Ana Sayfa Blog Sayfa 63

SF Trade, Mükemmel İşyeri Sertifikasıyla Taçlandı

Gaziemir Ege Serbest Bölgesi’nde deri ve tekstil ürünleri alanında hizmet sunan SF Trade, bağımsız bir kuruluş tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda Great Place to Work (Mükemmel İşyeri) sertifikasını almaya hak kazandı.

Yıllardır, beyaz ve mavi yakalı tüm çalışanların memnuniyetini üst düzeyde tutmak için çalıştıklarını söyleyen Genel Müdür Aylin Gözay, Great Place to Work (Mükemmel İşyeri) sertifikasıyla bu çabalarının daha da perçinlendiğini belirtti. 

Süreç hakkında bilgi veren Aylin Gözay, “Great Place to Work tarafından çalışan deneyimi esas alınarak yapılan anket ve değerlendirme sonucunda bu sertifikayı alarak büyük bir mutluluk yaşadık. Mükemmel İşyeri sertifikası aslında son yıllarda  gündemimizdeydi. Zaten bizim  temel değerlerimizin en başında ‘önce insan’ yer almaktadır.Ayrıca Misyonumuzda da belirttiğimiz gibi ‘paydaşlarımızın memnuniyetini sağlamak’ bizim temel amacımız. Paydaşlardan SF’nin tüm çalışanlarıyla, yönetimiyle, tedarikçisiyle,  müşterisiyle aynı seviyede mutlu olmasını kastediyoruz. Çünkü hepimiz hayatımızın çoğunu burada bu iş yerinde  geçiriyoruz. Onun için herkesin huzurlu ve mutlu olarak çalışması bizler için çok değerli. Pandemiyle birlikte her şey değişti. Tüm dünya sürdürülebilirlik üzerine odaklandı. Bu kapsamda çalışan – iş gücü sürdürülebilirliğimiz hedeflerimiz arasında yer aldı. Bu yüzden  Mükemmel İşyeri sertifikasını, bu yıl keskin çizgilerle hedeflerimizin içerisine koyduk” diye konuştu.

İnsan ve Huzur Odaklı Çalışma Ortamı

Çalışan mutluluğunu bir kurum kültürü içerisinde desteklediklerini kaydeden Genel Müdür Aylin Gözay, şöyle devam etti;  “ Normalde sertifikasyon sürecinde bir ön hazırlık dönemi yaşanıyor. Bu konuda geçmişten beri attığımız adımların başarılı olduğunun da bilincindeydik. Biz önce kendi durumumuzu görmek istedik. Bu nedenle hiçbir ön çalışma yapmadan kendi dinamiklerimizle sertifika süreci için yola çıktık. Ve ilk seferde sertifikayı almaya hak kazandık. Bilgiyi, deneyimi ve kazancı herkesle paylaşmak öteden beri şirketimizde zaten var olan bir şeydi. Bunlar, kurum kültürümüz haline gelsin diye uğraşıyoruz. Bunun daha da yayılması ve bütün kurumun bunu hissetmesi lazım. İnsan odaklı ve huzur içerisinde çalışmayı çok önemsiyoruz. Bu sertifika sadece bir gösterge ve daha gidilecek yolumuz var. Kendimizi dışarıdan gözlemleme şansını da elde ettik. Hem iyi olduğumuz hem de eksik olduğumuz taraflarımızı da gördük. Aynı ekiple birlikte çalışmaya devam edeceğiz. İyi ve tercih edilen bir şirket olmanın yanı sıra, sektörde, bölgede, ülkemizde ve dünyada daha iyi olabilmek gibi basamaklar da var önümüzde” 

Onların Yanında Olduğumuzu Hissediyorlar

Great Place to Work (Mükemmel İşyeri) sertifikası’nın çalışan aidiyetinin yanı sıra, tedarikçilerle olan iletişimi de iyi yönde etkileyeceğini vurgulayan Gözay, “ Çalışan psikolojisini iyi anlamak önemli. Onlara daha rahat edebilecekleri bir ortam sağladık. Çalışanlarımızın hakkaniyet, saygı, ihtiyaçlarının belirlenmesi, güven duygusu ve firmamızın onların yanlarında olduğunu bilmeleri çok önemli. Eşit, adil bir yönetim anlayışıyla ekip ruhunu gerçek anlamda hayata geçirilmesi ve şirkete güven duyulması bizim için çok önemli” ifadelerini kullandı. 

Bodrumlu Turizmciler İsyan Etti: “Elinizi Turizmden Çekin”

Bodrum Turistik İşletmeciler ve Yatırımcılar Derneği (BODER) Yönetim Kurulu, turizm sezonu ortasında gerçekleştirilen zamansız altyapı çalışmalarının sektöre zarar verdiğini belirterek bir açıklama yayınladı. 

Açıklama metninde şu ifadelere yer verildi: “Geçtiğimiz günlerde Dr. Mümtaz Ataman caddesi boyunca, Bodrum’un ana ticari kolu olan, turizm sezonu ortasında başlayan ve adına “altyapı çalışması” denilen uygulama son derece zamansız ve şehrin turizm dinamizmine uymayan bir çalışmadır.  Ortaya çıkan kaos ve görüntüler bu cennet Bodrum’a yakışmayan niteliktedir. Şehirde yaşayanların malumudur ki, bu tarz zamansız ve kaotik uygulamalar artık hem sektörü hem de vatandaşı yormaktadır, bezdirmektedir. Şehrin ihtiyaçları da yapılması gerekenler de uzun süredir bellidir fakat anlayamadığımız bir şekilde ilgili kurumlar hiçbir zaman birlikte çalışamamaktadır.

Yine herkesçe malumdur ki, Bodrum’un ve ilimizin her köşesi, geçiminin büyük çoğunluğunu turizmden sağlamaktadır. Sadece ilçemizin sektöre yarattığı ticari hacim 1 Milyar Doları geçmektedir. Turizm ise ana kaynağını doğadan, huzurdan, barış ortamından, şehrin tüm paydaşları ve kaliteli ortamından sağlamaktadır”

Bodrum İçin Çalışıyoruz

BODER olarak kente ve turizme faydalı olmak için çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden yönetim kurulu üyeleri “BODER olarak gerek ikili diyaloglarımızda gerekse de ilgili çözüm getirilmesi gereken sorun raporlarımızda tüm bunları tek tek anlatmış, tüm ilgililere resmi olarak paylaşmışızdır. Sorunların çözümüne dair inancımız her zaman tam olmakla beraber, bu sorunlar üyemiz olsun olmasın, vatandaşımızın da yaşadığı, turizmin gelişmesini engelleyen sorunlardır ve BODER olarak, artık sektörümüzün ve şehrimizin faydasına olması gerekenleri bıkmadan ve her zaman dile getireceğimizi belirtmek isteriz.

İlgili bölgede sezon ortasında anlamsızca gerçekleşen sözde çalışma sonucunda bölgede bulunan birçok otelimiz çok ciddi iş kaybı yaşaması yanı sıra, birçok yerli turistimiz ve bölgede yaşayan vatandaşlar mağdur olmuşlardır. Yabancı turist ve acentalar ise konuya anlam veremediklerini birçok işletmecimize belirtmişlerdir. 

Sezonun ortasında yaşanan tüm hadiselere rağmen yetkililerden işimizi yapmak için ve turizm yoluyla ülkemize kazandırabilmek için tek ricamız şudur ki; lütfen sektörün ve ilgili tüm sistemin işini yapabilmesi adına, hizmet üretebilmesi adına turizmi rahat bırakın ve yaşananlardan ders alarak alınması gereken önlemleri yoğun sezon öncesinden birlikte planlayın” diye konuştu. 

Özgür ve Tarafsız Basın Engellenmemelidir

BODER Yönetim Kurulu, son olarak “Tüm bu yaşananlar yetmezmiş gibi, yerel basın mensubu emekçisi Sn. Fatih Bozoğlu konuyu haber yapmak isterken orada bulunan taşeron firma çalışanları tarafınca tartaklandığı haberini büyük bir üzüntü ile öğrendik. BODER olarak basın mensubu dostlarımızın olumlu olumsuz tüm haberlerini sükûnet ile karşılarken inandığımız tek şey; basının özgür ve tarafsızlığıdır. Halka haber aktarmak için her detayda özverili çalışan tüm basın mensubu dostlarımıza teşekkür ediyor, Sn. Bozoğlu’na ve tüm emekçi basın mensuplarına geçmiş olsun diliyor ve yaşananları kınıyoruz. Özgür ve tarafsız basının haber yapma, halkın da haber alma hakkı engellenemez” ifadelerini kullandı. 

CEO’lar Öne Çıkan Kurumsal Değerleri Vizyon 100 Toplantısında Konuştu

Vizyon 100 toplantısına katılan CEO’lar yeni dönemde hangi değerlerin şirketler için öne çıkacağını değerlendirdi.

Özel sektör bazında GSYH’nin yaklaşık yüzde 70’ini oluşturan kurumların üst düzeylerinin aktivitelerinde yer aldığı Vizyon 100 platformu yaklaşık 100 şirketin üst düzey yöneticilerinin katıldığı “5. Tanışma Kahvaltısı” etkinliğinde yeni toplantısını gerçekleştirdi. Etkinlikte doğaya katkı ve farkındalık oluşturmak amacıyla yöneticilere fidan hediye edildi.   

‘’ Kaynaklar Tükendi, Geleceğe Borçlanıyoruz ’’

Vizyon 100 Kurucu Üyesi ve Dijital Stratejist Bülent Kutlu toplantıya dair değerlendirmelerde bulundu. Kutlu “Dünya zorlu günlerden geçiyor. Bir taraftan pandemi bitti bitecek derken savaş, tedarik zinciri kırılmaları, enerji gibi krizlerle karşı karşıya kaldık. İklim krizi zaten malumunuz. Artık şirketlerin mali yönden kazanımları ile beraber değer kazanımlarını da konuşmak gerekiyor. Topluma, çalışanlarına, müşterilerine ne gibi katkılar verdikleri önemli. Mutlu bir çalışanın performansını en az yüzde 25 arttırdığı tahmin ediliyor. Şirketler “sürdürülebilirlik”, “fırsat eşitliği”, “doğa ve çevre”, “mutluluk ekonomisi” başlıklarında çeşitli faaliyetler yapıyorlar ve dünyanın geleceği, toplumun geleceği bakımından bunlar çok değerli, çok önemli. Bu sene kaynakların tüketilmesinde limit aşım süresi 28 Temmuz 2022 tarihi olarak belirlendi yani bu tarihten sonra gelecekten tüketmeye başladık. Geleceğe borçlanıyoruz.“ dedi

‘’ Dünya Nüfusunun Artış Hızı Gıda Üretimi Artış Hızından Daha Yüksek ’’

Kutlu “Dünya nüfusunun artış hızı gıda üretimi artış hızından daha yüksek. Makas gittikçe açılıyor. 2050 yılına doğru kaynaklar yetersiz kalmaya başlayacak. Bugünün gençliği yarın bu sorunlarla karşı karşıya kalacaklar. Tarım sadece ülkemiz için değil tüm dünya için kritik önemde. Ayrıca iklim krizi gıda üretiminde bambaşka sorunları da beraberinde getiriyor. 2050 yılına kadar ülkeler ve kurumlar karbon nötr taahhüdü veriyorlar. Umarız bu gerçekleşir. Kapsamlı tarım politikaları ve bu alanda ortaya konacak teknolojik iyileştirmeler çok önemli hale geldi.” ifadelerini kullandı.

‘’ Mutlu Çalışan Satış Rakamlarını Artırıyor ‘’

Son olarak Kutlu “Sanal toplantılarda ve fiziksel gerçekleşen etkinliklerde CEO’lar mutlu çalışanlarının kesinlikle satışlara etkisinin yüksek olduğunu belirttiler. Bu konuda tam bir ölçüm yapmak mümkün değil ama yöneticiler sık sık mutlu çalışanın mutlak şekilde ciro artışına katkı sağladığını söylüyor. Bu zaten beklenen bir durum. Yani ‘mutlu et, mutlu ol’ yaklaşımı her alanda geçerli.” dedi.  

Yeni Dönemde Öne Çıkan Kurumsal Değerler

Eylül 2022’de “Kurumsal Değerler” başlığındaki raporunu yayınlayacak platform katılımcı yöneticileri arasında online bir anket düzenledi. Buna göre;

  • Karbon Salınımının Azaltılması
  • İş Sürekliliğinin Sağlanması
  • İş Yaşamında Çeşitliliğin ve Fırsat Eşitliğinin Sağlanması
  • Çalışan Sağlığı ve Mutluluğu
  • İnsan ve Doğa İlişkisi

konuları şirketler için öne çıkan başlıklar oldu.

‘’Depreme Karşı En Önemli Gücümüz Kentsel Dönüşüm’’

Yakın tarihimizin en acı ve unutulmaz felaketlerinden biri olan 17 Ağustos 1999 depreminin üzerinden tam tamına 23 yıl geçti. Depremde 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 43 bin 953 kişi ise yaralandı. Bir deprem bölgesi olan ülkemizde benzer acıların bir daha yaşanmaması için güvensiz yapıların acilen yenilenmesi gerektiğini belirten Siltaş Yapı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Özdemir, bu anlamda Pendik’teki en büyük kentsel dönüşüm projesini başlattıklarının ve projenin ilk etabını 24 ay içinde tamamlamak için yoğun bir tempoyla çalıştıklarının altını çizdi.

Ülkemizin yüzölçümünün yüzde 92’si, nüfusunun yüzde 95’i, büyük sanayi merkezlerinin de yüzde 98’i ne yazık ki deprem kuşağında bulunuyor. Depremler, meydana getirdiği hasar ve can kaybı açısından ise Türkiye’de yaşanan afetler içerisinde birinci sırada yer alıyor. 17 Ağustos 1999 tarihinde saat 03.02’de 7,4 büyüklüğünde meydana gelen ve 45 saniye süren Marmara Depremi de üzerinden 23 yıl geçmesine rağmen geride bıraktığı acılarla hafızalardaki tazeliğini hala ilk günkü gibi koruyor.

Büyük felaketin yıldönümü kapsamında açıklamalarda bulunan Siltaş Yapı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Özdemir, “Üç büyük fay hattı üzerinde bulunan ülkemizde deprem riski en yüksek olan illerin başında 15 milyon 840 bin 900 kişilik nüfusuyla İstanbul geliyor. Depremi önlemek mümkün olmasa da zamanında alınacak önemlerle zararı, acıları ve kayıpları en aza indirmek elimizde. Kentsel dönüşüm bu anlamda en önemli gücümüz, umudumuz ve çaremiz durumunda. Deprem gerçeğine alışmanın, depreme rağmen güvenle yaşamanın ve yeni acıların önüne geçmenin tek yolu yapıların güvenliğini sağlamak. Bu anlamda kentsel dönüşüm seferberliğinin daha da hızlandırılması gerekiyor.” dedi.

Pendik’in en büyük kentsel dönüşüm projesini hayata geçiriyoruz

Bu kapsamda Pendik’in en büyük kentsel dönüşüm projesini hayata geçirdiklerine dikkat çeken Murat Özdemir, “Siltaş Yapı olarak, olası bir deprem anında can ve mal güvenliğini sağlamak için binaların depreme karşı güvenli durumda bulunmasının hayati önem taşıdığı bilinciyle yol alıyoruz. Bu noktada pandeminin ardından böyle bir dönemde Pendik’in en büyük kentsel dönüşüm projesini hayata geçiriyoruz. Geçtiğimiz günlerde lansmanını gerçekleştirdiğimiz yeni projemiz Siltaş Panorama’nın bu sebeple bizim için olduğu kadar İstanbul için de anlamı çok büyük. Projemizin ilk etabını 24 ay içinde tamamlamak için var gücümüzle çalışıyoruz. Ülkemizin bir daha böyle bir acıyla sınanmamasını diliyor, kentsel dönüşüm seferberliğinde üzerimize düşeni fazlasıyla yerine getireceğimizin sözünü veriyoruz.” şeklinde konuştu.

eOfis Globalleşmeyi Hedefliyor

Girişimcilere, serbest meslek çalışanlarına, kobilere ve kurumsal firmalara, 2010’dan bu yana çalışma alanı çözümleri sunan eOfis globale açılıyor. Türkiye’de 13 şehirde toplam 55 lokasyonda varlık gösteren eOfis yakında yurt dışı lokasyonlarıyla da hizmet vermeye başlayacak.

Yeni nesil ofis hizmetlerini ülkemizde yaygınlaştıran ilk marka olan eOfis, globale açılıyor. Şirket, Türkiye’de 13 şehirde sahip olduğu 55 lokasyonun ardından yurtdışında da faaliyet göstermeye başlayacak. eOfis yurt dışında açacağı lokasyonu ise daha sonra duyuracak.

Çalışma hayatında değişiklikler sadece Türkiye’de değil dünyanın birçok bölgesinde yaşanıyor. Bu değişiklikler gerek girişimcileri gerek profesyonelleri gerek de kurumsal firmaları çeşitli arayışlara yönlendiriyor. eOfis sunduğu yeni nesil ofis çözümleriyle birlikte tüm bu arayışlara cevap veriyor. Şirket Türkiye’de sunduğu çözümlerin ardından yurt dışına da adım atıyor. Hem yurt içinde hem de globalde yapılacak yeni yatırımlarla sektörde yaşanan ihtiyacın karşılanması hedefleniyor.

“Türkiye’de Verdiğimiz Hizmetleri Globale Taşıyacağımız İçin Çok Mutluyuz”

Yurt dışında açılacak yeni lokasyon ile ilgili açıklamalarda bulunan eOfis Kurumsal İletişim Direktörü Melis Ataç, “eOfis olarak Türkiye’de verdiğimiz hizmetleri globale taşıyacağımız için çok mutluyuz. Ülkemizde 13 şehirde yer alan 55 lokasyonumuzun ardından yurtdışında sağlayacağımız ofis çözümlerimizle müşterilerimize ulaşacağız. Şirket olarak daima nitelikli büyümeyi önemsedik. Lokasyon sayımız kadar mevcut ofislerimizde sunduğumuz hizmetin kalitesi de önemli. Her zaman bu vizyon çerçevesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Öte yandan çözüm sağladığımız konseptli ofislerimizle sektöre ve kullanıcılarımıza yenilikler kazandırmaya devam ediyoruz. Bundan sonra da sahip olduğumuz bu anlayışı yalnızca Türkiye’de değil aynı zamanda yurt dışında da uygulayacağız. Yurt dışındaki faaliyetlerimizle markamızı ve ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğiz. Hem lokal kullanıcılarımıza hem de Türkiye’den gelecek kullanıcılarımıza en iyi şekilde hizmet vereceğiz.” dedi. 

Dünyanın Satın Almacısı “Yeşil Ticaret” İçin Geliyor!

0

Ortalama 40 milyar dolarlık büyüklüğe sahip dünya süs bitkileri ticaretinden daha fazla pay almaya odaklanan üreticiler, The Flower And Plant Show ile ihracatta yeni başarı hikâyeleri yazmaya hazırlanıyor. 

Tarsus Türkiye Fuarcılık, son üç yıldır düzenlediği tüm organizasyonlarda başarıyla uyguladığı Overseas Buyer isimli uluslararası satın almacı programını, Avrasya’nın en büyük bitki ve peyzaj fuarı The Flower and Plant Show için de tekrarlıyor. “Program sayesinde, Türk süs bitkileri sektörünü dünyanın farklı coğrafyalarından alternatif ticaret kanallarıyla buluşturacağız” diyen Tarsus Türkiye Genel Müdürü Zekeriya Aytemur, 16-18 Şubat 2023 tarihlerinde 12.’sini gerçekleştirecekleri The Flower And Plant Show’a, yurt içi ve yurt dışından 15 bin doğrudan satın almacı beklediklerinin bilgisini verdi. 

Türkiye Süs Bitkileri Sektörü, Şubat ayında gerçekleşecek buluşmayı bekliyor. Aralarında belediyeler, kamu kurumları, inşaat ve peyzaj proje firmaları, turistik tesisler, yapı marketler, şehir planlamacıları ve mimarların da olduğu yurt içi ve yurt dışından binlerce alıcıyı ağırlayacak olan The Flower and Plant Show, Türk süs bitkileri sektörünü dünyaya açacak. 

Aytemur; “Süs bitkileri ve Peyzaj Sektörünün Global Satın Almacıları, Türkiye İle Ticareti Fırsat Olarak Görüyor”

Türkiye’nin, dünya süs bitkileri ihracatçıları liginde üst sıralara çıkmayı hedeflediğini söyleyen Tarsus Türkiye Genel Müdürü Zekeriya Aytemur; “Alanında ülkemizin ilk ve tek uluslararası ölçekli fuarı olan, Avrasya’nın en büyük süs bitkileri ve peyzaj buluşması The Flower and Plant Show, sektörel ihracat açısından önemli bir fırsat. Son fuarda 50 ülkeden 15 bine yakın satın almacı ağırladık. 2019’da ilk kez pilot uygulamasını yaptığımız ve başarılı sonuçlar aldığımız Overseas Buyer programını tekrar ediyoruz. Bu program sayesinde başta Avrupa, Türki Cumhuriyetler, Kuzey Afrika ve Orta Doğu gibi farklı coğrafyalardan binlerce alıcı, Türk üreticilerle The Flower And Plant Show’da bir araya gelecek. Ana hedefimiz, süs bitkileri sektörümüzü, dünya ihracat liginde ilk 10’a sokmak” dedi. 

Tüyap Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi’nde 12.’si gerçekleştirilecek fuarda; iç ve dış mekan süs bitkilerinden çiçek ve çiçekçilik malzemelerine, fide ve tohumlardan dikey bahçe uygulamalarına, egzotik ağaçlardan milli bitkilere, sulama ekipmanlarından peyzaj uygulamalarına ve bahçe aksesuarlarına kadar yüzlerce yeni ürün, malzeme, ekipman ve teknolojiler bir arada sergilenecek.

7 Maddede İstanbul Depremi

Resmi rakamlara göre İstanbul depremi sırasında 18 bin 373 kişi hayatını kaybetti, 48 bin 901 kişi de yaralandı. 5 bin 840 kişi de kayboldu. Altınbaş Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sepanta Naimi yaptığı açıklamada, aradan geçen 23 yılda neler yapıldığını değerlendirdi. 

Acilen önlem alınması gereken konuları 7 maddede ele alan Doç. Dr. Naimi, depremin aslında bir afet olmadığını sadece bir doğa olayı olduğunun altını çizdi. Ancak yanlış uygulama ve yapılaşmalarla bu doğa olayının afete dönüştüğünü belirtti. İstanbul’da bugüne dek depremle ilgili yapılan tüm çalışmaların, düzensiz yapılaşma ve kontrolsüz nüfus artışı karşısında yetersiz kaldığını ifade etti. “Deprem sinsidir, o bize haber vermez biz hep hazır olmalıyız.” dedi.

“Eski ve Denetlenmemiş Yapı Stoğunun Çok Fazla Olması Sıkıntı”

İstanbul depreminin 7 büyüklüğü ve üstünde olmasının beklendiğini hatırlatarak en önemli sorunun eski ve denetimsiz olan binalar olduğunu ifade etti. Özellikle 2000 yılı öncesi yapılan binaların çok büyük bir tehdit olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Sepanta Naimi, “Her ne kadar kentsel dönüşüm adıyla bu binalar yenilenmeye çalışılsa da devlet desteğini artırmalı ve mevcut yapı stoğunu hızlıca denetlemeli. Dayanıksız binaları ivedilikle güçlendirmeli veya dönüştürmeli” önerisinde bulundu.

“Kentsel Dönüşüm Olarak Yapılan Projeler, Düğümü Çözmüyor”

Doç. Dr. Sepanta Naimi, Kentsel Dönüşüm olarak yapılan çalışmaların sadece yapısal dönüşüm olduğunu kentin düğümlerinin çözmede yetersiz kaldığına işaret etti. Kentsel dönüşümün deprem riski gözetilmeden plansız şekilde yapılmasının bölge nüfusunu arttırdığına dikkat çekti. Bu uygulamaların sadece o yapının güvenliğini artırmaya yaradığını kentin genel deprem sorununu çözemediğini söyledi.

“Deprem Toplanma Alanlarına Yoğun Trafik Nedeniyle Ulaşılamayacak”

Doç. Dr. Naimi, Son yıllarda AFAD’ın verdiği istatistiklere göre 2020 yılından sonra toplanma alanlarının sayısı 3000’i geçtiğini belirtti. Doç. Dr. Naimi’ye göre bu alanlara çıkan yolların dar ve sokak aralarında olması büyük risk. Deprem sonrası oluşacak trafik yoğunluğunun hesaba katılmadığına değinen Doç. Dr. Naimi, bu durumun depremzedelere yardım edilmesini ciddi zora sokacağını ifade etti.

Doğal Afet Konteynerlerinin Yok Olması

Bir diğer hayat kurtaran konunun da Doğal Afet Konteynerleri olduğuna değinen Naimi, olası deprem sonrası insani yardım, ilaç ve gıda teminin çok önemli olacağını söyledi. Bu konteynerlerin bölge nüfusuna göre planlanmasının şart olduğunu, ancak İstanbul için bu konuda yeterince çalışma yapılmadığını vurguladı.

“Binaların Yapım Aşamasında Denetlenmesi, Deprem Yükünü Azaltır”

Binaların yapım aşamasında belli aralıklarla sürekli olarak denetlenmesini öneren Naimi, “Belediye ve Çevre Şehircilik İl Müdürlükleri tarafından teknik olarak belli aralıklarla ve sürekli şantiyelerin denetlenmesi gerekiyor. Bu, hem ihmallerin ve eksik malzeme kullanımının önünü keser hem de deprem anında can kaynını azaltmış olur.” dedi.

Kentin Alt Yapısı Ne Derece Güvenli?

Doç. Dr. Naimi, 26 Eylül 2019 5,8 büyüklüğü İstanbul depreminde telekomünikasyon alt yapısının servis dışı kalarak iletişim kaosu yaşandığını da hatırlattı. Kentin elektrik ağı, doğal gaz şebekesi, içme suyu şebekesi, kanalizasyon, yollar, köprüler gibi kilit yerlerin zarar görmeleri halinde depremin etkisini öngörülemeyecek biçimde ağırlaştıracakları tespitinde bulundu. Kurtarma ekiplerinin işininin de zorlaşacağını ifade eden Naimi, “Sağlam bir alt yapı bir kentin olmazsa olmazıdır. Bu alanların deprem güvenliğinden emin olunması gerekiyor” şeklide konuştu. 

“Deprem Anında Ne Yapacağını Bilmek Hayat Kurtarır”

Deprem kuşağında bulunan bir ülke olduğumuzu zaman zaman unuttuğumuzu söyleyen Naimi, deprem anında ve sonrasında nasıl davranmaları gerektiğinin eğitimlerinin verilmesi gerektiğini vurguladı. Naimi son olarak, “Depremle ilgili sıkça bilgilendirmeler yapılmalı ve tatbikatlar düzenlemeli. Çocuklara deprem simülatörleri ile deprem anında nasıl davranmaları gerektiğini öğretilmeli. Yeni nesil, deprem esnasında panik olmadan mantıklı davranmayı öğrenmeli. Ev içi düzenlemelerin (mobilyaların sabitlenmesi vb. gibi) de yine deprem riski düşünülerek yapılması gerekmektedir.” diyerek önerilerini dile getirdi.

Eaton’dan ‘’Tripp Lite’’

Güç yönetimi şirketi Eaton, satın almasını tamamladığı ve ABD’nin saygın bir markası olan Tripp Lite ürün grupları için Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da hızla yeni bir müşteri tabanı geliştiriyor.

Eaton, 2021’de Tripp Lite’ı satın alarak, dağıtılmış IT ve sınır bilişim uygulamalarını desteklemek için daha da geliştirilmiş yetenekler ile birlikte ürün portföyünü genişletmiş oldu.

Başlangıçta ‘Tripp Lite by Eaton’ markası altında pazarlanan yeni ürünler, yönetilen hizmet sağlayıcılar ve satış firmaları için Tripp Lite sunucu rack ünitelerini, kabinlerini ve bağlantı aksesuarlarını birleştirerek güç altyapısı ve bağlantısallık için pazara girmelerine yardımcı olacak veya tekliflerinin boyutunu ve kapsamını genişletecek büyük bir fırsat sunuyor. Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Güç Kalitesi, Kritik Sistemler Bölümü Pazarlama ve Ürün Grubu Müdürü Jean-Marc Emonet, “Tripp Lite ve Eaton, hızla değişen teknoloji ortamlarında uzun yıllardır müşterilerle birlikte çalıştı. Bu satın almayla birlikte Eaton, ile birlikte BT kanalı distribütörleri için ürünlerin ve aksesuarların tek kaynağı haline gelerek büyümeye devam ediyor.” dedi.

Emonet, “Hibrit ev ve ofis çalışmasına yönelik eğilimin, video konferans sistemlerine ve çok fazla bağlantı gerektiren yeni toplantı odalarına karşı yüksek talep oluşturduğunu gördük” dedi ve ekledi. “Yeni genişletilen portföyümüz ile BT dağıtımcılarını ve satış firmalarını bu fırsatlara yanıt vermeleri için destekleyebileceğiz.” 

Bu satın alma, Eaton’ın ürün yelpazesini tamamlayan Tripp Lite ürün portföyü ile doğal bir uyum olduğunu kanıtlıyor. Sonuç ise son kullanıcılara yönelik olarak tüm büyüklükteki veri merkezleri için sınır bilişim uygulamaları ve dağıtılmış ağları desteklemenin yanı sıra büyüyen e-ticaret işi için fırsatlar yaratacak geniş tabanlı bir yetenek ortaya çıktı.

Eaton’ın şu anda sunduğu binlerce yeni ürün arasında sunucu rack üniteleri, kabinler, kablolar ve bağlantı istasyonları, KVM anahtarları, çeşitli diğer çevre birimleri ve aksesuarlar gibi bağlantı ürünleri yer alıyor.

Beyazgül: ‘’Şanlıurfa’ya Değer Katmaya Devam Ediyoruz’’

0

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, Belediye tarafından düzenlenen değerlendirme toplantısında Şanlıurfa projelerinden bahsetti. 

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan değerlendirme toplantısında konuşma gerçekleştiren Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, kale eteği projesi hakkında, ‘’Şanlıurfa Kalesinde 300 adet kamulaştırma yaptık. Yaptığımız bu kamulaştırmadan sonra buranın millet bahçesi haline gelmesi için TOKİ ile birlikte bir çalışma yürüttük. Ancak alanda yeni bulgulara yeni eserlere rastlanması nedeniyle durduruldu. Yeni bir projeyle Kuruldan yeniden izin alıp çalışmalar devam etmektedir. O bölgede 300’ün üzerinde konut kamulaştırılması kolay bir çalışma değildir. Tarihi Urfa Kalesi’nin siluetinin ortaya çıkması son derece önemliydi” dedi. 

Şehir içi konforu sağlamak için çalıştıklarını söyleyen Beyazgül, “Abide Kavşağı projesiyle kent trafiği ciddi oranda rahatlayacak. Şanlıurfa’ya ulaşımda çok kolaylık getirecek bu proje tamamlandığında vatandaşlar güvenli ve konforlu bir ulaşım imkânından yararlanmış olacaklar. Abide Kavşağı’nın ardından Balıkayağı Bulvarı üzerindeki kavşağı yapıp o bölgeden bir altgeçit yapacağız. Novada AVM’nin önünden bir kimse havaalanına kadar hiçbir ışığa takılmadan yoluna devam edecek. Ayrıca 11 kilometrelik Buluntu Hoca Bulvarını da açarak bölgeye alternatif bire çevre yolu kazandırılmış oldu.” şeklinde konuştu. 

Şanlıurfa’daki kamulaştırma çalışmalarından, konutlardan ve projelerden bahseden Başkan, “Kültür ve turizm yolunda 476 yapının kamulaştırmasını tamamladık. Osmanlı Mahallesinde 148 yapının kamulaştırma işlemlerini tamamladık. O bölgede yol çalışmaları devam ediyor. Asya Mahallesinde yüksek gerilim hattı tehlikesi altında yaşayan vatandaşlarımızı o bölgeden güvenli bölgelere taşıdık kamulaştırmalarını yaptığımız yapıların yıkım işlemlerini gerçekleştirerek o bölgeye yeni bir yol kazandırdık. Asfalt çalışmalarını da tamamladık. 3 olan gençlik merkezi sayısını 19’a çıkardık. 11 olan yüzme havuzu sayısını 16’ya çıkardık. 9 olan kütüphane sayısını 11’e çıkardık. 2850 olan lisanslı sporcu sayısını 5940’a çıkardık. 20 olan milli sporcu sayısını 35’e çıkardık. 10 olan kadın destek merkezleri sayımızı 32’ye çıkardık.” açıklamalarında bulundu. 

Kırklareli TSO’da Yeni Hizmet Binası İnşaat Çalışmaları Sürüyor

0

Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası’na (TSO) yapılan yeni hizmet binası inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor.

Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası’nda (TSO) yapımı devam eden yeni hizmet binasının inşaat alanını ziyaret eden Yönetim Kurulu Başkanı Soner Ilık, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Fırat Altıntel, Serkan Keser, Yönetim Kurulu Üyeleri; Nihat Bıyıklı, Ertan Özbek, Ahmet Eroğlu ile Meclis Üyesi Burak Özlek çalışmaları inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. 

Yaptığı ziyaretin ardından yeni hizmet binasının yapımı hakkında bilgi veren Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Soner Ilık, “Binamız eski olduğundan, hizmet verimliliği ile üye memnuniyetini artırmak amacıyla yeni hizmet binamızın projesini hayata geçirdik. İnşaat çalışmaları vakit kaybetmeden başladı. Yönetim Kurulu Üyelerimiz ile birlikte başlayan çalışmaları yerinde inceledik. Firma yetkililerinden çalışmalar hakkında bilgiler aldık. Yeni yapılacak olan binamız tamamlandığı zaman modern bir hizmet binasını ilimize kazandırmış olacağız. Yeni hizmet binamızın şimdiden ilimize ve üyelerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” açıklamalarını yaptı. 

Mersin-Gaziantep Hızlı Treni’nin Detayları Belli Oldu

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, yapımı devam eden Mersin, Adana, Osmaniye, Gaziantep Hızlı Tren projesine dair detayları paylaştı. 

Proje hakkında önemli bilgiler paylaşan Adil Karaismailoğlu, projenin 2025 yılında tamamlanacağını ve ulaşım süresinin 6 saatten 2 saate düşeceğini belirtti. Proje hakkında önemli açıklamalarda bulunan Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, “Asya ile Avrupa arasında, Çin’den Londra’ya kadar giden demir ipek yolunun orta koridorunda yer alan ülkemiz, uluslararası yük ve yolcu taşımacılığında bir merkezdir. Hükümetlerimiz döneminde, ülkemizin demir yollarının gelişmesi için yaptığımız yatırımlar herkesin takdirini kazanıyor. Ülkemizi yeniden demir ağları ile örüyoruz. 2003 yılında 10 bin 959 kilometre olan demir yolu uzunluğumuzu,13 bin 50 kilometreye çıkardık. Toplam 4 bin 693 kilometrelik demir yolu hattının da inşasına devam ediyoruz. Ayrıca ülke genelinde toplam 13 bin 978 kilometrelik demir yolu hattında yapım, ihale ve etüt-proje çalışmalarımız devam ediyor. Projemizi, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini birbirini bağlayan, saatte 200 kilometrenin üzerindeki hıza uygun, çift hatlı, elektrikli ve sinyalli hat olarak planladık. Bu büyük projedeki çalışmalar, 6 kesim halinde devam etmekte. Mersin, Adana, Osmaniye ve Gaziantep arası tam 361 kilometre. Projenin tamamlanmasıyla bu mesafe 295 kilometreye, iki hat arasındaki ulaşım süresi de 6 saat 23 dakikadan, 2 saat 15 dakikaya inecektir. Hattın tamamlanmasıyla ayrıca, Adana-Osmaniye seyahat süresi 80 dakikadan 40 dakikaya düşecektir. Güzergahta 13 kilometrelik tünelli kesimin altyapı çalışmalarında yüzde 56’lık fiziki ilerleme sağladık. Kalan 45 kilometrelik güzergahın altyapısıyla hattın tamamının üstyapı, elektrik, sinyalizasyon ve telekomünikasyon yapım işleri de Altyapılar Genel Müdürlüğümüz tarafından tamamlanacaktır. Hattımızı 2025 yılına doğru tamamlayıp halkımızın hizmetine açmayı planladık. Hızlı tren hattımız lojistik olarak en önemli hatlarımızdan da birisi olacaktır. Özellikle Doğu, Güneydoğu ve Osmaniye’nin denize, limanlara ulaşımı için lojistik ve yolcu taşımacılığı anlamında çok önemli bir fonksiyon görecektir. Gaziantep’ten, Osmaniye’den hızlı trene binen vatandaşımız, önümüzdeki 3 yıl içerisinde Mersin, Konya, Ankara, İstanbul üzerinden Avrupa’ya kadar ulaşma imkanına sahip olacaktır.” şeklinde konuştu. 

Gaziantep’e 15 Bin Konut

0

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Gaziantep’e 15 bin adet konut yapılacağını duyurdu. 

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Gaziantep’e yaptığı ziyaret sırasında açıklamalarda bulundu. Bakan Kurum, şu açıklamalarla 15 bin konut müjdesini verdi:

Toplam yatırım tutarı 4,2 milyar liralık projelerimize olanca hızımızla devam ediyoruz. Bunun içerisinde 5 bin 700 konut var, millet bahçeleri, cephe yenileme ve sokak güzelleştirme projeleri, içme suyu hatları, atık su arıtma ve yol düzenlemelerine kadar onlarca yatırımımız var. Gaziantepli hemşehrilerimiz her şeyin en güzelini hak ediyor. Neden? Çünkü Anteplinin alnı terli, Anteplinin gözleri ışıl ışıl, Antepli vakur. Biz Anteplilerde kökü yüzyıllara uzanan büyük bir duruşu, büyük bir tarihi görüyoruz. Şehitkamil Kuzeykent’te 2 bin 149 yeni konut inşa ediyoruz. Diğer ilçelerimizde toplam 5 bin 986 konut yapıyoruz. Nurdağı’nda 211, İslahiye’de 430 konutumuzun yapımında da sona geldik. Şahinbey  Güneykent’te 2 bin 417 konutumuzun, Nizip’te 499 konutun yapımına devam ediyoruz. Peki, bu kadarıyla yetinebilir miyiz? Gaziantep büyürken biz yerimizde sayamayız. Şehitkamil Kuzeyşehir’de 2 bin 429 konutumuzun yapımına eylül ayında başlıyoruz. Bu yılın sonunda ve 2023’ün ilk aylarında, toplamda teslim edeceğimiz 10 bin yeni yuvamız şimdiden hayırlı uğurlu olsun. Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut projesinin ilk müjdesini verdiler. Cumhurbaşkanımız Antep’e çok yüksek sayıda bir konut yapılması talimatını bizlere verdiler. Biz de inşallah Gaziantep’imize TOKİ eliyle 10 bin yeni konut yapacağımızın sözünü buradan veriyoruz. Ayrıca Büyükşehir Belediyemizin yapacağı 3 bin 500, Şahinbey Belediyemizin inşa edeceği 1500 konutla beraber toplam 15 bin yeni yuvayı sizlere armağan ediyoruz. Tabii bizim şu anda Antep’in dört bir yanında 50 ve 100 bin sosyal konut projemizdeki 8 bin 135 konutumuzu ve biten 20 bin 500 yeni yuvamızı da eklediğimizde Antep’imize 43 bin 500’den fazla konut kazandırmış olacağız. İşçi kardeşlerimiz, genç kardeşlerimiz, yeni evli kardeşlerimiz, engelli ve emeklilerimiz, şehit ve gazi ailelerimiz yeni yuvalarına en uygun ödeme koşullarıyla, kira öder gibi sahip olacaklar. Şuna inanın, bu kampanya duyurulduğu andan itibaren hem konut fiyatları hem de kiralarda düşüş başladı. İnşallah kısa süre içerisinde zincirleme olarak konut ve kira fiyatları daha da hızlı bir şekilde düşecek. Yüzlerce sektörü ilgilendiren bu konut kampanyasıyla mobilyacısından camcısına, marketinden inşaat sektörüne, tüm esnaflarımız 85 milyon kazanacak, Antep kazanacak, Türkiye kazanacak.”

TÜROB: Otel Yatırımlarında Artış Var

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Yatırım Teşvik Belgesi verileriyle hazırlanan raporu yayımlayarak otel yatırımlarının arttığını açıkladı. 

TÜROB tarafından açıklanan verilere göre Ocak-Haziran 2022 dönemini kapsayan yatırım raporuna göre, ilk 6 ayda teşvik değeri 7 milyar 553 milyon TL olmak üzere toplam 14 bin 413 yataklı 75 otel projesi için başvuru yapıldı. 2022 il yarısında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 640 oranında artış yaşandı. 2021 yılının ilk 6 ayında toplam 1 milyar 683 bin TL’lik 12 bin 500 yataklı 55 adet proje için başvuru yapılmıştı. 

TÜROB’un raporuna göre, ilk 6 ayda 30 ilde yeni projeler planlandı. Yeni yatırımlarda İstanbul ve Muğla 9’ar projeyle ilk 2 sırayı alırken, Antalya 8 proje ile üçüncü oldu. Çanakkale 6, İzmir 4 yatırım ile dördüncü ve beşinci sırayı aldı. Kars, Edirne, Nevşehir ve Ankara 3’er, Aydın 2 projeyle ilk 10’da yer aldı. 

2022 yılının ilk 6 ayında teşvik belgesi alan oteller içerisinde kapasite bakımından 11 otelde 5 bin 702 yatak ile 5 yıldızlı oteller ilk sırada yer aldı. Otel sayısında ise en fazla başvuru 26 proje ile 3 yıldızlı oteller için oldu.

Yatırımlarla ilgili bir değerlendirmelerde bulunan TÜROB Başkanı Müberra Eresin, “Pandeminin sektörde olumsuz etkileri ve birçok alanda yatırımların ertelendiği bir dönemde dahi yatırımcılar, 2020 ve öncesinde başlattıkları otel yatırımlarını tamamlamak üzere çalışmalarını sürdürmüştü. Bu durum yatırımcıların sektöre yönelik umudunun ve güveninin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Bu yılın ilk yarısına baktığımızda da otel yatırımlarında ciddi bir geri dönüşün başladığını görüyoruz. Sektörde yapılan yatırımları olumlu değerlendirmekle birlikte Antalya ve İstanbul gibi turizm merkezlerinin hâlâ en fazla yatırım talebi alan yerler olması aslında çok tercih ettiğimiz bir durum değil. Turizmin sürdürülebilirliği açısından yatırımların tüm Anadolu’ya yayılması gerektiği görüşümüzü sürdürüyoruz ve bu konuda gerekirse Anadolu’da yapılan yatırımlar için daha da fazla, ekstra teşvikler verilmesi gerektiği inancındayız. Teşviklere, yeni yatırımlar için Anadolu’da; yenileme ve renovasyon için ise İstanbul ve Antalya gibi illerimizde ihtiyaç duyulduğunu düşünüyoruz. Ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Afyonkarahisar, Antalya, Aydın, Bursa, Denizli, Erzincan, Hatay, İzmir, Kars, Mersin, Muğla, Niğde, Ordu, Trabzon, Yalova ve Nevşehir illerinde bulunan toplam 50 kamu taşınmazının bu yıl içerisinde ‘Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik’ hükümlerine uygun olarak girişimcilere tahsis edilmesi ile turizm yatırımlarının önemli oranda artmasını bekliyoruz.” dedi.

Seydikemer Devlet Hastanesi İnşaatında Sona Gelindi

0

Fethiye’de yer alan Seydikemer Devlet Hastanesi inşaat alanını ziyarette bulunan Akp Muğla İl Başkanı Kadem Mete, Seydikemer Belediye Başkanı Yakup Otgöz ile birlikte incelemelerde bulundu. 

İlçe ziyaretleri kapsamında Seydikemer’e gelen Mete, Belediye Başkanı Yakup Otgöz ile özel hastane konsepti ile hayata geçirilen Seydikemer Devlet Hastanesi’ni ziyaret etti. Ziyaret sırasında incelemelerde bulunan Başkan, yetkililerden bilgi aldı. 

İncelemelerin ardından konuşma yapan Mete, “Tamamıyla bittiğinde herkes görecek ki gerçekten son zamanlarda bu konsepte yapılan hastanelerin en iyisi yapılıyor burada. Tabi ki sadece Seydikemer’e değil civar, yakın komşu illerimizin komşu ilçelerinden de ciddi bir hasta akışı olacağını düşüyoruz. Ve Fethiye Devlet Hastanesinin yükünü alma konusunda da oldukça fonksiyonel olacak. Bundan dolayıdır ki biz C kategorisinden B kategorisine geçirmek için sayın Bakanımızla, başkanlarımızla beraber yaptığımız ziyarette bu talebimizi iletmiştik ve sayın bakan yardımcımız Şuayip Birinci Bey de talimatlarını vermişlerdi. Biz bu minvalde hastanemizi bir kez daha yerinde görelim, son geldiği noktaya bakalım dedik. Fiziki olarak yüzde 95’i tamamlanmış durumda. Alt katlarda biraz daha henüz kaba inşaat gözüküyor ise de üst katlardan aşağıya doğru inildiği için yukarılarda çok daha üst noktalara ulaşılmış, bitirilmeye çok yaklaşılmış, aşağılarda da yoğun bir çalışma var. Çok da profesyonel bir hastane müdürümüz var. O da bizim bir şansımız, Seydikemer’in bir şansı. Hastaneyi bir özel hastane konseptinde hazırlıyorlar. Bittiğinde sıradan bir devlet hastanesi değil çok daha farklı bir sağlık ünitesi olduğunu herkes görecek. Ben emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi. 

Deniz Park Evleri’nde Satışlar Devam Ediyor

Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesine konumlandırılan Deniz Park Evleri, Ünsoy İnşaat tarafından hayata geçirildi. Projenin satış süreci devam ediyor. 

Ünsoy İnşaat’ın yeni projesi olan Deniz Park Evleri, yatırım ve yaşam imkânı sunmak için özel olarak tasarlandı. 2+1 ve 3+1 dairelerden oluşan projede, A, B ve C blokları bulunuyor. Şık ve konforlu şekilde tasarlanan proje, yerden ısıtma sistemiyle yaz-kış kullanım imkânı barındırıyor. Her dairenin kendine ait balkonu bulunan proje, deprem yönetmeliğine uygun olarak inşa edildi. 

Şehrin gürültüsünden uzak sakin bir yaşam sunan proje, 90-92 metrekare büyüklüklerine sahip. Dairelerin fiyatları ise 1 milyon 50 bin TL’den 1 milyon 600 bin TL arasında değişkenlik gösteriyor. 

AP Forest Gate ve AP Sea Gate Bodrum, Mimari Tasarımları İle Huzuru Yaşam Alanlarına Taşıyor

Şani İnşaat’ın iki yeni projesi AP Forest Gate ve Ap Sea Gate Bodrum projeleri, mimarı tasarımı ile göze hitap ederken, kolay kullanıma uygun güvenlik imkanları ile kaliteli bir yaşam sunuyor. 

AP Forest Gate, Keyifli Bir Yaşam İçin Alıcısını Bekliyor

Şani İnşaat tarafından Ankara, Yenimahalle ilçesi Yeni Batı Mahallesi sınırları içerisinde konumlandırılan AP Forest Gate, karaçam ormanına sıfır konumda yer alırken şehir yaşamına da 15 dakika gibi kısa sürede ulaşma imkânı sunuyor. 

AP Forest Gate kule katlarda, 193 m2 büyüklüğünde A Tipi 46 adet 5,5+1 ve 230 m2 büyüklüğünde 26 adet B Tipi 5,5+1’den oluşan toplam 72 adet daireden ve 330.48 m2 kapalı alanlı 288 m2 bahçe büyüklüğe sahip 6 adet 5+1 müstakil villadan oluşan konsept bir projedir.  Projede, her bağımsız bölümde açık ve kapalı 2 araçlık otopark mevcut iken projedeki daire içi mimari çizimi, daire büyüklüklerine göre her dairede 4 ve 5 adet banyo olacak şekilde ve balkon büyüklük ölçüleri ve ısınma altyapısı sayesinde de istenilirse ekstra bir oda daha kazanımı sağlayacak şekilde fonksiyonel kullanıma göre tasarlandı. 

AP Forest Gate İle Doğal Olarak Güvendesiniz…

Depreme dayanıklı birinci sınıf malzeme kullanılan AP Forest Gate’de yangın merdiveni, çift asansör, engelli rampası ve 7/24 güvenlik gibi çeşitli can güvenliğine yardımcı adımlar atıldı. 

Toplam 9 bin 150 metrekare proje alanına sahip olan Ap Forest Gate, özel tasarım müstakil bahçeli villalar, 2 blok ve 2 farklı tip ile büyüklükteki daire tasarımlarıyla alıcılarına göz alıcı hizmet sunuyor. Kişi başına düşen yeşil alan oranının 20 metrekare olduğu projede, spor salonu, sauna, Fin hamamı, çocuk oyun alanları, sosyal alanlar, otopark ve özel güvenlik imkânı veriyor. 

AP Sea Gate Bodrum’da Tatil Keyfinde Yaşam Projesi

Şani İnşaat’ın bir diğer projesi AP Sea Gate Bodrum, son dönemde popülaritesini arttıran Gündoğan’da yerini aldı. Yaklaşık 20 bin metrekare arsa üzerinde yer alan proje, denize ve plaja 500 metre mesafede bulunuyor. 

Havuzlu/havuzsuz 12 adet müstakil bahçeli 2+1, 5 adet 3+1 havuzlu müstakil villa, 13 adet 4+1 havuzlu müstakil villa olmak üzere toplam 30 adet konut yer alan projede, anlaşmalı özel beach imkânı da mevcut. 

126 metrekareden 287 metrekareye kadar değişen büyüklüklere sahip olan proje konutları, Bodrum’un doğal yapısına uygun Hekimköy Taşları ile inşa edildi. Bodrum’un en ünlü mimarlarından biri olan Emre Kurt tarafından tasarlanan projede, Fin hamamı, sauna, spor salonları, güneşlenme alanları ile peyzaj alanı yer almakta.

Cazip bir lokasyonda yer alan Ap Sea Gate Bodrum, kolay ulaşım imkanıyla Gündoğan merkez, otogar, Yalıkavak, Ortakent, Türkbükü ilçelerine yakın konumda bulunuyor. 

Depremin Yıkıcı Etkilerini Azaltan Teknolojiler

Dünyanın en aktif fay hatları üzerinde konumlanan Türkiye, deprem gerçeğini en yakından deneyimleyen ülkeler arasında yer alıyor. Bu nedenle mevcut yapı stokunun depreme karşı güçlendirilmesi ve modern yapıların sismik koruma yatırımlarının artırılması çalışmaları son hızıyla devam ediyor.

Önce insan kayıplarını, sonra maddi kayıpları en aza indirmek için çok kritik olan sismik yatırımlar konusunda Türkiye’de öncü bir rol üstlenen Hilti ise inovasyon çalışmaları ve ileri teknolojisiyle inşaat sektörüne yüksek katma değerli çözümler sunuyor. İnşaat teknolojilerinin depreme karşı dayanıklı yapılaşmada büyük önem taşıdığının altını çizen Hilti Türkiye Genel Müdürü Banu Deniz Çetinkol, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümü kapsamında açıklamalarda bulundu. 

Sismik bölgelerde rutin inşaat zorlukları hayati önem kazanıyor. Bu noktada Hilti, ihtiyaç duyulan deprem tasarım çözümlerini ve onaylarını elde etmeye yardımcı olmak için sürekli olarak araştırma ve ürün geliştirmeye yatırım yapıyor. Ayrıca sismik uygulamalar için çoklu ankraj ve yangın durdurucu sistemler geliştiren şirket, kapsamlı eğitim ve mühendislik kaynaklarının yanı sıra içgörü ve bilgilerini inşaat profesyonellerine sunuyor. 

Türkiye’de her yıl çok sayıda irili ufaklı deprem gerçekleştiğini söyleyen ve acı sonuçları hep beraber yaşadığımızın altını çizen Hilti Türkiye Genel Müdürü Banu Deniz Çetinkol, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde şu açıklamalarda bulundu: “Yapıların güçlendirilmesine yönelik yeni teknoloji ve ekipmanlar her zaman öncelikli gündemimizde yer alıyor. İnovatif ürünlerimizin yanı sıra gerçekleştirdiğimiz iş birlikleriyle de deprem konusundaki farkındalığı daha da artırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) koordinasyonu ile yürütülen yeni deprem yönetmeliği çalışmasına katkı sağlıyoruz. Ayrıca yapıların değerlendirilmesi için belediyelerle ve düşük dayanımlı betonların güçlendirilmesi projelerinde İTÜ ile birlikte çalışıyoruz. Ofisimizde bir arkadaşımızı sadece depremle ilgili çalışmalarımızı yürütmek için istihdam ettik. Hilti Türkiye olarak ülkemizdeki kayıpların önüne geçmek için var gücümüzle çalışmaya önümüzdeki dönemde de devam edeceğiz.”

Hilti, Sismik Performansa Proaktif Bir Yaklaşım Getiriyor

Depremin yapı üzerindeki etkilerini fiziki olarak ortaya koyan Banu Deniz Çetinkol; “Deprem; özellikle binada bulunan tesisat sistemleri için ekstra yükler oluşturuyor. Hilti sismik çözümleriyle tesisat sistemleri yani diğer bir deyişle yapısal olmayan elemanlar için boyuna ve enine yönlerde destek sağlayarak bu sistemleri yerinde ve güvenli tutuyor. Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede Hilti mühendisleri, deprem kuvvetlerinin gerçekçi simülasyonlarında entegre bina sistemlerini ölçüyor. Sensörler ve video kameralar kullanarak sismik aktivitenin ankraj ve yangın durdurucu performansı üzerindeki etkilerini analiz ediyoruz. Bu nedenle sismik uygulamalarda yalnızca uygun yönetmelikleri değil, aynı zamanda modern çağın ihtiyaçlarını da karşılıyoruz. Bu konuda çok heyecan verici bir projemiz var. Dünyanın en büyük titreşimli masasını kullanarak ürünlerimiz üzerinde tam ölçekli performans testleri yürütüyoruz. Bu sayede Richter ölçeğinde 1:1’lik bir dizi şoka maruz kalan özel olarak inşa edilmiş beş katlı bir binada sismik performansa proaktif bir yaklaşım getirebiliyoruz. Üstelik aynı durum yangın durdurucularımız için de geçerli. Yangın durdurucu performansını bir laboratuvarda değerlendirmek ile simülasyonu deprem kuvvetlerine maruz kalan gerçek bir binada test etmek arasında büyük bir fark var. Deprem araştırmamız; 7,9 ve 8,0 büyüklüğünde gerçekçi simülasyona tabi bina yangın durdurucu sistemleri içeriyor. Böylece deprem sonrası zorluklar için yangın durdurucu sistemlerimiz korumayı en üst noktaya taşıyor” şeklinde konuştu.

C2 Sismik Onaylı Dübeller Kaza Riskini En Aza İndiriyor

Sismik onaylı dübeller ve taşıyıcı sistemlerin depremin yarattığı kayıpları önlemede hayati bir rol üstlendiğini söyleyen Çetinkol; “Herkes yıkılan binaların can kayıplarına yol açtığını düşünse de yapılan araştırmalar can kayıplarında yapısal olmayan nedenlerin önemli bir yer tuttuğunu gösteriyor. Bu noktada yapı güvenliğini sağlamak için yapısal elemanların deprem anında da bütünlüğünü sağlayacak gizli kahramanlara ihtiyacımız var. Bunlar ise dübeller ve taşıyıcı sistemlerden başkası değil. Yapılardaki cephe kaplamaları, asansör rayları, mekanik-elektrik bağlantılar veya mevcut bir taşıyıcı betonarme elemana eklenen yapı elemanı gibi uygulamalardaki sorunlar deprem anında tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor. Ülkemizin aktif deprem bölgesinde yer aldığı göz önüne alındığında farklı faaliyet alanlarına hizmet eden endüstriyel binaların statik mukavemetinin sismik yük ve darbelere karşı dirençli olması insan hayatı için büyük önem taşıyor. Bu konuda Hilti olarak deprem anında oluşacak şok yüklerini taşımak için özel deprem dübelleri dizayn ediyoruz. Hilti imzası taşıyan C2 sismik onaylı dübellerimiz, deprem anında dübellerde oluşabilecek yerinden çıkma, patlama gibi aksaklıkların önüne geçerek tehlikeli kazaların yaşanma olasılığını en aza indiriyor” dedi.

Türkiye Deprem Kuşağını Baz Alarak Tasarlanan Sismik Sistemler

Deprem anında bina güvenliğini artıran diğer çözümlere de değinen Çetinkol, şu bilgileri verdi: “Sismik ürün kategorisinde öne çıkan modüler kanal sistemlerinin hepsi, depreme dayanıklı yapıların etraflı bir şekilde araştırılmasına ve test edilmesine dayalıdır. Deprem kuşakları için geliştirdiğimiz boru, kablo tavası ve hava kanalı destek sistemleri, ülkemizin de içinde bulunduğu deprem kuşağını baz alacak şekilde standardize edildi. Bu sayede çok yüksek deprem şiddetinde bile hâlâ binanın dayanıklılık performansını ve yapı bütünlüğünü koruyarak güvenli yaşam alanlarının yaratılmasına yardımcı oluyor. Hilti Pasif Yangın Durdurucu ürünlerimiz ise depremin hareketlerine uyum sağlıyor ve deprem sırasında yangın çıksa dahi malzemenin yapısı bozulmadığı için işlevini koruyor. Yangın esnasında dört saate kadar alev, duman ve zehirli gazların yayılmasını engelliyor. Yangın sırasında yapıda meydana gelen boşlukları şişirerek kapatıyor ve yangının çıktığı yere hapsedilmesine yardımcı oluyor. Bu sayede yangının büyümesini önleyerek insanların evlerini terk etmesi için güvenli bir ortam ve dumansız bir hava sahası yaratıyor.”

Binanın Röntgenini Çeken ve Sismik Karnesini Çıkaran Sistemlere İmza Atıyor

Türkiye’deki mevcut binaların dayanıklılık karnesinin bir an önce güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Çetinkol; “Bu konuda farklı ürün gruplarımızla çalışıyoruz. Örneğin, Mekanik Elektrik Destek ve Askı Sistemlerimiz hem sismik hesaplı hem de sismik onaylı metot ve çözümleri içeriyor. Özellikle mevcut yapıların depreme karşı performans analizleri yapılırken tarama sistemlerimiz ön plana çıkıyor. Hilti olarak PS 300 Ferroscan cihazımız ile kolon ve kirişlerin içindeki donatıların derinlik ve çapını betona herhangi bir zarar vermeden tespit ederken detaylı raporlama yapma şansını da kullanıcılara sunuyoruz. Diğer bir cihazımız ise pazara bu yıl sunduğumuz rekabetçi bir fiyata sahip olan PS85 cihazı. Bu cihazla birlikte betonun içindeki donatıların yanında diğer tesisatları da görme ve yerini tespit etme şansı elde edebiliyoruz. Mevcut bir binanın kullanım amacına uygun olarak yeterli yapı güvenliğine ulaşması adına binanın taşıyıcı sistemlerinin iyileştirilmesinin de çok önemli olduğuna inanıyoruz. Bu noktada filiz ekiminde yeni tasarım metodu olan EOTA TR069, daha önce yönetmelik kapsamında olmayan filiz ekim işlerini kapsıyor ve binanın dayanıklılık performansının iyileştirilmesinde etkili bir rol üstleniyor. Bu bağlamda pazara bu yıl sunduğumuz EOTA TR069’a uyumlu RE500 V4 ve HY200 V3 kimyasal ankrajlar ile güçlendirme projelerinde yer almayı amaçlıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Pekşen: ‘’İtalyan Sanatının Gücünü Duvarlarımıza İşledik’’

0

2016 yılında İtalyan Hükümeti tarafından İstanbul’un en iyi İtalyan restoranı seçilerek, “Ospitalità Italiana” ödülü alan La Mia Luce, yenilenen menüsü ve mimarisi ile misafirlerini Akdeniz akşamlarına götürmeye devam ediyor. 

Geleneksel yöntemlerle pişirilen yemekleri, zengin şarap seçenekleri, ünlü İtalyan başlangıç ve tatlılarıyla  yenilenen menüsünü tanıtan La mia Luce, İtalyan mimarisinin güçlü dokularını yansıtan yepyeni yüzü ile de müşterilerine eşsiz bir deneyim sunuyor.

Samimi Ama Aynı Zamanda Görkemli Bir Tasarım

İtalyan tasarım felsefesinde olduğu gibi, amaca hizmet eden en estetik formu kullanarak, samimi ama aynı zamanda görkemli bir mekan olmasını amaçladıklarını söyleyen La mia luce işletmecisi Kubilay Pekşen, ‘’ İtalyan sanatının gücünü duvarlarımıza işlerken, eşsiz mutfak lezzetini de en geniş yelpazede sunmak istedik. Müşterilerimizin kendini daha özel hissetmeleri için İtalya’daki Mantova Sarayı’nın duvarlarında bulunan, Maniyerizmin en meşhur kubbesi olarak adlandırılan Plazzo del Te’yi kendi tavanımıza işledik. Döneminin en ünlü sanatkarları, aristokları ve soylularını ağırlayan bu kubbenin altında kendi misafirlerimizi ağırlayıp onlara olan özenimizi yansıtmak istedik. İtalyan sanatının gücünü duvarlarımıza işlerken müşterilerimizin aynı zamanda ev rahatlığı ve konforunu sağlayabilmek için masa ve sandalyelerimizde ergonomik modelleri tercih ettik’’dedi.

 Ormanın İçerisinde, Büyüleyici Bir İtalyan Restoranı

Kubilay Pekşen,’’ Mutfak bölümümüzü büyüterek menümüze eklediğimiz yeni tatlar için yer açtık. Ayrıca yenilenen bar bölümümüzü kendi imza kokteyllerimiz ile daha şık ve geniş bir alana yaydık. Daha önce bölümlere ayrılan restoranımızın kapılarını birbirine açarak daha geniş ve ferah alan bir alan yaratıldı. Mimarımız ile birlikte yemyeşil İtalyan bahçesinden evin içine girme havası verdik. Mekanın ön kısmındaki yeşil bahçe ile ormanın içerisinde, büyüleyici bir İtalyan restoranı yarattık. Aşırı gösterişli bir mekan yerine daha çok aile, ev hissini vermeye çalıştık. İtalya’da ailelerin toplanıp birlikte yemek yedikleri büyük salonlar gibi bir tasarım yaptık’’ diye belirtti.

‘Plazzo Del Te’ İle İtalya’ya Eşsiz Bir Yolculuk

Mimarımız ile bahçe içinde gizli, natural ve İtalyan sadeliğini yansıtan bir mekan tasarladıklarını belirten Pekşen, ‘’ İtalyan sanatının gücünü de yansıtmak amacıyla, yenilen yemeklerin kaliteli ve üst düzey insanlara özel tatlar olduğunu vurgulamak için kubbe görüntüsünü ekledik. İtalyan gücü ve görkemini yansıtan, kubbe içinde bulunan ‘Plazzo del Te’eserini duvarlarımıza uygun şekilde bastırarak sade, güçlü ve kaliteli bir yemek yendiğini vurguladık. Yepyeni yüzümüz ve yeni tatlarımız ile müşterilerimizi La Mia Luce’den İtalya’ya eşsiz bir yolculuk yapmaya davet ediyoruz’’ dedi.

Modern Köy Projesi Tan Urla’da Temel Atıldı

0

Tanyer Yapı’nın Urla Bademler’de yaşama geçirdiği Tan Urla projesinin temel atma töreni firmanın çözüm ortakları ve Tan Urla sakinlerinin katılımıyla gerçekleştirildi. 

Ege’nin doğal köy yaşamını, modern mimariyle harmanlayarak yatırımcıların beğenisine sunduklarını dile getiren Tanyer Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Münir Tanyer, Tan Urla’nın hem yurt içi hem de yurt dışından talep gördüğünü söyledi. 

Projenin son durumu hakkında bilgi veren Münir Tanyer, “Modern bir köy projesi olan Tan Urla’da ruhsatı aldık. Firmamızın çözüm ortakları ve Tan Urla sakinleriyle birlikte temel atma törenini gerçekleştirdik. Bu bizim için çok önemli bir başlangıç oldu. İmar planlarının yapılmasıyla başlayan 15 yıllık serüvenin geldiği bir noktadayız. Başlamak bitirmenin yarısıdır. Tan Urla projesinin 36 ay sonra ticari alanları sosyal donatılarıyla birlikte teslim edeceğiz. Hem İzmir’e hem de Urla’ya önemli bir yaşam alanı daha kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz” diye konuştu. 

ÇEVRECİ BİR PROJE

Çağdaş, çevreci ve insan odaklı bir konut projesini yaşama geçireceklerini kaydeden Münir Tanyer, Tan Urla’nın sunduğu imkanlarla bölgeye değer katacağını da vurguladı. 

