Ana Sayfa Blog

Kamu Yapım İhale Duyuruları ve Sonuçları Artık Yapiradar.com’da!

İnşaat sektörünün güncel proje bilgi ve satın alma platformu Yapiradar.com, bir yeniliğe daha imza attı. Yaklaşık 1,5 yıl süren yoğun çalışmalar sonucunda ortaya çıkardığı “İhaleler” ürününü yayına aldı. 

Yapiradar.com ile güncel kamu yapım ihale duyuru ve sonuçlarını takip etmek artık çok daha kolay! 16.000’den fazla güncel inşaat projesi, 27.000’den fazla müteahhit ve çözüm ortağı bilgisi ve 11.000’den fazla aktif satın alma talebini tüm detaylarıyla üyelerinin bilgisine sunan platform; 1 Ağustos tarihinden itibaren kamu ihale duyuruları ve sonuçlarını da yayınlamaya başladı. 

Yapiradar.com üyeleri kamu yapım ihale duyuru ve sonuçları sayesinde; güncel yapım ihale duyurularından anında haberdar olabilecek, ihale şartlarını ve son teklif verme tarihini görüntüleyebilecek, ihaleye en avantajlı teklifi veren firmaları listeleyebilecek, ihaleyi kazanan firma bilgilerine ve teklif tutarına kolaylıkla ulaşabilecek.  

“Yapiradar.com Farkını Yine Yansıttık” 

İhaleler ürünü için tüm ekibin, yaklaşık 1,5 yıl boyunca büyük bir özveri ile çalıştığını belirten Yapiradar.com Genel Müdürü Arif Burhan TARHAN, Yapıradarlılara bir yenilik daha sunmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. 

Yaptıkları her işte Yapıradarlıların dijital çözüm ortağı olmayı hedeflediklerini söyleyen Tarhan, yapiradar.com farkını ihale çalışmalarına da yansıttıklarını dile getirdi. Üyelerine fayda sağlamayı amaçladıklarını belirten Tarhan, “Diğer ihale sitelerinden farklı olarak avantajlı teklif veren firma bilgisini, yani kazanmaya en yakın olan firmanın bilgisini de paylaşıyoruz. Buna ek olarak, ihalelere teklif veren  tüm firmaların detaylı bilgilerini de sunuyoruz. Böylelikle üyelerimiz firmaları inceleyerek yeni iş bağlantıları oluşturabiliyor” dedi. 

İhaleler ürününü yayına alırken mevcut üyeleri de unutmadıklarını söyleyen Tarhan, “Mutluluğumuzu üyelerimize vereceğimiz bir hediye ile taçlandırmak istedik. Mevcut üyelerimiz, üyelik sürelerinin sonuna kadar “İhaleler” ürünümüzü ücretsiz olarak kullanabilecekler. Yeni üyelerimiz için ise avantajlı fiyatlar ve ödeme seçenekleri hazırladık.” diye konuştu. 

Sektörün Dijitalleşmesine Büyük Katkı 

Güncel inşaat projeleri takip platformu yapiradar.com, müteahhitler ile tedarikçiler arasında köprü kuruyor. Türk müteahhitlerinin hem yurt içi hem de yurt dışında başlaması planlanan ve devam eden projelerinin detaylarından oluşan büyük bir veriyi üyelerinin kullanımına açan platform, sektörün dijitalleşmesine önemli ölçüde katkı sağlıyor. 

Yapiradar.com olarak Türkiye’yi karış karış gezdiklerini belirten Tarhan, bu geziler sayesinde üyelerine sundukları avantajları şu sözlerle özetliyor: “İşimiz dijital olsa da, bir ayağımız hep sahada! Pandemi şartlarına rağmen saha ekibimiz son bir yıl içerisinde 210.000  kilometre yol yaptı. Ülkemizin doğudan batıya 1.650 kilometre olduğunu düşünürsek; sadece son bir yıl içerisinde Türkiye’yi 127 kez gezmiş olduğumuzu söyleyebiliriz. Şantiye ziyaretlerimiz sırasında projelerin son durumlarıyla alakalı bilgiler topluyor, fotoğraflarını çekiyor ve tüm bu bilgileri sistemimize ekliyoruz. Bu sayede üyelerimiz adeta kendileri şantiyeleri gezmiş gibi tüm bu bilgilere ulaşabiliyor. Şantiye gezileri için araba kiralamalarına, yakıt harcamalarına veya bir personel istihdam etmelerine gerek kalmıyor. Dolayısıyla hem operasyonel süreçleri kolaylaşıyor hem de maliyet avantajı sağlıyoruz.”

MAG Tasarım Mimarlık

0

Şirketimizin temelleri 2004 yılının sonunda atılmaya başlayarak şahıs işletmesi olarak 2014 yılı sonuna kadar devam etmiş ve aynı yıl içerisinde iki ortaklı olarak MAG Tasarım Mimarlık İnşaat Emlak San. Ve Tic. Ltd. Şti Ünvanı altında sektöründe faaliyetlerinde devam etmektedir. Şirketimiz Marka Patentine sahiptir.
Son 16 yıldır bölgesinde Konut, Fabrika, Eğitim, Sağlık vb. yapılarda proje ve uygulama işleri yürütmeye devam etmektedir.
Yenilikte ve gelişimde sürekliliği ilke edinen şirketimiz kaliteden ödün vermeden, geçmişten günümüze bölgesinde varlığını göstermeye devam edecektir.
Şirketimiz, yatırımcılara emlak, proje ve teknik danışmanlık olarak da hizmet etmektedir.
Tüketiciye saygı başta olmak üzere şeffaflık, dürüstlük ve güven değişmez prensipleriyle hizmetlerinde teknik esaslara dayanarak, kaliteli çözümler sunarız. 2020 yılı başında mevcut şirketten bağımsız, EKOARK İnşaat Emlak San ve Tic. Ltd. Şti. ni kurarak, aynı iş kollarına ilaveten Enerji, ( Enerji Kimlik Belgesi) Bina ve Toplu Yapı Yöneticiliği iş kollarını da yürütmektedir.

İletişim Bilgileri ( MAG Tasarım Mimarlık İnş. Eml. San. ve Tic. Ltd. Şti. )
0282 650 02 28
0282 502 06 24
www.magyapi.com
[email protected]

Emlak Konut, Hayat Mekke Projesi’nin satış ofislerini açtı

Emlak Konut GYO, Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi iş birliğiyle yürüttüğü Hayat Mekke Projesi’nin Mekke ve Cidde satış ofislerini hizmete açtı. Projenin yüzde 25’lik kısmı Türk ve uluslararası yatırımcılara sunulacak.

Emlak Konut GYO, Suudi Arabistan Ulusal Konut Şirketi (NHC) iş birliğiyle hayata geçirdiği Hayat Mekke Projesi kapsamında Mekke ve Cidde Satış Ofisleri’ni hizmete açtı.

Satış ofislerinde yatırımcılara proje hakkında kapsamlı bilgi sunulurken, örnek villaların inşa çalışmalarının planlandığı şekilde devam ettiği ve kısa süre içerisinde tamamlanarak yatırımcıların ziyaretine açılmasının hedeflendiği belirtildi.

BAKAN KURUM: HAYAT MEKKE PROJESİ ÜLKEMİZ VATANDAŞLARINDAN YOĞUN TALEP GÖRDÜ

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, geçtiğimiz günlerde Riyad temasları sırasında projeye değinmiş, projenin yüzde 25’inin yabancılara satılması konusunda mutabakata varıldığını açıklamıştı. Bakan Kurum, Suudi Arabistan Belediyeler ve Konut Bakanı Macid Bin Abdullah El-Hukeyl ile gerçekleştirdiği görüşmede, “Emlak Konut’un Suudi Arabistan’da kurduğu Emlak Konut Global Şirketinin Mekke’de inşasına başladığı Hayat Mekke projesinin de çok önemli olduğunu belirtmek isterim. Projemizin ülkemiz kamuoyuna duyurulmasının ardından, ülkemiz vatandaşlarından yoğun talep gördü” ifadelerini kullanmıştı.

YILMAZ: “HAYAT MEKKE, ORTAK VİZYONUN SAHADAKİ EN GÜÇLÜ ÖRNEKLERİNDEN BİRİDİR”

Satış ofislerinin açılış töreninde konuşan Emlak Konut Genel Müdürü Yasir Yılmaz, Hayat Mekke Projesi’nin Türkiye ile Suudi Arabistan arasında son yıllarda güçlenen dostluğun, karşılıklı güvenin ve stratejik ortaklığın sahadaki en güçlü örneklerinden biri olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz El Suud ve Veliaht Prensi ile Başbakanı Muhammed bin Selman’ın ortaya koyduğu ortak vizyon doğrultusunda iki ülke arasındaki ilişkilerin ekonomi, yatırım, şehircilik ve gayrimenkul başta olmak üzere birçok alanda her geçen gün daha da güçlendiğini belirten Yılmaz, Hayat Mekke Projesi’nin de bu güçlü iş birliğinin sahaya yansıyan en önemli projelerinden biri olduğunu ifade etti.

Yılmaz, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Suudi Arabistan Belediyeler ve Konut Bakanı Macid Bin Abdullah El-Hukeyl arasında Riyad’da imzalanan “Belediye ve Konut Sektörleri Alanında Mutabakat Zaptı”nın şehir planlamasından konuta, altyapıdan dijital dönüşüme, akıllı şehir uygulamalarından yenilikçi finansman modellerine kadar birçok alanda yeni iş birliklerinin önünü açacağını belirterek, Hayat Mekke Projesi’nin de bu ortak vizyonun en somut örneklerinden biri olduğunu söyledi.

Yılmaz ayrıca, gerçekleştirilen görüşmelerde Emlak Konut iştiraki EKA Asansör A.Ş.’nin Suudi Arabistan’da planladığı üretim yatırımı ile NHC iş birliğiyle yürütülen Hayat Mekke Projesi’nin kapsamlı şekilde ele alındığını ifade etti.

HAYAT MEKKE ULUSLARARASI YATIRIMCILARLA BULUŞUYOR

Yaklaşık 400 milyon dolar yatırım büyüklüğüne sahip Hayat Mekke Projesi, 5 milyon metrekarelik Mekke Kapısı Master Planı içerisinde toplam 255 bin metrekarelik alanda geliştiriliyor.

Toplam 1.014 villadan oluşan proje kapsamında, imzalanan “Belediye ve Konut Sektörleri Alanında Mutabakat Zaptı” doğrultusunda, villaların yaklaşık yüzde 25’lik bölümünü oluşturan 254 villanın başta ülkemiz olmak üzere uluslararası yatırımcılara satışına imkân tanınması konusunda mutabakata varıldı. Yılmaz, Mekke ve Cidde’de hizmete açılan satış ofisleriyle yatırımcıların proje hakkında ayrıntılı bilgi alabileceklerini belirterek, örnek villaların inşa çalışmalarının planlandığı şekilde sürdüğünü ve tamamlanmasının ardından ziyaretçilere açılacağını söyledi.

NHC İLE İŞ BİRLİĞİ YENİ PROJELERLE GÜÇLENECEK

Yılmaz, NHC ile Hayat Mekke Projesi kapsamında başlatılan iş birliğini Riyad, Medine ve Cidde başta olmak üzere Suudi Arabistan’ın farklı şehirlerinde geliştirilecek yeni projelerle daha da ileri taşımayı hedeflediklerini belirtti.

Emlak Konut GYO’nun 73 yıllık şehircilik ve proje geliştirme tecrübesiyle bugüne kadar 448 proje ve 261 bini aşkın bağımsız bölüm geliştirdiğini belirten Yılmaz, bu bilgi birikimini NHC ile yürütülen Hayat Mekke Projesi aracılığıyla uluslararası alana taşıdıklarını söyledi.

HAYAT MEKKE, BÖLGENİN YAŞAM KÜLTÜRÜNE UYGUN TASARLANDI

Bölgenin yaşam kültürü ve aile yapısı esas alınarak tasarlanan Hayat Mekke Projesi; mahremiyeti önceleyen mimarisi, avlulu yaşam düzeni ve bağımsız girişli villalarının yanı sıra eğitim, sağlık ve ibadet alanları, ticari birimleri ile sosyal donatıları bir araya getirerek nitelikli bir yaşam anlayışı sunuyor.

Mescid-i Haram ile Harameyn Hızlı Tren İstasyonu’na yakın konumuyla önemli bir ulaşım avantajına sahip olan proje, yatırım değeri ve yaşam kalitesi bakımından Mekke’nin öne çıkan yeni yaşam alanlarından biri olarak dikkat çekiyor.

Yılmaz, Hayat Mekke’nin nesiller boyu değerini koruyan, ailelere huzur ve güven sunan örnek bir yaşam projesi olacağını ifade etti.

BAKAN YARDIMCISI ÖMER BULUT: “HAYAT MEKKE, TÜRKİYE İLE SUUDİ ARABİSTAN ARASINDAKİ İŞ BİRLİĞİNİN YENİ DÖNEMİNİ TEMSİL EDİYOR”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut da Hayat Mekke Projesi’nin, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında son yıllarda güçlenen ilişkilerin şehircilik ve konut alanındaki en önemli örneklerinden biri olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz Al Suud ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman’ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda iki ülke arasındaki iş birliğinin ekonomi, yatırım ve şehircilik alanlarında yeni bir ivme kazandığını belirten Bulut, Hayat Mekke Projesi’nin bu vizyonun sahaya yansıyan somut sonuçlarından biri olduğunu ifade etti.

Bulut, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Suudi Arabistan Belediyeler ve Konut Bakanı Macid Bin Abdullah El-Hukeyl arasında Riyad’da imzalanan “Belediye ve Konut Sektörleri Alanında Mutabakat Zaptı”nın şehircilik ve konut alanındaki iş birliğini kurumsal bir çerçeveye taşıdığını belirterek, mutabakat kapsamında ortak proje geliştirilmesi, bilgi ve deneyim paylaşımı ile yeni yatırım fırsatlarının değerlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini söyledi.

Hayat Mekke ile başlayan iş birliğinin önümüzdeki dönemde farklı şehirlerde geliştirilecek yeni projelerle daha da güçleneceğine inandıklarını belirten Bulut, Bakanlık koordinasyonunda Türk gayrimenkul sektörünün uluslararası alandaki etkinliğini artırmaya yönelik çalışmalara kararlılıkla devam edeceklerini kaydetti.

Kaynak: Haber7

Konya’ya iki büyük konut projesi daha geliyor

0

Konya inşaat sektörünün güçlü markası Alptekin İnşaat’ın sahibi İnşaat Mühendisi Mustafa Alptekin, Konya’ya iki büyük konut projesini daha kazandırdıklarını belirtti

16 yıllık geçmişi ve yaptığı kaliteli projelerle konut sektörünüde Konya’nın güçlü markası haline gelen Alptekin İnşaat iki yeni projeyi daha Konya’ya kazandırıyor. Esenler Mahallesi’nde 3 artı 1 ve 89 daireden oluşan konut projesinin kabaları bitti. 2027 ortasında teslim edilecek. Firma Karatay Sedirler Mahallesi’nde de 84 daireye start verecek.

SEKTÖRDE 16 YILLIK TECRÜBE

Çalışmalar hakkında bilgi veren Firma Sahibi İnşaat Mühendisi Mustafa Alptekin, Konya’da sektörlerinde güvenin adresi olduklarını belirtti. Alpekin, “Firmamız 16 yıldır şehirde önemli projelere imza attı. Kendimde inşaat mühendisi olduğum için teoriyle pratiği birleştirerek güzel bir çizgi yakaladık. Profesyonel bir ekip oluşturduk. Yüzlerce vatandaşımızı ve yatırımcımızı ev sahibi yaptık. Yeni nesil konut anlayışıyla konut ve ticari alanlar üretmeye devam edeceğiz” dedi.

İKİ BÜYÜK PROJE YAPIYORUZ

Mevcuttaki projeleri hakkında bilgiler veren Mustafa Alptekin, “Şu an da Konya’nın seçkin semtlerinden Esenler Mahallesi’nde tamamı 3 artı 1 olan 89 dairelik projemiz hızla yükseliyor. Kabası bitti. İnşallah 2027 ortasında teslim edeceğiz. Yine Karatay’da da 84 dairelik projemiz var. İnşallah yılbaşında da oraya start verceğiz. Şu an değerlendirme aşamasında olduğumuz yerlerimiz de var. İnşallah müşterilerimize ve tedarikçilerimize verdiğimiz güvenle şehrin ihtiyaçları doğrultusunda konut üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Kaynak: www.bbnhaber.com.tr

Antalya’da yeni uluslararası otel yatırımı için anlaşma imzalandı

Antalya’da hayata geçirilecek yeni otel projesi için Accor ile marka anlaşması yapıldı. Mercure Antalya Airport, uluslararası konaklama standartlarıyla hizmet vermeye hazırlanıyor.

Antalya’nın turizm yatırımlarına yeni bir uluslararası proje daha ekleniyor.

Muratpaşa ilçesinde geliştirilecek Mercure Antalya Airport otel projesi için dünyanın önde gelen konaklama gruplarından Accor ile marka anlaşmasına imza atıldı. Yeni yatırım, Antalya’nın artan konaklama ihtiyacına yönelik projeler arasında yer alırken, uluslararası marka deneyimiyle bölgenin turizm potansiyeline katkı sağlaması hedefleniyor.

Accor ile marka iş birliği yapıldı

Proje kapsamında gerçekleştirilen anlaşma, Güney Grup Yönetim Kurulu Başkanı Murat Güney ile Accor Türkiye Operasyonlarından Sorumlu Müdür Yardımcısı Sinan Köseoğlu tarafından imzalandı. Mercure Antalya Airport’un marka, proje geliştirme ve işletme süreçlerinde ise Shine Hospitality görev alacak.


Otel yatırımının tüm süreci yönetilecek

Shine Hospitality, projenin başlangıç aşamasından itibaren marka stratejisi, uluslararası iş birlikleri ve anlaşma süreçlerini yürüttü. Şirket, otelin açılış hazırlıkları ile birlikte operasyon yönetiminde de aktif rol üstlenecek.

Shine Hospitality yetkilisi Ayça Bilgin, Antalya’nın uluslararası turizm kimliğine uygun, uzun vadeli değer oluşturacak bir proje geliştirmeyi hedeflediklerini belirtti. Bilgin, başarılı bir otel yatırımında doğru konumlandırma, güçlü marka stratejisi ve etkin işletme anlayışının önemli olduğunu ifade ederek, projenin farklı alanlardaki deneyimleri bir araya getiren bir iş birliği olduğunu söyledi.

Yeni yatırımlar için çalışmalar sürüyor

Gıda, otomotiv ve inşaat sektörlerinde faaliyet gösteren Güney Grup’un turizm alanındaki yatırımlarını artırmayı planladığı belirtildi. Şirketin Antalya’daki projenin yanı sıra Batman’da yeni bir otel yatırımı üzerinde de çalışmalar yürüttüğü, projeye ilişkin ayrıntıların ilerleyen dönemde paylaşılacağı aktarıldı.

Mercure Antalya Airport projesinin tamamlanmasıyla birlikte Antalya’nın uluslararası markalı konaklama seçeneklerine yeni bir tesis daha eklenmiş olacak.

Kaynak: www.turizmajansi.com

OSB’lerde yeni model: Okuldan fabrikaya geçiş

Meslek yüksekokulu mezunlarının iş bulma ve iş verenlerin de eleman bulma sıkıntısı çektiğini vurgulayan Dr. Ahmet Özken, Kemalpaşa OSB’de kurulacak bir kampüsün bu sorunun önüne geçebileceğini söyledi

Türkiye’de her yıl yüz binlerce genç yükseköğretimden mezun olsa da diploma her mezun için iş kapısını aralayamıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre genç işsizliği çift haneli seviyelerde seyrini sürdürürken, özellikle meslek yüksekokulu (MYO) mezunlarının önemli bir kısmı eğitimini aldığı alanda çalışamıyor. Bir tarafta nitelikli ara eleman arayan sanayiciler, diğer tarafta aylarca iş arayan gençler bulunurken, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Meclis Üyesi Dr. Ahmet Özken bu tabloyu tersine çevirecek bir model hakkında bilgiler aktardı. Özken, Organize Sanayi Bölgelerinde (OSB) kurulacak iş garantili meslek yüksekokullarıyla öğrencilerin üretimin içinde eğitim alacağını, mezun olmadan işverenlerle buluşacağını ve ortalama6 aya ulaşan iş arama süresinin ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini belirtti. Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’nin (KOSBİ) konum ve yapısı gereği MYO kurulması için çok elverişli olduğunu söylerken, kurulacak nitelikli kampüs içinde gençlerin hem akademik eğitim alacağını hem de OSB sayesinde uygulamalı eğitimle sektörel tecrübe edineceğini belirtti.

Haber Görseli

MEZUNLARIN YARISI İŞİ YAPAMIYOR

MYO mezunlarının ortalama iş bulma süresinin çok uzun olduğunu ve mezunların yarısının alanları dışında işlerde çalışmak zorunda kaldığını aktaran Dr. Özken, “Ülkemizde şu an tam 204 tane Meslek Yüksekokulu (MYO) bulunuyor. Bunların29’u devlet, 75’i ise vakıf üniversitelerine bağlı. Bu okullarda 500 binden fazla öğrenci eğitim görüyor. Dağılıma baktığımızda mühendislik ağırlıklı programlar ‘yüzde 35, sağlık programları ise ‘yüzde 20’lik bir paya sahip. Burada canımızı sıkan iki önemli veri var ki zaten bizim çıkış noktamız da burası: Bu mezunların ‘yüzde 50’si maalesef okuduğu işi yapmıyor. Üstelik ortalama iş bulma süreleri de6 ayı buluyor. İzmir’de Dokuz Eylül, Ege, Yaşar, İzmir Ekonomi ve Kavram Meslek Yüksekokulu gibi toplam 20 MYO var. Bu okullarda5 binden fazla öğrenci eğitim görüyor ve her yıl yaklaşık 3 bin mezun veriyoruz. İzmir özelinde ise7 Organize Sanayi Bölgemiz mevcut. İzmir Atatürk OSB, Kemalpaşa OSB, İTOB gibi değerli bölgelerimizde bin 500’e yakın fabrika faaliyet gösteriyor. Bu fabrikalar01 bin kişiye iş imkanı sunarken, yıllık yaklaşık 30 milyar USD gibi devasa bir ticaret hacmi gerçekleştiriyor” dedi.

Haber Görseli

İŞ VEREN VE İŞ ARAYAN YAN YANA 

Hazırladıkları proje ile iş arayan gençleri okuldan mezun olmadan önce iş verenler ile buluşturarak iş garantisi oluşturmak istediklerini belirten Dr. Özken, “16 aylık iş arama sürelerini ortadan kaldırmak ve ‘okuduğu işi yapma’ oranını artırmak için harika bir modelimiz var. EBSO koordinatörlüğünde, Organize Sanayi Bölgelerinde İş Garantili Meslek Yüksekokulları projesi kapsamında Ege Üniversitesi KOSBİ MYO olarak biz tam da bu sorunu çözüyoruz. Öğrencilerimizi doğrudan OSB’nin içine alarak onlara muazzam avantajlar sunuyoruz: Öğrencilerimiz sadece teorik ders görmüyor, haftalık ders saatleri dışında OSB’deki işletmelerde birebir uygulamalı eğitim alıyorlar. Böylece mezun olduklarında o hep karşımıza çıkan ‘tecrübesiz’ etiketinden daha ilk günden kurtuluyorlar. ‘Piyasanın neye ihtiyacı var?’ sorusunu sanayicilere soruyoruz. Sanayi temsilcileri müfredat tasarımında söz sahibi olduğu için, öğrencilerimiz tam olarak sektörün aradığı güncel becerilerle yetişiyor. OSB bünyesindeki işletmeler, başarılı öğrencilerimizi daha mezun olmadan gözlerine kestiriyor ve iş tekliflerini yapıyorlar. Çocuklarımız daha diplomalarını ellerine alırken, hangi gün işe başlayacaklarını biliyorlar. İşe başladıktan sonra da işletmeler mezunlarımıza mentörlük ve ileri eğitim desteği sağlamaya devam ediyor. İlk iş deneyiminden sonra daha üst pozisyonlara geçişte de onlara rehberlik ediliyor. Bir tarafta yetişmiş eleman arayan binlerce fabrika, diğer tarafta iş arayan binlerce genç var. Biz KOSBİ MYO modeliyle bu iki gücü tam merkezinde, yani OSB içinde birleştirerek her iki tarafın da kazanmasını sağlıyoruz. Bu sistem aslında teknik liselerin bir üst aşaması gibi düşünülebilir. Şu an Kemalpaşa, Çiğli ve Aliağa’da Organize Sanayi Bölgelerine ait çok başarılı Anadolu teknik ve meslek liselerimiz zaten var. Projenin amacı, bu liselerdeki öğrencileri öncelikli olarak sisteme dahil etmek, onlara iki yıllık nitelikli bir yükseköğrenim sunarak sektöre kazandırmak. Yani meslek liselerinin devamı niteliğinde bir yapı kuruyoruz. Bu meslek yüksekokulu sürecinin ardından, ileride ihtiyaçlar doğrultusunda mühendislik veya iktisat gibi dört yıllık fakülteler de tabii ki kurulabilir; ancak bizim birincil önceliğimiz kesinlikle meslek yüksekokulu. İlk etapta Organize Sanayi Bölgesi’ndeki firmalara yönelik hızlıca bir anket çalışması yapmayı planlıyoruz. Kendilerine hazır bir liste sunup, ‘Mezunlarından en çok istihdam sağladığınız bölümler hangileri?’ diye soracağız. Bu değerlendirme sonucunda ihtiyaçlar netleşecek ve ona göre hareket edeceğiz. Ama ilk aşamada mühendislik alanlarının alt birimleri, elektrik-elektronik, boya, lojistik ve dış ticaret gibi yaklaşık 8 ila0 teknik bölümün açılması fazlasıyla yeterli olacaktır. Çünkü bu bölgedeki firmaların neredeyse tamamı dış ticaretle uğraşıyor” ifadelerini kullandı.

KAMPÜS HAYATINDAN KOPMAYACAKLAR

Türkiye’de apartman benzeri üniversiteler olduğunu dile getiren Dr. Özken, hayata geçirmeyi amaçladıkları projede inşa edilecek MYO’ların öğrencilere kampüs hayatını yaşama fırsatı sunacağını belirtti. Projenin Kemalpaşa gibi geniş alanları olan OSB’ler gibi AOSB gibi daha sıkışık alanlarda da hayata geçirilebileceğini belirten Dr. Özken, açıklamalarını şu şekilde bitirdi: “Kemalpaşa’yı öncelikli görmemizin temel sebebi; KOSBİ’nin hem alan hem de organizasyon yapısı bakımından çok çeşitli üretim tesislerine ev sahipliği yapması. Burası tek bir sektöre sıkışmış bir ihtisas OSB değil; fabrika sayısı ve ürün çeşitliliği çok fazla, dış ticaret hacmi ise oldukça yüksek. Ayrıca fiziki alanı da genişlemeye çok müsait. Lojistik açıdan bakarsak hem şehir merkezine hem de Ege ve Yaşar Üniversitelerine ciddi bir yakınlığı var. Buradaki temel amacımız, mevcut meslek yüksekokulundaki ilgili bölümleri buraya taşıyarak bölge içinde entegre bir kampüs oluşturmak. Öğrencileri kampüs ortamından uzaklaştıracağımız endişesi ise yersiz, çünkü biz orada sıradan bir okul binası değil, ‘Kemalpaşa Özel Kampüsü’ adıyla tam donanımlı bir alan inşa edeceğiz. Türkiye’de 200’den fazla üniversite var ve ben de uzun yıllar akademisyenlik yapmış biri olarak birçoğunu yakından biliyorum. Hayallerdeki o geniş Ege, ODTÜ veya Hacettepe kampüsleri maalesef her üniversitede yok. Özellikle İstanbul’da dershaneden bozma, apartman dairelerinde eğitim veren pek çok meslek yüksekokulu var. Bizim kuracağımız kampüs, o apartman üniversitelerinden kat kat daha nitelikli, tamamen uygulamaya ve doğrudan saha hayatına yönelik bir merkez olacak. Böylece mevcut handikapları da ortadan kaldıracağız. Bu projeyi sadece Kemalpaşa gibi geniş alanlarda değil, Atatürk Organize Sanayi Bölgesi gibi daha sıkışık bölgelerde de hayata geçirmek mümkün. Oralarda da genişlemeye uygun, müsait alanlar mevcut. Yaklaşık 5 ya da0 dönümlük bir arazi, çok rahat bir şekilde meslek yüksekokulu kampüsüne dönüştürülebilir.”

Kaynak: www.ilkses.com.tr

2026’da Yapılan Düzenlemelerle Kentsel Dönüşümde Süreç Hızlanırken Hak Kayıpları da Önleniyor

0

2026’da kentsel dönüşüm alanında hayata geçirilen düzenlemeleri değerlendiren EVA Gayrimenkul Proje Değerleme ve Danışmanlık Departmanı Kıdemli Müdürü Erdem Akyol, “Düzenlemeler hem vatandaşlar hem de sektör açısından önemli fırsatlar sunuyor. Kira yardımlarındaki güncellemelerden “Yarısı Bizden” kampanyasına, yeni kredi desteklerinden 6306 sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliği’nde yapılan değişikliklere kadar birçok başlık, dönüşüm sürecini yakından etkiliyor.” dedi.

Kentlerin depreme dayanıklı hale getirilmesi ve daha güvenli yaşam alanlarının oluşturulması amacıyla yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları, bu yıl önemli düzenlemeler eşliğinde devam ediyor. Evini kentsel dönüşümle yenilemek ve depreme dayanıklı hale getirmek isteyen vatandaşlar; kira yardımı, “Yarısı Bizden” kampanyası ve yeni kredi destekleri gibi uygulamalarla teşvik ediliyor.

Kira ve Taşınma Destekleri Güncellendi

2026 yılıyla birlikte maliklere verilen aylık kira yardımları artırılırken, kiracılar için taşınma yardımlarında da güncellemeye gidildi. Ancak bu noktada vatandaşların dikkat etmesi gereken önemli bir ayrım bulunduğuna dikkat çeken EVA Gayrimenkul Proje Değerleme ve Danışmanlık Departmanı Kıdemli Müdürü Erdem Akyol, “Bakanlık kira yardımı, İBB kira yardımı ve “Yarısı Bizden” destekleri birbirinden farklı sistemler üzerinden ilerliyor. Bu nedenle vatandaşların hangi desteğin hangi koşullarda uygulanabileceğini ayrıca değerlendirmesi gerekiyor.” dedi.

İstanbul’da 60 Binden Fazla Konut “Yarısı Bizden” ile Dönüşüyor

“Yarısı Bizden” kampanyasında yapılan düzenlemeyle vatandaşların hak kaybı yaşamasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Yeni düzenlemeye göre 31 Aralık 2026 tarihine kadar riskli yapı tespitinin kesinleşmiş olması yeterli olacak. Ruhsat, proje, kat irtifakı ve inşaat süreçleri ise daha sonra tamamlanabilecek.

Bu değişiklik özellikle büyük apartmanlarda maliklerin uzlaşma sürecini kolaylaştıran önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Kampanya kapsamında her bir konut için destek tutarı 875 bin TL hibe ve 875 bin TL kredi olmak üzere toplam 1 milyon 750 bin TL’ye yükseltildi. Taşınma desteği ise 125 bin TL olarak güncellendi.

“Yarısı Bizden” kampanyasından İstanbul’da 60 binden fazla konutun faydalandığını söyleyen Akyol, “Kampanyayı cazip kılan başlıca unsurlar; kredi taksitlerinin yapı ruhsatı alındıktan iki yıl sonra başlaması, on yıla kadar vadeli kredi ödemelerinde ilk yıl faiz uygulanmaması ve sonraki yıllarda faiz oranının Tüketici Fiyat Endeksi’nin yarısı oranında güncellenmesidir.” dedi.

3 Milyon TL’ye Kadar Kredi Desteği

İstanbul’daki riskli yapıların dönüşümünü hızlandırmak amacıyla Dünya Bankası destekli yeni bir finansman programı devreye alındı. Programın detaylarını paylaşan Akyol, “3 milyon TL’lik kentsel dönüşüm kredi desteğinden faydalanmak isteyen riskli yapıdaki hak sahipleri için kredi değerlendirmesinde icra/haciz durumu ve taksitlerin hane gelirine oranı gibi kriterler dikkate alınıyor. Söz konusu kredi desteği, her bağımsız bölüm yani konut veya iş yeri için 3 milyon TL’ye kadar, 180 ay vadeli ve yüzde 0,69 faiz oranıyla hak sahiplerinin kullanımına sunuldu. Bu desteğin ‘Yarısı Bizden’ kampanyasından en önemli farkı, 3 milyon TL’lik tutarın tamamının kredi olması ve geri ödenmesidir. ‘Yarısı Bizden’ kapsamında ise hibe, kredi ve taşınma desteği birlikte verilir; hibe tutarı geri ödenmez.” ifadelerini kullandı.

Mevzuat Düzenlemeleri Süreci Hızlandırmayı Hedefliyor

4 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 6306 sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliği Değişikliği ile kentsel dönüşüm süreçlerinde bazı usul kolaylıkları hayata geçirildi. Değişiklileri değerlendiren Akyol, “Yeni düzenlemeyle maliklerin toplantıya çağrılma usulleri, toplantı ilanı ve tebligat süreçleri, riskli yapı tespitleri, satış işlemleri, tapu uygulamaları, tevhit ve ifraz işlemleri ile uygulama süreçleri gibi birçok başlıkta teknik düzenleme yapıldı. Bu düzenlemelerle uygulamaların hızlandırılması ve yaşanan hukuki sorunların azaltılması amaçlanıyor. Ayrıca yönetmeliğin yürütme yetkisi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı’ndan alınarak Kentsel Dönüşüm Başkanına devredildi.” dedi.

İstanbul’da Çatı Katı Uygulaması Eşitsizliğe Neden Olabiliyor

İstanbul’da kentsel dönüşüm sürecini etkileyen başlıklardan biri de çatı katı uygulamaları oldu. İBB Meclisi’nin Mart 2025’te aldığı kararla çatı katlarına ayrı bağımsız bölüm hakkı tanınmıştı. Ancak açılan dava sonucunda söz konusu plan notu değişikliği için yürütmenin durdurulmasına karar verildi. Konuya ilişkin konuşan Akyol, şu ifadeleri kullandı: “Uygulama esas olarak ilçenin mevcut imar planına, plan notlarına ve yürürlükteki ilgili mevzuata bağlı olarak değişiklik gösteriyor. Bu nedenle ilçeler bazında farklı uygulamalar ortaya çıkabiliyor. Bazı ilçelerde mevcut plan notları çatı piyesi uygulamasına izin verdiği için süreç devam ederken, bu farklılık deprem riski taşıyan ancak farklı ilçelerde yer alan binalardaki vatandaşlar açısından eşitsizliğe neden olabiliyor.”

Üretimin Merkezinde Yeni Yatırım Fırsatı: Eska Edition Ofisleri Satışa Sunuluyor

0

Konut Etabında Yoğun İlgi Gören Eska Edition, Temmuz Ayında Ofis Bloğunu Yatırımcılarla Buluşturuyor

ESKA Group’un Çerkezköy’de geliştirdiği karma yaşam projesi Eska Edition, yeni satışa sunduğu Kent etabında yer alan Kent Residence’ın gördüğü yoğun ilginin ardından şimdi de ofis bloğunu satışa sunuyor. Bir ay önce satışa çıkan konutların kısa sürede yatırımcılardan büyük ilgi görmesinin ardından, projenin modern ofislerden oluşan yeni etabı Temmuz ayında satışa açılıyor.

Çerkezköy’ün gelişen iş ve sanayi ekosisteminin merkezinde konumlanan Eska Edition Kent Ofis Bloğu, bölgenin büyüyen ticaret hacmine ve kurumsal ofis ihtiyacına cevap vermeyi hedefliyor.

Sanayinin Merkezinde Yeni Nesil Ofisler

Türkiye’nin önemli üretim üslerinden biri olan Çerkezköy’de hayata geçirilen Eska Edition, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi, üretim tesisleri ve ticaret merkezlerine yakın konumuyla öne çıkıyor. İstanbul Havalimanı’na yaklaşık 40 dakikalık mesafede bulunan proje, ulaşım avantajıyla da yatırımcıların dikkatini çekiyor.

Bölgenin gelişimini hızlandıracak en önemli yatırımlardan biri olan Halkalı–Kapıkule Yüksek Hızlı Tren Hattı’nın bu yıl devreye alınmasıyla birlikte Çerkezköy’ün ulusal ve uluslararası lojistik ağındaki rolünün daha da güçlenmesi bekleniyor. Demiryolu bağlantısının sağlayacağı avantajın, bölgeyi ithalat ve ihracat faaliyetleri açısından daha stratejik bir merkez haline getirmesi öngörülüyor.

Esnek Planlama, Güçlü Yatırım Fırsatı

Eska Edition Kent Ofis Bloğu, farklı ölçeklerde faaliyet gösteren şirketlerin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlandı.

60 metrekare ile 255 metrekare arasında değişen ofisler, birleştirilebilir mimari yapıları sayesinde kullanıcıların ihtiyaçlarına göre daha büyük çalışma alanlarına dönüştürülebiliyor. Bu esnek planlama, hem yatırımcılar hem de büyüyen şirketler için uzun vadeli kullanım avantajı sunuyor.

Ofislerin satış fiyatları 5 milyon 500 bin TL ile 20 milyon TL arasında değişirken, yatırımcılara yüzde 50 peşinat ve 12 aya varan vade seçenekleri sunuluyor.

Bölgenin Yükselen Ticari Potansiyeline Yatırım

Eska Edition; konut, ofis, ticari alan ve sosyal yaşam fonksiyonlarını bir araya getiren karma yaşam konseptiyle yalnızca bir gayrimenkul projesi değil; Çerkezköy’ün gelişen iş yaşamına değer katacak yeni bir merkez olarak konumlanıyor.

Kent Etabı bünyesinde yer alan cadde mağazaları, restoranlar, kafeler ve sosyal yaşam alanları, ofis kullanıcılarına ve ziyaretçilere gün boyu yaşayan dinamik bir çalışma ortamı sunacak şekilde planlandı. Projede ayrıca Accor Grubu’nun uluslararası markası IBIS çatısı altında hayata geçirilecek 150 odalı otel de yer alıyor. Özellikle bölgedeki sanayi kuruluşları, ulusal ve uluslararası iş ortakları ile kurumsal ziyaretçilere hizmet vermesi hedeflenen otel; toplantı alanları ve konaklama olanaklarıyla iş dünyasının ihtiyaçlarını destekleyecek. Böylece Eska Edition, yalnızca modern ofislerden oluşan bir proje değil; çalışma, konaklama, yeme-içme, alışveriş ve sosyal yaşamı aynı merkezde buluşturan bütünleşik bir iş ve yaşam ekosistemi sunacak.

Konut etabında elde edilen güçlü satış performansının ardından satışa sunulan ofis bloğunun da, bölgedeki üretim gücü, artan ticaret hacmi ve ulaşım yatırımlarının etkisiyle yatırımcılardan yoğun ilgi görmesi bekleniyor.

Sivas OSB’de yatırım hamlesi

Sivas Organize Sanayi Bölgesi’nde yeni yatırımlar hız kesmeden devam ediyor. OSB Müdürlüğü, yeni parsel tahsisleri ve genişleme çalışmalarıyla birlikte 25 sanayi parselinde fabrika inşaatlarının sürdüğünü açıkladı.

Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Müdürlüğü, bölgede yeni yatırımların aralıksız sürdüğünü açıkladı. Yapılan açıklamada, Organize Sanayi Bölgesi’nin üretim kapasitesini artıracak yatırımlarla büyümeye devam ettiği vurgulandı.

OSB Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Sivas-Merkez 1. Organize Sanayi Bölgesi’nde yalnızca yeni fabrikaların inşa edilmediği, aynı zamanda istihdamın artırılması, ihracatın güçlendirilmesi ve Türkiye’nin üretim vizyonuna katkı sunulması adına önemli adımlar atıldığı belirtildi.

Açıklamada, yeni parsel tahsisleri ve genişleme çalışmaları kapsamında toplam 25 sanayi parselinde fabrika inşaatlarının devam ettiği ifade edilerek, “Sivas-Merkez 1. Organize Sanayi Bölgesi olarak sadece fabrikalar inşa etmiyor; istihdamı, ihracatı ve güçlü Türkiye vizyonunu hep birlikte yukarı taşıyoruz.” denildi.

Bölgeye yatırım yaparak üretime ve istihdama katkı sağlayan sanayicilere teşekkür edilen açıklamada, “Yatırımlarıyla bölgemize değer katan tüm müteşebbislerimize teşekkür ederiz. Üretmeye, gelişmeye ve büyümeye kararlılıkla devam.” ifadelerine yer verildi.

Kaynak: Sultan Şehir Gazetesi

Bodrum’a yeni lüks otel yatırımı

G Hotels, butik lüks markası The Norm’un Bodrum’daki ikinci oteli The Norm Le Chic’i görkemli bir törenle hizmete açtı. Michelin yıldızlı Şef Theodor Falser imzasını taşıyan Salicorne restoranıyla dikkat çeken tesis, Bodrum’un üst segment turizmine yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor.

G Hotels, butik lüks otel markası The Norm çatısı altındaki Bodrum’daki ikinci oteli The Norm Le Chic’i görkemli bir açılışla hizmete açtı. Asarlık Mevkii’nde konumlanan tesis, markanın üçüncü, Bodrum’daki ise ikinci oteli olarak misafirlerini ağırlamaya başladı.

Açılışla birlikte, Michelin yıldızlı İtalyan Şef Theodor Falser imzasını taşıyan Salicorne restoranı da kapılarını açtı. İki gün süren açılış etkinliklerinde sanatçı Karsu sahne alırken, sanat, iş ve cemiyet dünyasından çok sayıda davetli organizasyona katıldı.

ATG Hotels CEO’su Hakan Öztürk, The Norm Le Chic’in uluslararası “sessiz lüks” anlayışını yansıtan mimarisi, özel tasarım süitleri ve gastronomi yatırımıyla Bodrum’un üst segment turizmine önemli katkı sağlayacağını söyledi.

Öztürk, Michelin yıldızlı Şef Theodor Falser’in yönettiği Salicorne restoranının yalnızca otel misafirlerine hizmet veren bir restoran olmayacağını belirterek, gastronomi turizmi açısından da Bodrum’un yeni cazibe merkezlerinden biri olmayı hedeflediğini ifade etti.

The Norm Le Chic, daha önce hizmete giren The Norm Doora’nın ardından markanın Bodrum’daki büyümesini sürdürürken, lüks konaklama ve gastronomiyi bir araya getiren konseptiyle bölgenin üst segment turizm pazarına hitap edecek.

Kaynak: www.turizmnews.com

Gaziantep’te Türkiye’ye örnek 20 bin bahçeli ev hamlesi

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilecek, Gazianteplileri doğayla buluşturacak Gazi Konut Bahçelievler Projesi’nin tanıtımı gerçekleştirildi.

Kentin geleceğine değer katacak, mahalle kültürünü yaşatacak ve aileleri toprakla buluşturacak proje, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iştiraki Gazi Konut tarafından hayata geçirilecek. Gaziantep’in konut ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan ve bugüne kadar binlerce vatandaşı uygun fiyatlı, kaliteli konutlarla buluşturan Gazi Konut, yeni projesiyle şehir yaşamının yoğun temposundan uzak, doğayla iç içe, sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmayı hedefliyor. Proje kapsamında yapılacak Bahçelievler Projesi’nde tek katlı, 30 metrekare büyüklüğündeki konutlar ile yaklaşık 70 metrekarelik özel bahçeler yer alacak.

Bahçelievler Projesi’nde fiyat ve ödeme planı açıklandı

Bahçelievler Projesi etaplar hâlinde hayata geçirilecek. Toplam 20 bin bahçeli evin yapılmasının planlandığı projede, şehit aileleri, gaziler ve emekliler için satış fiyatı 590 bin TL olarak belirlendi. Bu gruptaki vatandaşlar yüzde 25 peşinat ödeyecek, kalan tutarı ise aylık 9 bin TL taksitlerle ödeyebilecek. Diğer vatandaşlar için konut satış fiyatı 690 bin TL olarak açıklandı. Bu grupta yüzde 50 peşinat alınacak, kalan tutar ise aylık 19 bin TL taksitlerle ödenecek. Bahçeli evlerin bir yıl içerisinde teslim edilmesi planlanıyor.

“Gaziantep’i yeşil şehir yapıyoruz”

Bahçelievler Projesi için başvurular 8 Temmuz’da Gazi Konut’un resmi internet sitesi olan https://gbbkonut.com.tr/ üzerinden başlayacak.

Tanıtım toplantısında konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Modeli’nin birlik, verimlilik ve koordinasyon anlayışıyla öne çıktığını belirterek şunları söyledi: “Yüreğinde bir aşk yoksa bir inanç yoksa bir gayret yoksa bir sorumluluk yoksa bu ve bunun gibi projeleri hayata geçiremezsiniz. Bugün sanki milletvekili olduğum ilk gün gibi heyecanlıyım. Hissettiğiniz heyecanın aynısını vatandaşlarımla aynı şekilde hissediyorum. Büyük kentlerin planlamasını doğru şekilde yapmak gerekiyor. Betonarme yapılar insanları yoruyor. Dolayısıyla bugün burada tanıtımını yaptığımız Bahçelievler projesi çok önemli. Gaziantep’i yeşil şehir yapıyoruz. Bir buçuk milyon metrekareyi ayırdık, başladık. Vakti geldiğinde oradaki domatesi, biberi koparıp bir yağlı köfte yapacaksınız. Başkanınız da size çaya gelecek. Büyük aile kültürünü şehrimizde inşa etmek zorundayız. Huzur çok önemli. Huzur varsa mutluluk varsa buna sahip olan kimseden zengini yoktur. Biz bu şehirde bunu inşa edeceğiz. Bunu başarmalıyız.”

“Farkı yaratan şey öngörü belediyeciliği”

Gaziantep Vali Kemal Çeber, lansmanda yaptığı konuşmada Büyükşehir Belediyesinin tarımdan sulamaya, deprem hazırlıklarından şehir planlamasına kadar birçok alanda örnek projeler yürüttüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bir vali bunların altına imza atmasında ne yapsın. Farkı yaratan şu: Öngörü Belediyeciliği. Gaziantep farkını yaratan zaten bu. Bu bölge Gaziantep odaklı olarak Türkiye’nin yeni Marmara Bölgesi olacak. Gelecek Türkiye Yüzyılı’na bu bölgeye yön verecek. Yani daha şimdiden tüm Türkiye’de daha ilan edildiği anda konuşulmaya başlayan yapıldığında da ümit ediyorum ki birçok projemiz gibi Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin birçok projesi gibi tüm Türkiye örnek olacağına inandığım özellikle hobi bahçelerinin çok tartışıldığı bugünlerde mevzuata uygun, doğaya uygun, sosyal yaşama uygun, geleneklere uygun, mahalle kültürüne uygun, bu işlerin nasıl yapılabileceğini de gösteren bir projeyi sadece Gaziantep’e değil Türkiye’ye de hediye ediyorsunuz.”

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Sezer Cihan ise yaptığı sunumda, Büyükşehir Belediyesinin altyapı, ulaşım ve konut başta olmak üzere yürüttüğü çalışmaları anlatırken, Gazi Konut Yönetim Kurulu Başkanı ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mehmet Haz da konuşmasında projenin detayları hakkında bilgiler paylaştı.

Kaynak: www.ekonomim.com

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: KKTC’nin su güvenliği güçlü bir noktaya ulaşmıştır

0

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, KKTC temasları kapsamında Mesarya Ovası’nda Türkiye tarafından yapılan sulama hattı inşaatında incelemelerde bulunarak KKTC’nin su güvenliğinin güçlü bir noktaya ulaştığını söyledi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) temasları kapsamında Mesarya Ovası’nda Türkiye tarafından yapılan sulama hattı inşaatında incelemelerde bulunarak KKTC’nin su güvenliğinin güçlü bir noktaya ulaştığını söyledi.

Bakan Yumaklı, temaslarda bulunmak üzere geldiği KKTC’de Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş ile Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından yapımı devam eden “Orta Mesarya Ovası Sulaması Ana İletim Hattı 2. Kısım İnşaatı”nda incelemelerde bulundu.

Bakan Yumaklı, inşaat alanında vinç kullanarak, 2 bin 500 milimetre çapındaki çelik borunun boru hendeğine indirilerek döşenmesi işlemini gerçekleştirdi.

Burada su ve tarımsal sulama proje ve çalışmaları ile ilgili gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde KKTC için oluşturdukları su güvenliği vizyonuna dikkati çekerek, “KKTC’nin su güvenliği güçlü bir noktaya ulaşmıştır.” dedi.

Bakan Yumaklı, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan yatırımlar yapmadıklarına, aynı zamanda geleceğin su yönetimini de bugünden planladıklarına dikkat çekerek, şöyle devam etti:

“Bu anlayışla 2023 yılı Eylül ayında Su ve Toprak Kaynakları Master Planı’na başladık. Söz konusu çalışma sadece bir rapor değil, KKTC’nin gelecek vizyonunu şekillendirecek bilimsel bir yol haritasıdır. Master plan kapsamında su ve toprak kaynaklarının potansiyeli ortaya konulurken, tarım ve sulama altyapısı da bilimsel veriler ışığında değerlendiriliyor. Planda, alternatif enerji kaynakları ile su yönetimi birlikte ele alınıyor.”

“Anadolu’dan gelen her damla su, ortak geleceğe olan inancımızın da sembolüdür”

Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkinin yalnızca iki devlet arasındaki bir işbirliği olmadığını anlatan Bakan Yumaklı, bu ilişkinin kader birliği, gönül birliği ve sarsılmaz kardeşliğin adı olduğunu vurguladı.

Yumaklı, su projesinin bu kardeşliğin en güçlü sembollerinden biri olduğunun altını çizerek, “Anadolu’dan gelen her damla su, aynı zamanda dayanışmanın, güvenin ve ortak geleceğe olan inancımızın da sembolüdür.” diye konuştu.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, içme suyundan sulamaya, atık su yatırımlarından yeni tarımsal altyapılara kadar tüm projeleri birer birer tamamlayacaklarını kaydederek, çalışmalara destek veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarını sundu.

“KKTC’nin 50 yıllık su ihtiyacını giderecek yatırım yapıldı”

Bakan Yumaklı, su konusunda bugün gelinen noktada 14 ayrı projeden oluşan, yaklaşık 69 milyar liralık dev bir yatırım programını yürüttüklerini belirterek, “Bunun 41 milyarlık kısmı tamamlandı. 8 milyar liralık kısmında çalışmalarımız devam ediyor. 20 milyar liralık kısmında ise planlamalar arkadaşlarımız tarafından sürdürülüyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Yumaklı, yatırımların büyük bir bölümünün vatandaşların hizmetine sunulduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Sadece bugünün değil, KKTC’nin 50 yıllık su ihtiyacını giderecek yatırım yapıldı. Bu yatırım kapsamında 870 kilometre iletim hattı, 49 depo ve terfi merkezi, 529 kilometre içme suyu dağıtım hattı ve günde 200 bin metreküp kapasiteli modern içme suyu arıtma tesisini bitirerek hizmete almış durumdayız.”

Tarımsal sulama projesi

KKTC’de başta Mesarya Ovası olmak üzere tarım alanlarına su verilmesi ile ilgili yürütülen projelere de değinen Bakan Yumaklı, 9 bin 720 hektarlık Mesarya Ovası’na suyu iletecek ve 5,5 milyar lira maliyetli olan Orta Mesarya Ovası İkinci Kısım İletim Hattı ile ilgili çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Yumaklı, hattın geçeceği güzergahta herhangi bir şekilde kamulaştırma ya da benzeri sorunla karşılaşılmaması durumunda Mesarya’ya su getirecek iletim hattını 2027 yılında bitirmeyi hedeflediklerini belirtti.

Yumaklı, öte yandan KKTC’deki 207 kilometrelik İçme Suyu İletim Hattı’nın da tamamlandığını ifade ederek, “Ne ana vatan Türkiye’de ne de KKTC’de biz yalnızca bugünün ihtiyaçlarını gören yatırımlar yapmıyoruz.” şeklinde konuştu.

Kaynak: www.aa.com.tr

Konya’da inşaat sektörünün gündemi KTO’da ele alındı

0

Konya Ticaret Odası’nın başlattığı Meslek Komiteleri İstişare Toplantıları serisinin 48’inci ve bu dönemin son toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda inşaat, mimarlık, şehir planlama ve yapı denetim sektörlerinin temsilcileri bir araya geldi.

Konya Ticaret Odası’nın (KTO) 2023 yılında başlattığı Meslek Komiteleri İstişare Toplantıları tamamlandı. Gerçekleştirilen 48 toplantıyla, KTO bünyesinde faaliyet gösteren 70 meslek komitesinin tamamıyla bir araya gelinerek sektörlerin sorunları, beklentileri ve çözüm önerileri kapsamlı şekilde değerlendirildi. İstişare toplantılarının sonuncusu; 43. İkamet Amaçlı Binaların İnşaatı, 44. İkamet Amaçlı Olmayan Yapıların İnşaatı, 45. Kooperatifçilik Faaliyetleri, 46. Özel Amaçlı İnşaat Faaliyetleri, 49. Mimarlık ile Şehir ve Bölge Planlama ile 50. Yapı Mühendisliği ve Denetim Faaliyetleri Meslek Komitelerinin müşterek katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıya, Konya Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk’ün yanı sıra Konya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Uzbaş, komite üyeleri ve sektör temsilcileri katıldı.

