlı Belediyesi’nin talebi ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) iş birliğiyle hayata geçirilecek olan Kastamonu Ağlı 250 Adet Sosyal Konut Projesi için kritik öneme sahip 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğini onayladı.
Bu dev proje ile bölgedeki artan konut ihtiyacının güvenilir bir şekilde karşılanması hedefleniyor. İşte Ağlı’nın çehresini değiştirecek olan sosyal konut projesinin tüm detayları…
Projenin Yeri ve Kapsamı: Ağlı Danacı Mahallesi’ne Yeni Yaşam Alanı
Ağlı Belediye Başkanlığı’nın 16 Şubat 2026 tarihli resmi yazısı ile ivme kazanan projede, sosyal konutların inşa edileceği adres netleşti. Proje, ilçenin kuzeyinde yer alan Danacı Mahallesi sınırları içerisindeki 197 ada, 8 numaralı parselde yükselecek.
Tamamı TOKİ mülkiyetinde olan ve yaklaşık 44.149,50 metrekare (4.4 hektar) büyüklüğündeki bu devasa alan, yeni bir yaşam merkezine dönüştürülüyor. Önceki yıllarda TOKİ tarafından tamamlanan projelere olan yüksek güven ve vatandaşlardan gelen yoğun talep, ilgili kurumları harekete geçirerek bu 250 konutluk dev projenin temelini oluşturdu.
Çevre Düzeni Planında “Kentsel Gelişme Alanı” Değişikliği
Projenin hayata geçebilmesi için hukuki ve mekânsal altyapı çalışmaları titizlikle yürütüldü. Sinop-Kastamonu-Çankırı Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda daha önce “Tarım Arazisi” ve “Önemli Bitki Alanları” olarak tanımlanan bölge, gerekli tüm yasal izinlerin alınmasının ardından “Kentsel Gelişme Alanı” statüsüne kavuşturuldu.
TOKİ İmar ve Planlama Dairesi Başkanlığı’nın talebi doğrultusunda, alt ölçekli planlarda bu bölge için yapılaşma koşulları da belirlendi:
Emsal (Bina İzin Verilen Toplam İnşaat Alanı): 1.20
Yençok (Bina Yüksekliği): 12.50 metre
Bu koşullar, bölgenin yatay mimari anlayışına uygun, çevreyle uyumlu ve güvenli bir yerleşim yeri olacağını gösteriyor.
Kurum Görüşleri Tamamlandı: Projeye Tam Not
4.4 hektarlık alanın imara açılması ve sosyal konut projesi olarak değerlendirilmesi için devletin ilgili tüm kurumlarından olumlu görüşler alındı. Bölgenin altyapısından doğal kaynaklarına kadar her detay incelendi:
Tarım ve Orman Bakanlığı: 5403 sayılı Toprak Koruma Kanunu kapsamında hazırlanan projelere uyulması şartıyla, alanın tarım dışı amaçla (250 adet konut) kullanımı uygun bulundu.
Devlet Su İşleri (DSİ): Taşınmazın herhangi bir DSİ projesi kapsamında kalmadığı, içme-kullanma suyu baraj ve göl koruma alanı dışında olduğu tespit edilerek sakınca bulunmadığı bildirildi.
Orman Genel Müdürlüğü: İlgili alanın orman sınırları dışında olduğu ve imar planı yapılmasında bir sakınca olmadığı tescillendi.
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü: Bölgede herhangi bir kültür varlığı kaydına rastlanmadı.
Maden Tetkik ve Arama (MTA): Kurum çalışmaları açısından engel teşkil edecek bir durum bulunmadığı onaylandı.
Altyapı ve Enerji Kurumları (Başkent Elektrik, Kargaz, Kastamonu İl Özel İdaresi): Mevcut enerji nakil hatlarının korunması ve emniyet mesafelerine riayet edilmesi şartıyla su, kanalizasyon, doğalgaz ve elektrik altyapısı açısından projede hiçbir sakınca görülmedi.
Ağlı İçin Ne Anlama Geliyor?
Kastamonu Ağlı TOKİ Sosyal Konut Projesi, sadece yeni binaların inşası değil, aynı zamanda ilçenin ekonomik ve sosyal anlamda kalkınması anlamına geliyor. Güvenli, modern ve uygun maliyetli barınma hakkını vatandaşlara sunacak olan bu proje, ilçedeki konut açığını büyük ölçüde kapatacak. Kurumların tam mutabakatıyla onaylanan çevre düzeni planı değişikliği sonrası, projenin ihale ve inşaat süreçlerinin hızla başlaması bekleniyor.
Ağlı sakinleri şimdi heyecanla TOKİ başvuru tarihlerinin ve başvuru şartlarının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından resmi olarak duyurulmasını bekliyor. Gelişmeler oldukça kamuoyuyla paylaşılmaya devam edecek.
Kastamonu Ağlı TOKİ Sosyal Konut Projesi Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Ağlı TOKİ Sosyal Konut Projesi tam olarak nereye yapılacak? Proje, Kastamonu ili, Ağlı ilçesi, Danacı Mahallesi sınırları içerisinde, ilçenin kuzey bandında yer alan 197 ada, 8 numaralı parselde hayata geçirilecektir.
2. Proje kapsamında kaç konut inşa edilecek ve arazinin büyüklüğü ne kadar? Proje kapsamında yaklaşık 250 adet sosyal konut inşa edilmesi planlanmaktadır. Konutların inşa edileceği arazi ise toplamda 44.149,50 metrekare (yaklaşık 4.4 hektar) büyüklüğündedir.
3. Konutların yapılacağı arazinin mülkiyeti kime ait? Sosyal konut projesinin gerçekleştirileceği alanın mülkiyeti halihazırda Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na (TOKİ) aittir.
4. Projenin başlaması için hangi resmi onaylar alındı? Arazi daha önce 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda “Tarım Arazisi” olarak geçmekteydi. İlgili kurumlardan (Tarım, Orman, DSİ vb.) onay alınarak plan değişikliği yapılmış ve bölge resmi olarak “Kentsel Gelişme Alanı” (konut alanı) ilan edilmiştir.
5. Yapılacak binaların kat yüksekliği ne kadar olacak? TOKİ’nin ilgili birimlerince belirlenen plan notlarına göre bölgedeki yapılaşma koşulları; Emsal=1.20 ve Yençok=12.50 metre olarak onaylanmıştır. 12.50 metrelik yükseklik sınırı, binaların bölgenin dokusuna ve yatay mimariye uygun olarak (ortalama 4 katlı) inşa edileceğini göstermektedir.
6. Projenin yapımına engel herhangi bir doğal veya tarihi sit alanı var mı?Hayır, bulunmamaktadır. Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından alanda herhangi bir kültür varlığı olmadığı teyit edilmiştir. Ayrıca DSİ ve Orman Bölge Müdürlüğü arazinin su havzası veya orman sınırı içinde olmadığını onaylamıştır.
7. Altyapı (Elektrik, Doğalgaz, Su) konusunda bir sorun var mı? İl Özel İdaresi, Başkent Elektrik ve Kargaz’dan alınan kurum görüşlerine göre projede altyapısal bir engel yoktur. Sadece arazi içerisinden geçen mevcut bir orta gerilim (OG) elektrik direğinin güvenlik mesafelerine uyularak korunması şartı getirilmiştir.
8. TOKİ konutları için başvurular ne zaman başlayacak? Şu an tamamlanan aşama, projenin yapılacağı arsanın resmi imar onaylarının (Çevre Düzeni Planı Değişikliği) alınmasıdır. Başvuru tarihleri, ödeme planları ve katılım şartları henüz açıklanmamıştır. Bu süreçler önümüzdeki dönemde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile TOKİ’nin resmi kanallarından duyurulacaktır.
Kastamonu Ağlı 250 Adet TOKİ Sosyal Konut Projesi Künyesi
En Çok Arananlar / Proje Detayı
Güncel Bilgi ve Resmi Detaylar
Proje Adı
Kastamonu Ağlı TOKİ Sosyal Konut Projesi
İl / İlçe
Kastamonu / Ağlı
TOKİ Nereye Yapılacak? (Tam Konum)
Danacı Mahallesi, 197 Ada, 8 Parsel (İlçenin kuzey bölgesi)
Planlanan Konut Sayısı
Yaklaşık 250 Adet Sosyal Konut
Proje Alanı (Arazi Büyüklüğü)
44.149,50 m² (4.4 Hektar)
Arsa Mülkiyeti Kimde?
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ)
Bina Yüksekliği ve Mimari Yapı
Maksimum 12.50 Metre (Yatay mimariye uygun, ortalama 4 kat)
İmar Planı Statüsü
Çevre Düzeni Planında “Kentsel Gelişme Alanı” olarak onaylandı
Risk ve Güvenlik Durumu
MTA (Fay hattı/zemin), DSİ (Su taşkını) ve OGM’den tam onaylı, güvenli bölge
Ağlı TOKİ Başvuruları Başladı mı?
İmar ve planlama aşaması tamamlandı, resmi başvuru takvimi bekleniyor
Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, yapımı süren Çayırova Devlet Hastanesi inşaatını Gebze Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği öğrencileriyle birlikte ziyaret etti. Genç mühendis adaylarına projenin teknik detayları hakkında bilgi verildi.
Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, ilçenin önemli projelerinden biri olan Çayırova Devlet Hastanesi inşaatında incelemelerde bulundu. Başkan Çiftçi’ye bu ziyarette Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) İnşaat Mühendisliği öğrencileri de eşlik etti.
Yapımı hızla devam eden hastane inşaatında, deprem izolatör montajı tamamlanmak üzereyken, bodrum kat kolon ve tabla beton dökümleri de süratle ilerliyor. Başkan Çiftçi, genç mühendis adaylarıyla şantiye sahasını gezerek, 200 yataklı ve deprem izolatörlü olarak inşa edilen hastane projesi hakkında detaylı bilgiler paylaştı. GTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevilay Demirkesen Çakır ve öğrencilerinin katıldığı teknik gezi, öğrencilerin mesleki gelişimine katkı sağladı.
“Kapsamlı Bilgiler Paylaşıldı”
Başkan Çiftçi, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada, “Genç mühendis adaylarımızın sahada bilgi ve tecrübe kazanmasına katkı sunan bu ziyarette, başta sismik izolatör sistemi olmak üzere projenin teknik detayları hakkında kapsamlı bilgiler paylaştık. İlçemizin en büyük hayallerinden biri olan Çayırova Devlet Hastanemizi adım adım yükseltirken, aynı zamanda geleceğin mühendislerine ilham vermeye ve onların mesleki gelişimine katkı sunmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Teknik gezi, çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
Kent merkeziz nüfusu 510 bin olan Batman’ın Kentsel Dönüşüm alanlarıyla birlikte 1 milyonu aşkın nüfusa hitap edecek bölgelerden biri de Tayyar bölgesi oldu. Kuzey yolu çevresi 550 dönüm konut imarlı bölgeye dönüştürülecek.
KONUT İMARLI BÖLGE
Çoğunluğu yeni villa alanlarıyla adından söz ettiren Tayyar bölgesinde inşaat sektörü hız kesmiyor. Belediye’nin daha önce ilave ve revizyon imar olanlarıyla 42 bin dönümlük revizyon imar planını tamamladı Tayyar bölgesinin kalbi konumundaki köy yolunun genişliği, 40 metreye çıktı. Yola sıfır yapılan yeni villaların kaba inşaatı da tamamlandı. Yeni villalar, 30-35 milyon TL bandında satılıyor. Her biri 500 metrekarelik alana sahip villaların alt zeminleri ise havuz ve saunadan oluşuyor.
YENİ İMAR ALANINDA YATAY MİMARİ
Bir süre önce Belediye’nin yeni imar bölgelerinde ruhsat verilen yerlerin başında gelen Tayyar bölgesini daha da büyütecek yeni yatırımlar da yolda. Toplu Konut İdaresi’nin Batman’a yeni yapacağı 2.300 adet konut, Tayyar-Kanatlı bölgesine yapılacak. Konut projesinin yanı sıra Tayyar bölgesinde 200 dönümlük alan da yeni stat için tahsis edilmişti. Kuzey yolu ve çevresinde 3 bin 550 dönüm konut imarlı ve 1.650 dönüm uyku kent villa imarlı alanda altyapı çalışanlarını da sürdüren Belediye, 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş’taki depremin ardından yeni yerleşim alanında binaların yatay mimariye uygun yapılacağını duyurmuştu.
Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen Elazığ’da, kentsel alanda 14 bin 894 konut hak sahiplerine teslim edilirken, kırsal alanda yapımı devam eden konutların ise en kısa süre içerisinde teslim edilmesi planlanıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un koordinesinde başlatılan asrın inşa çalışmalarında depremzedelerin evlerine kavuşması için çalışmalar hızla devam ediyor. Depremlerden etkilenen Elazığ’da da kentsel alanda 14 bin 894 konut hak sahiplerine teslim edilerek çalışmalar tamamlandı. Öte yandan, TOKİ eliyle kırsalda yapımı devam eden 4 bin 90 konutun çalışmaları ise hız kesmeden sürüyor.
