Ana Sayfa Blog Sayfa 97

Dinyeper Köprüsü’nü Onur Taahhüt İnşa Edecek

Ukrayna’nın Zaporojye şehrinde 2004 yılından buyana tamamlanamayan köprü inşaatının yapım ihalesini 487 milyon dolarlık teklifiyle Onur Taahhüt kazandı.

Ukrayna’nın bugüne kadar yapılan en büyük ihalesi olan Dinyeper Köprü inşaatı ihalesi sözleşmesi, Onur Grup Yönetim Kurulu Başkanı Onur Çetinceviz’in ve Yurt Dışı Projeler Koordinatörü Emre Karaahmetoğlu’nun da katılımıyla Ukrayna Bakanlar Kurulu tarafından onaylanarak imzalandı.

İhale sözleşmesine göre  köprüyü 48 ayda tamamlayacak olan Onur Taahhüt, yurt içi ve yurt dışında karayolu, havaalanı, baraj, iş merkezi ve alt yapı sektörlerinde bugüne dek birçok projeye imza attı.

Ankara merkezli firma, Dünyanın En Büyük 250 Müteahhitlik Firması arasında geçen yılı 131. sırada tamamladı.

Binalarda Depremin Yol Açtığı Yıkımlar Su Yalıtımıyla Önlenebilir!

0

İZODER Yönetim Kurulu Başkanı Levent Gökçe, “Ülke olarak depremle yaşamayı öğrenmeli, güvenli ve kaliteli yapılaşma bilinciyle hareket etmeliyiz” dedi. Gökçe, en başta uzun ömürlü ve depreme dayanıklı binalar inşa etmek gerektiğini belirtti.

Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği’nin (İZODER) Yönetim Kurulu Başkanı Levent Gökçe, ‘1-7 Mart Deprem Haftası’ kapsamında açıklamalarda bulundu.

İZODER olarak, deprem gerçeği ve yalıtım konusunda kamuoyunu bilinçlendirmeyi görev edindiklerine dikkat çeken İZODER Başkanı Levent Gökçe, “Ülke olarak depremle yaşamayı öğrenmeli, güvenli ve kaliteli yapılaşma bilinciyle hareket etmeliyiz. Topraklarının yüzde 95’lik bölümü deprem kuşağında yer alan ülkemizde, can ve mal güvenliğini sağlayabilmek için alınması gereken en temel önlemlerin başında uzun ömürlü ve depreme dayanıklı binalar inşa etmek geliyor” şeklinde konuştu. 

Gökçe, “Depremin yol açtığı büyük yıkımların en önemli nedenlerinden biri olan korozyonun önüne, binalarımızı su yalıtımıyla koruyarak geçmeliyiz” diye konuştu.

Kentsel Dönüşüm Süreci İyi Değerlendirilmeli

Ülke genelinde milyonlarca konutta hala su yalıtımının olmadığına dikkat çeken Levent Gökçe, bugün su yalıtımı ile donatılmış güvenli ve nitelikli binaların inşa edilmesinde kentsel dönüşümün büyük bir fırsat olduğunu ifade etti ve şöyle konuştu:

“Kentsel dönüşüm sürecinde inşa edilen yeni binalarda yalıtım uygulamalarına öncelik verilmeye başlandığını görmek, hem yalıtım sektörü hem toplum adına sevindirici bir gelişme. Bina dayanımı için gerekli olan su yalıtımı, şimdiye kadar çoğunlukla ihmal edildiği için, ülkemizde 30-40 yıllık binalar ömrünü tamamlamış olarak görünüyor. Oysa asgaride 80-100 yıl gibi bir süre için tasarlanan ve inşa edilen binalarımız, bu süre içinde korozyon etkisine karşı korunmuş olmalı. Önümüzdeki kentsel dönüşüm sürecini iyi değerlendirip, su yalıtımını kaliteli malzeme ve uzman uygulamalar ile gerçekleştirirsek, her deprem sonrasında yaşadığımız üzücü durumların önüne geçebiliriz.”

Su Yalıtımı Hayati Önem Taşıyor

Yapıyı oluşturan ana unsurlar demir ve betonu binanın ömrü boyunca koruyan su yalıtımının hayati önem taşıdığını işaret eden Levent Gökçe, “Betonarme yapı sistemlerinin en çok etkilendikleri noktalardan biri suya karşı hassasiyetleridir. Yapılarımıza suyun nüfuz etmesi durumunda, taşıyıcı elemanlarda bulunan demir donatılar korozyona maruz kalarak paslanıyor ve binalarımızın ömrü ve dayanıklılığı azalıyor. Korozyona maruz kalan bir bina, yapımından sonraki 20 yıl içinde taşıma kapasitesinin yarısından fazlasını kaybedebiliyor” diye konuştu.

Denetim Çok Önemli

Levent Gökçe, “Binanın taşıyıcı sistemini zayıflatan korozyonu engellemenin tek yolunun standartlara uygun doğru malzemelerle, tekniğine uygun su yalıtımı uygulamasının yapılmasıdır. Yönetmelikler tam anlamıyla uygulanmaya başlanıp denetim mekanizmaları etkili bir şekilde devreye girdiğinde, toplum olarak güvenli ve sağlıklı binalara sahip olacağız” dedi.

Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği Tasarım ve Uygulamacıların Yolunu Belirliyor

Binalara dayanıklılık, kalite ve konfor kazandıracak ‘Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği’nin 1 Haziran 2018 tarihi itibarıyla yürürlüğe girdiğini vurgulayan Levent Gökçe, “Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği” içerisinde zorunluluk olarak belirtilen su yalıtım uygulamalarının bu yönetmelikte daha etkin bir şekilde hayata geçirileceğini de ifade ederek, binalarda Su Yalıtım Yönetmeliği uygulamaların ve işleyişin yöntemini ortaya koyarak tasarımcıların ve uygulayıcıların yolunu belirlemesini sağladığını aktardı.

Su Yalıtımının Maliyeti Sanıldığı Gibi Yüksek Değil

Su yalıtımının maliyetinin sanıldığı kadar yüksek olmadığına dikkat çeken Gökçe, şunları kaydetti: 

“Bugün yeni inşa edilen bir binada su yalıtımı uygulamalarının maliyeti toplam bina maliyetini %3 ila %4 üne tekabül eder. Mevcut binalarda elbette bu maliyet biraz daha artıyor. Arazi yapısı, binanın zemini gibi başka faktörler de devreye giriyor. Ancak yine de inşaatın geneline göre yüksek maliyetler söz konusu değil. Su yalıtımı yapılmamış, dolayısıyla korozyona uğramış binaların depremden olumsuz etkilenmesi sonucu ortaya çıkan sonuçlar ise ne yazık ki hem can güvenliği hem de mal güvenliği açısından çok ciddi sonuçlar ortaya koymaktadır.”

İnşaat Malzemeleri Sanayi Üretimi 2019’u Nasıl Geçirdi?

Türkiye İMSAD, yapı sektörü ve ekonomi çevreleri tarafından dikkatle izlenen aylık sektör raporunu açıkladı. ‘Türkiye İMSAD Şubat 2020 Sektör Raporu’na göre; inşaat sektörünün yüzde 8,6 daraldığı 2019 yılında toplam inşaat harcamaları 581 milyar TL olarak gerçekleşti. 2018 yılında 419 milyar TL olan iç pazar büyüklüğü 2019 yılında 378 milyar TL seviyesine geriledi. 2019 yılında inşaat malzemeleri sanayi üretimi ise bir önceki yıla göre yüzde 13 daraldı. 

İnşaat malzemesi sektörünün çatı kuruluşu Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından hazırlanan ‘Şubat 2020 Sektör Raporu’nda şu tespitler yer aldı: İnşaat sektörü 2019 yılında yüzde 8,6 daraldı. Böylece 2018 yılındaki yüzde 2,1 küçülmenin ardından inşaat sektörü 2019 yılında da küçüldü. İnşaat sektörü en son 2008 ve 2009 yıllarında küresel krizin etkileri ile iki yıl üst üste küçülmüştü. 

İnşaat Sektörü ile Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişki Koptu

Geçmiş yıllarda inşaat sektörü büyümesi ile ekonomideki genel büyüme arasında doğrusal ve yakın bir ilişki bulunuyordu. İnşaat sektörü, büyümesi ile genel ekonomik büyümeye önemli ölçüde katkı sağlıyordu. Bu ilişki en son 2017 yılında yaşandı. 2018 ve 2019 yıllarında ise bu ilişki koptu. 2018 yılında ekonomi yüzde 2,8 büyürken inşaat sektörü yüzde 2,1 küçüldü. 2019 yılında ise ekonomi yüzde 0,9 büyüme gösterirken inşaat sektörü yüzde 8,6 daraldı. İnşaat sektörünün kendi iç dinamiklerinden kaynaklanan sorunlar ile karşı karşıya olması nedeniyle ekonomideki genel iyileşme inşaat sektörüne yansımadı. İnşaat sektöründe yeniden büyümenin, sektörün iç dinamiklerinden kaynaklanan sorunların çözümü ile mümkün olacağı görüldü.

Toplam inşaat harcamaları 2019 yılında 581 milyar TL olarak gerçekleşti. İnşaat harcamaları 2019 yılında cari fiyatlarla yüzde 9,8 daraldı. Buna bağlı olarak inşaat malzemeleri iç pazarı 2019 yılında 378 milyar TL oldu. 
İnşaat malzemesi sanayi üretimi 2019 yılında 2018 yılına göre yüzde 13 geriledi. Aralık ayında sanayi üretimi yüzde 7 ile yılın tek aylık büyümesini gösterdi. Buna rağmen 2019 yılı genelinde inşaat malzemeleri sanayi üretimi önemli bir daralma yaşadı. Bu daralmada iç pazardaki keskin küçülme etkili oldu. İhracattaki miktar artışı ise üretim kaybını telafi edemedi. 2019 yılında 22 alt sektörün 21’inde üretim bir önceki yıla göre düştü. 2019 yılında düz cam imalatı yüzde 2,8 artış ile üretimi geçen yıla göre artan tek sektör oldu. 

2019 yılında üretimde en yüksek gerilemenin yaşandığı üç sektör yüzde 38,8 fırınlanmış kilden inşaat malzemeleri, yüzde 37,6 ile hazır beton sektörü ve yüzde 23,4 ile inşaat amaçlı beton ürünleri oldu. 2019 yılında 2 sektörde üretim gerilemesi yüzde 30’un bir sektörde yüzde 20’nin ve 10 sektörde ise yüzde 10’nun üzerinde gerçekleşti. Tek haneli gerileme yaşanan sektör sayısı ise 8 olarak gerçekleşti. Bu 8 sektör musluk ve vanalar, boyalar, merkezi ısıtma radyatörleri, kilit ve menteşe imalatı, metal yapı ve yapı parçaları, seramik sağlık gereçleri, soğutma ve havalandırma donanımları ile elektrikli aydınlatma ekipmanları oldu. 2019 yılında İnşaat sektöründe yaşanan yüzde 8,6 daralmaya bağlı olarak inşaat malzemeleri sanayi üretimi de 2008 yılından bu yana en sert daralma ile karşı karşıya kaldı.

Yerli Otomobil Fabrikası Hangi Şehre Kurulacak Sorusu Yanıt Buldu! Askeri Alan Fabrika Olacak

Türkiye’nin ilk yerli otomobili için üretim üssü belirlendi. Yerli otomobil fabrikası yakından takip edilirken beklenen resmi karar alındı ve fabrikanın kurulacağı yer kesinleşti. Yerli otomobil fabrikası nerede, Gemlik yeni merkez mi olacak, yerli otomobil fabrikası nerede kuruluyor? Soruların yanıtları haberimizde…

Hatırlanacağı üzere daha önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yapmış olduğu açıklama ile yerli otomobil fabrikasının Bursa’da kurulacağını açıklamıştı.

Yerli Otomobil Fabrikası Nerede Kuruluyor?

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu tarafından hayata geçirilecek olan yerli otomobil projesi hakkında beklenen karar alındı. 

Bursa Büyükşehir Belediyesi Gemlik’te yer alan ve imar planında askeri alan olarak görünen 4 milyon metrekare büyüklüğe sahip olan arsanın 1 milyon metrekaresinin yerli otomobil fabrikasına ait tesisin kurulması için ayrılması kararını onayladı. 

Meclis söz konusu kararın verilmesi için olağanüstü toplantı kararı almıştı. Yapılan toplantıda “Cumhurbaşkanlığı kararı ile yerli ve milli imalatlara yönelik ülke sanayi stratejisi kapsamında sanayi alanı oluşturulabilir hükmü eklenmesine ilişkin 1/100.000 ölçekli Bursa ili çevre düzeni planı değişikliği” kararı İmar Komisyonu tarafından yapılan görüşmelerin ardından kabul edildi. 

Meclisin verdiği bu karar kapsamında Yerli Otomobil Fabrikası için Gemlik açıklaması kesinlik kazanmış oldu. 

5 Bin Konutla İddialı Dönüyor

Zor bir süreci geride bırakan gayrimenkul sektöründe hareketlilik başladı. Tüketicinin talebini gören Dap Yapı 2 yıl aradan sonra yeni projelere başlama kararı verdi. Yatırım ortamının önündeki engellerin kalktığını ve gündemlerinde 5 bin konutluk 4 proje olduğunu belirten Dap Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, “İlk adım Çekmeköy. Yatay mimaride 1200 konut yapacağız. Satış öncesi 44 bin ön talep geldi” dedi.

Yaklaşık 2 yıl durgun bir dönemden geçen gayrimenkul piyasası son aylarda düşen faizin etkisiyle hareketlendi. Bekleyen alıcı harekete geçince Dap Yapı da çalışmalara başladı. Mevcut konut projelerinde sona gelen firma 2020-2021’de 4 yeni proje planlıyor. Şirket Çekmeköy, Nişantaşı, Beykoz ve Pendik’te 5 bin konut inşa edecek ve 8 bin kişiye istihdam sağlayacak. Yeni dönem projelerini konuşmak için bir araya geldiğimiz Dap Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, düşen konut kredi faizleri ve ekonomi politikalarındaki üretimi destekleyici adımlarla gayrimenkul sektöründe yeni bir hareketlilik başladığını söyledi. Yılmaz, “Sıfır konutta kredi faizi yüzde 0.79’lara indi. Biz faizdeki bu rakamları 2013’lerde görüyorduk. Kredi çekerken 60 aydan fazla vade kullanırken sıkıntı yaşayabiliyordunuz. Şimdi ise 180 ay konut kredisi kullanabiliyorsunuz. Yüzde 24’leri aşan, yüzde 35’lerin konuşulduğu bir faiz ortamından bugün tek haneli faizlerin görüldüğü bir ortama geldik. Ekonomideki durağan dönem iyi yönetildi, yatırımlar teşvik edildi. Ülkemizin yatırım ortamına ve geleceğine olan güvenimizle bu dönemini çok iyi değerlendireceğiz” diye konuştu.

5 bin konutla iddialı dönüyor

2 İhaleyi Kazandı

Hükümetin ve Merkez Bankası’nın faiz adımlarıyla yatırım ortamındaki engelleri kaldırdığına dikkat çeken Yılmaz, 2 yılda 4 yeni gayrimenkul projesi planladıklarını dile getirdi. 5 bin bin konutluk ruhsat çalışmasına başladıklarını ve ilk adımın Çekmeköy olduğunu belirten Yılmaz, “Önümüzdeki günlerde, Emlak Konut ihalesini kazandığımız Çekmeköy projemizin satışına başlayacağız. Yine ihalesini kazandığımız Nişantaşı projemizin lansmanına da bu yıl içinde çıkacağız. Emlak Konut GYO tarafından ihaleye çıkarılan Nişantaşı ve Çekmeköy arazileri için 2.9 milyar TL teklif vermiş ve her iki ihaleyi de kazanmıştık. Çekmeköy ve Nişantaşı projeleriyle dünya birinciliği ödülü alacağız. Tabiri caizse hani uçan bina diyoruz ya… Her iki projede de bir motorumuz eksik. Bu kadar da iddialıyız” dedi.

44 Bin Talep Topladı

200 dönüm alanda 1200 konutun inşa edileceği Çekmeköy projesinde yatay mimarinin ön planda olacağını belirten Yılmaz, projede 70 bin metrekare park alanı, hayvanat bahçesi, okul ve kültür merkezi de yer alacağını dile getirdi ve şunları söyledi: “Üç aydır ön talep toplama süreci içindeydik. Şu ana kadar 44 bin talep topladık. Beyaz yakalı nüfus hem çocuklarının eğitimi, hem deprem güvenliği hem de ulaşım avantajı nedeniyle Çekmeköy’ü tercih ediyor.”

Gayrimenkul Kazandırıyor

Konuta yatırımın orta ve uzun vadede yüksek getiri sağladığını söyleyen Ziya Yılmaz, “Son dönemde gerçekleştirdiğimiz projelere bir bakalım. İstmarina’da metrekaresi 4 bin TL’den satışa çıkmıştık, 14-17 bin TL oldu.Teras Kule’de metrekare fiyatı 5 bin TL’den başlamıştı, şuanda 13 bin TL seviyelerinde. İzmir projemizde metrekare fiyatı 4 bin 200 liradan başlamıştı, 10-11 bin TL bandında seyrediyor. Çekmeköy’de de yüksek prim potansiyeli var. İlk düşüncemiz 10 bin TL’nin üzerinde bir rakamla satışa çıkmaktı ama lansmana özel bir fırsat sunacağız. 10 bin TL’nin altında bir rakamla satışa çıkacağız. Bitiş rakamları ise 16 bin TL’leri bulacak” dedi.

Konut Bulmak Zorlaşacak

Stok tartışmalarına da değinen Ziya Yılmaz, “Son iki yılda yeni proje geliştirilemedi. Yeni alınan ruhsatlarda büyük düşüş var. Bu sayede de stok anlamında ciddi bir dengelenme süreci yaşadık. 2020’nin 6’ncı ayından sonra konut stoku öyle bir noktaya gelecek ki, tüketici konut almak istese dahi kendine uygun nitelikli konut bulmakta zorlanacak. Önümüzdeki dönemde uygun fiyatlı, nitelikli konut bulmak mümkün olmayacak” dedi. İnşaat maliyetleri 2 yılda yüzde 60 arttığını söyleyen Yılmaz, “Bundan sonra başlayacak yeni projelerde fiyatlar arsa ve inşaat maliyetleri nedeniyle çok farklı boyutlarda olacak. Tüketicilerin bu dönemi iyi değerlendirmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

Çin’in Türkiye Yatırımı Son 5 Yılda Yüzde 120 Arttı!

GYODER üyesi, Helmann Consturaction firması Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Selman Özgün, Türkiye’deki yabancıya konut satışlarına ilişkin konuştu. Özgün, son 5 senede Çin’in Türkiye yatırımlarında yüzde 120 oranında artış yaşandığını belirtti…

Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) üyesi, Helmann Consturaction firması Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Selman Özgün, Türkiye’deki yabancı konut satışları hakkında açıklamalarda bulundu.

Sonsöz Gazetesi’nde yer alan habere göre, GYODER üyesi, Helmann Consturaction firması Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Selman Özgün, son 5 senede Çin’in Türkiye yatırımlarında yüzde 120’lik artış yaşandığına dikkat çekti ve “Türkiye’de yatırım yapmak, Türkiye’ye yönelmek, Türkiye’de yeni girişimlerde bulunmak isteyen Çinli sayısı artmış durumda” diye konuştu.

Dr. Selman Özgün, Türkiye genelinde 2019’da bir önceki yıla göre yüzde 14.7’lik artışla satış rekoru kırıldığını belirtti. 2019’da yabancıya 45 bin 483 konut satıldığını ifade eden Dr. Özgün, 2020 yılı sonunda ise bu sayının 55 binlere ulaşmasını öngördüklerini aktardı. Yabancıya konut satışında İstanbul’un birinci, Antalya’nın ikinci ve Ankara’nın üçüncü olduğunu belirten Dr. Selman Özgün, “Antalya ikinci il ama üçüncü Ankara ile arasında ciddi fark var. Antalya, Ankara’nın yaklaşık 3 katı yabancıya konut satışı yapmış durumda. Antalya ile birinci İstanbul arasındaki fark giderek azalmaktadır” şeklinde konuştu.

Son 5 Yılda Çin’in Türkiye Yatırımları Yüzde 120 Arttı

Pekin-Londra tren hattının yapılacağını aktaran Dr. Selman Özgün, eski İpek Yolu güzergahında yapılacak tren hattının ticaretin yönünü değiştirebilecek bir proje olduğuna dikkat çekti. Çinli şirketlerin son dönemde büyük oranda yatırım yapığını belirten Dr. Özgün, Türkiye’deki yatırımlarının 15 milyar doları aştığını açıkladı. 

Son 5 senede Çin’in Türkiye yatırımlarında yüzde 120’lik artış yaşandığını aktaran Dr. Selman Özgün, Çin merkezli şirket sayısının bini aştığını belirtti. Bu yatırımların 2 katına çıkarılacak durumda olduğuna işaret eden Dr. Özgün, “Geçen dönemde Çinliler, Pekin-Londra tren hattı projesi nedeniyle daha çok lojistik alanında yatırım yapmak istedi. Lojistik merkezleri özellikle Antalya, Mersin, İstanbul gibi liman şehirler. Girişimde ve yatırımda bulundular. Lojistiğin yanında ayrıca sağlık, turizm, tarım ve diğer yatırımlarda da girişimde bulundular” diye konuştu.

Çinli Yatırımcı Güvenli Liman Arayışında

Dünyadaki ticaret dengesinin değiştiğine dikkat çeken Dr. Selman Özgün, Çin’in çok kalabalık nüfuslu bir ülke olduğunu ifade etti. Çin’deki konut fiyatlarının yüksek olduğuna da dikkat çeken Dr. Özgün, Çinlilerin yeni yatırım arayışlarına girdiğini belirterek, “Çin’de çok ciddi hava kirliliği var. Ülkelerini terk edip, iyi ülkelerde, iyi şartlarda çocuklarının eğitim alıp geleneksel ve kalabalık toplumdan uzaklaşmak istiyorlar. Bu yüzden kendilerini dışarıdaki güvenilir limanlara taşınmak istiyor. Türkiye olarak en güvenli ülkelerin başında gelmekteyiz” şeklinde konuştu.

ABD’de İnşaat Harcamaları Beklentiyi Aştı

ABD’de inşaat harcamaları, bu yılın ilk ayında yüzde 1,8 artarak 1,37 milyar dolara yükseldi ve piyasa beklentilerini geride bıraktı.

ABD Ticaret Bakanlığı, ocak ayına ilişkin inşaat harcamaları verilerini açıkladı.

Buna göre, ülkede inşaat harcamaları ocakta bir önceki aya göre yüzde 1,8 artarak 1,37 milyar dolara ulaştı.

Bu ayda Şubat 2018’den bu yana en yüksek artışı gösteren veriye ilişkin piyasa beklentisi, inşaat harcamalarının yüzde 0,6 artması yönündeydi.

İnşaat harcamaları ocakta yıllık bazda da yüzde 6,8 artış kaydetti.

Beklentiyi aşan inşaat harcamalarında, kamu inşaat projelerindeki artış etkili oldu. Kamu inşaat harcamaları, ocakta bir önceki aya göre yüzde 2,6 artarak 345,5 milyar dolar oldu.

Konut inşaatı gibi özel inşaat harcamaları ise ocakta aylık yüzde 1,5 arttı ve 1,02 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Aralık 2019 dönemine ait inşaat harcamalarındaki artış, yüzde 0,2, bu dönemde yapılan harcamalar ise 1,35 milyar dolar olarak revize edildi.

60 Milyar Dolarlık Dev Pazar Açılıyor

Türkiye’nin marka değeri yüksek fuarlarından İstanbul Uluslararası Seramik Banyo Mutfak Fuarı (UNICERA İstanbul) 10 Mart’ta kapılarını açıyor. Sektöre yön veren lider ve ihracatçı markaların bir araya geleceği fuar, 14 Mart’a kadar, global ticaretin merkezi CNR Expo İstanbul Fuar Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlayacak.

130 ülkeden katılacak 1.200’ün üzerinde uluslararası markayı 100 binin üzerinde sektör alıcısı ile buluşturacak olan UNICERA İstanbul’da, 60 milyar dolarlık dünya seramik pazarını oluşturan banyo ürünleri, zemin-duvar kaplamaları, seramik işleme teknolojileri, mutfak ürünleri, dekorasyon ürünleri, ambalajlama, depolama gibi pek çok ürün görücüye çıkacak.

Kanal İstanbul’da İlk İhale Tarihi Belli Oldu!

Kanal İstanbul Projesi’nin ilk ihale tarihi belli oldu. Kanalın etki alanında kalan tarihi Odabaşı ve Dursunköy köprülerinin taşınması ve yeniden yapılması için ihale tarihi açıklandı…

Merkezi hükümet ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni (İBB) karşı karşıya getiren Kanal İstanbul projesi için ilk ihale tarihi açıklandı. Kanalın etki alanında kalan tarihi Odabaşı ve Dursunköy köprülerinin taşınması ve yeniden yapılması için ihale düzenlenecek. İhale tarihi ise 26 Mart olarak belirlendi. 

Sözcü’den Özlem Güvemli’nin haberine göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘çılgın proje’ olarak isimlendirdiği Kanal İstanbul’un yapım ihalesinin tarihi merakla beklenirken, projenin etki alanındaki iki tarihi köprünün yeniden yapımı için düzenlenecek ihalenin tarihi açıklandı. 

350 Günde Taşıyıp, Yeniden İnşa Edecekler

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hayata geçirilecek olan kanalın etki alanında bulunan Odabaşı (Başakşehir) ve Dursunköy (Arnavutköy) köprülerinin yeniden yapım (rekonstrüksiyon) projesi için 26 Mart 2020 tarihinde ‘etüd proje hizmet alımı’ ihalesi yapılacak. Karayolları Genel Müdürlüğü İstanbul 1. Bölge Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihalede yapılacak işin süresi 350 gün olarak belirtildi. 

İhale için hazırlanan özel teknik şartnamede, işin amacı şu şekilde belirtildi:

“Kanal İstanbul projesi etki alanında kalan Başakşehir’deki tarihi Odabaşı ve Arnavutköy’deki Dursunköy köprülerinin korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasının sağlanması için sağlam bölümlerinin sökülerek taşınması, eksik bölümlerinin tamamlanması ilkesine dayalı projelerinin hazırlanması.”

Lazer Tarama ve İHA’lar Kullanılacak

Şartnameye göre köprü civarında araştırma kazıları yapılarak başlangıç ve bitiş yerleri tespit edilecek. İhaleyi alan firma; köprünün sökümü, yapı elemanlarının taşınması, yeniden yapılması ve eksik bölümlerinin tamamlanması işlerini üstlenecek. Köprünün özgün konumuna yakın bir konuma taşınması için alternatif yerlerin araştırmasını yapacak ve köprülerin taşınacağı yerleri belirleyecek. Özgün konum ve taşınacağı konumda lazer tarama ve İHA ile çekimler yapılacak. Elde edilen veriler doğrultusunda ise projeler hazırlanmaya başlanacak.

MIPIM 2020 2-5 Haziran’a Ertelendi!

Alkaş’ın Türkiye temsilciliği yaptığı dünyanın en prestijli gayrimenkul fuarı MIPIM  2-5 Haziran’a ertelendi.

Alkaş’ın Türkiye temsilciliğinde bulunduğu dünyanın en prestijli gayrimenkul fuarı MIPIM  2-5 Haziran’a ertelendiğini açıklamıştır.

Coronavirüs (Covid19) ile ilgili oluşan kaygılar nedeniyle katılımcı ve çalışanlarımızın sağlığı ilk öncelik olması nedeniyle MIPIM 10-13 Mart olan fuar tarihinin 2-5 Haziran’a ertelenmiş olduğunu açıkladı.

Reedmidem İcra Kurul Başkanı Paul Zilk, şu ifadeleri kullandı:  “Bu kolay alınmış bir karar olmamakla birlikte yeni açıkladığımız ertelenen tarihlerimiz MIPIM katılımcılarına hedeflerini ileriye taşımak için de fırsat sunacağına inanıyoruz. Tüm katılımcılarımıza yapıcı desteklerinden dolayı teşekkür ederiz.”

Yeşil Yapı Malzemeleri Pazarı 433 Milyar Dolara Ulaşacak

Küresel yeşil yapı malzemeleri pazarı değerinin 2024 yılına kadar 433 milyar dolara ulaşacağının tahmin edildiğini belirten Mimar Esra Kestirengöz, tüm dünyada doğa dostu bir tasarım trendi hakim olacağını söyledi.

Artan nüfus, kentleşme ve sanayileşme ile birlikte çevre kirliliği hızla artıyor. Nitekim rakamlarda bunu destekler nitelikte. 2050’de kişi başına küresel ekilebilir ve üretken alan küresel sıcaklık artışının 1.5-2 dereceye ulaşacağı tahmin ediliyor. Hal böyle olunca sürdürebilirlik kavramı kapsamında yapılacak önlemler de devletler tarafından bir bir uygulamaya konuluyor.

Betonlaşan Şehirlere Alternatif Çözüm

Şehirleşme ile birlikte artan inşaatlar, yükselen binalar ile birlikte kentlerde alternatif bir yeşil görüntü oluşturmanın yanı sıra birçok faydaları ile de topluma yarar sağlıyor. Sadece büyük konut projelerinde değil, sanayi tesislerinde ve fabrikalarda da bu tekniğin kullanılabileceğinin altını çizen Kestirengöz,”Çim, sebze bahçeleri ve yemyeşil bitki örtüsü ile kaplı çatılar artık dünyanın birçok şehrinde ortak manzara olarak karşımıza çıkıyor. Son verilere göre Avrupa’da her yıl yaklaşık 10 milyon yeni yeşil çatı inşa edilirken, bu yöntem kentsel çevrenin kalitesini artırmak için giderek fazla benimseniyor. Müteahhitlerde giderek daha sürdürülebilir, dayanıklı malzeme ve ekipmanlara geçiş yapıyor” ifadelerini kullandı.

Enerji Maliyetlerini Düşürürken, Su Taşkınlıklarını Önlüyor

Sağlıklı ve kaliteli kentsel çevreler nedeniyle yaşamsal öneme sahip yeşil çatılar ile ilgili olarak Kestirengöz sözlerini şöyle sürdürdü: “Şehirlerimiz artık nefes alamıyor, çünkü ortalama yüzde 75’i asfalt ve beton gibi geçirimsiz yüzeylere sahip. Bu tür uygulamanın birden çok faydası var. Yeşil çatılar standart çatılara göre daha uzun ömürlüdür, gürültüyü emerek azaltır. Sessiz mekanlar sağlar. Alçak frekansları toprak, yüksek frekansları bitki örtüsü bloke eder. Yalıtımı sağlayarak enerji maliyetlerini düşüren çatı sistemlerinin en büyük faydası ise yağmur suyunu emerek tahliyesini kolaylaştırmak.”

Ordu Şehir Hastanesi Yatırım Programında

Ordu’ya inşa edilecek olan 900 yatak kapasiteli Ordu Şehir Hastanesi, Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 2020 yatırım programına alındı.

Ordu’da yapımı için uzun süredir çaba gösterilen Ordu Şehir Hastanesi, Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 2020 yatırım programına alındı. Bu karar ile 900 yatak kapasitesi ve 216 bin metrekare kapalı alana sahip olacak Ordu Şehir Hastanesi’nin inşaatına 2020 yılında başlanacak. 878 milyon 620 bin 240 TL’lik yatırım, Yap-İşlet-Devret modeli yerine genel bütçe imkânları ile devlet tarafından yapılacak. Hastanenin 2023 yılında tamamlanarak hizmete açılması hedefleniyor. Proje için bu yıl 157 milyon 273 bin 23 TL bütçe ayrıldı.

Bakan Talimat Verdi

AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile görüştüğünü ve Ordu Şehir Hastanesi’nin bir an önce kente kazandırılması için talimat verdiğini söyledi. Yaklaşık iki hafta içerisinde proje ihalesini alan firmayla sözleşmenin imzalanacağını kaydeden Gündoğdu, “Ordu’ya yeni bir hastanenin acil bir ihtiyaç olduğunu biliyoruz. Bu kapsamda geçtiğimiz yıl aralık ayında hastanenin proje ihalesi gerçekleştirilmişti. Proje çiziminin başlaması için Ordu Üniversitesi’nin ufak tefek yapması gereken prosedürler vardı. Onlar geçtiğimiz hafta itibariyle halledildi. Şimdi önümüzdeki süreçte proje ihalesini alan firmayla sözleşmenin imzalanması var. Sözleşme imzalandıktan sonra hızlı bir şekilde proje çalışmalarını tamamlayıp, temel atılmasını istiyoruz. Geçtiğimiz hafta içerisinde Meclis’te konuyu Sağlık Bakanımıza da ilettim. Sağ olsun bakanımız çalışmaların hızlandırılması için bakan yardımcısına talimat verdi. İnşallah Ordu’ya yeni bir hastane kazandırmış olacağız” dedi.

Şubat Ayında İnşaat Malzemeleri Endeksi Yüzde 1,31 Düştü!

İstanbul Ticaret Odası (İTO), Şubat 2020 fiyat indeksi sonuçlarına göre, şubat ayında bir önceki aya göre inşaat malzemeleri grubunda yüzde 1,31 düşüş yaşandı. 

İstanbul Ticaret Odası (İTO), Şubat 2020 fiyat indekslerini açıkladı. 

Anadolu Ajası’nda yer alan habere göre; İstanbul’da şubat ayında, perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi bir önceki aya oranla yüzde 1,13, toptan fiyat hareketlerini gösteren Toptan Eşya Fiyatları İndeksi de yüzde 1,74 yükseldi.

Bir önceki yılın aynı ayına göre artış İTO’nun 1995 bazlı Ücretliler Geçinme İndeksi’nde yüzde 12,95, Toptan Eşya Fiyatları İndeksi’nde ise yüzde 8,76 oldu.

Sektörel Bazda Değişim Oranları

Şubat 2020’de perakende fiyatlarda bir önceki aya oranla, ulaştırma ve haberleşme harcamaları yüzde 9,80, diğer harcamalar grubunda yüzde 3,71, sağlık ve kişisel bakım harcamaları yüzde 2,23, kültür, eğitim ve eğlence harcamaları yüzde 1,95, ev eşyası harcamaları yüzde 1,05, gıda harcamaları yüzde 0,84 artış, giyim harcamaları yüzde 0,43 ve konut harcamaları yüzde 0,28 düştü.

Toptan fiyatlarda ise şubat ayında bir önceki aya oranla, işlenmemiş maddeler grubunda yüzde 3,29, gıda maddeleri grubunda yüzde 2,19, inşaat malzemeleri grubunda yüzde 1,31, kimyevi maddeler grubunda yüzde 0,30, yakacak ve enerji maddeleri grubunda yüzde 0,15, mensucat grubunda yüzde 0,09 artış, madenler grubunda ise yüzde 0,17 düşüş yaşandı.

Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (KENTSEV) Kuruldu

0

Deprem riski taşıyan ve ayrıca buna bağlı olarak niteliksiz yapı stoğuna sahip olan ülkemizi çok yakından ilgilendiren ve gelecek 20 yıl içerisinde ekonomimizin lokomotifi olacağı düşünülen kentsel dönüşüm sürecinde, insan doğasına uygun, sağlıklı, yaşanabilir, sürdürülebilir, estetik bir kentsel çevreye, akıllı şehirlere ve binalara ulaşmak için faaliyetlerde bulunmak ve kentsel dönüşüm sürecini kamuoyuna iyi bir şekilde anlatmak amacıyla yola çıkan “Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı” Vakıf Senedini imzalayan Kurucular Kurulu tarafından kuruldu.

26 Şubat Çarşamba günü Mecidiyeköy merkez ofisinde düzenlenen toplantı ve noter huzurunda kurucular kurulunda olan sektörün önde gelen isimlerinin imzalarıyla kurulan kısa adı Kentsev olan Vakfın ana faaliyetleri şu şekilde belirlendi.

1- Kentsel dönüşüm ve şehircilik uygulamaları ve sorunları ile ilgili araştırmalar ve anketler yapmak,                       

2- Kentsel dönüşüm ve şehircilik ile ilgili olarak veri bankası oluşturmak, akademik kuruluşlar, sivil toplum örgütleri ve gerektiğinde kamuoyu ile paylaşmak,

3- Kentsel dönüşüm ve şehircilik alanındaki konularda yerinde uygulama ve yol gösterici çalışmalar yapmak,           

4- Amaç doğrultusunda, kültür sanat, eğitim, ekonomi, bilim alanlarında toplantı, konferans, çalıştay gibi  faaliyetlerde bulunmak, var olanları desteklemek,

5- Kentsel dönüşüm, şehirciliğin ve akıllı şehirciliğin gelişmesi için bakanlık veya üniversite ya da diğer kamu kurumları veya özel hukuk kişileri ile eğitim ve uzmanlık programları düzenlemek,                                                 

6- Amaca uygun olarak yazılı, süreli, süresiz basın yayın, internet sitesi, sosyal medya hesabı vb. dijital yayın ve haber araçları kurmak, yayınlamak ya da bu süreçlere ortak ya da paydaş olmak, kitap, broşür, kamu spotu, kampanya veya diğer tanıtım araçları şeklinde yayınlamak, bilinç artırıcı faaliyetlerde bulunmak, kamuoyuna yönelik paylaşım , bilgilendirme ve medya faaliyetlerinde bulunmak,

7- Amaca uygun olarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı, Orman ve Tarım Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı gibi bakanlıklar, belediyeler, kentsel dönüşüm projeleri yapan özel ve kamu sektörü kuruluşları ile işbirlikleri yapmak,

8- Vakıfla benzer amaçlarla çalışan kamu ya da özel hukuk kişi veya kuruluşlar ya da platformlarla işbirlikleri yapmak, ya da var olanlara katılmak, yurt içinde veya dışında faaliyetler yürütmek,                                               

9- Amaca uygun olarak, gerekli izinleri aldıktan sonra,  teknik lise, yüksek okul, üniversite, enstitü kurmak ya da kurulmasına destek olmak, öğrencilere ve akademik araştırmalara destek, bağış ya da burs vermek,                       

10- Şehirlerin akıllı ve sürdürülebilir şehirler olması ve kaynakları etkin ve faydalı kullanımı için çalışmalar yapmak, 

11- Ağaçlandırma, ormanlaştırma, çevresel değerler, kentsel peyzaj estetiğine dair çalışma ve desteklerde bulunmak, 

12- Amacı gerçekleştirmek için milli veya milletler arası fon ve desteklerden yararlanmak, buna dair projeler üretmek,                                                                                           

13- Amacı gerçekleştirmeye dair faaliyetler için gelir elde edecek iktisadi işletme veya şirket kurmak ya da kurulmuş olanlarını satın almak veya ortak olmak veya kısmen ya da tamamen satmak, gayrimenkul ve menkul değerleri satın alma ya da bağışlama yolu ile elde etmek ya da satmak veya bağışlamak suretiyle elden çıkarmak,                 

14- Amacı gerçekleştirmeye dair gelir getirici, yarışma, yemek, kokteyl, çekilişler v.b faaliyetleri düzenlemek,         

15- Kent Hukukunun gelişmesine katkıda bulunmaktır.

