“yapigundem-yeni-banner-1.jpeg”
Ana Sayfa Blog

Kamu Yapım İhale Duyuruları ve Sonuçları Artık Yapiradar.com’da!

İnşaat sektörünün güncel proje bilgi ve satın alma platformu Yapiradar.com, bir yeniliğe daha imza attı. Yaklaşık 1,5 yıl süren yoğun çalışmalar sonucunda ortaya çıkardığı “İhaleler” ürününü yayına aldı. 

Yapiradar.com ile güncel kamu yapım ihale duyuru ve sonuçlarını takip etmek artık çok daha kolay! 16.000’den fazla güncel inşaat projesi, 27.000’den fazla müteahhit ve çözüm ortağı bilgisi ve 11.000’den fazla aktif satın alma talebini tüm detaylarıyla üyelerinin bilgisine sunan platform; 1 Ağustos tarihinden itibaren kamu ihale duyuruları ve sonuçlarını da yayınlamaya başladı. 

Yapiradar.com üyeleri kamu yapım ihale duyuru ve sonuçları sayesinde; güncel yapım ihale duyurularından anında haberdar olabilecek, ihale şartlarını ve son teklif verme tarihini görüntüleyebilecek, ihaleye en avantajlı teklifi veren firmaları listeleyebilecek, ihaleyi kazanan firma bilgilerine ve teklif tutarına kolaylıkla ulaşabilecek.  

“Yapiradar.com Farkını Yine Yansıttık” 

İhaleler ürünü için tüm ekibin, yaklaşık 1,5 yıl boyunca büyük bir özveri ile çalıştığını belirten Yapiradar.com Genel Müdürü Arif Burhan TARHAN, Yapıradarlılara bir yenilik daha sunmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. 

Yaptıkları her işte Yapıradarlıların dijital çözüm ortağı olmayı hedeflediklerini söyleyen Tarhan, yapiradar.com farkını ihale çalışmalarına da yansıttıklarını dile getirdi. Üyelerine fayda sağlamayı amaçladıklarını belirten Tarhan, “Diğer ihale sitelerinden farklı olarak avantajlı teklif veren firma bilgisini, yani kazanmaya en yakın olan firmanın bilgisini de paylaşıyoruz. Buna ek olarak, ihalelere teklif veren  tüm firmaların detaylı bilgilerini de sunuyoruz. Böylelikle üyelerimiz firmaları inceleyerek yeni iş bağlantıları oluşturabiliyor” dedi. 

İhaleler ürününü yayına alırken mevcut üyeleri de unutmadıklarını söyleyen Tarhan, “Mutluluğumuzu üyelerimize vereceğimiz bir hediye ile taçlandırmak istedik. Mevcut üyelerimiz, üyelik sürelerinin sonuna kadar “İhaleler” ürünümüzü ücretsiz olarak kullanabilecekler. Yeni üyelerimiz için ise avantajlı fiyatlar ve ödeme seçenekleri hazırladık.” diye konuştu. 

Sektörün Dijitalleşmesine Büyük Katkı 

Güncel inşaat projeleri takip platformu yapiradar.com, müteahhitler ile tedarikçiler arasında köprü kuruyor. Türk müteahhitlerinin hem yurt içi hem de yurt dışında başlaması planlanan ve devam eden projelerinin detaylarından oluşan büyük bir veriyi üyelerinin kullanımına açan platform, sektörün dijitalleşmesine önemli ölçüde katkı sağlıyor. 

Yapiradar.com olarak Türkiye’yi karış karış gezdiklerini belirten Tarhan, bu geziler sayesinde üyelerine sundukları avantajları şu sözlerle özetliyor: “İşimiz dijital olsa da, bir ayağımız hep sahada! Pandemi şartlarına rağmen saha ekibimiz son bir yıl içerisinde 210.000  kilometre yol yaptı. Ülkemizin doğudan batıya 1.650 kilometre olduğunu düşünürsek; sadece son bir yıl içerisinde Türkiye’yi 127 kez gezmiş olduğumuzu söyleyebiliriz. Şantiye ziyaretlerimiz sırasında projelerin son durumlarıyla alakalı bilgiler topluyor, fotoğraflarını çekiyor ve tüm bu bilgileri sistemimize ekliyoruz. Bu sayede üyelerimiz adeta kendileri şantiyeleri gezmiş gibi tüm bu bilgilere ulaşabiliyor. Şantiye gezileri için araba kiralamalarına, yakıt harcamalarına veya bir personel istihdam etmelerine gerek kalmıyor. Dolayısıyla hem operasyonel süreçleri kolaylaşıyor hem de maliyet avantajı sağlıyoruz.”

MAG Tasarım Mimarlık

Şirketimizin temelleri 2004 yılının sonunda atılmaya başlayarak şahıs işletmesi olarak 2014 yılı sonuna kadar devam etmiş ve aynı yıl içerisinde iki ortaklı olarak MAG Tasarım Mimarlık İnşaat Emlak San. Ve Tic. Ltd. Şti Ünvanı altında sektöründe faaliyetlerinde devam etmektedir. Şirketimiz Marka Patentine sahiptir.
Son 16 yıldır bölgesinde Konut, Fabrika, Eğitim, Sağlık vb. yapılarda proje ve uygulama işleri yürütmeye devam etmektedir.
Yenilikte ve gelişimde sürekliliği ilke edinen şirketimiz kaliteden ödün vermeden, geçmişten günümüze bölgesinde varlığını göstermeye devam edecektir.
Şirketimiz, yatırımcılara emlak, proje ve teknik danışmanlık olarak da hizmet etmektedir.
Tüketiciye saygı başta olmak üzere şeffaflık, dürüstlük ve güven değişmez prensipleriyle hizmetlerinde teknik esaslara dayanarak, kaliteli çözümler sunarız. 2020 yılı başında mevcut şirketten bağımsız, EKOARK İnşaat Emlak San ve Tic. Ltd. Şti. ni kurarak, aynı iş kollarına ilaveten Enerji, ( Enerji Kimlik Belgesi) Bina ve Toplu Yapı Yöneticiliği iş kollarını da yürütmektedir.

İletişim Bilgileri ( MAG Tasarım Mimarlık İnş. Eml. San. ve Tic. Ltd. Şti. )
0282 650 02 28
0282 502 06 24
www.magyapi.com
[email protected]

Konutta erişilebilirlik için yeni adımlar

Konut artık yalnızca bir yatırım aracı değil, temel bir yaşam ihtiyacı. Ancak artan inşaat maliyetleri ve finansman koşulları, konuta erişimi her geçen gün daha da zorlaştırıyor.

Türkiye’de konut fiyatları ve inşaat maliyetlerindeki yükseliş, barınmayı daha geniş kesimler için önemli bir gündem maddesine dönüştürürken; sektör temsilcileri, konuta erişimin yeniden mümkün hale gelmesi için maliyetleri düşürecek yapısal adımların, finansman modellerinin ve üretimi artıracak planlamanın birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor…

Türkiye’de konut piyasasında fiyat artışı ve erişilebilirlik sorunu giderek derinleşirken, resmi veriler de maliyet baskısının sürdüğüne işaret ediyor. TÜİK verilerine göre İnşaat Maliyet Endeksi 2024 yılında yıllık bazda yüzde 67’nin üzerinde artış gösterirken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın açıkladığı Konut Fiyat Endeksi aynı dönemde Türkiye genelinde yıllık yüzde 75’e yaklaşan bir yükseliş kaydetti. Sektör temsilcileri, bu tabloyla birlikte hem üretim maliyetlerinin hem de satış fiyatlarının hızla yükseldiğini; bunun da konuta erişimi özellikle orta gelir grubu açısından daha da zorlaştırdığını belirtiyor.

Konut sektörü temsilcisi Yalçın Artukoğlu, konut piyasasında yaşanan yükselişin yalnızca fiyat artışıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda ciddi bir erişilebilirlik sorunu yarattığını vurgulayarak şunları söyledi:

“İnşaat maliyetlerindeki artış, konut fiyatlarına doğrudan yansıyor. Arsa, işçilik, malzeme ve finansman maliyetleri bir araya geldiğinde konut üretimi ciddi bir mali baskı altında gerçekleşiyor. Bu tablo fiyatları yukarı taşırken, konutun geniş kesimler için erişilebilirliğini her geçen gün azaltıyor. Konut fiyat endeksindeki artış, piyasadaki baskının devam ettiğini gösteriyor ancak bence asıl sorun fiyatların yükselmesi değil; konutun orta gelir grubunun dahi erişemeyeceği noktaya gelmesi. Buna rağmen doğru adımlar atıldığında konutun yeniden erişilebilir hale gelebileceğini düşünüyorum. Bu nedenle uzun vadeli, sürdürülebilir ve daha ulaşılabilir finansman modellerine ihtiyaç var. Kamu-özel sektör iş birlikleri, uygun vadeli kredi mekanizmaları ve yeni nesil finansman çözümleri, orta gelir grubunun konuta erişimini yeniden güçlendirebilir. Öte yandan konut arzı artmadığı sürece fiyatlarda kalıcı bir denge sağlanmasının mümkün olmadığını da görüyoruz. Üretimi hızlandıracak planlama süreçleri, ruhsat aşamalarında sadeleşme ve şeffaflık sektörün önünü açacaktır. Türkiye’de konutun yeniden erişilebilir hale gelmesi için maliyetleri düşüren, üretimi artıran, finansmana erişimi kolaylaştıran ve planlamayı güçlendiren bütüncül bir modele ihtiyaç var. Bu dönüşümün sadece sektör için değil; şehirlerin daha sağlıklı büyümesi, yaşam kalitesinin artması ve toplumsal refahın güçlenmesi açısından da önemli bir fırsat sunduğuna

Kaynak: Türkiye Ajansı

Savur GYO’nun Halka Arzı SPK’dan Onay Aldı

Savur Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.’nin (Savur GYO) halka arz başvurusu, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından onaylandı.

Taslak izahnamede yer alan bilgilere göre şirket, yaklaşık 1,1 milyar TL büyüklüğünde bir halka arz gerçekleştirmeyi planlıyor.

Köklü bir geçmişe sahip olan ve temelleri 1947 yılına dayanan Savur Grubu’nun iştiraki olarak faaliyet gösteren Savur GYO; gayrimenkul yatırımları, inşaat, turizm yatırımı ve işletmeciliği alanlarında faaliyet yürütüyor. Şirket portföyünde Ramada İstanbul Grand Bazaar, Boutique St. Sophia, Orientbank ve Orient Occident otelleri bulunuyor.

Halka arz kapsamında pay başına fiyat 3,64 TL olarak belirlendi. Toplam 295 milyon 400 bin adet payın yatırımcılara sunulması planlanırken, halka açıklık oranının yüzde 27,12 olması öngörülüyor. Bu kapsamda halka arzın toplam büyüklüğünün yaklaşık 1,1 milyar TL seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

Şirketin halka arz tarihi, onaylı izahnamenin yayımlanmasının ardından kesinlik kazanacak. Taslak izahnameye göre halka arzın bireysele eşit dağıtım yöntemiyle yapılması planlanıyor. Şirketin Borsa İstanbul’da işlem görecek pay kodu ise “SVRGY” olacak.

Ortaklık yapısına bakıldığında, şirket sermayesinin yüzde 17,37’si Savur Otelcilik’e ait bulunurken, yüzde 41,32’şer pay Mehmet Sami Yıldıran ve Mehmet Ali Yıldıran’ın sahipliğinde yer alıyor.

Taslak izahname verilerine göre Savur GYO’nun 2024 yılı üçüncü döneminde hasılatı 8,5 milyon TL, brüt kârı ise 8,5 milyon TL olarak açıklandı.

Şirket, halka arz sonrasında 30 gün süreyle fiyat istikrarı işlemi planlandığını duyurdu. Ayrıca bir yıl boyunca ortak satışı ve ihraççı satışı yapılmayacağı taahhüt edildi.

Halka arzdan elde edilecek gelirin yüzde 85 ila 100’ünün proje maliyetlerinin finansmanında, yüzde 0 ila 15’inin ise işletme sermayesi ihtiyacında kullanılması hedefleniyor.

Savur GYO’nun katılım endeksine uygunluğuna ilişkin değerlendirme ise onaylı izahnamenin yayımlanmasının ardından netlik kazanacak.

Kaynak: Ekovitrin Haber

Kırşehir Teknopark Nereye Kurulacak? Çevre Düzeni Planı Kararı Resmi Gazete’de

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Teknopark projesi için Çevre Düzeni Planı değişikliği onaylandı. Bağbaşı Mahallesi’ndeki 16 bin metrekarelik alan, yeni AR-GE ve teknoloji üssü olarak tescillendi. Bu dev adım, bölgesel kalkınmayı hızlandıracak.

Kırşehir’in teknoloji ve AR-GE altyapısını güçlendirecek olan Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Teknopark) için beklenen resmi adımlar atıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni rapora göre, Kırşehir-Nevşehir-Niğde-Aksaray Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda kritik bir değişikliğe gidilerek, Kırşehir Merkez’deki dev bir alan resmen teknoloji üssü olarak tescillendi.

İşte Kırşehir’in çehresini değiştirecek ve bölgesel kalkınmaya ivme kazandıracak bu önemli gelişmenin tüm detayları…

Kırşehir’de 16 Bin Metrekarelik Alan Teknolojiye Ayrıldı

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürlüğü’nün talebi doğrultusunda hayata geçirilen proje kapsamında, Kırşehir İli, Merkez İlçe, Bağbaşı Mahallesi’nde (6352 Ada, 18 Nolu Parsel) yer alan tam 16.388,70 metrekarelik alan Teknoloji Geliştirme Bölgesi ilan edildi.

Söz konusu kararın Cumhurbaşkanı Kararı ile 17 Ocak 2026 tarihli ve 33140 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından, alanın imar ve çevre düzeni planlarındaki yeri de güncellendi.

Turizm Merkezinden Teknoloji Üssüne Dönüşüm

İlgili alan, daha önceki J32 numaralı çevre düzeni planı paftasında “Kırşehir Terme Karakurt Termal Turizm Merkezi” sınırları içerisinde görünüyordu. Ancak Bakanlık raporunda yer alan detaylara göre; 2019 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile turizm merkezinin sınırları yeniden belirlenmiş ve bu 16 bin metrekarelik alan turizm alanı sınırları dışına çıkarılmıştı.

Ortaya çıkan bu yeni durum ve değişen veriler ışığında, bölge “Kamu Yatırımları” ve “Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesi” hükümleri kapsamında “Teknoloji Geliştirme Bölgesi” olarak yeniden planlandı.

Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Teknopark) Kırşehir’e Ne Kazandıracak?

Teknoparkların kurulması, sadece üniversiteler için değil, bulundukları şehirlerin ekonomik kalkınması için de hayati öneme sahip. Raporda da vurgulandığı üzere Teknoparkların temel amaçları ve şehre katkıları şunlar olacak:

  • Yüksek Teknoloji Üretimi: İleri teknoloji kullanan veya yeni teknolojiler üreten firmalar Kırşehir’e çekilecek.
  • Üniversite-Sanayi İşbirliği: Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nin akademik bilgi birikimi, AR-GE merkezlerinin olanaklarıyla birleşerek ticari ürüne dönüşecek.
  • Bölgesel Kalkınma: Teknolojik buluşların hizmet veya ürüne dönüşmesiyle istihdam artacak, Kırşehir’in ekonomik ve sosyal yapısı güçlenecek.
  • Akademik Bütünleşme: Üniversite sınırları içinde veya yakınında, akademik ve ekonomik hayatın iç içe geçtiği modern siteler inşa edilecek.

İnşaat Öncesi Kurum Görüşleri Şartı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, alanın planlara işlenmesini onaylarken önemli bir şerh de düştü. Söz konusu arazide inşaat ve yapılaşma süreçlerine geçilmeden önce, yürütülecek alt ölçekli imar planı çalışmaları aşamasında başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumlardan resmi görüşlerin alınması gerektiği vurgulandı.

Özetle;

Kırşehir-Nevşehir-Niğde-Aksaray 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda yapılan bu revizyon ile Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Teknoparkı’nın önündeki planlama engelleri kalkmış oldu. J32 plan paftasına “Teknoloji Geliştirme Bölgesi” sembolünün eklenmesiyle, Kırşehir’in teknoloji ve inovasyon yolculuğunda yeni bir sayfa açıldı.

Kaynak: Haritahaber

Mormarin Villaları: Doğayla İç İçe, Denizle Komşu Yeni Yaşam Projesi

Mormarin Villaları; doğa, deniz ve sosyal yaşamı bir araya getiren yeni nesil villa projesi. Denize yakın konumu ve yatırım potansiyeliyle dikkat çekiyor.

Doğanın huzurunu modern konforla buluşturan Mormarin Villaları, sakin ve ayrıcalıklı bir yaşam arayanlara yeni bir alternatif sunuyor. Proje; yeşilin dinginliği ile denizin ferahlığını aynı noktada buluşturarak hem tatil hem de sürekli yaşam konseptini bir araya getiriyor.

Şehrin karmaşasından uzaklaşmak isteyenler için tasarlanan Mormarin Villaları, sosyal yaşam olanakları ve sahile yakın konumuyla dikkat çekiyor. Özellikle yazlık-kalıcı konut arayan yatırımcıların ilgisini çeken proje, doğal yaşam temasıyla öne çıkıyor.

Doğanın Huzuru Ev Konforuyla Birleşiyor

Mormarin Villaları’nda yaşam, yalnızca bir konut deneyimi değil; aynı zamanda bir yaşam tarzı olarak kurgulanmış. Projede her detay, sakinlik ve konfor hissini güçlendirmek için planlandı.

  • Geniş bahçeli müstakil villa mimarisi
  • Doğayla uyumlu peyzaj alanları
  • Açık hava sosyal yaşam alanları
  • Aile yaşamına uygun güvenli site konsepti

Projenin ana fikri; ev sahiplerinin doğadan kopmadan modern yaşamın tüm imkanlarına ulaşabilmesi.

Denize Yakın Konum Avantajı

Mormarin Villaları’nın en dikkat çeken özelliklerinden biri sahile olan yakınlığı. Proje, berrak suları ve doğal kumsallarıyla bilinen Ege Denizi kıyısındaki konumuyla yaz aylarında tatil hissini günlük yaşama taşıyor.

Mormarin Plajı’nda:

  • Gün batımı yürüyüşleri
  • Yüzme ve su aktiviteleri
  • Aileyle vakit geçirebileceğiniz geniş kumsallar

gibi imkanlar site yaşamının doğal bir parçası haline geliyor.

Sosyal Yaşam ve Eğlence Bir Arada

Mormarin Villaları yalnızca sakinlik sunmuyor; sosyal hayatı da evinizin bir uzantısı haline getiriyor. Projede planlanan sosyal alanlar sayesinde hem dinlenmek hem de aktif yaşam mümkün.

Öne çıkan sosyal olanaklar

  • Açık yüzme havuzları
  • Çocuk oyun alanları
  • Yürüyüş ve bisiklet parkurları
  • Dinlenme ve hobi alanları
  • Komşuluk kültürünü destekleyen ortak yaşam alanları

Bu sayede site sakinleri, şehir merkezine gitmeden günlük ihtiyaçlarının büyük kısmını karşılayabiliyor.

Yatırım Değeri Yüksek Bir Proje

Son yıllarda doğa ve sahil temalı konut projelerine talebin artması, villa projelerini yatırım açısından cazip hale getiriyor. Mormarin Villaları:

  • Yazlık olarak kullanılabilir
  • 4 mevsim yaşam için uygun
  • Kısa dönem kiralama potansiyeli yüksek
  • Değer artışı beklentisi güçlü

özellikleriyle hem oturum hem yatırım amaçlı alıcılara hitap ediyor.

Yeni Bir Yaşam Başlangıcı

Mormarin Villaları, doğa, deniz ve sosyal yaşamı aynı noktada buluşturmayı hedefliyor. Gürültüden uzak, huzurlu ama aynı zamanda canlı bir yaşam isteyenler için proje; “tatil hissi veren kalıcı yaşam” konsepti sunuyor.

Sevdiklerinizle yeni anılar biriktirebileceğiniz, günün her anında doğayı hissedebileceğiniz bir yaşam alanı arıyorsanız Mormarin Villaları yeni adresiniz olabilir.

Kaynak: www.emlakhaberi.com

Eskişehir’de Hazine’ye ait orman arazisine 5 yıldızlı termal otel projesi

Eskişehir Rumeli Turizm İnş. Yatırım ve San. ve Tic. A.Ş., Eskişehir’in Tepebaşı ilçesinde Hazine mülkiyetindeki orman arazisi üzerinde 250 yatak kapasiteli 5 yıldızlı “Doriya Thermal Health Resort & Spa” projesi için ÇED sürecini başlattı.

Eskişehir Rumeli Turizm İnş. Yatırım ve San. ve Tic. A.Ş. tarafından Eskişehir’in Tepebaşı ilçesi Takmak Mahallesi sınırları içerisinde 5 yıldızlı termal otel yatırımı planlanıyor. 28132 ada 1 parselde, orman mülkiyetindeki Hazine arazisinde yer alan 135 bin 212 metrekarelik alanda hayata geçirilmesi öngörülen proje toplam 250 yatak kapasiteli olacak.

“Doriya Thermal Health Resort & Spa” adıyla işletilmesi planlanan tesis kapsamında 117 odalı otel ve 8 apart birim inşa edilecek. Otelin taban alanı 4 bin 380 metrekare, toplam kapalı alanı ise 12 bin 425 metrekare olarak açıklandı. Apart blokların toplam alanı 498 metrekare olacak.

Projede ayrıca 1.500 metrekarelik konferans salonu, 250 metrekarelik idari bina, 250 metrekarelik açık havuz ve 1.250 metrekare büyüklüğünde aquapark yer alacak.

İşletme aşamasında 60 kişinin üç vardiya halinde çalıştırılması planlanırken, projenin toplam yatırım bedeli 453 milyon 160 bin TL olarak duyuruldu. Proje için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci başlatıldı.

Kaynak: Turizm Ajansı

Tarihi yarımadaya 121 milyon TL’lik otel yatırımı

Seka Otelcilik ve Turizm AŞ, Sultanahmet’e yürüme mesafesinde 121,3 milyon TL yatırımla 3 yıldızlı, 54 odalı otel inşa etmeyi planlıyor.

Seka Otelcilik ve Turizm Anonim Şirketi tarafından İstanbul’un Fatih ilçesi Binbirdirek Mahallesi’nde yeni bir otel projesi hayata geçiriliyor. Piyer Loti Caddesi No:23 adresinde, 372,50 metrekarelik tapulu alan üzerinde toplam 3 bin 102,20 metrekare inşaat alanına sahip 54 odalı bir otel yapılması planlanıyor.

3 yıldızlı otel statüsünde hizmet verecek proje kapsamında resepsiyon, lobi, sanat kafe, kahvaltı salonu, sosyal alanlar, spor-fitness salonu, yönetim birimleri ve teknik alanlar yer alacak. Tesisin yılın 12 ayı hizmet vermesi hedefleniyor.

Proje alanı, İstanbul’un tarihi ve turistik merkezlerine yakın konumuyla dikkat çekiyor. Alanın 400 metre doğusunda Sultanahmet Meydanı, 290 metre kuzeydoğusunda Binbirdirek Sarnıcı, 500 metre doğusunda Sultanahmet Camii ve 800 metre kuzeydoğusunda Ayasofya Camii bulunuyor.

Ulusal ve uluslararası konaklama standartlarına uygun olarak tasarlanan otelin hem yerli hem de yabancı turistlere hizmet vermesi planlanıyor. İşletme aşamasında güvenlik, temizlik ve sosyal tesis hizmetleri için 15 personelin istihdam edilmesi öngörülüyor. Tesis tam kapasite çalıştığında aynı anda 60 kişiye konaklama imkânı sunacak.

Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Olumlu raporu verilen projenin toplam yatırım bedeli 121 milyon 358 bin TL olarak açıklandı.

Kaynak: Turizm Ajansı

CUBO’da Stratejik Atama: İsmail Helvacıoğlu Genel Müdür Yardımcısı Oldu

Türk boya sektöründe güçlü konumuyla dikkat çeken CUBO, “İşin rengi değişti” vizyonuyla başlattığı yeni dönemde yönetim kadrosunu deneyimli isimlerle güçlendiriyor. Sektörün tecrübeli ismi İsmail Helvacıoğlu, CUBO’nun Genel Müdür Yardımcılığı görevine getirildi.

Geliştirdiği yenilikçi ürünlerle inşaat ve boya sektöründe güçlü bir konuma sahip olan CUBO, sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda organizasyon yapısını dinamik hamlelerle tazelemeye devam ediyor. Firmanın yeni vizyonu kapsamında, daha önce de kurum bünyesinde üst düzey başarılara imza atan İsmail Helvacıoğlu, Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı.

20 Yıllık Sektörel Tecrübe ve Stratejik Bakış Açısı

Lisans eğitimini yurt dışında tamamlayan İsmail Helvacıoğlu; kariyerini yapı, boya, inşaat ve yalıtım sektörlerinde uzmanlaşarak inşa etti. 20 yılı aşkın profesyonel geçmişinde satış, operasyon ve stratejik yönetim alanlarında kritik roller üstlenen Helvacıoğlu, özellikle büyüme odaklı organizasyonların kurulumu ve operasyonel verimlilik süreçlerindeki başarısıyla tanınıyor.

CUBO’nun Dönüşüm Yolculuğuna Liderlik Edecek

Daha önceki yıllarda da CUBO bünyesinde üst düzey yöneticilik yaparak şirketin gelişim ve dönüşüm süreçlerine doğrudan katkı sağlayan Helvacıoğlu, kurum kültürüne olan derin hakimiyetiyle yeni dönemde stratejik bir avantaj sunacak.

Helvacıoğlu yeni görevinde;

  • CUBO’nun büyüme stratejilerinin hayata geçirilmesinden,
  • İş birimleri arasındaki etkin koordinasyonun sağlanmasından,
  • Operasyonel mükemmeliyet standartlarının yükseltilmesinden sorumlu olacak.

“İşin Rengi Değişti” Mottosuyla Yeni Dönem

CUBO, bu kritik atama ile sektörel deneyimi yüksek ve vizyoner kadrosunu tahkim ederek, pazar payını artırmayı ve sektördeki güçlü konumunu daha da ileriye taşımayı hedefliyor. Şirketin “İşin rengi değişti” yaklaşımı, sadece ürün gamında değil, yönetimsel profesyonellikte de yeni bir sayfa açıldığının sinyalini veriyor.

CUBO Hakkında:
Boya ve yapı kimyasalları sektöründe geniş ürün yelpazesiyle faaliyet gösteren CUBO, yerli üretim gücü ve yenilikçi çözümleriyle Türkiye’nin dört bir yanında ve yurt dışı pazarlarında gelişimini sürdürmektedir.

Dağtekin İnşaat’tan Kampüs Konakları’nın Temeli Atıldı

Dağtekin İnşaat, şehrin yatırım değerini artıracak önemli adımlardan biri olarak Kampüs Konakları projesinin temelini düzenlenen törenle attı.

Proje kapsamında üniversite çevresinde hayata geçirilecek olan Kampüs Konakları, modern yaşam standartlarıyla dikkat çeken 2+1 ve 3+0 daire seçeneklerine sahip konutlardan oluşacak. Tasarımıyla bölgedeki konut ihtiyacına yanıt vermeyi ve bölgeye canlılık kazandırmayı hedefleyen bu yeni yaşam alanı, yatırımcılar ve şehir halkı tarafından ilgiyle karşılanıyor.

Temel atma töreninde şirket yetkilileri, projenin Kayseri’nin gelişen konut pazarına katkı sağlayacağını ve kısa sürede tamamlanarak sahiplerine teslim edileceğini belirtti. Kampüs Konakları’nın başarılı bir mühendislik ve kaliteli yapım anlayışıyla inşa edilmesi planlanıyor.

Dağtekin İnşaat, bu adımla birlikte bölgedeki konut üretimini artırmayı ve modern yaşam alanlarına yatırım yapmayı sürdürüyor.

İstersen haber metnini yerel halkın diline daha yakın veya sektörel bir yayın tarzında da yeniden yazabilirim. nasıl istersin?

Kaynak: Emlak Haberleri

Kartepe Kent Konut Evleri’nde ilerleme yüzde 51

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan Kent Konut A.Ş. tarafından projelendirilen Kartepe Kent Konut Evleri, planlanan inşa takvimi doğrultusunda hızla ilerliyor. 12 blok ve toplam 144 konuttan oluşan projede ilerleme oranı yüzde 51’e ulaştı.

KOCAELİ’NİN GÖZDE YAŞAM ALANI

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraki Kent Konut’un güvencesiyle Kartepe Sarımeşe Mahallesi’nde hayata geçirilecek olan Kartepe Kent Konut Evleri projesinde inşaat çalışmaları planlanan takvim doğrultusunda ilerliyor. Kocaeli’nin gözde yerleşim alanlarından biri olmaya aday projede hem altyapı hem de üstyapı imalatları eş zamanlı olarak sürdürülüyor.

ÇATI, SIVA VE DİĞER İMALATLAR

Güncel imalatta ilerleme oranının yüzde 51’e ulaştığı projede 10 blokta çatı imalatı tamamlanırken, 2 blokta çatı karkas, istinat duvarları ve ihata duvarları, mermer ve seramik döşeme, mantolama, alçı sıva ve kaba sıva imalatları ile mekanik ve elektrik işlerindeki çalışmalar devam ediyor.

12 BLOK VE 144 KONUTTAN OLUŞUYOR

Modern mimari çizgilerle tasarlanan proje, 12 blokta toplam 144 konuttan oluşuyor. Kartepe Evleri; sosyal alanlar, çocuk oyun parkları, spor salonu, otoparklar ve peyzaj düzenlemeleriyle donatılmış yeni bir yaşam alanı olarak bölgeye değer katacak. Kent Konut’un vizyonu doğrultusunda şekillenen projenin bu yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor.

Kaynak: www.kocaeli.bel.tr

IMFA Yapı’nın yeni ofis binası hizmete açıldı

Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinin ardından başlatılan yerinde dönüşüm çalışmaları kapsamında yapımı tamamlanan Gökkuşağı Sitesi, düzenlenen törenle hak sahiplerine teslim edildi. Aynı programda, inşaat sektöründe kentte uzun yıllardır faaliyet gösteren IMFA Yapı’nın yeni ofis binasının da açılışı gerçekleştirildi.

Törende konuşan IMFA Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İmdat Tufan, 6 Şubat 2023’te 11 ili etkileyen depremlerin ardından devlet tarafından sağlanan 750 bin TL kredi ve 750 bin TL hibe destekli yerinde dönüşüm modeliyle hızlı bir şekilde harekete geçtiklerini söyledi. Tufan, bu desteklerin hem vatandaşların yeniden güvenli konutlara kavuşmasını hem de sürecin daha sağlıklı ilerlemesini sağladığını ifade etti.

Programda konuşan Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, depremlerin şehir tarihinde derin izler bıraktığını belirterek, aradan geçen üç yıl içinde gelinen noktanın önemli bir başarı olduğunu vurguladı. Görgel, yerinde dönüşüm projelerinin hem sosyal hayatın yeniden canlanması hem de şehir dokusunun korunması açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Program kapsamında IMFA Yapı’nın yeni ofis binasının açılışı da gerçekleştirildi. Yaklaşık 10 yıldır Kahramanmaraş’ta inşaat sektöründe faaliyet gösterdiklerini belirten firma yetkilileri, şehre yakışır, modern bir ofis binasını hizmete kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.

Açılışın ardından yapılan duayla program sona ererken, törene katılan hak sahiplerine yeni konutlarının anahtarları teslim edildi. Hak sahipleri, yeniden güvenli ve modern yaşam alanlarına kavuşmanın sevincini yaşadı.

Kaynak: www.aksutvhaber.net

CCN İş Ortaklığı Romanya’da Yaş Bölgesel Acil Durum Hastanesi için Saha Çalışmalarına Başladı

Romanya Ulusal Sağlık Altyapısı Geliştirme Ajansı (ANDIS) (Agentia Nationala pentru Dezvoltarea Infrastructurii ın Sanatate) ile CCN Altyapı Yatırımları ve İnşaat A.Ş. (Lider)-Rotary Constructii Mentenanta-CCN Yatırım Holding A.Ş.-Bedamiro Holding Parcari Construct iş ortaklığının sözleşme imzaladığı, “Yaş Bölgesel Acil Durum Hastanesi Yapımı” projesi ile ilgili yeni gelişmeler kaydedildi.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, söz konusu proje için iş ortaklığı saha çalışmalarına başlandı. 

Proje kapsamında 850 yatak kapasiteli ve 202.000 m² büyüklüğünde hastane yapılacak.

Daha Önceki Gelişmeler: “Yaş Bölgesel Acil Durum Hastanesi Yapımı” projesi için CCN Altyapı Yatırımları ve İnşaat A.Ş. (Lider)-Rotary Constructii Mentenanta-CCN Yatırım Holding A.Ş.-Bedamiro Holding Parcari Construct iş ortaklı ile 1.699 milyar Rumen Leyi üzerinden sözleşme imzalanmıştı.

Yaş Bölgesel Acil Durum Hastanesi İnşaat Kontrollüğü ihalesini de Tecnic Consulting-Tümaş Türk Mühendislik-SC Romcapital ortak girişimi kazanmıştı.

Kaynak: yatirimlar.com

Eşrefpaşa Hastanesi’nin yeni binasında sona doğru

Türkiye’nin ilk ve tek belediye hastanesi İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin yeni ek hizmet binasında kaba inşaat tamamlandı, ince işçilik aşamasına geçildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 7 gün 24 saat sürdürülen çalışmalarla bina en kısa sürede hizmete açılacak. Mevcut yapıya köprüyle bağlanacak modern tesis, İzmir’e güçlü bir sağlık altyapısı kazandıracak.


 
İzmir Büyükşehir Belediyesi, 118 yıllık gururu İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin yeni hizmet binasında kaba inşaatı tamamladı. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından aralıksız sürdürülen çalışmalar kapsamında bodrum dâhil 7 kattan oluşan yapının kat imalatları bitirildi. 2020 İzmir depremi sonrası hasar gören C bloğun yıkılmasının ardından projelendirilen ek hizmet binası, dayanıklı ve modern yapısıyla kente uzun yıllar hizmet verecek şekilde yükseliyor.


 “İnşaatın zorlu etabı tamamlandı, daha hızlı ilerleyecek”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Yapı İşleri Şube Müdürü Ece Bahar, toplam 549 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen proje kapsamında inşaatın Temmuz 2024’te başladığını ve yüzde 45 seviyesine ulaştığını belirtti. Kaba inşaatın tamamlandığını, iç mekânda ince işçilik ile mekanik ve elektrik imalatlarının sürdüğünü aktaran Bahar, dış cephede granit seramik uygulamalarına başlandığını ve mevcut bina ile yeni bina arasında yapılacak köprünün temelinin atıldığını söyledi. İnşaatın en zorlu aşamasının geride kaldığını vurgulayan Bahar, çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini ve projeyi temmuz ayında tamamlayarak İzmirlilerin hizmetine sunmayı hedeflediklerini ifade etti.
 


“İzmir’e yakışır estetik ve modern bir bina kazandırmayı hedefliyoruz”
Bahar, deprem sürecinin ardından daha dayanıklı bir temel sistemi geliştirildiğini ve inşaatın bu doğrultuda sürdürüldüğünü belirtti. İzmir’e uzun yıllar hizmet edecek nitelikli bir sağlık yapısı inşa ettiklerini vurgulayan Bahar, proje tamamlandığında hem dış cephe tasarımı hem de iç mekân düzenlemeleriyle kente estetik ve modern bir hastane kazandırmayı hedeflediklerini söyledi.
 
“Hastanemizin hizmetini üst seviyeye çıkaracak”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, yeni ek hizmet binasında önemli ilerleme kaydedildiğini belirterek, 118 yıldır İzmir’e hizmet veren hastanenin kapasitesinin bu yatırımla önemli ölçüde artacağını söyledi. Bayram, “2020  depreminde hasar gören ve içinde yoğun bakım, acil servis ile ameliyathanelerin bulunduğu bu binayı kullanamıyorduk. Yeni yapıyla birlikte ikinci seviye acil servis, 6 ameliyathane, 1 sezaryen salonu ve 1 doğumhane kazanıyoruz. Projeyle ayrıca ikinci seviye yoğun bakım ve yenidoğan yoğun bakım ünitesi ile çamaşırhane ve yemekhane gibi destek birimleri de hizmete alınacak.  Hastanemiz mevcut hizmetini genişleterek daha üst seviyede sağlık hizmeti sunacak” dedi.
 
İnşaatın ardından en kısa sürede hizmete başlayacak
Bayram, yeni binanın tamamlanmasının ardından en kısa sürede hizmete açılması için hazırlıkların sürdüğünü belirtti. Uzun süredir personel, donanım ve tıbbi ekipman ihtiyaçları üzerinde çalıştıklarını ifade eden Bayram, hastalara en iyi koşullarda hizmet sunmayı hedeflediklerini söyledi. Eşrefpaşa Hastanesi’nin özellikle sosyal güvencesi olmayan ve ihtiyaç sahibi yurttaşlara yönelik önemli bir görev üstlendiğini vurgulayan Bayram, yeni binayla birlikte mevcut yapının da yenilenerek yara bakımı ve palyatif hizmetler gibi alanlarda geliştirileceğini kaydetti.

Kaynak: İzmir Büyükşehir Belediyesi

AYGM Aksaray-Ulukışla-Yenice Kesim-1 Yüksek Standartlı Demiryolu Hattı Yapımı İhalesini Sonuçlandırdı

Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü (AYGM) pazarlık usulü ile gerçekleştirdiği, “Aksaray-Ulukışla-Yenice Kesim-1 (Aksaray-Ulukışla ve Ulukışla-Yenice km: 0+000-km: 20+400 Arası) Yüksek Standartlı Demiryolu Hattı İnşaatı” ihalesini sonuçlandırdı.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, ihaleyi 48.654.613.010 TL teklifi ile Taşyapı İnşaat-Özgün İnşaat iş ortaklığı kazandı. 

Yaklaşık maliyeti 53.637.901.726 TL olarak belirlenen ihaleye 4 istekli teklif vermişti.

Kaynak: yatirimlar.com

Hasanoğlu İnşaat’tan Yeni Marka Hamlesi: Vera Projeler Tanıtıldı.

Hasanoğlu İnşaat, gayrimenkul sektöründeki yeni marka yapılanmasını ve devam eden yatırımlarını düzenlediği kapsamlı bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu.

Hasanoğlu İnşaat, yeni markasıyla gayrimenkul sektöründeki büyüme hedeflerini duyurdu. Şirketin yeni markası Vera Projeler çatısı altında hayata geçirilen projeler, düzenlenen geniş katılımlı basın toplantısıyla kamuoyuna tanıtıldı. Basın toplantısı, Grand Hyatt İstanbul Taksim’de çok sayıda basın mensubunun katılımıyla gerçekleştirildi.

Toplantıya, şirketin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Haluk Hasanoğlu ile Vera Projeler Pazarlama Müdürü Bilal Başıbütük katılarak yeni dönem projeleri ve yatırım planları hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Vera Projeler ile Yeni Dönem Başladı

Basın toplantısında konuşan Haluk Hasanoğlu, Hasanoğlu İnşaat’ın uzun yıllara dayanan sektörel tecrübesini yeni marka yapılanmasıyla daha ileriye taşımayı hedeflediklerini belirtti. Hasanoğlu, konut ve villa projelerinde kalite, mimari estetik ve yaşam konforunu ön planda tuttuklarını vurgulayarak, Vera Projeler markasının bu vizyonun en güçlü temsilcisi olacağını ifade etti.

Şirketin yeni marka yapılanmasının sadece proje üretmekten ibaret olmadığını belirten Hasanoğlu, aynı zamanda yatırım değeri yüksek, sürdürülebilir ve bölgeye değer katan projeler geliştirmeyi amaçladıklarını dile getirdi.

Bodrum’da Vera Bitez Projesi Satışa Açılıyor

Tanıtımı yapılan projeler arasında en dikkat çeken yatırım ise Bodrum’da tamamlanan Vera Bitez projesi oldu. Toplam 16 bağımsız bölümden oluşan proje, modern mimarisi ve bölgenin doğal dokusuna uyumlu tasarımıyla öne çıkıyor.

Yetkililer, projenin tamamlandığını ve satış sürecinin başladığını açıklarken, Bitez bölgesinin hem yaşam hem de yatırım açısından önemli bir potansiyel sunduğunu belirtti. Özellikle yazlık konut talebinin her geçen yıl artması, projeye olan ilgiyi artıran unsurlar arasında gösteriliyor.

İstanbul’da Villa Projeleri Yolda

Basın toplantısında sadece tamamlanan projeler değil, devam eden yatırımlar hakkında da bilgi verildi. Şirket, İstanbul’un doğayla iç içe yaşam sunan bölgelerinde villa projeleri geliştirmeye hazırlanıyor.

Bu kapsamda Beykoz ve Uskumruköy bölgelerinde planlanan villa projeleri için hafriyat çalışmalarının başladığı açıklandı. Projelerin, yatay mimari anlayışıyla tasarlanacağı ve özellikle şehir yaşamından uzak, doğayla iç içe konforlu bir yaşam sunacağı ifade edildi.

Beykoz ve Uskumruköy’de Yeni Villa Projeleri Başlıyor

Basın toplantısında, İstanbul’da planlanan yeni yatırımlar da paylaşıldı. Şirket, doğayla iç içe yaşam konseptine sahip villa projeleri için Beykoz ve Uskumruköy bölgelerinde hafriyat çalışmalarına başladığını duyurdu.

Yatırım Odaklı Proje Yaklaşımı

Vera Projeler Pazarlama Müdürü Bilal Başıbütük ise yaptığı açıklamada, yeni projelerde kullanıcı ihtiyaçlarını ve yatırım beklentilerini birlikte değerlendirdiklerini söyledi. Başıbütük, hem oturum hem de yatırım amaçlı gayrimenkul talebine cevap verecek projeler geliştirdiklerini belirterek, Vera Projeler markasının sektörde güven ve kaliteyi temsil eden güçlü bir oyuncu olmayı hedeflediğini kaydetti.

ALAÇATI’NIN RUHUNU KEŞFET: VERA’DA KAL

Alaçatı’nın büyüleyici atmosferinde, taş mimarinin zarafetiyle modern konforu bir araya getiren eşsiz bir butik otel: Vera Alaçatı. Sadece 15 özel odasıyla, şehrin karmaşasından uzak ama Alaçatı’nın enerjisine yakın bir konumda, misafirlerine sıcak ve ayrıcalıklı bir tatil deneyimi sunuyor. Butik otelimizin huzur dolu bahçelerinde dinlenebilir, Ege’nin rüzgarını hissederken özenle hazırlanmış lezzetlerimizin tadını çıkarabilirsiniz. Tatil anlayışını yeniden tanımlamak için tasarlanan Vera Alaçatı, sizi bekliyor

Hasanoğlu İnşaat Büyüme Hedeflerini Sürdürüyor

Yetkililer, önümüzdeki dönemde farklı şehirlerde yeni projeler geliştirmeye devam edeceklerini belirtirken, özellikle butik ve prestijli konut projelerine odaklanacaklarını açıkladı. Gayrimenkul sektöründe artan nitelikli konut talebine paralel olarak, Vera Projeler markasının sektörde önemli bir oyuncu olması hedefleniyor.

Sektörde Büyüme Hedefi

Hasanoğlu İnşaat yetkilileri, önümüzdeki süreçte farklı lokasyonlarda yeni projeler geliştirmeye devam edeceklerini belirtirken, özellikle butik ve nitelikli yaşam projelerine odaklanacaklarının altını çizdi. Şirket, yeni marka yapılanmasıyla birlikte hem yurt içi hem de uluslararası yatırımcıların ilgisini çekmeyi amaçlıyor.

Düzenlenen basın toplantısı, projelere ilişkin sunumların ardından soru-cevap bölümüyle sona erdi.

Kaynak: emlakhaberi.com

Ünlü Sarakiniko Plajı, otel inşaatı nedeniyle tehlike altında

Aradan bir yıl geçmesine rağmen adanın doğal dokusunu koruyacak yasal düzenleme hâlâ yürürlüğe girmedi. Bu durum yalnızca Milos için değil, diğer Yunan adaları için de endişe kaynağı olarak görülüyor.

Yunanistan’ın Milos adasındaki Sarakiniko Plajı, Ay yüzeyini andıran görüntüsüyle dünya çapında ün kazanmış, benzersiz bir jeolojik oluşum olarak kabul ediliyor.

European Geosciences Union, kırılgan volkanik kül ve kumtaşı oluşumlarının erozyon ve kitlesel turizmin baskısı altında zarar görmemesi için bölgenin acilen yasal koruma altına alınması gerektiğini vurguladı.

Ancak bu tür bir korumanın bulunmaması, geçen yıl bölgede beş yıldızlı bir otel projesine onay verilmesine yol açtı. Proje, eşsiz doğal yapıda geri dönülmez tahribat yarattı. Milos sakinleri karara sert tepki gösterdi ve hükümeti ruhsatı iptal etmeye zorladı. Buna rağmen adanın farklı bölgelerinde yeni otel projelerinin inşası sürüyor ve kıyı şeridi zarar görmeye devam ediyor.

Makine mühendisi Giorgos Konstantinidis, düşük yoğunluklu yapılaşmanın kabul edilebilir olabileceğini belirterek, “En azından devasa otel kompleksleri yapılmazsa gelişme mümkün olabilir. Adalılar büyüme istiyor ancak bu gelişme dengeli ve kontrollü olmalı. Adanın beş yıl içinde Santorini’ye dönüşmesine gerek yok,” dedi.

Bazı kesimler aşırı yapılaşmanın olumsuz sonuçlar doğurabileceğini savunurken, bunun yerel halka istihdam sağladığını ileri sürüyor. Milos’taki madenlerde makine operatörü olarak çalışan Manolis Psathas, otel projelerinin ekonomik katkı sağladığını belirterek, “İnşaatlarda çok sayıda kişi çalışıyor. Devlet vergi geliri elde ediyor. Otel açıldığında da gelir ve istihdam yaratacak,” ifadelerini kullandı.

Aradan bir yıl geçmesine rağmen adanın doğal dokusunu koruyacak yasal düzenleme hâlâ yürürlüğe girmedi. Bu durum yalnızca Milos için değil, diğer Yunan adaları için de endişe kaynağı olarak görülüyor. Milos Belediye Başkanı Manolis Mikelis, adanın kimliğinin korunması gerektiğini vurgulayarak, bu kimliğe saygı gösteren yatırımcıların memnuniyetle karşılanacağını söyledi.

Mikelis, “Bu adanın kendine özgü bir kimliği var. Jeolojik özellikleri sayesinde dünya çapında tanınıyor. Kimliğimizin değişmesini istemiyoruz. Yeni yatırımlar ve altyapı projeleri için alan var ancak benzersiz özelliklerimizi koruyacağız,” dedi.

Öte yandan yapılaşmaya karşı çıkan bazı adalılar, Natura 2000 koruma ağı kapsamında yer alması gereken bölgelerde bile ön izinler ve inşaat ruhsatlarının verilmeye devam ettiğini savunuyor.