“Asrın felaketini asrın inşasına çevirdik”
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Fatih Önalan, “2020’de Elazığ’ın Sivrice ilçesinde deprem meydana gelmişti. Konut yapımı hak sahipliği sürecini beklemeden kısa bir süre içerisinde başlayarak teslim etmiştik. Bu çalışmalar noktalanmaya yakın hale gelmişken, ‘Asrın felaketine’ yakalandık. Asrın felaketini de ‘Asrın inşasına’ çevirdik. 14 bin 894 konutu tamamlayarak hak sahiplerine teslim ettik. Biliyoruz ki ülkemizin bir deprem gerçeği var. Özelinde Elazığ’ın bir deprem gerçeği var, afetlere hazırlıklı olmalıyız. Bu konuda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunun adı, gerek rezerv alanlarda inşa ettiğimiz konutlar olsun, gerek sosyal konutlar gerekse de yerinde dönüşüm projesiyle hayata geçirdiğimiz konutlar olsun. Temel amacımız, vatandaşları güvenli yapı stoklarına bir an önce kavuşturmaktır. 2023 asrın felaketinden sonra rezerv alanlarda yaptığımız veya kentsel alanlar dışında yaptığımız konutlar dışında, bir de yerinde dönüşüm projesiyle hayata geçirdiğimiz projeler vardı ki bunda da 2 bin 517 hak sahibinin konutlarını büyük bir oranda tamamladık. Çok az bir kısmı kaldı, onu da kısa süre içerisinde tamamlayarak hak sahiplerine teslim edeceğiz. Sadece yerinde dönüşüm projesi kapsamında devletimizin yapmış olduğu yardım tutarı, 3 milyar TL’dir. Devletimiz sonuna kadar elini taşın altına koymuştur. Vatandaşlarımızın da desteğiyle, afetlere hazırlıklı kentler oluşturma yolunda tüm gayretimizi bu yönde sarf edeceğiz” dedi.
“Kentsel alanda bekleyen hak sahibimiz yok fakat kırsal alanda çok az bir hak sahibimiz kaldı”
Asrın inşasında kentsel alanlarda yaptıkları konutları kura ile teslim ettiklerini aktarana Önalan, “Kırsal alanda ise, yapımı devam eden 4 bin 90 tane konutumuz var. Devam eden derken, bunların büyük bir kısmını teslim ettik, kalanları da kısa süre içerisinde teslim edeceğiz. Kentsel alanda bekleyen hak sahibimiz yok fakat kırsal alanda çok az bir hak sahibimiz kaldı. 2023 depreminde daha önceki afetlerden kalan hak sahiplerinin de konutlarını inşa ettik. Bütün hak sahiplerine konutlarını teslim etmeye çalışıyoruz. 4 bin 90 tane çelik ve betonarme olmak üzere kırsalda devam eden konutumuz var. Bunların büyük bir kısmını ise vatandaşlarımıza teslim ettik. Geriye kalanları da inşallah kısa süre içerisinde teslim edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Adıyaman ve Elazığ’da 222 konutluk dev ihale süreci başladı. Milyonluk teminat şartı dikkat çekti! Kimler başvuracak?
Türkiye’de 2023 yılında yaşanan büyük depremlerin ardından başlatılan yeniden inşa çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından iki önemli ihale için düğmeye basıldı. Adıyaman ve Elazığ’da yapılacak kırsal deprem konutları için hazırlanan ihaleler, hem büyüklüğü hem de şartlarıyla dikkat çekiyor.
Toplamda 222 konutun inşa edileceği projede, yüzlerce aileyi yakından ilgilendiren yeni bir süreç başladı. Ancak ihale detayları incelendikçe bazı şartların sektörde büyük yankı uyandırdığı görülüyor.
222 KONUT, 26 BİN METREKARELİK DEV PROJE
İhaleye konu olan projelerden ilki Adıyaman’da gerçekleştirilecek. Merkez, Çelikhan ve Kahta ilçelerine bağlı 11 köyde toplam 120 adet kırsal konut inşa edilecek. Bu projenin toplam kapalı alanı 16.200 metrekare olarak açıklandı.
Elazığ’da yürütülecek ikinci projede ise Merkez, Ağın, Baskil, Keban ve Sivrice ilçelerinde bulunan 20 köyde 102 konut yapılacak. Bu projenin toplam inşaat alanı ise 10.780 metrekareyi aşıyor.
Her iki projenin de tamamlanma süresi 12 ay olarak belirlenirken, bölgedeki vatandaşlar sürecin hızla tamamlanmasını bekliyor.
MİLYONLUK TEMİNAT ŞARTI DİKKAT ÇEKTİ!
İhalenin en çok konuşulan detaylarından biri ise istenen geçici teminat tutarları oldu. Adıyaman’daki proje için 27 milyon 500 bin TL, Elazığ’daki proje için ise 17 milyon 500 bin TL teminat şartı aranıyor.
Bu yüksek rakamlar, ihaleye katılabilecek firma sayısının sınırlı olabileceği yönünde yorumlara neden oldu. Sektör temsilcileri, bu büyüklükteki teminatların ancak büyük ölçekli firmalar tarafından karşılanabileceğini ifade ediyor.
İHALE SÜRECİ NASIL İLERLEYECEK?
İhaleler, Dünya Bankası satın alma esaslarına göre ulusal rekabetçi ihale yöntemiyle gerçekleştirilecek. Teklifler kapalı zarf usulüyle alınacak ve elektronik başvuru kabul edilmeyecek.
Adıyaman ihalesi için son teklif tarihi 6 Mayıs 2026 saat 15:00 olarak açıklanırken, Elazığ ihalesi için bu tarih 7 Mayıs 2026 olarak duyuruldu. Teklifler aynı gün içerisinde kamuya açık şekilde açılacak.
İlgili firmalar, ihale dokümanlarını 3 bin TL karşılığında temin edebilecek. Başvuru sürecinde yapılan en küçük hata ise teklifin doğrudan elenmesine neden olabilecek.
FİNANSMANIN ARKASINDA KİMLER VAR?
Projelerin finansmanı da dikkat çeken bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. İhaleler, Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) ile Fransa Kalkınma Ajansı (AFD) tarafından sağlanan ortak kredi ile destekleniyor.
Toplam finansmanın yüzde 50’si IBRD, yüzde 50’si ise AFD tarafından karşılanıyor. Bu durum, projelerin uluslararası standartlara uygun şekilde yürütüleceğini gösteriyor.
İHALE DETAYLARINDAKİ KRİTİK NOKTA NE?
Tüm bu gelişmelerin ardından en çok merak edilen detay ise ihalelerin hangi firmalara verileceği ve sürecin ne kadar hızlı ilerleyeceği oldu. Ancak dikkat çeken önemli bir nokta daha bulunuyor:
Bu ihaleler, 4734 ve 4735 sayılı Kamu İhale Kanunlarına tabi değil. Yani süreç, Dünya Bankası kuralları çerçevesinde yürütülecek.
İşte bu detay, ihalenin klasik kamu ihalelerinden farklı işleyeceğini ortaya koyarken, sürecin nasıl sonuçlanacağı sorusunu da beraberinde getiriyor.
İstanbul Sultangazi’de 1018 konut ve 46 ticari alandan oluşan dev proje için düğmeye basıldı. 4,1 milyar TL’lik yatırım, bölgenin değerini artıracak.
Sultangazi’de 1018 konutluk yeni proje geliyor. MRF Group Ticaret İnşaat Anonim Şirketi tarafından İstanbul ili, Sultangazi ilçesi, 50. Yıl Mahallesi’nde yer alan 3860 ada 3 parsel üzerinde büyük ölçekli bir konut projesi hayata geçiriliyor. Toplam 1018 adet konut ve 46 adet ticari alan içeren proje, bölgedeki konut arzını artırırken yatırımcı açısından da dikkat çekici bir fırsat sunuyor.
Proje alanı olarak kararlaştırılan İstanbul Sultangazi İlçesi 50. yıl Mahallesi 3860 ada 3 parseldeki 50 bin 200 metrekarelik tapulu arsanın, terklerden sonra kalan 28 bin 134 metrekarelik kısmında çalışma yapılacak. Burada 155 bin 799 metrekarelik inşaat alanını içeren 1018 konut ve 46 ticari ünite geliştirilecek.
Kim yapıyor?
Projenin bu ilk etabında DKY İnşaat, diğer maliklerden topladığı arsaların tapularını Mefu İnşaat’a “taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi” ile devretti. Daha sonra Mefu İnşaat da arsa sahibi kimliği ile projeyi geliştirmesi için müteahhit firma MRF Group ile sözleşme imzaladı.
4,1 milyar TL’lik yatırım büyüklüğü
Projede toplam yatırım bedeli 4 milyar 120 milyon 909 bin 735 TL olarak hesaplandı.
Yaklaşık 155 bin 799 metrekare inşaat alanına sahip proje, Sultangazi’de son dönemin en büyük konut yatırımları arasında yer alıyor.
11 bloktan oluşacak, ticari alanlar alt katlarda yer alacak
Projede konutlar 11 blok halinde inşa edilecek. Toplam 46 adet ticari ünite, ayrı bir blok yerine konut bloklarının alt katlarında konumlandırılacak. Bu planlama ile hem ticari canlılık hem de site içi yaşam kolaylığı hedefleniyor.
Proje alanının bir bölümü kamuya ayrılacak
Toplam 50.200,32 metrekare tapu alanına sahip parselin yalnızca 28.134,63 metrekarelik kısmında konut projesi geliştirilecek.
Kalan alanlarda ise:
Eğitim tesisleri İdari yapılar Park alanları Kapalı otopark
gibi kamusal kullanımlar yer alacak.
Ulaşım avantajı ve stratejik konum
Proje alanı Yunus Emre Bulvarı üzerinde yer alıyor. E80 otoyoluna yaklaşık 340 metre mesafede bulunuyor. Yakın çevrede okul, hastane ve mevcut konut alanlarının bulunması, projeyi hem yaşam hem yatırım açısından öne çıkarıyor.
2.850 kişilik yaşam alanı oluşacak
İnşaat aşamasında yaklaşık 100 kişi, işletme aşamasında 350 personel görev alacak. Konutların tamamlanmasıyla birlikte bölgede yaklaşık 2.500 kişilik yeni nüfus oluşması bekleniyor. Toplam kullanıcı sayısı 2.850 kişiye ulaşacak.
Rusya’nın devlet nükleer kurumu Rosatom Genel Müdürü Aleksey Lihaçev, Akkuyu Nükleer Santrali’nin birinci güç ünitesinin inşaat çalışmalarının %99, devreye alma çalışmaları ise %65 oranında tamamlandığını söyledi.
Rus basınına yansıyan habere göre Lihaçev, Akkuyu için 2026 yılında ilk elektriğin üretilmesinin hedeflendiğini açıkladı.
Lihaçev, bu süreçte hem Türk hem Rus düzenleyici kurumlarının gözetiminde gerekli tüm teknik ve idari prosedürlerin tamamlanacağını belirtti.
Projede bu yılın en kritik aşama olduğunu vurgulayan Lihachev, özellikle güvenlik ve lisanslama süreçlerinin titizlikle yürütüldüğünü ifade etti. Rusya’daki denetim kurumu Rostehnadzor’un da sürece yakından dahil olduğunu söyleyen Rus yetkili, santralin devreye alınmasının kapsamlı bir hazırlık gerektirdiğini dile getirdi.
Rus yetkili, projeye Türk şirketlerinin ortak olma konusunda yoğun ilgi gösterdiğini ve taraflar arasında somut görüşmelerin başladığını açıkladı. Liha.ev, bu ilginin hem elektrik üretiminden gelir elde etme beklentisinden hem de özellikle Basra Körfezi’ndeki gelişmelerin ülkeleri güvenilir enerji kaynaklarına yöneltmesinden kaynaklandığını belirtti. VVER-1200 tipi reaktörlerin uzun vadeli ve öngörülebilir enerji üretimi sağladığını vurgulayan Lihaçev, Türk şirketlerle yürütülen görüşmelerin proje ortaklığı, gelir paylaşımı ve gelecekte küresel nükleer enerji pazarında daha aktif rol alma hedeflerini kapsadığını ifade etti.
Lihaçev ayrıca, projenin hayata geçirilmesinde Vladimir Putin ile Recep Tayyip Erdoğan’ın doğrudan ilgisinin önemli rol oynadığını vurguladı. Türk müteahhitler ile Rosatom’un tüm birimlerinin koordinasyon içinde çalıştığını belirten Rosatom başkanı, 2026’nın Türkiye’nin nükleer enerjiye geçişinde dönüm noktası olacağını ifade etti.