Tanyer, şöyle devam etti: “ Tan Urla hem siteye hem de bölge geneline hitap edecek. Sosyal etkinlikler, toplantı ve gösterilerin yapılabilmesi için bir köy meydanı kuracağız. Çeşitli ihtiyaçları karşılanması için sağlık merkezi, eczane, el sanatları, terzi, ayakkabı tamircisi, kreş ve petshop gibi dükkanlar da olacak. Yeşil alan ve hobi bahçelerine de özel önem verdik. Güneş enerjisinden yararlanacağız. Tan Urla’da artık değeri giderek daha çok anlaşılan elektrikli araçlar için AC ve DC hızlı şarj istasyonları da bulunacak. Sağlıklı yaşam imkanlarının yanısıra bir sağlık merkezi de bulunacak. Güzellik ve spor merkezi ön planda olacak. Urla’nın sahip olduğu gastronomi kültürünü ve yerel lezzetlerini yansıtan şef restoranlarımızla da misafirlerimizi ağırlayacağız. Proje bünyesinde otel ve konaklama imkanı da sunacağız. Proja bünyesindeki farklı alanlarda, Türk sanat müziği ve diğer tarzlarda müzik dinletileri ve konserlerle renkli etkinliklere de imza atmak istiyoruz. Tan Urla sakinlerinin son derece konforlu ve sağlıklı bir yaşam sürmeleri için çalışıyoruz”

BÖLGEYE DEĞER KATACAK

Projenin konumu ve donatılarıyla hem yurt içi hem de yurt dışından yatırımcıların ilgisini gördüğüne dikkat çeken Münir Tanyer şu bilgileri verdi: “Yaşam devam ettikçe insanların konut ihtiyacı da sürecek. Bu nedenle insanların konforu için doğayla iç içe yaşam konseptiyle hareket ediyoruz. Mimar Nevzat Sayın’ın projenin başında belirlediği prensiplerden ve tasarımlardan taviz vermiyoruz. Binaların iç tasarımlarında da aynı özeni gösteriyoruz. Tanıtım ofisimizde konuklarımızı ağırlıyoruz. Tan Urla, yarımadaya açılan bir kapı üzerinde ve bölge gelişime çok açık. Seferihisar, Sığacık Körfezi, Azmak Koyu, Çeşme ve Kuşadası aksına da çok yakınız. Proje 20 bin metrekarelik ticari alana sahip. Tan Urla’nın tüm bölgeye değer katacağı ve çekim merkezi olacağı kanaatindeyiz”

Pendikspor’un Ana Sponsoru Siltaş Yapı Oldu

0

İş dünyasındaki 40 yılı aşkın köklü geçmişiyle ağırlıklı olarak Pendik bölgesine değer katan yapılar inşa eden Siltaş Yapı, 1998 yılından bu yana 2. Lig’de mücadelesini sürdüren ve geçtiğimiz mayıs ayında Spor Toto 1. Lig’e yükselen Pendikspor’un 2022-2023 sezonu ana sponsoru oldu. İmza töreni 12 Ağustos Cuma günü Pendikspor Futbol A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Türkoğlu ve Siltaş Yapı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Özdemir’in katılımıyla Pendik Divan Otel’de gerçekleşti. Forma göğüs sponsorluğunu da içeren anlaşma kapsamında Pendik Stadyumu’nun ismi yeni sezonda ‘Siltaş Yapı Pendik Stadyumu’ olarak değişecek.  

Kente değer katma hedefiyle güven, kalite ve insan odaklı yaşam alanları inşa eden ve son olarak Pendik’teki en büyük kentsel dönüşüm projesi Siltaş Panorama’nın lansmanını gerçekleştiren Siltaş Yapı, bu bölgedeki faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor. Şirket şimdi de uzun zamandır desteklediği, geçtiğimiz senelerde forma sponsoru olduğu ve bu yıl Spor Toto 1. Lig’e yükselerek sezonu taçlandıran Pendikspor’un 2022-2023 sezonu ana sponsoru oldu. Sponsorluk anlaşmasının imza töreni 12 Ağustos Cuma günü Pendikspor Futbol A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Türkoğlu ve Siltaş Yapı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Özdemir’in katılımıyla Pendik Divan Otel’de gerçekleşti. 

“Şimdi Bizi Destekleyenleri Mutlu Etme Zamanı”

Törende konuşma yapan Pendikspor Futbol A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Türkoğlu, “Spor Toto 1. Lig’de hedeflerimiz doğrultusunda mücadele etme ve bizi destekleyenleri mutlu etme zamanı geldi. Siltaş Yapı ile kapsamlı bir partnerliğe başlıyoruz. Pendik semtimize değer veren ve burada yıllardır önemli faaliyetlerde bulunan Siltaş Yapı’ya bu sponsorluk için kulübümüz adına teşekkür ederim. Bundan sonraki amaçlarımıza ulaşma yolunda iş birliğimizin büyük bir önemi olacak, hepimize hayırlı uğurlu olsun.” dedi. 

“Pendikspor’a Olan Desteğimiz Her Zaman, Her Koşulda Devam Edecek”

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Siltaş Yapı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Özdemir ise “Biz iş dünyasında 40 yılı aşkın geçmişe sahip bir aile şirketiyiz. 2011 yılında ise tüm enerjimizi inşaat sektörüne yoğunlaştırma kararı aldık ve Siltaş Yapı’yı hayata geçirdik. O günden bu yana da kendimizi ağırlıklı olarak Pendik aksında insan odaklı ve bulunduğu bölgeye değer katan yapılar üretmeye adadık. Bu sayede yalnızca inşaat sektöründe değil Pendik bölgesinde de kısa sürede güvene dayalı bir ilişki geliştirmeyi başardık. Pendikspor da işte onlardan biri… Uzun yıllardır kulüple bir gönül bağımız bulunuyordu. Geçtiğimiz yıllarda forma sponsorlarıydık. Yakın zamanda lansmanını gerçekleştirdiğimiz son projemiz Siltaş Panorama’nın konumu dolayısıyla da kulüple resmen komşu olduk. Bugün imzaladığımız anlaşma sonucunda ise maçlarını heyecanla izlediğimiz, her daim gönülden desteklediğimiz, başarısıyla gururlandığımız Pendikspor’un artık ana sponsoruyuz. Takımımıza olan desteğimiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her zaman, her koşulda devam edecek. Onların da bizleri başarılarıyla gururlandıracağına eminiz. Tabii burada taraftar desteği de çok önemli. Tüm Pendiksporluları takımımızı desteklemek adına yeni sezonda Siltaş Yapı Pendik Stadyumu’na bekliyoruz. Yolumuz açık olsun.” şeklinde konuştu.

Sponsorluk Anlaşması Neleri Kapsıyor?

Pendikspor ve Siltaş Yapı arasında imzalanan ana sponsorluk anlaşması kapsamında, Pendik Stadyumu’nun ismi yeni sezonda ‘Siltaş Yapı Pendik Stadyumu’ olarak değişecek. Pendikspor’un yeni sezon formalarının göğüs sponsoru da Siltaş Yapı olacak. Tribünlerin doğu ve batı tarafında kalan kale arkası bölümlerindeki panolarda, Spor Toto 1. Lig maçlarında, sahanın kenarını çevreleyen LED ekranlarda, Pendikspor takım otobüsünde, takımın ve teknik direktörün vereceği röportajlarda ve basın toplantılarında yer alacak backdroplarda Siltaş Yapı logosu yer alacak.

Döveç Group’un Yeni Mega Projesi: Querencia

10 Ağustos tarihinde KKTC’de lansman gecesi düzenleyen Döveç Group yeni projesi Querencia’yı tanıttı. 

Kıbrıs’ın gözde projelerinden biri olacak olan Querencia projesini görkemli bir lansman gecesiyle tanıtan Döveç Group, 30 yılı aşkın süredir Kıbrıs Türk toplumuna hizmet ediyor. 

KKTC Cumhuriyet Meclisi başkanı ve Cumhurbaşkanı vekili Zorlu Töre, Başbakan, Bakanlar, İş insanları, ve Kuzey Kıbrıs Emlak sektörü yetkilileri, Kıbrıs Türk Müteahhitler Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, Başbakan Ünal Üstel, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu gibi önemli isimlerin katılım gösterdiği gecede konuşan Döveç Group Direktörü Burçin Döveç, “Senelerce vergi şampiyonlukları getiren ticari faaliyetlerimizin yanında, sosyal sorumluluk projelerimizi; çevre, eğitim, spor ve kültür alanında gerçekleştirirken ülkemize fayda sağlamayı görev edindik. 2. Anı ormanımızla beraber bölgemizin ihtiyacı, bizim için de manevi değeri çok yüksek olan Muharrem Döveç ortaokulunu kısa bir süre içinde hayata geçireceğimizin müjdesini de buradan sizlere vermek istiyorum.” diyerek müjde verdi.  

Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ise yaptığı konuşmada, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin en büyük gelir kaynakları olarak Turizm, İnşaat ve Eğitim Sektörleri sıralanır ve bu gecede görüyoruz ki Döveç Group bu üç lokomotif sektöre de katkı sağlayacak planlarla geliyor.” dedi. 

Querencia projesinden bahseden Döveç Group Satış Müdürü Burcu Kurt ise şu sözlerle projeyi anlattı: 

“Denize 400 metre mesafede yer alan Querencia, eşsiz bir kumsalın tam karşısında, ilham veren masmavi manzarası, benzersiz yaşam alanları ve sosyal donatıları ile geleceğe ışık saçıyor. Bir bloğu otel olarak hizmet verecek, toplam dört bloktan oluşan ve 9. kattan başlayıp orta kısım bloklarda teraslanıp 28 kata kadar yükselen Querencia’da 365 gün lüks ve tatil gibi bir yaşam sizleri bekliyor. Tam karşısında bulunan 2 tane 5 yıldızlı otel projesi, Ada’nın en büyük casinosu, kesintisiz sahil manzarası, projenin ayrıcalıklı özellikleri, bölgenin kira ve gelişim potansiyeli Querencia’yı sürekli değer kazanan bir yatırıma dönüştürüyor.”  

Otonom Sistemler Verimliliği Arttırıyor

0

Endüstride otonom sistemlere geçiş verimliliği artırıp, firmalara büyük katma değer sağlıyor.

Pandemi süreci, özellikle endüstri alanında büyük değişimlerin tetikleyicisi oldu. Teknolojinin son 20 yıldaki hızlı gelişimi sanayide etkisini hissettirmeye başlamışken pandemi sürecinin yaşanması bu etkiyi tahminlerin ötesine taşıdı. 

Global bir krize dönüşen koronavirüs salgını, insan olmayınca üretimin ve tedarik zincirlerinin durduğunu bize net bir şekilde göstermiş oldu. Üretim olmayınca edinme maliyetleri artıyor, maliyetler artınca da birçok üründe stok krizi yaşanıyor. Yaşanan tüm sıkıntılar endüstriyel dijital dönüşümün kaçınılmaz bir gerçek olduğunu dünyaya göstermiş oldu. 

Verimlilik ve Prestiji Temsil Ediyor

Türkiye’de ve dünya çapında birçok firmaya endüstriyel otonom çözümleri sunan, yerli girişim ZGN Otonom & Robotik CEO’su Özgün Yabalak, otonomlaşmanın firmalar ve müşteri tarafındaki avantajlarını şöyle anlattı: “Artık gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz ki otonom araçlar ve sistem otonomlaştırmaları firma ve müşteri tarafında ilk elden verimlilik ve prestiji temsil etmektedir. Otonom araçlarla sahalardaki taşıma, aktarma ve istifleme operasyonları maliyet, zaman, kapasite ve verimlilik yönünden ölçeklenebilir, hesaplanabilir ve takip edilebilir hale gelmektedir. İnsana bağımlı işleyişleri asgari düzeye indirmekte, firmaların dışarıdan daha prestijli ve teknolojik, kaliteli ve düzenli görünmelerini sağlamaktadır. ZGN olarak birçok müşterimizden, sahalarında operasyonlarında otonom araç devreye alımları sonrasında kendilerine gelen potansiyel müşteri ve iş görüşmelerinin olumlu tamamlanma oranının belirgin şekilde yükseldiği dönüşlerini alıyoruz. Otonom araçlar, her sektörden müşterinin kendi odak müşteri kitleleri üzerinde de olumlu intiba bırakma özelliği bulunduğu aşikardır.” 

Otonomi İstikrar Demektir

Otonom sistemlerin geleneksel yöntemlerden çok daha avantajlı olduğunun altını çizen Özgün Yabalak, “Otonomi stabilizasyon, süreklilik ve daha iyi bir ifadeyle istikrar demektir. Geleneksel insanlı yöntemlerde yaşanan anlık dikkat kaybı, plansız mola vb tüm duruşların ortadan kaldırılması demektir. Otonom sistemlerle, geleneksel yöntemlerdeki tüm kayıplardan ve sürprizlerden kurtulursunuz. Günün sonunda ne kadar işlem yapıldığını önceden hesaplayabilirsiniz. Operasyon maliyetlerinizi stabil ve düzenli bir seviyede tutabilirsiniz. Personel ihtiyaçlarınız azalır ve sadece kontrol yönetim tarafında ihtiyacınız olur. 7/24 çalışmak gerçek anlamıyla mümkün olur. Birim zamanda yapılan değerli iş miktarınız yükselir. Çoğu zaman günün sonunda daha yüksek kapasiteli çalışmalar gerçekleştirmiş olursunuz. Maddi olarak, zamansal yönden ve güvenlik yönünden otonomlaştırma verimlilik açısından oldukça güçlü bir yardımcıdır” dedi. 

Sektör Fark Etmeksizin Kullanılabilir 

Yabalak, sözlerini şöyle noktaladı: “Otonom sistemler, günümüzde sektör fark etmeksizin, orta ve yüksek kapasiteli tüm üretim sahalarındaki taşıma, aktarma, istifleme, hatlar arası transferler gibi birçok operasyon alanında kullanılıyor. Konveyör hatlarından çıktıların alınması ve bir makinaya ya da farklı bir işlem sahasına transferi, depolarda istifleme işlemlerinin gerçekleştirilmesi, bitmiş ürünlerin depolara taşınması, sahada yedek parça, yan malzeme vb. ara malzemelerin beslenmesi gibi birçok alanda aktif olarak çalışmaktadırlar.”

MyWay Wins Blue’dan Şehir Merkezinde Yazlık Keyfi

0

Gözde Grubu’nun Çiğli’de yaşama geçirdiği ve 5 bin metrekarelik de yapay deniziyle ilgi gören MyWay Wins Blue’da yaşam tüm hızıyla devam ediyor.

Gözde Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Kenan Kalı, şehir merkezinde kaliteli bir yaşam ve yazlık konforunu bir arada sunan projede son olarak yalı dublex, winter garden ve teraslı 1+1 tiplerindeki konutların da satışa sunulduğunu belirtti. Kalı, kiralık konutların da ilgi gördüğünü vurgulayarak yatırımcı müşteriler için karlı bir dönüş sağladıklarını söyledi.

İzmir’in kuzey aksının giderek değerlendiğini ve Gözde Grubu olarak bölgede yeni projeleri yatırımcılara buluşturacaklarını kaydeden Op. Dr. Kalı, Menemen ve Harmandalı projelerinin yanı sıra Gaziemirde’de karlı yatırım fırsatları sunacaklarını sözlerine ekledi.

Bölgeye Değer Katıyor

MyWay Wins Blue’nun sıkışık kent hayatına bir alternatif olduğunu ifade eden Op. Dr. Kenan Kalı, projenin otobana yakın konumuyla ulaşım avantajı sunduğunu söyledi. Kalı, “Bölge lokasyon olarak İzmir’in en hızlı değerlenen noktaları arasında. Mavişehir bölgesinde yeni arsa üretilemiyor. Kent, kuzey yönüne doğru büyüyor. Projemiz hem yatırımcılar, hem de o bölgede çalışanlar tarafından oturmak için tercih ediliyor. MyWay Wins Blue projemizin kendisine ait 5 bin metrekarelik de yapay denizi bulunuyor. Yaşamın başladığı bir proje olan MyWay Wins Blue’da toplam 727 daire bulunuyor. Projemiz, Katip Çelebi Üniversitesi, Atatürk Organize Sanayi Bölgesi, Çiğli Hava Üssü, askeri bölgeler ve en önemlisi metro güzergahında bulunması nedeniyle yoğun talep görüyor” diye konuştu.

Sosyal Donatı Cenneti

MyWay Wins Blue, proje içinde bulunan basketbol, squash, parti odası, fitness alanı, kafeterya, çocuklar için özel hobi evleri ve en önemlisi özel yapay denizi gibi sosyal aktivite alanlarıyla konsept bir proje olma özelliği taşıyor. Şehrin merkezinde yazlık konforu sunan proje sayesinde site sakinleri, hafta sonları tatil merkezlerine gitmeye ihtiyaç duymuyor.

Kadirli-Osmaniye Yolu 2023 Yılında Hizmete Açılacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Karayolları Genel Müdürü Abdulkadir Uraloğlu Kadirli-Osmaniye Yolu’nda yapılan çalışmaları yerinde inceleyerek bilgi verdi. 

11 Ağustos tarihinde Kadirli-Osmaniye yolu çalışmalarını yerinde inceleyen Adil Karaismailoğlu; güvenli, konforlu, ekonomik, çevreye duyarlı, kesintisiz ve sürdürülebilir bir ulaştırma sistemi oluşturmak istediklerini söyledi.

Yaptığı incelemeler sonrasında konuşan Karaismailoğlu, Osmaniye’de toplam uzunluğu 347 metre olan 6 adet köprüyü de hizmete açtıklarını belirterek, “İl genelinde devam eden 6 karayolu projemizin toplam bedeli 1 milyar 128 milyon lirayı aşıyor. Osmaniye-Nurdağı Yolu’nu, Bahçe Geçişi Yolu’nu, Osmaniye Çevre Yolu’nu bitümlü sıcak kaplamalı bölünmüş yol olarak tamamladık.” dedi. 

Kadirli-Osmaniye Yolu’nun 2023 yılında açılacağını söyleyen Bakan Karaismailoğlu, “Kadirli-Andırın Yolu ile birlikte, Kadirli Güney Çevre Yolu kapsamında 2,5 kilometrelik bölümü bölünmüş yol olarak inşa ettik. Şantiye incelemesi yaptığımız Kadirli-Osmaniye Yolu’nun toplam uzunluğu 52 kilometre. Yolun; Kadirli-Şehir Geçişi ve Kadirli-Sumbas İl Yolu’nu oluşturan 10,6 kilometrelik kesimin 8,2 kilometrelik kesimini tamamlayıp hizmete açtık. Projemizin, 41 kilometrelik kesimi ise Kadirli-Osmaniye İl Yolu’nu kapsıyor. Artan nüfus ve trafik yoğunluğunun yanı sıra tarım ve ticaretin artmasıyla birlikte, 41 kilometrelik bu kesimi; bölünmüş yol olarak planladık, çalışmalara başladık. Yol çalışmasında bu yıl Kadirli Organize Sanayi Bölgesi yolunun 5,5 kilometrelik kesiminde bölünmüş yol faaliyetleri devam ediyor. Projemizin tamamını, 2023 yılında hizmete açmayı planladık.” ifadelerinde bulundu. 

Dumankaya Ailesinin 3. Kuşak Temsilcilerinden Rize’ye Yeni Konut Projesi

0

Dumankaya ailesinin İnşaat sektöründeki 3. Nesili olan Ediz islam Dumankaya ve ortağı tarafından kurulan İstanbul Bosphorus Consruction Company ve New Bosphorus Consruction Company şirketleri, yatırımlarına kurucuların memleketi olan  Rize’den başladı. IBCC ve NBCC İki firmanın ortaklığıyla hayata geçirilen proje Rize’nin nezih ve gözde ilçesi İyidere’de yükseliyor. 

Dumankaya ailesinin İnşaat sektöründeki 3. Nesili Ediz islam Dumankaya ve ortağı bir araya gelerek iki yeni firma kurdu. İstanbul Bosphorus Consruction Company ve New Bosphorus Consruction Company adındaki firmaların ortaklığıyla hayata geçirilen konut projeleri için firma sahibinin memleketi Rize seçildi. İyidere ilçesindeki proje, 5 bin metrekare inşaat alanına sahip. Fore kazık kullanılarak inşa edilen projenin zemin ve hafriyat çalışmaları yaklaşık 5 ayda tamamlandı. 

Proje Özellikleri

Toplamda 9 katlı binanın giriş katlarında ticari alan olarak planlamış dükkanlar mevcut , binanın her bir katında 3 daire yer alıyor. Dairelerin büyüklükleri ise 140 , 141 ve 181 metrekare 3+1 ve 4+1 olarak tasarlandı. Her dairede ebeveyn banyosu mevcut. Açık otoparkı bulunan projenin her katında çift asansör ve yangın merdiveni bulunuyor. 

Projenin detaylarını aktaran Firma ortaklarından Ediz İslam Dumankaya, “Projeyi tasarımdan uygulamaya kadar tüm aşamalarda özenerek kaliteli ve güvenli bir şekilde inşaa etmeye çalışıyoruz.Kullandığımız tüm malzemeler ve uygulamalar yönetmeliğe göre yapılmıştır. Firma olarak  biz betonarme ve demir donatı uygulamasında yönetmelik standartlarının da üstünde üretim yaptık.İnce  aşamada kullandığımız malzemelerin hepsi A kalite ve TSE onaylı. Projemizde çalışan ustalar 15 yıldır bizimle beraberler. Ekiplerimiz ve ustalarımız İstanbul’dan geliyor. Projemiz panoramik doğa manzarası ve deniz manzarasına sahiptir.” dedi. 

Doğu İle Karadeniz’in Ortak Noktası! 

Projenin konumuyla ilgili bilgi aktaran Dumankaya, “İyidere’nin lokasyon olarak şöyle bir farklılığı var. Trabzon’un Of ilçesi ile sınır, aynı zamanda Rize’nin giriş ilçesi.  İyidere’deki karayolu sapağından Erzurum’a kadar, hatta Erzurum’dan da Doğu Anadolu’ya kadar lojistik bağlantı var. Yani projenin yükseldiği İyidere lokasyon olarak Doğu Anadolu ile Doğu Karadeniz’in ortak noktası.” dedi. 

Yapımına devam edilen İyidere Lojistik Limanı’nın bölgeye değer kattığına dikkat çeken Dumankaya, İyidere’nin konum olarak gelişmeye çok müsait bir ilçe olduğunu gün geçtikçe dahada fazla yatırım ve yatırımcı çekiceğini söyledi. Bölgede tünel ve altyapı çalışmalarının da yapıldığını belirten Dumankaya, yeni İyidere lojistik limanı ve buraya bağlı iş merkezlerinde yaklaşık 20 bin kişinin istihdam edileceğinin altını çizdi. Dumankaya ilçede merkezi konumdaki en iyi konut projesinin İBCC İyidere Projesi olduğunu aktardı. 

Dumankaya sözlerine şöyle devam etti: “Gürcistan’dan İyidere’ye kadar uzanan bir demiryolu projesinin hayata geçirilmesi gündemde. Kısacası projemizin yükseldiği İyidere çoğu ticari dinamiğin birleştiği merkez lokasyon. Bununla beraber mükemmel bir doğaya sahip. İyidere, yeşilin ve mavinin her tonunun olduğu nezih ve gözde bir ilçe. Lokasyonunun getirdiği ticari üstünlükler bölgeye değer katıyor. Projemiz şu ana kadar ilçeye yapılan en özel yatırım.” 

Merkezi konumdaki proje; market, taksi durağı, toplu taşıma araçları, hastane, cami, bankalar, konaklama tesisleri, okullar, üniversite ve plajlara en fazla 10-15 dakika yürüme mesafesinde. Proje, bölgenin en bilindik oteline yaklaşık 7-8 dakika yürüme mesafesinde konumlanıyor. Dumankaya’dan aldığımız bilgiye göre, projeden daire satın alanlar bölgedeki 5 yıldızlı otelin havuz, gym, spa ve hamam gibi özel hizmetlerinden 1 yıl boyunca ücretsiz faydalanabilecekler. 

Projenin yanıbaşında çocukların eğlenebileceği bir oyun parkı yer alıyor. Proje; Karadeniz Sahil Yolu’na 100 metre, Rize Lojistik Liman İş Merkezi Projesi’ne 5 dakika, Rize Çaykur çay paketleme ve işleme merkezine 5 dakika, Rize Havalimanı’na 5 dakika, yeni yapılacak olan Rize Şehir Hastanesi’ne 15 dakika ve Trabzon Havalimanı’na 45 dakika uzaklıkta konumlanıyor. 

“Rize’ye Değer Kattık”

İyidere Belediye Başkanı Sn. Saffet Mete ‘nin yapmış olduğu birçok alt yapı ve üst yapı çalışmları ile İyidere bölgenin en gözde ve nezih ilçelerinden birisi olmuştur. Konut projemiz ile ilçedeki evlerin ve arsaların değerinin arttığını belirten Dumankaya, “Bunu bölgedeki hemşerilerimiz de sıklıkla dile getiriyor. Yapılan yatırımlar ve çalışmalar bölgeye deger kazandırmaya devam ediyor. Projemiz panoramik doğa ve deniz manzaralı, ister yazlık ister yatırımlık, istenirse de müstakil kullanım için çok uygun dedi. 

Zorunlu Deprem Sigortası Hakkında 5 Soru 5 Cevap

Generali Sigorta, Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) hakkında merak edilen soruları 5 başlık altında özetledi.

Marmara Bölgesi’nin yanı sıra Ankara’dan İzmir’e kadar geniş bir alanda hissedilen 1999 Gölcük Depremi’nin acıları ve izleri sürerken resmi kayıtlara göre yaşanan deprem sonucunda 285 bin 211 ev ve 42 bin 902 iş yerinin hasar gördüğü ortaya çıktı. Bu depremin ardından “zorunlu deprem sigortası-DASK” gündeme gelmiş ve ilk adımlar atılmıştı.

Deprem sonucu bina tamamen ya da kısmi olarak zarar görmüş olsa dahi teminat altına alan DASK’ın önemi ise her geçen gün artırıyor. Deprem kuşağında bulunan ve teknotik hareketlerden sıkça etkilenen Türkiye’de, DASK ile ilgili kamuoyunda merak edilen sorular bulunuyor. 150 yılı aşkın köklü geçmişiyle müşterilerine hizmet veren Generali Sigorta, kamuoyunda DASK hakkında en çok merak edilen 5 soruya cevap sundu.

Neden DASK Sigortası Yaptırmalıyım?

Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), Zorunlu Deprem Sigortasını yapmak ve yönetmek amacıyla kurulan kamu kurumudur. DASK, Zorunlu Deprem Sigortası ile deprem sonucu meydana gelen maddi zararları, poliçede belirtilen limitler dahilinde karşılamaktadır. Olası bir deprem afeti durumunda zararların temini için konutlara mutlaka DASK sigortası yaptırılmalıdır.

DASK Neleri Kapsar?

DASK, Zorunlu Deprem Sigortası ile depremin ve deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, tsunami ve yer kaymasının doğrudan neden olacağı maddi zararları, poliçede belirtilmiş limitler dahilinde nakit olarak karşılar. Bina tamamen ya da kısmi olarak zarar görmüş olsa da teminat altındadır. DASK sigortası evdeki eşyaları teminat altına almaz. Eşyaları teminat altına almak için farklı içeriklere ve teminatlara sahip olan “konut sigortası” yaptırılması gerekir. Ayrıca tamamı ticari veya sınai amaçla kullanılan binalar, DASK kapsamına alınmamaktadır. Buna karşın, mesken olarak inşa edilmiş binalarda yer alan ve dükkân, ticarethane, büro ve benzeri amaçlar ile kullanılan bölümler için Zorunlu Deprem Sigortası yaptırılabilir. 

DASK Poliçe Primi Nasıl Hesaplanır?

Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) prim hesaplama işlemi yapmak için; konutun bulunduğu bölge, bina yapı tarzı, bina inşa yılı, metrekare cinsinden daire yüz ölçümü bilgileri gerekir. Hazine Bakanlığı tarafından belirlenmiş olan Zorunlu Deprem Sigortası tarife ve talimatlarındaki esaslara göre konuta ait bu bilgiler kullanılarak ödenecek primin hesaplaması yapılır. Prim hesaplaması yapılırken; 7 farklı deprem risk bölgesi ve 2 farklı bina yapı tarzına göre belirlenmiş 14 tarife fiyatı bilgisi kullanılır. Deprem sigortası teminat tutarı bu tarife fiyatı ile çarpıldığı zaman, konuta ait DASK prim tutarı hesaplanmış olur.

DASK Sigortasının Süresi Ne Kadar?

Zorunlu Deprem Sigortası’nın süresi bir yıldır. Bir yılın sona ermesinin ardından poliçe yenilenmelidir. DASK primi, poliçe imzalandıktan sonra ödenmektedir. Zemin üstü toplam kat sayısı 3 veya daha az olan binalarda %10 indirim, poliçe süresinin sonunda sigortanın en geç 30 gün içinde yenilenmesi durumunda ise yenilenen poliçe için %10 indirim uygulanmaktadır.

Nasıl DASK Sigortası Yaptırabilirim?

DASK başvurusu için en yakın sigorta acentesine başvuruda bulunulabilir. Ya da sigorta şirketlerinin web ve mobil uygulamaları üzerinden başvuru işlemi gerçekleştirilebilir. DASK fiyatları sabit olup, ödenmesi gereken prim, sigorta şirketine göre değişiklik göstermez. Konut ve kimlik bilgilerini beyan eden herkes zorunlu deprem sigortasını yaptırabilir.

Gaziantep OSB’ye Hastane Yapılacak

0

Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Cengiz Şimşek, projesi tamamlanan 50 yataklı Travmatik Acil Durum Hastanesi’nin Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın onay vermesi ile yapılacağını açıkladı. 

Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Cengiz Şimşek ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile buluşarak Organize Sanayi Bölgesi’ne yapılması planlanan hastane ile ilgili görüş alışverişinde bulundu. 

Görüşme sonrası hastane hakkında bilgi veren Şimşek, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya, “Bizler için çalışanlarımızın ve insanlarımızın sağlığı her şeyden önce gelir. Nüfusu birçok şehirden fazla olan Organize Sanayi Bölgemiz aynı zamanda şehirler arası yol güzergahında bulunmaktadır. Dolayısıyla böyle bir hastanenin yapılması büyük bir ihtiyaçtır. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz.” cümleleriyle teşekkür etti. 

Kastamonu FTR İhalesini Aras İnşaat Kazandı

0

Kastamonu’da inşa edilmesi planlanan 250 yataklı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon (FTR) Hastanesi’nin ihalesini Aras İnşaat kazandı. 

11 Ağustos 2022 tarihinde yapılan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi ihalesinin kazananı Aras İnşaat oldu. 57 bin 500 metrekarelik alana sahip olacak olan hastanenin ihalesine toplam 6 firma teklif verirken OB İnşaat ve UHB İnşaat firmaları eksik evraklar nedeniyle elendi. Teklif veren diğer firmalar olan Aras İnşaat, Kur İnşaat, Özsoy İnşaat ve MD İnşaat firmaları arasından 649 milyon TL ile en uygun teklifi veren Aras İnşaat ihaleyi aldı. 

İhale oturumunun ardından konuşan Aras İnşaat yetkilisi Soner Demir, ihale dosyasının içinde yer alan 700 gün sayısına uyacaklarını ve FTR Hastanesi’nin inşaatını 700 gün içerisinde bitireceklerini ifade etti. Aras İnşaat daha önce KastaMall’ı inşa etmişti. 

”Riskli Yapıların Acilen Dönüştürülmesi Gerekiyor”

0

Türkiye Hazır Beton Birliği Başkanı Yavuz Işık, 1999 Marmara Depremi’nin 23. Yıl dönümü vesilesiyle açıklamada bulundu. 

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıldönümü dolayısıyla açıklamada bulunan Türkiye Hazır Beton Birliği Başkanı Yavuz Işık, Türkiye Deprem Tehlike Haritasına göre nüfusumuzun yüzde 70’ten fazlasının deprem tehlikesi yüksek bölgelerde yaşamakta olduğuna dikkat çekerek “Her yıl on binlerce yeni konut yapılsa da nüfusun önemli bir oranı hâlen depreme dayanıksız eski yapılarda ikamet etmektedir. Ne zaman, nerede ve ne şiddette olacağını bilemediğimiz deprem, yeni acılara neden olmadan riskli yapıların acilen dönüştürülmesi gerekmektedir.” dedi.

Türkiye’de standartlara uygun beton üretilmesi ve inşaatlarda doğru beton uygulamalarının sağlanması için 1988 yılından bu yana çalışan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 17 Ağustos 1999’da yaşanan deprem felaketinin 23. yıl dönümünde bir kez daha deprem gerçeğini hatırlattı. Geçmişte yaşadığımız depremlerde olduğu gibi, gelecekte olacak depremlere karşı tedbir alınmazsa büyük can ve mal kaybına uğrayacağımıza dikkat çeken Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Türkiye Deprem Tehlike Haritası’nı incelediğimizde nüfusumuzun yüzde 70’ten fazlasının deprem tehlikesi yüksek olan bölgelerde yaşamakta olduğunu görüyoruz. Her yıl on binlerce yeni konut yapılsa da nüfusun önemli bir oranının hâlen depreme dayanıksız eski yapılarda ikamet etmektedir. Ne zaman, nerede ve ne şiddette olacağını bilemediğimiz deprem, yeni acılara neden olmadan riskli yapıların acilen dönüştürülmesi gerekmektedir. Resmî verilere göre 6,7 milyon konut risk altındadır. Yılda 100-200 bin adet konut dönüşümü ile bu risk kısa vadede maalesef ortadan kalkmayacaktır.” dedi.

