“yapigundem-yeni-banner-1.jpeg”
Ana Sayfa Blog

Kamu Yapım İhale Duyuruları ve Sonuçları Artık Yapiradar.com’da!

İnşaat sektörünün güncel proje bilgi ve satın alma platformu Yapiradar.com, bir yeniliğe daha imza attı. Yaklaşık 1,5 yıl süren yoğun çalışmalar sonucunda ortaya çıkardığı “İhaleler” ürününü yayına aldı. 

Yapiradar.com ile güncel kamu yapım ihale duyuru ve sonuçlarını takip etmek artık çok daha kolay! 16.000’den fazla güncel inşaat projesi, 27.000’den fazla müteahhit ve çözüm ortağı bilgisi ve 11.000’den fazla aktif satın alma talebini tüm detaylarıyla üyelerinin bilgisine sunan platform; 1 Ağustos tarihinden itibaren kamu ihale duyuruları ve sonuçlarını da yayınlamaya başladı. 

Yapiradar.com üyeleri kamu yapım ihale duyuru ve sonuçları sayesinde; güncel yapım ihale duyurularından anında haberdar olabilecek, ihale şartlarını ve son teklif verme tarihini görüntüleyebilecek, ihaleye en avantajlı teklifi veren firmaları listeleyebilecek, ihaleyi kazanan firma bilgilerine ve teklif tutarına kolaylıkla ulaşabilecek.  

“Yapiradar.com Farkını Yine Yansıttık” 

İhaleler ürünü için tüm ekibin, yaklaşık 1,5 yıl boyunca büyük bir özveri ile çalıştığını belirten Yapiradar.com Genel Müdürü Arif Burhan TARHAN, Yapıradarlılara bir yenilik daha sunmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. 

Yaptıkları her işte Yapıradarlıların dijital çözüm ortağı olmayı hedeflediklerini söyleyen Tarhan, yapiradar.com farkını ihale çalışmalarına da yansıttıklarını dile getirdi. Üyelerine fayda sağlamayı amaçladıklarını belirten Tarhan, “Diğer ihale sitelerinden farklı olarak avantajlı teklif veren firma bilgisini, yani kazanmaya en yakın olan firmanın bilgisini de paylaşıyoruz. Buna ek olarak, ihalelere teklif veren  tüm firmaların detaylı bilgilerini de sunuyoruz. Böylelikle üyelerimiz firmaları inceleyerek yeni iş bağlantıları oluşturabiliyor” dedi. 

İhaleler ürününü yayına alırken mevcut üyeleri de unutmadıklarını söyleyen Tarhan, “Mutluluğumuzu üyelerimize vereceğimiz bir hediye ile taçlandırmak istedik. Mevcut üyelerimiz, üyelik sürelerinin sonuna kadar “İhaleler” ürünümüzü ücretsiz olarak kullanabilecekler. Yeni üyelerimiz için ise avantajlı fiyatlar ve ödeme seçenekleri hazırladık.” diye konuştu. 

Sektörün Dijitalleşmesine Büyük Katkı 

Güncel inşaat projeleri takip platformu yapiradar.com, müteahhitler ile tedarikçiler arasında köprü kuruyor. Türk müteahhitlerinin hem yurt içi hem de yurt dışında başlaması planlanan ve devam eden projelerinin detaylarından oluşan büyük bir veriyi üyelerinin kullanımına açan platform, sektörün dijitalleşmesine önemli ölçüde katkı sağlıyor. 

Yapiradar.com olarak Türkiye’yi karış karış gezdiklerini belirten Tarhan, bu geziler sayesinde üyelerine sundukları avantajları şu sözlerle özetliyor: “İşimiz dijital olsa da, bir ayağımız hep sahada! Pandemi şartlarına rağmen saha ekibimiz son bir yıl içerisinde 210.000  kilometre yol yaptı. Ülkemizin doğudan batıya 1.650 kilometre olduğunu düşünürsek; sadece son bir yıl içerisinde Türkiye’yi 127 kez gezmiş olduğumuzu söyleyebiliriz. Şantiye ziyaretlerimiz sırasında projelerin son durumlarıyla alakalı bilgiler topluyor, fotoğraflarını çekiyor ve tüm bu bilgileri sistemimize ekliyoruz. Bu sayede üyelerimiz adeta kendileri şantiyeleri gezmiş gibi tüm bu bilgilere ulaşabiliyor. Şantiye gezileri için araba kiralamalarına, yakıt harcamalarına veya bir personel istihdam etmelerine gerek kalmıyor. Dolayısıyla hem operasyonel süreçleri kolaylaşıyor hem de maliyet avantajı sağlıyoruz.”

MAG Tasarım Mimarlık

Şirketimizin temelleri 2004 yılının sonunda atılmaya başlayarak şahıs işletmesi olarak 2014 yılı sonuna kadar devam etmiş ve aynı yıl içerisinde iki ortaklı olarak MAG Tasarım Mimarlık İnşaat Emlak San. Ve Tic. Ltd. Şti Ünvanı altında sektöründe faaliyetlerinde devam etmektedir. Şirketimiz Marka Patentine sahiptir.
Son 16 yıldır bölgesinde Konut, Fabrika, Eğitim, Sağlık vb. yapılarda proje ve uygulama işleri yürütmeye devam etmektedir.
Yenilikte ve gelişimde sürekliliği ilke edinen şirketimiz kaliteden ödün vermeden, geçmişten günümüze bölgesinde varlığını göstermeye devam edecektir.
Şirketimiz, yatırımcılara emlak, proje ve teknik danışmanlık olarak da hizmet etmektedir.
Tüketiciye saygı başta olmak üzere şeffaflık, dürüstlük ve güven değişmez prensipleriyle hizmetlerinde teknik esaslara dayanarak, kaliteli çözümler sunarız. 2020 yılı başında mevcut şirketten bağımsız, EKOARK İnşaat Emlak San ve Tic. Ltd. Şti. ni kurarak, aynı iş kollarına ilaveten Enerji, ( Enerji Kimlik Belgesi) Bina ve Toplu Yapı Yöneticiliği iş kollarını da yürütmektedir.

İletişim Bilgileri ( MAG Tasarım Mimarlık İnş. Eml. San. ve Tic. Ltd. Şti. )
0282 650 02 28
0282 502 06 24
www.magyapi.com
[email protected]

Gökçeada’da yeni yatırım için imzalar atıldı

TKDK Çanakkale İl Koordinatörlüğü, Gökçeada’nın tarihi köylerinden Zeytinli’de hayata geçecek konaklama tesisi yatırımı için Reyna Otelcilik ile sözleşme imzaladı.

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Çanakkale İl Koordinatörlüğü, il genelindeki turizm potansiyelini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında Gökçeada’nın turistik merkezlerinden biri olan Zeytinli köyünde hayata geçirilecek konaklama tesisi yatırımı için Reyna Otelcilik ile sözleşme imzaladı.

TKDK tarafından yapılan açıklamada, Reyna Otelcilik Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından gerçekleştirilecek olan konaklama tesisi projesinin destek kapsamına alındığı belirtildi.

Kaynak: ÇANAKKALE OLAY

Çanakkale Novo Park 1 Etili 60 lüks villasıyla satışta! Yeni proje!

Doğanın kalbinde, modern yaşamın tüm ayrıcalıklarıyla buluşan 60 dairelik havuzlu proje satışa çıktı. Novo İnşaat imzası taşıyan projedeki konutların tamamı 1+1’lerden oluşuyor.

Toplam 2 bin 579 metrekarelik alanda inşa edilen Çanakkale Novo Park 1 Etili, Hem şehir hayatının konforunu sunan hem de doğanın huzurunu yaşatan bu proje, anakkale’nin en değerli lokasyonlarından Çan – Etili mevkiinde yükseliyor.

Modern mimari ve kaliteli malzeme ile dikkatleri üzerine çeken proje Kaz Dağları’nın benzersiz atmosferi ile ayrıcalıklı bir yaşama dönüştürüyor. NOVO PARK ETİLİ 1 KONUT FİYATLARI NE KADAR? KONUT FİYAT LİSTESİ Novo Park 1 Etili projesindeki konutların tamamı 1+1 olarak inşa edildi.

Projedeli 1+1 konutlar 35 metrekare olup fiyatı 2 milyon 490 bin liradan başlıyor. İnşaat aşamasının devam ettiği projede anahtar teslimlerinin Aralık 2026’da yapılması planlanıyor.

Kaynak: Konutta Kampanya

Özyaşar Tel, Kadirli OSB’de arazi için tüm ödemeleri tamamladı

Özyaşar Tel ve Galvanizleme Sanayi A.Ş., Kadirli Organize Sanayi Bölgesi’nde planladığı 77,5 bin metrekarelik sanayi alanına ilişkin ön tahsis bedelinin tamamını ödedi.

Özyaşar Tel ve Galvanizleme Sanayi A.Ş., Osmaniye’de yer alan Kadirli Organize Sanayi Bölgesi’nde planladığı arazi yatırımına ilişkin yeni bir gelişmeyi duyurdu.

Şirket tarafından yapılan açıklamada, 3 Haziran 2024’te Kadirli OSB’de 77.500 metrekare büyüklüğünde bir sanayi alanı için ön tahsis sözleşmesi imzalandığının kamuoyuna duyurulduğu hatırlatıldı. Yatırım sürecinde söz konusu arazi için belirlenen toplam bedelin tamamının ilgili kuruma ödendiği ve finansal yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirildiği bildirildi.

Açıklamada ayrıca Kadirli OSB Müdürlüğü’nün yazısı doğrultusunda, sözleşmedeki gizlilik hükümleri ve KVKK düzenlemeleri saklı kalmak kaydıyla ön tahsis işleminin kamuya açıklanmasında hukuki bir engel bulunmadığının teyit edildiği ifade edildi.

Öte yandan araziye ilişkin kesin tahsis işlemlerinin imar planı ve parselasyon süreçlerinin tamamlanmasının ardından yürürlükteki mevzuat çerçevesinde devam edeceği belirtildi. Şirket, yatırımla ilgili gelişmelerin Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemeleri kapsamında kamuoyu ile paylaşılmayı sürdüreceğini bildirdi.

Kaynak: www.kap.org.tr – www.paratic.com

DTO’nun yeni yuvası için imzalar atıldı: 201 milyonluk dev yatırım başlıyor

Denizli iş dünyasının çatı kuruluşu olan Denizli Ticaret Odası’nın Kayalar Mahallesi’nde inşa edilecek yeni hizmet binası için ihale süreci tamamlandı. DTO Başkanı Uğur Erdoğan ile ihaleyi kazanan Hülagü Han İnşaat Nakliyat Gayrimenkul Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Metin Hülagü, yapım işinin başlatılması için sözleşmeye imza attı. Başkan Erdoğan, “Üyelerimiz için son derece önemli bir adım daha attık; yani binamızın ihalesini tamamlayıp sözleşmesini imzaladık. İnşallah tamamladığımız günü de hep beraber görürüz. Hayırlı ve uğurlu olsun” dedi.

Yeni hizmet binasının ihalesi, 18 Şubat’ta teklif veren 8 firma temsilcisinin katılımıyla, DTO’nun toplantı salonunda gerçekleştirildi. İhale süreci; DTO Başkanı Uğur Erdoğan, Yönetim Kurulu Üyeleri Erol Kaya ile M. Oğuzhan Şahan, Meclis Üyeleri Halil İbrahim Satır, Metin Karaman ve Mutlu Başaran ile DTO Mali Müşaviri Taner Atilla’nın yanı sıra projenin uygulanmasına müşavirlik yapan firma Tür-Sum İnşaat Proje Müşavirlik Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akpınar, Genel Koordinatörü Atilla Murathan Aslangöz, mimar Murat Ölgün ve iç mimar Didem Kumtepe’nin gözetiminde şeffaf bir şekilde yürütüldü.

8 FİRMA KIYASIYA YARIŞTI

İhaleye D.A.B. Müh. Hizm. Mim. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd.Şti, Yaka Peyzaj İnş. Taah. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti, Setyap İnş. San. ve Tic. A.Ş, Akça Hazır Beton San. ve Tic. A.Ş, Tuna İnşaat Sanayi A.Ş, Mefe İnş. Nak. Petr. Ürn. Teks. Zirai Ürün Taah. San ve Tic. Ltd. Şti, Hülagü Han İnş. Nak. G.Menkul, San. ve Tic. Ltd. Şti. ile Ekrem Genç İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. katıldı.

Her turda en yüksek teklifi veren firmanın elenmesi usulüyle yapılan ihalede kapalı zarflarda sunulan teklif dosyaları, teknik ekip tarafından şartnameye uygunluk açısından incelendi; sonrasında da fiyat teklifleri açıldı. Teklifler arasında işin yapımı için DTO’dan en düşük bedeli isteyen Hülagü Han İnşaat Nakliyat Gayrimenkul Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ihaleyi kazandı. Yüklenici firma ile DTO arasındaki ihale sözleşmesi ise 2 Mart’ta imzalandı.

DTO’NUN 5 KATLI YENİ BİNASI, 16 AYDA BİTİRİLECEK

201 milyon lirayla yapımına başlanacak yeni hizmet binası; bodrum ve zemin ile beş kattan oluşacak. Binanın 16 ay içerisinde tamamlanarak hizmete açılması planlanıyor.

BAŞKAN ERDOĞAN: “BİNAMIZ, DTO’NUN İKİNCİ YÜZYILINA YAKIŞIR BİR ESER OLACAK”

DTO Başkanı Uğur Erdoğan, yeni hizmet binalarının yalnızca fiziki bir yatırım olmadığını, aynı zamanda Denizli iş dünyasının vizyonunu yansıtan bir proje de olacağını belirtti. Başkan Erdoğan, “Denizli Ticaret Odamızın ikinci yüzyılına yakışır, üyelerimizin ihtiyaçlarına cevap verecek, teknolojik altyapısı güçlü ve fonksiyonel bir hizmet binasını şehrimize kazandırıyoruz. Bu binamız; eğitimden toplantıya, proje geliştirmeden uluslararası iş birliklerine kadar pek çok alanda üyelerimize daha etkin hizmet sunmamıza imkan sağlayacak. Şeffaf bir ihale süreci yürüttük ve en uygun teklifi veren firmamızla sözleşmemizi imzaladık. Denizli’mize ve iş dünyamıza hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum” dedi.

Kaynak: Egeyön Haber

Emlak Konut GYO, Halkalı Batı 1. etap ihalesini 9 Mart’ta yapacak

Emlak Konut, Küçükçekmece Halkalı Batı 1. Etap’ta arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı modeliyle yeni projeyi 9 Mart 2026’da ihaleye çıkarıyor.

Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (EKGYO), İstanbul Küçükçekmece Halkalı Batı 1. Etap Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi için ihaleye çıkıyor.

Şirket tarafından 02.03.2026 tarihinde yapılan açıklamaya göre, ihalenin 1. oturumu 09.03.2026 Pazartesi günü saat 11.00’de gerçekleştirilecek.

Halkalı’da ihaleye çıkarılan arsa konut ve park alanı olarak ikiye ayrılıyor. Konut alanı 37 bin 12 metrekare olup, 1.8 emsal değerine sahip bulunuyor. Bu alanda 66 bin 621 metrekare emsal dahilinde inşaat yapılarak konut olarak satılabilecek.

Ayrıca arsa değer katan ince uzun ve konut alanını çevreleyen bir park alanı bulunuyor. Burası da 4 bin 571 metrekare yüzölçümünde bulunuyor. Bu arsa herhangi bir imar değerine sahip bulunmuyor. İhaleyi kazanan yüklenici firmanın parkı yaparak kamuya ve siteye yeşil alan olarak kazandırması hedefleniyor.

İhaleye çıkarılan alan, toplamda 41 bin 583 metrekarelik bir büyüklüğe sahip bulunuyor.

Arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı modeli uygulanacak

İhale, Emlak Konut’un sıklıkla uyguladığı arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı modeliyle yapılacak. Bu modelde yüklenici firma, arsa üzerinde geliştireceği projeden elde edilecek satış gelirini şirketle belirlenen oranlarda paylaşacak.

Bu yöntem, hem kamu arsa değerinin maksimize edilmesini hem de yatırımcı açısından güçlü bir nakit akışı ve satış potansiyeli oluşturulmasını hedefliyor.

Bu veriler, geliştirilecek projenin toplam satılabilir alanını ve dolayısıyla gelir potansiyelini doğrudan etkileyecek. Özellikle Küçükçekmece–Halkalı aksının ulaşım yatırımları ve yeni konut gelişim bölgeleriyle birlikte değer kazandığı dikkate alındığında, plan notları ve yapılaşma hakları teklif stratejilerinde belirleyici rol oynayacak.

Halkalı bölgesi yatırım odağında

Küçükçekmece Halkalı hattı; yeni konut projeleri, ulaşım bağlantıları ve planlı gelişim alanlarıyla son yıllarda yatırımcıların yakın takibinde bulunuyor. Gelir paylaşımı modeliyle gerçekleştirilecek bu ihale, bölgedeki yeni arzın şekillenmesi açısından önem taşıyor.

İhale sonucunda oluşacak gelir paylaşım oranı ve asgari şirket payı, projenin finansal çerçevesini netleştirecek en önemli göstergeler arasında yer alacak.

Kaynak: Emlaknews.com.tr

Emlak Konut, Başakşehir Doğu 1. Etap ihalesini 2. kez yapıyor

Emlak Konut GYO, 43.565,97 m² büyüklüğündeki Başakşehir Doğu 1. Etap arsasını ikinci kez ihaleye çıkardı. İhalenin 1. oturumu 4 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirildi ve 8 firma ile iş ortaklığı teklif sundu.

Emlak Konut GYO, 43.565,97 m² büyüklüğündeki Başakşehir Doğu 1. Etap arsasını ikinci kez ihaleye çıkardı. İhalenin 1. oturumu 4 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirildi ve 8 firma ile iş ortaklığı teklif sundu.

Şirket daha önce aynı arsa için düzenlediği ihalenin 2. oturumunu 26 Ocak 2026 tarihinde yapmıştı. Bu ihalede Özbek İnş. Tur. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.;

6.777.000.000 TL arsa satışı karşılığı satış toplam geliri,

%35 şirket payı gelir oranı,

2.371.950.000 TL şirket payı toplam geliri

teklifiyle ihalenin kazananı olmuştu.

Ancak söz konusu ihale daha sonra komisyon kararıyla iptal edildi ve iptal süreci kamuoyuna ayrıca duyurulmadı.

KAP açıklamasıyla yeni süreç başladı

Emlak Konut GYO, 4 Mart 2026 tarihli Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) açıklamasında, şirket ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında “İstanbul Başakşehir Doğu 1. Etap Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi” ihalesinin 1. oturumunun saat 11.00’de yapıldığını duyurdu.

Açıklamada, ön yeterlilik aşamasına katılan 8 isteklinin belgelerinin ayrıntılı değerlendirilmesinin ardından, açık artırma ve kapalı zarf teklif alma aşamalarını içeren 2. oturumun tarih ve saatinin yazılı olarak bildirileceği belirtildi.

Aynı gruptan iki ayrı şirket dikkat çekti

İhalenin 1. oturumuna teklif sunan firmalar arasında hem Özbek İnşaat hem de Özbekler Uluslararası İnşaat’ın yer alması dikkat çekti.

Teklif sunan firma ve iş ortaklıkları şunlar:

1- Özbek İnşaat Turz. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.

2- Kuzu Toplu Konut İnş. A.Ş.

3- Özbek Uluslararası İnş. A.Ş.

4- Ahes Yatırım İnş. Taah. Tic. ve San. A.Ş. & Ahes Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. İş Ortaklığı

5- Yılkanur İnş. San. Tic. A.Ş.

6- Misek İnşaat Tic. ve San. A.Ş. & Yapıtaş Gayrimenkul İnş. San. ve Tic. A.Ş. İş Ortaklığı

7- İsra Group İnşaat A.Ş. & Aydur Yapı A.Ş. İş Ortaklığı

8- İntek Konut İnş. A.Ş.

43 bin m² arsa, 65 bin m² inşaat hakkı

İhale konusu taşınmaz, imar planlarında “gelişme konut alanı” fonksiyonunda yer alıyor.

Teknik veriler şöyle:

Arsa alanı: 43.565,97 m²

Emsal (KAKS): 1,50

Toplam emsal inşaat alanı: 65.348,96 m²

Bu veriler, projede yaklaşık 65 bin m²’lik konut geliştirme potansiyeline işaret ediyor. Başakşehir bölgesindeki arz-talep dengesi dikkate alındığında, ihale sonucu yatırımcılar açısından önemli bir gösterge olacak.

Kaynak: Emlaknews.com.tr

Kentsel dönüşümde en kritik karar: Doğru inşaat şirketini seçmek!

Küçükçekmece’de tamamladığı ve planlanan toplam 14 nitelikli projeyle bölgenin dönüşüm sürecinde aktif rol üstlenen Sega Yapı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Turan, bu yıl hızlanması beklenen kentsel dönüşüm sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

MÜHENDİSLİK TEMELİ OLMAYAN FİRMALAR SORGULANMALI Turan, sürecin yalnızca eski binaların yenilenmesinden ibaret olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Kentsel dönüşüm sadece riskli yapıları yıkıp yeniden yapmak değildir; bir mahallenin ve şehrin geleceğini yeniden tasarlamaktır.

Yeşil alanları artıran, altyapıyı güçlendiren, sosyal yaşamı zenginleştiren ve en önemlisi depreme dayanıklı yapılar üreten bütüncül bir vizyon gerektirir. ” dedi. Bu noktada ev sahiplerinin en önemli kararının doğru inşaat şirketini seçmek olduğunu vurgulayan Turan, tercih sürecinde yalnızca teklif edilen fiyatın değil; teknik yeterlilik, referans projeler, mali güvenilirlik ve sözleşme güvencesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Mimari ve mühendislik temelli proje danışmanlığı sunan firmalarla ilerlemenin, hem hukuki hem teknik açıdan güvenli bir dönüşüm sağlayacağını ifade etti. BİNADA ÇATLAK OLSA BİLE DÖNÜŞÜM OLABİLİR Toplumda sıkça dile getirilen “binada çatlak yoksa dönüşüme gerek yok” söyleminin yanıltıcı olduğuna dikkat çeken Turan, yapısal güvenliğin yalnızca gözle görülen belirtilerle değerlendirilemeyeceğini söyledi.

“Çatlaklar yüzeysel bir belirti olabilir. Asıl önemli olan taşıyıcı sistemin, kolon-kiriş birleşimlerinin ve zemin yapısının teknik analizidir. Üstelik sağlamlık raporu olması da dönüşüme ihtiyaç olmadığı anlamına gelmez; karar alınırken yapının bulunduğu çevrenin fiziksel ve hukuki bütünlüğü birlikte değerlendirilir.

”Kentsel dönüşümün yalnızca riskli yapılar için değil; ekonomik ömrünü tamamlamış, altyapısı yetersiz ve günümüz yaşam standartlarını karşılamayan tüm binalar için önemli bir ihtiyaç olduğunu ifade etti.

KÜÇÜKÇEKMECE’YE YABANCI YATIRIMCILARINDA İLGİ BÜYÜK Şirketin bugüne kadar Sefaköy, Cennet Mahallesi ve Fatih Mahallesi başta olmak üzere birçok bölgede önemli projelere imza attığını belirten Turan; Sega Life, Sega Paradise, Sega Cennet, Sega Plus, Sega Marin, Sega Marin 2, Sega İstanbul, Sega Cadde ve Sega Modern projeleriyle toplam 1.157 konutu tamamladıklarını açıkladı. Projelerde çocuk oyun alanlarından spor tesislerine, peyzaj düzenlemelerinden otopark ve 7/24 güvenlik sistemlerine kadar detaylı bir yaşam kurgusu oluşturulduğunu belirten Turan, bölgedeki yaşam kalitesini artırmayı hedeflediklerini söyledi.

Yerli alıcıların yanı sıra komşu ülkelerden, Körfez bölgesinden ve Rusya’dan da yoğun talep aldıklarını ifade eden Turan, planlanan projelerle birlikte toplam 3 bin konut ve 285 bin metrekarelik inşaat alanına ulaşacaklarını kaydetti.

Devam eden projeler arasında Yalı360, Sega Metropark ve Sega Atakent yer alırken; Sega Florya ve Sega Paradise 2 ise yeni dönem yatırımları arasında bulunuyor. GAYRİMENKULDE YATIRIM HARİTASI DEĞİŞTİ İstanbul’da yatırım odağının Küçükçekmece’ye kaydığını belirten Turan, özellikle göl çevresinin önemli bir fırsat sunduğunu dile getirdi.

Bölgenin hem merkezi konumu hem de ulaşım avantajları sayesinde yatırımcı açısından cazibesinin arttığını söyledi. Küçükçekmece Gölü kıyısında inşa edilen 472 konutluk Yalı360 projesi; göl ve deniz manzarasını aynı anda sunan panoramik cepheleri, geniş balkonları ve ferah daire planlarıyla öne çıkıyor.

Metroya komşu konumda bulunan 341 bağımsız bölümlük Sega Metropark ise metrobüs, Marmaray, E-5 ve TEM bağlantılarına yakınlığıyla stratejik bir ulaşım avantajı sağlıyor.

Her iki projenin de yalnızca oturum amaçlı değil, yüksek yatırım potansiyeli taşıyan projeler olarak konumlandığı belirtiliyor.  .

Kaynak: Konutta Kampanya

Adıyaman’da Atatürk Kütüphanesi’nin temeli atıldı

Adıyaman’da Koç Grubu’nun desteğiyle Atatürk Kütüphanesi’nin inşaatı başladı. Projenin tamamlanmasıyla birlikte, Abdurrahman Tutdere döneminde kente kazandırılan üçüncü kütüphane hizmete girmiş olacak.

Koç Topluluğu desteğiyle hayata geçirilen ve inşaatı ARK İnşaat tarafından yürütülen kütüphane, Yeni Belediye Hizmet Binası yanında inşa edilecek.

Vehbi Koç Vakfı desteğiyle yapılacak kütüphanenin temel atma törenine Vakıf Genel Müdürü Oğuz Toprakoğlu, ARK İnşaat Genel Müdürü Sinan Ercan, İl Milli Eğitim Müdürü Ali Tosun, İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Yelken, CHP İl Başkanı Engin Doğan, belediye başkanları, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Temel atma töreninde konuşan Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, kütüphanenin öğrenciler ve gençler için hizmet vereceğini belirtti.

Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Oğuz Toprakoğlu da konuşmasında, kütüphanenin eğitim ve araştırma faaliyetlerine katkı sunacağını ifade etti.

Konuşmaların ardından butonlara basılarak kütüphanenin ilk harcı döküldü.

Adıyaman'da Atatürk Kütüphanesi'nin temeli atıldı
Adıyaman’da Atatürk Kütüphanesi’nin temeli atıldı

1171 metrekare kapalı alan

Toplam 1171 metrekare kapalı alana sahip olacak kütüphane, iki katta aynı anda yaklaşık 120 kişiye hizmet verebilecek kapasitede planlandı. Kütüphanede çalışma alanlarının yanı sıra söyleşi ve kültürel etkinlikler için bölümler de yer alacak.

Kütüphanenin tamamlanmasının ardından Adıyaman’da hizmete açılması planlanıyor.

Kaynak: Medyascope

Türk Şirketi VITO Energy, Katar’daki Kuzey Saha Genişletme EPC-3 Projesi için İnşaat Çalışmalarına Başladı

VITO Energy Engineering and Construction Co., Katar’daki Kuzey Saha Genişletme Projesi (EPC-3) – NFS CLLNG Dengeleme Tesisi (BoP) Projesi kapsamında, RLTO Genişletme ve Saha Dışı Tesisler paketi çerçevesinde inşaat çalışmalarına resmen başladı .

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, 21 ay sürecek proje, QatarEnergy tarafından ihale edilmiş olup, EPC yüklenicisi olarak Técnicas Reunidas, SA görev yapacak. VITO’ya verilen ihale kapsamının yaklaşık değeri 200 milyon ABD doları olarak belirlendi.

Sözleşme kapsamında VITO, boru ön imalatı ve montajı, çelik yapı işleri, modül ve ekipman montajı, elektrik ve enstrümantasyon kurulumu, ayrıca boyama ve ısı yalıtımı dahil olmak üzere kapsamlı bir dizi inşaat faaliyeti gerçekleştirecek.

Proje kapsamındaki temel işler arasında 3.100 ton çelik yapı montajı, 650 ton modül montajı, 1.200 ton ekipman montajı ve 350.000 WDI boru tesisatı işleri yer alıyor. Ayrıca proje, 125.000 metrekare boyama ve kaplama, 130.000 metrekare ısı yalıtımı, 160.000 metre kablo kanalı ve boru montajı, 960.000 metre kablo çekimi ve yaklaşık 3.500 adet cihazın montajını kapsıyor.

Söz konusu proje, Katarın Kuzey Saha Genişletme programı kapsamındaki daha geniş LNG genişleme stratejisinin kritik bir bileşenini oluşturuyor. Çok sayıda mühendislik disiplininde koordineli uygulama yoluyla, VITO, ülkenin artan LNG üretim kapasitesini destekleyen temel altyapının güçlendirilmesine katkıda bulunacak.

Kaynak: yatirimlar.com

Erkul 340 Evleri Çerkezköy’e 965 milyon liraya geliyor

Erkul 340 Evleri, Çerkezköy Gazimustafakemalpaşa Mahallesi’nde 6 blokta 340 konut ve sosyal donatı alanlarıyla hayata geçiyor. Projenin yatırım bedeli 965 milyon TL.

Tekirdağ’ın yükselen yatırım merkezlerinden Çerkezköy’de yeni bir konut projesi için düğmeye basıldı. Halil İbrahim Erkul-Erkul İnşaat tarafından geliştirilecek olan “Erkul 340 Evleri” projesi, toplam 965 milyon 349 bin TL yatırım bedeliyle bölgeye değer katmaya hazırlanıyor.

Proje, Tekirdağ İli, Çerkezköy İlçesi, Gazimustafakemalpaşa Mahallesi 30 L-I C Pafta, 1480 Ada, 16 Parsel üzerinde yükselecek. 11.813,28 metrekarelik arsa alanına sahip proje, 48.755 metrekare toplam inşaat alanıyla planlandı.

6 blokta 340 dairelik yeni yaşam alanı

Erkul 340 Evleri, A, B, C, D, E ve F blokları olmak üzere 6 konut bloğundan oluşacak. Ayrıca G Blok kapıcı dairesi olarak projelendirildi. Tüm konut blokları 1 bodrum kat, zemin kat ve 9 normal kat olmak üzere toplam 10 katlı olarak inşa edilecek.

A, C, D ve F blokları aynı tipte olacak ve her katta 6 daire yer alacak. Bu dört blokta toplam 240 konut bulunacak.

B ve E blokları ise her katta 5 daire olacak şekilde planlandı ve bu iki blokta toplam 100 konut yer alacak.

Böylece proje kapsamında toplam 340 konut hayata geçirilecek. Bloklarda 50 ila 60 arasında daire bulunacak şekilde planlama yapıldı.


Sosyal donatılarla dikkat çekiyor

Erkul 340 Evleri yalnızca konutlardan oluşan bir proje değil; kapsamlı sosyal alanlarıyla da öne çıkıyor. Projede:

Kapalı yüzme havuzu, hamam ve sauna, kapalı spor salonu (fitness), açık spor alanları (basketbol sahası ve tenis kortu), kamelyalar, çocuk park alanları ve kapalı otopark yer alacak.

Bodrum katta tüm blokların ortak kullanımına açık olacak şekilde kapalı otopark, sığınak, kapalı havuz, hamam, fitness alanı, su depoları, hidrofor dairesi, kazan dairesi ve enerji odası gibi teknik hacimler projelendirildi.

İmar durumu ve teknik veriler

Proje alanı 1/1000 ölçekli 1. Etap İmar Planı’nda “Konut + Ticaret Alanı” fonksiyonunda yer alıyor. Parselde emsal 2.00 olarak belirlendi.

Teknik verilere göre:

Parsel alanı: 11.813,28 m²
Zemin oturum alanı: 4.034 m²
Toplam inşaat alanı: 48.755 m²

A-C-D-F bloklarının toplam zemin oturum alanı 2.824 m², B-E bloklarının 1.076 m², G blok ise 134 m² olarak planlandı.

Lokasyon avantajı: OSB ve ana arterlere yakın

Proje alanı, Çerkezköy’ün gelişen ve büyüyen bölgelerinden birinde konumlanıyor. Çevresinde İkiz Vadi Evleri, Çözüm Park Evleri ve Korel Park Evleri gibi yerleşim alanları bulunuyor. En yakın konut alanı yaklaşık 25 metre mesafede yer alıyor.

Lokasyon avantajları arasında:

Çerkezköy KİPA AVM’ye yaklaşık 580 metre,

Çerkezköy OSB’ye yaklaşık 500 metre,

Özel OPTİMET Hastanesi’ne yaklaşık 900 metre,

D567 Çerkezköy-Saray Karayolu’na yaklaşık 250 metre,

Çerkezköy-Pınarca Yolu’na yaklaşık 270 metre,

Atatürk Caddesi’ne yaklaşık 500 metre,

mesafe bulunuyor.

Ayrıca proje alanı, Çorlu Havalimanı’na kuş uçuşu yaklaşık 18 kilometre uzaklıkta yer alıyor.

36 ayda tamamlanacak

Projenin inşaat süreci 36 ay olarak öngörülüyor. İnşaat aşamasında yaklaşık 100 kişinin çalışması planlanırken, tamamlandığında 340 konutta yaklaşık 1.020 kişinin ikamet etmesi hedefleniyor. Projenin ekonomik ve fonksiyonel ömrü ise yenileme ve bakım çalışmalarıyla ortalama 50 yıl olarak öngörülüyor.

Sanayi yatırımları, organize sanayi bölgesi ve ulaşım akslarına yakınlığıyla dikkat çeken Erkul 340 Evleri, Çerkezköy’de hem yatırım hem de oturum amaçlı konut arayanlar için önemli bir alternatif olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Emlaknews.com.tr

İzka İnşaat 30 Yılda 37.840 Konut İnşa Etti

İnşaat sektöründe 30. yılını geride bırakan İzka İnşaat Türkiye genelinde çok büyük projelere imza attı. Taahhüt ve markalı konut yatırımlarına devam eden Azat Yeşil yönetimindeki İzka, 30 yılda 350’den fazla projeyi tamamlayarak 37.840 konuta imza attı.

Türkiye’nin en büyük markalı konut üreticileri arasında yer alan İzka İnşaat 30. yılını geride bıraktı. 

1995 yılında Ankara’da kurulan, daha sonra şirket merkezini İzmir’e taşıyan İzka İnşaat hem taahhüt hem de yap-sat projelerine imza atıyor. 

merkez-yasam-konak.jpg

Yakın zamanda Merkez Yaşam Konak, Park Yaşam Atlantis ve North Ataşehir projesini tamamlayan İzka İnşaat İzmir, İstanbul ve Antalya’da aktif dört şantiyesinde binlerce konuta imza atıyor. 

Azat Yeşil’in Yönetim Kurulu Başkanı olduğu İzka İnşaat’ın İzmir’de Park Bayraklı ve İzka Urla Koru, İstanbul’da Park Yaşam Çınarköy ve Antalya’da Park Yaşam Antalya projesinde satışlar devam ediyor.

Kaynak: İnşaat Deryası

Sakarya Söğütlü ilçesinde müzikli park inşaatında sona gelindi.

Sakarya’nın Söğütlü ilçesinde yer alan “Ritim Park” projesinde inşaat çalışmaları tamamlanma aşamasına geldi. 13 bin metrekarelik alanda inşa edilen park, sosyal yaşam alanı olarak hizmet verecek. Aydınlatma, oturma grupları ve kafe bölümleri gibi alanlardaki işlemler hızla ilerliyor.

Söğütlü merkeze yakın bir konumda yer alan bu proje, spor sahaları ve kapalı spor salonunun yanı başında inşa ediliyor. Yeşil alanlar ve sosyal donatılar ile zenginleştirilen park, renkli tasarımıyla dikkat çekiyor. Hizmete açılması planlanan Ritim Park, özellikle çocukların ritim duygularını geliştirmek için özel olarak tasarlanmış ritmik enstrümanlar ile donatılmış durumda. Alanda yer alan davullar, ksilofonlar ve rüzgâr çanları gibi ekipmanlar, hem sesli hem de görsel bir deneyim sunacak şekilde düzenlenmiştir. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Söğütlü, yeni bir sosyal yaşam alanına kavuşmuş olacak.

Kaynak: Mersin Haber + IHA

Mersin–Adana hattında büyük değişiklik: O yön tamamen kapanıyor

TCDD tarafından yürütülen MAOG Yüksek Standartlı Demiryolu Hattı çalışmaları kapsamında, D-400 Karayolu’nun Mersin’den Adana istikameti 4 Mart–30 Nisan 2026 tarihleri arasında araç trafiğine kapatılacak.

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) tarafından sürdürülen demiryolu inşaatı kapsamında altgeçit fore kazık imalat çalışmaları yapılacak. Bu nedenle D-400 Karayolu’nun Mersin’den Adana yönünde geçici trafik düzenlemesine gidildi.

Yetkililerden yapılan açıklamaya göre, söz konusu güzergâh 4 Mart 2026 ile 30 Nisan 2026 tarihleri arasında araç trafiğine kapalı olacak. Çalışmaların planlanan süre içinde tamamlanması hedefleniyor.

Alternatif güzergâh belirlendi

Sürücülerin mağduriyet yaşamaması ve trafik akışının sağlanması amacıyla alternatif güzergâh oluşturuldu. Buna göre araçlar; 46187 Sokak, 46153 Sokak ve Şehit Pilot Fehmi Alemdar Bulvarı üzerinden yeniden D-400 Karayolu’na bağlanabilecek.

Resim

Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan duyuruda, trafik güvenliğinin sağlanabilmesi için sürücülerin belirlenen alternatif güzergâhı kullanmaları ve trafik işaret ile yönlendirmelerine dikkat etmeleri istendi.

Kaynak: Küçük Saat

Bakız İnşaat, alt yapının önemini bir kez daha gösterdi

Adana’da geçtiğimiz haftalarda etkili olan sağanak yağışta altyapısı yetersiz olan şantiyelerde ve sitelerde su baskınları oluşurken Bakız İnşaat, alt yapıya verdiği önem sayesinde sel felaketini su birikintisi dahi oluşmadan atlattı.

Meteoroloji verilerine göre Adana’da 1 yıl 3 aylık yağışın 3 haftada düştüğü kaydedildi. Şiddetli yağış sonucu özellikle Çukurova ve Sarıçam ilçelerinde birçok inşaat alanlarında ve sitelerde su baskınları oluşurken inşaatların ve sitelerin temelleri, bodrum katları hatta birinci katlarına kadar da su yükseldiği görüldü.

Şiddetli yağmurda inşaatlar ve siteler su baskını yaşarken aynı yoğun yağmur altında Bakız İnşaat’ta hiçbir alt yapı sorunu oluşmaması, alt yapının önemini bir kez daha gösterdi.

Kentte faaliyet gösteren Turgay Canver ve Begüm Canver’in sahibi olduğu Bakız İnşaat’ın Çukurova İlçesi Kabasakal Mahallesindeki bitim aşamasında olan projesinde teknik alt yapıya verilen önem sayesinde kentte yaşanan afette herhangi bir olumsuzluk yaşanmamasının nedeni firma sahipleri tarafından teknik alt yapıya verilen önemin sonucu olduğu belirtildi.

Kaynak: Habertürk

İzmir’de TOKİ Kuraları 6 Mart’ta Çekilecek

TOKİ koordinesinde yürütülen Yüzyılın Sosyal Konut Projesi’nde kura çekimlerinde sona yaklaşıldı. İzmir’deki kura çekiminin ise 6 Mart Cuma günü gerçekleşeceği duyuruldu

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi (TOKİ) 500 Bin Sosyal Konut Projesi’nin kura sürecinde sona yaklaşılıyor.

Aralık ayında başlayan ve bugüne kadar yapılan kura çekimleri ile 75 ilde toplam 331 bin 833 hak sahibi belirlendi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda 2-8 Mart kura takvimini açıkladı.

Yapılan açıklamada, 6 Mart Cuma günü İzmir’de kura çekiminin gerçekleşeceği ve 21 bin 20 konutun hak sahiplerinin belirleneceği duyuruldu.

Kaynak: İnşaat Deryası

Adozer İnşaat’tan Sarıyer’e karma proje geliyor

Adozer İnşaat, İstanbul Sarıyer’de 319 konut, 53 ticarethane ve 168 odalı otelden oluşan yeni bir karma projeye hazırlanıyor. Maslak–Ayazağa aksında yükselecek proje toplam 76 bin 759 metrekare inşaat alanına sahip olacak.

Adozer İnşaat tarafından Maslak Mahallesi, Eski Büyükdere Caddesi, İz Plaza No: 9 Sarıyer adresinde hayata geçirilmesi planlanan “Konut ve Otel Projesi”, Sarıyer Ayazağa Mahallesi’nde tapuda 1 ada 23 parselde kayıtlı 6 bin 090,54 metrekarelik arsa üzerinde yükselecek.

Toplam 6.090,54 metrekare tapu alanına sahip proje, 76.759,79 metrekare toplam inşaat alanıyla tek blok halinde inşa edilecek. Proje, ortak bodrum katlar üzerinde konumlanan karma kullanım konseptiyle dikkat çekiyor. 

Kaç blok, kaç daire olacak?

Proje, ortak bodrum katlar üzerinde tek blok olarak tasarlandı. Nihai durumda yapı;

  • 8 Bodrum Kat
  • 1 Zemin Kat
  • 1 Asma Kat
  • 31 Normal Kat
  • Çatı katı

olmak üzere planlandı (8BK+1ZK+1AK+31NK). 

Proje kapsamında:

  • 168 odalı otel
  • 319 konut
  • 53 ticarethane yer alacak.

 

Konut tipleri ve dağılımı

Konutlar 1+1, 2+1 ve 3+1 daire tiplerinden oluşacak. Toplam 319 konutun dağılımı ise şöyle:

  • 231 adet 1+1
  • 78 adet 2+1
  • 10 adet 3+1

Otel bölümü ise 2 bodrum kat + 1 zemin kat + 1 asma kat + 7 normal kattan oluşacak ve tüm odalar 2 kişilik olarak planlandı.

Konut kullanımına ait bölüm 6 bodrum kat + 23 normal kattan oluşurken, ticari alanlar 4 bodrum kat + 1 zemin kat + 1 asma kat şeklinde projelendirildi. 

Maslak–Ayazağa hattında yeni yatırım

Maslak ve Ayazağa bölgesi, son yıllarda ofis, konut ve otel projelerinin yoğunlaştığı bir aks olarak öne çıkıyor. Yeni proje, hem konut hem turizm hem de ticari fonksiyonları aynı çatı altında buluşturarak bölgenin karma kullanım konseptine uygun bir yapı modeli sunmayı hedefliyor.

Projenin ruhsat ve inşaat takvimiyle ilgili detayların önümüzdeki süreçte netleşmesi bekleniyor. 

Kaynak: www.herbiremlak.com

Ekonomide büyüme inşaat ve vatandaştan

Türkiye ekonomisi yılın son çeyreğinde ve 2025’te beklentilere paralel büyüdü. Büyümede inşaat ve vatandaşın tüketiminin olumlu katkısı öne çıkarken tarım ve dış ticaret büyümeyi frenledi. 2026 yılında ise beklenti yüzde 4’ün üzerinde büyüme.

Türkiye ekonomisi yılın son çeyreğinde beklentilere paralel yüzde 3,4, 2025 yılının tamamında ise yüzde 3,6 büyüme gösterdi. Büyümenin temelini hem son çeyrekte hem de yılın tamamında vatandaşın tüketim harcamaları ile inşaat yatırımları oluştururken sanayideki hız kaybı tarımdaki daralma ve ihracatta düşüş dikkat çekti. 2026 yılında beklenti yüzde 4’ün üzerinde şekilleniyor. Büyümede son çeyrekte işgücü ödemelerinin payı yüzde 33,7 ile yılın en düşüğüne gerilerken sermayenin payı ise yüzde 49,1 ile yılın zirvesine çıktı.

GSYH 1.5 trilyon doların üzerinde

Türkiye İstatistik Kurumu yıllık ve yılın son çeyreğine ilişkin büyüme verilerini dün açıkladı. Buna göre 2025 yılında Türkiye ekonomisi büyüklüğü cari fiyatlarla 63 trilyon 20,9 milyar lira olurken, dolar olarak tarihte ilk kez 1 trilyon 596 milyar 320 milyon dolar seviyesine çıkıldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak ekonomi son çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,4 büyüdü.

Üretim yöntemli gayri safi yurtiçi hasıla hesabına göre tarımdaki küçülme ve sanayideki hız kesme dikkat çekerken inşaat ile ticaret, ulaştırma ve konaklama sektörü 2025 yılını iyi geçirdi. TÜİK verilerine göre tarım sektörü son çeyrekte yüzde 7,2 küçülerek büyümeyi 0.33 puan, 2025 yılında ise yüzde 8,8 küçülerek ekonomik büyümeyi 0.48 puan aşağıya çekti. Son dört çeyrektir tarımda daralma kesintisiz devam ediyor. Sanayi ise yıla daralmayla başlasa da ikinci ve üçüncü çeyrekte hızlanmıştı, son çeyrekte ise yavaşlama gözle görünür hale geldi. Sanayide son çeyrekte yüzde 0,9 büyüme ile 0.17 puanlık, 2025 yılında ise yüzde 2,9 büyüme ile sadece 0.54 puanlık olumlu katkı geldi ekonomiye. Sanayide bu yılın ilk çeyreğinde de savunma sanayi hariç bir hareketlilik gözlenmiyor.