Kentsev Kurucular Kurulu şu isimlerden oluşuyor:

Haluk SUR, Ali YÜKSEL, Haldun ERSEN, Onur ÖKTEM, Ali Rıza EMRE, Gökhan ÇETİNSAYA, Bünyamin DERMAN, Hüseyin OFLAZ, Hasan RAHVALI, Pervin KINIK, Nüzhet ALBAYRAK, Birol YALÇIN, Encan AYDOĞDU, Hakan KODAL, Ali Kemal ŞAHİNSOY, Murat AYAN, Ramadan KUMOVA ve Ersoy PEHLİVAN.

Ata İnşaat’ın Yeni Projesi: Ata Konutları 2

0

Mersin Alata’da Ata İnşaat tarafından yepyeni bir proje inşa ediliyor.

İnşaatı devam eden Ata Konutları 2 projesinde, 2 blokta 3+1 ve 4+1 olmak üzere toplam 38 daire bulunuyor.

Projenin öne çıkan özellikleri ise, otopark, yüzme havuzu, piknik alanları, çocuk oyun alanları, fitness merkezi, güvenlik ve güvenlik sistemleri olarak sıralanıyor.

6.500 metrekarelik inşaat alanı bulunan ve inşaatı hız kesmeden devam eden Ata Konutları 2’nin anahtar teslimi önümüzdeki yılın ikinci çeyreğinde yapılacak.

Nazmi Durbakayım: İnşaat Sektörü Atağa Geçecek

İNDER Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, inşaat sektöründe yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Durbakayım, inşaat sektörünün atağa geçmek için hazırlandığını, her an ivme kazanabileceğini dile getirdi.

İnşaat Sektörü Ok Gibi Fırlayabilir

”İnşaat sektörü, iyice gerilen yay pozisyonunu aldı. 2019 yılı itibariyle açıklanan büyüme rakamları, inşaat sektörünün önümüzdeki dönemler için hazırlandığını göstermektedir. Son 1,5 yıldır bekletilen projeler nedeniyle gerilimi artan inşaat sektörü her an ok gibi fırlayabilir.”

Küçük Bir Kıvılcım Gerekiyor

”Geçtiğimiz yıl yaşanan ekonomik gelişmeler ve sektörde yapılan yeni düzenlemeler, inşaat firmalarının yeniden yapılanmasına neden oldu. Bu yapılanma sürecinde yeni projelerini geçici olarak rafa kaldıran sektör, yapısal revizyonları gerçekleştirildi. Bunun doğal sonucu olarak önceki yıllarda hızlıca başlatılan projeler, 2019’da daha detaylı incelenmeye başlandı. Hatta durma noktasına gelecek ölçüde hesaplanmaya başladı diyebiliriz. Nitekim alınan yeni ruhsat sayısındaki yüzde 50’yi geçen daralma da bu hazırlık dönemini teyit etmektedir. Tüm hazırlıklarını tamamlayan sektör tekrar atağa geçmek için bekliyor. Başta deprem riskini ortadan kaldıracak kentsel dönüşüm çalışmalarına ivme kazandıracak projelerin yeniden başlaması için küçük bir kıvılcım gerekiyor. Bu kıvılcım; projeleri akamete uğratan bireysel çıkarları bertaraf edecek yasal düzenlemelerden ve 2019’da ortaya çıkan finansal darboğaz nedeniyle bozulan maliyet düşürücü teşviklerden oluşmaktadır.”

6 Milyar Dolarlık Yatırım

Gayrimenkul, enerji ve sağlık yatırımlarıyla Ege’nin öne çıkan şirketlerinden biri haline gelen Türkerler Holding, tarihi Bomonti Fabrikası’nı sanat evine dönüştürdüğü Mahall Bomonti İzmir karma projesi ile dikkat çekiyor. Faaliyetlerine 50 yıl önce başlayan grubun Türkiye ekonomisine kazandırdığı yatırımların değeri 6 milyar doları aşıyor.

Türkerler Holding, faaliyetlerine Ankara’da başlamış olmasına rağmen, özellikle Ege bölgesinde hayata geçirdiği projelerle adını duyurmuş durumda. İnşaat başta olmak üzere, sağlık ve enerji yatırımlarıyla da dikkat çeken Türkerler Holding’in Ege Bölgesi’nde İzmir Park Yaşam Mavişehir ve inşaatı devam eden Mahall Bomonti İzmir projeleri yer alıyor. 1.1 milyar Euro yatırım bedeliyle hayata geçen Bayraklı-İzmir Şehir Hastanesi 2 bin 60 yatak kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük 3’üncü Hastanesi olma özelliği taşıyor.

Karma Projeler

İnşaat sektöründe, 1993 yılından bu yana, gayrimenkul geliştirme projeleri başta olmak üzere taahhüt ve su arıtma-dağıtım alanlarında faaliyet gösterdiklerini belirten Türkerler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Türker, “Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden inşaat sektöründe Türkerler Holding olarak, İstanbul, Ankara ve İzmir’de fark yaratacak karma projeleri hayata geçiriyoruz. Ankara’da yer alan ve yaşamın başladığı Mahall Ankara ve İzmir’de yükselmeye başlayan Mahall Bomonti İzmir, Türkiye’nin önemli projeleri arasında yer alıyor. İstanbul’da ise Çiftçiler Holding ortaklığıyla inşaatına başlanan Çiftçi Towers da bulunduğu lokasyona kattığı değerle dikkat çekiyor. Teknik kapasitemiz, finansal gücümüz, kalite güvencemiz ve inşaat sektöründe lider markalarından biriyiz. Kamusal hizmetlerin sunulmasında alternatif bir finansman yöntemi olarak ortaya çıkan Kamu Özel Sektör İşbirliği projelerini, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de son yıllarda yaygın olarak görmekteyiz. Türkerler olarak bu kapsamda sağlık sektöründe Ankara Etlik, Kocaeli ve İzmir Bayraklı Şehir Hastaneleri projelerimizle toplam 2.4 milyar Euro yatırım yapmaktayız” dedi.

Sürdürülebilir Enerji

Enerji yatırımlarından da bahseden Türkler, “Enerji alanında ise üretim, dağıtım ve ticaret alanlarında hizmet veriyoruz. Enerji yatırımlarımız rüzgar, jeotermal ve hidroelektrik gibi, özellikle sürdürülebilir enerji kaynaklarını kapsamaktadır. Bu alanda son dönemde yatırım tutarı 1 milyar doları aşan, YEKA Rüzgar Enerjisi projesini de hayata geçiriyoruz. Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA), bir kısmı Ege bölgesinde olan Türkiye’nin 5 ilinde toplamda 1000 megavatlık rüzgar enerjisi santralini kapsıyor. Bunun yanı sıra İzmir Tire’de yer alan rüzgar enerjisi santralimiz ve Manisa Alaşehir’deki jeotermal enerji santrali de bölgede önemli bir güç sağlıyor” diye konuştu. Kazım Türker, Türkerler Holding’in , 2,4 milyar dolar net varlık değeri ve 6 milyar dolar yatırım bedeliyle 15 bin kişiye istihdam sağladığını da ekledi.

Türkerler Holding, sağlık alanında Türkiye’de 3 milyar dolarlık yatırım yapıyor. 3 bin 577 yatak kapasitesi ile birlikte Etlik Entegre Sağlık Kampüsü, 1 milyon 215 bin metrekare kapalı alanı ile toplam 9 adet hastaneden oluşuyor. İzmir Bayraklı Entegre Sağlık Kampüsü ise 2 bin 60 yatak kapasitesi ile 573 bin metrekare kapalı alanda 6 adet hastaneden meydana geliyor. Kocaeli Entegre Sağlık Kampüsü’nde de 353 bin metrekare kapalı alanda 1180 yatak kapasiteye sahip toplam 6 adet hastane bulunuyor.

İzmir’e Yeni Yaşam Alanı

Türkerler İnşaat’ın Mahall Bomonti İzmir projesi Alsancak limanının karşısında yer alıyor. Proje, sağlık, eğitim merkezlerine olan yakınlığı ve ulaşım ağlarına olan bağlantılarıyla İzmir’in yeni çekim merkezi olmayı hedefliyor. Adını konumlandığı bölgedeki Bomonti fabrikasından alan proje, tarihsel önemi kadar devam eden inşaatı sırasında tarihi dokuyu koruyan çalışmalarıyla adından söz ettiriyor. Projede toplam 1100 adet konut, ofis ve ticari alanların yanı sıra Türkiye’de ilk defa bir yaşam alanında faaliyete geçecek orkestra çukuru bulunan bir opera ve tiyatro salonuna da yer alacak. İstanbul Bomontiada projesinin benzeri olarak hayata geçecek proje içerisinde yer alan birbirinden farklı restoran ve kafelerin yanı sıra yerli-yabancı sanatçıların konserleriyle yıl boyunca festival ve etkinliklere ev sahipliği yapan Babylon da yine Mahall Bomonti İzmir bünyesinde İzmirlilerle buluşacak.

My Life Bursa Tüm Hızıyla Yükseliyor!

0

Bursa Nilüfer’de yepyeni bir proje yükseliyor. My Life Bursa projesi, Buryapı Mühendislik imzasıyla hayata geçiriliyor.

8 bin metrekarelik arsaya ve 12 bin 100 metrekarelik inşaat alanına sahip olan projede 6 blokta toplam 68 daire bulunuyor. 14 tane cadde dükkanı bulunan projede, otopark, yüzme havuzu, çocuk oyun alanı, çevre düzenlemesi ve peyzaj çalışmaları, güvenlik ve güvenlik sistemleri gibi birçok özellik öne çıkıyor.

İnşaatı tüm hızıyla devam eden My Life Bursa’nın anahtar teslimi yıl sonunda yapılacak.

2020 Yılında Yeni İmar Barışı Olacak mı Sorusunu Çevre Bakanı Murat Kurum Yanıtladı!

0

İmar barışı başvurusu yapamayan ya da yapı kayıt belgesi ödemesi yapmadığı için başvuruları iptal edilen kişiler 2020 yılında yeni bir imar barışı müjdesi beklemeye başlamıştı. Oluşan yoğun talebe Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum yanıt verdi. 2020 yılında yeni imar affı gelecek mi?

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum kamuoyunda oluşan yoğun imar barışı başvuru talebine yanıt verdi. 

2020 Yılında Yeniden İmar Affı Çıkar mı?

Bakan Murat Kurum bugüne kadar yapılan denetimlerde toplamda 30 bin yapı kayıt belgesini iptal ettiklerini açıklarken “Vatandaşlarımızın başvurularının kanuna uygun olup olmadığının ve 31 Aralık 2017’den önce yapılıp yapılmadığının kontrolünü yapıyoruz. 

Yapı kayıt belgelerinde aykırılıklar tespit ediyoruz, yine yapı kayıt belgelerinde fiilen sahaya uymayan, doğru beyan edilip edilmediği süreçleriyle ilgili kontrol ettiğimizde farklılıklar görüyoruz. Bu çerçevede gelinen tarih itibarıyla yaklaşık 30 bin yapı kayıt belgesi aykırılık nedeniyle iptal edilmiştir ve bu yapılara ilişkin de hukuki süreç başlatılmıştır. Bu işlemi açıkçası devam ettireceğiz”  diyerek yeni bir imar barışı yapmayacaklarını bir kere daha açıkladı. 

Dijital İkiz Planlarla Kaçak Yapılar Tek Tek Tespit Edilecek! 

Şehirlerin üç boyutlu olarak dijital haritalarını çıkardıklarını belirten Bakan Murat Kurum bu sayede uydu görüntüleri üzerinden tüm kaçak yapıları kontrol ettiklerini ve tespit edilmesi halinde hemen yıktıklarını söyledi. 

İmar barışı başvurusu yaparak yararlanma hakkı elde eden toplam kişi sayısı 7 milyon 400 bin olmuş, yapı kayıt belgesi ücreti olarak toplanan paralar üzerinden hazinenin kasasına 24 milyar 744 milyon liralık kaynak aktarılmıştı. 

Şubat 2020 Ekonomik Güven Endeksi Arttı

Ekonomide güven endeksi umut veriyor. Türkiye İstatistik Kurumu, şubat ayına ilişkin ekonomik güven endeksi verilerini açıkladı.

Buna göre, endeks bu ay, geçen aya göre yüzde 0,5 artarak 97,1’den 97,5’e yükseldi. Ekonomik güven endeksindeki artış, reel kesim (imalat sanayisi) ve hizmet sektörü güven endekslerindeki yükselişlerden kaynaklandı.

Reel kesim güven endeksi aylık bazda yüzde 0,3 artarak 106,7, hizmet sektörü güven endeksi de yüzde 3,4 artışla 98,5 değerine ulaştı.

Tüketici güven endeksi bir önceki aya göre yüzde 2,7 azalarak 57,3’e, perakende ticaret güven endeksi yüzde 2 gerileyerek 102,9’a ve inşaat sektörü güven endeksi yüzde 5,7 azalışla 74,5’e düştü.

Merkez Bankası Levent Arsası Üzerine Camii İnşaatı Başladı!

0

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na ait olan Levent’te bulunan arsa üzerine camii inşaatı yapılacağı açıklanmıştı. Söz konusu haberlerin ardından Merkez Bankası Levent arazisi üzerinde inşaat çalışmalarına başlandı. Detaylar haberimizde…

Merkez Bankası’na ait olan Türkiye’nin en değerli lokasyonları arasında gösterilen Beşiktaş Levent’te yer alan arazi üzerinde inşaat çalışmaları başladı. 

Levent Arazisi Üzerinde Cami İnşaatı Başladı! 

Mülkiyeti Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na ait olan ve Beşiktaş Levent’te yer alan arazi üzerinde beklenen inşaat başladı. Daha önce konu hakkında özel bir haber hazırlayan Sözcü Gazetesi yazarı Özlem Güvemli arsanın imara açıldığını ve cami yapılacağını kamuoyuna duyurmuştu. 

Kanyon Alışveriş Merkezi ile karşılıklı komşu olan söz konusu arsa için yapılacak olan proje büyük merak konusu oldu. Merkez Bankasının böyle değerli bir arsayı cami yapmak yerine kendisine yeni bir bina inşaatı yapması eleştirilirken söz konusu cami için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nan geçen sene cami tasarım yarışması düzenlemişti. 

AKP’li milletvekili Abdülkadir Kart tarafından kurulan ASL inşaat ise asılan tabelada yüklenici inşaat firması olarak yer aldı. 27 Ocak 2020 tarihinde yapı ruhsatı alınan inşaatın Levent Cami Eğitim – Kültür Hizmet Birimleri Yaptırma ve Yaşatma Derneği tarafından inşa edileceği duyuruldu. 

İnşaat ve Konut Sektörü Güncel Gelişmeler Raporu

Yurt genelinde konut satışları 2019’da yıllık bazda %1,9 oranında azalarak 1 milyon 349 bin adet düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde ipotekli konut satışları %20,1 artarken, diğer satışlar %7,5 oranında geriledi.

Yılın ilk yarısında daralan konut satışları, ikinci yarıda kredi faizlerindeki gerilemenin ipotekli konut satışları üzerindeki olumlu etkisi paralelinde toparlandı. Konut piyasasında 2019’un ikinci yarısı boyunca izlenen kısmi toparlanmanın fiyatlar üzerindeki etkisi Aralık’ta da devam etti. Böylece, 2019’un Aralık ayında konut fiyatları nominal olarak %9,9 oranında arttı. Reel bazda ise Aralık’ta %1,7 gerileyen konut fiyatları, yıl genelinde %9,6 oranında düşüş kaydetti.

İnşaat sektörü 2020 yılına iyimser beklentiler ile başladı. Türkiye Hazır Beton Birliği tarafından yayımlanan Hazır Beton Endeksi 2020 Ocak Ayı Raporu’nda, inşaat sektörü güven endeksinin son dönemde konut piyasasındaki iyileşmenin sektöre olumlu yansımalarının devam edeceği yönündeki beklentilerle toparlandığı belirtildi. İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği’nin raporunda da alınan siparişler ve güven endeksinde yılın ilk ayında belirgin bir toparlanma kaydedildiği ifade edildi. TÜİK tarafından yayımlanan inşaat sektörü güven endeksi de Ocak’ta aylık bazda 10 puanlık hızlı bir yükselişle 78,9 seviyesine ulaşarak beklentilerdeki iyileşmeyi destekledi.

2020 yılının ilk ayında da konut satışları geçen yılın aynı ayına göre %55,8 oranında arttı. Bu dönemde ipotekli satışlar zay ıf baz yılı etkisiyle %546 ile hızlı yükselişini sürdürürken, Kasım 2019’dan itibaren yönünü yukarı çeviren diğer satışlar %7,5 oranında artış kaydetti.

2019’un Aralık ayı başında TBMM’de onaylanarak yürürlüğe giren ve değeri 5 milyon TL ve üzeri konutların binde 3 ila binde 10 arasında değişen oranlarda vergilendirilmesini öngören “Değerli Konut Vergisi” uygulaması ile ilgili güncelleme yapıldı. Uygulamanın 2021 yılında yürürlüğe gireceği açıklanırken, tek konutu olanlar vergiden muaf tutuldu. Birden fazla değerli konutu bulunan kişilerin vergiye tabi olan konutlarının en düşük değerli olanı da muafiyet kapsamına alındı. Ayrıca, değeri 5 milyon TL’nin üzerindeki konutların 5 milyon TL’lik kısmı vergi dışı bırakıldı.

Vega Subayevleri AVM’de Sona Gelindi!

0

Nata Holding imzalı Vega Subayevleri AVM projesinde sona yaklaşıldı. Ankara Keçiören’de yükselen alışveriş merkezinin kısa süre içerisinde tamamlanarak hizmete açılması planlanıyor.

Toplam 78 bin metrekare kapalı alana, 25 bin metrekare kiralanabilir alana sahip Vega Subayevleri AVM’nin içerisinde 102 mağaza bulunacak. 

Mimari açıdan ‘A Tasarım’ belgesi alan alışveriş merkezinde market, elektronik market, eğlence merkezi, sinemada olacak.

Ayrıca Vega Subayevleri AVM’de 1150 araçlık otopark alanı da yer alıyor.

Türkiye’nin 40 Virajlı En Tehlikeli Yolunda, Tünel ve Yol Projesinde Sona Geliniyor

Türkiye’nin en tehlikeli yolları arasında gösterilen, Çorum-Osmancık yolundaki 40 keskin virajlı Kırkdilim geçidinde 2 yıl önce yapımına başlanan, toplam uzunlukları 4 kilometre olan 3 tünel ve bağlantı yolları inşaatı sürdürülüyor. Proje tamamlandığında, İç Anadolu Bölgesi, Karadeniz’e daha kısa ve güvenli yoldan bağlanmış olacak.

Türkiye’nin en tehlikeli yolları arasında gösterilen, 40 keskin virajı bulunan, Çorum- Osmancık yolundaki Kırkdilim geçidinde meydana gelen kazalar ve ulaşım güçlüğü nedeniyle 1979’da tünel projesi gündeme getirildi. Kentte 41 yıllık hayal olan proje için 2 yıl önce harekete geçildi. Kırkdilim geçidinde toplam uzunlukları 4 kilometre olan 3 tünel projesi için çalışma başlatıldı. Çorum- Osmancık yolu üzerinde yapımına başlanan ve 570 milyon liraya mal olacak proje bağlantı yollarıyla birlikte 2021 yılında tamamlanacak. Projeyle İç Anadolu Bölgesi, Karadeniz’e daha kısa ve güvenli yoldan bağlanmış olacak.

“2 kilometrelik bir kısılma olacak”

Çorum Valisi Mustafa Çiftçi, Kırkdilim yol ve tünel projesi alanında incelemelerde bulundu. Projenin 2021 yılı sonuna kadar tamamlanacağını ve trafiğe açılacağını anlatan Vali Çiftçi, “Can ve mal güvenliğini artırmak ulaşımda daha konforlu seyahat imkanı sağlamak amacıyla proje hazırlandı. Kırkdilim’de 2 yıldır özenli bir çalışma yürütülüyor. Proje kapsamında şu anda T1, T2 ve T3 olarak isimlendirilen üç tüp geçit var. Tüneldeki çalışmalar 2021 yılının sonunda tamamlanacak. Allah devletimize zeval vermesin. Bunlar ancak devlet gücüyle olabilecek büyük pahalı yatırımlar. Çalışmalar tamamlandığında, tüneller işletmeye alındığında ulaşımda büyük bir rahatlama olacak. Güzergahta da 2 kilometrelik bir kısılma olacak” dedi.

İmar Barışına Giren Binaların Güçlendirilmesinin Önündeki Engel Kaldırıldı

0

Kentsel dönüşümü hızlandıran ve maliyetini düşüren güçlendirme seçeneğinin mevzuattaki birtakım kısıtlamalar nedeniyle sorunlu yürütüldüğünü belirten Deprem Güçlendirme Derneği (DEGÜDER) Başkanı Sinan Türkkan, bu kısıtlamalardan birinin 20 Şubat perşembe günü Resmi Gazete’de yayınlanan Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 3194’üncü maddesine eklenen geçici madde ile kaldırıldığını, bundan böyle, imar barışı kapsamına giren binalarda güçlendirme yapılabileceğini söyledi.

Türkkan’ın sözünü ettiği ilgili maddede, “Hasar görmüş olmakla birlikte ıslahının mümkün olduğu tespit edilmiş olan yapılarda, ilave inşaat alanı ihdas edilmemek şartıyla, 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre güçlendirme kararı alınarak güçlendirme yapılabilir. Bu yapılarda güçlendirme izni, bu Kanunda ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen şartlara ve kısıtlamalara tabi olmaksızın, güçlendirme projesine istinaden ilgili idaresince verilir. Güçlendirilecek olan yapının üzerinde bulunduğu taşınmazın mülkiyetinin belediyeye veya Hazineye ait olması durumunda; taşınmaz satın alınmadıkça güçlendirme yapılamaz” ifadelerine yer verildi.

Risk Oluşturuyordu

Söz konusu düzenlemenin kentsel dönüşümün önündeki çok önemli bir engeli ortadan kaldırdığını söyleyen Türkkan; “İmar barışı için toplamda 10 milyon 250 bin kişi müracaat etmişti, ancak belediyeler imar barışından yararlanan binalara güçlendirme izni vermiyordu. Bu binaların bazılarının yıkılana kadar ayakta kalması risk oluşturuyordu. İstanbul Kartal’da çöken bina, bunun en somut örneğiydi. Söz konusu bina da imar barışı kapsamına girip müracaat aşamasında kalan binalar arasındaydı. İlgili değişiklik, kentsel dönüşümüzü hızlandıracak çok önemli bir hamledir” diye konuştu.

Çok Sayıda Riskli Yapı Güçlendirmeyle Kurtarılabilir

Kentsel dönüşümde güçlendirme seçeneğinin önemini vurgulayan Türkkan, araştırmalara göre, İstanbul’da tam rakam bilinmemekle birlikte, 2000 yılından önce inşa edilmiş bina sayısının 1 milyonu geçtiğini söyledi. Bu yapıların literatürdeki çalışmalara göre, 150-200 bin kadarının orta ve ileri hasar alma ihtimalinin olduğunu belirten Türkkan, bunların önemli bir kısmının güçlendirmeyle kolaylıkla kurtarılabileceğini ifade etti. Güçlendirme maliyetinin yıkıp yeniden yapma maliyetinin çoğu zaman çok altında olduğunu hatırlatan DEGÜDER Başkanı Türkkan, 100 binlerce riskli konutun hem maliyet, hem de zaman açısından güçlendirmeyle rahatça kurtarılabileceğini dile getirdi. Tüm binaları yıkıp yeniden yapmanın hem 20 yıldan uzun süreceğini, hem de maliyeti artıracağını belirten Türkkan, güçlendirmenin önündeki diğer engellerin de kaldırılması gerektiğini yineledi.

Güçlendirmede KDV Yüzde 1’e Düşürülmeli

Güçlendirmenin önündeki diğer engelleri sıralayan Sinan Türkkan, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘‘Belediyeler ve resmi kurumlarda bürokratik işlemler daha kısa sürede bitirilebilir. Güçlendirme izinlerinde ve iş bitiminde, iskan alımında mevzuattaki yükümlülükler azaltılmalıdır. Zamanında yasal izinlerini almış, ruhsatlı ve iskanlı binanın güçlendirme yapmasına kolaylık sağlanmalıdır. Bankalar, binasını güçlendirmek isteyen maliklere kolay erişebileceği uygun faizli kredi imkanlarını sunmalıdır. İmar barışından faydalanan maliklerden yapılarıyla ilgili mevcut durum analiz raporu talep edilebilir. Yapı Kayıt Belgesi vermek(iskan alabilmek) için binanın sağlamlık raporunun istenmesi kritik bir konudur. Yapısının mevcut durum analizini ve güçlendirme projesini yaptırmış yapı sahiplerine, uygulamaya geçmeleri için vergi ve DASK primi indirimleri sağlanabilir. Güçlendirme proje ve uygulamalarında KDV yüzde 18’den yüzde 1’e indirilerek, kat maliklerinin maliyeti düşürülmelidir.’’

Sanayi Alanları Şehir Dışına Çıkacak, Yatay Yapılaşma İçin Yer Açılacak!

0

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum yatay yapılaşma için şehirlerde yer açmak adına sanayi alanlarının şehir dışına taşıyacaklarını duyurdu. Detaylar haberimizde…

Dikey mimariyi yasaklayan kanun düzenlemesinin yürürlüğe girmesi ile beraber şehirlerde yatay mimari için yeterli boş alan olmadığı tartışmaları başlamıştı. 

Konu hakkında açıklama yapan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum dikey mimariyi tamamen sona erdireceklerini dile getirerek yatay şehirleşme için gerekli adımları atacaklarını söyledi. 

Ada Bazlı İmar Planları Geliyor!

Bundan sonra imar planlarının ada bazlı olacağını açıklayan Bakan Kurum “Onlar adına süreci tamamen biz yürüteceğiz. Onlar sadece valiliklerimiz, muhtarlıklarımız kanalıyla başvuruda bulunacaklar. Biz de en azından yerleşik alanlarda yapılması gereken yapıların ne olduğunu, nasıl yapıldığını görecek, süreci işleteceğiz. Artık ada bazlı imar planları yapacağız. Parsel bazlı imar planı kesinlikle yapmayacağız. Yatay yapılaşmanın bu noktada önünü açacağız” dedi. 

Yatay Şehirleşme İçin Sanayi Alanları Şehir Dışına Taşınacak

Yatay mimari için artık şehirlerde yer kalmadığı konusundaki iddialara katılmadığını belirten Bakan Kurum “Şehrin içinde birçok çöküntü alanı var, artık şehrin içinden çıkması gereken sanayi alanlarımız var. Bu, bütün metropollerde hemen hemen mevcut. Bu alanları taşıyacağız. Biz, şehirlerde rezerv alan bulmaya hazırız, rezerv alan üretmeye hazırız. Bu alanlarda yatay yapılaşmanın önünü açacak birçok düzenlemeyi yaptık” dedi. 

Taşınan sanayi alanlarında boşalan arsalar için ise asla rantın söz konusu olmadığını vurguladı. 

Özbekistan’daki İnşaat Fuarına Türk Şirketler Damga Vurdu

Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te başlayan “Uzbuild-2020” 21. Uluslararası İnşaat Fuarı’na Türk şirketleri büyük ilgi gösterdi.

Taşkent’teki Uzexpocenter Fuarcılık Merkezi’nde başlayan fuara dünyanın 30’a yakın ülkesinden 400’den fazla şirket katılımm sağlarken 129 Türk şirketi de etkinlikte milli katılım organizasyonu şeklinde yer aldı.

Fuara katılan Türkiye’nin Taşkent Büyükelçiliği Ticaret Müşavirleri Abdullah Yavuz Türker ve Hüseyin Ersin Topaloğlu, Türk stantlarını gezerek Türk iş adamlarıyla sohbet etti.

İnşaat ve kaplama malzemeleri, iç tasarım ve dizayn, kapı, pencere ve cephe, inşaat makine, ekipmanları, seramik ve kaplama taşları, emlak ve ev inşaatı, mimari ve dekoratif tasarım, peyzaj ve bahçe, endüstriyel tesis inşaatı, yol ve konut inşaatı gibi bölümlerden oluşan fuarda yer alan Türk şirketlerine Özbek inşaat sektörü mensupları ve davetliler büyük ilgi gösterdi.

Fuarla ilgili AA muhabirine açıklama yapan fuar organizatörlerinden Meridyen Fuarcılık şirketinin proje müdürü Esra Gezmiş Sorhun, Özbekistan’da inşaat sektörünün hızla büyümekte olduğunu, Türk şirketlerinin fuara büyük ilgi gösterdiğini kaydederek, “Türkiye olarak fuara 129 firma ile katılıyoruz ve milli katılım organizasyonu gerçekleştirmiş bulunuyoruz” dedi.

İteca Fuarcılık şirketi yetkilisi Oyimhon Babacanova da bir Türk şirketinin ana sponsorluğunu yaptığı fuara katılan şirketlerin yaklaşık üçte birini Türk şirketlerin oluşturduğunu kaydetti.

Türkiye’de asansör üretimi yapan Türk iş adamı Ergin Aktaş, Özbekistan’ın inşaat sektöründe büyük bir pazara sahip olduğunu ifade ederek, “Özbekistan’ın inşaat pazarı günümüzde oldukça önü açık bir durumda. Ülkede muazzam inşaat çalışmaları sürüyor. Bu yüzden Türk iş adamları bir an önce buralara gelmeleri lazım.” dedi.

Aktaş,10 aydır Özbekistan’da iş yaptıklarını ve ülkede bazı yatırımlar planladıklarını kaydederek, iki ülke cumhurbaşkanları tarafından ülkeler arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yönelik belirlenen hedeflerin yerine getirilmesi için bir Türk iş adamı olarak elinden geleni yapmaya hazır olduğunu vurguladı.

Fuar, 28 Şubat’ta sona erecek.

3. Von Resort Otel’in Adresi Belli Oldu

Petrokent Turizm, Von Resort markalı 3. otelini yapacak.

1989 yılında Side Von Resort Beach’i, 1991 yılında Abant Von Resort Tatil Köyünü hizmete alan Petrokent Turizm 3. oteli için düğmeye bastı. Şirket, Abant sapağı 3.km Ömerler köyü Bolu adresinde bulunan 1412 parsel arazi içerisinde 74 oda kapasiteli 4 Yıldızlı yeni otel yapacak.

Otel yatırımı için gerekli finansman, şirketin öz kaynaklarından ve banka kredilerinden karşılanacak.

Şirket yönetimi yeni otelle ilgili Turizm Yatırım belgesi ve Yatırım Teşvik belgesi için Bakanlık, Belediye ve kurumlar nezdinde gereken başvuruların yapılmasına oy birliğiyle karar verdi.

Tunceli’de 237 Bin Avroluk “İnşaatta Yeni Vizyon: Yeşil Binalar” Projesi Hayata Geçiriliyor

0

Tunceli’de, İl Milli Eğitim Müdürlüğünce hazırlanan ve Avrupa Birliği (AB) Erasmus+ hibe programı kapsamında kabul edilen 237 bin avroluk “İnşaatta Yeni Vizyon: Yeşil Binalar” projesi, İngiltere, İspanya ve Romanya’dan katılan ortaklarla başladı.

İl Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Türkiye Ulusal Ajans Avrupa Birliği Eğitim Gençlik ve Spor Merkezi Başkanlığına KA202 stratejik ortaklılar kapsamında sunulan 515 proje arasında bağımsız uzman değerlendirmesi sonucu 36 projenin hibe almaya hak kazandığı bildirildi.

İl Milli Eğitim Müdürlüğünce hazırlanan projenin 237 bin avroluk bütçesiyle 8. sırada yer aldığının aktarıldığı açıklamada, projenin Öğretmenevi’nde düzenlenen açılış toplantısıyla başladığı belirtildi.

Açıklamada, projeyle ilgili şunlar kaydedildi:

“İki günlük çalışma boyunca projenin fikri çıktılardaki etkinin en yüksek seviyeye çıkarılması için neler yapılması gerektiği, bütçe zaman yönetimi, yaygınlaştırma ve sürdürülebilirlik konularında bilgi alışverişinde bulunularak, 10-17 Mayısta İspanya’da yapılacak öğrenme öğretme eğitimi toplantısında teslim edilmek üzere Yeşil Binalarla ilgili oluşturulacak müfredat için sektörel anket ve analiz raporlarının nasıl hazırlanacağı konusunda kararlar alındı. Ayrıca, proje kapsamında Yeşil Bina konularını içeren 3 adet kitap ve mobil uygulama programını oluşturularak İngilizce ve Türkçe dilinde hazırlanan çıktılar ülkemize ve Avrupa’ya servis edilmesi kararlaştırıldı.”

Toplantının ardından proje ortakları Vali Tuncay Sonel’i ziyaret ederek projeyle ilgili bilgi verdi.

Toplantıya, Milli Eğitim Bakan Danışmanı Hilmi Çolakoğlu, İl Milli Eğitim Müdürü Gürsel Ekmekci, İspanya Teknik Üniversitesi Akademisyeni Doç. Dr. Deniz Kızıldağ, Konsra Greenwich Üniversitesi Akademisyeni Doç. Dr. Özgür Çınar, Romanya Casa Teleorman Eğitim Enstitüsü Akademisyenleri, İstanbul Çevre Dostu Binalar Derneği Genel Sekreteri Engin Işıltan, İstanbul Proje Tasarım ve Yönetim Şirketi Mimarlarından Neslihan Aydoğan ve Namık Kemal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden Yaşar Sever katıldı.

TÜİK Yapı İzin İstatistikleri Raporu 2019 Yayımlandı! Yeni Konut Üretimi Yarı Yarıya Azaldı!

0

İnşaat sektörü tarafından merakla beklenen TÜİK Yapı İzin İstatistikleri 2019 raporu yayımlandı. Konut satışlarında yaşanan düşüş sonrasında yeni konut üretimi de azalmış, pek çok konut projesi rafa kaldırılmıştı. Son açıklanan verilere göre konut fiyatları nasıl etkilenir, 2020 yılında ev fiyatları ne olur?

TÜİK Yapı İzin İstatistikleri, Ocak-Aralık, 2019 raporu yayımlandı. Yayımlanan rapor ile beraber yapı ruhsatı verilen yapıların yüzölçümünde büyük düşüş yaşandığı görüldü. 

Belediyeler tarafından verilen yapı ruhsatlarının 2019 yılında bir önceki yıla göre, bina sayısı %48,3, yüzölçümü %52,4, değeri %43,8, daire sayısı %53,9 azaldı.

Yapı Ruhsatı Alınan Bina Sayısı Düştü! 

Açıklanan verilere göre Yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların 2019 yılında toplam yüzölçümü 149,3 milyon m2 iken; bunun 85,0 milyon m2’si konut, 33,2 milyon m2’si konut dışı ve 31,1 milyon m2’si ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti. Yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların 2019 yılında kullanma amacına göre 114,1 milyon m2 ile en yüksek paya iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 9,9 milyon m2 ile toptan ve perakende ticaret binaları izledi.

Konut Satış Rakamları Düştü, Evini Satamayan Müteahhit Konut Projelerini Rafa Kaldırdı 

Özellikle de bozulan ekonomik veriler sonrasında yeni konut üretimi rekor oranda azaldı. Çok sayıda müteahhit satamayacağı endişesi ile yeni projelerini rafa kaldırırken bu da sıfır konut üretimini büyük oranda düşürdü. 

Yeni konut üretiminin azalması ve düşen faiz oranlarına bağlı olarak artan konut talebi ile beraber ikinci el konutlarda da fiyatlar yükseldi. Konuta olan talebin artmasına rağmen konut arzının dramatik bir şekilde yükselmesi sonucunda konut fiyatları 2020 yılında biraz daha yükselebilir değerlendirmesi geldi. 

Ekonominin Lokomotifi İnşaat Sektörü İçin Son Gelişmeler Neler, Sektör Ne Durumda?

İnşaat sektörü düşen konut kredisi faiz oranları yatırımların yeniden başlaması ile 2020 yılına iyi bir başlangıç yaparken açıklanan veriler sektörde halen tehlikenin tam olarak sona ermediğini gösteriyor. Detaylar haberimizde…

İnşaat sektöründe bugün açıklanan veriler ne yazık ki sektörde halen işlerin tam olarak rayına oturmadığını gösterdi. 

İnşaat Sektörü Güven Endeksi Düştü! 

TÜİK tarafından bugün açıklanan sektörel güven endeksi raporuna göre inşaat sektöründe mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi rakamı Ocak ayında 78,9 iken, yüzde 5.7 oranındaki değer kaybı ile Şubat ayında 74,5 değerini aldı. İnşaat sektöründe bir önceki Ocak ayına oranla göre, gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi endeksi yüzde 5,1 düşüş yaşayarak  88,5 olarak gerçekleşti. İnşaat sektörü alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi endeksi ise aynı dönemde yüzde 6,5 azalarak 60,4 değerini aldı.

İstihdam Kaybı Sürüyor, Sektör Kan Kaybediyor!

İnşaat sektörü Türkiye’nin en büyük istihdam sağlayan sektörleri arasında yer aldığı için sektördeki kan kaybı aynı zamanda işsizlik rakamlarında da yükselişe neden oluyor. 

Özellikle de son dönemde devlet bankaları tarafından başlatılan düşük faizli konut kredisi kampanyaları ile konut satış rakamları yükselmeye başlarken yaşanan yükselişin sıfır konutlar yerine ikinci el konutlara yansıması da sorunu çözmedi. İnşaat sektörünün sıfır konut satış rakamlarını yükseltecek çözüm talebi ise devam ediyor. 

