Ana Sayfa Blog

Kamu Yapım İhale Duyuruları ve Sonuçları Artık Yapiradar.com’da!

İnşaat sektörünün güncel proje bilgi ve satın alma platformu Yapiradar.com, bir yeniliğe daha imza attı. Yaklaşık 1,5 yıl süren yoğun çalışmalar sonucunda ortaya çıkardığı “İhaleler” ürününü yayına aldı. 

Yapiradar.com ile güncel kamu yapım ihale duyuru ve sonuçlarını takip etmek artık çok daha kolay! 16.000’den fazla güncel inşaat projesi, 27.000’den fazla müteahhit ve çözüm ortağı bilgisi ve 11.000’den fazla aktif satın alma talebini tüm detaylarıyla üyelerinin bilgisine sunan platform; 1 Ağustos tarihinden itibaren kamu ihale duyuruları ve sonuçlarını da yayınlamaya başladı. 

Yapiradar.com üyeleri kamu yapım ihale duyuru ve sonuçları sayesinde; güncel yapım ihale duyurularından anında haberdar olabilecek, ihale şartlarını ve son teklif verme tarihini görüntüleyebilecek, ihaleye en avantajlı teklifi veren firmaları listeleyebilecek, ihaleyi kazanan firma bilgilerine ve teklif tutarına kolaylıkla ulaşabilecek.  

“Yapiradar.com Farkını Yine Yansıttık” 

İhaleler ürünü için tüm ekibin, yaklaşık 1,5 yıl boyunca büyük bir özveri ile çalıştığını belirten Yapiradar.com Genel Müdürü Arif Burhan TARHAN, Yapıradarlılara bir yenilik daha sunmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. 

Yaptıkları her işte Yapıradarlıların dijital çözüm ortağı olmayı hedeflediklerini söyleyen Tarhan, yapiradar.com farkını ihale çalışmalarına da yansıttıklarını dile getirdi. Üyelerine fayda sağlamayı amaçladıklarını belirten Tarhan, “Diğer ihale sitelerinden farklı olarak avantajlı teklif veren firma bilgisini, yani kazanmaya en yakın olan firmanın bilgisini de paylaşıyoruz. Buna ek olarak, ihalelere teklif veren  tüm firmaların detaylı bilgilerini de sunuyoruz. Böylelikle üyelerimiz firmaları inceleyerek yeni iş bağlantıları oluşturabiliyor” dedi. 

İhaleler ürününü yayına alırken mevcut üyeleri de unutmadıklarını söyleyen Tarhan, “Mutluluğumuzu üyelerimize vereceğimiz bir hediye ile taçlandırmak istedik. Mevcut üyelerimiz, üyelik sürelerinin sonuna kadar “İhaleler” ürünümüzü ücretsiz olarak kullanabilecekler. Yeni üyelerimiz için ise avantajlı fiyatlar ve ödeme seçenekleri hazırladık.” diye konuştu. 

Sektörün Dijitalleşmesine Büyük Katkı 

Güncel inşaat projeleri takip platformu yapiradar.com, müteahhitler ile tedarikçiler arasında köprü kuruyor. Türk müteahhitlerinin hem yurt içi hem de yurt dışında başlaması planlanan ve devam eden projelerinin detaylarından oluşan büyük bir veriyi üyelerinin kullanımına açan platform, sektörün dijitalleşmesine önemli ölçüde katkı sağlıyor. 

Yapiradar.com olarak Türkiye’yi karış karış gezdiklerini belirten Tarhan, bu geziler sayesinde üyelerine sundukları avantajları şu sözlerle özetliyor: “İşimiz dijital olsa da, bir ayağımız hep sahada! Pandemi şartlarına rağmen saha ekibimiz son bir yıl içerisinde 210.000  kilometre yol yaptı. Ülkemizin doğudan batıya 1.650 kilometre olduğunu düşünürsek; sadece son bir yıl içerisinde Türkiye’yi 127 kez gezmiş olduğumuzu söyleyebiliriz. Şantiye ziyaretlerimiz sırasında projelerin son durumlarıyla alakalı bilgiler topluyor, fotoğraflarını çekiyor ve tüm bu bilgileri sistemimize ekliyoruz. Bu sayede üyelerimiz adeta kendileri şantiyeleri gezmiş gibi tüm bu bilgilere ulaşabiliyor. Şantiye gezileri için araba kiralamalarına, yakıt harcamalarına veya bir personel istihdam etmelerine gerek kalmıyor. Dolayısıyla hem operasyonel süreçleri kolaylaşıyor hem de maliyet avantajı sağlıyoruz.”

MAG Tasarım Mimarlık

0

Şirketimizin temelleri 2004 yılının sonunda atılmaya başlayarak şahıs işletmesi olarak 2014 yılı sonuna kadar devam etmiş ve aynı yıl içerisinde iki ortaklı olarak MAG Tasarım Mimarlık İnşaat Emlak San. Ve Tic. Ltd. Şti Ünvanı altında sektöründe faaliyetlerinde devam etmektedir. Şirketimiz Marka Patentine sahiptir.
Son 16 yıldır bölgesinde Konut, Fabrika, Eğitim, Sağlık vb. yapılarda proje ve uygulama işleri yürütmeye devam etmektedir.
Yenilikte ve gelişimde sürekliliği ilke edinen şirketimiz kaliteden ödün vermeden, geçmişten günümüze bölgesinde varlığını göstermeye devam edecektir.
Şirketimiz, yatırımcılara emlak, proje ve teknik danışmanlık olarak da hizmet etmektedir.
Tüketiciye saygı başta olmak üzere şeffaflık, dürüstlük ve güven değişmez prensipleriyle hizmetlerinde teknik esaslara dayanarak, kaliteli çözümler sunarız. 2020 yılı başında mevcut şirketten bağımsız, EKOARK İnşaat Emlak San ve Tic. Ltd. Şti. ni kurarak, aynı iş kollarına ilaveten Enerji, ( Enerji Kimlik Belgesi) Bina ve Toplu Yapı Yöneticiliği iş kollarını da yürütmektedir.

İletişim Bilgileri ( MAG Tasarım Mimarlık İnş. Eml. San. ve Tic. Ltd. Şti. )
0282 650 02 28
0282 502 06 24
www.magyapi.com
[email protected]

İSRA HOLDİNG’DEN BAŞAKŞEHİR’E DEV YATIRIMLAR

İsra Holding, İstanbul’un yükselen yatırım merkezlerinden Başakşehir’de hayata geçirdiği projelerle bölgenin dönüşümüne yön vermeye devam ediyor. Ulaşım altyapısındaki güçlü gelişmelerle birlikte değer kazanan bölgede; V Metroway AVM, V Statü, V Mall İstanbul ve Hillport Family Suites projeleri, yatırımcılar ve ziyaretçiler için yeni fırsatlar sunuyor.

İstanbul’un yeni yaşam, ticaret ve yatırım akslarından biri haline gelen Başakşehir’de konumlanan İsra Holding projeleri, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nın Kayaşehir İstasyonu’na doğrudan erişim avantajıyla dikkat çekiyor. Metro hattı sayesinde İstanbul Havalimanı’na yalnızca üç durak mesafede bulunan projeler, hem şehir içi ulaşımda hem de uluslararası bağlantılarda önemli bir avantaj sunuyor.

V METROWAY AVM BÖLGENİN YENİ YAŞAM MERKEZİ OLDU

İsra Holding tarafından hayata geçirilen ve ziyaretçilerini ağırlamaya devam eden V Metroway AVM, Başakşehir’in yeni cazibe merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Dünyaca ünlü markaları, yeme-içme alanları ve sosyal yaşam olanaklarıyla bölge sakinlerine modern bir alışveriş deneyimi sunan proje, metro istasyonuna olan yakınlığı sayesinde İstanbul’un farklı noktalarından kolay erişim imkânı sağlıyor.

V Metroway AVM, yalnızca bir alışveriş merkezi değil; aynı zamanda bölgenin sosyal yaşamına değer katan, ticari hareketliliği artıran ve çevresindeki yatırımları destekleyen bir çekim merkezi olarak konumlanıyor.

YATIRIM VE OTURUM İÇİN BENZERSİZ ALTERNATİF; V STATÜ

V Metroway AVM’nin hemen yanında yükselen V Statü projesi ise İsra Holding ve Emlak Konut GYO iş birliğiyle hayata geçiriliyor. Modern mimarisi, ulaşım avantajı ve merkezi konumuyla dikkat çeken proje, hem yaşam hem de yatırım amacıyla konut arayanların radarına girmiş durumda.

İstanbul Havalimanı’na metro ile kısa sürede ulaşım sağlayabilen V Statü, Başakşehir’in yükselen değerinden pay almak isteyen yatırımcılar için önemli fırsatlar sunarken, sakinlerine de şehir yaşamının tüm avantajlarını bir arada yaşama imkânı sağlayacak.

V MALL İSTANBUL, ULUSLARARASI MARKALARIN YENİ ADRESİ OLACAK

İsra Holding’in bölgedeki en önemli yatırımlarından biri olan V Mall İstanbul AVM, dünya markalarını aynı çatı altında buluşturmaya hazırlanıyor. İstanbul’un yeni ticaret ve alışveriş destinasyonlarından biri olması hedeflenen proje, metro ve havalimanı bağlantısının sağladığı avantaj sayesinde yalnızca İstanbul’a değil, uluslararası ziyaretçilere de hitap edecek.

Yerli ve yabancı markalar için güçlü bir ticaret merkezi olması planlanan V Mall İstanbul, Başakşehir’in ekonomik potansiyelini daha da yukarı taşıyacak projeler arasında yer alıyor.

HİLLPORT İLE İSTANBUL’A MODERN DOKUNUŞ

Bölgede geliştirilen bir diğer stratejik yatırım olan Hillport Family Suites, iş dünyası, turistler ve uluslararası ziyaretçiler için önemli bir konaklama alternatifi sunacak. İstanbul Havalimanı’na yalnızca üç durak uzaklıkta yer alan proje, özellikle havalimanı bağlantısının önem kazandığı yeni dönemde dikkat çekici bir avantaj sağlıyor.

Modern konsepti ve ulaşım kolaylığıyla öne çıkan Hillport Family Suites’in, Başakşehir’in uluslararası ölçekteki çekim gücünü artırması bekleniyor.

METRO HATTI İLE DÜNYAYA AÇILAN KAPI

İsra Holding’in Başakşehir’deki tüm projelerinin ortak noktası, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nın Kayaşehir İstasyonu’nun hemen yanında konumlanmaları. Bu stratejik avantaj sayesinde projeler, İstanbul Havalimanı’na sadece üç durak mesafede bulunurken; şehir merkezi, iş bölgeleri ve yeni gelişim akslarına da hızlı erişim sağlıyor.

Ulaşım altyapısındaki bu güçlü entegrasyon, projelerin yatırım değerini artırırken; bölgeyi hem yerli hem de yabancı yatırımcılar için daha cazip hale getiriyor. İsra Holding, Başakşehir’de geliştirdiği projelerle yalnızca yeni yaşam alanları ve ticaret merkezleri inşa etmekle kalmıyor, aynı zamanda İstanbul’un gelecekteki büyüme koridorlarından birinde sürdürülebilir değer üretmeye devam ediyor.

Bitlis’te Yeni Organize Sanayi Bölgesi Projesi İçin Çalışmalar Yoğunlaşmaya Devam Ediyor.

0

Bitlis’te ilave Organize Sanayi Bölgesi projesi kapsamında yürütülen çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Yeni sanayi bölgesinin, mevcut OSB’nin büyüklüğünün yaklaşık iki katı olması planlanıyor.

Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, yeni Organize Sanayi Bölgesi alanında incelemelerde bulunarak, projeye dair detayları kamuoyuyla paylaştı. Vali Karakaya, Bitlis’in sanayi alanında son yıllarda kayda değer bir gelişim gösterdiğini belirtti. Kent genelinde yaklaşık 70 fabrikanın faaliyet gösterdiğini ve bu işletmelerde 12 bin kişinin istihdam edildiğini dile getirdi. Mevcut OSB’deki firma sayısının ise 55’e ulaştığını ifade eden Karakaya, mevcut parsellerin büyük ölçüde dolduğunu ve artan yatırım taleplerini karşılamak amacıyla yeni ilave OSB projesinin hayata geçirildiğini kaydetti.

Planlanan yeni sanayi bölgesinin yaklaşık 128 hektarlık bir alanda kurulması öngörülüyor ve bu alan, mevcut OSB’nin büyüklüğünün yaklaşık iki katı olacak. Vali Karakaya, yeni OSB’de 120 ila 130 arasında sanayi parselinin oluşturulmasının planlandığını belirtti. Bu bölgeye yaklaşık 100 fabrikanın kurulabileceği ifade ediliyor. Küçük ve orta ölçekli işletmeler için 5 dönümlük, büyük yatırımlar için ise 30 dönüme kadar ulaşan parsellerin oluşturulması hedefleniyor. Ayrıca, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından projenin 2027 yatırım programına alındığı ve 660 milyon lira ödenek ayrıldığı bilgisi verildi.

Vali Karakaya, proje kapsamında imar planlama ve zemin etüt çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Bu süreçte yaklaşık 30 ayrı noktada sondaj çalışmalarının gerçekleştirileceği ifade edildi. Altyapı projelerinin tamamlanmasının ardından ihale sürecine geçileceği ve elektrik, doğalgaz, su gibi altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından yatırımcılara ön tahsislerin yapılacağı açıklandı. Yeni fabrika inşaatlarının önümüzdeki yıldan itibaren başlamasının hedeflendiği belirtildi. İlave Organize Sanayi Bölgesi’nin tamamlanmasıyla birlikte Bitlis’in üretim kapasitesinin önemli ölçüde artması, yeni yatırımcıların kente çekilmesi ve yüzlerce kişiye yeni istihdam imkânı sağlanması bekleniyor. Vali Karakaya, projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm kurum ve çalışanlara teşekkür ederek yatırımın Bitlis’e hayırlı olmasını temenni etti.

Kaynak: www.mersinhaber.com

BAKIRCI GYO’DAN İSTOÇ’A 400 MİLYON DOLARLIK TİCARET MERKEZİ

Bakırcı GYO, İstanbul’un en önemli ticaret merkezlerinden İSTOÇ’ta 400 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirdiği Motim İSTOÇ Ticaret Merkezi projesinde ön satış dönemini başlattı.

Toplam 155 bin metrekare inşaat alanına sahip proje, Mahmutbey’de 25 bin 807 metrekarelik arsa üzerinde yükselecek ve Aralık 2028’de tamamlanacak

Bakırcı GYO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Fatih Sağlam, İSTOÇ’un Türkiye’nin en önemli ticaret merkezlerinden biri olduğunu belirterek, bölgenin ihtiyaçlarına uygun, modern ve güvenli bir ticaret merkezi tasarladıklarını söyledi. Sağlam, projenin yüksek erişilebilirlik, sürdürülebilir altyapı ve modern mimarisiyle İstanbul’un ticaret vizyonuna katkı sunacağını ifade etti.

Sağlam, bölgede modern ticari alan arzının sınırlı olduğuna dikkat çekerek, Motim İSTOÇ’un tamamlandığında yüksek kira getirisi ve güçlü prim potansiyeliyle İSTOÇ’un en prestijli A sınıfı ticaret merkezlerinden biri olacağını söyledi.

İSTOÇ ve İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren 100’den fazla sektöre hizmet vermesi planlanan projede, ön satışa özel yüzde 25 peşinatla 36 ay ve yüzde 10 peşinatla 28 ay vade farksız ödeme seçenekleri sunuluyor. Ticari ünite fiyatları ise 30 milyon TL ile 300 milyon TL arasında değişiyor.

Motim İSTOÇ’un öne çıkan özellikleri arasında 6 metre tavan yüksekliği, 12 metre genişliğinde kat içi yollar ve tüm katlara TIR giriş-çıkışı sağlayan mimari yer alıyor. Projede ayrıca yangın söndürme sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, gri su geri dönüşüm sistemi, profesyonel yönetim, 7/24 güvenlik ve kontrollü giriş-çıkış altyapısı bulunacak. 277 bağımsız bölümün yer alacağı projede,  mağaza, showroom, depo yer alacak ve lojistik merkezi olarak kullanılabilecek. Proje İstanbul Havalimanı, TEM ve Kuzey Marmara Otoyolu’na yakın konumuyla dikkat çekiyor. 

Kaynak: www.analizgazetesi.com.tr

Alya Merkezefendi Projesinde Anahtar Teslim Heyecanı Başlıyor

Alya Merkezefendi projesinde anahtar teslim süreci 20 Haziran 2026’da başlayacak. Zeytinburnu’ndaki modern yaşam alanları dikkat çekiyor.

BOSS4 İnşaat tarafından Zeytinburnu’nda inşa edilen Alya Merkezefendi projesinde anahtar teslim süreci 20 Haziran 2026 tarihinde başlayacak. Bu proje, bölgedeki en önemli kentsel dönüşüm projelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Alya Merkezefendi, modern yaşam alanları sunmasının yanı sıra, şehrin yenilenen dokusuna katkıda bulunmasıyla da dikkat çekiyor. Proje, güvenli yapılaşma ve çağdaş mimari anlayışı ile bölgeye önemli bir yaşam kalitesi kazandırmayı hedefliyor.

Anahtar teslim töreni, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy ve Zeytinburnu Kaymakamı Dr. Adem Uslu’nun katılımıyla gerçekleştirilecek. Törende, yeni yaşamlarına başlayacak hak sahipleri ve davetliler bir araya gelecek.

Alya Merkezefendi, Zeytinburnu’nun dönüşüm sürecinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Proje, yalnızca konut teslimi ile değil, aynı zamanda bölgenin modernleşmesine ve şehir yaşamının daha güvenli ve kaliteli hale gelmesine katkıda bulunmasıyla da büyük bir öneme sahip.

Etkinlik: Alya Merkezefendi Anahtar Teslim Töreni
Tarih: 20 Haziran 2026 Cumartesi
Saat: 16.00
Yer: Alya Merkezefendi – Sabri Ülker Sok. No:38 Zeytinburnu / İstanbul

Güncel emlak haberleri ve sektör analizleri sunan çevrimiçi bir platform olarak, gayrimenkul piyasasındaki gelişmeleri takip etmekte ve güvenilir bir kaynak olmayı amaçlamaktadır.

Kaynak: Ekonomi Masası

Türkiye Genelinde Konut Fiyatları 5 Milyon TL’yi Aştı, Geri Dönüş Süresi 13 Yıl Oldu

0

Emlakjet ve Endeksa’nın Mayıs 2026 Konut Değer Raporu’na göre Türkiye genelinde ortalama konut fiyatı 5 milyon TL’yi aşarken, konut metrekare fiyatları yıllık bazda nominal olarak %23,8 arttı. Enflasyondan arındırılmış verilere göre ise Türkiye genelinde reel fiyatlar %6,5 geriledi. Konut yatırımının ortalama geri dönüş süresi 13 yıl olurken, Muğla 19 yıl ile en uzun amortisman süresine sahip il olarak öne çıktı.

Türkiye’nin emlak karar platformu Emlakjet, Endeksa’nın veri gücü ile üretilen Mayıs 2026 Konut Değer Raporu’nu açıkladı. Rapora göre Türkiye genelinde ortalama konut metrekare satış fiyatı 40.486 TL, ortalama konut satış fiyatı ise 5.020.264 TL oldu. Konut metrekare fiyatları Türkiye genelinde son bir yılda nominal olarak %23,8 arttı.

Buna karşılık enflasyondan arındırılmış yıllık fiyat değişimi -%6,5 seviyesinde gerçekleşti. Bu tablo, konut fiyatlarının TL bazında yükselmeye devam ettiğini ancak reel olarak satın alma gücü karşısında gerilediğini gösterdi. 

TÜİK Mayıs 2026 verilerine göre Türkiye genelinde konut satışları, geçen yılın aynı ayına göre %31,2 azalarak 93.333 adet oldu. İlk el konut satışları %27,9 düşüşle 30.196 adet, ikinci el konut satışları ise %32,7 düşüşle 63.137 adet olarak gerçekleşti. Böylece toplam satışlar içinde ilk el konutların payı %32,4, ikinci el konutların payı ise %67,6 oldu. İpotekli konut satışları aynı dönemde %2,8 azalarak 19.754 adet seviyesinde gerçekleşti. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %21,2 olarak hesaplandı.

Nominal Artış Sürüyor, Reel Fiyatlar Geriledi

Endeksa verilerine göre Mayıs ayında en fazla konut satışı yapılan 30 il içerisinde yıllık nominal metrekare fiyat artışında Denizli %32,4 ile ilk sırada yer aldı. Denizli’yi Ankara %30,7, Elazığ %29,1, Kocaeli %28,8 ve Antalya %28,8 izledi.

Yıllık reel değişimde Denizli -%0,05 ile yataya yakın seyrederken, Ankara’da -%1,4, Elazığ’da -%2,5, Kocaeli ve Antalya’da yaklaşık -%2,8’lik gerileme görüldü. Türkiye genelinde yıllık reel değişim -%6,5 oldu.

Türkiye Genelinde Geri Dönüş Süresi 13 Yıl

Konut yatırımında önemli göstergelerden biri olan amortisman, yani geri dönüş süresi, Türkiye genelinde 13 yıl olarak hesaplandı. Bu veri, konut fiyatları ile kira getirisi arasındaki ilişkiyi göstermesi açısından yatırımcılar için öne çıkan başlıklardan biri oldu.

Mayıs ayında en fazla konut satışı gerçekleşen 30 il arasında en uzun geri dönüş süresi 19 yıl ile Muğla’da görüldü. Muğla’yı 18 yıl ile Elazığ, 17 yıl ile Antalya ve Aydın takip etti. İstanbul’da geri dönüş süresi 13 yıl, Ankara’da ise 12 yıl oldu.

Yüksek fiyat seviyelerine sahip sahil kentlerinde geri dönüş sürelerinin daha uzun olması, konut değerlerinin kira gelirlerine kıyasla daha yüksek seviyelerde seyrettiğini gösterdi. Bu durum özellikle yatırım amaçlı konut alımlarında fiyat artışı kadar kira getirisi ve amortisman süresinin de dikkate alınması gerektiğini ortaya koydu.

5 Büyük İl İçinde En Yüksek Yıllık Artış Ankara’da

Türkiye’nin nüfusa göre en büyük beş ili olan İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya içinde yıllık nominal metrekare fiyat artışında %30,7 ile Ankara ilk sırada yer aldı. Ankara’yı %28,8 ile Antalya%27,6 ile İstanbul%23,0 ile Bursa ve %20,5 ile İzmir takip etti.

Enflasyondan arındırılmış yıllık değişime bakıldığında Ankara’da reel fiyat değişimi -%1,4, Antalya’da -%2,8, İstanbul’da -%3,7, Bursa’da -%7,1, İzmir’de ise -%9,1 seviyesinde gerçekleşti. Böylece beş büyük ilin tamamında nominal fiyat artışı sürerken, reel fiyatların gerilediği görüldü.

Mayıs 2026 itibarıyla metrekare fiyatı İstanbul’da 63.184 TL, Antalya’da 54.541 TL, İzmir’de 51.917 TL, Ankara’da 37.611 TL, Bursa’da ise 35.183 TL olarak hesaplandı. Ortalama konut satış fiyatlarında ise İstanbul 6.950.240 TL ile beş büyük il arasında ilk sırada yer aldı. İstanbul’u İzmir 6.281.957 TLAntalya 5.999.510 TLAnkara 4.814.208 TL ve Bursa 4.468.241 TL takip etti.

Veriler, Ankara’nın beş büyük il içinde yıllık nominal artışta en güçlü performansı gösterdiğini; ancak beş büyük ilin tamamında reel fiyat değişiminin negatif bölgede kaldığını ortaya koydu.

Metrekare Fiyatında Zirve Muğla’da

Metrekare bazında en yüksek konut fiyatı 83.029 TL ile Muğla’da kaydedildi. Muğla’yı 63.184 TL ile İstanbul, 54.541 TL ile Antalya, 52.041 TL ile Çanakkale ve 51.917 TL ile İzmir izledi.

Ortalama konut satış fiyatında da Muğla ilk sırada yer aldı. Muğla’da ortalama konut fiyatı 10.710.741 TL olarak hesaplanırken, İstanbul’da 6.950.240 TL, Aydın’da 6.578.060 TL, İzmir’de 6.281.957 TL, Çanakkale’de ise 6.140.838 TL seviyesinde gerçekleşti. Bu tablo, özellikle sahil bölgeleri ve büyükşehirlerde konut edinme maliyetlerinin Türkiye ortalamasının belirgin şekilde üzerinde seyrettiğini gösterdi.

Görkem Öğüt: “Mayıs Verilerini Dönemsel Etkilerle Birlikte Okumak Gerekiyor”

Verileri değerlendiren Emlakjet ve Endeksa CEO’su Görkem Öğüt, şunları söyledi:

“Mayıs ayında konut satış adetlerinde daha sınırlı bir işlem hacmi oluştu. Bu tabloda geçen yılın güçlü baz etkisinin yanı sıra, ay içindeki uzun tatil döneminin işlem hacmi üzerindeki kısa vadeli etkisini de dikkate almak gerekiyor. Bu nedenle Mayıs verisini tek başına talepte kalıcı bir yavaşlama olarak değil, dönemsel etkilerle birlikte okumak daha doğru olur.

Fiyat tarafında ise nominal artışın sürdüğünü, ancak enflasyondan arındırılmış verilere bakıldığında reel fiyatların gerilediğini görüyoruz. İpotekli satışların hâlâ düşük seviyelerde seyretmesi ve geçen yılın aynı dönemine göre %2,8 gerilemesi, konut talebinin ve fiyat hareketlerinin finansman koşullarına duyarlılığını ortaya koyuyor. Krediye erişimin kolaylaşması ve finansman koşullarının destekleyici hale gelmesiyle birlikte, konut fiyatlarında reel olarak yeniden yukarı yönlü bir hareket alanı oluşabileceğini düşünüyoruz” dedi.

Öğüt, konut alım-satım kararlarında veriye dayalı hareket etmenin önemine dikkat çekerek şunları ekledi:

“Konut piyasasında fiyatların değişkenlik gösterdiği dönemlerde, alım-satım kararlarını yalnızca güncel ilan fiyatlarına bakarak vermemek gerekiyor. Biz Emlakjet’te kullanıcıların nominal değişim, reel değişim, geri dönüş süresi ve bölgesel piyasa dinamiklerini birlikte görebileceği bir karar platformu sunuyoruz. Konut almayı, satmayı ya da yatırım yapmayı düşünen herkesin bu verileri karşılaştırarak hareket etmesini öneriyoruz; çünkü doğru veriye bakmak, daha sağlıklı kararların temelini oluşturuyor.”

Emlakjet ve Endeksa Hakkında

Türkiye gayrimenkul piyasasına yön veren iki öncü marka olan Emlakjet ve Endeksa, veri ve inovasyon odaklı yaklaşımlarıyla kullanıcıların daha hızlı, doğru ve şeffaf kararlar almasını sağlayan dijital çözümler geliştiriyor.

2006 yılında kurulan Emlakjet, satılık ve kiralık gayrimenkullerin en kolay şekilde bulunmasını sağlayan Türkiye’nin önde gelen gayrimenkul teknoloji platformlarından biridir. Aylık 15 milyon ziyaretçi ve 60 milyon sayfa görüntülenmesiyle sektörde güçlü bir konuma sahip olan platform; alıcıları, satıcıları ve emlak danışmanlarını aynı ekosistemde buluşturmaktadır.

2017 yılında kurulan Endeksa, gayrimenkul alanında uzmanlaşmış bir veri analitiği ve yapay zekâ şirketidir. Geliştirdiği yapay zekâ destekli değerleme modelleri sayesinde herhangi bir konutun satış ve kira değeri saniyeler içinde hesaplanabilmektedir. Konum analizleri ve değerleme modelleriyle hem bireysel kullanıcılara hem de emlak profesyonellerine veriye dayalı karar desteği sunan Endeksa, sektörün dijital dönüşümüne öncülük etmektedir.

2026 itibarıyla güçlerini birleştiren Emlakjet ve Endeksa, analitik içgörü ile geniş pazar deneyimini aynı çatı altında buluşturarak Türkiye’nin en kapsamlı gayrimenkul teknoloji ekosistemlerinden birini oluşturmuştur. “Akıllı İlanlar, Doğru Kararlar” sloganıyla hareket eden iki marka; yapay zekâ ve büyük veri teknolojilerini kullanarak gayrimenkul sektöründe şeffaflığı artırmayı ve karar alma süreçlerini kolaylaştırmayı hedeflemektedir.

Nurol GYO ve Prokar’dan Urla’ya Yeni Proje: Fiyatlar 850 Bin Dolardan Başlıyor

0

Nurol GYO ve Prokar iş ortaklığıyla kurulan hayata geçirilen Urla 77 projesi; 77 bin metrekarelik arsa üzerinde 77 müstakil villadan oluşacak. 2028 yılında teslim edilecek projede fiyatlar 850 bin dolar ile 2.4 milyon dolar arasında değişiyor.

Nurol GYO ve Prokar iş birliğiyle kurulan NP Ortaklığı, İzmir’in son yıllarda öne çıkan yaşam destinasyonlarından Urla’da yeni bir projeyi hayata geçiriyor.

Toplam 77 bin metrekarelik arazi üzerinde konumlanan proje, yalnızca 77 müstakil, bahçeli ve tek katlı villadan oluşuyor. 2028 yılında tamamlanması planlanan Urla 77; mimari yaklaşımda Urla’nın doğal taş dokusundan ve Ege mimarisinden ilham alınıyor.

FİYAT ARALIĞI 850 BİN DOLAR İLE 2,4 MİLYON DOLAR ARASINDA

Urla 77’nin proje künyesine göre fiyat aralığı 850 bin dolar ile 2,4 milyon dolar arasında değişiyor. Ödeme planında yüzde 30 peşinat ve 36 ay TL vade seçeneği sunuluyor.

urla-77.jpg

77 VİLLA, TEK KATLI YAŞAM VE DÜŞÜK YOĞUNLUKLU YERLEŞİM

Urla 77’de tüm villalar tek katlı, bahçeli ve müstakil olarak tasarlanıyor. Projede 5 odalı, 4 odalı, 3 odalı ve 2 odalı villa seçenekleri yer alıyor. Villa tiplerinin adet dağılımı ise 17 adet 5 odalı villa, 20 adet 4 odalı villa, 30 adet 3 odalı villa ve 10 adet 2 odalı villa şeklinde planlandı.

Brüt yaşam alanları 167 metrekare ile 388 metrekare arasında değişen villalar; geniş bahçeleri, terasları ve doğayla güçlü ilişki kuran yaşam kurgusuyla öne çıkıyor. Projede gösterişli bir lüks anlayışından ziyade; doğayla uyum, mahremiyet, tek katlı yaşam ve zamansız tasarım yaklaşımıyla şekillenen bir “sessiz prestij” anlayışı benimsendiği ifade ediliyor.

urla-77-fiyat.jpg

SOSYAL YAŞAM ALANLARIYLA DÖRT MEVSİM AKTİF YAŞAM

Urla 77, sosyal yaşam alanlarıyla da dikkat çekiyor. Projede açık yüzme havuzu, çocuk yüzme havuzu, fitness center, pilates salonu, sauna, buhar odası, masaj odası, kafe, tenis kortu, padel kortu, basketbol sahası ve çocuk oyun alanı bulunuyor.

Doğal peyzaj alanlarıyla açık hava yaşamının güçlendirilmesi hedeflenirken, çocuk oyun alanları ve farklı yaş gruplarına hitap eden sosyal donatılarla dengeli ve aktif bir yaşam atmosferi sunulması amaçlanıyor.

nurol-gyo.jpg

TARIK ONGUN: İNSANLAR ARTIK YALNIZCA BİR EV DEĞİL, DENGELİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR YAŞAM ALANI ARIYOR

Nurol GYO Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Ongun, projeye ilişkin değerlendirmesinde değişen yaşam beklentilerine dikkat çekti.

Ongun, “Bugün insanlar yalnızca bir ev değil; daha dengeli, sakin, sürdürülebilir ve nefes alabilecekleri bir yaşam alanı arıyor. URLA 77’yi geliştirirken biz de bu değişen yaşam beklentilerini merkeze aldık. Doğanın içinde ama hayattan kopmadan, mahremiyeti, dört mevsim yaşamı ve doğayla kurulan bağı ön planda tutan; işlevselliği ve zamansız tasarım anlayışını bir araya getiren bir yaşam kurgusu oluşturmayı hedefledik.” dedi.

Urla’nın doğal dokusu ve yaşam kültürünün bölgenin değerini artırmaya devam edeceğine inandıklarını belirten Ongun, ikinci konut kavramının da yeniden tanımlandığını söyledi.

Ongun, “Urla’nın sahip olduğu doğal doku, yaşam kültürü ve kendine özgü yaşam anlayışının, bölgenin değerini önümüzdeki dönemde de artırmaya devam edeceğine inanıyoruz. Bugün ikinci konut kavramının da yeniden tanımlandığını görüyoruz. İnsanlar artık yalnızca belirli dönemlerde kullandıkları evler değil; hayatlarını taşıyabilecekleri, yılın tamamında yaşayabilecekleri yaşam alanları arıyor. Nurol GYO ve Prokar olarak; sürdürülebilirlik, dayanıklılık ve zamansız tasarım anlayışını merkeze alırken, değişen yaşam beklentilerine cevap verebilecek ve uzun vadeli değer yaratacak bir proje geliştirmeyi amaçladık.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: İnşaat Deryası

Türk Müteahhitler 138 Ülkede 13 Bin Proje Tamamladı

0

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından, düzenlenen İnşaat Zirvesi 2026 zirvesinde konuşan TMB Başkanı Erdal Eren, Türk müteahhitlerin 138 ülkede 13 binden fazla projeyi tamamladıklarını söyledi.

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından Ticaret Bakanlığının destekleriyle düzenlenen “İnşaat Zirvesi Türkiye” etkinliği, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, bazı ülkelerin bakanları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Ankara’daki bir otelde başladı.

Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant, burada yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki “birlikte inşa etme” motivasyonunun uzun yıllara dayandığını bildirerek, İngiliz mimarların Türkiye’de hayata geçirdiği projelerin bu durumun en önemli kanıtı olduğunu söyledi.

Türk müteahhitlerinin zorlu pazarlardaki yetkinliğinin Birleşik Krallık’ın danışmanlık ve finans gücüyle mükemmel bir uyum sağladığına işaret eden Bryant, Birleşik Krallık İhracat Finansmanı (UKEF) kuruluşu aracılığıyla Türkiye’deki altyapı projelerine sağladıkları desteklere ilişkin bilgi verdi.

Bryant, Türkiye ve Birleşik Krallık işbirliğinin üçüncü ülkelere de yansıdığını, farklı bölgelerde de ortak projeler geliştirdiklerini aktararak, “Ukrayna’nın yeniden imarı kapsamında Kiev yakınlarında yıkılan bazı yapılar, Birleşik Krallık finansmanı ve Türk firmaları tarafından inşa edildi.” diye konuştu.

İki ülke arasındaki ticari ilişkileri “tekerleğin dönmesine” benzeten Bryant, şu ifadeleri kullandı:

“Tekerleği döndürmeye devam etmeliyiz. Serbest ticaret anlaşması müzakerelerini ve ilişkilerimizi her alanda kararlılıkla sürdürüyoruz. Birleşik Krallık, demir yolu, lojistik, enerji ve sağlık sektörlerini öncelikli alanlar olarak belirledi. Yeni finansal araçlarla Türk ortaklarla daha fazla iş yapmak istiyoruz, birlikte yeni köprüler kurmaya devam edeceğiz.”

“Türk şirketleri yetkinliklerini kanıtlamıştır”

Açılışta konuşan Kırgızistan İnşaat Mimarlık, Konut ve Kamu Hizmetleri Bakanı Nurdan Kemelovich de Kırgızistan’ın modern altyapı ve kaliteli konut projelerinin devlet önceliği haline geldiğini belirterek, inşaat sektörünün Kırgız ekonomisinin lokomotifi olduğunu söyledi.

Türk müteahhitlik firmalarının Kırgızistan’da bugüne kadar çok önemli projelere imza attığını bildiren Kemelovich, “Türk şirketleri sadece konut değil, sosyal, ticari ve turistik tesislerdeki yetkinliklerini kanıtlamıştır. Bu işbirliğini yeni dönemde daha stratejik projelere taşımayı hedefliyoruz.” diye konuştu.

Kemelovich, ülke genelindeki mühendislik altyapısı modernizasyonu projelerinde Türk firmalarının imzasını görmek istediklerine dikkati çekerek, Kırgızistan’ın teknoloji transferi ve dijitalleşme odaklı projelerde Türk ortaklarına her türlü kolaylığı sağlamaya hazır olduğunu ifade etti.

Kırgızistan’ın yatırım ikliminin her geçen gün daha elverişli hale geldiğini aktaran Kemelovich, “Hız, kalite ve deprem güvenliği gibi alanlarda dünya standartlarında iş yapan Türk müteahhitlerini yarının Kırgızistan’ını birlikte inşa etmeye davet ediyorum.” dedi.

“Türkiye bizim için çok büyük bir referans”

Gine Şehircilik, Emlak ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Muhammed Lamine Savane de konut arzından arazi yönetimine, prosedürlerin dijitalleşmesinden akıllı şehirlerin inşasına kadar birçok alanda reform yaptıklarını belirtti.

Amaçlarının, sadece bina inşa etmek olmadığını, rekabetçi, akıllı ve kapsayıcı yaşam alanları oluşturma hedeflerinin bulunduğunu bildiren Savane, şu ifadeleri kullandı:

“Bu noktada Türkiye’nin tecrübesi bizim için çok büyük bir referans. Türk şirketleri karmaşık altyapı projelerindeki yetkinliklerini ve yenilikçi çözümlerini tüm dünyada kanıtlamıştır. Gine, Türk dostlarıyla modern şehirler, endüstriyel prefabrikasyon ve teknoloji transferi gibi alanlarda işbirliğini derinleştirmek istemektedir.”

Savane, Gine’deki iş ortamının her geçen gün iyileştiğine ve hukuki güvenliğin güçlendirildiğine dikkati çekerek, Gine’nin bugün uluslararası yatırımlar için oldukça cazip fırsatlar sunduğunu söyledi.

Yatırımcılara, yarının Gine’sini sadece ekonomik ortaklar olarak değil, güven ve inovasyon temelinde uzun vadeli bir vizyonun parçası olarak birlikte kurma çağrısında bulunan Savane, ülkelerinin kalkınma sürecine verdikleri destek ve gösterdikleri yakın ilgiden dolayı Türkiye’ye teşekkür etti.

Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Eren: İnşaat sektörü, 200 sektörü doğrudan ve dolaylı etkiliyor

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, burada yaptığı konuşmada, inşaat sektörünün, ekonomik büyümenin, istihdamın ve kalkınmanın temel taşı olarak yaklaşık 200 sektörü doğrudan ve dolaylı etkilediğini söyledi.

Tarih boyunca medeniyetlerin gelişmişlik düzeyinin, inşa ettikleri altyapılarla ölçüldüğünü belirten Eren, “İnsanları ve ekonomileri birbirine bağlayan yollar, köprüler, limanlar ve şehirler sadece mühendislik başarısının değil, aynı zamanda toplumsal ilerlemenin de simgesi olmuştur. Ancak bugün sektörümüz, tarihte eşine az rastlanır bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Dijitalleşme, yapay zeka, otomasyon, ileri malzemeler ve veri odaklı proje yönetimi uygulamaları, projelerin tasarlanma, hayata geçirilme ve işletilme biçimlerini köklü bir şekilde değiştirmektedir.” diye konuştu.

Eren, hızlı kentleşme, iklim değişikliği, tedarik zincirlerinde yaşanan kırılganlıklar ve sürdürülebilirlik alanında artan beklentiler gibi küresel ölçekte önemli sınamalarla da karşı karşıya olunduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti:

“Dönemin gerekliliklerine cevap verebilmek, yenilikçiliği, dayanıklılığı ve her şeyden önemlisi uluslararası işbirliğini zorunlu kılmaktadır. Kuşkusuz hiçbir ülke, hiçbir kurum ve hiçbir şirket bu dönüşümü tek başına yönetemez. İşte bu nedenle bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu etkinlik gibi uluslararası platformlar her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır.”

Yurt dışında 13 bin proje tamamlandı

Sektörün farklı kesimlerinden 1000’den fazla ziyaretçinin etkinliğe katıldığı bilgisini veren Eren, ABD, Almanya, Birleşik Krallık, Çin, Finlandiya, Fransa, Güney Kore, İsveç, İtalya ve Japonya’dan toplam 81 firmayı ağırladıklarını bildirdi.

Eren, program kapsamında düzenlenecek oturumlarda dijitalleşme, yapay zeka, veri merkezleri, sürdürülebilirlik, döngüsel inşaat uygulamaları ve yenilikçi yapı malzemeleri gibi konuların ele alınacağını belirterek, “Bu tartışmaların, sektörümüzün önündeki fırsatları daha iyi değerlendirmemize ve karşı karşıya bulunduğumuz zorluklara daha etkin çözümler geliştirmemize katkı sağlayacağına inanıyorum.” ifadesini kullandı.

Türk inşaat sektörünün söz konusu dönüşüm sürecine güçlü bir tecrübe ve birikimle girdiğini ifade eden Eren, “Türk müteahhitleri son 50 yılda 138 ülkede yaklaşık 13 bin projeyi başarıyla tamamlamış, üstlenilen projelerin tutarı 562 milyar doları aşmıştır. Havalimanlarından otoyollara, enerji santrallerinden demir yollarına, sağlık tesislerinden büyük ölçekli altyapı projelerine kadar uzanan geniş bir yelpazede şirketlerimiz Avrupa, Asya, Orta Doğu, Amerika ve Afrika’da önemli başarılara imza atıyorlar.” diye konuştu.

Büyükelçi Hamalainen: Türkiye başarılı bir inşaat sektörüne sahip

Finlandiya’nın Ankara Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hamalainen de ülkesinin bu etkinlikte olmasının büyük bir fırsat niteliği taşıdığını söyledi.

Küresel inşaat sektörünün yeni bir çağa geçiş yaptığına işaret eden Hamalainen, altyapı ihtiyaçlarının çok hızlı arttığını, bununla beraber iklim değişikliğinin de sektörü yeniden düşünmeye ittiğini dile getirdi.

Hamalainen, Finlandiya’nın 2035 yılına kadar karbon nötr olma hedefi bulunduğunu belirterek, söz konusu hedefin yapı sektörü, altyapı ve kentsel gelişim ile kalkınma gibi alanlarda geçerli olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin Asya’da da en önemli dinamik ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Hamalainen, “Türkiye başarılı bir inşaat sektörüne sahip. Bu birçok dönemde güçlü bir konumdur.” dedi.

NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Güral: Farklılaşmamız gerekiyor

NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral da inşaat sektörünün yalnızca inşa eden bir sektör olmadığını, aynı zamanda yaşam alanlarını şekillendiren ekonomik bir güç olduğunu ifade etti. Güral, dünyanın hızlı şekilde değiştiğine dikkati çekerek, “Yenilikçi ve sürdürülebilir olmak ve sektörlerimizde farklılaşmamız gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: İnşaat Deryası

Yapıchem Kimya Buildex 2026’da Bölgesel Büyüme Hedeflerini Güçlendirdi

0

Yapı kimyasalları sektörünün önemli oyuncularından Yapıchem Kimya, 10-14 Haziran 2026 tarihleri arasında Suriye’nin başkenti Şam’da düzenlenen Buildex 2026 Fuarı’na katılarak bölgedeki iş birliği ve büyüme fırsatlarını değerlendirdi. Şirket, fuar boyunca sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek bölgesel hedeflerine yönelik temaslarda bulundu.

Yapıchem Kimya, Suriye’nin en önemli yapı ve inşaat fuarlarından Buildex 2026’ya katılarak bölgedeki yeniden yapılanma sürecinin sunduğu fırsatları değerlendirdi. Şam’da düzenlenen fuarda sektör temsilcileri, iş ortakları ve yatırımcılarla bir araya gelerek, ihracat faaliyetlerini destekleyecek yeni iş birliği olanaklarına yönelik görüşmeler gerçekleştirdi. Yapıchem Kimya, yalnızca mevcut ticari ilişkilerini geliştirmeyi değil, aynı zamanda bölgenin ihtiyaçlarını daha yakından analiz ederek uzun vadeli iş birlikleri oluşturmayı hedefliyor. 

Suriye Yeniden İnşa Edilirken Yapı Sektörü Yeni Bir Döneme Hazırlanıyor

Uzun yıllar süren savaşın ardından yeniden yapılanma sürecine giren Suriye’de konut, altyapı, ticari yapılar ve endüstriyel tesisler başta olmak üzere geniş kapsamlı projelerin hayata geçirilmesi bekleniyor. Bu dönüşüm süreci, yapı ve inşaat sektöründe faaliyet gösteren firmalar için önemli fırsatlar yaratırken, bölgenin ihtiyaç duyduğu kaliteli ve sürdürülebilir yapı çözümlerine olan talebi de artırıyor. Buildex Fuarı, yalnızca Suriye pazarına değil, aynı zamanda Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki yatırımcılar ve sektör temsilcileriyle bir araya gelme imkanı sunarak uluslararası iş birliklerinin gelişmesine katkı sağlıyor.

Bölgesel Büyüme Stratejisinin Önemli Adımlarından Biri

Yapıchem Kimya, fuar katılımıyla yalnızca ürün ve çözümlerini tanıtmakla kalmadı; aynı zamanda ihracat faaliyetlerini güçlendirme ve bölgedeki iş ortaklıklarını geliştirme hedefleri doğrultusunda önemli temaslarda bulundu. Şirket, son yıllarda uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürürken, yakın coğrafyalardaki büyüme potansiyelini yakından takip ediyor. Suriye’nin yeniden yapılanma sürecinin bölgesel ekonomi açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çeken Yapıchem Kimya, bu süreçte güvenilir ve uzun vadeli iş birlikleri geliştirmeyi hedefliyor.

“Bölgenin Geleceğine Değer Katacak Projelerin Parçası Olmak İstiyoruz”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yapıchem Kimya Genel Müdürü Pınar Arıcan Bayramiçli, Suriye’nin önümüzdeki dönemde yapı ve inşaat sektörü açısından dikkatle takip edilmesi gereken pazarlardan biri olduğunu belirtti. Bayramiçli, “Buildex 2026 Fuarı, yalnızca yeni iş bağlantıları kurmak açısından değil, bölgenin ihtiyaçlarını yerinde gözlemlemek ve geleceğe yönelik stratejilerimizi şekillendirmek açısından da son derece verimli geçti. Bölgenin geleceğine katkı sağlayacak projelerin bir parçası olmak ve uluslararası büyüme stratejimizi yeni iş birlikleriyle desteklemek önceliklerimiz arasında yer alıyor” dedi.

Yapıchem Kimya Hakkında: 2011 yılında kurulan Yapıchem Kimya Sanayi A.Ş. Türkiye’deki geniş üretim ağı, inovasyon ve teknoloji odaklı vizyonu ve her yıl genişleyen uluslararası bayi ağı ile küresel pazarda Beton, Çimento ve İnşaat sektörlerine yüksek kaliteli özel kimyasallar üretmektedir. %100 Türk sermayesi ile kurulmuş olan Yapıchem Kimya; Türkiye sınırları içinde stratejik noktalarda faaliyet gösteren, yıllık toplam üç yüz bin tonluk üretim kapasitesine sahip üretim sahaları, en gelişmiş teknolojik imkânlar ile donatılmış Beton, Çimento ve Ar-Ge laboratuvarları ve konusunda uzman geniş teknik kadrosu ile müşterilerinin özel ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi ve performansı yüksek çözümler üretmektedir.

Kayseri OSB’de 60 milyon liralık yatırım sahada

2026 sezonunda Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde asfalt yenileme çalışmaları başladı.

Bu yıl için planlanan yaklaşık 6 kilometre yolun asfaltı yenilenerek sanayicilerin hizmetine sunulmak için Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde asfalt yenileme çalışmaları 2026 sezonu açıldı.

Mehmet Yalçın başkanlığındaki Kayseri OSB yönetimi ilk 4 yıllık dönemde 60 kilometrelik yolun asfaltını yenilemişti. 2026-2030 yıllarını kapsayan dönemde de yaklaşık 25 kilometre yolun asfaltının yenilenmesi hedefleniyor.

2026 yılı asfaltlama çalışmasına ilişkin açıklama yapan Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, Fen İşleri Müdürlüğü 2026 yılı yatırım programı kapsamında yapılan ihale sonrası yüklenici firma tarafından çalışmalara başlandığını belirtti.

Kayseri OSB'de 60 milyon liralık yatırım sahada

‘Yaklaşık 18 bin ton asfalt kullanılacak’

Başkan Yalçın, “Bölgemiz sınırları içindeki yollarımızda ilk 4 yıllık hizmet dönemimizde 60 kilometrelik asfalt yenileme çalışmamızı gerçekleştirmiştik. 2026 yılı programımızda ise ilk etapta yaklaşık 6 kilometrelik yolumuzda asfalt yenileme çalışmamızı başlattık. Sanayicilerimize hayırlı olsun” dedi.

Yalçın, “2026 yılı yatırım programı içinde yer alan caddelerimizi kapsayan çalışmada yaklaşık 18 bin ton asfalt kullanılacak. Bu önemli yatırımın maliyetinin yaklaşık 60 milyon TL civarında olmasını bekliyoruz” diye konuştu.
Başkan Yalçın, asfalt yenileme çalışması süresince sanayicilerin işlerinin aksamaması için azami gayretin gösterileceğini belirterek, istek ve öneriler için 0352 321 11 00 nolu telefondan yararlanılabileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: www.kayseriolay.com

Yeni Liste, Yine İzocam: İSO 500’de 28 Basamak Yükseldi

0

İzocam, İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” 2025 listesinde 28 basamak birden yükselerek 432’nci sırada yer aldı. Lider firma; 61 yıllık deneyimi, güçlü üretim altyapısı ve sürdürülebilir büyüme vizyonuyla sanayinin öncü kuruluşları arasındaki konumunu daha da güçlendirdi.

Türkiye yalıtım sektörünün kurucusu olan İzocam, İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” 2025 araştırmasında bir önceki yıla göre 28 basamak yükselerek 432’nci sıraya yerleşti. Her yıl Türkiye sanayisinin en güçlü kuruluşlarını bir araya getiren İSO 500 listesinde istikrarlı varlığını sürdüren İzocam, güçlü üretim kapasitesi, yenilikçi yaklaşımı ve sürdürülebilir büyüme stratejisiyle sektöründeki öncü konumunu bir kez daha ortaya koydu.

1965 yılında Türkiye’de yalıtım sektörünü başlatan ilk firma olarak faaliyetlerine başlayan İzocam, bugün 61 yıllık bilgi birikimiyle yalnızca ürün üreten değil, yalıtım sektörünün gelişimine yön veren bir marka olarak çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye’de 7 farklı yalıtım ürününü aynı çatı altında üretebilen tek şirket olan İzocam; temelden çatıya, cepheden iç mekanlara, tesisattan sanayi tesislerine kadar geniş bir alanda ısı, ses ve yangın yalıtımı çözümleri sunuyor.

İSO 500 listesinde elde ettikleri başarıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, “İzocam olarak 61 yıllık deneyimimiz, güçlü üretim altyapımız ve yenilikçi bakış açımızla sektörümüzde değer yaratmaya devam ediyoruz. İSO 500 listesinde 28 basamak yükselerek elde ettiğimiz bu başarıyı; çalışanlarımızın özverili emeği, iş ortaklarımızın güveni ve sürdürülebilir büyüme anlayışımızın önemli bir göstergesi olarak görüyoruz. Türkiye’de yalıtım sektörünün kurucusu olarak, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin enerji verimli, güvenli ve sürdürülebilir yapılarının inşasına katkı sağlayacak çözümler geliştirmeyi sürdürüyoruz” diye konuştu.