İnşaat 2025’te çift haneli büyüdü

İnşaat 2025 yılının gözde sektörü. Deprem konutlarının da katkısıyla birlikte son çeyrekte yüzde 8,6, büyüyerek 0.4 puan, 2025’te ise yüzde 10,77 ile tek çift haneli büyüyen tek sektör olan inşaat 0.55 puanlık katkısıyla öne çıktı. Gayrimenkul sektörü de 2025 yılında yüzde 2,71 büyüyerek ekonomiyi 0.25 puan yukarıya çekti. Ticaret, ulaştırma, konaklama sektörleri yılın tamamında yüzde 4,61 büyüyerek 1.16 puanlık katkı yaparken, son çeyrekte yüzde 4,1 yılın tamamında yüzde 3,81 büyüyen finans ve sigorta sektörünün yüzde 3,6’lık yıllık büyümeye katkısı 0.21 puan hesaplandı.

Harcamalar yöntemiyle hesaba göre 2025 yılı ihracatın daraldığı bir yıl olarak geride kaldı. Vatandaşın tüketimi ise son çeyrekte hızlandı yüzde 5,2 büyümeyle 3.65 puanla büyümeye güçlü katkı verdi. Vatandaşın tüketimi 2025’in tamamında yüzde 4,07 büyüyerek yüzde 3,6’lık yıllık büyümenin 2.8 puanından sorumlu oldu. Vatandaşın tüketim harcamalarında en hızlı artış hizmetler kaleminde gerçekleşti dayanıksız tüketim malı harcamaları da yüzde 35 arttı.

Devletin tüketim harcamaları son çeyrekte büyümeye negatif katkı verdi yılın tamamında da sadece yüzde 0,83 artışla 0.11 puanlık pozitif katkıya imza attı.

Dış ticaretin negatif etkisi 1.1 puan

Toplam yatırımlar son çeyrekte yüzde 5,4 artarak 1.42 puan, yılın tamamında yüzde 6,95 büyüyerek 1.77 puanlık katkısıyla öne çıktı. Ancak bu yatırım büyümesi inşaattan kaynaklandı. Makine ve teçhizat yatırımlarındaki büyüme ve katkı inşaatın gerisinde kaldı. İnşaat yatırımları yüzde 8,7, makine ve teçhizat yatırımları yüzde 2,8 büyüdü. İhracat son çeyrekte yüzde 2,3 daralarak 0.5 puan, yılın tamamında yüzde 0,32 daralarak 0.07 puan geriye çekti büyümeyi İthalat ise son çeyrekte yüzde 3,8, yılın tamamında yüzde 4,93 büyüdü ve neredeyse 1 puanlık negatif katkı verdi. Son çeyrekte dış ticaret 1.36 puan, 2025’in tamamında ise 1.06 puan daha az büyümesine sebep oldu ekonominin.

İşgücü ödemelerinin payı geriledi

İşgücü ödemelerinin son çeyrekte GSYH içindeki payı yüzde 33,7 ile yılın en düşük seviyesine inerken net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 49,1 oldu. İşgücü ödemeleri 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 40,4 artarken, net işletme artığı/karma gelir yüzde 44,2 arttı. 2025 yılının dördüncü çeyreğinde ise işgücü ödemeleri bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 36,9, net işletme artığı/karma gelir yüzde 44,2 arttı. İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla gayrisafi katma değer içerisindeki payı geçen yıl yüzde 37,0 iken bu oran 2025 yılında yüzde 36,9 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 43,1 iken yüzde 44,1 oldu.

“16 yıldır kesintisiz büyüyoruz”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2025’e ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini değerlendirdiği açıklamasında, “Siyasi ve ekonomik istikrar içinde 16 yıl kesintisiz büyümemiz devam etmiş, siyasi kararlılık ve koordinasyon içinde hayata geçirdiğimiz ekonomi programının etkinliği ve makroekonomik temellerimizin sağlamlığı bir kez daha teyit edilmiştir” ifadesini kullandı.

“Türkiye ekonomisi, küresel belirsizliklerin tırmandığı ve bölgemizde jeopolitik gerilimlerin yoğunlaştığı bir konjonktürde, hedeflenen doğrultuda güçlü ve dengeli büyümesini sürdürerek dayanıklılığını ortaya koymuştur” değerlendirmesinde bulunan Yılmaz, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde ekonominin yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürdüğünü vurguladı. Cevdet Yılmaz, 2025 yılı genelinde kaydedilen yüzde 3,6’lık büyüme ile Orta Vadeli Program (OVP) tahmini olan yüzde 3,3’ün aşıldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Bu süreçte milli gelirimiz tarihi bir rekorla 1,6 trilyon dolar seviyesine çıkmış, kişi başı gelirimiz ise 18 bin 40 dolara ulaşmıştır. Son yıllarda kaydettiğimiz sürdürülebilir yüksek büyüme oranlarıyla, dünyanın en büyük 16’ncı ekonomisi olmayı ve yüksek gelirli ülkeler konumuna yükselmeyi öngörüyoruz.”

“Kişi başına gelir 18 bin dolara yükseldi”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin 2025’te yüzde 3,6 büyüdüğünü bildirerek, “Milli gelir 1,6 trilyon dolara, kişi başına gelir 18 bin 40 dolara yükseldi. Kalıcı refah artışı hedefimiz için kritik bir eşik olan yüksek gelirli ülkeler grubuna 2025 yılında dahil olduğumuzu öngörüyoruz” ifadesini kullandı. Şimşek, tarımda don ve kuraklığın etkilerinin yılın son çeyreğinde de devam ettiğini, diğer sektörlerde de üretim artışının sürdüğünü belirtti.

Geçen yıl sanayi katma değerinin, yüzde 2,9 ile son 4 yılın en yüksek artışını kaydettiğine işaret eden Şimşek, deprem bölgesinde konut teslimine hız verilmesinin de etkisiyle, inşaat sektöründe katma değer artışının güçlü seyrini koruduğunu aktardı. Şimşek, tüketim ve yatırım arasındaki dengeli görünümün devam ettiğini ifade ederek, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Yatırımlar yıl genelinde yüzde 7 arttı. Makine ve teçhizat yatırımlarındaki yüzde 5’lik artış, üretim kapasitemizi güçlendiriyor. Küresel ticarette belirsizliklerin ve korumacılığın arttığı 2025 yılında net dış talep, büyümeye negatif katkı verdi. Ancak cari açığın GSYH’ye oranı yüzde 1,6 ile sürdürülebilir seviyelerde kaldı. Kamuda tasarruf ve verimliliği artırarak harcama disiplini güçlendiriyor, vergide adalet ve etkinliği esas alarak kayıt dışılıkla mücadeleyi sürdürüyoruz. 2025’te bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 2,9 ile Orta Vadeli Program (OVP) tahmininin altında gerçekleşirken, faiz dışı fazla verdik.”

Maliye politikasındaki disiplinli duruş sayesinde deprem harcamaları hariç faiz dışı fazlanın yüzde 1,2 olduğunu bildiren Şimşek, şunları kaydetti: “Jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan risklerin geçici olacağı ve küresel ticaretteki belirsizliklerin azalacağı varsayımıyla, 2026 yılında ticaret ortaklarımızdaki talep artışı ile finansal koşullardaki iyileşmenin büyümeye katkı sağlamasını bekliyoruz. Kazanımlarımızı kalıcı hale getirmek için politikalarımızı yapısal ve arz yönlü adımlarla destekleyeceğiz. Sürdürülebilir yüksek büyüme ve daha adil gelir dağılımını sağlayacak fiyat istikrarı için programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz.”

“Sınırlı büyüyen sektörler incelenmeli ve tedbirler alınmalı”

Nail Olpak: Ekonomimizin direncini ve dinamizmini gösteriyor

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, TÜİK tarafından açıklanan 2025 yılı büyüme rakamlarına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, küresel ekonomide başta tarife savaşları olmak üzere belirsizliklerin öne çıktığı ve öngörülebilirliğin giderek azaldığı 2025’te, Türkiye’nin tüm yaşananlara rağmen yüzde 3,6 ile küresel büyüme oranının üzerinde bir büyüme gösterdiğini kaydetti.

Olpak, “Bu, ekonomimizin yaşanan zorluklara rağmen dinamizmini gösterirken, aynı zamanda olası uluslararası ve bölgesel şoklara karşı direncinin de bir göstergesi” ifadesini kullandı. Büyümenin detaylarına değinen Olpak, şu değerlendirmelerde bulundu: “Sektörel bazda tarımdaki mevsimsel etkilere bağlı daralma dışında tüm sektörler pozitif katkı vermiş, inşaat yüzde 10,8 ile büyürken sanayi de yüzde 2,9 büyümüş. Harcama tarafında ise tüketim harcamaları yüzde 4,1 büyürken, yatırımların yüzde 7 ile yüksek büyüme göstermesi oldukça önemli. Mal ve hizmet ihracatının yüzde 0,3 daralması ise uluslararası konjonktürle birlikte değerlendirilmesi gereken önemli bir nokta.”

Seyit Ardıç: Sanayi büyümesi 4 yılın en güçlüsü

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye ekonomisinin beklentilere paralel olarak 2025’te yüzde 3,6 büyüdüğünü belirterek, “Yatırımları, sanayide kalıcı kapasite artışı sağlayacak biçimde yönlendirmek ve tarımdaki daralmayı dengeleyecek seçici politikaları kararlılıkla uygulamak zorundayız” ifadesini kullandı.

Ardıç, büyümenin niteliğine dikkati çekerek, 2025 yılının genelinde büyüme verilerinin sektörler arasında belirgin bir ayrışmaya işaret ettiğini kaydetti. Talep tarafındaki canlılığın sürdüğünü, arz tarafındaki zayıflamanın sürdürülebilir büyüme açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir tablo ortaya koyduğuna işaret eden Ardıç, “Sanayi büyümesinin, yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydetmesi kıymetlidir. Ancak manşet büyümenin gerisinde kalması, ekonomik büyümenin kalitesi ve sürdürülebilirliği açısından üzerinde durulması gereken önemli bir işarettir.” değerlendirmesinde bulundu. Verilerin en dikkat çekici başlıklarından birinin de yatırımlardaki artış olduğunun altını çizen Ardıç, 2025’te sabit sermaye yatırımlarının ortalama yüzde 7, makine-teçhizat yatırımlarının ise yüzde 5 arttığını, ancak bu artışın üretim kapasitesini genişlettiğini, verimliliği ve rekabet gücünü desteklediğini söylemenin henüz erken olduğunu belirtti.

Gürsel Baran: Zorluklara rağmen önemli bir başarı

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye ekonomisinin 2025’i yüzde 3,6 büyüme ile tamamlamasının, küresel ölçekte yaşanan tüm zorluklara rağmen önemli bir başarı olduğunu bildirdi. Baran, şöyle devam etti: “Dünya ekonomisinde enflasyonla mücadele politikalarının sürdüğü, finansmana erişimin zorlaştığı, ticarette korumacı eğilimlerin arttığı bir konjonktürdeyiz. Yakın coğrafyamızda süren savaş ve çatışmalar, enerji maliyetleri, yeşil dönüşüm yatırımları ve tedarik zincirlerinde yeniden yapılanma süreci iş dünyamız üzerinde ciddi baskılar oluşturuyor. Böyle bir ortamda, 2025 yılını yüzde 3,6 büyüme ile tamamlamamız son derece kıymetli. Bu tablo, özel sektörümüzün dinamizmini ve ekonomimizin sağlam temeller üzerinde ilerlediğini gösteriyor.” Sanayi, gayrimenkul faaliyetleri, insan sağlığı sektörlerindeki sınırlı büyümenin incelenmesi ve bu alanlarda daralmayı önleyici tedbirler alınması gerektiğine değinen Baran, yüzde 8,8 oranında gerileyen tarım sektörünün de mercek altına alınmasının elzem olduğuna dikkati çekti.

Ali Kopuz: Üreticiyi destekleyen politikalar güçlendirilmeli

İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz da çatışma ve savaş ortamında tarımın öneminin bir kat daha arttığını belirterek, geçen yıl yaşanan don olaylarının da etkisiyle daralan tarımsal üretimin artırılması için üretim maliyetlerini kontrol altında tutan, arz güvenliğini güçlendiren ve yerli üretimi destekleyen politikaların güçlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Kaynak: Ekonomim

Sanayinin yeni yıldızı Muradiye OSB olacak

İş ve yaşam kampüsü Manisa’yı bölgenin yıldızı haline getirecek.

Manisa Muradiye Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık, Manisa’nın ekonomik gelişimi için birlik ve beraberlik vurgusu yaptı.

Manisa’nın geçmişte daha çok tarım kenti kimliğiyle öne çıktığını hatırlatan Kıvırcık, son yıllarda sanayide kaydedilen ilerlemelerle şehrin yeni bir kimlik kazandığını ifade etti. Muradiye OSB’nin son dört yılda önemli bir büyüme kaydettiğini dile getiren Kıvırcık, bölge sınırlarının 3 bin dönümden 7 bin dönüme çıkarıldığını belirtti.

8 ETAPLI KÜLTÜR PROJESİ
Bu genişlemenin Manisa’da planlı ve düzenli sanayileşmenin önünü açtığını kaydeden Kıvırcık, “Bu gelişmeler Manisa’yı Türkiye’nin sanayi şehirleri arasında parlayan bir yıldız haline getiriyor” ifadelerini kullandı. Konuşmasında “Work&Life” projelerine de değinen Kıvırcık, en büyük hayallerinden birini hayata geçirdiklerini söyledi. Kuzey hattında, konut ve villalar bölgesine komşu 2,5 kilometrelik alanda iş ve yaşam kampüsü oluşturduklarını belirten Kıvırcık, alt katları ticari dükkan, üst katları home ofis olarak planlanan ve 8 etaptan oluşan projenin ilk dört etabının temelinin bayram sonrası atılacağını açıkladı.

Kaynak: Yeniasir

BAHÇE, KEYİF İŞİ Mİ? YOKSA HİÇ BİTMEYEN BİR ÇİLE Mİ?

Sorun bahçenizde değil, asıl sorun yanlış tasarım anlayışı

Bahçeniz size keyif vermek yerine sizi yormaya mı başladı?
Oysa bahçeler; huzur bulduğumuz, sevdiklerimizle güzel anlar paylaştığımız yaşam alanlarımızdır. Ancak ülkemizde yaygın olan bahçe anlayışı çoğu zaman yüksek bakım, sürekli masraf ve bitmeyen iş yükü anlamına geliyor. Sonuç olarak bahçeler bizi dinlendirmek yerine; fiziksel, ruhsal ve ekonomik olarak yorabiliyor.

Geleneksel peyzaj anlayışı; suyu bol, bakımı yoğun ve sürdürülebilirliği zayıf alanlar üretir. Üstelik bu model, değişen iklime rağmen hâlâ uygulanır. Bu nedenle bahçe zamanla keyif olmaktan çıkar, sürekli ilgilenilmesi gereken bir işe dönüşür. Çoğu kişi çözümü daha fazla sulamakta ya da daha sık bakım yapmakta arıyor. Oysa gerçek değişim, bahçeye en başından hangi bakış açısıyla yaklaşıldığında ve hangi tasarım anlayışı benimsendiğinde ortaya çıkıyor.

Kurakçıl peyzaj ile bahçelerinizi dönüştürüyor ve yeniden tanımlıyoruz

İşte tam bu noktada kurakçıl peyzaj devreye giriyor. Doğru bitki seçimi, bölgenin iklimine uygun tasarım ve akıllı sulama planlaması sayesinde bahçeniz sürekli bakım isteyen bir yük olmaktan çıkar; kendi dengesini kuran, az su tüketen ve sizi yormayan bir yaşam alanına dönüşür. Daha az sulama, daha az masraf, daha az bakım… ama çok daha fazla estetik ve huzur. Çünkü iyi tasarlanmış bir bahçe sizden emek istemez; size keyif verir.

Bu dönüşüm, rastgele yapılan birkaç değişiklikle değil; bilinçli ve planlı bir tasarım yaklaşımıyla mümkün olur. Bu dönüşüm, yalnızca daha az sulamak anlamına gelmez. Öncelikle bulunduğunuz bölgenin iklimini analiz eder, su ihtiyacı düşük ve dayanıklı bitkileri doğru konumlandırırız. Çim ağırlıklı alanları yeniden planlar, gereksiz su tüketimini azaltan tasarım kararları alırız.

Tüm süreci projelendirir, üç boyutlu görsellerle tasarımı size sunar ve karar aşamalarını birlikte şekillendiririz. Böylece bahçeniz hem doğal görünümünü korur hem de bakım yükünüz belirgin şekilde azalır. Mevcut bahçelerinizi dönüştürebileceğimiz gibi, sıfırdan oluşturulacak projeleri de kurakçıl peyzaj ilkelerine göre tasarlar ve uygularız.

Türkiye’nin ilk kurakçıl peyzaj temalı markası “Ege Kurakçıl Peyzaj” olarak size yormayan aksine içerisinde keyif ve huzur bulacağınız bahçeler tasarlıyor ve uyguluyoruz. Detaylı bilgi için web sitemize uğrayabilir, aklınızdaki bahçeyi birlikte konuşmak için bizi gönül rahatlığıyla arayabilirsiniz. 

www.egekurakcilpeyzaj.com

Eskişehir’de İnşaat Sektörü Hareketli! İşte 2025’in Son Çeyrek Yapı İzin Rakamları

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Eskişehir’de 2025 yılının dördüncü çeyreğinde 4 bin 839 daireye yapı ruhsatı verilirken, 3 bin 615 daire ise yapı kullanma izin belgesi aldı. Türkiye genelinde ise ruhsat verilen binaların yüzölçümünde artış yaşandı.

Eskişehir inşaat sektörü, 2025 yılının son çeyreğini oldukça hareketli geçirdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan ‘Yapı İzin İstatistikleri, IV. Çeyrek: Ekim-Aralık 2025’ raporu, kentteki konut üretim ve iskân durumunu resmi rakamlarla ortaya koydu.

Eskişehir’de 4 Bin 839 Yeni Daireye Onay

TÜİK’in paylaştığı verilere göre, Eskişehir’de 2025 yılının son çeyreğini kapsayan ekim, kasım ve aralık aylarında toplam 4 bin 839 daire için yapı ruhsatı düzenlendi. Bu rakam, kentteki yeni konut projelerinin ve inşaat yatırımlarının hız kesmeden devam ettiğini gösterdi.

Aynı dönem içerisinde inşaatı tamamlanarak oturuma hazır hale gelen ve resmi olarak yapı kullanma izin belgesi (iskân) alan daire sayısı ise 3 bin 615 olarak kayıtlara geçti.

Türkiye Genelinde Yüzölçümü Artışı

Yayımlanan raporda sadece Eskişehir değil, Türkiye geneline dair önemli veriler de paylaşıldı. Yurt genelinde 2025’in son çeyreğinde yapı ruhsatı verilen binaların toplam yüzölçümünde yüzde 2,6 oranında artış gözlemlenirken; yapı kullanma izin belgesi verilen binaların yüzölçümünde ise yüzde 1,5‘lik bir azalma yaşandığı belirtildi.

Kaynak: eskisehirpress.com

Emlak Konut GYO Esenler projesi resmen başlıyor: Atışalanı’na 415 konutluk yeni yatırım

Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş., İstanbul Esenler Atışalanı’nda 415 konut ve ticari ünitelerden oluşan yeni projesi için inşa sürecini başlatıyor. 2,27 milyar TL yatırımla hayata geçirilecek projede 11 blok, 703 araçlık kapalı otopark ve yaklaşık 1.425 kişilik nüfus öngörülüyor.

Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Emlak Konut GYO), İstanbul’un Esenler ilçesine bağlı Atışalanı Mahallesi’nde geliştirdiği 415 konutluk yeni projesi için inşaat sürecini başlatıyor. Proje, 1639 ada 3 parsel ve 1644 ada 6 parsel üzerinde yükselecek.

ÇED kararı alındı, yatırım bedeli 2,27 milyar TL

Toplam yatırım tutarı 2 milyar 274 milyon 798 bin 126 TL olarak açıklanan proje için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı nezdinde yürütülen ÇED süreci tamamlandı ve “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildi. Böylece projenin yasal süreçleri tamamlanarak uygulama aşamasına geçildi.

Proje, İntaya İntes İnş. Taah. Yatırım Tic. A.Ş. tarafından Emlak Konut GYO adına inşa edilecek. Tüm yasal izin ve uygulama süreçlerinin yüklenici firma tarafından yürütüleceği belirtildi. 

17,9 bin metrekare arsa, 88,1 bin metrekare inşaat alanı

Emlak Konut GYO Esenler Atışalanı projesinin arsa alanı 17 bin 938,71 metrekare, toplam inşaat alanı ise 88 bin 170,47 metrekare olarak açıklandı. Proje 11 bloktan oluşacak.

1639 ada 3 parsel üzerinde yer alan bloklarda konut ve ticari alan dağılımı şu şekilde planlandı: 

    1. Blok: 27 daire, 5 ticari alan
    1. Blok: 33 daire, 8 ticari alan
    1. Blok: 51 daire, 6 ticari alan
    1. Blok: 51 daire
  • 5. Blok: 48 daire

1644 ada 6 parsel üzerindeki bloklarda ise:

    1. Blok: 27 daire, 4 ticari alan
    1. Blok: 46 daire
    1. Blok: 46 daire
    1. Blok: 46 daire
    1. Blok: 33 daire, 5 ticari alan
  • 6. Blok: 27 daire, 7 ticari alan

2+1, 3+1 ve 4+1 daire tipleri yer alacak

Projede 2+1, 3+1 ve 4+1 konut tiplerine yer verilecek. Blok bazında yapılan planlamaya göre ağırlıklı olarak 2+1 ve 3+1 daire tipleri öne çıkarken, sınırlı sayıda 4+1 daire de projede yer alacak.

Toplam 415 konutun tamamlanmasıyla birlikte yaklaşık 1.425 kişinin projede yaşamını sürdürmesi öngörülüyor. Ayrıca projede 703 araçlık kapalı otopark alanı planlandı. 

İmar planında “Ticaret + Konut Alanı”

Söz konusu parseller, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ve 1/5000 ölçekli nazım imar planında “Ticaret + Konut Alanı (TİCK)” lejantında yer alıyor. Bu kapsamda projede konutların yanı sıra ticari birimlere de yer verilmesi planlandı.

Ulaşım ve çevre donatıları

Projenin çevresinde önemli kamusal ve sosyal alanlar bulunuyor. Parsellerin;

  • Kuzeybatısında Fahreddin Paşa Camii,
  • Yaklaşık 100 metre doğusunda Esenler Tarihi Tabur Binası Kütüphanesi,
  • 180 metre güneydoğusunda 15 Temmuz Millet Bahçesi,
  • 340 metre doğusunda Metris Esenler Bağlantı Yolu,
  • 450 metre doğusunda ise Bayrampaşa Şehir Parkı Adapark yer alıyor. 

35 ayda tamamlanacak

11 bloktan oluşacak Emlak Konut GYO Esenler projesinin inşaat süresinin 35 ay olarak planlandığı bildirildi. Projenin tamamlanmasının ardından bölgedeki konut arzına önemli bir katkı sağlaması bekleniyor. 

Kaynak: www.herbiremlak.com

Cedit Mahallesi’nde dönüşüm tamamlanıyor!

İzmit’in en eski yerleşim merkezlerinden biri olan Cedit Mahallesi’nde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarında büyük bir aşama geride bırakıldı. TOKİ güvencesiyle hayata geçirilen projede, bin 97 konutun kaba inşaatı bitti.

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde yer alan ve kentsel dönüşümün simgelerinden biri haline gelen Cedit Mahallesi projesinde nihai sürece girildi. Deprem riski taşıyan eski yapı stoku ve dar sokaklarıyla bilinen bölgeyi, güvenli ve modern bir yaşam alanına dönüştürmeyi hedefleyen çalışmalarda önemli bir kilometre taşı aşıldı.

Depreme Dayanıklı 1.097 Yeni Konut

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesindeki TOKİ (Toplu Konut İdaresi Başkanlığı) tarafından titizlikle yürütülen proje, bölgenin çehresini tamamen değiştiriyor. Toplamda 46 bloktan oluşan ve içerisinde 1.097 bağımsız konut birimini barındıran devasa inşaat sahasında, blokların betonarme imalatlarının tümüyle tamamlandığı açıklandı.

Kaba İnşaat Bitti, İnce İşçilik Sürüyor

Kocaeli’nin tarihsel dokusuna sahip çıkan ancak afetlere karşı dirençli bir yapılaşma sunan proje kapsamında, binaların iskelet yapısının bitmesiyle birlikte gözler iç aksamlara çevrildi. Yetkililer, konutlardaki ince işçilik ve detaylı donatı çalışmalarının hız kesmeden devam ettiğini bildirdi. Cedit sakinlerinin merakla beklediği modern konutların, kısa süre içinde oturuma hazır hale getirilmesi hedefleniyor.

Bakan Kurum: “Kentsel dönüşümde sona geldik”

Murat Kurum, projeye ilişkin sosyal medya paylaşımında hak sahibi Tuncay Kardaş’ın “Arkasında devlet olan her proje başladığı gibi bitiyor” sözlerini alıntılayarak, “Cedit Mahallesi’nde TOKİ güvencesiyle devam eden kentsel dönüşümde sona geldik. Dar sokaklar, riskli yapılar tarihe karışıyor; İzmit’in merkezinde modern ve güvenli bir yaşam alanı yükseliyor” ifadelerini kullandı.

Deprem yönetmeliğine uygun inşa edildi

Şantiye şefi İbrahim Sepetçi, projenin 2023 yılında başladığını belirterek, eski mahallede itfaiyenin dahi ulaşmakta zorlandığı dar sokaklar bulunduğunu ifade etti. Konutların mevcut deprem yönetmeliğine uygun olarak inşa edildiğini aktaran Sepetçi, zemin yapısına göre fore kazık uygulamaları yapıldığını söyledi. Projede 462 adet 3+1 ve 635 adet 2+1 daire yer alıyor.

Hak sahipleri memnun

55 yıldır mahallede yaşadığını belirten hak sahibi Tuncay Kardaş, örnek daireyi gezdikten sonra duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Arkasında devlet olan her proje başladığı gibi bitiyor. Bu güvence bize devlet tarafından verildiği için aklımızda hiçbir soru işareti kalmadı” dedi. Hak sahiplerinden Recep Çetin ise eski mahallede yolların dar olduğunu ve acil durum araçlarının girişte zorlandığını anlatarak yeni konutları beğendiğini söyledi.

Bir diğer hak sahibi Alican Uysal da projenin tamamlanmasıyla bölgenin şehrin simgelerinden biri hâline geleceğini ifade ederek, yapılan dairelerin beklentilerinin üzerinde olduğunu belirtti. Yetkililer, çalışmaların tamamlanmasının ardından hak sahiplerinin yeni ve depreme dayanıklı konutlarına kavuşacağını bildirdi.

Kaynak: www.dogruhaber.com.tr

Yapıchem Kimya, Beton Sektörünün Küresel Buluşma Noktası Concrete Show UK 2026’ya Katılacak

Yapı kimyasalları sektörünün öncü firmalarından Yapıchem Kimya, beton endüstrisinin Birleşik Krallık’taki en önemli etkinliği olan Concrete Show UK (The UK Concrete Show) Fuarı’na katılmaya hazırlanıyor. 25–26 Mart 2026 tarihlerinde İngiltere’nin Birmingham kentinde, National Exhibition Centre (NEC)’te düzenlenecek olan fuar, beton sektörünün paydaşlarını bir araya getirecek.

Concrete Show UK, sektörün tüm tedarik zinciri için önemli bir buluşma platformu sunuyor. Her yıl düzenlenen etkinlik; yenilikçi ürünlerin sergilenmesinin yanı sıra bilgi paylaşımı, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı içerikleriyle de öne çıkıyor.

Yapıchem Kimya’dan Küresel Vizyon

Yapıchem Kimya, Concrete Show UK 2026 kapsamında; beton katkı maddeleri başta olmak üzere, yapı kimyasalları alanındaki yenilikçi çözümlerini uluslararası ziyaretçiler ve sektör profesyonelleriyle buluşturmayı hedefliyor. Firma, fuar boyunca beton teknolojileri, performans odaklı ürünler ve sektöre değer katan uygulamalarıyla global pazardaki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor.

Yapıchem Kimya’nın Concrete Show UK 2026 katılımı, markanın uluslararası pazarlardaki büyüme stratejisini ve beton sektörüne sunduğu yenilikçi ve sürdürülebilir çözümleri global ölçekte sergilemesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

“Birleşik Krallık pazarında kalıcı ve güçlü iş birlikleri hedefliyoruz”

Yapıchem Kimya Genel Müdürü Pınar Arıcan Bayramiçli, yurt dışı pazarlara açılmada fuarların stratejik rolüne dikkat çekerek, şunları söyledi:

“Uluslararası fuarlar, yalnızca ürünlerimizi tanıttığımız alanlar değil; aynı zamanda global trendleri yerinde gözlemlediğimiz ve yeni iş birliklerinin temelini attığımız çok değerli platformlar. Son dönemde Fas, İspanya, Libya ve Suudi Arabistan’da katıldığımız sektörel fuarlarda edindiğimiz deneyim, küresel pazarlardaki vizyonumuzu daha da güçlendirdi. Concrete Show UK 2026’yı da bu yolculuğun önemli bir adımı olarak görüyor, Birleşik Krallık pazarında kalıcı ve güçlü iş birlikleri hedefliyoruz.”

Yapıchem Kimya Hakkında: 2011 yılında kurulan Yapıchem Kimya Sanayi A.Ş. Türkiye’deki geniş üretim ağı, inovasyon ve teknoloji odaklı vizyonu ve her yıl genişleyen uluslararası bayi ağı ile küresel pazarda Beton, Çimento ve İnşaat sektörlerine yüksek kaliteli özel kimyasallar üretmektedir. %100 Türk sermayesi ile kurulmuş olan Yapıchem Kimya; Türkiye sınırları içinde stratejik noktalarda faaliyet gösteren, yıllık toplam üç yüz bin tonluk üretim kapasitesine sahip üretim sahaları, en gelişmiş teknolojik imkânlar ile donatılmış Beton, Çimento ve Ar-Ge laboratuvarları ve konusunda uzman geniş teknik kadrosu ile müşterilerinin özel ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi ve performansı yüksek çözümler üretmektedir. 

Kayseri OSB’den 73.6 milyon dolarlık yatırım

Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, Geleneksel İftar Programında sanayicilere hitabında önemli açıklamalarda bulundu.

KAYSERİ (İGFA) – Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, ortaya koydukları projeleri sıraladığı konuşmasında, ‘Yatırımlarımızın toplam bedeli, göreve başladığımızdan beri harcadığımız rakam, 73.6 milyon dolar karşılığı 3.2 milyar TL’dir. Eski parayla 3.2 katrilyon TL. Güzelce hizmet ettik. Beytü’l-male el sürmedik, el sürdürtmedik. Kayseri Organize Sanayi Bölgemize, sanayicilerimize hizmet ettik.’ dedi.

Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Geleneksel İftar Programı, Kayseri OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın ve Yönetimi, AK Parti Genel Başkan Vekili Sn. Mustafa Elitaş Kayseri Valisi Sn. Gökmen Çiçek, AK Parti MKYK Üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, AK Parti Kayseri Milletvekili Sn. Şaban Çopuroğlu ve Sn. Murat Cahid Cıngı, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Memduh Büyükkılıç, Kayseri Protokolü ve sanayicilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Mahall Balo ve Kongre Salonunda gerçekleşen iftar programına; Kayseri OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Murat Yibur, Yönetim Kurulu Üyeleri Nuri Çetinçağlar, Kadir Üçok ve Kamil Çeken, Denetim Kurulu Üyeleri Mustafa Gengeç ve Mehmet Yusuf Sarıalp katıldı.

Kayseri OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın, iftar programında yaptığı konuşmasında, Kayseri Organize Sanayi Bölgesi olarak düzenledikleri Geleneksel İftar Programı katılımcılarını selamladı. Sanayicilerimizin teveccühü ile 24 Haziran 2022 tarihinde göreve geldiklerini hatırlatan Başkan Mehmet Yalçın, ‘Tek derdimiz vardı. Sanayicimizin sesi, soluğu, nefesi olabilmek. Sanayicilerimizin sıkıntılarını çözmek’ ifadelerini kullandı.

‘Hangi hizmetleri yaptık anlatmak istiyorum.’ diyen Başkan Yalçın, ‘Sağlık merkezimizi, hastanemizin inşaatını tamamladık ve siz kıymetli sanayicilerimizin hizmetine sunduk. 112 acil sağlık istasyonumuzu hazırladık ve yine hizmete sunduk. İki eczane iş yerimizin inşaatını tamamladık. Çok yakında inşallah, siz kıymetli sanayicilerimizin hizmetinde olacak. Fevzi Mercan Camiinin önünde, 24. Cadde üzerinde 40 adet dükkânlı ticaret merkezimizin temelini attık. Şu anda geldiğimiz nokta itibariyle bu ticaret merkezimizin yüzde 80’ini tamamlamış bulunmaktayız. Organize Sanayi Bölgemizde 85 kilometre asfaltımız mevcut. Dört yıl süre zarfında 60 kilometresinin asfaltını değiştirip siz kıymetli sanayicilerimizin hizmetine sunduk. Kalan 25 kilometreyi de inşallah iki üç ay zarfında asfaltlayarak hizmetinize sunacağız. Bir başka projemiz de Organizemizin güvenliği açısından, hırsızlık olmaması adına üç ana nizamiyemizi yaptık. Kısa bir süre sonra dördüncü nizamiyemizi de yaparak sizlerin hizmetine sunmuş olacağız. Organize Sanayi Bölgemizdeki araçların eskimesinden dolayı 24 tane aracımızı yeniledik. Bu 24 aracın çoğu iş aracı, iş makinası. Siz kıymetli sanayicilerimizin hizmetine bu araçları sunmuş olduk. Yağmur terfi merkezimizin kapasitesini iki katına çıkardık. Yeni trafo binamızın inşaatını tamamlayarak kıymetli sanayicilerimizin hizmetine sunmuş bulunmaktayız. Görev süremiz boyunca 250 kilometre kablo montajını tamamladık. Derdimiz sanayicimize enerjiyi en sağlıklı biçimde verebilmek. 100 megavatlık GES için altyapımızı hazırladık. Kablolarımızı kanallara döşedik. İnşallah, EPDK’dan iznimizi alır almaz hemen siz kıymetli sanayicilerimizin hizmetine sunmuş olacağız. Organize Sanayi Bölgemizde otomasyona geçtik. Yani elektrik, doğalgaz ve su sayaçlarımızı dijitalleştirerek uzaktan okunur hale getirdik.’ diye konuştu.

Sadece bunlarla yetinmediklerini ve insana ve eğitime de yatırım yaptıklarını aktaran Başkan Yalçın, ‘Nitelikli insana ulaşmak için kurslar açtık. Yine dört yılda Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Teknik Kolejimizden 2000 yavrumuzu mezun ederek, Organize Sanayi Bölgemizde istihdama kavuşturduk. Bununla da yetinmedik, durmadık. Kayseri Üniversitesi ile beraber Kayseri Meslek Yüksekokulu’nu kurduk ve faaliyete geçirdik. Kayseri Meslek Yüksekokulu üç ana daldan oluşuyor. Bu bölümler, Sünger Teknolojisi, Kaynak Teknolojisi ve Polümer Teknolojisidir. Allah’a şükürler olsun ki, geçtiğimiz yaz 60 öğrencimizi Meslek Yüksekokulumuzdan mezun ettik ve bu evlatlarımızı, sanayicimize nitelikli iş gücü olarak kazandırdık. Kıymetli sanayicilerimiz, E-OSB projemizi devreye aldık. E-OSB Projesi, Türkiye’nin çok önemli projelerinden bir tanesi. Biz bu E-OSB’yi sanayicilerimize istişare toplantıları yaparak tanıttık. Nasıl kullanıldığını anlattık. Nasıl banka hesaplarımızı masaüstü bilgisayardan, cep telefonumuzdan uygulama yükleyerek kullanıyorsak E-OSB de bununla sistem olarak birebir aynı. Sanayicimizin zamanı kıymetli. E-OSB Portalını kullanan sanayicimiz, artık dijital ortamda kolayca, Organize Bölgemizin girdilerine ulaşacak ve orada ödemeler dahil bütün işlemlerini yapabilecek. Biz bu E-OSB Portalını hazırlarken asla dışardan bir kuruşluk destek almadık. Allah onlardan razı olsun. Kıymetli müdürlerimiz kendileri aylarca yazılımla uğraştılar ve sonunda E-OSB diye Türkiye’de hiçbir Organize Sanayi Bölgesinde bulunmayan bir sistemi ilk defa Kayseri Organize Sanayi Bölgesinde meydana getirdik. Bu hizmeti sanayicilerimizin hizmetine sunduk.’ şeklinde konuştu.

Yalçın, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘Göreve başladığımızdan beri, 73.6 milyon dolar karşılığı 3.2 milyar TL’lik yatırım yaptık. Yatırımlarımız eski parayla 3.2 katrilyon TL’ye ulaştı. Güzelce hizmet ettik. Beytü’l-male el sürmedik, el sürdürtmedik. Adam gibi güzelce Kayseri Organize Sanayi Bölgemize, siz kıymetli sanayicilerimize hizmet ettik. Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun. Sözlerime son verirken dört yıllık görev süremiz boyunca hiçbir zaman bizi reddetmeyen, kapısı ve gönlü her zaman açık olan AK Parti Genel Başkan Vekili Sayın Mustafa Elitaş beyefendiye huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum. Yine görev süremiz boyunca kıymetli ve değerli yardımlarını, desteklerini hiç esirgemeyen, hep yanımızda olan çok kıymetli Kayseri Valimiz Gökmen Çiçek beyefendiye, Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Memduh Büyükkılıç beyefendiye ve şehrimizin tüm büyüklerine huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum. Kayseri OSB Yönetim ve Denetim Kurulu üyelerime, bölge personelime teşekkürlerimi sunuyorum.’

Kaynak: RSS

MEFA İNŞAAT 40. YILINI GÖRKEMLİ BİR GALA GECESİYLE KUTLADI

Türkiye’nin farklı bölgelerinde hayata geçirdiği projelerle 40 yılı geride bırakan MEFA İnşaat, bu anlamlı dönüm noktasını Mersin Divan Otel’de düzenlenen görkemli bir gala gecesiyle kutladı.

Şirket çalışanları, iş ortakları, aile dostları ve Mersin cemiyet ve iş dünyasından davetlilerin katıldığı gecede, MEFA’nın köklü geçmişi ve güçlü aile bağları ön plana çıktı. Gecenin sunuculuğunu Burcu Günay üstlenirken, Aşkın Nur Yengi sahnesiyle eğlence dolu anlar yaşandı. Gecede verilen en güçlü mesaj ise MEFA’nın çalışanlarına ve iş ortaklarına yönelik “Geleceğimizde de siz varsınız” vurgusu oldu.

Duygusal anlar salona yansıdı

Gecede söz alan MEFA İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Emin Ucuz ve kardeşleri Cengiz Ucuz ile Ömer Ucuz, şirketin kuruluş sürecinden bugüne uzanan yolculuğu anlatırken, vefat eden aile büyüklerini anarken duygusal anlar yaşadı. Salonda bulunan davetliler de bu içten konuşmalar sırasında duygu dolu anlara tanıklık etti. Konuşmalarda, MEFA’nın sadece bir şirket değil, aynı zamanda yıllar içinde büyüyen ve güçlenen bir aile olduğu vurgulandı.

Gecenin açılış konuşmasını yapan MEFA İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Emin Ucuz, 40 yıllık yolculuğun temelinde güven ve emek olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Bugün burada olmak benim için yalnızca bir yıldönümü değil; bir ömrün, bir emeğin ve büyük bir yolculuğun karşılığı. MEFA’yı 1985 yılında kurarken çok büyük imkanlarımız yoktu belki ama çok sağlam bir inancımız vardı. Bu işi doğru yaparsak, dürüst çalışırsak ve sözümüzün arkasında durursak gerisinin geleceğini biliyorduk. 40 yıl boyunca yalnızca projeler üretmedik; güven inşa ettik. İnsana dokunan yapılar, üniversiteler, sağlık kompleksleri, spor tesisleri ve altyapı projeleriyle hayatın her alanına değer kattık. Bugüne kadar 110 projeyi başarıyla tamamladık. Bugün 1.000 kişilik güçlü kadromuzla yalnızca inşaat yapmıyor; sorumluluk alıyor, değer üretiyoruz.”

‘Nerissa MEFA’ gecede tüm detaylarıyla paylaşıldı

Gecede, MEFA İnşaat’ın 40 yıllık yolculuğunu anlatan özel film gösteriminin ardından, şirketin konut tarafındaki imza projesi Nerissa MEFA da tüm detaylarıyla davetlilere aktarıldı. Projenin mimari yaklaşımı, yaşam konsepti ve sunduğu ayrıcalıklar paylaşılırken, MEFA’nın konut geliştirme alanındaki yeni vizyonu da ilk kez bu gecede güçlü şekilde ortaya kondu.

Şirket yetkilileri, Nerissa ile birlikte MEFA’nın konut projelerinde daha iddialı ve güçlü bir şekilde yol alacağını, önümüzdeki dönemde insan odaklı, nitelikli ve sürdürülebilir yaşam alanlarına odaklanan yeni projelerle sektörde daha aktif bir rol üstleneceklerini vurguladı.

Aile ruhunu yansıtan plaket töreni

Gecede, şirkete uzun yıllar emek veren çalışanlara plaketler takdim edildi. Kurucu kardeşler ile ikinci kuşak yöneticilerin birlikte sahneye çıkarak plaket sunumları yapması, MEFA’nın nesilden nesile aktarılan güçlü aile yapısını gözler önüne serdi. Uzun yıl boyunca şirkete değer katan çalışanlara verilen plaketler, salonda büyük alkış aldı ve geceye anlam katan anlardan biri oldu.

Müzik ve eğlenceyle coşkulu final

Gecenin ilerleyen saatlerinde sahne alan sanatçı Aşkın Nur Yengi, 80’ler ve 90’ların sevilen şarkılarıyla davetlilere unutulmaz anlar yaşattı. Eğlenceli anlara sahne olan gecede, Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir ile Aşkın Nur Yengi arasındaki sıcak diyaloglar da salonda keyifli anların yaşanmasını sağladı. Duygusal ve neşeli anların bir arada yaşandığı gece, MEFA ailesinin birlik ve dayanışma ruhunu yansıtan özel bir kutlama olarak hafızalarda yer etti. MEFA İnşaat, geride bıraktığı 40 yılda olduğu gibi, önümüzdeki yıllarda da bulunduğu şehirlere ve insan hayatına değer katan projeler üretmeye devam etmeyi hedefliyor.

Kaynak: GAYRİMENKUL NETWORK

İnşaat Firmalarının Dikkatine: Çevre Şehircilik Bakanlığı’ndan Dev İhale Daveti

Kahramanmaraş’ta 79 kırsal deprem konutu için ihale ilanı yayımlandı; 20 milyon TL geçici teminat şartı dikkat çekti.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü, “Kırsal Alanlarda Deprem İyileştirme ve Yeniden Yapım Projesi (KADİYAP) – Ek Finansman” kapsamında Kahramanmaraş’ta inşa edilecek 79 kırsal köy konutu için ihaleye çıktı. İhale, Kahramanmaraş ili Afşin, Ekinözü ve Elbistan ilçelerinde yer alan 26 köyü kapsıyor.

Toplam 10.665 metrekare kapalı inşaat alanına sahip projede, depreme dirençli kırsal konutların yapımı hedefleniyor. İşin süresi 8 ay olarak belirlendi.

FİNANSMANIN YARISI DÜNYA BANKASI’NDAN

Proje, Şubat 2023 depremlerinden etkilenen illerde dayanıklı konut üretimini amaçlayan KADİYAP kapsamında yürütülüyor. Ek finansmanın yüzde 50’si Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD), yüzde 50’si ise Fransa Kalkınma Ajansı (AFD) tarafından sağlanıyor.

Söz konusu kredi paketi, IBRD 9802-TR / COFN-C2590 numarasıyla yürütülüyor. Finansman, Kahramanmaraş İlinde Yer Alan Kırsal Deprem Konutları Yapım İşi (TERRP-AF-WORKS-REC-P34) kapsamındaki ödemelerde kullanılacak.

ULUSAL REKABETÇİ İHALE YÖNTEMİ UYGULANACAK

İhale süreci, Dünya Bankası’nın Eylül 2023 versiyon tarihli “IPF Borçluları için Satın Alma Düzenlemeleri” hükümlerine göre yürütülecek. İhale, Teklife Çağrı (RfB) yöntemiyle ve ulusal rekabetçi ihale usulüyle gerçekleştirilecek.

Dünya Bankası’nın menfaat çatışmasına ilişkin 3.14 – 3.17 numaralı paragrafları da dikkate alınacak. Satın alma düzenlemelerinde tanımlanan tüm teklif sahipleri ihaleye katılabilecek.

10 BİN 665 METREKARELİK KONUT PROJESİ

İhale kapsamında Afşin, Ekinözü ve Elbistan ilçelerinde yer alan 26 köyde toplam 79 adet kırsal köy konutu inşa edilecek. Projenin toplam kapalı inşaat alanı 10.665 metrekare olarak açıklandı.

Depreme dirençli olarak planlanan konutların 8 ay içinde tamamlanması hedefleniyor. Proje, kırsal alanlarda güvenli barınma ihtiyacının karşılanmasına yönelik olarak hayata geçirilecek.

3 BİN TL KARŞILIĞINDA İHALE DOKÜMANI

İlgilenen teklif sahipleri, ihale dokümanlarını elektronik ortamda Türkçe olarak temin edebilecek. Doküman bedeli 3.000 TL olarak belirlendi. Ödeme, Bakanlığın Merkez Saymanlık Müdürlüğü’nün Merkez Bankası Ankara Şubesi’ndeki hesabına yapılacak.