Her Yıl En Az 300 Bin Konutun Dönüştürülebilmesi İçin Süreçte Yer Alacak Bütün Paydaşlar Aktif Rol Almalı

Depremlerin ekonomik etkilerine de dikkat çeken Yavuz Işık, “Özellikle İstanbul gibi ticaretin, sanayinin ve önemli üst ve altyapıların olduğu büyükşehirlerde olabilecek büyük bir depremin kötümser senaryosu sadece olası can kayıpları ile değil, ülke ekonomisine vuracağı darbe ile de değerlendirilmelidir. Bu nedenle, kentsel dönüşümün hızını azaltan sorunların çözülmesi önem arz etmektedir. Bu sorunların çözülmesi ile vatandaşların güvenli ve konforlu yaşam alanlarına kavuşması sağlanabileceği gibi, inşaat sektörünün canlanması, kalkınmaya ve istihdama katkı vermesi de sağlanacaktır. Bu nedenle T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından her yıl en az 300 bin konutun dönüştürülebilmesi için süreçte yer alacak bütün paydaşlar aktif rol almalıdır. ” diye konuştu.

“KGS Belgeli Kaliteli Hazır Beton Olası Bir Depremde Birçok Hayat Kurtaracaktır”

Kaliteli beton kullanımı ve denetim ile depremi az hasarla atlatmanın mümkün olduğunu vurgulayan Yavuz Işık: “Hazır beton alanında kaliteyi garanti altına almayı hedefleyen Birliğimiz, Kalite Güvence Sistemi (KGS) ile hazır beton tesislerinin üretim şartlarını, teknik ve laboratuvar altyapısını, personel yeterliliğini denetleyerek kaliteli ve yüksek dayanım sınıflarında beton üretimi gerçekleşmesini sağlamaktadır. Yeni yapıların inşasında ve kentsel dönüşüm çalışmalarında kullanılacak KGS belgeli kaliteli hazır beton, olası bir depremde birçok hayat kurtaracaktır.” dedi.

“Bütün Beton Üreticilerini Standartlara Uygun Üretim Yapmak Üzere KGS Sistemi’ne Davet Ediyoruz”

Türkiye’de üretilen betonların yüzde 65’inin Türkiye Hazır Beton Birliği üyeleri tarafından KGS belgeli olarak üretildiğinin altını çizen Yavuz Işık: “Depreme karşı dayanıklı yapılaşma için bu oranın çok daha yüksek olması gerekmektedir. KGS Sistemi’ne katılan beton tesisleri, yoğun kontroller sonucunda daha stabil ve sürdürülebilir bir üretim yapmaktadır. Böylece, hem kaliteli hem de ekonomik bir üretim elde edilmektedir. Standartlara uygun üretimin sağlanmasıyla beton üreticisi ile tüketici arasında güven oluşmaktadır. Sektördeki bütün üreticilere tarafsız ve doğru bir denetim uyguladığı için KGS Belgeli beton üreticileri özellikle tercih edilmektedir. Günümüzde bazı prestijli projelerin teknik şartnamelerinde beton üreticisi firmaların KGS belgeli THBB üyesi olmalarının ön şart olarak talep edilmesi, bizler için sevindiricidir. Bu doğrultuda, bütün beton üreticilerini standartlara uygun üretim yapmak üzere KGS Sistemi’ne davet ediyoruz.” dedi.

İnşaatlarda Daha Yüksek Dayanımlı ve Doğru Çevresel Etki Sınıfında Betonlar Kullanılmalı

2018 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğinin binalarda en az C25 dayanım sınıfı betonun kullanılmasını öngördüğünü söyleyen Yavuz Işık, “Betonarme yapıların uzun yıllar boyunca depreme karşı dayanıklı olabilmesi için dış çevre etkilerine de dayanıklı olacak şekilde boşluksuz ve geçirimsiz olması gerekmektedir. Bu dayanıklılığın yani dürabilitenin sağlanması için, beton dayanım sınıflarının daha da yükseltilmesi çok önemlidir. Bu nedenle THBB, betonun ve dolayısıyla betonarme yapının dayanıklılığı için taşıyıcı beton olarak en düşük C30 sınıfı betonun kullanılmasını önermektedir. Dayanım sınıfı kadar önemli olan bir konu da, betonun servis ömrü boyunca performansını belirleyecek olan “Çevresel Etki Sınıfı”dır. Örneğin; bir binanın bir sahil bölgesinde veya bir İç Anadolu ovasında veya zararlı yeraltı sularının bulunduğu bir zeminde inşa edilecek olmasına bağlı olarak, farklı çevresel etki sınıfları seçimi söz konusudur. Bu örnekteki her üç binanın servis ömrü boyunca maruz kalacağı çevresel etkiler birbirinden farklı olacaktır. Doğru çevresel etki sınıfı seçilip buna göre beton kullanılmazsa, yapıda uzun vadede bozulmalar meydana gelecek, öngörülen servis ömrü ve depreme dayanıklılık azalacaktır. Projeye uygun çevresel etki sınıfının doğru bir şekilde belirlenmesi noktasında projeyi yapan mühendise ve denetlenmesi konusunda özellikle Yapı Denetim Sistemi’ne büyük rol düşmektedir. Doğru belirlenmiş çevresel etki sınıfında, yüksek dayanımlı ve kalite belgeli betonlarla inşa edilen standartlara uygun olarak tasarlanmış ve denetlenmiş binaların depremde alacağı hasarın daha az olacağını öngörebiliyoruz.” dedi.

İzmir Deprem Konutları Teslim Ediliyor

0

İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen deprem sonrasında evini kaybedenler için yeni yapılan konutlar, 10 gün içerisinde hak sahiplerine teslim edilecek. 

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre, depremde evleri yıkılan hak sahipleri için Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yeniden inşa edilen evler 10 gün içerisinde teslim edilecek. Projenin yıl sonunda tamamen bitirilmesi hedefleniyor. 

Yatırım bedeli 750 milyon TL olan yeni konutlar ile ilgili açıklama yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü, “Şu ana kadar 7 proje alanındaki inşaat çalışmaları bitirildi. Konut ve dükkanlardan oluşan bin 650 bağımsız bölümün bir kısmının teslimleri gerçekleşmişti. Kalan 739 daire ve 125 dükkan teslimine de başlandı. 10 gün içinde konutların tamamının hak sahiplerine teslim edilmesi ve 7 proje alanındaki işlemlerin tamamlanması hedefleniyor. Yıl sonuna kadar Yeni Şehir Hastanesi etrafında yapılan rezerv alandaki 3 bin 649 konutun da bitirilerek, hak sahiplerine teslim edilmesi planlanıyor.” dedi.

Zin D Semt’te Konut Satışları Devam Ediyor

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde yer alan ve yatırımcıların dikkatini çekmeyi başaran Zin D Semt konut projesinde, kısa süre önce başlayan satışlar devam ediyor. 

Zin D Yatırım Yönetim ve Geliştirme tarafından hayata geçirilen Zin D Semt projesi, modern mimarinin örneklerinden biri olma yolunda ilerliyor. Özellikle gayrimenkul yatırımcılarının dikkatini çekmeyi başaran bir proje olan Zin D Semt, İstanbul, Çekmeköy’de yükseliyor. 

Proje kapsamında 1+1, 2+1, 3+1 ve 4+1 şeklinde konut tipleri yer alıyor. Konutların büyüklükleri ise 47 metrekareden 155 metrekareye kadar değişiyor. Spor ve sosyal aktivite için geniş seçenekler sunan projede, alışveriş ve sosyal yaşam alanları da yer alıyor. Sabiha Gökçen Havalimanı, Çekmeköy Devlet Hastanesi gibi önemli konumlara da yakın olan Zin D projesinin, toplam 152 daireden 110 adedi çok kısa bir süre içerisinde satıldı. Projenin halihazırda satışı yapılan konut sayısı ise 42. 

Ant Yapı’dan Yeni Moskova Projesi

Ant Yapı, Rusya’nın Moskova ilinde yeni bir projeye başlıyor. Ostrov-1 ve Ostrov-2 projelerinin inşaatını devam ettiren firma, Ostrov-4 projesi için çalışmalara başladı. 

Rusya’nın önde gelen gazetelerinden biri olan Vedomosti, Rus Donstroy şirketinin, Türk inşaat firması Ant Yapı ile Ostrov-4 projesi için sözleşme imzaladığını açıkladı. Yapılan açıklamada genel müteahhit, çalışma belgeleri, anahtar teslim inşaat ve bitirme işlerinin yapılacağı söylendi. 

Vedomosti’nin haberine göre; ‘’Türk inşaat firması, şimdiden Ostrov-4 projesi için çalışmalara başladı. Sitede 600’den fazla kişi ve 20 parça ekipman yer alıyor. OStrov-4 projesinin toplam inşaat alanı 240 bin metrekareden fazla. Toplam bin 426 daire için 7 blok bulunuyor. Proje içerisinde stüdyo daireden 5 odalı daire seçeneklerine kadar birçok opsiyon mevcut.’’

Erzincan TSO Yeni Hizmet Binasında Yer Alan Ofis Projeleri Satılıyor

Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) tarafından inşaatı yapılan yeni hizmet binasında bulunan ofis projeleri satışa çıktı. 

Erzincan’da Atatürk Mahallesi bölgesinde bulunan Ticaret ve Sanayi Odası’nın yeni hizmet binası inşaatı hızla devam ederken, bina içerisinde bulunan ofisler satılmaya başlandı. 15-16-17 ve 18 Ağustos 2022 tarihleri saat 14.00’te ihalesi yapılacak olan ofisler, avan proje üzerinden satılacak. 

Kulu’da Hastane ve Meslek Yüksekokulu İnşaatı Başladı

0

Konya’nın Kulu ilçesinde yapılması planlanan bölge hastanesi ve sağlık meslek yüksekokulu inşaatının temel kazı çalışması başladı. 

Konya, Kulu ilçesinde hayata geçirilen hastane ve meslek yüksekokulu projesi Dinek Mahallesi’ne Sağlık Bakanlığı tarafından tahsis edildi. 364 milyon 290 bin TL yatırım bedeli bulunan projenin kazı çalışmalarını yerinde inceleyen Kulu Belediye Başkanı Murat Ünver, yetkililerden bilgi aldı. 

Konuya ilişkin konuşma gerçekleştiren Ünver, “Dinek Mahallesinde Sağlık Bakanlığına tahsis edilen yaklaşık 200 dönümlük arazi üzerine yapılması için temel kazı çalışması başlatılan yeni bölge hastanesi ve sağlık yüksekokulu inşaatı 364 milyon 290 bin TL’ye mal olacak. Kulu Bölge Hastanesi binasında 150 yatak, poliklinik odaları, 5 ameliyathane, yetişkin ve yeni doğan için yoğun bakım odaları, diyaliz ve acil müşahede odalarının yanı sıra, MR, tomografi ve röntgen olacak. İlçemize ve bölgemize böyle dev bir yatırımın gelmesinde emeği geçen bölge milletvekili Abdullah Ağralı’ya Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya ilçemiz adına teşekkür ederek Hayırlı uğurlu olsun temenni ediyorum” dedi.

Aydın’daki Okullar Güçlendiriliyor

0

Aydın’da Eylül ayında başlayacak eğitim sezonu öncesi yıkım kararı alınan okulların inşaat  çalışmaları başlarken 33 okul daha yıkılacak. 

Aydın’da depreme dayanıklı okulların güçlendirilmesi için yapılan çalışma devam ederken dayanıksız okullar yıkılarak yeniden inşa edilecek. Konuya açıklık getiren Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, ‘’Aydın’da 22 okulun güçlendirme çalışması tamamlandı. Ayrıca 2 okulun güçlendirmesi de devam ediyor. Toplamda 7 okulumuzun da projeleri hazırlandı ve halihazırda ihale aşamasındadır. 33 okulun ise yıkım kararı alındı. Yıkım kararı verilen okulların tamamı için; her yıkılan okulun yerine günümüz deprem yönetmeliğine uygun, fiziki şartları daha elverişli, ihtiyaç durumuna göre aynı ya da ileriye yönelik derslik sayıları daha fazla yeni okul binaları yapılacaktır.’’ dedi.

İzmir Otogarı Taşınacak

0

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Otogarının 2023 yılında tahliye edileceğini açıkladı. 

İzmir Otogarının 2023 yılında taşınacağını bildiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, otogarın yakınında bulunan Çimentaş Fabrikasının da yer değiştirmesi için uzlaşma yoluna gidileceğini açıkladı. 

İzmir, Bornova ilçesinde bulunan ve İzmir Otogarına yakın konumda bulunan Çimentaş Fabrikası’na ilişkin detayları bildiren Soyer, “Bu İzmir için büyük bir sorun. Bütün süreci titizlikle yürütüyoruz. Otogarı en geç 2023’te tahliye ettireceğiz. Çimento fabrikası için de uzlaşma yolunu arıyoruz. Onu oradan taşımaya yönelik bir imar düzenlemesi yapabiliyor muyuz, onun için çalışıyoruz. Her ikisiyle ilgili de çalışmamız var. Otogarla ilgili çok güzel bir projemiz var zaten en kısa sürede bu sorunu çözeceğiz” dedi. 

Marin City Projesinde Konutların Yarısı Satıldı

İstanbul, Beylikdüzü ilçesinde yer alan Marin City projesi satışa çıktı. Konutların yarısı şimdiden sahiplerini buldu. 

İstanbul’un Beylikdüzü ilçesine konumlandırılan ve Solmazlar Yapı tarafından hayata geçirilen Marin City projesi, toplam 92 konuttan oluşuyor. 4 katlı bina halinde tasarlanan projenin 43 adedi kısa sürede alıcı buldu. İstanbul’da yatay mimarinin örneklerinden biri olan projede kapalı otopark ile sosyal alanlar da bulunuyor. 

Toplam 93 konuttan oluşan projede, 2+1, 3+1, 4+1, 4+2 ve 5+2 olmak üzere 5 tipte daire seçeneği yer alıyor. Dairelerin büyüklükleri ise 100 metrekareden 210 metrekareye kadar değişkenlik gösteriyor. 

Emlak Konut Kartal İhalesi’nin İlk Oturumu Gerçekleşti

0

Emlak Konut’un İstanbul, Kartal’da hayata geçireceği projenin ihalesi için ilk oturum gerçekleştirildi. Oturuma, toplam 3 firma katıldı.

Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO), İstanbul’un Kartal ilçesinde hayata geçireceği yeni projesi için ihale düzenledi. 3 firmanın katılım gösterdiği ihalenin ilk oturumu yapıldı. Emlak Konut tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yapılan bildiride “İstanbul Kartal 12711 Ada 2 Parsel İşi ihalesinin 1. oturumu 10.08.2022 tarihinde saat 11:00 da yapılmıştır. Söz konusu ihalenin ön yeterlik bölümüne katılan istekliler ekte listelenmiştir. İhale komisyonu tarafından isteklilere ait ön yeterlik zarfları içerisindeki belgelerin ayrıntılı değerlendirilmesinden sonra, ihalenin Pazarlık-Açık Artırma-Kapalı Zarf Teklif Alma bölümünü içeren 2. Oturumunun tarihi ve saati isteklilere yazı ile bildirilecektir.” şeklinde açıklama yapıldı. 

İhaleye katılım gösteren 3 firma ise; MFA Taah. İnş. ve Tic. A.Ş, Baş Yapı İnş. Taah. ve Tur San. Dış. Tic. Ltd. Şti., Maksem Yapı Tic. A.Ş. oldu. 

Çanakkale’de Conkbayırı Cami ve Eğitim Binası Projesinin Temeli Atıldı

0

Çanakkale’nin Conkbayırı ilçesinde hayırsever vatandaşların katkılarıyla inşa edilecek olan Cami ve Eğitim Binası projesinin temeli atıldı.

Conkbayırı Tekzen bölgesine konumlandırılan Conkbayırı Cami ve Eğitim Binası’nın temeli düzenlenen tören ile atıldı. Törene, Milletvekili Bülent Turan, Vali İlhami Aktaş, Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Abdullah Köklü, İl Müftüsü Şükrü Kabukçu, Conkbayırı Cami Derneği Başkanı Hasan Batu, dernek üyeleri, din görevlileri ve hayırsever vatandaşlar katıldı. 

Okunan duaların ardından temeli atılan Conkbayırı Cami ve Eğitim Binası’nın töreninde konuşan Vali İlhami Aktaş, Conkbayırı Cami ve Eğitim Binası yapımı ve inşaat çalışmaları alanında destek gösteren tüm vatandaşlara teşekkür ederek, Çanakkale’ye hayırlı olmasını diledi. 

Artuklu Yol Çalışmaları Devam Ediyor

Mardin’in Artuklu ilçesinde vatandaşlara daha iyi sürüş imkânı sunulması amacıyla yapılan yol çalışmaları hızla sürüyor. 

Artuklu’da devam eden yol çalışmalarını yerinde ziyaret eden Artuklu Belediye Başkanı Mehmet Tatlıdede, yürütülen çalışmaları inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Artuklu’da yapılacak çok fazla iş olduğunu söyleyen Tatlıdede, “Gece gündüz demeden ilçemizi hak ettiği prestije kavuşturmak için tüm imkanlarımızı seferber edeceğiz.” ifadelerini kullandı. 

Tekirdağ’da Yol Yapım Çalışmaları Tüm Hızıyla Devam Ediyor

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, il genelinde yol yapım, bakım ve onarım çalışmalarını hızla sürdürüyor. 

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından başlatılan yol yapım, bakım ve onarım çalışmaları kapsamında Süleymanpaşa ilçesinde Naip Çevreyolu ile Işıklar Mahallesi arası bağlantı yolunda 10 bin 800 metre uzunluk ve 6,5 metre genişliği buluan ve toplam 70 bin 200 metrekarelik sathi kaplama çalışmaları tamamlandı. Çorlu ilçesi Bülent Ecevit Bulvarı ile Atatürk Bulvarı arasında bağlantı yoluna sahip olan Ali Osman Çelebi Bulvarı’nda ise sıcak asfalt çalışmalarına başlandı. 

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, “Tekirdağ’ın 11 ilçesinde ulaşım kalitesini arttırmak ve yol ağını genişletmek amacıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Süleymanpaşa ilçemizde yapımı tamamlanan yolumuzun vatandaşlarımıza ve ilçemizde hayırlı olmasını diliyorum.” şeklinde konuştu. 

Milas Kanalizasyon Hattı ve Arıtma Tesisi Yapımı İçin Anlaşma Yapıldı

0

Muğla’nın Milas ilçesinde yapılacak olan kanalizasyon ve arıtma tesisi projesi için 265 milyon TL’lik anlaşma imzalandı. İmzalanan protokol kapsamında Ören Mahallesi kanalizasyon hattının yapımı başlayacak. 

Muğla’da Milas ilçe sınırları için kanalizasyon ve arıtma tesisi çalışmaları başlatılacak. İmza töreninde konuşan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, “Ören’de büyük bir tersane kuruluyor. Ayrıca yat limanı var. Bu nedenle gittikçe gelişen bir bölgemiz. Biz de Ören’in altyapısını güçlendirmek için gerekli çalışmaları başlatıyoruz. Süre olarak 720 gün olma zorunluluğu var. Ancak amacımız önümüzdeki sene projeyi tamamlamak. Toplam 265 milyon değerinde kanalizasyon ve arıtma tesisi yatırımı gerçekleştireceğiz. Bugün kanalizasyon çalışması için protokol imzalıyoruz. Kısa bir süre sonra artıma ile ilgili de ihale yapılacak. O protokolü de imzalayacağız. Hep birlikte temel atma töreninde buluşacağız. Hepimize hayırlı olsun.” açıklamalarında bulundu. 

TÜİK Haziran 2022 İnşaat Maliyet Endeksini Yayımladı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Haziran 2022 inşaat maliyet endeksini açıkladı. Açıklanan verilere göre; inşaat maliyetlerinde yıllık artış yüzde 106,87 oldu. 

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı verilerde inşaat maliyetleri Haziran 2022’de yıllık bazda yüzde 106,87 seviyesini gördü. İnşaat maliyet endeksi aylık bazda 3,47 oranında arttı. Alt kademelere bakıldığında ise; inşaat malzeme endeksi bir önceki aya göre yüzde 4,16, bir önceki yıla göre yüzde 130,59 oranında arttı. İnşaat işçilik endeksinde ise aylık yüzde 0,72 artış görülürken yıllık yüzde 45,65 artış yaşandı. İnşaat maliyet endeksi verileri değerlendirildiğinde; bir önceki aya göre yüzde 2,58, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 101,79 artış gözlendi. 

Bina dışı yapıların inşaat maliyet endeksi bir önceki aya göre yüzde 6,31, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 124,27 arttı. Bina dışı yapıların malzeme endeksi geçen aya göre yüzde 7,51 artarken, bir önceki yıla göre yüzde 151,73 seviyesine ulaştı. İşçilik endeksinde ise bir önceki aya göre yüzde 0,86, bir önceki yıla göre yüzde 46,77 oranında artış yaşandı. 

MESKİ Yerleşke Binası İnşaatı Sürüyor

0

Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından inşa edilen Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi (MESKİ) Yerleşke Binası inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. 

Mersin, Çamlıyayla’da atölye ve ambar yapımı ile Arpaçbahşiş ambar yapım işi inşaat çalışmaları sürerken MESKİ Genel Müdürlüğü Doğu İşletmeler Dairesi Başkanlığı, Çamlıyayla’ya hizmet binası, ambar ve araç bakım-onarım atölyeleri kazandıran yeni bir yatırıma karar vererek çalışmaları başlattı. Çamlıyayla’da en kısa sürede hizmete açılması planlanan binanın yatırım bedeli 8 milyon 224 TL iken Erdemli, Arpaçbahşiş Mahallesi’ne inşa edilen ambar binasının yatırım bedeli 2 milyon 697 bin TL olarak belirlendi. 

Sakarya’da İnşa Edilen Kaynarca Yeni Emniyet Binası İnşaatı Tamamlandı

0

Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde inşaatı tamamlanan yeni emniyet binası, Eylül ayında hizmete açılacak.

Sakarya Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından Kaynarca’ya kazandırılan yeni emniyet binasının inşaat süreci tamamlandı. Eylül ayında hizmete girmesi beklenen yeni emniyet binası, 991 metrekare alanda 3 katlı olarak tasarlandı. Daha modern bir görünüme sahip olması amacıyla inşa edilen binanın açılış hazırlıklarına başlandı. 

Baykar Teknoloji, Ukrayna’da Fabrika İnşa Edecek

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasıl Bodnar, Türk firması Baykar Teknoloji’nin Bayraktar TB2 SİHA üretimi için Ukrayna’ya fabrika inşa edeceğini duyurdu. 

Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasıl Bodnar, Ukrayna Haber Ajansı’na yaptığı konuşma ile Şubat 2022 tarihinde yapılan görüşmeler sonucunda Kıyiv ile Ankara arasında Bayraktar TB2 SİHA üretimi için Baykar Teknoloji firmasının fabrika inşa edilmesi amacıyla Ukrayna’dan arsa aldığını ifade etti.

Bayraktar TB2 SİHA ve Akıncı TİHA’nın geliştiricisi olan Baykar Teknoloji’nin Ukrayna’dan arsa aldığını vurgulayan Bodnar, “Fabrikanın projesini de geliştirdiler ve onu sonuna kadar hayata geçirmeyi planlıyorlar, çünkü bu üretimi Ukrayna’da yapmak şirket sahiplerinin kişisel bir taahhüdüydü. Ve o sadece siyasi değil aynı zamanda pratiktir. Bu tesiste üretilecek modellerin önemli bir kısmı Ukrayna üretiminin bileşenlerine sahip olacaktır.” dedi. 

Yeni Adalet Cami Hizmet Binası İnşaatı Devam Ediyor

0

Bursa, Osmangazi ilçesinde yer alan Adalet Cami’sinin eski binası kullanılamaz hale geldiği için yıkılmıştı. Yerine yeniden inşa edilen binada betonarme imalatı tamamlanarak çatı örtüsü yerleştirildi.

Bursa, Osmangazi’de çevre sakinleri tarafından gelen talep doğrultusunda kullanılamaz hale gelen eski Adalet Cami Hizmet Binası’nın yerine inşa edilen yeni hizmet binası inşaat çalışmalarında ilerleme kaydedildi. Geçtiğimiz mayıs ayında başlatılan yıkım ve yapım çalışmaları sonucunda betonarme inşaat çalışmaları, çevre düzenlemeleri tamamlanarak binanın çatı örtü çalışmaları başlatıldı. 

Osmangazi ilçesi genelinde sosyal alanlar kazandırılmasına önem verdiklerini belirten Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, “Camilerimiz, yalnızca ibadethane değil, aynı zamanda mahalle sakinlerimizin buluştukları, birlikte sohbet edebildikleri birer buluşma yeri. İlçemiz, ne yazık ki yoğun göçten en fazla etkilenen, plansız ve çarpık yapılaşmanın getirdiği sıkıntıları en çok yaşayan ilçelerden biri. Osmangazi Belediyesi olarak, göreve geldiğimiz ilk günden itibaren hem kaçak yapılaşmanın önünü kesmek hem de mevcut çarpıklığın getirdiği sorunları çözmek için büyük bir çaba harcadık. Diğer yandan da her mahallemize yeni meydanlar kazandırıyoruz. Pek çok camimizin çevresini açarak, buraları vatandaşlarımızın buluşup birlikte vakit geçirecekleri alanlara dönüştürdük; dönüştürmeye de devam ediyoruz.” dedi. 

Samsun’da Kentsel Dönüşüm Çalışmaları Devam Ediyor

0

Samsun Büyükşehir Belediyesi ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), iş birliğinde başlatılan Kıran Mahallesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi hızla devam ediyor. 

Samsun, Kıran Mahallesi’nde ikinci etap rezerv konut inşaatları planlanan projeye uygun şekilde ilerlemeye devam ediyor. İkinci etap projesinde ise ilerleme kaydedilirken birinci bölgede 694 konut ve 9 iş yeri inşaatının yüzde 75’i tamamlandı. İkinci bölge inşaatlarında ise yüzde 55 oranında ilerleme kaydedildi. 51 blokta topla bin 404 konut, 37 dükkan ve 3 bin metrekare büyüklüğünde cami inşa edilecek olan projenin 20 bin 897 metrekarelik alanı peyzaj ile değerlendirilecek. 

Çalışmalar hakkında bilgi veren Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, “Kentsel dönüşüm şehrimizin modernleşmesinde, gelişmesinde ve büyümesinde en önemli projelerimizden birisidir. Geleceğe hazırladığımız Samsun için bu yatırımlara çok önem veriyoruz. Kentsel dönüşüm tabi ki çok kolay olmuyor ama insanlarımızın mutlu ve huzurlu şekilde yaşamasını, çocuklarımızın daha güzel ortamlarda büyümesini istiyoruz. Yeni vizyonuyla şehrimiz ve halkımız, bunu fazlasıyla hak ediyor. Bu sebeple kentin dört bir yanını yatay mimarili sağlam ve depreme dayanıklı yapılarla modernize etmeye çalışıyoruz. Desteklerinden dolayı da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum ile TOKİ idaresine teşekkür ederim. Samsun’u her alanda geleceğe taşımamızda bize destek olan milletvekillerimiz, il ve ilçe başkanlarımız ile ilçe belediye başkanlarımıza da ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yeni Mahalle ise Emlak Konut tarafından yapılıyor. Orada da rezerv 684 daire olacak. İnşallah kentsel dönüşümü de halkımızla el ele vererek başaracağız” ifadelerini kullandı. 

Antalya, Alanya EAH KABEV Projesini Uygulamaya Aldı

0

Antalya’nın Alanya ilçesinde bulunan Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (EAH) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı öncülüğünde ele alınan Kamu Binalarında Enerji Verimliliği Uygulaması (KABEV) zoom eğitim platformu üzerinden anlatıldı. 

Yenilenebillir enerji kaynaklarının öneminin arttığı son günlerde enerji verimliliği ile enerji tüketimini ve kamu kaynaklı cari açığının azaltılmasını hedefleyen Alanya EAH, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın desteğiyle enerji verimliliği üzerine yapılan çalışmalardan bahsetti. 

Katılımcılara bilgi paylaşımı yapan Doç. Dr. Oğuz Karahan şu açıklamalarda bulundu: 

“Binalarımızın enerji tüketimlerini, tasarrufa ilişkin çözümleri, enerji üretimlerine ilişkin çalışmalarımızı, teknik verileri içeren enerji etüt raporunu ve projesini katılımcılar ile paylaştık.  Projenin tamamlanmasıyla ısı yalıtımı, aydınlatma, elektrik kullanımı, havalandırma, ısıtma, soğutma, geri dönüşüm, bina otomasyonu ve su kullanımı alanında köklü tadilatlar yapılarak önemli ölçüde enerji tasarrufu yapmayı hedefliyoruz. Enerji dostu hastane projesi kapsamında güneşten enerji elde etmek amacıyla Güneş Enerji Santralleri (GES) projesi daha önceden başlatılmış gerek otoparklara gerekse de bina çatılarına güneş enerjisi panelleri yapılması yönünde, binaların yalıtımlarının baştan elden geçirilmesine kadar birçok iş ve işlemler de proje kapsamına dâhil edildi. Zoom eğitim platformu ile toplantıya katılan Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Elmalı Devlet Hastanesi yöneticilerimizle birlikte paydaş katılım toplantımızı gerçekleştirdik. Toplantıya halkımızı temsilen muhtar, esnaf, Alanya Belediye personeli, hasta yakını, sendika temsilcileri de yer aldı. Amacımız enerji tüketimini ve kamu kaynaklı cari açığın azaltılmasını sağlayarak, enerji verimliliği çalışmaları ile sektöre örnek olmak.”

Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Derneği’nden Önemli Açıklama!

0

Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Derneği Genel Başkanı Tayfun Gücenmez, Antalya’da denetleme sırasında üyelerine yapılan çirkin saldırıyla ilgili açıklamada bulundu.


Açıklamada şöyle denildi:


“8 Ağustos 2022 tarihinde Antalya’da hepimizi üzen, endişelendiren ve öfkelendiren bir olay meydana geldi. Üyemiz Yapı Denetim şirket yetkilisi inşaat mühendisi meslektaşımız Zekeriya Mengi, denetim esnasında şantiyede saldırıya uğradı ve şu an yoğun bakımda.

Binanın demir kontrollerinde, eksik ve yanlış demir uygulamalarının düzeltilmesinin istenmesi üzerine yaşanan bu elim olayda, meslektaşımız Zekeriya Mengi şantiyedeki üç usta tarafından ağır şekilde darp edilmiştir. Yanındaki yapı denetim kontrol elemanı meslektaşımız tarafından hastaneye kaldırılan Mengi, acilen ameliyata ve akabinde yoğun bakım ünitesine alınmıştır. Bugün ikinci bir ameliyata daha gireceği bilgisini aldık. Hayati tehlikesi devam ediyor. Meslektaşımız Zekeriya Mengi’nin bir an önce sağlığına kavuşmasını diliyor ve bu şiddeti kınıyoruz.

Yapı Denetim Kuruluşları Birliği olarak, her bir yapı denetim çalışanının, denetim görevlerini yerine getirirken şantiyelerde aynı riskle karşı karşıya olduğunu belirtmek isteriz. Hakaret, tehdit, küfür -maalesef ki- sıklıkla karşılaştığımız durumlar. Oysa biz, halkın can güvenliği için binaların mühendislik kurallarına göre yapılmasını sağlamak üzere görevli kuruluşlarız. Denetimlerimiz sırasında yaptığımız her uyarı, düzeltilmesini istediğimiz her yanlış imalat, başta 17 Ağustos 1999 depremi olmak üzere, daha önce defalarca yaşadığımız büyük acıları yaşamamak için. Ancak geldiğimiz noktada görüyoruz ki, kendi can güvenliğimiz yok.

Yapı denetim kuruluşları, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yetkilendirilmiş ve yine Bakanlık adına denetim yapan firmalardır. Biz görevimizin kutsallığının ve öneminin farkındayız. İstiyoruz ki bu ülkede tekrar deprem kaynaklı büyük acılar yaşanmasın -ki bunu mümkün kılacak olan yapı denetim kuruluşlarıdır. İnsanların evlerinde huzurla, depreme karşı güven içinde yaşamaları için sahadayız. Böylesine önemli bir kamu görevini yerine getirirken karşılaştığımız şiddetin hiçbir izahı, gerekçesi, affı olamaz. Bu yüzden tüm halkımızı yanımızda durmaya, destek olmaya davet ediyoruz.

Şantiye şefi başında bulunmayan hiçbir şantiyede denetleme işleri yürütülmeyecektir.

Peki neden? Çünkü bizler, yapı denetim kuruluşlarının teknik personel çalışanları olarak, sahada teknik personel olan şantiye şefleriyle değil, ustalarla muhatap olmak zorunda kalıyoruz. Bu işin okulunu okumuş, ilmini almış teknik personel olarak “Ben 40 yıllık ustayım, senden iyi bilirim” zihniyetiyle mücadele ediyoruz. Bir binanın, deprem anında nasıl davranacağını belirleyen demir imalatının kontrolü gibi son derece hayati bir mühendislik konusunda muhatabımızın yine teknik personel olmasını talep ediyoruz. Biz, şantiye şeflerini sahada görmek istiyor ve kanuni düzenlemelerin bu bağlamda yapılmasını talep ediyoruz.