2025 yılını satış hacmi ve üretimde güçlü bir performansla tamamlayan İzocam, bir önceki yıla göre yüzde 55 ciro artışı sağladı. Camyünü ve taşyünü ürün gruplarında tonaj bazında rekor seviyelere ulaşan şirket, taşyünü panel grubunda pazar liderliğini sürdürürken; mekanik izolasyon, XPS ve EPS ürün gruplarında da pazar payını artırdı. İç pazardaki güçlü performansını ihracata da taşıyan İzocam, dolar bazında yaklaşık yüzde 30 büyüme elde ederek uluslararası pazarlardaki etkinliğini de güçlendirdi.

Sürdürülebilir büyüme yaklaşımını üretim gücüyle birleştiren İzocam, enerji verimliliği ve çevresel sorumluluk alanındaki çalışmalarını da kararlılıkla sürdürüyor. “Bugünlere Yalıtım, Yarınlara Yatırım” stratejisi doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren şirket; 2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmayı, 2030 yılına kadar su tüketimini yüzde 50 azaltmayı ve geri dönüştürülemeyen atıkları sıfıra indirmeyi hedefliyor. Türkiye yalıtım sektöründe bir ilke imza atarak yayımladığı sürdürülebilirlik raporlarıyla çevresel, sosyal ve yönetişim performansını şeffaf biçimde paydaşlarıyla paylaşmayı sürdürüyor.

2026 yılında da kapasite büyümesi, ihracat artışı, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında yakaladığı ivmeyi sürdürmeyi hedefleyen İzocam; güçlü üretim altyapısı, yapay zekâ destekli dijital dönüşüm çalışmaları ve çevre dostu üretim anlayışıyla Türkiye sanayisine ve ülke ekonomisine değer katmaya devam ediyor.

Daha fazla bilgi için: Doret Habib (D’oret İletişim) – [email protected]

İzocam Hakkında

1965 yılında Türkiye’de bir ilk gerçekleştirerek yalıtım sanayisinin kurulmasına öncülük eden İzocam, ilk olarak camyünü tesisini kurarak faaliyetlerine başlamıştır. Günümüzde camyünü, taşyünü, ekstrüde polistiren, ekspande polistiren, sandviç panel, kauçuk ve polietilen üretmekte ısı, ses yalıtımı, yangın güvenliği ve yoğuşma kontrolü sağlamaktadır.

Ülkemizde yalıtım sektöründe 7 farklı ürünü aynı çatı altında üretebilen tek şirket konumunda yer alan İzocam, geniş ürün yelpazesi ve her ihtiyaca uygun yalıtım çözümleri ile zeminden, cephe ve çatıya, duvar ve döşemeden tesisata kadar her uygulama alanına uygun nitelikli yalıtım malzemeleri sunmaktadır. Bunların yanı sıra; sanayi tesislerinden gemi sektörüne, termik santrallerden akustik panellere, vagonlardan evlerimizde kullanılan fırınlara, yangın kapılarından güneş kollektörlerine kadar geniş bir alanda ısı, ses yalıtımı ve yangın güvenliği sağlayan ürünleri ile diğer üreticilere de malzeme temin etmektedir.

Uzun yılların deneyim ve tecrübesi ile ISO ilk 500’de daima yer alan İzocam, güçlenen konumu ve üretim kapasitesi ile “Bugünlere Yalıtım, Yarınlara Yatırım” mesajı vermektedir. Yapımında geri dönüştürülmüş malzemelerin de kullanıldığı, insan sağlığına zarar vermediği ve çevre dostu olduğu kanıtlanmış ürünleriyle, faaliyete başladığı ilk günden bu yana sürdürülebilir geleceğe katkı sağlamaktadır.

Çimento sektörünün gündemi jeopolitik riskler ve maliyet baskısı

0

Çimento Sektör Toplantısı’nda bu yıl, ihracatta dünya lideri Türk çimento sektörünü dış ticarette etkileyen gelişmeler masaya yatırıldı. Sektörün karbonsuzlaşma vizyonu doğrultusunda kararlı adımlar attığını vurgulayan Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ender Şahin, “Teknik ve çevresel kriterleri sağlayan çevreci girdiler için ihracatçılara hızlı ithalat koridorlarının oluşturulması, sektörün ihracattaki rekabet gücünü doğrudan koruyacak stratejik bir kalkan olacaktır” dedi.

Çimento ihracatında dünya lideri Türk çimento sektörünün temsilcileri Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği (ÇCSİB) ev sahipliğinde TİM Dış Ticaret Kompleksi’nde bir araya geldi. ÇCSİB Başkanı Ender Şahin liderliğinde gerçekleştirilen “Çimento Sektör Toplantısı” kapsamında sektörün küresel pazarlardaki rekabet koşulları masaya yatırıldı. Birlik üyesi çimento firmalarının üst düzey temsilcilerinin katıldığı toplantıda, 2025 yılında 100 milyon tona yakın üretime ve 1,3 milyar dolar ihracata imza atarak küresel liderliğini koruyan çimento sektörünün güncel sorunları ve yeşil dönüşüm stratejileri değerlendirildi.

“Sektör verdiği taahhütleri zamanında yerine getiriyor”

Orta Doğu’da tırmanan istikrarsızlığın ve lojistik koridorlarındaki tıkanmaların dünya ticaretini derinden sarstığı bu dönemde sektörün güncel ihracat performansını değerlendiren ÇCSİB Başkanı Ender Şahin, jeopolitik krizlere rağmen sektörel istikrarın devam ettiğini belirterek şunları söyledi:

Çimento başta inşaat, altyapı, konut ve ağır sanayi olmak üzere girdi sağladığı tüm alanlarda zamanlama hatasını kabul etmeyen, doğrudan proje takvimini ve üretimin sürekliliğini belirleyen stratejik bir ürün. Bu sektörlerde çimentonun zamanında tedarik edilememesi, tüm çarkların ve devasa yatırımların durması anlamına geliyor. Dolayısıyla bizim işimiz sadece satışı değil; o ürünü ne pahasına olursa olsun söz verdiğimiz anda orada bulundurma taahhüdünü de içeriyor. Bu stratejik gerçek göz önüne alındığında; Hürmüz Boğazı’nın kapatılması gibi küresel ticareti felç eden majör krizlerin ortasında, Türk çimento sektörünün esnek lojistik kabiliyeti ve proaktif rota yönetimiyle taahhütlerini eksiksiz ve zamanında yerine getirebilmesinin değeri daha net anlaşılıyor. Herkes, en zorlu kriz anlarında bile Türkiye’nin ne kadar dayanıklı ve güvenilir bir ortak olduğunu bir kez daha açıkça görmüştür. Tüm dünyada yankı uyandıran bu güvenin ve katma değerli üretim stratejimizin bir sonucu olarak 2026 yılının Ocak-Mayıs döneminde ihracatımız miktar bazında 9 milyon ton, değer bazında ise 551 milyon dolar olarak gerçekleşti. Küresel lojistik daralmalara rağmen, kriz yönetimindeki başarımız sektörümüzün gücünün en somut göstergesi oldu.”

“Maliyeti karşılamayan kur, rekabet gücümüzü zorluyor”

İhracatçının finansal alanda göğüslemek zorunda kaldığı zorluklara dikkat çeken Şahin, döviz kurunun serbest piyasa koşullarında dengelenmesinin Türkiye’nin küresel pazar payını koruması adına stratejik bir zorunluluk olduğunu belirterek şunları söyledi:

Türk çimento sektörü üretiminde yüzde yüze yakın yerli kaynak kullanan, on binlerce kişiye doğrudan istihdam sağlayan ve milyarlarca dolarlık ihracat geliriyle Türkiye’nin cari açığının kapanmasına ‘net döviz katkısını’ sunan stratejik bir faaliyet alanı. Ülke ekonomisine sağladığımız bu değeri korumanın ve dünya pazarlarındaki lider pozisyonumuzu sürdürmenin temel şartı ise, uluslararası rakiplerimizle fiyat rekabetine girebilmektir. Ancak yüksek enflasyon ortamında sürekli artan yerel maliyetler, ihracatçımızın küresel arenadaki manevra alanını daraltıyor. Maliyet artışlarına karşın döviz kurunun zayıf seyretmesi ve enflasyonla uyumlu hareket etmemesi, dış pazarda rekabetçi fiyatlar sunmamızı giderek zorlaştırıyor. Bugün sektörümüzün en temel beklentilerinden biri, döviz kurunun serbest piyasa koşullarında doğru dengeye oturmasıdır. Çünkü kurun gerçekçi bir zemine oturması çimento sanayicisi için yalnızca bir kârlılık meselesi değil; ülkeye giren net döviz miktarını korumak ve yıllarca emek vererek kazandığımız pazarları maliyet avantajı olan rakip ülkelere kaptırmamak için vazgeçilmez bir ekonomi politikası gerekliliğidir.”

“Yeşil dönüşüm için hızlı ithalat koridorları oluşturulmalı”

Sektörün yeni dönemde en büyük vizyonunun karbonsuzlaşma olduğunu vurgulayan Şahin, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) ihracatçı işletmelere getireceği risklere dikkat çekti ve yeşil dönüşümün Türkiye’nin ihracat gücünü koruması için bir zorunluluk olduğunu belirterek şunları söyledi:

Dünya ticareti sürdürülebilirlik ve sıfır karbon hedefleri etrafında yeniden şekillenirken, en fazla ihracat yaptığımız ülkeler grubunda bulunan Avrupa Birliği’nde, SKDM ile birlikte kurallar baştan yazılıyor. Türk çimento sektörü olarak bu pazardaki hakimiyetimizi kaybetmemek ve ihracatçımızın yüksek karbon vergilerine maruz kalmasını önlemek adına; düşük karbonlu ve düşük klinkerli çimento üretimini en büyük önceliğimiz haline getirdik. Ancak bu dönüşümü başarabilmemiz ve küresel rakiplerimizin gerisinde kalmamamız için kamunun operasyonel desteğine ihtiyacımız var. Sektörümüzün SKDM sürecini hatasız tamamlaması adına, veri toplama ve doğrulama süreçlerini netleştirecek sektöre özel standart karbon raporlama rehberlerinin acilen hazırlanmasına ihtiyaç duyuyoruz. Düşük emisyonlu üretimin anahtarı konumundaki granüle yüksek fırın cürufu gibi hammaddelere erişimin büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Teknik ve çevresel kriterleri sağlayan bu çevreci girdiler için bürokrasiden arındırılmış hızlı ithalat koridorlarının oluşturulması, yeşil ihracattaki rekabet gücünü doğrudan koruyacak stratejik bir kalkan olacaktır.”

“Navlun ve finansman duvarını aşmalıyız”

Türk çimentosunun küresel ölçekteki en büyük gücünün coğrafi sınırları aşarak okyanus ötesine ulaşması olduğunu belirten Şahin, uzak pazarlarda bayrağı dalgalandırmaya devam etmek için finansal kalkanların devreye girmesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

Türkiye, çimento ihracatında sadece yakın coğrafyasına bağımlı bir ülke değildir. En büyük pazarımızın ABD olması, Afrika ve Latin Amerika gibi uzak kıtalarda kurduğumuz güçlü ticaret ağları, sektörümüzün küresel çaptaki operasyonel büyüklüğünü kanıtlıyor. Ancak artan deniz taşımacılığı maliyetleri, uzak coğrafyalardaki kalıcılığımızı doğrudan etkiliyor. Navlun giderlerinin toplam satış maliyetlerimiz içinde çok önemli bir paya ulaşması, ihracatçımızın fiyat rekabeti üzerinde ciddi bir baskı kaynağı. Bizim bu coğrafyalarda küresel rakiplerimize alan bırakmamamız, okyanus ötesinden ülkemize gelen net döviz akışının kesintisiz sürmesi demek. Eximbank kredi ve sigorta limitlerine erişimin kolaylaştırılması ve uygun maliyetli işletme sermayesi finansman imkânlarının artırılmasının, Türkiye’nin en stratejik pazarlardaki bayrak gücünü ve milyarlarca dolarlık ihracat gelirini koruyacak adımlar olduğuna inanıyoruz.”

Türkiye’nin ABD’ye çimento ihracatında ilk sıraya yerleşmesi nedeniyle, ABD’de yerleşik çimento üreticilerinin son dönemde anti-damping yönünde lobi çalışmalarına başladığına da dikkat çeken Şahin sözlerini şöyle tamamladı:

Türkiye, ABD pazarını kazanmak üzere uzun yıllar sürdürülen çalışmalar neticesinde bölgede güven duyulan, önemli bir aktör haline geldi. Arz güvenliği açısından büyük önem taşıyan Türkiye gibi önemli bir tedarikçiye karşı böyle bir anti-damping soruşturması ihtimali, Türkiye açısından ciddi bir prestij kaybına sebep olacaktır. Bu durumdan, ABD’deki çimento ithalatçısı firmalar da rahatsız… Konuyla ilgili Türkiye’nin de lobi çalışmalarını acil ve kesintisiz olarak sürdürmesi gerekir.”

TEKNOLİNE TEKNOLOJİ’DEN YENİ FABRİKA YATIRIMI

Bina elektronik sistemleri alanında faaliyet gösteren Teknoline Teknolojik Sistemleri A.Ş., yeni üretim merkezine taşınarak büyüme yolculuğunda önemli bir eşiği geride bırakıyor. Marka tarafından paylaşılan duyuruya göre Teknoline’ın yeni üretim merkezi, Askop Özel Endüstri Bölgesi, Tradeport İstanbul, Arnavutköy’de yer alıyor. Entegre üretim tesisi olarak konumlanan yeni merkez, firmanın üretim kapasitesini, operasyonel gücünü ve hizmet altyapısını daha ileri bir seviyeye taşıma hedefini yansıtıyor.

2006 yılında kurulan Teknoline Teknolojik Sistemleri A.Ş.; uydu sistemleri, kablo TV altyapıları, karasal anten sistemleri, kamera sistemleri, interkom çözümleri, akıllı ev otomasyon sistemleri ve fiber optik dağıtım sistemleri üzerine faaliyet gösteriyor. Şirketin kurumsal bilgilerinde üretim, tasarım ve uygulama süreçlerinin yerli teknoloji odağıyla yürütüldüğü belirtiliyor. Bu yaklaşım, Teknoline’ın yalnızca ürün tedarik eden değil, aynı zamanda kendi tasarım ve üretim kabiliyetiyle çözüm geliştiren bir marka olarak konumlandığını gösteriyor.

Yeni üretim merkezi, Teknoline için sadece daha geniş bir fiziki alan anlamına gelmiyor. Metal ve elektronik üretiminin aynı çatı altında birleşmesi, markanın üretim süreçlerini daha bütünlüklü ve kontrollü bir yapıya taşıdığını ortaya koyuyor. Satış, üretim, teknik destek ve sevkiyat operasyonlarının kesintisiz devam edeceği mesajı ise bu taşınmanın planlı, kurumsal ve sürdürülebilir bir büyüme adımı olduğunu gösteriyor.

Teknoline’ın ürün dünyası, bina elektronik sistemlerinin farklı ihtiyaçlarına cevap veren geniş bir yapıdan oluşuyor. Firma; interkom sistemleri, multiswitch ürünleri, fiber optik sistemler, headend sistemleri, uydu alıcıları, uydu dağıtım yardımcı ürünleri, media box çözümleri, patch panel, rack kabin ve pano kasa gibi ürün gruplarıyla faaliyet alanını geniş bir teknik zemine yayıyor. Bu çeşitlilik, markanın konut projelerinden ticari yapılara, toplu yaşam alanlarından profesyonel altyapı ihtiyaçlarına kadar farklı ölçeklerde çözüm sunabilmesini sağlıyor.

Teknoline’ın bağlı bulunduğu Tekniksat Group yapılanması da markanın sektörel gücünü destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Teknoline’ın Tekniksat Group teknoloji ürünlerinin tasarım ve üretim süreçlerinde rol aldığı; dünyadaki teknolojik gelişmeleri takip ederek üretime ağırlık verdiği ifade ediliyor. Ayrıca grup bünyesinde Teknoline, Tekniksat ve Teknix markalarının yer alması, firmanın bina elektronik sistemleri alanındaki uzmanlığını daha geniş bir marka mimarisiyle desteklediğini gösteriyor.

Markanın üretim tarafındaki en dikkat çekici başlıklardan biri de elektronik kart üretim kabiliyeti. Teknoline’ın kurumsal bilgilerinde SMD dizgi, manuel dizgi, lehimleme, test, montaj, yaşlandırma, paketleme ve son kontrol gibi üretim süreçlerine sahip olduğu belirtiliyor. Bu yapı, firmanın yalnızca montaj yapan bir işletme değil, ürün kalitesini üretim hattının farklı aşamalarında kontrol edebilen teknik bir üretici kimliğine sahip olduğunu gösteriyor.

Yeni üretim merkezine geçiş, Teknoline’ın bugüne kadar oluşturduğu güveni daha güçlü bir altyapıyla devam ettirme iradesini de ortaya koyuyor.  “Aynı güven, daha güçlü Teknoline” mesajı, markanın mevcut müşteri ilişkilerini ve hizmet anlayışını koruyarak daha büyük bir üretim yapısına geçtiğini net biçimde anlatıyor. Daha geniş alan, daha güçlü hizmet ve aynı ekip vurgusu; bu büyümenin sadece bina değişikliği değil, kurumsal sürekliliği koruyan bir kapasite artışı olduğunu gösteriyor.

Yerli üretici kimliği, geniş ürün portföyü, teknik uzmanlığı ve entegre üretim yaklaşımıyla Teknoline, yeni üretim merkeziyle birlikte sektördeki konumunu daha da güçlendirmeye hazırlanıyor. Tradeport İstanbul’daki yeni tesis, markanın bugüne kadar inşa ettiği üretim kültürünü daha büyük hedeflerle buluştururken, aynı zamanda firmanın üretim kapasitesini, hizmet sürekliliğini ve teknik çözüm kabiliyetini daha ileri bir noktaya taşıyor.

Günümüzde yapılar artık yalnızca barınma, çalışma ya da üretim alanı olarak değil; haberleşen, izlenen, yönetilen ve farklı elektronik altyapılarla desteklenen akıllı yaşam alanları olarak ele alınıyor.

Güvenlik sistemlerinden interkom çözümlerine, fiber optik altyapıdan merkezi yayın sistemlerine, kamera teknolojilerinden otomasyon uygulamalarına kadar birçok başlık, modern yapıların vazgeçilmez teknik omurgası haline geliyor. Bu nedenle bina elektronik sistemleri alanında üretim kabiliyeti olan markalar, sektörün geleceğinde daha stratejik bir rol üstleniyor.

Türkiye açısından bakıldığında ise bu alanda yerli üreticilerin güçlenmesi ayrı bir önem taşıyor. Çünkü elektronik altyapı çözümleri, yüksek teknik bilgi, ürün devamlılığı, servis kabiliyeti ve sahadaki ihtiyaçları doğru okuma becerisi gerektiriyor. Yerli bir markanın bu ölçekte entegre üretim altyapısına yatırım yapması, yalnızca kendi büyümesi için değil; sektörün daha güçlü, daha erişilebilir ve daha sürdürülebilir çözümlere ulaşması açısından da değerli bir gelişme olarak öne çıkıyor. Teknoline’ın yeni üretim merkezi, bu yönüyle markanın pazardaki varlığını daha sağlam bir üretim zeminiyle destekleyen önemli bir adım niteliği taşıyor.

Yeni tesisin sağladığı bütünleşik yapı, Teknoline’a farklı ürün gruplarını aynı üretim disiplini içinde yönetme imkânı sunuyor. Bu durum, ürün geliştirme süreçlerinden kalite kontrole, üretim planlamasından teknik desteğe kadar uzanan zincirde daha kontrollü ve daha verimli bir işleyiş anlamına geliyor. Özellikle metal ve elektronik üretimin aynı yapı içinde ele alınması, markanın çözüm üretme hızını ve operasyonel esnekliğini artırabilecek önemli bir avantaj oluşturuyor.

Teknoline için bu taşınma, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir kapasite artışı değil; gelecek dönemin akıllı bina sistemleri pazarına daha hazırlıklı girme hamlesi olarak da değerlendirilebilir. Artan proje ölçekleri, çeşitlenen teknik beklentiler ve daha bütünleşik sistem talepleri, üreticilerden daha güçlü altyapı ve daha yüksek organizasyon kabiliyeti bekliyor. Teknoline, yeni üretim merkeziyle bu beklentilere daha güçlü bir karşılık verme yolunda önemli bir eşiği geride bırakıyor.

Sektörde Denge Arayışı Devam Ediyor

0

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), her ay merakla beklenen inşaat ile bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durum ile beklenen gelişmeleri gösteren “Hazır Beton Endeksi” 2026 Mayıs Ayı Raporu’nu açıkladı. 2026 yılının ikinci çeyreğinde mayıs ayı verileri, ekonomik beklentilerde sınırlı bir iyileşme olsa da sahadaki gerçek faaliyetlerin yıllık bazda baskı altında kaldığını ortaya koydu.

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye’de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içerisinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan öncü bir göstergedir.

Hazır Beton Endeksi 2026 Mayıs Ayı Raporu’na göre tüm endeksler 2025 yılının büyük bölümünde eşik değerin altında dalgalı bir seyir izledikten sonra, yılın son çeyreğinde sınırlı bir toparlanma eğilimi göstermiş, ancak 2026 ocak ayında bu toparlanma yerini yeniden zayıflamaya bırakmıştır. Şubat ayında tekrar toparlanma çabası ve mart ayındaki dalgalı seyrin ardından, nisan ayında gözlenen kısmi iyileşme eğilimi mayıs ayında yerini daha zayıf bir görünüme bırakmıştır.

Güven Endeksi, nisan ayındaki sınırlı toparlanmanın ardından mayıs ayında yeniden aşağı yönlü bir hareket sergilemiştir. Endeks, eşik değerin (100,00) altında kalmaya devam etse de son aylardaki iyileşme eğilimini koruyamamış ve sektörde güven algısının henüz kalıcı bir toparlanma aşamasına ulaşmadığını göstermiştir. Bu görünüm, belirsizliklerin hâlen sürdüğüne ve beklentilerin temkinli seyrettiğine işaret etmektedir.

Faaliyet Endeksi ise mayıs ayında, Kurban Bayramı tatilinin etkisiyle nisan ayındaki görece güçlü seviyesini koruyamamış ve yeniden zayıflama eğilimi göstermiştir. Endeksin eşik değerinin altında kalması, sektörde faaliyetin henüz bir genişleme ivmesi kazanamadığını ortaya koymaktadır. Mayıs ayındaki resmî tatil yoğunluğu dikkate alındığında, bu gerilemenin bir kısmının takvim etkisinden kaynaklandığı ve sektördeki hareketliliğin sınırlı kaldığı söylenebilir.

Beklenti Endeksi, mart ayında başlayan yükseliş eğilimini nisan ayında korumuş olsa da mayıs ayında gerilemiştir. Bu gerileme, sektör oyuncularının önümüzdeki döneme ilişkin iyimserliğinde bir miktar zayıflamaya işaret etmektedir. Bununla birlikte, endeks değerinin negatif ancak diğerlerinden yüksek olması, beklenti de tamamen olumsuz değil ama ihtiyatlı bir görünümün öne çıktığını ortaya koymaktadır.

Alt endekslerdeki bu gerilemenin etkisiyle, Hazır Beton Endeksi de mayıs itibarıyla nisan ayına kıyasla daha temkinli bir zemine oturmuştur. Bu nedenle mayıs ayı, kısa süreli bir toparlanma çabasının ardından yeniden denge arayışının öne çıktığı bir dönem olarak değerlendirilebilir.

Geçen yılın aynı ayına göre bakıldığında, mayıs ayında yıllık değişimler incelendiğinde, endekslerin genel olarak zayıf bir görünüm sergilediği görülmektedir. Beklenti Endeksi %0,1 oranında sınırlı artış kaydederek pozitif bölgede kalırken, Güven Endeksi %0,2 oranında yükselerek kısmen daha güçlü bir iyileşme göstermiştir. Buna karşılık, Hazır Beton Endeksi %0,6 ve Faaliyet Endeksi %2,1 oranında gerileyerek yıllık bazda negatif ayrışmıştır. Özellikle Faaliyet Endeksi’ndeki düşüş, sektörde reel hareketliliğin, bayramın da etkisiyle geçen yılın aynı dönemine göre belirgin biçimde zayıfladığını ortaya koymaktadır.

2026 yılının ikinci çeyreğinde mayıs ayı verileri, sektörün yıllık bazda karmaşık ama genel olarak zayıf bir görünüm içinde olduğunu göstermektedir. Beklenti ve güven tarafında sınırlı pozitif seyir korunmakla birlikte, Faaliyet ve Hazır Beton Endekslerindeki gerileme, sektördeki canlanmanın henüz yaygın ve kalıcı bir ivme kazanamadığına işaret etmektedir. Bu tablo, ekonomik beklentilerde sınırlı bir iyileşme olsa da sahadaki gerçek faaliyetlerin yıllık bazda baskı altında kaldığını göstermektedir.

Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “2026 yılının ikinci çeyreğinde mayıs ayı verileri, sektörün yıllık bazda karmaşık ama genel olarak zayıf bir görünüm içinde olduğunu göstermektedir. Güven ve Beklenti endekslerinde sınırlı iyileşme görülürken, Faaliyet ve Hazır Beton Endekslerindeki gerileme, sektördeki hareketliliğin henüz güçlü ve kalıcı bir toparlanma sürecine girmediğine işaret etti.” dedi.

İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Türk inşaat sektörü açısından yılın geri kalan kısmında performansı etkileyecek en önemli gelişme ABD-İran savaşının sona ermesidir. Muhtemel bir anlaşma, Türkiye inşaat sektörü açısından makroekonomik ve sektörel düzeyde olumlu yansımalar doğurabilecek bir durum olarak değerlendirilmektedir. Jeopolitik risk priminin azalmasıyla birlikte enerji fiyatlarında sağlanabilecek görece istikrar, başta demir-çelik, çimento ve lojistik olmak üzere temel girdi maliyetlerinin daha öngörülebilir bir seyir izlemesine katkı sağlayacaktır. Ayrıca bölgesel normalleşme sürecinin, özellikle Körfez ülkeleri kaynaklı doğrudan yabancı yatırımları teşvik ederek konut, altyapı ve ticari gayrimenkul alanlarında talep artışına yol açması beklenmektedir. Bunun yanı sıra söz konusu olumlu etkilerin büyüklüğü; küresel finans koşulları, Türkiye’nin iç makroekonomik dengeleri ve finansman maliyetlerinin seyri gibi değişkenlere bağlı olarak farklılık gösterebilecektir.” dedi.

Hazır Beton Endeksi hakkında

Söz konusu endekslerin oluşturulmasına esas teşkil eden anket ile firmalara 8 soru soruluyor. Her bir endeksin değeri 100’ün altında ya da üstünde olmasına bağlı olarak yorumlanıyor. 100’ün üzerinde olması durumunda önceki aya ait faaliyetin ya da gelecek döneme ilişkin beklentinin olumlu yönde geliştiği yorumu yapılıyor. Türkiye genelinde her ay hazır beton üreticileri ile gerçekleştirilen çalışmada 3 farklı endeks oluşturuluyor. Hazır Beton Faaliyet Endeksi ile hazır beton firmalarının geçmiş bir aylık faaliyetlerinin sonuçları, Hazır Beton Güven Endeksi ile hazır beton sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin, ekonomi ve sektöre yönelik duydukları güven seviyesi, Hazır Beton Beklenti Endeksi ile hazır beton firmalarının önümüzdeki üç aylık dönemde faaliyetlerinin hangi seviyede olacağına ilişkin beklentiler hakkında bilgi ediniliyor. Hazır Beton Endeksi ile endekslerin tümünü içeren bileşik endeks elde ediliyor.

Türkiye Hazır Beton Birliği hakkında

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 1988 yılından beri güvenli ve dayanıklı yapıların inşası amacıyla standartlara uygun beton üretilmesi, tekniğine uygun beton uygulamalarının yaygınlaşması ve ülkemizde kaliteli, dayanıklı, yüksek dayanım sınıflarında beton kullanılması için uğraş veren mesleki bir kuruluştur. THBB, Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (The Concrete Sustainability Council) üyesi; Beton Sürdürülebilirlik Konseyi “Bölgesel Sistem Operatörü”dür. THBB’ye üye olacak şirketlerin bütün hazır beton tesislerinde standartlara uygun üretim yapması, THBB Kalite Güvence Sisteminin (KGS) sürekli habersiz denetimlerine tabi olarak KGS Uygunluk Belgesi alması, uygun laboratuvar bulundurması, teknik, çevre, iş sağlığı ve güvenliği, yasal ve etik kriterleri eksiksiz yerine getirmesi zorunludur.

TMSF’nin satışa çıkardığı Bornova’daki AVM’nin yeni sahibi otomotiv devi oldu

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun bugün düzenlediği ihale ile satışa çıkardığı İzmir Otogarı’nın karşısında yer alan Point Bornova AVM ihalesini, tahmini bedel olan 1,7 milyar TL’nin üzerine çıkan İstanbullu bir otomotiv grubu kazandı. ABD’li otomotiv markalarının Türkiye distribütörü ve bayisi olan şirketin adının TMSF tarafından önümüzdeki günlerde açıklanacağı öğrenildi

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atandığı Nokta Bornova Gayrimenkul Geliştirme İnşaat Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ’ye ait mal, hak ve varlıklarından oluşturulan Point Bornova AVM Ticari ve İktisadi Bütünlüğünü satmak için bugün ihale düzenledi.

İhale için dosya alan beş firmadan ikisi ihaleye katılım gösterdi. 170 milyon TL geçici teminat, 1,7 milyar TL tahmini satış bedeli istenen ihalede en yüksek teklifi veren İstanbul merkezli bir otomotiv grubunun ihaleyi kazandığı öğrenildi. Otomotiv sektöründe ABD’li bir markanın Türkiye distribütörü, bir başta ABD markasının ise bayisi olan grubun adının, TMSF yetkilileri tarafından ihale onaylandıktan sonra açıklanacağı belirtiliyor.

Kaynak: www.tekreferans.com

İzmir’de 3 milyar liralık alt yapı dönüşümü sürüyor

0

İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü’nün Dünya Bankası finansmanıyla yürüttüğü yaklaşık 3 milyar liralık yağmur suyu ayrıştırma yatırımları Konak, Bayraklı ve Karabağlar’da sürüyor. Projelerin tamamlanmasıyla kent merkezi taşkınlara karşı daha dirençli, çevreci ve modern bir altyapıya kavuşacak.

“Bize çok çalışmak yakışır” sloganıyla hizmetlerini sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, iklim krizinin etkilerine karşı kenti daha dirençli hale getirmek amacıyla yürüttüğü yağmur suyu ayrıştırma yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Dünya Bankası finansmanıyla gerçekleştirilen Türkiye Deprem, Sel ve Yangın Acil İmar Projesi (TEFWER) kapsamında Konak, Bayraklı ve Karabağlar’da yaklaşık 3 milyar liralık altyapı yatırımı sürdürülüyor. Bayraklı’da Manavkuyu, Konak’ta ise Umurbey ve Karantina bölgelerinde devam eden çalışmalarla yağmur suyu ve atık su hatları birbirinden ayrılıyor. Projelerin tamamlanmasıyla birlikte İzmir’in merkezinde yıllardır aynı sistem içinde yer alan yağmur suyu ve kanalizasyon hatları büyük ölçüde ayrıştırılmış olacak. Böylece kent, aşırı yağışlara karşı daha dayanıklı bir altyapıya kavuşurken çevresel riskler de azaltılacak.

“Taşkınların önüne geçecek altyapıyı kuruyoruz”
İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, çalışmaların temel amacının artan nüfusun ihtiyaçlarına yanıt verecek güçlü bir kanalizasyon altyapısı oluşturmak ve yağmur suyu ile atık su sistemlerini birbirinden ayırmak olduğunu belirterek, “Yağmur sularını ayrı hatlarla doğrudan denize veya dere yataklarına ulaştırarak kanalizasyon sisteminin üzerindeki yükü azaltıyoruz. Böylece taşkın riskini düşürürken vatandaşlarımızın yaşam konforunu da artırıyoruz” ifadelerini kullandı. 

“İzmir’in geleceğine yatırım yapıyoruz”
Kent merkezindeki çalışmaların, yoğun altyapı ağlarının bulunduğu bölgelerde yürütüldüğünü belirten Gürkan Erdoğan, ekiplerin büyük bir özveriyle görev yaptığını ifade etti. Erdoğan, “Elektrik, doğal gaz, içme suyu ve haberleşme hatlarının bulunduğu ana arterlerde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızın günlük yaşamını en az etkileyecek şekilde planlama yapıyor ve uygulamalarımızı titizlikle gerçekleştiriyoruz. Bunun yanı sıra devam eden ve kısa süre içinde başlayacak yeni projelerimiz de bulunuyor” dedi. Torbalı, Ödemiş, Kiraz, Tire, Dikili ve Aliağa’da yağmur suyu ayrıştırma çalışmalarının sürdüğünü aktaran Erdoğan, “Merkez ilçelerimizde yürüttüğümüz bu üç büyük projenin yanı sıra Buca ve Bornova’da ikinci etap yağmur suyu ayrıştırma projelerini de hayata geçireceğiz. Projeler tamamlandıkça İzmir çok daha güçlü ve modern bir altyapıya kavuşacak. Taşkınların, koku problemlerinin ve altyapı kaynaklı sorunların büyük ölçüde önüne geçeceğiz” diye konuştu.

Konak ve Bayraklı’da büyük dönüşüm
TEFWER kapsamındaki ilk proje Konak’ın Umurbey, Halkapınar, Mersinli ve Çınarlı mahalleleri ile Bayraklı Adalet Mahallesi’nde yürütülüyor. Çalışmalar kapsamında mevcut birleşik sistem tamamen yenilenerek yağmur suyu ve atık su hatları birbirinden ayrılacak. Ayrıca Ozan Abay Caddesi üzerindeki Piyale Kolektörü modern altyapı sistemiyle yeniden inşa edilecek.
Proje kapsamında 2,4 kilometre yağmur suyu hattı ve 6,6 kilometre atık su hattı imalatı gerçekleştirilecek

Alsancak Liman Bölgesi su baskınlarından kurtulacak
TEFWER’in ikinci ayağında Alsancak Liman Bölgesi ve Ege Mahallesi yer alıyor. Bölgede 8,4 kilometre yağmur suyu hattı, 8 kilometre atık su hattı ve 3 yağmur suyu terfi merkezi inşa edilecek. Toplanan yağmur suları güvenli şekilde denize ulaştırılacak. Yatırım tamamlandığında özellikle liman bölgesinde yıllardır yaşanan su baskınları ve yağış sonrası oluşan su birikintileri önemli ölçüde ortadan kaldırılacak

Konak ve Karabağlar’da birleşik sistem dönemi sona erecek
Projenin üçüncü ayağında ise Konak ve Karabağlar’ın çok sayıda mahallesi bulunuyor. Karabağlar’ın Bahçelievler ve Bahar mahalleleri ile Konak’ın Akın Simav, Atilla, Çimentepe, Duatepe, Güneşli, Kemal Reis, Kılıç Reis, Murat Reis, Piri Reis, Mithatpaşa, Zafertepe, 1. Kadriye ve 2. Kadriye mahallelerindeki çalışmalar kapsamında 30 kilometre atık su hattı ve 30 kilometre yağmur suyu hattı inşa edilecek.

Kaynak: www.izmir.bel.tr

Yıkılan Polikliniğin yerine yenisi geliyor

0

Riskli yapı olduğu gerekçesiyle yıkılan Yürüyüş Yolu Semt Polikliniği’nin yeniden yapılması için ihale hazırlıkları başlatıldı

İzmit’in merkezinde sağlık hizmetlerine erişimde önemli bir rol üstlenen Yürüyüş Yolu Semt Polikliniği’nin yeniden inşası için süreç hız kazandı. Bir süre önce riskli yapı olduğu gerekçesiyle yıkılan binanın yerine yapılacak yeni sağlık tesisi için ihale aşamasına geçildi. SEKA Devlet Hastanesi bünyesinde hizmet veren semt polikliniği, yapılan teknik incelemeler sonucunda depreme dayanıksız bulunmuş ve faaliyetlerine son verilmişti. Ardından yıkılan binanın yerine modern bir sağlık kompleksi yapılacağı açıklanmıştı. Ancak aradan geçen sürede alanda herhangi bir inşaat çalışması başlamamıştı.

seka se

İHALER SÜRECİ BAŞLATILDI

Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yeni poliklinik binasının yapımı için ihale hazırlıkları tamamlanma aşamasına geldi. Yaz ayları içerisinde ihale tarihinin netleşmesi ve sürecin resmen başlaması bekleniyor.

semtttt

BAKANLIKTAN ONAY ÇIKTI 

Yeni sağlık tesisinin yapılacağı alanda zemin etütleri tamamlanırken, hazırlanan proje de Sağlık Bakanlığı tarafından onaylandı. Yaklaşık 2 bin metrekarelik alanda inşa edilmesi planlanan yeni semt polikliniğinde muayene birimlerinin yanı sıra laboratuvar ve görüntüleme hizmetleri de yer alacak. Hayata geçirilecek proje sayesinde vatandaşlar birçok tetkik ve görüntüleme işlemi için hastaneye gitmek zorunda kalmadan hizmet alabilecek. Yeni tesisin özellikle kent merkezindeki sağlık yoğunluğunu azaltması hedefleniyor.

Kaynak: www.kocaelifikir.com

Çayırova’nın Çehresi Değişiyor! Dev İnşaat Firmaları Projelerini Peş Peşe Neden Bu İlçeye Kuruyor?

0

Kocaeli’nin İstanbul’a en yakın sınır ilçesi olan Çayırova, son yıllarda kabuk değiştirerek gri bir sanayi kenti imajından, lüks konut projeleri ve modern rezidans kulelerinin yükseldiği bir çekim merkezine dönüşüyor. Sabiha Gökçen Havalimanı’na, lojistik hatlara ve TEM otoyoluna olan yakınlığıyla dev inşaat firmalarının radarına giren Çayırova, “A+ konsept yaşam” vadeden lüks şantiyelerin merkezi haline geldi.

Çayırova’da inşaat sektörü, özellikle Akse, Şekerpınar ve Özgürlük mahallelerinin çeperlerinde boş kalan ya da kentsel dönüşüme giren geniş araziler üzerinde dikey mimari modelleriyle yükseliyor. İstanbul’da konut fiyatlarının erişilmez seviyelere ulaşması ve Anadolu Yakası’ndaki plazalarda çalışan beyaz yakalı beyaz yakalı nüfusun ulaşıma kolay, konforlu yaşam alanları araması, Çayırova’daki rezidans talebini patlatan en büyük etken oldu.

İlçede yükselen yeni nesil konut projeleri, artık sadece “baş sokacak bir ev” değil, mini bir şehir konsepti sunuyor. Karma proje olarak adlandırılan bu dev yapılarda, alt katlar alışveriş merkezi, kafe ve restoranlara ayrılırken, üst katlar rezidans blokları olarak tasarlanıyor.

Çayırova Rezidans Projelerini Cazip Kılan 4 Büyük Avantaj

İnşaat devlerinin milyarlık yatırımlarını Çayırova’ya kaydırmasının arkasında tamamen stratejik ve ekonomik sebepler yatıyor:

Stratejik Lokasyon: Sabiha Gökçen Havalimanı’na sadece 15 dakika mesafede olması, çalışan ve iş seyahati yoğun olan kitle için projeleri cazip kılıyor.

Ulaşım Ağlarının Merkezinde: E-5 ve TEM otoyollarının tam ortasında yer alan Çayırova, Osmangazi Köprüsü bağlantısıyla Yalova ve Bursa aksına da doğrudan açılıyor.

Gelişmiş Alt Yapı ve Akıllı Bina Teknolojisi: Yeni yapılan dikey projelerin neredeyse tamamı deprem yönetmeliğine en üst düzeyde uygun, radye temel ve fore kazık sistemleriyle donatılıyor. Ayrıca elektrikli araç şarj istasyonları ve gri su geri kazanım sistemleri gibi çevreci detaylar standart olarak sunuluyor.

Yüksek Yatırım Getirisi (ROI): Yatırımcılar için Çayırova’dan lansman (başlangıç) fiyatıyla alınan bir rezidans daire, proje tamamlandığında değerini katlayarak yüksek kira getirisi sağlıyor.

Çayırova’nın Silüeti Yeniden Çiziliyor

Çayırova Belediyesi’nin de desteklediği planlı imarlaşma ve estetik mimari yönetmelikleri sayesinde, ilçedeki eski ve niteliksiz yapı stoğu yerini hızla bu modern rezidans sitelerine bırakıyor. Projelerin çevresinde oluşturulan geniş yeşil alanlar, yürüyüş yolları ve modern peyzaj düzenlemeleri, kentin çehresini sanayi kasabasından modern bir metropol ilçesine doğru eviriyor. Gayrimenkul uzmanları, önümüzdeki 5 yıl içinde Çayırova’nın Kocaeli genelinde lüks konut satışlarında zirveye oynayacağını öngörüyor.

Kaynak: www.kocaelitv.com.tr

Erzurum Merkez 2. OSB’nin 3. etap altyapı ihalesi sonuçlandı

Erzurum Merkez 2. Organize Sanayi Bölgesi (OSB) 3. Etap alanında hayata geçirilecek olan “Altyapı ve Atıksu Arıtma Tesisi Radye Temel İnşaatı Yapım İşi” ihalesi, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Toplantı Salonu’nda yapıldı.

16 Haziran 2026 Salı günü kapalı zarf teklif alma usulü ile gerçekleştirilen ihaleye 3 firma katılım sağladı. İhale komisyonu tarafından tekliflerin ve teminatların şeffaf bir şekilde incelenmesinin ardından değerlendirme sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı.

En avantajlı teklif belirlendi

İhale komisyonunun detaylı değerlendirmelerine göre; Yazıcı Mühendislik (Emrah Yazıcı) tarafından sunulan teklifin yaklaşık maliyete göre yüzde 5,16 oranında tenzilat (indirim) içerdiği belirlenirken, Murat Hopikoğlu (Paylaşım Mühendislik) tarafından sunulan teklif ise geçici teminatının yetersiz olması sebebiyle değerlendirme dışı bırakıldı. İhalede ekonomik açıdan en avantajlı teklif ise yaklaşık maliyete göre yüzde 8 oranında tenzilat sunan Çamurlar İnşaat Taahhüt Hizmetleri adına Murat Çakmur’dan geldi.

Yapılan nihai değerlendirme sonucunda ihaleyi Çamurlar İnşaat Taahhüt Hizmetleri kazandı. Söz konusu iş kapsamında, Erzurum Merkez 2. OSB 3. Etap alanında yer alan Atıksu Arıtma Tesisi’nin radye temel yapım çalışmaları gerçekleştirilecek.

Erzurum Merkez 2. OSB’nin 3. etap altyapı ihalesi sonuçlandı

Kaynak: www.iha.com.tr

Şişecam’ın Mersin Tarsus kaplamalı cam hattı yatırımı

Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş’nin Mersin Tarsus kaplamalı cam hattı yatırımı tamamlandı.

Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamada, şunlar ifade edildi:

”01.03.2024 tarihli açıklamamızla kamuoyuna duyurulmuş olan ve Şişecam Verimlilik Yönetim Programı kapsamında yatırımların kontrollü yönetimi prensibi doğrultusunda önceliklendirilen yatırımlarımızdan, Mersin Tarsus’taki, 7 milyon metrekare/yıl brüt üretim kapasiteli kaplamalı cam hattı yatırımımız, 17.06.2026 tarihinde tamamlanarak devreye alınmıştır. Şişecam’ın Türkiye’deki kaplamalı cam hattı sayısını üçe, yerleşik kaplamalı cam üretim kapasitesini ise 21 milyon metrekare/yıla çıkaran bu yatırımla, düzcam faaliyet alanında artan kaplamalı cam talebinin karşılanması, geliştirilen operasyonel verimlilik ve genişletilen ürün yelpazesi ile rekabetçi konumun korunması ve katma değerli cam ürünlerinin hacminin artırılması suretiyle son kullanıcılara değer yaratılması amaçlanmaktadır. Toplam 25 milyon avro yatırım bedeline sahip Mersin Tarsus kaplamalı cam hattı yatırımı ile Şişecam’ın tüm dünyadaki kaplamalı cam üretim kapasitesi yüzde 17 artışla 48,1 milyon metrekare/yıla ulaşmıştır.”

Kaynak: Hibya Haber Ajansı

Yapı Merkezi-Yapıray Konsorsiyumu, Bosna-Hersek Ilidza–Hrasnica Tramvay Hattı Projesi’nde İlk Test Sürüşünü Gerçekleştirdi

Yapı Merkezi İnşaat ve YAPIRAY RAILWAY CONSTRUCTION SYSTEMS INDUSTRY & TRADE INC. konsorsiyumunun yürüttüğü Ilidža–Hrasnica Tramvay Hattı Projesi kapsamında ilk test sürüşü başarıyla gerçekleştirildi.

Ilidža loop hattında gerçekleşen test sürüşüne Saraybosna Kantonu Ulaştırma Bakanı Adnan Šteta, Yapıray Genel Müdürü Volkan Okur Yilmaz, Yapı Merkezi Holding Yönetim Kurulu Başkanlık Ofisi ve İş Geliştirme Direktörü Murat Öcal ile Yapı Merkezi İnşaat Avrupa Bölgesi Direktörü MURAT TOKUL katıldı.

Önceki Gelişmeler: Ilidza-Hrasnica Tramvay Hattı Yapımı ihalesini kazanan Yapı Merkezi-Yapıray İnşaat konsorsiyumu ile 2023 mayıs ayında 26.201.054 € üzerinden sözleşme imzalanmıştı. Demir yolunun yapım süresi 18 ay olacak. Tramvay hattı 12,9 kilometre uzunluğunda olacak, üzerine Ilıca ve Hrasnica’da 20 yeni tramvay istasyonu ve iki turnike yapılacak. Konuyla ilgili son gelişmelerin yer aldığı son haberimizde projedeki hedeflere ulaşıldığını sizlere duyurmuştuk.

Kaynak: www.yatirimlar.com

Makaza Altın İnşaat rotasını nitelikli konuta çevirdi

0

Bursa merkezli Makaza Altın İnşaat, konut sektöründeki değişen talep yapısına paralel olarak proje stratejisini yeniden şekillendiriyor.

Nilüfer başta olmak üzere Bursa’nın gelişen bölgelerinde bugüne kadar yaklaşık 500 konut üreten şirket, son dönemde tamamladığı Kurşunlu projesinin ardından yeni yatırımlarını daha seçici ve yüksek katma değerli projelere yöneltiyor. 2015 yılında kurulan ve Gold Life, Gold Life Bulvar, Gold Life Bulvar Elite, Altın Bahçe Evleri gibi projelerle Bursa konut sektöründe yer edinen şirket, özellikle Nilüfer bölgesindeki projeleriyle büyümesini sürdürdü.

Makaza Altın İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Altın, son olarak Mudanya Kurşunlu’da 35 daire ve 2 ticari üniteden oluşan projeyi tamamladıklarını belirterek, bölgede pandemi sonrası değişen yaşam tercihlerinin etkisini gördüklerini söyledi. Altın, doğal yaşamla iç içe lokasyonların son yıllarda daha fazla talep çektiğini ifade etti. Şirketin gündemindeki en önemli yatırımın ise Mudanya Çağrışan’da geliştirilen “Altın Koru Villaları” projesi olduğunu açıklayan Mustafa Altın, projede her biri farklı konseptte tasarlanan 6 müstakil villanın yer alacağını söyledi.

Üst segment konut talebindeki artışın yeni projelerde belirleyici olduğunu kaydeden Altın, son yıllarda orta gelir grubunun konuta erişiminin zorlaştığını, bu nedenle sektörde iki farklı eğilimin öne çıktığını belirtti. Buna göre firmalar ya daha küçük metrekareli ve ulaşılabilir fiyatlı konutlara yöneliyor ya da yüksek gelir grubuna hitap eden butik projeler geliştiriyor.

Kaynak: www.ekonomim.com

Korkut’ta bazı yatırımların inşaat çalışmaları sürüyor

0

Muş’un Korkut ilçesinde belediyenin girişimleriyle yatırım programına alınan projelerin yapımı sürüyor.

Korkut Belediye Başkanı Haşim Arık, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, ilçeyi modern bir yaşam merkezine dönüştürmek istediklerini söyledi.

Göreve geldiğinden bu yana, ilçenin kronikleşmiş sorunlarını çözmek için çaba sarf ettiklerini belirten Arık, şöyle konuştu:

“Bu yıl devlet desteğiyle yaklaşık 750 milyon liralık yatırımı ilçemize kazandırdık. Kamu görevlilerinin ilçede ikamet etmesini teşvik etmek amacıyla 79 TOKİ konutunun temeli atıldı. İstihdamı artırmak amacıyla 10 bin metrekarelik alanda yapılacak Tekstil Kent Projesi’nin ihale süreci başladı. İlçenin tamamına doğal gaz ulaştırdık. Devlet Su İşleri iş birliğiyle içme suyu sorununu çözüme kavuşturduk. Belediye Gölet ve Mesire Alanı da vatandaşların sosyalleşme ihtiyacını karşılayan modern bir yaşam alanı oldu.”

İlçenin önümüzdeki yıl adeta bir şantiyeye dönüşeceğini ifade eden Arık, 3 bin 500 nüfusa sahip ilçede hayatın her alanına dokunan projelerin hızla hayata geçirildiğini kaydetti.

İhalesi yapılan otogarın temel atma aşamasına geldiğini anlatan Arık, otogar binasının bu yıl hizmete açılmasını planladıklarını aktardı.

Kaynak:CNN TÜRK

Bursa Atatürk Spor Salonu’nda İnşaat Sona Yaklaşıyor: Yılların Özlemi Bitmek Üzere

0

Bursa’nın köklü spor yapılarından Atatürk Spor Salonu’nun yeniden inşası tamamlanma aşamasına geldi. 1972’den bu yana kent belleğinde önemli bir yer tutan salonun son durumu, İnşaat Mühendisleri Odası’nın incelemesiyle ortaya çıktı.

Bursa’nın spor ve sosyal yaşamında önemli bir yere sahip olan Atatürk Spor Salonu’nun yeniden inşası tamamlanma aşamasına geldi. Kentin hafızasında derin izler bırakan bu yapının bitişi, Bursalılar arasında büyük bir heyecanla bekleniyor.

1972 yılında Kültürpark’ın doğu sınırında açılan Atatürk Spor Salonu, 5.016 kişilik kapasitesiyle uzun yıllar boyunca birçok önemli etkinliğe ev sahipliği yaptı. Güreş müsabakalarından basketbol ve voleybol karşılaşmalarına, milli maçlardan siyasi parti kongrelerine ve konserlere kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösterdi.

İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi yönetiminin geçtiğimiz cumartesi günü şantiyede gerçekleştirdiği inceleme, projenin son durumu hakkında bilgi verdi. Yapılan incelemeler ve çekilen fotoğraflar, salonun açılışına kısa bir süre kaldığını göstererek kentteki beklentiyi artırdı.

Kaynak: Rönesans Medya

2 Okul İçin Dev İhale! Milyonluk Proje Başlıyor… Bursa’da İse 3 Taşınmaz Satışta…

0

İstanbul’da 2 okul için dev ihale açıldı! Dünya Bankası destekli proje dikkat çekti… Bursa’da İse 3 Taşınmaz Satışa çıktı. İhale detayları dikkat çekti.

İstanbul’da hayata geçirilecek büyük bir eğitim yatırımı için ihale süreci resmen başladı. İstanbul Valiliği İstanbul Proje Koordinasyon Birimi (İPKB) tarafından yapılan duyuruya göre, Dünya Bankası destekli İstanbul Dirençlilik Projesi kapsamında iki okulun yeniden yapımı için firmalara çağrı yapıldı.

Söz konusu proje, özellikle deprem riski ve yapı güvenliği açısından kritik öneme sahip eğitim yapılarının yeniden inşa edilmesini kapsıyor. Türkiye genelinde yakından takip edilen bu gelişme, inşaat sektöründe faaliyet gösteren firmalar arasında büyük bir hareketlilik oluşturdu.