Dekont ibrazı sonrasında ihale dokümanları CD ortamında teslim edilecek. Yeterlilik şartları ve ayrıntılı bilgilere https://kadiyap.csb.gov.tr/duyurular adresinden erişilebilecek.

SON TEKLİF TARİHİ 5 MART 2026

Tekliflerin en geç 5 Mart 2026 günü saat 15.00’e kadar Yapı İşleri Genel Müdürlüğü’ne teslim edilmesi gerekiyor. Elektronik teklif kabul edilmeyecek. Geç teslim edilen teklifler değerlendirmeye alınmadan iade edilecek.

Teklif zarfları aynı gün saat 15.15’te, teklif sahibi temsilcilerinin ve katılmak isteyen diğer tarafların huzurunda açılacak.

20 MİLYON TL GEÇİCİ TEMİNAT ŞARTI

İhaleye katılacak firmaların, tekliflerini Türk Lirası cinsinden sunmaları halinde 20 milyon TL tutarında veya serbestçe çevrilebilen döviz cinsinden eşdeğer miktarda geçici teminat sunmaları gerekiyor.

Geçici teminat mektuplarının koşulsuz ve limit içi Genel Müdürlük teyitli olması ve 3 Ağustos 2026 tarihine kadar geçerlilik taşıması şart koşuldu.

4734 VE 4735 SAYILI KANUNLARA TABİ DEĞİL

İhale ilanında dikkat çeken bir diğer husus ise sürecin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na tabi olmaması oldu. İhale, Dünya Bankası satın alma düzenlemeleri çerçevesinde yürütülecek.

BAŞVURU VE İLETİŞİM BİLGİLERİ

İhale sürecine ilişkin başvurular ve bilgi talepleri, Yapı İşleri Genel Müdürlüğü Uluslararası Finans Kaynaklı Sismik Güçlendirme Daire Başkanlığı üzerinden yapılacak. Adres: Mustafa Kemal Mahallesi 2082. Cadde No:52, 06510 Çankaya / Ankara.

Telefon: +90 312 586 56 36
E-posta: [email protected]

Kaynak: www.canakkalekalem.com

Söğüt İnşaat-Gökalp Proje İş Ortaklığı CTP ve HDPE Boru Temini için Kuzeyboru ile Sözleşme İmzaladı

Söğüt İnşaat-Gökalp Proje iş ortaklığı Türkiye’nin önemli sulama yatırımlarından Kahramanmaraş Kartalkaya Barajı Sol Sahil Sulaması kapsamında, “CTP ve HDPE Boru Temini” için sözleşme imzaladı.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, Kuzeyboru ile imzalanan sözleşmenin bedeli ile 25.485.600 $ olarak belirlendi.

Söz konusu sözleşme, 600-2400 mm çap aralığında CTP (Cam Elyaf Takviyeli Polyester) ve 110-500 mm çap aralığında HDPE (Yüksek Yoğunluklu Polietilen) boruların teminini kapsıyor. Teslimatların, mart ayından itibaren başlaması ve yıl sonuna kadar tamamlanması bekleniyor.  

Yüz binlerce metre uzunluğundaki boru hattını kapsayan proje, teknik ölçeği, saha büyüklüğü ve mühendislik gereksinimleriyle Türkiye’nin en büyük sulama yatırımları arasında yer alıyor. 

Kuzeyboru yüksek mühendislik gerektiren altyapı projelerinde, uzun ömürlü, dayanıklı ve yüksek performanslı boru çözümleriyle su yönetimine ve tarımsal sürdürülebilirliğe katkı sunmaya devam ediyor. 

Daha Önceki Gelişmeler: “Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü Sulama Dairesi Başkanlığının, Dünya Bankası finansmanı ile gerçekleştirdiği “Türkiye Dayanıklı Peyzaj Entegrasyonu” projesi kapsamında “Kahramanmaraş Pazarcık Kartalkaya Barajı Sol Sahil Sulaması Yenileme İşi” projesi için Söğüt İnşaat-Gökalp Proje iş ortaklığı ile 30 Eylül 2025 tarihinde 2.443.321.000 TL üzerinden sözleşme imzalanmıştı.

Kuzeyboru tarafından yapılan KAP açıklaması şöyle:  “Şirketimiz ile yurtiçinde yerleşik bir firma arasında, 25.485.600 USD (TCMB döviz satış kuru üzerinden 1.117.706.667,84 TL) tutarında CTP ve Polietilen boru satış sözleşmeleri imzalanmıştır. Söz konusu borular, Kahramanmaraş Kartalkaya Barajı Sol Sahil Sulaması projesinde kullanılacaktır. Teslimatların Mart ayından itibaren başlayarak yıl sonuna kadar tamamlanması planlanmaktadır.

Yapılan sözleşmelerin 2025 yılı hasılatına oranı %21 olup, 2026 yılı finansal tablolarımıza olumlu yansıması beklenmektedir.”

Kaynak: yatirimlar.com

İstanbul’un iki havalimanı raylı sistemle buluşuyor

Kuzey Çevre Demiryolu Projesi için 6,75 milyar dolarlık uluslararası finansman ön anlaşması sağlandı. 125 kilometrelik hat, İstanbul ve Sabiha Gökçen havalimanlarını ilk kez doğrudan demiryoluyla birbirine bağlayacak.

İstanbul’un ulaşım haritasını değiştirecek Kuzey Çevre Demiryolu Projesi’nde kritik bir eşik aşıldı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, projeye yönelik finansman görüşmelerinde altı uluslararası kuruluşla toplam 6,75 milyar dolarlık ön mutabakat sağlandığını açıkladı. Gebze’den başlayıp kentin kuzey hattı boyunca ilerleyecek demiryolu, iki büyük havalimanını ilk kez kesintisiz bir raylı sistem bağlantısıyla buluşturacak. Yalnızca şehir içi ulaşım açısından değil, yük taşımacılığı bakımından da stratejik bir adım olarak değerlendirilen proje, İstanbul’un lojistik kapasitesine yeni bir boyut kazandırmayı hedefliyor.

6 uluslararası kuruluştan dev finansman desteği

Projenin finansman yapısı dikkat çekici. Sürece Dünya Bankası, Asya Altyapı Yatırım Bankası, Asya Kalkınma Bankası, İslam Kalkınma Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ve OPEC Uluslararası Kalkınma Fonu dahil oldu. Toplam 6,75 milyar dolarlık dış finansmanla hayata geçirilmesi planlanan Kuzey Çevre Demiryolu, bu yönüyle Türkiye’nin en yüksek tutarlı dış kaynaklı demiryolu yatırımı olmaya hazırlanıyor.

Bakan Uraloğlu, uluslararası finans kuruluşlarının projeye gösterdiği ilgiyi Türkiye’nin demiryolu altyapısına duyulan güvenin somut bir göstergesi olarak değerlendirdi. Projenin yalnızca bir ulaşım yatırımı değil, aynı zamanda ekonomik ve stratejik bir hamle olduğu vurgulanıyor.

İhale süreci bu yıl içinde tamamlanacak

Kuzey Çevre Demiryolu Projesi’nde sıradaki adım ihale süreci. Bakanlık, yapım ihalesi hazırlıklarının sürdüğünü ve sürecin bu yıl içinde tamamlanmasının hedeflendiğini bildirdi. Yer tesliminin ardından sahada çalışmaların başlaması planlanıyor.

Yetkililer, hattın devreye girmesiyle birlikte İstanbul’daki mevcut raylı sistem ağının daha dengeli çalışacağını öngörüyor. Özellikle artan hava yolu yolcu sayısı ve yük hareketliliği dikkate alındığında, kuzey hattında oluşturulacak yeni demiryolu koridorunun ciddi bir rahatlama sağlaması bekleniyor.

Güzergâh Marmaray’dan Halkalı’ya uzatılacak

125 kilometrelik hat, Marmaray’ın Çayırova kesiminden başlayacak. Ardından Sabiha Gökçen Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve İstanbul Havalimanı güzergâhını izleyerek Çatalca’ya ulaşacak. Burada yapımı süren Halkalı-Çerkezköy Hızlı Tren Hattı ile entegrasyon sağlanacak.

Bu bağlantı sayesinde İstanbul’daki iki büyük havalimanı ilk kez doğrudan demiryoluyla birbirine bağlanmış olacak. Aynı zamanda Marmaray üzerindeki yük ve yolcu yoğunluğunun da azaltılması hedefleniyor.

44 tünel ve 42 köprü inşa edilecek

Projede mühendislik açısından da dikkat çeken bir ölçek söz konusu. Hat boyunca 44 tünel ve 42 köprü inşa edilecek. Tünellerin toplam uzunluğu 59,1 kilometreyi, köprülerin uzunluğu ise 22,4 kilometreyi bulacak.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçecek demiryolu hattının, Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasındaki taşımacılık kapasitesini artırması bekleniyor. Bakan Uraloğlu, proje tamamlandığında yılda 33 milyon yolcu ve 30 milyon ton yük taşınmasının öngörüldüğünü belirtti. Kuzey Çevre Demiryolu, İstanbul’un ulaşım altyapısında uzun vadeli ve kalıcı bir dönüşümün parçası olarak konumlanıyor.

Kaynak: Turizm Ajansı

İzmir’in En Ayrıcalıklı Villa Projesi Yükseliyor: Dikili Yolu’nda Denize Sıfır 168 Seçkin Villa

İzmir gayrimenkul piyasasında üst segment projelere olan ilgi artarken, Sesli Grup imzasıyla hayata geçirilen yeni villa projesi, konumu ve konseptiyle dikkatleri üzerine çekiyor.

İzmir Dikili Yolu üzerinde, denize sıfır konumda geliştirilen ve yalnızca site sakinlerine ait özel plaj ayrıcalığı sunan proje, hem yaşam hem de yatırım açısından bölgenin en iddialı projeleri arasında gösteriliyor.

168 Villalık Prestijli Yaşam Alanı

Toplam 168 villadan oluşan proje, modern mimari çizgileri, ferah yaşam alanları ve doğayla iç içe planlanan sosyal donatılarıyla üst gelir grubuna hitap ediyor. Ege’nin doğal dokusunu koruyan bir anlayışla tasarlanan villalar; geniş bahçeler, yüksek tavanlı yaşam alanları ve gün ışığını maksimum seviyede içeri alan mimari detaylarla öne çıkıyor.

Denize sıfır konumu sayesinde kesintisiz manzara avantajı sunan projede, site sakinlerine özel plaj alanı bulunuyor. Bu ayrıcalık, projeyi yalnızca bir konut yatırımı olmaktan çıkarıp, dört mevsim tatil konforu sunan bir yaşam merkezine dönüştürüyor.

1. Etapta İnşaat Hızla İlerliyor

Projenin ilk etabında yer alan 34 villanın betonarme kaba inşaat imalatları, planlanan iş programına uygun şekilde tüm hızıyla devam ediyor. Şantiye sahasında yürütülen çalışmalar, teknik ekiplerin koordinasyonunda ve kalite standartları gözetilerek sürdürülüyor.

Yetkililer, projenin etaplar halinde ilerleyeceğini ve teslim sürecinin belirlenen takvime uygun olarak yürütüleceğini ifade ediyor. İnşaat sürecindeki disiplinli ilerleme, yatırımcı güvenini artıran en önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Bölgenin En İddialı Villa Yatırımı

İzmir’in kuzey aksında son yıllarda artan talep, özellikle denize yakın ve düşük yoğunluklu projelere yönelmiş durumda. Dikili Yolu üzerindeki stratejik konumu sayesinde hem şehir merkezine erişim kolaylığı hem de doğayla bütünleşik bir yaşam sunan proje, bu anlamda bölgenin prestij çıtasını yukarı taşıyor.

Uzmanlara göre; sınırlı sayıda üretilen, denize sıfır ve özel plajlı villa projeleri uzun vadede yüksek prim potansiyeli taşıyor. Bu özellikleriyle proje, yalnızca oturum amaçlı değil, güçlü bir yatırım alternatifi olarak da değerlendiriliyor.

Güven ve Değer Odaklı Yaklaşım

Projeye ilişkin açıklamada bulunan Sesli Grup, kalite, güven ve sürdürülebilir değer üretme prensibiyle hareket ettiklerini vurguladı. Firma yetkilileri, “Güvenle inşa ediyor, değer üretiyoruz” mottosuyla geliştirdikleri projede, hem bugünün yaşam standartlarını hem de yarının yatırım beklentilerini karşılamayı hedeflediklerini belirtti.

Denize sıfır konumu, özel plaj ayrıcalığı, modern mimarisi ve sınırlı sayıda villa konseptiyle İzmir’in en ayrıcalıklı projelerinden biri olarak öne çıkan yatırım, bölge gayrimenkul piyasasında referans projeler arasında yer almaya aday görünüyor.

Kaynak: www.emlakhaberi.com

Emlak Konut GYO İzmir Bayraklı 1. Etap Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi için Sözleşme İmzaladı

Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş., İller Bankası A.Ş. ile imzaladığı işbirliği protokolü kapsamında gerçekleştirdiği, “İzmir Bayraklı 1. Etap Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi” ihalesini sonuçlandırdı.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, ihaleyi kazanan En-Ez İnşaat-SRL İnşaat iş ortaklığı ile sözleşme imzalandı. Sözleşme bilgileri şöyle belirlendi:

Arsa Satışı Karşılığı Satış Toplam Geliri: 6.161.061.000 TL

Arsa Satışı Karşılığı Şirket Payı Gelir Oranı: %40

Arsa Satışı Karşılığı Şirket Payı Toplam Geliri: 2.464.424.400 TL

Söz konusu ihaleye 3 istekli teklif sunmuştu.

Proje, İzmir Bayraklı, Bayraklı Mahallesi’nde toplam 77.980,91 m2 arsa alanı ile 72.500,62 m2 emsal inşaat alanında gerçekleştirilecek. 

Kaynak: yatirimlar.com

ÇİNE’NİN MERKEZİNDE MODERN DÖNÜŞÜM: ÇETİN HARİTA İNŞAAT’TAN DEV PROJE!

Aydın’ın Çine ilçesi, Şevketiye Mahallesi’nde yükselen yeni butik proje ile modern bir çehreye kavuşuyor. İlçenin en prestijli noktalarından birinde yakında temelleri atılacak olan proje, hem konforlu bir yaşam hem de yüksek yatırım değeri vadediyor.

İnşaat sektöründe güvenin adresi olma hedefi ile yola çıkan ve ilk projesi ile tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başaran Çetin Harita İnşaat, Çine’nin kalbi Şevketiye Mahallesi’nde heyecan verici bir projenin startını verdi. MNG Kargo ve Çine Halk Kütüphanesi’nin tam karşısında, köşe başında konumlanan proje; lüks ve butik yaşam konseptini bir araya getiriyor.

Lokasyon Avantajı: Her Şey Elinizin Altında

Şehrin tam merkezinde yer alan proje, kütüphaneden kargoya, alışveriş noktalarından resmi kurumlara kadar her yere yürüme mesafesinde bulunuyor. Köşe başı konumu sayesinde gün ışığından maksimum yararlanan daireler, ferah bir yaşam alanı sunuyor.

Butik ve Seçkin Bir Yaşam

Sadece 8 özel daire ve 4 modern ticari dükkandan oluşan 4 katlı proje, kalabalık sitelerin aksine daha sakin ve seçkin bir yaşam arayanlara hitap ediyor. 3+1 planıyla tasarlanan geniş daireler, birinci sınıf malzeme ve işçilikle donatılıyor.

“İnşaat Başlamadan Yerini Ayırt, Kazançlı Çık!”

Projenin lansman dönemine özel açıklamalarda bulunan Anıl Çetin, inşaat aşaması başlamadan ev sahibi olmanın büyük bir fiyat avantajı sağladığını belirtti. Çetin, “Güvenle inşa ediyoruz sloganıyla çıktığımız bu yolda, Çine’ye değer katacak, modern mimariyi konforla birleştiren bir yapı yükseltiyoruz. Hayalindeki eve köşe başında sahip olmak isteyen herkesi bu fırsatı değerlendirmeye davet ediyoruz,” dedi.

PROJE KÜNYESİ:

Konum:Çine/Aydın Şevketiye Mah. MNG Kargo ve Kütüphane Karşısı ve 15 metrelik geniş caddeye cepheli.

Çine/Aydın

Yapı Tipi: 4 Katlı Butik Proje

Bölümler: 8 Adet 3+1 Lüks Daire & 4 Ticari Dükkan

Firma: Çetin Harita İnşaat

Detaylı Bilgi ve Rezervasyon İçin:

Anıl Çetin: 0532 417 78 53

Kaynak: cineyurt.com

Değerli Konut Vergisinde Sessiz Ama Kademeli Artış Beklentisi 

2025 yılında Değerli Konut Vergisi sınırının 35 milyon TL’ye yükseltilmesi, ilk etapta vergi kapsamının daralacağı yönünde bir algı yaratıyor. Ancak özellikle büyükşehirlerde lüks ve nitelikli konut segmentinde yaşanan hızlı değer artışı, bu artışın etkisini sınırlayabilir. EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdür Yardımcısı Zuhal Balsarı, konut piyasasındaki fiyat dinamikleri dikkate alındığında 2026 yılında beyan sayısında sınırlı ama dikkat çekici bir artış görülebileceğini belirtti.

Son yıllarda artan inşaat maliyetleri, arsa arzındaki kısıtlılık ve güçlü talep, üst segment konut fiyatlarını yukarı taşıdı. Özellikle merkezi lokasyonlarda yer alan yeni veya yenilenmiş, yüksek standartlı konutların piyasa değerleri önemli ölçüde yükseldi. Bu durum, geçmişte vergi sınırının altında kalan bazı taşınmazların bugün 35 milyon TL eşiğine yaklaşmasına ya da bu eşiği aşmasına neden olabiliyor. EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdür Yardımcısı Zuhal Balsarı’ya göre sınır yükseltilmiş olsa da piyasa gerçekleri dikkate alındığında kapsamın fiilen daraldığını söylemek kolay değil.

Bugüne kadar Değerli Konut Vergisi’nde beyan sayısının sınırlı kalmasının temelinde ise verginin tasarım özellikleri bulunuyor. Yüksek değer eşiği, Türkiye genelinde bu tutarı aşan konut sayısını doğal olarak sınırlıyor. Ayrıca verginin çoğunlukla birden fazla yüksek değerli konuta sahip mükellefleri hedeflemesi, kapsamın genişlemesini engelliyor. Tek konuta sahip olanların çoğunlukla kapsam dışında kalması, kamu ve diplomatik taşınmazlara tanınan muafiyetler ve değer tespitine yapılan itiraz süreçleri de uygulamanın dar bir çerçevede kalmasına yol açıyor.

Öte yandan, son yıllarda Maliye’nin dijital denetim ve veri analiz kapasitesindeki artış yeni bir döneme işaret ediyor. Tapu kayıtları, belediye verileri, banka bilgileri ve diğer resmi veri kaynaklarının entegre biçimde değerlendirilmesi, yüksek değerli taşınmazların tespitini kolaylaştırıyor. Bu gelişme, daha önce beyan edilmemiş konutların ortaya çıkarılmasına ve uygulamanın etkinliğinin artmasına zemin hazırlayabilir.

Zuhal Balsarı, mevcut düzenleme çerçevesinde verginin kısa vadede geniş bir kesimi kapsamasının beklenmediğini ancak piyasa değerlerindeki artış ve dijital denetim mekanizmalarının güçlenmesiyle birlikte 2026 yılında beyan sayısında kademeli bir yükseliş görülebileceğini ifade ederek, “35 milyon TL’lik eşik teorik olarak dar bir alanı işaret ediyor. Ancak konut piyasasındaki fiyat artışı ve veri temelli denetim süreçleri birlikte değerlendirildiğinde, uygulamanın fiilen daha görünür hale gelmesi mümkün” diyerek sözlerini bitirdi.

EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlık Hakkında: EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlık AŞ, gayrimenkul sektörün uzman isimleri tarafından 2008 yılında kuruldu. EVA, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yetkilendirilen Değerleme Şirketlerinden olup ayrıca, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) tarafından finans kurumlarına, “gayrimenkul, gayrimenkul projesi veya bir gayrimenkule bağlı hak ve faydaların değerlemesi” hizmet verme yetkisine sahip şirketler arasındadır. Ayrıca uluslararası bir kurum olan RICS (Royal Institution of Chartered Surveyors) tarafından Türkiye’de “Regulated by RICS” olarak ünvanı verilen ilk kuruluştur.

EVA Değerleme’nin kendi alanında 26 adet uluslararası ödülü bulunmaktadır. Finans piyasaları konusunda dünyanın önemli otoritelerinden Euromoney Yayın Kurumunun lider dergisi olan Euromoney Magazine her yıl dünyanın birçok ülkesinde çeşitli kategorilerde en başarılı kurumları bilimsel bir çalışma ile belirlemektedir.  EVA  Değerleme,   2011 senesinde Euromoney tarafından Değerleme Konusunda Türkiye En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması, 2013 senesinde Türkiye’nin En İyi Danışmanlık (Best Real Estate Advisory-Overall), En İyi Araştırma (Research) ve En İyi Değerleme (Valuation) Firması ödüllerinde, 2014 senesinde ise “Türkiye’nin En İyi Gayrimenkul Araştırma Firması” ödülüne, 2016, 2017 ve 2018 senelerinde tekrar Türkiye’nin En İyi Danışmanlık (Best Real Estate Advisory-Overall), En İyi Araştırma (Research) ve En İyi Değerleme (Valuation) Firması ödüllerinde layık görülmüştür. 2020 yılında ise  Euromoney’in “Real Estate Awards 2020” ödülleri kapsamında, Türkiye’nin en iyi Gayrimenkul Araştırma ve Gayrimenkul Değerleme firması seçilmiştir. Ayrıca uluslararası International Property Awards, EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlığı 2013-2014 senesi ödüllerinde “Türkiye’nin En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması” ve “Avrupa’nın En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması”;  2014-2015, 2015-2016, 2016-2017, 2017-2018 ve 2018-2019 senesinde ise arka arkaya tekrar “Türkiye’nin En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması”  olarak seçmiştir. Tüm bu ödüller yanısıra 2017 senesinde Global Brands Magazine tarafından “Best Property Appraisal Company, Turkey 2017”, 2018 senesinde Global Brands Magazine tarafından “Most Innovative Real Estate Valuation Brand, Turkey 2018, 2023 senesinde tekrar Global Brands Magazine tarafından “Best Real Estate Advisor Turkey 2023 ödülüne layık görülmüştür. 2024 senesinde Boston Brand Research&Media tarafından “Best Real Estate Advisor, Turkey 2024 ödülüne layık görülmüştür. 

EVA Gayrimenkul Değerleme, her türlü gayrimenkul ve gayrimenkule dayalı hak ve faydaların değerlemesi, makine ve ekipman değerlemesi hizmetleri vermekte, gayrimenkul projelerinde fizibilite, şerefiyelendirme, yer seçimi analizi, çalışmaları yapmakta, en iyi ve en verimli kullanım etütleri hazırlamakta, kurumsal imar barışı danışmanlığı hizmeti vermekte, finansal kurumlar için kredilerde yatırım ilerleme raporları hazırlanması hizmetleri vermektedir. Şirketin ortakları ve Yöneticileri arasında Türkiye’nin ilk SPK Lisanslı Değerleme Uzmanlarından Cansel Turgut Yazıcı, Özdil Şahin, Özhan Yurtseven ve Zuhal Balsarı bulunmaktadır. Şirketin Türkiye Otel Sektörü Pazar Analizi Raporu, Türkiye Alışveriş Merkezleri Potansiyeli Analizi raporları, İstanbul Markalı Konut Piyasası Araştırma ve Öngörüler Raporu, İstanbul Yurt sektörü raporu gibi yayınlanmış sektörel araştırma raporları vardır.

İnşaat Yeni Yıla Yavaş Başladı

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), her ay merakla beklenen inşaat ile bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durum ile beklenen gelişmeleri gösteren “Hazır Beton Endeksi” 2026 Ocak Ayı Raporu’nu açıkladı. Tüm endeksler, yılın son çeyreğinde sınırlı toparlanma gösterse de 2026 ocak ayında yeniden zayıflama eğilimine girdi. Yıllık bazda faaliyet ve beklenti göstergeleri olumlu bir tabloya işaret etmekle birlikte ocak ayında faaliyet endeksinde ciddi bir düşüş yaşandı; beklentilerdeki artış ise gerilemenin kademeli olduğuna işaret etti.

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye’de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içerisinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan öncü bir göstergedir.

Hazır Beton Endeksi 2026 Ocak Ayı Raporu’na göre, tüm endeksler, geçen yılın büyük bölümünde eşik değerin altında dalgalı bir seyir izlerken, yılın son çeyreğinde eşik değere doğru sınırlı bir toparlanma eğilimi göstermiş, ancak 2026 ocak ayında bu toparlanma yerini yeniden zayıflamaya bırakmıştır. Aralık ayında endeks değerleri, kasım ayına kıyasla genel olarak belirgin bir değişim göstermemiş; endeks seviyeleri birbirine yakın bir görünüm sergilemiştir. 2026 ocak ayında ise Beklenti hariç diğer endeksler aralık ayına göre gerilemiş, özellikle Güven Endeksi’ndeki düşüşle birlikte endeksler arasındaki yakın seyir kısmen bozulmuştur. Güven Endeksi, 2025 yılında en düşük seviyelerinden toparlanmış olmakla birlikte aralık ayında yeniden düşüş göstererek diğer alt endekslerin gerisinde kalmayı sürdürmüş, 2026 ocak ayında da bu gerileme devam etmiştir. Faaliyet Endeksi, yaz aylarında kaydedilen yükselişin ardından sonbahar aylarında dengelenmiş; aralık ayında ise eşik değere oldukça yakın bir seviyede yatay seyrini sürdürmüştür. 2026 ocak ayında ise aşağı yönlü kırılarak eşik değerin oldukça altına gerilemiş ve yıl sonundaki sınırlı canlanmanın zayıfladığını göstermiştir. Beklenti Endeksi yıl boyunca görece istikrarlı bir görünüm sergilemiş, aralık ayında hafif bir düşüşle eşik değerin hemen altında konumlanmıştır. 2026 ocak ayında ise diğer endekslerden ayrışarak pozitif bir görünüm sergilemiştir.

Geçen yılın aynı ayına göre bakıldığında, ocak ayında endekslerde sınırlı ve ayrışan bir yıllık görünüm dikkat çekmektedir. Faaliyet Endeksi, geçen yılın aynı ayına göre %0,3 oranında artış göstererek pozitif yönde ayrışmış ve sektör faaliyetlerinde ılımlı bir toparlanmaya işaret etmiştir ancak bu veri aylık bazda incelendiğinde, endeksin ocak ayında ciddi bir düşüş gösterdiği de dikkate alınmalıdır. Buna karşılık Güven Endeksi, %0,4 oranında gerileyerek alt endeksler arasında en zayıf performansı sergilemiş; sektöre ilişkin güven algısının geçen yılın aynı dönemine kıyasla zayıf seyrini sürdürdüğünü ortaya koymuştur. Beklenti Endeksi ise %0,4’lük artış ile pozitif bir görünüm sergileyerek geleceğe yönelik beklentilerde temkinli bir iyileşmeye işaret etmiştir. Genel olarak bu sonuçlar, yılın ilk ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla faaliyet ve beklenti tarafında olumlu bir tabloya işaret etmekle birlikte, 2025 aralık ayına göre 2026 ocak ayında faaliyette ciddi bir düşüş yaşandığını ortaya koymaktadır, ancak beklentinin hem aylık hem de yıllık bazda yükseliş göstermesi, faaliyetteki gerilemenin geçici nitelikte olduğuna işaret etmektedir.

Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Tüm endeksler, geçen yılın büyük bölümünde eşik değerin altında dalgalı bir seyir izledikten sonra, yılın son çeyreğinde eşik değere doğru sınırlı bir toparlanma eğilimi göstermiş, ancak 2026 ocak ayında bu toparlanma yerini yeniden zayıflamaya bırakmıştır. 2026 ocak ayında Faaliyet Endeksi aşağı yönlü kırılarak eşik değerin oldukça altına gerilemiş ve yıl sonundaki sınırlı canlanmanın zayıfladığını göstermiştir.” dedi.

Ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre endekslerde sınırlı ve ayrışan bir yıllık görünümün dikkat çektiğini ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, “Rapor, yılın ilk ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla faaliyet ve beklenti tarafında olumlu bir tabloya işaret etmekle birlikte, 2025 aralık ayına göre 2026 ocak ayında faaliyette ciddi bir düşüş yaşandığını ortaya koymaktadır, ancak beklentinin hem aylık hem de yıllık bazda yükseliş göstermesi, faaliyetteki gerilemenin kademeli nitelikte olduğuna işaret etmektedir.” dedi.

Hazır Beton Endeksi hakkında

Söz konusu endekslerin oluşturulmasına esas teşkil eden anket ile firmalara 8 soru soruluyor. Her bir endeksin değeri 100’ün altında ya da üstünde olmasına bağlı olarak yorumlanıyor. 100’ün üzerinde olması durumunda önceki aya ait faaliyetin ya da gelecek döneme ilişkin beklentinin olumlu yönde geliştiği yorumu yapılıyor. Türkiye genelinde her ay hazır beton üreticileri ile gerçekleştirilen çalışmada 3 farklı endeks oluşturuluyor. Hazır Beton Faaliyet Endeksi ile hazır beton firmalarının geçmiş bir aylık faaliyetlerinin sonuçları, Hazır Beton Güven Endeksi ile hazır beton sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin, ekonomi ve sektöre yönelik duydukları güven seviyesi, Hazır Beton Beklenti Endeksi ile hazır beton firmalarının önümüzdeki üç aylık dönemde faaliyetlerinin hangi seviyede olacağına ilişkin beklentiler hakkında bilgi ediniliyor. Hazır Beton Endeksi ile endekslerin tümünü içeren bileşik endeks elde ediliyor.

Türkiye Hazır Beton Birliği hakkında

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 1988 yılından beri güvenli ve dayanıklı yapıların inşası amacıyla standartlara uygun beton üretilmesi, tekniğine uygun beton uygulamalarının yaygınlaşması ve ülkemizde kaliteli, dayanıklı, yüksek dayanım sınıflarında beton kullanılması için uğraş veren mesleki bir kuruluştur. THBB, Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (The Concrete Sustainability Council) üyesi; Beton Sürdürülebilirlik Konseyi “Bölgesel Sistem Operatörü”dür. THBB’ye üye olacak şirketlerin bütün hazır beton tesislerinde standartlara uygun üretim yapması, THBB Kalite Güvence Sisteminin (KGS) sürekli habersiz denetimlerine tabi olarak KGS Uygunluk Belgesi alması, uygun laboratuvar bulundurması, teknik, çevre, iş sağlığı ve güvenliği, yasal ve etik kriterleri eksiksiz yerine getirmesi zorunludur.

Şırnak’ta kentsel dönüşümde büyük adımlar atılıyor

Şırnak’ta Gazipaşa Mahallesi’nde 70 konut, 2 cami ve sağlık merkezi inşaatı devam ediyor; kentsel dönüşüm çalışmaları hedeflenen takvim doğrultusunda ilerliyor.

Şırnak merkez Gazipaşa Mahallesi’nde sürdürülen kentsel dönüşüm çalışmaları aralıksız devam ediyor. AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, inşaatı süren cami projesinde incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldı.

70 KONUT VE SOSYAL ALANLAR YAPILIYOR

TOKİ tarafından hayata geçirilen projede, mahallede toplam 70 konut, 1 sağlık yaşam merkezi, 2 cami, bir taziye evi ve 4 dükkanın inşaatı eş zamanlı olarak sürüyor. Bu çalışmaların, bölgenin çehresini değiştirmesi bekleniyor. İncelemelerde cami inşaatının durumu özel olarak ele alınırken, Ramazan Bayramı’nda ibadete açılması için gerekli görüşmelerin yapıldığı öğrenildi.

MODERN YAŞAM ALANLARI AMAÇLANIYOR

Projelerin tamamlanmasıyla birlikte Gazipaşa Mahallesi’nde modern, güvenli ve sosyal donatı alanları ile güçlendirilmiş yeni yaşam alanlarının oluşturulması hedefleniyor. Kentsel dönüşüm projeleri, hem konut ihtiyacını karşılamayı hem de mahallede sosyal yaşamı canlandırmayı amaçlıyor.

Kaynak: Saray Medya

Ceyhan OSB’ye 11 kilometrelik yeni enerji hattı yatırımı

Ceyhan Organize Sanayi Bölgesi’nin enerji kapasitesini artıracak 11 kilometreyi aşkın çift devre enerji nakil hattı için ihale süreci başlatıl

Ceyhan Organize Sanayi Bölgesi (OSB)’nin enerji altyapısını güçlendirecek yatırım için düğmeye basıldı. İkizler Trafo Merkezi ile Ceyhan OSB arasında kurulacak yeni ADM çift devre enerji nakil hattı için tesis yapım işi, açık eksiltme yöntemiyle ihale edilecek.

11 kilometreyi aşan kapsamlı proje

Proje kapsamında 9,1 kilometre uzunluğunda çift devre havai enerji nakil hattı ile 2,2 kilometre uzunluğunda kablolu çift devre enerji hattı inşa edilecek. Ayrıca direk çukurlarının açılması, kablo kanallarının yapımı ve iletken çekimi gerçekleştirilecek.

Yatırım çerçevesinde 1 adet Dağıtım Merkezi kurulacak; trafo ve orta gerilim hücre montajı ile inşaat işleri de proje kapsamında yer alacak. Çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte OSB’nin enerji kapasitesinde önemli bir artış sağlanması hedefleniyor.

Ceyhan Sanayisine Can Suyu Olacak Proje Resmen Duyuruldu - Son Dakika Adana Haberleri

Çalışmalar 100 gün sürecek

Proje, Ceyhan sınırları içerisindeki OSB sahasında hayata geçirilecek. Sözleşmenin imzalanmasının ardından 5 gün içinde yer teslimi yapılacak ve çalışmalar başlayacak. Yatırımın süresi ise 100 takvim günü olarak belirlendi.

İhale takvimi açıklandı

İhale sürecine ilişkin takvim de netleşti. İhale dokümanları 18 Şubat 2026 tarihinden itibaren Ceyhan OSB’den temin edilebilecek. Yer görme gezisi 25 Şubat 2026 saat 13.30’da yapılacak. Son teklif verme tarihi 5 Mart 2026 saat 13.30, açık eksiltme ihalesi ise aynı gün saat 14.00’te gerçekleştirilecek.

Doküman bedeli 5 bin TL olarak belirlenirken, isteklilerden teklif bedelinin en az yüzde 5’i oranında geçici teminat talep edilecek.

İdareden serbestlik vurgusu

Ceyhan OSB yönetimi, ihale sürecinin 4734 ve 2886 sayılı kanunlara tabi olmaksızın gerçekleştirileceğini duyurdu. İdarenin, ihaleyi yapıp yapmamakta veya dilediği istekliye verme konusunda serbest olduğu da ilan metninde özellikle belirtildi.

Kaynak: Küçük Saat

Paşabahçe Cam Fabrikası arazisinin yeni sahibi Tahir Çelik oldu…

Şişecam, İstanbul Beykoz İncirköy’de yer alan ve yatırım amaçlı gayrimenkuller portföyünde bulunan 117 bin metrekarelik denize sıfır arsasını 171,5 milyon dolar bedelle Çelikler Taahhüt İnşaat ve Sanayi A.Ş.’ye sattı. Tahir Çelik’in yönettiği şirket enerji ve maden sektöründe faaliyet gösteriyor. 

Şişecam, uzun süredir üretim dışı durumda bulunan İstanbul Beykoz İncirköy’deki Boğaz hattında yer alan arsasını elden çıkardı. Satış, şirketin yatırım amaçlı gayrimenkuller portföyünde yer alan Paşabahçe bölgesindeki taşınmazları kapsıyor.

Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamaya göre, toplam 117 bin 018,95 metrekare büyüklüğündeki arsa niteliğindeki taşınmazların tamamı 171,5 milyon dolar bedelle ve peşin ödeme yöntemiyle Çelikler Taahhüt İnşaat ve Sanayi A.Ş.’ye devredilecek.

Değerleme bedeline yakın satış

Söz konusu varlık için hazırlanan değerleme raporunda toplam bedel 7 milyar 390 milyon 145 bin TL olarak hesaplandı. Arsa, pazar yaklaşımı yöntemiyle 171,5 milyon dolar (yaklaşık 7,5 milyar TL) üzerinden satışa konu oldu.

Gerçekleşen satış tutarının değerleme rakamına yakın seviyede olduğu belirtilirken, işlemin şirketin finansal yapısına olumlu katkı sağlaması bekleniyor.

Satış kapsamında tapu ve devir işlemlerine ilişkin vergi, resim ve harçların alıcı ve satıcı tarafından eşit şekilde karşılanacağı kaydedildi. Devir sürecinin 30 gün içinde tamamlanması öngörülüyor.

Boğaz hattında stratejik konum

İstanbul İli Beykoz İlçesi İncirköy Mahallesi’nde konumlanan arsa, denize sıfır cepheli olması, önünden sahil yolunun geçmesi ve gemi geçiş güzergâhı üzerinde yer alması nedeniyle dikkat çekiyor. Doğal peyzaj avantajı ve yüksek görünürlüğüyle bölgenin öne çıkan arsaları arasında gösterilen taşınmaz grubu, toplam 11 ada ve parselden oluşuyor ve uzun yıllardır atıl durumda bulunuyordu.

Bu işlem, İstanbul Boğaz hattında son yılların en yüksek hacimli arsa satışlarından biri olarak değerlendiriliyor. Söz konusu alanın, gayrimenkul geliştirme, karma kullanım projeleri veya üst segment konut ve ticari yatırımlar açısından yeni bir sürece konu olabileceği ifade ediliyor.

KAP açıklaması

Şirketten KAP’a yapılan açıklama şöyle:

“Yatırım amaçlı gayrimenkuller altında takip edilen, İstanbul İli, Beykoz İlçesi, İncirköy Mahallesi’ndeki 251 Ada 4 Parsel, 257 Ada 6 Parsel, 270 Ada 2 parsel, 270 Ada 16 Parsel, 270 Ada 34 Parsel, 270 Ada 42 Parsel, 270 Ada 43 Parsel, 271 Ada 2 Parsel, 271 Ada 6 Parsel, 271 Ada 8 Parsel, 294 Ada 29 Parsel toplam 117.018,95 m² yüzölçümlü arsa niteliğindeki taşınmazların tamamının, 171.500.000 USD bedel karşılığında Çelikler Taahhüt İnşaat ve Sanayi A.Ş.’ye peşin satışına karar verilmiştir.

Satış işlemi kapsamında tapu ve devir işlemleri için gerekli vergi, resim ve harçlar alıcı ve satıcı tarafından eşit şekilde karşılanacaktır.”

Kaynak: Turizm Ajansı

Ankara’da Ocak ayında 10 bin 207 konut satıldı

TÜİK Ankara bölge müdürlüğünden alınan verilere göre Ankara’da Ocak 2026 tarihinde 10 bin 207 konut satıldı. İşte ilçe düzeyinde konut satışları ve analizler

Ankara gayrimenkul piyasası 2026 yılına durağan bir başlangıç yaptı. Ocak ayı verilerine göre Ankara genelinde 10 bin 207 konut el değiştirdi. Geçen yılın aynı ayında bu rakam 10 bin 158 olarak kayıtlara geçmişti. Satış sayısındaki bu sembolik artış, piyasanın “patinaj” yaptığını ve konut stokunun birikmeye başladığını gösteriyor

Gayrimenkul ekonomisi ve ileri düzeyde pazarlama alanında faaliyet gösteren Ankara’nın önde gelen gayrimenkul şirketi Gayrimenkul PR Ocak ayına ilişkin gerçekleşen satış oranlarını şu şekilde analiz etti;

Stok Birikiyor, Rekabet Sertleşiyor

Konut fiyatları ilanlarda üzerinde artıyor gibi görünse de enflasyon ve maliyet karşısında reel olarak düşüş eğiliminde. Nakit paranın gücü, konutun yatırım değerinin önüne geçmiş durumda. İlan sitelerindeki ‘hayali’ fiyatlar ile gerçekleşen satış rakamları arasındaki fark açılıyor. Alıcılar şişirilmiş ilanlara itibar etmiyor. Satış hızının arzın gerisinde kalmasıyla konut stoku hızla yükseliyor. EİDS’nin uygulanmaya başlamasıyla sadece ‘ilan girerek’ ev satma dönemi sona erdi. Rekabetin ve PR yöntemiyle satışları artacağı daha net bir sürece girildi.

Ankara’da satılan konutların satış şekli

İpotekli satışlar: 2.262

İpotekli ilk el satış: 475

İpotekli ikinci el satış: 1.788

Diğer satışlar: 7.944

Ankara Ocak ayı ilçe düzeyinde konut satış sayıları 

1 Çankaya 1.555

2 Keçiören 1.341

3 Sincan 1.222

4 Mamak 1.212

5 Yenimahalle 973

6 Altındağ 879

7 Etimesgut 792

8 Gölbaşı 495

9 Çubuk 483

10 Pursaklar 340

11 Polatlı 262

12 Akyurt 193

13 Kahramankazan115

14 Beypazarı 83

15 Kızılcahamam 81

16 Elmadağ 52

17 Şereflikoçhisar 52

18 Güdül 47

19 Haymana 13

20 Nallıhan 7

21 Çamlıdere 4

22 Kalecik 3

23 Ayaş 2

24 Bala 1

Konutta erişilebilirlik için yeni adımlar

Konut artık yalnızca bir yatırım aracı değil, temel bir yaşam ihtiyacı. Ancak artan inşaat maliyetleri ve finansman koşulları, konuta erişimi her geçen gün daha da zorlaştırıyor.

Türkiye’de konut fiyatları ve inşaat maliyetlerindeki yükseliş, barınmayı daha geniş kesimler için önemli bir gündem maddesine dönüştürürken; sektör temsilcileri, konuta erişimin yeniden mümkün hale gelmesi için maliyetleri düşürecek yapısal adımların, finansman modellerinin ve üretimi artıracak planlamanın birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor…

Türkiye’de konut piyasasında fiyat artışı ve erişilebilirlik sorunu giderek derinleşirken, resmi veriler de maliyet baskısının sürdüğüne işaret ediyor. TÜİK verilerine göre İnşaat Maliyet Endeksi 2024 yılında yıllık bazda yüzde 67’nin üzerinde artış gösterirken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın açıkladığı Konut Fiyat Endeksi aynı dönemde Türkiye genelinde yıllık yüzde 75’e yaklaşan bir yükseliş kaydetti. Sektör temsilcileri, bu tabloyla birlikte hem üretim maliyetlerinin hem de satış fiyatlarının hızla yükseldiğini; bunun da konuta erişimi özellikle orta gelir grubu açısından daha da zorlaştırdığını belirtiyor.

Konut sektörü temsilcisi Yalçın Artukoğlu, konut piyasasında yaşanan yükselişin yalnızca fiyat artışıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda ciddi bir erişilebilirlik sorunu yarattığını vurgulayarak şunları söyledi:

“İnşaat maliyetlerindeki artış, konut fiyatlarına doğrudan yansıyor. Arsa, işçilik, malzeme ve finansman maliyetleri bir araya geldiğinde konut üretimi ciddi bir mali baskı altında gerçekleşiyor. Bu tablo fiyatları yukarı taşırken, konutun geniş kesimler için erişilebilirliğini her geçen gün azaltıyor. Konut fiyat endeksindeki artış, piyasadaki baskının devam ettiğini gösteriyor ancak bence asıl sorun fiyatların yükselmesi değil; konutun orta gelir grubunun dahi erişemeyeceği noktaya gelmesi. Buna rağmen doğru adımlar atıldığında konutun yeniden erişilebilir hale gelebileceğini düşünüyorum. Bu nedenle uzun vadeli, sürdürülebilir ve daha ulaşılabilir finansman modellerine ihtiyaç var. Kamu-özel sektör iş birlikleri, uygun vadeli kredi mekanizmaları ve yeni nesil finansman çözümleri, orta gelir grubunun konuta erişimini yeniden güçlendirebilir. Öte yandan konut arzı artmadığı sürece fiyatlarda kalıcı bir denge sağlanmasının mümkün olmadığını da görüyoruz. Üretimi hızlandıracak planlama süreçleri, ruhsat aşamalarında sadeleşme ve şeffaflık sektörün önünü açacaktır. Türkiye’de konutun yeniden erişilebilir hale gelmesi için maliyetleri düşüren, üretimi artıran, finansmana erişimi kolaylaştıran ve planlamayı güçlendiren bütüncül bir modele ihtiyaç var. Bu dönüşümün sadece sektör için değil; şehirlerin daha sağlıklı büyümesi, yaşam kalitesinin artması ve toplumsal refahın güçlenmesi açısından da önemli bir fırsat sunduğuna

Kaynak: Türkiye Ajansı

Savur GYO’nun Halka Arzı SPK’dan Onay Aldı

Savur Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.’nin (Savur GYO) halka arz başvurusu, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından onaylandı.

Taslak izahnamede yer alan bilgilere göre şirket, yaklaşık 1,1 milyar TL büyüklüğünde bir halka arz gerçekleştirmeyi planlıyor.

Köklü bir geçmişe sahip olan ve temelleri 1947 yılına dayanan Savur Grubu’nun iştiraki olarak faaliyet gösteren Savur GYO; gayrimenkul yatırımları, inşaat, turizm yatırımı ve işletmeciliği alanlarında faaliyet yürütüyor. Şirket portföyünde Ramada İstanbul Grand Bazaar, Boutique St. Sophia, Orientbank ve Orient Occident otelleri bulunuyor.