Yetkililerden Yapı Denetim Kuruluşları Birliği olarak isteğimiz şantiyelerde etkin şantiye şefliği sisteminin devreye girmesi ile şantiyelerde denetim yapan yapı denetim personelinin kanun ile kamu yararına işlem yaptığının güvence altına alınmasıdır.”

Eskişehir Söğüt-Uludere Yolunda İkinci Etap Başlıyor

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan Söğüt-Uludere yolundaki çalışmalar hızlandırıldı. 

Eskişehir’de üst yapı sorunlarını ortadan kaldırmak için başlatılan bakım ve onarım çalışmalarını sürdüren Eskişehir Belediyesi, Söğüt-Uludere yolundaki yol çalışmalarını da hızlandırarak ikinci etaba geçti. Çalışmalar nedeniyle geçici süreliğine kapatılan yol ise birkaç saat içerisinde açılacak. 

Çalışmalar hakkında bilgi veren yetkililer, “Söğüt-Uludere Yolu üzerinde devam etmekte olan yol genişletme çalışmaları kapsamında, Söğüt-Uludere yolunun Kenter Sokak ile 1516. Sokağa kadar olan kısmı 10 Ağustos Çarşamba günü itibariyle geçici bir süre trafiğe kapatılacaktır. Sürücüler Aktürk Sokak, Kenter Sokak, 1527. Bulvar, 1500. Bulvar, 1521. Sokak, 1516. Sokak üzerinden Yaşamkent ile Keskin ve Uludere Mahallelerine ulaşım sağlayabileceklerdir. Toplu taşımada da mavi 16, siyah 36 ve siyah 74 numaralı hatlar Kenter Sokak üzerinden, siyah 5, siyah 53 ve siyah 78 numaralı otobüsler Aktürk Sokak üzerinden 1527. Bulvar, 1500. Bulvar, 1521. Sokak, 1516. Sokak güzergahından seferlerine devam edecektir. Bu bölgelerde kurulan geçici duraklardan vatandaşlarımız faydalanmaya devam edecektir.” açıklamasında bulundu. 

Emlak Sektörü Temsilcileri Gözünü Ofis Projelerine Çevirdi

Emlak sektörü temsilcileri ofis pazarında azalan arz ve artan kiralar sebebiyle oluşabilecek sıkıntılara karşı yatırımcıları uyarıyor. 

Artan kira ücretleri sebebiyle son bir yıldır konut yatırımı yapan yatırımcılar, kredi ve kira artışına gelen kısıtlamaların ardından ofis yatırımı yapmaya başladı. Sektör temsilcileri ise bu yönelmenin 2023 yılında ofis arzı sorununu ortaya çıkaracağını ifade ediyor.

Şimdiden döviz cinsinden artışların başladığını vurgulayan Cushman&Wakefield Türkiye Genel Müdürü Tuğra Gönden konutta uzun bir süre yapılamayan inşaatlara vurgu yaparak, “Şimdi çok çok benzer bir durumu çok yakında nitelikli ofiste görebiliriz. Özellikle kullanıcı tarafında bunu çok fazla göreceğiz. Arz sıkıntısı özellikle tek mülkiyetli büyük ofis alanında yaşanacak. İstanbul Finans Merkezi’ni bunun dışında tutuyorum. Çünkü katılım belgesi karşılığında kiralama yapılacağı için herkes Finans Merkezi’nde olamayacak.” dedi. 

İstanbul’da kiralık ofis sayısının ciddi oranda azaldığını belirten Kuzeybatı Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ergin ise, “Şu anda bazıları ofis alınmaz diyor. Ancak piyasayı bilen yatırımcılar alımlara başladı. Diğerleri de aralık sonu gibi alalım moduna girecekler. Çünkü konutta da artış önce kiralardan başladı. Kiralar çok yükselince alalım demeye başladılar. Şu anda geçen yıl konutta olan ofiste kiralama kısmında oluyor.” dedi. İç talebin yanı sıra yabancı şirketlerin de ucuz işçilik nedeniyle Türkiye’ye geldiğini vurgulayan Ergin, Ayrıca Türkiye’nin doğal nüfus artışı da var. Müteahhitler şu anda ofise başlasa da iki yıl içinde tamamlayabilirler. Tek iyi haber Finans Merkezi’nin geliyor olması oldu. Yoksa ofislerimiz şu anda bile dolmaya başladı. Yüzde 65-70’lere inen doluluk oranları yüzde 80’leri geçti.” şeklinde konuştu. 

Finans Merkezi’nin arz sıkıntısına çözüm olacağını ifade eden JLL Türkiye Ofis Kiralama Direktörü Mahir Mermer, “Bazı ofisler de konuta dönüştürüldü. Aslında ofislere ilgiyle birlikte talepte arttı. Kiralar da yukarı doğru çıkmaya başladı. Bazıları da dövizle kontrat isteme yoluna gitti. Ofislerin yarısını kamu kurumları kullansa da 800- 850 bin metrekaresi dışarıya kiralanacak. Maslak’tan büyük bir arzdan bahsediyoruz. Dolayısıyla ben bir sıkıntı görmüyorum. Yeni ofislerin çoğu içi tamamlanmadan teslim ediliyor. Yatırımcı da bu arda artan tadilat masraflarından dolayı daha çok lojistik, depo, otel yatırımlarına daha fazla ağırlık veriyor. Diğer taraftan taleple birlikte daha fazla ofis stokunun olduğu Kağıthane gibi ikincil lokasyonlara bir kayma olacak.” yorumunda bulundu. 

Kocaeli Dilovası’na 4 Yıldızlı Otel Projesi Yapılacak

Kocaeli’de faaliyet göstererek yatırım teşvik belgesi almaya hak kazan Akpınar Cıvata İnşaat firması, Dilovası’na 4 yıldızlı otel inşa edecek. 

Kocaeli’de kurulu ya da yeni kurulacak firmalar için yapılan yatırım teşvik belgesi çalışmasının ardından belgeyi almaya hak kazanan Akpınar Cıvata Hırdavat İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, 156 milyon 275 bin TL’lik yeni yatırımıyla Dilovası’na 99 oda ve 204 yataktan oluşan 4 yıldızlı otelin yapımı için harekete geçti. 

Otel projesinin hayata geçmesiyle beraber 50 kişiye istihdam kapısı açacağını belirten firma, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan talep ettiği ‘KDV istisnası, 3 yıllık sigorta primi işveren hissesi, yüzde 55 vergi indirimi ve yüzde 20 yatırıma katkı oranı’ isteklerinin kabul edildiğini duyurdu. 

İhracat 7 Ayda 4,7 Milyar Doları Aştı

Temmuz ayında ihracatını yüzde 20,1 artırarak 607,1 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörü, yüzde 27,3’lük artışla yılın ilk 7 ayında 4,7 milyar dolarlık ihracata imza attı.

Mevcut pazarlarının yanı sıra, hedef pazarlarda da önemli artışlar kaydettiklerini belirten AKAMİB Başkanı R. Onur Kılıçer, Rusya’dan önemli siparişler aldıklarını belirtti. Gelen siparişler neticesinde temmuz ayında Rusya pazarında yüzde 226,4’lük artış kaydederek 19,8 milyon dolarlık ihracat yaptıklarını dile getiren Kılıçer, “Savaşın sona ermesi durumunda başlayacak olan yeniden yapılanma süreci, özellikle sektörümüz için büyük fırsatları da beraberinde getirebilir. Yıl sonunda hedeflerimizi tutturacağımıza inanıyoruz” dedi. 

Türkiye’nin temmuz ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13,4 artarak 18 milyar 550 milyon dolar oldu. Yılın ilk 7 ayında yüzde 19,1’lik artışla 144 milyar dolara, son 12 aylık ihracatta ise yüzde 23,6’lık artışla 248,4 milyar dolara ulaşıldı.

Yılın ilk 7 ayında da büyüme göstererek, 7’de 7 yapan Türkiye ihracatına mobilya sektörü de önemli destek verdi. Türkiye mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatı, 2021 yılının temmuz ayına kıyasla yüzde 20,1 oranında artış göstererek, 607 milyon 118 bin dolara ulaştı ve en başarılı 10’uncu sektör oldu. Akdeniz Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (AKAMİB) de bu dönemde yüzde 0,3’lük artışla 63 milyon 45 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

Sektörün ilk 7 aylık verilerine bakıldığında ihracattaki büyüme dikkat çekiyor. 2022 yılı Ocak-Temmuz dönemi Türkiye mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatı, 2021 yılına kıyasla yüzde 27,3 oranında artış göstererek 4 milyar 728 milyon 598 bin dolar oldu ve sektörün 2022 yılı hedefi olan 8 milyar doların hedefine bir adım daha yaklaşıldı. Aynı dönem içinde AKAMİB yüzde 10,4 artış ile 538 milyon 717 bin dolar ihracat sağladı. 

“Savaş Sonrası Yeniden Yapılanma Süreci Fırsatları Beraberinde Getirebilir”

Mevcut pazarlarda büyümenin yanı sıra hedef pazarlarda önemli artışlar kaydettiklerini belirten AKAMİB Başkanı R. Onur Kılıçer; dünya genelinde yaşanan resesyon krizinin yanı sıra, Rusya-Ukrayna savaşının etkileri, yüksek enerji fiyatları gibi küresel gelişmelerin ticareti etkilediği bir dönemde pazar çeşitliliği sağlamaların faydalarını gördüklerini söyledi. Sektörün temmuz ayında Rusya’dan çok büyük siparişler aldığına dikkat çeken Kılıçer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gelen siparişler neticesinde temmuz ayında Rusya pazarında yüzde 226,4’lük artış kaydederek 19,8 milyon dolarlık ihracata imza attık. Savaşın sona ermesi durumunda başlayacak olan yeniden yapılanma süreci, özellikle sektörümüz için büyük fırsatları da beraberinde getirebilir. İhracatçılarımızın bunu iyi takip etmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu pazarda büyümeye devam edeceğiz. Yılın ilk 7 ayını hem AKAMİB hem de Türkiye geneli olarak iyi bir noktada tamamladık. 2022 yılının sonunda hedeflerimizi gerçekleştireceğimize dair inancımız tam. Her zaman söylediğimiz gibi, Türk ürünlerini tanıtma misyonumuzu, farklı pazarlarda ihracatımızı artırma çalışmalarımız için kıta kıta gezerek yapacağız.”

Rusya’ya Yüzde 226’lık Artış

Türkiye geneli sektörün 2022 yılı temmuz ayı ihracat rakamlarına göre değer bazında en başarılı pazar yine Irak oldu. Irak’a yapılan ihracat yüzde 2’lik artışla 68,8 milyon dolara ulaştı. Irak’ı 36,8 milyon dolarla İsrail, 34 milyon dolarla Birleşik Krallık, 27,8 milyon dolarla ABD ve 24,2 milyon dolarla Almanya izledi. En dikkat çekici artış ise yüzde 226,4’lük artışla 19,7 milyon dolar ihracat yapılan Rusya oldu. 2022 yılı Ocak – Temmuz dönemi Türkiye geneli ihracat rakamları incelendiğinde ise en çok artış yüzde 120,4 oranında Yunanistan’a yapılırken, ilk 10 içinde tüm ülkelere ihracat artışı kaydedildi.

AKAMİB’in 2022 yılı temmuz ayı ihracatında Irak yine ilk sırada yer aldı. Irak’ı sırasıyla; İsrail, Birleşik Devletler, Almanya ve Katar takip etti. Bu ayda en çok artış yüzde 166,1 ile Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapılan ihracatta gerçekleşti. İlk 7 ayda ihracatın ilk sırasında Irak yer aldı. İlk 10 ülke arasında en çok artış da yüzde 124 ile Katar’a yapıldı. Hedef pazarlardan ABD’ye yapılan ihracat ise yüzde 47,2 oranında artış kaydetti.

Diğer Ahşap Mamulleri Hızla Büyüyor

Sektörün temmuz ayı ihracatında alt grup bazında ilk sırayı kağıt-karton ve matbu yayınlar aldı. Bu grupta değer bazında yaklaşık yüzde 35,2’lik artış sağlandı. Ocak-Temmuz ihracat rakamları incelendiğinde ise en çok artışın yüzde 37,8 ile yine kağıt-karton ve matbu yayınlar ürün grubunda yaşandığı görüldü. Mobilyalar grubunda da yüzde 14,8 oranında artış gerçekleşti. 

AKAMİB’in 2022 yılı temmuz ayı ihracatı alt grup bazında değerlendirildiğinde ise mobilyalar ürün grubu yüzde 2,2 düşüşle ilk sırada yer aldı. Alt gruplar içerisinde diğer ahşap mamulleri grubunda yüzde 42,8 oranında artış olduğu görüldü. Ocak-Temmuz dönemi ihracat rakamları incelendiğinde ise ilk sırada yine mobilyalar ürün grubu yer alırken en çok artış yüzde 49,4 ile diğer ahşap mamulleri ürün grubunda gerçekleşti. 

Akyapı, Yeni Projeler İçin Arsa Yatırımlarına Başladı

Son 1 yıl içerisinde Limonlu Bahçe Konakları, Metkap ve Big Country projeleriyle 3 milyar TL’lik yatırıma başlayan Akyapı, devam eden inşaatların yanı sıra yeni projeler için arsa yatırımlarına hız kesmeden başladı. 

Toplam 3 milyar TL’lik yatırım değerine sahip projelerin inşaat süreci halen devam eden Akyapı, yeni projeleri için arsa yatırımlarını sürdürüyor. Sektörün ihtiyacına yönelik nitelikli gayrimenkul projeleri geliştirmeye devam eden Akyapı, konut projelerinin yanı sıra sanayi sektörüne yenilikçi projeler geliştirmek için de çalışmalarına devam ediyor. Yılın ilk yarısında yapılan yatırımlardan bahseden Akyapı Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Dinçel, “3 milyar liralık yatırım zincirimizde yer alan 1.3 milyar lira değere sahip Limonlu Bahçe Konakları’nda satışlarımız çok iyi gidiyor. 15 blokta toplam 509 daireden oluşan projemizde 148 adet ticari alan yer alıyor. Satışa çıktığımız ilk günden itibaren büyük bir ilgi gördük ve satışlarımız da devam ediyor. Projemizde kaba inşaatımızın da yüzde 15’ini tamamladık. İnşaat maliyetlerinin rekor artışlar gösterdiği, maliyetlerin her geçen gün değiştiği bu günlerde şantiyeleri devam ettirmek ve inşaatları tamamlamak çok önemli. Bu dönemde sadece güçlü firmalar inşaatlarını devam ettirebiliyor.” şeklinde konuştu. 

Bu yıl içerisinde satışa çıkan Metkap isimli sanayi projesinden ve bir diğer yatırımları Big Country’den bahseden Dinçel, “500 milyon lira yatırım değerine sahip olan Metkap, Akyapı’nın en çevreci sanayi projesi olarak öne çıkıyor. Bu projenin muhatabı metal ve plastik kaplama sektörü. Nisan ayında ön satışına başladık, burada da 137 adet bağımsız birim bulunuyor ve projenin bünyesinde kendi arıtma tesisi yer alıyor. Sanayi yatırımlarımız bizim için konut kadar değerli. Farklı sektörlere yönelik sanayi projelerimize devam edeceğiz. Bu konuda yatırımlarımız da sürüyor. Yatırım zincirimizin 3’üncü halkası ise 1,2 milyar lira yatırım değerine sahip villa projemiz; Big Country. İstanbul Büyükçekmece’de yer alan Big Country, birbirinden bağımsız 126 adet tek katlı villadan oluşuyor. Big Country’deki tüm villalar, birbirlerinin manzarasını engellemeyecek bir düzende, sakinlerinin Büyükçekmece Gölü ve Marmara Denizi’nin eşsiz manzaralarını kesintisiz bir şekilde deneyimleyebilmesi için özel olarak tasarlandı. Tek katlı, müstakil, geniş bahçeli, kapalı otoparklı ve sosyal tesis ayrıcalıklarıyla gerçek bir villa deneyimi sunan projemizde de inşaatımız hızla devam ediyor.”

 dedi. 

Öte yanda yeni yatırım fırsatlarını değerlendirdiklerini belirten Dinçel, “Türkiye’de konuta olan talep çok canlı ve artarak devam ediyor. Hem oturum hem de yatırım amaçlı olarak yüksek bir talep gözlüyoruz. Akyapı olarak yeni projelere odaklandığımız bu dönemde mevcut projelerimize yenilerini eklemek için var gücümüzle çalışıyoruz. Yeni projelerimizin hazırlıklarına da başladık, yıl sonuna doğru duyurmayı planlıyoruz. Akyapı olarak bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da örnek projelere imza atmaya devam edeceğiz. Ayrıca markamızı taşıyarak, değerine değer katacağımız yeni bölgeler arıyoruz. Arsa alımlarımız devam ediyor. İstanbul’daBaşakşehir, Kayaşehir, Dudullu ve Hadımköy’deki sanayi projelerimiz için çalışmalarımızı başlattık. Yeni konut projelerimiz için de yatırımlarımızı sürdürerek, hız kesmeden yeni döneme hazırlanıyoruz.” ifadelerinde bulundu.  

Üçay Mühendislik Enflasyona Karşı Mücadele Politikasında Tüketiciyi Merkeze Aldı

0

Artan maliyetler karşısında tüketiciyi rahatlatacak çözümler sunduklarını belirten Üçay Mühendislik Enerji Grup Direktörü İlgin Eray, “Üçay Mühendislik olarak artan maliyetlerin farkındayız. İklimlendirme temel bir ihtiyaç olduğu için müşterilerimizin yanındayız. Müşterilerimize kredi kartında ve senette esnek ödeme seçenekleri sunuyoruz.” dedi. 

Enflasyonda yaşanan artış ile birlikte ürünlerin son kullanıcıya ulaştığı fiyatlarda yaşanan artış pek çok alanda kendisini gösteriyor. Üçay Mühendislik Enerji Grup Direktörü İlgin Eray, Üçay Mühendislik’in sunmuş olduğu Zero House sistemi ile enerji, ısı pompası gibi tüm süreçlerde ihtiyaç duyulan enerjiyi güneş panelinden elde ettiklerini de söyledi. Eray, müşterilerin maddi olanaklarına göre de çözümler geliştirdiklerinin özenle altını çizdi. 

Ukrayna-Rusya Savaşı başta olmak üzere yaşanan iklim kriziyle enflasyon rakamları pek çok ülkede yılların en yüksek seviyesine ulaştı.  Artan enflasyon oranları nedeniyle şirketler mevcut karlılığını korumak ve mümkünse artırmak adına birçok politikayı uygulamaya başladı. Bu politikalar neticesinde de çoğu ürünün son tüketiciye ulaştığı fiyatlarda gözle görülür bir artış yaşandı. 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2022 yılı temmuz ayı rakamlarına göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 79.60, aylık olarak ise yüzde 2.37 arttı. Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise yıllık yüzde 144.61, aylık ise yüzde 5.17 artış gösterdi. TÜİK’e göre TÜFE’deki değişim bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 79.60 olarak gerçekleşti.

Gaz Üretimi ve Dağıtımında Yüzde 18,96 Artış Gerçekleşti

Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 6.44, imalatta yüzde 2.94, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 18.96 ve su temininde yüzde 5.15 artış olarak gerçekleşti. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme yüzde 441.75, ham petrol ve doğalgaz yüzde 272.91, kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 243.42 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu. 

Şubat 1998’den Bu Yana En Yüksek Seviye

İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre ise İstanbul’da perakende fiyatları yıllık bazda yüzde 99.1 artış gösterdi. Böylece endekste yıllık değişim Şubat 1998’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. 

Tüketici Dostu Çay Mühendislik, Tasarruf ve Verimlilik Sağlıyor

Türkiye’de doğalgazın ulaştığı her noktada hizmet verebilmek hedefiyle çalışmalarını sürdüren ÜÇAY GRUP,  yükselen enflasyon oranları nedeniyle son kullanıcıyı artan maliyetler karşısında minimum ölçüde etkileyecek finansal çözümler ile dikkat çekiyor. 500 binden fazla evi doğalgaz ile buluşturan Türkiye’nin en büyük doğalgaz dönüşüm şirketlerinden ÜÇAY Mühendislik, tüketicilere tasarruf ve verimlilik avantajı sağlıyor.

“Temel Bir İhtiyaç Olduğu İçin Müşterilerimizin Yanındayız”

Enflasyonun etkisiyle artan maliyetlerin farkında olduklarını belirten ÜÇAY Mühendislik Enerji Grup Direktörü İlgin Eray, “İklimlendirme temel bir ihtiyaç. Biz de bu temel ihtiyacın karşılanması için müşterilerimizin yanındayız. Kullanıcılarımıza kredi kartına 12 ay taksit, senette ise 18 aya varan taksit seçeneği sunuyoruz. Böylelikle onların yükünü hafifletmeye çalışıyoruz” dedi. 

“Şu An Mevcut Yakıtlar Arasında En Zararsızı Doğalgazdır”

İklimlendirme ihtiyacının bugüne kadar klasik ve konvansiyonel olarak kombi, doğalgazlı sistemler, kömür kazanı gibi doğaya da aslında emisyonlardan dolayı zarar veren sistemlerden oluştuğunu belirten Eray, “Doğalgazın da bir emisyonu var ama emisyon yayma oranları karşılaştırıldığında diğerlerine göre daha az. Şu an mevcut yakıtlar arasında en zararsızı doğalgazdır. Bütün bu işlerin bir de mühendislik ekonomisi var” şeklinde konuştu.  

Zero House İle İhtiyaç Duyulan Tüm Enerjiyi Güneşten Elde Edin

Küresel olarak yaşanan gelişmeler de göz önüne alındığında günümüzde en uygun çözümün ÜÇAY Mühendislik’in sunmuş olduğu Zero House sistemi olduğunu vurgulayan İlgin Eray şu ifadeleri kullandı:

“Zero House ile enerji, ısı pompası gibi tüm süreçlerde ihtiyaç duyulan enerjiyi çatıdaki güneş enerjisinden elde etmiş olacaksınız. Buradaki elektriği gerekirse elektrikli şarj istasyonu kurarak araçlarınızda da kullanabilirsiniz. Bu bahsettiğimiz şey, en trend ve en yeni nesil sistemdir. Fakat bir de bunun mühendislik ve ekonomik tarafı var. İhtiyacı karşılamak tabii ki mümkün ama sınırsız bir kaynak yok burada. Eldeki imkân ve kaynaklarla bu çözümü müşteriye vermek lazım. 

“En Doğru Çözümü Sunmaya Çalışıyoruz”

Müşterinizin bütçesi ve yapabilecekleri de bu konuda çok önemlidir. Cebinde çok parası olan müşteri ile cebinde kısıtlı parası olan müşteriye çözüm sunabilecek kapasitede olmanız gerekmektedir. ÜÇAY Mühendislik olarak müşterilerimizin tamamına elindeki ekonomik gücü ve mevcut trendleri değerlendirerek optimum bir çözüm sunuyoruz. Müşterinin ihtiyacı, mühendislik doğruları ve mevcut şartlara göre en doğru çözümü sunmaya çalışıyoruz.”

6 Yıl İşçilik ve Tesisat Garantisi

ÜÇAY Mühendislik, Türkiye geneli şubelerinde doğalgazı olmayan konutlarda ana kolon doğalgaz tesisatı, daire içi gaz tesisatı, kombi montajı, radyatör montajı ve kalorifer tesisatı uygulamalarını gerçekleştirerek kullanıcılara tam destek sağlıyor. Bireysel doğalgaz dönüşümüne yönelik tüketicilerine çok ciddi avantajlar sağlayan ÜÇAY Grup, uyguladığı projelere 6 yıl gibi bir tesisat ve işçilik garantisi sunmasının yanı sıra hızlı iş teslimi ve hizmet sonrası 7/24 çağrı merkezi desteği gibi yaklaşımlarıyla dikkat çekiyor. ÜÇAY Grup, yapılan en ufak sistemde bile tasarruf ve verimliliğin maksimum olması için çalışmalarını sürdürüyor.

1915 Çanakkale Köprüsü’ne Ödül!

0

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) idaresinde bulunan ve DL E&C, Limak, SK ecoplant ve Yapı Merkezi ortaklığı tarafından yapılan 1915 Çanakkale Köprüsü ve Malkara-Çanakkale Otoyolu ödül aldı.

Avrupa Yapısal Çelik Birliği (European Convention for Constructional Steelwork – ECCS) tarafından günümüz köprülerinde çelik kullanımının sıklaştırılmasına teşvik amacıyla verilen ödül olan ‘Avrupa Çelik Köprü Ödülü’ 1915 Çanakkale Köprüsü’ne verildi. Jüri tarafından yapılan değerlendirilmelerde 1915 Çanakkale Köprüsü, San Francisco’da yer alan Golden Gate Köprüsü’ne kardeş yapı olarak ifade edildi. 2023 metre orta açıklığıyla dünyanın en yüksek kuleli asma köprüsü unvanına sahip olan köprü, modern mega mühendisliğin bir örneği olarak adlandırıldı. 1915 Çanakkale Köprüsü Karayolu ve Demiryolu Köprüleri kategorisinde Avrupa’nın en iyisi seçildi. 

Jüri üyeleri arasında yer alan ECCS Silver Medal ve Charles Massonnet Bilim Ödülü sahibi Prof. Dr. Nesrin Yardımcı Tiryakioğlu verilen ödül ile ilgili, 1915Çanakkale Köprüsü, bölgedeki kuvvetli rüzgarlara ve deprem risklerine dayanıklı şekilde inşa edildi. Bu mega mühendislik yapısı, mimari açıdan da büyük beğeni topladı. Dört yıllık rekor sürede inşaatı tamamlanan asma köprüde, yapıya uygun yüksek mukavemetli çelik kullanımı, operasyonların daha hızlı, sağlam ve dayanıklı yürütülmesini sağladı. 1915Çanakkale Köprüsü günümüzün modern çelik yapıları için zengin bir örnek oluşturuyor.” dedi.

Kastamonu Bozkurt’un Yeniden İnşası Başladı

0

11 Ağustos 2021 yılında yaşanan sel felaketinin ardından sular altında kalan Kastamonu, Bozkurt’ta yeniden inşaat çalışmaları devam ediyor.

Yusufeli ilçesinin her noktasında başlatılan çalışmalar sonucunda ‘’Karadeniz’in en güzel ilçesi’’ haline gelmesi hedefleniyor. Çalışmalar hakkında bilgi veren Bozkurt Kaymakamı Murat Atıcı, “11 Ağustos 2021 tarihinde Bozkurt’ta yaşanan sel felaketinde 72 vatandaşımız vefat etmişti. İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum, selin hemen ardından 45 gün boyunca sahadaydı. Bu süreç içerisinde planlamalar hızlı bir şekilde yapıldı. Konutların ve dükkanların yapımına hemen başlanıldı. Şu anda 649 tane konutumuzun yapımına son hızla devam ediliyor. TOKİ tarafından örnek konutumuz, AFAD tarafından örnek köy evimizin yapımı tamamlandı. Şu anda 123 tane iş yerimizin de yapımı devam ediyor. 16 dükkanın da yapımı bitti, bazı iş yeri sahiplerimiz taşınmaya başladı. Ayrıca Bozkurt Sanayi Sitemizde 53 tane dükkanımız ve 2 büyük fabrikamızın yapımı bitti, bu hafta içerisinde teslimatlarını yapmayı planlıyoruz. İlçemizde yüzyılın en büyük afeti yaşandı. Metrekareye 453 kilogram yağış düşmüştü. 65 bin kamyonluk rusubat malzeme ilçemize gelmişti. İlçemizin bütün altyapısı İller Bankamız sayesinde yenilendi. DSİ’miz duvar, tersip bendi ve köprü çalışmalarını son hızla devam ettiriyor. Doğalgaz çalışmalarının da bitmesinin akabinde yollarımızın yapımına başlanılacak. Hem zarar gören elektrik hatlarının yer altına alınması hem de doğalgaz çalışmalarından dolayı yol yapım çalışmalarına başlamamıştık. Konutların bir kısmının teslimatı, Hükümet Konağımız, İlçe Emniyet Müdürlüğü binamız, Gençlik ve Spor Bakanlığımızın sentetik sahası, ihalesi yeni yapılan kapalı spor salonunun en kısa sürede bitirerek teslim edeceğiz” 

Artvin Yusufeli’nde Tapular Dağıtıldı

0

Artvin, Yusufeli ilçesinde baraj inşaatı kapsamında ilçenin taşındığı yerleşim yerinde çalışmalar tamamlanarak hak sahiplerine tapuları devredildi. 

Yusufeli ilçesinde tamamlanan konutlar borçlandırma ve becayiş işlemleriyle hak sahiplerine tapularıyla teslim edildi. Bugüne kadar toplam 501 adet hak sahibine konut teslim edilirken 127 hak sahibine ise iş yerleri devredildi. 

Temelde 275 metre yüksekliğiyle Türkiye’nin 1’inci dünyanın ise 3’üncü en yüksek kemer barajı olan Yusufeli, son hazırlık aşamasına geldi. 

Hak sahiplerinin borçlandırma işlemleri için 60 gün takvimi, becayiş işlemleri ise 30 gün takvimi planlanıyor. Yeni yerleşim alandı kaymakamlık binasında kurulan ofiste gerçekleştirilen işlemlerde ilgili kurumların çalışanları hak sahiplerine yardımcı oluyor. Hafta sonu devam eden çalışmanın kısa sürede tamamlanması planlanıyor.

Malatya’da Faik Erdoğan Vakfı Cami’nin İnşaatı Hızla Sürüyor

0

8 Haziran 2022’de Malatya, İnönü Mahallesi’nde temeli atılan Faik Erdoğan Vakfı Cami’nin inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor.

Malatya, İnönü Mahallesi’nde inşaat çalışmaları devam eden Faik Erdoğan Vakfı Cami çalışmalarının kaba inşaatı tamamlandı. Kısa bir süre içerisinde ince işçiliklerinin de bitirilmesi hedefleniyor. 

Çalışmaları yerinde inceleyen Vakıf Mütevelli Heyet Başkanı Reşat Erdoğan, “Camimiz kısa bir süre sonra inşallah ibadete açılacak. Mahalle halkı böylelikle daha rahat bir ibadet yapma imkanına kavuşmuş olacak. Vakıf olarak imkanlarımız ölçüsünde her konuda yardımlarımız devam edecek.” açıklamalarında bulundu.

İnşaatın kısa bir süre içerisinde büyük aşama kaydettiğini söyleyen mahalle sakinleri ise, “Reşat beyden Allah razı olsun. Mahallemizdeki en büyük eksiklik bir camimizin olmamasıydı. İnşaatın bu kadar hızlı yürümesi bizleri çok mutlu etti. İbadete açılacağı günü sabırsızlıkla bekliyoruz. Reşat beyin babası Faik Erdoğan başta olmak üzere, ebediyete intikal eden bütün Müslümanlara rahmet diliyoruz.” şeklinde konuştu.

Arse Panaroma Park Projesi Satışta!

Bursa’nın Karacabey ilçesine konumlandırılan Arse Panaroma Park projesi, yatırımcılarına benzersiz yaşam alanı deneyimi sunmaya hazırlanıyor.

Şehrin gürültüsünden uzak bir yaşam alanı amacıyla yola çıkılan Arse Panaroma Park projesi satışa çıktı. Arse İnşaat tarafından hayata geçirilen projede, bahçe kat, ara kat ve 3+1 konut seçenekleri bulunuyor. Toplam 66 adet lüks dairenin bulunduğu proje, açık otopark, açık ve kapalı yüzme havuzu, spor alanları, çocuk oyun parkı, sosyal alanlar gibi hizmetler sunarken, asansör, hidrofor, jeneratör, su deposu, uydu ve yangın merdiveni gibi hayat kolaylaştırıcı imkanlar da barındırıyor. 

Banka kredisini uygun satış seçeneklerinin de yer aldığı projede 3+1 dairenin fiyatı 1 milyon 500 bin TL ile 1 milyon 600 bin TL aralığında değişiyor. 

TK Elevator’ın yeni S100 Merdiven Asansörü Ev İçi Mobiliteyi Bir Sonraki Seviyeye Taşıyor

TK Elevator, S100 Merdiven Asansörü ile kullanıcılarına olağanüstü güvenlik, işlevsellik ve konforu bir arada sunuyor. Kullanıcı dostu bir deneyim için sezgisel kumanda koluyla kullanım kolaylığı sağlayan S100, her türlü yaşam alanı estetiğine uyacak yumuşak ve köşesiz tasarımıyla da ön plana çıkıyor.

İnovatif ürünleri ve mobilite çözümleriyle hayatı kolaylaştırmaya odaklanan TK Elevator; ev içi mobilitenin engel oluşturduğu kişilerin daha özgür hissetmelerini sağlayan güvenli çözümler sunmaya devam ediyor. Yeni S100 Merdiven Asansörü, çok sayıda ödül almış olan S200 Merdiven Asansörü’nün kapsamlı ve ileri teknolojisini bir araya getiriyor. Böylece kullanıcıların mobilite ihtiyaçlarına uygun seçenekler sunuyor.