“70 MESLEK KOMİTEMİZİN TAMAMIYLA BİR ARAYA GELDİK”

Toplantının açılışında konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, Meslek Komiteleri İstişare Toplantılarının Konya Ticaret Odası’nın üyeleriyle kurduğu güçlü iletişimin en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirtti. 2023 yılında başlatılan toplantı serisinin 48’inci ve aynı zamanda bu dönemin son toplantısını gerçekleştirdiklerini ifade eden Öztürk, “70 Meslek Komitemizin tamamıyla gerçekleştirdiğimiz bu toplantılar vesilesiyle sektörlerimizin beklentilerini, sorunlarını ve çözüm önerilerini ilk ağızdan dinleme fırsatı bulduk. Bugün yürüttüğümüz birçok çalışmanın temelinde işte bu toplantılarda dile getirilen görüşler bulunmaktadır. Ankara’da yürüttüğümüz girişimlerde, TOBB nezdindeki çalışmalarımızda ve kamu kurumlarıyla yaptığımız görüşmelerde üyelerimizin taleplerini her zaman öncelikli gündem maddemiz haline getirdik. Çünkü Konya Ticaret Odası’nın en büyük gücü, üyeleriyle kurduğu güçlü iletişimdir.” dedi.

“KONYA’NIN GELECEK VİZYONUNU İNŞA EDİYORUZ”

Konya Ticaret Odası’nın bugün sadece belge düzenleyen bir kurum olmadığını vurgulayan Başkan Öztürk, oluşturdukları ekosistemle üretim, girişimcilik, eğitim, teknoloji ve ihracata yön veren bir yapı haline geldiklerini söyledi. KTO Karatay Üniversitesi, Model Fabrika, Teknoloji ve Eğitim Kampüsü, Dış Ticaret Merkezi, Mesleki Eğitim Merkezi, Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi ve diğer iştiraklerle Konya’nın üretim gücüne önemli katkılar sunduğunu belirten Öztürk, yakın zamanda hayata geçirilen Yatırımcı Ağı Projesi ile girişimcileri yatırımcılarla buluşturarak şehrin girişimcilik ekosistemini daha da güçlendirdiklerini ifade etti.

“İNŞAAT SEKTÖRÜ EKONOMİNİN LOKOMOTİFLERİNDEN BİRİDİR”

Konuşmasında küresel ekonomide yaşanan gelişmelere de değinen Başkan Öztürk, yüksek faiz ortamı ve finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin yatırım ağırlıklı sektörleri doğrudan etkilediğini belirtti. Konya’nın bütün zorlu şartlara rağmen üretmeye, yatırım yapmaya ve ihracatını artırmaya devam ettiğini ifade eden Öztürk, inşaat sektörünün ekonomideki stratejik rolüne dikkat çekerek şunları söyledi: “Yatırımın olduğu yerde inşaat vardır. Sanayinin büyüdüğü yerde inşaat vardır. Şehir gelişiyorsa yine inşaat sektörü vardır. Dolayısıyla inşaat sektörü yalnızca bina yapan bir sektör değil; ekonominin lokomotiflerinden biridir. Yaklaşık 250 alt sektörü doğrudan etkileyen yapısıyla milyonlarca kişiye istihdam sağlayan stratejik bir sektördür.”

konyada-insaat-sektorunun-gundemi-ktoda-ele-alindi

KTO ÜYELERİNİN TALEPLERİ DİNLENDİ

Toplantının soru-cevap bölümünde meslek komitesi üyeleri sektörlerine ilişkin görüş, öneri ve taleplerini dile getirdi. Konya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Uzbaş da özellikle yerel yönetimlerin görev alanına giren konularla ilgili üyelerin sorularını dinleyerek değerlendirmelerde bulundu. İmar uygulamaları, ruhsat süreçleri ve şehircilik alanındaki talepler hakkında katılımcıları bilgilendiren Uzbaş, sektör temsilcileriyle istişare kültürünün önemine dikkat çekti.

konyada-insaat-sektorunun-gundemi-ktoda-ele-alindi

48 TOPLANTIDA ORTAK AKIL VE GÜÇLÜ İSTİŞARE

Toplantının sonunda, 2023 yılında başlatılan Meslek Komiteleri İstişare Toplantıları’nın başarıyla tamamlandığı vurgulandı. Toplam 48 toplantıda 70 meslek komitesiyle gerçekleştirilen buluşmalar sayesinde sektörlerin ihtiyaçları doğrudan tespit edilirken, elde edilen görüş ve önerilerin Konya Ticaret Odası’nın yürüttüğü çalışmalar ile kamu kurumları nezdindeki girişimlere yön verdiği ifade edildi.

KTO, önümüzdeki dönemde de üyeleriyle güçlü iletişim ve ortak akıl anlayışı doğrultusunda istişare kültürünü sürdürerek Konya iş dünyasının sorunlarının çözümü ve şehrin ekonomik gelişimine katkı sağlamaya devam edecek.

Kaynak: www.haberdairesi.com

Hazır beton sektörü, canlanma umudunu faiz düşüşüne bağladı

2025 yılında talep daralması ve belirsizlik nedeniyle beklemeye alınan konut projeleri, 2026 itibarıyla birer birer hayata geçirilmeye başlanıyor ancak hazır beton ve inşaat sektöründe finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar üreticileri zorlamaya devam ediyor.

Önceki yıllarda piyasada oluşan konut stokunun, geçen yıl düşük arz nedeniyle azaldığını belirten Miltaş Beton ve İnşaat Madencilik Sanayi Ticaret AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Adem Genç, banka kredilerine ulaşımın güçleşmesiyle konut satışları yavaşladığını bildirdi. Aynı zamanda İstanbul Sanayi Odası İnşaat Amaçlı Ürünler Sanayii Komitesi Meclis üyesi olan Genç, konut üretim maliyetlerinin artmaya devam ettiğini ancak satış fiyatlarının aynı hızda yükselmediğini belirterek, reel anlamda konut fiyatlarında gerileme yaşandığını ifade etti.

İkinci el iş makineleri para etmiyor

Finansmana erişimin kısıtlı olması nedeniyle piyasanın kilitlendiğini kaydeden Genç, hazır beton üreticilerinin en önemli sorunlarından birinin de tahsilat süreçleri olduğunu vurgulayarak, müteahhitlerden alınacak ödemelerin gecikmesi, çek vadelerinin uzaması ve yüksek finansman maliyetlerinin sektörün nakit akışını olumsuz etkilediğini söyledi. Konut satışlarının tamamen durmadığını ancak kârlılıkların ciddi şekilde gerilediğini belirten Genç, birçok firmanın faaliyetini sürdürmeye çalıştığını ifade etti. Deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmalarının büyük ölçüde tamamlanmasıyla birlikte hazır beton sektöründe oluşan canlılığın da azaldığını belirten Genç, bu durumun özellikle ikinci el iş makineleri piyasasında arz fazlasına neden olduğu, işini tamamlayan firmaların pompa, mikser ve beton santrali gibi ekipmanlarını satışa çıkarmasına rağmen alıcı bulmakta zorlandığı, bunun da ikinci el makine fiyatlarında önemli düşüşlere yol açtığını kaydetti.

Deprem bölgesindeki hareketliliğin ivme kaybetmesiyle iş makinelerinin de değer kaybına uğradığını vurgulayan Genç, daha önce bir yıllık iş makinelerinde yaklaşık yüzde 20 seviyesinde olan değer kaybının bugün yüzde 30-35 seviyelerine yükseldiğini belirtti.

Mevcut şartlarda inşaat ve hazır beton sektörünün en önemli destek unsurunun kentsel dönüşüm projeleri olduğunu belirten Genç, bunun piyasadaki daralmayı önemli ölçüde dengelediğini belirtti. Yurt dışından konut alımlarında bölgesel gelişmeler nedeniyle kısmi bir yavaşlama yaşansa da bunun sektör üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığı belirtilen Genç, asıl sorunun finansman, yüksek faiz ve düşen altın fiyatları olduğunu, faizlerde birkaç puanlık düşüşün vatandaşı konut alımlarına yönlendireceğini kaydetti.

Sektörün yılın ikinci yarısına ilişkin beklentilerinin ise faiz politikalarına bağlı olduğunu kaydeden Genç, banka kredi faizlerinde kademeli bir düşüş yaşanmasının ipotekli konut satışlarını artıracağını, bunun hem konut piyasasına hem de hazır beton sektörüne yeniden hareket kazandıracağını vurguladı. Genç, mevcut dönemin zorlu geçtiğini ancak finansman koşullarının iyileşmesi halinde sektörün yeniden büyüme sürecine girebileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: Ekonomim

Kasaba Modern’de İlk Etap Teslimleri Başladı!

İş GYO ve Tecim iş birliğiyle Ömerli’de hayata geçirilen Kasaba Modern projesinde ilk etap tamamlandı. Toplam 165 villadan oluşan projede satışa sunulan ilk 61 villanın inşası tamamlanırken, hak sahiplerine anahtar teslimleri başladı.

İş GYO ve Tecim iş birliğiyle İstanbul Ömerli’de hayata geçirilen Kasaba Modern projesinde ilk etap teslim süreci başladı. Doğayla iç içe yaşam anlayışını modern mimariyle buluşturan projede, satışa çıkarılan ilk etapta yer alan 61 villanın inşası tamamlanırken, anahtarlar sahiplerine teslim edilmeye başlandı.Kurulduğu günden bu yana güvenli, çağdaş ve yatırım değeri yüksek yaşam alanları geliştiren İş GYO tarafından hayata geçirilen Kasaba Modern, toplam 138 dönüm arazi üzerinde 165 villa ve sosyal yaşam alanlarından oluşuyor. Doğayla bütünleşen mimarisi, geniş yeşil alanları ve farklı yaşam ihtiyaçlarına hitap eden villa seçenekleriyle proje, sakinlerine huzurlu ve ayrıcalıklı bir yaşam sunuyor.

“Satış ivmemizi istikrarlı şekilde sürdürüyoruz”

Kasaba Modern’e gösterilen ilgiyi değerlendiren İş GYO Genel Müdürü Barlas Ülkü, nitelikli yaşam alanlarına yönelik talebin devam ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:”Kasaba Modern, temeli insana ve doğaya saygıya dayanan, bireyin doğayla bağını koparmadan modern mimari ve teknolojiden üst düzeyde yararlanmasına olanak sağlayan bir proje oldu. Projede satış sürecimizi başarılı bir ivmeyle sürdürüyoruz. İş GYO güvencesiyle geliştirdiğimiz projemiz, uzun vadede değer üretmeye devam edecek sürdürülebilir bir yaşam yatırımı sunuyor. Projenin ilk etabını söz verdiğimiz sürede teslim etmekten büyük mutluluk duyuyoruz.”

Farklı yaşam tarzlarına uygun villa seçenekleri

İstanbul’un ilk kasaba konseptli yerleşimlerinden Kasaba Evleri’nin devamı niteliğinde geliştirilen Kasaba Modern, geniş bahçeleri ve açık yaşam alanlarıyla öne çıkıyor. Projede 115 metrekareden 561 metrekareye kadar değişen büyüklüklerde 2+1 ve 3+1 bahçeli town house’ların yanı sıra 4+1, 5+1 ve 6+1 seçeneklerinde ikiz ve müstakil villalar yer alıyor. Havuzlu ve havuzsuz alternatifler sayesinde farklı yaşam beklentilerine uygun seçenekler sunuluyor.

Sürdürülebilir yaşam anlayışı ön planda

Kasaba Modern, İstanbul’un ilk kasaba konseptli projesi Kasaba Evleri’nin doğal dokusunu koruyan planlama anlayışıyla geliştirildi. Yerleşim planında villalar birbirinden bağımsız şekilde konumlandırılırken, yüksek kaliteli malzeme kullanımı, düşük bakım maliyetini destekleyen çözümler ve güneş enerjisi altyapısıyla çevresel ve ekonomik açıdan sürdürülebilir bir yaşam hedefleniyor.

165 Villadan Oluşuyor

Kasaba Modern, 138 bin metrekare arsa üzerinde toplam 165 villadan oluşuyor. Projede 19 bin 210 metrekare yeşil alan, 1.813 metrekare sosyal tesis alanı ve 2.824 metrekare büyüklüğünde biyolojik gölet bulunuyor. Mimari tasarımı Dome + Partners tarafından hazırlanan projenin ana yükleniciliğini ise 2MK Yapı İnşaat üstleniyor.

Kaynak: www.baretdergisi.com

Aliee Otel’de dev ortaklık iddiası: Gözler Tamince ve Özyeğin’de

Tersane İstanbul’daki Aliee Otel için ortaklık iddiası gündeme geldi. Hüsnü Özyeğin’in projeye yüzde 50 ortaklık için Fettah Tamince ile görüştüğü öne sürüldü.

Tersane İstanbul’daki Aliee Otel için dikkat çeken bir ortaklık iddiası ortaya atıldı.

Kulislerde konuşulan iddiaya göre, Hüsnü Özyeğin’in, Fettah Tamince’nin hayata geçirdiği Aliee Otel yatırımına ortak olmak için bir süredir temaslarını sürdürdüğü belirtiliyor.

Yüzde 50 ortaklık için görüşme iddiası

İş dünyasında konuşulan bilgilere göre Hüsnü Özyeğin’in, Tersane İstanbul bünyesindeki Aliee Otel yatırımının yüzde 50’sine ortak olmak istediği öne sürülüyor. Patronlar Dünyası’ndan Kerim Ülker’in haberine göre, taraflar arasındaki görüşmeler bir süredir devam ediyor. Görüşmelerin olumlu ilerlediği ifade edilirken, ortaklığa ilişkin henüz resmi bir anlaşmanın imzalanmadığı belirtiliyor.

Yeni finansman modeli üzerinde duruluyor

Kulis bilgilerine göre Tersane İstanbul’da son dönemde farklı finansman seçenekleri değerlendiriliyor. Projede 49 yıllık kiralama modeliyle satışa sunulan konutların beklenen ilgiyi görmemesi ve yükselen yatırım maliyetlerinin, yeni ortaklık arayışını hızlandırdığı ifade ediliyor.

Bu kapsamda yerli ve yabancı yatırımcılarla çeşitli ortaklık modellerinin masaya yatırıldığı, Hüsnü Özyeğin ile yürütülen temasların da bu sürecin önemli başlıklarından biri olduğu öne sürülüyor.

Aliee ve Mondaine dikkat çekiyor

Tersane İstanbul bünyesinde faaliyet gösteren Aliee ile Mondaine markalarının son dönemde iş dünyasının en fazla ilgi gösterdiği mekanlar arasında yer aldığı belirtiliyor. Başta Hüsnü Özyeğin, Ali Sabancı ve Ali Koç olmak üzere çok sayıda yerli ve yabancı iş insanının bu mekanlarda bir araya geldiği konuşuluyor.

Bu yönüyle Tersane İstanbul’un yalnızca konut ve turizm yatırımlarıyla değil, iş dünyasının önemli buluşma merkezlerinden biri haline geldiği değerlendiriliyor.

Rixos Otel için de yeni iddia

İş dünyasında konuşulan bir diğer iddia ise Tersane İstanbul’daki Rixos Otel bölümüyle ilgili oldu. Kulislerde yer alan bilgilere göre, deniz tarafında gerçekleştirilen bazı ilave imalatlarda teknik sorunlar yaşandığı ve bu nedenle belirli alanlarda yeniden çalışma yapılmasının gündeme geldiği öne sürülüyor.

Söz konusu ortaklık iddiası ve Rixos Otel’e ilişkin teknik iddialarla ilgili Fettah Tamince, Hüsnü Özyeğin veya proje yönetiminden şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadı.

Kaynak: www.turizmajansi.com

KONUTDER ile Umman Heyeti İstanbul’da Bir Araya Geldi

0

Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER), Umman Konut ve Kent Planlama Bakanı H.E. Dr. Khalfan Said Mubarak Al Shueili başkanlığındaki resmi heyeti İstanbul’da ağırladı. KONUTDER Başkanı ve DAP Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz ve KONUTDER üyesi şirketlerin temsilcilerinin katılımıyla, Artaş Holding ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda Türkiye ve Umman arasında gayrimenkul geliştirme, şehircilik, yatırım ve ortak proje geliştirme fırsatları ele alındı.

Toplantıya Umman’ın kamu kurumları, yatırım kuruluşları ve gayrimenkul geliştirme şirketlerinin üst düzey temsilcilerinden oluşan geniş bir heyet katıldı. Heyette Umman’ın önde gelen yatırımcıları, gayrimenkul geliştiricileri ve kamu yöneticileri yer aldı.

Ziya Yılmaz: “Uzun vadeli iş birliklerinin başlangıcı olmasını hedefliyoruz”

Toplantının açılışında konuşan KONUTDER Başkanı Ziya Yılmaz, Türkiye ile Umman’ın dostluk ve karşılıklı güven temelinde gelişen güçlü ilişkilere sahip iki ülke olduğunu belirterek, buluşmanın yalnızca mevcut yatırım fırsatlarını değerlendirmek amacıyla değil, geleceğe yönelik ortak bir vizyon oluşturmak ve iki ülke özel sektörü arasında uzun vadeli iş birliklerinin temelini atmak amacıyla gerçekleştirildiğini söyledi.

KONUTDER’in Türkiye’nin önde gelen konut geliştiricilerini temsil ettiğini ifade eden Yılmaz, Türk gayrimenkul sektörünün şehircilik, sürdürülebilirlik, kaliteli yaşam alanları ve uluslararası yatırım alanındaki bilgi birikimini Umman ile paylaşmaya hazır olduğunu belirtti. Umman’ın şehircilik, turizm ve yatırım ortamını geliştirmeye yönelik attığı adımları yakından takip ettiklerini dile getiren Yılmaz, karşılıklı bilgi paylaşımı, ortak proje geliştirme ve deneyim aktarımı gibi birçok alanda önemli iş birliği fırsatları bulunduğunu vurguladı.

Toplantı sonrası değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye ile Umman arasında gayrimenkul geliştirme alanında güçlü bir sinerji bulunduğuna inanıyoruz. Türk konut geliştiricilerinin tecrübesi ile Umman’ın vizyoner şehircilik yaklaşımını bir araya getirecek ortak projelerin her iki ülkeye de önemli değer katacağına inanıyoruz. Bu buluşmayı, üyelerimiz ile Ummanlı yatırımcılar arasında uzun soluklu iş birliklerinin ve somut yatırımların başlangıcı olarak görüyoruz.”

Süleyman Çetinsaya: “İki ülke arasında güçlü ticari ilişkiler kurulacağına inanıyoruz”

Toplantıya ev sahipliği yapan Artaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya, Umman heyetini Türkiye’de ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, iki ülke arasında kurulacak dostluğun ve ticari ilişkilerin her iki tarafa da önemli katkılar sağlayacağına inandıklarını söyledi. Türk konut geliştiricileri ile Ummanlı yatırımcıların aynı masa etrafında buluşmasının yeni ortaklıkların önünü açacağını ifade eden Çetinsaya, toplantının verimli sonuçlar doğurmasını temenni etti.

Bakan Al Shueili: “Bu toplantı ziyaretimizin en önemli buluşması”

Umman Konut ve Kent Planlama Bakanı H.E. Dr. Khalfan Said Mubarak Al Shueili ise konuşmasında Türkiye’nin Umman halkı için güven duyulan ve büyük saygı gören bir ülke olduğunu belirtti. Türkiye’nin şehircilik ve gayrimenkul geliştirme alanındaki tecrübesini yakından takip ettiklerini ifade eden Bakan Al Shueili, son bir hafta içerisinde çok sayıda Türk şirketi ve kamu kurumu ile bir araya geldiklerini, ancak KONUTDER üyeleriyle gerçekleştirilen bu toplantının yedi günlük ziyaret programlarının en önemli buluşmalarından biri olduğunu söyledi.

Umman’ın Vision 2040 hedefleri doğrultusunda şehircilik, turizm ve gayrimenkul sektörünü ekonomik çeşitlenmenin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini ifade eden Bakan Al Shueili, Türk geliştiriciler ile Ummanlı yatırımcılar arasında kurulacak ortaklıkların her iki ülke için de önemli fırsatlar sunacağına inandıklarını belirtti. Bakan Al Shueili ayrıca, KONUTDER üyelerini Umman’da hayata geçirilen ve geliştirilmesi planlanan projeleri yerinde incelemek, yatırım fırsatlarını değerlendirmek ve iş birliği imkânlarını görüşmek üzere Umman’a davet etti.

Bakan Al Shueili, ayrıca 5-8 Ekim 2026 tarihlerinde Umman’da düzenlenecek Urban October – Urban, Home & Build Expo’ya (Şehir, Ev ve Yapı Fuarı) KONUTDER üyelerini davet ederek, fuarın iki ülke gayrimenkul sektörleri arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi açısından önemli bir platform olacağını ifade etti.

İki ülke arasında ortak proje geliştirme fırsatları değerlendirildi

Toplantıda gerçekleştirilen sunumlarda Umman’ın yatırım vizyonu, yeni şehir projeleri, sürdürülebilir kentleşme yaklaşımı ve yatırım fırsatları değerlendirilirken, KONUTDER tarafından da Türk konut sektörünün büyüklüğü, üretim kapasitesi ve iki ülke arasında geliştirilebilecek iş birliği alanlarına ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi.

Katılımcılar, karşılıklı yatırım imkânları, ortak gayrimenkul geliştirme projeleri, bilgi ve deneyim paylaşımı ile Türk geliştiricilerin Umman’da, Ummanlı yatırımcıların ise Türkiye’de hayata geçirebileceği iş birliği modelleri üzerine görüş alışverişinde bulundu.

Bakan Al Shueili’ye anlamlı hediye

Programın sonunda KONUTDER adına Umman Konut ve Kent Planlama Bakanı H.E. Dr. Khalfan Said Mubarak Al Shueili’ye, Paşabahçe Osmanlı Koleksiyonu’ndan seçilen “Korur” isimli eser takdim edildi. Adını Kur’an-ı Kerim’deki Ayet-el Kürsi‘den alan bu anlamlı hediyenin; şehirlerin, ortak kültürel mirasın ve Türkiye ile Umman arasındaki dostluğun korunmasını ve gelecek nesillere aktarılmasını simgelemesi temennisi paylaşıldı.

Umman Konut ve Kent Planlama Bakanı H.E. Dr. Khalfan Said Mubarak Al Shueili de ziyaretin anısına, Umman kültürünün önemli simgelerinden biri olan geleneksel gümüş hançeri (Khanjar) KONUTDER Başkanı Ziya Yılmaz’a takdim etti. Karşılıklı hediye takdimi, iki ülke arasındaki dostluk, karşılıklı saygı ve iş birliği iradesinin sembolü olarak değerlendirildi.

Umman daveti yeni ortaklıkların önünü açacak

Toplantı, iki ülke arasında gayrimenkul geliştirme, yatırım ve şehircilik alanlarında somut iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik karşılıklı iyi niyet mesajlarıyla sona erdi. Kapanış konuşmasını yapan KONUTDER Başkanı Ziya Yılmaz, Umman Konut ve Kent Planlama Bakanı H.E. Dr. Khalfan Said Mubarak Al Shueili‘nin nazik davetine icabet ederek, 5-8 Ekim 2026 tarihlerinde Muscat-Umman’da düzenlenecek Urban October – Urban, Home & Build Expo‘ya KONUTDER üyeleriyle birlikte katılmayı ve Umman’da geliştirilebilecek ortak yatırım ve proje fırsatlarını yerinde değerlendirmeyi hedeflediklerini belirtti.

Yılmaz, “Türkiye ile Umman arasında kurulacak güçlü iş birliklerinin her iki ülke için de önemli kazanımlar sağlayacağına inanıyoruz. Bu buluşmanın, gelecekte hayata geçirilecek somut ortaklıkların başlangıcı olmasını temenni ediyoruz.” dedi.

DAP Gayrimenkul’ün Yeni Levent Projesi

0

DAP Gayrimenkul Geliştirme A.Ş’nin Yeni Levent Projesi’nin kısmi geçici kabulü yapıldı.

Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, ”Şirketimizin Yeni Levent Projesi, İstanbul Sarıyer Ayazağa arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı işi kapsamında, 10648 ada, 1 parseldeki H, I, J, K, L, M, N, O ve P bloklarının inşaatı ile bu bloklara ait altyapı ve çevre düzenleme işlerinin kısmi geçici kabulü yapılmış olup, tutanağı 01.07.2026 tarihinde Emlak Konut GYO A.Ş tarafından onaylanmıştır.” bilgisi paylaşıldı.

Kaynak: Hibya Haber Ajansı

RAMS Exclusive Villas Bodrum’da Satış Süreci Başladı

0

RAMS Exclusive Villas Bodrum, Gümüşlük’te modern mimarisi, özel yaşam alanları ve prestijli villa konseptiyle satışa sunuldu.

Bodrum’un en özel lokasyonlarından Gümüşlük’te hayata geçirilen RAMS Exclusive Villas Bodrum, ayrıcalıklı yaşam anlayışını modern mimari, doğayla uyumlu tasarım ve üst segment konforla buluşturuyor. Denize yakın konumu, sakin yaşam atmosferi ve prestijli villa konseptiyle dikkat çeken proje, Bodrum’da seçkin bir yaşam arayanlar için satışa sunuldu.

Ege’nin doğal güzellikleriyle öne çıkan Gümüşlük bölgesinde konumlanan RAMS Exclusive Villas Bodrum, yatırım ve yaşam beklentilerini aynı çatı altında karşılayan özel bir proje olarak öne çıkıyor. Geniş yaşam alanları, ferah mimarisi, özel bahçe ve havuz seçenekleriyle tasarlanan villalar, Bodrum’un huzurlu atmosferini lüks yaşam detaylarıyla bir araya getiriyor.

Projede yer alan villalar; modern çizgileri, fonksiyonel planlaması ve yüksek kaliteli malzeme tercihleriyle kullanıcılarına dört mevsim konforlu bir yaşam sunmayı hedefliyor. Gümüşlük’ün kendine özgü doğal dokusu, gün batımı manzaraları ve sakin yaşam kültürü, RAMS Exclusive Villas Bodrum’u hem yazlık hem de kalıcı yaşam için cazip hale getiriyor.

Bodrum’da gayrimenkul yatırımlarının her geçen gün daha fazla ilgi gördüğü bu dönemde, RAMS Exclusive Villas Bodrum; lokasyonu, mimarisi ve marka gücüyle bölgedeki nitelikli konut projeleri arasında dikkat çekiyor. Özellikle bağımsız yaşam alanı arayan aileler, doğayla iç içe sakin bir hayat isteyenler ve prestijli bir yatırım yapmak isteyenler için proje önemli fırsatlar sunuyor.

RAMS Exclusive Villas Bodrum, Gümüşlük’ün huzurlu ruhunu modern villa yaşamıyla birleştirerek Bodrum’da ayrıcalıklı bir yaşamın kapılarını aralıyor.

Kaynak: www.emlakhaberi.com

Gaziantep’ten Yeni Konut Hamlesi: Yatay Mimari Vurgusu Güçleniyor

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin tanıttığı Bahçelievler ve Müstakil Evler projeleri, yalnızca yeni konut üretimini değil, Türkiye’de giderek önem kazanan yatay mimari, planlı kentleşme ve yaşam kalitesi odaklı şehircilik anlayışını da yeniden gündeme taşıdı.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilecek Bahçelievler ve Müstakil Evler  projeleri düzenlenen lansmanla kamuoyuna tanıtıldı. Gaziantep Valisi Kemal Çeber ile Gazianteşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin‘in katıldığı programda, projelerin kentin geleceğine yön verecek önemli bir şehircilik yatırımı olduğu vurgulandı.

Ancak projeyi öne çıkaran asıl unsur, üretilecek konut sayısından çok benimsediği şehircilik modeli oldu. Son yıllarda deprem gerçeği, artan nüfus ve yaşam kalitesi beklentileri nedeniyle birçok şehirde yeniden tartışılan yatay mimari anlayışı, Gaziantep’in yeni konut vizyonunun merkezine yerleştiriliyor.

Sadece Konut Değil, Yeni Bir Yaşam Modeli

Lansmanda yapılan açıklamalarda projelerin; estetik mimari, geniş yeşil alanlar, sosyal donatılar ve planlı yerleşim anlayışıyla tasarlandığı belirtildi.

Bu yaklaşım, klasik apartmanlaşmanın yerine daha düşük yoğunluklu, mahalle kültürünü destekleyen ve doğayla bütünleşen yaşam alanlarının oluşturulmasını hedefliyor.

Uzmanlara göre özellikle deprem sonrası dönemde vatandaşların müstakil veya az katlı konutlara olan ilgisi önemli ölçüde artarken, belediyelerin bu talebi karşılayacak projelere yönelmesi dikkat çekiyor.

Gaziantep’in Şehircilik Vizyonuna Yeni Sayfa

Gaziantep son yıllarda sanayi ve ticaret alanındaki büyümesini sürdürürken, artan nüfusun konut ihtiyacını karşılayacak yeni planlı yerleşim alanlarına da ihtiyaç duyuyor.

Bahçelievler ve Müstakil Evler projeleri bu açıdan değerlendirildiğinde, yalnızca yeni konut üretimi değil; altyapısı planlanmış, sosyal yaşam alanları oluşturulmuş ve gelecekte kontrolsüz yapılaşmanın önüne geçebilecek yeni yaşam bölgeleri oluşturmayı amaçlıyor.

Kentleşme uzmanları, bu tür projelerin başarılı olabilmesi için ulaşım, eğitim, sağlık, ticaret ve sosyal donatı alanlarının eş zamanlı planlanmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Türkiye’de Yatay Mimari Eğilimi Güçleniyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın son yıllarda desteklediği yatay mimari yaklaşımı, birçok belediyenin yeni konut projelerinde daha görünür hale geliyor.

Gaziantep’te tanıtılan Bahçelievler ve Müstakil Evler projeleri de bu dönüşümün önemli örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Projelerin hayata geçirilmesiyle birlikte hem konut arzına katkı sağlanması hem de daha planlı ve sürdürülebilir yaşam alanlarının oluşturulması hedefleniyor.

Önümüzdeki süreçte projelerin etap sayısı, üretilecek konut adedi, başvuru şartları ve satış modeli gibi detayların kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. Bu bilgiler, projenin hem yatırımcılar hem de ev sahibi olmak isteyen vatandaşlar açısından nasıl bir fırsat sunacağını daha net ortaya koyacak.

Kaynak: www.emlakhaberi.com

Karabağlar meclisinde gündem ‘Kentsel dönüşüm’ ve imar planları

0

Karabağlar Belediye meclisinde kentsel dönüşüm ve 4. Etap Karabağlar- Cennetoğlu imar planları ile ilgili konuşan Kınay, “Kent hakkından yana devam edeceğiz, Vatandaşın itirazını dinledik” diye konuştu.

Karabağlar Belediye meclisinin Temmuz ayı birinci birleşimi bugün Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay başkanlığında toplandı. Mecliste Osman Aksüner Mahallesinde kentsel dönüşüm projesi ile ilgili sözlü önerge veren AKP’li Fırat Eroğlu’na yanıt veren Kınay, “Sayın Eroğlu’nun da geçen mecliste verdiği soru önergesine, yine elimdeki soru önergesiyle verdiğim cevapta da, kendisi de okuyacaktır herhalde detaylı okuyamamış” ifadelerini kullandı.

Öte yandan AKP’li isimlerin Cennetoğlu mahallesindeki imar planları ile ilgili konuşan Kınay, “Kent hakkından yana devam edeceğiz, Vatandaşın itirazını dinledik” dedi.

EROĞLU’NDAN SÖZLÜ ÖNERGE

Osman Aksüner Mahallesinde, birinci etapta gerçekleştirilen kentsel dönüşüm projesi hakkında meclise soru önergesi veren AKP’li Eroğlu, “1 hektarlık alanda 2023 Temmuz ayı itibariyle askı ve itiraz süresi dolduktan sonra 3 yıldır binlik plan hazır olmasına rağmen 16 veya 18 imar uygulaması yapılmadığı halde bu bölgede kaç tane iş yerine binlik plan olmasına rağmen plana uymayan iş yeri ruhsatı verilmiştir? Önergelerden biri bu. Diğer soru önergem de şu: Geçen Haziran ayı meclisinde evrak budur diye sözde kentsel dönüşümle ilgili yetki aldığınızı ibraz edip bu kadar çok bir belediyede printer, yazıcı olmasına rağmen, her türlü evrak basılıp gelmesine rağmen, telefondan göstererek evrağımız burada dediğiniz evrağı meclisimize ve halkımıza sunar mısınız? Böyle bir evrak olmadığını da biliyoruz” dedi.

KINAY: “HERHALDE DETAYLI OKUYAMAMIŞ”

Başkan Kınay ise Eroğlu’na “Osman Aksüner Mahallesinde, birinci etapta gerçekleştirdiğimiz kentsel dönüşüm sürecimizle ilgili bilgilendirme toplantılarımız, web sitelerimiz ve içimizde yapılan bilgilendirmeler resmi işleyişlerle ilgili. Sayın Eroğlu’nun da geçen mecliste verdiği soru önergesine, yine elimdeki soru önergesiyle verdiğim cevapta da, kendisi de okuyacaktır herhalde detaylı okuyamamış. Dosyada da bahsettiğimiz gibi, sözde kentsel dönüşüm alanı, sözde yetki dediği tanımlama devletimizin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının belediyemizle verdiği bir belgeyle, tabii ki resmi yazıyla beraber verilmiştir. Dolayısıyla sözde değildir. Bununla ilgili bilgiler, belgeler verilmiştir, web sitemizde vardır. Tabii ki biz verilmiyorsa bakanlıktan da teyit edilebilir, hepsi olabilir” diye cevap verdi.

“VATANDAŞIN İTİRAZINI DİNLEDİK”

Kınay 4. Etap Karabağlar- Cennetoğlu imar planları ile ilgili, “AKP ve Cumhur İttifakı grupları olarak, vatandaşlarımızın taleplerini, belediyemizin ve bölgemizin ihtiyaçlarını dikkate alarak bir değerlendirme yaptık. Bu noktada, özellikle eşit oyla meclise gelen maddelerde dikkat çeken bir durum mevcuttur: Daha önceki imar planlarında iptal edilen ancak mevcut mevzuata uygun şekilde dairesini veya binasını inşa etmiş vatandaşlarımızın durumu… 1985 yılından bu yana imarlı olarak yerini yapmış ve önceki planlarda hakları korunmuş vatandaşlarımızın, yeni planlarda yerlerinin tamamen yeşil alan, otopark veya belediye hizmet alanı statüsüne alınarak mağdur edildiğini tespit ettik. Bu nedenle, vatandaşlarımızın itirazlarını haklı bulduk” dedi.

“HER VATANDAŞIMIZIN HAKKININ KORUNMASINI TALEP EDİYORUZ”

“Benzer şekilde, ‘silüet bozulduğu’ gerekçesiyle iptal edilen ancak yaptığımız incelemede silüetin aslında bozulmadığını gördüğümüz planlar da mevcuttur” diyen Kınay, “Bu ve benzeri konular eşit oylarla meclis gündemimize gelmiştir. Meclisimizde, bu maddelerin titizlikle incelenmeye devam etmesini ve her bir vatandaşımızın hakkının korunmasını talep ediyoruz” dedi.

“GEÇMİŞ DÖNEMDE 3 KEZ İPTAL EDİLEN KARARLAR OLMUŞTUR”

İlgili önergeler hakkında konuşan Başkan Kınay, “Söz konusu imar planı ile ilgili olarak biraz önce tüm meclis üyelerimizin hassasiyetlerini paylaştığınız için hepinize çok teşekkür ediyorum. Daha önce zaten mevcut imar planları ile ilgili olarak, aslında yaklaşık beş yüz kırk hektarlık alanda yüz seksen hektarlık alanı kapsayan noktada, çalışma arkadaşlarımızın altı ay gibi bir sürede yoğun emeği ile beraber ortaya konulan planlamalarda, geçmiş dönemlerde daha önce üç kez iptal edilen kararlar olmuştur” diye konuştu.

“ÇOK DETAYLI BİR ÇALIŞMA YAPILDI”

Kınay sözlerine şöyle devam etti: Dolayısıyla mahkemenin iptal gerekçeleri, itirazlar, burada ortaya konulan hususlar, talepler, şehircilik ilkeleri, planlama değerlendirmeleri ve bu kapsamda meclisimize bu çalışma yapılırken altı ay boyunca tüm detayları ile beraber bu çalışmayı yürüten mevzuat, yönetmelikler ve kent hakkı kapsamında; öncelikle çalışma arkadaşlarımıza, ilgili birimlerdeki tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu çalışmayı yaparken de daha önce biraz önce de bahsettiğim gibi üç kez mahkeme kararıyla iptal edilen; dolayısıyla o bölgede yaşayan vatandaşlarımızın inşaat hakkı, güvenli konutta ve güvenli alanlarda oturma hakkı ile ilgili süreçlerde de mağduriyet yaşamaması adına tüm paydaşlarla, hukukçularla, meslek odalarıyla, mahalleli ile bilgilendirme toplantılarıyla, bütün bu hazırlığı meclise sunarken çok detaylı bir çalışma yapılmıştır

“KENT HAKKINDAN YANA DEVAM EDECEĞİZ”

Burada herkesin hakkı, yapılaşma hakkı, sağlıklı bir çevrede oturma hakkı; kentleşme ile ilgili süreçlerde titizlikle çalışan öncelikle çalışma arkadaşlarıma, bu kapsamda meclis üyelerimize, sizlerin de bahsettiği gibi İmar Komisyonu ve Hukuk Komisyonumuzla beraber çok detaylı bir şekilde her bir itirazı tek tek inceleyen tüm meclis üyelerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Biz bundan sonraki süreçlerde de tabii ki tüm vatandaşlarımızın hakkını korumak adına, bu bölgede ve diğer bölgelerimizde planlama ve kentleşme çalışmalarımıza, yine vatandaştan yana, Karabağlar’dan yana, kent hakkından yana devam edeceğiz.

“VATANDAŞLARIMIZIN HAKLARINI KORUYACAK ŞEKİLDE DETAYLI YÜRÜTÜLMÜŞTÜR””

Tabii ki aynı zamanda şunu da ifade etmek isterim ki meclisimizden oy birliğiyle geçen karar, Büyükşehir Belediyemizde de beş binlik planları da onaylanmış olup, itirazlar da zaten değerlendirilmiş olup; beş binlik plana uygun, binlik plana uygun, mahkemedeki itiraz gerekçelerine uygun, vatandaşlarımızın zaten tüm haklarını koruyacak şekilde, tüm detaylarıyla yürütülmüştür. Ben vatandaşlarımıza, mahallemize, Karabağlar’ımıza hayırlı olmasını diliyorum. Emek veren herkese tek tek teşekkür ediyorum” dedi.

Kaynak: www.izgazete.net

Türkerler Holding’e Çeşme onayı!

Türkerler Holding’e bağlı Türkerler İnşaat’ın Çeşme 16 Eylül Mahallesi’nde denize sıfır konumda hayata geçirmeyi planladığı 209 odalı otel projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı “ÇED Olumlu” kararı verdi.

İzmir’de Şehir Hastanesi gibi önemli projeleri hayata geçiren Türkerler Holding, Çeşme’de planladığı turizm projesi ile ilgili yeni bir gelişme daha yaşandı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Türkerler İnşaat Turizm Madencilik Enerji Üretim Ticaret ve Sanayi A.Ş. tarafından Çeşme ilçesi 16 Eylül Mahallesi Ayasaranda Mevkii’nde yapılması planlanan “Türkerler Çeşme Turizm Tesisi (209 Oda Kapasiteli)” projesi için 3 Temmuz 2026 tarihinde “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu” kararı verdi.

Yaklaşık 4 milyar 998 milyon TL yatırım bedeline sahip proje, 34 bin 212 metrekarelik alan üzerinde inşa edilecek. Dört yıldız standartlarını karşılaması planlanan otelin gerekli diğer izin süreçlerinin tamamlanmasının ardından inşaatına başlanması öngörülüyor. Proje dosyasına göre yapım çalışmalarının en erken Mayıs 2026’da başlayıp Aralık 2028’de tamamlanması planlanmıştı.

ÇED sahası, İzmir-Manisa 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda “Tercihli Kullanım Alanı”, yürürlükteki 1/1000 ölçekli imar planlarında ise turizm tesis alanı sınırlarında yer alıyor



15 BLOKTAN OLUŞACAK
Proje kapsamında otel, A’dan O’ya kadar adlandırılan 15 bloktan oluşacak. Bloklar farklı kat yüksekliklerinde inşa edilirken tesiste toplam 209 oda yer alacak

Otel bünyesinde fitness ve SPA alanları, kuaför, kafeteryalar, restoranlar, barlar, kahvaltı salonu, kütüphane, hobi atölyesi, toplantı, balo, tiyatro, sinema, konferans ve sergi salonları ile çocuk oyun alanları bulunacak. Ayrıca sağlıklı yaşam tesisi kapsamında kür merkezi, banyo uygulama birimleri, inhalasyon, peloidoterapi, talassoterapi ve balneoterapi birimleri de projede yer alacak.

Tesiste 16 araçlık açık, 80 araçlık kapalı olmak üzere toplam 96 araç kapasiteli otopark ile 501,6 metrekare büyüklüğünde bir sığınak da inşa edilecek.

Kaynak: www.egedesonsoz.com

İmarda yeni dönem inşaatta yeni düzen

0

Alaca Group Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Alaca, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nde yapılan değişikliğin inşaat sektöründe ruhsat, emsal hesabı, tadilat ve proje planlama süreçleri açısından önemli sonuçlar doğuracağını belirtti. Alaca, düzenlemenin sahada uygulama birliği sağlaması halinde yatırım kararlarında öngörülebilirliği artıracağını ifade etti.

İnşaat sektöründe de faaliyetlerini sürdüren Alaca Group’un Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Alaca, 1 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği değişikliğini değerlendirdi.

Yapılan değişikliğin teknik bir mevzuat güncellemesinin ötesinde, yatırım süreçlerini etkileyen ekonomik bir düzenleme niteliği taşıdığının altını çizen Alaca, ruhsat süreçleri, emsal hesabı, mevcut yapılarda tadilat uygulamaları ve asansör zorunluluğuna ilişkin yeni hükümlerin, sektörün proje geliştirme ve yatırım planlama süreçlerini doğrudan etkileyeceğini kaydetti.

Ruhsat süreçlerinde öngörülebilirlik öne çıkıyor

Alaca, inşaat sektöründe yatırım kararlarının uzun vadeli planlama, maliyet hesabı ve finansman dengesi üzerine kurulduğunu belirtti. Alaca, ruhsat süreçlerinde yaşanan belirsizliklerin proje takvimlerini uzattığını, finansman yükünü artırdığını ve yatırım kararlarını zorlaştırdığını ifade etti.

Alaca, ruhsatı hükümsüz hale gelen yapılarda yeniden ruhsatlandırma esaslarının netleşmesinin sektör açısından önemli bir başlık olduğunu kaydetti. Alaca, inşaata başlanıp başlanmadığına göre uygulanacak mevzuat hükümlerinin ayrıştırılmasının, devam eden ve bekleyen projeler için daha öngörülebilir bir zemin oluşturacağını belirtti.

Emsal hesabı proje ekonomisini belirleyecek

Yönetmelik değişikliğiyle emsal harici alanlara ilişkin bazı başlıkların netleşmesinin proje ekonomisi açısından kritik olduğunu vurgulayan Alaca, emsal hesabının toplam inşaat alanını, maliyet yapısını, satış planlamasını ve yatırımın geri dönüş süresini doğrudan etkilediğini ifade etti.

Emsal hesabında farklı yorumların azaltılmasının yatırımcı, yüklenici ve proje müellifleri açısından daha sağlıklı bir planlama imkanı sağlayacağını belirten Alaca, düzenlemenin tüm belediyelerde aynı anlayışla uygulanmasının sektörün en temel beklentilerinden biri olduğunu kaydetti.

Mevcut yapılarda yenileme süreci netleşiyor

Hakan Alaca, mevcut yapılarda yapılacak esaslı tadilatlara ilişkin hükümlerin de sektör tarafından dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirterek, yapı kullanma izni bulunan mevcut yapılarda tadilat süreçlerinin açık kurallara bağlanmasının yenileme, güçlendirme ve kullanım değişikliği işlemlerinde zaman kaybını azaltabileceğini ifade etti.

Alaca, mevcut yapı stokunun yenilenmesi gereken bir dönemde ruhsat ve tadilat süreçlerinde netliğin daha da önemli hale geldiğini vurguladı. Alaca deprem güvenliği, enerji verimliliği, ısı ve su yalıtımı gibi başlıkların mevcut yapıların geleceği açısından kritik önem taşıdığını belirtti.

Asansör düzenlemesi teknik planlamayı etkileyecek

Asansör zorunluluğunda bodrum katların hangi şartlarda kat hesabına dahil edileceğinin netleştirilmesini proje tasarımı açısından önemli bir değişiklik olduğunun altını vurgulayarak çizen Alaca, bağımsız bölüm, eklenti veya ortak alan bulunan bodrum katların kat sayısına dahil edilmesinin, yeni projelerde teknik hesaplamaları doğrudan etkileyeceğini belirtti.

Alaca, yalnızca teknik hacimlerden oluşan bodrum katların bu hesaplamanın dışında tutulmasının proje hazırlık sürecinde daha açık bir uygulama zemini oluşturacağını ifade ederek, bu başlığın mimari proje, maliyet hesabı ve ruhsat dosyalarının hazırlanması aşamasında dikkate alınması gerektiğini kaydetti.

Uygulama birliği yatırım kararlarında belirleyici olacak

Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nde yapılan değişikliğin sektöre etkisinin sahadaki uygulama kalitesiyle ortaya çıkacağını ifade eden Alaca, belediyeler, yatırımcılar, proje müellifleri ve yükleniciler arasında aynı yorum ve uygulama disiplininin sağlanmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

İnşaat sektörünün finansman maliyetleri, arsa maliyetleri, malzeme fiyatları ve ruhsat süreçleri nedeniyle dikkatli planlama gerektiren bir dönemden geçtiğini belirten Alaca, bu süreçte imar mevzuatında sağlanacak netliğin yatırım kararları açısından daha kritik hale geldiğini kaydetti.

Alaca, yeni düzenlemenin doğru uygulanması halinde ruhsat süreçlerinde belirsizliklerin azalacağını, proje planlamasının güçleneceğini ve yatırım takvimlerinin daha sağlıklı işleyeceğini ifade etti. Alaca, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nde yapılan değişikliğin inşaat sektörü için yatırım ortamını etkileyen önemli bir ekonomi başlığı olduğunun altını çizdi.

Kaynak: www.ekonomim.com

Orka Hotels’ten Amsterdam’a 320 odalı dev yatırım

Fethiye, Marmaris ve İstanbul’daki otelleriyle faaliyet gösteren Edelstaal Group ile Orka Hotels, Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da 320 odalı Radisson Hotel’i hizmete açtı.

Fethiye, Marmaris ve İstanbul’da dokuz oteliyle faaliyet gösteren Edelstaal Group ile Orka Hotels, Hollanda’nın başkenti Amsterdam’daki yeni yatırımı Radisson Hotel’i hizmete açtı. 320 odalı otelin açılış törenine Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yanı sıra iş dünyası ve diplomasi temsilcileri katıldı.

Törende Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Türkiye’nin Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, DEİK Başkanı Nail Olpak ile Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen DEİK ve DTİK temsilcileri de hazır bulundu.

Orka Otelleri ve TGA Yönetim Kurulu üyesi Ercan Torunoğulları, Amsterdam yatırımının Türk girişimcilerin Avrupa’daki başarılarının önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, yurt dışındaki Türk yatırımcıların hem bulundukları ülkelerin ekonomilerine katkı sunduğunu hem de Türkiye’nin uluslararası alandaki temsil gücünü artırdığını ifade etti. Torunoğulları, devletin sağladığı desteğin yeni yatırımlar için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu vurguladı.

Kaynak: www.turizmnews.com

Makyol İnşaat’ın Romanya’da Üstlendiği Sibiu-Fagaraș Otoyolu (Lot 1, 2, 3, 4) ile İlgili Çalışmalar Hızla Sürdürülüyor

0

Romanya Ulusal Karayolu Altyapı Yönetim Şirketi SA (Compania Nationala de Administrare a Infrastructurii Rutiere SA-CNAIR) ile Makyol İnşaat’ın sözleşmeler imzaladığı, “A13 Sibiu-Fagaraș Otoyolu (Lot 1, 2, 3, 4)” projeleri ile ilgili yeni gelişmeler kaydedildi.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, fiziki ilerleme 14,2 kilometrelik 1. kesimde %15,3, 19,92 kilometrelik 2. kesimde %38,94, 17,61 kilometrelik 3. kesimde %41 ve 16,26 kilometrelik 4. kesimde %25,8 seviyesine ulaştı.

Toplam uzunluğu 68 kilometre olan Sibiu-Fagaraș A13 otoyolu, 4 lot halinde ihale edilmiş olup, tüm lotları Makyol İnşaat kazanmıştı.

Otoyolun 2028 yılında tamamlanması hedefleniyor.

Daha Önceki Gelişmeler: “A13 Sibiu-Fagaraș Otoyolu” projesinin 4 Lotu için de Makyol İnşaat ile sözleşmeler imzalanmıştı. 3. Lot ile ilgili tasarım işlerini Mega Mühendislik üstlenmişti.

Kaynak: www.yatirimlar.com

Didim’e uluslararası otel yatırımı: TRYP by Wyndham kapılarını açıyor

Didim, uluslararası otel yatırımlarına bir yenisini ekliyor. Wyndham Hotels & Resorts’un TRYP markasıyla açılacak yeni tesis, dört mevsim turizm hedefiyle hizmet verecek.

Didim, son yıllarda artan turizm yatırımlarına bir yenisini daha eklemeye hazırlanıyor.

İlçenin yalnızca yaz sezonuyla sınırlı kalmayan turizm anlayışını güçlendirecek yeni yatırım kapsamında, dünyanın en büyük otel zincirlerinden Wyndham Hotels & Resorts bünyesindeki TRYP by Wyndham markası Altınkum’da misafirlerini ağırlamaya başlayacak.

Sezonu uzatacak yatırım

Yeni tesisin en önemli hedeflerinden biri, Didim’de turizm hareketliliğini yılın tamamına yaymak olacak. Bu doğrultuda otel, yaz aylarında Her Şey Dahil, kış döneminde ise Oda & Kahvaltı konseptiyle faaliyet gösterecek.

96 odalı ve 4 yıldızlı olarak hizmet verecek tesisin, tatil amaçlı konaklamaların yanı sıra iş, kongre, sağlık ve kültür turizmine de hitap etmesi planlanıyor.

Altınkum’da hizmet verecek

TRYP by Wyndham Didim, Altınkum Mahallesi Karakol Caddesi’nde konumlanıyor. Modern mimarisi ve uluslararası hizmet standartlarıyla hazırlanan tesis, yerli ve yabancı turistlere yılın 12 ayı hizmet sunacak.

Uluslararası marka Didim’e değer katacak

Wyndham Hotels & Resorts’un ilçeye yatırım yapması, Didim’in uluslararası turizm pazarındaki görünürlüğü açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Dünya genelinde güçlü marka bilinirliğine sahip grubun bölgeye ilgisinin yeni yatırımları da teşvik edebileceği belirtiliyor.

95’ten fazla ülkede faaliyet gösteriyor

Wyndham Hotels & Resorts, 95’i aşkın ülkede 9 bin 200’den fazla oteliyle faaliyet gösteriyor. Yaklaşık 25 farklı markayı bünyesinde bulunduran grup, Türkiye’de de Ramada, Wyndham ve TRYP markalarıyla birçok şehirde hizmet veriyor.

Hedef dört mevsim turizm

Yeni yatırımın yalnızca konaklama kapasitesini artırması değil, aynı zamanda nitelikli istihdam oluşturması ve Didim’in dört mevsim turizm vizyonuna katkı sağlaması hedefleniyor.

Kaynak: Turizm Ajansı

Deprem Bölgesinde Konutun Yeni Dengesi

6 Şubat depremlerinin ardından etkilenen 5 ilde konut fiyatları yeniden şekillendi. Konut m² birim fiyatları 15.000 TL ile 27.000 TL arasında değişirken, 2+1 daire fiyatları 1.500.000 TL – 5.000.000 TL bandına ulaştı. Türkiye ortalaması olan 25.000 TL/m² seviyesine yaklaşan bölge, kendi içinde farklı dinamikler sergiliyor. 

EVA Gayrimenkul Değerleme verilerine göre, 6 Şubat depremlerinden etkilenen illerde konut piyasası yeniden dengeleniyor. Bölge genelinde m² birim fiyatları 15.000 TL ile 27.000 TL arasında değişirken, 2+1 daire fiyatları 1.500.000 TL’den başlayarak 5.000.000 TL’ye kadar ulaşıyor. Türkiye ortalaması olan 25.000 TL/m² seviyesine yaklaşan fiyatlar, iller bazında farklılaşmayı sürdürüyor. 

Deprem Sonrası Gayrimenkulde Yeni Bir Dönem Başladı

6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve merkez üssü Kahramanmaraş olan iki büyük deprem, yalnızca fiziksel yıkıma değil, aynı zamanda bölgesel ekonomik dengelerin değişimine de neden oldu. Afetin ardından konut ihtiyacının yeniden şekillenmesiyle birlikte gayrimenkul piyasasında arz, talep ve fiyat dengeleri köklü bir dönüşüm sürecine girdi.

EVA Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Ruken Çelik, deprem sonrası geçen sürede bölgedeki konut piyasasının farklı hızlarda toparlandığını ve iller bazında ayrışan bir tablo ortaya çıktığını belirterek, 

Hatay ve Adıyaman’da Talep Hala Sınırlı

“Depremin en ağır etkilediği illerden Hatay ve Adıyaman’da konut piyasası hala baskı altında. Hatay’da m² birim fiyatları ortalama 20.000 – 27.000 TL seviyesinde seyrederken, 2+1 daire fiyatları 2.000.000 – 4.000.000 TL bandına ulaşıyor. İl genelinde özellikle Antakya’da talep düşük kalırken, İskenderun ilçesi daha güçlü talep gören bölgeler arasında öne çıkıyor.