Halka arz kapsamında pay başına fiyat 3,64 TL olarak belirlendi. Toplam 295 milyon 400 bin adet payın yatırımcılara sunulması planlanırken, halka açıklık oranının yüzde 27,12 olması öngörülüyor. Bu kapsamda halka arzın toplam büyüklüğünün yaklaşık 1,1 milyar TL seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

Şirketin halka arz tarihi, onaylı izahnamenin yayımlanmasının ardından kesinlik kazanacak. Taslak izahnameye göre halka arzın bireysele eşit dağıtım yöntemiyle yapılması planlanıyor. Şirketin Borsa İstanbul’da işlem görecek pay kodu ise “SVRGY” olacak.

Ortaklık yapısına bakıldığında, şirket sermayesinin yüzde 17,37’si Savur Otelcilik’e ait bulunurken, yüzde 41,32’şer pay Mehmet Sami Yıldıran ve Mehmet Ali Yıldıran’ın sahipliğinde yer alıyor.

Taslak izahname verilerine göre Savur GYO’nun 2024 yılı üçüncü döneminde hasılatı 8,5 milyon TL, brüt kârı ise 8,5 milyon TL olarak açıklandı.

Şirket, halka arz sonrasında 30 gün süreyle fiyat istikrarı işlemi planlandığını duyurdu. Ayrıca bir yıl boyunca ortak satışı ve ihraççı satışı yapılmayacağı taahhüt edildi.

Halka arzdan elde edilecek gelirin yüzde 85 ila 100’ünün proje maliyetlerinin finansmanında, yüzde 0 ila 15’inin ise işletme sermayesi ihtiyacında kullanılması hedefleniyor.

Savur GYO’nun katılım endeksine uygunluğuna ilişkin değerlendirme ise onaylı izahnamenin yayımlanmasının ardından netlik kazanacak.

Kaynak: Ekovitrin Haber

Kırşehir Teknopark Nereye Kurulacak? Çevre Düzeni Planı Kararı Resmi Gazete’de

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Teknopark projesi için Çevre Düzeni Planı değişikliği onaylandı. Bağbaşı Mahallesi’ndeki 16 bin metrekarelik alan, yeni AR-GE ve teknoloji üssü olarak tescillendi. Bu dev adım, bölgesel kalkınmayı hızlandıracak.

Kırşehir’in teknoloji ve AR-GE altyapısını güçlendirecek olan Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Teknopark) için beklenen resmi adımlar atıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni rapora göre, Kırşehir-Nevşehir-Niğde-Aksaray Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda kritik bir değişikliğe gidilerek, Kırşehir Merkez’deki dev bir alan resmen teknoloji üssü olarak tescillendi.

İşte Kırşehir’in çehresini değiştirecek ve bölgesel kalkınmaya ivme kazandıracak bu önemli gelişmenin tüm detayları…

Kırşehir’de 16 Bin Metrekarelik Alan Teknolojiye Ayrıldı

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürlüğü’nün talebi doğrultusunda hayata geçirilen proje kapsamında, Kırşehir İli, Merkez İlçe, Bağbaşı Mahallesi’nde (6352 Ada, 18 Nolu Parsel) yer alan tam 16.388,70 metrekarelik alan Teknoloji Geliştirme Bölgesi ilan edildi.

Söz konusu kararın Cumhurbaşkanı Kararı ile 17 Ocak 2026 tarihli ve 33140 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından, alanın imar ve çevre düzeni planlarındaki yeri de güncellendi.

Turizm Merkezinden Teknoloji Üssüne Dönüşüm

İlgili alan, daha önceki J32 numaralı çevre düzeni planı paftasında “Kırşehir Terme Karakurt Termal Turizm Merkezi” sınırları içerisinde görünüyordu. Ancak Bakanlık raporunda yer alan detaylara göre; 2019 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile turizm merkezinin sınırları yeniden belirlenmiş ve bu 16 bin metrekarelik alan turizm alanı sınırları dışına çıkarılmıştı.

Ortaya çıkan bu yeni durum ve değişen veriler ışığında, bölge “Kamu Yatırımları” ve “Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesi” hükümleri kapsamında “Teknoloji Geliştirme Bölgesi” olarak yeniden planlandı.

Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Teknopark) Kırşehir’e Ne Kazandıracak?

Teknoparkların kurulması, sadece üniversiteler için değil, bulundukları şehirlerin ekonomik kalkınması için de hayati öneme sahip. Raporda da vurgulandığı üzere Teknoparkların temel amaçları ve şehre katkıları şunlar olacak:

  • Yüksek Teknoloji Üretimi: İleri teknoloji kullanan veya yeni teknolojiler üreten firmalar Kırşehir’e çekilecek.
  • Üniversite-Sanayi İşbirliği: Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nin akademik bilgi birikimi, AR-GE merkezlerinin olanaklarıyla birleşerek ticari ürüne dönüşecek.
  • Bölgesel Kalkınma: Teknolojik buluşların hizmet veya ürüne dönüşmesiyle istihdam artacak, Kırşehir’in ekonomik ve sosyal yapısı güçlenecek.
  • Akademik Bütünleşme: Üniversite sınırları içinde veya yakınında, akademik ve ekonomik hayatın iç içe geçtiği modern siteler inşa edilecek.

İnşaat Öncesi Kurum Görüşleri Şartı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, alanın planlara işlenmesini onaylarken önemli bir şerh de düştü. Söz konusu arazide inşaat ve yapılaşma süreçlerine geçilmeden önce, yürütülecek alt ölçekli imar planı çalışmaları aşamasında başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumlardan resmi görüşlerin alınması gerektiği vurgulandı.

Özetle;

Kırşehir-Nevşehir-Niğde-Aksaray 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda yapılan bu revizyon ile Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Teknoparkı’nın önündeki planlama engelleri kalkmış oldu. J32 plan paftasına “Teknoloji Geliştirme Bölgesi” sembolünün eklenmesiyle, Kırşehir’in teknoloji ve inovasyon yolculuğunda yeni bir sayfa açıldı.

Kaynak: Haritahaber

Mormarin Villaları: Doğayla İç İçe, Denizle Komşu Yeni Yaşam Projesi

Mormarin Villaları; doğa, deniz ve sosyal yaşamı bir araya getiren yeni nesil villa projesi. Denize yakın konumu ve yatırım potansiyeliyle dikkat çekiyor.

Doğanın huzurunu modern konforla buluşturan Mormarin Villaları, sakin ve ayrıcalıklı bir yaşam arayanlara yeni bir alternatif sunuyor. Proje; yeşilin dinginliği ile denizin ferahlığını aynı noktada buluşturarak hem tatil hem de sürekli yaşam konseptini bir araya getiriyor.

Şehrin karmaşasından uzaklaşmak isteyenler için tasarlanan Mormarin Villaları, sosyal yaşam olanakları ve sahile yakın konumuyla dikkat çekiyor. Özellikle yazlık-kalıcı konut arayan yatırımcıların ilgisini çeken proje, doğal yaşam temasıyla öne çıkıyor.

Doğanın Huzuru Ev Konforuyla Birleşiyor

Mormarin Villaları’nda yaşam, yalnızca bir konut deneyimi değil; aynı zamanda bir yaşam tarzı olarak kurgulanmış. Projede her detay, sakinlik ve konfor hissini güçlendirmek için planlandı.

  • Geniş bahçeli müstakil villa mimarisi
  • Doğayla uyumlu peyzaj alanları
  • Açık hava sosyal yaşam alanları
  • Aile yaşamına uygun güvenli site konsepti

Projenin ana fikri; ev sahiplerinin doğadan kopmadan modern yaşamın tüm imkanlarına ulaşabilmesi.

Denize Yakın Konum Avantajı

Mormarin Villaları’nın en dikkat çeken özelliklerinden biri sahile olan yakınlığı. Proje, berrak suları ve doğal kumsallarıyla bilinen Ege Denizi kıyısındaki konumuyla yaz aylarında tatil hissini günlük yaşama taşıyor.

Mormarin Plajı’nda:

  • Gün batımı yürüyüşleri
  • Yüzme ve su aktiviteleri
  • Aileyle vakit geçirebileceğiniz geniş kumsallar

gibi imkanlar site yaşamının doğal bir parçası haline geliyor.

Sosyal Yaşam ve Eğlence Bir Arada

Mormarin Villaları yalnızca sakinlik sunmuyor; sosyal hayatı da evinizin bir uzantısı haline getiriyor. Projede planlanan sosyal alanlar sayesinde hem dinlenmek hem de aktif yaşam mümkün.

Öne çıkan sosyal olanaklar

  • Açık yüzme havuzları
  • Çocuk oyun alanları
  • Yürüyüş ve bisiklet parkurları
  • Dinlenme ve hobi alanları
  • Komşuluk kültürünü destekleyen ortak yaşam alanları

Bu sayede site sakinleri, şehir merkezine gitmeden günlük ihtiyaçlarının büyük kısmını karşılayabiliyor.

Yatırım Değeri Yüksek Bir Proje

Son yıllarda doğa ve sahil temalı konut projelerine talebin artması, villa projelerini yatırım açısından cazip hale getiriyor. Mormarin Villaları:

  • Yazlık olarak kullanılabilir
  • 4 mevsim yaşam için uygun
  • Kısa dönem kiralama potansiyeli yüksek
  • Değer artışı beklentisi güçlü

özellikleriyle hem oturum hem yatırım amaçlı alıcılara hitap ediyor.

Yeni Bir Yaşam Başlangıcı

Mormarin Villaları, doğa, deniz ve sosyal yaşamı aynı noktada buluşturmayı hedefliyor. Gürültüden uzak, huzurlu ama aynı zamanda canlı bir yaşam isteyenler için proje; “tatil hissi veren kalıcı yaşam” konsepti sunuyor.

Sevdiklerinizle yeni anılar biriktirebileceğiniz, günün her anında doğayı hissedebileceğiniz bir yaşam alanı arıyorsanız Mormarin Villaları yeni adresiniz olabilir.

Kaynak: www.emlakhaberi.com

Eskişehir’de Hazine’ye ait orman arazisine 5 yıldızlı termal otel projesi

Eskişehir Rumeli Turizm İnş. Yatırım ve San. ve Tic. A.Ş., Eskişehir’in Tepebaşı ilçesinde Hazine mülkiyetindeki orman arazisi üzerinde 250 yatak kapasiteli 5 yıldızlı “Doriya Thermal Health Resort & Spa” projesi için ÇED sürecini başlattı.

Eskişehir Rumeli Turizm İnş. Yatırım ve San. ve Tic. A.Ş. tarafından Eskişehir’in Tepebaşı ilçesi Takmak Mahallesi sınırları içerisinde 5 yıldızlı termal otel yatırımı planlanıyor. 28132 ada 1 parselde, orman mülkiyetindeki Hazine arazisinde yer alan 135 bin 212 metrekarelik alanda hayata geçirilmesi öngörülen proje toplam 250 yatak kapasiteli olacak.

“Doriya Thermal Health Resort & Spa” adıyla işletilmesi planlanan tesis kapsamında 117 odalı otel ve 8 apart birim inşa edilecek. Otelin taban alanı 4 bin 380 metrekare, toplam kapalı alanı ise 12 bin 425 metrekare olarak açıklandı. Apart blokların toplam alanı 498 metrekare olacak.

Projede ayrıca 1.500 metrekarelik konferans salonu, 250 metrekarelik idari bina, 250 metrekarelik açık havuz ve 1.250 metrekare büyüklüğünde aquapark yer alacak.

İşletme aşamasında 60 kişinin üç vardiya halinde çalıştırılması planlanırken, projenin toplam yatırım bedeli 453 milyon 160 bin TL olarak duyuruldu. Proje için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci başlatıldı.

Kaynak: Turizm Ajansı

Tarihi yarımadaya 121 milyon TL’lik otel yatırımı

Seka Otelcilik ve Turizm AŞ, Sultanahmet’e yürüme mesafesinde 121,3 milyon TL yatırımla 3 yıldızlı, 54 odalı otel inşa etmeyi planlıyor.

Seka Otelcilik ve Turizm Anonim Şirketi tarafından İstanbul’un Fatih ilçesi Binbirdirek Mahallesi’nde yeni bir otel projesi hayata geçiriliyor. Piyer Loti Caddesi No:23 adresinde, 372,50 metrekarelik tapulu alan üzerinde toplam 3 bin 102,20 metrekare inşaat alanına sahip 54 odalı bir otel yapılması planlanıyor.

3 yıldızlı otel statüsünde hizmet verecek proje kapsamında resepsiyon, lobi, sanat kafe, kahvaltı salonu, sosyal alanlar, spor-fitness salonu, yönetim birimleri ve teknik alanlar yer alacak. Tesisin yılın 12 ayı hizmet vermesi hedefleniyor.

Proje alanı, İstanbul’un tarihi ve turistik merkezlerine yakın konumuyla dikkat çekiyor. Alanın 400 metre doğusunda Sultanahmet Meydanı, 290 metre kuzeydoğusunda Binbirdirek Sarnıcı, 500 metre doğusunda Sultanahmet Camii ve 800 metre kuzeydoğusunda Ayasofya Camii bulunuyor.

Ulusal ve uluslararası konaklama standartlarına uygun olarak tasarlanan otelin hem yerli hem de yabancı turistlere hizmet vermesi planlanıyor. İşletme aşamasında güvenlik, temizlik ve sosyal tesis hizmetleri için 15 personelin istihdam edilmesi öngörülüyor. Tesis tam kapasite çalıştığında aynı anda 60 kişiye konaklama imkânı sunacak.

Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Olumlu raporu verilen projenin toplam yatırım bedeli 121 milyon 358 bin TL olarak açıklandı.

Kaynak: Turizm Ajansı

CUBO’da Stratejik Atama: İsmail Helvacıoğlu Genel Müdür Yardımcısı Oldu

Türk boya sektöründe güçlü konumuyla dikkat çeken CUBO, “İşin rengi değişti” vizyonuyla başlattığı yeni dönemde yönetim kadrosunu deneyimli isimlerle güçlendiriyor. Sektörün tecrübeli ismi İsmail Helvacıoğlu, CUBO’nun Genel Müdür Yardımcılığı görevine getirildi.

Geliştirdiği yenilikçi ürünlerle inşaat ve boya sektöründe güçlü bir konuma sahip olan CUBO, sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda organizasyon yapısını dinamik hamlelerle tazelemeye devam ediyor. Firmanın yeni vizyonu kapsamında, daha önce de kurum bünyesinde üst düzey başarılara imza atan İsmail Helvacıoğlu, Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı.

20 Yıllık Sektörel Tecrübe ve Stratejik Bakış Açısı

Lisans eğitimini yurt dışında tamamlayan İsmail Helvacıoğlu; kariyerini yapı, boya, inşaat ve yalıtım sektörlerinde uzmanlaşarak inşa etti. 20 yılı aşkın profesyonel geçmişinde satış, operasyon ve stratejik yönetim alanlarında kritik roller üstlenen Helvacıoğlu, özellikle büyüme odaklı organizasyonların kurulumu ve operasyonel verimlilik süreçlerindeki başarısıyla tanınıyor.

CUBO’nun Dönüşüm Yolculuğuna Liderlik Edecek

Daha önceki yıllarda da CUBO bünyesinde üst düzey yöneticilik yaparak şirketin gelişim ve dönüşüm süreçlerine doğrudan katkı sağlayan Helvacıoğlu, kurum kültürüne olan derin hakimiyetiyle yeni dönemde stratejik bir avantaj sunacak.

Helvacıoğlu yeni görevinde;

  • CUBO’nun büyüme stratejilerinin hayata geçirilmesinden,
  • İş birimleri arasındaki etkin koordinasyonun sağlanmasından,
  • Operasyonel mükemmeliyet standartlarının yükseltilmesinden sorumlu olacak.

“İşin Rengi Değişti” Mottosuyla Yeni Dönem

CUBO, bu kritik atama ile sektörel deneyimi yüksek ve vizyoner kadrosunu tahkim ederek, pazar payını artırmayı ve sektördeki güçlü konumunu daha da ileriye taşımayı hedefliyor. Şirketin “İşin rengi değişti” yaklaşımı, sadece ürün gamında değil, yönetimsel profesyonellikte de yeni bir sayfa açıldığının sinyalini veriyor.

CUBO Hakkında:
Boya ve yapı kimyasalları sektöründe geniş ürün yelpazesiyle faaliyet gösteren CUBO, yerli üretim gücü ve yenilikçi çözümleriyle Türkiye’nin dört bir yanında ve yurt dışı pazarlarında gelişimini sürdürmektedir.

Dağtekin İnşaat’tan Kampüs Konakları’nın Temeli Atıldı

Dağtekin İnşaat, şehrin yatırım değerini artıracak önemli adımlardan biri olarak Kampüs Konakları projesinin temelini düzenlenen törenle attı.

Proje kapsamında üniversite çevresinde hayata geçirilecek olan Kampüs Konakları, modern yaşam standartlarıyla dikkat çeken 2+1 ve 3+0 daire seçeneklerine sahip konutlardan oluşacak. Tasarımıyla bölgedeki konut ihtiyacına yanıt vermeyi ve bölgeye canlılık kazandırmayı hedefleyen bu yeni yaşam alanı, yatırımcılar ve şehir halkı tarafından ilgiyle karşılanıyor.

Temel atma töreninde şirket yetkilileri, projenin Kayseri’nin gelişen konut pazarına katkı sağlayacağını ve kısa sürede tamamlanarak sahiplerine teslim edileceğini belirtti. Kampüs Konakları’nın başarılı bir mühendislik ve kaliteli yapım anlayışıyla inşa edilmesi planlanıyor.

Dağtekin İnşaat, bu adımla birlikte bölgedeki konut üretimini artırmayı ve modern yaşam alanlarına yatırım yapmayı sürdürüyor.

İstersen haber metnini yerel halkın diline daha yakın veya sektörel bir yayın tarzında da yeniden yazabilirim. nasıl istersin?

Kaynak: Emlak Haberleri

Kartepe Kent Konut Evleri’nde ilerleme yüzde 51

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan Kent Konut A.Ş. tarafından projelendirilen Kartepe Kent Konut Evleri, planlanan inşa takvimi doğrultusunda hızla ilerliyor. 12 blok ve toplam 144 konuttan oluşan projede ilerleme oranı yüzde 51’e ulaştı.

KOCAELİ’NİN GÖZDE YAŞAM ALANI

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraki Kent Konut’un güvencesiyle Kartepe Sarımeşe Mahallesi’nde hayata geçirilecek olan Kartepe Kent Konut Evleri projesinde inşaat çalışmaları planlanan takvim doğrultusunda ilerliyor. Kocaeli’nin gözde yerleşim alanlarından biri olmaya aday projede hem altyapı hem de üstyapı imalatları eş zamanlı olarak sürdürülüyor.

ÇATI, SIVA VE DİĞER İMALATLAR

Güncel imalatta ilerleme oranının yüzde 51’e ulaştığı projede 10 blokta çatı imalatı tamamlanırken, 2 blokta çatı karkas, istinat duvarları ve ihata duvarları, mermer ve seramik döşeme, mantolama, alçı sıva ve kaba sıva imalatları ile mekanik ve elektrik işlerindeki çalışmalar devam ediyor.

12 BLOK VE 144 KONUTTAN OLUŞUYOR

Modern mimari çizgilerle tasarlanan proje, 12 blokta toplam 144 konuttan oluşuyor. Kartepe Evleri; sosyal alanlar, çocuk oyun parkları, spor salonu, otoparklar ve peyzaj düzenlemeleriyle donatılmış yeni bir yaşam alanı olarak bölgeye değer katacak. Kent Konut’un vizyonu doğrultusunda şekillenen projenin bu yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor.

Kaynak: www.kocaeli.bel.tr

IMFA Yapı’nın yeni ofis binası hizmete açıldı

Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinin ardından başlatılan yerinde dönüşüm çalışmaları kapsamında yapımı tamamlanan Gökkuşağı Sitesi, düzenlenen törenle hak sahiplerine teslim edildi. Aynı programda, inşaat sektöründe kentte uzun yıllardır faaliyet gösteren IMFA Yapı’nın yeni ofis binasının da açılışı gerçekleştirildi.

Törende konuşan IMFA Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İmdat Tufan, 6 Şubat 2023’te 11 ili etkileyen depremlerin ardından devlet tarafından sağlanan 750 bin TL kredi ve 750 bin TL hibe destekli yerinde dönüşüm modeliyle hızlı bir şekilde harekete geçtiklerini söyledi. Tufan, bu desteklerin hem vatandaşların yeniden güvenli konutlara kavuşmasını hem de sürecin daha sağlıklı ilerlemesini sağladığını ifade etti.

Programda konuşan Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, depremlerin şehir tarihinde derin izler bıraktığını belirterek, aradan geçen üç yıl içinde gelinen noktanın önemli bir başarı olduğunu vurguladı. Görgel, yerinde dönüşüm projelerinin hem sosyal hayatın yeniden canlanması hem de şehir dokusunun korunması açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Program kapsamında IMFA Yapı’nın yeni ofis binasının açılışı da gerçekleştirildi. Yaklaşık 10 yıldır Kahramanmaraş’ta inşaat sektöründe faaliyet gösterdiklerini belirten firma yetkilileri, şehre yakışır, modern bir ofis binasını hizmete kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.

Açılışın ardından yapılan duayla program sona ererken, törene katılan hak sahiplerine yeni konutlarının anahtarları teslim edildi. Hak sahipleri, yeniden güvenli ve modern yaşam alanlarına kavuşmanın sevincini yaşadı.

Kaynak: www.aksutvhaber.net

CCN İş Ortaklığı Romanya’da Yaş Bölgesel Acil Durum Hastanesi için Saha Çalışmalarına Başladı

Romanya Ulusal Sağlık Altyapısı Geliştirme Ajansı (ANDIS) (Agentia Nationala pentru Dezvoltarea Infrastructurii ın Sanatate) ile CCN Altyapı Yatırımları ve İnşaat A.Ş. (Lider)-Rotary Constructii Mentenanta-CCN Yatırım Holding A.Ş.-Bedamiro Holding Parcari Construct iş ortaklığının sözleşme imzaladığı, “Yaş Bölgesel Acil Durum Hastanesi Yapımı” projesi ile ilgili yeni gelişmeler kaydedildi.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, söz konusu proje için iş ortaklığı saha çalışmalarına başlandı. 

Proje kapsamında 850 yatak kapasiteli ve 202.000 m² büyüklüğünde hastane yapılacak.

Daha Önceki Gelişmeler: “Yaş Bölgesel Acil Durum Hastanesi Yapımı” projesi için CCN Altyapı Yatırımları ve İnşaat A.Ş. (Lider)-Rotary Constructii Mentenanta-CCN Yatırım Holding A.Ş.-Bedamiro Holding Parcari Construct iş ortaklı ile 1.699 milyar Rumen Leyi üzerinden sözleşme imzalanmıştı.

Yaş Bölgesel Acil Durum Hastanesi İnşaat Kontrollüğü ihalesini de Tecnic Consulting-Tümaş Türk Mühendislik-SC Romcapital ortak girişimi kazanmıştı.

Kaynak: yatirimlar.com

Eşrefpaşa Hastanesi’nin yeni binasında sona doğru

Türkiye’nin ilk ve tek belediye hastanesi İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin yeni ek hizmet binasında kaba inşaat tamamlandı, ince işçilik aşamasına geçildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 7 gün 24 saat sürdürülen çalışmalarla bina en kısa sürede hizmete açılacak. Mevcut yapıya köprüyle bağlanacak modern tesis, İzmir’e güçlü bir sağlık altyapısı kazandıracak.


 
İzmir Büyükşehir Belediyesi, 118 yıllık gururu İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin yeni hizmet binasında kaba inşaatı tamamladı. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından aralıksız sürdürülen çalışmalar kapsamında bodrum dâhil 7 kattan oluşan yapının kat imalatları bitirildi. 2020 İzmir depremi sonrası hasar gören C bloğun yıkılmasının ardından projelendirilen ek hizmet binası, dayanıklı ve modern yapısıyla kente uzun yıllar hizmet verecek şekilde yükseliyor.


 “İnşaatın zorlu etabı tamamlandı, daha hızlı ilerleyecek”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Yapı İşleri Şube Müdürü Ece Bahar, toplam 549 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen proje kapsamında inşaatın Temmuz 2024’te başladığını ve yüzde 45 seviyesine ulaştığını belirtti. Kaba inşaatın tamamlandığını, iç mekânda ince işçilik ile mekanik ve elektrik imalatlarının sürdüğünü aktaran Bahar, dış cephede granit seramik uygulamalarına başlandığını ve mevcut bina ile yeni bina arasında yapılacak köprünün temelinin atıldığını söyledi. İnşaatın en zorlu aşamasının geride kaldığını vurgulayan Bahar, çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini ve projeyi temmuz ayında tamamlayarak İzmirlilerin hizmetine sunmayı hedeflediklerini ifade etti.
 


“İzmir’e yakışır estetik ve modern bir bina kazandırmayı hedefliyoruz”
Bahar, deprem sürecinin ardından daha dayanıklı bir temel sistemi geliştirildiğini ve inşaatın bu doğrultuda sürdürüldüğünü belirtti. İzmir’e uzun yıllar hizmet edecek nitelikli bir sağlık yapısı inşa ettiklerini vurgulayan Bahar, proje tamamlandığında hem dış cephe tasarımı hem de iç mekân düzenlemeleriyle kente estetik ve modern bir hastane kazandırmayı hedeflediklerini söyledi.
 
“Hastanemizin hizmetini üst seviyeye çıkaracak”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, yeni ek hizmet binasında önemli ilerleme kaydedildiğini belirterek, 118 yıldır İzmir’e hizmet veren hastanenin kapasitesinin bu yatırımla önemli ölçüde artacağını söyledi. Bayram, “2020  depreminde hasar gören ve içinde yoğun bakım, acil servis ile ameliyathanelerin bulunduğu bu binayı kullanamıyorduk. Yeni yapıyla birlikte ikinci seviye acil servis, 6 ameliyathane, 1 sezaryen salonu ve 1 doğumhane kazanıyoruz. Projeyle ayrıca ikinci seviye yoğun bakım ve yenidoğan yoğun bakım ünitesi ile çamaşırhane ve yemekhane gibi destek birimleri de hizmete alınacak.  Hastanemiz mevcut hizmetini genişleterek daha üst seviyede sağlık hizmeti sunacak” dedi.
 
İnşaatın ardından en kısa sürede hizmete başlayacak
Bayram, yeni binanın tamamlanmasının ardından en kısa sürede hizmete açılması için hazırlıkların sürdüğünü belirtti. Uzun süredir personel, donanım ve tıbbi ekipman ihtiyaçları üzerinde çalıştıklarını ifade eden Bayram, hastalara en iyi koşullarda hizmet sunmayı hedeflediklerini söyledi. Eşrefpaşa Hastanesi’nin özellikle sosyal güvencesi olmayan ve ihtiyaç sahibi yurttaşlara yönelik önemli bir görev üstlendiğini vurgulayan Bayram, yeni binayla birlikte mevcut yapının da yenilenerek yara bakımı ve palyatif hizmetler gibi alanlarda geliştirileceğini kaydetti.

Kaynak: İzmir Büyükşehir Belediyesi

AYGM Aksaray-Ulukışla-Yenice Kesim-1 Yüksek Standartlı Demiryolu Hattı Yapımı İhalesini Sonuçlandırdı

Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü (AYGM) pazarlık usulü ile gerçekleştirdiği, “Aksaray-Ulukışla-Yenice Kesim-1 (Aksaray-Ulukışla ve Ulukışla-Yenice km: 0+000-km: 20+400 Arası) Yüksek Standartlı Demiryolu Hattı İnşaatı” ihalesini sonuçlandırdı.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, ihaleyi 48.654.613.010 TL teklifi ile Taşyapı İnşaat-Özgün İnşaat iş ortaklığı kazandı. 

Yaklaşık maliyeti 53.637.901.726 TL olarak belirlenen ihaleye 4 istekli teklif vermişti.

Kaynak: yatirimlar.com

Hasanoğlu İnşaat’tan Yeni Marka Hamlesi: Vera Projeler Tanıtıldı.

Hasanoğlu İnşaat, gayrimenkul sektöründeki yeni marka yapılanmasını ve devam eden yatırımlarını düzenlediği kapsamlı bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu.

Hasanoğlu İnşaat, yeni markasıyla gayrimenkul sektöründeki büyüme hedeflerini duyurdu. Şirketin yeni markası Vera Projeler çatısı altında hayata geçirilen projeler, düzenlenen geniş katılımlı basın toplantısıyla kamuoyuna tanıtıldı. Basın toplantısı, Grand Hyatt İstanbul Taksim’de çok sayıda basın mensubunun katılımıyla gerçekleştirildi.

Toplantıya, şirketin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Haluk Hasanoğlu ile Vera Projeler Pazarlama Müdürü Bilal Başıbütük katılarak yeni dönem projeleri ve yatırım planları hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Vera Projeler ile Yeni Dönem Başladı

Basın toplantısında konuşan Haluk Hasanoğlu, Hasanoğlu İnşaat’ın uzun yıllara dayanan sektörel tecrübesini yeni marka yapılanmasıyla daha ileriye taşımayı hedeflediklerini belirtti. Hasanoğlu, konut ve villa projelerinde kalite, mimari estetik ve yaşam konforunu ön planda tuttuklarını vurgulayarak, Vera Projeler markasının bu vizyonun en güçlü temsilcisi olacağını ifade etti.

Şirketin yeni marka yapılanmasının sadece proje üretmekten ibaret olmadığını belirten Hasanoğlu, aynı zamanda yatırım değeri yüksek, sürdürülebilir ve bölgeye değer katan projeler geliştirmeyi amaçladıklarını dile getirdi.

Bodrum’da Vera Bitez Projesi Satışa Açılıyor

Tanıtımı yapılan projeler arasında en dikkat çeken yatırım ise Bodrum’da tamamlanan Vera Bitez projesi oldu. Toplam 16 bağımsız bölümden oluşan proje, modern mimarisi ve bölgenin doğal dokusuna uyumlu tasarımıyla öne çıkıyor.

Yetkililer, projenin tamamlandığını ve satış sürecinin başladığını açıklarken, Bitez bölgesinin hem yaşam hem de yatırım açısından önemli bir potansiyel sunduğunu belirtti. Özellikle yazlık konut talebinin her geçen yıl artması, projeye olan ilgiyi artıran unsurlar arasında gösteriliyor.

İstanbul’da Villa Projeleri Yolda

Basın toplantısında sadece tamamlanan projeler değil, devam eden yatırımlar hakkında da bilgi verildi. Şirket, İstanbul’un doğayla iç içe yaşam sunan bölgelerinde villa projeleri geliştirmeye hazırlanıyor.

Bu kapsamda Beykoz ve Uskumruköy bölgelerinde planlanan villa projeleri için hafriyat çalışmalarının başladığı açıklandı. Projelerin, yatay mimari anlayışıyla tasarlanacağı ve özellikle şehir yaşamından uzak, doğayla iç içe konforlu bir yaşam sunacağı ifade edildi.

Beykoz ve Uskumruköy’de Yeni Villa Projeleri Başlıyor

Basın toplantısında, İstanbul’da planlanan yeni yatırımlar da paylaşıldı. Şirket, doğayla iç içe yaşam konseptine sahip villa projeleri için Beykoz ve Uskumruköy bölgelerinde hafriyat çalışmalarına başladığını duyurdu.

Yatırım Odaklı Proje Yaklaşımı

Vera Projeler Pazarlama Müdürü Bilal Başıbütük ise yaptığı açıklamada, yeni projelerde kullanıcı ihtiyaçlarını ve yatırım beklentilerini birlikte değerlendirdiklerini söyledi. Başıbütük, hem oturum hem de yatırım amaçlı gayrimenkul talebine cevap verecek projeler geliştirdiklerini belirterek, Vera Projeler markasının sektörde güven ve kaliteyi temsil eden güçlü bir oyuncu olmayı hedeflediğini kaydetti.

ALAÇATI’NIN RUHUNU KEŞFET: VERA’DA KAL

Alaçatı’nın büyüleyici atmosferinde, taş mimarinin zarafetiyle modern konforu bir araya getiren eşsiz bir butik otel: Vera Alaçatı. Sadece 15 özel odasıyla, şehrin karmaşasından uzak ama Alaçatı’nın enerjisine yakın bir konumda, misafirlerine sıcak ve ayrıcalıklı bir tatil deneyimi sunuyor. Butik otelimizin huzur dolu bahçelerinde dinlenebilir, Ege’nin rüzgarını hissederken özenle hazırlanmış lezzetlerimizin tadını çıkarabilirsiniz. Tatil anlayışını yeniden tanımlamak için tasarlanan Vera Alaçatı, sizi bekliyor

Hasanoğlu İnşaat Büyüme Hedeflerini Sürdürüyor

Yetkililer, önümüzdeki dönemde farklı şehirlerde yeni projeler geliştirmeye devam edeceklerini belirtirken, özellikle butik ve prestijli konut projelerine odaklanacaklarını açıkladı. Gayrimenkul sektöründe artan nitelikli konut talebine paralel olarak, Vera Projeler markasının sektörde önemli bir oyuncu olması hedefleniyor.

Sektörde Büyüme Hedefi

Hasanoğlu İnşaat yetkilileri, önümüzdeki süreçte farklı lokasyonlarda yeni projeler geliştirmeye devam edeceklerini belirtirken, özellikle butik ve nitelikli yaşam projelerine odaklanacaklarının altını çizdi. Şirket, yeni marka yapılanmasıyla birlikte hem yurt içi hem de uluslararası yatırımcıların ilgisini çekmeyi amaçlıyor.

Düzenlenen basın toplantısı, projelere ilişkin sunumların ardından soru-cevap bölümüyle sona erdi.

Kaynak: emlakhaberi.com

Ünlü Sarakiniko Plajı, otel inşaatı nedeniyle tehlike altında

Aradan bir yıl geçmesine rağmen adanın doğal dokusunu koruyacak yasal düzenleme hâlâ yürürlüğe girmedi. Bu durum yalnızca Milos için değil, diğer Yunan adaları için de endişe kaynağı olarak görülüyor.

Yunanistan’ın Milos adasındaki Sarakiniko Plajı, Ay yüzeyini andıran görüntüsüyle dünya çapında ün kazanmış, benzersiz bir jeolojik oluşum olarak kabul ediliyor.

European Geosciences Union, kırılgan volkanik kül ve kumtaşı oluşumlarının erozyon ve kitlesel turizmin baskısı altında zarar görmemesi için bölgenin acilen yasal koruma altına alınması gerektiğini vurguladı.

Ancak bu tür bir korumanın bulunmaması, geçen yıl bölgede beş yıldızlı bir otel projesine onay verilmesine yol açtı. Proje, eşsiz doğal yapıda geri dönülmez tahribat yarattı. Milos sakinleri karara sert tepki gösterdi ve hükümeti ruhsatı iptal etmeye zorladı. Buna rağmen adanın farklı bölgelerinde yeni otel projelerinin inşası sürüyor ve kıyı şeridi zarar görmeye devam ediyor.

Makine mühendisi Giorgos Konstantinidis, düşük yoğunluklu yapılaşmanın kabul edilebilir olabileceğini belirterek, “En azından devasa otel kompleksleri yapılmazsa gelişme mümkün olabilir. Adalılar büyüme istiyor ancak bu gelişme dengeli ve kontrollü olmalı. Adanın beş yıl içinde Santorini’ye dönüşmesine gerek yok,” dedi.

Bazı kesimler aşırı yapılaşmanın olumsuz sonuçlar doğurabileceğini savunurken, bunun yerel halka istihdam sağladığını ileri sürüyor. Milos’taki madenlerde makine operatörü olarak çalışan Manolis Psathas, otel projelerinin ekonomik katkı sağladığını belirterek, “İnşaatlarda çok sayıda kişi çalışıyor. Devlet vergi geliri elde ediyor. Otel açıldığında da gelir ve istihdam yaratacak,” ifadelerini kullandı.

Aradan bir yıl geçmesine rağmen adanın doğal dokusunu koruyacak yasal düzenleme hâlâ yürürlüğe girmedi. Bu durum yalnızca Milos için değil, diğer Yunan adaları için de endişe kaynağı olarak görülüyor. Milos Belediye Başkanı Manolis Mikelis, adanın kimliğinin korunması gerektiğini vurgulayarak, bu kimliğe saygı gösteren yatırımcıların memnuniyetle karşılanacağını söyledi.

Mikelis, “Bu adanın kendine özgü bir kimliği var. Jeolojik özellikleri sayesinde dünya çapında tanınıyor. Kimliğimizin değişmesini istemiyoruz. Yeni yatırımlar ve altyapı projeleri için alan var ancak benzersiz özelliklerimizi koruyacağız,” dedi.

Öte yandan yapılaşmaya karşı çıkan bazı adalılar, Natura 2000 koruma ağı kapsamında yer alması gereken bölgelerde bile ön izinler ve inşaat ruhsatlarının verilmeye devam ettiğini savunuyor.

Kaynak: Trakyanin Sesi

Ersoy’un şirketi ETS’den devlet arazisine 192 milyonluk ‘günübirlik’ proje

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a ait ETS Ersoy Turistik Servisleri A.Ş., Antalya Aksu Kundu’da hazineye ait 10 bin 450 metrekarelik alanda 192,8 milyon TL yatırımla konaklamasız tema park, aquapark ve rekreasyon alanları yapmayı planlıyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a ait ETS Ersoy Turistik Servisleri A.Ş., Antalya’nın Aksu ilçesi Kundu Mahallesi’nde, kısmen 13551 ada 79 numaralı parsel ile Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki (DHTA) toplam 10.450,27 metrekarelik alanda “Günübirlik Alan ve Rekreatif Alan Projesi” hayata geçirmeyi planlıyor.

Proje kapsamında, konaklama birimi bulunmayan; yeme-içme, dinlenme, eğlence ve spor faaliyetlerine yönelik kısa süreli kullanım alanları oluşturulması öngörülüyor. Planlamada; Tema Park Yapıları ve Spor Sahaları (II. Sınıf B Grubu) ile Aquaparklar ve Havuzlar (III. Sınıf A Grubu) yer alıyor.

Rekreatif alan içerisinde açık oturma ve yemek alanları, oyun ve spor sahaları, açık gösteri alanları ile yeşil alan düzenlemeleri yapılması planlanırken, tesisin işletme aşamasında aynı anda 153 kişiye hizmet verebilecek kapasitede olacağı belirtiliyor. Bu kapasitenin yıl boyunca (12 ay, 30 gün esasına göre) geçerli olacağı ifade ediliyor.

Projenin toplam yatırım bedeli; inşaat, personel, makine-ekipman ve diğer giderler dahil olmak üzere 192 milyon 831 bin 500 TL olarak öngörülüyor. Alan içerisindeki ünite yerleşiminden sonra serbest alan kalmaması nedeniyle inşaat sürecinde ayrıca bir şantiye kurulmayacağı da proje dosyasında yer alan bilgiler arasında.

Turizm sektöründe kamu-özel kesişimine dair tartışmaların sürdüğü bir dönemde, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanda, sektörün en üst karar vericisinin şirketi tarafından planlanan yatırımın nasıl değerlendirileceği merak konusu.

Kaynak: Turizm Ajansı

Karadeniz kıyısında dev sanayi! İlk etap tahsise açıldı

Samsun Valiliği öncülüğünde hayata geçirilen Terme Karma Organize Sanayi Bölgesi (OSB), toplam 2 milyon metrekarelik alanı, güçlü lojistik bağlantıları ve 5. Bölge yatırım teşvik avantajlarıyla Samsun ekonomisine yeni bir ivme kazandırmaya hazırlanıyor. Ocak ayı itibarıyla 1 milyon metrekarelik ilk etap için ön tahsis sürecine çıkılan proje, bölgenin sanayi ve teknoloji yatırımlarında yeni merkezlerinden biri olmayı hedefliyor.

Toplam 2 milyon metrekare alana sahip olan Terme Karma OSB’nin ilk etapta 1 milyon metrekarelik kısmı için ön tahsis ilanı yayımlandı. Karadeniz Bölgesi’nin kıyı şeridinde yer alan en büyük organize sanayi alanlarından birine sahip olan Terme OSB, yatırımcılara geniş ve planlı üretim alanları sunuyor.

Alan büyüklüğü ile birlikte eğimsiz ve düz bir arazi yapısına sahip olması, her ölçekten sanayici için uygun parsel imkânı sağlıyor. Bu fiziki avantaj, üretim tesislerinin kurulum sürecinde maliyet ve zaman açısından önemli kolaylıklar sunarken, genişleme potansiyeli olan yatırımlar için de esnek bir yapı oluşturuyor.

Lojistik açıdan stratejik bir konumda bulunan Terme OSB, Samsun-Ordu D-010 Karayolu’nun hemen yanında yer alıyor. Bölge; Terme Limanı’na 2 dakika, ilçe merkezine 5 dakika, Çarşamba OSB’ye 20 dakika, Çarşamba Havalimanı’na 30 dakika, Samsun merkez sanayi bölgelerine 35 dakika, Samsun şehir merkezine 40 dakika, Samsun Limanı’na 45 dakika ve Ünye Limanı’na 15 dakika mesafede bulunuyor. Bu ulaşım ağı, hem iç pazara hem de ihracata dönük üretim yapan firmalar için ciddi rekabet avantajı oluşturuyor.

Sanayi ve teknoloji yatırımları açısından önemli teşvik unsurları barındıran Terme OSB, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirlenen en yüksek yatırım teşvik bölgelerinden biri olan 5. Bölge kapsamında yer alıyor. 5. Bölge yatırım teşvik sistemi; ithalattan ihracata, endüstriyel makine tedarikinden personel giderlerine kadar birçok kalemde yatırımcılara mali avantaj sağlıyor. Bu teşvik yapısı, özellikle üretim ve teknoloji odaklı yatırımların bölgeye yönelmesini destekliyor.

Altyapı yatırımları bakımından da güçlü bir planlamaya sahip olan Terme OSB’nin su ihtiyacı, inşaatı devam eden ve 2026 yılının sonunda tamamlanması planlanan Salıpazarı Barajı’ndan karşılanacak. 26 milyon metreküp su hacmine sahip olacak baraj, bölgenin uzun vadeli su ihtiyacını güvence altına alacak. Enerji arzı ise Türkiye’nin iki büyük enerji santrali olan Hasan Uğurlu Hidroelektrik Santrali(HES) ile Bilgin Enerji Doğalgaz Çevrim Santrali arasında yer alan OSB’ye, Terme’de kısa süre önce kurulan indirme istasyonundan sağlanacak. Bölgenin merkezi konumu sayesinde doğalgazdan telekomünikasyona kadar tüm altyapı hizmetlerinin kısa sürede yatırımcıların kullanımına sunulması planlanıyor.

Samsun, Türkiye’nin öne çıkan üretim merkezlerinden biri haline geldi
Son yıllarda sanayi ve teknoloji alanında önemli bir atılım gerçekleştiren Samsun, Türkiye’nin öne çıkan üretim merkezlerinden biri haline geldi. Merkez OSB, Yeni OSB, Gıda OSB, Çarşamba OSB, Özel Endüstri Bölgesi, BAYKAR Makine Endüstri Bölgesi, SLC ve MKE gibi büyük yatırım alanlarının oluşturduğu sanayi ekosistemine entegre olacak Terme OSB’nin, hem yerli hem de yabancı yatırımcılar için Samsun’daki yeni adres olması bekleniyor.

Kaynak: Gazete Vatan

8 bin 500 yıllık Aktopraklık için yeni turizm hamlesi

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Aktopraklık Höyük Arkeopark ve Açık Hava Müzesi’nin turizmde daha güçlü konuma gelmesi için kamu ve özel sektörle iş birliğini artırıyor.

Bursa’da 8 bin 500 yıllık geçmişe sahip Aktopraklık Höyük Arkeopark ve Açık Hava Müzesi için yeni bir turizm adımı atıldı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi, kentin kültürel mirasını daha görünür kılmak ve turizmden aldığı payı artırmak amacıyla kamu, akademi ve özel sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Hedef, Aktopraklık’ı yalnızca yerel bir değer olmaktan çıkarıp uluslararası ölçekte tanınan bir destinasyona dönüştürmek. Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen toplantıda, müzenin geleceği ve sürdürülebilir turizm modeli çerçevesinde atılacak adımlar ele alındı. Kent Tarihi Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, alanın yeniden canlandırılması ve etkinlik kapasitesinin artırılması planlanıyor.

Özel sektörle güç birliği

Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, sanayi kenti kimliğiyle öne çıkan Bursa’da özel sektörün kültürel mirasa sahip çıkmasının önemine dikkat çekti. Bir kentin yalnızca ekonomik gücüyle değil, bilim, kültür ve sanat alanındaki birikimiyle de öne çıkabileceğini belirten Yıldız, Aktopraklık kazılarının geçmişine değinerek çalışmaların yeniden hız kazandığını ifade etti.

Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in talimatıyla alandaki projelerin tekrar gündeme alındığını aktaran Yıldız, misafirhane, kafeterya ve kadın dernekleri yerleşkesi gibi yapısal düzenlemelerde önemli mesafe kaydedildiğini söyledi.

Uluslararası sürdürülebilir turizm hedefi

Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Güney Özkılınç ise Aktopraklık’ın Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) kriterleri doğrultusunda yürüttüğü başvuru sürecine ilişkin bilgi verdi. Alanın uluslararası sürdürülebilir turizm standartlarına uygun şekilde yönetilmesinin hedeflendiğini belirten Özkılınç, Arkeofest’in de Green Destinations dünya ağına dahil olduğunu hatırlattı. Toplantıya katılan özel sektör temsilcileri, kültürel mirasın korunarak gelecek kuşaklara aktarılması konusunda desteklerini yineledi. Aktopraklık kazılarına uzun yıllar başkanlık eden Prof. Dr. Necmi Karul da açık hava müzesinin bilimsel önemini ve gelecekteki potansiyelini değerlendirdi.