Kapsamlı Güvenlik Özellikleriyle Donatıldı

S100 Merdiven Asansörü, kol dayanağı tam olarak katlanmadıkça merdiven asansörünün hareket etmemesini sağlayan ‘kol dayanağı algılama’, ‘acil durdurma düğmesi’, ‘çağrı cihazı’ gibi kapsamlı güvenlik özellikleriyle donatıldı. Asansörde isteğe bağlı bir şekilde bulunan çağrı cihazı, kullanıcının ihtiyaç halinde arkadaşlarıyla, ailesiyle ve tıbbi danışmanlarıyla iletişim kurabilmesine imkân tanıyor. Ayrıca, yeni yüksek kaliteli emniyet kemeri algılaması, en üst seviyede güvenli işletim sağlıyor.

160 Kilograma Kadar Ağırlık Taşıma Kapasitesi

Günümüzde birçok insan için bir merdiven asansörünün ağırlık kapasitesi ortak bir endişe konusu oluyor. S100 bu soruna da bir çözüm getiriyor: Merdiven asansörünün koltuğu 160 kilograma kadar ağırlık taşıyabiliyor. Koltuk yüksekliğinin ayarlanabildiği merdiven asansöründe mümkün olan en yüksek konforu sağlamak için, sırttan dize uzunluk azaltılarak, koltuk hatları daha geniş ve daha derin hale getirildi.

Yeni Bir Mobilite ve Bağımsızlık Düzeyi

Konuyla ilgili açıklama yapan TK Elevator Home Solutions CEO’su Mauro Carneiro, “S100, evdeki insanlara yeni bir mobilite ve bağımsızlık düzeyi sunmak için hayata geçirildi.  Ürünümüz gelişmiş teknolojisiyle evlere azami konfor ve güvenlik sağlıyor. S100’ün yumuşak ve köşesiz tasarımı, yaşam alanlarının genel atmosferiyle de mükemmel bir uyum yakalıyor.” şeklinde konuştu.

S100, parmaklar, başparmaklar, bilek ve hatta kullanıcının elinin kenarıyla bile çalıştırılabilen sezgisel ve kullanımı kolay bir kumanda koluyla kontrol ediliyor. Ayrıca merdiven asansörü, yetkisiz kullanımları önlemek için bir tuş kilidine de sahip. Bu sayede küçük çocuklar ziyarete geldiğinde veya ortak alanlara kurulduğunda kolayca kapatılabiliyor.

Yeni S100’ün koltuk, kol desteği ve ayak dayama yeri, her eve mükemmel uyum sağlaması için baskın olmayan ve zamanı geçmeyen renklerle donatıldı. S100 tüm bu özellikleriyle 2021’de Red Dot ve Alman Tasarım Ödülüne layık görülen S200 merdiven asansörünün de içinde yer aldığı TK Elevator’ın yenilikçi portföyüne en son eklenen model olarak kendine yer buluyor.

Kütahya’da Otel Binası İçin İhaleye Çıkıldı

Kütahya, Tavşanlı Belediyesi, Göbel Termal Tesislerine otel binası yapımı için ihale açtı.

Göbel Termal Tesislerine yapılacak olan otel binasının alanı yaklaşık olarak 4 bin 800 metrekare. İnşa edilecek otel ise bodrum ve 4 kattan oluşacak. Otelin inşaat süreci ise yer tesliminden itibaren 330 gün olarak belirlendi. 

Tavşanlı Belediyesi tarafından açılan ihale Göbel Termal Tesislerine Otel Binası İkmal İnşaatı Yapım İşi yapım işi 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 19’uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecek. İhale günü ve yeri ise 26 Ağustos saat 15.00’da Tavşanlı Belediyesi toplantı salonu olarak ifade edildi.

Helmann, Gayrimenkul Yatırım Fonu Kurdu

Helmann Yönetim Kurulu Başkanı Selman Özgün şirketin, Albaraka Türk iş birliği ile gayrimenkul yatırım fonu kurduğunu açıkladı. 

Kurulan bu fon ile yatırımcıların daha yüksek gelir elde etmesini ve kira gelirinden getiri kazanmasını amaçladıklarını belirten Helmann Yönetim Kurulu Başkanı Selman Özgün, ‘’Bu fonlar, gayrimenkul yatırımlarında şeffaflık, denetim, uzman yönetim ve likidite sağlayan bir yatırım aracıdır. Yatırımcıya birçok alanda avantaj sunar, gayrimenkule ilişkin riskleri en aza indirir, elde edilecek geliri yükseltir. Bizim de kurduğumuz fonla en önemli amacımız ‘yatırımcıların gayrimenkullerindeki değer artışı ve kira geliriyle getiri elde etmesini sağlamaktır.’’ dedi.

Gayrimenkul Yatırım Fonu’nun Helmann’ın tüm projelerinde kullanılabildiğini vurgulayan Özgün, yeni projelerden de bahsetti. Afyon’da başlattıkları son projenin AVM, otel, termal tesis, sağlık tesisleri, akaryakıt istasyonu, zincir market, eğlence tesisleri ve dinlenme alanları barındırdığını, projenin inşaat sürecinin ise en kısa zamanda başlayacağını söyledi. 

Yatırımcılarla markalı arsaları buluşturacakları tanıtım çalışmasının kısa süre içerisinde başlayacağını ifade eden Özgün, ardından Ankara’da yeni bir projeye başlanacağını ifade etti. 

Şanlıurfa’nın Kayak Merkezi’ne Otel Geliyor

0

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, Karacadağ Kayak Merkezi’nde kış turizmine katkı sağlamak amacıyla otel inşa ediyor. 

Bölgenin tek kayak merkezi olması nedeniyle ilgi çeken Karacadağ’a otel inşa eden Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, bölge turizmine katkı sağlayacak. 

Tüm hızıyla inşaat süreci devam eden otel, bodrum, zemin, 1 ve 2’nci kat olmak üzere toplam 4 katlı olacak. 3 bin 600 metrekare 2 adet kapalı alandan oluşacak olan yapı, restoran, kafeterya ve 18 odayı bünyesinde barındıracak. 

Projede çalışmaların en kısa sürede tamamlanıp hizmete açılması hedefleniyor. 

GF Hakan Plastik: Deprem Bölgesinde Esneklik Esastır!

0

GF Hakan Plastik, ”Deprem, tüm dünyanın yaşadığı; ne yazık ki üzücü sonuçların yaşandığı doğa olaylarının başında geliyor. Ülkemizde yıllara yayılan aralıklarla ve son olarak 17 Ağustos 1999 depremi ile andığımız bir deprem gerçeği ile yaşıyoruz. Birinci derecede deprem kuşağında olan bir ülke olarak böylesi bir can ve mal kaybının yaşanmaması için zamanlı bir şekilde önemlerin alınması gerekiyor.” diyerek çeşitli açıklamalarda bulundu.

17 Ağustos depreminin 23. yıl dönümü yaklaşırken GF Hakan Plastik Altyapı Satış Müdürü Hüseyin Er, altyapı sistemlerine vurgu yaparak deprem bölgesinde esnekliğin önemine dikkat çeken bir açıklamada bulundu:

“GF Hakan Plastik olarak, su ve gazın sanayi, kamu hizmetleri ve yapı teknolojisi içinde güvenli bir şekilde taşınması için sistem çözümleri ve yüksek kaliteli bileşenler üretiyoruz. 17 Ağustos depreminin yıl dönümü yaklaşırken, bu konuya altyapının sağlıklı işlemesi açısından değinmek istiyoruz. 

Depremden sonra kopan boru hatları tamir edilirken temiz su olmadan, kanalizasyonsuz veya doğalgazsız birkaç hafta, hatta birkaç gün düşünebiliyor musunuz? Bununla birlikte deprem anında madenlerde kullanılan kimyasalların taşınmasında oluşabilecek hasarların doğaya, çevreye ve insan sağlığına oluşturabilecek zararları düşünmek bile çok üzücü. Yaklaşan bir felaketle karşı karşıya kaldığınızda, felaketi önlemek veya en aza indirmek için adımlar atmak doğal değil mi? İster inanın ister inanmayın, şehirlerimiz ve büyük metropol bölgeleri bu gibi durumların zirvesindedir, ancak belediyelerin hasar etkisini azaltmak için uygulayabilecekleri önlemler bulunmaktadır.

Örneğin hemen hemen her ABD eyaleti ve Kanada eyaleti bir miktar deprem faaliyeti yaşadığından, belediye başkanları bir deprem olayı sırasında tehlikeye giren boru hatları konusunda endişelenmektedir. Çünkü çoğu belediyenin boru sistemi deprem yüklerine dayanacak şekilde tasarlanmamıştır. Sismik bölgelerdeki binalar ve bu koşulları sağlayan diğer yapılar için gereklilikler ve standartlar belirlenmesine rağmen, müteahhitler ve tasarım danışmanları boru sistemlerinde bu tehlikeleri ele almamaktadır. Japonya bir ada ülkesi olarak yine depremle yüz yüze olan bir ülkedir. Geliştirdikleri yapı sistemleri ile hasarları en aza indiren Japonya, altyapı sistemleri konusunda özellikle 1995 yılından bu yana polietilen boru sistemlerini tercih etmektedir. 

Platisticpipe’ın  sitesinde yayınlanan bir araştırmaya göre aslında Japonya’da, polietilen (PE) boru uzun süredir kullanılmaktadır, ancak kullanımı su servisi (düşük yoğunluklu PE/PE 50) ve gaz servisi (orta yoğunluklu PE/PE 80) için sınırlıdır. 1995 yılında meydana gelen 6 bin kişinin öldüğü ve yaklaşık yarım milyon evin yıkıldığı Kobe Depremi’nden sonra su dağıtım uygulamaları için PE100 boru satışına başlanmıştır; çünkü depremde PE100 borularda hasar çok fazla olmamıştır. Osaka’da gaz, çelik ve demir sistemlerinde arızalar bulunmuştur; ancak hiçbiri PE100 borularının monte edildiği yerde değildir. Bu nedenlerden dolayı Japonya, mümkün olan her yerde ve her zaman ülke genelinde boru hatlarını sistematik olarak PE100 ile değiştirmeye başlamıştır.

1980’lerin sonlarında geliştirilen “PE100” malzemesinin yer altı basınçlı boru hattı için esneklik, darbe dayanımı, çatlama önleyici yayılma performansı ve dayanıklılık gibi özellikleri bulunmaktadır. 

PE-100’ün sismik yüklere karşı bu kadar dirençli olmasının nedeni düşük elastisite modülüdür. Düşük elastisite modülü sayesinde PE100 malzemesi, geleneksel metal borulara ve diğer sert boru sistemlerine oranla depremlerin neden olduğu dış yükleri telafi etmede çok daha üstündür. Düşük bir E Modülü, malzemenin çevrim yükleri, hidrolik şoklar ve dış gerilmeler altında kendini telafi etmesini sağlamaktadır.

Elastisite Modülü, malzemelerin deformasyona dayanma kabiliyetini ölçer (basınç÷ gerilim)

GF PE100 = 0.8 GPa

Karbon Çeliği = 150-200 GPa

Kanıtlanmış yüksek esnekliği ve yer hareketinden sapmalara direnme kabiliyeti ile PE100 boru sistemleri, tahribatı azaltabilir veya ortadan kaldırabilir; yangınları söndürmek için değerli su hatlarını koruyabilir ve korunan yeraltı boru hatları bozulmadan kaldığından iletişimin kopması engellenebilir.

PE100 boru sistemlerinin aşınma ve pas direnci, maliyet etkinliği, asitlere karşı üstün dayanıklılığı, sıfır sızıntı kabiliyeti ve kurulum kolaylığı gibi üstün özellikleri, dünya çapındaki gaz şirketleri için tercih edilen malzeme olarak en üst sıralarda yer almaktadır. Bugün Kuzey Amerika’daki tüm gaz servis hatlarının yüzde 95’i, PE100 borunun güvenilir sistemleri ile kurulmaktadır. Bu kritik kullanım uygulamaları, PE100 boru sistemlerinin sabit çalışma sağlamadaki kararlı yeteneğine dayanmaktadır. 

PE100 boru sistemleri, depremler sırasında şehirlerin en beklenmedik kargaşasını önleyebilir ve sonrasında bir can simidi sağlayabilir.”

Samsun Şehir Hastanesi Yükselmeye Devam Ediyor

Sağlık Bakanlığı tarafından kaynak verilerek inşaatına başlanan 900 yataklı Samsun Şehir Hastanesi’nde inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. 

Karadeniz Bölgesi’nin en büyük yatırımlarından biri olarak kabul edilen Samsun Şehir Hastanesi, Yap-İşlet-Devret modeli ile hayata geçiriliyor. Samsun’un Canik ilçesinde inşa edilen hastanede, fiziki gerçekleşme oranı yüzde 55’e ulaştı. 1 milyar 69 milyon TL yatırım bedeline sahip olan hastanenin yapımı 2020 yılında başlamıştı. 

İnşaat süreci tamamlandığında sağlık üssü haline gelecek olan Samsun Şehir Hastanesi, onkoloji, damar cerrahi ve göğüs merkezi, genetik hastalıkların tedavisi, üreme yardımcı tedavi merkezi, organ ve doku nakil merkezi, inme, yanık merkezi gibi önemli branşlarda son teknoloji cihazlarla hizmet verecek. Hastanede 40 adet ameliyathane ve 1 adet hibrit ameliyathane yer alacak. 

234 bin 371 metrekare arsa alanı bulunan hastanenin oturum alanı 68 bin 990 metrekare olacak. Hastanenin 2023 yılında tamamlanarak hizmete açılması planlanıyor. 

10 Bin Okul Projesinde Sona Gelindi

0

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayat geçirilen temel eğitimde 10 bin okul projesinde son düzlüğe girildi. Proje için seçilen 10 bin adet ilk ve orta okulun bina yapıları güçlendirilirken öğretmen ve yöneticiler için kapsamlı eğitim desteği sağlandı.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın son projesi olan Temel Eğitimde 10 Bin Okul projesinde gelinen son duruma ilişkin değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. 

Toplam 3 milyar TL bütçe belirlenen proje hakkında konuşan Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, “Yaklaşık 2.9 milyar liralık bütçemizi tüm sahamızda kullanmış bulunuyoruz. İnşallah, ağustos ayının sonuna kadar projeyi nihayetlendireceğiz ve eylülün ilk haftası içinde kapanışıyla ilgili bir değerlendirme toplantısını tüm kamuoyuyla paylaşacağız.” dedi.

Konutta Teslim Süresi 48 Aya Kadar Uzatılabilecek

0

Ticaret Bakanlığı tarafından Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmeliğe göre ön ödemeli konut satışlarında zorunlu teslim süresi 48 aya kadar uzatıldı. 

Ticaret Bakanlığı’nın Resmi Gazete ile duyurduğu yeni yönetmeliğe göre, bedelinin peşin ya da taksitli ödemesinin kabul edildiği konut satış sözleşmesinde esas ön ödemeli konutun teslim süresi 36 aydan 48 aya kadar uzatıldı. Açıklanan yeni yönetmelik esasları uyarınca taahhüt edilen süre içerisinde tüketiciye teslim edilmesi zorunlu kılındı. 

Sakarya, Akyazı İlçe Terminali’nde İnşaat Devam Ediyor

0

Akyazı Belediye Başkanı Bilal Soykan Sakarya, Akyazı’da inşaat süreci devam eden Akyazı İlçe Terminali ve Mezbahane-Canlı Hayvan Borsası Projelerini yerinde inceledi. 

Akyazı İlçe Terminali ve Mezbaha-Canlı Hayvan Borsası projelerini ziyaret eden Belediye Başkanı Bilal Soykan, Projelerimizin tamamı büyük bir hızla devam ediyor. Akyazı için durmadan yorulmadan çalışıyoruz.” dedi. 

Fatih Mahallesi’nde inşa edilen terminal projesi hakkında konuşan Soykan, “3 bin 500 metrekare alanda başlatmış olduğumuz projemiz tüm hızı ile devam ediyor. Bugün zeminin betonu atıldı. Kısa süre içerisinde çalışmalarımızı tamamlayarak açılışını yapacağız inşallah.” açıklamalarında bulundu. 

Mezbahane projesini de ziyaret eden Başkan Soykan, Fen İşleri Müdürümüz ile birlikte proje alanında incelemelerimizi gerçekleştirdik. Zemin dolgu işlemleri tamamlandı. Kısa süre içerisinde binaların kurulumuna da başlayacağız. Seçim beyannamemizde söz verdiğimiz projemizin inşa çalışmaları hızla devam ediyor. İlçemizin ve vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu yatırımları yapmaya, insanımızı hizmetle buluşturmaya devam edeceğiz. Akyazı’mıza hayırlı olsun.” ifadelerine yer verdi. 

Türkmenistan’da İnşaat ve Sanayi Sektörü İşçileri Günü İçin Kutlama Düzenlendi 

Türkmenistan’da inşaat ve sanayi sektörü işçilerinin günü için inşaat, sanayi, enerji 2022 isimli fuar düzenlendi.

 Birçok yabancı girişimin katılım gösterdiği fuarda, Türkmenistan Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Çarımurat Pürçekov ile hükümet üyeleri yer aldı. Öte yandan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov’un kutlama mesajının okunduğu İnşaat ve Sanayi Sektörü İşçileri Günü, her yıl 6 Ağustos tarihinde kutlanıyor. 

110’dan fazla yerli ve yabancı katılımcının yer aldığı fuarda, ülkenin sanayi ve inşaat sektöründe hayata geçirilen projeleri sunuldu. Fuar, inşaat, sanayi, mühendisler, ulaşım, iletişim, endüstriyel ve sosyal altyapı, inşaat malzemeleri, ekipman ve kamu hizmetleri bölümleri tarafından ilgiyle takip edildi. 

Siirt’te Çalışmalar Devam Ediyor

0

Siirt Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Siirt’te devam eden kaldırım, parke, asfalt ve peyzaj çalışmalarını yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. 

Siirt’te vatandaşların güvenli ve konforlu bir ulaşıma sahip olması amacıyla yapımına başlanan asfalt, kaldırım, parke ve peyzaj çalışmaları tüm hızıyla sürerken, Siirt Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, yapılan çalışmaları yerinde inceledi. İnceleme sırasında denetleme yapmayı da ihmal etmeyen Vali, çalışmaların titizlikle yürütüldüğünü belirtti. 

Denetimle ilgili açıklama yapan Vali Osman Hacıbektaşoğlu, “Şehrimizin tüm caddelerini yenilemeye, ulaşım konforunu ve kalitesini arttıracak çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kentin tüm mahallelerinde belediyemizin planladığı bu sene programa aldığı bütün işler devam ediyor. Büyük bir kısmı tamamlanma aşamasında, inşallah mevsim sonunda bütün planladığımız altyapı, üstyapı tüm işlerimizi tamamlamış olacağız. Yeni yerleşim alanlarının olduğu özellikle Veysel Karani Mahallesinde yeni açılan ham yollar ve yapılan altyapı ile birlikte o bölgede inşaatlar, konutların yapımı devam ediyor, tamamlanma durumuna göre statik kaplama, sıcak karışım asfalt, yine beton parke çalışmalarımız da devam ediyor.” dedi. 

2022 yılı içerisinde toplam 140 bin metrekare beton parke çalışması yapılacağını söyleyen Vali, “30 bin ton sıcak karışım asfalt dökeceğiz. Bugün itibariyle 40 bin metrekare statik kaplama asfaltta yaptık ve bu da yaklaşık 8-10 km’ye tekabül ediyor. Bunun dışında park ve bahçeler müdürlüğümüzün yine SİSKİ müdürlüğümüzün çalışmaları devam ediyor. Vatandaşlarımızın daha konforlu, daha sağlıklı bir şekilde seyahat etmelerini sağlamak için bunları hızlı bir şekilde gerçekleştirmiş olacağız. Bütün ekibimize ve arkadaşlarımıza emeklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Gece gündüz 24 saat sahada çalışıyorlar. Vatandaşlarımıza verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı da peşinen bizleri hoş görmelerini istiyoruz. En kısa zamanda hepsi tamamlanacak İnşallah, okullar açıldığında çok temiz, çok daha güzel bir Siirt’te hep beraber huzur içerisinde göreceğiz ve yaşayacağız.” ifadelerinde bulundu. 

Nef’ten Beykoz’a Değer Katacak Proje

220 dönüm arazi üzerine konumlanacak bin 300 konutluk yeni projenin tasarımı için yarışma düzenleyen Nef, Beykoz projesinin 2023 yılında ön satışta olacağını duyurdu. 

Düzenlediği yarışma ile Beykoz projesinin tasarımcısını seçen Nef, çalışmaları hızlandırdı. Dört farklı mimarlık ofisinin katılım gösterdiği yarışmada Nef Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur, Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ece Ceylan Baba, Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden Doç. Dr. Candan Çıtak jüri üyesi olarak yer aldı. Tasarım yarışmasının kazananı ise Buda Mimarlık oldu. 

Beykoz’un en değerli bölgelerinden biri olarak kabul edilen Karlıtepe mevkiinde yer alacak olan proje, denize 170 metre yükseklikte olmasıyla hem boğazı hem de orman manzarasını görüyor. İstanbul manzarasının yanı sıra köprü ve bağlantı yollarına yakın konumda yer alan projede bin 300 konut bulunması planlıyor. Anadolu Yakası’nın en önemli projelerinden biri olacak olan Nef Beykoz projesinin 2023 yılında ön satışa alınması hedefleniyor.

İnşaat Ruhsatı Sayısında Azalma Yaşandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan 2022 birinci çeyrek verilerine göre, yılın ilk iki ayında inşaat ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 22,5 oranında, daire sayısı ise yüzde 27,9 oranında azaldı. 

TÜİK tarafından kaydedilen verilerde yeni konutlar için yapılan ruhsat başvurularında azalma meydana geldiği gözlendi. 2021 yılının aynı dönemine göre değerlendirilen verilerde 2022 yılı Ocak-Mart ayları arasında yapı ruhsatı verilen bina sayısı 22,5, daire sayısı ise 27,9 seviyelerine düştü. 

Yaşanan bu olumsuz gelişmeye rağmen yapı kimyasalları sektörünün büyümede hız kesmediğini belirten Seramiksan Türkiye Satış Müdürü Mustafa Akbacı, “İMSAD tarafından yayımlanan Yapı Sektörü Raporu’nda, 2020’de yapı kimyasalları üretiminde bir önceki yıla göre yüzde 10 artış yaşandığını görüyoruz. Üretimin 6,15 milyon tona yükseldiği yapı kimyasalları sektörü, bu ivmeyi yeni konut arzının düşüklüğünden aldı. Çünkü yeni konut satın alma ya da kiralama hayali kuranlar, çareyi tadilatta buldu.” dedi. 

Sosyal Konut Projesi Konutlarda Fahiş Fiyatları Düşürür

0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Ağustos’ta gerçekleştirilen kabine toplantısının ardından “Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesini başlatıyoruz” açıklaması yapmıştı. Buna göre TOKİ sosyal konut projesi hayata geçiriliyor. Vatandaşlara kira öder gibi taksitlerle ev sahibi olma imkanı verecek projede konutlar, yerel ve yatay mimari anlayışına göre inşa edilecek.

Vatandaşa uygun koşullarda ev sahibi olma imkanı veren proje için 150 bin konut inşa edilmesi planlanıyor. Ucuz sosyal konut projesi, inşaat sektörünü de olumlu etkileyecek. Bekaş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Karahasanoğlu, soysal konut projesinin hem kira hem de fahiş ev fiyatlarını düşüreceğini söyledi.

Bekir Karahasanoğlu, sosyal konut projesinin inşaat sektörüne muhtemel etkilerini değerlendirdi. Karahasanoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müjdesini verdiği sosyal konut projesinin açıklanmasının ardından emlak fiyatlarında düşüş gözlendiğine işaret ederek, “Sektörümüz, bu tür ucuz konut projelerinden her zaman olumlu etkilenmiştir. Bu durum, kira ve konut fiyatlarına da yansıyacaktır. Son 1 yıl içinde konut fiyatlarında anormal artışlar oldu. Sosyal konut projesi, konutlarda fahiş fiyatları da düşürecektir.” sözlerini kaydetti.

Proje Başladığında Konut Fiyatları Makul Seviyeye Düşer

“Sosyal konut projesinin 81 ili kapsamasının da önemli bir adım olduğuna dikkat çeken Karahasanoğlu, “Piyasayı her gün takip ediyoruz. Projenin açıklanması ile ev sahipleri, fiyatları aşağı çekmeye başladı. Konut fiyatlarındaki bu düşüşler devam edecektir. Proje başladığında konut fiyatlarının daha da makul seviyelere düşeceğini öngörüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Konut almak isteyenler, fahiş fiyatların ve konut kredilerinin düşmesini bekliyor. Sosyal konut projesi piyasada mevcut talebi azaltacaktır.” diyen Bekir Karahasanoğlu, “Yüksek enflasyon şartlarında düşük ve orta gelir seviyesindeki vatandaşların ev alması pek mümkün olmuyor. Biz inşaatçılar olarak bir konut sattığımızda, bu konutun satış fiyatı ile aynı özelliklerde bir konut yapabilmeliyiz. Ama yüksek enflasyon buna imkan vermiyor. Bu sebeple konut fiyatları hem konut üreticileri hem de ikinci el konut satıcıları nezdinde ister istemez yükseliyor. Serbest piyasa koşullarında yüksek enflasyonda bu fiyatları frenlemek pek olası değil” sözlerini vurguladı.

Sektör, Tek Çare Olarak Sosyal Konut Projelerini Bekliyordu

Bekir Karahasanoğlu, şöyle devam etti: “Bu sebeple konut fiyatları, sosyal konut projesi gibi projelerle ve sektördeki yüksek talebi azaltacak adımlarla düşürülebilir. Tüketici için çok doğru bir karar. Sektör temsilcileri olarak bu projeyi destekliyoruz. Piyasa dengesi için de önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. Konut üretimi artarsa kira fiyatları da düşer. Ev sahiplerinin yüksek kira fiyatları algısı da böylece kırılacaktır. Yani sosyal konutların inşa edilmesi ile başlayacak toplumsal konut algısı, konut fiyatlarını aşağı yönlü etkileyecektir.”

Bekaş İnşaat Başkanı Bekir Karahasanoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Son 4 yıldır konut arzı çok azaldı. Bu durum, konut fiyatlarını tırmanışa geçirdi. Hükümetin sosyal konut adımı inşaat maliyetlerini de düzene sokacaktır. Çünkü sektör, tek çare olarak sosyal konut projelerini bekliyordu. Bu projeler hız kesmeden devam etmeli. Böylece piyasa bir dengeye oturacak ve pozitif beklenti ortaya çıkaracaktır. İnşaat sektöründe de bir canlanma olur. Ayrıca istihdam da artacaktır. Sektörle bağlantılı iş kollarında hareketlilik başlayacaktır.”

Bursa’ya Sosyal Yaşam Merkezi Geliyor

Bursa, Yıldırım ilçesine kazandırılacak olan Sosyal Yaşam Merkezi inşaatında sona gelindi. 

Yıldırım Belediyesi tarafından inşa edilen Sosyal Yaşam Merkezi, kapalı pazar yeri, otopark, spor alanları, kafeterya, muhtarlık ve idari ofisler barındıracak. 

Kısa bir süre sonra hizmete açılacağı söylenen merkez hakkında konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, İlçemizde sosyal yaşam alanlarında stratejik adımlar atıyoruz ve çoklu yaşam merkezlerini hemşerilerimiz ile buluşturuyoruz. Çalışmalarımızı hızla sürdürdüğümüz merkezimizin pazar alanında çalışmaları nihayete erdirdik ve vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Şu anda da bin 500 metrekarelik alana sahip spor merkezi katında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Spor merkezimizde kadınlarımız için fitness, aerobik ve zumba salonu, çocuklarımız için de jimnastik, karate ve tekvando salonu bulunacak. Kafeteryası, iç bahçesi ile mahalle sakinlerine hizmet edeceğimiz merkezimiz, tüm ilçe sakinlerine hizmet vereceğimiz önemli bir mekan olacak.” açıklamalarında bulundu. 

Özgüntur İnşaat’tan Yeni Projeler

0

Park Orion ve Park Zoya projelerinde yer alan 109 konutun inşaat sürecinin sürdüğünü ifade eden Özgüntur İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Erdoğan, yeni projeler hakkında bilgi verdi. 

Madencilik, eğitim ve inşaat olmak üzere üç farklı alanda hizmet verdiklerini belirten Özgüntur İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Erdoğan, Ana işimiz Özgüntur İnşaat bünyesinde her yıl 150-200 konut teslimi yapmanın yanı sıra 2022 yılı içinde yine Özgüntur bünyesinde 6,6 Mw gücünde güneş enerjisi yatırımımızı Isparta Gelendost’ta devreye almayı hedefliyoruz. Söz konusu 3 şirketimiz bünyesinde şantiye yoğunluğuna göre değişkenlik gösterse de her dönem 500 ila 600 çalışan ile faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.” dedi. 

Kriz anlarında bile aynı özgüvenle işlerine devam ettiklerini vurgulayan Erdoğan, “Kimi zaman kar odaklı davranmayıp işini iyi yapmaya odaklanmak firmamızın sürdürülebilir büyümesinde en önemli etkendir. Müşterilerimizin bizi tercih etme sebeplerinden birincisi müşteri odaklı olmamızdır. Şirkette yetkili profesyonellerin yanı sıra aile bireylerinin her biri sorumlu olduğu projeyle ilgili müşterisinin her türlü talebiyle birebir ilgilenir. Temelden veya projeden daire alan müşterilerimize kar edecekleri fiyatlarla satış yapıyoruz. Bu kar oranı, projenin konumu ve piyasanın şartları gereği yüzde 50 ile yüzde 100 oranında değişir.” şeklinde konuştu. 

Gelecek projeler hakkında bilgi paylaşan Erdoğan şu sözleri kullandı: Şu an Konyaaltı ilçesinde iki projemiz devam ediyor. Park Orion ve Park Zoya projelerinin arsaları da şirketimizin mülkiyetinde ve iki projede toplam 109 daire bulunuyor. Park Orion bu yıl sonunda Park Zoya ise 2023 Mart ayında teslim edilecek. Yine Lara bölgesinde 80 dairelik bir kentsel dönüşüm için imzalar atıldı ve eylül ayında başlaması planlanmaktadır. Ayrıca 6 bin 641 metrekare arazide 13 müstakil villanın bulunacağı yeni arsamızı bu ay içinde satın aldık. Burası da Kundu oteller bölgesinde yer alan konumu denize yakın bir bölge olup eylül ayında başlamayı hedefliyoruz. Son olarak Antalya’da imar çalışması yıllardır süren Kırcami bölgesinde ikisi başlamaya hazır ve anlaşmaları imzalanmış proje aşamasında 3 ayrı proje bulunmaktadır. İmar sorununun da yakında giderilmesiyle hızla burada da inşaata başlamayı hedefliyoruz. Firmamız mülkiyetindeki Kemer ilçesinde yer alan arazimize bir otel yatırımını uzun vadede düşünüyoruz. Bunun için gerekli yasal prosedürlere başlamış olsak da orta ve uzun vadede gerçekleşeceğini ön görüyoruz.”

Mekanlarınızdaki En Gösterişli Sadelik: Elbi’nin Yeni Ürünü ‘’Jazz’’

0

Elbi Elektrik tarafından “En büyük gösterişi sadeliği” sloganı ile pazara sunulan Jazz Serisi anahtar-prizler, yeni tasarımı ve benzersiz renk seçenekleri ile tüketiciyle buluşturuluyor.

Sadeliği ile her ortama uyum sağlayarak şıklık katan Jazz Serisi anahtar-prizler, elektrik malzemeleri pazarında son tüketicinin ihtiyaç ve istekleri çerçevesinde tasarlanarak Elbi Elektrik tarafından üretilmeye başladı. İş yerlerinden evlere kadar birbirinden farklı birçok iç dizaynda karşımıza çıkacak Jazz Serisi, geliştirilmiş yeni tasarımı ve her zevke hitap eden çok çeşitli renk seçenekleri ile üretim bandına girdi. Gösterişini sadeliğinden alan anahtar-priz serisi, alışılmışın dışında minimal çizgileri yaşamın içerisine taşıyor.

Jazz Serisi Birçok Renk ve Fonksiyon Seçenekleri ile Üretimde 

Yalınlık, sadelik ve şıklık birleşerek Jazz Serisi’nde buluşuyor. Elbi, yaşamlara zarafet katan anahtar priz serisi Jazz’ın natural, metalik ve ahşap tonlara sahip toplamda 10 farklı renk seçeneğiyle üretimine başlıyor. Simli beyaz, duman grisi ve bazalt renkleri Jazz Serisi’yle birlikte Elbi serilerinde ilk defa tüketici ile buluşacak. Her ihtiyaca ve her segment kullanıcıya cevap verebilmek adına ürün gamında 47 farklı modül seçeneği barındırıyor. 

Jazz serisi yeni radiuslu tasarıma sahip ve montaj kolaylığı ile standart duvar kasalarına uyumlu bir model olarak saha kullanıcıları tarafından tam not almış bir ürün olarak ilerleyen süreçte karşımıza çıkacak.

