Ana Sayfa Blog Sayfa 90

Hazine Taşınmazları Karşılığında Okul Yaptırılması Projesi Kapsamında Bakanlık 12 Okul İnşa Edecek!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Hazine Taşınmazları Karşılığında Okul Yaptırılması Projesi kapsamında 5 farkı ilde 12 okul inşa edileceğini duyurdu. Yapılacak olan okullar 91 milyon liraya mal olurken 201 derslik kapasitesine sahip olacak.

Eskiyen okulların yenilenmesi çalışmaları tüm hızı ile devam ederken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bir yandan da yeni okulların yapımına hız verdi.

Aralarında İzmir, Balıkesir, Konya, Bursa ve Adana’nın yer aldığı 5 ilde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 12 okul inşa ettirecek.

5 İLİMİZDE BAKANLIK 201 DERSLİK KAPASİTELİ 12 OKUL İNŞA EDECEK

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklama ile Hazine Taşınmazları Karşılığında Okul Yaptırılması Projesi kapsamında 5 farkı ilde 12 okul inşa edileceğini ilan etti.

İzmir, Bursa, Konya, Adana ve Balıkesir’de yer alan okullar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı inşaat karşılığında işi üstlenen şirkete hazine taşınmazı verecek.

Proje kapsamında Konya’da 4 okul inşa edilecek. Bu okullar toplam 73 derslik kapasitesine sahip olacak ve bakanlık bu projeler için 43 milyon 114 bin liralık ödeme yapacak.

İzmir’de bulunan hazine taşınmazları üzerine ise 64 derslik kapasiteli 3 okul inşa edilecek. 5 ilde inşa edilecek olan okullar için ihale süreci tamamlanırken yer teslimlerinin ardından inşaatlara başlanacak.

Çolakbayrakdar’dan Uğurevler Mahallesi’ne Çifte Müjde

0

Kocasinan Belediyesince yürütülen Uğurevler Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm projesinin ilk etabında sona geliniyor.

Kocasinan Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, çalışmaları yerinde inceleyen Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, hızlı bir şekilde devam eden Uğurevler Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm çalışmalarını en kısa zamanda tamamlayarak, konutları hak sahiplerine teslim edeceklerini ifade etti.

Dönüşümle birlikte buraya Aile Sağlık Merkezi kazandıracaklarını belirten Çolakbayrakdar, şunları kaydetti:

“Mahallemizdeki dönüşüm diğer bölgelerle beraber etap etap devam ediyor. Ayrıca mahallemizde fiziki şartları yeterli olmayan Şehit Üsteğmen Ümit Bekem İlkokulu’nu yeniden inşa ederek, modern bir okul yapacağız. Allah nasip ederse önümüzdeki günlerde ihalesi gerçekleştirilerek, yeni bir okulun inşaatı yapılmaya başlayacak. Dönüşüm çalışmalarını etap etap sürdürerek, bölgenin ihtiyacı olan diğer donatıları da yapacağız.”

Gaziantep’te Çevreci Yatırım

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Avrupa Birliği iş birliğinde inşaatına başlanan “Mekanik Biyolojik Ayrıştırma ve Biyogaz Tesisi” çalışmalarını sürdürüyor. Tesis tamamlandığında yılda 9 bin 300 ton sera salınımı engelleyerek oluşturduğu biyogazı elektriğe çevirecek.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, gelecek nesillere “sağlıklı yaşanabilir bir dünya bırakmalıyız” anlayışından hareketle faaliyetlerine yön veriyor. Bu kapsamda Avrupa Birliği tarafından fonlanan, UNDP’nin ortaklığında yapımına başlanılan Mekanik Biyolojik Ayrıştırma ve Biyogaz Tesisi inşa çalışmaları devam ediyor. Tesisin tamamlanmasıyla birlikte Büyükşehir Belediyesi yılda 100 bin ton atık işleyecek, 16 bin 785 ton geri dönüştürülebilir atığı piyasaya kazandırırken, 9 bin 300 ton sera gazı salınımını engelleyerek, “Sıfır Atık Yönetimi” kapsamında öngörülen 2023 hedeflerine 2020 yılı sonunda ulaşılmış olacak. Şahinbey ilçesinde bulunan Merkez Katı Atık Düzenli Depolama Sahası’na inşa edilen 10 milyon Dolar değerindeki dev yatırım sona erdiğinde oluşturulacak biyogazın mevcut ko-jeneratör ünitelerine aktarılması ile üretilecek ve şebekeye aktarılacak olan enerji miktarı ilk aşamada 4 bin 100 megawatt/saat olacak.

Depolama sahasının ömrü yüzde 10 arttırılacak

Mekanik Biyolojik Ayrıştırma ve Biyogaz Tesisi çalışmaları tüm hızıyla sürerken, ileri teknolojisi ve çevreye duyarlı yapısı sayesinde Merkez Düzenli Depolama Sahası’nda geri dönüştürülebilir ve biyobozunur atığın çevreye en faydalı şekilde bertarafını sağlarken, depolanması gereken atık miktarını önemli ölçüde azaltarak depo sahasının ömrünü ilk aşamada yüzde 10’a kadar arttıracak. Tesis, atığın hem kapalı ortamda işlenmesi sayesinde hem de temiz enerji üretimi ile fosil yakıtlara alternatif oluşturulması yoluyla depo sahasındaki metan gazı salınımını minimize edecek.

Tesisin içerisindeki araçlar UNDP tarafından sağlanacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca onaylanan fizibilite çalışmasına göre ise ilk etapta enerji ve gübre üretimi 22 bin ton, ayıktan türetilmiş yakıt kapasitesi 23 bin 116 ton olarak hesaplanırken, 16 bin 785 ton geri dönüştürülebilir atığın piyasaya kazandırılması bekleniyor.

Türkiye’den Konut Alan Yabancıların Gözdesi Değişmedi! İşte İllere Göre Ev Satış İstatistikleri

0

Korana virüs salgını nedeni ile yabancılara konut satış rakamları Mayıs ayında büyük düşüş yaşadı. Mayıs ayında yabancılara sadece 860 adet konut satıldı. Ancak Haziran ayında gerek konut kredisi faiz oranlarında yaşanan düşüş, gerek pandeminin ilk şokunun atlatılması ve gerekse de Türkiye’nin virüs ile savaş konusunda sağlık alanında elde edilen başarılar yabancıların ilgisini arttıracak gibi görünüyor.

Mayıs ayı konut satış rakamları pandeminin etkisi ile beklentilerin oldukça uzağında kalmıştı. 

TÜİK tarafından açıklanan rakamlara göre Mayıs ayında Türkiye genelinde 50 bin 936 adet konutun satışı gerçekleşmişti. Konut satışlarında birinci sırayı İstanbul alırken yabancılara konut satışı konusunda da yine birinci sırayı İstanbul aldı. 

YABANCILAR EN ÇOK KONUTU İSTANBUL’DAN ALDI! 

Yabancılara konut satışı konusunda birinci sırayı İstanbul aldı. Yabancılar Mayıs ayında Türkiye genelinde 860 adet konut satın alırken geçen senenin aynı dönemine oranla yüzde 78,1 oranında azalış gösterdi. 

Mayıs ayında yabancılar İstanbul’dan 423 adet konut satın alırken Antalya’da yabancılara konut satışı 130 adet ve Ankara’da ise 72 adet olarak gerçekleşti. Diğer illerde ise İzmir’de 38 adet, Mersin’de 29 adet, Yalova’da 24 adet, Bursa’da 23 adet, Samsun’da 23 adet, Muğla’da 23 adet ve Aydın’da da 13 adet olmak üzere konut satış rakamları sıralandı. 

MAYIS AYINDA TÜRKİYE’DEN EN ÇOK İRAN VATANDAŞLARI EV ALDI! 

Ülke uyruklarına göre incelendiğinde Mayıs ayında Tükiye’den en çok konut alan yabancılar İran vatandaşları oldu. Mayıs ayında 209 İran vatandaşı Türkiye’den ev alırken, 143 Irak vatandaşı, 48 Afganistan vatandaşı, 46 Çin vatandaşı, 42 Azerbaycan vatandaşı ve 40 Rus vatandaşı da Mayıs ayında Türkiye’de konut yatırımı yapmayı tercih etti. 

Seçer: “Erdemli’ye 303 Milyon Liralık Altyapı Yatırımı Planlıyoruz”

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, 4 yıllık süreçte Erdemli ilçesi için 303 milyon liralık altyapı yatırımı öngördüklerini söyledi.

Seçer, Erdemli Ticaret ve Sanayi Odası yönetim kurulu üyeleri ve ilçedeki 5 sivil toplum örgütünün temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıda Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin Erdemli’de yaptığı çalışmalar hakkında bilgi veren Seçer, “Belediye olarak görevimiz altyapı. Erdemli’nin kanalizasyon, içmesuyu ve yol olmak üzere önemli yapısal sorunları var. Akıllı, bilinçli yatırım yapmak lazım. ‘Yatırım yapıyorum’ demek için yatırım yapmamak lazım. İhtiyaç dahilinde bu kaynakları harcamak lazım. Bizden önce yapılan bazı çalışmaları gördüm. İki ilçede otogar yapılmış. İkisini de kullanamıyoruz. Çünkü abartmadan söylüyorum mevcut ihtiyacımızın en az 10 katı üzerinde. Bunlar ciddi paralar tutuyor” dedi.

“Büyük bir otogar olması şart değil”

Erdemli’nin kreşten mezarlıklara kadar bir dizi sorun yaşadığına değinen Seçer, “Bunlar çözülebilecek sorunlar. Önce temel olan sorunlardan başlayalım, otogar. Çok büyük bir proje olması şart değil ama otogar olması lazım. Kocahasanlı Halinin yerini düşünüyoruz. Kendi yerimiz. Erdemli Belediyesi’nin yeriyle ilgili de çalışma yapıyoruz. Hukuki altyapıyı tamamlayınca orada butik, modern bir otogar yapacağız. Sorun yaşamayacağımız bir alan olsun istiyoruz. Yer bulmakta zorlanıyoruz. Yoksa inşaat yapmak sorun değil” diye konuştu.

Tömük- Arpaçbahşiş projesi için hibe desteği

Başkan Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin 4 yıllık süreçte Erdemli için 303 milyon liralık altyapı yatırımı öngördüğünü ifade ederek, altyapı, kanalizasyon, atıksu arıtma tesisi ve içmesuyu yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi; “Kumkuyu kanalizasyon, Limonlu kanalizasyon ve arıtma var. Kızkalesi yağmur suyu terfi var, 3 milyon liralık bir yatırım. Fatih Sultan Mehmet Bulvarı içmesuyu projemiz var, 13.5 milyon lira. Ayaş-Yemişkumu içmesuyu şebekesi yenileme işi var. Elvanlı içme suyu şebeke yapımı 2 milyon liralık bir yatırım. Alata- Kargıcak Mahallesi kanalizasyon şebekesi 2.5 milyon liralık yatırım. Bunlar bitmek üzere. Tömük-Arpaçbahşiş kanalizasyon, içmesuyu atık su arıtma tesisi projesi çevre sağlığı ve yazlıkçıların huzurlu bir yaz geçirmesi açısından çok önemli. Bunun son aşamasına gelindi. Bu bir hibe konusu Fransız Kalkınma Ajansı’ndan. 130 milyon lira kanalizasyon, 17 milyon liralık bir içmesuyu şebekesi yatırımı var. Bu yaz bitmeden orada bir temel atarız.”

“Suda kayıp kaçağa göz yumamam”

Su faturaları konusunda da açıklamalarda bulunan Seçer, “İçme suyuna zam yapmadık. Fatura tutarlarından şikayetler tamamen kullanımdan kaynaklı. Fiyatlarda bir artışımız söz konusu değil” ifadelerini kullandı. Su kullanımlarının faturalandırılmasında uygulanan kademe uygulamasına devam edeceklerini kaydeden Seçer, kademenin kaldırılması durumunda, özellikle yayla evlerinde su israfının artacağını kaydetti. “Kaçak kayıp oranı çok fazla. Daha önceki yönetim göz yummuş. Ben yumamam” diyen Seçer, kayıp kaçak oranı düştükçe suyun ucuzlayabileceğini vurguladı

Bakan Kurum, “Elazığ’da 19 bin 300 Konutun İnşasını Başlattık”

0

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ve AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki Elazığ’a geldi. Elazığ’da ilk önce valiliğe geçen Bakan Kurum, depremle ilgili son durumu değerlendirdikten sonra basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Basın toplantısının ilk bölümünde Bingöl’de meydana gelen depremle ilgili bilgi veren Bakan Kurum, ardından 24 Ocak’ta yaşanan 41 kişinin hayatını kaybettiği Elazığ depremi ile ilgili yapılan çalışmaları anlattı.

Elazığ’da 19 bin 300 konutun inşasını başlattıklarını anımsatarak Elazığ depremi ile ilgili konuşmasına başlayan Bakan Kurum,” Bu çerçevede ihalelerimizi hızlı bir şekilde yürütüyoruz. 10 mahalle de inşaatlarımız şuan fiilen devam ediyor. İlk inşaatlarımızı inşallah 8’inci ay içerisinde tamamlayacağız. Cumhurbaşkanımızın teşrifleri ile burada depremzede vatandaşlarımıza teslim etmiş olacağız. Yani depremden 6-7 ay gibi kısa zamanda konutlarımızı teslimini yapar duruma geleceğiz. Orta hasarlı binalarla ilgili vatandaşlarımızdan talepler vardı. Bunu da bugün ki toplantımızda istişare ettik. Orta hasarlı binalarla alakalı Kentsel Dönüşüm Yasası kapsamında vatandaşlarımızdan talep gelmesi halinde belediyemizle birlikte yasa kapsamına alacağız. Vatandaşlarımız bu binaların yapımı noktasında belki vergi, harç gibi bedelleri yatırmayacaklar. Yine imar planı noktasında kira yardımı noktasında da bakanlığımız belediyemizle birlikte bu süreci yürütüyor olacak” dedi.

“En güzel şehircilik örneğini Elazığımızda yapmış olacağız”

Mustafapaşa ve Rüstempaşa Mahalleri arasındaki köprülü kavşağın kaldırılmasıyla ilgili de açıklamasını hatırlatan Bakan Kurum,” Buradaki köprülü kavşağımızla ilgili Alt Yapı ve Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğümüz bir çalışma yaptılar. Bu çalışma çerçevesinde ekiplerimiz yeni bir fizibilite çalışması yapmak sureti ile yeni yapılacak imarı, binaların çekme mesafelerini, köprüden uzaklaştırmak süreci ile köprümüzü koruyacak bir planlama yürütüyoruz. Bu çalışmanın sonucunda inşallah merkezdeki bu köprümüzün daha verimli hale getirecek, yanında yürüyüş yollarının olduğu kaldırımların geniş olduğu binalardan çekme mesafesinin 10 metre olduğu bir planlamayla birlikte yürüteceğiz. En güzel şehircilik örneğini Elazığımızda yapmış olacağız” ifadelerini kullandı.

“Deprem gerçeği hiç bir zaman bitmiyor”

Tarım köy uygulamalarının sürdüğünü dile getiren Kurum,” Bu çerçevede hızlandırılması talimatı verdik. Bir kısmını ihale etmiştik. Kalan kısmını da etaplar halinde yapacağız. Biz her zaman vatandaşımızla beraber onların rızası almak sureti ile işlerimizi yürüttük. Deprem gerçeği hiçbir zaman bitmiyor. Bin yıldır bu topraklarda depremle ilgili sorunlar yaşıyoruz. Önümüzde ki süreçte de yine yaşama ihtimalimiz var. Çünkü bir deprem bölgesi kuşağı içerisindeyiz. Fay hatları üzerinde yaşıyoruz. Riskli binalarla alakalı vatandaşlarımızdan bir kez daha rica ediyorum. Riski bina tespitlerini yapsınlar. Biz bakanlık olarak Türkiye’nin her yerinde deprem dönüşümü çerçevesinde projelerimizi yürüyoruz” diye konuştu.

“Vatandaşlarımızın can güvenliğini teminat altına alacağız”

Sadece depremle değil, iklim değişikliği sebebi ile projelerini sürdürdüklerini vurgulayan Kurum,”Dün Aralıklı da ki sel felaketinin üzerinden bir yıl geçti. Orada vatandaşlarımızı kaybettik. İklim değişikliği ile mücadele kapsamında dere güzergahı üzerinde taşkın riski bulunan binaların taşınacağı sözünü vermiştik. TOKİ başkanlığımız bu 8 konutun inşasına başladı. Yüzde 30-40 seviyelerine geldi. Vatandaşlarımızın can güvenliğini teminat altına alacağız” diyerek sözlerini tamamladı.

Devlet olarak kendilerinin elinden geleni yaptığını aktaran AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki’de,” 40 yıllık binaların hepsi neredeyse ağır hasarlı olarak yerle yeksan oldu. Yerine ne yapılacak işte burada biraz düşünmek gerekiyor. Düzgün bir planlama yapmak gerekiyor. İyi bir planlama ile Elazığ’ı geleceğe doğru taşıyacak şehircilik mantığını da oturtmak mümkün ve onun en iyi örneklerini de Çevre ve şehircilik Bakanlığı ile TOKİ veriyor. Cumhurbaşkanımızın talimatları ile daha güçlü konutlar ve yaşanabilir konutlar yapılıyor. Şehirler aslında taşla toprakla ibaret değildir bunu herkesin bilmesi lazım. Canlı organizmalardır onlarında insanlar gibi hayatları var, onlar da bakım istiyor. Bunu kim gösterecek. Başta belediyemiz gösterecek. Unutmamak gerekiyor. Şehirlerin geleceği o şehirde yaşayan yöneticilerin ufukları ile doğru orantılıdır” diye konuştu.

Bakan Kurum’a basın toplantısında Vali Erkaya Yırık, Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, AK Parti Elazığ Milletvekili Tolga Ağar, ilgili birim ve kurum müdürleri eşlik etti.

Döşemealtı’na 100 Yataklı Hastane Yapılacak

İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, proje ihalesi 2018 yılında yapılan hastanenin inşaat ihalesi ise temmuzda gerçekleştirilecek.

Döşemealtı ve çevresine hizmet vermek üzere planlanan ve ilçenin önemli ihtiyacını karşılayacak hastane 33 çift yataklı, 34’ü de tek yataklı oda olarak planlandı.

Hastanede 4 ameliyathane ve 40 poliklinik hastaların hizmetine sunulacak.

Trabzon’da 130 Milyon Liralık İçme Suyu Projesinde İlk Kazma 10 Temmuz’da Vurulacak

Trabzon Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, Büyükşehir Belediyesinin bağlı kuruluşu Trabzon İçmesuyu ve Kanalizasyon İdaresi (TİSKİ) Genel Müdürlüğünün, “Daha yaşanabilir Trabzon” hedefi doğrultusunda içme suyu ve altyapı yatırımlarına ara vermeden devam ettiği belirtildi.

Açıklamada, 130 milyon lira bütçeli Trabzon Su Temini Projesi ile Ortahisar sınırları içindeki 565 kilometrelik içme suyu şebeke hattını yenilemeye hazırlanan belediyenin, bu projeyle eş zamanlı yürüteceği çalışmalara da başlayacağı aktarıldı.

Bu kapsamda Ortahisar ilçesinde 565 kilometrelik içme suyu yenileme inşaatı ile ilçe sınırları içerisindeki 19 bin metre yağmur suyu, 21 bin 700 metre kanalizasyon hattı inşaatının ihale edileceği vurgulanan açıklamada, “Trabzon Su Temini Projesi’nde ilk kazmanın vurulacağı tarih de olan 10 Temmuz Cuma günü yapılacak ihale kapsamında öncelikli olarak yağmur sularının kanalizasyon hatlarından ayrıştırılması ve denize dökülen derelere karışan kanalizasyon atıklarının ayrıştırılması sağlanacak.” ifadesi kullanıldı.

“Proje, insan ve çevre sağlığı açısından büyük önem taşıyor”

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, yağmur suyu hatları ile kanalizasyon hatlarının birbirinden ayrılması işleminin sağlıklı kent için oldukça önemli bir kıstas olduğunu belirtti.

Bu minvalde yeni adımlar attıklarını ifade eden Zorluoğlu, gerek içme suyu ve yağmur suyu gerekse de kanalizasyon anlamında altyapı yatırımlarına büyük önem verdiklerini vurguladı.

Zorluoğlu, kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarının ağırlıklı olarak bir arada olduğu Ortahisar’ın proje sayesinde kötü koku sorunundan da kurtulacağına işaret ederek, şunları kaydetti:

“Göreve geldiğimiz günlerde, ‘Kötü koku Trabzon’un kaderi değil’ demiştim. Bu konuda pek çok adım attık. Şimdi de Ortahisar’ın yağmur suyu ile kanalizasyon hatlarını ayrıştırıyoruz. Proje, kötü kokuyu da ortadan kaldıracağı için insan ve çevre sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Aynı zamanda bölgedeki vatandaşların hem atık su problemi tamamen ortadan kaldırılmış olacak hem de geçmiş yıllarda yaşanan su baskınlarının önüne geçilecek.”

Doğu Türkistanlı İş Adamı Yatırım Yapmak İçin Giresun’a Geldi

Giresun’a turizm ve inşaat sektörlerinde 20 milyon dolarlık yatırım yapmayı planlıyor.

Doğu Türkistanlı iş adamı Kadeer Kaisaier, Çin ve Özbekistan’dan sonra yatırım için Türkiye’ye yöneldi. Türkiye’nin yatırım için cazip bir ülke olduğunu ifade eden Uygur kökenli iş adamı Kaisaier, Giresun’a inşaat malzemeleri üretimi ve turizm sektöründe 20 milyon dolarlık yatırım yapmayı planladığını söyledi.

Bir süredir Türkiye’ye yatırım için araştırmalar yaptığını kaydeden işadamı Kadeer Kaisaier, bu çalışmalarının sonunda gerek bürokrasi gerekse maliyetler açısından Türkiye’nin yabancı yatırımcılara kucak açan bir ülke olduğunu belirtti.

Çin’in Şanghay şehri ve Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te otomotiv sektöründe aile şirketleri bulunduğunu belirten Kadeer Kaisaier “Çin ve Özbekistan’da otomotiv yedek parçaları sektöründe 300 kişiye istihdam sağlayan yatırımlarımız bulunmaktadır. Türkiye’ye yatırım için uzun zamandır çalışmalarımız vardı ancak ülke şartlarının da buna imkan tanıması gerekiyordu. Son yıllarda Türkiye’nin sunduğu imkan ve istikrar yatırımlar için uygun olduğunu gördük. Yatırım için geleceğimiz süre içerisinde pandemi süreci başlayınca gelemedik. Gerekli yazışmaların ardından özel uçakla Ordu-Giresun Havalimanı’na gelmeme izin verildi ve buraya geldim. Karantina sürecini de Giresun’da geçirdim. Giresun’daki iş adamları ve yetkililerle yaptığım görüşmelerin ardından Giresun’a yatırım yapmaya karar verdim” dedi.

20 Milyon Dolarlık Yatırımla 300 Kişiye İstihdam Sağlanacak

Giresun’a turizm ve inşaat sektöründe 20 milyon dolarlık bir yatırım planladığını da anlatan Kaisaier, “Yaptığım görüşmeler sonrasında gördüm ki Giresun turizm alanında geleceği olan bir şehir ama ciddi yatırımları yok. Bu anlamda Giresun’a 5 yıldızlı bir otel düşünüyorum. Bu sektöre yabancı değilim çünkü Özbekistan’da bir otelimiz zaten bulunmaktadır. Bununla birlikte inşaat sektöründe üretim yapmaktır. İnşaat malzemeleri üreten bir yatırım için de fizibilite çalışmalarımız devam etmektedir. Yaklaşık bir yıl içerisinde planladığımız yatırım maliyetimiz 20 milyon doları bulacak ve yaklaşık 300 kişiye istihdam imkanı sağlayacaktır” diye konuştu.

Adıyaman Çetintepe Barajı’nda Çalışmalar Devam Ediyor

Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde yapımı süren Çetintepe Barajı’nda gelinen noktayla ilgili açıklama yapıldı.

Adıyaman’a yaptığı yatırımlarla ilgili açıklamada bulunan DSİ Genel Müdürü Kaya Yıldız, Adıyaman’ın mümbit topraklarını su ile buluşturmaya, vatandaşların içme ve kullanma suyu temin etmeye ve derelerdeki taşkın riskini azaltmaya devam ettiklerini dile getirdi.

Yıldız, baraj inşaatı kapsamında batardolar, derivasyon tüneli ve dolusavak imalatlarının büyük bir kısmı tamamlanmış olup, gövde dolgu çalışmaları devam etmektedir.

Adıyaman’da son dönemde yapılan su yapılarının artması bölgedeki tarımsal faaliyetlerin gelişmesinde de önemli rol oynayacağına dikkat çeken Yıldız, “Proje alanı, Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesi sınırları içerisinde Göksu ile Kapıdere çaylarının birleşim yerinin hemen membasında, Çataltepe mevkiinde ve Göksu çayı üzerindedir.

Çetintepe barajının temelden yüksekliği 116 metre olup, 460 milyon metreküp su depolama kapasitesine sahiptir. GAP-Adıyaman-Göksu-Araban Projesinin ilk ve ana ünitesi konumundaki Çetintepe Barajı, Harmancık ve Çatboğazı Barajı ile birlikte Adıyaman, Gaziantep ve Kahramanmaraş illerini kapsayan Araban Ovası, Yavuzeli Ovası, Besni Keysun ve Besni Kızılin ovalarında toplam 670 dekar arazinin sulanması sağlanacak olup ayrıca Kahramanmaraş’a ilave içme suyu takviyesi yapılması hedefleniyor. Barajın hizmete alınmasıyla beraber milli ekonomiye yıllık 250 milyon TL katkı sağlanması bekleniyor” dedi.

1915 Çanakkale Köprüsü İnşaatında Çalışmalar Tam Gaz Sürüyor

Çanakkale Boğazı’nda, geçen ay kulelerinin yapımı tamamlanan “dünyanın en büyük orta açıklıklı asma köprüsü”nde inşaat çalışmaları aralıksız sürüyor.

Avrupa yakasında Gelibolu ilçesinin Sütlüce ve Asya tarafında Lapseki ilçesinin Şekerkaya mevkileri arasında yer alan 1915 Çanakkale Köprüsü ile ilgili deniz içi çalışmaların ardından su üstünde ve kara bağlantı noktalarındaki çalışmalarda da önemli aşama kaydedildi.

Sütlüce ve Şekerkaya şantiyelerinde devam eden çalışmaların yanı sıra blokların üst üste yerleştirilmesiyle bir ay önce ayakları tamamlanan köprünün kara bağlantılarındaki işlemler de hız kazandı.

24 saat mesainin sürdüğü inşaatta, her iki yakada proje kapsamında 649’u mühendis 5 bine yakın personel, 895 iş makinesiyle görev yapıyor.

İnşa sahasında 3,5 milyon metreküp kazı yapıldı. Dolgu olacak 26 milyon metreküplük alanda ise 7 milyon metreküpten fazla gerçekleşme sağlandı.

Avrupa ve Asya ankraj bloku imalatlarının yüzde 99’unun tamamlanmasının ardından viyadük imalatlarına geçildi. Viyadüklerin yerleştirileceği tabliyelerin imalatı ise sürüyor. Tabliyelerin sevki “itme-sürtme” metoduyla gerçekleştirilecek. Köprünün Avrupa yakasında 680 metre, Asya yakasında da 365 metre viyadük girişi bulunacak.

Her biri 30 metre uzunluğunda ve 17 metre genişliğinde olacak tabliyeler ise toplam 42 parçadan oluşacak. Tabliyeler bitirilince montajına geçilecek.

Kara Yolu Bağlantıları

Otoyol çalışmaları kapsamında ise proje başlangıcı olan Malkara Kavşağı ile Umurbey beldesi arasındaki 83,4 kilometrelik kesimde toprak ve sanat yapıları işleri devam ediyor.

Bugüne kadar 11 alt geçit ile 83 menfezin yapımı tamamlandı. 11 alt geçit, 17 üst geçit, 4 köprü, 31 kutu menfez, 4 kavşak, 3 otoyol hizmet tesisi ve otoyol bünyesinde yer alan bir betonarme viyadüğün inşası sürüyor.

Çanakkale-Bursa kara yolunda Lapseki ve Umurbey alanlarında da Karayolları ekiplerince güzergah iyileştirmeleri için çalışma başlatıldı. Bu çerçevede, köprüye giriş ve çıkışlar için oluşturulacak bağlantılar düzenlenecek.

“Simgelerin Köprüsü” 18 Mart 2022’de Açılacak

İki ayak aralığı Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100’üncü yılıyla anlamlandırılarak 2023 metre olacak 1915 Çanakkale Köprüsü, tasarımındaki inceliklerle de dikkati çekiyor. Köprü tamamlandığında özellikleriyle “simgelerin köprüsü” olarak anılacak.

Köprünün kule bağlantıları ve unsurları, Türk bayrağının renkleri olan kırmızı ve beyaza boyanacak. Her iki yakada 333’er metre yüksekliğindeki kulelerin üst kısmı da Seyit Onbaşı’nın Çanakkale Savaşları’nda namluya sürdüğü top mermisini temsil edecek şekilde yapılacak.

Orta açıklığı 2023 metre, 770’er metre yan açıklıklar, 365 ve 680 metrelik yaklaşım viyadükleriyle, Çanakkale Boğazı’nın ilk asma köprüsünün toplam uzunluğunun 4 bin 608 metre olması planlanıyor. “2×3” şeritle hizmet verecek köprünün tabliyesi 45,06 metre genişlikte ve 3,5 metre yükseklikte olacak. Tabliyenin her iki tarafında bakım onarım amacıyla kullanılacak yürüme yolları bulunacak.

Köprü için 2 yaklaşım viyadüğü, 4 betonarme viyadük, 10 alt geçit köprüsü, 33 üst geçit köprüsü, 6 köprü, 43 alt geçit, 115 menfez, 12 kavşak, 4 otoyol hizmet tesisi, 2 bakım işletme merkezi, 6 ücret toplama istasyonu inşa edilecek.

18 Mart 2022’de açılması planlanan köprü, uluslararası bir koridorun da tamamlayıcısı olacak. Köprü, Avrupa’dan gelip Türkiye’nin dört bir yanına gidecek sürücü ve yolcular tarafından yoğun olarak kullanılacak.

Malkara-Çanakkale Otoyolu ve 1915 Çanakkale Köprüsü, ülke nüfusunun önemli bölümünün yaşadığı Marmara ve Ege bölgelerindeki limanlar, demir yolu ve hava ulaşım sistemlerinin kara yolu ulaşım projeleri ile entegrasyonunu sağlayacak. Köprü, söz konusu bölgelerde ekonomik gelişime, sanayinin ihtiyaç duyduğu dengeli bir planlama ve yapılanmanın oluşturulmasına imkan verecek.

Yapıda Türk Malı Yerini Sağlamladı

0

İnşaat malzemeleri tedarikinde dünyanın sayılı ülkeleri arasına giren Türkiye, yurt içinde alt ve üst yapı projelerindeki artan oranda yerli ürün kullanımıyla büyümeye devam ediyor. İnşaat malzeme üreticilerinin yoğun çalışmaları ile ithalat oranı her geçen gün biraz daha azalan Türkiye’de firmaların Ar-Ge çalışmalarını artırarak katma değerli üründe de ithalatın sonlandırılması amaçlanıyor.

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, Türk inşaat malzemesinde kalite, güvenilirlik ve rekabet gücünün arttığını, ‘yeni normal’ dönemde de dünyada Türkiye’nin öne çıkmaya devam edeceğini vurguladı. Küçükoğlu, “Biz inşaat malzemeleri sanayicileri olarak, küresel salgın sürecinde rekabetin arttığı küresel pazarda Türkiye markasına duyulan güveni daha da artırmayı hedefliyoruz” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, gayrimenkul geliştiricilerle olan görüşmelerinde yerli ve milli malzeme kullanımının önemini sık sık gündeme getiriyor. Yurt dışında ise, özellikle Kovid-19 sürecinin etkisiyle, ülkeler tedarikte daha yakın ve güçlü üreticilere yöneliyor. Bu açıdan kısa uçuş mesafeleri ile 1.5 milyardan fazla insanın yaşadığı bölgelere ulaşılabilen Türkiye’ye ilgi oldukça yoğun.

‘Kapasite 3 Misli’

Türkiye inşaat malzemeleri sanayisinin, kendi alanında Türkiye’ye yapılan ithalatın 3 misli ihracat yapabilme kapasitesine sahip olduğuna vurgu yapan Tayfun Küçükoğlu, “İthal edilen ürünlerin tamamına yakını ülkemizde üretiliyor. İhtiyacımız; Ar-Ge faaliyetlerimizin daha da geliştirilmesi, ithal ürün kullanımının daha sınırlı bir alanda kalmasının sağlanması ve aynı zamanda ihracatımızın gelişimine de katkı verilmesidir” dedi.

Küçükoğlu, ithalatı azaltma sürecinde kamu ve özel sektörün yerli yapı malzemesi kullanımında örnek hamleler yapmasını çok önemsediklerini belirtti.

Yapı malzemeleri üretimi, toplam sanayi içinde yüzde 10, imalat sanayi içinde ise yüzde 12 – 13’ten fazla bir paya sahip.

İtalyan Seramiği, Çin Bataryası Bitti

İnşaat sektöründe uzun yıllar önce İtalyan seramikleri, ithal bataryalar ve Çin’den Polonya’dan gelen ürünlerin kullanıldığını hatırlatan İnşaatçılar Derneği (İNDER) Başkanı Nazmi Durbakayım, şimdi yurt dışında da Türk malzemelerinin tercih edildiğini kaydetti.

Durbakayım, “Aslında global pek çok markayı Türk firmaların aldığını da biliyoruz. Bizler de uzun zamandır, dünya kalitesini belirleyen yerli malzemelerimizi kullanıyoruz. Bizler zaten ihraç eder duruma geldik. Tüketicide bir ‘yabancı marka’ algısı var. Yabancı marka talep ediyor. Ancak o markaların pek çoğunu Türkler aldı, ya da Türkiye’de üretilip yurt dışına gönderiliyor. Artık tüketici algısını da değiştirdiğimizi görüyoruz” dedi.

Türk Müteahhide Finansman İmkânı

Salgın sonrasında kalkınma planları çerçevesinde özellikle altyapı yatırımları sürmesi beklenen Asya ve Afrika ülkeleri, Türk müteahhitlerinin deneyim sahibi olduğu kamu-özel işbirliği (public private partnership/ PPP) projelerinde yeni açılım fırsatları sunuyor. Türkiye Müteahhitler Birliği ile online toplantıda bir araya gelen Asya Kalkınma Bankası temsilcileri, pandeminin etkilerine karşı 1.8 milyar dolarlık kısmı özel sektöre kullandırılmak üzere toplam 20 milyar dolar tutarında bir kaynak oluşturduklarını kaydetti.

Bodrum Limanı’ndaki Çalışmalarda Sona Gelindi

Bodrum Limanı’nda Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından 20 bin metre karelik alanda yapılan liman alt yapı meydan düzenlemesi çalışmasında elektrik ve su bağlantıları yapıldı. 20 bin metrekarelik alanda andezit taşı uygulanacak 250 metrekarelik bir alanın kaldığı ve çalışmaların birkaç gün içinde tamamlanacağı öğrenildi.

62 Pedestal Bağlantısı Yapıldı

Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinin başında gelen Bodrum’da Muğla Büyükşehir Belediyesi 20 bin metrekarelik alanda liman alt yapı ve meydan düzenlemesine başlamıştı. 15 Haziran tarihi itibariyle liman içerisindeki 62 adet pedestal bağlantısı yapılarak limana elektrik ve içme suyu verildi. Limanda bulunan tekne ve yatlar düzenli elektrik, su ve alt yapı sistemine kavuştu.

10 Bin 500 Metrekare Kaplama Yapıldı

Bodrum Yat Limanı Meydan çalışmasında 10 bin 500 metrekarelik kaplama işi tamamlandı. Meydanda andezit kaplanacak yaklaşık 250 metrekare bir alanın kaldığı ve çalışmaların en kısa sürede tamamlanacağı öğrenildi. Liman meydan düzenlemesinde Bodrum halkı zemin kaplaması olarak Andezit Taşı döşenmesini istemiş Muğla Büyükşehir Belediyesi Bodrum Halkının talebini yerine getirmişti. 45 gün süren yazışma, onay ve malzeme temininden sonra zemine andezit döşenmiş, bu da 45 günlük bir gecikmeye neden olmuştu.

212 Adet Aydınlatma Direği Dikildi

Bodrum liman alt yapı meydan düzenlemesinde limanda 62 adet pedestal bağlantısının yanı sıra 241 aydınlatma direğinin 212 adeti dikildi. 2 Bin 500 metre karelik yeşil alan içerisinde bin 100 metre kare ve 360 metre karelik oyun parkı bulunmakta. Oyun parklarının kurulumu tamamlandı ve kauçuk kaplamalarına başlandı. Bodrum Limanı Meydan Düzenlemesi kapsamında içme suyu, yangın suyu, atık su, elektrik ve fiber bağlantı hatları tamamlandı.