Adıyaman’da ise yeniden yapılanma sürecinin daha yavaş ilerlediği dikkat çekiyor. İl genelinde m² fiyatları 21.000 – 26.000 TL aralığında, 2+1 konut fiyatları ise 2.500.000 – 4.500.000 TL seviyelerinde bulunuyor.” dedi.

Kahramanmaraş’ta Arz Açığı Fiyatları Dalgalandırıyor

Depremin merkez üssü Kahramanmaraş’ta yüksek yıkım oranı, şehir merkezinde ciddi bir konut ve arsa açığı oluşturdu. Yeniden inşa süreci hızlı ilerlese de fiyatlarda dalgalı bir seyir dikkat çekiyor. İlde m² birim fiyatları 15.000 – 21.000 TL aralığında değişirken, 2+1 daire fiyatları 1.500.000 – 2.000.000 TL seviyelerinde konumlanıyor.

Malatya’da Arz Artışı Piyasayı Dengeliyor

Malatya’da ise diğer illerden farklı bir tablo görülüyor. TOKİ ve deprem konutu projeleriyle artan arz, piyasada dengeleyici bir etki yaratmış durumda. İl genelinde m² fiyatları 20.000 – 25.000 TL aralığında seyrederken, 2+1 daireler 2.000.000 – 4.500.000 TL bandında satışa sunuluyor. Artan konut sayısı, boş stokların yükselmesine ve fiyatların dengelenmesine katkı sağlıyor.

Gaziantep Bölgenin En Hızlı Toparlanan Şehri

Sanayi gücü ve göç almaya devam eden yapısıyla Gaziantep, deprem sonrası en hızlı toparlanan iller arasında yer alıyor. Özellikle Şahinbey ve Şehitkamil ilçelerinde yoğunlaşan yeni projeler, konut talebini canlı tutuyor. Şehirde m² birim fiyatları 20.000 – 27.000 TL seviyelerinde bulunurken, 2+1 daire fiyatları 1.500.000 – 5.000.000 TL aralığında değişiyor.

Türkiye Ortalamasına Yakın, Büyükşehirlere Göre Daha Uygun

Deprem bölgesinde konut fiyatlarının, Türkiye genel ortalaması olan yaklaşık 25.000 TL/m² seviyesine yakınsadığı görülüyor. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerle kıyaslandığında fiyatların hala daha erişilebilir seviyelerde olduğu dikkat çekiyor.

Konut Tercihleri Artık Güvenlik Odaklı Şekilleniyor”

EVA Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Ruken Çelik, sürecin yalnızca ekonomik değil, sosyolojik bir dönüşüm de yarattığını vurgulayarak, “6 Şubat depremleri, gayrimenkul sektörü açısından kalıcı bir kırılma noktası oldu. Bugün geldiğimiz noktada sadece fiyat ve talep dengeleri değil, bireylerin konut tercihleri de değişti. Artık tüketiciler için dayanıklılık, zemin güvenliği ve planlı yapılaşma en az fiyat kadar belirleyici unsurlar arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde güvenli ve sürdürülebilir konut üretimi sektörün en önemli gündem maddesi olmaya devam edecek.” şeklinde konuştu.

Güvenli ve Planlı Yapılaşma Ön Planda

Deprem sonrası oluşan yeni konut dinamikleri, sektörün geleceğine dair önemli ipuçları veriyor. Bölgedeki toparlanma süreci devam ederken, güvenli yapılaşma, doğru zemin seçimi ve planlı kentleşme, gayrimenkul piyasasının en kritik belirleyicileri arasında yer almayı sürdürüyor.

EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlık Hakkında: EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlık AŞ, gayrimenkul sektörün uzman isimleri tarafından 2008 yılında kuruldu. EVA, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yetkilendirilen Değerleme Şirketlerinden olup ayrıca, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) tarafından finans kurumlarına, “gayrimenkul, gayrimenkul projesi veya bir gayrimenkule bağlı hak ve faydaların değerlemesi” hizmet verme yetkisine sahip şirketler arasındadır. Ayrıca uluslararası bir kurum olan RICS (Royal Institution of Chartered Surveyors) tarafından Türkiye’de “Regulated by RICS” olarak ünvanı verilen ilk kuruluştur.

EVA Değerleme’nin kendi alanında 26 adet uluslararası ödülü bulunmaktadır. Finans piyasaları konusunda dünyanın önemli otoritelerinden Euromoney Yayın Kurumunun lider dergisi olan Euromoney Magazine her yıl dünyanın birçok ülkesinde çeşitli kategorilerde en başarılı kurumları bilimsel bir çalışma ile belirlemektedir.  EVA  Değerleme,   2011 senesinde Euromoney tarafından Değerleme Konusunda Türkiye En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması, 2013 senesinde Türkiye’nin En İyi Danışmanlık (Best Real Estate Advisory-Overall), En İyi Araştırma (Research) ve En İyi Değerleme (Valuation) Firması ödüllerinde, 2014 senesinde ise “Türkiye’nin En İyi Gayrimenkul Araştırma Firması” ödülüne, 2016, 2017 ve 2018 senelerinde tekrar Türkiye’nin En İyi Danışmanlık (Best Real Estate Advisory-Overall), En İyi Araştırma (Research) ve En İyi Değerleme (Valuation) Firması ödüllerinde layık görülmüştür. 2020 yılında ise  Euromoney’in “Real Estate Awards 2020” ödülleri kapsamında, Türkiye’nin en iyi Gayrimenkul Araştırma ve Gayrimenkul Değerleme firması seçilmiştir. Ayrıca uluslararası International Property Awards, EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlığı 2013-2014 senesi ödüllerinde “Türkiye’nin En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması” ve “Avrupa’nın En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması”;  2014-2015, 2015-2016, 2016-2017, 2017-2018 ve 2018-2019 senesinde ise arka arkaya tekrar “Türkiye’nin En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması”  olarak seçmiştir. Tüm bu ödüller yanısıra 2017 senesinde Global Brands Magazine tarafından “Best Property Appraisal Company, Turkey 2017”, 2018 senesinde Global Brands Magazine tarafından “Most Innovative Real Estate Valuation Brand, Turkey 2018, 2023 senesinde tekrar Global Brands Magazine tarafından “Best Real Estate Advisor Turkey 2023 ödülüne layık görülmüştür. 2024 senesinde Boston Brand Research&Media tarafından “Best Real Estate Advisor, Turkey 2024 ödülüne layık görülmüştür. 

EVA Gayrimenkul Değerleme, her türlü gayrimenkul ve gayrimenkule dayalı hak ve faydaların değerlemesi, makine ve ekipman değerlemesi hizmetleri vermekte, gayrimenkul projelerinde fizibilite, şerefiyelendirme, yer seçimi analizi, çalışmaları yapmakta, en iyi ve en verimli kullanım etütleri hazırlamakta, kurumsal imar barışı danışmanlığı hizmeti vermekte, finansal kurumlar için kredilerde yatırım ilerleme raporları hazırlanması hizmetleri vermektedir. Şirketin ortakları ve Yöneticileri arasında Türkiye’nin ilk SPK Lisanslı Değerleme Uzmanlarından Cansel Turgut Yazıcı, Özdil Şahin, Özhan Yurtseven ve Zuhal Balsarı bulunmaktadır. Şirketin Türkiye Otel Sektörü Pazar Analizi Raporu, Türkiye Alışveriş Merkezleri Potansiyeli Analizi raporları, İstanbul Markalı Konut Piyasası Araştırma ve Öngörüler Raporu, İstanbul Yurt sektörü raporu gibi yayınlanmış sektörel araştırma raporları vardır.

Sepetçi’de 989 konut sahiplerine kavuşuyor

0

TOKİ tarafından 2023 yılında yapımı başlayan ve inşaatı tamamlanan 3 Bölge 1. Etap 989 konut sahiplerine teslim ediliyor. 16-21 Temmuz tarihleri arasında yapılacak teslimler projenin şantiye alanında gerçekleştirilecek.

ŞANTİYEDE TESLİMLER OLACAK

TOKİ tarafından 2023 yılında ihalesi yapılan İzmit Sepetçi-Sekbanlı 3. Bölge 1. Etap 989 adet konutun teslim süreci başlıyor. TOKİ tarafından hazırlanan teslim programı kapsamında hak sahipleri 16 Temmuz-21 Temmuz tarihleri arasında konutlarını teslim alabilecek. Teslim programına göre konutlarını alacak olan vatandaşlar toplu konut şantiyesinde bulunan teslim noktasına giderek burada işlemlerini yapacak.

EVRAKLAR EKSİKSİZ OLMALI

TOKİ tarafından hazırlanan teslim programı çerçevesinde projenin müşavir firması Koltek Müşavirlik konutları evleri hak sahiplerine verecek. Teslimler 16 Temmuz’da saat 09.00 itibariyle başlayacak. Hak sahipleri Halk Bankası Kocaeli Şubesi’nde alacakları taksit ya da peşin ödeme evrakları, DASK ve konut sigorta poliçelerini de yanlarında götürmeleri gerekiyor. TOKİ tarafından talep edilen belgeler tamam olduktan sonra konutlar teslim edilecek.

Kaynak: www.kocaeligundem.com

Hatay Arsuz’da Vakıflar arsayı villa projesine verecek

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Hatay’ın Arsuz ilçesindeki 1.654 metrekarelik arsada kat karşılığı villa projesi için ihaleye çıkıyor. Yükleniciden vakfa iki villa ve 10 milyon TL nakit ödeme alınacak.

Vakıflar Genel Müdürlüğü Hatay Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Hatay ili Arsuz ilçesi Micana Mahallesi’nde bulunan 162 ada 1 parsel üzerindeki arsa için kat karşılığı inşaat yapım işi ihalesi düzenleyecek.

Toplam 1.654,33 metrekare büyüklüğündeki ve tamamı Hacı Yusuf Ağa Bin Abdullah Ağa Vakfı mülkiyetindeki arsa, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 35/a maddesi kapsamında kapalı teklif usulüyle yatırımcıların teklifine açılacak.

Vakfa iki villa ve 10 milyon TL nakit bırakılacak

İhale şartnamesine göre yüklenici firma tarafından geliştirilecek projede, vakıf payı olarak avan projede gösterilen A Blok A1 ve B Blok B1 numaralı iki müstakil villa vakfa teslim edilecek.

Bunun yanı sıra yüklenicinin vakfa 10 milyon TL nakit ödeme yapması da ihale şartları arasında yer alıyor.

Vakıflar Meclisi’nin 12 Ocak 2026 tarihli kararı doğrultusunda belirlenen bu paylaşımın, projedeki toplam satış değerinin en az 60 milyon TL olan kısmına, yani yaklaşık yüzde 44,44’lük paya karşılık geldiği belirtildi.

İnşaat maliyeti 33,6 milyon TL olarak hesaplandı

İhale kapsamında projenin toplam inşaat maliyeti 33 milyon 633 bin 300 TL olarak hesaplanırken, vakfa bırakılacak bağımsız bölümler ve nakit ödemenin toplam tahmini değeri ise 60 milyon TL olarak belirlendi.

İhaleye katılacak isteklilerin 1 milyon 800 bin TL geçici teminat yatırması gerekiyor.

İhale 24 Temmuz’da yapılacak

Kat karşılığı inşaat ihalesi, 24 Temmuz 2026 Cuma günü saat 10.00’da Hatay Vakıflar Bölge Müdürlüğü Hizmet Binası’nda gerçekleştirilecek.

Kapalı teklif usulüyle yapılacak ihalede, yatırımcılar tekliflerini 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri çerçevesinde sunacak.

Kaynak: Emlaknews.com.tr

AYGM Gebze-Çayırova-Birlik OSB Hafif Raylı Sistem Hattı 1. Aşama ile Gebze Darıca Metrosu Entegrasyonu ve Tamamlama İşleri için Sözleşme İmzaladı

0

Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü (AYGM) 24 Haziran 2026 tarihinde pazarlık usulü ile tekliflerini topladığı, “Gebze-Çayırova-Birlik OSB Hafif Raylı Sistem Hattı 1. Aşama İnşaat ve Elektromekanik Sistemler Temin, Montaj ve İşletmeye Alma İşleri ile Gebze Darıca Metrosu Entegrasyonu ve Tamamlama İşleri” ihalesini sonuçlandırdı.

İhaleyi kazanan Metgün İnşaat ile 01 Temmuz 2026 tarihinde 27.983.757.180 TL üzerinden sözleşme imzalandı.

Yaklaşık maliyeti 32.922.157.978 TL olarak belirlenen ihale için doküman indiren istekli sayısı 7, toplam teklif sayısı 6, geçerli teklif sayısı 6 olmuştu.  

Önceki Gelişmeler: Gebze-Çayırova-Birlik OSB Hafif Raylı Sistem Hattı (1. Aşama) projesi Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile, Kocaeli Büyükşehir Belediyesinden Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına (UAB) devredilmişti. Proje 2026 yılı yatırım programına 28.176.208.000 TL (inşaat + elektromekanik işler: 27.326.208.000 TL, mühendislik + müşavirlik: 850.000.000 TL) ile alınmıştı. AYGM tarafından 04 Şubat 2026 tarihinde pazarlık usulü ile teklifleri toplanan ve yaklaşık maliyeti 3.291.666 TL olarak belirlenen, “Gebze-Çayırova-Birlik OSB Hafif Raylı Sistem Hattı 1. Aşama Proje ve Fizibilite İşi” ihalesini kazanan Yüksel Proje ile 18 Şubat 2026 tarihinde 2.796.500 TL üzerinden sözleşme imzalanmıştı.

Kaynak: yatirimlar.com

Kuzey Marmara Otoyolu’nun son halkasında çalışmalar hızlandı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nin Başakşehir-Nakkaş Kesimi’nde devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Bakan Uraloğlu, “Bugün itibarıyla proje genelinde yüzde 80’in üzerinde fiziksel ilerleme sağladık” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nin kalan son kısmını oluşturan Başakşehir-Nakkaş Kesimi’nde devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Bakan Uraloğlu, son gelişmeleri basın mensuplarıyla paylaştı.

Nakkaş-Başakşehir kesimi 45 kilometre uzunluğunda projelendirildi

Uraloğlu açıklamasında, ulaşım alanındaki en önemli prestij projelerinden biri olan Kuzey Marmara Otoyolu’nun Nakkaş-Başakşehir Kesimi’nin 24,2 kilometre ana gövde ve 20,8 kilometre bağlantı yolu olmak üzere toplam 45 kilometre uzunluğunda olduğunu kaydetti. Uraloğlu, “Bilindiği üzere Kuzey Marmara Otoyolu ülkemizde altyapı yatırımları alanında Kamu-Özel İşbirliği modeli ile yapılan ve işletilen en büyük projelerden biridir. İstanbul’un batısındaki Kınalı mevkiinden başlayarak; İstanbul, Kocaeli, Sakarya illerini kuzeyden kat edip Sakarya’nın Akyazı ilçesi yakınlarında sonlanan ülkemizin en önemli karayolu yatırımlarındandır. Özellikle olası bir depremde, İstanbul, Kocaeli ve Sakarya’nın diğer illerle ulaşımının sürdürülebilir olmasına yönelik alternatif güzergâh olmasından Marmara Bölgesi’ndeki ‘Marmara Otoyol Ringi’nin tamamlanması açısından da çok önemli bir projedir.” dedi.

1.255 kilometre uzunluğunda otoyol ringi planladı

Uraloğlu, Türkiye ekonomisinin en gelişmiş bölgesi olan ve nüfusun önemli bir bölümünün yaşadığı Marmara ve Ege Bölgelerindeki limanlar, demiryolu ve hava ulaşım sistemlerinin karayolu ulaşım projeleri ile entegrasyonunu güçlendirmek için; Marmara Denizi’nin çevresinde Kuzey Marmara, İstanbul-İzmir ve Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale- Balıkesir Otoyollarından oluşan toplam 1.255 kilometre uzunluğunda bir otoyol ringi planladıklarını ifade etti.

Uraloğlu, bu kapsamda bugüne kadar; Kuzey Marmara Otoyolu’nun 45 km’lik Nakkaş-Başakşehir kesimi dışında kalan 398 kilometrelik büyük kısmını hizmete sunduklarını hatırlattı. Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:
“426 km’lik İstanbul-İzmir Otoyolu’nu hizmete açtık. 1915 Çanakkale Köprüsü’nü de kapsayan 101 km’lik Malkara-Çanakkale kesimini de 2022 yılında hizmete aldık. Yani şu anda Marmara Otoyol Ringinin 925 km’lik kesimi trafiğe hizmet sunuyor. Bir araya geldiğimiz Nakkaş Başakşehir Kesimiyle birlikte ringi Kınalı’dan Malkara’ya kadar uzatacak 127 km’lik Kınalı-Malkara Otoyolunda da çalışmalarımız sürüyor. Marmara Otoyol Ringini tamamlayacak son parça olan 136 km’lik Çanakkale-Savaştepe (Balıkesir) kesimini de önümüzdeki süreçte hayata geçirmeyi planlıyoruz.”

“Sazlıdere Köprüsü’nü 4 geliş 4 gidiş şeritli olacak şekilde 46 metre tabliye genişliğiyle tasarladık”

Nakkaş-Başakşehir Kesimi’nin yaklaşık 25 kilometresi ana gövde ve 20 kilometresi bağlantı yolu olmak üzere toplam 45 kilometre uzunluğunda olduğunu dile getiren Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Proje güzergahı, Kuzey Marmara Otoyolu Kınalı-Odayeri projesi bünyesinde yapımı tamamlanan Nakkaş Kavşağından başlayarak doğu yönde Yeşilbayır, Deliklikaya ve Hadımköy yerleşimlerinin kuzeyinden geçtikten sonra Sazlıdere Barajı’nın güneyinden yeni yaptığımız Sazlıdere Köprüsü ile devam ediyor. Şehir Hastanesi Kavşağıyla Olimpiyat Stadı ve Çam Sakura Şehir Hastanesine ulaşıyor. Başakşehir Sular Vadisini ise yine itme-sürme tekniğiyle yapılmış özel bir köprü ile geçtikten sonra Kuzey Marmara Otoyolunun Başakşehir Kavşağına bağlayarak son buluyor.” 

Uraloğlu ayrıca, Bahçeşehir Kavşağından güney yönde 5 kilometrelik bir bağlantı yolu ile de Ispartakule bölgesindeki imar yollarına ve TEM İstanbul-Edirne Otoyoluna ulaştığını da kaydetti. Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Proje kapsamında; 7 köprülü kavşak, 1 hemzemin kavşak, 1 adet gergin eğik askılı köprü yani Sazlıdere Köprüsü, 7 viyadük, 9 köprü, 10 adet kutu kesit altgeçit ve 43 adet menfez ile modern mühendisliğin en güzel örneklerinden birini inşa edeceğiz. Bu kesimin hiç şüphesiz en önemli yapısı Sazlıdere Köprüsü’dür. Köprüyü 4 geliş 4 gidiş şeritli olacak şekilde 46 metre tabliye genişliğiyle tasarladık. 440 metre orta açıklık ve 210’ar metre yan açıklıklı olan köprümüz, 196 metre yüksekliğinde iki adet diamond yani elmas geometrisinde pilona sahip. Orta ve iki yan açıklığıyla beraber toplam 860 metre uzunluğundaki köprümüz, 249 metre ve 509 metrelik yaklaşım viyadükleriyle beraber toplam 1.618 metrelik bir uzunluğa sahip olacak. Başakşehir Sular Vadisi geçişini sağlayan viyadüğü ise bölge halkının sosyal faaliyetlerine engel olmamak için belirttiğim üzere MSS yöntemiyle (Hareketli İskele Sistemi) ile inşa ediyoruz.”

“Bugün itibarıyla proje genelinde yüzde 80’in üzerinde fiziksel ilerleme sağladık”

Projenin toprak işlerinde 16,9 milyon metreküp kazının 14 milyon metreküplük, 7,8 milyon metreküp dolgunun ise 5 milyon metreküplük önemli bölümü tamamladıklarını belirten Uraloğlu, “Sanat yapılarında; Sazlıdere Köprüsü’nün 196 metre olan batı ve doğu pilonlarını tamamladık. Toplam 25 bin metreküp beton dökümü gerçekleştirdik. Yine 3 adet viyadüğü tamamladık, Sular Vadisi viyadüğünde güney platformu bitirdik, kuzey platformda konsol imalatlarını sürdürüyoruz. Deplase, kamulaştırma ve arkeolojik çalışmalar da planlandığı şekilde ilerliyor. Bugün itibarıyla proje genelinde yüzde 80’in üzerinde fiziksel ilerleme sağladık.” açıklamasında bulundu.

“9 milyar lira tasarruf edeceğiz”

Projenin tamamlanmasıyla; Bahçeşehir, Kayaşehir, Başakşehir gibi hızla gelişen yerleşim alanlarının ulaşım sorunlarının çözülmesine katkı sağlayacaklarını dile getiren Uraloğlu, “TEM Otoyolu’nda trafiği rahatlatacak ve Başakşehir Çam Sakura Şehir Hastanesi ile Olimpiyat Stadı’na ulaşımı kolaylaştıracağız. Proje güzergâhı üzerinde yer alan Hadımköy Sanayi Bölgesi, Deliklikaya OSB ve İkitelli OSB’yi birbirlerine bağlayarak buradaki tesislere doğrudan otoyol erişimi de sağlayarak sanayi ile ticaretin gelişmesine katkı sunmuş olacağız. Trafikteki rahatlamayla birlikte zamandan 8,3 milyar lira, akaryakıttan 700 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 9 milyar lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 32 bin ton azaltacağız.” diye konuştu.

“Sarıyer-Kilyos tünelimizin yapım çalışmalarını bu yıl tamamlamayı hedefliyoruz”

İstanbul trafiğini rahatlatacak Sarıyer-Kilyos Tüneli projesinden de bahseden Uraloğlu, “Yaklaşık 7 km uzunluğunda, bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında çift tüplü olarak inşa edilen projemizin uzunluğu bağlantı yolları ile birlikte 8,2 km’dir. Projemiz; Sarıyer-Çayırbaşı Tüneli’nin çıkışından başlayarak Kuzey Marmara Otoyolu bünyesinde inşa edilmiş olan Uskumruköy Modern Dönel Kavşağı’nda son buluyor. Böylelikle çift tüp toplam uzunluğu 13 bin 715 metre olan tünelimizin 12 bin 400 metresini yani yüzde 90’ını delmiş bulunuyoruz. İnşallah, Sarıyer-Kilyos Tünelimizin yapım çalışmalarını da bu yıl tamamlamayı hedefliyoruz.”

Bakan Uraloğlu ayrıca, 2027 yılı içerisinde Başakşehir-Nakkaş Kesimini hizmete almayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Kaynak: emlaktasondakika.com

Tukaş’ın Karşıyaka’daki 883 Konutluk Projesine Bakanlıktan Onay

0

TUKAŞ Gıda’nın sahipleri tarafından kurulan Anadolu Gayrimenkul’ün Karşıyaka’da hayata geçireceği üçüncü proje de bakanlıktan ÇED onayı aldı. 883 konut ve 10 ticari alandan oluşan projenin maliyeti 3 milyar 798 milyon TL olarak açıklandı.

Anadolu Gayrimenkul Yatırım A.Ş.’nin İzmir’in Karşıyaka ilçesinde hayata geçirmeyi planladığı 883 konutluk toplu konut projesinde önemli bir aşama daha geçildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, proje için “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu” kararı verdi.

Şirket, Mustafa Kemal Mahallesi, Bülent Ecevit Caddesi üzerinde, tapuda Şemikler Mahallesi 26940 ada 1 parsel olarak kayıtlı alanda 883 konut, 10 işyeri ve 7 kapıcı dairesinden oluşan toplu konut projesini hayata geçirecek.

Toplam 51 bin 542 metrekarelik parsel üzerinde inşa edilmesi planlanan proje, Karşıyaka Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 25 Ağustos 2025 tarihli imar durumu belgesine göre “Cumhuriyet Mevzii (Körfezköy Toplu Konut Alanı)” sınırları içerisinde yer alıyor. Proje alanının mülkiyetinin Anadolu Gayrimenkul Yatırım A.Ş.’ye ait olduğu belirtildi.

Proje kapsamında 17 blok inşa edilecek. Blokların bir kısmı 10 ve 11 kata kadar yükselirken, bazı bloklarda bodrum katlar da yer alacak. Konutların yanı sıra 1 lobi, 3 yetişkin yüzme havuzu ve 1 çocuk havuzu da projede bulunacak.

İnşaat süresinin yaklaşık 36 ay olarak öngörüldüğü, ekonomik koşullar ve mevsimsel etkenlere bağlı olarak bu sürenin değişebileceği ifade edildi. Planlamaya göre konutların 2029 yılı içerisinde tamamlanarak oturuma açılması hedefleniyor.

Proje alanı, 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı’nda “Kentsel Gelişme Alanı” olarak tanımlanan bölgede yer alıyor. Şirket, proje için 3 milyar 798 milyon 307 bin TL yatırım yapmayı planlıyor.

ÇED OLUMLU KARARI VERİLDİ
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan duyuruda, İzmir’in Karşıyaka ilçesi Mustafa Kemal Mahallesi, Bülent Ecevit Caddesi No:34/1-33 adresinde (Şemikler Mahallesi 26940 ada 1 parsel) Anadolu Gayrimenkul Yatırım A.Ş. tarafından yapılması planlanan “Toplu Konut Projesi (883 Konut + 10 İşyeri + 7 Kapıcı Dairesi)” için hazırlanan proje tanıtım dosyasının incelendiği belirtildi.

Açıklamada, proje için ÇED Yönetmeliği’nin 17’nci maddesi gereğince 25 Haziran 2026 tarih ve E.2026117 sayılı belgeyle “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı verildiği bildirildi.

İKİ PROJESİ DAHA ONAY ALMIŞTI
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yakın dönemde Anadolu Gayrimenkul Yatırım A.Ş.’nin Karşıyaka’da planladığı biri 370, diğeri 400 konutluk iki ayrı proje için de çevresel onay sürecini tamamlamıştı.

Anadolu Gayrimenkul Yatırım A.Ş.’nin sahipleri Cem Okullu ve Cengiz Okullu, gıda sektörünün köklü şirketlerinden Tukaş’ın ortakları arasında da yer alıyor. Şirket yakın zamanda Manisa ve İzmir’de başka konut projeleri için de yatırım da yaptı.

Kaynak: İnşaat Deryası

TÜİK: Haziran ayında enflasyon aylık yüzde 0,99, yıllık yüzde 32,11 arttı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verisine göre, haziran ayında enflasyon aylık yüzde 0,99, yıllık yüzde 32,11 arttı.

TÜİK,haziran ayına ilişkin “Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)” verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE’deki değişimde 2026 yılı haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 0,99 artış kaydedildi.

Endeks, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 17,76, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32,11 oranında arttı. Açıklanan verilere göre, 12 aylık ortalamada artış oranı ise yüzde 32,03 oldu.

Kaynak: Anka Haber

Pentagon’u geride bırakacak. Ay Yıldız Karargahı ilk kez kapılarını açtı

0

Milli Savunma Bakanlığı, Kuvvet Komutanlıkları ve bağlı birliklerin 2028 yılından itibaren Ay – Yıldız Müşterek Karargahı’na geçeceğini bildirdi. Bu arada karargahın kapıları bugün ilk kez basın mensuplarına açıldı.

Pentagon'u geride bırakacak. Ay Yıldız Karargahı ilk kez kapılarını açtı

Milli Savunma Bakanlığı’nın bilgilendirme toplantısında gündemde yer alan konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu, Ay – Yıldız Müşterek Karargahı ile ilgili yeni gelişmelere de yer ayrıldı.

Bakanlık, Milli Savunma Bakanlığı, Kuvvet Komutanlıkları ve bağlı birliklerin 2028 yılından itibaren Ay – Yıldız Müşterek Karargahı’na geçeceğini bildirdi.

Pentagon'u geride bırakacak. Ay Yıldız Karargahı ilk kez kapılarını açtı 1

Karargah, taşınmadan önceki ilk önemli organizasyonuna ise 7 Temmuz’da, Ankara’daki NATO Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapmasıyla imza atacak.

Konuk Savunma Bakanları ve NATO üst düzey temsilcilerine resepsiyon verilecek.

Siber güvenlikten balistik korumaya, KBRN tehditlerine karşı alınan tedbirlerden ileri mühendislik çözümlerine kadar en gelişmiş teknolojilerle donatılan projenin, Çelik Kubbe anlayışıyla desteklenen güvenlik tedbirleri sayesinde dünyanın örnek askerî karargâhlarından biri olacağı kaydedildi.

İNŞASI 2021 YILINDA BAŞLADI 2

İNŞASI 2021 YILINDA BAŞLADI

Ay Yıldız Müşterek Karargâhı’nın inşası 30 Ağustos 2021 yılında başladı.

İnşa süreci devam eden karargah, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarını aynı tesiste bir araya getirecek.

Pentagon'u geride bırakacak. Ay Yıldız Karargahı ilk kez kapılarını açtı 3

Karargah, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarını aynı tesiste bir araya getirecek.

Kamuoyunda Ay Yıldız Projesi olarak da adlandırılan proje ile bir yandan etkin, süratli koordinasyon sağlanması diğer taraftan zamandan, enerjiden ve iş gücünden önemli bir tasarruf yapılması amaçlanıyor.

Mimari yapısıyla dikkati çeken yerleşke 12 milyon 620 bin metrekare alanda konumlanıyor.

Pentagon'u geride bırakacak. Ay Yıldız Karargahı ilk kez kapılarını açtı 4

Hilal ve yıldız şeklindeki binaların etrafında kurgulanan yerleşke, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait idari binalar ile toplam 890 bin metrekare kapalı alana sahip olacak.

Toplam 15 bin kişiye hizmet verecek yerleşkenin ana yapısı ortasında yer alan ve ortak kullanılacak hilal şeklindeki yapı içinde biri bin 680 kişi kapasiteli, ikisi 502 kişi kapasiteli, ikisi 251 kişi kapasiteli konferans salonları yer alacak.

Bu alanları daire formundaki 23 bin metrekarelik tören alanı çevreleyecek.

Pentagon'u geride bırakacak. Ay Yıldız Karargahı ilk kez kapılarını açtı 5

Kaynak: NTV.com.tr – AA

Yeni Projelerde İştah Azalıyor Üretici İçin Zorlu Dönem

Türkiye’de konut fiyatları Mayıs ayında nominal olarak yüzde 24,5 artarken reel bazda yaklaşık yüzde 6 geriledi. Buna karşın konutun metrekare üretim maliyeti 40 bin 500 TL’ye yükseldi. EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, maliyet artışının üreticiyi zorladığını, krediye erişimde yaşanan kısıtların ise yeni konut üretimini baskıladığını söyledi.

Konut fiyatları reel bazda gerilerken üretim maliyetleri tarihi seviyelere çıktı. EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, maliyet baskısı ve finansmana erişim zorluğu nedeniyle yeni konut üretiminde iştahın azaldığını söyledi.

Konut fiyatlarında son iki yıldaki hızlı yükselişin ardından piyasanın daha dengeli bir döneme girdiğini belirten Yazıcı, kendi oturumu için ev almak isteyenler açısından mevcut dönemin önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.

“Reel Fiyat Gerilemesi Oturum Amaçlı Alıcı İçin Fırsat”

Mayıs ayında konut fiyatları nominal olarak yüzde 24,5 artmasına rağmen reel bazda gerileme yaşandığını belirten Yazıcı, yatırım amacıyla değil, oturum amacıyla konut almak isteyenler için uygun bir dönemden geçildiğini ifade ederek, “2023 yılında gördüğümüz hızlı fiyat artışları geride kaldı. Piyasa daha sakin ilerliyor. Eğer amaç yatırım değil de oturmaksa mevcut dönem önemli bir alım fırsatı sunuyor.” dedi.

“Konut Üretim Maliyeti 40 Bin 500 TL’ye Yükseldi”

Bayındırlık Bakanlığı şubat ayı verilerine göre konutun metrekare maliyetinin 40 bin 500 TL seviyesine ulaştığını belirten Yazıcı, bu rakamın yaklaşık 930 dolara denk geldiğini söyledi. Bir yıl önce maliyetlerin yaklaşık 20 bin TL seviyesinde olduğuna dikkat çeken Yazıcı, inşaat maliyetlerinin enflasyonun üzerinde arttığını belirterek şunları söyledi:

“Konut, AVM ve iş merkezi maliyetlerinin birbirine yaklaşması sektör açısından sağlıklı değil. Üretici yaptığı yatırımı geri döndürmekte zorlanıyor.”

“Yüksek Faiz Yeni Projeleri Yavaşlatıyor”

Konut üreticisinin projelerini satışlardan elde ettiği finansmanla sürdürdüğünü belirten Yazıcı, satışların yavaşlaması ve finansman maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle yeni proje iştahının azaldığını ifade ederek, “Faizlerin yüksek olduğu bir ortamda üreticiler daha temkinli davranıyor. Bu da yeni konut üretimini yavaşlatıyor.

“Daha Az Konut, Daha Yüksek Kira Demek”

Konut kredisine erişimde yaşanan kısıtlar, yatırım amaçlı alımları önemli ölçüde azaltırken, bu durum uzun vadede kira piyasasını da etkileyecek. Yatırımcı piyasadan çekildiğinde yeni konut arzı azalıyor. Daha az konut ise daha yüksek kira anlamına geliyor.” şeklinde konuştu.

“Türk Yatırımcısı Gayrimenkulden Vazgeçmiyor”

Altın fiyatlarındaki dalgalanmaların konut talebini belirgin şekilde azaltmasını beklemediğini ifade eden Yazıcı, Türkiye’de gayrimenkulün kültürel olarak güvenli liman özelliğini koruduğunu söyleyerek, “Türk yatırımcısı gayrimenkule uzun vadeli bakıyor. Bu nedenle küresel gelişmeler birebir aynı etkiyi Türkiye’de göstermiyor.” İfadelerini kullandı.

“Piyasada Hareket İçin Gözler Yılın Son Çeyreğinde”

Jeopolitik risklerin azalması ve faiz indirimlerinin başlaması halinde yılın son çeyreğinde konut piyasasında hareketlenme beklediklerini belirten Yazıcı, özellikle Eylül sonrasına dikkat çekerek, “Faiz indirimiyle birlikte mortgage imkanları genişlerse mevduatta bekleyen paranın bir kısmı yeniden gayrimenkule yönelebilir. Yılın son çeyreğinde daha hareketli bir piyasa görebiliriz.” dedi.

“Kentsel Dönüşüm Piyasayı Ayakta Tutuyor”

Serbest piyasada yatırım kararlarının ertelendiğini ifade eden Yazıcı, mevcut hareketliliğin önemli bölümünün kentsel dönüşüm projelerinden kaynaklandığını belirterek, “Yarısı Bizden Kampanyası ve benzeri finansman modelleri dönüşüm projelerine ilgiyi artırıyor. Bugünkü hareketliliğin önemli kısmı bu alandan geliyor.”

Sosyal Konut Kiraları Tek Başına Düşürmeye Yetmez”

Sosyal konut projelerinin önemli olduğunu ancak mevcut konut açığı nedeniyle kira piyasasında tek başına belirleyici olamayacağını söyleyen Yazıcı, arz-talep dengesinin hala bozuk olduğunu vurgulayarak sözlerini “Sosyal konut projeleri piyasayı bir miktar rahatlatacaktır ancak mevcut arz açığı nedeniyle kiralarda tek başına büyük bir düşüş beklemek doğru olmaz.” diyerek tamamladı.

EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlık Hakkında: EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlık AŞ, gayrimenkul sektörün uzman isimleri tarafından 2008 yılında kuruldu. EVA, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yetkilendirilen Değerleme Şirketlerinden olup ayrıca, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) tarafından finans kurumlarına, “gayrimenkul, gayrimenkul projesi veya bir gayrimenkule bağlı hak ve faydaların değerlemesi” hizmet verme yetkisine sahip şirketler arasındadır. Ayrıca uluslararası bir kurum olan RICS (Royal Institution of Chartered Surveyors) tarafından Türkiye’de “Regulated by RICS” olarak ünvanı verilen ilk kuruluştur.

EVA Değerleme’nin kendi alanında 26 adet uluslararası ödülü bulunmaktadır. Finans piyasaları konusunda dünyanın önemli otoritelerinden Euromoney Yayın Kurumunun lider dergisi olan Euromoney Magazine her yıl dünyanın birçok ülkesinde çeşitli kategorilerde en başarılı kurumları bilimsel bir çalışma ile belirlemektedir.  EVA  Değerleme,   2011 senesinde Euromoney tarafından Değerleme Konusunda Türkiye En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması, 2013 senesinde Türkiye’nin En İyi Danışmanlık (Best Real Estate Advisory-Overall), En İyi Araştırma (Research) ve En İyi Değerleme (Valuation) Firması ödüllerinde, 2014 senesinde ise “Türkiye’nin En İyi Gayrimenkul Araştırma Firması” ödülüne, 2016, 2017 ve 2018 senelerinde tekrar Türkiye’nin En İyi Danışmanlık (Best Real Estate Advisory-Overall), En İyi Araştırma (Research) ve En İyi Değerleme (Valuation) Firması ödüllerinde layık görülmüştür. 2020 yılında ise  Euromoney’in “Real Estate Awards 2020” ödülleri kapsamında, Türkiye’nin en iyi Gayrimenkul Araştırma ve Gayrimenkul Değerleme firması seçilmiştir. Ayrıca uluslararası International Property Awards, EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlığı 2013-2014 senesi ödüllerinde “Türkiye’nin En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması” ve “Avrupa’nın En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması”;  2014-2015, 2015-2016, 2016-2017, 2017-2018 ve 2018-2019 senesinde ise arka arkaya tekrar “Türkiye’nin En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması”  olarak seçmiştir. Tüm bu ödüller yanısıra 2017 senesinde Global Brands Magazine tarafından “Best Property Appraisal Company, Turkey 2017”, 2018 senesinde Global Brands Magazine tarafından “Most Innovative Real Estate Valuation Brand, Turkey 2018, 2023 senesinde tekrar Global Brands Magazine tarafından “Best Real Estate Advisor Turkey 2023 ödülüne layık görülmüştür. 2024 senesinde Boston Brand Research&Media tarafından “Best Real Estate Advisor, Turkey 2024 ödülüne layık görülmüştür. 

EVA Gayrimenkul Değerleme, her türlü gayrimenkul ve gayrimenkule dayalı hak ve faydaların değerlemesi, makine ve ekipman değerlemesi hizmetleri vermekte, gayrimenkul projelerinde fizibilite, şerefiyelendirme, yer seçimi analizi, çalışmaları yapmakta, en iyi ve en verimli kullanım etütleri hazırlamakta, kurumsal imar barışı danışmanlığı hizmeti vermekte, finansal kurumlar için kredilerde yatırım ilerleme raporları hazırlanması hizmetleri vermektedir. Şirketin ortakları ve Yöneticileri arasında Türkiye’nin ilk SPK Lisanslı Değerleme Uzmanlarından Cansel Turgut Yazıcı, Özdil Şahin, Özhan Yurtseven ve Zuhal Balsarı bulunmaktadır. Şirketin Türkiye Otel Sektörü Pazar Analizi Raporu, Türkiye Alışveriş Merkezleri Potansiyeli Analizi raporları, İstanbul Markalı Konut Piyasası Araştırma ve Öngörüler Raporu, İstanbul Yurt sektörü raporu gibi yayınlanmış sektörel araştırma raporları vardır.

Kiler Tekstil Enerji’nin Çevirmetepe GES ve EDT Projesi için ÇED Olumlu Kararı Verildi

0

Kiler Tekstil Enerji Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin, “Çevirmetepe Güneş Enerji Santrali (GES) ve Elektrik Depolama Tesisi (EDT)” projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca (ÇŞİDB), Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı verildi.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, Doğuçev Mühendislik Ltd. Şti. tarafından hazırlanan ÇED raporunda bedeli 1.980.000.000 TL olarak belirtilen proje Siirt Şirvan’da gerçekleştirilecek.

Proje kapsamında 550 Wp gücünde 341.600 adet panel kullanılarak, 220,1 hektar alanda 150 MWm/150 MWe gücünde GES, 150 MWe/150 MWh depolama kapasiteli EDT kurulacak ve yıllık 300.000.000 kWh elektrik üretimi yapılacak.  

Kaynak: yatirimlar.com

Noyanlar İzmir’de Ofis Açılışı ve Calista Ön Lansmanı Gerçekleştirdi

0

Noyanlar, İzmir’de gerçekleştirdiği etkinlikte hem yeni ofisinin açılışını yaptı hem de Calista projesinin ön lansmanını duyurdu. Bu iki önemli organizasyon, sektör profesyonellerini bir araya getirerek büyük bir heyecan yarattı. Katılımcılar, yeni ofis alanında yapılan açılışta Noyanlar’ın gelecekteki projeleri hakkında bilgi alma fırsatı buldu.

Etkinlikte, Noyanlar’ın üst düzey yöneticileri, şirketin hedefleri ve vizyonu hakkında katılımcılara bilgi verdiler. Calista projesinin detayları da tanıtılarak, inşaat sektöründe yaratacağı etki vurgulandı. Noyanlar, bu tür etkinliklerle sektördeki varlığını güçlendirmeyi ve yeni iş bağlantıları kurmayı hedefliyor.

İzmir’deki ofis açılışı, Noyanlar’ın büyüme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Şirket, bu yeni lokasyonla birlikte bölgedeki inşaat projelerine daha etkin bir şekilde katkı sağlamayı amaçlıyor. Calista projesinin ön lansmanı ise, Noyanlar’ın yenilikçi yaklaşımını ve sektördeki liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor.

Kaynak: Ekonomi Masası

Özak Dragos’ta örnek daire ziyarete açıldı

Maltepe’de inşa edilen Özak Dragos projesinde örnek daire ziyarete açıldı. Yıl sonu teslim edilmesi planlanan projede toplam 458 konut yer alıyor.

İstanbul’un Anadolu Yakası’nda, Maltepe ilçesinde geliştirilen Özak Dragos projesinde örnek daire ziyaretçilere açıldı. Yıl sonunda teslim edilmesi planlanan projede, daire tipleri, iç mekân düzenlemeleri ve kullanılan malzemeler yerinde incelenebiliyor.

Adalar ve deniz manzarasına sahip proje, E-5 Karayolu üzerinde konumlanırken M4 Kadıköy-Sabiha Gökçen Metro Hattı, Marmaray ve sahil yoluna yakınlığıyla dikkat çekiyor. Proje, Piazza AVM ile Maltepe Park alışveriş merkezlerinin karşısında yer alıyor.

458 konut bulunuyor

Özak Dragos, toplam 5 blokta inşa ediliyor. Projede 1+1, 2+1 ve 3+1 daire seçenekleri olmak üzere toplam 458 bağımsız konut bulunuyor. Farklı büyüklüklerde planlanan daireler, çeşitli yaşam ihtiyaçlarına yönelik alternatifler sunuyor.

Sosyal donatı alanları yer alıyor

İki ayrı parsel üzerinde yükselen projede her parsel için sosyal tesis alanları planlandı. Açık yüzme havuzları, fitness merkezi, sauna, kafe, lounge alanları ve çocuk oyun alanları proje kapsamındaki sosyal donatılar arasında bulunuyor.

Örnek daire ziyaret edilebiliyor

Projede hazırlanan örnek dairede mutfak, salon, yatak odası, banyo, balkon ve depolama alanları ziyaretçiler tarafından incelenebiliyor. Böylece daire planları, iç mekân tasarımı ve kullanılan malzemeler yerinde görülebiliyor.

Yıl sonu teslim hedefleniyor

Cevizli Mahallesi’nde geliştirilen proje, Cengiz Aytmatov Parkı ile Cumhuriyet Parkı’na yakın konumda bulunuyor. Maltepe sahiline kısa mesafede yer alan Özak Dragos’ta konutların yıl sonuna kadar teslim edilmesi planlanıyor.

Kaynak: www.emlaknews.com.tr

Onur Taahhüt Ankara’ya 682 daire yapacak

Onur Taahhüt, Ankara Etimesgut Yapracıkköy Mahallesi’nde 49066 ada 1 parselde 6,47 milyar liralık yatırımla 682 konut, gündüz bakım evi ve 1.078 araçlık otoparktan oluşan yeni bir yaşam projesi geliştirecek.

Ankara’nın hızla gelişen yerleşim bölgelerinden Etimesgut’ta yeni bir toplu konut yatırımı için süreç başladı. Onur Taahhüt Taşımacılık İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., Etimesgut ilçesi Yapracıkköy Mahallesi 49066 ada 1 parsel üzerinde toplam 682 konuttan oluşacak yeni bir yaşam projesini hayata geçirmeye hazırlanıyor.

Yaklaşık 6 milyar 469 milyon 589 bin lira yatırım bedeline sahip proje için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci yürütülüyor.

49066 ada 1 parselde 688 bağımsız bölüm inşa edilecek

Toplam 53 bin 367 metrekare büyüklüğündeki arsa üzerinde geliştirilecek projede, 203 bin 503 metrekare inşaat alanına sahip 11 blok yükselecek.

Projede;

682 konut
5 kapıcı dairesi
1 gündüz bakım evi

olmak üzere toplam 688 bağımsız bölüm yer alacak.

Büyük ailelere hitap eden daire ağırlığı

Projede farklı ihtiyaçlara yönelik dört farklı konut tipi planlandı.

Buna göre;

17 adet 2+1
103 adet 3+1
369 adet 4+1
193 adet 5+1

daire inşa edilecek.

Konut dağılımı incelendiğinde özellikle 4+1 ve 5+1 dairelerin ağırlıkta olması, projenin geniş ailelere yönelik planlandığını ortaya koyuyor.

11 bloktan oluşacak

Konutlar A, B ve C yapı gruplarında yer alan toplam 11 blokta inşa edilecek.

Projede;

A1, A2, A3 ve A4 blokları,
B1, B2 ve B3 blokları,
C1, C2, C3 ve C4 blokları yer alacak.

Bloklarda 2+1’den 5+1’e kadar farklı büyüklüklerde konut seçenekleri bulunacak.

1.078 araçlık otopark yapılacak

Projede sosyal donatılar kapsamında gündüz bakım evi de inşa edilecek.

Araç sahipleri için ise toplam 1.078 araç kapasiteli otopark planlandı.

Otoparkın;

886 araçlık bölümü kapalı,
94 araçlık bölümü açık,
49 araçlık bölümü engelli kullanıcılarına,
49 araçlık bölümü ise elektrikli araçlara ayrılacak.

2029 yılında tamamlanması hedefleniyor

Henüz inşaatına başlanmayan projede çalışmaların yaklaşık 3,5 yıl sürmesi planlanıyor. Bu doğrultuda toplu konut projesinin 2029 yılı içerisinde tamamlanması hedefleniyor.

Etimesgut’un gelişen konut bölgelerinden Yapracıkköy Mahallesi’nde hayata geçirilecek proje, büyüklüğü, yüksek konut kapasitesi ve aile odaklı daire seçenekleriyle Ankara’nın dikkat çeken yeni konut yatırımları arasında yer almaya hazırlanıyor.

Kaynak: Emlaknews.com.tr

Küçükçekmece’ye 14 nitelikli proje kazandıran Sega Yapı, İstanbul’un farklı ilçelerinde de büyüyecek

Küçükçekmece’de tamamlanan, devam eden ve proje aşamasında olmak üzere geliştirdiği 14 nitelikli proje ile ilçenin çehresini yenileyen Sega Yapı, 10 yıldır faaliyet gösterdiği sektördeki mevcut proje ve hedeflerini düzenlediği basın toplantısıyla tanıttı. Yatırım değeri hızla artan Küçükçekmece’de ulaşım ağlarının kalbinde yer alan “Sega Metropark”, deniz ve göl manzarasıyla yalı keyfini yaşatan “Yalı360” ve şehrin önemli uydu kenti Atakent’in değer hattında modern şehir hayatının simgesi olan “Sega Atakent”in satışını sürdüren şirket, İstanbul’da yeni ilçelerde büyümenin sinyalini de veriyor.

2016 yılından bu yana Küçükçekmece’de tamamlanan, devam eden ve proje aşamasında olmak üzere geliştirdiği 14 nitelikli proje ile ilçenin çehresini yenileyen Sega Yapı, sektördeki 10 yıllık yolculuğunu, mevcut projelerini ve gelecek vizyonunu bugün düzenlenen bir basın toplantısıyla tanıttı. Toplantıya SEGA Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Turan, SEGA YAPI İcra Kurulu Başkanı Cevdet Tanrıkulu ve SEGA YAPI Yönetim Kurulu Eş Başkanı Mehmet Emin Akkaya katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Sezgin Turan, Sega Yapı’nın inşaat sektöründe 10 yıldan beri faaliyet gösterse de aslında 25 yıllık mühendislik ve inşaat tecrübesini taşıdığını kaydetti. Turan, “Mühendislik mesleğinden gelen bilgimiz ve saha deneyimimiz ile modern şehir yaşamının ihtiyaçlarını doğru analiz eden bir gayrimenkul geliştirme markası yarattık. Mühendislik disiplinini mimari estetikle buluşturarak geliştirdiğimiz yaşam projelerinde kalite, güvenlik ve sürdürülebilirliğe odaklandık” dedi. Projelerini ağırlıkla Küçükçekmece’de geliştirdiklerini kaydeden Turan, şu değerlendirmede bulundu:

“Geleceğin yaşam merkezi olan Küçükçekmece’nin yaşam değerini artıran projelere imza attık”
“Küçükçekmece, İstanbul’un önemli bir uydu kenti olan ve planlı gelişim bölgesi olarak öne çıkan Atakent başta olmak üzere Halkalı, Cennet ve Fatih gibi mahalleleriyle yatırım değeri yükselen bir ilçe. Avrupa Yakası’nın stratejik bir merkezi geçiş noktasında yer alan Küçükçekmece; metro, Marmaray, metrobüs gibi ulaşım imkanlarına yakınlığı, beklenen Kanal İstanbul projesi ve kentsel dönüşüm potansiyeli ile geleceğin önemli bir yaşam merkezi. Biz burada tamamlanan, devam eden ve proje aşamasında olmak üzere 14 nitelikli projede toplam 3 binin üzerinde konut geliştirdik. Çocuk oyun parklarından, sosyal donatılara, otoparkından 7/24 güvenliğine kadar tüm detayları barındıran bu projelerle, bölgedeki yaşam kalitesini yükselttik. 285 bin metrekarelik inşaat alanına ulaştığımız ilçede Sega Life, Sega Paradise, Sega Marin, Sega Marin 2, Sega İstanbul, Sega Cennet, Sega Cadde, Sega Modern ve Sega Plus projelerini tamamladık. Halen Yalı360, Sega Metropark ve Sega Atakent projelerimizin satışına ve inşaatına devam ediyoruz. Bu yıl ayrıca Sega Florya ve Sega Paradise 2 projelerini hayata geçirmeyi planlıyoruz.”

Yeni projelerle 11 milyar TL’ye ulaşan portföyünü zenginleştirecek
İstanbul’un farklı bölgelerinde yeni projeler için hazırlıkların sürdüğünü kaydeden Bakırköy (Florya), Kadıköy, Gaziosmanpaşa, Beşiktaş, Ataşehir ve Sarıyer gibi bölgelerle ilgilendiklerini, buralarda yeni projelere başlayabileceklerini kaydetti. Söz konusu bölgelerin hem yatırım potansiyeli hem de kentsel dönüşüm ihtiyacı açısından öne çıktığına değinen Turan, “Son dönemde biraz daha büyüme ve İstanbul geneline yayılma sürecindeyiz. İstanbul’un merkezine yakın ve dönüşüm ihtiyacının yoğun olduğu lokasyonlarda projeler geliştirmeye odaklandık. İlgilendiğimiz bölgelerdeki projeler henüz tam anlamıyla olgunlaşmadı ama birçoğu sözleşme aşamasına yaklaştı” diye konuştu.

“Özkaynak yapımızın gücü, sektörel dalgalanmalara karşı bizi dirençli kılıyor”
Sega Yapı’nın projelerini büyük ölçüde kendi özvarlıklarıyla hayata geçirdiğini dile getiren Turan, bu modelin finansman maliyetlerini minimize ettiğini ve piyasa dalgalanmalarına karşı şirketi daha dirençli hale getirdiğini ifade etti. Özkaynak yapısının aynı zamanda teslim sürelerinde öngörülebilirlik sağladığını kaydeden Turan,son yıllarda yakalanan ivmenin sürdürülebilir bir finansman yapısına dayandığını vurguladı.Bugüne kadar yaklaşık 6 milyar TL’lik projeyi tamamlayarak teslim ettiklerini belirten Turan, “Şu anda sahada devam eden 5 projemizin toplam büyüklüğü ise 5 milyar TL’ye ulaştı. Bu da bizi toplamda 11 milyar TL’lik bir portföy büyüklüğüne taşıyor” dedi.

Atakent’in değer hattında modern şehir hayatının simgesi Sega Atakent oldu!
İstanbul’un önemli bir uydu kenti olan, planlı gelişim bölgesi ve geleceğin yaşam merkezi olarak öne çıkan Atakent’te kısa sürede büyük ilgi gören Sega Atakent, yaşam değerine sahip olan konumu ile hem beyaz yakalıların hem de yatırımcıların yoğun ilgisini görüyor. Küçükçekmece Gölü’ne yakın konumlanan projenin planlanan Kanal İstanbul hattına komşu olması, Marmaray (Halkalı) bağlantısı ve E5 ile TEM’e hızlı erişimi de projeye gelen ilgide önemli bir payı alıyor. Bölgede havalimanı metro hattının planlanması ve yüksek hızlı trenin 4 km mesafede konumlanması da projenin değerini yükselten en önemli faktörler arasında yer alıyor. 