HANGİ OKULLAR YENİDEN YAPILACAK?

İhale kapsamında İstanbul’un iki farklı ilçesinde bulunan eğitim yapılarının yeniden inşa edilmesi planlanıyor.

Projeye dahil edilen okullar:

  • Zeytinburnu ilçesinde bulunan Saniye Sezgin Elmas İlkokulu ve Ortaokulu
  • Arnavutköy ilçesinde yer alan Boyalık İlkokulu ve Ortaokulu

Her iki okul da anahtar teslim götürü bedel yöntemiyle yeniden yapılacak. Bu durum, projeyi üstlenecek firmaların tüm süreci baştan sona üstleneceği anlamına geliyor.

DÜNYA BANKASI DETAYI DİKKAT ÇEKTİ

İhalenin en dikkat çeken yönlerinden biri ise finansman kaynağı oldu. Projenin, Dünya Bankası kredisi kapsamında yürütülmesi, sürecin uluslararası standartlara göre ilerleyeceğini ortaya koyuyor.

İhale süreci, Dünya Bankası’nın satın alma esas ve usullerine göre gerçekleştirilecek. Bu durum, katılım şartlarının ve rekabetin daha şeffaf bir zeminde ilerlemesini sağlayacak.

Uzmanlara göre bu tür projeler, yalnızca İstanbul’u değil, Türkiye genelindeki yapı güvenliği politikalarını da doğrudan etkiliyor.

TEKLİF SÜRECİ NASIL İŞLEYECEK?

İhale sürecine katılmak isteyen firmaların belirlenen kurallar çerçevesinde tekliflerini hazırlamaları gerekiyor.

Teklifler:

  • Kapalı zarf usulü ile sunulacak
  • Elektronik başvuru kabul edilmeyecek
  • Belirlenen adrese fiziki olarak teslim edilecek

Bu detay, birçok firmanın teklif sürecini daha titiz hazırlamasına neden oluyor.

SON TARİH NE ZAMAN? KRİTİK SAAT AÇIKLANDI

İhaleye katılmak isteyen firmalar için en kritik detaylardan biri de başvuru süresi oldu.

Tekliflerin 16 Temmuz 2026 saat 14:00’e kadar teslim edilmesi gerekiyor.

Bu saatten sonra yapılacak başvurular ise değerlendirmeye alınmayacak.

Uzmanlar, özellikle posta yoluyla yapılacak başvurularda yaşanabilecek gecikmelere karşı firmaları uyarıyor.

BURSA’DA MİLYONLUK SATIŞLAR DA GÜNDEMDE

Öte yandan Resmî Gazete’de yer alan bir diğer dikkat çekici gelişme ise Bursa’daki taşınmaz satış ihaleleri oldu.

Milli Emlak tarafından yapılacak ihalelerde:

  • 68 milyon TL değerinde arsa
  • 60 milyon TL değerinde tarla
  • 45 milyon TL değerinde apartman

satışa çıkarılacak.

Toplamda 170 milyon TL’yi aşan bu ihaleler, yatırımcıların ilgisini çekmiş durumda.

İHALEYE KATILMAK İSTEYENLER NELERE DİKKAT ETMELİ?

İhaleye katılım sağlayacak kişi ve firmaların belirli şartları yerine getirmesi gerekiyor.

Bunlar arasında:

  • Geçici teminat yatırılması
  • Kimlik ve adres belgeleri
  • Yetki belgeleri
  • Teklif mektubunun usule uygun hazırlanması

gibi önemli kriterler bulunuyor.

Eksik ya da hatalı belgelerle yapılan başvuruların doğrudan reddedileceği açıkça belirtiliyor.

SON DETAY HERKESİ ŞAŞIRTTI: TEKLİFLER GERİ ALINAMIYOR

İhalenin en dikkat çeken ve çoğu kişinin gözünden kaçan detayı ise teklif sürecine ilişkin oldu.

Buna göre, komisyona teslim edilen teklifler hiçbir şekilde geri alınamıyor.

Bu durum, firmaların teklif verirken son derece dikkatli hareket etmesini zorunlu kılıyor.

İstanbul’daki dev okul projesi ve Bursa’daki milyonluk satış ihaleleri, hem inşaat hem de yatırım dünyasında yeni bir hareketliliğin sinyallerini verirken, sürecin nasıl ilerleyeceği merakla takip ediliyor.

Kaynak: www.canakkalekalem.com

Döveç Grup’un prestijli projelerinden La Isla Vıllas’da yaşam başladı

0

Kuzey Kıbrıs’ın öncü gayrimenkul geliştirme şirketlerinden Döveç Group, “Geleceğe Temiz Bir Nefes” vizyonuyla hayata geçirdiği La Isla Villas projesiyle sürdürülebilir yaşam anlayışını, modern mimariyi ve mahalle kültürünü aynı çatı altında buluşturuyor. Toplam 211 konuttan oluşan proje, lüksü ve huzuru ada yaşantısının en doğal haliyle buluşturarak modern şehircilik anlayışına yeni bir soluk getiriyor.

Döveç Grup kalitesi ve “Geleceğe Temiz Bir Nefes” vizyonuyla inşa edilen La Isla Villas, ismine yakışır şekilde ada yaşantısının tüm keyfini, doğallığını ve huzurunu temsil eden bir konseptle yaşamın merkezinde konumlanıyor. Doğa ile lüksün kusursuz birleşim noktasında kurgulanan proje, modern dünyada giderek özlemi duyulan geleneksel mahalle olgusunu yeniden canlandırıyor. Çocukların güvenle vakit geçirebileceği, her detayın titizlikle planlandığı La Isla Villas, sakinlerine yalnızca bir ev değil, doğayla uyumlu, bütüncül bir yaşam alanı sunuyor.

Mesarya’nın doğu ucunda yer alan proje, Long Beach Ormanı’nın yeşiline 400 metre, Akdeniz’in mavisine ise yalnızca 700 metre mesafede konumlanıyor. Mağusa–Karpaz anayolu ile Ötüken giriş yolunun güneyinde bulunan La Isla Villas, doğayla bütünleşen yaşam anlayışıyla öne çıkarken bölgenin gelişen yaşam ve yatırım akslarından biri olarak dikkat çekiyor.

Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Doğa Dostu Mimari

Yatay mimarisi ve düşük katlı yapılaşma yaklaşımıyla fark yaratan La Isla Villas, çevreci tasarım anlayışıyla sürdürülebilir yaşamın güçlü örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Toplam alanın yüzde 50’den fazlasının yeşil alan olarak planlanması, ortak alanlarda yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve çevre dostu malzeme tercihleri Döveç Grup’un ekolojik dengeye verdiği önemi ortaya koyuyor.

Yeşilin her tonuna sahip peyzaj düzeni, brüt beton ve ahşabın harmanlandığı dış cephe tasarımıyla birleşerek projeye modern, zamansız ve özgün bir karakter kazandırıyor. Yürüyüş ve bisiklet yolları, geniş peyzaj alanları ve açık yaşam alanları ise sakinlerine şehir hayatının yoğun temposundan uzak, doğayla iç içe bir yaşam sunuyor.

Sosyal Fonksiyonlarla Zenginleşen “Maksimalist” Bir Mahalle

La Isla Villas, sakinlerinin tüm ihtiyaçlarını site içerisinde karşılayabileceği maksimalist fonksiyonları ve zengin sosyal donatılarıyla benzerlerinden ayrışıyor. Proje içerisinde yer alan restoran, spa ve spor merkezi gibi alanlar sosyal yaşamı desteklerken; geniş yürüyüş yolları, bisiklet parkurları, peyzajla bütünleşen açık yaşam alanları ve yeşil sosyal buluşma noktaları sakinlerine doğayla iç içe, aktif ve konforlu bir yaşam sunuyor.

Çocukların güvenle vakit geçirebilmesi için özel olarak tasarlanan çocuk kulübü, korunaklı oyun parkı ailelere güvenli bir yaşam alanı sunuyor. Evcil dostlar için ayrılan özel bölümler ile eczane, market, kasap ve pastane gibi ticari alanlar ise La Isla Villas’ı dış dünyadan kopmadan tüm ihtiyaçlara erişilebilen kapsamlı bir yaşam kompleksi haline getiriyor.

2+1 loftlardan 5+1 müstakil villalara kadar geniş bir konut yelpazesi sunan La Isla Villas hakkında detaylı bilgi almak ve satışa sunulan konut seçeneklerini incelemek için Döveç Group’un resmi web sitesi ziyaret edilebilir. Proje detayları, güncel konut tipleri ve satış bilgilerine https://panel.basinlistem.com/[email protected]&MailID=60299282&url=https%3a%2f%2fwww.dovecgroup.com%2ftr adresi üzerinden erişim sağlayabilirsiniz.

Döveç Grup Hakkında:

Döveç Grup, 35 yılı aşkın deneyimiyle gayrimenkul, inşaat, turizm, eğitim, enerji, yazılım ve otomotiv dahil olmak üzere 7 farklı sektörde faaliyet gösteren çok sektörlü bir grup yapısıdır. Bugüne kadar 100’ün üzerinde projeyi tamamlayan, 5.000’den fazla konutu sahipleriyle buluşturan grup; 16 şirketi ve 2.500’ün üzerinde çalışanıyla Kuzey Kıbrıs’ta yatırım, yaşam ve ekonomik değer üretimine katkı sunmaktadır. Yatırım büyüklüğü ve 50’den fazla ülkeden 10.000’i aşkın yatırımcıya erişimiyle Döveç Grup, bölgenin öne çıkan yatırım yapılarından biridir.

İstanbul, Ataşehir’e 685 milyona 132 odalı otel geliyor

İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, Küçükbakkalköy Mah. Şehit Şakir Elkovan Caddesi (1900 Ada, 67 Parsel) mevkiindeki Sar Elektronik Gıda ve Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılması planlanan 132 Odalı Otel projesi ile ilgili olarak ‘ÇED Olumlu (Kapsam Ek-2)’ kararı verildi.

Sar Elektronik Gıda ve Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi firması tarafından İstanbul İli, Ataşehir İlçesinde 2.290 m2 ’lik tapulu alanın 10.587,43 m2 ’lik toplam inşaat alanı ile “132 Odalı Otel” projesi yapılması planlanıyor.

Proje kapsamında 1 adet blok yer alacak olup, 6 adet bodrum kat 1 adet zemin kat, 5 adet normal kat ve 1 adet çatı katı ile toplamda 13 katlı bina inşa edilmesi planlanıyor. Proje kapsamında alanda inşaat çalışmalarına başlanmadı.

Proje Bedeli: 685,771,815₺ olarak belirlendi.

Kaynak: www.turizmprojedergisi.com

Ankara’nın Yeni Havalimanı Açılıyor

Kapsamlı modernizasyon çalışmalarının tamamlandığı Etimesgut Havalimanı, yarın “Ankara Havalimanı” adı ve “ANK” koduyla ulusal ve uluslararası uçuşlara hizmet vermek üzere resmen açılacak. Havalimanının, gelecek ay Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi kapsamında da yoğun şekilde kullanılması planlanıyor. Daha önce ağırlıklı olarak askeri amaçlarla kullanılan Etimesgut Havalimanı, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü ile Milli Savunma Bakanlığı Lojistik Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında kapsamlı bir dönüşümden geçirildi.

Yalnızca sekiz ayda tamamlanan çalışmalar sonucunda havalimanı, geniş gövdeli yolcu uçaklarının ve devlet liderlerini taşıyan özel uçakların operasyon yapabileceği uluslararası standartlarda bir tesise dönüştürüldü.

Pist ve Apron Kapasitesi Artırıldı

Modernizasyon kapsamında daha önce 2 bin 450 metre uzunluğunda ve 42 metre genişliğinde olan pist, 3 bin metre uzunluğa ve 60 metre genişliğe çıkarıldı.

Pist başlarına toplam 15 bin metrekare büyüklüğünde iki dönüş cebi inşa edilirken, 160 bin metrekarelik yeni apron alanı oluşturuldu. Böylece havalimanı aynı anda yaklaşık 44 uçağa park hizmeti verebilecek kapasiteye ulaştı.

Tüm Sistemler Yenilendi

Proje kapsamında mevcut taksi yolları tamamen yenilenirken yeni paralel ve bağlantı taksi yolları da inşa edildi. Pist Sonu Emniyet Alanı (RESA) oluşturularak uçuş güvenliği artırıldı.

Aydınlatma sistemleri, yaklaşma ışıkları ve yönlendirme ekipmanları uluslararası standartlara uygun şekilde modernize edilirken, havalimanının mekanik, elektrik ve drenaj altyapısı da baştan sona yenilendi.

Ayrıca 4 bin 800 metrekare kapalı alana sahip Devlet Konukevi ile 310 araçlık açık otopark da hizmete hazır hale getirildi. Tüm operasyonel birimler tek bir dijital ağ altında entegre edildi.

Yeni Bağlantı Yolu Hizmete Girecek

Proje kapsamında havalimanını Ay Yıldız Yerleşkesi’ne bağlayan 12,5 kilometrelik yeni ulaşım yolu da inşa edildi.

Yolun yaklaşık 3 kilometrelik bölümünde köprü ve altgeçit çalışmaları gerçekleştirilirken, Ankara Bulvarı üzerinde 40 metre uzunluğunda yeni bir geçit yapıldı. Ayrıca 140 metre uzunluğundaki tek pilonlu eğik askılı köprü de projenin dikkat çeken yapıları arasında yer aldı.

Esenboğa’nın Yükünü Hafifletecek

Ankara Havalimanı’nın devreye girmesiyle birlikte başkentteki hava trafiğinin daha dengeli yönetilmesi hedefleniyor.

Özellikle uluslararası zirveler, diplomatik ziyaretler ve yoğun protokol programları sırasında oluşan operasyonel yükün bir bölümünün Esenboğa Havalimanı’ndan alınması planlanıyor. Yeni havalimanının aynı zamanda şehir içi kara trafiğinin rahatlatılmasına da katkı sağlaması bekleniyor.

Yarın gerçekleştirilecek açılışla birlikte Ankara, uluslararası havacılık altyapısına yeni ve stratejik bir merkez daha kazandırmış olacak.

Kaynak: www.turizmprojedergisi.com

Sinpaş Gayrimenkul, Gerçek Oto ve Güney İstanbul ile İstanbul Beşiktaş’ta bulunan arsalar için pay karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladı

0

Sinpaş Gayrimenkul, Gerçek Oto ve Güney İstanbul ile Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi İmzaladı
KAP açıklaması şöyle:
Şirketimiz Yönetim Kurulunun 12.06.2026 tarihli toplantısında

Şirketimiz, Gerçek Otomobilcilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye (“Gerçek Oto”) ait, İstanbul Beşiktaş Dikilitaş 1463 Ada 155 Parsel, 55 Pafta, 2.447,16 m² mülkiyeti alanlı arsa için “Gerçek Oto” ile “Düzenlenme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” imzalanmasına,
Yine Şirketimiz, Güney İstanbul Gayrimenkul Yatırım ve İşletme A.Ş.’ye (“Güney İstanbul”) ait, İstanbul Beşiktaş Dikilitaş 1463 Ada 144 Parsel, 55 Pafta, 1.349,25 m² mülkiyeti alanlı arsa için “Güney İstanbul” ile “Düzenlenme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” imzalanmasına,
Sözleşmeler uyarınca proje kapsamında iş bu taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin inşa ve ikmal edilecek yapılardaki Şirketimiz payının %40 olarak belirlenmesine,
Diğer yandan Focus Global Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş. tarafından hazırlanan 12.06.2026 tarih ve 2026-SPK-003 sayılı raporda bahse konu arsa üzerine inşa ve ikmal edilecek yapılardaki Şirketimiz lehine kat karşılığı oranı %40 olarak takdir edilmiştir.

Focus Global Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş. tarafından hazırlanan 12.06.2026 tarih ve 2026-SPK-003 sayılı değerleme raporu ekte yer almaktadır.
KAP Bildirimi için tıklayınız

https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/1616942

Kaynak: www.borsaningundemi.com

Eska Edition Kent Etabı satışa çıktı

0

ESKA Group’un Çerkezköy’de geliştirdiği Eska Edition projesinde ikinci etap olan Kent etabı satışa sunuldu. Geçtiğimiz yıl satışa çıkan Flora etabında satışların kısa sürede tamamlanmasının ardından proje, ikinci fazı olan Kent Etabı’nın lansmanıyla satış sürecine hız kesmeden devam ediyor. Flora etabına gelen güçlü talep; bölgede nitelikli konut ve entegre yaşam alanlarına yönelik talebi ortaya koyarken, projemiz vaat edilen teslim takvimine sadık kalarak bölgenin çehresini değiştirmeye hazırlanıyor.

Toplam üç etap olarak planlanan Eska Edition; konut, residence, ofis, ticari alan ve otel fonksiyonlarını bir araya getiren karma yaşam konseptiyle konumlanıyor. Proje toplamda 75.000 m² inşaat alanı üzerinde geliştiriliyor ve üç etap sonunda yaklaşık 600 konuta ulaşması hedefleniyor.

Kent Etabı: Entegre yaşam ve fonksiyonel şehir modeli

Eska Edition Kent Etabı, konut, çalışma, ticaret ve konaklama fonksiyonlarını tek merkezde birleştiren entegre bir yaşam modeli olarak tasarlandı. Residence’taki yaşam alanları, modern şehir yaşamına uygun bağımsız yaşam birimlerinden oluşurken yatırım ve uzun dönem kullanım açısından esnek bir yapı sunuyor. Ofis ve co-working alanları, artan kurumsal ihtiyaca yönelik esnek kullanım imkânı sunarken; ticari alanlar günlük yaşamla entegre bir ekonomik hareketlilik alanı oluşturuyor. Sosyal ve spor alanları ise yaşam kalitesini destekleyen tamamlayıcı unsurlar olarak projede yer alıyor.

Kent Etabı’nın 24 am içinde tamamlanması planlanıyor.

“Çerkezköy yapısal bir dönüşüm sürecinde”

ESKA Group Kurucu Ortağı Giray Engin Baysak, şirketin yalnızca gayrimenkul geliştiren bir yapı değil, faaliyet gösterdiği bölgelerde uzun vadeli değer üreten bir yatırım grubu olduğunu belirterek şunları söyledi: “ESKA Group olarak yalnızca yapı üreten bir şirket değil, faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde ekonomik ve kentsel dönüşüme katkı sağlayan bir yatırım grubuyuz. Çerkezköy, sanayi gücü ve ulaşım yatırımlarıyla birlikte İstanbul’a entegre yeni bir yaşam ve yatırım aksına dönüşüyor. Eska Edition Kent Etabı bu dönüşümün doğal sonucudur.”

‘’Ulaşım yatırımları İstanbul entegrasyonunu güçlendiriyor’’

Çerkezköy, son dönemde hız kazanan ulaşım projeleriyle İstanbul’a entegrasyonunu artırıyor. Halkalı–Kapıkule hızlı tren hattının Çerkezköy–Kapıkule etabında test süreçleri tamamlanmış olup hattın bu yıl içinde devreye alınması planlanıyor. Halkalı–Çerkezköy etabının ise önümüzdeki yıl hizmete girmesi öngörülüyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Çerkezköy ile İstanbul Halkalı arasındaki ulaşım süresinin yaklaşık 20 dakikaya düşmesi bekleniyor.

“Entegre yaşam modelleri şehirlerin geleceğidir”

ESKA Group Kurucu Ortağı Semih Arda, projeyi yalnızca bir konut geliştirme projesi olarak görmediklerini belirterek şunları söyledi: “Eska Edition Kent Etabı’nı tasarlarken hedefimiz, konut, ticaret, ofis ve konaklama fonksiyonlarını entegre eden bir yaşam modeli oluşturmaktı. Geleceğin şehirleri, birbirinden ayrışan yapılar değil; ulaşım ve yaşam bütünlüğü üzerine kurulu entegre merkezler olacaktır.”

Residence, Ofis ve Ticaret Tek Çatı Altında

Projede 150 residence daire, 56 ofis, 44 mağaza ve ESKALAND marka paylaşımlı ofis alanı bulunmaktadır. Toplam 3 etapta 23.000 m2 arazide 75.000 m2 inşaat alanına sahip Kent etabının teslimi 24 ay içerisinde gerçekleşecektir. 1+1’ler 67 m2 ile 73 m2 arasında 2+1 daireler ise 86 m2 ile 106 m2 arasındadır.

Bölgenin sanayi ve iş dünyasının merkezi olması nedeni ile yoğun talep alan ofisler Çerkezköy OSB’ye de yakınlığı ile dikkat çekiyor. Ofisler 60 m2 ile 255 m2 arasında ve talebe göre birleştirilebilir mimari planlardan oluşmaktadır. Projede metrekare fiyatları konutlar için 70.000 TL, ofisler için 110.000 TL’den başlamaktadır. 1+1 residence dairelerinin fiyatları 4.700.000 TL’den başlarken, 2+1 residence dairelerinin fiyatları 6.300.000 TL’den başlıyor. Proje lansmana özel %30 peşinat ile bakiye vade farksız 24 taksit yapılıyor. Ayrıca peşin ödemelerde lansmana özel %12 indirim fırsatı sunuluyor.

IBIS Otel

Accor ve ESKA Group, dünyanın önde gelen ekonomi segmenti otel markalarından IBIS’i, Eska Edition Kent Etabı kapsamında Çerkezköy’e kazandırmak üzere iş birliği yaptı. 1974 yılından bu yana faaliyet gösteren ibis, 65’ten fazla ülkede 1.200’ün üzerinde oteliyle misafirlerine güvenilir kalite, konfor ve güçlü fiyat-performans dengesi sunuyor. Proje, Çerkezköy’ün gelişen konaklama altyapısına önemli bir katkı sağlarken, bölgenin iş ve yatırım merkezi olarak artan cazibesini de yansıtıyor.

Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Accor Türkiye İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Onur Kurç, şunları söyledi: Çerkezköy, sanayi, üretim ve lojistik alanlarında kaydettiği hızlı büyüme sayesinde uluslararası markalar için giderek daha cazip bir destinasyon haline geliyor. Eska Edition Kent etabı bünyesinde hayata geçirilecek ibis otelinin, bölgedeki iş seyahati kaynaklı konaklama talebine güvenilir ve kaliteli bir çözüm sunarken, misafirlerin ibis markasından beklediği konforu, pratikliği ve güçlü fiyat-performans dengesini sağlayacağına inanıyoruz. Bu projede ESKA Group ile iş birliği yapmaktan büyük memnuniyet duyuyor, yatırımın bölgenin uzun vadeli gelişimine katkı sağlayacağına inanıyoruz.

MHR GYO, Çekmeköy’deki villa projesinde maliyet revizyonuna gitti: Yeni müteahhit arayışı başladı

0

MHR GYO, İstanbul Çekmeköy Reşadiye’de geliştirmeyi planladığı villa projesinde gelen müteahhitlik tekliflerinin öngörülen maliyetlerin üzerinde kalması nedeniyle yeni yüklenici arayışına başladı. Şirket, proje fizibilitesini güçlendirmek amacıyla arsa sahibiyle yaptığı anlaşmada paylaşım oranlarını da yeniden düzenledi.

MHR Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (MHR GYO), İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde geliştirmeyi planladığı villa projesine ilişkin önemli bir karar aldı. Şirket tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada, proje kapsamında alınan müteahhitlik tekliflerinin beklenen maliyetlerin üzerinde çıkması nedeniyle yeni müteahhit firmalarla görüşme kararı verildiği bildirildi.

Çekmeköy’deki villa projesinde maliyetler beklentileri aştı

Şirket açıklamasına göre proje, İstanbul ili Çekmeköy ilçesi Reşadiye Mahallesi’nde bulunan 598 ada 1, 3, 6 ve 7 numaralı parseller ile 0 ada 692 ve 923 numaralı parseller üzerinde hayata geçirilecek villa tipi konutlardan oluşuyor.

08 Kasım 2024 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında çeşitli müteahhitlik şirketleriyle görüşmeler gerçekleştirildi ve teklifler toplandı. Ancak yapılan değerlendirmelerde, gelen tekliflerin proje için daha önce öngörülen ve ön maliyet çalışmalarında hesaplanan bütçelerin üzerinde olduğu tespit edildi.

Şirket yönetimi ve arsa sahibinin ortak değerlendirmesi sonucunda, proje maliyetlerinin minimize edilmesi ve yatırımın ekonomik fizibilitesinin güçlendirilmesi amacıyla yeni müteahhit firmalarla görüşülmesine karar verildi.

Paylaşım oranları yeniden düzenlendi

MHR GYO’nun açıklamasında yalnızca yüklenici değişikliği değil, hasılat paylaşım modelinde de revizyona gidildiği belirtildi.

Buna göre proje kapsamındaki bağımsız bölümlerin değer bazındaki paylaşım oranları yeniden belirlendi:

  • MHR GYO payı: %52,09
  • Arsa sahibi payı: %47,91

Şirket, söz konusu değişikliklerin 08 Kasım 2024 tarihli ana sözleşmeye eklenecek protokol ile resmileştirileceğini duyurdu.

Amaç: Projenin ekonomik fizibilitesini güçlendirmek

Yönetimin aldığı kararın temel gerekçeleri arasında;

  • İnşaat maliyetlerinin düşürülmesi,
  • Artan maliyetlerin şirket finansalları üzerindeki olası etkilerinin azaltılması,
  • Projenin kârlılık seviyesinin korunması,
  • Ortakların menfaatlerinin gözetilmesi,

gibi unsurlar yer aldı.

Son dönemde inşaat sektöründe işçilik, malzeme ve finansman maliyetlerindeki yükseliş birçok konut projesinde bütçe revizyonlarını gündeme getirirken, MHR GYO’nun da benzer şekilde proje maliyetlerini yeniden optimize etmeye çalıştığı görülüyor. 

MHR GYO kimin?

MHR Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, Maher Yatırım Holding bünyesinde faaliyet gösteren bir gayrimenkul yatırım ortaklığı olarak öne çıkıyor. Şirketin ana hissedarı ve Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Erdemoğlu olurken, yönetimde Erdemoğlu ailesinin yanı sıra Levent Uluçeçen ve Gökay Erdemoğlu gibi isimler görev yapıyor.

Gayrimenkul geliştirme, konut projeleri ve değer odaklı yatırım modeliyle faaliyet gösteren şirket, son dönemde özellikle İstanbul merkezli projeleriyle yatırımcıların dikkatini çekiyor.


Kamuoyu tepkisi

Sermaye piyasası yatırımcıları, projede yeni müteahhit arayışının kısa vadede süreçleri uzatabileceğini ancak maliyetlerin kontrol altına alınması halinde projenin kârlılığı açısından olumlu sonuç doğurabileceğini değerlendiriyor. Özellikle hasılat paylaşım oranının MHR GYO lehine yeniden düzenlenmesi yatırımcılar tarafından dikkatle takip ediliyor.

Rakamlarla

Proje yeri: Çekmeköy / Reşadiye Mahallesi

Proje türü: Villa konut projesi

İlk sözleşme tarihi: 08 Kasım 2024

MHR GYO payı: %52,09

Arsa sahibi payı: %47,91

Alınan karar: Yeni müteahhit firmalarla görüşülmesi

Gerekçe: Beklenenin üzerinde gelen inşaat maliyetleri

Kaynak: www.herbiremlak.com

GAP İnşaat-Unitek İnşaat-FABE Polska Konsorsiyumu, Polonya FSRU Projesi’nin 2028’de Tamamlanması Hedefiyle Çalışmalarını Sürdürüyor

0

Polonya Gaz İletim Operatörü Gaz-System S.A. (Operator Gazociagow Przesylowych Gaz-System S.A.) ile GAP İnşaat (Lider)-Unitek İnşaat-FABE Polska konsorsiyumunun sözleşme imzaladığı, “Gdansk Körfezi Yüzer LNG Depolama ve Yeniden Gazlaştırma (FSRU) Terminali (Deniz Tarafı Altyapı İnşası)” projesinde yeni gelişmeler kaydedildi.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, konsorsiyum terminalin 2028 yılının ilk çeyreğinde devreye alınması hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda haziran ayı itibarıyla terminal sahasında kazık çakım çalışmalarına başlandı. Mayıs ayında başlanan mikrotünel çalışmalarının da 2026 yılı ekim sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor. Ardından offshore boru hattının çekilmesi ve terminal bağlantısının tamamlanması aşamasına geçilecek.

Deniz tarafı altyapı inşası işlerini üstlenen konsorsiyum, FSRU gemisinin yanaşacağı iskele, deniz üstü yapılar, denizaltı doğal gaz boru hattı (offshore pipeline), terminalin deniz tarafı mühendislik ve inşaat işleri, EPC kapsamındaki offshore paket hizmetlerinden sorumlu olacak.

Proje, toplam 6,1 milyar m³/yıl kapasite ile ülkenin doğal gaz ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılamayı hedefliyor. 

FSRU Terminali Hakkında: Gdansk Körfezi’ndeki FSRU terminali, Polonya’nın enerji güvenliğini güçlendirmeyi ve doğal gaz tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeyi amaçlayan Gaz-System’in stratejik yatırımlarından biridir. Yatırım, deniz yoluyla teslim edilen sıvılaştırılmış doğal gazın alınmasını, işlenmesini, depolanmasını ve yeniden gazlaştırılmasını sağlayacak açık deniz ve kara altyapısına sahip yüzer bir LNG terminalinin inşasını içerecek.

Kaynak: yatirimlar.com

220 Milyonluk Dev Proje Dikkat Çekti! Tarihi Han İçin İhale Başlıyor, Kızılay’dan Peş Peşe Dev İnşaat Hamleleri

Aydın’daki tarihi han için 220 milyon liralık restorasyon ihalesi açıldı. Kızılay da İstanbul ve Şanlıurfa’daki dev arsalar için düğmeye bastı.

Türkiye’de milyonlarca liralık yeni yatırım ve inşaat hamleleri peş peşe duyurulurken, Aydın’daki tarihi bir yapı için açıklanan rakam dikkatleri üzerine çekti. Bir yanda 220 milyon lirayı aşan restorasyon projesi, diğer yanda Türk Kızılayı’nın İstanbul ve Şanlıurfa’da hayata geçireceği kat karşılığı inşaat projeleri, yatırım çevrelerinde hareketlilik oluşturdu.

Özellikle tarihi yapıların yeniden ekonomiye kazandırılması ve büyük şehirlerdeki arsa projeleri, inşaat ve gayrimenkul sektöründe yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor.

DİKKATLER KUŞADASI’NDAKİ TARİHİ HANA ÇEVRİLDİ

Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü, mülkiyeti Sultan Ahmed Han-ı Salis Bin Sultan Mehmed Han Vakfı’na ait Kuşadası Dağ Mahallesi’nde bulunan “Avlulu Kargir Han” için restorasyon karşılığı kira ve işletme ihalesine çıkacağını duyurdu.

Atatürk Bulvarı ve Barbaros Bulvarı üzerinde bulunan tarihi yapı, toplam 25 yıllığına “Turizm/Ticaret” fonksiyonuyla işletilecek. İhalenin en dikkat çekici noktası ise açıklanan maliyet oldu.

Tahmini restorasyon bedeli 220 milyon 113 bin 434 lira olarak belirlenirken, geçici teminat tutarı ise 6 milyon 603 bin lira seviyesinde açıklandı.

İhale, 26 Haziran 2026 tarihinde Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nde gerçekleştirilecek.

4 YILLIK RESTORASYON SÜRECİ PLANLANDI

Projeye göre ilk dört yıl restorasyon ve inşaat süreci olarak değerlendirilecek. Ardından işletme dönemi başlayacak.

İlk yıl için aylık 750 bin lira kira öngörülürken, beşinci yıldan itibaren aylık kira bedeli 2 milyon lira seviyesinden başlayacak. Sonraki yıllarda kira bedelleri TÜFE oranlarına göre artırılacak.

Tarihi yapının, restorasyon sonrasında turizm ve ticaret alanında kullanılması hedefleniyor.

KIZILAY İSTANBUL’DA DEV PROJE İÇİN DÜĞMEYE BASTI

Türk Kızılay Genel Müdürlüğü de İstanbul Gaziosmanpaşa Sarıgöl Mahallesi’nde bulunan 1567 ada 1 parsel üzerindeki arsa için kat karşılığı inşaat ihalesi açtı.

Projede mevcut yapıların yıkımı, hafriyat işlemleri, gerekli plan ve projelerin hazırlanması, ruhsatların alınması, otoparklar, altyapı, çevre düzenlemeleri ve bağımsız bölümlerin inşası yüklenici tarafından gerçekleştirilecek.

İhale süreci iki aşamalı olacak. İlk aşamada teknik ve mali yeterlilik belgeleri değerlendirilecek, ikinci aşamada ise uygun bulunan firmalardan teklif alınacak.

Başvurular için son tarih 1 Temmuz 2026 saat 14.00 olarak açıklandı.

ŞANLIURFA’DAKİ PROJEDE TEMİNAT TUTARI DİKKAT ÇEKTİ

Kızılay’ın bir diğer önemli projesi ise Şanlıurfa Haliliye ilçesinde hayata geçirilecek.

Ertuğrulgazi Mahallesi’nde bulunan 5734 ada üzerindeki 6, 7, 8 ve 9 numaralı parsellerde kat karşılığı bina inşaatı yaptırılacak.

Projede, yapıların tamamlanmasının ardından bağımsız bölümler Kızılay ile yüklenici firma arasında paylaşılacak.

Bu ihale için istenen geçici teminat bedeli ise 31 milyon 500 bin lira olarak açıklandı. Bu rakam, son dönemde ilan edilen projeler arasında en yüksek teminat tutarlarından biri olarak öne çıktı.

Başvuruların son teslim tarihi 10 Temmuz 2026 saat 14.00 olarak duyuruldu.

YATIRIMCILAR TARİHLERE ODAKLANDI

Haziran sonu ve temmuz ayı başında gerçekleştirilecek ihaleler, özellikle inşaat ve gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren şirketler tarafından yakından takip ediliyor.

220 milyon lirayı aşan Kuşadası’ndaki tarihi han restorasyonu, İstanbul Gaziosmanpaşa’daki kat karşılığı inşaat projesi ve Şanlıurfa’daki büyük ölçekli yapılaşma hamlesi, önümüzdeki dönemde kamuya ait taşınmazların ekonomiye kazandırılması açısından dikkat çeken başlıklar arasında yer alıyor.

Merak edilen ayrıntı ise en başta dikkat çeken rakamda saklı. Açıklanan verilere göre, Kuşadası’ndaki tarihi “Avlulu Kargir Han” için öngörülen 220 milyon lirayı aşan restorasyon maliyeti, son dönemde vakıf taşınmazları için duyurulan en yüksek bedelli projelerden biri oldu.

Kaynak: www.canakkalekalem.com

Dubai’de 200 Milyar Dirhemlik Yeni Mega Gayrimenkul Geliştirme Projesi Başlatılacak

0

Birleşik Arap Emirlikleri’nin önde gelen gayrimenkul geliştiricisi Emaar Properties, toplam değeri 200 milyar Dirhem (yaklaşık 54,5 milyar ABD Doları) ve brüt inşaat alanı 4,5 milyon metrekarenin üzerinde olan kapsamlı bir mega proje başlatacağını duyurdu.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, Burj Khalifa, Dubai Mall ve Downtown gibi şehrin simge projelerini hayata geçiren Emaar Properties, yeni geliştirmenin konut kuleleri, müstakil villalar ve malikâneler, A sınıfı ticari ofisler, perakende alanları, konaklama tesisleri ile kültürel ve sosyal donatıları bir arada barındıracağını belirtti.

Projenin yaklaşık 150.000 kişiye konut sağlaması ve “şehir içinde şehir” konseptiyle planlanması öngörülüyor. Geliştirme, her biri kendine özgü kimliğe sahip beş ayrı bölgeden oluşacak; bir İş Merkezi (Business Hub), kentsel yaşam bölgesi (Urban District), genç aileler kümesi ve aile yaşam bölgesi bu yapı içerisinde yer alacak. Proje; metro bağlantısı, “20 dakikalık şehir” ilkesi, akıllı hareketlilik altyapısı, akıllı bina sistemleri ve dijital bağlanabilirlik gibi unsurlarla tasarlanmakta olup, eğitim, sağlık, ibadet, kültür ve perakende alanlarına yürüme mesafesinde erişim hedefleniyor. 

Kaynak: yatirimlar.com

Dünya Bankası Kredisiyle Kentsel Dönüşüm Fırsatı

0

Dünya Bankası’nın riskli yapıların dönüşümünü hızlandırmak için özel bir kentsel dönüşüm kredisi sunduğunu belirten Gayrimenkul ve Yatırım Danışmanı Banu Özgen Yılmaz, İzmirliler’in kentsel dönüşüm kredisi talebinin diğer kentlere göre düşük kaldığını söyledi.

Krediyi, yaşlı ve riskli binalarını kentsel dönüşüme sokmak isteyenler için bulunmaz bir fırsat olarak değerlendiren Yılmaz, 180 ay vadeli 1 yıl ödemesiz, 0.69 faizle, 3 milyona kadar kredi imkanı sunulduğuna dikkat çekti.

Yapılan tanıtımlara rağmen kentsel dönüşüm kredisinin yeterince bilinmediğine değinen
Banu Özgen Yılmaz, firma olarak bu konuda tüm süreçleri kapsayan bütüncül bir danışmanlık hizmeti sunduklarını dile getirdi.

Yılmaz şunları söyledi: “İzmirde yapı stoğu yaşı da oldukça yüksek. Özellikle sahil bölgelerinde 50 yılı aşkın binalar var. Bu depremde ciddi bir risk oluşturuyor. Kat malikleri ise karot aldırmaktan kaçınıyor. Çünkü kontrollerin ardından binalarının riskli yapı ilan edilip, yıkılabileceğini de biliyorlar. Bir kişinin bile başvurması bu süreci başlatmaya yetiyor. İlk önce kat maliklerinin bu konuda bir fikir birliğine varması gerekiyor. İzmir depreminde evleri hasar gören ve yıkılan birçok aile ilk etapta ne yapacağını bilemedi ve bir çoğu büyük mağduriyet yaşadı. Evleri hasar alan insanlar maliyet sorunları nedeniyle kentsel dönüşüm yapmaktan kaçındı. Bununla ilgili çeşitli alternatifler üretildi. İzmir başlangıçta pilot bölge seçilerek Dünya Bankası’ndan kredi imkanı da sunuldu. Gelinen noktada İstanbul ve diğer şehirler de bu kampanyadan aktif olarak yararlanmaya başladılar. Hatta bu şehirlerde Dünya Bankası’nın özel kentsel dönüşüm kredisine İzmir’den daha fazla talep geldi. Bu bir nebze bina yapımı ve yenilemeyi teşvik etti. İzmir’de yapılan birçok tanıtıma rağmen vatandaşlarımız Dünya Bankası’nın sunduğu kentsel dönüşüm kredisinden habersiz. İşte burada biz devreye giriyoruz ve vatandaşlarımızı bilgilendirerek ne yapmaları gerektiği konusunda bir ekip olarak danışmanlık hizmeti veriyoruz”

VATANDAŞLARA YOL GÖSTERİYORUZ

Banu Özgen Danışmanlık olarak avukat, mimar ve gayrimenkul danışmanlarından oluşan bir ekiple kentsel dönüşüm konusunda anahtar teslim hizmet verdiklerini dile getiren Yılmaz, “Kat maliklerinin belediyelerle olan diyalogları hukuksal boyutu ve kat malikleri arasındaki anlaşma ve müteahhitle yapılacak olan sözleşmeleri kapsayan bir danışmanlık hizmeti veriyoruz. Bu da yanlış bilginin oluşmasını ve kentsel dönüşüm sürecinin sorunsuz ve daha kolay şekilde ilerlemesi için önemli. İnsanlar haklarını öğreniyor, düzenlenen sözleşmelerin kendilerini koruyup korumadığını görüyor. İmar durumu belgelerinin teknik ekip tarafından okunuyor; müteahhitin verdiği metrekarelerin çizimlerin uygun olup olmadığı ortaya konuluyor. Dünya Bankası kredisinin şartları nelerdir?, bu şartlardan kat malikleri nasıl faydalanabilir?, çalıştıkları müteahhit bu konuda yeterli mi?, kriterleri uygun mu? bütün bu konulara bakılıyor. İzmir pilot il olarak belirlenmesine rağmen İstanbul bu kampanyadan daha çok faydalanıyor. Biz bu alanda uzmanlaştık ve deneyim sahibiyiz bu nedenle İzmir’in yanı sıra; Balıkesir, Manisa ve diğer çevre illerden de talep alıyoruz” diye konuştu

KUZEY KIBRIS YATIRIMCILARIN RADARINDA

Gayrimenkul yatırımcısının son dönemde yurt dışı alternatiflerine yöneldiğini kaydeden Banu Özgen Yılmaz, şu bilgileri verdi: “Yatırım yapmak isteyenler şu anda faizlerin düşmesini bekliyor. Fakat mevcut konjonktür nedeniyle faiz indirimi çok olası görünmüyor. İnsanlar yatırım yapmak istiyor; fakat nereye yatırım yapacaklarını bilemiyor. Yurt dışı yatırımları son dönemde bu nedenle daha çok gündeme geliyor. Kuzey Kıbrıs da bu noktada doğru bir lokasyon olarak öne çıkıyor. Biz aynı zamanda Kuzey Kıbrıs merkezli Noyanlar Şirketler Grubu’nun da İzmir yetkili acentesiyiz. Noyanlar, 53 yıldır hizmet veren ve Kıbrısta toplamda 11 binden fazla konutun yer aldığı 30 projeye imza atan köklü bir marka. Ben de müşterilerimin doğru yatırımlar yapması için onlarla çalışmayı tercih ettim. İzmirliler’in, Kıbrıs’a talebi artarak devam ediyor. Şu anda alım için doğru zaman. Noyanlar’ın güven veren, güçlü marka algısı, her bütçeye uygun ödeme seçenekleri, planları, kira garantisi ve farklı bütçelere hitap eden proje alternatifleri sunması yatırımcılar için avantaj sağlıyor. Noyanlar Şirketler Grubu, 27 Haziran’da gerçekleştireceği İzmir ofis açılışında yatırımcılara birbirinden avantajlı projelerini tanıtırken; yatırımcıların iştahını kabartacak ve alım rotalarını Kıbrıs’a çevirmelerini sağlayacak çok özel koşullarla bir lansman kampanyası da sunacak. Müşterilerimizi ve gayrimenkul yatırımcılarını 27 Haziran Cumartesi günü Noyanlar Şirketler Grubu’nun Ege Perla’da gerçekleştirilecek bu büyük lansmanına davet ediyoruz”

Herkesin gözü bu arazide: Koç Amerikan Hastanesi’ni Nişantaşı’ndan taşıyor

0

Nişantaşı’ndaki Amerikan Hastanesi taşınıyor. Gayrettepe’de inşa edilecek yeni yerine taşınacak hastanenin Nişantaşı’ndaki kıymetli arazisine ne yapılacağı ise henüz açıklanmadı. Koç Holding, geçen ay kurduğu Sağlık Grup Başkanlığı çatısı altında yatırım hamlesi başlatıyor. . Son satın almalarla birlikte toplam yatırım tutarı 5 yılda 750 milyon dolara ulaşacak.

Koç Sağlık Grubu, İstanbul’un simge hastanelerinden Nişantaşı’nda bulunan Amerikan Hastanesi’ni taşıma kararı aldı. Nişantaşı’nın merkezindeki 50 bin metrekarelik çok değerli arazinin nasıl değerlendirileceği ise açıklanmadı. 

1931 yılından beri Nişantaşı’ndaki yerinde hizmet veren İstanbul Amerikan Hastanesi, Gayrettepe’de inşa edilecek yeni yerine taşınacak. Gelecek yıl başlayacak inşaat iki yıl içinde tamamlanacak. Mevcut haliyle 50 bin metrekarede kapalı alan üzerine kurulu olan hastane, yeni yerinde 70 bin metrekare kapalı alanda hizmet verecek.

GAYRETTEPE’YE TAŞINACAK

Sağlık Grubu Başkanı Erhan Bulutcu, “İstanbul Amerikan Hastanesi çok uzun yıllardır mevcut yerinde Türkiye’nin en iyi hastanesi olarak hizmet yürütüyor. Bulunduğu binanın planladığımız yatırımlara yönelik mevcut haliyle istediğimiz şekilde hizmet veremeyeceğini düşündüğümüz için sıfırdan yeni bir bina inşa edeceğiz. Gayrettepe’de Aygaz genel merkezinin bulunduğu arsa genişletilerek, toplam 70 bin metrekare kapalı alanda, yeni binamızda hizmet verecek” dedi. Yeni hastane binası 150-200 milyon dolar yatırımla devreye sokulacak.

Bulutcu, boşaltılacak binanın ve arazisinin nasıl kullanılacağına ilişkin bir karar alınmadığını söyledi.

Geçen yıl Eylül ayında Gayrettepe’de Aygaz ve Tofaş’ın genel merkezlerinin bulunduğu arazinin hisselerinin tamamı Koç Ailesi ve mirasçılarına ait olan Temel Ticaret Koç Holding’e devredilmiş, sözkonusu girişim KAP’a açıklanmıştı.

SAĞLIĞA 750 MİLYON DOLAR YATIRIM

Koç Holding’in ikinci yüzyılına damga vuracak sektörlerin başında sağlık geliyor. Uzun süredir İstanbul Amerikan Hastanesi ve Koç Üniversitesi Hastanesi ile bu alandaki yolculuğuna devam eden Koç Holding, son dönemde satın almalarla ilerlediği sağlık alanında en önemli yatırımlarından birini geçen hafta İzmir Amerikan Hastanesi’ni açarak yaptı. İleri teknolojiye dayalı toplam 150 million yatırım ile kurulan İzmir Amerikan Hastanesi’nin ardından Antalya’da 2024’te satın alınan 7 hastaneli Anatolia Hospital Group ve 2023’te bünyeye katılan tıbbi cihaz üreticisi Bıçakçılar şirketi üzerinden yatırımlar hızla devreye alınacak. Sağlık sektöründe yurt dışına da açılacak olan Koç Holding, İngiltere ve Romanya’da tıp merkezi ve hastane kuracak. Koç’un 2023’teki Bıçakçılar satın alma sürecinden itibaren 5 yıl içerisindeki sağlık yatırımlarının tutarının 750 milyon dolara ulaşacak.

Kaynak: www.haberhurriyeti.com

Nazilli’ye 5 yeni okul: İhale yazın başlayacak

0

Nazilli’de eğitim yatırımlarında yeni dönem başlıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın yatırım programına alınan 5 yeni okul projesiyle ilçeye onlarca yeni derslik kazandırılacak, öğrenciler daha modern ve donanımlı eğitim ortamlarına kavuşacak.

Aydın’ın Nazilli ilçesinde eğitim altyapısını güçlendirecek önemli projeler için düğmeye basıldı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın yatırım programına alınan 5 yeni okul projesiyle ilçede derslik sayısının artırılması ve öğrencilerin daha modern eğitim ortamlarına kavuşması hedefleniyor.

Nazilli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında ilçenin farklı mahallelerinde yeni okul yatırımları hayata geçirilecek.

YEŞİL MAHALLE’YE 24 DERSLİKLİ ORTAOKUL

Projeler kapsamında Yeşil Mahalle’de, Asımın Nesli Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin yanındaki alana 24 derslikli yeni bir ortaokul inşa edilecek. Yeni okulun bölgedeki öğrenci yoğunluğunu azaltması ve uzun süredir hissedilen derslik ihtiyacına çözüm sunması bekleniyor.

Nazilliye 5 Yeni Okul Ihale Yazin Baslayacak 668804 Fd3E4D

KÖKLÜ OKULLAR YENİLENİYOR

İlçenin önemli eğitim kurumlarından Beşeylül İlkokulu’nun ön kısmında bulunan mevcut bina yıkılarak yerine 24 derslikli modern bir eğitim binası yapılacak. Fatih İlkokulu da yenileme çalışmaları kapsamında 18 derslikli yeni okul binasına kavuşacak.

YILDIZTEPE’YE YENİ İLKOKUL

Yıldıztepe Mahallesi’nde bulunan Kızılay Aslı-Mustafa Takmaklı Anaokulu’nun yanındaki arsaya yeni bir ilkokul inşa edilmesi planlanıyor. Yeni eğitim yatırımıyla birlikte mahalledeki öğrenci kapasitesinin rahatlatılması amaçlanıyor.

ÖZEL EĞİTİME ÖZEL YATIRIM

Yatırım programında özel gereksinimli öğrenciler de unutulmadı. Arslanlı Mahallesi’nde, Mergen Çayı kenarında yapılacak özel eğitim anaokulu ile özel eğitim alanındaki fiziki imkanların güçlendirilmesi hedefleniyor.

İHALE SÜRECİ YAZ AYLARINDA BAŞLAYACAK

Yetkililer, projelerin yaz aylarında ihaleye çıkarılacağını, ihale süreçlerinin tamamlanmasının ardından ise inşaat çalışmalarına başlanacağını ifade etti. Hayata geçirilecek yatırımlarla birlikte Nazilli’nin eğitim altyapısının önemli ölçüde güçlenmesi, öğrencilerin ise daha güvenli, çağdaş ve donanımlı eğitim ortamlarında öğrenim görmesi bekleniyor. Ayrıca yeni okul projelerinin ilçedeki derslik ihtiyacının karşılanmasına da önemli katkı sağlaması öngörülüyor.

Kaynak: Aydın Ses Gazetesi

“İstanbul’a 7 okul bedelinde bir okul yapılacak”

0

İstanbul’da hayırsever desteğiyle eğitime yönelik önemli bir yatırım daha hayata geçiriliyor. “Aziz İstanbul’a İyiliğin 1000 Hâli” projesi kapsamında Sancaktepe’ye 7 okul bedelinde bir okul yapılacağını belirten Vali Davut Gül, hayırsever Özen ailesine teşekkür etti….

“Aziz İstanbul’a İyiliğin 1000 Hâli” projesi kapsamında hayırseverlerin desteği ile kentte okullar kazandırılıyor. Proje kapsamında; İstanbul Valiliği, İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile bağışçılar Yaren Filtre İnş. ve Oto San. Dış Tic. Ltd. ve İntek Emlak Gayrimenkul İnşaat San. ve Tic. A.Ş. arasında, Sancaktepe ilçesinde 40 derslikli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve eklentilerinin yapımına ilişkin protokol imzalandı.

İÇİNDE BİRÇOK ALAN OLACAK

Proje ile Sancaktepe İlçesi Paşaköy Mahallesi’ne; 40 derslik, dil sınıfları, öğretmen alanları, fen laboratuvarları, yazılım/ al/ siber güvenlik dersliği, robotik dersliği, vr/ simülasyon dersliği, kütüphane, konferans salonu, öğrenci kulüpleri, mekatronik atölyesi, cnc/ dijital üretim atölyesi, elektrik- elektronik atölyesi, otomasyon atölyesi, metal atölyesi, ahşap model atölyesi, malzeme depoları, kapalı spor salonu, fitness, soyunma/duş alanları ile açık spor alanları ile mesleki ve teknik Anadolu lisesi inşa edilecek.

“ALLAH, SAYILARINIZI ARTIRSIN”

Protokol imza töreninde konuşan Vali Davut Gül, “Hayırseverimiz Selahaddin Bey, özel bir proje uygulayacak. Bugün imzalayacağımız protokolle yaklaşık 6-7 okul büyüklüğündeki bir kampüsten bahsediyoruz, 7 okul bedelinde bir okul yapılacak. Teşekkür ediyoruz. İnanıyoruz ki bu okulda yetişecek çocuk ve gençlerimiz sizin yaptığınız işleri yapacaklar. Allah, hayırlı ve uğurlu etsin. Allah, sayılarınızı artırsın” ifadelerini kullandı.