Rezervasyonlar 1 Temmuz’da Başlıyor

Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından yenilenen Bodrum Limanının 1 Temmuzdan itibaren başlayacak olan tekne ve otel rezervasyonlarına vatandaşları ve esnafı mağdur etmeyecek şekilde hazırlıkları tamamlanıyor. Bu konuda görüşlerini belirten dernek başkanları ve tekne kaptanları çalışmadan dolayı memnun olduklarını ve bu çalışmanın limanı modern bir yapıya kavuşturduğunu belirttiler.

“Limanın Bakım ve Onarımı Şarttı”

Bodrum Deniz Ticaret Odası Başkanı Orhan Dinç; “Ülkemiz ve Muğla için Bodrum çok önemli. Yüksek sezonda 5 bin adet hareketli tekne trafiği var. Bodrum’da limanlarımızın da daha modern, daha şık ve Bodrum markamıza uygun şekilde olmasını önemsiyoruz. Bodrum’da yapılan hizmette taş üstüne taş koyan herkesi destekliyoruz. Bodrum Limanının bakım ve onarımı şarttı. Limanın yenilenmesi hep gündemimizde vardı. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız limanın ihalesini yaptı. Gerekli olan bir çalışmaydı. Limanın altyapısı günün yapısına ayak uyduramayacak bir durumdaydı. Kimsenin öngöremediği pandemi süreci yaşandı. Büyükşehir Belediyesi gerekli kontrolleri yaptı. Bodrum’a gelen misafirlerimize limanın yeni yüzüyle Bodrum’a yakışır bir biçimde hizmet verecek. Bodrum’un ihtiyacı olan bir inşaattı. Ayrıca yurt dışından gelecek olan tekneler için gümrüklerin 1 Temmuz itibariyle açılacağı öngörülüyor. Bu nedenle herhangi bir sorun veya mağduriyet yaşamadık” dedi.

“Limanda Sıkıntılar Yaşıyorduk”

Bodrum Denizciler Derneği Başkanı Erol Erdoğan; “Daha önce limanımızda çok büyük sıkıntılar vardı. Kanalizasyon önceden çok kötüydü. Kokudan durulmuyordu. Önce onu yaptılar. Önceden teknelere elektrik ve su yetmiyordu. Limandaki lambalar bile açılmıyordu. Artık kanalizasyonumuz düzgün şekilde çalışıyor. Elektrik ve suyumuzda verildi. Liman altyapısı güzel oldu. Bundan sonra sıkıntı yaşamayız. Bodrum’a yatırımların devamını bekleriz.”

“Pandemi Süreci Uzattı”

Sergen Kaptan ise “Liman, pandemi yüzünden biraz zaman aldı. Ancak çok güzel bir manzara ile karşılaşacağımızı biliyoruz. Biz burada, içinde olduğumuz için çalışmaları yakından takip ediyoruz. Her şey güzel ilerliyor. Tekneler olarak planlarımızı yaptık. Artık elektrik ve suyumuz bağlandı. Onları rahat rahat alıyoruz. Bizim için önemli olan elektrik ve suydu. Verilen sözler yerine getirildi” dedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Hedonik Konut Fiyat Endeksi Raporu Açıklandı!

TCMB Nisan 2020 dönemine ait olan konut fiyat endeksi raporunu yayımladı. Yayımlanan rapor ile Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere Türkiye geneli konut fiyatları için yaşanan son gelişmeler detaylandırılmış oldu. 

MERKEZ BANKASI AÇIKLADI! TÜRKİYE’DE KONUT FİYATLARI NİSAN AYINDA YÜZDE 16.7 ORANINDA ARTIŞ GÖSTERDİ! 

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan konut fiyat endeksi raporuna göre Türkiye’de konut fiyatları Nisan ayında yükseliş gösterdi. 

Açıklanan rapora göre 2020 yılının Nisan ayında Mart ayına oranla konut fiyatlarında yüzde 1,7 oranında artış yaşandı. 2019 yılının Nisan ayı ile karşılaştırıldığında ise konut fiyatlarında yaşanan artış nominal olarak yüzde 16,7 ve reel olarak yüzde 5,2 olarak gerçekleşti. 

En çok konut fiyat artışı yaşanan iller yüzde 25,7 oranında artış yaşanan Van, Bitlis, Hakkari, Muş, Zonguldak, Bartın ve Karabük oldu. 

ANKARA, İSTANBUL VE İZMİR KONUT FİYATLARI NE DURUMDA?

Açıklanan rapora göre Nisan ayında Türkiye’nin 3 büyük şehrinde ki konut fiyatları eğrisi de belirlendi. 

İstanbul’da konut fiyatları Nisan ayında bir önceki aya oranla yüzde 1,7 oranında yükselirken Ankara’da yüzde 1,9 ve İzmir’de yüzde 1,0 oranlarında arttı.

Merkez Bankası konut fiyat endeksi raporuna göre 2019 yılının Nisan ayı ile karşılaştırıldığında İstanbul’da konut fiyatları yüzde 13,1 oranında arttı. Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 13,1, 16,1 ve 17,9 oranlarında artış meydana geldi. 3 büyük şehirde yıllık bazda en yüksek getiriyi İzmir’de ki konut fiyatları sağlamış oldu. 

Türkiye geneli hedonik konut fiyat endeksi ise 127,54 değerini alırken ortalama konut birim metrekare fiyatı ise 3.143,60 lira olarak gerçekleşti. 

Antalya’da Bitcoin BTC ile 1.25 Milyon Dolarlık Ev Satışı Yapıldı

Kripto para birimi olan Bitcoin BTC emlak piyasasına girdi. Emlak Şirketi olan Antalya Holmes Bitcoin BTC kullanımı ile ev satışı yaptığını duyurdu. Bitcoin ile yapılan satışın değeri ise 1.25 milyon dolar olduğu açıklandı.

Dijital para birimleri hayatın her alanına girmeye devam ediyor. Bu kapsamda gelen son haber kripto para biriminin yeni bir alanda kullanılması oldu. 

Kripto para dünyasının zirvesinde yer alan Bitcoin BTC emlak piyasasına giriş yaptı. Antalya’da değeri 1.25 milyon dolar olan bir evin satışında Bitcoin kullanıldı.

BİTCOİN BTC İLE EV SATIŞI BAŞLADI

Türk emlak şirketi Antalya Holmes geçtiğimiz yıl içerisinde yapmış olduğu açıklamasında ev satışlarında Bitcoin kullanımı yapacağını bildirmişti. Kripto para birimleri ödeme kabul eden şirket Haziran 2020 döneminde kripto para birimi ile ilk satışını gerçekleştirmiş oldu. Şirket daha önceden yaptığı açıklamasında Bitcoin dışında BitcoinCash (BCH), XRP, Litecoin (LTC), Tether USD (USDT), Ethereum (ETH) ve Stellar Lumens’i (XLM)  ile de ödeme kabul edeceğini bildirmişti. 

Antalya Holmes yapılan satışa dair açıklamasında koronavirüs salgını ve pandemi sürecinin emlak şirketlerini farklı çözümlere ittiğini duyurdu. Bu kapsamda kripto para birimleri satışların dışında, evleri müşterilerine gösterebilmek için drone kullanımı yapıldığını, online satış görüşmelerinin hız kazandığını duyurdu. 

Dünyada da Kullanılıyor

Kripto para birimleri dünya da emlak sektöründe kullanılmakta. Özellikle çok yüksek tutarlı para transferleri yerine kullanılan kripto paralar, ev alımlarında tercih ediliyor.

BM İş Birliğinde Türkiye’de 3 Tematik Gençlik Merkezi Kurulacak

0

Dünya Gençlik Meclisleri Birliği Başkanı Samed Ağırbaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, BM ile Türkiye’ye üç tematik gençlik merkezi kurulmasına dair anlaşmanın bugün imzalandığını söyledi.

Ağırbaş, kurulacak üç gençlik merkezinin ana temalarının inovasyon ve girişimcilik, etnosporlar ve kültür ile çevre ve şehircilik olacağını kaydetti.

“Türkiye Gençlik Diplomasisinde Lider Ülkeler Arasında”

Genç bir nüfusa sahip Türkiye’de gençlik çalışmalarının çok ileri seviyede olduğunu aktaran Ağırbaş, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Türkiye gençlik diplomasisinde lider ülkeler arasında. Ülkemizde yapılan birçok gençlik projesi dünya çapında ses getiriyor. Hükümetin gençlere sunduğu farklı fırsatlar var. Birçok gençlik organizasyonunda Türk gençler ön saflarda yer alıyor. 2014’ten bu yana uluslararası ölçekte yaptığımız çalışmalara 10 binin üzerinde Türk genci katıldı. Türkiye’de yapacağımız uluslararası ölçekteki yeni çalışmalar ve gençlik merkezleri ile bu sayı 100 binlerle ifade edilecek.”

Ağırbaş, kurulacak üç gençlik merkezinin çok etkili temaları olduğunu belirterek, “İnovasyon ve girişimcilik, etnosporlar ve kültür ile çevre ve şehircilik temaları üzerine faaliyet gösterecek bu üç merkez dünyada ses getirecek işlere imza atacak.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin gençlere değer veren bir ülke olduğunu vurgulayan Ağırbaş, “Gençlerimizin inovasyon, girişimcilik, kültür ve etnosporlar gibi farklı alanlarda markalaşmasını hedefliyoruz.” ifadesini kullandı.

“Cumhurbaşkanımızın Liderliği Bize Uluslararası Çalışmalarımızda Güç Veriyor”

Ağırbaş, 2014’ten beri yerel ve uluslararası gençlik çalışmalarına liderlik ettiğini, Türkiye’de Dünya İnsanı Zirvesi Gençlik Forumu gibi birçok başarılı çalışmaya imza attıklarını aktardı.

Ağırbaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 75. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda dünyaya duyurduğu İstanbul’da inşaatı devam eden Birleşmiş Milletler Gençlik Merkezi projesinde son aşamaya gelindiği bilgisini paylaşarak şöyle devam etti:

“Cumhurbaşkanımızın duyurduğu ilgili projede çok farklı bir çalışma olacak. Dünya gençliği için politikalar üreten farklı bir model olarak hayata geçecek. Ayrıca açılacak üç tematik gençlik merkezi ve devam eden diğer projelerin tamamlanması ile Türkiye en çok uluslararası markaya sahip ülkeler arasında yer alacak.”

Korona Virüs Salgını Sonrası Yabancılar Konut Alımında Frene Bastı, En Çok Ev Alan Yabancılar İranlılar Oldu!

Türkiye’de konut satışı rakamı için merakla beklenen TÜİK raporu açıklandı. Açıklanan rakama göre Türkiye’de konut satış rakamları Mayıs ayında da korona virüs salgını etkisi ile düşüş gösterdi. En büyük düşüşü ise yabancılara konut satış rakamları gösterdi. Yabancılar virüs salgını nedeni ile hız keserken Türkiye’den en çok konut alan yabancılar İran vatandaşları oldu.

TÜİK merakla beklenen Konut Satış İstatistikleri, Mayıs 2020 raporu verilerini yayımladı. 

Yayımlanan rapora göre korona virüs salgını etkisini Mayıs ayında da gösterdi. Türkiye’de Mayıs ayında konut satış rakamları bir önceki aya oranla yüzde 44 oranda azaldı. 

TÜRKİYE GENELİNDE KONUT SATIŞ RAKAMLARI YÜZDE 44 ORANINDA AZALDI, 50 BİN KONUT EL DEĞİŞTİRDİ

Konu hakkında yayımlanan rapora göre Türkiye genelinde Mayıs ayında 50 bin 936 adet konut el değiştirirken 2019 yılının Mayıs ayına oranla konut satış rakamları yüzde 44.6 oranında düşüş gösterdi. 

YABANCILARA KONUT SATIŞ RAKAMI YÜZDE 78 ORANINDA AZALDI! 

Açıklanan rakamlara göre yabancılara konut satış rakamı yüzde 78,1 oranında düşüş gösterdi. 

Türkiye genelinde yabancılara konut satış rakamı 860 adet olarak gerçekleşti. Mayıs ayında konut satış rakamı verilerine göre yabancılar en çok konutu İstanbul’dan alırken en çok konut alan yabancılar İran vatandaşları oldu. 

209 konut satışı ile İran vatandaşları zirvede yer alırken 143 konut ile Irak vatandaşları, 48 konut ile Afganistan vatandaşları ve 46 konut ile Çin vatandaşları sıralamada ilk basamaklarda yer alan diğer ülke vatandaşları oldu. 

Ege Turizm Merkezi Çeşme Projesi Hakkında Turizm Bakanı Ersoy’dan Yeni Açıklama Geldi!

Kanal Çeşme projesi iddiası ile uzun süre gündemi meşgul eden ve kamulaştırma çalışmaları ile tartışma yaratan Ege Turizm Merkezi projesi hakkında Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy yeni açıklamalarda bulundu. İzmir Çeşme Kültür ve Turizmi Koruma ve Gelişim Bölgesi projesinde son durum ne?

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy özellikle de İzmirlilerin yakından takip ettikleri Çeşme Kültür ve Turizmi Koruma ve Gelişim Bölgesi projesi hakkında yeni açıklamalarda bulundu. 

ÇEŞME PROJESİ SADECE TÜRKİYE’YE DEĞİL TÜM DÜNYAYA ÖRNEK OLACAK! 

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy proje hakkında çalışmaları yerinde denetlemek üzere İzmir’i ziyaret etti. Ziyaretinde proje hakkında yeni temaslarda bulunan Bakan Ersoy gerçekleştirdiği toplantılar sonrasında  görüşme yapmış olduğu tüm oda, belediye başkanları ve STK yöneticilerine teşekkür ederek “Türkiye’nin en şeffaf, en çevre duyarlı, koruma kullanma dengesi yüksek proje halinde sadece Türkiye’ye değil dünyaya örnek olmasını istiyoruz.

Bu bağlamda odalarla da yakın ilişki içindeyiz. Geniş katılımlı bir komisyon oluşturduk. İnşallah bundan sonra daha da hızlı ilerleyeceğiz. Çeşme Projesi’nden elde edilecek gelirin büyük bir kısmını Çeşme projesinin altyapısında, sonra da Ege Bölgesi’nin altyapısında kullanacağız ki İzmir öncelikli. Bu bağlamda da Kemeraltı ve Agora’yı gözlemlemek istedik. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak ilk etapta buraya destek vereceğiz. Bu projelerde elde ettiğimiz gelirin bir kısmı buraya aktarılacak” diyerek projedeki son durumu aktardı. 

Hatırlanacağı üzere Çeşme projesi için Resmi Gazete ile kamulaştırma kararı yayımlanmış, ancak gelen yoğun tepkiler üzerine bakanlığın aldığı kararlar sonrasında kamulaştırma kararlarının iptal edildiği duyurulmuştu. Kamulaştırma sürecinde tarafların ortak uzlaşıya vardığı yeni bir plan üzerinde çalışılıyor.

Samsun Büyükşehir Belediyesinden Kimsesizlere “Barınma Evi”

0

Samsun Büyükşehir Belediyesi evi olmayan kimsesiz vatandaşlara sıcak bir yuva olması için “Barınma evi” yapıyor.

Sosyal belediyecilik çalışmaları kapsamında 8 dönüm üzerine kurulacak olan kimsesiz barınma evinin inşaatı devam ediyor.

Samsun Büyükşehir Belediyesi Kadın, Aile ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ayhan Ergün, yaptığı açıklamada, barınma evinin kış gelmeden hazır olacağını söyledi.

Ergün, herhangi bir sebeple sokakta yaşamak zorunda kalan vatandaşlara belediye olarak sıcak bir mekan imkanı sunmayı amaçladıklarını belirtti.

Yılın her günü 24 saat boyunca kimsesiz vatandaşlara barınma imkanı sağlanacağını aktaran Ergün, “10 oda ve 20 kişi kapasitesi ile hizmet verecek barınma evimiz, özellikle kış aylarında kalacak yeri olmayanlara sıcak bir yuva olacak. Evsiz bir vatandaşımız gün içinde girip çıkabilecek. Tesisimizde ayrıca burada kalanların gün içinde vakit geçirecekleri sosyal alanlar ile spor aktiviteleri yapacak kompleksler de yer alacak. Sosyal hayata yeniden adapte olabilmesi için her şeyi yapacağız.” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 576 Alt ve Üst Yapı Projesi İçin 10 Milyar Liralık Bütçe Ayırdı!

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum alt ve üst yapı yatırımlarına devam edeceklerini söyleyerek bakanlık olarak yapmayı planladıkları 576 proje için 10 milyar liralık bütçe ayırdıklarını duyurdu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2023 yılına kadar alt ve üst yapı projeleri için 10 milyar liralık bütçe ayırdıklarını duyurdu. 

Bakan Murat Kurum tarafından yapılan açıklama ile vatandaşların yaşadıkları sorunların çözümü için yeni projeleri hayata geçirmeye devam edeceklerini belirterek kendisinin de bu kapsamda il ve ilçe ziyaretlerini arttıracağını söyledi. 

38 MİLYON KİŞİNİN ALT YAPI SORUNLARI ÇÖZÜLDÜ! 

Bakan Kurum yapmış olduğu açıklama ile bugüne kadar yürüttükleri çalışmalar kapsamında 38 milyon kişinin alt yapı sorunlarını çözüme kavuşturduklarını dile getirerek “Atık su alanında 1,5 milyara yakın 116 projeyi, yine içme suyu alanında 1,5 milyar bütçeyi bulan 96 içme suyu temeli ve ıslah çalışmasını, 40 milyon bütçe ile şehircilik ile ilgili meydan, sanayi sitelerinin ıslahı gibi 144 projeyi ve üstyapı – diğer altyapı çalışmalarımızı kapsayan 6 milyon 868 bin lira bütçeli projelerimizle birlikte 2023 yılına kadar toplam 576 altyapı-üstyapı projemizi hayata geçireceğiz. Tüm bu çalışmalarımıza da toplam 10 milyar liraya yakın bütçe ayırdık” diyerek yeni çalışmalar hakkında da bilgi verdi. 

YENİ YATIRIMLARDA ASLAN PAYI İÇME SUYU VE ATIK SU PROJELERİNE AYRILDI 

Bakan Murat Kurum yapmış olduğu açıklama ile projelerde en büyük payı 1,5 milyara yakın bütçe belirlenen atık su ve içme suyu projelerine ayırdıklarını söyledi. 

İLBANK bünyesinde bugüne kadar çok sayıda projeyi başarı ile tamamladıklarını belirten Bakan Kurum verilen düşük faizli krediler ile belediyelerin de desteklendiğini belirterek çok sayıda şehirde yaşanan büyük sorunların bu sayede çözüme kavuşturulduğunu vurguladı.

İzmir Antalya Projesinde Süre 3 Saate İnecek! Honaz Tüneli Tamamlanmak Üzere!

İzmir Antalya dev otoyolu projesinin önemli ayaklarından birisi olan Denizli Honaz tünelinin yıl sonuna kadar tamamlanması ve 2021 yılında da hayata geçirilmesi bekleniyor.

İzmir Antalya arasında iki turistik şehri yakınlaştırmak ve turizm sektörüne katkı sağlamak için gerçekleştirilen dev otoyol projesinin tamamlanmasının ardından ulaşımdaki mesafelerin azalması bekleniyor. İki şehir arasındaki 7 saatlik mesafenin 3 saate kadar inmesi bekleniyor.

Projenin detaylarına bakıldığı zaman Muğla ve Antalya arasındaki ulaşımın da belirli oranda kısaltılması bekleniyor. Bu bölge otoyol projesinin önemli ayaklarından birisi olarak ifade ediliyor. Antalya ile Muğla arasında da 15 kilometre bir kısalmanın gündeme gelmesi söz konusu olacak.

Denizli Honaz Tünelinde Sona Gelindi

Projenin önemli isimlerinden tünel inşaatını tamamlayan firma yetkilisi Ferhat Özler konu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Bu süreçte Honaz Tüneli’nin neredeyse tamamlanmak üzere olduğunun sinyallerini verdi. Bu süreçte nihai beton kaplama imalatları ile birlikte yüzde 94 oranında mertebenin tamamlandığının da altı çizildi.

Tünelin çift tüplü olacağı ve toplam 2600 metrelik bir uzunluğunun olması bekleniyor. Üstlenici olan firma bu konuda tarih vermeyi de ihmal etmedi ve yıl sonuna kadar herhangi bir aksilik olmaması halinde tamamlanacağını açıkladı. Bununla birlikte 2021 yılında da hizmete girmesinin beklendiği ifade edildi.

Ayder Yaylası Kentsel Dönüşüm Projesi İçin 415 Milyon Lira Harcanacak!

Türkiye’nin gözbebeği cennet yaylalar arasında yer alan Ayder Yaylası ne yazık ki kaçak yapılaşma ile büyük yara almıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından verilen talimatlar sonrasında başlatılan kentsel dönüşüm çalışmaları için start verildi. Kaçak yapıların tümü tek tek belirlenip yıkılacak, konaklama yerleri proje dahilinde belirlenen tek bir alanda toparlanacak.

Ayder Yaylası’nda yaygınlaşan kaçak yapılaşma sonrası oluşan çevre tehlikesi üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından verilen talimatlar sonrasında kaçak yapıların yıkılmasına karar verilmişti. 

Son dönemde artan kaçak yapı sayısı nedeni ile son derece çirkin bir görüntünün oluştuğu Ayder Yaylası kentsel dönüşüm projesi ile eski güzel günlerine dönecek. 

AYDER YAYLASI KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ İÇİN ÇALIŞMALAR BAŞLADI!

Yapılan açıklama ile Ayder Yaylası için kentsel dönüşüm çalışmalarına başlandığı duyuruldu. 

Yapılacak olan yeni proje ile Ayder Yaylası’nda bulunan tüm kaçak yapılar tespit edilerek tek tek yıkılacak. Yine bölgede turistler için yapılan konaklama yerleri de tek bir alana toplanacak. 

Yaylanın eşsiz güzelliğini izlemek isteyen kişiler için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı özel bir seyir terası inşa edecek. Ayder Yaylası’nın doğal güzelliği görünerek bakanlık tarafından 415 milyon liralık bütçe ile termal otel, konaklama birimleri, özel yer altı otoparkı inşa edilecek. 

AYDER YAYLASI KAMULAŞTIRMA SÜRECİ SÜRÜYOR

Bakanlık bir yandan da proje için kamulaştırma sürecine devam ediyor. Ayder Yaylası’nda proje güzergahında yer alan vatandaşlara ait taşınmazların üçte ikisi rıza alınarak kamulaştırılırken kalan bölüm için ise yargı yolu ile kamulaştırma yapılacak.

Normalleşme Süreci Konut Fiyatlarına Zam Olarak Yansıdı!

Korana virüs salgını sonrasında ekonomide normalleşme süreci ile beraber konut fiyatları rekor oranda artış gösterdi. Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank tarafından başlatılan 1 sene ertelemeli tarihi kredi paketi ile beraber konuta talep adeta patlama yaşarken yaşanan talep yoğunluğu konut fiyatlarına zam olarak yansıdı. Konut sektörü düşen kredi faiz oranları sonrası altın dönemini yaşamaya başladı. 

KONUT KREDİSİ FAİZLERİ DÜŞTÜ, GAYRİMENKUL SEKTÖRÜ ALTIN ÇAĞ YAŞAMAYA BAŞLADI! 

Kamu bankaları tarafından başlatılan 1 yıl ertelemeli konut kredisi kampanyası ile konut sektörü resmen talep patlaması yaşadı. 

Hem ikinci el hem de sıfır konut kredisi faiz oranlarında yaşanan düşüş ile vatandaşlar 1 yıl ertelemeli kredi paketinden yararlanmak için bankalara akın ederken ne yazık ki oluşan yoğun talep konut fiyatlarına zam olarak yansıdı. 

Özellikle de ikinci el konutlara gelen fahiş zamlar hem hayal kırıklığı yarattı hem de büyük tepki çekti. Tarihi kredi paketinin açıklandığı gün bazı konutların satış fiyatlarına 250 bin liraya varan oranlarda zam yapıldı. 

Gelen yoğun zam yağmuru ev sahibi olma hayali kuran vatandaşı hayal kırıklığına uğratırken yoğun tepki oluştu. Sosyal medyada konut fırsatçıları tarafından yapılan zamların ekran görüntüleri ifşa edilirken emlakçılar da yaşanan olaylara büyük tepki gösterdi. 

İnsanların böylesi kritik bir dönemde küstürülmemesi gerektiğinin altı çizilirken sıfır konut fiyatları ise kamu bankaları tarafından yapılan zam uyarısı ve zam yapan firmaların kampanya dışına çıkarılacağının açıklanması ile bir nebze de olsa kontrol altına alınmış durumda görünüyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Duyurdu: Kaçak Yapıların Yıkılması Çalışmaları Yeniden Başladı!

0

Kaçak yapılara af son dakika müjdesi beklenirken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yeniden yıkım çalışmalarına başladı. Kaçak Yapı Kanunu çerçevesinde uygulanan cezalar kapsamında af kapsamına girmeyen kaçak yapıların yıkımı için düğmeye basıldı. Korana virüs salgını nedeni ile zorunlu olarak verilen kaçak yapıların yıkılması hakkındaki çalışmalar yeniden başlarken yıkıma ilk olarak cennet koylara ev sahipliği yapan Bodrum, Marmaris, Ortaca ve Fethiye ilçelerinden başlandı.

Türkiye kaçak yapılaşma ile mücadeleye devam ederken tespit edilen kaçak yapıların yıkım çalışmaları yeniden başladı. 

KORANA VİRÜS SALGINI NEDENİ İLE ARA VERİLEN KAÇAK YAPILARIN YIKIMI İÇİN ÇALIŞMALAR YENİDEN BAŞLADI!

Türkiye’yi de etkisi altına alan korana virüs salgını nedeni ile zorunlu olarak ara verilen kaçak yapı yıkımı için çalışmalar yeniden başladı. 

Muğla Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü ekiplerinin belirlenen kaçak yapılar için yıkım çalışmalarına verilen zorunlu ara sonrası yeniden start verildi. Muğla’nın en güzel koylarına ev sahipliği yapan Bodrum, Marmaris, Ortaca ve Fethiye sınırları içerisinde yer alan kaçak yapılar için yıkım başladı. 

Burada yer alan 584 kaçak yapı ekiplerin titiz çalışması ile yıkılacak. Hatırlanacağı üzere korana virüs salgını öncesinde başlayan çalışmalar kapsamında aralarında ünlü konut projelerinin de yer aldığı 500’ün üzerindeki kaçak yapı için yıkım çalışması gerçekleştirilmişti. 

YAPI KAYIT BELGESİ İPTALİ YAPILIYOR, KAÇAK YAPILAR YIKILIYOR! 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verilen tüm yapı kayıt belgelerin uydu görüntüleri üzerinden tek tek inceliyor ve usule aykırı olarak alınan yapı kayıt belgesi iptal edilerek yıkım gerçekleştiriliyor. 

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Ortaca Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından yapılan ortak çalışmada bu durumun tespit edildiği çok sayıdaki kaçak yapı için önce yapı kayıt belgesi iptali, ardından da yıkım kararı uygulanıyor. 

Akdeniz’de 416 dairelik toplu konut projesinin inşaatına başlandı

0

Mersin’in Akdeniz ilçesinde, Toplu Konut İdaresince (TOKİ) yapılacak olan 416 konutun inşaatına başlandı.

Belediyeden yapılan açıklamaya göre, TOKİ’nin Çay Mahallesi’ndeki rezerv alandaki toplu konut projesinin ilk adımı atıldı.

Çalışmaları yerinde inceleyen Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak, “Burada ilk etapta 416 daire yapılacak. İkinci etapta da toplamda 684 konutu ve ticaret merkezlerini Çay Mahallesi içinde yapmış olacağız.” ifadesini kullandı.

Gültak, projenin bölge halkı açısından önemine vurgu yaparak, “Burada yükselecek olan konutlar ve dükkanlar, yıllardır burada oturan Çay Mahallesi sakinlerine verilecek. Bu nedenle bu projemize yerinde kentsel dönüşüm demek daha doğru olur.” değerlendirmesinde bulundu.

Projenin 13 dönümlük alanında park ve yeşil alanların olacağını aktaran Gültak, çocuk oyun alanları ve spor sahalarının da kazandırılacağını aktardı.

Gültak, binaların esinti alabilmesi için güney-kuzey cepheli olacağını belirterek, şunları kaydetti:

“Projede, 24 dükkanın yer alacağı bir ticaret merkezi de inşa edilecek. Bir camimiz, bir de 6 bloğun altında da 4’er dükkan yapılacak. 20 blok içinde yer alacak dairelerden 8’i, 2+1 oturuma sahip brüt 90 ile 105 metrekare arası olacak. Kalan 12 bloktan 6’sı da dükkan, bodrum, zemin ve 3 kat şeklinde olacak. Geri kalan bloklar ise bodrum, zemin ve 5 kattan oluşacak. Bunlar da 3+1 oturuma sahip olup oturumları brüt 143 metrekare olacak. Ayrıca her bloğun kendine ait otoparkı olacak.”

Yöre halkının örf, adet ve geleneklerinin de yenileme çalışmalarında korunacağını işaret eden Gültak, “Burada yaşayan insanlarımızın vazgeçilmezi olan lezzetli tandır ekmekleridir. Kadınların tandır ekmeklerini yapabilmeleri için burada ayrıca yer ayıracağız.” bilgisini paylaştı.

Gültak, Barış ve Bahçe mahallelerinde de kentsel dönüşüm projesi yapılacağını bildirdi.

Millet Bahçesi kapılarını 29 Ekim’de açıyor

Konuşmasında, Millet Bahçesi projesine de yer veren Gültak, “Millet Bahçesi’ni, 140 dönümlük alanda inşa ediyoruz. Pandemiye rağmen 3 etapta başlayan çalışmalar hızla sürüyor. Allah nasip ederse 29 Ekim’de Mersin’in Millet Bahçesi’ni hizmete açıyoruz. Sadece 2 yıl içinde, Mersin ve Akdeniz’de hiç kimsenin inanamayacağı bir değişim ve dönüşüme imza atacağız.” ifadelerini kullandı.

Gültak, projeler için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Lütfi Elvan’a teşekkür ettiklerini de ekledi.

Aydın Denizli Otoyol İhalesi Ulaştırma Bakanlığı Tarafından Ertelendi!

Türkiye’nin en önemli ulaşım projeleri arasında yer alan Aydın Denizli Otoyolu için düzenlenecek olan ihale için erteleme kararı çıktı. 11 Haziran 2020 tarihli Resmi Gazete ile yayımlanan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı kararı ile beraber ihalenin yeni tarihi de belirlenmiş oldu.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından Resmi Gazete ile yayımlanan duyuru kapsamında bugün yapılması planlanan Aydın Denizli Otoyol ihalesi için erteleme kararı çıktı. 

İhale hakkında Bakanlık tarafından yapılan açıklamada korana virüs salgını nedeni ile ihale dosyalarının hazırlanması sürecinde sorunlar yaşanması neden olarak gösterildi ve ihalenin ertelendiği ilan edildi. 

AYDIN DENİZLİ OTOYOL PROJESİ İÇİN YENİ İHALE TARİHİ İLAN EDİLDİ! 

11 Haziran 2020 tarihli Resmi Gazete ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yayımlanan erteleme ilanı metninde Yap İşlet Devret yani YİD modeli ile yapılacak olan projenin 3 Temmuz 2020 tarihine ertelendiği ilan edildi. 

Normal koşullar altında ihale hakkında erteleme kararı çıkmasaydı projenin ihalesi bugün saat 10:30 itibari ile gerçekleştirilecekti. Ancak korana virüs salgını nedeni ile firmaların ihale sürecine gerektiği gibi hazırlanamadıklarını beyan etmeleri üzerine Ulaştırma Bakanlığı erteleme kararı almak zorunda kaldı. 

AYDIN DENİZLİ OTOYOL İHALESİ SON DURUM! 

Hatırlanacağı üzere Bakanlık 12 Mayıs 2020 tarihinde yapılması planlanan ihaleyi 9 Nisan 2020 tarihinde almış olduğu karar ile korana virüs salgını dönemine denk gelmesi gerekçesi ile bir kere daha ertelediğini duyurmuş ve 11 Haziran 2020 tarihini yeni ihale tarihi olarak açıklamıştı.  Süreçte 26 Mart 2019 tarihinde duyurulan projede aradan bir sene geçmesine rağmen halen henüz ihale aşamasına geçilemezken ihale aşamasının tamamlanmasının ardından dev ulaşım projesinin 3 sene içerisinde tamamlanarak hayata geçirilmesi planlanıyor.

Çalışma Bakanı Duyurmuştu! Bilinmeyen 40.000 TL Betonarme, Prefabrik Ev, Tadilat ve Ev Eşyası Yardımları

0

Aile ve Çalışma Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk geçtiğimiz günlerde yapmış olduğu konuşmasında bakanlık tarafından sağlanan barınma yardımlarının artırıldığını duyurmuştu. Bakan Selçuk ihtiyaç sahibi ailelere yapılan prefabrik ev yardımı, betonarme ev yardımı, tadilat bakım onarım yardımı ve ev eşyası yardımlarının artırıldığını aktarmıştı. Peki bu yardımlardan kimler nasıl faydalanır?

Vatandaşlar emlak alanında çok sayıda yardım destek ödemesi alabilirler. Çeşitli kamu kurumları tarafından sağlanan bu ödemeler ile vatandaşların içerisinde bulundukları durumlardan olumsuz etkilenmemeleri amaçlanıyor. 

Bu kapsamda başta ihtiyaç sahibi olmak üzere farklı durumlarda yapılan bu yardımlara ilişkin son günlerde yeni bir gelişme yaşanmıştı. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından sağlanan yardım ödemelerinde tutarların güncellendiği duyuruldu. 

BİLİNMEYEN EMLAK VE BARINMA YARDIMLARI

Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk tarafından yapılan açıklamada Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü üzerinden ödenen barınma yardımlarında vatandaşlara ödenen tutarların değiştiği ifade edildi. Bakan Selçuk konuşmasında uzun zamandır aynı rakamda yapılan ödemelerde ücretlerin artırıldığını vurguladı. 

Devletin Barınma Yardımları

Devlet tarafından sağlanan barınma yardımları Aile Bakanlığı birimi olan Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü aracılığıyla 4 kategoride ödeniyor. Bu yardımlar;

* Prefabrik Ev Yardımı
* Betonarme Ev Yardımı
* Ev Eşyası Yardımı
* Ev Bakım Onarım Tadilat Yardımı

KİMLER BARINMA YARDIMI ALABİLİR?

Devlet tarafından sağlanan barınma yardımı ödemeleri ihtiyaç sahibi vatandaşlara ödeniyor. Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü yardım ödemelerine ilişkin açıklamasında, bu desteklerin; “Oturulamayacak derecede eski, bakımsız ve sağlıksız evlerde yaşayan muhtaç vatandaşlara evlerinin bakım-onarımı, betonarme ev yapım yardımı, prefabrik ev yapım yardımı ve afet kapsamında ev eşyası alımı için ayni veya nakdi olarak yapılan yardımlardır.” bilgisini verdi.

Başvuru Şartları Neler?

Barınma yardımı almak isteyen vatandaşların evlerinin sağlıksız koşullarda olması gerekiyor. Esas koşul ise gelir şartı. Ev yardımı alabilmek için aylık hane gelirinin evde yaşayan kişi sayısına oranının asgari ücretin üçte birinden fazla olmaması gerekiyor. 

ZAMLI YARDIM ÜCRETLERİ

Bakanlık olarak güncellenen Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk tarafından duyurulan yardım ödemeleri ile vatandaşlar aşağıda yer alan oranlarda destek ödemesi alabiliyorlar. 

* Ev eşyası yardımı ödeme tutarı 5.000 TL (Zam öncesi 3.000 TL olarak ödeniyordu)
* Ev bakımı için sağlanan tadilat yardımı 20.000 TL (Zam öncesi 3.000 TL olarak ödeniyordu)
* Prefabrik ev yardımı güncel rakam 30.000 TL (Zam öncesi 3.000 TL olarak ödeniyordu)
* Betonarme ev yardımı 40.000 (Zam öncesi 3.000 TL olarak ödeniyordu)

18 İle Şehir Hastanesi Müjdesi! Şehir Hastaneleri Yapılacak Olan İller Hangileri?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan açıklamalar sonrası gözler Türkiye’nin yeni şehir hastaneleri projelerine çevrildi. 18 ile şehir hastanesi yapılacağı duyuruldu. Peki, şehir hastanesi yapılacak yeni iller hangileri?

Korana Virüs salgını sonrasında daha da önem kazanan şehir hastaneleri projeleri hakkında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yeni açıklamalarda bulundu.  Hatırlanacağı üzere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan son olarak Başakşehir Şehir Hastanesi için düzenlenen açılış törenine katılmıştı. 