Kaynak: Trakyanin Sesi

Ersoy’un şirketi ETS’den devlet arazisine 192 milyonluk ‘günübirlik’ proje

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a ait ETS Ersoy Turistik Servisleri A.Ş., Antalya Aksu Kundu’da hazineye ait 10 bin 450 metrekarelik alanda 192,8 milyon TL yatırımla konaklamasız tema park, aquapark ve rekreasyon alanları yapmayı planlıyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a ait ETS Ersoy Turistik Servisleri A.Ş., Antalya’nın Aksu ilçesi Kundu Mahallesi’nde, kısmen 13551 ada 79 numaralı parsel ile Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki (DHTA) toplam 10.450,27 metrekarelik alanda “Günübirlik Alan ve Rekreatif Alan Projesi” hayata geçirmeyi planlıyor.

Proje kapsamında, konaklama birimi bulunmayan; yeme-içme, dinlenme, eğlence ve spor faaliyetlerine yönelik kısa süreli kullanım alanları oluşturulması öngörülüyor. Planlamada; Tema Park Yapıları ve Spor Sahaları (II. Sınıf B Grubu) ile Aquaparklar ve Havuzlar (III. Sınıf A Grubu) yer alıyor.

Rekreatif alan içerisinde açık oturma ve yemek alanları, oyun ve spor sahaları, açık gösteri alanları ile yeşil alan düzenlemeleri yapılması planlanırken, tesisin işletme aşamasında aynı anda 153 kişiye hizmet verebilecek kapasitede olacağı belirtiliyor. Bu kapasitenin yıl boyunca (12 ay, 30 gün esasına göre) geçerli olacağı ifade ediliyor.

Projenin toplam yatırım bedeli; inşaat, personel, makine-ekipman ve diğer giderler dahil olmak üzere 192 milyon 831 bin 500 TL olarak öngörülüyor. Alan içerisindeki ünite yerleşiminden sonra serbest alan kalmaması nedeniyle inşaat sürecinde ayrıca bir şantiye kurulmayacağı da proje dosyasında yer alan bilgiler arasında.

Turizm sektöründe kamu-özel kesişimine dair tartışmaların sürdüğü bir dönemde, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanda, sektörün en üst karar vericisinin şirketi tarafından planlanan yatırımın nasıl değerlendirileceği merak konusu.

Kaynak: Turizm Ajansı

Karadeniz kıyısında dev sanayi! İlk etap tahsise açıldı

Samsun Valiliği öncülüğünde hayata geçirilen Terme Karma Organize Sanayi Bölgesi (OSB), toplam 2 milyon metrekarelik alanı, güçlü lojistik bağlantıları ve 5. Bölge yatırım teşvik avantajlarıyla Samsun ekonomisine yeni bir ivme kazandırmaya hazırlanıyor. Ocak ayı itibarıyla 1 milyon metrekarelik ilk etap için ön tahsis sürecine çıkılan proje, bölgenin sanayi ve teknoloji yatırımlarında yeni merkezlerinden biri olmayı hedefliyor.

Toplam 2 milyon metrekare alana sahip olan Terme Karma OSB’nin ilk etapta 1 milyon metrekarelik kısmı için ön tahsis ilanı yayımlandı. Karadeniz Bölgesi’nin kıyı şeridinde yer alan en büyük organize sanayi alanlarından birine sahip olan Terme OSB, yatırımcılara geniş ve planlı üretim alanları sunuyor.

Alan büyüklüğü ile birlikte eğimsiz ve düz bir arazi yapısına sahip olması, her ölçekten sanayici için uygun parsel imkânı sağlıyor. Bu fiziki avantaj, üretim tesislerinin kurulum sürecinde maliyet ve zaman açısından önemli kolaylıklar sunarken, genişleme potansiyeli olan yatırımlar için de esnek bir yapı oluşturuyor.

Lojistik açıdan stratejik bir konumda bulunan Terme OSB, Samsun-Ordu D-010 Karayolu’nun hemen yanında yer alıyor. Bölge; Terme Limanı’na 2 dakika, ilçe merkezine 5 dakika, Çarşamba OSB’ye 20 dakika, Çarşamba Havalimanı’na 30 dakika, Samsun merkez sanayi bölgelerine 35 dakika, Samsun şehir merkezine 40 dakika, Samsun Limanı’na 45 dakika ve Ünye Limanı’na 15 dakika mesafede bulunuyor. Bu ulaşım ağı, hem iç pazara hem de ihracata dönük üretim yapan firmalar için ciddi rekabet avantajı oluşturuyor.

Sanayi ve teknoloji yatırımları açısından önemli teşvik unsurları barındıran Terme OSB, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirlenen en yüksek yatırım teşvik bölgelerinden biri olan 5. Bölge kapsamında yer alıyor. 5. Bölge yatırım teşvik sistemi; ithalattan ihracata, endüstriyel makine tedarikinden personel giderlerine kadar birçok kalemde yatırımcılara mali avantaj sağlıyor. Bu teşvik yapısı, özellikle üretim ve teknoloji odaklı yatırımların bölgeye yönelmesini destekliyor.

Altyapı yatırımları bakımından da güçlü bir planlamaya sahip olan Terme OSB’nin su ihtiyacı, inşaatı devam eden ve 2026 yılının sonunda tamamlanması planlanan Salıpazarı Barajı’ndan karşılanacak. 26 milyon metreküp su hacmine sahip olacak baraj, bölgenin uzun vadeli su ihtiyacını güvence altına alacak. Enerji arzı ise Türkiye’nin iki büyük enerji santrali olan Hasan Uğurlu Hidroelektrik Santrali(HES) ile Bilgin Enerji Doğalgaz Çevrim Santrali arasında yer alan OSB’ye, Terme’de kısa süre önce kurulan indirme istasyonundan sağlanacak. Bölgenin merkezi konumu sayesinde doğalgazdan telekomünikasyona kadar tüm altyapı hizmetlerinin kısa sürede yatırımcıların kullanımına sunulması planlanıyor.

Samsun, Türkiye’nin öne çıkan üretim merkezlerinden biri haline geldi
Son yıllarda sanayi ve teknoloji alanında önemli bir atılım gerçekleştiren Samsun, Türkiye’nin öne çıkan üretim merkezlerinden biri haline geldi. Merkez OSB, Yeni OSB, Gıda OSB, Çarşamba OSB, Özel Endüstri Bölgesi, BAYKAR Makine Endüstri Bölgesi, SLC ve MKE gibi büyük yatırım alanlarının oluşturduğu sanayi ekosistemine entegre olacak Terme OSB’nin, hem yerli hem de yabancı yatırımcılar için Samsun’daki yeni adres olması bekleniyor.

Kaynak: Gazete Vatan

8 bin 500 yıllık Aktopraklık için yeni turizm hamlesi

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Aktopraklık Höyük Arkeopark ve Açık Hava Müzesi’nin turizmde daha güçlü konuma gelmesi için kamu ve özel sektörle iş birliğini artırıyor.

Bursa’da 8 bin 500 yıllık geçmişe sahip Aktopraklık Höyük Arkeopark ve Açık Hava Müzesi için yeni bir turizm adımı atıldı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi, kentin kültürel mirasını daha görünür kılmak ve turizmden aldığı payı artırmak amacıyla kamu, akademi ve özel sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Hedef, Aktopraklık’ı yalnızca yerel bir değer olmaktan çıkarıp uluslararası ölçekte tanınan bir destinasyona dönüştürmek. Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen toplantıda, müzenin geleceği ve sürdürülebilir turizm modeli çerçevesinde atılacak adımlar ele alındı. Kent Tarihi Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, alanın yeniden canlandırılması ve etkinlik kapasitesinin artırılması planlanıyor.

Özel sektörle güç birliği

Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, sanayi kenti kimliğiyle öne çıkan Bursa’da özel sektörün kültürel mirasa sahip çıkmasının önemine dikkat çekti. Bir kentin yalnızca ekonomik gücüyle değil, bilim, kültür ve sanat alanındaki birikimiyle de öne çıkabileceğini belirten Yıldız, Aktopraklık kazılarının geçmişine değinerek çalışmaların yeniden hız kazandığını ifade etti.

Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in talimatıyla alandaki projelerin tekrar gündeme alındığını aktaran Yıldız, misafirhane, kafeterya ve kadın dernekleri yerleşkesi gibi yapısal düzenlemelerde önemli mesafe kaydedildiğini söyledi.

Uluslararası sürdürülebilir turizm hedefi

Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Güney Özkılınç ise Aktopraklık’ın Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) kriterleri doğrultusunda yürüttüğü başvuru sürecine ilişkin bilgi verdi. Alanın uluslararası sürdürülebilir turizm standartlarına uygun şekilde yönetilmesinin hedeflendiğini belirten Özkılınç, Arkeofest’in de Green Destinations dünya ağına dahil olduğunu hatırlattı. Toplantıya katılan özel sektör temsilcileri, kültürel mirasın korunarak gelecek kuşaklara aktarılması konusunda desteklerini yineledi. Aktopraklık kazılarına uzun yıllar başkanlık eden Prof. Dr. Necmi Karul da açık hava müzesinin bilimsel önemini ve gelecekteki potansiyelini değerlendirdi.

Program sonunda, projeye katkı sunan kurum temsilcilerine plaket takdim edildi. Bursa’da turizm odaklı bu iş birliği modeliyle Aktopraklık Höyük’ün hem yerel hem de küresel ölçekte daha güçlü bir konuma taşınması hedefleniyor.

Kaynak: Turizm Ajansı

İstanbul’a 14 bin kişilik kongre salonu geliyor

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul Fuar Merkezi’nde yapacakları ek yatırımda, 14 bin kişilik kongre salonunun da yer alacağını açıkladı. 

TIF2026’da yaptığı konuşmada İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) başlattıkları ek yatırımlar hakkında bilgi veren İTO Başkanı ve İFM Başkan Vekili Şekib Avdagiç, fuar merkezinin kapasitesini yüzde 40 artıracak yatırımın inşaatına başladıklarını açıkladı. Gerçekleşecek yatırımla İFM’nin, bölgemizin en etkili fuar alanı olacağını belirten Avdagiç, proje tamamlandığında toplam kapasitenin 140 bin metrekareye ulaşacağını söyledi. 

Türkiye’nin en büyük kongre salonunu inşa edecekler

İnşasına başlanan 40.000 metrekarelik yeni fuar alanı bünyesinde 20.000 metrekarelik kolonsuz bir kongre salonunun da yer alacağını söyleyen Avdagiç, “10 bini aşan, 12,14 bin katılımcının tek salonda kongre yapabileceği bir alanı, inşallah iki sene içinde tamamlayarak İstanbul turizminin hizmetine sunacağız” dedi. 

Kaynak: Turizm Ajansı

1951’in yarışma birincisi Türk Ticaret Bankası otel olarak yükselecek

İzmir’deki tarihi Türk Ticaret Bankası binası, 2.5 milyon dolarlık yatırımla 40 odalı lüks otele dönüşüyor. ABD’li zincirin Türkiye’deki ilk franchise projesi olacak.

İzmir’in Pasaport kıyısında yıllardır sessizliğe bürünen Türk Ticaret Bankası binası için geri sayım başladı. Cumhuriyet döneminin mimari mirası arasında gösterilen yapı, kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından lüks bir otele dönüştürülecek.

Projenin arkasında, Ege ve Akdeniz’deki turizm yatırımlarıyla bilinen Dardarlar Turizm A.Ş. bulunuyor. 1951 yılında yarışma birincisi olarak inşa edilen bina, bu kez turizm yatırımıyla gündemde. Üstelik dönüşüm, ABD merkezli bir lüks otel zincirinin Türkiye’deki ilk franchise adımı olma özelliğini taşıyor. İmar ve kurul izinleri tamamlanan projede inşaatın bu yıl başlaması planlanıyor.

Yeni kimliğiyle geri dönüyor

Türk Ticaret Bankası binası, Mimar Enver Tokay, Ali Kızıltan ve Lütfü Zeren imzasıyla 1951’de hayata geçirildi. Dönemin modernist anlayışını yansıtan yapı, doğal ışık kullanımı ve fonksiyonel plan çözümüyle öne çıktı. Pasaport bölgesinin simgelerinden biri haline gelen bina, uzun süre bankacılık faaliyetlerine ev sahipliği yaptıktan sonra atıl kaldı.

Hazırlanan projede, tarihi dokunun korunması temel ilke olarak benimsendi. Restorasyon süreci Anıtlar Kurulu denetiminde yürütülecek. Yapının yüksek tavanlı mekânları, özgün cephe düzeni ve karakteristik mimari detayları korunarak yeni kullanım senaryosuna uyarlanacak. Uzmanlar, tarihi Türk Ticaret Bankası binasının otele dönüştürülmesinin İzmir’deki koruma projeleri açısından örnek teşkil edebileceğini belirtiyor.

2.5 Milyon Dolarlık Yatırım

Yaklaşık 3 bin metrekarelik kullanım alanına sahip olan bina, dönüşüm sonrası 40 odalı butik lüks otel olarak hizmet verecek. Projenin yatırım tutarı 2.5 milyon dolar olarak açıklandı. İnşaat sürecinin ise 18 ay sürmesi öngörülüyor.

Otel konseptinde yalnızca konaklama değil, sosyal alanlar da öne çıkıyor. Fuaye alanında özel bir kahve deneyim merkezi planlanırken, teras bölümünde gastronomi odaklı bir restoran tasarlanıyor. Kent merkezindeki konumu sayesinde hem iş dünyasına hem de turistik ziyaretçilere hitap edecek bir yapı hedefleniyor. ABD merkezli lüks zincirin Türkiye’deki ilk franchise işletmesi olacak proje, İzmir’in üst segment turizm pazarındaki konumunu güçlendirebilir.

Satın alma sürecinden restorasyona uzanan titiz planlama

Binanın devri, birkaç ay süren görüşmelerin ardından tamamlandı. Yetkililer, yapının yalnızca ticari bir yatırım olarak değerlendirilmediğini, kentin mimari hafızasına katkı sağlayacak bir dönüşüm hedeflendiğini ifade ediyor.

Planlama aşamasında dünyada bankadan otele dönüştürülen örnekler incelendi. Güçlendirme projeleri hazırlandı, yapısal analizler tamamlandı. Özellikle mevcut strüktürün korunması ve yüksek hacimli iç mekânların işlevlendirilmesi üzerinde yoğunlaşıldı. Restorasyon çalışmalarının başlamasıyla birlikte Pasaport hattında yeni bir hareketlilik bekleniyor.

İzmir’in simge yapılarından Türk Ticaret Bankası binası, yıllar sonra yeniden kapılarını açmaya hazırlanıyor. Bu kez finans dünyasına değil, turizm sektörüne hizmet verecek.

Kaynak: Turizm Ajansı

Baymak Genel Müdürü Ülkü Özcan’dan 2026 iklimlendirme sektörü öngörüsü

İnşaat Dünyası Dergisi’nin Ocak-Şubat 2026 geleneksel Sektör Analizi özel dosyasına konuk olan Baymak Genel Müdürü Ülkü Özcan iklimlendirme sektörü 2025 değerlendirmesi ve 2026 öngörüsünde bulundu. Özcan, “2026 yılı, Baymak ve BDR Thermea Türkiye için sadece büyüme rakamlarını konuştuğumuz bir yıl olmayacak. Türkiye’yi grubumuzun ‘enerji dönüşüm üssü’ haline getirme hedefimizde bir dönüm noktası olacağını düşünüyoruz. Hem Türkiye’de hem de dünyada ‘sürdürülebilir konforun’ markası olacağız” dedi.

2025 yılı hem iklimlendirme sektörü hem de Baymak için sürdürülebilir dönüşümün teoriden pratiğe geçtiği, enerji verimliliği odaklı teknolojilerin pazarın ana sürükleyicisi olduğu kritik bir yıl oldu.

Sektör genelinde fosil yakıtlı sistemlerden elektrikli ve yenilenebilir enerji temelli çözümlere geçiş hız kazanırken, Baymak olarak biz de BDR Thermea Group’un global gücünü yerel üretim yetkinliğimizle birleştirerek bu dönüşüme öncülük ettik.

2025’i özellikle ısı pompası kategorisinde yüzde 100’ün üzerinde bir büyüme ve pazar liderliğimizi pekiştiren bir performansla kapatırken, devreye aldığımız yeni üretim hatları ve artan istihdamımızla Türkiye’yi grubumuzun stratejik bir üretim ve ihracat üssü haline getirme yolunda dev bir adım attık.

“İKLİMLENDİRME SEKTÖRÜNÜN YEŞİL DÖNÜŞÜM LİDERİ”

Özellikle klima segmentindeki yüzde 98’e varan müşteri memnuniyetimizle, bir cihaz üreticisi olmanın ötesinde, tüketicinin yaşam konforunu çevre dostu çözümlerle sağlayan bir çözüm ortağı olduğumuzu kanıtladık. 2026 yılına girerken de odağımızda yine Avrupa Yeşil Mutabakatı ve SKDM uyumu çerçevesinde karbon ayak izimizi minimize etmek, ihracat pazarlarındaki rekabetçiliğimizi korumak ve ‘iklimlendirme sektörünün yeşil dönüşüm lideri’ ünvanımızı yeni yatırımlarla taçlandırmak yer alıyor.

2026 yılı, Baymak ve BDR Thermea Türkiye için sadece büyüme rakamlarını konuştuğumuz bir yıl olmayacak. Türkiye’yi grubumuzun ‘enerji dönüşüm üssü’ haline getirme hedefimizde bir dönüm noktası olacağını düşünüyoruz.

Türkiye pazarında, 2025 yılında ısı pompası ve klima kategorilerinde yakaladığımız yüzde 100’e varan büyüme ivmesini, 2026’da hem bireysel hem de ticari segmentte derinleştirmeyi hedefliyoruz.

Özellikle ısı pompasında Pazar liderliğimizi korurken, Türkiye’deki yaklaşık 45 bin hanelik kullanım kapasitesinin katlanarak artacağı öngörüsüyle, saha ekiplerimizi ve bayilerimizi bu yeni nesil teknolojilere tam uyumlu hale getirmeye devam edeceğiz.

ISI POMPASINDA AVRUPA’NIN ANA TEDARİKÇİSİ YOLUNDA İLERLİYORUZ

İhracat tarafında ise vizyonumuz çok net. 65 olan ihracat yaptığımız ülke sayısını artırmanın ötesinde, mevcut pazarlarımızdaki derinliğimizi, özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı’na tam uyumlu ürünlerle pekiştirmek.

2026 planlarımız dahilinde, tesislerimizde kapasitesini artırdığımız boyler ve yoğuşmalı kazan üretimimizin yanı sıra, ısı pompası üretiminde de Avrupa’nın ana tedarikçisi olma yolunda ilerliyoruz.

Kaynak: İnşaat Dünyası

Şanlıurfa’da Yapılan Karakız Barajı’nda İnşaat Hızla Devam Ediyor

Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından tarımda modern sulamayı yaygınlaştırmak ve musluklara sağlıklı ve içilebilir su elde etmek amacıyla Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde yapılan Karakız Barajı’nda çalışmalar devam ediyor.

Şanlıurfa Birecik Karakız Barajı için geri sayım başladı. Gövde önyüz beton imalatlarının hızla devam ederken DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, projeyi bitirmek için adeta zamanla yarıştıklarını söyledi.

Balta, Karakız Barajı’nda, 2026 yılında su tutmayı hedeflediklerini açıkladı.

Karakız Barajı’nda şu anda gövde önyüz imalatlarının devam ettiğini vurgulayan DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, ‘’İş kapsamında ulaşım yolları, gövde vedolusavak sıyırma kazılarını tamamladık. Ayrıca, enjeksiyon, batardo,kondüvi, dolusavak ve 221 bin m3’lük gövde dolgusu imalatları tamamlandı.Çalışmalarımız kış mevsiminde de aralıksız devam edecek. Yeni yılın ilk ayları ile birlikte projeye devam ediliyor ve yılsonuna kadar barajda su tutmayı amaçlıyoruz’’ diye konuştu.

Şanlıurfalı Üreticilere Yılda 18 Milyon Lira Ek Gelir

1340 dekar araziye can suyu verecek Karakız Barajı’nın bölge tarımı için büyük önem taşıdığını belirtenDSİ Genel Müdürü Mehmet Akif BALTA “Baraj sayesinde modern sulama ile tanışacak 1340 dekar arazide sulama maliyetleri düşecek, verim artacak. Sulu tarıma geçilmesiyle birlikte çiftçimiz farklı ürünler ekip, dikebilecek.Kazançları artacak. Şanlıurfalı üreticiler, 2025 yılı rakamlarıyla yılda yaklaşık 18 milyon lira daha fazla kazanacak” dedi.

1 Milyon 496 Bin Metreküp Su Depolayacak

Temelden yüksekliği 33,6 metre olarak projelendirilen Birecik Karakız Barajı önyüzü beton kaplı kum-çakıl dolgu tipinde projelendirildi. 1 milyon 496 bin m3 depolama hacmine sahip olacak baraj, sulama şebekesinin tamamlanması ile birlikte 1340 dekar araziye can suyu verecek.

Kaynak: www.urfadasin.com

Algün İnşaat’ın Ataşehir Projesi’nde hafriyat çalışmaları başladı

Algün Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Algün, “Algün Ataşehir sosyal donatıları, yüksek çatı konsepti, teras ve Adalar manzaralı havuzlarıyla Ataşehir’e sıra dışı bir ayrıcalık getiriyor” dedi.

Algün İnşaat’ın İstanbul’un Ataşehir ilçesinde hayata geçireceği projesi ‘Algün Ataşehir’de hafriyat çalışmaları başladı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Algün Ataşehir projesi Ataşehir’in merkezinde ve Finanskent’e 1,5 kilometre (km) mesafede inşa ediliyor.

Ön talep süreci devam eden ve şirketin 48. kentsel dönüşüm projesi olan Algün Ataşehir, ‘Yeni Zirve’ sloganıyla tanıtılıyor.

Batı Ataşehir’de 15’er katlı 2 blok, 9 ve 5 katlı 2 blok olmak üzere toplam 4 blok olarak yükselen proje, 6 bin metrekare arsa alanı ve yaklaşık 40 bin metrekare inşaat alanı üzerinde inşa ediliyor.

Rezidans, ofis ve ticari alanlardan oluşan karma bir yapı olarak tasarlanan proje, toplam 267 bağımsız bölümden meydana geliyor. Hafriyat çalışmaları başlayan Algün Ataşehir’in bölgenin gelişime katkı sunması hedefleniyor.

Algün Ataşehir’in yüksek çatı konsepti, teras ve çatıdaki Adalar manzaralı yüzme havuzu, güneşlenme terası, mini golf sahası ve bahçe konseptiyle konforlu yaşam anlayışını proje sakinlerine sunması amaçlanıyor.

Projenin sosyal tesis bölümünde ise fitness, hamam, sauna, cep sineması, oyun ve müzik odaları, çocuk oyun odaları ve dinlenme alanları bulunuyor.

Algün Ataşehir projesi, Finans Merkezi’ne 1,5 km, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne 9 km, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne 12 km, Avrasya Tüneli’ne 8 km, Sabiha Gökçen Havalimanına 19 km, D-100 Karayolu’na 500 metre, TEM Otoyolu’na 3 km mesafede yer alıyor. Proje. alışveriş merkezlerine, özel ve devlet hastanelerine, eğitim kurumlarına ise sadece 1 dakikalık mesafede bulunuyor.

– Ataşehir’e modern ve konsept bir proje

Açıklamada görüşlerine yer verilen Algün Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Algün, güvenli ve nitelikli yapılar üreterek İstanbul’un dönüşümüne katkı sağlamayı hedeflediklerini belirtti.

Algün, bugüne kadar hayata geçirdikleri 48. kentsel dönüşüm projeleri Algün Ataşehir’e başlamış olmaktan heyecanlı, mutlu ve gururlu olduklarını kaydetti.

Karma ve konsept bir proje olarak planladıkları Algün Ataşehir’in, özellikleri ve ayrıcalıklarıyla örnek bir yapı olarak yükseldiğini vurgulayan Algün, ‘Modern yaşam standartlarını ve ulaşım kolaylığını bir arada sunan projemiz, yatırımcıların şimdiden yoğun ilgisini çekiyor. Algün Ataşehir sosyal donatıları, yüksek çatı konsepti, teras ve Adalar manzaralı havuzlarıyla Ataşehir’e sıra dışı bir ayrıcalık getiriyor. Hedefimiz, hem yurt içinde hem de yurt dışında sektörün global oyuncuları arasında yer almak.’ ifadelerini kullandı.

Kaynak: aa.com.tr

Albayrak Grubu, yurtdışındaki 7 stratejik limanını ALPORT markası altında topladı.

Küresel ticaretin yönü ve geleceği bugün limanlarda belirleniyor. Albayrak Grubu, liman işletmeciliğindeki tüm uluslararası faaliyetlerini ALPORT markası altında toplayarak, Afrika’dan Hazar’a uzanan kıtalararası bir lojistik ağını tek merkezden yönetiyor. 2 kıtada, 7 ülkede ve 8 stratejik limanda Türk mühendisliği ve yönetim vizyonuyla faaliyet gösteren Albayrak Grubu; ALPORT markasıyla Karadeniz’den Hazar’a, Hint Okyanusu’ndan Atlas Okyanusu’na uzanan bu güçlü ağ ile yalnızca yük hareketini değil, ticaretin akışını, hızını ve sürekliliğini de şekillendiriyor. Afrika’da kalıcı ortaklık yaklaşımı, modernizasyon yatırımları ve yüksek hizmet standardıyla ALPORT, ticaret rotalarını yöneten küresel bir lojistik güç olarak konumlanıyor.

ALPORT bugün Türkiye, Azerbaycan, Somali, Gine, Gambiya, Kongo Cumhuriyeti ve Ekvator Ginesi olmak üzere 7 ülkede, Karadeniz’den Hazar’a, Hint Okyanusu’ndan Atlas Okyanusu’na uzanan 8 stratejik limanda faaliyet gösteriyor. Trabzon’dan Bakü’ye, Mogadişu’dan Batı ve Orta Afrika’ya uzanan bu güçlü ağ; farklı kıtaları, bölgesel ticaret koridorlarını besleyen ülkeleri ve ticaret hatlarını birbirine bağlayan entegre bir ticaret omurgası oluşturuyor.

Liman Değil, Modern Lojistik Üsleri

ALPORT limanları, denize erişimi olmayan ülkelere de hizmet etmek suretiyle bulundukları ülkelerin çok ötesinde bir etki alanına sahip. Genel kargo, konteyner, reefer, dökme yük ve proje/breakbulk yüklerinde yürütülen operasyonlar; tek merkezden planlanan, yüksek emniyet standartlarına ve verimlilik hedeflerine dayanan bir yönetim anlayışıyla gerçekleştiriliyor. Her liman, yerel hassasiyetleri de gözeten kendi coğrafyasına özgü ihtiyaçlara göre yapılandırılırken, ortak operasyon dili korunuyor.

Afrika’da Kalıcı Ortaklık, Sürdürülebilir Güç

ALPORT’un Afrika’daki varlığı, kısa vadeli işletme yaklaşımından çok daha fazlasını ifade ediyor. Yerel otoritelerle kurulan kazan-kazan ilkesini temel alan uzun soluklu güçlü iş birlikleri sayesinde limanlar; istihdam üreten, kapasite geliştiren ve ülkelerin dış ticaretini büyüten stratejik merkezlere dönüşüyor. ALPORT, faaliyet gösterdiği ülkelerde uzun vadeli değer üretmeyi ve bölgesel kalkınmayı desteklemeyi temel ilke olarak benimsiyor.

Modernizasyon, Teknoloji ve Yüksek Hizmet Standardı

ALPORT, limanlardaki modernizasyon çalışmalarını altyapı ve üstyapı yatırımları, master planlama, dijital terminal işletim sistemleri ve entegre lojistik çözümler ekseninde yürütüyor. Ro-Ro operasyonları, tarama (dredging), römorkaj ve kılavuzluk, atık yönetimi ve lojistik destek hizmetleri; uluslararası standartlara uygun biçimde sahaya entegre ediliyor. ALPORT, bugün yalnızca liman işletmiyor; ticaret rotalarını yönetiyor, güçlü lojistik koridorlar kurmak suretiyle kıtaları birbirine bağlıyor ve Türk mühendisliği ile yönetim gücünü dünyanın en stratejik noktalarına taşıyor.

Turkmall’dan, Esentepe Sakinlerine Kentsel Dönüşüm Müjdesi

İzmir’de özel sektör eliyle yapılacak alan bazlı en büyük kentsel dönüşüm projesi Forum Göztepe’yi yaşama geçirmeye hazırlanan Turkmall, yıkım ruhsatının alınmasıyla birlikte projeye ilk kazmayı vurdu.

Depreme dayanıklı yapılar inşa etmek için yola çıktıklarını belirten Turkmall Yönetim Kurulu Başkanı Levent Eyüboğlu, Esentepe mahallesi sakinlerine kentsel dönüşümün başladığı müjdesini verdi.

Forum Göztepe’nin İzmir’in kentsel dönüşüm tarihinde önemli bir adımı ifade ettiğini belirten Eyüboğlu, “71 bloğu kapsayan yıkımın tamamlanmasının ardından inşaata başlayacağız. Esentepeliler’e en hızlı sürede modern ve sağlam yeni evlerini teslim edeceğiz” dedi.

FORUM GÖZTEPE, KENTİN DÖNÜŞÜMÜ İÇİN MİLAT OLACAK

Forum Göztepe’nin İzmir açısından çok değerli bir proje olacağını belirten Levent Eyüboğlu şunları söyledi: “Turkmall olarak Forum Göztepe’de yalnızca çarşı ve konut inşa etmeyeceğiz. Meydanı, sokağı ve sosyal donatılarıyla yeni bir yaşam merkezi oluşturacağız. İzmir’in ihtiyaçlarına cevap verecek projeyi, modern mimariyle ve sağlam zemin üzerinde ve depreme dayanıklı şekilde yükselteceğiz. Ticari alanlar, ofis alanları sosyalleşebilecek mekanlar, açık – kapalı otopark gibi pek çok özelliği bir arada sunacağız. Toplamda 820 hak sahibi var; proje kapsamında bin 450 konut yapılacak. Bunların dışında ticari alanlar da olacak. İçinde Novada Forum Göztepe adlı bir de çarşı bulunacak. Forum Göztepe, kentin dönüşümü için milat olacak”

DÖNÜŞÜM İÇİN İLK ADIM ATILDI

İzmir’in birinci derecede deprem bölgesi üzerinde olduğunu ve Forum Göztepe ile birlikte Esentepe Mahallesi sakinlerinin sağlam ve çağdaş konutlara kavuşacağını vurgulayan Turkmall Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Altunhan da, “Bugün Esentepe Mahallesi’ndeki dönüşümün ilk adımını attık. Forum Göztepe, İzmir’deki yapı stoğunun güçlenmesi, daha çağdaş ve sağlam konutlar inşa etmek için önemli bir aşama anlamına geliyor. TOKİ’den sonra ülke genelinde yapılan en büyük kentsel dönüşüm projesi Forum Göztepe’ye bu süreçte verdikleri destekten dolayı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Karabağlar Belediyesi yetkililerine de teşekkür ediyoruz” dedi.

Sega Yapı ve Mutlu İnşaat’ın ortak vizyonuyla Küçükçekmece Gölü kıyısında başlatılan Yalı360 projesi yeni bir yaşam standardı sunuluyor!

Sega Yapı ve Mutlu İnşaat’ın ortak vizyonuyla Küçükçekmece Gölü kıyısında başlatılan 472 konutluk Yalı360 projesi, göl ve deniz manzarasını aynı anda sunan panoramik cepheleri, yeşil avluları, gün ışığını maksimum düzeyde alan ferah daireleri ve geniş balkonları ile bölgede fark yaratıyor. Modern mimariyi doğanın huzuru ile birleştirerek İstanbul’a yeni bir yaşam standardı getiren proje; Marmaray, metrobüs, E-5’e ve TEM’e yakınlığı ile ‘şehirden kopmadan nefes almak’ isteyenlerin tercihi oldu.

Konut sektöründe sanayi ve ekonomisiyle hızla gelişen ve yatırım değeri her geçen gün artan ilçelerden Küçükçekmece’de başlatılan Yalı360 projesi, İstanbul’da yaşam kalitesini en üst seviyeye çıkaran özellikleriyle yıldızı parlayan projelerden biri oldu.

Sega Yapı ve Mutlu İnşaat’ın ortak vizyonuyla Küçükçekmece Gölü kıyısında temelleri atılan Yalı360; göl ve deniz manzarasını aynı anda sunan panoramik cepheleri, yeşil avluları, gün ışığını maksimum düzeyde alan ferah daire planları ve geniş balkonları ile bölgeye ‘nefes aldırarak’ fark yarattı.

İstanbul’da nadir yaşanabilecek yaşam standardı Küçükçekmece’de!

Toplam 53 bin metrekare inşaat alanı üzerinde 5 bloktan oluşan Yalı360 projesinde 1+1, 2+1, 3+1 gibi farklı daire tiplerinden oluşan 472 konut yer alıyor. Kapalı ve açık otopark imkânı, çocuk oyun alanları, 7/24 kesintisiz güvenlik hizmeti, yürüyüş alanları, donanımlı spor salonu ve saunanın yanı sıra, geniş bir peyzaj düzenlemesi sunan proje; göl ve deniz manzarasıyla buluşan ferah ve konforlu daireleriyle İstanbul’da nadir deneyimlenebilecek yüksek bir yaşam standardı getirdi. Modern mimariyi doğanın huzuru ile birleştiren Yalı360’da malzeme seçiminden renk paletine, peyzaj düzenlemelerinden ortak alanlara kadar her detay; dinginlik, zarafet ve kalite anlayışıyla tasarlandı.

Marmaray, metrobüs ve çevre yollarına yakınlığı ile şehre bağlanma kolaylığı

Merkezi konumu, yeşil alanlarla çevrili yapısı ve göl manzarasıyla şehir hayatının yoğun temposundan uzak, dengeli ve prestijli bir yaşam sunan Yalı360, ulaşım ağlarının merkezinde yer alan konumuyla, konforlu bir yaşama şehirden kopmadan kavuşma ayrıcalığını sağlıyor. Marmaray ve metrobüs ve E-5 bağlantılarına yürüme mesafesinde olan proje, metroya 1,8 km, Florya Sahil ve Aqua Florya AVM’ye ise 4 km mesafesiyle İstanbul’un her noktasına hızlı ve kolay ulaşım imkânı veriyor. Okullar, hastaneler, alışveriş merkezleri ve sosyal yaşam alanlarına olan yakınlığı ise projeyi hem yaşam hem de yatırım değeri açısından güçlü bir noktaya taşıyor.

Turan: “Projemiz,insanı merkeze alan, dengeli bir yaşam ve yatırım fırsatı

İnşaatına 2025 yılında başladıkları projeyi 2028 yılında teslim etmeyi planladıklarını kaydeden Sega Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Turan, “Çağdaş mimari detayları, ferah yaşam alanları ve yeşil alanlarla bütünleşen yapısıyla Yalı360 projemizi, şehirden kopmadan dengeli bir yaşam arayanlarve sadece yaşamak için değil, nefes almak, dinginliği hissetmek ve şehrin karmaşasından uzaklaşmak isteyenler için tasarladık. Bu özel proje ile İstanbul’da ve Küçükçekmece bölgesinde nadir bulunan bir yaşam deneyimi vadediyoruz. Şehir hayatının dinamizmi ile doğayla iç içe bir yaşamı, yeşil ile maviyi buluşturduğumuz proje, hem ayrıcalıklı bir yaşam hem de güçlü bir yatırım değeri sunuyor” değerlendirmesini yaptı. Sega Yapı olarak müşteri memnuniyetini merkeze alan, insan odaklı ihtiyaçlara özel çözümler sunan bir vizyonla çalıştıklarını kaydeden Turan, “Geleceğin yaşam alanlarını şekillendirirken sağlıklı, sürdürülebilir ve estetik yaşam alanları üreterek sektörde yön belirleyen bir marka olma vizyonuyla hareket ediyoruz. Bulunduğumuz bölgelerde yaşam kalitesini yükseltmek ve insanlara değer üreten yapılar sunmak, en önemli önceliğimiz” dedi.

Sega Yapı Hakkında

İnşaat sektöründe 2016 yılından bu yana faaliyet göstermekle birlikte sektöre 25 yıllık müteahhitlik tecrübesini aktaran Sega Yapı bugün; tamamlanan, devam eden ve proje aşamasında olmak üzere portföyünde toplam 3 binin üzerinde konut ile 285 bin metrekarelik inşaat alanına ulaştı. Küçükçekmece’de devam ettiği projeler arasında Yalı360, Sega Metropark ve Sega Atakent bulunan şirket; bugüne kadar ilçede Sega Life, Sega Paradise, Sega Marin, Sega Marin 2, Sega İstanbul, Sega Cennet, Sega Cadde, Sega Modern ve Sega Plus projelerini tamamladı. Şirketin bu yıl hayata geçirmeyi planladığı projeler arasında ise Sega Florya ve Sega Paradise 2 yer alıyor. Modern şehir yaşamının ihtiyaçlarını doğru analiz eden, mimari estetik ile mühendislik disiplinini buluşturan bir gayrimenkul geliştirme markası olan Sega Yapı, konut ve karma yaşam projelerinde kalite, güvenlik ve sürdürülebilirlik odaklı bir yaklaşım benimsiyor.

Kaynak: Emlaklobisi.com

Malatya’da dev projede imzalar atıldı: İnşaat başlıyor!

Malatya’da dev bir proje için imzalar atıldı. Yakın zamanda başlaması beklenen inşaat ile birlikte yıllardır beklenen yatırımın, bölge tarımına ve su kaynaklarının verimli kullanımına önemli katkı sağlayacak.

Malatya’nın Doğanyol ilçesinde yapılması planlanan 19 metre yüksekliğinde, 300 bin metreküp depolama hacmine sahip yaklaşık 5 bin hayvanın (2 bin büyükbaş, 3 bin küçükbaş) içme suyu ihtiyacı karşılayacak Malatya Doğanyol Kutan (HİS) Göleti ile ihalesi tamamlandı. Projenin tamamlanmasıyla birlikte çiftçilerin suya erişiminin kolaylaşacak, ürün verimliliği artacak ve tarımsal üretimin sürdürülebilir hale gelecek.

Doğanyol Belediye Başkanı Hakan Bay, yaptığı açıklamada Gökçe Mahallesi sınırları içerisinde inşa edilecek Kutan Göleti projesinin ihale sürecinin başarıyla sonuçlandığını duyurdu. Projenin ilçede uzun süredir beklenen önemli bir sulama yatırımı olduğunu vurgulayan Bay, projenin ilçede uzun süredir beklenen önemli bir sulama yatırımı olduğunu, bu gelişmenin Doğanyol tarımı açısından büyük bir kazanım olduğunu ifade etti.

Malatyada dev projede imzalar atıldı: İnşaat başlıyor

Başkan Bay’dan Teşekkür Mesajı

Doğanyol Belediye Başkanı Hakan Bay, projenin ilçeye kazandırılmasında emeği geçenler başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, eski ve mevcut milletvekilleri Öznur Çalık ve Bülent Tüfenkci’ye, DSİ yetkililerine ve sürece katkı sunan tüm kurumlara şükranlarını sundu. Başkan Bay, “Kutan Göleti, Doğanyol’un tarımsal geleceği açısından stratejik bir yatırımdır. Bu projenin ilçemize kazandırılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Çiftçilerimizin yüzünü güldürecek önemli bir adım atılmıştır” dedi.

İnşaat Süreci Yakından Takip Edilecek

İhale sürecinin tamamlanmasının ardından yüklenici firma tarafından kısa süre içerisinde saha çalışmalarına başlanması planlanıyor. Belediye ve ilgili kurumların, projenin ilerleyişini yakından takip edeceği ve sürecin şeffaf şekilde yürütüleceği ifade edildi. Kutan Göleti’nin tamamlanmasıyla birlikte Doğanyol’da modern sulama altyapısına yönelik önemli bir eksiklik giderilmiş olacak.

Kaynak: Gazete Vatan

Ayos Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Şirin’den 2026 gayrimenkul sektörü öngörüsü

İnşaat Dünyası Dergisi’nin Ocak-Şubat 2026 geleneksel Sektör Analizi özel dosyasına konuk olan Ayos Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Şirin inşaat ve gayrimenkul sektörü 2025 değerlendirmesi ve 2026 öngörüsünde bulundu. Şirin, “2026 yılının; daha rasyonel yatırım kararlarının alındığı, finansal disiplinin ve operasyonel gücün ön plana çıktığı bir dönem olacağını öngörüyoruz. Bu süreçte nitelikli projelerin ayrışacağı bir piyasa yapısı bekliyoruz. Hedefimiz; güçlü operasyonel yapı ve sağlam finansal duruşla uzun vadeli değer üretmeye devam etmektir” dedi.

2025 yılı, inşaat ve gayrimenkul sektörü genelinde finansmana erişim, maliyet yönetimi ve nakit akışı disiplini açısından zorlukların öne çıktığı; buna karşılık temkinli ve seçici ilerleyen firmalar için verimlilik odaklı bir yıl olarak geçti. Yatırım kararlarının daha kontrollü alındığı, risk yönetiminin ve operasyonel sağlamlığın belirleyici olduğu bir dönem yaşandı.

AYOS İnşaat açısından 2025; devam eden projelerin ilerletildiği, yeni yatırımlar için hazırlıkların tamamlandığı ve operasyonel yapının güçlendirildiği bir yıl oldu.

AYOS İNŞAAT YENİ DÖNEM YATIRIMLARI İÇİN SAĞLAM BİR ZEMİN OLUŞTURUYOR

Konya’da hayata geçirilen Ayos Meram Konakları projesi büyük ölçüde tamamlanırken, İstanbul Kartal’da yükselen Ayos-Sun Plaza projesinde kat imalatları planlanan takvim doğrultusunda devam etti. Ayrıca Ayos Meram Evleri projesi için mobilizasyon ve ön hazırlık süreçleri tamamlandı.

Özetle 2025, AYOS İnşaat için zorlu piyasa koşullarına rağmen kontrollü ilerlenen ve yeni dönem yatırımları için sağlam bir zemin oluşturulan bir yıl olmuştur.

2026’DA NİTELİKLİ PROJELERİN AYRIŞACAĞI BİR PİYASA YAPISI BEKLİYORUZ


AYOS İnşaat
olarak sektöre ilişkin beklentilerimizi kısa vadeli dalgalanmalardan ziyade orta ve uzun vadeli sürdürülebilirlik perspektifiyle değerlendiriyoruz. 2026 yılının; daha rasyonel yatırım kararlarının alındığı, finansal disiplinin ve operasyonel gücün ön plana çıktığı bir dönem olacağını öngörüyoruz. Bu süreçte nitelikli projelerin ayrışacağı bir piyasa yapısı bekliyoruz.

2026 hedeflerimiz doğrultusunda; devam eden projelerimizin planlanan takvim ve kalite standartları çerçevesinde ilerlemesini sağlamak, yeni yatırımlarda ise seçici ve verimlilik odaklı bir yaklaşımı sürdürmek önceliklerimiz arasında yer alıyor.

Konut ve ticari ofis projelerinde, bulunduğu lokasyona değer katan ve sürdürülebilir şekilde planlanmış yatırımlara odaklanmayı hedefliyoruz.

Bununla birlikte, taahhüt işlerinde daha aktif rol almayı, risk yönetimi ve nakit akışı disiplini çerçevesinde kontrollü bir büyüme sağlamayı amaçlıyoruz.

AYOS İnşaat olarak hedefimiz; güçlü operasyonel yapı ve sağlam finansal duruşla uzun vadeli değer üretmeye devam etmektir.

Kaynak: İnşaat Dünyası

Kırklareli Tarıma Dayalı Süt İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyeti Toplantısı yapıldı

Kırklareli Tarıma Dayalı Süt İhtisas Organize Sanayi Bölgesi müteşebbis heyeti toplantısı yapıldı.

Kırklareli Tarıma Dayalı Süt İhtisas Organize Sanayi Bölgesi müteşebbis heyeti toplantısı yapıldı.

Vali Uğur Turan başkanlığında Valilik Atatürk Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıda, gündem maddeleri görüşüldü.

Tarıma Dayalı Süt İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin hayvancılık faaliyetleri açısından önemli olduğunu ifade eden Turan, kendilerine destek olan herkese teşekkür etti.

Konuşmaların ardından Tarıma Dayalı Süt İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin gelişmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu.

Kaynak: Habertürk

Bursa’da gıda için entegre OSB yatırımı planlanıyor

Bursa Ticaret Borsası öncülüğünde Yenişehir’de planlanan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, sözleşmeli tarım modeli, entegre lojistik altyapısı ve ihracat odaklı yapısıyla Bursa’nın tarımsal üretimini katma değerli sanayi ve dış ticaret gücüne dönüştürmeyi hedefliyor.

Bursa, tarımsal üretim gücünü sanayi vizyonuyla birleştirerek gıda sektöründe yeni bir döneme hazırlanıyor. Bursa Ticaret Borsası (BTB) öncülüğünde Yenişehir’de hayata geçirilmesi planlanan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (OSB), yalnızca bir üretim alanı değil; sürdürülebilir tarım, izlenebilirlik ve ihracat odaklı büyümenin merkez üssü olarak kurgulanıyor.

Türkiye’nin ilk borsa iştirakli Gıda İhtisas OSB’si olma özelliğini taşıyan proje; üretim, depolama, işleme ve lojistik süreçlerini tek merkezde toplayarak gıda sektöründe ölçek ekonomisi yaratmayı amaçlıyor. Sözleşmeli tarım modeliyle çiftçiye pazar garantisi sunulurken, modern Ar-Ge altyapısı ve entegre lojistik merkeziyle Bursa’nın küresel gıda tedarik zincirindeki konumunun güçlendirilmesi hedefleniyor.

Bursa’nın tarım ve gıda ihracatında yapısal dönüşüm hedefi

Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, sürdürülebilir tarım, gıda güvenliği ve izlenebilirlik başlıklarının 2026 yol haritasının merkezinde Yenişehir Gıda İhtisas OSB’nin yer aldığını söyledi. Bu yatırımı yalnızca bir sanayi projesi olarak değil, Bursa’nın tarım ve gıda ihracatında ihtiyaç duyduğu yapısal dönüşümün temel taşı olarak gördüklerini ifade eden Matlı, entegre model sayesinde üretim standartlarının yükseleceğini vurguladı.

Matlı, Gıda İhtisas OSB’nin Bursa’nın tarımsal ürünlerinin gerçek değerini bulacağı, katma değerli üretim ve ihracat kapasitesini artıracak bir ekosistem olarak tasarlandığını dile getirdi.

Tarım-sanayi entegrasyonu güçlenecek

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de Yenişehir’de planlanan yatırımın, kentin üretim gücünü ve tarımsal potansiyelini ileri taşıyacak stratejik bir adım olduğunu belirtti. Projenin üretimden işlenmeye, paketlemeden lojistiğe uzanan güçlü bir tarım-sanayi entegrasyonu yaratacağını ifade eden Bozbey, bu yapının hem katma değeri artıracağını hem de üreticinin emeğinin karşılığını almasına katkı sağlayacağını söyledi.