Antalya ve Bursa’da dev kat karşılığı ihaleler duyuruldu. 246 milyon TL’lik proje dikkat çekti! Şartlar ve detaylar şaşırttı…
Türkiye’de gayrimenkul sektörünü yakından ilgilendiren iki büyük ihale için düğmeye basıldı. Antalya ve Bursa’da kamuya ait taşınmazlar üzerinde kat karşılığı inşaat yapılması için açılan ihaleler, hem büyüklüğü hem de şartlarıyla dikkat çekiyor.
Özellikle Antalya’daki ihale için belirlenen yaklaşık 246 milyon TL’lik bedel, sektörde büyük yankı uyandırdı. İhaleye katılmak isteyen firmalar için belirlenen şartlar ise sürecin oldukça rekabetçi geçeceğine işaret ediyor.
ANTALYA’DA 5.911 METREKARELİK ARSA ÜZERİNE DEV PROJE
Antalya’nın Kepez ilçesi Göçerler Mahallesi’nde yer alan 5.911 metrekarelik arsa üzerine yapılacak proje kapsamında toplam 36 bağımsız bölüm inşa edilecek. Kat karşılığı modelle gerçekleştirilecek projede, farklı bloklarda 2+1 ve 3+1 dairelerin yer alacağı açıklandı.
İhalede dikkat çeken en önemli detaylardan biri ise yalnızca bağımsız bölümlerin değil, aynı zamanda 5 bin TL nakit ödemenin de vakfa bırakılacak olması. Bu durum, tekliflerin sadece konut sayısı üzerinden değil, nakit katkı üzerinden de şekilleneceğini gösteriyor.
246 MİLYON TL’LİK BEDEL, 7.4 MİLYON TL TEMİNAT!
Antalya’daki ihale için belirlenen tahmini bedel tam 246 milyon 918 bin TL olarak açıklandı. İhaleye katılmak isteyen firmaların ise 7 milyon 407 bin TL geçici teminat sunması gerekiyor.
Bu rakamlar, ihaleye yalnızca güçlü finansal yapıya sahip firmaların katılabileceğini ortaya koyuyor. Sektör temsilcileri, bu büyüklükteki projelerin genellikle büyük ölçekli müteahhitlerin ilgisini çektiğini belirtiyor.
BURSA’DA ÇİFTE PARSEL, TEK İHALE!
Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde ise iki ayrı parsel tek ihale kapsamında yatırımcılara sunuldu. Vıraca ve Sabribey mahallelerinde bulunan taşınmazlar üzerinde hem ticari hem de konut projeleri hayata geçirilecek.
Toplam yaklaşık maliyetin 158 milyon TL’yi aştığı projede, yüklenici ile idare arasında kat paylaşımı yapılacak. Ayrıca ihaleye katılan firmaların en az 250 bin TL’lik nakit artırım teklifi sunması gerekecek.
İHALEYE GİRECEKLERİ BEKLEYEN ZOR ŞARTLAR
Her iki ihale için belirlenen şartlar, sürecin oldukça titiz ilerleyeceğini gösteriyor. İhaleye katılacak firmaların;
Mesleki yeterlilik belgeleri,
İş deneyim belgeleri,
Vergi ve SGK borcu olmadığına dair belgeler,
Banka referans mektupları
gibi birçok kriteri karşılaması gerekiyor.
Ayrıca Bursa’daki ihale için firmaların son 10 yıl içinde en az 8.000 metrekarelik inşaat deneyimini belgelemesi şartı aranıyor.
İHALENİN KRİTİK DETAYI NE?
Tüm bu gelişmelerin ardından en çok merak edilen soru ise ihalelerin kimlere verileceği oldu. Ancak dikkat çeken bir başka kritik detay daha bulunuyor:
Antalya’daki ihalede teklifler yalnızca nakit değil, bağımsız bölüm üzerinden de değerlendirilecek. Hatta bazı durumlarda nakit teklif yerine doğrudan bağımsız bölüm bırakılması zorunlu olabilecek.
Bursa’daki ihalede ise iki ayrı taşınmaz için tek teklif verilecek ve proje bir bütün olarak değerlendirilecek.
İşte bu detaylar, ihalelerin klasik süreçlerden farklı ilerleyeceğini ortaya koyarken, kazanan firmaların nasıl belirleneceği sorusunu da daha da merak edilir hale getiriyor.
Kalecik Kaymakamı Melih Aydoğan ve Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, ilçeye kazandırılacak yarı açık yarı kapalı düğün salonu inşaatında incelemelerde bulundu. Proje, ilçenin sosyal yaşamına önemli katkı sağlayacak.
Kalecik ilçesi, sosyal yaşamını zenginleştirecek önemli bir projeye daha kavuşuyor. Kaymakam Melih Aydoğan ve Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, belediye tarafından ilçeye kazandırılacak yarı açık yarı kapalı düğün salonunun inşaat sahasında ortak bir inceleme gerçekleştirdi.
İlçenin sosyal ihtiyacı karşılanıyor
Yapımı devam eden düğün salonu, Kalecik halkının uzun süredir ihtiyaç duyduğu modern bir sosyal tesis olarak öne çıkıyor. Yarı açık yarı kapalı tasarımıyla hem yaz hem de kış aylarında kullanıma uygun olacak proje, ilçedeki düğün, nişan ve özel etkinlikler için ideal bir mekan sunacak.
Yerel yönetim işbirliği
Kaymakam Aydoğan ve Belediye Başkanı Karakoç, inşaat alanında yaptıkları incelemelerde projenin ilerleyişi hakkında yetkililerden bilgi aldı. İlçe protokolünün ortak çalışmasıyla hayata geçirilen proje, Kalecik’in sosyal altyapısının güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Ankara’da düğün salonu ihtiyacı
Ankara’nın ilçelerinde modern düğün salonu ihtiyacı giderek artarken, Kalecik’in bu projesi bölgedeki sosyal yaşam standartlarının yükseltilmesine katkı sağlayacak. Yarı açık yarı kapalı tasarım, mevsimsel koşullardan bağımsız olarak etkinlik düzenleme imkanı sunacak.
Editör Yorumu
Kalecik’in sosyal altyapısına yapılan bu yatırım, yerel yönetimlerin halkın günlük ihtiyaçlarına verdiği önemi gösteriyor. Modern düğün salonları, sadece etkinlik mekanı olmanın ötesinde, toplumsal buluşmaların ve sosyal kaynaşmanın da önemli bir parçası. Bu tür projelerin, ilçelerin kalkınmasında ve yaşam kalitesinin artırılmasında belediyelerin hizmet odaklı yaklaşımının somut bir göstergesi olduğu anlaşılıyor.
Türkiye’de standartlara uygun beton üretilmesi ve inşaatlarda doğru beton uygulamalarının sağlanması için 38 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren Türkiye Hazır Beton Birliğinin (THBB) 39. Olağan Genel Kurulu, 18 Nisan 2026 tarihinde İstanbul’da yapıldı. İnşaat sektörünün 2025 yılında %10,8 büyüme ile ekonominin lokomotifi olmaya devam ettiğini ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, hazır beton sektörünün 293 milyar TL cirosu, 50 bini aşan istihdamı, yıllık 140 milyon metreküplük üretimiyle inşaat sektörüne ve buna bağlı olarak ülke ekonomisine büyük katkı sağladığını ve Avrupa’da liderliğini sürdürdüğünü söyledi.
Türkiye Hazır Beton Birliğinin (THBB) 39. Olağan Genel Kurul Toplantısı 18 Nisan 2026 tarihinde THBB’nin İstanbul Kavacık’taki merkez binasında yapıldı. Genel Kurulda konuşan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Birliğimiz, kurulduğu günden bu yana, hazır beton sektörünün lideri, kalitenin temsilcisi ve bilimsel gelişmelerin öncüsü olmuştur. Üyelik kriterlerimizle, kaliteyi zorunluluk hâline getiren; teknolojiyi ve bilimi sektörün temeline yerleştiren güçlü bir yapıyız.” dedi.
İnşaat sektörü ekonominin lokomotifi olmayı sürdürüyor
Konuşmasında ekonomik gelişmeleri değerlendiren THBB Başkanı Yavuz Işık, “İçinden geçtiğimiz dönem, ekonomik göstergelerin yanı sıra jeopolitik gelişmelerle de şekillenen son derece kritik bir süreçtir. 2025 yılında Türkiye ekonomisi sıkı para politikasının etkisiyle %3,6 büyürken inşaat sektörü %10,8 büyüme kaydederek ekonominin lokomotifi olmayı sürdürmüştür.” diye konuştu. 2018–2022 dönemindeki durgunluğun ardından sektörün güçlü bir toparlanma sergilediğini belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, bu performansta deprem sonrası yeniden inşa faaliyetleri, kamu yatırımları ve özel sektör projelerinin etkili olduğunu söyledi.
İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerini paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 yılında konut satışları %14’ün üzerinde artmış, ilk el konut satışları 540 bin adedi aşarak son 7 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Özellikle yılın son ayında görülen güçlü artış, ertelenmiş talebin devreye girdiğini göstermektedir ancak ipotekli satış oranlarının hâlâ sınırlı seviyelerde kalması, finansman koşullarının talep üzerindeki belirleyici rolünü sürdürdüğünü ortaya koymaktadır.” dedi. Faiz oranları ve krediye ulaşımdaki zorlukların “erişilebilirlik” sorununu gündemde tuttuğunu belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, yüksek faiz ve peşinat yükünün talebi daha çok üst-orta gelir grupları ve kurumsal yatırımcılar tarafına yönlendirdiğini vurguladı.
2026 yılına ilişkin beklentileri de paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, inşaat sektörünün büyümesini sürdüreceğini ancak daha dengeli bir görünüm sergileyeceğini söyledi. Deprem bölgesindeki inşa faaliyetleri ve kamu projeleri sayesinde sektörün güçlü performansını koruyacağını belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, konut satışlarının ise kredi faizlerine bağlı olarak şekilleneceğini ifade etti. Bu çerçevede 2026 yılının büyümenin devam ettiği ancak kârlılık, maliyet yönetimi ve finansmana erişimin kritik olduğu bir dönem olacağını kaydetti.
Türkiye hazır beton üretiminde Avrupa lideri
Türkiye Hazır Beton Birliği ve çalışmaları hakkında bilgiler veren THBB Başkanı Yavuz Işık, her yıl Hazır Beton Sektör Raporu hazırladıklarını ifade ederek, “Sektörümüz 293 milyar Türk lirası cirosu, 50 bini aşan istihdam hacmi ve yıllık 140 milyon metreküplük üretimiyle inşaat sektörüne ve buna bağlı olarak ülke ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır. Bu büyüklük yalnızca üretim hacmini değil; istihdam, lojistik, ekipman, agrega, çimento, kimyasal katkı ve hizmet ekosistemiyle birlikte çok geniş bir katma değer alanını temsil etmektedir. Türkiye’nin Avrupa’da hazır beton üretiminde lider konumda olması da bu başarının en somut göstergelerinden biridir.” diye konuştu.
Sektörde dönüşüm ihtiyacı daha görünür hâle geldi
Sektörde dönüşüm ihtiyacına da dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “Sektörümüzün geleceği daha fazla üretmekte değil, daha akıllı üretmekte yatmaktadır. Daha verimli, izlenebilir, düşük karbonlu ve dayanıklı bir üretim anlayışı artık bir tercih olmaktan çıkarak bir zorunluluk hâline gelmiştir. Bu noktada yeşil dönüşüm kritik bir başlık olarak öne çıkmaktadır. Düşük karbonlu üretim sadece teknik bir detay değil, rekabetin belirleyici unsurlarından biri olmuştur. Avrupa Yeşil Mutabakatı, sınırda karbon düzenlemeleri ve emisyon ticaret sistemi gibi uygulamalar, sektörümüzün bu dönüşüme hızla adapte olmasını gerektirmektedir.” dedi.
THBB’nin “Üçüz Dönüşüm” modeli sektöre yön verecek
Bu kapsamda hayata geçirdikleri “Üçüz Dönüşüm” modelinin; yeşil, dijital ve insani dönüşümü kapsayan bütüncül bir yaklaşım sunduğunu belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, “Dijital tarafta; GPS ve nesnelerin internet tabanlı sistemlerle filo yönetimi, yapay zekâ destekli rota optimizasyonu ve veri temelli performans yönetimi gibi uygulamalar devreye alınmaktadır. Yeşil dönüşüm tarafında ise; düşük karbonlu beton üretimi, geri kazanılmış malzeme kullanımı, su verimliliği ve elektrikli araç dönüşümü gibi alanlarda somut adımlar atılmaktadır. İnsani dönüşüm boyutunda ise eğitim, yetkinlik gelişimi ve iş güvenliği kültürü ön plana çıkmaktadır. Bu üç alanın birlikte ele alınması, sektörümüzün sürdürülebilir bir şekilde büyümesi açısından kritik öneme sahiptir.” şeklinde konuştu.