Hyatt Regency İzmir Açılıyor

0

Hyatt markasının Türkiye’deki yedinci, İzmir’deki ilk oteli, Hyatt Regency; İstinyePark İzmir Alışveriş Merkezi’nde açılıyor. Orjin Grubu’nun, Ege’nin incisi İzmir’de inşa ettiği dünya çapındaki prestij projesi “İstinyePark İzmir” bünyesinde açılacak otel markası belirlendi. 2021 yılında hizmete girmesi beklenen otel Hyatt Regency olacak. 5 yıldızlı, 161 odalı Hyatt Regency Oteli, Türkiye’nin yedinci Hyatt markalı tesisi olacak.

Hyatt Regency İzmir, 85 bin metrekare kiralanabilir alana sahip, lüks alışverişin yeni adresi İstinyePark İzmir Alışveriş Merkezi’nin önemli bir parçası olacak. İzmir’in Balçova İlçesinde inşa edilen ve şehir merkezine 15, havalimanına 20 dakika mesafede konumlanan Hyatt Regency Oteli ve İstinyePark İzmir Alışveriş Merkezi metro, tramvay ve otobüs duraklarının komşuluğunda yer alıyor.

Hyatt Başkan Yardımcısı Takuya Aoyama, “Türkiye, Avrupa'nın en popüler turistik yerlerinden biri olmaya devam ediyor ve marka ayak izimizi İstanbul'un dışına çıkarmayı amaçlıyoruz. Ülkede prestijli gayrimenkul projeleri geliştirme ve yönetme alanlarında mükemmel bir geçmişe sahip olan Orjin Grubu ile çalışmaktan çok mutluyuz.” dedi.

Tüm odaları İzmir Körfezi manzarasına sahip olacak lüks otel, iş ve tatil amaçlı seyahat edenler düşünülerek tasarlandı ve misafirlerine kusursuz ve kişiselleştirilmiş deneyimler sunacak. Hyatt Regency İstinyePark İzmir içerisinde restoran ve barın yanı sıra, toplantı ve seminer salonları, Spa ve fitness merkezi de bulunacak. Ayrıca 2 bin metrekareden büyük etkinlik alanı ve balo salonuna sahip olan otel, İzmir’de kurumsal toplantılar ve sosyal buluşmalar için de benzersiz bir seçenek olmaya aday. Orjin Grubu Eşbaşkanı Zafer Kurşun ise iş birliğine dair: “Türkiye’deki marka varlığını genişleten Hyatt ile birlikte çalışmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Hyatt Regency, dünyaca tanınan bir marka. Türk pazarı ve İzmir şehri hakkında geniş bilgi birikimimiz ve deneyimimiz, misafirlerimizin beklentilerini de aşan, seçkin bir otel geliştirmemize izin verecek” dedi.

Hyatt Regency İstinye Park İzmir, Park Hyatt İstanbul- Maçka Palas, Hyatt Regency İstanbul Ataköy, Grand Hyatt İstanbul, Nish Palas İstanbul, Hyatt Centric Levent İstanbul ve Hyatt House Gebze’nin yanı sıra Hyatt markasının büyüyen portföyüne katılacak.

Bakan Kurum: “Elazığ’da yaklaşık 19 bin bağımsız bölümden oluşan konut projelerini başlattık”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “Elazığ’da yaklaşık 19 bin bağımsız bölümden oluşan konut projelerini başlattık.” dedi.

Bakan Kurum, AK Parti İl Başkanlığında düzenlenen il yönetim kurulu toplantısında, İran’da sabah meydana gelen deprem sonucu Van’da hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek, bir daha böyle bir olayın yaşanmaması temennisinde bulundu.

Depremin ülkenin en önemli gerçeklerinden biri olduğunu görüp yaşadıklarını dile getiren Kurum, “Bugün Van Başkale’de, Konya Derebucak’ta yine depremler meydana geldi.” diye konuştu.

AK Parti olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 18 yıldır “eser” siyaseti yaptıklarını ve proje ürettiklerini vurgulayan Kurum, her zaman vatandaşların yanında bir ve beraber olduklarını belirtti.

Her problemin üstesinden gelmeyi bildiklerini dile getiren Kurum, daha önce birçok yerde deprem sonrası vatandaşların ihtiyacını karşılamak için yaptıkları konutları, Elazığ ve Malatya’da da aynı hız ve kararlılıkla yapacaklarını anlattı.

Kurum, depremin olduğu andan itibaren hep birlikte bölgede olduklarını anımsatarak, üç bakan, milletvekilleri, il başkanı ve teşkilatlarının bütün Elazığ ve Malatya için olması gerekenleri yapmaya gayret gösterdiklerini aktardı.

Hasar Tespiti 12 Günde Tamamlandı

Önce çadır kentleri kurduklarını, drone ve İHA kullanarak hasar tespit çalışmalarına hemen başladıklarını hatırlatan Kurum, binin üzerinde personelle hasar tespit çalışmalarını 12 gün gibi kısa sürede tamamladıklarını vurguladı.

Yaraların sarılması adına çalışmaların sürdüğüne işaret eden Kurum, şöyle devam etti:

“Bu projeler, bundan sonraki süreçte Elazığımız’ın geleceği için çok daha önemli adımların atıldığı projelerdir. Elazığ’ın bugüne kadar yapmış olduğu en büyük dönüşüm sürecidir. Hem şehir merkezinde hem de özel alanlarda konutlarımızın yapılması sürecinde bu deprem hasarı sebebiyle yıkılan, ağır ve az hasarlı olan ama dönüşmesi gerektiğine inandığımız projelerin başlangıçlarını yapmış olduk ve eş zamanlı olarak hepsini yürütüyoruz.

Elazığ’da yaklaşık 19 bin bağımsız bölümden oluşan konut projelerini başlattık. Yerinde yapabileceklerimizi yerinde, yerinde yaparken de zemin artı 4’ü, 5’i geçmeyecek, mahalle kültürü diyeceğimiz, ecdadımızın bize bıraktığı o tarihi, kültürü, medeniyeti yansıtacak cumbalı, kemerli, Harput mimarisinden özümlenerek yapacağımız evleri inşa etmek üzere kollarımızı sıvadık. Mustafa Paşa Mahallesi’nde çok önemli bir kentsel dönüşüm sürecini başlattık, ağır ve orta hasarlı binaların çok olması sebebiyle. Mustafa Paşa’da zaten iki binamız kendiliğinden yıkılmıştı. Bu mahallemizde bir kentsel dönüşüm süreci başladı ve yaklaşık 2 binin üzerinde bağımsız bölümü içeren projeyi Mustafa Paşa’da yürütüyoruz.”

Sürsürü Mahallesi’nde yıkılan ve etrafındaki 9 binayı incelediklerini, bunların da yıkılan binadan çok farklı olmadığını kaydeden Kurum, bunların bir kısmının ağır ve orta hasarlı olduğunu belirlediklerini, hızlı şekilde dönüşüm sürecinin başlatıldığını ve temel atma seviyesine gelindiğini aktardı.

Bakan Kurum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın teşvikleriyle Elazığ ve Malatya’da eş zamanlı temelleri atacaklarını belirterek, yıl sonuna kadar projeleri etaplar halinde bitirmeyi hedeflediklerini bildirdi.

“Çok daha umutlu, mutlu şehir olacaktır”

Bir yıl sonra Elazığ’ın bugünden çok daha güzel olacağının altını çizen Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çok daha umutlu, mutlu şehir olacaktır. Bizim buna gönülden inancımız tamdır. Bu süreçte Mustafa Paşa ve Sürsürü’de projeleri başlatmıştık. Abdullah Paşa Mahallesi’nde de çok yoğun şekilde ağır hasarlı binaların olduğunu gördük ve burada da yerinde dönüşüm sürecini başlatıyoruz. Çatalçeşme, Yazıkonak, Akçakiraz ve Gümüş Kavak’ta rezerv konutlar üreteceğiz. Aksaray ve Kızılay mahallesinde, o mahallelere yakın şekilde rezerv konutlarımızı üretiyor olacağız. Rüstem Paşa Mahallesi, hasarın yoğun şekilde görüldüğü diğer bir alanımız. Oraya ilişkin de önümüzdeki hafta vatandaşlarımıza tebligatları yapacağız ve tebligatlar süresince de Rüstem Paşa Mahallesi’nde bin konutluk dönüşüm sürecini yerinde yapacağız. Rüstem Paşa ve Mustafa Paşa mahallelerinden geçen üst geçidi de dikkate alacağız.”

Kurum, projeleri yaparken amaçlarının hiçbir vatandaşı mağdur etmemek olduğuna işaret ederek, projeleri hızla tamamlayıp, vatandaşların en az etkileneceği şekilde süreci yönetmeye gayret göstereceklerini dile getirdi.

18 yılda 870 bin bağımsız bölüm ürettiklerini, 2-3 ay önce 100 bin konutun startını verdiklerini anımsatan Kurum, 1 milyon 200 bin başvuru gerçekleştiğini, kuraları etaplar halinde çektiklerini anlattı.

Bakan Kurum, 90 ve 120 metrekarelik sosyal konutların fiyatının 150 bin ila 200 bin lira civarında olduğunu, 240 aya varan vadelerle vatandaşlara bundan faydalanma imkanı sunduklarını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptıkları istişarede deprem konutlarının maliyetlerini en aza indirmek için çalışma yürüttükleri bilgisini paylaşan Kurum, şöyle konuştu:

“Deprem konutlarında altyapı maliyetlerini bir şekilde vatandaşlarımıza yüklemiyoruz, devlet olarak biz karşılıyoruz ve altyapı maliyetlerinin tamamını düşüyoruz. Bunun dışında, vatandaşımızın uygun şartlarda ödemesi adına belirli sübvansiyonlar yapıyoruz ki bunları rahat bir şekilde ödesinler. Bir taraftan da hayatlarını idame ettirebilsinler. Asgari ücret alan bir vatandaşımızın ödeyebileceği şartları inşallah hep birlikte oluşturacağız. Elazığ’ı inşallah bir yıl sonra o sağlam, güvenli konutlarında mutlu, huzurlu vatandaşlarımızla birlikte gezeceğiz. Bunu net bir şekilde tüm Elazığlı kardeşlerimizin, afetzedelerimizin bilmesini isteriz. Biz yıkılan evlerde eşyalarını alamayan vatandaşların, binalardan eşyalarını almasına müsaade ediyoruz. Ama can güvenliği söz konusu ise buraya girmek, eşyasını almak, çünkü senin burada canın her şeyden daha önemli, senin canın bize emanettir, dolayısıyla sen buraya girip eşyanı alamazsın ve eşya ile ilgili biz sana her türlü maddi yardımı yaparız.”

“Projeler tüm Türkiye’ye örnek olacak”

Bakan Kurum, inşaatların ihalelerini her türlü detayı düşünerek şeffaf şekilde yürütmeye gayret gösterdiklerine dikkati çekerek, burada yaptıklarının ürün kalitesi ve mimarisiyle örnek olacağını söyledi.

Tüm Türkiye’ye örnek gösterilecek projeler olacağına işaret eden Kurum, şunları kaydetti:

“Projelerde yerel mimariden, malzemeden bahsediyoruz, inşallah o detayları kullanacağız. Kullanacağımız yerel ürünler şehrin ekonomisine de katkı sunacak. Projede yerel sektör, işçilik, malzeme ve mühendislik hizmeti alacak. Hak sahipliği ile ilgili çeşitli iddialar var. Kurduğumuz 28 mahallede ofislerimiz var, bu ofislerimizde vatandaşlarımızı detaylı şekilde bilinçlendiriyoruz.

Buradan tüm dünyaya mesaj vermek istiyoruz. Depreme nasıl hızlı müdahale edilir, deprem sonrası yapılacak işler nasıl hızlı, programlı, vatandaşlarımızla beraber gönül birliği içerisinde olur, tüm dünyaya Elazığ göstermiştir. Her Elazığlı kardeşime ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun. Bu deprem sürecinde bizi kendilerinden biri olarak gördüler. Acılarını unuttular, dediler ki ‘Vatan sağ olsun, devlet sağ olsun, ülkemiz sağ olsun’ ve bu duruşu her noktada gördük. İnşallah sürecin sonuna kadar yapılması gerekeni beraber Elazığ’a layık bir şekilde yapacağız. Cumhurbaşkanımız, Elazığ ve Malatya üzerinde titriyor, gelişmeleri anlık takip ediyor. Kendisine bilgi veriyoruz. İlgili arkadaşlarımız ilk günden bugüne 7 gün 24 saat hizmet veriyor ve vermeye devam edecekler. Bu iş bitene kadar mesaimiz sürecek. Bu yaraları en kısa sürede gidereceğiz.”

Toplantıya, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, AK Parti Elazığ Milletvekilleri Metin Bulut, Zülfü Demirbağ ve Sermin Balık ile AK Parti İl Başkanı Ramazan Gürgöze de katıldı.

İzmir’de Fiyatlar Köpürtüldü, Konut Stokları Artmaya Başladı!

Gayrimenkul PR araştırma şirketinden yapılan açıklamaya göre konut kredi faiz oranlarının düşmesi İzmir’de en çok sabit ve alt gelir gurubundaki konutlara ilgiyi artırırken orta ve üst gelir gurubuna yönelik gayrimenkullerde beklenen hareketlilik henüz başlamadı.

Gayrimenkul PR’dan yapılan açıklamaya göre, 2016 yılı sonrası ekonomideki meydana gelen değişikliklerin inşaat sektörünü ve gayrimenkul pazarlama alışkanlıklarını değişime zorladığı belirtilerek “İzmir’in cazibesi artacak algısı ile fiyatlar köpürtülünce, tüketiciler aynı kalitedeki gayrimenkulü çok daha uygun fiyatlara alabilecekleri alternatiflere yöneldi ve İzmir’de konut stoku artmaya başladı. Bununla beraber ilanlarda da yığılma yaşandı ve tüketiciler ilanlarda boğuluyorlar. İnşaat firmaları ve emlak ofisleri, brandayı asıp, ilanı girip, sosyal medya paylaşımları yaparak pazarlama yapmaya çabalıyorlar. Aynı yöntemlerle ve aynı şekillerle yapılan pazarlama alışkanlıkları, gerçek alıcıların dikkati çekmeye artık yetmemektedir” ifadelerine yer verildi.

Projeler Geliştiren Gayrimenkul Şirketleri ve Emlak Pazarlama Ofisleri Arayışta

Konut kredi faiz oranlarının düşmesinin İzmir’de en çok sabit ve alt gelir gurubundaki konutlara ilgiyi artırdığını, orta ve üst gelir gurubuna yönelik gayrimenkullerde umulan etkiyi henüz yaratmadığını öne süren Gayrimenkul PR; “İnşaat firmaları ve emlak ofisleri rekabette üstünlüğü sağlayacak, yeni satış kanalları yaratabilecek stratejiler geliştirmeliler” dedi.

Gayrimenkulde satış başarısının, fiyat/zaman perspektifinden yola çıkarak, mümkün olan en kısa sürede satılması ile sağlanabileceğini öne süren Gayrimenkul PR, çözüm önerilerini şöyle sıraladı;

“Bugün 1 gerçek alıcı için en az 10 farklı gayrimenkul alternatifi oluştu. Yapılması gereken, satışa sunulan gayrimenkul için önce bilinirlik sağlanarak, tüketicilere sunacağı yaşam kalitesi anlatılmalı, sonrasında talebi artıran stratejik çalışmaların yapılmalıdır. Fiyat/zaman perspektifinin güncel ekonomik analizlere göre uyarlanmasıyla gayrimenkulün satışa dönüşmesi kolaylıkla sağlanabilmektedir. Ekonomideki gelişmeler ve gayrimenkul gündemi yakından takip edilmelidir. Sektörel haber siteleri aracılığı ile yapılacak çalışmalar ile gayrimenkuller kısa sürede ve kârlı olarak işleme dönüşebiliyor. İnşaat firmalarına sağladığımız en önemli avantaj,projelerinin tanıtımına herhangi bir bütçe ayırmadan kolaylıkla satabilmelidir. Yenilikçi çözümlerin, gayrimenkul sektöründe finansal canlılığı artıracağına inanıyoruz”

Karalar: “Yenilenebilir enerji hamlesi çalışmalarımız sürüyor”

0

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, yenilenebilir enerji hamlesi çalışmalarının sürdüğünü söyledi.

Başkan Karalar, İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şubesi Genel Kurulu’na katıldı.

Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen kurulda konuşan Karalar, odalarla bir arada olmaya devam edeceklerini söyledi.

Kaçak inşaatların neden olduğu sorunlara değinen Başkan Karalar, “Kaçak inşaatlarla ilgili belediyelerin çok büyük sorumluluğu var ama belediyelerin bu konudaki yetkileri de tırpanlanıyor. Yapı affı, imara vurulan en büyük darbelerden biri. Ben Seyhan Belediye Başkanıyken bunları yaşadım. Öyle bir alışkanlık var ki Adana’da; örneğin 2 bin metrekare inşaat ruhsatı alınıyor ancak yüzde 20, 25 fazla yapılıyor. Statiği, hesapları 10 kata göre yapılıyor ama 13 kat inşa ediliyor. Bunlar yapı kirliliği oluşturuyor fakat daha önemlisi hayati sorun teşkil ediyor. Bu yapı affı olumlu sonuç vermedi. Bununla ilgili Büyükşehir olarak ne yapmamız gerekiyorsa yapıyoruz ve yapacağız. Ama Real Alışveriş Merkezi’nin arkasındaki arazileri yeni imara açmama kararındayken, mahkeme oranın açılması doğrultusunda karar verdi. Mahkeme kararına uymamak suç teşkil ettiği için yapacak bir şey kalmıyor” diye konuştu.

Adana Büyükşehir Belediyesi olarak farklı bir belediye yönetimi sergilemeleri gerektiğini belirten Başkan Zeydan Karalar, şunları kaydetti:

“İklim değişikliği ve farklı yaşamsal sorunlarla ilgili bilinçli olunması, bilimsel önlemler alınması gerekiyor. Yeryüzünde ısınan atmosferin dünya için ciddi bir tehdit oluşturduğunun farkında olarak önlemler alınmalı. Sera gazı salınımını azaltacak önlemler alınmalı. Adana’da metronun ikinci merhalesini yapmak, ulaşımda çok sayıda aracın yaydığı sera gazı etkisini azaltacak bir önlem ama ekonomik koşullar ve hükümetin bu konuda iznine tabi olunması gibi engeller önümüzde. Fakat en azından belediye olarak yenilenebilir enerji hamlesi çalışmalarımız sürüyor.”

Hasarlı Konutların Yıkımları Hemen Başlayacak!

Elazığ depreminde yitirilen 41 canın ardından gözler deprem riski yüksek olan Marmara Bölgesi ve İstanbul’a çevrilmişti. 

İstanbul Depreme Kentsel Dönüşüm ile Hazır Hale Gelecek! 

Her an büyük bir depremin yaşanma riski bulunan İstanbul’da kentsel dönüşüm hayati önem taşırken konu hakkında açıklama yapan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum “İlçelerimizdeki acil öncelikli dönüştürülmesi gereken alanların iletilmesini istemiştik. Strateji belgelerinin tamamlanması devam ediyor. 12 ilçeden belgeler geldi. Diğer ilçelerden de gerekli belgeler tamamlanarak kentsel dönüşüm adımları ve hamlelerini atmış olacağız. Ağır hasarlı binaların yıkım sürecini başlatıyoruz” dedi. 

Fatih’te Tarihi Surlar Üzerine Millet Bahçesi Yapılacak!

Fatih Surları üzerinde yeni bir millet bahçesi yapılacağını duyuran Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum “Fatih’te tarihi surların üzerine millet bahçesi yapılacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Kentsel dönüşüm sürecini tamamlayacağız” diye ifade etmişti. 1 milyon 350 bin konutun dönüşümünü sağladık. 1 milyon sosyal konutun yapımını yaptık. Projeler başlattık. Başakşehir’de Üsküdar’da Bağcılar’da bir çok ilçemizde projelerimizi başlattık. Beyoğlu’nda Sütlüce’de Hacıhüsrev Mahallesi’nde dönüşüm projelerini başlattık ve üzerine gideceğiz. Esenler’de 2021 yılına kadar 15 bin konutun yapımını sağlıyoruz. Esenler’de 60 bin konutluk örnek bir proje başlattık” dedi. 

Kentsel Dönüşüm Mutlaka Yapılacak! 

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum yapmış olduğu açıklamasında enkaz altında insanları beklemenin zorluğunu Elazığ’da yaşadıklarını artık bu durumlarla karşılaşmak istemediklerini, kentsel dönüşümü yapamıyorlarsa bu durumda artık bu görevlerde bulunmalarına gerek kalmadığını söyledi. 

Doğal Taş Sektöründeki 152 Firmaya Ödül Verilecek

Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Mevlüt Kaya, Akrones Otel’de 1 milyon dolar üzeri ihracat yapan 40 firmanın başarısının taçlandırılacağını söyledi.

“Egeli madenciler olarak 946 milyon dolarlık ihracat yaparak, 2019’u yüzde 3’lük artışla kapattık. Afyonkarahisar’da geçen sene toplam 363 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Madencilik sektörü ise 201 milyon dolarlık ihracatla Afyon’un toplam ihracatının yüzde 55’lik kısmını tek başına göğüsledi. Bayrağımızı dünyanın dört bir tarafında dalgalandıran 40 ihracatçımız 142 milyon dolarla Afyonkarahisar’ın maden ihracatına yüzde 70 katkı sağladı.”

152 Firmaya Ödül Dağıtılacak

Kaya, geçen sene 500 bin dolar ve üzeri ihracat yapan 189 firmaya ödüllerini verdiklerini hatırlattı.

“Muğla, Denizli, Afyonkarahisar, İzmir ve Bursa’da 5 tane ödül töreni yaptık. Bu sene ise ihracatımızdaki olumlu ivmeyle beraber 6 tane ödül töreni yapacağız. Afyonkarahisar’dan sonra ikinci durağımız 5 Mart’ta Denizli olacak. 31 Mart’ta İstanbul Maden İhracatçıları Birliği ile beraber ilk defa Ustalara Saygı Töreni’ni yapacağız. Sektöre uzun yıllar emek vermiş 70 yaş üzeri ihracatçılarımızı ödüllendireceğiz. 17 Nisan İzmir-Manisa, 4 Haziran Muğla-Aydın ve son olarak da Bursa’da Blok Mermer Fuarı’yla eş zamanlı olarak final yapacağız ve 1 milyon dolar üzeri ihracat yapan 152 firmaya ödül vereceğiz.”

EMİB’ten Afyon Kocatepe Üniversitesi’ne Hediye

Türk doğaltaşının yurt dışında yer almasında analiz ve raporlamanın rolünün büyük olduğunu anlatan Mevlüt Kaya, Afyon Doğaltaş Analiz laboratuvarının öneminden bahsetti.

“Afyon Doğaltaş Analiz laboratuvarı, 2008’de Afyon Kocatepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü işbirliğiyle kurduğumuz Türkiye’nin en kapsamlı doğaltaş ve agrega laboratuvarlarından birisi. Taşlarımız burada analiz ediliyor ve dünyadaki birçok inşaat yatırımı projesinde yer alıyor. Laboratuvardaki cihazların hepsini Afyon Kocatepe Üniversitesi’ne bağışladık. Afyon programımız sırasında cihazların hibe edilmesi ile ilgili protokol imzalayacağız.”

Maden Pazarı Derinleşiyor

Mevlüt Kaya, başta Çin, ABD, Irak, Fransa, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi birçok ülkeye ihracat yaptıklarını söyledi.

“Çin, 695 milyon doları doğal taş olmak üzere 1 milyar 345 milyon dolarlık ihracatla en büyük pazarımız. Madencilik sektörünün de ihracat yaptığı 198 ülke arasında açık ara birinci sırada. Hızla yayılan coronavirüs salgını yüzünden ticaretimiz sekteye uğradı ama sürdürülebilir kalkınmayı yeni pazarlarla güçlendireceğiz. Ticaret Bakanlığı destekli iki adet URGE Projesi yürütüyoruz. Hindistan ve Katar’a Sektörel Ticaret Heyeti organize ettik, görüşmelerimiz verimli geçti. İhracatçılarımız dünyanın her yerinde boy gösteriyor. Onlar Türkiye’nin dünya ticaretine açılan kapısı, küresel rekabetin önemli birer oyuncusu.”

Ayrıca ödül töreninde Türkiye Mermer Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, İscehisar Belediye Başkanı Ahmet Şahin, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Mehmet Zeybek, Afyonkarahisar Valisi Mustafa Tutulmaz, İstanbul Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Aydın Dinçer konuşma yapacak. İZFAŞ da 1-4 Nisan’daki Marble fuarıyla ilgili katılımcıları bilgilendirecek.

Sanayici OSB’lerdeki Yapı Denetim İndiriminden Memnun

Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü, organize sanayi bölgelerindeki (OSB) yapıların denetimlerinde yapı denetim şirketlerine yüzde 75 gibi büyük bir oranda indirim yapma zorunluluğunda tavanın yüzde 50’ye çekilmesinin memnuniyet verici olduğunu belirtti.

Kütükçü, yazılı açıklamasında, OSB’lerdeki yapıların proje, ruhsat ve inşaat sürecinde denetlenmesiyle ilgili yapı denetim şirketlerine uygulanan indirim oranlarının yeniden düzenlendiğini anımsattı.

İndirim oranının yüksek olmasının yapı denetim şirketleriyle yatırımcı sanayiciler arasında anlaşmazlıklara neden olduğuna dikkati çeken Kütükçü, “Düzenlemeyle yatırımcıyla yapı denetim şirketleri arasındaki ihtilafları çözecek önemli bir adım atılmış oldu. OSB’lerdeki yapıların denetimlerinde yapı denetim şirketlerine yüzde 75 gibi büyük bir oranda indirim yapma zorunluluğunda tavanın yüzde 50’ye çekilmesi memnuniyet verici.” değerlendirmesinde bulundu.

Kütükçü, düzenlemede emeği geçenlere teşekkür etti.

Yeni Stat Gelecek Sezon Hizmete Girecek

AK Parti Adana İl Başkanı Mehmet Ay, inşası son aşamaya gelen yeni stadın önümüzdeki sezonda hizmete gireceğini söyledi.

Gençlik ve Spor İl Müdürü Abdulkadir Ataşbak’ın yanı sıra il başkan yardımcılarıyla birlikte, Merkez Sarıçam ilçesinde 102 dönüm arsanın 43 dönümü üzerinde yükselen yeni stadyumu gezen Başkan Ay, çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Değişen UEFA kriterlerinden dolayı çatısında yapılan değişiklik sebebiyle inşaatı uzayan 33 bin kişi kapasiteli stadın tribünlerinden soyunma odalarına kadar bütün bölümlerini gezen Başkan Ay, “Çatısı tamamlanan stadımızda çim yerleştirme ve koltuk montajına başlanıyor. Önümüzdeki sezona hazır olacak. Adana’mız muhteşem bir esere daha kavuşuyor. Adana’mıza çok yakışacak olan yeni stadyumumuzu ziyaretimde hemşehrilerimiz ve şehrimiz adına gurur duydum” dedi.

Son teknolojiyle donatılan stat, Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) ve Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) kriterlerine uygun olarak yapılıyor. 33 bin kişi kapasiteye sahip stadın, çatı kaplaması tamamlandı. İnşaatı üstlenen firma önümüzdeki ay stadı teslim edecek. Bundan sonraki süreçte çim yerleştirme çalışmalarına ve koltuk montajına başlanacak.

Yeni stadyumda, sosyal donatıların yanı sıra 10 asansör, 104 turnike, basın ve VIP tribün yer alıyor.

Ulaştırma Bakanlığı İzmir Çiğli Tramvay Hattı İçin Beklenen Onayı Verdi!

Çiğli Tramvay Hattı Projesi için beklenen onay Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından verildi. 

Yaklaşık 11 kilometrelik uzunluğa sahip olan yeni projede Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sunum yapılacak. Cumhurbaşkanlığı tarafından da onay verilmesi durumunda proje ihaleye çıkacak. 

Çiğli Tramvay Hattı Projesi İçin İhale Ne Zaman?

Söz konusu projede süreç Cumhurbaşkanlığı tarafından onay verilmesinin ardından hızla ilerleyecek. İlk olarak projede ihale süreci başlayacak. Ardından da ihaleyi kazanan firma tarafından inşaat sürecine geçilecek. 

Konu hakkında açıklama yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer tarafından yapılan açıklamada “Çiğli tramvayı projemiz Ulaştırma Bakanlığı tarafından onaylandı. Başta Ulaştırma Bakanı Mehmet Cahit Turhan’a ve projeyi bakanlık nezdinde takip eden İzmir Milletvekili Hamza Dağ’a müteşekkirim” ifadelerini kullandı. 

İzmir Çiğli Tramvay Durakları ve Güzergahı 

Karşıyaka Çevre Yolu tramvay hattının ilk durağı olacak. İlk etap bu noktadan başlayarak bağlantı köprüsü üzerinden Ataşehir Mahallesi, Çiğli İstasyonaltı Mahallesi, Çiğli İZBAN İstasyonu ve Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi bölgesini kapsayacak.  Ataşehir Mahallesi’nden başlayacak olan projenin ikinci bölgesi ise Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi’nde sona erecek. Duraklar ise Atatürk Organize Sanayi Bölgesi, Katip Çelebi Üniversitesi, Ata Sanayi olarak sıralanacak. 

Kocaeli Şehir Hastanesi Yükseliyor

Kocaeli Entegre Sağlık Kampüsü inşaatında fiziki tamamlanma oranı yüzde 70,78’e ulaştı.

Marmara Bölgesi’nin büyük bir bölümüne hizmet edecek olan Kocaeli Entegre Sağlık Kampüsünün tamamlanması için çalışmalar aralıksız devam ediyor. 

Toplam 1218 yatak kapasiteli 6 hastaneden oluşan, 368 bin 668 metrekarelik alanda inşaatı süren Kocaeli Entegre Sağlık Kampüsü, Kocaeli tarihinin en büyük sağlık yatırımı olarak nitelendiriliyor. 

Anadolu Otoyolu’nun kenarında konumlandırılan Kocaeli Şehir Hastanesi, hizmet vereceği alan olarak bölgenin en büyük ve işlevsel hastanesi özelliğini taşıyor.

Hastane, tüm bölgenin sağlık ihtiyacını karşılayacak altyapı ve teknolojik donanıma sahip.

Günlük 15 Bin 748 Kişiye Sağlık Hizmeti Sunması Amaçlanıyor

Çok sayıda özellikli hizmetin yüksek teknolojik cihazlarla sunulacağı hastanenin kamuya ait il dışı sevk sayısını en aza indirmesi öngörülüyor.

İnşaatında toplamda 1500 kişinin çalıştığı kampüsün yüzde 70,78’i tamamlandı.

İnşaatı tamamlandıktan sonra hastanede toplam 4 bin 788 kişinin çalışması planlanıyor.

Hastanenin günlük olarak 12 bin 530’u poliklinik, 1218’i yatan hasta ve 2 bini acil servis hastası olmak üzere toplamda günlük 15 bin 748 kişiye sağlık hizmeti sunması amaçlanıyor.

“Bölgemiz için önemli bir sağlık yatırımı”

Vali Hüseyin Aksoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şehir hastanesi inşaatının devam ettiğini belirterek, önemli bir aksilik olmaması halinde bu yıl tamamlanmasının öngörüldüğünü söyledi.

Toplam 1218 yatak sayısıyla farklı hastanelerin şehir hastanesi çatısı altında çalışacağını vurgulayan Aksoy, “Bu anlamda bölgemiz için önemli bir sağlık yatırımı. Hastanemizin yol inşaatı da ihale edildi, yükleniciye teslim edildi. Kavşak inşaatının Karayolları Bölge Müdürlüğümüzce ihalesi yapıldı ve inşaatı sürüyor. Şehir hastanesine hafif raylı sistemin ulaşması amaçlı çalışmalar da devam ediyor. Hastaneyi bölgemizdeki sağlık hizmetlerinin daha üst noktaya çıkması adına ciddi katkılar verecek bir yatırım olarak görüyoruz.” diye konuştu.

Aksoy, içinde birçok birimin olacağı Kocaeli Şehir Hastanesi inşaat seviyesinin yüzde 70’i aştığını dile getirdi.

Aydın Şehir Hastanesi 2020 Yatırım Programına Alındı

Aydın’ın Efeler ilçesinde inşa edilecek olan 950 yatak kapasiteli Aydın Şehir Hastanesi, Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 2020 yatırım programına alındı.

Aydın’da yapımı için uzun süredir çaba gösterilen Aydın Şehir Hastanesi, Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 2020 yatırım programına alındı. Bu karar ile 950 yatak kapasitesi ve 228 bin metrekare kapalı alana sahip olacak Aydın Şehir Hastanesi’nin inşaatına 2020 yılında başlanacak. 931 milyon TL’lik yatırım, Yap-İşlet-Devret modeli yerine bütçe imkanları ile devlet tarafından yapılacak. Efeler ilçesinde inşa edilmesi planlanan hastanenin 2023 yılında tamamlanarak hizmete açılması hedefleniyor.

Silverline Unicera Fuarı’nda

Silverline, hayatı kolaylaştırmak üzere tasarlanan ürünleri ve mutfaklara değer katan teknolojileri ile 10-14 Mart tarihleri arasında kapılarını açacak Kitchen Turkey /Unicera Fuarı’nda yerini alacak.

Yeni yaşam tarzının bir sembolü olarak ankastre, teknoloji odaklı ve şık tasarımları ile mutfaklarda daha dekoratif formlarda yer almaya başladı. Modernleşmeyle birlikte evde sosyalleşmenin en önemli odağı haline gelen mutfaklar, diğer sosyal alanlarla daha iç içe bir mimari yapıya büründü. Daha görünür ve şeffaf bir yapı ile sınırların kalktığı mutfaklarda ankastre artık yaşamın tam odağında… Bu gerçeklikten yola çıkarak kullanıcı konforunu ve müşteri memnuniyetini esas alan yaklaşımı ile Silverline, ankastre sektörüne değer katıyor.

Mutfakları ankastrenin konforu ile buluşturan Silverline, tasarım gücü yüksek, çevreye duyarlı, enerji tasarruflu ve fonksiyonel ürünler geliştiriyor. Ocak ve davlumbazı tek gövde de buluşturduğu inovatif ürünü Overall, mutfaklara yeni bir boyut katan ve teknolojiyi odağına alan hibrit tasarımı Flow-in, güçlü teknolojisi, ergonomik ve sade tasarımı ile Pure Plus, davlumbaz ve ocağı tek bir yüzeyde birleştiren, esnek ve kapsamlı pişirme deneyimi sağlayan hibrit tasarımı Supreme, sessizliği ve akıllı yönlendirmeleri ile hayatı kolaylaştıran Soho ve diğer ocak, fırın, davlumbaz, buzdolabı ve fırın modelleri Silverline standında ziyaretçileri ile buluşacak.

Geçtiğimiz yıl fırın üretimine başlayan Silverline, havalandırma grubunda globalleşen başarısını pişirici grupta da gerçekleştirerek bu alanda da global oyunculara rakip ürünler geliştiriyor. Silverline, akıllı teknolojilere yönelik geliştirdiği ürünleri ile tüketicilerin beğenisini kazanıyor. Türkiye’de ilk kez Unicera fuarında görücüye çıkacak akıllı fırın, cep telefonuna indirilecek aplikasyon üzerinden uzaktan kontrol edilebiliyor.

Silverline S koleksiyonundan 6 farklı fırın modeli ile yer alıyor.   

Silverline, 10-14 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek Kitchen Turkey /Unicera Fuarı’nda 1. Hall ve C08 no.lu stantta inovatif ve ödüllü tasarımları ile ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor.

İstanbul Havalimanı’nda 3. Pist 18 Haziran’da Açılacak

İstanbul Havalimanı’nda 3. pist, 18 Haziran’da açılacak. Fransa’da pist için yaklaşma simülatör eğitimleri alan hava trafiğini yöneten kontrolörlere göre, 3. pistin faaliyete geçmesi ve uçak taksi sürelerinin kısalmasıyla gecikmeler azalacak ve kapasite artacak.

Günlük ortalama 200 bin yolcu ve 1200 uçak ağırlayan İstanbul Havalimanı’nda birinci faz kapsamında, 2 pist ve 90 milyon yolcu kapasiteli terminal binası hizmet veriyor. İstanbul Havalimanı geçtiğimiz yıl 82 bin 325 iç ve 247 bin 474 de dış hat olmak üzere toplam 329 bin 799 uçağa hizmet verdi. Havalimanı yolcu olarak ise 12 milyon 720 bin 826 iç ve 39 milyon 857 bin 182 de dış hat olmak üzere toplam 52 milyon 578 bin yolcu ağırladı.

DHA’da yer alan habere göre; tüm fazları tamamlandığında yıllık 200 milyon yolcu kapasitesiyle 300’den fazla destinasyona uçuş imkanı sağlamayı hedefleyen İstanbul Havalimanı’nda 3. pist çalışmaları devam ediyor. 18 Haziran’da açılacak olan pist için hava trafik kontrolörleri de Fransa’nın başkenti Paris’te yer alan Eurocontrol tesislerinde yaklaşma ve kule simülasyon eğitimleri görüyor. 10 Nisan’a kadar eğitim devam edecek ve toplam 300 kontrolör eğitim görecek.

Hava trafiğini yöneten kontrolörlere göre İstanbul Havalimanı 3. pist 18/36 terminale daha yakın olacağı için uçakların taksi süreleri kısalacak. 34 sol pist sadece iniş, 35 sağ pisti hem iniş hem kalkış, 36 pisti sadece kalkış için planlandı. Kontrolörler uçakların taksi süreleri kısalacağı için hem gecikmelerin azalacağını hem de kapasitenin artacağını söyledi. Üçüncü pistin açılmasıyla beraber saatlik iniş kalkış trafiği de 80’den 120’ye çıkacak. Pistin faaliyete geçmesiyle kapasite artacağı için yeni havayolu şirketlerinin de İstanbul Havalimanı’ndan uçması bekleniyor. 74 hava yolu şirketinin uçuş yaptığı İstanbul Havalimanı’nda bu yıl pistin açılmasıyla beraber 80’i geçeceği belirtildi.