Bozbey, yatırımın tarımsal ihracat kapasitesini büyütmesinin yanı sıra kırsalda istihdamı destekleyeceğini ve kooperatifçilik ile modern tarım uygulamalarının yaygınlaşmasına zemin hazırlayacağını kaydetti.

Gıda odaklı entegre ekosistem kurulacak

Yenişehir Gıda İhtisas OSB’nin ana ekseninin doğrudan gıda sanayisi olacağını belirten Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, bölgede gıda üretimine destek veren ambalaj, Ar-Ge ve teknik hizmetlerin de yer alacağı entegre bir yapı oluşturulacağını ifade etti. Yatırımcı profilinde gıda odaklılığın korunacağını vurgulayan Özel, verimlilik sağlayacak tamamlayıcı sektörlerle birlikte planlı bir sanayi alanı hedeflediklerini dile getirdi.

Bölgesel tarım gücünü merkeze alan tedarik modeli

Yenişehir’in güçlü tarımsal potansiyeline dikkat çeken Özel, OSB’nin yalnızca yerel değil bölgesel ölçekte bir üretim ve işleme merkezi olarak konumlandırıldığını söyledi. Hammadde tedariğinde önceliğin Yenişehir ve Bursa’nın ürünlerine verileceğini belirten Özel, çevre il ve ilçelerden sağlanacak tedarikle sürdürülebilir ve kesintisiz bir üretim zinciri kurulmasının amaçlandığını aktardı.

Çiftçi için kayıtlı ve öngörülebilir pazar

Projenin en önemli çıktılarından birinin sözleşmeli tarım modeli olduğunu vurgulayan Özel, bu yapı sayesinde çiftçinin pazar ve fiyat konusunda öngörülebilirliğe kavuşacağını ifade etti. Ürünlerin kalite sınıflandırmasıyla fire oranlarının düşürülmesi, ikinci sınıf ürünlerin sanayide değerlendirilmesi ve çiftçi gelirinin artırılması hedefleniyor.

Çevresel sürdürülebilirlik ön planda

Yenişehir Gıda OSB’nin modern arıtma sistemleri ve çevreci altyapısıyla klasik sanayi bölgelerinden ayrışacağını belirten Özel, dağınık üretimin tek merkezde toplanmasının hem denetimi kolaylaştıracağını hem de karbon ayak izini azaltacağını söyledi. Tüm üretimin mevzuata uygun ve sürekli denetlenen bir yapıda yürütülmesi planlanıyor.

İhracat odaklı lojistik merkez

Projenin ihracat vizyonunun güçlü şekilde kurgulandığını ifade eden Özel, Yenişehir’in havalimanı, otoyol ve demiryolu bağlantılarının önemli bir lojistik avantaj sunduğunu kaydetti. OSB bünyesinde kurulacak lojistik merkezle firmaların dünya pazarlarına doğrudan erişiminin sağlanması, Bursa’nın gıda ihracatında çarpan etkisi yaratılması hedefleniyor.

Bursa’yı gıda sanayisinde üst lige taşıma hedefi

Kara, hava, deniz ve demiryolu ulaşım ağlarının kesişim noktasında yer alan Yenişehir’in stratejik konumuna dikkat çeken Özel, projenin başarısının yalnızca tesis sayısıyla değil; çiftçi gelirlerinin artması ve Bursa’nın toplam gıda ihracatındaki payının büyümesiyle ölçüleceğini vurguladı.

Kaynak: Dünya Gazetesi

Deri sektörü OSB için Kemalpaşa ve Çiğli’yi radarına aldı

Ayakkabı, deri konfeksiyon ve saraciye sektörlerini kapsayacak deri ürünleri odaklı Organize Sanayi Bölgesi için İzmir’de yürütülen çalışmalar yeniden gündeme geldi. Sektör temsilcileri, tabaklama dışı üretimi esas alan model kapsamında yer arayışının sürdüğünü, Kemalpaşa ve Çiğli hattının değerlendirilen bölgeler arasında bulunduğunu ifade ediyor.

İzmir’de ayakkabı, deri konfeksiyon ve saraciye sektörlerini aynı çatı altında toplayacak deri ürünleri odaklı Organize Sanayi Bölgesi çalışmaları yeniden gündeme geldi. Ege deri sektörünün temsilcileri, tabaklama faaliyetlerini değil nihai ürün üretimini kapsayan yeni bir OSB modeli için yer arayışını sürdürürken, Kemalpaşa ve Çiğli hattının değerlendirilen bölgeler arasında yer aldığını dile getirdiler.

Sektörün dağınık yapısını ortadan kaldırmayı hedefleyen proje kapsamında; yan sanayinin gelişmesi, kalifiye iş gücünün yetiştirilmesi, mesleki eğitim altyapısının oluşturulması ve çevreye duyarlı üretim modellerinin hayata geçirilmesi amaçlanıyor. Sektör temsilcileri, söz konusu OSB’nin hayata geçmesiyle İzmir’in deri ürünleri üretiminde rekabet gücünün artacağını vurguluyor.

Deri OSB söz konusu olunca hep akla tabaklama kısmının geldiğini ama bütün alt sektörleri de içinde barındıran ve yan sanayisinin de içinde olduğu bir Organize Sanayi Bölgesi’ne ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu, “Ayakkabı, deri konfeksiyon ve saraciye olmak üzere üç ana alt sektörümüz var. Bizim hedefimiz, bu alt sektörlerin tamamını ve yan sanayisini aynı çatı altında toplayacak bir organize sanayi bölgesi oluşturmak. Burada yapılan üretim tabaklama değil; tabaklanmış hazır derinin kesilmesi, dikilmesi ve nihai ürüne dönüştürülmesi. Dolayısıyla kimyasal atık söz konusu değil ve arıtma tesisi gibi bir ihtiyacımız bulunmuyor. Asıl önceliğimiz, emek yoğun bir sektör olan deri ürünlerinde kalifiye iş gücü sorununa kalıcı bir çözüm üretmek. Bu kapsamda OSB içerisinde sektörel bir meslek lisesi kurulmasını planlıyoruz. Kümeleşme sayesinde iş gücü esnekliği artacak, yan sanayi sektörün ihtiyaçlarına göre gelişecek. Aynı zamanda yeşil üretim, enerji verimliliği, güneş enerjisi kullanımı ve uluslararası sertifikasyon süreçleri de bu yapı içinde çok daha kolay hayata geçirilebilecek. Dağınık yapıdan çıkmadan bu ölçek ve standartlarda bir dönüşümü sağlamak mümkün değil” dedi.

Deri ürünleri OSB’sine yönelik yer arayışının sürdüğünü ifade eden Gündoğdu, “Sektör olarak şu aşamada netleşmiş bir lokasyonumuz yok. Görüşmeler yaptığımız bölgeler bulunuyor. İzmir sanayisinin gelişim aksının ağırlıklı olarak kuzeye kaydığı görülüyor. Çiğli, Menemen ve Aliağa hattı, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin sınırlı olduğu yapısıyla sanayi açısından daha uygun bölgeler olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte sektör, mevcut iş gücünü bölmeden üretimi sürdürebileceği, merkezlere daha yakın lokasyonları tercih ediyor. Bu çerçevede Kemalpaşa ile Çiğli ve çevresi şu anda radarımızda olan iki ana bölge. Organize sanayi bölgelerinin kuruluş süreçleri kısa vadede tamamlanmıyor. 2026 yılı itibarıyla yerin netleşmiş olması bizim için önemli bir başarı olacak” dedi.

Zandar, Yeni nesil bir sanayi alanı artık sektör için bir zorunluluk haline geldi

Sektörü tek merkezde toplayacak bir OSB’nin yalnızca mekânsal değil, aynı zamanda istihdam ve eğitim boyutuyla da ele alınması gerektiğini ifade eden Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, mesleki eğitimin klasik lise modeli yerine yerinde eğitim anlayışıyla güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bugün 14–15 yaşındaki gençleri meslek liselerine yönlendirmek giderek zorlaşıyor. Buna karşılık, özellikle 30–40 yaş üzeri, belirli bir mesleği olmayan bireylere fabrikalar bünyesinde verilen uygulamalı eğitimler çok daha etkili sonuçlar veriyor. İtalya’da bunun başarılı örnekleri bulunuyor. Mevcut ayakkabıcı sitelerinin fiziki ve altyapı koşulları günümüz ihtiyaçlarını karşılamıyor. Ulaşımı kolay, altyapısı güçlü, sosyal donatıları bulunan, kadın istihdamını destekleyen ve mesleki eğitimin entegre edildiği yeni nesil bir sanayi alanı artık sektör için bir zorunluluk haline geldi” dedi.

Kaynak: Ekonomi Gazetesi

Murat Savcı, Saint-Gobain Türkiye CEO’luğuna atandı

Saint-Gobain Türkiye’de üst yönetimde yapılan değişiklikle birlikte yeni bir dönem başladı. Yapı malzemeleri sektöründe hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda önemli deneyime sahip olan Murat Savcı, Saint-Gobain Türkiye’nin CEO’luk görevine atandı. Savcı, görevi 1 Eylül 2021 tarihinden bu yana yürüten ve kariyerine grup dışında devam etme kararı alan Aykut Aydoğan’dan devraldı. Saint-Gobain Türkiye, yeni liderlik yapısıyla sürdürülebilir büyüme ve yenilikçilik odağını güçlendirerek sektördeki öncü konumunu pekiştirmeyi amaçlıyor.

Yapı malzemeleri sektöründe Türkiye ve uluslararası pazarlarda uzun yıllara dayanan deneyime sahip olan Murat Savcı, Saint-Gobain Türkiye’nin yeni CEO’su olarak atandı.

Savcı, yeni görevinde Saint-Gobain’in Türkiye’de 12 markayla faaliyet gösteren şirketlerinin genel yönetiminden sorumlu olacak. Bu kapsamda Weber, Chryso, Saint-Gobain Aşındırıcılar ile iki ortaklık şirketi olan İzocam ve Dalsan’ın yönetim kurullarında yer alarak, grubun Türkiye’deki kritik operasyonlarının stratejik yönetişimine liderlik edecek.

Murat Savcı’nın öncelikleri arasında, Saint-Gobain’in “Lead & Grow” adıyla hayata geçirilen yeni stratejik planı doğrultusunda bütünleşik çözüm sunma yetkinliğini güçlendirmek, müşteriler nezdinde tercih edilen iş ortağı konumunu pekiştirmek ve tüm iş kollarında sürdürülebilir, kârlı ve uzun vadeli büyümeyi hızlandırmak bulunuyor.

“Potansiyeli önemli şekilde değerlendireceğiz”

Yeni görevine ilişkin değerlendirmede bulunan Murat Savcı, şu ifadeleri kullandı:

“Saint-Gobain gibi köklü ve küresel ölçekte güçlü bir grubun Türkiye organizasyonuna liderlik edecek olmak benim için bir gurur. Türkiye, yapı ve altyapı çözümleri alanında önemli bir potansiyele sahip. Önümüzdeki dönemde güçlü ekiplerimizle birlikte bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirecek adımlar atacağız. Türkiye organizasyonunun uzun vadeli, sürdürülebilir ve kârlı büyümesini bir adım ileri taşıyacağız. Bu doğrultuda düşük karbonlu ve yüksek katma değerli çözümlerimizi daha da geliştirecek, müşterilerimize daha entegre hizmetler sunarak topluma, çevreye ve paydaşlarımıza değer katan iş anlayışımızı daha da güçlendireceğiz.”

Murat Savcı hakkında

İnşaat ve yapı malzemeleri alanında yaklaşık 30 yıllık deneyime sahip olan Murat Savcı, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. 1991–1994 yılları arasında Almanya Dortmund Teknik Üniversitesi’nde inşaat ekonomisi ve hukuku alanında yüksek lisans eğitimini tamamlayan Savcı, aynı dönemde inşaat fiziği üzerine akademik çalışmalar yürüttü.

Kariyerine Almanya’da başlayan Savcı, farklı ülkelerde faaliyet gösteren uluslararası inşaat ve sanayi gruplarında proje yönetimi ve üst düzey yöneticilik görevlerinde bulundu. Türkiye’de Baumit Türkiye Genel Müdürlüğü görevini üstlendi.

2012–2019 yılları arasında Koramic Yapı Kimyasalları A.Ş.’de Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapan Savcı, aynı zamanda Belçika merkezli Koramic Chemicals NV’de Yönetim Kurulu Üyesi ve Grup Şirketlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak uluslararası operasyonları yönetti.

2020 yılında İzocam Genel Direktörü olarak Saint-Gobain Grubu’na katılan Murat Savcı, bu görev süresince sürdürülebilirlik, inovasyon ve operasyonel verimlilik odaklı dönüşüm süreçlerine liderlik etti. İzocam’ın pazar konumunun güçlenmesine ve yüksek katma değerli çözümler alanındaki yetkinliklerinin gelişmesine katkı sağladı. Savcı, ileri düzeyde İngilizce ve Almanca bilmektedir.

Saint-Gobain hakkında

Sürdürülebilir ve hafif inşaat çözümleri alanında dünya liderleri arasında yer alan Saint-Gobain; inşaat ve endüstriyel pazarlara yönelik malzeme ve hizmetler tasarlamakta, üretmekte ve dağıtmaktadır. Kamu ve özel binaların yenilenmesi, hafif yapı çözümleri ile inşaat ve sanayinin karbondan arındırılmasına yönelik bütünleşik çözümler sunan grup, sürekli inovasyon yaklaşımıyla sürdürülebilirlik ve performansı bir arada sağlamayı hedeflemektedir. 2025 yılında kuruluşunun 360. yılını kutlayan Saint-Gobain, tüm faaliyetlerini “MAKING THE WORLD A BETTER HOME” vizyonu doğrultusunda yürütmektedir.

Kaynak: Dünya Gazetesi

İnşaat maliyeti arttı, Denizli’de yeni konut zorlaşıyor

TÜİK’in Aralık 2025 İnşaat Maliyet Endeksi verileri, artan işçilik ve malzeme giderlerinin Denizli’de konut ve sanayi yatırımlarını baskı altına aldığını ortaya koydu.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Aralık 2025 İnşaat Maliyet Endeksi, inşaat sektöründe maliyet baskısının hız kesmeden sürdüğünü gösterirken, bu tablo Denizli’deki konut ve sanayi yatırımlarını da doğrudan etkiliyor. Ulusal düzeyde yıllık bazda yüzde 20’nin üzerinde artan inşaat maliyetleri, özellikle emek yoğun yapısıyla öne çıkan Denizli’de yeni projelerin planlanmasını zorlaştırıyor.

Endeks verilerine göre en dikkat çekici artış kalemlerinden biri işçilik maliyetleri oldu. İşçilikteki yüksek oranlı yükseliş, Denizli’de faaliyet gösteren müteahhitlerin maliyet hesaplarını yeniden gözden geçirmesine neden olurken, yeni konut projelerinde fiyatların geri gelmesinin kısa vadede zor olduğu değerlendiriliyor.

Sektör temsilcileri, artan maliyetlerin hem konut hem de sanayi yapılarında yatırım iştahını sınırladığını, bazı projelerin ise ertelenme riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade ediyor. Özellikle organize sanayi bölgelerinde devam eden ve planlanan yatırımlarda bütçe baskısının daha belirgin hale geldiği belirtiliyor.

Uzmanlara göre inşaat maliyetlerindeki bu yükseliş, Denizli’de yeni konut arzını sınırlayarak satış ve kira fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskıyı sürdürebilir. TÜİK verileri, 2026 yılına girilirken inşaat sektöründe maliyet odaklı temkinli bir sürecin Denizli için de kaçınılmaz olduğunu ortaya koyuyor.

Kaynak: www.gazetesehir.com

İnşaat Projelerinin Tanıtımında Dijital Devrim

Türkiye’nin hızla büyüyen inşaat sektöründe, geleneksel sunum yöntemleri artık yeterli olmuyor. Antalya merkezli teknoloji girişimi Vrlogy.co, sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik, yapay zeka ve 3D CRM çözümleriyle gayrimenkul sunumlarını yeniden tanımlıyor. Bu yazıda, inşaat firmaları ve mimarlık şirketlerinin bu teknolojilerden nasıl faydalanabileceğini inceliyoruz.

Gayrimenkul sektörü, dünya genelinde dijital dönüşümün en yoğun yaşandığı alanlardan biri haline geldi. Özellikle proje aşamasındaki konutların satışında, potansiyel alıcılara henüz inşa edilmemiş bir yapıyı somut bir şekilde deneyimletmek her zaman en büyük zorluk olmuştur. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan mimari render fotoğrafları ve fiziksel maketler, hem maliyetli hem de sınırlı bir sunum deneyimi sunmaktadır.

Antalya’da kurulan ve dünyada ilk olmayı hedefleyen girişimci bir yazılım ekibi olan Vrlogy.co, bu soruna kapsamlı bir çözüm sunuyor. VR (Sanal Gerçeklik), AR (Artırılmış Gerçeklik), AI (Yapay Zeka) ve 3D CRM teknolojilerini inşaat sektörüne uyarlayarak, gayrimenkul sunumlarını tamamen farklı bir boyuta taşıyor.

VR ile Proje Aşamasında Gayrimenkul Tanıtımı

Proje aşamasında olan bir inşaatın henüz tamamlanmadan satışa sunulması, sektörün en bilinen zorluklarından biridir. Satış temsilcileri uzun yıllardır mimari render fotoğraflarıyla yetinmek durumunda kalmıştır. Ancak iki boyutlu görseller, potansiyel alıcıya mekânın gerçek atmosferini, derinliğini ve ölçeğini hissettirmekte yetersiz kalır.

Vrlogy’nin VR ve 3D tur çözümleri bu sorunu ortadan kaldırıyor. Tek bir internet adresi üzerinden erişilebilen sanal turlar sayesinde, potansiyel müşteriler bilgisayar, akıllı telefon veya VR gözlük gibi herhangi bir cihazla gayrimenkulleri üç boyutlu olarak gezebiliyor. Bu teknoloji, özellikle yurt dışındaki yatırımcılara uzaktan sunum yapma imkânı tanıyarak, satış süreçlerini önemli ölçüde hızlandırıyor.

Bu noktada en büyük avantajlardan biri, herhangi bir uygulama veya özel donanım gerektirmeden tek bir link ile sunuma erişilebilmesidir. Müşteriler, kendilerine gönderilen bağlantıyı mobil telefonlarından veya bilgisayarlarından açarak projeyi anında üç boyutlu olarak gezmeye başlayabiliyor. Satış temsilcileri, WhatsApp, e-posta veya sosyal medya üzerinden bu linki paylaşarak dünyanın neresindeki müşteriye olursa olsun saniyeler içinde sunum yapabiliyor. VR gözlüğü olan müşteriler ise aynı link üzerinden tam sürükleyici bir deneyim yaşayabiliyor. Böylece tek bir bağlantı adresi, mobil, masaüstü ve VR gözlük olmak üzere tüm platformları kapsayan eksiksiz bir sunum kanalına dönüşüyor.

AR ile Dijital Maket: Fiziksel Maketin Ötesinde

İnşaat sektöründe proje tanıtımının vazgeçilmezlerinden biri olan fiziksel maketler, yüksek maliyetleri ve taşınabilirlik sorunlarıyla firmaları zorlamaktadır. Bir projenin maketi yalnızca belirli bir lokasyonda sergilenebilir ve güncellemeler büyük masraflar gerektirir.

Vrlogy’nin AR (Artırılmış Gerçeklik) tabanlı dijital maket çözümü, bu sınırlılıkları tamamen ortadan kaldırıyor. Tek bir internet bağlantı adresi aracılığıyla, müşteriler telefon kamerasını kullanarak projenin üç boyutlu maketini diledikleri yerde, diledikleri boyutta görüntüleyebiliyor. Bu teknoloji, fiziksel maketin sunduğu görsel deneyimi dijital ortama taşırken, mekân bağımsızlığı ve ölçeklendirme esnekliği gibi benzersiz avantajlar da sağlıyor.

Özellikle fuarlarda, müşteri toplantılarında ve uzaktan satış süreçlerinde AR dijital maketler, firmalara önemli bir rekabet avantajı kazandırıyor. Potansiyel alıcılar, masalarının üzerinde veya herhangi bir düz yüzeyde projenin üç boyutlu temsilini görerek, blokların konumunu, çevre düzenlemesini ve genel mimari yapıyı detaylı bir şekilde inceleyebiliyor.

Yapay Zeka Gayrimenkul Danışmanı: 7/24 Çok Dilli Satış Temsilcisi

Gayrimenkul satışında müşteri iletişimi kritik bir rol oynar. Potansiyel alıcılar genellikle proje hakkında detaylı bilgi edinmek ister: daire tipleri, ödeme planları, teslim tarihleri, çevre olanakları ve daha fazlası. Geleneksel yapıda bu soruların cevaplanması tamamen satış ekibinin mesai saatleri ve dil yetkinlikleriyle sınırlı kalır.

Vrlogy’nin yapay zeka tabanlı sanal gayrimenkul danışmanı, satış pazarlama temsilcilerinin sahip olduğu tüm proje bilgilerini öğrenerek, müşterilerin sorularına anlık ve doğru yanıtlar veriyor. En dikkat çekici özelliklerinden biri ise çok dilli konuşma yeteneği. Sistem, müşterinin tercih ettiği dilde iletişim kurabiliyor ve böylece özellikle uluslararası yatırımcılara ulaşmada büyük kolaylık sağlıyor.

Yapay zeka gayrimenkul danışmanı, bir satış temsilcisinin sunabileceği tüm detayları 7 gün 24 saat, müşterinin tercih ettiği dilde sunabiliyor. Bu durum özellikle Türkiye’deki konut projelerine yatırım yapmak isteyen Körfez ülkeleri, Rusya ve Avrupa’dan gelen yatırımcılar için büyük bir kolaylık.

3D CRM: Satış Yönetiminde Dünyada Bir İlk

Büyük ölçekli inşaat projelerinde yüzlerce dairenin satış durumunu takip etmek, geleneksel CRM sistemleriyle karmaşık ve yönetilmesi zor bir süreçtir. Hangi blokta, hangi katta, hangi dairenin satıldığını iki boyutlu tablolardan veya listelerden anlamak hem satış ekibi hem de müşteriler için güçlük yaratır.

Vrlogy’nin geliştirdiği 3D CRM sistemi, bu sorunu dünyada bir ilk olarak çözüyor. Tek bir internet adresi üzerinden erişilebilen bu sistem sayesinde, projenin dijital maketi üzerinde hangi katta hangi dairenin satıldığı üç boyutlu olarak görüntülenebiliyor. Satış temsilcilerine özel yönetim paneli ile satış durumları anlık olarak güncellenebiliyor ve müşterilere görsel açıdan zengin, anlaşılır bir sunum yapılabiliyor.

Bu yaklaşım, özellikle çok bloklu ve yüksek katlı projelerde satış sürecinin şeffaflığını artırırken, müşterilerin satın alma kararlarını daha bilinçli vermelerine yardımcı oluyor. Proje genelindeki doluluk oranları, kalan stok miktarı ve fiyat dağılımı gibi veriler görsel bir harita üzerinde sunulabiliyor.

360° Drone Haritası ile Konum Deneyimi

Bir gayrimenkulün değerini belirleyen en önemli faktörlerden biri konumudur. Ancak geleneksel gayrimenkul ilanlarında konum bilgisi yalnızca harita görselleri ve adres metinleriyle ifade edilir. Potansiyel alıcı, projenin çevresini, manzarasını ve komşu yapıları gerçek anlamda göremez.

Vrlogy ekibi, proje konumunu ve çevresini 360 derece drone fotoğraflarıyla kaydederek, arsa halinde veya yapım aşamasındaki projenin render görüntüsünü bu panoramik haritaya yerleştiriyor. Sonuç olarak, müşterilere hem projenin konumunu hem de tamamlanmış halini içeren sürükleyici bir VR ve 3D tur deneyimi sunuluyor. Bu, geleneksel harita deneyiminin çok ötesinde, gerçekçi ve ikna edici bir konum sunumudur.

İnşaat ve Mimarlık Firmalarına Somut Faydalar

VR Sanal Tur: Proje tamamlanmadan 3D sunum, tek linkle mobil ve bilgisayardan erişim, uzaktan satış imkânı, VR gözlük desteği, showroom maliyetlerinde tasarruf.

AR Dijital Maket: Fiziksel maket maliyetinden kurtulma, her yerde sunum, ölçeklenebilir maket deneyimi.

AI Danışman: 7/24 çok dilli müşteri hizmeti, satış ekibinin iş yükünü azaltma, uluslararası alıcılara kolay erişim.

3D CRM: Satış durumunun 3D görselleştirmesi, anlık güncelleme, şeffaf stok yönetimi.

Drone Haritası: Gerçekçi konum sunumu, 360° çevre görüntüleme, ikna edici konum deneyimi.

Dijital Dönüşümün İnşaat Sektöründe Gerekliliği

Türkiye inşaat sektörü, özellikle yatırım merkezi olan büyük şehirlerde hızla büyümeye devam ediyor. Bu büyümeyle birlikte rekabet de artıyor. Potansiyel alıcılara daha etkileyici, daha gerçekçi ve daha erişilebilir sunumlar yapabilen firmalar, satış yarışında öne geçiyor.

Gayrimenkul sektöründe geleceğin sunumu artık iki boyutlu görsellerle ve metin açıklamalarla sınırlı değil. Üç boyutlu, etkileşimli, yapay zeka destekli ve dünyadan erişilebilir bir sunum deneyimi, sektörün yeni standardı olmaya aday. Bu dönüşümün öncülerinden biri olan Vrlogy.co, Antalya’dan dünyaya uzanan vizyonuyla, sektörde fark yaratan bir çözüm ortağı olarak konumlanıyor.

Kaynak : www.vrlogy.co

VYeniKonak’ta imzalar atıldı

Vakıf GYO, kuruluşunun 30. yılında, İzmir’in Konak ilçesinde hayata geçireceği karma yaşam projesi VYeniKonak için inşaat sürecini başlatacak sözleşmeyi İlk İnşaat ile imzaladı.

Toplam 128 bin 987 metrekarelik inşaat alanına sahip olan projenin, sözleşme kapsamında öngörülen 1260 günlük süre içerisinde tamamlanması planlanıyor. Konut, ofis ve ticari üniteleri bir araya getiren karma kullanımlı yapısıyla şehir yaşamının farklı ihtiyaçlarına bütüncül çözümler sunuyor. 1+1’den 4+1’e kadar farklılaşan daire tipleri, geniş kullanıcı profiline hitap ediyor. Çevre dostu yeşil bina yaklaşımıyla inşa edilen projede, Vakıf GYO’nun sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda LEED Gold Sertifikası alınması hedefleniyor. Projede, enerji verimliliği, çevresel duyarlılık ve yüksek yaşam kalitesi ön planda tutuluyor.

KENT YAŞAMINA YENİ BİR SOLUK

Vakıf GYO Genel Müdürü Onur İncehasan, projeye ilişkin olarak şunları ifade etti: “VYeniKonak’ı yalnızca karma kullanımlı bir yapı olarak değil; çevresiyle güçlü bağ kuran, bölgenin sosyal ve ekonomik dinamizmini destekleyen ve kent yaşamına yeni bir soluk kazandıran bütüncül bir yaşam alanı olarak kurguladık. Kuruluşumuzun 30. yılında, bu projeyi Vakıf GYO’nun nitelikli şehircilik anlayışının ve sürdürülebilir büyüme vizyonunun güçlü bir yansıması olarak görüyoruz.”

Kaynak: Yeni Şafak

YBT Enerji’nin G3 Eskişehir 1-2 Projesi için ÇED Olumlu Kararı Verildi

YBT Enerji Elektronik İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin, “G3 Eskişehir 1-2 Güneş Enerji Santrali (GES)” projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca (ÇŞİDB), Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı verildi.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, Obelya Mühendislik Ltd. Şti. tarafından hazırlanan ÇED raporunda bedeli 224.000.000 TL olan proje Eskişehir Çifteler’de gerçekleştirilecek.

Proje kapsamında, 500 Wp gücünde 51.000 adet panel ve 350 kW gücünde 45 adet inverter kullanılarak, 22,5 hektar alanda 25,5 MWm / 25,5 MWp / 15 MWe gücünde GES kurulacak ve yıllık 30.000.000 kWh elektrik üretilecek.

Kaynak: yatirimlar.com

Bursa’ya 66 dönümlük alana yeni yaşam ve ticaret merkezi kazandırılacak

Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) tarafından kentin en büyük ikinci ilçesi Yıldırım’da 66 dönümlük alana yeni yaşam ve ticaret merkezi yapılacak.

Yıldırım ilçesinde mülkiyeti Bursa TB’ye ait 66 dönümlük ET-BA Kombina Et Tesisi arazisi, ticaret ve yaşam merkezi olarak planlandı.

Bursa TB, Yıldırım Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesinin onaylarıyla yapmayı planladığı yaklaşık 3 milyar liralık yatırımla bölgenin cazibesini artırmayı hedefliyor.

Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, AA muhabirine, Türkiye’nin birçok ilinden göç alan Bursa’nın bu yönüyle güzel bir mozaik oluşturduğunu söyledi.

Kentte yaşayanların üretime katkı sağladığını ifade eden Matlı, üreten insanların standartlarının yükselmesi gerektiğini vurguladı.

Bursa TB olarak şehrin doğusunda Yıldırım Belediyesi işbirliğiyle bir proje yürüttüklerini belirten Matlı, “Çalışan insanların yoğun bulunduğu bölgede standartların yükselmesi noktasında burada yapacağımız projeyle Yıldırım’da insanların daha sosyal olacağı, aynı zamanda yeni konut örnekleri ve bahçeli yaşam tarzının oluşacağı, konut alanı ve ticaret alanının bir arada bulunacağı Bursa Yaşam Sokağı’nı devreye alacağız.” dedi.

Yeşilin çok, bina yoğunluğunun az olduğu proje olacak

Matlı, şu anda firmaların burayla ilgili konsept projeler hazırladığını aktararak, şöyle devam etti:

“Bu sene inşallah projenin temellerini atacağız. Hem mesleki anlamda üreticilerimize hem de ait olduğumuz bu şehre olan vefa borcumuzu 2026 yılında ödemiş olacağız. Bizim için en önemli, manevi değeri en yüksek olan bir proje olduğunu düşünüyorum. İnsanların aileleriyle yürüyüş yaptığı, sosyal mekanlar ve yaşam alanları ile yaşam sokağının olduğu bir dönüşüm olacak. Yeşilin çok olduğu, bina yoğunluğunun az olduğu Bursa’nın en güzel projesi olacak.”

Konut, yaşam sokağı, otel ve ticaret merkezini içeren kapsamlı bir proje hazırladıklarına değinen Matlı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yapısal dönüşüm kapsamında 250 civarında konut yapılacak. Projenin bir tarafında site konsepti var. İkinci bölümde ise çarşıların, kafelerin ve yeşil alanların olduğu Bursa Yaşam Sokağı yapılacak. Diğer bir bölümde ise sanayiciler için bir otel projemiz var. Ticaret merkezi ve kültür merkezi noktasında da Yıldırım Belediyesi ile ortak çalışmalarımızın olduğu bir alan yaratıyoruz. Toplam 100 bin metrekarenin üzerinde bir inşaat alanı olacak. 66 dönüm üzerine inşa edilecek 100 bin metrekarelik inşaat alanıyla herkesin gıpta ettiği, oturmak ve yaşamak istediği bir bölgenin yaratılmasına vesile olacağız.”

Matlı, projelerin gelecek ay Büyükşehir Belediyesi Meclisinde görüşüleceğini dile getirerek, proje süreçlerinin yılın ikinci yarısı itibarıyla tamamlanacağını kaydetti.

Kaynak: aa.com.tr

Yeni Düzenlemeler ile Kentsel Dönüşüm Hızlanacak

Uzmanlar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca kentsel dönüşüm süreçlerine ilişkin getirilen yeniliklerin dönüşümü hızlandıracağını ve daha şeffaf hale getireceğini bildirdi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik yapılmasına Dair Yönetmelik önceki gün Resmi Gazete’de yayımlandı.

Sektör temsilcileri söz konusu değişikliklerin içeriğine ve bu yeniliklerin neler getirdiğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (KENTSEV) Başkanı Haldun Ersen, yaptığı açıklamada, yeni düzenlemeyle riskli yapı yıkıldıktan sonra tapudaki “riskli yapı” şerhinin kaldırılacağını, bunun yerine taşınmazın 6306 sayılı Kanun kapsamında işlem göreceğine dair yeni bir kayıt düşüleceğini, bunun tapu ve satış sürecinin hızlanması açısından kritik olduğunu söyledi.

Artık parsel birleştirme, yeniden bina yapımı, kat karşılığı projeler, hisse satışı ve gelir paylaşımı modelleri için salt çoğunluğun (yüzde 50+1) kararının yeterli olacağını dile getiren Ersen, “Bir kişi itiraz ettiği içi bütün sürecin kilitlenmesi’ dönemi sona ermiş oldu” dedi.

Ersen, tek bir malikin süreci başlatabileceğini, bir hak sahibinin başvurusu sonrası sürecin başlamak zorunda olduğunu kaydederek, “Toplantı bilgileri muhtarlık ilanı, bina ilan panosu, noter ve elektronik tebligat yoluyla iletilebilecek. Hisseleri oranında salt çoğunlukla yapılacak toplantıda alınan kararlar resmi tutanak altına alınacak. Bu düzenleme ‘kimse çağırmıyor, haberim yoktu’ tartışmalarını azaltacak” diye konuştu.

ENDİŞEYİ AZALTACAK

Haldun Ersen, salt çoğunlukla alınan kararı kabul etmeyen maliklerin hisselerinin “rayiç bedelin altında olmamak” şartıyla ve açık artırma yöntemiyle diğer paydaşlara satılabileceğini belirterek, paydaşların almaması halinde Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, TOKİ veya ilgili kamu idaresinin devreye girerek satın alabileceğini anlattı.

Riskli alanlarda, anlaşma şartlarına uyulmak kaydıyla üçüncü kişilere satışa da izin verildiğini vurgulayan Ersen, yıkılan riskli binanın arsasının satışına karar verilmesi halinde önceliğin sırasıyla Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, TOKİ ve ilgili kamu kurumlarının olduğunu bildirdi.

Ersen, “Kamu satın alırsa hak sahipleriyle konut veya iş yeri sözleşmesi yapılabilecek. Bu düzenleme ‘arsa satıldı ama biz ortada kaldık’ endişesini azaltmayı hedefliyor.” şeklinde konuştu.

İMAR HAKKI TAŞINABİLİYOR

KENTSEV Başkanı Ersen, zeminin yapı yapılmasına müsait olmaması halinde imar hakkının başka parsele taşınabileceğini belirterek, “Bu düzenleme yeni ve çok önemli bir gelişme. Ama burada diğer maliklerin onayı gerekiyor” uyarısında bulundu.

Birden fazla riskli parselin salt çoğunlukla, boş parsellerin ise oy birliğiyle birleştirilebileceğini aktaran Ersen, 1 Ocak 2024’ten sonra alınan yapı ruhsatları için verilen teminatların müteahhidin talebiyle yüzde 6 oranına göre yeniden düzenlenebileceğini, bunun maliyet baskısı yaşayan müteahhitler için önemli bir rahatlama sağlayacağını söyledi.

Ersen, söz konusu düzenlemelerin dönüşüm için önemli olduğunu kaydederek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu düzenlemeyle amaç net: kentsel dönüşümde yıllardır yaşanan tıkanıklıkları aşmak ve süreci hızlandırmak. Yenilikler hız odaklı, devletin sürece daha aktif dahil olduğu ve azınlık itirazının süreci tamamen kilitlemesini önleyen bir yaklaşım getiriyor. Ama aynı zamanda mülkiyet hakkı, adil bedel, şeffaflık gibi başlıklarda yakından izlenmesi gereken bir dönem de başlatıyor” ifadelerini kullandı.

VATANDAŞ KORUNACAK

Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Ali Güvenç Kiraz da bazı geleneksel ve sosyal medyada yer alan “bu düzenlemeyle devlet vatandaşın gayrimenkulüne el koyacak” şeklinde iddiaların doğru olmadığını, yıkılan riskli binanın arsasının tamamının satılmak istenmesi haline bunun öncelikle idarelere teklif edilmesi gerektiğini anlattı.

Bu yeniliğin neden getirildiğine değinen Kiraz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aslında burada temel amaç vatandaşın korunmak istenmesi. Çünkü riskli bir binadaki hak sahiplerinin bir kısmı salt çoğunluğu elinde tutarak inşaat yapmak yerine kötü niyetli bir şekilde alıcı bulup arsayı çok düşük bedelle satmak isteyebilir. Bu kararı kabul etmeyen azınlığın da paylarının satışı sağlanıp arka planda bu arsa ile ilgili yeni bir inşaat yapma kararı alabilirler. İşte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bu kötü niyeti bertaraf etmek için tüm arsanın satılmak istenmesi halinde idarelerin bu konuda öncelikle alım hakları olduğunu belirtmiştir. Yoksa kamu riskli yapılardan mülk almak isteğinde değildir.”

Kiraz, hak sahiplerinin bilgisinin olmaması ihtimaline karşın dönüşüm sürecinin en başında toplantı yapılmasına dair karar getirildiğini, bu toplantıda da kararların salt çoğunlukla alınması gerektiğini, yasal süreye rağmen karara katılmayanların payının açık artırma yoluyla satılabileceğini belirtti.

İnşaat ruhsatı başvurusu için uygulama toplantısı yapılarak bina ortak karar protokolünün düzenlenmesi ve karara katılmayanlara ihtar gönderilmesi gerektiğini dile getiren Kiraz, bu iki süreç tamamlanmadan ruhsat başvurusu yapılamayacağını bildirdi.

STRATEJİK ADIM

Şehircilik, Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği Başkanı Hüseyin Kılınçarslan ise söz konusu değişikliklerle yeni bir dönemin kapılarının aralandığını belirterek, “Bu köklü düzenlemeleri, sadece bir mevzuat değişikliği olarak değil, aynı zamanda kentsel rehabilitasyon süreçlerimizin hızlandırılması, şeffaflaştırılması ve finansal sürdürülebilirliğinin tahkim edilmesi adına atılmış stratejik bir adım olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu.

Kentsel dönüşüm projelerinin en büyük handikaplarından birisinin “karar alma süreçlerindeki uzlaşmazlıklar ve bu durumun yol açtığı zaman kayıpları” olduğunu kaydeden Kılınçarslan, anlaşma oranının salt çoğunluk olarak belirlenmesinin bu kronik soruna rasyonel bir çözüm getirdiğine dikkati çekti. Kılınçarslan, “Bu, sadece bürokratik engelleri aşmakla kalmayacak, aynı zamanda afet riski altındaki yapıların bir an önce güvenli hale getirilmesi noktasında da hayati bir ivme kazandıracaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: İnşaat Deryası

İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir’de Yeni Dönem Başladı

İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi’nde yapılan genel kurul sonrası 15. Dönem Yönetim Kurulu belirlendi. Tek adaylı seçimde Oytun Gökten yeni başkan oldu.

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Eskişehir Şubesi’nde gerçekleştirilen genel kurulun ardından 15. Dönem Yönetim Kurulu belirlendi. Tek adayla gidilen seçimde, Çağdaş İnşaat Mühendisleri adına seçime giren Oytun Gökten yeni dönem şube başkanı seçildi.

imo-secim

Yeni dönemde hangi çalışmalar yapılacak?

Yeni dönemde mesleki örgütlenme, kentsel dönüşüm ve üye temsiliyeti gibi başlıkların öne çıkacağı belirtilirken, oda çalışmalarının sahada daha etkin yürütülmesi hedefleniyor. Gökten, yeni dönem hedeflerini şu sözlerle aktardı:

“Bu dönemde bizler yine geçmiş dönemde olduğu gibi kentsel dönüşüm sürecini devam ettireceğiz. Bununla ilgili söylemlerimizi artırarak devam ettireceğiz. Paydaşlarımızı çoğaltmaya çalışacağız. Yine aynı şekilde üyelerimize yönelik iş yeri temsilciliği hamlesini yapacağız. Çünkü bunu çok önemsiyoruz. İş yeri temsilciliklerinden mütevellit odanın daha fazla üyeye dokunmasını sağlayacağız. Bu dönemki sloganımız şu: Oda bizim için ne yaptı, oda bizim için daha ne yapsın ve en son olarak da biz oda için ne yapabiliriz? Bunu gerçekleştirebilmek istiyoruz. Bu konuda kendimize güveniyoruz. Geçmişten aldığımız güçle, şimdiki heyecanımızla genç ve dinamik bir ekip olarak seçimlerimizi kazanıp yolumuza devam etmeyi planlıyoruz.”

Yeni dönemde su problemi ele alınacak

Şubenin kapsadığı coğrafi alanın genişlemesiyle birlikte bölgesel sorunlara ortak çözümler üretilmesinin önem kazandığı ifade edildi. Gökten bu süreci şöyle değerlendirdi:

“Eskişehir bu dönem Tavşanlı, Simav ve Kütahya temsilciliklerini de bünyesine aldı ve yaklaşık 2.900 civarında bir üyeye sahip bir oda olduk. Ciddi anlamda güçlü bir oda olduk üye sayısına sahip olma açısından. Kütahya ve Tavşanlı gibi yerlerin de bize katılması bizim için mutluluk verici; çünkü çok yakınımızda ve beraber birçok sorunumuz var. Bilhassa su sorunu, biliyorsunuz Kütahya havzasından gelen 300.000.000 metreküplük bir barajımız var, Porsuk Barajı ve Eskişehir içme suyunu buradan tedarik ediyor. Bu konuları ileride ciddi sorunlara ya da çözümlere kavuşturmak adına problemlerle karşılaşılabilir. Bunlar için de hamlelerimiz olacak.”

Ulaşım ve trafikle ilgili çözüm arayışı devam edecek

Kent ulaşımı ve trafik yoğunluğuna yönelik teknik çözüm önerilerinin de yeni dönemde gündemde olacağı belirtilirken, odanın çözüm üretme misyonuna vurgu yapıldı. Gökten açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Orkun Kılıç Başkanımızın hazırladığı metin üzerinden geri dönüşler oldu. 7 ulaşım önerisi ilgili çalışmalarımız ve görüşmelerimiz devam ediyor. Görüş alışverişinde bulunuyoruz. Yine Ulaştırma Komisyonumuz üzerinden bu konuyu daha derinlemesine değerlendirmeyi bu dönemde düşünüyoruz. Ama o 7 ulaşım önerisi hakikaten şehrimize daha nefes aldıracak; trafik sorununun, yani şehirde yaşayan birçok insanın önem arz ettiği, herkesin sorunlu gördüğü bir konuya nefes aldıracak problemlerdir. Bizler İnşaat Mühendisleri Odası olarak sadece sorunları ortaya çıkaran bir oda değiliz. Biz aynı zamanda çözüm önerilerimizle de gelen bir odayız. Bu konuda da fark yarattığımızı düşünüyoruz. Onun için yine aynı minvalde devam edecektir.”

Yönetim kurulu listesi

Genel kurul sonucunda belirlenen yönetim kurulu listesinde dönem asil üyeleri; Eren Sarıtaş, Oytun Gökten, Mustafa Karaman, Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, Altuğ Aral, Durmuş Yiğit Çam ve Yağmur Uzunkaya yer aldı.

Yedek üyeler ise Çetin Poyraz Alper, Cengiz Sefa Yavuz, Gamze Sunar Şahin, Tolga Karan, Kadir Berkhan Akalın, Funda Taş ve Semih Şenkan olarak belirlendi.

Genel kurulda ayrıca şubenin merkez delegeleri de açıklandı. 15. Dönem merkez asil delegeleri; Bülent Erkul, Fercan Yavuz, Müberra Çetinkaya, Erman Gölet, Deniz Kılıç, Murat Gül, Oytun Gökten, Hüseyin Orkun Kılıç, Serdar Aksoy, Özgür Kavşut, Ömer Gürsel, Emirhan Aydın, Koray Güler, Fulya Pinici ve Kadir Fırat Zeybek oldu.

Yedek delegeler ise Kürşat Tan, Esra Yılmaz Özaslan, Kani Turan, Gökhan Gül, Kazım Fırat, Simay Kahraman, Emre Akdemir, Zafer Kalay, Onur Can Kılıç, Şevval Yıldırım, Muhittin Ozan Karaman, Elif Kıvrak Tok, Efe Nafsa Say, Melisa Güzel ve Ata Erkul olarak açıklandı.

kaynak: Eskişehir Haber Ajansı

İnşaat Devleri Bu İhaleyi Bekliyor: Osmaneli’de Kat Karşılığı Dev Proje Başlıyor!

Osmaneli Belediyesi, 2 bin 622 metrekarelik konut alanı imarlı arsayı açık artırma yöntemiyle satışa çıkarıyor; ihale 12 Mart 2026’da yapılacak.

Bilecik’in Osmaneli ilçesinde belediye mülkiyetinde bulunan bir taşınmaz için satış ihalesi gerçekleştirilecek. Osmaneli Belediye Başkanlığı tarafından yayımlanan ilana göre, Haceloğlu Mahallesi’nde yer alan 926 ada 2 parsel numaralı arsa, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45’inci maddesi kapsamında açık artırma usulüyle satışa çıkarıldı. İhale, 12 Mart 2026 Perşembe günü saat 14.00’te Osmaneli Belediyesi Toplantı Salonu’nda Belediye Encümeni huzurunda yapılacak.

Toplam 2 bin 622 metrekare büyüklüğe sahip taşınmazın konut alanı imarına sahip olduğu belirtilirken, arsa için belirlenen muhammen bedel 128 milyon 51 bin 253 TL olarak açıklandı. İhaleye katılmak isteyenlerin gerekli şartları sağlaması ve belirtilen süreler içerisinde başvurularını tamamlaması gerekiyor.

İMAR DURUMU VE PAYLAŞIM DETAYLARI AÇIKLANDI

İhale konusu taşınmazın imar planında konut alanı olarak yer aldığı, TAKS oranının 0.4, KAKS oranının ise 1.6 olduğu duyuruldu. Açık artırma usulüyle yapılacak ihalede kat karşılığı arsa satışı yöntemi uygulanacak. Paylaşımın, toplam inşaat alanının yaklaşık yüzde 33,33’ünün idareye bırakılması esasına göre gerçekleştirileceği bildirildi.

Belediyeye bırakılacak bağımsız bölümler üzerine teklif edilecek nakit Türk Lirası için başlangıç bedeli 100 bin TL olarak belirlendi. İhale sonucunda oluşacak bedelin yarısının sözleşme imza aşamasında, kalan yarısının ise ruhsat alınmasını takip eden 30 gün içinde ödenmesi gerektiği belirtildi.

GEÇİCİ TEMİNAT VE BAŞVURU ŞARTLARI

İhaleye katılacak gerçek ve tüzel kişilerin geçici teminat bedelini yatırmaları zorunlu tutuldu. Açıklamaya göre geçici teminat tutarı 3 milyon 850 bin TL olarak belirlendi. Teminat bedelleri ve diğer ödemelerin Osmaneli Belediye Başkanlığı adına Halk Bankası’ndaki ilgili IBAN hesabına yatırılması gerekiyor.