THBB’nin kalite ve belgelendirme hizmetlerine değinen THBB Başkanı Yavuz Işık, “Kuruluşunun 30. yılını kutladığımız, Birliğimizin örnek denetim kuruluşu olan KGS, beton ve bileşenlerine yönelik yurt içi ve yurt dışında denetimlerini sürdürmektedir. KGS tarafından 2025 yılında 560 sistem denetimi ve 1.371 ürün denetimi yapılmıştır.” dedi.
Sürdürülebilirliğe gündemimizde öncelikli olarak yer veriyoruz
THBB’nin sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarını paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Sürdürülebilirliğe gündemimizde öncelikli olarak yer veriyoruz. Üyesi ve Bölgesel Sistem Operatörü olduğumuz İsviçre merkezli Beton Sürdürülebilirlik Konseyi CSC ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ülkemizde 2025 yılı sonu itibarıyla 9 çimento üretim tesisi, 13 beton üretim tesisi ve 5 agrega üretim tesisi olmak üzere toplam 27 tesis CSC belgeli olarak faaliyet göstermektedir.” diye konuştu.
Beton ve bileşenleri ile ilgili bütün deneyleri yaptıkları ve kalibrasyon hizmeti verdikleri THBB Yapı Malzemeleri Laboratuvarının genişleyen kapasitesiyle birlikte ülkemizdeki ve yurt dışındaki önemli projelere hizmet verdiğine dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 yılında Laboratuvarımızda 6.806 beton basınç dayanımı testi, 1.088 numune için fiziksel, mekanik ve kimyasal testler ve 6.812 adet kalibrasyon hizmeti gerçekleştirilmiştir.” şeklinde konuştu.
Birliğin eğitim çalışmalarıyla ilgili bilgiler veren THBB Başkanı Yavuz Işık, “1994 yılından bu yana pompa ve transmikser operatörleri, santral operatörleri ve laboratuvar teknisyenleri Birliğimizin sertifikalı eğitimlerinden geçmektedir. Bugüne kadar yaklaşık 20 bin kişiye eğitim verilmiştir. Ekonomik ve Güvenli Sürüş Eğitimlerimiz ile hazır beton tesislerinin kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlamaya devam ediyoruz. Bugüne kadar 304 tesiste 6.000 kişiye ekonomik ve güvenli sürüş eğitimi verdik.” dedi.
Mesleki yeterlilik belgelendirme faaliyetlerinin sürdüğünü belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, “THBB Mesleki Yeterlilik ve Belgelendirme Merkezi (THBB MYM) olarak, 2025 yılında toplam 56 kişiyi Beton Santral Operatörü, 77 kişiyi Beton Pompa Operatörü, 70 kişiyi ise Transmikser Operatörü alanında belgelendirdik.” diye konuştu.
BETON 2027 Fuarı ve Kongresi ile başarılarımızı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz
Sektörel organizasyonlara da değinen THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 yılında gerçekleştirdiğimiz BETON Fuarı ve Zirvesi, bu anlamda son derece başarılı bir buluşma olmuştur. 100’ün üzerinde firmayı, 15 bini aşkın ziyaretçiyi ve 71 ülkeden sektör temsilcisini bir araya getiren bu organizasyon, sektörümüzün gücünü ve potansiyelini bir kez daha ortaya koymuştur. Şimdiden çalışmalarına başladığımız BETON 2027 Fuarı ve Kongresi ile bu başarıyı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Sektörümüzün artan ilgisi ve yoğun talep üzerine fuarımızı İstanbul Fuar Merkezi’nin daha büyük salonlarına taşıyoruz. Daha geniş katılım, daha güçlü içerik ve daha yüksek etkileşimle sektörümüzü geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz.” dedi.
Daha güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü oluşturmak için çalışıyoruz
Konuşmasının sonunda THBB’nin kuruluşundan bu yana temel hedefinin güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir yapılaşma olduğunu vurgulayan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Türkiye Hazır Beton Birliği olarak 1988 yılından bu yana tek bir hedef doğrultusunda çalışıyoruz: Daha güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü oluşturmak. Bugün geldiğimiz noktada, sektörümüz büyüyen bir sektör olmanın ötesinde dönüşen, gelişen ve geleceğe yön veren bir konuma gelmiştir. Önümüzdeki dönemde de veri temelli yaklaşımlarımızla, kalite odaklı anlayışımızla ve sürdürülebilirlik vizyonumuzla çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.
Türkiye Hazır Beton Birliği hakkında
Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 1988 yılından beri güvenli ve dayanıklı yapıların inşası amacıyla standartlara uygun beton üretilmesi, tekniğine uygun beton uygulamalarının yaygınlaşması ve ülkemizde kaliteli, dayanıklı, yüksek dayanım sınıflarında beton kullanılması için uğraş veren mesleki bir kuruluştur. THBB, Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (The Concrete Sustainability Council) üyesi; Beton Sürdürülebilirlik Konseyi “Bölgesel Sistem Operatörü”dür. THBB’ye üye olacak şirketlerin bütün hazır beton tesislerinde standartlara uygun üretim yapması, THBB Kalite Güvence Sisteminin (KGS) sürekli habersiz denetimlerine tabi olarak KGS Uygunluk Belgesi alması, uygun laboratuvar bulundurması, teknik, çevre, iş sağlığı ve güvenliği, yasal ve etik kriterleri eksiksiz yerine getirmesi zorunludur.
Dilek Life Çekmeköy projesi 535 konut ve 1 ticari üniteyle geliyor. 59 bin m² inşaat alanına sahip proje 2028 Şubat’ta teslim edilecek.
İstanbul’un gelişim aksında yer alan Çekmeköy ilçesi, yeni bir konut yatırımıyla daha dikkat çekiyor. Dilek Grup Adi Ortaklığı tarafından hayata geçirilecek Dilek Life Çekmeköy Konut Projesi, toplam 535 konut ve 1 ticari ünite ile bölgedeki arzı önemli ölçüde artıracak.
Toplam 2.087.050.139 TL yatırım bedeli ile geliştirilen proje, yatırımcı açısından hem ölçeği hem de lokasyonu ile öne çıkıyor.
11.341 m² arsa üzerinde 59 bin m² inşaat
Proje, Sultançiftliği Mahallesi 0 ada 1322 parsel üzerinde yükselecek.
Projenin teknik büyüklükleri:
– Arsa alanı: 11.341,92 m² – Toplam inşaat alanı: 59.533,50 m² – Taban oturum alanı: 2.872,97 m² – Yeşil alan: 8.468,95 m²
Bu veriler, projenin düşük yoğunluk ve yüksek yaşam kalitesi hedefiyle planlandığını gösteriyor.
6 blok, 400 araçlık otopark
Projede toplam 6 blok inşa edilecek:
– A1, A2, A3 bloklar – B1, B2 bloklar – C blok
Blok yükseklikleri 8 ila 13 kat arasında değişirken, projede ayrıca:
– 400 araçlık otopark – Yangın güvenlik sistemleri – Asansör ve teknik alanlar
yer alacak.
264 adet 1+1, 271 adet 2+1
Daire dağılımı yatırımcı talebine uygun şekilde planlandı:
– 264 adet 1+1 – 271 adet 2+1
Toplamda 1.341 kişilik yaşam kapasitesi öngörülen proje, özellikle orta segment konut talebine hitap ediyor.
24 ayda tamamlanacak, teslim 2028 Şubat
Projenin inşaat süresi:
24 ay
Teslim tarihi ise:
Şubat 2028
olarak planlanıyor. İnşaat sürecinde yaklaşık 100 kişinin istihdam edilmesi öngörülüyor.
Lokasyon avantajı: otoyola 1 km mesafe
Proje alanı;
Şile Otoyolu’na 1 km. Okul, cami ve yerleşim alanlarına yürüme mesafesinde konumlanıyor. Bu durum, hem oturum hem de yatırım açısından projeye ciddi avantaj sağlıyor.
Bölgeye değer katacak yatırım
Çekmeköy’de artan konut talebiyle birlikte bu ölçekte projeler, bölgenin değer artışını destekleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor.
535 konutluk arz, 59 bin m² inşaat hacmi ve 2,08 milyar TL yatırım büyüklüğü, Dilek Life Çekmeköy projesini bölgenin dikkat çeken yatırımlarından biri haline getiriyor.
Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, mart ayının ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın gölgesinde geçmesine rağmen ilk el konut satışlarının yıllık yüzde 1,3 oranında artış gösterdiğine dikkat çekti.
ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın gölgesinde geçmesine rağmen Mart ayında ilk el konut satışlarının yıllık yüzde 1,3 oranında artış gösterdiğine dikkat çeken Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, “Bu sonuçlar, konut yatırımcısının konut sektörüne olan güveninin sürdüğüne işaret ediyor” dedi. Konut fiyatlarının hala enflasyon oranının altında artış gösterdiğine dikkat çeken Taş, “Yıllık yüzde 25’ler oranında artan konut maliyetleri de göz önüne alındığında bu durum, konut almak isteyenler için kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor” diye konuştu.
Mart 2026’da Türkiye genelinde 113 bin 367 konut satıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 oranında artarak 35 bin 725 oldu. İkinci el konut satışları ise Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,6 oranında azalarak 77 bin 642 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı yüzde 31,5, ikinci el konut satışlarının payı yüzde 68,5 oldu.
Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,9 oranında artarak 25 bin 978 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 22,9 olarak gerçekleşti.
“Mart savaşın gölgesinde geçti”
Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, tüm sektörler gibi gayrimenkul sektörünün de Mart ayını, ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın gölgesinde geçirdiğini belirterek “Pek çok yatırımcı bu dönemde bekle-gör pozisyonuna geçti ya da altın, döviz gibi garanti görülen ve hızlıca yatırım yapılabilecek araçlara yöneldi. Buna rağmen Mart ayında, birinci el konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 oranında artarak 35 bin 725 oldu. Sınırlı da olsa bu artış, konut yatırımcısının Türkiye ekonomisine ve konut sektörüne olan güveninin sürdüğüne işaret ediyor” dedi.
İpotekli konut satışlarındaki artış hızının da istikrarlı bir şekilde sürdüğünü kaydeden Taş, “İçinde bulunduğumuz dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz indirimine bir süre ara verdi. Bu durum bir süre daha devam edecek olsa da yaz aylarından itibaren yeniden düşmeye başlayacağını tahmin ettiğimiz politika faiz oranlarıyla birlikte kredi faiz oranlarının da daha makul ve ulaşılabilir seviyelere ineceğini tahmin ediyoruz. Bu da konut satışlarının yılın ikinci yarısında beklenen ivmeyi kazanacağına işaret ediyor” diye konuştu.
“Fiyatlar enflasyonun altında artıyor, fırsat devam ediyor”
Öte yandan inşaat maliyetlerinde hala yıllık yüzde 25’ler seviyesinde artışlar olmasına karşın konut fiyatlarının reel bazda gerilediğine dikkat çeken Taş, şunları söyledi: “2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2 oranında, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 26,4 oranında artan TCMB Konut fiyat Endeksi, reel olarak ise yüzde 3,4 oranında azaldı. Bu da konut fiyatlarının hala enflasyonun altında bir artış gösterdiği anlamına geliyor. Maliyetlerin artmaya devam ettiği dönemde reel bazda düşen konut fiyatları, konut almak ve gayrimenkule yatırım yapmak isteyenler için cazip bir fırsat sunuyor. Bizim tavsiyemiz konut almak isteyen vatandaşlarımızın bu fırsatı değerlendirmesi yönünde.”
Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi olan “Ev Sahibi Türkiye” projesinde heyecan İstanbul’a taşınıyor. Şehirde inşa edilecek 100 bin konutun hak sahiplerini belirleyecek kura çekimleri, 25 Nisan Cumartesi günü düzenlenecek törenle start alacak.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde yürütülen 81 ilde 500 bin sosyal konut projesinin İstanbul ayağında kura takvimi netleşti. İstanbullu vatandaşların büyük bir merakla beklediği 100 bin konutluk dev projede kura çekimleri, 25 Nisan Cumartesi günü başlıyor.
İlk kura heyecanı Cumartesi günü
İstanbul’un konut ihtiyacına ve deprem direncine büyük katkı sunması beklenen projenin kura süreci, 25-27 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Kura maratonu, 25 Nisan Cumartesi günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılacağı geniş kapsamlı bir törenle başlatılacak.