Toplam 3 blok ve 196 bağımsız bölümden oluşan projede 1+1’den 4+1’e kadar farklı metrekarelerde daire tipleri yer alırken, proje geniş pencereleri, yüksek tavan algısı ve fonksiyonel daire planlarıyla modern kent hayatını daha yaşanabilir kılan bir konsept sunuyor. Sega Atakent’in sosyal olanakları spor kompleksi, açık ve kapalı yüzme havuzu, sauna, çocuk oyun parkları, kapalı otopark, geniş peyzaj ve yürüyüş alanları, 7/24 güvenlik hizmeti olarak öne çıkıyor. Bu donatılar sayesinde Sega Atakent, İstanbul’da az sayıda projede bulunabilen konforlu, güvenli ve sosyal bir yaşam atmosferi oluşturuyor. Eğitim kurumları, sağlık merkezleri, ulaşım ağları, alışveriş merkezleri ve sosyal yaşam alanlarına olan yakınlığıyla, önemli bir yatırım değerine sahip olan projenin 2027 yılında tamamlanması planlanıyor.

Ulaşım ağlarının kalbindeki Sega Metropark, stratejik konumuyla yatırım değerini yükseltiyor!
Metronun hemen yanında yer almasının yanı sıra, metrobüs hattına, Marmaray’a, E-5 ve TEM otoyollarına dakikalar içinde bağlanarak büyük bir ulaşım avantajı yaratan Sega Metropark, bölgesindeki en stratejik konuma sahip olmasıyla İstanbul’da değer kazanan nitelikli yaşam ve yatırım projeleri arasında yer alıyor. Tüm ulaşım imkanlarının kalbinde yer alan proje, hastane ve eğitim merkezlerine yakınlığı ile ailelere ve gençlere, ulaşım bağlantılarına olan yakınlığı ile iş insanlarına hitap ederek İstanbul’da dinamik bir yaşamın kapılarını açıyor. Toplam 6 blok ve 341 bağımsız bölümden oluşan projede 1+1, 2+1 ve 3+1 daire seçenekleri bulunuyor. Üst katlarında göl ve deniz manzaralı daire seçeneklerinin de yer aldığı proje; deprem yönetmeliğine uygun tasarımı, modern cepheleri ve geniş peyzaj alanlarıyla da fark yaratıyor.

Modern mimari anlayışıyla tasarlanan Sega Metropark, aynı zamanda doğal ışık alacak şekilde konumlandırılan ferah yaşam alanları ve fonksiyonel daire planlarıyla da bölgenin en dikkat çeken projeleri arasında yer alıyor. Projede yer alan sosyal donatılar ise, şehir yaşamının temposu içinde sakinlerine konforlu ve dengeli bir hayat sunmak üzere tasarlandı. Kapalı otopark, çocuk oyun alanları, dinlenme alanları, fitness merkezi, sauna, Türk hamamı ve 7/24 güvenlik hizmeti ile bütüncül bir yaşam alanına ev sahipliği yapan projenin 2027 yılında teslim edilmesi planlanıyor.

Yalı360, deniz ve göl manzarasıyla yalı keyfini Küçükmece’de yaşatacak!
Sega Yapı ve Mutlu İnşaat’ın ortak vizyonuyla Küçükçekmece Gölü kıyısında temelleri atılan Yalı360; göl ve deniz manzarasını aynı anda sunan panoramik cepheleri, yeşil avluları, gün ışığını maksimum düzeyde alan ferah daire planları ve geniş balkonları ile bölgeye ‘nefes aldırarak’ fark yarattı. Toplam 53 bin metrekare inşaat alanı üzerinde 5 bloktan oluşan Yalı360 projesinde 1+1, 2+1, 3+1 gibi farklı daire tiplerinden oluşan 472 konut yer alıyor.

Kapalı ve açık otopark imkânı, çocuk oyun alanları, 7/24 kesintisiz güvenlik hizmeti, yürüyüş alanları, donanımlı spor salonu ve saunanın yanı sıra, geniş bir peyzaj düzenlemesi sunan proje; göl ve deniz manzarasıyla buluşan ferah ve konforlu daireleriyle İstanbul’da nadir deneyimlenebilecek yüksek bir yaşam standardı getirdi. Marmaray ve metrobüs ve E-5 bağlantılarına yürüme mesafesinde olan proje, metroya 1,8 km, Florya Sahil ve Aqua Florya’ya ise 4 km mesafesiyle İstanbul’un her noktasına hızlı ve kolay ulaşım imkânı veriyor. Okullar, hastaneler, alışveriş merkezleri ve sosyal yaşam alanlarına olan yakınlığı ise projeyi hem yaşam hem de yatırım değeri açısından güçlü bir noktaya taşıyor. Merkezi konumu, yeşil alanlarla çevrili yapısı ve göl manzarasıyla şehir hayatının yoğun temposundan uzak, dengeli ve prestijli bir yaşam sunan Yalı360, ulaşım ağlarının merkezinde yer alan konumuyla, konforlu bir yaşama şehirden kopmadan kavuşma ayrıcalığını sağlıyor. Projenin 2028 yılında teslim edilmesi planlanıyor.

Kaynak: Şantiye Dergisi

Sanayi kentine yeni bir soluk: ‘Gökçe Nefes’

0

Gebze’nin ticaret ve inşaat dünyasındaki 20 yıllık tecrübesini güven odaklı bir vizyonla birleştiren Gökçe Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Metin Gökçe, sanayinin kalbinde doğayla iç içe bir yaşamın kapılarını aralayan yeni projeleri “Gökçe Nefes”i anlattı.

Sanayinin yoğun temposundan uzaklaşıp doğanın huzuruna dönmek isteyenler için Gebze’de yükselen ‘Gökçe Nefes’, akıllı ev sistemleri ve sürdürülebilir mimarisiyle dikkat çekiyor.

Gebze’nin ticaret ve inşaat sektöründeki köklü isimlerinden Gökçe Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Metin Gökçe ile sektördeki 20 yıllık serüvenini, güvene dayalı iş anlayışını ve doğayla iç içe yaşamın yeni adresi “Gökçe Nefes” projesini konuştuk.

İş dünyasındaki birikiminiz oldukça köklü. Biraz geçmişe dönersek; Metin Gökçe kimdir, sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz ve ticaret serüveniniz nasıl başladı?

Metin Gökçe, 1969 Giresun doğumludur. Lise eğitimimi Gebze’de, üniversite eğitimimi ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde tamamladım. Ticaretle tanışmam çok erken yaşlara, lise yıllarına dayanıyor. Henüz okul hayatım devam ederken kendi iş yerimi açmıştım. Ticaretin yanı sıra bir dönem siyasetle de aktif ilgilendim; AK Parti’nin kurucu ilçe başkanlığı ve Gebze Belediye Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundum. İnşaat sektörüne ise yaklaşık 20 yıl önce adım attım. Aslında ticari bir yeteneğim olduğunu çok erken fark ettim. İlk “ticari” deneyimim ortaokulda yatılı okurken arkadaşlarıma sattığım küçük defterlerdi. Lisede elektrik bölümünde okurken, bir taraftan da köy evlerinin elektrik tesisatlarını kurarak kendi harçlığımı kazanıyordum. Üretmek ve bir şeyler inşa etmek benim için bir tutku haline geldi ve hala daha da o şekilde devam ediyor.

Gebze’de inşaat sektörü nasıl bir dönüşüm geçiriyor?

Gebze, Türkiye’nin adeta bir prototipi; değişimin en hızlı yaşandığı bölge. 70’li yıllarda başlayan gecekondulaşma süreci, zamanla yerini planlı şehirleşmeye bıraktı. Bugün ise refah seviyesinin artmasıyla birlikte insanlar artık sadece “bir ev” değil, “nitelikli ve konforlu bir yaşam alanı” arıyorlar. Biz de projelerimizi bu yeni nesil taleplere göre şekillendiriyoruz.

“Gökçe Nefes” projesi nasıl doğdu? Sizi bu projeye iten temel unsur neydi?

İnsanların %95’inin hayali müstakil ve bahçeli bir evde yaşamaktır. Pandemi dönemi bu talebi daha da körükledi. Ancak müstakil evlerin en büyük sorunu güvenlik ve sosyalleşmedir. Gökçe Nefes’i tasarlarken, “hem müstakil hem site” konseptini merkeze aldık. 5 bin dönümlük orman alanının hemen yanı başında, temiz havasıyla, güvenlikli, komşuluk ilişkilerinin yaşanabileceği ama herkesin kendi bahçesine sahip olduğu bir yaşam alanı kurguladık.

Bu projeyi bölge için özel kılan unsurların başında neler geliyor?

Konum olarak Gebze’nin en temiz hava kalitesine sahip bölgesindeyiz. Şehir merkezinden kopmadan doğayla birleşmek isteyenler için stratejik bir noktadayız. Kuzey Marmara Otoyolu Balçık Gişeleri’ne 13 km, Şekerpınar Otoban Gişeleri’ne ise 15 km mesafedeyiz. İstanbul ve Kocaeli arasında yaşayanlar için ulaşım kolaylığı ile doğal yaşamı aynı noktada buluşturuyoruz. Sadece bir ev değil; çevresindeki market, fırın ve günlük ihtiyaç noktalarına yakın konumu, doğal gaz altyapısı ve sosyal donatıları ile 12 ay boyunca kesintisiz yaşanabilecek bir yaşam merkezi inşa ediyoruz.

Projenin detaylarından biraz bahseder misiniz? “Gökçe Nefes” sakinlerine ne vadediyor?

Gebze’nin gelişen yaşam alanı Cumaköy’de, 28 dönüm arazi üzerinde 33 özel villadan oluşan bir dünya kuruyoruz. Projemiz, 5,5 kilometrekarelik orman alanına komşu son parsellerden birinde yükseliyor. Her bir villamızı orman ve vadi manzarasından en üst düzeyde faydalanacak şekilde konumlandırdık. Sakinlerimize 4+1 ve 5+1 gibi geniş seçenekler sunuyoruz. Villa başına 550 ila 680 metrekarelik özel kullanım alanları ile müstakil bahçelerle ferahlığı garantiledik. Net kullanım alanlarımız Tip A’da 263 metrekare, Tip B’de 244 metrekare; bodrum kat seçenekli Tip C ve D villalarımızda ise 396 metrekareye kadar ulaşıyor.

Peki, konfor ve teknoloji anlamında neler öne çıkıyor?

Gökçe Nefes, yalnızca bir konut projesi değil, aktif bir yaşam kültürüdür. Akıllı ev sistemleri, yerden ısıtma, yüksek tavan uygulamaları, ebeveyn banyoları ve geniş teraslar standart sunduğumuz özellikler arasında. Otopark sorununu da unutmadık; her villaya özel 3 araçlık kapalı otoparkın yanı sıra misafirlerimiz için de 20 araçlık ek bir alan ayırdık. Ayrıca yüzme havuzu, spor salonu, tenis kortu, futbol-basketbol sahaları ve yürüyüş yollarıyla her nefeste tazelik sunuyoruz. Gökçe Nefes olarak, çevreci yaklaşımı benimsiyor ve uyguluyoruz. Çevreci yaklaşım aslında bizim için bir zorunluluktan öte yaşam biçimi. Projemizde güneş panelleri, yağmur suyu geri dönüşüm sistemi ve elektrikli araç şarj altyapısı bulunuyor. Yüksek ısı yalıtımı ile çevre dostu teknolojileri en üst seviyede uyguluyoruz.

Sürdürülebilirlik kavramı artık tüm dünyanın merkezi haline geldi. Sizler, inşaat sektöründe sürdürülebilirlik kavramını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bizim için sürdürülebilirlik, “müşteri memnuniyeti” demektir. 20 yıllık geçmişimizde iskânı alınmamış, kat mülkiyetine geçilmemiş tek bir projemiz dahi yok. Ben kendi yaptığım projede oturuyorum. Müteahhitliğin en büyük sınavı, yaptığınız evde insanların yıllar sonra da huzurla yaşamasıdır. Eğer arkamızda “Allah razı olsun” diyen insanlar bırakabiliyorsak, en büyük kazancımız budur.

Bir yatırımcı konut alırken nelere dikkat etmeli?

Maalesef günümüzde dijital görsellerin cazibesine kapılıp, binanın teknik altyapısını göz ardı eden bir tüketici profili var. İnsanlar bir kıyafet alırken mağaza mağaza dolaşırken, bir ömür çalışıp aldıkları ev için yeterli araştırmayı yapmıyorlar. Tavsiyem; firmanın geçmiş projelerini gitsinler, orada oturanlarla konuşsunlar. İyi bir binanın sırrı, katalogdaki renklerde değil, temeldeki yalıtım kalitesindedir.

Gökçe Yapı’nın gelecekte nasıl hatırlanmasını istersiniz?

İnsanların “Gökçe Yapı’dan ev aldım ve hayatımı huzurla sürdürüyorum” demesi, benim için en büyük miras. Güven, inşa edilmesi yıllar süren ama bir anlık hatayla yıkılabilecek bir kavramdır. Biz, bu güveni her projemizde ilmek ilmek işlemeye devam edeceğiz.

Kaynak: Sanayi Gazetesi

Şebinkarahisar OSB İçin Geri Sayım Başladı!

0

Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, Şebinkarahisar OSB projesinde sona yaklaşıldığını ve altyapı projelerinin önümüzdeki hafta bakanlığa sunulacağını açıkladı.

Giresun ve bölge ekonomisi için büyük önem taşıyan Şebinkarahisar Organize Sanayi Bölgesi projesinde sona yaklaşıldı. GTSO Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, yürütülen çalışmaların güncel durumu ve takvimi hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Altyapı Projeleri Bakanlığa Teslim Ediliyor

Şebinkarahisar OSB’nin 750 dönümlük bir alan üzerine kurulduğunu belirten Çakırmelikoğlu, bölgede 71 sanayi parseli ile 5 hizmet alanı oluşturulduğunu ifade etti. Parselasyon işlemlerinin sorunsuz bir şekilde tamamlandığını dile getiren Çakırmelikoğlu, tapuların çıkarılma aşamasına geldiğini müjdeledi.

Altyapı projelerinin de hazır olduğunu vurgulayan GTSO Başkanı, hazırlanan projelerin önümüzdeki hafta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na teslim edileceğini açıkladı.

Temmuz’da İhale, Ağustos’ta Yer Teslimi

Yatırım takvimine ilişkin detayları paylaşan Çakırmelikoğlu, projenin önümüzdeki iki ay içinde hız kazanacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Temmuz ayında altyapı ihale sürecinin başlatılmasını, Ağustos ayında ise yüklenici firmaya yer tesliminin gerçekleştirilmesini hedefliyoruz.”

Yaklaşık 450-500 milyon lira yatırım bedeline sahip olan dev proje kapsamında, oluşturulan 71 parselin hızlı bir şekilde yatırımcılara tahsis edilmesi planlanıyor. Projenin bölge ekonomisi için bir dönüm noktası olacağını ifade eden Çakırmelikoğlu, OSB’nin tamamlanmasıyla birlikte Şebinkarahisar’ın üretim ve yatırım kapasitesinin maksimum seviyeye çıkacağını vurguladı.

Tersine Göçü Başlatacak İstihdam Hamlesi

Şebinkarahisar OSB’nin faaliyete geçmesiyle birlikte, ilçede yaşanan nitelikli iş gücü göçünün azaltılması ve tersine göçün tetiklenmesi hedefleniyor. Sanayi tesislerinin üretime başlamasıyla oluşacak yeni istihdam alanları sayesinde, ilçenin sosyo-ekonomik yapısının güçlenmesi ve bölgenin cazibe merkezi haline gelmesi öngörülüyor.

Kaynak: www.yenigiresun.net

Diyarbakır OSB Başkanı Fidan: “Sanayide çarklar durma noktasına geldi”

0

Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mustafa Fidan, yüksek enflasyon ve yüksek faiz oranları nedeniyle sanayicinin zorlu bir dönem yaşadığına dikkati çekerek, “Üretim artık durma noktasına geldi, çarklar durma noktasına geldi. Şimdi biz bunu hep diyoruz, söylemeye de devam edeceğiz. Bizim Türkiye’deki enflasyonu düşürebilmemiz için bunu yıllardır söylüyoruz. Üretimi artırmamız lazım. İhracatı artırmamız lazım. İstihdamı artırmamız lazım. Ama maalesef bu yüksek faizlerle, 55-60 bandında olan faizlerle bizim artık yani üretim mekanizmasını büyütme şansımız yok” dedi.

Diyarbakır Organize Sanayi Başkanı Mustafa Fidan, Türkiye’de yaklaşık 8 yıldır etkisini sürdüren yüksek enflasyon, yüksek faiz oranları, ekonomik dalgalanma, hayat pahalılığı sanayi dünyasını ciddi anlamda etkilediğini dile getirdi.

Yüksek faiz oranlarına rağmen sanayicilerin krediye ulaşamadığını aktaran Fidan, kredi alanlar ise aldıkları krediyi işçi maaşlarına harcadığını söyledi. Üretimin artırılması ve enflasyonun düşürülmesi için sanayicilere yönelik özel ekonomi paketinin hazırlanması gerektiğini bildiren Fidan, “Üretim artık durma noktasına geldi, çarkların durma noktasına geldi. Şimdi biz bunu hep diyoruz, söylemeye de devam edeceğiz. Bizim Türkiye’deki enflasyonu düşürebilmemiz için bunu yıllardır söylüyoruz. Üretimi artırmamız lazım. İhracatı artırmamız lazım. İstihdamı artırmamız lazım. Ama maalesef bu yüksek faizlerle, 55-60 bandında olan faizlerle bizim artık yani üretim mekanizmasını büyütme şansımız yok. Çünkü şu an insanlar artık o kullanabilecekleri krediyi ulaşabilirse eğer, onunla kendi ödemelerini, kendi işçi maaşlarını ödemeye çalışıyor” dedi.

“BU GİDİŞLE BİRÇOĞUNU KAYBEDECEĞİZ”

Sanayicilere desteğin sağlanmamasıyla fabrikaların kapanacağını anlatan Fidan, şöyle devam etti:

“Gitgide gün geçtikçe sanayici daha da sıkıntıya giriyor. Tabii bunu hep söylüyoruz. Buradan devlet büyüklerine çağrımız şudur, sanayiciye özel paketler, özel kredi paketleri çıkması lazım. Çünkü bir üretici bir ayda, üç ayda, beş ayda, bir yılda meydana gelmiyor. Bir üretici en az beş yılda, on yılda o markayı yaratıp markayı bir yere getirip ve ihracata, işte üretimin artırılmasına, Türkiye’nin her tarafına dağıtılmasına yaklaşık bu üç beş yıl sürüyor. Bu gidişle birçoğunu kaybedeceğiz. Buna bir çare de devletin üreticiye özel paketler, düşük faizli krediler çıkarması lazım. Faiz şu an yüzde 60’ları konuşuyoruz. Bugün hiçbir sanayici o denli rakamları kazanmıyor.”

“SANAYİCİ BU PARAYI ALIP İTİBARINI KURTARMAYA ÇALIŞIYOR”

OSB Başkanı Fidan, sanayicilerin yararlandıkları kredilerle üretimlerini artıramadıkların bunun yerine itibarlarını korumaya çalıştıklarını sözlerine ekleyerek, “Bakın ben bunu yıllardır söylüyorum. Sanayici bu parayı alıp itibarını kurtarmaya çalışıyor. İtibar kredisi diyorum ben buna. Bunun faizinin bir kısmını hazine ve devletin karşılaması lazım ki üretici ayakta durabilsin. Çünkü bu rakamlar yüksek. Tamam, herkes ihracat yapmıyor. İhracatçıya özel kredileri var. Eximbank kredileri ama bütün üretici ihracat yapmıyor ki. İşte bizim kaçırdığımız nokta orası. Bizim bu konuda devlete çağrımızdır. Özel paketler ve düşük faizli krediler çıkması lazım” ifadelerini kullandı.

“SANAYİLERDE ÜRETİM KAPASİTELERİ ŞU AN DÜŞMÜŞ DURUMDA”

Ekonomik sorunlar nedeniyle birçok fabrikada vardiya sayısında düşüşün kaydedildiğini söyleyen Fidan, “Yakında üretici diye bir şey kalmaz Türkiye’de. Diyarbakır için demiyorum. Lütfen Türkiye genelinde söylüyorum. Her gün bakıyoruz yazılan çek sayılarına, konkordato olarak, batan firmalara. Artık üretim kapasiteleri şu an düşmüş durumda. Eskiden üç vardiya, iki vardiya çalışanlar, iki vardiya çalışanlar bir vardiya, üç vardiya çalışanlar iki vardiyaya düştü. Artık insanların alım gücü de düştü. O yüzden bir an önce buna bir çare” diye konuştu.

“GEÇEN SENENİN İLK 6 AYI İLE BU SENENİN İLK 6 AYI ARASINDA YÜZDE 40 KAYIP VAR”

Suriye’ye açılan kapalı bulunan sınır kapılarının açılması için çağrıda bulunan Fidan, şöyle konuştu:

“Evet, yıllardır kapalı kapılarımız var. Artık onların açılması lazım. Savaş da bitti. Çok şükür orada artık daha savaş da yok. Oradaki kapıların artık açılması lazım ki bizim bölgenin ihracatının artması lazım. Geçen senenin ilk altı ayı ile bu senenin ilk altı ayı arasında yüzde 40 kayıp var. Bakın, yüzde 40 büyük bir rakam. Bir kayıp var. Yani biz az önce üretimi konuştuk. Aslında bunların hepsi birbirine eşdeğer ve dengeli gidiyor. Çünkü sanayici üretim yapamadığı zaman da bu sefer dışarıdaki müşterisi bu sefer başka ülkeye kaçıyor. Bir de en büyük sorunlarımızdan biri biliyorsunuz kur. Yıllardır sabit kaldı. Fazla bir ilerleme yok. Biz dışarıdaki kurla, içerdeki maliyetlerle yarışamıyoruz. Biz fiyat tutturamıyoruz birçok ülkeye ürün gönderirken. Birçok fabrikanın ihracat rakamları düştü. Bakın yüzde 40 az bir rakam değil. Biraz daha gitse yüzde 50 olacak. O yüzden bunların hepsi birbirine entegre şekilde çalışıyor. Düşük faiz. Bununla beraber üretim kapasitesinin artırılması ve bununla beraber kurun da biraz yükselmesi ihracat rakamlarımız yine artar. Çünkü bunun hepsi tamamen üretime bağlı.

“HERKESİN SURİYE’YE GİTMESİNİ TAVSİYE EDİYORUZ”

Diyarbakır iş dünyası olarak Suriye’de düzenlenen fuarlara katılım sağladıklarını dile getiren Fidan, Suriye’nin yeniden inşasında yer almayı amaçladıklarını belirterek, şunları kayddetti:

“Suriye’ye gelince biliyorsunuz geçen sene başında ve bu sene de Şam’da fuar gerçekleşti ve sanayicilerimizle katıldık. Çok da güzel geçti. Orada biliyorsunuz inşa süreci, yeni bir yapılanma… Savaştan yeni çıktı. Biz herkesin Suriye’ye gitmesini tavsiye ediyoruz. Niye? Orada yapılan fuar bana göre müthiş bir fuardı. İlk gittiğim zaman işte neyle karşılaşacağım, ne göreceğim. Devam eden güzel bir şekilde bir hayat vardı. Ama tabii yavaş yavaş gelişiyor. Ama tabii oradaki gümrük vergileri de yüksek. O gümrük vergilerinin de Türkiye olan kısmının düşmesi lazım. Çoğu ülkeye göre Türkiye’nin gümrük vergisi oranın üstünde kalıyor. Onlara da devletin bir çare bulması lazım ki bizim buradaki ihracat kapasitemizi bari Suriye üzerinden o açığı kapatalım.”

“KAYBETTİĞİMİZ ÜRETİCİLERİ BİR DAHA GERİ GETİRME ŞANSIMIZ YOK”

Enflasyonun bir an önce düşmesi temennisinde bulunan Fidan, “Devlet büyüklerimizle birçok işte görüşüyoruz. Bizim hesaplarımız ve onların hesapları bu enflasyon rakamının düşmesiydi. İşte 2026’nın ilk çeyreği ve ilk 6 ayıydı. Ama gözüken o ki izlenimlerimiz, işte ekonomistleri takip ediyoruz. Görünen o ki herhalde bu faizlerin düşmesi, işte biraz enflasyonun düşmesi yıl sonuna doğru gidecek diye düşünüyorum. Temennimiz bir an önce düşmesi, bir an önce üreticinin refaha kavuşması. Çünkü bizim kaybettiğimiz üreticileri bir daha geri getirme şansımız yok. Bizim bunları yaşatmamız lazım. Yaşatabilmemiz için de bunların nefes alması lazım” diye konuştu.

Kaynak: Anka Haber – Fotoğraf: www.gazetekalem.com.tr

Laza Yapı’dan Urla İçmeler’e Ödüllü Villa Projesi: Gusto Urla

0

TLS Lojistik’in inşaat tecrübesi ve güvencesiyle kurulan Laza Yapı, ilk projesini Urla İçmeler’de hayata geçiriyor. Londra’da ödül alan proje; 3+1, 4+1 ve 5+1 villa seçenekleri, güçlü teknik donatıları ve konum avantajıyla öne çıkıyor.

2022 yılında TLS Lojistik’in inşaat deneyimi ve güvencesiyle faaliyetlerine başlayan Laza Yapı, ilk projesini Yarımadada hayata geçiriyor. Firma tarafından “imza proje” olarak tanımlanan çalışma, uluslararası alanda da dikkat çekerek Londra’da ödül aldı. VİTA, TERRA ve ARİA isimli üç etaptan oluşan projede toplam 30 villa yer alıyor.

Urla İçmeler’deki villa projesi; 3+1, 4+1 ve 5+1 seçeneklerinden oluşuyor. Deniz seviyesinde konumlanan proje, otoban çıkışına yalnızca 2 dakikalık mesafede yer alırken, yakın çevrede planlanan AVM ve yeni villa projeleriyle bölgenin gelişim potansiyelini artırması bekleniyor. Toplamda üç ayrı parsel üzerinde yükselen projede yaklaşık 15 bin metrekarelik alanda 30 villa inşa ediliyor. Projede 12 adet 3+1, 10 adet 4+1 ve 8 adet 5+1 villa bulunuyor.

Site konsepti ve müstakil yaşam alternatifi

3+1 villalar ortak havuz konseptiyle planlandı. Tek araçlık otoparka sahip villalar mimari olarak ikiz villa formunda tasarlansa da yalnızca merdiven bölümünden birleşiyor. Ana yaşam alanlarının birbirinden tamamen bağımsız olduğu villalarda yaklaşık 400 metrekare arsa payı bulunuyor. Villalar 185 ila 300 metrekare arasında değişen kullanım alanlarına sahip olurken, net kullanım alanı ise 146 metrekare olarak planlandı.

4+1 villa seçeneklerinde ise havuzlu alternatifler sunuluyor. Çift araçlık otopark alanına sahip villalarda 350 ila 400 metrekare arasında değişen bahçe alanları bulunuyor. Villaların net kullanım alanı 236 metrekare olarak açıklandı. Ayrıca tüm yatak odalarında ebeveyn banyosu yer alıyor.

Projenin en üst segmentini oluşturan 5+1 villalar ise çift otopark ve müstakil havuz konseptiyle hayata geçiriliyor. Net 273 metrekare kullanım alanına sahip villalar, geniş yaşam alanlarıyla dikkat çekiyor.

Tüm etaplar eş zamanlı ilerliyor

Laza Yapı, projede teknik donatı ve konfor unsurlarına da geniş yer verdi. Tüm villalarda jeneratör, su deposu, yerden ısıtma sistemi, Daikin marka ısıtma-soğutma altyapısı ve Siemens marka 6 parçalı ankastre set standart olarak sunuluyor. Kapalı mutfak konseptiyle tasarlanan villalarda tüm etapların eş zamanlı olarak ilerlediği belirtildi. Projede teslimlerin bu yılın eylül ayında başlaması hedefleniyor.

Yatırımlar devam edecek

Firmanın hedeflerine ilişkin açıklamada ise İzmir Yarımada bölgesindeki yatırımların devam edeceği vurgulandı. Laza Yapı, inşaat alanındaki büyümesini yalnızca İzmir ve yarımada bölgesi özelinde sürdürmeyi planlanıyor.

Kaynak: www.insaatderyasi.com

1911’den bugüne uzanan tarihi yapı otel oldu: L’Union Han İstanbul turizme kazandırıldı

Bankalar Caddesi’nin 1911 tarihli simge yapısı L’Union Han, kapsamlı restorasyonun ardından IHG Hotels & Resorts’un Vignette Collection markasıyla İstanbul’da yeni bir otel deneyimi olarak hizmet vermeye başladı.

İstanbul’un tarihi merkezlerinden Bankalar Caddesi, uzun yıllara yayılan bir restorasyonun ardından önemli bir dönüşüme sahne oldu.

20. yüzyılın başında inşa edilen ve kent hafızasında özel bir yere sahip olan yapı, artık L’Union Han İstanbul adıyla konaklama dünyasına yeniden kazandırıldı. IHG Hotels & Resorts’un Vignette Collection markasının İstanbul’daki ilk oteli olarak hayata geçirilen yapı, geçmişin mimari mirasını çağdaş konaklama anlayışıyla bir araya getiriyor. Çok katmanlı estetik yaklaşımıyla dikkat çeken proje, tarihi dokuyu koruyarak modern bir deneyim alanı oluşturuyor.

Bir asırlık yapı yeniden kent yaşamında

1905 yılında Osmanlı’nın ilk sigorta şirketlerinden biri için temelleri atılan ve 1911’de tamamlanan yapı, 1. Ulusal Mimarlık akımının izlerini taşıyor. Art Nouveau ve Art Deco etkilerinin birlikte görüldüğü bina, turkuaz çinileri, sivri kubbeleri ve detaylı cephe işçiliğiyle Bankalar Caddesi’nin en dikkat çekici yapılarından biri olarak öne çıkıyor.

Restorasyon süreci, yapının tarihi kimliğini korurken aynı zamanda onu bugünün şehir yaşamına entegre eden bir yaklaşım üzerine kuruldu.

Hikayeyi değiştiren keşif: bir bavulun içinden çıkan arşiv

Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri, restorasyon sürecinde ortaya çıkan tarihi arşiv oldu. Mimar Kıymet Aşık Yarkın ve Ka Line Mimarlık tarafından yürütülen çalışmalarda, bir sahafta bulunan bavul içinde Edoardo De Nari’ye ait yüzlerce çizim, fotoğraf ve mektup keşfedildi. Uzun yıllar Giulio Mongeri’ye atfedilen yapının mimarisi, bu belgelerle birlikte yeniden yorumlandı ve De Nari ile ilişkilendirildi. Arşivin günümüze ulaşmasında ise onun kızı Lydia’nın belgeleri yıllarca saklaması belirleyici oldu.

Bu hikâyeyi temsil eden en özel parçalardan biri ise otel içinde sergilenen “Rebel” adlı heykel oldu. Lydia’nın hikâyesini ve arşivin yolculuğunu simgeleyen eser, yapının hafızasını mekânın içine taşıyor.

Geçmişi koruyan değil, yaşatan restorasyon

L’Union Han İstanbul’da yürütülen çalışmalar yalnızca bir yenileme süreci olarak değil, geçmişi bugünün deneyimine dönüştüren bir yaklaşım olarak kurgulandı. Orijinal merdivenler, ahşap ve pirinç detaylar korunurken, cephedeki turkuaz çiniler iç mekân tasarımında yeniden yorumlandı.

Arşivden çıkan eskizler, tekstil ve yüzey tasarımlarında kendine yer bulurken, mekânın farklı bölümlerine yerleştirilen belgeler yapının tarihsel katmanlarını görünür kılıyor. Bengisu Yazıcı’nın üçüncü kattan başlayan enstalasyonu ise Bankalar Caddesi’nin ticaret ve hareketliliğini mekânın içine taşıyan sanatsal bir yorum olarak dikkat çekiyor.

Banca Unione: iki mutfağın buluşma noktası

Otel bünyesinde yer alan Banca Unione, Türk ve İtalyan mutfaklarını bir araya getiren özel bir gastronomi alanı olarak tasarlandı. Solid Consulting Group vizyonu ve Şef Tolga Atalay imzası taşıyan menü, günün farklı saatlerine göre değişen bir deneyim sunuyor.

Sabah saatlerinde kahvaltı ve fırın ürünleriyle başlayan servis, gün içinde kahve ve pastane seçenekleriyle devam ediyor, akşam ise daha güçlü bir gastronomi deneyimine dönüşüyor. Erhan Sağır’ın tasarladığı bar alanı ise İtalyan aperitivo kültürünü yerel tatlarla birleştiriyor.

İsmin taşıdığı anlam: birlik ve buluşma

L’Union ismi, yalnızca bir marka değil aynı zamanda yapının felsefesini de yansıtıyor. Birlik, buluşma ve farklı hikâyelerin aynı çatı altında bir araya gelmesi fikrinden yola çıkan yapı, İstanbul’un çok katmanlı kimliğiyle bütünleşiyor.

L’Union Han İstanbul, tarihi mirası korurken onu bugünün deneyim dünyasıyla birleştiren yaklaşımıyla Bankalar Caddesi’ne yeni bir kimlik kazandırıyor.

Kaynak: Turizm Ajansı

Anahtar teslim projelerle öne çıkan RDA İnşaat’ın Vega Kanyon Projesi hızla yükseliyor

RDA İnşaat ve Müşavirlik tarafından Beyhekim-Yazır gelişim hattında hayata geçirilen Vega Kanyon projesi hızla yükseliyor. Yaklaşık 250 milyon TL yatırım büyüklüğüne sahip proje, konut ve ticari alanlarıyla bölgenin yeni cazibe merkezlerinden biri olmaya hazırlanıyor.

Konya’da gayrimenkul geliştirme, proje yönetimi ve yatırım danışmanlığı alanlarında faaliyet gösteren RDA İnşaat ve Müşavirlik, sektördeki 20 yılı aşkın tecrübelerini Vega Kanyon projesiyle yatırımcılara sunuyor.

Şirket ortakları R. Raşit Dağ ve Hidayet Anbar, şirket markasının yeni olmasına rağmen yönetim kadrosunun ve ekibin uzun yıllardır konut, ticari alan, eğitim yapıları, site yenileme projeleri ve yatırım geliştirme süreçlerinde görev aldığını belirterek, kendilerini sadece bina yapan bir firma değil, yatırımcıların ve arsa sahiplerinin projelerini fikir aşamasından teslim sürecine kadar yöneten bir çözüm ortağı olarak tanımladıklarını ifade etti.

Hem Yaşam Hem Yatırım Projesi

Vega Kanyon’un tasarım sürecinde hem oturum amaçlı kullanıcıların hem de yatırımcıların ihtiyaçlarının dikkate alındığını belirten RDA İnşaat ve Müşavirlik Yönetim Kurulu Başkanı Raşit Dağ “Fonksiyonel daire planları, günlük yaşamı kolaylaştıran ticari alanlar ve merkezi konumuyla ailelerin rahat yaşayabileceği bir proje oluşturmayı hedefledik. Amacımız sadece konut üretmek değil, uzun yıllar değerini koruyacak bir yaşam alanı ortaya koymak” dedi.

Yaklaşık 250 milyon TL yatırım büyüklüğüne sahip olan Vega Kanyon, toplam 32 konut ve 17 ticari üniteden oluşuyor. Projede toplam 49 bağımsız bölüm yer alırken, çalışmaların planlandığı şekilde ilerlediği ve teslimlerin 2026 yılı sonunda gerçekleştirilmesinin hedeflendiği belirtildi.

Beyhekim-Yazır Hattında Stratejik Konum

Projenin bulunduğu bölgenin Konya’nın gelecekteki gelişim akslarından biri olduğuna dikkat çeken Dağ, Vega Kanyon’un Yazır’ın gelişimini tamamlamış bölgelerinden ziyade Beyhekim yönüne doğru büyüyen yeni gelişim hattında yer aldığını vurguladı.

Bölgedeki yeni sağlık yatırımları, ulaşım imkanları ve ticari hareketliliğin her geçen gün arttığını ifade eden Dağ, önümüzdeki yıllarda bölgenin Konya’nın en önemli yaşam ve yatırım merkezlerinden biri haline geleceğini düşündüklerini söyledi.

Hastane Yatırımları Bölgeyi Güçlendirecek

Vega Kanyon’un en önemli avantajlarından birinin hastane imarlı arsaya komşu konumda bulunması olduğuna dikkat çeken firma yetkilileri, sağlık yatırımlarının bir bölgenin gelişimini hızlandıran en önemli unsurlar arasında yer aldığını belirtti.

Bu durumun hem konut hem de ticari alanlar açısından önemli fırsatlar sunduğunu kaydeden yetkililer, özellikle sağlık yatırımlarıyla birlikte bölgede eczane, medikal ve sağlık hizmetleri alanında faaliyet gösterecek işletmeler için ciddi bir potansiyel oluşacağını ifade etti.

Projede yer alan ticari ünitelerin eczane yönetmeliğine uygun ölçü ve teknik kriterlerde planlandığı da açıklandı.

Kişiye Özel Ödeme Modelleri

Konut sahibi olmak isteyen vatandaşlara farklı finansman alternatifleri sunduklarını belirten Dağ, peşin alımlarda avantajlı fiyat seçenekleri oluşturduklarını, bunun yanında firma bünyesinde kişiye özel ödeme planları da hazırlayabildiklerini söyledi.

Amaçlarının finansmana erişimi kolaylaştırmak olduğunu ifade eden yetkililer, müşterilerin ihtiyaçlarına göre esnek çözümler geliştirdiklerini dile getirdi.

“Konut Talebi Erteleniyor, Ortadan Kalkmıyor”

Mevcut ekonomik koşulları da değerlendiren R. Raşit Dağ, yüksek faiz ortamının kısa vadede talebi yavaşlattığını ancak talebin tamamen ortadan kalkmadığını vurguladı.

Türkiye’de nüfus artışı, yeni hane oluşumları ve güvenli yatırım arayışının konut sektörünü canlı tuttuğunu belirten Dağ, faizlerde yaşanacak normalleşmeyle birlikte piyasada yeniden önemli bir hareketlilik beklediklerini ifade etti.

Maliyet Artışlarına Karşı Planlı Strateji

Son yıllarda inşaat sektörünün en önemli gündem maddelerinden birinin maliyet artışları olduğunu belirten Raşit Dağ, Vega Kanyon’da satın alma süreçlerinin büyük bölümünü proje başlamadan önce tamamladıklarını açıkladı.

Bu sayede yüksek enflasyon dönemindeki maliyet artışlarından önemli ölçüde korunduklarını ifade eden Dağ, planlı satın alma stratejisinin hem yatırımcıları hem de müşterileri maliyet dalgalanmalarına karşı koruduğunu söyledi.

AKF Grup İş Birliğiyle Hayata Geçiyor

Vega Kanyon’un yalnızca bir konut projesi olmadığını vurgulayan Raşit Dağ projenin aynı zamanda geliştirdikleri yatırım ve proje yönetimi modelinin önemli bir örneği olduğunu belirtti.

AKF Grup ile birlikte yürütülen projenin, yatırımcı ile profesyonel proje yönetiminin bir araya geldiğinde başarılı sonuçlar ortaya çıkarabileceğini gösterdiğini ifade eden Dağ, önümüzdeki dönemde Konya başta olmak üzere farklı bölgelerde konut, ticari alan ve kentsel dönüşüm projeleri üzerinde çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.

“Konya’nın Geleceğine Güveniyoruz”

Konya’nın üretim gücü, sanayisi, tarımı ve üniversiteleriyle büyümeye devam ettiğini belirten RDA İnşaat Sahibi Dağ, bu büyümenin gayrimenkul sektörüne de olumlu yansıyacağını düşündüklerini söyledi.

Özellikle Selçuklu ilçesindeki Beyhekim-Yazır gelişim hattının önemini koruyacağını ifade eden Dağ, sağlık yatırımlarının bulunduğu bölgelerin ön plana çıkacağını kaydetti. Bunun yanında Meram’da hız kazanan kentsel dönüşüm projelerinin de önemli fırsatlar oluşturacağını ve bölgedeki yenilenme sürecinin gayrimenkul değerlerine ciddi katkı sağlayacağını belirtti.

Raşit Dağ, “ Biz RDA olarak sadece yapı üretmeyi değil, güven üretmeyi hedefliyoruz. Vega Kanyon da bu anlayışın bir sonucu. Hem inşaatını yapıyoruz, hem hukuku ve mali süreçleri takip ediyoruz. Hem de tek satış yetkilisiyiz. Yani şehirde tam kapsamlı hizmet veren bir firmayız. Kaliteli, sürdürülebilir ve yatırımcısına değer kazandıran projeler geliştirmeye devam edeceğiz. Konya’nın gelişimine katkı sağlayacak projeler üretmek bizim için ticari bir faaliyetten çok daha fazlasını ifade ediyor” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.

Kaynak: ekonomim.com

Bodrum ve Çeşme Yazlık Konut Piyasasında Zirvede

0

Bodrum ve Çeşme yazlık konut piyasasında en yüksek fiyat seviyeleriyle öne çıktı. Bitez, Alaçatı ve Yalıkavak’ta metrekare satış fiyatı 160 bin TL’yi aşarken; Şile, Silivri ve Çanakkale 5 yıllık reel değer artışlarıyla dikkat çekti.

Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte sahil bölgelerindeki gayrimenkul piyasası yeniden gündeme geldi. Türkiye’nin emlak karar platformu Emlakjet, yapay zeka destekli gayrimenkul değerleme platformu Endeksa’nın verileriyle hazırladığı Mayıs 2026 yazlık bölgeler araştırmasında Türkiye’nin öne çıkan sahil destinasyonlarındaki satılık konut piyasasını inceledi.

Araştırmaya göre yazlık konut piyasasında kısa ve uzun vadeli performans ayrıştı. Fiyatlar yıllık bazda nominal olarak artmaya devam etse de enflasyondan arındırıldığında birçok bölgede reel düşüş görüldü. Buna karşılık 5 yıllık dönemde Şile, Silivri ve Çanakkale gibi daha erişilebilir lokasyonlar güçlü reel değer artışlarıyla öne çıktı. Bodrum ve Çeşme ise en yüksek fiyat seviyeleriyle yazlık konut piyasasındaki liderliğini korudu.

Bodrum Ve Çeşme Fiyat Seviyeleriyle Zirvede

Mayıs 2026 verilerine göre yazlık konut piyasasında en yüksek metrekare satış fiyatları Bodrum ve Çeşme hattında yoğunlaştı. Mahalle bazında metrekare satış fiyatlarında ilk sırada 161 bin 614 TL ile Bodrum Bitez yer aldı. Çeşme Alaçatı 161 bin 554 TL, Bodrum Yalıkavak 160 bin 817 TL, Bodrum Yahşi 159 bin 930 TL ve Bodrum Gündoğan 152 bin 756 TL ile Bitez’i takip etti.

Ortalama konut fiyatlarında ise Yalıkavak 27 milyon 821 bin 341 TL ile ilk sırada yer aldı. Alaçatı’da ortalama konut fiyatı 27 milyon 302 bin 626 TL, Yahşi’de 26 milyon 708 bin 310 TL, Gündoğan’da 26 milyon 579 bin 544 TL, Bitez’de ise 20 milyon 201 bin 750 TL oldu.

İlçe genelinde bakıldığında Çeşme’de satılık konut metrekare fiyatı 135 bin 232 TL, ortalama konut fiyatı 20 milyon 14 bin 336 TL seviyesinde gerçekleşti. Bodrum’da ise metrekare satış fiyatı 125 bin 163 TL, ortalama konut fiyatı 16 milyon 521 bin 516 TL olarak kaydedildi.

Kısa Vadede Reel Düşüş, Uzun Vadede Güçlü Getiri

Mayıs 2026 verileri, yazlık bölgelerde satılık konut fiyatlarının yıllık bazda nominal olarak artmaya devam ettiğini; ancak enflasyon etkisi dikkate alındığında reel değişimin birçok bölgede negatif seyrettiğini gösterdi. Bu durum, yalnızca yazlık bölgelere özgü değil; Türkiye genelinde konut fiyatlarında görülen nominal artışa rağmen reel değer kaybı eğilimiyle de paralellik gösteriyor.

İl düzeyinde yıllık nominal artış Antalya’da yüzde 29, İstanbul’da yüzde 28, Mersin’de yüzde 21, İzmir’de yüzde 20 ve Çanakkale’de yüzde 19 oldu. Buna karşılık yıllık reel değişim Antalya’da yüzde -3, İstanbul’da yüzde -4, Mersin’de yüzde -8, İzmir’de yüzde -9, Çanakkale’de yüzde -10 ve Muğla’da yüzde –12 seviyesinde gerçekleşti.

Yıllık bazda reel düşüşe rağmen, 5 yıllık perspektifte bazı bölgelerde güçlü reel değer artışı dikkat çekti. Şile’de satılık konutlarda son 5 yıldaki reel değer artışı yüzde 85, Silivri’de yüzde 74 olarak kaydedildi. İl düzeyinde ise Çanakkale yüzde 81’lik 5 yıllık reel değer artışıyla öne çıktı. Bu tablo, yüksek fiyat seviyelerine ulaşan bölgelerde artış hızının daha sınırlı kaldığını; daha erişilebilir fiyat seviyelerine sahip ve talebi güçlenen lokasyonlarda ise uzun vadeli reel değer artışının daha belirgin hale geldiğini gösterdi.

Şile, Silivri Ve Çanakkale Değer Artışıyla Dikkat Çekti

Uzun vadeli reel performansıyla öne çıkan Şile’de metrekare satış fiyatı 87 bin 766 TL, ortalama konut fiyatı ise 15 milyon 622 bin 348 TL oldu. Silivri’de metrekare satış fiyatı 46 bin 599 TL, ortalama konut fiyatı 6 milyon 477 bin 261 TL seviyesinde gerçekleşti. Çanakkale’de ise il düzeyinde metrekare satış fiyatı 52 bin 41 TL, ortalama konut fiyatı 6 milyon 140 bin 838 TL olarak kaydedildi.

Bodrum ve Çeşme’ye kıyasla daha erişilebilir fiyat seviyelerine sahip bu lokasyonlar, 5 yıllık reel değer artışlarıyla yatırımcıların radarına girerken, yazlık konut talebinin farklı sahil destinasyonlarına yayıldığını da ortaya koydu.

Farklı Sahil Destinasyonlarında Fiyatlar Yüksek Seyrini Koruyor

Bodrum ve Çeşme’nin yanı sıra farklı sahil destinasyonlarında da fiyatlar yüksek seyrini korudu. Mayıs 2026 verilerine göre Marmaris’te metrekare satış fiyatı 92 bin 432 TL, ortalama konut fiyatı 13 milyon 32 bin 912 TL olarak gerçekleşti. Kemer’de metrekare satış fiyatı 82 bin 609 TL, ortalama konut fiyatı 11 milyon 978 bin 305 TL; Fethiye’de metrekare satış fiyatı 76 bin 129 TL, ortalama konut fiyatı 10 milyon 49 bin 28 TL oldu.

Foça’da metrekare satış fiyatı 75 bin 963 TL, ortalama konut fiyatı 9 milyon 191 bin 523 TL; Güre’de metrekare satış fiyatı 72 bin 377 TL, ortalama konut fiyatı 11 milyon 725 bin 74 TL; Ayvalık’ta metrekare satış fiyatı 67 bin 793 TL, ortalama konut fiyatı 8 milyon 270 bin 746 TL olarak kaydedildi. Altınoluk’ta ise metrekare satış fiyatı 65 bin 603 TL, ortalama konut fiyatı 8 milyon 462 bin 787 TL seviyesinde gerçekleşti.

Kuşadası’nda metrekare satış fiyatı 61 bin 750 TL, ortalama konut fiyatı 8 milyon 645 bin TL; Alanya’da ise metrekare satış fiyatı 58 bin 717 TL, ortalama konut fiyatı 6 milyon 400 bin 153 TL oldu.

“Kullanıcılar Artık Kısa Vadeli Dalgalanmadan Çok Uzun Vadeli Veriye Bakıyor

Verilerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Emlakjet CEO’su Görkem Öğüt, şunları söyledi:

“Mayıs 2026 verileri, yazlık konut piyasasında kısa vadeli reel performans ile uzun vadeli değer artışının ayrıştığını gösteriyor. Türkiye genelinde olduğu gibi yazlık bölgelerde de fiyatlar nominal olarak artmaya devam ederken, enflasyon etkisiyle yıllık reel değişim birçok bölgede negatif seyrediyor. Buna karşın 5 yıllık dönemde Şile, Silivri ve Çanakkale gibi daha erişilebilir lokasyonlarda güçlü reel değer artışları görüyoruz.

Bu tablo, yazlık konutun yalnızca sezonluk kullanım amacıyla değil, uzun vadeli yatırım perspektifiyle de değerlendirildiğini ortaya koyuyor. Emlakjet olarak Endeksa verileriyle güçlenen analiz altyapımız sayesinde kullanıcılarımıza yalnızca ilan değil, karar süreçlerini destekleyen veri temelli içgörüler sunuyoruz. Konut alıcıları artık fiyat seviyesi, erişilebilirlik, yaşam kalitesi ve uzun vadeli değer artışı gibi kriterleri birlikte değerlendirerek karar veriyor.” 

Emlakjet ve Endeksa Hakkında

Türkiye gayrimenkul piyasasına yön veren iki öncü marka olan Emlakjet ve Endeksa, veri ve inovasyon odaklı yaklaşımlarıyla kullanıcıların daha hızlı, doğru ve şeffaf kararlar almasını sağlayan dijital çözümler geliştiriyor.

2006 yılında kurulan Emlakjet, satılık ve kiralık gayrimenkullerin en kolay şekilde bulunmasını sağlayan Türkiye’nin önde gelen gayrimenkul teknoloji platformlarından biridir. Aylık 15 milyon ziyaretçi ve 60 milyon sayfa görüntülenmesiyle sektörde güçlü bir konuma sahip olan platform; alıcıları, satıcıları ve emlak danışmanlarını aynı ekosistemde buluşturmaktadır.

2017 yılında kurulan Endeksa, gayrimenkul alanında uzmanlaşmış bir veri analitiği ve yapay zekâ şirketidir. Geliştirdiği yapay zekâ destekli değerleme modelleri sayesinde herhangi bir konutun satış ve kira değeri saniyeler içinde hesaplanabilmektedir. Konum analizleri ve değerleme modelleriyle hem bireysel kullanıcılara hem de emlak profesyonellerine veriye dayalı karar desteği sunan Endeksa, sektörün dijital dönüşümüne öncülük etmektedir.

2026 itibarıyla güçlerini birleştiren Emlakjet ve Endeksa, analitik içgörü ile geniş pazar deneyimini aynı çatı altında buluşturarak Türkiye’nin en kapsamlı gayrimenkul teknoloji ekosistemlerinden birini oluşturmuştur. “Akıllı İlanlar, Doğru Kararlar” sloganıyla hareket eden iki marka; yapay zekâ ve büyük veri teknolojilerini kullanarak gayrimenkul sektöründe şeffaflığı artırmayı ve karar alma süreçlerini kolaylaştırmayı hedeflemektedir.

Trabzon’a raylı sistem geliyor: 33,3 Milyar TL’lik ihale Kalyon-Makyol’a

“Trabzon Raylı Sistem Hattı” projesinin birinci etabıyla ilgili ihale onaylandı. Kalyon-Makyol ortaklığı, 33,3 milyar TL teklifle ihaleyi aldı. Proje Akyazı’dan Yomra’ya uzanan hattı kapsıyor.

Trabzon’un yıllardır beklediği raylı sistem projesinde kritik gelişme yaşandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın onay verdiği projede, 33,3 milyar TL’lik en düşük teklif Kalyon-Makyol ortaklığından geldi. Şehir ulaşımını büyük ölçüde değiştirmesi beklenen proje; Akyazı, Meydan, KTÜ, Otogar ve Havalimanı hattını birbirine bağlayacak.

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla Trabzon Büyükşehir Belediyesi‘nden Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı‘na devredilen “Trabzon Raylı Sistem Hattı” projesi hızlı bir sürece girdi.

Şehir içi ulaşımda köklü değişiklik yaratması beklenen proje kapsamında; Akyazı, Meydan, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Otogar, Havalimanı ve Yomra hattı raylı sistemle birbirine bağlanacak. Toplam uzunluğu yaklaşık 32 kilometre olarak planlanan projede 31 istasyon yer alacak.

Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü (AYGM), “Trabzon Tramvay Hattı 1. Etap İnşaat ve Elektromekanik Sistemler Temin, Montaj ve İşletmeye Alma Yapım İşi” ihalesinin tekliflerini 2 Haziran‘da aldı. Yaklaşık maliyeti 38 milyar 256 milyon TL olarak belirlenen ihaleye, 8 firma teklif sundu. Raylı sistem projesinin 15,5 kilometrelik birinci etabıyla ilgili ihalede, 33 milyar 283 milyon TL ile en uygun teklifi Kalyon-Makyol İnşaat ortaklığı verdi.

ULAŞTIRMA BAKANLIĞI ONAYLADI

ANKA Haber Ajansı’nın aldığı bilgiye göre, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı söz konusu ihaleyi onayladı. Kalyon-Makyol İnşaat ortaklığı, ihaleyi resmen kazanmış oldu.

İhale; Trabzon Şehir Hastanesi, stadyum, Trabzon Meydan Parkı, terminal, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve havalimanı (Akyazı-havalimanı) arasında toplam 15.5 kilometre raylı sistemin ve 8‘i yeraltı, 8‘i yer üstü olmak üzere toplam 16 tramvay durağı ve 1 depo atölye binasının inşaatı ile elektromekanik sistemlerin temin montaj ve işletmeye alma işlerini kapsıyor.