Program sonunda, projeye katkı sunan kurum temsilcilerine plaket takdim edildi. Bursa’da turizm odaklı bu iş birliği modeliyle Aktopraklık Höyük’ün hem yerel hem de küresel ölçekte daha güçlü bir konuma taşınması hedefleniyor.

Kaynak: Turizm Ajansı

İstanbul’a 14 bin kişilik kongre salonu geliyor

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul Fuar Merkezi’nde yapacakları ek yatırımda, 14 bin kişilik kongre salonunun da yer alacağını açıkladı. 

TIF2026’da yaptığı konuşmada İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) başlattıkları ek yatırımlar hakkında bilgi veren İTO Başkanı ve İFM Başkan Vekili Şekib Avdagiç, fuar merkezinin kapasitesini yüzde 40 artıracak yatırımın inşaatına başladıklarını açıkladı. Gerçekleşecek yatırımla İFM’nin, bölgemizin en etkili fuar alanı olacağını belirten Avdagiç, proje tamamlandığında toplam kapasitenin 140 bin metrekareye ulaşacağını söyledi. 

Türkiye’nin en büyük kongre salonunu inşa edecekler

İnşasına başlanan 40.000 metrekarelik yeni fuar alanı bünyesinde 20.000 metrekarelik kolonsuz bir kongre salonunun da yer alacağını söyleyen Avdagiç, “10 bini aşan, 12,14 bin katılımcının tek salonda kongre yapabileceği bir alanı, inşallah iki sene içinde tamamlayarak İstanbul turizminin hizmetine sunacağız” dedi. 

Kaynak: Turizm Ajansı

1951’in yarışma birincisi Türk Ticaret Bankası otel olarak yükselecek

İzmir’deki tarihi Türk Ticaret Bankası binası, 2.5 milyon dolarlık yatırımla 40 odalı lüks otele dönüşüyor. ABD’li zincirin Türkiye’deki ilk franchise projesi olacak.

İzmir’in Pasaport kıyısında yıllardır sessizliğe bürünen Türk Ticaret Bankası binası için geri sayım başladı. Cumhuriyet döneminin mimari mirası arasında gösterilen yapı, kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından lüks bir otele dönüştürülecek.

Projenin arkasında, Ege ve Akdeniz’deki turizm yatırımlarıyla bilinen Dardarlar Turizm A.Ş. bulunuyor. 1951 yılında yarışma birincisi olarak inşa edilen bina, bu kez turizm yatırımıyla gündemde. Üstelik dönüşüm, ABD merkezli bir lüks otel zincirinin Türkiye’deki ilk franchise adımı olma özelliğini taşıyor. İmar ve kurul izinleri tamamlanan projede inşaatın bu yıl başlaması planlanıyor.

Yeni kimliğiyle geri dönüyor

Türk Ticaret Bankası binası, Mimar Enver Tokay, Ali Kızıltan ve Lütfü Zeren imzasıyla 1951’de hayata geçirildi. Dönemin modernist anlayışını yansıtan yapı, doğal ışık kullanımı ve fonksiyonel plan çözümüyle öne çıktı. Pasaport bölgesinin simgelerinden biri haline gelen bina, uzun süre bankacılık faaliyetlerine ev sahipliği yaptıktan sonra atıl kaldı.

Hazırlanan projede, tarihi dokunun korunması temel ilke olarak benimsendi. Restorasyon süreci Anıtlar Kurulu denetiminde yürütülecek. Yapının yüksek tavanlı mekânları, özgün cephe düzeni ve karakteristik mimari detayları korunarak yeni kullanım senaryosuna uyarlanacak. Uzmanlar, tarihi Türk Ticaret Bankası binasının otele dönüştürülmesinin İzmir’deki koruma projeleri açısından örnek teşkil edebileceğini belirtiyor.

2.5 Milyon Dolarlık Yatırım

Yaklaşık 3 bin metrekarelik kullanım alanına sahip olan bina, dönüşüm sonrası 40 odalı butik lüks otel olarak hizmet verecek. Projenin yatırım tutarı 2.5 milyon dolar olarak açıklandı. İnşaat sürecinin ise 18 ay sürmesi öngörülüyor.

Otel konseptinde yalnızca konaklama değil, sosyal alanlar da öne çıkıyor. Fuaye alanında özel bir kahve deneyim merkezi planlanırken, teras bölümünde gastronomi odaklı bir restoran tasarlanıyor. Kent merkezindeki konumu sayesinde hem iş dünyasına hem de turistik ziyaretçilere hitap edecek bir yapı hedefleniyor. ABD merkezli lüks zincirin Türkiye’deki ilk franchise işletmesi olacak proje, İzmir’in üst segment turizm pazarındaki konumunu güçlendirebilir.

Satın alma sürecinden restorasyona uzanan titiz planlama

Binanın devri, birkaç ay süren görüşmelerin ardından tamamlandı. Yetkililer, yapının yalnızca ticari bir yatırım olarak değerlendirilmediğini, kentin mimari hafızasına katkı sağlayacak bir dönüşüm hedeflendiğini ifade ediyor.

Planlama aşamasında dünyada bankadan otele dönüştürülen örnekler incelendi. Güçlendirme projeleri hazırlandı, yapısal analizler tamamlandı. Özellikle mevcut strüktürün korunması ve yüksek hacimli iç mekânların işlevlendirilmesi üzerinde yoğunlaşıldı. Restorasyon çalışmalarının başlamasıyla birlikte Pasaport hattında yeni bir hareketlilik bekleniyor.

İzmir’in simge yapılarından Türk Ticaret Bankası binası, yıllar sonra yeniden kapılarını açmaya hazırlanıyor. Bu kez finans dünyasına değil, turizm sektörüne hizmet verecek.

Kaynak: Turizm Ajansı

Baymak Genel Müdürü Ülkü Özcan’dan 2026 iklimlendirme sektörü öngörüsü

İnşaat Dünyası Dergisi’nin Ocak-Şubat 2026 geleneksel Sektör Analizi özel dosyasına konuk olan Baymak Genel Müdürü Ülkü Özcan iklimlendirme sektörü 2025 değerlendirmesi ve 2026 öngörüsünde bulundu. Özcan, “2026 yılı, Baymak ve BDR Thermea Türkiye için sadece büyüme rakamlarını konuştuğumuz bir yıl olmayacak. Türkiye’yi grubumuzun ‘enerji dönüşüm üssü’ haline getirme hedefimizde bir dönüm noktası olacağını düşünüyoruz. Hem Türkiye’de hem de dünyada ‘sürdürülebilir konforun’ markası olacağız” dedi.

2025 yılı hem iklimlendirme sektörü hem de Baymak için sürdürülebilir dönüşümün teoriden pratiğe geçtiği, enerji verimliliği odaklı teknolojilerin pazarın ana sürükleyicisi olduğu kritik bir yıl oldu.

Sektör genelinde fosil yakıtlı sistemlerden elektrikli ve yenilenebilir enerji temelli çözümlere geçiş hız kazanırken, Baymak olarak biz de BDR Thermea Group’un global gücünü yerel üretim yetkinliğimizle birleştirerek bu dönüşüme öncülük ettik.

2025’i özellikle ısı pompası kategorisinde yüzde 100’ün üzerinde bir büyüme ve pazar liderliğimizi pekiştiren bir performansla kapatırken, devreye aldığımız yeni üretim hatları ve artan istihdamımızla Türkiye’yi grubumuzun stratejik bir üretim ve ihracat üssü haline getirme yolunda dev bir adım attık.

“İKLİMLENDİRME SEKTÖRÜNÜN YEŞİL DÖNÜŞÜM LİDERİ”

Özellikle klima segmentindeki yüzde 98’e varan müşteri memnuniyetimizle, bir cihaz üreticisi olmanın ötesinde, tüketicinin yaşam konforunu çevre dostu çözümlerle sağlayan bir çözüm ortağı olduğumuzu kanıtladık. 2026 yılına girerken de odağımızda yine Avrupa Yeşil Mutabakatı ve SKDM uyumu çerçevesinde karbon ayak izimizi minimize etmek, ihracat pazarlarındaki rekabetçiliğimizi korumak ve ‘iklimlendirme sektörünün yeşil dönüşüm lideri’ ünvanımızı yeni yatırımlarla taçlandırmak yer alıyor.

2026 yılı, Baymak ve BDR Thermea Türkiye için sadece büyüme rakamlarını konuştuğumuz bir yıl olmayacak. Türkiye’yi grubumuzun ‘enerji dönüşüm üssü’ haline getirme hedefimizde bir dönüm noktası olacağını düşünüyoruz.

Türkiye pazarında, 2025 yılında ısı pompası ve klima kategorilerinde yakaladığımız yüzde 100’e varan büyüme ivmesini, 2026’da hem bireysel hem de ticari segmentte derinleştirmeyi hedefliyoruz.

Özellikle ısı pompasında Pazar liderliğimizi korurken, Türkiye’deki yaklaşık 45 bin hanelik kullanım kapasitesinin katlanarak artacağı öngörüsüyle, saha ekiplerimizi ve bayilerimizi bu yeni nesil teknolojilere tam uyumlu hale getirmeye devam edeceğiz.

ISI POMPASINDA AVRUPA’NIN ANA TEDARİKÇİSİ YOLUNDA İLERLİYORUZ

İhracat tarafında ise vizyonumuz çok net. 65 olan ihracat yaptığımız ülke sayısını artırmanın ötesinde, mevcut pazarlarımızdaki derinliğimizi, özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı’na tam uyumlu ürünlerle pekiştirmek.

2026 planlarımız dahilinde, tesislerimizde kapasitesini artırdığımız boyler ve yoğuşmalı kazan üretimimizin yanı sıra, ısı pompası üretiminde de Avrupa’nın ana tedarikçisi olma yolunda ilerliyoruz.

Kaynak: İnşaat Dünyası

Şanlıurfa’da Yapılan Karakız Barajı’nda İnşaat Hızla Devam Ediyor

Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından tarımda modern sulamayı yaygınlaştırmak ve musluklara sağlıklı ve içilebilir su elde etmek amacıyla Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde yapılan Karakız Barajı’nda çalışmalar devam ediyor.

Şanlıurfa Birecik Karakız Barajı için geri sayım başladı. Gövde önyüz beton imalatlarının hızla devam ederken DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, projeyi bitirmek için adeta zamanla yarıştıklarını söyledi.

Balta, Karakız Barajı’nda, 2026 yılında su tutmayı hedeflediklerini açıkladı.

Karakız Barajı’nda şu anda gövde önyüz imalatlarının devam ettiğini vurgulayan DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, ‘’İş kapsamında ulaşım yolları, gövde vedolusavak sıyırma kazılarını tamamladık. Ayrıca, enjeksiyon, batardo,kondüvi, dolusavak ve 221 bin m3’lük gövde dolgusu imalatları tamamlandı.Çalışmalarımız kış mevsiminde de aralıksız devam edecek. Yeni yılın ilk ayları ile birlikte projeye devam ediliyor ve yılsonuna kadar barajda su tutmayı amaçlıyoruz’’ diye konuştu.

Şanlıurfalı Üreticilere Yılda 18 Milyon Lira Ek Gelir

1340 dekar araziye can suyu verecek Karakız Barajı’nın bölge tarımı için büyük önem taşıdığını belirtenDSİ Genel Müdürü Mehmet Akif BALTA “Baraj sayesinde modern sulama ile tanışacak 1340 dekar arazide sulama maliyetleri düşecek, verim artacak. Sulu tarıma geçilmesiyle birlikte çiftçimiz farklı ürünler ekip, dikebilecek.Kazançları artacak. Şanlıurfalı üreticiler, 2025 yılı rakamlarıyla yılda yaklaşık 18 milyon lira daha fazla kazanacak” dedi.

1 Milyon 496 Bin Metreküp Su Depolayacak

Temelden yüksekliği 33,6 metre olarak projelendirilen Birecik Karakız Barajı önyüzü beton kaplı kum-çakıl dolgu tipinde projelendirildi. 1 milyon 496 bin m3 depolama hacmine sahip olacak baraj, sulama şebekesinin tamamlanması ile birlikte 1340 dekar araziye can suyu verecek.

Kaynak: www.urfadasin.com

Algün İnşaat’ın Ataşehir Projesi’nde hafriyat çalışmaları başladı

Algün Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Algün, “Algün Ataşehir sosyal donatıları, yüksek çatı konsepti, teras ve Adalar manzaralı havuzlarıyla Ataşehir’e sıra dışı bir ayrıcalık getiriyor” dedi.

Algün İnşaat’ın İstanbul’un Ataşehir ilçesinde hayata geçireceği projesi ‘Algün Ataşehir’de hafriyat çalışmaları başladı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Algün Ataşehir projesi Ataşehir’in merkezinde ve Finanskent’e 1,5 kilometre (km) mesafede inşa ediliyor.

Ön talep süreci devam eden ve şirketin 48. kentsel dönüşüm projesi olan Algün Ataşehir, ‘Yeni Zirve’ sloganıyla tanıtılıyor.

Batı Ataşehir’de 15’er katlı 2 blok, 9 ve 5 katlı 2 blok olmak üzere toplam 4 blok olarak yükselen proje, 6 bin metrekare arsa alanı ve yaklaşık 40 bin metrekare inşaat alanı üzerinde inşa ediliyor.

Rezidans, ofis ve ticari alanlardan oluşan karma bir yapı olarak tasarlanan proje, toplam 267 bağımsız bölümden meydana geliyor. Hafriyat çalışmaları başlayan Algün Ataşehir’in bölgenin gelişime katkı sunması hedefleniyor.

Algün Ataşehir’in yüksek çatı konsepti, teras ve çatıdaki Adalar manzaralı yüzme havuzu, güneşlenme terası, mini golf sahası ve bahçe konseptiyle konforlu yaşam anlayışını proje sakinlerine sunması amaçlanıyor.

Projenin sosyal tesis bölümünde ise fitness, hamam, sauna, cep sineması, oyun ve müzik odaları, çocuk oyun odaları ve dinlenme alanları bulunuyor.

Algün Ataşehir projesi, Finans Merkezi’ne 1,5 km, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne 9 km, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne 12 km, Avrasya Tüneli’ne 8 km, Sabiha Gökçen Havalimanına 19 km, D-100 Karayolu’na 500 metre, TEM Otoyolu’na 3 km mesafede yer alıyor. Proje. alışveriş merkezlerine, özel ve devlet hastanelerine, eğitim kurumlarına ise sadece 1 dakikalık mesafede bulunuyor.

– Ataşehir’e modern ve konsept bir proje

Açıklamada görüşlerine yer verilen Algün Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Algün, güvenli ve nitelikli yapılar üreterek İstanbul’un dönüşümüne katkı sağlamayı hedeflediklerini belirtti.

Algün, bugüne kadar hayata geçirdikleri 48. kentsel dönüşüm projeleri Algün Ataşehir’e başlamış olmaktan heyecanlı, mutlu ve gururlu olduklarını kaydetti.

Karma ve konsept bir proje olarak planladıkları Algün Ataşehir’in, özellikleri ve ayrıcalıklarıyla örnek bir yapı olarak yükseldiğini vurgulayan Algün, ‘Modern yaşam standartlarını ve ulaşım kolaylığını bir arada sunan projemiz, yatırımcıların şimdiden yoğun ilgisini çekiyor. Algün Ataşehir sosyal donatıları, yüksek çatı konsepti, teras ve Adalar manzaralı havuzlarıyla Ataşehir’e sıra dışı bir ayrıcalık getiriyor. Hedefimiz, hem yurt içinde hem de yurt dışında sektörün global oyuncuları arasında yer almak.’ ifadelerini kullandı.

Kaynak: aa.com.tr

Albayrak Grubu, yurtdışındaki 7 stratejik limanını ALPORT markası altında topladı.

Küresel ticaretin yönü ve geleceği bugün limanlarda belirleniyor. Albayrak Grubu, liman işletmeciliğindeki tüm uluslararası faaliyetlerini ALPORT markası altında toplayarak, Afrika’dan Hazar’a uzanan kıtalararası bir lojistik ağını tek merkezden yönetiyor. 2 kıtada, 7 ülkede ve 8 stratejik limanda Türk mühendisliği ve yönetim vizyonuyla faaliyet gösteren Albayrak Grubu; ALPORT markasıyla Karadeniz’den Hazar’a, Hint Okyanusu’ndan Atlas Okyanusu’na uzanan bu güçlü ağ ile yalnızca yük hareketini değil, ticaretin akışını, hızını ve sürekliliğini de şekillendiriyor. Afrika’da kalıcı ortaklık yaklaşımı, modernizasyon yatırımları ve yüksek hizmet standardıyla ALPORT, ticaret rotalarını yöneten küresel bir lojistik güç olarak konumlanıyor.

ALPORT bugün Türkiye, Azerbaycan, Somali, Gine, Gambiya, Kongo Cumhuriyeti ve Ekvator Ginesi olmak üzere 7 ülkede, Karadeniz’den Hazar’a, Hint Okyanusu’ndan Atlas Okyanusu’na uzanan 8 stratejik limanda faaliyet gösteriyor. Trabzon’dan Bakü’ye, Mogadişu’dan Batı ve Orta Afrika’ya uzanan bu güçlü ağ; farklı kıtaları, bölgesel ticaret koridorlarını besleyen ülkeleri ve ticaret hatlarını birbirine bağlayan entegre bir ticaret omurgası oluşturuyor.

Liman Değil, Modern Lojistik Üsleri

ALPORT limanları, denize erişimi olmayan ülkelere de hizmet etmek suretiyle bulundukları ülkelerin çok ötesinde bir etki alanına sahip. Genel kargo, konteyner, reefer, dökme yük ve proje/breakbulk yüklerinde yürütülen operasyonlar; tek merkezden planlanan, yüksek emniyet standartlarına ve verimlilik hedeflerine dayanan bir yönetim anlayışıyla gerçekleştiriliyor. Her liman, yerel hassasiyetleri de gözeten kendi coğrafyasına özgü ihtiyaçlara göre yapılandırılırken, ortak operasyon dili korunuyor.

Afrika’da Kalıcı Ortaklık, Sürdürülebilir Güç

ALPORT’un Afrika’daki varlığı, kısa vadeli işletme yaklaşımından çok daha fazlasını ifade ediyor. Yerel otoritelerle kurulan kazan-kazan ilkesini temel alan uzun soluklu güçlü iş birlikleri sayesinde limanlar; istihdam üreten, kapasite geliştiren ve ülkelerin dış ticaretini büyüten stratejik merkezlere dönüşüyor. ALPORT, faaliyet gösterdiği ülkelerde uzun vadeli değer üretmeyi ve bölgesel kalkınmayı desteklemeyi temel ilke olarak benimsiyor.

Modernizasyon, Teknoloji ve Yüksek Hizmet Standardı

ALPORT, limanlardaki modernizasyon çalışmalarını altyapı ve üstyapı yatırımları, master planlama, dijital terminal işletim sistemleri ve entegre lojistik çözümler ekseninde yürütüyor. Ro-Ro operasyonları, tarama (dredging), römorkaj ve kılavuzluk, atık yönetimi ve lojistik destek hizmetleri; uluslararası standartlara uygun biçimde sahaya entegre ediliyor. ALPORT, bugün yalnızca liman işletmiyor; ticaret rotalarını yönetiyor, güçlü lojistik koridorlar kurmak suretiyle kıtaları birbirine bağlıyor ve Türk mühendisliği ile yönetim gücünü dünyanın en stratejik noktalarına taşıyor.

Turkmall’dan, Esentepe Sakinlerine Kentsel Dönüşüm Müjdesi

İzmir’de özel sektör eliyle yapılacak alan bazlı en büyük kentsel dönüşüm projesi Forum Göztepe’yi yaşama geçirmeye hazırlanan Turkmall, yıkım ruhsatının alınmasıyla birlikte projeye ilk kazmayı vurdu.

Depreme dayanıklı yapılar inşa etmek için yola çıktıklarını belirten Turkmall Yönetim Kurulu Başkanı Levent Eyüboğlu, Esentepe mahallesi sakinlerine kentsel dönüşümün başladığı müjdesini verdi.

Forum Göztepe’nin İzmir’in kentsel dönüşüm tarihinde önemli bir adımı ifade ettiğini belirten Eyüboğlu, “71 bloğu kapsayan yıkımın tamamlanmasının ardından inşaata başlayacağız. Esentepeliler’e en hızlı sürede modern ve sağlam yeni evlerini teslim edeceğiz” dedi.

FORUM GÖZTEPE, KENTİN DÖNÜŞÜMÜ İÇİN MİLAT OLACAK

Forum Göztepe’nin İzmir açısından çok değerli bir proje olacağını belirten Levent Eyüboğlu şunları söyledi: “Turkmall olarak Forum Göztepe’de yalnızca çarşı ve konut inşa etmeyeceğiz. Meydanı, sokağı ve sosyal donatılarıyla yeni bir yaşam merkezi oluşturacağız. İzmir’in ihtiyaçlarına cevap verecek projeyi, modern mimariyle ve sağlam zemin üzerinde ve depreme dayanıklı şekilde yükselteceğiz. Ticari alanlar, ofis alanları sosyalleşebilecek mekanlar, açık – kapalı otopark gibi pek çok özelliği bir arada sunacağız. Toplamda 820 hak sahibi var; proje kapsamında bin 450 konut yapılacak. Bunların dışında ticari alanlar da olacak. İçinde Novada Forum Göztepe adlı bir de çarşı bulunacak. Forum Göztepe, kentin dönüşümü için milat olacak”

DÖNÜŞÜM İÇİN İLK ADIM ATILDI

İzmir’in birinci derecede deprem bölgesi üzerinde olduğunu ve Forum Göztepe ile birlikte Esentepe Mahallesi sakinlerinin sağlam ve çağdaş konutlara kavuşacağını vurgulayan Turkmall Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Altunhan da, “Bugün Esentepe Mahallesi’ndeki dönüşümün ilk adımını attık. Forum Göztepe, İzmir’deki yapı stoğunun güçlenmesi, daha çağdaş ve sağlam konutlar inşa etmek için önemli bir aşama anlamına geliyor. TOKİ’den sonra ülke genelinde yapılan en büyük kentsel dönüşüm projesi Forum Göztepe’ye bu süreçte verdikleri destekten dolayı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Karabağlar Belediyesi yetkililerine de teşekkür ediyoruz” dedi.

Sega Yapı ve Mutlu İnşaat’ın ortak vizyonuyla Küçükçekmece Gölü kıyısında başlatılan Yalı360 projesi yeni bir yaşam standardı sunuluyor!

Sega Yapı ve Mutlu İnşaat’ın ortak vizyonuyla Küçükçekmece Gölü kıyısında başlatılan 472 konutluk Yalı360 projesi, göl ve deniz manzarasını aynı anda sunan panoramik cepheleri, yeşil avluları, gün ışığını maksimum düzeyde alan ferah daireleri ve geniş balkonları ile bölgede fark yaratıyor. Modern mimariyi doğanın huzuru ile birleştirerek İstanbul’a yeni bir yaşam standardı getiren proje; Marmaray, metrobüs, E-5’e ve TEM’e yakınlığı ile ‘şehirden kopmadan nefes almak’ isteyenlerin tercihi oldu.

Konut sektöründe sanayi ve ekonomisiyle hızla gelişen ve yatırım değeri her geçen gün artan ilçelerden Küçükçekmece’de başlatılan Yalı360 projesi, İstanbul’da yaşam kalitesini en üst seviyeye çıkaran özellikleriyle yıldızı parlayan projelerden biri oldu.

Sega Yapı ve Mutlu İnşaat’ın ortak vizyonuyla Küçükçekmece Gölü kıyısında temelleri atılan Yalı360; göl ve deniz manzarasını aynı anda sunan panoramik cepheleri, yeşil avluları, gün ışığını maksimum düzeyde alan ferah daire planları ve geniş balkonları ile bölgeye ‘nefes aldırarak’ fark yarattı.

İstanbul’da nadir yaşanabilecek yaşam standardı Küçükçekmece’de!

Toplam 53 bin metrekare inşaat alanı üzerinde 5 bloktan oluşan Yalı360 projesinde 1+1, 2+1, 3+1 gibi farklı daire tiplerinden oluşan 472 konut yer alıyor. Kapalı ve açık otopark imkânı, çocuk oyun alanları, 7/24 kesintisiz güvenlik hizmeti, yürüyüş alanları, donanımlı spor salonu ve saunanın yanı sıra, geniş bir peyzaj düzenlemesi sunan proje; göl ve deniz manzarasıyla buluşan ferah ve konforlu daireleriyle İstanbul’da nadir deneyimlenebilecek yüksek bir yaşam standardı getirdi. Modern mimariyi doğanın huzuru ile birleştiren Yalı360’da malzeme seçiminden renk paletine, peyzaj düzenlemelerinden ortak alanlara kadar her detay; dinginlik, zarafet ve kalite anlayışıyla tasarlandı.

Marmaray, metrobüs ve çevre yollarına yakınlığı ile şehre bağlanma kolaylığı

Merkezi konumu, yeşil alanlarla çevrili yapısı ve göl manzarasıyla şehir hayatının yoğun temposundan uzak, dengeli ve prestijli bir yaşam sunan Yalı360, ulaşım ağlarının merkezinde yer alan konumuyla, konforlu bir yaşama şehirden kopmadan kavuşma ayrıcalığını sağlıyor. Marmaray ve metrobüs ve E-5 bağlantılarına yürüme mesafesinde olan proje, metroya 1,8 km, Florya Sahil ve Aqua Florya AVM’ye ise 4 km mesafesiyle İstanbul’un her noktasına hızlı ve kolay ulaşım imkânı veriyor. Okullar, hastaneler, alışveriş merkezleri ve sosyal yaşam alanlarına olan yakınlığı ise projeyi hem yaşam hem de yatırım değeri açısından güçlü bir noktaya taşıyor.

Turan: “Projemiz,insanı merkeze alan, dengeli bir yaşam ve yatırım fırsatı

İnşaatına 2025 yılında başladıkları projeyi 2028 yılında teslim etmeyi planladıklarını kaydeden Sega Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Turan, “Çağdaş mimari detayları, ferah yaşam alanları ve yeşil alanlarla bütünleşen yapısıyla Yalı360 projemizi, şehirden kopmadan dengeli bir yaşam arayanlarve sadece yaşamak için değil, nefes almak, dinginliği hissetmek ve şehrin karmaşasından uzaklaşmak isteyenler için tasarladık. Bu özel proje ile İstanbul’da ve Küçükçekmece bölgesinde nadir bulunan bir yaşam deneyimi vadediyoruz. Şehir hayatının dinamizmi ile doğayla iç içe bir yaşamı, yeşil ile maviyi buluşturduğumuz proje, hem ayrıcalıklı bir yaşam hem de güçlü bir yatırım değeri sunuyor” değerlendirmesini yaptı. Sega Yapı olarak müşteri memnuniyetini merkeze alan, insan odaklı ihtiyaçlara özel çözümler sunan bir vizyonla çalıştıklarını kaydeden Turan, “Geleceğin yaşam alanlarını şekillendirirken sağlıklı, sürdürülebilir ve estetik yaşam alanları üreterek sektörde yön belirleyen bir marka olma vizyonuyla hareket ediyoruz. Bulunduğumuz bölgelerde yaşam kalitesini yükseltmek ve insanlara değer üreten yapılar sunmak, en önemli önceliğimiz” dedi.

Sega Yapı Hakkında

İnşaat sektöründe 2016 yılından bu yana faaliyet göstermekle birlikte sektöre 25 yıllık müteahhitlik tecrübesini aktaran Sega Yapı bugün; tamamlanan, devam eden ve proje aşamasında olmak üzere portföyünde toplam 3 binin üzerinde konut ile 285 bin metrekarelik inşaat alanına ulaştı. Küçükçekmece’de devam ettiği projeler arasında Yalı360, Sega Metropark ve Sega Atakent bulunan şirket; bugüne kadar ilçede Sega Life, Sega Paradise, Sega Marin, Sega Marin 2, Sega İstanbul, Sega Cennet, Sega Cadde, Sega Modern ve Sega Plus projelerini tamamladı. Şirketin bu yıl hayata geçirmeyi planladığı projeler arasında ise Sega Florya ve Sega Paradise 2 yer alıyor. Modern şehir yaşamının ihtiyaçlarını doğru analiz eden, mimari estetik ile mühendislik disiplinini buluşturan bir gayrimenkul geliştirme markası olan Sega Yapı, konut ve karma yaşam projelerinde kalite, güvenlik ve sürdürülebilirlik odaklı bir yaklaşım benimsiyor.

Kaynak: Emlaklobisi.com

Malatya’da dev projede imzalar atıldı: İnşaat başlıyor!

Malatya’da dev bir proje için imzalar atıldı. Yakın zamanda başlaması beklenen inşaat ile birlikte yıllardır beklenen yatırımın, bölge tarımına ve su kaynaklarının verimli kullanımına önemli katkı sağlayacak.

Malatya’nın Doğanyol ilçesinde yapılması planlanan 19 metre yüksekliğinde, 300 bin metreküp depolama hacmine sahip yaklaşık 5 bin hayvanın (2 bin büyükbaş, 3 bin küçükbaş) içme suyu ihtiyacı karşılayacak Malatya Doğanyol Kutan (HİS) Göleti ile ihalesi tamamlandı. Projenin tamamlanmasıyla birlikte çiftçilerin suya erişiminin kolaylaşacak, ürün verimliliği artacak ve tarımsal üretimin sürdürülebilir hale gelecek.

Doğanyol Belediye Başkanı Hakan Bay, yaptığı açıklamada Gökçe Mahallesi sınırları içerisinde inşa edilecek Kutan Göleti projesinin ihale sürecinin başarıyla sonuçlandığını duyurdu. Projenin ilçede uzun süredir beklenen önemli bir sulama yatırımı olduğunu vurgulayan Bay, projenin ilçede uzun süredir beklenen önemli bir sulama yatırımı olduğunu, bu gelişmenin Doğanyol tarımı açısından büyük bir kazanım olduğunu ifade etti.

Malatyada dev projede imzalar atıldı: İnşaat başlıyor

Başkan Bay’dan Teşekkür Mesajı

Doğanyol Belediye Başkanı Hakan Bay, projenin ilçeye kazandırılmasında emeği geçenler başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, eski ve mevcut milletvekilleri Öznur Çalık ve Bülent Tüfenkci’ye, DSİ yetkililerine ve sürece katkı sunan tüm kurumlara şükranlarını sundu. Başkan Bay, “Kutan Göleti, Doğanyol’un tarımsal geleceği açısından stratejik bir yatırımdır. Bu projenin ilçemize kazandırılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Çiftçilerimizin yüzünü güldürecek önemli bir adım atılmıştır” dedi.

İnşaat Süreci Yakından Takip Edilecek

İhale sürecinin tamamlanmasının ardından yüklenici firma tarafından kısa süre içerisinde saha çalışmalarına başlanması planlanıyor. Belediye ve ilgili kurumların, projenin ilerleyişini yakından takip edeceği ve sürecin şeffaf şekilde yürütüleceği ifade edildi. Kutan Göleti’nin tamamlanmasıyla birlikte Doğanyol’da modern sulama altyapısına yönelik önemli bir eksiklik giderilmiş olacak.

Kaynak: Gazete Vatan

Ayos Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Şirin’den 2026 gayrimenkul sektörü öngörüsü

İnşaat Dünyası Dergisi’nin Ocak-Şubat 2026 geleneksel Sektör Analizi özel dosyasına konuk olan Ayos Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Şirin inşaat ve gayrimenkul sektörü 2025 değerlendirmesi ve 2026 öngörüsünde bulundu. Şirin, “2026 yılının; daha rasyonel yatırım kararlarının alındığı, finansal disiplinin ve operasyonel gücün ön plana çıktığı bir dönem olacağını öngörüyoruz. Bu süreçte nitelikli projelerin ayrışacağı bir piyasa yapısı bekliyoruz. Hedefimiz; güçlü operasyonel yapı ve sağlam finansal duruşla uzun vadeli değer üretmeye devam etmektir” dedi.

2025 yılı, inşaat ve gayrimenkul sektörü genelinde finansmana erişim, maliyet yönetimi ve nakit akışı disiplini açısından zorlukların öne çıktığı; buna karşılık temkinli ve seçici ilerleyen firmalar için verimlilik odaklı bir yıl olarak geçti. Yatırım kararlarının daha kontrollü alındığı, risk yönetiminin ve operasyonel sağlamlığın belirleyici olduğu bir dönem yaşandı.

AYOS İnşaat açısından 2025; devam eden projelerin ilerletildiği, yeni yatırımlar için hazırlıkların tamamlandığı ve operasyonel yapının güçlendirildiği bir yıl oldu.

AYOS İNŞAAT YENİ DÖNEM YATIRIMLARI İÇİN SAĞLAM BİR ZEMİN OLUŞTURUYOR

Konya’da hayata geçirilen Ayos Meram Konakları projesi büyük ölçüde tamamlanırken, İstanbul Kartal’da yükselen Ayos-Sun Plaza projesinde kat imalatları planlanan takvim doğrultusunda devam etti. Ayrıca Ayos Meram Evleri projesi için mobilizasyon ve ön hazırlık süreçleri tamamlandı.

Özetle 2025, AYOS İnşaat için zorlu piyasa koşullarına rağmen kontrollü ilerlenen ve yeni dönem yatırımları için sağlam bir zemin oluşturulan bir yıl olmuştur.

2026’DA NİTELİKLİ PROJELERİN AYRIŞACAĞI BİR PİYASA YAPISI BEKLİYORUZ


AYOS İnşaat
olarak sektöre ilişkin beklentilerimizi kısa vadeli dalgalanmalardan ziyade orta ve uzun vadeli sürdürülebilirlik perspektifiyle değerlendiriyoruz. 2026 yılının; daha rasyonel yatırım kararlarının alındığı, finansal disiplinin ve operasyonel gücün ön plana çıktığı bir dönem olacağını öngörüyoruz. Bu süreçte nitelikli projelerin ayrışacağı bir piyasa yapısı bekliyoruz.

2026 hedeflerimiz doğrultusunda; devam eden projelerimizin planlanan takvim ve kalite standartları çerçevesinde ilerlemesini sağlamak, yeni yatırımlarda ise seçici ve verimlilik odaklı bir yaklaşımı sürdürmek önceliklerimiz arasında yer alıyor.

Konut ve ticari ofis projelerinde, bulunduğu lokasyona değer katan ve sürdürülebilir şekilde planlanmış yatırımlara odaklanmayı hedefliyoruz.

Bununla birlikte, taahhüt işlerinde daha aktif rol almayı, risk yönetimi ve nakit akışı disiplini çerçevesinde kontrollü bir büyüme sağlamayı amaçlıyoruz.

AYOS İnşaat olarak hedefimiz; güçlü operasyonel yapı ve sağlam finansal duruşla uzun vadeli değer üretmeye devam etmektir.

Kaynak: İnşaat Dünyası

Kırklareli Tarıma Dayalı Süt İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyeti Toplantısı yapıldı

Kırklareli Tarıma Dayalı Süt İhtisas Organize Sanayi Bölgesi müteşebbis heyeti toplantısı yapıldı.

Kırklareli Tarıma Dayalı Süt İhtisas Organize Sanayi Bölgesi müteşebbis heyeti toplantısı yapıldı.

Vali Uğur Turan başkanlığında Valilik Atatürk Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıda, gündem maddeleri görüşüldü.

Tarıma Dayalı Süt İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin hayvancılık faaliyetleri açısından önemli olduğunu ifade eden Turan, kendilerine destek olan herkese teşekkür etti.

Konuşmaların ardından Tarıma Dayalı Süt İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin gelişmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu.

Kaynak: Habertürk

Bursa’da gıda için entegre OSB yatırımı planlanıyor

Bursa Ticaret Borsası öncülüğünde Yenişehir’de planlanan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, sözleşmeli tarım modeli, entegre lojistik altyapısı ve ihracat odaklı yapısıyla Bursa’nın tarımsal üretimini katma değerli sanayi ve dış ticaret gücüne dönüştürmeyi hedefliyor.

Bursa, tarımsal üretim gücünü sanayi vizyonuyla birleştirerek gıda sektöründe yeni bir döneme hazırlanıyor. Bursa Ticaret Borsası (BTB) öncülüğünde Yenişehir’de hayata geçirilmesi planlanan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (OSB), yalnızca bir üretim alanı değil; sürdürülebilir tarım, izlenebilirlik ve ihracat odaklı büyümenin merkez üssü olarak kurgulanıyor.

Türkiye’nin ilk borsa iştirakli Gıda İhtisas OSB’si olma özelliğini taşıyan proje; üretim, depolama, işleme ve lojistik süreçlerini tek merkezde toplayarak gıda sektöründe ölçek ekonomisi yaratmayı amaçlıyor. Sözleşmeli tarım modeliyle çiftçiye pazar garantisi sunulurken, modern Ar-Ge altyapısı ve entegre lojistik merkeziyle Bursa’nın küresel gıda tedarik zincirindeki konumunun güçlendirilmesi hedefleniyor.

Bursa’nın tarım ve gıda ihracatında yapısal dönüşüm hedefi

Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, sürdürülebilir tarım, gıda güvenliği ve izlenebilirlik başlıklarının 2026 yol haritasının merkezinde Yenişehir Gıda İhtisas OSB’nin yer aldığını söyledi. Bu yatırımı yalnızca bir sanayi projesi olarak değil, Bursa’nın tarım ve gıda ihracatında ihtiyaç duyduğu yapısal dönüşümün temel taşı olarak gördüklerini ifade eden Matlı, entegre model sayesinde üretim standartlarının yükseleceğini vurguladı.

Matlı, Gıda İhtisas OSB’nin Bursa’nın tarımsal ürünlerinin gerçek değerini bulacağı, katma değerli üretim ve ihracat kapasitesini artıracak bir ekosistem olarak tasarlandığını dile getirdi.

Tarım-sanayi entegrasyonu güçlenecek

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de Yenişehir’de planlanan yatırımın, kentin üretim gücünü ve tarımsal potansiyelini ileri taşıyacak stratejik bir adım olduğunu belirtti. Projenin üretimden işlenmeye, paketlemeden lojistiğe uzanan güçlü bir tarım-sanayi entegrasyonu yaratacağını ifade eden Bozbey, bu yapının hem katma değeri artıracağını hem de üreticinin emeğinin karşılığını almasına katkı sağlayacağını söyledi.

Bozbey, yatırımın tarımsal ihracat kapasitesini büyütmesinin yanı sıra kırsalda istihdamı destekleyeceğini ve kooperatifçilik ile modern tarım uygulamalarının yaygınlaşmasına zemin hazırlayacağını kaydetti.

Gıda odaklı entegre ekosistem kurulacak

Yenişehir Gıda İhtisas OSB’nin ana ekseninin doğrudan gıda sanayisi olacağını belirten Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, bölgede gıda üretimine destek veren ambalaj, Ar-Ge ve teknik hizmetlerin de yer alacağı entegre bir yapı oluşturulacağını ifade etti. Yatırımcı profilinde gıda odaklılığın korunacağını vurgulayan Özel, verimlilik sağlayacak tamamlayıcı sektörlerle birlikte planlı bir sanayi alanı hedeflediklerini dile getirdi.

Bölgesel tarım gücünü merkeze alan tedarik modeli

Yenişehir’in güçlü tarımsal potansiyeline dikkat çeken Özel, OSB’nin yalnızca yerel değil bölgesel ölçekte bir üretim ve işleme merkezi olarak konumlandırıldığını söyledi. Hammadde tedariğinde önceliğin Yenişehir ve Bursa’nın ürünlerine verileceğini belirten Özel, çevre il ve ilçelerden sağlanacak tedarikle sürdürülebilir ve kesintisiz bir üretim zinciri kurulmasının amaçlandığını aktardı.

Çiftçi için kayıtlı ve öngörülebilir pazar

Projenin en önemli çıktılarından birinin sözleşmeli tarım modeli olduğunu vurgulayan Özel, bu yapı sayesinde çiftçinin pazar ve fiyat konusunda öngörülebilirliğe kavuşacağını ifade etti. Ürünlerin kalite sınıflandırmasıyla fire oranlarının düşürülmesi, ikinci sınıf ürünlerin sanayide değerlendirilmesi ve çiftçi gelirinin artırılması hedefleniyor.

Çevresel sürdürülebilirlik ön planda

Yenişehir Gıda OSB’nin modern arıtma sistemleri ve çevreci altyapısıyla klasik sanayi bölgelerinden ayrışacağını belirten Özel, dağınık üretimin tek merkezde toplanmasının hem denetimi kolaylaştıracağını hem de karbon ayak izini azaltacağını söyledi. Tüm üretimin mevzuata uygun ve sürekli denetlenen bir yapıda yürütülmesi planlanıyor.

İhracat odaklı lojistik merkez

Projenin ihracat vizyonunun güçlü şekilde kurgulandığını ifade eden Özel, Yenişehir’in havalimanı, otoyol ve demiryolu bağlantılarının önemli bir lojistik avantaj sunduğunu kaydetti. OSB bünyesinde kurulacak lojistik merkezle firmaların dünya pazarlarına doğrudan erişiminin sağlanması, Bursa’nın gıda ihracatında çarpan etkisi yaratılması hedefleniyor.

Bursa’yı gıda sanayisinde üst lige taşıma hedefi

Kara, hava, deniz ve demiryolu ulaşım ağlarının kesişim noktasında yer alan Yenişehir’in stratejik konumuna dikkat çeken Özel, projenin başarısının yalnızca tesis sayısıyla değil; çiftçi gelirlerinin artması ve Bursa’nın toplam gıda ihracatındaki payının büyümesiyle ölçüleceğini vurguladı.

Kaynak: Dünya Gazetesi

Deri sektörü OSB için Kemalpaşa ve Çiğli’yi radarına aldı

Ayakkabı, deri konfeksiyon ve saraciye sektörlerini kapsayacak deri ürünleri odaklı Organize Sanayi Bölgesi için İzmir’de yürütülen çalışmalar yeniden gündeme geldi. Sektör temsilcileri, tabaklama dışı üretimi esas alan model kapsamında yer arayışının sürdüğünü, Kemalpaşa ve Çiğli hattının değerlendirilen bölgeler arasında bulunduğunu ifade ediyor.

İzmir’de ayakkabı, deri konfeksiyon ve saraciye sektörlerini aynı çatı altında toplayacak deri ürünleri odaklı Organize Sanayi Bölgesi çalışmaları yeniden gündeme geldi. Ege deri sektörünün temsilcileri, tabaklama faaliyetlerini değil nihai ürün üretimini kapsayan yeni bir OSB modeli için yer arayışını sürdürürken, Kemalpaşa ve Çiğli hattının değerlendirilen bölgeler arasında yer aldığını dile getirdiler.

Sektörün dağınık yapısını ortadan kaldırmayı hedefleyen proje kapsamında; yan sanayinin gelişmesi, kalifiye iş gücünün yetiştirilmesi, mesleki eğitim altyapısının oluşturulması ve çevreye duyarlı üretim modellerinin hayata geçirilmesi amaçlanıyor. Sektör temsilcileri, söz konusu OSB’nin hayata geçmesiyle İzmir’in deri ürünleri üretiminde rekabet gücünün artacağını vurguluyor.

Deri OSB söz konusu olunca hep akla tabaklama kısmının geldiğini ama bütün alt sektörleri de içinde barındıran ve yan sanayisinin de içinde olduğu bir Organize Sanayi Bölgesi’ne ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu, “Ayakkabı, deri konfeksiyon ve saraciye olmak üzere üç ana alt sektörümüz var. Bizim hedefimiz, bu alt sektörlerin tamamını ve yan sanayisini aynı çatı altında toplayacak bir organize sanayi bölgesi oluşturmak. Burada yapılan üretim tabaklama değil; tabaklanmış hazır derinin kesilmesi, dikilmesi ve nihai ürüne dönüştürülmesi. Dolayısıyla kimyasal atık söz konusu değil ve arıtma tesisi gibi bir ihtiyacımız bulunmuyor. Asıl önceliğimiz, emek yoğun bir sektör olan deri ürünlerinde kalifiye iş gücü sorununa kalıcı bir çözüm üretmek. Bu kapsamda OSB içerisinde sektörel bir meslek lisesi kurulmasını planlıyoruz. Kümeleşme sayesinde iş gücü esnekliği artacak, yan sanayi sektörün ihtiyaçlarına göre gelişecek. Aynı zamanda yeşil üretim, enerji verimliliği, güneş enerjisi kullanımı ve uluslararası sertifikasyon süreçleri de bu yapı içinde çok daha kolay hayata geçirilebilecek. Dağınık yapıdan çıkmadan bu ölçek ve standartlarda bir dönüşümü sağlamak mümkün değil” dedi.

Deri ürünleri OSB’sine yönelik yer arayışının sürdüğünü ifade eden Gündoğdu, “Sektör olarak şu aşamada netleşmiş bir lokasyonumuz yok. Görüşmeler yaptığımız bölgeler bulunuyor. İzmir sanayisinin gelişim aksının ağırlıklı olarak kuzeye kaydığı görülüyor. Çiğli, Menemen ve Aliağa hattı, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin sınırlı olduğu yapısıyla sanayi açısından daha uygun bölgeler olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte sektör, mevcut iş gücünü bölmeden üretimi sürdürebileceği, merkezlere daha yakın lokasyonları tercih ediyor. Bu çerçevede Kemalpaşa ile Çiğli ve çevresi şu anda radarımızda olan iki ana bölge. Organize sanayi bölgelerinin kuruluş süreçleri kısa vadede tamamlanmıyor. 2026 yılı itibarıyla yerin netleşmiş olması bizim için önemli bir başarı olacak” dedi.