TÜM BÜYÜKŞEHİRLERE ŞEHİR HASTANESİ YAPILACAK! 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan açıklama ile 30 büyükşehir tamamına en az 1 şehir hastanesi kurulacağı bilgisi paylaşıldı. Türkiye’nin korana virüs salgını sonrasında sağlık turizmi için şehir hastaneleri projeleri sayesinde daha büyük pay almayı hedefliyor. 

YENİ ŞEHİR HASTANELERİ YAPILACAK İLLER HANGİLERİ?

1-Antalya,
2-Aydın,
3-Balıkesir,
4-Denizli,
5-Diyarbakır,
6-Erzurum,
7-Hatay,
8-Kahramanmaraş,
9-Malatya,
10-Mardin,
11-Muğla,
12-Ordu,
13-Sakarya,
14-Samsun,
15-Şanlıurfa,
16-Samsun,
17-Trabzon,
18-Van

Şehir Hastaneleri hem açılacak olan iller hem de yakın çevresinde yatırım açısından büyük önem taşıyor. Türkiye korana virüs salgını sonrasında dünya genelinde artan talebe sağlık turizmi ile yanıt verecek. Yapılacak olan yeni tanıtım çalışmaları ile daha fazla kişiye ulaşma imkanına erişecek olan sektör yeni hastane projeleri ile gücüne güç katacak.

İnşaat Maliyetleri Nisan’da Yüzde 0.86 Arttı

0

İnşaat maliyetleri Nisan’da aylık bazda yüzde 0.86, yıllık bazda yüzde 6.14 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu‘nun (TÜİK) verilerine göre, aylık bazda malzeme endeksi yüzde 1.15 ve işçilik endeksi yüzde 0.32, yıllık bazda da malzeme endeksi yüzde 1.95, işçilik endeksi yüzde 15.45 arttı.

Bina inşaatı maliyet endeksi, aylık bazda yüzde 1.29, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7.77 arttı.

Aylık bazda malzeme endeksi yüzde 1.80 ve işçilik endeksi yüzde 0.32 arttı. Ayrıca yıllık bazda da malzeme endeksi yüzde 4.07, işçilik endeksi yüzde 15.69 arttı.

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, aylık bazda yüzde 0.62 azalırken, yıllık bazda yüzde 0.79 arttı.

Aylık bazda malzeme endeksi yüzde 1.06 azaldı, işçilik endeksi yüzde 0.31 arttı. Ayrıca geçen yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 4.74 azaldı, işçilik endeksi yüzde 14.56 arttı.

Faiz İndirimi Gayrimenkul Sektörüne Can Suyu Oldu, Konut Satışları Arttı, En Kötü Geride Kaldı!

Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank tarafından başlatılan tarihi konut kredisi paketi ile gayrimenkul sektörü ihtiyaç duyduğu can suyuna kavuştu. 1 sene ertelemeli düşük faizli konut kredisi müjdesi ile beraber vatandaş ev almak için adeta bankalara akın ederken konuta talep patlaması yaşandı. Ekonomistler yapmış oldukları değerlendirme ile en kötüsü geride kaldı yorumlarında bulundu.

Kamu bankaları tarafından başlatılan tarihi kredi paketi ile beraber amaçlandığı gibi vatandaşın konuta olan talebinde rekor artış sağlandı. Ev sahibi olmak isteyen kişilerin harekete geçmesi ile beraber konut satış rakamları sert yükseliş trendine girerken ekonomistler gayrimenkul sektöründe en kötüsü geride kaldı yorumlarında bulundu. 

KORANA VİRÜS SALGINI SONRASI YENİ NORMALE KREDİ DESTEĞİ İLE BAŞLAYAN GAYRİMENKUL SEKTÖRÜ SATIŞ REKORU KIRABİLİR!

Konu hakkında değerlendirmede bulunan Sabah Gazetesi yazarı Dilek Güngör kaleme aldığı yazısında korana virüs salgını sonrası gelen ilk rakamların Türk ekonomisinde en kötünün geride kaldığına işaret ettiğini dile getirdi.  Alnus Yatırım Menkul Değerler’den Yunus Kaya ise yapmış olduğu değerlendirmesinde “Türkiye, faiz indirimlerine ilaveten kredi kanallarını da açınca konut ve otomotivde canlılık haziran ayında zirveye çıktı. Kötünün geride kaldığını görenlerin yatırım tercihlerinde borsadaki ucuz şirketler olmaya başladı” diyerek en kötünün geride kaldığı açıklamasında bulundu. 

KONUTA OLAN TALEPTE PATLAMA YAŞANDI! 

Kampanyanın duyurulması ile beraber konuta olan talepte büyük bir patlama yaşanırken bunun ilk gelen satış rakamları ile de teyit edildiği belirtiliyor.  Emlak Konut GYO tarafından satışa sunulan konutlarda rekor satış yapılırken sıfır konut satışları için de satış ofislerinin yoğun telefon trafiği yaşadığı, konuta olan talebin zirve noktasına ulaştığı müjdesi verildi.  Konut stokunun hızlı tükeneceğini belirten uzmanlar ise ev sahibi olmak isteyen kişileri konut fiyatlarına zam konusunda uyararak ellerini çabuk tutmalarını tavsiye ediyor.

Yabancılar Yeniden Alıma Geçti! Türkiye’den Konut Alan 9 Bin Yabancı Türk Vatandaşı Oldu

Yabancılara konut satışı talebinde beklenen canlanma başladı. Açıklanan rakamlara göre yabancılar büyük şehirlerde pahalı konutlara yöneldi. Türk vatandaşları ortalama 220 bin liralık para ödeyerek ev alırken yabancılar ise ortalama 875 bin lira ödeyerek ev satın alıyor.

Bankaların konut kredisi faiz oranları hızla düşmeye devam ederken düşen oranlar ile beraber vatandaşın konut talebi de canlanmaya başladı.  Özellikle de kamu bankaları tarafından sunulan 1 sene ertelemeli konut kredisi paketi ile sektörde büyük hareketlilik yaşanırken yabancıların konut talebi de artış gösterdi. 

TÜRKİYE’DE SATILAN HER 100 KONUTTAN 25 TANESİNİ YABANCILAR ALIYOR! 

Konu hakkında açıklama yapan Gayrimenkul Yurtdışı Tanıtım Derneği (GİGDER) Başkanı Faruk Akbal Türkiye’de satılan her 100 konuttan 25 tanesinin yabancılara satıldığını belirterek “Türkiye’de konut satın alan bir yerli yatırımcı ise ortalama 220 bin TL ödüyor. Yabancılar ise büyük şehirlerde nispeten daha değerli konutlara yatırım yapıyor. Yabancıların bir eve ortalama 875 bin TL ödediklerini düşündüğümüzde, konut başına ciroda yabancı ve yerli arasında yaklaşık dört katlık bir fark var olduğunu görüyoruz. Türkiye’den ev alan milletlerde yaşanacak çeşitlilikle bu fark daha da açılabilir” diyerek yabancılara satış rakamlarının kademeli olarak arttırılması gerektiğini dile getirdi. 

TÜRKİYE’DEN KONUT ALAN 9 BİN YABANCI TÜRK VATANDAŞI OLDU

Son rakamları açıklayan Akbal, 2016 senesinde yapılan yasal düzenleme ile Türkiye’den konut alan yabancıya vatandaşlık verilmesi konusunda uygulanan sınırın 250 bin dolara çekildiğini, bu tarih itibari ile Türkiye’den konut alarak Türk vatandaşı olmaya hak kazanan kişilerin sayısının ise 9 bin 11 rakamına ulaştığını dile getirdi. 

Devlet 7 İlde Çiftçiye Hazineden Ücretsiz Tarım Arazisi Vereceğini Açıkladı!

0

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaların ardından devlet 7 ilde çiftçilere tarımsal üretimi artırmak ve atıl olan alanların değerlendirilmesi için ücretsiz tarım arazisi tahsis edeceğini açıkladı.

Devlet tarafından tarımı, üretimi ve üreticiyi desteklemek için gerçekleştirilen çalışmalara bir yenisi daha eklendi. Bir süredir ücretsiz olarak hazine arazisi tahsis etmek konusunda çalışmalar yapılıyordu. Sonunda çalışmaların tamamlandığı belirlendi. Bu süreçte tarım arazisi için kullanılabilecek olan ve tespit edile 14 bin dekar hazine arazisinin tahsis edilmesi için çalışmaların başladığı belirlendi. Bu durum 1904 futbol sahası büyüklüğüne eş değer olarak ifade edildi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli konu hakkında açıklamalarda bulundu. ‘Amacımız bu süreç içerisinde ekilmeyen ve atıl durumda olan boş arazileri değerlendirmek ve yeniden üretime kazandırmak Ülkemizde yaptığımız değerlendirmeler sonrasında 23.1 milyon hektar işlenen tarım arazisinin bulunduğunu belirledik. Bununla birlikte 83 milyon vatandaşımızın da gıda ihtiyacının karşılanması için harekete geçtik. Türkiye tarımsal hasılası ile 48 milyar dolara ulaştığı gibi Avrupa’da ilk sırayı almış durumda’ dedi.

Atıl Olan Tüm Alanlar Değerlendirilecek

Bakan Pakdemirli yapmış olduğu açıklamalarda atıl alanların değerlendirilmesi için ücretsiz olarak tahsis edilecek olan tarımsal alanların Erzincan, Bingöl, Erzurum, Kars, Kayseri, Muş ve Sivas’ta olduğu belirtildi. Bu arazilerin tamamı ücretsiz olarak çiftçilere tahsis edilecek. Başvuru süreci 1 Haziran tarihinde son buldu. Şimdilerde yapılan değerlendirmelerin tamamlanmasının ardından hak kazanan çiftçilerin belirlenmesi ve tarım arazilerinin tahsis edilmesi bekleniyor.

ATALIAN Türkiye, Hijyen Çözümleri ile Normalleşme Sürecine Katkı Sağlıyor

Türkiye’de 11 Mayıs tarihinde berberlerin, güzellik merkezlerinin ve AVM’lerin açılmasıyla başlayan
normalleşme adımlarının nasıl devam edeceği merak ediliyor. Bu dönemde özellikle alışveriş merkezi,
işyeri, fabrika gibi toplu yaşam alanlarındaki “açılış öncesi” hijyen konusu daha kritik bir önem taşıyor.
Dünyanın önde gelen tesis yönetim hizmetleri sağlayıcılarından Atalian, bu kapsamda sanitasyon ve
dezenfeksiyon çözümlerini ve kullanım alanlarını duyurdu.

Alışveriş merkezi, işyeri ve üretim tesisi gibi toplu yaşam alanlarında herkes için sağlıklı bir ortam
oluşturabilmenin önemine değinen ATALIAN Türkiye COO’su Miktat Kuzhan, “Dezenfeksiyon; insan
sağlığını tehdit eden ve bozan, yaşam konforunu düşüren, hastalık yapma özelliği bulunan patojen
mikroorganizmaların yok edilmesi veya üremelerinin durdurulması işlemidir. Biz bunu nano teknoloji ile
yapıyoruz. Bu aşamada kullanılan temizlik ürünlerinin yanı sıra yapılan temizliğin yöntemi ve sıklığı da
kritik bir durum. Özellikle AVM’lerin yemek alanları, tuvaletleri, bebek bakım odaları, asansörleri,
yürüyen merdiven bantları ve ortak alanları yoğun bir şekilde kullanılıyor. Tüm alanlarda günlük yapılan
temizlik ve sonrasında kullanılan dezenfeksiyon kimyasallarıyla hijyen sağlanarak zararlı bakterilerin
oluşumu engelleniyor. Ayrıca aylık periyotlarla virüs ve bakterilere karşı ortam ve yüzey dezenfeksiyon
işlemleri yapılıyor. Dezenfeksiyon sonrasında ATP metrelerle işletmelerden numuneler alıyor ve
ortamdaki zararlı oluşumu düzenli olarak ölçerek kontrol sağlanıyor” dedi.

Açılış Öncesi Koruyucu ve Önleyici Hizmetler

ATALIAN Türkiye COO’su Miktat Kuzhan, koruyucu ve önleyici dezenfeksiyon çalışmalarının farklı
aşamaları olduğunu belirterek bunları şöyle açıkladı: “Öncelikle toplu yaşam alanlarını virüs ve
bakterilerden arınmış hale getirmemiz gerekiyor. Bunun ilk adımı kimyasal dezenfekte. Bu işlem ile insan
teması olan tüm alan ve yüzeylerin detay temizliği ve dezenfeksiyonunu gerçekleştiriyoruz. İkinci adım
olan koruyucu önlemler de ise; filtre bakımı ve temizlikleri, mahallerde ultraviyole (UV) uygulamaları,
HVAC sistemlerinde ultraviyole (UV) uygulamaları yapılıyor. Son aşamada ölçme ve izleme sistemleri yer
alıyor. Bu uygulamalar, lokal vücut sıcaklık ölçerler, termal kameralar, ortamda kişi sayma ve insan
yoğunluğu hesaplama ve sosyal mesafe koruma sistemleri.”

Farklı Dezenfeksiyon Çözümleri

Ultraviyole ile HVAC dezenfeksiyon: Özellikle ticari binalarda iklimlendirme sistemlerinin virüsleri yayma
riski bulunur. En riskli sistemler ise karışım havalı klima santralleridir. Bu noktada havada hareket halinde
bulunan virüslerin farklı mahallere dağılma riski artar. Klima santralleri üzerine yerleştirilen birkaç adet
amalgam UV lamba ile etkin bir dezenfeksiyon sağlanır. UV-C etkin şekilde yayılıp 15 dakikada ve belirli
bir debideki hava içerisinde bulunan mikroorganizma, bakteri ve virüsleri %99,9 oranında yok eder.

Borlu dezenfekte kabinleri: Virüs ya da bakterilerin insan vücudu ya da kıyafetinde tutunma zamanları
bulunur. Kabinlerde nano teknoloji özellikli ürünlerin kullanılması ve bunların püskürtülmesi sırasında
uygulanan statik bir yöntem sayesinde dezenfektan molekülleri yüzeylerde yaklaşık 70 saniye kadar
tutunma ve dezenfeksiyon sağlıyor.

Ultraviyole robot: Bu, dünyada yeni sayılabilecek bir teknoloji. Robot üzerinde dezenfeksiyonu sağlayan
birkaç adet amalgam UV lamba bulunur. Reflektörlerden yansıyan UV-C ışınları etkin bir şekilde yayılıp
15 dakika içerisinde ve 3 metre yarıçapındaki alanda bulunan mikroorganizma, bakteri ve virüsleri %99,9
oranında yok eder. Uygulamada dikkat edilmesi gereken konu ise UV ışınının doğrudan deri ve göze
temasından kaçınılmasıdır. Bu nedenle android uygulamalar üzerinden, uzaktan çalışması sağlanır.

ATALIAN Türkiye Hakkında:

Dünyanın önde gelen tesis yönetim hizmetleri sağlayıcılarından biri olan Atalian Global Services, 30’dan fazla ülkede 125 binden fazla çalışanıyla özel sektör ve kamudaki müşterilerinin ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte çözümler geliştiriyor. 2013 yılında Türkiye pazarına giren ATALIAN Türkiye bünyesinde 5 bini aşkın kişi çalışıyor. ATALIAN Türkiye, entegre tesis yönetimi hizmetleri kapsamında müşterilerine çok geniş bir hizmet alanıyla destek veriyor: tesis yönetimi, enerji yönetimi, bina otomasyon sistemleri, temizlik, güvenlik, teknik bakım, resepsiyon, peyzaj, inşaat & renovasyon.

ATALIAN Türkiye, seçilen stratejik alanlarda 5 yıl içinde Türkiye’nin en büyük entegre tesis yönetimi firması olmayı hedefliyor. ATALIAN Türkiye’nin hizmet verdiği önemli markalar arasında Renault, Ford, Mercedes, Bosch, CarrefourSA, Migros, Sütaş, Coca-Cola, Ikea, Boyner, LCW, Gratis, Media Markt, Simit Sarayı, Panasonic-Viko, Yapı Kredi, Odeabank, UPS, Nef, TED Ankara Koleji, TED Üniversitesi, Kültür Üniversitesi, Aselsan, Doğuş Grubu ve Anadolu Grubu ile İnİstanbul, Brooklyn Park, Nivo İstanbul projeleri yer almaktadır.

Salda Gölü Yeniden Ziyarete Açıldı

0

185 metre derinliğiyle Türkiye’nin birinci, dünyanın üçüncü en derin gölü olan ve Türkiye’nin Maldivleri olarak kabul edilen Burdur’daki Salda Gölü, bembeyaz kumsalları, turkuaz rengi suları ve eşsiz doğal güzellikleriyle beraber normalleşme sürecinde yeniden misafirlerini ağırlamaya başladı.

Koronavirüse karşı alınan tedbirler Salda Gölü’nde de uygulanıyor. Girişte ziyaretçilerin ateşi ölçülürken maske kullanılması ve sosyal mesafe kurallarına uyulması gerektiği hatırlatılıyor.

Geçen yıl yaklaşık 1.5 milyon kişinin ziyaret ettiği Salda Gölü bu sene de sessiz ve sakin bir tatil geçirmek isteyenlerin adreslerinden biri olacak.

116 Bin Konutun Dönüşümü Fiilen Devam Ediyor

İstanbul Esenler’deki Güney Rezerv Konut Projesini inceleyen Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, burada yaptığı açıklamalarında dönüştürülmesi gereken acil öncelikli 1 milyon konut için süratli bir biçimde çalıştıklarını vurgulayarak inşa edilen konutların zemin+3/4 katlı olduğu, yatay mimari esaslı, yürüyüş yollarıyla, bisiklet yollarıyla her türlü yaşam alanlarının olduğu projeler olduğunu söyledi.

Esenler’deki kentsel dönüşüm alanının 8 milyon metrekarelik iki alandan oluştuğunu kaydeden Bakan Kurum, şu ana kadar güney alanında yaklaşık 2 bin 450 bağımsız bölümünün ihalesinin yapıldığını belirtti.

Yıl sonuna kadar Esenler Belediyesi ile ortaklaşa yürüttükleri çalışma çerçevesinde hak sahibi vatandaşlara teslimlere başlayacaklarını söyleyen Murat Kurum; “Haziran ayı içerisinde yaklaşık 1000 civarında konutun ihalesini gerçekleştireceğiz ve toplamda 3 bin 500 konutun ihalesini haziranda bitirmiş olacağız. Bu şu an için tek alanda Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm projesi. Toplamda 60 bin konutu içeriyor.” dedi.

İstanbul’da 63 riskli alanda 35 bin 606 binanın kentsel dönüşüme alındığını hatırlatan Kurum; “Sahada fiilen 116 bin konutun dönüşümünü gerçekleştiriyoruz. Bu çerçevede 69 bin riskli bina tespiti yaptık ve bu riskli binalardan 61 bininin de yıkımını gerçekleştirdik. Bizim diğer ilçelerde de devam eden projelerimiz var. Amacımız acil öncelikli dönüştürülmesi gereken 1,5 milyon konutun dönüşümünü sağlamak. 5 yıl içerisinde bu dönüşümleri planlıyoruz” şeklinde konuştu.

Çevre ve Şehircilik Bakanı  Murat Kurum kendisine gazetecilerin yönelttiği kamu bankalarının başlattığı konut kredileri ile ilgili gelişmelerle ilgili soruları, dün 500 konutun satışının gerçekleştirildiği, bugün de aynı şekilde 500 konutun satılacağını öngördükleri şeklinde yanıtladı.

Ankara Dikimevi-Natoyolu Metrosu İçin İlk İhale Yapıldı!

Çalışmalarına devam eden Ankara Büyükşehir Belediyesi, Mamak ilçesini Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi (AŞTİ) ile Dikimevi arasında çalışan ANKARAY hattına bağlayacak proje için ilk ihaleyi yaptı.

Yatırımlarına hız kesmeden devam eden  Ankara  Büyükşehir Belediyesi, Başkent’te raylı sistemler ağına bir yenisini daha ekliyor.

Ankara Büyükşehir Belediyesi EGO Genel Müdürlüğü Ulaşım Yatırımları Dairesi Başkanlığı, Mamak Natoyolu’nu Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi (AŞTİ) ile Dikimevi arasında çalışan ANKARAY hattına bağlamak üzere ilk ihaleyi yaptı.

Canlı Yayınlanan İhaleye 10 Firma Katıldı

Dikimevi-Natoyolu Hafif Raylı Sistem Hattı (HRS) Projesi için ilk adımı atan Ankara Büyükşehir Belediyesi, ihaleye katılım gösteren 10 firmanın ön yeterlilik tekliflerini 4 Haziran Perşembe günü aldı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi sosyal medya hesapları ve youtube kanalı üzerinden canlı şekilde yayınlanan ve 35 dakika süren ön yeterlilik değerlendirmesine katılan firmalar arasından teknik ve mali yeterliliği en yüksek puan sıralamasına uygun 6 firma belirlenerek ikinci ihaleye davet edilecek. İhaleyi kazanan firma ile sözleşme imzalanmasından sonra işin 8 ay içinde tamamlanması öngörülürken, bu süreçte üretilen proje ve ihale dokümanları ile yapım işi ihalesi aşamasına geçilmiş olacak.

Başkentte Ulaşım Daha da Rahatlayacak

Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi (AŞTİ) ile Dikimevi arasında çalışan ANKARAY hattına bağlanacak olan Dikimevi-Natoyolu hattı, 7,4 kilometre uzunluğunda olacak ve 8 ayrı istasyondan meydana gelecek.

Gerçekleştirilen ihaleye yerli ve yabancı firmaların yoğun ilgi gösterdiğini belirten Ulaşım Yatırımları Daire Başkanı Serdar Yeşilyurt, şöyle konuştu:

“EGO Genel Müdürlüğü’nün çalışmaları sonucunda metro ağını genişletiyoruz. Başkentliler AŞTİ’ye artık daha rahat ulaşabilecek. 4 Haziran’da yaptığımız ihaleye 10 firma katıldı. Bu firmalar arasından teknik ve mali yeterliliği en yüksek olan 6 firma tespit edilecek. Değerlendirme sonrasında da yapılacak yeni ihaleye davet edeceğiz. İhaleyi kazanan firma, yapıma yönelik proje ve diğer ihale dokümanlarını hazırlayacak ve 8 ay sonra yapım ihalesi aşamasına geçeceğiz. Bu proje ANKARAY Hafif Raylı Sistem hattının devamı olacak. Hat Dikimevinden başlayacak, Natoyolu’na kadar 7,4 kilometre olacak. Bu çalışma kapsamında ayrıca AŞTİ’den sonra Söğütözü’ne doğru yapım çalışması biten 1 istasyon daha eklenmiş olacak. 0,788 kilometrelik bu yeni hat da işletmeye alınacak.”

Aydın-Denizli Otoyolu İhaleye Çıkıyor

İzmir ile Antalya arası karayolu ulaşımını 3 saate indirecek olan otoyol projesinin ikinci etabı olan 140 kilometresi otoyol, 23 kilometresi de bağlantı yolu olmak üzere 163 kilometre uzunluğundaki Aydın ile Denizli etabı 11 haziran perşembe günü ihaleye çıkıyor.

Yap-işlet-devret modeli ile yapılacak olan Aydın-Denizli otoyolunun 3 yılda tamamlanması planlanıyor. Önümüzdeki günler yapılacak Denizli-Burdur ve Burdur-Antalya otoyolları ihaleleri ve yolların yapılması ile birlikte İzmir ile Antalya arasındaki 580 kilometrelik yol 440 kilometreye inecek. Mevcut durumdaki yollarda yaklaşık 6-7 saat süren yolculuk süresi, otoyolun tamamlanarak açılmasıyla birlikte 3 saate düşecek.

Bursa’da Millet Bahçesi Hizmete Açıldı

0

Bursa Atatürk Stadyumu’nun yıkılmasının ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından projelendirilen millet bahçesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video konferans yönetimiyle katıldığı törenle hizmete açıldı.

Bursalılar adına Cumhurbaşkanı’na teşekkür eden Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, yakın zamanda 250 dönümlük Gökdere Millet Bahçesi’nin de hayata geçirileceğini söyledi.Daha önce 13 millet bahçesinin açılışını gerçekleştiren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yapımı biten ve aralarında Bursa’nın da olduğu 10 şehirdeki millet bahçesini de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle açtı. Millet bahçelerinin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserleri İstanbul,Bursa, Batman, Elazığ, Sakarya, Samsun, Sivas, Trabzon ve Diyarbakır’da yaşayan vatandaşların hizmetine 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde sunmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.

Toplam büyüklüğü 550 bin metrekareye yaklaşan 10 millet bahçesinin her birinin yeşil alanları ve içlerindeki tesisleri ile iftihar verici eserler olduğunu belirten Erdoğan, “Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına girerken 81 ilimize 81 milyon metrekare millet bahçesi kazandırma hedefimize adım adım yaklaşıyoruz. Şehircilik geleneğimizin sembolleri olacak millet bahçelerinden 13’ünü 2 yıl önce yine bir 5 Haziran günü hizmete açmıştık. Bugünkülerle birlikte 23 millet bahçesine ulaşmış oluyoruz. Hala inşası süren millet bahçelerimizi de peyderpey hizmete açacağız” dedi. Video konferans yöntemiyle Bursa’ya bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bursa Millet Bahçesi de maşallah yemyeşil olmuş. Yeşil Bursa’ya bazı yeşillikler daha katmış olduk” diyerek yapılan çalışmada emeği geçenlere teşekkür etti.

‘Bursa’nın nefes alacağı alan’

Bursa Valisi Yakup Canbolat, Bursa milletvekilleri, AK Parti İl Başkanı Ayhan Salman, belediye başkanları ve diğer yetkililerinde katıldığı törende konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, “2018’in Haziran ayında Bursa’ya ziyaretinizde yapılacak düzenlemeler ile alakalı tek tek izahatlarınız olmuştu. Özellikle ‘beton yapıları görmek istemiyorum’ demiştiniz. Büyükşehir belediyesi olarak bu doğrultuda bir proje hazırladık. Bakanımıza bunu sunduk ve geçen yıl inşaat başladı. Millet kıraathanesi, sıcak su çeşmeleri, peyzaj alanları ve yürüyüş alanları ile Bursa’nın nefes alacağı bir yer oldu. Yine sizin mihmandarlığınız da 250 dönümlük Gökdere Millet Bahçesi de geliyor. Aynı zamanda buranın bodrum katında 480 araçlık otoparkın olduğunu ifade ediyorum. Sizlere Bursalılar adına yürekten teşekkür ederim” diye konuştu.

‘Muhteşem bir eser Bursa’ya kazandırıldı’

Vali Yakup Canbolat ise, eski stadın olduğu yerin millet bahçesi olarak Bursa’da düzenlendiğini hatırlattı. Alanın insanlarda bir hatırası olduğunu söyleyen Canbolat, eski Bursaspor Stadını’nda yaşatılarak muhteşem bir eserin Bursa’ya kazandırıldığını dile getirdi. Konuşmaların ardından kurdele kesimiyle Bursa Millet Bahçesi hizmete açıldı.

İnşaat Firmaları Yeni Dönem başlıyor! Kriterler Değişti!

Koronavirüsün ardından konut tercihleri de değişti. Değişen talebe ayak uydurmak isteyen inşaat firmaları yeni bir döneme başlıyor. Artık yatay mimari, bahçe ve balkonlar, doğru havalandırma, kaliteli malzeme ve çalışma odalı evler bundan sonra ana kriterler olacak.

Tüm dünyayı derinden etkileyen koronavirüsün ardından aylarca evlere kapandık. Normalleşme süreci yavaş yavaş başlasa da çok sayıda kişi evinde uzun zaman geçirdi. Bu sebeple ‘Bir ev nasıl olmalı’ sorusu yanıtlandı. Gayrimenkul sektöründeki dinamiklerin koronavirüs salgınıyla beraber değiştiğinden bahseden DAP Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, “1999 depreminin ardından inşaat sektörü deprem kriterleri ile tanışmıştı. Şimdi ise ‘sağlık kriterlerine’ göre konut geliştirmek lazım. Artık şunu gördük yaşam alanlarımız aslında yemek yiyip, uyumaktan, televizyon izleyip, çocuklarımızla oynamaktan çok daha fazlası” diye konuştu.

Sağlık Kurulu Kurdu

Hürriyet’ten Gülistan Alagöz’ün haberine göre; yeni dönemde tüketici taleplerinin değişeceğini ve bu kapsamda projelerin de değişeceğinden bahseden Yılmaz, “Bu süreç hepimize bahçesiz, balkonsuz ya da terassız ev olamayacağını gösterdi. Bunun için de imar yönetmelikleri düzenlenirken evlerin balkon ve teraslı yapılması konusunda birtakım teşvikler verilerek düzenlenmesinde yarar var. Biz sağlık kriterleri konusunda ciddi bir çalışma yaptık. Hekimlerden oluşan bir ‘Sağlık Kurulu’ oluşturduk. İstanbul Çekmeköy projemizi de bu kurulun önerileri etrafında şekillendirdik. Pandemi sonrası gayrimenkul anlayışının dünyadaki en önemli örneklerinden birini Çekmeköy’de göreceksiniz” dedi. Peki sağlıklı ev nasıl olacak? Yılmaz, açıklamalarına şöyle devam etti: “Asansör olmalı ama binalar buna ihtiyaç duyulmayacak kat sayısında inşa edilmeli. Her konutta bahçe, balkon ya da teraslara yer verilmeli. Siteler geniş yeşil alana sahip olmalı. Her dairenin havalandırma sistemi korona sürecindeki sağlık kriterlerine uygun tasarlanmalı ve elbette deprem yönetmeliğine uygun olmalı.”

Yüksek Bina Devri Kapandı

Konut sektöründe yüksek katlı yapılara talebin düşeceğine dikkat çeken Yılmaz, “Biz şirket olarak, bunun kararını 3-4 yıl önce zaten alıp arazilerimizi de buna göre geliştirmiştik. Bana göre yüksek katlı bina devri bu salgınla beraber kapandı. Bu sadece Türkiye için değil, tüm dünya için geçerli” diye konuştu. İstanbul Çekmeköy’deki projesinde yatay mimariyle inşa edildiğini belirten Yılmaz, “Bugün itibarıyla aldığımız ön talep 58 bini aştı. Türkiye’de ilk defa 58 bin kişinin fikirlerine göre projemizi şekillendirdik.İlk etapta 1400 konut planlarken bunu 1050’ye düşürdük. Projemizde binaların yüksekliğini de zemin artı 5 kat olarak kurguladık. Otoparklarımızı evlerimizin altına aldık. Ortada yer alan bölümü orman olarak koruyalım ve proje sakinlerinin kullanımına açalım istedik” açıklamasında bulundu. 

Evden Çalışana Yarım Oda

DAP Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, salgınla beraber iş hayatının da değiştiğini sözlerine ekledi. Birçok kurumun evden çalışma modeline geçtiğinden bahseden Yılmaz “Uzmanlar diyor ki, evde bir çalışma odanız olsun. Yoksa mutlaka bir çalışma alanı oluşturun. İşte bu yüzden çalışma odalarını unutmadık. Bazı evlerimize yarım odalar şeklinde bölümler ekledik. Ayrıca projemizdeki bahçeli ev sayımızı artırdık. Toplam daire sayısının yüzde 20’sini villa bahçe konseptiyle tasarladık. Tüm dairelerimizi balkonlu yaparak, projedeki evlerin yüzde 20’sini de teraslı ev olarak kurguladık” şeklinde konuştu.

Bahçeli Eve Talep Arttı

Ege Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Kabadayı, bir dönem çok popüler olan Fransız balkonu kullanımının tamamen kalacağını düşünüyor. İnsanların vakit geçireceği geniş balkonları yeniden tercih etmeye başladığını söyleyen Kabadayı, “Korona öncesi yatay mimari ve bahçeli eve talep başlamıştı, şimdi daha da arttı. İnsanlar yaşadıkları yerde daha çok yeşili görmek istiyor. Bunun yanında sosyal mesafe ve binalara temassız giriş bu süreçte konut projelerinde öne çıkacak” dedi.

Virüs Tutmayan Malzeme

İstanbul İnşaatçlar Derneği (İNDER) ve Teknik Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım inşaat sektöründe koronavirüsün ardından yeni bir dönem başlayacağını açıkladı. Durbakayım, “En önemli konu malzeme. İşin başında malzeme seçerken virüs barındırmayan tercihler yapılmalı. Evler temiz hava ve güneş içeriye girecek şekilde projelendirilmeli. Klimalar yerleştirilirken tavandan aşağıya üfleyen sistem seçilmeli. Binalara girişte otomatik kapı seçilirken, daire içlerinde kapı kollarına dikkat edilmeli. Kendini temizleyen, bakteri tutmayan ürünler kullanılabilir. Sitelerde sosyal tesisler sosyal mesafeye göre kurgulanıp bireysel kullanıma da uygun hale gelmeli” dedi.

Sağlıklı Evde Neler Var?

  • Yatay mimari ve yeşil alan ön planda olacak.
  • Mümkünse her eve bahçe, değilse balkon teras yer alacak. Fransız balkonu değil geniş balkonlar öne çıkacak.
  • Havalandırma sistemi korona sürecindeki sağlık kriterlerine uygun tasarlanacak.
  • Malzemeler virüs barındırmayan özellikte seçilecek.
  • Binaya girişlerde otomatik kapı ve temassız kullanım yaygınlaşacak.
  • Spor salonu, hamam sauna gibi alanlarda sosyal mesafe önem kazanacak.
  • Evlerin mimarisi temiz hava ve güneş ışığına göre planlanacak.
  • Evden çalışma artacağı için daire içlerine çalışma odaları da eklenecek.
  • Satış sürecinde dijitalleşme öne çıkacak.

Yusufeli Barajı’nda Beton Gövdenin Yüzde 75’i Tamamlanıyor

0

Barajı’nda gövdenin yüzde 75’ini tamamlayacak “3 milyonuncu metreküplük betonun dökümü” yarın törenle gerçekleştirilecek.

Tarım ve Orman Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video konferans yöntemiyle katılması beklenen tören kapsamında, Bakan Bekir Pakdemirli de baraj inşaatında bulunacak.

Pakdemirli, konuyla ilgili değerlendirmesinde, Yusufeli Barajı ve HES inşaatında baraj ünitelerine ait yapıların inşaat çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiğini belirterek, “Bu kapsamda, 6 Haziran’da gövde betonuna başlama tarihi itibarı ile 22 ay içerisinde 4 milyon metreküplük gövde betonunun 3 milyon metreküplük kısmını dökeceğiz ve gövde inşaatının yaklaşık yüzde 75’ini tamamlamış olacağız. Beton döküm merasimimize Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan da video konferans yöntemiyle iştirak edecek.” ifadelerini kullandı.

Pakdemirli, Çoruh Nehri üzerinde inşaat çalışmaları devam eden Yusufeli Barajı ve HES’in temelden 275 metre yüksekliği ile çift eğrilikli beton kemer gövde kategorisinde Türkiye’nin birinci, dünyanın üçüncü yüksek barajı olacağına dikkati çekti.

“2,5 milyon kişinin enerji ihtiyacı karşılanacak”

Yusufeli Barajı’nın, tamamlandığında rezervuarında 2,13 milyar mektreküp su depolayacağını ve 558 megavat gücündeki santrali ile yıllık bir milyar 888 milyon kilovatsaat enerji üreteceğini belirten Pakdemirli, “Baraj ve hidroelektrik santrali milli ekonomiye yıllık 1,5 milyar lira katkı sağlayacak. Üretilecek enerji ile 2,5 milyon kişinin enerji ihtiyacı karşılanacak.” bilgisini verdi.


Bakan Pakdemirli, nehir akış yönüne göre kendisinden sonra gelen barajlardan Deriner’de 100, Borkça’da 43 ve Muratlı’da 17 olmak üzere toplamda 160 megavat ilave kapasite artışı sağlayacak olan Yusufeli Barajı’nın, Çoruh Nehri’nden kaynaklanan taşkın riskini azaltacağını ve buradaki barajların işletme ömrünü uzatacağını bildirdi.

Öte yandan inşaatı tamamlanan ve 239 milyon liraya mal olan Bayburt Demirözü sulama tesisini de hizmete açacaklarını kaydeden Pakdemirli, “Projeyle 18 yerleşim yerinde 112 bin 600 dekar arazinin modern sulamaya kavuşacak.” dedi.

Pakdemirli, bu sayede 11 bin 260 kişiye doğrudan istihdam ve çiftçilere de 85 milyon liralık ilave tarımsal gelir sağlanacağına işaret etti.

Taşlıdere Vadisi Islahı 5. Kısım Projesi Açılıyor

Pakdemirli, Rize’nin taşkınlar açısından riskli bir il olduğunu ve bu nedenle “Rize Merkez ve Güneysu ilçeleri Taşlıdere Vadisi Islahı 5. Kısım” projesini 123 milyon lira yatırım bedeliyle tamamladıklarını ve açılışını yapacaklarını da kaydetti.