TOPLAM HAT UZUNLUĞU 32 KİLOMETRE OLACAK

Ulaştırma Bakanlığı kaynakları, Trabzon Raylı Sistem Hattı projesinin toplam hat uzunluğunun 32 kilometre olduğunu belirterek, “Sonuçlandırılan ihalele kapsamında ilk etapta 15,5 kilometre raylı sistem inşa edilecek. 16 adet de istasyon yapılacak. İkinci etapta, yapılacak işlerle birlikte toplam hat uzunluğu 32 kilometreye, istasyon sayısı da 31’e çıkacak” dedi.

Söz konusu projenin 32 kilometrelik hattının Akçaabat, Akyazı, şehir merkezi, Trabzon Havalimanı, Yomra olarak belirlendiği kaydedildi.

Kaynak: Anka Haber

Konya’ya yeni organize sanayi bölgesi yapılacak! İhaleyi alan firma belli oldu

0

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı kredi desteği kapsamında gerçekleştirilecek Konya’nın Ilgın ilçesindeki Organize Sanayi Bölgesi Altyapı Yapım İşi İhalesi sonuçlandı.

Yaklaşık 578 milyon 700 bin TL keşif bedeline sahip altyapı yapım işi ihalesine Türkiye’nin farklı illerinden 22 firma teklif verdi. Yoğun katılımın yaşandığı ihale sonucunda Sarol Mühendislik en avantajlı teklifi sunarak ihaleyi kazandı.

İhale sürecinin tamamlanmasının ardından yüklenici firma ile sözleşme imzalanarak 15 gün içerisinde yer teslimi gerçekleştirilecek. Yer tesliminin ardından Ilgın Organize Sanayi Bölgesinde yol yapımı, içme suyu şebekesi, atık su (kanalizasyon) hattı, yağmur suyu drenaj sistemi, elektrik dağıtım şebekesi, trafo merkezleri, enerji nakil hatları, telekomünikasyon altyapısı ve çevre aydınlatma sistemlerini kapsayan altyapı imalatlarına başlanacak.

Toplam 44 sanayi parseline hizmet verecek altyapı yatırımının tamamlanmasıyla birlikte Ilgın Organize Sanayi Bölgesi; modern ulaşım ağı, güçlü enerji ve haberleşme altyapısı ile sağlıklı içme suyu ve kanalizasyon sistemlerine kavuşarak yatırımcılar için üretime hazır hale gelecek. Altyapı çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte yeni sanayi yatırımlarının önü açılacak, üretim kapasitesi artacak ve Ilgın’ın istihdamına ve ekonomik kalkınmasına önemli katkı sağlanacak.

whatsapp-image-2026-06-22-at-16-57-26-1.jpeg

Ilgın Belediye Başkanı ve Ilgın Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Apil, ihale sürecinin tamamlanmasının ardından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Ilgın Organize Sanayi Bölgemiz için büyük önem taşıyan altyapı yapım ihalesini başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. İnşallah 15 gün içerisinde yer teslimi gerçekleştirilerek altyapı çalışmalarına başlanacaktır. Bu yatırımla birlikte Ilgın OSB, yatırımcılarımız için üretime hazır modern bir sanayi bölgesi haline gelecektir.

Bu önemli yatırımın ilçemize kazandırılmasında desteklerini esirgemeyen başta Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’a, Bakan Yardımcımız Sayın Oruç Baba İnan’a, TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’na, AK Parti Konya İl Başkanımız Sayın Fatih Özgökçen’e, AK Parti Konya Milletvekillerimiz Sayın Orhan Erdem ve Sayın Mustafa Hakan Özer’e, AK Parti Ilgın İlçe Başkanımız Ömer Emre’ye ve teşkilatına, MHP Ilgın İlçe Başkanımız Harun OK’a ve teşkilatına, kıymetli Ilgınlı hemşehrilerimize, Müteşebbis Heyet üyelerimize, Yönetim Kurulu üyelerimize, Bölge Müdürlüğümüz personeline ve emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara gönülden teşekkür ediyorum. Bu önemli yatırımın Ilgın’ımıza, Konya’mıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

Kaynak: Merhaba Haber

Bitlis OSB’ye yeni yatırımlar yapıldı!

Bitlis ve Batman’da sanayi yatırımlar hızla büyümeye devam ediyor. Bitlis’te yeni OSB projesiyle sanayi alanı iki katına çıkarılırken, Siirt’in sanayi gelişimini hızlandıracak yeni teşvik beklentileri artıyor.

Bitlis’te sanayi yatırımlarını artırmak amacıyla hayata geçirilen ilave Organize Sanayi Bölgesi (OSB) projesinde çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, yeni OSB sahasında incelemelerde bulunarak proje hakkında bilgi aldı.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki komşu iller olan Bitlis, Batman ve Siirt arasında sanayi bölgeleri eksenli bir kalkınma yarışı dikkat çekiyor. Bitlis ve Batman, Organize Sanayi Bölgeleri’ndeki (OSB) yeni yatırımlarla kapasitelerini hızla artırırken, Siirt Organize Sanayi Bölgesi’nin yatırım çekme ve istihdam oluşturma süreçlerinde komşularının gerisinde kaldığı görülüyor.

Bitlis’te sanayi alanı ikiye katlanıyor

Bitlis’te sanayi yatırımlarını güçlendirmek amacıyla başlatılan ilave OSB projesi tüm hızıyla sürüyor. Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, kentin sanayide önemli bir mesafe kat ettiğini belirterek, şu an genelinde yaklaşık 70 fabrika bulunduğunu ve 12 bin kişinin istihdam edildiğini kaydetti. Mevcut OSB’de faaliyet gösteren 55 firmanın doluluk oranlarını artırması nedeniyle yeni yatırım alanlarına duyulan ihtiyacı vurgulayan Vali Karakaya, yaklaşık 128 hektarlık alanda kurulacak ilave OSB’nin mevcut bölgenin iki katı büyüklüğünde olacağını ve resmi yatırım sürecinin başlatıldığını açıkladı.

Batman’da istihdam artıyor

Bölgedeki diğer başarılı örnek ise Batman’da yaşanıyor. Batman OSB bünyesinde devreye alınan yeni yatırım alanları sayesinde sanayi kapasitesinin her geçen gün daha da güçlendiği ve bölgedeki istihdam oranlarının genişlediği ifade ediliyor.

Siirt’te teşvik beklentisi sürüyor

Komşu illerdeki bu sanayi atılımlarına karşın, Siirt Organize Sanayi Bölgesi’nin üretim kapasitesini ve yatırımcı sayısını artırma noktasında arzu edilen seviyeye ulaşamadığı değerlendiriliyor. Siirt OSB’de yatırımcı sayısının sınırlı kalması ve istihdam artışının istenen düzeye çıkmaması kentte tartışmalara yol açıyor. Sektör temsilcileri ve vatandaşlar, Siirt’in de benzer teşvikler ve yeni yatırım alanlarıyla sanayi kapasitesini güçlendirmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Kaynak: Sanayi Gazetesi

Akoğuz Kışlası Konut Projesinde İncelemeler Tamamlandı

0

Malatya Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ile birlikte Akoğuz Kışlası 1. ve 2. etapta yapımı tamamlanan projeleri yer yerinde denetledi. Ziyaret kapsamında inşaatı biten 1.740 adet konut, 29 adet dükkân ve 1 camide incelemelerde bulunan Vali Yavuz, yürütülen son çalışmalar hakkında yetkililerden brifing aldı.

Şehrin ihya çalışmalarına yönelik açıklama yapan Vali Yavuz, “Muhteşem bir mimari ve şehircilik anlayışı ile şehrimizi yeniden imar ve inşa eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan‘a, Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum‘a ve emeği geçen herkese şükranlarımızı sunuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kaynak:www.tekha.com.tr

Süleymanpaşa’da yaz dönemi inşaat faaliyetlerine kısıtlama

0

Süleymanpaşa Belediyesi, turizm sezonunda çevre düzeni ve ziyaretçi memnuniyetinin korunması amacıyla Kumbağ, Altınova ve Barbaros mahallelerinin belirli bölgelerinde 1 Temmuz-1 Eylül 2026 tarihleri arasında hafriyat, ağır yük taşımacılığı ve harçlı inşaat faaliyetlerinin yasaklandığını duyurdu

Belediyeden yapılan açıklamada, kararın, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün 2015/03 sayılı genelgesi ile Tekirdağ Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün ilgili yazıları doğrultusunda alındığı belirtildi.

Açıklamada, turizm faaliyetlerinin zarar görmemesi ve yerli ile yabancı turistlerde olumsuz izlenim oluşmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı ifade edildi.

Duyuruya göre, yasak Kumbağ Mahallesi’nin tamamında uygulanacak. Altınova ve Barbaros mahallelerinde ise ana yolun deniz tarafında, hafta sonları ve resmi tatil günlerinde Tekirdağ-İstanbul kara yolu ile Marmara Denizi arasında kalan bölgede geçerli olacak.

Belirlenen tarihler arasında hafriyat, ağır yük taşıma, ağır nakliyat ve harçlı inşaat faaliyetlerinin yapılmasına izin verilmeyeceği, genelge ve talimatlara aykırı hareket edenler hakkında yasal işlem ve idari yaptırım uygulanacağı bildirildi.

Vatandaşların konuya ilişkin bilgi almak veya ihbarda bulunmak için Süleymanpaşa Belediyesi Çağrı Merkezi’nin 0 (282) 259 59 59 numaralı telefonunu arayabilecekleri kaydedildi.

Kaynak: www.trakyagazetesi.com.tr

BOSS4 İnşaat’tan Zeytinburnu’nda Kentsel Dönüşüme Büyük Katkı

0

Alya Merkezefendi projesi kapsamında 252 bağımsız bölümün dönüşümü tamamlanırken, 467 konutun anahtarları hak sahiplerine teslim edildi. Toplam 28 bin metrekarelik alan üzerinde geliştirilen proje; 9 blok, 467 konut ve 15 ticari üniteden oluşuyor. Güvenli şehirleşme vizyonuyla hayata geçirilen Alya Merkezefendi, Zeytinburnu’nun kentsel dönüşüm sürecine önemli katkı sağlarken, hak sahipleri de yeni yaşam alanlarına kavuştu.

Törende konuşan Zeytinburnu Kaymakamı Adem Uslu, nitelikli kentsel dönüşüm projelerinin ilçenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirterek, Zeytinburnu’nun son yıllarda başarılı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ifade etti. İstanbul’un sahip olduğu stratejik değerle birlikte bu projelerin, ilçeyi daha yaşanabilir ve seçkin bir konuma taşıdığını söyledi. Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy ise yaklaşık 25 yıl önce başlayan dönüşüm sürecinin başarıyla sonuçlandığını vurgulayarak, ilçenin önemli sorunlarından birinin artık geride kaldığını dile getirdi.

BOSS4 İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Akkuş, kentsel dönüşümün yalnızca eski yapıların yenilenmesi değil, şehirlerin geleceğine yapılan uzun vadeli bir yatırım olduğunu belirtti. Akkuş, BOSS4 İnşaat olarak yalnızca bina inşa etmediklerini; geleceğin şehirlerini, mahallelerini ve yaşam kültürünü oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti. Bir projenin gerçek değerinin, teslim edildiği gün değil, yıllar sonra da yaşam kalitesini koruması ve bulunduğu bölgeye değer katmasıyla ortaya çıktığını söyledi.

Türkiye’nin deprem gerçeğinin güvenli şehirleşmenin önemini her geçen gün artırdığına dikkat çeken Akkuş, dönüşüm projelerinin parsel bazlı değil, ada bazlı ve bütüncül bir şehircilik anlayışıyla ele alınması gerektiğini vurguladı. Sosyal donatı alanları, yeşil alanlar, ulaşım altyapısı ve mahalle kültürünü yaşatan yaşam alanlarıyla planlanan dönüşüm projelerinin şehirler için daha kalıcı değer oluşturacağını belirten Akkuş, geleceğin ihtiyaçlarına da cevap veren yaşam alanları üretmeyi hedeflediklerini söyledi.

Zeytinburnu’nun tarihine ve güçlü mahalle kültürüne duydukları saygıyla hareket ettiklerini ifade eden Akkuş, ilçeye yatırım yapmayı sürdüreceklerini belirterek yakın zamanda bölgede yeni bir kentsel dönüşüm projesini daha hayata geçireceklerinin mesajını verdi. Konuşmaların ardından protokol üyeleri, hak sahiplerine yeni konutlarının anahtarlarını teslim etti.

BOSS4 İnşaat, güvenli şehirleşme vizyonuyla geliştirdiği projelerle Türkiye’nin kentsel dönüşüm sürecine katkı sunmayı sürdürürken, yaşam kalitesini yükselten ve geleceğin şehirlerine değer katan projeler üretmeye devam ediyor.

Kaynak: www.fuardergisi.com.tr

Melen Barajı tamamlama inşaatı Limak’a verildi: Yatırım tutarı yaklaşık 15 milyar TL

0

İstanbul’un su sorununu 2071 yılına dek çözeceği belirtilerek ilk ihalesi 2012’de yapılan ve 2014 yılında temeli atılan Melen Barajı tamamlama inşaat işi, yaklaşık 15 milyar TL bedelle Limak İnşaat’a verildi. Projenin, 2030’lu yılların başında tamamlanması hedefleniyor.

Melen Barajı inşaat işi, 14 yıl sonra bir kez daha gündeme geldi. İhalesi, 2012 yılında yapılan, temeli 2014’te atılan Melen Barajı için dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, “Melen Barajı’nı 7 Aralık 2016’da saat 14.59’da bitiriyoruz” demişti.

Kil çekirdekli kaya dolgu yerine silindirle sıkıştırılmış beton gövde ile yapılan Melen Barajı’nın gövdesinde çatlaklar meydana geldi. Derin ve tehlike arz eden çatlaklar nedeniyle proje durduruldu.

DSİ Genel Müdürlüğü, Melen Barajı inşaatı için 2020 yılında yeni bir ihale daha yaptı. Melen Barajı’nın, bu ihalenin ardından başlayan inşaatla da bitmeyeceği anlaşıldı. İş, 2022 yılında tasfiye edildi.

Devlet, Melen Barajı’na bugüne dek değişik tarihlerde açılan ihaleler kapsamında 10 milyar TL düzeyinde harcama yaptı.

DSİ Genel Müdürlüğü‘nün, Melen Barajı inşaatını tamamlamak için başlattığı yeni süreç sonuçlandı.

“2030’lu yılların başında tamamlanması bekleniyor”

Melen Barajı inşaatını tamamlama işi yaklaşık 15 milyar TL bedelle Limak İnşaat’a verildi. DSİ ile Limak İnşaat arasında 22 Haziran Pazartesi günü sözleşmenin imzalandığı belirtildi.

Kaynaklar, ihalenin, Kamu İhale Kanunu’nun 21/b maddesi uyarınca “davet usulü” ile gerçekleştirildiğini kaydederek, Limak dahil 4 şirketin davet edildiğini söyledi.

Kaynaklar, projenin ne zaman tamamlanacağına ilişkin soru üzerine, “2030’lu yılların başında tamamlanması bekleniyor” diye konuştu.

Kaynak: www.kisadalga.net

Karadeniz’de Dev İş Birliği: Swissôtel, NEXT ve Archi’den Dev Proje

0

Gürcistan’da NEXT, Archi ve Swissôtel ortaklığıyla hayata geçirilen üç kuleli dev sahil projesi, Karadeniz’de lüks turizm ve gayrimenkulün yeni merkezi oluyor.

Gürcistan’ın turizm potansiyeli yüksek kıyı kenti Kobuleti, Karadeniz sahil şeridinin çehresini tamamen değiştirecek dev bir yatırıma ev sahipliği yapıyor. Üç kıtada faaliyet gösteren Gürcistan merkezli uluslararası gayrimenkul geliştiricisi NEXT, ülkenin en büyük geliştiricilerinden Archi ve dünyaca ünlü lüks konaklama markası Swissôtel, bölgenin en prestijli projesi için güçlerini birleştirdi: Kobuleti Beach Resort & Swissôtel.

swissotel-kobuleti-1.webp

Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze ve ekonomi yönetiminin katılımıyla düzenlenen resmi lansmanda temele sembolik bir zaman kapsülü bırakılarak projenin startı verildi.

Chapman Taylor İmzalı “Üç Yelken” Konsepti

Dünyaca ünlü mimarlık ofisi Chapman Taylor tarafından tasarlanan proje, hem Swissôtel’in hem de Chapman Taylor’ın Karadeniz kıyısındaki ilk projesi olma özelliğini taşıyor. Doğrudan sahilden yükselen ve denizin hareketini yansıtan “Üç Yelken” mimari konsepti, kompleksteki tüm dairelerin kesintisiz bir deniz manzarasına sahip olmasını sağlıyor. Üç kuleden biri doğrudan beş yıldızlı Swissôtel olarak hizmet verirken, diğer kuleler lüks konut ve yatırım segmentine hitap ediyor.

swissotel-kobuleti-4.webp

Dört Mevsim Yaşayan Lüks Ekosistem

Büyük ölçekli yapısı sayesinde sadece yaz aylarında değil, yılın dört mevsimi canlı bir destinasyon olması hedeflenen komplekste, konaklama ve eğlenceye dair tüm detaylar tek bir çatı altında toplanıyor. Dev yaşam merkezinin bünyesinde şu ayrıcalıklar yer alıyor:

  • Beş yıldızlı Swissôtel oteli, premium konutlar ve yatırım daireleri,
  • Lüks casino ile üst düzey konferans ve etkinlik salonları,
  • Spa ve wellness merkezleri, kapalı ve açık yüzme havuzları,
  • Özel plaj erişimi, sahil lounge alanları ve seçkin restoranlar.
yeni-proje-1-1qzi.webp

Yatırımcılar İçin Ön Satış Dönemi Başladı

Kobuleti’yi geleneksel bir yazlık kasabadan uluslararası turizm merkezine dönüştürmesi beklenen projede, konut ve yatırım dairelerinin ön satış süreci resmi olarak başladı. Erken dönem yatırımcılarına en düşük başlangıç fiyatları, avantajlı ödeme koşulları ve yüksek değer artışı potansiyeli sunan proje, Karadeniz bölgesinin en güvenli ve en karlı premium gayrimenkul fırsatlarından biri olarak öne çıkıyor.

Kaynak: www.memleket.com.tr

İstanbul’un Popüler Alışveriş Caddelerinde Metrekare Değeri 2 Milyon TL’ye Dayandı

0

İstanbul’un en prestijli alışveriş aksları olan Bağdat Caddesi, Nişantaşı ve İstiklal Caddesi’nde kira değerleri metrekare başına 13 bin TL’ye, satış değerleri ise 2 milyon TL/m² seviyelerine kadar yükseliyor. EVA Gayrimenkul Değerleme Koordinatörü Serkan Bal’a göre artık ticari gayrimenkullerin değerini yalnızca konum değil, markalara sunduğu deneyim alanları da belirliyor.

İstanbul’un en gözde alışveriş bölgelerinde perakende anlayışı değişirken, ticari gayrimenkul piyasasında da yeni bir dönem başlıyor. Son yıllarda tüketici alışkanlıklarında yaşanan dönüşümle birlikte mağazalar yalnızca alışveriş yapılan alanlar olmaktan çıkıp, markaların tüketiciyle bağ kurduğu deneyim merkezlerine dönüşüyor. Bu değişim, Bağdat Caddesi, Nişantaşı ve İstiklal Caddesi gibi prestijli lokasyonlarda kiralama ve yatırım dinamiklerini de yeniden şekillendiriyor.

EVA Gayrimenkul Değerleme Koordinatörü Serkan Bal, fiziksel mağazaların artık sadece ürün satışı yapılan noktalar olarak değerlendirilmediğini, markaların tüketicilere deneyim sunduğu çok amaçlı yaşam alanlarına dönüştüğünü belirterek bu dönüşümün ticari gayrimenkul değerleri üzerinde önemli etkiler yarattığını söyledi.

Prestij Caddelerinde Rekabetin Kuralları Değişiyor

Perakende sektöründe yaşanan dönüşüm, mağaza konseptlerini ve yatırım tercihlerini doğrudan etkiliyor. Markalar artık yalnızca görünür olmak için değil, müşteriyi mağazada daha uzun süre tutabilmek ve markayla duygusal bağ kurmasını sağlayabilmek için de prestijli lokasyonları tercih ediyor. Kahve alanları, etkinlik köşeleri, deneyim merkezleri ve sosyal etkileşimi destekleyen mağaza tasarımları, yeni dönemin en önemli unsurları arasında yer alıyor. Bu nedenle prestij caddelerinde talep gören alanlar da değişiyor; küçük ve işlevsel mağazaların yerini daha geniş, ferah ve çok amaçlı kullanıma uygun alanlar almaya başlıyor.

Sosyal Medyada Görünürlük Ticari Değeri Artırıyor

Geçmişte mağaza seçiminde konum, cephe uzunluğu, metrekare büyüklüğü ve kira seviyesi belirleyici olurken, günümüzde deneyim yaratma kapasitesi de önemli bir kriter haline geldi. Geniş vitrinler, yüksek tavanlar, oturma alanları ve etkinlik düzenlenebilecek bölümler markaların öncelikleri arasında yer alıyor. Özellikle sosyal medyada paylaşılabilir bir atmosfere sahip mağazalar, markalar için daha değerli hale geliyor.

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Serkan Bal, “Bugün mağazalar yalnızca satış yapılan alanlar değil, markaların hikâyelerini anlattıkları ve tüketiciyle birebir temas kurdukları platformlar haline geldi. Prestij caddelerinde mağazanın sunduğu deneyim, en az lokasyon kadar önemli bir kriter olarak öne çıkıyor” dedi.

Bağdat Caddesi’nde Metrekare Değeri 2 Milyon TL’ye Ulaşıyor

EVA Gayrimenkul Değerleme verilerine göre, İstanbul’un en önemli perakende akslarından biri olan Bağdat Caddesi’nde giriş kat iş yerlerinde kira birim değerleri 5 bin TL/m² ile 11 bin TL/m² arasında değişiyor. Satılık iş yerlerinde ise metrekare değerleri genel olarak 1 milyon TL ile 1,5 milyon TL arasında seyrediyor. Ancak yüksek görünürlüğe sahip, sınırlı büyüklükteki bazı mağazalarda bu rakamın 2 milyon TL/m² seviyelerine kadar ulaştığı görülüyor.

Nişantaşı Lüks Perakendenin Merkezi Olmayı Sürdürüyor

Özellikle Abdi İpekçi ve Valikonağı Caddesi çevresinde yoğunlaşan Nişantaşı bölgesinde kira birim değerleri 8 bin TL/m² ile 13 bin TL/m² arasında değişiyor. Satılık iş yerlerinde ise metrekare değerleri yaklaşık 1 milyon 200 bin TL ile 2 milyon TL arasında seyrediyor. Bölge, lüks markaların varlığı ve yüksek tüketici profili sayesinde ticari gayrimenkul yatırımcılarının radarında yer almaya devam ediyor.

İstiklal Caddesi’nde Yaya Trafiği Değer Yaratıyor

İstiklal Caddesi’nde giriş kat iş yerlerinde kira birim değerleri 8 bin TL/m² ile 12 bin TL/m² arasında değişirken, satılık iş yerlerinde metrekare değerleri 1 milyon 400 bin TL ile 1 milyon 850 bin TL seviyelerinde bulunuyor. Bölgenin sahip olduğu yoğun yaya hareketliliği, ulusal ve uluslararası markaların ilgisini canlı tutarken, ticari gayrimenkullerin değerini destekleyen en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

Yatırımcıların Yeni Gündemi: Deneyim Sunan Mağazalar

Prestij caddelerinde yatırım geri dönüş süreleri ortalama 13 ila 15 yıl arasında değişiyor. Ancak uzmanlara göre önümüzdeki dönemde yatırımın başarısını belirleyen temel unsur yalnızca kira geliri olmayacak.

Serkan Bal, “Fiziksel mağazalar artık satış alanı olmanın ötesine geçiyor. Kahve noktaları, etkinlik alanları, kişiselleştirilmiş hizmetler ve sosyal medya görünürlüğüyle desteklenen konseptler hem markalar hem de yatırımcılar için daha stratejik hale geliyor. Deneyim ekonomisinin büyümesi, doğru lokasyondaki ticari gayrimenkullerin değerini artırmayı sürdürecek” diyerek sözlerini bitirdi.

İSTANBUL’UN POPÜLER ALIŞVERİŞ CADDELERİNDE KİRA VE SATIŞ RAKAMLARI
Bağdat Caddesi, Nişantaşı ve İstiklal Caddesi karşılaştırmalı piyasa verileri
CaddeKira Birim Değeri Aralığı (TL/m²) Satılık Birim Değeri Aralığı (TL)
AltÜstAltÜst
Bağdat Caddesi*5.00011.0001.000.0001.500.000
Nişantaşı *_**8.00013.0001.200.0002.000.000
İstiklal Caddesi*8.00012.0001.400.0001.850.000
* Yalnızca giriş kat iş yeri birim fiyatları dikkate alınmıştır.
** Nişantaşı için Valikonağı Caddesi ve Abdipekçi Caddesi referans alınmıştır; bölgede küçük kullanım alanına sahip iş yerleri çok fazla olduğundan birim değer aralığındaki fark yüksektir.

EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlık Hakkında: EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlık AŞ, gayrimenkul sektörün uzman isimleri tarafından 2008 yılında kuruldu. EVA, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yetkilendirilen Değerleme Şirketlerinden olup ayrıca, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) tarafından finans kurumlarına, “gayrimenkul, gayrimenkul projesi veya bir gayrimenkule bağlı hak ve faydaların değerlemesi” hizmet verme yetkisine sahip şirketler arasındadır. Ayrıca uluslararası bir kurum olan RICS (Royal Institution of Chartered Surveyors) tarafından Türkiye’de “Regulated by RICS” olarak ünvanı verilen ilk kuruluştur.

EVA Değerleme’nin kendi alanında 26 adet uluslararası ödülü bulunmaktadır. Finans piyasaları konusunda dünyanın önemli otoritelerinden Euromoney Yayın Kurumunun lider dergisi olan Euromoney Magazine her yıl dünyanın birçok ülkesinde çeşitli kategorilerde en başarılı kurumları bilimsel bir çalışma ile belirlemektedir.  EVA  Değerleme,   2011 senesinde Euromoney tarafından Değerleme Konusunda Türkiye En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması, 2013 senesinde Türkiye’nin En İyi Danışmanlık (Best Real Estate Advisory-Overall), En İyi Araştırma (Research) ve En İyi Değerleme (Valuation) Firması ödüllerinde, 2014 senesinde ise “Türkiye’nin En İyi Gayrimenkul Araştırma Firması” ödülüne, 2016, 2017 ve 2018 senelerinde tekrar Türkiye’nin En İyi Danışmanlık (Best Real Estate Advisory-Overall), En İyi Araştırma (Research) ve En İyi Değerleme (Valuation) Firması ödüllerinde layık görülmüştür. 2020 yılında ise  Euromoney’in “Real Estate Awards 2020” ödülleri kapsamında, Türkiye’nin en iyi Gayrimenkul Araştırma ve Gayrimenkul Değerleme firması seçilmiştir. Ayrıca uluslararası International Property Awards, EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlığı 2013-2014 senesi ödüllerinde “Türkiye’nin En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması” ve “Avrupa’nın En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması”;  2014-2015, 2015-2016, 2016-2017, 2017-2018 ve 2018-2019 senesinde ise arka arkaya tekrar “Türkiye’nin En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması”  olarak seçmiştir. Tüm bu ödüller yanısıra 2017 senesinde Global Brands Magazine tarafından “Best Property Appraisal Company, Turkey 2017”, 2018 senesinde Global Brands Magazine tarafından “Most Innovative Real Estate Valuation Brand, Turkey 2018, 2023 senesinde tekrar Global Brands Magazine tarafından “Best Real Estate Advisor Turkey 2023 ödülüne layık görülmüştür. 2024 senesinde Boston Brand Research&Media tarafından “Best Real Estate Advisor, Turkey 2024 ödülüne layık görülmüştür. 

EVA Gayrimenkul Değerleme, her türlü gayrimenkul ve gayrimenkule dayalı hak ve faydaların değerlemesi, makine ve ekipman değerlemesi hizmetleri vermekte, gayrimenkul projelerinde fizibilite, şerefiyelendirme, yer seçimi analizi, çalışmaları yapmakta, en iyi ve en verimli kullanım etütleri hazırlamakta, kurumsal imar barışı danışmanlığı hizmeti vermekte, finansal kurumlar için kredilerde yatırım ilerleme raporları hazırlanması hizmetleri vermektedir. Şirketin ortakları ve Yöneticileri arasında Türkiye’nin ilk SPK Lisanslı Değerleme Uzmanlarından Cansel Turgut Yazıcı, Özdil Şahin, Özhan Yurtseven ve Zuhal Balsarı bulunmaktadır. Şirketin Türkiye Otel Sektörü Pazar Analizi Raporu, Türkiye Alışveriş Merkezleri Potansiyeli Analizi raporları, İstanbul Markalı Konut Piyasası Araştırma ve Öngörüler Raporu, İstanbul Yurt sektörü raporu gibi yayınlanmış sektörel araştırma raporları vardır.

Daha Fazla Bilgi İçin: www.evagyd.com

Gamador Center Ankara, Karayolları arazisi üzerinde yükselecek

0

Gamador İnşaat, Özelleştirme İdaresi’nden 7,5 milyar liraya satın aldığı Karayolları Akköprü Atölye arazisinde 9,4 milyar liralık karma proje geliştiriyor. Toplam 2 bin 355 bağımsız bölümden oluşacak Gamador Center Ankara, 1.750 konut, 505 ofis ve 100 ticari dükkândan oluşacak.

Ankara’nın en değerli kamu arazilerinden biri yeni bir karma yaşam ve ticaret merkezine dönüşüyor. Gamador İnşaat Taahhüt Hayvancılık İthalat İhracat İmalat Üretim A.Ş., Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’ndan satın aldığı eski Karayolları Genel Müdürlüğü Akköprü Atölye Müdürlüğü arazisinde geliştireceği Gamador Center Ankara projesi için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecini başlattı.

Yaklaşık 9,4 milyar liralık yatırım bedeline sahip proje, arsanın satın alma bedeliyle birlikte yaklaşık 16,9 milyar liralık toplam yatırım büyüklüğüne ulaşıyor.

71 yıllık Karayolları yerleşkesi yeni yaşam merkezine dönüşüyor

Karayolları Genel Müdürlüğü Merkez Atölyesi, 1 Nisan 1954 tarihinde 106 bin 200 metrekarelik alanda kurulmuş ve uzun yıllar boyunca Karayolları’nın bakım, onarım ve üretim faaliyetlerine ev sahipliği yaptı.

Yerleşkenin 65 bin 421,95 metrekarelik bölümü ise Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından düzenlenen ihale sonucunda Ocak 2025’te 7 milyar 500 milyon lira bedelle Gamador İnşaat’a satıldı.

Şirket, satın aldığı araziyi Ankara’nın yeni karma yaşam merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor.

13 blokta 2 bin 355 bağımsız bölüm yükselecek

Ankara Yenimahalle ilçesi Akköprü Mahallesi, 65253 ada 1 ve 2 parseller üzerinde geliştirilecek Gamador Center Ankara, toplam 13 bloktan oluşacak.

Projede;

1.750 konut
505 ofis
100 ticari dükkân olmak üzere toplam 2.355 bağımsız bölüm inşa edilecek.

Yaklaşık 7 bin 200 kişilik nüfusa ev sahipliği yapması planlanan proje, Ankara’nın son yıllardaki en büyük karma gayrimenkul yatırımları arasında yer alacak.

Konut, ofis ve ticaret aynı projede buluşacak

65 bin 421,95 metrekarelik arsa üzerinde geliştirilecek projede, farklı kullanım fonksiyonları tek bir yaşam merkezinde bir araya getirilecek.

Birinci parselde A1, A2, A3, A4, B1, B2 ve B3 olmak üzere yedi blok; ikinci parselde ise A, B, C, D, E ve F blokları inşa edilecek.

Bloklar 12 ile 14 kat arasında değişen yüksekliklerde planlanırken, projede çok katlı otoparklar, sosyal alanlar, yeşil alanlar, teknik hacimler, ısı merkezleri, çocuk oyun alanları ve kapsamlı yangın güvenlik sistemleri de yer alacak.

Lokasyon avantajı yatırım değerini artırıyor

Gamador Center Ankara’nın en güçlü yönlerinden biri ise bulunduğu konum olarak öne çıkıyor.

Proje;

Eşref Bitlis Caddesi’ne yaklaşık 320 metre cepheye sahip bulunuyor.
Fatih Sultan Mehmet Bulvarı ile Eşref Bitlis Caddesi’nin kesişim noktasında yer alıyor.
Etlik Şehir Hastanesi’ne yaklaşık 158 metre,
Ankara Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hali’ne 167 metre,
Ankamall Alışveriş Merkezi’ne yaklaşık 600 metre, mesafede bulunuyor.

Ayrıca Ankara kent merkezine yaklaşık 4,3 kilometre, Yenimahalle ilçe merkezine ise yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta yer alması, projenin hem yaşam hem de ticari kullanım açısından cazibesini artırıyor.

Yatırımcı için üç farklı gelir modeli

Projede yalnızca konut değil, ofis ve ticari alanların da yer alması yatırımcı açısından farklı gelir modelleri oluşturuyor.

Özellikle Ankara’da ofis stokunun yenilendiği ve karma projelerin öne çıktığı dönemde;

Konutlarda değer artışı,
Ofislerde kira geliri,
Ticari ünitelerde düzenli nakit akışı,

hedefleyen yatırımcılar için proje önemli fırsatlar sunabilecek.

Merkezi lokasyonu, sağlık kampüsüne ve ticaret merkezlerine yakınlığı da projenin uzun vadeli prim potansiyelini destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor.

Üç yılda tamamlanacak

Gamador İnşaat tarafından hazırlanan ÇED dosyasına göre projenin inşaat sürecinin üç yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor.

Karayolları’nın tarihi Akköprü yerleşkesinin dönüşümüyle hayata geçirilecek Gamador Center Ankara’nın, Ankara’nın batı ve kuzey gelişim aksını birbirine bağlayan bölgede yeni bir yaşam, iş ve ticaret merkezi oluşturması bekleniyor.

Kaynak: Emlaknews.com.tr

Gebze’de yapılacak Kuyumcular Çarşısı için geri sayım başladı

0

Gebze’de yapımı planlanan Kuyumcular Çarşısı projesinde inşaat çalışmalarının birkaç ay içerisinde başlayacağı bildirildi.

Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, kent merkezinde hayata geçirilecek projeye ilişkin yaptığı açıklamada, uzun süredir planlama aşamasında olan yatırımın ihale sürecinin kısa sürede tamamlanacağını belirtti. Yeni Kuyumcular Çarşısı’nın 19 dükkan ve bir büfe kapasitesiyle hizmet vereceğini açıklayan Büyükgöz, şunları kaydetti:

“Üzerinde bulunduğumuz Kuyumcular Çarşısı diye adlandırdığımız bu alanın ihalesini yakın bir gelecekte bitireceğiz. Kazı çalışmalarının ardından hızlı bir şekilde imalatlarını gerçekleştirmiş olacağız. Metro çalışmalarının belirli bir aşamaya gelmesini bekledik çünkü bu alanda metro şantiye binaları bulunuyordu. Şimdi onlar kaldırıldı ve temizlendi. Artık çalışmamıza engel bir durum kalmadı. Birkaç ay içerisinde fiili çalışmalara başlayarak hızlı bir üretim süreci gerçekleştireceğiz. Şimdiden Gebze’mize hayırlı uğurlu olsun.”

Projenin hem esnafa hem de vatandaşlara önemli katkılar sağlayacağını vurgulayan Büyükgöz, modern mimarisi ve işlevsel yapısıyla dikkati çekecek çarşının kent merkezine değer katacağını bildirdi.

Büyükgöz, yeni çarşının yalnızca ticari bir alan olmayacağına işaret ederek, “Nitelikli bir alan olacak, nitelikli bir hizmet sunacak ve gerçekten de hayatı kolaylaştıran bir çözüm parçası olacak” değerlendirmesinde bulundu.

Gebze’de yapılacak Kuyumcular Çarşısı için geri sayım başladı

Kaynak: www.iha.com.tr

SEVA Holding’den turizm ve gayrimenkulde yeni yatırımlar

SEVA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Şahinkaya, devam eden projeler ve gelecek dönem yatırım hedeflerinin tanıtıldığı basın toplantısı düzenledi. Şahinkaya, eğitim sektörüyle başlayan yolculuklarının bugün çok sektörlü bir yapıya dönüştüğünü ifade ederek, “Bursa ve Türkiye’de nitelikli inşaat projeleriyle şehirlerin kimliklerine değer katmayı amaçlıyoruz. Artık insanlar sadece konut değil, yaşam kalitesini yükselten projeler arıyor” dedi.

SEVA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Şahinkaya, düzenlediği toplantıda holdingin faaliyet alanları, Seva İnşaat’ın vizyonu, devam eden projeleri ve gelecek dönem hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Holdingin eğitimle başlayan yolculuğunun bugün çok sektörlü bir yapıya dönüştüğünü ifade eden Şahinkaya, inşa ettikleri projelerle şehirlerin kimliğine değer katmayı amaçladıklarını dile getirdi. SEVA Holding’in temellerinin 1992 yılında eğitim alanında atıldığını belirten Şahinkaya, yıllar içerisinde farklı sektörlerde yapılan yatırımlarla büyüdüklerini ifade etti.

“Eğitimden inşaata, enerjiden gıda sektörüne”

Eğitim, inşaat, sanayi, enerji, tarım ve hayvancılık, uluslararası ticaret ve gıda gibi birçok alanda faaliyet gösterdiklerini kaydeden Oğuzhan Şahinkaya, holding bünyesinde yaklaşık 2 bin 500 kişiye istihdam sağladıklarını söyledi. Şahinkaya ayrıca, Şahinkaya Vakfı aracılığıyla yaklaşık 15 yıldır sosyal sorumluluk çalışmalarını sürdürdüklerini de dile getirdi. Bugüne kadar yaklaşık 70 bin metrekarelik alanda eğitim kampüsleri ve nitelikli konut projeleri geliştirdiklerini belirten Şahinkaya, Bursa’da devam eden projelerinin bulunduğunu söyledi.

“Sadece bina değil, yaşam kalitesi inşa ediyoruz”

SEVA İnşaat’ın 2007 yılında Şahinkaya İnşaat olarak kurulduğunu, 2020 yılında ise markalaşma sürecini tamamlayarak SEVA Holding çatısı altında faaliyetlerini sürdürmeye başladığını belirten Şahinkaya, nitelikli ve güvenli yapılar ile özgün mimari tasarımların öncelikleri olduğunu vurguladı. Günümüzde insanların yalnızca konut değil, yaşam kalitesini artıran ve bulunduğu kente değer katan projeler talep ettiğini ifade eden Şahinkaya, “Artık sadece bina yapmak yeterli değil. İnsanlar estetik değeri yüksek, bulunduğu bölgeye değer katan yaşam alanları istiyor” dedi.

“Bursa’da otel, Çeşme’de villa otel yatırımı”

Bursa’nın yanı sıra Türkiye’nin farklı bölgelerinde de yatırımlar yaptıklarını kaydeden Şahinkaya, Çeşme’de devam eden büyük ölçekli villa, konut ve otel projesine dikkat çekti. Yaklaşık 300 metre sahil cephesine sahip projede 30 villa ve 120 dairenin bulunduğunu belirten Şahinkaya, konut bölümünde renovasyon çalışmalarının devam ettiğini, otel projesinde ise ruhsat sürecinin sürdüğünü söyledi. Şahinkaya, söz konusu yatırımın Ege Bölgesi’nin en dikkat çekici projelerinden biri olacağına inandıklarını dile getirdi.

“Turizm yatırımlarına ağırlık vereceğiz”

Önümüzdeki dönemde turizm sektöründeki yatırımlarını artırmayı planladıklarını açıklayan Şahinkaya, Bursa’da ruhsat süreçleri devam eden iki büyük otel projelerinin bulunduğunu söyledi. Bu projelerin ilerleyen süreçte yatırımcıların da dahil olabileceği modellerle hayata geçirileceğini belirten Şahinkaya, yüksek katma değer üreten ve yatırımcıların da kazanç elde edeceği bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini kaydetti. Bursa için dört ve beş yıldızlı olmak üzere iki ayrı otel projesi hakkında bilgi veren Oğuzhan Şahinkaya, “Bu projeler günümüz şartlarında uluslararası organizasyonlara, sağlık ve kültür turizmine hizmet edebilecek içerisinde kongre merkezlerinin yar aldığı çok amaçlı salonların ve etkinlik alanlarının bulunduğu nitelikli projeler” diye konuştu. 

“Bursa’nın gelişen yüzüne katkı sunuyoruz”

Türkiye’nin geleceğine inandıklarını ve Bursa’nın gelişimini yakından takip ettiklerini söyleyen Şahinkaya, kentin güçlü sanayisi ve büyüyen ekonomisiyle ülkenin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu ifade etti. Hayata geçirdikleri her projede yalnızca yapı üretmeyi değil, aynı zamanda kentin kimliğine katkı sunmayı hedeflediklerini belirten Şahinkaya, “Bursa’nın gelişen yüzüne katkı sağlayacak projeler üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Balat ve Doğanköy’de projeler sürüyor”

Bugüne kadar yaklaşık 70 bin metrekarelik alanda eğitim kompleksleri, rezidans ve konut projeleri gerçekleştirdiklerini açıklayan Şahinkaya, halen Balat ve Doğanköy Bölgeleri’nde üç farklı projelerinin devam ettiğini söyledi. Söz konusu projelerde yüzlerce bağımsız bölüm konutun yanı sıra yaklaşık 4 bin 500 metrekarelik ticari alanların yer aldığını belirten Şahinkaya, karma ofis kampüsü ve alışveriş merkezi projelerinin de sürdüğünü belirtti. SEVA Holding’in güçlü finansal yapısıyla yatırımlarını sürdürdüğünü vurgulayan Şahinkaya, “Geleceği doğru okuyarak ülkemize ve şehirlerimize değer katacak projeler üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Kazan-kazan modeli oluşturacağız”

Yatırımcıları yalnızca finans sağlayan paydaşlar olarak görmediklerini vurgulayan Şahinkaya, “Yatırımcılarımızın da büyüme hikâyemizin bir parçası olmasını istiyoruz. Yüksek katma değer üreten, birlikte büyüyen güçlü bir yatırım ekosistemi oluşturmayı hedefliyoruz” diye konuştu. SEVA İnşaat’ın güçlü öz sermayesi, yüksek kalite standartları ve vizyoner yaklaşımıyla yoluna devam edeceğini belirten Şahinkaya, ülkeye değer katacak yeni projeler üretmeyi sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

“GYO ve halka arz hazırlığı”

Toplantıda gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Şahinkaya, SEVA Gayrimenkul Yatırım Şirketi’nin Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı’na (GYO) dönüşüm sürecinin devam ettiğini açıkladı. Dönüşüm sürecinin yılsonuna kadar tamamlanmasını hedeflediklerini ifade eden Şahinkaya, ardından halka arz başvurusunun yapılmasının planlandığını belirtti. Şahinkaya Eğitim Kurumları olarak daha önce planladıkları üniversite projelerinden vazgeçtiklerini dile getiren Şahinkaya, “Eğitim bizim ana işimiz. Türkiye’de ve dünya genelinde üniversite eğitimi konusunda son derece yetkin eğitim kurumları bulunuyor. Bu nedenle Şahinkaya Eğitim Kurumları olarak üniversite projemizden vazgeçtik” şeklinde konuştu.  

“Ekonomide yavaşlama geçici”

Türkiye ve dünyada yaşanan ekonomik yavaşlamaya da değinen Şahinkaya, yüksek faiz ortamının ekonomiyi soğutmaya yönelik kontrollü bir süreç olduğunu belirtti. Küresel ticarette yaşanan gelişmeler, jeopolitik riskler ve Avrupa ekonomisindeki durgunluğun sanayi üretimini etkilediğini ifade eden Şahinkaya, buna rağmen 2026’nın ikinci yarısından itibaren daha olumlu bir görünüm beklediklerini söyledi. Enerji fiyatlarında gerileme beklentisinin Türkiye açısından olumlu sonuçlar doğuracağını belirten Şahinkaya, “Türkiye enerji ithalatçısı bir ülke. Bu nedenle enerji maliyetlerindeki düşüş ekonomimize olumlu yansıyacaktır. Biz de yatırımlarımızı uzun vadeli perspektifle sürdürmeye devam ediyoruz” diye konuştu.

Kaynak: Ekonomi Gazetesi

Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin 1’inci güç ünitesinin inşaatı tamamlandı

0

Türkiye’nin ilk nükleer enerji santrali Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) 1’inci güç ünitesindeki inşaat çalışmalarının tamamlandığı bildirildi.

Akkuyu Nükleer AŞ’den yapılan açıklamaya göre, santralin 1’inci ünitesinde tüm inşaat çalışmaları tamamlanırken, ünitenin reaktör tesisinde işletmeye alma sürecinin bir sonraki aşaması olan soğuk ve sıcak testlere hazırlıklar aktif olarak sürdürülüyor.

Temsili yakıtın yüklenmesinin ardından koruyucu boru bloğu ile reaktör üst bloğunun montajını bitiren uzmanlar, reaktör tesisinin soğuk ve sıcak testlere hazırlık sürecindeki en kritik aşamalardan birini başarıyla tamamlamış oldu.

Açıklamaya göre, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Genel Müdürü Aleksey Likhachev’in başkanlığındaki heyet Rosatom’un inşa ettiği Akkuyu NGS sahasını ziyaret etti. Likhachev, ziyaret kapsamında 1’inci güç ünitesinde yürütülen işletmeye alma çalışmalarını inceledi. Akkuyu NGS’nin 1’inci güç ünitesinin reaktör binası merkez salonunu da ziyaret eden Likhachev’e reaktöre temsili yakıt demetlerinin yüklenmesi işleminin ve reaktör montajının başarıyla tamamlandığına ilişkin raporlar sunuldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Likhachev, inşaat çalışmalarının tamamlandığını ifade ederek, şunları kaydetti:

“İnşaat çalışmalarının tamamlandığını resmen teyit ediyoruz. Bugün gece saatlerinde reaktörde soğuk hidrostatik testler başladı ve bu çalışmaların önümüzdeki birkaç hafta içinde tamamlanması planlanıyor. Ardından işletmeye alma operasyonlarının başlamasına yalnızca birkaç hafta kalacak. Gerçekleştirilen tüm çalışmaların sonuçlarına göre kapsamlı bir değerlendirme yapılacak ve son aşamaya ilişkin gerekli düzenlemeler hayata geçirilecek. Bu süreç, 42 kilometrelik bir maratonun son 100 metresine benziyor. Artık son düzlüğe girilmiş durumda. Bu aşamada tüm imkanların seferber edilmesi gerekiyor. Son hazırlık sürecinin en önemli unsurlarından biri de işletme personelinin göreve başlamasıdır. 1’inci güç ünitesinde görev yapacak personel sayısı 1930 kişidir. Bu uzmanların yüzde 40’tan fazlasını Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları oluşturuyor. Bu durumdan büyük gurur duyuyoruz. Söz konusu uzmanların önemli bir bölümü üniversitelerimizden mezun olmuş, şu anda Rusya’daki simülatörlerde ve nükleer güç santrallerinde eğitim ve uygulamalı staj programlarına devam ediyorlar.”

Kaynak: www.ntv.com.tr

Tarihi Sirkeci Garı bambaşka bir kimlik kazanıyor: Bakan Ersoy detayları paylaştı

0

Sirkeci Garı’nda yürütülen restorasyon ve yeniden işlevlendirme çalışmalarıyla tarihi yapının ulaşım fonksiyonunu koruyarak kültür, sanat ve yaşam alanına dönüştürülmesi planlanıyor.

İstanbul’un en önemli tarihi yapılarından biri olan Sirkeci Garı, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmalarıyla yeniden ele alınıyor.

Tarihi yapının korunması ve aynı zamanda modern bir kullanım alanına dönüştürülmesi amacıyla sürdürülen proje, İstanbul’un kültürel yaşamına yeni bir alan kazandırmayı hedefliyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Sirkeci Garı’nda devam eden çalışmaları yerinde inceleyerek proje hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Ersoy, Sirkeci’nin geçmişte Anadolu’dan Avrupa’ya açılan en önemli ulaşım noktalarından biri olduğunu, aynı zamanda göç hareketleri ve tarihi olaylarda kritik bir rol üstlendiğini ifade etti.

Tarihi kimlik korunarak yeni kullanım alanı oluşturuluyor

Yapılan düzenlemeler kapsamında Sirkeci Garı’nın ulaşım işlevinin devam edeceği, bununla birlikte kültür ve yaşam odaklı yeni bir yapıya dönüştürüleceği belirtildi. Alanın yalnızca bir geçiş noktası değil, günün her saatinde yaşayan bir merkez haline getirilmesi hedefleniyor.

Özgün mimari yeniden ayağa kaldırılıyor

Restorasyon sürecinde yapının özgün mimarisine sadık kalındığı, geçmişte yapılan uyumsuz müdahalelerin kaldırıldığı ifade edildi. Böylece Sirkeci Garı’nın tarihi karakterinin daha görünür hale getirilmesi amaçlanıyor.

Kültür ve sanat odaklı yeni alanlar

Proje kapsamında ana gar binasında kütüphane oluşturulması planlanırken, ambar yapılarında sergi ve tiyatro alanlarının yer alacağı bildirildi. Ayrıca konser ve etkinlik alanları, çocuklara yönelik kullanım alanları ve seyir teraslarının da projeye dahil edildiği açıklandı.

Açık alanlarla yeni yaşam düzeni

Sirkeci çevresinde oluşturulacak açık alanlarla birlikte ziyaretçilerin gün boyu vakit geçirebileceği sosyal alanlar planlanıyor. Böylece tarihi alanın hem kültürel hem de sosyal açıdan aktif bir merkez olması hedefleniyor.

Tarihi siluet yeniden düzenleniyor

Tarihi yarımada siluetini olumsuz etkileyen ek yapıların kaldırılacağı ve alanın yeniden düzenleneceği belirtildi. Ayrıca geçmiş yıllarda yıkılan Emirler Mescidi’nin de yeniden inşa edileceği ifade edildi.

Bakan Ersoy’dan mesaj

Bakan Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada; Sirkeci Garı’nın özgün mimarisi korunarak kültür, sanat ve yaşam alanına dönüştürüldüğünü belirtti. Garın ulaşım işlevi sürerken kütüphane, sergi alanları, sanat galerileri ve etkinlik alanlarıyla yaşayan bir kültür alanı oluşturulduğunu ifade etti. Ersoy ayrıca alanın gün boyu kullanılabilir sosyal bölgelerle birlikte İstanbul’a yeniden kazandırıldığını ve gelecek nesillere yaşayan bir miras olarak bırakılacağını söyledi.

İstanbul’un Avrupa’ya açılan tarihî kapılarından biri olan Sirkeci Garı’nı özgün mimarisini koruyarak yeniden kültür, sanat ve yaşamın merkezlerinden biri haline getiriyoruz.

Sirkeci’de ulaşım işlevini korurken; kütüphaneler, sergi alanları, sanat galerileri, tiyatro ve etkinlik… pic.twitter.com/gq0amzhk6k — Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) June 22, 2026

Kaynak: Turizm Ajansı

İSRA HOLDİNG’DEN BAŞAKŞEHİR’E DEV YATIRIMLAR

İsra Holding, İstanbul’un yükselen yatırım merkezlerinden Başakşehir’de hayata geçirdiği projelerle bölgenin dönüşümüne yön vermeye devam ediyor. Ulaşım altyapısındaki güçlü gelişmelerle birlikte değer kazanan bölgede; V Metroway AVM, V Statü, V Mall İstanbul ve Hillport Family Suites projeleri, yatırımcılar ve ziyaretçiler için yeni fırsatlar sunuyor.

İstanbul’un yeni yaşam, ticaret ve yatırım akslarından biri haline gelen Başakşehir’de konumlanan İsra Holding projeleri, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nın Kayaşehir İstasyonu’na doğrudan erişim avantajıyla dikkat çekiyor. Metro hattı sayesinde İstanbul Havalimanı’na yalnızca üç durak mesafede bulunan projeler, hem şehir içi ulaşımda hem de uluslararası bağlantılarda önemli bir avantaj sunuyor.

V METROWAY AVM BÖLGENİN YENİ YAŞAM MERKEZİ OLDU

İsra Holding tarafından hayata geçirilen ve ziyaretçilerini ağırlamaya devam eden V Metroway AVM, Başakşehir’in yeni cazibe merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Dünyaca ünlü markaları, yeme-içme alanları ve sosyal yaşam olanaklarıyla bölge sakinlerine modern bir alışveriş deneyimi sunan proje, metro istasyonuna olan yakınlığı sayesinde İstanbul’un farklı noktalarından kolay erişim imkânı sağlıyor.

V Metroway AVM, yalnızca bir alışveriş merkezi değil; aynı zamanda bölgenin sosyal yaşamına değer katan, ticari hareketliliği artıran ve çevresindeki yatırımları destekleyen bir çekim merkezi olarak konumlanıyor.

YATIRIM VE OTURUM İÇİN BENZERSİZ ALTERNATİF; V STATÜ

V Metroway AVM’nin hemen yanında yükselen V Statü projesi ise İsra Holding ve Emlak Konut GYO iş birliğiyle hayata geçiriliyor. Modern mimarisi, ulaşım avantajı ve merkezi konumuyla dikkat çeken proje, hem yaşam hem de yatırım amacıyla konut arayanların radarına girmiş durumda.

İstanbul Havalimanı’na metro ile kısa sürede ulaşım sağlayabilen V Statü, Başakşehir’in yükselen değerinden pay almak isteyen yatırımcılar için önemli fırsatlar sunarken, sakinlerine de şehir yaşamının tüm avantajlarını bir arada yaşama imkânı sağlayacak.