Kaynak: www.miahaber.com.tr

Kazakistan’da Sulama Kanalları Kontrollük Hizmetleri için Su-Yapı-Temelsu İş Ortaklığı ile Sözleşme İmzalandı

0

Kazakistan Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı’na bağlı RSE “Kazvodkhoz İdaresi”, “İklim Dirençli Su Hizmetleri Projesi (Faz-1)” kapsamında gerçekleştirdiği İslam Kalkınma Bankası (IsDB) finansmanlı, “Sulama Kanallarının Yeniden İnşasına Yönelik Danışmanlık, Sözleşme Yönetimi ve İnşaat Kontrollüğü Hizmetleri” ihalesini sonuçlandırdı.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, söz konusu ihaleyi kazanan Su-Yapı Mühendislik-Temelsu Uluslararası Mühendislik iş ortaklığı ile geçtiğimiz günlerde Astana’da sözleşme imzalandı.

Proje kapsamında, Kazakistan’ın Zhambyl, Zhetysu, Kyzylorda, Batı Kazakistan ve Türkistan bölgelerinde yer alan 5 grup altında, 14 paket ve 23 lot halinde ihale edilmiş yaklaşık 3.400 kilometre uzunluğundaki sulama kanallarının yeniden inşası gerçekleştirilecek. Bu yatırımla toplamda yaklaşık 350.000 hektarlık alanın sulama altyapısının iyileştirilmesi hedefleniyor. Temelsu-Su-Yapı iş ortaklığı, proje kapsamında danışmanlık, sözleşme yönetimi ve inşaat kontrollüğü hizmetlerini 48 ay süreyle yürütecek.

Kaynak: www.yatirimlar.com

2025’te inşaat harcamaları yüzde 44 artarak 9,09 trilyon liraya ulaştı

0

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD), Türkiye’deki inşaat harcamalarının 2025’te bir önceki yıla göre yüzde 44 artarak 9,09 trilyon liraya ulaştığını bildirdi.

Dernekten yapılan açıklamada, Türkiye İMSAD tarafından KPMG işbirliğiyle hazırlanan aylık sektör raporunun nisan sonuçları paylaşıldı.

Buna göre, inşaat sektörü, Türkiye ekonomisinin genel büyüme hızını geride bırakarak 2025 yılında yüzde 10,8 büyüdü. Bu performans, yüzde 3,6 olarak gerçekleşen ülke gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesine en büyük katkıyı sağlayan sektörlerin başında gelmesini sağladı.

Yılın son çeyreğinde yüzde 8,6 büyüyen sektör, son çeyrekte ivme kaybetmesine karşın yıl genelinde ülke ekonomisinin üzerinde performans sergiledi.

Türkiye genelindeki inşaat harcamaları geçen yıl 2024’e göre yüzde 44 artarak 9,09 trilyon liraya yükseldi. Son çeyrekte ise yüzde 38,6 artışla 2,38 trilyon lira oldu.

Sıkı finansman koşulları, maliyet baskıları ve finansal piyasalardaki dalgalanmalara rağmen sektörün 2025 yılı boyunca büyümesini sürdürmesi, proje bazlı yatırımların, zorunlu harcamaların, afet sonrası yeniden imar faaliyetlerinin ve kentsel dönüşüm çalışmalarının sektöre sağladığı desteği ortaya koydu. Son çeyrekteki yavaşlama ise finansman maliyetleri ve talep koşullarının sektör üzerindeki sınırlayıcı etkilerinin daha belirgin hale geldiğine işaret etti.

Martta 9 alt sektör üretimini artırdı

Raporda, alt sektörlerin incelendiği inşaat malzemesi sanayi üretim endeksinin mart sonuçları da paylaşıldı. Buna göre, 20 alt sektörün 9’unda inşaat malzemesi sanayi üretimi yıllık bazda artarken, 9 alt sektörde geriledi, 2’sinde ise değişmedi.

En yüksek üretim artışı yüzde 19,7 ile “seramik kaplama malzemelerinde” görülürken onu yüzde 13,9 ile “yalıtımlı kablolar”, yüzde 12,7 ile “metal yapı ve yapı parçaları” izledi. “Mermer ve granit”, “inşaat amaçlı beton ürünleri”, “kilit ve donanım eşyaları”, “inşaat amaçlı alçı ürünleri”, “tuğla ve kiremit” ile “demir ve çelik inşaat ürünlerinin” üretimi de arttı.

Üretimin en çok azaldığı alt sektör ise yüzde 5,2 ile “ahşap inşaat malzemeleri” oldu. “Armatür, musluk, valf ve vana” üretimi yüzde 5, “hazır beton” üretimi yüzde 4,9, “ısıtma-soğutma-havalandırma donanımları” üretimi yüzde 3,1 düştü. “Seramik sağlık gereçleri”, “çimento”, “metalden kapı ve pencere”, “elektrikli aydınlatma ekipmanları” ile “inşaat boya ve verniklerinin” üretimi de azaldı.

“Plastik inşaat malzemesi” ile “inşaat camları” üretiminde ise değişim görülmedi.

Yapı ruhsatlarında artış eğilimi ilk çeyrekte de sürdü

Rapora göre, ocak-mart döneminde yapı ruhsatı verilen bina sayısı, geçen yılın son çeyreğindeki güçlü artış eğilimini sürdürdü. Bu dönemde yıllık bazda yapı ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 19,6, daire sayısı yüzde 37 ve yüz ölçümü yüzde 26,1 arttı. Bu artış, sektörün ileriye dönük proje geliştirme iştahının korunduğuna işaret etti.

İlk çeyrekte yapı kullanım izni alınan daire sayısı yüzde 10,1, bina sayısı ise yüzde 4,8 arttı. Bu görünüm, yapı kullanım izni alan projelerde bina başına düşen ortalama daire sayısının arttığına işaret etti.

Kaynak: Ekonomim

Yeni Mahallenin İlk İnşaatında Butona Basıldı

0

Isparta’nın yeni kurulan ve kentin 45’inci mahallesi olan Yeniyüzyıl Mahallesi’nde ilk konut projesinin temel atma töreni gerçekleştirildi.

Isparta’nın yeni kurulan ve kentin 45’inci mahallesi olan Yeniyüzyıl Mahallesi’nde ilk konut projesinin temel atma töreni gerçekleştirildi. İnşaat mühendisi ve Isparta Ticaret ve Sanayi Odası (ITSO) Yönetim Kurulu Başkanı Metin Çelik tarafından hayata geçirilen projenin temel atma törenine Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, siyasi parti temsilcileri, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

Yeni Mahallesinin İlk İnşaatında Butona Basıldı

Yaklaşık 8 bin 200 metrekare alan üzerine inşa edilecek projede 132 daire ve 16 iş yeri yer alacak. Temel atma töreninde konuşan proje sahibi Metin Çelik, Yeniyüzyıl Mahallesi’nde ilk inşaatın temelini atmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirtti.

Yeni Mahallesinin İlk İnşaatında Butona Basıldı

Uzun süren planlama ve hazırlık çalışmalarının ardından projeyi hayata geçirdiklerini ifade eden Çelik, ‘Bugün birlikte Isparta’mızın yeni mahallesi Yeniyüzyıl’ın ilk temelini atıyoruz. Yaklaşık bir yılı aşkın süredir bürokratik süreçler, plan ve proje hazırlıklarıyla uğraştık. Projemiz 8 bin 200 metrekare alan üzerine kurulacak. İçerisinde 1+1, 2+1 ve 3+1 dairelerin bulunduğu toplam 132 konut ve 16 dükkandan oluşan bir site olacak. Sosyal alanlarıyla vatandaşlarımızın rahat yaşayabileceği modern bir yaşam alanı oluşturacağız. Bu projenin hayata geçmesinde emeği bulunan başta Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen olmak üzere tüm belediye personeline teşekkür ediyorum’ dedi.

Yeni Mahallesinin İlk İnşaatında Butona Basıldı

Törende konuşan Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ise Yeniyüzyıl Mahallesi’nin kent için önemli bir dönüşüm projesi olduğunu söyledi. Bölgenin planlanması için yaklaşık 4 yıldır yoğun çalışma yürüttüklerini belirten Başdeğirmen, ‘Bugün burada 132 dairelik ilk projenin temelini atıyoruz. Ancak bu bölgenin tamamında yaklaşık 8 bin konut yer alacak. Burada binlerce vatandaşımız yaşayacak. Bu alanın oluşması için uzun süredir mülk sahiplerimizle görüşmeler yaptık. Şu ana kadar yaklaşık yüzde 83 oranında mutabakat sağlandı ve tapu devirleri devam ediyor. Amacımız Isparta’ya örnek olacak modern bir mahalle kazandırmak. Burada ilk temelin atılması bizim için son derece önemli. Bu nedenle bugün büyük bir heyecanla buraya geldik’ diye konuştu.

Yeni Mahallesinin İlk İnşaatında Butona Basıldı

İlk projeyi hayata geçiren Metin Çelik’e teşekkür eden Başdeğirmen, yeni gelişim alanlarında yatırım yapmanın önemli bir cesaret gerektirdiğini vurgulayarak, ‘Yeni alanlarda ilk inşaatları yapmak kolay değildir. Metin Başkanımız bu konuda önemli bir sorumluluk aldı. Kendisine teşekkür ediyorum’ ifadelerini kullandı.

Yeni Mahallesinin İlk İnşaatında Butona Basıldı

Yeniyüzyıl Mahallesi Muhtarı Serkan Demirsöken de temel atılan projenin mahalle sakinlerinin uzun yıllardır beklediği yatırımlardan biri olduğunu belirterek, ‘Bugün temelini attığımız bu proje sadece bir bina değil, mahallemizin sosyal yaşamına değer katacak önemli bir hizmettir. Bu yatırımın mahallemize kazandırılmasında emeği geçen Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen’e, belediye meclis üyelerimize ve projeyi hayata geçiren Metin Çelik’e mahalle halkım adına teşekkür ediyorum’ dedi.

Yeni Mahallesinin İlk İnşaatında Butona Basıldı

Konuşmaların ardından kurban kesildi. Yapılan duaların ardından Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve ITSO Başkanı Metin Çelik tarafından temel atma butonuna basılarak Yeniyüzyıl Mahallesi’ndeki ilk konut projesinin inşaatı resmen başlatıldı.

Yeni Mahallesinin İlk İnşaatında Butona Basıldı

Kaynak: www.uyan32.com

Karabağ detayları paylaştı! Mekan İnşaat’ın Konya’da dev konut projeleri yükseliyor

0

Mekan İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve Asrın İş İnsanları Derneği (ASRİAD) Konya Şube Başkanı Abdullah Karabağ, hem dernek faaliyetleri hem de devam eden yatırımları hakkında açıklamalarda bulundu.

Mekan İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve ASRİAD Konya Şube Başkanı Abdullah Karabağ, ASRİAD Konya Şubesi’nin 2017 yılında kurulduğunu belirterek, kurucu başkan yardımcısı olarak görev aldığını, pandemi döneminde ise şube başkanlığı görevini üstlendiğini söyledi.

İki dönemdir başkanlık görevini yürüttüğünü ifade eden Karabağ, “Konya şubemizde 204 firma bulunuyor. Her sektörden firmanın yer aldığı yapımızda üyelerimizi oylama sistemiyle kabul ediyoruz. ASRİAD İş İnsanları Derneği, genel merkezi İstanbul’da bulunan ve 23 ilde şubesi olan önemli bir sivil toplum kuruluşudur” dedi.

“Konya ekonomisine katkı sağlamaya çalışıyoruz”

Dernek bünyesinde düzenli olarak toplantılar gerçekleştirdiklerini belirten Karabağ, “Bir hafta yönetim kurulu toplantımızı, diğer hafta ise iş geliştirme toplantılarımızı gerçekleştiriyoruz. Firmalarımız arasında ticari iş birliklerini artırmak, çapraz ticareti geliştirmek ve Konya ekonomisine katkı sağlamak için çalışmalar yürütüyoruz. Firmalarımızın yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerini masaya yatırıyoruz” diye konuştu.

Eylül ayında kongre yapılacak

ASRİAD Konya Şubesi olarak Eylül ayında kongre düzenlemeyi planladıklarını ifade eden Karabağ, “Yönetimde görev alan arkadaşlarımızla yola devam etme düşüncemiz var. Ancak bazı birimlerde değişiklikler olacak. Türkiye genelinden iş dünyasının temsilcilerini davet edeceğimiz geniş katılımlı ve güzel bir organizasyon gerçekleştirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Meram ve Selçuklu’da yeni projeler

İnşaat sektöründeki faaliyetlerine de değinen Karabağ, Meram ve Selçuklu bölgelerinde önemli projeler yürüttüklerini söyledi.

Meram’da 93 daire ve 23 ticari alandan oluşan, 6 bloklu Meram Çini Konakları Projesi’nin devam ettiğini belirten Karabağ, projenin son bloklarında çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

Selçuklu Sancak Mahallesi’nde yapımına başlanan Espas Selçuklu Konakları Projesi hakkında da bilgi veren Karabağ, “Projemiz 50 adet 2+1 daire, 40 adet farklı tip daire ve 7 ticari alandan oluşuyor. Yeni başlamasına rağmen çalışmalar hızlı şekilde ilerliyor” dedi.

“Satışta kontrollü bir politika izliyoruz”

Projelerde satış stratejilerine ilişkin de açıklama yapan Karabağ, ön satış oranlarını sınırlı tuttuklarını belirterek, “Projelerimizin yaklaşık yüzde 20’sini ön satışa açıyoruz. İnşaatın ilerleyen aşamalarında tekrar belirli bir bölümünü satışa sunuyoruz. Kalan kısmı ise proje tamamlandıktan sonra değerlendiriyoruz. Kontrollü ve planlı bir satış politikası uyguluyoruz” diye konuştu.

“Ben hâlâ tekstilciyim”

Tekstil sektöründeki geçmişine de değinen Karabağ, ticaret hayatına 1994 yılında Konya Bedesteni’nde tezgahtar olarak başladığını söyledi.

Karabağ, “2001 yılında ilk mağazamızı açtık. Daha sonra ikinci ve üçüncü mağazalarımızı hizmete sunduk. Bugün Bedesten’de iki mağazamız ve Novaland’da faaliyet gösteren işletmemiz bulunuyor. Çocukluğumdan bu yana tekstil sektörünün içerisindeyim. Bana bugün ne iş yapıyorsun diye sorsanız, hâlâ tekstilciyim derim” ifadelerini kullandı.

Kaynak: www.anadoludabugun.com.tr

Ankara, Küresel İnşaat Sektörünün Buluşma Noktası Olacak

0

Türkiye ve dünyanın farklı bölgelerinden inşaat sektörünün temsilcilerini bir araya getiren İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026 için geri sayım başladı.

Türkiye Müteahhitler Birliği, küresel inşaat sektörünün tüm aktörlerini Ankara’da bir araya getirmeye hazırlanıyor. T.C. Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle gerçekleşecek ve inşaat sektörünün geleceğine yön verecek başlıkların ele alınacağı İnşaat Zirvesi Türkiye 2026 (Construction Summit Türkiye-CST) 17-18 Haziran’da yapılacak. Kamu kurumlarından özel sektöre, yatırımcılardan teknoloji sağlayıcılarına, finans kuruluşlarından akademi dünyasına kadar geniş bir katılımcı profiline ev sahipliği yapacak Zirve, inşaat ve yapılı çevre ekosisteminin tüm paydaşlarını aynı platformda bir araya getirecek. Etkinlik boyunca sektörün karşı karşıya olduğu dönüşüm süreçleri, yeni fırsatlar ve iş birliği olanakları kapsamlı şekilde ele alınacak.

Dünya Zirve’de buluşuyor

Avrupa, Asya ve Afrika’dan kamu temsilcileri, sektör liderleri, yatırımcılar, finans kuruluşları ve teknoloji şirketlerini bir araya getirecek Zirve, uluslararası işbirliği ve bilgi paylaşımı açısından önemli bir platform oluşturacak.

Bu yıl “İnşaat Teknolojileri ve Yenilikçi Yapı Malzemeleri” temasıyla düzenlenecek İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’nın açılışında, T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ile birlikte Birleşik Krallık Ticaret Bakanı Chris Bryant, Kırgızistan İnşaat, Mimarlık, Konut ve Kamu Hizmetleri Bakanı Oruntaev Nurdan Kemelovich ve Finlandiya’nın Türkiye Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hämäläinen, açılış konuşmalarını gerçekleştirecek.

Zirve kapsamında ayrıca, T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Geleceğin Altyapısı: Dijitalleşme, Entegrasyon ve Mega Projelerin Dönüşümü” başlıklı özel oturumda; T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise “Dirençli ve Sürdürülebilir Şehirler: İklim Krizi Çağında Yeni Yaklaşımlar” başlıklı özel oturumda katılımcılarla bir araya gelecek.

Kamu, finans ve iş dünyasının önde gelen temsilcilerini bir araya getirecek Zirve’de; küresel inşaat sektörünün geleceği, dijitalleşme, sürdürülebilirlik, altyapı yatırımları, uluslararası işbirliği fırsatları ve yeni yatırım olanakları kapsamlı şekilde ele alınacak.

Sektörün gündemindeki kritik başlıklar masaya yatırılacak

Dijitalleşme, sürdürülebilirlik, karbon emisyonlarının azaltılması, verimlilik artışı ve nitelikli iş gücü ihtiyacı gibi inşaat sektörünün öncelikli gündem maddelerine odaklanan İnşaat Zirvesi Türkiye 2026, sektörün geleceğine yön verecek gelişmeleri ve uygulamaları katılımcıların gündemine taşıyacak. Zirve kapsamında kurulacak sergi alanlarında sektörün yeni ürünleri, teknolojileri ve çözümleri tanıtılacak. İki gün sürecek program boyunca düzenlenecek panellerde büyük ölçekli projelerin finansmanı, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin inşaat sektöründeki etkileri, sürdürülebilir yapı uygulamaları ve geleceğin yetkinlikleri gibi konular uzman isimler tarafından değerlendirilecek.

Kaynak: dijiporthaber.com

İnşaat Sektöründe Nitelikli Eleman Sorunu Büyüyor!

0

Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri olan inşaat sektörü son yıllarda önemli bir sorunla karşı karşıya. Konutlardan köprülere, hastanelerden okullara kadar hayatımızın her alanında gördüğümüz yapıların arkasındaki en büyük güç insan emeği. Ancak bugün sektörün en çok şikâyet ettiği konu ne çimento fiyatları ne de demir maliyetleri. Asıl sorun, işini bilen nitelikli eleman bulmakta yaşanan zorluk.

İnşaat firmaları uzun zamandır kalifiye usta, kalıpçı, demirci, sıvacı, kaynakçı, vinç operatörü ve tesisatçı bulamamaktan yakınıyor. Bir çok firma iş almasına rağmen işi zamanında tamamlayacak yetişmiş personel bulamadığı için sıkıntı yaşıyor. Özellikle büyük şehirlerde bu sorun daha da belirgin hale gelmiş durumda.

Eskiden mahallelerde çıraklık kültürü vardı. Gençler küçük yaşlarda bir ustanın yanında işe başlar, yıllar içinde meslek öğrenirdi. Çırak, kalfa olur, ardından usta seviyesine yükselirdi. Bugün ise bu sistem büyük ölçüde zayıflamış durumda. Gençlerin önemli bir bölümü masa başı işlerde çalışmayı tercih ediyor. İnşaat sektöründe çalışmak isteyenlerin sayısı her geçen yıl azalıyor.

Bu durumun birçok nedeni bulunuyor. Öncelikle inşaat işleri fiziksel güç gerektiriyor. Yazın sıcağında, kışın soğuğunda çalışmak kolay değil. Gençler daha rahat çalışma koşullarına sahip mesleklere yöneliyor. Ayrıca aileler de çocuklarının üniversite okumasını ve beyaz yakalı işlerde çalışmasını istiyor. Oysa her üniversite mezununun iş bulabildiğini söylemek de mümkün değil.
Sektör temsilcileri, meslek liselerinin ve mesleki eğitim merkezlerinin daha etkin hale getirilmesi gerektiğini belirtiyor. Çünkü inşaat sektörünün ihtiyacı olan şey yalnızca diploma sahibi insanlar değil, işi uygulamalı olarak bilen çalışanlar. Bir binanın sağlam yapılması için teorik bilginin yanında ciddi bir saha deneyimi de gerekiyor.

Nitelikli eleman eksikliği yalnızca firmaları değil, vatandaşları da etkiliyor. Çünkü yetişmiş usta sayısı azaldıkça işçilik maliyetleri yükseliyor. Bu da doğrudan konut fiyatlarına ve kiralara yansıyor. Bugün bir ev yaptırmak isteyen vatandaşın karşılaştığı maliyetlerin önemli bir bölümünü işçilik giderleri oluşturuyor.

Bazı bölgelerde ustaların günlük ücretleri oldukça yüksek seviyelere ulaşmış durumda. Bunun temel nedeni işini iyi yapan çalışan sayısının az olması. Ekonominin temel kurallarından biri arz ve talep dengesidir. Bir mesleğe olan ihtiyaç artarken çalışan sayısı azalırsa ücretlerin yükselmesi kaçınılmaz hale gelir.

Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda sorunun daha da büyüyebileceği konusunda uyarıyor. Çünkü mevcut ustaların önemli bir bölümü orta yaş ve üzeri grupta bulunuyor. Emeklilik yaşına yaklaşan çalışanların yerini dolduracak genç kuşak yeterli sayıda yetişmiyor. Bu durum gelecekte inşaat sektöründe ciddi bir iş gücü açığı oluşturabilir.

Öte yandan teknolojinin gelişmesiyle birlikte inşaat sektöründe kullanılan ekipmanlar da değişiyor. Modern makineleri kullanabilen, teknik çizimleri okuyabilen ve yeni yapı tekniklerine hakim çalışanlara ihtiyaç artıyor. Artık yalnızca beden gücü değil, teknik bilgi de önem kazanıyor. Bu nedenle mesleki eğitim yatırımları daha da kritik hale geliyor.
Sorunun çözümü için devlet, özel sektör ve eğitim kurumlarının ortak hareket etmesi gerekiyor. Meslek liselerinin cazibesinin artırılması, öğrencilere staj imkanlarının sunulması ve başarılı gençlerin bu alanlara yönlendirilmesi büyük önem taşıyor. Ayrıca toplumdaki “herkes üniversite okumalı” anlayışının da yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Çünkü güçlü ekonomiler yalnızca mühendislerle değil, yetişmiş ustalarla da ayakta duruyor.

Almanya, Japonya ve birçok gelişmiş ülkede meslek eğitimi oldukça değerli kabul ediliyor. Bu ülkelerde iyi bir kaynakçı, tesisatçı veya elektrik ustası yüksek gelir elde edebiliyor. Türkiye’de de benzer bir anlayışın güçlenmesi gerekiyor. Çünkü kaliteli üretimin ve sağlam yapıların temelinde nitelikli insan gücü bulunuyor.

Sonuç olarak inşaat sektöründeki nitelikli eleman sorunu yalnızca sektörün değil, tüm ekonominin meselesidir. Yapılan her konut, okul, hastane veya fabrika yetişmiş insanların emeğiyle ortaya çıkmaktadır. Eğer bugün gerekli adımlar atılmazsa yarın çok daha büyük iş gücü sıkıntılarıyla karşılaşmak kaçınılmaz olacaktır. Türkiye’nin büyümesi, şehirlerinin gelişmesi ve güvenli yapıların inşa edilmesi için meslek sahibi gençlere her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. İnşaat sektörünün geleceği, beton ve demir kadar nitelikli insan gücüne de bağlıdır.

Kaynak: www.baretdergisi.com

Bodrum’da inşaat yasaklarına uymayanlara ceza kesildi

0

MUĞLA’nın Bodrum ilçesinde, 15 Mayıs itibarıyla yürürlüğe giren inşaat yasağına uymayan firmalara ve şantiyelere toplam 2 milyon 481 bin 861 lira idari para cezası uygulandı.

Bodrum’da 15 Mayıs-15 Ekim tarihleri arasında geçerli olan inşaat yasağı nedeniyle, belediye ekiplerinin denetimleri devam ediyor. Bodrum Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, yasağın başladığı günden bu yana yarımada genelinde denetimlerini sürdürüyor.

Yapılan incelemeler sonucunda kurallara uymadığı tespit edilen 196 inşaat şantiyesi ile 75 beton firması aracına yasal işlem uygulandı. Toplam da yasağa uymayanlara 271 cezai işlem uygulanmış oldu. Denetimlerde toplam 2 milyon 481 bin 861 lira idari para cezası kesildi. Belediye yetkilileri, yarımada genelindeki denetimlerin 15 Ekim’e dek aralıksız olarak devam edeceğini bildirdi.

Kaynak: DHA

Hilton markası Eskişehir’e geliyor: CityPark projesine yeni otel yatırımı

Eskişehir’in 71 Evler Mahallesi’nde yükselen 24 bin metrekarelik CityPark Eskişehir projesinin yanına, Hilton Worldwide bünyesindeki Hampton by Hilton otelinin açılacağı bildirildi. Dev yatırımın şehir ekonomisine ve turizmine önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Eskişehir’in 71 Evler Mahallesi’nde hayata geçirilen ve bölgenin en büyük yaşam merkezlerinden biri olmaya hazırlanan CityPark Eskişehir projesine dünya çapında bir otel zinciri eşlik ediyor.

Dev alışveriş ve yaşam kompleksinin hemen yanında, Hilton Worldwide çatısı altındaki Hampton by Hilton markasının hizmete gireceği ifade edildi. Şehrin hızla değer kazanan bölgelerinden biri olan 71 Evler Mahallesi’nde konumlanan proje, Eskişehir Şehir Hastanesi’nin tam karşısında ve Fuar Kongre Merkezi’nin hemen yanında yer alıyor. 24.000 metrekarelik dev bir alana kurulan CityPark Eskişehir, alışveriş ve eğlence merkezi kimliğiyle bölgenin yeni cazibe noktalarından biri olmaya hazırlanırken, yanına eklenen otel yatırımıyla birlikte konaklama sektöründe de önemli bir merkez haline geliyor.

Hampton by Hilton küresel ağını genişletiyor

Hilton Worldwide çatısı altında yer alan Hampton by Hilton, dünya genelinde 40’tan fazla ülkede yaklaşık 3.000 oteliyle hizmet veren büyük bir otel zinciri olarak biliniyor. Kuzey Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Latin Amerika’ya kadar geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren marka, özellikle şehir merkezlerinde ve iş dünyasının yoğun olduğu bölgelerde sunduğu konforlu konaklama konseptiyle öne çıkıyor.

Türkiye’deki varlığını da son yıllarda hızla genişleten Hampton by Hilton, Kahramanmaraş, Samsun, Gaziantep, Ordu ve Bolu gibi şehirlerin ardından Eskişehir’e yöneldi. Yeni yatırımın tamamlanmasıyla birlikte markanın Türkiye ağındaki önemli halkalardan biri daha eklenmiş olacak.

Eskişehir’e ekonomik ve turistik katkı bekleniyor

CityPark Eskişehir projesi ve Hampton by Hilton otelinin bir arada hizmet verecek olması, şehirde hem turizm hem de ticari yaşam açısından önemli bir hareketlilik oluşturması beklenen gelişmeler arasında yer alıyor. Otelin, şehir dışından gelecek iş insanları ve turistler için önemli bir konaklama noktası olması hedeflenirken, CityPark’ın sunduğu sosyal ve ticari olanaklarla entegre bir deneyim sunacağı ifade ediliyor.

Bölge değerleri ve istihdam etkisi öne çıkıyor

Eskişehir’in en hızlı gelişen bölgelerinden biri olan 71 Evler Mahallesi, bu yatırımla birlikte yeni bir cazibe merkezine dönüşüyor. 24 bin metrekarelik alışveriş ve yaşam alanının hemen yanında konumlanan otel yatırımı, bölgedeki konut ve arsa değerlerini de yukarı çekiyor. Yatırımın yalnızca konaklama sektörüne değil; hizmet, lojistik, güvenlik, gıda ve perakende gibi birçok alt sektöre de hareketlilik kazandıracağı değerlendiriliyor. Aynı zamanda yüzlerce kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam imkânı sunması bekleniyor.

Eskişehir’de yeni turizm ve ticaret merkezi oluşuyor

CityPark Eskişehir projesiyle birlikte şehir, hem sağlık turizmi hem kongre turizmi hem de ticari yaşam açısından yeni bir merkez kazanıyor. Şehir Hastanesi ve Fuar Kongre Merkezi’ne yakın konumu sayesinde proje, stratejik bir noktada yer alıyor.

Hampton by Hilton’un bu yapıya dahil olmasıyla birlikte Eskişehir’in hem ulusal hem de uluslararası ölçekte daha güçlü bir çekim merkezi haline gelmesi bekleniyor.

Kaynak: www.turizmajansi.com

Vezirköprü OSB’de İlk Fabrikanın Temeli Atıldı

0

Vezirköprü’de Karma Organize Sanayi Bölgesi’nde ilk fabrikanın temeli törenle atıldı.

Samsun’un Vezirköprü ilçesinde kurulan Karma Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) ilk fabrikanın temeli törenle atıldı.

Vezirköprü Karma OSB’de yatırım yapacak Vezir İnşaat ve Gereçleri Metal İşleme Fabrikası’nın temel atma töreni gerçekleştirildi.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşan Kaymakam Özgür Kaya, Karma OSB’nin Vezirköprü’nün ekonomik gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, yeni yatırımların ilçedeki istihdama katkı sağlayacağını söyledi.

Belediye Başkanı Murat Gül de OSB’nin ilk fabrikanın temelinin atılmasının ilçe adına önemli bir gelişme olduğunu vurgulayarak, yatırımın hayırlı olmasını diledi.

OSB Müdürü Orhan Ceylan ise 1500 dekar alana sahip OSB’de bulunan 40 sanayi parselinden 7’sinin tahsis edildiğine dikkati çekerek, “Tahsis edilen parsellerden 3’ünde inşaat çalışmaları başladı. Bugün OSB’mizin ilk fabrikasının temelini atıyoruz. Kısa sürede önemli aşama kaydettik. Destek veren herkese teşekkür ediyorum.” dedi.

Konuşmaların ardından İlçe Müftüsü Naci Yalçınkaya tarafından dua edildi. Daha sonra beton dökümünün başlatılmasıyla fabrikanın temeli atıldı.

Törene Belediye Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Doğan, Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Mehmet Uyar, İlçe Milli Eğitim Müdürü Resül Özata, Halk Kütüphanesi Müdürü Kani Yılmaz, AK Parti İlçe Başkanı Muzaffer Çil, İYİ Parti İlçe Başkanı Ramazan Yanar ve vatandaşlar katıldı.

Kaynak: Son Dakika

Rize’ye 1053 yatak kapasiteli Şehir Hastanesi geliyor

0

Rize’de yapımı devam eden 1053 yatak kapasiteli Şehir Hastanesi projesi Rize’nin sağlık turizmine de katkıda bulunacak.

Bölgenin en önemli sağlık yatırımlarından biri olarak gösterilen Rize Şehir Hastanesi projesinde, hem kaba inşaat hem de ince işçilik süreçlerinde önemli ilerleme kaydedildi.

Toplam 282 bin metrekarelik inşaat alanına sahip projede 1053 yatak, 206 poliklinik, 156 yoğun bakım ünitesi ve 28 ameliyathanenin yer alması planlanıyor. Otopark kapasitesi ise 2 bin 125 açık ve 548 kapalı olmak üzere toplam 2 bin 673 araç olarak projelendirildi. Ayrıca hastane bünyesinde 56 tane de asansör hizmet verecek.

1053 yatak kapasiteli Rize Şehir Hastanesi inşaatının hız kesmeden ilerlediğini ifade eden Rize İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Gökhan Demiral, “Burada çok hummalı bir çalışma var. 10 bin metrekare bir acil bizi bekliyor. 285 bin metrekare bir inşaatımız olacak. 1053 yatak kapasiteli olacak, 30 tane ameliyathanemiz olacak. Bunun yanı sıra radyasyon onkolojisi, nükleer tıp, medikal onkolojinin çok daha ferah, çok cihaz açısından donanımlı hizmetle burada sağlık hizmeti devam edecek. Bunun yanı sıra da yoğun bakım yatak kapasitemiz artacak. Mevcudun 100 tane daha üzerine yoğun bakım yatağı ekleyeceğiz burada” dedi.

Deniz dolgusunda yapılan hastanenin deniz suyuna bağlı korozyondan etkilenmemesi için her türlü çalışmanın yürütüldüğünü, hastane için olabilecek bir depreme karşı da önlem alındığını hatırlatan Demiral, “Şuan bulunduğumuz alan aslında deniz seviyesinden 10 metre yukarıda. Hastanenin bodrumu da deniz seviyesinden 4 metre yukarıda. Dolayısıyla korozyon, deniz suyuna bağlı etkinin çok daha uzağında bir inşaat alanında aslında bu çalışmalar sürdürüldü. 1 yıl kadar bir süre sadece alt yapı çalışmalarıyla geçildi. 1088 tane kazık dolgu burada yapıldı ve bu 60 bin metrekare gibi bir inşaat alanı ve üzerinde zemin haricinde 6 katlı bir yapıyla beraber 285 bin metrekare oldu. Tabi depremde unutulmadı olası bir deprem riskiyle 996 tane de deprem izolatörü projede yer aldı” ifadelerini kullandı.

Son yıllarda artan sağlık turizmine de katkı sunacağını ifade eden Demiral, “Ülkemiz sağlık konusunda bölgenin parlayan yıldızı. Sadece bizim yanı başımızdaki Gürcistan değil Avrupa ülkelerinden de, diğer farklı ülkelerden de ülkemize sağlık turizmi talebi gelmekte. Bizde son yıllarda ilimizde bu taleplerle karşılaşmaktayız. Biz bu hastanemiz bittiğinde Gürcistan’la beraber sağlık turizmiyle ilgili güzel projeler ortaya koyacağız” dedi.

Kaynak: Sabah

Susuz’da dev projeler masada: Hükümet Konağı, hastane ve okulda son durum ne?

0

Susuz’da kamu yatırımları için kritik toplantı yapıldı. Yeni Hükümet Konağı, Devlet Hastanesi ve Atatürk Ortaokulu projelerindeki son durum ele alındı.

Kars’ın Susuz ilçesinde, ilçenin geleceğine ışık tutacak kamu yatırımlarının mevcut durumu, kapsamlı bir istişare ve koordinasyon toplantısıyla masaya yatırıldı. Susuz Kaymakamı Muhammed Emin Tutal’ın başkanlığında Kaymakamlık toplantı salonunda gerçekleştirilen bu önemli buluşmada, ilçenin çehresini değiştirmesi beklenen projelerdeki son gelişmeler detaylıca ele alındı.

İnşaatların Hızlandığı Projeler

Toplantıya Susuz Belediye Başkanı Oğuz Yantemur’un yanı sıra, ilçenin siluetini yeniden şekillendirecek olan yeni Hükümet Konağı, modern bir Devlet Hastanesi ve yenilenen Atatürk Ortaokulu projelerinin yüklenici firma temsilcileri de katıldı. Ayrıca, Toplum Sağlığı Merkezi, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, İlçe Özel İdare ve İlçe Yazı İşleri Müdürlüğü’nden yetkililer de hazır bulundu. Bu geniş katılımlı toplantıda, inşaat faaliyetlerinin mevcut durumu ayrıntılı bir şekilde incelendi ve çalışmaların öngörülen takvime uyup uymadığı değerlendirildi.

Zamanında Tamamlanmanın Önemi Vurgulandı

Katılımcılar, projelerin hayata geçirilmesi sürecinde karşılaşılan her türlü teknik ve idari engeli masaya yatırarak, çözüm odaklı fikir alışverişinde bulundular. Kamu hizmetlerinin daha çağdaş ve verimli bir şekilde sunulması hedeflenen bu dev yatırımların zamanında tamamlanmasının büyük önem taşıdığı bir kez daha vurgulandı. Bu bağlamda, kurumlar arasındaki iş birliği ve koordinasyonun daha da güçlendirilmesi gerektiği yönünde önemli değerlendirmeler yapıldı. Kaymakam Tutal, ilçe gelişimine katkı sağlayacak bu projelerin yakından takip edildiğini ve planlanan takvimde tamamlanması için tüm paydaşlarla uyum içinde çalışıldığını belirtti. Toplantı, mevcut durumların gözden geçirilmesi ve gelecek yol haritasının belirlenmesiyle sona erdi.

Kaynak: www.saraymedya.com

Tavşanlı’nın Yeni Sağlık Üssü Yükseliyor; 75 Yataklı Dev Hastanede Geri Sayım Başladı

0

Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesi’nin yıkılan ek binasının yerine inşa edilen yeni hastane kompleksinde çalışmalar planlanan takvimin önünde ilerliyor.

Modern sağlık üssü olarak tasarlanan projede kaba inşaatın büyük bölümü tamamlandı. 9 Mayıs 2025’te  Kütahya Valisi Musa Işın, Kütahya Milletvekili Mehmet Demir, dönemin Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Uzm. Dr. Emrah Ceviz ve ilçe protokolünün katılımıyla temeli atılan hastane inşaatında önemli mesafe kat edildi.

TAVŞANLI’YA DEĞER KATAN YATIRIM

İki blok halinde inşa edilen ve 75 yatak kapasitesine sahip olacak projeyi değerlendiren Kütahya Milletvekili Mehmet Demir, Kütahya’nın Sesi’ne önemli açıklamalarda bulundu.

İNŞAAT SÜRECİ BELİRLENEN TAVİMİN ÖNÜNDE İLERLİYOR

Tasarruf tedbirlerine rağmen Kütahya genelinde çok değerli hizmetlerin yapıldığına işaret eden Mehmet Demir; “ Tavşanlı ilçemizde geçen yıl temelini attığımız Devlet Hastanesi ek binası çok modern bir tasarıma sahip. Burası sadece Tavşanlı değil, Domaniç, Emet gibi yakın ilçelerimize de hizmet sunacak. Hastanemiz 75 Yatak, 36 Poliklinik ve 31 Diyaliz Ünitesi’nden oluşacak. Uzun yıllar ilçe halkımızın ihtiyaçlarına cevap verecek. İnşaat işleri planlanan takvimin önünde ilerliyor. İnşallah hu yıl açılışını yapacağız” diye konuştu

SAĞLIK ALT YAPISINI GÜÇLENDİREN HAMLELER

Kütahya Milletvekili Mehmet Demir bu projeler sayesinde Kütahya merkez ve ilçelerinde sağlık alt yapısının güçlendirildiğini, vatandaşların konforunu arttıran hamleler olarak ön plana çıktığını ifade etti.

Kaynak: www.kutahyaninsesi.com

Hitachi Energy, Dilovası’nda 70 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirdi

Hitachi Energy’ nin, Kocaeli Dilovası’nda hayata geçirdiği Güç Transformatörleri Fabrikası ve Servis Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi. 70 milyon dolarlık yatırımla kurulan tesis, Türkiye’nin enerji dönüşümü hedeflerine katkı sunarken; üretim kapasitesini yüzde 70, istihdamı ise yüzde 30 artıracak.

Hitachi Energy, Kocaeli Dilovası’nda kurduğu yeni Güç Transformatörleri Fabrikası Ve Servis Merkezi’ nin açılışı gerçekleştirildi. Açılış töreniyle devreye alınan tesis, şirketin Türkiye’de yaklaşık 60 yıla dayanan transformatör üretim geçmişindeki önemli yatırımlardan biri olacak.

2025 yılında duyurulan 70 milyon dolarlık stratejik yatırım kapsamında hayata geçirilen tesis; Türkiye’nin Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika arasında bölgesel üretim, ihracat ve servis üssü olma konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Yeni yatırımla birlikte Hitachi Energy’nin Türkiye’deki üretim kapasitesi yüzde 70 artarken, ülkenin güvenilir, esnek ve sürdürülebilir enerji altyapısına yönelik artan ihtiyacına da destek sağlanacak.

50’den fazla ülkeye ihracat yapılacak

Dilovası’ nda açılan tesis; kamu hizmetleri, yenilenebilir enerji projeleri, sanayi kuruluşları, ulaşım altyapıları ve veri merkezlerine yönelik küçük, orta ve büyük ölçekli güç transformatörlerinin üretimini gerçekleştirecek şekilde tasarlandı. Yerel üretim ve servis kapasitesinin artırılmasıyla birlikte yatırımın; şebeke modernizasyonu, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve enerji arz güvenliği alanlarında Türkiye’nin dönüşüm sürecine katkı sağlaması hedefleniyor. Tesiste üretilen ürünler aynı zamanda 50’den fazla ülkeye ihraç edilecek.

Türkiye yenilenebilir enerji kapasitesini artıracak

Japonya Türkiye Büyükelçisi Masami Tamura yatırımın Türkiye’nin enerji dönüşümü ve bölgesel enerji altyapısı açısından önemli bir adım olduğunu dile getirdi. Tamura, “Türkiye yenilenebilir enerji kapasitesini artırırken aynı zamanda enerji iletim altyapısını da güçlendirme konusunda önemli bir dönüşüm gerçekleştiriyor. Dilovası’nda hayata geçirilen bu yatırımın yalnızca ileri teknolojilerin Türkiye’ye kazandırılması açısından değil, aynı zamanda mühendislik bilgi birikiminin paylaşılması, yerel istihdamın desteklenmesi ve Türkiye’nin bölgesel bir üretim üssü olarak konumunun güçlenmesi açısından da büyük değer taşıdığına inanıyoruz. Japonya ile Türkiye arasındaki uzun yıllara dayanan güçlü iş birliğinin enerji alanında da somut projelerle gelişmesinden memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.

Gerçekleşen yatırımın Avrupa’nın transformatör teknolojileri ve üretimindeki küresel lider konumunu güçlendirdiğini ifade eden Hitachi Energy Avrupa Bölge Başkanı Maxine Ghavi, “Dilovası gibi donanımlı tesisler; kıta genelinde ve ötesinde şebeke genişlemesini, elektrifikasyonu ve sistem dayanıklılığını mümkün kılan Avrupa sanayi altyapısının önemli bir parçasını oluşturuyor. Elektrik talebinin hızla arttığı bu dönemde, kritik şebeke ekipmanlarında Avrupa’nın üretim kapasitesini güçlendirmek; güvenli, rekabetçi ve sürdürülebilir bir enerji geleceği açısından büyük önem taşıyor” dedi.

Müşterilere hızlı ve etkin hizmet sunma kapasitesi arttı

Hitachi Energy Türkiye Genel Müdürü Yasemin Öztekin, “Dilovası güç transformatörleri fabrikası ve servis merkezi, Türkiye’ye duyduğumuz uzun vadeli güvenin ve ülkenin enerji ile sanayi hedeflerine katkı sağlama konusundaki güçlü kararlılığımızın bir göstergesidir. Müşterilerimize daha hızlı ve etkin hizmet sunma kapasitemizi artıran yatırım; aynı zamanda Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme, enerji dönüşümü ve yüksek katma değerli üretim ile nitelikli istihdam hedeflerini de destekliyor” dedi.

Öztekin, “Fabrika bünyesinde faaliyet gösterecek servis merkezi ise Hitachi Energy’nin yaşam döngüsü hizmetleri alanındaki yetkinliklerini güçlendirecek. Merkez; danışmanlık, ekipman kurulumu ve devreye alma süreçlerinden bakım, onarım, modernizasyon, yedek parça ve kullanım ömrü uzatma hizmetlerine kadar geniş kapsamlı çözümler sunacak” dedi.

Türkiye’nin iklim ve karbon azaltım hedeflerine katkı sağlayacak

Sürdürülebilirlik yaklaşımı doğrultusunda ultra düşük karbonlu üretim tesisi olarak tasarlanan Dilovası Fabrikası, geleneksel üretim tesislerine kıyasla karbon emisyonlarını yaklaşık yüzde 95 oranında azaltmayı hedefliyor. Tesiste yenilenebilir elektrik kullanımı, yüksek verimlilik sağlayan üretim ve HVAC sistemleri, saha içi güneş enerjisi entegrasyonu ile yağmur suyu toplama ve gri su geri kazanımı gibi ileri su yönetimi uygulamaları kullanılacak. Tesisin, Türkiye’nin iklim ve karbon azaltım hedeflerine katkı sağlaması amaçlanıyor.

Tesisle birlikte iş gücü kapasitesinin yüzde 30 artırılması ve mühendislik ile teknik alanlarda yeni istihdam fırsatları yaratılması hedefleniyor.

Kaynak: Ekonomim

Özak, Tekfen’den devraldığı yatırımın kapasitesini artırdı

0

İstanbul’un en değerli dönüşüm ve gelişim bölgelerinden Topkapı’da dikkat çeken bir yatırım kararı geldi. Özak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, Tekfen Emlak Geliştirme’den devraldığı projede kapasite artışına giderek konut sayısını yükseltti.

İstanbul’un en değerli dönüşüm ve gelişim bölgelerinden Topkapı’da dikkat çeken bir yatırım kararı geldi. Özak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, Tekfen Emlak Geliştirme’den devraldığı projede kapasite artışına giderek konut sayısını yükseltti. Zeytinburnu ilçesi Maltepe Mahallesi’nde yer alan 2945 ada 68 parsel üzerindeki Topkapı Konut ve Ticaret Alanı (Karma Kullanım) Projesi’nde daha önce planlanan 353 rezidans sayısı 407 konuta çıkarılırken, toplam yatırım büyüklüğü ise 2,39 milyar liraya ulaştı.

İstanbul’un merkezi iş alanları arasında gösterilen Topkapı bölgesinde gerçekleştirilecek proje, 13 bin 726 metrekarelik arsa üzerinde toplam 81 bin 58 metrekare inşaat alanına sahip olacak. Çevresindeki ticaret, ulaşım ve iş merkezleriyle öne çıkan bölgede geliştirilen yatırımın, hem konut hem de ticari gayrimenkul piyasasına yeni bir arz oluşturması bekleniyor.

Aralık 2025 değerlemesine göre projenin mevcut durumdaki pazar değeri KDV hariç 1 milyar 824 milyon 470 bin lira, KDV dahil ise 2 milyar 6 milyon 917 bin lira olarak hesaplandı. Projenin tamamlanarak tüm üniteleriyle faaliyete geçmesi halinde ise bugünkü koşullardaki toplam pazar değerinin önemli ölçüde artarak KDV hariç 7 milyar 565 milyon 740 bin liraya, KDV dahil 9 milyar 78 milyon 888 bin liraya ulaşacağı öngörülüyor. Buna göre projenin tamamlanmasıyla birlikte mevcut değerine kıyasla yaklaşık 5,7 milyar liralık ilave değer yaratması beklenirken, bu artış yatırımın uzun vadeli potansiyelini ve bölgedeki gayrimenkul değerlenme beklentisini de ortaya koyuyor.

Tekfen’den devralındı, kapasite büyütüldü

Söz konusu yatırım için ilk olarak 2018 yılında Tekfen Emlak Geliştirme Yatırım ve Ticaret A.Ş. adına “ÇED Gerekli Değildir” kararı alınmıştı. Daha sonra proje alanı ve bu kapsamdaki tüm yatırım hakları Özak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı’na devredildi. Devir işlemi İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün 8 Aralık 2025 tarihli görüş yazısıyla resmiyet kazandı.

Özak GYO, devraldığı projede güncel ihtiyaçlar ve imar kararları doğrultusunda revizyona giderek konut kapasitesini artırdı. İlk projede yer alan 353 rezidans ve 13 ticari alan yerine yeni planda 407 konut ve 7 ticari ünite öngörüldü. Böylece projeye 54 yeni konut eklenmiş oldu.

Yatırım bedeli 2,4 milyar liraya ulaştı

Proje kapsamında yapılan güncel maliyet hesaplamalarına göre toplam yatırım büyüklüğü KDV dahil 2 milyar 395 milyon 663 bin 428 lira olarak hesaplandı. ÇED sürecinde dikkate alınan kapasite artışı yatırım bedeli ise 929 milyon 631 bin 524 lira olarak belirlendi.

2018 yılında yaklaşık 94,5 milyon lira olarak hesaplanan proje maliyeti, yıllar içinde artan inşaat maliyetleri ve kapasite revizyonlarıyla birlikte milyar liralık bir yatırım hacmine dönüştü. Bu durum, İstanbul’da özellikle merkezi lokasyonlardaki karma kullanım projelerinde maliyet ve değer artışının ulaştığı boyutu da ortaya koyuyor.

4 blokta 407 konut ve 7 ticari ünite yapılacak

2945 ada 68 parsel üzerinde geliştirilecek projede toplam 4 blok yer alacak. Daha önce farklı isimlerle planlanan bloklar yeni projede A, B, C ve D blok olarak yeniden düzenlendi.

Projede;

407 adet konut,
7 adet ticari alan,
414 bağımsız bölüm,
81.058,10 metrekare toplam inşaat alanı,
809 araçlık otopark kapasitesi,

yer alacak.

A ve B bloklar 3 bodrum kat + zemin kat + 12 kat olarak planlanırken, C ve D bloklar ise 4 bodrum kat + zemin kat + 11 kat şeklinde tasarlandı. Blokların yapı yüksekliği yaklaşık 51,25 metre olacak.

Genel olarak:

İstanbul Zeytinburnu Maltepe Mahallesi’nde bulunan 2945 ada 68 parsel üzerinde geliştirilen projede toplam 4 blok inşa edilmesi planlanıyor. Rapor tarihi itibarıyla tüm blokların yapı ruhsatları alınmış durumda bulunurken, A ve B bloklar 3 bodrum kat, zemin kat ve 12 normal katlı, C ve D bloklar ise 4 bodrum kat, zemin kat ve 11 normal katlı olarak projelendirildi. Projede A blokta 78 konut ve 3 ticari ünite, B blokta 117 konut ve 4 ticari ünite, C blokta 75 konut, D blokta ise 112 konut yer alacak. Böylece projede toplam 382 konut ve 7 ticari alan olmak üzere 389 bağımsız bölüm bulunacak. Toplam 81 bin 57 metrekare inşaat alanına sahip projede, 39 bin 413 metrekare konut alanı, 2 bin 973 metrekare ticari alan ve 38 bin 671 metrekare ortak kullanım alanı yer alıyor. Proje, konut ağırlıklı yapısıyla dikkat çekerken, ticari ünitelerle desteklenen karma kullanım konsepti sayesinde bölgedeki yaşam ve yatırım potansiyelini artırmayı hedefliyor.

Merkezi konumu yatırım değerini artırıyor

Proje alanı, İstanbul’un ana ulaşım akslarına yakınlığıyla dikkat çekiyor. Alanın yaklaşık 500 metre yakınından E-5 Karayolu geçerken, Dumlupınar Bulvarı’na yaklaşık 300 metre mesafede bulunuyor. Ayrıca toplu taşıma güzergâhlarına 200 metre uzaklıkta yer alan proje, merkezi iş alanı içinde konumlanıyor.

Çevresinde Kale İş Merkezi, sanayi ve ticaret alanları bulunan proje sahası; üniversite, sağlık kuruluşları ve yeşil alanlara olan yakınlığıyla da öne çıkıyor. Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü yaklaşık 900 metre, en yakın sağlık kuruluşu ise yaklaşık 400 metre mesafede bulunuyor.

Ticari alanlar da projeye değer katacak

Projede yer alacak ticari ünitelerin market, eczane, kozmetik mağazası, ev dekorasyon ürünleri satış noktaları, spor ekipmanları mağazaları, mutfak ve züccaciye alanları ile yeme-içme konseptlerine ev sahipliği yapması planlanıyor.

Uzmanlar, Topkapı’nın son yıllarda konut, ofis ve ticari yatırımlar açısından İstanbul’un en hızlı dönüşen bölgelerinden biri haline geldiğine dikkat çekiyor. Merkezi İş Alanı içerisinde yer alan projenin, hem satış hem de kira değerleri açısından yatırımcılara önemli fırsatlar sunabileceği değerlendiriliyor. Özak GYO’nun kapasite artırımı kararı ise şirketin bölgedeki talep beklentisinin güçlü olduğuna işaret eden önemli bir yatırım hamlesi olarak yorumlanıyor.

Kaynak: Emlaknews.com.tr

Bayburtlu İnşaat Esenyurt’ta 328 konutlu proje geliştiriyor

0

İstanbul’da konut üretiminin en yoğun sürdüğü ilçeler arasında yer alan Esenyurt, yeni bir konut yatırımına daha hazırlanıyor. Bayburtlu İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından Esenyurt Mahallesi’nde bulunan 1208 ada 3 parsel üzerinde geliştirilmesi planlanan konut projesi için çalışmalar başladı.