Zandar, Yeni nesil bir sanayi alanı artık sektör için bir zorunluluk haline geldi

Sektörü tek merkezde toplayacak bir OSB’nin yalnızca mekânsal değil, aynı zamanda istihdam ve eğitim boyutuyla da ele alınması gerektiğini ifade eden Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, mesleki eğitimin klasik lise modeli yerine yerinde eğitim anlayışıyla güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bugün 14–15 yaşındaki gençleri meslek liselerine yönlendirmek giderek zorlaşıyor. Buna karşılık, özellikle 30–40 yaş üzeri, belirli bir mesleği olmayan bireylere fabrikalar bünyesinde verilen uygulamalı eğitimler çok daha etkili sonuçlar veriyor. İtalya’da bunun başarılı örnekleri bulunuyor. Mevcut ayakkabıcı sitelerinin fiziki ve altyapı koşulları günümüz ihtiyaçlarını karşılamıyor. Ulaşımı kolay, altyapısı güçlü, sosyal donatıları bulunan, kadın istihdamını destekleyen ve mesleki eğitimin entegre edildiği yeni nesil bir sanayi alanı artık sektör için bir zorunluluk haline geldi” dedi.

Kaynak: Ekonomi Gazetesi

Murat Savcı, Saint-Gobain Türkiye CEO’luğuna atandı

Saint-Gobain Türkiye’de üst yönetimde yapılan değişiklikle birlikte yeni bir dönem başladı. Yapı malzemeleri sektöründe hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda önemli deneyime sahip olan Murat Savcı, Saint-Gobain Türkiye’nin CEO’luk görevine atandı. Savcı, görevi 1 Eylül 2021 tarihinden bu yana yürüten ve kariyerine grup dışında devam etme kararı alan Aykut Aydoğan’dan devraldı. Saint-Gobain Türkiye, yeni liderlik yapısıyla sürdürülebilir büyüme ve yenilikçilik odağını güçlendirerek sektördeki öncü konumunu pekiştirmeyi amaçlıyor.

Yapı malzemeleri sektöründe Türkiye ve uluslararası pazarlarda uzun yıllara dayanan deneyime sahip olan Murat Savcı, Saint-Gobain Türkiye’nin yeni CEO’su olarak atandı.

Savcı, yeni görevinde Saint-Gobain’in Türkiye’de 12 markayla faaliyet gösteren şirketlerinin genel yönetiminden sorumlu olacak. Bu kapsamda Weber, Chryso, Saint-Gobain Aşındırıcılar ile iki ortaklık şirketi olan İzocam ve Dalsan’ın yönetim kurullarında yer alarak, grubun Türkiye’deki kritik operasyonlarının stratejik yönetişimine liderlik edecek.

Murat Savcı’nın öncelikleri arasında, Saint-Gobain’in “Lead & Grow” adıyla hayata geçirilen yeni stratejik planı doğrultusunda bütünleşik çözüm sunma yetkinliğini güçlendirmek, müşteriler nezdinde tercih edilen iş ortağı konumunu pekiştirmek ve tüm iş kollarında sürdürülebilir, kârlı ve uzun vadeli büyümeyi hızlandırmak bulunuyor.

“Potansiyeli önemli şekilde değerlendireceğiz”

Yeni görevine ilişkin değerlendirmede bulunan Murat Savcı, şu ifadeleri kullandı:

“Saint-Gobain gibi köklü ve küresel ölçekte güçlü bir grubun Türkiye organizasyonuna liderlik edecek olmak benim için bir gurur. Türkiye, yapı ve altyapı çözümleri alanında önemli bir potansiyele sahip. Önümüzdeki dönemde güçlü ekiplerimizle birlikte bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirecek adımlar atacağız. Türkiye organizasyonunun uzun vadeli, sürdürülebilir ve kârlı büyümesini bir adım ileri taşıyacağız. Bu doğrultuda düşük karbonlu ve yüksek katma değerli çözümlerimizi daha da geliştirecek, müşterilerimize daha entegre hizmetler sunarak topluma, çevreye ve paydaşlarımıza değer katan iş anlayışımızı daha da güçlendireceğiz.”

Murat Savcı hakkında

İnşaat ve yapı malzemeleri alanında yaklaşık 30 yıllık deneyime sahip olan Murat Savcı, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. 1991–1994 yılları arasında Almanya Dortmund Teknik Üniversitesi’nde inşaat ekonomisi ve hukuku alanında yüksek lisans eğitimini tamamlayan Savcı, aynı dönemde inşaat fiziği üzerine akademik çalışmalar yürüttü.

Kariyerine Almanya’da başlayan Savcı, farklı ülkelerde faaliyet gösteren uluslararası inşaat ve sanayi gruplarında proje yönetimi ve üst düzey yöneticilik görevlerinde bulundu. Türkiye’de Baumit Türkiye Genel Müdürlüğü görevini üstlendi.

2012–2019 yılları arasında Koramic Yapı Kimyasalları A.Ş.’de Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapan Savcı, aynı zamanda Belçika merkezli Koramic Chemicals NV’de Yönetim Kurulu Üyesi ve Grup Şirketlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak uluslararası operasyonları yönetti.

2020 yılında İzocam Genel Direktörü olarak Saint-Gobain Grubu’na katılan Murat Savcı, bu görev süresince sürdürülebilirlik, inovasyon ve operasyonel verimlilik odaklı dönüşüm süreçlerine liderlik etti. İzocam’ın pazar konumunun güçlenmesine ve yüksek katma değerli çözümler alanındaki yetkinliklerinin gelişmesine katkı sağladı. Savcı, ileri düzeyde İngilizce ve Almanca bilmektedir.

Saint-Gobain hakkında

Sürdürülebilir ve hafif inşaat çözümleri alanında dünya liderleri arasında yer alan Saint-Gobain; inşaat ve endüstriyel pazarlara yönelik malzeme ve hizmetler tasarlamakta, üretmekte ve dağıtmaktadır. Kamu ve özel binaların yenilenmesi, hafif yapı çözümleri ile inşaat ve sanayinin karbondan arındırılmasına yönelik bütünleşik çözümler sunan grup, sürekli inovasyon yaklaşımıyla sürdürülebilirlik ve performansı bir arada sağlamayı hedeflemektedir. 2025 yılında kuruluşunun 360. yılını kutlayan Saint-Gobain, tüm faaliyetlerini “MAKING THE WORLD A BETTER HOME” vizyonu doğrultusunda yürütmektedir.

Kaynak: Dünya Gazetesi

İnşaat maliyeti arttı, Denizli’de yeni konut zorlaşıyor

TÜİK’in Aralık 2025 İnşaat Maliyet Endeksi verileri, artan işçilik ve malzeme giderlerinin Denizli’de konut ve sanayi yatırımlarını baskı altına aldığını ortaya koydu.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Aralık 2025 İnşaat Maliyet Endeksi, inşaat sektöründe maliyet baskısının hız kesmeden sürdüğünü gösterirken, bu tablo Denizli’deki konut ve sanayi yatırımlarını da doğrudan etkiliyor. Ulusal düzeyde yıllık bazda yüzde 20’nin üzerinde artan inşaat maliyetleri, özellikle emek yoğun yapısıyla öne çıkan Denizli’de yeni projelerin planlanmasını zorlaştırıyor.

Endeks verilerine göre en dikkat çekici artış kalemlerinden biri işçilik maliyetleri oldu. İşçilikteki yüksek oranlı yükseliş, Denizli’de faaliyet gösteren müteahhitlerin maliyet hesaplarını yeniden gözden geçirmesine neden olurken, yeni konut projelerinde fiyatların geri gelmesinin kısa vadede zor olduğu değerlendiriliyor.

Sektör temsilcileri, artan maliyetlerin hem konut hem de sanayi yapılarında yatırım iştahını sınırladığını, bazı projelerin ise ertelenme riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade ediyor. Özellikle organize sanayi bölgelerinde devam eden ve planlanan yatırımlarda bütçe baskısının daha belirgin hale geldiği belirtiliyor.

Uzmanlara göre inşaat maliyetlerindeki bu yükseliş, Denizli’de yeni konut arzını sınırlayarak satış ve kira fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskıyı sürdürebilir. TÜİK verileri, 2026 yılına girilirken inşaat sektöründe maliyet odaklı temkinli bir sürecin Denizli için de kaçınılmaz olduğunu ortaya koyuyor.

Kaynak: www.gazetesehir.com

İnşaat Projelerinin Tanıtımında Dijital Devrim

Türkiye’nin hızla büyüyen inşaat sektöründe, geleneksel sunum yöntemleri artık yeterli olmuyor. Antalya merkezli teknoloji girişimi Vrlogy.co, sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik, yapay zeka ve 3D CRM çözümleriyle gayrimenkul sunumlarını yeniden tanımlıyor. Bu yazıda, inşaat firmaları ve mimarlık şirketlerinin bu teknolojilerden nasıl faydalanabileceğini inceliyoruz.

Gayrimenkul sektörü, dünya genelinde dijital dönüşümün en yoğun yaşandığı alanlardan biri haline geldi. Özellikle proje aşamasındaki konutların satışında, potansiyel alıcılara henüz inşa edilmemiş bir yapıyı somut bir şekilde deneyimletmek her zaman en büyük zorluk olmuştur. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan mimari render fotoğrafları ve fiziksel maketler, hem maliyetli hem de sınırlı bir sunum deneyimi sunmaktadır.

Antalya’da kurulan ve dünyada ilk olmayı hedefleyen girişimci bir yazılım ekibi olan Vrlogy.co, bu soruna kapsamlı bir çözüm sunuyor. VR (Sanal Gerçeklik), AR (Artırılmış Gerçeklik), AI (Yapay Zeka) ve 3D CRM teknolojilerini inşaat sektörüne uyarlayarak, gayrimenkul sunumlarını tamamen farklı bir boyuta taşıyor.

VR ile Proje Aşamasında Gayrimenkul Tanıtımı

Proje aşamasında olan bir inşaatın henüz tamamlanmadan satışa sunulması, sektörün en bilinen zorluklarından biridir. Satış temsilcileri uzun yıllardır mimari render fotoğraflarıyla yetinmek durumunda kalmıştır. Ancak iki boyutlu görseller, potansiyel alıcıya mekânın gerçek atmosferini, derinliğini ve ölçeğini hissettirmekte yetersiz kalır.

Vrlogy’nin VR ve 3D tur çözümleri bu sorunu ortadan kaldırıyor. Tek bir internet adresi üzerinden erişilebilen sanal turlar sayesinde, potansiyel müşteriler bilgisayar, akıllı telefon veya VR gözlük gibi herhangi bir cihazla gayrimenkulleri üç boyutlu olarak gezebiliyor. Bu teknoloji, özellikle yurt dışındaki yatırımcılara uzaktan sunum yapma imkânı tanıyarak, satış süreçlerini önemli ölçüde hızlandırıyor.

Bu noktada en büyük avantajlardan biri, herhangi bir uygulama veya özel donanım gerektirmeden tek bir link ile sunuma erişilebilmesidir. Müşteriler, kendilerine gönderilen bağlantıyı mobil telefonlarından veya bilgisayarlarından açarak projeyi anında üç boyutlu olarak gezmeye başlayabiliyor. Satış temsilcileri, WhatsApp, e-posta veya sosyal medya üzerinden bu linki paylaşarak dünyanın neresindeki müşteriye olursa olsun saniyeler içinde sunum yapabiliyor. VR gözlüğü olan müşteriler ise aynı link üzerinden tam sürükleyici bir deneyim yaşayabiliyor. Böylece tek bir bağlantı adresi, mobil, masaüstü ve VR gözlük olmak üzere tüm platformları kapsayan eksiksiz bir sunum kanalına dönüşüyor.

AR ile Dijital Maket: Fiziksel Maketin Ötesinde

İnşaat sektöründe proje tanıtımının vazgeçilmezlerinden biri olan fiziksel maketler, yüksek maliyetleri ve taşınabilirlik sorunlarıyla firmaları zorlamaktadır. Bir projenin maketi yalnızca belirli bir lokasyonda sergilenebilir ve güncellemeler büyük masraflar gerektirir.

Vrlogy’nin AR (Artırılmış Gerçeklik) tabanlı dijital maket çözümü, bu sınırlılıkları tamamen ortadan kaldırıyor. Tek bir internet bağlantı adresi aracılığıyla, müşteriler telefon kamerasını kullanarak projenin üç boyutlu maketini diledikleri yerde, diledikleri boyutta görüntüleyebiliyor. Bu teknoloji, fiziksel maketin sunduğu görsel deneyimi dijital ortama taşırken, mekân bağımsızlığı ve ölçeklendirme esnekliği gibi benzersiz avantajlar da sağlıyor.

Özellikle fuarlarda, müşteri toplantılarında ve uzaktan satış süreçlerinde AR dijital maketler, firmalara önemli bir rekabet avantajı kazandırıyor. Potansiyel alıcılar, masalarının üzerinde veya herhangi bir düz yüzeyde projenin üç boyutlu temsilini görerek, blokların konumunu, çevre düzenlemesini ve genel mimari yapıyı detaylı bir şekilde inceleyebiliyor.

Yapay Zeka Gayrimenkul Danışmanı: 7/24 Çok Dilli Satış Temsilcisi

Gayrimenkul satışında müşteri iletişimi kritik bir rol oynar. Potansiyel alıcılar genellikle proje hakkında detaylı bilgi edinmek ister: daire tipleri, ödeme planları, teslim tarihleri, çevre olanakları ve daha fazlası. Geleneksel yapıda bu soruların cevaplanması tamamen satış ekibinin mesai saatleri ve dil yetkinlikleriyle sınırlı kalır.

Vrlogy’nin yapay zeka tabanlı sanal gayrimenkul danışmanı, satış pazarlama temsilcilerinin sahip olduğu tüm proje bilgilerini öğrenerek, müşterilerin sorularına anlık ve doğru yanıtlar veriyor. En dikkat çekici özelliklerinden biri ise çok dilli konuşma yeteneği. Sistem, müşterinin tercih ettiği dilde iletişim kurabiliyor ve böylece özellikle uluslararası yatırımcılara ulaşmada büyük kolaylık sağlıyor.

Yapay zeka gayrimenkul danışmanı, bir satış temsilcisinin sunabileceği tüm detayları 7 gün 24 saat, müşterinin tercih ettiği dilde sunabiliyor. Bu durum özellikle Türkiye’deki konut projelerine yatırım yapmak isteyen Körfez ülkeleri, Rusya ve Avrupa’dan gelen yatırımcılar için büyük bir kolaylık.

3D CRM: Satış Yönetiminde Dünyada Bir İlk

Büyük ölçekli inşaat projelerinde yüzlerce dairenin satış durumunu takip etmek, geleneksel CRM sistemleriyle karmaşık ve yönetilmesi zor bir süreçtir. Hangi blokta, hangi katta, hangi dairenin satıldığını iki boyutlu tablolardan veya listelerden anlamak hem satış ekibi hem de müşteriler için güçlük yaratır.

Vrlogy’nin geliştirdiği 3D CRM sistemi, bu sorunu dünyada bir ilk olarak çözüyor. Tek bir internet adresi üzerinden erişilebilen bu sistem sayesinde, projenin dijital maketi üzerinde hangi katta hangi dairenin satıldığı üç boyutlu olarak görüntülenebiliyor. Satış temsilcilerine özel yönetim paneli ile satış durumları anlık olarak güncellenebiliyor ve müşterilere görsel açıdan zengin, anlaşılır bir sunum yapılabiliyor.

Bu yaklaşım, özellikle çok bloklu ve yüksek katlı projelerde satış sürecinin şeffaflığını artırırken, müşterilerin satın alma kararlarını daha bilinçli vermelerine yardımcı oluyor. Proje genelindeki doluluk oranları, kalan stok miktarı ve fiyat dağılımı gibi veriler görsel bir harita üzerinde sunulabiliyor.

360° Drone Haritası ile Konum Deneyimi

Bir gayrimenkulün değerini belirleyen en önemli faktörlerden biri konumudur. Ancak geleneksel gayrimenkul ilanlarında konum bilgisi yalnızca harita görselleri ve adres metinleriyle ifade edilir. Potansiyel alıcı, projenin çevresini, manzarasını ve komşu yapıları gerçek anlamda göremez.

Vrlogy ekibi, proje konumunu ve çevresini 360 derece drone fotoğraflarıyla kaydederek, arsa halinde veya yapım aşamasındaki projenin render görüntüsünü bu panoramik haritaya yerleştiriyor. Sonuç olarak, müşterilere hem projenin konumunu hem de tamamlanmış halini içeren sürükleyici bir VR ve 3D tur deneyimi sunuluyor. Bu, geleneksel harita deneyiminin çok ötesinde, gerçekçi ve ikna edici bir konum sunumudur.

İnşaat ve Mimarlık Firmalarına Somut Faydalar

VR Sanal Tur: Proje tamamlanmadan 3D sunum, tek linkle mobil ve bilgisayardan erişim, uzaktan satış imkânı, VR gözlük desteği, showroom maliyetlerinde tasarruf.

AR Dijital Maket: Fiziksel maket maliyetinden kurtulma, her yerde sunum, ölçeklenebilir maket deneyimi.

AI Danışman: 7/24 çok dilli müşteri hizmeti, satış ekibinin iş yükünü azaltma, uluslararası alıcılara kolay erişim.

3D CRM: Satış durumunun 3D görselleştirmesi, anlık güncelleme, şeffaf stok yönetimi.

Drone Haritası: Gerçekçi konum sunumu, 360° çevre görüntüleme, ikna edici konum deneyimi.

Dijital Dönüşümün İnşaat Sektöründe Gerekliliği

Türkiye inşaat sektörü, özellikle yatırım merkezi olan büyük şehirlerde hızla büyümeye devam ediyor. Bu büyümeyle birlikte rekabet de artıyor. Potansiyel alıcılara daha etkileyici, daha gerçekçi ve daha erişilebilir sunumlar yapabilen firmalar, satış yarışında öne geçiyor.

Gayrimenkul sektöründe geleceğin sunumu artık iki boyutlu görsellerle ve metin açıklamalarla sınırlı değil. Üç boyutlu, etkileşimli, yapay zeka destekli ve dünyadan erişilebilir bir sunum deneyimi, sektörün yeni standardı olmaya aday. Bu dönüşümün öncülerinden biri olan Vrlogy.co, Antalya’dan dünyaya uzanan vizyonuyla, sektörde fark yaratan bir çözüm ortağı olarak konumlanıyor.

Kaynak : www.vrlogy.co

VYeniKonak’ta imzalar atıldı

Vakıf GYO, kuruluşunun 30. yılında, İzmir’in Konak ilçesinde hayata geçireceği karma yaşam projesi VYeniKonak için inşaat sürecini başlatacak sözleşmeyi İlk İnşaat ile imzaladı.

Toplam 128 bin 987 metrekarelik inşaat alanına sahip olan projenin, sözleşme kapsamında öngörülen 1260 günlük süre içerisinde tamamlanması planlanıyor. Konut, ofis ve ticari üniteleri bir araya getiren karma kullanımlı yapısıyla şehir yaşamının farklı ihtiyaçlarına bütüncül çözümler sunuyor. 1+1’den 4+1’e kadar farklılaşan daire tipleri, geniş kullanıcı profiline hitap ediyor. Çevre dostu yeşil bina yaklaşımıyla inşa edilen projede, Vakıf GYO’nun sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda LEED Gold Sertifikası alınması hedefleniyor. Projede, enerji verimliliği, çevresel duyarlılık ve yüksek yaşam kalitesi ön planda tutuluyor.

KENT YAŞAMINA YENİ BİR SOLUK

Vakıf GYO Genel Müdürü Onur İncehasan, projeye ilişkin olarak şunları ifade etti: “VYeniKonak’ı yalnızca karma kullanımlı bir yapı olarak değil; çevresiyle güçlü bağ kuran, bölgenin sosyal ve ekonomik dinamizmini destekleyen ve kent yaşamına yeni bir soluk kazandıran bütüncül bir yaşam alanı olarak kurguladık. Kuruluşumuzun 30. yılında, bu projeyi Vakıf GYO’nun nitelikli şehircilik anlayışının ve sürdürülebilir büyüme vizyonunun güçlü bir yansıması olarak görüyoruz.”

Kaynak: Yeni Şafak

YBT Enerji’nin G3 Eskişehir 1-2 Projesi için ÇED Olumlu Kararı Verildi

YBT Enerji Elektronik İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin, “G3 Eskişehir 1-2 Güneş Enerji Santrali (GES)” projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca (ÇŞİDB), Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı verildi.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, Obelya Mühendislik Ltd. Şti. tarafından hazırlanan ÇED raporunda bedeli 224.000.000 TL olan proje Eskişehir Çifteler’de gerçekleştirilecek.

Proje kapsamında, 500 Wp gücünde 51.000 adet panel ve 350 kW gücünde 45 adet inverter kullanılarak, 22,5 hektar alanda 25,5 MWm / 25,5 MWp / 15 MWe gücünde GES kurulacak ve yıllık 30.000.000 kWh elektrik üretilecek.

Kaynak: yatirimlar.com

Bursa’ya 66 dönümlük alana yeni yaşam ve ticaret merkezi kazandırılacak

Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) tarafından kentin en büyük ikinci ilçesi Yıldırım’da 66 dönümlük alana yeni yaşam ve ticaret merkezi yapılacak.

Yıldırım ilçesinde mülkiyeti Bursa TB’ye ait 66 dönümlük ET-BA Kombina Et Tesisi arazisi, ticaret ve yaşam merkezi olarak planlandı.

Bursa TB, Yıldırım Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesinin onaylarıyla yapmayı planladığı yaklaşık 3 milyar liralık yatırımla bölgenin cazibesini artırmayı hedefliyor.

Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, AA muhabirine, Türkiye’nin birçok ilinden göç alan Bursa’nın bu yönüyle güzel bir mozaik oluşturduğunu söyledi.

Kentte yaşayanların üretime katkı sağladığını ifade eden Matlı, üreten insanların standartlarının yükselmesi gerektiğini vurguladı.

Bursa TB olarak şehrin doğusunda Yıldırım Belediyesi işbirliğiyle bir proje yürüttüklerini belirten Matlı, “Çalışan insanların yoğun bulunduğu bölgede standartların yükselmesi noktasında burada yapacağımız projeyle Yıldırım’da insanların daha sosyal olacağı, aynı zamanda yeni konut örnekleri ve bahçeli yaşam tarzının oluşacağı, konut alanı ve ticaret alanının bir arada bulunacağı Bursa Yaşam Sokağı’nı devreye alacağız.” dedi.

Yeşilin çok, bina yoğunluğunun az olduğu proje olacak

Matlı, şu anda firmaların burayla ilgili konsept projeler hazırladığını aktararak, şöyle devam etti:

“Bu sene inşallah projenin temellerini atacağız. Hem mesleki anlamda üreticilerimize hem de ait olduğumuz bu şehre olan vefa borcumuzu 2026 yılında ödemiş olacağız. Bizim için en önemli, manevi değeri en yüksek olan bir proje olduğunu düşünüyorum. İnsanların aileleriyle yürüyüş yaptığı, sosyal mekanlar ve yaşam alanları ile yaşam sokağının olduğu bir dönüşüm olacak. Yeşilin çok olduğu, bina yoğunluğunun az olduğu Bursa’nın en güzel projesi olacak.”

Konut, yaşam sokağı, otel ve ticaret merkezini içeren kapsamlı bir proje hazırladıklarına değinen Matlı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yapısal dönüşüm kapsamında 250 civarında konut yapılacak. Projenin bir tarafında site konsepti var. İkinci bölümde ise çarşıların, kafelerin ve yeşil alanların olduğu Bursa Yaşam Sokağı yapılacak. Diğer bir bölümde ise sanayiciler için bir otel projemiz var. Ticaret merkezi ve kültür merkezi noktasında da Yıldırım Belediyesi ile ortak çalışmalarımızın olduğu bir alan yaratıyoruz. Toplam 100 bin metrekarenin üzerinde bir inşaat alanı olacak. 66 dönüm üzerine inşa edilecek 100 bin metrekarelik inşaat alanıyla herkesin gıpta ettiği, oturmak ve yaşamak istediği bir bölgenin yaratılmasına vesile olacağız.”

Matlı, projelerin gelecek ay Büyükşehir Belediyesi Meclisinde görüşüleceğini dile getirerek, proje süreçlerinin yılın ikinci yarısı itibarıyla tamamlanacağını kaydetti.

Kaynak: aa.com.tr

Yeni Düzenlemeler ile Kentsel Dönüşüm Hızlanacak

Uzmanlar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca kentsel dönüşüm süreçlerine ilişkin getirilen yeniliklerin dönüşümü hızlandıracağını ve daha şeffaf hale getireceğini bildirdi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik yapılmasına Dair Yönetmelik önceki gün Resmi Gazete’de yayımlandı.

Sektör temsilcileri söz konusu değişikliklerin içeriğine ve bu yeniliklerin neler getirdiğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (KENTSEV) Başkanı Haldun Ersen, yaptığı açıklamada, yeni düzenlemeyle riskli yapı yıkıldıktan sonra tapudaki “riskli yapı” şerhinin kaldırılacağını, bunun yerine taşınmazın 6306 sayılı Kanun kapsamında işlem göreceğine dair yeni bir kayıt düşüleceğini, bunun tapu ve satış sürecinin hızlanması açısından kritik olduğunu söyledi.

Artık parsel birleştirme, yeniden bina yapımı, kat karşılığı projeler, hisse satışı ve gelir paylaşımı modelleri için salt çoğunluğun (yüzde 50+1) kararının yeterli olacağını dile getiren Ersen, “Bir kişi itiraz ettiği içi bütün sürecin kilitlenmesi’ dönemi sona ermiş oldu” dedi.

Ersen, tek bir malikin süreci başlatabileceğini, bir hak sahibinin başvurusu sonrası sürecin başlamak zorunda olduğunu kaydederek, “Toplantı bilgileri muhtarlık ilanı, bina ilan panosu, noter ve elektronik tebligat yoluyla iletilebilecek. Hisseleri oranında salt çoğunlukla yapılacak toplantıda alınan kararlar resmi tutanak altına alınacak. Bu düzenleme ‘kimse çağırmıyor, haberim yoktu’ tartışmalarını azaltacak” diye konuştu.

ENDİŞEYİ AZALTACAK

Haldun Ersen, salt çoğunlukla alınan kararı kabul etmeyen maliklerin hisselerinin “rayiç bedelin altında olmamak” şartıyla ve açık artırma yöntemiyle diğer paydaşlara satılabileceğini belirterek, paydaşların almaması halinde Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, TOKİ veya ilgili kamu idaresinin devreye girerek satın alabileceğini anlattı.

Riskli alanlarda, anlaşma şartlarına uyulmak kaydıyla üçüncü kişilere satışa da izin verildiğini vurgulayan Ersen, yıkılan riskli binanın arsasının satışına karar verilmesi halinde önceliğin sırasıyla Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, TOKİ ve ilgili kamu kurumlarının olduğunu bildirdi.

Ersen, “Kamu satın alırsa hak sahipleriyle konut veya iş yeri sözleşmesi yapılabilecek. Bu düzenleme ‘arsa satıldı ama biz ortada kaldık’ endişesini azaltmayı hedefliyor.” şeklinde konuştu.

İMAR HAKKI TAŞINABİLİYOR

KENTSEV Başkanı Ersen, zeminin yapı yapılmasına müsait olmaması halinde imar hakkının başka parsele taşınabileceğini belirterek, “Bu düzenleme yeni ve çok önemli bir gelişme. Ama burada diğer maliklerin onayı gerekiyor” uyarısında bulundu.

Birden fazla riskli parselin salt çoğunlukla, boş parsellerin ise oy birliğiyle birleştirilebileceğini aktaran Ersen, 1 Ocak 2024’ten sonra alınan yapı ruhsatları için verilen teminatların müteahhidin talebiyle yüzde 6 oranına göre yeniden düzenlenebileceğini, bunun maliyet baskısı yaşayan müteahhitler için önemli bir rahatlama sağlayacağını söyledi.

Ersen, söz konusu düzenlemelerin dönüşüm için önemli olduğunu kaydederek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu düzenlemeyle amaç net: kentsel dönüşümde yıllardır yaşanan tıkanıklıkları aşmak ve süreci hızlandırmak. Yenilikler hız odaklı, devletin sürece daha aktif dahil olduğu ve azınlık itirazının süreci tamamen kilitlemesini önleyen bir yaklaşım getiriyor. Ama aynı zamanda mülkiyet hakkı, adil bedel, şeffaflık gibi başlıklarda yakından izlenmesi gereken bir dönem de başlatıyor” ifadelerini kullandı.

VATANDAŞ KORUNACAK

Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Ali Güvenç Kiraz da bazı geleneksel ve sosyal medyada yer alan “bu düzenlemeyle devlet vatandaşın gayrimenkulüne el koyacak” şeklinde iddiaların doğru olmadığını, yıkılan riskli binanın arsasının tamamının satılmak istenmesi haline bunun öncelikle idarelere teklif edilmesi gerektiğini anlattı.

Bu yeniliğin neden getirildiğine değinen Kiraz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aslında burada temel amaç vatandaşın korunmak istenmesi. Çünkü riskli bir binadaki hak sahiplerinin bir kısmı salt çoğunluğu elinde tutarak inşaat yapmak yerine kötü niyetli bir şekilde alıcı bulup arsayı çok düşük bedelle satmak isteyebilir. Bu kararı kabul etmeyen azınlığın da paylarının satışı sağlanıp arka planda bu arsa ile ilgili yeni bir inşaat yapma kararı alabilirler. İşte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bu kötü niyeti bertaraf etmek için tüm arsanın satılmak istenmesi halinde idarelerin bu konuda öncelikle alım hakları olduğunu belirtmiştir. Yoksa kamu riskli yapılardan mülk almak isteğinde değildir.”

Kiraz, hak sahiplerinin bilgisinin olmaması ihtimaline karşın dönüşüm sürecinin en başında toplantı yapılmasına dair karar getirildiğini, bu toplantıda da kararların salt çoğunlukla alınması gerektiğini, yasal süreye rağmen karara katılmayanların payının açık artırma yoluyla satılabileceğini belirtti.

İnşaat ruhsatı başvurusu için uygulama toplantısı yapılarak bina ortak karar protokolünün düzenlenmesi ve karara katılmayanlara ihtar gönderilmesi gerektiğini dile getiren Kiraz, bu iki süreç tamamlanmadan ruhsat başvurusu yapılamayacağını bildirdi.

STRATEJİK ADIM

Şehircilik, Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği Başkanı Hüseyin Kılınçarslan ise söz konusu değişikliklerle yeni bir dönemin kapılarının aralandığını belirterek, “Bu köklü düzenlemeleri, sadece bir mevzuat değişikliği olarak değil, aynı zamanda kentsel rehabilitasyon süreçlerimizin hızlandırılması, şeffaflaştırılması ve finansal sürdürülebilirliğinin tahkim edilmesi adına atılmış stratejik bir adım olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu.

Kentsel dönüşüm projelerinin en büyük handikaplarından birisinin “karar alma süreçlerindeki uzlaşmazlıklar ve bu durumun yol açtığı zaman kayıpları” olduğunu kaydeden Kılınçarslan, anlaşma oranının salt çoğunluk olarak belirlenmesinin bu kronik soruna rasyonel bir çözüm getirdiğine dikkati çekti. Kılınçarslan, “Bu, sadece bürokratik engelleri aşmakla kalmayacak, aynı zamanda afet riski altındaki yapıların bir an önce güvenli hale getirilmesi noktasında da hayati bir ivme kazandıracaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: İnşaat Deryası

İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir’de Yeni Dönem Başladı

İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi’nde yapılan genel kurul sonrası 15. Dönem Yönetim Kurulu belirlendi. Tek adaylı seçimde Oytun Gökten yeni başkan oldu.

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Eskişehir Şubesi’nde gerçekleştirilen genel kurulun ardından 15. Dönem Yönetim Kurulu belirlendi. Tek adayla gidilen seçimde, Çağdaş İnşaat Mühendisleri adına seçime giren Oytun Gökten yeni dönem şube başkanı seçildi.

imo-secim

Yeni dönemde hangi çalışmalar yapılacak?

Yeni dönemde mesleki örgütlenme, kentsel dönüşüm ve üye temsiliyeti gibi başlıkların öne çıkacağı belirtilirken, oda çalışmalarının sahada daha etkin yürütülmesi hedefleniyor. Gökten, yeni dönem hedeflerini şu sözlerle aktardı:

“Bu dönemde bizler yine geçmiş dönemde olduğu gibi kentsel dönüşüm sürecini devam ettireceğiz. Bununla ilgili söylemlerimizi artırarak devam ettireceğiz. Paydaşlarımızı çoğaltmaya çalışacağız. Yine aynı şekilde üyelerimize yönelik iş yeri temsilciliği hamlesini yapacağız. Çünkü bunu çok önemsiyoruz. İş yeri temsilciliklerinden mütevellit odanın daha fazla üyeye dokunmasını sağlayacağız. Bu dönemki sloganımız şu: Oda bizim için ne yaptı, oda bizim için daha ne yapsın ve en son olarak da biz oda için ne yapabiliriz? Bunu gerçekleştirebilmek istiyoruz. Bu konuda kendimize güveniyoruz. Geçmişten aldığımız güçle, şimdiki heyecanımızla genç ve dinamik bir ekip olarak seçimlerimizi kazanıp yolumuza devam etmeyi planlıyoruz.”

Yeni dönemde su problemi ele alınacak

Şubenin kapsadığı coğrafi alanın genişlemesiyle birlikte bölgesel sorunlara ortak çözümler üretilmesinin önem kazandığı ifade edildi. Gökten bu süreci şöyle değerlendirdi:

“Eskişehir bu dönem Tavşanlı, Simav ve Kütahya temsilciliklerini de bünyesine aldı ve yaklaşık 2.900 civarında bir üyeye sahip bir oda olduk. Ciddi anlamda güçlü bir oda olduk üye sayısına sahip olma açısından. Kütahya ve Tavşanlı gibi yerlerin de bize katılması bizim için mutluluk verici; çünkü çok yakınımızda ve beraber birçok sorunumuz var. Bilhassa su sorunu, biliyorsunuz Kütahya havzasından gelen 300.000.000 metreküplük bir barajımız var, Porsuk Barajı ve Eskişehir içme suyunu buradan tedarik ediyor. Bu konuları ileride ciddi sorunlara ya da çözümlere kavuşturmak adına problemlerle karşılaşılabilir. Bunlar için de hamlelerimiz olacak.”

Ulaşım ve trafikle ilgili çözüm arayışı devam edecek

Kent ulaşımı ve trafik yoğunluğuna yönelik teknik çözüm önerilerinin de yeni dönemde gündemde olacağı belirtilirken, odanın çözüm üretme misyonuna vurgu yapıldı. Gökten açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Orkun Kılıç Başkanımızın hazırladığı metin üzerinden geri dönüşler oldu. 7 ulaşım önerisi ilgili çalışmalarımız ve görüşmelerimiz devam ediyor. Görüş alışverişinde bulunuyoruz. Yine Ulaştırma Komisyonumuz üzerinden bu konuyu daha derinlemesine değerlendirmeyi bu dönemde düşünüyoruz. Ama o 7 ulaşım önerisi hakikaten şehrimize daha nefes aldıracak; trafik sorununun, yani şehirde yaşayan birçok insanın önem arz ettiği, herkesin sorunlu gördüğü bir konuya nefes aldıracak problemlerdir. Bizler İnşaat Mühendisleri Odası olarak sadece sorunları ortaya çıkaran bir oda değiliz. Biz aynı zamanda çözüm önerilerimizle de gelen bir odayız. Bu konuda da fark yarattığımızı düşünüyoruz. Onun için yine aynı minvalde devam edecektir.”

Yönetim kurulu listesi

Genel kurul sonucunda belirlenen yönetim kurulu listesinde dönem asil üyeleri; Eren Sarıtaş, Oytun Gökten, Mustafa Karaman, Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, Altuğ Aral, Durmuş Yiğit Çam ve Yağmur Uzunkaya yer aldı.

Yedek üyeler ise Çetin Poyraz Alper, Cengiz Sefa Yavuz, Gamze Sunar Şahin, Tolga Karan, Kadir Berkhan Akalın, Funda Taş ve Semih Şenkan olarak belirlendi.

Genel kurulda ayrıca şubenin merkez delegeleri de açıklandı. 15. Dönem merkez asil delegeleri; Bülent Erkul, Fercan Yavuz, Müberra Çetinkaya, Erman Gölet, Deniz Kılıç, Murat Gül, Oytun Gökten, Hüseyin Orkun Kılıç, Serdar Aksoy, Özgür Kavşut, Ömer Gürsel, Emirhan Aydın, Koray Güler, Fulya Pinici ve Kadir Fırat Zeybek oldu.

Yedek delegeler ise Kürşat Tan, Esra Yılmaz Özaslan, Kani Turan, Gökhan Gül, Kazım Fırat, Simay Kahraman, Emre Akdemir, Zafer Kalay, Onur Can Kılıç, Şevval Yıldırım, Muhittin Ozan Karaman, Elif Kıvrak Tok, Efe Nafsa Say, Melisa Güzel ve Ata Erkul olarak açıklandı.

kaynak: Eskişehir Haber Ajansı

İnşaat Devleri Bu İhaleyi Bekliyor: Osmaneli’de Kat Karşılığı Dev Proje Başlıyor!

Osmaneli Belediyesi, 2 bin 622 metrekarelik konut alanı imarlı arsayı açık artırma yöntemiyle satışa çıkarıyor; ihale 12 Mart 2026’da yapılacak.

Bilecik’in Osmaneli ilçesinde belediye mülkiyetinde bulunan bir taşınmaz için satış ihalesi gerçekleştirilecek. Osmaneli Belediye Başkanlığı tarafından yayımlanan ilana göre, Haceloğlu Mahallesi’nde yer alan 926 ada 2 parsel numaralı arsa, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45’inci maddesi kapsamında açık artırma usulüyle satışa çıkarıldı. İhale, 12 Mart 2026 Perşembe günü saat 14.00’te Osmaneli Belediyesi Toplantı Salonu’nda Belediye Encümeni huzurunda yapılacak.

Toplam 2 bin 622 metrekare büyüklüğe sahip taşınmazın konut alanı imarına sahip olduğu belirtilirken, arsa için belirlenen muhammen bedel 128 milyon 51 bin 253 TL olarak açıklandı. İhaleye katılmak isteyenlerin gerekli şartları sağlaması ve belirtilen süreler içerisinde başvurularını tamamlaması gerekiyor.

İMAR DURUMU VE PAYLAŞIM DETAYLARI AÇIKLANDI

İhale konusu taşınmazın imar planında konut alanı olarak yer aldığı, TAKS oranının 0.4, KAKS oranının ise 1.6 olduğu duyuruldu. Açık artırma usulüyle yapılacak ihalede kat karşılığı arsa satışı yöntemi uygulanacak. Paylaşımın, toplam inşaat alanının yaklaşık yüzde 33,33’ünün idareye bırakılması esasına göre gerçekleştirileceği bildirildi.

Belediyeye bırakılacak bağımsız bölümler üzerine teklif edilecek nakit Türk Lirası için başlangıç bedeli 100 bin TL olarak belirlendi. İhale sonucunda oluşacak bedelin yarısının sözleşme imza aşamasında, kalan yarısının ise ruhsat alınmasını takip eden 30 gün içinde ödenmesi gerektiği belirtildi.

GEÇİCİ TEMİNAT VE BAŞVURU ŞARTLARI

İhaleye katılacak gerçek ve tüzel kişilerin geçici teminat bedelini yatırmaları zorunlu tutuldu. Açıklamaya göre geçici teminat tutarı 3 milyon 850 bin TL olarak belirlendi. Teminat bedelleri ve diğer ödemelerin Osmaneli Belediye Başkanlığı adına Halk Bankası’ndaki ilgili IBAN hesabına yatırılması gerekiyor.

Başvuru sürecinde ikametgâh belgesi, tebligat adresi, kimlik veya vergi numarası, oda sicil kayıt belgeleri, noter tasdikli imza sirküleri, şirketler için ortaklık yapısını gösteren belgeler ve şartname bedelinin ödendiğine dair makbuz gibi evraklar talep ediliyor. Ayrıca iş deneyim belgesi, vergi ve SGK borcu bulunmadığına dair belgeler ile “Yer Gördü Belgesi” de başvuru dosyasında yer alacak.

TEKNİK PERSONEL VE YETERLİLİK ŞARTLARI DİKKAT ÇEKİYOR

İhale şartnamesinde teknik personel istihdamına ilişkin detaylar da açıklandı. Buna göre ihale kapsamında görev alacak yüklenicinin; en az 3 yıl deneyimli bir inşaat mühendisi (şantiye şefi), mimar, makine mühendisi, elektrik mühendisi, inşaat teknikeri ve harita mühendisi ile tam zamanlı A veya B sınıfı iş güvenliği uzmanı çalıştıracağını taahhüt etmesi gerekiyor.

Bunun yanında isteklilerin en az G sınıfı yapı müteahhitliği yeterlilik belgesine sahip olması şartı da getirildi. Eksik belge ile yapılan başvuruların kabul edilmeyeceği ve belirtilen saatten sonra teslim edilen dosyaların değerlendirmeye alınmayacağı duyuruldu.

İHALE DOSYASI VE YETERLİK BAŞVURU SÜRECİ

İhaleye katılabilmek için öncelikle yeterlik alınması gerekiyor. İhale dosyasının Mali Hizmetler Müdürlüğü’nden 1.000 TL bedelle satın alınacağı ve makbuzun başvuru evraklarına ekleneceği belirtildi. Yeterlik başvurularının, gerekli belgelerle birlikte en geç 10 Mart 2026 saat 17.00’ye kadar kapalı zarf içinde Mali Hizmetler Müdürlüğü’ne teslim edilmesi gerekiyor.

Yeterlik değerlendirmesi, oluşturulan komisyon tarafından yapılacak ve sonuçların ihale saatinde Belediye Encümeni tarafından açıklanacağı bildirildi. Yeterlik almayan ya da başvuru yapmayan isteklilerin ihaleye katılamayacağı vurgulandı.

BELEDİYE ENCÜMENİ YETKİLİ OLACAK

İhale sürecine ilişkin açıklamada, Osmaneli Belediye Encümeni’nin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 29’uncu maddesi kapsamında ihaleyi yapıp yapmamakta ve en uygun teklifi belirlemekte serbest olduğu ifade edildi. İdari ve teknik şartname ile mimari projelerin belediyenin resmi internet sitesi üzerinden incelenebileceği bilgisi paylaşıldı.

Kaynak: www.canakkalekalem.com

Hatay için dev sağlık projesi yola çıktı: Şehir hastanesi inşaatı başlıyor

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, depremin 3. yılında Hatay’a bin yataklı dev bir şehir hastanesi kazandıracaklarını müjdeledi; ihale süreci haftalar içinde başlıyor…

Depremin vurduğu Hatay’da yaralar sarılmaya devam ederken, şehrin sağlık altyapısını “taçlandıracak” dev bir adım atıldı. Hatay’ı ziyaret eden Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, kentin sağlık hizmetlerini deprem öncesinden daha iyi bir noktaya taşımayı hedeflediklerini belirtti. Bakan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “hayalim” dediği şehir hastaneleri zincirine Hatay’ın da ekleneceğini, bin yatak kapasiteli dev kompleksin inşaatına 2026 sonu itibarıyla başlanacağını duyurdu.

HATAY’DA YATAK KAPASİTESİ DEPREM ÖNCESİNİ GEÇTİ

Bakan Memişoğlu, Hatay Valiliği ziyareti sonrası yaptığı açıklamada, kentin sağlık altyapısındaki son durumu verilerle paylaştı. Deprem öncesinde 2 bin 772 yatağı bulunan Hatay’ın, bugün itibarıyla 2 bin 975 yatakla hizmet verdiğini vurgulayan Bakan, 6 büyük hastanenin inşaatının tamamlandığını hatırlattı. Ayrıca İskenderun Devlet Hastanesi inşaatının da %44 seviyesine ulaştığını belirterek, temel sağlık hizmetlerindeki tüm yapısal sorunların 2026 sonunda çözüleceği mesajını verdi.

BİN YATAKLI ŞEHİR HASTANESİ İÇİN İHALE VAKTİ

Hataylıların merakla beklediği Şehir Hastanesi projesinde projelendirme aşamasının bittiğini açıklayan Memişoğlu, “Birkaç hafta içinde ihalesine çıkıyoruz” dedi. 2026 sonunda ilk kazmanın vurulması planlanan hastane, kentin en kapsamlı sağlık üssü olacak. Bakan, “Bu hastane sağlık anlamında her şeyin olduğu, Hatay’ı taçlandıracak bir proje. Milletimizin en iyi hizmeti alması için gece gündüz çalışmaya devam ediyoruz” diyerek bölgedeki sağlık seferberliğinin süreceğini belirtti.

Kaynak: turkiyedeisdunyasi

Hazine arazisine yapılacak 5 yıldızlı otel projesi yeniden ÇED sürecinde

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından turizm alanı olarak belirlenen parselde planlanan ve 2024’ten bu yana ÇED onayı alamayan 906 milyon TL’lik Duja Ephesus Otel Projesi yeniden değerlendirme sürecine girdi.

İzmir’in Selçuk ilçesinde, Efes Antik Kenti’ne 3,9 kilometre mesafede yer alan Pamucak Mevkii’nde planlanan 5 yıldızlı Duja Ephesus Otel Projesi için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci yeniden başlatıldı. İlk ÇED başvurusu 2024 yılında yapılan proje, aradan geçen süreye rağmen “ÇED Olumlu” kararı alamazken, proje dosyasının yeniden incelenmek üzere ilgili birimlere sunuldu.