İstanbul’un Meydanlarına İstanbullu Karar Verecek

0

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul’un meydanlarını İstanbulluların katılımıyla yeniden tasarlayacak.

Yeşil, adil ve yaratıcı bir dünya şehri olması hedefiyle, İstanbul’un meydanlarını İstanbulluların katılımıyla yeniden tasarlamayı planlayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi, istanbulsenin.org web sitesinde düzenlediği anketle İstanbullunun fikrini alıyor.

“Sen de fikrini söyle, kentin parçası ol, meydanların tasarımına yön ver.” denilen web sitesinde ilk olarak Taksim Meydanı, Salacak Sahili, Kadıköy Meydanı ve Bakırköy Meydanı olmak üzere dört alan için anket başlatıldı.

Web sitesinde yer alan projenin tanıtım videosunda ise İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Şehrimizin 5 yıllık stratejik planını çalışmaya başladık. Sen de fikrini söyle, talebini dile getir. Şehrin geleceğine yön ver. Gel beraber yönetelim. Çünkü İstanbul senin.” diyor.

Senegal’de Uluslararası İnşaat, Altyapı ve Yenilenebilir Enerji Fuarı başladı

Türk ürünlerinin giderek tercih edildiği Batı Afrika ülkesi Senegal’de, 20 Türk şirketinin katıldığı SENCON 2020 (Uluslararası İnşaat, Altyapı ve Yenilenebilir Enerji) Fuarı başladı.

Biri Türk diğeri Sengalli iki fuar şirketinin ortaklığında, başkent Dakar’daki Uluslararası Fuar Merkezi’nde düzenlenen SENCON 2020’nin açılışını Kentleşme, Barınma ve Kamu Sağlığı Bakanı Abdou Kerim Fofana yaptı.

Batı Afrika’nın en büyük inşaat, altyapı ve yenilenebilir enerji fuarı olan SENCON 2020’ye, 20’si Türk 120 şirket katılıyor.

Fuarda, inşaat ve altyapıda kullanılan temel malzeme, teknik ekipman, iş makineleri ve yenilenebilir enerji sistemleri sergileniyor.

Fuara Kayseri’den katılan bir firmanın genel müdürü Musa Kefkir, yaptığı açıklamada, ahşap ve çelik kapı ürettiklerini söyledi.

Afrika kıtasında Cezayir, Tunus, Libya, Nijerya, Benin ve Kamerun’a ihracat yaptıklarını ve Moritanya’da da yerel firmalarla çelik kapı ürettiklerini belirten Kefkir, bu ülkeler arasına son yıllarda ekonomide büyük ilerleme kaydeden Senegal’i de katmak istediklerini dile getirdi.

Kefkir, “Kayseri’de ayda yaklaşık 4 bin iç kapı üretiyoruz, Moritanya’daki partnerimiz de 650 civarında çelik kapı üretiyor. Senegal bizim için önemli bir pazar, satışlarımızı artırmak istiyoruz.” dedi.

Ülke basınının yoğun ilgi gösterdiği fuar 4 gün sürecek.

İnşaat Malzemeleri Sanayi Bileşik Endeksi Ocak Ayı Sonuçları Açıklandı

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından her ay düzenli olarak yayınlanan İnşaat Malzemeleri Sanayi Bileşik Endeksi’nin Ocak 2020 sonuçlarına göre faaliyetlerin mevsimsellik etkisiyle yavaşlamasına rağmen güven ve beklentilerdeki iyileşmenin desteklediği endeks, yeni yıla yükselişle başladı.

Ocak ayında sert hava koşulları nedeniyle faaliyetlerde beklendiği gibi gerileme yaşandı. Buna rağmen güven ve beklentilerde artış ocak ayında da sürdü. İnşaat Malzemeleri Sanayi Bileşik Endeksi ocak ayında 0.31 puan arttı. Bileşik Endeks dip seviyelerden toparlanmasına yeniden başladı. Bileşik Endeks’te yaşanan bu yeniden toparlanmanın güven ve beklentilerdeki iyileşme ile desteklenmesi 2020 yılı için ümit verdi.

Mevsimsellik Etkisiyle Birlikte Faaliyetler Ocak Ayında Geriledi

İnşaat malzemeleri sanayisinde faaliyetler ocak ayında geriledi. Böylece mevsimsellik etkileri ile son üç ayda faaliyetlerde gerileme yaşandı. Faaliyet Endeksi ocak ayında bir önceki aya göre 0.8 puan geriledi. Yurtiçi satışlarda ocak ayında düşüş devam etti. İhracat aralık ayından sonra ocak ayında da geriledi. Üretimde de gerileme gerçekleşti. Cirolar iç satışlardaki ve ihracattaki düşüşe bağlı olarak sınırlı ölçüde azaldı. Faaliyetler üzerinde mevsimselliğin etkisi beklendiği gibi daha çok hissedildi. Ayrıca inşaat sektöründeki yapısal sorunlar da inşaat malzemeleri sanayi faaliyetlerini olumsuz etkilemeye devam etti.

Güven Endeksinde Temkinli ve Sınırlı Artış Devam Etti

Güven Endeksi’nde ocak ayında da kademeli bir artış yaşandı. Böylece Güven Endeksi’nde dip seviyelerden toparlanma ocak itibarıyla beşinci ayına girdi. Ocak ayında faaliyetlerde yaşanan gerilemeye rağmen güven seviyesi temkinli ve kademeli artışını sürdürdü. Güven seviyesi ocak ayında bir önceki aya göre 0,7 puan arttı. Güven Endeksi’nde son aylarda temkinli bir toparlanma yaşandı. Kalıcı güven artışı için gerekli koşulların halen yeterince oluşmadığı görüldü. Türkiye ekonomisine ilişkin güven seviyesi sınırlı ölçüde arttı. İnşaat sektörü ve inşaat malzemeleri sanayisine güvende de sınırlı artışlar oldu. Yurtiçi pazarlarda güven, ocak ayında sınırlı bir artış gösterdi. İhracat pazarlarında ise güven ocak ayında yine önemli bir artış sağladı. Güven Endeksi’nin tüm unsurlarına yayılan iyileşmenin temkinli bir şekilde sürdüğü görüldü.

Beklentilerde Sınırlı Artış Görülüyor

Beklenti Endeksi’nde ocak ayında da sınırlı bir artış yaşandı. Beklentiler faaliyetlerdeki gerilemeye rağmen iyileşmeyi sürdürdü. Faaliyetlerdeki gerilemeye ve risklere rağmen beklentilerin yeni yıla artış ile başlaması ümit verici olarak nitelendirildi. Beklenti Endeksi ocak ayında bir önceki aya göre 0.5 puan arttı. Beklenti Endeksi geçen yılın ocak ayının beklentilerinin ise 3.3 puan altında gerçekleşti. Türkiye ekonomisine ilişkin beklentilerde kademeli artış sürdü. Önümüzdeki üç aya ilişkin alınan yurt içi siparişlerde sınırlı bir düşüş yaşandı. Önümüzdeki üç aya ilişkin alınan ihracat siparişleri ocak ayında kuvvetli bir artış gösterdi. Önümüzdeki üç ayın üretim beklentisi de arttı. Yurt içi siparişlerdeki mevsimsel yavaşlamaya rağmen artan ihracat siparişleri üretim beklentilerini destekledi.

Beklentilerde kademeli ve yavaş bir iyileşme eğilimi oluştu. Ekonomiye güven de kademeli olarak iyileşirken, inşaat sektöründeki sorunlar beklentiler üzerinde sınırlayıcı etkiler yaratmaya devam etti. İhracat ve ona bağlı olarak üretim, beklentilerdeki iyileşmeyi sürükleyen iki unsur olarak öne çıktı, yatırım eğilimi ise halen zayıf kaldı.

Yıllık 2,7 Milyon Turisti Ağırlayacak Projede Süreç Başladı

Türkiye’nin küresel kruvaziyer turizmi pastasından alacağı payı artırmak için planlanan önemli projelerden biri olan Yenikapı Kruvaziyer Limanı’nın, yıllık 2 milyon 700 bin yolcuya ev sahipliği yapması bekleniyor.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, 2020 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda da yer alan Yenikapı Kruvaziyer Limanı Projesi’nin, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci başladı ve ÇED başvuru dosyası halkın görüşüne açıldı. Projeye ilişkin halkın katılımı toplantısı, 10 Mart’ta düzenlenecek.

ÇED başvuru dosyasında yer alan bilgilere göre, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü (AYGM) tarafından İstanbul’un Fatih ilçesinde yapılması planlanan “Yenikapı Kruvaziyer Limanı”nın proje alanı toplam 220 bin 400 metrekare olacak.

Liman, yıllık 2 milyon 700 bin yolcuya hizmet verecek. Büyük kruvaziyer gemileri için 2, orta büyüklükteki kruvaziyer gemileri için 4 ve butik kruvaziyer gemileri için 2 yanaşma yeri olmak üzere limanın toplam uzunluğu yaklaşık 2 bin 540 metre olacak. Limanda aynı anda 8 kruvaziyer ağırlanabilecek.

Proje kapsamında yapılacak inşaat çalışmalarının yaklaşık 24 ayda tamamlanması ve limanın ekonomik ömrünün 50 yıl olması öngörülüyor.

Limana 600 ila 7 bin 500 yolcu kapasiteli kruvaziyer gemileri yanaşabilecek.

Söz konusu projenin inşaat aşamasında 150 kişi çalışacak. İşletme aşamasında ise 65 kişinin limanda, liman içinde yer alan ve kiraya verilecek olan kafeterya ve alışveriş ünitelerinde 100 kişi olmak üzere toplam 165 kişinin istihdam edilmesi planlanıyor.

Limanda 3 iskele inşa edilecek. Proje kapsamında bağlantı yolu, rıhtım ve kruvaziyer limanı için terminal binasıyla üst yapı tesislerinin konumlandırılması için 2 adet denize dolgu yapılacak.

Büyükşehir’in Lisanslı Depo İnşaatı Sürüyor

0

Malatya Büyükşehir Belediyesi, Ticaret Borsası önderliğinde Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılmakta olan kuru kayısı lisanslı deposunun dışında, Şehir Mezarlığı karşısında Yaş Sebze ve Meyva Hali’nin arkasındaki alanda inşa edilmekte olan kuru kayısı lisanslı depo inşaatı ile ilgili son bilgiyi paylaştı.

Büyükşehir Belediyesi’nin konuya ilişkin basın bülteni şöyle:

“Malatya Kuru Kayısı Lisanslı Depoculuk ve Borsası Projesinin inşaatının bir an önce tamamlanabilmesi için çalışmalar yoğun bir şekilde devam ediyor.

Kasım ayında Teknoloji ve Sanayi Bakanı’nın katılımlarıyla temeli atılan Kuru Kayısı Lisanslı Depoculuk ve Borsası Projesinin inşaat çalışmalarına soğuk kış günlerinde de ara verilmeden devam ediliyor.

Malatya Büyükşehir Belediyesi Malatyalı kayısı üreticilerinin ürünlerini değerinde satılması ve üreticinin mağdur edilmemesi amacıyla büyük bir projeye imza atıyor.

İlimizin en önemli geçim kaynaklarından ve ihraç ürünlerinden olan kayısının kalitesine göre sınıflandırılarak modern altyapıya sahip sağlıklı ortamlarda depolanmasına, daha iyi şartlarda pazarlanmasına ve ilimizin kayısı ticaretinde çok önemli bir merkez olmasına büyük katkılar sağlayacaktır. 

Kayısıda fiyat istikrarını sağlamak ve uygun koşullarda finansman teminini oluşturmak suretiyle üreticilere önemli destekler sağlayacak olan projenin inşaat çalışmaları havaların soğuk olmasına rağmen devam ediyor.

Malatya Kuru Kayısı Lisanslı Depoculuk ve Borsası Projesi;  Kuru kayısı Depolama binası, idari bina, kantar, su deposu, giriş kontrol binası ve güneş enerjisi santralinden oluşmaktadır.

İnşaat çalışmaları kapsamında bugüne kadar;

  • Proje inşaatı genelinde, Kazı işlemleri tamamlanmıştır,
  • Zemin dolgu çalışmaları ve zemin sıkıştırma çalışmaları tamamlanmıştır.
  • Depo binası temeli için demir döşeme çalışmaları tamamlanmıştır.
  • Depo binasının bir kısmında temel için beton, borulama, topraklama işleri tamamlanmış olup, kalan kısımlar için devam etmektedir.
  • Depo binasında kolon demirleri atılmıştır. Depo binasında kısmi olarak kolon kalıp beton dökme çalışmaları devam etmektedir.
  • İdari bina için kazı, zemin dolgu ve zemin sıkıştırma işlemleri tamamlanmıştır.
  • İdari bina temel demir döşeme çalışmaları, topraklama, borulama çalışmaları devam etmektedir.
  • Diğer hizmet kısımları( kantar, su deposu, giriş kontrol binası ) için kazı, zemin dolgu ve zemin sıkıştırma işlemleri tamamlanmış olup, temel demir döşeme işlemleri devam etmektedir.
  • Proje kapsamında yapılacak Güneş Enerji Santrali (GES) Projesi çalışmaları tamamlanmıştır.
  • Depo binası için, Kuru Kayısı depolamada kullanılacak Raf Sistemi Projesi tamamlanmıştır.”

Ödeneklerden En Fazla Payı Demiryolları Yatırımları Alacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın 2020 yılı ödeneklerinin yüzde 42.43’ü demiryolu yatırımları için TCDD’ye ayrıldı.

Demiryolları yatırımları içinde aslan payı ise 2 milyar 550 milyon lirayla Ankara-Sivas yüksek hızlı tren (YHT) hattına ait.

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarına (TCDD) ayrılan 8 milyar 452 milyon liralık yatırım ödeneğinin önemli bir bölümü yüksek hızlı ve hızlı tren projelerine gidecek. Bu projelere yaklaşık 4.9 milyar liralık yatırım yapılacak. Bir başka ifadeyle TCDD’nin yatırım ödeneğinin yüzde 45.8’i yüksek hızlı ve hızlı tren projelerine harcanacak.

Ankara-Sivas YHTden sonra ödenekten en fazla pay alan hatlar arasında ikinci sırada 650 milyon lira ile Adana-Osmaniye-Gaziantep Yüksek Standartlı Demiryolu hattı, üçüncü sırada 629 milyon lira ile Ankara-İstanbul Hızlı Tren hattı ve dördüncü sırada da 500 milyon lira ile Topkale-Bahçe, Nurdağı-Başpınar-Gaziantep-Mustafayavuz Demiryolu hattı(Gaziray dahil) yer alıyor.

Ceyhan OSB’den Yatırımcıya Çağrı

Yumurtalık Serbest Bölgesi’ne, Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi’ne, Erzin OSB’ye komşu olan Ceyhan OSB, yatırımcılara cazip fırsatlar sunuyor. Bölgede ilk arsa tahsisleri başladı.

2016 yılında kurulan Ceyhan OSB’de ilk arsa tahsisleri yapıldı. Ceyhan Kaymakamı ve OSB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Bayram Yılmaz ve Yönetim Kurulu Üyelerinin huzurunda; Cansa Tarım Makineleri, Samet Hazır Beton, Ekton İnşaat ve Özaydın İnşaat’a arsa tahsisleri gerçekleştirilerek sözleşmeleri imzalandı.

Ceyhan’ın denize ve limanlara yakın bölgesinde yer alan Ceyhan Karma OSB’de, büyüklükleri 5 bin metrekare ile 41 bin 500 metrekare arasında değişen 56 sanayi parseli bulunuyor.

Ceyhan Sarımazı Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve geçtiğimiz aylarda yol ve altyapı çalışmalarına başlanan Ceyhan OSB’nin 1.etap alanı 1 milyon 210 bin 166 metrekare olarak tescil edilirken, yatırımcılardan gelen yoğun talebi karşılamak için 444 bin metrekarelik 2.etap genişleme alanı için tescil çalışmalarına başlandı.

Sanayinin Merkezinde

Müteşebbis Heyet Başkanlığını Adana Valisi Mahmut Demirtaş’ın, Yönetim Kurulu Başkanlığını da Ceyhan Kaymakamı Dr. Bayram Yılmaz’ın yaptığı Ceyhan OSB; güneyinde Yumurtalık Serbest Bölgesi’ne, batısında Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi’ne, doğusunda Erzin OSB’ye sınır komşusu konumunda.

Denize uzaklığı 1,3 kilometre olan OSB’nin 4 adet liman ve 2 adet iskeleye yakın mesafede bulunuyor. Bitişiğinde Irak Petrolleri Terminali BOTAŞ ve BTC – Azerbaycan Petrolleri Terminali BİL, İSKEN, SANKO gibi makro ölçekli yatırımlar yer alan bölgenin güney sınırından otoban bağlantı yolu geçiyor. Ayrıca OSB bitişiğinden geçecek şekilde, TCDD tarafından demiryolu bağlantısı planlaması yapıldı.

Cazip Yatırım Olanakları

Ceyhan OSB Bölge Müdürü Beyna Gürler, “Su, elektrik, telekomünikasyon, doğal gaz gibi tüm altyapı başvuru ve onay işlemleri tamamlanmış olan Ceyhan OSB’de Müteşebbis Heyetce alınan karar ile arsa metrekare birim fiyatı arsa ve temel altyapı giderleri bedeli olarak, 1 yıl süreyle 150 lira olarak belirlenmiştir” dedi. Ceyhan Kaymakamı ve OSB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Bayram Yılmaz; Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’na göre, yatırımcılara 1/4’ü peşin, kalanı 6’şar arayla 3 eşit taksitle arsa tahsisi yapacaklarını söyledi. Yılmaz, “Bölgemize yatırım yapmayı planlayan tüm yatırımcıların teşvik ve desteklerden faydalanarak en rahat şekilde yatırım gerçekleştirmesi konusunda elimizden geleni yapacağız. En önemli arzumuz bölgemizde ülke ekonomimize en üst seviyede katkı sağlayan yeni yatırımlar ve buna bağlı yeni istihdamlar görmektir” diye konuştu.

Kazakistan’da 480 Milyon Dolarlık Proje

Makyol, Alsim-Alarko ve Güney Koreli SK Group’un Kazakistan’da kazandıkları 480 milyonluk proje anlaşmasında sona gelindi. Büyük Almatı Çevreyolu’nu yapacak ortaklık adına Alarko CEO’su projeyi imzaladı.

Kazakistan’daki Büyük Almatı Çevreyolu İnşaatı Projesi’ni kazanan Türk inşaat firmaları Makyol, Alsim-Alarko ve Güney Koreli SK Group imzayı attı. Kazakistan’ın başkenti Nur Sultan’da düzenlenen törende anlaşmayı EBRD Direktörü Ekaterina Miroshnik, Alarko Holding CEO’su Ayhan Yavrucu, SK Yöneticisi Lee Seung-soo imzaladı. Yapılan anlaşma ile projede 66 kilometrelik yol inşa edilecek. 480 milyon dolarlık proje 4.5 yılda tamamlanacak. Yolun ilk 5 ve son 10 kilometresi dört şerit olarak planlandı. Projede 21 köprü ve 8 kavşak yer alacak.

20 Yıl İşletme Yapılacak

Proje ayrıca 5 yılın ardından işletmeye alınacak ve Makyol, Alsim-Alarko ve Güney Koreli SK Group konsorsiyumu ile birlikte Korea Expressway Corporation (KEC) ile ortaklaşa gerçekleşecek. Bu süre de 20 yıl olarak belirlendi. Projenin finansmanı ise Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), İslam Kalkınma Bankası ve Avrasya Kalkınma Bankası dahil çok taraflı kalkınma bankaları tarafından sağlanacak.

TTPC Gayrimenkulden Yepyeni Proje: No 48 Bodrum!

0

Muğla’ın gözde ilçesi Bodrum’da TTPC Gayrimenkul imzasıyla yepyeni bir proje yükseliyor.

Temeli geçtiğimiz günlerde atılmış olan No 48 Bordum projesi 6 blokta toplam 80 dairede oluşan bir konut projesi olacak.

80 dairenin 36 tanesi 1+1 ve 44 tanesi 2+1 olacak şekilde projelendirildi. Bu dairelerden 1+1 tipinin büyüklüğü 55 metrekare ve 2+1 tipinin büyüklüğü 67 metrekare olacak şekilde planlandı.

Otopark, yüzme havuzu, çevre düzenlemesi ve peyzaj, jeneratör ve güvenlik sistemleri gibi birçok donatıyla alıcıların beğenisine sunulacak olan No 48 Bodrum’un anahtar teslimi bu yılın Eylül ayıda yapılacak.

En Çok Konut Üretimi Yapan Şirket Ödülü Özyurtlar Holding’e Verildi

Özyurtlar Holding, Real Estate Stars/Gayrimenkul Liderleri Zirvesi’nde en çok konut üretimi yapan şirket ödülünü aldı.

Geçmişten gelen köklü tecrübesiyle gayrimenkul ve inşaat sektörünün gelişimine yol gösteren projelerin mimarı Özyurtlar Holding, Ekonomist& Capital dergilerinin düzenlediği Real Estate Stars/ Gayrimenkul Liderleri Zirvesi’nde, 2019’dan bu yana “En çok konut üretimi yapan şirket” kategorisinde 1’incilik ödülüne layık görüldü. 

Düzenlenen ödül töreninde Özyurtlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Özyurt, ‘Gayrimenkul ve inşaat sektörüne sadece proje değil, yeni gelişim alanları kazandıran bir holding olarak bu misyonumuzu sürdürmeye devam edeceğiz’ dedi.

1990 yılından bu yana, 1 milyon 500 bin metrekarelik bir alan üzerinde 15 bin konut üreterek, 60 bin kişiyi ev sahibi yapan Özyurtlar Holding, Real Estate Stars/ Gayrimenkul Liderleri Zirvesi’nde;30 yıllık birikimiyle 1’incilik ödülüne layık görüldü. Ekonomist & Capital dergilerinin düzenlediği zirvede Özyurtlar Holding, 2019’dan bu yana “En çok konut ürertimi yapan şirket” kategorisinde 1’incilik ödülü aldı. 

Özyurtlar Holding adına ödülünü alan Özyurtlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Özyurt, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

‘Yeni yatırımlarımızla çalışmalarımızı soluksuz sürdüreceğiz’

‘Özyurtlar Holding olarak 30 yıldan bu yana hayata geçirdiğimiz projeler ile gayrimenkul ve inşaat sektörüne büyük bir katma değer sağladık. Bundan 30 yıl önce, 15 bin konut hedefiyle yola çıkmıştık. Bugün geldiğimiz noktada bu hedefi başarıyla gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Gayrimenkul ve inşaat sektörünün 30 yıllık tarihine değer katan bir holding olarak sektörümüzün gelişimi yönünde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Yeni dönemde var olan yatırımlarımıza ek olarak, yeni yatırımlarımızla sektörün en büyük oyuncularından biri olarak sektöre yenilikçi ve prestijli projeleri kazandırmayı hedefliyoruz.’

İmar Barışında Son Durum: 30 Bin Yapı Kayıt Belgesi İptal Edildi!

0

İmar barışı başvuru ve son ödeme tarihi sürelerinin dolmasının ardından başlayan denetimler ile yapı kayıt belgesi iptali için de süreç başlamış oldu. Yapı kayıt belgesi iptal olanlar büyük tepki gösterirken vatandaş idare mahkemesi üzerinden dava açmaya hem de 2020 yılında yeni imar affı için gündem oluşturmaya devam ediyor. Detaylar haberimizde.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı süresi dolan imar barışı hakkında bir yandan yapı kayıt belgesi denetimlerini bir yandan da tapu sürecini yürütmeye devam ediyor. 

Gelen son bilgilere göre 81 il genelinde bakanlık tarafından gerçekleştirilen denetimler sonucunda imar barışı mevzuatına aykırılık taşıyan 20 bin 158 yapı kayıt belgesi iptali gerçekleştirilirken 10 bin 300 yapı kayıt belgesi ise ücretinin ödenmemesi nedeni ile otomatik olarak iptal edilmiş oldu. 

Yapı Kayıt Belgesi Ücreti Ödenmezse Ne Olur?

Yapı kayıt belgesi son ödeme tarihi dolmasına rağmen ücretlerini yatırmayan kişilerin ne yazık ki belgeleri otomatik olarak iptal edilmiş olarak kabul edildi. Yani bu kişiler imar barışından yararlanma haklarını kaybetmiş oldular. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından açıklanan rakamlara göre 10 bin 300 kişinin yapı kayıt belgesi bu nedenle iptal edildi. 

Yapı Kayıt Belgesi İptali 30 Bini Aştı!

Açıklanan son rakamlara göre yapı kayıt belgesi başvurusunda bulunmasına rağmen af kapsamında olduğu belirlenen 20 bin 158 kişinin almış olduğu belgeler iptal edildi. 

İmar Affı ile Devletin Kasasına 24 Milyar 744 Milyon Lira Girdi!

Açıklanan son rakamlara göre toplam imar barışı başvuru sayısı 7 milyon 393 bin 413 olurken, başvuru yapan kişiler tarafından ödenen yapı kayıt belgesi ücreti toplamı ise 24 milyar 744 milyon 721 bin lira rakamına ulaştı.  En çok imar barışı başvurusu yapılan iller ise İstanbul, İzmir ve Ankara oldu. 

Batman’da 500 Yataklı Hastanenin Yatırım Programına Alınması Memnuniyetle Karşılandı

2020 yılı yatırım programı kapsamına alınan 500 yataklı Batman Devlet Hastanesi projesinin Resmi Gazetede yayınlanması kentte sevinçle karşılandı.

Batman’da 500 yataklı devlet hastanesi 2020 yılı yatırım programına alınıp Resmi Gazete’de yayımlandı. Batman’ın büyük ölçüde yaşadığı hastane yoğunluğuna son verecek olan yeni hastanenin yatırım programına alınmasına ilişkin konuşan Uluslararası Sağlık Eşitliği Derneği Başkanı Osman Bağaç, emeği geçen devlet büyüklerinden yereldeki sivil dinamiklere herkese teşekkür etti.

“Aynı duyarlılık sürmeli”

Bağaç, yaptığı açıklamada hastanenin hızlı bir şekilde başlaması ve proje aşamasından sonra inşaat sürecine girmesi için aynı duyarlılığın gösterilmesi gerektiğini ifade etti.

“Herkese teşekkür ederiz”

Bağaç, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan, Sağlık Bakanımız sayın Prof.Dr. Fahrettin Koca başta olmak üzere, Batman’ımıza bu önemli kazanımı sağlayan herkese teşekkür ederiz. Yerelde Sağlık-Sen başta olmak üzere, Batmandaki muhtarlar, muhtar dernek başkanları ve yerel basınımızın baskısı neticesinde merkezi hükümetimiz bu talepleri olumlu değerlendirip Batman’ın sağlık alanında önemli bir ihtiyacı olan 500 yataklı hastane projesini onaylamıştır. Bizlerde, Uluslar arası Sağlık Eşitliği Derneği (USED) olarak, en son Batmandaki 3 muhtar dernek başkanı ile yaptığımız basın açıklaması sonrası Ankara’da geniş yankı bulan çağrımızın olumlu neticelenmesi bizleri mutlu etmiştir. Batman adına, USED adına ve muhtarlarımız adına devlet büyüklerimize teşekkürlerimizi yineliyoruz ve hastanenin yapım süreci konusunda da aynı duyarlılığın devamını bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Şehir Hastanesi Konya İçin Yeni Bir Başlangıç Olacak

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, merkez Karatay İlçe Belediye Başkanı Hasan Kılca ve İl Sağlık Müdürü Mehmet Koç ile birlikte yakın zamanda hizmet vermeye başlayacak Konya Şehir Hastanesinde incelemelerde bulundu.

Büyükşehir Belediye Başkanı Altay, Karatay Belediye Başkanı Kılca ve İl Sağlık Müdürü Koç ile birlikte inşaatı bitme aşamasına gelen Şehir Hastanesinde incelemelerde bulundu. Bin 250 yataklı ve 412 bin 187 metrekare kapalı alana sahip olan Konya Şehir Hastanesinin yapımında önemli bir yere sahip olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür eden Başkan Altay, 18 yılda AK Parti’nin sağlıkta çok önemli değişimler gerçekleştirdiğini vurguladı.

” Türkiye’ye örnek bir iş ortaya çıkmış”

Şehir Hastanesinin başlı başına yeni bir başlangıç olacağını kaydeden Başkan Altay, “Bu yıl içinde hastanenin açılması için her türlü çalışma yürütülüyor. Biz de belediyeler olarak, hem civardaki yolların yapılması hem buraya bir toplu taşımanın ulaştırılması için ciddi çalışma yürütüyoruz. Alaaddin-Adliye tramvayının son durağı artık Şehir Hastanesi olacak. İnşallah koordineli bir şekilde biz de insanlarımızı toplu ulaşımla ve araçla buraya ulaştırmak için gerekli çalışmaları yürütüyoruz. Şehir Hastanesinden çok etkilendik. İnşallah Konya’mıza uzun süre hizmet edecek. İçerik olarak da tüm Türkiye’ye örnek bir iş ortaya çıkmış. Sağlık Bakanımıza, İl Sağlık Müdürümüze ve yüklenici firmaya teşekkür ediyoruz. İnşallah 2020 yılı içerisinde Konyalılar Şehir Hastanesini kullanacak” dedi.

Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca ise, Şehir Hastanesinin Konya’ya ve Karatay ilçesine çok önemli katkılar sunacağını belirterek, “Şehir Hastanesinden çok etkilendik. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’ya, İl Sağlık Müdürümüze, emeği geçen firma yetkililerine teşekkürlerimizi sunuyorum” şeklinde konuştu.

Konya İl Sağlık Müdürü Mehmet Koç da, “Belediyelerimiz her konuda bize destek oluyor. Hastanemizi açmadan alt yapı çalışmaları ve ulaşım konusunda hassasiyetlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. İnşallah bu sene içinde bu işleri tamamlayıp, halkımızın hizmetine sunacağız. Cumhurbaşkanımızın ufkunu buradan görüyoruz. Konya adına güzel işler oluyor” ifadelerini kullandı.

Depremler Sonrası Konut Satışlarında Kriterler Değişti! Bina Yaşı ve Kat Sayısına Bakılıyor

Türkiye’nin deprem kuşağında olması ve sık sık depremlerin yaşanmasının ardından ev alımlarında en önemli unsurlardan birisi de konutun depreme dayanıklılığı. Vatandaşlar ev alırken en çok ise bina yaşına dikkat ediyorlar.

Son olarak Elazığ’da yaşanan 6.8 şiddetinde ki depremde çok sayıda bina yıkılmış çok büyük bir bölümü ise ağır hasarlı olarak kullanılamayacak hale gelmişti. 

Türkiye’nin deprem bölgesinde olması, özellikle bazı şehirlerin her an deprem riski ile karşı karşıya kalması durumunda vatandaşların konut alım tercihleri de değişti. Eski binalara olan ilgi azaldı, kat sayısı ve binanın bulunduğu bölgenin az riskli olması aranılan kriterler haline geldi.

Konut Alımında Kriterler Değişti

Vatandaşların konut alım tercihlerine ilişkin Coldwell Banker Türkiye Ülke Başkanı Gökhan Taş’ta bazı değerlendirmelerde bulundu. Vatandaşların konut alımlarında dikkat ettikleri kriterleri açıklayan Gökhan Taş şu bilgileri verdi. 

“Deprem konusunda risk içeren İstanbul ilçelerinde 7 yaşın üstündeki binalar fazla talep görmüyor. İlgi 7 yıl ve altındaki binalarda ise patlamış durumda. Binanın yaşının ardından en çok ilgi ise binadaki kat sayısına yönelik. Yani artık ‘yaş ve kat’ kriterleri neredeyse fiyatın da önüne geçti”.

Konut Sigortası ve DASK Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Atilla Benli ise deprem konusuna ilişkin yapmış olduğu açıklamasında sigorta üzerinde durdu.

Türkiye’de zorunlu deprem sigortasının yanında konut sigortası kullanım oranında da önemli bir seviyede olduğunu ifade eden Atilla Benli, konut sigortalılık oranının yüzde 22, iş yeri sigortalılık oranının ise yüzde 37 olduğunu açıkladı. Bu konut sigortalarının eşyaları, yapılan yatırımları kapsadığını ifade eden Atilla Benli sigortanın önemi üzerinde durdu. 

İşte Yeni Çukurova Havalimanı

Çukurova Bölgesel Havalimanı’nın temeli 2013 yılında atıldı. Ancak, inşaatı aradan geçen 7 yıla karşın yaşanan bazı sorunlar nedeniyle tamamlanamadı.

DHMİ, projenin üstyapı tesislerinin tamamlanması için bir kez daha kolları sıvadı. Genel müdürlük, Çukurova Havalimanı üstyapı tesislerinin yap-işlet-devret modeli ile yaptırılması, iç ve dış hatlar terminali ile mütemmimlerinin işletilmesi ve devrine ilişkin bir ihale açtı. İhale tarihi önce 4 Şubat olarak belirtildi. Daha sonra teklif süresi 16 Mart’a ertelendi.

Önemli Değişiklik

İdare, bu arada önemli bazı adımlar attı. DHMİ Genel Müdürlüğü, üstyapı tesislerinin yapım işine ilişkin yayımlanan zeyilname ile sözleşmede yer alan “en az 150 bin metrekare büyüklüğünde iç-dış hatlar terminal binası (VIP ve CIP dahil)” ifadesini, “100 bin metrekare büyüklüğünde” ve “10 milyon yolcuya ulaşılmasını müteakip en az 50 bin metrekare büyüklüğünde ilave terminal binası yapımı” olarak değiştirdi. Bu değişikliğin ihaleye olan ilgiyi artırması bekleniyor. İdare, diğer değişiklikleri de zeyilname yolu ile ihale dosyası satın alan firmalara iletti.

Yeni İmar Yasası Neler Getiriyor?

Bazı imar kurallarını değiştiren yasa Meclis’te kabul edildi: ‘Kat serbest’ hakkı mevzuattan çıkarıldı; silueti koruma yasal hüküm oldu.

Deprem hasarlarından sonra tartışma konusu olan bazı imar kurallarını değiştiren yasa Meclis’te kabul edildi. Gökdelenlere olanak sağlayan ‘kat serbest’ hakkı mevzuattan çıkarılırken, kentlerin ‘siluetinin’ korunması yasal hüküm oldu. Dayanıksız binalarda sorumluluğu bulunan yapı denetim şirketlerine yeni yükümlülükler ve cezalar getirildi.

Hürriyet’ten Bülent Sarıoğlu’nun haberine göre, gökdelenlere olanak sağlayan ‘kat serbest’ hakkı mevzuattan çıkarılırken, kentlerin ‘siluetinin’ korunması yasal hüküm oldu. Belediyeler, mevcut planlarda serbest olarak belirlenmiş yükseklikleri 1 Temmuz 2021’e kadar düzeltecek. Kaçak yapının cezası, değerine göre her bölgede farklı olacak. Bayburt’ta birim başına örneğin 10 lira uygulanan ceza, Maslak’ta aynı birimde 900 liraya çıkacak.

Kat sınırlaması, inşaata başlanmayan planlarla ilgili uygulanacak. Bundan sonra hiçbir belediye, parsel bazında nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini artıran imar planı değişikliği yapamayacak. Ancak talep olması halinde ve bir adadaki bütün maliklerin rızası alınarak ada bazlı plan değişiklikleri olabilecek.

5 Soruda Yeni İmar Yasası Ne Getiriyor?

1- Yeni yasa kat veya yükseklik sınırı mı getiriyor?

Evet. Mevcut yasaya göre planlarda ‘yükseklik serbest’ tanımı yer alıyordu. İnşaat yoğunluğu baz kabul ediliyor, firmalar taban alanını düşük tutup haklarını yükseklikten yana kullanıyordu. Artık yüksekliğe yani kata firma karar veremeyecek. Yani yasaya göre artık her yerin bir yükseklik sınırı olacak ve binalar buna göre inşa edilecek.

2- Yüksekliği kim neye göre belirleyecek?

Yüksekliği belediye meclisleri belirleyecek. Bunun için 7 Temmuz 2021’e kadar süreleri var. Hem mevcut yükseklikleri hem de siluet ve benzeri kriterleri baz alıp sınırları tespit edecekler. Aynı belediye yetki alanında birden fazla bölge belirlenip bu bölgeler için farklı yükseklikler ilan edilebilecek.

3- Mevcut binalar yeni belirlenen yükseklik sınırlarına uymuyorsa ne olacak, tıraşlanacaklar mı?

Hayır yasaya göre mevcut binaların kazanılmış hakları korunacak. Yasa inşaatı başlamamış yeni binalar için geçerli olacak.

4- Belediyeler yükseklik sınırını belirlemezse, ya da tartışma yaratacak bir sınır belirlerse ne olacak?

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı her zaman tepede olacak. Belediyeler 7 Temmuz 2021 tarihine kadar yükseklik sınırı belirlemezse devreye bakanlık girecek ve sınır belirlenecek. Bakanlık belediyelerin izin verdiği yükseklik sınırlarına da müdahale edebilecek.

5- Bundan sonra yeni gökdelenler görmeyecek miyiz?

Eğer bir belediye belirli bir bölgeyi gökdelen alanı olarak belirlerse yeni gökdelenler görebiliriz. Ancak her yere gökdelen inşa edilemeyecek.

Kaçağa Kesin Yıkım

Kaçak olduğu tespit edilen yapı hem yıkılacak hem de para cezası arttırılacak. Bu yasadan önce yıkım kararı alınmış ancak yerel idarelerce yıkılmamış binalar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca yıkılacak ve masrafı, yüzde 100 fazlasıyla belediyeden alınacak. Kaçak yapının cezası, değerine göre her bölgede farklı olacak. Bayburt’ta birim başına örneğin 10 lira uygulanan ceza, Maslak’ta aynı birimde 900 liraya çıkacak. Kaçak yapılar için tapuya kayıt düşülerek satışı zorlaştırılacak.

Güçlendirme Denetime Bağlı Olacak

Hasar görmüş olmakla birlikte ıslahı mümkün olan yapılarda, ilave inşaat alanı ihdas edilmemek şartıyla güçlendirme yapılabilecek. Güçlendirilecek yapının üçüncü kişilere ait taşınmazlara tecavüzlü olması durumunda, güçlendirme için taşınmazına tecavüzlü üçüncü şahısların onayı aranacak. İmar barışına başvurup yapı kayıt belgesi alan vatandaşlar da güçlendirme yapabilecek. Güçlendirme işlemleri de yapı denetim kuruluşlarının denetimine tabi olacak. Görevini yerine getirmeyen denetim şirketlerine idari ve cezai yaptırım uygulanacak.