Projenin içerdiği “geçirgen tersip bentleri” ile Türkiye için örnek olacağını ve ilk kez burada uygulandığını belirten Pakdemirli, “Proje sayesinde yağış esnasında sürüklenen iri kayalar, ağaç, dal ve kökler bentlerin ızgaralarında tuzaklanacak, mansabında yer alan köprü ve menfezlerin tıkanması engellenecek. Böylelikle 9 meskun mahal ve 1000 dekar tarım alanı taşkın riskinden korunacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Rize-Artvin Havalimanı İnşaatında Üst Yapılar Şekillenmeye Başladı

Rize- Artvin Havalimanı inşaatında üst yapılar şekillenmeye başladı

Türkiye’nin Ordu-Giresun Havalimanı’ndan sonra denize dolgu yapılarak inşa edilen 2. havalimanı olacak olan Rize-Artvin Havalimanı inşaatının dolgu çalışmalarının yanı sıra üst yapı çalışmaları da sürüyor.

Üst yapı ihalesi bittikten hemen sonra kule kazıkları çakılan Rize-Artvin Havalimanı’nda terminal binası inşaatı hız kesmeden devam ederken, bugüne kadar yapılan çalışmalar sonrasında üst yapıda yüzde 2’lik bir ilerleme kaydedildi.

Dolgu çalışmalarına 2017 yılının şubat ayında başlayan ve 2022 yılının Ocak ayında bitmesi planlanan havalimanı inşaatında çalışmalar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 29 Ekim 2020 yılında kullanıma açılması talimatı sonrasında hızlanırken, bu talimatın üzerine günde sadece 60 ton olan dolgu dökümü yüklenici firma tarafından 120 bin tonlara çıkartıldı.

Trabzon Havalimanı’na alternatif olacak olan havalimanı Karadeniz yaylalarının turizm açısından ulaşılabilirliğini de daha kolay hale getirecek. Aynı zamanda Rize-Artvin Havalimanı bölgeye lojistik ve ticaret olarak da büyük katkı sağlayacak. Havalimanında sivil apronların yanı sıra askeri apronlar da yer alacak.

3 Kilometre Pist Uzunluğu Olacak

3 kilometre uzunluğunda ve 45 metre genişliğinde pistin yer alacağı Rize-Artvin Havalimanı inşaatında günde 120 tona yakın dolgu 297 iş makinası ve 665 işçinin 24 saat aralıksız çalışmasıyla gerçekleşiyor. 2 adet taş ocağından dolgu için malzeme taşınan Rize-Artvin Havaalanı inşaatının dolgu alanında sadece taş, toprak, kaya gibi dolgu malzemesi kullanılmamakla beraber günlük 30 adet üretile bilinen, toplam ağırlığı 45 tonu bulan beton ‘x’ bloklarının da içerisine yer aldığı malzemeler ile dolgu işlemi gerçekleştiriliyor. Dolgu işlemi sadece iş makineleriyle bu iş için özel dizayn edilmiş gemilerle gerçekleştiriliyor. 7 bin 300 metre mendirek ile önce akıntı en aza indirilerek dolgu işleminde yapıldı Rize-Artvin Havaalanında işin yüzde 90’lık kısmını kapsayan 2 milyon 600 bin metrekare toplam dolgu alanında 85 milyon 500 bin ton dolgu yapılması planlanıyor.

İnşaatlarda Etkin Tedbirler İçin Teknik Çalışma Grubu Kuruldu

0

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) iş birliğinde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı inşaat sektöründe daha etkin tedbirler için teknik çalışma grubu kuruldu.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, koronavirüs salgınına karşı çalışanlara yönelik önleyici tedbirler alınmaya devam edildiği belirtildi.

Tedbirler kapsamında İNTES ile koronavirüs salgını sonrasında işe dönüşü ve salgının etkisini azaltacak çalışmaları içeren iş birliğine imza atıldığı belirtildi. Bununla yapı işlerinde sağlıklı ve güvenli çalışma koşullarının sürdürülmesinin amaçlandığı ifade edildi.

İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü ile İNTES iş birliğinde, sektörden uzmanların ve iş müfettişlerin yer aldığı teknik çalışma grubu kurulduğu ve teknik grubun sektörden gelen geri bildirimlerle işveren ile çalışanı koruyacak şekilde sürecin atlatılmasına ilişkin çalışmalara başladığı bildirildi.

Teknik çalışma grubunca, yapı işlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin iyileştirilmesine ilişkin eğitim programlarının oluşturulduğu, İSG kurallarının belirlenmesi ve kontrol listelerinin hazırlanmasına yönelik çalışmalar yapıldığı aktarıldı.

Açıklamada, bu çalışmalar arasında, sıkça sorulan soruların cevaplarının bir platform üzerinden paylaşılması ile şantiyelerdeki maske ihtiyaçlarının belirlenmesinin de yer aldığı ifade edildi.

Çalışanlara Tedbir Kılavuzu

Açıklamada, koronavirüs salgınıyla mücadeleye yönelik inşaat sektöründe alınan diğer tedbirler de anımsatıldı.

Bakanlığın salgının ülke sınırları içerisinde görüldüğü ilk tarihten itibaren işçi, işveren ve memur konfederasyonları başta olmak üzere tüm taraflara sağlıklı ve güvenli bilgiye erişimi sağladığı vurgulandı. Bu süreçte 22 farklı faaliyet koluna yönelik hazırlanan dokümanların, “COVID-19” internet sitesi üzerinden paylaşarak tüm tarafların kullanımına sunulduğuna işaret edildi.

Salgın sürecinde bulaş riskinin yüksek olduğu inşaat sektöründe 159 bin 368 şantiyeyi ve 1 milyon 135 bin 778 çalışanı doğrudan ilgilendiren 19 maddelik tedbir kılavuzu yayımlandığı belirtildi.

Çalışanları korumaya yönelik İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünce, bulaş riskinin yüksek olduğu sektörlerdeki 700 bini aşkın işletmeye ve 5 milyonu aşkın çalışana yönelik tedbir kılavuzları hazırlanarak, İSG profesyonellerine gönderildiği kaydedildi.

İNDER / Durbakayım: Tapu Harcı ve KDV İndirimi İle Konut Kredisi Kampanyası Taçlandırılabilir!

0

Devlet bankaları tarafından açıklanan 1 yıl ödemesiz sıfır konutlara yüzde 0.64 ve ikinci el konutlara yüzde 0.74 faiz oranı ile tarihi kredi paketi kampanyası hakkında İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım önemli açıklamalarda bulundu. Ev sahibi olmak isteyen kişilere en uygun dönem uyarısında bulunan Durbayım aynı zamanda tapu harcı ve sıfır konutlara özel KDV indirimi konusunu da gündeme taşıdı.

Türkiye’nin en büyük çatı dernekleri arasında yer alan İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım önemli açıklamalarda bulundu. 

KDV Ve Tapu Harcı İndirimi İçin Yeni Çağrı Geldi! 

Türkiye kamu bankaları tarafından başlatılan 1 yıl ertelemeli konut kredisi paketi sonrası önemli açıklamalarda bulunan İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım “İnşaat sektöründeki faaliyetlerin devamı için gerekli olan finansmanın doğru adrese yönlendirilmesini sağlayacak 1. El konutlarındaki ekstra faiz avantajının olması da artı bir değer olarak görüyoruz. İnşaatların yoğun olduğu şehirlere göre verilecek kredi miktarının ayarlanması, bankaların açıkladığı kredi paketi her yönüyle düşünüldüğünü gösteriyor. KDV ve harç gibi dolaylı teşvikler de bu tarihi fırsatı taçlandırabilir” diyerek tapu harcı ve konutta KDV indirimi konusunda yeni bir çağrıda bulundu. 

Özel Bankalar Mutlaka Faiz İndirimi ile Destek Vermeli!

Devlet bankaları tarafından yapılan kredi faiz indirimlerine de değinen İNDER Başkanı Durbakayım kamu bankaları tarafından yıkılan bu faiz indirimi kıvılcımının özel bankalar tarafından mutlaka desteklenmesi gerektiğini söyledi.  Durbakayım yapmış olduğu açıklamasında özel bankalara seslenerek ellerini taşın altına sokmaları gerektiğini söyledi ve inşaat sektöründe de talebi canlandırmak için fiyat indirimi ve taksit ödemelerine yönelik özel koşullar sağlanması gerektiğini vurguladı.

İnşaat Malzemeleri Sanayisinin Üretimi 3 Ay Üst Üste Arttı

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından hazırlanan Mayıs 2020 Sektör Raporu’na göre, bu yıla hızlı bir başlangıç yapan inşaat malzemeleri sanayisinin üretimi 3 ay üst üste arttı.

Türkiye İMSAD, yapı sektörü ve çevreleri tarafından izlenen aylık sektör raporunu açıkladı.

Rapora göre, 2020 yılına hızlı bir başlangıç yapan inşaat malzemesi sanayisinin üretimi, ocak ve şubat aylarında yüzde 9,3 artmıştı. İnşaat malzemeleri sanayi üretimi, mart ayında ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,3 yükseldi. Böylece inşaat malzemesi sanayisinin üretimi 3 ay üst üste arttı.

Mart ayındaki üretim artışında, iç pazardaki hareketlenme ile ihracattaki miktar artışı belirleyici oldu.

14 Alt Sektörde Üretim Bir Önceki Yıla Göre Arttı

Martta 22 alt sektörün 14’ünde üretim bir önceki yıla göre yükseldi. 8 sektörde ise üretim geriledi. Yılın ilk çeyreğinde üretimde en yüksek artış yaşanan ilk 5 sektör “birleştirilmiş parke ve yer döşemeleri”, “seramik kaplama malzemeleri”, “düz cam ve yalıtım camları”, “inşaat boya ve vernikleri” ile “armatür, musluk, vana ve valfler” oldu.

İlk çeyrekte üretiminde gerileme yaşanan alt sektörler ise “çimento ve betondan eşyalar”, “tuğla ve kiremit”, “metalden kapı ve pencereler”, “plastik inşaat malzemeleri”, “ahşap inşat malzemeleri” ve “hazır beton” sektörleri oldu.

İnşaat malzemesi sanayisinde alt sektörler itibarıyla üretim performansı oldukça farklılık gösterdi. Üretimde dengeli ve genele yayılan bir büyüme sağlanamadı. Kovid-19 salgınının üretim üzerindeki etkileri ise nisan ayından itibaren yaşanmaya başlandı.

İnşaat Harcamaları İlk Çeyrekte Yüzde 6,8 Azaldı

Rapora göre, 2020’nin ilk çeyreğinde inşaat harcamaları, cari fiyatlarla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,8 azalarak 137,5 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Yıllık inşaat maliyetleri artışı da dikkate alındığında inşaat harcamalarında reel olarak yüzde 19 daralma yaşandı.

İnşaat sektörü ile ekonominin genelinde yaşanan büyüme arasındaki pozitif ilişki önce zayıfladı, ardından “önemli bir kopma” meydana geldi. 2018 yılında ekonomi yüzde 2,8 büyürken, inşaat sektörü yüzde 2,1 küçüldü. 2019 yılında ise ekonomi yüzde 0,9 büyürken, inşaat sektörü yüzde 8,6 daraldı. 2020 yılının ilk çeyreğinde ekonomi yüzde 4,5 büyüdü ancak inşaat sektörü yüzde 1,5 küçüldü. Sektör ile ekonomideki büyüme arasındaki ayrışma kuvvetlendi.

İnşaat sektöründe küçülmeye yol açan “kendi dinamiklerinden kaynaklanan sorunlar” devam ediyor. İnşaat sektörünün yılın geri kalan çeyreklerinde de küçülmesi bekleniyor.

Alınan Yapı İzinleri İlk Çeyrekte Yüzde 41,1 Azaldı

İnşaat sektörü, kendi iç dinamiklerinden kaynaklanan sorunlar nedeniyle geçen yıl önemli ölçüde daralmış, alınan yapı ruhsatları da önemli ölçüde azalmıştı. Alınan yapı ruhsatlarındaki daralma bu yılın ilk çeyreğinde de devam etti. Alınan yapı ruhsatları yüz ölçümü olarak yüzde 11,4 geriledi ve 17,43 milyon metrekareye kadar düştü. Yapı ruhsatı alınan daire sayısı ise 80 bin 216 oldu.

İnşaat sektörünün kendi dinamiklerinden kaynaklanan sorunlar ile Kovid-19 salgınının inşaat sektöründeki faaliyetleri sınırlayan koşulları yeni yılın ilk çeyreğinde bir araya geldi.

2020 yılının ilk çeyreğinde yeni arzlar önemli ölçüde azaldı. Yeni arzları yansıtan alınan yapı izinleri, bu yılın ilk çeyreğinde 2019’un aynı dönemine göre yüz ölçümü olarak yüzde 41,1 daraldı. Daralma, daire sayılarında yüzde 39,3 oldu. Arz edilen daire sayısı 151 bin 992’ye indi. Kovid-19 salgınının yarattığı koşullar da yeni arzları olumsuz etkiledi.

Kanal İstanbul’da İhale Hazırlığı!

0

Çılgın proje olarak bilinen Kanal İstanbul projesinin ihalesinin bu senenin ikinci yarısında yapılması bekleniyor.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, çılgın proje olarak bilinen Kanal İstanbul’da ihale sürecini hızlandırmak amacıyla düğmeye basarken, kanalın iki yakasında inşa edilecek şehirler için de Arnavutköy ve Başakşehir belediyeleriyle yapılan görüşmelerde son aşamaya gelindi.

Hürriyet’ten Eray Görgülü’nün haberine göre, Temmuz ayında imar planlarının askıya çıkması bekleniyor. Eski bakan Cahit Turhan’dan görevi devraldığı andan itibaren Kanal İstanbul projesiyle ilgili yoğun bir mesai içerisine girdiği belirtilen Bakan Adil Karaismailoğlu’nun, ihalenin bu senin ikinci yarısında yapılmak üzere, ilgili birimlerle hazırlık içinde olduğu belirtildi.

Planlar Tamamlanıyor

Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü’nün, 45 kilometre uzunluğunda 275 metre genişliğindeki kanalın yapım işlerine ait ihale dökümanlarını hazırladığı da belirtilirken, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da 1/100 bin ölçekli imar planını tamamladığı projede bin ve 5 binlik uygulama imar planlarında da son aşamaya geldi. Diğer bir yandan kanalın her iki yakasında inşa edilecek olan akıllı şehirler için de Arnavutköy ve Başakşehir belediyeleri ile bazı alanlarda başlayan yer tahsisine ilişkin görüşmelerde sona gelindi. Yapılacak bu görüşmelerden sonra temmuz ayı içerisinde imar planlarının askıya çıkması beklenirken, itirazların sonuçlanmasıyla birlikte kanal inşaatındaki tüm süreç ve yetki Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına geçecek. Kanal inşaatı öncesi çevre yollarla ilgili süreç başlayacak ve bu hazırlık yaklaşık olarak 1.5 sene sürecek. Toplam kanal inşaatının süresinin 5 yılı aşması öngörülürken, projenin tamamlanma süresi ise 7 yıl şeklinde planlandı.

Kentsel Dönüşümle Birlikte Çevreyle Dost Binalar İnşa Edilebilir

0

5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla açıklama yapan Kentsel Dönüşüm Uzmanı Mimar Nihat Şen, sürdürülebilir bir gelecek için kentsel dönüşümün bir fırsat olduğunu söyledi.

Tüm dünyada artan sanayileşme, bina yoğunluğu, artan nüfus, iklim değişikliği gibi faktörler su kaynaklarının azalmasına neden olurken, 5 Haziran Dünya Çevre Günü binaların ne kadar sürdürülebilir olduğunu da gündeme getirdi. Son dönemlerde artan su ihtiyacına karşılık, su kaynaklarının yeterli miktarda olmaması su tasarrufunu yeniden gündeme getiriyor. Kentsel dönüşüm yasası çıktığından beri 1 milyon 350 bin bina yenilenirken, binaların neredeyse tamamı minimum enerji kullanacak şekilde dizayn edilmiyor. Sürdürülebilir enerji kaynaklarının kentsel dönüşüm çalışmalarında daha etkin kullanılması gerektiğini belirtenKentsel Dönüşüm Uzmanı Mimar Nihat Şen, “Bugün binalar enerji tüketiminde yüzde 40’lık bir paya sahip ve yapılan araştırmalara göre şehirleşme böyle devam eder ise bu oran yüzde 60’lara varacaktır. Binalar güneş başta olmak üzere, çevresel faktörleri etkin kullanarak kendi enerjilerini kendileri üretebilmelidir. Milyonlarca metrekare çatılarımız atıl bir şekilde duruyor. Güneşi bol olan bir coğrafyada yaşadığımıza göre atıl olan bu çatılardan da enerji elde etmeliyiz. Kentsel dönüşüm çalışmalarında kendi enerjisini kendi üreten yapılar yaparak hem kullanıcı, enerji için daha az para ödeyecek hem de milli ekonomiye katkı sağlanmış olacaktır” diyerek sözlerine devam etti.

Yağmur Depolama Alanları Şart Olmalı  

Bilim insanlarının yapmış olduğu araştırmalara göre 2030 yılında dünyayı su kıtlığı bekliyor. Bu nedenle yeni yapılan binaların da su tasarrufu yapabilmesi çok önemli. Bugün İstanbul’da yaklaşık 1 Milyon 600 bin yapı, 12 bin 901 İETT durağı, 74 iskele, 6 bin 942 minibüs durağı, 911 minibüs hattı, 455 taksi durağı, 156 taksi dolmuş durağı bulunuyor. İstanbul’da ortalama kişi başı su kullanımı 200 litre olarak hesaplandı. İstanbul’a yıllık ortalama yağış miktarı ise 827 kg/m2. “İstanbul’da yapılacak olan kentsel dönüşüm projeleri alanlarında ve diğer alanlarda yapılacak olan çalışmalar sayesinde, çatılardan ve çevreden gelen yağmur sularını belirli alanlarda toplayabilirsek, İstanbul’un su ihtiyacının en az yüzde 27’sini karşılamış olacağız. Bu model çalışma tüm Türkiye’de uygulandığında ise su ihtiyacımızın tümünü karşılayabiliriz” açıklamalarında bulunan Şen, su ihtiyacının kentsel çalışmalarıyla çözülebileceğini sözlerine ekliyor. Eski evlerin su tasarrufuna yönelik yapıldığını ve yeni binalarda da eski sistemin baz alınması gerektiğini söyleyen Şen, “Eski evlerin girişlerinde taşlık dediğimiz bölümde su sarnıçları bulunurdu. Çatıdan gelen yağmur suları bu sarnıçlarda biriktirilir ve buradan kullanım yapılırdı. Eski tarihi yapıları incelediğimizde yer altı şehir su sarnıçları da aynı mantıkla yapılmıştır. Yerebatan Sarnıcı, Binbirdirek Sarnıcı gibi. Bugün biz ne yapıyoruz? Yağmurla gelen suyu yollardan, derelerden denize akıtıyoruz. Parsel bazlı yapılacak olan binalarda bile belirli metrekarenin üzerinde olan çatı alanına ve çevreye sahip alanlara yağmur depolama alanları ve yenilenebilir enerji sistemleri zorunlu kılınmalıdır” dedi.

Türkiye İMSAD, Koronavirüs Sonrası Normalleşme Senaryolarını Görüştü

0

Türkiye İMSAD (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) tarafından 34’üncü kez düzenlenen‘Gündem Buluşmaları’ toplantısı, 2 Haziran Salı günü üçüncü kez internet üzerinden, Demirdöküm ve Systemair HSK katkılarıyla gerçekleştirildi. Açılışını Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, moderatörlüğünü Türkiye İMSAD Başkan Vekili Ferdi Erdoğan’ın yaptığı ‘Pandemi Döneminde Küresel Ticareti Sürdürmek’ başlıklı online ‘Gündem Buluşmaları’ toplantısı; inşaat malzemesi sanayicileri, iş dünyasından isimler ve sektör profesyonelleri tarafından ilgiyle takip edildi. Toplantının konuşmacısı Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni, Ekonomist Gökhan Şen; küresel salgının dünya ekonomisine etkilerini ve normalleşme senaryolarına yönelik değerlendirmeleri paylaştı.

Yeni Döneme Hazırlanmalıyız

Küresel salgının gerçek etkisinin nisan ayında net bir şekilde hissedilmeye başlandığını belirten Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, “Türkiye ekonomisi 2020 yılı birinci çeyreğinde yüzde 4,5 büyüdü. İnşaat sektörü ilk çeyrekte yüzde 1,5 küçüldü. Türkiye inşaat malzemeleri sanayi üretimi ise yüzde 6 büyüdü. Yenileme pazarı ve ihracatın büyümede önemli etkisi oldu. İlk çeyrekte inşaat malzemeleri sanayi ihracatı yüzde 2,5 artarak 5 milyar dolara ulaştı, ithalat ise aynı dönemde yüzde 7,2 yükselerek 1,73 milyar dolar oldu. 2018’de yüzde -2, 2019’da yüzde -13 küçülen inşaat malzemeleri sanayimizin 2 yıllık küçülmeden sonra 2020 yılının ilk çeyreğinde yüzde 6 büyümesi; sektörümüzün ihtiyaç duyduğu gelişimin başlaması adına heyecan veren gelişme oldu. Ancak salgının olumsuz etkisiyle nisan ayında yine küçülme sürecine girdik. Tüm bu gelişmelere rağmen hedefimiz, yurtiçi ve yurtdışında sahip olduğumuz güçlü potansiyelimizi önce korumak ve geliştirmek, ilk çeyrekte başlayan gelişim sürecini güçlü ve istikrarlı şekilde pandemi sonrasına taşımaktır. Dinamik, güçlü, değişime açık yapımızla yeni döneme hazırlanmalıyız. Pandemi sonrası yeni dönemde stratejik hedeflerle daha da güçlü üretim ve teknoloji üssü olmamız mümkün” diye konuştu.

Hedefimiz İhracatta Büyümek

34. Gündem Buluşmaları toplantısının moderatörü Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ferdi Erdoğan, sektör olarak hedeflerinin ihracatta büyümek olduğunu belirterek, “Bugün küreselleşmeden bölgeselleşmeye, hatta adalaşmaya giden bir dünya ile karşı karşıyayız. Böyle olduğu zaman bizim hangi ada birliği içinde yer almamız gerekiyor? Avrupa Birliği mi, Bağımsız Devletler Topluluğu mu, Ortadoğu mu? Bizim için en önemli pazarlar Kanada, ABD. Ama Meksika şu anda üretim üssü olarak hazırlanıyor. Belki İngiltere de oraya dahil olacak. Avrupa Birliği sadece inşaat malzemesi sektörü için değil ülke olarak vazgeçemeyeceğimiz, hem ihracat hem ithalat yaptığımız ülkelerden oluşuyor. Ama onlar da üretim üssü olarak Polonya’yı hazırlıyor gibi görünüyor… Tüm bu gelişmelerden dolayı bizim nasıl üretim üssü olacağımızı ve kendimizi nasıl konumlandıracağımızı konuşmamız gerekiyor” dedi.

Yeni Gümrük Tarifeleri, Bir Hazırlığın Ön Gösterimi

Küresel salgının dünya ve Türkiye ekonomisine etkisini anlatan Gökhan Şen, ülke olarak yeni ekonomiye hazırlanmak gerektiğini belirterek, “Eskiden olduğu kadar iç talebin canlı olmayacağını bilmek lazım. İkinci önemli unsur tabii ihracat. İhracatın önceleneceği bir ekonomiye hazırlanmak gerekiyor. Dünyada artık her ülke ihracatı canlandırmaya çalışıyor. Çünkü başka çıkış yolu kalmadı. O yüzden bu yeni ekonomiye hazırlanmak lazım. Şu an Serbest Ticaret Anlaşması olmayan ve Avrupa Birliği dışındaki ülkelere uygulanan yüksek yeni gümrük tarifeleri bence önümüzdeki döneme ilişkin bir hazırlığın ön gösterimi oluyor” diye konuştu.

Ticaret Tercihleri Değişecek

ABD’nin Çin’e yönelik dış politikasının da etkisiyle dünyada ticaret tercihlerinin değişeceğini belirten Gökhan Şen, şunları söyledi: “Çin sadece ucuz üretim merkezi değil, ciddi üretim kapasitesine, inanılmaz teknolojiye sahip bir ülke. Ticaret tercihlerinin değişmesi nedeniyle ciddi fırsatlar olacak ama bunun oluşması uzun zaman alacaktır. Türkiye’nin çok ciddi avantajları var. Dünyanın 200’e yakın ülkesine ihracat yapabiliyoruz. Nüfusumuz genç. İhracatçımız çok cevval, cabbar, yani kolay adapte olabiliyor. Fakat kısa vadede sıkıntıyı görmemiz lazım. Üretim ve ihracatın artması zaman alacak.”

Resmi Gazete’de Yayımlandı! Türkiye Diyarbakır, Batman ve Mardin’de Yeniden Petrol Aramaya Başlıyor

0

Hemen yanı başımızda yer alan komşu ülkelerin sahip oldukları petrol ve doğalgaz rezervlerine rağmen Türkiye’de neden petrol yok soruları tartışılmaya devam ederken konu hakkında bir son dakika gelişmesi yaşandı. 3 Haziran 2020 tarihli Resmi Gazete ile Türkiye Petrolleri Genel Müdürlüğü Diyarbakır, Mardin ve Batman’da petrol arama izni verdiğini duyurdu.

Türkiye’de tartışma konusu olan petrol hakkında yeni bir gelişme yaşandı.  Sınır komşusu olduğumuz ülkelerde yaşanan bolluğa rağmen Türkiye’de petrol çıkarılamaması tartışma konusu olmaya devam ederken Türkiye Petrolleri Genel Müdürlüğü 3 ilde petrol arama çalışmalarına izin verdi. 

Diyarbakır, Mardin ve Batman İllerinde Petrol Aranacak

Konu hakkında 3 Haziran 2020 Çarşamba tarihli Resmi Gazete ile yayımlanan karar kapsamında 3 ilimizde petrol arama çalışmalarına izin verileceği açıklandı. 

Bu illerimiz Diyarbakır, Mardin ve Batman olarak sıralandı. 

Türkiye’de Petrol Var mı? Neden Petrol Çıkaramıyoruz?

Türkiye ile sınır komşusu olan ülkelerden adeta topraktan fışkıran petrolün sınırlarımızın içerisinde neden olmadı büyük tartışmalara konu oluyor. 

Konu hakkında görüşlerini bildiren uzmanlara göre aslında toplumda yaygın olan “dış güçler petrolü çıkarmamıza izin vermiyor” kanısının tam tersine ne yazık ki Türkiye’nin hareketli bir deprem hattı üzerinde olması petrol çıkarılmasını engelliyor. Fay hatları arasında kalan petrol yatakları hem sürekli olarak yer değiştiriyor hem de tek bir kuyuda toplu olarak bulunmuyor. 

Bu da petrolün çıkarılma maliyetini yükseltiyor ki açılan petrol kuyuları kısa sürede bu nedenle kapanıyor. Petrol çıkarma maliyeti son derece yüksek olduğu için bulunan petrol kuyusunun zengin olması gerekiyor. Ancak hareketli faylar nedeni ile Türkiye sınırları içerisinde bulunan petrol kaynakları genelde dağınık halde bulunuyor. 

Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü 4 Petrol Arama İzni Verdi!

3 Haziran 2020 tarihli Resmi Gazete ile bugün itibari ile 4 petrol arama izni verilmiş oldu. 





Amasra Hükümet Konağı İnşaatı İhalesi Yapılacak

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, Amasra Hükümet Konağı inşaatı yapım ihalesinin 29 Haziran’da gerçekleştirileceğini bildirdi.

Tunç, yaptığı yazılı açıklamada, bu yılki yatırım programına alınarak yapım ihalesi süreci başlatılan ve 15 Nisan’da yapılacağı açıklanan Hükümet Konağı inşaatı ihalesinin koronavirüs tedbirleri nedeniyle ertelendiğini anımsattı.

“Fatih Sultan Mehmet Han’ın ‘Çeşm-i Cihan bu mu ola?” diyerek dünyanın göz bebeği olarak nitelendirdiği Amasra ilçesine bir eser daha kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Tunç, şunları kaydetti: “Amasra ilçemizin tarihi dokusuna uygun olarak tasarlanan Hükümet Konağı ihalesi 29 Haziran’da yapılacak. 4 bin 380 metrekare inşaat alanına sahip ve 3 kattan oluşacak Amasra Hükümet Konağının ödeneği hazır olup, ihale sürecinin tamamlanmasından itibaren 10 ayda tamamlanacak. Amasra ilçemizde kamu hizmetlerinin daha düzenli ve yeterli düzeyde sunulabilmesini sağlayacak Hükümet Konağı ile önemli bir yatırımı daha hayata geçiriyoruz.”

Türkiye’nin Otomobili’nin Fabrikası ‘ÇED Olumlu’ Raporunu Aldı

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) tarafından çalışmaları planlandığı biçimde sürdürülen Türkiye’nin Otomobili yatırımı Bursa’nın Gemlik ilçesinde inşa edilecek olan fabrika inşaatının başlayabilmesi için gerekli Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunu olumlu olarak aldı.

TOGG’dan yapılan açıklamaya göre, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan raporda, “Elektrikli Otomobil Üretim Tesisi hakkında ÇED Yönetmeliği’nin 14. maddesi gereğince bakanlığımızca ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi olumlu’ kararı verilmiştir.” ifadesine yer verildi.

Yılda 175 bin adet üretim kapasitesi ile kurulacak olan fabrika ve müşterilere marka deneyiminin yaşatılacağı kullanıcı odaklı kampüs, toplam 22 milyar lira yatırım ile hayata geçirilecek.

Doğrudan 4 bin, dolaylı 20 bin kişiye istihdam sağlayacak olan fabrika, tamamlanıp üretime geçtiğinde Avrupa’nın ilk geleneksel olmayan (bünyesinde içten yanmalı araçlar üretmeyen) elektrikli araç üreticisi olacak.

Doğuştan yüzde 100 elektrikli C segmentinde bir SUV’la başlayacak olan fabrikadaki üretim, takip eden yıllarda tamamı doğuştan yüzde 100 elektrikli C Sedan, C Hatchback, B SUV ve C MPV modelleri ile devam edecek.

İnşaatın Yüzde 90’ı Tamamlandı: Tekirdağ Şehir Hastanesi Ağustosta Hasta Kabulüne Başlıyor

Trakya’da nitelikli yatak sayısını artırıp, sağlık hizmetlerini üst seviyeye taşıyacak 480 yataklı Tekirdağ Şehir Hastanesi inşaatının yüzde 90’ı tamamlandı. Hastanenin ağustos ayında hasta kabulüne başlaması planlanıyor.

Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü’nce proje, ihale ve yapım süreçleri yürütülen Tekirdağ Şehir Hastanesi inşaatının yüzde 90’ı tamamlandı.

Trakya’da nitelikli yatak sayısını artırıp, sağlık hizmetlerini üst seviyeye taşıyacak 480 yatak kapasiteli hastane, 157 bin metrekare kapalı alana sahip ve duruma göre 500 yatakla hizmet verebilecek ve her branştan 128 poliklinikte sağlık hizmeti yürütülecek.

158 tek kişilik oda, 109 çift kişilik hasta odasına sahip hastanede, 16 ameliyathane olması planlanıyor. Pandemi sürecinde hayati önem taşıyan yoğun bakım ünitesi ise 96 yatakla hizmete alınacak.

Ağustosta Hasta Kabulüne Başlayacak

Tekirdağ ve bölgede kardiyovasküler cerrahiden, radyasyon onkolojisine kadar her alanda hizmet verecek hastane son teknolojiye sahip tıbbi cihazlarla donatılacak. Bölgenin sağlık üssü olma niteliğini taşıyacak hastanenin ağustos ayında hasta kabulüne başlaması planlanıyor.

‘Tüm odaları yoğun bakıma dönüştürülebilecek’

İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Cengiz Becerir, hastanenin kapalı alanının 157 bin metrekare olarak inşa edildiğini, bin araçlık otoparkı bulunduğunu söyledi. Becerir, hastane ile ilgili şu bilgileri verdi: 

“Şu anda hastanenin inşaat gerçekleşme oranı yüzde 90’ın üzerinde. Normalde temmuz başı gibi açmayı planlanıyorduk hastanemizi ancak pandemi sürecinde yurt dışında da üretim durduğu için pek çok malzeme bildiğiniz gibi üretilemedi. Şimdi üretime açıldığı için yeni yeni tüm malzemeleri gelip montaj aşamasında. Yoğun bir şekilde tıbbi cihazların montajları da sürüyor. Bunun şu anda açılması şehir hastanemizin planlanan ağustos sonu gibi yetiştirilmeye çalışılıyor. 500 yatak olacak içinde, 100 yatağın üzerinde yoğun bakımı olacak ve özellikli bir sürü hizmeti verecek. Mesela içinde 24 saat görev yapan bir Kardiyovasküler Cerrahi (KVC) ünitesi var. Bunun yanında zaten Tekirdağ Devlet Hastanesi’nde oturmuş güçlü bir onkoloji grubu var. Buraya daha da gelişmiş olarak geliyor. Tüm Trakya’nın onkoloji ihtiyacını karşılayacak. İçinde PET filmine kadar her şeyi olan bir hastane. Ayrıca tüm odaları ihtiyaç anında da yoğun bakım haline çevrilebilecek bir hastane. Her türlü alt yapısı mükemmel bir şekilde hazırlanmış durumda.”

‘Hastane çevresine sosyal tesis ve kreş yapılacak’

Tekirdağ Şehir Hastanesi’nin kadrosunun yüzde 80’inin Tekirdağ Devlet Hastanesi personelinin oluşturacağının altını çizen Becerir, “Eksik olan kadroda bakanlığımız tarafından hızlı bir şekilde zaten verilmekte. Bir eksiklik çekmeyeceğiz, temmuz sonu açılışı, ağustos ayında ise inşallah hasta kabul yapılması düşünülüyor. Geldiğimiz günden itibaren ne gerekiyorsa yapacağız içinde. Hastane çevresi yol kenarı, hastane içinde tabi ki sosyal bazı tesisleri olacak ama onun dışında yakın bir yerde kreş planlanıyor o olacak. Onun dışında diğerleri tamamen belediyenin planladığı imar alanları içinde yer alacak. Ulaşım yolları hızlı bir şekilde ilerliyor, ilk alternatif yol, hastane arkasından yapıldı. Şu anda o çalışıyor, onun da dışında sayın valimizin önderliğinde planlanan çevre bağlantı yolları var, iki etaptan oluşuyor. Birinci etabı zaten büyükşehir belediyemiz yapıyor. Diğer tarafı da bir üst geçitle şehrin içine ayrıca bağlanacak bir alternatif daha var. Onu da tamamlayacağız en kısa zamanda” diye konuştu.

Yazlık Evlerde Talep Patladı!

Virüsle mücadele sürerken normalleşme adımları da ardı ardına atılıyor. Bu kapsamda 1 Haziran’da seyahat yasağının kalkacağı açıklandı. Kalkan yasakla birlikte turizm bölgelerine akın bekleniyor. Tatilcilerin bir kısmı önlemlerin alındığı otelleri seçerken bir kısmı ev kiralayacak. Emlak danışmaları bu yıl geçmişe kıyasla çok daha fazla yazlık ev kiralama talebi aldıklarını söylüyor. Özellikle üst gelir grubunun müstakil ve özel havuzlu evleri tercih ettiğini belirten sektör temsilcileri, en çok sorulan sorunun ‘temizlik’ olduğunu dile getiriyor. Tatil öncesinde evler temizlik firmalarınca dezenfekte ediliyor, tatilciler de geçmiş yıllardan farklı olarak yastık çarşaf gibi malzemeleri yanında getiriyor.

Talep ve Fiyat Arttı

Teknoloji odaklı gayrimenkul değerleme platformu Endeksa CEO’su Görkem Öğüt, COVID-19 salgınının ülkemizde etkilerinin görülmeye başlanması ile birlikte yazlık ve yayla evi şeklinde ikincil konut talebin arttığını söyledi. Yazlık bölgelerde yaptıkları araştırma hakkında bilgi veren Öğüt, “Endeksa verilerine göre son 1 yılda konut kiralarının en fazla artış gösterdiği bölgeler Datça, Alanya, Fethiye, Ayvalık, Marmaris, Alaçatı ve Kuşadası. Datça’da son 1 yılda konut kiraları yüzde 35, Alanya’da yüzde 31, Fethiye’de yüzde 26, Ayvalık’ta yüzde 24, Marmaris, Alaçatı ve Kuşadası’nda yüzde 21 artış gösterdi” dedi. Konut kiralarının en yüksek olduğu bölgeler ise Alaçatı, Göcek, Bodrum, Marmaris ve Bozcaada. Alaçatı’da ortalama kira 2.740 TL, Göcek’te 2.714 TL, Bodrum’da 2.451 TL, Marmaris’te 2.225 TL, Bozcaada’da ise 2.077 TL.

Yazlık eve talep patladı


Kemer İlk Sırada

Müstakil konutların kira artışlarının daha yüksek olduğunu belirten Öğüt, “Son bir yılda müstakil konutlarda kira Kemer’de yüzde 39, Datça’da yüzde 38, Alanya’da yüzde 37, Ayvalık’ta yüzde 24, Bodrum’da ise yüzde 16 arttı. Göcek’te ortalama 4.860 TL ve müstakilde en yüksek ortalamaya sahip. Bodrum’da 3.698 TL, Alaçatı’da 3.007 TL, Çeşme’de 2.734 TL, Marmaris’te 2.681 TL” dedi.