İstanbul’un en yoğun konut bölgelerinden Esenyurt’ta dikkat çeken yeni bir proje daha gündeme geldi. Bayburtlu İnşaat tarafından hayata geçirilmesi planlanan 328 konutluk proje için süreç başlatıldı. Yaklaşık 919 milyon liralık yatırım değerine sahip projede 4 blokta toplam 328 daire inşa edilecek. Projenin tamamlanmasıyla yaklaşık 913 kişinin yaşayacağı yeni bir yaşam alanı oluşturulacak.

Toplam yatırım bedeli 919 milyon 52 bin 66 lira olarak hesaplanan proje, 9 bin 689 metrekare büyüklüğündeki arsa üzerinde yükselecek. Proje tamamlandığında toplam 34 bin 746 metrekarelik inşaat alanına ulaşacak.

328 dairelik yeni yaşam alanı kurulacak

Proje kapsamında ağırlıklı olarak orta gelir grubuna hitap eden 1+1 ve 2+1 daire tipleri yer alacak.

Toplam 328 konuttan oluşacak projede;

A Blokta 53 adet 2+1 ve 34 adet 1+1 olmak üzere 87 konut,
B Blokta 73 adet 2+1 konut,
C Blokta 73 adet 2+1 konut,
D Blokta 58 adet 2+1 ve 37 adet 1+1 olmak üzere 95 konut, inşa edilecek.

Projede toplamda 257 adet 2+1 ve 71 adet 1+1 daire yer alacak.

1208 ada 3 parselde yer alacak

Konut projesi, İstanbul İli, Esenyurt İlçesi, Esenyurt Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 1208 ada 3 parsel üzerinde gerçekleştirilecek.

Çevre düzeni planlarında “Meskun Alan” içerisinde kalan taşınmaz, 1/5000 ölçekli imar planlarında “Mevcut Orta Yoğunluklu Konut Alanı”, 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında ise “Kentsel Alan Kullanımı (Bitişik Düzen)” lejantında bulunuyor.

Şirket tarafından proje alanındaki taşınmazlar için arsa sahipleriyle Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığı belirtildi.

4 blokta yükselecek

Projede toplam 4 blok yer alacak.

Blokların yükseklikleri şu şekilde planlandı:

A Blok: 2 bodrum kat + zemin kat + 10 normal kat
B Blok: 2 bodrum kat + zemin kat + 11 normal kat
C Blok: 2 bodrum kat + zemin kat + 11 normal kat
D Blok: 2 bodrum kat + zemin kat + 11 normal kat

Blokların oturum alanları yaklaşık 6 bin 308 metrekareyi bulacak.

Otopark ve havuz da yapılacak

Projede yalnızca konutlar değil, sosyal donatı alanları da yer alacak.

Bu kapsamda;

202 araç kapasiteli kapalı otopark,
4 adet açık yüzme havuzu,
Site yönetim alanları,
Ortak kullanım ve peyzaj alanları oluşturulacak.

Otopark alanlarının blokların ikinci bodrum katlarında yer alması planlanırken, her biri 36,75 metrekare büyüklüğünde dört adet açık yüzme havuzu da projeye dahil edildi.

Esenyurt’ta nüfus yoğunluğu artmaya devam ediyor

ÇED dosyasında yer alan hesaplamalara göre projede yaklaşık 913 kişinin ikamet etmesi öngörülüyor.

Bu rakam, Esenyurt’un zaten yüksek olan nüfus yoğunluğunun yeni projelerle birlikte artmaya devam edeceğini gösteriyor. Son yıllarda ilçede geliştirilen büyük ölçekli konut projeleri, bölgeyi İstanbul’un en fazla konut üretilen merkezlerinden biri haline getirmiş durumda.

İnşaatın 3 yılda tamamlanması hedefleniyor

Proje için hazırlanan teknik raporlarda inşaat süresinin yaklaşık 3 yıl olacağı belirtiliyor.

Herhangi bir yapılaşmanın bulunmadığı parsel üzerinde yükselecek proje tamamlandığında, Esenyurt’ta son dönemde geliştirilen orta ölçekli konut yatırımları arasında yerini alacak.

Yaklaşık 919 milyon liralık yatırım büyüklüğü, 328 dairelik kapasitesi ve merkezi konumuyla dikkat çeken proje, İstanbul konut piyasasında arzın artırılmasına yönelik yeni yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Özellikle son dönemde yükselen konut fiyatları ve kira bedelleri düşünüldüğünde, Esenyurt’ta hayata geçirilecek yeni projelerin bölgedeki konut arzına katkı sağlaması bekleniyor.

Kaynak: Emlaknews.com.tr

Afyonkarahisar’daki Dev Mermer Fuarı Uşak’tan da Ziyaretçi Bekliyor

0

Türkiye’nin en büyük doğal taş organizasyonlarından biri olan Afyonkarahisar Uluslararası Blok Mermer Fuarı, 17-20 Haziran tarihleri arasında kapılarını açacak. Uşak’a komşu kentte düzenlenecek fuarın bölgeden yoğun ilgi görmesi bekleniyor.

Mermer ve doğal taş sektörünün önemli buluşmalarından biri olan Afyonkarahisar Uluslararası Blok Mermer Fuarı için geri sayım başladı. 17-20 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek organizasyon, Türkiye’nin dört bir yanından sektör temsilcilerini ve ziyaretçileri ağırlayacak.

Uşak’a yaklaşık bir saatlik mesafede bulunan Afyonkarahisar’da düzenlenecek fuarın, Uşak’tan da çok sayıda ziyaretçiyi çekmesi bekleniyor. Özellikle inşaat sektörü temsilcileri, mimarlar, müteahhitler, yapı malzemesi satıcıları ve doğal taşla ilgilenen vatandaşlar fuarı yakından takip ediyor.

Afyon Mermer Fuarı (1)

2 Binden Fazla Blok Mermer Sergilenecek

Fuarda Türkiye’nin farklı bölgelerinden getirilen 2 binden fazla blok mermer sergilenecek. Katılımcılar doğal taş çeşitlerini yakından inceleme fırsatı bulurken, sektördeki yeni ürünler ve uygulamalar hakkında da bilgi edinebilecek.

Bölgenin En Büyük Organizasyonlarından Biri

Afyonkarahisar Uluslararası Fuar, Kongre ve Gösteri Alanı’nda gerçekleştirilecek organizasyon, yalnızca sektör profesyonellerini değil, doğal taş ve mimariye ilgi duyan vatandaşları da ağırlayacak. Fuar kapsamında üreticiler, ihracatçılar ve uluslararası alıcılar bir araya gelirken, yeni iş bağlantıları ve ticari görüşmeler de gerçekleştirilecek.

Uşak’tan Yoğun Katılım Bekleniyor

Komşu ilde düzenlenecek organizasyonun ulaşım kolaylığı nedeniyle Uşak’tan da yoğun ilgi görmesi bekleniyor. Bölgedeki işletmeler ve yapı sektörü temsilcileri, fuarın sektördeki gelişmeleri yakından takip etmek açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtiyor. Mermer sektörünün kalbinin dört gün boyunca Afyonkarahisar’da atacağı organizasyon, bölge ekonomisi açısından da dikkat çekici etkinlikler arasında yer alıyor.

Kaynak: www.usakhabergazetesi.com.tr

Turanlı: “Şişli’de hastane kriterlerinde konut üretiyoruz”

Taşyapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı, deprem yönetmeliğinin yıllar içinde geliştiğini kriterlerin hayat kurtaracak düzeyde olduğunu belirterek, en yüksek kriterlerin hastane ve okullarda olduğunu söyledi. Turanlı, Şişli’de hayata geçirdikleri yeni konut projelerinin hastane kriterlerine uygun dayanıklılıkta inşa ettiklerini vurguladı.

Taşyapı İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı, İstanbul’un merkezinde hayata geçirilen Taşyapı Şişli Projesi’nin tanıtım toplantısında depremin Türkiye’nin bir gerçeği olduğunu vurgulayarak “1997’den bu yana geliştirilen deprem yönetmelikleri minimum kriterler içeriyor. Japonya’da nasıl üst düzey standartlar varsa, biz de o seviyede yapılar inşa etmek zorundayız. Deprem yönetmeliği yıllar içinde gelişti, kriterler hayat kurtaracak düzeyde fakat yapılar ‘yıkılmayacak’ değil, sadece ‘insanlar binadan çıkabilecek’ şekilde inşa ediliyor. Bu yaklaşım maalesef yeterli değil, insanların binadan çıkması yetmiyor. Nerede kalacaklar? Bu nedenle maksimum güvenliği hedefliyoruz. Uçaklarda olduğu gibi, en üst güvenlik standardını inşaatlarda da uygulamalıyız” şeklinde konuştu.

Turanlı, yürütmüş oldukları Şişli projesinde yalnızca yasal zorunlulukları karşılamaktan değil, daha yüksek güvenlik standartlarını uygulamaktan yana olduklarını belirterek, “Biz minimum değil, maksimum kriterle çalışıyoruz. Depreme karşı yapı standardımız, hastane yapım yönetmeliğine denk geliyor. Bu anlayışı Türkiye’de yaygınlaştırmak inşaat sektörünün sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.

Projelerinin sadece bina üretmekten ibaret olmadığını, aynı zamanda doğru yapılaşma bilincini yaygınlaştırmak istediklerini vurgulayan Emrullah Turanlı, “Bu ülkeyi seviyoruz. İnsanlarımız için elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Mücadelemiz, deprem gerçeğine karşı bilinçli ve sağlam bir yapılaşma kültürü oluşturmak” dedi.

Belediyelere eleştiri: “Hizmet odaklı olmalılar”

Konuşmasında bazı belediyelere yönelik eleştirilerde de bulunan Turanlı, ruhsat ve belge işlemlerinde karşılaştıkları zorluklara değinerek, “Belediyeler halkın kurumlarıdır. Siyasi değil, adaletli ve hizmet odaklı çalışmalılar. Şişli ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile bazı sıkıntılar yaşadık” ifadelerini kullandı.

Turanlı: "Şişli’de hastane kriterlerinde konut üretiyoruz"

Kaynak: www.iha.com.tr

500 Bin Konut İçin Kritik Açıklama: Bakan Kurum Teslim Tarihini Duyurdu

0

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Yüzyılın Konut Projesi” kapsamında 500 bin konutun inşasına başlandığını belirterek, ilk teslimlerin 2027 yılı Mart ayında yapılacağını, tüm konutların ise 2028’de vatandaşlara sunulacağını açıkladı.

Yüzyılın Konut Projesi’nde yeni aşama

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Yüzyılın Konut Projesi’nde teslim takvimi netleşti. Proje kapsamında 81 ilde başlatılan 500 bin konutluk inşaat süreci devam ediyor.

İlk teslimler 2027 yılında başlayacak

Bakan Murat Kurum, proje kapsamında ilk konutların 2027 yılı Mart ayı itibarıyla vatandaşlara teslim edilmeye başlanacağını açıkladı. Kurum, tüm konutların ise 2028 yılına kadar tamamlanarak hak sahiplerine sunulacağını ifade etti.

81 ili kapsayan büyük konut hamlesi

Deprem sonrası edinilen tecrübelerle başlatılan proje, Türkiye genelinde 81 ili kapsıyor. 500 bin konutluk planlamanın bugüne kadar Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut projelerinden biri olduğu belirtiliyor.

Sosyal yaşam alanlarıyla yeni şehir modeli

Projede yalnızca konut üretimi değil, sosyal yaşam alanlarının da planlandığı ifade edildi. Mahalle ölçeğinde tasarlanan yerleşimlerde yeşil alanlar, çocuk oyun parkları ve sosyal donatıların yer alacağı bildirildi.

Her 500 konuta bir mahalle konağı yapılması planlanırken, bu alanlarda sağlık hizmetleri, kreşler ve sosyal etkinlik alanlarının bulunacağı aktarıldı.

Dirençli şehirler hedefi

Bakan Kurum, Türkiye’nin büyük bölümünün deprem riski altında olduğunu hatırlatarak, projenin aynı zamanda dirençli şehirler oluşturma amacı taşıdığını söyledi. Yeni yerleşimlerin ulaşım, toplanma alanları ve altyapı ile birlikte planlandığı belirtildi.

İstihdam ve ekonomik katkı

Projenin yaklaşık 250 sektörü etkileyeceği ve üretim ile istihdama önemli katkı sağlayacağı ifade edildi. İnşaat ve yan sanayi alanlarında ekonomik hareketlilik bekleniyor.

Sosyal devlet vurgusu

Bakan Kurum, projenin temelinde sosyal devlet anlayışının bulunduğunu belirterek, vatandaşların güvenli ve erişilebilir konutlara ulaşmasının hedeflendiğini vurguladı.

Kaynak: www.aksutvhaber.net

Bodrum Zirvede, Kuzey Ege YükselişteYazlıkta Yeni Fiyat Haritası

Türkiye’nin önde gelen yazlık bölgelerinde 2026 yılı itibarıyla konut fiyatlarının yıllık ortalama %20–25 arttığı, Bodrum’da 250.000–300.000 TL/m², Çeşme–Alaçatı hattında ise 200.000 TL/m² üzeri seviyelerin kalıcı hale geldiği görülüyor. EVA Gayrimenkul Değerleme Gayrimenkul Değerleme Direktörü Filiz Akkaya, piyasada pandemi sonrası oluşan hızlı fiyatlanmanın ardından artık daha rasyonel bir zemine geçildiğini, “balon fiyatların büyük ölçüde erimeye başladığını” ifade etti.

Türkiye’nin sahil şeridinde yazlık konut piyasası 2026 yılına girerken güçlü bir talep yapısını korumaya devam ediyor. EVA Gayrimenkul Değerleme verilerine göre, Kuzey Ege’den başlayarak İzmir, Aydın ve Muğla üzerinden Antalya’ya uzanan geniş hatta; doğayla iç içe yaşam, kalabalıktan uzaklık, yaz-kış kullanım imkanı ve sosyal donatıya erişim gibi kriterler alıcıların önceliğini belirliyor. Bu durum özellikle villa tipi konutlar, müstakil yazlıklar ve site içi apart projelerde talebin canlı kalmasını sağlıyor.

Fiyatlarda Yeni Denge, Artış Sürüyor Ancak Hız Yavaşlıyor

EVA Gayrimenkul Değerleme Gayrimenkul Değerleme Direktörü Filiz Akkaya, 2026 yılında yazlık konut piyasasında genel fiyat artışının devam ettiğini ancak artış hızının önceki yıllara kıyasla daha kontrollü ilerlediğini belirtti. Buna göre Ege ve Akdeniz hattında ortalama fiyat artışı %20–25 bandında gerçekleşirken, lüks segmentte artış oranları daha yukarıda seyrederken, daha mütevazı yazlık konutlarda artışların sınırlı kaldığı görülüyor.

Akkaya, özellikle pandemi sonrası yaşanan aşırı talep döneminin etkilerinin büyük ölçüde dengelendiğini, buna rağmen jeopolitik gelişmeler ve bölgesel göç hareketlerinin fiyatları tamamen aşağı çekmediğini ifade ederek, “Bu da piyasada “yumuşak normalleşme” olarak tanımlanan yeni bir döneme işaret ediyor.” dedi.

Ege Kıyıları: Bodrum, Çeşme ve Urla Zirvede

Türkiye’nin üst segment yazlık piyasasında Bodrum, Çeşme ve Urla üçlüsü hala açık ara en güçlü bölgeler olarak öne çıkıyor. Bodrum’da metrekare fiyatlarının 250.000–300.000 TL seviyesine ulaşması, ilçeyi Türkiye’nin en yüksek değerli yazlık pazarı haline getirirken, arsa arzındaki daralma yeni projelerin Milas ve Dalaman aksına kaymasına neden oluyor.

Urla’da Öne çıkan Bölgeler ve Birim Fiyat Analizi )

BölgeKonut TipiBirim Fiyat (m² / TL)Ortalama Satış Fiyatı (TL)
KekliktepeLüks/Yeni Villa150.000 – 250.000+80.000.000 – 350.000.000
İskeleYeni Villa / Sahil120.000 – 180.00025.000.000 – 90.000.000
İskeleEski / Müstakil85.000 – 110.00014.000.000 – 22.000.000
ZeytinalanıVilla / Site İçi80.000 – 105.00018.000.000 – 25.000.000
ZeytinalanıDaire / Eski Konut65.000 – 85.0007.500.000 – 12.000.000
ÇeşmealtıStandart Yazlık70.000 – 95.00012.000.000 – 20.000.000
DemirciliKöy/Müstakil55.000 – 75.0009.000.000 – 15.000.000

İzmir tarafında ise Çeşme ve Alaçatı, 200.000 TL/m² seviyesini aşan villa projeleriyle dikkat çekiyor. Ilıca, Boyalık ve Dalyan hattı özellikle aile yaşamına uygun sahil düzeni nedeniyle yoğun talep görürken, Ovacık ve Germiyan gibi bölgelerde daha erişilebilir alternatifler gelişmeye devam ediyor.

Urla ise son yıllarda yükselen ivmesini sürdürüyor. Ortalama 100.000–120.000 TL/m² bandına ulaşan ilçede Kekliktepe ultra lüks villa segmentiyle öne çıkarken, İskele ve Zeytinalanı gibi bölgeler yaz-kış yaşam konseptiyle farklı bir talep yapısı oluşturuyor.

Bodrum’da Öne Çıkan Bölgeler ve Birim Fiyat Analizi (Mayıs 2026)

Bölge Öne Çıkan ÖzelliklerBirim Fiyat (m² / TL)Ortalama Villa Fiyatı (TL)
TürkbüküEn yüksek değerli mahalle; ultra lüks segment.215.000 – 350.000+35.000.000 – 245.000.000
YalıkavakMarina çevresi ve yüksek şerefiyeli modern villalar.180.000 – 280.00025.000.000 – 80.000.000+
GöltürkbüküLüks siteler ve müstakil yaşam.200.000 – 220.00035.000.000 – 45.000.000
Bitez & OrtakentAileler için uygun, yaz-kış oturumun yoğun olduğu bölge.155.000 – 180.00018.000.000 – 30.000.000
TurgutreisDaha “uygun” fiyatlı seçenekler ve köklü yazlıklar.95.000 – 130.0009.000.000 – 18.000.000
GümüşlükBohem atmosfer ve müstakil bahçeli evler.110.000 – 150.00012.000.000 – 25.000.000

Çeşme’de Öne Çıkan Bölgeler ve Birim Fiyat Analizi )

BölgeKonut TipiBirim Fiyat (m² / TL)Ortalama Satış Fiyatı (TL)
Alaçatı PortYeni / Denize Sıfır250.000 – 400.000+60.000.000 – 180.000.000
Alaçatı Köy İçiRestore Edilmiş Taş Ev180.000 – 260.00025.000.000 – 55.000.000
Ilıca / BoyalıkYeni/Lüks Rezidans160.000 – 240.00020.000.000 – 70.000.000
PaşalimanıLüks Müstakil Villa200.000 – 320.00045.000.000 – 120.000.000
OvacıkModern Müstakil110.000 – 170.00018.000.000 – 40.000.000
DalyanStandart Yazlık (Eski)85.000 – 120.00012.000.000 – 22.000.000
ReisdereYeni Site İçi75.000 – 105.0009.000.000 – 16.000.000

Kuzey Ege ve Orta Segment: Alternatif Yaşam Arayışı Güçleniyor

Kuzey Ege hattında Ayvalık, Edremit Körfezi ve çevresi daha erişilebilir yazlık arayanlar için önemli bir alternatif oluşturmaya devam ediyor. Cunda Adası’nda metrekare değerlerinin 160.000–200.000 TL bandına kadar çıkması bölgenin turistik çekim gücünü gösterirken, Altınova ve Sarımsaklı gibi bölgelerde daha orta segment fiyatlar hakimiyetini sürdürüyor.

Dikili tarafında ise fiyatlar daha geniş bir skalaya yayılmış durumda. Kabakum ve İsmetpaşa hattında 65.000–85.000 TL/m² seviyeleri görülürken, Salihler ve merkez mahallelerde 100.000 TL/m²’ye yaklaşan değerler dikkat çekiyor. Özellikle 1+1 ve 2+1 apart konutlara olan talep, bölgeyi yatırım açısından daha hareketli hale getiriyor.

Aydın ve Kuşadası’nda Gurbetçi Etkisi ve Site Yaşamı Öne Çıkıyor

Kuşadası ve Didim hattında hem yerli hem de yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının etkisi belirgin şekilde hissediliyor. Güzelçamlı ve Davutlar gibi bölgelerde 60.000–100.000 TL/m² aralığında değişen fiyatlar, eski yazlık sitelerde ise 6–8,5 milyon TL bandındaki satışlar dikkat çekiyor. Yeni nesil site projeleri özellikle Soğucak ve Davutlar’da gelişirken, havuzlu villa konseptleri yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ediyor. Bölge aynı zamanda yazlık kiralama piyasasında da güçlü bir sezon performansı sunuyor.

Muğla Hattında Fethiye ve Marmaris Güçlü Talep Merkezi Oluyor

Muğla’nın Fethiye ilçesi, Göcek ve Ölüdeniz gibi dünya çapında bilinen destinasyonlarıyla yazlık piyasasının en güçlü bölgelerinden biri olmaya devam ediyor. Göcek’te denize yakın villalar ile iç kesimlerdeki konutlar arasında ciddi fiyat farkları oluşurken, Ölüdeniz çevresinde turizm odaklı yapılaşma öne çıkıyor. Marmaris ise özellikle İçmeler, Selimiye ve Bozburun gibi bölgelerde yüksek gelir grubunun ilgisini çekiyor. Merkez ve İçmeler hattında 65.000–160.000 TL/m² aralığı görülürken, kırsal koy bölgelerinde bu rakam 180.000 TL/m² seviyelerine kadar çıkabiliyor. Kısa dönem kiralama potansiyeli, Marmaris’i yatırım açısından öne çıkaran en önemli faktörlerden biri olmaya devam ediyor

Fethiye’de Öne çıkan Bölgeler ve Birim Fiyat Analizi )

BölgeKonut TipiBirim Fiyat (m² / TL)Ortalama Satış Fiyatı (TL)
GöcekLüks Villa / Marina Manzaralı210.000 – 300.000+30.000.000 – 75.000.000+
GöcekStandart Müstakil Ev130.000 – 180.0007.500.000 – 25.000.000
Ölüdeniz (Ovacık/Hisarönü)Havuzlu Müstakil Villa110.000 – 160.00011.000.000 – 55.000.000
ÖlüdenizDaire / Dubleks85.000 – 115.0007.000.000 – 12.000.000
Çalış Plajı (Foça)Yeni Lüks Villa125.000 – 185.00018.000.000 – 32.000.000
Çalış PlajıEski Yazlık / İkiz Villa90.000 – 120.00010.000.000 – 16.000.000
GünlükbaşıModern Daire / Dubleks75.000 – 105.0008.850.000 – 14.000.000

Antalya Hattında Yabancı Yatırımcı Etkisi Belirleyici

Antalya sahil şeridinde Kaş, Kemer, Manavgat ve Alanya bölgeleri farklı kullanıcı profilleriyle dikkat çekiyor. Kaş’ta özellikle Kalkan bölgesi, 90.000–110.000 TL/m² seviyeleriyle Türkiye’nin en değerli villa piyasalarından birini oluştururken, denize sıfır konutlarda bu değerlerin iki katına çıkabildiği görülüyor.

Kemer’de Beldibi ve Göynük gibi bölgeler 85.000–100.000 TL/m² bandında işlem görürken, Manavgat Side hattı daha erişilebilir fiyatlarla geniş aileler için cazibesini koruyor. Alanya ise 1+1 otel konseptli daireleriyle özellikle yabancı yatırımcıların yoğun ilgisini çekiyor.

Kemer-Kaş-Manavgat’da  Öne çıkan Bölgeler ve Birim Fiyat Analizi )

Bölge Konut TipiBirim Fiyat (m² / TL)Ortalama Satış Fiyatı (TL)
Kaş (Kalkan)Ultra Lüks Villa120.000 – 250.00040.000.000 – 150.000.000+
Kaş (Merkez)Müstakil / Dubleks105.000 – 160.00019.345.000
Kemer (Merkez)Yeni Villa / Site İçi85.000 – 120.00013.800.000 – 17.800.000
Kemer (Göynük/Beldibi)Standart Yazlık75.000 – 95.0008.000.000 – 12.000.000
Manavgat (Side)Havuzlu Site İçi Dubleks55.000 – 85.0006.500.000 – 10.000.000
Manavgat (Sorgun)Lüks Villa / Yeni70.000 – 110.00015.000.000 – 25.000.000

Piyasa Daha Gerçekçi Bir Zemine Oturuyor

Filiz Akkaya, 2026 yılı itibarıyla yazlık konut piyasasında en önemli gelişmenin fiyatların “gerçek kullanıcı değeri”ne yaklaşması olduğunu vurgulayarak, “Aşırı yükselen segmentlerde düzeltmeler görülürken, talebin güçlü olduğu bölgelerde fiyatlar kontrollü biçimde artmaya devam ediyor. Bu tablo, Türkiye yazlık piyasasında hem yatırımcılar hem de kullanıcılar açısından daha öngörülebilir ve dengeli bir döneme girildiğine işaret ediyor.” Diyerek sözlerini bitirdi.

EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlık Hakkında: EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlık AŞ, gayrimenkul sektörün uzman isimleri tarafından 2008 yılında kuruldu. EVA, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yetkilendirilen Değerleme Şirketlerinden olup ayrıca, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) tarafından finans kurumlarına, “gayrimenkul, gayrimenkul projesi veya bir gayrimenkule bağlı hak ve faydaların değerlemesi” hizmet verme yetkisine sahip şirketler arasındadır. Ayrıca uluslararası bir kurum olan RICS (Royal Institution of Chartered Surveyors) tarafından Türkiye’de “Regulated by RICS” olarak ünvanı verilen ilk kuruluştur.

EVA Değerleme’nin kendi alanında 26 adet uluslararası ödülü bulunmaktadır. Finans piyasaları konusunda dünyanın önemli otoritelerinden Euromoney Yayın Kurumunun lider dergisi olan Euromoney Magazine her yıl dünyanın birçok ülkesinde çeşitli kategorilerde en başarılı kurumları bilimsel bir çalışma ile belirlemektedir.  EVA  Değerleme,   2011 senesinde Euromoney tarafından Değerleme Konusunda Türkiye En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması, 2013 senesinde Türkiye’nin En İyi Danışmanlık (Best Real Estate Advisory-Overall), En İyi Araştırma (Research) ve En İyi Değerleme (Valuation) Firması ödüllerinde, 2014 senesinde ise “Türkiye’nin En İyi Gayrimenkul Araştırma Firması” ödülüne, 2016, 2017 ve 2018 senelerinde tekrar Türkiye’nin En İyi Danışmanlık (Best Real Estate Advisory-Overall), En İyi Araştırma (Research) ve En İyi Değerleme (Valuation) Firması ödüllerinde layık görülmüştür. 2020 yılında ise  Euromoney’in “Real Estate Awards 2020” ödülleri kapsamında, Türkiye’nin en iyi Gayrimenkul Araştırma ve Gayrimenkul Değerleme firması seçilmiştir. Ayrıca uluslararası International Property Awards, EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlığı 2013-2014 senesi ödüllerinde “Türkiye’nin En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması” ve “Avrupa’nın En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması”;  2014-2015, 2015-2016, 2016-2017, 2017-2018 ve 2018-2019 senesinde ise arka arkaya tekrar “Türkiye’nin En İyi Gayrimenkul Danışmanlık Firması”  olarak seçmiştir. Tüm bu ödüller yanısıra 2017 senesinde Global Brands Magazine tarafından “Best Property Appraisal Company, Turkey 2017”, 2018 senesinde Global Brands Magazine tarafından “Most Innovative Real Estate Valuation Brand, Turkey 2018, 2023 senesinde tekrar Global Brands Magazine tarafından “Best Real Estate Advisor Turkey 2023 ödülüne layık görülmüştür. 2024 senesinde Boston Brand Research&Media tarafından “Best Real Estate Advisor, Turkey 2024 ödülüne layık görülmüştür. EVA Gayrimenkul Değerleme, her türlü gayrimenkul ve gayrimenkule dayalı hak ve faydaların değerlemesi, makine ve ekipman değerlemesi hizmetleri vermekte, gayrimenkul projelerinde fizibilite, şerefiyelendirme, yer seçimi analizi, çalışmaları yapmakta, en iyi ve en verimli kullanım etütleri hazırlamakta, kurumsal imar barışı danışmanlığı hizmeti vermekte, finansal kurumlar için kredilerde yatırım ilerleme raporları hazırlanması hizmetleri vermektedir. Şirketin ortakları ve Yöneticileri arasında Türkiye’nin ilk SPK Lisanslı Değerleme Uzmanlarından Cansel Turgut Yazıcı, Özdil Şahin, Özhan Yurtseven ve Zuhal Balsarı bulunmaktadır. Şirketin Türkiye Otel Sektörü Pazar Analizi Raporu, Türkiye Alışveriş Merkezleri Potansiyeli Analizi raporları, İstanbul Markalı Konut Piyasası Araştırma ve Öngörüler Raporu, İstanbul Yurt sektörü raporu gibi yayınlanmış sektörel araştırma raporları vardır.

Bakan Kacır’dan İAOSB’de yatırım raporu: İzmir’de hangi projeler hayata geçirildi?

0

İzmir Atatürk OSB’de konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İzmir’e yapılan OSB, teknopark, Ar-Ge merkezi ve yatırım teşvikleriyle kentin üretim ve teknoloji altyapısının güçlendirildiğini belirterek yeni kalkınma projeleri ve finansman desteklerini açıkladı. Törende konuşan AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan da tüm siyasi partilere “Gelin Çeşme Projesine destek olun” çağrısında bulundu.

AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İzmir Atatürk OSB Çamur Susuzlaştırma ve Termal Kurutma İle Depo ve Hizmet Binası Açılış Töreni’ne katıldı. Törende, İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Cenk Karace de hazır bulundu.



ASIRLIK BAŞARILARA ULAŞTIK

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekleştirdiğimiz hamlelerle asırlık başarılara ulaştık. Türkiye’yi dünyanın üretim ve teknoloji geliştirme üsleri arasına taşıdık. Nitelikli istihdam kapasitesiyle OSB modelimizi yurdun dört bir köşesine yaymayı önceliklendirdik. 2002’den beri OSB ve fabrika sayılarını artırdık. Türkiye’nin küresel rekabet gücüne omurga oluyor. İzmir en güçlü katkıyı sunan şehirlerimizin başında geliyor. Yatırım teşviklerimiz, KOBİ’lere sunduğumuz destekler ve bölgesel kalkınma projelerimizle sanayi potansiyelini ileri seviyelere taşıyoruz. Şehrimizde altyapıyı güçlendirmek için OSB’lerin sayısını 17’ye çıkardık. İzmir’de 5 endüstri bölgesi kurduk. İzmir’de kurduğumuz 6 teknopark ile ekosistem inşa ettik. 103 Ar-Ge merkeziyle İzmir’in araştırma, geliştirme kapasitesini takip ettik. KOBİ’lerimize destek sağladık. Krediler için finansman desteği sağlıyoruz. Yeni teşvik sistemimizin saç ayaklarından olan yerelin ihtiyaçlarına cevap veren bir kalkınma seferberliği yürütüyoruz. 27 milyar liralık yatırım projelerini destekleyeceğiz. 11,5 milyar liralık 46 proje başvurusu aldık. Bu projeler için 301 milyon liraya kadar finansman desteği ve vergi indirimi sağlayacağız. İzmir’in sahip olduğu güçlü potansiyeli değerlendirmek ve şehrin kalkınmada Türkiye’nin öncü merkezlerinden biri olma vasfını güçlendirmek en temel hedefimiz. 703 kalkınma projesine 6 milyar destek sağladık. İYTE ve Ege Üniversitesi bünyesinde teknoloji atölyelerini kuracağız. Bizler her daim olduğu gibi sanayicilerimizin engellerini kaldırmayı sürdüreceğiz. Katma değer oluşturan her yatırımın en güçlü paydaşı olmaya devam edeceğiz” dedi.

İZMİR MERKEZLİ İHRACATIN DÖRTTE BİRİNİ OMUZLUYOR

Açılışta konuşan AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir milletvekili Eyyüp Kadir İnan ise; “Bugün İzmir’in ve ülkemizin en büyük üretim üslerinden birinde geleceğe değer katacak açılışlarda bir araya gelmekten memnuniyet duyuyoruz. 600 fabrikası ve 50 binden fazla çalışanıyla en güçlü üretim gücünün somut teminatı. İzmir merkezli ihracatın 4’te birini omuzluyor. İzmir körfezini korurken vizyoner rol üstlenen İzmir Atatürk OSB’yi kutluyoruz. Sanayicimizin kanayan yarası olan arazi sorununu biliyoruz. Bu sorunu çözmek için vekil arkadaşlarımızla ve bakanımızla birlikte çalışıyoruz. Bu işi tek gündemle değil Çiğli’den Bergama’ya kadar ele alıyoruz. Neticesi sanayici için büyük olacak. Bugün sizler Türkiye’nin en kötü alt yapısına rağmen hala çalışıyorsunuz. Aciz bir yönetimden sanayiye yönelik vizyon beklemek yersiz. Sizler her gün içinden çıkılmaz hal alan trafiğe rağmen ayakta duruyorsunuz. Yerel mekanizmaların ayak bağı olduğu ortamda eksileri sırtlanıyorsunuz. Yerel yönetimler çöp tesisi yapamıyorken sizin bu tesisi yapmanız çok önemli. Bu tesisten umarım ders çıkarırlar” dedi.

ÇEŞME TURİZM PROJESİ İÇİN ÇAĞRI

Çeşme Turizm Projesi için yeniden çağrıda bulunan AK Partili İnan, “Yıllardır kanayan yaramız olan ve hepimizin her yurtdışı seyahatinde sitem ettiği İstanbul aktarması çilesini konuşmamız lazım. Bu durum İzmir gibi devasa sanayi metropolüne yakışmıyor. İzmir ikinci durak konumuna itiliyor. Çeşme Projesi ile biz bu çileyi kökünden bitirmeyi amaçlıyoruz. Bu projeye sadece turizm açısından bakmayın. Çeşme Projesi’nin yaratacağı ekonomik hacim dünyanın en büyük havayolu şirketlerinin rotasını İzmir’e çevirecek. Bu proje ile birlikte dünyayı İzmir’e bağlamayı planlıyoruz. Çeşme Projesi’nin içerisinde Ar-Ge merkezlerimiz de yer alacak. İYTE’nin bilişim vadisi ile devasa projelerden bahsediyoruz. 100 bin gencimize 2 sene içinde iş sağlayacağız. Tüm siyasi partilere çağrıda bulunuyoruz. Gelin destek olun, İzmir için ortak eser üretelim. Bu işin sonunda sanayicilerin kazanmasını arzuluyoruz” diye konuştu.

ALSANCAK LİMANINDA MODERNİZASYON ÇALIŞMASI BAŞLATILDI

İnan açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi; “Alsancak Limanı’nda Varlık Fonumuzun çalışmalarıyla modernizasyon çalışması başlattık. Alt yapı eksiklerini biliyorsunuz. Bu hamle ile limanımızın depolama kapasitesi artacak. Rıhtımları modern gemilerin yanaşacağı yapıya kavuşturacağız.”

KARACE: 2 TESİS VE 7 FABRİKA YOLDA

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Cenk Karace ise, “Arıtma tesisinden çıkan çamuru sanayicilerimizin kullanımına sunacağız. Bu çamuru birtakım bölgelere naklediyorduk. Buralarda depolanıyordu ama bundan sonra bu tip bir şeye gerek kalmayacak. Organize olarak 7 fabrika yapıyoruz. Firmalara kiralamayı planlıyoruz. Tesisimiz de Eylül ayında bitecek. Yeni 2 tesisin ve 7 fabrikamızın açılışını yapmaktan mutluluk duyacağız” dedi.

Kaynak: Sabah

TCK By Kıraç’tan 30 milyon euroya yeni fabrika

Galvaniz teknolojileri, yol güvenliği sistemleri, enerji altyapıları gibi alanlarında faaliyet gösteren TCK by Kıraç, Bursa Başköy’de savunma sanayi ve ileri üretim teknolojileri konularında hizmet verecek yeni fabrikası için toplam 30 milyon euro yatırım yapacak.

Galvaniz teknolojileri, yol güvenliği sistemleri, enerji altyapıları ve savunma sanayine yönelik üretim alanlarında faaliyet gösteren TCK by Kıraç AŞ’nin Bursa Başköy’de inşaatı devam eden yeni fabrikası 2027 yılında hizmete girecek. TCK by Kıraç Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan Malçok, inşaat sürecinde sona yaklaşılan yatırım kapsamında yeni nesil makine ve ekipman yatırımlarına ilişkin fizibilite çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Şirket yönetimi yeni yatırlarla; savunma sanayi altyapıları, radar ve görüntüleme sistemleri, yüksek dayanımlı özel çelik çözümleri, kritik saha yapıları ile akıllı güvenlik altyapıları alanlarında üretim kapasitelerini arttırmayı hedefliyor. TCK by Kıraç AŞ’de toplam 355 kişi istihdam ediliyor.

Geçen yıl 3 milyar TL olarak gerçekleşen cirolarını bu yıl 8 milyar liraya çıkarmayı hedeflediklerini belirten Malçok, Bozüyük Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçirdikleri yeni üretim kampüsü için de yaklaşık 1,35 milyar TL yatırım yaptıklarını hatırlattıktan sonra şu bilgileri verdi: “Söz konusu tesisimiz, son dönemdeki en önemli sanayi yatırımları arasında yer alıyor. Toplam 54.476 m² alan üzerine kurulan ve yaklaşık 30.000 m² kapalı alana sahiptir. Tesis, yüksek otomasyon altyapısı, robotik üretim sistemleri, sıcak daldırma galvanizleme, otomatik paketleme hatları ve dijital izlenebilirlik sistemleriyle faaliyet gösteriyor.”

Savunma Sanayinde Büyüyor

Malçok, özellikle stratejik sektörlerde teknoloji odaklı üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlara öncelik verdiklerini belirterek, yol güvenliği, enerji altyapıları ve savunma sanayi alanlarında üretim kabiliyetlerini güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Malçok bu konuda şunları söyledi: “Üretim yatırımlarımızın odağında verimlilik, teknoloji ve ölçeklenebilir üretim altyapısının bulunuyor. Sanayi yatırımlarında yalnızca kapasite artışına değil; yüksek kalite standardı, verimli üretim ve sürdürülebilir altyapıya odaklanıyoruz. Son yıllarda farklı üretim alanlarında bütünleşmiş bir sanayi yapısı oluşturduk. Yeni yatırımlarla üretim kapasitemizi ve ihracat gücümüzü artırmayı hedefliyoruz.”

TCK by Kıraç, büyüme stratejisini yol güvenliği sistemleri, solar enerji altyapı çelikleri ile savunma ve kritik altyapı çözümleri olmak üzere üç temel üretim alanı üzerine kurguluyor. Şirket; otoyol bariyerlerinden motosiklet dostu güvenlik sistemlerine, çarpışma yastıkları ve ses bariyerlerinden solar taşıyıcı sistemlere, radar direklerinden özel mühendislik yapılarına kadar geniş bir üretim yelpazesinde faaliyet gösteriyor.

Malçok, savunma sanayinde güçlü üretim altyapısı ve yerli tedarik zincirinin önemine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Savunma sanayisinde sürdürülebilir büyümenin en önemli unsurlarından biri güçlü yerli üretim kapasitesi ve yüksek kalite standartlarına sahip tedarik zinciridir. Bu alandaki yatırımlarımızı uzun vadeli bir perspektifle sürdürüyoruz.”

Öte yandan TCK by Kıraç, SAHA EXPO kapsamında Norveç merkezli Nordic Deployment ile iş birliği anlaşması imzaladığını duyurdu. Şirket yönetimi, söz konusu iş birliğinin savunma sanayi ve kritik saha altyapıları alanındaki küresel büyüme hedeflerine katkı sağlamasını bekliyor.

Kaynak: paradergi

Sagra Fatsa’ya 100 Milyon Dolarlık Yatırım Yapacak; İmzalar Atıldı

Fatsa Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçirilecek 100 milyon dolarlık SAĞRA yatırımı için inşaat ruhsatı imzalandı. FATSO Başkanı Tayfun Karataş, 700 kişiye doğrudan istihdam sağlayacak dev projenin önündeki tüm engellerin kalktığını açıklarken, yatırımın Fatsa OSB’yi 1375 dönüme çıkararak Karadeniz’in tek parseldeki en büyük organize sanayi bölgesi unvanını güçlendirdiğini belirtti.

Fatsa Ticaret ve Sanayi Odası (FATSO) Başkanı Tayfun Karataş, bölge ekonomisini ve istihdamını derinden etkileyecek dev bir yatırımın müjdesini verdi. Karadeniz’in köklü markalarından SAĞRA’nın Fatsa Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) gerçekleştireceği büyük bütçeli üretim tesisi için beklenen inşaat ruhsatı resmen imzalandı.

700 İnsana İş Kapısı Doğuyor

Toplamda 100 milyon dolarlık devasa bir bütçeyle hayata geçirilecek olan bu üretim tesisi, bölgedeki işsizlik sorununa çok ciddi bir kalkan olacak. Projenin tamamlanıp faaliyete geçmesiyle birlikte tam 700 vatandaş doğrudan istihdam edilerek iş sahibi yapılacak. İnşaat ruhsatının imzalanmasıyla birlikte, fabrikanın yapım sürecinin önünde hiçbir hukuki veya bürokratik engel kalmadı. FATSO Başkanı Tayfun Karataş, bu büyük yatırımın bölgeye kazandırılmasındaki büyük katkılarından dolayı OYAK Holding’e de teşekkürlerini sundu.

Karadeniz’in Tek Parselde En Büyük OSB’si Tescillendi

Atılan bu tarihi imza, yalnızca yeni bir fabrika ve istihdam alanı yaratmakla kalmadı; aynı zamanda Fatsa OSB’nin bölgedeki gücünü de zirveye taşıdı. Yeni yatırımla birlikte genişleme sürecine giren Fatsa Organize Sanayi Bölgesi’nin toplam alanı 1375 dönüme ulaştı. Bu muazzam genişleme hamlesiyle birlikte Fatsa OSB, Karadeniz Bölgesi’nin tek parseldeki en büyük organize sanayi bölgesi olma unvanını bir kez daha perçinlemiş oldu.

“Beklenen İmzayı Hayırlısıyla Attık”

Yatırımın resmiyet kazanmasının ardından heyecanını ve mutluluğunu paylaşan FATSO Başkanı Tayfun Karataş, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Bugün itibariyle SAĞRA firmamızın Fatsa Organize Sanayi Bölgemizdeki yatırımı için inşaat ruhsatının imzasını atmış bulunuyorum. Böylece 700 insanımızı iş sahibi yapacak 100 Milyon dolarlık bu dev yatırımın inşaatının başlaması için hiçbir engel kalmadı. Süreç boyunca katkılarından dolayı OYAK Holding’e içtenlikle teşekkür ediyor, Bölgemize ve insanımıza hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Bu imzanın ardından aynı zamanda Fatsa Organize Sanayi Bölgemizin alanını da 1375 dönüme çıkarak Karadeniz Bölgesinin tek parselde en büyük OSB’si olduğunu bir kez daha tescil etmiş oluyoruz. Emeği olan herkese bir kez daha minnet ve teşekkürlerimi sunuyorum.”

Kaynak: www.orduolay.com

Van’da imar sisteminde sorunu büyüyor

0

Van’da ev bulmak artık lüks mü oluyor? İmar düğümü çözülemeyen kentte konut üretiminin durması kiracıları vurdu. İşte gayrimenkulde yaşanan son durum…

Van’da imar sistemi çöktü: Müteahhitler çekildi, kiralar uçuşa geçti

Van’da yıllardır çözülemeyen imar sorunu, şehri kilitlemeye devam ediyor. Vatandaş arsasını satamaz hale gelirken, ekonomi ve inşaat sektörü adeta durma noktasında.

Van, yıllardır imar problemleriyle sık sık gündeme gelen şehirlerin başında geliyor. Özellikle 2011 depreminden sonra daha da görünür hale gelen sorun, bugün hem şehir planlamasını hem de ekonomik hayatı ciddi şekilde kilitlemiş durumda. Van Emlakçılar Derneği Başkanı Orhan Özdek, kentteki imar krizine ilişkin yaptığı değerlendirmede, mevcut durumun “hezimete dönüştüğünü” belirterek kapsamlı eleştirilerde bulundu.

Özdek, Van’da uzun yıllardır sağlıklı bir imar planlamasının yapılamadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Van’da 10 yılı aşkın süredir düzenli ve uygulanabilir bir imar planı hayata geçirilemedi. Mevcut imar yapısı vatandaşlarımızı ciddi anlamda mağdur ediyor. Çevre yolu süreci, 18. madde uygulamaları ve imar planlarının netleşmemesi nedeniyle şehirde büyük bir tıkanıklık yaşanıyor. Vatandaş elindeki arsayı ne bölebiliyor ne satabiliyor. Arsa artık yatırım aracı olmaktan çıkmış, adeta vatandaşın elinde kalan bir yüke dönüşmüş durumda.”

“Ekonomik döngü tamamen durdu”

İmar sorunlarının sadece bireysel değil, şehir ekonomisini de doğrudan etkilediğini vurgulayan Özdek, gayrimenkul piyasasının durma noktasına geldiğini söyledi.

Tapu işlemlerinin ciddi şekilde azaldığını belirten Özdek, normalde günlük onlarca işlemin yapılması gereken sistemde hareketliliğin neredeyse yok denecek seviyeye düştüğünü ifade etti.

“Konut üretimi durdu, kiralar yükseldi”

Özdek, imar belirsizliğinin konut üretimini de doğrudan durdurduğunu belirterek , “Müteahhitler projelerden çekiliyor. Konut üretiminin azalmasıyla birlikte kiralar yükseliyor ve barınma krizi giderek derinleşiyor. Mevcut konut stoku ise artık ihtiyacı karşılamıyor.” şeklinde konuştu.

“Van’da temiz arsa bulmak neredeyse imkânsız”

Kentte güvenli ve sorunsuz arsa bulmanın neredeyse mümkün olmadığını söyleyen Özdek, birçok arsanın ya park alanına denk geldiğini ya da 18. madde uygulamalarıyla bölündüğünü belirtti: “Bu durum vatandaşın güvenli alım-satım yapmasını engelliyor ve piyasada büyük bir belirsizlik oluşturuyor. 1996’dan bu yana sağlıklı bir imar planlaması yapılması gerekiyordu ancak bu süreç hayata geçirilemedi. 2011 Van depremi bir dönüşüm fırsatı olabilirdi. Eğer o dönemde modern ve planlı bir şehirleşme sağlansaydı Van bugün çok farklı bir noktada olurdu.”

“Çarpık kentleşme şehir kimliğini bozdu”

İmar eksikliğinin şehir estetiğini de bozduğunu ifade eden Özdek, “Van’da binalar arasında bir uyum yok. Kat yükseklikleri bile birbirinden farklılık gösteriyor. Bu durum hem şehir siluetini hem de yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Doğru bir planlama yapılması halinde Van 10 yıl içinde büyük bir dönüşüm yaşayabilir. Şehir Diyarbakır, Kayseri, Konya veya Gaziantep gibi modern bir yapıya kavuşabilir. Ancak mevcut durumun devam etmesi halinde Van’ın gelişmesi mümkün görünmüyor.” cümlelerini kullandı.

Kaynak: Van bölge gazetesi

Bahadır: Şehirleşmenin yeni döneminde belirleyici unsur enerji altyapısı olacak

0

RUHA Elektrik Kurumsal İş Geliştirme Direktörü Ömer Faruk Bahadır, gelecek dönemde şehirleşme, toplu konut üretimi ve bölgesel yeniden yapılanma projelerinde elektrik altyapısının en kritik başlıklardan biri haline geleceğini belirterek, “Şehirleşmenin yeni döneminde belirleyici unsur yalnızca konut sayısı değil, bu konutları ve yaşam alanlarını besleyecek güçlü enerji altyapısı olacak” dedi.

HD Hyundai Electric’in Türkiye ve Azerbaycan’ın resmi distribütörü olan Ruha Elektrik, Türkiye’de hız kazanan kamu yatırımları, TOKİ projeleri, deprem bölgesindeki yeniden yapılanma süreci ve Suriye’de gündeme gelecek altyapı projelerinin elektrik sektörüne etkilerini değerlendirdi.

‘ARTIK SADECE BİNA DEĞİL, ENERJİ OMURGASI İNŞA EDİLİYOR’

Türkiye’de kamu eliyle yürütülen konut, hastane, okul, sanayi ve altyapı projelerinin çok daha kapsamlı bir elektrik ihtiyacı doğurduğunu ifade eden Bahadır, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bugün şehirleşme artık yalnızca bina üretmekten ibaret değil. Yeni bir konut alanı oluşturduğunuzda beraberinde trafo merkezlerini, orta gerilim hücrelerini, alçak gerilim dağıtım panolarını, koruma sistemlerini, kompanzasyon altyapısını, kablolama ve topraklama sistemlerini de planlamak zorundasınız. Çünkü modern şehirlerin gerçek taşıyıcı unsurlarından biri artık elektrik altyapısıdır. Bir bölgede yüzlerce ya da binlerce konut inşa edildiğinde, aslında o bölge için yeni bir enerji omurgası da inşa edilmiş olur.”

‘TOKİ PROJELERİ ELEKTRİK ALTYAPISINDA YENİ BİR DÖNEM BAŞLATTI’

TOKİ ve kamu konut projelerinin enerji sektörü açısından büyük bir ölçek oluşturduğunu belirten Bahadır, bu yatırımların yalnızca inşaat sektörü açısından değil, elektrik ekipmanları ve dağıtım altyapısı açısından da stratejik bir pazar oluşturduğunu söyledi.

Bahadır, “TOKİ projeleri Türkiye’nin şehirleşme modelinde çok önemli bir yer tutuyor. Bu projeler sadece konut üretmiyor; yeni mahalleler, yeni yaşam alanları ve yeni altyapı ihtiyaçları oluşturuyor. Her yeni toplu konut alanı; dağıtım trafoları, OG hücreleri, kompakt şalterler, koruma röleleri ve enerji dağıtım sistemleri açısından ciddi bir planlama gerektiriyor. Bu nedenle TOKİ ölçeğindeki projeler, elektrik altyapısı tarafında uzun vadeli ve sürdürülebilir çözümleri zorunlu hale getiriyor” ifadelerini kullandı.

Ruha Elektrik’in bu alanda sahada aktif rol aldığını vurgulayan Bahadır, “Ruha Elektrik olarak Türkiye’nin farklı bölgelerinde devam eden kamu, toplu konut ve altyapı projelerinde aktif rol alıyoruz. HD Hyundai Electric’in global mühendislik gücüyle; orta gerilimden alçak gerilime, dağıtım transformatörlerinden koruma sistemlerine kadar geniş bir ürün gamını proje ihtiyaçlarına uygun şekilde sunuyoruz” dedi.

‘DEPREM BÖLGESİNDE YENİDEN İNŞA SÜRECİ ENERJİ TARAFINDA TARİHİ BİR DÖNÜŞÜM OLUŞTURUYOR’

Deprem bölgesinde devam eden yeniden yapılanma çalışmalarının, elektrik altyapısı açısından Türkiye’nin en önemli dönüşüm başlıklarından biri olduğunu belirten Bahadır, şunları söyledi:

“Deprem sonrası yeniden inşa süreci yalnızca yapı stokunun yenilenmesi anlamına gelmiyor. Aynı zamanda eskiyen, yetersiz kalan veya yeniden planlanması gereken elektrik altyapılarının da baştan ele alınması gerekiyor. Yeni konut alanları, kamu binaları, sağlık tesisleri, eğitim yapıları ve ticari alanlar kurulurken, bu bölgelerin enerji güvenliği de aynı hassasiyetle planlanmalı. Çünkü güvenli şehirleşmenin en önemli unsurlarından biri kesintisiz, kaliteli ve doğru mühendislikle kurulmuş elektrik altyapısıdır.”