Luxury Line Mobilya, Avrupa ve Afrika Ofisleriyle Lüks Mobilya İhracatını Arttıracak!

Kuruluşundan bugüne dört kıtadan 100’ü aşkın ülkeye ürün satışı gerçekleştiren Luxury Line Mobilya, yeni açtığı yurt dışı ofislerle ihracatını artırmayı hedefliyor. 

“Londra ofisimiz üzerinden Avrupa ülkelerine, Mozambik ofisimizle de Afrika’ya daha hızlı erişim hedefliyoruz” diyen Luxury Line Mobilya sahibi Ahmet Ekmen, yılsonuna kadar farklı ülkelerde yeni temsilcilikler açmayı planladıklarını söyledi. Yurt dışına yönelik perakende satışların yanı sıra özellikle kurumsal projelerin mobilya ve dekorasyon ihtiyaçlarına çözüm ortağı olmak istediklerini ifade eden Ekmen, bu kapsamda yabancı mimarlık ofislerinden oluşan geniş bir network oluşturmaya başladıklarını belirtti. 

Mobilya kenti MASKO’da faaliyet gösteren Luxury Line markası, yerli lüks tasarımları yurt dışına taşımaya devam ediyor. Yabancıların, Lüks Türk mobilyasına yönelik artan ilgisini fırsata dönüştürmek isteyen marka, yurt dışında açtığı temsilcilerle daha fazla noktaya hızlı erişim sağlayacak. “Ülkemizden çıkan yerli üretim modellerin tasarımı, kalitesi ve el işçiliği, kur avantajıyla birleşince yurt dışından gelen taleplerde ciddi bir yoğunluk söz konusu” diyen Luxury Line Mobilya sahibi Ahmet Ekmen, sadece komşu ülkelere değil ABD, Hindistan, Japonya, Güney Afrika, Avustralya gibi deniz aşırı ülkelere de kapıya teslim gerçekleştirdiklerini söyledi. İhracata büyük önem verdiklerini belirten Ekmen, “Yurt dışı temsilciliklerimizin yanı sıra İngilizce, Fransızca, Rusça ve Arapça yayınlanan online mağazamız Luxury.com.tr aracılığıyla, dünyanın her yerinden sipariş almaya devam ediyoruz” dedi. 

Villeroy & Boch’tan Yeni Karo Serisi: Jardin

0

Villeroy & Boch’un karo serilerinden Jardin, çiçeklerin formlarından esinlenilerek tasarlanan rölyefli dekorlarıyla tarihi köşklerin dokusunu modern bir yorumla sunuyor.

Klasik olduğu kadar zamansız mekanlar yaratan Jardin serisindeki karolar, brüt beton görünümlü yüzeyleriyle dikkat çekiyor. Dalgalı yüzeyler fırça efekti oluşturarak, duvarlarda sonradan boyanmış hissi yaratıyor.

Villeroy & Boch’un Jardin serisindeki 40×120 cm ebadındaki çiçekli dekorların rölyefli yüzeyleri, doğal bir gölge etkisi ortaya koyuyor. Bronz efektli alternatifleri de bulunan çiçekli dekorlarla aynı ebatta sunulan buzeri dekorlar ise oyma bezemeli ahşap görünümüne sahip. Gri ve beyazın mat tonlarının hakim olduğu seri, bronz bordürlerle tamamlanıyor.

 Tayfun Gücenmez: “İnşaatlarda Şantiye Şeflerini Etkin Şekilde Görmek İstiyoruz’

0

Şantiye şefliği yönetmeliği tasarısı hakkında konuşan Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Derneği Genel Başkanı Tayfun Gücenmez, tüm inşaatlarda şantiye şeflerinin sahada aktif olarak rol almasının gerekliğinin altını çizdi.

Yapı Denetim Kuruluşları Birliği’nden Şantiye Şefi Sorununa Çözüm Önerisi

Geçtiğimiz Temmuz ayı içerisinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından inşaatlardaki şantiye şeflikleriyle ilgili bir yönetmelik taslağı yayınlandı. Şantiyelerin denetlenmesinden ve inşaat projelerinin uygulanmasından sorumlu olan şantiye şefleri ne yazık ki uygulamada çoğunlukla kağıt üzerinde kalıyor ve yerinde denetimde yetersizlik söz konusu oluyor. İlgili Bakanlığımız bu durumu iyileştirmek adına,  7 Temmuz 2022 tarihinde yayınladığı “Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı”nda görüldüğü üzere şantiye şeflerinin sorumluluk alanı, sayı ve kapsamında bir düzenlemeye gidiyor. Bu çalışmanın tüm toplum açısından önemli ve umut verici olduğunu belirtmek isteriz. Denetim mekanizmasını iyileştirmeyi amaçlayan her fikrin destekçisiyiz.

Biz yapı denetim şirketleri de Bakanlık yetkisi ile inşaatları denetlemekle sorumlu kuruluşlarız. Tabi olduğumuz 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun gereği denetimlerimizde şantiye şefleriyle, yani teknik personelle ortaklaşa hareket etmemiz gerekirken, maalesef sahada işleri şantiye şeflerinden değil, ustalardan, kalfalardan teslim almak durumunda kalıyoruz. Geçtiğimiz yıllar içerisinde denetimini üstlendiğimiz şantiyelerin büyük bir kısmında şantiye şefi olarak çalışan teknik personelin şantiye sahasında olmadığı gerçeği ile mücadele etmek zorunda kaldık.

Şantiye Şefini Belediyeler Atamalı

800 üye firma ve 12 bin kişilik doğrudan istihdam ile ülkemizde yapı kalitesi ve güvenliği denetiminde aktif rol alan Yapı Denetim Kuruluşları Derneği olarak Bakanlık tarafından yayınlanan taslak metni incelediğimizde, düzenlemelerde daha etkin bir şantiye denetiminin hedeflendiği çok net anlaşılıyor. Ancak taslak metindeki teknik eksiklikler bir yana, bizler asıl sorunun şantiye şeflerinin görev dağıtımında olduğunu düşünüyoruz. Çünkü mevcut yönetmelik ve işleyişte, inşaatın denetimini belgeleyen tutanaklarda “şantiye şefi VEYA müteahhit” ibaresinin kullanılması, müteahhit tarafından seçilen şantiye şefini aslında bir noktada saf dışı bırakıyor. Müteahhidin işveren, şantiye şefinin işçi olduğu bu denetim yapısının bir sonucu olarak, biz yapı denetim kuruluşları sahada teknik eğitimi olmayan kişilerle baş başa kalıyoruz.

Bize göre bir inşaatın şantiye şefi yapı müteahhidi tarafından değil, doğrudan o inşaata ruhsat veren ilgili idare (belediye) tarafından atama usulü ile belirlenmeli. Bu sayede şantiye denetim sayısı kısıtlamasına gerek kalmadan, şantiye şeflerinin denetim mekanizmasındaki etkinliği arttırılacaktır. Hatta böyle bir düzenleme ile şantiye şefliği, teknik meslek erbabı meslektaşlarımız için ek bir iş olarak değil, başlı başına bir iş alanı, ayrı bir meslek olarak değerlendirilecektir. Bu bağlamda şantiye şeflerinin, yapı denetim kuruluşlarının ve laboratuvarların beton dökümleri aşamasında bilfiil inşaatın başında bulunmasını sağlayan ve GPS sinyalleri ile konum belirleyen EBİS’e (Elektronik Beton İzleme Sistemi) dâhil edilmeleri de sağlanarak, teknik denetim pekiştirilmiş olacaktır.

Şurası bir gerçek ki, yapı denetim kuruluşları mühendislik alt yapısı çok güçlü ve sahada en aktif rolü üstlenen, etkin bakanlık temsilcileridir. Dolayısı ile şantiye sahasına denetim yapıldığı sırada her türlü imalatın yetkin teknik personel tarafından, yani şantiye şefleri tarafından denetim kuruluşuna teslim edilmesi hayati bir önem taşımaktadır. Deprem kuşağında yer alan ülkemiz için inşaat denetimlerinin önemini ayrıca açıklamaya gerek yok.Her şantiyede şantiye şefinin tam zamanlı olarak bulunması günümüzde artık olması ve uygulamaya alınması gereken çok önemli paydaş bir sorundur. Bu noktada Yapı Denetim Kuruluşları Birliği olarak Bakanlığımıza önerimiz, denetim sistemi içerisindeki şantiye şeflerinin doğrudan EBİS sistemine katılımlarının sağlanmasıdır. 

Daha Güçlü Zeminler İçin Bostik’ten Yeni Yapıştırıcı: Solventsiz Wood P910 2K

0

Bostik Zemin Grubu’nun yeni üyesi Wood P910 2K ile yüzey kaplamaları daha güvenli yapışıyor.

Wood P910 2K, düzgün yüzeyli beton, çimento esaslı şap, anhidrit şap, eski fayanslar, uygun şekilde düzeltilmiş eski parkeler gibi farklı satıhların elastik olarak yapışmasını sağlar.

İki komponetli poliüretan bazlı Wood P910, parkelerin yanı sıra pek çok alanda güvenle kullanılır. Endüstriyel kauçuk kaplamalardan suni çim ve spor zeminlere kadar uygulanabilir. Beton, sunta ve kauçuk levhaları kolayca yapıştırır. Metal, seramik, ahşap vb. pek çok yüzeyde de güvenli bir kullanım sunar.

AKILLI AVANTAJLAR

  • Solvent içermez
  • Azaltılmış koku
  • Uzun açık bekletme süresi
  • Astarlama gerektirmez

 18+2 kg set olarak satışa sunulan Bostik Wood P910 2K, bej rengiyle raflarda yerini aldı.

Kamu Yüklenicilerinin Zarar Görmesi Birçok Alt Sektörü Olumsuz Etkiliyor

0

Son yıllarda yüzde 100’ün üzerinde artan inşaat maliyetleri inşaat sektörünün bütün paydaşlarını zorlamaya devam ediyor. Kamu Müteahhitleri ve İş İnsanları Derneği Genel Başkanı Ali Adıgüzel, kamu ihalelerinde yaşanan ile iş yapamaz duruma geldiklerini belirterek, “Kamu yatırımlarının durması demek, alt sektör ve sanayi üretimiyle birlikte milyonların işsiz kalması demektir” dedi.

Kamuya ait işlerde yapım, mal, hizmet alımı ve her türlü danışmanlık işlerini yapan yüklenici firmalar, son 2 yıl içerisinde yüzde 500’ün üzerinde artan malzeme fiyatları nedeniyle büyük sıkıntı yaşıyorlar. Kamuya taahhüt hizmeti veren bu iş insanlarını kendilerini temsil edebilmek için 27 Haziran 2022 tarihinde insanı Ali Adıgüzel’in önderliğinde Kamu Müteahhitleri ve İş İnsanları Derneği’ni (KAMİAD) kurdu. 

Türkiye’nin her bölgesinden kamuya iş yapan yüklenici firma sahibi 15 iş insanının birleşmesi ile kurulan KAMİAD’ın Genel Başkanı Ali Adıgüzel, derneklerini “Ülkemizin refahı ve medeniyetinin gelişimi için devam edecek tüm kamu yatırımlarının; mal ve hizmet alımlarının, kamu kaynaklarının ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılarak devamının sağlanması” ilkesiyle kurduklarını belirterek, 22 Ocak – 15 Nisan 2022 tarihlerinde Resmi Gazete’de yayımlanan ve kamuya iş yapan yüklenici firmalara “Ek fiyat farkı ve Tasfiye hakkı” verilmesini öngören iki yasa değişikliğinin mimarı olduklarını açıkladı. 

Bu Sektör Alt Yüklenicileri İle Ortalama 3 Milyon Kişiye İstihdam Sağlıyor

Adıgüzel; kamuoyunda bilinen olumsuz müteahhit algısını silmeyi, bu mesleği yapan insanlara bir iş ahlakı disiplini getirmeyi ve kamuya süreli taahhüt işi yapan tüm yüklenici firmaların yaşadıkları sorunların çözümünde aktif rol alarak, üyelerinin haklarını savunmak amacıyla bir araya geldiklerinin altını çizerek, “Türkiye ekonomisinin ana lokomotifi olarak 250 alt sektörü taşıyan ve ortalama 3 milyon kişiyi doğrudan istihdam eden inşaat sektörü, yarattığı katma değerle binlerce yapı malzeme üreticisine istihdam sağlayarak, ülkemizdeki üretim sürecini doğrudan etkiliyoruz. Kamuya iş yapan yüklenicilerin oluşturduğu istihdam ve üretim ise inşaat sektörünün en büyük paya sahip dinamik kısmıdır” dedi. 

Kamu Müteahhitleri Çok Zor Durumda

Son yıllarda emtia ve hammadde fiyatlarının dünya genelinde artması, yaşanan salgın hastalıkla birlikte maliyet bazlı fiyat artışlarını da beraberinde getirdiğini söyleyen Ali Adıgüzel, “döviz kurlarındaki artışların da etkisiyle, inşaat sektöründe fiyatlar tarihte hiç olmadığı kadar büyük artışlar yaşandı. Yurt içinde üretilen tüm yapı malzemelerinde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 300’leri bulan fiyat artışları oldu.  Hükümetimizin çıkartmış olduğu kararnameler, bu konuda çok yetersiz kaldı ve taahhüt işi yapan firmaların bir kısmı teminatlarını yakmak zorunda kaldılar. İhalelerden yasaklı duruma düşenler de bu süreçte bir hayli fazla. Bu arkadaşların bir kısım işlerin durdurulduğunu duyuyoruz. Bu sektör, tarih boyunca yaşamadığı olumsuz bir durumla karşı karşıya kalmıştır.” ifadelerini kullandı.

Birim Fiyat ve Rayiçlerinin 3’üncü Kez Güncellenmesi Durumun Vahametini Göstermekte

Olağanüstü fiyat artışları nedeniyle kamu yüklenicilerinin, sözleşmelerinde ifa güçlüğü yaşadıklarını belirten iş insanı Ali Adıgüzel, “Yaşanan fiyat artışları ve asgari ücret artışı nedeniyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ihale iptallerinin önüne geçmek adına 2022 yılında tarihte ilk defa ‘birim fiyatları ve rayiçlerini’ 3’üncü kez güncellemiştir” dedi. 

Kamu yatırımlarının durmasının veya aksamasının alt sektör ve tedarikçi ağıyla birlikte ülke sanayisinde, milyonlarca kişinin işsiz kalması anlamına geldiğini söyleyen Adıgüzel, “Biz KAMİAD Yönetim Kurulu olarak yol haritamızı belirledik. Sektörün tüm paydaşlarıyla ortak hareket ederek, hükümetimizden ‘Şartsız Tasfiye Hakkı ve son 2 yılı kapsayan bir genel Af ile reel bir Ek Fiyat farkı’’ yasa değişikliğinin ivedilikle yayınlanmasını talep etmekteyiz” ifadelerini kullandı. 

4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na eklenen geçici 6. Madde’nin 13 Mayıs 2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan uygulama esaslarına göre ‘Artırımlı Fiyat Farkı’ hesaplamalarında kullanılan B ve D katsayıları eşitlenip 2,00 olarak hesaplanmasına şiddetle ihtiyaç olduğunu kaydeden KAMİAD Başkanı Adıgüzel, “Bu çözüm yolu ile hem kamu müteahhitleri ifa güçlüğü çekmeyecek hem de kamu yatırımları işlerin süresi dolmadan tamamlanabilecektir. Son bir yılda yaşanan bu olağan dışı gelişmelerden kaynaklı yükleniciler açısından oluşan ‘ifa güçlüğü’ nün göz önüne alınarak, gelir kaydedilen teminatların iadesini, bunlardan doğan yaptırımların affını yüce devletimizden beklemekteyiz” şeklinde konuştu.

Konut Fiyatlarındaki Artış Hız Kesti

Geçtiğimiz eylül ayından bu yana hızla yükselen konut fiyatlarında yavaşlama başladı. Fiyat artışları aylık bazda mayısta yüzde 14,7 ile zirveyi görürken bundan sonraki süreçte azalmaya başladı.

Endeksa verilerine göre Türkiye genelinde haziran ayı sonu itibarı ile konut satış fiyatlarında yıllık değer artışı yüzde 182 seviyesinde gerçekleşirken, ortalama konut metrekare satış fiyatı 9 bin 979 TL’ye çıktı. Ancak fiyat artışlarının ay bazında mayısta yüzde 14,7 ile zirveyi gördüğü, bundan sonraki dönemde artışların tek haneye geleceği belirtilirken, ikinci yarıda toplam artışın yüzde 18,7 olacağı öngörülüyor. Yavaşlamada konut kredilerine gelen sınırlamayla birlikte alıcı kitlesinin daralması, piyasada dolaşmaya başlayan fiyatların zirve yaptığı ve bundan sonra artık daha fazla artmayacağı söylentilerinin yanı sıra sektöre yönelik yeni düzenleme olacağı endişelerinin de etkili olduğu kaydediliyor. 

“Anlık, Günlük Değişen Fiyatlar Olmayacak”

TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, önümüzdeki süreçte düşüş değil ancak fiyat artış hızında bir yavaşlama beklediklerini kaydederek, “Artış hızında yavaşlama mutlaka olacak. Merkez Bankası verilerine göre fiyatlar mayısta yüzde 14 arttı. Ancak bu sürdürülebilir değil. BDDK, sıkılaşma politikası ile kredi verilmesini zorlaştırıldı. Temmuzda öyle günlük, haftalık değişen konut fiyatları görmedik fakat geri gelen fiyatlar da olmadı” dedi. Artık konut fiyatlarında pazarlık payı da oluşmaya başladığına vurgu yapan Maya, “Çünkü alıcı sayısı azaldı. Kredi oranı yüzde 60’a çıktı. Konut alabilmek için yüzde 40 nakit paranız olması gerekiyor. Kredili alımlar eskisi gibi canlı değil. Bu da artış hızını kesti. Önümüzdeki süreçte 3 aylık, sonrasında ise 6 aylık süreçlerle fiyatlarda değişim olacak” diye konuştu.

“Artış Yıl Sonuna Kadar Yüzde 18,7 Olur”

Endeksa Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Görkem Öğüt de “Türkiye genelinde ortalama konut metrekare satış fiyatı 9 bin 979 TL, ortalama konut fiyatı 1 milyon 317 bin 228 TL ve konut yatırımının geri dönüş süresi 17 yıl oldu. Fiyat artışlarını ay bazında incelediğimizde mayısta yüzde 14,7 ile zirvenin görüldüğünü, sonrasında artış oranlarının düşüş eğilimine girdiğini görüyoruz. Yani konut fiyatlarında artış devam etmesine rağmen, artış hızı yavaşlıyor” diye konuştu. Ay bazında artış oranlarının önümüzdeki dönemde çift haneli sayılardan tek haneli rakamlara düşeceğini öngördüklerini kaydeden Ögüt, “Türkiye genelini ele alırsak Haziran’da 9 bin 979 TL olan ortalama konut metrekare satış fiyatı aralık sonu itibariyle 11 bin 853 TL’ye seviyesine ulaşacak. 1 milyon 317 bin 228 TL olan ortalama konut fiyatı da 1 milyon 552 bin 743 TL’ye çıkacak. Endeksa verilerine göre Türkiye geneli için 2022 sonuna kadar yüzde 18,7’lik bir artış öngörüyoruz” dedi.

“Üç Endişe Var”

İstanbul Emlak Brokerleri Kulübü (İSTEB) Yönetim Kurulu Başkanı Ulvi Özcan, yatırımlık konut alanların son zamanda satma yönünde kendilerini aramaya başladıklarını söyleyerek, “Çünkü fiyatlar zirve yaptı. Ayrıca ‘birden fazla gayrimenkulü olanlara gelir vergisinde zorluk çıkarma ve yabancı alımlarına ilişkin bir kota gelir mi?’ soruları başladı. Dolarda olası yüzde 10’luk bir yükseliş de iç alımları azaltır. Dolayısıyla bunların piyasada fiyatları kırma ve bozma endişesi başladı. Bunlardan biri olma ihtimali dahi piyasayı bozar” dedi.

“3 ile 4 Aylık Durağanlık Olacak”

“Fiyatlarda bir düşüş öngörmüyoruz çünkü sürekli konuta ihtiyaç duyulan bir ülkedeyiz” diyen Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profesyonelleri Derneği (GAPAS) Başkanı İsmail Özcan ise, “Her yıl 600 ile 700 bin konut üretilip satılmak durumunda. Ekonomideki gidişattan dolayı alımlarda belki bir gerileme olabilir, ancak eylül ayında üniversite öğrencilerinin gelmesiyle kiralık konut ihtiyacı artar” dedi. Konut fiyatlarında 3 ila 4 aylık bir durağanlık olsa da, orta ve uzun vadede artacağını düşündüklerini belirten Özcan, “Bu artış enflasyon oranında ya da bir iki puan üzerinde olabilir. Şu anda yavaşlama eğilimi var” yorumunu yaptı.

İstanbul’da Metrekare Fiyatları 22 bin TL’ye Çıkar

Görkem Öğüt, haziran sonu itibarıyla İstanbul’da 17 bin 497 TL olan ortalama konut metrekare satış fiyatının aralık sonunda 22 bin 360 TL’ye, 2 milyon 99 bin TL olan ortalama konut fiyatının 2 milyon 593 bin TL seviyesine ulaşacağını söyledi. Antalya’da 14 bin 896 TL olan metre kare satış fiyatının 18 bin 532 TL’ye, 1 milyon 939 bin 220 TL olan ortalama konut fiyatının da 2 milyon 316 bin 500 seviyesine geleceğini belirten Öğüt, “En yüksek değer artışının olduğu bir diğer il olan Mersin’de ise ortalama konut metrekare fiyatı 8 bin 933 TL’den 11 bin 138 TL’ye, ortalama konut fiyatı 1 milyon 339 bin 550 TL’den 1 milyon 704 bin 114 TL’ye çıkacak. Yılsonuna kadar en çok değer artışı yüzde 31 ile Tekirdağ’da gerçekleşecek” diye konuştu.

Gayrimenkul Satışının Anahtarı Müşteri Deneyimi Oldu

Yeni nesil müşteri deneyimi yerel gayrimenkul pazarına yön veriyor. PwC’nin yayımladığı verilere göre müşterilerin yüzde 73’ü iyi bir deneyimin satın alma kararlarını etkilediğini belirtirken, müşteri deneyimini kişiselleştirilmiş hizmetlerle destekleyen yerli şirketler yabancı yatırımcıları Türkiye’ye çekiyor.

Emlak sektörünün dinamikleri değişiyor. Birçok endüstri müşteri deneyimini, alıcı ile arasındaki etkileşimi artırıp satışa çevirmek için kullanırken, yeni nesil müşteri deneyimi ilkeleri yerel emlak pazarının pazarlama alışkanlıklarına da yön veriyor. PwC’nin yayımladığı verilere göre müşterilerin yüzde 73’ü iyi bir deneyimin satın alma kararlarını yönlendirdiğini belirtirken, daha iyi müşteri deneyimi için daha fazla ödeme yapmaya hazır olanların yüzde 86’ya ulaştığı görülüyor. Müşteri deneyimini kişiselleştirilmiş hizmetleriyle destekleyerek gayrimenkul satışlarında avantaj yakalayan yerli emlak şirketi Radolar Group ise geliştirdikleri iş modeliyle yabancı yatırımcıların yüzünü ülkemize çeviriyor. 

Türkiye’de konut satın almanın hem fiyat hem de müşteri deneyimi açısından yabancı yatırımcılar için cazip fırsatlar barındırdığını belirten Radolar Group Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Mehrabi, konuyu şu sözlerle değerlendirdi: “Yurt dışındaki yabancı yatırımcılar birçok farklı sebepten dolayı ülkemizden konut satın alırken, yerel pazarımızdaki yatırımcı çeşitliliği de artıyor. TÜİK Haziran verilerinden hareketle yaklaşık 2 bin konut alarak zirveye yükselen Rusya, İran’ı bir adım geride bırakırken, sıralamayı Irak, Çin ve Almanya takip ediyor. Elbette tüm yabancı vatandaşların başka bir ülkeye yatırım yaparken kafalarında sorular bulunduğunun farkındayız. Müşteri ihtiyaçlarına odaklı geliştirdiğimiz iş modelimizle yalnızca ev satmıyor, aynı zamanda onlarla empati kurarak Türkiye’ye gönül rahatlığıyla yatırım yapmalarını sağlıyoruz.”

İyi Müşteri Deneyimi Arayan Gayrimenkul Yatırımcılarının Yüzü Türkiyeye Döndü

Ülkemizde konut satın alarak yatırım yapmak isteyen vatandaşların birbirinden farklı sebep ve koşula sahip olduğunun altını çizen Serdar Mehrabi, “Türkiye’de yatırım yapmak isteyen farklı yaş gruplarından vatandaşların ihtiyaçları değişkenlik gösterebiliyor. Genç ve bekar insanlar daha iyi iş imkanlarına sahip olmak isterken, evli ve çocuklu insanlar ise çocuklarının eğitim hayatlarını önceliklendiriyor. Kimisi de burayı köprü olarak görerek, gelecek dönemde Avrupa’ya taşınmayı hayal ediyor. 2009’dan bu yana emlak piyasasında hizmet veren Radolar Group olarak biz de müşteri deneyimini önceliklendirdiğimiz iletişim stratejimizle yabancı yatırımcıların önünü açarak ülkemizde de konforlu bir yaşama sahip olmalarına kapı aralıyoruz. İran ve Azerbeycan vatandaşlarına satış yaparak başladığımız serüvenimize farklı coğrafyaları da ekleyerek devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. 

Emlakta Kişiselleştirilmiş Hizmet Yatırım Lokasyonlarını Çeşitlendirdi

Son dönemde Rusya, Kazakistan ve Ukrayna gibi ülkelerden yoğun talep aldıklarını aktaran Serdar Mehrabi, “Global trendlere liderlik eden Türkiye emlak piyasası hızla büyürken, yabancı yatırımcıların coğrafi çeşitliliği de artıyor. Özellikle Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşla birlikte iki ülkenin vatandaşları ülkemize artık daha çok rağbet gösteriyor. Bu bölgelerden gelen yatırımcılar geçtiğimiz yıllarda ünlü tatil destinasyonları arasında yer alan Antalya, Alanya, Muğla gibi şehirleri tercih ederken, kişiye özel sunduğumuz hizmetlerle diğer şehirlerdeki avantajları da keşfederek farklı bölgelerden ev satın alıyor” dedi.

Rusların İlk Durağı Artık Antalya Değil, İstanbul

Rusya ve Ukrayna’dan yatırımcıların yeni rotalarının ilk sırasında İstanbul olduğuna dikkat çeken Serdar Mehrabi, “İstanbul, gerek farklı kültürlerin bir arada yaşadığı yapısı gerekse her mesleğin kolayca icra edilebileceği bir metropol olduğu için eskisinden çok daha fazla talep alıyor. Özellikle de gelecek dönemde gittikçe değer kazanacak Beylikdüzü, Kartal, Beykoz ve Sarıyer gibi ilçeler yatırımcıların ilk adımda inceledikleri ilçeler oluyor. Radolar Group olarak biz de bu bölgelerde ev satın alarak yatırım yapmak isteyen kişilere yalnızca emlakçılık yapmakla sınırlı kalmıyor, onların tüm ihtiyaçlarını kapsamlı bir şekilde değerlendiriyoruz. İran başta olmak üzere yer aldığımız ülkelerdeki pozisyonumuzu korumak ve Rusya pazarında daha aktif rol oynamak için dürüst ve şeffaf hizmet anlayışımızla faaliyet alanımızı genişletmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Besa Grup, Güneş Enerjisinde Büyümeyi Hedefliyor

Besa Grup, güneş enerjisi yatırımlarına ağırlık verilmesi kapsamında Afyon, Çay ilçesinde 40 Mw’lık projeyi hayata geçirecek. 

Konu hakkında konuşan Besa Grup Yönetim Kurulu Başkanı Efe Bezci, Türkiye’nin gelişimi için enerjisini kendi üretmesine ihtiyacı olduğunu söyleyerek, Bu amaçla GES’lere yatırım yapan ilk şirketlerden biriyiz. Ankara’nın Haymana ilçesi Balçıkhisar bölgesinde bulunan GES santralimiz 4 MW’e kurulu gücü ile Türkiye’nin en büyük 100 GES’ten biri. Ortalama 5 milyon 840 bin kilovatsaat elektrik üretimi ile bin 608 kişinin günlük hayatında ihtiyaç duyduğu (konut, sanayi, metro ulaşımı, resmi daire, çevre aydınlatması gibi) tüm elektrik enerjisi ihtiyacını karşılayabiliyoruz.” dedi. 

Güneş Enerjisi Santrali (GES) projeleri için Türkiye’nin birçok noktasında araştırmalara başladıklarını belirten Efe Bezci, “Küresel ısınma ve iklim değişiklikleri, alternatif enerji kaynaklarına duyulan gereksinimi günden güne artırıyor. Güneş enerjisi de bu noktada oldukça öne çıkıyor. Elektriği güneşten tamamen temiz ve yenilenebilir enerji üretiyorsunuz. Hiçbir hammadde yok, üretim maliyetiniz sadece yaptığınız yatırım maliyeti. Besa Grup olarak güneşe yatırımı sürdürmeyi, güneşte büyümeyi hedefliyoruz. Yatırım için ülkemizin her bölgesini araştırıyoruz. Ancak güneş enerjisinde önceliğimiz İç Anadolu Bölgesi.” şeklinde konuştu. 

Konuşmasının sonuna doğru üretimin önemine dikkat çeken Bezci, şu açıklamaları yaptı: 

“Üretim için enerji kaynaklarına sahip olmanız gerekiyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’mız bu süreci son dönemde çok iyi yürütüyor. Alternatif enerji kaynaklarında her yıl ciddi çalışmalar geliyor. Bunda teşviklerin de büyük rolü var. Büyük ülke olacaksak enerjiye dair bütün kaynakları en verimli şekilde kullanmamız gerekiyor. Besa Grup olarak bu konuda biz varız ve olmaya devam edeceğiz.”

Adıyaman’a Sağlık Yatırımı

0

Adıyaman’da vatandaşların konforlu sağlık hizmeti alabilmesi amacıyla 300 yataklı hastane ve diğer sağlık yatırımlarına ağırlık verildi. 

Hali hazırda inşaat süreci devam eden 300 yataklı hastane projesinin yanı sıra diğer sağlık yatırımları da devam ediyor. Projenin 2023 yılında hizmete açılması hedefleniyor. Sismik izolatörlerle döşenen hastane, deprem sırasında bile hizmet vermeye devam edecek şekilde tasarlandı. 

Şehirde devam eden projeler hakkında bilgi veren Adıyaman İl Sağlık Müdürü Erdoğan Öz, “İlimizde şu an 3’ü hastane, toplum sağlığı merkezi, sağlıklı yaşam merkezi, 4 acil sağlık hizmetleri istasyonu, 5 aile sağlık merkezi olmak üzere toplam 14 proje devam etmektedir. Bu projelerin bir kısmı tamamlandı diğer kısmı da tamamlanma aşamasında. Bunları da kısa süre içerisinde tamamlanıp vatandaşın hizmetine sunulacaktır.” dedi. 

300 yataklı Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nin 2023 yılında hizmete alınacağını vurgulayan Öz, “85 bin metrekare kapalı alana sahip olan hastanemiz 300 yatak kapasiteli planlanmış olup ihtiyaç halinde 360 yatak kapasitesine kadar çıkartılabilecektir. Bu hastane tamamlandığında bitişindeki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Merkez Kampüsü ile 165 bin metrekare kapalı alana sahip şehir hastanesi kapasitesinde bir sağlık kompleksi ilimize kazandırılmış olacak.” ifadelerini kullandı. 

Niğde’ye 2 Yeni Spor Sahası Yapılıyor

0

Niğde Belediyesi tarafından yapılan açıklamaya göre inşaatı için yer teslimi yapılan 2 yeni spor sahası ve bölgenin en kapsamlı spor tesisi şehre kazandırılacak. 

2 adet saha ve tribünlerin yapım işi için 25 milyon TL yatırım bedeli belirlendi. Niğde’ye kazandırılacak olan spor tesislerinde basketbol, voleybol, tenis kortu, kaykay pisti ve birçok spor branşları için saha ve salon inşa edilecek. 

Konuyla ilgili konuşan Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, “Hem spor yapmak isteyen gençlerin hem de sporcuların istifade edebileceği yeni spor sahaları yapıyoruz. Sahalar tribünleriyle birlikte tamamlandığında ve İç Anadolu Bölgesinin en büyük spor merkezi olacak tesis faaliyete geçtiğinde, burada ferdi spor branşlarının yanı sıra takım halinde spor branşlarının antrenmanları ve müsabakaları yapılabilecek. Spor tesisleri, Niğde’ye hayırlı olsun.” ifadelerinde bulundu. 

UPS Teknolojisinin Evrimi – Kesintisiz Bir Başarı Öyküsü

0

Kesintisiz güç kaynakları (UPS’ler), tıp işletmelerinden ve veri merkezlerinden acil durum ve endüstriyel tesis sistemlerine kadar, kritik veya hassas ekipmanın sürekli ve temiz güç gerektirdiği her yerde teknolojinin önemli bir parçasıdır.