Cumartesi günü başlayacak çekilişlerle birlikte, on binlerce vatandaşın güvenli ve uygun fiyatlı yuva hayali gerçeğe dönüşecek.
Teslimler 2 yıl içinde yapılacak
81 ili kapsayan sosyal konut hamlesinin en büyük payını alan İstanbul’da, kura çekimlerinin tamamlanmasının ardından inşaat çalışmalarına hız verilecek. Belirlenen takvim doğrultusunda, hak sahiplerine konutlarının kura tarihinden itibaren en geç 2 yıl içerisinde teslim edilmeye başlanması hedefleniyor.
Kiralık konut projesinde de inşaatlar başladı
Sosyal konut satışının yanı sıra İstanbul’daki yüksek kira sorununa çözüm getirmek amacıyla geliştirilen “kiralık konut” modeli için de düğmeye basıldı. TOKİ eliyle yürütülen çalışma kapsamında, uygun fiyatlarla vatandaşlara sunulacak olan kiralık konutların inşasına başlandığı bildirildi.
İstanbul genelinde hem mülkiyet hem de barınma ihtiyacına çözüm sunacak projelerin, şehrin kentsel dönüşüm sürecini hızlandırması ve konut piyasasında fiyat dengesi sağlaması bekleniyor.
Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü (AYGM) İstanbul Kuzey Demiryolu Geçişi Projesi (INRAIL-P509952) kapsamında gerçekleştireceği “Lot 1, 2, 3, 4 İnşaat ve Elektrifikasyon İşleri” için ilan yayımladı.
Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, söz konusu ihaleye ait spesifik ihale ilanı 21 Nisan 2026 tarihinde yayımlanacak. Tek aşamalı, iki zarflı bir RFP süreci kullanılacak ve teklif fiyatlara atıfta bulunmaksızın teknik kısım; ve RFP belgesinde ayrıntılı olarak belirtilecek olan mali kısımdan oluşacak.
Proje Dünya Bankası, Asya Kalkınma Bankası (ADB), Asya Altyapı Kalkınma Bankası (AIIB), İslam Kalkınma Bankası (IsDB), Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), OPEC Fonu finansmanı ile gerçekleştirilecek.
Lot 1: Çayırova-Sabiha Gökçen Havalimanı-INRAIL Kurtdoğmuş Koridoru İnşaat ve Elektrifikasyon İşleri,
Lot 2: INRAIL Kurtdoğmuş-Alibahadır Koridoru İnşaat ve Elektrifikasyon İşleri,
Lot 3: INRAIL Alibahadır-YSS Köprüsü-Mithatpaşa Koridoru İnşaat ve Elektrifikasyon İşleri,
Lot 4: INRAIL’in Mithatpaşa-İstanbul Havalimanı-Çatalca Koridoru İnşaat ve Elektrifikasyon İşleri,
Proje kapsamındaki tüm inşaat ve montaj işleri için detaylı mühendislik tasarımlarının hazırlanması; bu işlerin tasarım-yapım (DB) yaklaşımıyla yürütülmesi bekleniyor, birbirine bağımlı bu fonksiyonların aynı sağlayıcı altında entegre edilmesiyle altyapı kalitesi sonuçlarının iyileştirilmesi ve fiziksel ilerlemenin hızlandırılması amaçlanıyor.
122,3 km çift hatlı ana hat ve 4,7 km tek hatlı bağlantı hatlarının inşasıyla, toplamda 127 km uzunluğunda, elektrikli ve tam sinyalizasyonlu, azami tasarım hızı 160 km/saat olan yüksek hızlı demiryolu altyapısı teslim edilecek. Bu proje, toplam 36,2 km uzunluğunda 5 adet çift tüplü tünel açma makinesi (TBM) tüneli, toplam 23,3 km uzunluğunda 22 adet çift hatlı Yeni Avusturya Tünelcilik (NATM) tüneli, toplam 3,7 km uzunluğunda 17 adet açık kazı tüneli ve toplam 22,1 km uzunluğunda 2 adet viyadük ve 40 adet köprüyü içeriyor. Altyapı ve üstyapı, sel, rüzgar ve aşırı sıcaklıklar gibi iklimle ilgili tehlikeleri açıkça ele alan, Türkiye’nin yakın zamanda güncellenen ulusal yapısal bütünlük standartlarına uygun olacak.
Bu kapsamda şunlar yer alacak:
* Proje hattının tamamen elektrifikasyonu, güzergah boyunca konumlandırılacak üç adet çekiş trafo merkezi (154/25 kV) ile desteklenecek bir havai katener sisteminin kurulmasını içeriyor; bu merkezlerden ikisi uç noktalara yakın, biri ise merkezde yer alacak. Enerji, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. tarafından işletilen yakındaki 154 kV hatlardan sağlanacak, tüm trafolar ulusal ve uluslararası standartlara uygun olacak.
* Proje hattı boyunca Avrupa Demiryolu Trafik Yönetim Sistemi (ERTMS)/Avrupa Tren Kontrol Sistemi (ETCS) Seviye 1+2 sinyalizasyon ve telekomünikasyon sistemlerinin kurulumu gerçekleştirilecek. Tüm sinyalizasyon ve telekomünikasyon sistemleri, 250 km/saate kadar olan tren hızlarıyla uyumlu olacak ve aynı zamanda daha düşük hızlı trenlerin güvenli ve verimli çalışmasını destekleyecek. Mevcut sistemlerle entegrasyon, elektrifikasyon, sinyalizasyon, iletişim için gerekli bağlantılar, arayüzler ve yazılımlar aracılığıyla sağlanacak, Merkezi Trafik Kontrol (CTC) merkezi, Denetleyici Kontrol ve Veri Toplama (SCADA) ve ilgili tesislerle süreklilik sağlanacak.
* IST’deki kargo terminalleriyle olası yük bağlantılarını içerecek şekilde tasarlanmış özel yapısal rezervasyonların inşası.
* SAW’daki proje hattı için yeni bir yeraltı demiryolu istasyonunun inşası; yük ve yolcu trenlerini birbirinden ayırmak ve böylece güvenlik ve operasyonel performansı artırmak amacıyla ayrı paralel tünellere yan hatlar entegre edilecek.
* Mevcut yeraltı tüneli kullanılarak ve IST’deki mevcut metro istasyonuyla bağlantı kurularak yeni bir istasyon inşa edilmesi; yük ve yolcu trenleri için yapısal ayrım içeren yan hatlar entegre edilerek güvenlik ve işletme performansının artırılması hedefleniyor.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği İzmir Şubesi (MÜSİAD İzmir) ev sahipliğinde, Müteahhitler Federasyonu (MÜFED) Yönetim Kurulu üyeleri ve MÜSİAD İzmir İnşaat Sektör Kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen sektörel istişare toplantısında; inşaat sektörünün mevcut durumu, ekonomik gelişmeler ve toplantısında; inşaat” başlığı altında değerlendirmelerde bulunuldu.
“ ORTAK AKIL VE İSTİŞARE KÜLTÜRÜ ESASTIR ”
MÜSİAD İzmir Başkanı Gökhan Temur, inşaat sektörünün şehirlerin kimliğini ve geleceğini şekillendiren stratejik bir alan olduğunu belirterek, sektörün sorunlarının çözümünde ortak akıl ve istişare kültürünün önemine dikkat çekti.
Temur, “Sektörün mevcut durumunu değerlendirmek, sorunları açıkça konuşmak ve çözüm üretmek için bir aradayız. İş dünyasında dayanışma ve iş birliği büyük önem taşımaktadır.” dedi.
MÜSİAD İzmir’in üretim, istihdam ve şehir ekonomisine katkı sağlama hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.
MÜSİAD İzmir Başkanı Gökhan Temur ayrıca, sektör temsilcilerinin aynı masa etrafında buluşmasının son derece kıymetli olduğunu vurgulayarak, bu tür istişare ortamlarının sektörün geleceği açısından yol gösterici nitelik taşıdığını ifade etti.
Temur, İzmir’in inşaat sektörü açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu, bu potansiyelin ancak güçlü iş birliği ve ortak vizyon ile daha ileri taşınabileceğini belirtti.
“25 YILLIK KÖKLÜ BİR YAPI”
MÜFED Başkanı Ayhan Sulak, federasyonun 25 yıllık geçmişe sahip olduğunu, 2011 yılında derneklerin birleşmesiyle bugünkü yapısına kavuştuğunu ifade etti.
Sulak, 18 dernek ve yaklaşık 2000 üyeye sahip olduklarını belirterek, 250 sektörü etkileyen bir yapı olduklarını söyledi.
“SEKTÖRDE YAVAŞLAMA VAR”
Sulak, maliyet artışları, finansmana erişim konuları ile küresel gelişmelere bağlı olarak sektörde bir yavaşlama yaşandığını ifade ederek, “Savaşın sona ermesiyle birlikte bu sürecin düzeleceğine inanıyorum” dedi.
Toplantıda sektörün mevcut durumu, maliyetler ve beklentiler ele alındı. Katılımcılar ortak akıl ve iş birliğinin önemine vurgu yaptı.
Elite World Hotels & Resorts, Elite World INN İstanbul Mahmutbey’i hizmete açarak İstanbul’daki şehir otelciliği portföyünü genişletti.
Elite World Hotels & Resorts, büyüme stratejisi kapsamında portföyünü genişletmeye devam ediyor. Elite World, King City Otelcilik ve Turizm Ticaret A.Ş. iş birliğiyle hayata geçirilen Elite World INN İstanbul Mahmutbey’i hizmete açarak şehir otelciliğindeki güçlü konumunu pekiştirdi.
Türkiye’nin önde gelen otel zincirlerinden Elite World Hotels & Resorts, iş dünyasının yoğun olduğu bölgelerde konumlanan şehir otelleriyle misafir ihtiyaçlarına yönelik erişilebilir ve konforlu çözümler sunmayı sürdürüyor. İstanbul’un sanayi ve ticari merkezlerinden Mahmutbey’de kapılarını açan Elite World INN İstanbul Mahmutbey, modern ve fonksiyonel yapısıyla özellikle iş seyahati gerçekleştiren misafirlere hitap ediyor.
İş seyahatlerine uygun konforlu konaklama deneyimi
Stratejik konumuyla dikkat çeken Elite World INN İstanbul Mahmutbey; İstanbul Havalimanı, ve şehrin önemli iş ve ticaret merkezlerine kolay ulaşım imkânı sunarak şehir içi konaklamalarda pratik bir alternatif oluşturuyor. Otel, fonksiyonel konaklama anlayışıyla iş seyahatlerini daha konforlu ve verimli hale getirmeyi hedefliyor.
Toplam 63 odası, 300 metrekare büyüklüğündeki spa & fitness alanı, 400 metrekare restoranı ve toplantı salonu ile hizmet vermeye başlayan otel; modern tasarımı ve erişilebilir konfor anlayışıyla yeni nesil şehir otelciliğinin dinamik ihtiyaçlarına cevap veriyor.
“Şehir otelciliğinde portföyümüzü güçlendirmeye devam ediyoruz”
Elite World Hotels & Resorts Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Emel Elik Bezaroğlu, otelin açılışına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Elite World INN markamız, şehir otelciliğinde modern, pratik ve erişilebilir konfor sunan yapısıyla öne çıkıyor. İstanbul gibi dinamik bir metropolde, iş dünyasının önemli merkezlerinden biri olan Mahmutbey’de yeni otelimizi hizmete açmaktan mutluluk duyuyoruz. Doğru lokasyonlarda, güçlü iş ortaklarıyla büyüyerek markamızın şehir otelciliğindeki konumunu daha da güçlendirmeyi sürdürüyoruz.” Grubun CEO’su Orkun Petekçi ise şunları kaydetti: “Elite World INN İstanbul Mahmutbey’in açılışı, sürdürülebilir ve dengeli büyüme vizyonumuzun önemli bir yansıması. Güçlü operasyonel altyapımız, marka standartlarımız ve yatırımcı dostu iş modelimiz sayesinde farklı lokasyonlarda Elite World hizmet kalitesini daha geniş kitlelerle buluşturmaya devam ediyoruz.”
“Elite World güvencesi referans oldu”
King City Otelcilik ve Turizm Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yılmaz ise “Elite World ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, şehir merkezinde konforlu, kaliteli ve güvenilir bir konaklama deneyimi sunma hedefimizin önemli bir adımı oldu. Elite World markasının operasyonel gücü ve marka bilinirliği, en önemli tercih sebeplerimizden biri oldu.” dedi.
Elite World INN markası; iş seyahatleri ve kısa süreli konaklamalar için tasarlanmış, fonksiyonelliği ve modern konforu bir arada sunan yeni nesil şehir otelciliği anlayışını temsil ediyor. Elite World INN İstanbul Mahmutbey’in hizmete açılmasıyla birlikte Elite World Hotels & Resorts, İstanbul’daki şehir otelciliği portföyünü güçlendirirken, erişilebilir kalite anlayışını farklı lokasyonlarda yaygınlaştırmayı sürdürüyor.