Bahadır, özellikle büyük ölçekli yeniden yapılanma projelerinde ürün kalitesi ve teknik uyumluluğun kritik hale geldiğini belirterek, “Bu tip projelerde yalnızca ürün tedarik etmek yeterli değil. Projenin ölçeğine, yük ihtiyacına, saha koşullarına ve işletme sürekliliğine uygun teknik çözüm sunmak gerekiyor. Ruha Elektrik olarak bu noktada hem ürün gamımız hem de saha tecrübemizle projelerin enerji tarafında güvenilir bir çözüm ortağı olarak konumlanıyoruz” diye konuştu.

‘SURİYE’NİN YENİDEN İNŞASINDA TÜRKİYE DOĞAL TEDARİK MERKEZİ KONUMUNDA’

Bölgesel yeniden yapılanma sürecine de değinen Bahadır, Türkiye’nin özellikle Suriye’de gündeme gelecek konut, kamu binası, sanayi ve altyapı yatırımlarında öncü rol üstlenebilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade etti.

Bahadır, “Suriye’de önümüzdeki dönemde yalnızca konut değil; hastaneler, okullar, kamu yapıları, organize sanayi bölgeleri, enerji dağıtım tesisleri ve altyapı sistemleri de yeniden kurulacak. Türkiye; coğrafi yakınlığı, üretim kabiliyeti, mühendislik tecrübesi, lojistik avantajı ve bölgeyi tanıyan iş gücüyle bu sürecin doğal merkezlerinden biri olacak” dedi.

Ruha Elektrik’in bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Bahadır, “Sınır ötesi yeniden yapılanma süreçlerinde elektrik altyapısı en kritik başlıklardan biri olacak. Trafo merkezlerinden OG şalt sistemlerine, dağıtım ekipmanlarından koruma ve kontrol çözümlerine kadar geniş bir alanda ciddi ihtiyaç doğacak. Ruha Elektrik olarak biz de bu projelerde aktif rol alıyor, bölgedeki yatırım ve iş birliği fırsatlarını yakından değerlendiriyoruz” açıklamasında bulundu.

‘KAMU PROJELERİNDE TEK MARKA ALTINDA UYUMLU TEDARİK BÜYÜK AVANTAJ SAĞLIYOR’

Kamu projeleri ve büyük ölçekli altyapı yatırımlarında ürünlerin teknik uyumu, servis sürekliliği ve tedarik güvenliğinin önemine dikkat çeken Bahadır, HD Hyundai Electric ürün gamının bu noktada önemli bir avantaj sunduğunu söyledi.

Bahadır, “Büyük ölçekli projelerde en önemli konulardan biri farklı ürün gruplarının birbiriyle uyumlu şekilde çalışmasıdır. Trafo, OG hücre, kompakt şalter, vakum kontaktörü, koruma rölesi ve alçak gerilim sistemleri farklı markalardan ve dağınık kaynaklardan temin edildiğinde, mühendislik uyumu ve servis süreçleri daha karmaşık hale gelebiliyor. HD Hyundai Electric çözümleriyle biz, bu ürün gruplarını tek teknik mimari altında sunabiliyoruz. Bu da kamu projelerinde hem yatırım sürecini hızlandırıyor hem de işletme döneminde daha güvenli ve sürdürülebilir bir yapı oluşturuyor” dedi.

‘ENERJİ ALTYAPISI ARTIK STRATEJİK BİR KALKINMA BAŞLIĞI’

Elektrik altyapısının artık yalnızca teknik bir detay olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Bahadır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün enerji altyapısı; konut üretiminden sanayi yatırımlarına, hastanelerden veri merkezlerine, ulaşım projelerinden sınır ötesi yeniden yapılanmaya kadar her alanın merkezinde yer alıyor. Elektrik altyapısı güçlü olmayan bir şehirleşme modeli sürdürülebilir olamaz. Bu nedenle transformatörler, orta gerilim şalt sistemleri, koruma ekipmanları ve dağıtım altyapıları artık ülkelerin kalkınma kapasitesini doğrudan etkileyen stratejik unsurlar haline geldi.”

‘RUHA ELEKTRİK OLARAK KAMU VE ALTYAPI PROJELERİNDE DAHA GÜÇLÜ BİR DÖNEME HAZIRLANIYORUZ’

Ruha Elektrik’in kamu projeleri, TOKİ yatırımları, deprem bölgesi çalışmaları ve sınır ötesi yeniden yapılanma süreçlerine yönelik organizasyonel hazırlıklarını güçlendirdiğini belirten Bahadır, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ruha Elektrik olarak yalnızca ürün tedarik eden bir yapı değil, proje ölçeğinde çözüm geliştiren bir iş ortağı olmayı hedefliyoruz. 7 bölge, 81 ilde uzanan bayi ve teknik servis ağımızla kamu projelerinde, toplu konut yatırımlarında, organize sanayi bölgelerinde ve bölgesel altyapı çalışmalarında sahaya yakın, hızlı ve güvenilir destek sunabiliyoruz.

Önümüzdeki dönemde Türkiye’de şehirleşmenin, deprem sonrası yeniden yapılanmanın ve bölgesel kalkınma projelerinin en kritik başlıklarından biri elektrik altyapısı olacak. Biz de HD Hyundai Electric’in global ürün kalitesi ve Ruha Elektrik’in Türkiye’deki saha gücüyle bu dönüşümde aktif rol almaya devam edeceğiz.”

Kaynak: DHA

Çeşme’de inşaat yasağı 15 Haziran’da başlıyor

0

İZMİR’in Çeşme Belediyesi haziran ayı olağan meclis toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, yaz sezonunda kent yaşamının ve turizm faaliyetlerinin olumsuz etkilenmemesi amacıyla 15 Haziran-15 Eylül tarihleri arasında uygulanacak inşaat yasağı ve cezai yaptırımlar karara bağlandı.

Çeşme Belediyesi haziran ayı olağan meclis toplantısı, Belediye Başkanı Lâl Denizli başkanlığında gerçekleştirildi.

Toplantıda alınan karar doğrultusunda, ilçe genelinde 15 Haziran-15 Eylül tarihleri arasında inşaat faaliyetlerinin durdurulması oy birliğiyle kabul edildi. Karar kapsamında yasağa aykırı şekilde faaliyet gösterenler hakkında 150 bin TL idari para cezası uygulanacak. Meclis toplantısında konuşan Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli ise Kurban Bayramı sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bayramın turizm sektörü ve esnaf açısından hareketli geçtiğini belirten Denizli, ilçede büyük bir olumsuzluk yaşanmadan bayramın tamamlanmasının sevindirici olduğunu ifade etti. Otelcilerden ve bayram ziyaretleri boyunca esnaftan aldığı geri bildirimlerin genel olarak memnuniyet verici olduğunu ifade eden Denizli, yaklaşan yaz sezonunun da Çeşme için bereketli geçmesini temenni ederek tüm esnaf, turizm sektörü temsilcileri ve vatandaşlar için sağlıklı, huzurlu ve verimli bir sezon diledi.

Bayram boyunca görev yapan emniyet güçlerine ve belediye personeline teşekkür eden Denizli, özellikle temizlik, zabıta ve saha ekiplerinin özveriyle çalıştığını söyledi. Başkan Denizli konuşmasında, geçtiğimiz ay açılışı gerçekleştirilen Ilıca Atatürk Kültür ve Spor Merkezi’nin gördüğü ilgiden duyduğu memnuniyeti de dile getirerek merkezin tüm vatandaşların kullanımına açık olduğunu belirtti. Kent genelinde devam eden çalışmalar hakkında da bilgi veren Denizli, yol, asfalt ve parke bakım-onarım çalışmalarının sürdüğünü, Çiftlik Mahallesi sahil düzenleme projesinde ise son aşamaya gelindiğini ifade etti.

Haziran ayı olağan meclis toplantısı, gündem maddelerinin görüşülmesi, ilgili komisyon raporlarının değerlendirilmesi ile dilek ve temennilerin paylaşılmasının ardından sona erdi.

Kaynak: DHA

İnşaat sektöründe büyüme sürüyor fakat yavaşlama sinyalleri güçleniyor!

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, yaptığı açıklamada inşaat sektöründe büyümenin sürdüğümü fakat yavaşlama sinyallerinin güçlendiğini söyledi.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin büyüme verilerinin açıklanmasının ardından, inşaat sektörünün ekonomik performansı da netleşti.

Verilere göre Türkiye ekonomisi yılın ilk üç ayında yüzde 2,5 büyürken, inşaat sektörü yüzde 3,2 ile genel büyümenin üzerinde bir performans sergiledi. Ancak sektörde önceki dönemlere kıyasla belirgin bir ivme kaybı yaşandığına dikkat çekildi.

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, yaptığı yazılı değerlendirmede, inşaat sektörünün halen ekonominin önemli taşıyıcı alanlarından biri olduğunu, buna karşın büyüme hızındaki düşüşün dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı.

BÜYÜME SÜRÜYOR AMA TEMPO YAVAŞLIYOR

Eren’in değerlendirmesine göre, inşaat sektöründe 2025 yılı genelinde görülen yüzde 10,8’lik büyüme ve yılın son çeyreğindeki yüzde 8,6’lık artışın ardından, 2026’nın ilk çeyreğinde büyümenin yüzde 3,2’ye gerilemesi, sektördeki güçlü ivmenin zayıfladığına işaret ediyor.

Bu yavaşlamada özellikle sıkı finansman koşulları, yüksek kredi maliyetleri ve özel sektör yatırımlarındaki temkinli duruşun etkili olduğu belirtiliyor. Eren, son yıllarda deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmaları ile kamu kaynaklı altyapı yatırımlarının sektöre güçlü destek verdiğini, ancak 2026 itibarıyla bu katkının görece sınırlı kaldığını ifade etti.

İnşaat sektöründe büyüme sürüyor fakat yavaşlama sinyalleri güçleniyor!

TMB Başkanı’na göre, deprem sonrası yeniden yapılanma ve kamu yatırımları sektörü canlı tutsa da, özel sektör tarafındaki yavaşlamanın etkisini bütünüyle dengelemek mümkün olmadı. Bu nedenle inşaatta büyüme sürse de daha kontrollü ve sınırlı bir patikaya girildiği değerlendiriliyor.

İnşaat sektörünün “ekonominin lokomotifi” olarak görülmeye devam ettiğini belirten Eren, buna rağmen üretim ve güven endekslerindeki zayıflamanın yılın geri kalanında daha düşük tempolu bir büyüme ihtimalini güçlendirdiğini kaydetti.

Ayrıca küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlerin de ekonomik görünüm üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden Eren, özellikle ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan savaşın yarattığı belirsizlik ortamının ikinci çeyrek verilerine daha net yansıyabileceğine dikkat çekti.

FİNANSMANA ERİŞİM KOLAYLAŞTIRILMALI

Eren, inşaat sektörünün sürdürülebilir büyümesini koruyabilmesi için bazı adımların hızla atılması gerektiğini vurguladı. Buna göre devam eden kamu yatırımlarında ödenek kısıtlarının giderilmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması, yatırım ortamının güçlendirilmesi, maliyet baskısını hafifletecek politikaların devreye alınması
gerekiyor.

TMB Başkanı Eren, bu adımların yalnızca sektör açısından değil, Türkiye ekonomisinin yeniden daha yüksek büyüme oranlarına ulaşması bakımından da kritik önemde olduğunu belirtti.

Kaynak: www.emlakkulisi.com

Onur Taahhüt, Yenikent-Temelli Yolu Projesi için Çalışmalarını Sürdürüyor

Onur Taahhüt, Ankara’nın batısında ulaşım bağlantılarını güçlendiren Yenikent-Temelli Yolu projesi için çalışmalarını sürdürüyor.

Proje; Yenikent, Temelli ve organize sanayi bölgeleri arasındaki bağlantıyı güçlendirirken, Ankara 3. Çevre Yolu ulaşım aksının önemli parçalarından biri olarak şehir içi trafik yoğunluğunun azaltılmasına katkı sağlıyor.

Gelişen sanayi bölgeleri, yeni yerleşim alanları ve artan mobilite ihtiyacı doğrultusunda hayata geçirilen bu bağlantı hattı, Ankara’nın ulaşım altyapısına uzun vadeli değer katıyor.

Önceki Gelişmeler: Karayolları (KGM) 4. Bölge (Ankara) Müdürlüğü tarafından 23 Ekim 2025 tarihinde pazarlık usulü ile teklifleri toplanan ve yaklaşık maliyeti 1.490.121.731 TL olarak belirlenen, “Yenikent-Temelli Yolu km: 27+400-29+600 Arası Şev Stabilizasyonu ve 1 Adet Farklı Seviyeli Kavşak Yapılması Toprak İşleri, Sanat Yapıları, Köprü İşleri ve Üstyapı (BSSK) Yapımı” ihalesini kazanan Onur Taahhüt ile 1.265.368.270 TL üzerinden sözleşme imzalanmıştı.

Kaynak: www.yatirimlar.com

Kayseri’ye milyonluk tesis: Dev proje inşaat sektörünü besleyecek!

Kayseri’de bir firmadan dev tesis hamlesi geldi. Milyonluk proje inşaat sektörünü besleyecek. Detaylar haberimizde…

Kayseri’de bir firma Kırma Eleme Tesisi Projesi için harekete geçti. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu kararını alan firma inşaat sektörüne malzeme üretecek.

Söz konusu firma yaklaşık 2 milyon maliyetle kuracağı kırma eleme tesisinde, çok katlı elek ve çoklu kırıcılardan oluşan ve malzeme boyutuna kademeli olarak kırma ve eleme işlemleri yaparak tesise beslenen pasa malzemenin kırılması ve tane boyutuna göre ayrılarak ürün elde edecek. Proje ile büyük taşların kırılıp inşaatlık malzeme üretilmesi hedefleniyor.

Kırma-eleme tesisinde ve çeşitli çalışmalarda kullanım amacı ile 0-5 mm, 5-15 mm, 15- 25 mm dağılımlarında malzeme üretimi ve yapılacak. İnşaat aşamasında 5 kişi, işletme aşamasında ise 10 kişinin çalışması planlanıyor.

Bakanlık onay verdi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, ‘’KAYSERİ ili ***mevkiindeki *** tarafından yapılması planlanan 200611074 (ER: 2616316) RUHSAT NUMARALI SAHADA KIRMA ELEME TESİSİ projesi ile ilgili olarak Bakanlığımıza sunulan PTD Dosyası incelenmiş ve değerlendirilmiştir ÇED Yönetmeliği’nin 17. maddesi gereğince 200611074 *** SAHADA KIRMA ELEME TESİSİ projesi’ne Valiliğimizce ‘ÇED Olumlu (Kapsam Ek-2)’ kararı verilmiştir.’’ ifadeleri yer aldı.

Kaynak: Kayseri Anadolu Haber

İşte Erzurum’da ilk çeyrekte inşaat izinleri

Erzurum’da 2026 yılının ilk çeyreğindeki yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi rakamları belli oldu.

Ülkemizde yapı ruhsatı verilen binaların yüzölçümü yüzde 26,1 arttı. Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, 2026 yılı I. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 19,6, daire sayısı yüzde 37,0 ve yüzölçümü yüzde 26,1 arttı.

Erzurum’da 2026 yılının ilk çeyreğinde bin 351 yapı ruhsatı verilirken, 586 yapı kullanma izin belgesi verildi.

Kaynak: IHA

Karagöz İnşaat’tan Katar hamlesi: 7 milyon dolarlık yapı malzemesi yatırımı

Karagöz İnşaat, ilk yurt dışı yatırımı kapsamında Katar’da 7 milyon dolarlık yapı malzemesi mağazası açmaya hazırlanıyor. Şirket, Diyarbakır’daki tarım, beton ve üretim yatırımlarını da büyütüyor.

Karagöz İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Musa Karagöz, şirketin hem tarım hem sanayi hem de inşaat alanındaki yatırımlarını büyüterek sürdürdüğünü açıkladı. İlk yurt dışı yatırım için Katar’da hazırlık yaptıklarını belirten Karagöz, toplam 7 milyon dolarlık yapı malzemesi mağazası projesi üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Katar’da 5 bin metrekarelik mağaza yatırımı

Mahir Solmaz’ın Ekonomi gazetesinde yer alan haberine göre, Katar’da yapı malzemelerinin satışının yapılacağı büyük ölçekli bir mağaza açmayı hedeflediklerini ifade eden Musa Karagöz, yatırım kapsamında anlaşma sürecinin tamamlandığını belirtti.

Karagöz, “2 bin 500 metrekaresi kapalı olmak üzere toplam 5 bin metrekarelik alan için anlaşma sağladık. Bu yatırımda iki ortağımız daha olacak. Toplam yatırım bedeli 7 milyon dolar seviyesinde olacak” dedi.

Yeni mağazada Türkiye’nin önemli yapı malzemesi üreticilerine ait ürünlerin satışının yapılacağı öğrenildi.

Diyarbakır’da tarım yatırımları büyüyor

Aileden gelen tarımsal üretim faaliyetlerini de genişlettiklerini aktaran Karagöz, Diyarbakır’da geniş bir üretim alanında faaliyet yürüttüklerini söyledi.

Karagöz, 3 bin 500 dönümlük alanda mısır, buğday ve pamuk üretimi gerçekleştirdiklerini belirterek, ayrıca 100 dönümlük alanda fıstık ağacı dikimi yaptıklarını ifade etti.

270 milyon liralık çırçır ve yağ fabrikası yatırımı

Şirketin sanayi yatırımlarına ilişkin de bilgi veren Musa Karagöz, Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 270 milyon liralık yatırımla çırçır ve yağ fabrikası satın aldıklarını açıkladı.

Söz konusu tesisin kendi enerjisini güneş enerji sistemiyle ürettiğini belirten Karagöz, yenilenebilir enerji kullanımının üretim maliyetleri açısından önemli avantaj sağladığını söyledi.

Sur Beton Diyarbakır’daki projelerin yarısına beton sağlıyor

İnşaat sektöründe hem yap-sat projeleri hem de kamu projeleriyle faaliyetlerini sürdürdüklerini belirten Karagöz, TOKİ projeleri ile altyapı işlerinde de yer aldıklarını kaydetti.

“Sur Beton” markasıyla faaliyet gösteren tesislerinin Diyarbakır’daki inşaatların yaklaşık yüzde 50’sinin beton ihtiyacını karşıladığını söyleyen Karagöz, üretim kapasitesini artırmak amacıyla yeni yatırım yaptıklarını ifade etti.

Karagöz, Sur Beton’un yanında 20 bin metrekarelik alanda 100 milyon liralık yeni tesis kurduklarını belirterek, burada kaldırım parkesi üretimi gerçekleştirildiğini açıkladı.

“Amedspor Diyarbakır’ın marka değerini artıracak”

Musa Karagöz, açıklamalarında Amed Sportif Faaliyetler hakkında da değerlendirmelerde bulundu.

Amedspor’un elde ettiği başarıların Diyarbakır’ın tanıtımına önemli katkı sunduğunu belirten Karagöz, kulübün yalnızca spor alanında değil; turizm, ekonomi ve yatırım açısından da kent için önemli fırsatlar oluşturacağını ifade etti.

Rakamlarla Karagöz İnşaat yatırımları

  • Katar yatırımı: 7 milyon dolar
  • Katar mağaza alanı: 5 bin metrekare
  • Tarımsal üretim alanı: 3 bin 500 dönüm
  • Fıstık bahçesi: 100 dönüm
  • Çırçır ve yağ fabrikası yatırımı: 270 milyon TL
  • Parke üretim tesisi yatırımı: 100 milyon TL
  • Yeni tesis alanı: 20 bin metrekare

Kaynak: www.herbiremlak.com

İnşaat sektöründe yeni dönem: Çelikten 4 kat hafif malzeme geliştirildi

0

İnşaat sektöründe kullanılmaya başlanan grafen destekli yeni nesil kompozit malzemeler, dayanıklılık ve hafiflik özellikleriyle mühendislik dünyasında büyük ilgi görüyor. Grafen bazlı yapı malzemeleri geleneksel çelik sistemlere göre çok daha hafif olmasına rağmen daha yüksek dayanım sağlayabiliyor.

Karbon atomlarının altıgen yapıda dizilmesiyle oluşan grafen, bilim dünyasında uzun süredir “geleceğin malzemesi” olarak gösteriliyor.

Yapılan laboratuvar testlerinde grafenin çelikten yüzlerce kat daha güçlü olabileceği belirtilirken, son yıllarda bu teknoloji doğrudan inşaat sahalarında kullanılmaya başladı.

DAHA DAYANIKLI

İngiltere’deki Exeter Üniversitesi tarafından geliştirilen grafen katkılı betonların normal betona göre yaklaşık 2 kat daha dayanıklı ve 4 kata kadar daha su geçirmez olduğu açıklandı.

Araştırmacılar ayrıca aynı dayanımı elde etmek için daha az malzeme kullanıldığını ve bunun karbon salımını ciddi ölçüde düşürdüğünü belirtiyor.

ÇELİĞİN YERİNE KULLANILMAYA BAŞLANDI

Bazı şirketler artık grafen destekli donatı çubuklarını doğrudan inşaat projelerinde kullanmaya başladı.

‘GraphenBar’ adı verilen yeni nesil kompozit çubukların, geleneksel çelik donatılardan yaklaşık yüzde 70 daha hafif olduğu ifade ediliyor.

Üreticilere göre bu sistemler paslanmaya karşı çok daha dayanıklı olduğu için özellikle köprü, tünel ve deniz yapılarında avantaj sağlıyor.

Uzmanlar, hafif yapısı sayesinde taşıma ve montaj maliyetlerinin de düştüğünü belirtiyor.

Ayrıca grafen katkılı yapı malzemelerinin deprem enerjisini daha iyi dağıtabileceği ve çatlama riskini azaltabileceği üzerinde duruluyor.

3D YAZICILARLA BİNA ÜRETMEYİ HEDEFLİYORLAR

İngiltere merkezli bazı şirketler ise grafen destekli betonları dev endüstriyel 3D yazıcılarla kullanmaya başladı.

“Concretene” adı verilen sistem sayesinde yapı parçalarının katman katman üretilebildiği belirtiliyor.

Grafenin laboratuvar ortamındaki dayanım değerleri çok yüksek olsa da uzmanlar, teknolojinin hâlâ gelişim aşamasında olduğunu vurguluyor.

2026 itibarıyla tamamen grafenle inşa edilmiş ticari bir bina bulunmasa da, birçok ülkede grafen katkılı beton ve kompozit sistemlerin gerçek projelerde test edilmeye devam ettiği belirtiliyor.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi

Crowne Plaza’nın yeni oteli 124 odalı konseptle geliyor

IHG Hotels & Resorts, İstanbul’daki otel portföyünü genişletiyor. Zincirin yeni yatırımı Crowne Plaza İstanbul Zeytinburnu, 20 Haziran 2026’da kapılarını açacak.

IHG Hotels & Resorts, Türkiye ve özellikle İstanbul’daki büyüme stratejisi kapsamında yeni bir yatırımı daha hayata geçiriyor.

Grup, şehirde farklı lokasyonlarda faaliyet gösteren 8 Crowne Plaza oteline bir yenisini ekleyerek üst segment konaklama portföyünü güçlendirdi.

Zeytinburnu’nda merkezi konum

Yeni otel, İstanbul Zeytinburnu’nda yer alan İstanbul Basketbol Gelişim Merkezi kompleksi içerisinde konumlandırıldı. Proje, hem iş hem de turistik amaçlı konaklama yapan misafirleri hedefleyen yapısıyla öne çıkıyor.

124 odalı modern konsept

20 Haziran 2026’da hizmete girecek Crowne Plaza İstanbul Zeytinburnu’nda toplam 124 oda bulunuyor. Tesiste 120 standart oda ve 4 adet Deluxe oda yer alırken, teknolojik altyapı ve modern tasarım ön plana çıkıyor.

Yönetim kadrosu belli oldu

Otelin Operasyon Direktörlüğü görevine turizm ve konaklama sektöründe deneyimli isim Emirhan Saraç getirildi. Açılış öncesi son hazırlıkların tamamlandığı otelde geri sayım sürüyor.

Kaynak: Turizm Ajansı

Ünsal Group’tan Ankara’ya 290 konutluk yeni proje! Jewel Port sıfır faizle satışta

Ankara Esenboğa’da Ünsal Group tarafından hayata geçirilen Jewel Port projesinde satışlar başladı. 290 konuttan oluşan projede 1+1 daireler için 30 aya varan sıfır faizli ödeme kampanyası sunuluyor.

Ankara’da konut yatırımlarına bir yenisi daha eklendi. Ünsal Group tarafından Esenboğa bölgesinde hayata geçirilen Jewel Port projesinde inşaat süreci resmen başladı. Modern mimarisi, havalimanına yakın konumu ve yatırım odaklı konseptiyle dikkat çeken proje, lansman öncesi avantajlı ödeme seçenekleriyle satışa sunuldu. 

Jewel Port projesinde 290 konut yer alıyor

Ankara Esenboğa’da yükselen Jewel Port projesi, toplam 20 bin 120 metrekarelik alan üzerinde inşa ediliyor. Projede toplam 290 adet konut ile 2 adet ticari alan bulunuyor.

9 katlı bloklardan oluşan projede ağırlıklı olarak 1+1 daire tiplerine yer veriliyor. Özellikle yatırım amaçlı konut arayanlara hitap eden proje, Esenboğa Havalimanı’na yakın konumuyla öne çıkıyor. 

Sıfır faizle 30 ay vade fırsatı

Ünsal Group, Jewel Port projesi için özel bir kampanya da başlattı. Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre projede;

  • 1 milyon 750 bin TL peşinat,
  • Sıfır faiz,
  • 30 aya varan vade imkanı sunuluyor.

Firma, lansman öncesi avantajlı fiyat ve ödeme koşullarının sınırlı süreyle geçerli olacağını belirtiyor. 

Yatırım odaklı proje

Jewel Port, sadece oturum amaçlı değil yatırım değeriyle de dikkat çekiyor. Ankara’da özellikle Esenboğa hattında gelişen ulaşım ve ticaret yatırımlarının bölgedeki gayrimenkul değerlerini artırması beklenirken, proje yatırımcıların radarına girmiş durumda.

Bölgenin havalimanı bağlantısı, yeni ulaşım projeleri ve gelişen ticari potansiyeli nedeniyle kısa ve orta vadede değer artışı sunabileceği değerlendiriliyor. 

Proje iletişim bilgileri

Jewel Port projesi hakkında detaylı bilgi almak isteyenler, 444 0 698 numaralı telefondan satış ofisine ulaşabiliyor.

Rakamlarla Jewel Port

  • Lokasyon: Ankara Esenboğa
  • Arsa alanı: 20 bin 120 metrekare
  • Toplam konut sayısı: 290
  • Ticari alan sayısı: 2
  • Kat sayısı: 9
  • Daire tipi: 1+1
  • Kampanya: Sıfır faiz, 30 ay vade

Kaynak: www.herbiremlak.com

Konya’nın merkezine TOKİ projesi geliyor: Yeni gelişmeyi duyurdular

Konya’da TOKİ projelerine ilgi her geçen gün artıyor. Kira öder gibi ev sahibi olmak isteyen vatandaş, ‘Konya merkeze yeni TOKİ projesi ne zaman inşa edilir?’ sorusunu soruyor. Konya merkez TOKİ projeleriyle ilgili güzel bir gelişme yaşandı.

Türkiye genelinde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından hayata geçirilen konut projeleri yoğun ilgi görüyor. 500 bin sosyal konut projesine 8 milyon 840 bin kişi başvurdu. Başvuranların şartları sağlayıp sağlamadığı araştırıldı ve kura çekimi yapıldı. Ortalama olarak 18 kişiden 1’ine konut çıktı.

Yani başvuru yapmasına rağmen TOKİ’den ev alamayan 8 milyondan fazla vatandaş var. 500 bin konut projesi kapsamında Konya merkezde 9370 daire inşa edilecek. Konya’da TOKİ’ye başvurup ev sahibi olamayanlar yeni projelerin ne zaman hayata geçirileceğini merak ediyor. Konya merkezde TOKİ üssü olarak bilinen Ardıçlı’da 3 yeni projenin inşası devam ediyor.

2. ETAPTA YÜZDE 27 SEVİYESİNE ULAŞILDI

Ardıçlı Mahallesi’nde yapımı süren 2. Etap kapsamında 755 adet konut, 20 adet dükkân ve 24 derslikli ilkokul inşaatı ile altyapı ve çevre düzenleme çalışmaları hızlı bir şekilde devam ediyor. Projede fiziki gerçekleşme oranının yüzde 27 seviyesine ulaşması hak sahiplerini heyecanlandırdı.

3. ETAPTA ÇALIŞMALAR HIZLANDI

601 adet konuttan oluşan 3. Etap TOKİ projesinde ise çalışmaların daha ileri seviyeye geldiği görüldü. Altyapı ve çevre düzenleme işlerinin de sürdüğü projede tamamlanma oranı yüzde 36 olarak TOKİ’nin resmi internet sitesinde duyuruldu.

Konyanın merkezine TOKİ projesi geliyor: Yeni gelişmeyi duyurdular

4. ETAPTA İNŞAAT YENİ BAŞLADI

444 adet konutun yer aldığı 4. Etap TOKİ projesinde ise inşaat çalışmalarının yeni başladığı anlaşılıyor. 3-4 ay önce temel kazılarının başladığı alanda fiziki ilerleme oranının yüzde 6 seviyesinde olduğu öğrenildi.

YENİ PROJELERLE İLGİLİ GÜZEL GELİŞME

Yeni projelerin ne zaman hayata geçirileceğini merak eden Konyalılar için güzel olan haber ise mevcut projelerin hızla yükseliyor olması. Kısa süre önce başlamasına rağmen uzun yol kat eden projelerin hızlı bir şekilde tamamlanması bekleniyor. Böylece Konya merkezde yeni TOKİ projelerinin önü açılmış olacak.

Kaynak: www.gazetevatan.com

Sivrihisar Devlet Hastanesi Yeni Hizmet Binası Açıldı

0

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Yasin Erkoç ile birlikte Sivrihisar Devlet Hastanesi Yeni Hizmet Binası Resmî Açılış Töreni’ne katıldı. Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı ile başlayan törende konuşan Vali Dr. Erdinç Yılmaz, Sivrihisar’ın tarihî ve kültürel mirasına vurgu yaparak ilçenin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.

Dört yıl boyunca Sivrihisar Kaymakamı olarak görev yaptığını belirten Erdinç, fahri hemşehrilik beratıyla Sivrihisar’ın bir parçası olmaktan büyük onur duyduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde hayata geçirilen sağlık yatırımlarının Türkiye Yüzyılı vizyonunun en önemli unsurlarından biri olduğunu belirten Vali Yılmaz, Eskişehir’in şehir hastanesi, devlet hastaneleri, üniversite ve özel hastaneleriyle bölgenin önemli sağlık merkezlerinden biri hâline geldiğini ifade etti. Sivrihisar’ın stratejik konumuna dikkat çeken Erdinç Yılmaz, E-90 ve E-96 karayollarının kesişim noktasında bulunan ilçeye kazandırılan tam teşekküllü hastanenin yalnızca Sivrihisar’a değil çevre bölgelere de hizmet vereceğini söyledi. Yeni hastane sayesinde vatandaşların sağlık hizmetine daha hızlı ve kolay ulaşacağını vurgulayan Vali Yılmaz, özellikle kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşlar için önemli bir kolaylık sağlandığını ifade etti. 50 yatak kapasitesine sahip hastanenin gelişmiş tıbbi donanımı ve uzman kadrosuyla hizmet vereceğini belirten Dr. Erdinç Yılmaz, sağlık yatırımının Sivrihisar’a ve Eskişehir’e hayırlı olmasını temenni ederek tüm sağlık çalışanlarına başarılar diledi. Program, açılış kurdelesinin kesilmesi ve hastane servisleri ile polikliniklerin gezilmesiyle sona erdi.

Kaynak: www.haberes.com.tr

İnşaat İkinci Çeyreğe Pozitif Başladı

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), her ay merakla beklenen inşaat ile bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durum ile beklenen gelişmeleri gösteren “Hazır Beton Endeksi” 2026 Nisan Ayı Raporu’nu açıkladı. 2026 yılının ilk çeyreğindeki dalgalı seyrin ardından, nisan ayı verileri sektörün yıllık bazda zayıf ama bir toparlanma çabası içinde olduğunu ortaya koydu.

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye’de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içerisinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan öncü bir göstergedir.

Hazır Beton Endeksi 2026 Nisan Ayı Raporu’na göre tüm endeksler 2025 yılının büyük bölümünde eşik değerin altında dalgalı bir seyir izledikten sonra, yılın son çeyreğinde sınırlı bir toparlanma eğilimi göstermiş, ancak 2026 ocak ayında bu toparlanma yerini yeniden zayıflamaya bırakmıştır. Şubat ayındaki toparlanma çabası ve mart ayındaki dalgalı seyrin ardından, nisan ayı itibarıyla tüm endekslerde yukarı yönlü güçlü bir hareketlilik gözlenmektedir.

Güven Endeksi, mart ayındaki sınırlı gerilemenin ardından nisan ayında yeniden yükselişe geçmiştir. Endeks, eşik değerin altında kalmaya devam etse de son ayların en yüksek seviyelerinden birine ulaşmıştır. Bu durum, sektördeki güven algısının toparlanma eğilimini zayıf da olsa yeniden yakaladığına işaret etmektedir.

Faaliyet Endeksi, mart ayındaki düşüşün ardından nisan ayında çok güçlü bir ivme yakalayarak hızlı bir yükseliş göstermiş ve eşik değerinin üzerine çıkmayı başarmıştır. Faaliyet Endeksi’nin önümüzdeki aylarda da eşik değerin üzerinde tutunması durumunda, sektördeki faaliyet nihayet anlamlı bir hareketlilik kazanacaktır.

Beklenti Endeksi, mart ayında başlayan yükseliş trendini nisan ayında da sürdürmüştür. Endeksin artış eğilimini koruması, sektör oyuncularının önümüzdeki döneme ilişkin iyimserliğinin güçlenerek devam ettiğini ve geleceğe yönelik toparlanma umutlarının desteklendiğini ortaya koymaktadır, ancak endeks değeri hâlen istenilen seviyeye ulaşmamıştır.

Hazır Beton Endeksi, ocak ayındaki dip seviyesinden sonra şubat-mart döneminde sergilediği kararsız seyri geride bırakarak, nisan ayında belirgin bir yükseliş göstermiştir. Alt endekslerdeki pozitif hareketin etkisiyle Hazır Beton Endeksi, eşik değere oldukça yaklaşmıştır.

Genel olarak değerlendirildiğinde, nisan ayında Faaliyet, Güven ve Beklenti Endekslerinde toparlanma ve yükseliş dalgası görülmüştür. Özellikle Faaliyet Endeksi’nin eşik değerin üzerine çıkması sektör için oldukça pozitif bir sinyaldir. Güven, Beklenti ve Bileşik Hazır Beton Endeksi’nin hâlen eşik değer sınırında veya altında seyretmesi temkinli duruşun tamamen bitmediğini gösterse de nisan ayı sonuçları sektör üzerindeki baskının hafiflediğini ve sektörün güç kazandığını ortaya koymaktadır.

Geçen yılın aynı ayına göre bakıldığında, nisan ayında endekslerin yıllık değişimleri incelendiğinde, tüm göstergelerin geçen yılın aynı dönemine göre pozitif bölgede yer aldığı görülmektedir. Mart ayında negatif ayrışan Faaliyet Endeksi’nin de nisan ayında toparlanmasıyla birlikte, sektörün tamamında yıllık bazda sınırlı da olsa bir yükseliş trendi yakalanmıştır. Güven Endeksi %0,7 oranında yıllık artış sergileyerek iyimserlik tarafındaki güçlü duruşunu korurken, Hazır Beton Endeksi %0,4, Faaliyet Endeksi %0,3 ve Beklenti Endeksi %0,1 oranında sınırlı yükselişler göstermiştir. Bu tablo, sektörde psikolojik beklentilerin ve güvenin yanı sıra, sahadaki reel faaliyetlerin de geçen yılın aynı dönemine göre hafif bir canlanma eğilimine girdiğini ortaya koymaktadır.

2026 yılının ilk çeyreğindeki dalgalı seyrin ardından, nisan ayı verileri sektörün yıllık bazda zayıf ama genel bir toparlanma çabası içinde olduğunu göstermiştir. Özellikle Faaliyet Endeksi’nin yeniden pozitif tarafa geçmesi, inşaat sektöründeki hareketliliğin nisan ayı itibarıyla pozitife dönüş sinyalleri verdiğine işaret etmektedir, ancak tüm endekslerdeki artışların %1,0 barajının altında kalması, büyüme ivmesinin henüz oldukça kırılgan olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Faaliyet, Güven ve Beklenti Endekslerinde bir toparlanma ve yükseliş dalgası görülmüştür. Özellikle Faaliyet Endeksi’nin eşik değerin üzerine çıkması sektör için oldukça pozitif bir sinyaldir. Güven, Beklenti ve Bileşik Hazır Beton Endeksi’nin hâlen eşik değer sınırında veya altında seyretmesi temkinli duruşun tamamen bitmediğini gösterse de, nisan ayı sonuçları sektör üzerindeki baskının hafiflediğini ve sektörün güç kazandığını ortaya koymaktadır.” dedi.

İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, “2026 yılının nisan ayı itibarıyla Türkiye’de inşaat sektörü, içerideki makroekonomik dengelenme sürecine ek olarak küresel jeopolitik hatların kırılmasıyla çok daha karmaşık bir sınamadan geçmektedir. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikasının yarattığı yüksek finansman maliyetleri konut talebini ve proje fonlamalarını hâlihazırda baskılarken, nisan ayında tırmanan İran-ABD gerilimi ve sıcak çatışma ortamı sektörel kırılganlığı derinleştirmektedir. Bölgesel savaşın tetiklediği küresel enerji krizi ve petrol fiyatlarındaki sıçrama, inşaat sektörünün en büyük yapısal sorunu olan girdi maliyetlerini doğrudan yukarı çekmektedir. Nisan ayı verileri her ne kadar endekslerin pozitif tarafta tutunma çabasını gösterse de artan bu jeopolitik riskler güven algısının “temkinli” sınırdan çok daha kırılganlaşmasına neden olmaktadır. Sektör, bir yandan sıkı likidite koşulları ve kredi hacmindeki daralmayla boğuşurken, diğer yandan bölgesel savaş senaryolarının gölgesinde öngörülebilirliği azalan bir maliyet sarmalıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu küresel konjonktür, genel bir sektörel genişlemenin yalnızca iç finansal gevşemeye değil, aynı zamanda dış dünyadaki jeopolitik tansiyonun düşmesine de direkt bağlı olduğunu ortaya koymaktadır.” dedi.

Hazır Beton Endeksi hakkında

Söz konusu endekslerin oluşturulmasına esas teşkil eden anket ile firmalara 8 soru soruluyor. Her bir endeksin değeri 100’ün altında ya da üstünde olmasına bağlı olarak yorumlanıyor. 100’ün üzerinde olması durumunda önceki aya ait faaliyetin ya da gelecek döneme ilişkin beklentinin olumlu yönde geliştiği yorumu yapılıyor. Türkiye genelinde her ay hazır beton üreticileri ile gerçekleştirilen çalışmada 3 farklı endeks oluşturuluyor. Hazır Beton Faaliyet Endeksi ile hazır beton firmalarının geçmiş bir aylık faaliyetlerinin sonuçları, Hazır Beton Güven Endeksi ile hazır beton sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin, ekonomi ve sektöre yönelik duydukları güven seviyesi, Hazır Beton Beklenti Endeksi ile hazır beton firmalarının önümüzdeki üç aylık dönemde faaliyetlerinin hangi seviyede olacağına ilişkin beklentiler hakkında bilgi ediniliyor. Hazır Beton Endeksi ile endekslerin tümünü içeren bileşik endeks elde ediliyor.

Türkiye Hazır Beton Birliği hakkında

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 1988 yılından beri güvenli ve dayanıklı yapıların inşası amacıyla standartlara uygun beton üretilmesi, tekniğine uygun beton uygulamalarının yaygınlaşması ve ülkemizde kaliteli, dayanıklı, yüksek dayanım sınıflarında beton kullanılması için uğraş veren mesleki bir kuruluştur. THBB, Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (The Concrete Sustainability Council) üyesi; Beton Sürdürülebilirlik Konseyi “Bölgesel Sistem Operatörü”dür. THBB’ye üye olacak şirketlerin bütün hazır beton tesislerinde standartlara uygun üretim yapması, THBB Kalite Güvence Sisteminin (KGS) sürekli habersiz denetimlerine tabi olarak KGS Uygunluk Belgesi alması, uygun laboratuvar bulundurması, teknik, çevre, iş sağlığı ve güvenliği, yasal ve etik kriterleri eksiksiz yerine getirmesi zorunludur.

Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası Uygulama Projeleri ve Doküman Hazırlanması için Ön Yeterlik İlanı Yayımladı

Atatürk Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı, “Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası (400 Yatak) Uygulama Projeleri (Sismik İzolatörlü) ve İhale Dokümanlarının Hazırlanması” ihalesi ile ilgili ön yeterlik ilanını 07 Mayıs 2026 tarihli Kamu İhale Kurumu (KİK) Bülteninde yayımladı.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, söz konusu ihalenin ön yeterlik son başvuru tarihi 22 Mayıs 2026 saat 10.00 olarak ilan edildi.

İhale ile ilgili ayrıntılı bilgi, Atatürk Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığından (Üniversite Mahallesi 2. Üniversite Lojmanları Sokak No: 2 Yakutiye/Erzurum-Tel: 0442 231 13 00) edinilebilir. Ön yeterliğe başvuracak olanların dokümanı EKAP hesabına giriş yapmak suretiyle indirmeleri zorunludur. 

Yapılacak ön yeterlik değerlendirmesi sonucunda, yeterlikleri tespit edilenler arasından en az 5, en fazla 10 aday teklif vermek üzere davet edilecek.

İşin süresi 200 takvim günü olarak belirlendi.

Bilindiği gibi daha önce ihale, şikayet üzerine idare tarafından iptal edilmişti.

İhale İlanının Tam Metni

MİMARLIK, İNŞAAT, MÜHENDİSLİK VE TEFTİŞ DANIŞMANLIK HİZMETİ ALINACAKTIR

Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası (400 Yatak) Uygulama Projeleri (Sismik İzolatörlü) ve İhale Dokümanlarının Hazırlanması İşi danışmanlık hizmeti işi için, yeterli tecrübeye sahip adaylar teklif vermek üzere ön yeterlik başvurusuna davet edilmektedir. Ön yeterlik değerlendirmesi sonucu yeterliği tespit edilenler arasından ön yeterlik şartnamesinde belirtilen kriterlere göre sıralanmak suretiyle kısa listeye alınarak teklif vermeye davet edilecek isteklilerin katılımıyla 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 5 inci bölümünde yer alan hükümlere uygun olarak belli istekliler arasında ihale usulü ile ihale edilecektir

İhale Kayıt Numarası (İKN):2026/810462
1- İdarenin
1.1. Adı:ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ YAPI İŞLERİ VE TEKNİK DAİRE BAŞKANLIĞI
1.2. Adresi:Atatürk Üniversitesi Rektörlügü Yapi Isleri ve teknik Daire bsk. 25240 YAKUTİYE/ERZURUM
1.3. Telefon Numarası:4422311300
1.4. Ön yeterlik dokümanının görülebileceği ve indirilebileceği internet sayfası:https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/


2- Ön yeterlik değerlendirmesinin

2.1. Tarihi ve saati:22.05.2026 10:00
2.2. Yapılacağı adres:Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı Toplantı Salonu Üniversite Mah. 2. Üniversite Lojmanları Sok. No:2 25240 Yakutite/ERZURUM


3- Ön yeterlik konusu danışmanlık hizmetinin

3.1. Adı:Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası (400 Yatak) Uygulama Projeleri (Sismik İzolatörlü) ve İhale Dokümanlarının Hazırlanması İşi
3.2. Niteliği, türü ve miktarı:Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası (400 Yatak) (Yaklaşık 49.500 m2 Kapalı Alana Sahip) Uygulama Projeleri (Mimari, Statik İzolatörlü, Mekanik Tesisat, Elektrik Tesisatı, Peyzaj, Altyapı, Zemin Etüt Raporları, Yangın Ve Proje Raporları) Ve İhale Dokümanlarının (Mahal Listeleri, Yaklaşık Maliyet Hesabı, Metrajlar, Pursantaj İle Teknik Şartnameler) Hazırlanması İşi
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
3.3. Yapılacağı yer:Atatürk Üniversitesi Merkezi Yerleşkesi
3.4. Süresi:İşe başlama tarihinden itibaren 200 takvim günüdür
3.5. İşe başlama tarihi: 


4- Ön yeterlik değerlendirmesine katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile ön yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. Ön yeterlik değerlendirmesine katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası veya ilgili Meslek Odası Belgesi,
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ilgili meslek odasından ya da ticaret ve/veya sanayi odasından, ilk ilan tarihinin ya da ihale veya son başvuru tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından, ilk ilan tarihinin ya da ihale veya son başvuru tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Ön yeterlik başvurusu yapmaya yetkili olduğunu gösteren belgeler,
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi.
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, başvuru mektubunu imzalayanın noter tasdikli imza beyannamesi. Tüzel kişilerde; yönetimdeki görevliler ile ilgisine göre, ortaklar ve ortaklık oranlarına (halka arz edilen hisseler hariç)/üyelere/kuruculara ilişkin bilgiler idarece EKAP’tan alınır. EKAP’a kayıtlı olmayan yabancı adaylar tarafından ise, ilgili ülke mevzuatı dikkate alınarak, belirtilen hususlara ilişkin gerekli belgeler sunulur.
4.1.3 Şekli ve içeriği Ön Yeterlik Şartnamesinin ekinde belirtilen Başvuru Mektubu,
4.1.4 Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren belge

4.2. Mali kapasiteye ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.2.1. Adayın ihalenin yapıldığı yıldan önceki yıla ait yıl sonu bilançosu veya eşdeğer belgeleri:
İhalenin yapıldığı yıldan önceki yıla ait;
a) İlgili mevzuatı uyarınca bilançosunu yayımlatma zorunluluğu olan adaylar yıl sonu bilançosunu veya bilançonun gerekli kriterlerin sağlandığını gösteren bölümlerini,
b) İlgili mevzuatı uyarınca bilançosunu yayımlatma zorunluluğu olmayan adaylar, yıl sonu bilançosunu veya bilançonun gerekli kriterlerin sağlandığını gösteren bölümlerini ya da bu kriterlerin sağlandığını göstermek üzere yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir tarafından standart forma uygun olarak düzenlenen belgeyi sunar.
Sunulan bilanço veya eşdeğer belgelerde;
a) Cari oranın (dönen varlıklar/kısa vadeli borçlar) en az 0,75 olması,
b) Öz kaynak oranının (öz kaynaklar/toplam aktif) en az 0,15 olması,
c) Kısa vadeli banka borçlarının öz kaynaklara oranının 0,50’den küçük olması ve belirtilen üç kriterin birlikte sağlanması zorunludur.
Yukarıda belirtilen kriterleri bir önceki yılda sağlayamayanlar, son iki yıla ait belgelerini sunabilirler. Bu takdirde, son iki yılın parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanmadığına bakılır.
Serbest meslek erbabının vereceği, ilgili mevzuatına göre düzenlenmiş ve onaylanmış serbest meslek kazanç defteri özetinde gösterilen değerlere göre, son yıla ait toplam gelirin toplam gidere oranının veya son iki yıla ait gelir ve giderlerin parasal tutarlarının ortalaması üzerinden bulunacak oranın en az (1,25) olması şartı aranır. Serbest meslek kazanç defteri özetinin yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir ya da vergi dairesince onaylı olması gerekir.
4.2.2. İş hacmini gösteren belgeler:
a) İhalenin yapıldığı yıldan önceki yıla ait toplam ciroyu gösteren gelir tablosu,
b) Danışmanlık hizmet işleri ile ilgili ciro tutarını gösteren belgeler, Serbest meslek erbabının iş hacmi serbest meslek kazanç defteri özeti ile belgelendirilir.
Bu belgelerden birinin sunulması yeterlidir.
Bu belgelerin değerlendirilmesinde ;
a) Toplam ciro için en az 5.000.000 TRY (Türk Lirası)
b) Danışmanlık hizmet işleri ile ilgili cironun, 3.000.000 TRY (Türk Lirası) tutarı ön yeterlilik asgari şartı olarak istenir. Bu kriterleri bir önceki yılda sağlayamayanlar, son iki yıla ait belgelerini sunabilirler. Bu takdirde, son iki yılın parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanmadığına bakılır.
Bu kriterlerden herhangi birini sağlayan ve sağladığı kritere ilişkin belgeyi sunan yeterli kabul edilir.
4.3. Teknik yeteneğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyim belgeleri:
Yapımla ilgili danışmanlık hizmet işlerinde son on beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında 8.000.000 TRY (Türk Lirası) tutarından, az olmamak üzere ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler.
4.3.2. Organizasyon yapısı ve personel durumuna ilişkin belgeler:
4.3.2.1 Anahtar Teknik Personel:
Sıra No Pozisyon Niteliği Adet Genel Tecrübe (Yıl) Benzer İş Tecrübe (Yıl) 1 Proje Koordinatörü Y. Mimar veya Mimar 1 10 3 2 Proje Mühendisi İnşaat Y. Mühendisi veya İnşaat Mühendisi 1 10 3 3 Proje Mühendisi Elektrik Y. Müh. veya Elektrik Mühendisi 1 10 3 4 Proje Mühendisi Makina Y. Müh. veya Makina Mühendisi 1 10 3 1- Adayın  organizasyon yapısına ilişkin bilgi formları ile kendisi veya yönetici kadrosunun, anahtar teknik personelin ve teknik personelin eğitimini gösteren diploma veya mezuniyet belgesi ve toplam deneyim süresini gösteren ilgili meslek odası üye kayıt belgesi ve/veya hizmet çizelgesi ile özgeçmiş formunun sunulması gerekmektedir.(2)Anahtar teknik personel ve teknik personelin, özel sektörde geçen toplam deneyim süresi ilgili meslek odası üye kayıt belgesiyle, kamuda geçen toplam deneyim süresi hizmet çizelgesi ve/veya meslek odası üye kayıt belgesiyle; danışmanlık hizmet işleri ile ihale konusu iş ve benzer işlere ilişkin mesleki deneyimi özgeçmiş formuyla, ilgisine göre son başvuru veya ihale tarihi itibarıyla aday veya isteklinin bünyesinde bulunduğu hususu ise, son başvuru veya ihale tarihinden bir önceki aya ait Sosyal Güvenlik Kurumu onaylı “Hizmet Bildirimi” ile tevsik edilir. İlgili mevzuatı gereği kaydolabileceği bir meslek odası bulunmayan anahtar teknik personel ve teknik personelin, özel sektörde geçen toplam deneyim süresi diploma veya mezuniyet belgesi ile, kamuda geçen toplam deneyim süresi ise hizmet çizelgesi ve/veya diploma ya da mezuniyet belgesi tevsik edilir.(3) Bir ihalede anahtar teknik personel olarak gösterilen personel, aynı zamanda sözleşmenin uygulanmasında teknik personel olarak istihdam edilebilir.(4) İş ortaklıklarında, ortaklık oranına bakılmaksızın, pilot ve özel ortaklara ait anahtar teknik ve teknik personelin tamamı değerlendirilir. (5)  Anahtar teknik personel olarak bildirilen kişiler, adayın bünyesinde çalıştıklarına ilişkin yazılı beyanlarını verirler. İsteklinin teknik personel olarak bildirdiği kişiler ise ihale konusu işte çalışacaklarına ilişkin yazılı beyanlarını verirler.(6)  Anahtar teknik personel ve teknik personel olarak bildirilen kişiler, aday veya isteklinin bünyesinde görev yaptıkları süre boyunca, başka bir gerçek veya tüzel kişide bünyesinde çalışamazlar.(7) Anahtar teknik personel ve teknik personel niteliğine sahip gerçek kişi aday veya istekliler, şahıs şirketi ortakları, limited şirketlerde müdürlük görevini yürüten ortaklar, anonim şirketlerin yönetim kurulu başkanı, yönetim kurulu üyeleri, murahhas müdür ve genel müdür ortakları, ortak girişimlerin ise gerçek kişi ortakları ve tüzel kişi ortaklarının yukarıda sayılan unvanları taşıyan gerçek kişi ortaklarının, anahtar teknik personel ve teknik personel olarak bildirilmesi durumunda, adayın bünyesinde çalıştığına dair belge aranmaz.
4.3.2.2 Teknik Personel:
Sıra No Pozisyon Niteliği Adet Genel Tecrübe (Yıl) 1 Proje Koordinatörü Y. Mimar veya Mimar 1 10 2 Proje Mimarı Y. Mimar veya Mimar 1 10 3 Proje Mühendisi İnşaat Y. Müh. veya İnşaat Müh. 1 10 4 Proje Mühendisi Jeoloji Y. Mühendisi veya Jeoloji Müh. 1 10 5 Proje Mühendisi Jeofizik Y. Mühendisi veya Jeofizik Müh. 1 10 6 Proje Mühendisi Elektrik Y. Müh., Elk/Elektronik Y.Müh. veya Elektrik Müh., Elk/Elektronik Müh. 1 10 7 Proje Mühendisi Makine Y. Müh.veya Makine Müh. 1 10 8 Proje Peyzaj Mimarı Peyzaj Y. Mimarı veya Peyzaj Mimarı 1 10 9 Proje Mühendisi Geoteknik  Anabiliın Dalında yüksek lisans ve/veya doktora yapmış olan İnşaat Mühendisi 1 10 10 Proje Geoteknik Danışmanı Geoteknik  Anabiliın Dalında Uzmanlaşmış İnşaat Mühendisi Akademisyen 1 10 11 Proje Yangın Danışmanları Yangın  konusunda  Uzman   Mimar veya Mühendis 1 10
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
4.4.1. Bu ihalede: 3 Şubat 2026 tarihli ve 33157 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mimarlık Ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak 2026 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğde yer alan V. Sınıf (C) Grubu Yapılar veya üzeri yapılara ilişkin uygulama projelerini hazırlama işi, benzer iş olarak kabul edilecektir.