UPS’lerin tarihi biraz gizemle örtülü olsa da buluşu için net bir tarih ve onu belirletecek bir mucit bulunmamakla birlikte 1962’den beri Eaton’ın Finlandiya’daki fabrikasında üretilmektedir. O zamandan beri UPS’ler, tek başına Eaton’ın yedek güç ve güç dönüştürme teknolojisi ile ilgili 200’den fazla patentli inovasyonu ile uzun bir yol kat etti. Ve son gelişmeler sayesinde, UPS’ler artık enerji geçişinin gerçekleşmesinde belirleyici bir rol oynayabilir.

UPS Nedir?

UPS, içerisinde akü bulunan ve iki temel işlevi olan bir güç elektroniği cihazıdır. Bu temel işlevler güç kaynağını yedekleme ve düzgünleştirmektir. Bu nedenle, elektrik yükleri için bir tür sigorta işlevi görerek iş sürekliliğini sağlamada hayati bir bileşen haline gelmektedir.

Kısa süreli bir elektrik kesintisi durumunda, UPS, kritik ekipmanı, tipik olarak beş ila 30 dakika boyunca akülerden güç sağlayarak korur. Böylece jeneratör çalışmaya başlayıncaya kadar aradaki boşluğu kapatır ve daha uzun elektrik kesintileri esnasında, hasar veya veri kaybını önlemek için yumuşak kapatmalara izin verir.

Ancak güç mevcut olduğunda bile güç kalitesinin düşük olması, özellikle günümüzün her zamankinden daha minyatür ve hassas cihazları düşünüldüğünde, gerilim dalgalanmaları, gerilim düşmeleri ve geçici akımlar yoluyla ekipmanı tehdit edebilir. Bir UPS, şebeke tarafındaki besleme gerilimini “düzelterek” bu cihazların işleyişini korur.

UPS Teknolojisindeki Son Gelişmeler

Bu türdeki ilk cihazlar analog ve sadece birkaç kW kapasiteye sahipken, dijital işlemcili modern UPS’ler, birkaç MW güç ile birlikte çok daha gelişmiş fonksiyonlara ve kontrole izin veren büyük hacimli verileri işleyebilir.

Buna paralel olarak, UPS verimliliği, 30 yıl öncesindeki yaklaşık %20 değerinden bugün %3’e azalan güç kayıpları ve daha az hammadde gerektiren daha küçük, trafosuz tasarımların kullanılmasıyla artmıştır. Ayrıca, en yeni modeller daha hızlı anahtarlama, gelişmiş güç elektroniği ve daha verimli soğutma özelliklerinden faydalanmaktadır. Bunların tümü, artan enerji ve soğutma maliyetleri ve karbonsuzlaştırmaya yönelik yaklaşımlar karşısında önemli hususlardır.

Bu gelişmelerin hepsi, kolay ölçeklenebilirlik ve kolay bakım sunan modüler kurulumları mümkün kılmıştır. Kapasiteyi arttırmak için yapılması gereken tek şey başka bir modül eklemektir ve geri kalanlar çevrimiçi kalırken modüllere tek tek servis verilebilir. Sonuç olarak, en son teknoloji kesintisiz güç kaynakları –  UPS’ler daha düşük maliyetle daha fazla güvenilirlik, kullanılabilirlik ve esneklik sağlar.

UPS’ler geleneksel olarak kurşun-asit akülere güvenirken, bunlar şimdi daha küçük, daha hafif ve güç olmadığında daha uzun süreler için daha uygun olan lityum iyon akülerle tamamlanıyor. Buna, kendi başına akü olmayan, ancak büyük miktarda elektriği depolayabilen ve hızla boşaltabilen süper kapasitörlerin geliştirilmesini ekleyince tamamen yeni özellikler mümkün hale gelmiştir.

UPS’ler Sayesinde Daha Akıllı Şebekeler

Başka bir deyişle, UPS teknolojisinin rolü, kritik yüklerin korunmasından şebekenin korunmasına dönüşmektedir. Eaton’ın EnergyAware sistemi gibi en yeni nesil kesintisiz güç kaynakları – UPS’ler şebeke etkileşimlidir, yani sadece tek yönlü enerji akışlarından ziyade çift yönlü enerji akışlarını yönetebilirler. Sadece şebekeden güç çekmek yerine, bu akıllı UPS’ler aynı zamanda fazla enerjiyi ile şebekeyi geri besleyebilirler hem de çalışmalarından herhangi bir taviz vermeden.

Bu, bir yandan şebeke üzerindeki yükü azaltmak için kısa ve uzun vadeli piklerin kesilmesini kolaylaştırırken, diğer yandan geleneksel fosil enerji kaynaklarından daha büyük dalgalanmalara maruz kalan yenilenebilir enerji kaynaklarının genişlemesini destekler. Modern UPS’ler, şebeke stabilizasyonu, daha fazla yerel güç yönetimi ve enerji akışlarının gelişmiş kontrolünü sağlayarak enerji geçişine önemli bir katkı sağlayabilir.

Bundan sonraki gelişmeler, UPS’in verimliliğini artırmaktan çok, sürdürülebilirlik adına UPS’lerin farklı enerji kaynaklarını nasıl kontrol edebileceği, depolayabileceği ve kullanabileceği hakkında olacaktır. Örneğin, bir veri merkezinin UPS’inde depolanan enerji %100 yenilenebilir kaynaklardan geliyorsa, %3’ten az olan güç kayıpları herhangi bir ek emisyon oluşturmaz ve sürdürülebilirlik üzerinde daha az etkiye sahiptir.

Gelecekteki Zorluklar

Bu nedenle yaşam döngüsü emisyonlarına odaklanma, giderek artan bir şekilde, UPS operasyonlarının neden olduğu emisyonlardan üretici süreçlerinin sürdürülebilirliğine kayacaktır. Beşikten kapıya olarak da bilinen bu yaklaşım, bir ürünün üretimin başlangıcından satıldığı ana kadarki karbon ayak izini vurgular. Müşteriler için, üretim sırasında tüketilen enerjinin türü ve miktarı da dahil olmak üzere, bir UPS üretmek için hangi kaynakların ve ne kadarının kullanıldığı her zamankinden daha önemli hale gelmektedir.

UPS’lerin verimlilik kazanımları açısından sınırlara yaklaşmasıyla birlikte, halen sıklıkla dizel yakıt veya gaz olan ve ikisi de ideal olmayan jeneratör güç kaynağı gibi diğer hususlara dikkat çekilmektedir.

UPS’lerin şebeke için sunabilecekleri hizmetlere ilişkin tartışmalarda, birincil amaçlarını, yani kritik ekipmana temiz, kesintisiz güç sağlamayı gözden kaçırmamak önemlidir. Bununla birlikte, geleceğin kesintisiz güç kaynağı – UPS’i net sıfıra geçişte temel bir yapı taşı olarak hareket ederek bundan çok daha fazlasını yapabilir.

Dünyanın İlk Akıllı Atık Su Pompa Sistemi Sektörde Fark Yaratıyor

0

Kendisini dünya genelindeki en zorlu su sorunlarını çözmeye adamış lider su teknolojisi şirketi Xylem, hayata geçirdiği dünyanın ilk akıllı atık su pompa sistemi Flygt Concertor ile atık su sektöründe şirketlerin yatırım maliyetini kayda değer miktarda azaltarak verimlilik, esneklik ve enerji tasarrufu sağlamaya devam ediyor.

Bulunduğu ortamın çalışma şartlarını otomatik olarak algılayan akıllı sistem, en uygun performansı sağlamak için pompalama şartlarını ortama adapte ediyor.

Kentlerin nüfusu tüm dünyada gün geçtikçe artmaya devam ederken bu durum birtakım problemleri de beraberinde getiriyor. Küresel kentleşme; yıpranan altyapılar ve yükselen enerji maliyetleri ile birleşince sürdürülebilir atık su pompalama sistemlerinin geliştirilmesi büyük bir öncelik haline geliyor. Hem temiz su hem de atık su uygulamalarında 150’den fazla ülkede en zorlu su sorunlarını çözmeye kendisi adamış küresel su teknolojisi şirketi Xylem’in atık su alanındaki devrim niteliğindeki pompa çözümü Flygt Concertor; bulunduğu ortamın çalışma koşullarını algılama, performansını gerçek zamanlı olarak uyarlama ve pompa istasyonu operatörlerine geri bildirim sağlama gibi yetenekleriyle ön plana çıkıyor. Sürekli haberleşme ile ara iletişim sağlama özelliği, değişik noktalarda çalışabilecek esnekliği ve tıkanma sorunu yaşanmayan pompalama sistemiyle atık su sektöründe kaliteli ürün çıtasını önemli oranda yukarı taşıyan Flygt Concertor, atık su yönetim çözümlerine verimlilik ve sürdürülebilirlik sağlamaya devam ediyor.

Yüzde 70’e Varan Enerji Tasarrufu Sağlıyor

Mümkün olan en düşük enerji seviyesinde çalışarak geleneksel pompalama sistemlerine kıyasla yüzde 70’e varan enerji tasarrufu sağlan Flygt Concertor, esnek çalışma performansı sayesinde stokları da yüzde 80 oranına kadar azaltmayı başarıyor. Böylece pompa istasyonu işletmecilerinin yüksek miktarda stok bulundurmasına gerek kalmıyor. Böylece daha verimli kaynak yönetimi sağlanıyor. Tıkanma olmadan pompalama yapan sistemi sayesinde vidanjör ile temizleme maliyetlerinden yüzde 80’e kadar tasarruf yapan Flygt Concertor, kompakt tasarımıyla da yüzde 50 oranında daha az yer kaplıyor.

Tek Güçlü Çözüm, Sınırsız Olanaklar

Flygt Concertor’ın süper premium IE4 motoru verimlilik sağlıyor. Patentli Enerji Azaltma (Energy Minimizer) özelliği, performansı otomatik olarak optimize ederek enerji maliyetlerini düşürüyor. Motor, salmastra ve rulmanların ömürlerini uzatıyor. Hareketli Pervane Teknolojisi ile sürdürülebilir verimlilik sunan Flygt Concertor, son teknoloji bileşenleri ile geniş olanaklar sunuyor. 

Zuchex 2022’ye 650 Firma Katılıyor!

0

Tarsus Türkiye tarafından 15-18 Eylül tarihlerinde 32.’si düzenlenecek Uluslararası Ev ve Mutfak Eşyaları Fuarı Zuchex’e yurt içi ve yurt dışından tam 650 firma katılıyor. 

Sektörünün dünya ölçeğindeki en büyük uluslararası ticaret buluşması olacak fuar, Tüyap Beylikdüzü’nde 14 salonda birden açılacak. “Sofra ve Mutfak Eşyaları”, “Pişirme Ekipmanları”, “Plastik Ev Eşyaları / Bahçe Aksesuarları”, “Ev Eşyaları”, “Dekoratif Ev ve Mutfak Eşyaları” ile “Elektrikli Ev Aletleri” kategorilerinde en yeni koleksiyonların ve 2023 tasarımlarının bir arada sergileneceği Zuchex 2022’yi, 7 bini yurt dışından olmak üzere yaklaşık 37 bin satın almacının ziyaret etmesi bekleniyor. 

#buradaolmalısınız sloganıyla 32.’si gerçekleştirilecek Zuchex için geri sayım başladı. Tarsus Türkiye tarafından T.C. Ticaret Bakanlığı, İMMİB (İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri), ZÜCDER (Züccaciyeciler Derneği) ve KOSGEB destekleriyle organize edilen fuar, 15 Eylül’de kapılarını açıyor. Zuchex’in sektörü için önemli bir dış ticaret değerine sahip olduğunu vurgulayan Tarsus Türkiye Genel Müdürü Zekeriya Aytemur, “Bu yıl 32.’sini düzenlediğimiz Zuchex, dünya ihracat liginde şu anda kendi alanında 5. sırada bulunan Türkiye ev ve mutfak eşyaları sektörünün, üst sıralara çıkması için önemli bir basamak olacak. Özellikle uluslararası zincir perakende devleri başta olmak üzere kaliteli tasarımları uygun maliyetlerle tedarik etmek isteyen yurt dışı satın almacılar ilk adres olarak Zuchex’i görüyor. 15 – 18 Eylül tarihlerindeki fuarımıza dört gün boyunca sadece yurt dışından 7 bin doğrudan satın almacı bekliyoruz. Yaklaşık 30 bin ziyaretçi de Anadolu’nun farklı bölgelerinden gelecek. Her yeni buluşmada, katılımcı firmalarına yeni ticaret kanalları, bakir pazarlar ve alternatifli ihracat kapıları açan Zuchex, bu yıl da eşsiz fırsatlar sunacak” dedi.

Ev ve Mutfak Eşyaları Sektörünün Tüm Paydaşları Bir Araya Geliyor

Sergilenen zengin ürün çeşitliliğiyle hem yurt içi hem de yurt dışından satın almacıların öncelikli adresi halini alan Zuchex, yine en yeni tasarımlara, inovatif ürünlere ve markaların 2023 koleksiyonlarına ev sahipliği yapacak. Fuar, ev ve mutfak eşyaları sektöründe faaliyet gösteren imalatçı, ihracatçı, ithalatçı ve distribütör firmaları, profesyonel satın alma heyetleri, zincir mağaza satın almacıları, bağımsız perakendeciler, toptancı & perakendeci kuruluşlar, bayi ve distribütörler, otel & restoran işletmecileri, catering ve organizasyon şirketleri, kurumsal hediyelik eşya satın almacıları, üretici ve ithalatçı firma yetkilileriyle buluşturacak. 

Zuchex 2022 hakkında detaylı bilgi almak isteyenler, www.zuchex.com adresini ziyaret edebilirler.

Generali Sigorta: İzmir’de DASK Sigortası İlk Sırada

150 yılı aşkın köklü geçmişiyle müşterilerine hizmet veren Generali Sigorta, İzmir’in sigortacılık verilerini açıkladı.

Generali Sigorta verilerine göre İzmir’de sigorta hizmeti alanların yüzde 55’i 40-60 yaş aralığındaki bireylerden oluşurken, genel yaş ortalaması 51 olarak istatistiklere yansıdı. İzmirlilerin en çok tercih ettiği sigortacılık ürün ve hizmetleri ise sırasıyla zorunlu deprem sigortası (DASK), kasko sigortası ve trafik sigortası oldu.

Yüzde 39 İle DASK İlk Sırada

Generali verilerine göre, İzmirlilerin en çok tercih ettiği sigortacılık ürün ve hizmeti yüzde 39’luk oranla DASK sigortası olurken, ikinci sırada yüzde 24 ile kasko sigortası, üçüncü sırada ise %15’lik oranla konut sigortası yer aldı.

Kadınların Yüzde 30’u Sigorta Yaptırdı

İzmirlilerin çağrı merkezi, web sitesi ve acente kanalı üzerinden sigortacılık ürünlerini alma yüzdelerine göz atıldığında, yüzde 30 kadın ve yüzde 70 erkek dağılımı istatistiklere yansıdı.

Kütahya Millet Bahçesi’nde Sona Gelindi

0

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı(TOKİ) işbirliğinde inşa edilen Kütahya Millet Bahçesi’nde sona gelindi. 

Kütahya’nın Evliya Çelebi Mahallesi’nde inşa edilen millet bahçesini yerinde inceleyen Kütahya Milletvekilleri İshak Gazel ve Ceyda Çetin Erenler şantiye şeflerinden bilgi aldı. Ziyaret sonunda değerlendirmelerde bulunan Erenler, “Millet Bahçesi’nin kabası bitmiş ve ince işçiliği yapılmaya başlanmış. Çok kısa süre içerisinde hemşehrilerimizle buluşturacağız.” dedi. 

İshak Gazel ise, “Kütahya Millet Bahçesi, içerisinde barındıracağı millet kütüphanesi, çini satış binası, otoparkı, mescidi, yürüyüş parkurları, dinlenme alanları, bisiklet ve koşu yollarıyla 7’den 70’e tüm vatandaşların ihtiyaçlarına cevap verecek. Millet Bahçesi’nde 700 araç kapasiteli kapalı otopark da önemli bir ihtiyacı karşılayacak.” şeklinde konuştu. 

Muğla’da Altyapı Çalışmaları Başladı

0

Muğla Büyükşehir Belediyesi, Fethiye’nin altyapı eksiklerini tamamlamak için altyapı çalışmaları başlattı. 

Muğla’nın Fethiye ilçesine bağlı olan Hisarönü-Ovacık Mahallesi’nde başlatılan altyapı çalışmaları 155 milyon 944 bin TL bedelle başladı. Altyapı eksiklerini gidermek amacıyla başlatılan çalışmalarda, 121 kilometrelik kanalizasyon hattı, 3 adet atık su terfi istasyonu ve 3 bin 841 adet parsel bacası imal ediliyor. Kanalizasyon ve 3 adet terfi merkezi imalatı kısmında yüzde 98 oranında tamamlanan çalışmaların hat imalatı ve yol kaplama işlemleri devam ediyor.

Kanalizasyon işlerinin yanı sıra içme suyu adına da önemli yatırımlar yapan Muğla Büyükşehir Belediyesi, 10 milyon TL yatırımla İnönü Bulvarı, Atatürk Caddesi ve Çarşı Mahallesi’nde yaklaşık 7 kilometrelik içme suyu hattı yapıldı. 

Vitra Design Room İle Dijital Tasarım Deneyimi

0

Vitra, son dönemde ev dekorasyonuna ilginin artması ve dijital platform kullanımının yoğun şekilde rağbet görmesiyle, satın alma öncesindeki deneyimi dijitalleştirmeye devam ediyor.

Sanal görselleştirme teknolojisinden yararlanan Vitra Design Room uygulaması, farklı ürün seçenekleriyle mekana uygun yer ve zemin tasarımlarının deneyimlenmesine olanak sağlıyor. 

Kullanıcıların dijital deneyimlerini geliştirmeye yönelik hazırlanan uygulamayla, Vitra’nın karo seramik kaplama çözümlerinin gerçek mekanlarda nasıl görüneceği online olarak deneyimlenebiliyor. Vitra Design Room, karoların herhangi bir ortamı nasıl dönüştürebileceğini gerçekçi bir şekilde görmenin hızlı ve kolay bir yolunu sunuyor. Uygulamada kayıtlı örnek fotoğraflar üzerine karolar döşenebildiği gibi, gerçek mekan fotoğrafları yüklenerek istenilen ürünle döşenebiliyor. Vitra Design Room uygulamasına erişmek için tıklayın. 

Daha Konforlu Bir Yaşam İçin Samet Kalıp Tarafından  Üretilen Multi – Mech, Tasarımcılardan Tam Not Aldı

Türkiye’nin lider, dünyanın ise en büyük Mobilya teknik aksesuarları üreticilerinden Samet Kalıp firmasının geliştirdiği Mekanik İkili Kalkar Kapak Sistemi Multi-Mech, mükemmel fonksiyonu ve sofistike tasarımı ile sektör profesyonellerinin ve son kullanıcıların beğenisine sunuldu. 

Dünyanın farklı coğrafyalarına özgü stil, malzeme ve tasarımlarla şekillenen mutfak tasarımlarının aynı zamanda kullanıcısına daha iyi ve konforlu bir yaşam sunması gerektiğinin altını çizen tasarımcılar, Multi-Mech ürünün tüm bu özellikleri kapsadığı konusunda hem fikir. 

İç Mimar Emre Evrenos / Daedalus 

Dünyanın farklı coğrafyalarına özgü stil, malzeme ve tasarımlarla şekillenen mutfak tasarımları konusunda ne düşünüyorsunuz? Neler ön planda ve değişkenlik gösteriyor?

Öncelikle mutfak tasarımı, Neufert’te de yer alan ölçüler ve planlama standartlarına, kültür ve coğrafi özelliklere rağmen son derece kişisel alışkanlık ve kullanım şekillerine bağlı olarak tasarlanması gereken bir durumdur. Kullanıcının alışkanlıkları, mekanı kullanış şekli ve sıralaması hatta o mutfakta hazırlanacak yemek cinsine göre bile değişiklik gösterebilir. Kuru gıda depolamaları, pişirme ekipmanlarının depolanması ve ihtiyaç anında kolay ulaşılabilmesi, çalışma üçgeni olarak tabir edilen alanın efektif olarak kullanılmasını sağlar.

Farklı coğrafyalara özgü kullanım alışkanlıklarına göre değişen yaklaşımlara hizmet eden tasarımdan ne anlıyoruz? 

Değişik coğrafyalara göre değişen kullanım alışkanlıkları ise bence depolama ve saklama ihtiyaçları ile doğrudan bağlı. Örneğin; sürekli bir şeyler kaynatılan ve uzun süre pişen yemekler hazırlanan bir mutfağın, standart bir Avrupa mutfağına göre çok daha fazla geniş ve derin depolama alanı barındırması gerekmekte. Konutların her geçen gün daha da ufaldığı bir dönem içerisindeyiz. Dolayısıyla her türlü depolama imkanının optimum düzeyde kullanılması gerekiyor. Bu da açılım sistemleri, ölü alanların değerlendirilmesi ve özellikle tezgah altı veya üst dolaplar gibi ulaşılması zor alanların kullanıma sokulması gibi gereklilikleri ön plana çıkartıyor.

Marka felsefesini, ürünleri ile kullanıcısının hayatını daha konforlu hale getirmek üzerine inşaa eden Samet’in bu konuda öncü ürünü Multi-Mech ile ilgili neler düşünüyorsunuz?

Multi-Mech de üstte bahsettiğim, yüksek depolama alanlarının kullanılması için gerçekten faydalı bir sistem. Kademeli şekilde geniş bir kullanım alanını, kullanıcı için ulaşılabilir ve kolay kumanda edilebilir bir hale getiriyor. Özellikle düşey kapak sistemlerinin belli bir ağırlıktan sonra rahat çalışmaması, tek elle açık tutup içinden alma vs. gibi pratiklikten öte problem çıkaran sistemlerle çok karşılaştık. Hep çok pahalı yurtdışı menşeili uygulamalarda gördüğümüz bu sistemleri yerli bir alternatifin üretiyor ve piyasaya sunuyor olması bence çok değerli.

İç Mimar Nazar Şigaher / Daedalus 

Dünyanın farklı coğrafyalarına özgü stil, malzeme ve tasarımlarla şekillenen mutfak tasarımları konusunda ne düşünüyorsunuz? Neler ön planda ve değişkenlik gösteriyor?

Mutfak, çoğu kez bir şeyin hazırlandığı fonksiyonel mekan olarak da kullanımımıza girmiş bir kelime. Mutfak tasarımlarında, yemeğin hazırlanmasını, temizliği ve depolama olanaklarını iyileştirici fonksiyonel çözümler sürekli karşımıza çıkmakta. Bu yönü ile mutfağı, makine teknikliğinde işlevsel ama sade bir mekan olarak gören yaklaşım baskın gelmekte.

Farklı coğrafyalara özgü kullanım alışkanlıklarına göre değişen yaklaşımlara hizmet eden tasarımdan ne anlıyoruz? 

Kullanıcısını dinleyen, anlayan ve bu doğrultuda çözümler üreten bir tasarım dili, ancak kültürel farklılıklardan doğacak ihtiyaçlara cevap verebilir.

Tasarım ve üretim felsefesini, ürünleri ile kullanıcısının hayatını daha konforlu hale getirmek üzerine inşaa eden Samet’in bu konuda öncü ürünü Multi-Mech ile ilgili neler düşünüyorsunuz? 

Kullanıcısına görsel ve fonksiyonel olarak hareket özgürlüğü sunarken, mekanizmasını bu kadar narin bir gövde içerisine sığdırabilmiş olması gerçekten etkileyici.

İç Mimar Jale Kulin / Jale Kulin Interiors

Dünyanın farklı coğrafyalarına özgü stil, malzeme ve tasarımlarla şekillenen mutfak tasarımları konusunda ne düşünüyorsunuz? Neler ön planda ve değişkenlik gösteriyor?

Dünyanın farklı coğrafyalarında süregelen farklı yaşam tarzları, toplumsal alışkanlıklar evin atar damarı diyebileceğimiz mutfak tasarımlarını, gerek mimari planlamada gerekse malzeme seçimlerinde farklı yönlere çekiyor elbette.
Öncelikle beslenme ve yemek hazırlama  denklemleri ülkeden ülkeye çok büyük farklar gösteriyor. Örneğin Japonya’da yaşanılan kısıtlı alanlar ve beslenme şekli itibari ile mutfaklara ayrılan bölüm genelde çok minimal, ocaklar iki gözlü, elektrikli aletler daha küçük boyutlarda hatta fırın kullanımı gerçekten az. Tam tersine Arap yarımadasında ise mutfaklar epeyce geniş, kapalı ve evin genelinden soyutlanmış mekanlar. Hatta evlerde iki mutfak bulunuyor biri personelin kullandığı, hazırlık ve ana pişirmeyi kapsarken, aile fertlerinin kullandığı diğer mutfak ise onların yaşam alanında daha hafif bir şekilde yer alıyor. 
Avrupa’da mutfak bir buluşma, yemek hazırlığı “doyurmaktan’’ öte bir sosyalleşme unsuru; keza alan çoğunlukla salona açık bir konumda. Mutfaklar İtalya’da, salon mobilyası kıvamında. Amerikalılar mutfağı oturma odası mantığında geniş metrekarelere yayıp yine burada yemek pişirme vakti haricinde de gün boyu vakit geçirmekten keyif alıyorlar.

Farklı coğrafyalara özgü kullanım alışkanlıklarına göre değişen yaklaşımlara hizmet eden tasarımdan ne anlıyoruz?
Burada mutfak tasarımlarının bu multi kültürel denklemde esneklikle fonksiyonel ve estetik kurguyu aynı anda besleyecek şekilde gelişmesi gerekiyor.

Tasarım ve üretim felsefesini, ürünleri ile kullanıcısının hayatını daha konforlu hale getirmek üzerine inşaa eden Samet’in bu konuda öncü ürünü Multi-Mech ile ilgili neler düşünüyorsunuz?

Açılımın tercihe göre kontrol edilebilmesi, renk alternatifleri ayrıca farklı malzemeler ile eşleşebilme özelliği ile çok yönlü bu ürünün kullanım bağımlılığı yaratacağına eminim.

İzocam Foamboard’un Ambalajları, “İnsanlık ve Dünya İçin İyi Gelecek” Hedefiyle Yenilendi!

0

Sağlıklı, güvenli ve tasarruflu yalıtıma imkan veren İzocam Foamboard’un ambalajları, Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma için belirlediği küresel amaçlara da vurgu yapacak şekilde yenilendi. 

Yalıtım sektörünün lider markası İzocam, Birleşmiş Milletler’in (BM) Sürdürülebilir Kalkınma için belirlediği küresel amaçlara olan katkısını vurgulayacak şekilde, insan sağlığına ve çevreye duyarlılığını da ifade ederek ambalajlarını yeniden tasarlamaya devam ediyor. Yarı şeffaf beyaz olan İzocam Foamboard’un yeni ambalajlarında, ürünün Kalkınma Amaçlarına yaptığı katkılara yer vermenin yanında bu ürünün hekzabromosiklododekan, bromlu alev geciktirici (HBCD) içermediğine de vurgu yapılıyor.

İzocam Foamboard ürününün yeni ambalajı, ürünün sürdürülebilirliğe ve BM’nin küresel amaçlarına doğrudan yaptığı 8 katkıya yer veriyor. İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, BM tarafından küresel iklim değişikliği ile mücadele kapsamında geliştirilen ve 2030 yılına kadar tamamlanması beklenen Sürdürülebilir Kalkınma için Küresel Amaçlar kapsamında İzocam Foamboard’un da katkısını ön plana çıkarmayı ve sektör profesyonelleri arasında farkındalığı artırmayı hedeflediklerini belirtti. Savcı İzocam Foamboard’un yeni ambalajı ile ilgili şunları söyledi: “İzocam, ürünlerinin sahip olduğu özellikler sayesinde şimdiye kadar Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma için belirlediği 17 küresel amacın pek çoğuna katkı sağlıyor. Ürünlerimizin insan sağlığına zararsız olması, enerji tasarrufu sağlaması ve sürdürülebilirliğe olan katkısı nedeniyle BM’nin 17 küresel amacı arasında yer alan ‘Sağlık ve Kaliteli Yaşam’, ‘Erişilebilir ve Temiz Enerji’, ‘İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme’, ‘Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı’, ‘Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar’, ‘Sorumlu Üretim ve Tüketim’, ‘İklim Eylemi’ ve ‘Amaçlar için Ortaklıklar’ gibi 8 önemli amaca ulaşılmasında üzerimize düşeni yapıyoruz. Ancak gerek son kullanıcının gerekse sektör profesyonellerinin yalıtım ürünü seçimini bu farkındalıkla yapması, bu ürünlerin karbon salımını azaltımına olan katkısını bilmesi ve kendisine hem kısa hem de uzun vadede sağlayacağı faydaya odaklanması konusunda da öncü olmaya devam etmek istedik ve bu vurguyu ambalajlarımıza taşıdık” dedi.

İzocam Foamboard teras çatılarda, binanın toprak altında kalan duvar ve döşemelerinde yüksek basma mukavemeti (yük taşıma gücü), özellikle toprakta yer alan minerallere ve bitki köklerine karşı dayanıklı olması nedeni ile tercih ediliyor. Yüksek ısı yalıtım performansı sunarak, bugünlerimizi ve yarınlarımızı gözeten İzocam Foamboard, %100 geri dönüştürülebilir ve HBCD içermeyen bir ürün olarak piyasaya arz ediliyor. Kalıcı bir organik kirletici olarak tanımlanan HBCD, polimer ateşlemeyi geciktirmek ve doğabilecek yangın oluşumunu yavaşlatmak için alev geciktirici katkı maddesi olarak kullanılıyor. Polistiren bazlı XPS ve EPS ürünlerde HBCD maddesinin kullanımı, ülkemizde Kasım 2019 itibariyle yasaklanmış durumda. Bu nedenle XPS ve EPS ürünleri alınırken ‘HBCD içermez’ olduğuna dikkat edilmesi gerekiyor. İzocam Foamboard’un da dâhil olduğu İzocam marka tüm XPS ve EPS ürünler, çevreye ve insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde yasaların belirttiği çerçevede üretiliyor.

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nin Katlı Otopark Projesi Devam Ediyor

0

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı başlatılan Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Katlı Otopark projesinde inşaat, tüm hızıyla devam ediyor. 

Toplam bin 797 araç kapasitesine sahip olacak olan katlı otopark inşaatında yüzde 60 oranında ilerleme kaydedildi. Dolgu ve kolon imalatlarının tamamlandığı projede birinci kat çalışmaları yüzde 30 oranında tamamlanırken, ikinci kattaki kalıp ve demir imalatları devam ediyor. Toplam yüzde 60 oranında ilerlemiş olan proje, 13 bin 200 metrekare alan üzerinde zemin ve üç katta 54 bin 430 metrekare alana inşa ediliyor. 

Projenin tamamlanmasının ardından hastane ziyaretinde bulunanların otopark sorunu çözüme kavuşacak. Ayrıca, projenin acil afet toplanma alanı olarak da kullanılacağı belirtildi. 

Vali Çiçek Yatırım Turuna Çıktı

0

Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, şehirde devam eden inşaat projeleri ile yatırımları yerinde inceledi. 

Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın ile birlikte Belediye tarafından şehre kazandırılan Mevlana İlkokulu, Emine Gönen Ortaokulu, Mehmet Karamercan Kütüphanesi ve Engelsiz Yaşam Merkezi inşaatlarını ziyaret ederek yetkililerden bilgi aldı. 

Yapılan yatırımlar hakkında bilgi veren Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, “Sayın Valimizle birlikte başta okullar olmak üzere kütüphaneler, sosyal tesisler ve engelli yaşam merkezi inşaatlarında incelemeler yaptık. Kendisine gelinen son durum hakkında bilgiler verdik. Talas’ın farklı noktalarına okullar, kütüphaneler, sosyal tesisler ve engelsiz yaşam alanları kazandırmaya devam ediyoruz. İlgi ve katkılarından dolayı da sayın valimize çok teşekkür ediyorum. Talas’a ayrı bir önem veriyor, proje ve yatırımlarımıza destek oluyor.” şeklinde konuştu. 

Van, Bahçesaray Küçük Sanayi Sitesi İnşaatı Hızla Devam Ediyor

0

Van, Bahçesaray Belediye Başkanı Meki Arvas, inşaat süreci devam eden Küçük Sanayi Sitesi’ni yerinde ziyaret ederek incelemelerde bulundu. 

Kısa bir süre önce yapımına başlanan Bahçesaray Küçük Sanayi Sitesi inşaat alanını ziyaret eden Başkan Meki Arvas proje hakkında, İlçemizin planlı gelişmesine katkı sağlamak amacıyla küçük sanayi sitesinin yapımına başladık. Yapım çalışmaları hızla devam edecek olup, çok yakın bir zamanda Allah’ın izni ile Bahçesaray’ımıza yakışır bir sanayi sitesi olacak. Desteklerinden dolayı Doğu Anadolu Kalkınma Ajansına teşekkür ederim. Bahçesaray’a hayırlı olmasını temenni ediyorum.” dedi.