Başvuru sürecinde ikametgâh belgesi, tebligat adresi, kimlik veya vergi numarası, oda sicil kayıt belgeleri, noter tasdikli imza sirküleri, şirketler için ortaklık yapısını gösteren belgeler ve şartname bedelinin ödendiğine dair makbuz gibi evraklar talep ediliyor. Ayrıca iş deneyim belgesi, vergi ve SGK borcu bulunmadığına dair belgeler ile “Yer Gördü Belgesi” de başvuru dosyasında yer alacak.

TEKNİK PERSONEL VE YETERLİLİK ŞARTLARI DİKKAT ÇEKİYOR

İhale şartnamesinde teknik personel istihdamına ilişkin detaylar da açıklandı. Buna göre ihale kapsamında görev alacak yüklenicinin; en az 3 yıl deneyimli bir inşaat mühendisi (şantiye şefi), mimar, makine mühendisi, elektrik mühendisi, inşaat teknikeri ve harita mühendisi ile tam zamanlı A veya B sınıfı iş güvenliği uzmanı çalıştıracağını taahhüt etmesi gerekiyor.

Bunun yanında isteklilerin en az G sınıfı yapı müteahhitliği yeterlilik belgesine sahip olması şartı da getirildi. Eksik belge ile yapılan başvuruların kabul edilmeyeceği ve belirtilen saatten sonra teslim edilen dosyaların değerlendirmeye alınmayacağı duyuruldu.

İHALE DOSYASI VE YETERLİK BAŞVURU SÜRECİ

İhaleye katılabilmek için öncelikle yeterlik alınması gerekiyor. İhale dosyasının Mali Hizmetler Müdürlüğü’nden 1.000 TL bedelle satın alınacağı ve makbuzun başvuru evraklarına ekleneceği belirtildi. Yeterlik başvurularının, gerekli belgelerle birlikte en geç 10 Mart 2026 saat 17.00’ye kadar kapalı zarf içinde Mali Hizmetler Müdürlüğü’ne teslim edilmesi gerekiyor.

Yeterlik değerlendirmesi, oluşturulan komisyon tarafından yapılacak ve sonuçların ihale saatinde Belediye Encümeni tarafından açıklanacağı bildirildi. Yeterlik almayan ya da başvuru yapmayan isteklilerin ihaleye katılamayacağı vurgulandı.

BELEDİYE ENCÜMENİ YETKİLİ OLACAK

İhale sürecine ilişkin açıklamada, Osmaneli Belediye Encümeni’nin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 29’uncu maddesi kapsamında ihaleyi yapıp yapmamakta ve en uygun teklifi belirlemekte serbest olduğu ifade edildi. İdari ve teknik şartname ile mimari projelerin belediyenin resmi internet sitesi üzerinden incelenebileceği bilgisi paylaşıldı.

Kaynak: www.canakkalekalem.com

Hatay için dev sağlık projesi yola çıktı: Şehir hastanesi inşaatı başlıyor

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, depremin 3. yılında Hatay’a bin yataklı dev bir şehir hastanesi kazandıracaklarını müjdeledi; ihale süreci haftalar içinde başlıyor…

Depremin vurduğu Hatay’da yaralar sarılmaya devam ederken, şehrin sağlık altyapısını “taçlandıracak” dev bir adım atıldı. Hatay’ı ziyaret eden Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, kentin sağlık hizmetlerini deprem öncesinden daha iyi bir noktaya taşımayı hedeflediklerini belirtti. Bakan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “hayalim” dediği şehir hastaneleri zincirine Hatay’ın da ekleneceğini, bin yatak kapasiteli dev kompleksin inşaatına 2026 sonu itibarıyla başlanacağını duyurdu.

HATAY’DA YATAK KAPASİTESİ DEPREM ÖNCESİNİ GEÇTİ

Bakan Memişoğlu, Hatay Valiliği ziyareti sonrası yaptığı açıklamada, kentin sağlık altyapısındaki son durumu verilerle paylaştı. Deprem öncesinde 2 bin 772 yatağı bulunan Hatay’ın, bugün itibarıyla 2 bin 975 yatakla hizmet verdiğini vurgulayan Bakan, 6 büyük hastanenin inşaatının tamamlandığını hatırlattı. Ayrıca İskenderun Devlet Hastanesi inşaatının da %44 seviyesine ulaştığını belirterek, temel sağlık hizmetlerindeki tüm yapısal sorunların 2026 sonunda çözüleceği mesajını verdi.

BİN YATAKLI ŞEHİR HASTANESİ İÇİN İHALE VAKTİ

Hataylıların merakla beklediği Şehir Hastanesi projesinde projelendirme aşamasının bittiğini açıklayan Memişoğlu, “Birkaç hafta içinde ihalesine çıkıyoruz” dedi. 2026 sonunda ilk kazmanın vurulması planlanan hastane, kentin en kapsamlı sağlık üssü olacak. Bakan, “Bu hastane sağlık anlamında her şeyin olduğu, Hatay’ı taçlandıracak bir proje. Milletimizin en iyi hizmeti alması için gece gündüz çalışmaya devam ediyoruz” diyerek bölgedeki sağlık seferberliğinin süreceğini belirtti.

Kaynak: turkiyedeisdunyasi

Hazine arazisine yapılacak 5 yıldızlı otel projesi yeniden ÇED sürecinde

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından turizm alanı olarak belirlenen parselde planlanan ve 2024’ten bu yana ÇED onayı alamayan 906 milyon TL’lik Duja Ephesus Otel Projesi yeniden değerlendirme sürecine girdi.

İzmir’in Selçuk ilçesinde, Efes Antik Kenti’ne 3,9 kilometre mesafede yer alan Pamucak Mevkii’nde planlanan 5 yıldızlı Duja Ephesus Otel Projesi için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci yeniden başlatıldı. İlk ÇED başvurusu 2024 yılında yapılan proje, aradan geçen süreye rağmen “ÇED Olumlu” kararı alamazken, proje dosyasının yeniden incelenmek üzere ilgili birimlere sunuldu.

Duja Hotels markasının sahibi Bodrum Otel İşletmeleri A.Ş. tarafından hayata geçirilmesi planlanan proje, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından turizm alanı olarak belirlenmiş olan ve “1 nolu özel parsel” olarak tanımlanan yaklaşık 80 bin metrekarelik hazine mülkiyetindeki alanda yer alıyor. Selçuk Mahallesi sınırlarında bulunan 3107 ada 14 parsel üzerinde planlanan tesisin, 5 yıldızlı turizm konaklama tesisi olarak faaliyet gösterecek.

Toplam yatırım bedeli 906 milyon 640 bin TL olarak açıklanan projeye göre Duja Ephesus Otel; 380 oda ve 2 adet villadan oluşan toplam 382 konaklama birimiyle 1.000 yatak kapasitesine sahip olacak. Yaklaşık 3 bin metrekarelik alanda aquapark ve havuzların da yer alacağı tesisin, inşaat aşamasında 750, işletme döneminde ise 460 kişiye istihdam sağlaması planlanıyor.

Efes Antik Kenti’nin güneybatısında, Meryemana Evi’nin ise batı-kuzeybatısında konumlanan proje alanı, kültürel ve doğal hassasiyetlerin bulunduğu bir bölgede yer alması nedeniyle ÇED süreci kapsamında ayrıntılı incelemeye tabi tutuluyor. Daha önce yapılan başvurularda henüz nihai onay alınamazken, son başvuruyla birlikte sürecin nasıl sonuçlanacağı merak konusu.

Kaynak: Turizm Ajansı

Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu:“Hatırlamak yetmez; ders çıkarmak ve kalıcı çözümleri hayata geçirmek zorundayız”

6 Şubat 2023’te yaşanan ve 11 ilimizi derinden etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümünde Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD), hayatını kaybeden vatandaşlarımızı saygı ve rahmetle anarken, deprem gerçeğiyle yaşamaya yönelik kalıcı ve bilim temelli adımların önemine bir kez daha dikkat çekti.

Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, depremlerin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen acının ve sorumluluğun hala çok taze olduğunu belirterek, “6 Şubat depremleri, yalnızca yaşadığımız büyük bir felaket değil; aynı zamanda ülke olarak almamız gereken dersleri çok net biçimde önümüze koyan bir kırılma noktasıdır. Kaybettiğimiz on binlerce canın hatırasını yaşatmanın en anlamlı yolu, benzer acıların bir daha yaşanmaması için kararlılıkla harekete geçmektir” dedi.

“Deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmek zorundayız”

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayan Tayfun Küçükoğlu, deprem riskinin dönemsel değil, sürekli bir gündem olması gerektiğini ifade ederek şunları söyledi: “Depremler geçmişte kaldı ya da yalnızca belirli bölgelerin sorunu gibi düşünülemez. 2025 yılı verilerine baktığımızda Türkiye’de 53 bin 262 deprem kaydedildiğini görüyoruz. Bu depremlerin 437’si 4 büyüklüğünün üzerinde gerçekleşti. Bu tablo, ülkemizde ortalama olarak her gün 4 büyüklüğünde bir deprem, yaklaşık 15 günde bir 5 ve üzeri, 73 günde bir ise 6 ve üzeri büyüklükte bir deprem yaşandığını gösteriyor. Bu veriler doğrultusunda Türkiye’nin saatte ortalama 6, günde ise 146 depremle sarsıldığını söyleyebiliyoruz. Nüfusumuzun en az yüzde 90’ı fay hatlarının doğrudan etki alanında yaşamını sürdürüyor. Bu coğrafyada yaşıyorsak, depremle yaşamayı öğrenmek zorundayız. Bunun yolu da güçlü bir deprem bilinci, nitelikli yapılaşma ve sürdürülebilir kentsel politikalar geliştirmekten geçiyor.”

“Hem şehirlerimizi hem toplumumuzu dirençli hale getirmeliyiz”

Depreme dirençli şehirlerin yalnızca sağlam binalarla sınırlı olmadığını vurgulayan Tayfun Küçükoğlu, şu değerlendirmede bulundu: “Şehirlerimizi dönüştürürken geleceği de düşünmeliyiz. Dolayısıyla planlama, altyapı, çevre düzenlemesi, enerji verimliliği ve sosyal yaşamı bir bütün olarak ele almalıyız. Çevre dostu, kaynakları verimli kullanan ve iklim krizini de gözeten yapılaşma anlayışı artık bir tercih değil, zorunluluktur. Hem şehirlerimizi hem de toplumumuzu depreme karşı dirençli hale getirmeliyiz.”

“Farkındalık ve bilinç çalışmaları sürekli ve sistemli olmalı”

Deprem bilincinin ve depreme hazırlığın toplumsal bir kültür haline gelmesi gerektiğine dikkat çeken Küçükoğlu, kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının ortak sorumluluğuna işaret ederek şöyle konuştu: “Depremin yerini ve zamanını önceden bilme şansımız yok. Bu nedenle yaşamsal faaliyetlerimizi her an deprem olacakmış gibi düzenlemeliyiz. Tatbikatlar, eğitimler, bilgilendirme çalışmaları ve yerel düzeyde yürütülen hazırlık programları sistemli ve sürekli hale gelmelidir. Deprem farkındalığı sadece afet sonrası hatırlanan bir konu olmaktan çıkarılmalı; günlük yaşamın doğal bir parçası haline getirilmelidir. Bu kültürü çocukluktan başlayarak toplumun geneline yaymak zorundayız.”

“Toplumun deprem algısını ve hazırlık düzeyini ortaya koyacak çalışmalar yürütüyoruz”

Türkiye İMSAD olarak deprem bilincini güçlendirmeye yönelik çalışmalara ayrı bir önem verdiklerini belirten Tayfun Küçükoğlu, şu bilgileri paylaştı: “Türkiye, son yıllarda yaşanan depremlerle birlikte deprem gerçeğini daha güçlü biçimde gündeminde tutuyor. Yapı güvenliği, bireysel hazırlık ve toplumsal bilinç bugün her zamankinden daha fazla önem taşıyor. Bu gerçekten hareketle Türkiye İMSAD olarak, toplumun deprem kaygısını, hazırlık düzeyini, bina güvenliği algısını ve güvenli konut tercihlerine bakışını ortaya koyacak kapsamlı bir bilinç araştırmasının hazırlıkları içindeyiz. Elde edilecek verilerin hem kamu politikalarına hem de sektörümüzün yol haritasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.”

“Türkiye İMSAD olarak sorumluluk almaya devam edeceğiz”

Türkiye İMSAD’ın güvenli ve sürdürülebilir şehirler için uzun yıllardır çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Küçükoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “İnşaat malzemesi sanayisi, güvenli ve dayanıklı yapılaşmanın temel taşıdır. Bizler sektörümüzün bilgi birikimi ve üretim gücüyle daha güvenli, daha sürdürülebilir şehirler için üzerimize düşen sorumluluğu almaya devam edeceğiz. 6 Şubat’ta kaybettiğimiz vatandaşlarımızı saygıyla anıyor, aynı acıların bir daha yaşanmaması için kararlılıkla çalışmayı sürdürüyoruz.”

Türkiye İMSAD Hakkında

Kuruluşundan bu yana geçen 42 yılda, Türkiye inşaat sanayisini gerek yurt içinde gerekse yurt dışında temsil eden bir sivil toplum örgütü olan Türkiye İMSAD, 85 firma, 60 dernek, 5 üniversite ve 1 sendika üyesiyle, pazarda 32 binden fazla noktaya etkin bir şekilde ulaşmaktadır. Sürdürülebilir büyüme için yurt içinde ve yurt dışında iş birlikleri geliştiren Türkiye İMSAD, iç pazardaki gelişmeleri yakından izlemekte ve ihracatta ulaşılan başarının artarak sürdürülebilmesi için, dış pazarları yakından takip etmektedir. Türkiye İMSAD, inşaat sektörünün çok önemli grupları olan 36 farklı alt sektörü temsil etmektedir. Sektörel projeler yürüten, raporlar yayınlayan Türkiye İMSAD, Avrupa Komisyonu’nun fonladığı birçok projeye de liderlik etmektedir. 2018 yılından bu yana buildingSMART Türkiye şubesine ev sahipliği yapmaktadır.

Doğru Malzeme, Mühendislik ve Denetim Hayat Kurtarıyor

6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin üçüncü yıl dönümünde açıklamada bulunan Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, depremlerin coğrafyamızın bir gerçeği olduğuna dikkat çekerek, “Güvenli bir gelecek, ancak geçmişte yapılan hataların tekrarlanmadığı, standartlara uygun malzeme ve doğru mühendislik uygulamalarının bir araya geldiği sağlam temeller üzerinde yükselebilir.” dedi.

6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremleri’nin 3. yıl dönümünde değerlendirmelerde bulunan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde, kaybettiğimiz vatandaşlarımızın acısını ilk günkü gibi hissederken, yaşadığımız bu büyük felaketin bizlere yüklediği sorumluluğun bilinciyle hareket ediyoruz. Depremler, coğrafyamızın bir gerçeği olsa da yıkım ve can kaybı bir kader değildir. Geride bıraktığımız süreç, yapı güvenliğinin mühendislik bilimi ve etkin denetim mekanizmalarıyla sağlanabilecek teknik bir zorunluluk olduğunu tüm açıklığıyla ortaya koymuştur. Güvenli bir gelecek, ancak geçmişte yapılan hataların tekrarlanmadığı, standartlara uygun malzeme ve doğru mühendislik uygulamalarının bir araya geldiği sağlam temeller üzerinde yükselebilir.” dedi.

Doğru malzeme ve etkin denetim hayat kurtarır

İnşaat sektörünün en temel bileşeni olan hazır betonun bugün gelinen noktada yapının en güvenilir ve en sıkı denetlenen malzemesi konumunda olduğunu vurgulayan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Geçmişteki ilkel üretim yöntemlerinin aksine, günümüz modern hazır beton tesisleri, üretimden şantiyedeki döküm aşamasına kadar teknolojik imkânlarla izlenen ve sürekli laboratuvar testlerine tabi tutulan bir üretim disiplinine sahiptir. Özellikle deprem bölgesinde yapılan teknik incelemeler, Yapı Denetim Sistemi kapsamında inşa edilen ve standartlara uygun hazır betonun kullanıldığı binaların %99 oranında ayakta kaldığını göstermiştir. Bu veri, doğru malzeme ve etkin denetimin hayat kurtardığının en somut kanıtıdır.” diye konuştu.

Standartlara uygunluğun ve denetimin önemine dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “Yıkılan binaların çok büyük bir bölümünün mühendislik hizmeti almamış, denetimsiz ve 2000 yılı öncesi standartlarla inşa edilmiş yapılar olması, sorunun kaynağının denetimsizlik ve standart dışı uygulamalar olduğunu göstermektedir.” dedi.

Yapı güvenliği bütüncül bir süreçtir

Hazır beton sektöründe uzun yıllardır THBB öncülüğünde uygulanan Kalite Güvence Sisteminin (KGS) ve mevcut yasal denetimlerin beton kalitesini garanti altına aldığını ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, “Bir binanın depreme karşı tam anlamıyla dirençli olabilmesi için, betonun kalitesi kadar zemin etüdünün doğruluğu, projenin mühendislik tasarımı, kullanılan demirin niteliği ve şantiyedeki uygulama işçiliği de hayati önem taşımaktadır. En yüksek standartta beton kullanılsa dahi, zemin koşullarına uygun olmayan bir proje veya hatalı bir uygulama, yapının güvenliğini tehlikeye atabilir.” dedi.

Depreme dirençli şehirler inşa etme hedefleri doğrultusunda, hazır beton sektöründe sağlanan yüksek denetim standartlarının inşaatın tüm aşamalarına yayılması gerektiğini belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, “Betonun üretiminden numune alınmasına kadar gösterilen hassasiyetin, demir bağlama işçiliğinden betonun bakımına (kürlenmesine), zemin iyileştirme çalışmalarından statik projelendirmeye kadar her kalemde aynı titizlikle uygulanması şarttır. Güvenli yapı, bir zincirdir ve bu zincir en zayıf halkası kadar sağlamdır.” ifadelerini kullandı.

Depreme dirençli şehirler için ortak sorumluluk

THBB olarak, hazır beton sektöründe yıllardır ilmek ilmek işledikleri bu güven ve kalite kültürünün, yapılaşmanın her aşamasına ilham vermesini dilediklerini ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, “Depreme dirençli, güvenli ve huzurlu şehirler inşa etme yolculuğunda; kamu, özel sektör ve toplumun tüm kesimleriyle omuz omuza çalışmaya, bilgi ve tecrübemizi paylaşmaya her zaman hazırız. Bu vesileyle, 6 Şubat depremlerinde yitirdiğimiz canlarımızı bir kez daha rahmetle anıyor; geçmişin acı tecrübelerinin, geleceğin güvenli Türkiye’sine ışık tutmasını temenni ediyoruz.” dedi.

Hazır Beton ve Depreme Dirençli Yapılar için Akademik Değerlendirme

THBB Başkanı Yavuz Işık, Kahramanmaraş Depremlerinin 1. yıl dönümünde, deprem bölgelerinde kullanılacak betonlarla ilgili görüşlerin iletildiği, özellikle yeni yapılacak yapıların olası bir depreme karşı dirençli olabilmesi için gerekli asgari koşulların paylaşıldığı “Akademik Değerlendirme”yi kamuoyunun bilgilerine sunduklarını ifade etti.

Çeşitli üniversitelerde görevli olan veya görev yapmış ve aynı zamanda THBB BETON 2023 Kongresi Bilim Kurulu’nda yer alan öğretim üyeleri tarafından hazırlanan “Hazır Beton ve Depreme Dirençli Yapılar için Akademik Değerlendirme”yle ilgili değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, yapıların, depreme dayanıklı olması için; işlevsellik, hizmet görebilirlik, her çeşit iç ve dış etkenlere direnç ve sürdürülebilirlik bakımından; ilgili standartlara ve şartnamelere uygunluğu sağlayacak deneyim ve yetkinlikte mühendislerden ve yardımcılarından oluşan tasarım, proje-nitelik yönetimi, yapım ve denetim ekipleri tarafından inşa edilmesinin önemine dikkat çekti.

Türkiye Hazır Beton Birliği hakkında

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 1988 yılından bu yana güvenli ve dayanıklı yapıların inşası için, standartlara uygun beton üretilmesi, standartlara uygun beton uygulamaları için, özellikle deprem riski yüksek bölgelerde yüksek dayanım sınıflarında ve dayanıklı beton kullanılması için uğraş veren mesleki bir kuruluştur. 1991 yılından beri Avrupa Hazır Beton Birliğinin (ERMCO) de tam üyesi olan THBB’ye üye olacak şirketlerin bütün hazır beton tesislerinde standartlara uygun üretim yapılması, THBB Kalite Güvence Sisteminin (KGS) sürekli habersiz denetimlerine tabi olunarak KGS Uygunluk Belgesi alınması, uygun laboratuvar bulunması, teknik, çevre, iş sağlığı ve güvenliği, yasal ve etik kriterlerin eksiksiz yerine getirilmesi zorunludur.

Yunus Tever Milli Hızlı Tren Fabrikası inşaat alanında inceleme yaptı

AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever, Sakarya’da yapımı süren Milli Hızlı Tren Fabrikası inşaat alanında incelemelerde bulundu. Tever, yerli ve milli imkânlarla kurulan fabrikanın, 250 kişiye istihdam sağlayacağını; üretimle birlikte ekonomiye yıllık yaklaşık 3,5 milyar TL katkı sunacağını söyledi.

AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever, MKYK Üyesi Abdurrahman Akyüz ve Serdivan İlçe Başkanı Yusuf Haldızoğlu ile birlikte TÜRASAŞ Sakarya Bölge Müdürlüğünü ziyaret etti. Ziyaret kapsamında, inşası devam eden Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti İmalat ve Test Fabrikası’nda incelemelerde bulunan Tever, Bölge Müdürü Yunus Ekşi ile üretim hatlarını da gezerek devam eden projeler hakkında bilgi aldı. Tever, bu dev yatırımın hem yerel istihdama hem de milli ekonomiye sunacağı katkıların altını çizdi.

15 Bin Metrekarelik Dev Üretim Alanı

Sakarya’yı raylı sistemler teknolojisinde öne çıkaracak olan fabrika, toplam 17 bin metrekarelik kapalı alanda kuruluyor. İnşaat çalışmalarının hızla ilerlediğini belirten Tever, tesisin Türkiye’nin yerli ve milli üretim hamlesinde kritik ve önemli bir rol üstleneceğini ifade etti.

Yılda 12 Hızlı Tren Seti Üretim Kapasitesi

Yeni fabrikada, saatte 225 kilometre hıza ulaşabilen Türkiye’nin ilk yerli ve milli Elektrikli Hızlı Tren setleri üretilecek. Tesis tam kapasiteye ulaştığında yılda 12 adet hızlı tren setinin üretim ve test işlemlerinin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

Ekonomiye Yıllık 3,5 Milyar TL Katkı ve 250 Yeni İstihdam

Projenin yalnızca teknolojik bir atılım değil, aynı zamanda güçlü bir ekonomik kalkınma hamlesi olduğuna dikkat çeken Tever, şu değerlendirmede bulundu:
“Tamamen yerli ve milli imkanlarla hayata geçirilen bu fabrika, yaklaşık 250 hemşehrimize yeni istihdam sağlayacak. Üretim faaliyetlerinin başlamasıyla birlikte ülke ekonomimize yıllık yaklaşık 3,5 milyar TL katma değer kazandıracak.”

“Cumhurbaşkanımıza ve Bakanımıza Şükranlarımızı Sunuyoruz”

Yatırımın Sakarya’ya kazandırılmasında emeği geçenlere teşekkür eden Tever, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sakarya’mızı raylı sistemlerin merkezi haline getirecek bu projeyi ilimize kazandıran başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere her zaman yanımızda olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu’na şükranlarımızı sunuyoruz. Ülkemize ve şehrimize değer katan TÜRASAŞ’ımızın; yönetimine, mühendislerimize ve tüm çalışanlarına faaliyetlerinde başarılar diliyorum.”rdi.AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever, MKYK Üyesi Abdurrahman Akyüz ve Serdivan İlçe Başkanı Yusuf Haldızoğlu ile birlikte TÜRASAŞ Sakarya Bölge Müdürlüğünü ziyaret etti. Ziyaret kapsamında, inşası devam eden Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti İmalat ve Test Fabrikası’nda incelemelerde bulunan Tever, Bölge Müdürü Yunus Ekşi ile üretim hatlarını da gezerek devam eden projeler hakkında bilgi aldı. Tever, bu dev yatırımın hem yerel istihdama hem de milli ekonomiye sunacağı katkıların altını çizdi.

15 Bin Metrekarelik Dev Üretim Alanı

Sakarya’yı raylı sistemler teknolojisinde öne çıkaracak olan fabrika, toplam 17 bin metrekarelik kapalı alanda kuruluyor. İnşaat çalışmalarının hızla ilerlediğini belirten Tever, tesisin Türkiye’nin yerli ve milli üretim hamlesinde kritik ve önemli bir rol üstleneceğini ifade etti.

Yılda 12 Hızlı Tren Seti Üretim Kapasitesi

Yeni fabrikada, saatte 225 kilometre hıza ulaşabilen Türkiye’nin ilk yerli ve milli Elektrikli Hızlı Tren setleri üretilecek. Tesis tam kapasiteye ulaştığında yılda 12 adet hızlı tren setinin üretim ve test işlemlerinin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

Ekonomiye Yıllık 3,5 Milyar TL Katkı ve 250 Yeni İstihdam

Projenin yalnızca teknolojik bir atılım değil, aynı zamanda güçlü bir ekonomik kalkınma hamlesi olduğuna dikkat çeken Tever, şu değerlendirmede bulundu:
“Tamamen yerli ve milli imkanlarla hayata geçirilen bu fabrika, yaklaşık 250 hemşehrimize yeni istihdam sağlayacak. Üretim faaliyetlerinin başlamasıyla birlikte ülke ekonomimize yıllık yaklaşık 3,5 milyar TL katma değer kazandıracak.”

“Cumhurbaşkanımıza ve Bakanımıza Şükranlarımızı Sunuyoruz”

Yatırımın Sakarya’ya kazandırılmasında emeği geçenlere teşekkür eden Tever, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sakarya’mızı raylı sistemlerin merkezi haline getirecek bu projeyi ilimize kazandıran başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere her zaman yanımızda olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu’na şükranlarımızı sunuyoruz. Ülkemize ve şehrimize değer katan TÜRASAŞ’ımızın; yönetimine, mühendislerimize ve tüm çalışanlarına faaliyetlerinde başarılar diliyorum.”rdi.

Kaynak: sakaryahaber.com

Çeşme’de ‘imar’ devri: Otel yatırımı için kamu arsası şirkete aktarıldı

Çeşme Belediye Meclisi, Alaçatı’daki 16 dönümlük turizm imarlı arsanın belediye iştiraki ALATAŞ A.Ş.’ye devrini oy çokluğuyla kabul etti. Belediye Başkanı Lal Denizli, alan için uluslararası ya da yerli büyük bir otel zinciriyle ortak yatırım modeli planlandığını açıkladı.

Çeşme Belediye Meclisi, Alaçatı’da bulunan ve bilirkişi değerlendirmesine göre yaklaşık 2,5 milyar TL değer biçilen 16 dönümlük turizm imarlı arsanın, belediye iştiraki ALATAŞ Alaçatı İmar İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye devredilmesini onayladı.

Alınan kararla birlikte söz konusu parselde büyük ölçekli turizm yatırımı yapılabilmesinin idari zemini oluşturuldu.

Ortaklık modeliyle otel yatırımı planı

Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, belediyenin doğrudan otel yatırımı yapma imkânı bulunmadığını belirterek, yatırımın iştirak şirket üzerinden ve ortaklık modeliyle yürütülmesinin planlandığını ifade etti. Proje hazırlıklarının belediye ekiplerince yürütüleceğini kaydeden Denizli, uygun yatırımcı ve marka bulunması halinde turizm tesisi yatırımının hayata geçirileceğini bildirdi.

Denizli, alanın ölçeği nedeniyle yatırımın yüksek bütçe gerektirdiğini, bu nedenle özel sektör iş birliği modelinin öngörüldüğünü dile getirdi.

“Buraya olması gereken 5 yıldızlı bir otel”

Proje alanında üst segment bir otel yatırımı hedeflediklerini belirten Denizli, Çeşme’de uluslararası zincir otel sayısının artırılmasının turizm çeşitliliği açısından önem taşıdığını söyledi. Yatırım sürecinde marka ve proje niteliğinin belirleyici olacağını ifade eden Denizli, şu ifadelere yer verdi:

“Ortak kim, ne zamana yapılır proje, ne zamana biter? O bir süreç. Biz sadece meclis kararımızı aldık. Bu konu zaten aylar öncesinde gündeme geldi. Sadece değer tespiti için bilirkişi ve mahkemeye sevk etmiştik. Arsaya 2,5 milyar TL değer tespit edildi. Buraya olması gereken 5 yıldızlı bir otel. Şık ve güçlü bir markanın gelmesi lazım. Amacım da nitelikli bir turizm zincirini buraya getirmek. Çünkü biliyorsunuz büyük zincir otellerden Çeşme’de sadece Swissotel var. Bunların sayılarının artmasını her turizm toplantısında söylüyorum. Nitelikli turistin gelmesi için nitelikli otellerin açılması gerekiyor”

Arsaya ilişkin değer tespit sürecinin daha önce bilirkişi incelemesi ve yargı süreciyle tamamlandığı bilgisi de paylaşıldı

İhale süreci için uzun vadeli takvim

İhale ve sözleşme süreçlerinin kısa vadede sonuçlanmasının beklenmediğine dikkat çeken Denizli, şunları söyledi:

“Şu an Ar-ge çalışması yapacağız. İş sözleşmesi yapabilecek markaları ziyaret ettik. Onlar somut konular üzerinden konuşuyorlar. Biz de önce teknik meseleyi çözdük. Şimdi turizm yatırımcıları ile tekrar görüşeceğiz. İzmir’den de dünyanın farklı ülkelerinden de yatırımcılar olabilir. Önemli olan Çeşme’nin turizmine en çok katkıyı kim ve hangi proje sağlayacak? Bunu konuşmak gerekiyor”

Meclis görüşmelerinde bazı üyeler tarafından farklı kullanım önerileri de gündeme getirilirken, karar turizm yatırımı çerçevesinde iştirak şirket üzerinden ilerlenmesi yönünde alındı.

Lal Denizli, MHP’li Meclis Üyeleri’nin bu arsada olimpik tesis yapılması gibi önerilerde bulunduklarını belirterek, şöyle konuştu:

Turizm alanına nasıl olimpik tesis yapılacak? Siyasetsizlikten, gündeme gelmek için bu tür öneriler yapıyorlar”

Kaynak: Haber Merkezi

Güzelbahçe’de TOKİ projesi için ÇED süreci başlatıldı

İZMİR’İN Güzelbahçe ilçesinde TOKİ tarafından planlanan 1090 konutluk büyük ölçekli proje için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatıldı. Mustafa Kemal Paşa Mahallesi sınırları içinde yer alan projede konutların yanı sıra iki ticaret merkezi, cami, altyapı ve çevre düzenlemesi yapılması öngörülürken, yaklaşık 126 bin metrekarelik alanda hayata geçirilecek projede 36 ay sürecek inşaat döneminde 250 kişinin istihdam edilmesi planlanıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte daire başına ortalama dört kişi hesabıyla bölgede yaklaşık 4 bin 400 kişinin yaşayacağı belirtilirken, TOKİ’nin sosyal konut projeleri için ÇED sürecinin hızlandırılabileceğine ilişkin mevzuat kapsamında sürecin 15 iş günü içinde tamamlanabileceği ifade ediliyor.

Kaynak: Yeniasir

SPOINT İnşaat’tan 2026’da Sağlık ve Endüstride Nitelikli Proje Hamlesi!

SPOINT İnşaat, sağlık, konaklama ve endüstriyel projelerdeki çok yönlü deneyimini yüksek mühendislik, kalite ve hızlı mobilizasyon gücüyle birleştirerek 2026’da Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ta nitelikli yatırımların güvenilir çözüm ortağı olmayı sürdürüyor.

SPOINT İnşaat, sağlık, konaklama ve endüstriyel projelerde edindiği çok yönlü deneyimi; yüksek mühendislik, en iyi kalite ve hızlı mobilizasyon kabiliyetiyle birleştiriyor. Şirket, bu yaklaşımıyla 2026 yılında da nitelikli ve yüksek standartlı yatırımların güvenilir çözüm ortağı olmaya devam edecek.Sağlık, konaklama, endüstriyel ve yatırım odaklı taahhüt projelerinde edindiği çok yönlü deneyimle SPOINT İnşaat, yalnızca yapı üretmeyi değil; yaşam kalitesi, verimlilik ve sürdürülebilirliği odağına alan bütüncül çözümler sunmayı hedefliyor. Kuzey Kıbrıs’ta hayata geçirilen SPOINT Viva İskele projesi ile Yalova Organize Sanayi Bölgesi’nde devam eden Ünoks fabrika yatırımı, şirketin bu yaklaşımının somut örnekleri arasında yer alıyor. Sağlık yapıları alanındaki uzmanlığıyla öne çıkan SPOINT İnşaat, Türkiye’nin önde gelen zincir hastane markalarının yeni yatırım projelerinde tercih ettiği güvenilir çözüm ortaklarından biri olarak konumlanıyor. Şirket, 2026 yılı itibarıyla sağlık sektöründe yüksek standartlı, nitelikli hastane ve sağlık kampüsü projelerine imza atmayı hedefliyor. SPOINT İnşaat’ın 2026 vizyonunun temelinde; güçlü mühendislik yaklaşımı, yüksek kalite standartları, iş güvenliği prensipleri ve hızlı mobilizasyon kabiliyeti yer alıyor. Grup bünyesine katılan ve endüstriyel mobilya alanında 30 yılı aşkın üretim tecrübesine sahip LEOPOINT Mobilya markasıyla, projelerde iç mekândan detay çözümlerine uzanan entegre kalite anlayışı hayata geçiriliyor.

Nitelikli projelerde güçlü çözüm ortağı

SPOINT İnşaat A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Memiç, “SPOINT olarak üstlendiğimiz işi, sadece yapıp teslim etmekten ibaret görmüyoruz. Üstlendiğimiz her projede, yapının uzun vadeli performansını, kullanıcı deneyimini ve yatırım değerini bir bütün olarak görüyoruz. Sağlık yapıları gibi yüksek standart gerektiren projelerde tercih edilen çözüm ortağı olmamız bu yaklaşımımızın doğal bir sonucudur. Hep yatığımız gibi 2026 yılında da; Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ta nitelikli, güven veren ve arkasında güçlü bir kurumsal duruş bulunan projelere imza atmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.  SPOINT İnşaat, önümüzdeki dönemde de Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ta; yatırımcılarına güven veren, kullanıcılarına nitelikli yaşam ve çalışma alanları sunan, uzun ömürlü ve değer kazanan projeler üretmeyi sürdürecek.v

Kaynak: www.baretdergisi.com

Hilton, Türkiye’de 5 yeni otel anlaşmasına imza attı

Hilton, Türkiye’deki ülkedeki 70 yılı aşkın köklü varlığını ileriye taşıyarak dört markasını kapsayan beş yeni otel anlaşmasına imza attığını duyurdu.

Hilton (NYSE: HLT), ülkedeki 70 yılı aşkın köklü varlığını ileriye taşıyarak dört markasını kapsayan beş yeni otel anlaşmasına imza attığını duyurdu. Hilton’un Türkiye’deki lifestyle portföyünü genişleten bu yeni anlaşmalar kapsamında, Antalya’daki ilk Hilton Hotels & Resorts oteli hayata geçirilirken, DoubleTree by Hilton ve Hilton Garden Inn markalarının ülkedeki yayılımı da ivme kazanıyor.

Hilton Orta ve Doğu Avrupa’dan Sorumlu Geliştirme Başkan Yardımcısı Mike Collini, konuyla ilgili şunları söyledi: 

“Türkiye, Hilton için stratejik önemini koruyan kilit pazarlardan biri olmaya devam ediyor ve ülkede sürdürülebilir büyüme açısından güçlü bir potansiyel görüyoruz. Tapestry Collection ve Canopy markalarımızın 2025 yılındaki başarılı açılışları, lifestyle portföyümüzde yakaladığımız ivmeyi pekiştirirken; gezginlerin özgün, yerel dokudan ilham alan deneyimlere yönelik artan ilgisini de net şekilde ortaya koydu. Son dönemde imzaladığımız bu anlaşmalar, Hilton’un Türkiye genelinde sunduğu çok markalı portföyüne yönelik kalıcı talebi bir kez daha teyit ediyor. Türkiye’de uzun yıllara dayanan saygın bir geçmişe sahip bir marka olarak, büyümenin bu yeni dönemini kararlılıkla sürdürmekten ve misafirperverliğimizi çok daha geniş bir gezgin kitlesiyle buluşturmaktan büyük heyecan duyuyoruz.”

Hilton Antalya City Centre

2028 yılında açılması planlanan Hilton Antalya City Centre, Hilton Hotels & Resorts markasının dünya standartlarındaki misafirperverliğini Türkiye’nin en çok ziyaret edilen destinasyonlarından birine taşıyacak. 254 oda ve süite sahip olacak yeni otel; görkemli bir balo salonu, farklı ölçeklerde toplantı alanları, geniş bir spa ve wellness merkezi, kapalı ve çatı katı yüzme havuzları ile farklı konseptlerde yeme-içme alanlarıyla, her ölçekte etkinlik ve organizasyon için ayrıcalıklı bir buluşma noktası olacak.

DoubleTree by Hilton İstanbul Maçka

Bu bahar açılması planlanan DoubleTree by Hilton İstanbul Maçka, Nişantaşı ve Taksim’e yürüme mesafesinde, İstanbul’un en prestijli semtlerinden birinde 109 oda ve süitle hizmet verecek. Otelde sıcak ve davetkâr bir lobi lounge alanı, gün boyu hizmet veren restoran, panoramik manzaralara sahip çatı katı restoranı ve barı, çok amaçlı toplantı alanları ile fitness ve wellness olanakları yer alacak. Şehir merkezinde bağlantı, kültür ve konforu bir arada arayan misafirler için modern ve üst segment bir konaklama deneyimi sunacak.

Gist Istanbul, Tapestry Collection by Hilton

2027 yılında açılması planlanan Gist Istanbul, Tapestry Collection by Hilton, İstanbul’un hem manzarasıyla hem de ulaşım kolaylığıyla öne çıkan semtlerinden birinde, özgün tasarıma sahip 46 odasıyla misafirlerini ağırlayacak. Boğaz, Galataport ve ana ulaşım bağlantılarına birkaç adım mesafede konumlanan otelde restoran ve çatı katı barının yanı sıra, misafirlerin konaklamaları boyunca faydalanabileceği bir fitness alanı bulunacak. Kendine has karakteri ve etkileyici konumuyla otel, şehrin kültürel ve tarihi merkezini keşfetmek isteyen gezginler için canlı ve ilham verici bir konaklama deneyimi sunacak.

Hotel İstanbul Şişli, Tapestry Collection by Hilton

İstanbul’un dinamik Şişli semtinin kalbinde konumlanan Hotel İstanbul Şişli, Tapestry Collection by Hilton, 48 şık odasıyla kentin önemli ticaret merkezlerinden birinde hizmet verecek. 2028 yılında açılması planlanan lifestyle otel; yerel dokudan ilham alan mutfağıyla öne çıkan restoranı, iki toplantı salonu ve modern bir fitness merkeziyle misafirlerini ağırlayacak. Alışveriş, kültür ve ulaşım noktalarına yakınlığıyla otel, hem iş hem de tatil amaçlı seyahat edenler için karakter, konfor ve bulunduğu semtin ruhunu yansıtan otantik bir konaklama alternatifi sunacak.

Hilton Garden Inn Kocaeli Dilovası

2027 yılında açılması planlanan Hilton Garden Inn Kocaeli Dilovası, sehirde Organize Sanayi Bölgesi’nin merkezinde konumlanan ilk uluslararası markalı otel olacak. 104 modern odaya sahip otelde, 500 metrekarelik çok amaçlı salonu da kapsayan geniş toplantı alanları, restoran ve barın yanı sıra kapalı yüzme havuzu, spor salonu ve Türk hamamı gibi wellness olanakları yer alacak. Hızla büyüyen sanayi bölgesinde otel, iş seyahatleri, uzun süreli konaklamalar ve kurumsal etkinlikler için önemli bir buluşma noktası olarak konumlanacak.

Bu yeni anlaşmalara ek olarak, 2026 yılında Hilton; Hilton Istanbul Airport’un açılışı ve ikonik Hilton Istanbul Bosphorus’un yenileme çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte, amiral gemisi markasının Türkiye’deki varlığını daha da güçlendirecek.

Tapestry Collection ve Canopy markalarının 2025 yılında Türkiye’deki ilk açılışlarının ardından, Hilton’un lifestyle portföyü de büyümesini sürdürmeye hazırlanıyor. Bu kapsamda, yıl içinde beş yeni lifestyle otelin açılması planlanıyor. Açılması öngörülen tesisler arasında Hilton’un ilk mağara oteli Elika Cave Suites Cappadocia, Curio Collection by Hilton’un yanı sıra, Curio Collection markası altında hizmet verecek Porto Chiara Istanbul Karaköy ve Les Temps Istanbul Karaköy bulunuyor. Proje portföyünde ayrıca, Tapestry Collection markasına katılacak Palazzo Donizetti Istanbul ve Myrna Izmir Konak da yer alıyor.

Hilton’un tüm tesislerinde konaklayan misafirler, ödüllü sadakat programı Hilton Honors’ın sunduğu ayrıcalıklardan faydalanabiliyor. Hilton üzerinden doğrudan rezervasyon yapan 235 milyondan fazla üye, konaklama ve deneyimler için Puan kazanabiliyor. Hilton Honors üyeleri ayrıca oda seçimiyle temassız check-in, anında kullanılabilen ödüller ve üyelere özel indirimler gibi avantajlara da erişebiliyor.

Kaynak: Turizm Ajansı

Özdere Turizm Merkezi’ne 332 milyon TL’lik 5 yıldızlı otel yapılacak

Çınar Kaya Mühendislik Müşavirlik İnşaat A.Ş., İzmir’in Menderes ilçesi Özdere Mahallesi’nde 150 oda, 300 yatak kapasiteli 5 yıldızlı otel yatırımı için ÇED Olumlu raporu aldı.

İzmir’de turizm yatırımlarına bir yenisi daha ekleniyor. Çınar Kaya Mühendislik Müşavirlik İnşaat A.Ş. tarafından, İzmir ili Menderes ilçesi Özdere Mahallesi sınırları içinde yer alan İzmir Özdere (Kesre) Turizm Merkezi’nde 5 yıldızlı turizm konaklama tesisi yapılması planlanıyor. 

150 oda ve 300 yatak kapasiteli olarak projelendirilen tesis, İzmir il merkezinin yaklaşık 42 kilometre güneyinde, Kuşadası–Seferihisar karayolunun deniz tarafında bulunuyor. Proje alanı, batıda Gümüldür, doğuda ise Ahmetbeyli yerleşimleri arasında yer alıyor.

Toplam proje bedeli 332 milyon 476 bin 657 lira olarak belirlenen otelin, bölge turizmine önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Olumlu raporu verilen tesisin işletme aşamasında yaklaşık 150 personelin istihdam edilmesi öngörülüyor.

Kaynak: Turizm Ajansı

Gölcük’te Yeni Proje: Gardenia 2026’da Başlıyor

Kocaeli’nin Gölcük ilçesi İhsaniye Merkez Mahallesi’nde yeni bir proje hayata geçiriliyor. Raif Çolak İnşaat tarafından geliştirilen Gardenia Projesi, 2026 yılının ikinci çeyreğinde başlayacak ve 2028 yılının birinci çeyreğinde tamamlanacak.

Toplam 10 bin metrekarelik arsa alanı üzerinde geliştirilecek projede, 20 bin metrekare inşaat alanı yer alacak. Gardenia Projesi kapsamında, 10 blokta toplam 113 adet konut inşa edilecek. Projede yer alan blokların tamamı 5 katlı olarak planlandı.

Gardenia Projesi’nde sosyal donatı alanlarına da yer verilecek. Proje bünyesinde açık ve kapalı otopark alanları, kamelyalar, çocuk oyun alanları ve kapsamlı çevre düzenlemesi ile peyzaj çalışmaları bulunacak. Ayrıca site genelinde güvenlik sistemleri ve merkezi uydu sistemi entegre olarak sunulacak.

Bölgenin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak planlanan Gardenia Projesi’nin, tamamlanmasının ardından Gölcük’te modern ve düzenli bir yaşam alanı oluşturması hedefleniyor.

Adakoğlu İnşaat: Ereğli’de Konutu Bir Yaşam Kültürüne Dönüştüren İmza

Adakoğlu İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı konut üretiminde estetik, fonksiyonellik ve insan odaklı yaşam alanlarının önemine dikkat çekti.

Yaklaşık otuz yıldır Karadeniz Ereğli’de konut projeleriyle adından söz ettiren Adakoğlu İnşaat, yalnızca bina üretmeyi değil, kalıcı yaşam alanları oluşturmayı hedefleyen firmalar arasında yer alıyor. Bankacılık kariyerini geride bırakarak ailesinden devraldığı inşaat geleneğini ileri taşıyan Selami Adakoğlu, sektördeki yolculuğunu, Ereğli’nin kentleşme sürecini ve konuta bakış açısını gazetemize anlattı.

Adakoğlu İnşaat bugün Ereğli’de “Prestijli Konut” denince ilk akla gelen firmalardan biri. Bu noktaya gelene kadar sizi ayakta tutan temel ilke ne oldu?

Yaklaşık otuz yıl geçti. Şu andaki inşaat sürecimiz konut projeleri üzerine. Rahmetli babamla beraber başladık.
Ben bankacılığı bıraktım ve bu sektöre hakikaten gönül verdim. Belki aşk, belki tutku… Yeni bir eser üretmek hakikaten çok ciddi bir heyecan veriyor.Bizden sonra yıllarca kalacak böyle eserler ne kadar güzel olursa, bu da bize onur ve heyecan veriyor.

Her bir proje benim için yeni bir proje, yeni bir heyecan oluyor. Bu heyecan da beni sürüklüyor işin açıkçası. Yıllar geçmiş, Ereğli’de ciddi projeler üretmişiz. Her bir projeyi birbirinden güzel yapmaya çalışıyoruz. Rahmetli babamın bu işte çok emeği var. Onun vizyonunu ve misyonunu devam ettirmeye çalışıyoruz.

 Ereğli gibi gelişmekte olan bir kentte konut üretirken sizce en çok ihmal edilen ama en kritik olan unsur hangisi?

Şirin Ereğli’mizde çok yapılan yapılar var. Çok güzel binalar da var esasında ama estetik kültürü, özellikle dış cephelerde, çok fazla yok.
Düzce’de, İstanbul’da, Ankara’da bina estetiği çok daha fazla. Dış uygulamalarda eksikler olduğunu düşünüyorum şahsen. Belki o kültürün olmaması, belki de buradaki mimarlardan yeterli desteği görememekten kaynaklı.
Estetik binalar olması için o kültürün biraz daha gelişmesi lazım.