5- Yapılacak ön yeterlik değerlendirmesi sonucunda, yeterlikleri tespit edilenler arasından en az 5, en fazla 10 aday teklif vermek üzere davet edilecektir.

6- İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır.


7- Ön yeterliğe başvuracak olanların ön yeterlik dokümanını EKAP hesabına giriş yapmak suretiyle indirmeleri zorunludur.

8. Ön yeterlik başvurusu, ön yeterlik değerlendirmesi tarihi ve saatine kadar Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı Üniversite Mah. 2. Üniversite Lojmanları Sok. No:2 25240 Yakutite/ERZURUM adresine elden teslim edilebileceği gibi iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.

9- Konsorsiyumlar ihaleye teklif veremezler.
10- Diğer hususlar:

Kaynak: www.yatirimlar.com

Çiftçi, “Hastanemizin inşaatı hızla devam ediyor”

0

Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, yapımı süren Çayırova Devlet Hastanesi’nin şantiye alanında inceleme gerçekleştirdi. Konu hakkında açıklamalarda bulunan Başkan Çiftçi, “Çayırova Devlet Hastanemizin İnşaatı hızla devam ediyor” dedi.

Çayırovalı ilçe sakinlerinin ve Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi’nin en büyük hayali olan, Çayırova Devlet Hastanesi’nde inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Sık sık Devlet Hastanesi şantiyesini ziyaret eden ve çalışmalar hakkında bilgi alan Başkan Çiftçi, konu hakkında yaptığı açıklamada, “İlçemizin en büyük hayallerinden biri olan hastanemizin inşaat çalışmalarının her aşamasını titizlikle takip ediyoruz. Hemşehrilerimizi modern, güvenli ve kaliteli sağlık hizmetiyle buluşturacak bu önemli eserin en kısa sürede tamamlanması için çalışıyoruz” dedi. İnceleme sırasında konuşma gerçekleştiren Başkan Çiftçi, “Çayırova Devlet Hastanemizin inşaatı tüm hızıyla devam ediyor. Temelde önemli bir imalat gerçekleştirdik. Deprem izolatörlerimizi yerleştirdik. Temel imalatımızı tamamladık.

“ÇOK GÜZEL BİR ESERİ ÇAYIROVA’YA KAZANDIRIYORUZ”

Şu anda artık inşaatın esas vakit alan, zaman alan kısmını tamamlatmış olduk ve bundan sonra da hızlı bir şekilde kaba inşaatın devamı yükselecek. Şu anda kirişlerimizin imalatı gerçekleştiriliyor. Tabliyelerimizin demir imalatları yapılıyor. Çayırova’mıza devlet hastanesi kazandırıyor olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ben başta Sayın Cumhurbaşkanımıza, bakanımıza, bütün yetkililerimize, milletvekillerimize, il başkanımıza ve büyükşehir belediye başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Hep birlikte Çayırova’mıza çok güzel bir eser kazandırmış olacağız. Devlet hastanemizin yerini bütün Çayırovalı kardeşlerimizle birlikte belirledik.

200 YATAKLI OLARAK PLANLANDI

Bulunduğumuz konum ilçemizin tam ortasında, her bir vatandaşımızın rahat bir şekilde ulaşabileceği bir noktadayız” şeklinde konuştu. Temel imalatı ve deprem izolatör montaj çalışmaları biten hastanede, yeni imalatlar hızla devam ediyor.   Taban alanı 8 bin 700 metrekare ve yapı inşaat alanı 45 bin 518 metrekare olan Çayırova Devlet Hastanesi, 200 yataklı olarak planlandı. 51 yoğun bakım yatağı, 75 poliklinik, 6 ameliyathane, doğumhaneler, 26 acil müşahede yatağı da hastanede yer alacak.

Kaynak: www.cayirova.bel.tr

ALANYA’DA İNŞAAT YASAĞI BAŞLADI

0

Alanya’da turizm sezonuyla birlikte her yıl uygulanan inşaat faaliyetlerine yönelik kısıtlama süreci başladı. Konuyla ilgili duyuru, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ALTSO) resmi internet sitesi üzerinden yayımlandı.

ALTSO’nun paylaştığı açıklamada, Alanya Kaymakamlığı’ndan odaya ulaşan yazıya yer verildi. Yazıda, ülke turizminin sürdürülebilirliği ve marka değerinin korunması amacıyla, turizm sezonu olarak kabul edilen 15 Mayıs – 15 Ekim tarihleri arasında inşaat yasağı uygulandığı belirtildi. Açıklamada ayrıca, Antalya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün 08.05.2026 tarihli yazısı doğrultusunda ilçedeki inşaat faaliyeti kısıtlamalarının 15 Mayıs 2026 itibarıyla başladığı ifade edildi.

Öte yandan, uygulamanın sahadaki denetimlerini gerçekleştirecek olan Alanya Belediyesi’nden henüz kapsamlı bir açıklama yapılmaması dikkat çekti. Vatandaşlar ve sektör temsilcileri, denetimlerin nasıl yürütüleceği ve hangi faaliyetlerin kapsam dahilinde olacağı konusunda belediyeden resmi bilgilendirme bekliyor.

Kaynak: www.alanyaturk.com

Milas’taki 511 milyon liralık turizm projesinde süreç değişti

0

Muğla Milas’ta planlanan 511 milyon liralık Adabükü Turizm Konaklama Tesisi için verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararı, başvuru sonrası iptal edildi.

Muğla’nın Milas ilçesinde hayata geçirilmesi planlanan yaklaşık 511,7 milyon liralık Adabükü Turizm Konaklama Tesisi projesiyle ilgili süreçte önemli bir gelişme yaşandı.

Daha önce verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararı, proje sahibi şirketin başvurusu üzerine geçersiz sayıldı. Karar, Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından resmen duyuruldu.

Başvuru şirketten geldi

Resmi yazıya göre Adabükü Turizm Otelcilik İşletmesi ve Pazarlama A.Ş., 8 Nisan 2026 tarihinde yaptığı başvuruda Milas ilçesi Boğaziçi Mahallesi’nde yer alan 227 ada 217 parselde planlanan 249 odalı turizm tesisi için verilen ÇED kararının iptal edilmesini talep etti.

Mevzuat kapsamında değerlendirme yapıldı

Başvuru, 29 Temmuz 2022 tarihli ÇED Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri çerçevesinde değerlendirildi. Yönetmelik kapsamında, yatırıma başlanmamış projelerde proje sahibinin talebi ve Bakanlık onayıyla “ÇED Gerekli Değildir” kararlarının geçersiz sayılabildiği belirtildi. Bu kapsamda 19 Aralık 2025 tarihinde verilen E-2025-236 sayılı karar resmen iptal edildi.

Projenin kapsamı dikkat çekiyordu

İptal edilen karar, Muğla’nın önemli turizm bölgelerinden Boğaziçi Mahallesi’nde planlanan büyük ölçekli konaklama yatırımını kapsıyordu. Toplam 14 bin 160 metrekarelik alan üzerinde geliştirilmesi planlanan proje, “Turizm + 2. Konut Alanı” imar fonksiyonuna sahip bir parselde yer alıyordu.

Yaklaşık 22 bin 755 metrekare inşaat alanına sahip olması planlanan tesisin 249 odalı ve 558 yatak kapasiteli apart otel konseptiyle hizmet vermesi öngörülüyordu. Projede zemin altında 2 kat, zemin kat ve 4 normal kat olmak üzere iki blok planlanmıştı.

Teknik detaylar ve kapasite bilgisi

Proje kapsamında 249 apart oda planlanırken, tesisin tam kapasitede 558 misafir ve yaklaşık 70 personel ile toplam 628 kişilik kullanım yoğunluğuna ulaşacağı ifade edildi. Ayrıca 179 araç kapasiteli açık ve kapalı otopark alanları, elektrikli araç şarj üniteleri ve sosyal donatı alanlarının projede yer aldığı belirtildi. Kapalı otopark kapasitesinin 111 araç, açık otopark kapasitesinin ise 68 araç olarak planlandığı, engelli araç park alanları ve elektrikli araç şarj noktalarının da projeye dahil edildiği kaydedildi.

ÇED iptali projeyi tamamen durdurmuyor

Kararın iptal edilmesi projenin tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor. Şirketin ilerleyen süreçte proje revizyonu yapması, kapasite değişikliğine gitmesi veya yeniden ÇED başvurusu hazırlaması ihtimaller arasında yer alıyor.

Muğla’da çevresel tartışmalar sürüyor

Son dönemde Muğla kıyılarındaki büyük ölçekli turizm yatırımları çevresel etkiler, kıyı kullanımı ve altyapı baskısı nedeniyle daha sık tartışma konusu oluyor. Milas ve Bodrum hattındaki projeler hem yatırımcılar hem de çevre örgütleri tarafından yakından takip ediliyor.

Kaynak: Turizm Ajansı

11 Milyar TL’lik dev yaşam projesi: Prive Inventum yeni nesil konut anlayışını değiştiriyor

Konya’da yükselen Prive Inventum projesi, resort city konsepti, 11 milyar TL yatırım büyüklüğü ve otel konforundaki yaşam modeliyle dikkat çekiyor.

Konya son yıllarda sanayi, üretim ve yatırım alanındaki büyümesiyle dikkat çekerken, şehirde yükselen nitelikli yaşam alanı ihtiyacı da yeni projeleri beraberinde getiriyor. Bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri olan Prive Inventum, Türkiye’nin ilk “resort city” konseptli projelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Aydın Yatırım Grup tarafından geliştirilen proje; konut, otel, sosyal yaşam ve ticari alanları tek bir sistem içerisinde buluşturarak Konya’daki geleneksel konut anlayışına farklı bir yaklaşım getiriyor.

Toplam 11 milyar TL yatırım bedeliyle hayata geçirilen proje, yalnızca gayrimenkul sektöründe değil, şehir ekonomisi, istihdam ve ticari hareketlilik açısından da önemli bir etki oluşturmayı hedefliyor.

Konya’nın Yeni Yaşam Merkezi Olmaya Aday

Son dönemde Anadolu şehirlerine yönelen sanayi yatırımlarıyla birlikte Konya’nın stratejik önemi giderek artıyor. Artan üretim kapasitesi, büyüyen beyaz yaka nüfusu ve şehirleşme dinamikleri, modern yaşam projelerine olan talebi hızlandırıyor.

Bu değişimi öngörerek geliştirilen Prive Inventum, yalnızca konut üretimine odaklanan klasik projelerden ayrılıyor. Proje; yaşam, deneyim, sosyal alan ve hizmet konseptini bir arada sunan bütüncül bir şehir yaşamı modeli oluşturuyor.

Dev Ölçekli Projede Dikkat Çeken Rakamlar

Prive Inventum, büyüklüğü ve sunduğu yaşam alanlarıyla Konya’nın en kapsamlı projeleri arasında gösteriliyor.

Proje ÖzellikleriDetay
Toplam Arsa Alanı200.000 m²
Toplam İnşaat Alanı350.000 m²
Konut Sayısı634
Ticari Alan12.000 m²
Otel Kapasitesi150 oda
Peyzaj Alanı140.000 m²
Yatırım Bedeli11 milyar TL
Tamamlanma Süresi40 ay

Projede yer alan geniş peyzaj alanları, şehir merkezinde doğayla iç içe bir yaşam sunmayı hedeflerken, yüksek sosyal alan oranı da dikkat çekiyor.

Şehir İçinde Resort Konsepti

Prive Inventum’un öne çıkan en önemli özelliklerinden biri “resort city” yaklaşımıyla tasarlanmış olması. Bu sistemde yalnızca konut değil, aynı zamanda otel konforu ve sosyal yaşam hizmetleri de günlük hayatın bir parçası haline geliyor.

Proje bünyesinde bulunan 150 odalı otel, yalnızca misafir ağırlama işlevi görmüyor. Konut sahipleri de concierge, housekeeping, gastronomi, spa ve wellness gibi hizmetlerden yararlanabiliyor.

Bu yaklaşım, klasik site yaşamından farklı olarak daha deneyim odaklı bir yaşam modeli oluşturuyor.

Sosyal Yaşamda Yeni Model: Prive Club

Projede dikkat çeken bir diğer detay ise “Prive Club” sistemi. Bu yapı sayesinde sosyal alanlar klasik aidat sistemi yerine daha esnek bir kullanım modeliyle sunuluyor.

Projede yer alan bazı sosyal alanlar şöyle sıralanıyor:

  • Lounge alanları
  • Özel organizasyon alanları
  • Camping alanı
  • Tenis kulübü
  • Kreş
  • Pet Suite alanları
  • Wellness ve spa hizmetleri

Sistem sayesinde sakinler yalnızca kullandıkları sosyal hizmetlere yönelik üyelik modeliyle ödeme yapabiliyor. Böylece yüksek sosyal standart korunurken aidat yükünün daha dengeli hale getirilmesi hedefleniyor.

Bölge Ekonomisine Katkı Bekleniyor

Uzmanlara göre Prive Inventum, yalnızca konut üretimi açısından değil; bölgesel ekonomi, istihdam ve ticaret hareketliliği bakımından da önemli bir proje niteliği taşıyor.

Büyük ölçüde öz kaynak destekli finansman modeliyle ilerleyen yatırımın, Konya’da son yılların en büyük ölçekli yaşam projelerinden biri olduğu değerlendiriliyor.

Şehirdeki yatırım hareketliliğinin artmasıyla birlikte Konya’nın gayrimenkul piyasasında da yeni bir döneme girdiği belirtiliyor.

Kaynak: www.ticarigm360.com

Royal Skyport Ankara’da 18 ay vadeyle! Yeni proje!

0

Ankara’da yükselen Royal Skyport projesinde yer alan konutların fiyatları 3.5 milyon TL’den başlıyor. Projenin teslimleri 2026 yılının Aralık ayında yapılacak.

Royal Skyport projesi, başkent Ankara’da hayata geçiriliyor. Türk Grup imzası ile yükselen Royal Skyport projesinde toplam 192 adet konut yer alıyor.

Proje alanı 6 bin 325 metrekare olarak açıklanan Royal Skyport projesi, 2 bin metrekarelik yeşil alanıyla da dikkat çekiyor. 

Royal Skyport Ankara da 18 ay vadeyle! Yeni proje!

Ankara’nın en stratejik noktasında yükselen Royal Skyport, size yalnızca bir daire değil, “Otel Süiti” konforunda ayrıcalıklı bir yaşam tarzı sunuyor. 

Protokol Yolu’nun merkezinde, Esenboğa Havalimanı’na sadece 700 metre mesafede yer alan proje, hem oturum hem de yüksek kira getirili yatırım için benzersiz bir fırsat olarak lanse ediliyor.

3.5 MİLYON TL’DEN BAŞLAYAN FİYATLARLA

Royal Skyport projesinde yer alan konutların satış fiyatları 3.5 milyon TL’den başlıyor. 11 katlı olarak yükselen projede lüks otel konsepti dikkat çekiyor.

Royal Skyport Ankara da 18 ay vadeyle! Yeni proje!

Lobiden sosyal tesislere kadar nitelikli bir otelin tüm imkanlarının sunulduğu Royal Skyport projesin de ses yalıtımlı halıfleks kaplı koridorlar ile sessiz ve konforlu bir yürüyüş deneyimi sunuyor. 

Akıllı ev sistemi, 7/24 güvenlik, yüz tanıma ve plaka okuma sistemlerinin bulunduğu Royal Skyport projesinde; Fitness salonu, hamam, sauna ve benzersiz bir biyolojik Kum Havuzu bulunuyor. 

Esenboğa Havalimanı’na 700 metre mesafede yükselen Royal Skyport projesinde yer alan konutların teslimlerinin Aralık ayında yapılması planlanıyor. 

Projeden konut sahibi olmak isteyenler yüzde 50 peşinat ödediklerinde kalan tutarı 18 ay vadeyle ödeyebiliyor. 

Kaynak: www.emlakkulisi.com

Mardin Midyat Ramada otel açıldı: Kentin kaderini değiştiren yatırım

Midyat’ta hayata geçirilen Ramada Encore by Wyndham oteli hizmete açıldı. Bölgedeki turizm hareketliliği yeni yatırımlarla hız kazanıyor.

Midyat’ta turizm sektörünü doğrudan etkileyecek büyük bir yatırım hayata geçirildi.

Toplam 500 milyon TL maliyetle yenilenen tesis, Ramada Encore by Wyndham adıyla kapılarını açtı. Bölgenin kültür ve inanç turizmindeki yükselişine paralel olarak gerçekleşen yatırım, Midyat’ta konaklama standartlarını yukarı taşırken turizmde yeni bir dönemin de başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

500 milyon TL’lik dönüşüm: Otel sıfırdan yenilendi

Otelin Genel Müdürü Dilek Macit, yapılan yatırımın sıradan bir renovasyon olmadığını belirterek tesisin tamamen yeniden inşa edildiğini söyledi. Macit, mevcut yapının baştan aşağı yenilendiğini ve oda kapasitesinin 103 odaya çıkarıldığını ifade etti. Jakuzili aile odaları, suitler ve bağlantılı oda seçenekleriyle farklı misafir profillerine hitap eden üst düzey bir konaklama standardı oluşturulduğunu vurguladı.

Midyat turizminde yüzde 150’lik artış

Macit, Midyat turizminin son yıllarda büyük bir ivme kazandığını belirterek turist sayısında yüzde 150’ye yakın artış yaşandığını söyledi. Bu yükselişte özellikle bölgede çekilen yapımların etkili olduğunu ifade eden Macit, “Uzak Şehir” dizisinin Midyat’a olan ilgiyi ciddi şekilde artırdığını ve kenti turizm rotalarının merkezine taşıdığını dile getirdi.

Eskiden Mardin merkez sonrası ikincil durak olarak görülen Midyat’ın artık turların başlangıç noktası haline geldiğini söyleyen Macit, özellikle tarihi konakların ve eski Midyat evlerinin yoğun ilgi gördüğünü aktardı.

Tersine göç ve ekonomik hareketlilik

Artan turizm hareketliliğinin yalnızca ziyaretçi sayısıyla sınırlı kalmadığını belirten Macit, Avrupa’da yaşayan Süryani vatandaşların memleketlerine dönüş yaparak gayrimenkul ve turizm yatırımlarına yöneldiğini söyledi. Bu durumun bölgede “tersine göç” etkisi oluşturduğunu ifade eden Macit, Midyat’ta ekonomik canlılığın her geçen gün arttığını belirtti.

Doluluk oranları yüzde 80’i aştı

Aşırı sıcaklara ve bölgesel zorluklara rağmen yüksek doluluk oranları yakaladıklarını söyleyen Macit, temmuz ve ağustos aylarında yüzde 70’e, yıllık bazda ise yüzde 80’in üzerinde doluluk oranına ulaştıklarını açıkladı. Jeopolitik risklere rağmen sonbahar sezonuna yönelik beklentilerin güçlü olduğunu da ifade etti.

“Midyat artık stratejik bir turizm merkezi”

Midyat’ın 130 bine yaklaşan nüfusu ve hızla büyüyen yapısıyla dikkat çektiğini belirten Macit, turizm potansiyelinin sürdürülebilir olması için devlet desteği ve stratejik planlamanın şart olduğunu söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na çağrıda bulunan Macit, Dara Antik Kenti gibi bölgelerin daha güçlü etkinliklerle uluslararası vitrine çıkarılması gerektiğini ifade etti.

Küresel marka gücü bölgeye taşındı

Wyndham Hotels & Resorts standartlarına uygun şekilde hazırlanan yatırımın, bölgedeki diğer yatırımcılara da örnek olması hedefleniyor. Macit, küresel bir markanın desteğinin kalite ve güven açısından büyük avantaj sağladığını belirterek, alınan olumlu geri dönüşlerin yatırımın başarısını desteklediğini söyledi.

Kaynak: Turizm Ajansı

Yapıchem Kimya, ICCX Türkiye 2026’da Güçlü Bir Sektörel Buluşmaya İmza Attı

0

Yapı kimyasalları, beton katkıları ve çimento teknolojileri alanında yenilikçi çözümler sunan Yapıchem Kimya, 13–14 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen ICCX Türkiye 2026 Uluslararası Beton Konferansı ve Fuarı’na katıldı. Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen organizasyonda sektör profesyonelleri, teknik uzmanlar ve karar vericilerle bir araya gelen Yapıchem Kimya, beton teknolojilerindeki uzmanlığını ve uluslararası büyüme vizyonunu ortaya koydu.

13-14 Mayıs 2026’da İstanbul Yeşilköy Polat Renaissance Hotel’de düzenlenen ICCX Türkiye 2026, beton sektörünün üretici, tedarikçi ve teknoloji sağlayıcılarını aynı platformda buluşturdu. Yapıchem Kimya, etkinlik süresince standında yerli ve yabancı ziyaretçileri ağırlayarak beton katkıları, yapı kimyasalları ve performans odaklı çözümlerine ilişkin bilgi paylaşımında bulundu. Gerçekleştirilen görüşmeler kapsamında mevcut iş ilişkileri güçlendirilirken, yeni iş birliklerine yönelik önemli temaslar kuruldu.

Yapıchem Kimya, ICCX Türkiye 2026’da Yerini Aldı

ICCX Türkiye 2026, uluslararası ICCX etkinlik serisinin Türkiye’deki ilk organizasyonu olarak sektörde önemli bir buluşma noktası oluşturdu. Yapıchem Kimya’nın daha önce Fas ve Polonya’da düzenlenen ICCX organizasyonlarına katılımı, markanın bu platformla kurduğu güçlü bağı ortaya koyarken; Türkiye’deki organizasyona katılımı ise hem yerel pazardaki konumunu hem de uluslararası görünürlüğünü pekiştiren stratejik bir adım olarak öne çıktı.

Teknik Odak ve Sürdürülebilirlik Vurgusu

Etkinlik boyunca betonun işlenebilirliği, dayanımı, üretim verimliliği, sürdürülebilirlik ve uygulama performansı gibi başlıklar Yapıchem Kimya’nın öne çıkardığı konular arasında yer aldı. Şirket, yalnızca ürünlerini tanıtmakla kalmayıp, sektörün geleceğine yönelik beklentileri ve uygulama ihtiyaçlarını da yakından takip etti.

Yapıchem Kimya, yüksek teknolojiye dayalı ürün yapısı ve genişleyen lojistik, tedarik ağıyla, beton ve yapı kimyasalları sektöründe dünya pazarlarına yön veren uluslararası platformlarda aktif rol oynamaya ve küresel ayak izini genişletmeye kararlılıkla devam edecektir.

Yapıchem Kimya Hakkında: 2011 yılında kurulan Yapıchem Kimya Sanayi A.Ş. Türkiye’deki geniş üretim ağı, inovasyon ve teknoloji odaklı vizyonu ve her yıl genişleyen uluslararası bayi ağı ile küresel pazarda Beton, Çimento ve İnşaat sektörlerine yüksek kaliteli özel kimyasallar tedarik etmektedir. %100 Türk sermayesi ile kurulmuş olan Yapıchem Kimya; Türkiye sınırları içinde stratejik noktalarda faaliyet gösteren, yıllık toplam üç yüz bin tonluk üretim kapasitesine sahip üretim sahaları, en gelişmiş teknolojik imkânlar ile donatılmış Beton, Çimento ve Ar-Ge laboratuvarları ve konusunda uzman geniş teknik kadrosu ile müşterilerinin özel ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi ve performansı yüksek çözümler üretmektedir. 

AYİDER, SEKTÖR BULUŞMALARINA DEVAM EDİYOR

0

Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER), sektördeki sorunları masaya yatırmak, sorunlara çözüm önerileri bulmak adına her ay sektör temsilcileriyle bir araya gelmeye devam ediyor. AYİDER, sektör buluşmaları kapsamında Ege Seramik iş birliğiyle sektör temsilcileriyle 20 Mayıs Çarşamba günü İstanbul Büyük Kulüp’te bir araya geldi.

300’ü aşkın üyesiyle inşaat sektörünün en güçlü derneklerinden AYİDER, inşaat sektörünün nabzını “AYİDER Sektör Buluşmaları”nda tutmaya devam ediyor. AYİDER, sektörün paydaşlarını bir araya getirme ve iş birliği zeminini güçlendirme misyonu kapsamında düzenlediği “AYİDER Sektör Buluşmaları”na bir yenisini daha ekledi. Ege Seramik iş birliğiyle 20 Mayıs Çarşamba günü İstanbul Büyük Kulüp’te gerçekleştirilen kahvaltı organizasyonunda, inşaat ve malzeme sektörünün önde gelen temsilcileri bir araya gelerek güncel gelişmeleri değerlendirdi. Sektördeki yeniliklerin takibi ve üyeler arasındaki iletişimin artırılması amacıyla düzenlenen etkinlikte, inşaat dünyasının mevcut durumu ve gelecek vizyonu üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Organizasyonun ev sahiplerinden biri olan Ege Seramik temsilcileri de sektör paydaşlarıyla doğrudan temas kurarak güncel projeler ve çözüm önerileri üzerine istişarelerde bulundu. Organizasyonda konuşma yapan AYİDER Başkanı Hakan Şişik, sektörün sürdürülebilir büyümesi için bu tür bir araya gelmelerin kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: “AYİDER Sektör Buluşmalarımız kapsamında Ege Seramik iş birliğiyle düzenlediğimiz bu kahvaltı programında değerli üyelerimizle ve sektör temsilcilerimizle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Sektörümüzün geleceğine katkı sunan ve bağlarımızı güçlendiren bu organizasyona katkılarından dolayı Ege Seramik’e ve katılım sağlayan tüm üyelerimize teşekkür ederiz. AYİDER olarak sektörümüzün gelişimine ışık tutacak etkinliklerimize hız kesmeden devam edeceğiz.” Etkinlik sonunda katkılarından dolayı Ege Seramik yetkililerine plaket verildi.

EDİTÖRE NOT:

Hakan Şişik’in Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yaptığı Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER)’in amacı; gayrimenkul ve inşaat konularında faaliyette bulunanları, bu konulara ticari, sosyal, teknolojik, endüstriyel, kültürel, eğitsel ve hukuki yönden katkı sağlayanları ve en geniş şekliyle her çeşit ticari ve fikri anlamda yatırım yapan gerçek ve tüzel kişileri bir araya toplayarak birbirleriyle tanışmalarına imkân yaratmak, aralarındaki ilişkileri sürdürmek, dayanışmayı sağlamak, gelişmelerini temin etmek ve üyelerine her bakımdan yardımcı olmaktır. AYİDER’in 300’ün üzerinde üyesi bulunmaktadır.

Resmi Gazete’de yayımlandı: Nükleer santral projelerinde vergi kesintisi düşürüldü

Nükleer santral inşaatı ve onarım projelerinde yüklenicilere yapılacak ödemelerde uygulanacak vergi kesintisi oranı yüzde 5’ten yüzde 1’e düşürüldü. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile nükleer enerji yatırımları, daha önce stratejik ulaştırma projelerine tanınan düşük tevkifat kapsamına alındı. Düzenleme ile yüksek finansman gerektiren nükleer projelerin mali yükünün azaltılması, yatırım süreçlerinin hızlandırılması ve enerji arz güvenliğinin desteklenmesi hedefleniyor.

Nükleer santral inşaatı ve onarım işleri kapsamında yüklenicilere yapılacak ödemelerde uygulanacak vergi kesintisi oranı yüzde 1 olarak belirlendi. Düzenlemeye ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Stratejik yatırımlara destek amacı taşıyor

Hazine ve Maliye Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, daha önce 29 Mart 2025 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile stratejik öneme sahip ulaştırma projelerinde uygulanan tevkifat oranı yüzde 1’e düşürülmüştü. Bu kapsamda demir yolu hatları, metro, tramvay, monoray, füniküler ve gemi inşa-onarım işleri düşük oranlı tevkifat uygulamasına alınmıştı.

Yeni düzenlemeyle birlikte nükleer santral inşaatı ve onarım işleri de aynı kapsama dahil edildi.

Finansman yükünün azaltılması hedefleniyor

Yayımlanan kararla, yüksek finansman ihtiyacı gerektiren ve uzun vadeli yatırım niteliği taşıyan nükleer enerji projelerinin desteklenmesinin amaçlandığı belirtildi.

Düzenlemenin, projelerin finansman maliyetlerini azaltarak yatırım süreçlerini hızlandırması ve enerji arz güvenliğine katkı sağlaması hedefleniyor. Ayrıca nükleer enerji yatırımlarının uluslararası rekabet gücünün artırılması ve stratejik altyapı projelerinin daha etkin şekilde hayata geçirilmesinin amaçlandığı ifade edildi.

Diğer inşaat işlerinde yüzde 5 uygulanacak

Karar kapsamında nükleer santral inşaatı ve onarım işlerinde uygulanacak tevkifat oranı yüzde 1 olarak belirlenirken, diğer yıllara sari inşaat ve onarım işlerinde mevcut yüzde 5’lik tevkifat oranının uygulanmaya devam edeceği bildirildi.

Düzenlemenin, yayımlandığı tarihi izleyen ay başından itibaren yapılacak ödemelerde geçerli olacağı kaydedildi.

Kaynak: www.dunya.com

Sef Elite Sefa Grup İnşaat projesi Ankara’da yükseliyor

Sefa Grup İnşaat Ankara’da 2 milyar liralık yatırımla 650 yeni konut hazırlıyor. Pursaklar ve Esenboğa projeleri yatırımcıların radarına girdi.

Sef Elite Sefa Grup İnşaat projesi Ankara’da başlıyor. Ankara’da konut yatırımı ile başkentte yeni bir büyüme hamlesi başlatmaktadır. Şirket, yaklaşık 2 milyar liralık yatırımla iki yeni projeye hazırlanmaktadır. Bu projelerle toplam 650 yeni konutun hayata geçirilmesi beklenmektedir. Ayrıca şirketin teslim ettiği konut sayısının 2 binin üzerine çıkması öngörülmektedir.

Başkentte yaklaşık çeyrek asırdır faaliyet gösteren Sefa Grup İnşaat, yeni yatırımlarıyla dikkat çekmektedir. Şirket bugüne kadar 1000’den fazla konutu sahiplerine teslim etmiştir. Bununla birlikte yapımı süren 400 dairelik projeler de devam etmektedir. Dolayısıyla Sefa Grup İnşaat Ankara konut yatırımı, şirketin büyüme planında önemli yer tutmaktadır.

Ankara’da 650 konutluk yeni proje hazırlığı yapılmaktadır

Sefa Grup İnşaat, Ankara’nın gelişim akslarında yeni projeler üretmektedir. Şirket özellikle Sincan, Etimesgut ve Esenboğa Havalimanı çevresinde faaliyet göstermektedir. Ayrıca Pursaklar bölgesi de yeni yatırım planında öne çıkmaktadır. Bu nedenle yatırımın başkent konut piyasasında hareketlilik oluşturması beklenmektedir.

Yeni yatırım kapsamında 400 konutun Pursaklar’da yapılması planlanmaktadır. Buna karşın 250 konutun Esenboğa Havalimanı çevresinde yer alması beklenmektedir. Karma konseptte tasarlanan projelerde farklı daire seçenekleri sunulacaktır. Ayrıca ticari alanların da projelere dahil edilmesi hedeflenmektedir.

2+1’den 4+1’e kadar farklı daire seçenekleri sunulacaktır

Projelerde 2+1’den 4+1’e kadar farklı daire tipleri yer alacaktır. Böylece farklı aile yapıları için seçenek oluşturulmaktadır. Ayrıca yatırım amaçlı alıcılar için de güçlü alternatifler geliştirilmektedir. Bu yaklaşım, değişen konut beklentilerine cevap vermektedir.

Sefa Grup İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Gülmez, projelerde kullanıcı ihtiyaçlarını merkeze aldıklarını belirtmektedir. Gülmez, yaşam ve yatırım değeri yüksek yapılar üretmeye odaklandıklarını ifade etmektedir. Bununla birlikte modern mimariyi doğru lokasyon seçimiyle birleştirdiklerini vurgulamaktadır.

Sosyal donatı alanları projelerde öne çıkmaktadır

Yeni projelerde sosyal donatı alanlarına geniş yer verilmesi beklenmektedir. Havuz, yeşil alan ve sosyal yaşam alanları projelerde bulunacaktır. Ayrıca konut sakinlerinin günlük ihtiyaçlarına uygun alanlar planlanmaktadır. Bu nedenle projelerin yalnızca konut değil, yaşam alanı sunması hedeflenmektedir.

Şirket, güven, kalite ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle hareket etmektedir. Bununla birlikte planlama, mühendislik ve uygulama süreçleri bütüncül biçimde yürütülmektedir. Dolayısıyla Sefa Grup İnşaat Ankara konut yatırımı, teknik altyapısıyla da dikkat çekmektedir.

Teslim edilen konut sayısının 2 bini aşması beklenmektedir

Sefa Grup İnşaat, tamamlanan projeleriyle önemli bir teslimat hacmine ulaşmıştır. Şirket bugüne kadar 1000’den fazla konut teslim etmiştir. Ayrıca devam eden 400 konutluk projeler de portföyü büyütmektedir. Yeni yatırımlarla birlikte toplam teslimat sayısının 2 bini aşması beklenmektedir.

Bu tablo, şirketin Ankara’daki konut üretiminde güçlü bir ivme yakaladığını göstermektedir. Ayrıca yeni projeler, şirketin orta vadeli büyüme hedeflerini desteklemektedir. Önümüzdeki dönemde yeni teslimat takvimlerinin açıklanması beklenmektedir.

Full eşyalı konut konsepti yatırımcıların ilgisini çekmektedir

Sefa Grup İnşaat, özellikle Esenboğa Havalimanı çevresinde farklı bir konsept geliştirmektedir. Şirket, full eşyalı konut modeliyle sektörde ayrışmayı hedeflemektedir. Bu modelde daireler kullanıma hazır şekilde teslim edilmektedir. Ayrıca yatırımcılar için kiralama süreci de kolaylaştırılmaktadır.

Dairelerde beyaz eşyadan oturma grubuna kadar birçok detay düşünülmektedir. Ayrıca çalışma masası, perde ve halı gibi ihtiyaçlar da karşılanmaktadır. Bazı mobilya ve ürünler projeye özel üretilmektedir. Böylece kiracılar yalnızca kişisel eşyalarıyla taşınabilmektedir.

Kira takip sistemi yeni projelere taşınacaktır

Şirketin kira takip sistemi de yoğun ilgi görmektedir. Bu sistem özellikle yatırım amaçlı konut alıcıları için avantaj sağlamaktadır. Ayrıca kiralama süreçleri yatırımcı adına yönetilmektedir. Dolayısıyla model, pasif gelir hedefleyen alıcılar için öne çıkmaktadır.

Serkan Gülmez, bu konseptin öğrenciler ve bekar çalışanlar tarafından tercih edildiğini belirtmektedir. Esenboğa Havalimanı çevresi ve üniversitelere yakın bölgeler bu nedenle önem kazanmaktadır. Bununla birlikte sistemin yeni projelere de taşınması beklenmektedir.

Müşteri memnuniyeti satışlarda güçlü referans oluşturmaktadır

Sefa Grup İnşaat, müşteri memnuniyetini güçlü bir referans olarak görmektedir. Şirket projelerinde satışların büyük bölümü tavsiye yoluyla gerçekleşmektedir. Ayrıca mevcut müşteriler yakın çevresini projelere yönlendirmektedir. Bu durum lansman sonrası satış hızını artırmaktadır.

Gülmez, bir kez konut alan kişilerin projeleri çevresine önerdiğini ifade etmektedir. Dolayısıyla güven ilişkisi şirketin satış performansına doğrudan katkı sağlamaktadır. Bununla birlikte yeni projelerde de benzer talep beklenmektedir.

Ankara dışından yeni proje talepleri gelmektedir

Sefa Grup İnşaat’a Ankara dışından da proje talepleri gelmektedir. Bodrum, İstanbul, Muğla ve KKTC gibi bölgelerden yatırımcılar şirketle iletişime geçmektedir. Ayrıca farklı şehirlerde yeni projeler geliştirme planı yapılmaktadır. Ancak şirketin bu süreçte sağlam adımlarla ilerlemesi beklenmektedir.

Serkan Gülmez, yeni şehirlerde proje geliştirmeyi planladıklarını belirtmektedir. Buna karşın doğru zamanın beklenmesi gerektiğini ifade etmektedir. Şirketin önümüzdeki dönemde farklı illerdeki projelerini açıklaması beklenmektedir. Dolayısıyla yatırım planı güncellenmeye açık görünmektedir.

Sefa Grup İnşaat Ankara konut yatırımı sektörde nasıl karşılık bulacaktır?

Sefa Grup İnşaat Ankara konut yatırımı, başkentte arz çeşitliliğini artıracaktır. Özellikle Pursaklar ve Esenboğa hattı yeni projelerle öne çıkacaktır. Ayrıca full eşyalı konsept, yatırımcı talebini güçlendirebilir. Bu nedenle projenin satış süreci yakından takip edilmektedir.

Yeni konutların kısa süre içinde duyurulması beklenmektedir. Bununla birlikte teslim takvimi ve satış detayları merak edilmektedir. Şirketin güncel açıklamaları, yatırımcı kararlarında belirleyici olacaktır. Dolayısıyla Ankara konut piyasasında yeni hareketlilik görülmektedir.

Kaynak: Taşınmaz Haber

Rus e-ticaret devi Wildberries Türkiye’de ilk otellerini açtı

Rus e-ticaret platformu Wildberries, Türkiye’de ilk otellerini açtı. Fun&Sun iş birliğiyle yürütülen projede 4 otel Rus turistleri ağırlamaya başladı.

Rusya merkezli e-ticaret devi Wildberries, turizm sektörüne hızlı bir giriş yaparak Türkiye’de ilk otellerini hizmete açtı.

Tur operatörü Fun&Sun ile birlikte yürütülen WB Travel projesi kapsamında hayata geçirilen dört otel, ilk Rus misafirlerini ağırlamaya başladı. Türkiye’nin Rus turistler arasında popüler olan Tekirova, Kemer, Side ve Alanya bölgelerinde konumlanan tesisler, doğrudan Wildberries üzerinden satılan tatil paketleriyle dikkat çekiyor.

Türkiye’nin popüler tatil bölgelerinde yeni otel modeli

Wildberries’in hizmete açtığı oteller, Antalya’nın en çok tercih edilen turizm destinasyonlarında yer alıyor. Tekirova, Kemer, Side ve Alanya’da konumlanan tesislerin tamamı dört yıldızlı ve “her şey dahil” konseptte hizmet veriyor. Özellikle çocuklu aileler hedef alınarak tasarlanan otellerde çocuk kulüpleri, bebek ekipmanları ve aile dostu yaşam alanları gibi detaylar öne çıkıyor. Ayrıca bazı tesislerde çamaşır makineleri gibi uzun konaklamaya uygun imkanlar da bulunuyor.

“4 yıldız artı” konseptiyle yeni turizm modeli

Şirketin geliştirdiği konsept, sektör içinde “4 yıldız artı” olarak tanımlanıyor. Bu model, yüksek hizmet standardını daha erişilebilir fiyatlarla birleştirerek geniş kitlelere hitap etmeyi amaçlıyor. Uzmanlara göre bu yaklaşım, Wildberries’in mevcut müşteri kitlesiyle doğrudan örtüşüyor. Uygun fiyatlı ve kapsamlı tatil arayan Rus tüketiciler için entegre bir turizm deneyimi sunulması hedefleniyor.

Kapalı devre turizm ekosistemi hedefi

Wildberries’in turizm hamlesi yalnızca otel yatırımıyla sınırlı değil. Şirket daha önce büyük bir tur operatörünü bünyesine katarak sektöre giriş yapmıştı. Yeni stratejiyle birlikte Türkiye ve Mısır’da kendi markalı oteller açarak turizm değer zincirinin tamamını kontrol etmeyi hedefleyen “kapalı devre turizm ekosistemi” oluşturuluyor. Bu sistem; tur operatörlüğü, online satış platformu ve ulaşım hizmetlerini tek çatı altında toplamayı amaçlıyor.

Türkiye yatırımları hızla genişliyor

Wildberries, Türkiye’deki otel yatırımlarını genişletmeye hazırlanıyor. Alanya’nın ardından Kemer ve Side’de planlanan iki yeni otel ile Türkiye’deki tesis sayısının artırılması hedefleniyor. Şirketin uzun vadeli planı ise Türkiye ve Mısır’da toplamda sekiz otelle faaliyet göstererek bölgesel turizm pazarında güçlü bir oyuncu haline gelmek.

Kaynak: Turizm Ajansı

İzmit sahilinde büyük proje: 320 bin metrekarelik marina bölgesi baştan aşağı yenileniyor!

0

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kentin denizle buluştuğu en simgesel noktalarından biri olan İzmit Marina Sahili’ni modern bir çehreye kavuşturmak için dev projeyi başlattı. Dolgu alanı olması sebebiyle zamanla çökmelerin yaşandığı ve ulaşım sıkıntılarının baş gösterdiği bölge, kentsel tasarım projesiyle bambaşka bir görünüme bürünecek. İşte ihale süreci tamamlanan ve imzaların atıldığı dev bütçeli projenin tüm detayları…

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kentin çehresini değiştirecek vizyon projelerine bir yenisini daha ekliyor. Etüt ve Projeler Dairesi Başkanlığı Kentsel Dönüşüm Tasarım Şube Müdürlüğü tarafından koordine edilen dev hamleyle, İzmit Marina sahili baştan aşağı yenileniyor. Özellikle zemin yapısı nedeniyle yaşanan çökmelerle gündeme gelen ve vatandaşların erişim sağlamakta güçlük çektiği marina bölgesi, kentsel bağlamına uygun, estetik ve modern bir yaşam alanı haline getirilecek. Toplamda 320 bin metrekarelik devasa bir sahil şeridini kapsayan proje için yürütülen ihale süreci resmen tamamlandı ve taraflar arasında imzalar atıldı.

İhaleyi İstanbullu Firma Kazandı: İmzalar Atıldı

Kamu İhale Kanunu kapsamında pazarlık usulüyle gerçekleştirilen ihale süreci büyük bir titizlikle yürütüldü. Yaklaşık maliyeti 2 milyon 958 bin lira olarak belirlenen “İzmit-Marina Sahili Kentsel Tasarım Projesi Kapsamında Tasarlanacak Yapı ve Peyzaj Düzenleme Ön Projelerinin Hazırlanması Hizmet Alım İşi” ihalesine güçlü firmalar katıldı. İhaleyi, 2 milyon 700 bin TL’lik teklifiyle İstanbul Şişli merkezli faaliyet gösteren Padablas Tasarım Danışmanlık Şirketi kazandı. Büyükşehir Belediyesi ile yüklenici firma arasında 13 Mayıs tarihinde resmi sözleşme imzalanarak süreç resmen başlatıldı.

Proje Tasarımı 75 Günde Tamamlanacak

Sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte sahil geneline yönelik ilk etabın süresi de işlemeye başladı. İstanbullu tasarım şirketi, teknik şartnamede yer alan tüm mimari, peyzaj ve kentsel tasarım ön projelerini hazırlamak için 75 günlük bir süreye sahip olacak. Bu zaman zarfında 320 bin metrekarelik dev alanın mevcut durum analizi, stratejik değerlendirmesi, çevre ilişkileri ve potansiyelleri masaya yatırılacak. Ayrıca projenin ulaşım ve erişilebilirlik diyagramları, kütlesel yerleşim planları ve alan kullanım senaryoları ulusal ve uluslararası başarılı örnekler incelenerek belediyeye teslim edilecek.

Marinada Neler Olacak? İşte Yeni Yaşam Alanları

Yeni projeyle birlikte İzmit Marina sahilinde hem kapalı hem de açık sosyal alanların sınırları net bir şekilde çizilecek. Vatandaşların denizle çok daha kolay ve keyifli bir şekilde buluşması hedeflenen projede şu donatılar yer alacak:

Kapalı alanlar kapsamında sahil şeridine yakışır şık kafeler, deniz ürünleri restoranları, butik mağazalar ve pop-up satış noktaları kurulacak. Açık alanlarda ise doğrudan denizle temas kurmayı sağlayan modern bir kıyı kurgusu, geniş meydanlar, seyir terasları, sanatsal ve kültürel etkinlik alanları hayata geçirilecek. Kent estetiğine uygun gölgelikler, oturma duvarları, banklar, çok amaçlı toplanma alanları ile kesintisiz yaya ve bisiklet yolları da projede geniş yer kaplayacak.

Tüm bunların yanı sıra sahil konforunu artırmak adına geniş otopark alanları, mescit, tuvaletler ve idari tesis yapıları inşa edilecek. Yönetim binasından yeni vapur iskelesine, spor tesisi destek binalarından bahçıvan evine ve güvenlik noktalarına kadar her türlü lojistik ve idari destek yapısı da marinaya entegre edilecek.

Kaynak: www.kocaeligazetesi.com.tr

1,5 milyar TL’lik dev ulaşım yatırımı için ilk adım

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Gebze bölgesinde gerçekleştireceği dev ulaşım yatırımı için yapım işi ihalesi gerçekleştirildi. Proje kapsamında Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası ilçelerinde altyapı ve üstyapıda yaklaşık 1 milyar 459 milyon TL maliyetinde kapsamlı yol yapım ve yenileme çalışmaları hayata geçirilecek. İhalede en düşük teklif 1 milyar 358 milyon 71 bin TL ile kayıtlara geçti.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Gebze bölgesinde hayata geçireceği dev ulaşım yatırımının yapım işi ihalesi gerçekleşti. Yol Yapım Şube Müdürü Turgay Yılmaz’ın başkanlığında gerçekleşen ihalede projenin yaklaşık maliyeti 1 milyar 459 milyon 993 bin TL olurken, ihale şartlarına yeterli uygunluk sağlayan istekliler arasında en düşük teklif 4 firma ortaklığında verildi. Bu rakam 1 milyar 358 milyon 71 bin TL olarak kayıtlara geçti.

PROJENİN TAMAMLANMA SÜRESİ 720 GÜN

Teklifler ilk olarak ihale komisyonu tarafından değerlendirilecek. Ardından şartlara uygunluk sağlayan istekli belirlendikten sonra ihaleyi kazanan firma ilan edilecek. Tamamlanma süresi 720 takvim günü olarak belirlenen projede yer teslimi, sözleşmenin imzalanmasının ardından 10 gün içinde gerçekleştirilecek ve akabinde çalışmalara başlanacak. Öte yandan ihale komisyonu, ihaleye katılan isteklilerden 1’inin şartlara yeterli uygunluk sağlamaması nedeniyle kalan 6 teklif üzerinden değerlendirme yapacak.

200 BİN TON ASFALT SERİMİ YAPILACAK

Bölgedeki ulaşım altyapısının daha dayanıklı, güvenli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması hedefiyle Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası ilçelerinde hem altyapı hem de üstyapı imalatları olmak üzere 200 bin metreküp kazı, 175 bin ton plent-miks temel, 200 bin tona yakın asfalt serimi ve 50 bin metrekare parke yapımı gibi çok sayıda imalat gerçekleştirilecek. Ayrıca yağmursuyu hatları, aydınlatma sistemleri ve yol çizgileri de proje dahilinde yapılacak.

İHALEYE KATILAN FİRMALAR VE TEKLİFLERİ

-SYA İnşaat Kurumsal Hizmetler Petrol Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, SBS Asfalt İnşaat Madencilik Nakliye Turizm Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, SYA Altyapı İnşaat Anonim Şirketi, ACS İnşaat Madencilik Kimya Nakliye Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi: 1 milyar 358 milyon 71 bin TL.

-ERK İnşaat Taahhüt Hazır Beton Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi: 1 milyar 384 milyon 807 bin TL.

-MAKİNSAN Asfalt Taahhüt İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi: 1 milyar 534 milyon 461 bin TL.

-YAFA Mühendislik Müşavirlik İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi: 1 milyar 560 milyon 860 bin TL.

-Heltaş İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Kibsaş Karadeniz İnşaat ve Beton Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, AKH Madencilik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi: 1 milyar 566 milyon 541 bin TL.

-AVOS Grup İnşaat Taahhüt Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, MESAM Yol Yapım Limited Şirketi: 1 milyar 568 milyon 524 bin TL.

Kaynak: www.sonkocaeli.com

Sakarya’da şehir trafiğini kökten değiştirecek projeler

0

Sakarya’da şehir içi ulaşımı rahatlatacak dev kavşak projelerinde detaylar netleşmeye başladı. Yusuf Alemdar, Mithatpaşa, TEK, Tunatan ve Yazlık Kavşağı projelerine ait görselleri kamuoyuyla ilk kez paylaştı.

Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilecek projelerin, kent trafiğinde önemli bir rahatlama sağlaması hedefleniyor. Özellikle yoğun araç geçişinin yaşandığı bölgelerde planlanan yeni düzenlemeler dikkat çekti.

Paylaşılan proje görsellerine göre, TEK Kavşağı’nda trafik alt geçit sistemiyle çözüme kavuşturulacak. Tunatan Kavşağı’nda ise araç trafiği yer altına alınacak. Yapım çalışmalarına başlanan Yazlık Kavşağı’nın katlı kavşak olarak inşa edileceği belirtildi.

Mithatpaşa Kavşağı için hazırlanan projede ise köprülü kavşak sistemi planlandı. Şehrin ulaşım altyapısına büyük katkı sunması beklenen projeler, vatandaşlar arasında da heyecan oluşturdu.

Kaynak: akyazihaber.com

Atkaracalar’da 132 Milyonluk Dev Proje İçin İlk Kazma Vuruldu

0

Atkaracalar Belediyesi’nin 132 milyon liralık dev projesinde inşaat çalışmaları başladı.