V MALL İSTANBUL, ULUSLARARASI MARKALARIN YENİ ADRESİ OLACAK

İsra Holding’in bölgedeki en önemli yatırımlarından biri olan V Mall İstanbul AVM, dünya markalarını aynı çatı altında buluşturmaya hazırlanıyor. İstanbul’un yeni ticaret ve alışveriş destinasyonlarından biri olması hedeflenen proje, metro ve havalimanı bağlantısının sağladığı avantaj sayesinde yalnızca İstanbul’a değil, uluslararası ziyaretçilere de hitap edecek.

Yerli ve yabancı markalar için güçlü bir ticaret merkezi olması planlanan V Mall İstanbul, Başakşehir’in ekonomik potansiyelini daha da yukarı taşıyacak projeler arasında yer alıyor.

HİLLPORT İLE İSTANBUL’A MODERN DOKUNUŞ

Bölgede geliştirilen bir diğer stratejik yatırım olan Hillport Family Suites, iş dünyası, turistler ve uluslararası ziyaretçiler için önemli bir konaklama alternatifi sunacak. İstanbul Havalimanı’na yalnızca üç durak uzaklıkta yer alan proje, özellikle havalimanı bağlantısının önem kazandığı yeni dönemde dikkat çekici bir avantaj sağlıyor.

Modern konsepti ve ulaşım kolaylığıyla öne çıkan Hillport Family Suites’in, Başakşehir’in uluslararası ölçekteki çekim gücünü artırması bekleniyor.

METRO HATTI İLE DÜNYAYA AÇILAN KAPI

İsra Holding’in Başakşehir’deki tüm projelerinin ortak noktası, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nın Kayaşehir İstasyonu’nun hemen yanında konumlanmaları. Bu stratejik avantaj sayesinde projeler, İstanbul Havalimanı’na sadece üç durak mesafede bulunurken; şehir merkezi, iş bölgeleri ve yeni gelişim akslarına da hızlı erişim sağlıyor.

Ulaşım altyapısındaki bu güçlü entegrasyon, projelerin yatırım değerini artırırken; bölgeyi hem yerli hem de yabancı yatırımcılar için daha cazip hale getiriyor. İsra Holding, Başakşehir’de geliştirdiği projelerle yalnızca yeni yaşam alanları ve ticaret merkezleri inşa etmekle kalmıyor, aynı zamanda İstanbul’un gelecekteki büyüme koridorlarından birinde sürdürülebilir değer üretmeye devam ediyor.

Bitlis’te Yeni Organize Sanayi Bölgesi Projesi İçin Çalışmalar Yoğunlaşmaya Devam Ediyor.

0

Bitlis’te ilave Organize Sanayi Bölgesi projesi kapsamında yürütülen çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Yeni sanayi bölgesinin, mevcut OSB’nin büyüklüğünün yaklaşık iki katı olması planlanıyor.

Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, yeni Organize Sanayi Bölgesi alanında incelemelerde bulunarak, projeye dair detayları kamuoyuyla paylaştı. Vali Karakaya, Bitlis’in sanayi alanında son yıllarda kayda değer bir gelişim gösterdiğini belirtti. Kent genelinde yaklaşık 70 fabrikanın faaliyet gösterdiğini ve bu işletmelerde 12 bin kişinin istihdam edildiğini dile getirdi. Mevcut OSB’deki firma sayısının ise 55’e ulaştığını ifade eden Karakaya, mevcut parsellerin büyük ölçüde dolduğunu ve artan yatırım taleplerini karşılamak amacıyla yeni ilave OSB projesinin hayata geçirildiğini kaydetti.

Planlanan yeni sanayi bölgesinin yaklaşık 128 hektarlık bir alanda kurulması öngörülüyor ve bu alan, mevcut OSB’nin büyüklüğünün yaklaşık iki katı olacak. Vali Karakaya, yeni OSB’de 120 ila 130 arasında sanayi parselinin oluşturulmasının planlandığını belirtti. Bu bölgeye yaklaşık 100 fabrikanın kurulabileceği ifade ediliyor. Küçük ve orta ölçekli işletmeler için 5 dönümlük, büyük yatırımlar için ise 30 dönüme kadar ulaşan parsellerin oluşturulması hedefleniyor. Ayrıca, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından projenin 2027 yatırım programına alındığı ve 660 milyon lira ödenek ayrıldığı bilgisi verildi.

Vali Karakaya, proje kapsamında imar planlama ve zemin etüt çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Bu süreçte yaklaşık 30 ayrı noktada sondaj çalışmalarının gerçekleştirileceği ifade edildi. Altyapı projelerinin tamamlanmasının ardından ihale sürecine geçileceği ve elektrik, doğalgaz, su gibi altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından yatırımcılara ön tahsislerin yapılacağı açıklandı. Yeni fabrika inşaatlarının önümüzdeki yıldan itibaren başlamasının hedeflendiği belirtildi. İlave Organize Sanayi Bölgesi’nin tamamlanmasıyla birlikte Bitlis’in üretim kapasitesinin önemli ölçüde artması, yeni yatırımcıların kente çekilmesi ve yüzlerce kişiye yeni istihdam imkânı sağlanması bekleniyor. Vali Karakaya, projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm kurum ve çalışanlara teşekkür ederek yatırımın Bitlis’e hayırlı olmasını temenni etti.

Kaynak: www.mersinhaber.com

BAKIRCI GYO’DAN İSTOÇ’A 400 MİLYON DOLARLIK TİCARET MERKEZİ

Bakırcı GYO, İstanbul’un en önemli ticaret merkezlerinden İSTOÇ’ta 400 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirdiği Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi projesinde ön satış dönemini başlattı.

Toplam 155 bin metrekare inşaat alanına sahip proje, Mahmutbey’de 25 bin 807 metrekarelik arsa üzerinde yükselecek ve Aralık 2028’de tamamlanacak

Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, İSTOÇ’un Türkiye’nin en önemli ticaret merkezlerinden biri olduğunu belirterek, bölgenin ihtiyaçlarına uygun, modern ve güvenli bir ticaret merkezi tasarladıklarını söyledi. Sağlam, projenin yüksek erişilebilirlik, sürdürülebilir altyapı ve modern mimarisiyle İstanbul’un ticaret vizyonuna katkı sunacağını ifade etti.

Sağlam, bölgede modern ticari alan arzının sınırlı olduğuna dikkat çekerek, Motim İSTOÇ’un tamamlandığında yüksek kira getirisi ve güçlü prim potansiyeliyle İSTOÇ’un en prestijli A sınıfı ticaret merkezlerinden biri olacağını söyledi.

İSTOÇ ve İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren 100’den fazla sektöre hizmet vermesi planlanan projede, ön satışa özel yüzde 25 peşinatla 36 ay ve yüzde 10 peşinatla 28 ay vade farksız ödeme seçenekleri sunuluyor. Ticari ünite fiyatları ise 30 milyon TL ile 300 milyon TL arasında değişiyor.

Motim İSTOÇ’un öne çıkan özellikleri arasında 6 metre tavan yüksekliği, 12 metre genişliğinde kat içi yollar ve tüm katlara TIR giriş-çıkışı sağlayan mimari yer alıyor. Projede ayrıca yangın söndürme sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, gri su geri dönüşüm sistemi, profesyonel yönetim, 7/24 güvenlik ve kontrollü giriş-çıkış altyapısı bulunacak. 277 bağımsız bölümün yer alacağı projede,  mağaza, showroom, depo yer alacak ve lojistik merkezi olarak kullanılabilecek. Proje İstanbul Havalimanı, TEM ve Kuzey Marmara Otoyolu’na yakın konumuyla dikkat çekiyor. 

Kaynak: www.analizgazetesi.com.tr

Alya Merkezefendi Projesinde Anahtar Teslim Heyecanı Başlıyor

Alya Merkezefendi projesinde anahtar teslim süreci 20 Haziran 2026’da başlayacak. Zeytinburnu’ndaki modern yaşam alanları dikkat çekiyor.

BOSS4 İnşaat tarafından Zeytinburnu’nda inşa edilen Alya Merkezefendi projesinde anahtar teslim süreci 20 Haziran 2026 tarihinde başlayacak. Bu proje, bölgedeki en önemli kentsel dönüşüm projelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Alya Merkezefendi, modern yaşam alanları sunmasının yanı sıra, şehrin yenilenen dokusuna katkıda bulunmasıyla da dikkat çekiyor. Proje, güvenli yapılaşma ve çağdaş mimari anlayışı ile bölgeye önemli bir yaşam kalitesi kazandırmayı hedefliyor.

Anahtar teslim töreni, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy ve Zeytinburnu Kaymakamı Dr. Adem Uslu’nun katılımıyla gerçekleştirilecek. Törende, yeni yaşamlarına başlayacak hak sahipleri ve davetliler bir araya gelecek.

Alya Merkezefendi, Zeytinburnu’nun dönüşüm sürecinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Proje, yalnızca konut teslimi ile değil, aynı zamanda bölgenin modernleşmesine ve şehir yaşamının daha güvenli ve kaliteli hale gelmesine katkıda bulunmasıyla da büyük bir öneme sahip.

Etkinlik: Alya Merkezefendi Anahtar Teslim Töreni
Tarih: 20 Haziran 2026 Cumartesi
Saat: 16.00
Yer: Alya Merkezefendi – Sabri Ülker Sok. No:38 Zeytinburnu / İstanbul

Güncel emlak haberleri ve sektör analizleri sunan çevrimiçi bir platform olarak, gayrimenkul piyasasındaki gelişmeleri takip etmekte ve güvenilir bir kaynak olmayı amaçlamaktadır.

Kaynak: Ekonomi Masası

Türkiye Genelinde Konut Fiyatları 5 Milyon TL’yi Aştı, Geri Dönüş Süresi 13 Yıl Oldu

0

Emlakjet ve Endeksa’nın Mayıs 2026 Konut Değer Raporu’na göre Türkiye genelinde ortalama konut fiyatı 5 milyon TL’yi aşarken, konut metrekare fiyatları yıllık bazda nominal olarak %23,8 arttı. Enflasyondan arındırılmış verilere göre ise Türkiye genelinde reel fiyatlar %6,5 geriledi. Konut yatırımının ortalama geri dönüş süresi 13 yıl olurken, Muğla 19 yıl ile en uzun amortisman süresine sahip il olarak öne çıktı.

Türkiye’nin emlak karar platformu Emlakjet, Endeksa’nın veri gücü ile üretilen Mayıs 2026 Konut Değer Raporu’nu açıkladı. Rapora göre Türkiye genelinde ortalama konut metrekare satış fiyatı 40.486 TL, ortalama konut satış fiyatı ise 5.020.264 TL oldu. Konut metrekare fiyatları Türkiye genelinde son bir yılda nominal olarak %23,8 arttı.

Buna karşılık enflasyondan arındırılmış yıllık fiyat değişimi -%6,5 seviyesinde gerçekleşti. Bu tablo, konut fiyatlarının TL bazında yükselmeye devam ettiğini ancak reel olarak satın alma gücü karşısında gerilediğini gösterdi. 

TÜİK Mayıs 2026 verilerine göre Türkiye genelinde konut satışları, geçen yılın aynı ayına göre %31,2 azalarak 93.333 adet oldu. İlk el konut satışları %27,9 düşüşle 30.196 adet, ikinci el konut satışları ise %32,7 düşüşle 63.137 adet olarak gerçekleşti. Böylece toplam satışlar içinde ilk el konutların payı %32,4, ikinci el konutların payı ise %67,6 oldu. İpotekli konut satışları aynı dönemde %2,8 azalarak 19.754 adet seviyesinde gerçekleşti. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %21,2 olarak hesaplandı.

Nominal Artış Sürüyor, Reel Fiyatlar Geriledi

Endeksa verilerine göre Mayıs ayında en fazla konut satışı yapılan 30 il içerisinde yıllık nominal metrekare fiyat artışında Denizli %32,4 ile ilk sırada yer aldı. Denizli’yi Ankara %30,7, Elazığ %29,1, Kocaeli %28,8 ve Antalya %28,8 izledi.

Yıllık reel değişimde Denizli -%0,05 ile yataya yakın seyrederken, Ankara’da -%1,4, Elazığ’da -%2,5, Kocaeli ve Antalya’da yaklaşık -%2,8’lik gerileme görüldü. Türkiye genelinde yıllık reel değişim -%6,5 oldu.

Türkiye Genelinde Geri Dönüş Süresi 13 Yıl

Konut yatırımında önemli göstergelerden biri olan amortisman, yani geri dönüş süresi, Türkiye genelinde 13 yıl olarak hesaplandı. Bu veri, konut fiyatları ile kira getirisi arasındaki ilişkiyi göstermesi açısından yatırımcılar için öne çıkan başlıklardan biri oldu.

Mayıs ayında en fazla konut satışı gerçekleşen 30 il arasında en uzun geri dönüş süresi 19 yıl ile Muğla’da görüldü. Muğla’yı 18 yıl ile Elazığ, 17 yıl ile Antalya ve Aydın takip etti. İstanbul’da geri dönüş süresi 13 yıl, Ankara’da ise 12 yıl oldu.

Yüksek fiyat seviyelerine sahip sahil kentlerinde geri dönüş sürelerinin daha uzun olması, konut değerlerinin kira gelirlerine kıyasla daha yüksek seviyelerde seyrettiğini gösterdi. Bu durum özellikle yatırım amaçlı konut alımlarında fiyat artışı kadar kira getirisi ve amortisman süresinin de dikkate alınması gerektiğini ortaya koydu.

5 Büyük İl İçinde En Yüksek Yıllık Artış Ankara’da

Türkiye’nin nüfusa göre en büyük beş ili olan İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya içinde yıllık nominal metrekare fiyat artışında %30,7 ile Ankara ilk sırada yer aldı. Ankara’yı %28,8 ile Antalya%27,6 ile İstanbul%23,0 ile Bursa ve %20,5 ile İzmir takip etti.

Enflasyondan arındırılmış yıllık değişime bakıldığında Ankara’da reel fiyat değişimi -%1,4, Antalya’da -%2,8, İstanbul’da -%3,7, Bursa’da -%7,1, İzmir’de ise -%9,1 seviyesinde gerçekleşti. Böylece beş büyük ilin tamamında nominal fiyat artışı sürerken, reel fiyatların gerilediği görüldü.

Mayıs 2026 itibarıyla metrekare fiyatı İstanbul’da 63.184 TL, Antalya’da 54.541 TL, İzmir’de 51.917 TL, Ankara’da 37.611 TL, Bursa’da ise 35.183 TL olarak hesaplandı. Ortalama konut satış fiyatlarında ise İstanbul 6.950.240 TL ile beş büyük il arasında ilk sırada yer aldı. İstanbul’u İzmir 6.281.957 TLAntalya 5.999.510 TLAnkara 4.814.208 TL ve Bursa 4.468.241 TL takip etti.

Veriler, Ankara’nın beş büyük il içinde yıllık nominal artışta en güçlü performansı gösterdiğini; ancak beş büyük ilin tamamında reel fiyat değişiminin negatif bölgede kaldığını ortaya koydu.

Metrekare Fiyatında Zirve Muğla’da

Metrekare bazında en yüksek konut fiyatı 83.029 TL ile Muğla’da kaydedildi. Muğla’yı 63.184 TL ile İstanbul, 54.541 TL ile Antalya, 52.041 TL ile Çanakkale ve 51.917 TL ile İzmir izledi.

Ortalama konut satış fiyatında da Muğla ilk sırada yer aldı. Muğla’da ortalama konut fiyatı 10.710.741 TL olarak hesaplanırken, İstanbul’da 6.950.240 TL, Aydın’da 6.578.060 TL, İzmir’de 6.281.957 TL, Çanakkale’de ise 6.140.838 TL seviyesinde gerçekleşti. Bu tablo, özellikle sahil bölgeleri ve büyükşehirlerde konut edinme maliyetlerinin Türkiye ortalamasının belirgin şekilde üzerinde seyrettiğini gösterdi.

Görkem Öğüt: “Mayıs Verilerini Dönemsel Etkilerle Birlikte Okumak Gerekiyor”

Verileri değerlendiren Emlakjet ve Endeksa CEO’su Görkem Öğüt, şunları söyledi:

“Mayıs ayında konut satış adetlerinde daha sınırlı bir işlem hacmi oluştu. Bu tabloda geçen yılın güçlü baz etkisinin yanı sıra, ay içindeki uzun tatil döneminin işlem hacmi üzerindeki kısa vadeli etkisini de dikkate almak gerekiyor. Bu nedenle Mayıs verisini tek başına talepte kalıcı bir yavaşlama olarak değil, dönemsel etkilerle birlikte okumak daha doğru olur.

Fiyat tarafında ise nominal artışın sürdüğünü, ancak enflasyondan arındırılmış verilere bakıldığında reel fiyatların gerilediğini görüyoruz. İpotekli satışların hâlâ düşük seviyelerde seyretmesi ve geçen yılın aynı dönemine göre %2,8 gerilemesi, konut talebinin ve fiyat hareketlerinin finansman koşullarına duyarlılığını ortaya koyuyor. Krediye erişimin kolaylaşması ve finansman koşullarının destekleyici hale gelmesiyle birlikte, konut fiyatlarında reel olarak yeniden yukarı yönlü bir hareket alanı oluşabileceğini düşünüyoruz” dedi.

Öğüt, konut alım-satım kararlarında veriye dayalı hareket etmenin önemine dikkat çekerek şunları ekledi:

“Konut piyasasında fiyatların değişkenlik gösterdiği dönemlerde, alım-satım kararlarını yalnızca güncel ilan fiyatlarına bakarak vermemek gerekiyor. Biz Emlakjet’te kullanıcıların nominal değişim, reel değişim, geri dönüş süresi ve bölgesel piyasa dinamiklerini birlikte görebileceği bir karar platformu sunuyoruz. Konut almayı, satmayı ya da yatırım yapmayı düşünen herkesin bu verileri karşılaştırarak hareket etmesini öneriyoruz; çünkü doğru veriye bakmak, daha sağlıklı kararların temelini oluşturuyor.”

Emlakjet ve Endeksa Hakkında

Türkiye gayrimenkul piyasasına yön veren iki öncü marka olan Emlakjet ve Endeksa, veri ve inovasyon odaklı yaklaşımlarıyla kullanıcıların daha hızlı, doğru ve şeffaf kararlar almasını sağlayan dijital çözümler geliştiriyor.

2006 yılında kurulan Emlakjet, satılık ve kiralık gayrimenkullerin en kolay şekilde bulunmasını sağlayan Türkiye’nin önde gelen gayrimenkul teknoloji platformlarından biridir. Aylık 15 milyon ziyaretçi ve 60 milyon sayfa görüntülenmesiyle sektörde güçlü bir konuma sahip olan platform; alıcıları, satıcıları ve emlak danışmanlarını aynı ekosistemde buluşturmaktadır.

2017 yılında kurulan Endeksa, gayrimenkul alanında uzmanlaşmış bir veri analitiği ve yapay zekâ şirketidir. Geliştirdiği yapay zekâ destekli değerleme modelleri sayesinde herhangi bir konutun satış ve kira değeri saniyeler içinde hesaplanabilmektedir. Konum analizleri ve değerleme modelleriyle hem bireysel kullanıcılara hem de emlak profesyonellerine veriye dayalı karar desteği sunan Endeksa, sektörün dijital dönüşümüne öncülük etmektedir.

2026 itibarıyla güçlerini birleştiren Emlakjet ve Endeksa, analitik içgörü ile geniş pazar deneyimini aynı çatı altında buluşturarak Türkiye’nin en kapsamlı gayrimenkul teknoloji ekosistemlerinden birini oluşturmuştur. “Akıllı İlanlar, Doğru Kararlar” sloganıyla hareket eden iki marka; yapay zekâ ve büyük veri teknolojilerini kullanarak gayrimenkul sektöründe şeffaflığı artırmayı ve karar alma süreçlerini kolaylaştırmayı hedeflemektedir.

Nurol GYO ve Prokar’dan Urla’ya Yeni Proje: Fiyatlar 850 Bin Dolardan Başlıyor

0

Nurol GYO ve Prokar iş ortaklığıyla kurulan hayata geçirilen Urla 77 projesi; 77 bin metrekarelik arsa üzerinde 77 müstakil villadan oluşacak. 2028 yılında teslim edilecek projede fiyatlar 850 bin dolar ile 2.4 milyon dolar arasında değişiyor.

Nurol GYO ve Prokar iş birliğiyle kurulan NP Ortaklığı, İzmir’in son yıllarda öne çıkan yaşam destinasyonlarından Urla’da yeni bir projeyi hayata geçiriyor.

Toplam 77 bin metrekarelik arazi üzerinde konumlanan proje, yalnızca 77 müstakil, bahçeli ve tek katlı villadan oluşuyor. 2028 yılında tamamlanması planlanan Urla 77; mimari yaklaşımda Urla’nın doğal taş dokusundan ve Ege mimarisinden ilham alınıyor.

FİYAT ARALIĞI 850 BİN DOLAR İLE 2,4 MİLYON DOLAR ARASINDA

Urla 77’nin proje künyesine göre fiyat aralığı 850 bin dolar ile 2,4 milyon dolar arasında değişiyor. Ödeme planında yüzde 30 peşinat ve 36 ay TL vade seçeneği sunuluyor.

urla-77.jpg

77 VİLLA, TEK KATLI YAŞAM VE DÜŞÜK YOĞUNLUKLU YERLEŞİM

Urla 77’de tüm villalar tek katlı, bahçeli ve müstakil olarak tasarlanıyor. Projede 5 odalı, 4 odalı, 3 odalı ve 2 odalı villa seçenekleri yer alıyor. Villa tiplerinin adet dağılımı ise 17 adet 5 odalı villa, 20 adet 4 odalı villa, 30 adet 3 odalı villa ve 10 adet 2 odalı villa şeklinde planlandı.

Brüt yaşam alanları 167 metrekare ile 388 metrekare arasında değişen villalar; geniş bahçeleri, terasları ve doğayla güçlü ilişki kuran yaşam kurgusuyla öne çıkıyor. Projede gösterişli bir lüks anlayışından ziyade; doğayla uyum, mahremiyet, tek katlı yaşam ve zamansız tasarım yaklaşımıyla şekillenen bir “sessiz prestij” anlayışı benimsendiği ifade ediliyor.

urla-77-fiyat.jpg

SOSYAL YAŞAM ALANLARIYLA DÖRT MEVSİM AKTİF YAŞAM

Urla 77, sosyal yaşam alanlarıyla da dikkat çekiyor. Projede açık yüzme havuzu, çocuk yüzme havuzu, fitness center, pilates salonu, sauna, buhar odası, masaj odası, kafe, tenis kortu, padel kortu, basketbol sahası ve çocuk oyun alanı bulunuyor.

Doğal peyzaj alanlarıyla açık hava yaşamının güçlendirilmesi hedeflenirken, çocuk oyun alanları ve farklı yaş gruplarına hitap eden sosyal donatılarla dengeli ve aktif bir yaşam atmosferi sunulması amaçlanıyor.

nurol-gyo.jpg

TARIK ONGUN: İNSANLAR ARTIK YALNIZCA BİR EV DEĞİL, DENGELİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR YAŞAM ALANI ARIYOR

Nurol GYO Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Ongun, projeye ilişkin değerlendirmesinde değişen yaşam beklentilerine dikkat çekti.

Ongun, “Bugün insanlar yalnızca bir ev değil; daha dengeli, sakin, sürdürülebilir ve nefes alabilecekleri bir yaşam alanı arıyor. URLA 77’yi geliştirirken biz de bu değişen yaşam beklentilerini merkeze aldık. Doğanın içinde ama hayattan kopmadan, mahremiyeti, dört mevsim yaşamı ve doğayla kurulan bağı ön planda tutan; işlevselliği ve zamansız tasarım anlayışını bir araya getiren bir yaşam kurgusu oluşturmayı hedefledik.” dedi.

Urla’nın doğal dokusu ve yaşam kültürünün bölgenin değerini artırmaya devam edeceğine inandıklarını belirten Ongun, ikinci konut kavramının da yeniden tanımlandığını söyledi.

Ongun, “Urla’nın sahip olduğu doğal doku, yaşam kültürü ve kendine özgü yaşam anlayışının, bölgenin değerini önümüzdeki dönemde de artırmaya devam edeceğine inanıyoruz. Bugün ikinci konut kavramının da yeniden tanımlandığını görüyoruz. İnsanlar artık yalnızca belirli dönemlerde kullandıkları evler değil; hayatlarını taşıyabilecekleri, yılın tamamında yaşayabilecekleri yaşam alanları arıyor. Nurol GYO ve Prokar olarak; sürdürülebilirlik, dayanıklılık ve zamansız tasarım anlayışını merkeze alırken, değişen yaşam beklentilerine cevap verebilecek ve uzun vadeli değer yaratacak bir proje geliştirmeyi amaçladık.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: İnşaat Deryası

Türk Müteahhitler 138 Ülkede 13 Bin Proje Tamamladı

0

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından, düzenlenen İnşaat Zirvesi 2026 zirvesinde konuşan TMB Başkanı Erdal Eren, Türk müteahhitlerin 138 ülkede 13 binden fazla projeyi tamamladıklarını söyledi.

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından Ticaret Bakanlığının destekleriyle düzenlenen “İnşaat Zirvesi Türkiye” etkinliği, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, bazı ülkelerin bakanları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Ankara’daki bir otelde başladı.

Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant, burada yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki “birlikte inşa etme” motivasyonunun uzun yıllara dayandığını bildirerek, İngiliz mimarların Türkiye’de hayata geçirdiği projelerin bu durumun en önemli kanıtı olduğunu söyledi.

Türk müteahhitlerinin zorlu pazarlardaki yetkinliğinin Birleşik Krallık’ın danışmanlık ve finans gücüyle mükemmel bir uyum sağladığına işaret eden Bryant, Birleşik Krallık İhracat Finansmanı (UKEF) kuruluşu aracılığıyla Türkiye’deki altyapı projelerine sağladıkları desteklere ilişkin bilgi verdi.

Bryant, Türkiye ve Birleşik Krallık işbirliğinin üçüncü ülkelere de yansıdığını, farklı bölgelerde de ortak projeler geliştirdiklerini aktararak, “Ukrayna’nın yeniden imarı kapsamında Kiev yakınlarında yıkılan bazı yapılar, Birleşik Krallık finansmanı ve Türk firmaları tarafından inşa edildi.” diye konuştu.

İki ülke arasındaki ticari ilişkileri “tekerleğin dönmesine” benzeten Bryant, şu ifadeleri kullandı:

“Tekerleği döndürmeye devam etmeliyiz. Serbest ticaret anlaşması müzakerelerini ve ilişkilerimizi her alanda kararlılıkla sürdürüyoruz. Birleşik Krallık, demir yolu, lojistik, enerji ve sağlık sektörlerini öncelikli alanlar olarak belirledi. Yeni finansal araçlarla Türk ortaklarla daha fazla iş yapmak istiyoruz, birlikte yeni köprüler kurmaya devam edeceğiz.”

“Türk şirketleri yetkinliklerini kanıtlamıştır”

Açılışta konuşan Kırgızistan İnşaat Mimarlık, Konut ve Kamu Hizmetleri Bakanı Nurdan Kemelovich de Kırgızistan’ın modern altyapı ve kaliteli konut projelerinin devlet önceliği haline geldiğini belirterek, inşaat sektörünün Kırgız ekonomisinin lokomotifi olduğunu söyledi.

Türk müteahhitlik firmalarının Kırgızistan’da bugüne kadar çok önemli projelere imza attığını bildiren Kemelovich, “Türk şirketleri sadece konut değil, sosyal, ticari ve turistik tesislerdeki yetkinliklerini kanıtlamıştır. Bu işbirliğini yeni dönemde daha stratejik projelere taşımayı hedefliyoruz.” diye konuştu.

Kemelovich, ülke genelindeki mühendislik altyapısı modernizasyonu projelerinde Türk firmalarının imzasını görmek istediklerine dikkati çekerek, Kırgızistan’ın teknoloji transferi ve dijitalleşme odaklı projelerde Türk ortaklarına her türlü kolaylığı sağlamaya hazır olduğunu ifade etti.

Kırgızistan’ın yatırım ikliminin her geçen gün daha elverişli hale geldiğini aktaran Kemelovich, “Hız, kalite ve deprem güvenliği gibi alanlarda dünya standartlarında iş yapan Türk müteahhitlerini yarının Kırgızistan’ını birlikte inşa etmeye davet ediyorum.” dedi.

“Türkiye bizim için çok büyük bir referans”

Gine Şehircilik, Emlak ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Muhammed Lamine Savane de konut arzından arazi yönetimine, prosedürlerin dijitalleşmesinden akıllı şehirlerin inşasına kadar birçok alanda reform yaptıklarını belirtti.

Amaçlarının, sadece bina inşa etmek olmadığını, rekabetçi, akıllı ve kapsayıcı yaşam alanları oluşturma hedeflerinin bulunduğunu bildiren Savane, şu ifadeleri kullandı:

“Bu noktada Türkiye’nin tecrübesi bizim için çok büyük bir referans. Türk şirketleri karmaşık altyapı projelerindeki yetkinliklerini ve yenilikçi çözümlerini tüm dünyada kanıtlamıştır. Gine, Türk dostlarıyla modern şehirler, endüstriyel prefabrikasyon ve teknoloji transferi gibi alanlarda işbirliğini derinleştirmek istemektedir.”

Savane, Gine’deki iş ortamının her geçen gün iyileştiğine ve hukuki güvenliğin güçlendirildiğine dikkati çekerek, Gine’nin bugün uluslararası yatırımlar için oldukça cazip fırsatlar sunduğunu söyledi.

Yatırımcılara, yarının Gine’sini sadece ekonomik ortaklar olarak değil, güven ve inovasyon temelinde uzun vadeli bir vizyonun parçası olarak birlikte kurma çağrısında bulunan Savane, ülkelerinin kalkınma sürecine verdikleri destek ve gösterdikleri yakın ilgiden dolayı Türkiye’ye teşekkür etti.

Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Eren: İnşaat sektörü, 200 sektörü doğrudan ve dolaylı etkiliyor

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, burada yaptığı konuşmada, inşaat sektörünün, ekonomik büyümenin, istihdamın ve kalkınmanın temel taşı olarak yaklaşık 200 sektörü doğrudan ve dolaylı etkilediğini söyledi.

Tarih boyunca medeniyetlerin gelişmişlik düzeyinin, inşa ettikleri altyapılarla ölçüldüğünü belirten Eren, “İnsanları ve ekonomileri birbirine bağlayan yollar, köprüler, limanlar ve şehirler sadece mühendislik başarısının değil, aynı zamanda toplumsal ilerlemenin de simgesi olmuştur. Ancak bugün sektörümüz, tarihte eşine az rastlanır bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Dijitalleşme, yapay zeka, otomasyon, ileri malzemeler ve veri odaklı proje yönetimi uygulamaları, projelerin tasarlanma, hayata geçirilme ve işletilme biçimlerini köklü bir şekilde değiştirmektedir.” diye konuştu.

Eren, hızlı kentleşme, iklim değişikliği, tedarik zincirlerinde yaşanan kırılganlıklar ve sürdürülebilirlik alanında artan beklentiler gibi küresel ölçekte önemli sınamalarla da karşı karşıya olunduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti:

“Dönemin gerekliliklerine cevap verebilmek, yenilikçiliği, dayanıklılığı ve her şeyden önemlisi uluslararası işbirliğini zorunlu kılmaktadır. Kuşkusuz hiçbir ülke, hiçbir kurum ve hiçbir şirket bu dönüşümü tek başına yönetemez. İşte bu nedenle bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu etkinlik gibi uluslararası platformlar her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır.”

Yurt dışında 13 bin proje tamamlandı

Sektörün farklı kesimlerinden 1000’den fazla ziyaretçinin etkinliğe katıldığı bilgisini veren Eren, ABD, Almanya, Birleşik Krallık, Çin, Finlandiya, Fransa, Güney Kore, İsveç, İtalya ve Japonya’dan toplam 81 firmayı ağırladıklarını bildirdi.

Eren, program kapsamında düzenlenecek oturumlarda dijitalleşme, yapay zeka, veri merkezleri, sürdürülebilirlik, döngüsel inşaat uygulamaları ve yenilikçi yapı malzemeleri gibi konuların ele alınacağını belirterek, “Bu tartışmaların, sektörümüzün önündeki fırsatları daha iyi değerlendirmemize ve karşı karşıya bulunduğumuz zorluklara daha etkin çözümler geliştirmemize katkı sağlayacağına inanıyorum.” ifadesini kullandı.

Türk inşaat sektörünün söz konusu dönüşüm sürecine güçlü bir tecrübe ve birikimle girdiğini ifade eden Eren, “Türk müteahhitleri son 50 yılda 138 ülkede yaklaşık 13 bin projeyi başarıyla tamamlamış, üstlenilen projelerin tutarı 562 milyar doları aşmıştır. Havalimanlarından otoyollara, enerji santrallerinden demir yollarına, sağlık tesislerinden büyük ölçekli altyapı projelerine kadar uzanan geniş bir yelpazede şirketlerimiz Avrupa, Asya, Orta Doğu, Amerika ve Afrika’da önemli başarılara imza atıyorlar.” diye konuştu.

Büyükelçi Hamalainen: Türkiye başarılı bir inşaat sektörüne sahip

Finlandiya’nın Ankara Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hamalainen de ülkesinin bu etkinlikte olmasının büyük bir fırsat niteliği taşıdığını söyledi.

Küresel inşaat sektörünün yeni bir çağa geçiş yaptığına işaret eden Hamalainen, altyapı ihtiyaçlarının çok hızlı arttığını, bununla beraber iklim değişikliğinin de sektörü yeniden düşünmeye ittiğini dile getirdi.

Hamalainen, Finlandiya’nın 2035 yılına kadar karbon nötr olma hedefi bulunduğunu belirterek, söz konusu hedefin yapı sektörü, altyapı ve kentsel gelişim ile kalkınma gibi alanlarda geçerli olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin Asya’da da en önemli dinamik ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Hamalainen, “Türkiye başarılı bir inşaat sektörüne sahip. Bu birçok dönemde güçlü bir konumdur.” dedi.

NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Güral: Farklılaşmamız gerekiyor

NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral da inşaat sektörünün yalnızca inşa eden bir sektör olmadığını, aynı zamanda yaşam alanlarını şekillendiren ekonomik bir güç olduğunu ifade etti. Güral, dünyanın hızlı şekilde değiştiğine dikkati çekerek, “Yenilikçi ve sürdürülebilir olmak ve sektörlerimizde farklılaşmamız gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: İnşaat Deryası

Yapıchem Kimya Buildex 2026’da Bölgesel Büyüme Hedeflerini Güçlendirdi

0

Yapı kimyasalları sektörünün önemli oyuncularından Yapıchem Kimya, 10-14 Haziran 2026 tarihleri arasında Suriye’nin başkenti Şam’da düzenlenen Buildex 2026 Fuarı’na katılarak bölgedeki iş birliği ve büyüme fırsatlarını değerlendirdi. Şirket, fuar boyunca sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek bölgesel hedeflerine yönelik temaslarda bulundu.

Yapıchem Kimya, Suriye’nin en önemli yapı ve inşaat fuarlarından Buildex 2026’ya katılarak bölgedeki yeniden yapılanma sürecinin sunduğu fırsatları değerlendirdi. Şam’da düzenlenen fuarda sektör temsilcileri, iş ortakları ve yatırımcılarla bir araya gelerek, ihracat faaliyetlerini destekleyecek yeni iş birliği olanaklarına yönelik görüşmeler gerçekleştirdi. Yapıchem Kimya, yalnızca mevcut ticari ilişkilerini geliştirmeyi değil, aynı zamanda bölgenin ihtiyaçlarını daha yakından analiz ederek uzun vadeli iş birlikleri oluşturmayı hedefliyor. 

Suriye Yeniden İnşa Edilirken Yapı Sektörü Yeni Bir Döneme Hazırlanıyor

Uzun yıllar süren savaşın ardından yeniden yapılanma sürecine giren Suriye’de konut, altyapı, ticari yapılar ve endüstriyel tesisler başta olmak üzere geniş kapsamlı projelerin hayata geçirilmesi bekleniyor. Bu dönüşüm süreci, yapı ve inşaat sektöründe faaliyet gösteren firmalar için önemli fırsatlar yaratırken, bölgenin ihtiyaç duyduğu kaliteli ve sürdürülebilir yapı çözümlerine olan talebi de artırıyor. Buildex Fuarı, yalnızca Suriye pazarına değil, aynı zamanda Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki yatırımcılar ve sektör temsilcileriyle bir araya gelme imkanı sunarak uluslararası iş birliklerinin gelişmesine katkı sağlıyor.

Bölgesel Büyüme Stratejisinin Önemli Adımlarından Biri

Yapıchem Kimya, fuar katılımıyla yalnızca ürün ve çözümlerini tanıtmakla kalmadı; aynı zamanda ihracat faaliyetlerini güçlendirme ve bölgedeki iş ortaklıklarını geliştirme hedefleri doğrultusunda önemli temaslarda bulundu. Şirket, son yıllarda uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürürken, yakın coğrafyalardaki büyüme potansiyelini yakından takip ediyor. Suriye’nin yeniden yapılanma sürecinin bölgesel ekonomi açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çeken Yapıchem Kimya, bu süreçte güvenilir ve uzun vadeli iş birlikleri geliştirmeyi hedefliyor.

“Bölgenin Geleceğine Değer Katacak Projelerin Parçası Olmak İstiyoruz”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yapıchem Kimya Genel Müdürü Pınar Arıcan Bayramiçli, Suriye’nin önümüzdeki dönemde yapı ve inşaat sektörü açısından dikkatle takip edilmesi gereken pazarlardan biri olduğunu belirtti. Bayramiçli, “Buildex 2026 Fuarı, yalnızca yeni iş bağlantıları kurmak açısından değil, bölgenin ihtiyaçlarını yerinde gözlemlemek ve geleceğe yönelik stratejilerimizi şekillendirmek açısından da son derece verimli geçti. Bölgenin geleceğine katkı sağlayacak projelerin bir parçası olmak ve uluslararası büyüme stratejimizi yeni iş birlikleriyle desteklemek önceliklerimiz arasında yer alıyor” dedi.

Yapıchem Kimya Hakkında: 2011 yılında kurulan Yapıchem Kimya Sanayi A.Ş. Türkiye’deki geniş üretim ağı, inovasyon ve teknoloji odaklı vizyonu ve her yıl genişleyen uluslararası bayi ağı ile küresel pazarda Beton, Çimento ve İnşaat sektörlerine yüksek kaliteli özel kimyasallar üretmektedir. %100 Türk sermayesi ile kurulmuş olan Yapıchem Kimya; Türkiye sınırları içinde stratejik noktalarda faaliyet gösteren, yıllık toplam üç yüz bin tonluk üretim kapasitesine sahip üretim sahaları, en gelişmiş teknolojik imkânlar ile donatılmış Beton, Çimento ve Ar-Ge laboratuvarları ve konusunda uzman geniş teknik kadrosu ile müşterilerinin özel ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi ve performansı yüksek çözümler üretmektedir.

Kayseri OSB’de 60 milyon liralık yatırım sahada

2026 sezonunda Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde asfalt yenileme çalışmaları başladı.

Bu yıl için planlanan yaklaşık 6 kilometre yolun asfaltı yenilenerek sanayicilerin hizmetine sunulmak için Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde asfalt yenileme çalışmaları 2026 sezonu açıldı.

Mehmet Yalçın başkanlığındaki Kayseri OSB yönetimi ilk 4 yıllık dönemde 60 kilometrelik yolun asfaltını yenilemişti. 2026-2030 yıllarını kapsayan dönemde de yaklaşık 25 kilometre yolun asfaltının yenilenmesi hedefleniyor.

2026 yılı asfaltlama çalışmasına ilişkin açıklama yapan Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, Fen İşleri Müdürlüğü 2026 yılı yatırım programı kapsamında yapılan ihale sonrası yüklenici firma tarafından çalışmalara başlandığını belirtti.

Kayseri OSB'de 60 milyon liralık yatırım sahada

‘Yaklaşık 18 bin ton asfalt kullanılacak’

Başkan Yalçın, “Bölgemiz sınırları içindeki yollarımızda ilk 4 yıllık hizmet dönemimizde 60 kilometrelik asfalt yenileme çalışmamızı gerçekleştirmiştik. 2026 yılı programımızda ise ilk etapta yaklaşık 6 kilometrelik yolumuzda asfalt yenileme çalışmamızı başlattık. Sanayicilerimize hayırlı olsun” dedi.

Yalçın, “2026 yılı yatırım programı içinde yer alan caddelerimizi kapsayan çalışmada yaklaşık 18 bin ton asfalt kullanılacak. Bu önemli yatırımın maliyetinin yaklaşık 60 milyon TL civarında olmasını bekliyoruz” diye konuştu.
Başkan Yalçın, asfalt yenileme çalışması süresince sanayicilerin işlerinin aksamaması için azami gayretin gösterileceğini belirterek, istek ve öneriler için 0352 321 11 00 nolu telefondan yararlanılabileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: www.kayseriolay.com

Yeni Liste, Yine İzocam: İSO 500’de 28 Basamak Yükseldi

0

İzocam, İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” 2025 listesinde 28 basamak birden yükselerek 432’nci sırada yer aldı. Lider firma; 61 yıllık deneyimi, güçlü üretim altyapısı ve sürdürülebilir büyüme vizyonuyla sanayinin öncü kuruluşları arasındaki konumunu daha da güçlendirdi.

Türkiye yalıtım sektörünün kurucusu olan İzocam, İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” 2025 araştırmasında bir önceki yıla göre 28 basamak yükselerek 432’nci sıraya yerleşti. Her yıl Türkiye sanayisinin en güçlü kuruluşlarını bir araya getiren İSO 500 listesinde istikrarlı varlığını sürdüren İzocam, güçlü üretim kapasitesi, yenilikçi yaklaşımı ve sürdürülebilir büyüme stratejisiyle sektöründeki öncü konumunu bir kez daha ortaya koydu.

1965 yılında Türkiye’de yalıtım sektörünü başlatan ilk firma olarak faaliyetlerine başlayan İzocam, bugün 61 yıllık bilgi birikimiyle yalnızca ürün üreten değil, yalıtım sektörünün gelişimine yön veren bir marka olarak çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye’de 7 farklı yalıtım ürününü aynı çatı altında üretebilen tek şirket olan İzocam; temelden çatıya, cepheden iç mekanlara, tesisattan sanayi tesislerine kadar geniş bir alanda ısı, ses ve yangın yalıtımı çözümleri sunuyor.

İSO 500 listesinde elde ettikleri başarıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, “İzocam olarak 61 yıllık deneyimimiz, güçlü üretim altyapımız ve yenilikçi bakış açımızla sektörümüzde değer yaratmaya devam ediyoruz. İSO 500 listesinde 28 basamak yükselerek elde ettiğimiz bu başarıyı; çalışanlarımızın özverili emeği, iş ortaklarımızın güveni ve sürdürülebilir büyüme anlayışımızın önemli bir göstergesi olarak görüyoruz. Türkiye’de yalıtım sektörünün kurucusu olarak, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin enerji verimli, güvenli ve sürdürülebilir yapılarının inşasına katkı sağlayacak çözümler geliştirmeyi sürdürüyoruz” diye konuştu.

2025 yılını satış hacmi ve üretimde güçlü bir performansla tamamlayan İzocam, bir önceki yıla göre yüzde 55 ciro artışı sağladı. Camyünü ve taşyünü ürün gruplarında tonaj bazında rekor seviyelere ulaşan şirket, taşyünü panel grubunda pazar liderliğini sürdürürken; mekanik izolasyon, XPS ve EPS ürün gruplarında da pazar payını artırdı. İç pazardaki güçlü performansını ihracata da taşıyan İzocam, dolar bazında yaklaşık yüzde 30 büyüme elde ederek uluslararası pazarlardaki etkinliğini de güçlendirdi.

Sürdürülebilir büyüme yaklaşımını üretim gücüyle birleştiren İzocam, enerji verimliliği ve çevresel sorumluluk alanındaki çalışmalarını da kararlılıkla sürdürüyor. “Bugünlere Yalıtım, Yarınlara Yatırım” stratejisi doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren şirket; 2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmayı, 2030 yılına kadar su tüketimini yüzde 50 azaltmayı ve geri dönüştürülemeyen atıkları sıfıra indirmeyi hedefliyor. Türkiye yalıtım sektöründe bir ilke imza atarak yayımladığı sürdürülebilirlik raporlarıyla çevresel, sosyal ve yönetişim performansını şeffaf biçimde paydaşlarıyla paylaşmayı sürdürüyor.

2026 yılında da kapasite büyümesi, ihracat artışı, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında yakaladığı ivmeyi sürdürmeyi hedefleyen İzocam; güçlü üretim altyapısı, yapay zekâ destekli dijital dönüşüm çalışmaları ve çevre dostu üretim anlayışıyla Türkiye sanayisine ve ülke ekonomisine değer katmaya devam ediyor.

Daha fazla bilgi için: Doret Habib (D’oret İletişim) – [email protected]

İzocam Hakkında

1965 yılında Türkiye’de bir ilk gerçekleştirerek yalıtım sanayisinin kurulmasına öncülük eden İzocam, ilk olarak camyünü tesisini kurarak faaliyetlerine başlamıştır. Günümüzde camyünü, taşyünü, ekstrüde polistiren, ekspande polistiren, sandviç panel, kauçuk ve polietilen üretmekte ısı, ses yalıtımı, yangın güvenliği ve yoğuşma kontrolü sağlamaktadır.

Ülkemizde yalıtım sektöründe 7 farklı ürünü aynı çatı altında üretebilen tek şirket konumunda yer alan İzocam, geniş ürün yelpazesi ve her ihtiyaca uygun yalıtım çözümleri ile zeminden, cephe ve çatıya, duvar ve döşemeden tesisata kadar her uygulama alanına uygun nitelikli yalıtım malzemeleri sunmaktadır. Bunların yanı sıra; sanayi tesislerinden gemi sektörüne, termik santrallerden akustik panellere, vagonlardan evlerimizde kullanılan fırınlara, yangın kapılarından güneş kollektörlerine kadar geniş bir alanda ısı, ses yalıtımı ve yangın güvenliği sağlayan ürünleri ile diğer üreticilere de malzeme temin etmektedir.

Uzun yılların deneyim ve tecrübesi ile ISO ilk 500’de daima yer alan İzocam, güçlenen konumu ve üretim kapasitesi ile “Bugünlere Yalıtım, Yarınlara Yatırım” mesajı vermektedir. Yapımında geri dönüştürülmüş malzemelerin de kullanıldığı, insan sağlığına zarar vermediği ve çevre dostu olduğu kanıtlanmış ürünleriyle, faaliyete başladığı ilk günden bu yana sürdürülebilir geleceğe katkı sağlamaktadır.

Çimento sektörünün gündemi jeopolitik riskler ve maliyet baskısı

0

Çimento Sektör Toplantısı’nda bu yıl, ihracatta dünya lideri Türk çimento sektörünü dış ticarette etkileyen gelişmeler masaya yatırıldı. Sektörün karbonsuzlaşma vizyonu doğrultusunda kararlı adımlar attığını vurgulayan Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ender Şahin, “Teknik ve çevresel kriterleri sağlayan çevreci girdiler için ihracatçılara hızlı ithalat koridorlarının oluşturulması, sektörün ihracattaki rekabet gücünü doğrudan koruyacak stratejik bir kalkan olacaktır” dedi.

Çimento ihracatında dünya lideri Türk çimento sektörünün temsilcileri Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği (ÇCSİB) ev sahipliğinde TİM Dış Ticaret Kompleksi’nde bir araya geldi. ÇCSİB Başkanı Ender Şahin liderliğinde gerçekleştirilen “Çimento Sektör Toplantısı” kapsamında sektörün küresel pazarlardaki rekabet koşulları masaya yatırıldı. Birlik üyesi çimento firmalarının üst düzey temsilcilerinin katıldığı toplantıda, 2025 yılında 100 milyon tona yakın üretime ve 1,3 milyar dolar ihracata imza atarak küresel liderliğini koruyan çimento sektörünün güncel sorunları ve yeşil dönüşüm stratejileri değerlendirildi.

“Sektör verdiği taahhütleri zamanında yerine getiriyor”

Orta Doğu’da tırmanan istikrarsızlığın ve lojistik koridorlarındaki tıkanmaların dünya ticaretini derinden sarstığı bu dönemde sektörün güncel ihracat performansını değerlendiren ÇCSİB Başkanı Ender Şahin, jeopolitik krizlere rağmen sektörel istikrarın devam ettiğini belirterek şunları söyledi:

Çimento başta inşaat, altyapı, konut ve ağır sanayi olmak üzere girdi sağladığı tüm alanlarda zamanlama hatasını kabul etmeyen, doğrudan proje takvimini ve üretimin sürekliliğini belirleyen stratejik bir ürün. Bu sektörlerde çimentonun zamanında tedarik edilememesi, tüm çarkların ve devasa yatırımların durması anlamına geliyor. Dolayısıyla bizim işimiz sadece satışı değil; o ürünü ne pahasına olursa olsun söz verdiğimiz anda orada bulundurma taahhüdünü de içeriyor. Bu stratejik gerçek göz önüne alındığında; Hürmüz Boğazı’nın kapatılması gibi küresel ticareti felç eden majör krizlerin ortasında, Türk çimento sektörünün esnek lojistik kabiliyeti ve proaktif rota yönetimiyle taahhütlerini eksiksiz ve zamanında yerine getirebilmesinin değeri daha net anlaşılıyor. Herkes, en zorlu kriz anlarında bile Türkiye’nin ne kadar dayanıklı ve güvenilir bir ortak olduğunu bir kez daha açıkça görmüştür. Tüm dünyada yankı uyandıran bu güvenin ve katma değerli üretim stratejimizin bir sonucu olarak 2026 yılının Ocak-Mayıs döneminde ihracatımız miktar bazında 9 milyon ton, değer bazında ise 551 milyon dolar olarak gerçekleşti. Küresel lojistik daralmalara rağmen, kriz yönetimindeki başarımız sektörümüzün gücünün en somut göstergesi oldu.”

“Maliyeti karşılamayan kur, rekabet gücümüzü zorluyor”

İhracatçının finansal alanda göğüslemek zorunda kaldığı zorluklara dikkat çeken Şahin, döviz kurunun serbest piyasa koşullarında dengelenmesinin Türkiye’nin küresel pazar payını koruması adına stratejik bir zorunluluk olduğunu belirterek şunları söyledi:

Türk çimento sektörü üretiminde yüzde yüze yakın yerli kaynak kullanan, on binlerce kişiye doğrudan istihdam sağlayan ve milyarlarca dolarlık ihracat geliriyle Türkiye’nin cari açığının kapanmasına ‘net döviz katkısını’ sunan stratejik bir faaliyet alanı. Ülke ekonomisine sağladığımız bu değeri korumanın ve dünya pazarlarındaki lider pozisyonumuzu sürdürmenin temel şartı ise, uluslararası rakiplerimizle fiyat rekabetine girebilmektir. Ancak yüksek enflasyon ortamında sürekli artan yerel maliyetler, ihracatçımızın küresel arenadaki manevra alanını daraltıyor. Maliyet artışlarına karşın döviz kurunun zayıf seyretmesi ve enflasyonla uyumlu hareket etmemesi, dış pazarda rekabetçi fiyatlar sunmamızı giderek zorlaştırıyor. Bugün sektörümüzün en temel beklentilerinden biri, döviz kurunun serbest piyasa koşullarında doğru dengeye oturmasıdır. Çünkü kurun gerçekçi bir zemine oturması çimento sanayicisi için yalnızca bir kârlılık meselesi değil; ülkeye giren net döviz miktarını korumak ve yıllarca emek vererek kazandığımız pazarları maliyet avantajı olan rakip ülkelere kaptırmamak için vazgeçilmez bir ekonomi politikası gerekliliğidir.”

“Yeşil dönüşüm için hızlı ithalat koridorları oluşturulmalı”

Sektörün yeni dönemde en büyük vizyonunun karbonsuzlaşma olduğunu vurgulayan Şahin, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) ihracatçı işletmelere getireceği risklere dikkat çekti ve yeşil dönüşümün Türkiye’nin ihracat gücünü koruması için bir zorunluluk olduğunu belirterek şunları söyledi:

Dünya ticareti sürdürülebilirlik ve sıfır karbon hedefleri etrafında yeniden şekillenirken, en fazla ihracat yaptığımız ülkeler grubunda bulunan Avrupa Birliği’nde, SKDM ile birlikte kurallar baştan yazılıyor. Türk çimento sektörü olarak bu pazardaki hakimiyetimizi kaybetmemek ve ihracatçımızın yüksek karbon vergilerine maruz kalmasını önlemek adına; düşük karbonlu ve düşük klinkerli çimento üretimini en büyük önceliğimiz haline getirdik. Ancak bu dönüşümü başarabilmemiz ve küresel rakiplerimizin gerisinde kalmamamız için kamunun operasyonel desteğine ihtiyacımız var. Sektörümüzün SKDM sürecini hatasız tamamlaması adına, veri toplama ve doğrulama süreçlerini netleştirecek sektöre özel standart karbon raporlama rehberlerinin acilen hazırlanmasına ihtiyaç duyuyoruz. Düşük emisyonlu üretimin anahtarı konumundaki granüle yüksek fırın cürufu gibi hammaddelere erişimin büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Teknik ve çevresel kriterleri sağlayan bu çevreci girdiler için bürokrasiden arındırılmış hızlı ithalat koridorlarının oluşturulması, yeşil ihracattaki rekabet gücünü doğrudan koruyacak stratejik bir kalkan olacaktır.”