 Projeleriniz için “insanların hayalindekinden daha fazlası” ifadesini kullanıyorsunuz. Bunu bir pazarlama sloganı olmaktan çıkaran somut farklar nelerdir? Sizi diğer inşaat firmalarından ayıran nedir?

Ben kendim mimar değilim esasında ama şu önemli. Az önce de söyledim, yaptığımız işler sonuçta bir eser. Somut bir eser.

O eser her noktasında, temelinden çatısına kadar, bir şekilde bizim imzamızı, emeğimizi ve tecrübemizi taşıyor. Geçmişte yaşanan tecrübeleri de buna aktarmaya çalışıyoruz. O eser ne kadar güzel olursa, bize de ayrı bir heyecan veriyor.
Sonuçta insanlar burada yaşayacak, ömür geçecek. Aileler yaşayacak. Onları ne kadar konforlu, ne kadar fonksiyonel, ne kadar sanatsal şekilde hem dış hem iç mekânlarda düşünürsek, insanlar o kadar mutlu olacak. İnsanların mutlu olması da bizi mutlu ediyor.

Böyle bir motivasyonla işimizi yapmaya çalışıyoruz. “Hayallerin ötesinde” diye özetleyebilirim.

Son yıllarda inşaat sektöründe artan maliyetler, finansmana erişim ve belirsizlikler konuşuluyor. Adakoğlu bu zorlu süreci yaşadı mı, yaşadıysa nasıl yönetti?

Ülkemizin böyle bir kaderi var belki. Yaklaşık altmış yaşına gelmiş oldum. Sektörde de yaklaşık otuz yıllık bir tecrübemiz var.

Çok değişik ekonomik süreçler yaşadık. Benim çocukluğumda çok ciddi bir enflasyon vardı. O zamanlar evler Türk parasıyla değil, genelde yabancı para cinsinden satılırdı. Mark üzerinden sattığımız daireler oldu. Bu, enflasyona karşı kendimizi koruma amaçlıydı.

2000’li yıllardan sonra enflasyon gündemden biraz kalktı. Biz de Türk lirasıyla peşinat alıp aylık taksitlerle devam ettik. Enflasyon olmayınca işlerimiz gayet güzel gitti. Para değerini yitirmeyince süreç rahat ilerledi.

Maalesef son beş yıl öncesinde enflasyon bir anda patlayınca bütün dengeler bozuldu. Sancılı bir süreçti. Biz de projelerle yakalandık. İnsanlardan fark istememeye çalıştık, bir an önce kalan paraları talep ettik, projeleri birbirine harmanladık ve işi çevirdik. Bu süreçte itibarımızı da korumaya çalıştık. Hamdolsun ayaktayız. Bu da bize itibar olarak geri döndü.

Devam eden ve tamamlanan projelerinizde yaşam alanı, sosyal donatılar ve mimari estetik açısından özellikle önem verdiğiniz kriterler nelerdir?

Biz projelerimizi anahtar teslim yapmaya çalışıyoruz. Mutfak dolabı, portmanto, asma tavan, kombi gibi detayları koyuyoruz. Hâlâ anahtar teslim konsepti tam olarak yaygın değil.

Sosyal alanlara da önem vermeye çalışıyoruz. Hepimiz çocukluğumuzda güzel komşuluk ilişkileri olan mahallelerde yaşadık. Belki fakirdik ama insanlar bir aradaydı, çat kapı komşuluk vardı. Apartmanlar mı bunu bitirdi, yeni mimariler mi bilmiyorum ama komşuluk ilişkileri zayıfladı.

Bu ilişkileri nasıl canlandırabiliriz, nasıl konseptler geliştirebiliriz, biraz bunun derdindeyim. Daha farklı mimarilerle, daha farklı sosyal alanlarla insanları bir araya getirebilir miyiz diye uğraşıyorum. İnşallah olur.

Karadeniz Ereğli Belediyespor’a verdiğiniz sponsorluk dikkat çekti. Bu desteğin arkasındaki motivasyon neydi?

Kendim çok futbolla iç içe olmasam da futbolu takip ederim. Futbol hem dünya hem Türkiye için çok önemli. Şehrimizde de futbolun öne çıkması önemli.

İkinci Lig’den Üçüncü Lig’e çıkılması kentimiz için büyük bir başarıydı. Bu noktada bizim de bir katkımız olsun istedik. Güzel ses getirdi. Maddi ya da manevi bir faydamız olduysa ne mutlu. Ereğli Belediyespor’un da başarılı olmasını diliyorum.

Özel sektörün yerel ölçekte spor ve sosyal alanlara destek vermesi sizce ne kadar önemli?

Çocukluğumuzda Erdemir, Ereğli halkıyla çok iç içeydi. Sosyal alanlarda ciddi destekleri vardı. Erdemirspor vardı, Erdemir Sineması vardı. Biz oralara giderdik.

Bunlardan zamanla yoksun kaldık. Özel sektör bu alanlarda daha fazla çaba gösterirse, Ereğli halkının kaliteli yaşamına daha çok katkı sunacağını düşünüyorum.

 Ereğli’nin kentleşme sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Size göre şehir on yıl sonra nasıl bir yerde olmalı?

Ereğli’de doğdum, büyüdüm. Bankacılık yaptım, askerliğimi burada yaptım. Ereğli’nin hayatımda farklı bir yeri var.

Çok güzel, şirin bir şehir. İstanbul’a ve Ankara’ya yakınlığı da büyük avantaj. Ama daha iyi noktalarda olması lazım. En büyük sorunlardan biri yollar. Yollar yetersiz ve bakımsız. Park sorunu da ciddi. Nüfus artıyor, köylerden kente göç devam ediyor. Bu gelişim belki yeterince öngörülemedi. Ciddi planlamalar yapılması gerekiyor.

Türkiye’de konut algısı değişiyor. İnsanlar artık sadece ev değil, yaşam biçimi satın almak istiyor. Ereğli’de bu dönüşüm yeterince anlaşılmış durumda mı?

Türkiye’de maalesef çarpık yapılaşma var. Yurt dışında imar planlamaları daha düzenli. Geniş caddeler, estetik yapılar var.

Erdemir lojmanları buna güzel bir örnek. Altmışlı yıllarda yapılmış ama hâlâ Ereğli’nin en yaşanabilir bölgelerinden biri. Az katlı, yatay mimari, geniş yollar, geniş yeşil alanlar… İnsanların yaşam alanları böyle olmalı. TOKİ projelerinde de bu anlayışın uygulanmaya çalışıldığını görüyoruz. Bu ferahlık insanın ruh halini de olumlu etkiliyor.

Son olarak Adakoğlu İnşaat’ı önümüzdeki on yıl içinde nasıl bir noktada görüyorsunuz?

Yaptığımız işi hâlâ büyük bir aşkla ve şevkle yapıyoruz. En büyük temennim sağlığım el verdiği sürece bu işi sürdürmek.
Daha kurumsal bir yapıya kavuşarak, daha güzel projeler üretmeye devam etmek istiyoruz.

Kaynak: Ereğli Rota Haber

Kırşehir’de Termal Havuzlu, SPA’lı Dev Yatırım: Açılış Tarihi Belli Oldu!

TOKİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 200 Yataklı Uygulama Oteli inşaatı hız kesmeden devam ediyor.

TOKİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 200 Yataklı Uygulama Oteli inşaatı hız kesmeden devam ediyor.

Kırşehir’de yapımı son dönemde kazandığı ivme ile dikkat çeken TOKİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 200 Yataklı Uygulama Oteli inşaatında geri sayım başladı. Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek, tesisin 2026 yılının ortasında hizmete girmesinin planlandığını müjdeledi.

Vali Demiryürek’in Atanmasıyla Proje Hız Kazandı

2017 yılında inşaatı başlayarak 2020 yılında bitirilmesin planlanan 200 Yataklı Turizm Uygulama Oteli inşaatı Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek’in Kırşehir’e atanmasının ardından hız kazandı. Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek ile Kırşehir Vali Yardımcısı Alper Balcı TOKİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 200 Yataklı Uygulama Oteli inşaatını yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Vali Demiryürek, TOKİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 200 Yataklı Uygulama Oteli’ni 2026 yılının ortasında hizmete sunmayı planladıklarını belirtti.

Kırşehir’de Termal Havuzlu, Spa’lı Dev Yatırım2

Sadece Bir Okul Değil, Tam Teşekküllü Bir Turizm Kompleksi

TOKİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde hizmet verecek olan uygulama oteli, sunduğu imkanlarla beş yıldızlı otel konforunu aratmayacak. Vali Demiryürek’in yakından takip ettiği ve Kırşehir’in geleceği için büyük öneme sahip olan TOKİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 200 Yataklı Uygulama Oteli, üç kapalı havuzu, fitness ve spa merkezlerini, farklı ölçülerde üç toplantı salonunu da içinde barındırıyor.

Kırşehir’de Termal Havuzlu, Spa’lı Dev Yatırım

Vali Demiryürek, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı paylaşımda “İlimizde devam eden önemli projelerden birisi olan TOKİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 200 Yataklı Uygulama Oteli inşaatında Vali Yardımcısı Sn. Alper Balcı ile birlikte incelemelerde bulunarak son durum hakkında yetkililerden bilgi aldık.

2026 yılı ortasında hizmete sunmayı hedeflediğimiz; ikisi termal özellikli üç kapalı havuza, fitness ve spa merkezlerine, farklı ölçülerde üç toplantı salonuna sahip olan tesisin şehrimize değer katacağı inancındayız.” ifadelerine yer verdi.

Kaynak: www.kirsehircigdem.com

Yalova Valiliği Yeni Hizmet Binası İnşaatı İncelendi

Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta, İnşaat Çalışmalarını Yerinde Denetledi

Yalova Valisi Dr. Ahmet Hamdi Usta, yapımı devam eden yeni Valilik hizmet binası inşaatını ziyaret ederek yüklenici firma yetkililerinden yürütülen çalışmalar hakkında detaylı bilgiler aldı. İnşaat alanında incelemelerde bulunan Vali Usta, projenin tamamlanma süreci ve çalışma hızıyla ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.

“Yıl Sonuna Kadar Bitirilmesinin Takipçisi Olacağım”

İnşaatın mevcut durumuna dair yüklenici firmayla görüşen Vali Dr. Ahmet Hamdi Usta, sürecin yavaş ilerlediğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Yapımı devam eden Valilik inşaatını ziyaret edip yüklenici firmadan bilgiler aldım. İnşaat; yapım süresi içinde olmakla beraber yavaş gitmiş, bunun farkındayım. Yıl sonuna kadar bitireceklerini söyleyince, sosyal medyada paylaşacağımı ifade ettim, tamam dediler. Yeni Valilik binamızın yıl sonuna kadar bitirilmesi sürecinin yakından takipçisi olacağım.”

Vali Usta, projenin belirtilen tarihte kamu hizmetine açılması için denetimlerin kararlılıkla süreceğini vurguladı.

Kaynak: TEKHA Türkiye’nin Habercisi

Karabük Merkez’de Öğrenci Yurdunun İnşaat Çalışmaları Aralıksız Sürüyor

Karabük Merkez’de, üniversite öğrencilerinin barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa edilen öğrenci yurdu inşaatında çalışmalar hız kesmeden devam etmekte. İnşaat alanında, Gençlik ve Spor İl Müdürü Coşkun Güven, Yurt Hizmetleri Müdürü Mehmet Özkeskin, Yatırım İnşaat Şube Müdürü Nizamettin Yılmaz ve kurum inşaat mühendisi Atilla Kesici’nin katılımıyla incelemeler gerçekleştirildi.

İncelemeler sırasında, inşaatın mevcut durumu ve fiziki ilerleme hakkında yetkililerden bilgi alan İl Müdürü Coşkun Güven, çalışmaların planlanan takvime uygun şekilde sürdüğünü vurguladı. Güven, tamamlanmasının ardından üniversite öğrencilerine modern, güvenli ve konforlu bir barınma imkânı sunacak olan yurdun, bölgedeki önemli bir ihtiyacı karşılayacağını ifade etti.

Ayrıca, öğrenci yurdunun inşaatının kısa bir süre içerisinde tamamlanarak öğrencilerin hizmetine sunulması hedefleniyor. Bu projenin, üniversite öğrencilerinin yaşam standartlarını artırması ve barınma sorununu çözmesi bekleniyor.

İnşaat çalışmaları sırasında, güvenlik önlemlerinin de alındığı belirtilirken, yerel halkın projeye olan ilgisi de dikkat çekiyor. Öğrenci yurdunun yapılmasıyla birlikte, Karabük’ün öğrenci nüfusunun artması ve bölgedeki ekonomik canlılığın da olumlu yönde etkileneceği düşünülüyor.

Kaynak: Mersin Haber

Romanya’da Arad-Oradea Otoyolu (Lot 3) Yapımı için Sözleşme İmzalandı

Romanya Ulusal Karayolu Altyapı Yönetim Şirketi SA, (Compania Nationala de Administrare a Infrastructurii Rutiere SA-CNAIR), “Arad-Oradea Otoyolu Yapımı (Lot 3)” ihalesi için sözleşme imzaladı.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, ihaleyi kazanan Nurol İnşaat ile imzalanan sözleşmenin bedeli 2.85 Milyar Ruman Leyi oldu.

Yaklaşık maliyeti 3.54 milyar Rumen Leyi olarak belirlenen ihaleye, Türkiye’den IC Içtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş., Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ, Makyol İnşaat Sanayi Turizm ve Ticaret A.Ş., Nurol İnşaat ve Ticaret A.Ş. ve Özaltın İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. katılmıştı. Şikayetleri Çözümleme Ulusal Konseyi (Consiliul National de Soluționare a Contestatiilor-CNSC), Automagistral Pivden Srl-Precon Transilvania Srl iş ortaklığının söz konusu ihale ile ilgili yaptığı itirazı reddetmişti.

Finansmanı 2021-2027 Ulaştırma Programı (PT) tarafından karşılanan işin 24 ayda tamamlanması bekleniyor.

İhale kapsamında Arad West sanayi bölgesini bağlayan 2,9 kilometrelik yol dahil 47,07 kilometre yol, köprü ve geçit inşa edilecek.

Toplam uzunluğu 120,47 kilometre olan Arad-Oradea Otoyolu, 3 bölümden (Lot 1: 33,7 km, Lot 2: 39,7 km, Lot 3: 47,07) oluşuyor.

Kaynak: yatirimlar.com

Irak’ta Atık Enerjisi Projesi için Türkiye’den ESTA’nın da olduğu Firmalar Grubu ile Anlaşma İmzalandı

Irak’ın Babil şehrinde 30 megavatın üzerinde kapasiteye sahip elektrik üretmek amacıyla atıkları geri dönüştürüp yakmayı hedefleyen stratejik bir yatırım projesini hayata geçirmek için İngiliz, Alman ve Türk firmalar Grubu ile mutabakat zaptı imzalandı.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, İngiliz IM Power, Alman SIMS ve Türk ESTA tarafından gerçekleştirilecek olan proje yaklaşık 100 dönümlük (10 hektar) bir alana inşa edilecek ve atık sorununa uzun vadeli bir çözüm sağlayacak. Tesisin günlük 1.600 ton atık işleme kapasitesine ulaşacak. Yatırım yapan şirketler ildeki atıkları satın alacak.

Alman firması SIMS projenin temel ekipmanlarını tedarik edecek. Proje için İngiliz finansmanı sağlandı. Babil’deki tüm resmi onaylar tamamlandıktan sonra ilerlemeye hazır olunduğu ve inşaat süresinin düzenleyici izinlerin alınmasına bağlı olarak, 12 -18 ay arasında değişebileceği belirtildi. Proje  atık geri dönüşümü, yakma ve elektrik üretimi alanlarında en son teknik özellikler ve küresel teknolojiler kullanılarak gerçekleştirilecek.

Kaynak: yatirimlar.com

Can İnşaat, Can Manas Evleri’ni teslim etti

Modern mimarisi, zengin sosyal donatıları ve Can İnşaat güvencesiyle Meram’a değer katan Can Manas Evleri’nde anahtar teslim heyecanı yaşandı.

İnşaat sektöründeki 30 yılı aşkın tecrübesiyle Konya’da önemli projelere imza atan Can İnşaat, Meram ilçesine yeni bir canlılık katan Can Manas konut projesini tamamladı. Can İnşaat, Meram Küçük Aymanas Caddesi’nde yapımını tamamladığı Can Manas Evleri’nin anahtarlarını söz verilen teslim tarihinden önce sahiplerine vermenin gururunu yaşıyor. Can İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Yüksek İnşaat Mühendis Ali Can, büyük emekler sonucu tamamlanan Can Manas Evleri Projesi’nin anahtarlarını söz verilen tarihten önce teslim etmekten ötürü mutluluk duyduklarını belirtti.

KONFORLU YAŞAM BAŞLIYOR
Can Manas Evleri projesinde geniş peyzaj alanı düzenlemeleri ve aydınlatmalarının yanı sıra kafeterya ve sosyal kullanım alanları ön plana çıkıyor. Ayrıca çocuklar için oyun parkı da site içinde yer alıyor. Proje 5.384 metrekare arsa üzerinde yükselen 2 blok ve toplam 65 daireden oluşurken daireler 3+1 ve 4+1 olarak planlandı. Birçok ayrıcalığı bir arada sunan proje Meram’ın doğal güzellikleri ile Can Manas Evleri’nin içerisinde bulunan yürüyüş yollarını, basketbol, voleybol ve futbol sahalarını da bir araya getirerek hem yetişkinlere hem çocuklara geniş spor imkânı sağlıyor. Projede açık ve kapalı otopark seçenekleri mevcutken 7/24 güvenlik hizmeti ile site sakinlerine güvenli bir yaşam sunuluyor. Yalıtımlı ve depreme dayanıklı yapı sistemi, merkezi ısıtma ile teknik açıdan güçlü bir şekilde tasarlanan yapı modern iç mimarisi ve genel site konsepti ile konforlu bir yaşamı hedefliyor.

SEKTÖRDE GÜVENİN ADRESİ: CAN İNŞAAT
Can Manas Evleri’nin erken teslimat süreci konut piyasasında bir inşaat firmasının sahip olması gereken en kritik özelliği simgeliyor. Konut alıcılarının kararsızlık yaşadığı, maliyet artışları nedeniyle projelerin aksadığı bir dönemde Can İnşaat’ın projeyi söz verdiği tarihten önce tamamlaması piyasadaki ‘güven’ açığını kapatıyor. Can İnşaat, Meram’ın ruhuna uygun modern ve güvenli bu yaşam alanı sayesinde yılların tecrübesini Can Manas Evleri ile taçlandırarak bir inşaat firmasından beklenen tüm talepleri tek bir projede topluyor.

Kaynak: yenimeram.com.tr

138 ülkede Türk imzası! 500 milyar doları aştı

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türk müteahhitlerinin 138 ülkede 500 milyar doları aşan projelere imza attığını belirterek inşaat sektörünün ekonomi için lokomotif konumda olduğunu söyledi.

“Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni”, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ve Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) ev sahipliğinde Ankara’daki bir otelde yapıldı.

Tören, uluslararası inşaat sektörü dergisi ENR’nin, her yıl firmaların ülkeleri dışında gerçekleştirdiği projelerden elde ettiği gelirleri esas alarak hazırladığı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi Listesi”ne giren 45 firmanın ödüllendirilmesi amacıyla düzenlendi.

Bakan Bolat, törende yaptığı konuşmada, dünyadaki jeopolitik gelişmeler, hızla artan korumacılık eğilimleri ve kritik girdilerin tedarikine ilişkin kırılganlıkların, küresel sistemin yeniden şekillenmesine yol açtığını söyledi.

Davos’ta gerçekleştirilen zirvede de ülke liderlerinin, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan ekonomi, finans, ticaret ve siyaset alanındaki sistemlerin kırılganlığını itiraf ettiğini aktaran Bolat, zor geçen 2025 yılına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye Yüzyılı” vizyonu doğrultusunda daha fazla yatırım, üretim, ihracat ve döviz geliri için çalıştıklarını belirtti.

Bolat, Türkiye’nin üretim ve ihracat alanındaki başarılarının, özellikle ekonomik büyüme ve istihdam artışı gibi alanlarda olumlu yansımalarını gördüklerini anlattı.

Milli gelirin, 2024’te 1,3 trilyon dolar olduğunu ve bu yıl 1,5 trilyon doların üzerine çıkıp rekor kıracağını bildiren Bolat, ülke ekonomisinin son 21 çeyrektir büyümeye devam ettiğini anımsattı.

Bolat, kişi başına milli gelirin 18 bin dolar sınırına ulaştığını, dış ticaret, ihracat ve cari işlemler dengesinde olumlu gelişmeler gözlendiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu yıl için 410 milyar dolarlık ihracat hedefi belirlediğini, geçen yılı mal ihracatının yanı sıra hizmetler ihracatını da rekorla kapattıklarını hatırlatan Bolat, “Bu noktada müteahhitlik hizmetlerini, turizm sektörünü, fuarcılık, taşımacılık, lojistik, bilişim-yazılım hizmetlerini, eğitim ve sağlık turizmini, danışmanlık hizmetlerini, kültür ve eğlence sektörü ile dizi filmleri sayabiliriz.” diye konuştu.

“İNŞAAT LOKOMOTİF SEKTÖRLERDEN BİRİ KONUMUNDADIR”

Bolat, Türkiye’nin müteahhitlik hizmetleri konusunda çok başarılı olduğuna dikkati çekerek, son yıllarda teknik müşavirliğin de bu alanı desteklediğini ve başarıyı taçlandırdığını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde müteahhitlik hizmetleri alanında son 23 yılda 500 milyar doların üzerinde proje geliri elde edildiğini belirten Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünyanın 138 ülkesindeki yol, hastane, santral, fabrika, stadyum, kara ve demir yoluyla hızlı tren ağlarında Türk müteahhitlerinin eserleri var. Müşavirlikte ilerlememiz müteahhitlik sektörümüze de katkı yapmaktadır. Bugüne kadar Bağımsız Devletler Topluluğu, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da çok sayıda proje üstlendik. Burada Romanya, Portekiz, İspanya, İngiltere ve Polonya gibi ülkelerin öne çıktığını görmekteyiz.”

Bolat, son 10-15 yıldır Türk müteahhitlerinin “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi Listesi”nde ikinci sırada yer aldığına, bu başarının Türkiye için gurur verici olduğuna işaret etti.

“LİBYA İLE İHTİLAFLI ALACAKLARIN ÇÖZÜLMESİNİ SAĞLAYACAĞIZ”

Söz konusu durumun Türk mallarının ihracat potansiyelini ve tanıtımı artırdığını aktaran Bolat, şu değerlendirmede bulundu:

“Bakanlık olarak ticaret diplomasisi faaliyetlerinde, dünyanın neresine gidersek gidelim müteahhitlerimiz için övgü dolu sözler işitiyoruz. Geçen yıl Libya ile iç savaş öncesi devam eden alacaklar konusunda bir anlaşmaya vardık ve ortak komite oluşturarak ihtilaflı alacakların birkaç ay içinde çözülmesini sağlayacağız. Irak, ‘Kalkınma Yolu’ ve diğer projelerle Türk müteahhitleri için çok önemli imkanlar sağlamaktadır. İçeride de kentsel dönüşüm çok hızlı devam etmekte ve deprem bölgesinin ihyası ve inşası da inşaat sektörümüze önemli ivme sağlamaktadır. İnşaat, kendi altındaki 250 alt sektörle beraber ekonomimizde sanayi, tarım ve hizmetler gibi lokomotif sektörlerden biri konumundadır.”

“MÜTEAHHİTLERE TASFİYE HAKKI TANINSIN”

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren de geçen yılın küresel jeopolitik risklerin arttığı, devam eden savaşlara yenilerinin eklendiği, finansman koşullarının sıkılaştığı ve belirsizliğin kalıcı hale geldiği zorlu bir dönem olduğunu söyledi.

Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle en büyük pazarları olan Rusya’da yeni projelerin durma noktasına geldiğini aktaran Eren, “Ukrayna’da ise firmalarımız savaş koşullarına rağmen çok kısıtlı da olsa bazı acil inşaatları sürdürüyor. Bu savaşın Sayın Cumhurbaşkanı’mızın da çok önemli çabalarıyla sona ermesini, Rusya’daki yeni projelerin başlamasını, hazır olduğumuz Ukrayna’nın yeniden inşa sürecinin bir an önce hayata geçmesini temenni ediyoruz. Suriye’de siyasi ve ekonomik istikrarın tesis edilmesini, Gazze’de yaşanan büyük insanlık dramının kesin şekilde sona ermesini diliyoruz.” ifadesini kullandı.

Eren, bu jeopolitik olumsuzluklara rağmen Türk inşaat sektörünün yurt içi ve dışında faaliyetlerini başarıyla sürdürdüğünü belirtti.

Sektör olarak 6 Şubat depremlerinin yaralarını da sarmaya çalıştıklarını dile getiren Eren, geçen yıl boyunca firmaların yurt dışındaki mevcut gücünü pekiştirmek, yeni pazarlara açılımını sağlamak amacıyla yoğun faaliyetler yürüttüklerini anlattı.

Eren, Ticaret Bakanlığı öncülüğünde Bangladeş’ten Portekiz’e, Irak’tan Ukrayna’ya, İngiltere’den Sahra Altı Afrika’ya kadar geniş coğrafyada üst düzey temaslarda bulunduklarını, müteahhitlik heyeti ziyaretleriyle firmaları yeni projeler ve iş fırsatlarıyla buluşturduklarını söyledi.

Türk müteahhitlerinin yurt dışında aynı zamanda yatırımcı, finansman sağlayıcı ve işletmeci yönüyle de güçlü marka haline geldiğini vurgulayan Eren, “1972 yılından bu yana 138 ülkede üstlendiğimiz projelerin toplam tutarının 550 milyar doları aşmış olduğunu özellikle vurgulamak isterim. ENR Dergisi’nin 2025 yılında açıkladığı ‘Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi’ listesinde 45 firmayla dünya ikinciliğini korumamız, bu başarının en somut göstergesidir. Yurt dışı başarımızda ‘öncü kuvvet’ rolü üstlenen teknik müşavirlik firmalarımızın katkısını özellikle vurgulamak isterim.” değerlendirmesinde bulundu.

Eren, uygulanan ekonomi programına güven ve desteklerinin tam olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

“2024 yılında uygulanmaya başlamış olan kamuda tasarruf tedbirleri çerçevesinde ilerleme oranı düşük projelerin yavaşlatılması veya durdurulmasını, ödeneklerin bitme aşamasına gelmiş projelere ayrılmasını destekliyoruz. Ancak hiç iş yapamayan veya yılda sadece 1-2 ay çalışabilecek ödenek ayrılan şantiyelerin açık tutulması, müteahhitlerimizi zorluyor. Bu nedenle ilerleme oranı az olan, durdurulan veya çok az ödenek ayrılan işlerin müteahhitlerine tasfiye hakkı tanınmasını arz ediyorum.”

Eren, bu yıl 17-18 Haziran’da Ankara’da “İnşaat Zirvesi Türkiye 2026” etkinliğinin ilkini düzenleyeceklerini de kaydetti.

FİRMALARA ÖDÜLLERİ TAKDİM EDİLDİ

Törene katılan “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi Listesi”nde yer alan firmaların temsilcileri, ödüllerini Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Bolat’ın elinden aldı.

Söz konusu listede yer alan müteahhitlik firmalarının isimleri şöyle:

“Enka, Rönesans, Limak, Çalık Enerji, Esta, Tav, Ant Yapı, Gülermak, Yapı Merkezi, Cengiz, Aslan Yapı, Kuzu Grup, Mapa, Kolin, Kalyon, Nurol, Bcm, Gap, Tekfen, Bayburt Grup, Sembol, İlk, Eser, Metag, Polat Yol, Onur, Üstay, Ic İçtaş, Mbd, Makyol, Alarko, Yüksel, Stfa, YDA, Dekinsan, Summa, İris, Tepe, Doğuş, Mesa, Zafer, Smk, Dorçe, Özkar, Orkun. “

Öte yandan, törende “Nky, Yüksel Proje, Euro Consult, Proyapı, Dolsar, Temelsu, Tekfen Mühendislik, Denzay” isimli müşavirlik firmalarına da teşvik ödülü verildi.

Kaynak: bigpara.hurriyet.com.tr

Suyun Estetiği, Mühendisliğin Güvencesi

Suyun estetikle buluştuğu yerde başlar bizim hikayemiz. İlk olarak 1989 yılında sektöre adım atan ekibimizin deneyimi, 1998 yılında Serdar Savaş tarafından kurulan Çilek Havuz markasıyla kurumsallaşarak büyüdü. Bugün; yüzme havuzları, SPA sistemleri, wellness çözümleri, sauna, buhar odası ve Türk hamamı projelerinde, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanında referans gösterilen bir marka olmanın gururunu yaşıyoruz.

Kuruluşumuzdan bu yana mühendislik odaklı yaklaşımımız, kaliteli üretim anlayışımız ve yenilikçi vizyonumuz sayesinde, sektörde güven ve uzmanlıkla anılan lider firmalardan biri haline geldik.

Anahtar Teslim Profesyonel Çözümler

Çilek Havuz olarak;

  • Betonarme ve prefabrik havuz sistemleri,
  • Sauna, buhar odası ve Türk hamamı çözümleri,
  • SPA & Wellness uygulamaları,

gibi alanlarda; oteller, villalar, rezidanslar, sosyal tesisler ve toplu konut projeleri başta olmak üzere her ölçekte projeye özel çözümler geliştiriyoruz. Her bir projeyi sadece bir inşaat süreci olarak değil, bir yaşam alanı tasarımı olarak görüyor; mimari estetiği işlevsellikle birleştiriyoruz.

Uluslararası Güç ve Yerel Deneyim

Bugün itibariyle; Sırbistan, Romanya, Cezayir, Dubai, Katar ve Irak gibi 22 farklı ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. 4 ayrı ülkedeki şubelerimiz ile yurt dışındaki projelerimizi de anahtar teslim başarıyla hayata geçiriyoruz.

Vizyonumuz: Bizim için havuz, yalnızca suyla dolu bir yapı değil; tasarım, mühendislik, konfor ve duygunun birleştiği bir yaşam parçasıdır. Teknolojiyi yakından takip ediyor, her projeye özgün, estetik ve sürdürülebilir çözümler sunuyoruz.

Özel Teşekkür ve Proje Başarısı

Tenzile Erdoğan Kaplıcaları – Ayder projemizin başarıyla tamamlanmasının gururunu yaşıyoruz. Projemizin açılışına teşrif ederek
bizleri onurlandıran;

  • Sayın Cumhurbaşkanımıza,
  • Sayın Murat Kurum’a,
  • Sayın Ali Yerlikaya’ya,
  • Sayın Kültür ve Turizm Bakanımıza,
  • Sayın Rize Valimize,
  • Sayın TOKİ Başkanımız ve yardımcılarına,

katılımları ve destekleri için en içten teşekkürlerimizi sunarız. Bu kıymetli projenin hayata geçmesinde emeği geçen herkesin ellerine sağlık.

Çilek Havuz – Çok Ötesinde Suya değer katan tasarımlarımızla, yaşam alanlarınıza prestij ve huzur katmaya devam ediyoruz.

Kufra Havalimanı’nda TAV İnşaat Dönemi Başladı

TAV İnşaat, Libya’nın güneydoğusunda bulunan Kufra Uluslararası Havalimanı’nda bakım, onarım ve modernizasyon çalışmalarına resmen başladı. Libya Kalkınma ve Yeniden İmar Fonu tarafından görevlendirilen Türk firması, bölgenin hava ulaşım altyapısını yeniden ayağa kaldırmak için kapsamlı bir projeye imza atıyor.

Libya’nın en eski havalimanlarından biri olan ve 1930’lu yıllarda İtalyanlar tarafından inşa edilen Kufra Havalimanı, yıllar süren atıl kalma sürecinin ardından yeniden canlanıyor. PD’de yer alan habere göre, TAV İnşaat, Libya Kalkınma ve Yeniden İmar Fonu’nun görevlendirmesiyle, havalimanında ilk etap çalışmalarına sahada fiilen başladı.

Projede, havalimanının ana pistinin rehabilitasyonu, uçak park sahasının yenilenmesi, yeni bir kontrol kulesinin inşası ve operasyonel destek sağlayacak yardımcı tesislerin kurulması yer alıyor. TAV İnşaat’ın bu kapsamlı müdahalesi, Kufra Havalimanı’nın sivil havacılık standartlarına uygun şekilde modernize edilmesini hedefliyor.

İlk Adım: Yedek Pistin Onarımı

Belediye yetkilileri, uzun süredir sorun teşkil eden 400 metrelik yedek pistin bakımının başladığını açıkladı. Pistteki çalışmaların bir ay içinde tamamlanarak uçuşların yeniden başlaması planlanıyor. Bu pistin, geçmişte inişlerde ciddi hasarlara neden olduğu belirtiliyor.

Öte yandan, 1993 yılından bu yana kapalı olan ana pist için de çalışmalar yürütülüyor. Ana pistteki yenileme projesi başka bir Türk firması tarafından gerçekleştirilecek. Saha analizleri tamamlanan pistte, üç ay içinde fiziki inşa sürecinin başlaması bekleniyor.

Hedef: Operasyonel Kapasiteyi Artırmak

Kufra Uluslararası Havalimanı Müdürü Saleheen Abuhairi Al-Alwani, TAV heyetiyle yaptıkları toplantı sonrasında, çalışmaların kapsamlı bir teknik plana uygun şekilde sürdürüleceğini açıkladı. Al-Alwani, “Hedefimiz havalimanının operasyonel kapasitesini artırmak, güvenlik ve hizmet kalitesini en üst seviyeye çıkarmak,” dedi.

Modernizasyon projesi sayesinde, Kufra’nın hem iç hem de dış hatlarda daha etkin kullanılabilmesi, ticaret ve ulaşım ağının genişletilmesi hedefleniyor.

Arap Baharı Sonrası Güçlü Dönüş

TAV İnşaat’ın bu projedeki varlığı, şirketin Arap Baharı sonrası Libya’daki yeniden yapılanma sürecine güçlü bir dönüş yaptığına işaret ediyor. Şirket, geçmişte Trablus ve Sebha havalimanlarında da görev alarak ülkedeki önemli altyapı projelerine katkıda bulunmuştu.

Kufra Havalimanı’nın yeniden faaliyete geçmesiyle birlikte, bölgenin hava bağlantıları güçlenecek ve bu durumun yerel ekonomiye ve kalkınmaya doğrudan katkı sağlaması bekleniyor. Projenin, Libya’daki diğer altyapı yatırımlarına da ivme kazandıracağı öngörülüyor.

Bu kapsamlı yenileme çalışması, Türk şirketlerinin uluslararası alanda üstlendiği önemli projelerden biri olarak dikkat çekiyor. Libya’nın yeniden inşasında aktif rol oynayan Türk firmaları, bölge ile olan ekonomik ilişkilerin güçlenmesine de katkıda bulunuyor.

Kaynak: Turizm Haberleri

Fırat Life Style’dan 2026 Yılında 89 Milyar TL’lik Yeni Yatırım!

Türkiye ve yurt dışında konut, ofis ve ticari alanlar dahil olmak üzere bugüne kadar 36 binin üzerinde gayrimenkul üreten, 32 bin bağımsız bölümü teslim eden ve 7 sektörde 10 milyar doları aşan yatırım hacmiyle faaliyet gösteren Fırat Life Style, düzenlediği ilk basın toplantısında mevcut üretim kapasitesini, devam eden projelerini ve 2026 yılında hayata geçirmeyi planladığı yeni yatırımlarını kamuoyuyla paylaştı.

Türkiye’de ve yurt dışında yürüttüğü projelerle bugüne kadar 32 bin bağımsız bölümü teslim eden, konut, ofis ve ticari alanlar dahil olmak üzere toplamda 36 binin üzerinde gayrimenkul üreten ve 7 sektörde 10 milyar doları aşan yatırım hacmiyle faaliyetlerini sürdüren Fırat Life Style, düzenlediği ilk basın toplantısında ulaştığı üretim gücünü ve yeni başlayacağı projelerini kamuoyuyla paylaştı.

İnşaat, sanayi, gıda, lojistik, enerji, bilişim ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteren Fırat Life Style, bugüne kadar ulaştığı üretim gücünü, yatırım büyüklüğünü ve 2026 projelerini düzenlediği basın toplantısında kamuoyuyla paylaştı. Türkiye genelinde bugüne kadar 32 bin konut ve ticari alanı teslim eden, konut, ofis ve ticari alanlar dahil olmak üzere toplamda 36 binin üzerinde gayrimenkul üreten Fırat Life Style; konut ve ticari gayrimenkul yatırımlarının yanı sıra Türkiye’de ve yurt dışında üstlendiği taahhüt projeleriyle faaliyet alanını genişletmeye devam ediyor. Grup, bugün itibarıyla 10 milyar doları aşan bir yatırım hacmine ulaşmış durumda.Bugüne kadar 48 projeyi tamamlayan Fırat Life Style, halihazırda 13 projede inşaat faaliyetlerini sürdürüyor. 2026 yılı itibarıyla planlanmış 9 yeni projeye daha başlamaya hazırlanan grup, bu yeni dönemde yaklaşık 16 bin 600 bağımsız bölümün inşaatını başlatmayı planlıyor. Konut ve ticari gayrimenkul yatırımlarının yanı sıra büyük ölçekli taahhüt projeleriyle de faaliyet alanını genişleten Fırat Life Style, yurt dışında Irak Merkez Bankası’nın inşaatını ve Özbekistan’da Bağımsızlık Anıtı gibi kamu niteliği yüksek projeleri hayata geçirirken; Türkiye’de ise Hatay, Adıyaman ve İzmir’de deprem sonrası yeniden inşa çalışmalarını yürüttü. Bu kapsamda bugüne kadar yaklaşık 9 bin 500 deprem konutunun inşaatını gerçekleştiren grup, bugün itibarıyla 6 bin 500 konutu da teslim etmiş durumda. Kalan 3 bin konutun ise 2026 yılının üçüncü çeyreğinde tamamlanması planlanıyor.

Deprem bölgesinin kültürel dokusu korunarak inşa ediliyor

Deprem bölgelerindeki çalışmalar yalnızca konut üretimiyle sınırlı kalmıyor. Yürütülen projelerde cami, okul, müze ve çeşitli kamusal yapıların inşası da eş zamanlı olarak sürdürülürken, Hatay özelindeki çalışmalarda kültürel dokunun korunması öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Aynı zamanda farklı bölgelerde altyapı inşaatları ve kamuya yönelik projelerde de faaliyet gösteren Fırat Life Style, bu çok yönlü üretim yaklaşımıyla yüksek hacimli ve sürdürülebilir bir üretim kapasitesi ortaya koyuyor.

Gayrimenkulde Çok Markalı Üretim Modeli

Fırat Life Style, gayrimenkul yatırımlarını tek tip projeler yerine farklı hedef kitlelere hitap eden çok markalı bir yapı altında geliştiriyor. Ulaşılabilir konut ihtiyacından üst segment taleplere kadar uzanan geniş bir yelpazede, her biri kendi konsepti ve fiyatlama modeliyle konumlanan markalarla üretim gerçekleştiriliyor. Bu yaklaşım, bireysel alıcı ve yatırımcı tarafında dengeli ve sürdürülebilir bir portföy oluşmasını sağlıyor.

Natura Dünyası: Farklı İhtiyaçlara Göre Şekillenen Konut Üretimi

Gayrimenkul portföyünün ana bölümünü oluşturan Natura Dünyası, farklı gelir grupları ve yaşam beklentilerine hitap eden projeleriyle öne çıkıyor. Ankara ve İstanbul başta olmak üzere birçok şehirde hayata geçirilen Natura Dünyası projeleri, geniş sosyal alanlarıyla ortak bir yaşam kültürü sunuyor.Natura Dünyası çatısı altında geliştirilen projeler hem oturum ihtiyacına yanıt veriyor hem de yatırım amacıyla konut arayanlar için seçenek oluşturuyor. Farklı beklentilere göre şekillenen bu projeler, yatırım ve oturumu bir arada düşünenler için geniş bir alternatif alanı yaratıyor. Natura Dünyası projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fırat Life Style Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bekir Fırat, şunları söylüyor: “Bizim için önemli olan, insanların gerçekten yaşayacağı, uzun vadede sorun yaratmayacak projeler üretmek. Ölçekli üretim yapmamız sayesinde maliyetleri daha sağlıklı yönetiyor, verdiğimiz sözlerin arkasında duruyoruz. Bu yaklaşım, yatırımcılarımızın memnuniyetini artırırken tekrar tercih edilmemizin de en önemli nedeni oluyor.”

Relax: Fonksiyonel ve Dengeli Konut Üretimi

Fırat Life Style’ın portföyünde bulunan Relax markası, daha fonksiyonel planlama ve dengeli metrekare anlayışıyla konumlanıyor. Minimalist yaşamı tercih eden alıcıları hedefleyen Relax projeleri, yatırım ve oturum talebinin kesiştiği bir segmentte yer alıyor. Kompakt planlama, erişilebilir fiyatlama ve hızlı teslim yaklaşımı, bu markanın öne çıkan unsurları arasında yer alıyor. Relax projelerinin yüksek maliyetlerden arındırılarak, doğru planlama ile hayata geçirildiğini belirten Fırat, “Relax projeleriyle daha fonksiyonel, daha ulaşılabilir ve minimalist yaşama uyumlu konutlar üretiyoruz.” dedi. 

“Velux: Sınırsız lüksün sınırlarını zorluyoruz

Üst segmentte konumlanan Velux markası ise, daha seçici bir hedef kitleye ve sınırlı üretim anlayışına odaklanıyor. Bodrum ve İzmir gibi lokasyon değeri yüksek bölgelerde geliştirilen Velux projeleri; mimari kalite, lokasyon avantajı ve kontrollü ölçek yaklaşımıyla ayrışıyor. Bu markayla hem yaşam hem de yatırım açısından üst segment beklentilere yanıt verilmesi hedefleniyor. Velux markasının üst segmente hitap ettiğini vurgulayan Fırat, “Velux bizim daha üst segmentte konumlanan markamız. Talebin daha seçici olduğu lokasyonlarda, sınırsız lüksün sınırlarını zorluyoruz. Burada amaç hızlı satış değil, uzun vadeli değer üretmek.” diye konuştu. 

2026 Yılında 89 Milyar Tl’lik Yeni Yatırım

2026 yılı itibarıyla toplam 16 Bin 600 bağımsız bölümün inşaatına eş zamanlı olarak başlanıyor. Bu projelerin toplam yatırım büyüklüğü ise yaklaşık 89 milyar TL seviyesinde. 2026 yılıyla birlikte hayata geçecek projeler, yalnızca sayılarıyla değil, ölçekleri ve sundukları yaşam kurgusuyla da öne çıkıyor.

Natura Prestij: Ticaretin Merkezinde Prestijli Yaşam

Ankara Yenimahalle’de, yapımı devam eden Türkiye’nin en büyük adliye kompleksinin yakınında konumlanan Natura Prestij; 882 konut, ofis ve ticari alanlarıyla karma yaşamı buluşturuyor. Merkezi konumu ve fonksiyonel planlamasıyla hem yaşam hem yatırım için yüksek talep potansiyeline sahip.

Natura Elite: Şehrin Merkezinde Dengeli Yaşam

Ankara Çankaya Mustafa Kemal Mahallesi’nde yükselen Natura Elite; 560 konut ofis ve ticari alanlarıyla kamu kurumlarına yakın, şehir hayatının temposunu dengeli bir yaşamla birleştiriyor. Hem oturum hem yatırım için cazip, planlı ve sürdürülebilir bir yaşam alanı sunuyor.

Natura Platin: Modern Karma Yaşam

Ankara Çankaya Mustafa Kemal Mahallesi’nde yer alan Natura Platin, 370 konut, ofis ve ticari alanlarıyla modern şehir yaşamını yeniden yorumluyor. Karma kullanım konseptiyle tasarlanan proje, prestijli lokasyonu ile öne çıkıyor.

Natura Golf Country: Yeşilin içinde Golf Sahalarıyla Ayrıcalıklı Yaşam

Ankara Eskişehir Yolu’nda hayata geçen Natura Golf Country; 3 Bin 100 konut ve villadan oluşan prestijli yaşam sunuyor. İçerisinde golf sahalarının da bulunduğu geniş peyzaj alanı, ile şehirden kopmadan ayrıcalıklı bir yaşam deneyimi sağlıyor.

Natura GOP: Şehrin tam merkezinde, Çankaya Köşkü’ne Komşu

Ankara Çankaya Gaziosmanpaşa’da konumlanan Natura GOP; 1.000 konut ve ticari alanlarıyla Atakule ve Çankaya Köşkü’ne yakın prestijli bir yaşam sunuyor. Bölgede değerini koruyan seçkin proje olarak öne çıkıyor.

Natura Beytepe: Her Katta Geniş Yaşam Alanı

Ankara Beytepe’de konumlanan Natura Beytepe; 300 konut ile özellikle büyük ailelerin ihtiyaçlarını karşılayan villa büyüklüğünde tek katta daire tipleri sunuyor. Ferah kat planlarıyla “katta büyük yaşam” anlayışını Beytepe’nin prestijli dokusuyla buluşturuyor.

KITA: Uluslararası yarışmada Yeni Nesil Yaşam Modeli 

Ankara Balgat, Konya Yolu üzerinde yükselen KITA; 1.885 ofis ve ticari alanlarıyla karma kullanımın modern bir örneğini sunuyor. KITA, Ankara, İstanbul ve İtalya’dan seçkin mimarlık ofislerinin katılımıyla gerçekleştirilen, uluslararası mimarlık yarışması sonucunda, ACE Mimarlık tarafından tasarlanmış; bütüncül bir şehir projesidir. Karma kullanım ve açık ticaret konseptiyle kurgulanmış olan KITA, henüz uygulama aşamasına geçmeden 5 ayrı uluslararası ödüle layık görüldü. 

KITA Beytepe: Prestijli Bölgede Planlı Büyük Yaşam

Ankara Beytepe’de konumlanan KITA Beytepe; 3.000 konut ve ticari alanlarıyla bölgenin prestijini artıran, geniş ve planlı bir yaşam alanı sunuyor. Sosyal donatılar, geniş yaşam alanları ve modern mimariyle hem oturum hem yatırım için güçlü bir seçenek oluşturuyor.

KITA Oran: Şehrin Zirvesinde 

Ankara Oran’da, 6 Bin 500 konut ve ticari alanlarla kurgulanan KITA Oran; şehrin zirvesinde, kendi içinde yaşayan devasa bir yaşam alanı sunuyor. Sosyal alanları, planlı yapısı ve kapsamlı yaşam kurgusuyla hayata geçiyor.