Konut Sektörü Beklenti Anketi’nin 2026 yılı ilk sonuçları yayınlandı. Anket, konut üreticilerinin; coğrafyada yaşanan son gelişmelerden sonra temkinli bir pozisyon aldıklarını, bununla birlikte yeni proje üretme iştahını koruduklarını, konut üretiminde orta ve uzun vadeye ilişkin olumlu beklentilerini sürdürdüklerini, jeopolitik gelişmeleri ise dönemsel bir etki olarak kabul ettiklerini gösteriyor.
Ankete göre, Körfez bölgesinde artan jeopolitik risklerin, yatırım tercihleri üzerinde oluşturacağı etkiyle, yabancıya konut satışında yeniden Türkiye’ye yönelimin yükseleceği beklentisi de artmış bulunuyor.
“Sektörde temkinli iyimserlik yerini dengeli bir beklenti dönemine bırakıyor”
Anket sonuçlarını değerlendiren KONUTDER Başkanı Ziya Yılmaz, “son dönemde küresel ölçekte yaşanan gelişmeler ve özellikle Körfez bölgesinde artan jeopolitik riskler, sektör beklentilerinde daha temkinli bir tabloyu beraberinde getiriyor. Bir önceki dönemde oldukça güçlü olan faiz indirimi beklentisinin zayıflaması, kredili satışlara yönelik öngörülere de doğrudan yansımış durumda” dedi.
Ziya Yılmaz, anket sonuçlarına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Sektörün, üretim tarafında güçlü bir duruş sergilediğini görüyoruz. Üretim artışı beklentisinin yükselmesi ve üyelerimizin önemli bir kısmının yeni projelere devam etme kararlılığı, konut sektörünün yaşanan bu süreci dönemsel bir dalgalanma olarak değerlendirdiğini gösteriyor.
Körfez bölgesinde yaşanan gelişmelerin gayrimenkul yatırımlarının yönünü yeniden etkileyebileceğini görüyoruz. Özellikle Dubai gibi pazarlara yönelen yatırım iştahının bir miktar yeniden Türkiye’ye kayabileceğine yönelik beklentiler, yabancıya konut satışlarında sınırlı da olsa bir toparlanma sinyali oluşturuyor. Türkiye; güçlü iç pazarı, stratejik konumu ve sunduğu erişilebilir yatırım ortamı ile yatırımcıya uzun vadeli güven sunan bir ülke. Özellikle küresel ölçekte artan riskler, Türkiye’nin yeniden ‘güvenli liman’ olarak değerlendirilmesini destekleyen bir zemin oluşturuyor.
Diğer taraftan maliyetler cephesinde, özellikle malzeme fiyatlarındaki artış beklentisinin güçlenmesi, konut fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskıyı artırıyor. Bu nedenle üretimin sürdürülebilirliği ve konuta erişimin güçlendirilmesi adına arsa maliyetlerini dengeleyici ve finansmana erişimi kolaylaştırıcı adımlar kritik önem taşıyor.
Konut sektörü, hem ekonomik büyüme hem de sosyal refah açısından stratejik bir rol üstlenmeye devam ediyor. Bu doğrultuda, sektörün sağlıklı gelişimini destekleyecek bütüncül politikalarla daha dengeli ve sürdürülebilir bir piyasa yapısına ulaşılabileceğine inanıyoruz.”
KONUTDER tarafından yayınlanan Konut Sektörü Beklenti Anketi Raporu’na göre, markalı konut üreticilerinin beklenti ve öngörüleri şöyle sıralanıyor:
Faizlerde Temkinli Beklenti
Bir önceki dönemde %100 olan faizlerin düşeceği yönündeki beklenti, bu dönemde %54,2’ye gerilemiş durumda. Faizlerin aynı kalacağını düşünenlerin oranı %33,3 olurken, artacağını öngörenler %12,5 seviyesinde.
Kredili Konut Satışlarında Yavaşlama Sinyali
Faiz beklentilerindeki değişime paralel olarak, kredili konut satışlarının artacağını düşünenlerin oranı %76’dan %50’ye gerilemiş bulunuyor. Aynı kalacağını düşünenler %37,5’e yükselirken, azalma bekleyenlerin oranı %12,5.
1. El Konut Satışlarında Dengelenme
Önümüzdeki 6 ayda 1.El Konut satışlarının artacağını düşünenlerin oranı % 68’den %41,7’ye gerilerken, üyelerin %50’si satışların mevcut seviyede kalacağını öngörüyor.
Yabancıya Satışta Yeniden Artış Sinyali
Son yılların en düşük seviyelerine gerileyen yabancıya konut satışlarında, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yeniden artış beklentisi oluşmaya başladı. Üyelerin %33,3’ü yabancıya satışların artacağını öngörüyor. 2025’in ikinci yarısı için düzenlenen ankette artış bekleyenlerin oranı sadece %4’tü.
Konut Fiyatlarında Artış Beklentisi Güçleniyor
Konut fiyatlarının artacağını düşünenlerin oranı % 72’den % 83,3’e yükseldi. Artan maliyetler, fiyatlar üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.
Maliyetlerde Artış Baskısı Sürüyor
Toplam konut maliyetlerinin artacağını öngörenlerin oranı % 83,3’e yükselirken, özellikle malzeme fiyatlarındaki artış beklentisi % 83,3 ile öne çıkıyor. İşçilik maliyetlerinde artış beklentisi ise % 70,8 seviyesinde.
Üretimde Artış Eğilimi
Konut üretiminin artacağını düşünenlerin oranı % 28’den % 37,5’e yükseldi. Üyelerin % 54,2’si ise üretimin aynı seviyede kalacağını öngörüyor.
Kentsel Dönüşümde Güçlü Beklenti Devam Ediyor
Üyelerin % 58,3’ü kentsel dönüşüm kapsamında üretimin artacağını öngörüyor. Ancak bu oran bir önceki döneme göre sınırlı bir gerileme gösterdi.
Kiralarda Artış Hızı Yavaşlıyor
Kira fiyatlarının artacağını düşünenlerin oranı % 80’den % 62,5’e gerilerken, aynı kalacağını öngörenlerin oranı % 37,5’e yükseldi. Bu durum kira artış hızında yavaşlama sinyali veriyor.
Yeni Projelerde Devamlılık
Üyelerin % 70,8’i gelecek 6 ay içinde yeni proje geliştirmeye veya satışa başlamayı planladığını belirtiyor.
Kayalar Grup Yapı İnşaat, Ankara Etimesgut’ta 351 konut ve 16 villadan oluşan yeni projesi için ÇED sürecini başlattı. Yaklaşık 1,02 milyar TL yatırımla hayata geçirilecek proje 2 yılda tamamlanacak.
Kayalar Grup Yapı İnşaat, başkent Ankara’da hayata geçireceği yeni konut projesi için resmi süreci başlattı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yapılan başvuru ile projenin ÇED süreci başlatılırken, yatırımın toplam maliyeti 1 milyar 27 milyon 669 bin 609 TL olarak açıklandı.
Proje, Etimesgut ilçesi Yukarıyurtçu Mahallesi’nde, 62882 ada 2 parsel üzerinde inşa edilecek. Toplam 21 bin 527 metrekare arsa alanına sahip projede 8 blok yer alacak.
351 konut ve 16 villa inşa edilecek
Kayalar Grup Ankara projesi kapsamında toplam 351 konut, 16 villa ve 3 kapıcı dairesi planlandı. Blok dağılımı ise şu şekilde olacak:
A Blok: 108 konut
B Blok: 107 konut
C Blok: 136 konut + 3 kapıcı dairesi
D, E, F, G Bloklar: 3’er villa
H Blok: 4 villa
Projede her bağımsız bölümde ortalama 4 kişinin yaşayacağı varsayımıyla, toplam nüfusun yaklaşık 1.480 kişi olması bekleniyor.
Rakamlarla proje
Toplam yatırım: 1,02 milyar TL
Konut sayısı: 351
Villa sayısı: 16
Arsa alanı: 21.527 m²
Blok sayısı: 8
Tahmini nüfus: 1.480 kişi
Otopark kapasitesi: 170 araç
İnşaat 2 yıl sürecek
Projenin inşaat sürecinin yaklaşık 2 yıl içinde tamamlanması planlanıyor. Çalışmaların yılda 12 ay, 300 gün ve günde 8 saat tek vardiya şeklinde yürütülmesi öngörülürken, sahada yaklaşık 100 personelin görev alması planlanıyor.
Tüm blokların aynı anda inşa edileceği projede, sürecin tek etap halinde ilerleyeceği belirtildi. İnşaat süresinin ise iklimsel ve ekonomik koşullara bağlı olarak değişiklik gösterebileceği ifade edildi.
Otopark ve çevre detayları
Projede toplam 170 araç kapasiteli otopark yer alacak. Bu alanların 9’u engelli bireyler için ayrılırken, 9 otopark alanında elektrikli araçlar için şarj ünitesi bulunacak.
Proje alanının çevresinde konut yerleşimleri bulunurken, yaklaşık 75 metre kuzeydoğusunda bir cami yer alıyor. Bölgeye mevcut yollar üzerinden ulaşım sağlanabiliyor.
İzinlerin ardından inşaat başlayacak
Kayalar Grup’un Ankara projesinde inşaat süreci, gerekli tüm izinlerin ve ruhsatların alınmasının ardından başlayacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte konutların iskana açılması ve yeni sahiplerine teslim edilmesi planlanıyor.
Niğde Valisi Nedim Akmeşe, 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde devam eden altyapı, parsel tahsisleri ve yatırım süreçlerini yerinde inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Niğde Valisi Nedim Akmeşe, Niğde 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Ziyarette bölgede devam eden altyapı çalışmaları, parsel tahsis süreçleri ve yatırım faaliyetleri ayrıntılı şekilde değerlendirildi.
Vali Akmeşe, 2. Organize Sanayi Bölgesi’nin Niğde’nin sanayi altyapısında önemli bir gelişim alanı olduğunu belirterek, yürütülen çalışmaların kentin ekonomik büyümesine doğrudan katkı sunduğunu ifade etti.
Bölgede planlanan yatırımların üretim kapasitesini artırması ve yeni istihdam alanları oluşturması hedeflenirken, altyapı çalışmalarının da yatırımcılar için daha elverişli bir ortam oluşturacak şekilde sürdüğü belirtildi.
Yetkililerden projelerin son durumu hakkında detaylı bilgi alan Vali Akmeşe, sanayi bölgelerinin Niğde’nin ekonomik kalkınmasında stratejik bir rol üstlendiğini ifade ederek, yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların devam edeceğini kaydetti.
Niğde 2. OSB’de yürütülen çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte bölgenin daha güçlü bir üretim ve yatırım merkezi haline gelmesi bekleniyor.
Antalya’ya 363 milyon TL yatırımla 4 yıldızlı 121 odalı otel yapılması planlanıyor.
Antalya’nın Manavgat ilçesi Çolaklı Mahallesi 188 ada 10 parseldeki 3 bin 524 metrekarelik arazi üzerine 362 milyon 710 bin TL yatırımla 4 yıldızlı otel yapılacak.
Uğur Kuyum Turizm Ticaret İnşaat Tekstil Limited Şirketi tarafından yapılacak tesis 121 oda 242 yatak kapasitesiyle faaliyet gösterecek.
Öte yandan aynı yatırımcıya ait bitişik parselde yer alan ve 88 oda kapasiteli Silver Otel’in bulunduğu bölgede, yeni proje bağımsız bir konseptle geliştirilecek; iki tesis arasında ortak kullanım alanı yer almayacak.
Projenin 12 ayda tamamlanarak hizmete açılması planlanıyor.
Tesisin hem inşaat hem işletme aşamasında 50 personel istihdam edilecek.
Otel projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından ÇED süreci başlatıldı.
Endeksa ve Emlakjet’in hazırladığı Mart 2026 Konut Değer Raporu yayımlandı. Rapora göre, Türkiye’de ortalama konut metrekare fiyatı 40 bin 380 TL’ye, ortalama konut fiyatı ise 5 milyon 47 bin 500 TL’ye yükseldi. Mart 2026 verilerine göre İstanbul, 21 bin 665 adetlik satışla ilk 30 il arasında açık ara en yüksek konut satışına sahip il oldu. İstanbul’da metrekare satış fiyatı 63 bin 446 TL’ye ulaşırken, ortalama konut satış fiyatı 7 milyon 42 bin 506 TL olarak gerçekleşti.