Tatilci Yastık Yorgan Taşıyor

Bodrum’da emlak ofisi sahibi Metin Sığırtmaç 2 haftadır yoğun kiralama talepleri aldıklarını söyledi. Sığırtmaç, “Geçen yıllardan farklı olarak evi kiralayanlar çarşaf yastık gibi kişisel eşyalarını kendi getiriyor” dedi. Sığırtmaç, lüks dairelerin kiralarının 10-15 bin lira, villaların 20-30 bin lira olduğunu hatta 50 bin TL’nin de üzerine çıkıldığını ekledi.

İlk Soru Temizlik

DATÇA’da çalışan emlak brokerı Tuğçe Başarır, bu yıl kiralamaya ciddi talep olduğunu, kiraların yüzde 20-30 arttığını belirtti. “Önce temizliği soruyorlar” diyen Başarır “Müstakillerde kira 15-20 bin lira, dairelerde 7-10 bin lira”dedi. Alanya’da çalışan emlak danışmanı ise villa kiralarının 8 bin ile 50 bin lira arasında değiştiğini belirtti.

Talep %50 Arttı

Büyükçekmece’de faaliyet gösteren Projekspert Gayrimenkul Kurucusu Emel Akbaş, “Yazlık kiralama talebi geçen yıla göre yüzde 50 arttı” dedi. Akbaş, Silivri, Çatalca ve Büyükçekmece’de sezonluk lüks villa kirasının 15-30 bin TL olduğunu ifade etti.

Türk Eximbank Müteahhitlerin Teminat Mektubu Sıkıntısına Çare Olacak

Türk Müteahhitlerin uzun süredir dile getirdiği “Türk Eximbank teminat mektubu versin” talebi karşılık buldu. TMB Yönetim Kurulu üyelerinin Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile yaptığı toplantıda, bu konudaki altyapı çalışmalarının tamamlandığı müjdesi verildi.

Türk Müteahhitlerin uzun süredir dile getirdiği “Türk Eximbank teminat mektubu versin” talebi karşılık buldu. TMB Yönetim Kurulu üyelerinin Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile yaptığı toplantıda, bu konudaki altyapı çalışmalarının tamamlandığı müjdesi verildi.

Uzun süredir Türk müteahhitlerin dile getirdiği “Türk Eximbank teminat mektubu versin” talebi karşılık buldu. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Yönetim Kurulu üyelerinin Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile yaptığı toplantıda, müteahhitlerle Türk Eximbank’ın teminat mektubu verebilecek altyapıyı tamamladığı, yakın dönemde pilot uygulamaya geçileceği müjdesi paylaşıldı. Türk Müteahhitler, Bakan Pekcan’a başta yurt dışındaki projelerde Kovid-19 yeni tip koronavirüs salgınına bağlı gecikmeler için muhtemel süre uzatımı taleplerine destek verilmesi olmak üzere, taleplerini 10 başlıkta sundular.

Video Konferans ile bir araya geldilerTicaret Bakanı Ruhsar Pekcan, geçen hafta TMB Başkanı Mithat Yenigün ve yönetim kurulu üyeleriyle video konferans yöntemiyle bir araya gelmişti.

Açılış konuşmasında Pekcan şu konulara dikkat çekmişti;
(Covid-19) yeni tip koronavirüs salgınının ekonomi ve müteahhitlik sektörüne etkileri,bu etkilerin en aza indirilmesine yönelik Bakanlığın aldığı tedbirler toplantısı daha sonra basına kapalı olarak devam etmişti.

AA muhabirinin TMB’den edindiği bilgiye göre, müteahhitlerin uzun süredir dile getirdiği “Türk Eximbank’tan teminat mektubu” talebinde son aşamaya gelindiğine yönelik sinyaller alındı.

Müteahhitler için yurt dışı projelerin alınması ve yürütülmesinde çok önemli yeri olan teminat mektuplarıyla ilgili yakın zamanda pilot uygulamaya geçileceği öğrenildi.

Eximbank’ın, teminat mektubu verebilecek altyapıyı tamamladığı bilgisinin paylaşıldığı toplantıda, yılın ikinci yarısı itibarıyla teminat mektubu verilmesinin yaygınlaştırılacağı belirtildi.

Türk Eximbank’ın daha önce hazırladığı “Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetleri Teminat Mektubu Programı”nın koşulları uygun olmadığı için bu imkandan faydalanamayan müteahhitler, uygulamaya alınacak yeni program konusunda memnuniyetlerini dile getirdiler.

Müteahhitler taleplerini 10 başlıkta topladı. Öte yandan TMB üyeleri 10 başlıkta topladıkları hedef ve taleplerini Bakan Pekcan’a iletirken, bu başlıklar şöyle sıralandı;
Türk Eximbank kredi maliyetlerinin düşürülmesi, talep edilen banka teminatlarının azaltılması, inşaat sektörüne yönelik ürünlerin esnekleştirilmesi ve çeşitlendirilmesi,
Risk Sigortası, Kefalet Bonosu, Yurtdışı Teminat Mektubu gibi programların bir an önce uygulamaya konulması,
Sahraaltı Afrika’daki imkanların değerlendirilmesi için Türk Eximbank’ın bölgeye yönelik finansman desteğinin geliştirilmesi,
Pazar çeşitlendirmesi konusunda pazar araştırması, finansman temini ve yabancı ülke makamları ile ilişki tesisi hususunda destek verilmesi,
Yüksek teknolojilerin inşaat faaliyetlerine entegrasyonu çalışmalarına zaman kaybetmeksizin başlanması,Libya teminat mektupları komisyon ödemelerinin durdurulması,
Yurt dışındaki projelerde Kovid-19 salgınına bağlı gecikmeler için muhtemel süre uzatımı taleplerine destek verilmesi,
Salgın sonrası dönemde yurt dışı projelerinde rakiplerden daha önce girişimde bulunabilmesini teminen gerekli desteğin sağlanması,
Bankaların, firmaların borç/faiz erteleme veya kredi kullanma taleplerine olumlu yaklaşmaları,
Altyapı inşaat faaliyetlerinin de mücbir sebep kapsamına alınması,
Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yüklenicilere tanınan sözleşmenin feshi hakkı ile ilgili başvuruların kabul edilmesi, kabul edilmeyenlere fiyat farkı ödenmesi.

Gayrimenkulde Yeni İlgi Odağı: Arsalar!

Koronavirüs salgını ile birlikte bahçeli müstakil villalara talep artmıştı. Artan taleple birlikte müstakil konutların fiyatlarının artması, ilgiyi arsaya çevirdi. Arsa müşterileri ön siparişleri vermeye başladı…

Yeni dünya düzeninde virüslerin ve salgınların hayatın bir parçası haline geleceğini düşünenler gayrimenkulde farklı arayışlara yöneldi. Virüsün ilk çıktığı dönemde araştırmasını bahçeli villalardan yana yapan alıcılar, şimdi ilgilerini arsaya çevirdi. Emlakçılar, şehirler arası yasakların kaldırılmasıyla taleplerin gerçeğe döneceğini ifade ediyor. 

Yeni Şafak’tan Mine Açar’ın haberine göre; uzun süredir ekonomik sebepler ve virüs nedeniyle durgun seyreden gayrimenkul sektörünün kısıtlamaların kaldırıylasıyla canlanacağı tahmin ediliyor. Özellikle arsa satışlarının dikkat çekici oranda artacağına dikkat çekilen sektörde, şehirler arası yasakların kaldırılmasıyla taleplerin gerçekleşeceği öngörülüyor. Emlak danışmanları da artan ilginin internet üzerinden gelen taleplerde kendini belli ettiğini dile getiriyor. 

Talep Arsaya Döndü

Emlak piyasasında talebin arsaya döndüğü belirtiliyor. Hem bahçesi olan müstakil ev almak isteyenler hem de apartman hayatındaki virüs riskinden uzaklaşmak isteyenler arsa alıp ev yaptırmayı amaçlıyor. Bu eğilim emlakçılara gelen taleplerde net bir şekilde belli oluyor. Alıcıların koronavirüsün ilk çıktığı dönemde araştırmaları önce şehir dışında bahçesi olan villalardan yana olmuş ve bu tür evlerde satılık ve kiralık taleplerde artış yaşanmıştı. Bu tip gayrimenkullerde artan talebe arzın yetmemesi ve fiyat artışı sebebiyle alıcılar bu kez arsa yatırımına yöneldi. Özellikle şehirler arası seyahat yasağının bitmesini bekleyen arsa müşterisi internetten de ön sipariş vermeye başladı bile. 

Liste Hazırlayan Var

Arsa alıcıları arasında gezeceği yerlerin listesini çıkarmaya başlayanların da çok fazla olduğunu vurgulayan emlak danışmanları, yasağın kalkmasıyla birlikte alıcıların önceden hazırlanan listelerle yola çıkacağını belirtti. Alternatifli listeleri alıcılarla beraber hazırladıklarını kaydeden danışmanlar, bu dönemde farklı şehirler ve ilçelerdeki arsalar için farklı şehirlerdeki emlak danışmanlarının da koordineli şekilde çalıştığına dikkat çekti. Muğla bölgesinde emlak alım satımına aracılık eden Şebnem Keskin, şehirler arası seyehat yasağının kalkmasıyla birlikte özellikle İstanbul’dan çok sayıda alıcıyı Muğla’nın çeşitli ilçelerinde ağırlayacaklarını söyledi.

Ekip Biçmek İstiyorlar

Arsa satın almak isteyenlerin büyük çoğunluğu müstakil evin dışında bir de kendi sebze ve meyvesini yetiştirebileceği büyüklüğe sahip arsa talep ediyor. Emlakçılar bu noktada tarlalara da talebin olduğuna vurgu yapıyor. Arsa talep edenlerin bağ bahçe ekim kurslarının bölgede olup olmadığını da sıkça sorduklarını belirten emlakçılar, “Alıcılar bu kez deniz kenarı olsun gibi bir kriterle bize gelmiyor. Daha çok ekip biçebilecekleri arsaları istiyorlar. Evden çalışma imkanı olan çok sayıda beyaz yakalı özellikle de bankacılardan talep alıyoruz” şeklinde konuşuyor.

Yönelim Hızlı

İstanbul Emlakçılar Odası Başkanı Nizamettin Aşa, istanbul’a yakın yerler ile Ege ve Akdeniz bölgelerinde arsa ve müstakil bahçeli evlere talebin artacağına dikkat çekti. Aşa, “Bunun ciddi bir şekilde fiyatları da etkileyeceği düşünülüyor. Bunlar şu anda bir toplum psikolojisi ama kesinlikle bu yöne gideceği konusunda ciddi bulgular var. Asıl neticeyi önümüzdeki haftadan sonra göreceğiz. Çünkü seyahat yasağı kalkıyor. Ama Ege ve Akdenize doğru yoğun bir talep oluşacağı söyleniyor. Hatta bir arkadaşımız Bodrum‘da yerlerin sadece görselleri ile üç dört villa satmış. Ama dediğim gibi ancak önümüzdeki hafta sonrası piyasalar daha netleşecek” diye konuştu.

Merkez Bankası Yeni Binası İçin Finans Sağlayacak

0

Merkez Bankası, beklenen bina projesi için finans desteği sağlayacak. İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’nin (İFM) yeni binası için imar hakkı neredeyse masrafsız tanınmıştı. Ancak yeni binanın yapımını üstlenen firma geriye çekilince, TOKİ yenileme konusunda desteğini kesti. Böylece binanın yeniden yapılandırılabilmesi adına Merkez Bankası üzerinden harcamalar karşılanacak.

Merkez Bankası Artık Yeni Finans Kapısı

Ankara konumlu Uluslararası Finans Merkezi (İFM) binası, 2007 yılında hükümet tarafından İstanbul iline taşınması kararlaştırıldı. Genel merkezin içerisinde yer alan kamu bankaları ve finans kuruluşları da bina ile birlikte taşınacaktı. İstanbul üzerinde yeni konumunu belirleyen bina, toplamda 300 bin metrekarelik arsa üzerinde inşa edilecekti. Ataşehir’de gerçekleşmesi beklenen projenin özellikle Merkez Bankası’nı da beraberinde götürmesi bekleniyordu. Taşınma planının ardından 2008 yılının ocak ayında Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından İstanbul merkezli yeni binanın orta yerinden kendisine 15 bin 960 metrekarelik arsayı satın almıştır.

Görülmemiş Fırsatlar Yaratılmıştı

Gerçekleştirilmesi beklenen bina için imar planına ilişkin inşaat hakları neredeyse sınırsız bir hale getirilmişti. 3328 ada 10 numaralı parsel üzerinde bulunan arazide, 6 kat 97 bin 859 metrekare inşaatın yapılması için hak tanındı. Emsale uygun hale getirilen bu bölge, emsal dışı alanlarla birlikte 16 dönümlük arsada yetkilileri hak sahibi yapmıştır. Sonuç itibariyle 258 bin metrekarelik alan üzerinde inşaatın gerçekleşmesi adına benzersiz fırsatlar yaratıldı.

Proje dahilinde tanınan haklar rezidans, otel, sinema, tiyatro, ofis, lokanta, gazino, çarşı, özel hastane, eğitim kurumları ve AVM yapılmasının önünü açmıştır. Tasarlanan plana göre Merkez Bankası’nın hiçbir harcamada bulunmaması ve müteahhit firma tarafından tüm sorumluluğun alınması bekleniyordu. TOKİ tarafından düzenlenen ihaleyi kazanan firma alan üzerinde yer alan binaların satışlarından gelir elde etmek için el sıkıştı.

Ancak işler beklenilen şekilde gitmeyince müteahhit firma geri adım attı. Toplu Konut İdaresi, Merkez Bankası binası için 2017 yılında düzenlemiş olduğu ihale iki kez görücüye çıkmış ancak teklifler yeterli düzeye erişemedi. Ağustos ayında yeniden ihaleye sunulan projede idare payı 180 milyon kira olarak belirlenmiştir. Düzenlenen yeni ihale kapsamında 1 milyar 440 milyon lira teklif veren İnşaat Taahhüt Yapı Sanayi Ticaret A.Ş. ihaleyi kazanmış ancak projede geri adım atmıştır.

Proje Yeniden Görücüye Çıkmaya Hazırlanıyor

İlk iki ihale sonucunda beklenen rakam yakalanamayınca rekabet ortamı oluşturulması sağlandı. Üçüncü ihale ile birlikte kazanan müteahhit firma ise verdiği rakamı geri çekerek projeden ayrılmıştır. Sözcü gazetesi yazarlarından İsmail Şahin, oluşturulan proje için yeni bir ihale düzenleneceğini aktardı. Dördüncü ihalenin Merkez Bankası Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı İnşaat ve Emlak İşleri Müdürlüğü’nün gerçekleştirmesi bekleniyor. “Anahtar teslim” formatıyla yeniden görücüye çıkmayı bekleyen proje, yüklenici firmanın geliştirdiği gayrimenkul taktikleriyle birlikte ihale kapsamına alındı. “Arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı” olarak kendini gösteren bu yeni taktiğin, gayrimenkullerin satışı üzerinden masrafsız bina yapmanın kapısını açmıştır. Böylece ihale kapsamında kazanan firma, imalat karşılığında hak ettiği parayı alabilecek.

Türk Müteahhitleri Avrupa’ya Yöneldi!

0

Körfez ülkeleri ve Kuzey Afrika’da birçok ülke ile yaşanan siyasi sorunlar ve iç karışıklıklar, Rus ekonomisindeki sıkıntılar, Türk müteahhitlerini Avrupa’ya yönlendirdi. Özellikle Cengiz Holding, kara ve demiryolu ile birlikte tünel ihaleleriyle gündemde olan Slovenya’da projeler hayata geçiriyor.

Dünya Gazetesi köşe yazarı Kerim Ülker, bugünkü yazısında Türk müteahhitlerinin Avrupa’da hayata geçirdiği ve planladığı projeleri anlattı. İşte o yazı..

Türkiye’de son bir yıldır altyapı ve inşaat ihaleleri durma noktasına gelmiş durumda. Körfez ülkeleri ve Kuzey Afrika’da birçok ülke ile yaşanan siyasi sorunlar ve iç karışıklıklar, Rus ekonomisindeki sıkıntılar, Türk müteahhitlerini Avrupa’ya yönlendirdi. Özellikle eski Yugoslav ve Doğu Bloku ülkelerinde ihale peşinde koşan Türk müteahhitler arasında Bulgaristan, Sırbistan, Bosna-Hersek ile birlikte Slovenya en dikkat çeken ülkeler. Özellikle Cengiz Holding’in aldığı kara ve demiryolu ile birlikte tünel ihaleleriyle gündemde olan Slovenya’da bu kez tarihinin en önemli projelerinden birine sahne oluyor. Koper Limanı ve Divaca arasında yeni demiryolu kurmak için adım atan Slovenya Hükümeti, iki farklı ihale sürecine gitme kararı aldı. Değeri 1.2 milyar euronun üzerinde olan ihaleyi arazi şartları ve bütçe nedeniyle iki farklı faza ayıran Slovenya, projedeki şirketleri belirlemek için kısa listeye gitti.

29 Tekliften 10’a İndi

İlk olarak bu yılın başında 29 şirket ve konsorsiyumun teklifte bulunduğu ihalede 10 şirket ve konsorsiyum kısa listeye alındı.

Slovenya devlet demiryolu şirketi 2DTK’nın çıktığı Divaca-Koper demiryolu hattının ihalesinde Türk ve Çinli şirketler yarışacak.

İhalede Cengiz Holding tek başına, IC İçtaş, Bosnalı Euro-Asfalt ile; Yapı Merkezi ve Özaltın, Slovenyalı kolektör ile; Gülermak, Avusturyalı Strabag ve Alman Ed Zublin ile, YDA İnşaat ise Unitek İnşaat ile birlikte teklifte bulunacak.

2025’te Tamamlanacak

İhaleye katılacak olan Çinli şirketler olan China Communications Construction Company, China Gezhouba Group, China Railway Group ve China State Construction Engineering Corporation ise tek başlarına teklifte bulunacak. İhaleye bu şirketler dışında teklif veren tek Avrupalı konsorsiyum ise Slovenyalı Gorenjska Gradbena Druzba ve Çekya merkezli Metrostav adlı firmaların ortaklığı oldu.

2025 yılına kadar tamamlanması ve 2026’da da faaliyete geçmesi hedeflenen projede 27 kilometrelik tren yolu yapılacak. Proje ile hattan 43.4 milyon ton kargo taşıma kapasitesi gerçekleşecek.

Dar Gelirli Ailelere Müjde! 100 Bin Sosyal Konut İçin Temeller Atılıyor!

0

TOKİ dar gelirli ailelerin ev sahibi olmaları için çalışmaları hızlandırdı. TOKİ Başkanı tarafından son yapılan açıklamalara göre 100 bin sosyal konut projesinin temellerinin atılmaya başlandığına dair müjdeli haber verildi.

Ev almanın zor olduğu günümüz şartları içerisinde dar ve orta gelirli aileler de ev sahibi olmanın hayalini kuruyor. Bu süreçte TOKİ Başkanı Ömer Bulut tarafından yapılan açıklamaların ardından sosyal konutlar için müjdeli haber verildi.

Yapımı planlanan 100 bin sosyal konut projesi için çok uzun zamandır beklenen açıklama sonucunda temellerin atılmaya başlandığı ifade edildi.

2019 yılında dar ve orta gelirli aileleri yakından ilgilendiren iki farklı kampanya düzenlenmişti. Bu kampanyalar 150 bin konutluk ayrı sosyal konut kampanyalarından oluşuyordu. Bunun ardından Ömer Bulut konu hakkında bir açıklamada bulundu. Açıklamalarında ‘Öncelikli olarak 50 bin konuttan oluşan ilk kampanya için ilk kez geçtiğimiz yıl Mart ayında 67 farklı ilde 140 proje ile birlikte çalışmalar başlatılmıştı. Bu kampanyaya şimdiye kadar 638 bin kişinin başvuruda bulunduğu belirlendi. Hala inşaat çalışmalarının devam ettiğini söyleyebiliriz. İkinci kampanya için 50 bin konut sayısının yaptığımız düzenlemeler sonucunda 100 bine çıkarılmasına karar verildi. 81 ilin tamamında bulunan projeler için ise kura çekimleri devam ediyor ve yakın zamanda tamamlanmak üzere’ dedi.

3.5 Milyon Vatandaş Ev Sahibi Oldu!

Son  18 yıllık süreç içerisinde yapılan konut sayısının 901 bin 366 olduğu ifade edildi. Bunun anlamı ise yaklaşık olarak 3.5 milyon vatandaşın TOKİ tarafından doğrudan ya da dolaylı olarak güvenli ve sağlıklı bir yaşam alanı içerisinde yaşamasına olanak sağlandığının aldı çizildi. Sosyal konut projeleri ile birlikte kira öder gibi yüzde 10 oranında verilen peşinatın ardından aylık olarak 894 liradan başlayan sabit taksitlerle birlikte 240 ay vadeye kadar ev sahibi olabilecekleri belirtildi.

Bakan Murat Kurum’dan Son Dakika Açıklaması: Elazığ Deprem Konutları Ne Zaman Teslim Edilecek?

0

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum kentsel dönüşüm çalışmalarını yerinde denetlemeye devam ederken bugünkü programını deprem ile yıkılan Elazığ’a ayırdı. Elazığ’da depremin oluşturduğu yaraların sarılmasına devam ederken yıkılan binaların yenilenmesi için yürütülen çalışmalara da tüm hızı ile devam ediliyor. Peki, Elazığ’da inşa edilen deprem konutları ne zaman bitecek, teslim tarihi belli mi, ne zaman teslim edilecek?

Elazığ’da 24 Ocak gününde meydana gelen şiddetli deprem ile ne yazık ki çok sayıda bina yıkılmış, enkaz altında kalan kişilerin vefat haberleri ülke çapında büyük üzüntü yaratmıştı. 

Bir kere daha Türkiye’nin deprem gerçeği ile yüzleşmesine neden olan depremin ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hemen riskli yapıları belirleyerek deprem sonrası kentsel dönüşüm çalışmalarına hız vermişti. 

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum Açıkladı: Depremin yaralarını saracağız

Deprem sonrasında yürütülen çalışmaları yerinde incelemek üzere Elazığ’a giden Bakan Kurum sosyal medya hesabı üzerinden yapmış olduğu paylaşımlarında “24 Ocak’taki depremin ardından vatandaşlarımızın yaralarını sarmak için Elazığ’ımızda başlattığımız çalışmaları yerinde incelemek üzere tekrar şehrimize geldik. İlk olarak 381 konut,10 dükkan ve cami inşa ettiğimiz Yazıkonak Mahallemizi ziyaret ettik. Karşıyaka Mahallemizde temeli atılan 439 konut ile 29 ticari ünitenin inşaat alanında incelemelerde bulunduk. Doğal malzemeler kullanılarak, bölgenin yöresel özelliklerini yansıtan projemizi yıl sonuna kadar bitirip Elazığlı kardeşlerimize teslim edeceğiz. İçinde camisi, bisiklet yolu, yeşil alanı ve kapalı otoparkı olan örnek bir dönüşüm projesini Elazığ Mustafapaşa’da hayata geçiriyoruz. Mahallemizin dokusunu koruyarak, zemin +4’ü geçmeyecek toplam 1478 konutluk projemizin ilk etabındaki 353 konutun inşasına hızla devam ediyoruz” diyerek konutların yıl sonuna kadar teslim edileceği müjdesini verdi. 

Bakan Murat Kurum denetimlerine hız verirken projede gecikme olmadan deprem mağdurlarının yeni evlerine bir an önce kavuşmalarını sağlamak için çalıştıklarını dile getirdi. 

Rus İnşaat Sektöründe İlave Fırsatlar Doğması Muhtemel

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye Rusya İş Konseyi Başkanı Mithat Yenigün, Rusyada inşaat sektörünün koronavirüs salgını sonrası ekonomik kalkınmanın lokomotifi olabileceğinin düşünüldüğünü belirterek, Bu kapsamda devam edeceği anlaşılan büyük altyapı ve ulaştırma projeleri ile altyapı yatırımlarında Türk müteahhitlik firmalarının yer almaya devam etmesi halinde önümüzdeki dönemde ilave fırsatların doğması muhtemel. dedi.

Ticaret Bakanlığı verilerine göre, ilk çeyrekte 2019’un aynı dönemine kıyasla Rusya’ya ihracat yüzde 18,4 artarak 1 milyar 89 milyon dolar düzeyinde gerçekleşirken, bu ülkeden yapılan ithalat yüzde 4,5 azalarak 5 milyar 176 milyon dolar oldu.Böylece geçen yılın tamamında 27 milyar 267 milyon dolar düzeyinde gerçekleşen Rusya ile dış ticaret hacmi, ilk çeyrekte 2019’un aynı dönemine göre yüzde 1,2 düşüşle 6,3 milyar dolara geriledi. Dış ticaret hacmindeki düşüşte, ithalattaki azalış etkili oldu. İhracatın ise ilk çeyrekte hızlı yükselmesi dikkati çekti.

Nisan ayına gelindiğinde, koronavirüs salgını nedeniyle azalan ticari faaliyetlerin etkisiyle Rusya’ya ihracatın da düşüşe geçtiği görüldü. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, geçen yılın nisan ayında 280 milyon 194 bin dolar olan Rusya’ya ihracat, bu yılın aynı ayında yüzde 32,5 azalarak 189 milyon 46 bin dolara geriledi. Bu da nisan ayında Rusya’ya 91 milyon 148 bin dolarlık ihracat kaybı yaşandığını ortaya koydu.
Bu sonuçlarla Rusya’ya gerçekleştirilen ihracatın yılın ilk 4 ayında 2019’un aynı dönemine göre yüzde 5,6 artarak 1 milyar 135 milyon dolardan 1 milyar 199 milyon dolara yükseldiği görüldü.

İlk 4 ayda Rusya’ya en fazla ihracat yapan sektör, 231,8 milyon dolarla yaş meyve ve sebze sektörü oldu. Bu sektörü 151,8 milyon dolarla otomotiv endüstrisi izlerken, 136,5 milyon dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri üçüncü sırada yer aldı.

“Kaldığımız yerden devam etmeyi umuyoruz”

AA muhabirine Türkiye’nin Rusya ile dış ticaretinde yaşanan gelişmeler ve ikili ekonomik ilişkilerin geleceği hakkında değerlendirmelerde bulunan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Rusya İş Konseyi Başkanı Mithat Yenigün, koronavirüs salgınından tüm ülkelerin göreceli olarak az ya da fazla etkilendiğini söyledi.

Salgın nedeniyle ülke ekonomilerinin dışa yönelik hızını düşürerek öncelikle iç piyasaya odaklandıklarını anlatan Yenigün, karantina tedbirleri kapsamında bazı ürünlere ihracat yasağı getirildiğini anımsattı.

Yenigün, üzerinde ihracat kısıtlaması bulunmayan malların taşınmasında ise yavaşlama yaşandığına işaret ederek, “Doğal olarak, diğer ülkelerle olduğu gibi Rusya’yla da ticari ve ekonomik ilişkilerimizde hızlı yükseliş beklenirken, zorunlu yavaşlama dönemine girdik. Salgın sürecinde dış ticarette yaşanan yavaşlamanın neticeleri, nisan-mayıs dönemi verileri açıklanınca daha net görülecektir. İki ülke açısından bakıldığında, sektör bazlı kayıpların hesaplanması için kanaatimce biraz daha beklemek lazım.” diye konuştu.

Tüm bunlar karşısında, DEİK ve Türkiye-Rusya İş Konseyi olarak son 3 ayda sanal ortamda birçok toplantı, webinar, seminer ve bire bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Yenigün, iş dünyası temsilcileri tarafından dile getirilen sıkıntıları ilgili tüm bakanlık ve yetkili makamlara en hızlı şekilde ulaştırdıklarını, yaşanan sorunların hızlı bir şekilde çözüme kavuşturulmasına destek olduklarını dile getirdi.

Yenigün, Türkiye’nin salgın sürecinde başarılı bir sınav verdiğini vurgulayarak, “Bundan sonraki süreçte, büyük kayıplar vermeden, kaldığımız yerden devam etmeyi umuyoruz.” ifadesini kullandı.

“İnşaat ve turizmde kayıpların minimize edilmesi gerek”

Mithat Yenigün, Türkiye’nin, Rusya ile ticari ve ekonomik ilişkilerine bakıldığında geleneksel olarak inşaat, müteahhitlik, turizm ve meyve-sebze sektörlerinin güçlü konumda bulunduğunu söyledi.

Koronavirüs salgını sürecinde özellikle, inşaat ve turizm sektörlerinde doğal bir gerileme beklemenin mantıklı olacağını aktaran Yenigün, bu sektörlere yönelik doğru analiz yaparak kayıpların minimize edilmesi gerektiğini vurguladı.

Yenigün, gelecek dönemde Rusya ile ticari faaliyetler açısından öneri ve öngörülerini de paylaşarak, şunları kaydetti:
“Rus turistlerin turizm sektörümüzdeki başat rolü göz önünde bulundurulduğunda, otellerimizde en üst düzeyde sağlık önlemlerinin sağlanması, ulaşım ve sınır kontrol işlemlerinde özel düzenlemelerin yapılması, Rus turistlere yönelik dengeli hizmet ve fiyat bazında cazip tur paketlerinin hazırlanması faydalı olabilecektir. Rusya’da inşaat sektörünün salgın sonrası ekonomik kalkınmanın lokomotifi olabileceği düşünülüyor. Bu kapsamda devam edeceği anlaşılan büyük altyapı ve ulaştırma projeleri ile altyapı yatırımlarında Türk müteahhitlik firmalarının yer almaya devam etmesi halinde önümüzdeki dönemde ilave fırsatların doğması muhtemel.

Salgın döneminde yeniden şekillenen tüketim tercihleri ile özellikle Çin menşeli ürünlere yönelik talepte beklenen düşüş dikkate alındığında orta ve uzun vadede aralarında meyve-sebze mamulleri, tarımsal makineler, tıbbi mobilyalar ve mutfak eşyalarının da bulunduğu muhtelif ürünlerde ihracat fırsatlarının artacağı değerlendiriliyor. Bunların yanı sıra daha önce İtalya, ABD ve Çin’den ithal edilen solunum cihazları üretiminde kullanılan bazı ara malzemeleri, tıbbi koruyucu kıyafet ve maskelerin önümüzdeki dönemde Türkiye’den temin edilme olasılığı da ülkemiz açısından doğan fırsatlar arasında değerlendiriliyor.”

“Rusya’da salgının yarattığı kayıp 18 trilyon rubleye ulaşabilecek”

Mithat Yenigün, Rus resmi makamlarının, koronavirüs nedeniyle gayrisafi yurt içi hasılada bu yıl yüzde 3 ila 5 arasında düşüş beklediğini bildirdi.

Bazı uzmanların ise Rus ekonomisinde yüzde 8 küçülme yaşanabileceğini öne sürdüğünü aktaran Yenigün, şöyle devam etti:

“İşsizlik rakamlarının geçici olarak 2,5 milyondan 8 milyona yükselebileceği belirtilen Rusya’da, tahıl haricindeki temel ihtiyaç ürünlerinde ithalata bağımlı üretim yapısı nedeniyle tüketici fiyatlarında kayda değer artış olacağı tahmin ediliyor. Açık kaynaklardaki verilere göre, ithalatta karşılaşılan güçlükler nedeniyle halihazırda perakende sebze-meyve fiyatlarında artış oranı kimi bölgelerde yüzde 50’yi aştı.

Rusya Federasyonu Ulusal Derecelendirme Ajansı’nın yayımladığı analitik rapora göre, Rusya’da koronavirüsten en çok etkilenen sektörlerin toplam kayıpları 18 trilyon rubleye ulaşabilecek. Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı da ülke ekonomisini desteklemek amacıyla alınan önlemlerin toplam hacminin 2 trilyon rubleyi (yaklaşık 28,2 milyar dolar) geçtiğini ifade etti.”

Ekonominin Lokomotifi Yine İnşaat Olacak

0

Sakarya Müteahhitler Birliği Başkanı Murat Bayrak Covid-19 sürecinin ardından ekonomide ki lokomotifin inşaat sektörü olacağını ileri sürdü.

Bayrak, “Konut stoku tükendi. Hem imalat hemde satışta yükseliş yaşanacak” dedi.

Önceliğimiz Değişti

Covid-19 sürecinde birinci önceliğin izole olmak, korunmak olduğuna vurgu yaparak “Salgın döneminde birinci önceliğimiz elbette sağlıktı, gıdaydı. Şimdi önceliğimiz yine sağlık ancak hayat devam ediyor. Dolayısıyla önceliğimiz ekonomi oldu. Üretmek, istihdamı artırmak gibi hedefleri var ülkenin. Salgın sonrası ekonominin lokomotifi yine inşaat sektörü olacak. Yaklaşık iki yıldır konut üretimi rölantide gidiyordu. Eldeki konut stokları tükendi. Şimdi hem üretimde hemde satışta yükseliş dönemi başlayacak” dedi.

Yeni Dönem Başlıyor

Dünyayı etkisi altına alan pandeminin yeni bir dönem başlatacağına değinen Başkan Bayrak “Ülkemiz bu sürecin kazananı olacak. İnşaat sektöründe olduğu gibi birçok sektörde üretimin artacağını düşünüyorum. Özellikle teknoloji ve makine imalatında Türkiye tercih edilen ülke olacak. Bu durum daralan piyasaların hızla toparlanmasına ve iyileşmesine neden olacak. Korona sonrası Türkiye ekonomisi için yeni dönemin başlangıcı olacak. Devlet-millet el ele verip salgın döneminde oluşan yaraları sarıp, dimdik ayağa kalkacağız” dedi

İş Dünyasının Beklentileri Var

Hükümetin ekonomik tedbir paketiyle süreçte yara alan iş dünyasının derdine derman olmaya çalıştığına değinen Başkan Bayrak “ İnşaat sektörü bir süre daha konut kredi faizlerinin bu seviyelerde kalmasını istiyoruz. Devamında da vergi ve SGK borçlarının gecikme faizlerinin affedilmesini bekliyoruz.  Bozulan yapılandırmalar için yeniden yapılandırma olmalı. Özellikle bozulan yapılandırmalar için bir düzenleme bütün sektör temsilcilerinin beklentisi. Devletimizin bu hususta vereceği destekle üretimde ki toparlanma daha hızlı olacaktır” dedi.

45 Günde Tamamlanan Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi Açıldı

0

Koronavirüs salgını nedeniyle Sancaktepe’de yapımına başlanan ve 45 günde tamamlanan Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katıldığı törenle açıldı. Hastane İstanbul’da olması beklenen depremde de hizmet verebilmesi için tek katlı olarak inşa edildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 6 Nisan’da, Sancaktepe’ye yapılacağını müjdelediği “çok amaçlı acil durum hastanesi”nin inşaat çalışmaları tamamlandı. Depremde de faaliyet devam edebilmesi için tek katlı olarak tasarlanan hastanenin açılış töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da açıklamalarda bulundu.

“Kaybettiğimiz hocalarımızın isimlerini vererek vefamızı gösterdik”

“Koronavirüs salgınında kaybettiğimiz tüm hocalarımız ve vatandaşlarımızla birlikte Feriha Öz hocamıza Allah’tan rahmet diliyorum. Ülkemize hizmet eden hiç kimseyi unutmayız. Bunun için buraya Prof. Dr. Feriha Öz, Yeşilköy’deki hastaneye de Prof. Dr. Murat Dilmener ismini verdik. Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu’nun adını da Okmeydanı’ndaki şehir hastanesine verdik. Aynı şekilde Hadımköy’deki hastaneye de Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş’un ismini vererek vefamızı gösterdik.

“Yurt dışından gelen hasta uçaktan indikten sonra hastane yürüme mesafesinde”

Sağlık çalışanlarımızın her birine şükranlarımızı sunuyoruz. Bu hastanenin ülkemize kazandırılmasında emeği geçen Sağlık Bakanı ve ekibini, Rönesans grubunu, herkesi tebrik ediyorum. Dünyada pek çok ülkede salgın nedeniyle, sağlık sisteminin çöktüğü bir dönemde hem mevcut imkanlarını kullanarak, hem de yeni imkanlar üreterek farklı bir konuma gelmiştir. Bu hastanemizi 2 ay gibi kısa sürede tamamladık. Uluslararası herhangi bir hasta buraya gelmek istediğinde pist var, yürüme mesafesinde hastaneye gelecek. Aynısı Yeşilköy için geçerli. Tedavi bitti, yine uçağıyla gitmesi gereken yere gidecek. İster ulusal, ister uluslararası hepsine hazır. Sağlıkta, sağlık turizmini hedefliyoruz. Türkiye’nin sağlık alanında geldiği seviyenin en somut örneği olan bu hastanelerimiz, şifayı ülkemizde arayan herkese hizmet verecektir. Geçtiğimiz yıl 750 bine yaklaşan yabancı hasta sayısının katlanarak artmasını bekliyoruz.