Rantı Devlet Alacak

Şartları yerine getirmeyen laboratuvarlara verilecek para cezası 10 bin liradan 19 bin 30 liraya çıkarıldı. Üç yılda üç ayrı ceza verilen laboratuvar, 1 yıl yeni iş almaktan yasaklanacak. Görevini yerine getirmediği tespit edilen mimar ve mühendisler hakkında meslek odaları, kendi mevzuatı uyarınca cezai işlem yaparak sonucu bakanlığa bildirecek. Şantiye şeflerine de görevlerini yerine getirmemeleri halinde yaptırım uygulanacak. İleri tasarım yöntemleri ve teknolojileri gerektiren özellik arz eden binaların projeleri, yeterli uzmanlığa sahip mühendislerin gözetiminde yapılacak. Taşınmaz maliklerinin tamamının talebi üzerine ada bazında yapılacak imar planı değişikliği sonucunda değerinde artış olan arsanın artan değerinin (rantın) tamamı değer artış payı olarak alınacak. Rantın yüzde 25’i büyükşehir belediyesinin hesabına, yüzde 25’i ilçe belediyesinin hesabına, yüzde 25’i bakanlığın özel hesabına aktarılacak.

İmar Yasasındaki Diğer Maddeler

* İmar planları karşı açılan davalarda “ivedi yargılama” yöntemi uygulanacak.

* Kumsal alanlarda rekreatif amaçlı iskele yapılamayacak.

* Kıyılarda imar planı kararıyla millet bahçeleri oluşturulabilecek.

* Büyükşehir belediyesi sınırlarının il sınırı olması nedeniyle mahalleye dönüşen ve nüfusu 5 binin altında kalan yerlerin, kırsal yerleşim özelliğinin devam edip etmediğine büyükşehir belediye meclisince karar verilecek.

* Köylerde ve mezralarda yapılacak konut ve yapıların projeleri valilik tarafından onaylanacak, ardından muhtarlığa bildirilecek. Projeye aykırı yapılar, muhtarlık tarafından valiliğe bildirilecek.

* Değeri 5 milyon liraya kadar olan mesken nitelikli taşınmazlar “değerli konut” vergisine tabi olmayacak.

* Tek meskeni olanların ve birden fazla değerli konut kapsamına giren taşınmazı olanların en düşük değerli taşınmazı değerli konut vergisinden muaf olacak.

* Değerli konut vergisi 2020’de alınmayacak.

* Bitlis Ahlat’ta Kıyı Yasası’na tabi bölgede imar planı kararıyla resmi kurum alanları yapılabilecek. (Cumhurbaşkanlığı Köşkü projesi için)

Ukrayna, Kırımlılar İçin Yeni Şehir Kuracak

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky, Ukrayna’da yaşayan Kırımlılar için yeni bir şehir kurulması talimatı verdi.

Ukrayna’da çıkan iç savaşın ardından Rusya tarafından tek taraflı olarak yapılan referandum ile Ukrayna’dan ayrılarak Rusya’ya bağlanan Kırım için çalışmalar aralıksız devam ediyor. Kırım’ın hala kendilerine bağlı olduğunu vurgulayan Ukrayna, Kırım Tatar halkını himayesinde tutmaya çalışıyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky, Ukrayna’nın Kırım Daimi Temsilcisi Anton Korinevich ve Ukrayna’nın Kırım Milletvekilleri Daria Sviridova ve Tamila Tasheva ile Kırım Tatarlarına yönelik toplantı gerçekleştirdi. Kırım yarımadasındaki durum hakkında muhataplarından detaylı bilgi ve rapor alan Zelensky, Kırım Tatarlarının sorunlarına doğrudan çözüm bulabilmek için tüm iletişim araçlarının kullanılması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Kırımlılar İçin Yeni Şehir Projesi

Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky, Kırım temsilcileriyle yaptığı görüşmede yeni projeler hakkında görüş alışverişinde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı son görüşmede Kırım’dan Ukrayna’ya göç etmek zorunda kalan Kırım Tatarları ile ilgili yeni projeler ürettiklerini söyleyen Zelensky, Ukrayna’nın güneyinde bulunan Herson bölgesinde yeni bir şehir yapmayı planladıklarını söyledi. Bu yıl içerisinde çalışmaların başlayacağını dile getiren Zelensky, ilk etapta 500 haneden oluşan bir inşaat projesine başlanacağını ifade etti. Zelensky projede sağlık merkezleri, benzin istasyonları, okulların ve çok sayıda sosyal alanın da bulunacağını belirterek çalışmaların hızlandırılması talimatını verdiğini bildirdi.

1915 Çanakkale Köprüsü Ayakları, Yarı Uzunluğa Ulaştı

0

‘ÇANAKKALE Boğazı’nın gerdanlığı’ olarak temeli 3 yıl önce atılan 1915 Çanakkale Köprüsü’nde, önemli aşamaya gelindi.

2023 metrelik orta açıklığıyla ‘dünyanın en büyüğü’ olarak inşa edilen köprünün deniz içindeki ayakları, 17’nci blokların montajıyla 161 metre uzunluğa ulaştı. Böylece toplam uzunluğu 318 metre olacak köprü ayaklarının yarısı tamamlanmış oldu.

Çanakkale Boğazı’nda, Gelibolu’nun Sütlüce ve Lapseki’nin Şekerkaya mevkileri arasına yapılan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün temelini, 18 Mart 2017’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan attı. Hemen ardından Sütlüce’de kurulan şantiyede kuru havuzda neredeyse her biri birer futbol sahası büyüklüğündeki iki kule kesonu inşa edildi. Denizin dibine çakılan demir kazıkların üzerine batırılan kule kesonları üzerine ilk bloklar ise geçen yılın Ağustos ayında konuldu ve kırmızı beyaz renkleriyle Türk bayrağını simgeleyen köprü ayakları yükselmeye başladı.

Yarı Uzunluğa Ulaşıldı

Aradan geçen yaklaşık 6 ayda kule kesonları üzerine 17’nci blokların montajı da yapılmaya başlandı. Gelibolu yakasındaki kule kesonu üzerine 17’nci bloklar konuldu ve köprü ayağının yüksekliği 161 metreye ulaştı. Lapseki yakasındaki köprü ayağında ise 17’nci blokların montajına devam ediliyor. Kesona montajı tamamlanan çalışma platformu üzerinde yükselen vinç ile her bir blok, parçalar halinde yukarı çekilirken, burada montajı yapılıyor. 14’üncü blokların arasına ilk bağ kirişinin montajı da yakın zamanda tamamlanmıştı.

318 Metrelik Yüksekliğiyle Çanakkale Deniz Zaferi’ni Simgeliyor

Toplamda 32 bloktan oluşacak köprü ayakları tamamlandığında 318 metrelik uzunluğuyla 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’ni simgeleyecek. Kulelerin en ucunda ise Çanakkale Savaşları kahramanı Seyit Onbaşı’nın, sırtlayarak namluya sürdüğü top mermisi tasviri yer alacak. Cumhuriyet’in kuruluşunun 100’üncü yılını simgeleyen 2023 metrelik orta açıklığı köprüye, ‘dünyanın en uzun kuleler arası açıklığa sahip asma köprüsü’ unvanını kazandıracak.

Yaklaşım Viyadüklerinin Ayakları Yükseldi

Gelibolu’nun Sütlüce ve Lapseki’nin Şekerkaya mevkileri arasında inşa edilen 1915 Çanakkale Köprüsü’nün her iki yakasındaki ankraj bloku imalatı da bitti. Malkara’dan Lapseki’ye kadar uzanan otoyol çalışmaları sürdürülürken, Lapseki yakasında 680, Gelibolu yakasında 365 metrelik yaklaşım viyadüklerinin ayakları da büyük oranda tamamlandı. Köprü inşaatında 2500 kişi, otoyol projesinde ise 3 bin 600 kişi çalışıyor.

İncelikli Tasarım

1915 Çanakkale Köprüsü, tasarımındaki inceliklerle de dünyada bir ilk olmaya aday. Cumhuriyet’in 100’ncü kuruluş yıl dönümünü temsil eden 2023 metrelik orta açıklığıyla, tamamlandığında dünyanın en büyük orta açıklığına sahip asma köprüsü unvanına sahip olacak 1915 Çanakkale Köprüsü’nün kule bağlantıları ve bağlantı unsurları Türk bayrağının renkleri olan kırmızı-beyaza boyanacak. Her iki yakada 318 metre yüksekliğindeki kulelerin üst kısmı da Seyit Onbaşı’nın Çanakkale Savaşları’nda namluya sürdüğü top mermisini temsil edecek şekilde olacak. Köprünün 770’er metre yan açıklıklar ile birlikte toplam 3 bin 563 metre uzunluğunda olması planlanırken, 365 ve 680 metrelik yaklaşım viyadükleri ile toplam geçiş uzunluğu ise 4 bin 608 metre olacak. 2 x 3 trafik şeritli olacak köprünün, yaklaşık 45,06 metre genişlikte olması öngörülüyor. Köprü tabliyesinin her iki tarafında bakım onarım amacıyla kullanılacak yürüme yolları olacak. Her iki kule temeli yaklaşık 40 metre derinlikte, deniz tabanında konumlandırılacak ve çelik kule yüksekliği yaklaşık 318 metre olacak. Proje kapsamında 1 asma köprü, 2 yaklaşım viyadüğü, 4 betonarme viyadük, 6 alt geçit köprüsü, 38 üst geçit köprüsü, 5 köprü, 43 alt geçit, 115 çeşitli ebatlarda menfez, 12 kavşak (devlet yolu üzerindeki kavşaklar dahil), 4 otoyol hizmet tesisi, 2 bakım işletme merkezi, 6 ücret toplama istasyonu inşa edilecek. 1915 Çanakkale Köprüsü, 18 Mart 2022’de tamamlanarak hizmete açılacak.

TÜİK Konut Satış İstatistikleri, Ocak 2020 Raporu Yayımlandı! Türkiye’de Konut Satışları Yüzde 55.8 Oranında Arttı

TÜİK konut satış istatistikleri raporu yayımlandı. Yayımlanan rapora göre Türkiye’de konut satışları 2020 yılına büyük çıkışla başladı. Ancak başlatılan sıfır konut kredi kampanyasına rağmen vatandaşın ikinci el konuta olan ilgisi devam etti. Detaylar haberimizde.

Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK Konut Satış İstatistikleri, Ocak 2020 raporu yayımlandı. 

Yayımlanan rapora göre Türkiye’de konut satışları 2020 yılına oldukça iyi bir başlangıç yaptı. 2019 yılının Ocak ayına oranla konut satış rakamları yüzde 55 üzerinde bir artış yaşadı. 

Ocak Ayında 113 Bin 615 Kişi Ev Sahibi Oldu!

Açıklanan rakamlara göre 2020 yılının Ocak ayında Türkiye genelinde 113 bin 615 konut satışı gerçekleşti. 2019 senesine oranla konut satış rakamları yüzde 55,8 oranında artış gösterirken yaşanan artışta konut kredisi faiz oranlarında yaşanan düşüşün payı büyük oldu. 

36 Bin Sıfır Konut, 77 Bin İkinci El Konut Satışı Gerçekleşti! 

Konut stokunun eritilmesi amacı ile başlatılan 0.79 konut kredisi kampanyası da sıfır konut satışı için beklenen etkiyi yaratmadı. Ocak ayında satılan sıfır konut sayısı 36 bin 40 adet ile sınırlı kalırken ikinci el konut satış rakamı ise 77 bin 575 adete yükselerek büyük çıkış yaşadı. 

Vatandaş daha ucuz olması nedeni ile ikinci el konut almayı tercih ederken sıfır konutlarda ise özellikle de rekor fiyatlara satılan lüks konut projeleri ve markalı projelerin satışlarında talep azlığına bağlı olarak stok sorunun sürdüğü açıklandı. 

Ocak Ayında En Fazla ve En Az Konut Satılan İller Hangileri?

İllere göre konut satış rakamları incelendiğinde en fazla konut satılan il her zamanki gibi İstanbul oldu. İstanbul’da toplam satılan konut sayısı 21 bin 251 adet olarak açıklanırken bu ilimizi sırası ile 11 bin 989 konut satışı ve yüzde 10,6 pay ile Ankara, 7 bin 212 konut satışı ve yüzde 6,3 pay ile İzmir izledi. En az konut satılan iller ise sadece 7 konutun satıldığı Hakkari, 11 konutun satıldığı Ardahan ve 38 konutun satıldığı Bayburt oldu. 

İzmir Emrez’de Kentsel Dönüşüm Çalışmaları Sürüyor

Kentsel dönüşüm çalışmalarını yüzde 100 uzlaşı anlayışıyla yürüten İzmir Büyükşehir Belediyesi, Emrez Mahallesi’nde uzlaşma görüşmelerinde son etaba geçti.

Gaziemir Emrez Mahallesi’nde kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamındaki uzlaşma görüşmelerinde son etaba geçildi.

Görüşmeler hak sahiplerinin komşuluk ilişkilerini korumak ve aynı bölgede yaşamalarını sağlamak için etaplar halinde yürütülüyor. Mahalledeki kentsel dönüşüm çalışmaları yerinde dönüşüm ve yüzde 100 uzlaşı esasına dayanıyor. İletişim ofislerinde şehir plancısı, mühendis ve mimarların olduğu ekipler bölge sakinleriyle birebir temas halinde çalışıyor.

Büyükşehir, Emrez’in ardından Aktepe Mahallesi’nde de benzer bir süreç yürütmeye hazırlanıyor. Proje kapsamında 20 bin kişinin yaşadığı Gaziemir’in Aktepe ve Emrez mahallelerinde yaklaşık 10 bin konut, işyeri, turizm, ticaret birimi inşa edilecek. Fuar İzmir’in karşısındaki bölge kentle uyumlu hale getirilecek.

Her Hak Sahibiyle Birebir Görüşülüyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi Kentsel Dönüşüm Daire Başkanlığı Proje İkinci Şube Müdürü Vekili İsmail Mutaf uzlaşma sürecinin hak sahipleriyle birebir görüşmelerle yürütüldüğünü söyledi. Mutaf “Uzlaşma sağladığımız alanlarda sözleşme imzalayarak hak sahiplerinin arsalarını Büyükşehir adına devralıyoruz. Ardından hak sahiplerine kira desteği sağlayıp alanı tahliye ediyoruz. Bazı bölgelerde ise geçici iskanı sağlamak için Büyükşehir’e ait konutları tahsis ediyoruz” dedi. Diğer bölgelerden farklı olarak Gaziemir’de Kentsel Dönüşüm Yasası kapsamında bedel karşılığında Hazine’den devralınan Büyükşehir mülkiyetindeki arsada yaklaşık 600 bağımsız birim için kat karşılığı anahtar tesl im yapım ihalesine çıkılacağını ifade eden Mutaf “Böylece hak sahipleri ile uzlaşma görüşmeleri devam ederken bir yandan da konut inşası başlamış olacak” diye konuştu.

“Büyükşehir’in varlığı güven veriyor”

Mahalleli ise çalışmalardan memnun. Emrez’de oturan Özgür Özdemir İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hak sahipleriyle yüklenici arasında garantör rolü üstlenmesinin kendilerine güven verdiğini söyledi. 1983’ten beri bölgede yaşayan Mevlüt Aksu ise “Ömrümüzün kalanını sağlıklı bir çevrede geçirmek istiyoruz. Proje çok güzel. Konutlarımız depreme dayanıklı olacak” dedi. 1984’ten beri Emrez’de yaşayan Mehmet Tanrıöver ise “Projeyle hem arsalarımızın, evlerimizin değeri artacak hem de depreme dayanıklı, çağdaş, sağlıklı konutlarda yaşayacağız” diye konuştu.

Diğer Bölgelerde Durum Ne?

İzmir Büyükşehir Belediyesi kentte üretilen değerin adil paylaşımını esas alan bir anlayışla İzmir’in yedi ayrı bölgesinde kentsel dönüşüm çalışmalarını sürdürüyor. Uzundere’de birinci etap tamamlandı. İkinci etap kapsamında 67 bin metrekarelik inşaat alanına sahip 436 konut ve 40 işyerinin inşaatı 2020’nin ilk yarısında tamamlanacak. 112 bin metrekarelik inşaat alanına sahip Uzundere’deki üçüncü etap için ise ihale hazırlığı sürüyor.

Örnekköy Kentsel Dönüşüm Alanı’nda ise yaklaşık 3 bin 520 adet konut ile 338 adet işyeri yapılması hedefleniyor. Birinci etapta inşaatı devam eden 130 konut ile 13 işyerinin inşaatı 2020 yılının ilk yarısında tamamlanacak. Projenin diğer etapları için de ihale hazırlığı sürüyor.

Yaklaşık 3 bin 200 kişinin yaşadığı Ege Mahallesi’nde de yerinde dönüşümü sağlamak için ihale hazırlığı başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Bayraklı ve Ballıkuyu dönüşüm alanlarında hak sahipleriyle uzlaşma görüşmeleri devam ederken, Çiğli Güzeltepe kentsel dönüşüm alanında projenin 2020 yılı içerisinde kamuoyuna tanıtımının yapılarak hak sahipleri ile uzlaşma görüşmelerinin başlatılması için çalışmalar devam ediyor.

Kenan Kalı: “Yeni otoyol İzmir inşaat sektörünü büyütecek”

0

Gözde Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Kenan Kalı, özellikle İzmir’e şehir dışından gelen göç sonucunda, nüfusun arttığını ve nitelikli konut projelerinin tercih edildiğini dile getirdi.

İzmir’de konut ihtiyacının artan nüfus nedeniyle sürekli gündemde olduğunu belirten Kalı, kentin yaşam kalitesi, ulaşım altyapısı ve iklimsel avantajları nedeniyle yatırımcıların ilgisini çektiğini söyledi.

2019 yılında ertelenen yatırımların 2020 yılından itibaren yaşama geçirilmeye başlanacağını vurgulayan Op. Dr. Kenan Kalı, “Geçtiğimiz Kasım sonu itibarıyla yatırımcı ziyaretlerimizde hareketlenme başladı ve bu durum satışlarımıza da olumlu yansıdı. Yaz aylarına doğru satışlarda patlama olacak. Çünkü barınma zorunlu bir ihtiyaç. İzmirde inşaat sektörünün önü açık. Çünkü artan nüfus, yeni konut yatırımlarını da tetikleyecek. Bu nedenle İzmir’in her yeri değerlenecek. Bu konuyla ilgili gerekli altyapı ve planlama çalışmalarının da bir an önce yapılması önem kazandı” diye konuştu.

Herkesin Gözü İzmir’de

Yapımı tamamlanan İstanbul – İzmir otoyolunun kent ekonomisi için önemli bir kazanım olduğunu kaydeden Kalı, sözlerini şöyle sürdürdü: “İzmir birçok insanın gözünün üzerinde olduğu, yaşamak istenen bir şehir. Yeni yapılan otoyolla birlikte İzmir İstanbul arası 3 saate indi. Bir kente ulaşım kolaylaşırsa Çeşme örneğinde olduğu gibi yatırımlar artacak ve o bölge gelişecektir. Aslında İstanbul başta olmak üzere; İzmit, Bursa, Balıkesir gibi diğer önemli şehirler de İzmir’e bağlandı. Toplamda 30 milyona yakın bir nüfusun İzmir’e ulaşımı çok kolaylaştı. Bu durum kent ekonomisi için önemli bir potansiyel taşıyor. Bunun yanı sıra; eğer kent bu talebe doğru altyapı yatırımlarıyla cevap veremezse o zaman da olumsuz etkilenecektir. İzmir – Ankara hızlı tren projesinin tamamlanmasıyla birlikte İç Anadolu bölgesi de İzmir’e bağlanacak. İzmir, bugün bile ciddi göç alan bir şehir. Ulaşım yatırımlarının ardından kentin nüfusunun 10 yıl içinde ikiye katlanmasını bekliyorum”

Gözde Grubu olarak sağlık ve inşaat alanındaki yatırımlara devam ettiklerini vurgulayan Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Kenan Kalı, 2020 yılında da bu ivmeyi sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

Toplam Ciro Yıllık Yüzde 21 Oranında Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK), Ciro Endeksleri Aralık 2019 verilerini açıkladı. Toplam ciro, yıllık bazda yüzde 21,0, aylık bazda yüzde 4 oranında arttı. Toplam ciro içerisinde, sanayi sektörü ciro endeksi yüzde 16,8, inşaat ciro endeksi ise yüzde 8,1 oranında artış gösterdi.

Toplam Ciro Yıllık %21,0 Arttı

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi (2015=100), 2019 yılı Aralık ayında yıllık %21,0 arttı.

Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında; 2019 yılı Aralık ayında yıllık sanayi sektörü ciro endeksi %16,8, inşaat ciro endeksi %8,1, ticaret ciro endeksi %26,9 ve hizmet ciro endeksi %22,3 arttı.

Toplam Ciro Aylık %4,0 Arttı

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi (2015=100), 2019 yılı Aralık ayında aylık %4,0 arttı.

Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında; 2019 yılı Aralık ayında aylık sanayi sektörü ciro endeksi %4,1, inşaat ciro endeksi %2,8, ticaret ciro endeksi %4,1 ve hizmet ciro endeksi %4,2 arttı.

Bursa’da, TOKİ’nin 3200 Konutu İçin Zemin Etüdü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ‘Her yıl 100 bin toplu konut’ hamlesi için Bursa’da projelere zemin etütleri yapılacak.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı Toplu Konut İdaresi (TOKİ), Bursa’daki toplam 3 bin 200 konutluk proje grubu için teknik hazırlığı yürütüyor. Bu çalışmaların yaptırılması için bu hafta tamamlanması öngörülen ihale sonrasıyla konut alanlarının zemin analizlerle elde edilecek. İhaleyle 8 bin 100 metre sontaj hizmetiyle beraber, 225 serim jeofonaralığı, 225 adet jeoteknik amaçlı pressiyometre deneyi uygulanacak. Bu teknik çalışmalar, zemin özelliğine göre deprem riskine karşı inşaat projelerine ait hesaplamalara dayanak oluşturacak.


Zemin etütleri, 1 ayda tamamlanacak. Bursa’daki konut planlamasına göre, Yenişehir’e 200 konut, Gemlik’e 500 konut, Harmancık’a 80 konut, Gürsu’ya 400 konut, Kestel’e 250 konut, Mustafakemalpaşa’ya 694 konut, Orhaneli’ye 126 konut, Yıldırım’a 150 konut ve İnegöl 800 konut kazandırılacak.


Konut edindirme uygulamasında, şehit aileleri, harp ve vazife malulleri ile dul ve yetimleri ile en az yüzde 40’ı engellilere de kontenjan ayrıldı.

Hayalet Şehir Maraş İçin Kritik Hamle: Akdeniz’in Las Vegas’ı Turizme Kazandırılacak!

0

Turizm sektörünün en gözde mekanları arasında yer alan ve Akdeniz’in Las Vegas’ı olarak kabul edilen Maraş Bölgesi alınan karar sonrasında kapatılmıştı. Büyük bir turizm potansiyeli olan bölgenin yeniden açılması için kritik süreç başlatılıyor!

1974 yılında alınan karar ile kapatılan Maraş Bölgesi hakkında alınan karar ile bölgenin yeniden sivillere açılması yönünde karar alındı. 

Söz konusu karar kapsamında Hukuki, Siyasi ve Ekonomik Yönleri ile Kapalı Maraş Açılımı hakkında toplantı düzenleneceği duyuruldu. 

Kapalı Maraş Bölgesi Ne Zaman Açılacak?

‘Hukuki, Siyasi ve Ekonomik Yönleri ile Kapalı Maraş Açılımı’ başlıklı toplantı Kapalı Maraş bölgesinde gerçekleştirilecek. 

Türkiye Barolar Birliği ev sahipliğinde düzenlenecek olan toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün de aralarında bulunduğu üst düzey yetkililer de katılımda bulunacak. 

Türkiye ilk olarak Maraş bölgesini yeniden imara açacak, ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile ortak hareket edilerek Güney Kıbrıs Rum Yönetimi bölgesindeki vakıf malları için tespit ve talep çalışmalarına başlanacak. 

1571 yılında başlanarak 1974 yılına kadar olan tüm arşivler incelenecek ve vakıf malı olduğu tespit edilen tüm taşınmazların tekrar iki ülkenin himayesine girmesi için gerekli çalışmalara imza atılacak, hukuki süreç başlatılacak. 

Kuzey Kıbrıs Maraş Bölgesi Neden Kapatıldı, KKTC Maraş Bölgesini Neden Kapattı?

Akdeniz bölgesinin Las Vegas’ı olarak bilinen Kıbrıs Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin aldığı karar uyarınca hem yerleşime hem de iskâna kapatılmıştı. 

Bölge 1974 yılında İkinci Kıbrıs Harekatı sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından ele geçirilen Gazimağusa alınan karar kapsamında Birleşmiş Milletler tarafından denetlenen ve Kıbrıs adasını ikiye ayıran “Yeşil Hat” tampon bölgesinde yer alıyor. 

İnşaat Malzemeleri İhracat Tonajı 10 Milyon Ton Arttı

Türkiye İMSAD İnşaat Malzemeleri Sanayi Dış Ticaret Endeksi Aralık 2019 sonuçları açıklandı. Endeks sonuçlarına göre, inşaat malzemeleri sanayi dış ticaretinde birçok ilkin yaşandığı 2019 yılında, inşaat malzemeleri ihracatı ilk kez 50 milyon tonu aştı.

Türkiye İMSAD tarafından hazırlanan İnşaat Malzemeleri Sanayi Dış Ticaret Endeksi Aralık ayı sonuçlarına göre; 2019 yılında ilk kez 50 milyon tonu aşan inşaat malzemeleri ihracatı, değer olarak yüzde 0,3 geriledi ve toplam ihracat 21,5 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye İMSAD İnşaat Malzemeleri Sanayi Dış Ticaret Endeksi Aralık 2019 sonuçları açıklandı. Endeks sonuçlarına göre, inşaat malzemeleri sanayi dış ticaretinde birçok ilkin yaşandığı 2019 yılında, inşaat malzemeleri ihracatı ilk kez 50 milyon tonu aştı. Ancak inşaat malzemeleri sanayisinin, ağırlığını ihracata verdiği 2019 yılının toplam ihracat değerinde artış olmadı. 2019 yılında değer olarak yüzde 0,3 gerileyen inşaat malzemeleri sanayi ihracatı yılı 21,5 milyar dolar ile kapadı.

Yoğun Rekabet İhracat Birim Fiyatlarını Düşürdü

İnşaat malzemeleri sanayi ihracatı 2019 yılında miktar olarak bir önceki yıla göre yüzde 25,8 arttı ve 51,68 milyon tona yükseldi. 2019 yılı ihracat ortalama birim fiyatı 2018 yılına göre yüzde 20,8 düştü ve 0,42 dolar/kg olarak gerçekleşti. İç talepteki keskin daralma nedeniyle 2019 yılında sanayi ihracata ağırlık verdi, ancak yoğun rekabet ihracat birim fiyatlarını düşürdü.

İthalat, 2009 Yılından Sonraki En Düşük Seviyesinde Gerçekleşti

İnşaat malzemeleri sanayi ithalatı, 2019 yılında miktar olarak bir önceki yıla göre yüzde 22,1 azaldı ve 2,53 milyon tona indi. İnşaat malzemeleri sanayi ithalatı değer olarak ise yüzde 16,2 düştü ve 6,79 milyar dolara indi. Böylece inşaat malzemeleri ithalatı 2009 yılından sonraki en düşük değerde gerçekleşti. İnşaat malzemeleri ithalat ortalama birim fiyatı ise 2018 yılına göre yüzde 7,6 artarak 2,68 dolar/kg olarak gerçekleşti.

Mineral Ürünler Yüzde 39,6 Artarak İhracatta Sürükleyici Oldu

İnşaat malzemeleri sanayisinde 2019 yılında 8 alt ürün grubunun 7’sinde ihracat miktar olarak geçen yılın üzerinde gerçekleşti. 2019 yılında en yüksek ihracat miktar artışı yüzde 39,6 ile mineral, taş ve toprak ürünlerinde oldu. Yüksek miktar artışı yaşanan bir diğer alt sektör yüzde 30,8 ile ağaç ve ahşap ürünleri oldu. Kimyasal bazlı ürünlerin ihracat miktarı yüzde 18,8 arttı. Demir çelik ürünleri ihracatı miktar olarak sadece yüzde 0,6 arttı. İhracatı miktar olarak gerileyen tek alt sanayi grubu yüzde 15,4 ile prefabrik yapılar oldu.

2019 yılında 8 alt ürün grubunun 5’inde ihracat değer olarak geçen yılın üzerine çıktı. 2019 yılında değer olarak en yüksek ihracat artışı yüzde 11,4 ile mineral, taş ve toprak ürünlerinde gerçekleşti. Ağaç ve ahşap ürünleri ihracatı değer olarak yüzde 10,8 arttı. Değer olarak ihracatı düşen 3 alt sektör ise yüzde 8,7 ile demir çelik ürünleri, yüzde 2 ile elektrik malzemeleri ve teçhizatları son olarak yüzde 3,3 ile prefabrik yapılar oldu.

2019 yılında 8 alt ürün grubundan 7’sinin ihracat birim fiyatları 2018 yılına göre geriledi. Fiyat düşüşleri alt gruplarda farklı oranlarda gerçekleşti. Birim fiyatı artan tek sektör yüzde 14,4 ile prefabrik yapılar oldu. 2019 yılında mineral, taş ve toprak ürünleri ihracat birim fiyatı yüzde 20 düştü. Ağaç ve ahşap ürünlerin ortalama ihracat birim fiyatı yüzde 14,9 geriledi. Kimyasal bazlı ürünler ihraç birim fiyatı da yüzde 10,9 azaldı. Metal bazlı ürünlerin ihracat birim fiyatları ise 2019 yılında yüzde 6,4 düşerek en sınırlı gerileme yaşanan alt sektör oldu.

Türkiye Sanayi Ürünleri İhracatında Birim Fiyatları Yüzde 17,9 Geriledi

Türkiye sanayisi 2019 yılında daralan iç talep nedeniyle ağırlığını ihracata verdi. Hemen hemen tüm sanayiler iç talepteki daralmayı ihracat pazarları ile ikame etmeye çalıştı. 2019 yılında sanayi ürünleri ihracatı değer olarak yüzde 1,5 arttı ve 138,25 milyar dolar olarak gerçekleşti. Sanayi ürünleri ihracatı miktar olarak ise 2019 yılında yüzde 23,7 arttı ve 97,46 milyon tona ulaştı. Miktar olarak tarihin en yüksek sanayi malı ihracatı yaşandı. Sanayi malı ihracatında ortalama birim fiyatları ise geçen yıla göre yüzde 17,9 düştü ve 1,73 dolar/kg seviyesinden 1,42 dolar/kg seviyesine indi. Tüm sanayi mallarında ihracat artışı için fiyatlarda indirimler yapıldığı görüldü.

Değerli Konut Vergisi 1 Yıl Ertelendi, Oranlar Değişti!

Kamuoyu tarafından Yeni İmar Kanunu olarak anılan Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne eklenen yeni maddeler ile Değerli Konut Vergisi ertelendi, bazı kişilere vergiden muafiyet hakkı tanınırken yine vergi oranları üzerinde de değişiklik yapıldı. Detaylar haberimizde.

İmar Kanunu değişiklik teklifi üzerinde yapılan düzenlemeler ile teklife 5 madde daha eklendi. 

Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmeleri sürerken teklife 5 madde daha eklendi. 

Değerli Konut Vergisi Erteleme Kararı! 

TBMM Genel Kurulu tarafında yapılan görüşmelerde Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne 5 maddenin daha eklenmesine karar verildi. 

Eklenen maddeler ile beraber kamu oyunda lüks konut vergisi olarak ta anılan değerli konut vergisi için beklenen erteleme kararı çıkmış oldu. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen değerlendirmeye göre değeri 5 milyon liraya kadar olan mesken nitelikli taşınmazlar değerli konut vergisine tabi olmayacak. 

Değerli Konut Vergisi beyanname verme tarihi ve son ödeme tarihi 1 sene ertelenecek. 

Değerli Konut Vergisi Vergi Oranları

Taşınmaz değeri 5 milyon lira ile 7,5 milyon Lira arasında olan konutlarda; 5 milyon lirayı aşan kısım için değerli konut vergisi binde 3 olarak uygulanacak. 

Değeri 7,5 milyon lira ile 10 milyon lira arasında olan konutlarda ise değerli konut vergisi 7 milyon lirayı aşan kısım için binde 6 olarak hesaplanacak. Değeri 10 milyon liradan fazla olan konutlarda 10 milyon lirası için 22 bin 500 lira, fazlası içinse binde 10 oranında değerli konut vergisi tahsil edilecek. 

Kimler Değerli Konut Vergisi Ödemez, Değerli Konut Vergisinden Muaf Tutulacak, Muafiyet Şartları Neler?

Yapılan eklemeler ile beraber muafiyet şartları da belirlenmiş oldu. Yapılan düzenleme ile mülkiyeti TOKİ’ye ait olan mesken nitelikli taşınmazlar ile tek meskeni olanlar ile değerli konut vergisi kapsamına giren birden fazla taşınmazları olan kişilerin en düşük değerli olan taşınmazı için vatandaşa muafiyet hakkı tanınmış oldu. 

Betona Destek Sürüyor

İnşaat sektörüne destek sürüyor. Ancak maliyetler şirketleri zorluyor. İnşaat dışı yatırımlarda da kötü tablo verilere yansıyor.

İnşaat Sektörüne Kredi Desteği 250 Milyar Liraya Yaklaştı

Geçen yıl inşaat sektöründeki hareketlilik, inşaat kredilerini de etkiledi. Bankacılık sektörünün inşaat alanında faaliyet gösteren firmalara açtığı kredilerin stoku arttı. Krediler, 2019’da bir önceki yıla kıyasla yüzde 5,6 artarak 245 milyar 579 milyon liraya ulaştı. Veriler Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na ait.

2018 sonunda 232 milyar 628 milyon lira düzeyinde olan kredi stoku, bir yıllık dönemde 12 milyar 951 milyon lira artış gösterdi.

İnşaat sektörüne kullandırılan kredilerde aslan payını İstanbul ve Ankara aldı. İnşaat alanında kullandırılan krediler göz önüne alındığında ise bir yılda kredi stokunun en fazla arttığı il Ankara oldu.

İnşaat kredi bakiyesinin en az olduğu iller Bayburt, Ardahan, Iğdır, Kilis ve Hakkâri olarak sıralandı.

Sektörün Maliyeti Artıyor

Türkiye İstatistik Kurumu da Aralık 2019’a ilişkin inşaat maliyet endeksini açıkladı. Maliyet tablosuna bakıldığında sektör alarm zilleri çalıyor.

İnşaat Maliyet Endeksi Aralık 2019’da Aylık Bazda Yüzde 1,01 Arttı

Verilere göre, inşaat maliyet endeksi geçen yıl aralıkta kasıma göre yüzde 1,01, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 10,76 yükseldi.

Aralık 2018’e göre 2019’da malzeme endeksinde yüzde 4,93, işçilik endeksinde yüzde 25,55 artış gerçekleşti.

Teşvik Karşılık Bulmuyor

İnşaat dışı sektörlerde ise tüm teşvikler karşılıksız kaldı. 2019 yılı teşvik belgeli yatırımlar açısından çok iyi geçmedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2019 yılı Aralık ayı verilerine göre geçen yıl teşvik belgeli yatırımlar yüzde 29,6 azaldı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerinden yapılan hesaplamalara göre, teşvikli yatırımlar 135 milyar 145 milyon liraya geriledi. Yatırım teşviki yapılan projelerin sayısı 5 bin 696’da kaldı.

Yılın son ayındaki rekor teşvik, toplam teşvikin önceki yılın gerisinde kalmasını önleyemedi.

İnşaat sektörüne destek sürüyor. Ancak maliyetler şirketleri zorluyor. İnşaat dışı yatırımlarda da kötü tablo verilere yansıyor.

İki Pistli Sabiha Gökçen 2021’de

Sabiha Gökçen’de ikinci pistin inşaat işinin taşeronluğunun İGA’nın da ortaklarından Cengiz ve Kolin’in de ortakları arasında bulunduğu A K A İnşaat’a verildiğinin ortaya çıkması gündem oldu. Sözcü Gazetesi yazarı Çiğdem Toker ise bugünkü yazısında piste dair yeni bilgiler veriyor. Toker’in yazısının ilgili bölümüne göre pistin bitirilmeme gerekçesi olarak BOTAŞ’ın boru hattının yerinin değiştirilmesi ve E-5 bağlantı yolundaki tünel hasarı gösterilmiş. İkinci pistin 2021 yılında devreye alınması bekleniyor.

Sozcu.com.tr’nin geçen hafta Sabiha Gökçen’in ikinci pistini inşa eden taşeron şirketin İstanbul Havalimanı’nı da işleten Cengiz ve Kolin ortaklığını da içeren A K A İnşaat tarafından yapıldığını ortaya çıkarması gündem oldu.

Olay Meclis’te de gündem olurken Sözcü Gazetesi yazarı Çiğdem Toker bugünkü yazsının bir bölümünü Sabiha Gökçen’deki ikinci piste ayırdı. Toker’in yazısında yer alan bilgilere göre pistin neden geciktiğine gerekçe olarak BOTAŞ’ın boru hattının yerinin değiştirilmesi ve E-5 bağlantı yolundaki tüneldeki hasar gösterilmiş. Pistin resmi açılış tarihinin ise 2021’de olması bekleniyor.

Türk Şirketten İspanya’ya 850 Milyon Euro Yatırım

Küresel petrol, doğalgaz, yenilenebilir enerji, inşaat, hayvancılık, doğalgaz ve marina üzerine çalışmalar yürüten Türk şirketi, İspanya’da Madrid ve Barcelona’ya toplam 850 milyon euro’luk otel yapıyor. Otelleri yapan şirketin sahibi Yavuz Yüksel, “2022 yılında bu otellerimiz faaliyete geçince herkes bu bölgede Türk otelciliğini konuşacak” dedi.