Endeksa’nın yapay zekâ destekli değerleme ve analitik içgörü gücüyle kendi güçlü pazar deneyimi ve geniş erişimini birleştiren Emlakjet, Mart 2026 Konut Değer Raporu’nu açıkladı. Veriler, Türkiye’de konut fiyatlarının yükselişini sürdürdüğünü ancak bu artışın bölgesel olarak farklılaştığını ortaya koydu. Mart 2026 verilerine göre Türkiye genelinde ortalama konut metrekare satış fiyatı 40 bin 380 TL seviyesine ulaştı. Ortalama konut satış fiyatı ise 5 milyon 47 bin 500 TL olarak gerçekleşti
Türkiye Konut Piyasasında İl İl Ayrışma Derinleşti
Türkiye konut piyasasına ilişkin Mart 2026 verileri, hem satış hacmi hem de fiyatlama açısından piyasanın artık çok daha seçici, çok daha bölgesel ve çok daha dengeli bir yapıya evrildiğini ortaya koyuyor. Büyükşehirlerin satış hacminde ağırlığını koruduğu, buna karşılık fiyat artışlarının birçok ilde nominal olarak güçlü görünmesine rağmen enflasyona göre ayarlanmış reel bazda oldukça sınırlı kaldığı görülüyor.
İstanbul satışta açık ara lider, fiyatlarda da zirvede
Mart 2026 verilerine göre İstanbul, 21 bin 665 adetlik satışla ilk 30 il arasında açık ara en yüksek konut satışına sahip il oldu. İstanbul’da metrekare satış fiyatı 63 bin 446 TL’ye ulaşırken, ortalama konut satış fiyatı 7 milyon 42 bin 506 TL olarak gerçekleşti. Yıllık metrekare fiyat artışı yüzde 32,4 seviyesinde görünse de, enflasyona göre ayarlanmış yıllık birim fiyat artışı yalnızca yüzde 0,9 oldu. Bu veri, İstanbul’da fiyatların nominal olarak yükselmeye devam ettiğini ancak reel anlamda artış hızının durduğunu gösteriyor.
Ankara güçlü satış hacmi ve daha dengeli fiyat yapısıyla öne çıkıyor
Ankara, 10 bin 236 adetlik satışla ikinci sırada yer aldı. Başkentte metrekare fiyatı 37 bin 86 TL, ortalama konut satış fiyatı ise 4 milyon 784 bin 94 TL seviyesinde gerçekleşti. Ankara’da yıllık metrekare fiyat artışı yüzde 33,3 ile oldukça güçlü görünürken, reel yıllık artışın yüzde 1,6 civarında kalması, fiyatların reel olarak aşağı yukarı aynı kaldığını gösteriyor.
İzmir’de yüksek fiyat seviyesi korunuyor ancak reel performans zayıf
İzmir, 7 bin 278 adetlik satışla üçüncü sırada yer aldı. Kentte metrekare fiyatı 50 bin 998 TL’ye, ortalama konut satış fiyatı ise 6 milyon 170 bin 758 TL’ye ulaştı. Buna karşın yıllık nominal artış yüzde 23,8’de kalırken, enflasyona göre ayarlanmış yıllık değişim yüzde eksi 5,6 oldu.
Antalya yüksek fiyat ve güçlü satışla öne çıkarken ivme normalleşiyor
Antalya, 5 bin 651 adet konut satışıyla dördüncü sırada yer alırken, metrekare fiyatı 53 bin 74 TL, ortalama konut fiyatı ise 5 milyon 838 bin 140 TL olarak gerçekleşti. Yıllık nominal artış yüzde 29,8 düzeyinde olurken, reel yıllık değişim yaklaşık yüzde eksi 1 seviyesinde kaldı.
Mersin, Bursa ve Kocaeli’nde satışlar güçlü, reel artış ise sınırlı
Mersin, 3 bin 934 adet satışla ilk 5 içinde yer alırken, metrekare fiyatı 34 bin 325 TL ve ortalama konut satış fiyatı 4 milyon 496 bin 575 TL seviyesinde gerçekleşti. Mersin’de fiyat artışı sürse de reel bazda kazanç üretmekte zorlanan bir yapı dikkat çekiyor.
Bursa’da 3 bin 841 konut satıldı. Metrekare fiyatı 34 bin 609 TL, ortalama konut fiyatı ise 4 milyon 464 bin 561 TL olarak ölçüldü. Kocaeli’nde 3 bin 244 adet satış gerçekleşirken, metrekare fiyatı 39 bin 797 TL’ye, ortalama konut fiyatı ise 5 milyon 54 bin 219 TL’ye çıktı. Yıllık nominal artış yüzde 31,2 ile güçlü görünse de reel yıllık değişim neredeyse sıfıra yakın kaldı. Bu veri, Kocaeli’nin İstanbul’a yakınlığı sayesinde talep çekmeye devam ettiğini ancak fiyat performansında enflasyonun ötesine geçmekte zorlandığını ortaya koyuyor.
Tekirdağ ve Konya’da satışlar sürüyor ancak fiyat artışları reel bazda baskı altında
Tekirdağ’da 2 bin 860 adet konut satıldı. Metrekare fiyatı 31 bin 315 TL, ortalama konut fiyatı 3 milyon 789 bin 115 TL oldu. Yıllık nominal artış yüzde 18,5 ile ilk 30 içindeki daha düşük artışlardan biri olurken, reel yıllık değişimin yüzde eksi 9,6’ya kadar gerilemesi dikkat çekti. Konya’da 2 bin 633 adet satış, 29 bin 52 TL metrekare fiyatı ve 4 milyon 415 bin 904 TL ortalama satış fiyatı görüldü.
Mart Ayında Toplam 113 Bin 367 Konut Satıldı
TÜİK’in hazırladığı Mart 2026 verilerine göre; Türkiye genelinde konut satış adetleri Mart 2026 döneminde bir önceki aya ve geçen yılın aynı dönemine göre düşüş gösterdi. Açıklanan verilere göre toplam konut satış adedi Mart 2026’da 113 bin 367 olarak gerçekleşti. Bu rakam, Şubat 2026’daki 124 bin 549 seviyesine göre aylık bazda yüzde 9’luk bir gerilemeye işaret ederken, Mart 2025’e göre ise yüzde 2,1’lik sınırlı bir düşüş yaşandı.
İkinci el konut satışları da benzer şekilde düşüş eğiliminde seyretti. Mart 2026’da 77 bin 642 adet ikinci el konut satılırken, bu rakam Şubat 2026’daki 86 bin 764 seviyesine göre yüzde 11 azaldı. Yıllık bazda bakıldığında ise ikinci el satışlarda yüzde 3,6’lık bir gerileme dikkat çekti.
Buna karşın kredili konut satışlarında artış yaşandı. Mart 2026’da 25 bin 978 adet kredili konut satışı gerçekleşti. Bu rakam Şubat 2026’ya kıyasla yüzde 4’lük bir artış anlamına gelirken, yıllık bazda ise yüzde 35,9 gibi güçlü bir yükseliş kaydedildi.
Yabancıya konut satışları ise düşüş trendini sürdürdü. Mart 2026’da yabancılara yapılan konut satışları 1.353 adet olarak gerçekleşti. Bu sayı, Şubat 2026’ya göre yüzde 10, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 20 oranında azaldı.
Türkiye Genelinde Konut Değerleri Artışta
Türkiye genelinde konut değerlerine bakıldığında ise artış eğilimi devam ediyor. Satılık konutlarda metrekare birim fiyat 40 bin 380 TL seviyesinde ölçülürken, toplam değer 5 milyon 47 bin 500 TL olarak kaydedildi. Kiralık konutlarda ise metrekare kira 245, ortalama kira ise 26 bin 6 TL olarak gerçekleşti.
İpotekli Konut Satışları 25 Bin 978 Oldu
Türkiye genelinde ipotekli konut satışları yüzde 35,9 artarak 25 bin 978 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli işlemlerin payı yüzde 22,9’a ulaştı. Yılın ilk çeyreğini kapsayan ocak-mart döneminde ise ipotekli satışlar toplamda yüzde 31,5 artışla 71 bin 276 olarak kayıtlara geçti.
Aylık değişim oranları incelendiğinde satılık konutlarda yüzde 1, kiralık konutlarda ise yüzde 3’lük artış gözlemlendi. Yıllık bazda ise satılık konut fiyatlarında yüzde 27, kiralık konutlarda ise yüzde 23 oranında artış dikkat çekti.
“Konut fiyat artışında yeni merkezler çeşitleniyor”
Verileri değerlendiren Endeksa & Emlakjet CEO’su Görkem Öğüt, konut piyasasında bölgesel dengelerin daha da belirginleştiğini belirterek şunları söyledi:
“Mart verileri, konut piyasasında nominal ve reel ayrışmanın netleştiğini gösteriyor. Fiyatlar nominal olarak artmaya devam etse de enflasyondan arındırıldığında reel artışın oldukça sınırlı kaldığını görüyoruz. Buna karşılık kredili konut satışlarındaki artış dikkat çekiyor. Kredili satışların hem aylık hem yıllık bazda yükselmesi, sınırlı da olsa finansmana erişimin artmasıyla birlikte biriken talebin kademeli şekilde devreye girdiğini işaret ediyor.”
Şanlıurfa’nın Eyyübiye İlçesinde büyük ölçekli arsa karşılığı inşaat projesi için ihale 28 Nisan’da yapılacak; projede konut ve ticari alanlardan oluşan 210 bağımsız bölüm idareye teslim edilecek.
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi iştiraki Beltaş İmar Sanayi ve Ticaret A.Ş., Eyyübiye ilçesinde bulunan taşınmazlar için arsa karşılığı inşaat yapım işi kapsamında ihaleye çıkıyor. İhale, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 35/a maddesi uyarınca kapalı teklif usulüyle gerçekleştirilecek.
İHALENİN KAPSAMI VE PROJE DETAYLARI AÇIKLANDI
Eyyübiye İlçesine bağlı Karakoyunlu Mahallesi’nde yer alan 8125/1 parselde toplam 12.484,51 metrekarelik alan üzerinde gerçekleştirilecek projede, toplam yapı inşaat alanı 30.549 metrekare olarak planlandı. İhale kapsamında idareye bırakılacak bağımsız bölümlerin tahmini bedeli 877 milyon 400 bin TL olarak açıklandı.
Projeye göre, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanan mimari planlar doğrultusunda 176 konut ve 34 dükkândan oluşan toplam 210 bağımsız bölüm Beltaş’a teslim edilecek. Bu bağımsız bölümler 8125/1 parsel üzerinde inşa edilecek.
YÜKLENİCİYE BIRAKILACAK ALANLAR BELLİ OLDU
İhale kapsamında 8127/1 parselde yer alacak otel ve rezidans alanı ile 8124/1 parselde planlanan akaryakıt istasyonu ve 8124/2 parseldeki konut ve ticaret alanları yüklenici firmaya bırakılacak. İhale sonucunda, şartnamede belirtilen kriterleri sağlayan ve en yüksek parasal teklifi sunan firma ile sözleşme imzalanacak.
Arsa karşılığı inşaat projesinin ihale tarihi 28 Nisan saat 10.00’da Haliliye İlçesine bağlı Kamberiye Mahallesi Adalet Caddesi’nde bulunan Beltaş İmar Sanayi ve Ticaret A.Ş. binasında yapılacak.
Doküman satın almak isteyen kişilerin, belirlenen banka hesabına 5 bin TL yatırarak dekontunun Büyükşehir Belediyesine bildirmesi gerektiğini belirtildi.
İSTENEN BELGELER VE ŞARTLAR AÇIKLANDI
İhaleye katılacak gerçek ve tüzel kişilerden teklif mektubu, imza beyannamesi veya imza sirküleri, vergi ve SGK borcu olmadığına dair belgeler, 26 milyon 322 bin TL tutarında geçici teminat ve mali yeterlilik belgeleri talep ediliyor. Ayrıca isteklilerin, son 15 yıl içinde benzer nitelikte en az 9.164,7 metrekarelik inşaat alanına sahip bir projeyi tamamladıklarını belgelemeleri şartı aranacak.
İŞİN SÜRESİ 550 GÜN OLARAK BELİRTİLDİ
İhale kapsamında yapılacak inşaat işinin süresi 550 takvim günü olarak belirlenirken, idarenin ihaleyi yapıp yapmamakta serbest olduğu belirtildi.
Kdz Ereğli’de inşaat sektöründe güven, kalite ve sağlamlık denildiğinde ilk akla gelen firmalardan biri olan Gülbay İnşaat, önemli bir heyeti ağırladı. Bölgenin ekonomik ve kentsel gelişimi açısından dikkat çeken ziyaret, sektörel değerlendirmelere de sahne oldu.
Gerçekleşen görüşmede, Kdz Ereğli’de hız kazanan yapılaşma süreci, inşaat sektörünün mevcut durumu ve bölgenin geleceğine yön verecek projeler kapsamlı şekilde ele alındı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, yerel müteahhitlerin şehir ekonomisine sağladığı katkı ve sürdürülebilir yapılaşmanın önemi vurgulandı.