Duja Hotels markasının sahibi Bodrum Otel İşletmeleri A.Ş. tarafından hayata geçirilmesi planlanan proje, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından turizm alanı olarak belirlenmiş olan ve “1 nolu özel parsel” olarak tanımlanan yaklaşık 80 bin metrekarelik hazine mülkiyetindeki alanda yer alıyor. Selçuk Mahallesi sınırlarında bulunan 3107 ada 14 parsel üzerinde planlanan tesisin, 5 yıldızlı turizm konaklama tesisi olarak faaliyet gösterecek.

Toplam yatırım bedeli 906 milyon 640 bin TL olarak açıklanan projeye göre Duja Ephesus Otel; 380 oda ve 2 adet villadan oluşan toplam 382 konaklama birimiyle 1.000 yatak kapasitesine sahip olacak. Yaklaşık 3 bin metrekarelik alanda aquapark ve havuzların da yer alacağı tesisin, inşaat aşamasında 750, işletme döneminde ise 460 kişiye istihdam sağlaması planlanıyor.

Efes Antik Kenti’nin güneybatısında, Meryemana Evi’nin ise batı-kuzeybatısında konumlanan proje alanı, kültürel ve doğal hassasiyetlerin bulunduğu bir bölgede yer alması nedeniyle ÇED süreci kapsamında ayrıntılı incelemeye tabi tutuluyor. Daha önce yapılan başvurularda henüz nihai onay alınamazken, son başvuruyla birlikte sürecin nasıl sonuçlanacağı merak konusu.

Kaynak: Turizm Ajansı

Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu:“Hatırlamak yetmez; ders çıkarmak ve kalıcı çözümleri hayata geçirmek zorundayız”

6 Şubat 2023’te yaşanan ve 11 ilimizi derinden etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümünde Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD), hayatını kaybeden vatandaşlarımızı saygı ve rahmetle anarken, deprem gerçeğiyle yaşamaya yönelik kalıcı ve bilim temelli adımların önemine bir kez daha dikkat çekti.

Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, depremlerin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen acının ve sorumluluğun hala çok taze olduğunu belirterek, “6 Şubat depremleri, yalnızca yaşadığımız büyük bir felaket değil; aynı zamanda ülke olarak almamız gereken dersleri çok net biçimde önümüze koyan bir kırılma noktasıdır. Kaybettiğimiz on binlerce canın hatırasını yaşatmanın en anlamlı yolu, benzer acıların bir daha yaşanmaması için kararlılıkla harekete geçmektir” dedi.

“Deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmek zorundayız”

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayan Tayfun Küçükoğlu, deprem riskinin dönemsel değil, sürekli bir gündem olması gerektiğini ifade ederek şunları söyledi: “Depremler geçmişte kaldı ya da yalnızca belirli bölgelerin sorunu gibi düşünülemez. 2025 yılı verilerine baktığımızda Türkiye’de 53 bin 262 deprem kaydedildiğini görüyoruz. Bu depremlerin 437’si 4 büyüklüğünün üzerinde gerçekleşti. Bu tablo, ülkemizde ortalama olarak her gün 4 büyüklüğünde bir deprem, yaklaşık 15 günde bir 5 ve üzeri, 73 günde bir ise 6 ve üzeri büyüklükte bir deprem yaşandığını gösteriyor. Bu veriler doğrultusunda Türkiye’nin saatte ortalama 6, günde ise 146 depremle sarsıldığını söyleyebiliyoruz. Nüfusumuzun en az yüzde 90’ı fay hatlarının doğrudan etki alanında yaşamını sürdürüyor. Bu coğrafyada yaşıyorsak, depremle yaşamayı öğrenmek zorundayız. Bunun yolu da güçlü bir deprem bilinci, nitelikli yapılaşma ve sürdürülebilir kentsel politikalar geliştirmekten geçiyor.”

“Hem şehirlerimizi hem toplumumuzu dirençli hale getirmeliyiz”

Depreme dirençli şehirlerin yalnızca sağlam binalarla sınırlı olmadığını vurgulayan Tayfun Küçükoğlu, şu değerlendirmede bulundu: “Şehirlerimizi dönüştürürken geleceği de düşünmeliyiz. Dolayısıyla planlama, altyapı, çevre düzenlemesi, enerji verimliliği ve sosyal yaşamı bir bütün olarak ele almalıyız. Çevre dostu, kaynakları verimli kullanan ve iklim krizini de gözeten yapılaşma anlayışı artık bir tercih değil, zorunluluktur. Hem şehirlerimizi hem de toplumumuzu depreme karşı dirençli hale getirmeliyiz.”

“Farkındalık ve bilinç çalışmaları sürekli ve sistemli olmalı”

Deprem bilincinin ve depreme hazırlığın toplumsal bir kültür haline gelmesi gerektiğine dikkat çeken Küçükoğlu, kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının ortak sorumluluğuna işaret ederek şöyle konuştu: “Depremin yerini ve zamanını önceden bilme şansımız yok. Bu nedenle yaşamsal faaliyetlerimizi her an deprem olacakmış gibi düzenlemeliyiz. Tatbikatlar, eğitimler, bilgilendirme çalışmaları ve yerel düzeyde yürütülen hazırlık programları sistemli ve sürekli hale gelmelidir. Deprem farkındalığı sadece afet sonrası hatırlanan bir konu olmaktan çıkarılmalı; günlük yaşamın doğal bir parçası haline getirilmelidir. Bu kültürü çocukluktan başlayarak toplumun geneline yaymak zorundayız.”

“Toplumun deprem algısını ve hazırlık düzeyini ortaya koyacak çalışmalar yürütüyoruz”

Türkiye İMSAD olarak deprem bilincini güçlendirmeye yönelik çalışmalara ayrı bir önem verdiklerini belirten Tayfun Küçükoğlu, şu bilgileri paylaştı: “Türkiye, son yıllarda yaşanan depremlerle birlikte deprem gerçeğini daha güçlü biçimde gündeminde tutuyor. Yapı güvenliği, bireysel hazırlık ve toplumsal bilinç bugün her zamankinden daha fazla önem taşıyor. Bu gerçekten hareketle Türkiye İMSAD olarak, toplumun deprem kaygısını, hazırlık düzeyini, bina güvenliği algısını ve güvenli konut tercihlerine bakışını ortaya koyacak kapsamlı bir bilinç araştırmasının hazırlıkları içindeyiz. Elde edilecek verilerin hem kamu politikalarına hem de sektörümüzün yol haritasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.”

“Türkiye İMSAD olarak sorumluluk almaya devam edeceğiz”

Türkiye İMSAD’ın güvenli ve sürdürülebilir şehirler için uzun yıllardır çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Küçükoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “İnşaat malzemesi sanayisi, güvenli ve dayanıklı yapılaşmanın temel taşıdır. Bizler sektörümüzün bilgi birikimi ve üretim gücüyle daha güvenli, daha sürdürülebilir şehirler için üzerimize düşen sorumluluğu almaya devam edeceğiz. 6 Şubat’ta kaybettiğimiz vatandaşlarımızı saygıyla anıyor, aynı acıların bir daha yaşanmaması için kararlılıkla çalışmayı sürdürüyoruz.”

Türkiye İMSAD Hakkında

Kuruluşundan bu yana geçen 42 yılda, Türkiye inşaat sanayisini gerek yurt içinde gerekse yurt dışında temsil eden bir sivil toplum örgütü olan Türkiye İMSAD, 85 firma, 60 dernek, 5 üniversite ve 1 sendika üyesiyle, pazarda 32 binden fazla noktaya etkin bir şekilde ulaşmaktadır. Sürdürülebilir büyüme için yurt içinde ve yurt dışında iş birlikleri geliştiren Türkiye İMSAD, iç pazardaki gelişmeleri yakından izlemekte ve ihracatta ulaşılan başarının artarak sürdürülebilmesi için, dış pazarları yakından takip etmektedir. Türkiye İMSAD, inşaat sektörünün çok önemli grupları olan 36 farklı alt sektörü temsil etmektedir. Sektörel projeler yürüten, raporlar yayınlayan Türkiye İMSAD, Avrupa Komisyonu’nun fonladığı birçok projeye de liderlik etmektedir. 2018 yılından bu yana buildingSMART Türkiye şubesine ev sahipliği yapmaktadır.

Doğru Malzeme, Mühendislik ve Denetim Hayat Kurtarıyor

6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin üçüncü yıl dönümünde açıklamada bulunan Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, depremlerin coğrafyamızın bir gerçeği olduğuna dikkat çekerek, “Güvenli bir gelecek, ancak geçmişte yapılan hataların tekrarlanmadığı, standartlara uygun malzeme ve doğru mühendislik uygulamalarının bir araya geldiği sağlam temeller üzerinde yükselebilir.” dedi.

6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremleri’nin 3. yıl dönümünde değerlendirmelerde bulunan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde, kaybettiğimiz vatandaşlarımızın acısını ilk günkü gibi hissederken, yaşadığımız bu büyük felaketin bizlere yüklediği sorumluluğun bilinciyle hareket ediyoruz. Depremler, coğrafyamızın bir gerçeği olsa da yıkım ve can kaybı bir kader değildir. Geride bıraktığımız süreç, yapı güvenliğinin mühendislik bilimi ve etkin denetim mekanizmalarıyla sağlanabilecek teknik bir zorunluluk olduğunu tüm açıklığıyla ortaya koymuştur. Güvenli bir gelecek, ancak geçmişte yapılan hataların tekrarlanmadığı, standartlara uygun malzeme ve doğru mühendislik uygulamalarının bir araya geldiği sağlam temeller üzerinde yükselebilir.” dedi.

Doğru malzeme ve etkin denetim hayat kurtarır

İnşaat sektörünün en temel bileşeni olan hazır betonun bugün gelinen noktada yapının en güvenilir ve en sıkı denetlenen malzemesi konumunda olduğunu vurgulayan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Geçmişteki ilkel üretim yöntemlerinin aksine, günümüz modern hazır beton tesisleri, üretimden şantiyedeki döküm aşamasına kadar teknolojik imkânlarla izlenen ve sürekli laboratuvar testlerine tabi tutulan bir üretim disiplinine sahiptir. Özellikle deprem bölgesinde yapılan teknik incelemeler, Yapı Denetim Sistemi kapsamında inşa edilen ve standartlara uygun hazır betonun kullanıldığı binaların %99 oranında ayakta kaldığını göstermiştir. Bu veri, doğru malzeme ve etkin denetimin hayat kurtardığının en somut kanıtıdır.” diye konuştu.

Standartlara uygunluğun ve denetimin önemine dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “Yıkılan binaların çok büyük bir bölümünün mühendislik hizmeti almamış, denetimsiz ve 2000 yılı öncesi standartlarla inşa edilmiş yapılar olması, sorunun kaynağının denetimsizlik ve standart dışı uygulamalar olduğunu göstermektedir.” dedi.

Yapı güvenliği bütüncül bir süreçtir

Hazır beton sektöründe uzun yıllardır THBB öncülüğünde uygulanan Kalite Güvence Sisteminin (KGS) ve mevcut yasal denetimlerin beton kalitesini garanti altına aldığını ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, “Bir binanın depreme karşı tam anlamıyla dirençli olabilmesi için, betonun kalitesi kadar zemin etüdünün doğruluğu, projenin mühendislik tasarımı, kullanılan demirin niteliği ve şantiyedeki uygulama işçiliği de hayati önem taşımaktadır. En yüksek standartta beton kullanılsa dahi, zemin koşullarına uygun olmayan bir proje veya hatalı bir uygulama, yapının güvenliğini tehlikeye atabilir.” dedi.

Depreme dirençli şehirler inşa etme hedefleri doğrultusunda, hazır beton sektöründe sağlanan yüksek denetim standartlarının inşaatın tüm aşamalarına yayılması gerektiğini belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, “Betonun üretiminden numune alınmasına kadar gösterilen hassasiyetin, demir bağlama işçiliğinden betonun bakımına (kürlenmesine), zemin iyileştirme çalışmalarından statik projelendirmeye kadar her kalemde aynı titizlikle uygulanması şarttır. Güvenli yapı, bir zincirdir ve bu zincir en zayıf halkası kadar sağlamdır.” ifadelerini kullandı.

Depreme dirençli şehirler için ortak sorumluluk

THBB olarak, hazır beton sektöründe yıllardır ilmek ilmek işledikleri bu güven ve kalite kültürünün, yapılaşmanın her aşamasına ilham vermesini dilediklerini ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, “Depreme dirençli, güvenli ve huzurlu şehirler inşa etme yolculuğunda; kamu, özel sektör ve toplumun tüm kesimleriyle omuz omuza çalışmaya, bilgi ve tecrübemizi paylaşmaya her zaman hazırız. Bu vesileyle, 6 Şubat depremlerinde yitirdiğimiz canlarımızı bir kez daha rahmetle anıyor; geçmişin acı tecrübelerinin, geleceğin güvenli Türkiye’sine ışık tutmasını temenni ediyoruz.” dedi.

Hazır Beton ve Depreme Dirençli Yapılar için Akademik Değerlendirme

THBB Başkanı Yavuz Işık, Kahramanmaraş Depremlerinin 1. yıl dönümünde, deprem bölgelerinde kullanılacak betonlarla ilgili görüşlerin iletildiği, özellikle yeni yapılacak yapıların olası bir depreme karşı dirençli olabilmesi için gerekli asgari koşulların paylaşıldığı “Akademik Değerlendirme”yi kamuoyunun bilgilerine sunduklarını ifade etti.

Çeşitli üniversitelerde görevli olan veya görev yapmış ve aynı zamanda THBB BETON 2023 Kongresi Bilim Kurulu’nda yer alan öğretim üyeleri tarafından hazırlanan “Hazır Beton ve Depreme Dirençli Yapılar için Akademik Değerlendirme”yle ilgili değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, yapıların, depreme dayanıklı olması için; işlevsellik, hizmet görebilirlik, her çeşit iç ve dış etkenlere direnç ve sürdürülebilirlik bakımından; ilgili standartlara ve şartnamelere uygunluğu sağlayacak deneyim ve yetkinlikte mühendislerden ve yardımcılarından oluşan tasarım, proje-nitelik yönetimi, yapım ve denetim ekipleri tarafından inşa edilmesinin önemine dikkat çekti.

Türkiye Hazır Beton Birliği hakkında

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 1988 yılından bu yana güvenli ve dayanıklı yapıların inşası için, standartlara uygun beton üretilmesi, standartlara uygun beton uygulamaları için, özellikle deprem riski yüksek bölgelerde yüksek dayanım sınıflarında ve dayanıklı beton kullanılması için uğraş veren mesleki bir kuruluştur. 1991 yılından beri Avrupa Hazır Beton Birliğinin (ERMCO) de tam üyesi olan THBB’ye üye olacak şirketlerin bütün hazır beton tesislerinde standartlara uygun üretim yapılması, THBB Kalite Güvence Sisteminin (KGS) sürekli habersiz denetimlerine tabi olunarak KGS Uygunluk Belgesi alınması, uygun laboratuvar bulunması, teknik, çevre, iş sağlığı ve güvenliği, yasal ve etik kriterlerin eksiksiz yerine getirilmesi zorunludur.

Yunus Tever Milli Hızlı Tren Fabrikası inşaat alanında inceleme yaptı

AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever, Sakarya’da yapımı süren Milli Hızlı Tren Fabrikası inşaat alanında incelemelerde bulundu. Tever, yerli ve milli imkânlarla kurulan fabrikanın, 250 kişiye istihdam sağlayacağını; üretimle birlikte ekonomiye yıllık yaklaşık 3,5 milyar TL katkı sunacağını söyledi.

AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever, MKYK Üyesi Abdurrahman Akyüz ve Serdivan İlçe Başkanı Yusuf Haldızoğlu ile birlikte TÜRASAŞ Sakarya Bölge Müdürlüğünü ziyaret etti. Ziyaret kapsamında, inşası devam eden Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti İmalat ve Test Fabrikası’nda incelemelerde bulunan Tever, Bölge Müdürü Yunus Ekşi ile üretim hatlarını da gezerek devam eden projeler hakkında bilgi aldı. Tever, bu dev yatırımın hem yerel istihdama hem de milli ekonomiye sunacağı katkıların altını çizdi.

15 Bin Metrekarelik Dev Üretim Alanı

Sakarya’yı raylı sistemler teknolojisinde öne çıkaracak olan fabrika, toplam 17 bin metrekarelik kapalı alanda kuruluyor. İnşaat çalışmalarının hızla ilerlediğini belirten Tever, tesisin Türkiye’nin yerli ve milli üretim hamlesinde kritik ve önemli bir rol üstleneceğini ifade etti.

Yılda 12 Hızlı Tren Seti Üretim Kapasitesi

Yeni fabrikada, saatte 225 kilometre hıza ulaşabilen Türkiye’nin ilk yerli ve milli Elektrikli Hızlı Tren setleri üretilecek. Tesis tam kapasiteye ulaştığında yılda 12 adet hızlı tren setinin üretim ve test işlemlerinin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

Ekonomiye Yıllık 3,5 Milyar TL Katkı ve 250 Yeni İstihdam

Projenin yalnızca teknolojik bir atılım değil, aynı zamanda güçlü bir ekonomik kalkınma hamlesi olduğuna dikkat çeken Tever, şu değerlendirmede bulundu:
“Tamamen yerli ve milli imkanlarla hayata geçirilen bu fabrika, yaklaşık 250 hemşehrimize yeni istihdam sağlayacak. Üretim faaliyetlerinin başlamasıyla birlikte ülke ekonomimize yıllık yaklaşık 3,5 milyar TL katma değer kazandıracak.”

“Cumhurbaşkanımıza ve Bakanımıza Şükranlarımızı Sunuyoruz”

Yatırımın Sakarya’ya kazandırılmasında emeği geçenlere teşekkür eden Tever, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sakarya’mızı raylı sistemlerin merkezi haline getirecek bu projeyi ilimize kazandıran başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere her zaman yanımızda olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu’na şükranlarımızı sunuyoruz. Ülkemize ve şehrimize değer katan TÜRASAŞ’ımızın; yönetimine, mühendislerimize ve tüm çalışanlarına faaliyetlerinde başarılar diliyorum.”rdi.AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever, MKYK Üyesi Abdurrahman Akyüz ve Serdivan İlçe Başkanı Yusuf Haldızoğlu ile birlikte TÜRASAŞ Sakarya Bölge Müdürlüğünü ziyaret etti. Ziyaret kapsamında, inşası devam eden Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti İmalat ve Test Fabrikası’nda incelemelerde bulunan Tever, Bölge Müdürü Yunus Ekşi ile üretim hatlarını da gezerek devam eden projeler hakkında bilgi aldı. Tever, bu dev yatırımın hem yerel istihdama hem de milli ekonomiye sunacağı katkıların altını çizdi.

15 Bin Metrekarelik Dev Üretim Alanı

Sakarya’yı raylı sistemler teknolojisinde öne çıkaracak olan fabrika, toplam 17 bin metrekarelik kapalı alanda kuruluyor. İnşaat çalışmalarının hızla ilerlediğini belirten Tever, tesisin Türkiye’nin yerli ve milli üretim hamlesinde kritik ve önemli bir rol üstleneceğini ifade etti.

Yılda 12 Hızlı Tren Seti Üretim Kapasitesi

Yeni fabrikada, saatte 225 kilometre hıza ulaşabilen Türkiye’nin ilk yerli ve milli Elektrikli Hızlı Tren setleri üretilecek. Tesis tam kapasiteye ulaştığında yılda 12 adet hızlı tren setinin üretim ve test işlemlerinin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

Ekonomiye Yıllık 3,5 Milyar TL Katkı ve 250 Yeni İstihdam

Projenin yalnızca teknolojik bir atılım değil, aynı zamanda güçlü bir ekonomik kalkınma hamlesi olduğuna dikkat çeken Tever, şu değerlendirmede bulundu:
“Tamamen yerli ve milli imkanlarla hayata geçirilen bu fabrika, yaklaşık 250 hemşehrimize yeni istihdam sağlayacak. Üretim faaliyetlerinin başlamasıyla birlikte ülke ekonomimize yıllık yaklaşık 3,5 milyar TL katma değer kazandıracak.”

“Cumhurbaşkanımıza ve Bakanımıza Şükranlarımızı Sunuyoruz”

Yatırımın Sakarya’ya kazandırılmasında emeği geçenlere teşekkür eden Tever, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sakarya’mızı raylı sistemlerin merkezi haline getirecek bu projeyi ilimize kazandıran başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere her zaman yanımızda olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu’na şükranlarımızı sunuyoruz. Ülkemize ve şehrimize değer katan TÜRASAŞ’ımızın; yönetimine, mühendislerimize ve tüm çalışanlarına faaliyetlerinde başarılar diliyorum.”rdi.

Kaynak: sakaryahaber.com

Çeşme’de ‘imar’ devri: Otel yatırımı için kamu arsası şirkete aktarıldı

Çeşme Belediye Meclisi, Alaçatı’daki 16 dönümlük turizm imarlı arsanın belediye iştiraki ALATAŞ A.Ş.’ye devrini oy çokluğuyla kabul etti. Belediye Başkanı Lal Denizli, alan için uluslararası ya da yerli büyük bir otel zinciriyle ortak yatırım modeli planlandığını açıkladı.

Çeşme Belediye Meclisi, Alaçatı’da bulunan ve bilirkişi değerlendirmesine göre yaklaşık 2,5 milyar TL değer biçilen 16 dönümlük turizm imarlı arsanın, belediye iştiraki ALATAŞ Alaçatı İmar İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye devredilmesini onayladı.

Alınan kararla birlikte söz konusu parselde büyük ölçekli turizm yatırımı yapılabilmesinin idari zemini oluşturuldu.

Ortaklık modeliyle otel yatırımı planı

Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, belediyenin doğrudan otel yatırımı yapma imkânı bulunmadığını belirterek, yatırımın iştirak şirket üzerinden ve ortaklık modeliyle yürütülmesinin planlandığını ifade etti. Proje hazırlıklarının belediye ekiplerince yürütüleceğini kaydeden Denizli, uygun yatırımcı ve marka bulunması halinde turizm tesisi yatırımının hayata geçirileceğini bildirdi.

Denizli, alanın ölçeği nedeniyle yatırımın yüksek bütçe gerektirdiğini, bu nedenle özel sektör iş birliği modelinin öngörüldüğünü dile getirdi.

“Buraya olması gereken 5 yıldızlı bir otel”

Proje alanında üst segment bir otel yatırımı hedeflediklerini belirten Denizli, Çeşme’de uluslararası zincir otel sayısının artırılmasının turizm çeşitliliği açısından önem taşıdığını söyledi. Yatırım sürecinde marka ve proje niteliğinin belirleyici olacağını ifade eden Denizli, şu ifadelere yer verdi:

“Ortak kim, ne zamana yapılır proje, ne zamana biter? O bir süreç. Biz sadece meclis kararımızı aldık. Bu konu zaten aylar öncesinde gündeme geldi. Sadece değer tespiti için bilirkişi ve mahkemeye sevk etmiştik. Arsaya 2,5 milyar TL değer tespit edildi. Buraya olması gereken 5 yıldızlı bir otel. Şık ve güçlü bir markanın gelmesi lazım. Amacım da nitelikli bir turizm zincirini buraya getirmek. Çünkü biliyorsunuz büyük zincir otellerden Çeşme’de sadece Swissotel var. Bunların sayılarının artmasını her turizm toplantısında söylüyorum. Nitelikli turistin gelmesi için nitelikli otellerin açılması gerekiyor”

Arsaya ilişkin değer tespit sürecinin daha önce bilirkişi incelemesi ve yargı süreciyle tamamlandığı bilgisi de paylaşıldı

İhale süreci için uzun vadeli takvim

İhale ve sözleşme süreçlerinin kısa vadede sonuçlanmasının beklenmediğine dikkat çeken Denizli, şunları söyledi:

“Şu an Ar-ge çalışması yapacağız. İş sözleşmesi yapabilecek markaları ziyaret ettik. Onlar somut konular üzerinden konuşuyorlar. Biz de önce teknik meseleyi çözdük. Şimdi turizm yatırımcıları ile tekrar görüşeceğiz. İzmir’den de dünyanın farklı ülkelerinden de yatırımcılar olabilir. Önemli olan Çeşme’nin turizmine en çok katkıyı kim ve hangi proje sağlayacak? Bunu konuşmak gerekiyor”

Meclis görüşmelerinde bazı üyeler tarafından farklı kullanım önerileri de gündeme getirilirken, karar turizm yatırımı çerçevesinde iştirak şirket üzerinden ilerlenmesi yönünde alındı.

Lal Denizli, MHP’li Meclis Üyeleri’nin bu arsada olimpik tesis yapılması gibi önerilerde bulunduklarını belirterek, şöyle konuştu:

Turizm alanına nasıl olimpik tesis yapılacak? Siyasetsizlikten, gündeme gelmek için bu tür öneriler yapıyorlar”

Kaynak: Haber Merkezi

Güzelbahçe’de TOKİ projesi için ÇED süreci başlatıldı

İZMİR’İN Güzelbahçe ilçesinde TOKİ tarafından planlanan 1090 konutluk büyük ölçekli proje için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatıldı. Mustafa Kemal Paşa Mahallesi sınırları içinde yer alan projede konutların yanı sıra iki ticaret merkezi, cami, altyapı ve çevre düzenlemesi yapılması öngörülürken, yaklaşık 126 bin metrekarelik alanda hayata geçirilecek projede 36 ay sürecek inşaat döneminde 250 kişinin istihdam edilmesi planlanıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte daire başına ortalama dört kişi hesabıyla bölgede yaklaşık 4 bin 400 kişinin yaşayacağı belirtilirken, TOKİ’nin sosyal konut projeleri için ÇED sürecinin hızlandırılabileceğine ilişkin mevzuat kapsamında sürecin 15 iş günü içinde tamamlanabileceği ifade ediliyor.

Kaynak: Yeniasir

SPOINT İnşaat’tan 2026’da Sağlık ve Endüstride Nitelikli Proje Hamlesi!

SPOINT İnşaat, sağlık, konaklama ve endüstriyel projelerdeki çok yönlü deneyimini yüksek mühendislik, kalite ve hızlı mobilizasyon gücüyle birleştirerek 2026’da Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ta nitelikli yatırımların güvenilir çözüm ortağı olmayı sürdürüyor.

SPOINT İnşaat, sağlık, konaklama ve endüstriyel projelerde edindiği çok yönlü deneyimi; yüksek mühendislik, en iyi kalite ve hızlı mobilizasyon kabiliyetiyle birleştiriyor. Şirket, bu yaklaşımıyla 2026 yılında da nitelikli ve yüksek standartlı yatırımların güvenilir çözüm ortağı olmaya devam edecek.Sağlık, konaklama, endüstriyel ve yatırım odaklı taahhüt projelerinde edindiği çok yönlü deneyimle SPOINT İnşaat, yalnızca yapı üretmeyi değil; yaşam kalitesi, verimlilik ve sürdürülebilirliği odağına alan bütüncül çözümler sunmayı hedefliyor. Kuzey Kıbrıs’ta hayata geçirilen SPOINT Viva İskele projesi ile Yalova Organize Sanayi Bölgesi’nde devam eden Ünoks fabrika yatırımı, şirketin bu yaklaşımının somut örnekleri arasında yer alıyor. Sağlık yapıları alanındaki uzmanlığıyla öne çıkan SPOINT İnşaat, Türkiye’nin önde gelen zincir hastane markalarının yeni yatırım projelerinde tercih ettiği güvenilir çözüm ortaklarından biri olarak konumlanıyor. Şirket, 2026 yılı itibarıyla sağlık sektöründe yüksek standartlı, nitelikli hastane ve sağlık kampüsü projelerine imza atmayı hedefliyor. SPOINT İnşaat’ın 2026 vizyonunun temelinde; güçlü mühendislik yaklaşımı, yüksek kalite standartları, iş güvenliği prensipleri ve hızlı mobilizasyon kabiliyeti yer alıyor. Grup bünyesine katılan ve endüstriyel mobilya alanında 30 yılı aşkın üretim tecrübesine sahip LEOPOINT Mobilya markasıyla, projelerde iç mekândan detay çözümlerine uzanan entegre kalite anlayışı hayata geçiriliyor.

Nitelikli projelerde güçlü çözüm ortağı

SPOINT İnşaat A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Memiç, “SPOINT olarak üstlendiğimiz işi, sadece yapıp teslim etmekten ibaret görmüyoruz. Üstlendiğimiz her projede, yapının uzun vadeli performansını, kullanıcı deneyimini ve yatırım değerini bir bütün olarak görüyoruz. Sağlık yapıları gibi yüksek standart gerektiren projelerde tercih edilen çözüm ortağı olmamız bu yaklaşımımızın doğal bir sonucudur. Hep yatığımız gibi 2026 yılında da; Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ta nitelikli, güven veren ve arkasında güçlü bir kurumsal duruş bulunan projelere imza atmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.  SPOINT İnşaat, önümüzdeki dönemde de Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ta; yatırımcılarına güven veren, kullanıcılarına nitelikli yaşam ve çalışma alanları sunan, uzun ömürlü ve değer kazanan projeler üretmeyi sürdürecek.v

Kaynak: www.baretdergisi.com

Hilton, Türkiye’de 5 yeni otel anlaşmasına imza attı

Hilton, Türkiye’deki ülkedeki 70 yılı aşkın köklü varlığını ileriye taşıyarak dört markasını kapsayan beş yeni otel anlaşmasına imza attığını duyurdu.

Hilton (NYSE: HLT), ülkedeki 70 yılı aşkın köklü varlığını ileriye taşıyarak dört markasını kapsayan beş yeni otel anlaşmasına imza attığını duyurdu. Hilton’un Türkiye’deki lifestyle portföyünü genişleten bu yeni anlaşmalar kapsamında, Antalya’daki ilk Hilton Hotels & Resorts oteli hayata geçirilirken, DoubleTree by Hilton ve Hilton Garden Inn markalarının ülkedeki yayılımı da ivme kazanıyor.

Hilton Orta ve Doğu Avrupa’dan Sorumlu Geliştirme Başkan Yardımcısı Mike Collini, konuyla ilgili şunları söyledi: 

“Türkiye, Hilton için stratejik önemini koruyan kilit pazarlardan biri olmaya devam ediyor ve ülkede sürdürülebilir büyüme açısından güçlü bir potansiyel görüyoruz. Tapestry Collection ve Canopy markalarımızın 2025 yılındaki başarılı açılışları, lifestyle portföyümüzde yakaladığımız ivmeyi pekiştirirken; gezginlerin özgün, yerel dokudan ilham alan deneyimlere yönelik artan ilgisini de net şekilde ortaya koydu. Son dönemde imzaladığımız bu anlaşmalar, Hilton’un Türkiye genelinde sunduğu çok markalı portföyüne yönelik kalıcı talebi bir kez daha teyit ediyor. Türkiye’de uzun yıllara dayanan saygın bir geçmişe sahip bir marka olarak, büyümenin bu yeni dönemini kararlılıkla sürdürmekten ve misafirperverliğimizi çok daha geniş bir gezgin kitlesiyle buluşturmaktan büyük heyecan duyuyoruz.”

Hilton Antalya City Centre

2028 yılında açılması planlanan Hilton Antalya City Centre, Hilton Hotels & Resorts markasının dünya standartlarındaki misafirperverliğini Türkiye’nin en çok ziyaret edilen destinasyonlarından birine taşıyacak. 254 oda ve süite sahip olacak yeni otel; görkemli bir balo salonu, farklı ölçeklerde toplantı alanları, geniş bir spa ve wellness merkezi, kapalı ve çatı katı yüzme havuzları ile farklı konseptlerde yeme-içme alanlarıyla, her ölçekte etkinlik ve organizasyon için ayrıcalıklı bir buluşma noktası olacak.

DoubleTree by Hilton İstanbul Maçka

Bu bahar açılması planlanan DoubleTree by Hilton İstanbul Maçka, Nişantaşı ve Taksim’e yürüme mesafesinde, İstanbul’un en prestijli semtlerinden birinde 109 oda ve süitle hizmet verecek. Otelde sıcak ve davetkâr bir lobi lounge alanı, gün boyu hizmet veren restoran, panoramik manzaralara sahip çatı katı restoranı ve barı, çok amaçlı toplantı alanları ile fitness ve wellness olanakları yer alacak. Şehir merkezinde bağlantı, kültür ve konforu bir arada arayan misafirler için modern ve üst segment bir konaklama deneyimi sunacak.

Gist Istanbul, Tapestry Collection by Hilton

2027 yılında açılması planlanan Gist Istanbul, Tapestry Collection by Hilton, İstanbul’un hem manzarasıyla hem de ulaşım kolaylığıyla öne çıkan semtlerinden birinde, özgün tasarıma sahip 46 odasıyla misafirlerini ağırlayacak. Boğaz, Galataport ve ana ulaşım bağlantılarına birkaç adım mesafede konumlanan otelde restoran ve çatı katı barının yanı sıra, misafirlerin konaklamaları boyunca faydalanabileceği bir fitness alanı bulunacak. Kendine has karakteri ve etkileyici konumuyla otel, şehrin kültürel ve tarihi merkezini keşfetmek isteyen gezginler için canlı ve ilham verici bir konaklama deneyimi sunacak.

Hotel İstanbul Şişli, Tapestry Collection by Hilton

İstanbul’un dinamik Şişli semtinin kalbinde konumlanan Hotel İstanbul Şişli, Tapestry Collection by Hilton, 48 şık odasıyla kentin önemli ticaret merkezlerinden birinde hizmet verecek. 2028 yılında açılması planlanan lifestyle otel; yerel dokudan ilham alan mutfağıyla öne çıkan restoranı, iki toplantı salonu ve modern bir fitness merkeziyle misafirlerini ağırlayacak. Alışveriş, kültür ve ulaşım noktalarına yakınlığıyla otel, hem iş hem de tatil amaçlı seyahat edenler için karakter, konfor ve bulunduğu semtin ruhunu yansıtan otantik bir konaklama alternatifi sunacak.

Hilton Garden Inn Kocaeli Dilovası

2027 yılında açılması planlanan Hilton Garden Inn Kocaeli Dilovası, sehirde Organize Sanayi Bölgesi’nin merkezinde konumlanan ilk uluslararası markalı otel olacak. 104 modern odaya sahip otelde, 500 metrekarelik çok amaçlı salonu da kapsayan geniş toplantı alanları, restoran ve barın yanı sıra kapalı yüzme havuzu, spor salonu ve Türk hamamı gibi wellness olanakları yer alacak. Hızla büyüyen sanayi bölgesinde otel, iş seyahatleri, uzun süreli konaklamalar ve kurumsal etkinlikler için önemli bir buluşma noktası olarak konumlanacak.

Bu yeni anlaşmalara ek olarak, 2026 yılında Hilton; Hilton Istanbul Airport’un açılışı ve ikonik Hilton Istanbul Bosphorus’un yenileme çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte, amiral gemisi markasının Türkiye’deki varlığını daha da güçlendirecek.

Tapestry Collection ve Canopy markalarının 2025 yılında Türkiye’deki ilk açılışlarının ardından, Hilton’un lifestyle portföyü de büyümesini sürdürmeye hazırlanıyor. Bu kapsamda, yıl içinde beş yeni lifestyle otelin açılması planlanıyor. Açılması öngörülen tesisler arasında Hilton’un ilk mağara oteli Elika Cave Suites Cappadocia, Curio Collection by Hilton’un yanı sıra, Curio Collection markası altında hizmet verecek Porto Chiara Istanbul Karaköy ve Les Temps Istanbul Karaköy bulunuyor. Proje portföyünde ayrıca, Tapestry Collection markasına katılacak Palazzo Donizetti Istanbul ve Myrna Izmir Konak da yer alıyor.

Hilton’un tüm tesislerinde konaklayan misafirler, ödüllü sadakat programı Hilton Honors’ın sunduğu ayrıcalıklardan faydalanabiliyor. Hilton üzerinden doğrudan rezervasyon yapan 235 milyondan fazla üye, konaklama ve deneyimler için Puan kazanabiliyor. Hilton Honors üyeleri ayrıca oda seçimiyle temassız check-in, anında kullanılabilen ödüller ve üyelere özel indirimler gibi avantajlara da erişebiliyor.

Kaynak: Turizm Ajansı

Özdere Turizm Merkezi’ne 332 milyon TL’lik 5 yıldızlı otel yapılacak

Çınar Kaya Mühendislik Müşavirlik İnşaat A.Ş., İzmir’in Menderes ilçesi Özdere Mahallesi’nde 150 oda, 300 yatak kapasiteli 5 yıldızlı otel yatırımı için ÇED Olumlu raporu aldı.

İzmir’de turizm yatırımlarına bir yenisi daha ekleniyor. Çınar Kaya Mühendislik Müşavirlik İnşaat A.Ş. tarafından, İzmir ili Menderes ilçesi Özdere Mahallesi sınırları içinde yer alan İzmir Özdere (Kesre) Turizm Merkezi’nde 5 yıldızlı turizm konaklama tesisi yapılması planlanıyor. 

150 oda ve 300 yatak kapasiteli olarak projelendirilen tesis, İzmir il merkezinin yaklaşık 42 kilometre güneyinde, Kuşadası–Seferihisar karayolunun deniz tarafında bulunuyor. Proje alanı, batıda Gümüldür, doğuda ise Ahmetbeyli yerleşimleri arasında yer alıyor.

Toplam proje bedeli 332 milyon 476 bin 657 lira olarak belirlenen otelin, bölge turizmine önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Olumlu raporu verilen tesisin işletme aşamasında yaklaşık 150 personelin istihdam edilmesi öngörülüyor.

Kaynak: Turizm Ajansı

Gölcük’te Yeni Proje: Gardenia 2026’da Başlıyor

Kocaeli’nin Gölcük ilçesi İhsaniye Merkez Mahallesi’nde yeni bir proje hayata geçiriliyor. Raif Çolak İnşaat tarafından geliştirilen Gardenia Projesi, 2026 yılının ikinci çeyreğinde başlayacak ve 2028 yılının birinci çeyreğinde tamamlanacak.

Toplam 10 bin metrekarelik arsa alanı üzerinde geliştirilecek projede, 20 bin metrekare inşaat alanı yer alacak. Gardenia Projesi kapsamında, 10 blokta toplam 113 adet konut inşa edilecek. Projede yer alan blokların tamamı 5 katlı olarak planlandı.

Gardenia Projesi’nde sosyal donatı alanlarına da yer verilecek. Proje bünyesinde açık ve kapalı otopark alanları, kamelyalar, çocuk oyun alanları ve kapsamlı çevre düzenlemesi ile peyzaj çalışmaları bulunacak. Ayrıca site genelinde güvenlik sistemleri ve merkezi uydu sistemi entegre olarak sunulacak.

Bölgenin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak planlanan Gardenia Projesi’nin, tamamlanmasının ardından Gölcük’te modern ve düzenli bir yaşam alanı oluşturması hedefleniyor.

Adakoğlu İnşaat: Ereğli’de Konutu Bir Yaşam Kültürüne Dönüştüren İmza

Adakoğlu İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı konut üretiminde estetik, fonksiyonellik ve insan odaklı yaşam alanlarının önemine dikkat çekti.

Yaklaşık otuz yıldır Karadeniz Ereğli’de konut projeleriyle adından söz ettiren Adakoğlu İnşaat, yalnızca bina üretmeyi değil, kalıcı yaşam alanları oluşturmayı hedefleyen firmalar arasında yer alıyor. Bankacılık kariyerini geride bırakarak ailesinden devraldığı inşaat geleneğini ileri taşıyan Selami Adakoğlu, sektördeki yolculuğunu, Ereğli’nin kentleşme sürecini ve konuta bakış açısını gazetemize anlattı.

Adakoğlu İnşaat bugün Ereğli’de “Prestijli Konut” denince ilk akla gelen firmalardan biri. Bu noktaya gelene kadar sizi ayakta tutan temel ilke ne oldu?

Yaklaşık otuz yıl geçti. Şu andaki inşaat sürecimiz konut projeleri üzerine. Rahmetli babamla beraber başladık.
Ben bankacılığı bıraktım ve bu sektöre hakikaten gönül verdim. Belki aşk, belki tutku… Yeni bir eser üretmek hakikaten çok ciddi bir heyecan veriyor.Bizden sonra yıllarca kalacak böyle eserler ne kadar güzel olursa, bu da bize onur ve heyecan veriyor.

Her bir proje benim için yeni bir proje, yeni bir heyecan oluyor. Bu heyecan da beni sürüklüyor işin açıkçası. Yıllar geçmiş, Ereğli’de ciddi projeler üretmişiz. Her bir projeyi birbirinden güzel yapmaya çalışıyoruz. Rahmetli babamın bu işte çok emeği var. Onun vizyonunu ve misyonunu devam ettirmeye çalışıyoruz.

 Ereğli gibi gelişmekte olan bir kentte konut üretirken sizce en çok ihmal edilen ama en kritik olan unsur hangisi?

Şirin Ereğli’mizde çok yapılan yapılar var. Çok güzel binalar da var esasında ama estetik kültürü, özellikle dış cephelerde, çok fazla yok.
Düzce’de, İstanbul’da, Ankara’da bina estetiği çok daha fazla. Dış uygulamalarda eksikler olduğunu düşünüyorum şahsen. Belki o kültürün olmaması, belki de buradaki mimarlardan yeterli desteği görememekten kaynaklı.
Estetik binalar olması için o kültürün biraz daha gelişmesi lazım.

 Projeleriniz için “insanların hayalindekinden daha fazlası” ifadesini kullanıyorsunuz. Bunu bir pazarlama sloganı olmaktan çıkaran somut farklar nelerdir? Sizi diğer inşaat firmalarından ayıran nedir?

Ben kendim mimar değilim esasında ama şu önemli. Az önce de söyledim, yaptığımız işler sonuçta bir eser. Somut bir eser.

O eser her noktasında, temelinden çatısına kadar, bir şekilde bizim imzamızı, emeğimizi ve tecrübemizi taşıyor. Geçmişte yaşanan tecrübeleri de buna aktarmaya çalışıyoruz. O eser ne kadar güzel olursa, bize de ayrı bir heyecan veriyor.
Sonuçta insanlar burada yaşayacak, ömür geçecek. Aileler yaşayacak. Onları ne kadar konforlu, ne kadar fonksiyonel, ne kadar sanatsal şekilde hem dış hem iç mekânlarda düşünürsek, insanlar o kadar mutlu olacak. İnsanların mutlu olması da bizi mutlu ediyor.

Böyle bir motivasyonla işimizi yapmaya çalışıyoruz. “Hayallerin ötesinde” diye özetleyebilirim.

Son yıllarda inşaat sektöründe artan maliyetler, finansmana erişim ve belirsizlikler konuşuluyor. Adakoğlu bu zorlu süreci yaşadı mı, yaşadıysa nasıl yönetti?

Ülkemizin böyle bir kaderi var belki. Yaklaşık altmış yaşına gelmiş oldum. Sektörde de yaklaşık otuz yıllık bir tecrübemiz var.

Çok değişik ekonomik süreçler yaşadık. Benim çocukluğumda çok ciddi bir enflasyon vardı. O zamanlar evler Türk parasıyla değil, genelde yabancı para cinsinden satılırdı. Mark üzerinden sattığımız daireler oldu. Bu, enflasyona karşı kendimizi koruma amaçlıydı.

2000’li yıllardan sonra enflasyon gündemden biraz kalktı. Biz de Türk lirasıyla peşinat alıp aylık taksitlerle devam ettik. Enflasyon olmayınca işlerimiz gayet güzel gitti. Para değerini yitirmeyince süreç rahat ilerledi.

Maalesef son beş yıl öncesinde enflasyon bir anda patlayınca bütün dengeler bozuldu. Sancılı bir süreçti. Biz de projelerle yakalandık. İnsanlardan fark istememeye çalıştık, bir an önce kalan paraları talep ettik, projeleri birbirine harmanladık ve işi çevirdik. Bu süreçte itibarımızı da korumaya çalıştık. Hamdolsun ayaktayız. Bu da bize itibar olarak geri döndü.

Devam eden ve tamamlanan projelerinizde yaşam alanı, sosyal donatılar ve mimari estetik açısından özellikle önem verdiğiniz kriterler nelerdir?

Biz projelerimizi anahtar teslim yapmaya çalışıyoruz. Mutfak dolabı, portmanto, asma tavan, kombi gibi detayları koyuyoruz. Hâlâ anahtar teslim konsepti tam olarak yaygın değil.

Sosyal alanlara da önem vermeye çalışıyoruz. Hepimiz çocukluğumuzda güzel komşuluk ilişkileri olan mahallelerde yaşadık. Belki fakirdik ama insanlar bir aradaydı, çat kapı komşuluk vardı. Apartmanlar mı bunu bitirdi, yeni mimariler mi bilmiyorum ama komşuluk ilişkileri zayıfladı.

Bu ilişkileri nasıl canlandırabiliriz, nasıl konseptler geliştirebiliriz, biraz bunun derdindeyim. Daha farklı mimarilerle, daha farklı sosyal alanlarla insanları bir araya getirebilir miyiz diye uğraşıyorum. İnşallah olur.

Karadeniz Ereğli Belediyespor’a verdiğiniz sponsorluk dikkat çekti. Bu desteğin arkasındaki motivasyon neydi?

Kendim çok futbolla iç içe olmasam da futbolu takip ederim. Futbol hem dünya hem Türkiye için çok önemli. Şehrimizde de futbolun öne çıkması önemli.

İkinci Lig’den Üçüncü Lig’e çıkılması kentimiz için büyük bir başarıydı. Bu noktada bizim de bir katkımız olsun istedik. Güzel ses getirdi. Maddi ya da manevi bir faydamız olduysa ne mutlu. Ereğli Belediyespor’un da başarılı olmasını diliyorum.

Özel sektörün yerel ölçekte spor ve sosyal alanlara destek vermesi sizce ne kadar önemli?