“11 şehir hastanemizin her birini dünya çapında inşa ettik”

Şu an itibariyle 190’ı aşkın ülkeden talepler geldi, 90’ı aşkın ülkeye her türlü sağlık ürünlerini gönderdik. Burada nazlanmadık. Bir başka adım son 18 yılda inşa ettiğimiz bin 576 hastane, 1 milyon 100 bine yaklaşan sağlık çalışanı seviyesine biz, hocalarımızın gayretleri ve altyapıyla ulaştık. 48 olan MR sayısını 906’ya, 323 olan tomografi sayısını bin 210’a, 889 olan yoğun bakım yatağını 40 bine, 618 ambulansı 5 bin 382’ye çıkarmamış olsaydık, bu başarıyı gösteremezdik. Şehir hastanelerinin yüksek kapasitelerinin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. 16 binin üzerindeki 11 şehir hastanemizin her birini dünya çapında inşa ettik.

“ABD ve Rusya genel sağlık sigortası işini çözemedi”

Tıpta biz fiziki mekanları hazırlıyoruz ama hocaları ise siz yetiştireceksiniz. Bunu ne kadar başarırsak, inanıyorum ki bu hastanelere gelen hastalarımız da orada gördükleri kabiliyetli hocalarımızla şifa bulacak. Dünyanın en kapsamlı ve en düşük maliyetli genel sağlık sigortasının önemi salgın sürecinde daha iyi anlaşıldı. ABD, Rusya çözemedi işi, hepsi sıkıntıda. Bizden destek istediler, biz de her yere gönderdik. Serbest ve ücretli çalışanlar makul prim ödemeleriyle sistemde yer alıyor. Aylık 88 lira ödeyerek GSS’ye dahil olabiliyor. Teşhisin, tedavinin, ilacın tamamı GSS kapsamına girdiği için vatandaşlarımız sıkıntı yaşamıyor. Diğer ülkelerde böyle bir sistem yok. Salgın döneminden sonra hem sağlık tesislerimiz, hem GSS daha çok ilgi çekecektir.

“Ülkemiz her alanda hedeflerine doğru ilerliyor”

Türkiye son 2 asır boyunca bir uçtan bir uca savrulurken tarihi fırsatları kaçırmıştır. Ülkemizin bu savrulmalarının sürmesini isteyenler darbelerden vesayetlere kadar malzeme bulmakta zorlanmamıştır. Milletimiz istiklali ve istikbalinden ümidini kesmemiştir. Milletimizin 18 yıldır gerektiğinde canı pahasında yanımızda yer alması da bu mücadelenin devamıdır. Türkiye’de yaşanan her hadisenin gerisinde bu büyük fotoğrafı görmek gerekiyor. Ülkemiz her alanda hedeflerine doğru ilerlediği bir çizgiye oturmuştur.

“Ülkemize yapacak daha çok hizmetlerimiz var”

Biz burada 1008 odalı hastaneyi yaptık. Ama biz Rönesans gibi bir firma bulursak, burada şehir hastanesi yapabiliriz. Şimdilik acil ihtiyacımız yok. Bir asır önce hasta adam yaftasıyla tarihe gömülmek istenen bir milletinin takip edilmesi bunun en yalın göstergesidir. Ülkemize yapacak daha çok hizmetlerimiz var. Türkiye’yi mutlaka 2023 hedeflerine ulaştıracağız.”

45 günde tamamlanan Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi açıldı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamaları şu şekilde:

“Bu hastaneler kalıcı olarak inşa edildi”

“Kovid-19 pandemisi dünyaya çok şey öğretti. Bu zamana kadar sağlığa yapılan yatırımın ne kadar önemli olduğunu her zamankinden daha fazla gösterdi. Son 18 yılda bu alandaki gelişmelerin neticesini hep birlikte gördük. Bu hastaneler sadece afet ve salgın durumlarında kapısını açıp sonra devre dışı olacak mekanlar olarak tasarlanmadı, kalıcı olarak inşa edildi.

“Büyüyen sağlık turizmine katkı sağlayacak”

Sağlık turizminde kamunun önemli köşe taşları olacak. Büyüyen sağlık turizmine katkı sağlayacak bu hastaneler depremden etkilenmeyen yatay bir mimariye sahip, 45 günde tamamlandı. Toplam alan 125 bin metrekare, 1008 yataklı. Bütün hasta yatakları gerektiğinde yoğun bakım yatağına dönüştürülebiliyor. 100’e yakın diyaliz ünitesi bulunuyor. Dünyayı etkisine alan koronavirüsle mücadelede ülkemiz örnek bir model sağladı. Her geçen gün güçlenen sağlık sistemimiz 21. yüzyıl dünyasında Türkiye’nin adını sağlık ülkesi olarak yazdıracaktır.

“Tedbirlerimize devam etmek zorundayız”

Bir süre daha tedbirlerimize devam etmek zorundayız. Ön safta yer alan sağlık çalışanları en fazla bu riski taşımaktadır. Sağlık çalışanlarından yitirdiklerimiz oldu, değerli hocalarımız da yitirdiklerimiz arasındaydı. Okmeydanı Şehir Hastanemize Cemil Taşçıoğlu’nun adını verdik, şimdi açılan acil tip hastanelerimize Prof. Dr. Feriha Öz ve Prof. Dr. Murat Dilmener’in adını veriyoruz.”

Hastane, İstanbul’da önemli bir görev üstlenecek

İnşa çalışmalarına 9 Nisan’da başlanan hastanenin İstanbul’un hizmet yarışında önemli bir görev üstlenmesi bekliyor.

Bu kapsamda hastanenin, başta yeni tip koronavirüs olmak üzere, salgın, deprem ve afetlerle mücadelede aktif olarak rol alması planlanıyor.

İnşasında 4 Bin Kişi Çalıştı

Yapımı için yaklaşık 4 bin personelin 3 vardiya şeklinde çalıştığı sağlık tesisi, ameliyathaneleri, MR, triyaj odaları, laboratuvarları, anjiyo ile ekoları ve ultrasonlarıyla tam teşekküllü bir hastane altyapısına sahip olarak hizmet verecek.

45 günde tamamlanan Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi açılıyor

1008 Yatak Kapasitesine Sahip

Hastane, 125 bin metrekare alana kurulurken, 75 bin metrekarelik kapalı alanıyla sağlık hizmeti verecek. 1008 yatak kapasitesi ile sağlık sistemine önemli katkılar sunacak hastanede istenildiğinde her oda yoğun bakıma da dönüştürülebilecek.

16 Ameliyathane Var

Sağlık tesisinde 500 araçlık otopark ve 16 ameliyathanenin yanı sıra 36’sı diyaliz ve yoğun bakım altyapısına sahip 576 banyolu hasta yatak odası, 36’sı diyaliz hasta altyapısına sahip 432 yoğun bakım yatağı, 36 acil müşahede yatağı, 8 triyaj, 2 CRP, 4 tomografi, 4 MR, 2 X-ray odası bulunuyor.

45 günde tamamlanan Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi açılıyor

Türkiye’nin En Yüksek Barajı 205 Metreye Ulaştı

Tamamlandığında gövde yüksekliği bakımından Türkiye’nin en yüksek, dünyanın ise üçüncü barajı olacak olan Yusufeli Barajı’nın gövde yüksekliği 205 metreye ulaştı.

Tamamlandığında gövde yüksekliği bakımından Türkiye’nin en yüksek, dünyanın ise üçüncü barajı olacak olan Yusufeli Barajı’nın gövde yüksekliği 205 metreye ulaştı. Baraj inşaatında çalışmalar kesintisiz 24 saat sürerken, DSİ 26. Bölge Müdürlüğü tarafından son görüntüler paylaşıldı.

Artvin’in Yusufeli ilçesinde Çoruh Nehri üzerinde yapımı devam eden Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin (HES) Projesi gövde yüksekli 205 metreye ulaştı. Dökülen gövde beton miktarı ise 2 Milyon 985 bin metreküp seviyesinde olduğu açıklandı.

Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından inşa edilen Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santralı (HES) Projesi’nde baraj gövde betonu dökülmesi çalışmalarının hız kesmeden devam ediyor. DSİ 26 Bölge Müdürlüğü son verileri ve görüntüleri paylaştı. Tamamlandığında ülkemizin en yüksek barajı unvanını alacak Yusufeli Barajı’nda gövde 205 metre yüksekliğe ulaşıldı. Dökülen gövde beton miktarı ise 2 Milyon 985 bin metreküp seviyesi ulaştı.

Tamamlandığında Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santral Projesi’nin kurulu gücü 558 megavat ve yıllık enerji üretimi 1 milyar 888 milyon kilovatsaat olacak. Projenin santral binası ve enerji yapılarında betonlama çalışmaları planladığı şekilde devam ederken, enerji santralinin elektro mekanik parçalarının montajları da inşaat faaliyetlerine bağlı olarak yürütülüyor.

Yusufeli Barajı, 275 metre gövde yüksekliğiyle 100 katlı bir gökdelen yüksekliğine ulaşacak. Baraj gövdesinde kullanılacak 4 milyon metreküp beton, Artvin’den Edirne’ye 13 metre platform genişliğinde beton yol yapılmasını sağlayacak kapasiteye sahip bulunuyor. Projeyle üretilen enerji sayesinde yaklaşık 600 bin kişinin enerji ihtiyacı karşılanabilecek.

Çelikte Türkiye’den AB’ye Karşı Hamle

0

Birkaç yıldır çelik ürünleri ithalatına karşı korunma önlemi uygulayan Avrupa Birliği, Türkiye menşeli çelik ürünlerine karşı ilave sınırlayıcı kurallar uyguluyor. 

En son 14 Mayıs tarihinde Türkiye menşeli HRC ithalatına karşı damping soruşturması başlatan Avrupa Birliği`nin bu tutumuna karşı Türkiye`den yeni bir hamle geldi ve DTÖ`ne 25 Mayıs 2020 tarihinde yapılan bildirimle, bazı AB menşeli çelik ürünleri ithalatına karşı % 9-17 aralığında ilave gümrük vergisi uygulanacağı ifade edildi.

Söz konusu vergi oranları ile, Türkiye`nin çelik ithalatında uygulanan gümrük vergisi açısından AB`nin üçüncü ülkeler ile aynı seviyeye getirilmesi hedefleniyor. Önlemlerin, bildirim tarihinden (25 Mayıs 2020) itibaren 1 ay içerisinde alınabilmesi imkan dahilinde bulunuyor.

1 milyar Euroluk 48 Projenin 30’u Tamamlandı

0

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, 25 ilde hayata geçirilecek olan toplamda 1 milyar euroluk yatırım değerine sahip 48 projenin 30’unun tamamlandığını söyledi.

Avrupa Birliği IPA programı kapsamında 25 şehirde 30 çevre altyapı projesini hayata geçirdiklerini, IPA-2 programı kapsamında ise 18 çevre altyapı projesi ve 15 teknik destek projesini daha hayata geçireceklerini belirten Bakan Kurum; “Böylece toplam yatırım tutarı 1 milyar avroyu aşan 48 çevre projemiz ile 12 milyon vatandaşımızın içme suyu temini, atık su arıtma ve katı atık bertarafı gibi çevre ve altyapı hizmetleri eksiksiz sağlanmış olacak.” dedi.

Şehirlerin altyapısının güçlendirilmesi, çevre yatırımlarının artırılması için yurt içi ve yurt dışı kaynaklarını etkin şekilde kullandıklarını kaydeden Kurum, çevreyi ve tabiatı birer emanet olarak gördüklerini ifade ederek “Yatırımlarımızın ve projelerimizin tamamını çevreyi önceleyen bir yaklaşımla ele alıyor, buna göre hareket ediyoruz. Bu anlayışla yapılacak her proje, her yatırımda yerel yönetimlerimizin yanında olmaya, onları desteklemeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 25 farklı kentte içme suyu, atıksu ve katı atık yönetimi alanında toplam 30 çevre altyapı yatırım projesini hayata geçirdi. Bu projelerden yaklaşık 9 milyon vatandaş faydalanıyor.

2014-2020 programlama yıllarını kapsayan ve uygulaması 2026 yılı sonu itibarıyla tamamlanacak olan IPA-2 dönemi için de çalışma başlatıldı. IPA-2 dönemi kapsamında yapılacak yatırımın toplam değeri ise 335 milyon avro olacak.

IPA-2 döneminde hayata geçireceği çevre altyapı projeleri ile Bakanlık, yaklaşık 3,2 milyon kişiye daha hizmet sağlayacak.

Bu kapsamda, Iğdır, Rize, Bismil, Çankırı, Çarşamba, Doğubayazıt, Şırnak, Sorgun, Niksar, Elbistan ve Giresun atıksu projeleri, Kastamonu ve Yüksekova Atıksu Arıtma Tesisi Projesi, Sivas Kızılırmak Sağ ve Sol Sahil Şeridi Atıksu Kolektör Projesi, Trabzon ve Bandırma Entegre Su Projesi, Hakkari ve KASMİB Katı Atık Projesi’ni kapsayan 18 çevre altyapı projesi hayata geçirilecek.

Söz konusu 18 projeden Bandırma, Bismil, Elbistan, Hakkari, Kastamonu, Niksar, Şırnak ve Trabzon olmak üzere 8’inde uygulama aşamasına geçildi.

Trabzon Millet Bahçesi Eylülde Açılacak

0

Trabzon’un yıkılan efsane stadı Hüseyin Avni Aker’in olduğu yerde yapım çalışmaları devam eden millet bahçesi inşaatını gezen ve TOKİ yetkililerinden bilgi alan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu; “Trabzon’umuza hayırlı uğurlu olsun. Nasipse eylül ayının sonu itibarıyla burada bir açılış yapabiliriz diye ümit ediyoruz.” dedi.

Hüseyin Avni Aker Stadyumu’nun bulunduğu bu alanın, Trabzon’un çok önemli bir merkezi olduğuna dikkat çeken Zorluoğlu, Trabzon Millet Bahçesi’nin, diğer millet bahçelerinden farklı olarak biraz daha spor temalı olmasını istediklerini ifade ederek “Çünkü Trabzon bir spor şehri ve bu bölge uzun yıllar spor alanı olarak kullanıldı. Onun için buraya yaptığımız saha ile etrafındaki yürüme ve koşu parkurları amacımıza hizmet edecek.” şeklinde konuştu.

Trabzon Millet Bahçesi’nin ikinci etap çalışmalarını ise Orman İşletme Müdürlüğü lojmanlarının bulunduğu alanda gerçekleştirmeyi düşündüklerini aktaran Zorluoğlu, “Ayrıca Büyükşehir Belediyesi olarak buz pateni ve kaykay bileşenlerini de eklemek suretiyle daha fazla gencimizin parkımıza gelmesini arzu ediyoruz.” diyerek Millet Bahçesiin diğer peyzaj düzenlemeleri ile Trabzon’da çok önemli bir ihtiyacı giderecek güzel bir rekreasyon alanı olacağını söyledi.

Ankara-Sivas YHT Hattı’nda Sona Geliniyor

Sivas Valisi Salih Ayhan, Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattının inşaat alanında incelemelerde bulundu. Ayhan, hattın yıl sonunda tamamlanacağını belirtti.

Sivas Valisi Salih Ayhan, Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattının inşaat alanında incelemelerde bulundu.

Anadolu Ajansı’nda yer alan habere göre; Salih Ayhan, hattın yıl sonuna kadar tamamlanacağını ve tren seferlerinin başlayacağını açıkladı. Ayhan, Ankara-Sivas YHT Hattı Eşmebaşı Tüneli inşaatını dolaştı. 

İncelemenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Ayhan, Ankara- Sivas YHT inşaatının en önemli çalışma noktalarından birisinin Esmebaşı Tüneli olduğuna dikkat çekti.

Bu bölgenin Sivas ile Yerköy arasında altyapısı bitmeyen tek nokta olduğuna vurgu yapan Ayhan, “3 Mart’ta 100 metrelik bir alanda göçük yaşanması nedeniyle burada farklı çalışma tekniği geliştirildi ve bugünkü adımlar atıldı. Hem bu çalışmaları yerinde incelemek hem de bayram günü dahil çalışan arkadaşlarımızı alkışlamak için buraya geldik” dedi.

Hummalı bir çalışma yapıldığını ve tünelin 1422 metre uzunluğunda olduğunu dile getiren Ayhan, “Burası yeni bir teknik çalışmayla üst taraftan yaklaşık 2 bin farklı noktadan delinip çimento enjekte edilerek güçlendiriliyor. Haziran ayı ortasında bu güçlendirme bittikten sonra Yozgat-Yerköy arası tamamen bitmiş olacak” şeklinde konuştu.

“Bu sene hızlı tren seferlere başlayacak”

Hatta olağanüstü bir teknik çalışmalar yapıldığına dikkat çeken Ayhan, şöyle konuştu:

“Bu sene bilet kesilmesi için bayram dahil çalışan arkadaşlarımızı hem kalben hem de yürekten alkışlayarak takdir ettik. Bu, Cumhuriyet tarihinin en önemli projesi. Cumhurbaşkanımızın özel ve hassas takibiyle Ulaştırma Bakanımızın sürekli sahada olmasıyla, TCDD Genel Müdürümüzün her gün adeta bu bölgede hassasiyetiyle, yetkili firmalar herkes hummalı bir şekilde çalışıyor. Vatandaşlarımız müsterih olsun, koronavirüs ile mücadelede 3 aylık bir zaman diliminde bir yavaşlama olsa dahi heyecandan, motivasyondan bir çalışmada hiçbir irade eksilmesi asla olmadı. İnşallah yıl sonunda tren seferleri başlamış olacak. Esmebaşı Tüneli’nde arkadaşlarımız büyük bir hikaye yazıyor. Tarihe bir not düşülmüş olacak, müthiş bir emek var burada. Kırıkkale’de T15 Tüneli ve T8 Tüneli’nde buna benzer çalışmalar var. Sivaslılar müsterih olsunlar, inşallah bu sene hızlı tren seferlere başlayacak.”

Koronavirüsle Prefabrik Evlere Talep Arttı

0

Koronavirüs salgınıyla izole olmak, izole olurken de sosyal alanlardan vazgeçmek istemeyen vatandaşların konut tercihleri prefabrik evlerden yana oldu. Bir arazisi olanlar depreme dayanıklı prefabrik yapıları tercih etmeye başladı.

Kocaeli’de, koronavirüs süreci ile birlikte prefabrik evlere olan talepte artış yaşandı. Arazisi olanlar, depreme dayanıklı, metrekaresine göre 30 bin TL ile 300 bin TL arasında yapılan prefabrik yapıları tercih etmeye başladı.

Yeni Şafak’ta yer alan habere göre; prefabrik üreticisi Adem Satan, pandemi sürecinde şehirlerden köylere göçün arttığını, istenilen projeye göre evleri yaptıklarını belirtti.

Koronavirüs salgınından korunmak isteyenler, şehirlerden uzak noktalarda arazi satın alırken, prefabrik evlere de talep arttı. Yapımının hızlı olması ve depreme dayanıklı olması sebebiyle prefabrik evler tercih edilirken, projenin büyüklüğüne göre de evin maliyeti 30 ile 300 bin TL arasında değişiklik gösteriyor. 

Salgının Türkiye’de görülmesinden sonra prefabrik ev satışlarında artış olduğuna dikkat çeken prefabrik yapı üreticisi Adem Satan, kişilerin bütçelerine göre 40 ile 250 metrekare arasında birçok çeşit yapı yapabildiklerini ifade etti. 

‘Şehirlerden köylere göç başladı’

Prefabrik yapıların 10-15 gün içinde üretildikten sonra en fazla 3 günde istenilen yere montajının yapılabildiğini dile getiren Adem Satan, “Şehirden köye göç başladı. Kocaeli’nin neredeyse tamamında şehirden köylere göçlerin yaşandığını söyleyebilirim. Vatandaşlar araziyi satın alıyorlar. Daha sonra bize gelerek anlaşma yapıyorlar. Prefabrik yapıyı koyacağı yere beton attıktan sonra müşteri bize nasıl bir prefabrik yapmak istediğini söylüyor. Taleplerine göre 40 metrekareden başlayıp 250 metrekareye kadar prefabrik yapılar 10-15 gün aralığında üretimi yapıldıktan sonra montajını da 2-3 gün gibi çok kısa bir süre içerisinde tamamlayıp müşterilerimize teslim ediyoruz. En küçük 40 metrekarelik bir binada bir tane yatak odası, banyo, tuvalet, mutfak ve veranda şeklinde yapılabiliyor. Müşterilerimizin talebine göre yapının içerisine parke, mutfak dolabı, seramik gibi ürünler ekleyebiliyoruz. Bunlar müşterilerimizin talebine ve bütçelerine göre değişkenlik gösterebiliyor” diye konuştu.

Prefabrik yapıların ısı yalıtımı konusunda da oldukça güvenli olduğunu kaydeden Satan, “Prefabrik binalarımız oldukça yalıtımlıdır. Dış duvar kalınlığımız 10 santimdir. Yalıtımlı bir malzemedir. Küçük bir ısıtıcı ile veya soba ile 10 dakika gibi kısa bir sürede ısıttığınız zaman yeterli olacaktır. Türkiye’nin yaylalarında, Edirne’den Kars’a kadar geniş bir bölgede hizmet veriyoruz. Bu bölgelerde kar yağışı yoğun olduğundan bunların statik hesaplamaları yapılıyor. Deprem yükü, yağmur yükü, kar yükü gibi hesaplamalar yapıldıktan sonra müşterimize teslim ediliyor” şeklinde konuştu.

Prefabrik yapıların, bakımları iyi yapıldığında 100 yıldan fazla kullanılabileceğine vurgu yapan Satan, “Prefabrik binalar da tıpkı betonarme binalar gibi 80-100 yıl dayanıklıdır. Bakımları düzgün yapıldığında bu süreyi daha da uzatmak mümkündür” dedi.

Moskova’da İnşaat Projelerinin Çoğu Yeniden Başladı

Rusya’nın Başkenti Moskova’da Koronavirüs salgını sürecinde hız kesen inşaat projelerinin çoğunun yeniden başladığı bildirildi.

Konuyla ilgili açıklamayı Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin yaptı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile online ortamında görüşen Sobyanin, 12 Mayıs’ta kısıtlamaların kaldırılmasından sonra Moskova’da binden fazla şantiyenin tekrar faaliyete geçtiğini aktardı.

Sobyanin, “Metro, demiryolu ve sağlık tesisileri projelerini yapan yaklaşık 150 şantiyemiz çalışıyordu. Bugün artık binden fazla şantiye çalışıyor. İnşaatçılar, hemen hemen tüm şantiyelerde çalışmaya başladılar. Bunlar, anaokul, okul, klinik, konut, ulaşım inşaatları olmakta” dedi.

Sobyanin, 12 Mayıs’tan bu yana yaklaşık tüm sanayi işletmelerinin yeniden faaliyete başladığını da söyledi.

Çetin Barajı’nda Enerji Üretimi Başladı

0

Siirt’in Şirvan ve Pervari ilçeleri sınırları içerisinde bulunan, silindirle sıkıştırılmış beton tipine göre Türkiye ve Avrupa’nın en büyük barajı olan ve temelden 165 metre yükseklikte inşa edilen Çetin Barajı’nda üretimin başladığını açıklayan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, barajın maksimum işletme kotunda, 615 milyon metreküp su depolanacağını, 37 kilometre uzunluğunda ve 12 kilometre genişliğinde bir göl alanı oluşacağını, barajın üç büyük ve bir küçük olmak üzere 4 türbin ile toplamda 420 megavat kurulu güce sahip olduğunu belirterek “Baraj ile yılda 1 milyar 175 milyon kilovatsaat enerji üretilecek ve milli ekonomiye yılda yaklaşık 500 milyon lira katkı sağlanacak. Projede bir küçük ünite ve bir büyük ünitenin devreye girdi ve elektrik üretimine başladı. Yerli ve yenilenebilir enerjinin payının artırılması bakımından son derece önemli olan bu barajın tamamlanarak milli ekonomiye katkı verir duruma gelmesi, ülkemizdeki enerji kaynaklı dış ticaret açığına olumlu yönde etki yapacak.” dedi.

Emlak Vergisi İlk Taksitinde Son Gün 1 Haziran

0

Geçen seneye göre yüzde 11.29 artış gösteren 2020 yılı emlak vergisi 1. Taksit ödemeleri 1 Haziran 2020 Pazartesi günü sona eriyor.

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı “Belediyeler tarafından bina, arazi ve arsalar için tahsil edilen ve servete dayalı olarak tahsil edilen Emlak Vergisinin ilk taksit ödemelerinde artık son günlere girildi. 2020 yılı emlak vergi değeri bu sene için, yeniden değerleme oranının yarısı olan yüzde 11.29 oranında artırılarak uygulanıyor. Covid-19 nedeni ile kira alamayan mal sahiplerinin erteleme beklentileri de maalesef gerçekleşmedi. 65 yaş üstü kişiler için de ödeyip ödememe durumları netlik kazanmadı. Ödeme yapılmadığı takdirde aylık %2 gecikme cezası söz konusu olacak” dedi.

Büyükşehirlerde Tarifeler Yüksek

Vergi oranları konusunda da bilgi veren Özelmacıklı “Vergi oranları arazilerde ve meskenlerde binde bir, diğer binalarda binde iki ve arsalarda ise binde üçtür. Bu oranlar, büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde yüzde 100 artırımlı uygulanıyor. Ayrıca Taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı da vergi değerinin %10’u olarak uygulanmaya devam ediyor. Gene işyerleri ve diğer şekilde kullanılan binalara ait çevre temizlik vergileri de büyükşehirlerde %25 artırımlı olarak uygulanmaya devam ediyor. Konutlarda ise çevre temizlik vergisi su tüketimine göre su faturalarına yansıtılıyor. Bu bedel de 2020 yılı için metreküp başına büyükşehirlerde 15 kuruş, diğer yerlerde 12 kuruş olarak hesaplanıyor” dedi.

E-Belediye İle Ödemeler Yapılabiliyor

Birçok belediyenin web sayfasından, online tahsilat yapılabildiğini belirten Özelmacıklı; “İster T.C. kimlik numarası ister sicil numarası ile vergilere ilişkin online ödemeler yapılabiliyor. Hatta e-devlet üzerinden de gene birçok belediyeden sicil, tahsilat ve tahakkuk bilgileri sorgulanabiliyor. Ödemeler ise veznelerin yanı sıra, posta çeki, e-belediyeden kredi kartı ile ve bankalara havale – eft ile ödenebiliyor” dedi.

Emlak Vergisini Kimler Ödemez?

Özelmacıklı “Hiçbir geliri olmayanlar, gelirleri sadece kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanlar ayrıca gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması halinde emlak vergisinden muaftır” diye konuştu.

Yapı Kayıt Belgelerinde İlave Bedel Düzenlemesi!

0

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yayımladığı tebliğ ile yapı kayıt belgelerinde yeni düzenlemeye gitti. Düzenlemede, yapı kayıt belgelerinde ilave bedel için faiz güncellemesi yapıldı.

“Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul ve Esaslar” Resmi Gazete’de yayımlandı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan düzenleme ile yapı kayıt belgesinde güncelleme yapıp ilave bedel ödemesi çıkanlar, 2020’ye kadar aylık yüzde 2, 2020’den sonra ise yasal faiz oranıyla ödemelerini yapabilecek. 

31 Aralık 2017’den önce ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapılmış kırsal ve kentsel bölgelerdeki bütün yapıları kapsayan imar barışına başvuruda bulunan vatandaşlar, Yapı Kayıt Belgesi alıyor. 

İmar mevzuatına ve ruhsata aykırı yapılara verilen yapı kayıt belgesiyle vatandaşların imar sorunu çözülüyor. 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapı kayıt belgelerinde yapılan düzenlemede, ilave bedel için faizlerde güncellemeye gidildi. 

Yapı Kayıt Belgesi Nedir?

Yapı Kayıt Belgesi, yapılarda kaçak çıkılan katlar ve kaçak bölümler için alınıyor. Fakat bu durum imar affı anlamına gelmemekte olup, kaçak bölümlerin ve katların kayıt altına alındığını belirtiyor. 

Yapı kayıt belgesi; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kuruluşlar tarafından 15 Haziran 2019’a kadar başvurulması ve gerekli koşulların yerine getirilmesi durumunda imara uygun olmayan yapıların kayıt altına alındığını gösteren belgedir.

Yeni güncellemeyle, yapı kayıt belgelerinde 1 Ocak’tan itibaren yapılacak güncellemelerde ilave bedel ödemelerinde, eksik yatırılan meblağın yapı kayıt belgesi bedelinin ilk yatırıldığı tarihten 31 Aralık 2019’a kadar her ay için yüzde 2 oranında artış uygulanacak. 

İlave bedel hesaplaması, 1 Ocak 2020’den itibaren ise yasal faiz işletilerek gerçekleştirilecek.

Yapı Kayıt Belgesi Başvurusu Nasıl Yapılır?

Yapı Kayıt Belgesi için başvurular, yapı maliklerinden herhangi birisi veya vekili tarafından, e-Devlet sistemi üzerinden yapılabiliyor. 

Yapı kayıt belgesi formunun doldurulması ya da kurum ve kuruluşlar üzerinden başvurular yapılabiliyor. Başvurular e-Devlet üzerinden yapılacak formun eksiksiz olarak doldurulması ve yapı kayıt belgesi bedelinin yatırılmasından sonra yapı kayıt sistemi tarafından oluşturulan yapı belgesi, talepte bulunan yapı sahibi tarafından e-devlet sisteminden alınıyor. 

Başvuru kurum ve kuruluşlara yapılmışsa, yapı kayıt belgesi formu başvuruyu yapan kişinin beyanına göre eksiksiz doldurulup yapı kayıt belgesi ücretinin ödenmesiyle form sistem üzerinden onaylanmak için müdürlüğe yollanıyor. Daha sonra bir örneği talepte bulunan yapı sahibi tarafından alınacak. Uygulama kapsamında her yapı için sadece bir yapı kayıt belgesi düzenlenecek.

Yapı Kayıt Belgesi Bedeli Nasıl Hesaplanıyor?

Arsa emlak değeri ile yapı yaklaşık maliyeti toplamı üzerinden hesaplanan Yapı Kayıt Belgesi bedelinin konutlarda yüzde 3’ü, ticarette yüzde 5’i şeklinde  belirleniyor. 

Yapı Kayıt Belgesi Alan Yapı Yenilenebilecek mi?

Yapı kayıt belgesi yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli sayılacak. Yapı kayıt belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulamaya konur. Yapı kayıt belgesi imar açısından herhangi bir kazanılmış hak vermez, müktesep oluşturmaz. 

Yapı Kayıt Belgesi alan binalar için yıkılma endişesi sona erecek fakat depremsellik açısından yapılarda alınması gereken her türlü önlem malikler tarafından alınacak. 

Türkiye’nin Çelik Üretimi Son 120 Ayın En Düşük Seviyesinde Gerçekleşti

COVID-19 salgınının en yoğun hissedildiği Nisan ayında, Türkiye`nin ham çelik üretimi, geçen yılın Nisan ayına göre %26.3 düşüşle 3.04 milyon tondan, 2.24 milyon tona gerileyerek son 120 ayın en düşük seviyesini düştü. Tonaj açısından da üretimde 800.000 ton üretim düşüşü yaşanmış oldu. Nispeten güçlü bir üretimin sözkonusu olduğu 2020 yılının Mart ayına göre ise, toplam ham çelik üretimi %27.8 oranında (865.000 ton) daha düşük bir seviyede gerçekleşti.

Nisan`da % 26.3 Gerileyen Türkiye`nin Çelik Üretimi Son 120 Ayın En Düşük Seviyesinde Gerçekleşti

Nisan ayındaki keskin daralma, Ocak-Nisan döneminde de üretimdeki büyüme trendini negatife çevirdi. Ocak-Mart döneminde %9.6 oranında (786.000 ton) artış göstermiş olan Türkiye`nin ham çelik üretimi, Ocak-Nisan döneminde %0.1 düşüşle, 11.22 milyon ton seviyesinde kaldı.En büyük 20 çelik üreticisi arasında, üretimi en az düşen ülkeler arasında G. Kore (%-8.4), Almanya %-10.7 ve S. Arabistan (%-6.0) yer alırken, Hindistan %-65.2, İspanya % -48, Brezilya %-39,Fransa %-37.9 ve İtalya %-30.7 ile en keskin üretim düşüşü yaşayan ülkeler oldu.

Diğer büyük üreticilerde üretim, Japonya`da % 23.5, ABD`de % 32.5, Rusya`da % 19.4, Türkiye`de % 26.3 oranında geriledi.Çin hem Nisan 2019`a, hem Mart  2020`ye göre üretimini arttıran tek ülke oldu.

2019 Yılı Yapı İzin İstatistikleri Açıklandı

0

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK),2019 yılı yapı izin istatistiklerini açıkladı. Belediyeler tarafından verilen yapı ruhsatlarının 2019 yılında bir önceki yıla göre, bina sayısı yüzde 48,3, yüzölçümü yüzde 52,4, değeri yüzde 43,8, daire sayısı yüzde 53,9 azaldı

Buna göre, geçen yıl 2018`e kıyasla belediyeler tarafından yapı ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 48,3, bunların yüz ölçümü yüzde 52,4, değeri yüzde 43,8, daire sayısı yüzde 53,9 azaldı.

Yapı ruhsatına göre yüzölçümü ve daire sayısı, Ocak-Aralık 2002-2019

Yapı ruhsatı, Ocak-Aralık 2017-2019

Toplam Yüzölçümünün Yüzde 48.7’si Konut Alanı Olarak Gerçekleşti

Yapı ruhsatı verilen yapıların 2019 yılında toplam yüzölçümü 70,5 milyon m2 iken; bunun 34,4 milyon m2`si konut, 23,2 milyon m2`si konut dışı ve 12,9 milyon m2`si ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

Yapı ruhsatına göre konut, konut dışı ve ortak alanların yüzölçümü payları, Ocak-Aralık 2017-2019

Kullanma Amacına Göre En Yüksek Pay Yüzde 63.9 ile İki ve Daha Fazla Daireli İkamet Amaçlı Binaların Oldu

Ruhsatı verilen yapıların 2019 yılında kullanma amacına göre 45,1 milyon m2 ile en yüksek paya iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 6,1 milyon m2 ile kamu eğlence, eğitim, hastane veya bakım kuruluşları binaları izledi.

Yapı ruhsatı kullanma amaçları yüzölçümüne göre paylar, Ocak-Aralık 2019

Yapı Kullanma İzin Belgesi Verilen Yapıların Yüzölçümü Yüzde 14.5 Azaldı

Belediyeler tarafından verilen yapı kullanma izin belgelerinin 2019 yılında bir önceki yıla göre, bina sayısı %26,6, yüzölçümü %14,5, daire sayısı %17,8 azalırken, değeri %0,2 arttı.

Yapı kullanma izin belgesine göre yüzölçümü ve daire sayısı, Ocak-Aralık 2002-2019

Yapı kullanma izin belgesi, Ocak-Aralık 2017-2019

Toplam Yüzölçümün Yüzde 56.9’u Konut Alanı Olarak Gerçekleşti

Yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların 2019 yılında toplam yüzölçümü 149,3 milyon m2 iken; bunun 85,0 milyon m2`si konut, 33,2 milyon m2`si konut dışı ve 31,1 milyon m2`si ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

Yapı kullanma izin belgesine göre konut, konut dışı ve ortak alanların yüzölçümü payları, Ocak-Aralık 2017-2019

Kullanma Amacına Göre En Yüksek Pay Yüzde 76.4 ile İki ve Daha Fazla Daireli İkamet Amaçlı Binaların OlduKU

Yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların 2019 yılında kullanma amacına göre 114,1 milyon m2 ile en yüksek paya iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 9,9 milyon m2 ile toptan ve perakende ticaret binaları izledi.

Yapı kullanma izin belgesi kullanma amacına göre yüzölçümü payları, Ocak-Aralık 2019

Çevre ve Şehircilik Bakanı Açıkladı: Antalya’da Kaçak Olduğu Tespit Edilen 413 Yapının Yıkılmasına Karar Verildi!

0

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum sosyal medya hesaplarında yapmış olduğu açıklamalarda Antalya’da denetimler sonucunda tespit edilen 413 adet kaçak yapı olduğunu açıkladı. tespit edilen kaçak yapıların yıkılması için gerekli emirler verildi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum bugün Antalya’da yapılan imar denetimlerini açıkladı. Süreç içerisinde şimdiye kadar 413 adet yapının imara aykırı olarak gerçekleştirdiği belirlendi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum sosyal medya hesabında konu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Murat Kurum sosyal medya hesabında yaptığı açıklamalarda ‘kıyılarımızda yaptığımız denetimlerimizin ardından kaçak ve imara aykırı olan yapılar tespit edildi. Antalya’da Özel Çevre Koruma Bölgeleri ve Doğal SİT alanlarımız içerisinde şimdiye kadar pek çok denetim yaptık. Bu denetimin ardından şimdiye kadar 413 adet yapının izinsiz ve imar dışında yapıldığını tespit ettik.