“Navlun ve finansman duvarını aşmalıyız”

Türk çimentosunun küresel ölçekteki en büyük gücünün coğrafi sınırları aşarak okyanus ötesine ulaşması olduğunu belirten Şahin, uzak pazarlarda bayrağı dalgalandırmaya devam etmek için finansal kalkanların devreye girmesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

Türkiye, çimento ihracatında sadece yakın coğrafyasına bağımlı bir ülke değildir. En büyük pazarımızın ABD olması, Afrika ve Latin Amerika gibi uzak kıtalarda kurduğumuz güçlü ticaret ağları, sektörümüzün küresel çaptaki operasyonel büyüklüğünü kanıtlıyor. Ancak artan deniz taşımacılığı maliyetleri, uzak coğrafyalardaki kalıcılığımızı doğrudan etkiliyor. Navlun giderlerinin toplam satış maliyetlerimiz içinde çok önemli bir paya ulaşması, ihracatçımızın fiyat rekabeti üzerinde ciddi bir baskı kaynağı. Bizim bu coğrafyalarda küresel rakiplerimize alan bırakmamamız, okyanus ötesinden ülkemize gelen net döviz akışının kesintisiz sürmesi demek. Eximbank kredi ve sigorta limitlerine erişimin kolaylaştırılması ve uygun maliyetli işletme sermayesi finansman imkânlarının artırılmasının, Türkiye’nin en stratejik pazarlardaki bayrak gücünü ve milyarlarca dolarlık ihracat gelirini koruyacak adımlar olduğuna inanıyoruz.”

Türkiye’nin ABD’ye çimento ihracatında ilk sıraya yerleşmesi nedeniyle, ABD’de yerleşik çimento üreticilerinin son dönemde anti-damping yönünde lobi çalışmalarına başladığına da dikkat çeken Şahin sözlerini şöyle tamamladı:

Türkiye, ABD pazarını kazanmak üzere uzun yıllar sürdürülen çalışmalar neticesinde bölgede güven duyulan, önemli bir aktör haline geldi. Arz güvenliği açısından büyük önem taşıyan Türkiye gibi önemli bir tedarikçiye karşı böyle bir anti-damping soruşturması ihtimali, Türkiye açısından ciddi bir prestij kaybına sebep olacaktır. Bu durumdan, ABD’deki çimento ithalatçısı firmalar da rahatsız… Konuyla ilgili Türkiye’nin de lobi çalışmalarını acil ve kesintisiz olarak sürdürmesi gerekir.”

TEKNOLİNE TEKNOLOJİ’DEN YENİ FABRİKA YATIRIMI

Bina elektronik sistemleri alanında faaliyet gösteren Teknoline Teknolojik Sistemleri A.Ş., yeni üretim merkezine taşınarak büyüme yolculuğunda önemli bir eşiği geride bırakıyor. Marka tarafından paylaşılan duyuruya göre Teknoline’ın yeni üretim merkezi, Askop Özel Endüstri Bölgesi, Tradeport İstanbul, Arnavutköy’de yer alıyor. Entegre üretim tesisi olarak konumlanan yeni merkez, firmanın üretim kapasitesini, operasyonel gücünü ve hizmet altyapısını daha ileri bir seviyeye taşıma hedefini yansıtıyor.

2006 yılında kurulan Teknoline Teknolojik Sistemleri A.Ş.; uydu sistemleri, kablo TV altyapıları, karasal anten sistemleri, kamera sistemleri, interkom çözümleri, akıllı ev otomasyon sistemleri ve fiber optik dağıtım sistemleri üzerine faaliyet gösteriyor. Şirketin kurumsal bilgilerinde üretim, tasarım ve uygulama süreçlerinin yerli teknoloji odağıyla yürütüldüğü belirtiliyor. Bu yaklaşım, Teknoline’ın yalnızca ürün tedarik eden değil, aynı zamanda kendi tasarım ve üretim kabiliyetiyle çözüm geliştiren bir marka olarak konumlandığını gösteriyor.

Yeni üretim merkezi, Teknoline için sadece daha geniş bir fiziki alan anlamına gelmiyor. Metal ve elektronik üretiminin aynı çatı altında birleşmesi, markanın üretim süreçlerini daha bütünlüklü ve kontrollü bir yapıya taşıdığını ortaya koyuyor. Satış, üretim, teknik destek ve sevkiyat operasyonlarının kesintisiz devam edeceği mesajı ise bu taşınmanın planlı, kurumsal ve sürdürülebilir bir büyüme adımı olduğunu gösteriyor.

Teknoline’ın ürün dünyası, bina elektronik sistemlerinin farklı ihtiyaçlarına cevap veren geniş bir yapıdan oluşuyor. Firma; interkom sistemleri, multiswitch ürünleri, fiber optik sistemler, headend sistemleri, uydu alıcıları, uydu dağıtım yardımcı ürünleri, media box çözümleri, patch panel, rack kabin ve pano kasa gibi ürün gruplarıyla faaliyet alanını geniş bir teknik zemine yayıyor. Bu çeşitlilik, markanın konut projelerinden ticari yapılara, toplu yaşam alanlarından profesyonel altyapı ihtiyaçlarına kadar farklı ölçeklerde çözüm sunabilmesini sağlıyor.

Teknoline’ın bağlı bulunduğu Tekniksat Group yapılanması da markanın sektörel gücünü destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Teknoline’ın Tekniksat Group teknoloji ürünlerinin tasarım ve üretim süreçlerinde rol aldığı; dünyadaki teknolojik gelişmeleri takip ederek üretime ağırlık verdiği ifade ediliyor. Ayrıca grup bünyesinde Teknoline, Tekniksat ve Teknix markalarının yer alması, firmanın bina elektronik sistemleri alanındaki uzmanlığını daha geniş bir marka mimarisiyle desteklediğini gösteriyor.

Markanın üretim tarafındaki en dikkat çekici başlıklardan biri de elektronik kart üretim kabiliyeti. Teknoline’ın kurumsal bilgilerinde SMD dizgi, manuel dizgi, lehimleme, test, montaj, yaşlandırma, paketleme ve son kontrol gibi üretim süreçlerine sahip olduğu belirtiliyor. Bu yapı, firmanın yalnızca montaj yapan bir işletme değil, ürün kalitesini üretim hattının farklı aşamalarında kontrol edebilen teknik bir üretici kimliğine sahip olduğunu gösteriyor.

Yeni üretim merkezine geçiş, Teknoline’ın bugüne kadar oluşturduğu güveni daha güçlü bir altyapıyla devam ettirme iradesini de ortaya koyuyor.  “Aynı güven, daha güçlü Teknoline” mesajı, markanın mevcut müşteri ilişkilerini ve hizmet anlayışını koruyarak daha büyük bir üretim yapısına geçtiğini net biçimde anlatıyor. Daha geniş alan, daha güçlü hizmet ve aynı ekip vurgusu; bu büyümenin sadece bina değişikliği değil, kurumsal sürekliliği koruyan bir kapasite artışı olduğunu gösteriyor.

Yerli üretici kimliği, geniş ürün portföyü, teknik uzmanlığı ve entegre üretim yaklaşımıyla Teknoline, yeni üretim merkeziyle birlikte sektördeki konumunu daha da güçlendirmeye hazırlanıyor. Tradeport İstanbul’daki yeni tesis, markanın bugüne kadar inşa ettiği üretim kültürünü daha büyük hedeflerle buluştururken, aynı zamanda firmanın üretim kapasitesini, hizmet sürekliliğini ve teknik çözüm kabiliyetini daha ileri bir noktaya taşıyor.

Günümüzde yapılar artık yalnızca barınma, çalışma ya da üretim alanı olarak değil; haberleşen, izlenen, yönetilen ve farklı elektronik altyapılarla desteklenen akıllı yaşam alanları olarak ele alınıyor.

Güvenlik sistemlerinden interkom çözümlerine, fiber optik altyapıdan merkezi yayın sistemlerine, kamera teknolojilerinden otomasyon uygulamalarına kadar birçok başlık, modern yapıların vazgeçilmez teknik omurgası haline geliyor. Bu nedenle bina elektronik sistemleri alanında üretim kabiliyeti olan markalar, sektörün geleceğinde daha stratejik bir rol üstleniyor.

Türkiye açısından bakıldığında ise bu alanda yerli üreticilerin güçlenmesi ayrı bir önem taşıyor. Çünkü elektronik altyapı çözümleri, yüksek teknik bilgi, ürün devamlılığı, servis kabiliyeti ve sahadaki ihtiyaçları doğru okuma becerisi gerektiriyor. Yerli bir markanın bu ölçekte entegre üretim altyapısına yatırım yapması, yalnızca kendi büyümesi için değil; sektörün daha güçlü, daha erişilebilir ve daha sürdürülebilir çözümlere ulaşması açısından da değerli bir gelişme olarak öne çıkıyor. Teknoline’ın yeni üretim merkezi, bu yönüyle markanın pazardaki varlığını daha sağlam bir üretim zeminiyle destekleyen önemli bir adım niteliği taşıyor.

Yeni tesisin sağladığı bütünleşik yapı, Teknoline’a farklı ürün gruplarını aynı üretim disiplini içinde yönetme imkânı sunuyor. Bu durum, ürün geliştirme süreçlerinden kalite kontrole, üretim planlamasından teknik desteğe kadar uzanan zincirde daha kontrollü ve daha verimli bir işleyiş anlamına geliyor. Özellikle metal ve elektronik üretimin aynı yapı içinde ele alınması, markanın çözüm üretme hızını ve operasyonel esnekliğini artırabilecek önemli bir avantaj oluşturuyor.

Teknoline için bu taşınma, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir kapasite artışı değil; gelecek dönemin akıllı bina sistemleri pazarına daha hazırlıklı girme hamlesi olarak da değerlendirilebilir. Artan proje ölçekleri, çeşitlenen teknik beklentiler ve daha bütünleşik sistem talepleri, üreticilerden daha güçlü altyapı ve daha yüksek organizasyon kabiliyeti bekliyor. Teknoline, yeni üretim merkeziyle bu beklentilere daha güçlü bir karşılık verme yolunda önemli bir eşiği geride bırakıyor.

Sektörde Denge Arayışı Devam Ediyor

0

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), her ay merakla beklenen inşaat ile bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durum ile beklenen gelişmeleri gösteren “Hazır Beton Endeksi” 2026 Mayıs Ayı Raporu’nu açıkladı. 2026 yılının ikinci çeyreğinde mayıs ayı verileri, ekonomik beklentilerde sınırlı bir iyileşme olsa da sahadaki gerçek faaliyetlerin yıllık bazda baskı altında kaldığını ortaya koydu.

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye’de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içerisinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan öncü bir göstergedir.

Hazır Beton Endeksi 2026 Mayıs Ayı Raporu’na göre tüm endeksler 2025 yılının büyük bölümünde eşik değerin altında dalgalı bir seyir izledikten sonra, yılın son çeyreğinde sınırlı bir toparlanma eğilimi göstermiş, ancak 2026 ocak ayında bu toparlanma yerini yeniden zayıflamaya bırakmıştır. Şubat ayında tekrar toparlanma çabası ve mart ayındaki dalgalı seyrin ardından, nisan ayında gözlenen kısmi iyileşme eğilimi mayıs ayında yerini daha zayıf bir görünüme bırakmıştır.

Güven Endeksi, nisan ayındaki sınırlı toparlanmanın ardından mayıs ayında yeniden aşağı yönlü bir hareket sergilemiştir. Endeks, eşik değerin (100,00) altında kalmaya devam etse de son aylardaki iyileşme eğilimini koruyamamış ve sektörde güven algısının henüz kalıcı bir toparlanma aşamasına ulaşmadığını göstermiştir. Bu görünüm, belirsizliklerin hâlen sürdüğüne ve beklentilerin temkinli seyrettiğine işaret etmektedir.

Faaliyet Endeksi ise mayıs ayında, Kurban Bayramı tatilinin etkisiyle nisan ayındaki görece güçlü seviyesini koruyamamış ve yeniden zayıflama eğilimi göstermiştir. Endeksin eşik değerinin altında kalması, sektörde faaliyetin henüz bir genişleme ivmesi kazanamadığını ortaya koymaktadır. Mayıs ayındaki resmî tatil yoğunluğu dikkate alındığında, bu gerilemenin bir kısmının takvim etkisinden kaynaklandığı ve sektördeki hareketliliğin sınırlı kaldığı söylenebilir.

Beklenti Endeksi, mart ayında başlayan yükseliş eğilimini nisan ayında korumuş olsa da mayıs ayında gerilemiştir. Bu gerileme, sektör oyuncularının önümüzdeki döneme ilişkin iyimserliğinde bir miktar zayıflamaya işaret etmektedir. Bununla birlikte, endeks değerinin negatif ancak diğerlerinden yüksek olması, beklenti de tamamen olumsuz değil ama ihtiyatlı bir görünümün öne çıktığını ortaya koymaktadır.

Alt endekslerdeki bu gerilemenin etkisiyle, Hazır Beton Endeksi de mayıs itibarıyla nisan ayına kıyasla daha temkinli bir zemine oturmuştur. Bu nedenle mayıs ayı, kısa süreli bir toparlanma çabasının ardından yeniden denge arayışının öne çıktığı bir dönem olarak değerlendirilebilir.

Geçen yılın aynı ayına göre bakıldığında, mayıs ayında yıllık değişimler incelendiğinde, endekslerin genel olarak zayıf bir görünüm sergilediği görülmektedir. Beklenti Endeksi %0,1 oranında sınırlı artış kaydederek pozitif bölgede kalırken, Güven Endeksi %0,2 oranında yükselerek kısmen daha güçlü bir iyileşme göstermiştir. Buna karşılık, Hazır Beton Endeksi %0,6 ve Faaliyet Endeksi %2,1 oranında gerileyerek yıllık bazda negatif ayrışmıştır. Özellikle Faaliyet Endeksi’ndeki düşüş, sektörde reel hareketliliğin, bayramın da etkisiyle geçen yılın aynı dönemine göre belirgin biçimde zayıfladığını ortaya koymaktadır.

2026 yılının ikinci çeyreğinde mayıs ayı verileri, sektörün yıllık bazda karmaşık ama genel olarak zayıf bir görünüm içinde olduğunu göstermektedir. Beklenti ve güven tarafında sınırlı pozitif seyir korunmakla birlikte, Faaliyet ve Hazır Beton Endekslerindeki gerileme, sektördeki canlanmanın henüz yaygın ve kalıcı bir ivme kazanamadığına işaret etmektedir. Bu tablo, ekonomik beklentilerde sınırlı bir iyileşme olsa da sahadaki gerçek faaliyetlerin yıllık bazda baskı altında kaldığını göstermektedir.

Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “2026 yılının ikinci çeyreğinde mayıs ayı verileri, sektörün yıllık bazda karmaşık ama genel olarak zayıf bir görünüm içinde olduğunu göstermektedir. Güven ve Beklenti endekslerinde sınırlı iyileşme görülürken, Faaliyet ve Hazır Beton Endekslerindeki gerileme, sektördeki hareketliliğin henüz güçlü ve kalıcı bir toparlanma sürecine girmediğine işaret etti.” dedi.

İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Türk inşaat sektörü açısından yılın geri kalan kısmında performansı etkileyecek en önemli gelişme ABD-İran savaşının sona ermesidir. Muhtemel bir anlaşma, Türkiye inşaat sektörü açısından makroekonomik ve sektörel düzeyde olumlu yansımalar doğurabilecek bir durum olarak değerlendirilmektedir. Jeopolitik risk priminin azalmasıyla birlikte enerji fiyatlarında sağlanabilecek görece istikrar, başta demir-çelik, çimento ve lojistik olmak üzere temel girdi maliyetlerinin daha öngörülebilir bir seyir izlemesine katkı sağlayacaktır. Ayrıca bölgesel normalleşme sürecinin, özellikle Körfez ülkeleri kaynaklı doğrudan yabancı yatırımları teşvik ederek konut, altyapı ve ticari gayrimenkul alanlarında talep artışına yol açması beklenmektedir. Bunun yanı sıra söz konusu olumlu etkilerin büyüklüğü; küresel finans koşulları, Türkiye’nin iç makroekonomik dengeleri ve finansman maliyetlerinin seyri gibi değişkenlere bağlı olarak farklılık gösterebilecektir.” dedi.

Hazır Beton Endeksi hakkında

Söz konusu endekslerin oluşturulmasına esas teşkil eden anket ile firmalara 8 soru soruluyor. Her bir endeksin değeri 100’ün altında ya da üstünde olmasına bağlı olarak yorumlanıyor. 100’ün üzerinde olması durumunda önceki aya ait faaliyetin ya da gelecek döneme ilişkin beklentinin olumlu yönde geliştiği yorumu yapılıyor. Türkiye genelinde her ay hazır beton üreticileri ile gerçekleştirilen çalışmada 3 farklı endeks oluşturuluyor. Hazır Beton Faaliyet Endeksi ile hazır beton firmalarının geçmiş bir aylık faaliyetlerinin sonuçları, Hazır Beton Güven Endeksi ile hazır beton sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin, ekonomi ve sektöre yönelik duydukları güven seviyesi, Hazır Beton Beklenti Endeksi ile hazır beton firmalarının önümüzdeki üç aylık dönemde faaliyetlerinin hangi seviyede olacağına ilişkin beklentiler hakkında bilgi ediniliyor. Hazır Beton Endeksi ile endekslerin tümünü içeren bileşik endeks elde ediliyor.

Türkiye Hazır Beton Birliği hakkında

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 1988 yılından beri güvenli ve dayanıklı yapıların inşası amacıyla standartlara uygun beton üretilmesi, tekniğine uygun beton uygulamalarının yaygınlaşması ve ülkemizde kaliteli, dayanıklı, yüksek dayanım sınıflarında beton kullanılması için uğraş veren mesleki bir kuruluştur. THBB, Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (The Concrete Sustainability Council) üyesi; Beton Sürdürülebilirlik Konseyi “Bölgesel Sistem Operatörü”dür. THBB’ye üye olacak şirketlerin bütün hazır beton tesislerinde standartlara uygun üretim yapması, THBB Kalite Güvence Sisteminin (KGS) sürekli habersiz denetimlerine tabi olarak KGS Uygunluk Belgesi alması, uygun laboratuvar bulundurması, teknik, çevre, iş sağlığı ve güvenliği, yasal ve etik kriterleri eksiksiz yerine getirmesi zorunludur.

TMSF’nin satışa çıkardığı Bornova’daki AVM’nin yeni sahibi otomotiv devi oldu

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun bugün düzenlediği ihale ile satışa çıkardığı İzmir Otogarı’nın karşısında yer alan Point Bornova AVM ihalesini, tahmini bedel olan 1,7 milyar TL’nin üzerine çıkan İstanbullu bir otomotiv grubu kazandı. ABD’li otomotiv markalarının Türkiye distribütörü ve bayisi olan şirketin adının TMSF tarafından önümüzdeki günlerde açıklanacağı öğrenildi

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atandığı Nokta Bornova Gayrimenkul Geliştirme İnşaat Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ’ye ait mal, hak ve varlıklarından oluşturulan Point Bornova AVM Ticari ve İktisadi Bütünlüğünü satmak için bugün ihale düzenledi.

İhale için dosya alan beş firmadan ikisi ihaleye katılım gösterdi. 170 milyon TL geçici teminat, 1,7 milyar TL tahmini satış bedeli istenen ihalede en yüksek teklifi veren İstanbul merkezli bir otomotiv grubunun ihaleyi kazandığı öğrenildi. Otomotiv sektöründe ABD’li bir markanın Türkiye distribütörü, bir başta ABD markasının ise bayisi olan grubun adının, TMSF yetkilileri tarafından ihale onaylandıktan sonra açıklanacağı belirtiliyor.

Kaynak: www.tekreferans.com

İzmir’de 3 milyar liralık alt yapı dönüşümü sürüyor

0

İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü’nün Dünya Bankası finansmanıyla yürüttüğü yaklaşık 3 milyar liralık yağmur suyu ayrıştırma yatırımları Konak, Bayraklı ve Karabağlar’da sürüyor. Projelerin tamamlanmasıyla kent merkezi taşkınlara karşı daha dirençli, çevreci ve modern bir altyapıya kavuşacak.

“Bize çok çalışmak yakışır” sloganıyla hizmetlerini sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, iklim krizinin etkilerine karşı kenti daha dirençli hale getirmek amacıyla yürüttüğü yağmur suyu ayrıştırma yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Dünya Bankası finansmanıyla gerçekleştirilen Türkiye Deprem, Sel ve Yangın Acil İmar Projesi (TEFWER) kapsamında Konak, Bayraklı ve Karabağlar’da yaklaşık 3 milyar liralık altyapı yatırımı sürdürülüyor. Bayraklı’da Manavkuyu, Konak’ta ise Umurbey ve Karantina bölgelerinde devam eden çalışmalarla yağmur suyu ve atık su hatları birbirinden ayrılıyor. Projelerin tamamlanmasıyla birlikte İzmir’in merkezinde yıllardır aynı sistem içinde yer alan yağmur suyu ve kanalizasyon hatları büyük ölçüde ayrıştırılmış olacak. Böylece kent, aşırı yağışlara karşı daha dayanıklı bir altyapıya kavuşurken çevresel riskler de azaltılacak.

“Taşkınların önüne geçecek altyapıyı kuruyoruz”
İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, çalışmaların temel amacının artan nüfusun ihtiyaçlarına yanıt verecek güçlü bir kanalizasyon altyapısı oluşturmak ve yağmur suyu ile atık su sistemlerini birbirinden ayırmak olduğunu belirterek, “Yağmur sularını ayrı hatlarla doğrudan denize veya dere yataklarına ulaştırarak kanalizasyon sisteminin üzerindeki yükü azaltıyoruz. Böylece taşkın riskini düşürürken vatandaşlarımızın yaşam konforunu da artırıyoruz” ifadelerini kullandı. 

“İzmir’in geleceğine yatırım yapıyoruz”
Kent merkezindeki çalışmaların, yoğun altyapı ağlarının bulunduğu bölgelerde yürütüldüğünü belirten Gürkan Erdoğan, ekiplerin büyük bir özveriyle görev yaptığını ifade etti. Erdoğan, “Elektrik, doğal gaz, içme suyu ve haberleşme hatlarının bulunduğu ana arterlerde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızın günlük yaşamını en az etkileyecek şekilde planlama yapıyor ve uygulamalarımızı titizlikle gerçekleştiriyoruz. Bunun yanı sıra devam eden ve kısa süre içinde başlayacak yeni projelerimiz de bulunuyor” dedi. Torbalı, Ödemiş, Kiraz, Tire, Dikili ve Aliağa’da yağmur suyu ayrıştırma çalışmalarının sürdüğünü aktaran Erdoğan, “Merkez ilçelerimizde yürüttüğümüz bu üç büyük projenin yanı sıra Buca ve Bornova’da ikinci etap yağmur suyu ayrıştırma projelerini de hayata geçireceğiz. Projeler tamamlandıkça İzmir çok daha güçlü ve modern bir altyapıya kavuşacak. Taşkınların, koku problemlerinin ve altyapı kaynaklı sorunların büyük ölçüde önüne geçeceğiz” diye konuştu.

Konak ve Bayraklı’da büyük dönüşüm
TEFWER kapsamındaki ilk proje Konak’ın Umurbey, Halkapınar, Mersinli ve Çınarlı mahalleleri ile Bayraklı Adalet Mahallesi’nde yürütülüyor. Çalışmalar kapsamında mevcut birleşik sistem tamamen yenilenerek yağmur suyu ve atık su hatları birbirinden ayrılacak. Ayrıca Ozan Abay Caddesi üzerindeki Piyale Kolektörü modern altyapı sistemiyle yeniden inşa edilecek.
Proje kapsamında 2,4 kilometre yağmur suyu hattı ve 6,6 kilometre atık su hattı imalatı gerçekleştirilecek

Alsancak Liman Bölgesi su baskınlarından kurtulacak
TEFWER’in ikinci ayağında Alsancak Liman Bölgesi ve Ege Mahallesi yer alıyor. Bölgede 8,4 kilometre yağmur suyu hattı, 8 kilometre atık su hattı ve 3 yağmur suyu terfi merkezi inşa edilecek. Toplanan yağmur suları güvenli şekilde denize ulaştırılacak. Yatırım tamamlandığında özellikle liman bölgesinde yıllardır yaşanan su baskınları ve yağış sonrası oluşan su birikintileri önemli ölçüde ortadan kaldırılacak

Konak ve Karabağlar’da birleşik sistem dönemi sona erecek
Projenin üçüncü ayağında ise Konak ve Karabağlar’ın çok sayıda mahallesi bulunuyor. Karabağlar’ın Bahçelievler ve Bahar mahalleleri ile Konak’ın Akın Simav, Atilla, Çimentepe, Duatepe, Güneşli, Kemal Reis, Kılıç Reis, Murat Reis, Piri Reis, Mithatpaşa, Zafertepe, 1. Kadriye ve 2. Kadriye mahallelerindeki çalışmalar kapsamında 30 kilometre atık su hattı ve 30 kilometre yağmur suyu hattı inşa edilecek.

Kaynak: www.izmir.bel.tr

Yıkılan Polikliniğin yerine yenisi geliyor

0

Riskli yapı olduğu gerekçesiyle yıkılan Yürüyüş Yolu Semt Polikliniği’nin yeniden yapılması için ihale hazırlıkları başlatıldı

İzmit’in merkezinde sağlık hizmetlerine erişimde önemli bir rol üstlenen Yürüyüş Yolu Semt Polikliniği’nin yeniden inşası için süreç hız kazandı. Bir süre önce riskli yapı olduğu gerekçesiyle yıkılan binanın yerine yapılacak yeni sağlık tesisi için ihale aşamasına geçildi. SEKA Devlet Hastanesi bünyesinde hizmet veren semt polikliniği, yapılan teknik incelemeler sonucunda depreme dayanıksız bulunmuş ve faaliyetlerine son verilmişti. Ardından yıkılan binanın yerine modern bir sağlık kompleksi yapılacağı açıklanmıştı. Ancak aradan geçen sürede alanda herhangi bir inşaat çalışması başlamamıştı.

seka se

İHALER SÜRECİ BAŞLATILDI

Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yeni poliklinik binasının yapımı için ihale hazırlıkları tamamlanma aşamasına geldi. Yaz ayları içerisinde ihale tarihinin netleşmesi ve sürecin resmen başlaması bekleniyor.

semtttt

BAKANLIKTAN ONAY ÇIKTI 

Yeni sağlık tesisinin yapılacağı alanda zemin etütleri tamamlanırken, hazırlanan proje de Sağlık Bakanlığı tarafından onaylandı. Yaklaşık 2 bin metrekarelik alanda inşa edilmesi planlanan yeni semt polikliniğinde muayene birimlerinin yanı sıra laboratuvar ve görüntüleme hizmetleri de yer alacak. Hayata geçirilecek proje sayesinde vatandaşlar birçok tetkik ve görüntüleme işlemi için hastaneye gitmek zorunda kalmadan hizmet alabilecek. Yeni tesisin özellikle kent merkezindeki sağlık yoğunluğunu azaltması hedefleniyor.

Kaynak: www.kocaelifikir.com

Çayırova’nın Çehresi Değişiyor! Dev İnşaat Firmaları Projelerini Peş Peşe Neden Bu İlçeye Kuruyor?

0

Kocaeli’nin İstanbul’a en yakın sınır ilçesi olan Çayırova, son yıllarda kabuk değiştirerek gri bir sanayi kenti imajından, lüks konut projeleri ve modern rezidans kulelerinin yükseldiği bir çekim merkezine dönüşüyor. Sabiha Gökçen Havalimanı’na, lojistik hatlara ve TEM otoyoluna olan yakınlığıyla dev inşaat firmalarının radarına giren Çayırova, “A+ konsept yaşam” vadeden lüks şantiyelerin merkezi haline geldi.

Çayırova’da inşaat sektörü, özellikle Akse, Şekerpınar ve Özgürlük mahallelerinin çeperlerinde boş kalan ya da kentsel dönüşüme giren geniş araziler üzerinde dikey mimari modelleriyle yükseliyor. İstanbul’da konut fiyatlarının erişilmez seviyelere ulaşması ve Anadolu Yakası’ndaki plazalarda çalışan beyaz yakalı beyaz yakalı nüfusun ulaşıma kolay, konforlu yaşam alanları araması, Çayırova’daki rezidans talebini patlatan en büyük etken oldu.

İlçede yükselen yeni nesil konut projeleri, artık sadece “baş sokacak bir ev” değil, mini bir şehir konsepti sunuyor. Karma proje olarak adlandırılan bu dev yapılarda, alt katlar alışveriş merkezi, kafe ve restoranlara ayrılırken, üst katlar rezidans blokları olarak tasarlanıyor.

Çayırova Rezidans Projelerini Cazip Kılan 4 Büyük Avantaj

İnşaat devlerinin milyarlık yatırımlarını Çayırova’ya kaydırmasının arkasında tamamen stratejik ve ekonomik sebepler yatıyor:

Stratejik Lokasyon: Sabiha Gökçen Havalimanı’na sadece 15 dakika mesafede olması, çalışan ve iş seyahati yoğun olan kitle için projeleri cazip kılıyor.

Ulaşım Ağlarının Merkezinde: E-5 ve TEM otoyollarının tam ortasında yer alan Çayırova, Osmangazi Köprüsü bağlantısıyla Yalova ve Bursa aksına da doğrudan açılıyor.

Gelişmiş Alt Yapı ve Akıllı Bina Teknolojisi: Yeni yapılan dikey projelerin neredeyse tamamı deprem yönetmeliğine en üst düzeyde uygun, radye temel ve fore kazık sistemleriyle donatılıyor. Ayrıca elektrikli araç şarj istasyonları ve gri su geri kazanım sistemleri gibi çevreci detaylar standart olarak sunuluyor.

Yüksek Yatırım Getirisi (ROI): Yatırımcılar için Çayırova’dan lansman (başlangıç) fiyatıyla alınan bir rezidans daire, proje tamamlandığında değerini katlayarak yüksek kira getirisi sağlıyor.

Çayırova’nın Silüeti Yeniden Çiziliyor

Çayırova Belediyesi’nin de desteklediği planlı imarlaşma ve estetik mimari yönetmelikleri sayesinde, ilçedeki eski ve niteliksiz yapı stoğu yerini hızla bu modern rezidans sitelerine bırakıyor. Projelerin çevresinde oluşturulan geniş yeşil alanlar, yürüyüş yolları ve modern peyzaj düzenlemeleri, kentin çehresini sanayi kasabasından modern bir metropol ilçesine doğru eviriyor. Gayrimenkul uzmanları, önümüzdeki 5 yıl içinde Çayırova’nın Kocaeli genelinde lüks konut satışlarında zirveye oynayacağını öngörüyor.

Kaynak: www.kocaelitv.com.tr

Erzurum Merkez 2. OSB’nin 3. etap altyapı ihalesi sonuçlandı

Erzurum Merkez 2. Organize Sanayi Bölgesi (OSB) 3. Etap alanında hayata geçirilecek olan “Altyapı ve Atıksu Arıtma Tesisi Radye Temel İnşaatı Yapım İşi” ihalesi, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Toplantı Salonu’nda yapıldı.

16 Haziran 2026 Salı günü kapalı zarf teklif alma usulü ile gerçekleştirilen ihaleye 3 firma katılım sağladı. İhale komisyonu tarafından tekliflerin ve teminatların şeffaf bir şekilde incelenmesinin ardından değerlendirme sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı.

En avantajlı teklif belirlendi

İhale komisyonunun detaylı değerlendirmelerine göre; Yazıcı Mühendislik (Emrah Yazıcı) tarafından sunulan teklifin yaklaşık maliyete göre yüzde 5,16 oranında tenzilat (indirim) içerdiği belirlenirken, Murat Hopikoğlu (Paylaşım Mühendislik) tarafından sunulan teklif ise geçici teminatının yetersiz olması sebebiyle değerlendirme dışı bırakıldı. İhalede ekonomik açıdan en avantajlı teklif ise yaklaşık maliyete göre yüzde 8 oranında tenzilat sunan Çamurlar İnşaat Taahhüt Hizmetleri adına Murat Çakmur’dan geldi.

Yapılan nihai değerlendirme sonucunda ihaleyi Çamurlar İnşaat Taahhüt Hizmetleri kazandı. Söz konusu iş kapsamında, Erzurum Merkez 2. OSB 3. Etap alanında yer alan Atıksu Arıtma Tesisi’nin radye temel yapım çalışmaları gerçekleştirilecek.

Erzurum Merkez 2. OSB’nin 3. etap altyapı ihalesi sonuçlandı

Kaynak: www.iha.com.tr

Şişecam’ın Mersin Tarsus kaplamalı cam hattı yatırımı

Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş’nin Mersin Tarsus kaplamalı cam hattı yatırımı tamamlandı.

Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, şunlar ifade edildi:

”01.03.2024 tarihli açıklamamızla kamuoyuna duyurulmuş olan ve Şişecam Verimlilik Yönetim Programı kapsamında yatırımların kontrollü yönetimi prensibi doğrultusunda önceliklendirilen yatırımlarımızdan, Mersin Tarsus’taki, 7 milyon metrekare/yıl brüt üretim kapasiteli kaplamalı cam hattı yatırımımız, 17.06.2026 tarihinde tamamlanarak devreye alınmıştır. Şişecam’ın Türkiye’deki kaplamalı cam hattı sayısını üçe, yerleşik kaplamalı cam üretim kapasitesini ise 21 milyon metrekare/yıla çıkaran bu yatırımla, düzcam faaliyet alanında artan kaplamalı cam talebinin karşılanması, geliştirilen operasyonel verimlilik ve genişletilen ürün yelpazesi ile rekabetçi konumun korunması ve katma değerli cam ürünlerinin hacminin artırılması suretiyle son kullanıcılara değer yaratılması amaçlanmaktadır. Toplam 25 milyon avro yatırım bedeline sahip Mersin Tarsus kaplamalı cam hattı yatırımı ile Şişecam’ın tüm dünyadaki kaplamalı cam üretim kapasitesi yüzde 17 artışla 48,1 milyon metrekare/yıla ulaşmıştır.”

Kaynak: Hibya Haber Ajansı

Yapı Merkezi-Yapıray Konsorsiyumu, Bosna-Hersek Ilidza–Hrasnica Tramvay Hattı Projesi’nde İlk Test Sürüşünü Gerçekleştirdi

Yapı Merkezi İnşaat ve YAPIRAY RAILWAY CONSTRUCTION SYSTEMS INDUSTRY & TRADE INC. konsorsiyumunun yürüttüğü Ilidža–Hrasnica Tramvay Hattı Projesi kapsamında ilk test sürüşü başarıyla gerçekleştirildi.

Ilidža loop hattında gerçekleşen test sürüşüne Saraybosna Kantonu Ulaştırma Bakanı Adnan Šteta, Yapıray Genel Müdürü Volkan Okur Yilmaz, Yapı Merkezi Holding Yönetim Kurulu Başkanlık Ofisi ve İş Geliştirme Direktörü Murat Öcal ile Yapı Merkezi İnşaat Avrupa Bölgesi Direktörü MURAT TOKUL katıldı.

Önceki Gelişmeler: Ilidza-Hrasnica Tramvay Hattı Yapımı ihalesini kazanan Yapı Merkezi-Yapıray İnşaat konsorsiyumu ile 2023 mayıs ayında 26.201.054 € üzerinden sözleşme imzalanmıştı. Demir yolunun yapım süresi 18 ay olacak. Tramvay hattı 12,9 kilometre uzunluğunda olacak, üzerine Ilıca ve Hrasnica’da 20 yeni tramvay istasyonu ve iki turnike yapılacak. Konuyla ilgili son gelişmelerin yer aldığı son haberimizde projedeki hedeflere ulaşıldığını sizlere duyurmuştuk.

Kaynak: www.yatirimlar.com

Makaza Altın İnşaat rotasını nitelikli konuta çevirdi

0

Bursa merkezli Makaza Altın İnşaat, konut sektöründeki değişen talep yapısına paralel olarak proje stratejisini yeniden şekillendiriyor.

Nilüfer başta olmak üzere Bursa’nın gelişen bölgelerinde bugüne kadar yaklaşık 500 konut üreten şirket, son dönemde tamamladığı Kurşunlu projesinin ardından yeni yatırımlarını daha seçici ve yüksek katma değerli projelere yöneltiyor. 2015 yılında kurulan ve Gold Life, Gold Life Bulvar, Gold Life Bulvar Elite, Altın Bahçe Evleri gibi projelerle Bursa konut sektöründe yer edinen şirket, özellikle Nilüfer bölgesindeki projeleriyle büyümesini sürdürdü.

Makaza Altın İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Altın, son olarak Mudanya Kurşunlu’da 35 daire ve 2 ticari üniteden oluşan projeyi tamamladıklarını belirterek, bölgede pandemi sonrası değişen yaşam tercihlerinin etkisini gördüklerini söyledi. Altın, doğal yaşamla iç içe lokasyonların son yıllarda daha fazla talep çektiğini ifade etti. Şirketin gündemindeki en önemli yatırımın ise Mudanya Çağrışan’da geliştirilen “Altın Koru Villaları” projesi olduğunu açıklayan Mustafa Altın, projede her biri farklı konseptte tasarlanan 6 müstakil villanın yer alacağını söyledi.

Üst segment konut talebindeki artışın yeni projelerde belirleyici olduğunu kaydeden Altın, son yıllarda orta gelir grubunun konuta erişiminin zorlaştığını, bu nedenle sektörde iki farklı eğilimin öne çıktığını belirtti. Buna göre firmalar ya daha küçük metrekareli ve ulaşılabilir fiyatlı konutlara yöneliyor ya da yüksek gelir grubuna hitap eden butik projeler geliştiriyor.

Kaynak: www.ekonomim.com

Korkut’ta bazı yatırımların inşaat çalışmaları sürüyor

0

Muş’un Korkut ilçesinde belediyenin girişimleriyle yatırım programına alınan projelerin yapımı sürüyor.

Korkut Belediye Başkanı Haşim Arık, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, ilçeyi modern bir yaşam merkezine dönüştürmek istediklerini söyledi.

Göreve geldiğinden bu yana, ilçenin kronikleşmiş sorunlarını çözmek için çaba sarf ettiklerini belirten Arık, şöyle konuştu:

“Bu yıl devlet desteğiyle yaklaşık 750 milyon liralık yatırımı ilçemize kazandırdık. Kamu görevlilerinin ilçede ikamet etmesini teşvik etmek amacıyla 79 TOKİ konutunun temeli atıldı. İstihdamı artırmak amacıyla 10 bin metrekarelik alanda yapılacak Tekstil Kent Projesi’nin ihale süreci başladı. İlçenin tamamına doğal gaz ulaştırdık. Devlet Su İşleri iş birliğiyle içme suyu sorununu çözüme kavuşturduk. Belediye Gölet ve Mesire Alanı da vatandaşların sosyalleşme ihtiyacını karşılayan modern bir yaşam alanı oldu.”

İlçenin önümüzdeki yıl adeta bir şantiyeye dönüşeceğini ifade eden Arık, 3 bin 500 nüfusa sahip ilçede hayatın her alanına dokunan projelerin hızla hayata geçirildiğini kaydetti.

İhalesi yapılan otogarın temel atma aşamasına geldiğini anlatan Arık, otogar binasının bu yıl hizmete açılmasını planladıklarını aktardı.

Kaynak:CNN TÜRK

Bursa Atatürk Spor Salonu’nda İnşaat Sona Yaklaşıyor: Yılların Özlemi Bitmek Üzere

0

Bursa’nın köklü spor yapılarından Atatürk Spor Salonu’nun yeniden inşası tamamlanma aşamasına geldi. 1972’den bu yana kent belleğinde önemli bir yer tutan salonun son durumu, İnşaat Mühendisleri Odası’nın incelemesiyle ortaya çıktı.

Bursa’nın spor ve sosyal yaşamında önemli bir yere sahip olan Atatürk Spor Salonu’nun yeniden inşası tamamlanma aşamasına geldi. Kentin hafızasında derin izler bırakan bu yapının bitişi, Bursalılar arasında büyük bir heyecanla bekleniyor.

1972 yılında Kültürpark’ın doğu sınırında açılan Atatürk Spor Salonu, 5.016 kişilik kapasitesiyle uzun yıllar boyunca birçok önemli etkinliğe ev sahipliği yaptı. Güreş müsabakalarından basketbol ve voleybol karşılaşmalarına, milli maçlardan siyasi parti kongrelerine ve konserlere kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösterdi.

İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi yönetiminin geçtiğimiz cumartesi günü şantiyede gerçekleştirdiği inceleme, projenin son durumu hakkında bilgi verdi. Yapılan incelemeler ve çekilen fotoğraflar, salonun açılışına kısa bir süre kaldığını göstererek kentteki beklentiyi artırdı.

Kaynak: Rönesans Medya

2 Okul İçin Dev İhale! Milyonluk Proje Başlıyor… Bursa’da İse 3 Taşınmaz Satışta…

0

İstanbul’da 2 okul için dev ihale açıldı! Dünya Bankası destekli proje dikkat çekti… Bursa’da İse 3 Taşınmaz Satışa çıktı. İhale detayları dikkat çekti.

İstanbul’da hayata geçirilecek büyük bir eğitim yatırımı için ihale süreci resmen başladı. İstanbul Valiliği İstanbul Proje Koordinasyon Birimi (İPKB) tarafından yapılan duyuruya göre, Dünya Bankası destekli İstanbul Dirençlilik Projesi kapsamında iki okulun yeniden yapımı için firmalara çağrı yapıldı.

Söz konusu proje, özellikle deprem riski ve yapı güvenliği açısından kritik öneme sahip eğitim yapılarının yeniden inşa edilmesini kapsıyor. Türkiye genelinde yakından takip edilen bu gelişme, inşaat sektöründe faaliyet gösteren firmalar arasında büyük bir hareketlilik oluşturdu.

HANGİ OKULLAR YENİDEN YAPILACAK?

İhale kapsamında İstanbul’un iki farklı ilçesinde bulunan eğitim yapılarının yeniden inşa edilmesi planlanıyor.

Projeye dahil edilen okullar:

  • Zeytinburnu ilçesinde bulunan Saniye Sezgin Elmas İlkokulu ve Ortaokulu
  • Arnavutköy ilçesinde yer alan Boyalık İlkokulu ve Ortaokulu

Her iki okul da anahtar teslim götürü bedel yöntemiyle yeniden yapılacak. Bu durum, projeyi üstlenecek firmaların tüm süreci baştan sona üstleneceği anlamına geliyor.

DÜNYA BANKASI DETAYI DİKKAT ÇEKTİ

İhalenin en dikkat çeken yönlerinden biri ise finansman kaynağı oldu. Projenin, Dünya Bankası kredisi kapsamında yürütülmesi, sürecin uluslararası standartlara göre ilerleyeceğini ortaya koyuyor.

İhale süreci, Dünya Bankası’nın satın alma esas ve usullerine göre gerçekleştirilecek. Bu durum, katılım şartlarının ve rekabetin daha şeffaf bir zeminde ilerlemesini sağlayacak.

Uzmanlara göre bu tür projeler, yalnızca İstanbul’u değil, Türkiye genelindeki yapı güvenliği politikalarını da doğrudan etkiliyor.

TEKLİF SÜRECİ NASIL İŞLEYECEK?

İhale sürecine katılmak isteyen firmaların belirlenen kurallar çerçevesinde tekliflerini hazırlamaları gerekiyor.

Teklifler:

  • Kapalı zarf usulü ile sunulacak
  • Elektronik başvuru kabul edilmeyecek
  • Belirlenen adrese fiziki olarak teslim edilecek

Bu detay, birçok firmanın teklif sürecini daha titiz hazırlamasına neden oluyor.

SON TARİH NE ZAMAN? KRİTİK SAAT AÇIKLANDI

İhaleye katılmak isteyen firmalar için en kritik detaylardan biri de başvuru süresi oldu.

Tekliflerin 16 Temmuz 2026 saat 14:00’e kadar teslim edilmesi gerekiyor.

Bu saatten sonra yapılacak başvurular ise değerlendirmeye alınmayacak.

Uzmanlar, özellikle posta yoluyla yapılacak başvurularda yaşanabilecek gecikmelere karşı firmaları uyarıyor.

BURSA’DA MİLYONLUK SATIŞLAR DA GÜNDEMDE

Öte yandan Resmî Gazete’de yer alan bir diğer dikkat çekici gelişme ise Bursa’daki taşınmaz satış ihaleleri oldu.

Milli Emlak tarafından yapılacak ihalelerde:

  • 68 milyon TL değerinde arsa
  • 60 milyon TL değerinde tarla
  • 45 milyon TL değerinde apartman

satışa çıkarılacak.

Toplamda 170 milyon TL’yi aşan bu ihaleler, yatırımcıların ilgisini çekmiş durumda.

İHALEYE KATILMAK İSTEYENLER NELERE DİKKAT ETMELİ?

İhaleye katılım sağlayacak kişi ve firmaların belirli şartları yerine getirmesi gerekiyor.

Bunlar arasında:

  • Geçici teminat yatırılması
  • Kimlik ve adres belgeleri
  • Yetki belgeleri
  • Teklif mektubunun usule uygun hazırlanması

gibi önemli kriterler bulunuyor.

Eksik ya da hatalı belgelerle yapılan başvuruların doğrudan reddedileceği açıkça belirtiliyor.

SON DETAY HERKESİ ŞAŞIRTTI: TEKLİFLER GERİ ALINAMIYOR

İhalenin en dikkat çeken ve çoğu kişinin gözünden kaçan detayı ise teklif sürecine ilişkin oldu.

Buna göre, komisyona teslim edilen teklifler hiçbir şekilde geri alınamıyor.

Bu durum, firmaların teklif verirken son derece dikkatli hareket etmesini zorunlu kılıyor.

İstanbul’daki dev okul projesi ve Bursa’daki milyonluk satış ihaleleri, hem inşaat hem de yatırım dünyasında yeni bir hareketliliğin sinyallerini verirken, sürecin nasıl ilerleyeceği merakla takip ediliyor.

Kaynak: www.canakkalekalem.com

Döveç Grup’un prestijli projelerinden La Isla Vıllas’da yaşam başladı

0

Kuzey Kıbrıs’ın öncü gayrimenkul geliştirme şirketlerinden Döveç Group, “Geleceğe Temiz Bir Nefes” vizyonuyla hayata geçirdiği La Isla Villas projesiyle sürdürülebilir yaşam anlayışını, modern mimariyi ve mahalle kültürünü aynı çatı altında buluşturuyor. Toplam 211 konuttan oluşan proje, lüksü ve huzuru ada yaşantısının en doğal haliyle buluşturarak modern şehircilik anlayışına yeni bir soluk getiriyor.

Döveç Grup kalitesi ve “Geleceğe Temiz Bir Nefes” vizyonuyla inşa edilen La Isla Villas, ismine yakışır şekilde ada yaşantısının tüm keyfini, doğallığını ve huzurunu temsil eden bir konseptle yaşamın merkezinde konumlanıyor. Doğa ile lüksün kusursuz birleşim noktasında kurgulanan proje, modern dünyada giderek özlemi duyulan geleneksel mahalle olgusunu yeniden canlandırıyor. Çocukların güvenle vakit geçirebileceği, her detayın titizlikle planlandığı La Isla Villas, sakinlerine yalnızca bir ev değil, doğayla uyumlu, bütüncül bir yaşam alanı sunuyor.

Mesarya’nın doğu ucunda yer alan proje, Long Beach Ormanı’nın yeşiline 400 metre, Akdeniz’in mavisine ise yalnızca 700 metre mesafede konumlanıyor. Mağusa–Karpaz anayolu ile Ötüken giriş yolunun güneyinde bulunan La Isla Villas, doğayla bütünleşen yaşam anlayışıyla öne çıkarken bölgenin gelişen yaşam ve yatırım akslarından biri olarak dikkat çekiyor.

Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Doğa Dostu Mimari

Yatay mimarisi ve düşük katlı yapılaşma yaklaşımıyla fark yaratan La Isla Villas, çevreci tasarım anlayışıyla sürdürülebilir yaşamın güçlü örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Toplam alanın yüzde 50’den fazlasının yeşil alan olarak planlanması, ortak alanlarda yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve çevre dostu malzeme tercihleri Döveç Grup’un ekolojik dengeye verdiği önemi ortaya koyuyor.

Yeşilin her tonuna sahip peyzaj düzeni, brüt beton ve ahşabın harmanlandığı dış cephe tasarımıyla birleşerek projeye modern, zamansız ve özgün bir karakter kazandırıyor. Yürüyüş ve bisiklet yolları, geniş peyzaj alanları ve açık yaşam alanları ise sakinlerine şehir hayatının yoğun temposundan uzak, doğayla iç içe bir yaşam sunuyor.

Sosyal Fonksiyonlarla Zenginleşen “Maksimalist” Bir Mahalle

La Isla Villas, sakinlerinin tüm ihtiyaçlarını site içerisinde karşılayabileceği maksimalist fonksiyonları ve zengin sosyal donatılarıyla benzerlerinden ayrışıyor. Proje içerisinde yer alan restoran, spa ve spor merkezi gibi alanlar sosyal yaşamı desteklerken; geniş yürüyüş yolları, bisiklet parkurları, peyzajla bütünleşen açık yaşam alanları ve yeşil sosyal buluşma noktaları sakinlerine doğayla iç içe, aktif ve konforlu bir yaşam sunuyor.

Çocukların güvenle vakit geçirebilmesi için özel olarak tasarlanan çocuk kulübü, korunaklı oyun parkı ailelere güvenli bir yaşam alanı sunuyor. Evcil dostlar için ayrılan özel bölümler ile eczane, market, kasap ve pastane gibi ticari alanlar ise La Isla Villas’ı dış dünyadan kopmadan tüm ihtiyaçlara erişilebilen kapsamlı bir yaşam kompleksi haline getiriyor.

2+1 loftlardan 5+1 müstakil villalara kadar geniş bir konut yelpazesi sunan La Isla Villas hakkında detaylı bilgi almak ve satışa sunulan konut seçeneklerini incelemek için Döveç Group’un resmi web sitesi ziyaret edilebilir. Proje detayları, güncel konut tipleri ve satış bilgilerine https://panel.basinlistem.com/[email protected]&MailID=60299282&url=https%3a%2f%2fwww.dovecgroup.com%2ftr adresi üzerinden erişim sağlayabilirsiniz.

Döveç Grup Hakkında:

Döveç Grup, 35 yılı aşkın deneyimiyle gayrimenkul, inşaat, turizm, eğitim, enerji, yazılım ve otomotiv dahil olmak üzere 7 farklı sektörde faaliyet gösteren çok sektörlü bir grup yapısıdır. Bugüne kadar 100’ün üzerinde projeyi tamamlayan, 5.000’den fazla konutu sahipleriyle buluşturan grup; 16 şirketi ve 2.500’ün üzerinde çalışanıyla Kuzey Kıbrıs’ta yatırım, yaşam ve ekonomik değer üretimine katkı sunmaktadır. Yatırım büyüklüğü ve 50’den fazla ülkeden 10.000’i aşkın yatırımcıya erişimiyle Döveç Grup, bölgenin öne çıkan yatırım yapılarından biridir.

İstanbul, Ataşehir’e 685 milyona 132 odalı otel geliyor

İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, Küçükbakkalköy Mah. Şehit Şakir Elkovan Caddesi (1900 Ada, 67 Parsel) mevkiindeki Sar Elektronik Gıda ve Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılması planlanan 132 Odalı Otel projesi ile ilgili olarak ‘ÇED Olumlu (Kapsam Ek-2)’ kararı verildi.

Sar Elektronik Gıda ve Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi firması tarafından İstanbul İli, Ataşehir İlçesinde 2.290 m2 ’lik tapulu alanın 10.587,43 m2 ’lik toplam inşaat alanı ile “132 Odalı Otel” projesi yapılması planlanıyor.

Proje kapsamında 1 adet blok yer alacak olup, 6 adet bodrum kat 1 adet zemin kat, 5 adet normal kat ve 1 adet çatı katı ile toplamda 13 katlı bina inşa edilmesi planlanıyor. Proje kapsamında alanda inşaat çalışmalarına başlanmadı.

Proje Bedeli: 685,771,815₺ olarak belirlendi.

Kaynak: www.turizmprojedergisi.com

Ankara’nın Yeni Havalimanı Açılıyor

Kapsamlı modernizasyon çalışmalarının tamamlandığı Etimesgut Havalimanı, yarın “Ankara Havalimanı” adı ve “ANK” koduyla ulusal ve uluslararası uçuşlara hizmet vermek üzere resmen açılacak. Havalimanının, gelecek ay Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi kapsamında da yoğun şekilde kullanılması planlanıyor. Daha önce ağırlıklı olarak askeri amaçlarla kullanılan Etimesgut Havalimanı, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü ile Milli Savunma Bakanlığı Lojistik Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında kapsamlı bir dönüşümden geçirildi.

Yalnızca sekiz ayda tamamlanan çalışmalar sonucunda havalimanı, geniş gövdeli yolcu uçaklarının ve devlet liderlerini taşıyan özel uçakların operasyon yapabileceği uluslararası standartlarda bir tesise dönüştürüldü.

Pist ve Apron Kapasitesi Artırıldı

Modernizasyon kapsamında daha önce 2 bin 450 metre uzunluğunda ve 42 metre genişliğinde olan pist, 3 bin metre uzunluğa ve 60 metre genişliğe çıkarıldı.

Pist başlarına toplam 15 bin metrekare büyüklüğünde iki dönüş cebi inşa edilirken, 160 bin metrekarelik yeni apron alanı oluşturuldu. Böylece havalimanı aynı anda yaklaşık 44 uçağa park hizmeti verebilecek kapasiteye ulaştı.

Tüm Sistemler Yenilendi

Proje kapsamında mevcut taksi yolları tamamen yenilenirken yeni paralel ve bağlantı taksi yolları da inşa edildi. Pist Sonu Emniyet Alanı (RESA) oluşturularak uçuş güvenliği artırıldı.