“Biz Konut Satmıyoruz, Güven ve Değer İnşa Ediyoruz”

Fırat Life Style’ın üretim ve büyüme yaklaşımında, satış süreci konut teslimiyle sınırlı kalmıyor. Teslim sonrası süreçleri yöneten kalite kontrol ve geri dönüş departmanı, projelerde ortaya çıkabilecek tüm sorunları tek merkezden ele alarak, satış sonrasında da sorumluluk üstlenen bir yapı oluşturuyor. Bu yaklaşım, hem bireysel alıcılar hem de kamu ve taahhüt projeleri tarafında güven unsurunu güçlendiren temel başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.Bekir Fırat, teslim sonrası sürecin önemini şu sözlerle vurguladı: “Bizim için iş, konutu teslim etmekle bitmiyor. Teslim sonrası süreci yöneten ayrı bir kalite kontrol ve geri dönüş birimimiz var. Bütün yatırımcılarımız da Fırat Life Style’ın yaptığın işin arkasında durduğunu bilir. Asıl farkı da burada yaratıyoruz.” şeklinde konuştu.

Kaynak: www.baretdergisi.com

Ic İçtaş İnşaat’ın Yapımını Üstlendiği Suudi Arabistan King Khalid Havalimanı 2. Terminali Açılış Töreni Gerçekleştirildi

Riyad Emiri Prens Faysal bin Bandar, King Khalid Uluslararası Havalimanı’ndaki (KKIA) 1 ve 2 numaralı terminallerin geliştirme projesinin tamamlandığını duyurarak, 2. Uluslararası Terminalin resmi açılışını gerçekleştirdi .

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, yenilenen tesisler, havalimanının yolcu taşıma kapasitesini önemli ölçüde artırdı. Terminal 1 ve 2 birlikte artık yılda yaklaşık 14 milyon yolcuya hizmet verebiliyor; bu da önceki altı milyonluk kapasiteye kıyasla %130’dan fazla bir artış anlamına geliyor ve KKIA’yı artan uluslararası hava trafiğini daha iyi destekleyecek şekilde konumlandırıyor.

1 ve 2 numaralı terminaller için geliştirilen proje, uluslararası uçuşlara hizmet verecek şekilde gelişmiş operasyonel hazırlığa sahip bulunuyor. Uluslararası Kalkış Terminali 1, Flyadeal ve flynas tarafından işletilen uluslararası uçuşlar için, Terminal 2 ise Saudia ve Riyadh Air tarafından işletilen uçuşlar için tahsis edildi. Kalkış alanında 114 yolcu check-in kontuarı, 43 görevli pasaport kontuarı ve 20 otomatik elektronik geçiş kapısı bulunuyor. Geliş alanında, iki terminalde 75 gişe, 22 otomatik pasaport elektronik geçiş kapısı ve sekiz gümrük kontrol cihazı yer alıyor. 

Önceki gelişmeler:  King Khalid Uluslararası Havalimanı’nın mühendislik ve yapımını üstlenen IC İçtaş İnşaat, 1. uluslararası terminali 2025 yılı ocak ayında başarıyla tamamlamıştı. Suudi Arabistan’ın en büyük ikinci inşaat ve taahhüt şirketi olan Al Rashid Trading and Contracting Company’nin (RTCC) ortaklığında yürütülen proje kapsamında; ilk olarak 2022 yılında 3. ve 4’üncü terminallerin mühendislik ve yapım işlerini başarıyla tamamlayarak teslim eden IC İçtaş İnşaat, 1’inci terminalin ardından 2’nci terminal binasının inşasına başlamıştı. Toplam dört terminalin taahhüt bedeli yaklaşık 1,4 milyar dolar düzeyinde bulunuyor.

Kaynak: yatirimlar.com

Kordon Otel Grubu’ndan İzmir’e yeni şehir oteli yatırımı

Kordon Otel Grubu, İzmir merkezde 280 milyon TL yatırımla 84 odalı ekonomik bir şehir oteli inşa etmeye hazırlanıyor. Timur Gönülşen liderliğinde hayata geçirilecek tesisin 2027 sonunda açılması planlanıyor.

İzmir’de uzun yıllardır turizm ve otelcilik sektöründe faaliyet gösteren Kordon Otel Grubu, kent merkezinde yeni bir şehir oteli yatırımı için hazırlıklara başladı. Turizmin duayen isimlerinden Timur Gönülşen’in liderliğinde hayata geçirilecek proje, İzmir’in merkezindeki konaklama kapasitesine yeni bir halka ekleyecek.

Kordon Otel Grubu, İzmir merkezde 280 milyon TL yatırımla 84 odalı ekonomik bir şehir oteli inşa etmeyi planlıyor. Otelin, 2027 yılının son çeyreğinde hizmete açılması hedefleniyor.

Yeni otel Çankaya’ya yürüme mesafesinde

Yeni tesis, grubun Kordon Otel Çankaya oteline yaklaşık 200 metre mesafede, İzmir şehir merkezinin kalbinde konumlanacak. İki bloktan oluşacak yapıda, bloklar iki bodrum kat üzerinden birbirine bağlanacak. Bu alanlarda resepsiyon, lobi, ofisler ve otopark yer alacak.

84 odalı ekonomik şehir oteli konsepti

Yeni yatırım, Kordon Otel Grubu’nun mevcut lüks ve orta segment otellerinden farklı olarak, daha ulaşılabilir bir şehir oteli konseptiyle planlandı. 84 odalı tesis, yalın ama konforlu yapısıyla özellikle ekonomik segmentte konaklama arayan yabancı turistlere hitap edecek. 
Oda-kahvaltı konseptiyle hizmet verecek otelde restoran ve bar alanları yer almayacak.

Timur Gönülşen: “3 yıldızlı, sade ama kaliteli otellere talep var”

Yeni yatırımın arkasındaki talebe dikkat çeken Timur Gönülşen, değişen turist profiline vurgu yaparak şunları söyledi:

“Bugünkü tecrübemle geçmişe dönsem, İzmir’e en az 7-8 tane sade ama kaliteli, 3 yıldızlı otel yapardım.”

Gönülşen, hedef kitlenin özellikle daha ekonomik şehir oteli arayan yabancı turistler olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Kanadalı, Amerikalı turist getiriyoruz ama daha düşük segment için ciddi bir talep var. Bu otel, restoranı ve barı olmayan, sade bir şehir oteli olacak. Bugünkü aklımla geçmişe dönsem, İzmir’de en az 7-8 tane, 3 yıldızlı, yalın ama konforlu otel yapmayı tercih ederdim.”

Kordon Otel Grubu İzmir şehir turizmine odaklanıyor

Kordon Otel Grubu, İzmir’de Kordon Otel Alsancak ve Kordon Otel Çankaya gibi merkezi konumlu tesisleriyle şehir otelciliğinde öne çıkan markalar arasında yer alıyor. Yeni yatırımla birlikte, İzmir şehir merkezindeki yatak kapasitesinin artırılması hedefleniyor.

Grup, iş ve fuar turizmini destekleyen yatırımlarıyla da İzmir turizmine katkı sunmayı sürdürüyor.

“12 ayda 12 fuar, İzmir’i uçurur”

Fuar ve etkinlik turizminin şehir ekonomisi için kritik önem taşıdığını vurgulayan Gönülşen, şu ifadeleri kullandı:

“İzmir MARBLE Fuarı döneminde şehirde ne otel bulabilirsiniz ne de restoranda yer. Bu etkinliklerin etkisi çok büyük. Yatırımın geri dönüşü, şehir ekonomisine katkısı çok daha hızlı olur. İzmir için hedefimiz 12 ay boyunca 12 güçlü fuar.”

Altyapı eleştirisi: Ulaşım ve entegrasyon vurgusu

Yeni yatırımla birlikte kent altyapısının da güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Gönülşen, fuar alanlarına erişimde yaşanan sorunlara işaret etti:

“Fuar merkezine metro yok, otopark yok, shuttle yok. Yabancı ziyaretçi için bunlar büyük handikap. Yurtdışında fuar alanları şehre entegre. İzmir’in de bu yönde ilerlemesi gerek.”

Kaynak: Turizm Ajansı

Ankara’da Aralık ayında 23 bin 376 konut satıldı

TÜİK Ankara Bölge Müdürlüğü verilerine göre Ankara’da Aralık ayında 23 bin 376 konut satışı gerçekleşti. Geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 30 artış yaşanırken, piyasada belirgin şekilde satıcı ağırlıklı bir yapı oluştu.

Ankara’da 2025 yılının Aralık ayında konut piyasası dikkat çekici bir hareketlilik yaşadı. TÜİK verilerine göre, yalnızca Aralık ayında 23 bin 376 konut satıldı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 30’luk artışa işaret ediyor.

Yılın son ayında yaşanan bu artışın vergi düzenlemeleri, maliyet baskısı ve beklenti yönetimi ile doğrudan ilişkili olduğunu belirtiyor.

Satış Türlerine Göre Dağılım

İpotekli satışlar: 3.372

Diğer satışlar: 20.004

İlk el satışlar: 7.877

İkinci el satışlar: 15.499

Alıcılar ve satıcılar hızlı davrandı, çok sayıda takaslı işlem yapıldı

Gayrimenkul ekonomisi ve ileri düzey pazarlama alanında faaliyet gösteren Ankara’nın önde gelen firmalarından Gayrimenkul PR, TÜİK verilerini kapsamlı şekilde analiz etti.

Alıcılar ve satıcılar Aralık ayında hızlı davrandı. Yıl genelinde toplam 152 bin 534 konut satışı gerçekleşti. Aralık ayı, yılın en yüksek satış yapılan aylarından biri oldu. Aralık ayında satış baskısının yaşanmasının nedenleri olarak; Konut stoku yüksek olan inşaat firmalarının, yatırım amaçlı konut alan mülk sahiplerinin, vergi artışları ve yeni maliyet tabloları öncesinde satışa yönelmesinin etkisi büyük oldu. Vergi artışlarına yakalanmamak için çok sayıda takaslı işlem yapıldı. Bu durum tapu işlemlerine çift işlem olarak yansıdı. Ayrıca, projeden kat irtifakı kurulan konutların satışları da istatistikleri yukarı taşıyan önemli unsurlar arasında yer aldı.

2026 yılında gerçek bir piyasa oluşacak

Gayrimenkul PR şirketine göre gelecek dönemde Ankara emlak sektöründe büyük bir kırılma yaşanacak;

Konut devirlerinde maliyet tablosunun değişmesiyle birlikte, 2026 yılında satışlarda ciddi bir yavaşlama bekleniyor. Buna göre; satıcı isteği artacak, alıcılar daha çekimser ve karamsar davranacak, nominal fiyatlar sabit kalsa bile, gerçekleşen satışlar ilan (tabela) fiyatlarının çok altında olacak. Asıl kırılma noktası ise yakında gündeme gelmesi beklenen kademeli emlak vergisi uygulaması olarak görülüyor. Yeni dönemde fiyatı doğru olan ve ilan siteleri dışında alternatif pazarlama kanalları olan Gayrimenkul firmalarının etkili olduğu, güçlü ve güvenilir bir emlak piyasası oluşacak.

Ankara – Aralık 2025 ilçe bazlı konut satışları

Çankaya: 3.755

Keçiören: 3.028

Mamak: 2.768

Sincan: 2.763

Altındağ: 1.971

Etimesgut: 1.775

Gölbaşı: 1.248

Yenimahalle: 1.233

Çubuk: 869

Pursaklar: 741

Polatlı: 603

Akyurt: 461

Kahramankazan: 222

Elmadağ: 175

Beypazarı: 169

Kızılcahamam: 106

Şereflikoçhisar: 99

Güdül: 66

Kalecik: 66

Ayaş: 21

Haymana: 27

Nallıhan: 26

Manavgat’ta 416 odalı LRS Hotels Akadia Elite için ÇED süreci başladı

Atölye Artı Mimarlık tarafından Manavgat’ta hayata geçirilmesi planlanan LRS Hotels Sorgun Akadia Elite projesi için Çevresel Etki Değerlendirme süreci başlatıldı.

Atölye Artı Mimarlık Mühendislik Müşavirlik Yapı Turizm ve Ticaret A.Ş. tarafından Antalya İli, Manavgat İlçesi, Sorkun Mahallesi’nde yeni bir otel yatırımı planlanıyor. 2352 ada, 1 parselde yer alan ve 16 bin 668 metrekare yüz ölçümüne sahip alanın tamamını kapsayacak projede, 416 oda ve 832 yatak kapasiteli “LRS Hotels Sorgun Akadia Elite” isimli tesisin kurulup işletilmesi hedefleniyor.

4 yıldızlı olarak tasarlanan projenin faaliyet sahası, Antalya kent merkezine yaklaşık 70 kilometre, Manavgat ilçe merkezine ise yaklaşık 7 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Proje alanının 20 metre batısında Sorgun Akadia Luxury Hotel, 300 metre doğusunda Riolavitas Resort & Spa Hotel ve 500 metre güneyinde Kaya Side Otel yer alıyor.

Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci başlatılan projenin toplam yatırım bedeli 1 milyar 435 milyon 297 bin 200 TL olarak açıklandı.

Kaynak: Turizm Ajansı

OKU Hotels Türkiye’deki ilk otelini Bodrum’da açıyor

Belçika-Antwerp merkezli beş yıldızlı lüks oteller zincirinin işletmecisi OKU Hotels, dördüncü tesisini 2026 yaz sezonunda Bodrum’da hizmete açacak.

Modern gezginler için tasarlanan yaşam tarzı otel markası OKU Hotels, Türkiye’deki ilk otelini 1 Mayıs 2026 tarihinde Bodrum’da açmaya hazırlanıyor. Markanın bugüne kadarki en küçük konseptli oteli olan OKU Bodrum, yalnızca yetişkinlere (Adults Only) yönelik bir butik resort.

Göltürkbükü’nde açılışı yapılacak ve toplam 58 oda ve süitten oluşan OKU Hotels, misafirlerine birçok oda ve süit özel veya paylaşımlı havuz seçeneği sunacak. Otelin iç tasarımında ise minimalist boho-chic anlayış öne çıkarken, sürdürülebilir ve yerel malzemelere odaklanan doğal bir estetik tercih edildiği görülüyor.

OKU Hotels, marka kimliğini ve tasarım anlayışını, “Japon manevi ve mimari ‘iç mekan’ kavramından türetilen OKU Otelleri, modern gezginlere özel, ruhani bir tasarımla, rahat ve lüksü aynı anda sunan otellerden oluşan butik bir koleksiyon. Özenle tasarlanan kutsal alanlar, yalınayak gezilen mekanlar, zenginleştirici deneyimler ve yavaş yaşam” olarak tanımlıyor.

OKU Bodrum, aynı zamanda OKU Hotels markasının Türkiye’deki ilk oteli olma özelliğini taşıyor.

Kaynak: Turizm Ajansı

Forum Göztepe Proje Alanında Yıkım Başlıyor

Konut ve AVM projeleriyle tanınan Turkmall, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca rezerv alan ilan edilen, imar planı ve 18 uygulaması onaylı olan Forum Göztepe projesi için Karabağlar Belediyesi’ne yıkım ruhsatı başvurusunda bulundu

Esentepe Mahallesi’ndeki Forum Göztepe projesinde tüm belgelerin eksiksiz olarak tamamlanmasına rağmen ruhsat işleminin anlamsız olarak geciktirildiğini belirten Turkmall Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Altunhan, geciktirilen yıkım ruhsatının maddi ve manevi mağduriyetlere neden olduğunu söyledi.

Bölge halkının, bir türlü başlamayan yıkım nedeniyle mağdur olduğunu dile getiren Altunhan, “İzmir’in özel sektör eliyle yapılacak alan bazlı en büyük kentsel dönüşüm projesi unvanını taşıyan Forum Göztepe projesi için biz 1026 hak sahibinin vekaletnamesine istinaden vekili sıfatıyla ve yetkili olarak hareket ediyoruz. Sonuç olarak bir hanede ortalama 3 kişi yaşadığını varsayarsak yaklaşık 3 bin kişinin sorumluluğunu taşıdığımızın farkındayız. İlgili kurumları da bu sorumluluğa davet ediyoruz. Projenin hızlı bir şekilde hayata geçirilmesi için kurumların bize baskı yapması gerekirken, biz kurumlar önünde bekliyoruz, ancak muhatap bulamıyoruz. Randevu taleplerimize kurumlardaki yetkililer ve siyasiler dahi dönüş yapmıyor. Sonuç olarak 3 bin kişi mağduriyet yaşıyor. 820 konutun 775 adeti boşalmıştır. Sahada halen oturan çoğunlukla kiracılar ile birkaç hak sahibi bulunmaktadır. Birkaç hak sahibinin sosyal medyada yapmış olduğu ajitasyonun faturası 3 bin kişiye mal edilemez” diye konuştu.

CAN VE MAL GÜVENLİĞİ AÇISINDAN ACİLEN HAREKETE GEÇİLMELİ

Binaların can ve mal güvenliği açısından bir an önce yıkılması gerektiğini kaydeden Altunhan, şunları söyledi: “Yıkım gerçekleşmediği sürece kira yardımları başlatılmadığı için hak sahipleri mağduriyet yaşamaktadır. Ayrıca boşaltılan alanda ciddi bir güvenlik zafiyeti de oluşmuştur. Bu hususla ilgili Karabağlar Kaymakamlığı’na da gerekli müracaat yapılmıştır. Tüm iş ve işlemlerin tamamlanmasına rağmen yıkım ruhsatının gerekçesiz olarak bekletilmesi, giderilmesi mümkün olmayan maddi ve manevi zararlar doğurmaktadır. Tüm taleplerimiz ve mağduriyet uyarılarımıza karşın Karabağlar Belediyesi almış olduğu karara uymayarak yıkım ruhsatıyla ilgili tüm belgelerimiz hazır olduğu halde ruhsatı gerekçesiz bekletmektedir”

FORUM GÖZTEPE, KENTİN DÖNÜŞÜMÜ İÇİN MİLAT OLACAK

Forum Göztepe’nin İzmir açısından çok değerli bir proje olacağını belirten Mehmet Altunhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Turkmall olarak Forum Göztepe’de yalnızca çarşı ve konut inşa etmeyeceğiz. Meydanı, sokağı ve sosyal donatılarıyla yeni bir yaşam merkezi oluşturacağız. İzmir’in ihtiyaçlarına cevap verecek projeyi, modern mimariyle ve sağlam zemin üzerinde ve depreme dayanıklı şekilde yükselteceğiz. Ticari alanlar, ofis alanları sosyalleşebilecek mekanlar, her daire için bir kapalı otopark gibi pek çok özelliği bir arada sunacağız. Toplamda 820 hak sahibi var; proje kapsamında bin 450 konut yapılacak. Bunların dışında ticari alanlar da olacak. İçinde Forum Göztepe adlı bir de çarşı bulunacak. Forum Göztepe, kentin dönüşümü için milat olacak. Bu güzide ve özel projenin yaşama hızla geçirilebilmesi ve kentin ortak paydası için siyaset üstü bir bakış açısına ve kurumlar arasında eşgüdüm ve uyuma her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Bu itibarla tüm kamu ve yerel yönetim mekanizmalarını sorumlu hareket etmeye ve gereğini yapmaya davet ediyor; İzmir halkına bu önemli ve zorunlu açıklamayı yapmayı görev kabul ediyoruz”

Kaynak: İnşaat Deryası

Folkart’tan Sektöre Diyalog Odaklı Yeni Adım

Folkart, gayrimenkul sektöründeki güncel dinamikleri emlak profesyonelleriyle birlikte değerlendirmek, “ortak akıl” kültürünü güçlendirmek ve sürdürülebilir iş birlikleri geliştirmek amacıyla Folkart Gayrimenkul Buluşmaları’nı başlattı. Lansman odaklı tanıtımların ötesine geçen bu yeni platform, geliştirici ile sahadaki profesyonelleri aynı zeminde buluşturarak sektörel diyaloğu güçlendirmeyi hedefliyor. Metin Sancak’ın ev sahipliğinde başlayan buluşmalar, sektör için örnek bir etkileşim modeli sunuyor.

İzmir ve Türkiye’nin markalı konut sektöründe öncü gayrimenkul geliştiricilerinden Folkart, gayrimenkul sektöründeki güncel gelişmeleri birlikte değerlendirmek, sektör profesyonelleri arasında “ortak akıl” kültürünü güçlendirmek ve Folkart ile emlak profesyonelleri arasında uzun vadeli ve karşılıklı değer üreten iş birlikleri oluşturmak amacıyla, emlak profesyonellerini bir araya getiren “Folkart Gayrimenkul Buluşmaları”nı başlattı. Folkart Orion Deneyim Ofisi’nde gerçekleştirilen ilk toplantıya Folkart Genel Müdürü Metin Sancak, Folkart Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Sancak, Folkart Satış Koordinatörü Gökhan Ötenbülbül konuşmacı olarak katıldı. 

Folkart Genel Müdürü Metin Sancak, bu yeni adımı atmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, Gayrimenkul Buluşmalarının temel amacının; saha deneyimi güçlü emlak profesyonelleri ile Folkart’ın proje geliştirme ve markalı konut alanındaki birikimini aynı zeminde buluşturmak olduğunu ifade etti. Sancak, sürdürülebilir ve düzenli şekilde devam edecek toplantıların, Folkart ile emlak profesyonelleri arasında uzun vadeli ve karşılıklı değer üreten yeni iş birliği modellerinin gelişmesine zemin hazırlayacağını söyledi. Sancak, Folkart Gayrimenkul Buluşmaları’nın etkin ve verimli olması amacıyla gruplar halinde sürdürüleceğinin altını çizdi.

Emlak Profesyonelleri Buluşmalardan Memnun

Folkart’ı “Hayat buna değer” vizyonuyla 20 yıl önce sektörün lideri olma hedefiyle kurduklarını hatırlatan Metin Sancak, amaçlarının yeni iş birliği modelleri geliştirmek, şirketlerinin tecrübelerini sektöre yansıtmak ve paydaşları olarak gördükleri emlak profesyonellerinin görüşlerini almak olduğunu vurguladı.

Her yeni projede nitelik ve estetik anlayışını ileriye taşımayı hedeflediklerini belirten Sancak, bu buluşmalar zincirini de aynı yaklaşımın doğal bir uzantısı olarak değerlendirdiklerini söyledi. Toplantıya katılan emlak profesyonelleri ise, bu buluşmaların kendileri açısından yalnızca proje tanıtımı değil; piyasa dinamiklerini doğrudan geliştiriciyle birlikte değerlendirme, sahadan gelen deneyimleri paylaşma ve daha sağlıklı iş birlikleri geliştirme imkânı sunduğunu ifade ederek buluşmadan duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Sektörde Sinerji Yaratacak Bir Anlayış

Metin Sancak, sürdürülebilir biçimde bir araya gelmenin, geliştirici ile sahadaki emlak profesyonelleri arasında yalnızca yeni iş birlikleri değil, aynı zamanda güvene dayalı bir etkileşim zemini oluşturacağına işaret ederek, bunun gayrimenkul sektörüne uzun vadeli ve olumlu bir katkı sunacağını söyledi.

Folkart Gayrimenkul Buluşmaları’nı bir proje lansmanı olarak değil; sektörün içinden geçtiği dönemi, piyasa dinamiklerini ve beklentileri birlikte değerlendirmeye imkân tanıyan bir diyalog platformu olarak konumladıklarını ifade eden Sancak, bu yaklaşımın bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirerek sektörde daha sağlıklı bir ortak akıl oluşmasına katkı sağlayacağını vurguladı. İş birliklerini artırmanın ve karşılıklı tecrübe aktarımının bugün her zamankinden daha önemli olduğuna dikkat çeken Sancak, bu buluşmalarla kısa vadeli hedeflerin ötesine geçen, uzun vadeli değer üretimini önceleyen bir anlayışı benimsediklerini kaydetti.

Konuşmasının devamında emlak sektörüne ilişkin değerlendirmelerini veriler ışığında paylaşan Sancak, Folkart’ın İzmir gündemindeki projeleri hakkında da emlak profesyonellerini bilgilendirdi. Toplantıya katılan emlak profesyonelleri ise, bu yaklaşımın sektörel etkileşimi güçlendirdiğini ve örnek bir buluşma modeli sunduğunu ifade etti.

Toplantı “Orion Deneyim Ofisi”nde Gerçekleşti

Folkart’ın ilk Gayrimenkul Buluşmaları toplantısı, şirketin Orion Deneyim Ofisi’nde gerçekleştirildi. Modern yaşamın tüm olanaklarına sahip Folkart Orion Projesi, İzmir’in tam kalbinde yeni bir yaşam merkezi yaratmayı hedefliyor. İzmir Körfezi manzaralı projenin bütünü; kulvarında İzmir’in en büyüğü, Türkiye’nin ise en iddialı projelerinden biri olma özelliğini taşıyor. Orion Projesi’nin sınırları içinde; farklı büyüklüklerde yaklaşık 1.200 konut, Medical Park Hastanesi, beş yıldızlı bir otel, modern bir ofis kulesi, geniş ticari alanlar ve sanatsal simgeler yer alacak.

Kaynak: gayrimenkulnetwork

İnşaat Komiteleri İstişare Toplantısı Gerçekleştirildi

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Körfez Belediyesi’nin katılımlarıyla, İnşaat Komiteleri İstişare Toplantısı gerçekleştirildi.

Toplantıya; Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonu Başkanı Aykut Bozkurt, komisyon üyeleri Murat Kılıç ve Sedat Kul, Körfez Belediye Başkan Yardımcısı Serkan Yeğnidemir ile Körfez Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü Şenol Çakır katılım sağladı.

Toplantıda, inşaat sektörünü yakından ilgilendiren güncel konular ele alınarak, sektör temsilcileri ile yerel yönetim yetkilileri arasında karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Program kapsamında; kentsel dönüşüm imar plan notları, çatı katları ile ilgili imar plan düzenlemeleri ile sektörde yaşanan sıkıntılar ve çözüm önerileri detaylı şekilde değerlendirildi.

Katılımcıların görüş ve önerilerini doğrudan iletme imkânı bulduğu toplantının, sektörün mevcut ihtiyaçlarının ve beklentilerinin ilgili kurumlara aktarılması açısından verimli geçtiği ifade edildi. Toplantı, dilek ve temennilerin paylaşılmasıyla sona erdi.

İnşaat sektörünün gelişimine katkı sunacak istişare toplantılarının, önümüzdeki dönemde de devam etmesi hedeflenmektedir.

Kocaeli’nin inşaat ve şehircilik vizyonunu şekillendiren stratejik buluşmalar, yerel yönetimler ile sektör temsilcilerini aynı masada bir araya getirmeye devam ediyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Körfez Belediyesi’nin koordinasyonunda düzenlenen İnşaat Komiteleri İstişare Toplantısı, sektörün kronikleşen sorunlarına neşter vurmak ve yeni nesil imar düzenlemelerini değerlendirmek amacıyla geniş bir katılımla gerçekleştirildi.

Sektörün Nabzı Körfez’de Tutuldu

Kentsel gelişim ve yapılaşma standartlarının masaya yatırıldığı toplantıya, bölgedeki imar süreçlerinde karar verici mekanizmaların en üst düzey temsilcileri katıldı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonu Başkanı Aykut Bozkurt başkanlığında toplanan heyette, komisyon üyeleri Murat Kılıç ve Sedat Kul yer aldı. Körfez Belediyesi adına ise Belediye Başkan Yardımcısı Serkan Yeğnidemir ile İmar ve Şehircilik Müdürü Şenol Çakır toplantıda hazır bulundu.

Kritik Gündem: Çatı Katları ve Plan Notları

Toplantının ana gündem maddelerini, inşaat sektörünün uygulama aşamasında en çok karşılaştığı teknik engeller oluşturdu. Özellikle Körfez ilçesi özelinde ve genel Kocaeli perspektifinde şu kritik konular detaylandırıldı:

  • Kentsel Dönüşüm İmar Plan Notları: Eski yapı stokunun yenilenmesi sürecinde müteahhitlerin ve hak sahiplerinin önünü açacak, dönüşümü hızlandıracak yeni plan notları üzerinde duruldu.
  • Çatı Katı Düzenlemeleri: Estetik ve fonksiyonellik açısından tartışma konusu olan çatı katı kullanımı ve imar hakları ile ilgili beklenen düzenlemeler, sektör temsilcilerinin talepleri doğrultusunda analiz edildi.
  • Sektörel Engeller: Artan maliyetler ve bürokratik süreçlerin kısaltılmasına yönelik yerel yönetim bazında atılabilecek adımlar değerlendirildi.

Yerel Yönetim ve Sektör Arasında Güçlü İletişim

İstişare toplantısının en verimli yönlerinden biri, katılımcıların görüş ve önerilerini doğrudan karar vericilere iletebilmesi oldu. Sektör temsilcileri, sahada yaşadıkları uygulama zorluklarını ve mevzuatla ilgili çelişkili noktaları İmar Komisyonu üyelerine birinci ağızdan aktarma imkânı buldular. Yerel yönetim yetkilileri ise “Birlikte Yönetim” ilkesi gereği, yapılacak düzenlemelerin ortak akılla şekillenmesinin kentin mimari kimliği için hayati önem taşıdığını vurguladılar.

Geleceğin Kocaeli’si İçin Ortak Akıl

Toplantı, dilek ve temennilerin paylaşılmasının ardından sona ererken, bu tür buluşmaların sadece bir defaya mahsus kalmayacağı belirtildi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin il genelinde yürüttüğü “Şehir Estetiği ve Planlı Yapılaşma” vizyonunun bir parçası olan bu istişarelerin, önümüzdeki dönemde farklı komitelerle de sürdürülmesi hedefleniyor.

Sektörün ihtiyaçlarını odağına alan bu dinamik yaklaşım, Kocaeli’nin deprem dirençli ve modern bir kent olma yolundaki hedeflerine katkı sunmayı amaçlıyor. Yerel yönetim yetkilileri, gelen tüm önerilerin titizlikle incelenerek imar komisyonu gündeminde değerlendirileceğinin sözünü verdi.

Kaynak : kocaelihaberdünyası

Çine’nin Yeni Gözdesi: Premium İnşaat’tan 66 Dairelik Dev Proje!

Aydın’ın parlayan yıldızı Çine, konut anlayışını değiştirecek yepyeni bir projeye ev sahipliği yapıyor. Sektörün güvenilir ismi Premium İnşaat, ilçenin en prestijli lokasyonunda hayata geçirdiği 66 dairelik yeni projesiyle modern yaşamın kapılarını aralıyor.

Konfor ve Estetik Bir Arada Sadece bir ev değil, huzurlu bir yaşam alanı sunmayı hedefleyen Premium İnşaat, estetik mimariyi fonksiyonellikle buluşturuyor. Her ayrıntının titizlikle planlandığı projede, geniş yaşam alanları ve yüksek malzeme kalitesi ön plana çıkıyor.

Çine’nin konum olarak en elit yerinde prestijli bir yaşam alanı. Her şey sizin huzur ve mutluluğunuz için. Premium inşaat Çineliler için inşa ediyor. 

20 yıllık tecrübe Çine’de. Didim’de binlerce konut ve daireleri inşa ederek müşterilerine teslim eden Premium İnşaat bu kez Çineliler için kolları sıvadı. Çine Premium Doğa Evleri, 4 blokta toplam 66 daireden oluşan, bölgeye değer katacak nitelikli bir yaşam alanı olarak tasarlandı. 

20 yıllık tecrübemizle, bugüne kadar nasıl arkamızda memnun müşteriler bıraktıysak, bu projede de aynı hassasiyetle ilerliyoruz. Bizler, güvenilir ve tecrübeli bir firma olarak, verdiğimiz her sözü tutmayı prensip edinmiş bir ekibiz.

Güvenli yaşam alanları inşa etmek bizim işimizin temeli. Ailelerin gönül rahatlığıyla yaşayabileceği, çocukların güvenle oynayabileceği bir site ortamı oluşturuyoruz.

Kaynak: www.cineyurt.com

Çayırova Spor Lisesi’nde İnşaat Çalışmaları Hızla Sürüyor

Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, yapımı süren Spor Lisesi’nde incelemelerde bulunarak çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini açıkladı.

Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, kaba inşaatı büyük oranda tamamlanan ve yapım süreci devam eden Çayırova Spor Lisesi’nde incelemelerde bulundu. Şantiye alanında yetkililerden bilgi alan Başkan Çiftçi, projenin planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini ifade etti.

Çayırova’nın eğitim ve spor altyapısına önemli katkı sunması hedeflenen Spor Lisesi, akademik eğitimi sporla bir araya getiren yapısıyla dikkat çekiyor. Başkan Çiftçi’nin ilçeye kazandırdığı prestij projeler arasında yer alan Spor Lisesi, tamamlandığında alanında öncü eğitim kurumlarından biri olacak.

21 BİN METREKARELİK MODERN KAMPÜS

Toplam 21 bin metrekare kapalı alan üzerine inşa edilen Spor Lisesi’nde 24 derslik, bin 500 kişilik kapalı spor salonu, futbol ve basketbol sahaları yer alacak. Kampüs içerisinde ayrıca 150 kız ve 150 erkek öğrenci olmak üzere toplam 300 öğrencinin konaklayabileceği yurt binası bulunacak. Derslik ve yurt binasında kaba inşaat tamamlanırken, iç tefrişat çalışmaları devam ediyor. Kapalı spor salonunda ise kaba inşaat sürüyor.

AKADEMİK EĞİTİM VE SPOR BİR ARADA

İncelemeler sırasında çalışanlara kolaylıklar dileyen Başkan Bünyamin Çiftçi, proje hakkında yaptığı açıklamada, “Spor Kenti Çayırova vizyonumuzun önemli eserlerinden biri olan Spor Lisemizin inşaatı hızla devam ediyor. Akademik eğitim ile sporu bir araya getirecek bu kıymetli proje vesilesiyle geleceğin başarılı sporcularının yetişmesinin yanı sıra farklı mesleklere yönlenecek gençlerimizin hayatlarını sporla birlikte sürdürmelerini sağlayacak.” dedi.

ÇAYIROVA’YA BÜYÜK KATKI SAĞLAYACAK

Modern mimarisiyle öne çıkan Spor Lisesi’nin, yalnızca bölgeden değil Türkiye genelinden öğrenciler için de önemli bir tercih noktası olması hedefleniyor. En kısa sürede tamamlanarak hizmete açılması planlanan proje, Çayırova’nın eğitim ve spor altyapısına uzun vadeli katkılar sunacak.

Kaynak: Kocaelitv

Egeşehir Menemen Projesinin İhalesini Kazanan Firma Belli Oldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki Egeşehir’in Menemen’de hayata geçireceği 3.100 konutluk projesinin ilk etabının ihalesi tamamlandı. 3 firmanın katıldığı ihaleyi 1 milyar 61 milyon TL teklifle Kmc Proje İnşaat ile Öbek İnşaat ortaklığı kazandı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın seçim döneminde açıkladığı 25 bin sosyal konut hedefinin ilk aşaması olan Egeşehir Menemen Konutları Projesi’nde resmi süreç başladı. Projenin ilk etabı, 3 bin 100 konut inşasını kapsıyor ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki Egeşehir Yapı Planlama Müşavirlik ve Teknoloji AŞ tarafından Menemen ilçesi Gazi Mahallesi’ndeki 4577 ada 1 parsel için ihale edildi.

İHALEYE ÜÇ FİRMA KATILDI

İhaleye üç firma teklif sundu. Kmc Proje İnşaat Taahhüt Anonim Şirketi ile Öbek İnşaat Taahhüt Ticaret Anonim Şirketi ortaklığı 1 milyar 61 milyon TL, Biroğlu İnşaat Anonim Şirketi 1 milyar 87 milyon TL, Önsöz Turizm ve Müşavirlik İnşaat Taahhüt Anonim Şirketi ise 1 milyar 132 milyon TL teklif verdi.

KAZANAN BELLİ OLDU

İhale komisyonu tarafından en uygun teklif olarak Kmc Proje ve Öbek İnşaat ortaklığının sunduğu 1 milyar 61 milyon TL’lik teklif kabul edildi. Ankara merkezli Kmc Proje’nin sahipleri Kamuran Çavuşoğlu ve Mustafa Turhan, Öbek İnşaat ise Özgür Sarıalioğlu’na ait.

Kaynak: İnşaat Deryası

Çeşme’ye 1,5 milyar TL yatırımla 5 yıldızlı termal otel geliyor

Çeşme Dalyan İnş. Hanesel Yapı Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi, İzmir’in Çeşme ilçesinde 440 odalı “360 Çeşme Otel” projesini hayata geçirmeyi planlıyor. 5 yıldızlı termal tesis olarak projelendirilen yatırımın bedeli 1,5 milyar lirayı aşıyor.

Çeşme Dalyan İnş. Hanesel Yapı Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi, İzmir ili, Çeşme ilçesi, Cumhuriyet Mahallesi, 4543 Sokak, No:5 adresinde bulunan 7905 ada, 1 parsel üzerindeki 48 bin 750 metrekarelik taşınmaz alanda “360 Çeşme Otel” projesini hayata geçirmeyi planlıyor.

Proje kapsamında; 167 apart oda, 84 süit oda, 5 engelli odası ve 184 standart oda olmak üzere toplam 440 oda ve 880 yatak kapasiteli bir tesisin inşa edilmesi öngörülüyor. Otel, 5 yıldızlı termal tesis olarak faaliyet gösterecek.

Proje alanının konumu

Proje alanı, İzmir il merkezine yaklaşık 78 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Alanın güneyinde yer alan bitişik parselde Ramada by Wyndham konaklama tesisi bulunurken, Grand Hotel Ontur Çeşme Oteli proje alanına yaklaşık 460 metre mesafede yer alıyor.

İnşaat 12 ay sürecek, 150 kişi istihdam edilecek

Projenin inşaat sürecinin 12 ay sürmesi öngörülürken, tesisin işletme aşamasında 150 kişinin istihdam edilmesi planlanıyor.

ÇED gerekli değildir kararı verildi

Projeye ilişkin olarak Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Gerekli Değildir kararı verildi. “360 ÇEŞME OTEL” projesinin toplam yatırım bedeli ise 1 milyar 543 milyon 554 bin 204 TL olarak açıklandı.

Kaynak : Turizm Ajansı

Batman Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesinde inşaat hızla ilerliyor

Batman Üniversitesi bünyesinde yapımı süren Diş Hekimliği Uygulama ve Araştırma Hastanesinde çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor.

15 Kasım 2024 tarihinde gerçekleştirilen beton dökme ve çivi çakma töreninin ardından temeli atılan hastane, 4 bin metrekarelik bina alanı üzerinde yükseliyor.

Şehir Stadı ile 500 yataklı Devlet Hastanesi inşaatının hemen yanında yer alan kampüs alanında, Üniversite’ye tahsis edilen 26 bin metrekarelik alanın 15 bin metrekaresi hastane binasına ayrıldı.

Proje kapsamında ayrıca fakülteye ait 4 bin 50 metrekarelik kapalı oturma alanı da bulunuyor. Yetkililer, temel, bodrum, zemin kat ve üç katın inşaatının tamamlandığını, çevre düzenlemesi ile altyapı çalışmalarının ise son aşamaya geldiğini bildirdi.

Mevcut ilerleme takvimine göre, inşaatın tüm fiziki imalatları ile birlikte iç donanım ve malzeme alım sürecinin 2026 yılının sonuna kadar tamamlanması ve hastanenin hizmete açılması hedefleniyor.

Toplam 4 bin metrekare kapalı alana sahip olacak hastane, 26 bin metrekarelik kampüs alanı içerisinde modern mimarisiyle hizmet verecek. Proje tamamlandığında hastanede 84 diş üniti, 7 laboratuvar, 4 derslik, 70 ofis, 189 kişilik konferans salonu ve 169 araçlık otopark yer alacak.

Soğutma sistemleri, sıhhi tesisat, yangın tesisatı, havalandırma ve altyapı çalışmaları, medikal gaz ve elektrik imalatlarının yaklaşık yüzde 80 oranında tamamlandığı bildirildi. Dış cephe kaplaması biten binada, iç mekân imalatlarının ise tamamlanma aşamasına geldiği ifade edildi.

Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte, ileri düzey ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin Batman ve çevre illerde yaşayan vatandaşlar için daha erişilebilir hale gelmesi hedefleniyor.

Kaynak: İLKHA

Ennismore ve Rixos’tan Kahire’de şehir ölçekli otel ve yaşam projesi

Dünyanın en hızlı büyüyen lifestyle otelcilik gruplarından Ennismore, Rixos iş birliğiyle Mısır’ın başkenti Kahire’de ilk şehir ölçekli projesini hayata geçiriyor.

Dünyanın en hızlı büyüyen lifestyle otelcilik gruplarından Ennismore, Mısır’ın başkenti Kahire’deki ilk şehir merkezli projesini Rixos markasıyla hayata geçiriyor. World Trade Center Cairo iş birliğiyle geliştirilen Rixos ve Rixos Living World Trade Center Cairo, 2027’den itibaren etaplar halinde açılacak ve Kahire’nin merkezi iş bölgesinde yeni bir ticaret, konaklama ve yaşam odağı oluşturacak.

Proje, Ennismore’un küresel genişleme planında önemli bir aşamayı temsil ederken, Rixos’un şehir merkezli otelcilik yaklaşımını Kahire’ye taşıyor. Aynı zamanda Rixos Living markasının dünya genelindeki ilk şehir merkezi uygulaması olma özelliğini taşıyor.

İmza töreni, Mısır Başbakanı Dr. Mostafa Madbouly’nin katılımıyla gerçekleştirildi. Törende Turizm ve Eski Eserler Bakanı Sherif Fathy, Yatırım ve Dış Ticaret Bakanı Eng. Hassan El-Khatib, Latif Group Yönetim Kurulu Başkanı Nasser Abdel Latif, Ennismore Eş CEO’su Gaurav Bhushan, Rixos Mısır Otelleri CEO’su Erkan Yıldırım ve Rixos Hospitality Egypt Yönetim Kurulu Başkanı François Bauduin yer aldı. Anlaşma, World Trade Center Cairo Company Genel Müdürü Eng. Ramadan El-Wasaty Al-Arnaouty ile François Bauduin tarafından imzalandı.

Nil kıyısında, şehir merkezinde konumlanan yeni bir model

Rixos ve Rixos Living World Trade Center Cairo, iki kuleye yayılan yapısıyla Kahire’nin merkezi iş bölgesinde uzun vadeli bir kullanım modeli sunacak. Otel ve servisli rezidans fonksiyonlarını bir araya getiren proje, şehir merkezinde artan kurumsal ve uzun süreli konaklama talebine yanıt vermeyi hedefliyor.

Toplamda 364 anahtar kapasiteye sahip olacak projede, 176 otel odası ve 188 servisli rezidans yer alacak. Güney Kule’nin 2027’de Rixos Living, Kuzey Kule’nin ise 2028’de Rixos oteli ve servisli daireler olarak açılması planlanıyor. Etaplı açılış modeli, yapının şehir ekonomisine kademeli ve sürdürülebilir şekilde entegre edilmesini amaçlıyor.

Erkan Yıldırım: “Kahire’de şehir otelciliğinde yeni bir standart oluşturmayı hedefliyoruz”

Rixos Mısır Otelleri CEO’su Erkan Yıldırım, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Rixos ve Rixos Living World Trade Center Cairo, Ennismore’un şehir merkezli vizyonuyla birlikte Kahire’de yeni bir model ortaya koyuyor. Nil kıyısında, iş dünyasının merkezinde konumlanan bu proje; konaklama, yaşam ve sosyal alanları tek yapıda birleştiriyor. Rixos olarak, Kahire’de şehir otelciliğinde yeni bir standart oluşturmayı hedefliyoruz.”

Kaynak : Turizm Ajansı

Milas Bozbük’te 865 milyon TL’lik 5 yıldızlı otel yatırımı

Vera Girişim Turizm İnşaat A.Ş., Muğla’nın Milas ilçesinde hayata geçirmeyi planladığı 5 yıldızlı otel için ÇED sürecini başlattı.

Muğla’nın Milas ilçesi Bozbük Mahallesi Ahırtaş mevkiinde, turizm amaçlı yeni bir konaklama yatırımı gündemde. 

Vera Girişim Turizm İnşaat A.Ş. tarafından Muğla’nın Milas ilçesi Bozbük Mahallesi Ahırtaş mevkiinde yeni bir otel yapılması planlanıyor. Planlanan proje kapsamında, 80 bin 743 metrekarelik arazi üzerinde 5 yıldızlı bir otel inşa edilmesi öngörülüyor.

249 oda, 71 bloktan oluşacak

107 ada 189 numaralı parsel üzerinde hayata geçirilmesi planlanan otelde toplam 24 bin 222 metrekarelik inşaat alanı bulunuyor. 71 bloktan oluşacak otelde 249 odayla hizmet verilecek.

Yatırım bedeli 865 milyon TL

Proje için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci başlatılırken, otelin yaklaşık maliyetinin 865 milyon TL olduğu açıklandı. İnşaat çalışmalarının ise 35 ay içinde tamamlanması hedefleniyor.

Kaynak: Turizm Ajansı

Uzaq Gıda’dan Arnavutköy’e 310,9 milyon TL’lik otel yatırımı

Uzaq Gıda San. Tic. A.Ş. tarafından İstanbul’un Arnavutköy ilçesi Karaburun Mahallesi’nde 124 oda kapasiteli turizm konaklama tesisi yapılması planlanıyor. 266 ada, 19 parselde hayata geçirilmesi öngörülen otel projesi için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci başlatıldı.

Uzaq Gıda San. Tic. A.Ş., İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde 124 odalı turizm konaklama tesisi için ÇED sürecini başlattı; projenin maliyeti 310,9 milyon TL olarak açıklandı.

Proje kapsamında inşaat aşamasında 30 personelin istihdam edilmesi planlanırken, tesisin işletmeye alınmasıyla birlikte 80 kişinin çalışması öngörülüyor. Otel yatırımının 15 ay içinde tamamlanması hedefleniyor.

Toplam yatırım bedeli 310 milyon 905 bin 600 TL olarak açıklanan projenin, bölgedeki turizm kapasitesine ve istihdama katkı sağlaması bekleniyor.

Kaynak: Turizm Ajansı

Van’da sağlık yatırımları hız kesmiyor: Yeni hastaneler yolda!

Van’da sağlık hizmetlerinin niteliğini arttırmaya yönelik yatırımlar aralıksız sürerken, kentte hayata geçirilen projeler bölgesel sağlık yükünü de hafifletmeyi hedefliyor. Van, Doğu Anadolu’da önemli bir sağlık üssü olma yolunda ilerlerken, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla kentte görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelen İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Muhammed Tosun, şehir hastanesi başta olmak üzere kentte devam eden ve planlanan yatırımlara ilişkin bilgi verdi.

Van’da sağlık alanında son yıllarda hayata geçirilen yatırımlar, kentin sağlık altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. Yeni hastanelerin yapılması, mevcut sağlık tesislerinin kapasitesinin arttırılması ve hekim sayısındaki artışla birlikte Van, yalnızca kendi nüfusuna değil çevre illerden gelen hastalara da hizmet veren önemli bir sağlık merkezi konumuna geliyor. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle kentte görev yapan gazetecilerle bir araya gelen İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Muhammed Tosun, Şehir Hastanesi başta olmak üzere Van’da devam eden ve planlanan sağlık yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tosun, kentteki sağlık projelerinin planlı bir şekilde sürdüğünü belirterek, “Hedefimiz Van’ı sağlık alanında bölgenin en güçlü merkezlerinden biri haline getirmek” ifadelerini kullandı.