Çocukluğumuzda Erdemir, Ereğli halkıyla çok iç içeydi. Sosyal alanlarda ciddi destekleri vardı. Erdemirspor vardı, Erdemir Sineması vardı. Biz oralara giderdik.

Bunlardan zamanla yoksun kaldık. Özel sektör bu alanlarda daha fazla çaba gösterirse, Ereğli halkının kaliteli yaşamına daha çok katkı sunacağını düşünüyorum.

 Ereğli’nin kentleşme sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Size göre şehir on yıl sonra nasıl bir yerde olmalı?

Ereğli’de doğdum, büyüdüm. Bankacılık yaptım, askerliğimi burada yaptım. Ereğli’nin hayatımda farklı bir yeri var.

Çok güzel, şirin bir şehir. İstanbul’a ve Ankara’ya yakınlığı da büyük avantaj. Ama daha iyi noktalarda olması lazım. En büyük sorunlardan biri yollar. Yollar yetersiz ve bakımsız. Park sorunu da ciddi. Nüfus artıyor, köylerden kente göç devam ediyor. Bu gelişim belki yeterince öngörülemedi. Ciddi planlamalar yapılması gerekiyor.

Türkiye’de konut algısı değişiyor. İnsanlar artık sadece ev değil, yaşam biçimi satın almak istiyor. Ereğli’de bu dönüşüm yeterince anlaşılmış durumda mı?

Türkiye’de maalesef çarpık yapılaşma var. Yurt dışında imar planlamaları daha düzenli. Geniş caddeler, estetik yapılar var.

Erdemir lojmanları buna güzel bir örnek. Altmışlı yıllarda yapılmış ama hâlâ Ereğli’nin en yaşanabilir bölgelerinden biri. Az katlı, yatay mimari, geniş yollar, geniş yeşil alanlar… İnsanların yaşam alanları böyle olmalı. TOKİ projelerinde de bu anlayışın uygulanmaya çalışıldığını görüyoruz. Bu ferahlık insanın ruh halini de olumlu etkiliyor.

Son olarak Adakoğlu İnşaat’ı önümüzdeki on yıl içinde nasıl bir noktada görüyorsunuz?

Yaptığımız işi hâlâ büyük bir aşkla ve şevkle yapıyoruz. En büyük temennim sağlığım el verdiği sürece bu işi sürdürmek.
Daha kurumsal bir yapıya kavuşarak, daha güzel projeler üretmeye devam etmek istiyoruz.

Kaynak: Ereğli Rota Haber

Kırşehir’de Termal Havuzlu, SPA’lı Dev Yatırım: Açılış Tarihi Belli Oldu!

TOKİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 200 Yataklı Uygulama Oteli inşaatı hız kesmeden devam ediyor.

TOKİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 200 Yataklı Uygulama Oteli inşaatı hız kesmeden devam ediyor.

Kırşehir’de yapımı son dönemde kazandığı ivme ile dikkat çeken TOKİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 200 Yataklı Uygulama Oteli inşaatında geri sayım başladı. Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek, tesisin 2026 yılının ortasında hizmete girmesinin planlandığını müjdeledi.

Vali Demiryürek’in Atanmasıyla Proje Hız Kazandı

2017 yılında inşaatı başlayarak 2020 yılında bitirilmesin planlanan 200 Yataklı Turizm Uygulama Oteli inşaatı Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek’in Kırşehir’e atanmasının ardından hız kazandı. Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek ile Kırşehir Vali Yardımcısı Alper Balcı TOKİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 200 Yataklı Uygulama Oteli inşaatını yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Vali Demiryürek, TOKİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 200 Yataklı Uygulama Oteli’ni 2026 yılının ortasında hizmete sunmayı planladıklarını belirtti.

Kırşehir’de Termal Havuzlu, Spa’lı Dev Yatırım2

Sadece Bir Okul Değil, Tam Teşekküllü Bir Turizm Kompleksi

TOKİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde hizmet verecek olan uygulama oteli, sunduğu imkanlarla beş yıldızlı otel konforunu aratmayacak. Vali Demiryürek’in yakından takip ettiği ve Kırşehir’in geleceği için büyük öneme sahip olan TOKİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 200 Yataklı Uygulama Oteli, üç kapalı havuzu, fitness ve spa merkezlerini, farklı ölçülerde üç toplantı salonunu da içinde barındırıyor.

Kırşehir’de Termal Havuzlu, Spa’lı Dev Yatırım

Vali Demiryürek, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı paylaşımda “İlimizde devam eden önemli projelerden birisi olan TOKİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 200 Yataklı Uygulama Oteli inşaatında Vali Yardımcısı Sn. Alper Balcı ile birlikte incelemelerde bulunarak son durum hakkında yetkililerden bilgi aldık.

2026 yılı ortasında hizmete sunmayı hedeflediğimiz; ikisi termal özellikli üç kapalı havuza, fitness ve spa merkezlerine, farklı ölçülerde üç toplantı salonuna sahip olan tesisin şehrimize değer katacağı inancındayız.” ifadelerine yer verdi.

Kaynak: www.kirsehircigdem.com

Yalova Valiliği Yeni Hizmet Binası İnşaatı İncelendi

Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta, İnşaat Çalışmalarını Yerinde Denetledi

Yalova Valisi Dr. Ahmet Hamdi Usta, yapımı devam eden yeni Valilik hizmet binası inşaatını ziyaret ederek yüklenici firma yetkililerinden yürütülen çalışmalar hakkında detaylı bilgiler aldı. İnşaat alanında incelemelerde bulunan Vali Usta, projenin tamamlanma süreci ve çalışma hızıyla ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.

“Yıl Sonuna Kadar Bitirilmesinin Takipçisi Olacağım”

İnşaatın mevcut durumuna dair yüklenici firmayla görüşen Vali Dr. Ahmet Hamdi Usta, sürecin yavaş ilerlediğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Yapımı devam eden Valilik inşaatını ziyaret edip yüklenici firmadan bilgiler aldım. İnşaat; yapım süresi içinde olmakla beraber yavaş gitmiş, bunun farkındayım. Yıl sonuna kadar bitireceklerini söyleyince, sosyal medyada paylaşacağımı ifade ettim, tamam dediler. Yeni Valilik binamızın yıl sonuna kadar bitirilmesi sürecinin yakından takipçisi olacağım.”

Vali Usta, projenin belirtilen tarihte kamu hizmetine açılması için denetimlerin kararlılıkla süreceğini vurguladı.

Kaynak: TEKHA Türkiye’nin Habercisi

Karabük Merkez’de Öğrenci Yurdunun İnşaat Çalışmaları Aralıksız Sürüyor

Karabük Merkez’de, üniversite öğrencilerinin barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa edilen öğrenci yurdu inşaatında çalışmalar hız kesmeden devam etmekte. İnşaat alanında, Gençlik ve Spor İl Müdürü Coşkun Güven, Yurt Hizmetleri Müdürü Mehmet Özkeskin, Yatırım İnşaat Şube Müdürü Nizamettin Yılmaz ve kurum inşaat mühendisi Atilla Kesici’nin katılımıyla incelemeler gerçekleştirildi.

İncelemeler sırasında, inşaatın mevcut durumu ve fiziki ilerleme hakkında yetkililerden bilgi alan İl Müdürü Coşkun Güven, çalışmaların planlanan takvime uygun şekilde sürdüğünü vurguladı. Güven, tamamlanmasının ardından üniversite öğrencilerine modern, güvenli ve konforlu bir barınma imkânı sunacak olan yurdun, bölgedeki önemli bir ihtiyacı karşılayacağını ifade etti.

Ayrıca, öğrenci yurdunun inşaatının kısa bir süre içerisinde tamamlanarak öğrencilerin hizmetine sunulması hedefleniyor. Bu projenin, üniversite öğrencilerinin yaşam standartlarını artırması ve barınma sorununu çözmesi bekleniyor.

İnşaat çalışmaları sırasında, güvenlik önlemlerinin de alındığı belirtilirken, yerel halkın projeye olan ilgisi de dikkat çekiyor. Öğrenci yurdunun yapılmasıyla birlikte, Karabük’ün öğrenci nüfusunun artması ve bölgedeki ekonomik canlılığın da olumlu yönde etkileneceği düşünülüyor.

Kaynak: Mersin Haber

Romanya’da Arad-Oradea Otoyolu (Lot 3) Yapımı için Sözleşme İmzalandı

Romanya Ulusal Karayolu Altyapı Yönetim Şirketi SA, (Compania Nationala de Administrare a Infrastructurii Rutiere SA-CNAIR), “Arad-Oradea Otoyolu Yapımı (Lot 3)” ihalesi için sözleşme imzaladı.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, ihaleyi kazanan Nurol İnşaat ile imzalanan sözleşmenin bedeli 2.85 Milyar Ruman Leyi oldu.

Yaklaşık maliyeti 3.54 milyar Rumen Leyi olarak belirlenen ihaleye, Türkiye’den IC Içtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş., Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ, Makyol İnşaat Sanayi Turizm ve Ticaret A.Ş., Nurol İnşaat ve Ticaret A.Ş. ve Özaltın İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. katılmıştı. Şikayetleri Çözümleme Ulusal Konseyi (Consiliul National de Soluționare a Contestatiilor-CNSC), Automagistral Pivden Srl-Precon Transilvania Srl iş ortaklığının söz konusu ihale ile ilgili yaptığı itirazı reddetmişti.

Finansmanı 2021-2027 Ulaştırma Programı (PT) tarafından karşılanan işin 24 ayda tamamlanması bekleniyor.

İhale kapsamında Arad West sanayi bölgesini bağlayan 2,9 kilometrelik yol dahil 47,07 kilometre yol, köprü ve geçit inşa edilecek.

Toplam uzunluğu 120,47 kilometre olan Arad-Oradea Otoyolu, 3 bölümden (Lot 1: 33,7 km, Lot 2: 39,7 km, Lot 3: 47,07) oluşuyor.

Kaynak: yatirimlar.com

Irak’ta Atık Enerjisi Projesi için Türkiye’den ESTA’nın da olduğu Firmalar Grubu ile Anlaşma İmzalandı

Irak’ın Babil şehrinde 30 megavatın üzerinde kapasiteye sahip elektrik üretmek amacıyla atıkları geri dönüştürüp yakmayı hedefleyen stratejik bir yatırım projesini hayata geçirmek için İngiliz, Alman ve Türk firmalar Grubu ile mutabakat zaptı imzalandı.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, İngiliz IM Power, Alman SIMS ve Türk ESTA tarafından gerçekleştirilecek olan proje yaklaşık 100 dönümlük (10 hektar) bir alana inşa edilecek ve atık sorununa uzun vadeli bir çözüm sağlayacak. Tesisin günlük 1.600 ton atık işleme kapasitesine ulaşacak. Yatırım yapan şirketler ildeki atıkları satın alacak.

Alman firması SIMS projenin temel ekipmanlarını tedarik edecek. Proje için İngiliz finansmanı sağlandı. Babil’deki tüm resmi onaylar tamamlandıktan sonra ilerlemeye hazır olunduğu ve inşaat süresinin düzenleyici izinlerin alınmasına bağlı olarak, 12 -18 ay arasında değişebileceği belirtildi. Proje  atık geri dönüşümü, yakma ve elektrik üretimi alanlarında en son teknik özellikler ve küresel teknolojiler kullanılarak gerçekleştirilecek.

Kaynak: yatirimlar.com

Can İnşaat, Can Manas Evleri’ni teslim etti

Modern mimarisi, zengin sosyal donatıları ve Can İnşaat güvencesiyle Meram’a değer katan Can Manas Evleri’nde anahtar teslim heyecanı yaşandı.

İnşaat sektöründeki 30 yılı aşkın tecrübesiyle Konya’da önemli projelere imza atan Can İnşaat, Meram ilçesine yeni bir canlılık katan Can Manas konut projesini tamamladı. Can İnşaat, Meram Küçük Aymanas Caddesi’nde yapımını tamamladığı Can Manas Evleri’nin anahtarlarını söz verilen teslim tarihinden önce sahiplerine vermenin gururunu yaşıyor. Can İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Yüksek İnşaat Mühendis Ali Can, büyük emekler sonucu tamamlanan Can Manas Evleri Projesi’nin anahtarlarını söz verilen tarihten önce teslim etmekten ötürü mutluluk duyduklarını belirtti.

KONFORLU YAŞAM BAŞLIYOR
Can Manas Evleri projesinde geniş peyzaj alanı düzenlemeleri ve aydınlatmalarının yanı sıra kafeterya ve sosyal kullanım alanları ön plana çıkıyor. Ayrıca çocuklar için oyun parkı da site içinde yer alıyor. Proje 5.384 metrekare arsa üzerinde yükselen 2 blok ve toplam 65 daireden oluşurken daireler 3+1 ve 4+1 olarak planlandı. Birçok ayrıcalığı bir arada sunan proje Meram’ın doğal güzellikleri ile Can Manas Evleri’nin içerisinde bulunan yürüyüş yollarını, basketbol, voleybol ve futbol sahalarını da bir araya getirerek hem yetişkinlere hem çocuklara geniş spor imkânı sağlıyor. Projede açık ve kapalı otopark seçenekleri mevcutken 7/24 güvenlik hizmeti ile site sakinlerine güvenli bir yaşam sunuluyor. Yalıtımlı ve depreme dayanıklı yapı sistemi, merkezi ısıtma ile teknik açıdan güçlü bir şekilde tasarlanan yapı modern iç mimarisi ve genel site konsepti ile konforlu bir yaşamı hedefliyor.

SEKTÖRDE GÜVENİN ADRESİ: CAN İNŞAAT
Can Manas Evleri’nin erken teslimat süreci konut piyasasında bir inşaat firmasının sahip olması gereken en kritik özelliği simgeliyor. Konut alıcılarının kararsızlık yaşadığı, maliyet artışları nedeniyle projelerin aksadığı bir dönemde Can İnşaat’ın projeyi söz verdiği tarihten önce tamamlaması piyasadaki ‘güven’ açığını kapatıyor. Can İnşaat, Meram’ın ruhuna uygun modern ve güvenli bu yaşam alanı sayesinde yılların tecrübesini Can Manas Evleri ile taçlandırarak bir inşaat firmasından beklenen tüm talepleri tek bir projede topluyor.

Kaynak: yenimeram.com.tr

138 ülkede Türk imzası! 500 milyar doları aştı

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türk müteahhitlerinin 138 ülkede 500 milyar doları aşan projelere imza attığını belirterek inşaat sektörünün ekonomi için lokomotif konumda olduğunu söyledi.

“Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni”, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ve Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) ev sahipliğinde Ankara’daki bir otelde yapıldı.

Tören, uluslararası inşaat sektörü dergisi ENR’nin, her yıl firmaların ülkeleri dışında gerçekleştirdiği projelerden elde ettiği gelirleri esas alarak hazırladığı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi Listesi”ne giren 45 firmanın ödüllendirilmesi amacıyla düzenlendi.

Bakan Bolat, törende yaptığı konuşmada, dünyadaki jeopolitik gelişmeler, hızla artan korumacılık eğilimleri ve kritik girdilerin tedarikine ilişkin kırılganlıkların, küresel sistemin yeniden şekillenmesine yol açtığını söyledi.

Davos’ta gerçekleştirilen zirvede de ülke liderlerinin, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan ekonomi, finans, ticaret ve siyaset alanındaki sistemlerin kırılganlığını itiraf ettiğini aktaran Bolat, zor geçen 2025 yılına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye Yüzyılı” vizyonu doğrultusunda daha fazla yatırım, üretim, ihracat ve döviz geliri için çalıştıklarını belirtti.

Bolat, Türkiye’nin üretim ve ihracat alanındaki başarılarının, özellikle ekonomik büyüme ve istihdam artışı gibi alanlarda olumlu yansımalarını gördüklerini anlattı.

Milli gelirin, 2024’te 1,3 trilyon dolar olduğunu ve bu yıl 1,5 trilyon doların üzerine çıkıp rekor kıracağını bildiren Bolat, ülke ekonomisinin son 21 çeyrektir büyümeye devam ettiğini anımsattı.

Bolat, kişi başına milli gelirin 18 bin dolar sınırına ulaştığını, dış ticaret, ihracat ve cari işlemler dengesinde olumlu gelişmeler gözlendiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu yıl için 410 milyar dolarlık ihracat hedefi belirlediğini, geçen yılı mal ihracatının yanı sıra hizmetler ihracatını da rekorla kapattıklarını hatırlatan Bolat, “Bu noktada müteahhitlik hizmetlerini, turizm sektörünü, fuarcılık, taşımacılık, lojistik, bilişim-yazılım hizmetlerini, eğitim ve sağlık turizmini, danışmanlık hizmetlerini, kültür ve eğlence sektörü ile dizi filmleri sayabiliriz.” diye konuştu.

“İNŞAAT LOKOMOTİF SEKTÖRLERDEN BİRİ KONUMUNDADIR”

Bolat, Türkiye’nin müteahhitlik hizmetleri konusunda çok başarılı olduğuna dikkati çekerek, son yıllarda teknik müşavirliğin de bu alanı desteklediğini ve başarıyı taçlandırdığını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde müteahhitlik hizmetleri alanında son 23 yılda 500 milyar doların üzerinde proje geliri elde edildiğini belirten Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünyanın 138 ülkesindeki yol, hastane, santral, fabrika, stadyum, kara ve demir yoluyla hızlı tren ağlarında Türk müteahhitlerinin eserleri var. Müşavirlikte ilerlememiz müteahhitlik sektörümüze de katkı yapmaktadır. Bugüne kadar Bağımsız Devletler Topluluğu, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da çok sayıda proje üstlendik. Burada Romanya, Portekiz, İspanya, İngiltere ve Polonya gibi ülkelerin öne çıktığını görmekteyiz.”

Bolat, son 10-15 yıldır Türk müteahhitlerinin “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi Listesi”nde ikinci sırada yer aldığına, bu başarının Türkiye için gurur verici olduğuna işaret etti.

“LİBYA İLE İHTİLAFLI ALACAKLARIN ÇÖZÜLMESİNİ SAĞLAYACAĞIZ”

Söz konusu durumun Türk mallarının ihracat potansiyelini ve tanıtımı artırdığını aktaran Bolat, şu değerlendirmede bulundu:

“Bakanlık olarak ticaret diplomasisi faaliyetlerinde, dünyanın neresine gidersek gidelim müteahhitlerimiz için övgü dolu sözler işitiyoruz. Geçen yıl Libya ile iç savaş öncesi devam eden alacaklar konusunda bir anlaşmaya vardık ve ortak komite oluşturarak ihtilaflı alacakların birkaç ay içinde çözülmesini sağlayacağız. Irak, ‘Kalkınma Yolu’ ve diğer projelerle Türk müteahhitleri için çok önemli imkanlar sağlamaktadır. İçeride de kentsel dönüşüm çok hızlı devam etmekte ve deprem bölgesinin ihyası ve inşası da inşaat sektörümüze önemli ivme sağlamaktadır. İnşaat, kendi altındaki 250 alt sektörle beraber ekonomimizde sanayi, tarım ve hizmetler gibi lokomotif sektörlerden biri konumundadır.”

“MÜTEAHHİTLERE TASFİYE HAKKI TANINSIN”

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren de geçen yılın küresel jeopolitik risklerin arttığı, devam eden savaşlara yenilerinin eklendiği, finansman koşullarının sıkılaştığı ve belirsizliğin kalıcı hale geldiği zorlu bir dönem olduğunu söyledi.

Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle en büyük pazarları olan Rusya’da yeni projelerin durma noktasına geldiğini aktaran Eren, “Ukrayna’da ise firmalarımız savaş koşullarına rağmen çok kısıtlı da olsa bazı acil inşaatları sürdürüyor. Bu savaşın Sayın Cumhurbaşkanı’mızın da çok önemli çabalarıyla sona ermesini, Rusya’daki yeni projelerin başlamasını, hazır olduğumuz Ukrayna’nın yeniden inşa sürecinin bir an önce hayata geçmesini temenni ediyoruz. Suriye’de siyasi ve ekonomik istikrarın tesis edilmesini, Gazze’de yaşanan büyük insanlık dramının kesin şekilde sona ermesini diliyoruz.” ifadesini kullandı.

Eren, bu jeopolitik olumsuzluklara rağmen Türk inşaat sektörünün yurt içi ve dışında faaliyetlerini başarıyla sürdürdüğünü belirtti.

Sektör olarak 6 Şubat depremlerinin yaralarını da sarmaya çalıştıklarını dile getiren Eren, geçen yıl boyunca firmaların yurt dışındaki mevcut gücünü pekiştirmek, yeni pazarlara açılımını sağlamak amacıyla yoğun faaliyetler yürüttüklerini anlattı.

Eren, Ticaret Bakanlığı öncülüğünde Bangladeş’ten Portekiz’e, Irak’tan Ukrayna’ya, İngiltere’den Sahra Altı Afrika’ya kadar geniş coğrafyada üst düzey temaslarda bulunduklarını, müteahhitlik heyeti ziyaretleriyle firmaları yeni projeler ve iş fırsatlarıyla buluşturduklarını söyledi.

Türk müteahhitlerinin yurt dışında aynı zamanda yatırımcı, finansman sağlayıcı ve işletmeci yönüyle de güçlü marka haline geldiğini vurgulayan Eren, “1972 yılından bu yana 138 ülkede üstlendiğimiz projelerin toplam tutarının 550 milyar doları aşmış olduğunu özellikle vurgulamak isterim. ENR Dergisi’nin 2025 yılında açıkladığı ‘Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi’ listesinde 45 firmayla dünya ikinciliğini korumamız, bu başarının en somut göstergesidir. Yurt dışı başarımızda ‘öncü kuvvet’ rolü üstlenen teknik müşavirlik firmalarımızın katkısını özellikle vurgulamak isterim.” değerlendirmesinde bulundu.

Eren, uygulanan ekonomi programına güven ve desteklerinin tam olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

“2024 yılında uygulanmaya başlamış olan kamuda tasarruf tedbirleri çerçevesinde ilerleme oranı düşük projelerin yavaşlatılması veya durdurulmasını, ödeneklerin bitme aşamasına gelmiş projelere ayrılmasını destekliyoruz. Ancak hiç iş yapamayan veya yılda sadece 1-2 ay çalışabilecek ödenek ayrılan şantiyelerin açık tutulması, müteahhitlerimizi zorluyor. Bu nedenle ilerleme oranı az olan, durdurulan veya çok az ödenek ayrılan işlerin müteahhitlerine tasfiye hakkı tanınmasını arz ediyorum.”

Eren, bu yıl 17-18 Haziran’da Ankara’da “İnşaat Zirvesi Türkiye 2026” etkinliğinin ilkini düzenleyeceklerini de kaydetti.

FİRMALARA ÖDÜLLERİ TAKDİM EDİLDİ

Törene katılan “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi Listesi”nde yer alan firmaların temsilcileri, ödüllerini Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Bolat’ın elinden aldı.

Söz konusu listede yer alan müteahhitlik firmalarının isimleri şöyle:

“Enka, Rönesans, Limak, Çalık Enerji, Esta, Tav, Ant Yapı, Gülermak, Yapı Merkezi, Cengiz, Aslan Yapı, Kuzu Grup, Mapa, Kolin, Kalyon, Nurol, Bcm, Gap, Tekfen, Bayburt Grup, Sembol, İlk, Eser, Metag, Polat Yol, Onur, Üstay, Ic İçtaş, Mbd, Makyol, Alarko, Yüksel, Stfa, YDA, Dekinsan, Summa, İris, Tepe, Doğuş, Mesa, Zafer, Smk, Dorçe, Özkar, Orkun. “

Öte yandan, törende “Nky, Yüksel Proje, Euro Consult, Proyapı, Dolsar, Temelsu, Tekfen Mühendislik, Denzay” isimli müşavirlik firmalarına da teşvik ödülü verildi.

Kaynak: bigpara.hurriyet.com.tr

Suyun Estetiği, Mühendisliğin Güvencesi

Suyun estetikle buluştuğu yerde başlar bizim hikayemiz. İlk olarak 1989 yılında sektöre adım atan ekibimizin deneyimi, 1998 yılında Serdar Savaş tarafından kurulan Çilek Havuz markasıyla kurumsallaşarak büyüdü. Bugün; yüzme havuzları, SPA sistemleri, wellness çözümleri, sauna, buhar odası ve Türk hamamı projelerinde, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanında referans gösterilen bir marka olmanın gururunu yaşıyoruz.

Kuruluşumuzdan bu yana mühendislik odaklı yaklaşımımız, kaliteli üretim anlayışımız ve yenilikçi vizyonumuz sayesinde, sektörde güven ve uzmanlıkla anılan lider firmalardan biri haline geldik.

Anahtar Teslim Profesyonel Çözümler

Çilek Havuz olarak;

  • Betonarme ve prefabrik havuz sistemleri,
  • Sauna, buhar odası ve Türk hamamı çözümleri,
  • SPA & Wellness uygulamaları,

gibi alanlarda; oteller, villalar, rezidanslar, sosyal tesisler ve toplu konut projeleri başta olmak üzere her ölçekte projeye özel çözümler geliştiriyoruz. Her bir projeyi sadece bir inşaat süreci olarak değil, bir yaşam alanı tasarımı olarak görüyor; mimari estetiği işlevsellikle birleştiriyoruz.

Uluslararası Güç ve Yerel Deneyim

Bugün itibariyle; Sırbistan, Romanya, Cezayir, Dubai, Katar ve Irak gibi 22 farklı ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. 4 ayrı ülkedeki şubelerimiz ile yurt dışındaki projelerimizi de anahtar teslim başarıyla hayata geçiriyoruz.

Vizyonumuz: Bizim için havuz, yalnızca suyla dolu bir yapı değil; tasarım, mühendislik, konfor ve duygunun birleştiği bir yaşam parçasıdır. Teknolojiyi yakından takip ediyor, her projeye özgün, estetik ve sürdürülebilir çözümler sunuyoruz.

Özel Teşekkür ve Proje Başarısı

Tenzile Erdoğan Kaplıcaları – Ayder projemizin başarıyla tamamlanmasının gururunu yaşıyoruz. Projemizin açılışına teşrif ederek
bizleri onurlandıran;

  • Sayın Cumhurbaşkanımıza,
  • Sayın Murat Kurum’a,
  • Sayın Ali Yerlikaya’ya,
  • Sayın Kültür ve Turizm Bakanımıza,
  • Sayın Rize Valimize,
  • Sayın TOKİ Başkanımız ve yardımcılarına,

katılımları ve destekleri için en içten teşekkürlerimizi sunarız. Bu kıymetli projenin hayata geçmesinde emeği geçen herkesin ellerine sağlık.

Çilek Havuz – Çok Ötesinde Suya değer katan tasarımlarımızla, yaşam alanlarınıza prestij ve huzur katmaya devam ediyoruz.

Kufra Havalimanı’nda TAV İnşaat Dönemi Başladı

TAV İnşaat, Libya’nın güneydoğusunda bulunan Kufra Uluslararası Havalimanı’nda bakım, onarım ve modernizasyon çalışmalarına resmen başladı. Libya Kalkınma ve Yeniden İmar Fonu tarafından görevlendirilen Türk firması, bölgenin hava ulaşım altyapısını yeniden ayağa kaldırmak için kapsamlı bir projeye imza atıyor.

Libya’nın en eski havalimanlarından biri olan ve 1930’lu yıllarda İtalyanlar tarafından inşa edilen Kufra Havalimanı, yıllar süren atıl kalma sürecinin ardından yeniden canlanıyor. PD’de yer alan habere göre, TAV İnşaat, Libya Kalkınma ve Yeniden İmar Fonu’nun görevlendirmesiyle, havalimanında ilk etap çalışmalarına sahada fiilen başladı.

Projede, havalimanının ana pistinin rehabilitasyonu, uçak park sahasının yenilenmesi, yeni bir kontrol kulesinin inşası ve operasyonel destek sağlayacak yardımcı tesislerin kurulması yer alıyor. TAV İnşaat’ın bu kapsamlı müdahalesi, Kufra Havalimanı’nın sivil havacılık standartlarına uygun şekilde modernize edilmesini hedefliyor.

İlk Adım: Yedek Pistin Onarımı

Belediye yetkilileri, uzun süredir sorun teşkil eden 400 metrelik yedek pistin bakımının başladığını açıkladı. Pistteki çalışmaların bir ay içinde tamamlanarak uçuşların yeniden başlaması planlanıyor. Bu pistin, geçmişte inişlerde ciddi hasarlara neden olduğu belirtiliyor.

Öte yandan, 1993 yılından bu yana kapalı olan ana pist için de çalışmalar yürütülüyor. Ana pistteki yenileme projesi başka bir Türk firması tarafından gerçekleştirilecek. Saha analizleri tamamlanan pistte, üç ay içinde fiziki inşa sürecinin başlaması bekleniyor.

Hedef: Operasyonel Kapasiteyi Artırmak

Kufra Uluslararası Havalimanı Müdürü Saleheen Abuhairi Al-Alwani, TAV heyetiyle yaptıkları toplantı sonrasında, çalışmaların kapsamlı bir teknik plana uygun şekilde sürdürüleceğini açıkladı. Al-Alwani, “Hedefimiz havalimanının operasyonel kapasitesini artırmak, güvenlik ve hizmet kalitesini en üst seviyeye çıkarmak,” dedi.

Modernizasyon projesi sayesinde, Kufra’nın hem iç hem de dış hatlarda daha etkin kullanılabilmesi, ticaret ve ulaşım ağının genişletilmesi hedefleniyor.

Arap Baharı Sonrası Güçlü Dönüş

TAV İnşaat’ın bu projedeki varlığı, şirketin Arap Baharı sonrası Libya’daki yeniden yapılanma sürecine güçlü bir dönüş yaptığına işaret ediyor. Şirket, geçmişte Trablus ve Sebha havalimanlarında da görev alarak ülkedeki önemli altyapı projelerine katkıda bulunmuştu.

Kufra Havalimanı’nın yeniden faaliyete geçmesiyle birlikte, bölgenin hava bağlantıları güçlenecek ve bu durumun yerel ekonomiye ve kalkınmaya doğrudan katkı sağlaması bekleniyor. Projenin, Libya’daki diğer altyapı yatırımlarına da ivme kazandıracağı öngörülüyor.

Bu kapsamlı yenileme çalışması, Türk şirketlerinin uluslararası alanda üstlendiği önemli projelerden biri olarak dikkat çekiyor. Libya’nın yeniden inşasında aktif rol oynayan Türk firmaları, bölge ile olan ekonomik ilişkilerin güçlenmesine de katkıda bulunuyor.

Kaynak: Turizm Haberleri

Fırat Life Style’dan 2026 Yılında 89 Milyar TL’lik Yeni Yatırım!

Türkiye ve yurt dışında konut, ofis ve ticari alanlar dahil olmak üzere bugüne kadar 36 binin üzerinde gayrimenkul üreten, 32 bin bağımsız bölümü teslim eden ve 7 sektörde 10 milyar doları aşan yatırım hacmiyle faaliyet gösteren Fırat Life Style, düzenlediği ilk basın toplantısında mevcut üretim kapasitesini, devam eden projelerini ve 2026 yılında hayata geçirmeyi planladığı yeni yatırımlarını kamuoyuyla paylaştı.

Türkiye’de ve yurt dışında yürüttüğü projelerle bugüne kadar 32 bin bağımsız bölümü teslim eden, konut, ofis ve ticari alanlar dahil olmak üzere toplamda 36 binin üzerinde gayrimenkul üreten ve 7 sektörde 10 milyar doları aşan yatırım hacmiyle faaliyetlerini sürdüren Fırat Life Style, düzenlediği ilk basın toplantısında ulaştığı üretim gücünü ve yeni başlayacağı projelerini kamuoyuyla paylaştı.

İnşaat, sanayi, gıda, lojistik, enerji, bilişim ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteren Fırat Life Style, bugüne kadar ulaştığı üretim gücünü, yatırım büyüklüğünü ve 2026 projelerini düzenlediği basın toplantısında kamuoyuyla paylaştı. Türkiye genelinde bugüne kadar 32 bin konut ve ticari alanı teslim eden, konut, ofis ve ticari alanlar dahil olmak üzere toplamda 36 binin üzerinde gayrimenkul üreten Fırat Life Style; konut ve ticari gayrimenkul yatırımlarının yanı sıra Türkiye’de ve yurt dışında üstlendiği taahhüt projeleriyle faaliyet alanını genişletmeye devam ediyor. Grup, bugün itibarıyla 10 milyar doları aşan bir yatırım hacmine ulaşmış durumda.Bugüne kadar 48 projeyi tamamlayan Fırat Life Style, halihazırda 13 projede inşaat faaliyetlerini sürdürüyor. 2026 yılı itibarıyla planlanmış 9 yeni projeye daha başlamaya hazırlanan grup, bu yeni dönemde yaklaşık 16 bin 600 bağımsız bölümün inşaatını başlatmayı planlıyor. Konut ve ticari gayrimenkul yatırımlarının yanı sıra büyük ölçekli taahhüt projeleriyle de faaliyet alanını genişleten Fırat Life Style, yurt dışında Irak Merkez Bankası’nın inşaatını ve Özbekistan’da Bağımsızlık Anıtı gibi kamu niteliği yüksek projeleri hayata geçirirken; Türkiye’de ise Hatay, Adıyaman ve İzmir’de deprem sonrası yeniden inşa çalışmalarını yürüttü. Bu kapsamda bugüne kadar yaklaşık 9 bin 500 deprem konutunun inşaatını gerçekleştiren grup, bugün itibarıyla 6 bin 500 konutu da teslim etmiş durumda. Kalan 3 bin konutun ise 2026 yılının üçüncü çeyreğinde tamamlanması planlanıyor.

Deprem bölgesinin kültürel dokusu korunarak inşa ediliyor

Deprem bölgelerindeki çalışmalar yalnızca konut üretimiyle sınırlı kalmıyor. Yürütülen projelerde cami, okul, müze ve çeşitli kamusal yapıların inşası da eş zamanlı olarak sürdürülürken, Hatay özelindeki çalışmalarda kültürel dokunun korunması öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Aynı zamanda farklı bölgelerde altyapı inşaatları ve kamuya yönelik projelerde de faaliyet gösteren Fırat Life Style, bu çok yönlü üretim yaklaşımıyla yüksek hacimli ve sürdürülebilir bir üretim kapasitesi ortaya koyuyor.

Gayrimenkulde Çok Markalı Üretim Modeli

Fırat Life Style, gayrimenkul yatırımlarını tek tip projeler yerine farklı hedef kitlelere hitap eden çok markalı bir yapı altında geliştiriyor. Ulaşılabilir konut ihtiyacından üst segment taleplere kadar uzanan geniş bir yelpazede, her biri kendi konsepti ve fiyatlama modeliyle konumlanan markalarla üretim gerçekleştiriliyor. Bu yaklaşım, bireysel alıcı ve yatırımcı tarafında dengeli ve sürdürülebilir bir portföy oluşmasını sağlıyor.

Natura Dünyası: Farklı İhtiyaçlara Göre Şekillenen Konut Üretimi

Gayrimenkul portföyünün ana bölümünü oluşturan Natura Dünyası, farklı gelir grupları ve yaşam beklentilerine hitap eden projeleriyle öne çıkıyor. Ankara ve İstanbul başta olmak üzere birçok şehirde hayata geçirilen Natura Dünyası projeleri, geniş sosyal alanlarıyla ortak bir yaşam kültürü sunuyor.Natura Dünyası çatısı altında geliştirilen projeler hem oturum ihtiyacına yanıt veriyor hem de yatırım amacıyla konut arayanlar için seçenek oluşturuyor. Farklı beklentilere göre şekillenen bu projeler, yatırım ve oturumu bir arada düşünenler için geniş bir alternatif alanı yaratıyor. Natura Dünyası projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fırat Life Style Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bekir Fırat, şunları söylüyor: “Bizim için önemli olan, insanların gerçekten yaşayacağı, uzun vadede sorun yaratmayacak projeler üretmek. Ölçekli üretim yapmamız sayesinde maliyetleri daha sağlıklı yönetiyor, verdiğimiz sözlerin arkasında duruyoruz. Bu yaklaşım, yatırımcılarımızın memnuniyetini artırırken tekrar tercih edilmemizin de en önemli nedeni oluyor.”

Relax: Fonksiyonel ve Dengeli Konut Üretimi

Fırat Life Style’ın portföyünde bulunan Relax markası, daha fonksiyonel planlama ve dengeli metrekare anlayışıyla konumlanıyor. Minimalist yaşamı tercih eden alıcıları hedefleyen Relax projeleri, yatırım ve oturum talebinin kesiştiği bir segmentte yer alıyor. Kompakt planlama, erişilebilir fiyatlama ve hızlı teslim yaklaşımı, bu markanın öne çıkan unsurları arasında yer alıyor. Relax projelerinin yüksek maliyetlerden arındırılarak, doğru planlama ile hayata geçirildiğini belirten Fırat, “Relax projeleriyle daha fonksiyonel, daha ulaşılabilir ve minimalist yaşama uyumlu konutlar üretiyoruz.” dedi. 

“Velux: Sınırsız lüksün sınırlarını zorluyoruz

Üst segmentte konumlanan Velux markası ise, daha seçici bir hedef kitleye ve sınırlı üretim anlayışına odaklanıyor. Bodrum ve İzmir gibi lokasyon değeri yüksek bölgelerde geliştirilen Velux projeleri; mimari kalite, lokasyon avantajı ve kontrollü ölçek yaklaşımıyla ayrışıyor. Bu markayla hem yaşam hem de yatırım açısından üst segment beklentilere yanıt verilmesi hedefleniyor. Velux markasının üst segmente hitap ettiğini vurgulayan Fırat, “Velux bizim daha üst segmentte konumlanan markamız. Talebin daha seçici olduğu lokasyonlarda, sınırsız lüksün sınırlarını zorluyoruz. Burada amaç hızlı satış değil, uzun vadeli değer üretmek.” diye konuştu. 

2026 Yılında 89 Milyar Tl’lik Yeni Yatırım

2026 yılı itibarıyla toplam 16 Bin 600 bağımsız bölümün inşaatına eş zamanlı olarak başlanıyor. Bu projelerin toplam yatırım büyüklüğü ise yaklaşık 89 milyar TL seviyesinde. 2026 yılıyla birlikte hayata geçecek projeler, yalnızca sayılarıyla değil, ölçekleri ve sundukları yaşam kurgusuyla da öne çıkıyor.

Natura Prestij: Ticaretin Merkezinde Prestijli Yaşam

Ankara Yenimahalle’de, yapımı devam eden Türkiye’nin en büyük adliye kompleksinin yakınında konumlanan Natura Prestij; 882 konut, ofis ve ticari alanlarıyla karma yaşamı buluşturuyor. Merkezi konumu ve fonksiyonel planlamasıyla hem yaşam hem yatırım için yüksek talep potansiyeline sahip.

Natura Elite: Şehrin Merkezinde Dengeli Yaşam

Ankara Çankaya Mustafa Kemal Mahallesi’nde yükselen Natura Elite; 560 konut ofis ve ticari alanlarıyla kamu kurumlarına yakın, şehir hayatının temposunu dengeli bir yaşamla birleştiriyor. Hem oturum hem yatırım için cazip, planlı ve sürdürülebilir bir yaşam alanı sunuyor.

Natura Platin: Modern Karma Yaşam

Ankara Çankaya Mustafa Kemal Mahallesi’nde yer alan Natura Platin, 370 konut, ofis ve ticari alanlarıyla modern şehir yaşamını yeniden yorumluyor. Karma kullanım konseptiyle tasarlanan proje, prestijli lokasyonu ile öne çıkıyor.

Natura Golf Country: Yeşilin içinde Golf Sahalarıyla Ayrıcalıklı Yaşam

Ankara Eskişehir Yolu’nda hayata geçen Natura Golf Country; 3 Bin 100 konut ve villadan oluşan prestijli yaşam sunuyor. İçerisinde golf sahalarının da bulunduğu geniş peyzaj alanı, ile şehirden kopmadan ayrıcalıklı bir yaşam deneyimi sağlıyor.

Natura GOP: Şehrin tam merkezinde, Çankaya Köşkü’ne Komşu

Ankara Çankaya Gaziosmanpaşa’da konumlanan Natura GOP; 1.000 konut ve ticari alanlarıyla Atakule ve Çankaya Köşkü’ne yakın prestijli bir yaşam sunuyor. Bölgede değerini koruyan seçkin proje olarak öne çıkıyor.

Natura Beytepe: Her Katta Geniş Yaşam Alanı

Ankara Beytepe’de konumlanan Natura Beytepe; 300 konut ile özellikle büyük ailelerin ihtiyaçlarını karşılayan villa büyüklüğünde tek katta daire tipleri sunuyor. Ferah kat planlarıyla “katta büyük yaşam” anlayışını Beytepe’nin prestijli dokusuyla buluşturuyor.

KITA: Uluslararası yarışmada Yeni Nesil Yaşam Modeli 

Ankara Balgat, Konya Yolu üzerinde yükselen KITA; 1.885 ofis ve ticari alanlarıyla karma kullanımın modern bir örneğini sunuyor. KITA, Ankara, İstanbul ve İtalya’dan seçkin mimarlık ofislerinin katılımıyla gerçekleştirilen, uluslararası mimarlık yarışması sonucunda, ACE Mimarlık tarafından tasarlanmış; bütüncül bir şehir projesidir. Karma kullanım ve açık ticaret konseptiyle kurgulanmış olan KITA, henüz uygulama aşamasına geçmeden 5 ayrı uluslararası ödüle layık görüldü. 

KITA Beytepe: Prestijli Bölgede Planlı Büyük Yaşam

Ankara Beytepe’de konumlanan KITA Beytepe; 3.000 konut ve ticari alanlarıyla bölgenin prestijini artıran, geniş ve planlı bir yaşam alanı sunuyor. Sosyal donatılar, geniş yaşam alanları ve modern mimariyle hem oturum hem yatırım için güçlü bir seçenek oluşturuyor.

KITA Oran: Şehrin Zirvesinde 

Ankara Oran’da, 6 Bin 500 konut ve ticari alanlarla kurgulanan KITA Oran; şehrin zirvesinde, kendi içinde yaşayan devasa bir yaşam alanı sunuyor. Sosyal alanları, planlı yapısı ve kapsamlı yaşam kurgusuyla hayata geçiyor.

“Biz Konut Satmıyoruz, Güven ve Değer İnşa Ediyoruz”

Fırat Life Style’ın üretim ve büyüme yaklaşımında, satış süreci konut teslimiyle sınırlı kalmıyor. Teslim sonrası süreçleri yöneten kalite kontrol ve geri dönüş departmanı, projelerde ortaya çıkabilecek tüm sorunları tek merkezden ele alarak, satış sonrasında da sorumluluk üstlenen bir yapı oluşturuyor. Bu yaklaşım, hem bireysel alıcılar hem de kamu ve taahhüt projeleri tarafında güven unsurunu güçlendiren temel başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.Bekir Fırat, teslim sonrası sürecin önemini şu sözlerle vurguladı: “Bizim için iş, konutu teslim etmekle bitmiyor. Teslim sonrası süreci yöneten ayrı bir kalite kontrol ve geri dönüş birimimiz var. Bütün yatırımcılarımız da Fırat Life Style’ın yaptığın işin arkasında durduğunu bilir. Asıl farkı da burada yaratıyoruz.” şeklinde konuştu.

Kaynak: www.baretdergisi.com

Ic İçtaş İnşaat’ın Yapımını Üstlendiği Suudi Arabistan King Khalid Havalimanı 2. Terminali Açılış Töreni Gerçekleştirildi

Riyad Emiri Prens Faysal bin Bandar, King Khalid Uluslararası Havalimanı’ndaki (KKIA) 1 ve 2 numaralı terminallerin geliştirme projesinin tamamlandığını duyurarak, 2. Uluslararası Terminalin resmi açılışını gerçekleştirdi .

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, yenilenen tesisler, havalimanının yolcu taşıma kapasitesini önemli ölçüde artırdı. Terminal 1 ve 2 birlikte artık yılda yaklaşık 14 milyon yolcuya hizmet verebiliyor; bu da önceki altı milyonluk kapasiteye kıyasla %130’dan fazla bir artış anlamına geliyor ve KKIA’yı artan uluslararası hava trafiğini daha iyi destekleyecek şekilde konumlandırıyor.

1 ve 2 numaralı terminaller için geliştirilen proje, uluslararası uçuşlara hizmet verecek şekilde gelişmiş operasyonel hazırlığa sahip bulunuyor. Uluslararası Kalkış Terminali 1, Flyadeal ve flynas tarafından işletilen uluslararası uçuşlar için, Terminal 2 ise Saudia ve Riyadh Air tarafından işletilen uçuşlar için tahsis edildi. Kalkış alanında 114 yolcu check-in kontuarı, 43 görevli pasaport kontuarı ve 20 otomatik elektronik geçiş kapısı bulunuyor. Geliş alanında, iki terminalde 75 gişe, 22 otomatik pasaport elektronik geçiş kapısı ve sekiz gümrük kontrol cihazı yer alıyor. 

Önceki gelişmeler:  King Khalid Uluslararası Havalimanı’nın mühendislik ve yapımını üstlenen IC İçtaş İnşaat, 1. uluslararası terminali 2025 yılı ocak ayında başarıyla tamamlamıştı. Suudi Arabistan’ın en büyük ikinci inşaat ve taahhüt şirketi olan Al Rashid Trading and Contracting Company’nin (RTCC) ortaklığında yürütülen proje kapsamında; ilk olarak 2022 yılında 3. ve 4’üncü terminallerin mühendislik ve yapım işlerini başarıyla tamamlayarak teslim eden IC İçtaş İnşaat, 1’inci terminalin ardından 2’nci terminal binasının inşasına başlamıştı. Toplam dört terminalin taahhüt bedeli yaklaşık 1,4 milyar dolar düzeyinde bulunuyor.

Kaynak: yatirimlar.com