Yükselir Group, İspanya’da iki adet 5 yıldızlı otel yatırımı yapılacağını açıkladı. Enerji başta olmak üzere farklı 14 sektörde yatırımları bulunan Yükselir Group, hayata geçirecekleri yeni projelerin hem kendileri açısından hem de Madrid ve Barcelona lüks turizmi açısından bölgeye büyük değer sağlayacağını dile getirdi.

850 Milyon Euro’luk Yatırım

Şirket, başkent Madrid’e 240 odalı, Barcelona’ya ise 280 odalı otel projesinin toplam yatırımın 850 milyon euro’yu bulacağını açıkladı. Devlet yetkilileriyle 2 yıldır yapılan görüşmeler sonucunda gerekli tüm izinlerin alındığı, otel projesinin de tamamıyla hazırlandığı belirtildi. Otel yapımlarının 2020’nin ilk yarısında başlayıp 2022 yılı içerisinde de iki otelin de faaliyete geçmesi planlanıyor.  Yükselir Group, daha önce de İspanya’nın turistik birçok bölgesinde yatırım kararı almıştı. İbiza, Kanarya Adaları, Costa del Sol gibi bölgelerde 5 yıldızlı ve 300’den fazla odası olan lüks ve özel oteller yapmaya odaklanan şirket, önceki senelerde bu bölgeye 500 milyon Euro’luk yatırımda bulunmuştu.

“Herkes Türk otelciliğini konuşacak”

Yükselir Group Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Yüksel, İspanya’ya yapacakları yatırımlarla Türk turizm anlayışına da yeni bakış açıları getireceklerini söyledi. Yüksel, hedeflerinin iç pazar değil de dış pazar olduğunu ifade ederek, yabancı ülkelere yaptıkları ve yapacakları yatırımlarla Türkiye’nin de tanıtımında büyük rol oynadıklarını belirtti. Yüksel şunları dile getirdi: “Turizm denildiği zaman akla direkt turistik bölgelerimiz ya da bize gelen yabancı turistler geliyor. Aslında Türk turizminin otelcilik boyutu da çok önemli. Kalitemiz, hizmetimiz, insan odaklı bakış açımız yurtdışında farklılık yaratıyor. Bu nedenle birçok ülkede olduğu gibi İspanya’da da bu farklılığı sunmayı hedefliyoruz. Bu nedenle hem Madrid hem de Barcelona’da lüks şehir otelleri konseptiyle 2 adet lüks otel yatırımı yapacağız. Bu farklılığı yaratmak en büyük görevimiz. En iyisini yapacağımızın da farkındayız. 2022 yılında bu otellerimiz faaliyete geçince herkes bu bölgede Türk otelciliğini konuşacak”

“Bölgeye sağlayacağımız kaliteden ötürü bize teşekkür ediyorlar”

Yükselir Group Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Yüksel, “Türkler olarak turizm anlamında oldukça kaliteli bir durumdayız. Bu özellikle de otelcilik sektöründe böyle. Bu kaliteyi neden yurtdışına taşımayalım dedik ve yatırımlarımızı yapmaya başladık” dedi ve ekledi: “Birkaç zamandır yönetim kurulu üyelerimizle yaptığımız toplantılarda alınan kararları uyguluyoruz. Yatırım kararı öncesi uzun süredir Madrid ve Barcelona’yı gözlüyorduk. Buradaki potansiyel otelcilik imkanlarını takip ederek buna göre plan yaptık. İspanyollar da bu durumdan memnun. Bölgeye sağlayacağımız kaliteden ötürü bize teşekkür ediyorlar. Turizm söz konusu olduğu zaman İspanya’dan beklentimiz çok yüksek. Bu bölgeyi seçmemizin en büyük sebebi ünlü plajları, turistik alanları olması. Barcelona’nın turizm yoğunluğu, Madrid’in hızlı yükselen trendi tüm ülkelerden birçok turistin ilgisini çekiyor. Bu bölgedeki lüks otel ihtiyacı ve cazip yatırım fırsatları bizi bu bölgede yatırım yapmaya iten en önemli konular oldu. Bir sonraki aşamada Sevilla’da da şehir oteli gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Madrid ve Barcelona’daki yatırım kararımızı çok önceden almıştık, fakat İspanya’da hükümetin uzun süredir kurulamamasından dolayı yaşanabilecek problemleri göz önüne alarak ertelemiştik. 250 gün süren hükümetsiz muğlak durum son bulunca, hükümetin kurulmasıyla birlikte yatırım kararımızı imzalayıp başlattık”

İspanya Yabancı Yatırımcıların Gözdesi

2008 yılında yaşanan krizden sonra İspanya emlak piyasasında yaşanan büyüme durmadı. İspanya’daki emlak sektörü kriz sonrası canlanma yaşadığı belirtiliyor. Bu canlanmanın birçok şirket için de cazip yatırım fırsatlarını ortaya çıkardığı dile getiriliyor.Kriz sonrası canlanma ile beraber İspanya ekonomisinin en büyük sektörü inşaat haline geldi. İnşaat firmaları da İspanya’ya yatırım yapmak için yarışıyor. İspanya’da Madrid ve Barcelona en turistik bölgeler. Bu nedenle bu iki şehir yatırım için en iyi alternatifler arasında gösteriliyor. İspanya’yı ziyaret eden yabancılar, bu iki şehirde konaklamayı tercih ediyor. Bu da otel ihtiyacını artırdığı belirtiliyor.  İspanya otel yatırımlarında yatırımcıların ortak noktası haline geldi. Bu bölgenin güvenilir ve turistik oluşu, otel sektörünün de iştahını kabarttı. Özellikle Orta Doğu’da yaşanan siyasi karmaşa, yatırımcıları Avrupa’da yatırım yapmaya ittiği kaydedildi. Sadece otel değil aynı zamanda yenilenebilir enerji sektörü de gözünü İspanya’ya dikti.  

İspanya’da Otelcilik Sektörü Yatırımları Arttı

Madrid Ticaret Müşavirliğinden elde edilen verilere göre, İspanyol otelciliği sektöründe ciddi anlamda bir büyüme yaşanıyor. Hem yerli hem de yabancı yatırımlar sayesinde İspanya ekonomisi kazanıyor. Avrupa pazarında Türk turizmi bakış açısını kurmayı hedefleyen  Yükselir Group da hem Madrid hem de Barcelona’da otelleriyle bu bölgede fark yaratmayı amaçlıyor. Ticaret Bakanlığından elde edilen verilere göre İspanya’da otel fiyatları AB ülkelerine nazaran son yıllarda daha fazla artış yaşadı. Özellikle Madrid, lüks otellerin yeni hedef noktası haline geldi. Madrid’de 200’den fazla otel var fakat bunların sadece yüzde 11’i 5 yıldızlı.

“Grubun 14 şirketi ve 45 bin çalışanı var”

2005 yılında kurulan Yükselir Group petrol, inşaat, turizm, marina, doğalgaz, havacılık, lojistik, yenilenebilir enerji, bilişim, enerji makineleri üretimi, ve hayvancılık olmak üzere birçok sektörde faaliyet gösteriyor. Kuruluşun bünyesinde 14 şirket ve 45 binin üzerinde çalışan bulunduğu belirtiliyor. Yükselir Group’un İspanya’nın yanı sıra İngiltere, Türkiye, Fransa, Avusturya, Almanya, Hollanda, İtalya, İsviçre, Ukrayna, Danimarka, Yunanistan, Irak, ABD, Belarus, Kanada, İran, Lübnan ve Rusya’da da yatırımları bulunuyor.

Bakan Ersoy’dan Kanal Çeşme Açıklaması: Çeşme’yi Cannes Gibi Yapacağız!

0

Türkiye Kanal İstanbul tartışmalarına devam ederken gündeme bomba gibi düşen Kanal Çeşme projesi iddiaları hakkında Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy açıklama yaptı. İşte Kanal Çeşme projesi ve Galataport hakkında yapılan açıklamalar…

Türkiye’nin gündemine bomba gibi düşen Kanal Çeşme projesi iddiası hakkında yanıt Turizm Bakanı Nuri Ersoy tarafından yapıldı.  Bakan Ersoy yapmış olduğu açıklamasında kendilerine gelen broşürü incelediklerini ve kesinlikle böyle bir projeye onay vermeyeceklerini duyurdu. 

Kanal Çeşme Projesi Yok, Çeşme Türkiye’nin Cannes’i Olacak! 

Hatay’ı ziyaret eden Kültür ve Turizm Bakanı Nuri Ersoy basın mensuplarının Kanal Çeşme projesi hakkında yöneltmiş oldukları soruları da cevapları. Bakan Ersoy kendisinin de projeyi basın yolu ile öğrendiğini belirterek “Muhtemelen çizip, kapı kapı dolaşmışlar. Devletle alakası olmayan bir proje ve kesinlikle yanlış… Hiçbir zaman aklımıza kanal gelmedi, gelmez de… Ege’nin cazibesini artırmak için Çeşme ve Didim’i merkez olarak belirledik. Antalya’ya 40 defa gelen yabancılar var. Eğer farklı alternatifler sunmazsak, bir süre sonra onları kaybedeceğiz. Bu sebeple Çeşme’yi Cannes gibi yapacağız” açıklamasında bulundu. 

Çeşme Alaçatı ve Urla Arası Yeni Bir Turizm Cazibe Merkezi Olacak!

Kendilerinin Çeşme için farklı projeleri olduğunu belirten Bakan Ersoy Çeşme Alaçatı’dan başlayan projenin Urla’ya kadar uzanacağını, denize sıfır oteller yerine deniz ile arasında en az 100 metre mesafe olan oteller yapacaklarını ve Cannes benzeri bir turizm merkezi yaratmayı hedeflediklerini belitti. 

Galataport Projesinde İlk Gemi Nisan Ayında Yanaşacak!

İstanbul’un önemli projeleri arasında yer alan Galataport projesine de değinen Bakan Ersoy “Türkiye’nin turizm gelirlerini artıracak nitelikli projelerinden biri de Galataport… Nisan’da ilk gemi yanaşacak. Buraya gelecek turistler için özel bir güzergâh belirledik. ‘Beyoğlu Kültür Yolu’ dediğimiz bu güzergâhın ilk durağı Galata Kulesi olacak. Galata Mevlihanesi ve Narmanlı Han ile yolculuk sürecek. Ardından Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi misafirlerini karşılayacak. Sonra Emek Sineması ve Atlas Pasajı’na geçilecek, son durak da Atatürk Kültür Merkezi olacak. Galata Kulesi’nin işletmesini devralacağız, bir düzenleme yapacağız” dedi. 

Yeni Bir Şehircilik Hareketi Lazım

0

Gayrimenkul İçin Strateji Platformu (GİSP) tarafından düzenlenen “Yeni İmar Düzenlemeleri” konulu Yuvarlak Masa toplantısında, İmar Mevzuatında köklü değişiklikler getiren yasa her yönü ile tartışıldı.

GİSP Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Gümüş moderatörlüğünde gerçekleştirilen, Terra Gayrimenkul Değerleme’den Batuhan Baş‘ın ve Kentsel Strateji’den Ali Faruk Göksu‘nun sunumlarıyla gerçekleştirilen toplantıda ada bazlı plan değişikliği, rant artışının kamu ile paylaşılması, yatay mimari, kaçak yapılara verilecek ağır cezalar ve deprem güçlendirme gibi bir çok konuda köklü değişiklikler getiren yasa değerlendirildi, yeni dönemin eski imar kanununa yama yaparak yönetilemeyeceği belirtildi.

Mevcut İmar yasasının günümüz gerekliliklerini karşılamaktan çok uzak olduğunu ve yeni düzenlemenin de mevcut sorunların çözümlenmesi için yeterli olmadığını ifade eden Ali Faruk Göksu; ” Örneğin, İstanbul’da ortalama ada büyüklüğü 800-1500 metrekare arası, yani yasa ile getirilen ada bazlı yapılaşma hala çok zor. Parsel bazlı yapılaşmalar nedeni ile mevcut durumda İstanbul da çok fazla arsa kalmadığını söyleyebiliriz. İstanbul’u mevcut durumdan kurtarmak için yeni imar düzenlemesine değil, yeni bir şehircilik hareketine ihtiyacımız var. Artık yeşil alanları nasıl arttırabiliriz, yeşil yollar nasıl oluştururuz, bunlara kafa yormamız gerekiyor. Kentsel dönüşümün finans modellerini Portakal Çiçeği Vadisi örneğinden feyz alarak oluşturmalıyız” şeklinde konuştu.

Kamu kurumlarında daha önce dağınık halde olan plan-proje onayları, arşivleme, yapı denetim ve iskan ile ilgili tüm işlemler ve benzeri tüm çalışmalar Coğrafi Bilgi Sistemleri altyapısında toplandığını kaydeden Batuhan Baş; “Bu şekilde doğru bilgiye kısa zamanda ulaşmak mümkün olacak, başka bir önemli konu, geçmişte getirilmeye çalışılan ama tepki çektiği için vazgeçilen rant vergisi, “Değer Artış Vergisi” adı altında tekrar getirildi. Yasaya göre İskan zamanı bu bedel ilgililerden istenecek. Gayrimenkul geliştiricileri bu bedeli maliyetlere yansıtacağı için, bu durum zamanla fiyatları yukarıya çekecektir.” dedi.

Toplantının kapanış konuşmasını yapan Hakan Gümüş, kentsel dönüşüm ve planlanın dijital ortamlarda yönetildiğinde menkulleşme ve değer takasının mümkün olacağını söyleyerek “Arz-talep dengesini gözeten yapay zekalı sistemlerle daha sağlıklı gayrimenkul yatırımları yapılabilir. Artık kentlerin daha fazla yayılmasına değil, kontrol edilmesine odaklanmalıyız. Mekansal kaliteyi arttıracak hamlelere muhtacız. Şehircilik, sadece bina yıkmak, yapmak değildir. Planlamanın ciddiyetine vakıf olursak deprem riskini de azaltabilir, nitelikli mekanlar üretebiliriz.” diyerek sözlerini noktaladı.

İstanbul Taksim Camii İnşaatında Son Durum Ne?

0

İstanbul’un önemli projeleri arasında yer alan Taksim Camii inşaatında sona yaklaşıldı. Projenin yüzde 90 oranında tamamlandığı açıklanırken projenin ne zaman açılacağı konusunda da açıklama geldi. Detaylar haberimizde…

İstanbul Taksim Camii projesinin son durumu hakkında beklenen açıklama geldi. Yaklaşık 3 yıldır devam eden projenin inşaatının yüzde 90’lık bölümünün tamamlandığı açıklanırken tüm pencerelerin takma işlemleri tamamlandı. 

Taksim Camii Ne Zaman Açılacak?

Hatırlanacağı üzere Taksim Camii projesi için temel atma töreni 2017 senesinde gerçekleşmiş ve Şubat ayında inşaat çalışmalarına başlanmıştı. Camii inşaatında gelinen son noktada tüm pencerelerin takılma işleminin tamamlandığı ve toplam tamamlanma oranının yüzde 90 seviyesine yükseldiği belirtildi. 

Projede çalışmalarda sona gelendiği açıklanırken 2020 yılı bitmeden caminin ibadete açılacağı belirtiliyor. 

Taksim Camii Mimarı Kim?

Tamamlandığında aynı anda 2 bin 575 kişinin aynı anda ibadet etmesine olanak sağlayacak olan projenin mimarları aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin de mimarı olan Şefik Birkiye ile Selim Dalaman. 

Rum Ortodoks ve Ermeni Katolik Kiliselerine komşu konumda yer alan Taksim Camii toplamda 2 bin 482 metrekarelik inşaat alanına sahip. Caminin 61 metre yüksekliğe sahip olan 2 minaresi ise taş ile kaplanırken caminin pek çok bölümünde de mermer süslemeleri kullanılıyor.

Yıkılan Kamil Ocak Stadyumu Yerine Yapılacak Olan Gaziantep Millet Bahçesi İhalesi Tamamlandı!

0

Türkiye’nin en pahalı 3. millet bahçesi projesi olarak dikkat çeken Gaziantep Millet Bahçesi projesi için TOKİ ihale sürecini tamamlayarak yüklenici firma ile sözleşme imzaladı. Gaziantep Millet Bahçesi projesini kim yapacak, Gaziantep Millet Bahçesi ihalesini kim kazandı, sözleşme fiyatı kaç lira, proje maliyeti kaç lira olacak?

Yenilenme çalışmaları kapsamında Kamil Ocak Stadyumu yıkılmış, bu alana ise TOKİ tarafından millet bahçesi inşa edileceği duyurulmuştu. 

TOKİ Gaziantep Millet Bahçesi Sözleşmesi İmzalandı

Konu hakkında açıklama yapan CHP Gaziantep Milletvekili Bayram Yılmazkaya, “Gaziantep’te 80 okulun inşaatı bütçe yetersizliği gerekçesiyle durduruldu. Millet Bahçesi için ise milyonlar harcanacak, bu israf vicdan sızlatıyor” açıklamasında bulunarak söz konusu süreci eleştirdi. 

Gaziantep Millet Bahçesi İhalesini Kim Kazandı?

Gaziantep Millet Bahçesi ihalesi sonuçlandı. İhaleyi yaparak millet bahçesini yapma hakkını Ali Acar İnşaat Şirketi kazandı. 

Söz konusu ihalenin tutarı yani Gaziantep Millet Bahçesi maliyeti ise 72 milyon 228 bin lira olarak açıklandı. Toplam büyüklüğü 57 bin 485 metrekare olarak açıklanan millet bahçesi projesi yıkılan Gaziantep Kamil Ocak Stadyumu yerine inşa edilecek. 

1.087 adet ağacın dikileceği 27 bin metrekarelik bölümün yeşil alan olarak ayrıldığı proje şehirde bazı tartışmaları da beraberinde getirdi. Ödenek yetersizliği nedeni ile şu anda şehirde 80 okul inşaatının yarım kaldığını iddia eden CHP Gaziantep Milletvekili Bayram Yılmazkaya projenin yüksek maliyeti nedeni ile vatandaşın millet bahçesine karşı çıktığını öne sürdü. 

Gaziantep Millet Bahçesi Ankara AKM millet bahçesi ve Ankara İmrahor Gölbaşı millet bahçesi projelerinden sonra ihalesi yapılan en pahalı millet bahçesi olarak kayıtlara geçti. 

Bu Baraj Yılda 16 Milyon 770 Bin TL Kazandıracak

Yozgat’ta yapımı süren Yerköy İnandık Barajı ile suya kavuşacak olan 28 bin 750 dekar arazı, ülke ekonomisine yıllık 16 milyon 770 bin TL kazandıracak.

DSİ Genel Müdürü Mevlüt Aydın, Yozgat’ın Yerköy ilçesinde yapımı süren İnandık barajı ile ilgili yaptığı açıklamada, barajın tamamlanması ile 28 bin 750 dekar arazinin suya kavuşacağını belirtti. Aydın, “Yozgat Yerköy İnandık Barajı inşaatında çalışmaları devam ediyor. Barajın depolayacağı 31.10 milyon metreküp su ile Belkavak, Göçerli, Buruncuk, Arifeoğlu, Süleymanlı ve Sekili’nin bir kısım tarım arazilerinin de içinde bulunduğu toplamda 28 bin 750 dekar zirai arazi suyla buluşacak. Yozgat Yerköy İnandık Barajı İnşaatı kapsamında; gövde altı sıyırma kazıları tamamlanmış olup plaka yükleme deneyleri başlamış ve kalite kontrol faaliyetleri devam etmektedir. Bu çalışmalar tamamlandıktan sonra beton imalatlarına başlanacaktır. İnandık barajının tamamlanmasının ardından bölgede yapılacak sulu tarım ile 2020 yılı birim fiyatlarına göre milli ekonomiye yıllık 16 milyon 770 bin TL katkı sağlanması hedefleniyor.”dedi. 

GYODER / YETGİN: Yeni İnşaat Ruhsatı Başvurusu Yüzde 60 Azaldı, Konut Stoku Hızla Tükeniyor!

İnşaat ve gayrimenkul sektörü kriz iddialarını tartışmaya devam ederken Türkiye’nin en büyük gayrimenkul çatı derneklerinden biri olan GYODER’in Başkanı Feyzullah Yetgin gayrimenkul sektörü hakkında önemli açıklamalarda bulundu. 2020 yılı gayrimenkul sektörü beklentileri ve hedefleri haberimizde.

GYODER Başkanı Dr. Feyzullah Yetgin gayrimenkul sektörüne yönelik olarak önemli açıklamalarda bulundu. Yatırım Ortamının İyileştirilmesi başlığı ile GYODER tarafından düzenlenen Yüksek İstişare Kurulu toplantısı kapsamında açıklamada bulunan Yetgin hem sektörün mevcut durumunu hem de mevcut sorunların çözümü hakkında fikirlerini beyan etti. 

Yetgin: İnşaat ruhsatı başvurusu yüzde 60 azaldı, konut stoku hızla tükeniyor!

İnşaat ve gayrimenkul sektörünün son dönemdeki yasal düzenlemeler ile desteklendiğini belirten Yetgin “Kamunun sektöre yönelik son düzenlemeleriyle birlikte orta ve uzun vadede Türkiye’nin vizyonuna yakışır bir şekilde sektörde de düzenlemeye gidilmesi gerekiyor. Aynı zamanda yapılan bu regülasyonların da işletilmesi lazım. Son bir yılda yeni inşaat ruhsatlarının alımında yüzde 60’ın üzerinde azalma görüldü. Stoklar da yavaş yavaş eriyor. Bugün yurtiçi gayrimenkul piyasasının talep yönü konjonktürel olarak düşük olsa dahi, 2020 yılında sektörün tekrar canlılık kazanacağı aşikâr” diyerek yukarı yönlü çıkışı işaret etti. 

Gayrimenkul Sektörünün Önü Açık!

Yapılan yeni düzenlemelerin şu anda sektörün içerisinde bulunduğu mevcut sorunları aşması için önemli birer adım olduğunu belirten Yetgin ilgili tüm bakanlıkların destekleri ile sektörün içerisinde bulunduğu mevcut koşullardan güçlenerek çıkacağını iddia etti ve gayrimenkul sektörünün önünün açık olduğu değerlendirmesinde bulundu. 

Bakan Kurum Açıkladı! Elazığ’da Kentsel Dönüşüm 10 Gün İçinde Başlayacak!

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum Elazığ’da yaşanan deprem sonrası şehrin yeniden inşası için kentsel dönüşüm temellerinin 10 gün içerisinde atılacağını açıkladı. Depremde en çok hasar gören Elazığ Sürsürü Mahallesi ve Mustafa Paşa Mahallesi için kentsel dönüşüm takvimi açıklandı. Detaylar haberimizde.

24 Ocak Cuma akşamı meydana gelen 6.8 şiddetindeki depremden büyük hasar alan Elazığ’da depremin yaraları sarılmaya devam ediyor. 

Bakan Kurum Açıkladı: Depremzedeler Yeni Evini Yıl Sonuna Kadar Teslim Alacak!

Deprem haberinin gelmesi ile beraber Elazığ’a giden ve halen bölgede denetimlerini sürdüren Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum yapmış olduğu açıklamasında depremde en çok hasar alan Sürsürü ve Mustafa Paşa Mahallesi için kentsel dönüşüm sürecini başlatacaklarını duyurdu. 

Bakan Murat Kurum yapmış olduğu açıklamasında Elazığ’da kentsel dönüşüm çalışmalarına değinerek”Sürsürü Mahallesinde 10 gün içerisinde temel atacağız. Mustafa Paşa’da da temelimizi eş zamanlı atıp, hızlı bir şekilde yıl sonuna kadar konutları bitirmek istiyoruz” dedi. 

Depreme Dayanıklı Konutlar İnşa Edilecek, Vatandaşın Can Güvenliği Garanti Altına Alınacak!

Aktif fay hattı üzerinde bulunan Elazığ’da inşa edilecek olan yeni konutlar depreme dayanıklı olarak üretilecek.  Bu sayede deprem riski yüksek olan bölgede vatandaşın can güvenliği garanti altına alınmış olacak. Tabut binalar kentsel dönüşüm ile yenilenecek ve depreme dayanıklı binalar haline getirilecek. 

Değerli Konut Vergisi Beyanname Verme ve Son Ödeme Tarihi 1 Ay Uzatıldı!

0

Büyük tartışmalara neden olan değerli konut vergisi hakkında beklenen erteleme kararı açıklandı. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan duyuruda değerli konut vergisi beyanname verme süresi ve son ödeme tarihi hakkında uzatma kararı alındığı duyuruldu. Detaylar haberimizde…

Mesken nitelikli olarak kullanılan ve değeri 5 milyon liranın üzerinde olan taşınmazların sahiplerini ilgilendiren değerli konut vergisi hakkında son dakika gelişmesi yaşandı. 

GİB Açıkladı: Değerli Konut Vergisinde Son Dakika Gelişmesi!

Gelir İdaresi Başkanlığı internet sitesi tarafından yapılan duyuru ile söz konusu değerli konut vergisinin son beyanname ve ödeme tarihlerinin uzatıldığı ilan edildi. 

Gelir İdaresi Başkanı Bekir Bayrakdar tarafından yapılan açıklama metni şu şekilde;

T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı

Gelir İdaresi Başkanlığı Emlak Vergisi Kanunu Sirküleri/3 Konusu: Değerli Konut Vergisi beyannamesinin verilme süresi ile bu beyanname üzerine tahakkuk eden verginin ödeme süresinin uzatılması.

Tarihi: 7/2/2020

Sayısı: EVK-3 / 2020-1

İlgili olduğu maddeler: 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu Madde 47 ve 49

1. Giriş 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 49 uncu maddesindeki yetkiye dayanılarak, söz konusu Kanunun 47 nci maddesine göre verilmesi gereken Değerli Konut Vergisi beyannamesinin verilme ve bu beyanname üzerine tahakkuk eden verginin ödeme süresinin uzatılması bu sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

2. Değerli Konut Vergisi Beyannamesinin Verilme ve Ödeme Süresinin Uzatılması 20 Şubat 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2020 takvim yılına ait Değerli Konut Vergisi beyannamesinin verilme süresi 20 Mart 2020 Cuma günü sonuna kadar, bu beyanname üzerine tahakkuk eden verginin 1 inci taksitinin ödeme süresi ise 31 Mart 2020 Salı günü sonuna kadar uzatılmıştır.

Duyurulur.

Değerli Konut Vergisi Beyanname Verme Tarihi ve 1. Taksit Son Ödeme Tarihi Ne Zaman?

Yapılan düzenleme ile beraber değerli konut vergisinde son beyanname verme tarihi ve 1. taksit son ödeme tarihi 31 Mart 2020 olarak güncellendi. 

GYODER YİK’de Gündem “Yatırım Ortamı” Oldu

0

GYODER Yüksek İstişare Kurulu (YİK) toplantısı, Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli ile Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Dr. Nureddin Nebati’nin katılımıyla gerçekleşti.

GYODER’in, ‘Yatırım Ortamının İyileştirilmesi’ başlığı altında düzenlediği 2020 yılının ilk Yüksek İstişare Kurulu toplantısı, Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Dr. Nureddin Nebati ve Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey’in katılımıyla 3 Şubat Pazartesi akşamı Radisson Blu Hotel Vadistanbul’da düzenlendi. GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Feyzullah Yetgin, GYODER Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Dr. Avni Çelik, GYODER Yüksek İstişare Kurulu ve GYODER Yönetim Kurulu Üyelerinin bir araya geldiği toplantıda, gayrimenkul sektörünün son durumu değerlendirildi, çözüm önerileri ve Bakanlıkların sektöre yönelik yürüttüğü çalışmalar ele alındı.

Yatırımcının Önünü Açmamız Gerekiyor

Türkiye’de hala sermaye birikimi ile ilgili problem olduğunu belirten Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, “Yatırımın önündeki engelleri mutlaka kaldırmamız, yatırımcının önünü açmamız gerekiyor. 21. yüzyılda Türkiye, bölgenin zenginliğinden daha fazla pay alacak bir ülkedir. Bütün istatistikler bize Türkiye’nin önünde önemli bir engel olmadığını söylüyor. Türkiye, İş Yapma Kolaylığı Endeksinde 10 sıra yükseldi. 2017’de 69, 2020 yılında 33’üncü sırada yer alıyorduk. Yeni alınan kararlar ve atılan adamlarla 2020’nin sonunda 33’üncü sıranın altına inmeyi bekliyoruz” dedi.

Yabancı Yatırımcıya Vatandaşlık Verilmesi Doğru Bir Adım

Tarım Orman Şurası Eylem Planı’nda yer alan 38 maddeden üç maddenin detaylarını sektör temsilcileri ile paylaşan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Pakdemirli, “Tarım ve orman ürünlerinde ‘markalaşma’ konusunda dünya ile entegre olmamız gerekiyor. O yüzden 250 bin dolarlık gayrimenkul alan yabancı yatırımcıya vatandaşlık hakkı tanınması doğru bir adımdır. Bizim caddelerimizde de dünyanın her yerinden insanlar dolaşmalı. Böylece sizin ürettiğiniz konutlar, işyerleri, AVM’ler satılsın ve bu gayrimenkuller dünyada para ödemeye hazır kitle tarafından alınsın. Biz 4 saatlik uçuş mesafesinde dünya nüfusunun yüzde 40’ına yakın bir konumdayız. Dünyanın en büyük havalimanına sahibiz. 21. yüzyılda bölgenin zenginliğinden pay almamız lazım. Ülke olarak çok büyük potansiyele sahibiz” diye konuştu.

Ahşap Malzeme Kullanımı Artmalı

Eylem Planında yer alan bir diğer maddenin ise orman ürünlerinin teşvik edilerek kullanımının artırılması olduğuna dikkat çeken Dr. Bekir Pakdemirli, “Bu konu, gayrimenkul sektörünü de yakından ilgilendiriyor. Türkiye’nin yüzölçümünün yüzde 29’u orman alanı. 2023 hedefimiz de bu oranı yüzde 30’a çıkarmaktır. Türkiye’de yapılan konutların yüzde 99.2’si betonarme, yüzde 0.7’si yığma tuğla, yüzde 0.1’i ahşap. Türkiye’de ahşap yapı binde 1’in altında. Kanada’da ise yüzde 90 ahşap. Avrupa kıtasında da yüzde 15 ila 20 civarında. Ahşap, bir metrekare çelikten yüzde 35, betondan da yüzde 65 daha hafif. Betondan 24 kat, çelikten de iki kat daha fazla yük taşıyor. 20. yüzyılda ahşabın yerini betonarme aldı. Ama son zamanlarda sürdürülebilirlik gündeme geldiğinden ahşap yine ön plana çıkmaya başlıyor. Üçüncü bir maddemiz ise doğal ekoturizm potansiyelimizi daha fazla ilerletmektir. Türkiye’nin dört bir tarafında kayak turizmi halkla buluşturuldu. Mesela Avusturya’da milli gelirin yüzde 65’i kardan geliyor. Yani karı da kâra çevirmemiz lazım” dedi.

Kır ve Kent Dengesini Korumalıyız

İstanbul genelinde 16 bin 300 hektar, Türkiye genelinde de 620 bin hektar alanın, 2B tespiti yapılıp orman sınırları dışına çıkarıldığını ifade eden Dr. Bekir Pakdemirli,şunları söyledi: “Mülkiyeti orman olmakla birlikte üzerinde orman örtüsü bulunmayan, ağaçlandırılması da mümkün olmayan yerleşim yeri olarak değerlendirilmesi uygun olduğu tespit edilen alanlar ile ilgili de çalışmalarımız devam ediyor. Özel orman alanlarında yapı yapılmasıyla alakalı formalitelerin azaltılması, işlerin kolaylaştırılmasıyla ilgili talepleri değerlendiriyoruz. Ormanlık alanlarda da Millet Bahçesi kurulabilmesi için mevzuat çalışmaları devam ediyor. Kısa süre içinde çalışmamızı tamamlayıp hayata geçireceğiz. Dünyada sektörlerin birbirine geçişi çok önemli. Ülke olarak, ne yapıyorsak her alanda en iyilerini yapmamız lazım. Tarım ve orman alanında da en iyi çalışmaları yapmalıyız. Birçok konuda markalaşacağız, sizler de yaptığınız konutla, pazarlamanızla, markalarınızla ön plana çıkacaksınız ki hep birlikte daha fazla katma değer elde edelim. Bugün Türkiye 82 milyon vatandaşı, 5 milyon mültecisi, 51 milyonun üzerinde turistiyle 135 milyonluk bir ekosistemi beslemekte. Bugünkü Türkiye’nin, tamamen kendi kendine yeterlilik için 53 milyon hektar araziye ihtiyacı var. Bundan sonra atacağımız adımlarda da kır ve kent dengesini korumamız lazım. Özellikle tarım yapılamayacak elverişsiz arazileri kazanmanın yoluna bakacağız. Kadim kültürümüz bize zaten ‘yamaçlarda konutları, ovalarda tarımı yap’ diyor.”

Turizmde Tüm İzin Süreçlerini 60 Günle Sınırlandırdık

Turizm izinleri konusunda da çalışmaların hızlandığını belirten Bakan Pakdemirli, “Yatırım ortamının iyileştirilmesi anlamında artık daha tahmin edilebilir bir yatırım ortamı olacak. Özellikle orman, turizm izinleri ile ilgili şöyle bir genelge çıkarıyoruz; en başta nerelere izin vereceğimize dair her şeyi şeffaf bir şekilde internet sitesinden yayınlayacağız. Vatandaş başvururken bunların hepsini görecek. Ekim ayından beri tüm izin süreçlerini 60 günle sınırlandırdık” dedi.

İstihdamın Ana Ekseni Sizler Olacaksınız

“Türkiye gerçekten büyük potansiyel barındırıyor” diyen Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, konuşmasını şöyle tamamladı: “Türkiye’yi 21. yüzyıla taşıyacak olanlar sizlersiniz çünkü yakın zamanda artık devlet küçülmek durumunda kalacaktır. Teknoloji gelişiyor. Bütün işleri yavaş yavaş e-devlet ortamına taşıyoruz. Biz de Bakanlık olarak verdiğimiz hizmetlerin birçoğunu e-devlet ortamına taşıdık. Bundan sonra asıl istihdamın ana ekseni sizler olacaksınız.”

Hesabınızı Kitabınızı YEP’e Göre Yapın

Türkiye’nin büyüme performansının 2016 yılı üçüncü çeyrekteki bir azalmadan sonra pozitif yönde seyrettiğini belirten Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Dr. Nureddin Nebati, “2018’in son çeyreği, 2019’un birinci ve ikinci çeyreğinde negatif büyüme, hemen üçüncü çeyrekte de 0,9’luk bir büyüme ile inşallah dördüncü çeyrek açıklandığı zaman şaşıracaksınız. Çünkü 2019 yılını çok ciddi bir performans ve büyümeyle tamamlamış olacağız. Tabii 2019’la başlayan bu büyüme 2020’de 5’in üzerinde, 2021 ve 2022’de ise bunun da ötesinde bir rakama ulaşılacaktır. Lütfen hesabınızı kitabınızı YEP’e (Yeni Ekonomi Programı) uyarak yapın” dedi.

Reel Sektör Bir Şey Diyorsa Doğru Söylüyordur

İnşaat sektörünün GSYH içindeki payının 2018’de rekor seviye 7.2’ye ulaştığını, 2019 üçüncü çeyrek itibarıyla da 6,7 civarında olduğunu vurgulayan Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nebati, şöyle konuştu: “Demek ki gayrimenkulcülerimizi, 7,2’ye eklenecek 0,5’lik artış bile 2018’deki o şaşalı günlerine getirecektir ve koşar adımla oraya doğru gidiyoruz. Kredi faiz oranları ise 2019’un Ocak ayında 2.1’di. ‘Bunu 1,49’a, 1,19’a düşürürseniz bu iş toparlanır’ denildiği zaman hemen aynı hafta içerisinde karar mercileri olarak operasyonlar yapıldı ve geçen yılın Aralık ayında faiz 0,99’a düşürüldü. Reel sektör bir şey diyorsa doğru söylüyordur. 2019 Aralık ayında konut satışları, bir önceki yılın aynı ayına göre 136 bin, yani yüzde 47 artarak 202 bin adede çıktı.”

Yabancıya Bir Yılda 887 Milyon Dolarlık Satış Yapıldı

Yabancı yatırımcı konusuna da değinen Dr. Nureddin Nebati, “1 milyon dolar değerinde gayrimenkul alarak vatandaşlık hakkı elde edenlerin toplam sayısı 66 idi. Bu rakamı geçen yıl 250 bin dolara düşürdüğümüz zaman tepkiyle karşılaştık. Oysa bizden sonra da Yunanistan 250 bin Euroya düşürdü. Bir yıl içinde 3 bin 551 kişi gayrimenkul alarak 887 milyon dolar karşılığında taşınmaz aldı. Bu arada sadece 11 ayda yabancılara satışta toplamda 40 bin taşınmaz adedini aştık. Bu, Türkiye’nin bir cazibe merkezi olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

GYODER bugünkü güçlü konumuna üyelerinin katkıları ile ulaştı

GYODER’in temel görevinin, gayrimenkul sektörünü temsil etmek olduğunu belirten GYODER Başkanı Dr. Feyzullah Yetgin, “Sektöre öncülük etmek ve bunu sürekli kılmak için her zaman donanımlı, birikimli ve güçlü bir yapıya sahip olmamız gerektiğinin farkındayız. GYODER, bugünkü güçlü konumuna, üyelerinin yıllardır sürdürdüğü çok değerli katkıları ve vizyonu ile ulaştı. ‘Yatırım Ortamının İyileştirilmesi’ başlıklı gündemimiz de aslında, sektördeki sorunlara çözüm bulmak amacıyla hareket ettiğimizi gösteriyor. Bu amaçla her platformda sektöre katkıda bulunmak için güç birliği oluşturmaya devam edeceğimize inanıyorum” dedi.

Bu yıl sektörün tekrar canlılık kazanacağı aşikâr

Dr. Feyzullah Yetgin, şöyle konuştu: Kamunun sektöre yönelik son düzenlemeleriyle birlikte orta ve uzun vadede Türkiye’nin vizyonuna yakışır bir şekilde sektörde de düzenlemeye gidilmesi gerekiyor. Aynı zamanda yapılan bu regülasyonların da işletilmesi lazım. Son bir yılda yeni inşaat ruhsatlarının alımında yüzde 60’ın üzerinde azalma görüldü. Stoklar da yavaş yavaş eriyor. Bugün yurt içi gayrimenkul piyasasının talep yönü konjonktürel olarak düşük olsa dahi, 2020 yılında sektörün tekrar canlılık kazanacağı aşikâr. Yeni düzenlemelerle, mevcut sorunların aşılması için önemli adımlar atan ilgili tüm Bakanlıklarımızın da destekleriyle, gayrimenkul sektörü, içinde bulunduğu süreçten güçlenerek çıkacaktır. Sektörümüzün önü açık ve önümüzdeki yıllarda sürdürülebilir kentlere odaklanmamız gerekiyor.”