Aydınlatma sistemleri, yaklaşma ışıkları ve yönlendirme ekipmanları uluslararası standartlara uygun şekilde modernize edilirken, havalimanının mekanik, elektrik ve drenaj altyapısı da baştan sona yenilendi.

Ayrıca 4 bin 800 metrekare kapalı alana sahip Devlet Konukevi ile 310 araçlık açık otopark da hizmete hazır hale getirildi. Tüm operasyonel birimler tek bir dijital ağ altında entegre edildi.

Yeni Bağlantı Yolu Hizmete Girecek

Proje kapsamında havalimanını Ay Yıldız Yerleşkesi’ne bağlayan 12,5 kilometrelik yeni ulaşım yolu da inşa edildi.

Yolun yaklaşık 3 kilometrelik bölümünde köprü ve altgeçit çalışmaları gerçekleştirilirken, Ankara Bulvarı üzerinde 40 metre uzunluğunda yeni bir geçit yapıldı. Ayrıca 140 metre uzunluğundaki tek pilonlu eğik askılı köprü de projenin dikkat çeken yapıları arasında yer aldı.

Esenboğa’nın Yükünü Hafifletecek

Ankara Havalimanı’nın devreye girmesiyle birlikte başkentteki hava trafiğinin daha dengeli yönetilmesi hedefleniyor.

Özellikle uluslararası zirveler, diplomatik ziyaretler ve yoğun protokol programları sırasında oluşan operasyonel yükün bir bölümünün Esenboğa Havalimanı’ndan alınması planlanıyor. Yeni havalimanının aynı zamanda şehir içi kara trafiğinin rahatlatılmasına da katkı sağlaması bekleniyor.

Yarın gerçekleştirilecek açılışla birlikte Ankara, uluslararası havacılık altyapısına yeni ve stratejik bir merkez daha kazandırmış olacak.

Kaynak: www.turizmprojedergisi.com

Sinpaş Gayrimenkul, Gerçek Oto ve Güney İstanbul ile İstanbul Beşiktaş’ta bulunan arsalar için pay karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladı

0

Sinpaş Gayrimenkul, Gerçek Oto ve Güney İstanbul ile Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi İmzaladı
KAP açıklaması şöyle:
Şirketimiz Yönetim Kurulunun 12.06.2026 tarihli toplantısında

Şirketimiz, Gerçek Otomobilcilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye (“Gerçek Oto”) ait, İstanbul Beşiktaş Dikilitaş 1463 Ada 155 Parsel, 55 Pafta, 2.447,16 m² mülkiyeti alanlı arsa için “Gerçek Oto” ile “Düzenlenme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” imzalanmasına,
Yine Şirketimiz, Güney İstanbul Gayrimenkul Yatırım ve İşletme A.Ş.’ye (“Güney İstanbul”) ait, İstanbul Beşiktaş Dikilitaş 1463 Ada 144 Parsel, 55 Pafta, 1.349,25 m² mülkiyeti alanlı arsa için “Güney İstanbul” ile “Düzenlenme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” imzalanmasına,
Sözleşmeler uyarınca proje kapsamında iş bu taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin inşa ve ikmal edilecek yapılardaki Şirketimiz payının %40 olarak belirlenmesine,
Diğer yandan Focus Global Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş. tarafından hazırlanan 12.06.2026 tarih ve 2026-SPK-003 sayılı raporda bahse konu arsa üzerine inşa ve ikmal edilecek yapılardaki Şirketimiz lehine kat karşılığı oranı %40 olarak takdir edilmiştir.

Focus Global Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş. tarafından hazırlanan 12.06.2026 tarih ve 2026-SPK-003 sayılı değerleme raporu ekte yer almaktadır.
KAP Bildirimi için tıklayınız

https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/1616942

Kaynak: www.borsaningundemi.com

Eska Edition Kent Etabı satışa çıktı

0

ESKA Group’un Çerkezköy’de geliştirdiği Eska Edition projesinde ikinci etap olan Kent etabı satışa sunuldu. Geçtiğimiz yıl satışa çıkan Flora etabında satışların kısa sürede tamamlanmasının ardından proje, ikinci fazı olan Kent Etabı’nın lansmanıyla satış sürecine hız kesmeden devam ediyor. Flora etabına gelen güçlü talep; bölgede nitelikli konut ve entegre yaşam alanlarına yönelik talebi ortaya koyarken, projemiz vaat edilen teslim takvimine sadık kalarak bölgenin çehresini değiştirmeye hazırlanıyor.

Toplam üç etap olarak planlanan Eska Edition; konut, residence, ofis, ticari alan ve otel fonksiyonlarını bir araya getiren karma yaşam konseptiyle konumlanıyor. Proje toplamda 75.000 m² inşaat alanı üzerinde geliştiriliyor ve üç etap sonunda yaklaşık 600 konuta ulaşması hedefleniyor.

Kent Etabı: Entegre yaşam ve fonksiyonel şehir modeli

Eska Edition Kent Etabı, konut, çalışma, ticaret ve konaklama fonksiyonlarını tek merkezde birleştiren entegre bir yaşam modeli olarak tasarlandı. Residence’taki yaşam alanları, modern şehir yaşamına uygun bağımsız yaşam birimlerinden oluşurken yatırım ve uzun dönem kullanım açısından esnek bir yapı sunuyor. Ofis ve co-working alanları, artan kurumsal ihtiyaca yönelik esnek kullanım imkânı sunarken; ticari alanlar günlük yaşamla entegre bir ekonomik hareketlilik alanı oluşturuyor. Sosyal ve spor alanları ise yaşam kalitesini destekleyen tamamlayıcı unsurlar olarak projede yer alıyor.

Kent Etabı’nın 24 am içinde tamamlanması planlanıyor.

“Çerkezköy yapısal bir dönüşüm sürecinde”

ESKA Group Kurucu Ortağı Giray Engin Baysak, şirketin yalnızca gayrimenkul geliştiren bir yapı değil, faaliyet gösterdiği bölgelerde uzun vadeli değer üreten bir yatırım grubu olduğunu belirterek şunları söyledi: “ESKA Group olarak yalnızca yapı üreten bir şirket değil, faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde ekonomik ve kentsel dönüşüme katkı sağlayan bir yatırım grubuyuz. Çerkezköy, sanayi gücü ve ulaşım yatırımlarıyla birlikte İstanbul’a entegre yeni bir yaşam ve yatırım aksına dönüşüyor. Eska Edition Kent Etabı bu dönüşümün doğal sonucudur.”

‘’Ulaşım yatırımları İstanbul entegrasyonunu güçlendiriyor’’

Çerkezköy, son dönemde hız kazanan ulaşım projeleriyle İstanbul’a entegrasyonunu artırıyor. Halkalı–Kapıkule hızlı tren hattının Çerkezköy–Kapıkule etabında test süreçleri tamamlanmış olup hattın bu yıl içinde devreye alınması planlanıyor. Halkalı–Çerkezköy etabının ise önümüzdeki yıl hizmete girmesi öngörülüyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Çerkezköy ile İstanbul Halkalı arasındaki ulaşım süresinin yaklaşık 20 dakikaya düşmesi bekleniyor.

“Entegre yaşam modelleri şehirlerin geleceğidir”

ESKA Group Kurucu Ortağı Semih Arda, projeyi yalnızca bir konut geliştirme projesi olarak görmediklerini belirterek şunları söyledi: “Eska Edition Kent Etabı’nı tasarlarken hedefimiz, konut, ticaret, ofis ve konaklama fonksiyonlarını entegre eden bir yaşam modeli oluşturmaktı. Geleceğin şehirleri, birbirinden ayrışan yapılar değil; ulaşım ve yaşam bütünlüğü üzerine kurulu entegre merkezler olacaktır.”

Residence, Ofis ve Ticaret Tek Çatı Altında

Projede 150 residence daire, 56 ofis, 44 mağaza ve ESKALAND marka paylaşımlı ofis alanı bulunmaktadır. Toplam 3 etapta 23.000 m2 arazide 75.000 m2 inşaat alanına sahip Kent etabının teslimi 24 ay içerisinde gerçekleşecektir. 1+1’ler 67 m2 ile 73 m2 arasında 2+1 daireler ise 86 m2 ile 106 m2 arasındadır.

Bölgenin sanayi ve iş dünyasının merkezi olması nedeni ile yoğun talep alan ofisler Çerkezköy OSB’ye de yakınlığı ile dikkat çekiyor. Ofisler 60 m2 ile 255 m2 arasında ve talebe göre birleştirilebilir mimari planlardan oluşmaktadır. Projede metrekare fiyatları konutlar için 70.000 TL, ofisler için 110.000 TL’den başlamaktadır. 1+1 residence dairelerinin fiyatları 4.700.000 TL’den başlarken, 2+1 residence dairelerinin fiyatları 6.300.000 TL’den başlıyor. Proje lansmana özel %30 peşinat ile bakiye vade farksız 24 taksit yapılıyor. Ayrıca peşin ödemelerde lansmana özel %12 indirim fırsatı sunuluyor.

IBIS Otel

Accor ve ESKA Group, dünyanın önde gelen ekonomi segmenti otel markalarından IBIS’i, Eska Edition Kent Etabı kapsamında Çerkezköy’e kazandırmak üzere iş birliği yaptı. 1974 yılından bu yana faaliyet gösteren ibis, 65’ten fazla ülkede 1.200’ün üzerinde oteliyle misafirlerine güvenilir kalite, konfor ve güçlü fiyat-performans dengesi sunuyor. Proje, Çerkezköy’ün gelişen konaklama altyapısına önemli bir katkı sağlarken, bölgenin iş ve yatırım merkezi olarak artan cazibesini de yansıtıyor.

Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Accor Türkiye İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Onur Kurç, şunları söyledi: Çerkezköy, sanayi, üretim ve lojistik alanlarında kaydettiği hızlı büyüme sayesinde uluslararası markalar için giderek daha cazip bir destinasyon haline geliyor. Eska Edition Kent etabı bünyesinde hayata geçirilecek ibis otelinin, bölgedeki iş seyahati kaynaklı konaklama talebine güvenilir ve kaliteli bir çözüm sunarken, misafirlerin ibis markasından beklediği konforu, pratikliği ve güçlü fiyat-performans dengesini sağlayacağına inanıyoruz. Bu projede ESKA Group ile iş birliği yapmaktan büyük memnuniyet duyuyor, yatırımın bölgenin uzun vadeli gelişimine katkı sağlayacağına inanıyoruz.

MHR GYO, Çekmeköy’deki villa projesinde maliyet revizyonuna gitti: Yeni müteahhit arayışı başladı

0

MHR GYO, İstanbul Çekmeköy Reşadiye’de geliştirmeyi planladığı villa projesinde gelen müteahhitlik tekliflerinin öngörülen maliyetlerin üzerinde kalması nedeniyle yeni yüklenici arayışına başladı. Şirket, proje fizibilitesini güçlendirmek amacıyla arsa sahibiyle yaptığı anlaşmada paylaşım oranlarını da yeniden düzenledi.

MHR Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (MHR GYO), İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde geliştirmeyi planladığı villa projesine ilişkin önemli bir karar aldı. Şirket tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada, proje kapsamında alınan müteahhitlik tekliflerinin beklenen maliyetlerin üzerinde çıkması nedeniyle yeni müteahhit firmalarla görüşme kararı verildiği bildirildi.

Çekmeköy’deki villa projesinde maliyetler beklentileri aştı

Şirket açıklamasına göre proje, İstanbul ili Çekmeköy ilçesi Reşadiye Mahallesi’nde bulunan 598 ada 1, 3, 6 ve 7 numaralı parseller ile 0 ada 692 ve 923 numaralı parseller üzerinde hayata geçirilecek villa tipi konutlardan oluşuyor.

08 Kasım 2024 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında çeşitli müteahhitlik şirketleriyle görüşmeler gerçekleştirildi ve teklifler toplandı. Ancak yapılan değerlendirmelerde, gelen tekliflerin proje için daha önce öngörülen ve ön maliyet çalışmalarında hesaplanan bütçelerin üzerinde olduğu tespit edildi.

Şirket yönetimi ve arsa sahibinin ortak değerlendirmesi sonucunda, proje maliyetlerinin minimize edilmesi ve yatırımın ekonomik fizibilitesinin güçlendirilmesi amacıyla yeni müteahhit firmalarla görüşülmesine karar verildi.

Paylaşım oranları yeniden düzenlendi

MHR GYO’nun açıklamasında yalnızca yüklenici değişikliği değil, hasılat paylaşım modelinde de revizyona gidildiği belirtildi.

Buna göre proje kapsamındaki bağımsız bölümlerin değer bazındaki paylaşım oranları yeniden belirlendi:

  • MHR GYO payı: %52,09
  • Arsa sahibi payı: %47,91

Şirket, söz konusu değişikliklerin 08 Kasım 2024 tarihli ana sözleşmeye eklenecek protokol ile resmileştirileceğini duyurdu.

Amaç: Projenin ekonomik fizibilitesini güçlendirmek

Yönetimin aldığı kararın temel gerekçeleri arasında;

  • İnşaat maliyetlerinin düşürülmesi,
  • Artan maliyetlerin şirket finansalları üzerindeki olası etkilerinin azaltılması,
  • Projenin kârlılık seviyesinin korunması,
  • Ortakların menfaatlerinin gözetilmesi,

gibi unsurlar yer aldı.

Son dönemde inşaat sektöründe işçilik, malzeme ve finansman maliyetlerindeki yükseliş birçok konut projesinde bütçe revizyonlarını gündeme getirirken, MHR GYO’nun da benzer şekilde proje maliyetlerini yeniden optimize etmeye çalıştığı görülüyor. 

MHR GYO kimin?

MHR Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, Maher Yatırım Holding bünyesinde faaliyet gösteren bir gayrimenkul yatırım ortaklığı olarak öne çıkıyor. Şirketin ana hissedarı ve Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Erdemoğlu olurken, yönetimde Erdemoğlu ailesinin yanı sıra Levent Uluçeçen ve Gökay Erdemoğlu gibi isimler görev yapıyor.

Gayrimenkul geliştirme, konut projeleri ve değer odaklı yatırım modeliyle faaliyet gösteren şirket, son dönemde özellikle İstanbul merkezli projeleriyle yatırımcıların dikkatini çekiyor.


Kamuoyu tepkisi

Sermaye piyasası yatırımcıları, projede yeni müteahhit arayışının kısa vadede süreçleri uzatabileceğini ancak maliyetlerin kontrol altına alınması halinde projenin kârlılığı açısından olumlu sonuç doğurabileceğini değerlendiriyor. Özellikle hasılat paylaşım oranının MHR GYO lehine yeniden düzenlenmesi yatırımcılar tarafından dikkatle takip ediliyor.

Rakamlarla

Proje yeri: Çekmeköy / Reşadiye Mahallesi

Proje türü: Villa konut projesi

İlk sözleşme tarihi: 08 Kasım 2024

MHR GYO payı: %52,09

Arsa sahibi payı: %47,91

Alınan karar: Yeni müteahhit firmalarla görüşülmesi

Gerekçe: Beklenenin üzerinde gelen inşaat maliyetleri

Kaynak: www.herbiremlak.com

GAP İnşaat-Unitek İnşaat-FABE Polska Konsorsiyumu, Polonya FSRU Projesi’nin 2028’de Tamamlanması Hedefiyle Çalışmalarını Sürdürüyor

0

Polonya Gaz İletim Operatörü Gaz-System S.A. (Operator Gazociagow Przesylowych Gaz-System S.A.) ile GAP İnşaat (Lider)-Unitek İnşaat-FABE Polska konsorsiyumunun sözleşme imzaladığı, “Gdansk Körfezi Yüzer LNG Depolama ve Yeniden Gazlaştırma (FSRU) Terminali (Deniz Tarafı Altyapı İnşası)” projesinde yeni gelişmeler kaydedildi.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, konsorsiyum terminalin 2028 yılının ilk çeyreğinde devreye alınması hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda haziran ayı itibarıyla terminal sahasında kazık çakım çalışmalarına başlandı. Mayıs ayında başlanan mikrotünel çalışmalarının da 2026 yılı ekim sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor. Ardından offshore boru hattının çekilmesi ve terminal bağlantısının tamamlanması aşamasına geçilecek.

Deniz tarafı altyapı inşası işlerini üstlenen konsorsiyum, FSRU gemisinin yanaşacağı iskele, deniz üstü yapılar, denizaltı doğal gaz boru hattı (offshore pipeline), terminalin deniz tarafı mühendislik ve inşaat işleri, EPC kapsamındaki offshore paket hizmetlerinden sorumlu olacak.

Proje, toplam 6,1 milyar m³/yıl kapasite ile ülkenin doğal gaz ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılamayı hedefliyor. 

FSRU Terminali Hakkında: Gdansk Körfezi’ndeki FSRU terminali, Polonya’nın enerji güvenliğini güçlendirmeyi ve doğal gaz tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeyi amaçlayan Gaz-System’in stratejik yatırımlarından biridir. Yatırım, deniz yoluyla teslim edilen sıvılaştırılmış doğal gazın alınmasını, işlenmesini, depolanmasını ve yeniden gazlaştırılmasını sağlayacak açık deniz ve kara altyapısına sahip yüzer bir LNG terminalinin inşasını içerecek.

Kaynak: yatirimlar.com

220 Milyonluk Dev Proje Dikkat Çekti! Tarihi Han İçin İhale Başlıyor, Kızılay’dan Peş Peşe Dev İnşaat Hamleleri

Aydın’daki tarihi han için 220 milyon liralık restorasyon ihalesi açıldı. Kızılay da İstanbul ve Şanlıurfa’daki dev arsalar için düğmeye bastı.

Türkiye’de milyonlarca liralık yeni yatırım ve inşaat hamleleri peş peşe duyurulurken, Aydın’daki tarihi bir yapı için açıklanan rakam dikkatleri üzerine çekti. Bir yanda 220 milyon lirayı aşan restorasyon projesi, diğer yanda Türk Kızılayı’nın İstanbul ve Şanlıurfa’da hayata geçireceği kat karşılığı inşaat projeleri, yatırım çevrelerinde hareketlilik oluşturdu.

Özellikle tarihi yapıların yeniden ekonomiye kazandırılması ve büyük şehirlerdeki arsa projeleri, inşaat ve gayrimenkul sektöründe yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor.

DİKKATLER KUŞADASI’NDAKİ TARİHİ HANA ÇEVRİLDİ

Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü, mülkiyeti Sultan Ahmed Han-ı Salis Bin Sultan Mehmed Han Vakfı’na ait Kuşadası Dağ Mahallesi’nde bulunan “Avlulu Kargir Han” için restorasyon karşılığı kira ve işletme ihalesine çıkacağını duyurdu.

Atatürk Bulvarı ve Barbaros Bulvarı üzerinde bulunan tarihi yapı, toplam 25 yıllığına “Turizm/Ticaret” fonksiyonuyla işletilecek. İhalenin en dikkat çekici noktası ise açıklanan maliyet oldu.

Tahmini restorasyon bedeli 220 milyon 113 bin 434 lira olarak belirlenirken, geçici teminat tutarı ise 6 milyon 603 bin lira seviyesinde açıklandı.

İhale, 26 Haziran 2026 tarihinde Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nde gerçekleştirilecek.

4 YILLIK RESTORASYON SÜRECİ PLANLANDI

Projeye göre ilk dört yıl restorasyon ve inşaat süreci olarak değerlendirilecek. Ardından işletme dönemi başlayacak.

İlk yıl için aylık 750 bin lira kira öngörülürken, beşinci yıldan itibaren aylık kira bedeli 2 milyon lira seviyesinden başlayacak. Sonraki yıllarda kira bedelleri TÜFE oranlarına göre artırılacak.

Tarihi yapının, restorasyon sonrasında turizm ve ticaret alanında kullanılması hedefleniyor.

KIZILAY İSTANBUL’DA DEV PROJE İÇİN DÜĞMEYE BASTI

Türk Kızılay Genel Müdürlüğü de İstanbul Gaziosmanpaşa Sarıgöl Mahallesi’nde bulunan 1567 ada 1 parsel üzerindeki arsa için kat karşılığı inşaat ihalesi açtı.

Projede mevcut yapıların yıkımı, hafriyat işlemleri, gerekli plan ve projelerin hazırlanması, ruhsatların alınması, otoparklar, altyapı, çevre düzenlemeleri ve bağımsız bölümlerin inşası yüklenici tarafından gerçekleştirilecek.

İhale süreci iki aşamalı olacak. İlk aşamada teknik ve mali yeterlilik belgeleri değerlendirilecek, ikinci aşamada ise uygun bulunan firmalardan teklif alınacak.

Başvurular için son tarih 1 Temmuz 2026 saat 14.00 olarak açıklandı.

ŞANLIURFA’DAKİ PROJEDE TEMİNAT TUTARI DİKKAT ÇEKTİ

Kızılay’ın bir diğer önemli projesi ise Şanlıurfa Haliliye ilçesinde hayata geçirilecek.

Ertuğrulgazi Mahallesi’nde bulunan 5734 ada üzerindeki 6, 7, 8 ve 9 numaralı parsellerde kat karşılığı bina inşaatı yaptırılacak.

Projede, yapıların tamamlanmasının ardından bağımsız bölümler Kızılay ile yüklenici firma arasında paylaşılacak.

Bu ihale için istenen geçici teminat bedeli ise 31 milyon 500 bin lira olarak açıklandı. Bu rakam, son dönemde ilan edilen projeler arasında en yüksek teminat tutarlarından biri olarak öne çıktı.

Başvuruların son teslim tarihi 10 Temmuz 2026 saat 14.00 olarak duyuruldu.

YATIRIMCILAR TARİHLERE ODAKLANDI

Haziran sonu ve temmuz ayı başında gerçekleştirilecek ihaleler, özellikle inşaat ve gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren şirketler tarafından yakından takip ediliyor.

220 milyon lirayı aşan Kuşadası’ndaki tarihi han restorasyonu, İstanbul Gaziosmanpaşa’daki kat karşılığı inşaat projesi ve Şanlıurfa’daki büyük ölçekli yapılaşma hamlesi, önümüzdeki dönemde kamuya ait taşınmazların ekonomiye kazandırılması açısından dikkat çeken başlıklar arasında yer alıyor.

Merak edilen ayrıntı ise en başta dikkat çeken rakamda saklı. Açıklanan verilere göre, Kuşadası’ndaki tarihi “Avlulu Kargir Han” için öngörülen 220 milyon lirayı aşan restorasyon maliyeti, son dönemde vakıf taşınmazları için duyurulan en yüksek bedelli projelerden biri oldu.

Kaynak: www.canakkalekalem.com

Dubai’de 200 Milyar Dirhemlik Yeni Mega Gayrimenkul Geliştirme Projesi Başlatılacak

0

Birleşik Arap Emirlikleri’nin önde gelen gayrimenkul geliştiricisi Emaar Properties, toplam değeri 200 milyar Dirhem (yaklaşık 54,5 milyar ABD Doları) ve brüt inşaat alanı 4,5 milyon metrekarenin üzerinde olan kapsamlı bir mega proje başlatacağını duyurdu.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, Burj Khalifa, Dubai Mall ve Downtown gibi şehrin simge projelerini hayata geçiren Emaar Properties, yeni geliştirmenin konut kuleleri, müstakil villalar ve malikâneler, A sınıfı ticari ofisler, perakende alanları, konaklama tesisleri ile kültürel ve sosyal donatıları bir arada barındıracağını belirtti.

Projenin yaklaşık 150.000 kişiye konut sağlaması ve “şehir içinde şehir” konseptiyle planlanması öngörülüyor. Geliştirme, her biri kendine özgü kimliğe sahip beş ayrı bölgeden oluşacak; bir İş Merkezi (Business Hub), kentsel yaşam bölgesi (Urban District), genç aileler kümesi ve aile yaşam bölgesi bu yapı içerisinde yer alacak. Proje; metro bağlantısı, “20 dakikalık şehir” ilkesi, akıllı hareketlilik altyapısı, akıllı bina sistemleri ve dijital bağlanabilirlik gibi unsurlarla tasarlanmakta olup, eğitim, sağlık, ibadet, kültür ve perakende alanlarına yürüme mesafesinde erişim hedefleniyor. 

Kaynak: yatirimlar.com

Dünya Bankası Kredisiyle Kentsel Dönüşüm Fırsatı

0

Dünya Bankası’nın riskli yapıların dönüşümünü hızlandırmak için özel bir kentsel dönüşüm kredisi sunduğunu belirten Gayrimenkul ve Yatırım Danışmanı Banu Özgen Yılmaz, İzmirliler’in kentsel dönüşüm kredisi talebinin diğer kentlere göre düşük kaldığını söyledi.

Krediyi, yaşlı ve riskli binalarını kentsel dönüşüme sokmak isteyenler için bulunmaz bir fırsat olarak değerlendiren Yılmaz, 180 ay vadeli 1 yıl ödemesiz, 0.69 faizle, 3 milyona kadar kredi imkanı sunulduğuna dikkat çekti.

Yapılan tanıtımlara rağmen kentsel dönüşüm kredisinin yeterince bilinmediğine değinen
Banu Özgen Yılmaz, firma olarak bu konuda tüm süreçleri kapsayan bütüncül bir danışmanlık hizmeti sunduklarını dile getirdi.

Yılmaz şunları söyledi: “İzmirde yapı stoğu yaşı da oldukça yüksek. Özellikle sahil bölgelerinde 50 yılı aşkın binalar var. Bu depremde ciddi bir risk oluşturuyor. Kat malikleri ise karot aldırmaktan kaçınıyor. Çünkü kontrollerin ardından binalarının riskli yapı ilan edilip, yıkılabileceğini de biliyorlar. Bir kişinin bile başvurması bu süreci başlatmaya yetiyor. İlk önce kat maliklerinin bu konuda bir fikir birliğine varması gerekiyor. İzmir depreminde evleri hasar gören ve yıkılan birçok aile ilk etapta ne yapacağını bilemedi ve bir çoğu büyük mağduriyet yaşadı. Evleri hasar alan insanlar maliyet sorunları nedeniyle kentsel dönüşüm yapmaktan kaçındı. Bununla ilgili çeşitli alternatifler üretildi. İzmir başlangıçta pilot bölge seçilerek Dünya Bankası’ndan kredi imkanı da sunuldu. Gelinen noktada İstanbul ve diğer şehirler de bu kampanyadan aktif olarak yararlanmaya başladılar. Hatta bu şehirlerde Dünya Bankası’nın özel kentsel dönüşüm kredisine İzmir’den daha fazla talep geldi. Bu bir nebze bina yapımı ve yenilemeyi teşvik etti. İzmir’de yapılan birçok tanıtıma rağmen vatandaşlarımız Dünya Bankası’nın sunduğu kentsel dönüşüm kredisinden habersiz. İşte burada biz devreye giriyoruz ve vatandaşlarımızı bilgilendirerek ne yapmaları gerektiği konusunda bir ekip olarak danışmanlık hizmeti veriyoruz”

VATANDAŞLARA YOL GÖSTERİYORUZ

Banu Özgen Danışmanlık olarak avukat, mimar ve gayrimenkul danışmanlarından oluşan bir ekiple kentsel dönüşüm konusunda anahtar teslim hizmet verdiklerini dile getiren Yılmaz, “Kat maliklerinin belediyelerle olan diyalogları hukuksal boyutu ve kat malikleri arasındaki anlaşma ve müteahhitle yapılacak olan sözleşmeleri kapsayan bir danışmanlık hizmeti veriyoruz. Bu da yanlış bilginin oluşmasını ve kentsel dönüşüm sürecinin sorunsuz ve daha kolay şekilde ilerlemesi için önemli. İnsanlar haklarını öğreniyor, düzenlenen sözleşmelerin kendilerini koruyup korumadığını görüyor. İmar durumu belgelerinin teknik ekip tarafından okunuyor; müteahhitin verdiği metrekarelerin çizimlerin uygun olup olmadığı ortaya konuluyor. Dünya Bankası kredisinin şartları nelerdir?, bu şartlardan kat malikleri nasıl faydalanabilir?, çalıştıkları müteahhit bu konuda yeterli mi?, kriterleri uygun mu? bütün bu konulara bakılıyor. İzmir pilot il olarak belirlenmesine rağmen İstanbul bu kampanyadan daha çok faydalanıyor. Biz bu alanda uzmanlaştık ve deneyim sahibiyiz bu nedenle İzmir’in yanı sıra; Balıkesir, Manisa ve diğer çevre illerden de talep alıyoruz” diye konuştu

KUZEY KIBRIS YATIRIMCILARIN RADARINDA

Gayrimenkul yatırımcısının son dönemde yurt dışı alternatiflerine yöneldiğini kaydeden Banu Özgen Yılmaz, şu bilgileri verdi: “Yatırım yapmak isteyenler şu anda faizlerin düşmesini bekliyor. Fakat mevcut konjonktür nedeniyle faiz indirimi çok olası görünmüyor. İnsanlar yatırım yapmak istiyor; fakat nereye yatırım yapacaklarını bilemiyor. Yurt dışı yatırımları son dönemde bu nedenle daha çok gündeme geliyor. Kuzey Kıbrıs da bu noktada doğru bir lokasyon olarak öne çıkıyor. Biz aynı zamanda Kuzey Kıbrıs merkezli Noyanlar Şirketler Grubu’nun da İzmir yetkili acentesiyiz. Noyanlar, 53 yıldır hizmet veren ve Kıbrısta toplamda 11 binden fazla konutun yer aldığı 30 projeye imza atan köklü bir marka. Ben de müşterilerimin doğru yatırımlar yapması için onlarla çalışmayı tercih ettim. İzmirliler’in, Kıbrıs’a talebi artarak devam ediyor. Şu anda alım için doğru zaman. Noyanlar’ın güven veren, güçlü marka algısı, her bütçeye uygun ödeme seçenekleri, planları, kira garantisi ve farklı bütçelere hitap eden proje alternatifleri sunması yatırımcılar için avantaj sağlıyor. Noyanlar Şirketler Grubu, 27 Haziran’da gerçekleştireceği İzmir ofis açılışında yatırımcılara birbirinden avantajlı projelerini tanıtırken; yatırımcıların iştahını kabartacak ve alım rotalarını Kıbrıs’a çevirmelerini sağlayacak çok özel koşullarla bir lansman kampanyası da sunacak. Müşterilerimizi ve gayrimenkul yatırımcılarını 27 Haziran Cumartesi günü Noyanlar Şirketler Grubu’nun Ege Perla’da gerçekleştirilecek bu büyük lansmanına davet ediyoruz”

Herkesin gözü bu arazide: Koç Amerikan Hastanesi’ni Nişantaşı’ndan taşıyor

0

Nişantaşı’ndaki Amerikan Hastanesi taşınıyor. Gayrettepe’de inşa edilecek yeni yerine taşınacak hastanenin Nişantaşı’ndaki kıymetli arazisine ne yapılacağı ise henüz açıklanmadı. Koç Holding, geçen ay kurduğu Sağlık Grup Başkanlığı çatısı altında yatırım hamlesi başlatıyor. . Son satın almalarla birlikte toplam yatırım tutarı 5 yılda 750 milyon dolara ulaşacak.

Koç Sağlık Grubu, İstanbul’un simge hastanelerinden Nişantaşı’nda bulunan Amerikan Hastanesi’ni taşıma kararı aldı. Nişantaşı’nın merkezindeki 50 bin metrekarelik çok değerli arazinin nasıl değerlendirileceği ise açıklanmadı. 

1931 yılından beri Nişantaşı’ndaki yerinde hizmet veren İstanbul Amerikan Hastanesi, Gayrettepe’de inşa edilecek yeni yerine taşınacak. Gelecek yıl başlayacak inşaat iki yıl içinde tamamlanacak. Mevcut haliyle 50 bin metrekarede kapalı alan üzerine kurulu olan hastane, yeni yerinde 70 bin metrekare kapalı alanda hizmet verecek.

GAYRETTEPE’YE TAŞINACAK

Sağlık Grubu Başkanı Erhan Bulutcu, “İstanbul Amerikan Hastanesi çok uzun yıllardır mevcut yerinde Türkiye’nin en iyi hastanesi olarak hizmet yürütüyor. Bulunduğu binanın planladığımız yatırımlara yönelik mevcut haliyle istediğimiz şekilde hizmet veremeyeceğini düşündüğümüz için sıfırdan yeni bir bina inşa edeceğiz. Gayrettepe’de Aygaz genel merkezinin bulunduğu arsa genişletilerek, toplam 70 bin metrekare kapalı alanda, yeni binamızda hizmet verecek” dedi. Yeni hastane binası 150-200 milyon dolar yatırımla devreye sokulacak.

Bulutcu, boşaltılacak binanın ve arazisinin nasıl kullanılacağına ilişkin bir karar alınmadığını söyledi.

Geçen yıl Eylül ayında Gayrettepe’de Aygaz ve Tofaş’ın genel merkezlerinin bulunduğu arazinin hisselerinin tamamı Koç Ailesi ve mirasçılarına ait olan Temel Ticaret Koç Holding’e devredilmiş, sözkonusu girişim KAP’a açıklanmıştı.

SAĞLIĞA 750 MİLYON DOLAR YATIRIM

Koç Holding’in ikinci yüzyılına damga vuracak sektörlerin başında sağlık geliyor. Uzun süredir İstanbul Amerikan Hastanesi ve Koç Üniversitesi Hastanesi ile bu alandaki yolculuğuna devam eden Koç Holding, son dönemde satın almalarla ilerlediği sağlık alanında en önemli yatırımlarından birini geçen hafta İzmir Amerikan Hastanesi’ni açarak yaptı. İleri teknolojiye dayalı toplam 150 million yatırım ile kurulan İzmir Amerikan Hastanesi’nin ardından Antalya’da 2024’te satın alınan 7 hastaneli Anatolia Hospital Group ve 2023’te bünyeye katılan tıbbi cihaz üreticisi Bıçakçılar şirketi üzerinden yatırımlar hızla devreye alınacak. Sağlık sektöründe yurt dışına da açılacak olan Koç Holding, İngiltere ve Romanya’da tıp merkezi ve hastane kuracak. Koç’un 2023’teki Bıçakçılar satın alma sürecinden itibaren 5 yıl içerisindeki sağlık yatırımlarının tutarının 750 milyon dolara ulaşacak.

Kaynak: www.haberhurriyeti.com

Nazilli’ye 5 yeni okul: İhale yazın başlayacak

0

Nazilli’de eğitim yatırımlarında yeni dönem başlıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın yatırım programına alınan 5 yeni okul projesiyle ilçeye onlarca yeni derslik kazandırılacak, öğrenciler daha modern ve donanımlı eğitim ortamlarına kavuşacak.

Aydın’ın Nazilli ilçesinde eğitim altyapısını güçlendirecek önemli projeler için düğmeye basıldı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın yatırım programına alınan 5 yeni okul projesiyle ilçede derslik sayısının artırılması ve öğrencilerin daha modern eğitim ortamlarına kavuşması hedefleniyor.

Nazilli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında ilçenin farklı mahallelerinde yeni okul yatırımları hayata geçirilecek.

YEŞİL MAHALLE’YE 24 DERSLİKLİ ORTAOKUL

Projeler kapsamında Yeşil Mahalle’de, Asımın Nesli Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin yanındaki alana 24 derslikli yeni bir ortaokul inşa edilecek. Yeni okulun bölgedeki öğrenci yoğunluğunu azaltması ve uzun süredir hissedilen derslik ihtiyacına çözüm sunması bekleniyor.

Nazilliye 5 Yeni Okul Ihale Yazin Baslayacak 668804 Fd3E4D

KÖKLÜ OKULLAR YENİLENİYOR

İlçenin önemli eğitim kurumlarından Beşeylül İlkokulu’nun ön kısmında bulunan mevcut bina yıkılarak yerine 24 derslikli modern bir eğitim binası yapılacak. Fatih İlkokulu da yenileme çalışmaları kapsamında 18 derslikli yeni okul binasına kavuşacak.

YILDIZTEPE’YE YENİ İLKOKUL

Yıldıztepe Mahallesi’nde bulunan Kızılay Aslı-Mustafa Takmaklı Anaokulu’nun yanındaki arsaya yeni bir ilkokul inşa edilmesi planlanıyor. Yeni eğitim yatırımıyla birlikte mahalledeki öğrenci kapasitesinin rahatlatılması amaçlanıyor.

ÖZEL EĞİTİME ÖZEL YATIRIM

Yatırım programında özel gereksinimli öğrenciler de unutulmadı. Arslanlı Mahallesi’nde, Mergen Çayı kenarında yapılacak özel eğitim anaokulu ile özel eğitim alanındaki fiziki imkanların güçlendirilmesi hedefleniyor.

İHALE SÜRECİ YAZ AYLARINDA BAŞLAYACAK

Yetkililer, projelerin yaz aylarında ihaleye çıkarılacağını, ihale süreçlerinin tamamlanmasının ardından ise inşaat çalışmalarına başlanacağını ifade etti. Hayata geçirilecek yatırımlarla birlikte Nazilli’nin eğitim altyapısının önemli ölçüde güçlenmesi, öğrencilerin ise daha güvenli, çağdaş ve donanımlı eğitim ortamlarında öğrenim görmesi bekleniyor. Ayrıca yeni okul projelerinin ilçedeki derslik ihtiyacının karşılanmasına da önemli katkı sağlaması öngörülüyor.

Kaynak: Aydın Ses Gazetesi

“İstanbul’a 7 okul bedelinde bir okul yapılacak”

0

İstanbul’da hayırsever desteğiyle eğitime yönelik önemli bir yatırım daha hayata geçiriliyor. “Aziz İstanbul’a İyiliğin 1000 Hâli” projesi kapsamında Sancaktepe’ye 7 okul bedelinde bir okul yapılacağını belirten Vali Davut Gül, hayırsever Özen ailesine teşekkür etti….

“Aziz İstanbul’a İyiliğin 1000 Hâli” projesi kapsamında hayırseverlerin desteği ile kentte okullar kazandırılıyor. Proje kapsamında; İstanbul Valiliği, İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile bağışçılar Yaren Filtre İnş. ve Oto San. Dış Tic. Ltd. ve İntek Emlak Gayrimenkul İnşaat San. ve Tic. A.Ş. arasında, Sancaktepe ilçesinde 40 derslikli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve eklentilerinin yapımına ilişkin protokol imzalandı.

İÇİNDE BİRÇOK ALAN OLACAK

Proje ile Sancaktepe İlçesi Paşaköy Mahallesi’ne; 40 derslik, dil sınıfları, öğretmen alanları, fen laboratuvarları, yazılım/ al/ siber güvenlik dersliği, robotik dersliği, vr/ simülasyon dersliği, kütüphane, konferans salonu, öğrenci kulüpleri, mekatronik atölyesi, cnc/ dijital üretim atölyesi, elektrik- elektronik atölyesi, otomasyon atölyesi, metal atölyesi, ahşap model atölyesi, malzeme depoları, kapalı spor salonu, fitness, soyunma/duş alanları ile açık spor alanları ile mesleki ve teknik Anadolu lisesi inşa edilecek.

“ALLAH, SAYILARINIZI ARTIRSIN”

Protokol imza töreninde konuşan Vali Davut Gül, “Hayırseverimiz Selahaddin Bey, özel bir proje uygulayacak. Bugün imzalayacağımız protokolle yaklaşık 6-7 okul büyüklüğündeki bir kampüsten bahsediyoruz, 7 okul bedelinde bir okul yapılacak. Teşekkür ediyoruz. İnanıyoruz ki bu okulda yetişecek çocuk ve gençlerimiz sizin yaptığınız işleri yapacaklar. Allah, hayırlı ve uğurlu etsin. Allah, sayılarınızı artırsın” ifadelerini kullandı.

Kaynak: www.miahaber.com.tr

Kazakistan’da Sulama Kanalları Kontrollük Hizmetleri için Su-Yapı-Temelsu İş Ortaklığı ile Sözleşme İmzalandı

0

Kazakistan Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı’na bağlı RSE “Kazvodkhoz İdaresi”, “İklim Dirençli Su Hizmetleri Projesi (Faz-1)” kapsamında gerçekleştirdiği İslam Kalkınma Bankası (IsDB) finansmanlı, “Sulama Kanallarının Yeniden İnşasına Yönelik Danışmanlık, Sözleşme Yönetimi ve İnşaat Kontrollüğü Hizmetleri” ihalesini sonuçlandırdı.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, söz konusu ihaleyi kazanan Su-Yapı Mühendislik-Temelsu Uluslararası Mühendislik iş ortaklığı ile geçtiğimiz günlerde Astana’da sözleşme imzalandı.

Proje kapsamında, Kazakistan’ın Zhambyl, Zhetysu, Kyzylorda, Batı Kazakistan ve Türkistan bölgelerinde yer alan 5 grup altında, 14 paket ve 23 lot halinde ihale edilmiş yaklaşık 3.400 kilometre uzunluğundaki sulama kanallarının yeniden inşası gerçekleştirilecek. Bu yatırımla toplamda yaklaşık 350.000 hektarlık alanın sulama altyapısının iyileştirilmesi hedefleniyor. Temelsu-Su-Yapı iş ortaklığı, proje kapsamında danışmanlık, sözleşme yönetimi ve inşaat kontrollüğü hizmetlerini 48 ay süreyle yürütecek.

Kaynak: www.yatirimlar.com

2025’te inşaat harcamaları yüzde 44 artarak 9,09 trilyon liraya ulaştı

0

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD), Türkiye’deki inşaat harcamalarının 2025’te bir önceki yıla göre yüzde 44 artarak 9,09 trilyon liraya ulaştığını bildirdi.

Dernekten yapılan açıklamada, Türkiye İMSAD tarafından KPMG işbirliğiyle hazırlanan aylık sektör raporunun nisan sonuçları paylaşıldı.

Buna göre, inşaat sektörü, Türkiye ekonomisinin genel büyüme hızını geride bırakarak 2025 yılında yüzde 10,8 büyüdü. Bu performans, yüzde 3,6 olarak gerçekleşen ülke gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesine en büyük katkıyı sağlayan sektörlerin başında gelmesini sağladı.

Yılın son çeyreğinde yüzde 8,6 büyüyen sektör, son çeyrekte ivme kaybetmesine karşın yıl genelinde ülke ekonomisinin üzerinde performans sergiledi.

Türkiye genelindeki inşaat harcamaları geçen yıl 2024’e göre yüzde 44 artarak 9,09 trilyon liraya yükseldi. Son çeyrekte ise yüzde 38,6 artışla 2,38 trilyon lira oldu.

Sıkı finansman koşulları, maliyet baskıları ve finansal piyasalardaki dalgalanmalara rağmen sektörün 2025 yılı boyunca büyümesini sürdürmesi, proje bazlı yatırımların, zorunlu harcamaların, afet sonrası yeniden imar faaliyetlerinin ve kentsel dönüşüm çalışmalarının sektöre sağladığı desteği ortaya koydu. Son çeyrekteki yavaşlama ise finansman maliyetleri ve talep koşullarının sektör üzerindeki sınırlayıcı etkilerinin daha belirgin hale geldiğine işaret etti.

Martta 9 alt sektör üretimini artırdı

Raporda, alt sektörlerin incelendiği inşaat malzemesi sanayi üretim endeksinin mart sonuçları da paylaşıldı. Buna göre, 20 alt sektörün 9’unda inşaat malzemesi sanayi üretimi yıllık bazda artarken, 9 alt sektörde geriledi, 2’sinde ise değişmedi.

En yüksek üretim artışı yüzde 19,7 ile “seramik kaplama malzemelerinde” görülürken onu yüzde 13,9 ile “yalıtımlı kablolar”, yüzde 12,7 ile “metal yapı ve yapı parçaları” izledi. “Mermer ve granit”, “inşaat amaçlı beton ürünleri”, “kilit ve donanım eşyaları”, “inşaat amaçlı alçı ürünleri”, “tuğla ve kiremit” ile “demir ve çelik inşaat ürünlerinin” üretimi de arttı.

Üretimin en çok azaldığı alt sektör ise yüzde 5,2 ile “ahşap inşaat malzemeleri” oldu. “Armatür, musluk, valf ve vana” üretimi yüzde 5, “hazır beton” üretimi yüzde 4,9, “ısıtma-soğutma-havalandırma donanımları” üretimi yüzde 3,1 düştü. “Seramik sağlık gereçleri”, “çimento”, “metalden kapı ve pencere”, “elektrikli aydınlatma ekipmanları” ile “inşaat boya ve verniklerinin” üretimi de azaldı.

“Plastik inşaat malzemesi” ile “inşaat camları” üretiminde ise değişim görülmedi.

Yapı ruhsatlarında artış eğilimi ilk çeyrekte de sürdü

Rapora göre, ocak-mart döneminde yapı ruhsatı verilen bina sayısı, geçen yılın son çeyreğindeki güçlü artış eğilimini sürdürdü. Bu dönemde yıllık bazda yapı ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 19,6, daire sayısı yüzde 37 ve yüz ölçümü yüzde 26,1 arttı. Bu artış, sektörün ileriye dönük proje geliştirme iştahının korunduğuna işaret etti.

İlk çeyrekte yapı kullanım izni alınan daire sayısı yüzde 10,1, bina sayısı ise yüzde 4,8 arttı. Bu görünüm, yapı kullanım izni alan projelerde bina başına düşen ortalama daire sayısının arttığına işaret etti.

Kaynak: Ekonomim

Yeni Mahallenin İlk İnşaatında Butona Basıldı

0

Isparta’nın yeni kurulan ve kentin 45’inci mahallesi olan Yeniyüzyıl Mahallesi’nde ilk konut projesinin temel atma töreni gerçekleştirildi.

Isparta’nın yeni kurulan ve kentin 45’inci mahallesi olan Yeniyüzyıl Mahallesi’nde ilk konut projesinin temel atma töreni gerçekleştirildi. İnşaat mühendisi ve Isparta Ticaret ve Sanayi Odası (ITSO) Yönetim Kurulu Başkanı Metin Çelik tarafından hayata geçirilen projenin temel atma törenine Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, siyasi parti temsilcileri, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

Yeni Mahallesinin İlk İnşaatında Butona Basıldı

Yaklaşık 8 bin 200 metrekare alan üzerine inşa edilecek projede 132 daire ve 16 iş yeri yer alacak. Temel atma töreninde konuşan proje sahibi Metin Çelik, Yeniyüzyıl Mahallesi’nde ilk inşaatın temelini atmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirtti.

Yeni Mahallesinin İlk İnşaatında Butona Basıldı

Uzun süren planlama ve hazırlık çalışmalarının ardından projeyi hayata geçirdiklerini ifade eden Çelik, ‘Bugün birlikte Isparta’mızın yeni mahallesi Yeniyüzyıl’ın ilk temelini atıyoruz. Yaklaşık bir yılı aşkın süredir bürokratik süreçler, plan ve proje hazırlıklarıyla uğraştık. Projemiz 8 bin 200 metrekare alan üzerine kurulacak. İçerisinde 1+1, 2+1 ve 3+1 dairelerin bulunduğu toplam 132 konut ve 16 dükkandan oluşan bir site olacak. Sosyal alanlarıyla vatandaşlarımızın rahat yaşayabileceği modern bir yaşam alanı oluşturacağız. Bu projenin hayata geçmesinde emeği bulunan başta Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen olmak üzere tüm belediye personeline teşekkür ediyorum’ dedi.

Yeni Mahallesinin İlk İnşaatında Butona Basıldı

Törende konuşan Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ise Yeniyüzyıl Mahallesi’nin kent için önemli bir dönüşüm projesi olduğunu söyledi. Bölgenin planlanması için yaklaşık 4 yıldır yoğun çalışma yürüttüklerini belirten Başdeğirmen, ‘Bugün burada 132 dairelik ilk projenin temelini atıyoruz. Ancak bu bölgenin tamamında yaklaşık 8 bin konut yer alacak. Burada binlerce vatandaşımız yaşayacak. Bu alanın oluşması için uzun süredir mülk sahiplerimizle görüşmeler yaptık. Şu ana kadar yaklaşık yüzde 83 oranında mutabakat sağlandı ve tapu devirleri devam ediyor. Amacımız Isparta’ya örnek olacak modern bir mahalle kazandırmak. Burada ilk temelin atılması bizim için son derece önemli. Bu nedenle bugün büyük bir heyecanla buraya geldik’ diye konuştu.

Yeni Mahallesinin İlk İnşaatında Butona Basıldı

İlk projeyi hayata geçiren Metin Çelik’e teşekkür eden Başdeğirmen, yeni gelişim alanlarında yatırım yapmanın önemli bir cesaret gerektirdiğini vurgulayarak, ‘Yeni alanlarda ilk inşaatları yapmak kolay değildir. Metin Başkanımız bu konuda önemli bir sorumluluk aldı. Kendisine teşekkür ediyorum’ ifadelerini kullandı.

Yeni Mahallesinin İlk İnşaatında Butona Basıldı

Yeniyüzyıl Mahallesi Muhtarı Serkan Demirsöken de temel atılan projenin mahalle sakinlerinin uzun yıllardır beklediği yatırımlardan biri olduğunu belirterek, ‘Bugün temelini attığımız bu proje sadece bir bina değil, mahallemizin sosyal yaşamına değer katacak önemli bir hizmettir. Bu yatırımın mahallemize kazandırılmasında emeği geçen Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen’e, belediye meclis üyelerimize ve projeyi hayata geçiren Metin Çelik’e mahalle halkım adına teşekkür ediyorum’ dedi.

Yeni Mahallesinin İlk İnşaatında Butona Basıldı

Konuşmaların ardından kurban kesildi. Yapılan duaların ardından Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve ITSO Başkanı Metin Çelik tarafından temel atma butonuna basılarak Yeniyüzyıl Mahallesi’ndeki ilk konut projesinin inşaatı resmen başlatıldı.

Yeni Mahallesinin İlk İnşaatında Butona Basıldı

Kaynak: www.uyan32.com

Karabağ detayları paylaştı! Mekan İnşaat’ın Konya’da dev konut projeleri yükseliyor

0

Mekan İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve Asrın İş İnsanları Derneği (ASRİAD) Konya Şube Başkanı Abdullah Karabağ, hem dernek faaliyetleri hem de devam eden yatırımları hakkında açıklamalarda bulundu.

Mekan İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve ASRİAD Konya Şube Başkanı Abdullah Karabağ, ASRİAD Konya Şubesi’nin 2017 yılında kurulduğunu belirterek, kurucu başkan yardımcısı olarak görev aldığını, pandemi döneminde ise şube başkanlığı görevini üstlendiğini söyledi.

İki dönemdir başkanlık görevini yürüttüğünü ifade eden Karabağ, “Konya şubemizde 204 firma bulunuyor. Her sektörden firmanın yer aldığı yapımızda üyelerimizi oylama sistemiyle kabul ediyoruz. ASRİAD İş İnsanları Derneği, genel merkezi İstanbul’da bulunan ve 23 ilde şubesi olan önemli bir sivil toplum kuruluşudur” dedi.

“Konya ekonomisine katkı sağlamaya çalışıyoruz”

Dernek bünyesinde düzenli olarak toplantılar gerçekleştirdiklerini belirten Karabağ, “Bir hafta yönetim kurulu toplantımızı, diğer hafta ise iş geliştirme toplantılarımızı gerçekleştiriyoruz. Firmalarımız arasında ticari iş birliklerini artırmak, çapraz ticareti geliştirmek ve Konya ekonomisine katkı sağlamak için çalışmalar yürütüyoruz. Firmalarımızın yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerini masaya yatırıyoruz” diye konuştu.

Eylül ayında kongre yapılacak

ASRİAD Konya Şubesi olarak Eylül ayında kongre düzenlemeyi planladıklarını ifade eden Karabağ, “Yönetimde görev alan arkadaşlarımızla yola devam etme düşüncemiz var. Ancak bazı birimlerde değişiklikler olacak. Türkiye genelinden iş dünyasının temsilcilerini davet edeceğimiz geniş katılımlı ve güzel bir organizasyon gerçekleştirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Meram ve Selçuklu’da yeni projeler

İnşaat sektöründeki faaliyetlerine de değinen Karabağ, Meram ve Selçuklu bölgelerinde önemli projeler yürüttüklerini söyledi.

Meram’da 93 daire ve 23 ticari alandan oluşan, 6 bloklu Meram Çini Konakları Projesi’nin devam ettiğini belirten Karabağ, projenin son bloklarında çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

Selçuklu Sancak Mahallesi’nde yapımına başlanan Espas Selçuklu Konakları Projesi hakkında da bilgi veren Karabağ, “Projemiz 50 adet 2+1 daire, 40 adet farklı tip daire ve 7 ticari alandan oluşuyor. Yeni başlamasına rağmen çalışmalar hızlı şekilde ilerliyor” dedi.

“Satışta kontrollü bir politika izliyoruz”

Projelerde satış stratejilerine ilişkin de açıklama yapan Karabağ, ön satış oranlarını sınırlı tuttuklarını belirterek, “Projelerimizin yaklaşık yüzde 20’sini ön satışa açıyoruz. İnşaatın ilerleyen aşamalarında tekrar belirli bir bölümünü satışa sunuyoruz. Kalan kısmı ise proje tamamlandıktan sonra değerlendiriyoruz. Kontrollü ve planlı bir satış politikası uyguluyoruz” diye konuştu.

“Ben hâlâ tekstilciyim”

Tekstil sektöründeki geçmişine de değinen Karabağ, ticaret hayatına 1994 yılında Konya Bedesteni’nde tezgahtar olarak başladığını söyledi.

Karabağ, “2001 yılında ilk mağazamızı açtık. Daha sonra ikinci ve üçüncü mağazalarımızı hizmete sunduk. Bugün Bedesten’de iki mağazamız ve Novaland’da faaliyet gösteren işletmemiz bulunuyor. Çocukluğumdan bu yana tekstil sektörünün içerisindeyim. Bana bugün ne iş yapıyorsun diye sorsanız, hâlâ tekstilciyim derim” ifadelerini kullandı.

Kaynak: www.anadoludabugun.com.tr