TOSUN: VAN ŞEHİR HASTANESİ’NDE İNŞAAT YÜZDE 15 SEVİYESİNDE

Tosun, Van Şehir Hastanesi’nin inşaat çalışmalarıyla ilgili bilgi vererek, “Şehir hastanesinde inşaat çalışmaları sürüyor. Şu an yüzde 15’lerdedir. Arkadaki psikiyatri servisiyle ana makine dairesi dediğimiz alanın kaba inşaatı neredeyse bitmek üzere, 240 bin metrekarelik ana kütlenin de zemin çalışmaları tamamen bitti. Kış aylarından dolayı iki üç ay ara verildi. İnşallah Mart ayında çalışmalar yeniden başlayacak. 2028 yılında tamamlanıp hizmete açılması planlanıyor. Sayın Valimiz ve milletvekillerimiz de bunu yakından takip ediyor. İnşallah 2028 yılında Van halkının hizmetine sunulur” dedi.

“VAN’DA BÜYÜK BİR SAĞLIK KAMPÜSÜ OLUŞTURUYORUZ”

Tosun, mevcut 170 bin metrekarelik Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin, şehir hastanesi yatırımıyla birlikte yaklaşık 450 bin metrekarelik dev bir sağlık kampüsüne dönüşeceğini söyleyerek, “Bizim orada hali hazırda 170 bin metrekarelik Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi bulunmaktadır. Bu da üçüncü olarak oraya eklenip yaklaşık 450 bin metrekarelik bir sağlık kampüsü haline gelecek. Şehir Hastanesi’nin yanında da İpekyolu Bostaniçi Devlet Hastanesi’ni yapmak için ihaleye çıkıyoruz. İlgili firma bu hafta Bakanlığa projesini teslim edecek. Önümüzdeki aylarda inşaat çalışmaları başlayacak. Tuşba ilçesine de bir hastane yapacağız. Şu an Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde günlük 15 bine yakın hastaya hizmet veriyoruz. Hedefimiz Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yükünü hafifletmek, bunun için uğraşıyoruz” diye aktardı.

İPEKYOLU BOSTANİÇİ DEVLET HASTANESİ İÇİN İHALE SÜRECİ BAŞLADI

Şehir Hastanesi’nin hemen yanında yapılması planlanan İpekyolu Bostaniçi Devlet Hastanesi için ihaleye çıkılacağını belirten Tosun, “Tuşba ve İpekyolu’na yapacağımız hastanelerle Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne giden hasta sayısında düşüş yapacağız. İpekyolu’na yapacağımız hastaneyi 2028 yılında bitirip hizmete açmayı hedefliyoruz. İnsanlar hastanelere daha rahat bir şekilde ulaşacak. Ayrıca 500 yatak kapasiteli hastane de 2026 yatırım planına girecek. Bunun sözünü aldık” dedi.

TOSUN’DAN MÜJDE: KURUBAŞ BÖLGESİNE 500 YATAK KAPASİTELİ HASTANE YAPILACAK!

Kurubaş bölgesine de yeni bir hastane müjdesi veren Tosun, “İnşallah yatırım planı açıklandığında bir sıkıntı olmazsa Kurubaş bölgesine 500 yatak kapasiteli hastane kazandıracağız ama yer net değil. Biz Kurubaş bölgesine yapmayı düşünüyoruz. Ayın 15’inde yatırım planına girdikten sonra yer konusunu netleştireceğiz. Biz Van’ı sağlık alanında en iyi yere getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İnşallah sağlık alanında halkımıza en iyi hizmeti sunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

“ŞEHİR HASTANELERİNİN ÇOK UZAĞA YAPILMASI ULAŞIMI ZORLAŞTIRIYOR”

Şehir Hastanesi’nin mevcut Bölge Hastanesi’nin yanında yapılmasına ilişkin konuşan Tosun, “Bölgede bazı illerde şehir hastanelerinin çok uzak noktalara yapılması uzun süredir tartışma konusu. Bu durum, vatandaşların hastanelere erişimini zorlaştırıyor. Van’da da Şehir Hastanesi’nin daha uzak bir alana yapılması mümkün olabilirdi ancak bu kez ulaşım sorunları ortaya çıkacaktı. İnşallah önümüzdeki üç yıl içinde planlanan üç hastane tamamlandığında, bölgenin adeta bir şehir hastanesi niteliği kazandığını; sunulan hizmetin kalitesinin arttığını ve mevcut yoğunluğun azaldığını hep birlikte göreceğiz” diye aktardı.

“VAN’DA GÜNLÜK MUAYENE SAYIMIZ 15–16 BİNE ULAŞTI”

Tosun, Van’da günlük muayene sayısını açıklayarak, “Şu anda günlük muayene sayımız 15–16 bin civarında. Göreve başladığım üç yıl önce Van Bölge Hastanesi’nde günlük muayene sayısı 9 bindi. Bunun 6 bin 500’ü poliklinik, 2 bin 500’ü ise acil hastalardan oluşuyordu. Bugün, hekimlerimizin özverisi ve yapılan doğru planlamalar sayesinde herhangi bir yeni hastane açılmadan günlük muayene sayısı 15–16 bine ulaştı. Elbette bu artış, trafik ve benzeri bazı sorunları da beraberinde getiriyor. Ancak önümüzdeki 2–3 yıl içinde planlanan hastaneler tamamlandığında bu sorunların da büyük ölçüde çözüleceğini öngörüyoruz” dedi.

“HEKİM VE UZMAN HEKİM SAYIMIZ YÜZDE 40 ORANINDA ARTTI”

Van’da hekim sayısının yüzde 40 oranında arttığını belirten Tosun, “Doktor göçü konusuna gelince; üç yıl öncesine kıyasla hekim ve uzman hekim sayımız yüzde 40 oranında arttı. Elbette giden hekimler var, bunu inkâr edemeyiz. Ancak bu durum sadece Van’a özgü değil; Doğu ve Güneydoğu illerinin genel bir sorunu. Buna rağmen Van, bölgedeki birçok ile göre daha avantajlı bir konumda. Sosyal imkânları, halkın yaklaşımı ve yaşam koşulları nedeniyle hekimler Van’da daha uzun süre hizmet vermeyi tercih edebiliyor” şeklinde konuştu.

“GELEN HEKİM SAYISI GİDENLERİN ÇOK ÜZERİNDE”

Hekimlerin tayin isteme nedenlerine değinen Tosun, “Hekimlerin tayin istemesinin çeşitli nedenleri var: Kariyer planları, akademik hedefler, ailevi durumlar, eş durumu gibi etkenler buna sebep olabiliyor. Ancak şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki; son üç yılda gelen hekim sayısı, gidenlerin çok üzerinde. Bu artış, günlük muayene sayılarındaki yükselişin de temel nedenlerinden biri” dedi.

EĞİTİM KLİNİKLERİ VAN’DA HEKİM TUTUYOR

Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde asistan hekim yetiştirilen eğitim kliniklerinin kurulduğunu belirten Tosun, “Hekimlerin Van’da daha uzun süre kalmasını sağlamak için attığımız en önemli adımlardan biri de eğitim kliniklerini kurmak oldu. Göreve başladığımda Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde asistan hekim yetiştirilen herhangi bir eğitim kliniği yoktu. Bugün ise yanlış hatırlamıyorsam 7 ya da 8 bölümde asistan hekim yetiştiriyoruz. Bu da Van’ın sağlık altyapısının güçlenmesi açısından son derece önemli bir gelişme” ifadelerini kullandı.

VAN’DA SAĞLIK GÖÇÜ VE SEVK SAYILARI AZALIYOR

Van’da son üç yılda il dışına sevk edilen hasta sayısında ciddi düşüş yaşandığını belirten Tosun, “3 yıl öncesine göre burada tedavisi yapılamayan ve il dışına gönderilen hasta sayılarında düşüş var. Artık halkımızı dışarıya yönlendirmiyoruz fakat maalesef sağlık göçü bazen de kişinin kendi tercihi olabiliyor. Van’da yapılan bir ameliyat için bile bazı hemşehrilerimiz Ankara’ya veya İstanbul’a gidiyor. Van’da yapamadığımız işlem sayısı çok, çok azalmış durumda. İlk göreve başladığımda acil gönderdiğimiz sevk sayısı 550 iken, şu an 150’ye kadar düşmüş durumda. Son dönemde şunu da yapmaya başladık. Görmediğimiz şeyler içinde hastanelerdeki hekimlerimizle toplantı yapıp istişarelerde bulunuyoruz. Sağlık alanındaki sorunları çözüm minimuma indirmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

“MERDİVEN ALTI SAÇ EKİM MERKEZLERİNE İZİN VERMİYORUZ”

Tosun, merdiven altı güzellik merkezlerine dikkat çekerek, “Lazer epilasyon, güzellik merkezlerinin ilk açılış aşamasında ruhsatlandırmasına biz yokuz. Bu tamamen ticari işletme olarak belediyelerin veya esnaf odalarının ruhsatlandırmasıyla açılan yerledir. Buraların belli yönetmelikleri var. Buralarda enjektörle ve benzeri işlemler yapılamıyor. Bizim yönetmeliğimizde buralarda rutin bir denetim faaliyetimiz yok ama şikayetlere binaen denetimlerini ilgili kurumlarla yapıyoruz. Buralarda yetkisi olmayan sağlık hizmeti sunumuna dair çok fazla tespit yapıp ceza verip kapatma işlemini yapıyoruz. Saç ekim merkezlerinin belli bir yönetmeliği var ve bu ruhsatlanmış, bakanlıkça onaylanmış kurumlar tarafından yapılması lazım” dedi.

VAN’DA YALNIZCA İKİ RUHSATLI SAÇ EKİM MERKEZİ VAR

Kentte ruhsatlı olarak saç ekimi yapan sadece iki merkez bulunduğunu açıklayan Tosun, “Biz bu konuyu dikkatli şekilde takip ediyoruz. Van’da ruhsatlı olarak saç ekimi yapan iki yer bulunmaktadır. Bunların biri Urartu Göz Kliniği diğeri ise Akdamar Hastanesi’dir. Bunların dışında şu an herhangi bir ruhsatlı saç ekim merkezi yok. Yapanlar tamamen kaçak, merdiven altı yapıyor. Biz de yakaladığımız tüm merdiven altı işletmeleri kapatıyoruz. Yakalayamadığımız, halen devam edenler var. Bu konuda biz halkımızdan destek istiyoruz. Halkımız ruhsatlı yerleri tercih etmeli. Bakanlığımız bu işi çok sıkı tutuyor. Güzellik merkezleri tamamen tıbbi işlem yapmamak üzerine ruhsatlandırılmış yerlerdir” şeklinde konuştu.

“ŞİKÂYET ÜZERİNE DENETİM YAPIYORUZ”

Şikayet üzerine denetim yaptıklarını belirten Tosun, “Ruhsatlandırma konusunda bizim herhangi bir dahlimiz yok. Biz sadece şikâyet üzerine denetim yapıyoruz. Sahada özel hastaneler, özel klinikler, hekim muayenelerinin yıllık belli periyotlarla denetleniyor. Yazdığımız cezaların çok fazla olduğunu da söylüyorlar ama bunun yönetmeliği, yasası bellidir. Biz kafamıza göre ceza vermiyoruz” diye aktardı.

VATANDAŞLARA UYARI: RUHSATSIZ YERLERE GİTMEYİN

Tosun, vatandaşlara çağrıda bulunarak, “Denetimlerimiz sürüyor, çok sayıda işletmeyi kapattık. Halkımız ruhsatsız saç ekim merkezlerine gitmesin. Ruhsatlı yerleri tercih etmeliler. Herhangi bir güzellik merkezinde tıbbi işlem yaptırmayın. Dolgu, botoks ve benzeri işlemleri kesinlikle yaptırmayın. Çünkü bunların bu tür şeyleri yapmaya yetkileri yok. Yapanlar varsa da bize bildirin gerekeni yapalım” ifadelerini kullandı.

Kaynak: www.sehrivangazetesi.com

İstanbul’da Yapılması Planlanan 100 Bin Sosyal Konutun Nereye Yapılacağı Belli Oldu

TOKİ’nin 500 bin sosyal konut projesi kapsamında İstanbul’a yapılacak 100 bin konutun hangi ilçelerde inşa edileceği merak konusu oldu. Proje, kentin farklı bölgelerinde planlanan etaplarla hayata geçirilecek. Amaç, hem konut ihtiyacını karşılamak hem de İstanbul’daki nüfus yükünü dengelemek.

Projede yalnızca konut değil; sosyal donatılar, yeşil alanlar, okul, sağlık tesisi ve ticaret alanlarının da yer alması planlanıyor. İlçe bazlı net dağılım ve parsel bilgileri ise TOKİ tarafından yapılacak resmi açıklamayla kesinleşmesi bekleniyordu. 

Ancak İstanbulluların beklediği haber Resmi Gazete’den geldi.

500 bin sosyal konutun 100 bini İstanbul’da yapılacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, projeye ilişkin yaptığı açıklamada “Türkiye Yüzyılı’nda yüzyılın konut projesini hayata geçiriyoruz. 500 bin sosyal konut seferberliğini başlatıyoruz. 500 bin konutun 100 binini İstanbul’a ayırdık. Ankara’ya 30 bin, İzmir’e 21 bin, Bursa, Gaziantep ve Konya’ya 13 bin, Hatay ve Diyarbakır’a ise 12 bin konut kazandıracağız. Üç ve daha fazla çocuğu olan aileler için yüzde 10 kontenjan ayrılacak.” ifadelerini kullanmıştı. 

En çok merak edilen konu ise İstanbul’da hangi ilçeye bu konutların yapılacağıydı. Bu gece yayınlanan Resmi Gazete ise merakları giderdi.

Acele kamulaştırma kararı açıklandı.

Acele kamulaştırma kararı açıklandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı kararnamede 100 bin konutun yapımına dair alınan kararda şu ifadelere yer verildi: 

‘İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, Baklalı Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli haritada sınırları gösterilen alanda yer alan özel mülkiyete konu taşınmazların, “100.000 Sosyal Konut Projesi” kapsamında söz konusu mahallede yapımı gerçekleştirilen konutlara doğal gaz arzının sağlanması amacıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından acele kamulaştırılmasına, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27 nci maddesi gereğince karar verilmiştir.’

İstanbul’un yeni yerleşim bölgelerinden…

İstanbul'un yeni yerleşim bölgelerinden...

İstanbul’un Arnavutköy ilçesine bağlı Baklalı Mahallesi, İstanbul Havalimanı’na yakınlığı ve geniş arazi yapısıyla son yıllarda dikkat çeken bölgeler arasında yer alıyor. Kırsal yerleşim özelliklerini kısmen koruyan mahalle, yeni konut projeleri ve altyapı yatırımlarıyla birlikte hızlı bir dönüşüm sürecinden geçiyor.

Kaynak: Onedio

Oylat’a yeni otel geliyor! Başkan Taban yatırım planlarını açıkladı

İnegöl Belediyesinin 2025 yılı değerlendirme ve 2026 hedeflerinin ele alındığı yıllık istişare toplantısı, Oylat Kaplıcaları’nda gerçekleştirildi.

İnegöl Belediyesi tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen yıllık değerlendirme ve istişare toplantısı, bu yıl şifalı suları ve doğal güzellikleriyle bilinen Oylat Kaplıcaları’nda yapıldı. Çağlayan Otel’de sabah saatlerinde başlayan ve gün boyu süren programa; Belediye Başkanı Alper Taban, başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, daire müdürleri ve basın mensupları katıldı.

Toplantı kapsamında daire müdürleri, 2025 yılı boyunca yürütülen çalışmalar ile 2026 yılına yönelik hedeflerini meclis üyelerine hazırladıkları sunumlarla aktardı. Programda hem geride kalan yılın kapsamlı bir değerlendirmesi yapıldı hem de önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası ele alındı.

“OYLAT, İNEGÖL’ÜN TURİZMDE EN GÜÇLÜ ALANLARINDAN BİRİ”

Programın açılış ve değerlendirme bölümünde konuşan Belediye Başkanı Alper Taban, toplantının amacının geçmiş yılı sağlıklı şekilde analiz etmek ve gelecek süreci doğru planlamak olduğunu vurguladı. Başkan Taban konuşmasında, “Bu yıl toplantımızı Oylat’ta gerçekleştirmek istedik. Oylat, İnegöl’ün turizm yönünde en güçlü alanlarından biri. Buraya yeni yatırımlar kazandırmak için çalışmalar yürütüyoruz. Geçen dönemde şelale yolu olarak bilinen orman yolunun yapımı için Orman Müdürlüğümüz ve Bakanlığımızdan destek almıştık. Son dönemde özellikle günübirlik ziyaretçi sayısında ciddi bir artış olduğunu görüyoruz.”
ifadelerini kullandı.

“YENİ YATIRIMLAR KAZANDIRMAK ADINA ÇALIŞIYORUZ”

Bölgede yeni tesis ve otel yatırımlarına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Başkan Taban, “Bu bölge içerisinde yeni bir tesis, yeni bir otel yapımıyla ilgili çalışmalarımız var. İnşallah bu yıl, eski büyük otelin bulunduğu alanda yeni bir otel projesinin yapımına başlamayı hedefliyoruz. Oylat Mağarası çok özel bir mağara. Burada bir yatırımcı ve işletici var ancak bunun yeterli olmadığını düşünüyorum. Bu alanın kapısında kuyruk olması lazım. Yapacağımız iyileştirmelerle daha fazla vatandaşımızın bu alanları gezdiği, İnegöl’ün köftesini yediği, kaplıcasında kaldığı, mobilyasına baktığı bir ortam oluşturmak istiyoruz.”
dedi.

“2025 KOLAY BİR YIL OLMADI”

2025 yılının genel bir muhasebesini de yapan Başkan Taban, “2025 yılı acısıyla tatlısıyla, sevinciyle üzüntüsüyle geride kaldı. Ülkemiz adına kolay bir yıl olmadı, zor bir yol oldu. Seller ve orman yangınları hepimizi çok üzdü. Bu konularda çok daha dikkatli olmamız gerekiyor.”
şeklinde konuştu.

“BÜTÇESİNİ YATIRIMA DÖNÜŞTÜREN BELEDİYEYİZ”

Bütçe disiplinine de değinen Başkan Taban, “Yıl içerisinde yatırım yapabilmek için bütçe hedeflerinin doğru şekilde gerçekleşmesi gerekiyor. Bu noktada bütçelerimizin, tahmin ettiğimiz ve hedeflediğimiz şekilde gerçekleştiğini öngörüyoruz.”
ifadelerini kullandı.

“ALINAN KARARLARIN BÜYÜK BÖLÜMÜ OY BİRLİĞİYLE GEÇİYOR”

Yerel yönetimde ortak aklın önemine vurgu yapan Başkan Taban, “Bizler İnegöl’den mesulüz. İnegöl için, halkımız için gayret ediyoruz. Belediye Meclisi olarak aldığımız kararların hemen hemen tamamı oy birliğiyle geçiyor. Bu da ortaya konulan hizmetlerde ortak emeğin göstergesidir.”
dedi.

“ÖNÜMÜZDE 3 YILLIK BİR HİZMET SÜRECİ VAR”

Konuşmasının sonunda önlerindeki hizmet süresine dikkat çeken Başkan Taban, “İnegöl Belediyesi 2026 yılı itibarıyla 156 yaşında. 156 yıldır ayakta olan bu kurumda bizler de kendimizi sürekli iyileştirmeye çalışıyoruz. Zaman çok hızlı geçiyor. Önümüzde yaklaşık 3 yıl var. Bu süre içerisinde neleri tamamlayabilirsek, verdiğimiz sözleri ne kadar hayata geçirebilirsek bizim için o kadar faydalı olacak.”
ifadelerini kullandı.

DAİRE MÜDÜRLERİ 2025 YILINI ANLATTI

Açılış konuşmasının ardından Belediye Başkanı, başkan yardımcıları ve tüm meclis üyelerinin katılımıyla daire müdürleri sırayla 2025 yılı çalışmalarına ilişkin sunumlarını gerçekleştirdi.

Saat 18.00’de sona eren sunumların ardından Başkan Taban yeniden kürsüye çıkarak meclis üyelerinin sorularını yanıtladı. Bu sırada meclis üyeleri, daire müdürlerinin sunumlarını puanlayarak en iyi sunumu yapan daire müdürünü belirledi. Yapılan oylamada Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Önder Kılıç birinci olurken, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü Osman Kalkan ikinci, Fen İşleri Müdürü Yakup Can üçüncü oldu. Dereceye girenlere hediyeleri meclis üyeleri, başkan yardımcıları ve Belediye Başkanı Alper Taban tarafından takdim edildi.

Kaynaklar: IHA

Organize Sanayi Bölgesi sayısı 373’e yükseldi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin planlı sanayi alanlarını büyütmeye, üretim altyapısını güçlendirmeye devam ettiklerini belirterek, “2002 yılında 191 olan OSB sayımız bugün 373’e ulaştı.” ifadesini kullandı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, sosyal medya hesabından söz konusu OSB’lere ilişkin paylaşımda bulundu.

Türkiye’nin planlı sanayi alanlarını büyütmeye, üretim altyapısını güçlendirmeye devam ettiklerini belirten Kacır, “3 yeni Organize Sanayi Bölgemiz (OSB) şehirlerimize, milletimize hayırlı olsun. Elazığ Kovancılar OSB, Kastamonu Araç İhsangazi OSB, Kırıkkale Balışeyh OSB. 2002 yılında 191 olan OSB sayımız bugün 373’e ulaştı. 2 milyon 700 bin emekçimiz OSB’lerde çalışıyor. Sanayide yeni hamlelerle ülkemizin dört bir yanını yatırımlarla buluşturmayı sürdüreceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: TRT Haber

Azerbaycan’da Metro, Havalimanı, Demiryolu Projeleri İçin Türk ve İngiliz firmalarının işbirliği  Bekleniyor

Azerbaycan’da Metro, Havalimanı, Demiryolu Projeleri İçin Türk ve İngiliz Firmalarının işbirliği Bekleniyor.

Birleşik Krallık Azerbaycan Büyükelçisi Fergus Auld’un Türkiye Müteahhitler Birliğini  ziyaretinde, Azerbaycan’da sektörel işbirliğinin artırılmasına yönelik görüş alışverişinde bulunuldu. 

Büyükelçi Fergus Auld, Bakü Metrosu yeni hat inşası, Haydar Aliyev Uluslararası Havalimanı pistinin yenilenmesi ve yeni terminal binası inşası, Nahçıvan içinde demiryolu inşası, Karabağ Bölgesinin yeniden yapılandırılması gibi projelerde Türk ve İngiliz firmalarının işbirliği yapabileceğini ifade etti.

Kaynak:

Bursa’da yeşil dönüşüm başladı

Bursa Büyükşehir Belediyesi, iklim krizine karşı dirençli, çevreye duyarlı, çevre ve doğa dostu projeler geliştirmek hedefiyle hazırladığı “Yeşil Şehir Eylem Planı’nı kamuoyuyla paylaştı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Yeşil Şehirler Programı kapsamında hazırladığı ve kentin çevresel sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi hedefleyen “Bursa Yeşil Şehir Eylem Planı’, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki toplantıda kamuoyuna anlatıldı.

‘Yeşil Şehirler” kavramının kentlerin gelecekte daha yaşanabilir, daha güçlü, daha dirençli olması ve karbon salınımının azalması için önemli bir hedef olduğunu söyleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, EBRD ile birçok projede ortaklık yaptıklarını, bundan sonra da farklı projede birlikte olacaklarını belirtti. Bursa’nın çevresel sürdürülebilirliğini güçlendirecek çok önemli bir yol haritası olan “Bursa Yeşil Şehir Eylem Planı’nı kamuoyuyla paylaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Bu plan, yalnızca teknik bir belge değildir. Bu plan, “Yeniden Yeşil Bursa” hedefimizin somut bir ifadesidir. Bir zamanlar Bursa, ovası, dağı ve deniziyle insanların yaşamaktan keyif aldığı, emeklilerin yaşamayı hayal ettiği bir kent idi. Maalesef bazı değerlerimizi kaybettik. Göç, nüfus artışı, sanayileşme, kent yöneticilerinin göz yummasıyla oluşan değer kayıpları hep etkili oldu. Bursa, her yönüyle inanılmaz değerli bir kenttir. Bursa’da yaşayanlar olarak kentin değerlerini korumalı, gelecek kuşaklara aktarmalıyız. Yıllarca çevre için mücadele edenlerin ne kadar haklı olduğunu şu anda daha iyi anlıyoruz. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Hazırlanan planın, yeniden “Yeşil Bursa’yı kazanma adına somut adımların bir ifadesi olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, planın doğayla uyumlu kalkınmayı esas alan, geleceği bugünden düşünen bir anlayışın ürünü olduğunu belirtti. Kentlerin artık sadece büyümekle yetinemeyeceğini, doğaya saygılı, dirençli ve sürdürülebilir olmanın zorunluluk haline geldiğini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak çevreye duyarlı, doğayla uyumlu, iklim krizine karşı dirençli ve daha yaşanabilir bir Bursa için kararlılıkla çalışıyoruz. Bursalıların önerilerine her zaman açığız ve birlikte yol yürüme konusunda kararlıyız. Bu anlayışla EBRD’nin Yeşil Şehirler Programı’na katıldık. Bursa Yeşil Şehir Eylem Planı’nın hazırlık süreci 2023 yılı Aralık ayında başlatıldı. Yaklaşık iki yıl süren bu süreçte; ortak aklı ve katılımcılığı esas aldık” dedi.

Çalışmalar kapsamında su ve hava kalitesinden enerji ve atık altyapısına, ulaşımdan binalara, yeşil alanlardan sosyal alanlara kadar Bursa’nın çevresel durumunun bilimsel verilerle ele alındığının altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, risklerin belirlendiğini, ihtiyaçların netleştirildiğini, önceliklerin ortaya koyulduğunu dile getirdi. “Bursa Yeşil Şehir Eylem Planı’nın Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 Aralık ayı meclisinde onaylandığını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Bu plan, Bursamızın çevresel sürdürülebilirlik yolculuğunda ortak akılla hazırlanmış stratejik bir rehberdir. Bu rehberle birlikte çevre kalitesini artırmayı, iklim değişikliğine karşı kentin direncini güçlendirmeyi, daha sağlıklı, daha yaşanabilir ve daha yeşil bir Bursa’yı hep birlikte inşa etmeyi hedefliyoruz. Bu planın başarısı, yalnızca belediyemizin çabalarıyla mümkün değildir. Kamu kurumlarının, akademi dünyasının, özel sektörün ve sivil toplumun katkısı olmadan yeşil dönüşüm başarıya ulaşamaz. Bu nedenle planın uygulanması, izlenmesi ve geliştirilmesi süreçlerinde tüm paydaşlarımızla birlikte hareket etmeyi önemsiyoruz” diye konuştu.

Bursa Yeşil Şehir Eylem Planı’nın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür eden Başkan Mustafa Bozbey, “Birlikte hareket ederek, doğayla uyumlu kalkınmayı esas alan bu yol haritasını kararlılıkla hayata geçirecek ve Bursamızı geleceğe güvenle taşıyacağız. İlçe belediyelerine de büyük sorumluluk düştüğünün altını çizmek isterim. Bursa, 17 ilçesiyle ortak hareket etme sorumluluğundadır. Gelin, Bursamızın yeşil renginin tüm tonlarını kentimizin her köşesine birlikte taşıyalım. Bursamızın çevre duyarlılığını dünya sahnesine hep birlikte çıkaralım” dedi.

EBRD Altyapı Bölge Başkanı İdil Gürsel, EBRD Yeşil Şehirler Programı hakkında katılımcılara bilgi verdi. Türkiye’de faaliyete başladıkları 2009 yılından bu yana 450’den fazla projeye 20 milyar Euro’dan fazla finansman sağladıklarını hatırlatan Gürsel, 20 milyar Euro’nun bir milyar Euro’sunun Türkiye’deki belediyelere direkt sağlanan kredilerden oluştuğunu dile getirdi. Bursa, İstanbul, Gaziantep, İzmir, Ankara ve Mersin olmak üzere 6 şehrin “EBRD Yeşil Şehirler Programı’nda olduğunu belirten Gürsel, “Bursa’nın Yeşil Şehirler Programı’na dâhil olmasına vesile olan Çınarcık İçme Suyu Arıtma Tesisi ve isale hattı projesiyle su temini ve kuraklıkla mücadele açısından hayati önemde bir projeye imza atılıyor. Bu projeyle şehrin artan nüfusu için güvenli içme suyu sağlamanın yanı sıra sürdürülebilir ve enerji verimli su yönetimine katkı sağlanıyor. Bu plan, Bursa’nın daha yaşanılabilir, daha sürdürülebilir ve gelecek nesiller için ilham kaynağı bir şehir haline gelmesine vesile olsun. Bursa için yeşil ve sürdürülebilir bir gelecek oluşturma konusundaki güçlü kararlılığı ve liderliği için Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Ahmet Cihat Kahraman tarafından “Bursa Yeşil Şehir Eylem Planı” ile ilgili bilgilendirme yapıldı. 5 yıl boyunca ulaşım başta olmak üzere toplam 8 sektörde 2,13 milyar Euro yatırımın planlandığını açıklayan Kahraman, 2035 için sektörel hedeflerden de bahsederek plan doğrultusunda kentsel alanda kişi başına düşen yeşil alan miktarını artırmayı, ulaşım konusunda ise düşük emisyonlu ve sürdürülebilir ulaşım türlerine geçişi hızlandırmayı hedeflediklerini anlattı. Tarımsal ve endüstriyel faaliyetlerden kaynaklanan yer altı suyu, yüzeysel sular ve deniz kirliliğini en aza indirmeyi amaçladıklarını dile getiren Kahraman, evsel ve endüstriyel katı atıkların uygun şekilde ayrıştırılmasını, işlenmesini ve bertaraf edilmesini sağlamanın da temel stratejik amaçlardan biri olduğunu dile getirdi.

Kaynak: Olay Medya

Bartın’a Diamond Hotel Amasra geliyor

Bartın’ın Amasra ilçesinde hayata geçirilmesi planlanan Diamond Hotel Amasra projesi için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci başlatıldı.

Sinan İnşaat Turizm Ticaret Akaryakıt Otomotiv Gıda ve Hayvancılık A.Ş. tarafından Bartın’ın Amasra ilçesinde yapılması planlanan Diamond Hotel Amasra projesi için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci başlatıldı.

Proje, Amasra ilçesi Kaleşah Mahallesi Cide Yolu Caddesi No:41 adresinde, 216 ada 4 numaralı parsel üzerinde hayata geçirilecek. Toplam 2 bin 037,25 metrekarelik alanda inşa edilmesi planlanan turizm konaklama tesisinde 67 oda ve 146 yatak yer alacak.

İnşaat aşaması olmayacak projenin işletme aşamasında 23 personel çalıştırılması planlanıyor.

Otelin planlanan oda dağılımı şöyle:

58 standart oda (2 yataklı), 2 suit oda (2 yataklı), 6 aile odası (4 yataklı), 1 engelli dostu oda (2 yataklı).

Tesis bünyesinde yer alması öngörülen sosyal alanlar ise şunlar:

Havuz bar ve açık bar, 220 kişilik restoran, 40 kişilik toplantı salonu, açık yüzme havuzu, Türk hamamı, sauna ve buhar odası, 20 araç kapasiteli açık otopark.

Konum itibarıyla dikkat çeken proje alanı, Amasra sahiline yaklaşık 1,23 kilometre, Amasra Müzesi’ne ise 1,65 kilometre mesafede bulunuyor.

Toplam yatırım bedeli 8 milyon 100 bin TL olarak açıklanan Diamond Hotel Amasra’nın, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) sürecinin tamamlanmasının ardından inşaat aşamasına geçmesi planlanıyor.

Kaynak: Turizm Ajansı

Enerji şirketinden Şişli’ye 980 milyon TL’lik otel yatırımı

Universal Wind Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından İstanbul’un Şişli ilçesinde yapılması planlanan 245 odalı otel için ÇED süreci başlatıldı. Projenin yatırım bedeli 980 milyon TL olarak açıklandı.

İstanbul’un merkezi ilçelerinden Şişli’de yeni bir otel yatırımı gündeme geldi. Universal Wind Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından Fulya Mahallesi, Büyükdere Caddesi üzerinde yer alan 418 ada, 145 numaralı parselde Caba Şişli Otel projesinin hayata geçirilmesi planlanıyor.

Toplam 2 bin 054,80 metrekarelik tapu alanı üzerinde inşa edilmesi öngörülen proje, 20 bin 627 metrekarelik toplam inşaat alanına sahip olacak. Otel bünyesinde 245 oda ile birlikte restoran, toplantı salonları, spa alanları, kapalı yüzme havuzu ve otopark yer alacak.

Oda dağılımı kapsamında 181 standart çift kişilik oda, 19 deluxe çift kişilik oda, 29 aile odası ve 16 süit oda planlanıyor. Projede ayrıca 93 araç kapasiteli kapalı otopark bulunacak.

Konumuyla da dikkat çeken Caba Şişli Otel, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne kuş uçuşu yaklaşık 3 kilometre, Zincirlikuyu Mezarlığı’na 650 metre, Yıldız Parkı’na ise 1,8 kilometre mesafede yer alıyor. Proje alanının çevresinde turistik tesisler ve bankalar bulunuyor.

İnşaat çalışmalarının yaklaşık iki yıl içerisinde tamamlanması hedeflenirken, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci başlatılan projenin toplam yatırım bedeli 980 milyon TL olarak açıklandı.

Kaynak: Turizm Ajansı

29. EMITT Fuarı, turizm dünyasını İstanbul’da buluşturmaya hazırlanıyor

EMITT – Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı, ICA Events organizasyonuyla 5-7 Şubat 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde 29. kez kapılarını açacak.

Uluslararası firmaları ve bölgenin üst düzey temsilcilerini bir araya getiren, ekonominin farklı alanlarını kapsayan 50’den fazla fuar ve konferansa imza atan ICA Events, turizm sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan 29. EMITT – Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’nı düzenliyor. 5–7 Şubat 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek fuar, yeni destinasyonlar ile güncel turizm trendlerini sektör profesyonelleriyle buluşturacak.

Köklü geçmişiyle turizm dünyasının vazgeçilmez buluşma noktası olan EMITT, geçtiğimiz edisyonda 39 ülkeden 656 katılımcı ve 23 bin 725 ziyaretçiyi ağırlayarak küresel ölçekteki gücünü bir kez daha kanıtladı. Bu yıl da iş üreten, hatırlanan ve değer yaratan bir platform olarak dünyanın dört bir yanından profesyonelleri aynı çatı altında bir araya getirmeye hazırlanıyor.

EMITT, yenilenen organizasyon yapısıyla İstanbul Fuar Merkezi’nde

Uluslararası katılımcı ve ziyaretçi oranının yüksekliği, sunduğu güçlü B2B iş ortamı ve yarattığı ticari hacimle turizm sektörüne yön veren EMITT’in önemine dikkat çeken EMITT Fuar Direktörü Banu Keskin amaçlarını şöyle anlattı: 

“EMITT’in 29 yıllık köklü geçmişini bu yıl stratejik bir adımlarla İstanbul Fuar Merkezi’ne taşıyoruz. Amacımız sadece bir mekan değişikliği değil; sektör profesyonellerine çok daha erişilebilir, merkezi ve verimli bir ticaret platformu sunmak. Geçtiğimiz yıl katılımcı başına ortalama 734 bin Euro, toplamda ise 482 milyon Euro’nun üzerinde iş hacmi yaratarak rüştümüzü ispatladık. 2026’da hedefimiz, nicelikten ziyade ‘nitelikli bağlantıya’ odaklanarak, her katılımcının somut iş anlaşmalarıyla döneceği bir ekosistem yaratmak” dedi.

2025’te turizm sektörü için 482 milyon Euro’nun üzerinde iş hacmi yarattı

Bir önceki edisyonda 39 ülkeden toplam 656 katılımcıyla başarılı bir yılı geride bırakan EMITT’in yeni satın alma, iş geliştirme, yeni iş ve iş birliği fırsatları sunduğunu ifade eden Banu Keskin fuarın 2025 yılında gösterdiği başarıyı şu sözlerle ifade etti:

“Geçtiğimiz yıl katılımcıların yüzde 87’si, fuar süresince gerçekleştirdikleri görüşmeleri sipariş ve ön anlaşmalarla sonuçlandırdı. Ayrıca 2025 yılı katılımcılarının yüzde 89’u, bu yıl da fuara katılmayı planladıklarını belirtti. Bunun yanında katılımcı başına ortalama 734 bin Euro olmak üzere toplamda 482 milyon Euro’nun üzerinde iş hacmi yaratan fuarımız, sektör profesyonelleri ve tatil tüketicilerinden yoğun ilgi gördü. Fuar kapsamında toplam 8 bin sipariş ve ön anlaşma yapılırken, katılımcı başına ortalama 12 iş anlaşmasına imza atıldı. Bu veriler, EMITT’in sektördeki stratejik önemini ve gördüğü güçlü ilgiyi açıkça ortaya koyuyor.”

“Hedefimiz, EMITT’i iş üreten, hatırlanan ve değer yaratan bir buluşma noktası haline getirmek”

EMITT Fuar Direktörü Banu Keskin, fuarın yüksek ticaret hacmi ve güçlü B2B görüşmeleriyle sektörün 2026 yol haritasını şekillendireceğini vurguladı. Banu Keskin EMITT’in yalnızca ziyaret edilen bir fuar olmadığını dile getirerek şunları söyledi: 

“EMITT, katılımcılarına iş hacimlerini artırma fırsatı sunarken; ülke pavilyonları, tatil ve turizm destinasyonları, oteller, sağlık & spor turizmi temsilcileri, tur operatörleri ve acenteler gibi sektörün tüm aktörlerini bir araya getiriyor. Bu yıl da konaklama, MICE, sağlık turizmi, seyahat acentaları, turizm kurulları, kamu kuruluşları ve ulaştırma hizmetleri fuarda yer alacak. Almanya, BAE, Çin, Japonya, İtalya, Maldivler, Mısır ve Seyşeller başta olmak üzere birçok ülkeden milli katılımlar gerçekleşecek. Hedefimiz, uluslararası satın almacı ve profesyonel ziyaretçi sayısını artırarak daha nitelikli iş eşleşmeleri yaratmak ve fuarın ticari değerini güçlendirmek. Bizim için sayıdan çok etki, kalabalıktan çok doğru bağlantılar önemli. EMITT’i yalnızca ziyaret edilen bir fuar değil; iş üreten, hatırlanan ve değer yaratan bir buluşma noktası haline getirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

EMITT yeni adresinde daha ulaşılabilir hale geldi

Bu yıl ilk kez İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek EMITT, daha erişilebilir konumuyla uluslararası katılımcılara İstanbul’da verimli bir fuar deneyimi yaşatmayı amaçlıyor. Yenilenen yerleşim planı ve tematik pavilyon yapıları, ülkelerin kendilerini daha etkili şekilde tanıtabilmesine olanak sağlamayı hedefliyor.

EMITT Fuar Direktörü Banu Keskin 

Kaynak: Turizm Ajansı

Ankara Mamak ve Yeni Mamak’ta 56,6 milyar TL’lik dev ihale açıldı

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Mamak Yeni Mamak Kentsel Dönüşüm Alanı’nda 2,56 milyon m² inşaat alanlı arsa/kat karşılığı ihale açtı.

Yeni Mamak’ta arsa/kat karşılığı dev dönüşüm ihalesi yapılıyor… Ankara Büyükşehir Belediyesi, Mamak İlçesi Yeni Mamak Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında konut üretimine yönelik arsa/kat karşılığı inşaat yapım işi için ihaleye çıkıyor. İhale, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 36’ncı maddesi uyarınca kapalı teklif usulüyle gerçekleştirilecek.

2,56 milyon metrekarelik inşaat alanı

İhale kapsamında, idareye bırakılacak emsale esas inşaat alanı 674.876,67 m², yüklenici hissesine düşen emsale esas inşaat alanı ise 1.886.495,43 m² olarak belirlendi. Toplamda 2.561.372,10 m² büyüklüğündeki inşaat alanı üzerinden teklif verilecek.

Yükleniciye bırakılacak parseller üzerinden oluşturulacak tekliflerde, isteklilerin en az 20.000 m² olmak kaydıyla taahhüt ettikleri inşaat alanını teklif mektubunda açıkça belirtmeleri gerekiyor.

Tahmini bedel 56,6 milyar TL

İhalenin tahmin edilen bedeli (keşif bedeli), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 2025 yılı yapı yaklaşık birim maliyetleri esas alınarak hesaplandı. IV-A ve IV-C yapı sınıflarına göre yapılan hesaplamada ihale bedeli 56.630.759.636 TL olarak açıklandı. Bu tutar üzerinden isteklilerden %3 oranında, 1,69 milyar TL geçici teminat isteniyor.

Bu kapsamda;

53439 ada 1 parsel IV-C yapı sınıfında,

Diğer tüm parseller ise IV-A yapı sınıfında değerlendirildi.

Geçici teminat 1,69 milyar TL

İhaleye katılacak isteklilerin, tahmin edilen bedelin yüzde 3’ü oranında, yani 1.698.922.789,08 TL tutarında geçici teminat vermesi gerekiyor. Teminat; banka teminat mektubu, banka teminat makbuzu ya da e-teminat şeklinde sunulabilecek. Tüm teminatların süresiz olması şartı aranıyor.

Belediyeye verilecek arsalar: 23 parsel

İhale kapsamında Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bırakılacak arsalar, Tablo-1’de yer alan toplam 23 parselden oluşuyor. Bu parseller; Köstence-Tepecik, Tepecik-Dostlar, Araplar-Derbent, Derbent, Dutluk, Boğaziçi ve Yeşilbayır mahallelerinde konumlanıyor.

Bu 23 parsel karşılığında idareye bırakılacak emsale esas toplam inşaat alanı 674.876,67 m² olarak belirlendi. Parsellerde yapılaşma koşulları emsal 1,6 ile 2,5, kat yükseklikleri ise 12 ila 16 kat arasında değişiyor.

Yükleniciye bırakılacak arsalar: 87 parsel

Yüklenici hissesine düşecek arsalar ise Tablo-2’de ayrıntılı olarak listelendi. Buna göre yükleniciye;

Üreğil

Köstence-Tepecik

Tepecik-Dostlar

Araplar-Derbent

Derbent

Dutluk

Boğaziçi

Yeşilbayır

mahallelerinde yer alan toplam 87 parsel bırakılacak.

Bu parseller üzerinden yükleniciye düşen emsale esas toplam inşaat alanı 1.886.495,43 m² olarak hesaplandı. Konut, ticaret, konut+ticaret, Kentsel Servis Alanı (KSA) ve turizm-ticaret fonksiyonları bir arada yer alıyor.

İhale kapsamındaki toplam büyüklük

Belediyeye verilecek ve yükleniciye bırakılacak alanlar birlikte değerlendirildiğinde;

Toplam parsel sayısı: 110 adet

Toplam emsale esas inşaat alanı: 2.561.372,10 m²

Bu büyüklük, Ankara’da tek kalemde açılan en yüksek hacimli kentsel dönüşüm ihalelerinden biri olarak öne çıkıyor.

İhale tarihi

Arsa/kat karşılığı inşaat ihalesi, 29 Ocak 2026 Perşembe günü saat 14.30’da, Ankara Büyükşehir Belediyesi Encümen Salonu’nda gerçekleştirilecek.

Yatırımcılar için yüksek ölçekli fırsat

Yeni Mamak Kentsel Dönüşüm Alanı’nda açılan bu ihale, hem yüksek metrekareli inşaat hakkı hem de uzun vadeli gelir potansiyeli ile büyük ölçekli yatırımcılar için dikkat çekici bir fırsat sunuyor. Ankara’nın dönüşüm odaklı bölgelerinden biri olan Mamak’ta gerçekleştirilecek proje, kentsel yenilenme sürecine önemli katkı sağlamayı hedefliyor.

Kaynak: Emlaknews.com.tr

Türkiye’nin En Büyük 45 İnşaat Firması

ENR’nin 2025 yılına ait sıralamaları yayımlandı. Türkiye, dünya genelindeki en büyük müteahhitler listesinde güçlü konumunu korurken, zirvede yer alan yerli şirket bu yıl da değişmedi

Yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik alanında referans kabul edilen ENR (Engineering News Record) Dergisi’nin 2025 senesine dair “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası” ve “Dünyanın En Büyük 250 Global Müteahhidi” listelerinde Türkiye’nin en büyük 45 inşaat firması yer alırken, listenin zirvesindeki Türk şirketi bu sene de yerini kaptırmadı.

45. Orkun Uluslararası Nakliyat 234. Sıra

44. Özkar İnşaat 231. Sıra

43. Dorçe Prefabrik 229. Sıra

42. SMK Grup 215. Sıra

41. Zafer Taahhüt 212. Sıra

40. Mesa Holding 210. Sıra

39. Doğuş İnşaat 208. Sıra

38. Tepe İnşaat 207. Sıra

37. İris İnşaat 202. Sıra

36. Summa Turizm 192. Sıra

35. Dekinsan Grup 191. Sıra

34. YDA İnşaat 190. Sıra

33. STFA İnşaat 185. Sıra

32. Yüksel İnşaat 179. Sıra

31. Alarko Taahhüt 178. Sıra

30. Makyol İnşaat 177. Sıra

29. MBD İnşaat 174. Sıra

28. IC İçtaş İnşaat 173. Sıra

27. Üstay Yapı 171. Sıra

26. Onur Taahhüt 166. Sıra

25. Polat Yol Yapı 152. Sıra

24. Metag Grup 149. Sıra

23. Eser İnşaat 148. Sıra

22. İlk İnşaat 147. Sıra

21. Sembol Uluslararası Yatırım 146. Sıra

20. Bayburt Grup 145. Sıra

19. Tekfen İnşaat 143. Sıra

18. Gap İnşaat 142. Sıra

17. BCM Holding 136. Sıra

16. Nurol İnşaat 132. Sıra

15. Kalyon İnşaat 131. Sıra

14. Kolin İnşaat 129. Sıra

13. Mapa İnşaat 115. Sıra

12. Kuzu Grup 113. Sıra

11. Aslan Yapı 109. Sıra

10. Cengiz İnşaat 108. Sıra

9. Yapı Merkezi 103. Sıra

8. Gülermak Ağır Sanayi 92. Sıra

7. Ant Yapı 88. Sıra

6. Tav Construction 84. Sıra

5. Esta İnşaat 72. Sıra

4. Çalık Enerji 63. Sıra

3. Limak İnşaat 61. Sıra

2. Rönesans 50. Sıra

1. Enka İnşaat 46. Sıra

Kaynak: İnşaat Deryası

Emlak Konut GYO 2025’te 104 Milyar TL’lik Satış Yaptı

Emlak Konut GYO tarafından geliştirilen projelerde 2025 yılında 8 bin 44 adet bağımsız bölüm KDV hariç 104 milyar 47 milyon 196 bin 964 TL’ye satıldı. Satış şampiyonu proje Yenişehir Evleri Arnavutköy oldu.

Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO), Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) 2025 satış raporunu yayımladı. 

Emlak Konut GYO tarafından geliştirilen projelerde 1 Ocak – 31 Aralık 2025 döneminde; brüt 994.782 metrekare büyüklüğe sahip 8 bin 44 adet bağımsız bölümün satışından, KDV hariç toplam 104 milyar 047 milyon 196 bin 964 TL ön satış geliri elde edildi.