Kaçak yapılar çerçevesinde 266 adet Kaş’ta, 49 tanesi Kemer’de, 40 tanesi Demre’de, 15 tanesi ise Manavgat’ta bulunuyor. Yerel yönetimlerimize bu konu hakkında bazı talimatlarda bulunduk. Kaçak yapıların yıkılması için gerekli talimatları verdik’ dedi.

Doğal Güzelliklerin Yıpranmaması İçin Çalışmalar Devam Edecek

Kaçak yapılarla ilgili ülkenin her noktasında denetimlerin devam ettiği ifade edildi. Büyükşehir, il, ilçe ve beldelerde belediyelerin vermiş olduğu desteklerin de son derece önemli olduğu ifade edildi. Ülkenin hiçbir noktasında doğal güzelliklerin bozulmaması için çalışmaların devam edeceği belirtildi.

Sancaktepe Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi 29 Mayıs’ta Açılacak

0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 6 nisanda duyurduğu, biri Atatürk Havalimanı’nın olduğu yerde, diğeri de Sancaktepe’deki askeri havaalanı arazisinde yapılacak 2 pandemi hastanesinden Sancaktepe Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi’nin açılışının 29 mayıs cuma günü yapılacağı açıklandı.

Atatürk Havalimanı’nda yapımı devam eden Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi’nin de açılışı önümüzdeki günlerde yapılacak.

70 bin metrekaresi kapalı alan olmak üzere toplam 184 bin metrekare alan üzerinde 2 bölüm halinde ve tek katlı 8’er blok olarak kurulan Sancaktepe Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi’nin ihtiyaç halinde yoğun bakım odasına dönüşebilen tek kişilik odalarda 1005 yatak kapasitesi bulunuyor.

“Enerji Verimliliği”ne 43 trilyon dolarlık yatırım!

0

Küresel enerji alt yapısının karbonsuzlaştırılması için 2050 yılına kadar yapılması planlanan 130 trilyon dolarlık yatırımın en büyük kalemini yüzde 33 payla “enerji verimliliği” yatırımları oluşturuyor.

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) tarafından hazırlanan “Küresel Yenilenebilir Enerji Görünümü: Enerji Dönüşümü 2050” raporundan derlediği bilgilere göre, enerji alt yapısının karbonsuzlaştırılması için 43 trilyon dolarlık enerji verimliliği yatırımı gerekiyor.

Sürdürülebilir, düşük karbonlu, iklim dostu ve uzun vadeli ekonomik kalkınma için ihtiyaç duyulan enerji dönüşümünün temelinde enerji verimliliği uygulamaları yer alıyor. Küresel sıcaklık artışının 1,5-2 derecenin altında olması için enerji sistemlerinin dönüşümüne ihtiyaç duyuluyor. Enerji dönüşümüyle küresel enerji kaynaklı karbon emisyonlarının 2050’ye kadar yüzde 70 azaltılabileceği, bu oranın yüzde 90’ını enerji verimliliği uygulamaları ve yenilenebilir enerji kaynaklarının oluşturacağı öngörülüyor.

Küresel enerji alt yapısının karbonsuzlaştırılması için 2016-2050 döneminde yapılması planlanan 130 trilyon dolarlık yatırımın en büyük kalemini yüzde 33’le enerji verimliliği yatırımları oluşturuyor.

Rapora göre, 2050’ye kadar en büyük hedef, sıfır karbonlu enerji sistemlerine ulaşılması olarak belirlendi. Bu kapsamda, uzun vadeli enerji dönüşümünün gerçekleştirilmesi için destekleyici hükümet politikalarının devreye girmesi ve toplumların karbonsuz alt yapı dönüşümlerine ayak uydurması gerekiyor.

Küresel enerji sistemin karbonsuzlaştırılması için yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, elektrifikasyon, şebekeler ve esnek mekanizmalara 2050’ye kadar her yıl 3.2 trilyon dolar yatırım yapılması planlanıyor.

Bakan Açıkladı: Ulaştırma Projeleri İçin Şantiyelerde Çalışmalar Aralıksız Devam Edecek!

0

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu çok önemli açıklamalarda bulundu. Ulaşım projelerinde çalışmaların Bilim Kurulu tarafından verilen kararlar doğrultusunda devam ettiklerini belirten Bakan Karaismailoğlu son çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Türkiye’nin ulaşım projelerinde çalışmalar tüm hızı ile devam ederken konu hakkında açıklama yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu Covid 19 süresinde şantiyelerde aldıkları projeler için bilgi verdi. 

Şantiyelerde Çalışmalar Tüm Hızı ile Devam Ediyor

Bakan Karaismailoğlu yapmış olduğu açıklamasında ulaşım projelerine koronavirüs engeline takılmadan devam ettiklerini belirtti.  Bilim Kurulu tarafından yapılan uyarılara dikkat edilerek çalışmaları sürdürdüklerini belirten Bakan Karaismailoğlu şantiyelerde taviz vermeden çalışmaları sürdüreceklerini dile getirdi. 

Bakan yapmış olduğu açıklamasında “Salgının Türkiye’de görülmeye başlamasıyla Bakanlık yönetimi olarak Bilim Kurulu başta olmak üzere yerel yönetimler ve hastaneler ile sürekli yakın iş birliği içerisinde olarak stratejik planlamalar yaptık. Şu anda bu planların titizlikle uygulanması sayesinde projelerimiz hızla ve sorunsuz ilerliyor.” dedi. 

Mart ayı itibari ile şantiyelere giriş çıkışları kapattıklarını belirten Bakan Karaismailoğlu yaş sınırı ve kronik hastalığı olan çalışanlara da evlerine gönderdiklerini, sahada çalışmalarını sürdüren çalışanların ise şantiyelerdeki konaklama tesisleri ya da izolasyonun devam ettiği misafirhanelerde sağlandığını söyledi. 

Türk İnşaat Sektörü Afrika Pazarı ile Moral Bulacak!

Koronavirüs salgını nedeni ile zor bir dönemden geçen inşaat sektörü Afrika ve Güney Afrika pazarı için devreye girmeye hazırlanıyor. Konu hakkında açıklama yapan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)/ Türkiye-Güney Afrika İş Konseyi Başkanı ve Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Fatih Kemal Ebiçlioğlu bölgedeki potansiyele dikkat çekerek önemli açıklamalarda bulundu.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)/ Türkiye-Güney Afrika İş Konseyi Başkanı ve Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Fatih Kemal Ebiçlioğlu Türk inşaat sektörü hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Güney Afrika Pazarı Türk İnşaat Sektörü İçin Muazzam Bir Fırsat Sunuyor

Ebiçoğlu yapmış olduğu açıklamasında “Güney Afrika’da önemli altyapı projelerine ihtiyaç duyuluyor. Güney Afrika devletinin bir iştiraki olan ve ülkenin tek yetkili enerji üretim ve dağıtım şirketi ESKOM’un yenilenmesi en önemli altyapı projelerinden biridir.

Buna benzer şekilde yeni otoyol, hastane ve maden arama sahalarına yönelik birçok proje gündemde. Finansman konusunda yeterli desteği arkasına alan Türk inşaat sektörü, Güney Afrika’da çok başarılı işler çıkarabilir. Bu projelere verilecek proje finansmanı ile Türk firmaların bu projeleri üstlenmesi, bu sayede gerek Türkiye’den yapılacak ihracatın artırılması gerekse ülkede yerleşik misyonların geliştirilmesi ile hizmet sektöründe de firmalarımızın yer almaya başlamasının önü açılabilir.

Bu noktada Güney Afrika hükümetinin özellikle kritik altyapıların milli sahipliği konusundaki hassasiyetine dikkat edilmesi gerekecektir” diyerek sektördeki fırsatlara dikkat çekti. 

Atatürk Kültür Merkezi’nin Kaba İnşaatı Tamamlandı

0

Atatürk Kültür Merkezi (AKM) kaba inşasının neredeyse yüzde 90 oranında tamamlandığı proje hız kaybetmeden devam ettiriliyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığının İstanbul’da yenilediği bina, bu yıl sonu itibariyle tamamlanacak.

Atatürk Kültür Merkezi Yeniden Prestij Kazandırabilir

Temelinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından geçtiğimiz yıl 10 Şubat’ta atıldığı bölgede, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) binası İstanbullulara yeniden kazandırılıyor. Yeni tip koronavirüs (covid-19) salgın hastalığının tüm dünyayı esip kavurmasının ardından 11 Mart’ta ilk vaka Türkiye üzerinde tespit edilmişti. Alınan önlemlerin yükseltildiği ülke genelinde birçok iş yeri faaliyetlerini durdururken, kimi vatandaş iş kaybı yaşadı. Ancak TOKİ ve devlet bünyesinde gerçekleştirilen projelerin saha çalışmaları durdurulmadığı süreçte, Bakan Adil Karaismailoğlu tarafından saha çalışmaları sıklıkla kontrol edildi.

Ayrıca Karaismailoğlu, işçi sağlığının bizzat önemsendiği geçtiğimiz günlerde yeniden dile getirilirken, inşaat alanlarının aslında en güvenilir alanlar olduğu söylenmiştir. İşçilerin sosyal mesafe kurallarıyla çalıştığı bölge genelinde yüklenici firma tarafından sıklıkla ateş ölçümü yapılmakta. Bu şekilde herhangi bir engele takılmayan inşaatların devam ettiği süreçte Atatürk Kültür Merkezi için hız kazandırıldı. Yapılan açıklama gereği, işçi sayısının azaltıldığı şantiye içerisinde sosyal mesafe kurallarına uyum son derece dikkat ediliyor. Böylece kaba inşaatın neredeyse tamamlandığı proje üzerinde temel betonarme imalatı tamamlandı. Üst yapı imalatlarında ise yüzde 99 oranında tamamlanan yapı için gaz beton ve akustik duvar, akustik asma tavan, giydirme cephe, sıva gibi diğer faaliyetlere başlanmıştır.

AKM Binası İçerisindeki Yenilikler

Atatürk Kültür Merkezi (AKM) hizmet hayatına yeniden başlayabilmesi adına hedeflenen süre bu yıl sonu olarak biliniyor. Taksim Meydanı’nın yeni simgesi haline dönüşecek projenin ilk Mimarı Hayati Tabanlıoğlu iken, şimdilerde yeni bina için oğlu mimar Murat Tabanlıoğlu çalışmalarını sürdürmektedir.

Yeni AKM binası proje kapsamında 48 bin 705 metrekare büyüklüğüne sahip olacak. Bina tamamlandığında ise 4 bodrum, zemin ve 9 kattan oluşan 2 bin 40 kişilik opera salonu hayata geçirilecektir. 5 kattan oluşan 805 kişilik tiyatro salonunda ek olarak; sahne, kulis odaları, fuayene alanları, atölye ve depo alanları, bale çalışma salonları, solist, orkestra çalışma odaları, kayıt stüdyosu, prova salonları, sanat galerileri, sergi salonları ve millet kıraathanelerine yer verilmesi bekleniyor.

Tapu Müdürlüğü 46 Ayrı Hizmeti Dijital Ortamda Sunuyor

0

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “Web tapu, e-Haciz, e-Randevu gibi 46 ayrı dijital hizmeti sunarak özellikle pandemi sürecinde vatandaşlarımızın tapu dairelerine gitmeden işlemlerini hızlı, kolay ve güvenilir şekilde yapabilmelerini sağladık.”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün yılda yaklaşık 25 milyon vatandaşa hizmet sunduğunu dile getirdi.

Bakan Kurum, Twitter hesabı üzerinden  videolu mesaj paylaşarak, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün kuruluşunun 173’üncü yılını kutladı.

Türkiye’nin en köklü kurumlarından birinin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü olduğunu dile getiren Bakan Kurum, “Merkez ve taşra teşkilatımızda 20 bine yakın personelimiz, 24 tapu ve kadastro bölge müdürlüğümüz, 973 tapu müdürlüğümüz ve 81 kadastro müdürlüğümüz ile ülkemizin tüm il ve ilçelerinde yılda 9 milyona yakın işlem hacmi ve yaklaşık 25 milyon vatandaşımıza hizmet sunuyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Murat Kurum, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün vatandaşların mülkiyet haklarının ve güveninin teminatı olduğunu belirterek, sadece Türkiye’nin değil, Orta Doğu’dan Balkanlar’a 26 ayrı ülkenin kayıtlarını muhafaza eden zengin arşiviyle milletlerarası bir değere sahip çıktıklarını belirtti.

Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünü son 18 senede yapılan yatırımlarla bilgi teknolojilerini en iyi kullanan kurumlardan biri haline getirdiklerini dile getiren Kurum, şunları aktardı:

“Web tapu, e-Haciz, e-Randevu gibi 46 ayrı dijital hizmeti sunarak özellikle pandemi sürecinde vatandaşlarımızın tapu dairelerine gitmeden işlemlerini hızlı, kolay ve güvenilir şekilde yapabilmelerini sağladık. Dijital hava kameraları ile şehircilik çalışmaları için ortofoto görüntüler, haritalar üretiyoruz. Bu haritalarla coğrafi bilgi sistemlerini, kentsel dönüşüm, afet yönetimi, kent bilgi sistemleri gibi alanlarda yüzlerce projeyi destekliyoruz.”

“12 ülkede daha tapu ataşeliği açacağız”

Bakan Murat Kurum, tapu sistemi ve mülkiyet belirleme alanındaki çalışmaları yurt dışındaki vatandaşların da hizmetine sunduklarını dile getirerek, şunları ifade etti:

“Berlin Büyükelçiliğimizde Tapu Ataşeliğimizi açtık. 12 ülkede daha açılacak temsilciliklerle yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza  tapu ve kadastro hizmetlerini en hızlı ve en kolay şekilde sunacağız.” 

Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanındaki vatandaşlara gururla hizmet etmeye devam edeceğini belirten Murat Kurum, “Tapu ve Kadastro teşkilatımızın gelişimine ve büyümesine katkı veren tüm mesai arkadaşlarımıza şükranları sunuyor, aziz milletimizle birlikte nice başarılı yıllar diliyorum.” değerlendirmesini yaptı.

Gayrimenkul Sektörü Tapu Harcı ve KDV İndirimi Desteğini Bekliyor!

0

Koronavirüs ile kontrollü olarak geçilecek normalleşme sürecinde toparlanma sürecine girebileceğinden bahseden Erkanlı Holding’in Genel Müdürü Evrim Karayel, “Sektörümüz tapu harcı ve KDV indirimi desteği ile kontrollü normalleşme sürecini daha iyi geçirebilir” dedi.

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs (COVID-19) salgını, tüm sektörlerde olduğu gibi gayrimenkul sektöründe de yavaşlamasına yol açtı. Pandemi sonrasında oluşan talep daralmasıyla beraber sektördeki satışlarda da durulma dönemine girdi. 

Yatırım amaçlı öğrenci evi projesi Univa ile gayrimenkul sektörüne yeni soluk getiren Erkanlı Holding’in Genel Müdürü Evrim Karayel de konu hakkında açıklamasında pandemi ile beraber kontrollü geçişin sağlanacağı normalleşme sürecinin; büyük bir titizlikle ele alınması gerektiğinden bahsetti.

Satışlar, Nisan Ayında Yavaşladı 

Gayrimenkul sektörü açısından Nisan ayının durgun geçtiğini sözlerine ekleyen Karayel, “Genel olarak satışlar yavaşladı. Satış ofislerine yapılan ziyaretlerin de doğal olarak durduğu bir ayı geride bıraktık. Fakat gayrimenkul firmaları telekonferans yöntemi ile müşterileriyle görüşmeye devam etti. Sektörün Nisan ayını; müşteri takibi ve yeni müşterileri bilgilendirme dönemi olarak değerlendirdiğini söyleyebiliriz. Firmalar, bu süreci pandemi sonrasına hazırlık gibi düşündü ve tüm çalışmalarını da bu doğrultuda şekillendirdi” açıklamasında bulundu. Normale dönme sürecinin ise zaman alacağından bahseden Karayel, özellikle dövizdeki yükselişin malzeme maliyetlerini yükselttiğini, bu durumun da müteahhit firmaların maliyetlerinde ciddi sapmalara yol açacağını açıkladı.

Tapu Harcı ve KDV İndirimi Desteği Geçen Yıl Sona Ermişti

Sektörün, salgın sonrasında kontrollü olarak geçilecek normalleşme sürecinde toparlanma dönemine girebileceğinden bahseden Karayel, “Bu sürecin çok iyi değerlendirilmesi lazım. Bu kapsamda devletimizin sunacağı destekler son derece önemli” açıklamasını yaptı. Hayata geçirilmesi gereken teşviklere de değinen Karayel, “Gayrimenkul satışlarında 2019’da yıllık bazda gerçekleşen azalmaya karşın son 4 yıllık ortalamaya çok yakın bir rakamla sene tamamlandı. Ertelenen konut talebinde hükümetin aldığı tedbirlerin büyük payı oldu. Aralık ayında kırılan rekorda yıl sonunda biten tapu harcı ve KDV indirimi önemli bir yere sahipti. Böylece yılın ilk yarısında yaşanan düşüş, ikinci yarıda telafi edildi. Gayrimenkul sektörünün aynı desteklere pandeminin ardından kontrollü olarak başlayacak normalleşme sürecinde daha fazla ihtiyacı var. Tapu harcı ve KDV indirimi desteği, pandemi sonrasında sektörün daha hızlı toparlanması adına devreye alınmalı” şeklinde konuştu.

DSİ Genel Müdürü Vekili Yıldız: “Yeni Yusufeli mevcut ilçeden iki kat daha büyük olacak”

0

Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından Artvin’e yaptığı yatırımlarla vatandaşlarımıza içme ve kullanma suyu temin etmeye ve derelerdeki taşkın riskini azaltmaya devam ediyor.

Artvin’de yapımı süren baraj inşaatı nedeniyle sular altında kalacak Yusufeli ilçesinin taşınacağı yeni yerleşim alanındaki çalışmalar tüm hızıyla sürüyor.

Tamamlandığında temelden 275 metre yüksekliğiyle Türkiye’nin birinci, dünyanın üçüncü en yüksek kemer barajı olacak Yusufeli Barajı suları altında kalacak ilçe merkezinin taşınacağı yeni yerleşim yeri çalışmaları 3 bölgede yürütülüyor.

Yusufeli Barajı ve HES Projesi sebebiyle baraj gölü altında kalacak olan Yusufeli İlçesinin Yansıtıcılar ve Sakut Deresi Mevkiinde yeniden göl manzaralı, modern bir şehir olarak inşa edilmekte olduğunu açıklayan DSİ Genel Müdür Vekili Kaya Yıldız devam eden çalışmalar hakkında açıklamada bulundu. Yıldız, “Yeni Yusufeli İlçesi imar planına göre 3 bölgede inşa edilmekte olduğunu belirterek, DSİ tarafından altyapısı tamamlanan bölgeler TOKİ’ye teslim edilmektedir. TOKİ’ye teslim edilen 3. Bölgenin üstyapı inşaat ihalesi 21 Haziran 2017 tarihinde yapılmış olup; 15 Temmuz 2017 tarihinde yüklenici firmaya yer teslimi yapılarak üstyapı çalışmalarına başlanılmıştır. İş kapsamında 3. Bölgede 334 adet Konut, 15 adet iş yeri, 1 adet 24 derslikli lise, 1 adet sağlık ocağı ve 1 adet İlçe Jandarma Komutanlığı inşa edilmiştir. Kaba inşaatın yüzde 99’u tamamlanmıştır. Ada içi peyzaj çalışmaları devam etmektedir. Söz konusu iş geçici kabul aşamasındadır. Ayrıca 3. bölgede 2. etap ihalesi 24 Eylül 2019 tarihinde gerçekleşmiştir. İş kapsamında 224 adet konut, 8 adet işyeri, Semt Camii ile ada içi altyapı ve çevre düzenlemesi işleri bulunmaktadır. İnşaatın yüzde 45’i tamamlanmıştır. Yine DSİ tarafından altyapısı tamamlanarak TOKİ’ye teslim edilen 1. Bölgenin üstyapı inşaat ihalesi 27 Haziran 2018 tarihinde yapılmış olup; 12 Ağustos 2018 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başlanmıştır. 1. Bölgede ağırlıklı olarak kamu binaları inşa edilecektir. Hükümet Konağı, İlçe Emniyet Müdürlüğü, Adliye, PTT, Kütüphane, İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü, Kapalı Spor Salonu, Merkez Camii, Müftülük, Öğretmenevi ve 16 Derslikli Ortaokul inşa edilmektedir. İş kapsamında yüzde 95 fiziki gerçekleşme sağlanmıştır. Yapılarda ince işler ve ada içi altyapı işleri ile peyzaj çalışmaları devam etmektedir. Ek olarak 1. Bölgede TOKİ’ye teslim edilen alanlarda 2. Etap ihalesi 16 Ocak 2020 tarihinde yapılmış olup, 5 Şubat 2020 tarihinde sözleşme imzalanmıştır. Bu kapsamda 518 adet Konut, 69 adet Dükkan, 2 adet Ticaret Merkezi, 1 adet Belediye Hizmet Binası ve 25 Yataklı Hastane inşaatı devam etmektedir. İş kapsamında yüzde 10 gerçekleşme sağlanmıştır. 2. Bölgede Ek Gelişme Alanı hariç altyapı kazı ve dolgu imalatları tamamlanmış olup TOKİ tarafından üstyapı ihale hazırlıkları devam etmektedir” dedi.

Kocaeli’deki 5 Milyar Liralık Metro Projesinde Tünel Açma Çalışmaları Sürüyor

Kocaeli metrosunun ilk etabını oluşturan ve 5 milyar liralık yatırım tutarıyla hayata geçirilmesi planlanan Gebze-Darıca Metro Hattı inşaatında tünel açma çalışmaları devam ediyor.

Gebze-Darıca Metro Hattı Gebze Merkez İstasyonu inşaatında yerin 52 metre altına inen Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, burada devam eden tünel açma çalışmalarını inceledi.

Büyükakın, yaptığı açıklamada, burada muhteşem bir çalışma gerçekleştirildiğini belirterek, istasyondaki tünel üstü yapıların haziran sonu itibarıyla tamamlanacağını söyledi.

Tünel açma çalışmalarının şehrin birçok yerinde devam ettiğini dile getiren Büyükakın, “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın destekleriyle biz bu projeyi bu kadar hızlı bir şekilde yürütebilir hale geldik. Ulaştırma Bakanlığımızın projeyi yüklenmesiyle birlikte çok daha hızlı ilerleme imkanını yakaladık. Bu sayede metro projemizi bu dönem içerisinde bitirmiş olacağız.” diye konuştu.

“İki metropolü birbirine bağlayan devasa bir altyapı çalışması”

Metro hattının 15,4 kilometre uzunluğunda ve 11 istasyondan oluşacağını hatırlatan Büyükakın, “Şu anda 52 metreye kadar inildi. Tünel ve istasyon yapıları inşa ediliyor. Burada gururlandığımız ve mutlu olduğumuz son derece güzel bir görüntü var. Çok hızlı süren çalışmalarla üç tane daha istasyon yapısında kazı çalışmaları devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Bu projenin iki metropolü birbirine bağlayan devasa bir altyapı çalışması olduğunu vurgulayan Büyükakın, şunları kaydetti:

“Gebze’yle birlikte OSB’lerimiz de Marmaray’a entegre oluyor. Dolayısıyla İstanbul’daki bütün raylı sistem altyapısına da bağlanmış oluyoruz. İnşallah bir aksilik olmazsa planlanan iş programına göre Eylül 2023’te metro projemizin bitmesini planlanıyoruz. Daha önce Kocaeli Büyükşehir Belediyemizin İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile bir protokolü vardı. Onlar Sabiha Gökçen’e metroyu getireceklerdi. Biz de buradan Sabiha Gökçen’e bir hat oluşturacaktık. Ulaştırma Bakanlığımızın bu konudaki görüşmeleri devam ediyor çünkü o bir başka metro hattı çalışması. Ayrıca Cengiz Topel Havaalanı ile Körfez ilçemiz arasındaki Derince, İzmit ve Kartepe ilçelerimizi birbirine bağlayan metro hattı için de bir çalışmamız var.”

Gebze-Darıca Metro Hattı

Yüksek teknolojili, sürücüsüz, ekonomik, güvenli, esnek, geliştirebilir olarak tasarlanan Gebze OSB-Darıca Sahil Metro Hattı 15,6 kilometre uzunluğunda, 6,5 metre çapında iki tünelden oluşacak.

Tamamı yerin altından geçen 12 istasyondan oluşan metro hattıyla Gebze OSB ile Darıca Sahil arası 19 dakikaya inecek.

Metro hattı tamamlandığında iş için her gün İstanbul ile Kocaeli arasında seyahat eden 1 milyon 300 bin kişi trafik stresinden kurtulacak.

Şehir içi ve şehirler arası trafik yoğunluğunun azalmasını sağlayacak metro hattı ile saatte 16 bin aracın trafikten çekilmesi öngörülüyor.

Sektörel Güven Endeksleri Açıklandı

Güven endeksi 2020 mayıs döneminde hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerinde yükseldi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2020 mayıs dönemi sektörel güven endekslerini açıkladı. Buna göre; mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi mayıs ayında bir önceki aya göre; hizmet sektöründe yüzde 10,8, perakende ticaret sektöründe yüzde 5,0 ve inşaat sektöründe yüzde 31,1 arttı.

Hizmet Sektörü Güven Endeksi 51,1 Oldu

Mevsim etkilerinden arındırılmış hizmet sektörü güven endeksi nisan ayında 46,1 iken, mayıs ayında yüzde 10,8 oranında artarak 51,1 değerini aldı. Hizmet sektöründe bir önceki aya göre, gelecek üç aylık dönemde hizmetlere olan talep beklentisi alt endeksi yüzde 82,9 artarak 77,2 oldu. Son üç aylık dönemde hizmetlere olan talep alt endeksi yüzde 19,2 azalarak 39,0 değerini aldı. Son üç aylık dönemde iş durumu alt endeksi ise yüzde 22,5 azalarak 37,1 oldu.

Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksi 79,0 Oldu

Mevsim etkilerinden arındırılmış perakende ticaret sektörü güven endeksi mayıs ayında yüzde 5,0 oranında artarak 79,0 değerini aldı. Perakende ticaret sektöründe bir önceki aya göre, mevcut mal stok seviyesi alt endeksi yüzde 1,6 artarak 120,4 oldu. Gelecek üç aylık dönemde iş hacmi-satışlar beklentisi alt endeksi yüzde 48,8 artarak 75,1 değerini aldı. Son üç aylık dönemde iş hacmi satışlar alt endeksi ise yüzde 26,7 azalarak 41,6 oldu.

İnşaat Sektörü Güven Endeksi 58,5 Oldu

Mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi bir önceki ayda 44,7 iken, mayıs ayında yüzde 31,1 oranında artarak 58,5 değerini aldı. İnşaat sektöründe bir önceki aya göre, gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi alt endeksi yüzde 39,9 artarak 77,1 oldu. Alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi alt endeksi ise yüzde 16,9 artarak 40,0 değerini aldı.

İnşaat sektöründe mayıs ayında girişimlerin yüzde 18,2’si faaliyetleri kısıtlayan herhangi bir faktörün olmadığını, yüzde 81,8’i ise faaliyetlerini kısıtlayan en az bir temel faktör bulunduğunu belirtti. İnşaat sektöründe faaliyetleri kısıtlayan temel faktörlerden; diğer faktörler nisan ayında yüzde 50,7 iken mayıs ayında yüzde 47,3, talep yetersizliği nisan ayında yüzde 42,4 iken mayıs ayında yüzde 44,8 ve finansman sorunları nisan ayında yüzde 39,0 iken mayıs ayında yüzde 39,9 oldu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler İçin Millet Bahçeleri Rehberi Hazırladı

0

İlk olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyurulan Millet Bahçeleri projeleri tüm hızı ile devam ediyor. Türkiye’nin her iline en az 1 millet bahçesi sloganı ile yola çıkan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bugün itibari ile yerel yönetimler için millet bahçeleri rehberi hazırladı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 81 ilde yapılması planlanan millet bahçeleri hakkında yeni bir açıklamada bulundu.  Bakanlığın resmi internet sitesi üzerinden yapılan duyuruda millet bahçelerinin planlanmasından, tasarım ve uygulamasına kadar tüm aşamalarını içeren bilgilerin yer aldığı yeni bir rehber hazırlandı. 

Millet Bahçeleri Rehberi Hazırlandı 

Konu hakkında açıklama yapan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum “Yürüyüş ve bisiklet yollarıyla, sosyal ve spor alanlarıyla yeşilin her tonuna ev sahipliği yapacak millet bahçelerimizin, belli ilke ve standartlar doğrultusunda tasarlanması ve doğru planlanması şehirlerimizin kimliği açısından son derece önemli. Üniversitelerden akademisyenlerimiz ve alanında uzman isimlerin katkılarıyla hazırladığımız rehberimizde, millet bahçelerinin temel özelliklerini, planlama, projelendirme ve uygulamaya ilişkin tasarım kriterlerini ve bahçe içerisinde yer alacak bütün fonksiyonları detaylandırdık. Pandemi sürecini atlattıktan sonra Millet Bahçelerimizin açılışlarını Cumhurbaşkanımızın da teşrifleriyle hep birlikte gerçekleştireceğiz” diyerek konu hakkında hazırlanan rehberin tüm yerel yönetimlere ulaştırıldığını duyurdu. 

İlk olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kapatılan Atatürk Havalimanı yerine yapılacak olan proje olarak duyurulan millet bahçeleri projeleri daha sonra yoğun ilgi gösterilmesi üzerine tüm Türkiye geneline yayılmış, her ile en az 1 millet bahçesi yapılacağı sözü verilmişti.

Günde 35 Bin Hastaya Hizmet Verecek Başakşehir Şehir Hastanesi, Hizmete Açıldı

0

Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın katılımıyla bugün açıldı. 30 bin metrekare büyüklüğündeki hastanede, günde 35 bin hastaya hizmet verilecek.

Bir günde 35 bin hastaya hizmet verecek olan Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi bugün açıldı. Törene katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, öncesinde hastane ile ilgili Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan bilgi aldı.

30 Bin Metrekare Büyüklüğünde

Çam ve Sakura Şehir Hastanesi, 2 bin 68 sismik izolatör ile depreme dayanaklı inşa edildi. 3 heliportu bulunan, 10 bloktan oluşan, 456’sı yoğun bakım yatağı olmak üzere 2 bin 682 yatak kapasitesine sahip hastanede, 30 bin metrekare kapalı alan içinde erişkin, çocuk, travma ve kadın doğum acil servisleri yer alıyor.

“Korona mücadelemizin kritik eseri olacaktır”

Hastanenin açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

“Japonya Başbakanı Abe’ye açılışa iştirak ettiği için ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Bu muhteşem eserin inşasında katkısı bulunan herkese teşekkür ediyorum. Geçmişte de çok önemli projelere birlikte imza attık. Hastanenin adının iki ülkenin işbirliğine yaraşır bir şekilde Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi olarak belirledik. Bugün köklü ve çok boyutlu Türk-Japon dostluğuna yeni bir halka daha ekliyoruz. Bu eser Kovid 19 salgını ile mücadelemizde de kritik bir eser olacaktır. Milletimizle beraber İstanbul Havalimanı’na yakınlığı ile yabancı misafirlerimize de hizmet verecektir. Bu şu demektir artık İstanbul uluslararası bir sağlık merkezi haline gelmiştir. Sağlık hizmetinin değerinin çok daha iyi anlaşıldığı dönemde, burası sağlık turizminde Türkiye’nin marka eserlerinden biri olacaktır. Sadece estetik bakımdan değil, teknolojik altyapısı, müştemilatı, konumu, imkanları ve diğer özellikleriyle İstanbul’un gurur abidelerinden biri olacak bir eseri daha ülkemize kazandırdık.”

“82 ülkeye tıbbi malzeme gönderdik”

Sağlık sistemlerinin çöktüğü bir dönemde Türkiye ve Japonya örnek bir başarı sergiliyor. Sağlık sisteminin sorunsuz işleyişi bakımından çok iyi bir konumdayız. Dün itibari ile günlük vaka sayımızı binin altına düşürdük. Tıbbi teçhizat konusunda hiçbir eksiğimiz bulunmuyor. 82 ülkeye tıbbi malzeme ve maske gönderdik. Kaderimiz ve kederimiz ortaktır inancı ile elimizdeki imkanları tüm insanlık için seferber etmeyi sürdüreceğiz. İnşallah Sakura’nın o farklı renklerdeki çiçeklerini göreceğimiz günleri de görürüz. Sağlık sistemlerinin çöktüğü, kamu düzeninin yara aldığı bir dönemde Türkiye ve Japonya örnek bir davranış sergiliyor. Dün itibariyle günlük vaka sayımızı 1000’in altına düşürdük. Diğer göstergelerde olumlu gelişmeler var. Tedbirleri elden bırakmıyoruz. Şu anda hiçbir eksiğimiz bulunmuyor”

1 Günde 35 Bin Kişiye Hizmet Verebilecek

Açılışta söz alan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ise hastanenin 1 günde 35 bin kişiye hizmete verebilecek kapasitede olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Dünyanın en büyük hastaneleri arasında yer alıyor. Bu sadece sağlık kompleksi değil her biri alanında özelleşmiş 8 hastaneden oluşuyor. 90 ameliyathaneye sahip. Bu hastane bir günde 35 bin hastaya hizmet verecek kapasitede. Dünyanın en büyük sismik özelliğini taşıyor. Böylece deprem gibi durumlarda bile tüm hizmetler kesintisiz devam edecektir.

“Salgınla mücadelede yükü bu hastanelerimiz omuzladı”

2016 yılından itibaren 10 tane şehir hastanemiz hizmete geçmiştir. 6 şehir hastanemizin çalışmaları devam etmektedir. Şehir hastanelerimiz günlük ihtiyaçları karşılamakla kalmamış, birer tedbir olmuştur. Salgınla mücadelede yükü bu hastanelerimiz omuzlamıştır. Covid-19 ile bu yatırımların ne kadar isabetli olduğunu görmüş olduk. Yeni dönemde fonksiyonel yapısıyla farklılık gösteren, hastanın artık başka bir sağlık kurumuna sevk edilmediği, birer müstesna kurumlar olacaktır. Ülkemizi uluslar arası turizm v eğitim anlamında önemli bir destinasyonu olacaktır. Türkiye sadece kendi ülkesine değil tüm dünyaya sağlık hizmeti sunmaya adaydır.”

“Kalbim, Erdoğan ve Türk halkı ile beraber”

Koca’dan sonra hastane açılış törenine telekonferansla katılım sağlayan Japonya Başbakanı Şinzo Abe ise şunları söyledi: “Geçen gün sayın Erdoğan ile telefon görüşmesini gerçekleştirdikten sonra çok ara vermeden tekrar görüşebildiğim için çok mutluyum. Sayın Erdoğan’ın bu nazik daveti bana bundan 7 yıl önce katıldığım Marmaray açılış törenini hatırlattı. Küresel sorun olan koronavirüs salgını nedeniyle maalesef bugün orada olmam mümkün olmadı ama ne kadar uzakta olursam olayım benim kalbim sayın Erdoğan ve Türk halkı ile beraberdir. Bu hayırlı girişimde emeği geçen herkese minnetlerim ve en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Koronavirüs salgını nedeniyle öngörülenden daha erken bir tarihte açıldığını biliyorum. Böylece bir Japon firmamızın da katkıda bulunmasını büyük bir sevinçle karşılıyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen gün bu hastaneyi Çam ve Sakura hastanesi olarak adlandırmıştır. Bu hastanenin İstanbul halkına sonsuza dek sağlık ve esenlik getirmesini diliyorum.”

Sivas Kent Meydanı Yeniden Düzenleniyor

0

Sivas’ın Türkiye’nin en iyi meydanlarından birisine sahip olduğuna dikkat çeken Sivas Belediye Başkanı Hilmi Bilgin,  mevcut meydanın en az 4 katı büyüklüğünde yeni bir meydanı oluşturmak için proje geliştirdiklerini belirterek “Tarihi Kent Meydanı düzenlemesi kapsamında 27 Haziran Parkı ve eski Numune Hastanemizin yeriyle ilgili Millet Bahçesi yapılması hususunda TOKİ ile proje çalışmalarımız devam ediyor. Yaklaşık 70 bin metrekarelik bir alanı tekrar şehrimize kazandıracağız. Türkiye’nin ve dünyanın en güzel meydanlarından birisi olan meydanı, bir bütün olarak düzenleyip etap etap yapacağız.” dedi.

112 Yıllık Tarihi Jandarma Binası da Restore Edilecek

Belediye Başkanı Bilgin ile birlikte meydan düzenlemeleri kapsamında restore edilecek olan 1908 tarihinde inşa edilmiş tarihi jandarma binasını ziyaret eden Sivas Valisi Salih Ayhan da yaptığı açıklamasında Sivas kent meydanının daha kimlikli hale getirilmesi ve genişletilmesi için proje yürüttüklerini belirterek, “İlerleyen dönemde burayla, öğretmenevi ve belediye binamızla ilgili de ortak bir çalışma içerisine gireceğiz” şeklinde konuştu.

Şantiyelerde Koronavirüs Düzenlemesi!