2B’de bürokrasinin hafifletilip bu alanların kente kazandırılması önemli

Yatırım ortamının iyileştirilmesinin iki yönlü olması gerektiğinin altını çizen GYODER Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Dr. Avni Çelik, “Konut alıcısı küçük de olsa bir yatırımcıdır. Konut alıcısı ve yerli-yabancı yatırımcı yönünden yatırım ortamının iyileştirilmesi son derece önemli. Bu iki konunun stratejik olarak çözülmesiyle sektörde her şeyin daha güzel olacağına inanıyorum” dedi. Arsa fiyatlarının, ABD dahil dünyanın birçok yerinde Türkiye kadar değerli olmadığını ifade eden Dr. Avni Çelik, “Arsa fiyatlarına karşı, sektör olarak bir refleks oluşturup, bunu kırma noktasında bir eylem birliği içerisinde olmamız gerekebilir. Sektörde özellikle arsa fiyatları konusunda bir basıncın oluşmasında kamu otoritesinin büyük rolü var. Eğer imar planı onaylanmış, altyapısı yapılmış arsa arzında bir genişleme olursa bu basınç büyük ölçüde düşecektir. Özellikle 2B arazileri konusunda bürokrasinin hafifletilip bu alanların kent dokusuna kazandırılması, özel orman alanları ile ilgili imar planlarının yapımındaki bürokratik engellerin azaltılması ve orman vasfını yitirmiş arazilerin kente kazandırılmasının sağlanması çok önemli. Devletimiz hazine arazileri bakımından son derece zengin. Bunların birçoğu gecekondulaşma, işgaller derken büyük ölçüde kaybedilmiş ama hala yapılacak çok şey olduğunu görüyoruz” diye konuştu.

Konutta KDV oranının yüzde 8’in altına indirilmesini talep ediyoruz

Son ekonomik dalgalanmada kamu tarafında önemli adımlar atıldığını belirten Dr. Avni Çelik, “Yabancı para birimi üzerinde kredi yükü olan bilançolar rahatlatıldı, KDV ve tapu harçları oransal olarak geri çekildi, konut ve ticari kredilerde destekler oluşturuldu, yabancıya konut satışında KDV istisnası getirildi ve vatandaşlık hakkı ile ilgili düzenleme yapıldı. Konut kredisi faizleri etkili bir şekilde başta kamu bankalarında olmak üzere geri çekildi. Bu destekler için ilgili bakanlıklarımıza sektör olarak teşekkür ederiz” dedi. Çelik ayrıca, konuttaki KDV oranının yüzde 8’lerin altına indirilmesini tekrar talep edeceklerini dile getirdi.

Meclis’ten şeref nişanı almanın gururunu yaşıyoruz

Sektör temsilcileri arasında ticari iş birliğini aşan bir gönül birliği ortamı yaratarak, kurumlar arası iş birliğini de artırdıklarını belirten GYODER Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Dr. Avni Çelik, “Böylece güven, sevgi ve yerine göre fedakârlık da olan iş birliklerinin oluşmasına vesile oluyoruz. GYODER bu anlamda güzel işler yaptı. Yakın dönemdeki en önemli çalışmalarını şöyle özetleyebiliriz: 15 Temmuz hain darbe girişimi ülkeye, ekonomiye yapılan bir girişimdi. Ağustos ayında sektöre öncülük ederek oluşturduğumuz ‘Güç Birliği’ platformuyla en iyi ağustoslardan birini yaşadık. Ardından GYODER Yüksek İstişare Kurulu olarak çok gurur verici bir çalışmaya imza attık. 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Yüce Meclisimiz bombalanmıştı. O vahim tabloda üyelerimiz el kaldırdı ve ‘Milletin Meclisini Millet Yapar’ dedi. GYODER üyesi 32 firmanın oluşturduğu bir konsorsiyumla o gün toplanan rakam 70 milyon liraya ulaştı. ‘Milletin Meclisini Millet Yapar Konsorsiyumu’nu hayata geçiren GYODER Yüksek İstişare Kurulu olarak, Meclisimizin hasar gören bölümlerinin onarımının büyük bir özenle tamamlamanın ve Meclis’ten şeref nişanı almanın gururunu yaşıyoruz.”

Toplantıya sektörün önde gelen isimleri katıldı

GYODER Yüksek İstişare Kurulu toplantısına katılan sektörün önde gelen isimleri şöyle: ÖZAK GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akbalık, Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık, KONUTDER Yönetim Kurulu Başkanı Z. Altan Elmas, İsvan Gayrimenkul Turizm Danışmanlık Yönetici Ortağı Ayla Heyfegil, 24 Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Yeniay, Dağ Mühendislik ve Müteahhitlik Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Dağ, NEF Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur, MESA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Boysanoğlu, GYODER Başkan Yardımcısı-PWC Türkiye Şirket Ortağı Ersun Bayraktaroğlu, YTONG Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Hinginar, Çelen Kurumsal Gayrimenkul Değerleme Yönetim Kurulu Başkanı Güniz Çelen, GYODER Başkan Yardımcısı-Öngören Hukuk Bürosu Kurucu Ortağı Prof. Dr. Gürsel Öngören, İŞ GYO Genel Müdürü Hasan K. Bolat, AYD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Altaş, İMPO İmar Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Oflaz, Deniz GYO Genel Müdürü Mehmet Çitil, Kalyon İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Kalyoncu, Zorlu Gayrimenkul Grubu Başkanı Mesut Pektaş, ASTAY Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Toprak, Garanti BBVA Mortgage Genel Müdürü Dr. Murat Atay, YU Group Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Mekki Özkan, İNDER Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, GYODER Başkan Yardımcısı-EPOS Gayrimenkul Danışmanlık ve Değerleme Yönetim Kurulu Başkanı Neşecan Çekici, EYG Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Çelik, Tahincioğlu Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Tahincioğlu, Kuzu Grup Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Özen Kuzu, SİNPAŞ GYO Genel Müdürü Seba Gacemer, Avrupakent Gayrimenkul Geliştirme Yönetim Kurulu Üyesi Serhan Çetinsaya, AKFEN GYO Genel Müdürü Sertac F. Karaağaoğlu, AND Gayrimenkul Genel Müdürü Sibel Ahioğlu Arısan, ARTAŞ İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya, Interconstruction Incorporated Co. Proje ve Müteahhitlik Hizmetler Yönetici Ortağı-2003 dönemi GYODER Eski Başkanı Tankut Gündoğar, TEKNİK Yapı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Umut Durbakayım, İTO Yönetim Kurulu Üyesi-İnşaat ve Gayrimenkul İhtisas Komitesi Başkanı Yakup Köç, Fuzul Yapı İcra Kurulu Başkanı Zeki Akbal.

Türkiye Müteahhitler Birliği’nden Sektör Değerlendirme Toplantısı

0

Türkiye Müteahhitler Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Yenigün, Libya’da karşılaştıkları sorunlar için mesafe kaydedildiğini belirterek, “Ticaret Bakanlığımız anlaşmazlık konularında görüşlerini bildirmişlerdi. Libya tarafından da dün itibarıyla Dışişleri Bakanlığına çözüm önerileri geldi.” dedi.

Yenigün, gazetecilere inşaat sektörünün 2019 yılı performansını ve gelecek dönem hedeflerini merkezlerinde düzenlediği toplantıda anlattı.

Türk müteahhitlik firmalarının yurt dışına açıldıkları 1972’den 2019 yılı sonuna kadar 126 ülkede toplam 400,4 milyar dolarlık 10 bin 108 proje üstlendiği aktaran Yenigün, “Birliğe üye 120 firmamız yurt dışında yapılan taahhüt işlerinin yüzde 90’ını, yurt içinde ise yüzde 70’ini temsil ediyor. Geçen yıl yurt dışında 18 milyar dolarlık sözleşme imzaladık bu yıl için 20 milyar dolar hedefliyoruz.” dedi.

Yenigün, dünya ekonomisindeki dalgalanmalar ve Türkiye’nin bölgesinde yaşanan siyasi sıkıntıların etkisiyle yaşanan kayıplar olduğunu dile getirdi.

Libya’da Türk firmaların hak ediş alacaklarının 1 milyar dolar olduğunu teminat mektupları için yılda 50 milyon dolar komisyon ödediklerini hatırlatan Yenigün sorunların çözümü için mesafe alındığını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Libya Planlama Bakanı Türkiye’ye geldiğinde Ticaret Bakanımızla toplantı yapmışlardı. Ticaret Bakanlığımız anlaşmazlık konularında görüşlerini bildirmişlerdi. Libya tarafından da dün itibarıyla Dışişleri Bakanlığına çözüm önerileri geldi. Bütün ihtilafları çözmek için adım atılmasını umuyoruz. Teknik ekibi davet ederiz müzakerelerimizi yaparız. Konularının çözümü için bir noktaya gelebilirsek sonrasında iki bakan bir araya geldiğinde bir sonuca bağlanmasını bekliyoruz.”

Yenigün, Afrika’da son 5 yıldır Türk firmaların tercih edildiğine de işaret ederek, “Demokratik Kongo Cumhuriyetinin Bakanı 2 ay önce geldiğinde şu ifadeleri kullandı, “Siz Çin fiyatlarıyla Avrupa standartlarında bize iş yapıyorsunuz” bu güzel bir tanımla, onlardan duymak hoşumuza gitti.” ifadelerini kullandı.

Vatandaş Artık Mega Projelere Ortak Olabilecek!

16 senelik Bankacılık Yasası değişiyor. Kısa bir süre önce çıkarılan gayrimenkul sertifikasının kapsamı da genişliyor. Vatandaş artık büyük ölçekli projelere ortak olarak elde edilecek kardan pay alacak.

Türkiye, Bankacılık Kanunu’nda yapılacak değişiklikle yeni bir finansal araçla tanışıyor. Takvim’de yer alan habere göre, bir süre önce çıkarılan gayrimenkul sertifikasının kapsamı Meclis’e sunulan yeni yasayla genişletilerek vatandaşın, köprü, otoyol gibi mega projelere ortak olması sağlanacak. Meclis’e sunulan tarasıyla ilgili bilg konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, kanun teklifinin kabul edilmesi durumundaTürkiye’nin önemli bir finansal enstrümanı tanıyacağını söyledi. Muş, “Proje finansmanı düzenlemesini getiriyoruz. Önemli, büyük ölçekli projelerde vatandaşlarımız projelere, finansman sağlanmak suretiyle ortak olma imkanına kavuşacaklardır” diye konuştu.

Kardan Pay İmkanı

Mehmet  Muş “Buradaki düzenlemeler SPK mevzuatında yapacağımız değişikliklerle sağlanacaktır ve SPK’nin çizeceği, ortaya koyacağı çerçeve içinde yapılacaktır” şeklinde konuştu.

Büyük ölçekli projeler olduğunu söyleyen Muş, “Vatandaşlarımız belli birikimleriyle buraya ortak olabilecek ve bu birikimlerinin karşılığında projelerden elde edilecek kârdan paylarını alacaklardır. Aslında Türkiye’de önemli bir finansal enstrüman olarak tanıtılmış olacaktır.” değerlendirmesini yaptı. Vatandaşların, bunu güvenli şekilde yapabilmeleri amacıyla sınırlarının ve kurallarının belirlenebilmesi için SPK’nin önemli çalışmalar yürüteceğini dile getiren Muş, “Bu, ilk kez tanıtılmış olacaktır. Türkiye’deki finansal piyasalara şimdiden hayırlı olsun.” şeklinde konuştu.

Sektör Güçlenecek

Muş teklifin, uluslararası finansal piyasalarla Türkiye’deki piyasaların uyumlu hale getirilmesini amaçladığını dile getirdi. Muş teklifin, bankacılık sektörünün güçlenmesi ve sermaye piyasalarındaki araçların çeşitlendirilmesini hedeflediğini söyledi.

Komisyonda Merkez’e Yetki

Meclis’e sunulan tasarıdaki bazı başlıklar şu şekilde:

– Bankaları tehlikeye düşürenlerin imza yetkisi kalkacak. 

– Kalkınma ve yatırım bankalarının yeni finansman yöntemleri kredi sayılacak.

– Banka ücret-komisyonlarına dair yetki TCMB’ye verilecek. 

– İçeriden öğrenenlerin ticaretinde ceza alt sınırı 3 yıla çıkacak.

– Manipülasyon suçunun cezasında alt sınır üç yıla çıkacak. 

– BDDK’ya bankacılıkta erken aksiyon alınması için yetki verilecek.

– BDDK’nın bankalardan program isteme yetkisi genişletilecek.

Manipülatif İşlemlere Önlem

Teklifle, finansal piyasalarda manipülatif ve yanıltıcı işlemlerin tanımlanacağını diel getiren Muş, “Bu yanıltıcı ve manipülatif işlemleri yapan bankalara uygulanacak müeyyideler kanun teklifiyle beraber tanımlı hale getirilmiş olacak. Buradaki manipülatif ve yanıltıcı işlemlerin tanımı, uluslararası hukuk ve mevzuatla uyumlu hale gelmiş olacaktır” şeklinde konuştu.

Müeyyide Yolda 

Muş “Bankalara yükümlülükler getireceğiz. Düzenlemeyle müşteriyi yanıltıcı şekilde hareket eden, yapay para hareketleriyle piyasayı manipülatif olarak farklı noktalara sürükleyen veya bu işlemlerin içinde olan bankalar, tanımlanan kuralları ihlal etmeleri halinde müeyyideyle karşılaşacak” diye konuştu.

Mardin’e 450 Odalı Otel Yapacak

0

Aşarlar Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi Artuklu Yalım Mahallesi Ayınsince Mevkii’ndeki 18 bin 375 metrekarelik arsa üzerinde turistik ve sosyal tesisi inşa edecek. Tesiste 450 oda kapasiteli otel ve kır düğün salonu yapılarak işletilecek.

Projede yapılacak olan apartlardaki daire biçimleri 2 yataklı 5 adet süit oda, 4 yataklı 2 adet kral dairesi ve 2 yataklı 443 normal standart çift kişilik oda şeklinde olacak. Ayrıca tesisteki lobide 200 kişilik oturma grubu, 300 kişilik 1. sınıf lokanta, 3 adet 100 kişilik alacarte lokanta, 500 kişilik konferans, balo vb. etkinlik için çok amaçlı salon, SPA merkezinde 4 adet masaj odası, 1 adet sauna, 3 adet aile tipi ve 1 adet genel olmak üzere 4 adet Türk hamamı-fitness center, 1 adet açık, 1 adet de kapalı olmak üzere yetişkin ve çocuk yüzme havuzu yer alacak.

“Kentsel dönüşümde fırsatçı müteahhitlere ‘dur’ denilmeli”

0

İnşaatçılar Derneği (İNDER) tarafından yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla 5 şubat 2020 çarşamba günü düzenlenen ve İNDER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Salih Kuzu, Reşit Gediz ve Yener Yıldırım, yönetim kurulu üyeleri İrfan Aşçıoğlu, Eyüp Ensar Saral, Fatih Adnan Albayrak, Yılmaz Aktaş, Nimetullah Kaya ve Kürşat Coşkun Ufuk ile İNDER Genel Sekreteri Kubilay Salihvatandaş’ın da katıldığı “2020 Vizyonu” başlıklı değerlendirme toplantısında konuşan İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım, son dönemde ülke genelinde çok sık deprem yaşandığını kaydederek, artık depremlerde can ve mal kaybının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.

İnşaat sektöründe birtakım önlemler alınması gerektiğini dile getiren Durbakayım, yaşanan can kayıplarına depremin değil, çürük ve riskli binaların neden olduğunu vurguladı.

Durbakayım, “İnşaat sektöründe ele alınması gereken önlemler bu kapsamda değerlendirilmeli. Depremde yaşanan kayıplarda kötü yapılaşmaya imza atan inşaatçılar, riskli binaların yenilenmesine engel olan arsa sahipleri ve haksız rekabete neden olan müteahhitlerin vebali bulunuyor.” diye konuştu.

Ölümlere ve yaralanmalara sebep olan kötü yapıları inşa eden ve inşa ettirenlerin; insan hayatına bilerek kast edenlere verilen ceza ile aynı derecede ceza verilmesi gerektiğini vurgulayan Nazmi Durbakayım, kentsel dönüşüm projelerine engel olanlara da ağır yaptırımlar uygulanması gerektiği önerisinde bulundu.

“Kentsel dönüşümde fırsatçı müteahhitlere ‘dur’ denilmeli”

Durbakayım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kararlı bir tutum izleyerek gerekli adımları attığını belirterek, ilk olarak müteahhitlik sınıflandırması yapıldığını ve artık inşaatların gerçek müteahhitler tarafından yapılacağını söyledi.

Diğer taraftan deprem ve sağlıklı yaşam için kentsel dönüşüm konusunda yasaların da ilgili kurumlar tarafından hazırlanıp yürürlüğe konulduğunu açıklayan Durbakayım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Riskli binaların yenilenmesi için tüm yasal uygulamalar devreye girdi. Ancak bu konuda atılması gereken bazı adımların olduğunu düşünüyoruz. Kentsel dönüşümü kar amaçlı rekabete sürükleyen ve kat sahiplerine yerine getirilmesi mümkün olmayan taahhütlerde bulunan müteahhitlere ve diğer kat maliklerinin can güvenliğini riske atarak kişisel çıkar peşinde olan birkaç hak sahibine dur diyecek ek düzenlemelere ihtiyaç var.”

Durbakayım, daha önce yaptığı binaları riskli raporu alanlar için kayıt düşülmesi gerektiğini belirterek, bu konuda düzenleme yapılması çağrısında bulundu.

“Mücadelemiz rant ve kişisel çıkar peşinde koşanlarla”

Nazmi Durbakayım, deprem riskini ve çarpık yapılaşmayı ortadan kaldırmak için hazırlanan yönetmelik ve yasaların hem bireylerin hem de firmaların kişisel çıkarları nedeniyle istenildiği şekilde ve ölçüde kullanılamadığına değinerek, şu ifadeleri kullandı:

“Kurumsallaşamamış firmalar kentsel dönüşüm için devletin sunduğu imkanları rant uğruna suistimal ediyor. Yine rant uğruna daha önce kendi yaptığı binaya çürük raporu alarak yeniden inşa eden firmaların varlığı devam ediyor. Diğer taraftan kat mülkiyeti kanununun ardına sığınan bireyler ise birkaç metrekare uğruna dönüşüm projelerini kilitleyerek yüzlerce hak sahibini tabut binalarda yaşamaya mahkum edebiliyor.”

Durbakayım, yaklaşık 5-6 yıl önce kentsel dönüşüm projelerinde yapılan tutarsız sözleşmelerin sektördeki durgunlukla birlikte ortaya çok sayıda mağdur çıkardığını kaydederek, projeyi almak için hak sahiplerine taahhüt edilen oranların, açıktan verilen paralar ve taahhütlerin, yapılmaya çalışılan projelerde karşılığını bulamadığını söyledi.

Bu süreçte müteahhitlerin kapısını çalan hak sahiplerinin dairelerini depreme karşı güçlendirmek yerine ekstra rant elde etmeyi ön plana aldığını dile getiren Durbakayım, ancak ekonomik durgunlukla birlikte rantı ön plana alanların teker teker mağdur olduğunu vurguladı.

Nazmi Durbakayım, “Ancak bizi endişelendiren tek şey, bu sebeplerden dolayı beklenen depreme hazırlıksız yakalanıp can kayıplarının olmasıdır. Deprem gerçeği bir kez daha kapımızı çaldı. Kentsel dönüşümün gerçek anlamda yapılması için herkes şapkasını önüne koymalı.” dedi.

“Hükümet, düşük faiz oranlarıyla önümüze ışık tuttu”

Durbakayım, sektörle ilgili yaşanan gelişmelere değinerek, genel ekonominin ve inşaat sektörünün eski gücüne kavuşması için temellerin devlet tarafından atıldığını söyledi.

Konut kredisinde faiz oranlarının yüzde 0.79’a kadar indirilerek inşaatçılara ışık tutulduğunu dile getiren Durbakayım, müteahhitlik ve imar yasaları sayesinde daha güvenilir ve yaşanabilir şehirler için perspektif sunulduğunu bildirdi.

Durbakayım, yeni dönemde hasılat paylaşımı ve kat karşılığı proje yapım devrinin kapanacağı belirterek, “Artık yeni projelerde kar-zarar ortaklığı sistemiyle hareket edeceğiz. Ayrıca artık firmalar arası rekabet hammadde teminindeki fiyatlar üzerinden değil, projedeki kalite ve satış sonrası hizmette olacak.” diye konuştu.

2020’de konut satışlarının 1.4 milyon adede ulaşması bekleniyor

İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım, yabancıya konut satışlarının toplam içerisinde payının yüzde 1’den yüzde 3’lere çıktığını belirterek, Avrupa kentlerine bakıldığında bu oranın henüz yeterli olmadığını, artırılması gerektiğini söyledi.

Geçen yıl ipotekli ve birinci el konutta satışların düştüğünü, tüketicilerin ikinci ele kaydığını dile getiren Durbakayım, düşük faiz oranlarıyla birinci el ve ipotekli satışların toplamdan aldığı payın tekrar artacağını bildirdi.

Durbakayım, “2020 her halükarda çok iyi olacak. Bu yıl piyasanın hareketli olacağını, toplam konut satışlarının 1.4 milyon adet düzeyinde gerçekleşeceğini, yabancıya satışın toplamdan aldığı payın yüzde 3’lerden yüzde 4’lere çıkacağını düşünüyoruz.” dedi.

Geçen yıl verilen inşaat ruhsat sayısında gerileme olduğunu anımsatan Durbakayım, ancak daha önce ruhsat alıp henüz inşaata başlamayanların bulunduğunu, bu projelerin hızla devreye gireceğini ifade etti.

Durbakayım, 2018’de ekonomide yaşanan dış ataklar nedeniyle sektörün 2019’da yüzde 13 civarında küçüldüğünü belirterek, ancak bu yıl itibarıyla büyüme çizgisinin yukarı doğru hareket edeceğini ve en az yüzde 7.5 büyüme beklediklerini söyledi.

Sektörün istihdam rakamının 2.2 milyon kişiden 1,6 milyona kadar gerilediğini dile getiren Durbakayım, yıl sonuna doğru yeni projelerin devreye girmesi ve yavaşlayan projelerin hız kazanmasıyla bu rakamın önce 1.8 milyona, 2021’de ise 2 milyon seviyesine yükselmesini öngördüklerini bildirdi.

“Deprem nedeniyle vakit kaybına tahammülümüz yok”

İNDER Yönetim Kurulu Başkan Vekili Engin Keçeli, deprem konusunun her şeyden önce geldiğini belirterek, deprem riski taşıyan binaların bir an önce yıkılıp yeniden inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.

Bu yenilenmenin ancak ve ancak kentsel dönüşüm hamlesiyle gerçekleşebileceğini dile getiren Keçeli, bu konuda artık vakit kaybına tahammül edilemeyeceğini söyledi.

Keçeli, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırlayıp yürürlüğe koyduğu Afet Yasası’nın depreme hazırlanmak ve tabut binalardan kurtulmak için atılan çok iyi bir hamle olduğunu kaydederek, şu ifadeleri kullandı:

“Herkes tabut evlerden kurtulacağı için umutlanmıştı. Ancak geçtiğimiz son 5-6 yılda boşa vakit geçirdik. Parayı, insan hayatına tercih edenler yüzünden yaşandı bu gecikme. Bu yasa tekrar gözden geçirilmeli, deprem riski taşıyan binaların yenilenmesinin önüne set çeken veya dönüşümü geciktiren müteahhit, kat maliki, yönetmelik gibi her türlü engel ortadan kaldırılmalı.”

Candemir İnşaat Yatırımlarını İstanbul’a Taşıyor

1988 yılında kurulan ve Gaziantep’te çağdaş kent yaşamına uygun modern rezidans projelerine imza atan Candemir İnşaat, yapı sektöründeki deneyimini İstanbul’a taşıyarak iddialı projeler gerçekleştirmeyi hedefliyor.

1988 yılında kurulan ve Gaziantep’te çağdaş kent yaşamına uygun modern rezidans projelerine imza atan Candemir İnşaat, yapı sektöründeki deneyimini İstanbul’a taşıyarak iddialı projeler gerçekleştirmeyi hedefliyor. Firma, İstanbul’daki projelerini Plusera İnşaat adıyla hayata geçirecek.

1988 yılından bu yana faaliyet gösteren ve hayata geçirdiği modern rezidans projeleriyle Gaziantep’te referans gösterilen güvenilir inşaat firmalarının başında gelen Candemir İnşaat, yatırımlarını İstanbul’a da taşıyor. Kuruluşundan bugüne yüzlerce konutun yapımını tamamlayan firma, Plusera İnşaat adıyla İstanbul Maltepe’de merkezi bir kent lokasyonunda dört bloktan oluşan büyük bir projenin hazırlıklarını sürdürüyor. 

Referans Gösterilen Rezidanslar 

Candemir İnşaat halihazırda Asce Safir, Vadi Evleri, İpek Plaza ve Asce Sarıyer olmak üzere dört projeyi birden yürütüyor. Asce Safir’de 3 blokta 208 daire, Vadi Evleri’nde 3 blokta 72 konut ve 5 mağaza, Asce Sarıyer’de 3+1 kat bahçeli 184 daire, İpek Plaza’da ise 220 metrekarelik lüks daireler ve mağazalar yer alıyor. Candemir İnşaat’ın tamamlanmış projeleri arasında ise Verda House, Türkmen Sitesi, Safir Konutları ve Evler yer alıyor. Firmanın imza attığı projeler, yer aldıkları lokasyonlarda mimari tasarımı, inşaat kalitesi ve dairelerin konforu ile fark yaratmayı başarıyor. 

İstanbul’da İddialı Projeler Gerçekleştirilecek

Plusera İnşaat’ın Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Candemir Yozgat, tanınmış mimarlık ofisleriyle çalıştıklarını ve çağdaş kent yaşamına uygun rezidans projelerini hayata geçirdiklerini kaydederek, “Yaşanılacak mekanlar sunmak amacıyla inşa ettiğimiz her yapıda kendimizin yaşamak istediği mekanlar hayal ediyoruz. Başarımızın bu yaklaşımımızdan kaynaklandığına inanıyorum” diyor.

İstanbul’da iddialı projeler gerçekleştirmek üzere 2017 yılında bir firma kurduklarını ve çeşitli projeler üzerinde çalıştıklarını ifade eden Candemir Yozgat, 2020 yılının ilk yarısında Maltepe’nin gözde bir lokasyonunda 397 bağımsız bölüm ve 20 ticari üniteden oluşan prestijli bir projeye başlayacaklarını duyurdu. Söz konusu projenin her metrekaresinin özenle ve titizlikle projelendirildiğini söyleyen Yozgat, projeyi İstanbul’un önde gelen bir mimarlık ofisiyle birlikte geliştirdiklerini belirtti. İstanbul’da birkaç yıl içinde bir dizi proje gerçekleştirmek istediklerini dile getiren Yozgat, firma olarak güçlü bir finansal yapıya sahip olduklarını, inşasını tamamladıkları tüm projelerinde rahatlık, konfor ve güveni ön plana çıkardıklarını vurguladı.    

2020 Konut Stoku Raporu: 2 Milyon Ev Satılmayı Bekliyor! Stok 5 Yılda Eriyecek, Konut Fiyatları Bu Kadar Ucuz Olmayacak

Gayrimenkul sektörünün sırtında büyük bir kambura dönüşen konut stoku hakkında son araştırma raporu yayımlandı. Rapora göre Türkiye’de 1 milyonu inşaatı tamamlanmış ve oturama hazır, 1 milyonu da halen inşaat süreci devam eden tam 2 milyon konut stoku var. Ancak buna rağmen konut fiyatlarına zam kapıda… Ev sahibi olmak, evimi satmak istiyorum diyenleri ilgilendiren bilgiler haberimizde!

Türkiye’nin konut stoku tartışılmaya devam ederken konu hakkında son rapor Uluslararası ısı yalıtım firması Baumit tarafından açıklandı.  Konut kredisi faiz oranlarında yaşanan düşüşe ve buna bağlı olarak artan talebe rağmen konut stoku erime hızı beklenen seviyeye çıkamadı. 

Türkiye’de İnşaatı Bitmiş, Oturulmaya Hazır Tam 1 Milyon Konut Stoku Var!

Açıklanan rakamlara göre Türkiye’de inşaat süreci tamamlanmış tam 1 milyon konut stoku bulunuyor. Bu stoka ek olarak ise halen inşaat süreci devam eden 1 milyon konut bulunuyor. Yani Türkiye’nin toplam konut stoku 2 milyon civarında bulunuyor. 

Raporu değerlendiren Baumit Genel Müdürü Atalay Özdayı “Şu anda ülkemizde 1 milyon bitmiş, 1 milyon da inşaatı devam eden konut var. Ekonominin toparlanmaya başlamasıyla konut alımları yıllık 600 bin ila 650 bin seviyelerine çıkıyor. Bu yıl 500 binin üzerinde konut satışı olacağını düşünüyoruz. Tabi konut satışlarını etkileyen en önemli etken düşen kredi faizleri olacak. Olağanüstü bir durum oluşmaması halinde 2 milyonluk konut stokunun 5 yılda eritilebileceği düşünülüyor” açıklamasında bulundu. 

Konut Fiyatları 2020 Yılında Ne Olur, Ev Fiyatları Zamlanacak mı?

Konut stokuna rağmen konut fiyatlarının ilerleyen dönemde zamlanacağını belirten Özdayı özellikle de İstanbul konut fiyatlarının bu kadar düşük olmasının ileriki dönemde mümkün olmayacağını söyledi.  Gerek konuta olan talebin artması gerekse de konut arzının yani üretilen yeni konut sayısının düşmesi ile beraber konut fiyatlarında artışın kaçınılmaz olduğu belirtiliyor. 

Çamlıca Kulesi’nde İnşaat Çalışmalarında Sona Gelindi

0

Çamlıca’da görüntü kirliliği oluşturan antenlerin ve kulelerinin tek bir noktada toplanması için yapımına başlanan Küçük Çamlıca TV-Radyo Kulesi inşaatında sona yaklaşılıyor. 365 metre yüksekliğindeki kulenin alt kısmının da tamamlandığı görüldü. Kuledeki çalışmalarda gelinen son durum ise havadan görüntülendi.

365 metre yüksekliğindeki kulede, restoranların ve diğer sosyal alanların içinde yer alacağı bloklar bir bir yerine yerleştirildi. Son olarak kulenin alt kısmının ve çevresindeki inşaat çalışmalarında da sona gelindi.

Çalışmaların hız kesmeden devam ettiği kule İstanbul’un simgelerinden bir tanesi olacak. Küçük Çamlıca TV-Radyo Kulesi’nin restoran bölümünün iç kesiminde de inşaat çalışmaları sürüyor.

Deniz seviyesinden yüksekliği 229 metre olan Küçük Çamlıca tepesindeki kule 53 kattan oluşacak ve her bir kat 4,5 metre yükseklikte olacak. 365 metre yüksekliğe sahip kulenin, 163 metresi verici olacak. Betonarme kısımda ise ofisler, mağazalar, restoranlar ve seyir kulesi yer alacak.

Bakan Murat Kurum’dan Topyekün Kentsel Dönüşüm Seferberliği Talimatı!

0

Türkiye Elazığ depremi ile beraber bir kere daha deprem gerçeği ile yüz yüze gelirken özellikle de deprem riski yüksek olan bölgelerde bulunan riskli binalarda oturan kişilerde büyük tedirginlik yaşandı. Konu hakkında açıklamadan bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ise kentsel dönüşümün öneminin bir kere daha ortaya çıktığını belirterek seferberlik talimatı verdi!

Türkiye Elazığ’da yaşanan deprem haberi ile büyük bir şok yaşamış yıkılan ve hasar alan binlerce bina olması Türkiye’de riskli bina stoku konusunun bir kere daha gündeme gelmesine neden olmuştu. 

Ege, Akdeniz ve Marmara bölgesinin sürekli olarak meydana gelen depremlerle sarsılması deprem korkusunu arttırırken uzmanların yapmış oldukları aktif fay uyarıları da tehlikenin boyutlarını gözler önüne sererken vatandaş “Türkiye depreme hazır mı?” sorusunun yanıtını merak ediyor. 

Türkiye’de Kentsel Dönüşüm Artık Milli Güvenlik Meselesi Haline Gelmiştir!

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, deprem bölgesini ziyaret eden Sabah Gazetesi yazarı Seda Tabak ile özel bir röportaj gerçekleştirerek kentsel dönüşüm hakkında merak edilen soruları yanıtladı. Bakan Kurum artık Türkiye’nin kentsel dönüşüm konusunda kaybedecek bir günü dahi olmadığını belirterek Türkiye’nin yüzde 66’sının deprem bölgesi olduğuna dikkat çekti. 

Depremle mücadelenin en az terörle mücadele kadar önemli olduğunu belirten Bakan Kurum konu hakkında topyekün seferberlik ilan edilmesinin şart olduğunu söyledi. Türkiye’de toplamda 6.7 milyonluk riskli konut stoku bulunduğunu belirten Bakan Kurum yılda en az 300 bin konutu kentsel dönüşüme almak istediklerini dile getirdi. 

Devlet Gerekli Önlemleri Aldı, Artık Kentsel Dönüşüm Mağdurları Olmayacak!

Vatandaşın artık mağdur olmaması adına pek çok yasal düzenleme yaptıklarını belirten Bakan Kurum “Tek taraflı fesih hakkından müteahhitlik sektörünün disipline edilmesine, yarım kalan inşaatların tamamlanmasına dönük düzenlemelerden maketten satış konusunda yapılacak yeni düzenlemelere kadar çok kapsamlı değişiklikleri hayata geçirdik” dedi. Buna ek olarak müteahhidin borcundan dolayı evini kentsel dönüşüme verenlerin taşınmazlarına haciz ve tedbir uygulanmasının yasaklandığını belirten Kurum bir daha seçilemeyecek olsalar dahi makam yerine kentsel dönüşümü tercih edeceklerini ve mutlaka bu süreci tamamlamakta kararlı olduklarını söyledi. 

Galataport Gün Sayıyor

0

5 Nisan 2020’de ilk cruise gemisini karşılamaya hazırlanan Galataport’ta inşaat süreci tüm hızıyla devam ediyor. Yolcuların özel bir sistemle gemi yanaştıktan sonra ‘yer altında’ karşılanacağı liman inşaatına Hürriyet olarak girdik. Galataport İstanbul Genel Müdürü Erdem Tavas, 5 Nisan’a kadar taahhüt edilenlerin tamamının hayata geçirilerek, liman kısmının hizmete alınacağını söyledi.

Hürriyet gazetesinden Burak Coşan’ın haberine göre; İstanbul ve turizm sektörünün uzun yıllardır açılmasını beklediği Galataport’ta son dönemece girildi. 5 Nisan’da ilk geminin yanaşacağı cruise limanında inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Yaklaşık 2 bin 200 kişinin çalıştığı inşaat alanına Hürriyet olarak girip çalışmaları yerinde görme fırsatı bulduk. Galataport İstanbul Genel Müdürü Erdem Tavas, Galataport İstanbul Liman İşletme Genel Müdür Yardımcısı Figen Ayan, Galataport İstanbul Proje Geliştirme Pazarlama ve Kiralama Genel Müdür Yardımcısı İrem Yücel Kaymak ve Galataport İstanbul Proje Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Ali Pusat ile birlikte hem şantiye alanını gezdik hem de son gelişmeleri öğrendik. 2013’te ihalesi yapılan ve 2014’te yer tesliminin gerçekleştiği alanın ilk beton dökme işlemi ise 2018 nisan ayında yapıldı.

Galataport yönetimi, 1.2 kilometrelik sahil şeridine sahip proje alanında tüm çalışmaların planlandığı şeklinde devam ettiğini, herhangi bir aksama yaşanmadan ilk geminin yanaşacağı 5 Nisan tarihine kadar taahhüt edilenlerin tamamının gerçekleşeceğini söyledi. Projede yerin üstünde yapılan çalışmalar dışında, yer altında yapılanlar da dikkat çekiyor. Yönetim bunu “Yeraltında bir havalimanı inşa ettik” diye tanımlıyor.

1 Milyar Dolarlık Ekonomi

Projenin tamamı bittiğinde yıllık ziyaretçi sayısının 25 milyon kişi olması bekleniyor. Bunun 7 milyonunun yabancı turist, 1.5 milyonunun ise cruise turisti olacağı tahmin ediliyor. Sadece bir limanı barındırmayan proje içinde yeme-içme alanları, ofisler ve perakende noktaları da yer alıyor. Müzelerin ve meydanların da olduğu proje tamamlandığında yılda 1 milyar dolarlık ekonomi yaratacağı ifade ediliyor. 2 bin 300 araçlık bir otoparkın da yer alacağı Galataport inşaatı, Doğuş ve Bilgili gruplarının ortaklığı ile devam ederken, şirkette Doğuş Grubu’nun payı yüzde 81, Bilgili Grubu’nun payı ise yüzde 19. İhale bedeli dahil projenin maliyeti ise 1.7 milyar dolara ulaştı. İşte uzun yıllardır tartışılan, yapımı merak konusu olan, içinde neler barındıracağı merak edilen Galataport ile ilgili ayrıntılar…

Türkiye’ye İlk Kez Gelecek Markalar Olabilir

İstanbul Proje Geliştirme Pazarlama ve Kiralama Genel Müdür Yardımcısı İrem Yücel Kaymak:

* Sadece cruise limanı değil burası bir yaşam alanı yaratıyoruz.

* 52 bin metrekare perakende, 43 bin metrekare ofis alanı var. 

* Alan, Paket Postanesi ve Salı Pazarı tarafı olarak ikiye ayrılıyor. 

* Paket Postanesi’nde 70 mağazada geleneksel ve modern alışveriş bir arada olacak. 