Çankırı’nın Atkaracalar ilçesi, Atkaracalar Belediyesi tarafından hayata geçirilecek yeni belediye hizmet binası ve ticaret alanı projesinde çalışmalar başladı. Selçuklu ve Osmanlı mimarisinden izler taşıyacak proje kapsamında 27 daire, 15 dükkân ve 3 katlı yeni belediye hizmet binası inşa edilecek.

Toplam 132 milyon lira bedelle ihale edilen projeyle birlikte ilçeye modern bir yaşam ve ticaret alanı kazandırılması hedefleniyor. Atkaracalar Belediye Başkanı Harun Oflaz, projenin sadece bugüne değil gelecek nesillere bırakılacak önemli bir eser olduğunu söyledi.

Başkan Oflaz, “Evliyalar diyarı Atkaracalar’a büyük değer ve güzellik katacak bu hizmet, geleceğe bırakılacak bir mirastır. Biz laf değil, eser bırakmaya devam edeceğiz” dedi.

İlçeyi hak ettiği noktaya taşımak için gece gündüz çalıştıklarını ifade eden Oflaz, “İnanç, kararlılık, azim ve gayretle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Daha birçok güzel proje yolda. Zamanı geldikçe kamuoyuyla paylaşacağız” ifadelerini kullandı.

Yeni projeyle birlikte Atkaracalar’ın gelişen, güzelleşen ve değer kazanan bir ilçe haline geleceğini belirten Başkan Oflaz, ilçenin bölgenin en yaşanabilir yerlerinden biri olması için çalışmaların devam edeceğini kaydetti.

Whatsapp Image 2026 05 17 At 11.06.06 (1)
Whatsapp Image 2026 05 17 At 11.06.05 (2)
Whatsapp Image 2026 05 17 At 11.06.04
Whatsapp Image 2026 05 17 At 11.06.05 (3)
Whatsapp Image 2026 05 17 At 11.06.05 (4)

Kaynak: www.cankiripostasi.com

Dedeman Düzce için imzalar atıldı!

Türkiye’nin ilk yerli otel zinciri Dedeman Hospitality, büyüme vizyonu kapsamında Düzce’de yeni bir yatırıma imza attı. Çağ Özel Güvenlik iş birliğiyle hayata geçirilecek ve 2027 yılında kapılarını açacak olan 72 oda kapasiteli Dedeman Düzce projesi; şehrin gelişen turizm, ticaret ve konaklama altyapısına güçlü bir katkı sunacak.

Türkiye’nin ilk yerli otel zinciri olarak altmış yılı aşkın süredir konaklama sektörünün gelişimine yön veren Dedeman Hospitality, büyüme vizyonunu Türkiye’nin yükselen şehirleriyle buluşturmaya devam ediyor.

Bu kapsamda, yatırımcı firma sahibi Halil Uzun liderliğinde, Çağ Özel Güvenlik Eğitim Danışmanlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yatırımıyla hayata geçirilen Dedeman Düzce projesi için imzalar atıldı. Düzce merkezde konumlanan proje, son yıllarda turizm, ticaret ve yaşam odaklı gelişimiyle dikkat çeken şehrin yükselen potansiyeline güçlü bir katkı sunmaya hazırlanıyor. Dedeman Hospitality markasını Düzce’nin büyüyen vizyonuyla buluşturan yatırım; şehrin iş dünyası hareketliliğini, bölgesel turizm gücünü ve gelişen konaklama altyapısını destekleyen önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

İmza programına Dedeman Hospitality üst yönetiminin yanı sıra Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, düzce Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Erdoğan Bıyık, BELTUR Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Cücü, Düzce TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cemal Aksan, Çağ Özel Güvenlik Eğitim Danışmanlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönetim kurulu üyeleri, iş dünyası temsilcileri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun üst düzey yöneticisi katıldı.

İstanbul ve Ankara arasında stratejik bir geçiş noktasında konumlanan Düzce; son yıllarda artan sanayi yatırımları, gelişen ticaret hacmi ve doğal destinasyonlarıyla dikkat çeken şehirler arasında yer alıyor.Yaylaları, şelaleleri, doğa sporları rotaları, Karadeniz’e uzanan sahil hattı ve tarihî mirasıyla öne çıkan şehir; aynı zamanda Konuralp Antik Kenti (Prusias ad Hypium) gibi kültürel değerleriyle de bölgesel turizm açısından güçlü bir potansiyel taşıyor.

Özellikle Sapanca ve Bolu gibi yoğun ziyaretçi hareketliliğine sahip destinasyonlar arasında konumlanan Düzce; gelişen ulaşım altyapısı, Kuzey Marmara bağlantıları ve artan iş seyahati trafiği ile birlikte yeni nesil şehir otelciliği açısından dikkat çeken bir merkez haline geliyor. Rafting, yayla turizmi, karavan turizmi, doğa yürüyüşleri ve hafta sonu kaçamakları açısından sunduğu çeşitlilik; Düzce’yi başlı başına güçlü bir yaşam ve deneyim destinasyonu olarak öne çıkarıyor.

Düzce’nin güçlenen turizm ve şehir altyapısı

Sanayi, tarım, ticaret ve turizm alanlarında her geçen gün yıldızı parlayan Düzce’nin gelişen konaklama ihtiyacına yanıt vermesi hedeflenen Dedeman Düzce; şehrin yükselen şehir vizyonuna güçlü bir katkı sunmaya hazırlanıyor.

Özellikle İstanbul ve Ankara arasında seyahat eden ziyaretçilerin konaklama tercihlerinde Düzce’nin daha güçlü şekilde konumlanması, hafta sonu seyahatleri ve kısa süreli kaçamaklar açısından şehrin yeni bir cazibe merkezi haline gelmesi amaçlanıyor.

Dedeman Düzce ile şehir otelciliğinde yeni bir dönem

Toplam 72 oda kapasitesiyle planlanan Dedeman Düzce, şehir oteli konseptiyle hizmet verecek şekilde kurgulanıyor. Toplantı salonları, restoran alanı, cafe konsepti ve iş dünyasına yönelik fonksiyonel şehir otelciliği yaklaşımıyla şekillenen proje; hem iş seyahati yapan misafirlere hem de bölgesel turizm hareketliliğine hitap eden çağdaş bir konaklama deneyimi sunmayı hedefliyor. 2027 yılı içerisinde hizmete açılması planlanan otel, Düzce’nin gelişen konaklama altyapısına güçlü bir katkı sunmaya hazırlanıyor.

Dedeman Hospitality’nin kalite standartları ve operasyonel deneyimi doğrultusunda geliştirilen tesis, misafir beklentilerine hızlı, erişilebilir ve konfor odaklı çözümler sunan güçlü bir şehir oteli yatırımı olarak konumlanıyor. 

Düzce’nin yükselen potansiyeline güçlü bir güven mesajı

Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, şehrin özellikle turizm alanında büyük bir gelişim potansiyeline sahip olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Düzce’nin güneyinde yaylalar ve şelaleler, kuzeyinde ise tarih ve deniz bulunuyor. Son yirmi yılda, özellikle deprem sonrası sağlanan teşviklerle birlikte sanayi alanında çok önemli bir gelişim gösterdi. Bugün Türkiye’nin en fazla ihracat yapan illeri arasında yer alan Düzce’nin; turizm, ticaret ve iş dünyası hareketliliği açısından da güçlü bir potansiyel taşıdığına inanıyoruz. Dedeman Hospitality gibi uluslararası ölçekte faaliyet gösteren güçlü markaların şehirde konumlanmasıyla birlikte, Düzce’nin konaklama altyapısının çok daha güçlü bir noktaya taşınacağını düşünüyoruz.

”İmza sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray ise şunları söyledi:

“Düzce, doğal zenginlikleri, stratejik konumu ve gelişen ekonomik yapısıyla Türkiye’nin dikkat çeken şehirlerinden biri haline geliyor. Dedeman Düzce ile şehrin gelişen konaklama ihtiyacına güçlü bir marka altyapısı ve sürdürülebilir bir işletme yaklaşımıyla katkı sunmayı hedefliyoruz.

”Türkiye genelinde büyüyen Dedeman Hospitality yapılanmasının önemli halkalarından biri olarak konumlanan Dedeman Düzce’nin, şehirdeki konaklama standartlarına ve bölgesel turizm hareketliliğine uzun vadeli katkı sağlaması hedefleniyor.

Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Üyesi Banu Dedeman da Türkiye genelinde büyüyen Dedeman Hospitality yapılanmasının önemli halkalarından biri olarak konumlanan Dedeman Düzce’nin kendileri için özel bir yere sahip olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’nin farklı şehirlerinde büyüyen Dedeman ailesi olarak hedefimiz; şehirlerimizin sahip olduğu doğal, kültürel ve turistik potansiyeli uluslararası ölçekte daha fazla misafirle buluşturmak.

”Yatırımcı firma sahibi Halil Uzun ise yatırımın şehir için taşıdığı öneme dikkat çekerek şunları ifade etti:

“Bu iş birliğini yalnızca bir otel yatırımı olarak görmüyoruz. Dedeman markasının tecrübesi ve güvenini şehrimizle buluşturmak, bizim için aynı zamanda Düzce’ye duyduğumuz aidiyetin güçlü bir göstergesi. Bu yatırımın; yeni istihdam alanları oluşturacağına, şehrimizin turizm potansiyelini destekleyeceğine ve Düzce’nin marka değerine uzun vadeli katkı sağlayacağına inanıyoruz.”

Kaynak: www.turizmnews.com

Kentsel Dönüşümde “Riskli Yapı” Fırsat mı, Risk mi?

0

Kentsel dönüşüm sürecindeki riskli yapıların, doğru analiz edilmediğinde alıcılar için ciddi hukuki ve finansal riskler barındırabileceğini belirten Kakıcı & Şimşek Hukuk Bürosu Kurucu Ortağı Av. Elvan Kakıcı Şimşek, “Satın alma kararı mutlaka yapının yıkım ya da güçlendirme senaryosuna göre verilmelidir” uyarısında bulundu.

Riskli yapıların düşük fiyat nedeniyle cazip göründüğünü ancak hukuki sürecin doğru analiz edilmemesi halinde büyük kayıplara yol açabileceğini belirten Av. Elvan Kakıcı Şimşek, yatırım kararında amacın belirleyici olduğunu vurguladı.

Riskli yapı satışı engel değil, ama strateji gerektirir”

Kentsel dönüşüm kapsamına alınmış ve tapuda “riskli yapı” şerhi bulunan gayrimenkullerin satışına hukuki olarak herhangi bir engel bulunmadığını belirten Kakıcı & Şimşek Hukuk Bürosu Kurucu Ortağı Av. Elvan Kakıcı Şimşek, bu tür taşınmazların alımında en önemli noktanın yatırım amacının netleştirilmesi olduğunu vurguladı.

Şimşek’e göre, riskli yapı statüsündeki bir gayrimenkul “fiyat avantajı” nedeniyle cazip görünse de, süreç doğru analiz edilmediğinde ciddi kayıplara yol açabiliyor.

“Aynı bina, iki farklı sonuç: Yıkım mı güçlendirme mi?”

Riskli yapıların kentsel dönüşüm sürecinde iki temel senaryoyla ilerlediğini belirten Şimşek, süreci şöyle özetledi: “Ya bina güçlendirilir ya da yıkılarak yeniden inşa edilir. Burada kritik olan, yatırımcı ya da alıcının amacıdır. Eğer konut olarak kullanılacaksa güçlendirme kararı avantajlıdır çünkü kısa sürede yapı güvenli hale getirilir ve yaşam devam eder. Ancak yatırım amacıyla alım yapılıyorsa, yıkım kararı arsa değeri üzerinden daha yüksek kazanç potansiyeli yaratabilir.”

“51% kararı süreci tamamen değiştirir”

Kentsel dönüşümde en kritik eşiklerden birinin kat maliklerinin oy oranı olduğuna dikkat çeken Şimşek, şu değerlendirmeyi yaptı: “Yıkım mı yoksa güçlendirme mi yapılacağına, kat maliklerinin en az yüzde 51 çoğunluğu karar verir. Bu oran, gayrimenkulün geleceğini doğrudan belirler. Bu nedenle satın alma öncesinde mutlaka bu sürecin hangi aşamada olduğu araştırılmalıdır.”

“Devlet teşvikleri fiyat avantajını artırabilir”

Riskli yapıların dönüşüm sürecinde devlet tarafından sağlanan teşvik ve hibelerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Şimşek, bu desteklerin doğru değerlendirildiğinde yatırım maliyetini önemli ölçüde düşürebileceğini ifade etti.

“Riskli yapı raporu tek bir malik tarafından alınabilir”

Vatandaşların en çok merak ettiği konulardan birinin “riskli yapı tespiti nasıl yapılır?” olduğunu söyleyen Şimşek, hukuki süreci şu sözlerle anlattı:

“Riskli yapı; ekonomik ömrünü tamamlamış, yıkılma veya ağır hasar görme ihtimali yüksek binalar için kullanılan bir tanımdır. Bu tespiti yaptırmak için tüm kat maliklerinin onayı gerekmez. Bir bağımsız bölüm sahibi ya da hissedar dahi tek başına başvuru yapabilir.”

“Doğru analiz, doğru yatırımın anahtarı”

Riskli yapı tespitinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından lisanslandırılmış kurumlar aracılığıyla yapıldığını belirten Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı: “Üniversiteler, yapı denetim firmaları, lisanslı mühendislik büroları, bazı STK’lar ve belediyeye bağlı ilgili kuruluşlara başvuru yapılarak binanın risk durumu teknik olarak tespit ettirilebilir. Bu rapor, kentsel dönüşüm sürecinin ilk ve en kritik adımıdır. Kentsel dönüşüm sürecinde gayrimenkul alımı yapacak yatırımcıların yalnızca fiyat avantajına değil, hukuki sürecin tüm dinamiklerine odaklanması gerekir. Doğru analiz yapılmadığında fırsat görünen yapılar ciddi riskler doğurabilir.”


Elvan Kakıcı Şimşek, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Özel hukuk alanında yüksek lisans yapmıştır. 2003-2005 yılları arasında Londra’da bir hukuk bürosunda çalıştıktan sonra 2007 tarihinden bu yana Kakıcı Şimşek hukuk bürosunun kurucu ortaklarındandır. Özellikle Gayrimenkul hukuku, Aile hukuku, medeni hukuk başta olmak üzere özel hukuk alanında uzmanlaşmıştır. Ayrıca son zamanlarda girişimcilerin ihtiyaçları ile ortaya çıkan Girişim Hukuku üzerine de çalışmalar yapmaktadır. Makaleleri çeşitli yazılı ve dijital basımlarda yayınlanmakta olup hukukçunun akademik yönünü sürekli geliştirmesini çok önemsemektedir. Türkiye Kadın Girişimciler Derneği, Özyeğin Üniversitesi 10.000 Kadın Mezunları Derneği ve İstanbul Barosu üyesidir. Sosyal sorumluluk projelerini desteklemekte ve “toplumsal cinsiyet eşitsizliği” kavramı üzerinde Türk toplumundaki kadının yeri konusunda yapılan her türlü sosyal farkındalık çalışmalarının gönüllü destekçisi olmaktadır. 2 çocuk annesidir.

Aras İnşaat’tan Ankara Sanayisine Vizyon Yatırımı! İvedikent 8 Bin Kişilik İstihdamla Geliyor!

Aras İnşaat’ın Ankara’da hayata geçirdiği İvedikent Projesi; üretim, lojistik ve ticari alanları entegre eden yapısıyla sanayi yatırımlarında yeni bir model olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 190 bin metrekarelik dev bir inşaat alanı üzerinde yükselen proje; sunduğu 30 aya varan faizsiz vade imkanıyla yatırımcıya finansal kolaylık sağlarken, 8 bin kişilik istihdam potansiyeliyle de yeni nesil sanayinin yeni lokomotifi olmayı hedefliyor.

Ankara’nın yeni sanayi  akslarından Anteks bulvarında yükselen ve bölgenin en büyük projesi olan İvedikent; üretim, depolama ve showroom gibi birimleri tek çatı altında buluşturan entegre bir merkez olarak Eylül 2026’da teslim edilmeye hazırlanıyor. Toplam 64.300 metrekare arsa üzerinde 190.000 metrekare inşaat alanına sahip olan dev proje; 467 üretim/lojistik alanı, 643 ticari ünite ve 176 yaşam alanı konseptiyle geniş bir kapasite sunuyor.. Operasyonel ihtiyaçlara göre değişken tavan yüksekliği seçenekleri ve ihtiyaca göre artırılabilir 40 kWA elektrik altyapısı ile donatılan proje, sanayi ve ticaretin tüm teknik gereksinimlerini karşılayan bütünleşik bir çalışma ekosistemi sağlıyor.

Finansal Çözümler ve Yatırım Fırsatı

İvedikent, finansman tarafında yatırımcı ve üretici dostu, stratejik bir model sunmaktadır. Teslime özel hazırlanan kampanya kapsamında “Kira öder gibi kendi iş yerinizin sahibi olun” mottosuyla, iş yeri olmayı kolaylaştıran faizsiz ve 30 aya varan vade imkânı sağlanmaktadır. Bu model, sanayicinin sermayesini koruyarak işini büyütmesine olanak tanırken; peşin ödemelerde uygulanan yüzde 35 iskonto ise yatırımcılara kazancı henüz başlangıç aşamasında garantileyen, yüksek katma değerli bir ödeme sistemi sunmaktadır. 

Yarım Asırlık Tecrübenin Vizyon Projesi

İvedikent Yönetim Kurulu Üyesi Burak Yıldız, projeyi yalnızca bir gayrimenkul yatırımı olarak değil, sanayi üretiminin dönüşümüne yönelik bir model olarak değerlendirdiklerini belirtti. Aras İnşaat’ın 1971 yılından bu yana sektörde edindiği köklü tecrübeye dikkat çeken Yıldız, şunları kaydetti: 

“İvedikent, uzun yıllara dayanan tecrübemizin sanayi üretiminin geleceğine dönük bir vizyon projesi olarak somutlaşmış halidir. Üretim, lojistik ve ticaretin aynı ekosistem içinde daha verimli çalıştığı bir yapı kurmayı hedefledik. Bu modelin en önemli çıktılarından biri de yaklaşık 8.000 kişilik istihdam kapasitesidir.” 

Ankara’nın sanayi ticaretindeki en değerli arterlerinden biri olan Antek Bulvarı’na cephe konumuyla öne çıkan İvedikent, yüksek ticaret hacmi ve lokasyon avantajını tek bir noktada buluşturmaktadır. Ana ulaşım akslarına direkt bağlantı sunan proje, lojistik süreçlerin en hızlı şekilde yönetilmesine imkan tanıyarak zaman maliyetini minimize etmektedir. Proje, Çevre Yolu’na sadece 3 dakika, İvedik OSB ve Oto 88’e 3–5 dakika, Ostim ve diğer sanayi sitelerine ise 10–12 dakika mesafede yer alarak güçlü bir erişilebilirlik ağı sunmaktadır.

Ortalama Konut Satış Fiyatı 4 Milyon 952 Bin 436 TL Oldu

Endeksa ve Emlakjet’in hazırladığı Nisan 2026 Konut Değer Raporu yayımlandı.  Türkiye’de satılık konut fiyatları yıllık bazda nominal olarak artışını sürdürürken, reel bazda zayıf görünüm devam etti. Türkiye genelinde Nisan 2026 itibarıyla konut birim metrekare fiyatı 39.939 TL seviyesinde gerçekleşirken, ortalama konut satış fiyatı 4 milyon 952 bin 436 TL oldu. İkinci el konut satışları ise Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %0,3 oranında azalarak 86 bin 502 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı %31,8, ikinci el konut satışlarının payı %68,2 oldu. Konut satışlarında en yüksek hacim yine İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa’da olurken, Nisan 2026’da en fazla konut satışı İstanbul’da gerçekleşerek, 23 bin 852 adet konut satıldı.    

Türkiye’nin önde gelen emlak ilan platformlarından Emlakjet, Endeksa’nın yapay zeka destekli veri analizlerine dayanan Nisan 2026 Konut Değer Raporu’nu açıkladı. Nisan 2026 konut verileri, Türkiye genelinde fiyatların TL bazında artmaya devam ettiğini; ancak enflasyon etkisi dikkate alındığında reel olarak zayıf bir görünümün sürdüğünü ortaya koydu.

TÜİK Nisan 2026 verilerine göre, Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %9,6 oranında artarak 40 bin 306 oldu. İkinci el konut satışları ise Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %0,3 oranında azalarak 86 bin 502 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı %31,8, ikinci el konut satışlarının payı %68,2 oldu.

Ortalama Konut Satış Fiyatı 4 Milyon 952 Bin 436 TL

Türkiye genelinde Nisan 2026 itibarıyla konut birim metrekare fiyatı 39.939 TL seviyesinde gerçekleşirken, ortalama konut satış fiyatı 4 milyon 952 bin 436 TL oldu. Konut fiyatları yıllık bazda nominal olarak %24,2 artış gösterdi. Buna karşın reel değişim %-5,6 seviyesinde gerçekleşti. Bu tablo, konut piyasasında fiyatların nominal olarak yükselmeye devam ettiğini; ancak enflasyon karşısında değer koruma gücünün zayıfladığını gösterdi.

Türkiye Genelinde 126 Bin 808 Konut Satıldı

Nisan 2026’da Türkiye genelinde 126 bin 808 adet konut satışı gerçekleşti. İncelenen 30 ildeki toplam satış adedi ise 105 bin 509 oldu. Buna göre 30 il, Türkiye genelindeki konut satışlarının yaklaşık %83,2’sini oluşturdu.

Satışların Yarısı Beş Büyük İlde Toplandı

Konut satışlarında en yüksek hacim yine büyük şehirlerde ve güçlü talep alan illerde görüldü. İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa, 30 il içindeki toplam satışların %50,6’sını, Türkiye genelindeki toplam satışların ise %42,1 ‘ini oluşturdu.

İstanbul Satış Hacminde Açık Ara Lider

Nisan 2026’da en fazla konut satışı İstanbul’da gerçekleşti. İstanbul’da 23 bin 852 adet konut satıldı. İstanbul’u; Ankara 11 bin 680 adet, İzmir 7 bin 215 adet, Antalya 6 bin 165 adet ve Bursa 4 bin 498 adet satışla izledi. Bu veriler, konut piyasasında işlem hacminin hala büyükşehirler merkezli ilerlediğini ortaya koydu.

En Düşük Satış Adedi Van’da

İncelenen iller arasında en düşük satış adedi Van’da kaydedildi. Van’da Nisan 2026’da 832 adet konut satıldı. Van’ı; Ordu 880 adet, Mardin 948 adet, Kahramanmaraş 950 adet ve Çanakkale 1.088 adet satışla takip etti. Ancak düşük satış hacmi, her zaman zayıf fiyat performansı anlamına gelmedi. Özellikle Ordu, fiyat artış performansında öne çıkan illerden biri oldu.

Metrekare Fiyatında Zirve Muğla’nın

Nisan 2026’da konut metrekare fiyatının en yüksek olduğu il Muğla oldu. Muğla’da konut birim metrekare fiyatı 81 bin 485 TL seviyesine ulaştı. Muğla’yı; İstanbul 62 bin 579 TL, Antalya 53 bin 797 TL, Çanakkale 51 bin 497 TL ve İzmir 50 bin 784 TL ile izledi. Bu tablo, yüksek fiyat seviyelerinin özellikle kıyı, turizm, ikinci konut ve yüksek gelir grubu talebinin güçlü olduğu illerde yoğunlaştığını gösterdi.

En Uygun Metrekare Fiyatı Mardin’de

Konut metrekare fiyatının en düşük olduğu il Mardin oldu. Mardin’de konut birim metrekare fiyatı 22 bin 158 TL olarak kaydedildi. Mardin’i; Şanlıurfa 22 bin 226 TL, Kayseri 22 bin 384 TL, Elazığ 24 bin 21 TL ve Kahramanmaraş 25 bin 349 TL takip etti. Bu iller, fiyat erişilebilirliği bakımından listenin daha uygun konut piyasaları arasında yer aldı.

Ortalama Konut Fiyatında Muğla 10,5 Milyon TL’yi Aştı

Ortalama konut satış fiyatında da ilk sırada Muğla yer aldı. Muğla’da ortalama konut satış fiyatı 10 milyon 511 bin 565 TL oldu. Muğla’yı; İstanbul 6 milyon 883 bin 690 TL, Aydın 6 milyon 675 bin 210 TL, İzmir 6 milyon 94 bin 80 TL ve Çanakkale 6 milyon 76 bin 646 TL izledi. Aydın’ın metrekare fiyatında ilk beş içinde yer almamasına rağmen ortalama konut fiyatında üçüncü sırada bulunması, ilde satılan konutların ortalama büyüklüğü veya segmentinin yüksek olabileceğine işaret etti.

Ortalama Konut Fiyatının En Düşük Olduğu İl Şanlıurfa

Ortalama konut satış fiyatının en düşük olduğu il Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa’da ortalama konut satış fiyatı 3 milyon 378 bin 352 TL seviyesinde gerçekleşti. Şanlıurfa’yı; Kayseri 3 milyon 491 bin 904 TL, Mardin 3 milyon 545 bin 280 TL, Elazığ 3 milyon 675 bin 213 TL, Tekirdağ 3 milyon 687 bin 810 TL takip etti.

Yıllık Nominal Artışta Ordu İlk Sırada

Nisan 2026 verilerine göre en çok satış olan 30 il içerisinde yıllık nominal fiyat artışında en güçlü performans Ordu’da görüldü. Ordu’da konut metrekare fiyatı yıllık bazda %35,0 arttı. Ordu’yu; Denizli %33,6 Elazığ %33,1 Ankara %31,6 ve Kocaeli %30,0 takip etti. Bu iller, yıllık nominal fiyat artışında Türkiye ortalamasının üzerinde performans gösterdi.

Reel Artış Sağlayan İl Sayısı Sınırlı Kaldı

Nominal fiyat artışlarına rağmen reel görünüm zayıf kaldı. 30 il içinde yıllık reel artış sağlayan il sayısı yalnızca üç oldu. Yıllık reel fiyat artışı görülen iller; Ordu %2,6, Denizli %1,5 ve Elazığ %1,1. Ankara’da yıllık reel değişim neredeyse yatay seyrederken, diğer illerin büyük bölümünde reel kayıp görüldü.  

En Sert Reel Kayıp Hatay’da

Yıllık reel fiyat değişiminde en zayıf performans Hatay’da kaydedildi. Hatay’da konut fiyatları nominal olarak artsa da reel bazda %14,3 geriledi. Reel kaybın yüksek olduğu diğer iller; Aydın %-13,8, Tekirdağ %-12,2, Muğla %-11,0 ve Gaziantep %-10,0 oldu. Bu illerde fiyatlar TL bazında yükselse de enflasyon karşısında belirgin değer kaybı yaşandı.    

Aylık Veriler Piyasada Soğumaya İşaret Etti

Türkiye genelinde konut metrekare fiyatı aylık bazda nominal olarak %1,1 geriledi. Reel aylık düşüş ise %4,0 oldu. Bu görünüm, Nisan ayında konut fiyatlarında kısa vadeli zayıflamanın belirginleştiğini gösterdi.

Aylık Reel Artış Sağlayan Tek İl Ordu Oldu

Nisan 2026’da aylık reel fiyat artışı sağlayan tek il Ordu oldu. Ordu’da konut metrekare fiyatı aylık bazda nominal olarak %4,3, reel olarak ise %1,2 arttı. Aylık nominal artış kaydeden diğer iller arasında Antalya, Kocaeli, Mersin, Sakarya, Bursa, Adana, Muğla, Van, Samsun, Manisa, Kahramanmaraş ve Denizli yer aldı. 

Yatırım Geri Dönüşünde Ankara, Tekirdağ ve Şanlıurfa Öne Çıktı

Konut yatırımında kira getirisi açısından önemli göstergelerden biri olan dönüş süresi, iller arasında belirgin farklılık gösterdi. En kısa dönüş süresi 12 yıl ile Ankara, Tekirdağ ve Şanlıurfa’da görüldü. Bu illeri; İstanbul 13 yıl, Yalova 13 yıl takip etti. Kısa dönüş süresi, bu illerde kira/fiyat dengesinin yatırımcı açısından daha avantajlı olduğunu gösterdi.

En Uzun Dönüş Süresi Muğla’da

Konut yatırımında en uzun geri dönüş süresi Muğla’da kaydedildi. Muğla’da dönüş süresi 19 yıl olarak hesaplandı. Muğla’yı; Elazığ 18 yıl, Antalya 17 yıl, Aydın 17 yıl, Balıkesir 16 yıl ve Ordu 16 yıl takip etti. Muğla’da fiyat seviyesinin çok yüksek olması, yatırımın kira geliriyle kendini amorti etme süresini uzattı.

Büyükşehirlerde Fiyatlar Yüksek, Reel Performans Sınırlı

İstanbul, İzmir ve Antalya gibi yüksek fiyatlı büyük pazarlarda nominal fiyat seviyeleri güçlü kalmaya devam etti. Ancak reel performans incelendiğinde daha sınırlı bir görünüm ortaya çıktı. İstanbul’da yıllık reel değişim %-2,8, İzmir’de %-8,7, Antalya’da ise hafif negatif seviyede gerçekleşti. Bu durum, büyükşehirlerde fiyatların nominal olarak yüksek kalmasına rağmen reel getiri açısından seçici bir döneme girildiğini gösterdi.

Ankara Görece Dengeli Görünüm Sundu

Ankara, Nisan 2026 verilerinde hem satış hacmi hem de yatırım geri dönüşü açısından dikkat çekti. Başkentte 11 bin 680 adet konut satılırken, metrekare fiyatı 37 bin 6 TL oldu. Yıllık nominal fiyat artışı %31,6 ile güçlü seyretti. Reel değişim ise yataya yakın gerçekleşti. Ankara’nın 12 yıllık dönüş süresi, yatırımcı açısından görece avantajlı bir görünüm sundu.

Kıyı İllerinde Fiyat Seviyesi Yüksek, Reel Momentum Zayıf

Muğla, Antalya, İzmir, Aydın, Çanakkale ve Balıkesir gibi kıyı illeri, fiyat seviyesi bakımından Türkiye ortalamasının üzerinde yer aldı. Ancak bu illerin önemli bir bölümünde reel fiyat performansı zayıf kaldı. Özellikle Aydın, Muğla, Balıkesir ve Çanakkale’de yıllık ve 6 aylık reel kayıplar dikkat çekti. Bu tablo, yüksek fiyat seviyelerine ulaşan kıyı pazarlarında fiyat artış hızının enflasyon karşısında yavaşladığını gösterdi.

Ordu Verilerde En Güçlü Ayrışan İl Oldu

Ordu, Nisan 2026 verilerinde en dikkat çekici illerden biri oldu. İl, yıllık nominal artışta %35,0 ile ilk sırada yer aldı. Aynı zamanda Ordu; yıllık reel artışta, aylık reel artışta, 6 aylık reel performansta pozitif ayrışan iller arasında bulundu. Satış hacmi düşük olmasına rağmen fiyat momentumu açısından Ordu, listenin en güçlü illerinden biri oldu.

Verileri değerlendiren, Endeksa & Emlakjet CEO’su Görkem Öğüt, “Nisan 2026 konut piyasası verileri, Türkiye’de konut fiyatlarının nominal olarak artmaya devam ettiğini ancak reel olarak baskı altında kaldığını gösterdi. Satış hacmi büyükşehirlerde yoğunlaşırken, fiyat seviyesi kıyı ve turizm odaklı illerde yüksek seyretti. Buna karşın Anadolu illeri reel fiyat performansında daha dirençli bir görünüm sergiledi. Yatırım geri dönüşü açısından Ankara, Tekirdağ, Şanlıurfa, İstanbul ve Yalova öne çıkarken; Muğla, Antalya, Aydın ve Elazığ’da yüksek fiyatlar nedeniyle dönüş süreleri daha uzun hesaplandı. Öte yandan Nisan 2026 verileri, konut piyasasında tek yönlü ve genele yayılan güçlü bir artış döneminden ziyade, iller bazında ayrışmanın belirginleştiği bir döneme işaret ediyor. Nominal fiyat artışları sürse de reel getiride sınırlı sayıda il pozitif ayrışıyor. Bu nedenle konut piyasasında fiyat seviyesi, satış hacmi, reel değişim ve dönüş süresi birlikte değerlendirilmesi gereken temel göstergeler olarak öne çıkıyor.” şeklinde konuştu.    

Endeksa Hakkında: Gayrimenkul değerleme alanında dijital teknolojilerin sunduğu gelişmiş olanaklardan yararlanan Endeksa, kullanıcıların herhangi bir konutun konum ve özelliklerini sisteme girerek piyasa değerini hızlı ve kolay şekilde öğrenmelerini sağlayan veri odaklı bir platformdur. “Yapay zekâ ile akıllı gayrimenkul kararları” sloganıyla faaliyet gösteren Endeksa, evini doğru fiyatla satmak isteyen milyonlarca kullanıcıya hizmet vermektedir.  Gayrimenkul alanında uzmanlaşmış bir veri analitiği ve yapay zekâ şirketi olan Endeksa, lokasyon optimizasyonu ve öngörücü analiz yöntemleriyle sektöre katma değerli hizmetler sunmaktadır.

Endeksa, farklı veri kaynaklarından elde ettiği milyonlarca veriyi analiz ederek yapay zekâ destekli modellerle gayrimenkul değerleme ve lokasyon analizleri üretir. Geliştirdiği Otomatik Değerleme Modeli (AVM) sayesinde kullanıcılar, konutlarının satış ve kira değerlerini saniyeler içinde öğrenebilir. Dijital teknolojileri etkin biçimde kullanan Endeksa, Türkiye’de gayrimenkul değerleme alanında öncü platformlardan biri olarak sektörde önemli bir referans noktası haline gelmiştir.

2017 yılında kurulan Endeksa’nın çoğunluk hissesi, 2021 yılının sonunda Türkiye’nin önde gelen internet girişimlerinden biri olan iLab Ventures tarafından satın alınmıştır. 2026 itibariyle de Gayrimenkul teknolojileri alanında veri ve inovasyon odaklı çözümleriyle öne çıkan Emlakjet ve Endeksa, kullanıcıların ve sektör profesyonellerinin daha hızlı, doğru ve şeffaf kararlar almasını sağlayan dijital çözümler geliştirmek için güçlerini birleştirdi. Analitik içgörü ile güçlü pazar deneyimini bir araya getiren bu yapı, Türkiye’de proptech ekosisteminin gelişimine katkı sağlayarak kapsamlı bir gayrimenkul teknoloji ekosistemi oluşturuyor.

Emlakjet Hakkında:2006 yılında kurulan Emlakjet, kullanıcıların satılık veya kiralık gayrimenkulleri en hızlı ve en kolay şekilde bulabilmelerini sağlamak amacıyla faaliyet gösteren bir gayrimenkul teknoloji platformudur. Türkiye’de proptech (gayrimenkul teknolojileri) alanının güçlü ve dinamik oyuncularından biri olan Emlakjet, bugün aylık 60 milyon sayfa görüntülenme ve 15 milyon ziyaretçi sayısına ulaşarak sektörde önemli bir konuma sahiptir. Emlakjet, kullanıcı deneyimini geliştirmeye yönelik yenilikçi hizmetleriyle de öne çıkmaktadır. Şirket, gayrimenkul sektöründe uçtan uca inovatif çözümler sunma vizyonuyla hareket ederek, sektörde akla gelen ilk teknolojik platformlardan biri olmayı hedeflemektedir. Emlakjet, 2014 yılında erken aşama ve büyüme aşamasındaki teknoloji girişimlerine yatırım yapan iLab bünyesine katılmıştır. Kariyer.net, Sigortam.net, Arabam.com, Cimri.com, HangiKredi, Emlakjet.com, Endeksa, Neredekal.com, ChemOrbis ve SteelOrbis gibi güçlü dijital platformlardan oluşan iLab Grup şirketleriyle birlikte, bugün Türkiye’deki internet kullanıcılarının yaklaşık %65’ine ulaşan büyük bir dijital ekosistemin parçasıdır.

Romanya’da Cluj Bölge Acil Hastanesi Yapım İşleri için CCN İş Ortaklığı ile Sözleşme İmzalandı

Romanya Ulusal Sağlık Altyapısını Geliştirme Ajansının (Agentia Nationala pentru Dezvoltarea Infrastructurii in Sanatate-ANDIS), “Cluj Bölge Acil Hastanesi Yapım İşleri (Paket 2)” ihalesi ile ilgili yeni gelişmeler kaydedildi.

Söz konusu ihaleyi kazanan CCN Altyapı Yatırımları ve İnşaat A.Ş. (Lider)-CCN Yatırım Holding A.Ş.-Bedamiro Holding Parcari Construct-CCN International-Rotary Constructii Mentenanta iş ortaklığı ile sözleşme imzalandı.

Yaklaşık maliyeti 2.015.359.357 Rumen Leyi olarak belirlenen ihaleye teklif veren istekliler şöyle belirlenmişti:

01. CCN Altyapı Yatırımları ve İnşaat A.Ş. (Lider)-CCN Yatırım Holding A.Ş.-Bedamiro Holding Parcari Construct-CCN International-Rotary Constructii Mentenanta

02. Con-A Operations (Lider)-Bog’Art-Concelex-Constructii Erbașu

03. Dimex-2000 Company (Lider)-Termomont Doo Beograd-Tomoroga Construct-Riola-Module

04. GAP Construction-Çalık Enerji

05. KESZ Constructii Romania (Lider)-Mis Grup-Aqua Serv-KESZ Epito Zrt

06. Kuzu Toplu Konut 

07. Leviatan Design (Lider)-Ubitech Constructii-Gama Endüstri Tesisleri A.Ş.

08. Türkerler İnşaat A.Ş. (Lider)-Ness Proiect Europe

09. Yıldızlar İnşaat ve Ticaret A.Ş. (Lider)-Desa Engineering Construction-MFA Taahhüt

849 yatak kapasiteli hastanenin 40 aylık bir sürede tamamlanması öngörülüyor.

Kaynak: www.yatirimlar.com

Doğuş İnşaat, Mid Island Parkway (Faz 1 Bölüm 1A) Projesi’nde Önemli Bir Dönüm Noktasına Ulaştı

0

Birleşik Arap Emirlikleri’nde Belediyeler ve Ulaşım İdaresi tarafından gerçekleştirilen, “Abu Dabi Kentinde İnşa Edilecek Mid Island Parkway Projesi (MIPP)-Faz 1 Bölüm 1A” ile ilgili yeni gelişmeler kaydedildi.

Doğuş İnşaat iş ortaklığı projede önemli bir dönüm noktasına ulaştı. 19 Nisan 2026’da, projenin bir bölümü planlandığı gibi trafiğe açıldı. Ayrıca, projede 4 milyon kazasız insan-saate ulaşıldı.

Proje kapsamında mevcut Saadiyat Kavşağı’nın yenilenmesi ve Saadiyat Adası’nda yeni bir otoyol bağlantısının inşası ile birlikte yol donatıları, ITS (Akıllı Ulaşım Sistemleri) ve sokak aydınlatma işleri yer alıyor. Kapsam ayrıca dört adet otoyol köprüsü, MSE (Mekanik Olarak Stabilize Edilmiş Zemin) duvarları, kilometrelerce uzunlukta kuru ve ıslak altyapı hatları, bir yaya köprüsü ve bir sulama pompa istasyonunun inşasını da içeriyor.

Proje, Doğuş İnşaat’ın Ortadoğu’daki Katar ve Suudi Arabistan gibi pazarlardan sonra Birleşik Arap Emirliği’nde üstlendiği ilk proje olma özelliğini taşıyor.

Önceki Gelişmeler: Birleşik Arap Emirlikleri’nde Belediyeler ve Ulaşım İdaresi tarafından gerçekleştirilen, “Abu Dabi Kentinde İnşa Edilecek Mid Island Parkway Projesi (MIPP) – Faz 1 Bölüm 1A” ihalesini kazanan Doğuş İnşaat-Gulf Contractors Company LLC iş ortaklığı ile sözleşme imzalanmıştı.

Kaynak: www.yatirimlar.com

Milas’ta Yaz Sezonu İnşaat Yasağı Başladı: Turistik Mahallelerde 15 Ekim’e Kadar Kısıtlama

0

Milas Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2025/3 sayılı genelgesi kapsamında, turizm sezonunda kıyı mahallelerde huzurlu bir yaz dönemi sağlamak amacıyla 15 Mayıs itibarıyla inşaat yasağını yürürlüğe aldı.

15 Ekim’e kadar sürecek uygulama kapsamında ağır nakliyat, hafriyat çalışmaları, beton dökümü ve çevreye gürültü ile görüntü kirliliği oluşturan faaliyetler durdurulacak. Belediye yetkilileri, yasağın yerli ve yabancı turistlerin konforunu korumak, çevre düzenini sağlamak ve turizm bölgelerinde yaşam kalitesini artırmak amacı taşıdığını belirtti.

Kurallara uymayan kişi ve işletmelere yönelik denetimlerin artırılacağı açıklanırken, bölge halkı ve sektör temsilcilerinin belirlenen tarihlere dikkat etmesi istendi.

Kaynak: www.xmilas.com

İnşaat hızlandı, boya sektöründe kapasite yüzde 40 daraldı

0

Türkiye’de inşaat ve kentsel dönüşüm faaliyetleri sürerken boya sektöründe son iki yılda ciddi daralma yaşandı. Bianca Boya Kurucu Ortağı Veysel Feyzoğlu, sektörün 2024 ve 2025’te toplamda yüzde 50’ye yaklaşan tonaj kaybı yaşadığını, savaş kaynaklı hammadde krizi nedeniyle yeni fiyat artışlarının gündemde olduğunu açıkladı.

Türkiye’de konut üretimi, kentsel dönüşüm ve yenileme projeleri hız kesmeden devam ederken boya sektöründen dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Bianca Boya Kurucu Ortağı Veysel Feyzoğlu, inşaat sektöründeki hareketliliğe rağmen boya sanayisinin son iki yılda ciddi küçülme yaşadığını belirterek, özellikle iç pazardaki talep daralmasının üretim kapasitesini sert şekilde etkilediğini söyledi.

Son iki yılda yüzde 50’ye yaklaşan daralma

Feyzoğlu’nun verdiği bilgilere göre Türkiye boya sektörü, 2024 yılında yaklaşık yüzde 35, 2025 yılında ise yüzde 35-40 arasında tonaj kaybı yaşadı. İki yıl birlikte değerlendirildiğinde sektörün toplam daralmasının yüzde 50 seviyelerine ulaştığı ifade edildi.

Türkiye’nin yıllık yaklaşık 1 milyon tonluk kurulu boya üretim kapasitesiyle Avrupa’da beşinci, dünyada ise ilk 10 üretici arasında yer aldığını belirten Feyzoğlu, buna rağmen iç talepteki zayıflamanın sektörü baskıladığını kaydetti. 

Savaş hammadde maliyetlerini vurdu

Ekotürk TV’de Gün Ortası programında Lale Elmacıoğlu’nun konuğu olan Feyzoğlu, sektörün yaklaşık yüzde 65 oranında ithal girdiye bağımlı olduğuna dikkat çekerek, savaşın doğrudan maliyet baskısı oluşturduğunu söyledi. Boya üretiminde kullanılan ana hammaddelerin önemli bölümünün Körfez, Çin ve Avrupa hattı üzerinden tedarik edildiğini belirten Feyzoğlu, son dönemde döviz bazında yüzde 50 ila 70 arasında fiyat artışı görüldüğünü aktardı.

Bu artışın yalnızca hammaddede değil, lojistik ve enerji maliyetlerinde de etkisini gösterdiğini söyleyen Feyzoğlu, mevcut stoklarla kısa süreli tampon sağlandığını ancak yeni alımlarda hammadde kıtlığı yaşanabileceğini belirtti.

“Fiyat artışı kaçınılmaz”

Boya sektöründe asıl yoğun satış döneminin nisan ortasından ekim ayına kadar sürdüğünü ifade eden Feyzoğlu, mevcut stokların tükenmesiyle birlikte yeni fiyat listelerinin gündeme geleceğini söyledi.

Özellikle titandioksit üretiminde kullanılan sülfat ve sülfürik asit tedarikindeki aksaklıkların küresel zinciri bozduğunu belirten Feyzoğlu, Çin üzerinden gelen mamul ürünlerin tedarik süresinin uzadığını ve bunun sektörde yeni maliyet artışlarını beraberinde getireceğini vurguladı. 

İnşaat hareketli ama boya talebi aynı hızda büyümüyor

Sektörde yaygın algının aksine yeni konut projelerinin boya tüketimindeki payının sınırlı olduğuna dikkat çeken Feyzoğlu, toplam tüketimin yüzde 85-90’ının mevcut konutların yeniden boyanmasından kaynaklandığını söyledi. Yeni inşaat ve renovasyon tarafının ise yalnızca yüzde 10-15’lik bölüm oluşturduğunu ifade etti.

Bu nedenle inşaat faaliyetlerinin artmasının boya satışlarına birebir yansımadığını belirten Feyzoğlu, özellikle ekonomik koşullar nedeniyle hane halkının boya gibi ertelenebilir harcamaları ötelediğini kaydetti.

Kaliteli boya tüketim döngüsünü uzattı

Feyzoğlu, sektördeki daralmanın bir başka nedeninin ise ürün kalitesindeki artış olduğunu söyledi. Geçmişte konutların ortalama iki yılda bir boyandığını hatırlatan Feyzoğlu, günümüzde silinebilir ve uzun ömürlü boyalar sayesinde bu sürenin 5-6 yıla kadar uzadığını ifade etti.

Bu durumun da iç pazarda tüketim sıklığını düşürdüğünü belirten Feyzoğlu, ekonomik baskılarla birleşince sektörün son 30 yılın en sert daralmalarından birini yaşadığını dile getirdi.

Rakamlarla Türkiye boya pazarı

Rakamlarla

  • Dünya boya pazarı büyüklüğü: 210 milyar dolar
  • Türkiye boya pazarı: 3,8 – 4,5 milyar dolar
  • Türkiye’nin küresel payı: yaklaşık yüzde 2,5
  • Türkiye kurulu kapasitesi: 1 milyon ton
  • Son iki yıldaki tonaj daralması: yaklaşık yüzde 50
  • İthal hammadde oranı: yüzde 65
  • Son dönemde hammadde maliyet artışı: yüzde 50-70

Kaynak: www.herbiremlak.com

MLP Sağlık arsa satışı ve yeni hastane planını duyurdu

0

MLP Sağlık Hizmetleri A.Ş., İstanbul Ataşehir’deki 13 bin 625 metrekarelik arsasını 25 milyon dolar bedelle Sanport Gayrimenkul’e devretti. Anlaşma kapsamında, arsa üzerine inşa edilecek 50 bin metrekarelik hastane binası MLP Sağlık tarafından işletilecek.

MLP Sağlık Hizmetleri A.Ş. (MLP Care), mülkiyetinde bulunan değerli bir taşınmazın satışı ve sonrasındaki işletme modeline ilişkin süreci tamamladığını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi.

25 Milyon Dolarlık Satış ve Tapu Devri

Şirket portföyünde yer alan, İstanbul ili Ataşehir ilçesi Küçükbakkalköy Mahallesi’ndeki 13.625 metrekare yüzölçümüne sahip arsanın tamamı, 25.000.000 ABD Doları bedel karşılığında Sanport Gayrimenkul Geliştirme İnşaat ve Ticaret A.Ş.’ye devredildi. Şirketten yapılan açıklamada, tapu devri ve ödeme işlemlerinin 12 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla sonuçlandırıldığı ifade edildi.

İşletme Modeli: Arsa Satışı Sonrası Hastane İnşası

Anlaşmanın dikkat çeken maddesine göre, satışı gerçekleştirilen arsa üzerinde Sanport Gayrimenkul tarafından bir hastane binası inşa edilecek. Yapılacak olan bu tesisin işletmesini ise MLP Sağlık Hizmetleri A.Ş. üstlenecek. Yeni inşa edilecek hastane binasının toplam kapalı alanının yaklaşık 50.000 metrekare olması öngörülüyor.

Proje Süreci Başladı

Tapu işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte, taşınmaz üzerinde yükselecek hastane binasının yapım süreçlerine resmi olarak başlandığı belirtildi. Bu hamleyle MLP Sağlık, gayrimenkul varlığını nakde dönüştürürken, uzun vadeli işletme hakkı üzerinden operasyonel ağını genişletmeyi hedefliyor.

Kaynak: www.ekonomimanset.com

Türasaş Yeni Lokomotif Montaj Fabrikası Yapımı İhalesinin Tekliflerini Topladı

Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii A.Ş. (Türasaş) Satın Alma Daire Başkanlığı, “Türasaş Eskişehir Bölge Müdürlüğü Yeni Lokomotif Montaj Fabrikası Yapımı” ihalesinin tekliflerini 13 Mayıs 2026 tarihinde topladı.

Yatırımlar Dergisi’nin aldığı bilgiye göre, yaklaşık maliyeti 4.334.862.664 TL olarak belirlenen ihaleye 14 istekli teklif sundu.  

İhalede 2.694.877.360 TL olarak hesaplanan (*) sınır değere göre en uygun teklifin sahibi Dibay İnşaat oldu.

İhaleye teklif sunan istekliler şöyle belirlendi:

NoİstekliTeklif (TL)
01Dibay İnşaat (*)2.775.000.000
02Cenpol Grup İnşaat-Turgut Fırat Proje 3.049.049.049
03Yafa Mühendislik-Nebioğlu Prefabrik3.269.000.000
04Gintes Endüstriyel Tesisleri-Gintek İnşaat3.322.000.000
05Zirve Baraj Sanayi-Uğursal Elektrik3.388.853.000
06Akçadağ İnşaat-Makimsan Asfalt3.421.000.000
07Unitek İnşaat3.725.000.000
08Pasifik Gayrimenkul3.737.000.000
09MD İnşaat-Zerkon Beton3.884.000.000
10DBH Raylı Sistemler3.933.000.000
11Aga Enerji4.222.804.102
12Sintek İnşaat5.375.000.000
13Entaş Grup İnşaat (İptal)2.908
14Sam Teknik Yapı-Öz Aras Grup İnşaat-Arden Gelişim (İptal)3.741.777.000

Kaynak: www.yatirimlar.com

Kaba İnşaat Bitti, Akkuş TOKİ’de Geri Sayım Başladı!

0

Akkuş’ta yapımı hızla devam eden 72 konutluk TOKİ projesinde sona gelindi. Modern mimariyle yükselen ve ilçenin konut ihtiyacını karşılaması beklenen projeyi yerinde inceleyen Belediye Başkanı İsa Demirci, çalışmaların yıl sonuna kadar tamamlanarak ilçe sakinlerinin konut sorununu hafifleteceğini belirtti.

Ordu’nun Akkuş ilçesinde vatandaşların beklediği konut hamlesinde mutlu sona yaklaşıldı. İlçeye modern ve güvenli yaşam alanları kazandırmak amacıyla başlatılan 72 konutluk TOKİ projesinde kaba inşaat çalışmaları tamamlanma aşamasına geldi.

Başkan Demirci: “Konut Sorununu Kökten Çözüyoruz”

Şantiye alanını ziyaret ederek Altaş TV’ye özel açıklamalarda bulunan Akkuş Belediye Başkanı İsa Demirci, projenin ilçe için taşıdığı öneme vurgu yaptı. Demirci, “İlçemizdeki konut sorununun kökten çözümü için yürüttüğümüz çalışmaların meyvelerini alıyoruz. 72 konutluk projemizde kaba inşaat bitti, ince işçilikler devam ediyor. Şantiyede muazzam bir çalışma var,” dedi.

“Yıl Sonunda Teslim Edilecek”

Projenin yıl sonuna kadar büyük ölçüde tamamlanacağını belirten Başkan Demirci, ilçedeki konut sıkıntısını bir nebze olsun gidermiş olacaklarını ifade etti. İlçe halkının büyük bir heyecanla beklediği proje; depreme dayanıklı binaları, çocuk oyun alanları ve peyzaj düzenlemeleriyle Akkuş’un yeni cazibe merkezlerinden biri olmaya hazırlanıyor.

Kaynak: www.hayatgazetesiordu.com