Milletvekili Ertuğrul, Gülbay İnşaat’ın bugüne kadar hayata geçirdiği projelerde sergilediği kalite anlayışına dikkat çekerek, yerel girişimcilerin hem istihdama hem de şehirleşmeye sunduğu katkının altını çizdi. Özellikle güvenli ve modern yapıların, Ereğli’nin geleceği açısından kritik rol oynadığını ifade etti.
Ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getiren Bayram Sezer ve İlhan Okur ise, Gülbay İnşaat olarak hedeflerinin sadece bina yapmak değil; güvenli, estetik ve uzun ömürlü yaşam alanları inşa etmek olduğunu belirtti. Firma yetkilileri, Kdz Ereğli’nin çehresini değiştirecek projelere kararlılıkla devam edeceklerini vurguladı.
Sanifoam Endüstri ve Tüketim Ürünleri Sanayi Ticaret A.Ş., Sakarya’nın Hendek ilçesinde yer alan 2. Organize Sanayi Bölgesi’ndeki yeni fabrika yatırımının tamamlanma aşamasına geldiğini duyurdu. Şirket, yatırım sürecinin planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini açıkladı.
Sanifoam Endüstri ve Tüketim Ürünleri Sanayi Ticaret A.Ş., Sakarya’nın Hendek ilçesinde yer alan 2. Organize Sanayi Bölgesi’ndeki yeni fabrika yatırımının tamamlanma aşamasına geldiğini duyurdu. Şirket, yatırım sürecinin planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini açıkladı.
İNŞAAT TAMAMLANDI, RUHSAT SÜRECİ BAŞLADI
Yapılan açıklamada, modern üretim altyapısına sahip fabrikanın inşaat sürecinin tamamlandığı belirtildi. Yüksek verimlilik esasına göre tasarlanan tesis için iskân ruhsatı başvurusunun da gerçekleştirildiği ifade edildi.
TAŞINMA 1 MAYIS’TA BAŞLIYOR
Yeni tesise geçiş sürecinin planlandığı aktarılan açıklamada, taşınma işlemlerinin 1 Mayıs 2026 itibarıyla kademeli olarak başlayacağı bildirildi. Taşınma sürecinin tamamlanmasının ardından üretim faaliyetlerinin yeni fabrikada sürdürüleceği kaydedildi.
KAPASİTE VE VERİMLİLİK ARTACAK
Şirket, yeni fabrikada üretim kapasitesinin artırılmasının hedeflendiğini, verimlilik ve kalite standartlarında da önemli iyileşmeler sağlanacağını vurguladı.
Isparta’nın yeni yatırım sahası Atabey OSB’de altyapı çalışmalarına başlanıyor. Bu kapsamda altyapı ve proje işlerinin yürütüleceği şantiye binası için kazma vuruldu. Deri İhtisas ve Karma OSB Başkanı Mustafa Marulcu, küçük parsellerin tamamının dolduğunu belirterek öncelikle 180 küçük işyeri ve büyük araziler için müracaata bulunan 21 işyerinin fabrika inşa sahalarının hazırlanacağını vakit kaybetmeden üretimin başlamasını istediklerini söyledi.
Isparta Deri İhtisas ve Karma OSB, Atabey Dördüncü etap sanayi bölgesinde süreç ilerlemeye devam ediyor. 1,5 milyon metrekarelik alan üzerine inşa edilecek, şehrin ekonomisine ve istihdamına büyük katkı sağlayacak projede, arsa tahsislerinin belirlenmesinin ardından altyapı çalışmaları için de start verildi. Bu kapsamda yürütülecek altyapı ve proje işlemlerinin yürütüleceği şantiye binası inşası için çalışmalar başladı.
Altyapı çalışmalarında parseli fabrika inşasına uygun hale getirmek için kontrollü dinamit patlatma işlemi yapılacak. Alınan hafriyat, OSB sahası dışına çıkarılmayacak, bu hafriyatla kot yüksekliklerinin azaltılması sağlanacak.
Çalışmaları yerinde takip eden Isparta Deri İhtisas ve Karma OSB Başkanı Mustafa Marulcu, 500 ve 1000 metrekarelik 180 küçük parselin tamamının dolduğunu söyledi. Marulcu, büyük parseller için 21 firmanın ödeme yaptığını ifade ederken, altyapı çalışmaları hızlandıkça mevcut firmalara 200 firmanın daha ekleneceği görüşünde.
Başkan Marulcu, öncelikle küçük işyeri ve büyük araziler için müracaata bulunan 21 işyerinin fabrika inşa sahalarının hazırlanacağını da kaydetti.
Karma ve Deri İhtisas OSB İnşaat Sorumlusu İnşaat Mühendisi Ayşegül Gençer de, toplam 4 firmadan profesyonel danışmalık alınarak imar ve parselasyon çalışmalarının yürütüldüğünü belirterek, hafriyatı en az indirerek dengeli bir kazı dolgu çalışması yapılacağını anlattı.
Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), her ay merakla beklenen inşaat ile bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durum ile beklenen gelişmeleri gösteren “Hazır Beton Endeksi” 2026 Mart Ayı Raporu’nu açıkladı. 2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla, önceki aylardaki dalgalanmaların ardından mart ayı verileri, sektörün yıllık bazda net bir büyüme trendine girmekte zorlandığını ortaya koydu.
Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye’de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içerisinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan öncü bir göstergedir.
Hazır Beton Endeksi 2026 Mart Ayı Raporu’na göre tüm endeksler 2025 yılının büyük bölümünde eşik değerin altında dalgalı bir seyir izledikten sonra yılın son çeyreğinde sınırlı bir toparlanma eğilimi göstermiş, ancak 2026 ocak ayında bu eğilim yerini zayıflamaya bırakmıştır. Şubat ayındaki toparlanmanın ardından mart ayı itibarıyla endekslerde farklılaşan bir seyir gözlenmektedir.
Güven Endeksi, şubat ayındaki yükselişi sonrası mart ayında sınırlı bir gerileme kaydederek ocak ayındaki seviyesinin üzerine çıkmış ancak eşik değerin altında kalmaya devam etmiştir. Bu durum, sektördeki güven algısının şubat ayındaki toparlanmayı mart ayında sürdüremediğini ve temkinli görünümün korunduğunu göstermektedir.
Faaliyet Endeksi, ocak ayındaki sert düşüş sonrası şubat ayında kaybının bir kısmını telafi etse de mart ayında yönünü yeniden aşağı çevirmiştir. Endeksin mart ayında gerilemesi, sektördeki gerçek faaliyetlerin henüz eşik değeri aşacak bir ivme kazanamadığını ve toparlanmanın kırılgan olduğunu göstermektedir.
Beklenti Endeksi, şubat ayındaki sınırlı düşüşün ardından mart ayında diğer endekslerden pozitif ayrışarak yükselişe geçmiştir. Mart ayındaki bu artış, Faaliyet ve Güven Endeksleri tarafında yaşanan gerilemeye rağmen sektör oyuncularının önümüzdeki dönem için iyimserliğini koruduğunu ve toparlanma umudunun devam ettiğini ortaya koymaktadır.
Hazır Beton Endeksi, ocak ayındaki dip seviyesinden sonra şubat ayında gösterdiği toparlanma eğilimini mart ayında koruyamamış ve yatay-negatif bir seyirle mart ayını tamamlamıştır.
Genel olarak değerlendirildiğinde, mart ayında Faaliyet ve Güven Endeksleri tarafında sınırlı bir gerileme yaşanırken, Beklenti Endeksi tarafındaki yükseliş dikkat çekmektedir. Tüm endekslerin hâlen eşik değerin altında seyretmesi, sektör üzerindeki baskının devam ettiğini ancak ileriye dönük beklentilerin canlı kaldığını göstermektedir.
Geçen yılın aynı ayına göre bakıldığında, mart ayında endekslerin yıllık değişimleri incelendiğinde, Faaliyet Endeksi dışındaki tüm göstergelerin geçen yılın aynı dönemine göre pozitif bölgede yer aldığı görülmektedir. Beklenti Endeksi %0,8 ve Güven Endeksi %0,7 oranında yıllık artış sergileyerek iyimserlik tarafında sınırlı bir tutunma çabası gösterirken, Hazır Beton Endeksi yıllık bazda %0,2’lik çok kısıtlı bir yükseliş kaydetmiştir. Buna karşın Faaliyet Endeksi, %0,8 oranında gerileyerek yıllık bazda negatif ayrışan tek gösterge olmuştur. Bu tablo, sektörde psikolojik beklentilerin ve güvenin geçen yıla göre bir miktar daha dirençli olduğunu, ancak sahadaki reel faaliyetlerin geçen yılın dahi gerisinde kaldığını ortaya koymaktadır.
2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla, ocak ayındaki sert düşüş ve şubat ayındaki yükselişin ardından mart ayı verileri, sektörün yıllık bazda net bir büyüme trendine girmekte zorlandığını ortaya koymuştur. Özellikle Faaliyet Endeksi tarafındaki yıllık daralma, inşaat sahasındaki hareketliliğin henüz istenilen ivmeye ulaşamadığına işaret etmektedir.
Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Faaliyet ve Güven Endeksleri tarafında sınırlı bir geri çekilme yaşanırken, Beklenti Endeksi tarafındaki yükseliş dikkat çekmektedir. Tüm endekslerin hâlen eşik değerin altında seyretmesi, sektör üzerindeki baskının devam ettiğini ancak ileriye dönük beklentilerin canlı kaldığını göstermektedir.” dedi.
İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, “2026 yılının mart ve nisan ayları itibarıyla Türkiye’de inşaat sektörü, makroekonomik dengelenme sürecinin etkilerini hissetmeye devam etmektedir. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikasının bir sonucu olarak finansman maliyetlerinin yüksek seyretmesi hem konut talebi hem de yeni projelerin fonlanması üzerinde baskı oluşturmaktadır. Mart ayı itibarıyla TÜİK verileri ve sektörel endeksler, güven algısının eşik değerin altında “temkinli ” bölgede kaldığını doğrulamaktadır. Sektör, bir yandan başta enerji olmak üzere maliyet artışlarıyla başa çıkmaya çalışırken, diğer yandan düşük kredi hacmi nedeniyle talep daralmasıyla karşı karşıyadır. Bu durum, önümüzdeki dönemde faaliyetlerin ancak kamu projeleri veya kentsel dönüşüm odaklı olarak canlı kalabileceğini; genel bir sektörel genişleme için ise finansal koşullarda gevşeme beklendiğini göstermektedir.” dedi.
Hazır Beton Endeksi hakkında
Söz konusu endekslerin oluşturulmasına esas teşkil eden anket ile firmalara 8 soru soruluyor. Her bir endeksin değeri 100’ün altında ya da üstünde olmasına bağlı olarak yorumlanıyor. 100’ün üzerinde olması durumunda önceki aya ait faaliyetin ya da gelecek döneme ilişkin beklentinin olumlu yönde geliştiği yorumu yapılıyor. Türkiye genelinde her ay hazır beton üreticileri ile gerçekleştirilen çalışmada 3 farklı endeks oluşturuluyor. Hazır Beton Faaliyet Endeksi ile hazır beton firmalarının geçmiş bir aylık faaliyetlerinin sonuçları, Hazır Beton Güven Endeksi ile hazır beton sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin, ekonomi ve sektöre yönelik duydukları güven seviyesi, Hazır Beton Beklenti Endeksi ile hazır beton firmalarının önümüzdeki üç aylık dönemde faaliyetlerinin hangi seviyede olacağına ilişkin beklentiler hakkında bilgi ediniliyor. Hazır Beton Endeksi ile endekslerin tümünü içeren bileşik endeks elde ediliyor.
Türkiye Hazır Beton Birliği hakkında
Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 1988 yılından beri güvenli ve dayanıklı yapıların inşası amacıyla standartlara uygun beton üretilmesi, tekniğine uygun beton uygulamalarının yaygınlaşması ve ülkemizde kaliteli, dayanıklı, yüksek dayanım sınıflarında beton kullanılması için uğraş veren mesleki bir kuruluştur. THBB, Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (The Concrete Sustainability Council) üyesi; Beton Sürdürülebilirlik Konseyi “Bölgesel Sistem Operatörü”dür. THBB’ye üye olacak şirketlerin bütün hazır beton tesislerinde standartlara uygun üretim yapması, THBB Kalite Güvence Sisteminin (KGS) sürekli habersiz denetimlerine tabi olarak KGS Uygunluk Belgesi alması, uygun laboratuvar bulundurması, teknik, çevre, iş sağlığı ve güvenliği, yasal ve etik kriterleri eksiksiz yerine getirmesi zorunludur.