* Alandaki mağazalar için yüzde 70 yerleşimler tamamlandı, yüzde 30’u ile de anlaşmalar yapıldı. 

* Yüzde 35’lik kısım yeme-içmeye ayrıldı

* Ticari kısımların büyük çoğunluğu da 2020 içinde açılacak.

Tayfa 70 Euro, Cruise Turisti 40 Euro Harcıyor

Galataport İstanbul Liman İşletme Genel Müdür Yardımcısı Figen Ayan:

* 2020 ve 2021 için yapılan rezervasyonların yüzde 50’si Galataport’u ana liman olarak kullanacak.

* Turistler böylece İstanbul’da daha fazla kalıp, daha fazla harcama yapabilecek. 

* Bir gemi tayfası ortalama 70 Euro, cruise yolcusu 400 Euro harcıyor. 

* Türkiye’de turist başı ortalama gecelik harcama ise 68 dolar civarında.

Figen Ayhan: 2021’de 180 Gemi ile 350 Bin Turist Gelecek

* 2020 için şu anda 61 gemi geliyor. 2021’de bu sayı 180’e çıkacak. 350 bin turist ağırlanacak. 

* Kış aylarında İstanbul’a hiç gemi gelmezdi. Biz ise kış ayları için gemilere tüm konularda yüzde 60 indirim yaptık. 

* Böylece gemilerin kışın da İstanbul’a gelmesini sağlıyoruz. 

* Dünya sularında 350 cruise gemisi var. 100’ün üzerinde gemi de inşa halinde.

* Gemilerin boyutları giderek büyüyor. En büyüklerini ağırlayacak kapasitedeyiz.

Limana Gelen Yolcular Yer Alrına Alınıyor

Galataport İstanbul Genel Müdürü Erdem Tavas:

* 200 yıldır cruise yolcuları dışında kimsenin giremediği 1.2 kilometrelik sahil halka açıldı.
* Dünyada ilk kez yer altına cruise terminali yaptık. 
* Geçici gümrük alanı oluşturduk. Bunu da bir kapak sistemi ile hayata geçirdik. 
* Açılan rampa ile gemiden inen yolcular alt kattaki terminal binasına giriş yapıyor. 
* Burada 10 metrelik bir bant halkın kullanımına kapanmış oluyor. 
* Geri kalan kısım istenilen şekilde halkın kullanımında oluyor.

Yer Altında Nasıl Bir Yol İzlenecek

* Rampa ile yer altına giren yolcu eksi birinci kattaki pasaport veya kontrol noktasına ulaşıyor. 

* Sonra alt kattaki valiz alma noktasına ulaşıyor. Oradan taksi ya da otobüslere gidebiliyor. 

* Ya da bir kat daha aşağı inip şehir tarafından çıkış yapabiliyor. 

* Projede toplam 16 metre aşağı inildi. 

* Yer altında bir havalimanı inşa ettik. 

* Bavullar, kumanya alanları, forkliftler yer altında olacak.

Zemin Altına 1.2 Metre Kalınlığında 35 Metrelik Duvarlar Örüldü

Galataport İstanbul Proje Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Ali Pusat:

* Deniz kenarında değil aslında denizin içinde gibiyiz. 

* Eski rıhtım kazıklar üzerindeydi. Biz ise terminal binasını zemin altına da değil denizin altına aldık. 

* Tüm proje sınırlarını 1.2 metre kalınlığında 35 metre yükseklikte betonarme duvarla çevirdik. 

* Bunu da 120 bin metrekarelik bir alan için yaptık.

Erdem Tavas: Tarihi saat 90 cm uzadı müze meydanı oluştu

* Projedeki tarihi saat kulesi etrafındaki metruk binalar nedeniyle görülmüyordu. Bu saati görünür hale getirdik. Saat 90 santimetre uzadı. Eğik saat kulesini dik duruma getirdik. 

* Burada İstanbul Modern Müzesi ve Mimar Sinan Müzeleri var. 

* Orası bir müze meydan haline getiriliyor. 

* Nusretiye Cami ve Kılıç Ali Paşa camileri de aynı bölgede.

300 Milyon Euro’luk Otelin Önünü Gemi Kapatmayacak

Erdem Tavas’a dünyanın sayılı noktalarında yer alan Peninsula oteli ile ilgili, ‘çok yüksek fiyatlara konaklama imkanı sunan otelin önünde gemi park edecek mi’ diye sorduk. Şunları söyledi:

* Dünyada 10 tane otelleri var. 3 tanesinin de inşaatı sürüyor. Biri ise İstanbul’da Galataport içinde. 

* Otel 2021’de açılacak. 

* 300 milyon Euro’luk bir yatırım yapılıyor. Bu yatırımda ortağız. 

* Şartnamemizde de yer alıyor. Otelin önüne gemi yanaşmıyor.

İşçilerin Maaş Ödemelerinde Sorun Yaşanıyor mu?

Erdem Tavas’a geçtiğimiz günlerde gündeme gelen işçilerin maaşların ödenememesi konusunu da sorduk. Tavas, konu ile ilgili şunları söyledi: “O olayı biz de araştırdık. Taşeron firmalarla görüştük. Ancak bazı işçiler maaşlarını alamadığını iddia ediyordu. Bu kadar işçinin çalıştığı yerde net olarak söyleyebilirim ki işçilerin maaşlarını alamaması gibi bir durum yok.”

Akkuyu’da İnşaat Temposu Yükseliyor

0

Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Anastasia Zoteeva, geçen yıl ağustosta Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) ikinci güç ünitesinin inşaat lisansını aldıklarını belirterek “Birkaç ay içinde ikinci ünitenin temeline beton dökmeye başlamayı düşünüyoruz. Şu anda, ünitede hazırlık çalışmaları devam ediyor” dedi.

Zoteeva “2020 projemiz için özel bir yıl olacak. Rusya’da nükleer enerji sektörünün 75. yılını kutlayacağız. İnşaat temposunu yüksek seviyede tutacağız ve Akkuyu NGS’de üçüncü ünitenin izin belgelerini de almış olmayı bekliyoruz” dedi.

4.800’Ü Türk İşçi

Projede 6 binden fazla kişinin çalıştığını belirten Zoteeva, “Sahada çalışanların yaklaşık yüzde 80’i Türk vatandaşı. Bu, en az 4 bin 800 kişilik istihdam anlamına geliyor. Türkiye’de bulunan mevcut insan kaynağını değerlendiriyoruz” diye konuştu.

HSM İnşaat’tan Ege’ye Yepyeni Bir Proje: Ege Yıldızı!

0

HSM İnşaat imzasıyla Aydın Didim’de yepyeni bir proje yükseliyor. 95 bin metrekarelik bir alanda inşa edilen Ege Yıldızı projesinin 350 metrekarelik bir projesi bulunuyor.

3 blokta toplam 670 daireden oluşacak projede otopark, hamam, açık ve kapalı yüzme havuzu, spor alanları, fitness salonu, çocuk oyun alanları, güvenlik ve güvenlik sistemleri, jeneratör gibi pek çok donatı bulunuyor.

Ege’nin en büyük yazlık konut projesi olacak olan Ege Yıldızı projesinde iki ticari alandan oluşacak alışveriş merkezi ve sosyal tesisler de bulunacak.

Projenin yaz aylarında tamamlanıp, Aralık ayında anahtar tesliminin yapılması planlanıyor.

Yeni İnşaat İşleri Siparişleri 16 Puan Arttı

0

‘Türkiye İMSAD Ocak 2020 Sektör Raporu’na göre, TÜİK inşaat sektörü güven endeksi 2020 yılına çok önemli bir artış ile başladı. Geçen yılı kademeli ve sınırlı bir artış ile kapatan sektörün güven endeksi yeni yılın ilk ayında 15,6 puan birden arttı. 2019 yılında kademeli ve kırılgan bir artış gösteren yeni inşaat işleri siparişlerinde de sıçrama yaşandı. Yeni inşaat işleri siparişleri ocak ayında, bir önceki aya göre 16 puan yükseldi.

İnşaat malzemesi sektörünün çatı kuruluşu Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından hazırlanan ‘Ocak 2020 Sektör Raporu’na göre, TÜİK inşaat sektörü güven endeksi yeni yılın ilk ayında bir önceki aya göre 15,6 puan arttı.

Böylece güven seviyesi 2018 yılı Ağustos ayı seviyesinin de üzerine çıktı. İnşaat sektörünün yeni yıla başlarken daha ümitli olduğu görüldü.

Mevcut İnşaat İşleri Seviyesi 0,1 Puan Geriledi

İnşaat işleri mevcut seviyesi 2019 yılı boyunca kademeli bir artış eğilimi içinde oldu. Böylece yılsonunda mevcut iş seviyesi 2018 Ağustos ayı iş seviyesine göre yüzde 20’ye yakın artış gösterdi. Mevcut inşaat işleri seviyesi yeni yılın ilk ayında ise bir önceki aya göre 0,1 puan geriledi. Mevsimsellik ile inşaat işlerinin yavaşladığı ocak ayında mevcut inşaat işlerinin büyük ölçüde korunmuş olması önemli bir gelişme olarak değerlendirildi. Yeni alınan işler, mevcut işleri desteklemeye başladı. Ekonomideki toparlanma da inşaat sektöründeki işlere gecikmeli olarak olumlu katkı sağladı.

İnşaat sektöründe alınan yeni iş siparişleri 2020 yılı Ocak ayında önemli bir sıçrama gösterdi. 2019 yılında kademeli ve kırılgan bir artış gösteren yeni inşaat işleri siparişleri ocak ayında, bir önceki aya göre 16 puan birden arttı. Böylece bir aylık bu artış ile yeni iş siparişleri 2018 Ağustos ayı yeni işler sipariş seviyesine ulaştı.

Planlı Kentsel Dönüşüm ve Güçlendirme Riskleri Azaltır 

Türkiye’de kentsel dönüşüm planı çerçevesinde dönüştürülmesi gereken 6,7 milyon konuttan, öncelikli olarak tespit edilen 1,5 milyon konutun dönüşümünün 5 yıl içerisinde acilen gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Bu çerçevede 100 bini İstanbul’da olmak üzere her yıl 300 bin konutun dönüşümü sağlanmış olacak. Ekim 2019 sonuna kadar bu yapı stoku içinden 152 bin konutun ihalesi yapıldı, 115 bin konut da tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 2023 yılına kadar Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile her yıl 300 bin konutun en az yüzde 10 ila 15’ini dönüştürecek. Böylece Bakanlık 5 yılda 200-250 bin konutun dönüşümünü sağlayacak.

Türkiye’den Nüfusun Yüzde 71’i Deprem Riskiyle Karşı Karşıya

Riskli alanlarla ilgili yürütülen çalışmaların 2019 yılı sonu envanterine göre; riskli alan ilan edilen il sayısı 2019 yılında 53 oldu. Riskli ilan edilen alan sayısı, iptal edilen 10 alan dahil 240’a ulaştı. 2019 sonunda bu alanlarda yer alan yapı sayısı 286 bin 640, riskli alandaki bağımsız birim sayısı 616 bin 270 ve riskli alanda ikamet eden nüfus sayısı 2 milyon 15 bin 205 olarak tespit edildi. Riskli alanın yüzölçümü 12 bin 818 hektar olarak belirlendi. 240 adet riskli alanın 185’inde kendi belediyesinin, 4’ünde TOKİ’nin, 10 alanda ise maliklerin uygulama yapmasına yönelik yetkilendirme yapıldı. Geriye kalan 31 alanda doğrudan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından uygulamalar gerçekleştiriliyor. Ayrıca 10 adet Riskli Alan ilanına karşı iptal kararı verildi.

Yenilenen güncel Türkiye deprem riski haritasına göre Türkiye’nin coğrafi olarak yüzde 66’sı deprem riski altında bulunuyor. Nüfusun ise yüzde 71’i deprem riski altındaki alanlarda ikamet ediyor. Son bir asırda 6 ve üzerinde yaşanan 56 deprem ile 80 binin üzerinde vatandaş hayatını kaybetti. Bu çerçevede deprem odaklı bir kentsel dönüşüm, mekânsal planlama, şehir planlaması ve yapılaşma gerekli bulunuyor. İnşaat sektörü ve inşaat malzemeleri sanayisinin de bu sürece katkı ve uyum sağlaması gerekiyor.

Akdoğan: Kentsel Dönüşüm İle İnşaat Sektörü Tekrar Canlandırılmalı!

Depremin ardından kentsel dönüşüm bir kere daha gündeme gelirken konu hakkında açıklama yapan Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Başkanı Hakan Akdoğan Türkiye’nin bir an önce depreme hazırlanmak için kentsel dönüşüme ağırlık vermesinin zorunlu olduğuna dikkat çekti. Detaylar haberimizde…

Elazığ’da yaşanan deprem ile beraber kentsel dönüşümün önemi bir kere daha ortaya çıkarken gözler riskli yapı stokunun yoğun olduğu bölgelere çevrildi. 

İnşaat Sektörü Kentsel Dönüşüm ile Şahlanacak!

Uzun süredir ekonomide yaşanan daralmadan olumsuz etkilenen inşaat sektörü çıkışı kentsel dönüşümde bulacak.  Konu hakkında değerlendirme de bulunan Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Başkanı Hakan Akdoğan inşaat sektörünün kentsel dönüşüm ile tekrar canlandırılması gerektiğini söyledi. 

Deprem öldürmez bina öldürür gerçeğinin son yaşanan Elazığ depreminde bir kere daha ortaya çıktığını belirten Akdoğan yeni binaların depreme dayanıklı olması nedeni ile tercih edildiğini belirterek her deprem sonrasında yeni binalara olan talebin arttığını vurguladı. 

Depreme Dayanıklı Evlere Talep Arttı, Konut Fiyatları Yüzde 20 Arttı!

Depremin ardından depreme dayanıklı konutlara talebin arttığını belirten Akdoğan “Yapı ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 57 azaldı. Kira fiyatlarına ve özellikle son dönemde satılık konut fiyatlarında artışlar önemli oranda da hissedilmeye başladı. Özellikle deprem sonrası son dönemde yapılan konutlara olan artışlar ile fiyatların son çeyrekte yüzde 20’ye yakın artışlar gösterdiğini görüyoruz. İnşaat sektörü özellikle kentsel dönüş ile tekrar canlandırılmalı” değerlendirmesinde bulundu. 

DASK Ana Sayfasından Deprem Riskini Sorgulayın! 

Vatandaşa da depreme karşı tedbirli olmaları yönünde tavsiyede bulunan Akdoğan herkese oturduğu binanın depreme dayanıklılığını sorgulama konusunda tavsiyede bulundu. Riskli bina tespiti için herkesin duyarlı olmasını isteyen Akdoğan bu konuda yetki belgesi olan emlak danışmanlarından da yardım alınabileceğini dile getirdi. 

Deprem riski konusunda da DASK internet sitesi üzerinden de sorgulama yapılabildiğini belirten Akdoğan Türkiye’nin deprem gerçeği ile yaşamayı öğrenmesi gerektiğini, bunun için de depreme dayanıklı konutların üretimine ağırlık verilmesi gerektiğini vurguladı. 

Alp Dağları’na Cengiz İnşaat İmzası

Cengiz İnşaat, Avusturya ile Slovenya’yı birbirine bağlayan kara yolu tüneli ihalesini kazandı.

Cengiz İnşaat, Avusturya ile Slovenya’yı birbirine bağlayan kara yolu tüneli ihalesini kazandı. Akdeniz’den başlayarak Slovenya üzerinden Avusturya’ya ulaşan; 8 ülkenin ulaşımını etkileyen karayolu hattı, Alp Dağları’na yapılacak Karavanke Tüneli ile sorunsuz işleyecek.


Akdeniz, Balkanlar ve Orta Avrupa’yı birbirine bağlayan karayolu ağındaki en önemli nokta olarak kabul edilen Karavanke Tüneli’nin yeniden inşası ihalesini Cengiz İnşaat kazandı. Yaklaşık 3 yıl süren ihale süreci, geçtiğimiz hafta atılan imzalar ile sonuçlanırken Slovenya Lübliyana’da düzenlenen imza töreninde Cengiz İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Asım Cengiz ve Karavanke Tüneli’nin işletmecisi DARS CEO’su Tomaz Vidiç ve hazır bulundu.

6 Firma Yarıştı

Avusturya ile Slovenya’yı birbirine bağlayan, yaklaşık 8 kilometrelik Karavanke Tüneli’nin yeniden yapılması için 2017 yılında düğmeye basıldı. 4.5 kilometresi Avusturya’da, 3.5 kilometresi Slovenya’da olan tünel için iki ülkede ayrı ayrı ihale süreci başlatıldı. 2018 yılının Mart ayında her iki ülkede de ihaleye çıkıldı. Avusturya bölümünü Avrupa’nın güçlü inşaat şirketlerinden Swietelsky 90 milyon Euro bedel ile kazandı. Slovenya’daki ihaleye ise İsviçre, Yunanistan, Çekya, İtalya’dan firmalar Slovenya’dan yerel şirketlerle anlaşarak katıldı. Türkiye’den ise Cengiz İnşaat tek başına teklif verdi. 6 firmanın yarıştığı ihalede en düşük teklifi 90 milyon Euro ile Cengiz İnşaat kazandı.

İhale Yenilendi

İhale sonucuna özellikle yerel firmalar itiraz etti. İhaleyi düzenleyen kurum ise yerel firmaların baskısından ve Cengiz İnşaat’ın yerel partner kullanmamasından dolayı ihale sonucunu iptal ederken, pazarlık yöntemi ile ihaleyi tekrarlayacağını ilan etti. Kasım ayında yenilenen ihaleye aynı firmalar katılırken Cengiz İnşaat ilk turda 100 milyon ikinci turda da 98 milyon Euro teklif verdi. En yakın rakip firma teklifi 110 milyon Euro’da kalınca ihaleyi ikinci kez Cengiz İnşaat kazandı.

Gök: “Rekabet edemediler”

Cengiz İnşaat Yurt Dışı Projeler Koordinatörü Utku Gök, ihale sürecinin uzun sürdüğünü söyledi: “Slovenya’da yabancı firmaların ihale alması çok zor. Hatta bu yüzden Avusturya’daki ayağı kazanan Swietelsky, bu ihaleye girmedi. Bizim dışımızda girenler de yerel partner kullandı. Biz tek başımıza girdik çünkü hem kendimize hem tecrübemize hem de know how’ıza güvendik. Hatta ilk teklifimiz 90 milyon Euro olmasına rağmen ihaleyi yenilediler. Pazarlık usulüyle yapılan ikinci ihalede de hiçbiri bizimle rekabete giremedikleri için rakam 98 milyonda kaldı.”

“20 ay geriden geliyoruz ama önce biz bitireceğiz”

Utku Gök, sınırın iki ucunda da inşaatın olacağını ve sınırda tünelin birleşeceğini söyledi: “Avusturya tarafındaki inşaat başladı. Biz ise başladığımızda arada 20 aylık fark olacak. İşi 5 yılda bitirmemiz gerekiyor ama biz önceden teslim edeceğiz. Hatta Avusturyalılar bizden 20 ay önde ama onlardan önce sınıra ulaşacağımızı iddia ediyorum. Aramızda büyük bir rekabet olacak ve biz elimizde çiçeklerle sınırda Avusturyalı meslektaşlarımızı bekleyeceğiz. Bu operasyonu ise 250 kişilik bir ekip ile bu işi yürüteceğiz ve bunların yaklaşık 150’i Türk olacak.”

“Zemin şartları zor”

Karavanke Tüneli’nin ulaşım açısından önemine değinen Gök, şu an trafikte büyük sorun yaşandığını söyledi: “Akdeniz ile Balkanları ve Orta Avrupa’yı bağlayan bir hat burası. 8 ülkenin kullandığı bir ağ. TIR trafiği açısından çok yoğun. Tünel ilk olarak 2008 yılında tamamlandı ve tek tüp olarak inşa edildi. Şu an bir gidiş – bir geliş olmak üzere tek tüp içinde iki şeritli bir yol var. Saatte bin 200 araç geçiyor ve trafik sıkışıklığı oluyor. En az yoğunlukta bile tünel içinde en fazla 40 kilometre hıza çıkılabiliyor. Biz yanına bir tüp daha yapacağız ve böylelikle 4 şeride çıkış yapılacak, saatteki hız limiti ise 100 kilometre olacak. Trafik sıkışıklığını çözeceğiz.”

“15 bin kişiye su sağlanacak”

Cengiz İnşaat Yurt Dışı Projeler Koordinatörü Utku Gök, teknik olarak bölgenin çok zor şartlara sahip olduğunu; hatta zeminin Avusturya tarafından bile zor olduğunu söyledi: “Alp Dağlarının dibinde ve iklim şartları yüzünden 4 ay dışarıda çalışamıyorsunuz. Etrafta kayak merkezleri var. Zeminden ise hem metan gazı hem de su kaynağı çıkıyor. Kazı çalışmalarında maden tekniği uygulanacak ve metan gazı çıkartılarak kazı yapılacak. Su kaynağı ise saptanacak ve çelik borularla hemen yakındaki 15 bin nüfuslu Jesenice’ye içme suyu olarak taşınacak. Ayrıca tünel inşaatında havalandırma için ‘jet fan’lar kullanılmayacak. Dikey havalandırma sistemi uygulanacak. Bu ise tünelin iki katlı olacağı anlamına geliyor. Tünelin ilk katı 5 metre olacak ve burası araç trafiği için kullanılacak. 2 metre yüksekliğinde yapılacak ikinci kat ise havalandırma olacak.”

İstanbul’da Duran 3. Metro İnşaatı da Başladı

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sultanbeyli ve Ataşehir metrolarının ardından yapımı duran üçüncü metro olan “Kaynarca-Pendik-Tuzla Metrosu”nda da inşaat çalışmaları yeniden başladı. İmamoğlu, Mecidiyeköy-Mahmutbey Metrosu ile Eminönü – Alibeyköy Tramvayı’nı bu yıl hizmete alacaklarının müjdesini verdi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 2 yıl aradan sona yapımına yeniden başlanan “Kaynarca-Pendik-Tuzla Metro Hattı” için Pendik’teki merkez şantiyede tören düzenlendi. Törene İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra CHP Milletvekilleri Turan Aydoğan ve Gökan Zeybek, Fransa İstanbul Başkonsolosu Bertrand Buchwalter, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, İBB Sözcüsü Murat Ongun, İBB Ulaşımdan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Orhan Demir, İBB Raylı Sistem Daire Başkanı Pelin Alpkökin, İBB Meclisi CHP Grup Sözcüsü Tarık Balyalı, İBB Meclisi İYİ Parti Grup Başkan Vekili İbrahim Özkan, meclis üyeleri ve muhtarlar katıldı. 

“Çok üzgünüz, başımız sağ olsun”

Törende konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sözlerine Suriye’de İdlib’de hain saldırı sonucu hayatını kaybeden Türk askerlerine rahmet dileyerek başladı. İmamoğlu, “Şehit olan 6 askerimiz için üzüntülü olduğumu ifade ediyorum. Ruhları şad olsun. Bütün milletimizin başı sağ olsun. Bu üzücü olaylar hepimizin canını yakıyor. Burada bulunan-bulunmayan bütün vatandaşlarımızı derinden üzen bir süreç. Umuyorum her birimizin, ülkemizin hatta bütün dünyanın beklentisi olan barışa kavuşma konusunda sorumluluğunu tam olarak yerine getiren ülkelerle birlikte barışı hep birlikte tesis ederiz. Çok üzüntülüyüz, başımız sağ olsun” diye konuştu.

“Ulaşıma ve metroya öncelik veriyoruz”

Göreve geldiklerinde seçim sürecinde söz verdikleri gibi ulaşıma ve raylı sistem yatırımlarına öncelik verdiklerin belirten Ekrem İmamoğlu, Kaynarca-Pendik-Tuzla Metro Hattı’nın İstanbul’un doğusundaki en önemli raylı sistemlerden biri olduğunu söyledi. İstanbul’daki düzensiz ulaşım planlama sistemini bir düzene kavuşturmak, finansmanını oluşturmak için büyük çaba harcadıklarını dile getiren İmamoğlu, şuunları dedi:

“Biliyorsunuz, İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak ihaleye çıkılmış; ancak yapımı 2 yıl önce duran Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli ve Ümraniye-Göztepe-Ataşehir metrolarının inşaatlarını yeniden başlattık. Bugün de Nisan 2017’de yapımına başlanan; ancak hakediş ödemelerinin yapılamaması nedeniyle Ekim 2018’de duran “Kaynarca-Pendik-Tuzla Metro Hattı”nın inşaatını yeniden başlatıyoruz. Bu metro hattında, fiziki imalat şu anda, maalesef sadece binde iki. Tabiri caizse inşaata sıfırdan yeni başlayacağız diyebiliriz.”

Yatırımın Durma Bedeli 730 Milyon Lira

Kaynarca-Pendik-Tuzla Metro Hattı’nın 2017 yılı keşif bedeli 1 milyar 613 milyon lira olduğunu, 2020 yılının güncellenmiş fiyatlarıyla ise ihale bedelinin 2 milyar 340 milyon lirayı aştığını aktaran İmamoğlu, “Demektir ki, bu hat bir önceki İBB yönetimi tarafından durdurulmasaydı, zamanında bitirilseydi bugün karşı karşıya kaldığımız 730 milyon liraya yakın fiyat farkıyla yüzleşmemiş olacaktık. İşte bu ve bunun gibi yapılan işlerde plansızlık ve tertipli olmama ya da geleceğe dönük finansman, proje kabiliyetiyle sıralamasıyla düzenlememenin bize vermiş olduğu mali bedeli sizlerle paylaşmak istedim” dedi.

Fransız Kalkınma Ajansı’ndan elde ettikleri 86 milyon avro kredi ile yatırımı başlatacaklarını ifade eden İmamoğlu, Haziran 2019’da göreve geldiklerinde İstanbul’daki 8 metro hattının inşaatını durmuş olarak bulduklarını hatırlattı. İBB Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Raylı sistemlerde çok ciddi finansman sıkıntısı ve teknik sorunlar vardı. Bu konuda çok fedakarca tüm mesaisini bu sürece harcayan yol arkadaşlarım var. Çabalarımız sadece bu 8 hatla da sınırlı kalmayacak. İstanbul’umuzun metro hattına duymuş olduğu ihtiyacı, bütün İstanbullular en az benim kadar biliyorlar. Bu anlamda örneğin; İstanbul’ un batı yakası da çok ihmal edilmiş bir bölümü. Beylikdüzü, Esenyurt çevresi bu anlamda çokça ihmal edilmiş. İstanbul’un en yoğun nüfus alan bölgelerinden biri. Zira şu anda o bölgede, sadece dört ilçenin nüfusu yani metro bekleyen nüfusu 2,5 milyon kişi. İncirli- Beylükdüzü Metro Projesi, yıllardır rafta bekliyor. Bu konuda hızlıca adım atmak istiyoruz.”

“Metro ihalesi yapılmış planı yok!”

“Mahmutbey-Esenyurt Metro Hattı’mızda ne yazık ki, durdurulmuş durumda. Biz İncirli- Beylükdüzü Metro ile Mahmutbey-Esenyurt Metro Hatlarını o bölgede birleştirmek niyetindeyiz. Nedir ilginç tespitimiz? Mahmutbey-Esenyurt Hattının ihalesi yapılmış. Hiç başlanmamış ne yazık ki. Ama daha ilginci, Mahmutbey-Esenyurt Hattının projesi yok. Projesi olmadan ihalesi yapılmış” ifadelerini kullanan İmamoğlu, geçmişte yapılan bu tür yanlışların, alelacele, apar topar, bir takım siyasi mesajlar vermek adına yapıldığının altını çizdi. İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mahmutbey-Esenyurt Hattı gibi yüksek maliyetli bir hattımızdır. Bundan sonraki sürecin tüm teknolojik gelişimlere rağmen, 3 ila 4 yıl süreceğini düşündüğümüzde, İstanbul’un kaybettiği zamanı da, 2017’de yapılan ihalelerden bu yana kaybedilmiş ve bundan sonra da yapımıyla ilgili düzenli bir şekilde süreci organize ettiğinizde, bir hattın bitimi yaklaşık 7 ile 7 buçuk yılı bulmasına sebep olunuyor. Bütün bunlar aslında sürecin planlanmasıyla ilgili derin yanlışlar.”

Mecidiyeköy-Mahmutbey, Birkaç Ay Sonra

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, teknolojinin ilerlemesine rağmen titizlik ve teknik gerektiren metro yatırımlarının zaman aldığını belirterek, “Birkaç ay sonra İstanbul’u çok rahatlatacağını düşündüğümüz Mecidiyeköy-Mahmutbey Metro Hattı’nı bu tertipli ve planlı çalışmalarla birlikte, bir kısım eksikliklerini gidererek, revizyonlarını yaparak inşallah İstanbulluların hizmetine kavuşturacağız. Çok değerli bir hat. Bu hat bir günde yaklaşık 400 binin üzerinde insan taşıyacak olan bu hattın aynı zamanda metrobüsteki yoğunlaşmayı da hafifleştireceğini şimdiden öngörüyoruz. Bir diğer önemli hat ise, Haliç kıyısında yıllardır o bölgedeki tarihi alanı da meşgul eden, aynı zamanda bir nevi görüntü kirliliğine dönüşmüş olan Eminönü-Alibeyköy Tramvay Hattı’dır. Bu hattı da çok hızlı bir şekilde tamamlayacağız. İnşallah bu yıl içerisinde bu hattımızı da İstanbullularla buluşturmuş olacağız. Bütün bu yatırımlarla İstanbul’daki raylı sistemin toplu ulaşımdaki payı yüzde 20,5’ten yüzde 30’lara varmış olacak” şeklinde konuştu.

Gece Metrosu Yoğun İlgi Gördü

İstanbul’un 24 saat yaşayan bir şehir olması nedeniyle gece metrosu uygulamasını başlattıklarını ve uygulamanın vatandaşlardan yoğun talep gördüğünü kaydeden İmamoğlu, “Zarar ederiz ama yapmalıyız dediğimiz bu hizmet artık 24 saat yaşayan bir kentte kar eden bir bölüme dönüşmüş durumda” dedi.

Metrolarda İnternet Çekecek

İmamoğlu, metro inşaatlarını iş güvenliği için çok sıkı bir denetimden geçireceklerine ve raylı sistemlerdeki hava kirliliğini analiz etmek amacıyla da çalışma yürüttüklerine dikkat çekerek, “Metrolarda sürdürülebilir iletişimi sağlamak amacıyla internet, Wi-fi ve diğer hizmetler konusunda da çalışma sürdürüyoruz. Gelişmeleri sizlerle beraber mutlaka paylaşacağız” ifadelerini kullandı.

Projenin Teknik Detayları:

Toplam 12 kilometrelik 8 istasyonlu “Kaynarca-Pendik-Tuzla Metrosu”nda bağımsız 2 metro hattı yapılacak. 

1.Hat: 7,7 kilometre uzunluğunda ve 6 adet istasyonu bulunan “Tavşantepe-Tuzla Hattı.” Bu metro, Kadıköy-Tavşantepe Metro Hattı’nın devamı niteliğinde olacak.

2. Hat ise4,1 kilometre uzunluğunda ve 2 adet istasyonlu “Pendik Merkez-Kaynarca Hattı.” Bu hat ise Hastane İstasyonu’nda bağlanacağı Tavşantepe-Sabiha Gökçen Havalimanı Metrosu’nun devamı niteliğinde olacak.

Kadıköy İstasyonu’ndan hareket eden trenlerin bir kısmı Tuzla İçmeler İstasyonu’na, bir kısmı da Sabiha Gökçen Havalimanı İstasyonu’na gidecek. Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan kalkacak trenlerin de bir kısmı Kadıköy İstasyonu’na, bir kısmı Pendik Marmaray İstasyonu’na gidecek.

“Kaynarca-Pendik-Tuzla Metro Hattı”nın 6 tüneli, tünel açma makinesi TBM ile kazılacak. Bilet holleri aç-kapa olarak yapılacak. Diğer 2 istasyonun peron ve bilet holü komple aç-kapa yöntemiyle inşa edilecek.

Hattın önemi daha iyi anlaşılsın diye Kaynarca-Pendik-Tuzla Metrosu’nun entegrasyon sistemiyle ilgili de bilgiler vermek istiyorum. Burada yapılacak her 2 metro, Kaynarca İstasyonu’nda zemin altında birbiriyle entegre olacak.

Ayrıca Marmaray Hattı ile İçmeler, Pendik ve Ayrılıkçeşmesi istasyonlarında, yapım aşamasında olan Dudullu-Bostancı Metro Hattı ile Kozyatağı İstasyonu’nda, yine yapım aşamasındaki Ümraniye-Ataşehir-Göztepe Metrosu ile de Yenisahra İstasyonu’nda entegrasyon sağlanacak.

İstanbullular, Tuzla’dan, Pendik’ten, Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan raylı sistemle şehrin pek çok noktasına hızlı ve konforlu bir ulaşım imkanına sahip olacak.

Yolculuk Süreleri

– Tuzla-Tavşantepe 11 dk

– Tuzla-Kadıköy 51 dk

– Tuzla-Yenikapı 65 dk

– Tuzla-Ümraniye 51 dk

– Pendik Merkez-Kaynarca 3 dk

– Pendik Merkez-SG Havalimanı 15 dk

– Pendik Merkez-Sultanbeyli 35 dk

Sanayi Tesisleri ve Ticari Binalar İçin Önlem Alınmazsa İstanbul Depremi ile Türk Ekonomisi Çöker!

Marmara ve İstanbul ekonominin kalbi olarak kabul edilirken beklenen Büyük İstanbul depremi bu yönü ile de büyük bir riski beraberinde getiriyor. Olası bir İstanbul depreminde önlemler alınmazsa Türk ekonomisi çökebilir!

Türkiye Elazığ’da yaşanan depremin ardından bir kere daha acı deprem gerçeği ile yüz yüze geldi. 

Özellikle de İstanbul’da beklenen 7.5 şiddetindeki deprem bölgenin sanayi tesislerindeki yoğunluğu nedeni ile de endişe yarattı. 

İstanbul Depremi Ekonomiyi Vurur! 

Konu hakkında bir yazı kaleme alan Bloomberg HT yazarı Abdurrahman Yıldırım “Türkiye ekonomisinin yaklaşık yarısı Marmara Bölgesi’nde ve fay hattı üzerinde veya civarında bulunuyor. Baştan böyle bir hatayı yapmışız. Sanayi tesislerin depreme hazırlanması gerektiğini İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan açıkladı. Bu yönde kayda değer bir çalışma veya hamle daha başlamış bile değil. Ticari binalardan konutlara kadar yapı stokunun depreme dayanıklılık konusunda sorunlu olduğunu biliyoruz. Bu anlamda binaların yaklaşık üçte ikisi risk altında. Doğaldır ki, 7.5 şiddetinde olacak bir depremde en büyük risk de bina stokundaki sorunlardan kaynaklanacak. İnsani kaybımız ve buna bağlı ekonomik kaybımız da yükselecek. Sanayi tesislerinin depreme dayanıklılığı konusunda envanter bile yok. İstanbul ayrıca hizmetler sektörünün, finans sektörünün de kalbi. Hazırlıksız yakalandığımızda 7.5 şiddetindeki bir depremin sadece insani ve bina kaybı değil, aynı zamanda ekonomi açısından da yıkıcı etkisi olacağı açık. Hatta böyle bir durum Türkiye ekonomisi için de, piyasalar için de tam bir kara kuğu etkisi yaratabilir” uyarısında bulundu. 

İmar Planında Bina Yükseklikleri Serbest Olarak Belirlenemeyecek

TBMM’de onaylanan düzenleme kapsamında bina yüksekliklerine sınırlama getirildi. Daha önceden imar planına göre serbest olan bina yüksekliği bundan sonraki süreçlerde serbest olarak belirlenemeyecek.

Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM’de görüşülmeye başlandı. Yapılan görüşmeler ve gerçekleştirilen oylamalar sonucunda söz konusu kanun teklifinin ilk maddesi kabul edildi. 

Gecekondu Kanunu Düzenlemesi

TBMM’de gerçekleştirilen görüşmelerde ele alanınan ilk maddede önemli düzenlemeler görüşüldü. Bu kapsamda gecekondu kanununda düzenleme yapıldı. Bu düzenlemelerde söz konusu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra, belediye sınırları içerisinde veya dışarısında Gecekondu Kanununa göre, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından oluşturulan veya oluşturulacak alanlardaki uygulamalarda TOKİ yetkili olacak. Bu düzenlemeye ek olarak ayrıca belediyelerce Gecekondu Kanununa göre oluşturulan veya oluşturulacak alanlardaki uygulamalarda ise ilgili belediye yetkili olacak.

TOKİ Arsa ve Arazileri

TBMM’de onaylanan düzenlemede yer alan bir madde de TOKİ arsa ve arazilerine yönelik oldu. TOKİ arsa ve arazilerine yerleşen işgalcilere TOKİ, ecrimisil istemeye, ecrimisilin tahsiline ve taşınmazın tahliyesine ilişkin işlemleri uygulamaya veya Milli Emlak Genel Müdürlüğü eliyle uygulatmaya yetkili olacak.

Bina Yüksekliği Artık Serbest Olmayacak

Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kapsamında kabul edilen ilk madde düzenlemesine göre; imar planında bina yükseklikleri serbest olarak belirlenemeyecek.

Makro İnşaat’tan Yepyeni Bir Proje: Park Mavera 4 Lounge

0

İstanbul Başakşehir’de Makro İnşaat imzasıyla yepyeni bir proje yükseliyor.

Geçtiğimiz günlerde çalışmaları başlayan Park Mavera 4 Lounge projesi, kısa süre önce tamamlanan ve bir önceki etap olan Park Mavera 3 ve Kuzey Cadde projesinin hemen yanında konumlanıyor.

4 blokta toplan 133 daireden oluşacak projede, 3+1 dubleks, 4+1 ve 4+1 dubleks, 5+1 ve 5+1 dubleks, 6+1 ve 6+1 dubleks şeklinde 7 farklı daire şekli bulunuyor. Ayrıca Teras Cadde adı verilen ve toplamda 11 bin 319 metrekare alana sahip dükkanlar yer alacak.

Otopark, sauna, hamam, yüzme havuzu, fitness salonu, çocuk oyun alanları ve güvenlik sistemleri gibi pek çok donatıya sahip olan projenin anahtar teslimi 2020 yılı olarak planlanıyor.