YABANCILARA NE KADARLIK SATIŞ YAPILDI?

Emlak Konut GYO’nun projelerinden, söz konusu tarihlerde yabancı ülke vatandaşlarına 65 adet satış yapıldı. Bu satışların değerinin KDV hariç 1 milyar 54 milyon 880 bin 557 Türk Lirası olduğu açıklandı. 

Şirket tarafından yapılan açıklamada, satış rakamları kapsamında, alıcıların sözleşmeden cayma/dönme haklarını kullanması veya sözleşme hükümleri gereği satıcı tarafından fesih süreçlerinin işletilmesi gibi nedenlerle, nihai mali tablolara yansıyacak rakamlarda, yukarıda belirtilen ön satış verilerine kıyasla kısmi değişimler yaşanabileceği kaydedildi.

EMLAK KONUT GYO’NUN SATIŞ ŞAMPİYONU HANGİ PROJE OLDU?

Emlak Konut GYO tarafından açıklanan resmi satış rakamlarıyla birlikte satış şampiyonu proje de belli oldu. Buna göre 2025 yılında  en çok satış yapılan proje Yenişehir Evleri Arnavutköy oldu. 

Yenişehir Evleri Arnavutköy projesinden 34 milyar 803 milyon 355 bin 545 TL’lik 2 bin 986 adet bağımsız bölüm satıldı. 34.803.355.545

Söz konusu projeden satışı yapılan bağımsız bölümlerin büyüklükleri 443 bin 197  metrekare şeklinde  açıklandı. 

Şirketin, en çok satış yapılan 2. projesi de Yeni Fikirtepe oldu. Yeni Fikirtepe projesinden satışa esas brüt alanı  114 bin 38 metrekare olan, 769 adet bağımsız bölüm satıldı. Satışların KDV hariç toplam değeri 12 milyar 964 milyon 546 bin 947 TL olarak açıklandı. 

Emlak Konut GYO’nun Göktürk Kemer Villaları projesi de en çok satış yapılan 3. proje oldu. Projeden, satışa esas brüt alanı 14 bin 437 metrekare olan, 36 adet bağımsız bölüm 5 milyar 993 milyon 251 bin  TL’ye satıldı. 


Emlak Konut GYO’nun KAP açıklaması şu şekilde:

Şirketimiz tarafından geliştirilen projelerde, 1 Ocak – 31 Aralık 2025 döneminde; brüt 994.782 m² büyüklüğe sahip 8.044 adet bağımsız bölümün satışından, KDV hariç toplam 104.047.196.964 TL ön satış geliri elde edilmiştir. Bu satışlar içerisinde yabancı ülke vatandaşlarına gerçekleştirilen satışlar ise 65 adet bağımsız bölüm ve KDV hariç 1.054.880.557 TL olarak gerçekleşmiştir.

Şirketimiz, 2025 yılı başında kamuoyu ile paylaşılan yıllık satış hedefini yıl sonu itibarıyla %135 oranında (1,35 katı) gerçekleştirmiştir.

Gayrimenkul satış işlemlerinin doğası gereği dinamik bir süreç olduğu; alıcıların sözleşmeden cayma/dönme haklarını kullanması veya sözleşme hükümleri gereği satıcı tarafından fesih süreçlerinin işletilmesi gibi nedenlerle, nihai mali tablolara yansıyacak rakamlarda, yukarıda belirtilen ön satış verilerine kıyasla kısmi değişimler yaşanabileceği hususunu yatırımcılarımızın ve kamuoyunun bilgisine sunarız.

Yukarıdaki açıklamalarımızın, Sermaye Piyasası Kurulu’nun yürürlükteki Özel Durumlar Tebliğinde yer alan esaslara uygun olduğunu, bu konuda tarafımıza ulaşan bilgileri tam olarak yansıttığını, bilgilerin defter, kayıt ve belgelerimize uygun olduğunu, konuyla ilgili bilgileri tam ve doğru olarak elde etmek için gerekli tüm çabaları gösterdiğimizi ve yapılan bu açıklamalardan sorumlu olduğumuzu beyan ederiz.

Kaynak: İnşaat Deryası

İnşaat Yılı Dengede Kapattı

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), her ay merakla beklenen inşaat ile bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durum ile beklenen gelişmeleri gösteren “Hazır Beton Endeksi” 2025 Aralık Ayı Raporu’nu açıkladı. Alt endekslerdeki sınırlı hareketliliğe paralel olarak Hazır Beton Endeksi, kritik eşik seviyesine yakın olmakla birlikte yıl sonunda da eşik değerin üzerine çıkamamıştır.​ Rapor, yıl sonunda inşaat faaliyetlerinin geçen yılın aynı dönemine kıyasla korunmuş olduğunu ortaya koymakla birlikte, güven ve beklenti tarafındaki gerileme sektörde kırılgan ve temkinli bir görünümün devam ettiğini göstermektedir.

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye’de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içerisinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan öncü bir göstergedir.

Hazır Beton Endeksi 2025 Aralık Ayı Raporu’na göre, Tüm endeksler yılın büyük bölümünde eşik değerin altında dalgalı bir seyir izledikten sonra, yılın son çeyreğinde eşik değere doğru sınırlı bir toparlanma eğilimi göstermiştir. Aralık ayında endeks değerleri kasım ayına kıyasla genel olarak belirgin bir değişim göstermemiş, endeks seviyeleri birbirine yakın bir görünüm sergilemiştir. Güven Endeksi, yıl içindeki dalgalanmaları sonrasında, aralık ayında gerileyerek diğer alt endekslerin gerisinde kalmayı sürdürmüştür. Faaliyet Endeksi yaz aylarında kaydedilen yükselişin ardından sonbahar aylarında dengelenmiş, aralık ayında ise eşik değere oldukça yakın bir seviyede yatay seyrini devam ettirmiştir. Beklenti Endeksi yıl boyunca görece istikrarlı bir görünüm sergilemiş, aralık ayında ise hafif bir düşüşle eşik değerin hemen altında kalmıştır. Son olarak Hazır Beton Endeksi, alt endekslerdeki bu sınırlı hareketliliğe paralel olarak aralık ayında yataya yakın bir görünüm sergilemiş, kritik eşik seviyesine yakın olmakla birlikte eşik değerin üzerine çıkamamıştır.

Geçen yılın aynı ayına göre bakıldığında, aralık ayında endekslerde genel olarak zayıf bir yıllık görünüm dikkat çekmektedir. Faaliyet Endeksi, bir önceki yılın aynı ayına göre %0,3 oranında artış göstererek pozitif yönde ayrışmış ve sektör faaliyetlerinde sınırlı bir toparlanmaya işaret etmiştir. Buna karşılık Güven Endeksi %0,9 oranında gerileyerek alt endeksler arasında en olumsuz performansı sergilemiş; sektöre ilişkin güven algısının geçen yılın aynı dönemine kıyasla belirgin biçimde zayıfladığını ortaya koymuştur. Beklenti Endeksi %0,5 düşüş ile geleceğe yönelik beklentilerde temkinli görünümün sürdüğüne işaret ederken, Hazır Beton Endeksi de %0,4 oranında gerileyerek sektördeki genel zayıf eğilime paralel bir görünüm sergilemiştir. Bu tablo, yıl sonunda inşaat faaliyetlerinin geçen yılın aynı dönemine kıyasla korunmuş olduğunu ortaya koymakla birlikte, güven ve beklenti tarafındaki gerileme sektörde kırılgan ve temkinli bir görünümün devam ettiğini göstermektedir.

Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Faaliyet Endeksi yaz aylarında kaydedilen yükselişin ardından sonbahar aylarında dengelenmiş, aralık ayında ise eşik değere oldukça yakın bir seviyede yatay seyrini devam ettirmiştir. Alt endekslerdeki sınırlı hareketliliğe paralel olarak Hazır Beton Endeksi, eşik değerin üzerine çıkamamıştır.​ Raporumuz, yıl sonunda inşaat faaliyetlerinin geçen yılın aynı dönemine kıyasla korunmuş olduğunu ortaya koymakla birlikte, güven ve beklenti tarafındaki gerileme sektörde kırılgan ve temkinli bir görünümün devam ettiğini göstermektedir.” dedi.

Ekonomik gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, “TÜİK tarafından yayımlanan aralık ayı güven endeksi sonuçları, inşaat sektörüne ilişkin önemli ipuçları sunmaktadır. Aralık 2025’te inşaat sektörü güven endeksi sınırlı bir gerileme ile 84,5 seviyesine inerek (önceki ay 84,9), bir önceki aya kıyasla zayıflamış ve kötümser eşiğin altında kalmaya devam etmiştir. Bu durum, yılın son ayında sektörde güven algısının düşük kaldığına işaret etmektedir. Aynı dönemde ekonomik güven endeksi 99,5, hizmet sektörü güven endeksi 112,3 ve perakende ticaret sektörü güven endeksi 115,4 seviyelerinde gerçekleşerek inşaat sektörüne kıyasla belirgin biçimde daha yüksek güven düzeyleri sergilemiştir. Böylece, tüm sektörler içerisinde en düşük güven düzeyi yine inşaat sektöründe gözlenmiştir. Aralık ayında, tüketici kredi faiz haddinde görülen anlamlı düşüş henüz inşaat sektörüne yansımamıştır. Buna karşın, kamu tarafından yürütülen kentsel dönüşüm projeleri ve altyapı yatırımları, faaliyet endeksinde sınırlı da olsa pozitif seyrin korunmasına katkı sağlamaktadır. Genel görünüm itibarıyla, 2025 yılı sonunda inşaat sektörü üretim tarafında görece dirençli kalırken, güven ve beklenti cephesindeki kırılganlık sürmektedir. Önümüzdeki dönemde sektör performansının büyük ölçüde finansman koşullarındaki olası iyileşmeye ve makroekonomik istikrar beklentilerine bağlı olacağı değerlendirilmektedir.” dedi.

Hazır Beton Endeksi hakkında

Söz konusu endekslerin oluşturulmasına esas teşkil eden anket ile firmalara 8 soru soruluyor. Her bir endeksin değeri 100’ün altında ya da üstünde olmasına bağlı olarak yorumlanıyor. 100’ün üzerinde olması durumunda önceki aya ait faaliyetin ya da gelecek döneme ilişkin beklentinin olumlu yönde geliştiği yorumu yapılıyor. Türkiye genelinde her ay hazır beton üreticileri ile gerçekleştirilen çalışmada 3 farklı endeks oluşturuluyor. Hazır Beton Faaliyet Endeksi ile hazır beton firmalarının geçmiş bir aylık faaliyetlerinin sonuçları, Hazır Beton Güven Endeksi ile hazır beton sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin, ekonomi ve sektöre yönelik duydukları güven seviyesi, Hazır Beton Beklenti Endeksi ile hazır beton firmalarının önümüzdeki üç aylık dönemde faaliyetlerinin hangi seviyede olacağına ilişkin beklentiler hakkında bilgi ediniliyor. Hazır Beton Endeksi ile endekslerin tümünü içeren bileşik endeks elde ediliyor.

Türkiye Hazır Beton Birliği hakkında

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 1988 yılından beri güvenli ve dayanıklı yapıların inşası amacıyla standartlara uygun beton üretilmesi, tekniğine uygun beton uygulamalarının yaygınlaşması ve ülkemizde kaliteli, dayanıklı, yüksek dayanım sınıflarında beton kullanılması için uğraş veren mesleki bir kuruluştur. THBB, Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (The Concrete Sustainability Council) üyesi; Beton Sürdürülebilirlik Konseyi “Bölgesel Sistem Operatörü”dür. THBB’ye üye olacak şirketlerin bütün hazır beton tesislerinde standartlara uygun üretim yapması, THBB Kalite Güvence Sisteminin (KGS) sürekli habersiz denetimlerine tabi olarak KGS Uygunluk Belgesi alması, uygun laboratuvar bulundurması, teknik, çevre, iş sağlığı ve güvenliği, yasal ve etik kriterleri eksiksiz yerine getirmesi zorunludur.

İzmir’de Kentsel Dönüşüm Hızlandı: 6.346 Bağımsız Bölümün İnşaatı Başladı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentsel dönüşüm çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. 6 bin 346 bağımsız bölümün inşaatı başlatıldı. 2026’da ise Gaziemir Aktepe–Emrez ve Karşıyaka Örnekköy’de yer alan bazı etapların tamamlanması önceliklendirildi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi yüzde yüz uzlaşma ve yerinde dönüşüm ilkeleri doğrultusunda 6 bölgede toplam 248 hektar alanda sürdürdüğü kentsel dönüşüm çalışmalarına hız kazandırdı. 1955 bağımsız bölüm güvenle tahliye edilerek yıkımı tamamlandı. Karabağlar Uzundere ve Karşıyaka Örnekköy mahallelerinde yaklaşık 1150 bağımsız birimin inşası tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi. Gaziemir Emrez-Aktepe mahalleleri, Konak Ege Mahallesi, Karabağlar Uzundere Mahallesi ve Karşıyaka Örnekköy’de 6 bin 346 bağımsız birimin yapımına yönelik çalışmalar ve kontrollük faaliyetleri sürüyor. Ayrıca dönüşüm alanının sınırları içerisinde yer alan ve “afete maruz bölge” ilan edilen alt bölgelerde kamulaştırma görüşmeleri devam ediyor.

 İnşaat Yapım Çalışmaları Devam Ediyor

Ege Mahallesi’nde 1. Etap’ta 3 blokta 714 bağımsız bölümde inşaat çalışmaları devam ediyor. Gaziemir’de 1. Etap kapsamında Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ ile imzalanan protokol kapsamında 291 bağımsız bölüm inşaatının tamamlanmasına yönelik ikmal ihalesine hazırlık çalışmaları yapılıyor. Gaziemir 2. Etap kapsamında 261 bağımsız bölümün inşaat yapım çalışmaları da sürüyor.

 Örnekköy’de 3, 4 ve 5. Etap’ta Süreç İlerliyor

Örnekköy 1. Etap ve 2. Etap’ta inşaat çalışmaları tamamlandı. 1. Etap’ta 143 bağımsız bölüm, 2. Etap’ta 190 bağımsız bölüm hak sahiplerine teslim edildi. İZBETON AŞ ile imzalanan protokol kapsamında 3. Etap’ta 611, 4. Etap’ta 407 bağımsız bölümün inşaat yapım çalışmaları başladı; projenin tamamlanmasına yönelik yapılan ikmal ihalesi neticesinde çalışmalar sürdürülüyor. 2026 yılı ilk yarısında konutların hak sahiplerine teslim edilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. 5. Etap kapsamında 585 bağımsız bölümde inşaat yapım çalışmaları devam ediyor.

 Uzundere’de 3. Ve 4. Etap’ta Çalışmalar Sürüyor

Uzundere’de 1. Etap ve 2. Etap’ta inşaat çalışmaları tamamlandı. 1. Etap için 341 bağımsız bölüm, 2. Etap için 476 bağımsız bölüm hak sahiplerine teslim edildi. 3. Etap için İZBETON AŞ ile imzalanan protokol kapsamında; 1624 bağımsız bölümün inşaatı başlatıldı. Söz konusu işlerin tamamlanmasına yönelik ikmal ihalesi yapıldı. 4. Etap’ta 1853 bağımsız bölümün tamamlanması için yapılan ikmal ihalesinde sözleşme imzalanma süreci devam ediyor.

1919 Bağımsız Bölüm Yıkıldı

Kentsel dönüşüm alanlarında yürütülen çalışmalar neticesinde hak sahipleri ile uzlaşma sağlanarak sağlıksız 950 yapıda bulunan 1955 bağımsız bölüm yıkıldı. 2886 sayılı kanun ve protokoller kapsamında yapım etaplarında 5 bin 939 konut ve 407 iş yeri olmak üzere 6 bin 346 bağımsız bölümün inşaatı başlatıldı. 

İzmir Yenileniyor

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde İzmir’i depreme dirençli hale getirmeye yönelik çalışmalar da sürüyor. Bu kapsamda deprem riski taşıyan yapıların güvenli ve dayanıklı hale getirilmesinin amaçlandığı “İzmir Yenileniyor” projesinin başvuru süreci başlatıldı. Riskli yapı ilan edilen ya da olduğu düşünülen yapıların sahiplerinin atacakları adımlara, izleyecekleri yola ve bulacakları çözümlere dair zorlukların ortadan kaldırılmasını sağlayacak proje kent için tarihi önem taşıyor. Proje ile riskli yapı olduğu düşünülen ya da ilan edilen binaların vatandaşlardan gelen talepler çerçevesinde dönüştürülmesinin önü açılacak.  Çalışma kapsamında 2020 İzmir Depremi sonrasında yapı envanter çalışmaları tamamlanan Bayraklı ve Bornova ilçeleri pilot bölgeler olarak seçildi. 30 Ekim 2025’te açılan “İzmir Yenileniyor” web sitesine iki ayda 160 başvuru geldi. Pilot bölgelerden gelen başvurulara ilişkin çalışmalara başlandı. Diğer ilçelerden gelen başvuruların değerlendirilmesine yönelik süreç ise devam ediyor.

Kaynak: İnşaat Deryası

İzmir Torbalı Yeniköy’e 2,8 milyar TL’lik 1005 konutluk TOKİ projesi

TOKİ’nin İzmir Torbalı Yeniköy’de hayata geçireceği 1005 konutluk proje için ÇED olumlu kararı verildi. Yatırım bedeli 2,8 milyar TL.

Torbalı Yeniköy’de büyük konut yatırımı için ÇED onayı çıktı… T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından İzmir’in Torbalı ilçesi Yeniköy Mahallesi’nde hayata geçirilmesi planlanan 1005 adet konut, 6 dükkânlı ticaret merkezi ve 1 cami projesi için ÇED Olumlu kararı verildi. Proje, Yeniköy Mahallesi 1856 parsel sınırları içinde yer alıyor.

2,8 milyar TL’lik yatırım, 36 ayda tamamlanacak

Toplam 2.817.705.981 TL proje bedeline sahip yatırımın inşaat süresi 36 ay olarak planlandı. Zemin kazısı ve hafriyat çalışmalarının ise 18 ay sürmesi öngörülüyor. Projenin inşaat aşamasında 250 personel istihdam edilmesi planlanırken, işletme aşamasında alanda bulunacak kişi sayısının 4.074 olması bekleniyor.

108 bin metrekarelik alanda 59 blok yükselecek

Blok dağılımı ve sosyal donatılar

Projede yer alacak yapı türleri özetle şu şekilde planlandı:

ÇED (ihale) alanı 108.228,70 m² (10,82 hektar) olarak belirlenen projede toplam 59 blok inşa edilecek. Konut tipleri ağırlıklı olarak 2+1 ve 3+1 dairelerden oluşuyor. Proje kapsamında ayrıca ticari alanlar, ibadet alanı ve teknik altyapı yapıları da yer alacak.

2+1 konut blokları: GK ve DK tiplerinde toplam 42 blok

3+1 konut blokları: DB tipinde toplam 8 blok

Ticaret merkezi: 1 blok (6 dükkân)

Cami: 1 blok

Altyapı yapıları: Su depoları, yağmur suyu deposu ve 5.000 kişilik ileri atıksu arıtma tesisi

Bu yapılaşma ile Yeniköy’de planlı, altyapısı güçlü ve sosyal donatıları tamamlanmış yeni bir yaşam alanı oluşturulması hedefleniyor.

Stratejik konum ve çevresel hassasiyet

Proje alanı, Torbalı Sanayi Sitesi’ne komşu konumda bulunurken, çevredeki yerleşim birimlerine kontrollü mesafelerle planlandı. Alanın; Metropolis Antik Kenti, Yeniköy Mezarlığı ve çevredeki münferit konutlarla olan mesafeleri ÇED sürecinde detaylı biçimde değerlendirildi.

İhale süreci TOKİ tarafından yürütülecek

Belirlenen ÇED alanı için ihale süreci TOKİ tarafından yürütülecek. İnşaat faaliyetleri, ihale takvimi doğrultusunda başlatılacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Torbalı Yeniköy, hem konut arzı hem de ticari fonksiyonlar açısından önemli bir kazanım elde edecek.

Kaynak: Emlaknews.com.tr

Konut fiyatları kağıt üzerinde duruyor, kasada düşüyor

Ankara’da satılık konutların ilanda kalma süreci 90 günü aştığını açıklayan Gayrimenkul PR, konut fiyatlarındaki yapay piyasanın Şubat ayında uygulanmaya başlayacak olan EİDS ile sona ereceğini açıkladı.

Gayrimenkul sektöründe Kasım 2025 tarihinden bu yana sakin ve yatay bir piyasanın oluştuğunu belirten Ankara’nın önde gelen gayrimenkul şirketi Gayrimenkul PR ‘Yeni yılla birlikte gayrimenkul sektöründe maliyet tabloları değişti. Emlak vergileri, gelir vergisi hesaplamaları ve tapu harçları arttı. Üzerinde birden fazla gayrimenkulü olan mülk sahipleri vergi yükünden kurtulmak için gayrimenkullerini satışa sunabilir. Bunun sonucunda ise konutta arz yönlü bir genişleme olabilir’ şeklinde açıklamalarda bulundu

Ankara genelinde satılık konutların ilanda kalma süresi 90 günü aştığını açıklayan Gayrimenkul PR, ‘ Bu gösteriyor ki; ilana bir fiyat giriyorsunuz ancak istediğiniz fiyatı veren yok. Gayrimenkul sektöründeki en büyük sorun, dileyenin dilediği fiyattan ilan girmesi sonrası oluşan yapay piyasadır. Fiyatların suni olarak artırılması piyasa tetikleyici bir etki yarattığı için konut fiyat enflasyonu 5 yıldır her şeyden daha fazla arttı’ açıklamasını yaptı

Konut fiyatları reel olarak düşmeye devam edecek

Ankara’da konut fiyatlarında uzun süredir ilan sitelerinde görülen nominal fiyatların dışında bambaşka bir piyasa olduğunu belirten Gayrimenkul PR şunları kaydetti;

Fiyatlar nominal olarak sert düşmüyor. İlanlara baktığınızda 3 ay önce girilen fiyatla şimdiki fiyatlar hemen hemen aynı. Satıcılar fiyat belirlerken ilanlara bakıyor. Biz bunu; konut fiyatlarının kağıt üzerinde durduğunu, kasada, yani elimize geçen net değer anlamında düştüğü şeklinde yorumluyoruz.

Bilindiği üzere ilandaki fiyatlar sanki; ‘satılmış fiyat’ gibi bir algı oluşturduğu için konut fiyatlarında yapay bir piyasa var. Şubat ayında yürürlüğe girecek olan Elektronik İlan Sistemi (EİDS) ile birlikte sahte ve suni ilanlar azalacak. Reel fiyatlar ile nominal fiyatlar artık güvenilir bir zemine oturacak. Bize göre konut fiyatları reel olarak Şubat ayından sonra kademeli olarak düşebilir. Bu durum, piyasanın şokla değil, yavaş yavaş soğuyarak dengelenmeye çalıştığını gösterecek.

Önümüzdeki dönemde, gerçekçi fiyat, güven veren anlatım, doğru hedef kitleye ulaşan gayrimenkuller satılabilecek

İzmir’de kentsel dönüşüm süreci hızlandı: 6 bin 346 bölümde inşaat başladı!

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentsel dönüşüm çalışmalarını altı bölgede eş zamanlı olarak sürdürdüğünü açıkladı. Toplam 6 bin 346 bağımsız bölümün inşaat sürecinin başladığı duyuruldu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde 6 ayrı bölgede toplam 248 hektarlık alanda kentsel dönüşüm çalışmalarını sürdürdüğünü duyurdu. Yapılan açıklamaya göre çalışalar kapsamında, bugüne kadar 950 sağlıksız yapıda bulunan 1.955 bağımsız bölüm güvenli şekilde tahliye edilerek yıkıldı.

Belediye tarafından yapılan açıklamada; Karabağlar Uzundere ve Karşıyaka Örnekköy mahallelerinde yaklaşık 1.150 bağımsız birimin yapımı tamamlandığı ve hak sahiplerine teslim edildiği belirtildi. Gaziemir Emrez-Aktepe, Konak Ege Mahallesi, Karabağlar Uzundere ve Karşıyaka Örnekköy’de ise toplam 6 bin 346 bağımsız bölümün inşaat ve kontrollük faaliyetlerinin devam ettiği ifade edildi. Dönüşüm alanları içinde yer alan ve “afete maruz bölge” ilan edilen alt alanlarda kamulaştırma görüşmelerinin de sürdürüldüğü bildirildi. 

İzmir'de kentsel dönüşüm süreci hızlandı: 6 bin 346 bölümde inşaat başladı!

Ege Mahallesi ve Gaziemir’de inşaat süreci devam ediyor

Konak Ege Mahallesi 1. Etap’ta üç bloktan oluşan projede 714 bağımsız bölümün inşaat çalışmaları sürüyor. Gaziemir Emrez-Aktepe Mahallesi’nde ise 1. Etap kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ ile imzalanan protokol doğrultusunda 291 bağımsız bölümün tamamlanmasına yönelik ikmal ihalesi hazırlıkları yapılıyor.

Gaziemir 2. Etap’ta yer alan 261 bağımsız bölümün inşaat çalışmaları da eş zamanlı olarak devam ediyor.

Örnekköy’de yeni etaplar sürüyor

Karşıyaka Örnekköy’de 1. ve 2. Etap kapsamındaki inşaatlar tamamlandı. Birinci etapta 143, ikinci etapta ise 190 bağımsız bölüm hak sahiplerine teslim edildi.

İZBETON AŞ ile yapılan protokol kapsamında 3. Etap’ta 611, 4. Etap’ta 407 bağımsız bölümün yapımına başlandı. Yapılan ikmal ihaleleri sonrasında çalışmalar aralıksız sürdürülüyor. Bu etaplarda yer alan konutların 2026 yılının ilk yarısında hak sahiplerine teslim edilmesi hedefleniyor. Ayrıca 5. Etap’ta bulunan 585 bağımsız bölümün inşaatı da devam ediyor.

İzmir'de kentsel dönüşüm süreci hızlandı: 6 bin 346 bölümde inşaat başladı!

Uzundere’de bin 624 bölümün ikmal ihalesi tamam

Karabağlar Uzundere’de 1. ve 2. Etap projeleri tamamlanarak 341 ve 476 bağımsız bölüm olmak üzere toplam 817 konut hak sahiplerine teslim edildi.

Üçüncü etap kapsamında, İZBETON AŞ ile imzalanan protokol doğrultusunda 1.624 bağımsız bölümün inşaatı başlatıldı ve tamamlanmasına yönelik ikmal ihalesi gerçekleştirildi. Dördüncü etapta yer alan 1.853 bağımsız bölüm için yapılan ikmal ihalesinde ise sözleşme imzalama süreci devam ediyor.

6 bin 346 bağımsız bölümün inşaatı başlatıldı

Kentsel dönüşüm alanlarında yürütülen uzlaşma görüşmeleri sonucunda toplam 1.955 bağımsız bölümün yıkımı tamamlandı. 2886 sayılı kanun ve ilgili protokoller kapsamında yapım sürecine alınan projelerde 5.939 konut ve 407 iş yeri olmak üzere toplam 6 bin 346 bağımsız bölümün inşaatı başlatıldı.

İzmir'de kentsel dönüşüm süreci hızlandı: 6 bin 346 bölümde inşaat başladı!

“İzmir Yenileniyor” 

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen “İzmir Yenileniyor” projesiyle, deprem riski taşıyan yapıların güvenli ve dayanıklı hale getirilmesi sağlanacağı belirtiliyor. Proje kapsamında riskli yapı ilan edilen ya da risk taşıdığı değerlendirilen binaların dönüşüm sürecinde karşılaşılan teknik ve idari engellerin ortadan kaldırılması hedefleniyor.

Bu doğrultuda Bayraklı ve Bornova ilçeleri, 2020 İzmir Depremi sonrasında yapı envanteri çalışmaları tamamlandığı için pilot bölge olarak belirlendi.  Yapılan açıklamada, 30 Ekim 2025’te hizmete açılan “İzmir Yenileniyor” internet sitesi üzerinden iki ay içinde 160 başvuru alındığı açıklandı. Ayrıca, pilot bölgelerden gelen başvuruların değerlendirilmesine başlandığı, diğer ilçelerden yapılan başvurulara ilişkin de inceleme sürecinin sürdüğü belirtildi. 

Kaynak: www.gazeteyenigun.com.tr

Osmaniye OSB’deki otel projesi için uluslararası zincirle imzalar atıldı

Türkiye’nin en önemli organize sanayi bölgelerinden biri olan Osmaniye Organize Sanayi Bölgesi (OSB) içerisinde yapılması planlanan otel projesi için Osmaniye OSB ile Radisson Oteller Grubu arasında imzalar atıldı.

Osmaniye Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü tarafından, sanayicilerin ihtiyaç ve beklentilerini merkeze alan kapsamlı anket çalışmaları sonucunda bölgeye değer katacak önemli bir yatırım daha hayata geçiriliyor.

Bu kapsamda, Osmaniye OSB sınırları içerisinde, bölgenin artan iş hacmi ve ziyaretçi potansiyeli dikkate alınarak planlanan otel projesi için Osmaniye OSB ile Radisson Oteller Grubu arasında imzalar atıldı

Vali Yılmaz: “Otel projesi sanayi ve hizmet altyapısını güçlendirecek”

Proje kapsamında açıklamalarda bulunan Osmaniye Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, “Osmaniye Organize Sanayi Bölgemiz; bugün güçlü bir üretim, ihracat ve lojistik trafiğini yönetiyor. Bu ekosistemin sağlıklı işlemesi hem bölgemiz hem de ülkemiz için büyük bir önem taşıyor. Bu sebeple sanayinin sadece üretimle değil, hizmet altyapısıyla da desteklenmesi gerekiyor. Bu anlayışla hayata geçirilen proje; Osmaniye OSB’nin yatırımcı dostu vizyonunu güçlendirecek; bölgenin cazibesini, rekabet gücünü ve kurumsal niteliğini daha da ileriye taşıyacaktır” dedi. 

Şerif Tosyalı: “Otel Projesi bölgemizde yürüttüğümüz yatırımların doğal bir tamamlayıcısıdır”

Projenin sanayi bölgesinin bütüncül gelişim vizyonunun bir parçası olduğunu belirten Osmaniye OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Şerif Tosyalı, “Osmaniye OSB’de yalnızca üretim kapasitesini değil, bu üretimi destekleyen tüm altyapıyı ve hizmet ekosistemini birlikte planlıyoruz. Son yıllarda artan yatırım talebi, genişleyen sanayi alanlarımız ve yoğunlaşan iş trafiği; sanayicilerimizin, iş ortaklarımızın ve misafirlerimizin nitelikli konaklama ihtiyacını daha görünür hale getirdi. Otel Projesi, bölgemizde yürüttüğümüz altyapı güçlendirme, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımların doğal bir tamamlayıcısıdır. Uluslararası standartlarda bir markanın Osmaniye OSB’de yer alması, sanayicilerimizin operasyonel verimliliğine katkı sunarken, bölgemizin yatırımcı nezdindeki kurumsal gücünü de pekiştirecektir” dedi.

Otel projesi bölgenin konaklama ihtiyacına yanıt verecek

Hayata geçirilecek olan bu otel projesi; Osmaniye OSB’de faaliyet gösteren sanayiciler, iş dünyasının temsilcileri, protokol üyeleri ve bölgeyi ziyaret eden misafirler için nitelikli konaklama ve hizmet ihtiyacına önemli ölçüde cevap verecek.

Osmaniye OSB’nin vizyonu ve gelişim hedefleriyle örtüşen bu yatırımın, yalnızca konaklama alanında değil; bölge ekonomisi, istihdam ve hizmet kalitesi açısından da önemli katkılar sağlaması hedefleniyor. Uluslararası bir marka olan Radisson’un bölgeye kazandırılması, Osmaniye OSB’nin yatırım çekiciliğini ve kurumsal kapasitesini de güçlendirecek

Kaynak: Turizm Ajansı

Afrika’nın en büyük havalimanının inşasına başlandı

Afrika kıtasının en büyük havalimanı Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da inşa edilecek. 2030 yılında tamamlanacak havalimanın inşasına başlandı. 

Tamamlandığında Afrika’nın en büyük havalimanı olacak, Bishoftu Uluslararası Havalimanı’nın inşası başladı. Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da inşa edilen havalimanın 2030 yılında hizmete açılması planlanıyor. 

İlk fazda yıllık 60 milyon yolcuya hizmet vermesi planlanan havalimanı tamamlandığında 110 milyon yolcu kapasitesine ulaşacak.

Etiyopya’yı hava ulaşımında Afrika’nın ‘hub’ı yapmayı hedefleyen proje Ethiopian Airlines’ın küresel büyüme stratejisiyle inşa ediliyor. 

Kaynak: Turizm Ajansı

Çanakkale Ayvacık’a 95 milyon TL’lik ekoturizm yatırımı

Çetmiköy Turizm İşletmeleri, Ayvacık’ın Erecek Köyü’nde 19 bin 938 hektarlık alanda 31 kırsal turizm tesisi kurmayı planlıyor. Projede toplam 249 oda bulunacak.

Çetmiköy Turizm İşletmeleri ve Gayrimenkul Ticaret A.Ş., Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi Erecek Köyü’nde yeni bir ekoturizm tesisi yatırımı hayata geçirmeye hazırlanıyor. Toplam 19 bin 938 hektarlık alanda planlanan proje, kırsal turizm tesisleri hükümlerine uygun şekilde tasarlandı.

Projede, kırsal bölgede yönetimi basit, konaklama imkânının yanı sıra ziyaretçilere kırsal yaşamı deneyimleme olanağı sunan yapılar yer alacak. Ana inşaat malzemesi olarak yöresel malzemelerin kullanılacağı tesisler, en fazla iki katlı olacak şekilde projelendirildi.

Yatırım kapsamında 31 adet kırsal turizm tesisi yapılması planlanıyor. Bu tesislerde toplamda 249 oda yer alacak. Projenin toplam bedeli ise 95 milyon 129 bin 500 TL olarak belirlendi.

Kaynak: Turizm Ajansı

EVA Gayrimenkul Değerleme 2024 ve 2025 yılları yabancı yatırımcılarını değerlendirdi

EVA Gayrimenkul Değerleme, son iki yılda yabancı yatırımcıların Türkiye’de gerçekleştirdikleri gayrimenkul yatırımlarını ilk 10 ülke bazında ve en fazla tercih edilen ilk 10 ili temel alarak masaya yatırdı.  Yabancıların gayrimenkul edinimleri 2025 yılında yüzde 16 azalarak 1 milyon 193 bin 544 metrekare oldu. Türkiye’de gerçekleştirilen yabancı yatırımlarını toplam hisseye isabet eden yüzölçümü ve tüm işlemler bazında değerlendiren EVA Gayrimenkul Değerleme, işlem sayısında iki yıl arasında sadece %1 artış varken, metrekare bazında % 16 lık bir azalma olduğunu belirtti, bu durum yatırımların daha küçük metrekarelere yöneldiğini gösteriyor.   

Yabancı yatırımcıların 2025 ve 2024 yılları Türkiye’de gerçekleştirdikleri tüm gayrimenkul cinsinden alımları mercek altına alan EVA Gayrimenkul Değerleme, alan bazında 2025 yılı itibariyle 2024 yılına kıyasla metrekare bazında %16 düşüş olurken, işlem sayısında ise %1 artış olduğunu belirledi.

EVA Gayrimenkul Değerleme, yabancı yatırımcıların 2024 ve 2025 yılı aynı döneminde Türkiye’de gerçekleştirdikleri gayrimenkul alımlarını inceledi. Tapu yabancı işler daire başkanlığı verilerine göre; 2024 yılında toplam 1 milyon 423 bin 411 metrekare olan yabancıların gayrimenkul edinimleri 2025 yılında yüzde 16 azalarak 1 milyon 193 bin 544 metrekare oldu. 

Gayrimenkulde yüzölçümü bazında Suudi Arabistan, satış adedi olarak Rusya Federasyonu ilk sırada

2025 yılı itibariyle, yabancıların Türkiye genelindeki toplam hisseye isabet eden yüzölçümü bazında tüm gayrimenkul yatırımları incelediğinde, yüzölçümü bazında ilk sırada Suudi Arabistan yer alıyor.  Suudi Arabistan’ı Almanya, Irak, Rusya Federasyonu, Azerbaycan, İran, Afganistan, Ukrayna, Kazakistan ve Çin takip ediyor.

Rusya Federasyonu ilk sırada

2025 yılında Türkiye genelinde yabancılara yapılan toplam gayrimenkul satış adetinde ise geçtiğimiz sene de ilk sırada yer alan Rusya Federasyonu ilk sırayı aldı. Rusya Federasyonu’nu İran, Ukrayna, Almanya, Irak, Azerbaycan, Çin, Kazakistan, Suudi Arabistan ve ve Afganistan takip etti.

Gayrimenkul yatırımında yabancı satış adeti bazında İstanbul, Antalya ve Mersin ilk üçte 

Tüm gayrimenkul cinsinden en çok tercih edilen illerde toplam hisseye isabet eden yüzölçümü bazında 2025 yılında yabancıların gayrimenkul yatırımlarında en çok tercih ettiği il İstanbul olurken, İstanbul ilini sırası ile Muğla, Antalya, Sakarya, Yalova, Ankara, Aydın, Mersin, İzmir ve Bursa izledi. 

Tüm gayrimenkul cinsinden 2025 yılı itibariyle en çok tercih edilen illerde satış adeti bazında ise ilk sırayı İstanbul aldı. İstanbul ilini sırası ile Antalya, Mersin, Ankara, Bursa, Muğla, Yalova, İzmir, Aydın ve Sakarya izledi. 

Yabancı gayrimenkul yatırımlarında Körfez ülkelerinin payı geçen seneki gibi 2025’te de %22 olarak gerçekleşti

Yabancı gayrimenkul yatırımlarında önemli bir ağırlığa sahip olan Körfez ülkelerinin, 2024 yılında 310 bin 478 m² büyüklüğündeki tüm gayrimenkul cinsinde metrekare bazında yaptıkları yatırımlar 2025 yılı yüzde 16 oranında azalarak 260 bin 937 m²’ye düşmüştür. Ayrıca toplam yabancı yatırımlarının içinde Körfez ülkelerinin durumunu değerlendiren EVA Gayrimenkul Değerleme, 2024 yılında metrekare bazında toplam yabancı yatırım içinde payı %22 olan Körfez ülkelerinin 2025 senesindeki payının değişmeyerek %22 olarak gerçekleştiğini ortaya koyuyor. 

İstanbul’da yabancılara yapılan gayrimenkul satışlarında m2 bazında 2024 yılının aynı dönemine göre yaklaşık 2025’te %52’lik artış yaşandı

Yabancı yatırımcıların 2025 ve 2024 yılları aynı döneminde İstanbul’da gerçekleştirdikleri gayrimenkul alımlarımda ise, Tapu Yabancı İşler Daire Başkanlığı verilerine göre; 2024 yılında 99 bin 994 metrekare olan yabancıların gayrimenkul edinimleri 2025 yılı aynı döneminde yüzde 52 artarak 151 bin 997 metrekare oldu.

İstanbul’da Yabancılara Konut satışında İran birinciliği aldı

2025 yılı itibariyle, yabancıların toplam adet bazında İstanbul genelindeki tüm gayrimenkul yatırımlarında, ilk sırada İran yer alıyor. Toplam adet bazında İran’ı Çin, Azerbaycan, Irak, Filistin, Suudi Arabistan, Afganistan, Rusya Federasyonu, Amerika Birleşik Devletleri ve Mısır takip ediyor. 

İstanbul’da Yabancılara Konut satışında 2024 yılının aynı dönemine göre 2025 yılında adet bazında yaklaşık yüzde 6’lık artış yaşandı

Konut satış adedi özelinde ise Tapu Yabancı İşler Daire Başkanlığı’ndan alınan verilere göre yabancılara adet bazında, 2025 yılında İstanbul genelinde, toplam 9 bin 682 adet konut satıldı. Bu rakamla, 2024 yılının aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 6’lük bir artış görüldü. 

İlçe tercihleri, Esenyurt, Beylikdüzü, Başakşehir

İstanbul’daki gayrimenkul edinimlerinde yabancılar tarafından adet bazında en çok tercih edilen ilçeler sırasıyla Esenyurt, Beylikdüzü, Başakşehir, Bağcılar, Küçükçekmece, Zeytinburnu, Şişli, Büyükçekmece, Avcılar ve Kağıthane ilk onda yer aldı. 

EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlık Hakkında: EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlık AŞ, gayrimenkul sektörün uzman isimleri tarafından 2008 yılında kuruldu. EVA, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yetkilendirilen Değerleme Şirketlerinden olup ayrıca, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK)  tarafından finans kurumlarına, “gayrimenkul, gayrimenkul projesi veya bir gayrimenkule bağlı hak ve faydaların değerlemesi” hizmet verme yetkisine sahip şirketler arasındadır. Ayrıca uluslararası bir kurum olan RICS (Royal Institution of Chartered Surveyors) tarafından Türkiye’de “Regulated by RICS” olarak ünvanı verilen ilk kuruluştur.

EVA Değerleme’nin kendi alanında 26 adet uluslararası ödülü bulunmaktadır. Finans piyasaları konusunda dünyanın önemli otoritelerinden Euromoney Yayın Kurumunun lider dergisi olan Euromoney Magazine her yıl dünyanın birçok ülkesinde çeşitli kategorilerde en başarılı kurumları bilimsel bir çalışma ile belirlemektedir.  EVA  Değerleme,   2011 senesinde Euromoney tarafından Değerleme Konusunda Türkiye En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması, 2013 senesinde Türkiye’nin En İyi Danışmanlık (Best Real Estate Advisory-Overall), En İyi Araştırma (Research) ve En İyi Değerleme (Valuation) Firması ödüllerinde, 2014 senesinde ise “Türkiye’nin En İyi Gayrimenkul Araştırma Firması” ödülüne, 2016, 2017 ve 2018 senelerinde tekrar Türkiye’nin En İyi Danışmanlık (Best Real Estate Advisory-Overall), En İyi Araştırma (Research) ve En İyi Değerleme (Valuation) Firması ödüllerinde layık görülmüştür. 2020 yılında ise  Euromoney’in “Real Estate Awards 2020” ödülleri kapsamında, Türkiye’nin en iyi Gayrimenkul Araştırma ve Gayrimenkul Değerleme firması seçilmiştir. Ayrıca uluslararası International Property Awards, EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlığı 2013-2014 senesi ödüllerinde “Türkiye’nin En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması” ve “Avrupa’nın En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması”;  2014-2015, 2015-2016, 2016-2017, 2017-2018 ve 2018-2019 senesinde ise arka arkaya tekrar “Türkiye’nin En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması”  olarak seçmiştir. Tüm bu ödüller yanısıra 2017 senesinde Global Brands Magazine tarafından “Best Property Appraisal Company, Turkey 2017”, 2018 senesinde Global Brands Magazine tarafından “Most Innovative Real Estate Valuation Brand, Turkey 2018, 2023 senesinde tekrar Global Brands Magazine tarafından “Best Real Estate Advisor Turkey 2023 ödülüne layık görülmüştür. 2024 senesinde Boston Brand Research&Media tarafından “Best Real Estate Advisor, Turkey 2024 ödülüne layık görülmüştür. 

EVA Gayrimenkul Değerleme, her türlü gayrimenkul ve gayrimenkule dayalı hak ve faydaların değerlemesi, makine ve ekipman değerlemesi hizmetleri vermekte, gayrimenkul projelerinde fizibilite, şerefiyelendirme, yer seçimi analizi, çalışmaları yapmakta, en iyi ve en verimli kullanım etütleri hazırlamakta, kurumsal imar barışı danışmanlığı hizmeti vermekte, finansal kurumlar için kredilerde yatırım ilerleme raporları hazırlanması hizmetleri vermektedir. Şirketin ortakları ve Yöneticileri arasında Türkiye’nin ilk SPK Lisanslı Değerleme Uzmanlarından Cansel Turgut Yazıcı, Özdil Şahin, Özhan Yurtseven ve Zuhal Balsarı bulunmaktadır. Şirketin Türkiye Otel Sektörü Pazar Analizi Raporu, Türkiye Alışveriş Merkezleri Potansiyeli Analizi raporları, İstanbul Markalı Konut Piyasası Araştırma ve Öngörüler Raporu, İstanbul Yurt sektörü raporu gibi yayınlanmış sektörel araştırma raporları vardır.

Özdilek Üretim Kompleksi Tosab’da Yükseliyor

Özdilek Grubu’nun Bursa’daki yeni üretim üssü olacak Özdilek Üretim Kompleksi’nin inşası, Tekstil Boyahaneleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (TOSAB) hız…

Özdilek Grubu’nun Bursa’daki yeni üretim üssü olacak Özdilek Üretim Kompleksi’nin inşası, Tekstil Boyahaneleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (TOSAB) hız kesmeden devam ediyor.

Toplam 120 milyon ABD doları yatırım bedeline sahip olan proje, Bursa’nın Nilüfer ilçesi Badırga mevkiinde hayata geçiriliyor. 90 bin metrekarelik arsa üzerinde yükselen kompleks, 60 bin metrekare inşaat oturum alanı ve 106 bin metrekare kapalı alanı ile modern ve entegre bir üretim tesisi olarak planlandı.

Yeni üretim kompleksinde; havlu dokuma, boyahane ve konfeksiyon üretim süreçleri, son teknoloji makinelerle gerçekleştirilecek. Tesisin tam kapasiteye ulaşmasıyla birlikte yıllık 6.600 ton havlu ve bornoz üretimi hedefleniyor. Sürdürülebilirlik odağıyla tasarlanan kompleksin çatısına kurulacak Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesi sayesinde yıllık 8.877.600 kWh elektrik üretimi planlanıyor. Bu üretimle, kompleksin toplam elektrik tüketiminin %50’sinin, holding genelindeki toplam tüketimin ise %6’sının yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması amaçlanıyor.

Konuyla ilgili olarak yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Özdilek Üretim Kompleksi’nin inşası Tosab’da hız kesmeden devam ediyor. Toplam 120 milyon ABD doları yatırım bedeli ile Bursa Nilüfer Badırga’da bulunan Tekstil Boyahaneleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçirilen proje; 90.000 m² arsa üzerinde, 60.000 m² inşaat oturum alanı ile 106.000 m² kapalı alanda modern bir tesis olarak yükseliyor. Kompleksimizde; havlu dokuma, boyahane ve konfeksiyon üretim süreçleri son teknoloji makinelerle yapılarak yıllık 6.600 ton havlu ve bornoz üretim kapasitesine ulaşılacak. Ayrıca kompleksimizin çatısına kurulacak güneş enerjisi santrali (GES) projemiz ile yıllık 8.877.600 kWh elektrik üretmeyi ve kompleksimizin toplam tüketim ihtiyacının %50’sini, holdingimizin toplam tüketim ihtiyacınınsa %6’sını karşılamayı planlıyoruz. 50 yıllık Bursa Fabrikamızda görev alan 1.050 bireyimiz Nisan 2026’dan itibaren Özdilek Üretim Kompleksi’nde görevini sürdürecek ve hep birlikte ülke ekonomimize katma değer sağlayacağız.”

Kaynak: www.turkhaber.com