0

Şantiyelerde koronavirüse karşı alınacak önlemler belirlendi. Buna göre, şantiyelerde salgın sorumlusu bulunması, servislerde sosyal mesafe düzeni uygulanması, toplantıların ertelenmesi gibi kararlar alındı…

Koronavirüs salgınına karşı verdiği mücadelede normalleşme sürecine geçen Türkiye, yaşamın her alanında yeni sürece ilişkin adımlar atmayı sürdürüyor. Şantiyelerde de normalleşme adımları atılırken, yeni çalışma dönemiyle ilgili detaylar paylaşıldı.

Yeni Şafak’tan Fazlı Şahan’ın haberine göre; şantiyelerde koronavirüse karşı alınacak önlemler belirlendi. Buna göre, şantiyelerde salgın sorumlusu bulunacak. İş yerinde koronavirüs salgını kontrolü için sorumlu bir görevli olacak. Bu kişinin İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu tarafından belirlenen tercihen hekim veya sağlık personeli olma koşulu mevcut. Bu koşulun sağlanamadığı durumlarda işveren veya temsilcisi tarafından belirlenen bir çalışan, koronavirüs salgını konusunda bilgilendirilecek ve görevlendirilecek. Çalışanlar arasında koronavirüs bulaşmasını engellemek için servis araçları gibi özellikle sık temas edilen yüzeyler sık sık temizlenecek. 

Servise Sosyal Mesafe Düzeni

Servis araçlarının girişinde el antiseptiği olacak. Araçların taşıma kapasiteleri sosyal mesafe kuralına göre düzenlenecek. Yan koltuk boş kalacak ve arka arkaya gelmeyecek şekilde çapraz düzende oturulacak.

Yurt içi seyahatten dönen çalışanlar sağlık kontrolünden geçirilmeden işe başlayamayacak. Bulaşma riskini artırabilecek parmak izi okutulması gibi sistemler geçici bir süre kullanımda olmayacak. Salgın dikkate alınarak risk değerlendirmesi ve acil durum planlarında güncelleme yapılacak. 

Asgari Çalışan

Sosyal mesafe kuralı gözetilerek çalışma yöntem ve düzenlemeleri incelenecek. Çalışma alanında aynı anda bulunan çalışan sayısı asgari sayıda olacak. Eğer mümkünse dönüşümlü ya da uzaktan çalışma usulleri tercih edilecek. Asansörler mümkün olduğunca kullanılmayacak. Zorunlu hallerde kişi sayısı sosyal mesafe kuralarına göre düzenlenecek. 

Toplantılar Ertelenecek

Toplantı ve eğitimler salgın bitimine ertelenecek. Ertelenmesi mümkün olmayan toplantılar uzaktan eğitim şeklinde yapılacak. Soyunma-giyinme alanları günlük olarak dezenfekte edilecek. Çalışanlar bu alana maske ile girecek. Yan yana olan lavabolar biri dolu bir boş olarak kullanılacak. Tuvaletlerde el kurutma makinaları kullanılmayacak. Ortak havlu olmayacak.

“Dar gelirli vatandaşlarımızı ev sahibi yapacak projelerimize hız kesmeden devam ediyoruz”

0

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “Dar gelirli vatandaşlarımızı ev sahibi yapacak projelerimize hız kesmeden devam ediyoruz” dedi.

Bakan kurum, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Vatandaşlarımızdan gelen yoğun talep üzerine TOKİ konut ve iş yerleri için başlattığımız yüzde 20 indirim kampanyasına 4 bin 539 kişinin başvurduğunu belirterek 247 milyon lira borç kapama işleminin gerçekleştirildiğini kaydetti.

Bu süreçte ödeme güçlüğü çeken vatandaşların yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayan Bakan Kurum, “100 Bin Sosyal Konut’ projemizde bugüne dek 36 bin 73 konutumuzun hak sahiplerini belirledik. Bu hafta 9 ilde 2 bin 788 konutumuzun kuralarını çekeceğiz. Kura çekimlerini Temmuz sonunda tamamlayacağız. 100 bin sosyal konutun temellerini de Haziran ayında atıyoruz.

Dar gelirli vatandaşlarımızı ev sahibi yapacak projelerimize hız kesmeden devam ediyoruz. Dönüşüm projelerimizi pandemi tedbirlerimizi de alarak gerçekleştiriyoruz. 50 Bin Sosyal Konut’ projemiz kapsamında 35 bin 252 konutun inşaatı sürüyor” ifadesini kullandı.

Ceyhan Devlet Hastanesi Açılışa Hazırlanıyor

0

Adana’nın Ceyhan ilçesinde yapımı tamamlanan yeni devlet hastanesi açılışa hazırlanıyor.

2018 yılında imalatları yüzde 30 seviyelerinde iken son iki yılda inşaatı tamamlanan 250 yataklı devlet hastanesinin yol bağlantısı Karayolu Bölge Müdürlüğünce yapıldı.

DSİ Bölge Müdürlüğünce ana girişteki sulama kanalının deplasesi gerçekleştirilen, iç mekanlarındaki inşaat ve mekanik imalatlar ile tesisatlar tamamlanan, geçtiğimiz ay geçici kabul yapılan, ihtiyaç duyulan tıbbi ve idari araç – gereçleri temin edilen ve son iki haftadır da ince iç temizliği yapılan hastanenin bugünlerde de bahçe ve çevre düzenlemesi yapılıyor.

Bir haftadır, Ceyhan Belediyesi ve DSİ’nin katkıları ile bahçe ve çevre temizliği ile tesviyesi yapılan binanın bahçesinin dış ve iç cephesinde açılan çukurlara, Orman Bölge Müdürlüğünce temin edilen bin 30 tüplü fidanın dikimi sürüyor.

Binanın bahçesinin kuzey ve güney cephelerinin dış kısımlara 5 yaşında 250 adet tüplü fıstık çamı, batı cephesine yer altı sularını çekme özelliğine sahip 3 yaşında 100 adet tüplü okaliptüs fidanı, iç kısımlara da dış cephedekilerle çapraz olarak İskenderun Kauçuğu, taflan, leylandi, altuni mazı, mavi servi, kara servi, süs eriği, oya ağacından oluşan 680 adet tüplü süs bitkisi dikiliyor.

Fıstık çamlarının dikimine Ceyhan Kaymakamı Dr. Bayram Yılmaz, Ceyhan İlçe Sağlık Müdürü Dr. Hürem Cebeci, Ceyhan Orman İşletme Şefliği mühendisleri ve personeli katıldı.

Fidan dikimi ile birlikte bahçe ve çevre temizliği ile tesviyesinin bir haftada tamamen bitirilmesi planlanıyor.

Hastaneye önce idari birimlerin taşınması, Sağlık Bakanlığı ve Valiliğin kararına göre Temmuz ayında da açılışının gerçekleştirilmesi planlanıyor.

10 bloktan ve zemin+3 kattan oluşan ve toplam 43 bin 728 metrekare kapalı alana sahip olan 250 yataklı Ceyhan Devlet Hastanesi yeni binasında 419 araçlık açık otopark ve 21 araçlık engelli aracı otoparkı yer alıyor.

İnşaat Sektörü Yeni İnşaat Projelerine Temkinli Yaklaşıyor!

0

Koronavirüs sonrası inşaat sektörü de iş yapma prensibini değiştirdi. Yeni inşaat yapma eğilimini ortaya koyan yapı ruhsatları bu yıl da düşük seyrediyor. Koronalı günlerin gerçekleşmesiyle sektör yeni inşaat projelerine temkinli yaklaşıyor.

Dünya Gazetesi köşe yazarı Alaattin Aktaş, bugünkü yazısında ”İnşaat sektörü yeni inşaat projelerine temkinli yaklaşıyor” konulu yazısını kaleme aldı. İşte o yazı…

İnşaat sektörü artık yoğurdu üfleyerek yiyor. Yeni inşaat yapma eğilimini ortaya koyan yapı ruhsatları bu yıl da düşük seyrediyor. Üstelik açıklanan veriler ilk çeyreğe ilişkin. Koronalı günlerin gerçekleşmesi doğaldır ki çok daha düşük beklenmeli.

Geçen yılın ilk çeyreğinde 77 bin daire için yapı ruhsatı alınmıştı ve bu sayı 2018’in aynı dönemindeki 141 bine göre çok hızlı bir gerilemeye işaret ediyordu. Zaten 2019’un tümündeki ruhsat sayısı da 2004 yılına dönüldüğünü ortaya koyuyordu. Yani inşaat sektörü yeni yapı anlamında frene sonuna kadar asılmıştı.

Bu yıla geldik; ilk bakışta biraz da geçen yılın ilk çeyreğindeki düşük sayının yarattığı baz etkisiyle sanki bir kıpırdanma var gibi.

Bu yıl ilk çeyrekte ruhsat alınan daire sayısı 80 bini aştı. 77 binden 80 bine çıkış var; ama unutmayalım bir önceki yılın ilk çeyrek sayısı 141 bindi.

Hele hele biraz daha geri gidersek, örneğin 2014’e, 2016’ya, 2017’ye; çok çok yüksek sayılar görürüz. Rekor ilk çeyrek anlamında 298 binle 2014’e, yılın tümü anlamında ise 1.4 milyonla 2017’ye ait.

Dolayısıyla bu yılın ilk çeyreğinde geçen yıla göre oluşan o küçük artış bir geri dönüş işareti olmaktan çok uzak.

Kaldı ki bu veriler ilk çeyrekteki durumu gösteriyor. Korona etkisi yüzünden insanların gelecek planlaması yapmaktan kaçındığı bir sürecin izlerini yılın ikinci çeyreğine ilişkin verilerde göreceğiz.

Tahminler, ikinci çeyrekte en fazla ilk çeyrekteki kadar bir inşaat ruhsatı alınacağı, hatta bu düzeyin altında kalınması ihtimalinin daha ağır bastığı yönünde.

Tamamlananlar Tabii ki Fazla

Yeni inşaat yapma anlamında böylesine temkinli gidilirken daha önce başlanmış ve tamamlanmış dairelerle ilgili sayı doğal olarak çok daha yüksek seyrediyor.

İlk çeyrekler itibarıyla 2018’de 207 bin, geçen yıl 251 bin, bu yıl da 152 bin daire için yapı kullanım izin belgesi düzenlendi.

Her ne kadar önceki yıllara göre bir gerileme varsa da konutta arz artmaya devam ediyor.

Peki bu arzı karşılayacak talep var mı? Hele hele şu korona döneminde…

Yapı kullanma izin belgesi verilen konut sayısının ilk çeyrekte 152 bin olduğunu belirttik. Peki bu çeyrekteki satış nasıldı?

İlk çeyrekteki toplam konut satışı 340 bin olarak gerçekleşti. Ama yapı kullanma izin belgesiyle kıyaslanacak satış ilk el satışlar. İşte ilk çeyrekteki ilk el satışlar ancak 107 bin oldu.

Konut kredisi faizleri böylesine düşürülmüş olmasına rağmen ilk el konut satışı yapı kullanma izni verilen konutların çok gerilemiş düzeyine bile ulaşamıyor. İlk çeyrek için arada 45 bin adetlik bir fark var.

2019 sonundaki konut stoku sıfır kabul edilse bile ilk çeyrekte kullanıma sunulan konut sayısı, yani arz 152 bin… İlk çeyrekte satılan, yani talep ise 107 bin… Bu da konut stokuna 45 binlik bir ek demektir.

Nisandaki Durum Vahim

İlk el konut satışı korona etkisinin kendini çok az hissettirdiği ilk çeyrekte bile tamamlanıp kullanıma hazır hale gelen konut sayısına erişemedi. Konut stoku biraz daha arttı.

Ve geldik nisana, koronanın tüm şiddetiyle ekonomiyi etkilemeye başladığı aya…

İşte nisanın konut satış verileri. Nisanda yalnızca 43 bin konut satıldı. Kıyaslama için marttaki satışın 109 bin, geçen yılın nisanındaki satışın 96 bin olduğunu hatırlatalım. Üstelik nisandaki 43 bin satışın yalnızca 15 bini ilk el satış.

İlk çeyrekteki ilk el satış sayısını biraz önce aktardık; 107 bin. Yani her ay ortalama 35-36 bin adet ilk satış gerçekleştirilmiş. Dördüncü aya gelmişiz, sayı 15 bine gerilemiş.

Bu düşüş gayet normaldir, beklenen bir eğilimi yansıtmaktadır. Geçim derdine düşmüş insanların, işyeri kapalı olan orta-üst gelir grubundakilerin aklından şu dönemde konut almak herhalde kesinlikle geçmiyordur.

Çaycuma’ya 197 Konutluk Yeni Proje

Zonguldak il merkezine ortalama 34 kilometre uzaklıkta bulunan yaklaşık 91 bin nüfuslu Çaycuma ilçesi Velioğlu mahallesinde TOKİ tarafından yaptırılacak 197 konutluk projenin inşaat yapım E-ihalesi 21 mayıs 2020 perşembe günü saat 15.30’da yapılacak.

Tünel kalıp sistemiyle yapılacak olan projenin ihale kapsamında konutların yanı sıra çevre düzenlemesi ile alt yapı çalışmaları da bulunuyor.

İhalenin sonuçlandırılması ve sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte 10 gün için yer tesliminin yapılacağı projenin şartnameye göre 360 takvim gününde tamamlanarak teslim edilmesi gerekiyor.

Proje ihalesi ile ilgili detaylı bilgiler EKAP’ta (Elektronik Kamu Alımları Platformu) yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnamede bulunuyor.

Yenişehir Millet Bahçesi 36 Milyon Liraya İhale Edildi

Diyarbakır’ın ikinci millet bahçesi olacak olan Yenişehir Millet Bahçesi’nin ihalesi 36 milyon 330 bin lira bedelle yapıldı.

Eski stadyumun olduğu 55 bin metrekarelik alan üzerinde hayata geçirilecek bahçe içerisinde millet kıraathanesi, kitapçılar çarşısı, 386 araçlık otopark, 2 seyir balkonu, basketbol-voleybol sahaları, 900 metre uzunluğunda bisiklet ve koşu parkuru, geri dönüşüm parkı, sera, ahşap ve çim seyir basamakları, çok amaçlı etkinlik alanı, yansıtma oyun ve su bitkileri havuzu, kültür ve fizik alanının yer alacağını belirten Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Ufuk Nurullah Bilgin, UNESCO Dünya Miras Listesi’ne giren Hevsel Bahçeleri ile tarihi surların arasında yer alan 150 dönümde bir süre önce 24 milyon lira kaynakla kentin ilk millet bahçesinin oluşturulduğunu hatırlatarak Diyarbakır’ın ikinci millet bahçesi olacak Yenişehir Millet Bahçesiyle birlikte Diyarbakır’ın ihtiyaç duyduğu yeşil alana önemli ölçüde kavuşacağını söyledi.

18 Milyar TL’lik Dev Elektrik Üretim Merkezi Mardin Ilısu Barajı Açıldı

Yapımı için ilk adımın 2008 yılında atıldığı Mardin Ilısu Barajı açıldı. Uzun süredir devam eden ve dev elektrik üretim tesisi olarak nitelendirilen barajın açılışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açıklamalarda bulundu. 18 milyar TL’ye tamamlanan projenin detaylarına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları haberimizde.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan uzun süredir yapımına devam edilen Ilısu Barajını açtı. Mardin’de tamamlanan projenin açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan hem baraja dair hem de gündem konularına ilişkin açıklamalarda bulundu. 

Dev Elektrik Üretim Tesisi Tamamlandı

Mardin’de tamamlanan Ilısu Barajı faaliyete geçmesinin ardından Türkiye’nin en büyük elektrik üretim tesislerinden biri oldu. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda açılışı yapılan proje törenine Cumhurbaşkanı Erdoğan video konferans ile katıldı. 

Burada yapmış olduğu konuşmasında projenin önemine dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan şu ifadeleri kullandı. 

“Bu dev eser GAP projemizin en önemli unsurlarından. Bu tesisin ekonomimize yıllık katkısının 2,8 milyar lira olmasını bekliyoruz. Burada toplanan suları yakında inşa edeceğimiz Cizre Barajı’na bırakarak hem 1.1 milyar kilovat saat enerji üretecek, hem de 765 bin dekar araziyi sulayabileceğiz. Türkiye 2002’de 276 baraja sahipti biz buna 585 baraj daha ekledik 17 baraj açılışını daha yapacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında ayrıca 2002 yılından sonraki 18 yıl boyunda Türkiye’nin 18 milyon dekar araziyi sulamaya açtığını ifade etti.  

Bunun yanında sadece 2020 yılında inşası tamamlanan 403 tesisi hizmete sunmayı planladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan gece gündüz demeden üretmeye devam edileceğini vurguladı. 

Salgın Sonrası İnşaat Sektöründe Toparlanma Sancılı Olacak!

0

Koronavirüs salgınıyla birlikte hem şantiyelerin kapanması hem de yeni projelerde iptallerin inşaat sektöründe önemli bir daralmaya yol açması bekleniyor.

Tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye’yi de etkisi altına alan koronavirüs salgınından en çok etkilenen sektörlerin arasında yer alan inşaat, gerek yarattığı istihdam gerekse de büyüklüğü açısından özellikle gelişmekte olan ülkelerde lokomotif görevi üstleniyor.

Salgın sürecinde satış ofisleri ve şantiyelerde virüsün bulaşmasını engellemeye yönelik alınan tedbirler küresel çapta inşaat sektöründe işleyişi önemli ölçüde aksatırken, sözleşme ve proje iptali ya da gecikmelerinin yanı sıra eve kapanan tüketicinin önemli ölçüde azalan gayrimenkul talebi sektörü zor durumda bıraktı.

Yurt dışı müteahhitlik sektörü açısından bakıldığında da salgın sonrası ülkelerin kapatılması nedeniyle ortaya çıkan aksamaların, hukuki açıdan firmalara ekstra maliyetlerin binmesine neden olabileceği, mücbir sebeplere yer verilmeyen sözleşmelerde sorumlulukların yerine getirilememesi nedeniyle tazminatların gündeme gelebileceği konuşuluyor.

Sektörde Yeni Dönem Öngörüleri

Gayrimenkulde yaşanan durgunluğa karşın, lojistik ve depolama, hastane, medikal ofisler ve laboratuvar gibi alanlara yönelik projeler inşaat sektörü için hala revaçta iken, yapılan araştırmalar ev ortamının daha önemli hale gelmesiyle kullanıcıların müstakil, villa, bahçeli ve balkonlu ev tercihlerinin arttığını ortaya koyuyor. Peyzaj alanı ve yürüyüş parkuru geniş bir alana yayılan projelerin tüketicilerin satın alma kararında etkili olacağı belirtiliyor.

Salgın sonrası süreçte inşaat sektöründe, şantiyelerde dijital dönüşümün gündeme alınarak e-şantiyeler oluşturulacağı, sosyal mesafe dolayısıyla daha geniş metrekareli ofislere talebin artacağı öngörülüyor.

Yeni projelerde robotik teknolojilerin entegrasyonunun ivme kazanması, özellikle binaları sterilize edip temizleyebilen robotik gibi emlak teknolojilerine (proptech) yönelik çözümlerin daha fazla benimsenmesi bekleniyor.

Sektörde çalışan maliyetlerinin düşürülmesi ve kilit vasıflı personelin elde tutulması için çalışmalar yapılacağı, ürün tedariki konusunda da alternatif arz kanallarının belirlenmesinin süreklilik açısından kritik rol oynayacağı yapılan tahminler arasında.

TSKB Gayrimenkul Değerleme AŞ Özel Projeler Departmanı Kıdemli Değerleme Uzmanı Duygu Yılmaz, İstanbul’da az katlı ve büyük alana yayılmış konut projelerinin kentin dışında yoğunlaşmasının kaçınılmaz olduğunu belirterek, “Bu bölgelerde inşa edilen villa projelerinin doğaya yakınlıkları, sakin ve nezih bir yaşam tarzı sunmaları, kendi kendine yeten kent sistemleri olarak kurgulanmaları ve villaların kullanım alanı alternatiflerinin daha çeşitli olması gibi özelliklerinin ön plana çıktığı görülüyor. Kent içinden kent dışına doğru gidildikçe projelerde daha geniş açık alan ve bahçe kullanımının olduğu görülüyor. Diğer taraftan salgınla birlikte pazarda ulaşılabilir fiyatlı müstakil evleri içerecek projeler için bir talep oluşması söz konusu olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz ayrıca, uzaktan çalışma modelinin sürdürülmesi durumunda, kentin dışındaki konut projelerine talebin artabileceğini söyledi.

“Küresel çapta inşaat sektörü, 10 yıl daha geriye gitti”

Avrupa tarafında açıklanan verilere göre, salgın sonrası boşalan şantiyelerin etkisiyle inşaat sektörü Fransa, İtalya, İngiltere ve Almanya’da çöktü.

IHS Markit Avro Bölgesi İnşaat Sektörü Toplam Aktivite Endeksi, nisanda 15,1 ile rekor düşük seviyeye geriledi. Mart ayında 33,5 seviyesinde bulunan endeks, şubatta 52,5 düzeyinde gerçekleşmişti. Sektörün üst üste iki ay sert daralmasında özellikle İtalya ve Fransa başı çekti. Almanya’da ise bu düşüş nispeten daha yavaş olsa da belirgin düzeyde gerçekleşti.

İngiltere’de inşaat sektörü, birçok inşaatçının Kovid-19 salgını esnasında şantiyelerini kapatmasının etkisiyle 20 yılı aşkın sürenin en kötü çöküşünü kaydetti. IHS Markit/Cips tarafından açıklanan ana inşaat sektörü aktivite endeksi, mart ayında bulunduğu 39,3 seviyesinden nisanda 8,2’ye geriledi. Sektörde ciddi yavaşlamaya işaret eden bu rakam, 2008 finansal kriz esnasında bile 27,8 düzeyinde gerçekleşmişti.

İngiliz Satınalma ve Tedarik Enstitüsü (CIPS) Direktörü Duncan Brock, konuya ilişkin açıklamasında inşaat sektörünün toparlanmasının uzun yıllar alabileceğini belirterek, “2008 küresel ekonomik krizi sonrası hala tam olarak iyileşemeyen inşaat sektörü, küresel çapta salgının yarattığı üretim boşluğu nedeniyle 10 yıl daha geriye gitti.” değerlendirmesinde bulundu.

ABD tarafına bakıldığında, ülkede yeni konut satışlarının martta aylık yüzde 15,4 azalışla 627 bine gerilediği görülürken, inşaat sektörü tarafında önemli istihdam kaybı yaşandı. ABD iş Gücü İstatistikleri Bürosu verilerine göre, inşaat sektöründe çalışan sayısı nisanda 975 bin kişiyle tarihinin en sert düşüşünü kaydetti. Sektörde iş gücü de nisanda aylık yüzde 13 gerilemiş oldu. Öte yandan ABD’de inşaat sektörü işsizlik oranı da yüzde 16,6’ya yükseldi.

Türkiye’de Durum

Türkiye’de inşaat sektörü geçen yıl 231 milyar 908 milyon 295 bin liralık büyüklük ile milli gelirden yüzde 5,4 pay aldı. Gayrimenkul faaliyetleri ise 285 milyar 744 milyon 967 bin lira ile milli gelirin yüzde 6,7’sini oluşturdu. İnşaat sektöründe bu yılın şubat ayı itibarıyla 1 milyon 395 bin çalışan bulunuyor. Bu da toplam 26 milyon 753 bin olan istihdamın yüzde 5,2’sini oluşturuyor. Bu dönemde işsiz kalan 4 milyon 228 bin kişinin 640 binini inşaat sektörü çalışanlarının oluşturduğu görülüyor.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, 30 Nisan itibarıyla tüketiciler 210 milyar 897 milyon liralık konut kredisi kullandı. Bu rakam yıl başında 199 milyar 268 milyon lira düzeyinde bulunuyordu.

İnşaat sektörünün kullandığı toplam nakdi krediler ise 2019’un mart ayında bulunduğu 234 milyar 380,9 milyon lira seviyesinden, bu yılın aynı ayında 260 milyar 190,2 milyon liraya yükseldi. Bu da sektörün Kovid-19 sonrası kredi talebinin arttığını ortaya koyuyor.

Öte yandan Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından hazırlanan nisan ayı raporunda, salgının inşaat malzemeleri sanayi üzerindeki etkisinin nisan ayında daha yoğun hissedildiği, yurt içi ve yurt dışında hem mevcut siparişlerde iptaller yaşandığı, hem de yeni siparişlerde sert düşüşler görüldüğü belirtildi.

Yurt içi ve yurt dışı siparişlerdeki iptallerin inşaat malzemeleri sanayisinde yarı mamul ve nihai mamul stoku birikimine yol açtığına işaret edilen raporda, satış bütçelerinin de olumsuz etkileneceği vurgulandı.

İMSAD üyeleriyle nisan ayının ilk yarısında yapılan ankete göre, sektörün yaklaşık yüzde 85’i yurt içinden, yüzde 46,8’i ise yurt dışından yüksek miktarda iş, sipariş ve proje iptalleriyle karşılaştı. İnşaat sanayinin yüzde 56,5’i ise bu yıl satış bütçelerinin yüzde 20 ve üzerinde daralabileceğini öngördü.

Bu yıla önemli bir artışla başlayan ve ocak-mart döneminde toplam 22,1 puan yükselen İnşaat Sektörü Güven Endeksi ise nisan ayına gelindiğinde salgının etkisiyle 35,9 puan birden sert düştü. Türkiye genelinde konut satışları ise nisanda bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 55,5 azalarak 42 bin 783 oldu. Buna karşın ocak-nisan döneminde 383 bin 821 konut satışı gerçekleşerek, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8,9 artış gösterdi.

“Şirketler arasında erken birleşmeler önemli olacak”

Deloitte’nin inşaat sektöründe Kovid-19’un etkilerine dair yayımladığı bir raporda, salgın nedeniyle sözleşme iptalleri ve proje gecikmeleriyle karşı karşıya kalan inşaat sektöründe, tedarik zinciri kesintisinin de önemli bir sorun olarak öne çıktığı vurgulanıyor.

Sektöre salgının tam etkisinin değerlendirilmesi için hala erken olsa da sürecin haziran sonrasına uzaması durumunda büyük projelerde önemli gecikmeler beklendiği aktarılan raporda, salgının inşaat sektörüne etkisinin ise hem operasyonel hem de finansal açıdan olacağı öngörülüyor.

Raporda, operasyonel etkiler “mevcut sözleşmelerde gecikme ve fesih”, “tedarik zincirinde bozulma nedeniyle arzın yavaşlaması ve malzeme, ekipman ve işçilik fiyatlarında artış”, “şantiyelerde güvenliğin sağlanması ve bekleme maliyetleri” ve “hastalığın mevcut iş gücü mevcudiyeti üzerindeki olumsuz etkisi ve nitelikli çalışanların elde tutulmasına yönelik maliyet” başlıkları altında toplanıyor.

Sektöre dair finansal etkilere de yer verilen raporda, “İptal edilen ya da ertelenen proje sözleşmeleri inşaat sektörü gelirini orta vadede olumsuz etkileyecek. Şirketlerin işletme sermayesi ve likidite pozisyonları üzerinde önemli bir stres oluşacak. Fon sahiplerinin yeni ya da destekleyici yönde sermayeye erişimi beklenenden daha uzun sürebilir. Bu nedenle şirketler ve fon sahipleri arasında erken bir birleşme önemli olacak.” değerlendirmeleri yapıldı.

“Bütün ümidim gençliktedir”

0

“Geldikleri gibi giderler” demişti. Bir ulusun kurtuluşu için ilk adımı atan kişi oldu. Gazi Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a sadece ayak basmadı. O gün, hem Kurtuluş Savaşı’nda zafere giden hem de yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu müjdeleyen yolu açtı.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun!

Bursa Teknik Üniversitesi’nin Projesine TÜBİTAK Desteği

0

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi (MDBF) İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. İsa Yüksel’in 2019 yılı 2. döneminde Araştırma Destek Programları Başkanlığı (ARDEB)’na önerilen projeler arasında yer alan “Bor Madeni Atıklarından Tek Bileşenli Geopolimer Bağlayıcı Geliştirilmesi” başlıklı proje önerisi TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazandı.

2019 yılı 2. döneminde 1001 programı kapsamında TÜBİTAK’a sunularak 1983 proje önerisi içinde ilk 186 proje önerisi arasına giren ve desteklenmeye hak kazanan proje aynı zamanda yapı malzemesi alanında doktora yapan Arş. Gör. Cavit Çağatay Kızıltepe’nin doktora tezini oluşturacak. Proje kapsamında, geopolimer bağlayıcılar ve malzeme karakterizasyonu alanlarında önemli bir tecrübeye sahip olan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Serdar Aydın da araştırmacı olarak yer alacak. BTÜ ile DEÜ arasında bilimsel işbirliği sağlayacak proje kapsamında BTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Arş. Gör. Cavit Çağatay Kızıltepe doktora bursiyeri olarak görev alacak. ETİ Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünün malzeme temini konusunda destek olacağı projenin iki yılda tamamlanması ve bütçesinin 543 bin TL olması planlandı.

Proje ile ilgili açıklamalarda bulunan BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. İsa Yüksel, bu projenin hedefinin kolemanit, tinkal ve üleksit mineralleri ihtiva eden bor madeni atıklarından tek bileşenli geopolimer bağlayıcı geliştirmek olduğunu söyleyerek sözlerine şu şekilde devam etti: “Dünya bor rezervlerinin büyük bir kısmı Türkiye’de bulunmakta olup, bor madeni Türkiye için çok önemli stratejik bir maden niteliğindedir. Bor madeninin zenginleştirilmesi esnasında içerisinde bir miktar bor bulunan (% 15-20) atık malzeme ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkan bu atıkların büyük bir kısmı işletmeler tarafından inşa edilen atık barajlarında depo edilmekte ve bu atık barajları doğal çevre için tehdit oluşturabilmektedir. Ayrıca bu atık barajları işletmeler için de önemli ek dopalama maliyeti doğurmaktadır. Bu nedenlerle açığa çıkan atık malzemenin değerlendirilmesi yapı malzemeleri ve inşaat sektörünün sürdürülebilirliği açısından çok önemlidir. Son yıllarda, tüm dünyada Portland çimentosuna alternatif bağlayıcı üretimi önemli araştırma konularından biri haline geldi. Bu araştırmalar içinde çok ilgi çekenlerden biri de alkalilerle aktive edilerek üretilen iki bileşenli geopolimer bağlayıcılardır. Fakat iki bileşenli sistemler içerisinde kullanılan alkali aktivatörlerin uygulamada birçok dezavantajları olmaktadır. Bu nedenle, son yıllarda tıpkı Portland çimentosu gibi sadece su ilavesiyle kullanılabilecek tek bileşenli geopolimer bağlayıcıların geliştirilmesi üzerine yoğunlaşılmıştır. Önerdiğimiz bu projenin amacı tek bileşenli geopolimer bağlayıcı geliştirmektir.”

Pandemi Sonrası Büyük Kentlerde Konut Tercihleri Değişiyor

0

Koronavirüs salgını sonrası vatandaşların konut tercihlerinde önemli değişimler başladı. Kalabalık kent yaşamından kurtulmak isteyen vatandaşlar bulundukları bölgelerdeki kırsal evleri araştırmaya başladılar. Son dönemlerde emlakçılara yöneltilen sorular nedeniyle ise emlakçıklar bu talep karşısında başlarını kaldıramıyorlar.

Koronavirüs salgını vatandaşlara kalabalık kent yaşamanı yeniden sorgulamaya neden oldu. Büyük kentlerde yaşayan vatandaşların son dönemlerde ev arayışlarında talep ettikleri tercihler bu durumu gözler önüne seriyor.  İşte Milliyet’ten Cihat Aslan’nın haberinde yer alan detaylara göre koronavirüs salgını sonrası vatandaşların konut tercihleri. 

Koronavirüs Sonrası Kırsal Kesimlerde Ev Arayışları Başladı

Koronavirüs salgını sonrası vatandaşların kalabalık kent yaşamı ve apartman dairelerinin yerine kırsal kesimlerde çiftlik evi yada müstakil ev arayışları arttı. Konuya ilişkin İstanbullu vatandaşlara yönelik yapılan değerlendirmelerde; arayışların arttığı ifade edildi. İstanbul Umum Emlak Komisyoncuları Esnaf Odası Başkanı Nizameddin Aşa son dönemlerde değişen tercihlere ilişkin açıklamasında şu bilgileri paylaştı. 

“Şile, Ağva, Silivri, Büyükçekmece, Arnavutköy’ün köyleri ve Çatalca taraflarında çiftlik tipi evler, yazlık, bahçeli ev ve arsalara talep çoğaldı. Arayıp soran çok var. Genellikle ‘Gelecek dönemde böyle bir salgın olacaksa evde kapanıp kalmaktansa hiç olmazsa bir bahçem olsun’ diye arayanlar oluyor. Ama bu bir psikoloji. Eyleme dönüştü mü? Daha öyle bir piyasa oluşmadı.”

Başımızı Kaldıramıyoruz

Nizameddin Aşa konuya ilişkin açıklamalarında son dönemlerde emlakçıların bu tür taleplere cevap vermek için telefondan başlarını kaldıramadıklarını belirtti. Çok fazla arayan olduğunu ve bu tür evlerin araştırıldığını ifade eden Aşa salgının ekonomik etkilerinin ardından bu arayışların yüzde 20’sinin eyleme geçeceğini söyledi.  Müstakil ve çiftlik evlerine yönelik yapılan bir başka değerlendirmede ise bu tür evlerin özellikle 45 yaş üstü vatandaşlar tarafından arandığına vurgu yapıldı.

Nisan Ayında 42 Bin 783 Konut Satıldı!

2020’nin nisan ayında satılan konut sayısı koronavirüsün olumsuz etkisiyle birlikte geçen yılın aynı ayına göre yüzde 55.5 düşerek 42.783 adet oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 15 mayıs cuma günü açıklanan konut satış istatistiklerine göre 2020’nin nisan ayında konut satışları geçen yılın aynı dönemi satışlarıyla karşılaştırıldığında yüzde 55.5 düşüş kaydederek 42 bin 783 adet olarak gerçekleşti. Satışların şok düşüşüne Covid-19 koronavirüs salgını sebep oldu.

Nisan ayında satılan konutların 14 bin 848’i ilk elde yeni konut olarak, 27 bin 935’i ikinci el konut satışı olarak kayıtlara geçti.

Yabancı alımları nisan ayında, geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 78.8 gerileyerek 790 adet oldu. (2019’un nisan ayında yabancıların aldığı konut sayısı 3720 adet olmuştu). Yabancılar en çok konut alımını 374 adet ile İstanbul’dan yaparken Antalya 150 konut ile ikinci sırada yer aldı. En çok alımı 157 adetle İranlılar yaparken bu ülke vatandaşlarını 103 adet ile Iraklılar izledi. Küresel salgınla birlikte uluslararası dolaşımlara getirilen seyahat yasağı yabancıların konut alımlarını da olumsuz etkiledi.

Banka kredisi kullanarak  konut alımını ifade eden ipotekli konut satışları geçen yılın nisan ayıyla karşılaştırıldığında yüzde 23.9 azalarak 17 bin 088 adet oldu.

Nisan ayında konut satışlarının en çok olduğu iller sıralamasında 6 bin 113 adetle İstanbul ilk sırada yer alıyor. İstanbul’u 4 bin 500 adetle Ankara, 2 bin 533 konutla İzmir takip etti.

Sağlık Bakanı Koca Açıkladı: Başakşehir Şehir Hastanesi Ne Zaman Açılacak?

0

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Pazar günü inşaatı devam eden hastane ve sağlık tesislerini denetledi. Pandemi döneminde önemi iyice artan şehir hastaneleri için de denetimde bulunan Bakan Koca Başakşehir Şehir Hastanesi açılış tarihi hakkında da bilgi verdi. Başakşehir Şehir Hastanesi açılışı ne zaman?

Türkiye Corana Virüs salgını ile mücadele etmeye devam ederken bu dönemde en yoğun mesai harcayan isimlerden biri de hiç şüphesiz Sağlık Bakanı Fahrettin Koca oldu. 

Sağlık Bakanı Koca hafta sonunda da çalışmaya devam ederken inşaatı devam eden sağlık tesisi ve hastaneleri denetledi. 

Başakşehir Şehir Hastanesi Ne Zaman Açılacak?

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca resmi sosyal medya hesabı üzerinden yapmış olduğu paylaşım ile Yeşilköy Acil Durum Hastanesi, Hadımköy Hastanesi ve Başakşehir Şehir Hastanesi için incelemelerde bulundukları duyurdu. 

Yapılan denetimler hakkında bilgi veren Bakan Koca “Yatak kapasitesi ve teknolojileriyle sağlık alt yapımıza güç katacak olan Yeşilköy Acil Durum Hastanesi, Hadımköy Hastanesi ve Başakşehir Şehir Hastanesi’nde incelemelerde bulunduk. Bunlardan Başakşehir Şehir Hastanemizin açılışı önümüzdeki Perşembe günü. Şimdiden hayırlı olsun” diyerek açılış tarihini duyurdu.